Tüm Versiyonu Göster : Sıla - Anektodlar ( Replik Ve şiirler)


Sayfalar : 1 2 [3] 4

jess
03-03-07, 18:26
Sadece Sıla'ya...:img-hyste :img-hyste

Bir ruhsuzu çok sevdim
Ne arar ne de sorar
Canım yanar içim geçer
Ama onu çok sevdim
Bir ruhsuzu çok sevdim
Keşke sevmez olaydım
Yalancını biriydi
Keşke görmez olaydım
Bir ruhsuzu sevdim
Kalbim ona hasta
Yastayım hala
Bu zamanda bu yaşta
Ruhsuz, ruhsuz,ruhsuz
Bir ruhsuzu çok sevdim
Keşke sevmez olaydım
Yalancının biriydi
Keşke görmez olaydım

:img-pilot :img-pilot

jess
03-03-07, 18:27
Boran'dan Sıla'ya..

Böyle geçinmek zor
Böyle yaşamak zor
İsyanım zamanlara
İsyanım günahlara (Yalanlara)
İstemiyorum.....

İstemiyorum ben böylesi sevdayı
İstemiyorum ben böyle ağlamayı
İstemiyorum ben böyle kahrolamayı
İstemiyorum ben böyle senle olan sevdayı

Gittiğini gördüğüm anda yıkıldım
Yastıgımda kalmış o kumral saçların
Vücudum titriyor, ellerim yanıyor
Hasretinden kalbim gitgide eriyor

Akşam hüzünleri gece darbeleri
Sabaha çıkmıyor hüznün saatleri
Korkma aglamıyor içimdeki çocuk
Sadece birazcık sevgilerim buruk

blg_76
04-03-07, 14:29
Bendeniz - Biri Var


Bir hayaldin öncesinde,
Adın konmuş aşk dilinde
Ben senin sadece imkansızındım
Kelimeler tükendi de,
Sen bitmedin bak içimde.. Bunu senden beklemezdim...
Hangi yalan, hangi sebep
Cevabın yok, bitti demek
Belki de ben senin korkularındım...
Zorundayım, zorundasın
Hangi yolun sonundasın
Belki de sakladığın bi şey var...
Biri varsa aramızda
Çığlıklarım yalnızlığa
Bu ayrılık akşamında
Gözyaşıma boğuldu dünya
Sorma bana sensizliği
Sorma bana gücün yoksa
Gelen aynı giden aynı
Bırak beni yalnızlığıma

blg_76
05-03-07, 11:20
Ebru Gündeş

Saygılarımla

Bir nefes gibi sevmek
Çok gerekli çok özel
Bu yasak aşkımızda son nefes bile güzel
Sende bende çaresiziz ahh çıkmazdayız yolumuz yok
Sevmek hakkımızda olsa biliyorsun biliyorsun biliyorsun
Sonumuz yok
Ben yaşarım yaşanmış duygularımla
Ortasından bölünmüş uykularımla
Sen beni düşünme toparlanırım
Güle güle git sen saygılarımla
Sende bende çaresiziz çıkmazdayız yolumuz yok
Sevmek hakkımızda olsa biliyorsun biliyorsun biliyorsun
Sonumuz yok
Ben yaşarım yaşanmış duygularımla
Ortasından bölünmüş uykularımla
Sen beni düşünme toparlanırım
Güle güle git sen saygılarımla

mslprs
05-03-07, 19:35
23.bölüm
CİHAN:sıla bu işi boran tezgahladı önce sana yeniden yaklaştı güvenini kazanıncada emreyi vurdu.
SILA:sana inanmıyorum senin oyunlarına gelmem
CİHAN:aşk senin gözünü kör etmiş ama boran sana aşık olduğu için yaklaşmadı bunu bil amacam geldi baba oğul oturdular ve herşeye karar verdiler
SILA:boranla konuştum bana herşeyi anlattı sana inanmıyorum
CİHAN:emrenin vurulduğu silahın boranın odasından çıktığını da anlattı mı?
SILA:yalan söylüyosun
CİHAN:inanmazsan inanma ama şunu bil sıla karnında taşıdığın çocuğun babası bi katil.
SILA:neden bukadar nefret ha sana ne yaptı düşmanlığının bir nedeni olmalı
CİHAN:evet soruların bittiyse ben gidiyorum iyi geceler(arkasını dönüp gitmek üzere iken)
SILA: Yezda değil mi? arada ancak bi kadın varsa öfke bukadar büyük olur. seni değil onu tercih etti değil mi? nefretin bu yüzden.
CİHAN: hattin olmayan işlere burnunu sokuyosun
SILA:reddedilmek seni kahrediyor öfken bu yüzden
CİHAN: bana bak gelin ağa seni şuracıkta öldürürüm ben boran gibi yufka yürekli değilim alırım şu ucuz canını (sıla silah çıkarır) vay vay vay
SILA: sen beni aptal mı sandın? sana güveneceğimi mi sandın?
CİHAN:ahh kadınlar (yüzünde iğrenç bi sırıtma var,silahı sıladan alır ve arkadan başına dayar)
SILA: bırak
CİHAN: şimdi boranın neden senden vazgeçemediğini anlıyorum. bu silahı aldın mı mermileri salman gerek sen şansını kaybettin(mermileri boşaltır) al (silahı sılaya uzatır) belki ilerde kullanırsın
SILA:(cihan boğazını sıktığı için konuşmakta zorlanarak): buda senin şansın değilmiydi.sen niye öldürmedin beni.
CİHAN: kolaylokmanın tadı mı olur ben avımı kovalamayı severim(der ve gider)

jess
06-03-07, 22:39
Sıla:Affet beni.Hepsi benim yüzümden oldu.lütfen affet beni.( Emre’nin kolunu tutar ve öper)
Emre:Sıla?
Sıla:Emre? Şükürler olsun.Ben doktora haber vereyim.
Emre:Sıla?Dur.Dur.
Sıla:Ağrın mı var?
Emre:Hayır.
Sıla:Bir şey mi istiyorsun?
Emre: Sana dur demek istiyorum.
Sıla: Emre şimdi daha erken.( O soruya ne alaka bu cevap? )
Sıla: Ne kadar zamandır böyle yatıyorum?
Sıla:Birkaç gündür.
Emre: Sanki her tarafım tutulmuş.Uyuşmuş gibiyim.Belki biraz yürürsem faydası olur ha? ( Tamam sakatsın ille söyletecek:icon_whis ) ( Sıla ağlamaya başlar) Yardım eder misin?( Elini uzatır.Sıla Emre’nin eline bakar ve ağlamaya devam eder.)


Sıla: ( Sıla Emre’nin odasına girer.) Hemşireye söyledim.Şimdi gelirler doktorla.
Emre: Sıla neyin var?
Sıla: Biz de günün birinde huzurlu hayatlar yaşayacağız Emre.Sadece sevdiklerimizinpeşinden koşturacağız.Kaçmayacağız.Kovalanmayacağız.Haketti ğimiz sevgileri yaşayacağız.Günün birinde bu karabasan bitecek.Artık yaşayacağın her sıkıntıyı beraber paylaşacağız.Bütün bunların hepsi benim yüzümden oldu ama emin ol bundan sonra seni bu hayatta hiç üzmeyeceğim.
Emre: Sıla seni yıllardır tanıyorum.Ne kadar inatçı olduğunu biliyorum( nolmuş biz birkaç ayda öğrendik senin yıllarca öğrenebildiğin şeyi:img-pilot )Sen lafını esirgemezsin. ( Hayvan herif..Ne yaptığını sanıyorsun sen hayvan mısın? Seninle aynı çatı altında yaşadığım için utanıyorum..Geceleri nasıl rahat uyuyabiliyorsun ha? Katilsin sen..Katil…:img-hyste )Neyim var? Hıı?
Sıla: Ölümden döndün Emre.Ecel iki karış ötenden geçti ve gitti.
Emre: ( ağlamaya başlar) Sıla bana bir şeyler oldu.O yüzden hareket edemiyorum değil mi?Hıı?
Sıla: Evet.Bi süre böyle olacaksın.Uzun bir süre.ama yeni bir hayata başlayacağız.Biz hep senin yanında olacağız.( Acı haber vermeyi Boran'dan öğrenmiş."Sıla annenle baban bir kaza geçirmiş.İkisi de Allah rahmet eylesin.." )
Emre: Hep böyle kalacağım değil mi?
Sıla: Emre lütfen sakin ol.
Emre: Ne dedi doktorlar?Ömür boyu mu?( Kimin ömrünü ölçtüğüne bağlı:img-pilot )
Sıla ( Ayağa kalkar) Kime inanmak istiyorsun?Doktorlara mı bana mı kendine mi?Seç birini.Çünkü kimi seçersen öyle yaşayacaksın.Evet doktorlar ömür boyu dedi ama ben sana inanıyorum.Sağlığına kavuşacağına inanıyorum.
Emre: Nasıl?
Sıla: ( Emre’nin uzattığı elini tutup yanına oturur tekrar) İşte böyle.Ellerin tutuyor.Bu ellerinde tutunacaksın hayata ( sadece hayata ama Sıla’ya değil)Biz hep senin yanında olacağız.Emre elini hiç bırakmayacağım.

Boran elinde çiçekler hastane koridorlarında karizma fırtınası estirerek arz-ı endam eder.:img-blush :img-blush

Abay: Boran ben burada bekleyeyim.
Boran:Tamam Abay.

Sıla: Kenan amca araştırıyordur.Ben de araştırayım.Bu konuyla ilgili uzman doktorları bulacağız (Amerika’dadır Amerika’da-fırsatlar ülkesine tek yönlü uçak bileti:img-yes: )Hep yanında olacağım.Biraz doğrultalım mı seni?
Emre: Hayır Sıla böyle iyiyim.
Sıla: Bir şey ister misin? Hemen alırım.Ipod’unu getireyim mi sana?Sen müziksiz yapamazsın.
Emre: Sıla?Senden tek istediğim hayatına devam etmen.Burda benimle olmak zorunda değilsin.
Sıla:Sen dememiş miydin sevgi emek ister diye? İzin ver sevgimi göstereyim.
Emre: Senin sevdiğin ben değilim ki.Olman gerekn yer de burası değil.
Sıla: Sen iyileşinceye kadar asla yanından ayrılmayacağım Emre.Asla. ( Neyse ki evlenme de teklif etmeden Boran giriyor odaya:icon_whis )
Boran: Geçmiş olsun Emre.Başına gelenlere çok üzüldüm.
Emre: Buraya ne yüzle geldin ha?Çık git buradan.
Sıla: Emre işler sandığın gibi değil.Seni Boran vurmadı.Aşiretten birisi vurmuş.
Emre: Çık git dedim buradan.
Boran: Yaşananlara gerçekten üzüldüm Emre ama ben sebep olmadım.Bunu yapanı mutlaka bulacağım.( Adalete güveniyorum ben:good: )
Emre: Sen hayatımıza girmemiş olsaydın bütün bu acıların hiçbiri yaşanmayacaktı.Sıla? Ona gitmesini söyle.
Boran: Sıla? ( Başıyla Sılaaa..Hıııı… işareti yapar.)
Sıla: ( gözleri dolu bir Boran’a bir Emre’ye bakar.) Ben biraz daha kalacağım sen beni bekleme ( Aldığın gelinliği de sobaya atıp yakmayı unutma.O eşek kadar soba niye var yoksa?:img-hyste )

Boran şaşırır, “Kuş uçtu Boran Ağa” ya da “Akşama görüşürüz” deyip görüşememiş modunda donar kalır.


OKUDUNUZ MU? ŞİMDİ SHUFFLE TUŞUNA BASIN VE SILA GÖRDÜĞÜNÜZ YERE JESS,EMRE GÖRDÜĞÜNÜZ YERE BORAN, BORAN GÖRDÜĞÜNÜZ YERE DE EMRE KOYUP TEKRAR OKUYUN...:img-hyste :img-hyste

legends_of
07-03-07, 09:44
uçurum uçurum gözlerine baktığım sensin
Prangalarca boynuma taktığım sensin
Dağ gölleri gibi gibi hasret çektiğim
Her gece uyku diye yattığım sensin
...
Gün değmemiş ormanlarda yittiğim sensin
Ömrüme ömür diye kattığım sensin
Deli deli boranlarda aç denizlerde
Teninin tuzunu canım tattığım sensin
...
Damga damga göğsüme vurduğum sensin
Öfke dolu şehirlerde bulduğum sensin
Yer nerede gök nerede ben neredeyim
Diye diye sınırlara geldiğim sensin

Yanarım yanarım tutuşur yanarım
Kavurur ateşim seni de beni de belalım
:sad53: :sad53: :sad53: :sad53: :sad53:

marenostrum
08-03-07, 01:34
Kadınlarımız

Toprak öyle bitip tükenmez, /dağlar öyle uzakta,
sanki gidenler hiçbir zaman
hiçbir menzile erişemeyecekti.
Kağnılar yürüyordu yekpare meşaleden tekerlekleriyle
Ve onlar
ayın altında dönen ilk tekerlekti.
Ayın altında öküzler
başka ve çok küçük bir dünyadan gelmişler gibi
ufacık kısacıktılar
ve pırıltılar vardı hasta kırık boynuzlarında
ve ayakları altından akan
toprak,
toprak,
ve topraktı.
Gece aydınlık ve sıcak
ve kağnılarda tahta yataklarında
Koyu mavi humbaralar çırılçıplaktı.
Ve kadınlar
birbirlerinden gizleyerek
bakıyorlardı ayın altında
geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine.
Ve kadınlar
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yarimiz
ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve kara sabana koşulan ve ağıllarda
ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
kadınlar,
bizim kadınlarımız
şimdi ayın altında
kağnıların ve hartuçların peşinde
harman yerine kehriban başlı sap çeker gibi
aynı yürek ferahlığı,
aynı yorgun alışkanlık içindeydiler.
Ve onbeşlik şaraplenin çeliğinde
ince boyunlu çocuklar uyuyordu.
Ve ayın altında kağnılar
yürüyordu Akşehir üzerinden Afyon`a doğru.


Nazım Hikmet


Yillar bu koyu renkle belirttigim gerceklikte ne yazik ki hic birsey degistirmedi. Kadinlar hala erkeklerin bekcilik ettigi, yargiladigi namuslariyla infazlarini bekliyorlar.. Sanki hic yasamamis gibi ölüyorlar.. Bir gun bu gercekligin degismesi umidiyle, kadinlar gununuz kutlu olsun...

meden
08-03-07, 10:22
Değerli Forum Arkadaşlarıma;


Biz kadınız, bilmeden seviyoruz bu kedileri
Seviyoruz, bir sevilme içgüdüsüyle
Bu bizim yüzümüzde ufacık çizgiler oluyor-acaba?
Evet, çok değil, konuşurken düzeltiyoruz
Orayı burayı topluyoruz, yeriyse çocuklarımızı öpüyoruz
Ama biliyorsunuz ki gene de
Hepimiz, işte hepimiz
Bitmenin, tükenmenin yorgunluğu içinde.

Gözler mi? tavana dikili, hayır pencereye
Yağmalar, sürgünler, yangınlar içinde
Çünkü bu boşluk; tüneller, çukurlar, kapkacak ağızları
Mağaralar,denizler, gökyüzleri değil de
Bu boşluk, o bir türlü dolduramadığımız, o
Orman, dağ, kısacası evrenle.

Biz bu lavanta kokularını bilmeden taşıyoruz
Biz bu tavanı bilmeden eski rengine boyuyoruz
Bu bizim terliklerimizde ufacık güller oluyor-acaba?
Evet çok değil onları bilmeden hoşa gideriyoruz
Sormayın, ama sormayın, bilmeden aralık tutuyoruz kapılarımızı
Bilmeden bekliyoruz, bilmeden uyuyoruz sabahlara değin
Kimbilir, belki de biz Tanrısıyız en olunmaz şeylerin.

Bu bizim en düzenli hareketimiz: olmak
Asılıp kalmışız sokak fenerlerine
Asılıp kalmışız öyle, görenler bizi görüyor
Görenler bizi görüyor, ve gidip geliyoruz dikkatle
Doğrusu, niye saklıyalım, hepimiz bunu yapıyoruz
Ama biz yaşıyorken de bunu yapıyoruz sadece
Cansız ve gidip geliyoruz dikkatle.

Biz bu kendimizi boşuna soruyoruz kendimize
Boşuna asıyoruz onları, boşuna öldürüyoruz
Bu bizim gözlerimizden ufacık şeyler geçiyor-acaba?
Evet çok değil, bakışırken düzeltiyoruz
Biz ne garip şeyleriz ki; doluyuz, bazıyız, avuntuluyuz
Ve bizim en güzel öldüğümüzdür bu: yaşamak
Ben biliyorum, yalan mı, siz de biliyorsunuz.

Edip Cansever

Dünya Kadınlar günümüz kutlu olsun....

jess
10-03-07, 15:59
Sıla: Abay? Neler oluyor anlatır mısın?
Abay: Sakin ol Sıla.Sadece son zamanlarda unuttuğun şeyleri hatırlatmak istedim o kadar.
Sıla: Bana çok kızdı değil mi? Bütün gün telefonlarıma da çıkmadı.Ama başka türlü davranmam mümkün değildi.Beni anlaması..(Abay lafını keser)
Abay: Sıla…Boran sana kızgın değil.Onun da vicdanı var. Onun da kalbi var.Seni anlıyor ama anlaması korkularına engel olamıyor.
Sıla: Ne demek istediğini anlamadım.
Abay: Bugüne kadar yaşadıklarınızı bir düşün. Sen tutsaklığından kaçıp buraya geldiğinde ben Boran’ın yanında kaldım.Onun çektiği acıyı,kalbinin kırıklıklarını gördüm.Sanki hayatta en değerli şeyini kaybetmiş insanların hüznü çöktü gözlerine.En tehlikelisi de gittikçe büyüyen öfkesiydi.Buraya öyle bir karanlıkla geldi ki seni öldüreceğine ben bile inandım.Sevdasının yerini artık öfkesi almıştı.Seni de kendini de yok edebilecek kadar büyük bir öfke.
Sıla: Gerçekten bunu yapacağına inandın mı?
Abay:Ta ki gözleriniz tekrar birbirine kavuşuncaya kadar.O zaman sevdası öfkesinin önüne geçti.Yüreği tekrar sevmesine izin verdi.
Sıla: Benim için de hiçbirşey kolay değildi.
Abay: Sıla..O atasını,aşiretini ardında bırakarak sana geldi.Senin de ona gelmene izin verdi.
Sıla: Buraya eskiden olanları konuşmaya gelmedik değil mi?Gerçekten şu anda hayatımda başa çıkmaya çalıştığım başka dertlerim var.
Abay: Sıla sorun da o ya zaten.Sen yaşananların sorumluluğunu o kadar çok üstüne aldın ki kendi hayatını gözardı ediyorsun.
Sıla: Ne yapmamı bekliyorsun? Hiçbirşey olmamış gibi mi davranayım?
Abay: Emre artık ayaklarının üzerinde duramayacak.Bunu biliyoruz.O senin sevdiğin biri.Ona değer veriyorsun.Buna da saygı duyuyoruz ve anlıyoruz.
Sıla: Madem anlıyorsunuz neden kimse yanımda değil de herkes karşımda?
Abay: Sıla vicdanının sesi kulaklarını o kadar doldurmuş ki başka hiçbirşey duymuyorsun.Ne yapmaya çalıştığının farkındayım ve bundan korkuyorum.Birşeyi yapmaya çalışırken bir diğerini yıkma.Eğer Boran’ı kendinden,yüreğinden uzak tutarsa o da yaralanacak Emre gibi.Onun yarası yüreğini yarım bırakacak ama.Anlıyorsun değil?( Sıla onaylarcasına başını sallar.) Sıla bir kere onu ardında bıraktın ama bir kere daha bırakırsan bunun dönüşü olmaz.O senin yaralarını sarmaya çalışıyor.Sakın kendinden uzak tutma onu.Hem senin için bu kadar güzel sürprizler hazırlanırken…( Abay’ın yarım bıraktığı cümlesini duyunca Sıla masum ve şaşkın bir ifadeyle Abay’a döner.Abay gülümse ve bakışırlar.

seyşelll
11-03-07, 14:50
AŞK

Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı.
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı

Oysa kalbim şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı İstanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydiki sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik.

...

Cemal Süreyya

eczaci
11-03-07, 14:56
Bıraksanda elimi
Sevgim bana yeter
Susarım öpüşüne
Avunurda söylemem
Belki yalandır oyundur
Derim ya, yine de korku basar

Yazık ki ağır ağır
Çökmüş yüreğine
Nefret değil mi bu
Yalan sevişmeler
Sen değilsin sanki yarısı
Yatağımın
Üşürüm sarılsam bile

İsyanım yanışıma ölüm bile
Susuyor
Ardına dönüş giden senmisin
A kadın
Gururum yere düşer
Yeter ki bak yüzüme
Üstüme basıp geçme
Yar

Gökhan Kırdar

eczaci
11-03-07, 14:57
Bil ki ateşler içinde yanmamaktır aşk
Bazen boğulmaktır açık havada
Kimi zamansa hep ulaşmak istediğin bir yitik
Bir adım uzaktaki sevdiğinle
Uçurumlar oluşmasıdır bir anda
Bir şarkıdan ibarettir kimi zaman
Dinledikçe ağladığın
Yada hayaldir sadece
Açılınca göz kapaklarıntüm kapıları kapanan
Söyle hangisisin
Saklama seni bir kere de kendinden
Kalbini aç gizemli olmak mı tek çare
Yada sus....
Madem gözden okunanı yalanlıyor sözler
Sadece bak ve söz ver
Üzme daha kendini ve yorgun kalbimi
Ben sensizliğinde de sevmiştim seni
Beni yaralayan sensizliği bile bana bırakmaman
söyle ne yaptım seni sevmekten başka sana
Son takat uzanmakta ellerim
Bir bataklık sardı bedenimi çırpındıkça içine çeken
Ya uzat ellerini yırtarcasına tüm kara sayfaları
Yada göm beni sensiz çukurlara hiç çıkmamacasına...

Eczaci....

su-yagmur
12-03-07, 17:05
Sesin ruhumda bebek teni,
Sözün kalbimde çiçek seli
Lanet olsun yokluğuna,
Hasretin hiç bitmedi
Utanç olsun dudaklarıma sensizliğim hiç geçmedi,
Cennetlerin peşinden gitmedim
Giden seni tutup öpmedim
Ceza olsun yalanlarıma
Sensiz kalan yıllarıma
Anı olsun kadeğime
Manasız zevksiz geceme
Kadınım
Gitme
Kalbimi terk etme
Yalanım olur
Her kalp kırışım
Her can yakıp ağlatışım
Eriyorum aşkından
Kıyamam sana,kıyamam sana
Ölümüm olur her sert bakışın
Her gözyaşın,ağlayışın
Eriyorum aşkından
Kıyamam sana,kıyamam sana

Kenan Doğulu

merveilleux
14-03-07, 19:14
Benim hala umudum var....

benim hala umudum var
isyan etsem de istediğim kadar
inad etsem bile bırakmazlar sahibim var
benim hala umudum var
seviyorlar bazen soruyorlar
hayran hayran seyret ister katıl ister vazgeç

güzel günler bizi bekler
eyvallah dersin olur biter
boyun büküp önünde
ağlasam sessizce
şu garip gönlüm affolur mu?
bu firtina durulur mu?
benden adam olur mu?
korkarım, aşka zararım dokunur mu?

elveda sana yeter tamam
bitsin artık bu dram bu fotoroman
ham meyvayız hala koparmışlar dalımızdan

güzel günler bizi bekler eyvallah dersin olur biter
güzel günler bizi bekler eyvallah dersin geçer gider
bıraksam kendimi şöyle oh ne rahat
bu da geçer gülüm yaşamana bak

alınacak dersler var sorulucak sorular bu da geçer gülüm bizden bu kadar

benim hala umudum var
isyan etsem de istediğim kadar
inat etsem bile bırakmazlar sahibim var

legends_of
15-03-07, 14:44
Dostu yok gecelerin,geceler çok uzun
Geceler bir ömür,ömür dediğin bir tutam ümit
Ümidi yok yarınların
Tıpkı senin yokluğun gibi
Ve ben biraz daha sana hasret
Hasret bir ip boğazıma düğümlenmiş
Düğümler her tarafımda,bütün yollar kördüğüm
Ve ben biraz daha ölüyorum sensizliğin ortasında
Adem Canpolat-Sen Yokken Biraz Daha Ölüyorum Ben

meden
18-03-07, 16:46
Çanakkale Şehitlerimize....Ruhları şad olsun...


Gün geçmiş,yıl geçmiş ne yazar.
Her karış toprağında bin şehit bir mezar.
Yeryüzünde yaşadıkça,tek dişi canavar.
Türk milleti aynı destanı yine yazar.

Sen rahat uyu ey şanlı şehit.
Gölgesinde gölgelen al bayrağın.
Hangi kem göz sana edebilir nazar.
Türk milleti aynı destanı yine yazar.

Yedi cihana yeter yazdığın destan.
Gök kubbe, ay yıldız sana verir selam.
Çanakkaleyi düşmana yaptın ya mezar.
Türk milleti aynı destanı yine yazar.

Dünya döndükçe Çanakkale yine geçilmez.
Kanınla suladın toprağı hangi canlı seni bilmez.
Sen yazdın cihana şanlı tarihi artık kim bozar.
Türk milleti aynı destanı yine yazar.




Şefik Aydemir' den alıntıdır....

xritm
18-03-07, 19:26
Sıla: Abay? Neler oluyor anlatır mısın?
Abay: Sakin ol Sıla.Sadece son zamanlarda unuttuğun şeyleri hatırlatmak istedim o kadar.
Sıla: Bana çok kızdı değil mi? Bütün gün telefonlarıma da çıkmadı.Ama başka türlü davranmam mümkün değildi.Beni anlaması..(Abay lafını keser)
Abay: Sıla…Boran sana kızgın değil.Onun da vicdanı var. Onun da kalbi var.Seni anlıyor ama anlaması korkularına engel olamıyor.
Sıla: Ne demek istediğini anlamadım.
Abay: Bugüne kadar yaşadıklarınızı bir düşün. Sen tutsaklığından kaçıp buraya geldiğinde ben Boran’ın yanında kaldım.Onun çektiği acıyı,kalbinin kırıklıklarını gördüm.Sanki hayatta en değerli şeyini kaybetmiş insanların hüznü çöktü gözlerine.En tehlikelisi de gittikçe büyüyen öfkesiydi.Buraya öyle bir karanlıkla geldi ki seni öldüreceğine ben bile inandım.Sevdasının yerini artık öfkesi almıştı.Seni de kendini de yok edebilecek kadar büyük bir öfke.
Sıla: Gerçekten bunu yapacağına inandın mı?
Abay:Ta ki gözleriniz tekrar birbirine kavuşuncaya kadar.O zaman sevdası öfkesinin önüne geçti.Yüreği tekrar sevmesine izin verdi.
Sıla: Benim için de hiçbirşey kolay değildi.
Abay: Sıla..O atasını,aşiretini ardında bırakarak sana geldi.Senin de ona gelmene izin verdi.
Sıla: Buraya eskiden olanları konuşmaya gelmedik değil mi?Gerçekten şu anda hayatımda başa çıkmaya çalıştığım başka dertlerim var.
Abay: Sıla sorun da o ya zaten.Sen yaşananların sorumluluğunu o kadar çok üstüne aldın ki kendi hayatını gözardı ediyorsun.
Sıla: Ne yapmamı bekliyorsun? Hiçbirşey olmamış gibi mi davranayım?
Abay: Emre artık ayaklarının üzerinde duramayacak.Bunu biliyoruz.O senin sevdiğin biri.Ona değer veriyorsun.Buna da saygı duyuyoruz ve anlıyoruz.
Sıla: Madem anlıyorsunuz neden kimse yanımda değil de herkes karşımda?
Abay: Sıla vicdanının sesi kulaklarını o kadar doldurmuş ki başka hiçbirşey duymuyorsun.Ne yapmaya çalıştığının farkındayım ve bundan korkuyorum.Birşeyi yapmaya çalışırken bir diğerini yıkma.Eğer Boran’ı kendinden,yüreğinden uzak tutarsa o da yaralanacak Emre gibi.Onun yarası yüreğini yarım bırakacak ama.Anlıyorsun değil?( Sıla onaylarcasına başını sallar.) Sıla bir kere onu ardında bıraktın ama bir kere daha bırakırsan bunun dönüşü olmaz.O senin yaralarını sarmaya çalışıyor.Sakın kendinden uzak tutma onu.Hem senin için bu kadar güzel sürprizler hazırlanırken…( Abay’ın yarım bıraktığı cümlesini duyunca Sıla masum ve şaşkın bir ifadeyle Abay’a döner.Abay gülümse ve bakışırlar.

evet..güzel konuşma...abayı da ahrcıyorlar..rolü pek kalmadı...

su-yagmur
19-03-07, 22:54
KİM GÖLGESİNDEN KAÇABİLİR Kİ?
Geçtiğimiz yollarda kaybettiklerimizin bize en büyük kötülüğü kendilerini tekrar, tekrar hatırlatmalarıdır.
Bir kere kaybetmekle kurtulamadığımız şeylerdir.
Yoklukları hayatımızdaki varlıkları haline gelir.
Hep ama hep hatırlarız.
Ne biçim kaybetmektir bu?
Kim gölgesinden kaçabilir ki?
Bazen duygularımız bizden erken yaşlanır ve bizden hayatın geri kalanını alır.
Hayatın, kendini anlayanları cezalandırmasıdır bu...
Durup, durup ardına bakan kadınlar vardır.
Geçmişi düşünmekten şimdiyi yaşayamazlar.
Her şeyi didikleyip duran mazisinin gölgesinden,
anılarının yükünden bir türlü kurtulamayan gözleri ufuk yorgunu kadınlar.
Güçlü, köklü bir biçimde yeni arkadaş edinecek yaşları geride bıraktıysan eğer,
hasar görmüş eski arkadaşlıkları onaracak çağı da geride bırakmış oluyorsun.
Zaman ilerledikçe birçok şey, daha zor olmaya baslar. Beklentisi yüksek olan kadınların yalnızlığı daha koyu oluyor. Büyük lafların gölgesinde geçen hayatlar,
bir daha iflah olmuyor, geçip gittiğiyle kalıyor.
Zaman, aşk...... her şey!
Ayrılıkları ayrıntılar acıtır.

Murathan Mungan

Moonrosee
20-03-07, 09:53
Günce - Fatih Erkoç - BİLİYORDUM

Sıla'dan Boran'a :img-wink:

Biliyordum sevgilim
Biliyordum bu ayrılık
Hiç bir güneş sonsuza dek
Isıtmaz o kalbini
Alışkanlık seninki
Daha kolay kabullenirsin
Yazık ki ben senin kadar
Şanslı değilim
Çaresiz bu aşk içinde
Bir yol bulup kaçsam boşuna
Gölden adım adım peşimde
Ben ellerinde...

Moonrosee
21-03-07, 11:47
Sıla'dan Emre'ye


Üzgünüm Ama Cevap Veremem Duygularına
Sen Sevdiğini Sanıyorsun
Küskünüm Al Kalbini
Senin İstediğin Ben De Yok Ki
Vaktini Boşuna Harcıyorsun

Derman Değilim İnadına
Senin Yarana Yalvarma
Lütfen Beni Bundan Sonra
Bir Daha Arama

Derman Değilim İnadına
Gönül Yarana Yalvarma
Lütfen Beni Bundan Sonra
Bir Daha Arama

Ben Bir Kez Sevenlerdenim
Ölümsüz Bir Aşk Arıyorum
Aradığım Adam Sen Değilsin
Hiç Sanmıyorum

KIRÇİÇEĞİ
21-03-07, 12:14
Orhan Gencebay - Dertler Benim Hayat Senin Olsun :icon_sorr

Bir zamanlar benim sevgilimdin
Yanımdayken bile hasretimdin
Şimdi başka bir aşk buldun:img-cray:
Mutluluk senin olsun
dertler benim,çile benim
hayat benım senin olsun

Ben daha ne çile, dertlere yolcuyum
Ben alnına dert yazılan kader mahkumuyum
Farketmez yaşamam, sen mesut ol yeter
Dertler bana gönül vermiş
Ben aşk sarhoşuyum

Dilerim her arzun gercek olsun
Hayat bu, şansın hep açık olsun
Hatıralar, hasret benim
Ömrüm senin senin olsun
Dertler benim, çile benim
Hayat senin senin olsun

Bir gün daha geçti yine sensiz
Aşkım ağlıyor bak, sessiz sessiz
Çare bensiz, ben çaresiz
Ümidim senin olsun
Sana gelen dertler benim
Mutluluk senin olsun

İsterdim ömrümüz
Geçseydi beraber
İstermiydim ayrılıgı gülseeydi şu kader
Ben çile dert dolu
Sen ümtler yolu

Şimdi sensiz bak seninle
Geçiyor mevsimler
Bir zamanlar benım sevgilimdin
Yanımdayken bile hasretimdin

Şimdi başka bir aşk buldum
Mutluluk senın olsun
Dertler benım hasret benım
Ömrüm senin senin olsun


* Bayağı damar oldu sanki ama olsun.... Emre yakında bu şarkıyı dinlerse şaşmayacağım :img-heh:

MiLay
21-03-07, 20:15
Düşlerin parlayıp söndüğü yerde
Buluşmak seninle bir akşam üstü
Umarsız şarkılar,dudağımda bir yarım ezgi
Sığınmak gözlerine,sığınmak bir akşamüstü
Gözlerin bir çığlık,bir yaralı haykırış
Gözlerin bu gece çok uzaktan geçen bir gemi

Bir orman bir gece kar altındayken
Çocuksu,uçarı koşmak seninle
Elini avcumda bulup yitirmek
Sığınmak ellerine bir gece vakti
Ellerin bir martı,telaşlı ve ürkek
Ellerin fırtınada çırpınan bir beyaz yelken

Bir kenti böylece bırakıp gitmek
İçinde bin kaygı,binbir soruyla
Bitmeyen bir şarkı,dudağında bir yarım ezgi
Sığınmak şarkılara sığınmak bir ömür boyu

Gözlerin bir çığlık,bir yaralı haykırış
Gözlerin bu gece çok uzaktan geçen bir gemi
Ellerin bir martı,telaşlı ve ürkek
Ellerin fırtınada çırpınan bir beyaz yelken


Zülfü Livaneli

manolya_boran
22-03-07, 10:58
http://img404.imageshack.us/img404/5341/collage33wo4.jpg (http://imageshack.us)

manolya_boran
22-03-07, 11:00
http://img168.imageshack.us/img168/3176/collage10vn9.jpg (http://imageshack.us)

manolya_boran
22-03-07, 11:01
http://img142.imageshack.us/img142/7827/collage14sc2.jpg (http://imageshack.us)

manolya_boran
22-03-07, 11:02
http://img142.imageshack.us/img142/1526/collage9wu9.jpg (http://imageshack.us)

su-yagmur
22-03-07, 23:09
Sen Ağlama

Kara gözlerinden bir damla yaş düşünce
Güzel yüzün yanakların ıslanır,
Kara gözlerinden bir damla yaş düşünce
Hüzün keder yüreğime yaslanır.

Sen ağlama,
Bir damla gözyaşın yeter
Sen üzülme gülüm

Gece gökyüzünden bir damla yaş düşünce,
Bahar gelir tüm çiçekler ıslanır,
Kara gözlerinden bir damla yaş düşünce
Hüzün keder yüreğime yaslanır

Sen ağlama,
Bir damla gözyaşın yeter,
Sen üzülme gülüm
Gamzende güllerin biter
Yollarıma taş koysalar döneceğim
Gözlerinden yaşları sileceğim....
Badem

asnim
22-03-07, 23:51
BAYTAR

Bu dilden firar eden her söz,yaydan çıkmış ok gibi
Sözler bazen bir hazine ,bazen dermansız bir dert tipi,
Geçmiş dünden bahsetmek lezzetsiz,gelmemiş yarından hep mi şikayetçiyiz biz?
Aklımın ipinin ucu da kaçmış,timsah katreleri boşalsın.
Bir iki damla hiç değersiz...
Hüzün ve kaderin pençesinde bir dev ,nam-ı değersiz.
Gece-gündüz ömürden yontar ,dünya dönmez yarensiz.
Bugün ömür yarım gün...Serbest kalsın fikrim.
Senin tozlarını silemez tenimden ellerim.
Varlık ruhu terkeder,gözün gözümden ayrılınca,
Bendeki aşk altın misali,ağırlığınca.
Sensiz benlik yokluk demek,kalbim sana emekçi.
Aşk denen illet çorak arazide tilki misal kurnaz bekçi.
Başım sarkık,bir mahalsiz.cümle yolumun önüne taş.
Dudaklarını kadehe nikah eden çakır keyif dertdaş.
Gören der ki; ''sel ağzına bina yapmak aptal işi''.
Yel eserse kırmaz dişimi,kalp bir körse görmez birşey..
Saniyeler dakikalarla yapar alışverişi.
Saatler seni alır benden.Korkarım olamaz gelişi.
Hasret gözümün ışıklarını söndüren alçak misafir.
Afitap sönük bir mum,ayrılık hain bir zehir.
Melek yanında yüzünü saklar,felek yüzüme kaş çatar.
Bir tek bu hüznü sen boğarsın !...ipek tenin derime batsın!...
Rüzgar saçını süpürse mest olur bakışlarım.
Adınla uyanır kulaklarım.Yüzünle açar göz kapaklarım.
En güzel şiirlerimde kaleme adını sayıklatırım.
Odamın hayaletisin,sessizliğine aşığım...

Derdime çare,baytarım yok.
Dengeme destek ,tut ki durayım.
Şafak güneşin fermanı,geçer acı-tatlı sayılı zamanın sancısı.
ama...
Melek bir yandan,şeytan bir yandan.
Başım zindan yokluk var ,bu kaçıncı şikayetim bilmem

Kafamı duvara yasladım,omuzların yanımda yok.
Ahbaplar maymun iştah sahibi,benim içim senle tok.
Yok ki gücüm...
Belki devler ülkesinde bücürüm.
Sessizliğinle gelir hüznüm,yokluğunda gömülü ölüyüm.
Bu devranın binlerce sevgi müşterisinden biriyim.
Yalnızlığıma küfrederim sensiz halden müştkiyim.
İlelebet de dönmez olsan bil ki yalnız nöbettteyim.
Hatalarıma savaş açtım,hergün farklı kefendeyim.
Hayat günü defter yaprağı,hazan gelir dökülür.
Gelirken ne getirilir ki,giderken ne götürülür ?
Dertle anlaş deva bul,üzüntü kalbi sömürür.
Yüzüne baktığım her an ,cennetten bahçe görülür.
Gülüş neşem değil,gönül bucaklarımda harabeler.
Bu hilekar tavırla geçer fena saatler.
Seni içeren masallarım anlatılacak kadar kısa değilller.
Aşk ilinde bir tarafta cüceler,diğer yanda devler.

Sagopa Kajmer...

Not:önemle parçayı dinlemeniz tavsiye edilir...

marenostrum
24-03-07, 20:22
Agalar meclisindeki diyalogun bir kismi…

Ali Aga:…………. Boran oglum, o kurdu cikarabilecek misin?

Boran: Agam; kaybedilen topraklar, ayrilan aileler benim parca parca koparilan etimdir. En cok cani aciyan yine benimdir. Bizler bu topraklari atalarimizdan emanet aldik. Kan dokduk, can verdik. Ama kimseye ne odun verdik, ne de bir karis topragimizi hediye ettik. Bu sayede yillarca baris icinde hukum surduk. Agaligi teslim aldigimdan beri asiretimiz bir adim bile geri dusmedi, topragimizin bereketi dinmedi, insanimizin yuzu hep guldu. Emin olun ki, bundan sonra da boyle olacak. Kaybettigimiz herseyi geri alacagim. Para icin asiretten ayrilanlar zaten bizden degildir. Kirdigimiz, kaybettigimiz insanlar varsa onlarin da gonlunu almasini ben bilirim. Bu konuda sizlerin de fikirlerini dinlerim. Ama ne kendime ne de aileme namussuz dedirtmem. Hukmu, toreyi ben de bilirim. Ama cocugumu tasiyan karimi oldurmemi, bu cocuktan vazgecmemi istemeyin. Soyumun devamidir bu cocuk. Karar sizin, hukum sizin. Boynum kildan ince diyemem. Hala dogumdan once karimi oldurme fikrini surdururseniz, beni cignemeniz gerekir. Elinizdeki kani da kefenime silersiniz.

Aga (x): Kadin yukluyse hukum durur. Bunun vebali buyuktur. Toremizde de dinimizde de bu boyledir.

Aga (y): Iyi dersin de bu is bu kadar uzamayacakti. Simdi bunu misal alanlarin onune gecemeyiz.

Boran: Agalar, ya bir yol acin, ya bir yol bulun, ya da yolumdan cekilin.

Aga(z): Olanlardan sonra sungusu hic dusmemis.

Aga(x): Meydan okumaya ne gerek var, durum ortada.

Aga(the kil): Agalar, bu asirete artik bir bey gerekir.

Boran: Asiret varsa, asiretin beyi de var.

Ali Aga: Agalar, sakin olun. Herkes yerine otursun, yerinize oturun dedim. Boran Aga’nin soyunu surdurebilmesi icin, gelinin dogum yapmasini beklemektir dogru olan. Bu arada Genco asireti topraklardaki hukmunu surdurecektir.

Aga(xy): Ne diyorsun agam sen?

Ali Aga: Ayriyeten, aganin namusuna ve karisina dil uzatilmayacaktir. Boran oglum, sen de en kisa zamanda su topraklari geri almanin bir yolunu bulmaya bak. Bu arada, bu sirketle hic kimse anlasma yapmayacaktir. Yapanlarin icabina hemen bakilacaktir.

CiCi-WeLeT
26-03-07, 19:32
Mardin, mimari, etnografik, arkeolojik, tarihi ve görsel değerleri ile zamanın durduğu izlenimini veren Güneydoğun'un şiirsel kentlerinden biridir.
Fırat ve Dicle nehirleri arasında Mezopotamya bölgesinde, tarih boyunca pek çok medeniyet yerleşmiştir. Bir dağın tepesinde kurulmuş olan Mardin, Yukarı Mezopotamya'nın en eski şehirlerinden biridir.

Bir rivayete göre, Mardin kentinin kuruluşu Nuh Tufanı’na kadar dayanmaktadır.

Hurri-Miltanni Krallığı, Eti, Sur, Babil, Pers, Roma, Arap ve Selçuklu egemenliği altında kalmıştır. Daha sonra Artukoğulları Devleti’nin "Tabaka-Ilgaziyye" denilen Mardin kolu kurulmuş ve bu dönemde kent büyük bir imar görmüş, gelişmiştir.

Persler’in "Marde" dedikleri Mardin ilinin adı, Bizanslılar’da "Mardia", Araplar’da "Maridin", Süryaniler’de "Merde-Merdo-Merdi" şeklinde kullanılmıştır. Türkler yöreyi fethettikten sonra ilin ismi Mardin’e dönüşmüştür.

Mardin’de kültür, çağlar boyu yerleşik olan uygarlığın izlerini taşır. Mardin ili önemli tarihsel ve kültürel mimari zenginliklere sahiptir.

http://www.nisanyan.net/img/otels/midyat.jpg

Dünü bugün, dünden getirdiklerini gönlünden, geçmişten geleceğe sunan, tarihi tarihle özümsetmek, yaşayıp yaşatabilmek ayrıcalığı nedeniyle, tarihin en eski Hıristiyan topluluğu Süryanilerin köklü kültürü ve çeşitli uygarlıkların izleriyle bezenen Mardin’de engin hoşgörü şehrin ötesine ulaşmaktadır. Ezanların Çanlarla kardeşçe ve birlikte yankılandığı bir medeniyetler şehridir Mardin.

Mardin, Mezopotamya Ovası’nı selamlayan kapılarıyla, mistik bir atmosfer oluşturan avlularıyla, dilimli kubbeleri, süslemeleri ve planlarıyla, Anadolu’daki medreselerin ve kiliselerin seçkin örneklerini oluşturan Kasımiye, Deyrulzafaran, Zinciriye, Deyrulumur, Hatuniye, Mor Yakup ve Şehidiye ile, eğitim geçmişini bugüne taşıyan, kültür kokan ve dünya kültür mirasına talip olan bir kenttir.

http://www.sxc.hu/pic/m/e/er/ertugrulm/517242_mardin__turkey.jpg

Tasin insan yasamindaki yerini, insan emeginin tasi nasil sekillendirdigini görmek için dinlerin, mezheplerin harman oldugu Mardine gitmeli. Iklimi sert karasal iklimdir. Yazlar oldukça kurak ve sicak, kislar soguk ve kar yagislidir. Bu sebeple tercihiniz, yaz sezonunda Mardin güzelliklerini yasamak olsun.

Mardin, mimarisi, sosyal yasami, kültürel dokusu ve sehrin kendisi ile gerçekten her göreni büyüleyen bir sehirdir. Mardin yalniz sehir merkezi ile degil, çevresi ile de kültürel bir gezi için ideal bir yerdir.

Mardin'de bastan sona yürüyerek 15-20 dakika sürebilecek bir zamanda gezebilirsiniz. Araçlarin tek yönlü çalistigi yalniz bir cadde vardir. Kendinizi 16. Yüzyilda hissedeceginiz Mardin anlatilmaz yasanir.

Önce Mardin kent merkezi içindeki önemli noktalari, evleri, medreseleri, camileri, kiliseleri, daha sonra ilçeleri Deyrulzafaran Manastiri basta olmak üzere Dara, Midyat ve Hasankeyf’i içine alan genis bir alani gezilmeli. Dünya Süryaniliginin merkezi olan Deyrulzafaran, su sarniçlari ile Dara ve yine dünyadaki yasayan arkeolojik birkaç sehirden biri olan Hasankeyf'i de kattiginizda Mardin gezmeye doyulmaz bir sehir olarak karsiniza cikar.

http://www.rockvalleytravel.com/mardin-1.jpg


Mardin Ev'leri

Volkanik bir bölgede bulunan kentin mimarisinde kullanılan temel gereç kolay işlenebilen kalker taşıdır. Kapalı yaşam biçiminin tüm özelliklerini yansıtan Mardin Evleri, 4 metre yüksekliğe varan duvarlarla çevrelenir ve sokaktan ayrılır. Bu duvarlarla sert iklime karşı da koruma sağlanmış olur. Haremlik ve selamlıktan oluşan evlerde çoğunlukla mutfak yoktur. Mardin evlerinin en önemli özelliği Midyat işi denilen taş işçiliğidir. Kapı ve pencereler sütuncuklar, kemerler ve çeşitli motiflerle bezelidir.

http://www.allaboutturkey.com/pic/mardin.jpg
http://www.ronnaskolan.sodertalje.se/ronmag/images/bilder0506/turkiet/midyat1.jpg


Midyat

Mardin gibi bir müze kent olan Midyat, Mardin'den yaklaşık 1.5 saat uzaklıkta yer alır. Mardin'e benzer evlerin, taş konakların, kemerli geçitlerin, minare gibi yükselen çan kuleleriyle Süryani kiliselerinin bulunduğu Midyat, bir ortaçağ kentini andırmaktadır. Bölgeyi Süryanilerin yavaş yavaş terk etmesi ve göç almasıyla şehir merkezi 2 km ötedeki Estel'e kaymıştır. Telkari diye bilinen taş işçiliğinin en güzel örnekleri Midyat'taydı. Bir kaç telkari ustası Midyat çarşısında mesleklerini sürdürmekte direniyorlar. Mutlaka izlemelisiniz.

Mardin'in bu çok önemli ilçesi gümüş işçiliğiyle de ünlüdür. El sanatları açısından önemli bir yöre olan ilçe turistik açıdan oldukça çekicidir. İlçenin 18 km. doğusunda bulunan Deyrulumur Manastırı M.S.397 yılında inşa edilmiştir.M.S.640 yılında Hz. Ömer zamanında Arap-İslam ordusu Süryanilerle işbirliği yaparak Mezopotamya'ya girince,özellikle bu eserin korunması için Hz. Ömer' in emri ile ayrıcalık tanımıştır. Manastırda eskiden içinde zengin bir kütüphane bulunmaktaydı. Ayrıca içinde binlerce öğrencinin eğitim aldığı bir teoloji fakültesi bulunmaktadır. Midyat'ta Meşe, Bitim, Antepfıstığı gibi ürünler ve kendine has acur, kavun yetiştirilir. Dünyanın en kaliteli üzümlerinin yetiştiği kavşak noktasıdır.

http://www.turkishdailynews.com.tr/photo/82006/m50903.jpg

_yorumsuz_
26-03-07, 19:54
Zamanla yerleşir yaşadıkların, yeniden konumlanır,
çoğalır anlamları önemi kavranır.
Bir zamanlar anlamadan yaşadığın şey, çok sonra değerini kazanır.
Yokluğu derin ve sürekli bir sızı halini alır.

Oysa yapacak hiçbir şey kalmamıştır.
Mutluluk geçip gitmiştir yanınızdan
Herşeye iyi gelen Zaman sizi kanatır

ölmüş saadeti karşılaştır yaşayan mutsuzlukla
günlerin dökümünü yap
benim senden, senin benden habersiz alıp verdiklerini
kim bilebilir ikimizden başka?

CiCi-WeLeT
26-03-07, 20:12
http://www.osservatoriobalcani.org/ezimagecatalogue/catalogue/variations/4135-300x300.jpg

Mezopotamya

Ben Mezopotamya!
Asya'nın nazlı kızı.
Bereketin, bolluğun ve sevdaların diyarı...
Sevgi ve kin,
Öfke ve hırs,
Savaş ve barış bende anlamlandı.
Bende vücut buldu ruh,
Tarih benimle başladı...

Özgürlük göbek adımdır,
Dağlarımda ve ovalarımda,
Zümrüt yeşilinde
Ve güneşin sihirli renklerinde,
Rüzgarın o karşı konulmaz,
Muhteşem ritminde bir kısrak olur,
Fırat'la yarışır,
Dicle'de dinginleşirim...
Nemrut'ta kara kartalın kanatlarında
Tanrılara meydan okurum...
Eridu'da Gılgameş olur, Enkidu'yu ehlileştiririm,
Hammurabi olur 282 ile düzen getiririm...
Tanrıça İştar benimle aşık atamaz,
Çünkü özgürlük ve sevdanın pınarı benim..
Çünkü ben Mezopotamya'yım
Asya'nın nazlı ve biricik kızı...

Güneş,
Önce
Ve en güzel bende doğar.
Yayılır çekinmeden,
Çırılçıplak dolanır gün boyu
Ovalarımda, dağlarımda...
Kah bir kelebeğin kanadında,
Kah yeni doğan bir kuzunun yanıbaşında,
Bazen tohuma duran bir çiçeğin tomurcuğunda
Bazen de İzlo'nun doruklarında akşamı getirir...
Vedalaşırken batımda,
Mor gecede ayın en güzel yüzüne emanet eder beni,
Ertesi günde buluşmanın sevgi ve coşkusuyla...
Çünkü ben Mezopotamya'yım
Güneşin ve ayın maşuku...

İnsanlarım mert ve sevecen,
Çünkü benim suyumu içtiler,
Ekmeklerinde, sevgiyle büyüttüğüm başaklarım
Ayranlarında, sütümle beslediğim,
Mis kokulu otlarımın tadı var...
Çünkü onlar benim çocuklarım,
Ruhları bende bedenlendi...
Özgür, mağrur ve sevgi dolu....

En iyi bağbozumları bende olur,
En iyi şarabı, en tatlı şırayı ben veririm
Belki de bundandır,
Benim topraklarımda aşk,
Sevmek ve sevilmek,
Şarap tadında olur...
Bundan değilmi ki,
Babil Kralı Nabukodonosor,
Sevdası için Mardin'den Şamran'larla
Şıra akıttı yüzlerce mil aşağılara,
Bundan değilmi ki,
İskender Zınnar'a,
Prenses Fahriyye ve Ravza cennet bahçelere,
Şad Buhari Mardin'e yerleşir...
Timur, Kustus, Antonius ve daha nicesi,
Bu sevdanın peşinde topraklarıma kan bulaştırdılar...
İhanet ektiler topraklarıma,
Kelepçe vurdular çocuklarımın gözyaşlarına...
Dağlarımda ağaç bırakmadılar, çıplak kaldım,
Utanırım..ele güne karşı,
Utanırım.. aya, güneşe karşı
Çünkü ben Mezopotamya'yım,
Asya'nın nazlı ve özgür kızı...

İbrahim bende doğdu,
Sin Mabedinde aya ve yıldızlara yakarırken doğruyu buldu...
Zarathustra, Mani ve Yezidiliğe ben ilham oldum,
İlk Hıristiyanlara ben kucak açtım
Lorna ve Anastisiupolis ile, İslam'ın yolunu ben açtım
Dermetinan'da Hacı Kemal,
Kosar'da Hoca İhsan, Selman-i Pak ve niceleri İslam dediler;
Moşe Bar Kifo, Hanna Dolabani,
Hammara'da, Deyrulzafaran'da, Mor Mihail'de Mesih demediler mi?
Ekmeğim, suyum ve güneşim hepsine yetmedi mi?
Yetmedi mi? Zeytinim incirim ve narım...

Utanırım anamdan, kardeşlerimden, çocuklarımdan
Utanırım güneşten, aydan ve rüzgardan...
Utanırım, aç yatan bebelerden, dedelerden,
Utanırım, el kapısında iş dilenen civanlardan,
İçtiği suya pislik bulaşmış analardan, babalardan utanırım..
Çünkü ben Mezopotamya'yım
Asya'nın nazlı ve mağrur kızı...

Necat İltaş

http://www.tuerkei-kultur-info.de/website/regionen/suedostanatolien/fotos/hasankehf.jpg

CiCi-WeLeT
26-03-07, 23:55
BEN MARDİN, BENDE HAYATIN VE ÖLÜMÜN SIRRI

Kale gibi evler
Ben, Mardin kenti...
Kalker ve lavlarla bezeli, teninden başka giysisi
olmayan çıplak dağların anayurdu...
Taşın ve toprağın ve doğum yerini unutmuş
suların, hammaddesi alın teriyle karışmış kerpicin
ve mavi bedenli bulutların anası...
Meşe ve sakız ağacı, dişbudak, söğüt ve çınar ve
kavak, bir de çayırlar süsler kapısı karanlığa kapalı
göklerimi...
Gecemi ve gündüzümü, çöl ve çölleri kuşatan
bozkır rüzgarları donatır...
Ayaklarımın ucunda uzanır tarihin babası
Mezopotamya. !

http://www.fotografya.gen.tr/issue-9/mardin/ozgun_mimari.jpg

Yüzümün bir yanı safran kokulu Deyrulzafaran'dır ,
bir yanı minaresini asma dallarından ördüğüm
Ulu Cami...
Gün, ışığını Kasımiye medresesinin kubbesinden
döker zamanın aralığına; gece, aydınlığını
Reyhaniye camisinin batı cihetini yurt edinmiş
Revaklı çarşıdan...
Hamurumu kavimler, etnik gruplar, dinsel
cemaatler yoğurmuştur.

http://www.fotografya.gen.tr/issue-9/mardin/minare_ulucami.jpg

Dicle kız kardeşimdir benim; Mazıdağı, Akçadağ,
Dibek ve Karakaş dağları yeğenlerim; Derik,
Kızıltepe, Mazıdağı, Midyat, Nusaybin, Savur,
Yeşilli, Ömerli, Dicle, Dargeçit ve Hasankeyf
çocuklarım...
Doğu'nun ve Batı'nın kervanları benim beşiğimde
açarlar ipeğin ve hayatın, baharat ve ölümün
sırrının kundağını...

http://www.fotografya.gen.tr/issue-9/mardin/kasimiye.jpg


Ben, bedenini kaleler üzre bina etmiş Mardin ,
kenti....
Rivayete göre bir adımın da Süryani dilinde
''kaleler'' anlamına gelen ''Marde'' olduğu söylenir.
Adıma ''yazılı tarih''te ilk kez İsa'dan sonra 4.
yüzyılda yaşamış Ammianus Marcellinus'un
yapıtlarında rastlarsınız.
Marcellinus, Amid (Diyarbakır ) -Nisibis
(Nusaybin) yolundan söz ederken, bu uzun ve çileli
yolun ''Izala dağı üstünden, Maride ve Lorne
kaleleri arasından geçtiğini '' beyan eder o
Su, sözün testisinde soğusun; söz, damağın
pınarında maya tutsun. ..
Persler , yaylalarımda yayladığında ''Maride '' adımı
''Marde'' olarak kullandılar; Ermeniler ''Mardi'',
Bizanslılar ise soğuk pınarlarımın buğdayını
biçtiklerinde ''Mardia'' olarak düştüler künyemi.
Araplar , geniş kalçalı kısraklarıyla dağlarıma
yaslandıklarında ''Maridin '' diye yazdılar adımı.
Bugünse imzam, hayatın çift çizgili defterini
''Mardin'' olarak süslemekte....
Ben, taşın ve inancın şiiriyim.
Ben, Mardin'im çünkü...

Refik Durbas

http://www.fotografya.gen.tr/issue-9/mardin/kale_gibi_evler.jpg

su-yagmur
29-03-07, 21:27
BEKLE BUĞDAY TANESİ

Bekle kar altında kalan buğday tanesi,
Yine onun sularıyla yeşereceksin,
Gözyaşların çare değil
Ağlama büyü
Başını dik tutabilirsen,boy vereceksin
Her yanında allı morlu
Güller açar türlü türlü
Bu fırtına dünden belli
Başedeceksin...
Korku kar eylemez bir kez yola düşene,
Sen bir aşkın içindesin,
Yaşayacaksın...!
Dört yanını börtü böcek sarsa ne çıkar,
Toprağa sıkı sarıl,Boy vereceksin...!

Yavuz Bingöl
-------------------------------------------------
not:27.bölüm fragmanındaki son sahnedeki sıla için

gamzeli&k
31-03-07, 15:19
yaaa aslında cihanınn tüm replikleri süperdii ama benn en çokk...

sıla:beni hasteneye götür,edip beyi görmem gerek
cihan:ordan da kuaföre uğrayalım istersen:)

cihan:3 kuruşluk adama 5 kuruşluk değer verirsen aradaki 2 kuruşa seni satar..

sıla:sen hayvanın tekisin..
cihan:sonunda anlamışsınn..hadi hayırlı yolculuklar

gamzeli&k
31-03-07, 15:21
weee bencee en güzeliii.....

SEVGİ CESARETİ CESARET İHANETİ İHANET İNTİKAMI GETİRİR SILA!!!!!!

figan1973
07-04-07, 08:49
1-herkes karşılaşır caddede
sen gelip çarptın bana atv de
ne oluyor dememe kalmadan
oynayıp bir kız aldın berdelle

2-ben burada ederken figan
sen tutup gerdeğe girdin boran
bütün ümitlerim düştü suya
sende oldun kuaför ağa

3-önce gidip kızı gözetledin
sonra yumruğu azada ekledin
töre bekçisi emmi oğlu cihan
seninle ne alıpveremediği var boran

4-sılanın geldi ailesi
ama varmış bir emre si
gitti ana baba güme
çok sevinme var bir emre

5-kız tutup kıydı canına sana inat
o zaman anladın sıla tam inat
sonra sana dedi seninim bak
vuslat kolay değil oldun mat

6-kızı yemeğe götürüp küpe verdin
kız elimi tut dedi koyuverdin
kızı kucaklayıp odaya taşıdın
kız öptü diye feleği şaşırdın

7-sıla sarhoş diye vaz geçtin
sonra kıskanıp kafayı çektin
dur yapma demeğe kalmadan
her şeyi yıkıp berbat ettin

8-yeni bir ad kazanıp oldun tecavüzcü coşkun
bu adı sana verdiler içim hun
serseme döndüm ettim figan
kaşına,gözüne,boyuna, posuna kurban boran

9-tuttup kendini mayın tarlasına attın
bu figanı bir pula sattın
sıla sarıldı diye pek sevindin
hüseyinin kazığını yiyip yerindin

devamı belki....

legends_of
09-04-07, 11:39
Boran Abay'a diyor,
-Yaşamak zorunda...O'na ya da çocuğuma birşey olursa kimseyi yaşatmam-hiç kimseyi yaşatmam.
Boran babasına diyor, namazı bitirmiş olan babasına,
-Allah ikimizi de görüyor,hangimizin duası iyiyse onu kabul etsin. Bu odaya oğlun Boran olarak girdim ve şimdi ağa olarak soruyorum, eğer karıma birşey olursa bu aşirette çok kişinin selası verilecek...
Geri geleceğim baba ama gazanız mübarek olsun diye değil...
Boran avluya inmiş,
-Eğer bu Sıla'nın kanıysa bunun hesabını hepsi verecek. O cihana söyleyin ya gelip beni bulsun-yada kendini vursun.
Boran Sıla'yı ebenin evinden almış götürüyor,
-Bana sıkı sarıl, hem bana hem hayata. Beni sensiz bırakma-beni sensiz bırakma...
-Sıla'm inan bana kimsenin canınızı yakmasına izin vermeyeceğim...
Sıla ağlıyor ve bebeğiyle birlikte ölmek istediğini söylüyor.
Boran,
-Sözlerinle içimi yakma Sıla, sen benim yaşama
sebebimsin, zaten acım büyük bi de sen bırakma beni...
-Dayan Sıla'm, az kaldı, dayan Sıla'm ne olursun dayan bizden vazgeçme...


Bittiğim an bu andır................:icon_sorr :icon_sorr

legends_of
09-04-07, 11:41
-Bebeğimize ve sana birşey olmasına izin vermeyeceğim, ben hep yanınızda olacağım,Sıla bunuda birlikte atlataca
ğız. Bu yaşadığın acıyı sana unutturacağım, düşlerimdeki gibi senin ve bebeğimin kahkahalarının yaşamasını sağlayacağım.
Siz benim bütün varlığımsınız.
Sıla Boran'ın elini karnına götürerek söylüyor,
-İlk defa anne olduğumu hissettim, bebeğin öldü dedikleri zaman sadece ölmek istedim, ölüp bebeğimin yanında olmak istedim.
Kızım küçükken bu kadar direnebiliyorsa ben de yanında duracağım.
Boran Sıla'yı kucaklıyor,
-Güçlü kadınım benım.
Sıla söylüyor,
-Lütfen bizi eritmelerine izin verme.
Boran
-Sizi ölümü hissettirmem. Her kim olursa önce beni karşısında bulacak bebeğime ve sana bir şey olmasına izin vermeyeceğim.
Hep yanınızda olacağım, bunuda birlikte atlatacağız.
Sıla uyuyor ve Boran Sıla'ya söylüyor,
-Annen senin kız olduğunu söylüyor, annelik dürtüsü galiba.
Her ne isen kabulumdur, yeterki sağlıklı ol...
Hayat seni şimdiden denemeye başladı ama sen annen gibi güçlüsün, sizi bütün kötülüklerden koruyacağım, hemde ölümüm pahasına...

......................:icon_sorr ....................:icon_sorr ..............

legends_of
09-04-07, 11:44
Boran ağa
-Hoşgeldin kadınım evime-yüreğimi aydınlatan bakışlarınla hoşgeldin.
Sıla Boran'a söylüyor,
-Hep yanımda yakınımda ol,bizi sar.
-Seni seviyorum... :icon_sorr :icon_sorr :icon_sorr

.................................................. ................................................
Boran:Ne karımın ne de kardeşimin adını ağzında kirlettirmem
senin...
Bu aşiretin bir ağası var oda benim ve cezayı sana ben vereceğim. Seni kaç defa uyardım Cihan.
And içmiştim seni öldürmeye...
ŞAHADET GETİR LANNNNN!.... :happy0064 :happy0064

su-yagmur
11-04-07, 22:59
AŞKA DÖNÜŞ
Dönebilmek o dönüşü olmayan yollardan
Sürekli bir aldanış bir daha bir daha
Hiç bitmeyecek gecelerden bir sabaha
Çıkabilmek ve sevmek durmadan usanmadan

Konuşmak konuşmak gözlerle fısıltılarla
Duymak büyülü sıcaklığını beyaz ellerin
Her geçen dakika var olduğunu anlamak için
Yaşamak arzu dolu dudaklarda, şarkılarla

Unutmak ne varsa kötülükten yana
İnmek sevilen gözlerin derinliğine
Öyle mutlu, öyle sarhoş, alabildiğine
Bin yıl içmek o sulardan kana kana

Her gün ona koşmak dağlardan tepelerden
Her yerde, her zaman onsuz edememek
O en tatlı hayal, en büyük gerçek
Anlarsın taşan o günlerden gecelerden

Sonra bir gün o bütün karanlıkları yırtasın gelir
Başını alıp gidesin gelir uzak denizlere
Artık her şey boş ve yalan sevdin ya bir kere
Her yerinden bir buğu halinde o yükselir

Sen yoksun artık anla yeryüzünde bir o var
Onun elleri var, gözleri, dudakları
Anlarsın tenin beslediği zaman toprakları
Ve hala seversin zaman bitinceye kadar

Yeniden var oluştur ya da bir başka türlü oluştur bu
Nice aldanmalardan sonra bir aşka dönüştür bu.

Ümit Yaşar Oğuzcan

belize22
12-04-07, 00:19
Şimdiye kadar en çok beğendiğim replik..


20. Bölüm: Sıla ve Boran sahilde...

http://img443.imageshack.us/img443/8520/s20000hq3.jpg


Sıla: Gitsek mi acaba? Üşüdüm biraz.
Boran: Gitme...Benimle kal...
Sıla: Hiç sormuycaksın sandım...

KIRÇİÇEĞİ
13-04-07, 11:13
http://img185.imageshack.us/img185/6771/silaboran28ox7.jpg


*Baha - Yanında Ben Varım*

Düştü bütün kalpleri yakar sevda
Durur dünya, ne gerçek nede hülya
Böyle bir şey görmemişsin belli ki hayatında
Güvenebilirsin bana...
Aşk denen şeyin varlığından bile habersizsin
Çocuklar gibi savunmasızsın masum sevgilim... :img-in_lo

Yanında ben varım artık korkma :img-in_lo
Herşeyin hakkından gelirim... :img-in_lo
Üşüdüğünde gecenin ayazında ,
Üstünü aşkımla örterim....:img-in_lo

MiLay
15-04-07, 20:37
Bu şarkının sözlerini Kevser yazmış olmasın :img-pilot

BEDDUA

Dilerim tanrıdan gülmesin yüzün
Gönlüne eş olsun dert ile hüzün
Huzura ermesin benliğin özün
Benden başkasını seversen eğer

Özleyen arayan soran olmasın
Acılar bitmesin çilen dolmasın
Gönül yaraların deva bulmasın
Benden başkasını seversen eğer

Sevgiden şevkatten mahrum kalasın
Eşinden dostundan hep ah alasın
Cennetten kovulan tek kul olasın
Benden başkasını seversen eğer

legends_of
16-04-07, 10:51
Cihan'ın karısı kalabalığı yarar ve Boran'ın eline kapanır-yapma ağam bağışla-ağam...
Cihan'ın oğlu Seyit atılarak Boran'ın bacağına sarılır,
-Ağam kurbanın olayım, babamın canını alma...
Boran,
-Seni çocuklarına bağışladım Cihan.
Ve silahını yere atar-arkasını dönerek yürür.Cihan silahı alır ve ağzına kurşunu vererek arkasından bağırır.
Boran yavaşça sırtını dönerek söyler,
-Bir kere yürekli olda karşıma geç Cihan-beni sırtımdan vurma...
Ah!benim aslan ağam yine şefkatine yenildin-ne diyeyim sana.(Sanki yılanın başı rahat duracak)

Konağa gelen Boran Sıla'nın gizlediği Kevser olayını öğrenir ve sorar söylemeyen Sıla'ya,
-Senin bu inadınla ne yapacağım Sıla...
Cihan olayını geçiştirir ve Sıla'ya,
-Niye hala yüzün gülmüyor Bak geldim burdayım sapasağlam yanındayım.

Boran babasına söylüyor,
-Sıla benim karım, bebeğimin anası bunu böyle kabul edeceksiniz.

Odalarındalar yine Sıla,
-Ben buraya herşeyi göze alarak geldim, beni kucaklamalarını beklemiyorum, senin için-bebeğim içinsavaşacağım.
Boran,
-Farkındayım Sıla-farkındayım.

Yine Boran babası ile tartışıyor babası namusunun yerlerde olduğunu ve Sıla'yıda alıp gitmesini söylüyor
Boran,
-Hamile olan karımı nasıl öldürmemi diledin benden.
Sıla'yı karım-bebeğimide torunun görmediysen Boran diyede bir oğlun yok...

Kevser Firuz'a
-Ağam kurban olam Boran'ın inadını bilirsin, beni evlatlarımdan ayrı koyma onlarsız mezara koyma beni...
Firuz ağa Sıla'yı kucağında taşıyan Boran'a sesleniyor.
-Sen bu aşiretin ağasıysan-sen bu evin reisiysengitme yakışık almaz, yüreğinde evlat sevgisi varsa burda kalın...

Boran Zinhar ağaya
-Çok yakında aramızda bütün düşmanlık bitecek.
Zinhar,
-Buda ne demek oluyor,
Boran,
-Ne demek olduğunu göreceksiniz.

Cihan Dilaver kardeşine diyor,
-Kim yanımdaysa peşime düşsünler,yakında öyle bir iş olacakki top-tüfek hak getire.
Dilaver,
-İcabedeni konuşur, icabedeni yakarız.

Boran Sıla'ya söylüyor,
-Toprak alımlarını durdurmalısın-bunda devam edersen birileri hep ölür hergün.
Sıla,
-Tek başıma karar veremem, birine sormam gerek. Kızıma sormalıyım-en çok o acı çekti.
Boran,
-Kızım babasınınsözünden dışarı çıkmaz, bir tek sen çıkarsın Sıla...
Sıla karnını tutarak yanıtlar,
-Bak babasına evet diyor yalnız bir şartı var.
Boran ben burda bir kadın doğum kliniği kurmak istiyorum hala evinde-tarlada doğum yapanlar var.
Boran,
-Eğer sen böyle birşey istiyorsan kim engel olabilirki.
Sıla,
-Sen bu kadar nasıl emin konuşabiliyorsun.
Boran,
-Adımın Boran olduğundan ne kadar eminsem o kadar eminim.
Eğer bana inanıyorsan bunların biteceğinede inan Sıla,
Birgün Zeyşan'ımıza anlatacağın masalımız olacak

Boran Sıla'ya annesininm geldiğini ve birkaç gün sonra görebileceğini söyler ancak Sıla utanarak annesinin yapabileceği bir şeyi istediği için annesiyle mutlaka görüşmek istediğini söyler,
Boran,
-Senin istediğin ne Sıla? Benim yapamayacağım senin isteğin ne? Benim sen isteyipte yapamayacağım şey yoktur...
.....?:..................?..........(banyo sahnesi :img-in_lo )


Boran aşireti toplamış hükmünü söylüyor,
-Benim aşiretimde kendi ailem bile bunu bozamaz.
Karışıldığı zaman benim hükmüm yürür, ben olduğ-um sürece kimse ağalığa göz dikemez, bağışlanmıyacak günahlar vardır,
Bu aşirette Cihan'ın bu ailede yeri yoktur şu saatten sonra men edilmiştir,
Genco aşiretinin ağası olarak kararım budur...

MiLay
16-04-07, 15:17
Sensiz İstanbul'a Düşmanım

kelimelerden alacaklı bir sağır gibi
içimi döktüm bugün, yokluğunla konuştum
tutsak gibi, bir enkaz gibi, kendim gibi
içimden çıktım bugün, içimle konuştum

yüzünü ilk kez gören bir çoçuk gibi
gördüm kendimi gördüm
kırıldı ayna paramparça
paramparça ne varsa kadınımBoran pek bi hisli söyler bu kelimeyi:img-blush
yokluğunda kaç damla gözyaşı eder adın
ne olur, gel, gel, gel, gel
ben sensiz istanbul’a düşmanım.

kestiğim ümitlerden yelkenler yaptım ama
yokluğunda ne gidebildim ne de kaldım
gerçek miydi tutunmaya çalıştıklarım
hediye süsü verilmiş ayrılıklarım

kaybetmenin tiryakisi bir çocuk gibi
sustum, kendime kızdım
kırıldı ayna paramparça
paramparça ne varsa kadınım
yokluğunda kaç damla gözyaşı eder adın
ne olur, gel, gel, gel, gel
ben sensiz istanbul’a düşmanım.

söz : birol namoğlu - emre aydın - haluk kurosman

su-yagmur
16-04-07, 21:58
SEN ANLARSIN

Bugün biraz gerginim yine
Sesim değişik gelebilir biraz ama
Sen anlarsın
Beni tanırsın,bana katlanırsın.
Tuhaf laflar edebilirim
Seni belki üzebilirim
Ama sen susarsın
Çünkü beni tanırsın
Öyle çabuk kızma derdin hep
Bu kadar kolay alınma
O zaman beni sana değil
Sarıl bana
Değişmez huylar bilirsin
Bir kere de sen dene alışmayı
Ben göğsüne yatarken
Öyle derin nefes alma
Bu ara ihtiyacım var sana
Ellerimi sakın bırakma
Bana huzur veren tek yer
Senin yanın unutma
Gün varıncaya kadara sabaha
Sakın hiçbir yere kalkma
Fazla bir şey istemem
Sadece dur burada

Emre Aydın

legends_of
19-04-07, 12:32
GİDİYORUM
İşte Gidiyorum,
Birşey demeden,
Arkamı Dönmeden,
Şikayet etmeden,
Hiçbir şey almadan,
Birşey vermeden,
Yol ayrılmış görmeden Gidiyorum...

Ne küslük var ne pişmanlık var kalbimde
Yürüyorum sanki senin yanında
Sesin uzaklaşır her bir adımda
Ayak izin kalmadan Gidiyorum...

Geldigim tek kalbinde kırılmadı
Gönül kuşu şarkıdan yorulmadı
Bana kimse sen gibi sarılmadı
Işıgımız Sönmeden Gidiyorum...
KAZIM KOYUNCU:.............

semiramist
27-04-07, 20:38
GiDERAYAK

Giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.
Ceylanı kurtardım avcının elinden
ama daha baygın yatar ayılamadı.
Kopardım portakalı dalından
ama kabuğu soyulamadı.
Oldum yıldızlarla haşır neşir
ama sayısı bir tamam sayılamadı.
Kuyudan çektim suyu
ama bardaklara konulamadı.
Güller dizildi tepsiye
ama taştan fincan oyulamadı.
Sevdalara doyulamadı.
Giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.

Nazim Hikmet

milavanda
28-04-07, 11:08
HENÜZ VAKİT VARKEN GÜLÜM

Henüz vakit varken, gülüm
Paris yanıp yıkılmadan,
henüz vakit varken, gülüm,
yüreğim dalındayken henüz,
ben bir gece, şu Mayıs gecelerinden biri
Volter rıhtımında dayayıp seni duvara
öpmeliyim ağzından
sonra dönüp yüzümüzü Notrdam´a
çiçeğini seyretmeliyiz onun,
birden bana sarılmalısın, gülüm,
korkudan, hayretten, sevinçten
ve de sessiz sessiz ağlamalısın,
yıldızlar da çiselemeli,
incecikten bir yağmurla karışarak.
Henüz vakit varken, gülüm,
Paris yanıp yıkılmadan,
henüz vakit varken, gülüm,
yüreğim dalındayken henüz,
şu Mayıs gecesi rıhtımdan geçmeliyiz
söğütlerin altından, gülüm,
ıslak salkım söğütlerin.
Paris´in en güzel bir çift sözünü söylemeliyim sana,
en güzel, en yalansız,
sonra da ıslıkla bir şey çalarak
gebermeliyim bahtiyarlıktan
ve insanlara inanmalıyız.
Yukarda taştan evler,
girintisiz, çıkıntısız,
birbirine bitişik
ve duvarları ayışığından
ve dimdik pencereleri ayakta uyukluyor
ve karşı yakada Luvur
aydınlanmış ışıklarla
aydınlanmış bizim için
billur sarayımız...

Henüz vakit varken, gülüm,
Paris yanıp yıkılmadan,
henüz vakit varken, gülüm,
yüreğim dalındayken henüz,
şu Mayıs gecesi rıhtımda, depolarda
kırmızı varillere oturmalıyız.
Karşıda karanlığa giren kanal.
Bir şat geçiyor,
selamlıyalım gülüm,
geçen sarı kamaralı şatı selamlıyalım.
Belçika´ya mı yolu, Hollanda´ya mı?
Kamaranın kapısında ak önlüklü bir kadın
tatlı tatlı gülümsüyor.

Henüz vakit varken, gülüm,
Paris yanıp yıkılmadan,
henüz vakit varken, gülüm...
Parisliler, Parisliler,
Paris yanıp yıkılmasın...


Nazım Hikmet

mBy
28-04-07, 19:54
Nazım Hikmet - Gider Ayak İşlerim Var

Giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.
Ceylanı kurtardım avcının elinden
ama daha baygın yatar ayılamadı.
Kopardım portakalı dalından
ama kabuğu soyulamadı.
Oldum yıldızlarla haşır neşir
ama sayısı bir tamam sayılamadı.
Kuyudan çektim suyu
ama bardaklara konulamadı.
Güller dizildi tepsiye
ama taştan fincan oyulamadı.
Sevdalara doyulamadı.
Giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.

duy14
01-05-07, 11:51
Boran`im,

Özlem dolu susuzlugum,
Sevda caglayanim...
Bir bilsen,
Ah! bir bilsen
Seni sensiz yasamaya calisirken,
Senden bir parca bende, anlayabilsen...
Boran`im
Sen- ben
ve Bebegim...
Bir muciz,
Bu mucize bir mutluluk,
Buruk...
Buruk yasiyabilsen,
Öfken- kini sevgiye bogup,
Bizimle hayati paylasabilsenalinti

duy14
01-05-07, 11:56
BORAN AGA GURURLU

Özlemeimsin kadinim,
Ates cemberinde sevdam...
Sadece seni görüp,
Gözlerine bir baksam...
Ah! Sila`m,
Bekledigim cevabi,
Bakislarinla alsam...
Hasretimsin kadinim,
Töre cehenneminde sevdam...
Bilki,
Öldürmek bana haram.
Bilki,
Gurur cikmazinda dünyam...

alinti

KIRÇİÇEĞİ
01-05-07, 12:08
http://img186.imageshack.us/img186/39/emreeiw8.jpg (http://imageshack.us)



BAHA - NASİP DEĞİLMİŞ

Aynı dili konuşurken, farklı şeyler anladık
Olur olmaz kırılırken, mutlu musun ayrıldık
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak :img-cray:
Hiç kimsenin sevgisi yerini tutmayacak ..:img-cray:
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak...
Söylesene saçlarım sensiz mi ağaracak
Benden bir iz kaldıysa ne olursun iyi bak,
Nasip değilmiş bana dizlerinde uyumak..
Benden bir iz kaldıysa ne olursun iyi bak ...
Nasip değilmiş bana başucunda yaşlanmak...

Not: Bu şarkıyı dinleyince aklıma Emre geliyor ne yapayım:icon_sorr Gerçi hiç çıkmıyor ki diyesim var ama demiyorum:img-hyste

su-yagmur
05-05-07, 00:02
Üstüme Basıp Geçme Yar

Bıraksanda elimi
Sevgin bana yeter
Susarım öpüşüne
Avunurda söylemem
Belki yalandır oyundur derim ya
Yine korku basar
Yazık ki ağır ağır çökmüş yüreğine
Nefret değil mi bu
Yalanmış sevişmeler
Sen değilsin sanki yarısı yatağımın
Üşürüm sarılsam bile
İsyanım yanışıma
Ölüm bile Susuyor,
Ardına dönüp giden
Sen misin a kadın...
Gururum yere düşer
Yeter ki bak yüzüme
Üstüme basıp geçme yar....

GÖKHAN KIRDAR

bye

gizem75
07-05-07, 13:08
17/01/2006 KÖRÜM
doğmuşum bin dokuz yüz doksan beşte
kalbim yanıyor hatta bir elim ateşte
gözüm kapalı dünya aklımda
bin bir ayna
ama olsun umudu yitirmiyorum yine
aslında hayat gözsüzde yaşanıyor
mevsimlerin tadı duyusuzda çıkıyor
benimde sızın gibi bir hayatım var
ama bunu bazısı anlamıyor
bütün bu olayların ucunda birileri var
onlara bin kez teşekkürler
hiç kimse kaldıramaz bu kadar yükü
bu acıdan tüm anneler
mutlu bir ailem var ya o bana yeter
Allah vermesin aile acısından beter
Görmüyorum ama mutluyum
İnanmazsınız ama huzurluyum
Ufak bir acı yaratıyor
Ama zamanla geçer

ARDA

gizem75
07-05-07, 13:08
20/01/2006 AŞKIM
Bugün evlilik yıl dönümüz
Aslında aşkta da ölümümüz
İnsan birini aldatınca
İnsanların öldüğünü görürüz

İşte bende aynen öyleyim
Hemen dön dese dönerim
Nasıl olsa vazgeçecek
Sonunda beni arayacak

İlk aşk her zaman güzeldir
Bazıları sevdiğini sanır yanılır
İşte o zaman arada kalınır
Bazısı yıkılmaz bazısı yıkılır

İşte ben yıkılmadım
Döndüğü zaman kabul ettim
Başkasını yalandan sevmiş olabilir
Ama hala benimdir

Severim sayarım
Yakarım yıkarım
Dinlerim dinletirim
Çünkü o benim aşkım
ARDA

gizem75
07-05-07, 13:09
20/01/2006 AŞKIM
Bugün evlilik yıl dönümüz
Aslında aşkta da ölümümüz
İnsan birini aldatınca
İnsanların öldüğünü görürüz
İşte bende aynen öyleyim
Hemen dön dese dönerim
Nasıl olsa vazgeçecek
Sonunda beni arayacak
İlk aşk her zaman güzeldir
Bazıları sevdiğini sanır yanılır
İşte o zaman arada kalınır
Bazısı yıkılmaz bazısı yıkılır
İşte ben yıkılmadım
Döndüğü zaman kabul ettim
Başkasını yalandan sevmiş olabilir
Ama hala benimdir
Severim sayarım
Yakarım yıkarım
Dinlerim dinletirim
Çünkü o benim aşkım
ARDA

gizem75
07-05-07, 13:10
ADI YOK
Her şey bir gerçekten ibarettir
Biri bin yalan söylese sonu kesin gerçektir
Hayaller bile yanındadır her zaman
Hiç bir şey yalan değildir

Sen hayatıma girdikten beri
Bana öğrettin bütün gerçekleri
Seninle kurdum bütün hayallerimi
Aşkımsın diye

Bir yalan vardı
Oda aşkımızdı
Seni bu kafam kendi kendime aşık sandırdı
Ama sen aşık beni sevmiyordun maalesef
ARDA

gizem75
07-05-07, 14:41
15/01/2006 SENİ SEVIYORDUM
dünya yalan söylüyor
her şey yalancı gündüzüm gece oluyor
çok çok acı kalbim sensizlikten ölüyor
yok ki kalbimin ilacı hava kotu oluyor
güneş yalancı
sen kapıları kitlerken
ben kapı önünde ağlarken
sen kapıları açmazken
ben sırılsıklam olmuşken
seni seviyordum
onun için yapmıştım
simdi sevmiyorum
sana aynısını yaşatacağım

ARDA

gizem75
07-05-07, 14:42
17/01/2006 TEBRİK EDERİM
mutlu musun canım benim
iyi bak kendine ömrün benim
eller seni alırsa birileri satarsa
ben ne yaparım ki
sakın gitme
eğer öyle bir şey yap
ben çok üzülürüm
eğer öyle büyük acıya katlan
seni tebrik ederim
ARDA

gizem75
08-05-07, 10:11
Bu siiri bıryerden almıstım ama hatırlamıyorum
KÜÇÜĞÜM
Ayni sokakta oturuyorduk
Her gün bir kizla geliyordu eve
Adi ESRARENGIZDI
Herkes onun hakkinda
Farkli seyler söylerdi.
Fakat kimse gerçegi bilmezdi
Kirli sakallari vardi.
Yesil gözlü esmerdi
Mahallenin kizlari hayrandi ona
Bense nefret ederdim
Hiç kimseyle konusmaz
Sadace gelir geçerdi
Birgün onunla yolda karsilastik
Çok güzel bir yüzü vardi
Bana gülümsedi
Sasirdim
Ama yinede onu sevmiyordum.
Fakat o çok farkliydi
Gece boyunca lambasi yanardi
Uyumak yerine onun evini seyrediyordum,
Onu sevmedigim halde her seyiyle ilgileniyordum.
Yavas yavas onu gözlemeye basladim
O an anladim ki
Hep kendimi kandirmisim
Ona karsi hissetigim sey sevgiymis
Artik o eve gelmeden uyuyamiyorum.

Yanina gelen kizlari kiskanirdim
Herkes onun kötü oldugunu söyleyince
Hep onu savunurdum,
Onunla karsilasmak için kapida dururdum...
Onu yine yolda gördüm
Bana göz kirpti
Yanimdan geçerken onu cagirdim
Acelem var KÜÇÜGÜM dedi
Bana aramizdaki yas farkini hatirlatmisti
Eve gidip aglamistim.
Karar verdim ona askimi ilan edecektim
Yolunu gözledim
Bir gün onu gelirken gördüm
Pesine düstüm o eve girdi
Biraz bekleyip kapiyi çaldim
Açtı ne var KÜÇÜGÜM dedi
SENI SEVIYORUM dedim
Gülümsedi
EE dedi
Ne eededim konusmadi
Kosarak disari çiktim
Bir ay boyunca evden çikmadim
Bir gün kizlarla konusurken
Ambulans geldi onun evine girdi
Sedyeyle onu disari çikardilar
Önümüzden geçerken
Bende seni KÜÇÜGÜM dedi ve gözlerini yumdu.
Kipkirmizi oldum herkes bana bakiyordu
Aglayarak kosmaya basladim
Aksama kadar sokakta gezdim
Gözyaslarim durmadan akiyordu
Sonra eve geldim
Annemler ondan bahsediyorlardi
Sevdigi bir kiz varmis
Ailesi evlenmesine izin vermeyince
Kiz evden kaçmis
Sokak serserileri onu öldürmüs
Eve getirdigi kizlar evi olmayan kizlarmis
Kimi sevdiyse ölmüs
Çok sevip aci çekmis
Intihar edip hastaneyi aramis
Polisler evin duvarinda KÜÇÜGÜM yazisini bulmus
KÜÇÜGÜM sende ölme yaziyormus, ve hemen altında;
Bende seni sevdim
Sevdiklerim gibi sende ölme diye ben öldüm KÜÇÜGÜM

pink_girl_56
10-05-07, 11:12
işte size 32.bölümnden replikler...
Sıla Firuz ağanın yanına gider;
Sıla:Geçmiş olsun nasılsınız?
Firuz Ağa:Sağol
Kevser:Marifetini görmeye mi geldin koca ağayı nasıl yatağa düşürdüğünü?Çık dışarı!
Boran:Ana yeter artık karımın üstüne gitmeyi bırak!Görmüyor musun ne kaar üzgün olduğunu?
Kevser:Yüzsüz.Bak hala duruyor
(Boran Sıla'nın yanına gider)
Firuz Ağa:Kes sesini Kevser kadın o benim hayatımı kurtardı.
Kevser:Hayatını mı kurtardı?O değilmiydi seni sinirlendirip ölümle çeberleştiren?
Hayatını kurtarmışmış.O bizim hayatımızı kuratarmadı hepimizin toptan hayatını karattı.
Firuz Ağa:Uzun etme kadın ne diyorsam öyle.Göğsüm sıkştığında koşup ilacımı o verdi.Ne olduysa oldu ama Allah'tan başka kimseye can borcum yoktur benim.

gizem75
10-05-07, 17:44
AŞKIMA

aşkımın baharında
sevmiştim seni
aşkımın sonbaharında
terkettin beni

hiç canın acımadı mı?
canım ayrılık koymadı mı?
bir içim suydum senin için
artık başkası mı?

sen benim aynamdın
gerçekleri söyleyen
şimdi söyle bana
kim sana yalanlar söyleyen
ARDA

cicek20
11-05-07, 22:31
Ne güzel şey seni seviyorum demek
Sevdiğini söyleyebilmek ne güzel
Her baharda gece gündüz her saniye
Seni seviyorum
Seni seviyorum
Seviyorum seni diyebilmek ne güzel

Bir kere sevdaya tutulmayagör
Ateşlere yandığının resmidir
Aşık dediğin mecnun misali kör
Ne bilsin alemde ne mevsimidir

Çünküsü yok nedeni yok sevmenin
Zamanı hiç yok, dakikalar zaman üstü
Utangaç bir gecenin kucağında
Yağmurlar vuruyor pencereme
Aşkın vuruyor kalbimin kıyılarına
Gecenin bu çıldırtan yalnızlığında
Aşkın ayak seslerinin duyuyorum yüreğimde
Ve hasretin içimde
Seni seviyorum
Sesinin duymak istiyorum uyumadan önce
Sabahlara kadar konuşmak
Hiç kapatmamak telefonu
Aynı düşlere uyumak sonra
Ve uyanmak aynı güneşe

Bir kere sevdaya tutulmayagör
Ateşlere yandığının resmidir
Aşık dediğin mecnun misali kör
Ne bilsin alemde ne mevsimidir

Daha bir güzelleştim son günlerde
Gözlerimin içi parlıyor
Kabıma sığdıramıyorum aşkı
Gülmek geliyor içimden
Sokaklarda koşar adım yürümek
Tanıdık tanımadık herkese selam vermek
Merhaba ülkemin güzel insanları
Hepinize hepinize merhaba
Sizi de seviyorum
Yağmuru, denizi, kokusunu toprağın
Gökmavisinde güvercinleri, martıları
Dağ eteklerinde gelincikleri seviyorum ateş kırmızısı
Bin dallılarıyla köy kızlarını
Ve elleri hamur kokan anaları
Hepsini sende seviyorum
Seni seviyorum
Bir kenara mahsun çekilen içim
Yemeden içmeden kesilen içim
Sensiz&yarsız uykuyu haram bilen için
Ayrılık ölümün diğer ismidir

Senin sevdiğin gibi topluyorum saçlarımı
Siyah kazağımı daha çok yakıştırıyorum kendime
Ve daha çok seviyorum limonlu çayı
Senin sevdiğin herşeyi seviyorum
Türkülerini memleketinin
Feneri ve kara kartalı senin için
Davamızı ve şiiri sende seviyorum
Seni seviyorum
İyi ki doğdun
İyi ki varsın
Doğum günün kutlu olsun
Seni çok seviyorum
Seni çok seviyorum

Yaşamaksa seni sevmek
Ben hiç ölmedim
Seni seviyorum

Siir: Sebnem Kisaparmak

cicek20
11-05-07, 22:36
Ne güzel şey seni seviyorum demek
Sevdiğini söyleyebilmek ne güzel
Her baharda gece gündüz her saniye
Seni seviyorum
Seni seviyorum
Seviyorum seni diyebilmek ne güzel

Bir kere sevdaya tutulmayagör
Ateşlere yandığının resmidir
Aşık dediğin mecnun misali kör
Ne bilsin alemde ne mevsimidir

Çünküsü yok nedeni yok sevmenin
Zamanı hiç yok, dakikalar zaman üstü
Utangaç bir gecenin kucağında
Yağmurlar vuruyor pencereme
Aşkın vuruyor kalbimin kıyılarına
Gecenin bu çıldırtan yalnızlığında
Aşkın ayak seslerinin duyuyorum yüreğimde
Ve hasretin içimde
Seni seviyorum
Sesinin duymak istiyorum uyumadan önce
Sabahlara kadar konuşmak
Hiç kapatmamak telefonu
Aynı düşlere uyumak sonra
Ve uyanmak aynı güneşe

Bir kere sevdaya tutulmayagör
Ateşlere yandığının resmidir
Aşık dediğin mecnun misali kör
Ne bilsin alemde ne mevsimidir

Daha bir güzelleştim son günlerde
Gözlerimin içi parlıyor
Kabıma sığdıramıyorum aşkı
Gülmek geliyor içimden
Sokaklarda koşar adım yürümek
Tanıdık tanımadık herkese selam vermek
Merhaba ülkemin güzel insanları
Hepinize hepinize merhaba
Sizi de seviyorum
Yağmuru, denizi, kokusunu toprağın
Gökmavisinde güvercinleri, martıları
Dağ eteklerinde gelincikleri seviyorum ateş kırmızısı
Bin dallılarıyla köy kızlarını
Ve elleri hamur kokan anaları
Hepsini sende seviyorum
Seni seviyorum
Bir kenara mahsun çekilen içim
Yemeden içmeden kesilen içim
Sensiz&yarsız uykuyu haram bilen için
Ayrılık ölümün diğer ismidir

Senin sevdiğin gibi topluyorum saçlarımı
Siyah kazağımı daha çok yakıştırıyorum kendime
Ve daha çok seviyorum limonlu çayı
Senin sevdiğin herşeyi seviyorum
Türkülerini memleketinin
Feneri ve kara kartalı senin için
Davamızı ve şiiri sende seviyorum
Seni seviyorum
İyi ki doğdun
İyi ki varsın
Doğum günün kutlu olsun
Seni çok seviyorum
Seni çok seviyorum

Yaşamaksa seni sevmek
Ben hiç ölmedim
Seni seviyorum

Sebnem Kisaparmak

cicek20
11-05-07, 22:39
AnLamazmı yüreğin SöyLe maksadını
SözLerinde teseLLi oLsun
KaLbimde aşkın var
Rüzgarda kokun var
Çağırsam geLirmisin neredesin
Heves değiLsin

Tüm ışıkLarı söndür öyLe geL
Kimse görmesin seni
Hatıran yetmez bana sevgiLim
Su oLsam sensiz akmam ki

yaLvaran bir kadınım SevgiLim adamım
Yüreğinde merhamet oLsun
ALnımda yazın var
Erkekçe sözün var
YoLLarına bakarak
Çoğu tükenmiş bi hayatım var

Yildiz Tilbe

su-yagmur
14-05-07, 21:00
AŞKIN BENDEN DE ÖTE

Gördüğüm Düşlerin Ömrü Benden Uzun
Seni Çok Seviyorum
Mutsuzum
Her şeyin Bana İnat.
Görmüyor Yüzüm Rahat
Çok Özlüyorum ,Huzursuzum
Ben Sana Dayanamam
Ayrı Hiç Duramam
Gözlerimde Gece Olmuyor
Güneşi Perdeliyor Bakışın
Hem Sana İhtiyacım Var
Hem De Bana Delice
Al Beni
Bırakma Beni Bir An Bile Kendime
Aşkın Benden de Öte
Bir Yere Gidemem Ki
Sen Benim Kalbimsin ya Alma
Yaşayamam Ki
O Kollarda Bulamazsın Gerçek Aşkı
Yangınlarda Sönemezsin Benden Ayrı
Sen Korksan da
Yine Aynıyım,Aşığınım….

YILDIZ TİLBE

BHR
18-05-07, 18:10
Yavuz Bingöl - Gitme



Gitme aklım sende kalır uyuyamam geceleri
Gitme aklım sende kalır uyuyamam geceleri
Hiç ayrılmadık seninle,hiç ayrılmadık seninle
Degil bir sene bir gün bile gitme.
Belki birşey olmaz ama korkuyorum elde değil,
Belki birşey olmaz ama korkuyorum elde değil,
Hiç ayrılmadık seninle,hiç ayrılmadık seninle
Değil bir sene birgün bile gitme.

su-yagmur
18-05-07, 22:24
NASIL AYRILACAĞIZ SENİNLE

Neler yaşadım şu kısa hayatımda
Sen benim tek hatıramsın
Hiçbir zaman doymadım sana
Doyamam
Bin yıl daha yaşasam da
Günlerdensen,aylardan sen
Yıllar zaten sensin
Nasıl ayrılacağız biz seninle
Ömrüm bin yıl olsa da
Doyamam sana
Ellerin ellerimde olsun daima
Beni sen uğurla son yolculuğuma
En kırmızısından bir karanfil olsun
Aç perdeleri
Kalbim ışıkla dolsun
Gözlerim gözlerinin içinde kalsın
Lütfen
Söyle karanlığa
Söyle şarkımızı
Ben hiç kıyamam gözyaşlarına
Melekler ağlar mı hiç bebeğim
Yasla başını
Yasla göğsüme lütfen
Yolumuz ayrılmadan
Günlerimiz dolmadan kader bizi ayırmadan
Sarıl biriciğim
Öyle hüzünlü bakma kar tanesi
Bu defa götüremem yanımda seni
Aklımda sende kalır
Sakın ha ağlama
İyi geceler der gibi
Uğurla beni
En kırmızısından bir karanfil olsun
Bütün kelimeler yetersiz şu anda
Ve söylenecek ne çok şey var aslında
Bir tek seni sevdiğimi bilmen yeter
Lütfen

KAYAHAN

Bu şarkı Narin ve Azad olsun.:img-cray: :sad53:(hiç onlar için birşeyler yazacağım aklıma gelmezdi..)

BERFİN
29-05-07, 19:16
Bahtsız Boran'ım için bu şarkı:icon_sorr :img-cray:

SEN DÖNMEDEN UYUMAM

Uygun bir gökyüzü bulup parlamalıyım
Yangın bir aşka düşüp kor olmalıyım.
Mutluluk yürekli olana yakışır,
Ben sevdiysem buna kim karışır.
Onlar buna dümdüz delilik diyorlar,
Deli kalp sesinin izinde,bilmiyorlar...
Yorulmadan hangi tepe aşılır,
Ben sevdiysem buna kim karışır.
İsteyipte söyleyemediğim çok şey var
Sen dönmeden uyumam bu gece
Düşün bi benden başka gerçeğin mi var
Sen dönmeden uyumam bu gece.
Sen dön ben uyumam bu gece...

YALIN... (Dinlemeniz şiddetle tavsiye edilir.)

KIRÇİÇEĞİ
30-05-07, 09:12
Sıla'dan Boran'a gelsin bu şarkı... İlk duyduğum andan itibaren şarkıyı dinlerken aklıma hep Sıla'nın Boran'a olan davranışları geliyor çünkü:icon_sorr

Ebru Elver - Değerini Bilemedim

Sana derinden bağlıyım
Nereye baksam senin varlığın
Senin bedenin tenin, rengin

Sana öylesine özümden bağlıyım ki
Bütün sevgim benim herşeyim
Hayatta ki tek gerçeğim

Değerini bilemedim
Senin hakkını veremedim
Yalan aşklara uydun da
Sözünü dinlemedim

Oysa benim ne de güzel yarim varmış
Deli gönlüm seni hiç mi anlamamış. :img-cray:

GünIşığı
31-05-07, 08:25
Yorum yazıyordum bu parça çalmaya başladı.

Boran' dan Sıla' ya...

Sana kırık yaşıyor, herbir bakışım.
Yıktığın hayaller, tek can yoldaşım.

Seninle hep vardım, seninle kaldım,
hıçkırık bağrımda, son aldanışım

Sana buruk dudaklar, her bir gülüşte
Neş'eyle hüzünü perdeleyişte

Seninle hep yandım, seninle soldum
Hüsranlı gönlümde son bulunuşun

Sana seni anlatamam, isyan edersin
Aşkı tekrar istemem, ziyan edersin

Seninle hep yandım, seninle soldum
Bir varlığım yokki, muradım olsun:sad53:


Ferhat GÖÇER

nihz
03-06-07, 12:53
Beni hiç unutmayacaksan sev, usanmayacaksan sev. Birlikte yaşayacağımız her dakika ömrümüzün bir yılına bedel olmalı. O dakikaları hatıraların sonsuz mezarlığına gömeceksek hiç yaşamayalım.
Önce zamandan kurtulmalıyız öyleyse, önce zamandan. Birbirini yenilemeli saatlerimiz. Yarın bugünü aratmamalı. Bana ''gel'' dediğim an; mesafelerde anlamını kaybetmeli. Yolları dakikalar, günleri kilometrelerle ölçmemeliyiz.
Benim olma demiyorum. Ama önce ben ol. İnan, bana hep senin olacağım, baştanbaşa sen olduğum için.
Ümit Yaşar Oğuzcan

nihz
03-06-07, 13:01
Nasıl olduğunu bilmeden seviyorum seni, ne zaman nerede
Dolaysız seviyorum seni, sorgusuz ve onursuz:
Böyle seviyorum seni bilmeden başka bir davranış;
başka bir yolumuz var mı ki seninle benim
böyle yakınken göğsümde benim olmuş ellerin,
böyle yakınken düşümle kapanmış gözlerin.
P.Neruda

nihz
03-06-07, 13:15
AMANSIZ AŞK, DİKENLER TAKINMIŞ MENEKŞE,
arzular yatağında bir top çalsın,
ağrıların kargısı, öfkenin tacısın,
hangi yollardan geçip de vardın gönlüme?
nasıl afete çevirdin böyle acılı ateşini,
aman vermeden, yolunun soğuk yaprakları arasında
kim öğretti seni bana getiren yürüyüşü?
Çiçek mi, taş mı, duman mı gösterdi sana evimi?
Bilirim nasılda titremişti ürkünç gece,
şafak doldurmuştu bütün kadehleri şarabıyla
ve güneş o Tanrısal saltanatı kurmuştu,
arasız sardığında beni acımasız aşk.
Kılıçlarıyla yaralayıp, dikenleriyle de,
yanık bir yol açmıştı yüreğim de.
P. NERUDA


Kollarında sarılıyorum dünyaya,
kuma, zamana, yağmurun ağacına,
yaşadıklarımı canlı kılan ne varsa.
Alıp başımı gitsem de göreceklerim aynı
İşte önümde hayatın, kanlı canlı
P. NERUDA

nihz
03-06-07, 13:22
Köpek balıklarından kurtuldum.
Öldürdüm kaplanları
Yiyip bitirdi beni
Tahtakuruları
Engin Koparan


Yol kıyısında oturuyorum
Sürücü tekerliği değiştiriyor
Geldiğim yerle başım hoş değil
Hoş değil başım gittiğim yerle de
Peki, tekerliğin değiştirilmesini
Niçin izliyorum sabırsızlıkla?
Sacide Üçer


ZAAFLAR
Senin hiç yoktu
Benimse vardı bir tane,
Seviyordum.
Kerem Çalışkan

nihz
03-06-07, 13:35
'' Hayatınızın her gününü sanki bir dağa tırmanıyormuş gibi yaşayın. Arada bir zirveye göz ucuyla bakın ki, hedefiniz daima aklınızda olsun; ama yanlızca zirveye odaklanıp, varılan her yeni noktanın farklı ve güzel manzarasını da kaçırmayın''
Harıld B. Melchart

nihz
03-06-07, 14:25
Sıla kızımız ''Sevdiği şeyler ve inandığı şeyler arasında'' kalmaktan bahsediyor ya işte bende ona itafen Ümit Yaşar Oğuzca'nın Sevginin inanmışlıkla paralel bir olgu olduğunu anlatan harika yazısını sizinle paylaşmak istedim.
Sevmek inanmaktır:img-yes: :img-in_lo .


Artık aldanmak istemiyorum. Beni sevgilerin ölümsüzlüğüne inandır, korkulardan, şüphelerden kurtar. Hiç aldanmamışların o engin iç rahatlığına hasretim. Ayıkla, arıt ben. Bütün insanlar aldanıyormuş, süreklibir aldanmaymış yaşamak... Ne çıkar? Ben artık aldanmak istemiyorum ya! Sen ona bak.Onun için seni erişemeyeceğin bir yere çıkarmayacağım, olduğun gibi seviyorum seni. Olmanı istediğim gibi değil! Hiç olamayacağın gibi değil. Neredeysen orada dur. Nasılsan öyle kal.
Bütün mevsimleri bir günde, bütün yılları bir mevsimde yaşamaya razıyım seninle. Yanımda olduğun zamanlar nasıl apaydınlık oluyorum. nasıl içim huzurla doluyor. görmüyor musun? Gözlerimin derinliğine bakma; başın dönmesin. Gelecek günleri düşünme, korkma büyük hazlar yaşamaktan. Erişemeyeceğin hiç bir mutluluk yok. ''Yaşamadım'' diyemeyeceğin hiç bir günün olmayacak benimle.
Hiç aldatma beni, hiç yalan söyleme. Bir gün aldatsan bile; aldandığımı senden öğrenmeliyim önce. O zaman ölsem de mutlu ölürüm. inan. Biraz da olsa inanmış ölürüm.
Aldanmak... En büyük yıkıntısı iç dünyamızın aldanmak... Ses veren üç telimizden birinin kopması. Aldanmak o en son, fakat en keskin kabullendiğimiz gerçek. Sen hiç aldatma ne olur? Yıkılışımda sevgim kadar büyüktür benim. Bırak, kalbimden ses veren bütün teller ben yaşadıkça sana inanmayı söylesin. Sana kayıtsız, şartsız inanmak olsun; bütün kazancım yaşamaktan. O zaman herşeye katlanırım. Korkulardan, endişelerden uzakta her saniye yaşadığımı bilirim. Çaresizlikler beni korkutmaz. Şu aşağılık dünyanın hiç bir acısı seni sevmeyi unutturamaz bana artık.
İnanmak; seni düşündükçe söylediğim bir şarkı olmalı dudaklarımda. İnanmak; gökyüzünün en karanlık zamanında bile görebileceğim bir yıldız olmalı. Dağlardan, denizlerden esen serin rüzgazlar gibi, senden gelen bir şey olmalı inanmak. Kimi gün kalem olmalı parmaklarımda, kimi gün kulağımda musiki, gözlerim de ışık olmalı. İçtiğim su da, yediğim ekmekte sana inanmanın tadını duymalıyım. Her sabah ilk ışık, sana inanarak yaşayacağım mutlu bir gün getirmeli bana işte o zaman yokluğuna bile dayanabilirim, özlemlerim daha derin bir anlam kazanır. Seni beklerken o kahredici zehiriyle, geciktiğin her saniye bir defa ölmem.
Artık aldanmak istemiyorum. Seni aldatmak zevkinden sonuna kadar mahrum edeceğim. Beni aldatmanın acısını da sevincini de hiç tattırmayacağım sana. Çünkü, aldattığın zaman; yemin ediyorum yeryüzünde olmayacağım. İnanmışlığım ölüme kadar sürsün, bırak.
Zarımı son defa senin için atıyorum.

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

odile
03-06-07, 14:55
DAVET
Seni ben bekliyorum ,göğsüm açık ,bağrım açık;
hançer ol ,göğsüme saplan ; ecel ol, karşıma çık!

Çalmamış bir gece mademki felekten gönlüm,
Gelecek, bari elinden dilerim gelsin ölüm .
Toprağın rengi kanımdan kızarırken ,yer yer,
Uzanıp ,sapsarı, son busemi koymazsam eğer
O benim kalbimi göğsümden ayırmış çeliğe,
Gezsin ismim yedi kat gökte kahpe diye.
Beni kahretmeden alemde o bigane duruş
Bana sal yalvarırım pençeni ,ey yırtıcı kuşş!

İşte ben bekliyorum, göğsüm açık, bağrım açık;
Hançer ol , göğsüme saplan ;ecel ol, karşıma çık!

FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL

GünIşığı
05-06-07, 12:27
Hey gidi gençliğim:img-in_lo

Boran' dan son iki bölümdür "kuyu cadısı" olan Sıla' sına gelsin.:icon_sorr


Unuttu dediler
Hiç sevmedi dediler
Gücendim yar

Yalanmış dediler
Bir anlıkmış dediler
Kırıldım yar

Aldatıyor dediler
Aldırmıyor dediler
Yıkıldım yar

Deli gibi yürekten sevmeli
Uğruna dünyalari vermeli
Incitmemeli sevenleri
Değerlerini bilmeli

Unutmamalı o güzel günleri.
Anılarla gönülleri hoş tutmalı
Avutabilmeli
Hatırlamalı, sevgiyle anmalı.
Ümitlerle yarınları hoş tutmalı,
ayırmamalı.....

TARKAN

jess
05-06-07, 22:46
Boran'dan Sıla'ya...:icon_sorr

A little late for all the things you didn't say
I'm not sad for you
But I'm sad for all the time I had to waste
'Cause I learned the truth
Your heart is in a place I no longer wanna be
I knew there'd come a day
I'd set you free
'Cause I'm sick and tired
Of always being sick and tired

Your love isn't fair
You live in a world where you didn't listen
And you didn't care
So I'm floating
Floating on air

No warning of such a sad song
Of broken hearts
My dreams of fairy tales and fantasy, oh
Were torn apart
I lost my peace of mind
Somewhere along the way
I knew there's come a time
You'd hear me say
I'm sick and tired
Of always being sick and tired

KIRÇİÇEĞİ
08-06-07, 07:40
Her zaman ciddi ve de duygusal şarkılar ekleyecek değilim değil mi?:) Bu kez biraz gırgır olsun diye matrak bir şarkı ekliyorum... Şarkı sözlerinde oynama yapılmıştır onu belirtmeden geçmeyeyim:)

Boran'dan Sıla'ya...

Yıldız Tilbe - Şimdi Git Sonra Gelirsin:img-hyste


http://img300.imageshack.us/img300/692/imdigitsonragelirsince3.jpg


Şimdiki aşklar yalan olmuş ben yine aşık
Bendeki şansın talihi yok yine yazık
Bir yarim var herkesten güzel ama deli :img-heh:
Bir gözü bende öbürü nerde bilmemki :icon_sorr
Beni al dediğim zaman almadı
Elveda dediğimde bırakmadı
Aşkımı kafasına göre kullandı
Ah ne kadar acı, yok ki bunun ilacı :img-cray:

Güzel gömleklerimi giyip kuşanacağım
Senin önünden geçip sana bakmayacağim :img-beee:
Beni kırdığın gibi kalbini kıracağım :fighting2
Beni dinlemedin ya seni duymayacağım
Şimdi gittt sonraa gelirsin :img-music

Kalbimi verdim kendimide yetmedi sana
Yıllarımı serdim halı gibi yollarına
Gece gündüz her anında her çağırışında
Hep senin yanındaydım yalan mı hatırla :img-dirol
Seni bekleyemem yeter anladım
Aşkımı herzaman hafife aldın
Bende en sonunda kapımı kapattım
Ah dayanamadım
Aşktan böyle usandım :img-cray:

su-yagmur
08-06-07, 09:50
İNCE SIZIM
Bir bahardım
Şimdi ayaz
Feryadımı duy biraz
İhtimalim,umudum az
Bilirim,
Geri dönmen zor biraz
Ne verdiysem
Yanlış aldın
Kabullendim,alttan aldım
Uslanmadım,sırılsıklam
Ben hep sana hayran kaldım
İnce sızım
Kalp hırsızım
Beni benden aldın
İmkansızım
Ağlasam inlesem ne fayda
Nasıl olsa ben hep haksızım…
İnce sızım
Çok yalnızım
Ne yapsam ne etsem
Ne fayda
Nasıl olsa ben hep haksızım…

EDA ÖZÜLKÜ

liyepo
09-06-07, 07:53
Fesleğen

Yağmurla Gelen İlkbahar Gibi Gözlerin
Bıktım Geceden Herzaman Güzeldi Düşlerim
Niyetim Sensiz Gel
Fesleğen Kokulu Yarimsin
Çarem Sensin Gel
Alnıma Yazılı Tazemsin

Sevmedim Yalanı Sevemem Ben
Aldatmam Seni El Gibi
Anladım Aşkı Gözlerinden
Oldum Bende Sen Gibi

Aşkıma Saygı Bekliyorum Senden
Bir Acı Türkü Dinliyorum Yelden
Mevsimi Geçtim Geçmiyorum Senden
Bir Acı Türkü Dinliyorum Yelden

Söz : Erhan Güleryüz

zeynepsudem
11-06-07, 08:30
Ayşe mangalda biber közlemektedir.
Boran gelir.

Boran: kolay gelsin Ayşe
Ayşe: Ağam biber közlüyorum.
Boran: iyi düşünmüşsün Ayşe, Gelinağan nerde?
Ayşe: Odasında, dinleniyor ağam
Boran: hastamı? yoksa
Ayşe: yok ağam, bişeyciği yok, yükü ağırlaştı, herhal ondan.

Sıla, odasından çıkar,
Sıla: koku odama kadar geldi.
Ayşe: biber közlüyorum gelinağam sen seversin.
Sıla. sağol Ayşe çok severim.
Boran: Sıla iyimisin, bir sıkıntın varmı?
Sıla: iyiyim

masaya otururlar,
Ayşe: gelinağam, biberlerin tatlılarını tek tek ayırdım, acılarını ağamın tabağına koydum.
Sıla: iyi yapmışsın Ayşe, acıyı hiç yiyemem.
Boran: İlla, beni yakacaksınız dimi

Sıla, tabağındaki sıcak bibere elini değdirdirdği anda,
Sıla: elim yandı
Boran: iyimisin ? Sıla, yanıyormu?
Sıla: yanıyor
Boran, hemen yerinden kalkar, masadan aldığı buz ile Sıla' nın eline şevkatle kompres yapar.:img-in_lo
Boran: geçti dimi, acımıyor artık dimi, daha iyimisin.
Sıla: evet
Boran: Biberin tatlısıda can yakıyormuş dimi.:good:
Sıla: Böyle can yakmayan bir şey kaldımı? Boran, :img-cool2
Boran: Sıla niye bunu yapıyorsun şimdi, yanında bile konuşmaktan çekinir oldum, her sözün ardında bir ima bulur oldum, bir gecede olsun tadımız kaçmadan geçse.
Sıla: tadımızı mı kaçırıyorum? Bizim bir tadımız varmıydı? Boran
Boran: Tadımız vardı evet, bir tadımız vardı, inkar etme
Senin teninin bir tadı vardı,
Senin elinden, yediğim yemeklerin, bir tadı vardı.
Senin içime çektiğim, nefesinin bir tadı vardı.
Unuttum deme bunları.
Sıla: Bir ara belki, ama şimdi kekremsi bir tad bırakıyor.
Der, ve yatak odasının kapısına yönelir.
Boran' da bir sinirle, masayı, sandalyeyi tekmeler. Sıla öylece bakar ve odasına girer. ( sabır taşı olsa, çoktan çatlamıştı. Boran, çok sabırlı bir insan. :img-in_lo Herkezin sabrının bir sınırı vardır. Sıla, Boran' a her gün dırdır, vırvır, surat asmalar, çemkirmeler, göz belertmeler, tafralar, laf sokuşturma, diklenme, fevri davranışlar da bulunuyor.:img-pilot
Bir insanın üzerine bu kadarda gelinmez ki.)

su-yagmur
11-06-07, 22:38
ADI AŞK SEBEBİM

Belki De Zamansız Açtım İçimi
Yüreğim Şeffaftı Aklımsa Deli
Ben Geldim Sen Kaçtın Hep Bana İnat
Bir Vardın Bir Yoktun Hep Masal Gibi
Ne Kara Kaşına Ne Kara Gözüne
Ben Tek Bir Sözüne Tutulup Kaldım
Deymedi Bir Kere Ellerin Yüzüme
Gel Gör Ki Bin Yıldır Sanki Vardın
Adı Aşk Sebebimin Her Hata Kalbimin
Hep Değerinden Hep Gereğinden
Hak Ettiğinden Çok Sevdim
Ne Kara Kaşına Ne Kara Gözüne
Ben Tek Bir Sözüne Tutulup Kaldım
Deymedi Bir Kere Ellerin Yüzüme
Gel Gör Ki Bin Yıldır Sanki Vardın
GÜLŞEN

KIRÇİÇEĞİ
13-06-07, 10:35
İçimden geldi sadece eklemek istedim... :img-in_lo

Barış Manço - Allah'ım Güç Ver Bana

Yine sensiz geçen bir gecenin
Buz gibi sabahında
Bu korkunç yalnızlığımda
Seni bekliyorum yanıyor yüreğim

Yine gözyaşlarım yağmur gibi
Yaşıyorum anılarla
Birşeyler kopuyor sanki
Taa şuramda yanıyor yüreğim

Allah'ım güç ver bana sığındım sana
Bu ne dayanılmaz acı sabır ver bana
Yeter artık çektiklerim bitsin bu ceza
Ümitsiz haykırıyorum ne olur dön bana

Sana yazdığım en son şarkı bu
Artık kırıldı kalemim
Gökler şahidim olsun ki
Seni seviyorum yanıyor yüreğim

Sonbahar yaprakları gibi
Savruldu ümitlerim :img-cray:
Son bir kez duymak istersen
Seni seviyorum yanıyor yüreğim

Allah'ım güç ver bana sığındım sana
Bu ne dayanılmaz acı sabır ver bana
Yeter artık çektiklerim bitsin bu ceza
Ümitsiz haykırıyorum ne olur dön bana

su-yagmur
13-06-07, 22:49
'bazı anlarda yüzün aldığı bir ifade, sevenin belleğinde sonsuzlaşır, insan o ifadeyi her şeyden çok daha fazla özler. o yüzün sahibiyle günün birinde darıldıktan, ayrıldıktan, hatta ondan nefret ettikten sonra bile, o ifadeyi özler. bir andır o ama bütün zamanlara siner":icon_sorr
...
"seni ne zamandır derin bir tutku, sarsıcı bir ihtiras, büyük bir aşkla seviyorum. seni eksilmeyen bir arzu, yaşlanmayan bir yenilik, ölümsüz bir şiddetle seviyorum. seni hiç sönmeyen bir ateş, hep uğuldayan bir vadi, dinmeyen bir yara, susmayan bir nehir, bütün zamanlarda esen bir rüzgar gibi seviyorum. aramızda milyarlarca yıl ışık hızı uzaklık da olsa, aramızda gezegenler, gökadalar, kara delikler de olsa, aramızda yaşayan ya da ölü milyarlarca yıldızın ışığı ya da evrenin uçsuz ve dilsiz karanlığı, sonsuz sessizliği de olsa seviyorum.":img-cray:

Murathan Mungan
Alice Harikalar Diyarında

zeynepsudem
15-06-07, 17:02
37. bölümün ilk sahnesi:

Muharrem elleri titreyerek, elindeki silahı Boran' a doğrultur.
Sıla Hanım, bir anda afallayarak, Boraaan diyerek seslenir, tepkisi bundan öteye geçmez. : :img-cool2 Fakat yaşanan bu olay; Boran' ın sinirlerini, iyice germiştir.
Sıla, kendisine seslendiğinde, bu olaya üzüldüğünü yansıtırcasına, hafiften başını sağa sola çevirmekle yetinir. :icon_sorr

Boran: Şimdi git burdan, Muharrem der.
Muharrem' de silah çekmekten vazgeçer.

Boran, bu olayın yarattığı gönül kırıklığı ve kızgınlığı içersinde arabasına atlar, ve oradan uzaklaşır, kendini otoyolda bulur.

Sıla Hanım, ise Boran' ın yaşadığı bu duruma üzüldüğünü ve Onun kırıldığını anladığı için, Boran' ı merak ederek, Onu devamlı cep telefonundan aramaktadır.
Fakat Boran' da bu arada, cep telefonunu açmamak için, kendi ile mücadele etmektedir.

Boran, gönül kırıklığı içersinde kendi kendi ile konuşmaya, tepkilerini dışa vurmaya başlar.:img-in_lo

Boran: Niye arıyorsun, beni Sıla, yine zehirden sözler mi, dökülecek
o güzel dudaklarından, yine bana, zalimsin, cabbarsın diyeceksin.
Bilsen, asıl sen kırıp döküyorsun beni.
Bilsen, Boran' ın ömrü feda sana,
elinde hançer, sana karşı duran herkezi kıyıma hazırlanırken,
Senin sözlerin ile, hançerleyeceksin beni.

Açmıyacam, Sıla açmıyacam.....
Bana bunu yapma Sıla, telefonu açmıyorum diye, beni kendimden nefret ettirme. :img-in_lo

Boran, arabasını müthiş bir doğa manzarasına bakan, şirin bir yerde durdurur.
Yüzün üzgün ve hüzünlü bir ifadeyle, manzaraya öylecene bakar.

devamı var.

zeynepsudem
15-06-07, 17:41
Fabrikada: Sıla, Celil ile konuşmaktadır.
Sıla: Baba işçilerle konuşun, kimse silahla, bu fabrikadan içeri girmesin.
Muharrem' e söyleyin, bir daha asla, Boran' ın karşısına silahla dikilmesin.

Sıla' nın odasında; Narin ve Sıla konuşmaktadırlar.
Sıla, Boran' ın cep telefonunu tekrar çevirir, Boran bu kez cevap verir.
Boran: Efendim Sıla,
Sıla: Boran nerdesin? merak ettim seni, buraya gelirmisin. Narin' in sana söyleyeceği sevinçli bir haberi var.
Boran: Narin, baba evinden kaçıp gelmeyi haberden sayıyorsa, beni oraya kadar hiç yormayın.
Sıla: Bilirim, senin kalbin Narin' den yanadır.
Boran: Sıla, benim kalbim kimin yanında, elbet herkezden iyi seni ilgilendiren kısmını bilirsin. Sevmek, sevdiğin kişinin, her yaptığına onay vermek değildir. Senin benim yaptığım, her şeye onay vermemen gibi.
Sıla: Boran lütfen gel.
Boran: Birazdan yanınızdayım.

Boran, Sıla' nın odasının kapısının önündeyken; Sıla ile Narin' in konuşmalarına kulak misafiri olur.
Sıla: Boran geldiğinde, söyleyecekmisin, Ona hamile olduğunu?
Narin: Sıla abime hemen söylemesek, olur.
Artık kimin tarafında, anlayamıyorum, bizim mi? törelerin mi?:img-pilot
Sıla: Birlikte bunca yol katettikten sonra, nasıl böyle ayrı düştük anlamıyorum.
Eğer Boran töreleri ve ağalığı arkasına aldıysa, bizi karşısına aldığını anlaması gerekir.

Boran istemeden de olsa, bu duydukları karşısında çok üzülür ve odaya girer.
Boran: Beni bunları duymam, içinmi çağırdın Sıla?
Sıla sakın yapma, böyle davranmak, hiç yakışmıyor sana,
her zamanki gibi, dürüst ol karşımda,
Sıla: Boran hangi taraftasın?
Boran: Taraf olmak ne demek Sıla,
Ben bu toprağın tarafındayım, güneşin doğduğu taraftayım, Ben coğrafyamın kaderini, seven taraftayım. Bunu başa gelen ceza değil, ödül olarak gören taraftayım. Ben büyük değişimlerin, bir günde, bir gece de olmayacağını bilen,
değişim taşlarının, yerine sağlam oturmazsa, en ufak bir kımıltıda, yerle bir olacağını bilen, hayatın ve aşkın kutsallığına inanan taraftayım.
Sizin niyetiniz, Sizi anladığını bildiğiniz insanın yüzüne öfke kusmak mı?
Narin, kocanın yasındasın, diye bu sözlerini, senden hiç duymamış sayacağım.

Narin' de; yaşadığı acıların öfkesini, Boran' dan çıkarmak istercesine, akılsızlık yaparak, Onun için, kendi hayatını feda ederek, sırf kardeşim ölmesin diye hiç yüzünü bile görmediği bir kızla evlenmek için berdeli kabul eden, canı abisine, Narin nankörlük ederek, silahı doğrultur.:img-cool2

Sıla, Boran' a der ki: O silahı sana kaldırmadı, aşkına ve törelere kaldırdı.

Sıla' nın kurduğu bu cümle; ne kadar basit ve saçma bir cümle, Narin, yaşam sebebim dediğin kocana silah kaldırmış. dediğin sözlere bak.:icon_sorr
Boran, bu kadar duygusuz, soğuk bir kadını hakedecek naptı!!!!!!!!!!

yaprak1907
15-06-07, 20:50
AN'LAR

Eğer yeniden başlayabilseydim hayata
İkincisinde daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz.
Sırt üstü yatardım.
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığı kadar,
Çok az şeyi ciddiyetle yapardım.
Elbette mutlu anlarım oldu ama
Yeniden başlayabilseydim eğer
Yalnız mutlu anlarım olurdu.
Farkında mısın bilmem: yaşam budur zaten:
Anlar, sadece anlar.
Siz de anı yaşayın(..)

Eğer yeniden başlayabilseydim.
İlkbaharda ayakkabılarımı fırlatır atardım.
Ve sonbahar bitene kadar
Yürürdüm çıplak ayaklarla.
Bilinmeyen yollar keşfeder
Güneşin tadına varır, çocuklarla oynardım
Bir şansım daha olsaydı eğer
Ama işte 85'imdeyim
Ve biliyorum
Ölüyorum:icon_sorr

julien
16-06-07, 17:47
sözleride yazıyım bari tam olsun :icon_sorr

GİDİYORUM
zaman sadece birazcık zaman
geçici bu öfke, bu hırs, bu intikam
acılarımız tarih kadar eski
nefes alıp vermek misali olağan

zaman sadece birazcık zaman
son bulduğu yerde sevgiler bir tek an
böyle benzer izler etrafında
alışkanlıklarımız bile sıradan

gidiyorum bütün aşklar yüreğimde
gidiyorum kokun hala üzerimde
sana korkular bıraktım bir de yeni başlangıçlar
bir kendim bir ben gidiyorum

zaman sadece birazcık zaman
kızgınlığım yalnızlıktan korktuğumdan
bilirsin karanlıktan da ürkerim çocuklar gibi
işıkları hep yakarım bu korkudan

julien
16-06-07, 17:50
Gudubet Sıladan BOran'a:icon_evil


yenilmişliğim mi beni götüren
yoksa galibiyetim mi...
sen misin bir hevesle terk edişimin sebebi
küskünlüğüm mü yoksa denizimi bırakmama neden...
gidiyorum işte...
seni de aldım yanıma
geri dönüşü var mı hiç bilmedim girdiğim yolların
yine gidiyorum dönüş yolu var mı görmeden
gidiyorum işte...
seni de aldım yanıma...
gidiyorum...

julien
16-06-07, 17:53
işte gidiyorum;
birşey demeden
arkamı dönmeden
şikayet etmeden
hiçbirşey almadan
birşey vermeden
yol ayrılmış, görmeden gidiyorum

ne küslük var ne pişmanlık kalbimde
yürüyorum sanki senin yanında
sesin uzaklaşır herbir adımda
ayak izim kalmadan gidiyorum

gerdiğin tel kalbimde kırılmadı
gönülkuşu şarkıdan yorulmadı
bana kimse sen gibi sarılmadı
işığımız sönmeden gidiyorum

mensup_cs
16-06-07, 18:58
http://img386.imageshack.us/img386/3006/73017855fo4ne0.jpg
Hangi veda kolaydır gidene

Hangi sabır yeter bekleyene

Kalp bir değil mi sevince
http://img393.imageshack.us/img393/672/93832184ri9lu9.jpg
Gün geceden kaçar mı

Dün yarından kopar mı
http://img148.imageshack.us/img148/3171/55b640bbcu0.jpg

Gözyaşı gözde durmasın

Kalbin sızısını dindirircesine

Gül bülbüle küssün bu dem
http://img468.imageshack.us/img468/4415/atvjune1520083801102424nx3.jpg

Şakımasın bülbül güle

Rüzgar dahi sussun

Yağmur yağarken konuşmasın

Sessiz çığlını atsın eşya ve tabiat
http://img148.imageshack.us/img148/1341/94446950qe9yo4.jpg
Yeni doğan çocuklar duymasın bu sesi

Ölenler kendisini götürsün sadece

Bu ses kimseye dokunmasın
http://img477.imageshack.us/img477/2038/bscap88227pq9.jpg

Ayrılık sesini haykırmasın

Ağlamasın hiçbir sevgili
http://img522.imageshack.us/img522/5310/bscap88191li7.jpg
Gri bir siste gezinsin hüzün

Sarı mevsim yamacında umut

Yaprağı sararınca dalların
http://img522.imageshack.us/img522/4974/bscap88214ne4.jpg
Rüzgar sesini duyurunca

Veda O ana kadar veda

Aslında siziz bu masalda biz
http://img172.imageshack.us/img172/3814/bscap88201nd6.jpg
Fısıldaşan melekler midir?

Kulağımıza bu hikayeyi
http://img238.imageshack.us/img238/9412/bscap88219ua1.jpg

Takvimlerde saklı sadece bilmece

Düşünce yapraklar gibi sayfaları yere
http://img172.imageshack.us/img172/968/gulov6vn8.jpg
Aynı duygu uyanacak açılacak ;

Kapılar beyaz dağın yamacında ; gizlide
http://img528.imageshack.us/img528/6342/cesme3sv5cz1.jpg
Yeni bir merhabaya kadar şimdilik elveda SILA

KIRÇİÇEĞİ
18-06-07, 13:41
Sıla'yı çok seviyorum ama bu şarkı Boran'dan Sıla'ya gelsin :img-cray:


Onur Şan - Anladım

Sevdim seni sevmiyorsun
Aşka kıymet vermiyorsun
Vefa nedir bilmiyorsun

Cennet olsam cehennemsin
Günahtan gayrı nemsin
Maksat ayrı yürek ayrı

Anladım anladım bitsin
Anladım benim değilsin
Anladım gönlün sevinsin
Olamayız senle gayrı
Yolumuz ezelden ayrı
Anladım yarim değilsin

Gülün olsam soldurursun
Kulun olsam öldürürsün
Yarin olsam kandırırsın

Başım öne eğdirirsin
Beni ele güldürürsün
Yol tek olsa hedef ayrı

Anladım anladım bitsin
Anladım benim değilsin
Anladım gönlün sevinsin
Olamayız senle gayrı
Yolumuz ezelden ayrı
Anladım yarim değilsin..

BERFİN
18-06-07, 14:10
Bahtsız Boran'dan Sıla'sına:sad53:

Hayret (Serdar Ortaç)

Neden ayrı düşmek zorundayız
İki kırık kalple geçmez ömür
Neden aşkın çıkmaz yolundayız
Seven kalbi neden görmez gönül
Hayaller kurduklarım,
Bilmeden yorduklarım,
Üzülüp, kırdıklarım
Madem küskün bana
Söyleyin affetsinler,
Bir şans daha versinler
Karşılıksız sevsinler
Yeter bana...
Topladın eşyaları
İyi düşündün mü...
Canıma kastın neden
Acımı gördün mü...
Aşkta ibadet var
Kalpte ihanet var:icon_sorr
Söyle ne korkun var
Hayret üzüldün mü!!!

BERFİN
18-06-07, 16:03
Aşkım aşkım (Kenan Doğulu)

Cennetten çiçek topladım sana
Herkes aşk diye kıvranır duruyorken
Ben en saf halimi sakladım sana