Tüm Versiyonu Göster : zeliha berksoy


nessly2005
17-09-05, 16:26
zeliha berksoy hakkında ne biliyorsunuz?

ECE...:)
18-09-05, 15:35
http://www.fotoajans.com/turk_unlu/z/zeliha_berksoy.jpg VALA BÖLE Bİ BAŞLIK AÇINCA ARAŞTIRDIM KİM BU KADIN HİÇ Bİ DİZİDE OYNADI MI ?_ :confused:

ECE...:)
18-09-05, 15:37
Zeliha Berksoy

HAKKINDA YAZILANLAR

Zeliha Berksoy
Oyuncu - Yönetmen

Tiyatrocu Bir Kahramandır.

"Almanların bir lafı vardır." diyor Zeliha Berksoy, kendini anlatırken: "Doğduğu oda" Tiyatro ve oyunculuğu, onun doğuşu ile yakından ilgili. Opera artisti olan Semiha Berksoy, annesi çünkü. Anne Berksoy, sıradışı bir insandır. Berlin'deki Yüksek Müzik Akademisi'ni bitmiştir. Zeliha'yı dünyaya getirdiğinde ise 35 yaşındadır. Yıl 1946'dır ve doğuma kadar Semiha Berksoy yalnızca kariyeri ile ilgilenmiştir. Böylesi bir müzik ortamına doğan bir bebek için de kaçınılmaz olan tek şey vardır: müzik dinlemek. Zeliha'nın çocukluğu operalar, Devlet Tiyatrosu kulisleri, turneler, yurt dışı gezileri arasında geçer. Hatta Viyana'da Devlet Operası'nda 'Tanrıların Çöküşü"nü izlediğinde üç buçuk yaşındadır henüz. "Tanrıların Çöküşü'nü gayet iyi biliyorum." diyor. "Hatırlıyorum değil, biliyorum. Çünkü oradaki bir sahneyi defalarca oynadım. Yani bana anlatılmadı bu; ben oynadım."Devlet Tiyatrosu'nda küçük çocuk rollerine çıkar sonra. Kararlıdır. Devlet sanatçısı olacaktır mutlaka. Normal eğitimin ardından Ankara Devlet Konservatuarı'nın tiyatro bölümüne girer. Beş yıllık eğitimden sonra Ankara Devlet Tiyatrosu ailesine katılmıştır artık. Yıl 1965'tir. Bu arada tiyatro üzerine yurt dışında eğitim görmeye karar verir. Eğitim için Berlin seçilir, çünkü Alman tiyatrosu ve Almanya'daki reji sanatı dünyada çok önemli bir boyut ve denek taşıdır ve Berlin'in Zeliha Berksoy'un kariyerinde de önemli bir yeri vardır. Böylece tiyatrodan destekli olarak Berlin'in sanat dünyasına doğru yol alır Zeliha Berksoy.

"Berlin'e gittiğim zaman şehir ikiye bölünmüştü; Batı ve Doğu Berlin. Batı Berlin, Doğu Almanya'nın içinde küçük bir adaydı. Ancak gece treni ya da uçakla gidilebiliyordu. Gündüz kara yolu ile geçmek yasaktı. Aslında tiyatro sanatçısı olmak benim için bir şanstı. Böylece Doğu ve Batı'daki sanatı aynı anda izleyebiliyordum." Shiller Theatre o zaman Berlin Devlet tiyatrosu gibidir. İçinde çok önemli rejisör ve oyuncuları barındırır. Zeliha Berksoy'un reji asistanlığına başladığı tiyatroda Shiller'dir. Asistanlık görevini yaparken Berlin'deki bütün sanat hareketlerini de büyük bir merakla izlemeye devam eder. Müzeler ve özellikle modern sanat galerileri, tiyatrolar ve operalar sık sık ziyaret ettiği yerlerdir.

"Berlin Asamble'ye de gidip gelmeye başlamıştım. İlk önceleri oyunları izleyip çıkıyordum. Bir ekoldür orası. Her tiyatroda bulunmayan çok ciddi ve geniş bir arşivi vardır. Brecht'e ait en küçük notların bile saklandığı, değerlendirildiği, oyunlarının hepsinin fotoğraflarının bulunduğu, reji defterlerinin ve Brecht'in yöntemleri ile hazırlanmış kitapların saklandığı bir arşiv. Orada Brehct zamanında yapılmış herşeyi bulabilir, hem oyunları izleyebilir hem de bu arşivden faydalanabilirsiniz. Provaları izlemeye gelenler arasında benim gibi yabancı insanlar da vardı. Böylece ben Berlin Asambleye gidip, gelmeye başladım. O tarihlerde Brecht"in karısı hayattaydı. Kendisinden izin aldım ve belli başlı yönetmenlerin provalarını izlemeye başladım. Asamble, başlı başına bir okuldu benim için. Bir yıl devam ettim. Bu bir yıl meslek hayatımda çok şeyi değiştirdi. Türkiye'ye döndüğümde başka bir insan olmuştum artık." Berlin'de kaldığı bir yıl boyunca tiyatro yapmayı hiç düşünmez Zeliha Berksoy. Esas meselesi, öğrenebileceği herşeyi öğrenip, kariyerine Türkiye'de devam etmektir. Hatta Shiller Theatre'dan oyunculuk üzerine teklif alır. Bir Alman gibi konuşmaya çalıştığı Almancasının da bunda etkisi büyüktür. Böylece kendini tam tiyatrocu olarak donatıp, Türkiye'ye döner."Ben Türkiye'ye döndüğümde 70'li yıllardı. Devlet Tiyatrolarında yine tutarlı, güzel oyunlar oynanıyordu. Birçok özel tiyatro vardı. Fakat politik olaylardan ötürü bazıları prop tiyatro yapıyordu. Bir bölüm de politik tiyatroydu. Tanınan tiyatrolar arasında Ankara Sanat Tiyatrosu, Dostlar Tiyatrosu ve Halk Oyuncuları, Dormen tiyatrosu gibi dramatik oyunlar ya da bulvar oynayan gruplar vardı. Türkiye'ye geldiğimde amacım bir daha geri dönmemekti. Fakat Devlet Tiyatrosu'na yabancılaşmıştım. Yani, buradan giden aynı kişi değildim döndüğümde... Bunu çok hızlı idrak ettim ve Devlet Tiyatrosu'ndan ayrıldım. Berlin'de bir süre daha kalmaya ve oyunculuğu denemeye karar verdim. Gidecektim ve Shiller Tiater'da bir sahne hazırlayıp, oynayacaktım."

"Asiye Nasıl Kurtulur?" Zeliha Berksoy'un yaşantısına yeni bir yön çizer. Oyun, Vasif Öngören'e aittir ve yazar oyunda Asiye'yi, ısrarla Zeliha Hanım'ın oynamasını ister. Asiye'nin annesi olan Zehra'yı da Semiha Berksoy oynar. Böylece Ankara Birlik Tiytarosu, "Asiye Nasıl Kurtulur?"un provalarına başlar. İki buçuk ay süren provaların ardından perde açılır ve Zeliha Berksoy'un deyimiyle Ankara'da tam bir zelzele yaşanır. "Oyun, Türkiye çapında patlamıştı. Öyle ki iki, üç ayda bitecek gibi değildi. 'Asiye'yi iki yıl oynadım. Tabii iki yıl geçtikten sonra insanın hayatında pekçok şey değişiyor." Tüm bunlar Zeliha Berksoy'u tekrar Berlin'e dönmekten vazgeçirir. Ardından meslek hayatına Dostlar Tiyatrosu'nda devam eder.

Şehir Tiyatroları'nda konuk oyuncu olur. 'Kafkas Tebeşir Dairesi', Ferhan Şensoy'la 'Yedi Ölüm Günahı', 'Keşanlı Ali Destanı', tiyatro kariyerine önemli oyunlar olarak geçer. Yavuz Özkan'ın "Film Bitti" ve İrfan Tözüm'ün 'İkili Oyun'u, sanatçının 1989 tarihli iki film çalışmasıdır. Bakırköy Belediye Tiyatrosu 1974-75 yılları tiyatro ve opera sahne öğretim üyeliği yaptığı yıllardır sanatçının. 1980'de üniversiteye geçer. Bakırköy Belediye Tiyatrosu bünyesinde kurulan Yunus Emre Tiyatrosu'nun yönetimde Zeliha Berksoy da vardır. Sanatçı, Türkiye'nin üçüncü ödenekli tiyatrosu olan Bakırköy Belediye Tiyatroları'nın kuruluşunda Genel Sanat Yönetmeni olarak görev alır. "Bakırköy'de 5 yıl boyunca seçme repertuarlar sunduk. O dönem Bakırköy Belediye Belediye Başkanı Ali Talip Özdemir'di. Yerel yönetimlerin politikacılarla uzlaşmaz bir çelişkisi vardır. Bu gibi nedenlerden ötürü aramızda büyük çekişmeler oldu ve ben bir süre sonra görevimden ayrıldım."Jeni 1994-95 sezonunda "Matmazel Juli"yi sahneler. Aynı yıl Brecht'in 100. doğum günü kutlamaları kapsamında ünlü yazarın kolajlarından "Yosma"yı sahneye koymaya karar verirler.

"Genco Erkal, 'Yosma' için yeniden bir düzenleme yaptı. Oyunu tek kişilik hale getirdi ve dramatik bir örgü kullandı."Brecht'in yosmasının adı Jeni'dir. Oyundaki Jeni'de Brecht'in Jeni'sidir; 'Üç Kuruşluk Opera'daki Jeni, 'Mahagoni Kenti'ndeki Jeni... Tüm Jeni'ler Brecht'e ait, onun yarattığı özgün karaterlerdir. Jeni'nin her akşam gittiği bir bar vardır. Bir de Bay Koyner adında bir sevgilisi vardır. Jeni ondan kulakdan dolma birşeyler öğrenir. "Jeni, bir fahişe ancak diğerlerinden oldukça farklı... Yani cahil bir sahil fahişesi değil. Berlin'de kaldırımda çalışan fahişeler arasında da tabakalar vardır. Jeni, oyunda da söylediği gibi yaşamdan dersler çıkarmasını bilmiştir. Bay Koyner'in anlattıkları bilinçlenmesini sağlar. Anti hitlerci, militarizmi sevmez. Böyle bir tavrı var Jeni'nin... Bu bakımdan Jeni, Brecht'in özgün kişisi." Brecht 'in özel insanlarından birisidir Jeni. Yazar Jeni'yle hayatı olduğu gibi, tüm gerçekleri ile anlatır. Brecht en güzel ve vurucu sözleri ya sokak fahişelerine ya da yoksul insanlara söyletir. 'Üç Kuruşluk Opera'da öyledir. Özellikle dilenciler. Bu da sanatçının, hayata karşı sunduğu bir protestodur, bir karşı çıkıştır. "Bu kez oyundaki şiirlerin yorum çalışmaları farklıydı. 1979 yılında 'Brecht Kabare'yi yaptığımızda büyük başarı elde etmiştik. 1987'de yeniden yorumlamıştık. 1998'de ise söylemlerin çok daha farklı olması yani meseleleri yorumlama şeklinizin değişmesi gerekiyor. Bazı şiirleri daha sert söylüyorduk örneğin... Herşey başka biçimde, başka bir düşünce, felsefe, bakış açısı, başka bir form ve başka bir anlatım açısı gerektiriyordu."
Zeliha Berksoy, Türk Tiyatrosu için emek vermeyi sürdürüyor. Peki neden bir Zeliha Berksoy Tiyatrosu yok? "Bunu hiçbir zaman düşünmedim. Çünkü beni sahnenin üzerinde olmak ilgilendiriyordu. Sonra benim yapmayı düşündüğüm tiyatroyu Genco Erkal zaten yapıyordu. Böyle bir tiyatro kurup idari ve ticari yükümlülüğünün riskini almanın anlamsız olduğu düşündüm. Yani, Bir Zeliha Berksoy tiyatrosu, Türkiye'deki tiyatroya ne katacaktı ki? Zaman kaybedip, yıpranacağıma istediğim oyunları, istediğim koşullarda, tiyatro kuruluşlarında oynadım, yanında da eğitmenlik yaptım. Bu beni daha çok ilgilendirdi. Ama dediğim gibi Türkiye'nin üçüncü ödenekli tiyatrosunu kurdum. Ben bir tiyatro kurdum, kurmadım değil. Sanatsal ve ideal olarak üst düzeyde konuma ulaştırdım."Tiyatrocu Kahramanlar"Yosma" Türkiye'nin pekçok yerinde seyirciyle buluştu. Zeliha Berksoy, bugün, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Ana Sanat Dalı Başkanı."Kendi ülkeme Alman Tiyatro Kültürünü taşımak çok hoşuma gidiyor" diyor. "Artık Türkiye'de de Brecht kültürü tanınıyor. İzleyicilerden çok büyük bir beğeni, saygı ve ilgi var. Böylece tüm bu uğraşlar büyük bir düşünsel tatmin olarak dönüyor bana... Çok heyecanlanıyorlar. Ama düşünsel tatmin de çok önemli...

Gerçekten, sanki "Yosma" bugün yazılmış gibi..." Türkiye'nin şu anki tiyatro ortamı içinse şunları düşünüyor: "Tiyatro seyircisinde büyük azalma oldu. Bugün ödenekli ve devlet tiyatrolarının hepsini saysanız 17, 18'i geçmez. Onlarda çok zor seyirci buluyor. Yine de ben tiyatro sanatçılarını kahraman olarak görüyorum. Kendimi de öyle... Herşeye rağmen direniyoruz ve yeni projeler üretiyoruz

BULDUM HİHİHİİ :D

nessly2005
21-09-05, 15:30
biraz daha zorlarsan kütüğünü çıkarırsın ha gayret

nessly2005
26-09-05, 13:38
sanat yapıyor olmakla ünlü olmanın arasındaki en büyük fark bu eğer sanatı amaç değil araç olarak görürseniz ünlü olursunuz ama unutmayalım ki sanat araç değil amaçtır ve zeliha berksoyda amacı sanat olan bir SANATÇIMIZDIR

hiLda
31-10-05, 20:23
http://arsiv.hurriyetim.com.tr/images98/bant98/ffestival/sanat5.jpg http://www.magusa.org/kultur2002/resim/zeliha1.jpg

purna
08-11-05, 12:26
hıc tanımıyorum kendısını

nessly2005
16-11-05, 12:05
bence gerçek bir sanatcı

tuanette
22-12-05, 18:40
Mimar sinan üniversitesi devlet konservatuarı tiyatro bölüm baskanı.Ayrıca bakırkoy belediye tiyatrosunun kurucularından.

OZKORKMAZ
02-04-06, 00:18
buyuk bir tıyatro otoritesi mimarda prof. ve timuçin esen in hoca sı ve timuçin eçok sahıp çıkıor mikadonun çöplri nin rejisi

FBuse
06-11-06, 19:45
hıc tanımıyorum kendısını
bende tanimiyom vallaha!
resimlere baktim hatirlar gibiyim ama :S

loser.22
06-11-06, 20:17
semiha berksoy un kızı... ve büyük bir hoca

misskrueger
29-12-06, 13:46
Gerçek bir sanatçı...

http://img72.imageshack.us/img72/572/61824869mfesdknidsx0462vl2.jpg (http://imageshack.us)

misskrueger
29-12-06, 13:47
http://img148.imageshack.us/img148/6720/61824870slatxpsmdsx0465vb1.jpg (http://imageshack.us)

misskrueger
29-12-06, 13:48
http://img166.imageshack.us/img166/3695/618248723fnj96kmdsx0472iw9.jpg (http://imageshack.us)

misskrueger
29-12-06, 13:50
http://img72.imageshack.us/img72/534/72115854uhhbugzfdsx0477wm5.jpg (http://imageshack.us)

misskrueger
29-12-06, 13:59
http://img142.imageshack.us/img142/7640/13833devintimucinbck9.jpg (http://imageshack.us)


'Kürkçü dükkanına döner gibi sahneye geliyorlar'


Zeliha Berksoy'un yönettiği "Mikado'nun Çöpleri" adlı oyun 15 Mart'ta başlıyor. Başrollerinde aslında tiyatrocu olan ama bizim dizilerden ve sinemadan tanıdığımız iki yetenekli ve genç oyuncu Devin Özgür Çınar ve Timuçin Esen var. Hocaları Berksoy "Dizi oyunculuğu ne kadar tatmin edebilir? Tilkinin dönüp dolaşıp geldiği yer kürkçü dükkanıdır. Onlar da kürkçü dükkanı misali sahneye dönüyorlar" diyor

Biraz oyundan bahsedebilir misiniz?

Zeliha Berksoy: Melih Cevdet Anday bir şair olarak, tiyatro yazarı olarak dünya çapında büyük bir ustamız. "Mikado'nun Çöpleri" de onun mücevher oyunu. Bir kadın bir erkek üzerinden, kadın-erkek ilişkisinden hareketle toplumsal bir eleştiri yaptığı bir oyun. Bu oyun bugün dünyanın içinde bulunduğu çaresiz durumu, savaşları anlatıyor.

Oyuncuları nasıl seçtiniz?

Zeliha B.: Timuçin zaten bizim okul mezunu. Devin de Hacettepe mezunu. Ama fark etmez, o da benim öğrencim. Ayırt etmem. Timuçin okul sırasında da Dikkatimi çeken, frekansımın çatıştığı bir öğrenciydi.. Hepimiz aynı çevredeniz, tabii birbirimizi buluyoruz.

"Timuçin derviş bir çocuktu"

Timuçin bey öğrenciyken nasıldı?


Zeliha B.: Çok serinkanlı, sakin ve çok dikkatli dinleyen bir öğrenciydi. Bazen de dalgın dalgın dinlerdi. Demek ki kuru kuruya dinlemiyor da içinde fırtınalar kopuyor diye düşünürdüm. Saçları çok uzundu. Dingin bir öğrenciydi ama sahnede öyle değildi. Çelebi, derviş bir çocuktu.

Devin hanım için neler diyeceksiniz?

Zeliha B.: Tabii oyunculukta en önemli şey zeka. İki oyuncu da çok zeki. Devin'in işlek ve cin fikirli bir yapısı var.

İki kişilik ve iki saatlik bir oyun. İyi bir performans gerekiyor. Fiziksel olarak da çok iyi durumda olmanız gerekiyor. Bunun için neler yapıyorsunuz?

Devin Özgür Çınar.: Fırsat buldukça spor yapmaya çalışıyorum. Onun dışında da çok yorucu bir piyasanın içindeyiz. Aynı zamanda dizi çekimleri olunca... Aslında en çok iman gücü diyebilirim. Motivasyon sizi ayakta tutuyor.

Timuçin Esen: Vallahi ben de vakit buldukça spor yapmaya çalışıyorum. Yapmak gerekiyor çünkü spor insanı ruhen de dinlendiriyor. Çalışma saatlerinden ziyade bir şey üzerinde çalıştığınız zaman set veya sahne dışında da, yalnız başına olduğunuzda da o sizin kafanızı meşgul ediyor. En büyük zorluk bence beyni ne zaman nereye ayırmak gerektiği.

Zeliha B.: Benim oyunculuk zamanımda matine suare oynardık. Çift oyun oynardık. Akşam 5'te tiyatroya girerdik, gece 12'de çıkardık. Bir orada yatmadığımız kalırdı. Her dönemin kendi içinde bir zorluğu var. Şimdi de genç oyuncuların dizi modası çıktı. Dizi yapmak insanı nereye kadar var eder ya da tatmin eder? Tabii ki böyle bir proje olduğu zaman onların ilgisini çekiyor. O tutkuyla zamanları aşıyorlar. Ayrıca burada üçümüz de sanki dingin bir mabedin içinde huzura eriyoruz. Bir kere "Ay, yorulduk hocam" demediler.

Siz seyrediyor musunuz dizileri?

Zeliha B.: Öğrencilerimin oynadığı dizileri seyrediyorum.

"Dizilerde tiyatrocular olmalı"


Öğrencilerinizin dizilerde oynamasını nasıl buluyorsunuz?

Zeliha B.: Bu şimdi iki ucu keskin bir kılıç. Öğrenciyken dizilerde oynamalarını iyi bulmuyorum. Çünkü insanın bir tiyatro eğitiminden sonra değerlerini ve oyunculuğunu bir savunmaya almalı, onu halletmeli. Bunun sonrasında dizilerde de oynayabilir. Bu da faydalı olur. Ben dizilerde de zaten tiyatro oyuncularının oynaması taraftarıyım. Ama sadece tiyatro oyuncularının. Şarkıcıları, mankenleri, yoldan geçenleri kabul etmiyorum. Böyle olduğu müddetçe dizileri ciddiye almıyorum.

http://img184.imageshack.us/img184/930/acum2qb2.jpg (http://imageshack.us)

FBuse
24-02-07, 00:19
suana kadar sadece tiyatromu yapti??

hırsızın_polisi
31-03-07, 21:19
çok tatlı ve asil birisi gerçek sanatçı
çok başarılı oyuncuları büyük bir emekle yetiştiriyo her tiyatro oyuncu adayının böyle bir hocayla tanışmasını ve çalışmasını isterim

Hasret a.
31-03-07, 21:29
Gerçek ötesi bi sanatçı gençliğinde de çok güzel bir bayanmış kendisi

timucin_hastasi
31-03-07, 22:15
arkadaşlar zeliha berksoy birazdan kanal d de makina programına çıkıcak.. ilginenlere duyurulur..:)

hırsızın_polisi
01-04-07, 09:02
makina da çok asildi

ddilara
09-06-07, 19:42
Öğrencisi olmak için herşeyi yaparımm(yeterli sanırım):img-yes: Keske MSM de olsa benim için süper bir sans olurdu =)

FBuse
16-03-08, 23:37
bikac resim buldum, buyrun..

http://img260.imageshack.us/img260/3914/55345165632714eb5b9vf3.jpg (http://imageshack.us)

http://img401.imageshack.us/img401/1073/program4001pv8.jpg (http://imageshack.us)

http://img260.imageshack.us/img260/403/dscf0014rle9.jpg (http://imageshack.us)

http://img401.imageshack.us/img401/6502/2006instanbulur2.jpg (http://imageshack.us)