ayse
12-10-06, 20:45
Lütfen bu bölümde yorum yapmayınız.. yorumlar bölümüne düşüncelerinizi yazabilirsiniz...
|
Tüm Versiyonu Göster : Senaryolar&replikler&bölüm özetleri ayse 12-10-06, 20:45 Lütfen bu bölümde yorum yapmayınız.. yorumlar bölümüne düşüncelerinizi yazabilirsiniz... -özgü_namal- 12-10-06, 22:41 7.bölüm özeti Deniz, Cevahir’e olan inancını yitirmemek, onu bir an önce bulabilmek için bir kez daha sokaklara atar kendini. Gün içinde birlikte oldukları, birbirlerine sözler verdikleri yerlere gider tekrar. Ama... bir iz bile yoktur Cevahir’den... Tekrar eve döner... Çıkarken fırlatıp attığı anahtarı görünce, daha da fenalaşır. Neval, tv programı için spor stüdyosunda hazırlıklara başlamıştır. Berrin, kendisiyle ilgilendiğini saklamayan Kemal’i kesin bir şekilde reddeder! Güzin, kendisini terk eden adamla ilk kez yüzleşir... İçi titreyerek kız kardeşini sorar.Seda, işsiz Meteorolog’a gün geçtikçe biraz daha ısınmaktadır. Arkadaşlarının tuhaf bakışlarına rağmen adamla ilişkisini sürdürür. Ramazan, Sümbülteber Sokak’ın hayatını bütünüyle değiştirecek bir hamle için döner... Cevahir’i yıpratmak için yapılan bu saldırı bütün mahalleyi sarsacaktır. gzd_gzd 12-10-06, 23:25 repliklerin hepsi alıntıdır,emeği geçen herkese teşekkürler........!!!!! CEVAHİR : seni bekliyormuşum öyle mi? DENİZ : ııı CEVAHİR : (elini uzatır) cevahir DENİZ : cevahir öyle mi. CEVAHİR : cevahir tabi ya ne sandın, bulunmaz hint kumaşı demek, cevher yani.. DENİZ : cevher, ben... CEVAHİR : cevahir! DENİZ : o kadar önemli diyosun yani, CEVAHİR : ne diyosun..ööle ateş gibi bişey..adeta zehir..gözün yiyosa ver damardan.. DENİZ : bana bak kafan iyi mi senin? CEVAHİR : ben her zaman mühim bi kafa taşıyorum..ya sen, hep buralarda mı sürtüyosun? DENİZ : az önce marifetini gördüm, haraç topluyosun. CEVAHİR : anladım sen adamını arıyosun! DENİZ : şu haline bak.bikaç serseri senden korkuyo diye kendini çok ağırdan satıyosun. CEVAHİR : aynen öyle , ama (silahını çıkarıp masaya bırakır) bunu çıkarınca hafifliyorum. DENİZ : az önce gördüm burnuma sokma.kimbilir kimlere yalakalık yapıyosun. CEVAHİR : diyelim ona buna.. ya sen, kendini kimlere pazarlıyosun? DENİZ : öyle biri gibi mi görünüyorum... CEVAHİR : ne o haysiyetine mi dokundu? DENİZ : sen haysiyetten ne anlarsın! CEVAHİR : kaşardan anlıyorum ama! DENİZ : bana mı dedin? CEVAHİR : senden başka kevaşe var mı karşımda, sana tabi.. ........ ........ CEVAHİR : adımı neden verdin... DENİZ : kapının önünde duydum.serseriler adını korkarak anıyorlardı. CEVAHİR : hımm.. elimden geçmişlerdir DENİZ : (kapıya yönelir) ben... müsadenle... (cevahirin adamı şşşşşş diye önünü keser ve..) ........ CEVAHİR : evet ... adımı neden verdin? DENİZ : biri var , o yüzden.. CEVAHİR : nası yani? DENİZ : bi adamı incitmek için ne istersin? CEVAHİR : ne? DENİZ : bi adam .. bi alçak .. burnu sürtülsün istiyorum. bana kaça malolur? CEVAHİR : canı ne kadar yanıcak? DENİZ : eziyete göre para mı? CEVAHİR : e öyle tabi . maliyet eziyete göre değişir. sen nası bişey istiyorsun? DENİZ : bi erkeği ağlatacaksınız . hem öyle az buz değil . hüngür hüngür ağlayacak.. CEVAHİR : o kadar içine oturdu ha.. DENİZ : sana ne.. CEVAHİR : olmaaz, bilmezsek olmaz. o zaman alelade bi serseriden ne farkım kalır benim... adamın suçu ne? DENİZ : ümit verdi bana.. CEVAHİR : (alaycı güler) tam kız lafı bunlar... peki, peki tamam. senin için o herifin canına okuycam... ödemeyi nasıl yapıcaksın? DENİZ : (kolyesini küpelerini çıkarıp masaya bırakır) bunlar yeter mi ? CEVAHİR : allah bilir bu üstündekileri de sana o herif almıştır. (deniz tam uzanıp bıraktıklarını alacakken elini tutup engel olur) tamam, tamam ben işime bakarım.. söyle bakalım nerde bulucaz bu adamı DENİZ : ben sizi onun evine götürürüm. CEVAHİR: (alaycı güler) DENİZ : bişey mi oldu? CEVAHİR : yok, yok bişey, sen iyisimi bizi adamın evine götür. ........ gzd_gzd 12-10-06, 23:26 DENIZ VE CEWAHIR ARABA'DAKI KONUSMA CEVAHİR: Otele yerleşeceğim demiştin... DENİZ: Niyetim öyleydi... Sonra bu evin benim kalem olduğunu fark ettim. Kalelerimizi terk edersek... kim korur bizi? CEVAHİR: Öğreneceğim çok şey var senden! DENİZ: Asla! Mesela ben... kalbimi dinlemeyi beceremem... Hoşça kal. CEVAHİR: Deniz! Bu gece beni daha neler bekliyor bilemem... ama... madem cesaret ve yürekten bahsettik... bu akşam şunları söylemesem gözlerim açık gider: Deniz! Sen...uzun zamandır yüreğimdeki ilk hareketsin...öyle böyle değil ama! Kendimi avutmasam kötürüm eder insanı. Yüreğim! Ki... ben öylesine taşıyorum zannenediyordum onu... O kırılmış... sonra bıraktığım gibi, kırıldığı gibi kaynamış, arızalı bir kalp! Sana... tutuldu galiba... DENIZ: Cevahir... Hayır! Kendini öldürtmeye çalışan birine ihtiyacım yok benim. DENIZ-GENC KIZ (ALI'NIN SEVGILISI) TEKNE'DE GENÇ KIZ: Ah!Ay siz misiniz?Korkuttunuz beni GENÇ KIZ: Bir an ölüyorum sandım. Onu arıyorsanız... burada değil. Dünden beri görmedim. DENİZ: Sadece...merak ettiğim için geldim.Seni... Merak ettiğim için. O kargaşanın içinde doğru düzgün bakamamıştım bile... Nasıl bir kadın olduğunu görmeye... Onun, Ali’nin yanında daha güzel duruyordun sanki. Yalan! Seninle ilgisi yok. Sadece ona nasıl zarar verebilirim diye bakmak için geldim.Bu tekneyi çok sevdiğini biliyordum. O benim hayatımı nasıl harcadıysa ben de hiç değilse onun şu benzersiz teknesini bir güzel tutuşturmak için... Külü bile kalmasın diye...onun da içi yansın diye... GENÇ KIZ: Şimdi... Daha iyi misiniz? DENİZ: Gururum canımı yakıyor.Yarın sana yapmayacağından nasıl emin olabilirsin? GENÇ KIZ: Bunu düşünmemeye çalışıyorum. DENİZ: Bir de şunu merak ettim... Ne zamandır hayatındasın onun? GENÇ KIZ: Ne önemi var? DENİZ: Ne kadar zamandır aldatıldığımı bilmek istiyorum. GENÇ KIZ: Bir buçuk yıldır! DENİZ: (İnanamamış)Bir buçuk yıl! DENİZ: Benden haberin var mıydı?Benden haberin var mıydı dedim? GENÇ KIZ: Evet vardı. DENİZ: Nasıl katlandın? GENÇ KIZ: Katlanmadım. Canım istediği zaman geldim. DENİZ: Beni bile bile... GENÇ KIZ: Kendini çok önemsiyorsun. Öyle bir adamın hayatında tek olabileceğini nasıl düşünürsün? DENİZ: Onun gibi biri bana “Seni seviyorum” diyorsa inanmamak için nasıl bir sebebim olabilir? GENÇ KIZ: Ben de onu diyorum ya...Duymak istediklerine inanmışsın sadece. DENİZ: Onu sevmiyor musun? GENÇ KIZ: Kendimi onun için harap edecek kadar değil. DENİZ: Çok akıllısın sen... Çok! Aramızdaki tek fark bu... Bu da seni güçlü kılıyor. GENÇ KIZ: Hayır. Yiyip içiyoruz, sevişiyoruz. ve...ondan hiçbir şey beklemiyorum; ben istemeden verdikleri dışında! Onlar da bana yetiyor. DENİZ: Bir nevi ticaret... Güzel! Ben... bir daha kusmadan gideyim. Bu sefer bakarsın suratını ıskalamayabilirim! Deniz tekneden inmek üzereyken genç kızın peşinden geldiğini görünce: DENİZ: Ha sahi... bilsen iyi olur: Yine peşimde dolanıyor, telesekreterime mesajlar bırakıyor, “Yeniden başlayalım” diyor. Dikkat et! Seni benimle aldatmayı düşünüyor. DENİZ: Bu araba da onun değil mi? Çok kullandım ben bunu. Allah bilir şimdi de sen biniyorsundur... Ona de ki... Neyse... Aklıma daha iyi bir şey geldi. DENİZ: Benim saltanatımı sen süreceksin ha, pis sürtük! GENÇ KIZ: Deniz Hanım Lütfen... Arabanın arka tamponu yerlerde sürünerek, hızla uzaklaşır DENİZ: Şimdi ben onun arabasını bir güzel benzeteyim de görsün. Birini yarı yolda bırakmak neymiş, görsün...bir insanın canını yakmak neymiş. Adi herif... Hayatımı mahvettin. Karşıma çıkma! Sakın... Tırnaklarımla... Cewahir ve Deniz İki eliyle kapadığı yüzünü direksiyona dayamış, titre- yerek ağlarken, kapısı açılır. Deniz... ellerini gözlerinden bir açar ki... karşısın- da Cevahir! DENİZ: Cevahir! CEVAHİR: Bana “Ölmek istiyorsun” diyen sen miydin? Nasıl gelmek bu? DENİZ: Tabii “İş üstünde” değilseniz! Lütfen... Götür beni buradan... CEVAHİR: Hem de nasıl...Üstelik pek de netameli bir iş bekliyor bizi ama...(Adamlarına) Siz gidin. Başlarken de bitirirken de haberdar edin beni. Bir otelin tenha verandasındaki masalardan birinde oturmuşlardır. CEVAHİR: Ben bu günlerde bilmeden bir sürü iyilik yaptım herhalde. Böyle... aklımdan, gönlümden geçirir geçirmez seni... bir bakıyorum: Karşımda Deniz! Söylesene bu ne telaş? Biliyorsun takılaların kaldı bende DENİZ: Sen onların karşılığını ödedin CEVAHİR: Adamı kendi parasıyla dövdürmek süper bir fikirdi. Peki ya bu olanlar? DENİZ: Elim ayağım titriyor, uyku uyuyamıyordum! Anlıyor musun? Ona ne kadar güçlü olduğumu göstermem gerekti! Şahane bir yara açayım dedim şunda... CEVAHİR: Öyle bir adamdan kurtulduğuna sevinmek aklına gelmiyor mu? DENİZ: Acım dinsin... o dediğini yaparım. DENİZ: Bir şey mi oldu? CEVAHİR: “Bir daha karşılaşırsak kadere inanacağım” demiştim. DENİZ: Bu neyi değiştirir ki? CEVAHİR: Bazı kararlar verir insan... DENİZ: Kararlar mı? Nasıl? CEVAHİR: Misal... gzd_gzd 12-10-06, 23:26 CEVAHİR:Bu gözünü sevdiğim rastlantı.. Tam da iş üstündeyiz iyi mi.. Ama aşk intikamı değil bu sefer. Sıkıcı bir iş. Almış vermemiş, yan çizmiş ödememiş falan filan.. Alenen zorbalık. Nerede gönül davası uğruna dayak atmalar dimi? Deniz! Ama bu çok güzel ya.. Nasılsın? DENİZ: Eh işte.. CEVAHİR: Artık yaramazlık yapmıyor değil mi seninki? DENİZ: Hayır. Hem benimki filan değil artık. DENİZ:Evet, ne var? Niye öyle bakıyorsunuz ? BERRİN: Cevahir ha ? DENİZ: Adamın adı öyle. BERRİN: Seni patronundan o kurtardı ama seni ondan kim kurataracak? CEVAHİR: (Deniz'e) Sen kal! DENİZ: Teşekkür ederim.. Bikaç parça eşyam var evde onları alıp otel arayacağım. CEVAHİR: Git diyorsun öyle mi ? DENİZ: Yine karşılaşırız. CEVAHİR: Peki.. Bir kere daha karşılaşırsak kadere inanacağım. SEDA: Düşündüm de bu saatten sonra hiç kimseyle yüzleşemem ben. Seninle paylaştığımız onca şeyden sonra adi bir yalancıymışsın gibi senin sözlerini daha dün tanıdığım bir erkeğe doğrulatamam. Peki Güzin tamam. Al! Senin olsun. İstemiyorum.Adam da,aşkı da, şu gözü bağlı melekleri de hepsi, hepsi senin olsun. Al, İstemiyorum. GÜZİN: Seda!! GÜZİN: Bir şey söyleme Seda! Al, sana veriyorum adamı. Madem ki ben aşk sandığım şeyi yanlış anlayacak kadar kendimi kaybettim, selamı da kes benden! Sizin mutsuzluğunuza sebep olmaktansa GÜZİN: Hayır şekerim, sel al, senindir adam. Serdar kapıya çıkar SEDA: (Sesi Titireyerek) Özür dilerim Özür dilerim. GÜZİN: (Serdara sertçe)Sana tutulmuş. Aşık olmuş! GÜZİN: Ona ümit vermişsin (Deniz takside otele giderken) DENİZ: (İçinden) Hadi bakalım Deniz.. Bi oda bul kendine.. Kendini teselli et eğer becerebilirsen. Şimdi bu yalnızlığı bir şeye benzet. SERDAR: Ne istiyorsun? GÜZİN: Lütfen Daha en baştan yerlerde süründürme beni. SERDAR: Güzin! Hayatına girersem canın yanacak. Üzüleceksin. Ama sadece şu an önemliyse, şu anın tadını çıkarmak her şeyden önemliyse.. Tamam.. Adres doğru. GÜZİN: Pisliğin tekiymiş gibi konuşuyorsun SERDAR: Ben sadece seni istiyorum; ama sen bütün hayatımı istiyorsun. Hayır..! Bu hiç adil değil.. GÜZİN: Öyle mi (Öfkeyle) Puşt! Ayarttın beni. SERDAR: Ben geçiyordum sadece gülümsedim. GÜZİN: Bize.. Hepimize! Öyleyse Seda haklı. Ona nasıl baktıysan. SERDAR: Şefkatle.. GÜZİN: O sevgiyle sanıyor .. SERDAR: Şefkatle sevgiyi birbirinden ayırt edemiyorsa.. GÜZİN: Öyle yaklaşmışsın ki .. SERDAR: Nasıl ? GÜZİN: İstekle! SERDAR: Samimiyetle.. Bundan eminim. Çünkü şefkat şeyi içermez.. ee.. Oysa, sana bakarken ben.. GÜZİN: Tamam.. Tamam. Devamını söyleme. İnanası geliyor insanın. Bu korkunç.. Bu utanç verici. GÜZİN: (Kendi kendine söylenerek) Tanrım!! Karşıma çıkan kısmete bak! GÜZİN: (Cavidan'a) Hadi lafını sok da öyle geç Yoksa, biliyorum, akşama kadar dolanır durursun burda. Hadi konuş seninle başlasın. CAVİDAN: Sen kalk koskoca terzi Güzin, elin oğlan çoçuğuna abayı yak. Olacak iş mi bu? GÜZİN: Eee bu kadar mı? Bu kadarcık mı? Sen benim halime düşsen neler söylerdim. CAVİDAN: Daha ağır konuşmasını da bilirim yavrucuğum ama düşene vurulmaz..!! BERRİN: Mutluluk ihtimali delirtti hepimizi. Küçücük bir mutluluk olasılığı her şeyimizi alt üst etti. SEDA: (Berrin'e)Birimiz kendini azıcık iyi hissetse, pat diye öbürü, aman ben ölüyorum galiba! Ya da bizim şu bomboş kalplerimiz böyle yan yana cereyan yapıyor mudur, ne dersin? CAVİDAN: Eh, ne yapalım. İyi geceler topunuza! gzd_gzd 12-10-06, 23:27 Ali: Deniz (Deniz ve Cevahir'e doğru ilerlerken) Cevahir: (Deniz'e dönerek) Herif Bu mu? Deniz: ... (Evet anlamında başını sallar.) Cevahir: (Beyzboll sopasını alır ve Ali'ye doğru ilerler.) Ali: Deniz n’oluyo? Cevahir:Bil bakalım n’oluyo. (vurur) Cevahir: Soruyor.. Bi de utanmadan soruyor.. (Tekrar vurur.) Ali: Deniz.. Cevahir: Bana bak bunlar daha başlangıç. (vurur) Cevahir: (Deniz'e dönerek) Canı tatlıymış seninkinin.. Al kes hesabını.. Hırpaladığım birinin canı tatlıysa vurmaya doyamıyorum. (ali'ye birkaç tane daha patlatır ) Hopp! Aşk yarası için dövüyoruz seni oralı mısın lavuk? Deniz: (Ali'ye) Beni ailenin bir parçası yapacaksın diye bütün gün senin için hazırlandım. Ben.. Ben bütün hayatımı sana göre, bütün hayatımı senin için.. Öyle istediğin zaman bırakmak var mı? Daha üzerimde kokun varken, hemen başka bir kadın haa? Hani sen aşkına sahip çıkardın? Hani kolay kolay vazgeçmezdin? Nasıl biter ya? Tek bir sebep yokken.. Var mı? Bu.. Bu alçaklık yaa.. Bu korkunç.. Böyle bişey yapılmamalı, kimseye yapılmamalı.. Kadın ya da erkek farketmez, bu.. bu onur kırıcı, bu tedavi edilir gibi değil.. Cevahir: Vurur. Deniz: Dur.. Dur vurma artık. Bu kadarı yeter. Benim için yeter. Hadi artık onu hastaneye götürelim. Cevahir: Hastaneye mi? Yok yaa.. Bu kadar da insaflıyız ha? Ali: Ahh Deniz! Cevahir: Madem öyle al evine götür adamı valla. Ya da dur, gel sen beni dinle bir şans ver adama ha.. Bakarsın yaralarını sararken aşk bir kez daha.. Deniz: Sana mı sorucam ne yapacağımı. Cevahir: Madem öyle neden dövdük adamı? Bir fırsat daha vermeyeceksen neden dövdük? Sen şimdi kalkmış gurur meselesi yapıyorsun. İşte sürünüyor adam onda gururdan eser yok, kalmadı yani. Bundan iyisini bulamazsın. Terbiye edilmiş, kıvamı tam. İstersen neler yapabileceğini anladı. Artık seni incitemez. Hele çapkınlık (tekrar vurur Ali’ye) aklına bile gelmez. Cevahir: (Deniz’e doğru yanaşır) Canın mı yandı? Bunu sen yapmak istemez misin? O seni kapının önüne koydu. Ama bak ne halde. Ali: Deniz Cevahir: Al tepe tepe kullan.. Cevahir: İşte sözleşmenin son maddesi ağlıyor koca herif. Başka bir emrin var mı? Ali: Bu ne ya? Bu ne saçma bişey? Böyle bir şeye gerek var mıydı Deniz? Sen neyi ispatladın hee? Deniz: Ya sen? Sen neyi kanıtladın? Kendime zarar vermemden korkmadın mı hiç? Sen de şu kadarcık vicdan olsaydı, sırf bu yüzden azıcık korkar, canıma kıyarım diye bu kadar kolay göstermezdin kapıyı. Şimdi bi de kalkmış soruyo. Ali: Bazı aşklar biter.. Deniz: Aşksa bitmez. Ali: Sen biraz zeki olsaydın bitmezdi. Deniz: Ne diyosun sen yaa? Sen de biraz samimi olabilseydin keşke. Aşk bu kadarcık mıydı? Birbirimizi mi kullandık sadece he? Bu kadar mı? Öyleyse sen dayağı hak ettin oğlum. Derdine yan şimdi. Deniz: (Cevahir’e dönerek) Hadi Cevahir götür beni buradan. Deniz: (Tekrar Ali’ye dönerek) Yoksa büsbütün tepem atıcak, kendimi harcadığım adama zerre tahammülüm kalmayacak. (hızla ilerler) Ali: Deniz.. Seni aşağılık sürtük. Canına okuyacağım senin. Şirketin kapısından giremeyeceksin. Yakandan düşersem adam değilim, bu yaptıklarını burnundan fitil fitil getiricem. Sen arandın kızım, kendin kaşındın gzd_gzd 12-10-06, 23:27 DENİZ: Neden birlikte kaçmıyoruz ? CEVAHİR: O kadar da değil! Rastlantının masumiyetine bak. Ama işte bu bütün olan! Hadi.. Kaybol artık! Geldiğin gibi Deniz. Hem sen benim hayatımda ne yapacaksın ki? SERDAR: Biri dalağını almaya çalışmış. (kalbini gösterek) Şuraya gelse, kalp! Şanslı bir insan mısın ? Cevahir'in gözleri kapanır.. CEVAHİR: Yorgunum sadece.. Yorgunum! Seda ve onunla evlenmek isteyen adam mandırada konuşurlar.. Birden içeri Cavidan dalar.. Kapının içinde durur, sert ve merkalı bir yüz ifadesi ile: CAVİDAN: Dinleme huyum var biliyorsunuz. Dışarısı da pek gürültülü.. ADAM: Ah tabii.. Yani! Nasıl ? Serdar Cevahir'i elinden geldiğince iyileştirmeye çalışmıştır.. Cevahir yavaş yavaş kendine gelir. Cevahir yavaşça gözlerini aralar.. SERDAR: Benden bu kadar!Daha iyisin değil mi? Ha, bir çocuk gibi konuşuyorsun rüyanda. Seni tanımıyorum ama hakkında her şeyi biliyorum. CEVAHİR: Sana borçlandım! SERDAR: Süper! Hayatımda bir kere de alacaklı olayım. CEVAHİR: Konuştum ha! SERDAR: Deniz.. Deniz.. Deniz.. sabaha kadar! Berrin evine doğru yürürken Ali otomobili ile sokağa girer.. Mandıranın önünde oturan Cavidan bunu görür görmez ayağa fırlar.. CAVİDAN: Sokağın tansiyonu yükseliyor yine! Ben bir göz atıp geleyim bari. BERRİN: Aman kaçırma Cavidan’cığım. Senin gözlerinin önünde olsun her şey. CAVİDAN: Böyle şeyler kalbe yararlıymış yavrucuğum. Yoksa ne işim olur benim dedikoduyla! Sırf kolesterolüm için yani. Cevahir iyice kendine gelmiştir.. Yataktan doğrulur Serdar'ı izler kısa bir süre.. CEVAHİR: İşin bu mu? Horoz ibiği boyayarak mı geçiniyorsun. SERDAR: Kendine geldin, ha? Bir an gidiyorsun sandım. Bir şeyler atıştırmak istersen.. CEVAHİR: Silahım nerede ? SERDAR: Yastığının altında. Böyle yapmaz mısınız? Başucumda bir silah! Üstelik altından! Bir takı gibi, kuşanıp çıkıyorsun. Demek bu işin de bir süsü var! CEVAHİR: Teşekkür etmeyi beceremeyen biriyim. Ya sen, ettiği iyiliği insanların gözlerine sokanlardan mı ? SERDAR: Niyetim kabalık değil. Silahla gezenlerden pek hoşlanmam, o kadar! CEVAHİR: Daha fazla yük olmadan kaçayım. Eşyalarını bir ara getiririm. Tam Cevahir kapıdan çıkacakken Ali arabasıyla kapıdan geçmektedir ve yavaşlamıştır.. O an içerdeki Cevahir'i görür.. Arabadan iner ve Cevahir'e yaklaşır.. Kapının önünda Cevahir ve Ali karşı karşıya gelirler.. ALİ: Buraya sığındın demek! İyi Ben de buradan başlarım sokağı yıkmaya, taa Deniz’in evine kadar! CEVAHİR: Hadi yap! Bu mevzuyu kapatmak için mazeret arıyordum ben de. Ali geri dönüp arabasına yürür.. SERDAR: (Cevahir’e) Neyse ki gidiyorsun. CEVAHİR: Asıl sen gidiyorsun. Burada gördü beni. Ben olmasam da başına yıktırır burayı. GÜZİN: (seda'ya) İş mantık evliliği olduktan sonra, ama ben oralara düşmem. Düşemem! Mantık evliliği ha, İntihar mektubu gibi. Ben şu adamın nezaretinde öleceğim. Biraz uzun ve eziyetli olabilir. Tamamen kendi tercihim olan bu ölüm biçiminde kimsenin suçu yoktur. Aşağılık bir züppe hariç! Sahi bir de ondan öncesi var, kız kardeşimle gideni zaten en başa koyuyorum. Kapının önünde konuşan Güzin, Seda ve Beriin'e; CAVİDAN: Ah, işte dökülmüş rapor veriyorlar birbirlerine! Ayol mum yakmıyorsunuz, türbe gezmiyorsunuz.. Ne telli babaya tel, ne susuz dedeye su adıyorsunuz niyetleriniz var ama maneviyatınız yok. Daha böyle çoook dert yanarsınız birbirinize.. Ali silahını Cevahire doğrultmuşturki Deniz ortaya çıkar ve Cevahir'in yanında belirir.. ALİ: (Deniz'e) Senin gözlerinin önünde olsun istemezdim. Ama bunu yapmak zorundayım. DENİZ: Ali ALİ: Hiçbir şey söyleme! Bütün bu olanlardan sonra beni ikna edebileceğini nasıl düşünebilirsin Bir fareyle oynar gibi oynadı benimle Alemin en kolay lokması benmişim gibi aşağıladı! DENİZ: Ali lütfen ALİ: Onu vurmamam için nasıl bir mazeretin olabilir ki. DENİZ: Onu seviyorum! Tarif edemeyeceğim bir şekilde. Bir türlü baş edemediğim acayip bir duyguyla. Senden hiçbir şey istemiyorum. Ne ev, ne verdiğin takılar, hiçbir şey! Sadece Cevahir’i bırak! ALİ: Ne? Ama bu imkansız. gzd_gzd 12-10-06, 23:28 Deniz:az önce söylediklerimi dikkate alma onlar korkuyla söylenmiş.Aslı astarı olmayan sözler........Bi serseriyle ne işim olur ki benim.Azımdan öyle çıktı işte.. Gelişigüzelsöylenmiş bir........bir yalan. Ccevahir:Ama bir yalan bu kadar mı güzel olur.... Deniz:Böyle telaşların insanı değilim ben. Cevahir:Ben gidiyorum... Deniz:Nereye.... Cevahir:Silahımı geri almaya.. Deniz:Cevahir.birbirimize kendimizden bahsetmenin zamanı gelmedimi artık.....apacık herşey olduğu gibi..hiç birşey saklamadan. Cevahir:Hııhhh...Beni tanıan arkana bile bakmadan giderdin. Deniz:Hıhhh.....Bi batakhanede tanıdım seni ben.bi zorba olduğunu biliyorum....ama hepsi bu kadar değildir heralde dimi.yoksa sende beni tanısan....... Cevahir:Sus.kendin hakkında kötü birşey söyleme.......kimseyede söyletmem zaten..... Deniz:Ama ben sandığın gibi....... Cevahir:Dışarda çok kötü bir dünya var.eline yüzüne bulaşıyor insanın.... Deniz:Bana toz kondurmuyorsun... Cevahir:aklıma takılıyorsun.... Deniz:Hemde hiç tanımadığın halde....... Cevahir:Yüreğime batıyorsun..... Deniz:Hayır!gözlerini bu kadar yummanı istemiyorum.aniden birbirimizin hayatından çıkarsak....... Cevahir:Ki...........böyle birşey olmasın. Deniz:Cevahir ben......ben......patronuna aşık olmakla yaralı.değil defolu....hayır bu sözük çok çirkin oldu.evet incilmiş........cevahir ben kapağı sana atmak derdinde değilim. hadi gel birbirlerini sahiden seven insanlar gibi daha açık olalım birbirimize.3 gün öncede aşk için ağlıyordum ben.ama şimdi bu ne.neden sürekli seni düşünüyorum. neden serseriliğini kendime benzetmek hoşuma gidiyor....sonra kaç gündür ayaklarıma kapanan adamı reddetme cesaretini de nerden buluyorum.bu ben değilim. sen değiştiriyorsun beni........ (birbirlerine uzun uzun bakarlar) Cevahir:Bana sabaha kadar müsade et. Deniz:Hayır.o silahın peşine düşnemi istemiyorum. Cevahir:Sadece silah değil...madem çekiliyorum.gereğince olsun... Deniz:Gitme.................. Cevahir:Yarın bütün hesaplarımı bitirmiş olarak gelicem.hepsini................. gzd_gzd 13-10-06, 08:30 foruma biri eklemişti buraya da ekliyim dedim,yeni fragmanda okunan şiir..... FRAGMANDA OKUNAN ŞİİR Damarların çekiliyormuş gibi olduğunda, Ellerin titreyip, avuçların terlemeye başladığında, Kalbin yerinden çıkacakmış gibi attığında, Dİkkat!Dönüşü olmayan bir yola giriyorsun. Bütün hayatın darma dağın olacak,henüz vakit varken kaç. Aşktan kaç... "GÖZYAŞI ÇETESİ YÜREKTEN BAĞLI OLMANIN BEDELİ" Şah-Rû 13-10-06, 13:13 Şimdiye kadar yayınlanan bölümlerin içinde en sevdiğim sahne olan lunapark sahnesi: Deniz: Neredesin sen? Cevahir: Gene atmışsın kendini sokaklara. Deniz: Birini arıyordum. Cevahir: Gecenin bir saati. Korkmuyor musun? Deniz: Korkmamayı öğrenmem lazım, hatta dövüşmeyi öğrenmem lazım. Cevahir: Kavga öğrenilmez. İçinde insanlara karşı öfke varsa, hesapsız bir kin varsa, girişirsin. Cevahir: Kimi arıyordun? Deniz: Her zaman büyük konuşan biriyim ben, ama baktım ki bu gece geleceği yok iyisi mi ben çıkıp arayayım dedim. Neredeyse bulayım. Cevahir: Bulup ne yapacaksın? Deniz: Diyeceğim ki, biz küçüğüz. Bu geceler, bu sokaklar bize göre değil. Cevahir: O anlar mı bu lafları? Deniz: Kalın kafalı değilse anlar! Bir hayali varsa anlar. Cevahir: Evet. Tabi. Bir hayali varsa... Cevahir: Yanımdan ayrılma. Sakın! Deniz: Kim bu? Cevahir: Bu sefer gerçek, acımasız bir pislik göndermiş. Deniz: Bütün bunlar hep benim yüzümden. Adi sıradan bir dayağın açtığı işlere bak. Cevahir: Hiç şikayetçi değilim. Sadece çok zamansız geldi şu herif. Cevahir: Acayip bir şey söylüyordun sen. İçinde hayal geçen bir cümle. Deniz: Tam da senden bahsedecektik. Cevahir: Benden.... (babasının ölümünü hatırlar) Ben can havliyle giderdim insanların üzerine. Onların korkusu bana kendimi iyi hissettirirdi. Onlar sindikçe ben... Şunlar cesaret sayardı, ben bitsin diye ölümün önüne atardım kendimi. Yeter ki bitsin. Deniz: Kim zorluyordu ki seni? Cevahir: Önceleri yoksulluk, karnın doyunca da bir bakmışsın o dönülmez dedikleri yoldasın işte. Birbirimizi harcanmış çocuklar diye severdik. Ama aşk.. hiç ummadığımız bir şeydi. Sonra kıyak kafalar. Kendimizi silahların şecereleriyle doldurmalar. 'Sen bu silahın hangi ellerden geçtiğini biliyor musun?' Zaten kalbinde bütün korkuları yenen sarhoşluk, sonra aniden... Ama bu sefer işim zor. Bu yüzden şimdi sana git demem lazım. Deniz: Cevahir! Cevahir: Git. Deniz: Cevahir lütfen! Cevahir: Git. Buradan sağ salim uzaklaştığını göreyim. GİT! Hiç değilse gözlerinin önünde olmasın. Deniz: Ne? Ne gözlerimin önünde olmasın? Şişçi: Cevahir! Buradasın değil mi? Cevahir: Git! Şişçi: Cevahir! Deniz: Bak ne diyeceğim, neden birlikte kaçmıyoruz? Şişçi: Eli boş gönderme beni! Cevahir: Hadi kaybol artık, geldiğin gibi. Sen benim hayatımda ne yapacaksın ki? gzd_gzd 14-10-06, 23:45 sevgili patana'nın foruma koyduğu 7. bölüm replikleri...... CEVAHİR:Gitti dediler senin için. DENİZ:Sen yine öyle bil..Nasıl sevinçle bekldim seni...''Cevahir gelir'' dedim..Cevahir iki eli kanda olsa bile gelir..ama hayır,bir telefon bile etmedin.Nedenini söyleyeyim mi? Çünki çok kolay buldun beni..ama ben bunu iyi bir şey sandım...Durup durup aniden karşılaşmalarımızı, beni görünce daha hiç bir şey söylemeden gözlerinin gülmesini ben iyi bir şey sandım She7a 16-10-06, 20:31 Cevahir: Hic kusura bakma yokluguna katlananam Deniz: Bunları söylemeye mi geldin Cevahir: Hayır kanıtlamaya geldim Deniz: Nasıl? Cevahir: Iste boyle Deniz: Bırak beni Cevahir: Bırakmam seni! gzd_gzd 17-10-06, 14:55 8. bölüm özeti....foruma koyduğu için şah-rü'ye teşekkürler... Deniz’i sırtladığı gibi otomobiline indirir Cevahir. Onun bir otele götürür. Hatta odaya birlikte girerler... Cevahir “Öfken geçinceye kadar burası sadece senin odan!” deyip çıkar. Bu arada yapacak küçük bir işi kalmıştır Cevahir’in.Otoyol baskınından sonra ele geçirdiği delilleri göstermek üzere bir kez daha Halit Beyin konağına döner. Kanıtları gören, Halit Beyin oğlu Yalçın, paniğe kapılır. Cavidan’ın evinden yalınayak ve pijamayla çıkmak zorunda kalan Deniz’i otelde hoş bir sürpriz beklemektedir. Nihayet Cevahir döner... ve birlikte “Yollar nereye götürürse oraya gitmek!” üzere çıkarlar. Seda’nın kayınvalidesi yine beklenmedik bir anda ziyaret eder mandırayı. Ama bu kez tek başınadır. Seda’nın düzenini, tertibini şöyle bir gözden geçirir ve kararını verir. Berrin, Cavidan’ın başına gelenlerden sonra onun en büyük destekçisi olmuştur. Israrla karşısına çıkan Kemal’i bu kez de telefonda ve kesin bir dille reddeder. Güzin, kız kardeşinin bebeğine gün geçtikçe daha çok ilgi göstermektedir. Birlikte bebeğe yeni kıyafetler alırlar. Ama sırada Güzin’in içini kemiren bir ziyaret vardır... Bir hastane ziyareti! Şah-Rû 18-10-06, 13:40 Diziye anlam katan türkü: EVLERİNİN ÖNÜ MERSİN Evlerinin önü Mersin Ah sular içmem gadınım tersin tersin Mevlam seni bana versin Al hançeri kadınım vur ben öleyim Ah kapınızda bi danem kul ben olayım Evlerinin önü susam Ah su bulsam da gadınım çevremi yusam Açsam yüzünü baksam dursam Al hançeri kadınım vur ben öleyim Ah kapınızda bi danem kul ben olayım ASKPEREST 25-10-06, 19:02 8. bölümden replikler. GüzelYaz'a teşekkürler... Deniz koltuğun en ucuna atar kendini. Cevahir ona gülümseyerek: CEVAHİR:Söyle beğendin değil mi bu hamlemi? Öyle bir şey bulayım ki dedim, Deniz de hoşlansın bundan. (Susuş)Seni kaçırdım diyorum, duymuyor musun? Deniz’in öfkesi hâlâ geçmemiştir. Az önceki kavganın tonlarında: DENİZ :Ben sana kaçıyordum zaten! Senin için önemli olsaydı, orada olurdun! CEVAHİR :Geliyordum. DENİZ rada değildin! CEVAHİR :Geliyordum! DENİZ Yüksek)Orada değildin! Kızın tepkisini görünce sessiz kalmayı tercih eder Cevahir. Koridoru geçip, Deniz’in kapısını çalar Cevahir. Kapı açıldığında bu kez en gü- zel kıyafetiyle görürüz Deniz’i... Cevahir büyülenmiş gibi bakar. CEVAHİR :Sen özlediğimsin... yıllardır tek özle- diğim senmişsin. DENİZ :İçeri gir. CEVAHİR Hâlâ kapıda)Öfken geçti mi? DENİZ :Anında! Seni Cavidan’ın kapısında görür görmez geçmişti zaten. CEVAHİR eki niye direndin?.. DENİZ :Canını yakmak için. (Gülüşmeler)Hadi içeri gir! Cevahir’in kapıda kalakaldığını fark eden Deniz, uzanıp usulca elini tutar. Ya-vaşça içeri çekerken bir eliyle de kapıyı kapatır. Odanın ortasında durup, yine birbirlerine dönerler. Ancak bu kez biraz daha yakınlaşmışlardır. Deniz yatağın ucuna oturur... Çok kısa bir süre ayakta kal- dıktan sonra Cevahir de yanına çöker. Uzanıp iki eliyle saçlarını düzeltir De- niz’in. İkisi de gözlerini alamadan bakarlar birbirlerine. Cevahir usulca: CEVAHİR Ortalık savaş alanına dönmeden hadi, kalk gidelim. DENİZ Usulca)Dur... (Susuş... Sonra güçlükle) Beni öp! Hiç beklemediği bir şeymiş gibi gözleri birden büyüyüverir Cevahir’in. Zaten saçlarındaki elini kızın yanağına değdirerek indirir... Atmosferi koruyarak: CEVAHİR :Burada değil! (Susuş)Burada değil. Bir an önce gidelim. DENİZ :Tamam. Gideceğiz... Ama önce bir iste- ğim var senden. CEVAHİR :Söyledim ya... DENİZ :Bu başka. Hadi... birbirimize acayip söz- ler verelim. Geri alınamayacak, büyük yeminler edelim. Kimsenin kaçıp gide- cek hali kalmasın. O... o kadar. CEVAHİR Güler)Peki yolda, tamam mı? Yolda. Hemen toparlanmaya başlar Deniz. İlk iş, Cevahir’in bıraktığı silahı almak olur. gizz 26-10-06, 21:13 deniz: verdiğin yüzük parmağımda yer etmişti kendine, çıkarınca izi kalıyordu. bu bişey değil demiştim sana, sen bir de yüreğimdeki izleri görsen. gülmüştün. sadece içten gülmüştün. hep böyle güzel gülerdin sen... bentanem 27-10-06, 22:48 GÖZYAŞI ÇETESİ (Son Bölüm) Yayın Tarihi : 29 Ekim Pazar Yayın Saati : 00.30 Yanındaki polisler telsizi bir kenara, kasketi bir yana atınca Cevahir ellerine kelepçe geçirenlerin polis olmadığını anlar, ama iş işten geçmiştir artık. Karanlığa doğru yol alırlar. Celil tanıdıkları arasında ne kadar kulağı delik varsa yardım ister ama çabaları karşılıksız kalır. Geceyi Cavidan’ın evinde geçiren Deniz sabah ilk iş emniyet müdürlüğünde alır soluğu. Ne var ki yirmi dört saat içinde gözaltına alınanlar arasında Cevahir’in adı yoktur. Seda ve Güray nikâh alışverişine başlamışlardır. Berrin’le İlkay birbirlerine daha çok zaman ayırmaya karar verirler. Güzin, Safiye’nin durduk yerde başına iş açmasına engel olamaz. meryemce84 30-10-06, 02:35 9.BÖLÜM (FİNAL) DENİZ&CEVAHİR REPLİKLERİ Deniz Cevahire bakarak.. Deniz : Ne yaptılar sana? Cevahir: Hafifçe çizdiler.Ama resim çok bozulmamış değil mi? Deniz : Eh işte... Cevahir: Valla... Deniz : Sen neler yaptın? Cevahir: Seni düşünecek vaktim oldu Deniz : Hani bir yerlere kaçıyorduk biz? ---------- Cevahir Deniz'i evlerine getirir.. Cevahir: İşte geldik. Deniz : Cevahir burası? Cevahir: Evet bizim... Deniz : Hadi canım... Cevahir: Valla... Deniz : Ah çok güzel... Cevahir: Kış bahçesi.. -------------- Cevahir kabus görmektedir.. Deniz : Cevahir.. Cevahir.. diyerek Cevahiri uyandırır..Cevahir istemiyerek Deniz'in ellerini sıkıca tutar.. Cevahir: Deniz canın yandı mı? Deniz : Önemli değil. Nereye?Sonunda bitti demi Cevahir?Gitmek için mazeretin kaldı mı? Cevahir: Bende bitsin istiyorum ama.. Deniz : Peki neden korkuyorsun?Nasıl uyuduğunu bir görsen.. Cevahir elimi tut.Sen kararını verdin,biticek.. Cevahir: Biticek.Uyuyamıyorum sadece.. Deniz : Çünkü ayık kalmaya çalışıyorsun.Çünkü sen yıllarca uyumamışsın,sızmışsın. Cevahir: Seni bulunca hayatımın bir istikameti oldu. Bu acayip bişeymiş..Senin hoşuna gitsin diye hesap yapıyorum iyi mi? Şu şöyle bu böyle olsun.Hep senin gözünde façayı düzelteyim diye.. Günübirlik yaşayan cevahir plan program yapıyor...Valla.. Deniz : Rüyanı anlat.. Cevahir geçmişinin peşine düşer.. meryemce84 30-10-06, 02:44 9.BÖLÜM (FİNAL) DENİZ&CEVAHİR REPLİKLERİ Cevahir babası ile ilgili gerçekleri öğrenir.. Sonra Deniz'in yanına gelir.. Deniz Cevahir'in geldiğini görür ama arkasını döner.. Cevahir: Dışarı çıkalım mı? Deniz bana baksana... Ben o kadar batmışım ki.. Anlaşılan senin istediğin gibi bi adam olabilmem için heralde epey... Deniz : Benim istediğim adam sensin.Başka biri ol demiyorum sana.Sadece silahı bırak yeter... Cevahir: Bitmemiş hesaplar çıkıyor karşıma.. Deniz : Bunu zaman çözecek.Sen gitmezsen unuturlar yok illede gitmen gerekiyorsa.. Tamam bitmemiş hesapları vardır senin gibi adamların,kaç yıldır bu alemin içindeydin.. Ama benden saklama nereye gittiğini biliyim beklediğimi biliyim. Şimdi söyle nereye gittin? Cevahir: Deniz ben.. Deniz : Söyelemiyceksin. Cevahir: Bir anlamı yok.. Deniz : Ben nerde olduğunu bilmek istiyorum. Cevahir: Bi iş içinde değildim.Özel bir durum.Sana anlatıcam ama bugün değil. Deniz : Özel bi durum.. Cavidan abla Deniz ile Cevahir diye bir ihtimal yok dedi. Herkesin görüpte benim atladığım şey ne? Bence böyle bir ihtimal var çünki ben sana aşığım. Ama sen özel durumlar icat ediyorsun. Bi kaçıp gidiyorsun koyduysan bul.Ben güzel evinde serserisini bekleyen kokonalardan olmayacağım Cevahir. Eğer aklından geçen buysa bana baştan beri yalan söylüyorsun demektir.Şunuda bil ki ben sana.. Cevahir: Deniz bi dakika.. Söyelesene seni isteyebiliceğim bi büyüğün var mı senin? Deniz : Benim şimdi boynuna sarılmış olmam gerekiyor,çığlık atıyor olmam gerekiyor yada düşüp bayılmalıydım. Ama aen..Evet var.Senin canına okuyacak bir yakınım var. Cevahir: İyi hadi yola düşelim hemen Deniz : Şimdi mi? Cevahir: Zaman kazanalım. "Celil arabayı hazırla yola çıkıyoruz." Cevahir: Özel durumalar dediğim kendimi biraz olsun anlamak için, tanımak için Deniz.. Senin dışında seni hesaba katmayan bir durum değil.. Deniz : Ben anlamam bir yere gidiyorsan gittiğin yeri bilicem.. Cevahir: Eyvallah.. ---------- Cevahir,Deniz ve Celil yola çıkarlar.. Celil : Bişey sorucam.Bu saate gidiyoruz ama orda bizi bekliyorlar de mi? Cevahir: Sahi bi arasaydık.. Deniz dedesini arar ve haber verir... __Dede __Kimsiniz? __Benim Deniz. __Deniz güzel kızım benim.Seni çok özledim Nerelerdesin? Burnumda tütüyorsun.. __Dede şey beni senden istemeye geliyorlar.Duydun mu? Sakın uyuma! Deniz: Tamam... der ve Cevahir'e gülümseyerek bakar.. gizem_89 06-02-07, 15:40 denizin araba önüne fırlayışı ve olağanüstü öfke bakışları ardından.. cevahir.. deniz..senin için herkes.. deniz.. iş başı yapmışsın ha.. söylesene çok mu ayak bağı oldum sana.. cevahir.. ama gitti dediler senin için.. deniz.. sen yine öyle bil.. nasıl sevinçle bekledim seni.. cevahir gelir dedim.. cevahir iki eli kanda olsa gelir dedim.. ama gelmedin.. bi telefon bile etmedin.. nedenini söyliyim mi.. çünki çok kolay buldun beni.. ama ben bunu iyi bişiy sandım.. durup dururken aniden karşılaşmalarımızı.. beni görünce daha hiçbişiy söylemeden gözlerinin gülüşünü.. ben bunları iyi bişiy zannettim.. söylesene niye gelmedin.. cevahir.. ne söyliyim ki şimdi.. gelmeyişimin çok saçma bir sebebi var.. beni zorla alı.. deniz.. yalan..beni aptal yerine koyuyorsun.. cevahir.. böyle bişiy yapmaktansa bileklerimi keserim.. deniz.. senin gibi bi adam yalan söyliyorsa yanında bi saniye bile durmıycaksın.. cevahir.. hayır.. deniz.. iyisimi sen beni gitti say.. cevahir.. deniz.. deniz.. zaten beni bi daha buralarda görmiyceksin.. cevahir.. deniz.. deniz.. deniz.. yaklaşma.. cevahir.. deniz hayır.. küsmene müsade etmiycem.. küsmene müsade etmiycem.. EFTALYAGUL 27-03-07, 00:28 8. bölümden replikler. GüzelYaz'a teşekkürler... Deniz koltuğun en ucuna atar kendini. Cevahir ona gülümseyerek: CEVAHİR:Söyle beğendin değil mi bu hamlemi? Öyle bir şey bulayım ki dedim, Deniz de hoşlansın bundan. (Susuş)Seni kaçırdım diyorum, duymuyor musun? Deniz’in öfkesi hâlâ geçmemiştir. Az önceki kavganın tonlarında: DENİZ :Ben sana kaçıyordum zaten! Senin için önemli olsaydı, orada olurdun! CEVAHİR :Geliyordum. DENİZ rada değildin! CEVAHİR :Geliyordum! DENİZ Yüksek)Orada değildin! Kızın tepkisini görünce sessiz kalmayı tercih eder Cevahir. Koridoru geçip, Deniz’in kapısını çalar Cevahir. Kapı açıldığında bu kez en gü- zel kıyafetiyle görürüz Deniz’i... Cevahir büyülenmiş gibi bakar. CEVAHİR :Sen özlediğimsin... yıllardır tek özle- diğim senmişsin. DENİZ :İçeri gir. CEVAHİR Hâlâ kapıda)Öfken geçti mi? DENİZ :Anında! Seni Cavidan’ın kapısında görür görmez geçmişti zaten. CEVAHİR eki niye direndin?.. DENİZ :Canını yakmak için. (Gülüşmeler)Hadi içeri gir! Cevahir’in kapıda kalakaldığını fark eden Deniz, uzanıp usulca elini tutar. Ya-vaşça içeri çekerken bir eliyle de kapıyı kapatır. Odanın ortasında durup, yine birbirlerine dönerler. Ancak bu kez biraz daha yakınlaşmışlardır. Deniz yatağın ucuna oturur... Çok kısa bir süre ayakta kal- dıktan sonra Cevahir de yanına çöker. Uzanıp iki eliyle saçlarını düzeltir De- niz’in. İkisi de gözlerini alamadan bakarlar birbirlerine. Cevahir usulca: CEVAHİR Ortalık savaş alanına dönmeden hadi, kalk gidelim. DENİZ Usulca)Dur... (Susuş... Sonra güçlükle) Beni öp! Hiç beklemediği bir şeymiş gibi gözleri birden büyüyüverir Cevahir’in. Zaten saçlarındaki elini kızın yanağına değdirerek indirir... Atmosferi koruyarak: CEVAHİR :Burada değil! (Susuş)Burada değil. Bir an önce gidelim. DENİZ :Tamam. Gideceğiz... Ama önce bir iste- ğim var senden. CEVAHİR :Söyledim ya... DENİZ :Bu başka. Hadi... birbirimize acayip söz- ler verelim. Geri alınamayacak, büyük yeminler edelim. Kimsenin kaçıp gide- cek hali kalmasın. O... o kadar. CEVAHİR Güler)Peki yolda, tamam mı? Yolda. Hemen toparlanmaya başlar Deniz. İlk iş, Cevahir’in bıraktığı silahı almak olur. buu bölümüüüüü hatırlıyorummm ,üstelık bu replikleri deee.geceyarısı vermişlerdii bu bölümüüü,reyting kurbanııı bi diziii...bitmeseydi hoştu yaa geçmiş ola |