Billush
05-11-06, 21:13
Burada Yaprak Dökümüyle ilgili senaryoları paylaşalım...
|
Tüm Versiyonu Göster : Yaprak Dökümü / Senaryolar Billush 05-11-06, 21:13 Burada Yaprak Dökümüyle ilgili senaryoları paylaşalım... simla_leyla 28-01-07, 12:08 senaryoyu ben yazayım leyla kötü yola düşüyor fikret evleniyor şevket hapse giriyor ferhunde evi terk ediyor necla arabistana gelin gidiyor du kitapta ama dizide galiba leyla oğuzla evleniyor fikret alicanın babası ile evlenecek ferhunde ve alirıza bey barışacak Spectre 05-02-07, 10:39 Kısaltmalar;; Leyla=L AliRıza=AL Şefket=Ş Fehunde=Fe Fikret=F Necla=N Oğuz=O vs.. Leyla'nın gitti sahneden yani en son bölümden yazmaya başlıyorum... Part 1--- -Leyla koşarak evden uzaklaşır... F:Leyla!!!!! -Leyla koşmaya dewam eder... F:Leylaa!!!! -O sırada Oğuz gelir...Leyla Oğuz'u iterek koşmaya dewam eder...O sırada oradan bir araba geçmektedir...Leyla arabanın önüne çıkar...ve araba Leyla'ya çarpar.... F:Leylaaaaaaaaaaaa!!! -Ali Rıza bey herşeyi duyar.. AL:Kızımm!! O:Leylaa! -Leyla'yı hastahaneye kaldırırlar... Dewamını eğer bu senaryom beğenilirse yazacağım NOT:Kesinlikle ve kesinlikle hiçbir yerden alıntı yapmadım kendi hayal ürünüm..Hepisini kendi kafamdan yazdım... sezinti 25-02-07, 18:40 Lütfen, bölüme eklediğiniz haber,bilgi ve dökümanların kaynaklarını ekleyiniz. Kaynak yazma konusunda özenli olunuz. Seker_Esra 26-02-07, 09:26 KİTABIN ÖZETİ Ali Rıza Bey, şair ruhlu, içine kapanık, kendi hâlinde dürüst bir insandır. Prensipleri kendi prensipleriyle bağdaşmayan insanlarla çalışmak istemediği için şirketteki memuriyetinden istifa eder; Üsküdar'daki evine çekilir. Ali Rıza Beyin, Şevket isminde bir oğlu ile Fikret, Neclâ, Leylâ ve Ayşe adında dört kızı vardır. Ali Rıza Bey, işten çıktığı sırada oğlu Şevket yüksek maaşla bir bankaya memur olur; evin bütün yükü onun üzerine biner. Şevket, babası gibi iyi yetişmiş, karakterli, namuslu bir gençtir. Ailesine de son derece bağlıdır. Babasının doğruluk ve namus uğruna işten istifa etmesini uygun bulur. Buna karşılık Ali Rıza Beyin hanımı Hayriye Hanım durumdan hiç memnun kalmaz. Bir süre sonra Şevket, Ferhunde adında hafif meşrep bir kadınla evlenir. Eğlenceye düşkün olan bu kadın, birbirinden genç, güzel ve hareketli, asrî olmaya meraklı olan Neclâ ve Leylâ'nın da karakterini bozar. Bir eğlence ve moda düşkünlüğü başlar. Evde sık sık partiler düzenlenir. Evin büyük kızı Fikret, yengesi ve kardeşleriyle anlaşamadığı ve bu durumdan hiç memnun olmadığı için en az babası kadar üzgün ve kırgındır. Hayriye Hanım, sırf kızlarına koca bulmak ümidiyle evde her değişikliğe razı olur. Şevket de olanlardan memnun kalmamasına rağmen belki de karısının tesiriyle kendisini bu hevese kaptırmıştır... Evde gün geçtikçe itibarı düşen Ali Rıza Bey tekrar işe girmeyi düşünürse de başaramaz. Eğlenceler ve toplantılar için lüzumsuz yere para harcanan evde maddî sıkıntılar başlar; kavgalar, türlü rezaletler ve sefalet birbirini takip eder. Ali Rıza Bey, çocuklarındaki bu korkunç değişiklikler karşısındaki hayret, şaşkınlık ve acı içinde kıvranmaktadır. Evdeki bu anormal havaya ayak uyduramayacağını anlayan Fikret Adapazarı'na yaşlı, dul bir adama gelin gider. Böylelikle aile ağacının yapraklarından biri düşer. Ali Rıza Bey, çirkin durumlardan kurtarmak için kızlarını evlendirmeyi düşünür; fakat dürüst ve namuslu damat adayı bulamaz. Bu arada Şevket masrafları karşılamak için bankadan borç alır; sonra ödeyemez, hapse atılır. Böylece, ikinci yaprak düşer. Kocası hapisteyken Ferhunde evden kaçar. Bu üçüncü yaprağın düşüşü olur. Karısının kaçtığı haberini hapishanede babasından alan Şevket üzülmez, hatta bir belâdan kurtulduğu için memnun olur. Ferhunde'nin kaçışı ile elebaşlarını kaybeden Leylâ ve Neclâ bocalarlar. Evde hakimiyet yine Ali Rıza Beyin eline geçer; toplantılara ve eğlencelere son verilir. Bu monoton hayat kızlara pek sıkıcı gelir; sırf bu havadan kurtulmak için Neclâ bin bir türlü hayaller kurarak, kendisini zengin gösteren bir Suriyeli ile evlenir. Fakat Suriye'ye gidince orada kocasının birkaç karısının daha olduğunu görür. Kendisini kurtarması için babasına mektuplar yazar. Bu dördüncü yaprağın düşüşüdür. Bu arada Leylâ kötü yola sapar. Ali Rıza Bey, kızını evden kovar. Leylâ bir avukatın metresi olur. Bu beşinci yaprağın düşüşüdür. Bu olaydan sonra Ali Rıza Beye hafif bir inme iner. Onu yiyip bitiren asıl hastalık içindedir. Leylâ da gittikten sonra ev büsbütün ıssız kalır. Hayriye Hanım bütün güç ve kuvvetini kaybeder. Leylâ yüzünden kocasına sık sık sitemlerde bulunur. Bunun üzerine Ali Rıza Bey, Adapazarı'na, Fikret'in yanına gider. Fakat aradığı huzuru orada da bulamaz; kalabalık bir aile hayatı içinde âdeta bir cehennem hayatı yaşayan Fikret, bütün iyi niyetine rağmen babasını yanında barındıracak durumda değildir. Bunun üzerine Ali Rıza Bey İstanbul'a döner, hastalığı ilerlediği için eve uğramadan hastahaneye yatar. Babasının hastalık haberini alan Leylâ onu hastahaneden çıkarır, kendi evine götürür. Taksim'deki lüks apartman katında hep birlikte rahat yaşamaya başlarlar. Ara sıra yolda eski kahve arkadaşları ile göz göze gelmese Ali Rıza Bey büsbütün huzur içinde olacaktır. Eserin konusu, gelir düzeyinin üzerinde bir yaşam sürdürmek isteyen bir ailenin dağılışıdır. Yazar bu romanla okuyucuya; çılgın hayallerin, maddî israfların, gereksiz özentilerin hüküm sürdüğü bir ailede çöküntülerin başlayacağı mesajını verir. Yaprak Dökümü, toplumsal gerçekleri ele aldığından basmakalıplıktan uzak, başarılı bir romandır. Bilindiği gibi, Tanzimat'tan sonra toplumumuzda bir batılılaşma hevesi başlamıştı. Batılılaşmak yanlış anlaşıldığından; yüzyıllarca süren millî gelenek ve göreneklerimizden, karakterimizden sıyrılma olarak kabul edildiğinden, bu, birçok ailede birtakım felâketlere sebep olmuştur. Bugün bile içinde bulunduğumuz güç durumların esas sebebi budur. Birtakım toplumsal pürüzlere, karakter boşluklarına ışık tutması bakımından Yaprak Dökümü gerçekçi ve orijinal bir romandır. kaynak :http://www.kho.edu.tr/kutuphane/kitap/ozetler/00051ozet.htm Messa 30-04-07, 15:42 Arkadaşlar fragmandan çok ekilendim ve kısa bir sahne yazayım dedim. Hayriye Hanım'ın gözleri gördüklerine inanmak istemiyor, gözlerini kapatıp tekrar bakıyordu fakat gördükleri inanmak istemediği kadar gerçekti. Yaşanan hüzünlü günlerden sonra nihayet evlerinin neşesi yerine gelmiş bir diğer kızını daha gelin edecek olmanın sevinci yerleşmişti içine. Kısa süren sevinç güneşinin ardından karabulutlar kaplayıvermişti Tekin ailesinin üzerini. Nasıl olurdu? Oğuz ve Necla hangi ara bu raddeye gelmişlerdi, yaa Leyla onun ne suçu vardı? Ali Rıza Bey peki, tüm bunları duysa kalbi dayanamaz... Hayriye Hanım bu düşünceler içerisinde kendini yollara vurmuştu. Zira tekrar o anı yaşamaktan ölesiye korkuyordu. Hayriye Hanım o kadar kendini kaybetmişti ki kendisine seslenen Ahmet Bey'i (Kahveci) bile duymuyordu. Ahmet Bey:Hayriye Hanım... Hayriye Hanım... (Hayriye Hanım'da bir haller olduğunu düşündü) Hayriye Hanım:Ahhh bana mı seslendiniz Ahmet Bey...? Ahmet Bey:Ne o Karadeniz'de gemileriniz mi battı Hayriye Hanım... (Yine o patavatsız esprilerinden yapmıştı.) Pek düşünceli görünüyorsunuz. Hayriye Hanım:Buyrun birşey mi vardı? (Pek alakadar olmadı.) Ahmet Bey:Yooo öyle hal hatır sorayım dedim. (Asıl amacı Neyyir Hanım'ı sormak ama...!) Hayriye Hanım:İyiyim sağolun... İyi günler. (Selamını almayı beklemeden uzaklaşmaya başlar.) Ahmet Bey:Hayırlı günler... Kaymakam Bey'e hürmetler... (İçinden;Hayyy Allahım ne günlere kaldık Allahın selamını bile almıyor artık insanlar... :) (Ben;Sanki çok umurunda) ) Daha fazla yürümeye dermanı kalmamıştı, üstelik biran evvel eve varmak Necla ile yüzleşmek ona gördüklerinin hesabını sormak istiyordu. Hızlı adımlarla evin yolunu tuttu. Eve varmıştı nihayet kapıyı uzun süre kimse açmadı. Leyla ve Oğuz gitmiş, Necla yukarıda odasında, Fikret ise (Herzamanki gibi) evi toparlıyor, Ferhunde ise oda'da bir yandan makyaj yapıyor diğer yandan ev konusunda Şevket'e baskı yapıyordu. Kapıyı açan olmayınca Fikret içinden söylenerek gidip kapıyı açtı. Annesini telaşlı görünce şaşırdı. Fikret:Anne ne bu halin, ne oldu nefes nefese kalmışsın? Hayriye Hanım:Birşeyim yok bana hemen Neclayı çağır... (Salona geçmiştir...) Fikret:Pekii... (Birşeyler olduğunun farkına varmıştır. Annesi öyle kolay kolay telaş yapacak biri değildir zira.) Neclanın odasına gelmiştir birkaç defa seslenmesine rağmen Necla cevap vermeyince dürter... (Necla bajçede yaşananları düşünüyor gayri ihtiyarı gülümsüyordur.) Fikret:Neclaa, Neclaa iyimisin? Necla: Ihhh (İrkilerek) ne oldu ne var yine abla? Fikret:Asıl sende ne var kendi kendine gülüyordun... Necla:Şeyyy Cem'i düşünüyordum. (Fikret gülümseyerek saçlarını okşar) Fikret:Hadii aşağı in annem seni çağırıyor... Necla:Neden? Fikret:Bilmiyorum pek telaşlı görünüyor sinirlendirmesen iyi edersen hadi. Necla:Tamam geliyorum... Hayriye Hanım salonda bekliyor, ama saniyeler geçmek bilmiyor gün gibi geliyordu ona. Nihayet Necla aşağı indi, ardından da lavabodan çıkan Fikret... Hayriye Hanım ayağı kalktı Neclaya bakıyordu yüzünde büyük bir kızgınlık ifadesi vardı, kısa bir süre düşündükten sonra tokadı Neclanın yüzüne indirdi. "Nasıl yaparsın bunu nasılll" diyerek tokatları birbiri ardına indiriyordu Neclanın yüzünde. Fikret elinden almaya çalışsa da beceremiyordu. Sesleri duyan Şevket ve Ferhunde odalarından çıktılar... Bu kadar yazabildim devamı gelmeyebilir... (Bir anlık heves işte :) ) stormy 14-06-07, 00:04 Ali Riza: Ya Hayriye soylesemmi artik sunlara gercegi.. Hayriye: Hayir Ali Riza sakin yapma..ailemiz dokulur sonra patir patir Ali Riza: Soylicem.. Hayriye: Dur yapmaa.. Ali Riza: Fikret..kizim seni biz cami avlusunda bulduk.. FikreT: Neeee hayiirrr.. Ali Riza: Oglum Sevket seni leylekler getirdi.. Sevket: Ahh hayirrrr.... Ali Riza: Leyla-Necla kizim sizleride komsular pazara gidiyoruz diye birakmisti gidis o gidis bir daha gelmediler.... Leyla-Necla: ahhh hayir... Ali Riza: Kizim Ayse senin nerden geldigini bilmiyoruz bahcede bulduk sepette.. Ayse: Yaaa... Hayriye: Ali Riza naptin doktun aileyi...Yaprak Dokumu.:img-hyste Ali Riza: ee sonradan beni uzeceklerine ben onlari uzeyim yani..:D anny 06-08-07, 21:15 bence yeni sezonda kitaptaki gibi gelişmeyecek olaylar.senaristler diziyi uzatmak için her yolu deneyeceklerdir..şevket hapse girecek bence de..bu arada ferhundenin yamanla birlikte olacagına inanıyorum ben..hatta ona kaçacak kesin..zenginlik onun için çok önemli çünkü..yaman bey karsını boşar çocuk olayını ögrenince..kızları bilemiyorum kötü yola düşecekler ama daha neler olur bilemiyorum..en çok şevketle sedefin mutlu olmasını istiyorum bu dizide..evlenme ihtimalleri hiç olamaz mı acaba :( merve_buse16 10-08-07, 10:42 yha zaten kitaptakinn aynısı olması mmkün deil yahne ama bence gzl gelişio olylarr yha daaha çok ilgi çekmek için farklı olyların da olması lasım;) aysem_ 08-10-07, 10:41 haftasonu boştum biraz senaryo yazayım dedim : benim yaprak dökümü finalim de böyle :) bölüm1 TREN İSTASYONUNUDA… Tahsin: gidiyorsun demek Fikret: evet T: ne zaman döneceksin? (umutsuzca sorar) F: bilmiyorum. Belki bir iki gün sonra belki biraz daha kalabilirim. T: Benim de gelmemi ister misin? F: Gerek yok . İşinden gücünden olma benim için. T: O nasıl söz. . Her ne kadar evliliğimizi farklı nedenlerden yapmış olsak da… F: İhtiyacımız olursa seni ararım. T: Döneceksin di mi? Fikret cevap vermez ama gözleri dolu doludur. Odadan önce Tahsin çıkar. Birkaç dakika odada yalnız kalan Fikret odayı gözleriyle süzer. Yatağın üzerinde Tahsin’ ın eski bir saatini görür. Bir süre sonra odadan elinde bavuluyla çıkar. Caner: Fikret Abla gidiyor musun sen? F: evet canım Mehmet: Ne zaman geleceksin? F: şey babam iyileşir iyileşmez…. Deniz hemen atılır Deniz: Hadi oyalamayın Fikret ablanızı (manidar bir sesle.) Fikret Mehmet ve Caner’i öper, sarılır. Deniz ve Cevriye ile de vedalaştıktan sonra evden dışarı çıkarlar. Ev halkı kapıda onun gidişini izlerken Fikret dönüp evle vedalaşır gibi etrafa bakar ve Tahsin’le arabaya binerler. Tahsin Onu istasyona götürür . Yolda pek konuşmazlar. Fikret ve Tahsin vedalaşmaya çalışırlar. İstasyon her zamankinden daha az kalabalıktır. Tahsin: Seni burada karşılamıştım şimdi de vedalaşıyoruz. Burada bir evin olduğu unutma sakın. Fikret: Tamam (başını sallayarak) unutmam. Bir süre konuşmadan dururlar. Tansin: Söylemiştim yine söylüyorum. Benim için çok değerlisin.Seni sevdiğimi biliyorsun.(Fikret tepki vermez) Tahsin: Fikret beni sevmiyor musun? Yada hiç sevmeyecek misin? Trenin düdüğü duyulur. Fikret: Vakit geldi (telaşla haraketlenir) T: Evet geldi. Habersiz bırakma beni yani… bizi… Fikret Tahsin’e elini uzatır. Tahsin Fikret’in elini onu göndermeye gönülsüzce sıkar ve aniden yanağına küçük bir öpücük kondurur. Fikret heyecan ve telaşla hemen bavulunu alıp trene biner. Tren yavaş yavaş hareket ederken T: Kendine iyi bak F: Olur. Sende. (ağlamak üzeredir ama ağlamamayı başarır) Tren istasyondan çıkana kadar bakışırlar. İstasyonda kalan Tahsin trenin ardından uzun süre bakakalır. aysem_ 08-10-07, 10:44 bölüm 2 Hastanede Hayriye: Ah Ali Rıza bey çok korkuttun bizi. (Ali Rıza’nın baş ucundadır) Şevket: Evet baba Arıza: Nasıl dayansın Hayriye hanım kalbim bunca acıya, nasıl dayansın kalbim bu kadar acıya. Leylâ o adamla …. Metresi mi olacak onun (der ağlamaklı) Hayriye: Yeter Alı Rıza Bey. Allah korusun yine bir şey olacak sana. Sen başımızda olmazsan biz ne yaparız. ARıza: Benim kimseye bir faydam yok. Evlatlarım bu dünyadaki en büyük başarısızlığım oldu. (Gözlünden bir damla yaş süzülür) Şevket: Bu kadar üzme kendini baba. Artık ne Necla nede Leyla ikisinin de adını duymayacaksın. (Babasının elini tutar) Hastane koridorundan duyulan bir ayak sesi tüm hastanede yankılanır. 3115 numaralı odanın kapısında durur. Kapı yavaşça açılır. Odadaki herkes şaşırır. Şevket ve Hayriye birbirlerine bakakalırlar. Hayriye: Fikret! Yavrum (koşarak Fikret’e sarılır. Uzun uzun birbirlerine sarılırlar. ) Fikret hasta babasının başucuna yaklaşır AR: Fikret geldin demek. Fikret: Geldim baba. Ama seni böyle görmek… AR: Yakında toparlanırım merak etme. F: Babacığım ben sana demiştim sana kendi çocuğum gibi bakarım diye. (Ağlayarak birbirlerine sarılırlar) Şevket hızlı adımlarla odadan çıkar. Hayriye: Ah kızım ne aradın ne sordun . Hiç mi düşünmedin anneni. Bu kadın benden habersiz neler çekiyor diye hiç mi aklına gelmedi. F: Anneciğim lütfen. Artık konuşmayalım. H: Peki peki… Geldin ya dünya gözüyle seni gördüm ya artık ölsem de… F: Ölümden bahsetmeyelim . Nasılsın baba? AR: İyiyim. Hayriye: Yarın taburcu olacak hayırlısıyla. AR: Başımıza neler geldi kızım. Leyla o adamla, evli avukatla…(gözleri dolar Fikret’in yüzüne bakamaz) F: Tamam baba artık bunlar için üzülme. Yeter artık. Herkes kendi yolunu çizdi. Sen ne yaparsan yap kimse yolundan dönmeyecek. Hayriye: Peki sen kızım. Bize söylemeden hiç tanımadığın biriyle evlendin? Anneni babanı hiç düşünmeden bırakıp gittin. ARıza. Tamam Hanım kızın üstüne gitme. Geldi ya geldi nihayet…. .................. Kantinde Fikret: Konuşalım mı biraz. Şevket: Sen konuşur muydun? Son aylarda bizimle hiç konuşmadın da. Daha erken dönmeni bekliyordum. Babam çok ciddi bir ameliyat geçirdi Fikret. F: Nolur Şevket her şey yeterince zor zaten. Ancak gelebildim. Şevket: Bunu nasıl yaptın Fikret? Anlamıyorum. Hiç tanımadığın biriyle tanımadığın bir bilmediğin bir yere gittin. F: Bilmiyorum. O an en doğrusu buydu. Her şey herkes üstüme geliyordu. Bir süre konuşmadan kantinde oturmaya devam ederler. Ş: Belki de sen doğru olanı yaptın. Kaçtın gittin bu cehennemden. Fikret hiç cevap vermez. Ş: Mutlu musun bari? Nasıl insanlar? F: İyiler. Hepsi bana çok iyi davrandı. (yalan söylediği belli olmasın diye Şevket’in yüzüne bakamaz) Ş: Peki o ? o adam, kocan nasıl biri? Fikret’in hemen yüzü renklenir, gözleri parlar. F: O kadar iyi biri ki Ş: Sana nasıl davranıyor? Fikret: Çok anlayışlı, çok iyi.. gerçekten. Ben iyiyim. Sen nasılsın? Ondan haber varmı yani Ferhunde’ den? Ş: Yok. Merak etme yakında haber alırız . Bir sürü borcun altına girdim. Nasıl öderim bilmiyorum. Hastane masrafları için de senet imzaladım. F: Bende vardı biraz para. Yeterli olmaz mı? Ş: Paranı boşuna harcama Fikret. Zaten senin paranı alamam. F: Nasıl ödeyeceksin peki. Bir sürü masraf olmuştur. Ş: Bilmiyorum artık. Hiçbir şey bilmiyorum bölüm 3 Evde AR: nihayet evime geldim. Hastanede yat yat sıkıldım valla. Neyyir: Geçmiş olsun Ali Rıza bey. AR: Sağolun Neyyir Hanım. Sedef : Geçmiş olsun AR: Sağol kızım. Neyyir: Hadi biz aşağı inelim de Ali Rıza bey dinlensin. Neyyir, Şevket, Sedef ve Fikret aşağı inerler. Fikret: Ben size bir çay demleyeyim. Neyyir: Otur Allah aşkına Fikret. Çay falan istemiyoruz biz Fikret: Ama içseydiniz. Sedef: Gerçekten gerek yok Fikret abla. Hem ben kalkacağım ajansa gitmem lazım da. (Şevket’te hemen yerinden telaşla kalkar) Şevket: Birlikte çıkalım benim işim var biraz. Sana eşlik edeyim. Sedef: Tamam. Görüşürüz Fikret abla. Fikret: Görüşürüz Sedef. Şevket ve Sedef çıkarlar. Nehir: Allah korudu valla . Ya Ali Rıza Bey’e bir şey olsaydı? Fikret: Allah korsun. Neyyir: Adamcağız iyi dayandı yine. Leyla’nın yaptığı dayanılır gibi değil. Bardağı taşıran son damla oldu . Telefonda anlatmıştım sana biliyorsun hepsini. Bir de Necla var tabii. F: İnanamıyorum Nehir Abla. Şu yaşadıklarımıza inanamıyorum. Bir de hastane masrafı çıktı tabii. Şevket bu kadar yükün altında iyice ezilecek. Neyyir: Ne kadarmış? F. Tam söylemedi ama beş bin liradan fazla. Bende bin lira var ama N: Hiçbir işe yaramıyor tabii. Bak Fikret benim biraz birikmişim var. F Olur mu hiç Neyyir Abla N: Niye olmasın? Sedef’in kazandıkları bizi zaten idare eder. Eliniz bollaşınca ödersiniz. F: Şevket kabul etmez ki? N: Benden aldığını söylemezsin sen verirsin. F: Bilmem ki olur mu acaba… N: Olur olur bir iki güne kadar ayarlar veririm sana. Sende Şevket’e verirsin F: Neyyir abla gerçekten çok sağol ama nasıl kabul ederim ki. N: aaa Aramızda paranın lafımı olur Fikret. Sen hiç merak etme ben halledeceğim. Neyse bırakalım para mevzunu da senden ne haberler var peki? F: Nasıl yani? N: Cevriye Halam yine uğraşıyor mu seninle. Tahsin’ le nasılsınız? F: İyi, hiçbir sorun yok. N: İyi, bu kadar mı yani. Sünnette bir şeyler söylemiştin ya bana. F: Her şey aynı işte. N: Hala ısınamadınız mı sevemediniz mi birbirinizi. (Fikret telaşla gözlerini kaçırır hemen oturduğu yerden kalkar) F: Şey Neyyir ablacığım ben yine de bir çay demleyeyim. Neyyir arkasından gülerek N: İyi öyle olsun demle bakalım aysem_ 08-10-07, 10:47 bölüm 4 Sedef ve Şevket Sedef: Ferhunde’ den haber var mı? Şevket: yok S: çok üzüldüm Şevket. Şe. Doğrusunu söylemek gerekirse ben pek üzülmedim yani merak etmiyorum. Sadece salaklığıma kızıyorum S: Böyle konuşma Şe: Nasıl anlamadım. O’nun çevirdiği dolapları nasıl fark edemedim. S: Nasıl anlayacaksın ki Şevket. O senin karın , kimse konduramaz. Şe. Ben o kadar borcun altında ezilirken o Yaman’dan Oğuz’dan herkesken para koparıyormuş düşünebiliyor musun. Her şeyi geçtim ailemin tün zor anlarını bu paraları koparmak için menfaati için kullanmış! Sedef Şevket’in elini teselli etmek için tutar. S: Üzülme artık. Hepsini atlatırsın. El ele tutuşup yürümeye devam ederler. ………………….. ………………… Evde Akşamın olmuş yemek yendikten sonra herkes odasına çekilmiştir. Fikret evin odalarını gezer. Necla ve Leyla’nın odasına girer. Boş yataklarına dolu gözlerle bakar . Yanlış yapsalar da onlar onun kardeşidir. İçinde hem büyük bir öfke hem de büyük bir özlem vardır. Odanın kapısı yavaşça açılır gelen annesi Hayriye Hanım’dır. Hayriye: Bazen bende gelip oturuyorum. Yastıklarını kokluyorum. Nerde yanlış yapım diye düşünüyorum (Fikret’in karşısındaki yatağa oturur. Yastığı alıp sarılır. Ağlamaya başlar) Hayriye: çok büyük hatalar yaptım belki de. Halimize bak Fikret artık daha ne felaketler gelecek başımıza. Seni de kaçırdık sevmediğin bir adamla evlendin. Leyla, Nalca bize bunları nasıl yaptılar. Şevket’in de durumu çok zor. Banka borçları belini büküyor evladımın . Bankadaki işinden de çıktı. O kadar borçla nasıl çalışsın. Ferhunde’ yi ise… geldiği güne lanet olsun…(iç geçirir hıçkırarak ağlar) İyi birer anne baba olamadık. Hiçbiriniz mutlu olamayacak mı? F: Yapma anne ağlama artık. Bir faydası yok. (pencereden gökyüzündeki aya bakar) Hiçbir faydası yok ……………….. …………………….. Evde Ali Rıza : oooo Mis gibi yemek kokuları geliyor mutfaktan. Hayriye: Bak şimdi. Doktor ne dedi Ali Rıza niye çıktın yataktan. AR: Yat yat sıkıldım hanım. Oturayım şurada biraz. AR: Ne pişiyor bakalım. Hayriye: Fikret girdi mutfağa. A Rıza: Özlemiştim yemeklerini valla. Ayşe: Fikret abla bu ne ? Fikret: Çorba Ayşeciğim. Ayşe : Babama mı pişirdin? F: Herkese pişirdim. Fikret mutfaktan çıkar. Fikret: Baba senin burada ne işin var Hayriye : Ben de diyorum ama dinlemiyor ki. ARıza: aaa Rahat bırakın beni ya. Bir yarım saat oturayım bari. Birlikte yemek yiyelim. Şevket: Ne güzel mis gibi yemek koktu. Ayşe: Fikret ablam çorba yaptı Şevket: Özlemişiz valla. Fikret: Hemen masayı kurayım ben. (kapı sertçe vurulur) Hep birlikte kapıya koşarlar. Fikret kapıyı açar. Karşısında polisi görünce şaşırır. Polisler Şevket’i almaya gelmişlerdir. Fikret: Nasıl olur neden? Polis: Üç gün önce alınmış mahkeme kararı var. Elimizde tutuklama emri var. Şevket: Hastanede olduğum için mahkemeye gidememiştim. Demek tutuklama kararı çıktı. Bu haber evde bomba etkisi yapar. Ali Rıza kriz geçirmez ama fenalaşır. Hayriye gözyaşları içinde H: hayır evladımı götüremezsiniz. Bırakın oğlumu !! Fikret’te göz yaşlarına boğulur. Bahçeden içeri telaşla Sedef ve Neyyir girer. Şevket iki polisle birlikte elinde kelepçe ile yanlarından geçer. Ayşe: Abimi nereye götürüyorsunuz? Sedef: Şevket! Hep birlikte bahçenin dışına çıkarlar. Şevket’i polis arabasına bindirirler. Herkes yaşlı gözlerle arabanın gidişini izler: Hayriye: Bırakın evladımı bırakın! ………………………. …………………… Şevket gideli iki gün olmuştur. ARıza odasında dinlenmekte kimse ile konuşmamaktadır. Ayşe uyumuştur. Fikret ve annesi aşağıda oturmaktadır. Hayriye hanım Şevket gittiğinden beri doğru dürüst yememiş ve uyumamıştır. Fikret. Sana bir iki lokma bir şey getireyim. Hayriye: Hiçbir şey yiyecek halim yok kızım. . Oğlum suçsuz hapis yatarken….. (ağlamaya başlar yine) F: Ben yatmaya gidiyorum anne. Çok yorgunum. H: Tamam kızım Allah rahatlık versin. F: İyi geceler. Fikret merdivenlerden çıkarken babasının odasından ışık sızdığını görür. Odaya girer ARıza bey uyumamıştır. Fikret gidip yatağın kenarına oturur. Fikret: Bu sessizliğin ne kadar daha devam edecek baba. Annemi düşün nolur. Senin sağlam durman lazım. ARıza: Her yerim kırıldı, döküldü En çok da kalbim. Evlatlarıma kızmıyorum artık . Kendime kızıyorum sadece. Fikret eğer mutsuzsan sakın oraya dönme. Sevmediğin bir adamla ömür geçmez kızım. Eğer seviyor ve mutluysan bir şey diyemem. Tahsin Bey iyi dürüst bir insana benziyor ama istemiyorsan gitme. Bari senin için bir şeyler yapmama izin ver de vicdanım biraz olsun rahatlasın. F: sen beni merak etme baba ben başımın çaresine bakarım. Fikret babasını öpüp odadan çıkar. Sabah erkenden Nehir gelir. Fikret’le bahçede oturmaktadırlar. Neyyir çantasından bir küçük çanta çıkarır. N: Annenler uyanmadan geleyim dedim. Al canım bankadan ancak çekebildim. F: Neyyir Abla seni zor durumda bırakmak istemem. Eğer zor durumda kalacaksan… N: Olur mu öyle şey. Sen al bu parayı annene ver. Benim getirdiğimi de söyleme sakın. Ben versem mahçup olur almaz, bilirim ben Hayriye’yi. Sen verdin sansınlar. Sonra ilerde söylerim ben onlara. F: Çok sağol Neyyir abla teşekkür ederim. Ama borç olarak alıyoruz (çaylarını yudumlarlar) Neyyir: yolculuk ne zaman? F: Belli değil N: Özlemişlerdir seni. Tabii sende özlemişsindir di mi?. Fikret cevap vermez. Neyyir: Mutsuz musun Fikret? Tahsin kötü mü davranıyor sana. F: Yo hayır tam tersi çok iyi davranıyor. Rahat sayılırım. Neyyir: Cevriye yengem mi çok üstüne gidiyor?. Zamanla alışır. Rahmetli Türkan’la da çok uğraştı zamanında ama sonra kendi kızı gibi sevdi. F: yoo Cevriye Hanım’la bir sorun yok yani ilk zamanlar biraz problemlerimiz oldu biliyorsun şimdi iyi sayılırız . Zaten artık kendi evine gitti. Nehir: eee O zaman?.... Bak Fikret bu zamanda Tahsin gibi birini bulmak çok zordur. Eğer ona karşı bir şeyler hissediyorsan sevginin arkasında dur derim ben. Bırakma sakın Fikretciğim. Fikret: Babam bu haldeyken nasıl giderim. (Fikret’in çaresizliği yüzüne yansır) Neyyir: Sen onları merak etme Ayşe ile teselli bulurlar. Zaten Leyla yanlarına alacak onları. Baban kalp krizi geçirince Leyla gelmiş hastane orda tartışırlarken söylemiş Şevket’e. Hem görende seni dünyanın öbür ucuna gidiyorsun sanacak. Birkaç saatlik yol. Ne zaman istersen gelirsin. Ahh ahhh biz ana babalar yalnız kalmayı ne kadar istemesek de bir gün mutlaka yalnız kalırız. Evlatlarımız yuvalarından uçup giderler. Dünyanın düzeni bu. Eğer seviyorsan baban da gitmeni mutlu olmanı isteyecektir. Sen yine de çok iyi düşün kızım. Neyse gidiyorum ben. F: Otursaydın kahvaltı ederdik. N: Yok gideyim ben işlerim var evde. Neyyir bahçeden çıkar Fikret kahvaltı hazırlamaya başlar. ………………. …………………….. bölüm 5 Hapishanede Şevket: Senin burada ne işin var? Gardiyan kapıyı kapatır Ferhunde: konuşmalıyız. Ş: seninle konuşacak bir şeyim yok. Buraya niye geldin. Halimi görüp alay etmeye mi? F. Nolur böyle konuşma. Bende böyle olsun istemezdim. Ş: Senin ne istediğin belli. Senin istediklerini ben veremezdim biliyordun niye evlendin benimle? F: Seni sevdim. Ş: Sen parayı sevdin! F: Bağırma Şevket. Ş: Sen o Yaman olacak adi adamın kollarına attın kendini. En zor anımda beni bıraktın. Ferhunde şaşırır. F: Nasıl öğrendin? Yaman’ı nerden duydun? Ş: Dedikodular çabuk yayılıyor. Adam karısını kapıya koymuş, Çocuk Oğuz’dan çıkınca ne yapmasını bekliyorduk ki dimi. Sen Niye geldin?. Ferhunde çantasından bir dosya kağıt çıkarır. F: Bunlar için. Boşanma kağıtları. Şevket bir şey söylemeden kağıtları inceler. F: İmzala da bitsin artık. Boşanalım. Ş: Tamam tabii ki imzalayacağım. (Ferhunde’ nin uzattığı kalemi alır. Kağıtları tek tek imzalamaya koyulur) F: Necla’yı gördüm geçen gün. Şirket kokteylinde. Yüzü mosmordu. Makyajla kapamaya çalışmış ama kaçmadı tabii benden. Oğuz yurt dışına kaçınca Necla’da iyice ortada kaldı biliyorsun. Oğuz çok bekledi Necla dönsün diye ama… Şevket: Anma şunun adını. Ferhunde: Oğuzla kaçmaktan daha büyük bir hata yaptı. Şimdiki adam zengin ama Necla hiç mutlu değil. Üstelik artık dönüşü de yok. Şevket: Hiçbir zaman olmadı zaten Ferhunde: Hamileymiş. Dört aylık . Ama gözü mor bir hamile. Üzülüyorum valla. Ş: Yeter Ferhunde sus. F: Kardeşin ne de olsa merak edersin diye söyledim. Ş: Etmiyorum F: Bankaya olan borcun bir kısmını ödedim. (Şevket duyunca çok şaşırır) Ş: Senden hiçbir şey istemiyorum. Ferhunde: Böylece cezan yarı yarıya düşecektir iyi hal falan derken yakında çıkarsın Ş: Teşekkür etmemi beklemiyorsun herhalde? Yaman’ın parasıyla mı ödedin? F: Ne önemi var ki Şevket. Sonuçta borç benim borcum. Ş: Bunu şimdimi söylüyorsun. F: Eskiden param yoktu. Şevket imzaladığı kağıtları uzatır. Gardiyan kapıyı açar. Ferhunde kapıya gider. Dönüp Şevket’e bakar. F: Beklide Sedef seni daha mutlu eder. Ş: Biz de mutlu olabilirdik ama sen izin vermedin ki doyumsuzsun Ferhunde. F: Napim Şevket bunu benim doğamda var. Sen inanmasan da ben seni sevdim. Biz başaramadık. Mutlu olmanı dilerim. (Ferhunde’nin gözleri dolar oradan ayrılır ve gardiyan kapıyı kapatır .) ............ Fikret : Anne al bu parayı Hayriye: aaa Yok alamam kızım senin paran o. Fikret : Hastane masraflarını ödememiz lazım. Çaremiz yok. H: Nasıl alırım kızım. O kadar el emiğiyle çalışıp biriktirmişsin. F: Anne lütfen. H. Israr etme kızım F: Anne babam birde hastane masraflarını mı düşünsün, buna da mı üzülsün istiyorsun?Al şunu. H: Peki ama er geç ödeyeceğim. Fikret bişey soracağım … F: Evet H: Dönecek misin? F. Bilmiyorum. H: Babana söylemedim, Şey nasıl desem Leyla aradı dün sizi yanıma alacağım diyor F: Babam asla gitmez H: Bu mahallede nasıl kalırız artık. İnsanların bakışlarından bıktık artık. Şevket çıkınca Sedef’le burada otururlar diyorum. Konuşucam babanla. Üstelik Leyla’nın evi çok büyükmüş Havuzu bile varmış biliyor musun?. Fikret: Havuzu bile varmış öyle mi anne… Hayriye: Napim kızım dururumuzu biliyorsun. (konuşmadan bir süre oturdular) H: İstemezsen gitme kızım bizimle kalırsın İstersen bu evde abin ve Sedef ‘le kalırsın. Mutsuzsan gitme. Gidenler gitti bari sen gitme. F: Abim hapiste, çıkınca Sedef’le evlenecek mutlu olacaklar mı belirsiz. Leyla Bir avukatın metresi oldu, Necla zengin bir para babasının elinde harcanıyor, Hayriye: Sus nolur sus…. F: Üstelik hamile, babam hasta, bense bilinmezlerdeyim. Nerde hata yaptık anne nerde. Fikret akşam herkes odasına çekilince bahçede bir süre oturur. Yaşadıklarını düşünür. Tahsin’in söylediklerin düşünür. “Tahsin: seni seviyorum Fikret. Artık saklayamam.” demişti. o zaman evin bahçesinde oturuyorlardı. Tahsin’nin kendisine olan ilgisini hissediyordu ama ne karşılık vereceğini bilemiyordu. Şimdi de babasının evinde bahçede bir süre daha oturduktan sonra odasına çıktı Fikret. Üstünü değiştirip Ayşe’yi uyandırmadan pencereyi açtı . Biraz dışarıyı seyreder. Sonra küçük el çantasından Tahsin’in saatini çıkarır. Saati eline alır. Gözleri dolar. Sonra onu hatırlar ilk gece odasına gelişini , düğünde oynayışını hatırlar. Sonra İstasyondaki vedalarını. Yanağına onun öptüğü yere dokunur. Duyguları karma karışıktır. Tahsin’in sözleri kulağında çınlar “Beni sevmiyor musun, sevmeyecek misin?”. Eğer onu sevmiyorsam şimdi neden ağlıyorum, diye sessizce söylenir kendi kendine Fikret. Yarın büyük gündür her şey belli olacaktır.. ….. ……. Cevriye :Yedin bitirdin kendini oğlum .Yeter artık. Tahsin: Ya anne nolur rahat bırak beni. C: kötü bir şey demiyorum ki oğlum. Demek ki böyle olacakmış, yaşayacağımız varmış. İlk zamanlar pek anlaşamıyorduk, kabullenememiştim ama senin mutlu olduğunu görünce aradan çekildim kendi evime gittim. Gelirse yine gideceğim. Ama bana kalırsa fazla umutlanma. Kaç gün oldu ne aradı ne sordu. T: tamam anne. Çocuklar uyudu mu?. Cevriye: Uyudu. Deniz bile soruyor, gelmiyor mu Fikret abla, diye. Meğer pek alışmışız. Neyse geç oldu. Odama gidiyorum sabah erkenden çocukları gönderirim okula sen rahat rahat uyu dinlen tamam mı? Cevriye odasına çekilir. Tahsin Fikret’in odasına gider. Karısıyla birlikte çektirdikleri resmi çocukların odasına asmıştır. Artık odada sadece Fikret’in izleri vardır. Yatağa uzanır. Elinde Fikreti’in saç tokası vardır. Onun duruşunu, bakışını hatırlar. Tokaya bakar uzun uzun Fikret’i düşünür. Gittiğinden beri bir telefon bile etmemiştir. “Gelmeyecek” der sesizce tokaya bakıp kendi kendine. Bütün gece uyuyamaz . Tahsin karmakarışık duygular içinde ancak sabaha karşı uykuya dalabilmişdi. aysem_ 08-10-07, 10:52 bölüm 6 Ertesi gün herkes evdeyken telefon çalar. Fikret telefonun sesiyle irkilir. Telefonun başına gelir. Israrla çalan telefonu bir türlü açamaz. Ali Rıza ve Hayriye gelir. Fikret onları görünce telefonu mecburen acar. Fikret: Alo. Deniz sen misin? (kısa süren bir sessizlikten sonra Fikret’in elinden telefon kayar. Ve ağlamaya başlar) Tahsin yavaşça gözlerini açar önce her şey bir sis perdesinden görünmektedir. Sonra yavaş yavaş her şey netleşir. Karşısındakinin hayal mi gerçek mi olduğunu bilemez. Tahsin: Fikret sen… (Konuşurken heyecanla kıpırdayınca büyük bir acı hisseder) Fikret: Tamam sakin ol kıpırdama vücudunda ezikler var. Kaburganda da küçük bir çatlak. Tahsin: Noldu? Kazayı hatırlıyorum ama… Fikret: Küçük bir kamyonla çarpışmışsınız. Tahsin: Ya kamyon şoförü? F: O da iyi. Suçunu da kabul etti. Fikret uzanıp Tahsin’in elini tutar. Tahsin: Gelmene çok sevindim. Fikret: Çocukları merak ettim. Tahsin: Sadece onları mı? F. Tabii seni de. T: Kaza yapmasam gelmezdin ama … F: Gelecektim ama ne zaman geleceğim belli değildi. T: Doğru mu söylüyorsun F: Evet. T: Hiç aramadın F: Ailem çok zor günler geçirdi. Hala da geçiriyor. T: Herkese yardım edemezsin Fikret. F: Aileme sırtımı dönemem. Tahsin: Dönme ama kendine de sırtını dönme çünkü insanın kendisiyle barışması daha zordur. Fikret: Dinlen artık. Tahsin: Çocuklar, annem nerde? F: Sabah burdalardı. Dinlensinler diye eve gönderdim. T: Buraya yanıma gelemene çok sevindim F: Bende. …………….. ……………………. Tahsin hastaneden çıkmıştır. Artık evdedirler. O gün Cevriye hanımda evine gider Caner: babam artık iyileştiğine göre pikniğe gidelim mi? Fikret: Olur tabii Tahsin: Gideriz oğlum. F: Deniz nerde? Mehmet: Odada oturuyor F: ben bir Denize bakayım. Deniz’in odasına gider Fikret : Deniz napıyorsun burada tek başına? Deniz: Hiç işte oturuyorum. F: Yarın arkadaşının doğum günü varmış D: Evet. Caner söyledi di mi? F: Gidecek misin? D: Bilmiyorum belki giderim ama gitemem herhalde. F: niye? D: İşte ya niye soruyorsun ki? Fikret elindeki poşeti Deniz’e uzatır. F: Babanla birlikte aldık . Yarın giyersin. Eğer beğenirsen. Deniz paketi açar. Elbiseyi görünce çok sevinir. Firkete sarılır. D: Çok sağol Fikret abla. Çok güzel ya bayıldım. F: Eminim sana çok yakışacak. ……….. ……………………….. Akşam çocuklar uyuduktan sonra Tahsin ve Fikret bahçede oturmaktadır. Tahsin: Annenler taşındı demek. Fikret: Evet. Telefon geldi bugün. On gün olmuş. Leyla’nın yanına gittiler. Babama ne zor gelmiştir. Tahsin:Üzülme. Belki onlar için böylesi daha iyi olur. Bak yakında Şevket’te çıkacak. Onları buraya çağırırız olmaz mı? Burada bir iş ayarlarız Şevket’e . Ev tutarız. Annenler de İstanbul’daki evi satar kendilerine bir ev alırlar. Leyla ve Can’la oturmak zorunda kalmazlar. F: Evi zamanında satmaya çalıştık ama çok eski biliyorsun? T: Belki ama resimlerde gördüğüm kadarıyla bence o kadar da eski değil. Avukat bir arkadaşım var. Hele bir Şevket çıksın da bakarız. Fikret elini Tahsin’in eline uzatır sıkıca tutar. F: İyi ki varsın. (Fikret kendi bakışlarındaki sevgiyi saklamaya çalışarak gözlerini kaçırır) Bir süre daha sohbet ederler. Gece geç vakit herkes odasına çekilir. Fikret ’de odasına gider. Bur sırada kapısı vurulur. Tahsin girer içeri. Tahsin: Annem gitmeden önce benim yastıkları buraya koydu herhalde bulamadım da. Tahsin içeri girer. Fikret onun odaya girişini dolabı açışını büyük bir heyecanla izler. Gözleri dolmuştur. Söylemek istediklerini söylemek için cesaretini toplamaya çalışır. Tahsin odadan çıkacakken Fikret’e döner T: İyi geceler. Tam kapıdan çıkarken F: Tahsin. ben seni ……. Tahsin dönüp Fikret’e bakar. Fikret iyice heyecanlanmıştır ama artık beklemeyecek ve söyleyecektir. F: İstasyonda bana ne sorduğunu hatırlıyor musun? T: evet hatırlıyorum. Beni hiç sevmeyecek misin ? …. demiştim. Fikret: Tahsin Tansin: evet Fikret: Seni bir insan bir insanı ne kadar çok sevebilirse o kadar çok seviyorum. Tahsin bunu çok mutlu olur. Gözleri dolar. F: Bende seni çok seviyorum. Fikret, Tahsin’in elindeki yastıkları alıp dolaba koyar. Tahsin biraz şaşkın ona bakar. Fikret: Artık gitme . Şu andan itibaren senden ayrı durmak istemiyorum. Tahsin odanın kapısını kapatır. Fikret’le birbirlerinse sarılırlar ve Tahsin’le Fikret öpüşürler. …………………… …………………………………. Bir yıl sonra Tahsin ve Fikret’in evinde çocuklar oyun oynamaktadır. Deniz bahçede ders çalışır. Fikret evin penceresinden dışarı bakmaktadır. Yüzünde mutlu bir gülümseme vardır. Arkasından Tahsin görünür. Fikret’e arkadan sarılır. T: Şevket’i gördüm az önce eve gidiyordu. F: Nehir Abla hala kabullenemedi Sedef’in Şevket’le evlenmesini. Sabıkalı biri diye istemiyor Şevket’i. Sedef’le mutlu olabilecekler mi acaba? Sedef annesine çok düşkündür. Sorunlarını bir an önce aşsalar keşke… T: Merak etme zamanla Neyyir yenge’de sindirir. Üzme kendini. F: En çok annemle babamın Leyla’dan ayrılmalarına seviniyorum. Senin avukat arkadaşın olmasa babam daha fazla orda dayanamazdı.Necla’nın da çocuğu oldu biliyorsun. Nasıl acaba Adam pek iyi davranmıyormuş Necle’ya. Layla’da kurtulamadı şu avukattan. T: aaa Yeter artık Fikret Üzme kendini bu kadar . Demek ki mutluluk senin hakkınmış, hem artık düşünme bunları sen. Düşünmen gereken başka biri var. Caner’ in sesi duyulur: Baba öbür topum nerde ya… T: Bilmiyorum bak etrafa oğlim! Deniz: of Caner sessiz ol. Mehmet: ya topumu versene ya.... Fikret ve Tahsin bir süre daha çocukları , bahçeyi izlerler. Caner: Deniz abla topumu gördün mü ya…. Fikret Tahsine fısıldayarak F: Galiba o topu ben yuttum Tahsin. (ikisi de kahkaha ile gülerler) Karnım İyice büyüdü baksana. Tahsin: Tabii büyüyecek . Beş aylık oldu. Fikret: Çocuklan ne der ne hisseder diye çok korkmuştum. Tahsin: Annem, çocuklar, hepsi çok sevindi. Belli etmiyor ama en çok Deniz heyecanlandı. Tahsin Fikret’ in karnına dokunur Tahsin: Hepinizi çok seviyorum. Fikret: Bizde seni çok seviyoruz. Dışardan gelen mutlu çocuk kahkahalarını dinleyip birbirlerine sarılırlar. -SON- ~*~NaR-ı GüL~*~ 02-01-08, 23:14 Benden kücük bir senaryo arkadaslar...biraz gülelim :D Tahsin: anne... Cevriye hanim: ne var? Tahsin: sana bisey söylemeliyim...ben fikreti... Cevriye hanim: bosuyosun! Tahsin: hayir anne sacmalama Allah askina...ben fikreti.... Cevriye hanim: evden aticaksin! Tahsin: Anneee!!!Ben fikreti...ben fikreti seviyorum anne!!!(icinden: oh beee nihayet söyedim!) Cevriye hanim: :blink: Tahsin: Anne? Cevriye hanim: :blink: Tahsin: Anneee...kendine gel anneeee! Cevriye hanimin agzi burnu yamulur: Illih sinin bilini virmisin tihsin! Tahsin: anlamiyorum ne diyosun anne...nolur kendine gel!! Cevriye hanim yine düzelir (malum numaradan hasta olmada üstüne yoktur :D) : Allah senin belani vermesin tahsiiiiiiiiiiiiin!!!! Tahsin: aaa anne düzeldin! Cevriye hanim: ay ne diyosun yemin et? Tahsin: anne duydun iste ben fikreti seviyorum! Cevriye hanim: iyi halt ediyosun!! Pek güzel olmadi ama yorumlarinizi bekliyorum arkadaslar :D deniz-fan 22-03-08, 19:58 Hayriye hanımın fikretlere geldiği günün akşamı .. , herkez yatmaya hazırLanır .. Tahsin : Fikret bu gece annen seninle yatsın "hayatım" .. çekyatta rahat edemez .. salonda ben yatarım .. Hayriye: aa oğlum rahatınızı bozmayın siz ben şuracıkta yatarım .. tahsin: ...ne rahatızlığı efendim .. ben yorganları alayım odadan .. Fikret tahsinin arkasından yatak odasına gider ... Fikret:sağol hayatım .. anlayışın için ..annem çok üzgün zaten .. biraz sohbet te ederiz .. Tahsin : (gülümseyerek fikretin dudağına bi buse kondurur) teşekküre gerek yok hayatım .. bi gece sana sarılmadan uyuyucam ama olsun .. (karşılıklı bakışırlar ve birbirlerine gülerek) Fikret: İyi geceLer canım .. Tahsin: İyi geceLer hayatım .. Ertesi sabah .. Fikret herkesden erken kalkmıştır .. ve kahvaltıyı hazırlamak için mutfakta soluğu almıştır .. Ansızın arkasından beline biri sarılmıştr ve boynuna küçük bir öpücük kondurmuştur .. Fikret birden irkilerek, Fikret: tahsin napıyosun .. birisi görücek şimdi .. Tahsin: Görsünler canım .. karımı özlemiş olamazmıyım .. diyerek fikreti birkez daha öper .. Bu arada hayriye hanım çoktan uyanmış mutfak kapısının yanında fikret ve tahsini izleyerel konuşmalarına şahit olmuştr.. fikret gülerek .. Fikret:Canım benim .. Günaydın Tahsin: Günaydın .. Fikret: Çoçuklar kalkmadı mı hala .. okula geç kalıcaklar .. Tahsin : Ben bi bakıyım onLara .. Tahsin kapıdan çıkarken hayriye hanımLa kapıda karşılaşırlar .. Hayriye:günaydın oğlum .. Tahsin: Günaydın efendim .. Rahat uyudunuz mu ? Hayriye: Uyudum uyudum .. Çok teşekkürler herşey için .. Tahsin :Estafurullah efendim ne yaptıkki .. diyerek çoçukların odasına doğru yürür .. Bu arada fikret ve hayriye hanım mutfakta sohbet etmeye başlarlar .. Hayriye:Gördüm sizi .. Fikret: efendim .. anLamadım .. Hayriye:Gördüm sizi tahsinle ..Çok mutlu oldum fikret .. bi yandan da üzüLdüm .. yani kocanla ne kadar mutlusun .. oysaki zamanında ben sana çok haksızlık yapmıştım ..kardeşlerini kıskandığını düşünmüştüm affet beni kızım ... Fikret : anne .. olanlar geçmişte kaldı .. ben unuttum herşeyi ..şimdi çok mutluyum aklınız bende kalmasın .. Kocamı çok seviyorum .. Hayriye: Aman kızım aman .. azınızın tadı bozulmasın .. Fikret gülümser ... Birden canerin sesini duyar .. Caner:. günaydın fikret abla .. Mehmet: günaydın .. Fikret : günaydın çoçuklar .. hadi kahvaltıya .. Arkadan cevriye hanım görüLür .. hayriye: günaydın cevriye hanım .. Cevriye: Günaydın efendim Günaydın .. Nasılsınız rahat uyudunuz mu .. Hayriye : Evet efendim .. Cevriye hanım tahsine fısıldayarak .. Cevriye: Seni salona attılar ana kız bi daha rahat uyumicaktı .. Tahsin: annee .. Cevriye : aman aman .. sustuk .. Hepberaber kahvaltı ederler ..Çoçuklar okula gider .. Birden telefon çaLar .. Fikret telefonu açar .. Telefonun ucundaki LeyLadır .. BihayLi üzgün bir ses tonuyLa annesinin hemen eve dönmesini gerektiren bir haber verecektir .. Son .. Buda benden arkadaşlar .. çok güzel oLmadı ama amaçladığım şey fikret-ve tahsinin mutluluğunu hayriye hanımın görmesiydi .. Yani fikret-tahsin aşkını konu almıştım .. umarım beğenirsiniz .. Bu arada bennu ablanın forumundaki tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum .. Hernekadar ben yazsamda senaryomda onların da katkısını unutmadım .. :):) deniz-fan 29-03-08, 20:50 ...tahsin saatine bakar ,vaktin iyice geç olduğunu görünce nehir hanıma yönelerek ; Tahsin: Yenge ben artık kalkayım .. Fikreti de alıyım gidelim annem çocuklar merak etmesinler .. Nehir:Tamam oğlum .. Fikret kalmayacak dimi bu gece ? Tahsin : Bilmiyorum ben bir gideyim de eğer kalmak isterse ben dönerim .. Nehir:Peki o zaman .. allaha emanet olun fikrete ceviriye halama çoçuklara çok selam söyle .. Tahsin : söylerim yenge hadi hoşçakal .. Der ve merdivenin basamaklarını düşünceli bir şekilde inmeye başlar .. Tahsinin aklını fikretin köşkte kalıp kalmayacağı kurcalar .. derken tahsin köşkün kapısına gelmiştir ..yavaşça kapıyı vurur .. kapıyı leyla açar .. içerdekilere yönelerek .. LeyLa:Tahsin abi geldi .. hoşgeldin tahsin abi ...der.. Fikret tahsinin geldiğini duyunca kapıya doğru yönelir .. Fikret: hoşgeldin canım Tahsin: hoşbulduk .. Tahsin olanları anlamak için salonu iyice süzer .. ferhunde leyla ve necla masada oturmaktadırlar .. hayriye hanım düşünceli ve solgun yüzüyle tahsine gülümser.. hayriye:gel oğlum gel.. Tahsin köşede oturan ali rıza beye doğru selam vererek .. İyi akşamlar efendim der .. derken fikret söze girer ... Fikret: Babacım artık geç oldu .. Biz gidelim .. tahsin yarın işe gidicek çoçuklar cevriye hanım merak etmesinler .. Ali rıza : Tamam yavrum geldiğiniz için çok teşekkürler .. sizi de yoruyoruz adapazarından buraya kadar ...der tahsine doğru .. Tahsin fikretin gidelim sözünü duyunca ferahlamış ali rıza beye tebessümle ; tahsin: olur mu efendim .. her zaman geliriz o kadar uzak değil ne de olsa der .. fikret kapının kenarında paltosunu giymiş ali rıza beyin elini öpmk için eğilmiştir .. Fikret:Görüşmek üzere babacım bişey olduğunda mutlaka arayın ..der .. Ve babasının kulağına doğru .. Fikret: biliyorum bu durumda kendini üzme demek ne kadar anlamlı olur ama babacım üzme kendini .. Çok daraldığın zaman kapımız açık .. Tahsin: Hoşçakalın efendim .. der ve kapıdan çıkarlar .. Fikret olanlardan sonra yorgun bir ruh haliyle tahsinin elini tutar .. arabaya doğru yürürler .. arabaya bindikten sonra .. tahsin:Canım nasılsın .. Fikret: yorgunum tahsin .. çok yorgunum .. bu evden uzaklaşınca biraz olsn üzüntüden uzaklaşırım diye düşünmüştüm ..ama şimdi de şevket .. Babamın haline çok üzülüyorum .. Tahsin: hayat işte .. diyerek fikretin elini tutar .. tahsin: sıkma canını herşey olacağına varır .. Fikret tahsinden aldığı güçle biraz olsn rahatlamıştr .. camdan dışarıya doğru bakar .. söylemekle söylememek arasında kaldığı bir husus vardır ..tahsinin yanlış anlamsndan çekinir .. fakat içinde tutamayarak , Fikret : ferhunde hamileymiş .. der .. Tahsinin sanki ferhundeden evvel böyle bir isteği olduğunu düşünmesinden korkarak Fikret: Şevkette yok .. ne yaparki şimdi .. Tahsin : hayırlısı olsn der .. fikretin içinde birşeylerin kımıldandığını hissederek .. Tahsin: sanki canın buna sıkılmış gibi hayatım .. Fikret : Aslında evet yani zaten babamların maddi manevi çökük olduğu zamanlarda birde bebek .. Tahsin fikretin ferhundeden önce ali rıza beye bir torun verme isteğini anlayarak gülümser .. tahsin: Canım benim üzme kendini .. diyorum ya herşey olucağına varır .. hayırlısı işte bi bakarsın ali rıza beye ilk torun büyük kızından gelir .. der .. Fikret duymak istediğini duymuştur aslında .. kendini tutamayarak gülümser dolu dolu .. Aslında tahsine söylemek istediği bir çok şey vardır .. ama içinde olduğu durum onun sadece .. Fikret: Belki de .. demesini sağlamıştr .. Yolculuk bu konuşma ile sadeliğinden arınıp tatlı bir hale gelmeye başlamıştır .. Fikret ruhsal yorgunluğunu tahsinin hoş sohbetiyle unutmuştur .. Fikret için asıl mutluluk tahsinin yanında olmaktır .. Arabada geçebilicek küçük bir diolog yazdım umarım beğenirsiniz .. Ve her zamanki gibi gerçek bir aşk kahramanları fikret ve tahsin için .. sabah_güneşi 30-03-08, 21:15 Gülşah'cığım senin senaryondan ilham alarak yazmıştım... Senin yazdığın olaylaydan sonra gelişen olaylar olarak yani... :img-wink: Benim senaryom da böyle... Fikret İstanbul’daki yorucu günün ardından İstanbul’da kalmamış, Tahsin’le İstanbul’dan dönmüştür... Saat çok geç olmuştur ve Cevriye Hanım dahil herkes uyumuştur (Cevriye Hanımın da uyuması pek mümkün değil ama olsun :D Cevriye’yle uğraşmamak için uyutmak zorunda kaldım!! :D:D)... Fikret: Annen de yatmış, çok geç olmuş... Tahsin: Çok yoruldun canım hadi sen de yat ben de bir çocuklara bakayım, geliyorum.. Fikret: Tamam canım.. Tahsin: Fikret... (Tahsin Fikret’in yanın gelir ve ona özlemle sarılır..) Özledim seni... Fikret: (Gülümseyerek) Bende canım... Tahsin: (Tahsin Fikret’in yanağına bir öpücük kondurur) Hemen geliyorum... ------- Tahsin çocukların odasına gelir... Sessizce içeri girer.. Çocuklarını öper.. Fikret gelmeden önceki düzensiz hayatını düşünür.. Uyuyan annesine bakar =) Gülümser ve yine sessizce odadan çıkar... ------- Odasına gelir... Fikret camın önünde düşünüyordur... Yaklaştıkça gözlerinden yaşların süzüldüğünü fark eder... Tahsin Fikret’e sarılır tekrar... Tahsin: Canım üzülme lütfen... Her şey yoluna girecek... Fikret: (Tahsin’e döner ve...) Elimde değil Tahsin... Şevket böyle bir şeyi bize, babama nasıl yapar... Çok kızıyorum ona ama... Korkuyorum da... Ya başına bir şey gelir... Tahsin: Şşş... Böyle şeyler getirme aklına (Fikret’in gözyaşlarını siler) Başının çaresine bakıyordur... Merak etme yakında döner evine... Canım benim... Seni böyle üzgün görmek istemiyorum... Hadi yat dinlen biraz, yorgunsun, zor bir gün oldu senin için... Fikret: (Gülümseyerek) İyiki varsın canım... Tahsin: (gülümser ve Fikret’in alnına bir öpücük kondurur) Canım.. Ben her zaman yanındayım... Fikret: Teşekkür ederim canım... Ve Fikret bütün gece Tahsin’e sarılarak uyur... Hayatındaki güzel şeylerin Tahsin’in yanında olduğunu anlar... Pek güzel olmadı ama... Burda amaçladığım şey Tahsin’in Fikret’e destek olması ve Fikret’in böyle zor günlerde Tahsin’in yanında olduğunu anlamasıydı, kendini iyi hissetmesiydi... ;) deniz-fan 04-04-08, 18:00 ... fikret birden yataktan sıçrar ... tahsin gözlerini açar .. Tahsin: ne oldu hayatım iyimisin ? Fikret: iyiyim canım korkma .. sadece mideme bir ağrı girdi .. . Tahsin: ilaç felan istermisin ? Fikret : yok hayatım Önmli değil hadi uyuyalım .. Fikretin gözü saate takılır .. Fikret: Saat gecenin 4ü olmuş canım yarın işe gidiceksin .. dinlen .. Tahsin: Tamam canım iyi olduğundan eminsin dimi ? Fikret: Elbette .. Diyerek tahsine sarılır .. midesinde ki ağrı devam ediyordur hala fakat tahsini huzursuz etmemek için gözlerini yumar .. ------- Sabah olmuştur .. fikret uyanmış üstünü değiştriyordur .. Tahsin yataktan doğrularak .. Tahsin: Günaydın hayatım . . der .. Fikret tahsine doğru yürür yatağın kenarına oturur .. tahsinin yanağına küçük bir öpücük kondurarak .. Fikret: Günaydın uykucu der .. gülümseyerek .. Tahsin fikreti kolundan yatağa doğru çeker .. fikreti Tahsin: uykucu demek .. gel bakıyım sen buraya .. Fikret: Tahsin yapma .. annenler sesimizi duyacak ayıp olucak .. Tahsin: Olmaz bişey .. Fikret: Tahsin çoçuk gibi oynuyosun benimle hayatım dur .. Fikretin kahkahaları cevirye hanımın kulağına çoktan gitmiştir .. Sesini fikretlere duyursun diye sesli sesli ; Cevriye: Biz burda açlıktan ölelim .. Millet orda kocasıyla oynaşsın .. oh ne ala .. çoçuklaaar kalkın hadi deniz iki lokma bişey hazırla kızım bize .. baksana kimsenin umrunda bile değiliz .. Deniz: Babanne saat daha erken neden bağırıyosun .. Cevriye: Sus bakıyım sen .. hadi yürü kaldır kardeşlerini ... Fikret ceviye hanımın sesini duymuştur .. yavaşça yataktan kalkarlar .. Fikret: Hadi canım kalk artık .. bende gidip kahvaltıyı hazırlayayım .. Tahsin: Tamam canım .. bende giyinip geliyorum .. Fikret kapının önünde üstünü düzelterek yavaşça odadan çıkmıştır .. Cevriye:oo leydi hazretleri uyandınız mı .. kalkmasaydınız ben yatağınıza getirirdim kahvaltınızı niye zahmet ettiniz .. Bak hiç cevap ta vermiyo .. Yandık bununla valla .. Fikret cevirye hanımın önünden gelip geçerken kulağını tıkamışçasına sözlerini duymamazlıktan gelir .. o ara içeri çoçuklar girer .. Fikret: Günaydın çoçuklar .. kahvaltı hazır .. oturun hadi .. Mehmet-Caner: Günaydın fikret ablaa .. Deniz : Günaydın fikret ablacım .. H'mm çok acıktım nedense bu sabah .. Ellerine sağlık .. Fikret : Afiyet olsun canım .. Fikret hala tahsini gelmediğini görünce odaya doğru .. Fikret : Tahsin hadi kahvaltı hazır .. Tahsin : Canım yaa gri gömleğimi bulamıyorum bi gelirmisin .. Fikret odaya gider .. Fikret: Ben onu ütüledikten sonra çekmeyeceye koymşutm hayatım .. aL bak burda işte .. Tahsin: Aaa görmedim ben .. Kusura bakma canım ya .. Fikret: Önmli deil gel ben düzeltiyim düğmeleri.. Fikret tahsinin gömleğini ilikler .. Tahsin: Annem bişey demedi dimi hayatım .. Fikret: Yok desede önemli değil zaten .. Ben duymuyorum .. Tahsin: Sende alttan almasan .. bu annemi nasıl zaptedicem bilmiyorum ..karımla bi şakalaşamicam da yani .. Fikret: Tamam canım .. Boşver .. Hadi geç kalıcaksın .. Diyerek odaya giderler .. Tahsin ve fikret masaya oturur .. -------------- Aradan 2 saat geçmiştir .. Çoçuklar okulda tahsin ise işe gitmiştir .. Cevriye hanım bi yandan koltukta televizyona bakar .. Bi yandan da fikreti süzer .. fikret elindeki masa örtüsünü işlemektedir .. Cevriye: Muhabbetine de doyum olmuyo valla .. Fikret: Bişey mi dediniz duymadım .. Cevriye: muhabbetine de doyum olmuyo diyorum .. Fikret: .. televizyon izliyosunuz diye rahatsız etmiyim dedim .. Cevriye: Sabahları kahkalarını dinliyoruz şimsi sus pus oldun .. hayret .. Fikret:Yapmayın cevriye hanım .. lütfen .. CEvriye: aa üstüme iylilk sağlık ben ne yapmışım şimdi .. Fikret sinirlenerek birden ayağa kalkar .. ve başı döner .. olduğu yerde kalmıştr .. Cevriye : aa nooldu .. Fikret : yok bişey .. diyerek odasına gider .. --- Tahsinin arabası gözükür .. Tahsin : Ben geldim .. Ceviriye : Hoşgeldin oğlum .. Tahsin :Fikret nerde anne ? CEvriye : Hemen de onu sorarsın .. anne nasılsın demek yok .. Tahsin: Anne bişey deyipte kızdırmadın dimi .. Cevriye: Aman kaçar diyemi korkuyosun .. Bırak kaçsın sana kız mı yok .. Tahsin: Anne .. bişey mi dedin yoksa ? CEvriye: aman demedik bişey .. odasında yatıyodu .. Tahsin koşar adımlarla odaya gider .. fikret uyuyordur .. yavaşça başını okşar fikret uyanır .. Fikret: Canım geldin mi .. yerinden doğrulmaya çalışır .. Tahsin: Geldim canım dur kalkma iyimisin ne oldu .. FikreT: İyiyim de başım döndü biraz midem rahatsız .. Yoruldum heralde .. İstanbula falan gidip geldik ya .. Tahsin: Hastaneye gidelim mi .. Dün gecede birden irkildin .. Fikret : yoo iyiyim .. gerek yok .. çoçuklar gelir şimdi .. Ben kalkıyım yemek hazırlıyım .. Tahsin : dur canım kalkma deniz gelince hallederiz biz .. Fikret: yok ben şimdi hemen hazırlarım ..der .. ayağı kalktığında birden tahsinin kucağına yığılıverir .. Devamı qeLecek .. deniz-fan 04-04-08, 19:34 .. tahsin fikreti kucaklayıp arabaya doğru ilerler .. Cevriye: aa nooldu oğlum öldümü yoksa ? . Tahsin: anne ne diyosun ya saçmalama biz hastaneye gidiyoruz .. Fikret kendine gelmiştir .. mırıldanır halde .. Fikret: Tahsin korkma iyiyim Tahsin: Dur canım hastaneye gidiyoruz .. Tahsin fikreti arabaya bindirmiştir .. Ve bi hayli tedirgindir .. Fikret: Tahsin iyiyim .. qerçekten .. Tahsin: Öyle yığılınca çok korktum fikret .. Bi gidelim de ilaç felan bişey yapar doktorlar .. Fikret: Ne oldu bilmiyorum ki birden yer ayaklarımın altından kaydı sanki .. Tahsin: Dün geceden başladı dimi ondan önce bişeyin yoktu .. Fikret: yoktu hayır .. Yorgunluktandır hayatım şevkete falan üzüldüm ondandır .. Tahsin fikretin dediklerine tatmin olamıyordur .. İçinde hala büyük bir tedirginlik vardır .. hastaneye gelmişlerdir .. Fikretin hiçbirşeyi yoktr .. Tahsinler tekrar eve dönerler .. Cevriye: Ne olmuş nesi varmış .. konuşsanıza oğlum .. Tahsin : anne dur zaten yüreğim azıma geldi .. bi soluk aldır .. FikreT: Bişeyim yokmuş cevriye hanım .. rahat olun .. Cevriye : Neyin olcak tabi kötüye bişey olurmu .. Tahsin: Fikret hadi sen odaya git canım yat dinlen .. Çoçuklar nerde ? .. Cevriye: Deniz odasında çoçukların ödevlerine bakıyodu .. derken odadan deniz çıkar .. Fikretin boynuna sarılır .. Deniz: Fikret ablacım iyisin dimi bişeyin yok .. Fikret :iyiyim canım yok bişeyim .. Caner: Fikret abla hasta mı oldun ? Fikret: Küçük bişey canercim .. Hadi siz ödevlerinizi yapın .. Tahsin: Hadi çoçuklar yormayın fikret ablanızı .. fikret odasına girer .. tahsin yatağın üzerine otrmuş düşüncelidir .. Fikret yanına oturur .. Fikret: Tasin .. Tahsin: Efendim canım .. Fikret: Ne düşünüyosun .. Tahsin: Hiiç .. öyle Fikret: Yalan söylemeyi beceremiyosun canım .. Tahsin :Bi an .. öyle kucağıma bayılıverince .. Fikret: Yapma hayatım iyiyim ben .. Tahsin: Ya seni de kaybedersem diye düşündüm .. Sensiz ne yaparım ben .. Fikret: Şiişşt sus .. düşünme böyle ... biyere gitmiyorum ben .. Tahsin: Sakın beni bırakma .. Sen benim hayatımsın .. kalbimsin .. sensiz yarım kalmam .. ölürüm ben .. Fikret: Tahsin .. Tahsinin gözlerinden yaşlar süzülür .. Fikret tahsine sıkıca sarılır .. Fikret: Seni asla bırakmam .. ----------------------------- DEVAMI HAFTAYA !!! :):):) deniz-fan 13-04-08, 15:05 ...tahsin arabasıyla bahçeye girer .. İndikten sonra arabanın arkasından saksıları alır .. Fikret camdan tahsini görünce dışarı çıkar .. Fikret: Hoşgeldin canım onlar ne ? Tahsin: Çiçek aldım hayatım bahçeye ekmek için .. Fikret: çok güzeller .. Tahsin: Bak senin en sevdiğinden .. Fikret:Evet =) diyerek tahsinin elinden saksıları alır .. masanın üstüne koyar .. Tahsin: Fikret ya hemen eksek şunları .. Fikret: Yorgun değilmisin hayatım işten geldin .. Tahsin: yok değilim çocuklar gelmeden yapalım hem süpriz olsn onlara .. Fikret: Tamam o zaman .. sen bi içeri git annene selam ver sonra başlayalım Tahsin: Tamam canım .. Tahsin içeri girer .. cevriye haım koltukta oturuyordur .. Tahsin: Ben geldim anne .. Cevriye: Hoşgeldin hoşşgeldin .. Tahsin: Ne oldu ağrıların mı var yine .. Cevriye: var desem ne olcak sanki .. Tahsin: anne yapma allah aşkına .. hiç mi ilglenmiyorum seninle .. Hadi bahçeye gel çiçek aldım onları ekicez .. Cevriye : aman gelmem ben bide soğuk almıyım bahçede .. Tahsin : peki .. sıkılırsan gelirsin .. Cevriye :iyi .. Tahsin bahçeye yönelir .. fikret masanın başında çiçekleri incelemeye dalmıştr tahsin birden fikretin yanağına bi öpücük kondurur .. Fikret: Nerden çıktı şimdi bu .. =) Tahsin: İşten gelince öpmedim ya gecikmeli hoşbuldum öpücüğü Fikret:o zaman bi eksik oluyo .. Tahsin: Neymiş o eksik .. Fikret tahsinin beklemediği bir anda dudağına bir öpücük kondurur .. Tahsin gülümser .. Fikret: Gecikmeli hoşgeldin öpücüğü =)=) Hadi başlayalım Tahsin: Tamam .. Fikret : aa dur bi dakika Tahsin: Ne oldu canım .. Fikret masanın üzerinden bir önlük alır .. Fikret: Giy şunu da üstün kirlenmesin.. Tahsin: Tamam .. Tahsin toprağı eşelemeye başlamıştır .. fikret ise onun yanında çiçekleri tutuyordur .. tahsin toprağı eşeledikçe eline sertbirşey gelir .. Tahsin: Allah allah Fikret: Ne oldu .. Tahsin: Taş var galiba demesine kalmadan cevriye hanımın büyü amaçlı toprağa ektiği kaşıkları bulur .. Tahsin: Bu ne ya ? Fikret: Ne işi olur ki o kaşıkların orda .. Tahsin: Annemin işidir büyü felan mı yapmaya kalktı bu kadın .. Fikret: yok artık .. Tahsin sinirlenir ... bir hışımla eve gider .. Fikret arkasından gelir .. Tahsin: Annee Cevriye : ne var ne bağırıyosun .. Tahsin: Anne bune .. Cevriye tahsinin elindekini görünce birden yüzü değişir .. şaşırır .. Cevriye: aa Nebiliyim oğlum .. Tahsin: anne yapma allah aşkına .. Şimdi de büyücülüğe mi başladın .. Cevriye:aa valla benim bişey yaptığım yok bu kadın yapmıştır .. ben evdeb gidiyim die .. Tahsin: Anne niye başkalarına suç atıyosun .. Ayıp değilmi yaptığın yeter bıktım artık yeter .. Cevriye: Git mi diyosun yani .. Tahsin hiç ses çıkartmayarak odayı terkeder .. Fikret ve cevriye hanım yüzyüze kalmışlardır .. fikret hiç ses çıkartmadan tahsinin arkasndan gider .. ------------ Cevriye hanım bavulunu toplamış gitmeye hazırlanıyordur .. Derken çoçuklar gelir .. Tahsin annesinin elinde bavulu görünce hiç ses çıkartmaz .. Fikret endişelenmiştr Tahsine bakarak fısıldar bir sesle .. Fikret:Gitmesine izin mi vericksin .. Tahsin: Bu defa çizmeyi aştı fikret .. Fikret: ama .. Cevriye: Gidiyorum ben .. Deniz: aa babanne nereye .. denize anlatırken tahsinlerinde duymasını istercesine bir ses tonuyla; Cevriye: Ben bu evde istenmiyorum artık .. nunişlere gidiyorum .. Tahsin:Deniz kızım babannenin bavulunu arabaya koy ben bırakıcam onu .. Cevriye tahsinden gitme demesini beklerken karşılaştığı sert tepki karşısında yine hıncını fikretten çıkartmak istercesine .. Cevriye : hazırla kınaları fikret hanım gidiyorum bak .. Fikret ses çıkartmadan cevriye hanımı izlemiştr ..mehmet ve caner fikretin yanındadır ..Deniz bavulu arabaya koyduğunu anlatrcasına içeri girmiş ve fikretin yanına gitmiştir .. Deniz : Güle güle babanne .. Caner : gelmicekmisin bi daha ? tahsin lafa girer.. Tahsin: Hadi anne gidelim .. Tahsinler evden gittikten sonra deniz fikretin yanına oturarak .. Deniz: Biz yokken ne oldu fikret abla .. Fikret:Babannen babanı sinirlendirdi canım biraz .. Deniz: Sen babannemin sana yaptıklarından sonra hala gidişine üzülüyosun fikret abla .. ama boşa üzülme bu babannemin bu evden kaçıncı gidişi .. her defasında bi bahaneyle geri döndü ...En fazla 1 hafta sonra gelir yine .. Fikret buruk bir tebessümle yeriden kalkar ve bahçeye gider bahçedeki çiçekleri toparlar .. o sırada tahsn geri döner .. arabadan iner fikretin beklediği buruk tavrın aksine tahsin sinirli fakat üzülmüş halden uzaktır .. fikret yanına gider tahsin kolunu fikretin omzuna atar ve içeri giderler .. Fikret susar .. o akşam evde susknluk fakat bu suskunluğun yanında bi huzur hakimdir .. herkez yemeğini yedikten sonra odasına çekilir .. Fikret: Hadi canım geç oldu .. yatalım artık Tahsin: pek uykum yok aslında .. sen yat .. Fikret: yoo bende seninle oturabilirm .. Tahsin olanlardan yorgun bir tavırla fikretin göğsüne yaslar başını .. Tahsin: Şimdi sen yanlış yaptığımı düşünüyosun .. Ama emin ol ki en iyisi buydu .. Bu eve geldiğinden beri annemim sana yaptığı muammleye ne kadar kayıtsız kalsam da aslında bnm de çok canım sıkılıyodu .. Sabrımın son raddesiydi .. olması gereken oldu yani .. Fikret tahsinin başını okşayarak.. Fikret: Canım ben onu olduğu gibi kabullenmiştim zaten .. Yani nasıl desem yaptıkları elbet canımı sıkıyordu fakat akşam olucak ve sen gelinceksin diye ben hep duymadım o sözleri .. o kadın benim sevdiğim adamın annesi sonuçta fakat bu sefer ben sana karışmicam .. sen benim kocamsın ve seni dinlicem .. hadi artık yorgunsun uyuyalım .. Tahsin: Sen de olmasan .. Tahsin ve fikret odalarına giderler .. o gece tahsin içinde fikret içinde zor bir gece olmuştur .. Fakat ikisinde birbirlerinden aldıkları güçle olanların üstesinden gelmeyi başarmışlardır ... sabah_güneşi 15-04-08, 21:11 Cevriye Hanım’ın gidişinden sonraki gece... Tahsin ve Fikret odalarına çekilmişlerdir. Fikret uyumaya çalışırken Tahsin’e bakar... Düşünüyordur... Fikret: Uyuyamıyor musun canım? Tahsin: (Fikret’i kendine doğru çeker) Uyumaya çalışıyorum ama... Fikret: (Fikret Tahsin’in göğsüne koyar başını) Aklın annende kaldı değil mi? Tahsin: Yoo, hayır... Ama... Rahatlamış gibi hissediyorum kendimi biraz aslında... Fikret: Rahatlamış gibi mi? Tahsin: Canım, seni ne kadar üzdüğünü biliyorum, sen üzüldükçe de kahroluyorum ben... Sadece sana yaptıkları değil, herkesi huzursuz ediyordu... Fikret: Canım ama dedim ya ben onu kabullenmiştim zaten... Tahsin: Canım benim... Sen o kadar iyi niyetlisin ki seni üzenlerin bile üzülmesini istemiyorsun... Ama bu sefer yaptığı kabullenilecek bir şey değildi... Zaten gitmesi gerekiyordu artık... Fikret: Sen nasıl istersen öyle olsun canım... Sen mutlu olacaksan ben daha mutlu olurum =) Tahsin: İyiki varsın Fikret, iyiki yanımdasın... Fikret: Her zaman hayatım... Ama uyu artık =) Yarın işe gideceksin Tahsin: (Gülümser ve Fikret’i öper yanağından) Peki canım... ---- Sabah olmuştur... Fikret hâlâ uyuyordur, Tahsin daha erken kalkmıştır... Saat daha erkendir, çocuklara baktıktan sonra odasına dönmüş, yatağında Fikret’i seyrediyordur... Dayanamaz ve Fikret’i öper yanağından usulca... Fikret de uyanır =) Tahsin: Günaydın hayatım... Uyandırdım kusura bakma... Fikret: (Gülümser, doğrulur ve Tahsin’in yanağına bir öpücük kondurarak) Günaydın canım... Tahsin: O kadar güzel uyuyordun ki, dayamadım... Fikret: Canım benim... Erken kalkmışsın bu sabah... (Fikret’te kalkar, üstünü değiştiriyordur.) Tahsin: Evet... Ama çok olmadı... Giyinip çocuklara baktım, uyuyorlardı, daha erken diye uyandırmadım... Fikret: İyi yapmışsın, biraz daha uyusunlar... Geliyorum canım şimdi... (Fikret banyoya gider.) Fikret döndüğünde Tahsin yataktadır. Fikret gülümseyerek yaklaşır. Tahsin’e elini uzatır kalkması için ama Tahsin onu yatağa doğru çeker... Fikret: Tahsin!... Tahsin: Daha erken ama... Fikret: Çocuklar uyan... (uyanır birazdan, diyecektir ama Tahsin Fikret’i dudağından öperek buna engel olur...=) ) ---- sabah_güneşi 15-04-08, 21:15 Fikret, mutfakta kahvaltı hazırlamaya koyulmuştur. Tahsin de mutfağa gelir... Tahsin: Yardım ediyim mi canım? Fikret: Yok canım bir şey yok zaten... Çocuklar hazırlanmadı mı daha? Tahsin: Gelirler birazdan... Mehmet ve Caner: Günaydın Fikret abla... Günaydın baba... Fikret: Günaydın, masa hazır oturun çocuklar... Tahsin: Günaydın... Ablanız hazırlanamadı mı hâlâ? Caner: Saçıyla uğraşıyodu... Tahsin: Süsleniyor demek... Deniz: Aşkolsun baba yaa... Geldim işte... Fikret: Tahsin... Tahsin: (gülerek) Tamam canım bir şey demedim... Deniz: Günaydın Fikret ablacım... Fikret: Günaydın canım... (Fikret birden masadan kalkar) Tahsin: Neyin var Fikret? Fikret: Midem bulandı birden... (der ve banyoya gider) (Fikret odaya döner tekrar) Tahsin: İyi misin canım? Fikret: İyiyim iyiyim... Caner: Noldu Fikret abla? Fikret: Yok bir şey Caner’cim... Hadi çabuk bitirin geç kalıcaksınız... Deniz: Evet hadi kalkalım artık çocuklar... Tahsin ve Fikret kapının önündelerdir. Çocukları öperler... Deniz: Görüşürüz Fikret abla, kendine iyi bak... Fikret: Tamam canım, görüşürüz, iyi dersler... Deniz-Mehmet-Caner: Hoşçakalın... Tahsin-Fikret: Güle güle çocuklar... (Tahsin kolunu Fikret’in omzuna atar, birbirlerine bakıp gülümserler... Eve girerler tekrar...) ---- Tahsin: Canım iyisin dimi gerçekten? İstersen seninle kalıyım bugün... Fikret: Yok canım gerek yok, gerçekten, işinden olma sen... İyiyim ben... (Fikret masayı toplamaya girişir) Tahsin: Canım otur sen ben toplarım... Fikret: Olur mu hayatım bir şeyim yok benim, bir mide bulantısı o kadar... Tahsin: Birkaç gün önce bayılmıştın Fikret... Fikret: O zaman beraber yapalım... Tahsin: Bak o olur... Fikret: (Gülümser) Hadi o zaman... (Tahsin Fikret’e mutfaktaki bütün işlerde yardım eder ve Fikret’in işi çabucak biter.) Fikret:Bitti canım, çok teşekkür ederim... Tahsin: (Fikret’in dudağına bir öpücük kondurarak) Rica ederim hayatım... Fikret: Mutfaktaki bütüm işim bitti... Tahsin: Hergün böyle yapalım istersen... Fikret: (Gülümser) İşten kaytarmak için söylüyorsun galiba? Tahsin: Evet! Neden olucak başka?... (der ve kanepeye oturur) Fikret: Aşk olsun Tahsin! (der ve mutfağa doğru gidecekken Tahsin elinden tutup yanına oturtur Fikret’i) Tahsin: (Gülerek) Hayatımm! Olur mu öyle şey! (der ve sarılır Fikret’e) Seni daha çok görmek için yaparım her şeyi... Senin yanından ayrılmak istemiyorum hiç... Fikret: (Gülümser ve) Biliyorum hayatım... Ben de senin yanından ayrılmak istemiyorum... Sensiz birkaç saat bile zor geliyor... Tahsin: Şimdi annem olsaydı, diye düşündüm... Fikret: Bende... =) Ama işe yeterince geç kaldın canım, hadi daha fazla gecikme... Tahsin: Peki hayatım, görüşürüz o zaman akşam... (Kapının önüne yürürler) Fikret: Tamam canım, güle güle... sabah_güneşi 16-04-08, 20:55 Bunu öncekinin devamı olarak yazmıştım... Bu bölümü ve fragmanı izledikten sonra biraz moralim bozulsa da :icon_sorr (Fikret ve Tahsin açısından... Sebep Cevriye tabii ki... ) böyle senaryolar moralimizi düzeltir belki... (İç ses: Hain Cevriye!!!:img-cray:(:D)) Aynı günün akşamı... Tahsin, Deniz, Mehmet ve Caner televizyon izliyor; Fikret bir yandan elişiyle ilgileniyordur... Ev çok sakin, huzurludur... Caner bombayı patlatır! =) Caner: Babaannem olmayınca ne güzel oluyo dimi? Mehmet: Evet! (Deniz ve Tahsin kendini tutamayıp güler.) Fikret: Çok ayıp çocuklar... Tahsin: Doğru söylüyorlar ama... (der ama sonra toparlar) Evet, çok ayıp!... (:D) (Fikret gülümser) Caner: Niye baba? Tahsin: Ayıp işte oğlum, denmez öyle... Mehmet: Ama doğru... Tahsin: Geç olmuş hadi yatın siz artık! =) Caner: Ben yatmak istemiyorum, uykum yok!... Deniz: Yarın okul var Caner, uyanamıyorsun o zaman sabah! Fikret: Hadi Caner’cim... Gel ben yatırıyım seni... Caner: Tamam... Tahsin: İyi geceler çocuklar... Çocuklar: İyi geceler baba... ---- Fikret çocuklara iyi geceler dileyip, odaya gelir... Tahsin’in yanına oturur... Elişini eline alacakken... Tahsin: Yeter artık hayatım, gözlerini yoruyorsun... Fikret: Evet, yoruldum ben de aslında... Tahsin: Kıyamam sana ben... =) Bak film başlamış yeni, onu seyredelim, kafanı dağıtır biraz... Fikret: Olur, izleyelim, güzele benziyor... (Fikret başını Tahsin’in omzuna yaslamış, Tahsin de Fikret’e sarılmış filmi izlerler... Filmin sonlarına doğru Fikret dayamaz ve uykusuna yenilir... =) Tahsin Fikret’e bakar ve uyumuş olduğunu fark eder... Uyandırmak istemez ve yavaşça Fikret’i kucağına alır... Yatak odasına götürür. Yatağa bırakır usulca... Üstünü değiştirmek için dolaba doğru yönelir... Fikret’in yanına uzanır... Fikret gözlerini aralar...) Fikret: Tahsin... Tahsin: Burdayım canım... (Fikret güçlükle doğrulmaya çalışır yerinden...) Tahsin: Ne oldu hayatım? Fikret: Üstümdekilerle yatmıyım canım... (Dolabı açar) Tahsin: Bölmeseydin uykunu... Fikret: Dayanamamışım, içim geçmiş öyle... =) (Tahsin gülümser... Fikret üstünü değiştirdikten sonra yatağa atar kendini...) Fikret: Film nasıl bitti canım? Tahsin: Hmm... (Fikret’i öper dudaklarından...) Böyle... Fikret: (Gülümser) Güzelmiş... Tahsin: Hadi uyu artık canım... Fikret gözlerini kapatır, zaten çok yorgundur... Çok geçmeden uykuya dalar... Tahsin bir süre izler Fikret’i... Ve kulağına fısıldar... “Seni seviyorum birtanem”... Her ne kadar böyle sahneleri görmek pek kabil olmasa da ben istemişimdir böyle bir sahne izlemek... :icon_whis:love05::img-in_lo:img-blush emeli 16-04-08, 21:41 İşte bnm senaryommm 1. Bölüm (Cevriye Hanım gitmiştir.) Çocuklar odalarında ödevlerini yaparken Fikret de mutfakta yemekle uğraşıyordu. Tahsin ise çaktırmadan Fikret’i seyrediyor, onunla olduğu için ne kadar şanslı olduğunu düşünüyordu. Yavaşça Fikret’e yaklaştı ve kollarını Fikret’in beline dolayıp boynuna sımsıcak bir öpücük kondurdu. Fikret de gülümseyerek başını Tahsin’in başına dayadı. Tam o sırada Caner’in sesini duyup toparlandılar. C-Fikret abla F-Mutfaktayım tatlım. Caner mutfağa gelir. C-Acıktım. F-Şimdi hazırlıyorum canım, Reyhan ablanız gelsin hemen otururuz, der gülümseyerek. Reyhan gelmiş, sofraya oturmuşlardır. Ama Reyhan’ın moralinin çok bozuk olduğu yüzünden bellidir. Sofradan kalktıklarında Fikret Reyhan’ı konuşmak için odasına götürmüş, Tahsin de durumu anlamış içeride oturuyordu. F-Reyhan’cım neyin var? Yüzünden düşen bin parça. R-Sorma Fikret, başımda öyle bir dert var ki. Nasıl çözüceğimi bilmiyorum. Nineme de söyleyemem. Reyhan’ın bunları söylerken gözlerinden damla damla yaşlar akıyordu. F-Canım benim, ağlama lütfen. Ne oldu bu kadar kötü? R-Fikret ben, ben hamileyim ve babasıyla ayrıldık. Çok ciddi düşünüyoduk. Bu hatayı yaptığım için o kadar pişmanım ki. Ama ben ona çok güvenmiştim. Fikret duydukları karşısında o kadar şaşırmıştı ki ne diyeceğini bilemedi. Reyhan ağlayarak sarıldı Fikret’e. F-Tamam canım, olan olmuş üzülme şimdi. Ne yapman gerektiğini mantıklı bir şekilde düşünmen gerek. R-Düşünecek bir şey yok. Bu bebeği doğuramam. Tahsin Fikret’leri merak etmiş, odanın yanına gelmiştir. F-Bu şartlar altında bu bebeği doğurmak doğru olur mu bilmiyorum. Ama aldırmak da doğru bir çözüm olmayabilir. Babasının bilmesi gerek. Ondan habersiz çocuğu aldırmak yanlış. Tahsin daha fazlasını dinleyemedi, bahçeye çıktı. Fikret’in, o inanmak istemediği sözleri üzerinde balyoz etkisi yaratmıştı. Doğru düzgün düşünemiyordu. Fikret ikisinin bebeğini doğurmak istemiyor, aldırmaktan bahsediyordu. Evet aynen böyle duymuştu. Fikret ise Reyhan’ın yanlış bir şey yapmasını önlemek için onunla konuşmaya devam ediyordu. R-O bunu hak etmiyo, konuşamam, konuşsam bile sonunda bu bebeği aldırıcam. F-Reyhan’cım sağlıklı düşünemiyosun. Ne kadar kötü bir insan olursa olsun bu bebeğin babası o, üstünde senin kadar onun da hakkı var. Hem bu kadar nefret ettiğine göre çok kötü bişey yapmış olmalı. Bu kadar kötü ne yaptı? R-Aldattı. F-Emin misin? Onu dinledin mi? R-Dinlemedim ama her şey ortadaydı zaten. Onu başka biriyle çok samimi bir şekilde gördüm ve bitirdim. Konuşmak istedi ama izin vermedim. F-Yaşadıklarının çok ağır olduğunun farkındayım. Senin neler hissettiğini anlayamam belki ama şu anda ne yapman gerektiğini biliyorum. Ne olursa olsun bu bebekten babasının haberi olmalı. Ömür boyu bunun pişmanlığını yaşamanı istemiyorum. R-Haklısın, ama sadece haberi olucak, kararıma müdahale etmesine izin vermiycem. F-Bu konu önemli Reyhan. Oturup konuşmalısınız. R-Çok saol Fikret. Seninle konuşmak çok iyi geldi. F-Ne zaman istersen, ben buradayım. R-Çok teşekkür ederim.Neyse geç oldu.Ninem merak etmeye başlamıştır. Gitsem iyi olur. İçeri geçtiklerinde Tahsin boş boş oturuyordu. F-Canım, Reyhan’ı eve kadar bırakırsın dimi? Bu saatte yalnız gitmesin. T-Bırakırım tabi. Reyhan Fikret’e sarılır. F-Görüşürüz canım. R-Görüşürüz. Tahsin Reyhan’ı bırakıp eve döndüğünde Fikret televizyon seyrediyordu.Tahsin hiç ses çıkarmadan oturdu. F-Hoş geldin canım. T-Hoşbulduk. Fikret Tahsin’in omzuna yaslandı ama sanki Tahsin’de tuhaf bir soğukluk vardı. F-Tahsin, iyi misin? Bişey mi oldu? T-Yoo. F-Olmuş bişey belli. Söyle hadi saklama benden. T-Asıl sen benden hiçbir şey saklama. F-Ne? T-Benden bişey saklıyo musun Fikret? F-Ne gibi bişey? T-Önemli. F-Hayır Tahsin, senden önemli veya önemsiz kendimle ilgili hiçbir şey saklamıyorum. T-Emin misin Fikret? F-Tahsin bişey mi oldu? T-Reyhan’la konuştuklarınızı duydum, istemeden. F-Hıı, onu mu diyosun? Nasıl söyleyebilirdim ki? T-Ne demek nasıl söyleyebilirdim? Hem aldırmak ne demek? F-Bu durumda bebeğin doğması sence doğru mu? T-Hangi durumda Fikret? Durum gayet iyi değil mi? F-Neresi iyi? Bu çok zor olur. T-İnanamıyorum Fikret. İkimizin çocuğunu doğurmak zor olur diyosun. Duymasam belki de bana hiç söylemiycektin. F-Anlamadım. T-İkimizin bebeğini aldırmak istiyceğini hiç düşünmezdim. F-Sen hamile olanın ben olduğumu mu sanıyosun? T-Değil misin? F-Hamile olan Reyhan Tahsin ve bebeğin babasıyla ayrılmışlar. O da aldırmak istiyor. T-Ben de sandım ki… F-Saçmalama. Ben ikimizin bebeğini neden istemiyim ki? T-İster misin? Fikret sadece gülümsemiş ve utanmıştı. Tahsin sarıldı sımsıkı Fikret’e. Öyle bir sarıldı ki güçlü ama yumuşak, saf ama arzu dolu, hissederek, isteyerek. Fikret de aynı duygularla karşılık verdi sevdiğine. Odalarına gittiler beraber ve buluştu dudakları. Sımsıcak, yumuşak, sade, güçlü ve tutkulu. O gece diğerleri kadar güzel ama diğerlerinden bir o kadar farklı oldu. Umarım beğenmişsinizdir.=) deniz-fan 19-04-08, 21:17 o gecenin sabahı .. fikret gözlerini aralamıştr .. tahsin halen uyumaktadır .. fikret tam uyandıracakken tahsin gözlerini aralar .. Fikret: günaydın hayatım .. bende tam seni uyandıracaktım .. Tahsin: tüüh bak sen uyandırsaydın öperek uyandırırdın beni .. Fikret: evet ama sen kendin uyandın hakkını kaybettin .. tahsin: Öylemi .. öpmicekmisin yani .. (der yaramaz çoçuklar gibi ) Fikret:Napalım kader yarın qeç uyanmaya bak ki ben uyandırıyım seni .. Tahsin: Sen öpmiceksen ben öperim .. :D:D -der ve fikreti öper .. Fikret: hadi hayatım kalkalım .. Tahsin: Sen doktora gidiyosun dimi bugün .. Fikret: Evet canım .. senin zorunla .. bişeyim yok diyorum .. üzüLdüm ya hassasım biraz ondan olmuştur .. Tahsin: ititraz kabul etmiyorum bitanem .. bugün doktora gidilicek .. Fikret: Tamam canım .. sen gelicekmisin .. Tahsin: Canım bugün toplantı var ama telefonum açıkolucak hep .. Fikret: olsn hayatım benimle reyhan gelicek zaten dün konuşmuştuk .. Tahsin: Tamam güzelim .. -tahsin ve fiklret salona gider .. o arada deniz tuvaletten çıkar . Deniz: Günaydın fikret ablacım .. babacım .. Fikret: Günaydın canım .. Tahsin: Günaydın kızım kardeşlerin nerde .. Deniz :odada çantalarını hazırlıyorlar .. Tahsin: Tamam canım .. - kahvaltı ettikten sonra çoçuklar okula gitmiştir .. tahsinde işe gitmk için hazırlanıyordur .. fikret tahsinin kravatını düzeltiyordur .. Tahsin: Canım bak mutlaka ara .. Fikret: Hayatım bişey çıkmicak ki bu kadar heycanlanmana gerek yok .. Tahsin: Bilmiyorum ya öyle tedirgin oluyorum işte Fikret:canım benim .. sen beni merak etme toplantına odaklan .. Tahsin: Yeni bi bayan girdi işe .. gıda sorumlusu olarak .. Fikret: Bayan demek .. Tahsin: Evet genç daha dün başladı işe .. Fikret: genç bide .. güzelmi .. Tahsin: Güzeel .. hem sen neden soruyosun bunları .. Fikret: Güzel demek .. inceledin yanii .. Tahsin :yapma hayatım gelince öyle bi hoşgeldin dedim sadece .. Fikret: tamam şaka yaptım canım .. ( der gülerek ) Tahsin: kıskanmazmısın beni yani normalde .. Fikret: Seven insan kıskanır hayatım .. Tahsin: ben seni çok seviyorum .. Fikret: Bende .. (der ve tahsinin dudağına bir öpücük kondurur) hadi bakalım geç kalma toplantına .. Tahsin: Unutma ara mutlaka .. Fikret: Tamam hayatım .. - tahsin tam kapıdan çıkacakken reyhan gelir .. Tahsin: merhaba .. Fikret: Hoşgeldin .. Reyhan: Merhaba hoşbulduk .. Tahsin :ben çıkıyorum hayatım - der ve tahsin işe gider .. Fikret reyhana yönelerek .. Fikret: Gel canım salona geçelim .. Reyhan: fikretçim neyin var tahsin çok endişeli .. Fikret: Ya bayılmalarım oluyodu 3 gün öncesine kadar bide bulantılar başladı .. tahsin de doktora git dedi korktu biraz .. ama üzüntüden olsa gerek .. biraz stresliydim son zamanlarda .. Reyhan: sen bulantılarım ve baygınlık dedin dimi fikret.. Fikret: evet .. Reyhan: benim aklıma bişeyler geliyo ama .. hiç şüphelenmedin mi .. FikreT: neden şüphelenmedim mi ? Reyhan:Fikretçim .. Anne olabilirsin .. hamilelik yani .. Fikret:yok değildir hamilelik değildir yani .. Reyhan :neden olmasın canım .. dediklerine göre .. en iyisi gel bi gidelim bi test yaptıralım .. Fikret: Peki .. deniz-fan 19-04-08, 21:26 fikret yol boyunca reyhanın "anne olabilirsin" lafını içinde tekrarlamış durmuştur .. anne olmak onun için çok farklıdır .. belki de bu yüzedn hamileliği aklının ucundan bile geçirmemiştir .. Fikret ve reyhan hasteneye gelmiştir .. test yapılmış koridorda sonuçları bekliyorlardır .. reyhan: 1 saatte sonuçları alırsınız dediler .. 1 buçuk saat oldu kimse yok hala .. Fikret: .. Reyhan : Fikret.. Fikret: (irkilerek) efendim .. bişeymi dedin .. Reyhan: Yok arkdaşım .. Sonuçları düşünüyosun dimi .. Fikret: Evet .. - derken hemşire gelir .. Hemşire: Fikret Başsoy kim ? Fikret: Benim .. Hemşire Buyrun .. (kağıtları uzatır) -fikret elleri titrerken kağıtları açmaya çalışır fakat kağıtta yazanları anLamaz .. Fikret: Reyhan anlamıyorum hiç bunlardan Reyhan: bakayım .. Fikret: ee sonuç ne ? .. Reyhan : Fikret .. Fikret: Efendim .. Reyhan : Haksız değilmişim .. Fikret: Yani .. Reyhan: HamiLesin .. Devamı bomba gibi gelecek arkadaşlar .. Bizi takip edin !! sabah_güneşi 20-04-08, 18:33 Fikret hamile olduğunu öğrenince inanamaz ilk önce... Reyhan Fikret'e sarılarak tebrik eder onu... Fikret kendine gelir ve gülümser... Sonra gözleri dolar elinde olmadan... =) --- Fikret eve geldiğinde odasına gider ve yatağına oturur... Hâlâ şoktadır... Elinin karnına koyar yavaşça... Ve yaşlar süzülür yanaklarından, elinde olmadan... Mutluluk gözyaşlarıdır bunlar... --- Tahsin eve gelir gelmez Fikret'e ne olduğunu sorar ama Fikret cevap veremez, "yorgunluktan, strestenmiş" der... Tahsin'e nasıl söyleyeceğini düşünüyordur bir yandan... Çocukların yatmasını bekler... Tahsin içerde televizyon izliyor, Fikret mutfakta düşünüyordur... En sonunda topralar kendini ve içeri gider, Tahsin'in yanına oturur... Televizyon kumandasını alır ve televizyonu kapatır... Tahsin Fikret'e döner... Tahsin: Ne oldu canım? Fikret: Canım, seninle birşey konuşmam gerekiyor... Tahsin: Ne konuda? Fikret: Şey... (Tahsin meraklanmıştır...) Tahsin: Ne? Fikret ne oldu? Fikret: Ben bugün doktora gittim ya... (Tahsin korkmaya başlamıştır) Tahsin: Kötü birşey mi var? Ne olmuş, neyin var Fikret söyle lütfen... Fikret: Yok hayatım kötü bişeyim yok... Korkma... Ama (Fikret Tahsin'in yüzüne bakamıyordur ve kızarmıştır) Tahsin: Fikret!... Fikret: Tamam söylüyorum... Tahsin ben... Tahsin: Evet sen... Fikret: Ben hamileyim! Tahsin: ... Tahsin donup kalmış ne diyeceğini bilememiştir... Bir tepki de vermemiştir...) Fikret: Tahsin? Tahsin: ... Fikret: Canım, iyi misin? Çok mu ani oldu... yani ben de beklemiyordum ama öyleymiş... Eğer... Fikret endişeli bie şekilde birşeyler söylerken, Tahsin Fikret'in sözünü keser ve birden dudaklarından daha önce hiç öpmediği kadar aşk dolu, tutkulu bir şekilde öper... Fikret de aynı duyguları yaşayarak karşılık verir Tahsin'e... Daha sonra Tahsin Fikret'e sarılır... Büyük bir aşkla... Hiç ayrılmak istemeyerek... Tahsin: Hayatım... Canım benim! Nasıl mutlu ettin beni bir bilsen! Fikret: Bende çok mutluyum canım... Hemde çok! (Tahsin Fikret'e sarılır tekrar...) Tahsin: Seni seviyorum Fikret... Fikret: Bende seni seviyorum =) (Tahsin elini Fikret'in karnına koyar, gülümserler birbirlerine... Tahsin tekrar öper Fikret'i dudaklarından... ) :img-in_lo:love05: deniz-fan 20-04-08, 18:56 ertesi sabah .. fikret gözlerini aralar ve tahsinin onu izlediğini görür .. tahsin: Günaydın annelerin en güzeli .. Fikret: günaydın ..şımartıyosun beni .. Tahsin:Sen .. sen.. ya ben seni öyle çok seviyorum ki .. (-der fikreti olan aşkını kelimelere sığdıramayarak) Fikret: Biliyomusun .. her gözlerine baktığımda ' meğer ben sana ne kadar geç kalmışım' diyorum .. Tahsin: Sonunda benimsin ya .. koynumda uyuyup koynumda uyanıyosun ya .. bu herşeye değer ! .. Fikret: Tahsin .. Tahsin: Bitanem .. Fikret: (tahsinin yüzünü okşayarak ) .. Benim hayatım sensin ! -tahsin fikretin dudaklarını usulca öper .. Tahsin: Hiç kalkmasak bugün yataktan .. şöyle bütün bi gün sana sarılsam .. Fikret: Çoçuklar okula gidicek hayatım kahvaltı etmeden mi gidicekler sonra evin işleri .. Tahsin: Pardon anlamadım iş mi dedin bakıyım sen .. Fikret: Evet .. Tahsin: şaka yapıyosun galiba .. iş falan yapmak yok .. Fikret:Hayatım henüz 4 haftalık hamileyim .. Tahsin: 4 ,5 hamilesin ya .. ben bi kadın bulurum .. o yapar gelir günde bir saat .. Fikret: Abartma tahsin .. Tahsin: Bitanecik karım .. iş mi yapıcak hamile hamile.. kıyabilirmiyim ben sana .. Fikret: Bana mı .. ufaklığa mı .. Tahsin: İkinizede .. (der ve fikretin karnına yaslar başını .. bi yandan dinliyor bi yandan da okşuyordur ..) Tahsin: Bak diyoki babacım .. söyle anneme yorulmasın .. iş felan yapmasın diyo .. Fikret: (gülümseyerek) .. Öylemii .. Başka ne diyo .. Tahsin: Annemi benim için uzun uzun öp diyo .. -tahsin fikrete sıkıca sarılır .. onu incitmekten korkarcasına usulca öper fikreti uzun uzun .. fikret tahsine öyle bırakmıştırki kendisini .. ondan başka hiçbir şey düşünmek istemiyordur .. -fikret üstünü giyiniyordur .. Tahsin: Annenlere ne zaman söyliceksin .. Fikret: Bilmem ki ama daha çoçuklar bile bilmiyor.. Tahsin: aa doğru nasıl unuttum .. Fikret:Tahsin.. Acaba çoçuklar ne dicekler .. Tahsin:Seviniceklerdir elbet .. Seni nasıl seviyolar .. kardeşlerini de öyle seviceklerdir .. Fikret: Eminmisin ? Tahsin: Tabiki .. Dşünme bunları canım .. Hadi sen geç içeri otur ben kahvaltıyı hazırlıyım .. Fikret: Olurmu hayatım ben hazırlarım .. Tahsin: Fikreeet .. Fikret: Tamam .. sustum .. -kavaltı hazırlanmış herkez sofraya oturmuştur .. Tahsinin yüzünde güller açıyordur fikret ise bihayli heycanlıdır .. Caner: Fikret Abla .. Yesene .. Fikret: Yiyorum canım .. Deniz: Neyin var fikret ablacım .. Sahi dün hastenye gitmiştin .. unuttum derslere bakmktan soramadım ... kusura bakma .. Fikret: ee şey .. Tahsin: (hemen lafa girerek) çoçuklar aslında bizde sizinle bu konuyu konuşucaktık .. , Deniz:Ne oldu baba .. Kötü bişey yokya .. Tahsin: Yok kötü değil .. hatta çok güzel bişey .. Mehmet: aa güzelmi ne oldu .. Caner: baba söylesene .. (fikret tedirgince tahsinin azından çıkıcak lafları bekliyodur tahsin birden fikretin elini tutarak ) Tahsin: Çoçuklar .. Caner: Baba hadiii Tahsin: Canercim abi oluyosun .. Deniz: Nasıl yani .. (mutlulukla) fikret abla ? Tahsin: Fikret ablanız hamile .. Deniz : ne .. inanmıyorum çok sevindim .. tebrik ederim .. (diyerek fikretin boynuna sarılır ) Fikret:Canım çok sağol .. Caner: aa ben abi olcam .. oleeyy .. Mehmet: bende bende !! (diyerek fikretin yanına koşarlar .. ) Çoçukların verdiği tepki fikreti çok mutlu etmiştir .. fikret o gün kendini yeniden doğmuş gibi hissediyordur .. Anne olmanın heycanı ve sevincinin yanında ailesininde desteği eklenmiştir .. Fikret o sabah kocası çoçuklar ve bebeğiyle onları çok güzel bir geleceğin beklediğini düşünmeye başlamştır .. Mutluluk ve huzur fikretin yanında yerini çoktan almıştır .. deniz-fan 21-04-08, 18:15 fikretin gözleri yoldadır .. tahsinin telefonu cevap vermiyodur ve bihayli geç kalmıştır .. Deniz: Fikret abla açmıyomu babam telefonunu ? Fikret: Hayır canım .. Deniz: Allah allah nerde kaldı ki .. Caner: babam nerdee .. Deniz: Gelicek şimdi git sen içeri yarın ki kitaplarını çantana koy hadi bakıyım .. -fikretin elinde telefon tahsini arıyordur ve tedirgindir .. Deniz: Fikret ablacım gelir şimdi (-der fikreti rahatlatmak istercesine .. ) -derken tahsinin arabası gözükür .. Fikretin içine su serpilmiştir adeta .. koşar adımlarla kapıya gitmiştir .. Fikret: Canım nerde kaldın çok merak ettim .. Tahsin: Sorma hayatım ya .. hani şu yeni gelen kız varya .. ofiste karıştrmış herşeyi .. dosyalar falan düzenlemek için geciktim çok .. özür dilerim .. Fikret: Telefonunda kapalıydı .. şarjın mı bitti .. Tahsin: yoo telefonum kapalı değildi .. kapattığımı hatırlamıyorum (-Der ve elini cebine atıp telefonuna bakar .. ) Tahsin: aa kapanmış .. şarjı da tam dı ama .. allah allah .. Fikret: Herneyse hayatım .. Hadi sen elini yüzünü yıka sofra hazır .. Tahsin:özür dilerim bitanem seni de meraklandırdım .. Fikret: Olsun hayatım .. önemli değil yorgunsundur .. yemek yiyelim hemen .. Tahsin: Tamam canım hemen geliyorum .. -herkez yemeğini yemiş fikret ve deniz masayı toplamışlardır.. çoçuklar odalarında ödev yapıyorlardır .. Tahsin koltukta oturuyordur .. fikret te gidip tahsini yanına oturmuştur .. Fikret: Çok yorgun görünüyosun .. Tahsin: evet ama sen gelince yanıma geçti birden .. (diyerek fikreti kollarına alır ) Fikret:Masaj yapıyımmı sana .. Tahsin: yok canım .. hiç yorulma boşuna .. Sen otur benim yanımda .. o bana yeter .. -fiket tam tahsini öpecekken tahsinin telefonu çalar .. Tahsin: Alo .. buyrun .. hayır o dosyalar bi alt kattaki dolapta .. Yok biz o işlerle ilqilenmiyoruz .. Sizin için gerekenler bi alt kattaki dolapta ..Önemli değil rica ederim ..iyi akşamlar .. Fikret: Kim o canım . Tahsin: Dedim ya şu yeni gelen kız .. Fikret: Gıda sorumlusu .. Tahsin: Evet .. Fikret: Neden seni arayıp duruyoki .. Senden başka kimse yokmu .. -tahsin fikretin suratına fikretin onu kıskanmasından hoşnut bir ifadeyle bakar .. Fikret : ne oldu niye bakıyosun öyle .. Tahsin: Nasıl bakıyorum .. Fikret: Öyle işte .. Tahsin: Nasıl ? Fikret: Tahsin .. Tahsin: Efendim .. Fikret: Belli oluyo ne kadar yorgun olduğun .. benimle uğraşıyosun .. Tahsin: aa ben bişey yapmadım ki .. sen kıskandın beni .. Fikret: Haksızmıyım ama .. Hem geç gel hemde bide evde seni arıyo .. Tahsin: Haklısın karıcım .. Ama yeni geldi ya .. yardım etmemek olmaz .. Fikret: Bekar mı o kız .. Tahsin: Bilmem .. parmağında yüzük yoktu galiba .. Fikret:umarım o senin parmağındaki yüzüğü görmüştür .. aa hem sen kızın parmağına mı baktın .. evli mi değil mi diye .. Tahsin: Fikreeet .. (-tahsin gülerek fikreti kucaklayıp dudaklarından öper .. ) herkez yatmaya hazırlanıyordur .. tahsinin telefonu tekrar çalar .. fikret üstünü değiştirken birden tahsinin yüzüne "kim acaba" ifadesiyle bakar .. Tahsin: Merak etme onlar değil aaa leyla arıyo .. Fikret:leyla mı .. gecenin bu vakti .. allah allah .. (diyerek acele ile telefona gider .. ) Fikret: ALo .. (telefonda)Leyla: alo ablacım nasılsınız .. Fikret: İyiyim canım siz .. Hayrola .. Leyla: iyiyiz yok bi problem bildiğin şeyler yani .. annem merak etti nasılsınız diye .. ondan aradım bu saatte bilirsin annemi .. Dün rüyasında mı görmüş seni ne ? .. Fikret: Anladım canım .. hayır olsn nasıl görmüş .. LeyLa: Valla üstünde beyaz bi elbise varmış .. Öyle dedi .. Fikret: Öylemi .. (-tahsin bir yandan hamileliği söylemesi için işaret yapar .. Fikret söylemek için hazırlanır) Fikret: Leylacım yanında kim var .. LeyLa: annem babam ferhunde abla .. bide şey .. necla .. Ne olduki .. Fikret: Hepiniz ordasınız yani .. (-tahsin ısrarla söylemesini istiyordur ..Fikret gözleriyle tamam der) Fikret: Leyla .. Ben size bişey söylicem .. LeyLa: Abla çatlatma insanı ne oldu söylesene .. kötü bişey yok değil dimi ..(-leyla bi yandan annesine 'dur anne' diyordur) Fikret: yoo kötü değil .. söyle heycanlanmasınlar .. LeyLa : Kötü bişey değil diyo anne bi saniye izin ver .. Fikret: LeyLa .. şey .. ben hamileyim .. LeyLa: Ne ? Fikret: Evet canım .. Dün öğrendik hamileymişim .. LeyLa : Ablam hamileymiş baba ..Ablacım çok sevindim tebrik ederim .. Ablacım annem konuşucakmış ... Hayriye: Aloo kızım .. Fikret: annecim .. Hayriye: (ağlayarak) yavrum .. doğrumu diyo leyla .. Fikret: Evet annecim .. Hayriye: kızım nasıl sevindim bilemessin .. ne kadarlık? Fikret: 4 haftalık annecim .. Hayriye: Kızım bak baban da kutluyo çok ferhunde necla .. hepsinin selamı var .. Ben seni yarın ararım yine .. kendine çok dikkat et kızım .. Fikret: Tamam annecim .. sElam söyle hepsine tahsininde selamı var .. -der ve telefonu kapatır .. Tahsine dönerek .. Fikret : çok sevindiler .. Tahsin: Kim sevinmez ki .. Fikret: biliyomusun annemlerin benden bekleyeceği en son şeydi hamileliğim .. Tahsin: Neden? Fikret: annem .. yani başımıza gelenlerden sonra necla yada leylanın yada biliyosun ferhundenin hamile kalması olasıydı .. bense ... evin kedisi gibi köşelerde ayşeden başka kimseyle konuşmazdım .. taaki seninle evlenene kadar ... Tahsin: Hayat işte .. nerden bilebilirdik ki formalite olarak evlilik yapıp birbirimize bu kadar delicesine aşık olacağımızı .. Fikret: Demiştim ya .. Can havliyle sığınmıştım sana ben .. bir aşk .. ve bebek .. Hiç aklıma gelmezdi .. (-fikretin gözlerinde hafif hafif yaşlar süzüLür .) Tahsin: Bitanem .. Fikret: Babam .. mutlumudur acaba .. Tahsin:Eminim ki çok mutludur .. Senin mutluluğun onu ayrı bir mutluluğa sürüklemiştir ... Fikret:Sen .. sen olmasaydın ..tahsin.. senin çocuğunun annesi olmak karın olmak .. öyle güzelki .. Tahsin:Ben seni ömrümün sonuna kadar sevmeye hazırım ..Seni çok seviyorum .. hadi yum gözlerini .. Fikret : Bende seni çok seviyorum .. Fikretin tahsinin göğsüne başını yaslamış ve yummuştur gözlerini .. emeli 27-04-08, 16:20 işte 2. bölümmmm=)=) Ertesi sabah Fikret şiddetli bir mide bulantısıyla uyandı. Yataktan nasıl kalktığını bilemedi, kendini tuvalette buluverdi. İçi dışına çıkmıştı ve kendini çok tuhaf hissediyordu. Saate baktı, daha çok erkendi. Odaya döndü tekrar, yavaşça oturdu yatağın kenarına. Tahsin’e, kocasına, aşkına baktı. Mışıl mışıl uyuyordu. Fikret yavaşça Tahsin’in omzuna yattı. Tahsin de anlamış olacak ki sımsıkı sarıldı Fikret’e ve tekrar derin bir uykuya daldılar. Tahsin yavaşça açtı gözlerini. Fikret tam karşısında gülümseyerek ona bakıyordu. T-Günaydın canım. F-Günaydın. Hadi kalk artık, giyin. Geç kalıcaksın yoksa. T-Tamam, kalkıyorum. Ama bir şartım var. F-Neymiş o? T-Her sabah böyle uyandırıcaksın beni. F-Düşünmem gerek. Tahsin hızla ayağa kalkmış ve Fikret’i yakalamıştı. T-Tekrar söyle bakiyim. F-Tamam tamam, =) uyandırırım. Tahsin usulca yaklaştı Fikret’e ve sımsıcak öpücükler kondurdu sevdiğinin dudaklarına. T-Ne güzel bir sabah böyle. F-Hadi yeter bu kadar. Çocukların okula aç gitmelerini istemeyiz dimi? Sen de bir an önce giyinsen iyi olur. T-Tamam. Fikret kocasının dudaklarına küçücük bir öpücük kondurup odadan çıktı. Hemen kahvaltıyı hazırladı. Çocuklar da salona gelmişlerdi. Tahsin de gelince beraber kahvaltıya oturdular. T-Deniz, hayırdır kızım, formanı giymemişsin. D-Bugün okula gitmiyorum, öğretmenler grev yapıyolarmış. Derslerimizin nerdeyse hepsi boş geçicek. O yüzden kimse gelmiyo zaten. C-Yaa biz de gitmeyelim o zaman. M-Bizim öğretmenlerimiz okulda oğlum. T-Tamam kızım. Boşu boşuna gitme zaten. Evde Fikret ablana yardım edersin. D-Evet. F-Hadi çocuklar, çabuk bitirin kahvaltınızı, geç kalıcaksınız. C-M-Tamammm. Fikret ve Deniz, Tahsin ve çocukları yolcu edip içeri geçtiler ve sofrayı toplamaya başladılar. Fikret yine şiddetli bir bulantıyla tuvalete koştu, Deniz de merakla kapıda bekliyordu. Fikret yavaşça kapıyı açtı. D-Fikret abla, iyi misin? Ne oldu öyle birden bire? F-Bilmiyorum. Sabah da olmuştu. Bişey mi dokundu acaba. D-Bizden farklı bişey yedin mi? Bişey olsa bize de olurdu. F-Haklısın ama… D-Fikret abla, aslında benim aklıma bişey geliyo ama… F-Ne? D-Acaba şeyyy F-Söylesene Deniz. D-Hamile olabilir misin? F-Hamile mi? Yok canım. Aslında… Bilmiyorum. D-İstersen test alıp geleyim. F-Peki. Deniz hızlı bir şekilde çıktı ve kısa sürede geri geldi. Fikret o sırada sofrayı toplamıştı. Deniz gelir gelmez testi yaptı ve beklemeye başladılar. Bir süre sonra Deniz bir elinde test diğer elinde kullanma klavuzu hayretler içinde başını kaldırıp Fikret’e baktı. Fikret’in içindeki heyecan giderek artıyordu. Deniz yanılma ihtimaline karşı tekrar teste ve kullanma klavzuna baktı. Hayır yanılmamıştı, doğru görüyordu, Fikret hamileydi. Deniz heyecan ve sevinç karışımı bir duyguyla sarıldı Fikret’e. D-Tebrik ederimmm. Fikret şaşkınlık içindeydi. Ailelerine yeni bir üye geliyordu. Fikret Tahsin’in bu duruma nasıl tepki vericeğini kestiremiyor, bu durum onu hem heyecanlandırıyor hem de tedirgin ediyordu. Ya çocuklar, onlar ne derdi. Deniz çok sevinmişti ve bu durum onu rahatlatmıştı ama Caner ve Mehmet daha küçüktü ve bunu tuhaf karşılamaları aynı zamanda yanlış düşüncelere kapılmaları mümkündü. Deniz o gün Fikret’i hiçbir ev işine dokundurmamış, dinlenmesi için elinden geleni yapmıştı. Çocuklar gelmiş odalarında oynuyorlardı, Deniz Fikret’in yanına oturdu. D-Fikret abla, neden bu kadar durgunsun? F-Yoo, durgun değilim. D-Babama ne zaman söyliyceksin? F-Bilmiyorum, dedi dürüstçe. Gerçekten de bilmiyordu. Bunu söylemeye hazır hissetmiyordu kendini. O akşam masada pek konuşulmadı. Diğer akşamlarına aksine tuhaf bir sessizlik oldu. Fikret ve Tahsin geceliklerini giyip yataklarına yattılar. Tahsin de Fikret’teki tuhaf sessizliği sezmişti. T-Neyin var Fikret? F-Bişeyim yok. T-Hayır var, çok sessizsin bu akşam. F-Annemle konuştum bugün, Ayşe huysuzlanıyomuş, beni sayıklıyomuş, haftasonu çocukları alın gelin dedi. T-Olur, yarın gideriz. Cumartesi dimi? F-hı hı. T-Bu yüzden mi sessizsin bu kadar? F-Yoo.Bugün yoruldum biraz, ondan heralde. T-Peki. Dedi ve alnından sımsıcak öptü Fikret’i. Rahat ve huzurlu bir uykuya teslim oldular. Sabah erkenden yola çıkmışlardı. Eve varmak üzereyken Fikret erik diye tutturuverdi. F-Ya Tahsin, nolur biryerde duralım, erik alalım. T-Nerden çıktı şimdi bu Fikret? Dedi gülerek. F-Ne biliyim, aklıma geldi işte? Aşermiş olabileceği Fikret’in bile aklına gelmemişken Deniz durumu anlamıştı. D-Evet baba, hadi bir yerden bulalım. Erikleri almış, yiyerek eve varmışlardı. Ali Rıza ve Hayriye o kadar durgundular ki Fikret’lerin gelmesi onlar için heycan olmuştu. Hala Şevket’ten bir haber yoktu.Salona oturdular. H-Kızım, nerden çıktı bu erikler? T-Fikret yolda erik diye tutturdu, ondan aldık biz de. H-Çok almışsınız yavrum, Allah korusun dokunur sonra. F-Annecim, siz de yersiniz diye öyle aldık. A-Saolun. F-Eee, siz nasılsınız? Leyla, Necla işteler mi? H-Evet kızım işe gitti onlar. Bugün de çalışıyolar biliyosun. F-Ferhunde nerde? H-Aaa sen bilmiyosun. Ferhunde de çalışmaya başladı. F-Öyle mi, hayırlı olur inşallah. H-İnşallah kızım inşallah. Siz nasılsınız çocuklar? Okul nasıl? D-Saolun biz iyiyiz. Okul da çok iyi. C-M-Evettt. H-Maaşallah maşallah F-Ayşe nerde? H-Yukarıda. Duymadı heralde geldiğinizi. Çağırayım hemen. Biraz sonra Ayşe koşarak aşağı geldi ve ablasına sarıldı. A-Ablaaa F-Canımmm. Nasılsın? A-İyiyim. Çok özledim seni. İyiki geldin. F-Ben de seni çok özledim tatlım. Akşam olmuş, Leyla, Necla ve Ferhunde gelmişlerdi. Yemek yediler ve çocuklar yattı.Leyla ve Deniz çocukları yatırmak için yukarı çıkmışlardı. Ali Rıza, Hayriye, Fikret, Tahsin ve Ferhunde salonda otururlarken Fikret’in yine midesi bulanmış ve kendini tuvalette bulmuştu. Diğerleri de hemen tuvaletin kapısına koştular. Fikret yavaşça kapıyı açtı ve dışarı çıktı. T-Fikret, iyi misin? F-İyiyim iyiyim, merak etme. H-Kızım, erikler dokunmuş olmasın. T-Evet biraz fazla yedin. F-Yok onlardan değil, dün de olmuştu. T-Bana niye söylemedin. Fikret bişey söylememiş, başını öne eğmişti. Ferhunde-Hamile misin yoksa? T-Fikret?!? Leyla ve Deniz de salona inmişti. Fikret yaramazlık yapmış çocuklar gibi bakıyordu Tahsin’e. F-Şey……Evet. Hamileyim. Salonda ani bir sessizlik oldu. Herkes pür dikkat Tahsin’le Fikret’e bakıyordu. Fikret Tahsin’in tepkisini çok merak ediyor, sessizlik uzadıkça içindeki o heycana benzeyen tarif edilemez duygu büyüdükçe büyüyordu. Bu sessizlik Tahsin’in Fikret’ ani sarılışıyla bozuldu. Evde cümbüş vardı sanki. Hüzün yerini mutluluğa bırakmıştı. Tahsin Fikret’i havada birkaç tur döndürdü. Fikret’in mutluluğu tamamlanmıştı sanki. Etrafındakileri düşünmekten bu bebeği ne kadar istediğinin farkına varamamıştı. Ama şimdi Tahsin’in verdiği tepkiyle bunu tüm ruhuyla hissediyordu. Fikret’in ayakları yere değdi ve Tahsin “O kadar güzel bir haber ki bu. Beni çok mutlu ettin Fikret.” Diye fısıldadı. Ayrıldıklarında herkesin büyük bir sevinçle onlara baktığını fark ettiler. Hepsi teker teker tebrik etti onları. Ali Rıza ve Hayriye çok mutluydular. Belki de aylardan beri ilk kez gerçekten mutluydular. İlk torunları geliyordu. Ferhunde’nin ise içi burkulmuştu. O kocasına bu haberi verememiş, tepkisini görememişti. İçi burkulmuştu ama o da çok sevinmişti. Leyla ise kaybettiği bebeğini hatırlamış, sevincin yanında burukluğu da yaşamıştı. Necla ise çok mutluydu. Sarılarak tebrik etti ablasını. Tahsin gülümseyerek baktı Fikret’e. T-Senin şu erik meselesi anlaşıldı. Bütün aile bu söz üzerine gerçek mutluluk kahkahaları attı. deniz-fan 30-04-08, 09:32 çoçuklar okuldan gelmişlerdir .. mehmet caner odasında deniz ise fikretle salonda oturmaktadır .. Deniz: Fikret abLa .. Fikret: Efendim canım .. DEniz: Ya senin şu geçen gün yaptığın kurabiyelerden yokmu .. Fikret:valla canım en son çoçukların beslenmesine koymuştum .. bitti.. DEniz : yaa .. Fikret: Ne oldu ? Deniz : ya sen çok güzel yapıyosun onlardan valla canım istedi .. yardım etsem sana yapamazmıyız .. babam gelene kadar olur hem .. Fikret: Tamam canım .. sen iste yeterki .. Deniz Yaşa fikret ablacım .. -diyerek deniz ve fikret mutfağa yönelirler .. Fikret malzemeler için dolabın kapağını açmıştır .. Fikret: Denizcim kötü haber ! Deniz: Ne oldu fikret abla .. Fikret: Un bitmiş .. nasılda unuttum .. Deniz : off olamaz .. babamı arasak gelirken alsın .. akşam yaparız olur mu ? Fikret: Tamam canım ben arıyım hemen .. Deniz: Bende odsaya gidiyim o zaman çoçuklara bakıyım .. babam gelince yemektn sonra yaparız Fikret:Tamam canım -fikret salona gidip telefonu eline alır .. ve tahsini arar .. deerken telefonu bir bayan açar .. fikret şaşırır .. Fikret: aLo tahsin.. Telefondaki ses:aLo buyrun Fikret: tahsinle görüşebilirmiyim .. Telefondaki ses :o şu an meşgul .. Fikret: Siz kimsiniz Telefondaki ses: Ben arkadaşıyım sizin için kim diyim ? Fikret: Hiç bişey demeyin (-diyerek sinirli bir şekilde odasına gider .. ) Saatler geçmez bilmez . Fikret tahsinin telefonunu bi bayanın açmasına oldukça sinirlenmiştir .. derken aradan bir saat geçer ve tahsin gelir kapıyı deniz açar .. Deniz: Hoşgeldin babacım .. Tahsin:Hoşgeldin canım .. DEniz: baba un almadın mı .. Tahsin: Un mu ? .. un mu alıcaktım ki .. Deniz:Fikret ablam seni aramadı mı .. Tahsin:Hayır aramadı .. -derken fikret görünür .. yüzü asıktır .. Tahsin: Canım deniz bişeyler söyledi .. Deniz: Fikret abla babamı aramadın mı .. Fikret: Aradım .. Tahsin: Ama ben telefonda çağrı falan görmedim .. Allah allah .. eminmisin canım aradığından .. Fikret: Sen çağrı göremedin öylemi .. (-der sinirli bir edayla .. ve arkasını dönerek odasına gider .. tahsinde arkasından hızlı adımlarla odaya gider) Tahsin: Fikret ne oluyor ? Fikret: Bilmem .. sana sormalı .. (-fikret çok sinirlidir) Tahsin: Hayatım hiçbişeyden haberim yok .. neden sinirlisin bu kadar ne oldu ?= Fikret: Seni aramadığımımı sanıyosun tahsin? Tahsin: Ama benim telefonum hep açıktı ... duymadım .. çağrı da görmedim .. Fikret: Nasıl görüceksin ki .. o telefonu başkası açtı zaten .. Tahsin: Nasıl yani .. Fikret: Bilmiyorum ... Ben seni aradım ve bi bayan açtı telefonu .. Tahsin: Bayan mı açtı ? Fikret: Evet bayan açtı .. seni sordum meşgul dedi .. Tahsin: Nasıl olur ki .. kim açtı .. anlayamıyorum .. Fikret: Nasıl anlayamıyosun tahsin.. Ben kocamı arıyorum ve telefonunu bi bayan açıyo .. sonra görüşebilirmiyim diyorum kadın bana meşgul diyo .. Kimsin diyorum arkadaşıyım diyo .. Beni tanımıyo .. Deliricem .. Tahsin: Ama .. (-fikret tahsinin sözünü keserek) Fikret: Aması falan yok tahsin ... senin telefonunu ben bile açmıyorum çaldığı zaman .. bi başka kadın nasıl açar .. Tahsin: Canım bak yanlış anlıyosun .. Ben .. Fikret: Hiçbişey anlatma tahsin .. dinlemek istemiyorum .. (-der ve kapıyı çarpıp çıkar .. ) Aradan saatler geçer .. Fikret tahsinle hiç konuşmaz .. deniz şüphelenir .. Deniz: Ne oldu baba .. Tahsin: Fikret ablan .. Beni kıskandı canım .. Deniz:Anladıım .. tipik kıskançlıklar ha .. sen o yüzden sakinsin bu kadar .. Tahsin:Ben yukarki katta patronun yanına gittiğim sırada aramış beni filret ablan .. telefon aşağıda kalmış bi bayan arkadaş açınca telefonu .. Deniz: Fikret abla çıldırmıştır .. aa baba fikret abla bahçeye çıktı .. üşür o .. bebek falan .. hadi git gönlünü al .. Tahsin: tamam canım hadi siz yatın .. Deniz iyi geceler babacım .. üzme fikret ablamı =) Tahsin: İyi geceler kızım merak etme .. (-tahsin fikretin yanına gider .. fikret bahçede oturmaktadır ..ve gözlerinden hafif haiffi yaşlar süzülmektedir .. Tahsin fikretin yanına oturur ve elini fikretin omzuna atar üşümemesi için onu kendine doğru çeker ) Tahsin:Canım üşümicekmisin burda? Fikret: Hayır .. Tahsin: İyi öyleyse hadi gel yürüyelim azcık .. Fikret: istemiyorum .. Tahsin: karıcım .. (- der eliyle fikretin gözyaşlarını silerek ..)yapma böyle .. yanlış anlamışsın .. Fikret susar tahsini dinler usul usul yaptıklarından pişman bir edayla .. Tahsin: Patron beni yukarı kata yanına çağırmıştı .. onunla konuşup çıkıcaktım .. o sırada telefonum aşağıda kalmış .. çok ısrarlı çalıncada açmış heralde .. benim yan masamda çalışıyo .. biliyosun .. Hep bahsettiğim kız .. Fikret: Şu meşhur gıda sorumlunuz yani .. Tahsin:evet ..Özür dilerim .. Fikret:Sen özür dileme .. Asıl ben özür dilerim üzdüm seni .. Ama napıyım öyle birden bi kadın açınca telefonu .. bide öyle ukalaca konuşmalar .. delirdim birden .. (-tahsin fikrete sıcacık gülümser) Fikret: Neden sakinsin bu kadar .. Tahsin: Niyemi sakinim .. çünkü akşam geldiğim zaman sen bana bağırıken gözlerinde bana olan güvensizliğini değil .. beni sevdiğini gördüm .. o yüzden beni kıskandığını anLadım .. Eğer güvensizlik hissetseydim gözlerinde tepki verirdim .. ama biz birbirimizi seviyoruz fikret .. Senin bu kıskançlıkların inanmicaksın ama beni mutlu ediyo .. Fikret: Hani o sabah .. bana seni kaybetmekten korkuyorum fikret .. demiştin ya .. işte .. bende seni kaybetmektn çok korkuyorum .. Sen de beni korkutma olur mu .. Birazda hamileliğin verdiği duygusallık .. gerçekten çok özür dilerim hayatım .. (-Birden yağmur başlar , tahsin fikretin sözü biter bitmez fikreti öper dudaklarından .. ve sonra odalarına giderler .. ) dün gece birden aklıma geliverdi .. büyüsünü kaybetmeden hemen sizlerin huzuruna sunmak istedim =)=) deniz-fan 04-05-08, 20:12 tahsin acele ile evin kapısını çalar .. fikret kapıyı açar .. Tahsin: Hazırmısın hayatım hadi çıkalım .. Fikret: Hazırım canım dur acele etme paltomu alıyım çıkalım .. Tahsin: Hayatım ultrasona gidiyoruz .. kızım mı olucak oğlum mu onu öğrenicem nasıl acele etmiyim .. Fikret: Tamam canım geldim hadi gidelim .. fikret ve tahsin arabaya biner .. Fikret: Aman hayatım dikkatli sür .. Heyecanlanma .. Tahsin:Tamam canım .. sen hiç heycanlı değilsin .. Fikret: Heycanlıyım tabiki hayatım da .. o kadar belli etmiyorum .. Tahsin: Kızmı olsun erkek mi .. Fikret: Sağlıklı olsn canım .. düşünmedim hiç .. Tahsin:Öyle olsun bakalım .. Tahsin ve fikret hastaneye gelirler tahsin çok heycanlıdır .. hemşire fikreti çağırır .. Beraber odaya girerler .. fikret yatağa yatar .. Tahsin büyük bir heycanla doktorun diyeceklerini bekliyorudr . Doktor:Fikret hanım gayet sağlıklı bebeğiniz .. Tahsin:Cinsiyeti belli mi .. Fikret: Hayatım dur heycanlanma bu kadar .. Doktor : Anlaşılan babamızın ilk çocuğu .. bu kadar heycanlandığına göre .. Tahsin: Hayır değil ama kendime engel olamıyorum .. Doktor: Kalp atışlarını duyuyormusunuz (-der ve fikret ve tahsin kalp atışlarını duyarlar fikret'in gözleri dolar) Tahsin: Evet .. Fikret duyuyomusun güzelim .. Fikret:Evet .. Doktor : Hıımm .. şimdi belli oldu işte .. Tahsin: Ne oldu ? Doktor : Tahsin bey pembeleri hazırlayın .. Tahsin:Nasıl yani kızım mı olucak (-der dolu dolu parlayan gözleriyle) Doktor : Evet .. Çok güzel bir kızınız olucak ... Çok ta sağlıklı .. nazar değmesin.. (-fikret bu sözlerden sonra kendini tutamayıp ağlamaya başlamıştır .. kızı olucağı haberi onu çok sevindirmiştir .. ) Tahsin:Duydun mu fikret bak kızımız olucakmış Fikret: Duydum canım .. (-fikret toparlanmış yataktan kalkmıştır .. ve bihayli sevinçli duyguludur ..) Doktor : Fikret hanım sizin herhangi bir şikayetiniz varmı .. Fikret: Aslında çok şikayetim yok ama belim çok ağrıyo .. Doktor: Düzenli yürüyomusunuz .. Bu durum hamilelik sonrası kilo durumu içinde problemleri ortadan kaldırır) Fikret:(-tahsine bakarak) Yoo hayır .. ben yürümüyorum .. Doktor : Bu aylarda kesinlikle yürümelisiniz fikret hanım .. bebek sağlığı içinde sizin içinde iyi olur .. Fikret: Tabi teşekkür ederim doktor hanım .. Doktor:Bişey değil 2 ay sonra yine gelin .. bebeğimiz ne alemde bi bakalım .. Fikret:(-gülerek) .. görüşmek üzere .. Tahsin: Görüşmek üzere .. Tahsin ve fikret eve gelirler .. deniz caner ve mehmet Fikret ve tahsine bakıyorlardır merakla .. Tahsin: Fikret Sen söyle .. hamile olduğunu ben söylemiştim .. Deniz : Hadi baba ya ölücem meraktan.. Fikret:Denizcim .. kızımız olucakmış .. Deniz: (-erkek olmasını istediği için buruk ve mutlu bir edayla ) Öyle mi çok sevindim .. Mehmet : oleyy .. kız olcakmış ..bak 2 2 eşitlendik işte abla .. Caner: Biz kız istiyoduk zaten .. Tahsin: Siz onu mu konuştunuz aranızda .. Deniz: Evet .. Konuşmuştuk bi ara .. Tahsin: Hiç haberimiz olmadı .. Fikret: Üstüne gitme çoçukların tahsin .. Deniz: Valla baba fikret abla olmasa .. Tahsin: biliyorum canım .. bende hep diyorum sen olmasan diye .. (-der fikretin gözlerinin içine aşkla bakarak ) .. (-gece olmuş fikret ve tahsin odalarına gitmişlerdir .. ) Fikret yatağa doğru oturuken zorlanmıştır .. Tahsin: Dur hayatım yardım ediyim .. Fikret: Tamam canım oturdum .. Tahsin: Fikret bak ne dicem .. bi kaç gün seninle balayımızı yaptığımız yere gidelim .. orda göl kanrında yürürüz hem .. Fikret: Tahsin .. olurmu .. çoçuklar tek mi kalıcak .. işin gücün var .. Tahsin:Bebeğimizden ve senden önemli değil benim işim gücüm .. annemi alırım evinden zaten gelmeye can atıyordu .. Fikret: Ayıp olur annene tahsin .. gezmeye giderken çağrıyormuşuz gibi .. Tahsin: o ayıbı görmez bitanem buraya geliyo diye .. Fikret: Canım boşver .. Tahsin: Boşver demek yok ..yarın annemi alıyım cuma günüde gideriz .. Fikret: Tamam demekten başka seçeneğim varmı .. Tahsin: Yok hayır .. Fikret: peki şuan bişey dememe gerek var mı .. Tahsin: Yok sevgilim .. Sen öyle dur ben seni izliyim .. Fikret: izlemesende olur .. Tahsin: Nasıl yani .. (-fikret tahsini öper dudaklarından .. ) Tahsin: Şimdi anladım .. (-tahsin fikrti öperken fikret birden irkilir ) Tahsin: Ne oldu canım .. Fikret: Tekme attı galiba .. Tahsin: Bak sen ufaklığa .. daha şimdiden aramıza giriyo .. Fikret: Yaramaz olucak .. Tahsin: Yaramaz olsun .. Senin kadar güzel olsun .. Fikret: (-sıcak bir tebessüm ile ) ikimizede benzesin .. Tahsin: Adını ne koysak .. Fikret: onu sonra düşünsek .. Bi girersek o konuya bu gece uyumayız canım .. Tahsin: Haklısın zaten daha 4 ay var .. Fikret: Düşünmeye çok zamanımız olucak evet .. Tahsin : Hadi karıcım uyuyalım .. iyi geceler .. (-tahsin fikreti kollarına almıştır .. fikret gözlerini kapamıştır .. Tahsinfikretin kulağına .. Tahsin: Sen çok güzel bi anne olucaksın .. der .. Fikret sıcak bir tebessüm eder ve tahsine doğru döner .. ve sarılır ona .. ) ~*~NaR-ı GüL~*~ 04-05-08, 20:34 Cevriye evden sutlanmistir :img-hyste evinde nunisle konusmaktadir... Cevriye: ah nunis görüyormusun sonunda beni evden attirdi!Ben napiyorum ki onlara! Nunis: ama ahiretlik sende hic rahat durmuyosun ki boyuna kiza laf sokuyosun...eee tahsinide cileden cikarmissin besbelli... Cevriye: :blink: kim ben miiii?...Allah kuru iftiradan saklasin...asil o bana neler neler diyo bi bilsen...tahsinimide kendine benzetti zaten...yok kahvaltiya hep beraber oturcakmisiz, yok yemek bitmeden kalkilmayacak görende kraliyet sarayinda yasiyoruz sanacak! Nunis: e ne var bunda ahiretlik ne güzel hep birlikte oturup hep birlikte kalkiyosunuz sofradan,...bu zamanda böyle adap kaldi mi... Cevriye: aman nuniiiiis sende bi alemsin eski köye yeni adet getiriyo aklinca...ama ben ona yapacagimi bilirim... Nunis: :img-fie: aman sakin büyü deme Cevriye: dedim bile! ona öyle bi büyü yapicam ki felegini sasiracak!Gecen gün komsularda duydum...bi hoca varmis büyü yapmakta evlileri ayirmakta üstüne yok diyolar... Nunis: ahiretlik yapma ayiptir günahtir sonucta tahsinin karisi Cevriye: bende tahsinin anasiyim! Göstericem ona gününü! ----------------------------------------------------- Cevriye nasil bir büyü yapacak? Bu büyü ise yarayacak mi? AZ SONRAAAAA :img-hyste :img-hyste :img-hyste ~*~NaR-ı GüL~*~ 04-05-08, 21:05 Cevriye nuniside yanina alip hocanin yolunu tutar... Nunis endiselidir: ahiretlik bak vazgecelim bu isin sonunu hic iyi görmüyorum ben... Cevriye kizar: aaaa nunis yeter ama deminden beri vazgec vazgec istemiyosan gelme canim zorla sürüklemiyorum seni!! Nunis: iyi peki tamam... Hocanin evinin önüne gelirler...kapiyi calirlar... Kapiyi bi kadin acar... Kadin: kime baktiydin? Cevriye: hoca efendiyle görüsebilirmiyiz acaba? Kadin: heee dur bekle.... Kadin iceri girer bir odaya girer...odada bir adam vardir... Kadin: Len herif iki kari geldi seni görmek istiyolar büyü icin geldiler herhal Adam: ne diyon...yasadik hatce yasadik...al hemen iceri... Kadin: la herif büyü müyü diye milleti kandiriyon bi gün bi carpilcan yamulacan heee Adam: cok konusma cok konusma git cagir sunlari! Kadin söylenir: Allah tarafindan bi carpilmiyo ki bende kurtulayim! Kadin cevriyeyle nunisi iceri alir: buyurun... O sirada adam takkesini takar tesbihini eline alir ve cevriyeyle nunisin oldugu oda |