Tüm Versiyonu Göster : Yalancı Yarim- Senaryolar (Arşiv 1)
Sayfalar :
1
[
2]
3
4
5
6
7
8
9
10
Part 3
Naz tepkisine hakim olamamış ve ani bir öfkeyle Tarık’a vurmuştur. Ama saniyeler içinde pişman olup elini Tarık’ın kızaran yanağına koyar.....
Naz: Ayyyyy çok özür dilerim......Ben........öfkelendim öyle birden.....niye güldün ki?
Tarık: Valla bu sadece anlık öfke tokadı gibi değildi Naz......Sen bayağı dolmuşsun....
Naz: Sürahi miyim ben dolayım.....Hem neden doluyormuşum ki?
Tarık: Bilmem. Onu sana sormak lazım......İki gündür kendinde olmayan sensin....
Naz: Bana haksızlık ediyorsun.....Bir arkadaş olarak .......
Tarık: Amman bir tokat da şu yanağıma at razıyım ama lütfen arkadaşlık konusunu açma.
Naz yatağına oturur ve derin bir nefes alır ve ağır ağır verir......Tarık onu bir süre izledikten sonra bilgisayarı göstererek......
Tarık: Bilgisayarı düşündüğümden iyi kullanıyormuşsun.....yaptığın araştırmaya bakılırsa....
Naz: Ben değil Ümit yapmış .......Ben sadece bakmak istedim.....
Tarık: Neden?
Naz: Alfonso ‘yu tanımak için......
Tarık: Tanıyabildin mi peki......?
Naz: kafam daha da çok karıştı......Alfonso arabaları mı yoksa kızları mı daha çok seviyor karar veremedim....
Tarık: Alfonso çok az araba değiştirdi yarış kariyeri boyunca.....Ama kızlar....
Naz: Evet?
Tarık: Boş ver. Bazı şeyler de Alfonsonun geçmişinde kalsın.....İyi geceler...
Tarık kapıya yönelir....Naz birden ayağa kalkar ve onu kapıyı açamadan bileğinden yakalar.
Naz: Bana onu anlat......Lütfen......Onu, Sofia’yı ve diğerlerini......Yoksa bu gece de uyuyamam......
Tarık: Naz.....Burada sana anlatsam da anlayamazsın......bu ortamda olmaz....Alfonso İtalya da var idi. Onu tanımak istiyorsan seni oraya götürmem gerekir...onu tanıyınca da ya hayranlığın artar Alfonsoya, ya da şoför Tarık’a düşman kesilirsin.......
Naz: Anlamadım......
Tarık: Bak ben dokuz aydır yeni bir kimlik ile yaşıyorum. Taşımak zorunda bırakıldığım ama beni teslim alan bir kimlik......Şoför Tarık .....ben senin yanında doğdum ve yaşamayı öğrendim.....Ve bu kimlik içimdeki Alfonsoyu silmişti neredeyse.....
Naz: Sofia gelinceye kadar......
Tarık: Evet Sofia.......Ama Alfonsoyu yeniden canlandırmaya çalışan Sofia dan önce sen oldun.....Ben Alfonsonun geri dönmesini istemiyorum......O yaşantıyı......günü birlik sevdaları.....etrafa lüzumsuz para saçmalarrı....hayatımı her yarışta gereksiz tehlikelere atmak istemiyorum...
Naz: Ama Alfonso olarak daha gözde bir yaşantın varmış......Dünya sana akabilirmiş......Şu kızlara bak......Kaç erkek onlara bir kez bakabilmek için neler vermezdi.....sen ise parmağında oynatmışsın hepsini.......Şimdi bunları bir kalemde silip yedi yüz lira maaşla benim şoförlüğümü mü seçiyorsun.....? Anlayamıyorum Tarık.
Tarık: Anlayamadığını ben de görüyorum......İyi geceler......Ümit şimdi merak eder......Bu saatte burada yakalanmayayım...Uygun düşmez.
Birbirlerine bakarlar.Sessizlik kapının çalması ile bölünür.Tarık panik olur.Önce kendini yere atar, sonra yatağın altına girmeye çalışır, o da olmayınca perdenin arkasına saklanmayı dener......Ama nafile.
Naz: Bir dakika Ümit.....(Fısıldayarak)Ya saçmalama. En güzel yer kapının arkası.Kapı açılınca seni görmez.
Naz Tarık’ı kolundan yakalayarak kapının arkasına yerleştirir ve kapıyı açar.
Naz: Ümit? Ümit nerede?
Kerem: Bilemeyeceğim. Sen Ümit olduğumu düşününce sesimi çıkarmadım. Açınca olmadığımı görecektin zaten.
Naz: Evet gördüm......Bu saate?
Kerem: Pil.
Naz: Ne pil’i.
Kerem: Müştemilattaki televizyonun kumandasının pilleri bitmiş, çalışmıyor.....Canım sıkıldı....Baktım ışık yanıyor.......
Tarık kapının arkasından çıkar. Naz’ın arkasına geçer ve Kerem’e ters ters bakar.
Kerem: Şey.....yanlış zamanlama sanırım.
Tarık cevap vermeden ve Naz’ın cevap bile vermesini beklemeden kapıyı Kerem’in yüzüne kapatır.
Naz: Ne yaptığını sanıyorsun sen? Ne düşünecek şimdi?
Tarık Naz’a ağır ağır yaklaşır. Naz geriye adım atar ve sırtı kapıya yaslanınca durmak zorunda kalır. Tark’ın yüzü bir nefes mesafesindedir. Tarık tek eliyle kapıya yaslanarak:
Tarık: Umurumda bile değil. O küçük beyni ile istediğini düşünsün. Ama yarın sabah ilk iş onu buradan göndereceksin. Yoksa.....
Naz: Yoksa?
Tarık: Yoksa önce onu güzelce bir döverim, sonra da hemen buradan ayrılırım ve beni bir daha göremezsin.
Tarık ‘ ın bu maço tavrı Naz’ı çok etkiler. Gözlerini Tarık’tan ayıramaz. Cevap ta veremez. Tarık da gözleri Naz’a kenetlenmiş yüzünü elleri içine alır. O an kapı çalar yine. Tarık öfkeyle Naz’ı kapının önünden hızla çekerek kolları arasına alır ve bu samimi görüntü ile kapıyı açar. Fakat düşündüğü gibi karşısında Kerem göremez.
Devamı Yarın.....
schmetterling
13-04-07, 12:03
Tarık teknenin güvertesinde yapayalnız…
T: Hoşça kal hayatımın en güzel 9 ayı… Hoşça kal Naz…
Gözleri buğulanan Tarık ayın denize yansımasına bakmakta ve Naz’ı düşünmektedir, çok sakin bir gecedir, sadece motorun derinden gelen sesi vardır…
T: (iç ses) keşke acı vermeden sizi bırakabilmenin bir yolu olsaydı ya da hiç bırakmamanın, ama sen beni yolladın Naz, neredeyse babamla burun buruna getiriyordun.. neden? Ben sadece sevmek istedim, keşke sorunsuzca yalansız dolansız yaşayabilseydim seni… Şimdi sensiz ne anlamı var ki paranın şanın şöhretin..
Mırıldanmaya başlar gecenin karanlığına…
“…acıyı yok etmek kalbinden sevdiklerimin
geceyi çekip almak günlerinden
maviye akmak sisli güz denizinde
günahları affetmek tanrının dileğiyle
isterdim yeniden doğmak yada hepten yok olmak
isterdim daha iyi olmak bir melek gibi
kanat açıp dağlara uçmak
birileri buna izin vermedi
buralarda yaşamak izne tabi…”
sen buna izin vermedin Naz….
N: verdim, seni azat ettim
T: Naz!?!?
N: ben seni özgür bıraktım Tarık, istediğin yerde ol diye ve sen gidiyorsun
T: ama sen.. sen de gidiyorsun!!:img-hyste
N: Ümit de beni azat etti çünkü, ben de olmak istediğim yere geldim..
T: ama nasıl bindin tekneye ?
Naz kaptana el sallar kaptan da ona babacan bi gülümsemeyle bakıp el sallar..bye
T: senden kurtulamayacak mıyım peki ben?
N: bu soruyu ben de sana sormuştum… sen ne demiştin?
**flashback **
Tarık’ın “vardır bi şey bu evde olmasa gideceğin” imasına cevabı “evet var ve çok uzakta aramanıza gerek yok”
**flashback**
T: çok uzakta aramanıza gerek yok demiştim ama siz ya Ümit’i ya da Vahi Bey’i düşünmüştünüz…
N: hayranım biliyor musun…
T: (romantik bir bakışla) neye?
N: eski anılarımızdan birini hatırladıktan sonra hemen “siz” demeye başlamana…
T: (gülümseyerek) ne kadar korkutmuşsun düşün artık, ne zaman hatırladıktan sonra siz demeye başladım ki daha önce
**flashback**
Göl evinde eski öpüşmeyi hatırlarken “başınızı böyle döndürüp” “nasıl öyle döndürüp” “göstereyim isterseniz”
**flashback**
Naz hatırlamıştır ama söyleyememektedir.. “başka bi gece daha olmuştu”
Tarık hatırlamasına rağmen ısrar eder.. “hangi gece?”
“Ya başka gece işte.. amma ısrarcısın”
T: ben de hayranım
N: neye?
T: başın sıkışınca hemen patron rolüne bürünmene… bi de böyle kızarmana…
Naz’ın yanağını okşar.. Naz’ın içi geçmiştir ama kontrolünü kaybetmez… “Madem İtalya’ya gidiyoruz ve birlikteyiz, yani beraber gidiyoruz ,yani ikimiz aynı teknede aynı yöne.. uf anladın işte, neden bana ordaki günlerini anlatmıyorsun? Nasıl geçerdi orada günlerin?”
T: emin ol İstanbul’da olduğumdan daha adrenalinsizdi…
N: ralli?!?:img-hyste
T: kesinlikle..
İkisi de gülerler.. Naz elleriyle kollarını ovuşturur..
T: üşüdün mü?
N: evet
T: içeri geçelim
N: hayatta olmaz şu manzara varken
T: ama bu soğukta dışarıda da duramayız
N: bu sefer gidebileceğimiz bir yer de bilmiyorum ( gülümser )
Kaptan elinde bir battaniyeyle gelir bizimkilere verir ve içeri gider…
T: başka bi şey dileseymişiz olacakmış
N: benim şu an için başka bir dileğim yok
Naz başını Tarık’ın omzuna yaslar Tarık da bi koluyla onu sarmalarken diğer koluyla battaniyeyi üstlerine çeker… battaniyenin büyük bölümünü Naz’ın üstüne seren Tarık Naz’ın kulağına fısıldar “sanırım benim de… iyi ki geldin…”
Part 4
Tarık şaşkınlıkla birlikte yaşadığı bu beklenmedik ziyaret ile Naz’ı sardığı kollarını iyice bedenine sarar. Naz ise vücuduna çapraz bağlanmış kolları olayın şoku ile açıp aralarından sıyrılıverir.Her ikisi kapıdaki kişiye bakarak.....
Naz+Tarık: Sofia??!!!!!
Sofia odaya sakin adımlarla girdikçe, Tarık ile Naz geriye adım atarlar. Tarık İtalyanca sorar....
Tarık: Ne işin var burada.
Sofia: Naz ile konuşmaya geldim.
Naz: Ne diyor? Nasıl girmiş içeri? Gördün mü şimdi yanlış anlayacak. Açıkla sen çabuk durumu.Yok öyle bir şey aramızda de.....Valla yüreğine oturacak kızın.....
Tarık: ( Sinirli): Bir izin ver de sorayım.
Bu arada Naz Tarık ile kendisini gösterip , kolları ile abartılı işaretlerle , aralarında aşk olmadığını anlatmaya çabalar. Tarık önünde dalgalanıp duran Naz’ın kollarını yakalar ve Naz’ı yatağına oturtur.
Tarık: Müsadenle.
Naz Sofia ya bakar.
Tarık :Bu saate eve nasıl girdin?
Sofia: Şoför kapıdan çıkarken karşılaştık. Naz dedim burayı gösterdi.
Tarık. Peki neden geldin buraya?
Sofia: Naz ile konuşmaya.
Tarık: Nasıl? Neden?
Sofia: Biz aynı dili konuşmasak da anlaşabiliyoruz onunla. Ortak bir konumuz var.
Tarık: Ortak konu mu?
Sofia: Evet sen, Alfonso. Seni ikimizde seviyoruz. Dün ve bu gün bunu anlamama yetti. O seni seviyor.
Naz anlamasa da iyice kulağını kabartmış ikisini dinlemektedir.
Naz: Gördün mü işte. Ti amo diyor da başka bir şey demiyor. Seviyor kız deli gibi.....Anlat da yanlış anlamasın giderayak....Yoksa tüm emeklerim boşa çıkar vallahi....
Tarık: Naz.....Müdahale etme biraz.
Sofia: Üç gün önce otel odama gelip seni bırakacaklarını anlatmaya çalıştığında da sezmiştim. Aşık bir kadının asil bir davranışını gördüm ben Naz da.
Tarık: Şimdi sen Naz otele mi geldi diyorsun. Burada oturan kız?
Sofia: Tarık ben seni bunca aydır unutmadım......Üç gün öncesi......Ben buraya seni ondan koparamayacağımı anlatmaya geldim......Senin burada olman ne kadar haklı olduğumu gösterdi bana.
Tarık: Sofia!
Sofia: Tarık , sen de saklama. Her şey çok açık. Bana sarılırken sarılmayışından bile belli......Kendine iyi bak.......ona da.....
Tarık: Bu kadar mı?
Sofia: Evet. Sen anlatırsın ona.....Mutlu olun.
Sofia yatakta oturan Naz’a veda edercesine bakar, Tarık ‘a da sarılmaya niyetlenir gibi yaklaşır ama sadece kolunu tutarak biraz eliyle sıkar.
Tarık: Şu ödül ne olacak....?
Sofia: O ödül sorun olabilir işte....Vito dayım almak isteyebilir.....Ben istemiyorum.
Tarık: Sofia, benim yurt dışına çıkmam yasak..Seni ve bu insanları mafya ile karşı karşıya bırakmamak için bir yolunu bulursam İtalyaya geleceğim. Seni ararım......Sağ ol. Bu kadar anlayışlı olabileceğini bilseydim......en baştan.......neyse......Seni oteline bırakayım....
Sofia: Hayır Alfonso....Taksi kapının önünde duruyor.....elveda.....
Sofia odadan çıkar ve Tarık kapıyı kapatır.
Naz: Eeeeeee? Ne oldu şimdi? Neden gelmiş, neden gidiyor.....?
Tarık: Sana veda edemediği için gelmiş. Bizi birleştirdiğin ve beni azad ettiğin için teşekkür edecekmiş.
Naz: Bu saate?
Sofia: Işık görmeseymiş çıkmayacakmış odana. Kerem kapıyı açmış.
Naz: Tamam, tamam oraları geç. Ti amo kısmına gel......Doğru söyle yanlış anlamamış değil mi? Naz deyip durdu.
Tarık: Üzgünüm Naz. Seni benim kollarımda görünce hayalleri yıkılmış. Bunu senden beklemediğini söyledi.....Bu konunun burada bitmediğini ve intikamının acı olacağını söyledi?
Naz: Gördün mü ....işte bak dediğim çıktı......hayatını bir kez daha mahvettin Tarık......Neden öyle bir şey yok demedin?
Tarık: Demez olur muyum....Ama dinlemek istemedi......
Naz: Çok da sakin karşıladı durumu.....
Tarık. İtalyanlar böyledir işte.....Renk verip sır vermezler......
Naz: Ay İtalyanca özür nasıl dilenir. Çekil önümden de yetişeyim ardından.
Tarık: Çok geç Naz......Şimdi en iyisi gidip yatmak......Sofia gördüklerinden sonra uzun süre kendine gelemez......sonra bir çaresine bakarız.....
Naz.Üffffff üfffff ya. Gördün mü? Yine uyku yok bana bu gece.
Tarık: İyi geceler.....
Tarık Naz’ın odasından çıkar. Gülümsemektedir.
Tarık( yavaş sesle): Evet Naz....kafana göre bir şeyler yaptın.....Demek odasına gittin ha?.....Sofia haklı olabilir mi?.....Beni seviyor mu acaba......Anlayacazzzzz.....anlayacaz.
Tarık Ümit’in odasına girer. Ümit yer yatağını yaparken yerde uyuya kalmıştır. Tarık onu yavaşça dürter.
Tarık: Ümit.Ümiiiiiiiit!
Ümit: Ne? Neredeyim....Alfonso?.....Tarık nerede?
Tarık: Benim Tarık. Gel yatağına geç.
Ümit: Tarık?....Çıktın mı duştan........Pes (saatine bakar) bir saat olmuş....
Tarık: Küveti doldurdum da.......
Ümit: Söyle bakalım. Polis neden kapımıza geldi.?.....Sen neden yurt dışına çıkamıyorsun?
Tarık: Şeyyyyyy.........
Part 5
Tarık: Ümit inan bu uzun hikaye....Zaten dün gece uyuyamadım......sabah anlatsam.
Ümit: Hiç kaçarı yok....Bak banyo da yaptın.......yarın söz sana dokunmayacağım.....kapının önünde nöbet tutup seni uyandırmaya çalışan her kim olursa( baş parmağı ile otostop çeker gibi Naz’ın odasının olduğu tarafı göstererek) engelleyeceğim.
Tarık(içses): Oğlum Tarık işte er meydanı.....anlat hikayeni.....
Tarık: Sana daha önce Hulusi bey’in şoförlüğünü yaparken arabasını o içindeyken çaldırdığımı söylemiştim ya........
Ümit: Sen değil, Filiz bir kez,Naz ise belki on kez anlattı....O yüzden Hulusi amca nerede ,sen çoktan gitmiş oluyorsun tersine....
Tarık: İşte Hulusi bey bulundu ama araba bulunamadı. Hulusi bey beni işten kovmakla kalmadı, mahkemeye de verdi. Arabanın mali değerini iki yıl boyunca çalışacağım bir sigortalı işten alacağım maaşın bir kısmıyla taksit taksit ödeme cezasının yanında, bu süre içerisinde yurt dışına çıkma cezası da aldım. Bir de her hafta Pazartesi günü burada olduğumu kanıtlamak için Beşiktaş karakoluna gidip imza atıyorum. Bu hafta imza atmadım henüz, o nedenle....
Ümit: Haydi iyi geceler Alfonso....gerisini biliyorum.....
Tarık Ümit’in bu tavrı sonucu derin bir oh çeker ve yatar. Uzun süre uyuyamaz .Çünkü Naz’ı düşünmektedir.
Naz: Ya senin hakkında öğrendiklerim giderek artıyor. Bu da beni çooooook üzüyor.....yok yok kızdırıııııııyorrrrrr. Kalk hadi.....
Tarık gözlerini aralar ama net bir görüntü alamaz. Yine kapatır gözlerini.
Naz: alooooooooo......UUUUuuuuuuuuuuuu......Uyansanaaaa aa....sabah oldu......kaaaaaaaaaaaalk .
Tarık: Hııımmmm?
Naz. Bırak numarayı da kalk. Konuşacaklarımız var.
Tarık yine gözlerini açmayı dener ama öyle ağırlaşmışlardır ki başaramaz. Gözü kapalı bir şeyler anlatmaya çalışır..
Tarık: üümmmmm......uy...ben.....hıımmm.giit......
Naz birden ayağa fırlar ve etrafına bakınır.
Naz: Demek öyle? Hımm hummmm git mit. Sen şimdi görürsün.....Ben bütün gece senin yüzünden uyuyamadım. Sen mışıl mışıl......Ümit sen de kes şunu.
Kapıya gider ve dışarıda çaresizce kapıyı açabilmek için kapı kolunu aşağı yukarı oynatıp duran Ümit’e seslenir.
Naz: Bana sabahın köründe müjde verir gibi anlatmasaydın durumu şimdi ben odamda çitten atlayan Sofia ları ....ay koyunları saymaya devam edecektim......sen de odanda olacaktın.....
Ümit dışarıdan.....
Ümit: İyi ki bir şey anlattık. Ben sevinirsin sanmıştım....YA ne gözü açık kızsın ya...Banyoya gittim kapıyı kilitledin.....Naz, yapma şunu bana....söz verdim Alfonsoya onu uyutacam diye.
Naz. Merak etme...henüz sözünü bozmuş değilsin......Bak mışıl mışıl uyuyor.....Ama birazdan.....( Naz’ın gözü sürahiye takılır).....Hatta şimdi uyanacak........
Ümit kulağını kapıya dayar.....Dökülen bir su sesi ve Naz’ın hafif çığlığını duyar.Kapı kolunu oynatmaya başlar yine....
Ümit: Naz!!!! Naz!!! Ne oldu....İyi misin.
Tarık: Ümit merak etme gayet iyi........
Tarık’ın üstü başı sırılsıklam olmuştur. Aniden uyanmış olmasına rağmen kendine gelmiştir. Naz’ı her iki bileğinden yakalamış , ona dik dik bakmaktadır.
Naz: Bakma bana öyle. Adam gibi uyandırmaya çalıştım kalkmadın.
Tarık: Böyle mi yapmak lazım ?
Naz: Bana yine yalan söyledin.....Bunu daha kaç kez tekrarlayacaksın?
Tarık: Ne yalanı?
Naz: yalan değil , yalanlar......
Tarık (içses): Hadi şimdi ayıkla pirincin taşını. Ümit buna kesin akşamkini anlattı. O biiiiiirrr ama diğeri ya da diğerleri.....Ne öğrendi bu kız ya?
Naz. Bu işten seni kurtaracak başka bir yalan arıyorsun değil mi? Bırak ellerimi.....canımı yakıyorsun.
Tarık farkında olmadan bileklerini sıkmıştır. Onları bırakır ve....
Tarık: Ben sana yalan söylemedim. Hikayenin hepsini anlatmadım. O kadar......
Naz: Neden bu seriyi bir kerede anlatmıyorsun bana da böyle taksit taksit geliyor hakkındaki gerçekler.....kaç taksit kaldı , çabuk söyle.....
Tarık Naz’ın bu ifadelerine gülümseyerek cevap verir.
Naz: Hadi kendinle ilgili gerçekleri saklıyorsun....sebebi neyse artık . Ama Sofianın abisi hakkında ne diye yalan söylüyorsun?
Tarık: Ne??!!!!!
Naz: Sofianın abisi....Paulo Raviolli.....!!!!!!!!
Tarık: Onun ne ilgisi var ki.....? Hikayeyi anlattım ya sana.....
Naz: O zaman bu ne?
Naz Tarık’a birkaç sayfa kağıt uzatır. Tarık onların internetten sayfalar olduğunu görür....
Tarık: Naz bunlar ne?
Naz: Dün Ümit ile şu Raviolli abiyi araştırdık internetten. Sayfalar hep İtalyanca olduğundan bir arkadaşına yolladık bulduğumuz sayfaları. O da çevirdi.....Al bak senin Raviolli kimmiş?
Tarık (içses): Evveeeeeet bitti. Adamın adam değil mantı olduğunu öğrendiler......
Tarık kağıtları inceler. Ciddi bir yüz ifadesi ile ayağa kalkar ve Naz’ın yanından geçip odanın kapısını açar. Ümit ile göz göze gelir ve aynı ciddiyetle banyoya doğru yürür.
Ümit: Naz, ne dedin adama da yıktın onu böyle?
Naz: Raviolli dosyasını verdim. ( fısıldayarak) Sanırım o da bu gerçeği bilmiyormuş.
Tarık banyodan içeri girer girmez önce havaya zıplar sonra sessizce gülerek oley, oley oley diye sevinçle fayansları yumruklar.
Tarık: Oğlum senin kadar şanslısını da görmedim. Çeviren kimse sağ olsun bana bilmeden iyilik yaptı. Şu çeviriye bak. Orijinalinde mantı tarifi verilmiş adam gitmiş nasıl çevirmiş.
Tarık sessiz sevincini biraz daha devam ettirdikten sonra banyodan aynı ciddi ifade ile çıkar.
Naz: Tarık, ben bildiğini düşünmüştüm. O yüzden kızmıştım sana. Böyle öğrenmeni istemezdim.Üzgünüm.
Tarık: Sen de haklısın Naz....Güvenin bir kez sarsıldı......Ama inan bilmiyordum.....Beni Alfonso yapan Paulo Raviollinin tüm dünyaya mantı paketlerinde uyuşturucu gönderdiğini inan bilmiyordum. Gözümü açtın sağ ol.
Devam Edecekkkk
Part 6
Naz: Tarık ‘a şüphe ile bakar.
Naz: Şimdi sana son bir kez soruyorum. Sen Raviollinin bu uyuşturucu ticareti yaptığını bilmiyor muydun gerçekten?
Tarık: Gerçekten. Bundan şüphen olmasın. (içses) hem de hiç.
Naz. Neyse, yakında belli olur.
Tarık: Tabi yaaaaaaa!
Naz: Ne?
Tarık: Şimdi anlaşıldı. Ben de bu Raviolli ile diğer Raviolli arasında bir ilişki olup olmadığını merak ediyordum. Demek ki bu mantı paketlerindeki uyuşturucu olayı çok eskiye dayanıyor.
Naz: Nereden çıkardın şimdi bunu?
Tarık: Eeeeee Raviolli aynı zamanda İtalya da mantıya verilen isim.
Naz: Doğru söylüyorsun galiba.....Bana da bu isim hiç yabancı gelmiyordu......hııııııııımm.
Tarık(içses): Ohhhhh.Sanırım kurtardım durumu.....
Naz: Bu arada Sofia şu an uçakta.......Hadi ben biraz uyuyayım......( esneyerek odasına doğru yürür)
Tarık: Ben de.....
O esnada Kerem yukarı çıkar. Tarık odaya girmek üzereyken durur. Sert bakışlarla Kereme bakar. Kerem ona hiç aldırmadan Naz’ın odasına doğru ilerler. Naz kapısını kapatmak üzereyken Keremi görür. Arkasında da onları dikkatli bakışlarla izleyen Tarık’ı.
Naz: Hayırdır, Kerem ? Seni çağırdığımı hatırlamıyorum.
Kerem: Şeyy. İki arkadaşım geldi beni ziyarete. Ufak bir işimiz vardı. Onu yapabilmek için bir-iki saat izninizi isteyecektim.
Naz: Olur. Ben de yatacaktım zaten. Ama arabayı alma.
Kerem: Arkadaşların arabası var zaten. Teşekkür ederim.
Naz: Hadi tamam, tamam.
Kapısını kapamadan son bir kez Tarık’a bakar. O da başı ile Keremi işaret eder ve sanki, “bu hala burada mı?” diye düşünmektedir.
Kerem merdivenlere yönelir. Tarık’ın yanından geçerken ise sinsice gülümser. Tarık hiç tepki vermez fakat Kerem merdivenlerden indikten sonra.....
Tarık: Oğlum Tarık, bu adamda bir iş var. Boş ver uyumayı.....Naz ‘ ı bu adama bırakacaksan temiz olduğuna emin olmalısın. Asıl emin olmazsan uyku sana haram......
Tarık merdivenlerden iner ve Kerem’in bahçeden müştemilata doğru yürüdüğünü görür. Kapıya yönelir ve birden bir kol onu yakalar.
Tarık: Vahi bey? Bir şey mi oldu?
Vahi: Tarık, evladım. İşin var mı?
Tarık müştemilata doğru bakar ve üç kişinin dışarı çıktığını görür.
Tarık: Şeyyyy...Var....Hem de şu an gözüme daha da önemli göründü.
Vahi kolunu bırakır ve başını eğer.
Vahi: Tamam o zaman.....Ben de şu Kerem ile ilgili konuşacaktım.
Tarık , gözü ile bahçeyi geçmekte olan Kerem ve arkadaşlarını izlerken....
Tarık: Kerem mi? Bir şey mi oldu sizi rahatsız eden?
Vahi: Ablam bir baktı işe aldı.....neyin nesi bile bilmiyoruz.....hiç içim ısınmadı.....mecbur kaldım işe almaya.....
Tarık: Vahi bey.....benimle gelin.....Ben de zaten onu izlemeyi düşünüyordum.....Benim de aynı endişelerim var......Naz’ı emin olmadan ona teslim edemem.....
Vahi: Ah oğlum ya.....Senin gibisini de bulamam ki.....Keşke gitmeseydin......
Tarık: Gelin .....Fırsat bu fırsat......belki bir şeyler öğreniriz bu gün?
Vahi ve Tarık , Kerem ve arkadaşları araçlarına bindikten sonra evden çıkarak onları takip etmeye başlarlar.
Hulusilerin Evi
Belgin Tarık konusunda huzursuzdur. Evde dört dönmektedir.
Belgin. Yok bu böyle olmayacak. Ne Tarık ne Naz ne de Vahi beye ulaşabiliyorum. Ne oluyor bitiyor...Bakalım Tarık Naz ile mi.....O da belli değil.....Ya İtalyaya kaçtıysa bu gün şu Sofia ile......Ah Tarık ah .........
Hulusi odaya girer. O da endişelidir.
Belgin: Ne oldu Hulusi.......? Düşüncelisin.
Hulusi: Yok bir şey Belgin......Senin neyin var?
Belgin: Yok bir şey......
Birbirlerine bakarlar bir süre. Sonra ikisi de oturup kendi düşüncelerine dalar.
Hulusi: Belgin.......! Tarık, hala imza atmamış.....Sadri aradı az önce........Polisler iş yerine de gidip haber bırakmışlar....
Belgin(telaşlı): Ah......ah ah.......gitti oğluşum.....gitti İtalyalara.....Gelmez artık.........Ahhhhhhhhh........ahhhhh
Hulusi: Dur Belgincimmmmmm.....telaş etme.....Gidemez ki......Yurt dışına çıkamazzzzzzz.......Tutuklanır.....
Belgin: Ne?......Tutuklanmak mı?........Ah......daha kötü ya........rezil olacaz....rezil......
Hulusi: Ne rezilliği Belgincim.......?
Belgin : Ne rezilliği olacak Hulusi.....Bu çocuk taktı İtalyaya gitmeyi.....yasal yollardan gidemezse.......kim bilir ne yapar.....nasıl gider.....
Hulusi: Yok canımmmmm bilmez o öyle şeyleri......O anca araba yarıştırır vınn vınnnnnnnnn
Belgin: Hulusiiiiii.....taktın sende yarışmasına....yoksa kıskanıyor musun........
Hulusi: Olur mu Belgiiiiin....ne kıskanması......nesini kıskanayım ben onun.........arabaları mı?
Belgin: Bilmem........belki de ünlenince peşini bırakmayan kızları.....
Hulusi: Amma yaptın karıcım......ben......kızları kıskanacam........senin üstüne gül koklar mıyım hiiiç?
Belgin iyice sinirlenir.
Belgin: Yeter Hulusi.......Bir şey yap yoksa ben de giderim......hem de dönmemek üzere......
Hulusi: Ne yapmamı istiyorsun Belgincim?
Belgin: Cezayı kaldırt.
Hulusi: Nasıl yaniiiiii? Mahkeme kararı var Belginciiiim.
Belgin: Ne yap ne et mahkeme kararını boz o zaman.....Tarık İtalyaya yasal yollardan giderse onu ne yapar ne eder bulurum......Ama kaçmaya kalkarken yakalanırsa.....işte o rezilliğe, o alnımıza sürülecek lekeye dayanamam.......
Hulusi: Of....Belgin ya. .....Sadece senin için Sadri ‘yi arayacağım ve ......Alo Sadri.....Bırak yaptığın işi de eve gel.....Hangi ev olacak buraya.....Ayşenin olduğu eve.....
Naz yatağında kımıldamadan uykusuz geçen iki gecenin acısını çıkarmaya çalışırken, Tarık ve Vahi Adım adım Keremi takip etmektedirler......
Vahi : Hala marketteler Tarık.....
Tarık: İçerisi çok kalabalık Vahi bey......Bu marketin kasaları da ağır işliyor.....işte bakın çıktılar........
Vahi: Hadi Tarık..... kaçırma onları gözden.....
Tarık: Merak etmeyin......Sahile iniyorlar sanırım........Siz kemerinizi bağlayın Vahi bey....Ben dün arabasına bindim Kerem’in......Biraz hızlı kullanmaya meyilli......gerçi şimdi o kullanmıyor ama gözüm tutmadı yanındakileri......
Vahi: Bu ses ne Tarık? Arabadan mı geldi?
Tarık: Kusura bakmayın....Akşam yemek yiyemedim, sabah ta malum......Midem guruldadı.....
Vahi: Ah oğlum....bir şeyler atıştırsaydın keşke.....Bak şuradaki simitçiden simit alalım sana......
Tarık: Sorun değil....şu meseleyi bir halledelim de.....Bakın tahmin ettiğim gibi sahile iniyorlar.
Vahi: Ah....bu neydi Tarık?
Tarık sinirlenir.....
Tarık. Bira kutusu Vahi bey.......
Vahi: Bunlar içiyorlar o zaman arabada.....muhtemelen de içmeyi sürdürecekler.....torbalar doluydu hatırlasana....
Tarık: Muhtemelen........Bakın duruyorlar. Ben buraya park edeyim......uzak değil nasılsa....Ağaçların arasından yaklaşırız yanlarına.......
Arabadan inerler ve ağaçların arasına dalarlar. Kerem ve arkadaşları büyük bir çınar ağacının altına otururlar. Vahi ‘nin tahmin ettiği gibi bira şişeleri torbalardan boşaltılır. Bu arada Tarık ve Vahi rüzgarda kendilerine kadar gelen konuşmaları çok rahat duyarlar.
Kerem: Yavaş oğlum....bağırmadan konuşun.....
Arkadaş 1: Kim duyacak bizi burada.....? Boşuna mı geldik buraya.....Ha......hahaha...
Arkadaş 2: Önce iş mi yoksa mangalı kurayım mı?
Kerem: Önce iş tabi.....hahhaaha.
Arkadaş 1: Nasıl, kolay girdin işe ha!
Kerem: Hala sağ olsun. Bir göz kırptım tamam.....yaşlı ama genç kız ruhu var....dayanamadı cazibeme...
Vahi sinirlenir ve gençlere doğru gitmeye kalkar.....Tarık engel olur....
Kerem: hahahahaha
Arkadaş 1: hahahahahahaa
Arkadaş 2: hahahahahahahahah
Kerem: Bakın. Evin iç ve dış resimleri. Dün gece çektim hepsini.....Kasa muhtemelen şu tablonun arkasında......
Arkadaş1: Ne zaman giriyoruz eve?
Kerem: Acele etmeyin. Biraz daha güvenlerini kazanayım.....sonra şu eski şoför.....O gitmeden olmaz.....
Arkadaş 2: Eski şoförün ne işi var daha evde....
Kerem: Valla karışık bir durum.....Adam şoför değil evin damadı sanki......
Vahi Tarık’a bakar. Tarık kızarır ve bakışlarını çevirir. Vahi ‘yi kolundan tutar ve geriye doğru çeker.
Tarık( Fısıldayarak): Bence yeterince dinledik. Gidelim.
Arabaya dönerler. Tarık cep telefonunu açar.
Vahi : Ne yapacağız Tarık. Duydun...Adam çeteymiş.....Evi soyacak bunlar.....ah abla ah.....neler getirdin başımıza...
Tarık: Merak etmeyin Vahi bey.....Hiçbir şey yapamayacaklar......Güvenin bana.....
O an Tarık’ın telefonu çalar....
Tarık: Sadri? Neydi o dünkü halin?
Sadri: Tarık, bırak şimdi dünü.....Müjdemi isterim....
Tarık: Ne o? Ayşe ‘ yi kaçırdın mı yoka?
Sadri: Olur mu ya? Baban mahkemeye dilekçe sundu.
Tarık: Ne dilekçesi.
Sadri: Kararın bozulması için. Yarın büyük bir ihtimalle yurt dışına çıkma iznin kaldırılmış olacak.
Tarık: Nasıl yani?
BARIŞ VE MERVE İTALYADA:img-yes:
yönetmen:evett işte geldik...
kameramanlardan biri:çokta sıcakmış...
barış:ee abi sanaryo nerde..biz biraz çalışalım..
yönetmen-kameraman-oyuncular:(sanariste bakarak)sanaryooo????
sanarist:hee sanaryomu yazmadım ki dahaa..şimdi karalarım bişeylerr
yönetmen-kameraman-oyuncular:(birbirlerine bakarlar şaşkınlıkla ve hepsi dağılır)dinlenelim bari biraz...
barış:mervee...merve nerdesin?
merve:telefonla konuşuyorum?bir dakka ...
barış:(içinden)susmuyor bu kızın teli benimkide çalmıyo...
merve:geldim..ee sanaryo nerde
barış:yok!
merve:neee...
barış:niye şaşırdın!ilk defamı oluyor?
merve:yaa 2 saate kadar çekime başlıycaz daha yazmamış mı?
barış:aman boşver yarım saatte yazar zaten hep aynı yazıyor!
merve:olan bana oluyor..bari bu bölümde naz biraz durgun olsaa...yine sinirlencekler bana...
barış:hehe onlar naza sinirleniyorlar sana değil mervecim!
merve:sırıtma barış aynı şeyy
barış:sırıtmıyorum ki gülümsüyorum :img-hyste
merve:bu italyada güzelmişş gelmişken biraz gezzek...
barış:gezeriz...
merve:bu bütçeylemi..buraya zor geldik...
barış:ne olcak kii yaa kendi cebimizden harcarız!!sen onu boşverde ben acıktım bişeyler yesek mi çekimlerrden önce...
merve:sen ye ben diyetteyim...
barış:yine mi?
-------------dilek çeşmesindeler----------
barış:işte burası
merve:dinlenme molasında beni buraya getirdiğine inanmıyorum...bir öğrenseler
barış:ee gezdirmiyolar ne yapayım...
merve:tarık ve naz gelirdi zaten kesin ..yazmıştır...
barış:ya yazmamaışsa biz baştan gezelimde..
merve:ee yuhh :img-hyste yazmamışsa koskaca italyaya boşamı geldik..
barış:sen onu boşver dileğini çabuk dile de gidelim
merve:tamam sende dile...
barış:ne diledin?
merve:tarığın artık itiraf etmesini!sen?
barış:nazın daha fazla tarığa çektirmemesini:img-yes:
merve ters ters bakar...
merve:gidelim...
barış:yine sinirlendii nazlaştı ya..
merve:mırıldanma barışş çabuk ol
..................pravodalar........
merve:hadi hazırım başlayalaım
barış:okey geldim..hadi
merve elindeki sanaryoya bakar
merve:önce sen giriyorsun
barış:nazz..bak gördün italyadaki hayatımı..hala burda kalmamı istiyormusun?
merve:istiyorum...
barış:ama naz...
merve:ne yani beni burda tek başıma mı bırakacaksın?
barış:seni mi?
merve:okulu aradım izin aldım 3 gün burdayım tarık yoksa sen beni bırakıp türkiyeye geri mi dönüceksin?
barış:yok yok..sen burdaysan bende burdayım ama sonra ikimizde geri döncez sözmü?
merve:söz...
barış:o zaman 3 günü ne olduğumuzu bilmeden geçirmeyelim?
merve:ne demek bu?
barış:naz..ya şimdi konuşacağım yada hep susacağım..uzatmayacağım...direk söylüyorum...ben seni....
dırırırırırırırırırırırırırıııdıdıdırırırırırıırır
barış-merve:telefonnn......
barış:iyide sanaryoda bu yok kii merve?
merve:evet yok !kimin çalıyo o zaman
barış:senin...
merve:senin...
barış:şey benim...
merve:sanırım benimde...
merveyi sanarist barışı yönetmen...
:nerdesiniz siz??
:geliyoruz...
merve -barış:yok bunlar kararlı izin vermiyceklerr kendileri yazıyolar izin vermiyolar:img-hyste
Part 7
Sadri: Belgin teyzeye dua etmelisin......onun zorlaması ile razı geldi Hulusi amca.....Eeeeeebeni de unutma......Avukatlık vasfımızı henüz unutmadık.....Bir gün sonra Alfonso özgür.
Tarık: Demek bir gün.......Alfonsoya soran var mı acaba.....istiyor mu diye.
Vahi: Ne oldu oğlum Tarık? Canın sıkıldı birden.......Ya sen gerçekten şu Alfonso musun?
Tarık: Maalesef Vahi bey.....O olmaktan hoşlanmayacağımı hayatta düşünmezdim ama maalesef ben oyum ve onun hayatı benim hayatımı çıkmazlara sokmaya başladı.....Tamam Sadri sağ ol.......Ben seni sonra arayacağım ......
Vahi: Var mı yapabileceğim bir şey?
Tarık: Alfonso konusunda yok ama Kerem konusunda var. Şimdi önemli olan Kerem den sizi kurtarmak.
Vahi: Ne yapmayı düşünüyorsun?
Tarık: Öncelikle birkaç gece daha sizde kalmak için izin.
Vahi: Ne izni oğlum. Orası senin de evin sayılır. Keşke hiç gitmesen......
Tarık( içses): Keşke.....
Tarık: Sağ olun......Sizden ricam yarın akşam tüm ev halkını evden uzaklaştırmak.....Ailecek bir yere gidin.....Mesela Hulusi beylere.
Vahi: Olmaz! Konuşmuyoruz onlarla. Yani ablalarımız demek istedim....
Tarık. O zaman sinemaya gidin.....
Vahi: Hepimiz mi?
Tarık: Evet. ......Kerem sizi bırakacak sinemaya.......Bence romantik bir film seçin ki herkes isteyerek gelsin.....
Vahi: Ne bileyim........ablam gelir mi?
Tarık: Aşk konulu bir filmi kaçıracağını sanmam......Ben Filiz’e de söylerim....Böylece Ümit kesin gelir......Naz’a gelince........
Vahi Vallahi Naz hiç sevmez aile boyu sinemaya gitmeyi.....
Tarık: Onu da bana bırakın.....Yalnız sizin dışınızda herkes beni yarın sabah evden ayrılıyor bilecek......özellikle Naz ve Kerem.....
Vahi: Tamam.......şimdi gider gitmez olayı kurgularım ben.....Ama üzülecek bizimkiler.......Daha kalacağını düşünüyorlardı.........
Tarık: Mecburuz.....planımı ancak bu şekilde yürütebilirim....
Tarık Vahi’yi eve bırakır ve halletmesi gereken bir iş olduğunu söyleyerek arabayı almak için izin ister.
Tarık: Evveeeeeet, öncelikle Beşiktaş karakoluna gidelim. Bakalım bana yardımcı olacaklar mı?
Karakolda
Komiser: Eğer bugün de gelmeseydiniz tutuklama emri ile gelecektik çalıştığınız yere.
Tarık. Kusura bakmayın. Şimdiye kadar ilk kez aksattım. Ama imkanım olmadı.
Komiser: Bir de yurt dışına çıkacağınız duyumunu aldık. Mümkün değil biliyorsunuz.
Tarık: Evet biliyorum.......Komiserim şimdi sizden bir ricam olacak.....Çalıştığım eve yeni bir şoför alındı......Ben......Nasıl söyleyeyim onun farklı niyetleri olduğunu seziyorum.....Acaba onu yasa dışı bir şeyler çevirirken....yani ....yakalansa......uzun süreli ceza alır mı....?
Komiser: Öncelikle sezgi ile olacak bir şey değil bu.......Delil lazımm....ceza konusuda suça göre değişir.....
Tarık. Anlıyorum.....Teşekkürler.....
Tarık Karakoldan çıktıktan sonra şehir merkezindeki bir spor salonuna uğrar.
Tarık. Hocam, merhaba......
Spor eğitmeni: Ooooooooooo bizim karizma karatecimiz gelmiş.
Tarık: Aman hocam, sizde her seferinde.....
Spor eğitmeni: Hadi hadi eskiden bayılırdın sana böyle hitap edince. Çalışıyor musun bakayım.
Spor eğitmeni Tarık’a birkaç hamle yapar. Bir iki hareketten sonra Tarık’a ensesen sarılır....
Spor eğitmeni: İyi.....iyi hala formdasın....gerçi hafiften göbek bağlamışsın ama.....
Tarık: Yardımınıza ihtiyacım var.......
Akşam Tarık gün batımından önce eve döner. Naz evin önündeki merdivenlerde oturmaktadır. Canı sıkkın görünür. Tarık arabayı park eder etmez yanına koşar.
Naz: Doğru mu bu?
Tarık: Sana da merhaba Naz.
Naz. Doğru mu dedim.
Tarık: Ne duyduğuna bağlı.
Naz: Yarın sabah gidiyormuşsun.
Tarık: Doğru. Senin de istediğin bu değil mi?
Naz: Ben sadece hak ettiğin hayata ve insana dönmeni istiyordum.
Tarık kaşlarını çatarak Naz’a bakar.
Tarık: Yani istiyordun.......Ben yokken isteklerin mi değişti.
Naz cevap vermez. Sadece Tarık’a bakar. Tarık da Naz’a gülümser.
Naz: Çıkalım mı?
Tarık: Bana çıkma mı teklif ediyorsunuz?
Naz: Hayır....Yani evet......Aslında hayır......evet......
Tarık: Karar verebilir misiniz lütfen?
Naz: Önce sen karar ver. Sen mi siz mi diyeceğine.....Bir samimi bir resmi konuşuyorsun.....
Tarık: Ne yapalım. Eski bir alışkanlık olsa gerek.....Çıkma mı teklif ediyorsun bana?
Naz: Bu son gecemiz.......Belki uzun süre yada bir daha hiç görüşemeyeceğiz.....
Tarık: Kim bilir? Ümit ve Filiz ‘e bağlı........Bari onlar birleşseler....akraba oluruz....
Naz: Bari mi?
Tarık: Artık bunları konuşmak için çok geç.......hadi çıkalım o zaman......
Naz: İstemiyor gibisin......Zorla çıkmana gerek yok......
Tarık: Son olduğunu düşünmek gitmeyi zorlaştırıyor......yoksa seninle birlikte çıkmak her zaman zevk benim için.....
Naz gülümseyerek Tarık’A bakar ve elini ona doğru uzatır. Tarık elini tutar ve arabaya doğru Naz ‘ı çeker.
Naz: Unuttun mu? Artık şoförüm değilsin. Bu arabanın başka bir şoförü var.
Tarık: Unutmak mümkün mü......Hele böyle her dakika hatırlatılınca......Bu gece yeni şoförden bahsetmek yok.....
Açtığı arabanın kapısını tekrar kapatır.
Tarık: O nedenle de arabayla gitmeyeceğiz......Benimle yürür müsün?
Naz: Bir şartla.......
Tarık: Neymiş o......?
Naz: En çok sevdiğin şarkılarını söylersen bana.
Tarık: Zevkle.....
Ellerini birbirinden ayırmadan bahçe kapısına doğru yürümeye başlarlar......
Tarık: Seninle bir dakika.....
Güneş doğarken denizi seyretmektedirler. Naz başını Tarık’ın omzuna yaslamıştır. Esneyerek.....
Naz: Babam bizi bu akşam sinemaya götürüyor. Halam ve Ümit dünden razıymış gibi hemen kabul ettiler.
Tarık: Ya sen?
Naz: Ben gitmem öyle aile ile. Sinemaya özel kişilerle gitmeyi severim.
Tarık: Yani evde tek başına mı kalacaksın.
Naz: Tek olmayacağım.....Kerem de olacak.....
Tarık sinirli bir ses tonu ile....
Tarık: Aman ne güzel.....
Naz: Ne o kıskandın mı yoksa....?
Tarık: Kıskanmak mı?.......Neyse. Aslında gideceğiniz filmden Vahi bey bahsetti bana da. Yardımcı roldeki kadın aktris ile bir ay yaşamıştım İtalyada. Zamanım olsaydı ben de gelirdim....
Naz uyuklamaklı halinden birden kopar.....kocaman gözlerle Tarık’a bakar......Demek öyle....Bir ay demek......Bir ay.....
Tarık: Ne o rahatsız mı oldun.....
Naz. Yoooooo, neden olayım ki......Ama düşündüm de........ailemi yalnız bırakmazsam daha iyi olur.
Tarık Naz’a belli etmeden gülümser. Naz ise hüzünlenmiştir.
Tarık: Artık dönelim. Ben gecikmeden........
Yoldan geçmekte olan bir taksiyi çevirir Tarık. Eve vardıklarında Tarık Naz’a döner ve.....
Tarık: Sana veda etmeyeceğim.....Vedalar sondur........Ben seninle sonu görmedim henüz Naz......Sen şimdi yukarıya çık ve .........
Naz eliyle gözlerinden süzülen yaşları siler. Tarık tepki veremeden boynuna sarılır ve yanağına içten ve hızlı bir öpücük kondurarak koşarak merdivenlerden yukarı çıkar ve eve girer. Tarık da dolan gözlerini uzun süre kapıdan ayıramaz......Sonra müştemilata doğru yürümeye başlar. Kerem’i televizyon izlerken bulur.
Tarık: Ben gidiyorum......Naz hanımı üzecek herhangi bir şey yaparsan yakana yapışırım....
Kerem masaya ayaklarını uzatmış oturmaktadır. Tavrını hiç bozmadan.
Kerem: İyi tamam.
Tarık üzgün eve döner ve Ümit’in odasından eşyalarını alır. Ümit evde yoktur. Tarık’a bir not bırakmıştır.
Tarık: İkinci kez seninle vedalaşamadım Alfonso......Filiz ile düğünümüzde görüşmek üzere...
Tarık notu gülümseyerek gömleğinin cebine koyar ve odadan çıkar. Naz’ın odasından çellosunun sesi gelir.
Tarık: Çal......Benim için de çal.
Akşam Kerem tüm aileyi sinemaya bırakıp eve döner. Döndüğünde bahçede onu bekleyen iki kişi vardır. Kerem arabadan inince onlar da minibüsten inerler. Hep birlikte eve girerler. On dakika sonra sirenlerle polis gelir. Eve girdiklerinde üç kişiyi neredeyse baygın yerde bulurlar.
Komiser: Bakın burada kimler varmış? Sonunda sizi iş üstünde yakaladık.......Daha doğrusu yakaladılar.....İyi de benzetmişler sizi.......Haydi gidiyoruz.....
Polis üç hırsızı ekip arabalarına bindirip karakola götürürler. Tarık ve Spor eğitmeni bahçeden onları giderken izler.
Tarık: Size ve arkadaşlara çok teşekkür ederim.
Spor eğitmeni: Rica ederim. Benim için bir zevkti. Böyle şeyler hep filmlerde olur sanırdım.
Tarık saatine bakar......
Tarık: Film dediniz de..benim ikinci bölümüne yetişmem gereken bir film var hocam.....İzninizle....
:img-in_lo
BARIŞ VE MERVE İTALYADA:img-yes:
yönetmen:evett işte geldik...
kameramanlardan biri:çokta sıcakmış...
barış:ee abi sanaryo nerde..biz biraz çalışalım..
yönetmen-kameraman-oyuncular:(sanariste bakarak)sanaryooo????
sanarist:hee sanaryomu yazmadım ki dahaa..şimdi karalarım bişeylerr
yönetmen-kameraman-oyuncular:(birbirlerine bakarlar şaşkınlıkla ve hepsi dağılır)dinlenelim bari biraz...
barış:mervee...merve nerdesin?
merve:telefonla konuşuyorum?bir dakka ...
barış:(içinden)susmuyor bu kızın teli benimkide çalmıyo...
merve:geldim..ee sanaryo nerde
barış:yok!
merve:neee...
barış:niye şaşırdın!ilk defamı oluyor?
merve:yaa 2 saate kadar çekime başlıycaz daha yazmamış mı?
barış:aman boşver yarım saatte yazar zaten hep aynı yazıyor!
merve:olan bana oluyor..bari bu bölümde naz biraz durgun olsaa...yine sinirlencekler bana...
barış:hehe onlar naza sinirleniyorlar sana değil mervecim!
merve:sırıtma barış aynı şeyy
barış:sırıtmıyorum ki gülümsüyorum
merve:bu italyada güzelmişş gelmişken biraz gezzek...
barış:gezeriz...
merve:bu bütçeylemi..buraya zor geldik...
barış:ne olcak kii yaa kendi cebimizden harcarız!!sen onu boşverde ben acıktım bişeyler yesek mi çekimlerrden önce...
merve:sen ye ben diyetteyim...
barış:yine mi?
-------------dilek çeşmesindeler----------
barış:işte burası
merve:dinlenme molasında beni buraya getirdiğine inanmıyorum...bir öğrenseler
barış:ee gezdirmiyolar ne yapayım...
merve:tarık ve naz gelirdi zaten kesin ..yazmıştır...
barış:ya yazmamaışsa biz baştan gezelimde..
merve:ee yuhh :img-hyste yazmamışsa koskaca italyaya boşamı geldik..
barış:sen onu boşver dileğini çabuk dile de gidelim
merve:tamam sende dile...
barış:ne diledin?
merve:tarığın artık itiraf etmesini!sen?
barış:nazın daha fazla tarığa çektirmemesini:
merve ters ters bakar..
merve:gidelim...
barış:yine sinirlendii nazlaştı ya..
merve:mırıldanma barışş çabuk ol
..................pravodalar........
merve:hadi hazırım başlayalaım
barış:okey geldim..hadi
merve elindeki sanaryoya bakar
merve:önce sen giriyorsun
barış:nazz..bak gördün italyadaki hayatımı..hala burda kalmamı istiyormusun?
merve:istiyorum...
barış:ama naz...
merve:ne yani beni burda tek başıma mı bırakacaksın?
barış:seni mi?
merve:okulu aradım izin aldım 3 gün burdayım tarık yoksa sen beni bırakıp türkiyeye geri mi dönüceksin?
barış:yok yok..sen burdaysan bende burdayım ama sonra ikimizde geri döncez sözmü?
merve:söz...
barış:o zaman 3 günü ne olduğumuzu bilmeden geçirmeyelim?
merve:ne demek bu?
barış:naz..ya şimdi konuşacağım yada hep susacağım..uzatmayacağım...direk söylüyorum...ben seni....
dırırırırırırırırırırırırırıııdıdıdırırırırırıırır
barış-merve:telefonnn......
barış:iyide sanaryoda bu yok kii merve?
merve:evet yok !kimin çalıyo o zaman
barış:senin...
merve:senin...
barış:şey benim...
merve:sanırım benimde...
merveyi sanarist barışı yönetmen...
:nerdesiniz siz??
:geliyoruz...
merve -barış:yok bunlar kararlı izin vermiyceklerr kendileri yazıyolar izin vermiyolar:
efendim 2. bölümüz geldii(yoğun istek üzerine )
çekim başlıyor
barış:geldik abii
yönetmen:nerdesiniz oğlum siz çekimler başlıyor...
barış:abi biz çalışıyorduk pravo yapıyorduk nasıl olsa vaktimiz var diye
yönetmen:kim dedi size vaktiniz var diye?
barış:ee sanaryo daha yazılmadı dediniz yaa
yönetmen:ne vard onda..bak 1,5 saatte 3 bölüm yazdı
barış:3 bölüm müü ama hiç bir oturuşta 1 bölümden fazla yazmazki
yönetmen:italya çarptı herhal
barış: hehe güzel belki italya romantizm etkiside yaratmıştırda romantik sahnalerde yazmıştır.
yönetmen:(gülümser)hiç şüphen olmasın
merve elindeki sanaryoya bakarak hızlı hızlı gelir.
merve:bu ne yaaaa?
barış:ne oldu?
merve: nazz...
barış:ne oldu naza?
merve:tarık...
barış:merve çekime başlamadık ben barışş
merve:yaa barış sanaryoya bakk...sanki naz tarık tarık nazz kafalarına bişey düşümüş bunlarrın
barış:italya etkiside baya kuvvetliymiş bee
merve:inanmıyorum öpüşüyolar
barış:daha ne istiyorsun romantik sahne istemiyormuyduk...izleyizi bayram edicek
merve:iyide barış 1 bölüme 6 öpüşme koymuşşş
barış:....... 'yuhhh' (yutkanarak)
merve:o benim sözüm barış..
barış:vayy bee 1 bölümde 6...istermisin bunlar italyada evlensinler
merve:bide çocukk...
barış:neyse artık çekicezz hadi başlıyormuşuz
merve:yaa 6 kere çekemeyiz
barış:niye daha önce yapmadığın bişeymi italyada sana ters çarptı
merve:ya barış biz bir öpüşmeyi kaç saatte çektik bir bölümde 6 öpüşmeyi kaç günde çekeriz
barış: matematik sorusunun sırası değil merve çabuk ol 1 ay burdayız :img-yes:
çekim yapılır...akşam yemeği molaaasıı.
herkez esniyor...
barış:merve tuzu uzatsana
merve:barış tuzluk senin önünde
barış:biliyorumda elimi uzatacak halim yok
merve:senin kendi önüne uzatacak halin yok benim senin önüne uzatacak halim hiç yok
barış:gidip yatsam mıı yaa yemek yiycek hiç halim yok
merve:ben gidiyorum bilee
barış:benide bekle
merve:niye benlemi yatcan?
barış:hayır merdivenlerden düşersen seni tutayım diye
merve:sen kendine bak benden daha yorgunsun önden gitte düşersen ben tutayım
barış:bu italyanlarda amma kıntır asansöre gitmek için bile merdiven çıkıyoruz
merve:sen italyanları türkler kadar hazırcı ve üşengeçmi sandın
barış:batılaşma çabasında görüyorum seni
merve:diyene bak rock söylüyor
barış:sustum!
merve:iyi geceler
barış:nerdeydi benim odam...
merve:şu...(yanındaki odayı gösterir
barış:iyi hadi iyi geceler
merve:kapını açıyım mıı
barış:yok ben açarım hadi sen git
merve:tamam
barış:ee niye hala burdasın
merve:kolum barış kolumu bırakmıyorsun
barış:hee tamam bıraktım
merve::yaavaşşşşşşşşşş
barış:ya ne bırakıyorsun kolumu yaa ayy acıdı
merve:ya bu kadarmı dayandın bana tepe taklak oldun
barış:merve kapıyı açarmısın?
merve:açtım gir hadi
barış: (yerde yorgun ve canı acımış şekilde merveye bakarak) şeyy beni içeri götürürmüsün?
merve:iyi hadii gelll
merve:üstünüde örteyim mi barış kımıldayamıyorsun
merve:barışşş....huuuu barışşş
merve:uyumuş bilee...(odadan çıkar)
merve odasında
merve:ayy çok yorulmuşum yaa(kendini yatağın üstüne atar)telefonum telefonum çalıyor....nerde buu
merve:alooooooooo
sevgilisi:alo mervee?
merve:efendim
sevgilisi:iyimisin sesin...
merve:yorgunum biraz
sevgilisi:italya yoruyor hee
merve:sanaryo yoruyor...
sevgilisi:bu sanaryo herhafta vardı yormuyordu
merve:bu sefer biraz ağırdı..hiç durmadan öp....
sevgili:neeeeeeeee??
merve:yok bişeyy...senin işler nasıl
sevgilisi:benimde yoğundu bugün yarın daha sakin olur herhalde..ee anlat italya nasıl...
merve: ........................
sevgilisi:merve ordamısın?
merve: ........................
sevgilisi:anladım uykudasın
ilki daha güzeldi biliyorum da sabah sabah uykulu uykulu yazdım belli oluyor zaten:img-yes:
Part 8
Naz: Ayyyyyy bu kızla mı......? Ya bir saattir her açıdan gösterdi kızı, güzel desem güzel değil....Yetenek de yok.....Ağlıyor mu yoksa gülüyor mu belli değil.
Bir ses: Şıııııııı....
Naz: Ya ne oluyor ya.....yorum yapıyoruz.....
Başka bir ses: ...Üffff film bitti yorumunuz bitmedi....
İlk ses: Şııııııııııı.....
Naz: Aman . Tamam....tamam
Naz (fısıldayarak): Iyyyyyy.....dişlere bak.....(yüksek sesle gülerek) Ben bunları yan yana düşünemiyorum bile....
Sinema Görevlisi: Hanım efendi.....Şikayet var.....Sizi buradan da kaldırmak zorunda kalacağım.....Ya da filmden çıkartmak zorunda.....
Naz: Aman alın filminizi kendiniz seyredin.....Göz zevkimiz bozuluyor burada....
Naz kalkar ve tam çıkacakken.....
Tarık( Onu kolundan yakalar ve yanına oturtur): Daha en heyecanlı yeri gelmedi.....Bir de mayolu halini gör istersen......( karanlıkta beyaz dişleri parlar)
Naz: Sen burada mıydın........?...Duydun mu.....?
Tarık : Hı......hı.....
Naz: Ne kadarını.....?
Tarık: Hepsini......
Naz başını dizlerine gömer. Elleri ile de koltuğu yumruklar.....
Bir ses: Yeter ama yaaaa.....Bu ne rezalet......
Tarık Naz’ı bileğinden yakalar ve peşinden salonun dışına sürükler.
Tarık: Vahi beylerin yanına oturdum geldiğimde....Seni tanımadıklarını belirttiler( Güler)....Yerini değiştirmişler hiç susmayınca.....
Naz: Ne yapsaydım....Film yorum filmiymiş....
Tarık: Benim bildiğim yorumlar film bittikten sonra yapılır......
Naz: Sen çok biliyorsun zaten....Hem sen gitmemiş miydin?
Tarık: Gördüğün gibi buradayım.....Giden başkası oldu......
Naz: Kim.....?
Tarık cep telefonunu çıkartır cebinden ve Naz’a birkaç resim gösterir.....
Naz: Bunlar da ne böyle?
Tarık: Anlatayım......Bu elinde çuvalla olan Kerem, sevgili şoförünüz,hani on parmağında on marifet olan. Bu kaçıncı marifeti saymadım.....Neyse , bu da arkadaşları.....Bak sizin kasanın önündeler.....Şu arkadan yaklaşan beyaz melekler de beim birkaç eski arkadaşım.....Onlara temizlik meleği de diyebilirsin.....Şu son resim de Komiser Harun ve Kerem....Sizin evden çıkarken....
Naz: İnanmıyoruuuuuum......İnanamıyorum.....!!!!!!!!!
Naz telefonu Tarık’ın elinden kapar ve salona yönelir.
Tarık: Dur Naz nereye gidiyorsun?
Naz: Babama göstereceğimmmm.
O esnada telefon çalar......Naz ani bir refleksle acar.....
Naz. Alo? Belgin teyze.....Evet burada........Seni istiyor.....
Tarık: Alo?Yok.......Sinemadayız.......Ararım......İyi geceler.....
Naz: Ne o yüzün değişti ?
Tarık: Yok bir şeyyyyy.
Naz: Ver telefonu.....Babama göstereceğim resimleri.....
Tarık: Vahi bey biliyor dururmu......O nedenle sinemaya geldiniz zaten.....Ben de o yüzden gitme numarası yaptım....evde kimse yok sansınlar diye.
Naz hırsızlık olayını unutuverir.
Naz: Peki şu yardımcı kadın oyuncu meselesi?
Tarık: Yok öyle bi şey....Hem de o kadınla.....(Güler)
Naz: Demek beni buraya getirebilmek için öyle bir yalan uydurdun.....?
Tarık: Sırf birlikte yaşadığımı söylediğim kadın için mi geldin yani sinemaya?
Naz: Şeyyyy.....Neden sırıtıyorsun....
Tarık: Sırıtm.....( telefonu çalar)Alo?......Tamam arayacağım........
Naz: Her halde yine Belgin teyze.....Bir şey mi oldu......? Neyse ben filmi tamamlamaya gireyim....Sen rahat konuş.
Naz salon girişine, Tarık da sinema çıkışına doğru yürür. Tarık annesini arar....
Tarık: Alo, anne? Ne o telaş....?
Belgin: Sen hemen buraya gelmezsen telaş ne o zaman göreceksin.
Tarık: Ne oldu söyler misin ?
Belgin: Daha ne olacak? Komiser Harun bey aradı. Uzun zamandır aranan bir çeteyi yakalatmışsın..
Tarık: Bunun için seni mi aradı?...Bunun için?
Belgin : Hayır, imza attığını söyledikten sonra ekledi bunu.....Gurur duyun dedi.
Tarık: Sen de dediğini yap....Gurur duy.....
Belgin: Böyle gurur istemiyorum ben...Ya sana bir şey olsaydı.......Sadri seni aramadı mı?
Tarık: Öğlen aradı.....Şimdi cezam kaldırılacak mı yani?
Belgin. Tamamen olmuyor muş. On günlük özel yurt dışına çıkış izni alabildi ancak.
Tarık: Tamam o zaman ben de şu Alfonso işini gidip tarihe gömeyim.
Belgin: Ne zaman gidiyorsun?
Tarık: Ben seni arar bildiririm.....Sofia bu gün gitti......O sayfayı da kapama zamanı geldi....
Belgin: Naz ne olacak......?
Tarık: Bilemiyorum....aklı fikri beni Alfonso olarak görmekte......İtalyaya göndermeden rahat edemeyecek.....Oysa oradaki hayatımı görse.......(içses)Kesin prangalara vurur beni.
Naz: Ne olurmuş oradaki hayatını görsem....?
Tarık( şaşkın): Sen burada mıydın?
Naz: Görevli beni içeriye almadı......Eeeeeee ben de olsaydım beni içeri almazdım.
Tarık: Beni mi dinledin?
Belgin: Hesap ver sevgiline hadi.....
Tarık: Sonra yine görüşürüz. İyi geceler....
Belgin: Tarık.....Tarık diyorum.
Naz: Sen beni dinlememiş miydin.....? Ne varmış oradaki hayatta merak ettim şimdi....
Tarık: Anlatsam anlamazsın ki!
Naz: Anlatmanı isteyen mi var.....Göstereceksin (manalı manalı Tarık’a bakar)
Tarık: Neeee!!!!!
Devamı edecek.....
KARMAN ÇORMAN SENARYO :)
Haluk Özenç —Bıktım bu dizifilm.com’daki forum ahalisinden yahu.İmanım gevriyor en hasından öpüşme sahnesi yazıyorum olmuyor,gerilim yaratıyorum gerdin deniyor ulan istiareye yatıp erenlerden tüyo aldım gene yaranamadım..rating uğruna çarpılacağız Betül onu söyliyim.
Betül Karabulut—Aaamann Haluk sen de..üç beş tane çocuktan mı korkacaksın sen de yani.Tamam izleyici onlar ama sen de yılların senaristisin ya olur mu böyle şey?
Haluk Özenç---Öyle deme Betül öyle deme,bu çocuklar iyi sıhhatte olsunlara karışmış,bir fragman didiklemeleri var akla zarar.Mit bunlar gibi çalışsa fail-i meçhul filan kalmaz he ben sana diyeyim.
Betül Karabulut- Haluk sen yoruldun anlaşılan biraz dinlensen..hem...sa..
Barış Akarsu—Selam milletttt...
Betül Karabulut—Hayda sen nereden çıktın?Siz çekimde değil miydiniz oğlum o kadar İtalya sahnesi yazdık sizin için ne zaman çektiniz de döndünüz ?
Barış Akarsu--- Çekemedik ki hepsini..(güler biraz sinirden biraz muzırlıktan)
Haluk Özenç—Nasıl çekemedik hepsini be?Sırtımızdan ter aktı onca şeyi yazana kadar.Bu da ne demek şimdi?
Barış Akarsu—Anlatayım hocam..pardon..yani Haluk bey.Şimdi siz yazdınız ve biz de mütevazı bütçemizle (ulan bana da geçti bu laf iyi mi bulaşıcı mı ne?) İtalya’ya gittik tamam ama iş bunla bitmiyor ki?Öyle mütevazı da bir otel bulmuşsunuz ki;tam maaşallah bilmemne filmleri oynatan bir sinemanın yanındaydı önünde de bekleyen ama seyirci olmayan(!) bir grup vardı .Polis baskınlarındaki sirenler yüzünden uyuyamadık zaten ilk gün.Yetmiyor gibi Kaya'nın odası da tıpkı dizideki Belginin odası gibi tam ortamızdaydı bonus olarak ,horlaması canımıza ot tıkadı.hadi Merveyle beni yolluyorsunuz o herifi neden peşimize takıyorsunuz anlamadım ki?
Neyse işte...ikinci gün romantik bir çekim yapalım dedik gondol paramız çıkışmadı.Ben oturdum San Marco meydanında gitar çaldım ama aldığımız para birer dilim pizzaya yetti.Biz de bari otobüsle güzel bir mekana gidelim dedik yanlışlıkla Roma otobüsüne binmişiz bizi Vatikan’ın önünde indirmesin mi?Merve sinirinden benim saçlarımı iki ters bir düz ördü sonra da pizzaya vurdu kendini. Ben de ahşap oyma takımım yanımdaydı başladım iki tane yeni senarist bir tane yapımcı bir de tv yöneticisi çıkardım ortaya hani sizlerden hayır yok ya..yuh be abi ne biçim senaryo ne biçim organizasyon ya bu?
Betül Karabulut—İyi de ne kadarını çektiniz sahnelerin onu söyle bari yahu?
Barış Akarsu--- Aaa çektik çektik...Venedikte büyük kanalda romantik bir gezi planlamışsınız yazmışsınız ya onu çekelim derken boğuluyorduk sayenizde.
Merve Sevi—Hoppp hoppp orada dur be..sakarım desene şuna sen!
Barış Akarsu—Höö sen nereden çıktın yahu?Ayrıca benim hiçbir kabahatim yok.Benim yanımda kısa durma diye giydiğin o apartmandan bozma kuleden kırma şeylerin üzerine duramadın da cumburlop suya düştün kızım birkere.Bu arada sayende ben de düştüm suya.
Merve Sevi--- Hahahahayttt affetmişsin sen.En güzel açıyı vericem diye durmuşum kanalın yanında sen “ aaaa hocammm vallahi gondollar geliyor dur ben bir bunlardan oyma yapayım” diye tam beni tutarken zınk diye bırakmasaydın ben düşmezdm herhalde demi?Seni de düşüren ben değildim ayrıca canım,elin İtalyan fıstığına bir kelime bile İtalyanca bilmeden yol tarif etmeye kalkarsan nereye bastığını görmezsin tabi!
Barış Akarsu—Sus Merve sus..birbirimizi yerken esas düşmanlarımızı unutuyoruz biz.Bak sana önerilerim var dinleyecek misin?
Merve Sevi—Tamam önden buyur..
Barış Akarsu—Bak şimdi..biz nelerden çekiyoruz en çok?Senaristler bir,izleyiciler iki kanal üç.Planlarım şunlar;
Haluk abiyle Betül ablayı o bizim dağ evine yollayacağız bir hafta çıkmayacaklar ki ilham gelsin.Hatata kapısına da dizifilm.com’daki yalancı yarim forumundan birkaç kişi dikeceğiz ki çıkmaya kalkarlarsa kovalayıp geri soksunlar eve.
Haluk Özenç—Ama Ba...
Barış Akarsu—Kızmak gücenmek yok Haluk abi..ağzını bantlamam lazımdı.
Merve Sevi—Eeee sonra?
Barış Akarsu---Ne diyordum?heh...İzleyicileri de sakinleştirmek için de Medyum Memiş’le anlaştım..görüntülerin arasında düşük frekansla ikna ve sakinleştirme mesajları yayınlayıp bilinçaltlarını şeedicez..Kanala gelince...işin zor kısmı o zaten.
Merve Sevi- O neden en zor kısmı?
Barış Akarsu--- Malum, patron onlar Merve daha sinsi ..öhö ...pardon yani daha planlı olmak lazım.ben diyorum ki onları da sen ikna et..Kanal sahibinin oğlu sana yanık diyorlar yani hani diyorum...
Merve Sevi –Yuh diyorum sana Barış yani ya!!başka ikna etmemiz gerken biri yok Allahtan, işe bir kanaldaki o kuklalar karışmadı zaten.
Barış Akarsu—de hayatım de dizimiz kurtulacaksa beterini de de..
Muharrem abi-Noluyor burda beee nee?..Bahri yetmedi siz mi çıktınız başıma bir de be.Tansiyon var bende tansiyon.Ah Bahri sen sardın bunaları başıma sen...burası namuslu kanal be ne o öle he nee???
Merve Sevi—Buyur Barışçım..bunlara çözümün var mı?
Barış Akarsu—Çok şomsun ya Merve ya...
efendim 2. bölümüz geldii(yoğun istek üzerine )
çekim başlıyor
barış:geldik abii
yönetmen:nerdesiniz oğlum siz çekimler başlıyor...
barış:abi biz çalışıyorduk pravo yapıyorduk nasıl olsa vaktimiz var diye
yönetmen:kim dedi size vaktiniz var diye?
barış:ee sanaryo daha yazılmadı dediniz yaa
yönetmen:ne vard onda..bak 1,5 saatte 3 bölüm yazdı
barış:3 bölüm müü ama hiç bir oturuşta 1 bölümden fazla yazmazki
yönetmen:italya çarptı herhal
barış: hehe güzel belki italya romantizm etkiside yaratmıştırda romantik sahnalerde yazmıştır.
yönetmen:(gülümser)hiç şüphen olmasın
merve elindeki sanaryoya bakarak hızlı hızlı gelir.
merve:bu ne yaaaa?
barış:ne oldu?
merve: nazz...
barış:ne oldu naza?
merve:tarık...
barış:merve çekime başlamadık ben barışş
merve:yaa barış sanaryoya bakk...sanki naz tarık tarık nazz kafalarına bişey düşümüş bunlarrın
barış:italya etkiside baya kuvvetliymiş bee
merve:inanmıyorum öpüşüyolar
barış:daha ne istiyorsun romantik sahne istemiyormuyduk...izleyizi bayram edicek
merve:iyide barış 1 bölüme 6 öpüşme koymuşşş
barış:....... 'yuhhh' (yutkanarak)
merve:o benim sözüm barış..
barış:vayy bee 1 bölümde 6...istermisin bunlar italyada evlensinler
merve:bide çocukk...
barış:neyse artık çekicezz hadi başlıyormuşuz
merve:yaa 6 kere çekemeyiz
barış:niye daha önce yapmadığın bişeymi italyada sana ters çarptı
merve:ya barış biz bir öpüşmeyi kaç saatte çektik bir bölümde 6 öpüşmeyi kaç günde çekeriz
barış: matematik sorusunun sırası değil merve çabuk ol 1 ay burdayız :img-yes:
çekim yapılır...akşam yemeği molaaasıı.
herkez esniyor...
barış:merve tuzu uzatsana
merve:barış tuzluk senin önünde
barış:biliyorumda elimi uzatacak halim yok
merve:senin kendi önüne uzatacak halin yok benim senin önüne uzatacak halim hiç yok
barış:gidip yatsam mıı yaa yemek yiycek hiç halim yok
merve:ben gidiyorum bilee
barış:benide bekle
merve:niye benlemi yatcan?
barış:hayır merdivenlerden düşersen seni tutayım diye
merve:sen kendine bak benden daha yorgunsun önden gitte düşersen ben tutayım
barış:bu italyanlarda amma kıntır asansöre gitmek için bile merdiven çıkıyoruz
merve:sen italyanları türkler kadar hazırcı ve üşengeçmi sandın
barış:batılaşma çabasında görüyorum seni
merve:diyene bak rock söylüyor
barış:sustum!
merve:iyi geceler
barış:nerdeydi benim odam...
merve:şu...(yanındaki odayı gösterir
barış:iyi hadi iyi geceler
merve:kapını açıyım mıı
barış:yok ben açarım hadi sen git
merve:tamam
barış:ee niye hala burdasın
merve:kolum barış kolumu bırakmıyorsun
barış:hee tamam bıraktım
merve::yaavaşşşşşşşşşş
barış:ya ne bırakıyorsun kolumu yaa ayy acıdı
merve:ya bu kadarmı dayandın bana tepe taklak oldun
barış:merve kapıyı açarmısın?
merve:açtım gir hadi
barış: (yerde yorgun ve canı acımış şekilde merveye bakarak) şeyy beni içeri götürürmüsün?
merve:iyi hadii gelll
merve:üstünüde örteyim mi barış kımıldayamıyorsun
merve:barışşş....huuuu barışşş
merve:uyumuş bilee...(odadan çıkar)
merve odasında
merve:ayy çok yorulmuşum yaa(kendini yatağın üstüne atar)telefonum telefonum çalıyor....nerde buu
merve:alooooooooo
sevgilisi:alo mervee?
merve:efendim
sevgilisi:iyimisin sesin...
merve:yorgunum biraz
sevgilisi:italya yoruyor hee
merve:sanaryo yoruyor...
sevgilisi:bu sanaryo herhafta vardı yormuyordu
merve:bu sefer biraz ağırdı..hiç durmadan öp....
sevgili:neeeeeeeee??
merve:yok bişeyy...senin işler nasıl
sevgilisi:benimde yoğundu bugün yarın daha sakin olur herhalde..ee anlat italya nasıl...
merve: ........................
sevgilisi:merve ordamısın?
merve: ........................
sevgilisi:anladım uykudasın
ilki daha güzeldi biliyorum da sabah sabah uykulu uykulu yazdım belli oluyor zaten:img-yes:
BARIŞ-MERVE İTALYA SEFERİ 3. BÖLÜM
kahvaltı.....
yönetmen:bak bunuda dene bunun tadıda ilginç
sanarist:görünüşüde ilginçmişş..
yönetmen:öğlende pizza yeriz..buranınki farklı olur derler
sanarist:görcez artık...
merve:günaydınn....
yönetmen:günaydın...
sanarist: nasıl iyi uyudunun mu?
merve:yattığım gibi uyuya kalmışım telefonu açık unutmuşum başım ağrıyor birazz ,tel boynumda kalmışta...
yönetmen:boynunda mı?italyanlara özgü bir moda mı?
merve:yok yok..telle konuşurken uyuya kalmışım yaa kulağımla boynum arasında sıkışmışş...boynum ağrıyor tutuldu herhalde
yönetmen:hı...bu gençleride anlamak zor...
merve:ee ekip nerdee sadece siz mi uyandınız?kameramanlar?
sanarist:çekimin yapılacağa yere gittiler kameraları ayarlıyorlar...asıl sen barış nerde onu cevapla...
mervenin gözler açılır oturduğu sandelyeden hızlıca fırlar..
merve:barışşşş...barışı unuttumm
yönetmen:nerde unuttun?
merve:yataktaaaaa
sanarist:senin yatakta mı?
merve:yok canım kendi yatağında...
yönetmen:o zaman sen onun yatağından geliyor olmalısın
merve:ya uff hayır..neyse açıklayamayacağım ben gidip uyarıyım
yönetmen:çabuk olsun...çekime başlıycaz 1 saat sonra
merve:tabi çekim yapıcak barış kalmışsa...
................................................
merve odanın kapısını açara...
merve:barışş..barışş uyannnn
barış: ................
merve:inanmıyorum yaa korktuğum başıma geldii...aynı koyduğum gibi milim kımıldamamış bu...
(dürtükler)
merve:barışşş yaaa lütfen kımıldaaa o kadar mı kötü düştünn..barışşş
barış:ahhhhhhhh.....(gözlerini açmadan kafasını bir sağa sola çevirir)
merve:barış bakk hadii çekime başlıycazz hasta olmanın bel kırmanın hiç sırası değil bana belinin iyi olduğunu söyleee
barış: (gözlerini açar)yaşıyormuyum...
merve:ne yazııkk kii..
barış: merveeee...
merve:tamam tamam şaka iyisin dimi belini kımıldatabiliyorumusun
barış:deneyim mii
merve:zahmet olcak...
barış: ................................
merve:kımıldattın mı?
barış:evet
merve:sorun yok yani
barış:du...
merve:ne du?
barış:yoktu..kımıldattım..tık etti..kaldı ve artık tıkta etmiyor üstelik kımıldamıyorda
merve:eyvahhhh...çekimler güm!!!
barış:yok yok korkma dublörüm var
merve:kimmiş o?
barış:Johnny Depp
merve:hee tabi bir alo derim koşar zaten...
barış:yaa şaka maka kötüyüm o kadar dedim bırakma kolumu diyee
merve:ne yapacaktım...allah allah yaaa...neyse gidip gelemeyeceği söyleyeyim bari...
barış:sonra gel bana cevaplarını belirt...
merve:iyi tamam kımıldama ben doktorda çağırayım..
barış:italyan olmasın...anlamaz onlar halimizden
merve:hee bende italyanı arayıp barış hasta filan diycektim italyanca biliyorum yaaa....
barış:naz gibi yapardın..iki uçuş..iki kaçış..iki parmak birleştirirdin biraz sırıtırtın gözlerindede biraz hüzün cupppp italyan burdaaa
merve:heee onları yapardım italyan artık burdamı olurdu benim odadamı olurdu bilemem üstelik barış hasta diye anlamaz ona evlenme teklifi ettim sanırdı
barış:benimde amacım o belki
merve:beni italyaya yamamak mıı..aslan gibi türk sevgilim varken
barış:heeehh işte o aslan gibi sevgilini kurtarmak ve türkiyeyi bir dırdırcıdan sıyırmak amacım
merve:heeeeheeee çok komik...o zaman türkiyeyi bütün kadınlardan sıyırman gerekecek
barış:tamam işte senden başlıycam...
merve:o zaman hiç hayranın kalmıyacak biliyorsun dimi
barış:neden mişş o
merve:duyduğuma göre sevgili barış akarsuyun hayranlarının 4/3 'ü bayanmıştaa
barış:hadi yaaa...sen boşver italyanı sen git türk bull git hadii koş koşş..
merve:böyle poşet olursun işte hıh...
------------------------------------
yönetmen:uyandıramadın mı?
merve:şeyy aslında uyandırdımda kaldıramadım
yönetmen:merve barış ağırdır kaldıramassın kızıım
merve: .....................
yönetmen:ya çıldırtacakmısın sen benii?ne demek kaldıramadım
merve:barışın beli tutuldu ..dün biraz tepe taklak olmuştuda uyumadan öncee
yönetmen:hayda nerden çıktı bu yaa ne yapcaz şimdi..
merve:bugün benim çekimlerim olsa sadeece
yönetmen:dalgamı geçiyorsun tarıkla nazın ayrı sahnesimi var her daim dipdipesiniz
merve:eee o zaman bugün çekemiycezz
yönetmen:neyse hulusili bölümü çekelim bari
merve:neeee?onlardamı italyadaa
yönetmen::yok daha değil bugün gelicekler..sen izinlisin git barışın yanında ol
merve:tamam!
(içses)
merve:off yaaa(merdivenleri hızlı hızlı çıkar)koskaca italyadayım barışa dadılık yapıyorum
bir italyana çarpar...
merve:ahhh...........
italyan garip garip bakar ses çıkarmazzz
merve:pardon(kime diyorum yaa adamda anladı ya zaten hemen)
italyan hala bakmaya devam eder
merve:I '**(kendini göstererek)soryy (yüzünü buruşturarak)
italyan: (gülümser) not at oll..
merve:anladıı.. valla anladııı..vayy beee...(birden durulur)iyide ingilizce konuşuyorum italyanca değilki neye seviniyorsam
el kol işareti yaparak uzaklaşır....
..........................................
merve:selamınhello
barış: (sırıtarak)alaykümhello
merve:kaptın sen yaaa
barış:ee doktor hani
merve:ayy unuttum aramayı
barış:iyi etmişsin ilaç aldım birazdan geçeer
merve:iyi bir isteğin varmı
barış:sen!
merve:ben...senn..yani sen beni?
barış:niye şaşırdın ki!
merve:barış yeme benii elinde olsa boğarsın sen beni
barış:elimde değil ama elime vermediler versinler o zaman oda olur
merve:dalgayı bırak deniz saati değil ne istiorsun başla...
barış:tv yi aç...
(açar)
barış:açımm..kahvaltı...
(gider,getirir)
barış:şimdi kaybol...
merve: (tepsideki bardağı alıp suyu fırlatır) aptal.!!!!!
Part 9
Naz: Evet. En güzeli İtalyaya birlikte gitmek. Viva İtalya......
Tarık: Şaka yapıyorsun herhalde? Ciddi olamazsın.....
Naz: Niye? Son derece ciddiyim.....Hem gezeriz de orada....Alfonsonun izinde gezisi.....Nasıl ama?.....Ne yaratıcıyım ya....
Tarık: Yaaaaaa....Ne demezsin........Korkarım bu yaratıcılıkla seni uçaktan da atarlar....
Naz bozulur......Nedenmiş o? Ne zararımı gördün?
Tarık: Ne bileyim...Bir lafımla şu fimde yaptıklarından sonra.....İtalyada Alfonsonun izinde olayı korkuttu beni biraz....
Naz gülerek Tarık’ın omzuna vurur...
Naz: Ay ilahi arkadaşım.......Ne oluyo yaaaaaa?
Tarık Naz’ın elini sert bir şekilde yakalamıştır.....
Tarık: Arkadaş olayını bitirelim dediğimi hatırlıyorum.....Vurma omzuma....rahatsız oluyorum....
Naz: Amaaaaaaaan......tamam be arkadaşım.....
Naz inadına boşta duran diğer eliyle de öbür omzuna vurur. Tarık bunu da yakalar ve bileklerinden tuttuğu Naz’ı kendine doğru çeker. Burunları birbirine değmek üzeredir. Birden.....
Filiz: Abiiiiii......!!!!!!!!
Hemen birer adım geri atarlar. Tüm aile yavaşca onlara doğru gelir.
Ümit: Naz, neydi o halin......Ayyyyy!!!!Hala ne yapıyorsun yaaaa?
Netice Ümit’i sertçe dürtmüştür.....
Netice: Naz yok burada.....Bu şahsı tanımıyoruz dedik yaa.....Yürü Ümit.....Yabancılarla konuşma.....Aaaaaa? Dur bu bizim Alfonso değil mi?Döndün mü sen küçük Hulusi? Ha?
Tarık: Henüz belli değil Halacım......Naz isterse.......
Tarık Naz’a bakar........
Netice: O zaman eve gel de Naz ile konuş......Şu yanındaki film düşmanından da uzaklaş.....gevezelik bulaşır.......
Naz: Ama halacım yaaaaa.........Ayyyyyyy....
Netice: Sus.....kimsin sen.....Tanımıyorum ben seni.......
Vahi: Yetmedi mi ablacım ya.....Ayyyyyyyy
Netice : Sen sus......!!!!!! Hadi gidiyoruz.
Netice ,Vahi ve Ümiti önden yürütür ve Tarık’ın koluna girer. Naz arkalarından baka kalır.....
Naz: Ama ben......
Tarık sinemanın kapısında Ümit ile yer değiştirir.Neticenin elini öper ve Vahi bey’in de onayı ile içeriye Naz’ın yanına döner. Hala arkalarından şaşkınlıkla baka kalan Naz’a yaklaştığında telefonu çalar.....
Tarık: Alo?
Belgin: Hesap kesim fişini aldın mı?
Tarık: Ne?
Belgin: Hesap verdin ya sevgiline......Ağzının payını aldın mı?
Naz: Kiminle konuşuyorsun sen? ( Naz geride bırakılmış olmanın öfkesindedir)
Belgin: Ooooooooo iş bitmiş Tarık......Ben annen olarak bu kadarını diyemiyorum......
Tarık: Şey.....İ.........Şarj bitti!!!!!!!!! Naz, telefonunu verirmisin......?
Naz: Veremem.
Tarık: Neden?
Naz: Film esnasında o dediğin kızı cep telefonuma kaydederken halam kızdı aldı telefonumu.....
Tarık: Çok güzel......Bunları yaptığına inanamıyorum yaaaaa......
Naz: Eeeeeeeee napalım.....Biz de bu sukuneti değerlendirelim.......Hadi gezelim......Hem İtalya provası olur bize.....
Tarık: Sen gerçekten ciddisin......
Naz: Arabaya son varan..........
Tarık : Yok ki.
Naz: Ne yok?
Tarık : Araba....Ümit sizinkileri götürdü.........
Naz : İyi......o zaman yürüyelim......Hem sana Kerem ile ilgili rüyamı anlatırım.
Tarık : Kapandı o mesele....Adam çıktı artık hayatımızdan.......
Naz : Anlatacam işte..Rüyamda sen Kerem’i kendine benzetiyordun.......Böyle stüdyolarda kayıt yapmalar.....Benimle gezmeler......kıyafetler müthiş spor........
Tarık : Nazzzzzzzz ! Bunları bana anlatma....Sana rüya bana kabus....Herkes rüya görür....Kim bilir kim hangi rüyayı görüyo şimdi.....
Belgin aniden kesilen telefonun şokuyla oturduğu yerde kala kalmıştır. Birden kendini yarattığı bir hayalin içinde bulur......
Naz: Öp bakayım babaannenin elini Nazlıcım.
Küçük kız Belginin elini öper. Belgin de ona sarılır.
Belgin : Canım yavrum......Gün geçtikçe babana benziyorsun......
Naz : Tarık ne diyor annen....... ?
Tarık. Annecim....sana öyle geliyor......Nazlı tıpa tıp Naz......
Naz : Tarık.....Annene İtalyaya döneceğimizi söyledin mi ?
Naz sırıtarak Belgin’e bakar.....
Belgin : Ne İtalyası.....İtalya geçmişte kaldı.....Tarık neler oluyor.... ?
Tarık : Burada geçinemiyoruz anne......İtalyaya dönüyorum.....Ralliye başlayacağım yine....Naz en iyisinin bu olduğunu söylüyor......
Belgin : Ne ??????? Oğluşum gidiyoooooorrr......Oğluşum İtalyada......ah Belgin ahhhhhh....Ne talihsiz insansın sen......Gitti Tarık İtalyaya gitti......
Belgin hayalini görürken son cümlesini haykırmıştır. Hulusi karısının sesine koşup gelmiş ve onu uyandırmaya çalışırken....
Hulusi( içses) : Merak etme Belginciiiiiim.....Ben yarın erkenden İtalyaya gidip o zibidiyi getireceğim....Büyük süprize hazır ol.....
Ertesi sabah Naz ve Tarık yataklarında gecenin yorgunluğunu derin uykularında atmaya çalışırken, Belgin Tarık’a ulaşamamanın hüznünü yaşamakta ve Hulusi de çoktan uçağa binmiş İtalyaya doğru uçmaktadır......
Günün ilerleyen saatlerinde .....
Hulusi: Şu sözlük te olmasa işim zor yani......Bakalım şu fstığa bir soralım....Ne diyecem....merhaba güzel kız. Ben Alfonsoyu arıyorum.....Yazalım bakalım şu kelimeleri yanyana, anlayacak mı......
Hulusi: per cortesìa. Come tu siete. Indagare Alfonso. Bellezza ragazza.......Kulağa hoş geldi.....
Telefonu çalar......
Belgin : Hulusi sen neredesin sabahtan beri. Ne aradın ne sordun....Bankayada uğramamışsın....
Hulusi : Hayatım. Bak dinle. per cortesìa. Come tu siete. Indagare Alfonso. Bellezza ragazza..
Belgin: Sen yine gündüz gözüne rakı mı içtin?
Hulusi: Aşk olsun Belgincim.....Ne rakısı.....İtalyanca , Beyfendi Alfonsoyu arıyorum diyorummmm.
Belgin: Ne? Sen neredesin Hulusi?
Hulusi boş bulunur ve bulunduğu gece klubünün adını masadaki peçeteden okur..
Hulusi: La İtalya Prima Donna Night Club
Belgin: Hem İtalyada hem de gece kulübündesin demek....Ne işin var orada?
Hulusi : Ne işim olacak....Tarık’ı arıyorum. Gittiği her yerin listesi var elimde....Bulacam onu getirecem sana....
Belgin (içses): Eyvaaaaaah....Tarık şimdi İtalyadaysa.........Asla karşılaşmamalılar orada....
Hulusi: Belgiiiin oradamısın.....Bak burada efendi bir bey var....ondan bilgi alayım hemen seni ararım....
Belgin: Bu bey’in saçları ne renk Hulusi?
Hulusi( baygın gözlerle ve yumuşak ses tonuyla) : Ateeeeeeşşşşşş kızılı.......
Belgin : Demek öyle....Birincisi boşuna İtalyadasın, çünkü Tarık şu an evde.....İkincisi ben oraya geliyorum ilk uçakla, o ateş kızılı saçları olan adamı görmeye........ !!!!!
BARIŞ-MERVE İTALYA'DA 4. BÖLÜM
merve hızlı hızlı odasına gider...barış bir yandan kahvaltısını yaparken bir yandanda tv izler!
merve odasında....(kapıyı çarpar)
merve:beyfendiye hizmet ediyoruz yaranamıyoruz,benim şimdi italyada gezmem lazımdı yaaaa....offff offfff
dıdıdıdıdıırırırırırırıııııı(telefon)
merve:efendim (sinirli)
sevgilisi:sanada günaydın?
merve:sen kimsin yaaa?
sevgilisi:oo hanfendi italyalarda sevgilisini unutmuş...
merve:enverrr....senmisin?
sevgilisi:sanırım..sen niye sinirlisin yineee
merve:ya çekimlerde problem olduda ondan...niye aradın
sevgilisi:özür dilerim rahatsız mı ettim
merve:ya yok alınma hemen,çekimdeyim diye aramassın sanıyordum...
sevgilisi:bir yoklayım dedim sesini duymak istedim...
merve:iyi duydun..şimdi işine dönebilirsin
sevgilisi:merve sen ciddi sinirlisin
merve:ya kusura bakma iyi değilim sonra konuşalım mı?
sevgilisi:iyi öyle olsun kendine iyi bak üzülme olurmu işine ne kadar düşkün olduğunu biliyorum ve sen hep en iyisi yapıyorsun bölüm yetişir ondan sitres yapıyorsan yapmaa,hiç bişey senden daha önemli değil
merve:teşekkür ederim çok saoll biraz dinlensem yatışırım
sevgilisi:tamam..bu arada ben....seni özledim
merve: (gülümser)bende...
teli kapatırlar (ne romantik oldu bee birden yazdım kızmayın barışçılar biliyorum bende aynı şeyi düşündüm:img-hyste ama şans yokk:sad53: )
-------------------------------
merve yatağının üstüne yatıp gözlerini tavana diker...
barış:ahhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhh
merve barış diye bağırarak birden yataktan fırlar ve barışın odasına gider...
merrve:barışşşş....barışş nerdesin
barış:yerdeeeeee
merve: (elini uzatarak kaldırmaya çalışır)ne işişn var burda
barış:kalkmaya çalışmıştım sadece
merve:sebep
barış:sesini duydum..bana söyleniyorsun sandım
merve:telefonla konuşuyordum
barış:beni annenemi şikayet ettin...oya ablam beni sever ama kanmaz sana
merve: (gülümser)heeheee yok yok annemle konuşmuyordum
barış:hıı o zaman beni aslan gibi türk sevgiline şikayet ettin
merve:şikayet filan etmedim
barış:uff iyi yatağa yatır beni
merve:çok ağırsın yaaaa
zar zor yatağa yatırır...tvye bakar gözleri açılır sinirli...
merve:tvyi nasıl kapattın sennnnn...hani kalkamıyordun yalancııı (omzuna vurur)
barış:ahhh...kızım dur yaaa...ben kapatmadım kalkmaya çalışırken düştüm kumanda elimdeydi düşünce üstüne düştüm kırmızı düğmeye basmış olucam ki kapandı hem biliyorsun bu alet kumandadanda kapanıyor
merve:iyi be tamam unutmuşum kapandığını
telefonnn...........
merve:efendimm
yönetmen:aaa merve ben seni mi aradım barışı arıyorum sandım
merve:yok yok barışın tel buuu kendisi açamıyorda
yönetmen:bende onu sorcaktım nasıl oldu düzeldimi..niye açamıyor teli
merve barışın yanından uzaklaşır sessisce..
merve:sanırım daha kötüü..yataktan çıkamıyorr...
yönetmen:hadi yaa..onun iyileşmesi 2 hafta sürse 6 öpüşme sahnesi 1 ay sürse 3 haftada estra desek 1,5 ay kadar burdayızzz..
merve: (yutkunur)neeeeee....olamaz yaaa...şu 6 öpüşmeyi 2 ye indirsek zaten 1 tenesini çektik bir tanesini daha çekeriz gideriz evimize türkiyede öpüşülmüyormu?
yönetmen:haklısın aslında tarık ve naz nerde öpüşürlerse öpüşsünler seyirci için fark etmez...
merve:yani 6 yı indirdik öylemiii
yönetmen:pazarlıkmı yapıyorsun sen benimle?
merve:ya çok diyorum italyada diyorum 1 ay diyorum...taksita bölsek
yönetmen:kredi kartına mı olsun?
------------------------------------
barış:ne dedi?
merve:seni sordu?
barış:sen ne dedin?
merve:daha kötü dedim.
barış:o ne dedi
merve:johny deepi arıycakmış
barış:dublörlük işi için mi?
merve:hayır dizi teklifi için mii
barış:neee....ne dizisi
merve:senin iyileşmeni bekleyemezlermişş...seni diziden attılar
barış:neeeeeee....(yataktan fırlar)..iyiyim iyiyim bennn bak bişeyim yokk
merve: (gözlerine inanamaz)inanmıyorumm...yalancııııı (omzuna vurur)sen tarığı geçtinn...ama ben naz değilimm barışş gözükme gözlümee inanmıyorum sanaaa yaaa bana yaptırdıklarına bakkk
merve sinirli sinirli dışarı çıkar
barış:merveee ya dur bir dakkaaa...valla acıyordu birden iyileştii numara yapmadımmm
odasının kapısına gider kapıyı vurur
barış:merveee valla bakkk ya az aççç şu kapıyı
merve:kaybol barışşş....
...............................................
barış aşağıya inerr bişeyler atıştırır birki oyun oynar italyanlarla takılır merve inmezz barış merak eder...
yukarı çıkar...
barış:merve...iyisin dimi
merve: ....................
barış:merve bir ses ver gidicem vallaaa
merve: ..................
barış:merve beni endişendiriyorsunn ama...merveee
merve: ...............
barış dayanamaz içeri dalar merve yerdedir
barış:mervee ne oldu sanaaa merveee
barış yere bakarken sandelyeninde düştüğünü farkeder ve mervenin takılıp düştüğünü düşünür yatağına yatırır
barış:yaa merve aç gözlerini ne olur
merve:barış...ahh kafammmm
barış:ne oldu kafanaaa
merve:bilmiyorum çok kötüüü
barış:çarptın herhalde dur sen yat şöyle ben ağrı kesici getireyim
barış çıkar merve arkasından doğrulur ve gülümserrr
merve:iştee böyle barış efendii...bu 1:img-yes: (dil çıkarır)
Naz: off yaa yoruldum.
Tarık: ver elini yardım edeyim
Naz: istemez ben kendim çıkarım
Tarık: sen bilirsin.
Naz: yaa burası neresi, bana “italyadaki hayatımı gösterecem” dedin, göstere göstere bu manzarayı mı göstereceğin tuttu. Çıkarttın Allahın dağına.
Tarık: dur sabırsızlanma, yorulduğuna değecek.
Naz: hadi bakalım.
Tarık ve naz yüksek bi tepeye çıkmıştır. Ağaçlarla kaplı güzel manzarası olan bi yerdir. Tarık, naz’a göstereceği alanı görebilecek bi yer bulur ve naz’ı da yanına çağırır.
Naz: ee ne göstereceksin bakalım.
Tarık: hani dağ yolculuğunda (naz hemen sözünü keser)
Naz: hangi dağ yolculuğu?
Tarık: kaç tane dağ yolculuğu oldu ki?
Naz: ikiiii
Tarık: hımm, hani arabanın bozulduğu dağ yolculuğu
Naz: ikisinde de bozulmuştu.
Tarık: peki o zaman, öpüştüğümüz dağ yolculuğu
Naz: ikisinde deee
Tarık: peki.. ilkinin olduğu dağ yolculuğu
Naz: hımm tamam hatırladım.
Tarık: unutmuştun yani
Naz: (umursamaz tavırla) evet
Tarık: “ikisinde de” derken hangi öpüşmeyi hatırladın acaba?
Naz yan gözle tarığa bakar.
Tarık: Neyse konumuz o değil zaten.
Naz: evet konumuz o değil
Tarık: eskiyi kurcalamanın bi anlamı da yok zaten.
Naz biraz bozulur.
Naz: bence de
Tarık: e o zaman sana niye alfonso’yu anlatıyorum ki. Eskiyi kurcalayıp senin moralini bozmaya gerek yok.
Naz: moralimin bozulduğunu kim söyledi.
Tarık: bilmiyorum suratını astında
Naz: sen eskiyi kurcalamanın bi anlamı yok dedin de, demek unutmak istiyosun geçmişi.
Tarık: (naz’ın gözlerine bakarak) evet
Naz: (gitmeye yelkenir) iyi o zaman
Tarık: (naz’ın kolundan tutar) ama alfonso’nun geçmişini dedim, tarığın değil.
Tarık ve naz birbirlerine uzun uzun bakarlar. Bi süre sonra
Naz: eee göster bakalım ne göstereceksen, üşüdüm valla, çok esiyo burası.
Tarık montunu çıkarıp naz’ın sırtına geçirir.
Tarık: işte burası alfonso’nun iç dünyası.
Naz: hani neresi
Tarık: (eliyle göstererek) şu kıvrım kıvrım olan yollar varya
Naz: evet
Tarık: işte onlar
Naz: koskoca alfonso’nun iç dünyası burası ha. Çok komik
Tarık: evet aynen öyle. Buralar alfonso’nun muhidi, bu gözüken yolların her karışını adı gibi bilir. Bu yollar onu meşhur etmiştir. Gecesi gündüzü buralarda daha iyi olmaya çalışmak için geçmiş, en güzel günlerini burada yaşadığı gibi, en acı günlerini de burada yaşamıştır.
Naz: paolo ravioli mi ?
Tarık: evet, (eliyle göstererek) tam şu düzlükte o talihsiz 8 taklayı atmıştım.
Naz: pes yani sana da, en rahat yerde kaza yapmışsın.
Tarık: nasıl yani?
Naz: yani o kadar kıvrımlı viraj varken, tutmuş dümdüz yolda kaza yapmışsın.
Tarık: ben de kazadan sonra senin gibi düşünmüştüm ama kader işte olacağı varmış.
Naz: eee başka?
Tarık: başka ne?
Naz: bu kadar mı yani alfonso’nun hayatı.
Tarık: evet bu kadar
Naz: bu kadarını ben de biliyorum
Tarık: ee başka ne anlatayım
Naz: dış dünyasını
Tarık: ne?
Naz: iç dünyası bu, dış dünyasını da anlat bakalım. Asıl önemli olanı o?
Tarık: (sessizce) eyvah
Naz: efendim,ayrıca dış dünyası da bu dağ başında değil di mi? Baya bi dışarıdadır heralde.
Tarık: dış dünyaya hiç girmesek, zaten dış devletteyiz, biraz daha dışa açılmaya ne gerek var.
Naz: var var gerek var. Gerçi ümit biraz bahsetmişti dış dünyandan.
Tarık: biraz dediğin
Naz eliyle gülümseyerek dört işaretini yapar. (4 tane süper sevgili fotosu) :)
Part 10 (Son)
Tarık’ın yattığı odanın kapısı vurulur.
Tarık : Kim o ?
Naz ( sesini değiştirir): Alfonsoooooo!
Tarık yattığı erden gülümser.
Tarık ( içses): Yeni bir oyuna başladık demek.....tamammm
Tarık: Victoria ? Helena? Ornella?....No, no Veronica? Angelina?
Kapı birden sonuna kadar açılır.
Naz: Pes yani.....say say bitmiyor......
Tarık: Daha saymaya başlamadım ki.....(gülümser)
Naz: Kandıramazsın beni.....İtiraf et....
Tarık: Neyi?
Naz: Dokuz ay öncesine kadar bu kadar çok kızla birlikteyken burada çalıştığın sürede masum bir hayat yaşadığını......
Tarık: Doğru......masum bir hayat yaşamadım.......o kızları hiç aratmayacak dokuz aydı....dop dolu.....
Naz: İşte böyle.....O yok bir saat işim var, iki saat işim var dediğinde hep kızlarla buluşuyordun demek......
Tarık : Sayayım mı......Aslı,......... Gül, ........Neslihan,........Lale..........Sanem......
Naz arkasını hışımla döner ve odadan çıkar.....
Tarık: Şakaydı.......Gel sana gerçek bir isim vereyim.
Naz sanki hiç odadan çıkmamış gibi dibinde bitiverir Tarık’ın.
Tarık: Bu ne hız.....Alfonsoyu geçtin.....
Naz: Dalga geçmeyi bırak da söyle........Kim yada kimler......?
Tarık: Beni en çok ne üzüyor biliyor musun?
Naz: Ne?
Tarık : Bana bu soruyu bu kadar ciddi bir şekilde sorman.
Naz : Yani söylemeyecek misin ?
Tarık : Offf, Naz....Naz !!!!!
Naz : Hadi söyle......
Tarık gözlerini tavana diker.........Derin bir nefes alır.....
Tarık : YA sen duymak istemediğin için duymuyorsun galiba.....Söyledim ya.....
Naz : Offf Naz.........Nazzzz dedin ......
Tarık. Bak beni duyabiliyormuşsun.....
Nazın yanakları kızarır. Sonra gülümser.....
Naz: Yani İtalyada neredeyse her gün başka bir kızın kollarında iken , şu son ayda Naz.....
Tarık: Abartma Naz.....Her gün başka kız.....kolay mı......Alfonso işte.......bazen üç gün biriyle sonra bir ay başkasıyla.......
Naz: Yuh......Neredeyse derin bir iç çekeceksin......
Tarık: Ama sen öyle bir girdin ki hayatıma........
Naz: Eeeeeeeeeeeee?
Tarık: Eeeeeesi bu işte......Naz.
Naz ayağa kalkar ve aynaya bakar. Hareketleri edalanmaya başlamıştır. Her açıdan kendine bakar.
Tarık: Ne yapıyorsun sen?
Naz : Bunca kızın yerine geçen yönlerime bakıyorum.....Kaş .....göz.......yanak....
Tarık gülmeye başlar.....
Naz: Neden gülüyorsun?.....Komik olan ne?
Tarık: Yanlış yere bakıyorsun.....Cazibesi orada değil.
Naz bozulur......Öfkelenir......
Naz: Ayıp ayıp....Ben de seni farklı sanırdımmmmm.....Hepiniz aynısınız......
Tarık: Ne oldu şimdi.....Ne dedim ki ben?
Naz: Sen çok iyi bilirsin dediğini.....
Tarık: Benim demek istediğim derin noktalardaki etkileyiciliğin.......Dişiliğin değil.....
Naz: Yani beni güzel ve çekici bulmuyorsun.
Tarık: Offffffffffffffffff........
Hulusi Belgin telefonu kapattıktan sonra saatine bakar.
Hulusi: Oooooooooo Belgin buraya gelinceye kadar ben üç kez sarhoş olup on kez ayılırım.....Şu kızlara bak Hulusi........Offff ........offfff...Hellooooo senyorita.......Ben Hulusiiii......siz deyin Hulyo.
Kız: Hulyooooo?
Hulusi: Si madame. Hulyo.....Hulyo baba Alfonso....Father .......father......
Kız: Alfonsssoooooo.......Oooooo Alfonso....Lost.
Hulusi: Ya en azından şu İngilizceyi tam öğrenseydimmmmm.....Ah Mualla hocam , otuz yıl önce demiştin.”Bir gün öyle önemli bir anda diliniz sizi ylda bırakacak.İşte o zaman yabancı dilin kıymetini anlayacaksınız ve beni anacaksınız diye”.....Anıyorum seni hocamm......haklıymışsın....Neyse ben de vücut diliyle tamamlarım eksikleri......
Hulusi oturduğu masadan kalkar ve kızın yanağından makas alır.
Hulusi: Sit.......sit.....Hulyo....bank .....bank man.....Alfonso Father.........
Kendini gösterir ve...
Hulusi: Hulyo....big ......bank....Turkey.....
Derken kulaklarında Belginin sesi yankılanır.
Begin: Demek öyle Hulyo bey......Big..bank..Turkey demek......
Hulusi telaşa kapılır ve etrafına bakınır. Belgin yoktur.....
Hulusi: Boşver Hulusi....Gülümsemeye devam et....İç baskılardan kurtul....Ne işi var Belginin İtalyada....Işınlanmadı ya.....
Belgin: Hulusiiii!Batıyorsun Hulusi......Omuzunun üstünden arkaya bak.....
Hulusi arkasını döner ve gece kulübünün tavanından tüm klubü çeken kamerayı görür....
Belgin: El salla Hulusiiiiiiiii.....Bak internetin yararlarına......Sen kulübün adını söyleyince Sadriye arattırdım internete canlı yayın yapan İtalyan kulüpleri......El salla Hulyo......El salla.Çünkü artık ancak böyle irtibat kuracaksın benimle.....
Bölüm Sonu
BARIŞ-MERVE İTALYA'DA 5. BÖLÜM
(diziye saattler kala biraz eğlenelim istedim)
barış:evett geldimm getirdim ağrı kesicini
merve:teşekkür ederim ama geçtii
barış:hadi yaa ..ama çok kötü çarpmışsındır bir baktırsak mı
merve:italyanlara mı?
barış:yok canım sonra seni isterler filan
merve:daha ne istiyorsun işte amacın bu değil miydi?
barış:yok artık değil vazcaydım
merve:vazcaydın? (güler)komiksin biliyormusun
barış:biliyorum...özen gösteriyorum
merve:neye komik olmaya mı?
barış:baksana bana sen ,hani kötüydün sen ,intikam almak için yaptın dimi...(ayağa kalkar gülerek gözlerinin içine bakar)
barış:beceriksiz...
merve:sensin o
barış:sensin merve kabul et intikam almayı bile beceremiyorsun
merve:ya sensin diyorum (vurmaya başlar)
barış:yaa sensin ...vurmasanaaaa(oda vurur)
merve:bak bak vuruyor bide...kadına el kalkmazzzz saygısız
barış: (gülerek) sen kaldırıyorsun ya beceriksiz
merve:sen kadınmısın saygısız
barış:bana saygısız deme beceriksizz
merve:bak hala beceriksiz diyorr yaa saygısızzzz
vurmayı ilerletip yastık fırlatmaya başlarlar
barış:merveee pamuklar dağıldı italyanlar basıcak küfürü
merve:boşver bassınlar italyancamı biliyon anlamayız kii
barış:allahım yaaa merve yeter amaaaaa
merve:ya bana ne durmuyacağım iştee sen beni kandırdın yaa köle gibi hizmet ettirdin kendineeee
barış sinirle merveyi bileklerinden tutar
barış:italyaaa
merve:neeee
barış:italya turuna ne dersin
merve:cidden miiii
barış:gayettt:img-wink:
merve:hemen hemennn..hadiii....al cegetini...iyimiyim ben böyle? üstümü değiştireyim mi...ya saçlarımı toplasam mıı
barış gülerrr elinden çeker...
barış:yürü........
merve:koşsamm?
----------------------------------------------
barış:burası türkiyedeki piknik alanlar gibi bir alan
merve:daha temiz daha sakinn
barış:evet:img-yes: öyleeee...
merve:nerden biliyorsun sen buraları
barış:aslında bende ilk defa geliyorum bakma bildiğime yol boyunca atlasa baktım farkındaysan
merve:ee isimlerii tarihleri nasıl biliyorsun,anlatıyorsun çatır çatır
barış:çok araştırdım ben italyayı..aslında biliyormusun en büyük hayalimdi italyaya gelmek
merve:hııı hayalin gerçek oldu o zaman
barış:yok olmadı
merve:nasıl yani barış italyadasın şaun
barış:benim hayalim sevgilimle gelmekti
merve basar kahkahayııı
barış:ne güldünn
merve:kısmett..benle geldin:img-hyste
barış:ya kısmet ..sevgilim olduda getirmedim mii italyaya
merve:benim varda ne değişti bak yok italyadaaa...aşıklar şehrinde cupp yanımda barış akarsu
barış:şuan yerinde olmak isteyen ne kadar çok kız var biliyormusun?
merve:şuan yerinde olmak isteyen ne kadar çok erkek var biliyormusun?
barış:hiç sanmıyorum:img-hyste
merve:gıcıkkkkk...............
(şimdilik bu kadar bu sefer kısa oldu kusura bakmayın çok megulumde:( )
41. Bölüm Senaryosu By Flower 98
Part 1
Tarık Naz’ın arkasından hüzünle bakmaya devam etmektedir. Naz da bahçeden çıkıncaya kadar gözlerini Tarık’ tan ayıramaz. Son ana kadar bakar.....
Vahi: Kızım dön artık önüne.....Boynun kopacak...Akşama ablamı ikna eder geliriz. Tarık’ın yeri benim için de çok farklı.
Vahi yerinde yıkık oturan Naz’ın elini tutar. Naz , Tarık’ı düşünmektedir.
Naz( içses): Gidiyor....Bu kadar çabuk......
Tarık yaklaşan Hulusiyi görmez. Hulusi de Tarık’ı görmez..Oturduğu yerde bir önceki gecenin senaryosunun son rötuşlarını yapmaktadır.
Hulusi: Belgincim ben neden daha önce gitmedim ki İtalyaya.....Ne sermayeler kaybetmişiz......Offff offffff...
Tarık evin içerisinden geçerek havuz başına çıkar. Çizmelerini ve çoraplarını çıkarır ve bacaklarını havuza salarak oturur havuz’un kenarına......
Tarık (içses): Gidiyorum demek.....Bu kadar çabuk.....
Belgin içeriden Tarık’ın havuzun kenarına oturduğunu görünce dayanamaz, bahçeye çıkmaya karar verir....Hacer onu engeller......
Hacer. Bırak çocuğu.....Belli yüreği yanıyor....Serinlesin biraz....O üşüdüğünü mü bilir şimdi?
Belgin: Ayyy hasta olacak .....
Hacer: O zaman dua et de olsun......Yoksa gidecek.......
Belgin bir süre daha bakar Tarık’ın kambur oturuşuna.
Belgin: O zaman gidip ona üst baş getireyim......
Evin kapısı açılır birden.....
Hulusi: Belgiiiiiiiiiiin.....Hayatım ben geldim.......Belgiiiiiiin.....
Belgin: Aman Hulusi geldi.....Hacer abla söyle Ayşe’ye o getirsin Tarık’a üst. Ben Hulusi’yi odaya çıkartıp oyalayayım.....
Belgin telaşla Hulusinin yanına gider.
Belgin (Gülümseyerek): Hoş geldin Hulusiiiiii...Hemen odamıza çıkalım......
Hulusi: Biliyordum beni çok özlediğini hayaaaatıım.....Çıkalımmmmmm
Tarık havuzun durgun suyuna bakarken bir yandan eliyle su ile oynamaktadır....
Tarık: Kal bile demedi.......
Naz hala arabada ön koltuğu dalgın gözlerle izler....
Naz ( sessizce): Kal deseydim.....?
Vahi: Bir şey mi dedin Naz?
Naz: Bir şey mi dedim?.....Yooooo!
Tarık havuz başında ....
Tarık: Gitmiyorum deseydim.....diyemedim?
Naz arabada....
Naz( içses): Gitmiyorum deseydi.....demedi.
Tarık havuz başında.....
Tarık: Sarılsaydım veda ederken.......Son bir kez.....
Naz arabada.....
Naz(içses): Bari son bir kez sarılabilseydim....Kolları ile veda için bile olsa sarsaydı beni.....
Tarık havuz başında......
Tarık: Vahi bey’in yanında yaklaşamadım bile....
Naz arabada.....
Naz(içses) : Belgin teyzenin yanında nasıl sarılabilirdim ki......
Ayşe: Tarık!
Tarık duymaz.
Ayşe: Taaaaarıııık!!!!!!!!!
Tarık: Ne? Ayşe....... Bir şey mi oldu.....?
Ayşe: Baban döndü.
Tarık: Ne?
Hemen ayağa fırlar......pantolonundan sular akmaktadır....
Ayşe: Al bunları.....Hasta olacaksın......
Tarık kuru kıyafetleri alır ve giymek üzere alt kattaki banyoya gider. Giderken bir yandan temkinli hareket eder.
Ayşe: Merak etme.....Belgin teyze babanı uzun süre odada tutacak gibiydi.....
Tarık: Sanmıyorum.....Dünkü gazete haberinden sonra eline oldukça ağır bir bavul verir benim bildiğim annem........Şu an babam yalvarıyorken annem bavula eşyalarını atıyordur.
Hulusi: Ama Belginciiiiiim........Abartılı tepki veriyorsun......İş yemeği idi o.....
Belgin dudağı bükük öfkeyle bavulun kapağını açar.
Belgin: Bak Hulusiiiiii......!!!!!!
Hulusi bavulun iç kapağında gazeteden kesilmiş ve oraya iğnelenmiş iki resmi görür.....
Hulusi: Vallahi Paparazzilerin işi Belgiiiiin.....Kesin fotomontaj......
Belgin , Hulusi ye aldırmadan kıyafetlerini bavula atmaktadır.
Belgin: İyi o zaman.....sen de bu fotomontajı yapanları bul ve sana kalacak yer de montajlamalarını iste....Artık bu evde kalmıyorsun çünkü......
Tarık üstünü değişmiş evden çıkarken Ayşe onu kapıdan geçirir.....
Ayşe. Galiba cezan kalkmış İtalyaya dönüyormuşsun....
Tarık: Öyle olmuş.....
Ayşe: Dönüyor musun gerçekten?
Tarık: Bilmiyorum......Ayşe......Şu Kerem nasıl biri.....?
Ayşe: Neden soruyorsun?
Tarık: Hiç...
Ayşe: Çok fedakar biri.....Herkese yardım eder....Çok candan......sevgi dolu.....sosyal.....
Tarık: Demek sevgi dolu ve sosyal......O kadar sevgi dolu ki kardeşini bile tanıştırmış Nazla.
Ayşe: Kardeşi mi?
Tarık: Yaaaaa....Daha dün bir bugün iki.....Kız kardeşi ile tanıştırmış Naz’ı.....
Ayşe: Allah Allah....?
Tarık: Ne oldu?
Ayşe: Benim bildiğim Kerem tek çocuk.....Hep keşke benim de sizin gibi kardeşlerim olsa derdi......
Tarık: Biliyordum.....
Der ve aceleyle motoruna atlar , basar gider........
Naz eve gelmiş ve doğrudan odasına çıkmıştır. Yatağının üzerinde ağlamaktadır.
Naz: Ya sen neden ağlıyorsun ki?........İstediğin bu değil miydi?.......Kendin zorlamadın mı?........Aptal.........Aptal.........Aptal...... ..!!!!!!!!
Naz telefonunu eline alır. Tarık’ın numarasını rehberden bulur. Parmağı arama tuşunda numaraya bakar......
Naz: Ara........hadi Naz ara ve gitmeni istemiyorum de.....
Naz bu cümleleri ardı ardına söylerken bir yandan da ağlamaktadır......
Naz: Arayamam ki........Ne yüzle.....ne sıfatla arayacağımm......Açmaz ki ......Geçen gece açmadı......O şimdi sadece Sofia’ya kavuşmayı bekliyor......
Naz telefonu neredeyse çarparak komodinine ters bırakır....Telefonun arama tuşu komodinin üstündeki bir kaleme değer ve numara aranır.
Tarık motorsiklet üzerinde hızla gitmektedir......
Tarık: Düştün elime Kerem....Hele seni bir konuşturayım...Vahi bey duysun ne mal olduğunu bakalım......Belki güvenilir birini bulana kadar kalabilme ihtimalim olur......
Telefonu çaldığında kırmızı ışık yanmış o da durmak zorunda kalmıştır.Cebinden çıkarıp bakar......
Tarık: Naz......Naz arıyor.....Açsam mı?
Motorunu kaldırıma çeker. Telefonu cevaplandırır......
Tarık: Buyrun Naz hanım......
Naz’ın katıla katıla ağlama sesi gelmektedir......
Tarık: Nazzzzzzz....??????.....Naaaaaaazzzzzz!!!!!
Cevap gelmez, Naz ağlarken ağızından dökülen kelimeler Tarık’ın beyninde yankılanır.....
Naz: Nasıl içine siniyor beni bırakıp gitmek......Nasıl?.....Gitmeni istemiyorummmmmm.......istemiyorummmmmmm...Tarıkkk kkk
Tarık: ( Son derece dokunaklı bir ses tonuyla).....Naz......Beni duymuyor musun.....Nazzzzzz.
Naz artık hiç konuşmamakta , sadece ağlamaktadır.
Tarık telefonu kapatır ve motorunu aksi yöne çevirir, ve gaza basar gider........
Part 2
Tarık Vahi beylerin evine vardığında Vahi Naz’ın odasında kendinden geçercesine ağlayan Naz’ın başındadır.
Vahi: Kızım ne oldu sana.......? Güzel kızım benim, halan bir şey mi söyledi......Hadi söyle.Hı?
Naz( Burnunu çeke çeke): Halam mı? Keşke halam bir şey deseydi......O zaman bir offffff çeker unuturdum......Ama bu.......Bu......
Vahi: Ne, bir tanem.....söyle....Bak üzme beni......
Naz: Ne diyebilirim ki baba.....Hani Belkız hanımın gidişi vardı ya.....Sen bana ancak benim sana o zaman yardım ettiğim gibi yardım edebilirsin......( hıçkırarak ağlamasına döner ve burnunu mendile siler?......Daha fazlasını söyleyemeyeceğim......
Vahi durgunlaşıp ayağa kalkar.Başı önündedir.......Odadan çıkar ve aşağıya yönelir.....
Vahi: Belkız hanım demek.....Tarık?.....Acaba ablam haklımıydı......? Bu olabilir mi?
Yüzü ciddi bir hal alır......Aşağıya vardığında....
Netice: Ne bu surat.....Sen de mi T.A.G ‘a katıldın ?
Vahi: Neye?
Netice: Ya kafa yok ki. B.A.G var ya Barışı anlayanlar grubu....Ben de T.A.G dedim. Tarık’ı anlayanlar grubu.....Bak bir gitti evin havası küf koktu ağlamaktan......Bir de insanı heves ettiniz hemen gitmeyecek diye.......
Vahi: Ablacım ben odama gidiyorum........Bir de birileri benim için V.A.G ‘i kursalar....Ah Naz ah........Tarık’a aşık mı oldun.....? Ahhhh ah!
Vahi odasına girdiği an Tarık eve girer.
Tarık: Düşündün durdun kapıda iki saat. Ne olacak görseler seni......Naz’ı görmeliyim......
Netice bahçe’ye dönük oturup ağladığı için Tarık’ın gelişini ve üst kata çıkışını fark etmez.
Tarık da Neticeyi görünce daha yavaş hareket edip üst kata süzülmüştür. Naz’ın kapısının önünde durur. İçerisi sessizdir.
Tarık: Oğlum boşu boşuna mı geldin yoksa.....Sen kesin o kızgınlıkla trafiğin uğultusuyla karıştırdın......
Tam arkasına dönmüştür ki banyonun kapısı açılır. İçeriden gözleri ağlamaktan şişmiş elinde mendil burnunu silen Naz çıkar. Tarık’ı görür ve .....
Naz: Tarık.....?
Tarık’ın bütün söyleyecekleri boğazında düğümlenmiştir. Gözleri dolarak karşısında duran Naz’a doğru adım atmaya başlar. Naz ise elindeki mendil ve mendil kutusunu elinden fırlatır ve koşarak Tarık’ın boynuna atlar. Tarık Naz’ı sıkıca kavrar ve birkaç kez etrafında döndükten sonra yere bırakır.
Naz: O şekilde gitmeyeceğini biliyordum.....Biliyordum.......
Tarık: O şekilde gitmek mi?
Naz: Evet.....Onca şey yaşadık......Öyle kapıda bir bakışla mı yolcu edecektim seni Sofia ya.....
Tarık: Tamam o zaman Naz......Yanağına bir öpücük kondurur ve merdivenlerden inmeye başlar aceleyle......
Tarık: Demek gitmememi değil....öyle gitmememi istiyormuş.........
Naz: Ya Naz.......ne yapıyorsun sen.....gidiyoooooooooooo.........
Naz bir an düşündükten sonra koşar adım merdivenlerden iner ve kapıya varmak üzere olan Tarık’a seslenir...
Naz: Tarıııııık!.......Tarık......dur ......
Tarık eli kapı tokmağında arkasını dönmeden durur ve düşünür. Sonra kapıyı açar........Karşısında Keremi arabayı yıkarken görür......Öfkeyle ellerini yumruk yapar ve dışarıya bir adım atar....
Tarık: Sen şimdi görürsün......!
Naz: Tarık ne olursun dur......gitme!
Tarık hızla durur ve arkasını döner......Naz yine boynuna atlar......
Tarık: Nereye gitmeyeyim.....?
Naz : Hiçbir yere.
Tarık yumruklarını çözer ve yine Naz’a sarılır. Gözü işe aşağıdan onlara bakan Keremdedir. Birden Naz’ın başını eliyle okşarken kavrayarak geriye çeker ve Naz’ı öper. Naz bir an için kendini kurtarır, şaşkınlıkla Tarık’a bakar ve Kerem’ e aldırmadan bu sefer kendisi Tarık’ı öper........
Part 3
Kerem. Wawwww işte bu......Ben de ne zaman olacak diye merak ediyordum........Artık gerginlikler de biter.....
Naz ve Tarık duydukları bu sözler ve alkış üzerine kendilerine gelirler ve ayrılırlar.....
Tarık+Naz: Ne??!!!
Kerem: Ben de nişan yüzüğünü takana kadar neler yaşadım.......Ama böylesi daha bir güzel oluyor....
Naz: Ne diyorsun sen Kerem?
Tarık: Nişanlı mı?
Kerem: Özür dilerim. Ben kendimi ortamın büyüsüne kaptırdım. Yoksa ben niye karışıyorum ki?
Tarık: Naz? Bu Kerem şimdi nişanlı mı?
Naz: Evet. Hani kız kardeşi ile tanıştırdı demiştim ya.....O nişanlısıydı.....
Tarık: Sen ........!!!!!!
Naz: Nişanlısı ile tanıştırdı beni diyeceğime kız kardeşi çıkı verdi ağzımdan.....yaaaa.. Beni takip ettiğin gece.....yanımdaki kızdı......
Tarık: Sen beni fark ettin mi?
Birbirlerine bakıp gülmeye başlarlar. Naz tekrar Tarık’a sarılır.
Naz: Lütfen gitme......
Tarık: Merak etme....Hiçbir yere gitmiyorum........
Bahçeye bir araba girer. Naz ve Tarık gelen aracın Hulusiye ait olduğunu görünce hemen eve kaçarlar. Tarık bir sağa bir sola manevra yapıp saklanacak bir yer arar kendine.
Naz: Müştemilat.....müştemilata kaç.
Tarık fişek gibi salona iner, bahçe kapısını açar ve müştemilata doğru koşar.
Netice: Ağlamaktan harap oldum. Kafam da harap oldu . Hayal görmeye başladım...Ama.......Böyle hayale can kurban ya.....Geçiverdi Alfonso önümden.......
Naz: Hala?
Netice: Ne var....Konsantrasyonumu bozacaksın....Git odana ağla sen de....Bak çok ağlayınca hayali dolaşıyor eskiden yürüdüğü yollarda.
Naz gülümser.
Naz: Gerek kalmadı......Acı anlar geçti......
Netice: Bak hala konuşuyor...Dağıtma dikkatimi...dağıtma....Git babana söyle birkaç saat odasından çıkmasın.....
Naz odasına çıkmak üzereyken kapı açılır ve Hulusi eve girer. Bir elinde bir takım elbisesini taşımaktadır. Diğer elinde ise bavulunu .
Hulusi: Naz, kızım baban yok mu?
Naz: Odasında. Çağırayım mı Hulusi amca......?
Hulusi: Gerek yok kızım ben yolu biliyorum. Hele bir yerleşeyim.......
Hulusi yürüyüş yönünü müştemilata çevirir. Naz panikler.
Naz: Eyvah telefonum odamda........
Naz son sürat merdivenlere yönelir.
Netice: Bak görüyor musun inancın gücünü.....Hulusi ‘ nin hayalini de görürmüyüm derken aslını ışınladım buraya.....
Hulusi: Hatice ablacım....saygılar......Ben yerleşeyim geliyorum yanına.....Atarız bir tavla yemekten önce.....
Hulusi bahçe kapısını açar.....
Netice : Dur.....Kıpırdama......
Naz tam odasına girecekken babası odasından çıkar ve kolundan onu tutar.....
Naz: Baba, dur.....yakalanacak yoksa.....
Vahi. Kim?
Naz: Tarık döndü......Hulusi amca da bize döndü......Tarık müştemilata zor kaçtı derken Hulusi amca da oraya gidiyor.....onu uyarmam lazım......
Vahi : Naz! Sen ve Tarık......?
Naz: Baba dur....n’olursun.....
Naz kendini Vahiden kurtarır, odasına girer ve Tarık’ı arar. Telefonu meşguldür.....
Naz: Olamaz.....olamaz......
Vahinin onu izleyen üzgün ve şaşkın gözlerinin önünden verandaya koşar.....
Naz: Ohhhhhhhhhh! Halamı geçememiş......Tavlaya oturmuşlar....
Vahi: Naz.....Sana bir şey sordum.......
Naz: Dur baba ya.....Sonra yine sorarsınnn......benim hemen müştemilata gitmem gerekiyor.....
Naz merdivenlerden aşağıya hoplaya zıplaya iner, onu fark etmeyen Hulusi ve Neticenin arkasından bahçeye çıkar ve müştemilata yollanır. Tarık şarkı söylemektedir......
Gecenin nemi mi düşmüş gözlerine
Ne olur ıslak ıslak bakma öyle
Saçını dök sineme
Derdini söyle
Yeter ki ıslak ıslak bakma öyle
Sürerim buluttan tarlaları
Yağmurlar ekerim göğün....
Tarık: Naz?
Naz: Tarık kiminle konuşuyordun demin sen?
Tarık: Belgin hanımla. Neden?
Naz: Halam olmasaydı şimdi burada Tom ve Jerry oynuyor olacaktın Hulusi amca ile.
Tarık: Biliyorum. Belgin hanımı o nedenle aradım. Uzunca bir süre misafir edecekmişsiniz onu.
Naz: Sen? Sen ne yapacaksın?
Tarık: Beni Belgin hanım davet etti yine.....
Naz: Gideceksin yani.
Tarık Naz’ın eğdiği başını eli ile kaldırır.......
Tarık: İtalya değil ya. Ayrıca sık sık görüşürüz seninle. Kerem getirir seni oraya......
Naz: Ne bileyim.....Belgin teyzeye ayıp olmaz mı?
Tarık : Merak etme. Kerem nişanlıymış demek?
Naz ( gülümseyerek): Hı hı.
Tarık: Bir daha ne kendini ne de beni bu kadar üzme . Olur mu? Gözlerine yazık.....
Naz: Tarık, ya Sofia?
Tarık: Ne olmuş Sofiaya ?
Naz: Sen gitmeyince.....
Tarık: Evet doğru söylüyorsun.....gitmeyince İtalyaya sorun çıkarabilir.......
Naz: Ne yapacağız.....yani ne yapacaksın?
Tarık: Şimdi bilmiyorum......İki iş var önümüzde.....Birincisi Sofia meselesi.....
Naz: İkincisi?
Tarık: Belgin hanım ile Hulusi beyi barıştırmak.......
Naz: Eeeee bir iş daha var.....
Tarık: Neymiş o?
Naz: Kerem’i üzmeden seni yine........
Tarık: Naz.....bence de üzmeyelim çocuğu.......evlilik yakınmıymış?
Naz: Yazın. Peki seni nasıl burada tutacağız? Yani öylesine kalamazsın ki müştemilatta.
Vahi: Evet Tarık.....Kalmayacaksın da!!!!
Part 4
Naz. Baba?
Tarık: Vahi bey?
Naz: Nerede kalacak peki? Söyler misin?
Vahi: Sen biraz eve git Naz. Hem Hulusiyi kollayacak birileri lazım. Buraya gelip Tarık’ı bulmasını istemeyiz sanırım.
Tarık: Şey, evet ,tabi.....
Naz , Tarık’a bakar sonra eve doğru gitmeye başlar.
Naz: Babam neden o kadar ciddi görünüyor acaba........? Kerem ağzından kaçırmış olabilir mi?...........Yok canım patavatsız birine hiç benzemiyoooo.......Yoksa bizi camdan mı izledi....?
Öfffff, neden böyle şeyleri hiç benim yanımda konuşmaz ki......
Müştemilatta
Tarık: Buyurun Vahi bey....Ayakta kalmayın.....
Vahi kanepeye oturur. Ayakta duran Tarık’ı süzer ciddiyetle.
Vahi: Sen de otur evladım.....Böyle sözlüye kaldırmış gibi durma ayakta.
Tarık: Nasıl isterseniz? .....Vahi bey.....sizi rahatsız eden bir durum mu var.
Vahi: Evet var.....Naz!
Tarık: Naz?
Vahi: Ve sen!
Tarık: Ve ben......
Vahi: Aslında ikiniz........yani ikinizin halleri.
Tarık: Sizi rahatsız edecek bir şey mi yaptım......ya da yaptık?
Vahi: Kaç aydır birlikteyiz Tarık?
Tarık: Dokuz ayı biraz geçti.
Vahi: Seni gördüğüm ve tanıdığım ilk günden bu yana sana en değerli varlığımı teslim ettim. Hem de hiç tereddüt etmeden.....
Tarık: Ona gözüm gibi baktım Vahi bey......Biliyorsunuz.
Vahi: Bilmez miyim......Naz ne kadar çok değişti......Ama bugün......
Tarık: Evet?
Vahi: Bugün anladım ki, benim biricik Naz’ım sana sırıl sıklam aşık olmuş......
Tarık kulaklarına inanamaz.
Tarık: Anlamadım?
Vahi: Ben de bu güne kadar anlamadım......Ama sen gittin diye.....nasıl kahroldu kızım anlatamam.....
Tarık : Aşk olduğuna eminsiniz yani.....Naz bana aşık.....
Vahi: Biliyorum Tarık.....Böyle bir şeyi beklemiyordun....Ama ne olur ona gücenme ve kızma.....
Tarık: Neeeee??????!!!!
Vahi: Seninle o kadar çok zaman geçirdi ki........Her anında yanındaydın.....Bir dost , bir arkadaş,hatta bir abi oldun ona.
Tarık (içses): Eyvah işte şimdi kapan kapanmaya başladı.....Hoş geldin anne.....sen mi konuşuyorsun yoksa Vahi bey kılığında?.
Vahi: Yani bu yaşlarda kızlar hemen kapılı verirler.....Allah şükür bu kişi sen oldun......
Tarık: Vahi bey......Siz devam etmeden.....ben....
Vahi: İzin ver de tamamlayayım sözümü.
Tarık mecburen susar.
Vahi: Kim senin gibi bir damat istemez ki. Her yönden eksiksizsin....Mükemmel yetiştirilmişsin...Avrupa da büyük bir ünün var...gurur duyardım.
Tarık(içses): Bu konuşma annemin yönünden çıkıyor gibi geldi bana....Umarım düşündüğüm yöne gitmez.....
Vahi: Ama Naz daha çok toy....Hayatına ciddi anlamda biri girmedi henüz.....Gerçekleri bir görebilse....Bir an için kendinden beklenmez bir olgunluk gösterdi ama sonunu getiremedi....
Tarık: Siz ne demek istiyorsunuz Vahi bey.....? Açık olun.
Vahi: Sen kos koca Alfonsosun.....Senin yerin burası değil.....İtalya.....Kalmanı çok istesem de mutsuzluğuna ne ben ne Naz ne de başkası sebep olsun istiyorum.....
Tarık(içses): Naz ‘ ın bu beni gönderme genlerini kimden aldığı şimdi belli oldu...
Vahi: İşte o yüzden burada kalmayacaksın.....Git kendini kurtar Alfonso......Sofiaya koş......kariyerini harcama......
Tarık (içses) Ağlamak istiyorum.....
Tarık: Vahi bey bakın.....Ben bir zamanlar Alfonsoydum......Yaklaşık on aydır değilim. Gerçek kimliğim bu, Ben Tarık’ım.
Vahi: Lütfen.....Alçak gönüllülüğü bırak artık....
Tarık: Ben Tarık’ım. T-A-R-I-K....! Eğer Naz hanım aşık olduysa Tarık’a aşık oldu.
Vahi: Diyelim öyle...ama senin gibi işinde namuslu biri.....
Tarık: Vahi bey, lütfen beni insan değilmişim gibi değerlendirmeyin.....Benim de duygularım var.....
Vahi: Ne diyorsun Tarık?....Sen.......sen de mi? ......Naz için......
Tarık: Gururlanırım derken bu Alfonso için miydi yoksa.....
Vahi: Şeyyyy......Şimdi sen bana ........sen bana ne demek istiyorsun Tarık?
Tarık: Açık konuşacağım.....Aylardır ne kendime, ne de Naz hanıma söyleyemediğim.....
Vahi ayağa kalkar. Tarık sözlerini tamamlayamadan peşinden ayağa kalkar........
Vahi: Söyleme Tarık......şimdi söyleme.....ben.........hiç o yönden düşünmedim.........bana düşünme fırsatı ver........
Tarık: Sizi hayal kırıklığına uğratmak istemem.....Eğer isterseniz hemen giderim......Sizi yanıltmak istemedim.....Görevim hep önce geldi........
Vahi: Biliyorum evladım......Gitme....bugün gitme ihtimalinin Naz’a neler yaşattığını gördüm....Ben kızımın mutluluğu için her şeyi yaparım oğlum....Yeter ki mutlu olacağını bileyim.....
Vahi müştemilattan çıkar. Tarık yerinden kımıldamaz bir süre ve ardından bakar....Sonra kendini cimdiklemeye başlar.....
Tarık: Annem dün sabah boşuna cimdiklememiş kendini......Bu konuşma gerçek miydi şimdi....Yok.....Ya oğlum Tarık senin hiç mi aklın yok ya da kalmadı.....Kız babasına denir mi bunlar......Offffff
Tarık kendini koltuğa bırakır ve ayaklarını masaya uzatır. Eline kumandayı alıp oynamaya başlar.....
Tarık: Ama naparsın oğlum Tarık .....daha önce hiçbir kız babası ile konuşmadın ki......
Birden içeri biri girer. Tarık döner bakar. Nazdır.
Naz: Ay çok merak ediyorum ne konuştunuz babamla....
Tarık: Çok önemli bir konuyu .
Naz: Yoksa işini mi geri verdi?
Tarık cevap vermez. Kumanda ile oynamaya devam eder.
Naz: Eee hadi söylesene.....Ne konuştunuz......Sen bana söylersen ben de sana söylerim...
Tarık: Neyi?
Naz: Önce sen.....
Tarık: Baban sana bir şey mi dedi Naz?
Naz: Olabilir.....Olmayabilir de....
Tarık ayağa kalkar ve Naz’a doğru yürür. Naz’ın yüzündeki gülümseme Tarık’ın ona doğru attığı her adımla artar......
Tarık: Rica etsem.
Naz: Bilmem.
Tarık: Peki çok rica etsem.
Naz kendisine sarılan Tarık’a bakar ve başını boynunun altına yerleştirdiğinde.....
Naz: Her durumda gururlanırım dedi.........
YALANCI YARİM 40.BÖLÜM
Naz:San üzülme,üzülme Naz,sen doğru olanı yaptın.Tarık'ın burdan gitmesi gerekiyordu,kendini burda çalışarak harcayacağına İtalya'ya gitmesine bu evdeki herkes mutlu oldu,inan buna
Netice:Gitti,gitti karayip korsanım gitti,biricik Alfonsom gitti,evimizin eli yüzü düzgün tek adamı gitti,off,off
Vahi:Ablacım tamam üzme kendini bukadar,bak bende üzüldüm ama
Netice:Üzülmüşmüş..senin yüzünden gitti br kere,sen çocuğun üstüne başka şöförü kuma diye getirirsen kaçar tabi,zaten Hacer'e de Netice senden özür dileyecek dedin ya onuda unutmadım daha
Vahi:Yahu senin Hulusi'nin planıydı
Netice:Suçu pırıl pırıl Hulusinin üzerine atma tamammı...gitti,gitti karayip korsanım gitti,biricik alfonsom gitti
Vahi:Yahu abla...
Naz:Evet kesnlikle en doğrusunu yaptın koskoca Alfonso avrupa ralli şampiyonu gitsin İtal'ya'da hayatını yaşasın..İtalya'ya gittiğine sevinmeyecek tek birinsan yoktur
Hulusi:Hacer ablam inan Vahi'nin kurbanı oldum,bana etice ablam özür dilemek istiyor dedi bende ondan..
Hacer:Sus işine gelince suçu o gül gibi adamın üzerine atma
Hulusi: Belgin sende birşey söylesene
Belgin:Üstüme gelme Hulusi
Hulusi:Hayda sana n oluyor Vahi'lerden çıktığımızdan beri tek kelime etmedin
Belgin:Hulusi üstüme gelme dedim
hULUSİ:aH Vahi ah evimin huzrunu mahvettin ben senin kredi, faizini % 60 arttırımda gör
Belgin:vahi yok etti ha,bu evin huzuru sen biricik oğlumu evden attığın gün yok oldu,o gün bu gündür gün yüzü görmedik
Hulusi:Yav zibidi 3 milyon avromu İtalya'da rallide barlarda yaedi,ne yapacaktım afiyet olsun mu diyecektim
Belgin:Tamam yaptı birhata ama insan öz oğlunu evden kovarmı,mahkemeye verirmi,herhafta bir suçlu gibi karakola imza vermeye zorlarmı,kendi bankasına borç ödetirmi,yurt dışına çıkma yasağı koyarmı
Hulusi:Yav ben onları yine kaçmasına engel olma için yaptm
BelgiN:Aferin Hulusi başardın,şuanda Tarık İtalyan mafyasının düzenlediği operasyon neticesinde Sofya adında bir kızla birlikte İtalya yolunda
Hulusi:NE.Belgn
Begin:Bana Belgin deme
Hulusi:Peki hayatım
Belgin:Hele hayatım hiç deme
Hulusi:Peki ne diyim Belgin
Belgin:Hİçbirşey deme hatta yüzüme bile bakma..hatta Tarık'ımı bulup getirmeden karşıma bile çıkma Hulusi
Hulusi:Filiz çabuk bilgisayarını al buraya gel
Naz:Evet en doğrusnu yaptın naz sevenleri kavuşturdun,daha doğrusu Alfonso'yu italyadaki milyonlarca seveniyle kavuşturdun.Şu anda Roma havaalanına sevgilisiyle kol kola uçaktan iniyordur ve binlerce hayranı onu pankartlarla alkışlarla karşılıyordur,bunları düşün ve mutlu ol
Tarık:Oğlum Tarık aceleden cüzdanınıda almamışsın yanına,gidecek yerinde yok,kimseyede güvenemezsin,kaldın mı sap gibi ortada,ah Sadri ah,nasıl yaptın bunu bana
Naz:Hatta dönüşü şerefine muhteşem bir parti hazırlamışlardır kendisne,şampanyalar havyarlar böyle havada uçuşuyordur
Pilavcı:Verim mi bi tabak
Tarık:Paraylamı
Pilavcı:yok biz evde yiyiyorduk annem çok yapmış artanı çık sokakta dağıt dedi,töbe töbe..gel,gel,,benden gel
Tarık:Sağolasın
Pilavcı:Al
Tarık:SEnin gibi 8-10 kişi daha olsa bu memlekette kimse aç kalmaz
Pilavcı:Senin gibi 8-10 kişi daha olsa ben 1haftadaiflas ederim iflas:img-hyste
Naz:evet evet çok doğru birşey yaptın naz Tarık'ın hayatını kurtardın,bu şimdi İtalya'da sevdiklerinin yanında mutlu ve huzurlu..benim adımı bile unutmuştur
Tarık:Adı naz'dı,9 ay şöförlüğü yaptım sonra olmadı yürümedi,yürütemedik,hep tam herşey yoluna girdi derken bir pürz çıktı başkaları girdi işin içine,en başta annem rahat vermedi bize,hiç mutlu olmadık ve ayrılmak zorunda kaldık
Pilavcı:Afedersin kardeş ben yanlış duydum galiba,sen bu kızın şöförlüğünümü yaptım dedin yoksa bu kızla evlendim mi dedin
Tarık: hııı
Naz:Tabi unutmuştur adını niye hatırlasınki,sen kimsinki şuan onun için o seni çoktan aştı..şuana muhtemelen İtalyan spor bakanı kendisine onur madalyası veriyordur
Pilavcı:Bir tabak daha
Tarık:Teşekkür edim sağolun
Pilavcı::img-hyste
Naz:İnanmıyorum ya sen çok yanlış birşey yaptın Naz hemde çok yanlış birşey,yaşanan bunca şeyin üstüne,yaşanan bunca şeyin üstüne sei bir çırpıda unutmasına izin verdin,nasıl yaparsın bunu ya nasıl..hala bir şansın var naz
Naz:Bavul hala burada demekk hala gitmedi,demekki almaya gelecek,geldiğindeburda olmalısın Naz,neden bilmiyorum ama olmalısın,hayır olmamalısın..sediği kızla İtalya'ya gidip mutlu olucak,gider ayak kafasını karıştırmamalısın,iyide niye karışsınki seni sallamaz bile,medeni bir şekilde vedalaşırsınız,tak sepeti koluna herkes kendi yolunaa..Bir haftaya kalmaz o seni unutur sende onu(flasback araya girer) kendini kandırma Naz o seni unutacak ama sen onu asla unutamayacaksın
Pilavcı: Demek baban evden kovdu ondan sokakta kaldın ha
Tarık: hıhı duymuşsundur babamın adını Hulusi Tekelioğlu
Pilavcı:Hulusi Tekelioğlu?
Tarık: hıhı
Pilavcı:Şu tekbankın sahibi olan
Tarık: hıhı evet ta kendisi
Pilavcı:Tanımazmıyım,rahmetli babam azmı kredi aldı iş kurarken kendisinden,sende benim babamın adını duymuşsundur
Tarık:Kim
Pilavcı:Vehbi KOÇ:img-hyste :img-hyste yav kardeşim bi tabak pilav alacak paran yok sıtığın palavraya bak,Hulusi Tekelioğlu'nun oğluymuş:img-hyste
YALANCI YARİM 40.BÖLÜM
bELGİN:Alo Nazcım
Naz: Belgin Teyze nasılsınız
Belgin:Sağol kızım iyiyim sesini duydum daha iyi oldum nerdesin?
Naz: Ne olsun arabadayım okula gidiyorum işte
Belgin: ne güzel baban arabakullanmana izin veriyor demek
Naz: Yok yeni bir şöförüm var ya
Belgin:aa doğru
Filiz:Ümit söyledi çok yakışıklı bir çocukmuş hatta kıskançlığından benim görmemi yasakladı
Naz: alo,alo,alo Belgin teyze
Belgin:Alo Nazcım vaktin varsa bize bir uğrayıver
Naz:Çok İSTERDİM ama malum okul
Belgin:aa 15 dakika sonra bekliyorum,öptüm......demek çok yakışıklıymış Naz abini görünce bakarmı o çocuğa bidaha acaba
Filiz:Naz o çocuğu gördükten sonra abimi hatırlıyormudur acaba
Belgin:Abinle Naz'ın arasına kimsenin girmesine izin vermem Filiz o kadar
Belgin:Ah hoşgeldin Nazcım,ne iyi ettinde geldin
Naz:Yalnız fazla kalamayacağım Belgin Teyze malum okul
Belgin: ha ben konuştum rektörle bugün izinlisin,hani nerde şöförün
Naz:Arabada
Belgin:aa kızarım bak olurmu öyle şey çağır gelsin,hadi hadi...pek çabuk geldiniz yakınlardaydınız herhalde aradığımda
Naz:Sağolsun Kerem çok usta bir şöför Tarık olsaydı yarım saate getirirdi evden buraya ama Kerem 7 dakikada getirdi
Tarık:Çünkü Vahi bey beni sizin hız merakınız yüzünden tutmuştu,yoksa ben sizi 6,5 dakikada getirmeyide bilirdim ve getirebileceğimi gayet iyi biliyorsunuz,kardeşinizin odasındaki posterden
Naz:Sen İtalya'ya gitmedinmi
Tarık:şeyy
Belgin:Ufak bir pürüz varmış pasaportuyla ilgli,bizden rica etti halletmemiz için,hallolana kadarda kardeşi yanında kalsın istedi,malum benim oğlan evin yolunu unuttu,onun odasını verdim
Tarık: Ben yarım saate getiriyorsam bir bildiğim var
Kerem: Benimde bildiğim iyi oldu,bundan sonra dikkat ederim
Naz:İstersen