Tüm Versiyonu Göster : Sis ve Gece
Sis perdesi aralanacak
Beyazperdedeki ilk Ahmet Ümit uyarlaması olan "Sis ve Gece"nin çekimlerine geçtiğimiz gün başlandı. Çekimlerinin 4 Aralık’ta tamamlanması planlanan film 23 Şubat’ta vizyona girecek.
Polisiye edebiyatımızın önde gelen ismi Ahmet Ümit’in ilk romanı olan "Sis ve Gece", beyazperdeye taşınıyor. Sinema eleştirmeni Atilla Dorsay’ın "Roman Polanski bu kitabı okusaydı mutlaka filme çekerdi" dediği kitaptan uyarlanan filmin senaryo yazarlığını ve yönetmenliğini Turgut Yasalar üstlendi.
"Bir polisiye gerilim filminden çok bir aşk ve gizem öyküsü" olarak nitelenen filmde Selma Ergeç, Uğur Polat, Ayten Uncuoğlu, İlyas Salman, Tardu Flordun, Ümit Çırak, Devrim Nas, Yetkin Dikinciler, Mehmet Güleryüz, Oktay Kaynarca gibi birçok usta isim rol alıyor.
Filmin konusu ise şöyle: Sedat, gizli servis elemanıdır. Bir amir ve bir dost olarak gördüğü Yıldırım bir süre önce öldürülmüştür. Sedat, amirinin kendi servisince öldürüldüğüne inanmaktadır. Büyük bir boşluğa düşer. Karısı ve çocukları olsa da onu yaşama yeniden bağlayacak bir şey gerekmektedir. O tutkulu ilişkiyi Mine’de bulur. Ancak Mine tuhaf biçimde ortadan kaybolunca Sedat için arayış süreci başlar.
http://img292.imageshack.us/img292/7797/2436505ua1.jpg (http://imageshack.us)
Sis ve Gece 'motor' diyor
Polisiye yazarı Ahmet Ümit'in ilk romanı Sis ve Gece sinemaya aktarılıyor. Senaristliğini ve yönetmenliğini Turgut Yasalar'ın üstlendiği filmin çekimleri 6 Kasım'da başlayacak. Filmin oyuncu kadrosunda Uğur Polat, Aten Uncuoğlu, Tardu Flordun, İlyas Salman, Devrim Nas, Yetkin Dikinciler, Mehmet Güleryüz, Sema Çeyrekbaşı, Oktay Kaynarca, Tülay Günal gibi isimler yer alıyor.
Sis ve Gece'de, suç ya da cinayet kurguyu tamamlayan, gerilimi tırmandıran birer dekor ya da motif olarak yer almıyor. Suç, insan yazgısı üzerinde trajik sonuçlar doğuran bir öğe olarak kullanılıyor. Kahramanların yaşamını alt üst edip, toplumsal kurumların bireyi ezemesine, küçümsemesine, yabancılaşmasına neden oluyor. Öykü, toplumsal düzeni savunan bir insanın serüveninde, bu amansız yabancılaşmayı, yalnızlaşmayı dile getiryor.
Filmin, önümüzdeki yıl şubat ayında gösterime girmesi planlanıyor
http://img97.imageshack.us/img97/2331/2391748ou7.jpg (http://imageshack.us)
Ahmet Ümit"in "Sis ve Gece" isimli romanı, 4. baskısıyla Om Yayınevi'nde. Yayımlandığı yıl büyük ilgi toplayan kitap, polisiye türünün başarılı örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.
Yunanistan'da Oceneadia adlı yayınevi tarafından yayımlanan "Sis ve Gece", yabancı dile çevrilmiş ilk Türk polisiyesi ünvanına da sahip.
İyi polisiyenin içindeki edebi niteliğin varlığını hissettiren ve keyifle okunan kitap son derece akıcı, şiirsel bir üsluba ve çarpıcı bir kurguya sahip. Sürükleyici anlatımı ise cabası... Her türlü yazınsal lezzeti ve 'iyi polisiye' özelliklerini barındıran "Sis ve Gece" için yazarı Ahmet Ümit, haklı bir özgüvenle mütevazı olma gereği duymuyor:
"Sis ve Gece benim yazarlık serüvenimde bir kilometre taşıdır. Türkiye'de nasıl polisiye yazılması gerektiğini bana deneyimlerimle öğreten ilk kitaptır.
Aynı zamanda benim polisiye roman yazma serüvenimde başlangıç noktasıdır. Bu keyifli, heyecanlı ve zorlu yazı yolculuğunun ilk adımı olarak her zaman anımsayacağım bir kitaptır. Türkiye'de polisiye okuru az. "Sis ve Gece" polisiyeye başlamak isteyenler için iyi bir fırsat. Bu konuda mütevazı olmanın hiç gereği yok.'
http://img134.imageshack.us/img134/7754/7a671af9d77cb34da47473esc1.jpg (http://imageshack.us)
İZMİR'İN KAVAKLARI 26-11-06, 11:08 harıka bır kıtap ve beyazperde ye cok yakısacak bir film olacak bence vızyona gırmesını sabırsızlıkla beklıyorum
ayrıca uğur polat harika bir secim
ahmet ümit ile yapılan röportajdan alınmıştır
'Sis ve Gece'nin bir karesinde arkadan görünen adam oldum'
- 'Sis ve Gece romanı film olmalı,' diyen siz miydiniz?
- Sis ve Gece'nin film olması hikâyesi, oldukça eskidir. 1996 yılının sonbaharında bu kitabı yayınladım, 97'nin başında Sinan Çetin beni aradı ve kitabı film yapmak istediğini söyledi. Ben de 'Olur,' dedim. Fakat birtakım nedenlerle olmadı.
- Bazı projeler Sinan Çetin'in elinde uzar gider, denir...
- Ben böyle bir şey söyleyemem çünkü bir edebiyat yapıtından bir sinema yapıtı ortaya koyacaklar, farklılaşabilir, bunu anlayabilirim. Sonuçta olmadı. Anlaşmamız üç yıllıktı zaten, film hakları tekrar bana döndü. Turgut Yasalar da 'Ben kitabını çok beğendim, filmini yapayım,' dedi, kabul ettim. Ve nihayet 'Motor,' dendi.
- Filmin bir yerinde görünmek istediniz mi?
- Aslında Turgut, bir rolde oynamam için ısrar etti, ama ben oyuncu değil yazarım. Yine de onun ısrarını kıramadım ve bir karede arkadan geçen adam olarak göründüm. Dikkatli izleyiciler, fark edebilir.
- Edebiyat için kaleme aldığınız bir eserin bambaşka bir yapıta dönüşmesi nasıl bir his?
- Bence muhteşem bir şey. Daha önce bunu Karanlıkta Koşanlar ve Şeytan Ayrıntıda Gizlidir kitaplarımın dizi filme çekilmesiyle yaşamıştım. Bir de Başkomiser Nevzat diye bir çizgi roman yapmıştık. Eserlerinizi oralarda görünce çok hoşunuza gidiyor, çünkü bir fikirden bir hikâye, karakter yaratıyorsunuz.
http://img217.imageshack.us/img217/463/sisvegecepa9.jpg (http://imageshack.us)
http://img165.imageshack.us/img165/1424/sisvegece1ud8.jpg (http://imageshack.us)
http://img19.imageshack.us/img19/3411/sisvegece2dr9.jpg (http://imageshack.us)
http://img138.imageshack.us/img138/1172/sisvegece3ba2.jpg (http://imageshack.us)
http://img152.imageshack.us/img152/6765/sisvegece4ra6.jpg (http://imageshack.us)
http://img206.imageshack.us/img206/2775/sisvegece5rs7.jpg (http://imageshack.us)
Sis ve Gece
Oyuncular;
Uğur Polat (Sedat)
Selma Ergeç (Mine)
Ayten Uncuoğlu (Madam Eleni)
Sara Meriç Cinbarcı (Maria)
Ümit Çırak (Şeref)
Tardu Flordun (Neco)
İlyas Salman (Cuma)
Devrim Nas (Sinan)
Yetkin Dikinciler (Fahri)
Mehmet Güleryüz (Yıldırım)
Sema Çeyrekbaşı (Gülseren)
Oktay Kaynarca (Naci)
Tülay Günal (Melike)
Itır Esen (Selma)
Savaş Akova (Metin)
Kemal Bekir (İsmet)
Levent Yılmaz (Orhan)
Sinan Albayrak (Mustafa)
http://img362.imageshack.us/img362/8076/ssvegece1vw9.jpg (http://imageshack.us)
Filmin Konusu
.
Sedat bir gizli servis elemanıdır. Bir amir, bir ağabey, bir dost olarak sevdiği Yıldırım bir süre önce öldürülmüştür. Sedat amirinin kendi servisince öldürüldüğüne inanmaktadır. Sedat için mesleği her şeyin önünde gelmektedir. İstihbaratçılık yaşamının amacı gibidir. Ancak teşkilat içi çatışmada Sedat da pasifize edilmiştir. Bir boşluğa düşer. Evet, karısı ve çocukları vardır ama onlar yaşamında hep ikinci planda kalmışlardır. Onu yaşama yeniden bağlayacak tutkulu bir şey gerekmektedir. O tutkulu ilişkiyi genç bir kız olan Mine’de bulur. Böylece yaşamında çok önem verdiği meslek sevgisinin yerine başka bir ölümcül ilişkiyi, Mine’nin aşkını koyar. Ancak Mine tuhaf biçimde ortadan kaybolur. Ve Sedat, için İstanbul’un labirentlerinde gizemli bir arayış başlar.
http://img176.imageshack.us/img176/6112/ssvegece2xc1.jpg (http://imageshack.us)
http://img50.imageshack.us/img50/789/ssvegece3an1.jpg (http://imageshack.us)
http://img403.imageshack.us/img403/9873/ssvegece4dm4.jpg (http://imageshack.us)
http://img50.imageshack.us/img50/1267/ssvegece5jo8.jpg (http://imageshack.us)
http://img101.imageshack.us/img101/5817/sisgece5ij8.jpg (http://imageshack.us)
http://img443.imageshack.us/img443/7817/sisgece10de3.jpg (http://imageshack.us)
http://img252.imageshack.us/img252/3507/sisgece4ko2.jpg (http://imageshack.us)
http://img106.imageshack.us/img106/8585/sisgece97vf.jpg (http://imageshack.us)
http://img467.imageshack.us/img467/6272/sisgece123vk.jpg (http://imageshack.us)
http://img106.imageshack.us/img106/2843/sisgece137ah.jpg (http://imageshack.us)
http://img347.imageshack.us/img347/285/sisgece23pi.jpg (http://imageshack.us)
http://img249.imageshack.us/img249/5003/sisgece36zc.jpg (http://imageshack.us)
http://img249.imageshack.us/img249/5986/sisgece63sk.jpg (http://imageshack.us)
"Yarım Elma" dizisinde, koca meraklısı Ayça karakteriyle tanınan, Reha Erdem'in ödüllü filmi "Beş Vakit"le sinemaya adım atan manken Selma Ergeç'in de rol aldığı "Sis ve Gece" 23 Şubat'ta vizyona giriyor.
http://img443.imageshack.us/img443/8605/2777558jp3.jpg (http://imageshack.us)
Beyazperdedeki ilk Ahmet Ümit uyarlaması olan “Sis ve Gece”nin çekimleri tamamlandı. Aniden kaybolan bir kadınla, onu bulmaya çalışan sevgilisi gizli servis elemanının öyküsünü konu alan filmde, Selma Ergeç, Uğur Polat, Ayten Uncuoğlu, İlyas Salman, Tardu Flordun, Ümit Çırak, Devrim Nas, Yetkin Dikinciler, Mehmet Güleryüz, Oktay Kaynarca gibi birçok usta isim rol alıyor. Alman bir anne ve Türk babadan dünyaya gelen Selma Ergeç, ikinci filmi "Sis ve Gece"de rol almasının oyunculuk kariyetirde önemli olduğunu vurguluyor.
http://img261.imageshack.us/img261/839/2777559ei9.jpg (http://imageshack.us)
İZMİR'İN KAVAKLARI 29-01-07, 10:46 http://img99.imageshack.us/img99/6892/sisvegecedx5.jpg
'Sis ve Gece' şubatta vizyonda
Ahmet Ümit'in aynı adlı romanından beyazperdeye uyarlanan 'Sis ve Gece', 23 Şubat'ta vizyona giriyor. Senaryosunu Turgut Yasalar'ın yazdığı filmde başrolleri Uğur Polat, Selma Ergeç, Ayten Uncuoğlu ve Ümit Çırak paylaşıyor.
Tarzı macera
Macera/polisiye tarzı filmde Sedat adlı bir gizli servis elemanının mesleğinde yaşanan teşkilat içi çatışmalar nedeniyle boşluğa düşüşü anlatılıyor. Yaşamında karısı ve çocukları ikinci planda kalan Sedat, kendisini yaşama bağlayacak yeni bir tutku ararken Mine ile ilişkiye giriyor. Meslek aşkının yerine Mine'nin aşkını koyan Sedat, sevgilisinin esrarengiz bir biçimde ortadan kaybolmasından sonra kendini gizemli bir maceranın ortasında buluyor.
Az önce Ntv'de bir programda Ahmet Ümit ve Filmin yönetmeni Turgut Yasalar konuktu ,filmden bahsedildi, fragman ve kamera arkası görüntüler verildi.
23 Şubat'ta Vizyona girecekmiş ben filmi çok merak ediyorum hem konusu ilginç hemde oyuncular cok başarılı Uğur Polat, Yetkin Dikinciler , Tardu Flordun , Sinan Albayrak başta olmak üzere hepsi sinemada izlemekten büyük zevk alacağım oyuncular.
İZMİR'İN KAVAKLARI 30-01-07, 13:57 http://img226.imageshack.us/img226/2416/svgbackstage026wh1.th.jpg (http://img226.imageshack.us/my.php?image=svgbackstage026wh1.jpg)
http://img156.imageshack.us/img156/9569/svgbackstage027rg8.th.jpg (http://img156.imageshack.us/my.php?image=svgbackstage027rg8.jpg)
http://img396.imageshack.us/img396/3067/sisgece7gt8.jpg (http://imageshack.us)
http://img396.imageshack.us/img396/6766/sisgece8ox9.jpg (http://imageshack.us)
http://img464.imageshack.us/img464/9048/sisgece11hz0.jpg (http://imageshack.us)
http://img387.imageshack.us/img387/2414/sisgece14nu2.jpg (http://imageshack.us)
İlyas Salman 'Sis ve Gece' filmiyle sinemaya dönüyor. Sol görüşlü olduğu için yıllarca film teklifi almadığını belirten aktör, hayatını sinema yaparak sürdürmek istiyor: Kendimi taca çıkmış futbol topu gibi görmek istemem. Yılmaz Güney'in de dediği gibi; iyi bir seyirci olacağına kötü bir oyuncu ol. Ama sahanın içerisine gir....
Türk Sineması'nın en başarılı oyuncularından biriydi o... 'Çiçek Abbas', 'Sarı Mercedes', 'Kibar Feyzo', 'Banker Bilo' filmlerinin ezik, namuslu, saf Anadolu çocuğuydu... Son 16 yıl boyunca sinemadan uzakta, şiirlerin, türkülerin ve çok sevdiği muhabbet kuşlarının içinde yaşadı. Ta ki 23 Şubat'ta vizyona girecek olan 'Sis ve Gece' filminde Cuma karakterini canlandırması için teklif alana kadar... İlyas Salman'a neden 16 yıldır sinemadan uzak olduğunu sordum. Sinirli bir şekilde, "Çünkü sol görüşlü olduğum için bana rol vermediler" dedi. Ama haksızlıklarla dolu olsa da sinemayı çok özlediğini, kalan ömrünü oyunculuk yaparak geçirmek istediğini de eklemeden edemedi...
SUÇUM YAĞCI OLMAMAK
* Yeşilçam'ın en sevilen oyuncularından biriydiniz. Neden bunca yıl sinemadan uzak kaldınız? Düşüncelerimi ensemin arkasına saklamadım, hep masanın ortasına koydum. Ben sosyalizmden bahsettim, birçokları çalıp çırpmaktan bahsetti. Sol görüşlü olduğumdan bana teklif gelmedi. Ben de onlara tavır koydum.
* Ama pek çok oyuncu var sizin gibi solcu olan... O solcuların büyük çoğunluğu sağ elle sol kulaklarını gösteriyor. Hepsi sahtekar! Bu ülkede sağcı ya da solcu olduğunu adam gibi söylemeyen bir sürü insan var. Ben onlarla akraba olamam. Yılmaz Güney daha popülist bir adamdı. Türk'le Türk, Kürt'le Kürt oldu. Ben kimin eleştirilecek yanı varsa yüzüne karşı söyledim. Açık sözlüyüm.
* Sizin hiç suçunuz yok mu? 90'larda Ankara Film Festivali'nde 'Sarı Mercedes' filmindeki rolümle En İyi Erkek Oyuncu ödülünü aldım. Ödülü alırken, "Bu ödülü hak ederek aldım, kimseye teşekkür etmiyorum" dedim. Daha sonra Antalya Film Festivali'nde aynı filmler yarıştı. Ama hakkım olan ödülü bu sözüm üzerine bana değil Mehmet Aslantuğ'a verdiler. Ne söyleyebilirim ki ülkedeki namussuzlara... Kimseye yağcılık yapmadım. Kimsenin layık olmadığı halde böbürlenmesine yardımcı olmadım. Suçum bu!
* Üzülmediniz mi peki oyunculuktan 16 yıl uzak kalınca? Üzüldüm ama kimseye kırgın değilim. Kimseye eyvallahım da yok. Ne para, ne de şöhret istiyorum. Halimden memnunum. Halktan tek isteğim kendilerine ihanet eden insanlarla, dost olanları ayırt etmeyi bilmeleri.
ROLÜMÜ BÜYÜTTÜM
* Geçiminizi nasıl sağladınız 16 yıl boyunca? Şiir yazdım, türkü okudum. Ben yoksulluk edebiyatı yapmam. Orta halli bir hayatı ömür boyu sürdürecek kadar gelirim var. Kitaplarımdan, türkülerimden kazandım. Bu ülkede ekmek bulamayan insanlar varken, ben kalkıp yoksulum desem dünyanın en büyük ihanetini yapmış olurum. Evim var, çocuklarımı okutmuşum. Hem zihinsel zenginlik kadar güzel bir şey var mı?
* Peki 'Sis ve Gece' filminde yer almanız nasıl oldu? Filmin yönetmeni Turgut Yasalar benim televizyonda gevezelik ettiğim bir programı seyretmiş. "Rol biraz küçük ama oynar mısın?" dedi. Ben de "Rolün küçüğü büyüğü olmaz" dedim. Bir insan gerçek oyuncuysa bir kelimelik rolü bir film kadar uzatır. Ben rolü büyüttüm. Hiç bir zaman mütevazı olmadım. Bu filmi seyrettikleri zaman insanlar anlayacaklar ufacık bir rolün nasıl büyüdüğünü...
* Biraz rolünüzden konuşsak... Cuma diye karısını, babasını öldürüp hapse düşen biri. Bir kader kurbanı. Bende sinemaya karşı büyük bir özlem vardı. Bu filmle o özlemi giderdim. Cuma'nın samimiyetinden etkilendim. Sinema, yönetmen sanatıdır. Bir yönetmen oyuncuyu odun haline de getirebilir, odunu oyuncu haline de. Turgut Yasalar'ın yönetmenlik sınavından pekiyi ile geçeceğine inanıyorum.
* Başka filmlerde de görebilecek miyiz sizi? Yönetmenlere bağlı. Yine art niyetli bakarlarsa, beni çağırmazlar! Sinemayla yaşamak, adam gibi filmlerde rol almak istiyorum. Sinemayla uyuyup, sinemayla uyanıyorum. Yönetmenlerimizin büyük çoğunluğu benim kadar dürüst olmadı. Ömrümün kısıtlı olduğunu biliyorum. Sinema yapmam gerekli. Kendimi taca çıkmış futbol topu gibi görmek istemiyorum. Yılmaz Güney'in de dediği gibi; iyi bir seyirci olacağına kötü bir oyuncu ol. Ama sahanın içerisine gir.
İZMİR'İN KAVAKLARI 12-02-07, 19:21 Fragmanı izledikten sonra merakım dahada arttı bir an önce izlemek istedim
ayrıca Uğur POLAT ve Tardu FLORDUN fragmanda bıle döktürmüş...
http://img503.imageshack.us/img503/1856/sisvegece2ji9.jpg (http://imageshack.us)
http://img503.imageshack.us/img503/2663/sisvegece5hc9.jpg (http://imageshack.us)
http://img110.imageshack.us/img110/531/sisvegece3th8.jpg (http://imageshack.us)
http://img104.imageshack.us/img104/5875/sisvegece6kn6.jpg (http://imageshack.us)
Hani nerde yazarla yönetmenin kavgası?
"Sinema tarihi kitaplardan uyarlanmış filmlerin hayal kırıklıklarıyla dolu. Aslında bu, filmini kitaptan uyarlayan herkesin başına gelebilir" diyor Turgut Yasalar. Öyleyse ne demeye kalkıp, kitaptan sinema uyarlaması yapıyor? Çünkü hikayeye vurulmuş.
http://img207.imageshack.us/img207/7986/2902817dl0.jpg (http://imageshack.us)
Hadi onun cephesi böyle, peki kitabının film halini sinemada görünce yüzünü ekşitmeyen yazara pek rastlanmazken, Ahmet Ümit kalkıp neden Sis ve Gece romanının filmleştirilmesine evet, demiş? Ve nasıl olmuş da film bittiğinde yazarı da yönetmeni de memnun etmiş? İşte aşağıda bu soruların cevaplarını bulacaksınız.
Polisiye romanın Türkiye’deki popüler yazarlarından Ahmet Ümit’in, 1996’da yayınlanan Sis ve Gece romanı 11 yıl sonra sinemaya uyarlandı. Ümit’in ilk romanı olmasına rağmen büyük başarı sağlayan Sis ve Gece, yabancı dile çevrilen ilk polisiye Türk romanı olarak da önem taşıyordu. Turgut Yasalar’ın senaryolaştırıp yönettiği filmin başrollerini Uğur Polat, Yetkin Dikinciler, Selma Ergeç paylaşıyor. Sis ve Gece, 23 Şubat’ta gösterime giriyor. Kısa rolüyle müthiş bir performans sergileyen İlyas Salman ise filmin gerçek sürprizi.
İLYAS SALMAN 17 YIL SONRA SİNEMADA
Turgut Yasalar senaryoyu yazarken, televizyonda İlyas Salman’ı görüyor. O sırada Cuma karakterine yoğunlaşmış: "İşte Cuma, dedim. Filmin oyuncularını seçerken bazı karakterlerde karar veremediğimiz isimler oldu ama İlyas Salman isminde çok ısrarcı oldum. Bir taraftan da başarısız olur diye korkuyordum. Kendisiyle buluştuğumuzda, "17 yıl rüyalarımda film çektim" dedi. Kameraya susamıştı. Fakat doğasındaki oyunculuk çok sağlammış ki, unutmamış. Okuma provaları yaptırırken de hálá, nasıl olur acaba, diye korkuyordum. Filmi izleyenleri etkileyen sorgu sahnesini çekeceğimiz gün, bütün gece uyumamış, eli ayağı yaprak gibi titreyerek geldi sete. Sette ona azami ihtimam gösterilmesini istedim. Sorgu sahnesinin provasını yaptığımızda gayet iyiydi. O sahnenin çekimleri gece başlayıp oldukça uzun sürmüştü. Provalarda bir kutunun içinde, elleri kelepçeliydi. Canı yandı. İstemeden de olsa, fiilen işkence yaptık. Dayandı. "Artık çekelim mi" diye sorduğumda, "Hazırım çekelim" dedi. Filmi sesli çektiğimiz için çıt çıkmaması gerekiyordu. Ama o, o kadar etkileyici oynadı ki, sette çıt çıkamadı zaten, hepimiz kalakaldık. Sahne bitiminde gidip kucakladım. Filmin en etkileyici sahnelerinden ama Allah’tan filmin finali sağlam da ezip geçmiyor. Ahmet Ümit ise şöyle diyor: "Kitaplarımın demokratik bir yapısı vardır. Ana karakter yan karakterleri hiçbir zaman ezemez. Yan karakterler de o kadar güçlüdür ki, "Hoop bir dakika burada ben de varım" diye okuyucuya kendini hissettirir. İlyas Salman’ın son derece başarılı bir oyunla canlandırdığı Cuma karakteri de onlardan biri.
YAZAR YAZDI YÖNETMEN VURULDU
Turgut Yasalar
Sis ve Gece’yi almıştım, kütüphanemde okunmak için bekliyordu. Ahmet’in Kukla romanı yayınlandı. Bir yayınevi, Kukla’nın 16 sayfalık kitapçığını basmış. Metroda dağıtılıyordu. İstasyonda okudum ve çok sevdim. Taksim’e döndüğümde Kukla ve Patasana’yı aldım. Okuyunca büyük lezzet aldım ve bütün kitaplarını okumaya karar verdim. Hepsini bir çırpıda okudum ama aralarında Sis ve Gece kadar beni etkileyen olmadı. Vuruldum hikáyeye, bunu film yapmak lazım, dedim. Sis ve Gece 1996’da çıkmıştı, ama ben kitabı 2002’de okumuştum. Okur okumaz Ahmet’le tanışmak istedim.
Ahmet Ümit
Bir arkadaşım, Turgut Yasalar’ın görüşmek istediğini söyledi. "Abi ne görüşecek ya, benimle çok kişi görüşüyor, herkes bir proje söylüyor kimi uyuyor, kimi uymuyor" dedim. Zamanım değerliydi, o yüzden pek görüşmek istemedim. Neticede Beyoğlu’nda salaş bir meyhanede buluşup rakı içtik. Turgut’un bunu ne kadar hayata geçirebileceğini anlamaya çalıştım. Turgut bana romanla ilgili öyle şeyler söyledi ki, ancak metni yazan kişinin, yani benim söyleyebileceğim cümlelerdi. Bunun üzerine, bu iş olur, dedim.
KAVGA ÇIKMADI ÇÜNKÜ EGO-HORMON SEVİYELERİ DÜŞÜK
Turgut Yasalar
Senaryoyu yazmaya başladığımda, temel prensibim romanın kurgusuyla oynamamaktı. Çünkü kitaptaki her karakterin başlıbaşına bir hikáyesi vardı, bunu muhafaza etmek istedim. İlk metin roman gibi, tam 260 sayfaydı. 50 sayfaya indirdik. Senaryoyu defalarca değiştirdim. 10’uncu versiyonu filme çekildi. Sis ve Gece’nin ön çalışmaları üç buçuk yıl sürdü. Arada Ahmet Ümit’le birlikte TRT1’e kitaplarından uyarlanan Şeytan Ayrıntıda Gizlidir dizisini çektik. Birlikte çalışırken birbirimizi daha iyi tanıdık. Genellikle ego problemleri çıkar, biz yaşamadık. Senaryoları Ahmet’e gönderirken, değişiklik yapacaksa egosundan değil gerektiğinden yapacağını biliyordum.
Ahmet Ümit
Sis ve Gece benim romanımdı ama neticede sinema başka bir sanat dalı. "Eyvah, romanımdan bir bölüm gitti, bunu korumalıyım" diye düşünmedim. Değişikliklerin sanat yapıtına ne gibi faydaları olabileceğini düşündüm. Hatta Turgut’a senaryoda uzun bulduğum yerleri atmasını söyledikçe, o atmayalım diyordu. Sis ve Gece, iyi bir film oldu, bu beni çok mutlu ediyor. İyi bir film olmasaydı bile, bana bir şey olmazdı. Kitabım ortada. Şimdi iki kat daha mutluyum, eserimden esinlenen bir başka sanatçı ikinci bir eser ortaya çıkardı. Sis ve Gece, başarılı, kendini kanıtlamaya ihtiyacı olmayan bir roman. Umarım bu film de Turgut’a böyle bir başarı getirir.
KİTAP VE SİNEMA MUZ VE PORTAKAL GİBİ
Turgut Yasalar
Sinema tarihi kitaplardan uyarlanmış filmlerin hayal kırıklıklarıyla dolu. Aslında bu, filmini kitaptan uyarlayan herkesin başına gelebilir. Çünkü edebiyatın özgürlük alanı çok geniş, elinize kalemi alıyorsunuz ve sürekli yazıyorsunuz. Ama sinema en azından bir çerçeveden bakmayı gerektiyor. Sis ve Gece’ye çok sadık kaldım çünkü romanın kurgusu, karakterleri, finali çok sinematogrifikti zaten. Bu yüzden, gelecekteki edebiyat uyarlamalarında kitaba bu kadar sadık kalabilir miyim, bilmiyorum.
Ahmet Ümit
Kitapla sinemayı kıyaslamak, muzla portakalı kıyaslamak gibi bir şey. İkisinin ayrı ayrı lezzetleri var. Her filmde edebi bir lezzet alamazsınız ama bu filme edebi bir lezzet sindiğini gördüm. Her kitabın bir şifresi vardır. Bir kitabı sinemaya uyarlarken, bu şifreyi çözerseniz sinema diline dönüşür. Turgut’un kitabımın şifresini çözdüğüne çok inandım. Bu romanı ben yazdım, bu karakterleri ben yarattım, çekimler için dört buçuk hafta hep bir aradaydık, hikayenin akışını biliyordum ama buna rağmen büyük bir merakla, bir sonraki planda neler olacağını izliyordum.
paçiii_melos 20-02-07, 22:21 DİKKAT!.. “GÖRÜNTÜLÜ HABER!” BU AKŞAM YEPYENİ BİR TÜRK FİLMİ DAHA BEYAZPERDE’YE MERHABA DİYOR!.. AHMET ÜMİT’İN “SİS VE GECE” ADLI ROMANINDAN SİNEMAYA AKTARILAN FİLMİN GALASI BU AKŞAM GERÇEKLEŞTİRİLDİ!.. GALAYA KİMLER KATILDI NELER YAŞANDI?.. İLYAS SALMAN KİMLERİN SALDIRISINA UĞRADI?..
20/2/2007 23:09
Ahmet Ümit'in 'Sis ve Gece' adlı polisiye romanı 10 yıllık bir maceranın ardından orijinaline sadık kalınarak sinemaya aktarılan filmin bu akşam Beyoğlu Emek sinemasında galası gerçekleştiriliyor. Filmin başrollerinde Uğur Polat, Oktay Kaynarca ve uzun zamandır sinemaya ara vermiş olan İlyas Salman var.
Filmin galasına Oktay Kaynarca sevgilisi Özgü Namal’la birlikte katıldı. Büyük gösterime geç kalan çift Sinepop Sinemasında filmi izledi. Yılların eskitemediği oyuncu İlyas Salman da galaya geç kaldı.
İlyas Salman’ın geç kalma nedeni ise yolda tinercilerin saldırısına uğraması olmuş. Geceye ayrıca yönetmen Selçuk Yöntem ve filmin başrol oyuncularından Uğur Polat ve Selma Ergeç de katıldı.
ucankus
elwiens_86 20-02-07, 22:58 Diğerleri televizyon filmi biz gerçek sinema yaptık
“Çekildi, çekiliyor” derken, Ahmet Ümit’in ilk polisiye romanı Sis ve Gece sonunda film oldu. 23 Şubat’ta vizyona girecek filmdeki faili meçhul cinayet, yargısız infaz, etnik köken gibi unsurlar deyim yerindeyse şu anki Türkiye gündemine “cuk oturuyor”
İzleyicileri şok bir finalin beklediği Sis ve Gece’yi Ahmet Ümit, filmin yönetmeni Turgut Yasalar ve gizli servis elemanını canlandıran başrol oyuncusu Uğur Polat’la konuştuk.
Roman Polanski bu kitabı okusaydı mutlaka filme çekerdi... Atilla Dorsay, Ahmet Ümit’in ilk polisiye romanı “Sis ve Gece”yi okuduktan sonra işte bu yorumu yapmış yıllar önce. Ve “Sis ve Gece” sonunda film oldu.
Ahmet Ümit okuyucularının uzun yıllardan beri beklediği bir film olan Sis ve Gece konusu itibarıyla Türkiye gündemine de “cuk oturuyor.” Yargısız infaz, faili meçhul cinayet, kayıplar, etnik köken, gizli servis elemanı... Bunların tümü boşluğa düşen, arayışlar içine giren, iki çocuk babası, evli bir gizli servis elemanının aşkın peşinden koşarken yaşadığı atmosferin içinde anlatılıyor. “Sis ve Gece”nin senaristi ve yönetmeni birçok kişinin Leoparın Kuyruğu filminden hemen hatırlayacağı Turgut Yasalar... Başrolde ise gizli servis elamanı rolüyle Uğur Polat var. 23 Şubat’ta vizyona girecek Sis ve Gece... Ahmet Ümit, Turgut Yasalar ve Uğur Polat’la biraraya geldik.
- 10 yıl önce yazıldı Sis ve Gece. Bir gizli servis elemanının yaşadıklarından yola çıkan bir kitap... “Türkiye gündemi değişmemiş, değişmiyor” desem katılır mısınız?Turgut Yasalar: O zaman da yargısız infaz vardı şimdi de var, gizli örgüt içinde yaşananlar o zaman da konuşuluyordu şimdi de konuşuluyor, yine birçok şey açığa çıkmıyor. Filmi romana sadık kalarak çekmeye özen gösterdik. Ama tabi ki roman farklıdır, film farklı. Romandaki aşk hikayesi filmde daha ön plana çıktı. Bir de kitabın başlangıcıyla filminki aynı değil. Kurgu farklı oldu.
Ahmet Ümit: 11 yıllık süre içinde çok büyük değişiklikler olmadı. Olsa da roman ya da film güncelliğini yine de korurdu. Kitabımda politik durumun insanların üzerinde yarattığı tramvayı, trajediyi anlatma gayesi taşıdım. Roman ya da film olsun muhteşem bir polisiye örgüye sahip olmalı diye de bakmamak gerekir. Mafyalaşmayı konuşuyoruz, çeteleri, derin devleti konuşuyoruz. Ana karakter gizli servis elemanı Sedat’ın kişiliği üzerinde tüm tarihsel olayların yarattığı izler var.
- Polisiye film denildiğinde aklımıza ilk gelen sahneler yok mu bu filmde, çatışmalar, iz sürmeler, takipler...T.Y: Bir kısmı var. Özellikle açılış sahnesi hayli etkileyici oldu bu anlamda. İki dakikalık bir açılış sahnesi. Terörle Mücadele timlerinin bir hücre evi baskınıyla başlıyor. Bu sahneyi çekerken polis teşkilatından destek aldık. Maskeli oyuncuların tümü gerçek polis.
A.Ü: Türkiye’de şu anda varolan meselelere tuhaf bir şekilde gönderme yapılıyor. Şiddet ortamı içindeyiz. Irkçı yükseliş var, ırkçı olmayan insanlara karşı tavır gösteriliyor. Hukuk dışılığa net düşen bir durum var. Eğer siz bugün hukuk dışı bir şeyler yaparsanız birgün o hukuk size de gerekebilir. Hukuk çiğnendiği anda olay her yöne gidebilir. Hrant Dink cinayetini azmettiren birileri varsa yarın öbür gün onlar da hukuka ihtiyaç duyabilirler.
Uğur Polat: Tüm bunlar var filmde ve böyle bir polisiyeden hareketle bir aşk anlatılıyor. Başrolde insan var. Karısından uzaklaşmış, zaafları olan, iç dünyası karışmış, bir başka kadına aşık olmuş ve onu kaybetmiş, onun peşine düşmüş bir adam.
Çok yoğun tempoda çalışıp filmi 4.5 haftada bitirdik
- Gizli servis elemanının kendini boşlukta hissetmesinin ana nedenlerinden biri teşkilatta en güvendiği isimlerden birinin bilinmedik biçimde hayatını kaybetmesi...U.P: Onun kaybından kaynaklanan rahatsızlıkları var Sedat karakterinin. Soruşturmasını üstlenmek istiyor ama olmuyor, sonra başka arayışlar devreye giriyor.
- Beklenmedik son. Kitabı okuyanlar biliyor ama okumayanlar için sürpriz bir son. Şunu merak ediyorum kitabı okuyanlar için de bir sürpriz var mı filmde?
A.Ü: Polisiyelerde her zaman beklenmedik bir final olabilir. Aslında ne oldu? Bizim hikayemizde kayıp Mine’ye ne oldu? Bunu arıyoruz. Sonunun söylemeyelim, bu da sürpriz olsun.
- Şu anda vizyonda çok sayıda Türk filmi var. Sektör için güzel durum, rekabet de artıyor. Siz kendinizi diğer filmlerden nasıl ayrıştırıyorsunuz? U.P: Onların çoğu televizyon filmi. Bizimki tamamıyla bir sinema filmi. Diğerleri ticari kaygılarla yapılmış ve pazarlanması öyle yapılan filmler. O filmleri televizyonda izlediğinizde de hiçbir şey fark etmez, ama Sis ve Gece öyle değil. Tam bir sinema filmi.
T.Y: 4.5 haftada, kısa bir sürede çektik, çok yoğun bir çekim süreci yaşadık. Oyuncuların motivasyonunu hiç kaybetmedik.
- Gişe beklentisini son zamanlarda yönetmenlerin hemen hemen hepsi söylüyor...T.Y: Ben iyi bir film yaptığımızı düşünüyorum. İyi bir senaryo ve iyi oyuncularla yola çıktık. Örneğin İlyas Salman var... Yıllar sonra ilk kez bir filmde rol alıyor. Filmin görüntülerine çok özendik. İyi teknikler kullandık. Normal şartlarda belli bir izleyiciyi toplaması lazım. Biz de reklamını, tanıtımını yapacağız ama ben her şeyden çok ilk hafta filme gelecek izleyiciye güveniyorum. Onların beğenmesiyle filmimizin kulaktan kulağa yayılacağını düşünüyorum.
İyi polisiye iyi edebiyattır
1960 yılında Gaziantep’te dünyaya gelen Ahmet Ümit, kitaplarının hemen hemen tümünde varolan gerilim duygusunu 1996 yılında yayınlanan “Sis ve Gece” adlı romanında tümüyle dışa vurdu. “Sis ve Gece” Türkiye’de yankı uyandırdı, tartışmalara yol açtı. Ve Yunanistan’da da yayınlanarak yabancı dile çevrilen ilk Türk polisiyesi unvanını kazandı. Ümit “Bu ülkenin polisiye romanını yazmaya çalışıyorum. Türkiye’de polisiye roman yeni yeni gelişiyor. Bunun aslında mantıklı bir nedeni var. Polisiye roman sanayinin çocuğudur. İyi polisiye iyi edebiyattır. Şiddeti doğru yönlere kanalize edebilir, şiddeti önleyebilir. Polisiye roman çok yazıldı diye uzun yıllar eleştirmenler tarafından küçümsendi” diyor.
Uğur rolünü çok iyi giyindi
Uğur Polat 4.5 hafta süren çekimler sırasında herkesi şaşırtmış. Çünkü çekimler boyunca yüzündeki ifade “gizli teşkilat elemanı Sedat” olarak donmuş kalmış: “Yaratım sürecinde oynadığınız karakter gibi düşünüyorsunuz. Özel hayatınızda da bir şey yapamıyorsunuz. Bir sahne çekip arkanızı dönüp geyik yapamıyorsunuz. Ben en azından öyle değilim. Normal bir filmde bütün karakterler baştan sona vardır, onlarla başlar ve bitirirsiniz. Sis ve Gece’de her sekansta yeni oyuncular çıktı. Bu yüzden o ilişkileri kurmak zordu. Karşıma çıkan herkes de çok iyi oyuncuydu. Türkiye’nin kalbur üstü oyuncularıyla çektik filmi.” Turgut Yasalar ise “Ben filmi montajlarken şunu fark ettim. Uğur çok iyi giymiş rolü. Onun yüzünde sevdiği kadına başka birinin aşık olduğunu öğrendiğinde aldığı ifade çok çarpıcıydı” diyor.
Film kitaba sadık kaldı
Filmi çekmek sanıldığı kadar kolay olmamış. Ee malum finans problemleri... Dört yıldır bu proje üzerinde çalışan Turgut Yasalar: “Bu projenin doğuşu dört yıl öncesine dayanıyor. Ancak finansman sorunlarından dolayı filmi ancak hayata geçirebildik. Ahmet Ümit’in ilk kitabını aldıktan sonra tüm kitaplarını okuma gereği hissettim. Ardından da ‘Sis ve Gece’yi filme çekmek istedim. Bu kararımda kitabın sinematografik olmasının etkisi büyük. Filmde tamamen kitaba sadık kaldık...”
10.02.2007
Haber: Elif ERGU
elwiens_86 20-02-07, 23:07 http://img215.imageshack.us/img215/1609/106441012xlvl2.jpg (http://imageshack.us)
http://img104.imageshack.us/img104/623/106441011xlzd7.jpg (http://imageshack.us)
http://img169.imageshack.us/img169/1796/106441013xlvl2.jpg (http://imageshack.us)
paçiii_melos 22-02-07, 22:56 Sis ve Gece'nin cesur yıldızı
http://img391.imageshack.us/img391/3038/73889614fq4.jpg
Fragman Son dönemde yer aldığı projelerle adından sıkça söz ettiren Selma Ergeç, şimdi de "Sis ve Gece" filmindeki cesur sevişme sahneleriyle gündemde...
http://img391.imageshack.us/img391/1160/55365934is3.jpg
Yıldızı "Beş Vakit" adlı filmle parlayan, halen "Şöhret" dizisinde rol almakta olan Selma Ergeç, "Sis ve Gece"de de iddialı rolüyle dikkatleri üzerine çekti. Oyunculuk sevdası uğruna tıp öğrenimini yarıda bırakan 28 yaşındaki Ergeç'in
bu filmdeki cesur sevişme sahneleri uzun süre konuşulacağa benziyor. Türk edebiyatının başarılı polisiye yazarlarından Ahmet Ümit'in romanından sinamaya uyarlanan "Sis ve Gece" filminin galası, önceki akşam Emek Sineması'nda yapıldı. İstihbarat elemanı Sedat'ın, örgütte pasifize edilmesinin ardından yaşadıklarını anlatan filmde Uğur Polat, Selma Ergeç, Ayten Uncuoğlu, Ümit Çırak, Tardu Flordun, Devrim Nas, Yetkin Dikinciler, Mehmet Güleryüz, Oktay Kaynarca ve İlyas Salman rol alıyor. Filmin isminin "Sis ve Gece" olmasından dolayı sinemanın girişine sis püskürten bir makine yerleştirildi. Filmin galasına sevgilisi Özgü Namal 'la gelen Oktay Kaynarca, sinema salonu dolunca filmi Emek Sineması'nın yanındaki Sinepop sinemalarında izlemek zorunda kaldı. Bu durum karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen Kaynarca, fimin yönetmeni Turgut Yasalar'a, "Film bittikten sonra mı seyredeceğiz" sözleriyle sitemde bulundu.
http://img391.imageshack.us/img391/9683/66530536ot6.jpg
Genç kuşak oyuncuları arasında öne çıkan Selma Ergeç, "Sis ve Gece" romanının yazarı Ahmet Ümit ve filmin başrol oyuncusu Uğur Polat, filmin afişi önünde poz verdi.
http://img250.imageshack.us/img250/1080/29526770lr8.jpg
Filmde, karısını ve annesini öldürmüş birini canlandıran İlyas Salman, filmin galasına gelirken kapkaçcıların saldırısına uğradı. Olayın şokunu üstünden atlatamayan Salman, "Bu kişi benim hayranım değildi. Tiner, bali ya da uyuşturucu almış birisiydi. Ne olduğunu anlayamadım. Birden bire saldırdı. Etraftaki vatandaşlar hemen yardıma koştu" dedi.
http://kelebek.hurriyet.com.tr/magazin/5991404.asp?m=1&gid=112&srid=3430&oid=7
paçiii_melos 22-02-07, 23:00 Beyoğlu geceleri 'SİS' ler içinde kaldı
Ahmet Ümit'in ünlü romanı 'Sis ve Gece'den aynı adla beyazperdeye uyarlanan filmin galası önceki gün yapıldı. Başrol oyuncuları ve yönetmen Turgut Yasalar'ın heyecanlı oldukları gecede, İlyas Salman'ın Beyoğlu'nda uğradığı kapkaçcı saldırısı konuşuldu.
Yönetmenliğini ve senaristliğini Turgut Yasalar'ın yaptığı 'Sis ve Gece' filminin galası önceki gün Beyoğlu Emek Sineması'nda yapıldı. Galada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yasalar, filmin önemli bir yapıt olduğunu belirterek şöyle konuştu:
Benim için anı oldu
"Ahmet Ümit'in ilk yapıtı olmasına rağmen en çok satan yapıtı... Bir polisiyede olması gereken tüm unsurları barındırdığı için Sis ve Gece romanını tercih ettim. Romana gerçekten aşık oldum.'' Kitabının bir sinema filmine konu olmasından dolayı çok mutlu olduğunu söyleyen yazar Ahmet Ümit de "Bu film, benim için zevkli bir anı oldu. Çok heyecanlandım. Daha önce romanlarım dizi olmuştu, ancak beyazperde ilk kez yer alıyor. Mutluyum'' dedi. Filmin başrol oyuncularından Uğur Polat ise çekimler sırasında ellerinden geleni yaptıklarını belirterek, "Ben iddia ediyorum ki, romanı bilenler tatmin olacaktır. Filmi, Türkiye'nin en iyi oyuncularıyla oynadım. O anlamda çok şanslı bir insanım'' diye konuştu.
http://www.sabah.com.tr/gny/gny101-20070222-200.html
yüreğinize sağlık...finali beni çok şaşırttı...beklemiyordum..beklemediğim son görmekten dolayı da çok mutlu oldum...bu filme eli değen herkesin eline koluna gönlüne zeval gelmesin..
Soylu bir kara film
Ahmet Ümit'in Sis ve Gece adlı çok satan romanını, Turgut Yasalar sinemaya aktardı. Yönetmen, birbirinden ilginç kişilikleri usta oyunculara emanet etmiş.
Türk usulü polisiyede kilometre taşı
Ahmet Ümit'in hep Türkiye'nin çağdaş anlamda ilk polisiye yazarı olduğunu düşünmüşümdür. Gerçi geçmiş yıllarda bu türe merak salanlar olmadı değil: hatta Peyami Safa'dan (Server Bedi takma adıyla yazdığı Cingöz Recai serüvenleri) Kemal Tahir'e (yine takma adla yazdığı Mike Hammer romanları!) en ünlüler de dahil!... Ama Ahmet Ümit başkadır. O, anglosakson polisiye roman geleneğini tümüyle bizden konular ve karakterlerle besleyerek, son derece rahat okunan ve ayrıca her kara-roman gibi bir yandan toplumsal eleştiri, öte yandan onulmaz bir hüzün duygusu veren kitaplar yazmıştır. Sis ve Gece'den başlayarak... Bu romanı ilk okuduğumda, bir film olması gereğini düşünmüş ve yazmıştım. Sinan Çetin benim yazım üzerine ilgi duydu ve haklarını aldı ama ortaya çıkan, yazarın ifadesiyle romanla hiç ilişkisi kalmayan Romantik filmi oldu. (O da zaten gösterilmedi). Şimdi Turgut Yasalar'ın Leoparın Kuyruğu'ndan uzun bir süre sonra çektiği bu yeni filmde, gerçek görsel karşılığını bulmuş. Gizli polis (MİT?) elemanı Sedat'ın öyküsünü anlatıyor film. Sedat örgütteki huzursuzluktan şikâyetçidir, evliliğinde pek mutlu değildir ve öte yandan, bir süredir birlikte olduğu Mine'nin aniden ortadan kayboluşuyla sarsılır. Mine'yi ararken çeşitli kişilerle karşılaşacak, değişik olaylar yaşayacak, ama arayışını sürdürecektir. Bu klasik tema, birbirinden ilginç kişilikler barındırıyor. Yönetmen, hemen hepsini usta oyunculara teslim etmiş: İlyas Salman'dan Kemal Bekir'e, Uğur Polat'tan Yetkin Dikinciler'e, Ayten Uncuoğlu'ndan Tardu Flordun'a... Müzik ve görüntü çalışması da birinci sınıf. Filmin daha çok senaryodan gelen iki temel kusuru var. İlki, hikâyenin aynı zamanda bir büyük aşk hikâyesi olduğu gerçeği biraz ihmal edilmiş. Romanda öyle olmasa da, görsel bir sanat olan sinemada seyirci Sedat-Mine ilişkisini daha iyi tanımak istiyor. İkincisiyse 'ölü ağabey' Yıldırım kişiliği ve onun geçmişten gelen konuşmaları. Bunların da filmin yapısına iyi yedirildiğini ve boyut kattığını söylemek kolay değil. Bunun dışında film, düzeyli bir kara-film olmayı başarıyor. Sapasağlam kişilikler, alttan alta süregelen bir merak duygusu, etrafımızı çeviren hayata karamsar bir bakış... Özetle, sinemamızın yoksul olduğu bir alanda önemli ve umarım yol açıcı bir çaba...
SİS VE GECE * * *
Yönetim ve senaryo: Turgut Yasalar/
Görüntü: Gökhan Atılmış/
Oyuncular: Uğur Polat, Selma Ergeç, Yetkin Dikinciler, Oktay Kaynarca, İlyas Salman, Ayten Uncuoğlu, Sara Meriç Cinbarcı, Ümit Çırak, Tardu Flordun, Kemal Bekir, Mehmet Güleryüz, Devrim Nas, Levent Yılmaz, Itır Esen, Hakan Pişkin/ Leopar Film yapımı.
askım_gkhan_alp 24-02-07, 10:17 fragmanını izledim temin önce filminn..gerçektenn güzell bi filme benziyorr heyecan,macera,aksiyon,aşk hepsi varrr filmde..belkide TÜRKİYENİN ilk polisiye filmiii diyebilirimm....:)
Sevişme sahnelerini abartmak yapılan işe karşı saygısızlıktır!
http://img152.imageshack.us/img152/8164/b4b36f73131bf3489f478fdri2.jpg (http://imageshack.us)
Ahmet Ümit'in romanından sinemaya uyarlanan 'Sis ve Gece'nin kadın oyuncuları Selma Ergeç ve Tülay Günal aynı fikirde: Filmlerdeki sevişme sahnelerinin abartılması, yapılan işe saygısızlıktır; ayıptır! Bakılan şeyde değil, bakanlarda problem var.
Ahmet Ümit'in aynı adlı romanından beyazperdeye uyarlanan 'Sis ve Gece' filminde, Uğur Polat'ın oynadığı 'Sedat' karakterinin sevgilisi 'Mine'yi Selma Ergeç, eşi 'Melike'yi ise Tülay Günal canlandırıyor. Selma Ergeç'i ödüllü 'Beş Vakit' filmi ile 'Şöhret' dizisinden tanıyoruz. İlk kez bir sinema filminde rol alan 14 yıllık tiyatrocu Tülay Günal'a ise daha çok tiyatro seyircileri aşina... Usta oyuncu Uğur Polat'la çalışmanın kendileri için çok özel olduğunu söyleyen Ergeç ve Günal, 'Sis ve Gece'deki sevişme sahnelerinde abartılacak bir durum olmadığı görüşünde birleşiyor. İki oyuncu da "Abartmak, hem işe hem de iş için bütün enerjisini veren insanlara yapılan bir saygısızlıktır" diyor.
BOŞLUKLARI ROMANLA DOLDURDUK
* Film çekilmeden önce Ahmet Ümit'in 'Sis ve Gece' romanını okudunuz mu?
TÜLAY GÜNAL: Kitabın çok sağlam bir kurgusu ve sıkı bir temposu var. Ahmet Ümit gerçekten olayları bir dantel gibi ince ince işlemiş. Roman içinde kaybolmanıza neden oluyordu. Çok beğenmiştim. Melike karakteriyle ilgili kafamda oluşan soru işaretlerini kitaptan giderdim. Detayları filme yansıtmasak da bilerek oynamak çok başka.
SELMA ERGEÇ: Ben kitabı, senaryodan sonra okudum. Turgut Bey (Yasalar), romana çok sadık kalmış. Mine karakteriyle ilgili kafamda bir siluet belirlenmişti ama bunun altını bir şekilde doldurmam gerekiyordu. 'Sis ve Gece'den sonra Ahmet Ümit'in kafasındaki kadın figürünü daha iyi çözebilmek için 'Aşk Köpekliktir' isimli başka bir kitabını da okudum.
MİNE YARALI, MELİKE İSE ÇOK SABIRLI
* Peki nasıl bir kadın bu sizin okuduğunuz, anlamaya çalıştığınız ve oynadığınız Mine? S.E.: Mine kaybolmuş bir kadın. Benim oynamaya çalıştığım Mine; yalnız ve yaralı küçük bir kız. Çok güvensiz bir dünyada yaşamış sanatçı ruhlu bir kadın...
* Melike de filmde biraz geri planda kalmış bir karakter. Sizce Melike'nin alt metninde neler var? T.G.: Melike aslında hayatta da öyle, ilişkide de öyle. Kocası tarafından çok yalnız bırakılmış bir kadın. Çok sabırlı, çok anlaşıylı, iyi bir eş. Kocasının Mine'yle ilişkisini iki yıldır bilen ama buna sessiz kalan bir kadın. Bir kadın neden tepkisiz kalır? Ya bir stardartı korumak için ya da ekonomik yetersizliklerden dolayı. Ama Melike'de farklı bir durum var. Bu kadın gerçekten kocasını seviyor ve onun acı çekmesinden dolayı çok mutsuz. Eşine olan sevgisi aslında kendi kadınsal egolarının önüne geçiyor.
* Aynı durumda olsanız siz ne yapardınız; tepkisiz kalır mıydınız? T.G.: Evli değilim. O ilişkinin yoğunluğuyla, duygusuyla ilgili bir şey. Büyük laflar etmekten hoşlanmam; 'Ben çekip giderim' diyemem.
HAYATI SORGULATMAK GEREKİYOR
* Selma Hanım; Mine karakterinin sanat eğitimi alıyor olması aslında biraz size benziyor. Siz de resim yapıyor, keman çalıyorsunuz... S.E.: Evet, ben de 3 yaşından beri çiziyorum, resim yapıyorum, keman çalıyorum. Mine'nin Almanya'da yaşamış ve büyümüş olması da bana benziyor. Ama ortak noktamız olmasa bile anlayabildiğim bir karakterdi. Bazı konularda fikir ayrılıklarımız bile oldu yönetmenimizle. Mine aşık mıdır Sedat'a değil midir, yoksa Fahri'ye mi aşık gibi konuylarda tartıştık. Ben Sedat'a aşık olduğunu savunuyordum. Mine'de Electra kompleksi var. Kafasındaki baba figürünü arıyor...
* 'Sis ve Gece', karakter çözümlerini seyirciye bırakılan biraz kapalı bir film olmuş gibi... Polisiye olduğu için belli bir gizem korunmak istenmiş olabilir mi? T.G.: Bu keyifli bir şey. Polisiye olmasından dolayı bir gizem var. Her şey hap gibi seyirciye verilmiyor. Seyirci aslında kafa yorucu bir işle karşı karşıya. Böyle işlerin olması gerektiğini düşünüyorum. Kafa karışıklığından korkmamamız lazım. S.E.: Evet kafa karıştırmak çok önemli bir şey. Uyumayı, uyuklamayı, hiçbir şey düşünmemeyi, soru işaretsiz dolaşmayı çok seviyoruz. Bu bitkisel hayata düşmemek için sinemanın böyle bir misyonu var. Tabii ki, eğlendirici filmler de olmalı ama biraz insanları yerinden kaldırmak, hayatı sorgulatmak, biraz farkındalığı arttırmak da gerekir.
* Selma Hanım sizin utangaç bir yapınız var; fotoğraf çektirmekten hoşlanmıyorsunuz. Filmdeki sevişme sahnelerinde zorlandınız mı? S.E.: Aslında mankenlik de yapıyorum ve bu yüzden fotoğraf çektirmeye alışık olmam gerekir... Ama birebir kendim olarak çektirdiğim zaman hiç hoşuma gitmiyor. Sevişme sahnelerinin çekimlerinde ise çok profesyonel bir ekiple çalıştığımız için hiçbir sorun olmadı. Kameramandan set sanatçısına kadar herkes bunun iş olduğunun farkındaydı.
* Sizin de filmin sonunda bir sevişme sahneniz var Tülay Hanım... T.G.: Ağlamak kadar doğal sahneler bunlar ve asla bir rahatsızlığım olmadı.
* Erkek arkadaşlarınız da izlemiştir bu görüntüleri... Kıskançlıklar yaşandı mı? T.G.: Yaşamımıza dahil ettiğimiz kişilerin böyle bir durumdan rahatsız olmaması gerek. Sonuçta biz oyuncuyuz ve mesleğimiz bu!
* Bazı oyuncular bu tür sahneleri oynadıktan sonra pişmanlık duyabiliyor. Cansu Dere, 'Son Osmanlı-Yandım Ali'deki öpüşme sahnesinden sonra "Keşke oynamasaydım" dedi mesela... S.E.: Ben abartılacak bir durum görmüyorum. Eminim birkaç sene sonra bu bilince, bu farkındalığa ulaşmış olacağız. Ben 'Yandım Ali'yi seyrettim; hiçbir şey yok! Bu bir iş ama herkesin de buna iş gözüyle bakması gerekir. Sonuçta filmde bir hikaye anlatılıyor. Olan şeyin dışına çıkartmak, hem işe yapılan bir saygısızlık; hem de bütün zamanını, hayatını, enerjisini orada harcayan insanlara karşı saygısızlıktır. Ayıptır!
BAKILAN DEĞİL BAKAN PROBLEMLİ!
T.G.: Buna baştan 'Evet' ya da 'Hayır' dersin. İnanmıyorsanız zaten baştan bunun önlemini alırsınız ve 'Ben bu işin içinde olmak istemiyorum' dersiniz. Bunlar çok garip geliyor bana. S.E.: Pişmanlık sizin kendinizle ilgili bir şey; o kararı başında zaten veriyorsunuz. Biz bu işi çok severek yapıyoruz, benim hayatım bu! Buna saygı duymak, filme saygı duymak gerek. Hiçbir film öyle sahnelerden ibaret değil! 'Yandım Ali' bence çok güzel bir filmdi. Cansu çok güzel oynamış; hiç rahatsız olunacak bir şey yok. Bence bakılan şeyde değil, bakanlarda problem var! Çıkan eserde bir sorun yok ama sizin ne niyetle baktığınız da önemli...
* Cansu Dere, "Selma Ergeç evime girip çıkan üç insandan biridir" demişti sizin için... Dostluğunuz ne zaman başladı? S.E.: 5-6 senedir arkadaşız. Çok iyi bir insan, son derece disiplinli, son derece çalışkan, fikirlerine ve zekasına büyük saygı duyduğum bir arkadaşım.
* Uğur Polat gibi usta bir oyuncuyla karşılıklı oynamak nasıldı? T.G.: Uğur Polat benim tiyatrodan tanıdığım ve çok beğendiğim bir aktör. Oynarken de onu seyrettiğim zaman aldığım hazzı aldım. Karşılıklı oynamak da kısa süreli bir evlilik gibidir. Kısa süreli bir karşılaşmaydı ama çok şanslı olduğumu hissediyorum. Uğur Polat'ın çok özel bir oyuncu olduğunu düşünüyorum.
AHMET ÜMİT'İN BEĞENMESİ ÖNEMLİ
S.E.: Çok sakin, son derece centilmen. Onun bu centilmenliği oyunculuğa da yansıyor, kadrajda olmasa bile, bütün samimiyetiyle o karakteri orada canlandırıyor ve oyun veriyor. Kesinlikle bir alışveriş içerisinde olabiliyorsunuz; duvara karşı oynamıyorsunuz.
* Filmin gişe yapacağını düşünüyor musunuz? Nasıl buldunuz kendinizi? T.G.: Hiçbir iş, gişe kaygısı duyularak yapılmıyor. Ama ben yapacağını düşünüyorum. Bir kere Ahmet Ümit'in romanı. Oyuncular çok güçlü, çok iyi oynanmış, iyi yönetilmiş, bütün bunlar biraraya geldiği zaman, 'Gişe yapmalı' diye düşünüyorum. Yapılan işten son derece memnunum. S.E.: Ben Tülay'ın oyunculuğunu çok beğendim. Kendime karşı objektif olamıyorum. Negatifler gözüme batar, pozitifleri görmem. Ama yönetmenim ve Ahmet Ümit beğenmişse benim için yeterli. T.G.: Ahmet Ümit'in bir röportajında; 'Yarattığım dünyayı gördüm, yazdığım karakterleri o perdede gördüm' demesi çok önemli bir şey. Çünkü genelde haklı olarak pek çok yazar kitabından uyarlanan filmleri beğenmiyor.
Sisli bir gece filmi
http://img135.imageshack.us/img135/8316/66d2a89937d36f44a4dadfbpc9.jpg (http://imageshack.us)
Ünlü yazar Ahmet Ümit'in, 11 yıl önce yazdığı ve en çok satılan kitapları arasında yer alan Sis ve Gece sinemaya aktarıldı. Sonuçtan son derece memnun olan Ümit, filmi otopsi seyredermiş gibi izlediğini söylüyor.
- Film açılışını, sizin isminizle yapıyor. Dev perdede kendi isminizi görmek nasıl bir duygu?
- Bir edebiyatçı olarak, sanatın başka bir alanında, onlara katkı veren bir insan olmak, benim eserimden esinlenilerek bir başka sanat yapıtının ortaya çıkması muhteşem. Bunun kanıtlarından biri de "Eser: Ahmet Ümit" yazısı, bu da gurur verici tabii. Bir de sağ olsunlar, bu filmde ve iki kitabımdan yapılan iki dizide, eserin kime ait olduğunu senaryoyu yazandan önce koymuşlar.
- Ama etik olan da bu değil mi?
- Bence çok doğru. Ama yine de bunu yapmak zorunda değiller.
'FİLMİ SEVDİM'
- Filme objektif gözle bakabildiniz mi, yoksa devamlı eleştirel gözle mi izlediniz?
- İkisi birlikte aslında. Baştan eleştirel gözle izlemeye başlıyorum ama bir süre sonra film sarıyor ve kendimi bir seyirci olarak izlerken buluyorum. Film bittikten sonra "Şöyle olsa daha iyi olabilirdi," dediğim oluyor tabii. Mesela ben Sis ve Gece'yi 11 yıl önce yazdım ama filmi her izleyişimde bazı sahnelerinde gözlerim doluyor. Tabii "Kuzguna yavrusu şahin görünürmüş," de denebilir ama ben sevdim filmi.
- Kitapta sizin yarattığınız dünyayla örtüşen bir film olmuş mu?
- Evet, örtüşüyor. Ama tabii şöyle düşünmek lazım; edebiyat diye bir sanat dalı var ve bunun ürünü olan bir roman var. Bir tarafta da sinema diye bir sanat dalı ve ürünü bir film var. Eğer Sis ve Gece romanında varolan her şeyi aktarsaydık, 10 saatlik bir film çıkardı ortaya. Bu da imkânsız bir şey. O yüzden filmi izlerken benim romanıma ne kadar benziyor diye izlemiyorum.
- Filmde sizi en çok tatmin eden ne oldu, oyunculuklar mı, senaryolaştırılması mı, görüntüler mi?
- Bence en iyi tarafı senaryosu. Çünkü iyi bir senaryo olmadan iyi bir film olmaz ve Turgut Yasalar iyi bir senaryo yazdı. Yani romanın şifresini çözerek bunu başarılı şekilde film diline döktü. O yüzden tüylerimiz diken diken oluyor. Tabii oyunculuklar ve görüntüler de çok iyiydi.
- Oyuncular, romanı yazarken sizin gözünüzde canlandırdığınız karakterlere fiziken uyuyor muydu?
- Ben bu kitabı 11 yıl önce yazarken film olacağı aklımın ucundan geçmediği için herhangi bir karakter gözümün önünde canlanmıyordu. Ama şimdi filmi izlerken, kafamda flu olan karakterler için "Bunlar oldu," diyebiliyorum. Yani artık "Sedat" dediğimde rahatlıkla Uğur Polat gözümün önüne geliyor.
EGO MESELESİ
- Kitabın yazarıyla filmin yönetmeni arasında genelde anlaşmazlıklar çıkar. Ama sizin Turgut Yasalar'la aranızda böyle sorunlar çıkmadı. Sizi ortak noktada buluşturan neydi?
- Bunun iki nedeni var bence. Birincisi; Turgut'la diyalog kurabildik ve ikimiz de filmi düşündük. İkimizin de egoları şişkin değildir. İkincisi ise hep söylediğim gibi ben bir roman yazdım ve bu romandan bir film ortaya çıktı. O nedenle 'Filmi çekerken benim söylediklerime birebir uyacaksın,' gibi saçma sapan şeylere gitmedim. Çünkü adam edebiyat yapmıyor, romanıma da müdahale etmiyor. Önemli olan iyi bir filmin ortaya çıkmasıydı. Ama Turgut da romanın iyi bir malzeme olduğunu gördüğü için romana çok sadık kaldı.
- Filmde, kısa bir an siz de görünüyorsunuz. Kendinizi beyazperdede görmek nasıl?
- Değişik bir duygu tabii, o sanat yapıtının içinde bir figür olmak çok enteresan bir şey.
İyi kitaba iyi film
Turgut Yasalar'ın, Ahmet Ümit'in aynı adlı kitabından uyarladığı "Sis ve Gece" sağlam ve sürükleyici bir polisiye
Ahmet Ümit'in "Sis ve Gece"sini sinemaya uyarlanıncaya dek okumamış olduğumu burada utançla itiraf edeyim. Okuduktan sonra filmi izlediğime ise çok memnunum. Böylece iki iyi yapıt işlendi zihnime, herkese tavsiye ederim. Kitabın yeni baskısı da piyasada.
"Sis ve Gece" ne kitap ne film olarak tek cümleyle tanımlanacak, kalıplara uyan bir polisiye. Alışılagelmiş ekran polislerinin, silahlı çatışma ve otomobille takiplerin çok ötesinde bir gerçekçilikle kotarılmış bir yapıt.
Örgütlerarası mücadelenin yarattığı gerilimli ortamda, kaybolan sevgilisini arayan ve ortağının katilini bulamamış olmanın vicdan azabını çeken evli ve iki çocuk babası istihbaratçı Sedat'ın serüvenini konu alıyor. Ama bu özet, filme fon oluşturan Türk siyasetini ve İstanbul manzarasını; işinde ve özel hayatında bunalımlı bir döneme girmiş; inançları sarsılmış Sedat'ın karakterindeki derinliği anlatmaya yetmiyor.
Yönetmen Turgut Yasalar, yazar Ahmet Ümit'in satırlarındaki gizemi ve Sedat'ın onu saran muğlak çevreye bakışını yarattığı atmosferle ve oyunculukla aktarmayı başarmış. Aynı olay örgüsünü izlemeseler de gerek kitabın gerek filmin başından itibaren "Sis ve Gece"nin ne anlama geldiğini keşfedip öykünün içine giriyorsunuz.
Kuşkuyla, kaygıyla kıvranan Sedat, öldürülen ortağı ve kaybolan sevgilisinin anılarıyla dolup taşarken dikkatini örgüt içi çekişmelere ve ailesine yöneltmekte zorlanıyor. Çevresinde olanları güçlükle seçebildiği bir dönem geçiriyor.
Uğur Polat duygularını belli etmemeye, gerçeği saklamaya alışmış Sedat'ı çok küçük oynayarak mükemmel canlandırıyor. Soğuk ve mesafeli tavrının arkasındaki aşık ile babayı gerektiğinde ortaya çıkardığında inandırıcı olmayı, bu insancıl ikilemi birebir yansıtmayı başarıyor. Varlığıyla bir filmde fark yaratan nadir oyunculardan biri zaten. Polat'ın sezgileriyle pekala her şeyin farkında olan ve sessizce kocasının mesleğine ve ruh haline katlanan çilekeş eşi rolünde Tülay Günal bu başarıya ortak. Yakında "Mavi Gözlü Dev"de Nâzım Hikmet rolünde hayran kalacağımız Yetkin Dikinciler ise Sedat'ın sevgilisini elinden alan militan şair Fahri'yi, sanki ondan başkası olamazmış gibi tutkuyla oynuyor.
Bir kaç olayın sırasının değiştirilmesi dışında kitaba gerçekten çok bağlı kalınmış. O kadar ki olayların bir çoğu filmin akışına dahil edilince karakterlerin duygularına yer verilen sahneler azalmış. O yüzden karakterler duygusal olarak pek çözümlenemiyor. Zaman zaman tempo düşse de bir sonraki sahneyi merak etmeden duramıyorsunuz. Finali, kitabı okuyanlar için sürpriz olmuyor tabiki ama oraya kadar gerilim gayet iyi korunmuş. Tek sıkıntı müzik konusunda, bazı yerlerde konuşmaları bastıracak kadar yükseliyor. Sonuçta tertemiz bir iş çıkarılmış. Tüm ekibi tebrik etmek lazım. Bu arada kadronun müthiş sağlam olduğunu belirtmeliyim. Sedat' ı Uğur Polat' tan başkasının canlandırdığını düşünemiyorum. Yetkin Dikinciler, Fahri rolünde kısıtlı sahnelerde bile harikaydı. Tülay Günal, sabırlı Melike' yi çok güzel yansıtmış. Tardu Flordun ve İlyas Salman kısacık rollerinde iyi iş çıkarmışlar. Filmden özellikle aklımda kalan bir diğer isim ise Oktay Kaynarca idi. Ahmet Ümit' in muhteşem romanının yanısıra sırf bu kadro için bile izlenebilecek başarılı bir film.
http://img115.imageshack.us/img115/3609/sisvegeceuh0.jpg (http://imageshack.us)
http://img19.imageshack.us/img19/8731/sisvegeceegd2.jpg (http://imageshack.us)
bugün izledim filmi çok beğendim.kitabı okumamıştım(kötü tecrübelerim olduğu için özellikle okumadım)ama filmden çıktıktan sonra hemen bir kitapçıya gidip üzerinde filmin afişi olan özel baskı kitabı aldım.Uğur Polat harikaydı.diğer beğendiğim oyuncu ise rolü çok kısa olmasına rağmen tardu flordun oldu.filmin sonu çok etkileyiciydi.bu kadar güzel bir film olmasına rağmen koskoca sinema salonunda 7 kişiydik:( umarım daha çok kişi izler..
http://img444.imageshack.us/img444/9420/sisvegeceeawq7.jpg (http://imageshack.us)
http://img444.imageshack.us/img444/4756/sisvegeceeert6.jpg (http://imageshack.us)
http://img338.imageshack.us/img338/438/kameraarkas1ny3.jpg (http://imageshack.us)
http://img182.imageshack.us/img182/9558/kameraarkas2vs8.jpg (http://imageshack.us)
http://img103.imageshack.us/img103/4894/kameraarkas3sc5.jpg (http://imageshack.us)
http://img113.imageshack.us/img113/307/sissvegece1vg3.jpg (http://imageshack.us)
http://img369.imageshack.us/img369/6830/sissvegece2pi2.jpg (http://imageshack.us)
http://img369.imageshack.us/img369/4586/sissvegece4md1.jpg (http://imageshack.us)
hulyafan_88 02-03-07, 23:46 3 Mart 2007
"Sis ve Gece" D&R'da
Bugün saat 16.00’da Beyoğlu D&R’da filmin oyuncuları bir araya gelerek “Sis ve Gece” kitabını imzalayıp, izleyicileri ile buluşacaklar.
Ahmet Ümit’in beğenilen romanı "Sis ve Gece" beyazperdeye uyarlandı. Film Turgut Yasalar tarafından senaryolaştırılıp yönetildi. Bugün saat 16.00’da Beyoğlu D&R’da Ahmet Ümit, Turgut Yasalar ve filmin oyuncuları bir araya gelerek “Sis ve Gece” kitabını imzalayıp, izleyicileri ile buluşacaklar.Okurlarının yıllardır hevesle beklediği yeni romanı İstanbullular ile Buket Uzuner ise, aynı gün saat 16.00’da Erenköy D&R’da okuyucuları ile buluşacak ve kitaplarını imzalayacak
-özgü_namal- 03-03-07, 09:01 Filme dün gittim ve çok begendim Ugur Polat'ın oyunculuğu gercekten mükemmeldi.Kitabı okumadığım için filme nasıl uyarlanmış bilemiyorum.Sonunu hiç öyle tahmin etmemiştim gercekten baya etkilendim:)Yalnız sinemada izleyenlerin sayısı çok azdı buna çok üzüldüm böyle bir filme bu kadar izlyici insanı üzüyor salonda 7 kişi felan vardı..Ama bunda gösterime girdiği mekanlarında büyük etkisi var en izlenmeyecek yerlerde oynatıyorlar filmi..Böyleliklede daha az izleyici kitlesine ulasıyor..
Ama filmde az kişi olmasına ragmen herkesin salondan begenerek ayrılması filmin kalitesini ortaya koyuyor:):)
http://img341.imageshack.us/img341/5438/sissvegece5nv8.jpg (http://imageshack.us)
http://img260.imageshack.us/img260/3972/sissvegece7qb7.jpg (http://imageshack.us)
Gülşah&yeom-jan 04-03-07, 21:17 Filme bugün gittim, güzel bir filmdi Uğur Polat'ın oyunculuğu her zamanki gibi çok iyiydi:good: Gözüme çarpan bir kaç teknik eksiklik dışında konu olarak güzel bir filmdi :img-wink: Diğer filmlerle kıyaslamak yanlış belki ama çok farklı olduğunu söyleyebilirim :img-wink: hoşça ve tahminle dolu vakit geçirebileceğiniz farklı bir film olmuş :good:
filmi izledikten sonra kitabını aldım ve 2 3 gün içinde bitirdim.filmde olupta kitapta olmayan hiçbirşey göremedim ve bu çok güzel.filmi izleyenlere veya izlemeyenlere kitabı tavsiye ederim,sonunu bilsenizde kitabı okumak çok zevkli oluyor.filmede mutlaka gidin.
filme dün gidebildim, her kaliteli yapım gibi seyirci azlığı üzücü
ahmet ümit'in röportajında filmin bir sahnesinde göründüğünü biliyordum
ama yönetmenin de kendi filminde oynaması şaşırtıcı ve güzeldi
izlemeyenlerin mutlaka fırsat yaratıp gitmelerini öneririm
bende ilk gun gittim filme gitmeyenler vardır belki daha diye
anlatmıyorum ama,kitabının dısına cıkılmamıs pek oldukca guzeldi.
Ugur Polat'ı ilk kez sinema'da izledim cok iyiydi.Yetkin Dikinciler'in
cok az rolu olmasına ragmen harika idi.Ilyas Salman'ı seneler sonra
bir film'de gormek guzeldi ilk kez boyle bir film'de gordum.gidilesi izlenesi
bir film.ama,dedigin gibi seyirci azlıgı dikkat cekiciydi her iyi yapıt gibi
cok uzuldum bu kadarını hak etmeyen bir yapıt.
filme dün gidebildim, her kaliteli yapım gibi seyirci azlığı üzücü
ahmet ümit'in röportajında filmin bir sahnesinde göründüğünü biliyordum
ama yönetmenin de kendi filminde oynaması şaşırtıcı ve güzeldi
izlemeyenlerin mutlaka fırsat yaratıp gitmelerini öneririm
filme dün gittim kardeşimi de sürükledim. o da beğendi.salonda herkesin bahsettiği gibi az kişi vardı.hem bir roman uyarlaması olduğu hem de uğur polat ve yetkin dikinciler gibi çok kaliteli yetenekli sanatçılar kadroda olduğu için gittim.ve filmi çok beğendim.soluksuz izledim hep tahminlerle geçti film.sonunda şaşırdım diyebilirim.çok iyi bir macera polisiyeydi.
yalnız müziklerde takıldım kötüydü demiyorum ama çoğu yerde müzikler çok sesli verildiği için oyuncuların tam olarak ne dediklerini anlayamadım.salon sarsılır gibi oldu bazı yerlerde.ama tüm bunlara rağmen görülmesi gereken bir film.
26.ULUSLARARASI
İSTANBUL
FİLM FESTİVALİ
31 MART-15 NİSAN 2007
Türk Sinemasını özellikle festivale katılan yabancı festival yöneticileri, sinema profesyonelleri ve basın mensupları aracılığıyla yurtdışında tanıtmayı amaçlayan festival, son bir yılda Türkiye’de yapılan nitelikli filmleri Ulusal Yarışma, Yarışma Dışı ve Belgeseller başlıkları altında bir araya getiriyor. Bu yılki Ulusal Yarışma jürisinin başkanı Ferzan Özpetek.
ULUSAL YARIŞMA
BARDA
İKLİMLER
KADER
MAVİ GÖZLÜ DEV
ZİNCİRBOZAN
TAKVA
MUTLULUK
ÇİNLİLER GELİYOR
BEYNELMİLEL
ADEM'İN TRENLERİ
KÜÇÜK KIYAMET
EVE DÖNÜŞ
POLİS
SİS VE GECE
HOKKABAZ
CENNETİ BEKLERKEN
http://www.iksv.org/film/festival2006.asp?Content=Program&SID=4
http://img291.imageshack.us/img291/2397/asisvegece2yz5.jpg (http://imageshack.us)
dizici_manyak 11-04-07, 14:01 bu filmede gitmek istiyorum ama çok sıkışık bi zamanda vizyona girdi bu gidişle gidemeyeceğim kitabını aldım onu okuycam sonra belki dvdsini alırım çok merak ediyorum aslında çok da kaliteli oyuncular var
Limak 18. Ankara Uluslararası Film Festivali, Ulusal Uzun, Kısa ve Belgesel Film yarışmalarının ödül töreni ile sona erdi.
En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü’nü, “Sis ve Gece”deki çalışmasıyla Gökhan Atılmış, En İyi Kurgu Ödülü’nü de “Küçük Kıyamet” filminin kurgusuyla Çiçek Kahraman aldı.
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü’ne “Sis ve Gece” filmindeki oyunculuğu ile İlyas Salman layık bulundu.
Sis ve Gece'yi ''kaçırdım'' diyenlere!
Turgut Yasalar’ın Ahmet Ümit’in romanından uyarladığı başarılı polisiye filmi Sis ve Gece, bir hafta süreyle Atlas Sineması'nda!
Yönetmenliğini Turgut Yasalar'ın yaptığı filmin konusu şöyle:
Sedat bir gizli servis elemanıdır. Bir amir, bir ağabey, bir dost olarak sevdiği Yıldırım bir süre önce öldürülmüştür. Sedat amirinin kendi servisince öldürüldüğüne inanmaktadır. Sedat için mesleği her şeyin önünde gelmektedir. İstihbaratçılık yaşamının amacı gibidir. Ancak teşkilat içi çatışmada Sedat da pasifize edilmiştir. Bir boşluğa düşer. Evet, karısı ve çocukları vardır ama onlar yaşamında hep ikinci planda kalmışlardır. Onu yaşama yeniden bağlayacak tutkulu bir şey gerekmektedir. O tutkulu ilişkiyi genç bir kız olan Mine’de bulur. Böylece yaşamında çok önem verdiği meslek sevgisinin yerine başka bir ölümcül ilişkiyi, Mine’nin aşkını koyar. Ancak Mine tuhaf biçimde ortadan kaybolur. Ve Sedat, için İstanbul’un labirentlerinde gizemli bir arayış başlar.
Sadece 5 YTL'ye izlenebilecek filmin seansları:
12:00, 14:15, 16:30, 19:00, 21:15
seyredemeyenler için güzel bir fırsat
"En iyi yardımcı kadın oyuncu" ödülü, 'Hayatımın Kadınısın' filmindeki rolüyle Ezgi Mola'ya verilirken, "En iyi yardımcı erkek oyuncu" ödülü ise 'Eve Dönüş' filmiyle Civan Canova ile 'Sis ve Gece' filmiyle İlyas Salman arasında paylaştırıldı.
Sis ve Gece filminin yaratıcıları Ahmet Ümit ve Turgut Yasalar, 18 Mayıs günü Bilgi Üniversitesi'nde söyleşi yapacaklar.
Ahmet Ümit’in eserinden uyarladığı başarılı polisiye filmi Sis ve Gece ile dikkat çeken Turgut Yasalar, Ahmet Ümit’le birlikte Bilgi Üniversitesi Kuştepe Kampüsü’nde 18 Mayıs Cuma günü 18:30′da söyleşi yapacak.
crispino111 24-05-07, 16:22 Sis ve Gece kesinlikle 2007 yapımı Türk filmlerinin en kaliteli olanlarında ilk sırada yer alıyor. Sis ve Gece vizyona girdiği gibi ilk günü gitmiştim, fakat şok oldum, koskoca sinemada sadece tek başımaydım. Tek başıma Sis ve GEce'yi izledim. hatta film arası verelim mi diye sordular, ben de vermeyin devam edelim dedim. Sanırım bizim insanlarımızın işi gücü makara olmuş. Hep komik bile olmayan makara filmlerine gidiyorlar artık. Neyse İstanbul Film Festivali'nde Sis ve Gece de vardı. Hemen bilet aldım tekrar izlemek için gittim ve festival olduğu için rahat 200 kişi falan vardı salonda. Bayağı bir rahatladım ve gönül rahatlığıyla tekrar seyrettim. Festivalin sürprizi filmden sonraa yönetmen Turgut Yasalar'ın gelmesi ve soru-cevap yapılmasıydı. Ben de soru sormak için elimi kaldırdım ve mikrofonu verdiler. Filmin sadece 2 sahnesi aklıma takılmıştı sordum ve Turgut Yasalar gayet mantıklı bir şekilde cevabını bana verdi. Filmden sonra Uğur Polat'ı da gördüm hemen resim çektirdim , muhabbet ettik.
Filmde Uğur Polat tek kelimeyle mükemmel oynamış. Hayatında oynadığı filmlerdeki en iyi performansı diyebilirm. Mesela PArs: Kiraz Operasyonu filminde de az birşey oynuyor Uğur Polat ama çok kötü oynamış... Ama Sis ve Gece'de rolünün her kelimesine her hareketine özenle çalıştığı çok belli. Uğur Polat'ın en iyi erkek oyuncu ödülünü almasını çok istiyorum çünkü çok hakediyor ama Erkan CAn, Ufuk BAyraktar, Haluk Bilginer' e gitti bu ödül şu an için. Uğur Polat'a vereceklerini zannetmiyorum gene ama en çok hakedeni kesinlikle Uğur Polat...
Sis Ve GEce sonuç olarak mükemmel bir Türk polisiye-/dram filmi. Özellikle final sahnesi çok şaşırtıcı, kimsenin tahmin edemeyeceği bir final. Final sahnesinde Uğur Polat'ın o halini görünce çok etkilenmiş benim de gözümden yaşlar gelmişti ama tabi sinemada tek kişi olduğumdan rahattım ağladım öyle , yoksa ağlayamazdım herhalde :) Müzikler evet bazı sahnelerde bangır bangır veriliyor ama ben kesinlikle konuşmayı bastırdığını düşünmüyorum. Konuşmaları dikkatli dinleyen her insan anlayabilir , gayet net. Müzikler de bir o kadar etkileyici , uygun müzikler. Soundtrackı çıkarsa mutlaka alacağım...
Adana Büyükşehir Belediyesi’nce düzenlenen ve bu yıl uluslararası statüye kavuşan 14. Altın Koza Film Festivali’nde, ödüller sahiplerini buldu.
Uzun Metrajlı Ulusal Film Yarışması’nda “En İyi Film Ödülü”, Sırrı Süreyya Önder ve Muharrem Gülmez’in yönetmenliğini yaptığı “Beynelmilel” adlı filmin oldu. Film ayrıca, “Halk Jürisi En İyi Film Ödülü”ne de layık görüldü.
“Beynelmilel” filmindeki performansıyla Cezmi Baskın, “En İyi Erkek Oyuncu”, Vahide Gördüm ise Nihat Durak’ın yönettiği “İlk Aşk” filmindeki rolüyle “En İyi Kadın Oyuncu” seçildi.
Uzun Metrajlı Ulusal Film Yarışması’ndaki diğer ödüller ve sahipleri ise şöyle:
Jüri Yılmaz Güney Özel Ödülü: İlk Aşk (Nihat Durak)
Jüri Özel Ödülü: Cenneti Beklerken (Derviş Zaim)
En İyi Yönetmen: Nihat Durak (İlk Aşk)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Meral Okay ve Dilber Ay (Beynelmilel)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Meray Ülgen (Takva)
Umut Veren Genç Kadın Oyuncu: Neslihan Atagül (İlk Aşk)
Umut Veren Genç Erkek Oyuncu: Raffaelle Çedolini (İlk Aşk)
En İyi Senaryo: Sırrı Süreyya Önder (Beynelmilel)
En İyi Görüntü Yönetmeni: Gökhan Atılmış (Beynelmilel-Sis ve Gece)
En İyi Film Müziği: Rahman Altın (Cenneti Beklerken)
En İyi Stüdyo: Fono ve Sinefekt En İyi Kurgu: Ulaş Cihan Şimşek (Cenneti Beklerken)
En İyi Sanat Yönetmeni: Hülya Kahyaoğlu Taylan (Sis ve Gece), Serdar Yılmaz ve Elif Taşçıoğlu (Sis ve Gece-Cenneti Beklerken)
Sis ve Gece, Valencia Film Festivali’nde
Turgut Yasalar’ın Ahmet Ümit’in eserinden uyarladığı Sis ve Gece, Valencia Film Festivali’ne seçildi.
Selma Ergeç, Uğur Polat, Ayten Uncuoğlu ile Sara Meriç’in oynadığı film sinemamızın en başarılı polisiye filmlerinden biri olarak nitelendiriliyor.
Sedat bir gizli servis elemanıdır. Bir amir, bir ağabey, bir dost olarak sevdiği Yıldırım bir süre önce öldürülmüştür. Sedat amirinin kendi servisince öldürüldüğüne inanmaktadır. Sedat için mesleği her şeyin önünde gelmektedir. Ancak teşkilat içi çatışmada Sedat da pasifize edilmiştir. Onu yaşama yeniden bağlayacak tutkulu bir şey gerekmektedir. O tutkulu ilişkiyi genç bir kız olan Mine’de bulur.
44. Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması'nda yarışacak Türk filmleri belli oldu.
Real'in ana sponsorluğunda, TÜRSAK ve AKSAV Vakfı'nın işbirliğinde bu yıl 44.'sü gerçekleştirilecek olan Antalya Altın Portakal Film Festivali, Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması'nda yarışacak Türk filmleri belli oldu.
Türk Sineması'nın yapımcı, yönetmen, senarist, akademisyen, eleştirmen olarak alanlarında uzman ve usta isimlerin yer aldığı geniş bir seçici kurulun izleyerek, gizli oylama ile sonuçlandırdığı 44.Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması filmleri seçkisi aşağıda alfabetik sırayla yer almaktadır.
Töre, günah-sevap ve kadın-erkek ilişkileri üzerine farklı bir bakış açısı sunan, Türk Sineması'nın önemli senarist-yönetmenlerinden Barış Pirhasan'ın, altı sene sonra dönüş yaptığı filmi "Adem'in Trenleri".
Farklı kişilikleri tesadüflerin gölgesinde bir araya getiren ve önce kendileriyle, ardından birbirleriyle iletişim kurmaya zorlayan olayların konu edildiği, Berkun Oya yönetmenliğindeki "İyi Seneler Londra"
Kasaba'nın genç delisi Jan Jan'ın naif aşk öyküsünün anlatıldığı yönetmenliğini Aydın Sayman'ın üstlendiği "Janjan"
Zülfü Livaneli'nin aynı isimli kitabından uyarlanan Abdullah Oğuz yönetmenliğindeki "Mutluluk"
Türk bir delikanlının, Alman sığınma sisteminin içine düşüp, o çarkın içinde eriyip gitmesini anlatan, Reis Çelik'in senaryosunu yazıp yönettiği "Mülteci"
Üç farklı gazete haberinden yola çıkılarak çekilen ve çağın çürüyen ruhunun resmini çizmeye çalışan, Yavuz Altun yönetmenliğindeki "Münferit"
Suç ve günah temalarını derinlemesine inceleyen, senaristliğini ve yönetmenliğini Tayfun Pirselimoğlu'nun yaptığı "Rıza"
Namus cinayetlerini konu alan, Handan İpekçi'nin senaryosunu yazıp, yapımcılığını ve yönetmenliğini de üstlendiği "Saklı Yüzler"
Turgut Yasalar'ın Ahmet Ümit'in romanından uyarladığı "Sis ve Gece"
Bu seneki Cannes Film Festivali'nde ‘en iyi senaryo' ödülünü kazanan, senaristliğini ve yönetmenliğini Fatih Akın'ın yaptığı "Yaşamın Kıyısında"
Şehir hayatı ile doğup büyüdüğü kasaba arasında sıkışıp kalmış bir karakterin işlendiği, Cannes Film Festivali'nde gösterilen, Semih Kaplanoğlu'nun senaryosunu yazıp yönettiği ‘Yumurta'
İnsanlar arasındaki yabancılaşma, çaresizlik ve aşk duygularını konu alan,Cemal Şan'ın senartistliğini ve yönetmenliğini yaptığı "Zeynep'in Sekiz Günü" .
http://img129.imageshack.us/img129/6751/sisvegece2wn9.jpg (http://imageshack.us)
http://img131.imageshack.us/img131/1983/sisvegece1pu6.jpg (http://imageshack.us)
http://img161.imageshack.us/img161/3452/sisvegece3pn2.jpg (http://imageshack.us)
Sis ve Gece, Arjantin’e Gidiyor
Turgut Yasalar’ın Ahmet Ümit’in eserinden uyarladığı Sis ve Gece, 16 - 25 Kasım 2007 tarihleri arasında Arjantin’de yapılacak olan San Luis International Film Festivali’ne davet edildi. Festivale Turgut Yasalar da iştirak ediyor.
Sis ve Gece, Antalya’da Sesli Betimleme Tekniğiyle Görme Engellilere de Gösterilecek
Boğaziçi Üniversitesi Sesli Betimleme Koordinatörü ve Avrupa Körler Birliği Tanıtım ve Bütçe Komisyonu Üyesi Kenan Önalan’ın açıklamasına göre Turgut Yasalar’ı yönettiği Sis ve Gece, bu yıl Antalya’da yapılacak olan Avrupa Körler Birliği 8. Genel Kurul Toplantısı’nda görme engellilere ’sesli betimleme tekniğiyle’ izlettirilecek. Ülkemizdeki ilk uygulaması Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde yapılan ‘görme engellilere sesli betimleme tekniğiyle film gösterimi’, geçtiğimiz Adana Altın Koza Film Festivali’nde de yapılmış ve büyük ilgi görmüştü.
44. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yarışma adayı filmlerden “Sis ve Gece”’nin gala gösterimi yapıldı.
ANTALYA - Turgut Yasalar’ın senaryosunu yazıp, yönettiği bu yıl sinemalarda da gösterilen film, Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması’ndaki gala gösterimiyle festival izleyicisinin karşısına çıktı. Galaya, sinemaseverler yoğun ilgi gösterirken, filmin yönetmeni Turgut Yasalar, başrol oyuncuları Uğur Polat, İlyas Salman ve Tülay Günal da gösterime katıldı.
Gösterim öncesi seyircileri selamlayan film ekibinden Yönetmen Turgut Yasalar, “Sis ve Gece”nin festivalde yarışması ve Antalya’da bir kez daha izleyiciyle buluşmasından mutluluk duyduğunu söyledi. Sanatçı İlyas Salman da çekimler sırasında rolünü canlandırırken çok duygulandığını belirterek, “Sinema bir yönetmen sanatıdır. Hatamız varsa da yönetmene aittir” dedi.
Ahmet Ümit’in aynı adlı romanından uyarlanan polisiye gerilim türündeki “Sis ve Gece” filminde, “gizli servis elemanı Sedat’ın, amiri ve yakın dostu Yıldırım’ın kendi servisindeki kişilerce öldürüldüğüne inanması, teşkilat içerisindeki çatışmada pasif hale getirilmesi ve yaşadığı boşlukta karşısına çıkan tutkulu yasak aşkının” etrafında gelişen çeşitli olaylar anlatılıyor.
Filmde, Oktay Kaynarca, Sema Ergenç, Yetkin Dikinciler, Tardu Flordun, Mehmet Güleryüz, Devrim Nas, Itır Esen ve Sara Meriç Cinbarcı da rol alıyor.
44. Antalya Altın Portakal Film ve 3. Uluslararası Avrasya Film Festivali, yarışma adayı filmlerin gala gösterimleriyle sürüyor.
En İyi Laboratuvar
Şafak Stüdyo (Sis ve Gece)
kırmızı halıda en çok alkışı alanlardan biri de İlyas Salman oldu.
http://img90.imageshack.us/img90/7983/sisgece5a3pq5.jpg (http://imageshack.us)
http://img90.imageshack.us/img90/5664/sisgece5a4rc0.jpg (http://imageshack.us)
Bu ay DVD'si çıkacak filmler listesinde... Kanal D Home Video etiketiyle satışa sunulacak. Ben de alıp izlemeyi düşünüyorum. Böyle önemli bir yapım kaçırılmamalı, her ne kadar eleştirilsede.:good:
http://img179.imageshack.us/img179/2164/29501051632ed3548ddae3.jpg (http://imageshack.us)
http://img179.imageshack.us/img179/3118/297654399c3dedf0572tr9.jpg (http://imageshack.us)
http://img168.imageshack.us/img168/9088/297655042a81ad73ca3ln0.jpg (http://imageshack.us)
http://img525.imageshack.us/img525/7585/371697721f325e38344pm6.jpg (http://imageshack.us)
http://img525.imageshack.us/img525/5695/371698071b2406b71b4pe7.jpg (http://imageshack.us)
http://img179.imageshack.us/img179/884/3717010764fc0d42c30xm9.jpg (http://imageshack.us)
http://img172.imageshack.us/img172/4239/29765625139b9353c68sn6.jpg (http://imageshack.us)
http://img179.imageshack.us/img179/7235/297658286d67312f990hq5.jpg (http://imageshack.us)
http://img101.imageshack.us/img101/633/2976587596be0308867qf1.jpg (http://imageshack.us)
Ünlü polisiye gerilim yazarı Ahmet Ümit’in çok satan aynı adlı romanından uyarlanan "Sis ve Gece" filminin DVD'si Kanal D Home Video etiketiyle çıktı.
Yönetmenliğini Turgut Yasalar’ın yaptığı başrollerinde Uğur Polat ve Sema Ergeç’in oynadığı filmin DVD’sinde Türkiye’de ilk kez hem görme engelliler için sesli hem de işitme engelliler için ise özel alt yazı izleme seçenekleri bulunuyor. Bu sayede filmi görme ve işitme engelli sinema severler de takip edebilecek.
http://img101.imageshack.us/img101/4679/29766074595edf9a374il9.jpg (http://imageshack.us)
http://img179.imageshack.us/img179/1739/297662010c09d1a5795ki0.jpg (http://imageshack.us)
http://img168.imageshack.us/img168/5175/297663851fd40c41699bl3.jpg (http://imageshack.us)
Ünlü polisiye gerilim yazarı Ahmet Ümit’in çok satan aynı adlı romanından uyarlanan "Sis ve Gece" filminin DVD'si Kanal D Home Video etiketiyle çıktı.
Yönetmenliğini Turgut Yasalar’ın yaptığı başrollerinde Uğur Polat ve Sema Ergeç’in oynadığı filmin DVD’sinde Türkiye’de ilk kez hem görme engelliler için sesli hem de işitme engelliler için ise özel alt yazı izleme seçenekleri bulunuyor. Bu sayede filmi görme ve işitme engelli sinema severler de takip edebilecek.
Ben aldım filmi bugün.İzlerim birazdan,merak etmiyor değilim...
http://img179.imageshack.us/img179/1885/2976666613c979de45doq5.jpg (http://imageshack.us)
http://img524.imageshack.us/img524/3670/297668188c07d7d3a1ecd6.jpg (http://imageshack.us)
http://img179.imageshack.us/img179/1606/2978385852d1e30f332pv8.jpg (http://imageshack.us)
http://img340.imageshack.us/img340/9567/2978406143f04552187re1.jpg (http://imageshack.us)
http://img411.imageshack.us/img411/8113/297841989276cabee10vp9.jpg (http://imageshack.us)
http://img411.imageshack.us/img411/5784/297844509894851afaaor2.jpg (http://imageshack.us)
http://img179.imageshack.us/img179/5453/29784825902da44051bwd6.jpg (http://imageshack.us)
http://img179.imageshack.us/img179/9057/297849756c9c72ce4carl2.jpg (http://imageshack.us)
http://img338.imageshack.us/img338/825/297850096f855f6e50dvs9.jpg (http://imageshack.us)
Sis ve Gece filmini biraz önce Dvd'de izledim.
Bence Yeni Türk Sinemasının iyi filmlerinden biri.Öncelikle başrolde olan Uğur Polat'a zengin bir kadro eşlik etmiş.Kadro müthişti,İlyas Salman'ı yeniden sinema filminde görmek beni sevindirdi,çok iyi bir oyunculuk sergilemiş.Ayrıca Selma Ergeç'te manken olmasına rağmen profesyonel bir oyuncu tadı vermiş filme,zaten başarılı da bir oyuncu.
Yan rollerden Tardu Flordun'u şimdiye kadar basit bir oyuncu olarak görüyordum ama filmde az bir rolü olmasına rağmen o kadar güzel bir performans sergilemiş ki ağzım açık kaldı,önünde eğilecek bir oyuncu.Hele Ayten Uncuoğlu o kadar güzel oynamış ki...
Filmin sonu çok şaşırtıcı.Filmin Sloganının neden 'Gerçek Her Zaman Güzel Değildir' olduğunu anlıyorsunuz.
Sis ve Gece En başta da dediğim gibi Yeni Türk Sineması'nın iyi filmlerinden biri...
http://img338.imageshack.us/img338/5261/297850630e07d5e0b71uv3.jpg (http://imageshack.us)
http://img338.imageshack.us/img338/3269/371660671339528b340xk7.jpg (http://imageshack.us)
http://img179.imageshack.us/img179/3236/37166276959ff26ec0dkm7.jpg (http://imageshack.us)
Yarın filmi gidip alacağım. Çok merak ettiğim 2007 yapımı Türk filmlerinden birisi. Romanı okumadım. Eğer iyi uyarlanmışsa alıp okumayı düşünebilirim.
http://img338.imageshack.us/img338/2980/371668700966c9897c8dx8.jpg (http://imageshack.us)
http://img338.imageshack.us/img338/51/3716694938f85fe92f5rp2.jpg (http://imageshack.us)
http://img186.imageshack.us/img186/8148/37166972021523b0e3fin1.jpg (http://imageshack.us)
http://img401.imageshack.us/img401/7506/371670318a350a165ackt3.jpg (http://imageshack.us)
http://img401.imageshack.us/img401/1970/37167221911849df26elo7.jpg (http://imageshack.us)
http://img186.imageshack.us/img186/4671/37167463290dfe61085st2.jpg (http://imageshack.us)
http://img172.imageshack.us/img172/9020/371677012388aecad6doe0.jpg (http://imageshack.us)
http://img186.imageshack.us/img186/3232/37168861715c3249e89sn9.jpg (http://imageshack.us)
http://img186.imageshack.us/img186/5168/371691187a7ab8ccbbcku6.jpg (http://imageshack.us)
http://img186.imageshack.us/img186/8335/371691505f1c6ef1f03et2.jpg (http://imageshack.us)
Öncelikle erten07 teşekkürler eklediklerin için...
Haklısın, filmi izledim ve en kısa zamanda (elimde olan 4 romanı okuduktan sonra) gidip romanı alacağım.
Filmi az önce izledim ve yorum yapıyım dedim. Kadro çok güzeldi. İlyas Salman'ı uzun bir aradan sonra bir filmde görmek çok güzeldi. Umarım her daim film çevirir. Onu beyazperdede görmek bizler için eşsiz bir keyif olacak.
İlyas Salman fazla gözükmemesine rağmen (filmde doğru dürüst gözüken bir Uğur Polat, eşini oynayan oyuncu ve amcasını oynayan oyuncu var) iyi bir performans sergiledi.
Tardu Flordun'a hayran kaldım. Yapımlarını pek izlemememe rağmen 5 dakikalık bir performansına hayran kaldım.
Oktay Kaynarca zaten sevdiğim bir oyuncudur.
Başrole gelirsek Uğur Polat hemen her karede gözüktü. Performansı çok çok iyiydi. Onu en son Pars ve Mavi Gözlü Dev filmlerinde izlemiştim.
Selma Ergeç ise manken olmasına rağmen oyunculukta kendini ispatlıyor.
Ayten Uncuoğlu da çok iyi oynadı rolünü. Usta bir oyuncu olduğu belli oluyor.
Turgut Yasalar filmi çok iyi kotarmış.
Olaya gelirsek bütün film boyunca Sedat'ın, Mine'yi aramasını izliyoruz. Ama bu arada da Sedat'a bir komplo kuruluyor.
Olay etkileyiciydi. Sedat'ın ruh hali çok iyi yansıtıldı.
Filmin ana sözü de son sahneyi doğruluyor: Gerçek Her Zaman Güzel Değildir...
aysa-17310 14-01-08, 15:36 Ben romanını okudum ve beğendim. Bu filmi de çok merak ediyorum. Genelde roman uyarlamalarında hayal kırıklığına uğruyorum ama sanırım bu sefer aynı şey olmayacak...
Bu arada Selma Ergeç Mine'yi mi oynuyor? Hatırladığım kadarıyla Mine sadece Sedat'ın rüyalarında ve geriye dönüşlerde görünüyordu...
kadro inanılmaz iyi..filmin konusu da çok güzel en azından klasik bir konu değil..
ama asıl amacım yine Sinanı izlemekti:)
SİYAD ödülleri 3 Mart’ta sahiplerini bulacak
Sinema yazarları, “Adem’in Trenleri”, “Kabadayı”, “Mutluluk”, “Sis ve Gece” ile “Yumurta” adlı filmleri “en iyi film adayları” olarak belirledi
Sinema Yazarları Derneği’nin (SİYAD) “Türk Sineması Ödülleri”, 3 Mart’ta düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak. SİYAD Genel Başkanı Murat Özer ve Genel Sekreteri Deniz Yavuz’un katılımıyla yapılan basın toplantısında, bu yılki ödüller için belirlenen adaylar açıklandı.
40. SİYAD - TÜRK SİNEMASI ÖDÜLLERİ ADAYLARI
(İsim sırasına göre alfabetik)
EN İYİ MÜZİK
Cengiz ONURAL, Cenk ERDOĞAN (Sis ve Gece)
Mehmet ERDEM, Özgür AKGÜL, Alp Erkin ÇAKMAK (Polis)
Selim DEMİRDELEN (Barda)
Sunay ÖZGÜR, Ender AKAY (Adem’in Trenleri)
Zülfü LİVANELİ (Mutluluk)
EN İYİ KURGU
Ahmet Can ÇAKIRCA (Polis)
Ayhan ERGÜRSEL, Suzan Hande GÜNERİ, Semih KAPLANOĞLU (Yumurta)
Aylin ZOI TİNEL (Adem’in Trenleri)
Levent ÇELEBİ, Abdullah OĞUZ (Mutluluk)
Serhan KAZAR (Sis ve Gece)
EN İYİ SANAT YÖNETİMİ
B. Filiz EKİNCİ, Hakan DÜNDAR (Son Osmanlı “Yandım Ali”)
Mustafa Ziya ÜLKENCİLER (Mavi Gözlü Dev)
Naz ERAYDA (Yumurta)
Nezih DİKİŞOĞLU (Adem’in Trenleri)
Tolunay TÜRKÖZ (Mutluluk)
EN İYİ GÖRÜNTÜ
Eyüp BOZ (Beyaz Melek)
Gökhan TİRYAKİ (Sis ve Gece)
Mirsad HEROVIC (Mutluluk)
Özgür EKEN (Yumurta)
Peter STEUGER (Adem’in Trenleri)
EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU PERFORMANSI
Aslı TANDOĞAN (Kabadayı)
Derya ALABORA (Adem’in Trenleri)
Selma ERGEÇ (Sis ve Gece)
Yıldız KENTER (Beyaz Melek)
Zeynep TOKUŞ (Beyaz Melek)
EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU PERFORMANSI
Hakan BOYAV (Barda)
İlyas SALMAN (Sis ve Gece)
Rasim ÖZTEKİN (Kabadayı)
Ufuk BAYRAKTAR (Yumurta)
Volga SORGU (Barda)
CAHİDE SONKU EN İYİ KADIN OYUNCU PERFORMANSI
Fadik Sevin ATASOY (Zeynep’in Sekiz Günü)
Nurgül YEŞİLÇAY (Adem’in Trenleri)
Özgü NAMAL (Mutluluk)
Saadet Işıl AKSOY (Yumurta)
Şenay AYDIN (Saklı Yüzler)
EN İYİ ERKEK OYUNCU PERFORMANSI
Cem ÖZER (Adem’in Trenleri)
Haluk BİLGİNER (Polis)
Kenan İMİRZALIOĞLU (Kabadayı)
Murat HAN (Mutluluk)
Nejat İŞLER (Yumurta)
MAHMUT TALİ ÖNGÖREN EN İYİ SENARYO
İsmail DORUK (Adem’in Trenleri)
Kubilay TUNÇER, Elif AYAN, Abdullah OĞUZ (Mutluluk)
Semih KAPLANOĞLU, Orçun KÖKSAL (Yumurta)
Turgut YASALAR (Sis ve Gece)
Yavuz TURGUL (Kabadayı)
EN İYİ YÖNETMEN
Abdullah OĞUZ (Mutluluk)
Barış PİRHASAN (Adem’in Trenleri)
Onur ÜNLÜ (Polis)
Semih KAPLANOĞLU (Yumurta)
Turgut YASALAR (Sis ve Gece)
EN İYİ FİLM
ADEM’İN TRENLERİ (Yapımcılar: Cengiz ERGUN, Ozan ERGUN, Metin SOLTAY, Serkan ÇAKARER)
KABADAYI (Yapımcılar: Mine VARGI, Ömer VARGI, Murat AKDİLEK)
MUTLULUK (Yapımcı: Abdullah OĞUZ)
SİS VE GECE (Yapımcılar: Turgut YASALAR, Zafer ÇELİK, Baha SERTER, Temel KERİMOĞLU, Kadir ALBAŞ)
YUMURTA (Yapımcı: Semih KAPLANOĞLU)
ozge yeşim 01-02-08, 21:06 Oyuncuların çok iyi iş çıkardığı bir filmdi.Özellikle Tardu Flordun beni çok etkilemişti bu filmde.Senaryoda çok güzeldi.Bu filmi beğenmiştim.
Ben romanını okudum ve beğendim. Bu filmi de çok merak ediyorum. Genelde roman uyarlamalarında hayal kırıklığına uğruyorum ama sanırım bu sefer aynı şey olmayacak...
Bu arada Selma Ergeç Mine'yi mi oynuyor? Hatırladığım kadarıyla Mine sadece Sedat'ın rüyalarında ve geriye dönüşlerde görünüyordu...
Evet Mine'yi oynuyor zaten filmde de öyle rüyalarda eski hatıralarda falan canlanıyor :img-wink:
İlyas Salman'ın SİYAD ödülü
SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) 40. Türk Sineması Ödülleri'nde Semih Kaplanoğlu'nun 'Yumurta' isimli filminin bu yıla damgasını vuracağı az çok belliydi aslında. Oylamamızdan çıkan en fevkalade sonuç ise İlyas Salman'ın 'En İyi Yardımcı Aktör' dalında aldığı ödül oldu bence...
Yasalar'a teşekkür!
Sinemamızın ender, nadir ve de az bulunan bir aktörü olarak sadece 'Sis Gece'nin değil son dönemin en iyi performanslarından birisini vermişti. Herkesin bildiği ama belki hatırlatmak gerektiği gibi, hem komedi hem de dram rollerinde başarısını kanıtlamış, kahkaha atmadan güldürebilmiş, mimiklerini abartmaya gerek duymadan ağlatabilmiş bir aktör kendisi... Hele 'Sarı Mersedes' misali başrol oyuncusu olarak da bir filmi baştan sona sürükleyebileceğini ziyadesiyle göstermiş bir oyuncu. 'Çiçek Abbas' veya 'Banker Bilo' performanslarını yan yana koyduğumuzda yeteneği zaten ortada... Kimilerine göre fazla sert kaçan dobralığı, sisteme dahil olmayı reddeden bir figür olarak dışlanması onu bir dönem sinemadan uzaklaştırmıştı. 'Sis ve Gece'de yer almasına vesile olan Turgut Yasalar'a da teşekkür etmek gerek. İlyas Salman çekimleri nedeniyle SİYAD gecesinde ödülünü alamadı ama bunun sinemaya dönüşünün bir başlangıcı olduğunu düşünmek bile güzel...
|
|