Tüm Versiyonu Göster : Gümüş-Senaryolar
İşte yeni bir senaryo ile sizlerleyim uzun bir senaryo olmayacak bakalım sevecekmisiniz umarım beğenirsiniz.
Son bölümün sonuddan başlıyorum iyi okumalar.
-Toplantı bitmiş herkez odalarına gitmişitir.
Mehmet ve Onur Mehmet'in odasında.
-Mehmet parmağındaki yüzükle oynar. Onur şaşkınca arkadaşına bakar.
O: Kaptan sen ne yaptın.?
M: Ne yapmışım.?
O: Dediklerini hatırlatmama gerek varmı?
M: Yok.
O: Bunları söylerken cidimiydin. Yani boşanacağınızı Gümüş'le bunu konuştunuz mu?
M: Hayır.
-Onur sadece bakar.
M: Konuşmamıza gerek varmı bunu istediğini biliyor.
O: İyide o bunu istiyor sen değil.
M: Artık o ne istiyorsa öyle olacak Onur.
O: Pes etti öylemi?
M: Evet pes ettim.
O: Bunu bu toplatıda açıklıyarak geçen gecenin öcünü aldın desek daha doğru olacak sanırım.
-Mehmet Onur'un yüzüne bakar.
O: Hadi bunu söyle.
M: Yanlış düşünüyorsun.
O: Aslında ilk defe Gümüş'ü haksız bulmakla hata yaptığımı anladım kaptan.
M: Ne demek şimdi.
O: Herşeyi bilen sen bunuda biraz düşününce anlarsın.
-Gümüş'ün odası Bahar ve Gümüş
B: İyimisin Gümüş?
G: İyiyim canım merak etme.
B: Ya buna inanamıyorum Mehmet bunu nasıl yapar.
G: Neden inanamıyorsun anlıyamadım.
B: Bunu ondan hiç beklemezdim.
G: Ondan beklenmiyecek şeyleri yapmakta Mehmet'in üstüne yok aslında. Yinede iyi oldu.
B: Nasıl iyi oldu.
G: Yani bunun ortaya çıkması eninde sonunda duyulacaktı.
B: İyide.
G: İzin ver anlatayım olmayan bir şeyi var gibi göstererek yanlış yapacaktık boşanmamız eninde sonunda duyulacaktı insanları kandırmak yalan söylemek bizim için kısa vadede iyi olabilirdi ama uzun vadede yanlış yapmış olurduk.Hem yalan söylemekten nefret ederim Mehmet bu yükten beni kurtardı.Dürüslük herzaman kazanır bence.
B: Seninle konuştumu bu konuyu?
G: Konuşmasına gerek yok ki
B: Nasıl gerek yok ya.
G: Baharcığım bu konuyu daha fazla konuşmak istemiyorum beni anla.
B: Canım siz birbirinizi böyle severken işlerin.
-Gümüş bir el haeketiyle Baharı susturur.
G: Lütfen sevgi her şeyi çözmüyor bunu benim kadar sende biliyorsun izin verirsen yanlız kalmak istiyorum.
B: Tamam ihtiyacın olursa.
G: Biliyorum sağol.
B: Görüşürüz.
-Onur ve Pınar telefon konuşması.
-Pınar avazı çıktığı kadar bağırır.
P: Onur sen ne diyorsun Mehmet delirdimi bunu söylemiş olamaz.
O: Bağarma Pınar söyledi hemde bir sürü gazetecinin önünde.
P: Ya bunu nasıl yapar.
O: İşler karışıyor Pınar ipler koptu artık.
-Mehmet'in odası Gümüş'ün resmin uzun uzun bakar eski günleri düşünür son kafgaları gözlerinin önüne gelir.
M: Bu sadece benim suçum olamaz sadece ben suçlu olamam sen bana böyle bakıyorsun ya şimdi artık sadece resimlerde böyle bakıyorsun bunu değiştirmek istedim ama sen kararını verdin diğilmi beni sende bitirdin.
Gümüş'ün odası Gümüş üçünün birlikde olduğu resimi eline almış bakıyordur bitti der şimdi bitti yavaşca resmi ters çeviri yerinden kalkar.
Bu sırada Mehmet odaya gelir.
M: Konuşa bilirmiyiz?
G: Neyi konuşacağız.
M: Toplantıda söylediklerim.Ben aslında.
G: Mehmet ne diyeceksen çabuk söyle benim bazı işlerim .
M: Seninle konuşmadan bu açıklamayı yapmamı diyorum.
G: Evet bunu oturup konuşmamız mümkün olmadı aslında.Bende davayı kim açaçak diye sormak istiyordum
M: Dava .
G: Boşanma davasını hemen açalım olurmu daha fazla uzamasın ortam yeterince tatsız ne kadar çabuk olursa o kadar iyi.
M: Bu acele nedir.
G: Kararlarımızı ne kadar çabuk uygularsak yeni yaşamımız alışmamız okadar çabuk olur diye düşündüm.
M: Bende seninle konuşmadan bu açıklamayı yapmanın yanlış olduğunu düşündüm sana söylemek istediğim.
-Gümüş masasından kalkar.
G: Sen bunu her zaman yapıyorsun önce söylüyor sonra düşünüyorsun bunda şasıracak bir taraf göremiyorum. Kararını bana bilidir şimdi gitmeliyim başka bir şey yoksa.
-Mehmet bakmakla yetinir Gümüş gider Mehmet masada ters çevrilmiş resimlerini görür.
Günler günleri kovalar Gümüş'ün işler çok iyi gidiyordur .
Mehmet yaptığı açıklamanın altında gitikçe ezilir dava açmak içinse hiç bir girişimde bulunmaz parmağındaki yüzüğü bil çıkarmamıştır. Kızını görmk için ararsıra Gümüş'e uğruyordur.
Çevresindeki herşeyden kaçar olmuştur. Gümüş'ün yeni ekiple çlışmalarını uzaktan iziliyor gizliden gizliy kendince şüpelere kapılıyordur bu yeni adamın Gümüş'e bakışları hiçde hoş değildir bunu dile getirmek ismiyor sadece izliyordur.
Fakat Gümüş'ün de onu izlediğinden habersizdir.
Mehmet çok değişmiş konuşmaz gülmez olmuştur kızıyla vakit geçirmek için geliyor Gümüşle tek kelime bile etmiyordur Onurla bile konuşmaması Gümüş'ü üzer ailedeki herkez Mehmet'e tavır almıştır .Gümüş işlerinde hayli ilerlemiş adan oldukça zaman geçmiştir dava konusunu bir kaç kere sormak istediysede dile getirememiştir zaman bu şekilde geçer.Gümüş davayı konuşmak için zaman koluyordur fakat Mehmet Fikrinin şirkete gelmesi boşanma moşanma olmaycak diye Gümüş'e fırça çekmesi bu durumu geçiktirmiştir.
Pınar en azından dedesinin bu duruma alışana kadar bir süre bu konunun açılmasını Gümüş'den rica etmiş Gümüş öncesinde çok karşı çıksada biraz daha beklemeyi kabul etmiştir.Fakat Mehmetle konuşmuş Mehmetde dedesinin zamanla buna alışacağını bir süre daha beklerlerse bir şey kaybetmiyeceklerini söylemiştir.
Şirketde bir gün.
Öğlen yemeği için Gümüş ve ekibi yemeğe çıkarlar.
Mehmet bu sırada işe yeni geliyordu onları görür. Ekipdekiler Mehmet'i selamlar Gümüşde kuru bir merhaba der.
Mehmet bir süre arklarından bakar bu geç adam neden Gümüş'e böyle bakıyordur sinirlenmiştir öfkeyl odasına çıkar.
Onur odasına gelir Merhaba Mehmet.
M: Merhaba Onur.
O: Ne oldu.
M: Bilmem sen söyle ne olmuş olabilir karımdan boşandım boşanacam sevdiğim kadının umrunda bile değilim boğuluyorum kaptan onunla her gün burada karşılaşmaktan boğuluyorum.
O: Ona bu işi teklif eden sendin.
M: Aklımdan geçen bunlar değildi.
O: Başka bir şey daha var.
M: Nasıl başka.
O: Seni sinirlendiren başka birşey olmasın hani Gümüş'ün ekibindeki şu adamdan bahsediyorum.
M: Ne olmuş o adama .
O: Bazen seni ona bakarken yakalıyorumda bunlar hiç iç açıcı bakışlar değil.
M: Nasıl bakışlarmış.
O: Sen daha iyi bilirsin söylememe gerek yok.
M: Ama gıçık bir tip hiç hoşlanmadım ondan.
O: Evet çokı gıçık ama işinin uzmanı Gümüş iyi bir seçim yapmış yine.
M: Gümüş'ün kötü bir seçim yaptığı nerde görülmüş diğilmi.
O: Sanki bir kinaye var Engini söylüyorsan onun hiçbirimiz tanıyamadık deden bile hatırlatırım.
M: Yooo ben kendimden bahsediyorum Onur.
Başka bir gün Gümüş işe geç kalmıştır cepden aralar fakat ulaşamazlar.
B: Gümüş hanıma ulaşamadınız mı hala
S: Hayır efendim cep telefonu çalıyor ama açmıyor mağlesef.
B: Alla alla ne oldu birde evi deneyin.
S: Tamam Bahar hanım.
Bu sırada Gümüş zor durumdadır trafikde beklerken arabasının camı yankesiciler tarafından kırılmış cam kırıklarının bir kısmı kırılmayla yüzüne sıçramıştır çantasıda çalınmıştır hastaneye götürülür oldukça kormuştur.
B: Ne oldu .
S: Efendim evden çıkalı çok olmuş.
Toplatı salonunda bekliyen onur Mehmet ve Gümüşün çalışma arkadaşları beklemekten sıkılıp odadan çıkmışlardır.
BU arkadaşların isimlerini bilmiyorum onun için şimdilik geç olana D yaşlı olana Y bayanada H diyeceğim.
H: Gümüş hanım henüz gelmediğin göre ben gidip birkaç işimi daha toplayayım.
Y: Tamam sen git bende bir telefon görüşmesi yapacaktım parisle .
D: Gümüş geçikmezdi ne oldu acaba.
-Mehmet ters ters bakar Onur da ona Mehmet soru sorar gibi Onura bakar oda başını salar.
D: Aslında Prise gitmek için pasaportunu vizesini uzatmaya uğruycaktı ama bu kadar geçikmesi gerekmiyordu.
M: Paris'e yarında halede bilirdi diğer hafta sonu gitmiyecekmiydi..
D: Benikisi bitmede önce haletmeye çalışıyor beraber gitmeye karar verdik.Bu hafta sonu yani.
M: Bizim bu konuda neden bilgimi yok.
D: Dün konuştuk aslında yeni netlik kazandı bu toplantıda söylenecekti.
M: Bu gereklimi yani ikinizin gitmesi yani işler aksamasın .
D: Kısa bir ziyaret olacak alacağımız kumaşları yerinde görmek istedik.Bir çok konuk çağırmayı düşünüyoruz oradaki bağlatılarım çok iyi bu yüzden birerbir konuşmalar yapmak sıcak bir ortam hazırlamak istedik.
M: Demek istediniz
D: Gümüş hanım bu fikri beğendi benide davet etti.
Bahar yanlarına gelir.
B: Gümüşden haber yok merak ediyorum.Evden çıkalı çok olmuş.
-Sekreter Bahar hanım Gümüş hanım arıyor.
B: Nihayet .
G: Bahar.
B: Gümüş nerdesin alahasen .
G: Ben hastanedeyim bahar.
B: Ne hastanesi ne oldu iyimisin.
G: İyiyim iyi merak edilecek birşey yok ufak sıyrıklar dışında.
-Mehmet'in gözleri açılır.
M: Hastanemi .
B: Hangi hastane.
Tamam canım hemen geliyorum.
G: Gelmene gerek yok aslında.
-Mehmet yerinde duramaz.
M: Neler oluyor Bahar neden hastanede Gümüş söylesene.
-Gümüş Mehmet'in sesini duyar.
G: Bahar Mehmet'i verirmisin.
B: Tamam seni istiyor.
-Mehmet telefonu alır.
M: Gümüş iyimisin.
G: İyiyim Mehmet telaşlanacak birşey yok.
M: Hemen geliyoruz.
G: Eve geçiyorum ben hastaneye gelmenize gerek yok.
M: Evde görüşürüz seni görmeden içim rahat etmiyecek.
G: İyiyim ben.
M: Gözlerimle görmeliyim.
B: Ne diyor gelmeyinmi.
M: Eve geçecekmiş onu söylüyor.
B: Tamam hadi çıkalım.
D: Bende meraketim geçmiş olsun dileklerimi iletin lütfen.
O: Sende gelebilirsin.
D: Gelmeyi çok isterim.
-Mehmet bundan hiç hoşlanmaz ama aklı Gümüş'de kalmıştır ses çıkrmaz.
-gümüş'ün yüzünde bir kaç çizik vardır onun dışında iyidir. Şeref hanım çok üzülmüştür.
Ş: Ah kızım iyiki gözüne gelmemiş güpe gündüz nasıl yapıyorlar bunlar. Bunların suçu yok bir gün yatıp çıkıyorlar aslında caydırıcı cezalar nezaman çıkaçak.
G: Anneciğim iyiyim ben taman sizde sakin olun artık.
Kısa bir süre sonra Mehmetler gelir. Odaya girerler. Gümüş'ü gören mehmet biraz sakinleşmiştir ama yüzündeki çiziklere bakıp gözüne çok yakın olduğunu görünce hayli endişelenmiştir çünkü bir gözüne kan oturmuştur.Yavaşca yaklaşır Şevkatle bakar iyimisin.
Sanki sadece ikisi vardır.Gümüş'ün gözleri dolar sadece iyiyim der bir süre çevresindekilere unuturlar.
M: Çok korktum.
G: Bende çok korktum.
D: Geçmiş olsun bizi korkutun gerçektende.
Büyülü an bozulur Mehmet derin bir soluk alır.
Birkaç gün sonra Gümüş iş döner yüzü biraz düzelmiştir fakat bu durumda D nin yanlız başına Parise gitmesine karar verilmiştir.Mehmet bu duruma içten içe sevinir bu olaydan sonra Mehmet git gide içine kapanır olmuştur.
Mehmet Onur konuşması.
O: Kaptan sen bu aralar çok suskunlaştın.
M: İçimden yaşamak bile gelmiyor Onur.
O: Bu kapkaç olayı seni sarstı bak Gümüşe çok iyi çok güçlü bir kadın o.
M: Evet çok güçlü okadar güçlükü onun güçü altında ben eziliyorum.
O: Buda ne demek.
M: Beni böylesine seven bir kadın nasıl olduda beni birden bire silebilidi Onur.
O beni hep anlardı bana beni kusurlarımla sevdiğini söylemişti.
Ne değişti Onur beni sevmekten nasıl bukadar çabuk vazgeçti.
O: Ben seni sevmediğini düşünmüyorum.
Onu böylesine tanıyan sen bunu nasıl düşünürsün bunuda anlamış değilim.
M: Anlaşılmıyacak bir şey yok ki beni sevseydi ayrılalım dermiydi.
O: Onu seviyorsun diğilmi.
M: Bu nasıl bir soru onu çok seviyorum bu beli değilmi onu sevdiğimi en iyi sen bilirsin dedim ya yaşamak onsuz zor geliyor, çok zor.
O: Peki sen neden ondan ayrılmayı istedin.
M: Bunu ben istemedim o istedi.
O: Neden seni böylesine seven bir kadın senden ayrılmayı itedi peki.
M: Bunu düşünmekten geceleri uyuyamıyorum tek cevabım iset artık beni sevmediği oluyor.
Böylece zaman geçer Mehmet günden güne suskunlaşır Gümüş ise sadece seyretmektedir onunda canı çok yanmaktadır. Artık sıksık Mehmet'i kendisine bakarken yakalar olmuştur ve yankesici olayından sonra Mehmet'in işe gitip gelirken kendisini takip etiğini fark etmişitir defile günü yaklaşır hiç bir heycan duymaz bir tek kızıyla olduğu zamanlarda yüzü güler olmuştur.
Birgün
D: Sen çok farklısın.
G: Nasıl farklı.
D: Bilmem yüzünde hep bir hüzün var asla içten bir kahkaha atığını duymadım gülümsemen sadece yüzüne takılı kalıyor gözlerini hiç ulaşmıyor.
G: Büyütme bu senin şaka yapmadaki yeteneksiliğini kapatmak için bir çaba ben ancak ince espirilere gülerim.
D: Her zamanki gibi konuyu değiştirme sonur Mehmet bey diğilmi.
G: Bu konuda konuşmak itemiyorum iş arkadaşıyız sadece biz. lütfen seni iligilendirmeyen konularda birdaha karışma şimdi işimize bakalım.
D: Onunda gözlerinde bir şey var oda hiç gülmüyor sen gibi sadece sana bakınca dudağının kenarında buruk bir gülümseme oluyor.
Bana bakışlarından hiç bahetmiyorum bile.
G: Sana bakışları.
D: Öldürecek gibi sanırım en uygun kelime.
G: Saçmalıyorsun bence.
D: Güzel gözler ama sanki körler bakmaya değilde baktığını görmeye korkuyorlar.
G: Bu konuyu kapatsak iyi olacak.
D: Yinede umut var şu küçük bebeğinin resmine bakarken yumuşacık oluyorlar insan içinde kayboluyor sanki bu yüzden korkutucularda.
G: Yeter artık nasıl benimle böyle konuşursun sen ne hakla.
D: Özür dilerim seni kırmak istemedim ben yanlızca bunları söyleme gereği duydum kendime engel olamadım.
-Gümüş'ün gözleri dolar.
G: Engel olmalıydın ama insanların özelerine bukadar mudahale etmemelisin.
-Yerinden kalkar odasından çıkarken Mehmetle karşılaşır.
M: Gümüş
G: Ne var.
M: İyimisin sen.
G: Bu çok mu umrumda.
M: Ne diyorsun Gümüş ne oldu.
Bu arada D odadan çıkar.Mehmet öldürücü bakışlarını on çevirir.Gümüş farkeder.
M: Neler oluyor burada.
G: Hiç birşey.
D: Yada çok şey.
Yoluna devam eder.İçinden başın belada dostum der çok büyük belada.
-Mehmet Gümüş'ün kolunu tutmuştur.
M: Ne dedi bu adam sana çabuk söyle.
G: Bırak Mehmet hiç bir şey demedi.
G: Neden ağlıyorsun.
-Herkez onlara bakar Mehmet Gümüş'ü tekrar odaya sokar.
M: Anlat.
G: Neyi anlatayım.
M: Ne olduğunu ne dedide canın neden bu kadar sıkıldı. Bilmek istiyorum.
G: Neden bilmek istiyorsun.
M: Konuyu değiştirme.
G: Hiçbirşey olmadı.Sadece konuştuk.
M: Ne konuştunuz.
G: Senden ve öldürücü bakışlarından.
M: Ne.
G: Bana böyle bakma.
M: Nasıl.
G: Sanki beni düşünür sever gibi.
Odadan çıkar gider.
hafta sonu Gümüş'ün eve olduğu bir gün telefon çalar
G: Ben bakıyorum anne.
Ş: Tamam kızım Melekl uynmadan çabuk bak.
G: Efendim.
Bekler.
Efendim alo kiminiz.
Şeref gelir yinemi cevap yok .
G: Yok anne bu durum iyice canımı sıktı her kimse neden konuşmuyor.
Ş: Önceleri yanlış numara dedim ama ama bu hiç konuşmuyor karşı tarafda soluk aldığı duyuluyor sadece. Bu konuda bir şeyler yapmalıyız.
G: Haklısın anne telefonlar sıklaştı iyice önce haftada bir ararken şimdi hergün .
Gündüzde yapıyorlarmı.
Ş: Yooo sen işten geldikten sonra oluyor hep.
Bunu Mehmet'e de söylemeli söylemedik diye kızmasın sonra.
G: Ben söylerim yarın işte .
Ertesi gün iş yeri. Şeref dayanamış Mehmet'i erkenden arayıp konuşmuştur Gümüş sana söylermi emin olamadım çocuğum.
M: Tamam anne ben konuşurum.
Gümüş'ün odasına yönelir .
Gümüş ve D çalışmaktatırlar kafalarını kaldırırlar.
M: Konuşabilirmiyiz. Yanlız.
G: Şimdimi küçük bir işimiz vardı bitirip yanına gelecektim bende.
M: Tamam odamda bekliyorum acele et olur mu?
G: Olur.
Tekrar işine döner. Herşey bahsetiğimiz gibi.
Mehmet bir süre bakar ve odasına gider beklerken odasını arşınlamaktadır.
Gümüş gelir.
M: Otur lütfen işin bitti demek.
G: Küçük bir işiti .
M: Sen ne diyecektin.
G: Ben mi sen gelip konuşmak istediğini söyledinya. Ha tamam benim söyleyeceğim konu.
M: Sesiz telefonlar.
G: Nerden biliyorsun.
M: Nerden olacak annem söyledi. Benim bilmek istediğim senin neden söylemediğin.
G: Söyleyecektim konuşmak istediğim...
M: Ne zaman söyleyecektin annem söylemesiydi hiç bahsetmezdin bile
G: Konuşacakmıyız yoksa sen suçlama yapmaya devam mı edeceksin.
M: Çok sinirliyim.
G: Görebiliyorum bak ilk başlarda her şey normal gibiydi.
M: Ne zamandır devam ediyor.
G: Bir aydan beri son bir haftadır hergün arar oldu.
M: Bir ay mı Gümüş bir aydır sessiz telefonlar alıyorsun ve benim haberim olmuyor.
G: Sakin olurmusun ben önce bu telefonların senin etiğini düşünmüştüm.
M: Ne .
G: Evet yani anneni arıyordun ben çıkıncada kapatıyordun sandım.
M: Bunu neden yapayım.
G: Benimle konuşmak istemediğin için.
M: Sen beni ne sanıyorsun.
G: Tamam hatalıyım ama bunun için tartışmak istemiyorum olurmu şimdi ne yapabiliriz onu konuşmalıyız.
Melek ve annem için endişeliyim annem çok korktu bu telefonlardan.
M: Neden kendin için korkmuyorsun senin evde olduğun zamanlar arıyormuş.
G: Bunudamı söyledi.
M: Neden sen söylemiyecekmiydin.
G: Bence bu tesadüf sadece hep aynı zaman takıntısı olan biri olmalı.
M: Tamam telefonları dinlemeye alacağız bir süre takip etireceğiz ben komser kemale görüşürüm.
Bu arada bir koruma tutmalıyız bence.Hatda iki.
G: Sence koruma biraz fazla değilmi.
M: Hayır değil söz konusu siz olunca fazla değil.
Günler günleri kvlar seiz telefonlar hergün yerine tekrar haftada bir güne düşmüştür bazıları kötü planlr yapmaya evam etmektedir .
Gerilime hazır olun bir çoğumuz yorumlarımızda di getirmiştik aslında Melek bebekle ilgili kısımları hayır hastalık değil başka bir konu.
Telefonları eden adam konuşuyor.
X: Bana ulaşmaları an meselesi ne zaman harekete geçeceğiz.
Y: En kısa zamanda ama öyle bir an olacak ki kimse takip etmiyecek en mutlu anlarında yakalıyacağız.
X: Fakat poliseler araştırma yapıyorlrdı korumalarsa evden hiç ayrılmıyorlar.
Y: Endişelenme evin anaktarı bizde kapkaççıyı yakalıyamadılar senimi yakalıyacaklar bir süre telefonları kes.
İyice uyanmasınlar.
X:Efendim bunlara ne gerek var işi bir an önce yapsak daha iyi olmazmıydı yani anahtarı alır almaz neden bu telefonlarla şüpeler uyandırdık anlamış değilim.
Y: Aylardır içlerine bir korku saldık rahat bir uyku görmesinler diye benim uykularım rahatsız neden onlar rahat etsinler.
dizi_tirya
11-12-06, 18:44
Gümüş:Mehmet bırak kolumu!
Mehmet:Sen de şu inadını bırak.
Gümüş:Ne inadı ya?
Mehmet:Neydi o tavırlarınız Pınarla?
Gümüş:Asıl siz tavır yapıyordunuz.Biz kız kıza eğlenmeye geldik.Siz de tepemizde bitiverdiniz.
Mehmet:Garip davranıyorsun.
Gümüş:Mehmet,farkındaysan garip davranan sensin.
Mehmet:Benden kaçıyorsun.
Gümüş:Beni oradan oraya çekiştirirsen doğru düzgün konuşamayız.
Mehmet(Gümüşün kolunu bırakır)Tamam.Gel oturup konuşalım.Önce dışarı çıkalım.
Gümüş:Sonra?
Mehmet:Sonra sakin bir yerde oturup konuşuruz.
Gümüş:Başka?
Mehmet:İstersen evde de konuşabiliriz.
Gümüş:Öyle mi?
Mehmet:Evet.
Pınarla Onur sokağın ortasında kalakalırlar.İkisi de birbirlerinden uzak duruyorlardır.Pınar bir bacağını sallıyordur.Onur da parmaklarıyla oynar.Pınar yere bakarken başını kaldırır.
Pınar: Onur!
Onur(Pınara bakar)Efendim Pınar?
Pınar:Sana birşey söylemek istiyorum.
Onur: Dinliyorum.
Pınar: Diyorum ki eğer canın bu aralar boşanmak istiyorsa davayı ben açayım.
Onur:Ne demek bu şimdi?Sen bunu oyun mu sandın?
Gümüş:Ben burda kalıyorum Mehmet.Konuşacak birşey yok.Birbirimize tavır yapmamıza da gerek yok.Son bir saattir yaşananlar yeterince gereksizdi zaten.
Mehmet:Ne demek istiyorsun Gümüş?Bana olmuyor yapamıyorum,birbirimizi anlayamıyoruz diyorsun ama iletişimi koparan sensin.Şu konuşmayı bile çok görüyorsun.Ben de sana söylemek istediklerimi söyleyemiyorum.Sonra da...
Gümüş:Evet Mehmet sonra da..Ben üzülüyorum değil mi?Nedense söylenmeyen sözlerden yapılmayan davranışlardan üzülen hep ben oluyorum.Senin neyin var Allahaşkına?Bu akşam gereğinden fazla dikkat çektin.Artık yeter.Yarın devam ederiz oldu mu?Biraz dinlenmeye ihtiyacım var.
Mehmet(yüzünü buruşturur)Peki.Benim de dinlenmeye ihtiyacım var.Sen dinlenene kadar burda bekliyorum.Gerekirse bütün gece uyumam.(sessizce)Zaten her durumda uyku yok bana.
Gümüş Mehmete garip bir şekilde bakar.
Pınar:Hiç de öyle sanmıyorum.Senin için sorun yoksa yarın avukatıma talimat vereceğim.
Onur(kızgın bir sesle)Yok.
Pınar:İyi o zaman.Ben içeri giriyorum.
Onur Pınarın arkasından içeri girer.
Gümüş birşey söyleyecekken Pınarı görür.Mehmet de başını Pınarlara doğru çevirir.
Pınar:Hadi Gümüş.Şuraya oturalım.
Gümüş:Tamam.
Mehmetle Onuru öylece bırakırlar.
Şeref çalışma odasına girer.
Şeref(gülümser)Çok yoruyorsun kendini Ahmet.
Ahmet:Gençlerin karşısına dinç çıkmak gerekiyor.Yoksa onların hızına nasıl yetişirim.
Şeref:Haklısın ama yine de kendini fazla yorma.
Ahmet:Merak etme.(Şerefin eline dokunur)
Berkle Bahar odada atıştırıyorlardır.
Berk:Ee abla senin şu Gökhan işi nasıl gidiyor?Bakıyorum hiç konuşmuyorsun.
Bahar:Boşver ya.Hiç girme o konuya.
Berk:Ne oldu?Yoksa kavga mı ettiniz?
Bahar: Oho,sen baya bir geride kalmışsın benim güzel kardeşim.Çoktan ayrıldık bile.
Berk:Ne?Ayrıldınız mı?
Bahar:Evet.Gökhan benim hayatıma saygı göstermedi.(durgunlaşır)Ve ben de onun isteklerini hep geri plana attım.
Berk:Ne isteği?
Bahar: Dedemlerle tanışmak istedi.
Berk:E ne güzel işte.
Bahar:Yok ya.(kaşlarını çatar)Neyse.Kapat bu konuyu.
Berk:Abla.Sen bu adamı seviyordun.O da seni seviyordu.Ayrıca bunun için neden kavga ettiniz anlamadım.Sen iyi misin gerçekten?
Bahar:Korkuyorum Berk.Herşey çok hızlı gelişti.Birden bire baş edemeyeceğim kadar büyüdü herşey.Ben bu hızda tepetaklak olmak istemiyorum.Anlıyor musun?
Berk:Canım ablam benim.Üzülme.
Berk Bahara sarılır.
Pınar:İyi demiş miyim?Oh olsun ya iyi dedim.
Gümüş gülümser.O sırada iki adam yanlarına gelir.Gümüş ters bir şekilde bakar.Pınar da şaşkındır.
1.Adam:Merhaba.(Gümüşe bakarak)Nasılsınız?
Pınar:İyiyiz de sana ne oluyor?
Gümüş(sessizce Pınara)Pınar..Boşver ya.
2.Adam(Pınara)Neden bu kadar gerginsin?
Pınar:Çekilin gidin ya.Sonra olacaklardan ben sorumlu olmam.
Gümüş Pınarla 2.adamın atışmasını dinlerken 1.adam yanına oturur.
Gümüş: Pınar!
Mehmet:Aynen böyle kaptan.Bekleyeceğim.Dinlensin öyle konuşalım.
Onur(Pınarlara bakarak)Valla dinlenmeye pek vakti olmayacak galiba.
Mehmet:Ne?
Mehmet Gümüşün tarafına bakar.
Mehmet:Şimdi keyfin yerine geldi mi?
Onur:Evet kesinlikle.
Onur ayağa kalkar.
Mehmet:Nereye?
Onur:Birşey yapmayacak mıyız?
Mehmet(gülümser)Yapacağım.Bekle biraz.
Gümüş:Kalksana ya.Pınar hadi gidelim.
Pınar:Onlar gidecekler.
Adamlar birbirlerine bakarak gülümserler.
1.adam:Madem öyle istiyorsunuz güzel bayanlar gideriz.
Pınar:İltifatın için teşekkür ederiz.Çok kibarsın.
Gümüş:Bırak uğraşma Pınar ya.Geldikleri gibi gitsinler.
Adamlar gülerek giderler.
Gümüş Mehmetlerin tarafına bakar.
Pınar:Hayret birşey yapmadılar.
Gümüş:Evet.
Pınar:Dikmişler gözlerini bize bakıyorlar.
Gümüş:Buraya kadar geldiler.
Gümüşle Pınar birbirlerine bakarak gülüşmeye başlarlar.Gümüşün gözleri Mehmete takılır.Gördüklerine inanamıyordur.
turkey-princess
11-12-06, 21:24
gümüs besikte melgi görmeyince aglamya baslar
ba:ne oldu gümüs??
g:melek melek
ba:ne olmus melege(besige bakar)aman allahim hemen mehmeti arayalim(bahar tel.le mehmeti ararkene bebek arbasinda alpi göremez)
ba:alppppp!!!!!!!!!!!
g:bahar melegimi kacirdilar
ba:alpida.ne yapacagiz simdi
gümüs kendinde degildir
G:demin burda bebek vardi simdi yok nerde ??
x:bilmiyorum
g:nenden neden??(adama saldirir)
x:manyakmisn nesin
ba:gümüs
g:yardim edin!!!kimse yokmu??kizimi kiacirdilar
ba:gümüs ne yapacagiz simdi??oglum apl nerdesin
gümüs kendini kaybeder ve bayilir
ba:gümüs(hemen banka oturturur)yardim edi....
bahar gözlerine inanmaz.o restaurantaki kisi yanlarina gelir.o na ne cavap verecegini bilmez
x:ne oldu??demin neden yani...gümüse ne oldu???
ba:(artik dayanamz`ve o kisiye sarilir)gökhan oglumuz kacirdilar
gö:ne????!!!melek??
ba:onuda
gö:hemen ambulans caralim gümüs le sen iyi degilsin.mehemti ariyorum
ba:gökhan oglumuza sahip cikamadim
gö:tamam simdi bunlarin sirasi degil
m:alo.gökhan
gö:mehmet cabuk parka gel
m:ne parki??sen irak da sin ya
gö:hayir istanbuldayim ama cabuk gel
m:tamam hemen geliyorum
olay yerine ambulans ve polis gelir.
polis bahrla gümüsü sorgulamak zorundaydi fakat ikisi de kendinen gecmisti.
mehmete parka varir.arabandan cikar ve ambulansa gümüsü kyoduklarinda gözleri dolmustur.biranan onu kaybetigini zan etmisti.neyseki gökhan onu fark eder ve yanina gider
m:ne oldu gümüse
gö:sakin ol(oda aglamaktadir)
m:söyle gümüs öldümü??
gö:ne ölmesi??melek ve alp kacirilmis
m:ne???????
gö:simdi biz ayakta durmaliyiz.kendine gel
polis yanlarina gider
p:sizler bisey gördünüzmü??
mehmet dayanamayip ambulansa gümüsün yanina gider
gö:hayir ben olay yerine geldigimde bebekler coktan kacirilmisti.ne olursunuz oglumu bulun
olay yerine gökhanin polis arkadasi da gelir(adini unutugumdan kemal diyecegim)
gö:kemal abi
k:dur gökhan ne oldu??sen nezaman geldin??
gö:oglumu ve melegi kacirdilar.
k:ne??
ambulansada:
m:(mehmet aglar)nasl durumalri??
h:henüz daha kendinde degil
ba:cusen
M:bahar canim nasilsin??
ba:cusen oglumu kacirdialr melgide
m:tamam cusen sen yorulma ben biliyorum.oglunuda kizimida bulacagiz söz veriyorum
ba:gökhan nerde?
m:o polislere beraber
gümüs biraz kendine gelmeye baslar
g:meeehhmeett
m:askim
g:kizmizi kacirdilar(aglamaktadir halen)
m:biliyorum askim.bunlari yapanlari bulacagim
g:kizimizi bul!!!
parkta
gö:simdi ne yapacagiz.elimiz kolumuz bagli bekliyecekmiyiz.tamda ogluma kavususken
k:gökhan kendini birakma oglunu da melgi de bulacagiz
hastaneye varirlar baharla gümüsü odaya alirlar
mehmet evdekiler haber verir.herkes üzüntüden kah olmustur.
herkes hastaneye gider
gökhanda bisey yapamayinca oda hasteneye gider
s:kizim nasil oldu ??
g:Bilmiyorumanne(aglar)
m:anne simdi bunun sirasi degil(oda aglamkatadir)
g:mehmet ya kizimizi bulamasak.ben ozamn ölürüm
m:(gümüsün yanina gider ve onu öper)sana söz veriyorum kizimi bulacagim.
s:size parka gidin diyenmi oldu??
m.f:seref!!
kapi tikalr gökhan iceri girer herkes soka urar.baharda onu fark edince
ba:gökhan.
gö:tamam bahar.geldim
ba:ne oldu bisey buldunuzmu??
be:sen hangi yüzle geliyorsun buraya
di:berk!!
m.f:simdi bunun sirasi degil
gö:kemal abi bu isle iygileniyor.birsey bulursa haber verecek.
ba:oglumuza bisey olursa
s:kizim azinisi hayra acin
ortam suskundur sadece aglama sesleri vardir.birden mehmetin tel.calir
m:alo??
x:kizin ve yegnin elimizde
m:sen kimsin??eyer kizimin ve yegnimin kilina zarar gelirse sizi yasatmam.
g:mehmet
s:bisey ler oluyor
x:kizin ve yegninin yasmasini istiyorsan ozamn dediklerimizi yapacaksin
m:pislik herifler.ne istiyorsaniz yapacagim ama kizmin ve yegnimin kilina zarar gelmiyecek
x:istedigimiz yaparsaniz bizde sizin isteklerinizi yapariz
arkdan melegin aglama sesleri gelir
M:lan pislik ne yaptiniz kizima???
gümüs dayanamz ve mehemtin elinden telefonu alir
g:eyer kizima bisey olsun sizi öldürüm anliyormusun!!(oda melegin aglama seslerini duyinca dayanamaz)
ne yaptiniz kizima neden agliyor??
x:dedigimzi yapin ne kizniza nede yegninize bisey olmiyacak.bizim telfonu bekleyin güzelim
ve telefonu kapatir
odaya hemisre girer
h:ama böyle olmuyor bahar hanim ve gümüs hanim dinlenmesi lazim.hepiniz odadan cikin lütfen
g:mehmet ne olur kizimi bul!!!o adamlarin isteklerini yerine getir
herkes cikar bir tek gökhan kalir.
gö:bahar sana söz oglumuzu bulacagim.mehmetle ben bulacagiz.
ba:tamam.ama oglumuzu bul
gökahnda odadan cikar
gö:mehmet kimin olcagindan süphen varmi??
m:hayir yok ama (birden aklina bisey gelir)
gö:ne oldu??
m:evet ya kesin o pislik herifti
ve mehemtin telefonu yine calalr
x:tam 5 bin dolari yarin dedígim adrese getireceksin
m:sensin dimi o???
x:fazla merak iyi degildir.
devami yakinda
şirketdedirler,mehmet odasındadır,gümüşle aralarında geçen gerginliği düşünmktedir ve sinirlenmiştir.sinirli bi şekilde gümüş'ün odasına gider ve kapıyı çalmadan açar.gümüş ve ekibi şaşırır.
gümüş: (ekip arkadaşlarına) siz çıkabilirsiniz arkadaşlar der ve mehmete sinirlenerek döner ,ne oluyo mehmet bu şekilde odama giremezsin.
mehmet:bak gümüş artık sıkılmaya başladım bu huysuz tavırlarından...
gümüş:ne yani huysuz benmi oldum şimdi
mehmet:evet sensin,biz ayrılmaya karar vermiş olabiliriz,bundan dolayı evet, aramızda bi gerginlk var ama mümkünse bu gerginliği iş ortamında yansıtmayalım.hiç olmazsa iş ortamında huzurlu olmak istiyorum.
gümüş:evet gerginim mehmet,ama sadece gergin değilim,üzgünümde...
mehmet:üzgünmü o niye?
gümüş:çünkü...(bi sessizlik olur,birbirlerine bakarlar)
mehmet:çünkü ne gümüş,ne söyleyeceksen çabuk ol toplantıya git...
gümüş sözünü keser(elini mehmetin dudağına götürerek)
gümüş:sus mehmet der ve öper.
mehmet:seni anlamıyorum gümüş...bunca zaman ben sana yalvarırken yanımda bile durmana tahamülün yoktu,şimdi noldu?
gümüş:mehmet,seni seviyorum,evet o zamanlar sana gerçekten çok kırgındım,evet ayrılmak istedim.ama olmuyo mehmet,yapamıyorum.günlerimi nasıl geçirdiğimin farkında bile değildim.sensiz yapamıyorum,işte bana olan bu mehmet.
mehmet: ( iç geçirerek bakarve durur,daha sonra gülümser).ne yani biz şimdi barıştık mı?(tekrar gülümser ve gümüşe sarılır)
gümüş:mehmet bana bi söz vermeni istiyorum
mehmet: (gümüşe bakar )söle gümüşüm
gümüş:benimle ve kızımızla birlikte yaşlanacağına söz ver.
mehmet: (alnından öper) söz aşkım.
mehmet:şimdi toplantıya gidebilirmiyim?
gümüş: (gülümser).tabiki mehmet bey.
mehmet:aa bi dk.niye sadece ben söz verdim.sende bana söz ver bakim(.elini uzatır) benimle birlikte yaşlanmaya varmısınız hanımefendi.
gümüş: (elini verir ve mehmetin elini öper)bi ömür geçirmek istediğim bu yakışıklı beyefendiye nasıl hayır diyebilirimki.
mehmet gülümser.seni seviyorum der ve bölüm biter.
nasıl ama arkadaşlar böle hemen barıştırdım onları.birazda gümüş gururunu kırsın ve adım atsın dimi.farklı bişi olurdu yani.:).saygılar.
dizi_tirya
18-12-06, 18:56
Şeref Ahmetle birlikte salonda oturuyordur.Mehmet Fikri salona gelir.
Şeref:Babacım?Siz yatmadınız mı daha?
M.Fikri:Uyku tutmadı gelin.(koltuğa oturur)Nasıl gidiyor okulda işler Ahmet?
Ahmet:İyi baba,çok iyi anlaşıyoruz gençlerle.
M.Fikri:Şimdiki çağa ayak uydurmak zor.
Şeref:Haklısınız babacım.
M.Fikri:Şeref,Baharla konuştun mu hiç?
Şeref:Hayır babacım.Neden?
M.Fikri:Şirkete döndü ama bir derdi var belli.
Şeref:Herkesin haberin vardır olanlardan ama bize söylemiyorlar ki babacım.Kendi akıllarınca geçiştiriyorlar.Bir bilene danışmak lazım değil mi ama?
Ahmet:Bahar hiç böyle yapmazdı.Kimbilir ne fırtınalar kopuyor içinde,kimseye de sezdirmez.
M.Fikri:Ben bir de Mehmetlerle konuşayım.Belki onlar biliyordur.
Şeref:Konuşun babacım.Ben de Pınar'la konuşurum.
M.Fikri:Sahi onlar nerde?
Ahmet:Gümüşle Mehmet dışarı çıkıyorlardı.
Şeref: Pınar da bir hazırlık halindeydi ama..
M.Fikri:İyi gelince konuşursunuz.(Şerefle Ahmetin önündeki kahvelere bakar)E bize yok mu?
Şeref:Ah kusura bakmayın babacım dalgınlık işte.Seher..!
Seher:Buyrun Şeref hanım.
Şeref:Kızım bir kahve daha yap bize.
Pınar:Gümüş?Nereye bakıyorsun?
Gümüş:Baksana Pınar.
Pınar Mehmetle Onura bakar.Gözleri kocaman açılmıştır.
Pınar:İnanmıyorum ya.Bu kadarı da pes.
Gümüş:Gidelim hadi Pınar.
Pınar:Emin misin?
Gümüş ayağa kalkar ve Pınara bakar.
Gümüş:Hadi Pınar ya.
Mehmet Gümüşün gittiğini görünce gülümser.
Pınarla Gümüş bir taksiye binerler.
Pınar: Onlar yüzünden arabamızdan da olduk.
Gümüş Pınarı dinlemiyordur.Taksiye binerler.
Pınar:Benim gıcık kardeşim yaptı yine yapacağını.
Gümüş:Ne yapalım olacağı varmış.
Onur:Mehmet,ne yaptın ya?
Mehmet:Bir şey yapmadım.(içkisini içer)
Onur:Ben çok yoruldum kaptan.Eve geçiyorum.
Mehmet:Hadi gidelim.
Gümüşle Pınar kapıdan girerken Rukiyeyi görürler.
Rukiye:Gümüş abla?Ne çabuk geldiniz?
Gümüş yüzünü yere eğmiştir,morali bozuk bir ifade takınır.
Pınar:Keyfimiz kaçtı.
Rukiye:İyi misin abla?
Gümüş:İyiyim iyiyim.Biraz yorgunum.
Pınar:Hadi Gümüş.Odana git dinlen biraz.Gecenin şokunu atlatmak pek mümkün olmayacak.
Gümüş:Tamam.
Gümüş odaya çıkar.
Şeref Gümüşle karşılaşır ama Gümüş onu görmemiştir.
Şeref:Gümüş?
Şeref aşağıya iner.Pınarla Rukiye kapıdadır.
Şeref: Pınar?Ne oldu Gümüşe?
Pınar:Yok birşey anne.
Şeref:Mehmet nerde?Onlar birlikte dışarı çıkacaklardı.
Pınar:Sorma anne.Çok uzun hikaye.
Pınar odaya doğru gider.
Rukiye:İkisinin de morali bozuk.Gümüş ablam eniştemle kavga etmiş.Pınar abla da Onur enişteyle.
Şeref gözlerini kocaman açar.
Şeref:Senden ne hiçbirşey kaçmıyor çocuğum.
Rukiye:En büyük hayranım sensin Şeref teyze.
Şerefin şaşkın bakışları arasında gider.
Gümüş odada dolanır ve daha sonra yatağa oturur.Mehmet yalıya gelir.Odaya çıkar ve kapıda biraz durur.İçeriyi dinler.Daha sonra kapıyı açar.Gümüş kapıya doğru bakar ve Mehmeti görür.Daha sonra kafasını çevirir.
Kısa oldu ama en yakın zamanda devamını yazacağım.
MUSTAFA KE
19-12-06, 11:58
Gümüş ile Mehmet’in karşılaşmaları hiç de hoş geçmez. Mehmet Gümüş’ü üzmek için onu arkadaşları ile tanıştırmaz ve bir yabancı gibi davranır. Gümüş çok kızar ve Mehmet’in arkadaşları ile güzel vakit geçrimesine çok bozulur. Pınar’a gidip dertleşir. İş yerinde ise Mehmet ile Gümüş arasındaki soğuk savaş devam etmektedir. Mehmet, Gümüş ve ekibini zora sokmak için tüm çalışmaları erken teslim etmelerini ister. Yalıda da Dilbura ile Şeref arasındaki gerginlik Dilruba’nın kızının gelmesi ile iyice kızışır. Dilruba kızının kapanmayan borçları için M. Fikri’den yine borç para ister. Durumu anlayan Şeref de bunu engellmeye çalışır. Gümüş ile Mehmet’in boşanmalarına karşı çıkan M. Fikri onları birbirlerinden habersiz akşam yemeğe davet eder. Gümüş dedesi yerine Mehmet’i karşısında görünce çok sinirlenir onu yine bir oyun yaptığını düşünür. M. Fikri gelip duruma el koyar. Fakat ikisini de inatlarından vazgeçiremeyince öfke ile masayı terk eder. Berk askerlikten döner ancak yalıdakilere haber vermez Didem ile önce yanlız kalmak ister. Küçük oyununa Gümüş ve Mehmet’i de dahil eder. Ancak ikisinin birbirlerinin Berk’e yardım ettiklerinden haberleri yoktur..
Be: Yenge, ne olur ya?Bak biraz karımla yalnız vakit geçirmek istiyorum.Bu iyiliği askerden yeni dönmüş birine yapmayacak mısın?
G: Berk, Gümüş, yenge değil..
Be: Yengelerin en güzelisin sen, ne yenge değiliymiş.Ben senden başka yenge falan kabul etmem! Ne olur..??
G: Tamam,tamam serseri.
Be: Teşekkür ederim,yengelerin bir tanesi..(sevinçle kollarından tutar.)
G: Berk! Vazgeçeceğim bak.
Be: Tamam.. Gümüş Abla.
G: Sadece 3 gün?!
Be: Tamam..Aslan yengem! (Berk Gümüş'ü öper ve çıkar.)
G: Bak..Hala yenge diyor ya! (gülümser.)
...
(garajda)
Be: Abi? Bana yardım edecek misin?
M: Tabii oğlum.Atlasana işte!
Be: Abi, bak kimseye çaktırmak yok tamam mı? (Mehmet'in arabasına binerler.)
M: Off,Berk tamam dedik ya!
Be: Abi ne yapayım heyecanlanıyorum işte.Ya daha geldiğimi bilmiyor..
M: Allahım ya,deli!(Berk'in yüzüne bakar,gülümser.) Çok özledin değil mi?
Be: Özlemez miyim? Hatırladın mı,Gümüş Ablam'a sürpriz yapacağım diye Onur Abimle beni nasıl gecenin bir yarısı dikmiştin ayağa, elimizde koca levha?
M: Evet baş itirazcımız da sendin.
Be: Aşkolsun, gecenin bir yarısı gönderdiniz beni tornavida bulmaya,bulmadık mı?
M: Buldun canım.Birşey demedik.
Be: Ama değmedi mi? Yengemin nasıl sevindiğini hatırlasana.
M: Telefon etmişti bana.(Mehmet'in birden yüzü asılır.Düşüncelere dalar.)
Be: (Berk,oralı değildir.) Benimki kimbilir ne yapacak? İnsan askerdeyken, sevdiklerini düşünüyor hep. Onlara sarılacağın günü düşünüyorsun.Evde yapacağım ilk kahvaltıyı düşünerek dayanıyorsun o yemeklere.En çok neyi özledim biliyor musun? Ablamla edeceğim kavgaları!Ailenin ne olduğunu böyle zamanlarda anlıyor insan.Oralarda önüme gelen herkese sizden bahsettim.Hepsi tanıyorlar seni,Gümüş Ablamı,bizim için yaptıklarınızı..(Berk Mehmet'in yüzüne bakar.)
M: Hıı,yani bu yüzden mi böyle durup dururken başıma açtın bu işleri?
Be: Aşkolsun abi ya!
M: Tamam,tamam..
Be: İnsanın oralarda çok düşünmeye vakti oluyor bilirsin.Nasıl mutlu edebilirim diye düşünüyorsun.Önemli olanın bir sebebin yokken bir güzel söz söylemek,ne bileyim,sevdiğinin bir gülle kalbini almak olduğunu,O'nu düşündüğünü göstermek olduğunu anlıyorsun..Yalnız kalbinde O'nun olduğunu göstermek istiyorsun.Biran önce kavuşmak.Sen tavanarasında logoyu verirken de bunu düşünmemiş miydin?
M: Evet..( Mehmet Berk'in sözleriyle sürekli düşünmektedir.)
Be: Seni o zamanlar anlamamıştım.Ama şimdi anlıyorum ve bana bir tek sen yardım edebilirsin. Abi,bak sakın kimseye belli etme,yoksa adam gibi karımla bir gün geçirtmeden şirkete gönderir beni ablam. Araları limoni zaten,biliyorsun.
M: Tamam Berk.
Be: Abi ben O'nu çok mutlu etmek istiyorum.Sence yemeği Kız Kulesi'nde ayarlamam nasıl olmuş?
M: Mükemmel bir fikir...Bize bir türlü kısmet olmamıştı.
Be: Geldik abi, ben burada ineyim.
M: Tamam.
Be: Abi bak gözünü seveyim çakmasınlar, çok şık giyinin.
M: Berk şimdi askerde yemediğin dayağı benden yiyeceksin!
Be: Tamam abi ya! Ne yapayım? Seviyorum işte!
M: Deli!...
...
MUSTAFA KE
19-12-06, 11:59
Ş: Mehmet oğlum, hoşgeldin..
M: Hoşbulduk anne.Didem geldi mi?
Ş: Didem mi?
M: Evet, geldi mi?
Ş: Geldi çocuğum da Didem'le senin ne işin var?
M: Ya şimdi anlatamam anne, benim acilen bir yemeğe katılmam lazım.Bahar yok, Doruk hasta diye Pınar da gelemiyor.Bir tek Didem kaldı.Bana eşlik etmesini isteyeceğim.
Ş: İyi..
M.F: Mehmet!
M: Dede, acil bir yemekli toplantıya katılmak için giyinmeliyim.Sonra konuşuruz.
D: Mehmet, evladım kızımla tanış..
M: Tabii tabii, merhaba tanıştığımıza memnun oldum,çok acelem var kusuruma bakmayın.(hızla kızın elini sıkıp birşey demelerine izin vermeden salondan ayrılır.)
M.F: Gelin?
Ş: (Bilmem der gibi işaret eder.)
M.F: Allah Allah.Hayırdır inşallah..
D: İşi var demek ki çocuğun,M.F Beyciğim.
Ş: Babacığım ben de izninizle bu akşam biraz erken yatmalıyım.Yarın bankada işlerim var.Ben birşeyler yemiştim akşamüstü.Siz yemeği yersiniz.
..
M: Didem, ya sana da daha önceden haber veremedim,kusuruma bakma.çok önemli bir yemek.
D: Önemli değil,Mehmet abi.Zaten yapacak başka birşeyim de yok.
M: Bak ama bu toplantı çok önemli o yüzden çok şık olmalısın.
D: Tamam.
M. Ben giyinmeye gidiyorum.Sana yarım saat yeter mi?
D: Yeter de artar bile.
...
Ş: Oğlum? Çok şık olmuşsun,yakışıklı oğlum benim.Ne zaman gelirsiniz? (içeriye duyurmamak için fısıldayarak söyler.) Seninle konuşmam lazım da.
M: Belli olmaz anne, geç olur herhalde.Yarın öğlen görüşsek?
Ş: Yarın öğlen çok geç oğlum, ben sana sabah uğrarım o zaman.
M: Tamam.
Ş: Hadi sana iyi yemekler..Bu zibidiyle rezil olmadan nasıl olacaksa artık!
M: Anne!
Ş: Ne var? Ben gelseydim bari.Ondan çok daha iyiydi.
M: Anne!!
Ş: Tamam tamam.Ha, bak hala evlisin hatırlatayım.Gözün dışarılarda olmasın, içki de fazla içme.Dedeni zor zaptettik zaten.Sakın bir dedikodu daha çıkartma!
M: Anne, ne alakası var ya? Bilmeden konuşuyorsun!
Ş: Çok alakası var oğlum! Senin son zamanlarda ağzından çıkanı kulağın duymadığından hatırlatayım dedim.Elinden içki kadehini ,sigarayı düşürmediğini görmüyor muyuz sanıyorsun?
M: Anne, sen ne diyorsun ya! ne zaman yaptım ki böyle birşeyi?
Ş: Dedenin yılın işadamı ödülünü aldığı gece, sinir krizlerine girip yemek masamızı dağıttığın gece,aynayı kırdığın gece..daha sayayım mı? Bir de yanında senden beter biri bu gece.Gümüş gibi bir gelinim varken içim rahattı! O gitti, sen yine başladın.Sakın bir hata daha yapma.
M: Hata mı? Şimdi de ben mi hatalı oldum? Hani Gümüş bana göre değildi? Ne çabuk unuttun o günleri Ana Kraliçe?
Ş: Seviyesizliğin lüzumu yok.Gümüş'lü halini de Gümüş'süz halini de görüyoruz. Aradaki farkı anlamamak için gerizekalı olmak lazım.Benimle çene yarıştırıp duracağına kendine çeki düzen ver biran önce.Senin bir ailen var.Sen de bunu unutma!
M: Unutmak mı? Bir aile olduğumuzu unutup herkesin gözü önünde beni rencide eden gelininiz hanımefendi..
Ş: Bak Mehmet, geçen sabah konuştuğumuz gibi,son kez söylüyorum.Nihan yüzünden bu ikinci hayatını mahvedişin.Öncekinde hadi ölümdü,üzüntülüydü dedik,ama bu sefer ben de affetmem seni bilesin.Gümüş artık benim de kızım sayılır.Arkasında kimse yok sanma!Bu gece o yemeğe karınla gitmeliydin, torunum da burada bizimle olmalıydı.O kadar!
D: Ben hazırım! (Didem o sırada yanlarına gelmiştir.)
Ş: İyi kızım,hoşgeldin.Size iyi geceler...İçkiden uzak durun tamam mı?İkiniz de..
(Şeref gider.)
D: İçki mi?
M: Boşver..(annesinin arkasından yarı şaşkınlık yarı sinirle bakar.) Bakayım? Oo, çok şık olmuşsunuz hanımefendi.Şimdi Berk seni bu halinle yarın gazetelerde görünce, askerden kaçıp gelmesin?
D: Ciddi mi? Aman Mehmet Abi, o zaman ben gitmeyeyim.
M: Dur dur nereye şaka.Hay Allahım.
D: Ay ne bileyim.Bir ceza aldı 3 hafta uzadı zaten.
M: Haydi gidelim.Yalnız yemekten önce benim bir Onur'lara uğrayıp işle ilgili bir evrak bırakmam lazım.
D: Tamam patron.Siz ne derseniz..
...
Be: Gümüş Abla ya çok sağol...Aman da aman..Küçük hanım..(Ada'yı sevmektedir.)
G: Kızım, sen çok mu sevdin Berk abini..Şuna bak ya.Hiç ağlamıyor.
Be: Ee, ne de olsa abimle benzeriz.
G: Sen hazırlanmayacak mısın?
Be: Aa, vakit gelmiş.Sen de hazırlan.Bak çok güzel olman lazım Gümüş Abla..İnandırıcı olsun tamam mı?
G: Ya neden Pınar'lara söylemiyoruz ki? Hala anlamadım.
B: Olmaz yenge..dedim ya, bilmeyecekler benim geldiğimi.Ablama hemen yetiştirirler sonra.
G: Niye yetiştirsinler canım koskoca insanlar?
B: Yenge bak yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik, ne olur oyun bozanlık etme..
G: Tamam tamam..off.Haydi ben kızımı hazırlayıp giyineyim.Sen de hazırlan.
...
P: Hayatım kapı çalıyor bakar mısın?
O: Bakıyorum.Allah Allah bu saatte kim olabilir ki?..Mehmet! Abi, bu ne şıklık?
M: Onur, benim bir iş yemeğine katılmam lazım, acil bir durum oldu.Şu evrağı al belki sabah görüşemeyiz.
O: Ne işi ,ne yemeği? Gelsene içeri..
M: Olmaz bekliyorlar aşağıda.Sana sonra anlatırım.Hadi iyi geceler..
O: İyi! (Mehmet çoktan gitmiştir bile.)
P: Kimmiş hayatım?
O: Mehmet..acil iş yemeği çıkmış,aşağıda bekliyorlarmış,bana evrak getirmiş..Pınar ,Mehmet çok şıktı.
P: (Pencereden aşağıya bakar.) Onur arabada bir kız var.
O: Kim görebiliyor musun? Gümüş olmasın?
P: Yok ya sanmıyorum.Gümüş geçen gün Ada'yı gezdirirken Mehmet'i arkadaşlarıyla görmüş kahvaltıda.Mehmet de Onları, ama hiç oralı olmamış.Kafayı çevirip devam etmiş.Çok üzgündü Gümüş.Çok da kızgın.
O: Gittiler..Pınar, Mehmet yıkılmadım ayaktayımı oynuyor ama hiç iyi değil.Sadece canı yanıyor ve canını yakmak istiyor.O üzüldüğünde daha çok üzülüyor.Geçen gittim ya hani, cd.yi vermeye.Odasındaki aynayı kırmıştı.
P: Yine mi?
O: Ne zaman kırıldı diye sordum Seher'e.Geçen hafta, Mehmet Bey arkadaşlarıyla kahvaltıya gittiği günün akşamı dedi.
P: Off, ne olacak bunların hali böyle?
O: Bilmiyorum Pınar, ama en kısa sürede birşeyler yapmamız lazım.Onların bizim için yaptıklarını düşündükçe böyle çaresiz durmak üzüyor beni.
P: Sorma.Ben de kime, ne diyeceğimi şaşırıyorum.Bir yandan Gümüş haklı, diğer yandan Mehmet benim kardeşim ve çok acı çektiğini ben biliyorum.
O: Bunu bir tek Mehmet kabul edemiyor işte.Acı çektiğini bir kabul etse, hatalarını da anlayacak.
P: Gümüş de.Acılarıyla sonsuza dek yaşayabileceklerini zannediyor bu ikisi.Hepimiz olmayacağını biliyoruz, bir tek ikisi inat ediyorlar. Ayrı ayrı şehirlerdeyken dayanamadılar,aynı şehirde, aynı havayı solurken, aynı yerde çalışırken, ikisi de birbirinin gözünün içine bakarken,uzak kalmaya dayanabilecek yürek hangisinde var?Biz dayanabildik mi?
O: Benim tek bildiğim,Gümüş'le Mehmet öldüklerinde de birbirlerine aitler, tıpkı seninle benim gibi.Ne yaparsak yapalım kalbin önüne geçemiyoruz,ona söz geçiremiyoruz. (Tam Pınar'ı öpecekken kapı çalmaya başlar.) Açmayalım.
P: Açmalayalım.Nerede kalmıştık?
O: Kalbimize söz geçiremediğimizden bahsediyorduk.
D: Anne, baba!..Kapı çalıyor duymuyor musunuz,ders çalışıyoruz burada herhalde,değil mi ama? (o sırada Doruk da ağlamaya başlar.)
P: İyi ki de geçemiyoruz! (gülerler.)
O: Kapı..
P: Ben de Doruk'a bakayım.
O: Aa, Gümüş? Hayırdır? Girsene?
G: İyi akşamlar Onur, ya kusura bakmayın acil bir yemeğe gitmem gerekti yardımınıza ihtiyacım var,bu gece Ada'yı size bırakabilir miyim?
O: Tabii de, ne yeme..
P: Kim hayatım? Aa, Gümüş.Bu ne güzellik?
G: Teşekkür ederim Pınar.Ya ben şey rica edecektim, acaba Ada'yı size bırakabilir miyim? Bir iş yemeğine katılmam lazım.
O: A,sen de mi? (Pınar bir dirsek atar.)
P: Onur da toplantıya katılacaktı da iptal ettirdi Doruk hasta diye.Değil mi hayatım?
O: Öyle miydi?
P: Öyle..
G: (Gümüşse çaktırmamak için acele etmektedir o yüzden oralı değildir.) Ya, aslında bakıcıya tel. ettim ama işi varmış bu akşam.
P: Ne demek sen katıl yemeğe,bakarız biz.Ay halasının güzeli gel buraya..
G: Çok sağolun.Benim acelem var gitmeliyim.Çok geç kaldım.( Aslında biran önce çakılmadan gitmek istemektedir.)
O: İyi yemekler..(kapıyı kapatır.Neler oluyor der gibi kafa sallayarak Pınar'a bakar.)
P: iyi ki denk gelmediler.
O: Bunlar aynı yemeğe gidiyor olmasın?
P: Yok canım,sanmıyorum..Ay umarım değildir Onur, yoksa böyle görünce birbirlerini olacakları düşünemiyorum! Mehmet herhalde odasına kilitler Gümüş'ü.
O: Bir an ağzımdan kaçırıyordum ben de.
P: Evet! Kız iyice üzülmesin şimdi.Zaten çok kırılmış,bir de Mehmet'i öyle..Aman Allah yazdıysa bozsun!..(şeytan kulağına kurşun yapar.)
O: Biz de Birleşmiş Milletler'e döndük iyice.Sıkışan bize başvuruyor.
P: Kofi Annan'ım benim..
..
G: Ah Berk ah, başıma ne dertler açtın..(tel.u çalar.)
Be: Yenge, ne yaptın? Hallettin mi? Çakmadılar değil mi?
G: Yok, merak etme.
Be: Yengem benim.Düşündüm de ben sana bir yemek ısmarlamalıyım dedim, hazır böyle de giyinmişken? Yer ayırttım sana...
...
Be:Alo, Abi, çaktırma benim,gittiniz mi?
M: Evet, sen neredesin?
Be: Ben de yoldayım 5 dakika sonra tam önünde buluşalım tamam mı?
M: Tamam..
...
Isındınız mı biraz? Devamı öğleden sonra..
MUSTAFA KE
19-12-06, 16:56
D: Arayan kimdi?
M: Bir arkadaşım, başka şirketten.Yemeğe geç kalmış da.Sen gittin mi diye soruyor.
D: Burada mı bekleyeceğiz?
M: Ya,arkadaşlar gelecek de dışarıda buluşup, öyle girelim dedik.
D: Abi,Berk ne zaman gelir sence?
M: Bilmem, bu bizim haytanın askerde ne kadar rahat durduğuyla ilgili.
D: Ay, hiç rahat durmamıştır şimdi, değil mi?
M: Benim bildiğim kuzen durmaz,cık.
D: Desene daha çok bekleyeceğim.
M: Yok canım birazdan gelir.
D: Berk mi?
M: Ha,yok..şey ben.. ben bizimkilerden bahsettim.
D: Neyse...Geçen gazetede okudum.Bu patlayan kazan sonucu olan yıkımı.
M: Ha,sahi orası Berk'in oradaydı değil mi?
D: Çok üzgündü tel.da.İki kız çocuğuymuş O'nun gördüğü.Biri küçücük daha 3 günlük düşünsene!
M: Evet,babalarının halini düşünemiyorum.Derler ya bazen ölüm daha iyidir.Bu da öyle olsa gerek.(Mehmet konunun kasvetli havasını dağıtmak ister.) Senin babanla aran çok iyi, değil mi?
D: Evet,herkese de anlatır beni.Hiç görmediğim arkadaşları, beni görünce bu senin küçük Didem mi diyorlar.Bütün eskileri anlatıyor.İlk baba deyişimden başlıyoruz.Bazen kızıyorum,sorunca şöyle diyor, beni anlamak isteyen herkes beni bu hayattaki en büyük eserlerimle tanımalı,çocuklarım benim en büyük eserim,bunda kızacak ne var? Ya annem diye sordu bir gün kardeşim, O'nu zaten tanımak zorundalar,O benim eserlerimin sebebi dedi. Berk'ten de kıskanıyor beni.O'nu özledim diyorum, bozuluyor hemen konu değişiyor.
M: Babalar kızlarını ayrı severler,oğullarını ayrı.Kendimden biliyorum.
D: Babam bir kere bile sırtını çocuğuna dönen adam, baba değildir der.(Mehmet bu lafı duyunca bozulur.) Kendi o kadar hastalık geçirdi,birşeyim yok der çıkar.Ben en ufak üşütsem, O'nun yüzünden olmuş gibi üstüme titrer, bütün gününü benimle geçirmeye çalışır,hala.
M: Benimki de öyleydi. Annem desen zaten pimpiriklidir bilirsin.
D: Bilmez miyim Şeref Teyze'yi?
M: Ne zaman hastalansam,mesela geçen sene ayağımdan vurduklarında Gümüş beni (duraksar,belli bir gülümseme oluşur dudaklarında) istediğini yapmazsam annemi çağırmakla tehdit ederdi.Düşün.
D: Sen de yapar mıydın?
M: Sence?
D: ( Başıyla onaylar.Biraz sessizlik olur.) Birşey sorabilir miyim?
M: Tabii..
D: Özlemiyor musun?
M: Kimi?
D: Onları..yani aileni.
M: Ee,Onlarla beraber yaşıyorum ya.
D: Ben seni meydana getiren değil,senin kurduğun aileyi kastetmiştim.
M: Ö..(bu arada tel.u çalar ve açar.) Efendim?
B: Abi benim.İçeriye girin siz ben size orada sürpriz yapacağım.
M: Tamam..Didem biraz geç kalacaklarmış,içeri girelim istersen,üşüme.
...
B: Evet,yenge burada çekmedi de telefon,o yüzden seni yalnız bıraktım.Gidelim mi şimdi?
G: Didem'i kim getirecek?
B: O'na bir arkadaşını ayarladım.Arkadaşlar toplantısı ya? Sözde o da katılacak.Arabasıyla yalıdan alacaktı.A, yenge bu arada anahtarları verecektin?
G: Ah, az daha unutuyordum..Sakın kaybetme olur mu? Başka yedek anahtarım yok.
B: Tamam.
G: Hadi ama geç kalacaksın.Eve git hemen.Kız gelecek kimse yok,kapı duvar..
B: Evet, Gümüş ablam çok sağol ya.Gerçekten.Bu iyiliğini asla unutmayacağım. Bu parasızlıkta beni otellerle başetmek zorunda bırakmadın,çok sağol.Birgün ödeyeceğim sana bunu.
G: Tamam,haydi, çok uzatma.Karnım zil çalıyor zaten.Hem bayanlar bekletmeye gelmez.Evime iyi bakın ha! Çok iyi bir gece geçirin.Tamam mı?
B: Tamam..Şey..Sen bir tanesin! (Berk Gümüş'ün yanağına bir öpücük kondurur.)
G: (Berk gidince etrafına bakar,üşür ve üzerindeki siyah şala omuzlarını kısarak sarılıp,kollarını ovuşturarak hüzünle, kapıdan içeri yavaş adımlarla girer. )
...
MUSTAFA KE
19-12-06, 16:57
O sırada Berk çoktan tel.una sarılmıştır.
B: Abi, benim müsait misin? ...Didem'i tuvalete yollasana hemen..
M: Bir saniye Didem.. ( masadan kalkar ve cam kenarına doğru geçer.)...Tuvalete mi?Nasıl?...Tamam..(tekrar masaya oturur ve dikkatlice Didem'e bakıyormuş gibi yapar.) Didemciğim, galiba gözlerin akmış..
D: Öyle mi? (aynasını çıkartmaya yönelir.)
M: İstersen, tuvalette yap,daha rahat olur.
D: Öyle mi?
M: Evet, evet..ben de arkadaşları bir kere daha arayayım..
D: Tamam..(Didem gider.)
M: Off, be oğlum Berk! Oynattın bizi ha.
...
Didem tuvalete gider gitmez, Gümüş'ü takipte olan Berk, Gümüş kapıdan içeri girdiği anda harekete geçer.)
Tuvalette:
D: Aa, yok birşey akmamış..(tel.u çalar.) Alo?
B: Hayatım benim.
D: Berk?
B: Canım ya sesin net gelmiyor.Neredesin sen?
D: Yemekteydim Mehmet Abi'nin...
B: Didemciğim sesin gelmiyor.Dışarı çıkıp da konuşur musun?
D: Tamam bir dakika..Hay Allah..Bir dakika izin verir misiniz?..Özür dilerim.. Alo Berk?
B: Çıktın mı?
D: Evet, haklıymışsın canım..Şimdi sesin çok net geliyor.
B: Öyle mi? Sakın arkanda olduğumdan olmasın?
D: Berk?!!!!
...
G: İyi akşamlar..
Garson: iyi akşamlar bayan..Rezervasyonunuz var mıydı?
G: Evet..
Ga: İsim alayım?
G: Gümüş...Gümüş Şadoğlu
Ga: Şadoğlu mu dediniz? (garson şöyle bir süzdükten sonra gülümseyerek) Anladım..Bu taraftan..
...
M: (saatine bakar.) Ee, bu iş tamam herhalde.. (tam kalkmak üzeredir ki bu sırada tel.una mesaj gelen Mehmet tel.una bakar: )
Bunu bana yapma Mehmet...tarih: 16.12.2006 sa:22:30 gönderen Gümüş..
Mehmet kafasını kaldırır..
Ga: Buyrun hanımefendi.(garson Gümüş'ün önünden çekilir.)
M: (Mehmet gördükleri karşısında şaşkındır,ayağa kalkar.)
Ga: Berk Bey, sizlere mutlu bir akşam dilediğini iletmemi istedi,masraflarınız ödendi lütfen keyfinize bakın..
...biraz daha sindirin..devamı yarın...
dizi_tirya
19-12-06, 19:18
Şeref yüzü asık bir şekilde salona gelir.O sırada M.Fikri ile Ahmet de sohbet ediyorlardır.
Ahmet:Gelecek sene konfrans salonunu genişletmek istiyorlar.Gençlerin isteklerine göre...
Şeref aniden salona girer.Ahmetle M.Fikri ona bakarlar.
Ahmet:Şeref?
M.Fikri:Gelin ne oldu?
Şeref:Ne olsun babacım.Pınar benden birşeyler saklıyor.
Ahmet:Birşey mi saklıyor?
Şeref:Evet.Hepsi çil yavrusu gibi dağıldılar bir tarafa.Ben de ne oldu diye sordum birşey söylemedi.Kesin yine birşey oldu.
Ahmet:Bu muydu Şeref?
Şeref:Az mı Ahmet?Sonradan ortaya çıkınca görüyoruz olanları.Hem...
Mehmet Gümüşe bakar ve ona doğru yaklaşıp önünde diz çöker.Gümüş önce kafasını başka bir yöne çevirir daha sonra Mehmet'e bakar.
Gümüş:Ne?Ne bakıyorsun?
Mehmet Gümüşün elini öper.
Mehmet:Hayatım bana kızgın mısın?
Gümüş:Neden kızgın olacakmışım?Yoksa beni üzüp kıracak birşey mi yaptın?
Mehmet hafifçe gülümser.
Mehmet:Galiba.
Gümüş: O zaman birşey söylemeye gerke yok.Herşey ortada.
Mehmet(ciddileşir)Madem herşey ortada o zaman o adamlar sana(Gümüş tek kaşını kaldırınca)Yani size ne söyledi?
Gümüş:Bana mı Pınara mı?
Mehmet:Ne biçim bir soru bu?
Gümüş(hınzırca gülümser)Yani hangimizinkini merak ediyorsan onu söyleyeceğim.
Mehmet(çaresizce)İkinizinkini de merak ediyorum.
Gümüş biraz durur.Mehmetin meraklı bakışlarına bakarak gülmeye başlar.
Mehmet:Ne?Niye gülüyorsun?Ya ne oldu Gümüş ya?(ayağa kalkar)
Gümüş(ciddileşir ayağa kalkar ve ellerini göğüs hizasında birleştirir)Siz kızlarla ne konuşuyorsanız biz de onu konuşuyorduk işte.
Mehmet Gümüşün ağzından laf almak istediğini farkeder.O da ellerini kavuşturur ve gülümser.
Mehmet:Ha o mu?
Gümüş(ters ters Gümüşe bakar)Ne mi?
Mehmet:Konuştuğunuz şey.Anladım yani.Neyse ben bir banyoya gideyim.
Gümüş Mehmetin arkasından bakakalır.
Ahmet:Şeref sen ne diyorsun.
M.Fikri:Emin misin kızım?
Şeref gülümser.
Pınar yatağa uzanmıştır.O sırada Rukiye gelir.
Rukiye:Al abla.
Pınar yatakta doğrulur.
Pınar:Sağ ol Rukiye.Başım çatlıyor.
Rukiye:E kolay mı Şeref teyzeyi atlatmak.
Pınar şaşkın bir şekilde Rukiyeye bakar.
Rukiye:Hiç öyle bakma abla,var birşeyler sizde.Ben anlarım.
Pınar:Ne olsun işte.Gittik geldik.
Rukiye Pınara dik dik bakar.Pınar gözlerini kaçırınca Rukiye hiç anlamamazlığa gelir.
Rukiye:Ben de siz gittikten sonra odama geçtim.Uyku tutmadı,öyle böyle derken Mehmet abilerin yanına gideyim dedim.Bir ihtiyaçları varsa.Bir baktım yoklar.
Pınar(gülümser)Hiç boşuna dedikodu yapma Rukiye.Onlar bizimleydi.Ha bu arada ağzımdan laf...
Rukiye gülümseyerek Pınara bakar.
Pınar(sıkıntıyla solur)Alamazsın.
Rukiye ayağa kalkar ve kapıya doğru yönelir.
Rukiye:Ağzından bal damlıyor valla.Bizim Afyon'un kaymakları olaydı da yeseydik.
O sırada Şeref Pınarın kapısında bitiverir.
Rukiye:Şeref teyze..
Şeref:Ne konuşuyordunuz siz?
Rukiye:Ne olsun Bay kaymak işte.
Şeref:Ne balı ne kaymağı çocuğum?
Rukiye:Ben işime bakayım.(koşarak gider)
Pınar arkasından gülümser.
Şeref:Ne diyor bu kız?
Pınar:Hiç anne.
Mehmet banyodan çıkar.Mehmet de Gümüş de birden irkilir.Gümüş elleri kavuşuk,bir bacağı önde banyo kapısının önünde duruyordur.
Gümüş(çekilir ve aynanın karşısında Mehmet'e dönük durur)Ay pardon.
Mehmet gülümser.
Mehmet:Sen daha yatmadın mı?
Gümüş:Seni bekledim.(Mehmet Gümüşe bakar.Gümüş de Mehmete utangaç bire bakış atar.Her zaman yaptığı gibi elini ensesine götürür)Yani banyodan çıkmanı.Ben de bir banyoya..Gireyim bari.
Mehmet Gümüşün arkasından bakar ve gülümser.
Pınar yatağa oturur.Şeref de Pınarın yanına bir sandalye çeker.
Şeref:Hadi anlat şimdi.
Pınar:Anne..
Şeref:Ben mi tahmin yürüteyim.
Pınar:Yürüt bakalım anne.
Şeref:Mehmet akşam Gümüşle yemeğe gidecekti.Hazırlandı çıkmak üzereydi.Bize Gümüşü sordu.Sonra ortadan kayboldu.Ardından..(Şeref susar.Gümüşle konuştukları kısma gelmiştir)
Pınar:Niye sustun anne?
Şeref(lafı döndürür)Bu kadar kargaşadan tahmin çıkarmak zor oluyor çocuğum.
Pınar(sıkıntılı bir halde)Ee anne?
Şeref:Sonra sen Gümüşle beraber geliverdin.Mehmet de ortada yoktu.Sen ne ara Gümüşle buluştun da beraber eve geldiniz?Kafamdaki tek soru bu.(sessizce)Diğerlerini çözdüm sayılır.
Pınar:Sadece bu soruna cevap versem herşeyi anlayacak mısın?
Şeref:Söyle çocuğum çatlatma.
Pınar:Gümüşle 8 sıralarında buluştum.10 sularında eve giriş yaptık.
Şeref:Sen dalganı geç daha.Olanlardan haberin olmadığı nasıl da belli.!
Pınar(şaşkın)Ne olmuş ki?
Gümüş banyodan çıktığında Mehmet yatağı açıyordur.Mehmetle Gümüş bakışırlar.Gümüş yüz kremini sürer.Daha sonra kanepeye oturur.
Mehmet:Gelmiyor musun?
Gümüş:Sen yat.Benim uykum yok.
Mehmet yorganı bir tarafa atar ve Gümüşe doğru bakar.
Mehmet:Neden uykunuz tutmuyor acaba hanımefendi?
Gümüş(dizlerini kırıp kanepeye oturur.Bir eli de başındadır)Neden soruyorsunuz beyefendi?Uykumu tutup getirecek misiniz?
Mehmet Gümüşe gülümser.Yanına yaklaşır.Gümüşle göz göze gelirler.Mehmet Gümüşe doğru eğilir.
Mehmet:Hayır,seni getireceğim.
Şeref:Hadi iyi geceler kızım.
Pınar:Valla nasıl bir gece olacak bilmiyorum.Kimi uyku tutarsa bu gece.
Şeref gülümser ve kapıya doğru ilerler.Pınara bakar ve eliyle sus işareti yapar.
Şeref:İyi geceler.
Pınar:İyi geceler.
Mehmet Gümüşü öpecekken Gümüş kendini geri çeker.
Gümüş:Mehmet..Dur.
Mehmet:Neden?
Gümüş:Neden mi?(ayağa kalkar)Nedeni bu gece olanlar tabi ki.
Mehmet(ellerini beline koyar ve gülümser)Sen daha ordasın yani.
Gümüş:Ne demek orda mıyım?Sen bak bakayım benim gözlerime,ben unutur muyum onu hiç?Bu gecenin hesabını almadan öyle geçiştirir miyim?
Mehmet:Bakıyorum gözlerine.(Mehmet Gümüşe derin derin bakıyordur.Gümüş gözlerini hemen kaçırır)Ama bakıyordum o güzel gözlerine.
Gümüş:İltifatlarını sona sakla.Şimdi bir işine yaramaz.
Mehmet(gülümser)İyi tamam.Sor o zaman.
Gümüş:Neyi?
Mehmet:Merak etmiyor musun?
Gümüş:Sen sanki merak etmiyorsun.
Mehmet:Etmiyorum tabi ki.Niye edeyim ki.Sen bana açıklama yaptın.Biz kızlarla ne konuştuysak siz de onu konuştunuz.
Gümüş(kısık bir sesle)İyi de ben kızlarla ne konuştuğunuzu bilmiyorum ki.
Mehmet:Bilmeden böyle birşey öne sürdün yani.
Gümüş(durumu kurtarmak için)Tam olarak öyle değil.(Mehmet dik dik bakınca)Öyle.(sesi tekrar eski haline döner)O zaman bu da senin de bizim o adamlarla ne konuştuğumuzu bilmediğin anlamına geliyor.
Mehmet(birden gülümsemesi donar)Doğru ya(hesap sorarcasına, kaşlarını çatarak)Ne konuştunuz peki siz?
Gümüş:Siz ne konuşmadığıysanız onu.
Mehmet:Ya bir dakika.Bu zor bir cümle.
Gümüş:Aramızdaki sır perdesi daha aralanamayacak demek ki.Konuşmadığımız çok şey var Mehmet.
Gümüş odadan çıkar.Mehmet şaşkınca arkasından bakakalır.
MUSTAFA KE
20-12-06, 10:20
Garson Gümüş'e sandalye çeker ve Gümüş şaşkınlıkla oturakalır.
Mehmet de tekrar yerine olduğu gibi şaşkınlıkla oturur.Elinde hala cep tel.u, cep tel.unda da hala yeni gelen mesaj vardır.Mehmet bir kere daha elindekine bakar.Sonra yine şaşkınlıkla kafayı kaldırır.Gümüş çok güzel görünmektedir.Bordo elbisesi, siyah şalı, alabildiğine sade makyajı ve yapmacıksız güzelliğiyle karşısında oturmaktadır.Badem gözlerini kocaman açmış, kendisine bakmaktadır.Muhteşem görünmektedir.Rüya gibi..
Gümüş, sandalyesine adeta çakılmış gibidir.Karşısında Mehmet oturmaktadır, hiçbir zaman olmadığı kadar masum, şaşkın, hayranlık uyandıracak kadar yakışıklı ve karizmatik görünmektedir, ama herşeyden önemlisi gözleri, sanki hiç görmeyi beklemediği bir anda karşısına çıkan bir doğa harikasına bakıyor ancak bakmak canını acıtıyormuş gibi hüzünle gülümsüyordur. Gümüş ise o gözlerden istese de kendini bir türlü alamıyordur.
İkisinin gözleri bir süre birbirine kilitlenir.Birbirlerinin gözlerinden çektikleri acıyı, yalnızlık duygusunu, terkedilmişliği, bütün bunların yanında artarak devam eden aşklarını okumaya çalışırlar.Ancak aralarındaki konuşmamışlık, karşılıklı reddedilme korkularının, bütün duygularını bastırmalarına sebep olur ve gurur önlerine bir duvar çeker.Duvar ne altından geçebilecek kadar yüksektedir,ne de üstünden atlayacak kadar alçakta. Aşka sevgiyle bağlanmış kalplerinin birbirleri için deli gibi attığını kanıtlamanın tek yolu vardır,o duvarı yıkmak...
Sessizliği çalmaya başlayan bir melodi bozar...Gülünce gözlerinin içi gülüyor..Kendimi senden alamıyorum..Bilsem bakışların neler söylüyor..cesaretim yok ki soramıyorum...Garson şampanyayı getirir ve masaya yerleştirir ve :
Garson: Bu size müessesemizin armağanı..iyi geceler dileklerimizle...
Bu sırada ikisinin de cep tel.una birer mesaj gelir.Açarlar..
G: (kendininkini içinden okur.) " Anahtarlarınızın hepsi bende.(Gümüş hemen anahtarlarını kontrol eder,evin anahtarı yoktur.Berk sadece yedeğini almakla kalmamıştır.) Konuşun.Bütün restoranı 2 saatliğine size kapattım.(Gümüş etraftaki masaların boşaldığını o anda farkeder.)Bana kızmayın.Bugün doğumgünüm "
M: (O da kendininkini okur.) " Anahtarlarınızın hepsi bende.(Mehmet anahtarlarını kontrol eder,arabasınınki haricinde yoktur.) Konuşun.Bütün restoranı 2 saatliğine size kapattım.(Mehmet bir anda farkına varır,restoranda kendilerinden başka kimse kalmamıştır.)Bana kızmayın.Bugün doğumgünüm "
G: Cık...
M: Cık..
Bu arada garsonlar etraflarında dört dönmekte ve önceden sipariş edilmiş özel menüyü masalarına koymaktadırlar.İşleri bitince çekilirler.
G: ( Bakışlarını sinirli bir şekilde Mehmet'e çevirir.)
M: Bunu da benden bilmeyeceksin umarım.
G: Yoo.Sadece beni tanıdın mı acaba diye bakıyorum?
M: Ne demek şimdi bu?
G: Boşver.
M: Ben yemeğe başlıyorum,izninle.
G: İznim? Benden izin istemek gibi bir alışkanlığınız olduğunu bilmiyordum.
M: (Mehmet bir an duraksar ve sinirle) Evet, öyle dik dik baktığınız sürece..
G: Yumuşak bakınca ne değişiyor ki?
M: Bakışların değil, çenenin konuşması gereken durumlar vardır Gümüş Hanım.. Duygularınızı ve düşüncelerinizi bakışlar yerine çene dile getirirse, karşınızdaki ne yapmasının istendiğini anlayabilir.
G: Bunun için suçlamadan önce karşısındakinin söyleyeceklerini dinleyecek biri gerekir.
M: (Ağzına lokmayı götürecekken çatala batırılmış olan yemekle öylece kalır biraz düşünür ve devam eder.)
Biraz sessizlik olur.Gümüş de yemeğe başlamıştır.Mehmet Gümüş'ün yemeğe başladığını görünce kafayı kaldırır:
M: Buyurun Gümüş Hanım..Afiyet olsun.
G: İzin aldığımı hatırlamıyorum.
M: Ben de hiç sizin benden birşey için izin aldığınızı hatırlamıyorum, ne tesadüf? Demek ki yeni alışkanlıklar edinemiyoruz bir türlü.
G: Ben sizin için başından beri bir sürü yeni alışkanlıklar edindim Mehmet Bey,kendi adınıza konuşun.
M: Öyle mi? Evet,doğru en önemli alışkanlığınız da evden kaçıp gitmek.Her seferinde bir parça daha canımdan sökerek..
G: Öyle mi? Ne gibi?
M: Kızım gibi,kokun gibi,nefesim gibi, neşem gibi..(çatal,bıçağı elinden bırakır,önündeki peçeteyi masaya buruşturup atar gibi bırakır ve başını pencereden dışarı çevirerek arkasına yaslanır.)
G: (Mehmet'i takip eder.İlk defa acısını saklamaya çalıştığını farketmiştir. canının acıdığını görmek istemez ama kahvaltıda olanları hazmedememektedir.) Kızınızla ilgilendiğinizi bilmiyordum. Genelde gri t-shirtünüz O'na daha yakın da.
M: (Birden başını çevirir ve bunu nasıl söylersin der gibi hiddetle bakar.) Siz o nefret dolu bakışlarınızla kızımla beni ne zaman birlikte görseniz süzdüğünüzden olmasın?
G: Nefret mi?!! (Gümüş bakakalmıştır.)
M: (Bardağı alır ve tam ağzına götürecektir ki annesinin sözleri aklına gelir.Bardağı elinde evirip çevirmeye başlar.)
G: Nefret hangimizin gözlerinde? Bana bardağı fırlatırken gözlerinize hiç baktınız mı? Sözlerinizi hatırlıyor musunuz Mehmet Bey? (özellikle Mehmet Bey kısmını bastırarak söyler.)
M: Hatırlıyorum.Siz ne yaptığınızı hatırlıyor musunuz?
G: Ne yapmışım?
M: Nihan'ı uzaklaştırmak için elinizden geleni.
G: Nihan'ı uzaklaştırmak mı? Bu kadar eminsiniz değil mi? Siz beni hiç tanımamışsınız.Yazık!
M: O'nu Bahar'a kovdurtmadın mı?
G: Keşke! Keşke bunu yapsaydım.Hatta çok daha önce.İlk işe alındığını görünce yapmalıydım!
M: Neden?
G: Sen neden beni ve Bahar'ı sıkıştırıp duruyorsun Taner Bey (teşekkürler başak_mu :good: ..) konusunda?
M: Adam boşboğaz.Sürekli etrafında dolanıp yalakalık yapıyor.
G: Öyle mi? Yalakalık yapıyor? Etrafımdaki insanlardan bir çift güzel söz duymam seni neden bu kadar rahatsız ediyor sorabilir miyim? Nihan konusundaki o iyi düşüncelerin ve duygularının beni rahatsız etmeye hakkı yokken?
MUSTAFA KE
20-12-06, 12:11
M: Bir dakika, bir dakika..Nihan'ı Bahar kendiliğinden mi kovdu yani? Öylesine?
G: Ben nereden bilebilirim? Neden bunu, Bahar'a ya da o her sözüne güvenip beni bir kalemde çizdiğin eski sevgilin,oğlunun annesi,hayatının aşkı Nihan Hanım'a sormuyorsun? Hani benim seni ihmalim yüzümden gittiğin,seni öpen ve yatağına girdiğinden şüphelenebileceğin kadar olağan olan iş arkadaşına?
M: Daha kaç kere söylemem gerekiyor Nihan sadece benim oğlumun annesi ve O'na olan tüm ilgim M.Can'dan ibaret diye? Milyon kere mi?
G: Yok, onu yaptın zaten,demek ki bir işe yaramıyormuş.Sözler eğer boş yere söylenmişse bir işe yaramaz Mehmet Şadoğlu.Bunu göstermeyi denemeliydin.
M: Bak,o gün çok sarhoştum ve hatırlamıyordum ne yaptığımı,ayrıca asla da seni aldattığıma şüphelenmedim.Sen benden şüphelenince bunu nasıl..
G: Sen O'nun yanına gittin Mehmet. Beni dinlemeden, anlamak istemeden..O kadar kaptırmışsın ki kendini kendi duygularına! Bencilliğin yüzünden, sırf kendi isteklerin yüzünden O'na gittin.Seni öpecek cesareti nasıl buldu dersin?Evlenmek üzere olan bir kadın başka birinin kocasını nasıl öpme cesaretini gösterir? Sen, bu bencilliğin yüzünden üçümüzü de altüst ettin.Şimdi kalkmış bana ne cesaretle ilişkilerim konusunda ahkam kesiyorsun?
M: Çünkü ben kendimden eminim ve erkekleri tanıyorum.Sen Onların seni nasıl gördüklerini anlayamıyorsun.Kendi güzelliğinin, bir erkeğin gözünde nasıl göründüğünün farkında bile değildin,hala da değilsin.
G: O, bana sadece işimde yardım etmek isteyen,kendimin bulduğu..
M: (sözünü keser.) Engin gibi mi? (meydan okurcasına Gümüş'ün gözlerinin içine bakar.)
G: Herkesi kendin gibi zannetme! (çok sinirlidir.)
M: Bu ne demek şimdi?
G: Sen böylesin demek.
M: Neymişim ben?
G: Kıskanç, maço,bencil,sorumsuz..
M: Kıskanma mı,maço mu? Sen benim hayatımsın! Nasıl kıskanmam,seni nasıl korumak istemem ya!? Herif göz göre göre sana sulanır,gözüne girmeye çalışırken bunu nasıl istersin benden?
G: Ben O'na karşı birşey hissetmedikten sonra..
M: (yine sözünü keser.) Ben senin yanında değilken,bir başkasının sana bu kadar yakın olmasını,ben dururken başkasından yardım istemeni kaldıramadığımı hala anlayamıyor musun? Bana cehennem azabı çektirmekse istediğin,devam et.Başarıyorsun çünkü.
G: Kendi cehennemini kendi yaratan sensin! Nasıl bir cehennemse bu, basın toplantısından bu yana seni her gördüğümde yüzünden gülücük eksilmiyor!
devamı öğleden sonra..
MUSTAFA KE
20-12-06, 14:57
M: Ya kalbime attığın çizik?
G: ... (Mehmet'in yüzüne doğru bakar.)
M: Sürekli kanarken,ağlamamı bekleme benden,gücüm kalmadı çünkü.Perişan olduğumu mu görmek istiyorsun, gözlerime bak!? Ama bunun için her zaman yaptığın şekilde bana sırtını dönmemen gerekir...
G: Sana olan sevgim, senin yaralarını sararken, kendimi yaralar oldu artık.Ben kendime sırt çevirdim bu kadar yıl, sana yüzümü döneyim derken.
M: Sen her bunu yaptığında ben ezildim, görmüyor musun?
G: Sen, benim canım yanmıyor mu sanıyorsun? Hayalkırıklığının açtığı kaç yarayı sardım ben sevgimle? Kaçında bu sefer yanıltmaz seni, ihanet etmez hislerine dedim de kaybettim? (Mehmet başını öne eğer. )
M: Kaçında kaybettin Gümüş? Bu kadar mı anlatamadım ben kendimi sana?
G: O kadar meşguldün ki kendinle,farkında bile değilsin, değil mi?
M: (Mehmet kafasını kaldırır.) Bana anlatmazsan nereden bilebilirim ? Sürekli benden saklarken ne hissettiğini,sana nasıl yaklaşabilirim? Söz gümüşse,sükut altın mı? Birşeyleri içinde sakladığın sürece sükut altın olmuyormuş değil mi? Bak dayanamadın terk ettin beni işte.
G: Ben gitmeye mecburdum, başka çaresi yoktu bu kördüğümün!
M: Vardı.Konuşmak.Sense her seferinde sakladın kendini benden, anlamaya çalıştım seni, her yanlış anladığımdaysa bana kızdın,içerledin ama yine içinde tuttun.öyle değil mi?
G: (pencereden dışarıya bakma sırası Gümüş'tedir.)
M: Beni sizsiz bırakacak kadar canını acıtan ne Gümüş?Sence de zamanı gelmedi mi artık, hadi söyle?
G: (Gümüş biraz sessizce bekledikten sonra yüzünü yavaşça Mehmet'e doğru çevirir.) Sana güvenmiyorum.
M: Ne??!!
G: Çünkü bana güvenmiyorsun...Bana güvenmiyorsun, çünkü kendine güvenmiyorsun.Kendine güvenmiyorsun, çünkü hala emin değilsin.
M: Neden emin değilim?
G: Bana olan sevginden.
M: Bunu nasıl söylersin? Ben hep senin yanındaydım.Kimi tercih ettiğimi herkes biliyor?
G: Garanti olmadığımı anladığın an beni istedin sen.Tercih yapmak zorunda olan biri varsa o da bendim.Sen değil.Ben tercih ettim,sen uydun.
M: Bunu sana söyledim, benim ailem kızım ve sensin, Nihan ya da başkası değil. Söylemedim mi?
G: Beni ailesi gören adam, bunları yapmaz.
M: Benim ailem sensin ama M.Can da oğlum, benim kanımdan,canımdan biri.Nihan da oğlumun annesi.Benim size olduğu kadar Dedeme, Anneme, Ablama, Kuzenlerime, Nihan'a ve oğluma karşı da sorumluluklarım var.Ben bütün aileye karşı sorumluyum.Benim büyük bir ailem var Gümüş..
G: Senin ailen, ben senin o ailene ait değilim,değil mi? Doğru, benim seninki gibi büyük bir ailem yok!Buna hakkım yok.. (Gümüş gözlerinden yaşlar akarak masadan ayağa kalkar.)
M: Gümüş dur! Hay Allah..Bunu demek istemedim, Gümüş lütfen dur.(Gümüş'ü kolundan yakalar ve sandalyesinin hemen önündeyken durdurur.) Özür dilerim.Lütfen otur.Lütfen..Bunu demek istemediğimi sen de biliyorsun,lütfen.Ben...Bak bilirsin doğru cümleler, demek istediklerim,..böyle zamanlarda yanlış ifade ederim.Lütfen..(Gümüş yerine oturur.) Yapma,ağlama, dayanamam.Lütfen ağlama.Seni kırmak istemedim.Sen ..annem bile seni beni sahiplendiğinden fazla sahipleniyor,seni hep aileden biri gibi gördü hepsi de.Ben de..Lütfen..Seni öyle görmemeleri mümkün değil zaten, sen benim.. herşeyim.. sin. Sadece sorumluluklarımı adam gibi taşımak istediğimi söylemek istedim.
Biraz sessizlik olur.Mehmet pencereden dışarı bakarken, Gümüş başını öne eğmiş, kucağındaki şalın omuzundan sarkan ucuyla oynamaktadır.İkisi de yemeğe çok dokunamamıştır.Gümüş şampanyasından bir yudum almıştır.Mehmetse az yemiş kadehe ise hiç dokunmamıştır. Mehmet yüzünü döner ve Gümüş'ün şalıyla oynadığını farkeder.Bakar.Gümüş gerçekten çok güzel görünmektedir.O sırada çalan müziğe kulak verir: Ah bu şarkıların gözü kör olsun.Sonunda tuz bastın gönül yarama..nice dağlar koydun nice arama..seni terk edip de gitmek var ama..ah bu şarkıların gözü kör olsun..
M: Beni anlatıyor değil mi?
G: (kafasını kaldırır) Ne dedin?
M: Şarkı!..Çok güzel diyorum.
G: Hıhı..(başını tekrar öne eğer.)
MUSTAFA KE
20-12-06, 16:21
G: (yağmur damlalarının pencereye vurduğunu duyar. Mehmet'e kısa süreliğine kafasını hafifçe kaldırıp bakar ve hemen gözlerini kaçırır,şalına döner.) Yağmur yağıyor..
M: (Hiç istifini bozmadan Gümüş'e bakmaktadır.) Evet yağmur...Ne ilginç,çocukluğumdan beri bir sürü şey geçti aklımdan yerinde olmak istediklerimle ilgili.
G: (Gümüş Mehmet'e nedir onlar der gibi kısa süreliğine bakar sonra tekrar önüne bakıp şalıyla oynar.)
M: Bilirsin işte,her gördüğüm pilot,polis,yarışcı,maestro (! :))..Ama hiçbiri şu anda yerinde olmak istediğim şeyle kıyaslanamazdı herhalde.
G: (şalına bakmaya devam eder,arada yanağında kalan gözyaşını siler.) Yağmur mu?
M: Şalın..Şu an onun yerinde olmak için dünyaları verirdim. ( Gümüş'ün yüzü kızarır.)
G: ...
M: Bunun için tüm şansımı kaybettiğimi söyleyeceksin sen yine.. ciğerime işlemeye yeminli bir bakışla..böyle sessizce.. Yine de..herşeye rağmen..bana inanmasan da..kızına kurban olduğum..sen sahip olduğum en güzel şeysin.. (Mehmet de Gümüş gibi başını öne eğer.)
Bu sırada başka bir parça çalmaktadır:
..Sen de başını alıp gitme ne olur..Ne olur tut ellerimi..Hayatta hiçbir şeyim az olmadı senin kadar ve hiçbir şey istemedim seni istediğim kadar..Sen de başını alıp gitme ne olur..Ne olur tut ellerimi, ne olur..
G: (Gümüş kafasını kaldırır.) Mehmet?...
devamı yarın..
turkey-princess
20-12-06, 18:18
mehmetin aldigi telefon ortami gerginlestirir.
g:mehmet kizimiza bisey yaparlarsa yemin ederim kendimi öldürürüm!
s:kizim o nasil laf.azindan yer alsin.:sad53:
m:gümüs(onu kucaklar)sana söz veriryorum kizimiza hic bisey olmadan yanimizda bile olacak
m.f:ne istediler??
m:10 bin dolar
m.f-s-di.gö.ba-g.:nee??
di.:okadar parayi verecekmisin??(parayi vermek istemezmis gibi konusur)
s:(sinirli)tabiki verecegiz.torunum icin verez bu parayi.sizin kiziniza para veriliyorda torunumun icin verilmiyecekmi??
di:ben öyle demek istememistim can cazim
m.f.:gelin
g:yeter!!yeter ya.sizin kavganizimi diniyecegiz.benim kizim kacirilmis siz ne derdindesiniz
ru:ay abla daha yeni duydum melek le doruk kacirlimis
s:rukiye
g:evet
ru:duydugum andan beri dua edioyorum.eminim yakinda kavusacaksin melege
g:insallah(dayanamayip melekin odasina dogru kosar)
asagida
m.f:hadi bizde iceri gecelim
m:dede bu parayi verecekmisin yoksa vermiyecekmisin??
m.f:tabiki verecegim.yel yukari cikalim ben bankayi ariyacagim
m:saol dede.(kucaklasirlar)
m.f:sahi baharla gökhan nerde??
m:onlar eve gitiler.kemal abiyle bisey arastiracaklarmis.sonra buraya gelecekler
mehmet fikri de yukari kendi odasina cikar.dilruba da odasina ceklirir.mehmte gümüsün yanina gider
m:gümüs?
g:efendim mehmet
m:sakinlestinmi biraz??iyimisin??
g:nasil iyi olabilirim??
m:gümüs biz ayakta durmamiz lazimki kizimiza kavusalim.
g:okdar parayi nerden bulacagiz??
m:dedem verecek
g:mehemt nasil deden vercek??
m:gümüs bukadar parayi bugün aksama kadar nasil bulabilirdim??
g:mehmet bugün (aglamaya baslar)
m:evet bugün
g:hep benim yüzümden allah kah retsin
m:gümüs yeter artik kendini suclamayi birak.bunun hic kimsenin sucu yok
g:telefon cabuk ac mehmet kizimdan bir haberdir berki
m:alo
x:parayi hazirladinizmi??
m:evet paraniz hazir
x:iyi simdi söyliyecegimyeri iyi dinle bir sanyie bile gec kalsan kiznini ve yegnini kaybedersin
m:pislik herif eyer kizimin ve yegnimin tenine zarar gelsin sizi öldürürüm.
x:istersen dene.sakin polisi bu ise sokmayin
M:fazla konusmada yeri ve saati söyler
x:kizini kacirdigimiz parkin ilersinde bir bos arazi yeri var aksam tam saat 24.00orda ol
m:o saat cok gec ben hemen simdi...
telefon kapanir
g:ne oldu mehmet
m:gel asagiya inelim anlatacam
m.f:alo.zeki.
z:buyrun mehemt fiktri bey
m.f:bana acilen 10 bin dolar lazim.bankadan cekip hemen yaliya gel
z:tamam efendim
ve telfonu kapatirlar
di:ne oldu getirecekmi parayi??
m.f:evet getirecek.
s.:insallah kurtulun torunlarim
gökhan,bahar ve kemal komserde yaliya gelirer
s:hos geldiniz
gö:hosbulduk
m.f.bahr sen iyimisin??
ba:iyim dedecigim
gö:biz kemal abiyle bir sonuclar tesppit etmeye calsidik
k:henüz ortada bisey yok.
m:dede para hemn lazim.saat 24.00 de gidip bulusacagiz
k:tamam hemen bir operasyon hazirlayalim
g:hayir bu cok tehlikeli olablir.kizmi ölüme atamam
m:tamam gümüs
gö:ne parasi??
m:cocuklarimiz icin
gö:ne kadar??
m:10 bin dolar
gö:ne??bukadar parayi nasil bulacagiz??
m:dedem veriyor
gö:hayir.ben kendim bu parayi ödiyecegim
s:cocugum simdi paranin kimin verdigi önemli degil
herkes oturup bir an önce saatin dolmasini bekler
gümüs ve bahar cok tedirginlerdir.aglamaktan gözlerinin alti sismin ve kendileri yiparanmistir.dayanamayip uyuya kalirlar.
saat git gide yaklisdikaca mehemte gökhan yecanöanirlar
m:hadi ben gidiyorum
m.f:tamam oglum dikkatli oldun
gö:bende glioyrum
m:yanliz gitmelyim
k:bizim operasyonda hazir.simdi olay yerine gidecekler
m:hayir bu ise polis girmiyecek.
s:ama oglum
m:hayir dediysem hayir.
m.f:sesiz olun gümüsle bahar uyanmasinlar
mehemt olay yerine gider
turkey-princess
20-12-06, 19:19
mehmet bulusma yerine gider.
aradan iki saat gecer herkes mereklanmaya baslar
s:babacigim nerde kaldi??
di:seske yanliz göndermeseydik
m.f:merkak etmeyin gelir simdi
gö:gercekten mehemti yanliz göndermeseydik.o simdi iki bebek birarada nasil tasiyacak??
s:babacigim pinarlaradami haber verseydik
m.f:kizim gerek yok.ortaligi vesvesefe vermeyin.mehmet gelir birazdan.
orhan iceri girer
o:ben soracaktimki melekle alpden bir haber varmi diye
s:mehmet ismdi onlari almaya giti
m.f:siz neden daha yatmadiniz??saat gece nin ikisi
o:ne yapalim mehmet fikri amca bizide uyku tutmadi.mehmet abi gelirse bizede haber veririn.rukiye aglayip duruyo
s:tamam cocugum
aradan bir saat gecer.dilruba coktan yatmaya gitmisti.diyerlerin gözüne uyku girmez.bahrla gümüs halen uyumaktadir.
gö:of üc saat gecti halen gelmediler.
s:mehmet oglum.alahim sana sükürler olsun
herkes aya kalkar.seref melegi kucagina alir.gökhanda oglunu
m.f:needn bukadar geciktin??
m:hastaneye götürdüm.
s:bisey yapmislarmi??
m:hayir.a dede unutuyordum.tesekür ederim.para icin ama gerekmedi
gö:nedemek gerekmedi??
m:kelmal abi yine yapmis yapacagini operasyon felan
s:bunlari bosverin torunlarim kurtuldu bu yeter
m:anne kizimi banada verirmisin
s:tabiki oglum
m:hadi biz yatmaya gidiyoruz.sizde gidip yatin
m.f:hadi ozman herkese iyi uykular(mehemt fikri ilk alpi sonra melegi öpüp odasina gider)
s:gökhan sende baharin odasina git.bugün burda kalirsiniz
gö:tamam
mehmet odaya gider.melegi gümüsün yanina yatirir.melek birden aglamaya baslar.gümüs melegin sesini duyinca hemen uyanir
g:.melek kizim!!!canim(kucagina alip öper koklar)
m:verdigim sözü yerine getirdim
g:bu rüya degil dimi?
m:hayir degil
g:canim benim.anneyi özledinmi??mehemt ya bisey yaptilarsa.iki gün ne yemisler
m:korkama askim ben hastaneye götürdüm hic bisey yokmus.süt icirmisler.kizimiz gayet iyi ve saglikli
g:allahim sonunda kizima kavustum.mehemt saol kizimi bana getidigin icin
m:kizimiza bsiey olsaydi bende sende yasiyamazdik.hadi benim uykum geldi uyuyalim
g:tamam
mehemt melegi öper sonra gümüsü
bir tarafda mehmet diger tarfada gümüs ortalarindada melek uyuylorlardi
gökhan odaya girer baharin öyle uyudgunu uzun zamandir görmemistir.hata özlemisitir.kapiyi tam kapatirken bahar uyanir
ba:oglum!!canim!allahim sana sükprler olsun.askimbebegim(gökhanin kucagindan alir)
ba:saol gökhan.böyle bir günde yanimda oldugun icin
gö:alp benimde oglum.tabiki yaninda olacagim.
ba:melek nasil??ikisinide sagligi yerindemi???
gö:evet.istersen alp´i yatiralim.
ba:evet haklisin.oglumun uykusu gelmis
alp´i yata yatirir.baharda yanina oturur elini tutar onu öper.sonradan gökhanda bahrin yanina otururu.oda alp i öper
ikiside ayni anda kafalarini cevirir.
ba-gö:bahar.gökhan
ba:(gülümser)sen söyle ömce
gö:(gülümser)yok sen söyle
birden göz göze gelirler.yavas yavas birbirlerine yaklasirlar.ve öpüsmeye baslarlar
gö:seni cok özledim!
ba:bende seni
kucaklasirlar
gö:gecen seni aradigimda neden telefonu suratima kapatin.sonra beni bidaha sakin arma dedin??
ba:cünkü.arkadan bir kadin sesi geldi"gökhan haytim suyunu aldim"
gö:(gülmeye baslar)
ba:niye gülüyorsun??
gö:o benim kuzenimdi.
ba:kuzeninmi??
gö:evet.buraya gelmeden ömce nilüferin yanina gitim.sonradan havalanina gitiyimizde susamistik ayse yani kuzenim su almaya gitmisti
ba:ianmiyorumya .
gö:kiskandinmi beni?
ba:hayir ne alaka.
gö:soru isaretli baharin yüzüne bakar
ba:tamam tamam kiskandim
gökhan bahari öper
ba:bidaha ayrilmayalim.
gö:ayrilamyalim
ba:iraka geri gitme
gö:gitmicem saten.artik orda sensizliye ve oglumun hasretine daynamadin ve istifa etim.
ba:ne?bizim icinmi??
gö:evet
bir süre sonra bahalarda uyurlar.onalarda ücü beraber yatakta uyurlar.baharin bugün en mutlu günüydü.oglu ve kocasi yanindaydi.
devami sonra
MUSTAFA KE
21-12-06, 09:43
O sırada Gümüş'ün evi:
D:Ee, Gümüş Abla'nınki?
B: O en kolayıydı! Zaten o kadar sıkboğaz ettim ki, bana kafa yormaktan dikkat bile edemedi.Ada da var.Evdeyken ev anahtarını aldım, arabada anahtarlarını vermeyi unuttun dedim, yedeğini de verdi.
D: Gerçekten mi? Ya akıl edip aldın ya benden anahtarımı deseydi?
B: Onun da çaresi var.A, öyle miydi deyip kontrol ediyor gibi yapacak sonra da ama unutmuşum yanımda yok diyecektim.Eve senden önce giremeyeceğim ve sürprizim bozulacağı için mecburen verecekti zaten.Ama gerek kalmadı.
D: Mehmet Abi?
B: O işte bayağı bir kalp çarpıntısı güzelim. Garajda arabanın anahtarlarını cebinden çıkartırken takip ettim. Anahtarı hangi cebine koyacak diye.Sonra bir baktım diğer anahtarlarını da cebinden çıkarıp, torpidonun üstüne koydu, cüzdanıyla.
D: Beklemediğin fırsat ayağına geldi yani..
B: Sonra elime aldım cüzdanıyla anahtarlarını,sorsa arabayla sağa sola dönerken düşmesin diye elime alıyorum diyecektim,sormadı bile..İnerken de sadece geriye cüzdanını koyuverdim.
D: Ee, ya sorsaydı anahtarlarım nerede diye?
B: Soramazdı, Abime Gümüş deyince aptallaşıveriyor biliyorsun.
D: O da doğru ya.
B: Ama sorsaydı da arabanın döşemesine çaktırmadan attığım benim eski eve ait anahtarlığı gösterip,yere düşmüş,bak koltuğun arkasında, eve gidince alırsın diyecektim.
D: Ya evde aklına gelip,birilerinden alsaydı?
B: Ya, aklına nereden gelsin? Evde bir sürü insan var, cebini yoklayınca anahtarlarını bulamamış,açtırmıştır kapıyı.O kadar ısrarla kafasına sürprizimi işledim ki, kaptırdı kendini plana, evdekiler Şeref Yengem,Dedem,Dilruba H. sorgular sualler falan derken aklının ucundan geçirmemiştir.
D: İnanmıyorum sana.Bunların hepsini ne ara düşündün? Ne ara ayarladın?
B: Ee, kızım,Dedeme bir tel. ettim, ilk duyduğum "O Abin olacak haytayla Gümüş beni deli edecekler.." diye hayıflanmasıydı.Kara kara düşünüyordu Şeref Yengem,Onur Abi,Pınar Ablam falan.
D: Sorma ..Ben de çok üzüldüm.Bu kadar birbirini severken, bir de ortada böyle bir çocuk..Ama Mehmet Abi'de hata..Ben hayret ettim Gümüş gibi domestik bir kadından bu iradeyi beklemezdim aşkına karşı..
B: İrade mi ,inat mı?
D: Tabii ki irade.Abinin yaptıkları yenir yutulur cinsten değil Berk.
B: Siz kadınlar! Abim birşey yapmadı ki! Ayrıca kaç kez de af dilemiş,serenad bile yapmış,Abim! düşünsene! Daha ne yapsın?
D: Ne demek daha ne yapsın? Yap et,sonra af dile.O kadar kolay mı?
B: Sevmiyor mu canım abimi?
D: Sevmek herşeyi çözer mi?
B: Çözmez mi?
D: Çözmez.
B: Çözer canım!
D: Sen de böyle başkalarına gidip beni..
B: Şştt, benim hayatımda öyle hortlaklara yer yok!Hem bırakalım biz bu meseleleri de şu ayrı geçirdiğimiz zamanları..(tam yaklaşmış öpecekken cep tel.u çalar.Tel.ununa Didem daha yakındır,alır ve kim arıyor diye bakar.)
D: Hii, Berk M.F Dede!
B: Dedem mi? Açmayalım.
D: Aç Berk, ya bizim burada olduğumuzu öğrendiyse?
B: Ver tel.u..Alo..Dede?
M.F: Alo evladım nasılsın?
B: iyiyim Dede.Dede hayırdır kötü birşey mi oldu?
M.F: Yoo, torunumu aramam için ille kötü birşey mi olması lazım?
B: Yok hayır da yani bu saatte..
M.F: Hangi saatte arayacaktım,köftehor? Bütün gün uyuyorsun maşallah!
B: Dede, ne bileyim? Sen nasılsın?
M.F: İyi. Ne zaman geliyorsun? 3 gün mü kaldı?
B: Evet Dede..(Bir yandan Didem'e işaret edip O'nu güldürürken, diğer yandan da konuşmaktadır.)
M.F: Bak kimseye söylemedim bilesin.Bilseler askerliğin çoktan bitip de 4 gün oralarda arkadaşlarınla eğlencede olduğunu, ayaklanırlar.Yolunu gözleyenler var burada, evli barklı adamsın sen artık! (Berk bu sırada Didem'e sarılır.)
B: Sağol düşünceli Dedeciğim benim.Biliyorum,sadece tertiplerle biraz erkek erkeğe dolaşalım stresi atalım dedik Dede.Merak etme.Ha, Dede bu arada parayı aldım.Teşekkür ederim.
M.F: Yatırdın değil mi Mehmetçik Vakfına?
B: Yatırdım Dedeciğim, biraz da içinden kendime ayırdım tabii.
M.F: Bak köftehora! Neyse ben de tahmin ettim de biraz fazla yolladım zaten. Hepsini harcamasaydın? Lazım olur yollarda gelirken oralardan.
B: Sen merak etme Dede..Dede benim gitmem lazım şimdi.Gelince görüşürüz.. Seninle tavlanın rövanşını yapacağız daha..
M.F: Tamam evladım.Seni böyle mutlu olduğuna sevindim.Askerlik zor birşeydir,biliriz.Ah bir de şu Abinleri..
B: Merak etme Dede..gelince bakarız bir çaresine.Haydi ellerinden öptüm Dedeciğim.
M.F: Dikkatli ol.Haydi iyi eğlenceler..
D: Çok kafa adam senin şu Deden..
B: Öyledir..Bana tembih ediyor paranın hepsini harcama diye.Bilse..
D: Yoksa Mehmetçik Vakfı'na gidecek parayı da mı harcadın bu sürprizlere?
B: Yok canım.Birazını aldım.Dedem zaten miktarın hayli üstünde yollamış. Şu tel.ları kapatalım Didemciğim,yoksa önüne gelen bizi bulacak,biz de kalpten gideceğiz (ikisi de tel.larını kapatırlar.)..Ne diyordum?Ha,boşuna M.F demiyorlar O'na! Akıllıdır Dedem benim!
D: Torunu da O'na çekmiş!
B: Öyle mi? Nasıl?
D: Beni bulduğuna göre?
B: Öyle mi Didem Hanım?Gel buraya!
...
MUSTAFA KE
21-12-06, 11:58
Kız Kulesi:
G: (Gümüş kafasını kaldırır.) Mehmet?...
...
M: Efendim?
G: Neden?
M: Ne neden?
G: Neden basın toplantısında..?
M: Başka çarem mi vardı?
G: Buna sence birlikte karar vermemiz gerekmiyor muydu?
M: Sen çoktan bu kararı vermemiş miydin?
G: Evet, ben verdim.Sen değil.Yoksa sen de mi bunu istedin? Bunu söylemesi gereken biri varsa o da ben değil miyim?
M: Ben söyledim ve herkesi bu oyunu oynama zahmetinden kurtardım işte.Daha ne istiyorsun? (Mehmet, içinde kopan fırtınayı saklamak için kafasını çevirir.)
G: Neden garajda,kahvaltıda beni hatta bizi yok saydın o zaman?
M: İstediğin bu değil miydi? Beni hayatından,hayatınızdan çıkarmak? Senin kararlarına saygı gösteriyorum işte.Bana hayatıma devam etmekten başka yol bırakmadın.Ben de bunu yapıyorum diye beni suçlayacak değilsin herhalde.
G: Neden hep senin yaptıklarından ben suçlu oluyorum Mehmet? Neden?
M: Çünkü sebebim sensin..Anlamıyor musun Gümüş? Benim tüm hayatım senin üzerine kurulu.Her yerde, herşeyde sen varsın.Yalnız sen.Sensiz eksiğim işte.. ben sana bakarak davranıyorum.
G: Mehmet..
M: Kokun üzerime sindi bir kere,tamam mı?Atamıyorum. Onu özlemekten bıktım artık.Anlamıyor musun? Ben basit bir adamım işte,hatalarım var. Büyük hatalarım var, belki bir sürü.Ama sen bana karşı durursan, beraber hayata karşı savaşmak yerine,benimle savaşırsan buna gücüm yok.
G: ...
M: Bunu öylece seyretmemi isteme benden.Sürekli ya beni birgün terkedersen endişesiyle acı çekmekten bıktım!Çünkü bu hayatta nefes almama engel tek şey bu ve elimden kayıp gitmeni durduramayacağım kabusunu 3 yıldır sürekli görüyorum Gümüş! En sonunda da oldu işte..
G: Tam bir çocuğumuz oldu, bir aile olduk derken bunu yaşamak benim beklediğim birşey miydi sanki Mehmet? Ben de insanım ya,taştan çelikten değilim ki! Benim de anlayışımın bir sınırı var!
M: Bana karşı koyamadığım tek şey sensin diyordun.Şimdi ne değişti? Her seferinde umudum vardı.Ama şimdi? Sana ulaşamıyorum bir türlü.Seni,sevgini kaybetme korkusundan bıktım,bana karşı bunu kullanmandan bıktım.Kalbime sancılar giriyor.Nereye gittiğimizi,neler olacağını gör artık...
G: Sen de bana nereye gitsen bulurum seni,asla bırakmam demiştin?Vazgeçmeyeceğim demiştin? Şimdi ne değişti Mehmet?
M: Sen değiştin, ben değil..
G: Evet sorun da bu ya zaten.Sen hiç değişmedin!.. Benim için hadi tamam diyelim, ama ya Ada? O'nu neden görmezden geldin? Neden hiç görmeye gelmiyorsun Ada'yı?
M: Gümüş..ben seni görmeye gelmedim, Ada'yı değil.
G: Mehmet o bizim çocuğumuz.Arada O da kaynadı diyemezsin! Kendi kızını arada bırakmak..?
M: Ben de bu yüzden gelmiyorum ya.Arada kızımı bırakmamak için.Ben O'nu özlemiyor muyum, yanında her gece olmadığım için üzülmüyor muyum sence? Her geçen gün kahroluyorum.Çocuklarımın ikisinin de büyümesini kaçırıyorum, ikisinin de yanında değilim.Onlara huzurlu bir aile verememek...
G: Bunun sebebini kendinde aradın mı hiç? Bu Nihan'ın ya da benim suçum değil.
M: Bu benim de suçum değil,senin şartların böyleydi.Sen beni görmek istemedin, ben de kendimi sana göstermiyorum. Senin bu tavrın yüzünden kızım benim yerime kıyafetimle uyuyor Gümüş..Kokumu özlediğini, beni istediğini bilmek hakkım değil mi sence? Bunu neden bana söylemedin? Neden gizlice grimi getirttin?
G: Senin ilgilenmediğini düşünmüştüm.
M: O, bu hayatta en değer verdiğim kadınla benim bir parçam.Nasıl böyle düşünebilirsin?
G: ..
M: Hem madem arada kalmaktan bahsediyorsun,şimdi anladın mı neden M.Can'ı görmek için Nihan'a gidip, Nihan'la da görüşmeye devam ettiğimi? Nihan'la görüşmemek için oğlumu böyle görmeseydim, M.Can'a nasıl bir baba olacaktım?Nasıl bir baba adayı olacaktım senin gözünde?
G: Ben senin M.Can'ı görmek için Nihan'a gitmene hiç itiraz etmedim Mehmet.. Sadece her dakika işte,evde,hastanede oğlun yerine annesiyle ilgilenmene, Nihan'ın istediği zaman sabahın körü,gecenin bir yarısı,bizim özel hayatımızı düşünmeden kendi için bizi rahatsız etmesine ses çıkarmamana itiraz ettim. M.Can'ı görmek için yalıya getirebilirdin.
M: Ben sadece oğlumun annesi olan bir kadının zor durumunda yanında oldum,yardım etmeye çalıştım o kadar...(biraz sessizlik olur.) Pekiyi sen Ada'yı görmek için yalıya getirmeme,orada kalmasına izin verir misin?
G: Neden olmasın?
M: Ondan ayrı kalmaya dayanabilecek misin? Yalıya dönmemeye yeminin var değil mi?
G: Olsun arada sırada uğrarım,orada kalırım.Ayrı odalarda.Ada için.
M: Bunun imkansız olduğunu biliyorsun Gümüş..Sen de ben de biliyoruz ki o yalıda birlikte kaldığımız ve yattığımız sürece, ben kendi adıma sana dokunmamaya,seni istememeye garanti veremem.Bunu yapamam.Şu anda bile, karşımda otururken senden başka birşey düşünemezken..(Mehmet Gümüş'ün gözlerine bakar.)
G: Mehmet yapma.. (Gümüş'ün gözleri de Mehmet'e kilitlenmiştir.)
M: Elimde değil ki?
MUSTAFA KE
21-12-06, 15:27
G: Mehmet lütfen, bakma bana öyle. (Gümüş sıkıntıyla elini boynuna götürür.)
M: Nasıl?
G: Mehmet ikimize de acı çektiriyorsun.
M: Ben zaten acı çekiyorum.Baksam da bakmasam da.
G: Bana neden çektiriyorsun?
M: Sen bakma o zaman.
G: Bu hiç adil değil..(Gümüş gözlerini sıkıntıyla kocaman açar.)
M: Tamam.(Gözlerini kapatır.) Oldu mu?
G: Mehmet!
M: Gümüş, söyler misin nasıl bakışlarıma engel olabilirim? Her hissettiğimde, sen istedin diye hep kendime engel olmam sence de biraz bana haksızlık olmuyor mu?
G: Ben de kendiminkilere gem vuruyorum belki,ben de engel oluyorum. Nereden biliyorsun?
M: Hiç sanmıyorum.Gözlerinden şirkette alevler çıkıyor beni görünce.
G: Ama belki hissettiklerim bu değil.
M: Öyle mi? (Mehmet gülümser, Gümüş kendi ağzıyla yakalanmıştır.)
G: (Gümüş yine sıkıntıyla elini nereye koyacağını bilemez ve boynunu tutar.)Sen şirkette bunu gayet güzel yapabiliyorsun.Demek ki isteyince oluyormuş.(Bunları söylerken yüzüne dik dik bakar.)
M: Bunu yapabildiğimi nereden çıkardın?
G: Hay Allahım! (Gümüş kızarır.)..Mehmet!
M: Sen benim hakkımda kararlar vermişsin ama yanlış vermişsin.
G: Bu konuyu kesebilir miyiz?
M: Ben değil sen açtın.Ben de sana gerçek hislerimi söyledim.
G: Kendini karşı konulmaz zannediyorsun değil mi?
M: Hayır, asıl öyle olan sensin.Tek sana karşı çaresizim.
G: Mehmet keser misin şunu?
M: Çok güzelsin.
G: Buna karşı koyamayacağımı zannediyorsun değil mi?
M: Sadece karımın çok güzel olduğunu düşünüyorum.Bunu engelleyemezsin.
Biz karı-kocayız Gümüş. Sevgimizi birbirimize anlatmanın,onu güçlendirmenin neresi yanlış? Bunu sen de hissediyorsun?
G: Hayı..
M: Boşuna inkar etme Gümüş,daha demin kendin söyledin! O zaman nedir bu çektirdiğin çile ikimize de?
G: Mehmet!!
M: Ne?!
G: Tamam..Seninle aynı yerde,hatta aynı yatakta bir gece bile geçirsem hiçbir şey olmayacak, önceden olmadığı gibi şimdi de çünkü ben istemiyorum.
M: Bana dokunduğun an kalbimin atışı hızlanır, bunu duyduğunda gerçekten böyle sakin (bunu biraz alaycı bir tavırla söyler çünkü Gümüş'ün stresi her halinden bellidir.) durabilecek misin?
G: Dururum.Çünkü aramızdaki sorunlar bunu yaşamamıza bir engeldir.
M: Sana olan sevgimin önünde hiçbir şey engel değildir.
G: Ö-hö (Gümüş hafifçe boğazını temizler,bir an önce kaçmalıyım diye düşünür ve masadan kalkar.)
M: (Arkasından yetişir ve kolundan tutar.) Nereye kaçıyorsun?
G: (Yüzünü döner.) Kaçmıyordum sadece.. (Mehmet kollarını iki yana açar ve Gümüş'ten elini ister. Çalan parça eşliğinde dans etmeye başlarlar.)
...O da özlüyormuş...benim bir tanem..çok üşüyormuş..ben olmayınca..( İkisi de önce birbirine uzak dururlar ve birbirlerine bakmamayı tercih ederler.Gümüş'ün gözlerinden bir damla yaş akar, dizlerinin bağı çözülür,titremektedir. Bir süre böyle devam ederler,derken şarkı değişir: )
Sitting here wasted and wounded at this old piano..trying hard to capture the moment this morning I don't know..cause a bottle of vodka is still lodged in my head and some blond gave me nightmares,I think that she's still in my bed..as I dream about movies..they won't make of me when I'm dead..with an iron clad fist I wake up and french kissed the morning..when some marching band keeps its own beat in my head while we're talking..about all of the things that I long to believe..about love and the truth..what you mean to me..and baby you're all that I need..I wanna lay you down in a bed of roses..for tonight I sleep on a bed of nails..I wanna be just as close as your holly ghost is..and lay you down..in a bed of roses..well I'm so far away.. each step that I take's on my way home..a king's ransom in dimes I give each night just see through this payphone...still I run out of time or it's hard to get through till the bird on the wire flies me back to you..I just close my eyes and whisper: baby blind love is true..I wanna lay you down in a bed of roses..for tonight I sleep on a bed of nails..I wanna be just as close as your holly ghost is and lay you down in a bed of roses.. Well this hotel bar hangs over whisky's gone dry..the bar keeper's wig is crooked..but she's giving me the eye..well I might have said yes..but I laughed so hard I think I died..Now as you close yoor eyes..Know I've been thinking about you..While my mistress she calls me to stand in her spotlight again..Tonight I won't be alone but you know that don't mean I'm not lonely..I've got nothing to prove..for it's you..That I'd die to defend...I wanna lay you down in a bed of roses..for tonight I sleep on a bed of nails..I wanna be just as close as your holly ghost is and lay you down in a bed of roses..
( Mehmet Gümüş'ün belini sıkıca kavrar.Saçlarının kokusunu içine çekmektedir.Gözlerini kapatır.Salon yavaş yavaş dolarken,gelenler bu genç çiftten gözlerini ayırmadan yerlerine otururlar.2 saat bitmiştir.Müzik biter.Onlarsa bu anı hiç bitmesin istercesine bir süre daha dans etmeye devam ederler.Mehmet tam Gümüş'e doğru eğilecektir ki alkış kopar: )
G:...(Gümüş kapattığı ıslak gözlerini açar.) Mehmet?
M: Efendim?
G: Artık gidelim mi?
M: Nereye?
..devamı yarın..
MUSTAFA KE
22-12-06, 11:54
G: Gidelim işte.Dışarı. (Gümüş dolan gözlerini kaçırır.Mehmet O'na bakar.Aslında Gümüş de O'na baksa Mehmet'in dolu olan gözlerini görebilecektir.Mehmet daha fazla acı çekmesini istemez.)
M: Sen bilirsin.Gidelim buradan.(Mehmet ve Gümüş insanların üzerlerindeki bakışları altında kalkarlar.Dışarı çıkarlar.İkisi de cep tel.larına sarılıp önce Berk'i,ardından Didem'i arasalar da ulaşamazlar.Mehmet bu arada Gümüş'ün gelen cevabını tekrar okur ve kendi kendine: )"Bunu bana yapma Mehmet" Eğer yapmazsam seni de kendimi de kaybedeceğim..(Gümüş'e bakar,çaresizce aramayı bırakmıştır.) Gümüş,nereye gideceksin?
G: Pınar'lara..
M: Bu saatte mi?
G: Saat daha 11.
M: Oraya gidene kadar 2!
G: Ne yani dışarıda mı kaldım?
M: Öyle görünüyor..ikimiz de dışarıda kaldık.
G: Senin de mi?
M: Benim de.
G: Nasıl?
M: Bilmiyorum arabada çıkardım en son cebimden.O zaman almış olmalı.Senin?
G: Evdeyken çantamdan yedeğini almış,bana da anahtarları verecektin deyince ben de yedek diye benimkini verdim.Ah Berk! Göstereceğim O'na.Şu 3 gün bitsin.
M: Çocuk sadece bizim için birşeyler yapmak istemiş.Bizi düşünüp bu kadar uğraştı diye O'na kızmaya gerek yok.Şimdi asıl problem biziz.Ne yapacağız?
G: Bir otele gidelim.
M: Başka çare görünmüyor.Benim a...
G: Buralarda taksi bulabilir miyiz acaba?
M: (arabasının kapısını açmış beklemektedir,sinirli bir şekilde) Ben araba,sen taksiyle mi gideceğiz? Ayrı ayrı..Daha otel bile bulmadık.Gümüş saçmalama!
G: Sana sorduğumu hatırlamıyorum.
M: Gümüş!İnat etme de bin şu arabaya. Bana ister sor, ister sorma, arabamıza bineceğiz.
G: (Gümüş Mehmet'in bu sinirli ve kararlı halini görünce, daha fazla inadını sürdürmek istemez.Saçmaladığının O da farkındadır.) Tamam.
M: Gümüş bak tek Afyon'lu sen değilsin,ben de Afyon'luyum.İnat etme de bin lütfen.
G: Geliyorum.
M: Gümüş..Ne?
G: Tamam dedim Mehmet tamam..
M: Hı..pek alışkın olduğum bir durum değil de hemen pes edince..
G: (Arabaya binmiştir bile.) Ee,haydi Mehmet..Daha otel bulmalıyız.
M: (Arabaya binmeden önce kendi kendine: ) Haydi Mehmet! (yüzüğünü öper.)
...iki saat sonra..(Mehmet bir otelin önünden arabasına biner.)
M. Yok..
G: Ne yapacağız?
M: Bilmiyorum.Bu kadar dolu olmalarını aklım almıyor.
G: Arabada uyuyalım..
M: Arabada? Ben?
G: Sanırım mümkün değil..(Mehmet herhalde der gibi başını sallar.Arabasını hareket ettirir.)
M: ( O kadar çok dönmüşlerdir ki kafası karışır.) Nereye geldik biz?
G: Otel GÜMET..(M.K: Bu isim tarafımdan Gümüş-Mehmet isimlerinden uydurulmuştur, yani tamamen hayal ürünüdür,isim benzerliği varsa onunla ilgisi yoktur.)
M: Bir de burada deneyelim şansımızı bakalım.
...
Resepsiyon: İyi geceler efendim buyurun.
M: İyi geceler,boş bir odanız var mı?
R: Var tabii.Tek misiniz?
M: Hayır yanımda karım var.Arabada..
R: Güzel.Zaten tek kişilik odamız yok.Hepsi çift kişilik.
M: Tutalım.Yalnız sizden birşey rica edeceğim.Karım benim horlamamdan rahatsız olduğu için ayrı odalarda kalmamızı istiyor.Bende de iki oda tutacak para yok.Rica etsem,sorarsa tek odanız kaldığını söyleyebilir misiniz?
R: Anladım beyefendi..merak etmeyin..kimliklerinizi alayım..
M: Bir saniye..Karımı getireyim.
...
G: Var mıymış?
M: Var,haydi in bakalım.Yalnız bir oda kalmış.Ben de tuttum.
G: Bir oda mı?
M. Evet..
G: Allah Allah ne tesadüf?
M: Gümüş..gecenin bu saatinde bir de bana 2 odalı yer arattırmayacaksın değil mi?
G: (ters ters bakar ve arabadan iner.) Hay Allahım!
...
G: Yalnız bir odanız mı var?
R: Evet efendim.
G: (Mehmet'in doğru söylediğine şaşırmıştır.)
R: Maalesef, eşinizin horuldamasına bir geceliğine de olsa katlanacaksınız..
G: Horlamasına mı?
M: Gümüş, beyefendi kimliklerimizi görmek istiyor.Evli olduğumuza dair..Aynı odada kalabilmek için gerekli bir prosedür.
G: Tamam..Buyurun..
...
R: (Gümüş'le Mehmet odalarına çıkarılırlarken,arkalarından yanındaki arkadaşına söylenmektedir.) Allah Allah..Ne fantaziler var?
X: Ne oldu?
R: Bu kimdi biliyor musun? Mehmet Şadoğlu,yanındaki de karısı.Güya beni kandırıyorlar..Parası yokmuş.Denizde kum,sende para be!
X: Otelde ne işleri varmış?
R: Ben de onu diyorum ya! Kıyafetlerini görmedin mi? Fantazi oğlum!
....
Komi: Buyurun beyefendi..
G: Burası hiç de dışarıdan göründüğü gibi değil.
M: Evet ya.Ben salaş bir yer sanmıştım...Teşekkürler buyurun..(komiye bahşiş verir ve komi gider.)
G: (Penceresine yaklaşır ve perdesini aralar.Manzara çok güzeldir, karşıdaki dairelerden birinin perdesi üzerine içeriden iki kişinin gölgesi düşmektedir.Öpüşüyorlardır.Gümüş panikle perdeyi kapatır ve arkasını döner.Arkasında durup O'nunla birlikte dışarıya bakan Mehmet'le burun buruna gelir.) Yatalım artık..
M: Yatalım.(Gümüş Mehmet'in önünden kendini zorlayarak alır.İkisinin de kalp atışları hızlanmıştır.)
G: Böyle üzerimizdekilerle mi yatacağız?
M: Benim için sorun değil.Üstümü çıkartır yatarım.Zaten hava sıcak. Sen?
G: (Bilmiyorum der gibi işaret yapar.)
M: İstersen bornoz giy.Elbette bir bornoz vardır.
G: İyi fikir..
M: Ben..
G: Ben tuvalette değişirim.
...
M: Ne tarafta yatmak istiyorsun? Her zamanki gibi mi?
G: Sen?
M: Herhalde benim küvete sığmamı beklemiyorsunuz Gümüş Hanım..
G: (Yere doğru bakar.)
M: Yok artık! O gençkendi,artık bir Yönetim Kurulu Başkanıyım ve yarına bir sürü toplantım var.Tutulmuş bir halde dolaşamam bütün gün.
G: Ben yatarım.
M: Hani biz aynı yatakta bile yatsak bütün gece, birşey olmayacaktı? Korkuyor musun yoksa?
G: (sinirlenir.) Cık cık..Korkmuyorum...( kendi tarafına yatar) iyi geceler..
M: Sana da..( yorganı çekiştirirler.İkisinin birbirlerine arkası dönüktür.İkisi de uyuyamamaktadırlar.)
G: (Gümüş yüzünü döner.) Pınar da merak etmiştir şimdi.Ada'yı da almadım.
M: (Mehmet de aynı anda dönmüştür.Yastığına yaslanarak uzun oturuşa geçer.)Cebinden mesaj bırak.Uyanıksa okur.
G: Cebimin şarjı bitik. (Gümüş sırtüstü yatmış,yattığı yerden tavana bakmaktadır.)
M: Bu aralar çok sık bitiyor herhalde..
G: Evet..en gerekli anlarda.Sen nereden biliyorsun?
M: Hiç yani.. öyledir hep..(Mehmet göz ucuyla kendi tel.una bakar.)
G: Berk'le Didem ne yapıyorlar acaba?
M: Çok önemli bir gece Onlar için.Berk'i hiç böyle görmemiştim.Büyümüş sanki.
G: Adam olmuş değil mi? Çok seviyor Didem'i..Sevgi olgunlaştırırmış.
M: Didem ve Berk..Muhteşem ikili..
G: Alay etmesene..çok tatlılar aslında.
M: Yok alay etmiyorum.Sadece annem aklıma geldi..
G: Hiç alışamadı değil mi?
M: Nasıl alışsın?
G: Şeref Annem, aslında içini gördükten sonra çok iyi bir insan..
M: Sayende.(Mehmet Gümüş'e bakar.) Sen O'nun içindeki iyi insanı yeniden ortaya çıkardın.
G: Ben sadece..
M: Sen sadec mükemmel bir insansın.
G: Hayır değilim..Benim de sınırlarım hatalarım var.
M: Bence yok...Benim tel.umu kullan istersen.
G: Ne için?
M: Mesaj..Pınar'lara?
G: Senin tel.undan mı çekeyim?
M: Kartını değiştiririz.
G: Olabilir aslında.
M: Tel.un nerede?
G: ( Gümüş te.unu kendi tarafındaki komidinin üzerine koymuştur.Ancak nereye koyduğunu hatırlamadığından hafifçe doğrularak karşıdaki aynanın önüne bakarken Mehmet tel.unu görür.) Şuralarda bir yerde olacaktı..
M: Burada.(Mehmet Gümüş'ün üzerinden doğru uzanır.Burun buruna gelirler.Birbirlerine bakarlar.Yakınlaşırlar, çok yakınlaşırlar..) Özür dilerim.
G: Ne için?
M: Mükemmel bir kadını bu kadar kırdığım için.(İkisi de birbirlerine biraz daha baktıktan sonra geriye çekilirler ve eski konumlarına dönerler.Bu arada Mehmet kendi tel.unu alır, kartını çıkarmaya çalışır ama tırnağı olmadığı için becerememektedir.)
G: Bana ver istersen.Ben çıkartırım.(Mehmet tel.ları verir.Gümüş halleder,mesajını yazar.Tekrar kartlarını yerleştirir.Mehmet'e doğru döner.Bu arada Mehmet önüne bakmaktadır.)
M: Keşke benim yerime doğru düzgün bir adamı sevseydin.
G: Ben doğru düzgün bir adamı sevdiğimi düşünüyorum.
M: Ama ben o eski ben değilim. Bencil...maço...(Gümüş Mehmet'in tel.unu yanındaki komidine koymak için O'nun üzerinden doğru eğilmiştir.Yine burun buruna gelmişlerdir.Gümüş'ün üzerindeki melek kolyesi Mehmet'in üzerine doğru sallanmaktadır.Mehmet'in ağzından kelimeler yavaş yavaş çıkıyordur.) kıskanç....ve...(daha fazla dayanamazlar ve Gümüş Mehmet'i öper.) kesinlikle.. (bir kere de Mehmet Gümüş'ü öper.)...daha aşık.
...
MUSTAFA KE
22-12-06, 12:22
1 saat sonra:
Aniden kapıda bir gürültü olur.Seslerden anlaşılan gelen polistir..
Polis kapıyı zorlar..
M: Neler oluyor?
G: Mehmet!
P: Açın kapıyı! Polis!(Polis komiye dönerek kapıyı yedek anahtarıyla açmasını ister.) Aç oğlum kapıyı..bunların açası yok..kaçmasınlar..
Polis,Mehmet ve Gümüş toparlanmaya fırsat bulamadan içeriye dalmıştır.Hemen kendilerine çeki düzen vermeye çalışırlar..
M: Ne oluyor,siz kimsiniz?
P: Asayiş şube.Arama yapmamız gerekiyor.İhbar var.Kimlikleri çıkartın!
Mehmet kimlikleri çıkartır.Diğer otel müşterileri de oda kapılarının önünde birbirlerine şaşkın şaşkın bakmaktadırlar.Kimisi gerçekten faka basmış olmanın telaşı içindedir.Polis hemen kapının önünde durmaktadır. İçeriye bakmamaya çalışır.Kimlikleri alır.Mehmet de kapının dışına kadar gelmiştir.Bu arada yüzünde bir flaş patlar.
M: Ne yapıyorsunuz siz!?
P: Sakin olun Mehmet Bey..oğlum sen de indir şu kameranı..
M: Kimden izin aldınız bunun için?
P: Arama emrizmiz burada.Sakin olun lütfen..
Bu arada başka polis gelir ve:
P-1: Amirim, bu katta yoklar..
P-2: (aşağıdan doğru bağırır.) Amirim buradalar!! (Polisler sesin geldiği yöne koşarlar.)
G: (Gümüş içeriden seslenmektedir..) Mehmet?? Ne oldu? (bornozu giymiştir, kapının arkasına vücudunu saklayarak gelir,üzerindeki bornozun kemerini sıkıca düğümler ve kafasını kapıdan uzatır.)
M: (Mehmet'in üzerinde sadece panikle geçirdiği, kemeri ve fermuarı açık olan pantolonu vardır.) Yandık..
K: ( Mehmet ve Gümüş'ün bu halini gören komi durumu kavramıştır.) Siz ne stres yapıyorsunuz ki abi? Yengeyle evli değil misiniz?
Mehmet'le Gümüş birbirlerine bakarlar..Mehmet kapıyı çeker,Gümüş'e yaklaşır ve kominin yüzüne kapıyı kapatır.İçerden sesler gelir:
M: Gel buraya..
G: Mehmet!!Açmasana kemerimi!
M: Battı balık yan gider..Nasılsa yarın manşetlerdeyiz..Açamıyorum ki zaten.Nasıl düğümledinse bunu?
G: Sıfatlarını sayarken bir şeyi unuttun sen.
M: Neymiş?
G: Kıskanç,maço,bencil ve beceriksiz.
M: Sen de unuttun..
G: Neymiş o?
M: Kesinlikle daha aşık..
the son..
dizi_tirya
22-12-06, 18:42
Gümüş ani bir hareketle odadan çıkmıştır.Merdivenlerden inerken burnundan solusa da daha sonra salona geldiğinde sakinleşir.Koltuğa oturur ve düşünmeye başlar.O sırada Şeref Pınar'ın odasından çıkmıştır.Salonda birilerinin olduğunu hisseder.Salona geldiğinde Gümüşü görür.
Şeref:Gümüş?Hayırdır kızım bu saatte?
Gümüş:Uyku tutmadı annecim.
Şeref: Olur mu uyku tutmadı kızım.Dinlenmen lazım senin.
Gümüş:Tamam anne,yatarım birazdan.
Şeref:Sana ılık bir süt getireyim,uykunu açar belki.
Gümüş "olur"gibilerinden bir bakış atar.O sırada Mehmet odada yatakta oturuyordur.Daha sonra kapıya doğru bakar.Derin bir "of"çekerek odadan çıkar.Gümüş Şerefin arkasından baktıktan sonra kanepeye uzanır ve öyle düşünmeye başlar.Göz kapakları kapanıyordur.
Ahmet:Baba ben de yatayım yavaş yavaş.Yarın okul var.
M.Fikri:Tabi oğlum.Benim de uykum geldi zaten.Muhabbet uykumu açtı.
Ahmet:Benim de benim de.İyi geceler baba.
M.Fikri:İyi geceler.
Rukiye mutfaktaki sonra işlerini bitirir.O sırada Şeref mutfağa girer.
Rukiye(şaşkın)Şeref teyze.
Şeref:Çekil bakalım.Süt ısıtmam lazım.
Rukiye:Ben ısıtayım.
Şeref:,(buzdolabını açar)İstemez.Bu gece yeterince iş yaptın zaten.
Rukiye(başını eğer)Peki nasıl isterseniz.İyi geceler.
Şeref:Hadi sana da.
Şeref öfleyip püfleyerek sütü ocağa koyar.
(Alt salon)
Mehmet merdivenlerden iner.Etrafa bakınır daha sonra salona bakar.Salonun ışıkları kapalıdır.Mehmet içeri girer.Kanepede oturup düşünmek istiyordur,onun da uykusu kaçmıştır.Gümüşün Pınar'ın yanında olduğunu düşünür.Gümüşün ise arkası dönüktür ve üzerinde battaniye vardır.Mehmet birden onu farkeder.Hafifçe gülümser.
Mehmet:Ah Pınar ah.(daha sonra gülümsemeyi keser)Peki Pınar buradaysa Gümüş nerde?Of ya.
Şeref sütü ısıtmış salona gelmiştir.Kapının tam önüne gelmeden salona bakar.Işıklar kapalıdır.
Şeref(kendi kendine konuşur)Allah Allah.Bu ışıklar açık değil miydi?Bizim kız uyuyamıkaldı acaba?
Sessizce salona girer.
Mehmet düşünceli ve endişeli bir biçimde oturuyordur.Gümüşü aramış bulamayınca da mesaj çekmiştir.Şeref birden ışıkları açar.Mehmetle Şeref birbirlerine görünce şaşırırlar.
Şeref:Mehmet?
Mehmet:Anne?
Sonra ikisi de kanepede üstü örtülü bir şekilde yatmakta olan Gümüşe bakarlar.
Şeref(kanepeye bakarak gülümser)Demek uyuyakalmış.(kanepeye oturur)
Mehmet(saf bir şaşkınlıkla)Niye burda uyuyor?
Şeref(dik dik Mehmete bakar)Sana sormalı çocuğum.
Mehmet:Anne ben ne yaptım ki?
Şeref:Sen beni deli edeceksin çocuğum.Günün her saati de bu soru mu sorulur?Üstelik geçmiş karşıma bana soruyorsun.
Mehmet:Anne onun sorunu Onurla.
Şeref(şaşkın)Ne?
Mehmet: Pınarla Onur boşanıyorlar.
Şeref gözlerini kocaman açar.Mehmet suçluluk duygusu ile Şeref'e bakıyordur.Şerefin elinden süt dolu bardak düşer.Çıkan sese Gümüş uyanır ve üzerindeki örtüyü başından çeker.Mehmet'in gözleri Gümüşe kaymıştır.Gümüş'ü görünce çok şaşırır.Şeref ise hala şok halindedir.Gümüş ise olanlardan hiçbirşeyi anlamamıştır önce Mehmet'e sonra da Şeref'e bakar.
Mehmet:Gümüş?
Gümüş(uykulu bir sesle)Mehmet!
Mehmet Gümüşe birşey diyecekken Şeref söze atılır.
Şeref(gözlerini kocaman açarak Mehmet'e bakar)Ne demek boşanmak?
Gümüş Mehmete bakar.
Mehmet(Gümüş'e baktıktan sonra tekrar Şeref'e bakar)Basbaya boşanmak işte.
Gümüş Mehmet'e hayal kırıklığı ile Mehmet'e bakar ve daha sonra hışımla salondan çıkar.Mehmet hemen ayağa kalkar.Peşinden gitmek ister.Ama Şeref onu durdurur.
Şeref:Hemen otur.Herşeyi baştan anlatacaksın.
Gümüş odaya çıktıktan sonra kapıyı kapatır ve kapıya sırtını dayar.Gözleri dolmuştur.Daha fazla dayanamaz ve ağlamaya başlar.
Pınar Defne ile birlikte yatıyordur.Önce duyduğu şangırtı sesinden sonra annesi ve Mehmet'in sesini duyunca hemen salona koşar.
Pınar:Ne oluyor?
Mehmet Pınar'a bakar ve başını yere eğer.Şeref ise Pınar'a öfke ile bakıyordur.
Şeref:Ne demek oluyor bu Pınar?
Pınar:Neden bahsediyorsun?
M.Fikri ile Ahmet aynı anda odadan çıkarlar.
M.Fikri(Ahmete bakar)Ben sana az önce uykum geldi dedim ya oğlum.Şimdi yine kaçtı.Demek ki bu gece bize uyku haram.
Ahmet gülümser.
Ahmet:Buyur baba.Sen önden git.
M.Fikri söylene söylene aşağıya iner.O sırada Berkle Bahar da odadan çıkarlar.
Bahar:Aşağıdan ses geldi değil mi?
Berk:Evet.Az önce de iki kapı kapandı.
Bahar(kaşlarını çatarak düşünür)Hayır ya.Üç.
Berk:Üç müydü?Bilmiyorum valla.
Bahar:İkisi yakından geldi.
Berk:Üçüncüsü de bana tanıdık geldi.
Bahar:Hani duymamıştın üçüncüyü?
Berk(gülerek)Bilinçaltım benimle oynuyor valla.
Bahar:Aşağıya inip bakalım.
Şeref hışımla ayağa kalkar ve bağırmaya başlar.
Şeref:Boşanacağım da ne demek?Boşanacağım da ne DEMEK?
Pınar:anne bağırma.Defne uyanacak.
Şeref:Yeteri kadar oyuncak ettiniz o çocuğu da.
Pınar:Sen ne diyorsun anne ya.Boşanmak isteyen ben miyim sanıyorsun?
Şeref(biraz sakinleşir)Kim peki?
Pınar:Kim olacak Onur.
Şeref Mehmet'e bakar.
Mehmet(ayağa kalkar)Anne!
Şeref:Sakın birşey söyleme Mehmet.
Mehmet: Olanları bilmiyorsun anne.
Şeref:Öğrendim işte.
M.Fikri olanların bir kısmını anlamıştır.Sinirli bir şekilde odaya girer.Mehmet'e Şeref'e ve Pınar'a bakar.
M.Fikri:Hiç şaşırmadım.Yine mi kavga?Anlaşıldı anlaşıldı.Bu gece sabaha kadar uyku muyku yok.
Şeref:Özür dilerim babacım.Ama olanları bilseniz.
M.Fikri(Pınar'a bakarak)Tahmin etmek zor değil.Zaten yakından ilgiliyiz.
Defne Ahmetin arkasına saklanır.
Ahmet: Defne,hadi sen odana git.
Defne:Korkuyorum.
M.Fikri Şeref ve Mehmet Defneye bakarlar.
Ahmet: O zaman beraber gidelim.Deden sana masal anlatsın.
Defne salomdakilere masumca bakarak Ahmetle gider.
M.Fikri:Şu çocuğun haline bakın.Yettiniz artık.Bir öyle bir böyle.Bizim zamanımızda bir odada olanlardan diğer odanın haberi olmazdı.Şimdi maşallah tüm evde kavga dövüş.
Pınar: Dede açıklayayım?
M.Fikri herkese oturmasını işaret eder.
M.Fikri:Anlatın bakalım.Daha neler duyacağız.
Pınar:Biz Onurla sürekli kavga ediyoruz.Bir türlü anlaşamıyoruz.
M.Fikri(söylenir)Demek damat beyin halledeceğim dediği şey buydu.
Pınar:Bilmiyorum dede.Ama Onur'la bu kez aynı düşüncedeyiz.Böyle olmuyor.Anlaşamıyoruz.
M.Fikri:Sizin bizlerden farkınız ne evladım?Biriniz birinizi alttan alsanız,birbirinizi dinlemeye çalışsanız böyle mi olur?Evlilikler sevgi saygı üzerine kurulur.Böyle eften püften şeylerden değil.Herşeyin fazlası zarar.Biraz gurur dersin fazla kaçar.Alttan alacaksınız birbirinizi.İsteklerinizi,beklentilerinizi birbirinizi kırmadan söyleyeceksiniz.Yoksa ne sevgi kalır ne de saygı.
Mehmet dedesini dikkatle dinler.Aklına Gümüş ve yaşadıkları gelir.Kafası iyice karışmıştır.Bir an önce yukarı çıkmak istiyordur.
M.Fikri uzun uzun konuşur.Herkes esnemeye başlayınca son sözünü söyler.
M.Fikri:Mehmet!
Mehmet dedesine bakar.
Mehmet:Efendim dede.
M.Fikri:Yarın Onur'u eve çağır.Konuşacaklarım var.
Pınar birşey diyecek olur.
M.Fikri:Sakın birşey söyleme.Böyle olacağı yok.Sizleri göz göre göre oraya buraya dağıtamam.Hadi şimdi herkes odasına.Hepimizin gözünden uyku akıyor.
Herkes dağılır.Mehmet yukarı çıkar.Gümüş pencerede oturuyordur.Mehmet Gümüşe yaklaşır.
Mehmet:Gümüş?
Gümüş(gözündeki yaşları siler ve Mehmete bakmadan)Sakın birşey söyleme Mehmet.
MUSTAFA KE
26-12-06, 10:47
M: Nihan'ı kıskanmak mı? Nasıl?
G: Ne demek nasıl, Mehmet?
M: Ben nasıl Nihan'ı kıskanabilirim Gümüş?
G: Basbayağı kıskanıyorsun.Başkasıyla görmek istemiyorsun.
M: Öyle mi? Ben Nihan'ı başkasıyla görmek istemiyorum?! Sebebini de söyler misin? Nedenmiş?
G: Hala O'nu seviyorsun Mehmet..Neden bu..
M: Ne?! Demek hala seviyorum.Bunu nasıl çıkardığını söyleyebilir misin?
G: Sen Nihan'ı bırakamıyorsun.Onunsa artık sana ihtiyacı kalmadı, yürüyor "sayende".. Bir işi de var "sayende"! O seni çoktan bıraktı senin anlayacağın.Bunun için de kızıyorsun O'na.
M: Ne yani? Bu kanıya bu yüzden mi vardın? Tabii ki yardım edecektim ben O'na.Benim yüzümden bir sandalyeye mahkum kalmasını hiç istemediğimi sana söylemiştim. Bunun için nasıl çabaladığımı sen biliyorsun.Ayrıca bu konuyu hallettiğimizi sanıyordum.Bana kızgın olmadığını söyleyen sendin.
G: Haklısın..hatta yürümesi şerefine Pınar'ların verdiği yemeğe bana söyleme zahmetine girmeden M.Can kucağında ailecek gittiğinizde senin geç kalmana bile ses çıkarmadım değil mi? (Mehmet daha cevap veremeden ayağa kalkarak soğuk bir ses tonuyla devam eder.) Ne kadar aptalmışım!..Dedim ki bu son olur herhalde.Artık Nihan ismini daha az duyarım.Sabahın köründe bir tel.la seni emrettiğinde gitmez olursun..M.Can arada bizde kalır...Hıh,artık gece seansları başladı.Bu akşam da oradaydın değil mi? (Mehmet'in yüzüne bakar Mehmet donup kalmış, bu söylenenlere bir anlam vermeye çalışmaktadır.O'ndan cevap gelmeyince de biliyordum der gibi emin bir ifadeyle Gümüş devam eder.) Orada kalsaydın, belki M.Can uyuyunca Nihan yalnız kalmaya korkardı yeni yürüyen biri olarak? Kimse artık O'na acımıyor çünkü..
M: ( O da ayağa kalkar ama bu son sözlerine çok hiddetlenmiştir.Ellerini yumruk yapar ancak sakin olmaya çalışır.) Ben o yemeğe katılmadım!
G: Yapma Mehmet ya! Daha fazla yalan söylemeyi bırak.
M: Yalan falan söylemiyorum!
G: Gördüm sizi Mehmet!
M: Neyi gördün Gümüş Allah aşkına!?
G: O gün Pınar'a patiklerini vermeye gittiğimde gördüm.M.Can kucağında,Nihan ve sen kapıdaydınız..
M: Evet, çünkü oğlumla geçirdiğim bir cmt.nin ardından evine bıraktım.Nihan Pınar'ın yemeğe davet ettiğini söyleyince, ben de Onları bırakayım dedim.Taksiyle uğraşmasınlar diye.Çocuklarla biraz oynadıktan sonra da geldim...Hem sen bizi görünce neden gelmedin? Bunları neden bana sormuyorsun Gümüş? Neden en son öğrenen ben oluyorum? Sormadan kendince birşeyler kuruyorsun kafanda, sonra da kendince kararlar verip bana kızıyorsun.İşte bak,hep böyle oluyor! Neden bana söylemiyorsun?
G: Söyleyince ne değişecek ki Mehmet? Bana tek söyleyeceğin tamam hayatım, daha dikkatli olurum hayatım, seni artık üzmeyeceğim hayatım..Ama yaptıklarınla söylediklerin birbirini tutmuyor! Sen değişmeye çalışmıyorsun bile! Bildiğini okuyorsun!
M: Yani şimdi tüm bu suçlamalarına hedef olmamın başka sebepler de var dediğin sebebi bu mu? M.Can'ın da anne-babasına ihtiyacı olacak yanyana yemek yemek onun da hakkı diyen sen değil misin? Ben sırf bunun için Nihan'la Ada'yı da alıp pikniğe gider, M.Can'a yaşamadıklarını yaşatırım diye düşünüyorken,bu mu sorun?
G: Ne pikniği ya? Sen ne diyorsun? Sen Nihan'la evli değilsin Mehmet! Ancak M.Can'ı da alıp benimle pikniğe gidebilirsin sen! Ne pikniği ya!Biz seninle kaç kere pikniğe gittik de..Mehmet senin ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu?
M: Gümüş ben Nihan'a birşeyler hissetmiyorum ya! Ne yapacağımı düşünüyorsun ki piknikte? Aşk yaşayacağımı mı? Ben daha bir tek kadına bakmadım, bakmayacağım diye kaç kere daha söylemeliyim sana? Bana nasıl güvenmezsin ya, inanamıyorum!
G: Güvenmiyorum çünkü bu kadar da değil! Yemeğe gitmemen seni kurtarır mı sanıyorsun? Ya ondan öncesi? Ben mahkemede yargılanacağım, Nihan orada.Pın