Tüm Versiyonu Göster : Sıla - Senaryolar - Arşiv
Sayfalar :
1
2
3
4
5
[ 6]
7
8
9
10
cansu_mehmet 01-01-07, 12:33 ARKADAŞLAR 16.BÖLÜM SENARYOM:happy0064
sıla silah sesini duyar.önce narin sonra,boran der..
silahın patlamasından sonra vurulan narin olmuştur..boran ''bana ihanet ettiniz''diye sayıklamayı bırakıp silah sesiyle irkilir.arkasına döndüğünde uzaktan narinin yerde yatan bedenini görür.koşarak yanına gider..
sılaysa duyduğu sesin etkisiyle narin diye bağırmaktadır..boran narinin yanına gittikten sonra telefonda,, sılanın narin diye bağırışlarını duyar,telefonu kapatır ve narini kucaklayarak arabaya götürüp arka koltuğa yatırır..hızla arabayı sürmeye başlar.
boran--dayan narinim,dayan..cihannnnnn!!!!narine bişey olursa kork benden kork!!!diye bağırmaktadır..o arada telefonu tekrar çalmaya başlar..arayan sıladır..
sıla--boran narine noldu çabuk söyle,,vurdun demi vurdun,,törelerinden de senden de nefret ediyorum..ona bişey olursa ödetirim bunu size!!!diye bağırırken boran lafını keser..
boran--ne diyosun sen sıla,,beni hiç tanımamışsın!!ben bacımı vurucak birimiyim??narini hastaneye götürüyorum..hastanenin adını söyler ve telefonu sılanın yüzüne kapatır..
sıla ise perişan bir halde ağlıyodur..
azad--noldu bacım??narinime bişey mi oldu? diye bağırıyordu..
sıla--narin vurulmuş azad!çabuk çıkıyoruz..anne sen babamla emirin yanında kal..
azad ve sıla koruma ordusuyla yola çıkar..sıla biyerden ağlıyordur..biryerden de boranı düşünüyordur..
boran narini hastaneye yetiştirir..narin arkadan vurulmuştur..kurşun kaburga kemiğine saplanmıştır..acil ameliyata alınır..
o sırada sıla ve azad hastaneye gelir..
sıla hemen danışmaya gider--silahla yaralama,,,narin nerde diye sorar..
danışmadaki kişi--2. kat acil ameliyata alındı.der.
sıla boranı ameliyathanenin kapısında beklerken görür.azad olduğu yere çöker ve narinim diye ağlamaya başlar..
sıla--boran!!
boran bağırarak---niye geldin haa niye??yaptığın yıkımları görmeye mi geldin..ihanetini yüzüme vurmaya mı?ben sana ihanet ettim diye karşıma geçip gülmeye mi??yoksa canımızı bağışla diye af dilemeye mi?sen ve kardeşin bize zarar verdiniz.. hep yıkılan biz olduk,,önce beni yıktın,şimdide bacımı..bak narin içerde can çekişiyo..sana demiştim sıla demiştim..kaçarsan sizi ben bile koruyamam demiştim..ama sen ne yaptın..en başta töreleri sonra beni hiçe saydın...
sıla ağlayarak--boran, be...der ve boranın kucağına yığılır kalır..
-------------------------------------------------------
arkadaşlar umarım beğenirisiniz..sılaya karşı biraz acımasız oldum..kusura bakmayın..umarım beğenirsiniz yorumları bekliyorum..inşallah sonra devamını da getircem...(.bu arada kaburgadan vurulmayı salladım. nerden vursam bilemedim):happy0064 :img-hyste
boran buluşmaya gideceği için gitmedi bugün işe.onun için yataktan kalkmamışlardı daha sıla uyuyordu.boranda onu izliyordu.
B:ne güzel de uyuyor.
sıla uyanıyormuş gibi
S:(uykulu) bir şey mi dedin boran?
B:yok hayatım uyu sen daha erken
sıla daldı yeniden uykuya boranda onu izleyerek geçirdi vaktini.buluşma vaktine 1-2 saat kalmıştı boran artık kalkıp sılayı da kaldırmıştı.
emre ise her ihtimale karşı pes edemezdi.eğer ona onu sevmediğini sölerse onu kaçıraktı."sıla nasılsa o ağa bozuntusuna anlatmamıştır.kıskanmasın die." dierek kandırıyordu kendini.
VE İŞTE BULUŞMA SAATİ
emre orada idi saat 10dan beri sıla ise tam vaktinde gelmişti tabi boranı dışarda bırakarak çünkü emre onu görürse baskı altında sölüorsun dierek inanmazdı.gerçekten emre boranı göremedi ama onların çevresi boran ve adamları tarafından sarılmıştı.
E:sıla şimdi gözlerime bak ve cvp ver.beni seviyor musun?
S:hayır emre seni sevmiorum sana karşı içimde nefretten başka bir şey yok.
E:sıla bunları baskı altında sölüorsun sen beni seviorsun die sılayı sarsmaya başlar.
S:yeterr baskı altında fln deilim ben dierek iter onu.
E:ya demek öle
S:ewt öle
E:o zaman benimle geliyorsunuz, sıla hanım
S:gelmiorum
E:gelmezsen zorla götürürüm
S: (kendinden emin)hayır hiç bir şey yapamazsın tabii bu sırada içinden şükrediodur iiki borana haber verdim allahım ya vermeseydim die
E:şimdi görürsün der ve sılanın elini kolunu sıkar ağzını kapatır ve zorla götürmeye çalışır bu sırada karşısına boran çıkar.
B:bırak kızı yoksa olacaklara karışmam
E:bırakmassam ne olur?
B:silahını emreye doğrultarak tabi sadece korkutmak için onun elindeki silah boştu ama adamlarına bir göz işareti ile vurdurtabilirdi.çevrene bakarsan görürsün dedi ve emre de baktı.çevrede silahlı adamlar silahlarını ona doğrultmuş boranın gözlerine bakıyordular.
boran ise o aval aval bakarken ona sert bir yumruk atmış sılayı alıp ilerlemeye başlamıştı bile.
sıla ise ağlıyordu.boran onu sakinleştirmek için sıkıca sarıldı ona.
B:ağlama birtanem geçti
S:boran ben çok korktum onun da belinde silah vardı bir an silahını çıkartıcak sandım
B:eğer öle bir şey yapsaydı adamlarım onu orada öldürürlerdi benden işaret beklemeden ağamızın canı tehlikededir die düşünerek ii ki böle bir şey yapmadı çünkü hiç bir insan ölümü hak etmez.
S:böle düşünmene çok sevindim çünkü bende böle düşünüorum.
B:bak bir ortak nokta daha der ve ikisi de gülmeye başlarlar.(sinirleri boşaldı tabi)
emre o adamları gördükten sonra can derdine düşmüş sılayı mılayı unutmuştu.tabana kuvvet kaçtı ordan bir daha onlara karışmayacak midyata gelmicekti ilk uçağa binip gitti.(ohhh emreyi yok ettim)
boran ise sılanın şu anda bir şefkatine ihtiyacı olduunu düşünüordu onu bedarın evine götürdü.
Be:hoşgelmişseniz agam
B:hoşbulduk ana
içerden celil gelir
C:hoşgelmişsiniz agam
B:hoşbulduk celil hoşbulduk
Be:buyur ağam otur şöle
B:yok saol ana zaten şimdi gidicektim sılayı bırakmaya geldim
Be:saolasın agam işlerin rastgele.(öff nasıl bir şeyse nese)
kuzum nedir bu yüzün?niye korktun sindin öle bir köşeye
S:anneeee der ve sarılıp hıçkıra hıçkıra ağlar daha sonra olanları annesine anlatır.
Be:olanları agama anlatmakla çok eyi etmişsin yoksa kaçıracaktı seni o it.
geçti kuzum ağlama dierek onu teselli ediordu.
boran akşam sılayı almak için eve geldiğinde kapıyı emir açtı:
E:hoşgeldin agam
B: (saçlarını dağıtarak) hoşbulduk emir ablan nerde?
e:içerde anamla oturiler
B:hadi çağır da gel
o sırada celil gelir.
C:buyur içeri agam sonra emire utanmıon mu len agayı kapıda bekletmeye
B:çocuğa kızma celil efendi ben girmedim sılayı alıp gitcem
C:emire git ablanı çağır da gel agam gelmiş de
emir koşarak gitti çağırdı sılayı.
boran da sılayı alıp gitti.arabada
B:sıla şimdi biraz daha iyi misin?
S:boran ya sana haber vermeseydim?
B:tamam sıla unut artık sürekli düşünürsen nasıl unutucaksın.
S:tamam der ve yol boyunca susarlar.
konağa geldiklerinde boran sılaya açık havanın ii geleceğini düşünerek:
B:sıla istersen biraz avluda oturalı ham açık hava ii gelir.
S:sadece başını sallar ve otururlar.
B:sıla üşümedin değil mi?
S:biraz üşüdüm der ve bunu da tam oradan geçmekte olan kevser duyar yanlarına gelerek
K:oğlum üşüyeceksin içeri geç sonra sılaya sen de bir bebeye bile sahip çıkamıosun bir de üşüorum dior kocaına utanmadan gir içeri çabuk.
B:anaaaaaaa sana bize karışma dememiş miydim?hem ben dedim burada oturalım die ve bir daha sılayı böle eleştirme hem ben ona üşüyor musun dedim o da biraz dedi bunda da bir şey yok bir daha sılayı böle azarladığını duyarsam silerim seni ana
K:giderken homurdanır karı elinde oynar olmuş bu çocuk vah ki ne vah dedi ** bir o kız kız çocuk doğursun o zaman gösteririm ben ona ana-çocuk arası açmayı.
boran ise sıla üşüyorum deyince onu kolunun altına iice alıp
B:şimdi nasıl
S:daha iyi de biraz fazla ağır konuşmadın mı annenle?
B:hak etti sıla bir daha bu konuşmayı hatırlayarak sana da dikkatli davranır.
S:nasıl diorsan öle olsun
B:artık odamıza gidelim mi?saat iice geç oldu.günümüz de zordu malum
S:gidelim hadi benim de uykum geldi zaten böle iyiydim ama
sonra kalkıp gittiler odalarına sarılıp uyudular bir güzel.
bu esnada konağın başka bir odası:
kevser sinirle girdi odaya onu gören firuz ağa
F:bu ne hal kevser kadın?
K:ne olacak oğlun beni o istanbullu karısı yüzünden sövdü.
F:haketmişsindir.hem ben sana demedim mi onlara fazla karışam die?
K:ama bebeye sahip çıkamıor ağam
F:kocasından ii mi bileceksin bu da sana ders olsun bir daha karışmassın onlara.
YaBaN GüVeRcİnİ 01-01-07, 12:36 BİR ANNENİN KORKUSU...
Boran Sıla'ya bakakalmıştı. Sessiz sessiz ağlayan sevdiğine ulaşmak istiyordu. Sıla ise korkuyordu. Boran'a birşey olsun istemiyordu. Onsuz kalmak istemiyordu. Bu korkuyu tanıyordu. Yıllar önce yaşamıştı... Tekrar yaşamak istemiyordu. Fırat Boran'a baktı.
F: "Abi! Beni dinle! Sen burada kalıyorsun. Biz gidip Sıla'yı alıyoruz. Tamam mı?"
B: "Tamam değil Fırat! Ben de içeri giriyorum!"
F: "Olmaz abi! Emre yada Cihan seni farkederse kötü şeyler olur. İzin ver ben gidip halledeyim."
B: "Olmaz Fırat. Olmaz!"
F: "Nasıl yapacağız peki?"
B: "Beni iyi dinle. Siz dışarı çıkıp adamların dikkatini dağıtıyorsunuz. Bende o karmaşadan yararlanıp, Sıla'yı alıyorum. Tamam mı?"
F: "Tamam. Abi?"
B: "Efendim?"
F: "Kendine dikkat et tamam mı?"
B: "Tamam. Sende." Fırat dışarı çıktı. Adamların dikkatini dağıtınca ıslık çalmaya başladı. Boran anlamıştı. Sessizce yürümeye başladı... O sırada Emre Sıla'nın yanına geldi.
E: "Canım... Yemeğini yememişsin."
S: "Bırak beni Emre! İstemiyorum dedim!"
E: "Ye Sıla! Hadi!" O sırada Cihan geldi.
C: "Ee gelin ağam artık bazı şeyleri halletmenin zamanı geldi."
S: "Ne demek istiyorsun sen?"
C: "Artık diyorum benim olsan... Karım, kadınım olsan..."
S: "Uzak dur benden! Sakın bana dokunma!" Boran olduğu yerde sinirden ellerini sıkıyordu. "Sıla'nın saçının teline dokunursan seni mahvederim Cihan!" dedi kendi kendine... Cihan Sıla'ya yaklaşıyordu. Sıla ise bağlı olduğu sandalyede çırpınıyordu çaresizce... Biraz sonra Fırat Boran'ın yanına geldi.
F: "Tamam abi. Hallettik. Kimse yok. Tabi Cihan ve Emre dışında."
B: "Onlarda birazdan yok olacaklar zaten! Hadi gidelim." Yavaş yavaş yürümeye başladılar.
S: "Uzak dur benden Cihan! Boran bu yaptıklarının hesabını sormayacak mı sanıyorsun? Seni mahvedecek! Uzak dur benden!"
C: "Boran ha! Nerde o sevgili kocan! Nerde!"
S: "Gelecek ve beni kurtaracak! Seni de mahvedecek! Göreceksin gününü!"
C: "Ya tabi..." Dalga geçiyordu Cihan... Fırat arkadan Emre'yi susturmuştu. Boran'da Cihan'ı yakaladı.
B: "Yerinde olsam bu kadar emin olmazdım Cihan!"
C: "Sen!"
B: "Ben ya... Karımı kaçırmak ne demekmiş göreceksin Cihan!"
C: "Yanılıyorsun emmoğlu. O artık benim kadınım!"
B: "Ne saçmalıyorsun sen Cihan?"
C: "O artık benim oldu diyorum Boran ağa!"
S: "Adi yalancı! Ne diyorsun sen! Böyle birşey asla olmadı Boran! Asla!"
C: "Nasıl ispatlayacaksın gelin ağam?"
S: "Sana yemin ediyorum Boran! Çocuklarımızın üzerine yemin ederim ki aramızda hiçbir şey olmadı! Ben senin karınım Boran..."
B: "Sus adi herif! Sana inanıyorum Sıla..."
C: "Ya aşiret Boran ağa... Onları nasıl inandıracaksın aramızda birşey olmadığına?"
B: "Kapat çeneni Cihan!"
C: "Eğer bana dokunursan Boran ağa! Herkese Sıla ile birlikte olduğumu söylerim! Yemin ederim ki yaparım Boran ağa!"
B: "Adi herif!" Vurdu Cihan'a. Ama biliyordu. Yapardı... Ondan sonrasını düşünmeye başladı... Herkesin Sıla'ya ne gözle bakacağını düşündü... İğrenen gözler... Ayıplayan bakışlar... İğneleyen sözler... Sıla nasıl katlanırdı bunlara? Boran'ın 'hayır' demesi yeter miydi Midyat'ı susturmaya?.. İçi sızladı birden... Zaten Sıla gencecik yaşında öyle şeyler yaşamış, öyle şeylere göğüs germek zorunda kalmıştı ki... Buna nasıl katlanırdı? Nasıl?... Sıla anlamıştı Boran'ın içindekileri... Yıllardır burada yaşıyordu. Ve törenin kurbanlarından biri olarak başına neler gelebileceğini tahmin ediyordu...
Cihan tekrar konuştu.
C: "Ama..."
B: "Ama ne Cihan?"
C: "Sıla'yı bana verirsen..."
B: "Ne?"
C: "O zaman herşey yoluna girer."
F: "Cihan sen neler söylüyorsun? Ağadan karısını istiyorsun! Farkında mısın?"
C: "Farkındayım Fırat efendi. Seçim sizin! Ya Sıla ya da..."
B: "Kapa çeneni Cihan! Bunların hiçbiri olmayacak! Çünkü sen buradan sağ çıkamayacaksın!" Silahını çıkardı. Cihan'a doğrulttu.
S: "Boran sen ne yapıyorsun?"
B: "Başka kurtuluşumuz yok Sıla. Sende biliyorsun eğer konuşursa başımıza neler gelir?"
S: "Yapma Boran... Çocuklarımızı düşün... Şimdi bizim eve dönmemizi bekleyen çocuklarımızı düşün... Katil mi olacaksın? Adi bir adam için elini kana mı bulayacaksın? O zaman ondan ne farkın kalır? Onu vurunca ne olacak? O ölür belki ama biz 'biz' olmayız Boran... Sen katil olunca çocuklarının yüzüne nasıl bakacaksın? Nasıl? Ben onlara adaleti, kanunları, haklıyı, haksızı nasıl anlatırım Boran? Yapma Boran... Yalvarırım yapma... Benim için... Çocuklarımız için... Bizim için... Yapma Boran... Bırak kendi pisliğinde boğulsun o... Yapma... Hadi evimize gidelim..." Boran Sıla'ya baktı. Haklıydı Sıla... Silahını attı yere. Sıla Boran'a sarıldı.
S: "Biliyordum... Onun gibi olmadığını biliyorum sevdiğim... Seni çok seviyorum..."
B: "Sıla'm... Hadi çocuklarımıza gidelim..." Sonra Fırat'a döndü...
B: "Fırat."
F: "Efendim abi?"
B: "Hadi gidelim... Çocuklarımız bizi bekliyor..." Birlikte çıktılar... Adamlardan biri Cihan'ı polise götürdü... Sıla, Boran ve Fırat çocuklarına doğru giderken Cihan çoktan ortalığı birbirine katmıştı...
Karşısında Sıla'yı gören Pelin sevinçten çığlık attı.
P: "Sıla... Canım..."
S: "İyiyim ben... Merak etme... Nerdeler?"
P: "İçeride... Oyun oynuyorlar..." Sıla hemen çocuklarının yanına gitti. Sarıldı onlara... Gözyaşlarını tutamadı... Çocuklar şaşkındı.
Ş: "Anne ne oldu? Niye ağlıyorsun?"
B: "Anne... Valla yaramazlık yapmadık biz... Pelin teyzeme sor istersen..." Baran ve Şimal birşey bilmemenin merakıyla annelerine bakıyorlardı.
S: "Yok birşey çocuklar... Ben sizi çok özledim... Ondan ağladım..."
Ş: "Ağlama anne... Biz burdayız bak... Ağlama ne olur..."
B: "Anne... Biz seni çok seviyoruz... Ağlama..."
S: "Bende çocuklar... Bende canlarım... Bende sizleri çok seviyorum..."
Bu sahneyi izleyen Boran, Pelin ve Fırat ise gözyaşlarını tutamamıştı... Bir annenin çocuklarını bir daha görememe korkusu onları da gözyaşlarına boğmuştu... Olacakları düşünmek Boran'ın canını sıkıyordu ama şimdi çok mutluydu o da... Sevdiği... Karısı... Yanındaydı... Çocukları yanındaydı...
konağa geldiklerinde boran sılaya açık havanın ii geleceğini düşünerek:
B:sıla istersen biraz avluda oturalı ham açık hava ii gelir.
S:sadece başını sallar ve otururlar.
B:sıla üşümedin değil mi?
S:biraz üşüdüm der ve bunu da tam oradan geçmekte olan kevser duyar yanlarına gelerek
K:oğlum üşüyeceksin içeri geç sonra sılaya sen de bir bebeye bile sahip çıkamıosun bir de üşüorum dior kocaına utanmadan gir içeri çabuk.
B:anaaaaaaa sana bize karışma dememiş miydim?hem ben dedim burada oturalım die ve bir daha sılayı böle eleştirme hem ben ona üşüyor musun dedim o da biraz dedi bunda da bir şey yok bir daha sılayı böle azarladığını duyarsam silerim seni ana
K:giderken homurdanır karı elinde oynar olmuş bu çocuk vah ki ne vah dedi ama bir o kız kız çocuk doğursun o zaman gösteririm ben ona ana-çocuk arası açmayı.
boran ise sıla üşüyorum deyince onu kolunun altına iice alıp
B:şimdi nasıl
S:daha iyi de biraz fazla ağır konuşmadın mı annenle?
B:hak etti sıla bir daha bu konuşmayı hatırlayarak sana da dikkatli davranır.
S:nasıl diorsan öle olsun
B:artık odamıza gidelim mi?saat iice geç oldu.günümüz de zordu malum
S:gidelim hadi benim de uykum geldi zaten böle iyiydim ama
sonra kalkıp gittiler odalarına sarılıp uyudular bir güzel.
bu esnada konağın başka bir odası:
kevser sinirle girdi odaya onu gören firuz ağa
F:bu ne hal kevser kadın?
K:ne olacak oğlun beni o istanbullu karısı yüzünden sövdü.
F:haketmişsindir.hem ben sana demedim mi onlara fazla karışam die?
K:ama bebeye sahip çıkamıor ağam
F:kocasından ii mi bileceksin bu da sana ders olsun bir daha karışmassın onlara.
midyat böle bekleyedursun biz biraz da istanbula bakalım.
o akşam burhanın yardım isteği üzerine cihan-burhan-esma yemekte toplanmışlardı.ordan burdan konuştuktan sonra önemli mevzuya geldiler.
B:cihan bey bir açık yakaladınız mı?
C:hayır hiç bir açık yok şirket çok ii ve çok sıkıyönetiliyor o yüzden biz de hile yapmadan dürüstçe(?) yarışacağız.
B:nasıl yani anlayamadım?
C:yani onların girdiği her şeye biz de girip onlara üstünlük sağlamaya çalışarak onları yavaş yavaş batıracağız ve sen tam batacağı sırada davanı açarak işini halledeceksin.
B:hımmm... ii fikir.
işte istanbuldaki tuzaklar da bu durumdaydı.ne kadar da çok düşmanları vardı boran ve sılanın ama onlar bu engelleri tek tek, yavaş yavaş ve birlikte aşıorlardı her seferinde iyiler kazanıordu:img-polic :img-polic
aslında cihanın dürüstlüğü de iftira idi.şirkete iftira atacaktı.ve gazetecileri arayıp ta attı bile iftirasını sabah uyandıklarında televizyondaki haberi gören sıla ve boran ise şoktaydı.bvu iftiradan kurtulmak için hemen oralara gitmeleri lazımdı ve hemen hazırlanıp ilk uçakla istanbula gittiler.bye
DEVAMINI YAZIYORUM....
nihayet sabah olmuştu ne sılanın gözüne nede boranın gözüne uyku girmemişti
sıla kalktığı gibi boranı aradı
sıla:boran nasılsın mardine gittin mi
boran:1saat sonra uçağa binicem şimdi havalimanındayım
sıla:boran senin için çok korkuyorum
boran:korkama sıla herşeyi düzelticem hem sen kendini üzme kendine ve bebeğimize iyi bak
sıla:tamam boran kendime ve bebğimize iyi bakıcam sende kendine iyi bak
boran:tamam sıla şimdi kapatmam lazım görüşürüz
sıla:görüşürüz
sıla üstünü giyip kahvaltıya indi
bedar:günaydın kuzum
sıla:günaydın
bedar:nedir bu halin sılam
sıla:anne boran mardine gitti onun için çok korkuyorum
bedar :korkma kuzum boran herşeyin üstesinden gelir o svdikleri için herşeyi yapar hadi sen kahvaltını et
sıla:tamam annecim
sonunda boran mardine vardı direk şivan kahyayı ardı ve geldiğini haber vermesini söyledi
şivan:firuz ağam boran ağam gelmiş mardine haber vermemi istedi
firuz:tamam gidebilirsin
kevser:yoksa oğlum öldürdümü narini diye ağlamaya başladı
firuz:sus ağlama kevser hanım seni bırakan çiğneyen için ne ağlarsın
kevser:ağlamayı keser
nihayet boran konağa varır abayla
firuz:oğlum namusumuzu temizledin mi
boran:dur baba bir soluk alayım akşam aşireti taoplayın söyleyeceklerim var
firuz:tamam oğul
istanbulda
sıla çok merak içinde odasında bir yana bir bu yana yürüyordur artık çok sıkılşmış boranı aramaya karar vermiştir
sıla:boran ne oldu konuştun mu ne dediler
boran:daha konuşmadım şimdi onların yanına gidiyorum anlatacam herşeyi
sıla:tamam boran çok korkuyorum
boran:korkma sıla bişey olmayacak şimdi beni çeğrıyorlar kapatmam lazım
sıla:tamam boran kendine dikkt et der ve kapatır
aşiret üyeleri boranı görünce çok sevinirler (namusunu temizlediğini sanıyorlar onun için)
aşiretten biri:hoşgelmişsin boran ağa inşallh güzel haberlerle gelmişsindir
boran:hoşbulduk ağalar
hemn söze girer
boran:kimseyi öldürmedim
aşiret üyeleri:ne dediğinin farkındamısıbn boran ağa
boran:evet öldürmedim çünkü karım hamile
herkes ne diyosun boran ağa
boran:karım hamile ölmemesi için hrşeyi yaparım ben dışarı çıkıyorum görüşün beni çağırın der
boran terasa çıkar ve düşünmeye başlar taki şivan ağaların onu çağırdını söyleyene kadar
boran:odaya gelir
aşiret üyelerinden biri:tamam boran ağa karınıa ffedik ama bacını be kocasını öldüreceğiz
boran:hayır bunu kabul eemem bizi rahat bırak manız için ağalıktan çekiliyorum
ağalar boranın bu sözünden sonra çok şaşırır ve tartışmaya başlarlar
aşiret üyelerinden büyüğü:kabul edildi ağalıktan alınmana karşı canları bağışlanacak
aşiret üyeleri yarın yeni ağanın seçiliceğini söyleyip ayrırılırlar ordan
tabi zinar hemen cihanı arar
zinar:oğul hemen mardine gel boran ağalığı bıraktı
cihan:tamam baba deyip kahkaha atar(gıcık adam)
herkes gittikten sonra firuz ğlunu yabnına çağırır
firuz:boran nasıl yapasırsın bunu ha bilmiyormusun ağalığa cihanın getirileceğini
boran:baba karımı çok seviyorum kardeşimide ağalık umrumda değil der odadan çıkar
kapıda kevser boranı yakalar ve
kevser:oğlum allh senden bin kat raı olsun sen narinimi bağışladın sana emziediğim süt helel olsun
boran:ana ağlama üzülme herşy geçti der ve anasına sarılır
daha sonra odasına gidip sılaya telefon eder
boran:sıla canım nasılsın
sıla:boran...boran ben iyim asıl sen nasılsın?karar ne oldu?
boran:sıla tamam haallttim ağalığı bıraktım yarın istan bula geliyorum
sıla:boran seni çok seviyorum
boran:bende çok yoruldum sıla mam sizi kurtardım
sıla:hadi boran dinlen biraz yrınolanları anltırsın iyi geceler
nboran:iyi gecelr canım
akşam sılda boranda bir güzel uyhku çekmişlerdi artık onların önüne kimse geçemezdi
nihayet sabak oldu boran kahvaltıya indi hiçkimse konuşmuyordu
boran:ana ben gidiyorum
kevser:nereye
boran:istanbula
firuz:ağalık seçimine kalmıyacan mı
boran:hayır cihaın yüzünü görmek istemiyorum
firuz:uğurlar ola oğul gelinime kızıma selam söyle(daha dün ölmelerini istiyodu şimdid selam söylüyo)
boran:tamam söylerim der
anası ve babası ile vedalaşıp konaktan ayrılıp abayın yanına gider
boran:abay hoşcakal ben istanbula gidiyorum
abay:hoşcakal boran sen doğruyu yaptın der
boran ve sıla abay sarılırlar boran havalimanına gider o sırda chanda mardine iniş yapmıştır borran onu görmez ama o boranı görür
kendikendine
boran ağa bu kadar salak olduğunu bilmezdim bir karı bira kardeş için ağalığı bana bıraktın der
boran uçağa biner ve istanbula gelir havalimanında sıla boranı karşılar
sıla:seni gördümya artık kimse bize karışamaz der
boran:evet artık kimse bize karışamaz bebğimiz nasıl sıla
sıla:iyi babsı iyi(bu konuşmalrı hiç beceremen yapmacık gibi oldu)
sıla ve boran eve varırlar olanları anlatırlar herkes çok sevinir
mardinde
ağa seçimleri yapılmış cihan ağa olmuştur aşiret bilmiyor ki cihan gibi bir adamın eline düştüğünü
aylar birbirini kovalamış sıla ile boran bebeklerini beklem heyecanı başlamış günleri birbirinden güzel geçiyormuş
ama cihanı kötü günler bekliyordu
cihan ağalığını doğru dürüst yapmıyormuş köydeki güzel kızlaragöz dikiyormuş son olrakta bir kızı kaçırmış
bir gün şivan kahya gelip olnalrı anltana kdar cihanın sefaı sürüyormuş
şivanfiruza)ağam cihan ağam tır kaçakcılığı yapıyormuş mallrımızın çoğunu savuruyormuş ve aşiretin kızlarına göz fikmiş şimdide bir kızı kaçırmış ağam
firuz:şivan kahya çabuk işareti topla cihanın yaptıkları artık aştı
aşiret toplanır ve cihanı ağalıktan lırlar ve ceza olarak işlarde fazla yetkisi olmayacak ve birdaha ağa olmayacaktır
aşiret toplanır ve boran ağa gibi ağalarının olmadığını anlmışlar ve boranın kıymetini anlamışlardır boranı arayıp herksi getiemsini ağalığa devam etmesini istemişler
boran:bir şartım var
aşiret:şartın nedir boran ağa
boran:artık bizim aairetimiz törelere karşı gelen bir aşiret olacak kızler zorla evlendirilmeyecek
aşiret:kabul eder ve genco aşireti diğer aşiretlere örnek olur hepsi töreyi kaldırmışalrdı
ardan yıllar geçmiç sıla ve boranın baran adında bir erkek çocuğu olmuştu artık 3yaşındaydı hepsi bir şekilde yaşadılar
SON
SENARYONUN SONUNU GETİRDİM AMA HİÇ BEĞENMEDİM HER TÜRLÜ YORUMA AÇİĞİM LÜTFEN KÖTÜYSE KÖTÜ DEYİN!!!!
YaBaN GüVeRcİnİ 01-01-07, 13:08 BEN SENDEN ÖNCE ÖLMEK İSTERİM...
Boran ve Sıla çocuklarla birlikte eve geldiler. Sıla çocuklarını uyuttu. Onları izliyordu... Ne kadar masumdular... Ne kadar tatlı... Hayatının meyvesiydi onlar... Aşkının en güzel eserleri... Çok seviyordu onları... Boran içeri girdi...
S: "Gel... Ne kadar masumlar değil mi?"
B: "Bazı geceler yanlarına gelip, nefes alıp almadıklarını kontrol ediyorum biliyor musun?"
S: "Biliyorum..."
B: "Biliyor musun?"
S: "Evet... Sen yanımda olmayınca hissediyorum çünkü... Yokluğun üşütüyor beni..."
B: "Canım karım benim..."
S: "Bazen bende gelip, öylece izliyorum onları... Yüzlerindeki her kıvrımı... Her gülümsemeyi ezberliyorum... Yüzlerini beynime kazıyorum..."
B: "Ne kadar çabuk büyüdüler değil mi?"
S: "Ya... Sen bir de onu bana sor..."
B: "Senin kadar iyi bir anne yoktur... Eminim..."
S: "Sende fena sayılmazsın... Babalık konusunda yani..."
B: "Şuna bak!"
S: "Şaka yaptım şaka... Boran?"
B: "Efendim canım?"
S: "Cihan..."
B: "Sus Sıla! Onun adını anma!"
S: "Söylemiş midir?"
B: "Bilmiyorum Sıla... Ama boş durmadığına eminim..."
S: "Ne olacak peki?"
B: "Bunun cevabını en az benim kadar iyi biliyorsun Sıla..."
S: "Evet... Bildiğim için çok korkuyorum Boran... Çok..."
B: "Korkma... Karımı törelere vermem Sıla... Vermem..."
S: "İkimizde biliyoruz Boran... Sen vermesen de alırlar..."
B: "Böyle birşeye izin vermem Sıla..."
S: "Sensizliğe nasıl katlanırım? Çocuklarımdan nasıl ayrılırım?"
B: "Böyle birşey olmayacak Sıla..."
S: "Töreleri biliyorum Boran... Ya beni Cihan'a verecekler ya da..."
B: "Düşünme bunları..."
S: "Ya da ölüm kararım çıkar... Değil mi?"
B: "Sıla bana bak... Gözlerime... Bu güne kadar... Evlendiğimizden bu güne kadar ne için savaştık biz? Unuttun mu? Törelere engel olmak için savaşmadık mı? Törelere kurban vermemek için çabalamadık mı? Şimdi... Şimdi karımı istediklerinde verir miyim sanıyorsun? Sensizliğe ne ben ne de çocuklarımız katlanabilir miyiz sanıyorsun? İzin vermem Sıla... Vermem..."
S: "Boran... Ben... Biliyorum... Töreleri... Ne canlar yaktığını... Biliyorum... Bu yüzden çok korkuyorum... Sana inandım... Hep inandım biliyorsun... Ama Cihan..."
B: "Onun adını anma Sıla!"
S: "O... Herkesi zehirleyecek şimdi... Anneni, babanı bile belki... İstediğini elde etmek için herşeyi yapacak... Onun kini beni korkutuyor Boran... Eğer beni ona verirlerse... Kendimi öldürürüm Boran... Yemin ederim yaparım!"
B: "Sus Sıla! Sus! Böyle birşey olmayacak!"
S: "Onun karısı olmaktansa ölmek istiyorum Boran! Ölürüm!"
B: "Seni bizden almalarına izin vermeyeceğim Sıla!"
S: "Korkuyorum... Çok korkuyorum..."
B: "Hadi odamıza gidelim artık..." Odalarına geldiler...
B: "Sana kitap okuyayım mı?"
S: "Oku..."
"BEN SENDEN ÖNCE ÖLMEK İSTERİM
Ben senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi, beni yaktırırsın, odanda ocağın üstüne korsun
İçinde bir kavanozun...
Kavanoz camdan olsun, şeffaf, beyaz camdan olsun ki içinde beni görebilesin
Fedakârlığımı anlıyorsun değil mi?
Vazgeçtim toprak olmaktan,
Vazgeçtim çiçek olmaktan
Senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum yaşıyorum; yanında senin.
Sonra, sende ölünce
Kavanozuma gelirsin.
Ve orada beraber yaşarız
Külümün içinde külün
Ta ki bir savruk gelin,
Yahut vefasız bir torun
Bizi oradan atana kadar...
Ama biz o zamana kadar
O kadar karışacağız ki birbirimize,
Atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz yan yana düşecek.
Toprağa beraber dalacağız.
Ve bir gün yabani bir çiçek
Bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
Sapında muhakkak iki çiçek açacak :
Biri sen biri de ben..."
NAZIM HİKMET
Boran Sıla'ya baktı... Ağlıyordu Sıla...
S: "Seni çok seviyorum..."
B: "Ölmene... Yada gitmene... İzin vermeyeceğim Sıla... Eğer biri ölecekse ben senden önce ölmek isterim... İzin vermem Sıla... Ben sensiz nefes alamam..."
S: "Bende... Bende..."
Sabaha kadar ikisi de uyumadı... Ayrılık korkusu içlerine yerleşmişti...
cansu_mehmet 01-01-07, 14:08 devam
sıla boranın kucağına yığılıp kalmıştır..boran bişey yapmadan çevredeki hemşireler koşup boranın kollarından sılayı almışlardır..azad telaşlanmıştır.bi yerde narini,biyerde bacısı..ameliyathaneden doktor çıkar..azad hemen doktorun yanına koşar..bu kez boran olduğu yere çökmüş ağlıyordur..
azad--doktor,doktor sölesene karım nasıl??
dr--azad bey kurşunu çıkardık,,fakat çok zor oldu.tehlikeyi atlattı,fakat vücut fonksiyonları için önümüzdeki 24 saat önemli..bekleyip görücez.şimdi ameliyathaneden çıkarıp yoğun bakıma alıcaz..sonra bikaç dakikalığına görebilirsiniz..
boran olduğu yerde bunları duyup biraz olsun rahatlamıştı.sılayı düşünüyodu,sılaya söylediklerini düşünüyordu..
o sırada bir hemşire gelip---doktor bey sıla hanımın eşiyle görüşmek istiyor,,çağırırsanız iyi olur(boranın sılanın kocası olduğunu bilmeden)
bunun üzerine boran olduğu yerden kalktı,ve küçük adımlarla ilerlemeye başladı..
kapıyı tıklatarak doktorun odasına girdi..
doktor--buyrun ne vardı?
boran--ben BORAN GENCO.sıla genco'nun eşiyim..
doktor--buyrun boran bey.ben de sizinle konuşmak istiyordum zaten..
boran--sorun ne?
doktor--sorun,,,bildiğiniz gibi eşinizin hamileliği boran bey..dikkat etmesi lazım,düşük tehlikesi var,riskli bi hamilelik olucak,,ve ben karınızı oldukça stresli ve üzgün gördüm..
doktor konuşuyordu,fakat boran doktoru duymuyordu .demek ki sılası hamileydi..
doktor--boran bey size diyorum..
boran--sıla hamile mi???
doktor---demek bilmiyordunuz..sıla hanım acaba kürtaj düşündüğü için mi size söylemedi bunu..
boran bi açıklama yapmadan--teşekkürler..deyip çıktı doktorun odasından..hayatında en son duymak isteyeceği şeyi duymuştu,,kadınının bebeğini ondan ayırmak isteyebileceğini...bu düşünceleri uzaklaştırdı kafasından....
dışarı çıkar çıkmaz azadın yanına gidip---narinden bi haber varmı nasılmış?dedi.öfkeyle... çoğu şeyin sorumlusu olarak azadı görüyordu aslında..ama canı,,bacısı,,narini sevmişti bi kere elinden bişey gelmezdi..
azad---yok ağam,,beklicez işte.dedi..
o sırada hemşirelerden biri boranın yanına gelerek---boran bey eşiniz baygın olarak yatıyor..serum taktık,biraz güçsüz düşmüş ve sanırım çok ağlamış..
boran--çok ağladığını da nerden anladınız??
hemşire--boran bey,,eşiniz hamile,,ve bu riskli bir hamilelik,,hiç bir anne bebeğini bile bile üzmez..sıla hanım da bunu bilerek yapmıyo,,başka bi sebebi var mutlaka..bundan anlamasanız bile,,gözlerine baksanız,,bunu anlarsınız....isterseniz karınızı görebilirsiniz dedi ve gitti hemşire..
boran kendi kendine düşündü..uzun zamandır sılanın gözlerine bakmıyordu...sıla bayılmadan önce söylediği sözleri söylerken bile sılanın gözlerine bakmamıştı..çünkü bunun canını acıtacağını biliyordu..
bu arada azad bedarı arayıp bütün olanları anlatmıştı..narinin durumunu,,sılanın bayıldığını ve hamile olduğunu anlatmıştı..bedar sıla için sevinçten,fakat narin için ise üzüntüden gözyaşlarını tutamamıştı..
cihan ise yaptığının sevinciyle bir bara gitmiş içiyordu,,narinin vuruluşunu kutluyordu,,o sılanın vurulmasını istiyordu,ama nasıl olsa narin içinde karar çıkmıştı,,cihan aslında kendi fermanını imzalamıştı,,ama borandan korkmadığını zırvalayıp duruyordu..
boran iyice düşündükten sonra narinin odasının önünden gitti,,ve sılanın yattığı odanın önüne geldi..derin bir nefes aldıktan sonra kapıyı açıp içeri girdi...
BAKALIM İÇERDE NELER OLUCAK????umarım beğenirsiniz .devamını isterseniz lütfen yorumlara yazın..eleştirilere de açığım:good: bye
cansu_mehmet 01-01-07, 14:31 devam
boran içeri girdi..sılası,kadını öylece yatıyordu..gitti ve yatağın kenarına oturdu,,ne söyleyeceğini bilmiyordu..
ne kadarda masum ve temiz bu haliyle diye düşündü..sonra sılanın onu duymadığını düşünerek konuşmaya başladı..
boran---sıla,,sılam,,karım,,kadınım..ben sana bunları söylediğim halde,sana kalbimin bütün kapılarını açtığım halde,,senin için yezdadan vazgeçtiğim halde,,sen benden vazgeçtin,,beni terkettin,,töreler umrumda bile değil,,sizin ölüm kararınızı çıkaran töre yada aşiret değil,,benim kalbim sıla benim kalbim narini ihaneti için,, seni ise beni terkettiğin beni hiçe saydığın için affedemiyorum..keşke bunları duysan,ama bebeğimizi üzmek istemiyorum sıla,,nolursa olsun bunları yüzüne söylemeye cesaretim yok...çünkü sana haketmediğin şeylerde yaşattım,,hiç bir zaman unutamıyacağın bi iz bıraktım sen de sıla..beni o gece yüzünden terkettiğini,,o adam için terkettiğini düşündükçe yiyip bitirdim kendimi sılam,,ve şuan karşında duran bedar anaya da dediğim gibi boran değil boranın hayali sadece..sana hâlâ sılam diyorum,,çünkü seni hâlâ seviyorum..senden vazgeçmek elimde değil..ne kadar uğraşsam da olmuyo..vazgeçemiyorum senden,,senin hayalinle uyuyabiliyorum geceleri,,güzel anılarımızla uyuyorum,,elini tuttuğum gecenin hayaliyle uyuyorum..
ve son olarak sıla beni çok kırdığını bil istiyorum o gece yüzünden bebeğimizden vazgeçeceğini de biliyorum..ama bil ki seni, bebeği doğurman için zorlamıcam,,
der ve yataktan kalkar,tam gideceği sırada sıla boranın elinden tutar..
sıla----sen istesen de,istemesen de,,zorlasanda zorlamasanda ben bu bebeği doğuracağım,,(yeter ki inat olsun sıla için)
VE 16. BÖLÜM SON KUSURA BAKMAYIN ARKADAŞLAR BUGÜNLÜK BU KADARbye
masal_perisi 01-01-07, 19:32 Uzun bir aradan sonra sizlere benden SON senaryo....Bu bölüm yazdığım bütün senaryolar boyunca hep yanımda olan Asia Ablam,Helen,Burcu,Deniz,Gülsüm,
Sema,SILVER Hocam ve diğer herkese gelsin
Sıla koşar adımlarla kaldığı odaya doğru gitti… Boran’ın Celil’lerden getirttiği bavulu yatağın üzerine boşalttı… Bütün giysiler şimdi yatağın üzerindeydi… Ama Sıla bir türlü telaşından aradığı giysiyi göremiyordu…
Sıla:’Nerde bu ya? Çıldırıcam şimdi. Neden hep acelem olduğunda aradığımı bulamam ki?’
Dışarıda
Deniz:’Onu gerçekten seviyor musun?’
Boran:’Efendim?’
Deniz:’Onu gerçekten seviyorsun değil mi?’
Boran:’Tabi ki seviyorum. Sen neden böyle bir soru sorma gereği duydun?’
Deniz:’Onun üzülmesini istemiyorum. O mutluluğu hak ediyor.’
Boran:’İnan onu üzecek hiçbir şey yapmam. O benim masum, korunmasız meleğim.’
Deniz:’Güzel. Çünkü onu üzen beni karşısında bulur.’
Boran:’Deniz… Özel olmazsa bir soru sorabilir miyim?’
Deniz:’Sor tabi.’
Boran:’Sen çok güzel bir kızsın… Sevgilin yok mu?’
Deniz:’Öncelikle iltifatın için teşekkür ederim. Sorunu yanıtına gelince vardı bir sevgilim ama ayrıldık.’
Boran:’Neden?’
Deniz:’Bana ihanet etti.’
Boran:’Ne? Senin gibi kıza ihanet mi etti?’
Deniz:’Evet.’
Sıla ise içerde aradığını bulmuş, üstünü değişmiş ve makyajını da tamamlanmış… Aynada son kez kendine bakıyordu…’Gayet güzel oldum… Ama biraz daha Boran’ı bekletirsem… Vazgeçecek…’ Sıla kendinden gayet emin güvenli bir tavırla odadan çıkıp Boran’a yaklaşır… Boran’ın gözleri kamaşır Sıla’nın güzelliği karşında…
Sıla:’Ben hazırım çıkabiliriz…’
Boran:’Çok çok güzel olmuşsun meleğim…’
Sıla:’Teşekkür ederim…’
Boran:’Çıkalım mı?’
Sıla:’Tamam. Denizcim sen de dinlen biraz canım.’
Deniz:’Siz beni merak etmeyin. Siz iyice bir eğlenin ama… Söz mü?’
Sıla:’Söz.’
Sıla:’Boran burası çok güzel…’
Boran:’Burası asıl şimdi güzel oldu.’
Sıla:’Neden?’
Boran:’Senin ışığınla aydınlandı da ondan.’
Sıla:’Teşekkür ederim hayatım.’
Boran:’Hadi gel meleğim. Oturalım şöyle’
Masaya oturduklarında masa donatılmıştı… Kelimenin tam anlamıyla bir tek ‘Kuş Sütü’ eksikti…
Sıla:’Öyle bakmaya devam edersen yemeğimi yiyemem’
Boran:’Ama bu benim elimde değil ki… O kadar masum ve güzelsin ki gözlerimi istesem de üzerinden çekemiyorum.’
Sıla:’Peki. Tamam hayatım’
Boran:’Sıla…’
Sıla:’Efendim canım…’
Boran:’Belki çok erken ama… Ben seni ilk gördüğüm an o çeşme başında sevdim… Sonra yaşadıklarımız… Ve ben sana bir soru sormak istiyorum… Hayatının geri kalanını… Sevinçlerinini… Üzüntülerini… Acını… Mutluluğunu… Benimle Yaşar Mısın? Bu kalbimi Yezda’dan sonra ikinci ve son kez açtığım kadın… Benimle evlenir misin?’
Sıla çok şaşırmıştı… Daha çok erkendi… Sonra aklına Yezda geldi… Kıskançlık bastı ruhunu… Ve ağzından çıkan kelimenin farkında bile olmadı
Sıla:’HAYIR’
Dayanamadım....Buyurun Devamı....
Boran Sıla'nın verdiği cevap karşında neye uğradığını şaşırmıştı....Kalbinin binbir parçaya ayrıldığını yok olduğunu hissetmişti...Kendini toplamaya baktı...Yalnız kalmaya ihtiyacı vardı....
Boran:''Haydar...Haydar...''
Haydar:''Buyur Ağam...''
Boran:''Sıla'yı konağa götür...''
Haydar:''Emredersiniz ağam...''
Sıla:''Boran ben...''
Boran:''Konağa dön SILA''
Sıla:''Tamam gidelim...''
Sıla istemeden ağzından çıkan bu cevaptan dolayı çok pişmandı....Neden hayır dediğini bilmiyordu....Gözlerinin yandığını hissediyordu....
Boran masanın üzerine parayı attıp Sıla'nın arkasından ayrıldı mekandan...Hiç bekelemdiği bir cevap almıştı Sıla'dan...''Biraz zaman ihtiyacım var'' gibi bir cevabı bekliyordu...Ama ''HAYIR'' cevabı...Ona çok ağır bir darbe vurmuştu....Uçuruma gitmeye karar verdi...Ona gitmeye....
Konakta....
Sıla ağlayarak gelmiştir eve....Hemen odaya,yatağın üzerine attı kendini...Deniz ise olanları pencereden görmüş,hemen Sıla'nın peşinden odaya girmişti...Sıla'nın saçlarını okşamaya başladı....
Deniz:''Sıla....Canım...Neden ağlıyorsun?...Ne oldu?...''
Sıla:''Ben...Ben..ben ona HAYIR dedim....''
Deniz:''Sıla...Neye hayır dedin?''
Sıla:''Evlenme teklifine...''
Deniz:''Neden?''
Sıla:''Bilmiyorum...''
Bir sıcak yüz aradım şu tenha sokaklarda sanki herkes yabancı herkes darılmış bana.Ne derdimi soran var ne tanıdık bir çehre.Ne tarafa uzansam ellerim boş kalıyor,mutlu olan kimseler hüznümü arttırıyor.
part 13
boran konaga vardiginda annesi ve babasi aksam yemegi icin masaya oturmus onu bekliyorlardi.hepsine merhaba dedikten sonra gecip kendi yerine oturdu.
daha sonra yaninda duran bos sandelyeye bakti icinden "yakinda benim silam burda oturacak diye gecirdi".ama bu hayalden kurtulmasi uzun sürmedi cünkü kevser konusmaya baslamisti.(hic susmaz zaten)
kesver:bugün gittik ogul.iki gün sonrasi icin onlarda uygun dedi ama sila hanim yoktu evde.dügün icin kendine birseyler bakmaya gitmis.bizi bile beklemeye tenezzür etmemis.elimizi öpmek icin bile beklememis.ee artik yarin öper elimizi.
boran hafif bir tebessümle:heeee ana artik yarin öper.hem simdiden hazirligini yapmasi iyi olmus.nede olsa iki gün sonra dügün demi.hadi yemegimizi yiyelim dedi.
kevser cok kizmisti ama sesini cikarmadi.firuz aga ise sesizce onlari izlemisti sonra kendi kendine "hasbinallah" diyip yemege baslamisti.
boran ise kendi kendine gülüyordu "demek alis verise cikmis ha".
"alis verisinide buselerin evinde yapiyor herhalde" diyip yemegine baslamisti.
silalarin konagi(ay gina geldi o konaktan bu konaga gecmekten :))
silanin ablasi gelmisti silayi uyandirmak icin.
eylül:sila hadi canim kalk yemek hazir.herkes seni bekliyor masada.
sila gözlerini acmadan mirildandi.
sila:ya abla siz yiyin ben ac degilim yemicem birsey
eylül:ama sila sabah kahvaltida etmedin hadi canim kalk.
sila:ya ama cidden ac degilim uyumak istiyorum sadece.
ama sila eylülün israrlarina daha fazla dayanamadi.kalkip ablasiyla asagiya masaya indi.
ama sila öye buz gibi bakiyorduki etrafa kimse silaya birsey diyemedi.sesizce yemege basladilar.bedar silanin en sevdigi yemekleri hazirlatmisti.(ama patlican degil ben patlicani hic sevmem ondan senaryomda yer almicak ehuehuehu)
bedar:hadi kuzum ye bak senin sevdigin yemekleri yaptirdim.
aci bir glümsemeyle annesine bakti(oda nasil oluyorsa)
sila:ha evet nede olsa son günlerim bu konakta demi.
bedar basini öne egmisti.hic bir diyemedi azad lafa karisti.
azad:niye öyle diyorsun sila sanki cok uzaklara gidiyorsun.biz seni görmeye geliriz sen buraya gelirsin son yemek sanki.
sila azada sinirli sinirli bakti ve söyle dedi.(ne desin birsey bulun aha buldum :))
sila:emin ol azad su konaktan bir cikim bir daha adimimi zor atarim.sonra ayaga kalkti ve devam etti.beni bir hic ugruna gözden cikaran insanlarla görüsmek istiyecegimi sanmiyorum dedi ve odasina dogru yol aldi.
azad cok kizmisti arkasindan bagiriyordu.
azad:bir hic ugrunaymis.sen gelin verilmesen o eve benle narinimi öldürecekler be.ne hicinden bahsediyorsun sen terbiyesiz diye bagirdi.
sila yukardan dönüp azada cevap veri.
sila:niye bu kadar korkuyorsun ölümden azad.sevdigin icin ölümü göze alamiyormusun ha.yoksa narini ölümü göze alicak kadar sevmiyormusun dedi ve yoluna devam etti.
azad hic birsey diyemedi.durdu narine bakti narinde ona bakti.
narin:he ya azad biz zaten ölümü göze almamismiydik kacarken simdi bu halin niye.ayrica zaten kizin bizim yüzümüzden hayati bastan asagi degisti.sende daha fazla gitme kizin üstüne dedi ve izin isteyip odasina gitti.azadda hic birsey demeden oda kendi odasina gitti.
celille bedar öylece durmus bir birlerine bakiyorlardi.
ama celil daha fazla dayanamadi ve sadece sunlari söyledi.
celil:bu kiz bizede onlarada cok cektirecek.dügün günü bir tatsizlik cikarmasa bari diyip masadan kalkti.
herkes kendi odasina cekilip yatmisti.
sadece sila yatmamisti ve tabiki diger konaktaki boran.
sila borani(cafedeki borani) boran ise silayi düsünüyordu.
sila uykuya dalmisti bir süre sonra.
boran ise komidinin üstünde duran silanin fotosunu eline alip bir süre baktiktan sonra öpücük kondurup iyi geceler melegim dedi ve oda uyudu.
40...roses 02-01-07, 12:24 Ustalarim ne kadar size özendigimi ve hep devam devam diye yazdigim günler icin sizlere nacizhane kabul ederseniz Benden bir senaryo ,ilk defa türkce düsüncelerimi yaziyorum.
Sizin nadide senaryolariniz kadar olmasada bayram hediyem.
ve Haticem sagol canim.
kulaklari sagir edecek silah sesi.
"Narin.....BORANN "
Sila zayif bünyesinin verdigi bitkinlikle yere yigildi,telefon ellinden yere düstü.Herkez sok´ta Sila´ya bakaar kimse bir sey söylemeye cesaret edemez,Bedar kendini toparlayip
" Silam Narine birsey oldu ?"yerdeki telefon gelir aklina "Narin yavrum ses ver .Narinn"
" burdayim ana " ses okadar sesiz ve solgun geliyorki "Iyisin degil ? Ne oldu Sila burda tirtir titriyor ."Nuran kolonyayla Silayi sakinlestirmeye calisiyor (ne denirki ferahlatma ?) "Sila hanim lütfen toparlayin kendinizi ,hamilesiniz kötü sonuclar olabilir ."Celil Bedari dinlerken hamile kelimesini duydu,sakin bir ifadeyle "ne hamilesi Boran Aga´ nin cocugumu olacak ?"Nuran yaptigi hatanin farkinda üzüntüden nasil agzindan kactigini anlayamaz zaten test´i görmüstü komodinde.Evet dercesine kafasiyla isaret eder .Celil duyduklarina inanamaz ve Bederin ellindeki telefona sarilir ." Narin bana cabuk agayi ver."Sert ses tonuyla .Azad ve Sila´nin dikatini ceker babalarinin ne söyleyecegini merakli bakislarla izliyor ."Anne kim...?" " dur kizim telas etme Boran havaya ates etmis."Sila bir ohh ceker ."Agam töreyi uygulayamasin Sila senin cocugunu tasiyor ,evlat katili mi olacagn.!"
" Silanin cani icin yalanmi söylüyorsun,Töreye uymadin, canina kiymak istedin simdide YALANMI ."
"Hasa agam ne hadime aha Sila´ya sor."
Celil kizinin elline telefonu tutusturup "Agaya Dogruyu söyle canimiz icin "
yorum beklerim....
cansu_mehmet 02-01-07, 12:56 devam
boran içeri girdi..sılası,kadını öylece yatıyordu..gitti ve yatağın kenarına oturdu,,ne söyleyeceğini bilmiyordu..
ne kadarda masum ve temiz bu haliyle diye düşündü..sonra sılanın onu duymadığını düşünerek konuşmaya başladı..
boran---sıla,,sılam,,karım,,kadınım..ben sana bunları söylediğim halde,sana kalbimin bütün kapılarını açtığım halde,,senin için yezdadan vazgeçtiğim halde,,sen benden vazgeçtin,,beni terkettin,,töreler umrumda bile değil,,sizin ölüm kararınızı çıkaran töre yada aşiret değil,,benim kalbim sıla benim kalbim narini ihaneti için,, seni ise beni terkettiğin beni hiçe saydığın için affedemiyorum..keşke bunları duysan,ama bebeğimizi üzmek istemiyorum sıla,,nolursa olsun bunları yüzüne söylemeye cesaretim yok...çünkü sana haketmediğin şeylerde yaşattım,,hiç bir zaman unutamıyacağın bi iz bıraktım sen de sıla..beni o gece yüzünden terkettiğini,,o adam için terkettiğini düşündükçe yiyip bitirdim kendimi sılam,,ve şuan karşında duran bedar anaya da dediğim gibi boran değil boranın hayali sadece..sana hâlâ sılam diyorum,,çünkü seni hâlâ seviyorum..senden vazgeçmek elimde değil..ne kadar uğraşsam da olmuyo..vazgeçemiyorum senden,,senin hayalinle uyuyabiliyorum geceleri,,güzel anılarımızla uyuyorum,,elini tuttuğum gecenin hayaliyle uyuyorum..
ve son olarak sıla beni çok kırdığını bil istiyorum o gece yüzünden bebeğimizden vazgeçeceğini de biliyorum..ama bil ki seni, bebeği doğurman için zorlamıcam,,
der ve yataktan kalkar,tam gideceği sırada sıla boranın elinden tutar..
sıla----sen istesen de,istemesen de,,zorlasanda zorlamasanda ben bu bebeği doğuracağım,,(yeter ki inat olsun sıla için)
VE 16. BÖLÜM SON KUSURA BAKMAYIN ARKADAŞLAR BUGÜNLÜK BU KADARbye
-------------------
boran sılanın bu ani çıkışı karşısında çok şaşırmıştır..demek bütün söylediklerini
duymuştur sıla..bir an ne yapacağını bilemez..kıyamıyodur sılasına.ama kalbi çok
kırılmıştır..duygularına hakim olmaya çalışır.
boran--sen bilirsin sıla..nasıl olsa benim düşüncelerimin senin için hiç bir önemi
yok..
boran elini çekmeye çalışır,fakat sıla çok sıkı kavramıştır boranın elini,,kısa bir
süredir dokunamadığı aşkına,şimdi dokunuyordur ve bırakmak istemiyordur..
sıla---boran yapma bunu!!yazık etme bize!!
boran---bize kıyan ben mi oldum şimdi sıla?ayrıca biz diye bişey hiç bir zaman
olmadı...olmaya başladığını düşündüğüm an sen bütün hayallerimi yıktın..
boran biran gitmekten vazgeçer..ama elini sılanın elinden kurtarır..
sıla---yapma boran!!senin çocuğunu taşıyorum ve sen biz diye bişey olmadığını
söylüyorsun öyle mi?
boran---bu çocuğu gerçekten istiyomusun sıla?o gece yüzünden,,o istanbul
züppesi yüzünden,,kaçtığın adamın çocuğunu gerçekten istiyo musun sıla??
sıla---anlamıyosun demi?hiç bir zaman da anlamadın beni..ben emreye
kaçmadım..sana ihanet etmedim..sorumluluklarım olduğunu söyledim.ama sen ne
yaptın?ikimizde burda yaşlanıcaz dedin..töreler dedim..babam ağaydı,ben de
ağayım oğlumda ağa olacak dedin..ne yapmamı beklerdin ha ne yapma
mı??oğlumuz olduğunu düşün boran..büyüdüğünde ağa olduğunda onunda senin
yaşadığın şartların içinde bulunmasını istermiydin?sevdiği kadınla aşkını doyasıya
yaşayamayan bir oğlumuz boran....
biran sessiz kalır sıla..
sıla--aynı bizim gibi boran,,aynı bizim gibi aşkını sevdiğine söyleyemeyen bi
oğlumuz olsun ister miydin?daha doğrusu benim gibi aşkını kocasına
söyleyemeyen töre mağduru birisi..
sıla artık göz yaşlarını tutamıyordur ayağa kalmış boranın karşısına
dikilmiştir....boransa taş kesmiş.hiç bişey yapamıyordur..haklıyken haksız duruma
düşmüştür..oğlunun olduğu düşüncesi içini sıcak bi hüzünle kaplamıştır..hayatında
ençok istediği şey belki de gerçek olacaktı..eğer sıla isterse tabi..
boran sılayı omuzlarından tutup yatağa oturturur..kendisi de yere çöker..başını
kaldırmış sılaya bakıyodur.sılanın gözlerine..
boran--eğer kaçmasaydın,,belki de şuan istanbul'da beraber geziyor olacaktık
sıla.ben ,,beni hiç tanıyamayışına kızıyorum..
sıla--ne demek istiyosun?
boran---o adamla kaçtığın gün iki tane istanbul bileti almıştım..
o anda boran hiç beklemediği bişeyle karşılaşır..sıla, borana sert bir tokat indirir..
boran bu durum karşısında afallamıştır.sıla bilet lafını falan unutmuş..boranın
emreyle kaçtığını düşünmesine sinirlenmiştir..
sıla kin dolu bi şekilde---sana ihanet etmedim,,ben o kadar aşağılık birimiyim
evliyken başkasına kaçıyım..diye bağırmaya başlamıştır..
sıla ayağa kalkmış bağırıyordur..boransa şaşkınlık içerisinde sılayı
sakinleştirmeye çalışıyordur..o sırada içeri hemşire girer..sılayı sakinleştirir..
sonra hemşire borana dönerek----boran bey doktor söylemedi mi?,,karınızın
sinirlenmesi,,stres yaşaması bebek için tehlikeli diye..böyle olucaksa lütfen dışarı
çıkın..
sıla---hemşire hanım!!bebeğimin hayatı tehlikede mi?
boran,,artık sılanın bu bebeği istediğinden emin olmuştur..
boran---özür dilerim!!ben gitsem iyi olucak...
sıla hiç bişey dememiştir..boran dışarı çıkar..hemşireyse sılayı zorla yatağa
yatırmış dinlenmesi gerektiğini söylüyordur.
boran hiç konuşmak istemese de azada narin durumunu sorar..
boran----azad!!!
azad--- buyur ağam!!
boran---narinin durumu nasılmış??
azad--doktor eyi dedi ağam..ağam??
boran--ne var?
azad---bacım nasıl ağam??
boran---bacını o kadar düşünüyodun da niye kaçtın azad?
azad hiçbişey söyliyemez...başını yere eğer.suçlu olduğunu biliyodur..
boransa abayın yanından sonra huzur bulduğu tek yere,,deniz kenarına doğru yola
çıkmıştır bile..
ARKADAŞLAR UMARIM BEĞENİRSİNİZ..DEVAMI GELİCEK..LÜTFEN YORUMLAR:good: bye
Hatice_MAA 02-01-07, 13:32 dünkü senaryomun devami...
reklamlardan sonra....
Sila,Emrenin ates almasi üzerine bagirmaya baslar....
Sila:Borannnn....Boran iyi misin?...
Boran:iyim Sila,sadece kolumu siyirdi...Boranin adamlari Emreyi yakalamadan,Emre arabasina atladigi gibi ordan uzaklasir...Boranin adamlari hemen Emreyi takib ederler...Bedarlar silah sesine disari cikarlar...
Sila:Boran,hastahaneye gidelim,kan kaybediyorsun(böyle durumlarda,kan kaybediliyormu bilmiyorum)...
Boran:Telaslanma Sila,hem bak sadece siyirdi iste...
Sila(endiseli):Nedemek"sadece siyirdi"mikrop(nasil yaziliyorsa)..kapa bilir..hadi nolur hastahaneye gidelim...
Boran:Tamam Sila ben giderim sen evde kal,o Emre denilen adam daha bulunmadi(merak etme ben bulurum o haysiyetsizi)hastahaneye gittiyimizde oraya gele bilir...
Sila:Hayir,Boran seni yanliz birakmayacagim...
Boran:Sila hadi iceri...
Sila(inatla):Hayir dedim...
Boran:Bedar ana,al Silayi ve iceri girin...
Bedar:olur agam,hadi kuzum...
Sila(inadina devam eder):Boran"Hayir"dedim..duymadin mi,beni?...
Boran:Sila,eger iceri girmesen,bende kan kaybetmeye devam ederim...Sila yutkunur..
Boran:yaramda Mikrop kapar,belkide kolumu keserler(kücük cocuga anlatir gibi)...
Sila:Ama..(Boran yine o birazcik sert bakisini yapar)..peki Boran,ama bak hastahaneden ciktiktan sonra hemen eve geliyorsun is mis yok bugün sana tamam mi?..
Boran(tebesümle):Tamam..Tamam..Boran arabaya binip hastahaneye gider..Silaysa eve girip hemen odasina cikmak icin yol alir,Bedar ana seslenir...
Bedar:;Silam,nereye?...
Sila:odama cikiyorum annecim,biraz uzanicagim..
Bedar(endiseli):iyi misin kuzum?(kuzum mu diyor?yoksa guzum mu?)..
Sila:iyim annecim bu afacanlar beni yoruyor sadece...
Bedar:peki,kizim biseye ihtiyacin olursa seslen emi?..
Sila:tamam anne..Sila odasina cikar.yatagina uzanir,ama hic huzurlu degildir...sonra yataktan kalkip pencereden disari bakar...Boranin gelmesini bekliyordur.yarim saat gecmisti Sila hala bekliyordu...sonra Emre geldi aklina..daha fazla bekleyemedi,üstünü gigindi veasagi indi..Bedar,narin ve azat oturmus konusuyorlardi...Silayi fark ederler...
Azat:hayirdir bacim nereye?...
Sila:Sirkete gidiyorum Azat...
Bedar:noldu kizik,niye gidiyon sirkete?...
Sila:Merak etme annecim,bir saat icinde haledip gelecegim..
Azat:Bacim istersen bende geleyim..
Sila:yok sagolAzat,cok fazla durmayacagim sirkete,birilerine hesap sorup gelecegim(sor kizim sor kim tutar seni?)
Azat:iyi ya bacim sen bilirsin..
Bedar:kendini fazla yorma emi kizim..
Sila:Tamam anne...Sila disari cikar korumalardan biri gelir..
Koruma:Sila hanim,bir yere mi gidiyoruz?..
Sila:Evet,sirkete gitmem lazim..hemen gidelim,Boran gelmeden..
Koruma:Nasil isterseniz,buyrun..Sila arabaya biner ve korumalariyla sirkete gider...Sila,Hülya hanima birkac gün boyunca sirkette gelmeyecegini,islerini evde yapacagini ve sadece önemli toplantilar icin gelecegini söyledikten sonra..Hülya hanim,Silaya..
Hülya:Sila hanim Kenan bey odanizda sizi bekliyor..
Sila:Tamam Hülya hanim,herseyi not aldiniz mi?..
Hülya:Evet Sila hanim...Sila odasina girer,Kenan bey camdan disari bakiyordur...Silanin sesi ile irkilir..
Sila:Kenan amca ,Hosgeldin,birsey mi oldu?..
Kenan bey:pek Hosbulmadim...
Sila:noldu Kenan amca kc gündür sirkete gelmiyorsun,geldigin zamanda bana hic ugramiyorsun?..
Kenan bey:Evet,cünkü sebeplerim vardi..
Sila:Nedir o sebepler?..
Kenan bey:Kocan..Sila sasirir...
Sila:Neee?..anlayamadim?..Kocam mi?..
Kenan bey:Evet,Sila bak kizim,biliyorsun ki Emre vuruldu,ve daha yeni taburcu oldu hastahaneden...
Sila:Evet biliyorum Kenan amca...
Kenan bey:ve sen hic birsey yapmadin,ben bunu senden beklemezdim..
Sila:ben ne yapmamisim ki?..
Kenan bey:Sen neden Kocana tepki göstermedin?..
Sila:cünkü Kocam hicbirsey yapmadi..
Kenan bey:yapti..oglumu o vurdu..
Sila(ayaga kalkar):Hayir..Kenan amca...Boran,Emreyi vurmadi,Cihan vurdurtmus...Sila daha fazla kendini tutamaz ve devam eder....gercekleri söylemek icin...
Sila:AsilEmre vurdu...
Kenan bey.Neee?..sok gecirir...
Sila:Evet,Emre bu sabah evimin önüne gelerek Kocami vurdu,buda yetmezmis gibi Babami dövdürttü..ve simdi nerde bilmiyorum ama,bulunca hic iyi seyler olmayacak..bundan eminim,cünkü onun cezasini ben kendi ellerimle verecegim..Emrenin nerde oldugunu biliyormusun?..
Kenan bey:Hayir..Emre böyle birsey yapamaz,yapmaz...
Sila:yapti..Kocami..dogacak cocuklarimin babalarini vurdu...
Kenan bey(sasirir):Sen hamilemisin?..
Sila:Evet,karnimda Boranin cokuklarini tasiyorum(ay bi tuhaf oldum"ücüzler")..
Kenan bey:cocuklarini?..
Sila:sey..ben..yani benim,ücüzlerim olacak(ya tuhaf degil mi"ücüzlerim"demek?)...
Sila:sanirim bu kadar kenan amca,ben eve,evime,KOCAMA gidiyorum...Emreye söyle,onu buldugum yerde asil ben öldürecegim(sana birakirmiyim hic,ben yaparim)...Sila odadan cikar..Kenan bey öylece baka kalir Silanin ardindan..
Sila Sirketen ayrilir ve eve gider..Eve girdiginde Bedarla,Narin sohbet ediyorlardir...
Bedar:Hosgeldin kuzum..
Narin:Hosgeldin Sila..
Sila:Hosbulduk..Boran gelmedi mi?...
Narin:yok abim daha gelmedi...
Sila:Allah Allah,neyse ben odama cikiyorum(bu kiz odasindan disari cikmiyor,cok seviyor herhalde odasini,nede olsa biz hazirladik,sevmemesi münkün mü?)...
Bedar:Tamam kizim biz burdayiz..Sila odasina cikar ve Borani arar..
Boran:Alo,Sila?..
Sila:Boran nerdesin?..
Boran:islerim ver haledip gelecegim..
Sila:Boran ben sana ne dedim,hemen gidip geleceksin demedim mi?..
Boran:Sila,dedin ama..
Sila(lafi böler):Amasi yok Boran aga,bugün sana is yok..dinlenmen lazim...
Boran:tamam Sila geliyorum simdi...
Sila:Tamam,cabuk gel..
Boran:Niye?...
Sila:sey..sey...eeemm ha bebekler babalarini özlediler de ondan..
Boran:peki ya Anneleri?..
Sila:Sey..evet..
Boran:Ne evet`i?..
Sila:Evet iste..(sanki Boran evlenme teklifi yapiyorda"evet"diyor)...
Boran:Ne evet`i?..
Sila:Ya Boran gelmiyor musun simdi?,yoksa bebeklerime babaniz beni sevmiyor mu diyeyim?..
Boran:Tamam Sila geliyorum..Sila telefonu kapatir ve Boran iceri girer..
Sila(sasirir):Sen?...
Boran(gülerek):Ben?..(hele sükür bu adami gülerek gördük)...
Sila:Sen kapinin arkasinda miydin?..
Boran:Evet,ve..bunlar sana..Boran bir bukat güller verir Silaya(11.bölüm misali)...
Sila(sasiraraka):Bunlar bana mi?(yok bana)...
Boran:Hayir..
Sila:Hayir mi?..peki kime?..
Boran:Bunlar dünyanin en güzel annesine...
Sila:Banaymis iste...
Boran:Ben annesi dedim,anne adayina demedim..
Sila.Ne fark eder...
Boran:saka yapiyorum..sevdigim..tabii ki sana "SEVDAMA"...Sila,Borana sarilir ve tesekkür eder...
Sila:Boran,kolun nasil oldu?..
Boran:iyi merak etme..
Sila:nasil yemek yiyeceksin peki...
Boran:Sila ben sag ellimle yiyorum sol ellimle degil..unutun mu yoksa?...
Sila:ne bilim...yiyemesin,ben yediririm diyecektim(bunlar azmis,ne dediklerini farkinda bile degiler)..
Boran:ben o zaman diyer kolumuda sakatligim,yada onu cagrim bir el daha ates etsin bana...o zaman yedirirsin bana..olur mu?...
Sila(biraz kizgin):Boran ben sadece yardimci olmak istemistim...
Boran:Kizma hemen..ama kiz en iyisi..
Sila:niyeymis o?..
Boran:kizinca baska bir güzel oluyorsunda ondan..sonra ellini Silanin karninin üstüne koyar...
Boran:degilmi canlarim?..(bebeklere soruyor)..
Sila:Boran?...
Boran:Efendim..söyle Sevdam..
Sila:sey..benim canim pismaniye cekti....
Boran(sasirir):Pismaniye mi?...
Sila(basini sallar):Evet..hadi söyle adamlarinada alsinlar...
Boran:iyi tamam..söyliyelim bakalim..
Sila:Boran?..
Boran:Efendim?...
Sila:üc hata dört paket alsinlar..
Boran:neden?..
Sila:Nedemek"nede"biri bana diyer üc pakete bebeklere..
Boran(dahada sasirir):Bebeklerin her biri birer paket pismaniye mi yiyecekler?..
Sila:Evet...
Boran:Iyi aldiralim ..(ya Boran agam banada aldirsana,yani bize arkadaslar sizi unutmadim,söylemesi ayiptir ben pismaniyeye bayilirim)..
Sila:sey Boran sen en iyisi bir iki paket daha aldir..
Boran:Niye Sila?..
Sila:Sana,anneme,babama,Emire,Azata,Narine..ha Narine iki paket aldir..
Boran:Narine niye iki paket aldiriyoruz?..
Sila:sey..Boran..
Boran:ne..söyle Sila..
Sila:anla Boran..sey..
Boran:ha tamam...
Sila:yaaa...ne güzel degil mi?..ücüzler yetmedi simdi bir tane daha...
Boran:Narinin pismaniye sevmesi mi güzel?..hem ne bir tanesi daha?..
Sila:Boran sana inanmiyorum(bende)..anlamadin mi hala?..
Boran:neyi Sila?(bu adamin anlayisi kit herhalde,diyecegim ama o ne seydir o,anlamamazliga vuruyor kendini)...
Sila(daha fazla dayanamaz):Narin hamile Boran...
Boran:Biliyorum...
Sila:Biliyor musun?..
Boran:evet..
Sila:Nerden biliyorsun..ha unutum agalar herseyi bilir degil mi?..hadi Boran ya aldir su pismaniyeyi(e yani)..
Boran:Tamam gittim..Boran asagi iner ve adamina..
Boran:Gidin pismaniye alin..
Adami:Pismaniye mi?..(evet begenemedin mi?)...
Boran:Gelin aganin cani pismaniye cekmis..
Adami:Tabii agam..hemen aldiralim..(Istanbuldan,Izmire kac saate gidilir?..Izmirin pismaniyesi güzel olurda ondan)..
Hatice_MAA 02-01-07, 13:33 Aksam olmustur yemekler yenilir hep beraber caylarini iciyorlardir...
Sila:Boran nerde kaldi su pismaniyeler?..
Boran:az sabret getirirler birazdan..
Sila:senin adamlarinda bir türlü bulamadi su pismaniyeyi..
Boran:Silaaa..getirirler birazdan dedim..
Sila:tamam öyle olsun..bir iki dkika sonra Boranin adami gelir..
B.adami:buyur agam,getirdik..
Boran:nerde kaldiniz?..
B.adami:sey agam Izmire gittik ya..
Sila:Izmire mi?..
B.admi:Evet gelin agam,agam gidin Izmirin pismaniyesini alin dedi,Izmirin pismaniyesi meshur dur diye(ne kadar düsünceli agamiz var)...
Sila:iyi tamam..ver bakalim..
Bedar:kizim dört tane paketi ne yapacaksin?..
Boran:sorma Bedar ana..
Bedar:niye ki agam?..
Boran:Bir tane Silaya,diyer üc pakette bebeklere..
Bedar:Kizim dört paket pismaniyeyi nasil yiyeceksin?..
Sila(agzi dolu):ben yerim...herkez gülmeye baslar...Silaysa bir oturusla dört paket pismaniyeyi yer ve bittirir..(tabii bizim agamizin parasi,masallahyani)...Sila ve Boran odalarina cikarlar...(tabii bundan sonra akilari baslarina gelir)..
Sila:Boran,yarin benimle,bebeklerimize kiyafet bakmaya gidelim mi?..
Boran:gideritde daha erken degil mi?..hem cinsiyetleri daha beli degil...
Sila:benim zaten yarin kontrölüm var,ondan sonra gideriz degil mi?..
Boran:olur gideriz..
Sila:Iyi geceler Borann..
Boran:Iyi geceler Sevdam...
Sila:Boran?..
Boran:efendim..
Sila:simdi sen bana her zaman"Sevdam"diyorsun ya?..
Boran:degil misin?..demiyeyim mi?..
Sila:yok de de,ben sana ne diyeyim("Kocacim"de)..
Boran:nerden cikti simdi bu?..
Sila:niye?..bende sana..SEVDAM diyeyim mi?..
Boran(tebessüm eder):de..Sila?..
Sila:efendim Boran..
Boran:bak sana bi ...Sila,basini Boranin gögüsünden kaldirir..
Sila:baktim..noldu?...
Boran:hic sadece o güzel yüzüne bakmak istedim..
Sila:Borannn..
Boran:bugünkü olay,eger bana birsey olsydi size nolurdu?..
Sila:ama sana birsey olmadi,olmayacakta..sen hep benim yanimda olacaksin..tabii cocuklarimizin da...
Boran:Ben hep sizin yaninizda olacagim...Boran,Silayi anlindan öper..ve Sila yine basini Boranin gögsüne koyar..
Sabah olur,Boran erkenden kalkip banyo yapar(kolu sargiliyken ama neyse,bu diziyi on yasinda kücüklere yasaklamalari gerek)..Silada uyanir,Boran üstünü degistirdikten sonra asagi iner..Silada dusunu alarak asagi iner..
Kahvaltilarini yaparlar hep beraber..Sila ve Boran kontrole giderler..ama üc cift göz onlari izliyordur..
reklamlar...
ben baya bi yazmisim umarim begenirsiniz...
cansu_mehmet 02-01-07, 14:40 devam(arkadaşlar bu senaryom bol konuşmAdan oluşuyo)
boran sahile varmıştır..uzaklara,derinlere dalmıştır..ne yapacağını düşünüyordur,daha sonra düşüncelerinden sıyrılır ve cihan aklına gelir..geçen kötü gecenin bedelini ödeyecek kişi cihandı..boran saatine baktı..saat on civarındaydı..arabasına atladığı gibi evin yolunu tuttu..
(ARABADA)boran--inşallah evdesindir cihan!elimden kurtulamazsın...işlerime karışmamanı söylemiştim sana..
(HASTANE)narin normal odaya alınmıştır..sıla ise boran gittikten sonra hemşirenin zoruyla biraz dinlenmiş,sonrada ayaklanmıştır..azad narinin odasındadır.narin kendine gelmiştir.sıla kapıyı vurup içeri girer..
sıla---narinn!(kapının arkasından bakarak)
narin---niye öyle uzak duruyorsun sıla?gelsene..
sıla narinin yanına yaklaşır..
azad--ben gidiyim sana bi çay alıyım bacım.
sıla---tamam azad..bende narinle konuşuyum biraz.
sıla---narin neden evden çıktın?daha doğrusu o kadar korumanın arasından nasıl dışarı çıktın?
narin---kimi kimden koruyon sıla??bizi abimin adamlarından?törelerden de abimden de kaçamıyacağımızı biliyon değil?
sıla---ne?ne diyosun sen narin?onlar bizim adamlar??
narin--abimi arayınca neden sizin adam gelip beni abime götürdü peki?ne kadar güvenilir adammış meğer?sen canını abime emanet etmişsin haberin yok sıla!!
sıla---boran ağalığını gösterdi demek!! istanbuluda mardin yaptı ha..neyse narin sana söylemem gereken başka bişey var..
narin---noldu sıla?kötü bişey yok değil??
sıla---boran benden de bebeğimden de vazgeçmiş daha kötü ne olsun narin?
narin--ne diyon sıla?hamilesin sen?
sıla---evet narin..hamileyim..
narin----sıla abim ne senden vazgeçebilir,,ne de bebeğinden..
sıla---boran hamile olduğumu biliyo narin..ama hiç yokmuşum gibi davranıyo.bebeğimi de beni de istemicek..
sıla daha fazla duramaz ve yine ağlamaya başlar..
narin---ağlama sıla..bak ben sana diyom..abim bi yolunu bulup aşiretin kararını değiştirecek..hem sen aşiret ağasının çocuğunu taşıyorken kimse bize dokunmaz!!
sıla---gerçekten mi narin?böyle bişey olabilir mi?boran bebeğimizi ve beni yeniden kabul eder mi?...
boran bu sırada eve gelmiştir..kapıyı açar ve öfkeyle içeri girer...
boran---cihannnnnnnnnn!!!!nerdesin çabuk gel buraya...
abay---boran dur sakin ol...zinhar ağa geliyomuş..cihan onu almaya gitti..sakin ol.hele geç otur bi şöyle..
boran ve abay otururlar..
abay---anlat şimdi boran..bütün gece nerdeydin?aradım ama telefonun kapalıydı..beni yolcu etmeye bile gelmeyeceksin sandım..
boran---narin vuruldu abay..
abay--ne?nasıl yaparsın bunu boran?ben kan kardeşimi hiç mi tanımamışım?
boran---sende mi abay?sende mi ben vurdum zannediyosun?neden bu kadar hışımla cihanı arıyorum zannediyosun?
abay---cihannn...boran affet beni kardeşim senden şüphe ettim..
boran---boşver abay..narin iyi..ama..
abay---aması ne boran?
boran---sıla!!sıla hamileymiş abay..
abay---bu çok güzel bi haber boran..demek aşiretin kararını değiştirebilirsin...
boran---aşiret mi?aşiret umrumda mı sanıyorsun abay?ben onu sevdiğimi söylediğim halde,,o beni terketti..
abay---ne o?artık istanbulluyla kaçtı demiyorsun?
boran--bunu sılaya söylediğimde güzel bi tokat yedim abay..
abay---demek sıladan yediğin küçük bi tokat aklını başına getirdi..
bu sırada kapı açılır ve içeri cihanla,babası girer..
LÜTFEN YORUMLAR...ÇOK YORULDUM.AMA İNŞALLAH DEVAM EDERİMbye
40...roses 02-01-07, 14:46 Su kurumus Gül´lesu verdiginiz( güzel yorumunuzla) icin tesekkürler haydi devam o zaman...(Gramatik hatalarimin farkina varmissinizdir (i,s,g olarak yaziyorum ) üzülerek söylü yorum pc ´de ayarlayama yapamadim özür dilerim .)
Celil kizinin elline telefonu tutusturup "Agaya Dogruyu söyle canimiz icin "
En sevkatli ses tonu ile."Boran ben ..."o anda ailesinin bakislarini isseder ."..ben galiba Hamileyim ."Seszizlik Boran ne diyecegini ne söyleyecegini bilemez bu öfke onu kemirir.
"Benim en sayif noktamdan vurmayi ne cabuk bulmussunuz !" "Dogru söylüyorum Boran ,dün aksam evde Test yaptim .Hamileyim" Boran derin nefes alir "Tamam sonra konusuruz." "Narin ..Narin ne olacak ?" "Narin´i düsünme o artik Ailesinin yaninda." Narin bu konusmadan bir sey anlayamaz sadece abisinin biraz olsun sakinlestigini görür."Tamam Boran " demeye kalmadi Sila boran telefonu kapadi.
Sila Telefona baka kaldi Ailesine Azad`a ne diyecekti.Bedar kizinin halini anlamisti "Narin abisinin yaninda kalcak degil ,Aga´dan haber beklicegiz en dogrusu bu." Bu sözleri derken kendi bile sairmisti ya Narin´e birsey olursa ?Sila´yi Nuran´la odasina gönderip Azad´da döndü."hadi oglum toparla kendini ." "Narin beni birakip nasil ölümüne gitti ana." Ogul ,Narin ailesi 2 kez sirt cevirdi onun yükü hepinizden agirdi.Onuda anla biraz ." "hadi herkez yataklara ,yarin daha güclü olmaliyiz belki ."
Sila yatagina uzanmis Boran`in resmiyle konusuyordu "bir an icin senin öldügünü sandim cok korktum.Midyat´ta olsaydik bebegimizin haberine ne kadar sevinecektin kim bilir. Cok özledim ." Aklina Boranin sözü gelir aklina IHANET ETTINIZ Sila gözyaslarina bogulur uyku gözyaslarini silmek istercesine gözleri kapatir .
Boran ne yapacagini planlarken önce Abay´la bulusup Narin`i emanet eder .
Istanbul gece aleminde bir adam zaferini kutlarcasina kadehten ickisini yudumluyor ,tezgahin arkasindaki aynadan kendi görüntüsüne pis pis siritip kadeh kaldiriyor." Ailenin namusu nasil temizlenir görürsün Boran aga ." telefonun sesiyle irkilir "Alo söyle ." Kin ,öfke ve nefret yansir cirkin yüzüne .
Boran emin adimlarla gecenin karanliginda ilerler ciftlik evin arka tarafina gelince Adamini görür ."geldinizmi ,sagdaki pencere kolu acik merdivende hazir 30.dakkia´niz var."Merdivenden yukari tirmanir bir panther gibi iceri atar.Etrafa bir göz gezdirerek sila´nin yataginda ki resime gözü carpar ,Sila´nin yüzüne bakar ne kadar masum görünüyor diye icinden gecirir ."Yalan hersey Yalan."diye fisildar.Sila uykusunda ürperir (camdan gelen soguktanmi yoksa Boranin bakisindanmi artik istedigniz gibi ).Boran´i karsisinda görü yordu ama yinede tanidigi Boran olamazdi solmus bitkin nefret gözlerinen fiskiriyordu."Geldin demek " "Geldim ve yalniz gittmiyecegim." Sila sasirir "Nasil"
" Seni almaya geldim ,kalk hazirlan ." " nereye götüreceksin Boran " "Silaaa hadi " Sila birsey anlamaz kalkip dolapdan kiyafetlerini alir banyo´ya yönelir .Boran resmini alir yataktan elline ve kenardaki kommodinin cekmecesini acar .cekmecedeki gözlerine inanamaz .Elline alir ve kendi resmini cekmeceye koyar.Ellindekine kendini okadar kaptirmistiki "boran hazirim " sözüne kendine gelir,ellindekini sert bir sekilde firlatir komodinin üstüne .Sila hic birsey den habersiz yataga yanasir ve cerceveyi görür sakin bir yüz ifadesiyle boran´a bakar . "Lütfen anlata bilirim." " Neyi Sila asiginin resmini yataginin bas ucundan ayirmadiginimi ." "Hayir Boran...önce beni dinle ....o resim sadece maziye ayit senden önce cekilmis .sen zaten cekmecede buldunve yeri orasi yatagimin bas ucu degil."Sila cerceveyi alip cekmeceyi acar cerceveyi yerlestirirken boranin resmini görür "Asil yatagimin bas ucunda olmasini isredigim resim burda "irkilir bu sözleri icinden söylemisti yoksa kulaklari ona oyun mu oynuyordu .utanir yavasca arkasini döner ve borana bakar .
Boran o sözlerden sonra ne diyecegini bilemez matigi yalan diyor kalbi inanmak Sila´nin bakislarini his eder üzerinde."hadi gidelim " "Kapi dururken camdanmi inecegiz ." camdan,sila kimse görmeden ." "Ben inemem bu halimle " bu sözü söylerken karnini tutar ." Yardim ederim ben san birsey olmaz."
gecenin karanliginda kayip olurlar .arabaya ulastiklarinda Sila hayretler icinde kimsenin fark etmedigine sasirir ."Eger beni öldürmek isteseydin 2 gün önce gelip kolaylikla yapabilirdin."
Sessizlik Boran ise buna ne cevap verecegini bilmez ,evet ISTESEYDIM direksyonu sikica tutar.
Kac gündür icini kemiriyordu bu caresizlik .
yagdir mevlam su diyorum siz anlarsiniz degil ...
MeHmEt - GüMüS 02-01-07, 15:31 PAPATYANIN HİKAYESİ
Koskoca bir bahçede harikulada çiçekler içinde bir papatya.. Ve papatya aşık olmuş, yanmış tutuşmuş ak sakallı bahçıvana.. Bir ümit bekliyormuş. Yüzlerce çiçeğin arasından Onunla, sadece onunla saatlerce ilgilensin.. Buz gibi suyunu sadece ona döksün istiyormuş.. Sadece ona değsin makası, Sadece ona gülsün dudakları.. Kıskanıyormuş bahçıvanı, kırmızı güllerden, sarı lalelerden, mor menekşelerden.. zambaklardan... Papatya, sadece bahçıvan için açıyormuş, Bembeyaz yapraklarını...
Bir gün, aşkı öyle büyümüşki.. Papatya yapraklarını taşıyamaz olmuş.. Eğilivermiş boynu.. Toprağa bakıyormuş artık.. Bahçıvanın sadece sesini duyuyormuş.. Ayaklarını görüyormuş.. Bunada şükür diyormuş.. Yetiyormuş ona, bahçıvanın varlığını hissetmek.. Zaman akıp gidiyormuş.. Papatya bahçıvanın yüzünü görmeyeli çok olmuş.. Ne var sanki boynumu kaldırsa.... Bir kerecik daha görsem yüzünü diyormuş...
Ve işte bir gün...Bahçıvan papatyaya doğru yaklaşmış.. İncecik bedenini ellerinin arasına almış.. Elindeki sopayı, köklerinin yanına, toprağa sokmuş bir iple papatyanın gövdesini bağlayıvermiş sopaya.. Papatya o an daha çok sevmiş bahçıvanı.. Hala göremiyormuş onu, ama bedeni kurtulmuş.. Uzun bir müddet sonra, bahçıvan uğramaz olmuş bahçeye.. Gelen giden yokmuş.. Kahrından ölecekmiş papatya..
Ama işte bir sabah... Hortumdan akan suyun sesiyle uyanmış.. Derin bir oh çekmiş.. Çılgıncasına sevdiği bahçıvan geri gelmiş.. Birden, kendisine doğru gelen iki ayak görmüş.. Bu onun delicesine sevdiği bahçıvan değilmiş.. Başka birisiymiş.. Adamın elinde bir de makas varmış.. Papatyanın kafasını kaldırmış yukarıya doğru....
Ne güzel açmışsın sen öyle demiş.. Bu gencecik, yakışıklı bir delikanlıymış.. Gözleri gök mavisi, saçları güneş sarısıymış.. Ama gövden seni taşımıyor demiş. Elindeki makası papatyanın boynuna doğru uzatmış.. Ve bir hamlede bağını gövdesinden ayırmış.. Papatya yere düşerken hatırlamış sevdiğini.. O ak saçlı, ak sakallı, yaşlımı yaşlı bahçıvanı hatırlamış.. Birde o gencecik, yakışıklı delikanlıyı düşünmüş.. Ve o an anlamış, neden o yaşlı bahçıvanı sevdiğini.. O her şeye rağmen, papatyaya emek vermiş.. Ona hiç bir zaman güzel olduğunu söylememiş, ama onu aslında hep sevmiş....
Papatya anlamış artık...
Sevgi, emek istermiş...
Yere düştüğünde son bir kez düşünmüş sevdiğini... Teşekkür etmiş ona içinden.. Son yaprağıda kuruduğunda, biliyormuş artık....
Gerçek sevginin, söylemeden, yaşamadan ve asla kavuşmadan varolabileceğini...
--------------------------
Coktan beri yazamamistim öykülerimi
Umarim begenirsiniz arkadaslar.
MeHmEt - GüMüS 02-01-07, 15:39 Ben bu öyküden cok etkilenmistim..Birde siz okuyun isterseniz ve Boran´la Sila´yi göz önünde bulundurun...:img-yes:
Gercek Olan Bir Ask Hikayesi
Bir kız ve bir delikanlı bir motosikletin üzerinde 180km hızla gidiyorlar ve aralarında şöyle bir konuşma geçiyor:
kız : lütfen, lütfen, çok korkuyorum
kız : lütfen yavaşla, ben korkuyorum
delikanlı : hayır, bak ne kadar eğlenceli
delikanlı : peki, beni sevdiğini söyle
kız : seni çok seviyorum, lütfen yavaşla
delikanlı : şimdi de bana sıkıca.. sarıl..........kız delikanlıya sıkıca sarılır
delikanlı : şapkamı alıp, kendine takar mısın? başımı cok sıktıı
ertesi gün gazetelerde şöyle bir haber çıktı:
motorsiklet kazası; motorsiklet, fren arızası nedeniyle, bir binaya çarptı. üzerindeki 2 kişiden sadece biri kurtuldu.
gerçek ise şöyleydi; yolun yarısında, delikanlı
frenlerin bozulduğunu anlamış ama bunu kızabelli etmek istememişti.
bunun yerine, kızdan kendisini sevdiğini söylemesini ıstemış kendısıne
son defa sarılmasını istemişti. sonra da kendi ölümü
pahasına, kızın başlığı takmasını ve hayatta kalmasını sağlamıştı. işte
gerçek aşkın anlamı da buydu!!!
sevimli yaratık 02-01-07, 16:05 PART 1
(boran mardinin en yakışıklı ve en merhametli ağasıydı...
genç yaşında babasının istedigi ve baskıları üzerine hiç tanımadıgı karaahmetoğullarının kızı şevin'le evlemek zorunda kalmıştı...
ama şevine karşı hiç birşey hisetmiyordu..
evlendiklerinden beri şevine elini bile sürmemişti...sadece karısı olarak saygı duyuyordu...
onunla evleneli 3 ay olmuştu...ama hiç mutlu degildi...
karısı şevin boranla evlenecegi için çok mutluydu..deli aşıkdı ona...ama bilmiyordu ki başına gelecekleri.....)
boran bir sabah yine atına binmiş rüzgarla yarışıyordu....
birden susadıgını hissetdi...mardinin girişindeki çeşmeye yol aldı....
boran çeşmeye gelince başında durmuş testiye su dolduran kıza bakdı....kendice süzdü...
(sıla ise karşı köyden celil efendinin kızıydı 18'ni daha bu sene girmişti..
sıla'nın güzelligi diger köylerden bile duyulmuşdu...
isteyeni çokdu ama celil efendi kızının küçük oldugu söylereyerek görücüleri nazik bir şekilde reddediyordu....)
sıla başını kaldırıp yanı başında duran adama bakdı...sonra kenara çekildi...
taşın üzerine bıraktıgı çicek demetini alarak çeşmenin başına tekrar geldi...
Boran küçük kızın geldini görünce bu sefer o çekildi kenara...
sıla elindeki tasla çeşmeden su doldurup;belli belirsiz bir gülümsemeyle çiceklerine su serpiştiriyordu....
boran sılanın yanına yaklaşıp nazik ve ince bir sesle sordu...
Boran-sen bu köyden misin?
sıla borana tekrar baktı...kendinden emin bir tavırla...
Sıla-hayır
Boran bu küçük kızdan gözlerini alamıyordu..büyülenmiş gibiydi....
Boran-ismin ne senin?
Sıla-SILA!!
Boran biraz heycanlanarak;
Boran-yoksa;sen Celil efendinin kızı Sıla mısın?
Sıla konuşamıyordu...heycanı konuşmasına engel oluyordu...yutkundu...
Sıla-Evet...
Boran Celil efendinin böyle güzel bir kızı oldugunu duymuşdu...
Ama bu kdar güzel oldugunu tahmin etmemişdi...Sıla'nın o yumuşak ve kadınsı sesiyle kendine geldi....
Sıla-Senin ismin ne peki?..
Boran hafifden gülümseyerek..
Boran-BORAN!!!
sıla hafif bir gülümsemeyle bakıyordu..etkilenmişdi borandan...Hiç bişey olmamış gibi topladıgı çiçek demetini eline alarak çeşmenin yakınında ki taşa oturdu...
Boran ise bu kızın duruşuna bakıp gülümsüyordu..bu çocuksu hali çok hoşuna gitmişdi...
Boran-kimi bekliyorsun sen?
sıla başını çevirip borana baktı "sanane" diyen gözlerle....sonra cevap veremeden de edemedi...açıklama yapmak istemedi..bir anda zihninden bir sürü düşünce akıp gidiyordu..."abimi bekliyorum desem..beni küçümser...çocukmuşum gibi bakar.."diye geçiyordu aklından...
Sıla-Azadı....
Boran meraklı düşünceler içindeydi..."Azad da kim?" diye düşünmeden edemiyordu kendini...birden silkindi.."ne yapıyorum ben...hem bana ne azad kim"diye mırıldı sessizce...tekrar çeşmeye yönelip,ellerini yıkar..sonra avuçlarını suyla doldurup saçlarına götürür...Sıla ise pür dikkat boranı izliyordur..bu kadar yakışıklı birini daha hiç görmemişti..Dalgın dalgın seyrederken; yakından gelen azadın sesiyle irkildi...Hemen ayağa kaltı,sanki abisini ilk defa görüyormuş gibi sıkıca sarıldı....
Sıla-Azad...hiç gelmiceksin sandım?
Azad-kusura kalma bacım...çarşıda işim uzadı...
Sıla tebessüm ederek azadın yanagına kocaman bir öpücük kondurdu..Azad biraz gülümseyerek sılanın yanagını okşadı.....
Azad-sen yine bişey isteyeceksin degil?
Sıla borandan utanmıştı..kortugu başına gelmişti bile...abisi ona küçük kız muamelesi yapıyodu..
Sıla-azad....Beni sinir etme...
Azad-tamam..bacım..hemen kızma..
Sıla-hadi gidelim...
Azad-sen bir dur hele..gelicem şimdi...
Azad sılanın yanından ayrılıp,borana doğru ilerledi...
azad-merhaba agam..nasılsın..
boran elini azadın omuzuna dokundurarak...
boran-ben iyiyim azad..sen nasılsın...
azad-ne olsun agam...iyiyiz işte...
boran gözleriyle işaret eder...
boran-bu senin kardeşin mi?
azad arkasını dönüp sılaya bakadı...sonra başını yine borana çeviridi...
azad-evet agam...sıla!!
boran ve azad-...........
aralarında ki konuşma bittikden sonra azdan sılaya doğru ilerlerdi..ve eve doğru yol aldılar...yol buyunca hep şakalaşıyorlardı....ama sıla ne kadar abisini dinliyor gözüksede boranı düşünüyordu...etkilenmişdi ondan...bir insan bu kadar yakışıklı olurmu diye düşünmeden edemiyordu....eve vardıklarında bedar ana sedirden kalkarak azadla sılaya doğru yürüdü....bagırmaya başladı tatlı bir sesle....
bedar ana-nerde kaldınız siz...
azda-geldik yaa ana...
sıla bedar ananın yanaklarını sıkarak...
sıla-geldik yaa canım annem...hem bu kadar merak etme...bize bişey olmaz...
bedar ana gülerek sılaya kocaman sarıldı...içinden gelerek koklaya koklaya öptü...
azda-ana varsa yok sa kızın...bizi hiç düşünmesin zaten...
bedar ana-olur mu öyle şey oğlum..hepinizde gözümde aynısınız...
azad gülümseyerek bedar anaya sarılır..
bedar ana-hadi sofraya..babanızda sizi bekliyo...deyip içeri salona geçdiler...
celil-nerde kaldınız oğlum..bende sılaya birşey oldu sandım...
Azad gerçekten bozuluyordu...çocukların içinde en büyügü o olmasına rağmen sıla daha çok seviliyordu..sıla zıplayarak babasının yanına oturup yangını öpücüklerle doldurdu...
celil-dur kzım yapma..bak dilanla emir kıskanacak...
sıla-üff baba..niye kıskansınlar ki..biz onlarla kardeş degilmiyiz...
Azad bir anda kendine kızmaya başladı..biz kardeşiz..neden sılyı kıskanıyorum ki diye kendine çıkıştı..o sırda da bedar ana sofrayı hazırlayıp hepsini çagrır...
bedar ana-celil..azad..sıla...dilan..hadi gelin sofraya...
celil-tamam bedar kızma..geliyoruz....
yemekleri yedikden sonra sıla herkesden izin isteyip odasına çekildi...aklına boran geldi..yattı yataga hayalini kurmaya başladı..ilk defa birini düşünüyordu..aşk nedir nasıl yaşanınır bu duyduyu hiç tatmamışdı...kalbi heycanla çarpıyordu..yavaşca gözlerini kapatıp kara gözlerini düşünmeye başladı....o heycanla mutlulukla bırakdı kendini uykuya...
sevimli yaratık 02-01-07, 16:09 PART 2
Boran da konagın yolunu tutarken aklından sıla çıkmıyordu...güzel kara gözlerini aklında gitmiyordu...
konaga geldiginde atını ahıra bağlayıp yukarı odasına çıktı...yatagın üzerine uzanmış sılayı düşünüyordu..ne yapsa çıkmıyordu aklında....
silip atamıyordu zihninden...
o sırada şevin içeri girdi....boranı görünce bir hayli şaşırdı....
şevin-senin geldini duymadım...
boran-yeni geldim....
şevin hafif bir tebessümle borana bakdı...evlendiklerinden beri yüzünün böyle güldügüne hiç şahit olmamıştı...yataga doğru yaklaşıp boranın yanına oturdu..
şevin-boran..
boran-efendim..
şevin-bugün dışarıya çıksak olur mu?
boran-tamam..akşama hazırlan gideriz...
boran ilk defa onunla doğru düzgün konuşmuşdu...yüzündeki gülücüklere engel olamıyordu..boranın yanagına bir öpücük koyup banyoya girdi...
boransa istemiyordu onunla birşey yapmak..ama yinede bazen kaderine razı olması gerektiginide biliyordu..böyle küçük istisnalara sakin olmaya çalışıyordu ama yapmaıyordu...yatgı yerden bir hışımla kalkıp,güvercinlige gittdi..o sırada ise kevser ana ve firuz ağa salonda oturuyorlardı....
kevser ana üzüntülü bir şekilde...
kevser ana-agam..bu oğlana yine bir haller oldu...evlenir degişir dedik..yine aynı..
firuz aga-elleşme sakın kevser kadın..düzelir yakında...
kevse ana-eyi sen bilirsin agam..ama benim için hiç rahat degil...zaten bu gelinide hiç sevmiyorum..
sana dediydim agam..evermeyelim bunları diye...alışamadılar biribirlerine...
firuz aga-merak etme sen..herşey tam yerine otursun..sende seversin gelinli..boran da..
ayşe akşam yemegini hazırlamıştır..doğruca salona firuz agayı çagırmaya gider...
ayşe-agam..sofra hazır...
firuz ağa-tamam ayşe..geliyoz..
firuz aga ve kevser hanım akşam yemegi için diger salona geçerler...
boran ise yukarıda kendi sorunlarıyla boğşup duruyordur...güvercinlerin yemini verir...hepsini tek tek okşar...o sırda yine şevin gelir...
şevin-boran..bende her yerde seni arıyordum...
boran-ne oldu?
şevin-kevser ana yemege çagrıyo...
boran-bu gün dışarıda yemek yicektik...öyle istemiştin..
şevin-vazgeçtim boran...kevser ana da sofraya çagrınca...
boran-tamam sen git...ben birazdan gelirim...
şevin çok bozuluyordu..boranın ona böyle soğuk davranmasını hazmedemiyordu..boranı kazanmaya çalışıyordu..ama boran her seferinde onu istemedigini ima ediyordu....yüzü asık bir şekilde sofraya geldi...kevser ana yine anlamıştı aralarında ki soğuklugu...
kevser ana-gelin..söyledin mi..geliyor mu yemege...
şevin başını sallayarak-geliyormuş kevser ana...
gözlerini merdive dikmişti...içinden hadi gel..diyip duruyordu....
kevser ana-sen de dikili kalma öyle..gelde yemegini ye..
şevin artık dayanamıyordu...bu eve gelin geldiginden beri kimse tarafından istenmedigini biliyordu..ama bir umut yüzünden çıkmaza girmişti artık...onu bu hallere düşüren sadece borana olan aşkıydı...sadece onun için katlanıyordu...hiç bir bir tepki vermeden oturdu sofraya...ama aklı hala borandaydı...birden merdivenden inen ayak sesleri duydu...yüzünde gülümseme oluştu...gelen borandı...sofraya yaklaştı...oturdu..
firuz ağa-nerde kaldın oğul...yemekler soğudu...
boran-işim vardı...
firuz ağa-boran..yemegini ye...sonra yanıma gel..diyeceklerim var...
boran-tama baba..
firuz aga yemegini bitirdikden sonra yine geldigi salona geri gitti...aklında bir sürü düşünce vardı..iyi etmişti boranı evlendirmekle...ama evlediginden beri daha da bir içine kapanık olmuştu..boranda yemegini bitirip gitti babasının yanına...
firuz-yarın bir düğüne davetliyiz...hep beraber gideceğiz...işlerini ona göre hallet...
boran-olur baba..saat kaçta...
firuz ağa-17:30 da başlıyormuş oğul..
boran ayğa kalkıp-tamam baba..ben işleri ayarlarım...ben yatıyorum..
firuz ağa-oğul yarın cihan mardine gelecekmiş..duydun mu?...
boran şaşırmıştır...çünkü üstünde bunca yük varken birde cihanla uğraşmak çok zoruna geliyordu...
boran-hayırdır baba..derdi neymiş..
firuz aga-ne bilem oğul...akılna esiyo geliyo işte...sen yinede dikkat et..bir işler çevirmesin...
bora-tamam baba..ben icabına bakarım...deyip çıktı salondan...doğruca odasına gidip yattı yatagına...aklı yine sıladaydı..kendi kendini sorguluyordu..daha bu gün gördügüm birini niye bu kadar çok düşünüyorum..demekden alamıyordu kendini...yüzünden hafif bir gülümseme oluştu...celil efendinin kızıymış diye mırıldandı...sılayı düşünürken daldı uykuya....o sırada şevin girdi içeri boranı uyuyo görünce hemen üstünü degiştirip yataga girdi ve borana sarılarak oda uykuya daldı..
cansu_mehmet 02-01-07, 17:11 devammm
cihan içeri girer girmez,boran oturduğu koltuktan fırlayıp cihanın yüzüne
yumrukları indirmeye başladı..abayla,zinhar boranı cihanın üstünden çekmeye
çalışıyordu..
cihan---emmioğlu napıyosun sen?çekin şunu üstümdennnnnn...
boran---sana benim işlerime karışma demedim mi cihan?sen kimsin ki benim
bacıma silah çektiriyorsun?
zinhar---dur oğul?bunun için nasıl cihana el kaldırırsın?cihan senin yapmadığını
yapıyor...
boran sinirli bir şekilde---amcaaaaaa...!!!!benim işlerime karışılmıcak dedim..
zinhar---sen git namusunu temizle o zaman boran ağa!!!aşiretimizin yüzünü yere
eğdirme!!
boran---aşiretimizin gelecek ağasını,,ve benim çocuğumu karnında taşıyan
kadına,kadınıma bi daha el kaldırırsanız,,karışmam olacaklardan ben sorumlu
olmam...bu bir berdel evliliktir.narinin ölmesi demek,,ona bişey olması demek
sılanın ölmesi demektir..dua et cihan!!dua at narin ölmedi..yoksa sen de şimdi
yaşıyo olmazdın..anladın mı beni cihan!!!
boran böyle bağırırken cihan ağzı burnu kan içinde,,zinhar ise bu kötü karşılama
merasimi içinde şaşkın şaşkın boranı dinliyorlardı..
boran---cihan!!bakalım bu durumu aşiret öğrenince sonun ne olacak??
abay ilk kez boranı bu kadar öfkeli görüyordu..boransa silahı beline takıp sılayı
öldürmek için istanbula gelmişken,,,sılayı kaybetme korkusu beynini bir ateş gibi
sarmıştı..ama artık sılaya kimsenin dokunmayacağını biliyordu..çünkü amcası
sılanın hamile olduğunu öğrenmişti..ve amcasının aşirete hemen haber
vereceğinden emindi..
zinhar--cihan git..üstünü başına topla gel!!!zinhar hiçbişeyi tam bilmediği için
cihana çok kızmıştı..halbu ki hamilelik sonradan öğrenilen bişeydi.ama boran
tabiki bunu söylemedi..cihan sinirli bi şekilde odasına gitti..
boran---ben odama gidiyorum..üstümü değişip hastaneye uğrucam.dedi..
olanlar abayın çok hoşuna gitmişti aslında..boran yine sılaya sahip çıkıyordu
işte.kardeşini iyi tanımıştı abay..abayda odasına çıktı..boranın tahmin ettiği
olmuştu. zinhar hemen telefona sarıldı..firuz ağayı aradı..
firuz telefonu açar..
firuz---alo
zinhar--alo!!abi benim zinhar..abi buralarda işler karışık..gelin hamileymiş..
firuz--ne dersin sen zinhar!!aşirete torun mu geliy?
zinhar--evet abi!!aşireti toplarsın ,,ama
firuz--aması ne zinhar?
zinhar---narin vurulmuş..ama eyiymiş abi.sakın merak etmiyesiniz..ben burdayım
abi.herkese göz kulak olurum..
firuz---olan yine narinime oldu haa..neyse eyiymiş en azından..
zinhar--tamam abi sonra görüşürüz..
firuz---ha zinhar?
zinhar--buyur abi!
firuz--gelinime iyi bakasınız..onun kılına zarar gelirse sizden bilirim..ne demek
istediğimi anladın değil zinhar?cihana sahip çık!!!
zinhar--anladım abi..hadi sağlıcakla kal!!
zinhar telefonu kapatırken,boran aşağı iner..
boran---babam mıydı o amca?
zinhar---evet yeğenim..haber verdim..aşirete söylicek.geline eyi bakın.dedi.
boran---iyi amca.cihanın kulağını birazda sen çeksen iyi olur..ben hastaneye
gidiyorum şimdi,,sılada ordadır zaten...
zinhar--merak etme yeğenim..güle güle..
boran hastaneye bacısının yanına daha doğrusu,sılasının yanına doğru yola
çıkmıştır..
LÜTFEN YORUMLAR!!!:good: bye
masal_perisi 02-01-07, 17:22 Dayanamadım....Buyurun Devamı....
Boran Sıla'nın verdiği cevap karşında neye uğradığını şaşırmıştı....Kalbinin binbir parçaya ayrıldığını yok olduğunu hissetmişti...Kendini toplamaya baktı...Yalnız kalmaya ihtiyacı vardı....
Boran:''Haydar...Haydar...''
Haydar:''Buyur Ağam...''
Boran:''Sıla'yı konağa götür...''
Haydar:''Emredersiniz ağam...''
Sıla:''Boran ben...''
Boran:''Konağa dön SILA''
Sıla:''Tamam gidelim...''
Sıla istemeden ağzından çıkan bu cevaptan dolayı çok pişmandı....Neden hayır dediğini bilmiyordu....Gözlerinin yandığını hissediyordu....
Boran masanın üzerine parayı attıp Sıla'nın arkasından ayrıldı mekandan...Hiç bekelemdiği bir cevap almıştı Sıla'dan...''Biraz zaman ihtiyacım var'' gibi bir cevabı bekliyordu...Ama ''HAYIR'' cevabı...Ona çok ağır bir darbe vurmuştu....Uçuruma gitmeye karar verdi...Ona gitmeye....
Konakta....
Sıla ağlayarak gelmiştir eve....Hemen odaya,yatağın üzerine attı kendini...Deniz ise olanları pencereden görmüş,hemen Sıla'nın peşinden odaya girmişti...Sıla'nın saçlarını okşamaya başladı....
Deniz:''Sıla....Canım...Neden ağlıyorsun?...Ne oldu?...''
Sıla:''Ben...Ben..ben ona HAYIR dedim....''
Deniz:''Sıla...Neye hayır dedin?''
Sıla:''Evlenme teklifine...''
Deniz:''Neden?''
Sıla:''Bilmiyorum...''
Bir sıcak yüz aradım şu tenha sokaklarda sanki herkes yabancı herkes darılmış bana.Ne derdimi soran var ne tanıdık bir çehre.Ne tarafa uzansam ellerim boş kalıyor,mutlu olan kimseler hüznümü arttırıyor.
Uçurum....Uçurumlar her zaman ürkütücü gelir insana...Bir kaç adım uzağında da olsan...Düşücek hissi uyandırır....Özellikle de sevgilini...Sevdanı almışsa...Gecenin karanlığı uçurumu kenarında oturmuş olan Boran'ın..Gözlerindeki hüznü gizlemeye yetmiyordu...Ay ışığı denize vuruyor..Yezda'nın onu dinlediğini söylüyordu....Derin bir nefes aldı...
Boran:''Kalbimi senden sonra açtığım ilk kadın...Bu kırık..kabuk bağlamış kalbe...İlaç olucak derken...O bütün kabukları bir anda söküp...Onu çok fena kanattı Yezda'm....Sadece kanatmaklada kalmadı...Derin bir de yara açtı...Şimdi ben o kan akarken nefes alamıyorum...Bir daha onun gözlerine bakmaya nasıl cesaret ederim ben?....Ya sen Yezda'm?....Sen gitmek zorunda mıydın?...Beni sensiz bırakmak zorunda mıydın?...Ne vardı yanımda olsaydın...Ne vardı o güzel gözlerinde huzur bulsaydım?....Şimdi nefes alamk daha zor benim için....Ah be Yezda'm...O huzr veren sesini özledim....''
O an garip bir şey hissetti Boran...Rüzgar ona bir şeyler fısıldıyor gibiydi...
''Merak etme...Ben hep yanında olucam....Ama...Sen ona kalbini verdin Boran...O senin kalbini acıtsada...Paramparça yapsada...Artık o kalbin sahibi ben değilim....SILA....O kalibin yeni ve son sahibi...Ona şans ver Boran...O daha çok küçük...Ve masum...Ama...Önce ona sevginin değerini hatırlat...Sevdiğini kaybetme korkusunu....O duyguyu hissettiği an...Seni nasıl sevdiğini anlıycaksın...Ben her zaman seni duyucam Boran...Şimdi...Başını dik tut....Sabretmeyi bilirsin...Şimdi onun sana dönemsi için sabredeceksin...''
Konak.....
Deniz:''Sılacım..Onu seviyor musun?''
Sıla:''Her şeyden çok...''
Deniz:''Peki neden hayır dedin?''
Sıla:''Bilmiyorum...Ağzımdan çıktı...''
Deniz:''Neler söyledi sana?''
Sıla:''Çok güzel şeyler söyledi Deniz...Söylenebilecek en romantik sözleri söyledi..''
Deniz:''Başka bir şey söyledi mi?''
Sıla:''Onun adını söyledi...''
Deniz:''Kimin?''
SIla:''Ölen karısının....''
Deniz:''Boran daha önce evli miydi?''
Sıla:''Yezda ile...''
Deniz:''Fotoğrafı var mı?''
Sıla:''Ben nerden bileyim Deniz ya...Ama onu kaybettim...Beni affetmiycek..Sevgimden şüphe duyacak...''
Deniz:''....''
Sıla:''Sen bile sessiz kalıyorsun....Hayatımda belki de gerçketen sevdiğim ilk ve son adamı kaybettim....''
Gecenin En Sarhoş Vaktınde Sana Son Bir Şiir Yazacagim, içinde Sana , Sahte Göz Yaşlarina, Masum Bakişlarina Ve Yalan Aşkina Lanet Okuyacagim...
Herşey bir anlıktır. Aşklar, sevdalar hepsi bir anlık. Kalansa tortusudur hayatın. Ayrılıklar, acılar birde yalnızlık...
TubaBülent 02-01-07, 17:51 hayalce bir boran sila sahnesi yazim dedim
boran:sila hazirmisin?
sila:geliyorum boran
boran:ayy bu kadin milleti yok mu
sila:efendim...güzel olmami istemiyomusun gelin aga olarak
boran:tamam tamam sana laf yetismez
sila:ehh..hadi gec kalacaz..
sila ve boran konaktan cikip arabalarina binerler.boran arabayi kullanir.boran sila konusmasi arabada.
sila:boran hala söylemedin nereye gideceyimizi
boran:sabret biraz
sila:hadi bakalim
boran: iste geldik
sila:nihayette neresi burasi?
boran:görürsün hadi gel
ikisi arabadan iner.bi konagain icine girerler.
sila:neresi burasi ?
boran:sila cok soru soruyosun göreceksin iste
sila sadece borana bakar.
boran:iste burasi...
sila:borannn...inanmiyorum
boran:sila sana süprizim buydu iste
sila:ama benim ona uygun giyimim yok
boran:orasinida düsündüm
sila:sougdur ama
boran : hayir aksine sicak .hadi sila hazirlan
sila:tamam
boran hazir HAVUZUN yaninda durmus askini bekliyor.sila beyaz bikinisiyle borancaginin karsisina cikar.
boran:sila cok yakismis
sila:sanada.hadi ben simdiden dondumm
ikiside havuza atlar ve yüzmeye baslarlar
boran:süperizim güzelmi ??
sila:evet zaten en son istanbulda girmistim annem ve babam yasarken.iki saat sonra giyinip bir lokantaya gidip yemek yerler.
boran:yemekler nasil ?
sila:bu kadarida fazla ama !!
boran:sila seni cok seviyorum
sila:bende boran bende seni seviyorum ..
boran:sila bi cocugumuz olsa hic fena olmaz dimi ?
sila: boran hani bunu hakkinda konusmicaktik daha hazir degilim .
boran : tamam öyle olsun
sila:boran hadi gidelim cok yoruldum
boran:oldu
sila:hadi o zaman her sey icinde cok sagol
boran:baska zamanda yapicaz emin ol.
Mutlu son
part 14
sabah olmustu.iki konaktata herkes erkenden ayaklanmisti.cünkü dügün icin alis verise gidilecekti bugün.
eylül kosa kosa silanin yanina gitti.
eylül:sila hadi kalk.bugün alis verise gidicez ya.onlar gelmeden hazirlan dedi.
sila:öffff tamam abla ya.kalkiyorum simdi.dedi.
eylül odadan cikti.silada ablasinin cikmasindan kisa bir süre sonra yataktan cikti.kendini cok yorgun hissediyordu.
kendi kendine söylenmeye basladi.
sila:öffff nerden cikti simdi bu alis veris ya.ben olmadan yapamiyorlarmi alis verislerini.ben gelinlik taki falan almasamda olur ya.sonra sinirli sinirli.sanki istiyerek gidiyorumda o eve bide gelinlik giy diyorlar.neyse ya ama görücek o boran aga benimle evlenmek ne demekmis.
demek illede sila dersin ha.görüsecez boran aga.dedi.zaten kendi kendine konusurken bir yandanda hazirlanmisti.odasindan cikip asagiya indi.herkes coktan kahvaltisini yapmis salonda oturuyordu.
sila kendi kendine "sanki ne var ne kadarda meraklilarmis dügün yapmaya be" diye söylendi. o sirada celil silayi masaya oturttu kahvaltisini yapmak icin.
celil:hadi kizim yap kahvaltini birazdan gelirler.bak biz senden erken kalktik.eylül gelmese senin uyanacagin yoktu.
sila babasina bakip söyle dedi:eeee hos gör baba nede olsa güle oynaya gelin gitmiyorum o eve sizin gibi heyecanli degilim.ondan olsa gerek uyku daha tatli geldi.
celil birsey demedi digerlerinin yanina gitti.
ama azad artik bikmisti bu durumdan.sila her firsatta laf sokuyordu onlara.ama babasindan cekindigi icin birsey yapamiyordu.bu sefer yine sessiz kalmisti.
boranlarin konagi(gelebildik en sonunda)
boran silanin aksine erkenden kalkmisti.dügün günü yaklastikca silasina kavusacagi gün yaklastikca daha cok heyecanlaniyordu.kevserler coktan kahvaltilarini etmislerdi.yola cikmak icin asagiya indiler.ama boran inmemisti.
kevser sordu:oglum sen gelmiyonmu?
boran:yok ana siz gidin benim islerim var dügünle ilgili onlari hal etmem lazim.malum yarin dügün var biliyorsun.
kevser:ama ogul olmazki.seninde gelmen lazim.biliyorsun gelinle takilari falan sen sececeksin.
boran:ben gelmicem ana.siz gidin.ha unutmadan sila neyi begenirse neye elini sürerse alin tamam mi dedi.
kesver artik iyiden iyiye kiziyordu.oglunun bu kiza bu kadar deger vermesi onun sinirlerini bozuyordu.
kevser:ne isteyecek sanki oglum.en fazla bir kac bilezik.taki seti isteyecek.
boran sinirli bir sekilde:sana ne diyorsam onu yap ana.ne isterse alin.dedi.
kevser:tamam ogul dedi.
boran ise o sirada coktan konaktan cikmisti.kevser kendi kendine söylendi
kevser:aman sende ogul.ask gözünü kör etmis.sanki bilmiyorsun onun huyunu.o inadina kesin hic bir istemez.biz zorla aldiririz.hem koskoca aga kizi kalkipta bizemi minnet edicek sanki.biz zorlamasak o hic birsey almazya neyse.
dedi ve konaktan yola ciktilar silalarin konagina dogru.sila kahvaltisini etmis annesi gille beraber kevser hanimlari bekliyorlardi.
sila kendi kendine söylendi:gel bakalim boran aga.bakalim nasil birseysin dedi.(zavallim bilmiyorki boran gelmiyecek)
tam o sirada kevser hanimlar geldi.sila annesi gille beraber asagiya indi.gözleri borani ariyordu ama boran yoktu.sila anlamisti gelmedigini.kizdi birden
sila:beyfendiye bak ya gelmeye bile tenezzür etmiyor.e be boran aga e be boran aga bende bunlari senin burnundan teker teker getirmezsem banada sila demesinler dedi.
sonra birden kendine geldi kevser elini silanin burnunun dibine kadar uzatmisti öpmesi icin.sila birden bir kevserin eline bakti bir annesiyle babasina.sonra alayci bir gülümsemeyle
sila:öpim kevser hanim dedi ve öptü elini.
kevser bir an duraksadi ve devam etti
kevser:kizim artik bana ana de.senin anan sayilirim.dedi.
sila kevsere bakip devam etti:benim zaten bir annem var kevser hanim.ayrica siz benim degil sadece narinle boran aganin annesisiniz.dedi.
kevser sinir olmustu ama birsey diyemiyorduki.
sila ise firuza dogru ilerledi.sila:öpim efendim dedi ve öptü.
öpüsüp koklastiktan sonra bedar lafa girdi.
bedar:söyle gecinde yukari oturalim.
kevser:yok bedar hanim hemen yola cikalim.malum dügün yarin anca biter alis verisimiz.
berdarlarda tamam dedikten sonra yola ciktilar.
boransa her zamanki gibi onlari iszliyordu.bu olaylar hemen kapinin önünde gerceklestigi icin boran görmüstü.
sonra kendi kendine gülmüstü kevserin elini silanin burnunun dibine kadar sokmasina silaninda kücük bir sok yasayip annesi gile baktiktan sonra alayci bir glülümsemeyle ellerini öpmesine.
kevser hanimlar ve bedar hanimlar arabalara dogru ilerlemislerdi.ama boranin gözü sadece siladaydi.zaten gözünü ondan hic bir zaman alamiyorduki.
arabalara binildi ve carsiya dogru hareket edildi. boranda arkalarindan tabi.
midyat böle bekleyedursun biz biraz da istanbula bakalım.
o akşam burhanın yardım isteği üzerine cihan-burhan-esma yemekte toplanmışlardı.ordan burdan konuştuktan sonra önemli mevzuya geldiler.
B:cihan bey bir açık yakaladınız mı?
C:hayır hiç bir açık yok şirket çok ii ve çok sıkıyönetiliyor o yüzden biz de hile yapmadan dürüstçe(?) yarışacağız.
B:nasıl yani anlayamadım?
C:yani onların girdiği her şeye biz de girip onlara üstünlük sağlamaya çalışarak onları yavaş yavaş batıracağız ve sen tam batacağı sırada davanı açarak işini halledeceksin.
B:hımmm... ii fikir.
işte istanbuldaki tuzaklar da bu durumdaydı.ne kadar da çok düşmanları vardı boran ve sılanın ama onlar bu engelleri tek tek, yavaş yavaş ve birlikte aşıorlardı her seferinde iyiler kazanıordu:img-polic :img-polic
aslında cihanın dürüstlüğü de iftira idi.şirkete iftira atacaktı.ve gazetecileri arayıp ta attı bile iftirasını sabah uyandıklarında televizyondaki haberi gören sıla ve boran ise şoktaydı.bvu iftiradan kurtulmak için hemen oralara gitmeleri lazımdı ve hemen hazırlanıp ilk uçakla istanbula gittiler.bye
cihanın planı şuydu:şirketin genel müdürünün odasına güzel bir kız yollıcak müdürü ayartamazsa da biraz yaklaşıcak ve cihanm foto çekicek bu sırada ve gazetelere vericekti.planın başını uyguladı ama müdür evli bir adamdı yüz vermedi kadına ve bu sefer de dier ihtimali uyguladılar ve cihan fotoyu hemen gazetelere vererek işini halletti.zaten dewamını biliorsunuz sıla ve boran haberi görünce istanbula geldiler.
ilk işleri şirkete gitmek oldu saat daha çok erkendi ama müdür hala odadaydı.haveri görünce eve gitmeye cesaret edememişti.karısına ne derdi?karısı ona inanır mıydı gerçekleri anlatsa?işte bu düşüncelerle sabahı etmişti müdür.saat daha 7 ye geliordu ki müdürün kapısı çalındı.müdür karısı olduğunu düşünerek korkuyla "gir" dedi.gördükleri karşısında şok oldu.yönetim kurulu başkanı, yönetici sıla ve boran karşısındaydı.işine son verildiğini sandı.
M:şey efendim istifa dilekçemi hazırlamıştım zaten
S:senden istifa isteyen mi var?işine dewam ediceksin.
M:hemen kalkarak sılanın önünde yerlere kadar eğildi minnettarlıkla baktı karşısındaki iş kadınına.
S:bunu bizim düşmanlarımızdan biri yaptı.bundan adım gibi eminim ve bizim şirketimizi batırmak isteyen iki kişi var.
B:cihan ve burhan
S:burhan abim yapamaz o böle şeyleri düşünemez aklına bile gelmez yani cihan olabilir.
B:cihanın da derdi benle ama burhan ondan bu konu da yardtemişse koşa koşa gider.
S:şimdi anlaşıldı durum.
M: anlamamıştı şaşkın şaşkın bakıordu sadece.
B:müdüre dönerek odanızda güvenlik kamerası var deil mi?
M:ewt var efendim
B:peki hemen güvenlikçiye söleyin o görüntüleri getirsin dedi.aslında güvenlikçi de dertliydi.şirket güvensizlikten dolayı batacaktı şirket ve o da işsiz kalacaktı.ondan görüntüler istenince sevinçle götürdü ewt bu görüntüler gerçeği kanıtlayabilecek güçte idi.boran ve sıla görüntüleri alır almaz şirketin etrafını çoktan sarmış olan basına
S:şirketin suçsuzluğunu ispatlayacak deliller var elimizde der ve cd yi bire basın mensubuna vererek bunları tvde yayınlayın dedi ve boranla kalabalığı yarark uzaklaştılar evlerine gidiorlardı.dinleneceklerdi biraz.çok yorulmuşlardı zaten dün de uyumayıp ne yapacaklarını düşünmüşlerdi.bye
cihanın planı şuydu:şirketin genel müdürünün odasına güzel bir kız yollıcak müdürü ayartamazsa da biraz yaklaşıcak ve cihanm foto çekicek bu sırada ve gazetelere vericekti.planın başını uyguladı ama müdür evli bir adamdı yüz vermedi kadına ve bu sefer de dier ihtimali uyguladılar ve cihan fotoyu hemen gazetelere vererek işini halletti.zaten dewamını biliorsunuz sıla ve boran haberi görünce istanbula geldiler.
ilk işleri şirkete gitmek oldu saat daha çok erkendi ama müdür hala odadaydı.haveri görünce eve gitmeye cesaret edememişti.karısına ne derdi?karısı ona inanır mıydı gerçekleri anlatsa?işte bu düşüncelerle sabahı etmişti müdür.saat daha 7 ye geliordu ki müdürün kapısı çalındı.müdür karısı olduğunu düşünerek korkuyla "gir" dedi.gördükleri karşısında şok oldu.yönetim kurulu başkanı, yönetici sıla ve boran karşısındaydı.işine son verildiğini sandı.
M:şey efendim istifa dilekçemi hazırlamıştım zaten
S:senden istifa isteyen mi var?işine dewam ediceksin.
M:hemen kalkarak sılanın önünde yerlere kadar eğildi minnettarlıkla baktı karşısındaki iş kadınına.
S:bunu bizim düşmanlarımızdan biri yaptı.bundan adım gibi eminim ve bizim şirketimizi batırmak isteyen iki kişi var.
B:cihan ve burhan
S:burhan abim yapamaz o böle şeyleri düşünemez aklına bile gelmez yani cihan olabilir.
B:cihanın da derdi benle ama burhan ondan bu konu da yardtemişse koşa koşa gider.
S:şimdi anlaşıldı durum.
M: anlamamıştı şaşkın şaşkın bakıordu sadece.
B:müdüre dönerek odanızda güvenlik kamerası var deil mi?
M:ewt var efendim
B:peki hemen güvenlikçiye söleyin o görüntüleri getirsin dedi.aslında güvenlikçi de dertliydi.şirket güvensizlikten dolayı batacaktı şirket ve o da işsiz kalacaktı.ondan görüntüler istenince sevinçle götürdü ewt bu görüntüler gerçeği kanıtlayabilecek güçte idi.boran ve sıla görüntüleri alır almaz şirketin etrafını çoktan sarmış olan basına
S:şirketin suçsuzluğunu ispatlayacak deliller var elimizde der ve cd yi bire basın mensubuna vererek bunları tvde yayınlayın dedi ve boranla kalabalığı yarark uzaklaştılar evlerine gidiorlardı.dinleneceklerdi biraz.çok yorulmuşlardı zaten dün de uyumayıp ne yapacaklarını düşünmüşlerdi.bye
cihan ise zafer kazandıını sanarak haberi zileyip izleyip sırıtıordu. ama son dakika die çıkna haberdeki görüntüyü izleyince dondu birdenişte tüm planı yanmıştı ii de bu nasıl olmuştu.tabiki de sıla ve boran nasıl akıl edememişti bunu ah salak kafam dedi borana oradaki aşiretleri karıştırarak iş çıkarmalıydım ama artık çok tedbirli davranırla bir daaha kalkışamam böle bir şeye en iisi sılaya iftira atma dedi hem bölece boran da yanında olmaz bir taşla iki kuşş vurmuş olurum die düşündü.
boran ve sıla ise eve gelip hemen uyumuşlardı.bu zor günlerinde destek oluorlardı birbirlerine hiç tükenmeyecek sevdaları ile oysa o kadar çok düşmanları vardı ki onlar bazılarını bilmese bile...
hacer senin için yazdım ama artık bu kadar ya yeterbye
part 15
ilk önce kina elbiselerini ve gelinlikleri almak icin bir magazanin önünde durdular.boranda disarida onlara bakiyordu.boran bir an nerdeyse kahkahalar aticakti.cünkü arabadan indiklerinde kevserler önde gidiyorlardi.bedar ana ve eylül de arkadan silayi zorla iterek götürmeye calisiyorlardi.boran kendi kendine ne kadar inatci diye söylendi.
o sirada sivan kahya telefon acti.
boran:alo
sivan:alo agam.hazirliklar tamam.bir gelip bakin isterseniz.
boran:tamam sivan ben simdi geliyorum dedi ve telefonu kapatti.son kez dönüp silasina bakip ordan hizla uzaklasti.
silalar ise dükkanin icine girmislerdi.kina gecesi icin güzel bindallilar,mendiller,gelinlerin basina örtmek icin kirmizi basörtüler alindi.daha sonra gelinlik icin bakinmaya basladilar.narin hemen bir gelinlik begendi denedi ve onu aldi.ama sila bütün magazayi alt üst etti bir türlü gelinlik begenemedi.kevser hanim ona bir sürü gelinlik göstermisti.ama gösterdiklerinin hepsi cok kapaliydi ve silanin istedigi tarzda bir gelinlik degildi.
ordan cikip baska bir gelinlikciye girdiler sila birazcik gezindikten sonra gelinligi buldu.heyecanla bagirdi
sila:eylül buldum buldum gel bak dedi.
sonra kendi kendine "ne oluyor bana ya.neden bu kadar heyecanlandimki" dedi.sonra neyse ya diyip eylülün gelmesini bekledi.kevser hanim disinda herkes hayran kalmisti gelinlige ama kevser sevmemisti cünkü acik buluyordu gelinligi.zaten erkeklerde disarida bekledikleri icin onlar birsey diyemezdi.
kevser lafa girdi:kizim bu biraz acik degilmi.benim sana gösterdigim diger gelinlik daha güzeldi.
sila sinirli sinirli kevsere bakip:neden acik olsun kevser hanim.gayet güzel.hem sizin bana gösterdiginiz gelinlik hic hos degildi tipki eski zamanin gelinliklerine benziyordu.hem unutmayin ben giyicem bu gelinligi siz degil onun icin benim begenmem önemli dedi.
kevser birsey diyemedi cünkü boran neyi begenirse itiraz etmeden alin demisti.
silanin gelinligi iki parcadan olusuyordu.üstteki parcasi ince askili gögüs ve karin kismina fazla abartili bir sekilde olmayan ama yinede cok güzel altin renginden bir iple yöresel motifler islenmisti.etegi ise üstekiki bir kac tül altin rengi bir gül tarafindan bir yandan toplanip tutturulmustu.(anlatamadim ama siz canlandirin iste gözlerinizde.bu arada hayalimdeki gelinlik bu benim)duvagi ise fazla uzun degildi
sila kabinete girip giyindi sonra disari cikti herkesin agzi acik kalmisti.cok güzel olmustu.kevser yöresel bir gelinlik almasini istedigi icin hic bir yorumda bulunmadi ama digerleri cok güzel olmussun sila dediler.
sila karar vermisti bu gelinligi alicakti.
gelinligi aldiktan sonra hep birlikte kuyumcuya gittiler.
narin bir kac bilezik ve taki almisti.sira silaya gelmisti.
sila:hic bir sey istemiyorum demisti.
kevser:olurmu kizim al birseyler demisti ama sila hayir diye itiraz etmisti.kevser hemen azada borani aramasini söyledi azad denileni yapti ve telefonu kevser hanima uzatti.kevser hanim borana silanin taki istemedigini söyledi boranda kevser hanima telefonu silaya vermesini söyledi.kevser hanim telefonu silaya uzatti.aslinda boran cok heyecanliydi ama bir o kadarda kizgindi.
sila:alo ne var.
boran gayet yumusak bir sesle:taki almak istemiyormussun.neden?
sila:bir nedeni yok istemiyorum.ben daha sonra annemlerle alirim
boran hafif sinirli:ne demek annemlerle alirim sen artik benim karimsin senin herseyin benden sorulur.simdi hemen taki begeniyorsun ve aliyorsun.
sila:ben senin karin falan degilim ayricada hic birsey almicam dedi ve telefonu kevser hanima verip ordan uzaklasti.
boran kevser hanima telde almasi icin taki tarif etti .kevser hanimda onun tarif ettiklerinin hemen hemen aynilarini bulup aldi ve kuyumcudan cikti.silaya belli etmeden takilari bedara uzatti.bedar anlamisti ve hic birsey demeden aldi takilari.bütün ihtiyac duyduklarini aldiktan sonra herkes evine gitmek üzere yola cikti.
kevser konaga gittiginde boran onlari bekliyordu.
boran:ana ne oldu aldinizmi gelinligi takilari?
kevser:valla ogul kina icin bindalli aldi.bindallisi güzeldi ama gelinligi hic hosuma gitmedi.
boran:niye ana nasildiki gelinligi.
kevser:valla ogul ben yöresel gelinlik al dedim.hangi gelinligi gösterdiysem begenmedi.getti öyle bir gelinlik begendiki agzim acik kaldi.cok acik bir gelinliktir diyeyim sana.ben güzel degil acik diyincede sen giymiycen ben giyecem dedi.bende daha sesimi cikarmadim.
boran hafiften gülüp:birsey olmaz ana.dedi.ama silanin gelinliginide icten ice cok merak ediyordu.aciba gercekten cokmu acik diye düsündü bir an.sonra yok annem fazla abartiyordur diye gecistirdi hemen.
sonra boran devam etti:eee takilar ne oldu ana birsey dedimi.
kevser:valla ogul senin dedigin takilari aldim.birsey demedi cünkü haberi yoktu taki aldigimizdan ben gizlice bedar hanima verdim.artik o evde söyler herhlde dedi.
boran peki ana diyip odasina cikti biraz yatakta uzandi ama günün verdigi yorgunlukla erkenden yatti.
silalarin konagi
silalar eve varmisti.eylül silanin esyalarini alip silanin odasina cikardi narinde izin isteyip kendi esyalarini alip odasina gitti.
bedar korka korka silaya takilari uzatti.
sila:anne bu ne
bedar:takilar kizim
sila:kim aldi
bedar:kevser hanim
sila:ama ben taki begenmedimki dedi sinirli bir sekilde
bedar:boran aga tarif etmis oda almis kizim dedi.
sila:ve sende bunlari aldin öylemi anne.hem o boran agaya ne ya takilari seciyor.inanmiyorumya.bu kadarida fazla ha diyip ordan ayrildi.
hemen kendini oturma odasina atip bir film takti ve filmi izlemeye basladi.filmin sonlarina dogru sila coktan uykuya dalmisti.
günesin dogmasina bir kac saat kalmisti.
16.Bölüm,kaldığı yerden.
Telefonun öbür ucunda Sıla”Narin ve Boran “diye bağırmaktaydı.Karşı taraftan hiç ses gelmiyordu.Sıla telefonu hala kapatmamıştı.
Bedar:Kuzum,ne oldu?
Sıla:Silah sesi geldi anne,kim vuruldu anlamadım,kimse ses vermiyor.
Azad aldı telefonu eline:Narinim,Narin…orda mısın?
Silah sesini duyan Boran,söylenmeyi bırakarak arkasına döner,karanlıkta tek seçebildiği Narin’in yerde yatan bedenidir.Boran bir an da ne olduğunu algılayamaz.Eğilir,Narin’e bakar.Telefonu alır eline,Sıla’nın “ Narin,Boran” diye haykırışlarını duymaktadır.Abay’ın sesiyle kendine gelir.
Abay:Boran ,yaşıyor mu?
Boran hala kendinde değildir.
ABay Narin’in üzerine eğilir,boynundan nabzını kontrol eder.Nabız atıyordur.Hemen cep telefonundan 112’yi arar.Ambulans gelir,Narin hastaneye götürülür.Adli vaka olduğu için hastane polisi gelir,Boran ve Abay’ın ifadeleri ayrı ayrı alınır.Abay arabanın rengini ,modelini tarif etmiştir.
Boran:Abay,sen nerden çıktın?
Boran:Narin seni arayınca, kötü bir şey yapmayasın diye takip ettim seni.
Boran:Az kalsın yapıyordum Abay,az kalsın kardeşimi,canımı ,ciğerimi ellerimle öldürüyordum.
Abay:Ben dedim sana.Sen kimseyi öldüremezsin.Bitir artık içindeki nefreti.
Boran:Bitiremem.Onlar bana ihanet etti.
Abay:Boran,bir arabadan ateş ettiler,ben gördüm ama çok karanlıktı,plakayı alamadan hızla uzaklaştılar.Araba da …. Model ve siyah renkti.
Boran:Bu…bu..bizim şirketin arabası..
Abay:Ne demek şirketin arabası..İstanbul’da kaç tane vardır bu model,bu renk arabadan.
Boran:Abay,bu Cihan’ın işi.Narin’i Cihan vurdurdu.Ona işlerime karışmamasını söylemiştim.Allah kahretsin.
Abay:Hadi,elini yüzünü yıka,biraz kendine gel.Hem arayıp haber ver,Narin’i merak etmişlerdir.
Boran telefonundan az önce arayan numarayı tuşlar.
Sıla:Alo.
Boran:Narin…
Sıla:Narin’e ne oldu Boran?
Boran:Vuruldu.
Sıla:Vurdum,diyemiyorsun da vuruldu diyorsun.Madem tetiği çektin erkek gibi arkasında dur.
Boran:Ben vursam ben vurdum derim.Ben vurmadım.
Sıla :Nerdesiniz?
Boran:…..Hastanesindeyiz.Sıla,sakın buraya gelmeyin.Ben Narin’in durumu hakkında bilgi veririrm.Narin’e ateş eden kişi,burada sana da zarar vermek isteyebilir.
Sıla:Geleceğiz.Nasıl burada beklememizi isteyebilirsin?
Boran:Sılaaa...
Sıla:Geliyoruz.
Narin karaciğerine saplanan kurşun nedeniyle hemen ameliyata alınmıştır.Çok kan kaybetmektedir.
Boran,bir saat önce kardeşini vurmak için silahını doğrultmuş olan bu adam bir saat sonra kardeşinin sağlığı için gözyaşı döküyordu.
Boran:Narin’e bir şey olmasın Abay.
Hemşire:Narin Hanım’ın yakınları siz misiniz?
Boran:Evet.
Hemşire:Çok acele 0 Rh(+) kana ihtiyaç var.Çok kan kaybetmiş.
Boran:Benim de 0 Rh(+).Ben verebilirim.
Sıla ve Azad, koruma ordusu eşliğinde telaşla geldiler ameliyathane kapısının önüne.Sıla Boran’la karşılacağının tedirginliğini yaşıyordu.
Abay.Geçmiş olsun.
Sıla:Narin nasıl?
Abay:Ameliyatta.Karaciğeri hasar görmüş,çok kan kaybediyor.
Azad:Kan bulundu mu?
Abay.Evet,Boran kan veriyor şimdi.
Azad ve Sıla gözgöze gelirler.
Sıla “biliyordum Boran,senin kimseyi öldüremeyeceğini biliyordum.Şimdi de Narin’e kanınla hayat veriyorsun.”diye düşünerek karnını tutar.
Sıla’nın cep telefonu çalar.Arayan Emre’dir.
Sıla:Efendim.
Emre:Ne işin var senin hastanede.Adam,kardeşini vurmuş,şimdi de seni öldürecek.
Sıla:Sen nereden öğrendin?
Emre:Çiftliğe uğradım,annen söyledi.Sıla ,çabuk ordan uzaklaş.
Sıla:Önce Narin’in sağlık durumunu sorman gerekmez miydi?
Emre:Narin’in sağlık durumu beni ilgilendirmiyor.Seni almaya geliyorum.
Sıla:Buraya gelme Emre.Ben Azad ve Narin’in yanında olmak istiyorum.
Emre.O zaman savcılığa gideceğim,suç duyurusunda bulunacağım,ağa bozuntusu için.
Sıla:Emre…
Telefonu kapatmıştır Emre.Sıla telefonu iğrenerek kapatır.
Hemşire tekrar gelir.
Hemşire: D |