Tüm Versiyonu Göster : Suna


erten07
14-11-06, 12:11
Aşk yarasını tazeleyen film



Engin Ayça'nın yazdığı ve yönettiği "Suna" adlı sinema filmi için kamera karşısına geçen ve çekimlerini geçtiğimiz günlerde tamamlayan Türkan Şoray, Akçay'dan istanbul'a döndü. Şoray, "Çok duygusal, çok güzel, herkesin içindeki aşk yarasını tazeleyecek bir film" dedi.





Uğur Yücel'le çevirdiği "Hayatımın Kadını" adlı filmden sonra Engin Ayça'nın yazıp yönettiği "Suna" adlı sinema filminde kamera karşısına geçen Türkan Şoray, İstanbul'a döndü. 1980 döneminde ayrılıkla sonuçlanan buruk bir aşk hikayesinin iki kahramanı 30 yıl sonra Akçay’da karşılaşmasının anlatıldığı filmde, üç gün boyunca tazelenen ve bir çıkmaza giren aşk anlatılıyor. Yıllar önce "Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu" adlı filmde yine Engin Ayça ile çalışan Türkan Şoray, "Bu filmde aynen diğeri gibi psikolojik, duygusal ve iç devinimleri yansıtan çok güzel bir film oldu" diyerek film hakkındaki düşüncelerini dile getiriyor. Başrollerini Türkan Şoray, Erol Mütercimler ve Gülsen Tunca'nın paylaştıkları "Suna", çeşitli festivaller ve yarışmalarda yer aldıktan sonra Ekim 2007'de vizyona girecek.
http://img149.imageshack.us/img149/7682/2439181ty0.jpg (http://imageshack.us)

erten07
14-11-06, 12:17
http://img206.imageshack.us/img206/7984/2439182vj0.jpg (http://imageshack.us)

http://img206.imageshack.us/img206/1413/2439224qa3.jpg (http://imageshack.us)

CANSEL_Tugce
14-11-06, 20:04
Erol mütercimler,çok sevdiğim siyaset blimci,biri,Türkan şorayı anlatmaya gerek yok.SULTAN ooo.Erol mütercimler ismini duyunca şaşırdım.inanılmaz derece.Habertürkteki,programını hiç kaçırmadan,her hafta izliyorum.SİYASETİ bana sevdiren.ve siyaset bilimi seçmemee,büyük katkısı olan,tek insandır.YİNE SÖYLÜYORUM BU FİLM festivallik ollacak,V e gidebilcek bir filmm.Şiddetle tavsiye ediyorum.AyrıcA,EROL Hocanın oyunculuğunu acayip merak ediyorum.bide,bu sayfayı bulduğuma acayip derecede sevindim.FİLM NEZAMAN GÖSTERİME GİRECEK

erten07
07-05-07, 13:17
Yönetmen: Engin Ayça

Senaryo : Engin Ayça

Oyuncular: Türkan Şoray , Gülsen Tuncer

Tür: Dram

Yapım: Türkiye 2007 140 dakika (Renkli)

Dil: Türkçe

İki kadın ve iki erkek, dört arkadaşın yıllar sonra, sonbahar mevsiminde yazlık bir kasabada yeniden bir araya gelmelerinin öyküsü. 68’lerde üniversitede çok yakın arkadaş olan filmin kahramanlarının 2000’lerde, yaz kalabalığının olmadığı, ıssızlaşmış bu kasabada birbirlerine bakmaları, hem coşkulu hem hüzünlü birliktelikleri, geçmişte kalan anıların burukluğu, dört insan portresinin lirik anlatımı… Üniversite yıllarının düşlerinin, gelecek tasarımlarının, aşklarının, ülkülerinin kasaba ortamında eriyip gitmesi… Yanlış bir evliliğin yol açtığı çöküş… Düşlerin sonbaharı… Her şey geçer, küllenir… Düşler kalır… Aşk kalır…

erten07
07-05-07, 13:36
Engin Ayça’nın yapım-yönetim ve senaryosunu üstlendiği ”Eczacı Suna” filminin çekimleri Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Akçay beldesinde tamamlandı. Filmin başrollerinde Türkan Şoray, Demir Karahan, Gülsen Tuncer gibi deneyimli sanatçıların yanı sıra Kanaltürk televizyonunda Aynanın Arkası ve Komplo Teorileri programını hazırlayıp sunan Dr. Erol Mütercimler de rol alıyor. Filmin bir diğer özelliği 2006 yılında devlet desteği alan uzun metrajlı filmler arasında yer alamaması. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Türk sinemasını desteklemek amacıyla ayırdığı ödenek için başvuran film, değerlendirme kriterleri açısından yetersiz bulunarak reddedilmişti. Filmin Akçay’daki setine gittiğimizde Engin Ayça ve ekibini hummalı bir çalışmanın içinde bulduk. Herkes büyük bir özveri ve ciddiyetle çalışıyordu. Sabahlara kadar aralıksız 14 saat süren çekimler, kaçırılan yemek saatleri ve ekibi uyanık tutmak için bol bol çay ve kahve. Akçaylıların ve Akçay Belediye Başkanı Cahit İnceoğlu’nun, film ekibine her konuda yardımcı olduğunu gözlemledik. Kimi zaman gerginlikler kimi zaman kahkahaların yankılandığı sette, herkes öngörülen süre içinde filmi tamamlamak için uğraşıyordu. Biz de ilk defa konuk olduğumuz bir film setinde, film yapmanın ne kadar meşakkatli ve zor bir yaratım olduğunu gördük. Ve çekim aralarında filmin yönetmen ve oyuncularıyla görüştük. Filmin 2007 ilkbaharında vizyona girmesi bekleniyor.

Oyuncu Gülsen Tuncer: 12 Mart çıkmazın miladıdır
“Engin Ayça, kendi sinemasını yapmak isteyen biri. Tabii ki koyduğu paranın geri dönmesini ister. Ama onun öncelikli derdi kafasındaki bir hikayeyi sinemalaştırmak. Ülkenin belleğini uyandırmaya çalışan bir öyküyü anlatmaya soyunuyor. Şimdiki gençlere 12 Mart’ı anlattığında sanki Preveze Deniz Savaşı’nı anlatıyormuşsun gibi geliyor. Oysa bu bizim gençliğimizdi. 12 Mart, bugünkü gençliğin içinde bulunduğu çıkmazları hazırlayan şartların başlangıcıdır. Bunu bilmek zorundalar. Theo Angelopoulos çıkıyor ve Yunan tarihini anlatan, Yunan insanının belleğini uyandırmaya çalışan filmler yapmaya çalışıyor. İşte Engin Ayça’nın anlatmaya çalıştığı da 12 Mart’ta insanların hayatları nasıl zedelendi? Ne bedeller ödendi? Burada baktığımız zaman bir aşk hikayesi üzerinden anlatılmaya çalışılıyor. Tüm dünyada bu böyledir. Bir darbe asıl nerede olur? O ülkenin insanının hayatları üzerinden geçer. İnanıyorum, bu filmde sonuç çok başarılı olacak.”


Türkan Şoray: Ayça’nın sinemasını seviyorum
“Yönetmen olarak Engin Ayça’nın sinemasını çok seviyorum. Daha önce bir film yaptık birlikte ‘Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu’. O film inanılmaz etkileyen bir filmdir beni her izleyişimde. O filmdeki rolümle ben Akdeniz Filmleri Festivali’nde İtalya’da ödül kazandım. Yani daha önce birlikte çok güzel bir çalışmamız oldu. Bu senaryo ile ilgili beş yıldır diyalog halindeydik zaten. Yalnız ben hep tereddüt ediyordum. Çünkü bir film seyirciye de ulaşmalı. Çok kişi izlemeli. O öyle düşünmüyor. Film yapılmalı, tarihe kalmalı. Çok az izleyici de izlese. İnanılmaz duygu yüklü bir hikaye.”

Dr. Erol Mütercimler
“Senaryo yazarı olduğum için, ya senaryo teklif edilecek ya da danışmanlık diye beklerken, Engin Bey; ‘Filmde oynamanızı istiyorum’ dedi. Ben, ‘Oyuncu değilim. Televizyon programcısıyım. Yakışıklı bir adam değilim’ dedim. Türkan Şoray’la başrol oynayacağımı duyunca irkildim. Tabii sonra Engin Ayça beni ikna etti.”

Ufuk Kaplan: Deneyimli kadroyla
“Burada sette, hepimiz bir aileyiz. Böyle deneyimli bir kadronun içinde olmak ayrıca kıvanç veriyor. Engin Ayça’nın filminde oynamak benim için bir avantaj. Sadri Alışık Kültür Merkezi Küçük Sahne’de oyunculuk eğitimi aldım. Selvi Boylum Al Yazmalım tiyatro oyununda oynadım. İki dizide rol aldım”

Şükran Akın:İlk sinema rolüm
“Engin Ayça’nın yaptığı Su Sinekleri dizisinde oynadım. Gayet güzel bir çalışma oldu. Bu ilk sinema rolüm. Türkan Şoray’ın canlandırdığı Suna karakterinin annesi İfakat Hanım’ı oynuyorum. Tabii benim için büyük bir mutluluk. Umarım devamı gelir.”

Filmin müziklerini yapan Oğuz Abadan:
“Engin Ayça ile ilk çalışmamızı, onun TRT’ye çektiği ‘Su Sinekleri’ isimli bir dizi için yapmıştık. Sonra ‘Penceremde Sardunyalar’ adlı bir belgesel çekti. Orada da beraber çalıştık. Ben 68 kuşağının içinden biriyim. Ve buradaki hikayede anlatılan gündemler zamanında benim gündemimdi. Burada sinema adına ciddi çalışılıyor. Bütün sekanslar tek plan çekiliyor. İlk defa bir sette baştan sona bulunuyorum. Bugüne kadar 300 filmde çalıştım. Bunların 30 kadarının müziklerini kendim yaptım. Diğerlerini de Cahit Berkay’la ortak yaptım. Birçok yerde senfonik müzik kullanacağız. Bu filmde renk var, armoni var, yitirilmiş umutlar, tüketilmiş gençlikler var. Bunların hepsinin gerisindeki sesi olmak zorundayım.”

erten07
05-08-07, 09:37
http://img132.imageshack.us/img132/8892/22310cb7.jpg (http://imageshack.us)

omayra73
06-09-07, 08:43
http://img413.imageshack.us/img413/1392/1273922477f2a5b32c3dac2.jpg (http://imageshack.us)

http://img111.imageshack.us/img111/2056/127392660902e75718e6mt9.jpg (http://imageshack.us)

http://img111.imageshack.us/img111/6371/1274789398f23a791a82rm8.jpg (http://imageshack.us)

http://img111.imageshack.us/img111/4034/1274791674a5cf57cf75gt0.jpg (http://imageshack.us)

erten07
18-10-07, 14:53
Sultan’dan bir film daha


Geçen ay çekimleri tamamlanan Safa Önal’ın ''Hicran Sokağı'' isimli filminde rol alan Türk sinemasının Sultan’ı Türkan Şoray, Engin Ayça’nın yazıp yönettiği ''Suna'' isimli sinema filminde de başrol oynadı. Ayça’nın ''Bez Bebek'', ''Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu''dan sonra hayata geçirdiği üçüncü uzun metrajlı filmi olan Suna, ''Her şey geçer, küllenir. Düşler Kalır. Aşk kalır'' sloganıyla çekildi.

erten07
31-10-07, 13:36
http://img232.imageshack.us/img232/5658/1601217850830374c0acmr1.jpg (http://imageshack.us)

erten07
07-11-07, 14:00
http://img264.imageshack.us/img264/3258/1609130021a6bba31813gr5.jpg (http://imageshack.us)

http://img145.imageshack.us/img145/1218/1609138739fb4711caf2ky4.jpg (http://imageshack.us)

http://img145.imageshack.us/img145/7848/161001958893e31239b5xx0.jpg (http://imageshack.us)

http://img145.imageshack.us/img145/6554/1610021446bb8d579f13od1.jpg (http://imageshack.us)

erten07
13-11-07, 16:23
http://img262.imageshack.us/img262/5733/16100244765bf275d67btd4.jpg (http://imageshack.us)
http://img110.imageshack.us/img110/2713/1610029668a6316f66e5be3.jpg (http://imageshack.us)
http://img110.imageshack.us/img110/8379/1610030390e9e47cb248xm8.jpg (http://imageshack.us)

erten07
18-11-07, 12:42
Sultan'ın "Suna"sı


Yeşilçam'ın "Sultan"ı Türkan Şoray'ın başrolünde oynadığı “Suna: Düşlerin Sonbaharı” adlı filmin çekimleri tamamlandı.


İlk filmi "Bez Bebek"i 1987 yılında çeken yönetmen Engin Ayça, 1991 yılında çektiği “Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu”dan sonra üçüncü filmi “Suna”yla karşımıza çıkıyor. Başrolünde Türkan Şoray, Gülsen Tuncer, Demir Karahan, Erol Mütercimler, Şükran Akın ve Pınar Dikici'nin rol aldığı film, yazlık bir kasabada, sonbaharda, dört arkadaşın yıllar sonra ilk kez bir araya gelmelerinin hüzünlü, lirik öyküsünü anlatıyor.

Filmin konusu şöyle:

Suna, Sevgi, Erhan ve Selim 68 rüzgârının estiği yıllarda, İstanbul’da Üniversite’de öğrencileridirler ve çok yakın arkadaştırlar.
12 Mart darbesi herkesi bir yerlere savurur.
Aynı kasabadan olan eczacı Suna ile avukat Erhan evlenirler… Bu evlilik hiçbir zaman Suna’nın içine sinmez. Mutsuzdur. Oysa her şeyi vardır. Ve işte sorun da buradadır. Bir çok kadının da yaşadığı gibi bu evlilik onun düşlediği evlilik değildir. Dışarıdan görüldüğünün aksine içeriden çökmüş, mutsuz bir evliliktir.
Uzun süredir Almanya’da yaşayan Sevgi’nin ve yakın akrabası Selim’in bir miras işi için kasabaya gelmeleriyle bu dört eski arkadaş birkaç günlüğüne yeniden bir araya gelirler. Issızlaşmış bu kasabada geçirilen günler kimi zaman coşku yüklüdür, kimi zaman da hüzün. Geçmişte kalan anıların burukluğu herkesi sarar… Üniversite yıllarının düşlerinin, gelecek tasarılarının, ülkülerinin, aşklarının 12 Mart sonrası kasaba ortamında eriyip gitmesi.

Kim Kimdir
Yazan - Yöneten: Engin Ayça
Görüntü Yönetmeni: Çetin Tunca
Müzik: Oğuz Abadan
Yapım Yunus Film; 2007, 120 dk.
Oyuncular:
Türkan Şoray: Suna
Gülsen Tuncer: Sevgi
Demir Karahan: Erhan
Erol Mütercimler: Selim
Şükran Akın: İfakat
Pınar Dikici: Elif

erten07
20-11-07, 18:42
"Düşlerin Sonbaharı" Cuma günü vizyonda

Engin Ayça’nın yönettiği ve Türkan Şoray, Gülsen Tuncer, Demir Karahan ile Erol Mütercimler’in oynadığı Suna, 23 Kasım'da vizyonda.


Filmin konusu

Suna, Sevgi, Erhan ve Selim 68 rüzgârının estiği yıllarda, İstanbul’da Üniversite’de öğrencileridirler ve çok yakın arkadaştırlar. 12 Mart darbesi herkesi bir yerlere savurur. Aynı kasabadan olan eczacı Suna ile avukat Erhan evlenirler… Bu evlilik hiçbir zaman Suna’nın içine sinmez. Mutsuzdur. Oysa her şeyi vardır. Ve işte sorun da buradadır. Bir çok kadının da yaşadığı gibi bu evlilik onun düşlediği evlilik değildir. Dışarıdan görüldüğünün aksine içeriden çökmüş, mutsuz bir evliliktir.

Uzun süredir Almanya’da yaşayan Sevgi’nin ve yakın akrabası Selim’in bir miras işi için kasabaya gelmeleriyle bu dört eski arkadaş birkaç günlüğüne yeniden bir araya gelirler. Issızlaşmış bu kasabada geçirilen günler kimi zaman coşku yüklüdür, kimi zaman da hüzün. Geçmişte kalan anıların burukluğu herkesi sarar… Üniversite yıllarının düşlerinin, gelecek tasarılarının, ülkülerinin, aşklarının 12 Mart sonrası kasaba ortamında eriyip gitmesi.


Yönetmen Engin Ayça’nın Suna filmi üzerine söyledikleri:

“Filmde iç içe geçmiş birçok öyküden söz edilebilir: 68’in düşleri, 12 Mart askeri darbesi, kasabanın insanı yutan atmosferi, bir kadının başarısız evliliği, gurbet Almanya’sı, hapisler, sürgünler, darbe yiyen aşklar, akşam kordon gezmeleri, zeytinlikler, denizin sesi, birlikte söylenen türküler… Yaşam da aslında birçok kişi için iç içe öyküler değil mi? Kamera bu yaşamı, gözünü kırpmadan izler, ona tanıklık eder… Film ayrıca Suna karakterinde bir kadın portresi çizer. Bu kadın özel bir kadın değildir. Toplumun bütün katlarında benzer duyguları yaşayan birçok kadın vardır…

erten07
25-11-07, 18:11
Şoray'a eski dosttan destek

http://img145.imageshack.us/img145/7509/sunazj7.jpg (http://imageshack.us)


Yönetmenliğini Engin Ayça'nın üstlendiği, başrolünü Türkan Şoray'ın üstlendiği "Suna" filminin galası, İstanbul'daki Sinepop Sineması'nda yapıldı. Galaya, Türkan Şoray gibi Türk sinemasının duayen aktrislerinden biri olan Fatma Girik de katıldı. Şoray, eski dostunun kendisine destek için galaya katılmasından mutluluk duyduğunu söyledi. İki dev oyuncu, kameralara birlikte poz verdi. "Suna," 12 Mart döneminde üniversite öğrencisi dört arkadaşın, yıllar sonra buluşmasını konu ediyor

deadly_angel
30-11-07, 13:51
Yönetmen Hataları...

Engin Ayça’nın 16 yıl sonra ilk filmi olan Suna, bir Edremit kasabasında geçiyor. Türkan Şoray tarafından canlandırılan Suna karakteri, üniversite dönemindeki arkadaşlarından biriyle evlenip kocasıyla birlikte bu sahil kasabasına yerleşmiş bir eczacı. Günün birinde, üniversite yıllarından bir başka yakın arkadaşı Sevgi buluyor onu yeniden. Sonra da yine aynı dönemden Selim katılıyor onlara ve 12 Mart dönemini birlikte yaşamış bu dört arkadaş yıllar sonra hayatlarını sorguluyorlar bir bakıma.

Filmin dramatik yapısını taşıyan iki unsur, Suna’nın yaşamından mutlu olmayışı, kendini o kasabada hapis hissetmesi ve Selim ile geçmişleri. Suna, yaşamının böyle şekillenmesinden mutlu değil. İçinde yaşadığı kasaba onu boğuyormuş gibi hissediyor. Ancak bunlar hep biraz lafta kalıyor. Çünkü biz Suna’yı çevresine yabancı, onlardan farklı biri olarak görmüyoruz. Genel olarak donuk oyunculukların ve mizansenlerin de etkisiyle, evet, gerçekten boğucu bir çevre bu. Ama Suna’nın da onlardan bir farkı olduğunu gösterir hiçbir şey yok. Ne senaryo onun ayrıklığını çiziyor, ne de Türkan Şoray’ın oyunu bunu çıkartabiliyor.

Senaryonun problemi, hiç yaşamayan diyaloglarıyla başlıyor ve hiç görsellik içermeyen, sadece diyaloga dayanan yapısıyla devam ediyor. Karikatür bir tipleme olacak kadar sığ çizilen Suna’nın yeğeni her nasılsa siyasi sebeplerle tutuklanan bir gençle arkadaş oluyor mesela (öyle bir karakter için inandırıcı bir arkadaşlık değil doğrusu). Bu genç hapiste kötü muamele görüyor. Ama tıpkı Suna ve arkadaşlarının geçmişlerine dair öğrendiklerimiz gibi, böyle görsel malzeme sağlayabilecek bir yan öyküyü de sadece dinlemekle yetiniyoruz. Ve gerçekten hiç doğal olmayan, başarısız diyaloglarla.

Engin Ayça’nın yönetmenliği de senaristliğinin zaaflarını kapatmayı başaracak gibi değil. En temel zaafı, aslında sadece yazdığı lafları kameraya kaydetmekten ötesini yapmıyor oluşu. Mizansen yok, diyaloglar ete kemiğe bürünmüyor, yapay oyunculuklarla dile getirilip kameraya kaydediliyorlar sadece. Yönetmen Engin Ayça, neredeyse hiç plan bölmüyor sahneleri içinde. Ama tüm filminizi plan-sekanslarla çekmek, çok özel bir estetik tercihtir ve kolay iş değildir. Ona göre mizansenler kurabilmeniz gerekir. Ancak Engin Ayça, durdukları yerde konuşan insan kafaları çekmekten fazlasını gerçekleştiremiyor. Zaman zaman mizansensizlik öyle bir hal alıyor ki, oyuncular birbirlerini kapatıyorlar veya bize sırtlarını dönüyorlar. Ve böyle zamanlarda sadece mizansenin zayıflığı değil, yüzünü görmediğimiz ama uzun uzun konuşabilen oyunculara plan kesilmeyişi de sabrı zorluyor. Bütün bunlar da karşımızdaki işe bir sinema eseri demeyi bile güçleştiriyor.

Oyunculukların genel olarak bir yapaylığı ve donukluğu var. Hele Erol Mütercimler’in aslında oyuncu olmadığını unutmanız mümkün değil filmi izlerken. İyi kötü çabalayan yan kadro arasında iyice sırıtıyor çünkü performansı. Ama esas önemli olan, filmin taşıyıcısı Türkan Şoray’ın oyunu.

Şoray, Yeşilçam döneminin usta zanaatkar yönetmenleri için iyi bir malzemeydi. Kiminin öğrencisi olma şerefine eriştiğim bu insanlar, oyuncuya temelde plastik bir malzeme gözüyle bakarlardı. O plastik malzemeyi nasıl kullanacaklarını da iyi bilirlerdi. O dönemin kimi yıldız isimleri bu yüzden şimdilerde çok başarılı olamıyorlar. Çünkü onlar aslında aktör değillerdi; başarıları fiziksel özelliklerine, tiplerine ve büyük ölçüde yönetmenlerine bağlıydı.

Maalesef aynı şey Türkan Şoray için de geçerli. Sinemamızın Sultan’ı, günümüzün sinema alışkanlıklarına müsait bir oyuncu değil. Hele ki Engin Ayça gibi bir yönetmen, onun potansiyelini doğru değerlendiremeyip böyle uzun tek planlarla kullanmaya çalışınca iyice başarısız oluyor. Sessiz çekilip sonra dublaja girmiş olan bu filmde, Türkan Şoray sürekli replik beklediğini hissettiriyor, karakterine ihtiyacı olan kıvılcımı katamıyor, eksik kalıyor.

Ancak kabahati yine de yönetmende aramak lazım. Çünkü elindeki malzemeden nasıl en iyi sonucu alacağını bilmek yönetmenin işidir. Fakat Suna filminde yönetmenin tek yaptığı, yazdığı senaryoyu (ve baştan iyi bir senaryo değil bu sonuçta) en zahmetsiz şekilde kameraya kaydetmek. Ortaya çıkan da hiç sinema duygusu taşımayan, ele aldığı politik malzemeye dair de bilgi vermenin ötesinde bir söz ya da fikir üretmeyen, başarısız bir film oluyor bu koşullarda.

Kaynak: Beyazperde

erten07
03-12-07, 17:33
http://img530.imageshack.us/img530/9880/suna1cc0.jpg (http://imageshack.us)

http://img530.imageshack.us/img530/6985/suna2qw3.jpg (http://imageshack.us)

http://img125.imageshack.us/img125/9897/suna3ly5.jpg (http://imageshack.us)

http://img125.imageshack.us/img125/3013/suna4zu8.jpg (http://imageshack.us)

erten07
04-12-07, 19:03
http://img162.imageshack.us/img162/7264/suna5yw6.jpg (http://imageshack.us)

http://img49.imageshack.us/img49/4374/suna6ex8.jpg (http://imageshack.us)

http://img49.imageshack.us/img49/8333/suna7og8.jpg (http://imageshack.us)

erten07
06-12-07, 20:04
http://img144.imageshack.us/img144/291/suna9da4.jpg (http://imageshack.us)

http://img144.imageshack.us/img144/5315/suna11ck1.jpg (http://imageshack.us)

erten07
10-12-07, 10:21
Sultan 'Suna'nın galası için Akçay'da


http://img210.imageshack.us/img210/927/e6fe33adb4d0bf4b86c8028wq8.jpg (http://imageshack.us)


Balıkesir'in Edremit ilçesine bağlı Akçay beldesinde bir yıl önce çekilen 'Suna' adlı filmin galası Akçay Olivecity Atlas Sineması'nda yapıldı. Galaya filmin başrol oyuncusu Türkan Şoray da katıldı. Şoray'a galada Akçay Belediye Başkanı Cahit İnceoğlu ve filmin yönetmeni Engin Ayca eşlik etti.