PDA

Tüm Versiyonu Göster : Gümüş-Senaryolar


Sayfalar : 1 2 3 [4]

yudumsun
15-11-07, 20:04
Gümüş içeri girer Mehmet Tülayı arıyıp Gümüşün Paketini adrese göndermesini ister. Tülay Tamam der. Bahar ın yanına gidip paketti ister.
Baharın işleri yoğundur Tülaya başka şeyler buyurur Paketi sonra gönderirsiniz acelesi yok der ve Paket 1 gün daha Bharın masasında bekler.
Bahar ertesi gün müşterilerini ağarlar görüşme olumlu geçmişitir.Derin bir nefes alır masasına oturur Gümüşün çizimlerine göz gezdirir kaç zamandır Şadoğlu şirketler gurubunun yeni bir iş kolunda daha faliyet göstermesini düşünüyordu üstelik bu yeni kol daha önce düşünülmüş ve hayata geçirilememiş tekstil koludur.Çizimleri inceler vakit hali geç olmuştur eve dönme vaktidir.
Gümüşün paketi bu günüde şiirkete geçirmiştir.

Şimdi İstanbul dan Afyona bir bilet alın .Ben oraya geçiyorum beni takip edin olurmu

M.Fikri ASfyonda Düğün günü geldi arkadaşlar. Bu zaman zarfında Mehmet Gümüşü Gümüş Mehmeti beklemedik anlarda düşünür bulurla.
Daha önceki bir yanlışı değiştirip Salih amcanın torununun düğünlerinde yeni bir karşılaşma yapacağım.Düğün dediğim gelinli dağmatlı düğündür ona göre.
Salih amacanın erkek torunu Serdar ile Gümüşün Afyondaki en samimi arkadaşı Serapı evlendiriyorum itirazı olan varmı?
Bu senaryo yazmakta zevkli iş şimdide Nikah memuru oldun istediğimi yapıyorum güzel iş bu işsilikte işmi edinsem kendime ne dersiniz.
Tamam tamam biraz sohbet edelim dedim anlaşıldı devam ediyoruz.
Tabiki en yakın arkadaşının düğününde Gümüş nasıl olacak dersiniz kendi tasarladığı ve kendi diktiği güzel bir kırmızı elbidse özenli bir makyaş ve güzel bir şaçla siz hayal edin hani ilk yemeğe gitikleri saç modeli olsa fena durmaz yine kırmızı diyorum çükü ona çok yakıştırıyorum.
Mehmet efendi herzamanki hali aslında düğüne gitmekten çoktan soğumuş da dedesine diyemiyor.
Sonra sıkıldım diyip kaçarım diye düşünüyor.
Ama kaçaçak mı? Kovsalar bile gitmeyecek neden mi? Bu soruyu duymamış kabul ediyorum ve devam ediyorum.

Gelin odası Gümüş Serap ve Rükiye üçlüsü.
G: Çok güzel oldun kız
S:Ay sen kendine bak hiç kimse düğünde gelinden daha güzel olamaz birde yakın arkadaş olacaksın.
G: Abartın senin düğünün diye okadar hazırlandık hem.
S: Şaka şaka canım iyi yaptın.Elbet benim sıramda gelecek.
R: Aaa ben burada durmuş sizi bekliyorum ben nasılıl .
G: Rükiye sende çok şiirinsin.
R: Şirinmi. Güzel değilmiyim .
G: Hem güzel hem şirin cadı.
R:Esahmı diyon abla.
G: Tabi.
R: Ay bu düğün neden başlamadı ya ne bekliyoruz.
S: Serdarın dedesinin İstanbuldan gelen konukları varmış annem bekleyelim dedi.
R: Ya abla adını ayakanı altına yazdın mı
S: Yazmaz olurmuyum en silinecek yere yazdım.
G: Ay ben inanmam öyle şeylere.
S: Ne var bakarsın olur.Tabi sen her gelen kızmeti geri çevirirsen biraz zor.Evde kalacan kız.
R: Benim ablamı evde kalaçak bulur şöyle uzunboylu şarışın rekli gözlü bir yakışıklı sen ne diyon.
S: Kız bu ne tarif falmı baktırdın.
G: Rükiye (Gümüş kaşını gözünü oynatır)
R: Ay inanmam ben öyle fala mala cahilmiyim ben birden azımdan öyle çıktı.
G: Sen değilmiydin ayakabının altına yazdiye Rükiye.
R: Ben şimdi giyorum sıkıldım Orhanımda gelmiştir bir bakim.
G: Gelmiştir gelmiştir.
Gümüş cam kenarına doğru yürüyüp dışarı bakar hava yeni yeni kararmaya başlamıştır. Aklına bir çift mavi göz gelirç
Bu arada Serabın kaynanası ve Annesi odaya gelirler kızlar hazırmısınız serabın annesi Ayten hanım kızına bakar.
A: Canım kızım benim bu ne güzelik.(Gözleri dolar)
Gümüş düşüncelerden sıyrılır.
G:Çok güzel olmuş diğilmi ayten teyze.
S: Ay anne neolur ağlama bak bende ağlıyacağım.
Damadın annesi Sabahat Hanım: Ne var ağlıyacak kızını teli duvaklı gelin ediyorsun der.
Gümüş hüzünlenir annesini hatırlar gözleri dolar.
Sabahat:Bak gümüş kızımıda ağlatın şimdi boyaları akaçak kısmette bulamıyacak.
Gümüş gülümser.
S:Aman anne kısmetler kapıdak baktığı yok hanımın.
G: Düğün başlıyormu geldimi misafirler Ayten teyze.
A:Geldi kızım geldi.Sen çık artık Serdar dışarıda bir aşağı bir yukarı dolandı oğlumun başı döndü .
Gümüş seraba döner.
G:Sonra görüşürüz canım hadi herşey gönlünce olsun der ve sıkıca sarılır.
S: Sağol. Yanımdan fazla ayrılma tamamı görüşürüz.
G: Görüşürüz.

Odadan çıkarlar heycanlı damat odaya girer sevgiyle hayat arkadaşına bakar.

Şimdi biz dışarı çıkalı Mehmete bakalım.
Mehmetler Gelin masasının tam karşısına gelen bir masaya buyur edilmişlerdir.
Mehmet dedesinin kulağına dede ayıp olmasın diye geldim biliyorsun yarın döneceğiz benim biraz daha işim var çok oturmam kalkarım sonrada sen ararsın seni almaya gelirim olurmu demiştir.

Nerye Mehmet efendi dur hele.
MF:Oğlum buraların düğünleri güzel olur şimdi sıkılacağını düşünüyorsun ne işi bu hani tamamdı işler.
Ben kaçın kurasıyım Mehmet efendi.
M: Tamam dede seni kandıramadım ama Salih amca duymasın olurmu.
MF: Beni yalanına ortak etmek var bak sen kerataya.
Salih: E Mehmet oğlum sen nasılsın.
M: İyiyim Salih amca siz nasılsınız.
SA: İyiyim keyfime diyecek yok torun evlendiriyorum bu Serdar senden bir yaş küçük. Ama evlenmeye meraklı kerata. Sen nezaman düşünüyorsun. Varmı yavuklun senin.
M: Yok valahi.
SA:Şöyle ahu gözlü bir güzel bulamadınmı kendine.
Mehmet bir an bir çift gözdüşünür.
SA:Ha oğlum .
M: Efendim .
MF: Denizde kum bunlarda dilber dostum.
Hela bizim diğer veleti görsen çok hızlı çok.
Bu kerata yapsada çapkınlık fazla göstermiyor.Gerçi bir ara biri vardı neydi adı Nerğiz mi
M: Efendim dede.
MF: Bak duymamazlığa geliyor köftehor.
SA: Utandırma çocuğu Mehmet Fikri geç adam çapkınlık yapacak.Durulu sonra.
Mehmetin gözleri bir yere takılmıştır. (Kime dersiniz)
Dedesi koluna dokunur sarasa .
MF: Oğlum sen duyuyormusun bizi.
M: Şey dede duydum.
Mehmet Fikri torununun baktığı yere bakar.
M: Ne dedin dede en son onu duyamadım.
M.F: Dedim bizim oğlanın çok işi var bugün erken kalkacak.Salih amcan üzüldü.
M: Yo işim yok okadar yarın halederim.
Mehmet Fikri Salihe Mehmetin baktığı yeri gösteri kulağına eğilir kim bu Ceylan dostum.
SA: Omu bizim gelinin arkadaşı Gümüş.
MF: İsmide güzelmiş kendide.

yudumsun
15-11-07, 20:29
Gelinle Dağmat yerlerine oturur Gümüş de Serabın hemen yanına.
Serapla konuşmaktadır.
S: Yanımdan fazla ayrılma.
G: Tamam canım.
S: İstanbuldan gelen konuklar şunlar galiba karşı masada.
Gümüş kafasını kaldırır Mehmet Fikriyi görür ama Mehmetin önünde biri vardı yüzünü göremez.
G: Hıı
S: Gelin olmada önce gelinlere özenirdim aklımaşimdi şaşıyorum.
G: Neden.
S: Yoruldum bittim biri oraya çekiyor biri buraya ayakabılar ayağıma vuruyor.
G: Şimdi çıkar diyeceğim sonra konuklara hoşgeldine gidince giyersin diye ama ayakların şişer hiç giyemezsin. Ben sana demed,imi küçük diye.
S:Olmuşlardı.
Damat Geline döner.
SE: Birşeymi dedin hayatım.
S: Yok canım ya.
Gümüş etrafı seyreder Anene anesini arar .
G: Anne annem nerede acaba İnci ablalarla gelecekti ama.Dur ben bi bakım olurmu.
S: Tama canım sen bak .Of ayaklarım of.
Gümüş anneanesini araramaya çıkar.

Mehmet bu arada dedesine dönmüştür tekrar baktığında Gümüşü göremez etrafa gözgezdirir. Dedesi Mehmete dönüp

MF:Ben babaaneni ilk kez böyle bir düğünde görmüştüm evladım.
M: Öylemi dede.Anlatsana.
MF:Sıkılmazsan anlatayım evlat.
Şimdi ben bir ağaca yaslanmış düğünü izliyorum takımları üzerime çekmişim jiletgibi. Bir ara halay çekenlere gözüm ilişti Üstünde böyle upuzun güzel yeşil bir elbise kadifeden boylu poslu uzun siyah saçlı bir taze.
M: Eeee
SA: Dedenin sesi kesildi bana şimdi tam hatırlamıyorum bir şeyler anlatıyordu yok annesi evlenmi diyormuş bu benim işim olmazmı ne diyormuş.Ses gitti .
Kollumladürtüm baktım başka bir alemde.
MF:Ben gözlerimi ondan alamadım bir ara bana baktı çok kısa sürdü. Bütün düğün boyunca ben o ağacın altında bana bir daha baksın diye bekledim durdum.
M: Baktımı peki bakmasa evlenmezdini ya?
SA: Bakmadı evlat Deden görmese ben görürdüm baktığını.
MF: Bakmadı ya gavurun kızı.(Hüzünle karışık güler)
M: Sonra siz nasıl evlendiniz.
MF: Düğünün dağılmasına az kalmış ben bu güzeli bir daha görürmüyüm diye bir telaş almış.
SA: Silkindi deden kızın yanına gidecek oldu yanında bir adam bitmezmi kızın.
MF: Anacığımın yanına vardım bir kenara çektim babaaneni gösterdim ana bana bu kızın kimlerden olduğunu bulacaksın dedim.
Anacığım yüzüme baktı. Oğlum nasıl bulayım nerden bileyim dedi.
Ben sen bir yolunu bulursun dedim.Benim annem kendi halinde bir kadıncağızdı .
SA: Devreye benim annam girdi araştırdı buldu .
MF:Biz Afyonun bir başındaysak oda Afyonun öbür başından çıktı.
- Mehmet hikayeyi iligiyle dinliyordur faka gelin masasınnada arada bir göz atmıyor değildir hani.
SA: Bu deden üşenmedi Afyonun öbür başına gider oldu benide yanında sürükledi durdu.
MF: Ne var Salih sen hanımla bu yollarda tanışmadınmı.
SA: Orasıda doğruya oda başka bir hikaye.
MF: Ben gide gele yoları eskiteyim bizim peder işkilenmiş bu çocuk ne işinin başında durar oldu çekip gidiyor nereye geliyor nerden kadın sen biliyorsunda bana söylemiyorsun. Anam bir yok demiş iki yok demiş babam sonunda öğrenmiş.

Aldı beni karşısına bak Mehmet Fikri efendin nedir senin niyetin söyle bana gidip kızı istiyelimi.
Ben bir cdesaretle kızında gönlü varsa istiyelim ama ben kaçtır fırsat koluyom olmadı baba dedi.
Bak şu utanmaza sen elin kızının kapılarında sabahlayıp beni elle güne rezil et kaç zaman oldun işi boşla.Böyle boş gezenin kalfasına verirlermi kızı gönlü olsada.Ben bir bozuldum o gece uyuyamadım ondan sonra birkaç gecede korkudan görmeyede gidemedim .
Baba bir gece keyifle geldi eve yarın şöyle güzel bir tıraş ol çiçeğini lokumunu yaptır kız istemiye gidiyoruz dedi.

Ben o gecede uyuyamadım gözlerim uykusuzlutan şiş . Sabah aldı annamı bir telaş bu gözlerin hali haldeyil şarhoş olmuşlar sana kim verir şimdi kız demezmi Patates bağladı Çiçek diyorum bırakmaz lokum diyorum ben yaparım dedi.Tıraş dedim yarın gidelim oğul dedi. Bende sabır kalmamış olmaz dedim.
O akşam vardık evlerine. Babam dedi oğlan sormak ister kızın gölü varmı. Kayınpeder şaşkın olurmu öyle şey.
Babam dedi olur olur neden olmasın.
M: Sonra dede.
Koydular bizi boş bir odaya yanınmızada babaanenin küçük kardeşi kaldıkmı üç çocuk yanyana.Baktım ellindeki mendile oynuyor yüzüme bir kere bakmamış.
Sordum eğer bana varmak istersen yüzüme bakman yeter ,yok istemem dersen bakmazsın giderim dedim.
Aradan nekadar zaman geçti bilmem bana çok uzun geldi orasını bilirim kafasını kaldırıp kocaman gözleriyle baktıya ,baktıktan sonra malum.

Umarım beğenmişinizdir yarın görüşürüz kendinize iyi bakın sevgiyle kalın.

yudumsun
16-11-07, 01:33
Gümüş Serabın yanına geri döner masaya oturur.Mehmet Gümüşü tekrar göreniliyordur dedesi Salih amcayla konuşmaya dalmıştır.Bu arada Rukiye Gümüşün yanına doğru gider
R:Hadi abla bizde oynuyalım.
G: Yok ben bilmem.
R: Nevar bilmiyecek oturmayamı geldi.
G: Utanırım ben ya.
S: Hadi Gümüş ya benim düğünümde oynamıyacaksında daha ne zaman oynuyacaksın.
Gümüş sıkıntıyla etrafını inceler birden karşı masadaki Mehmet'i görür.
R: Hadi abla ya azıcık kurtlarımızı dökelim.
Gümüş Mehmete bakmaktadır Mehmet de ona tabiki.
R: Gümüş abla.Gümüş abla ay abla duymuyon mu?
G:Ha ne ne dedin.
Gümüş bakışlarını yere indirir.Sonra kaçamak bir bakış atar.
Rükiyenin gözünden kaçmaz.
R: Ay ay valahi o.Abla.
S: Kim Rükiye.
R:Abla bu o değilmi hani geçen Halk Eğitine gelen.
G:Sen nerden biliyorsun.
S: Neyi nerden biliyor.Gümüş baksana sen bana.
Bu arada Mehmet dedesiyle konuşuyordur bir süre onlara bakmaz.Zaten Rukiyenin dikkatini çekmiştir yanlış anlaşılmak istemez.
G: Serap sen Rükiye bakma düşündüğün gibi değil.
S: Kız ne değil çatlatma insanı.
Bu arada düğünden erken kalkanlar tebrik etmeye gelir.Gümüş Seraptan kurtulduğunu düşünüp sevinir.
R: Ay abla İstanbulu misafirlerden biriymiş.Du bakim.Abla sana bakıyor.
G: Sus Rukiye ne bakması.
R: Bakıyor ya çaktırmamaya çalışıyor birde.
G: Rükiye sende bakıp durma ya yanlış anlıyacak.
R: Oda bakıyor biz yanlı anlıyormuyuz.
G:Ben değil sen anlıyorsun tanıdık gördüğü için bakmıştır.
R: Ay abla öyle değil kalk oynuyalım bakalım hala bakıyormu.
G:Git sen oyna ben oynamıyacağım.
R:Tamam siz bakışın bende orhanımla Tuhafiyecide böyle ba.....................
G: Rükiye.
R:Halay çekeceğiz ama.Serap abla ablam halay çekecekmiş .
Gümüş gözlerini cevirir.
S: Çekecek tabi çekmesinde ben ona neler edecem görsün.
R: Tamam ben Orhanıma diyimde bir halay havası çalsınlar.
S: Gümüş hanım halay başını kim çeker.
G: Serap ben yorgunum.
S: Yok güzelim yok ayakabılar artık vurmuyor hep beraber kalkıyoruz.
Halay müzüğü çalar Gümüş halayın başını çeker Mehmette halay başını çeken Gümüşü sehra dalar sanırsınız bir Gümüş var halay çeken.Bizim edalı kızda güzel halay çeker çifte teli oynamaz dans edemez ama halayda iyidir kızımız.
Orhan vrRüküyede halaydadır.
R: Valahi bakıyor ay beb bilmemmi ya.
O: Ne oldu sevdiceğim.
R: Ablamın haleri haldeğil .
O. Rukiye bir şeymi dedin.
Rükiye karşıdan gelen selimi fark eder .Selim Gümüş'ün enini tutup halaya girer.
R: Eyvah bu kepçe kulak selim ablamın kısmetini kapayacak ne yapsak.
Orhan anlamadan çekiştire çekişrire Gümüş ile selimim arasına zar zor girer.

Orhan anlamadan Rükiyeyele sürükleniyordu. Yanlışlıkla Rukiyenin ayağına basar.
R: Ayy Orhan yaa
O: Ya ne edem sen çekmeseydin.
R: Tamam tamam devam edelim.
O: Sen nereye bakıp duruyorsun Rukiye.Farketmedim sanma.
R: Amanda kıskanırmış.Sonra anlatırım yok bize Orhanım.
O: Sen gine bir işler çeviriyorsun ya hadi hayırlısı.
R: Hayırlısın canım hayırlısı işallah.
Gümüş Mehmete bakmadan halay çekmektedir içinde garip bir heycan duyar nefesleri sıklaşır halayı daha fazla çekemiyeceğini anlar ve Mendili Orhana verir.
Masaya kendini zar zor atmıştır.Acaba kalbi neden bukadar hızlı atmaktadır.

Gümüşün yerine oturduğunu gören Mehmet yerinden yavaşça kalkıp dedsinden izin ister Gümüşüm yanına doyru yürür.Bu sırada Selimde halaydan çıkmak ister Rükiye bir süre onu oyalar. Orhanın kulağına bu selime engel ol ablamın yanına gitmesin.
O: Neden Rukiye.
R. Ay var bir bilidiğim orahan sen dediğimi yap.Oyala şu Selim.
O. Ah Rukiye ah.
Selim Rukiye Orhan üçlüsü aynı anda halayı bırakır.
R: Hadi Orha görüm seni
R: Ne diyeceğim ben.

Ah arkadaşlar şimdi kesin gitmem gerekiyor sonra görüşürüz .

yudumsun
16-11-07, 16:17
Önce şu ayağımı bir ovayım baya açıdıda.
Nerde kalmıştık Kepçe kulak Selimi Gümüşten uzak tutma planı baş rolrde Rükiye erkek oyuncu Orhan.
Bu arada bizim mehmet yerinden kalkmış gümüşe doğru ilerliyor.
Orhan Selimin koluna yapışır.
O: Selim bir baksana .
S: Ne vardı Orhan.
Orhan birşeyler bulmak için harıl harıl düşünüyor.
S: Söylesene Orhan ne oldu
O: Pasta.
S: Ne pastası.
O. Düğün pastası.
S: Bu düğünüün mü pastasını soruyon kardeşim pastayı yaptıkta burdadamı biz dahatacağız (Bakarki Gümüşün yanında bir gidecek olur. Rükiye Orhana kaş göz işareti yamakta)
O. Tabi dağatmıyacaksın ben onu sormuyom bizim düğün pastasını soruyom.
S: Ya kardeşim sizin düğüne daha çok var nerden çıktı şimdi.
O: Yaa var.
S: Eeee
O: Rükiye diyoki bizim pasta 20 kat olsun.
S: Olumu 20 kat canım .
O: Olmaz mı.
S: Olmaz canım nasıl taşınacak hem 20 katlık pasta taşıma kalıpları bi,le yok piyasada.
O: Yaa ne yapacağız.
S: Orhan dalgamı geçiyorsun benimle.
O: Benmi olmaz diyon yani.
S: Olmaz kardeşim.
O: İyi tama 10 olurmu iki tane on katlık yaptırırız.
S: Olur olur sonra konuşsak.(Gümüşün yanına gitmek için hareketlenir.)
Rükiye yanlarında biter.
R. Orhan sordunmu.
O: Sordumda pasta 20 kat olmuyormuş.
R:Selim neden olmaz .
S: Orhan sana anlatır.
R: Parası çok tutar diyemi .
O: Paradan değil.
R: Nasılda heveslendim kızlarda söylemiştim olmayacak mı şimdi.

Eee daha bu konuşma uzar gider yok neli yaptırsak ikilitane on katı üst üste koydursak .................................

Plan başarıyla uygulandı :good:biz Mehmele Gümüşe gitelim tamam itmesene ayağıma bir daha basan olursa :icon_sorr acıdı

Şimdi Mehmetinin kendine doğru yürüdüğünü gören gümüş masada tek başınadır içini bir heycan sarar. Elerini nereye koyacağını bilemez omuzuna atığı şalıyla oynar (MUSTAFA KE azıcık bir kopya kızmaz umarım)
Mehmet gelir karşısına dikilir.
M: Merhaba.
G: Merhaba.
M: Sizi burada görmeyi hiç umuyordum.
G. Bende sizi.
M: Otura bilirmiyim.
G: Tabi lütfen buyrun.
M: Tesekür ederim.Nasılsınız.
G: İyiyim siz nasılsınız.
M: Bende çok iyiyim.(İyi olmazmısın )
Akrabanızmı.
G: Kim
M: Gelin yada dağmat.
G: Hayır ama gelin en yakın arkadaşım olur.
M: Salih amcada bizim kivremiz olur damadın dedesi.
G. Öylemi .
M: Evet.

yudumsun
16-11-07, 17:31
Bir süre susarlar.
G: Nasıl işiniz aceleydi paketi almakta fazla geçikmediniz umarım.
M: Yooo başka bir sorun çıkmadı.Çıkanları siz haletmiştiniz zaten tekrar teşekür ederim.
G: Ne önemi var ben birşey yapmadım.
M: Siz olmasaydınız biliyorumki o paketi alamıyacaktım.
Dediğim gibi ikna yeteneğiniz.
G. Sadece benden kaynaklanmadı karşıtarafda oldukça anlayışlıydı.
M. Alçakgönülülük yapmayın. Siz nasıl karıştını çözebilidinizmi ben bunu hala düşünüyorum.
G: Nasıl olduğunu bilmiyorum ancak neden olduğunu tamin ediyorum.
M: Anlatırmısınz.
Gümüş Rükiyenin telaşını ellinden kağıdı kapıp pakete yerleştşğni hatırlar.
G: Aceleden oldu çok acelemiz vardı da
Paketin teslim tarihinde biraz daha erken göndermeye çalışıyorduk geçikme olur diye.
M.Haklıymışsınız olduda.
G: Evet de okadar acele etmeseydik karışıklıkta olmayacaktı.
M: Oda doğru. Dedem her işte bir hayır vardır der hep
G: Benimde anneannem çok kulanır bu sözü.
Mehmet sesizce mırıldanır.-Haksızda sayılmazlar.
G: Birşey mi dediniz.
M. Yoo görmüş geçirmiş insanlar vardır bir bildikler.Sizcede öyle değil mi
G:Doğru söylüyorsunuz der (zor duyulur bir ses ile)
Mehmet gülümser Gümüş gözlerini kaçırır.

Mehmet fikri torununa uzaktan bakıyordu Selimin koluna dokunur bakışıp gülümserler.
SA: Kimin torunu.

Taman hemen Mehmetlere dönüyorum.
M: Şu yarışma tam olarak ne üzerineydi.
G. Tasarım yarışmasın.
M: Demek işiniz yarıtıcılık.
G: Yani tam olarak değil Hakl Efitimde Öğretmenlik yapıyorum vakit buldukçada yeni şeyler yapıyorum.
M: Yani yanılmadım yaratıcılık değil mi?Eğitiminiz bu yönde mi?
G: Aslında tekstil okumak isterdim moda ve tasarım ama kısmet olmadı.
M. Üzücü neden.
G: Çalışmam gerekti.
M: Anlıyorum ailenizin güzü yoktu sanırım.
Gümüş hüzünle başını yeere indirir.
G: Aslında yanımda olsalarda desteklerini asla eksik etmezlerdi.
M: Yanınızda değilmiler.(İlgiyle sorar)
G: Mağlesef seneler önce kaybetim onları annem babam ve kardeşlerim.
M: Özürdilerim size hatırlatarak üzdüm.
G. Önemli değil hiç unutulmayan bir şeyi hatırlatamazsınız.

Bu arada Gümüşüm yanına Safiye kadın gelir.
SAF: Gümüşüm ben yoruldum İnci kızımla eve gidim diyom.
G: Anneanne ben de gelirdim ama şimdi Serap kızar.
SAF. Sen kal güzel gözlüm ben giderim.
G: Anneanne bak kapıyı kapat acık bırakma benim anahtarım yanımda.Sen yat beni bekleme olurmu.
SAF: Nasıl yatim uyku girmez gözüme ben seni merak ederim yavrum.
Hem sen nasıl geleceksin sakın tek başına gelme Orhan seni bıraksın.
M: Siz merak etmeyin ben Gümüş hanımı sağa salim getiririm.
Safiye kadın Mehmet bakar.
SAF: Sizkimsiniz kimlerdensiniz evladım.
M: Mehmet Şadoğlu efendim nasılsınız. Bende Afyonluyum Salih amcan kirvemiz olur.
SAF: Sen elli yüzü düzgün bir çocuğa benziyorsun evladım.
M: Sağolun efendim.
G: Ay ne gerek var ben kendim gelirim anneanne. 15 dakikalık yok.
SAF: Olmaz yavrum bu kılıkta o saaatte yallarda olmaz.
M: Lütfen siz merak etmeyin.
SAF: Tamam evladın torunum sana emanet .
G: Anneanne .
SAF: Hadi güzel gözlüm iyi eylenceler sana.
Safiye kadın gider.
G: Anneannemi dediklerine bakmayın siz.
M: Yoo ben verdiğim sözü tutarım Gümüş Hanım( Canıma minet desen)
G: Zahmet olacak size.
M: Meraketmeyin hiç olmayacak.

Bu arada gelinle dağmat misafirlere hoşgeldin turundadırlar.Mehmetle Gümüş sohbeti birazdaha sürer.Zaman oldukça ilerlemiştir tabiki.Gümüş saatine göz gezdirir .
M: Vakit geldim.
G. Yok erken kaçarsam Serap çok kızar biraz daha kalsam iyi olacak konuklarda yavaş yavaş gidiyorlar.
M: Ben bir dedeme haber verim geliyorum.
G: Gerçekten zahmet etmeyinsiz.
M: Lütfen bekleyin sizin yardımlarınızdan sonra bende birşey yapmak istiyorum.
Gümüş tedirgindir zaten düğündeki kadınların bazları anlamlı anlamlı onlara bakmaktadır. Gerçekten gece bu saatte o yolu tek başına yürümek hiçte tekin değildir.Orhanları bulup onlarla gitmeye karar verir ama Rükiye ve Orhanda düğünden erken kalkanlardandırlar.
Gözleriyle etrafı arar.
Mehmet dedesinin yanında
M: Dede ben birazdan dönerim.
MF: Tamam evlatdım nereye.
M. Bir işim var sen daha burdasın diğil mi?
MF: Burdayım Salihle konuşacak ne çok şey birikmiş.Dimi Salih.
SA: Haklısın Fikriçiğim.Ne diyorduk.
M: Tamam dede fazla geçikmem.
Gümüşü gözleriyle arar Gümüş endişe ile Orhanı bulmaya çalışıyordur.Serabın yanı gider
G: Sen Orhanı gördünmü.
SER: Gördüm gitiler.
G: Yapma ya .
SE: Ne oldu sen neredesin kim o yakışıklı kız.
G: Kim.
SE:Gümüş bal gibide biliyorsun ay bu düğün telaşı bitsin elimden çekeceğin var senin.

Mehmet yanlarında belirir.
M: Gidiyormuyuz Gümüş Hanım.
SE: Nereye kalkan konukar veday gelmeye devam eder.
G: Eve Canım geç oldu düğün bitiyor zaten.
SE: Tamam haklısın sağolcanım sende çok yoruldun.
G: Lafımı olur hep mutlu ol emi.
Arkadaşına sıkıca sarılır.Damadı tebrik eder.
G: Arkadaşıma iyi bak serdar tamamı.
SER: Sen merak etme Gümüş.
Mehmette Gelin ile Dağmadı tebrik eder.
Serap Gümüşün kulağına şu telaş bir bitsin alacam senin ifadeni Gümüş Hanım der.

yudumsun
17-11-07, 16:37
Güzel bir gece bol yıldızlı açık şöyle hafiften serin bir rüzgar esiyor gecenin içinde iki kişi tanırsınız kendilerini.
Gümüş ve Mehmet tabiki yanyana yürümekteler.
Gümüş içini yavaşça çekip şalına biraz daha sarılır.
M: Üşüdünüzmü .(Cekedini çıkarmaya çalışır)
G: Yo hayır güzel havayı içime çekmek istedim sadece birazda sesizlik hoşuma gitti.
M: Evet hava çok güzel.
G: Düğün için iyi oldu bu hava.
M: Yarışma diyorduk kazanırsanız sizin için neler değişecek.
G: Bu yarışmaya arkadaşlarımın büyük ısrarlarıyla katıldım aslında bir derece alacakmıyım bilemiyorum.
M: Peki daha önceden başka bir yarışmaya katılmışlığınız varmı.
G: Yerel yarışmalardan bazılarına .
M: Sonuçlar peki.
G: Birincikliklerim var fakat.
M: Peki neden bu yarışmadan biraz umutsuz bahsediyorsunuz.
G: Böyle büyük bir yarışma ne bilim birçok yarışmacı olacaktır .
M: Gördüğüm kadarıyla biraz güven eksikliğiniz var.Peki tasarılarınızda hayata geçirdikleriniz varmı.
G: Aslında bir kaç elbise .Arkadaşlarımın özel günleri için yaptıklarım dışında yok.
M: Peki üzerinizdeki bu güzel elbise.
G: Evet buda benim aslında.
M: Demeki arkadaşlarınız size güvenmekte haklılar. Ben bu elbiseyi görerek onlara hak verdim bile.
Gümüş utanır bir ara bakışırlar.
M: Çok güzel bir elbise bu üzerindeki nakışlarda sizin eserinizmi.
G:Güven duygusu aşılamakta sizde başarılısınız.

Bir ara susup öyle yürümeye devam ederler.
Uzun bir sesizlikten sonra.
G: Çok konuşup kelimeleri harcadıkmı dersiniz.
M: İnsan susarakta birşeyler anlatabilir diye düşünürüm hep.

Biraz daha konuşmazlar bu zaman zarfında kafalarını kaldırıp yıldızlara bakarlar.
Akılarından geçenler şöyledir.

Yıldızlar her zaman bu kadar parlakmıy dı
Neden çok uzak bir yoldan gelmiş gibiyim
Neden yorgun değilim bu yol hiç bitmesin isteğim
Neden gözlerine bakmaktan bu kadar korkuyorum
Neden bu kadar korkarken bakmaktan kendimi alamıyorum

Gümüş yavaşlar bir evin kapsının önünde durur.
G: İşte burası.
M: Geldik mi
G: Evet burası çok teşekür ederim.
M: Önemli değil benim için büyük bir zevk.
G: İyi geceler tanıştığımıza çok memnun oldum.
M. Bende öyle.
-Bir rüzgar Gümüşün saçlarını yüzüne savurur.Mehmet elini kaldıracak olur.Gümüş ellini sıkmak için ellini uzatır güzel bir koku Mehmetinin içine yayılır .Ellele tutuşurlar Mehmetin dudaklarından şu sözler dökülür.
M: Yarın gidiyorum .
G: Öylemi
M: Evet erkenden yola çıkacağım.
Bir süre konuşmazlar.Sonra
G:İyi yolculuklar. (Diye sesizce söyler.
M: Sağolun.

Gümüş elini çeker Mehmet bırakır Gümüş içeri girer Mehmet geceye doğru yürür gider.

Gümüş uyur gezer gibidir kapıyı duyan Safiye kadın seslenir.
SAF: Senmi gelin güzel gözlüm.
G: ........
SAF: Gümüş güzel gözlüm.
G: Benim anneanne hemen yatacağım.
Yatağına uzanır uyuyamıyacaktır.

Mehmet Düğüne döner
M: Dede gidelim geç oldu.
MF: Evladım Salih amcan israr etti bu gece burada kalın diye.
M: Yok dede ben otele döneyim.
SA: Kalsana evladım.Yatacak yer bol,
M: Daha bavulum hazır değil ben gidip toplayayım.
MF: Evladım yarın haledersin .
M: Yarın sabah çıkacağız dede gidim .(yanlız kalmak istiyordur dalgılaşır)
MF: Benim üç beş parça zaten hiç çıkarmadım. Onlarıda alırsın
M: Efendim dede
MF: İyimisin evladım sen
M: İyiyim.
MF: Benim eşyalarıda al otel çıkışında buraya uğra.
SA: Evet oğlum beraber güzel bir kavaltı ederiz öyle yola çıkarsın.
M: Tamam Salih amaca.
Gider.

M.Fikri ve Salih Bey Mehmetim arkasından bakıp.Şu sözleri söylerler.

MF: Bizim boz kurt aklına bir ceylan koydu mirim.
SA: Vay o ceylanın haline derim dostum.
MF: Ben derim ki vay o ceylanı aklına koyan kurtun haline.
SA: Orasıda doğruya dostum.

yudumsun
17-11-07, 18:42
Mehmet İstanbulda.

Ev halkı onları karşılıyor.Şeref, Ahmet,Gülsün, Tarık, Bahar ve Berk .Pınar Amerikada. Onur yatında.Günlerdende Pazartesi sabahı Afyon İstanbul arası kaç saat bileniniz varmı . Neyse ben Pazar akşamı diyim öyle olsun.
Bu arada Gümüşün Paketi hala Baharın masasındadır bir hatırlatma.

Ş: Hoş geldiniz babacığım.
MF: Hoşbulduk gelin.
Hoş beşleri kısa kesiyorum.

Ş: Babacığım açmısınız Serher'e söyliyim hemen bir şeyler hazırlasın.
MF: Yok gelin yok ben çıkıp uzanacağım.
Ş: Oğlum sen istermisin.
M: Yok anne bende bir duştan sonra uzanacağım. Yorulmuşum.
Ş: Tama çocuğum .

Mehmet odasına çıkar duşunu alır yatağına uzanır. Bir türlü uyku tutmaz sağa döner yok sola döner yok.Gecenin bir vakti olmuştur kalkar üstüne bir şeyler alır yolara düşer. Kime dersiniz Onura tabiki Onurda kumar masasından yeni kalkmış yata doğru gitmektedir
Onur Yatına Mehmetten beş dakkika önce gelir .Ardından Mehmet gelir.
O: Oooo kaptan sen geldin mi
M: Yok yoldayım ne saçma bir soru bu
O: Ne var abi soruda ben seni beklemiyordum.
M: Gördüğün gibi bekle bekleme burdayım.
O: Hayırdır işler iyi gitmedi mi
M: Nerden çıkardın onu.
O: Ne bilim bu saatte burda benim bildiğim Mehmet şimdi kaçıncı uykusunda olurdu ya ondan dedim.
M: Uyku tutmadı .
O: Seni mi sen tutsaydın onu abi.
M: HA HA görmeyeli espiri yeteneğini ikiye katlamışın.Hem sen niye uyanıksın .
O: Ben mi .İçime doğdu can dostum gelecek diye.
M: Tabi tabi.İçecek bir şeyler var mı.
O. Olmazmı.
M: Ver o zaman şöyle denizi içimize çeke çeke içelim.
O: Yarın iş yokmu sızma buralarda gece gece içmekte nerden çıktı .
M: Çıktı bir yerden hadi be.
O: Nasıl alırdınız içkinizi Mehmet Bey .
M: Sek olsun.
O: OOOO derin mevzular ha.

Yerlerine otururlar kadehler ellerinde.
O: Oğlum biz şimdik kederden mi içiyoruz yoksa neşeden mi
M: İçiyoruz karıştırma işte.
O: İşler iyi dedinde. Konu ne anlıyamadım.
M: Hayatta sadece iş yoktur kaptan.
O: Yoktur bilirim Para var yemek var gezmek var bir sürü şey var.
M: Başka birşey yok mu.
O: Olmaz mı deniz var.
M: Başka.
O: Mehmet bakbakim sen bana .
M: Ne oldu be.(elinin anlına koyar)
O: Ateşin varmı bir bakim.
M: Yok be oğlum.
O: Şimdi sen uyuyamıyorsun gece gece gelmişin benim yanıma konuştukların anlaşılmaz ben biliyorum bu durumu şimdi anlaşıldı.
M: Ne anlaşıldı.
O: Mehmet oğlum sen kime kaptırdın gönlünü.
M. Ne kaptırması be.
O: Ben seni tanırım kaç yılık arkadaşımsın var var kim onu bilmem sadece.
Ne o Nihandan bir haber mi aldın son zamanlarda.
M: Nihan mı yooooo.
O: Başkası öylemi?
M: Ne biçim ev sahibisin içkim bitti.
O: Nasılsa anlatacaksın şimdi geliyorum.
Şişeyi getirir masaya koyar.
Aradan saatler geçtikten sonra.
M: Gözleri abiciğim gözleri varya.
O: Ne olmuş gözlerine.
M: Böyle içinde sankı ışıklar var kocaman gözleri var.
Saçları böyle uzun dalga dalga.
O: Bak sen.
M: Sesi insanın içine işliyor yumuşacık.Kokusu desen hani yamur yağarda güneşten yanmış toprakların üstüne sonra o topraklar bir koku saçar işte öyle.
Bide gülüşü.
O: Tamam dostum artık içmesen.
M: Sarhoş değilim ben.Bide bir gülüşü var anlatamıyorum.
O: Ver o şişeyi sen yarın işe gitmiyecekmisin bu halde sabah uyanamıyacaksın yada ayılamıyacaksın.
M: Sanki birşey kaldı orada.Sor hadi ne kaldı diye sor.
Onur Mehmeti kaldırır.Mehmet sendeler.
O: Sormuyorum abi tamam hadi gel seni yatırım.
M: Adı Gümüşşşşşşşş
O: Şşşş hadi of ya biraz yardımcı ol şimdi yere kapanacağız ikimizde.

Kamaraya zorla giderler ikisi birden yatağa devrilir.
Mehmet adı Gümüş diyip duruyordu.Bie şey kaldı orda.
Onur söylenir ah be Gümüş başıma ne işler açtın.

yudumsun
17-11-07, 22:33
Gümüşe mi bakalım onun Serapla kouşmalarına yer vereceğim fakat önce Gümüşün su yarışma için gönderilen paketine parmak basak iyi olacak.

M.Fikri ne dermiş Her işte bir hayır vardır.

Önce Şeref oğlunu evde bulamaz ilk bölümlerin Şerfi ne yapar dersiniz.
Kimselere çaktırmadan oğlunu arıyor tabi ki.
Onurun yatında Mehmet ile Onur koyun koyuna.
Telefon çalar uzunca bir süre.

Ş: Nerde bu çocuk sabah sabah .
Mehmet bir gözünü açar.Onurun bir bacağı üzerinde kimin elli kimin cebinde.
AAAA onlar sadece arkadaş gülüşmeyin aranızda.:img-yes:

M: Ne oluyor yaa. Of başım.
O: Telefon oğlum açsana başım şişti.
M: Bacağını çekersen kalkacam abi.Of ya ama içmişiz.
O: Durbe oğlum yorganın tamamını üstüne almışın.
Telafon ısrala çalıyordur.
O. Aç be şu telefonu kafam zaten davul gibi.
Mehmet kendini kurtarır.Telefona bakar.
M: Hııı annem.
O: Aç be oğlum of ya bütün gece sen sabahta telefonun kafamı ütüledi.
Yorganı kafasına kadar çeker.Mehmet telefonu açar.

M: Anne .
Ş: Nerdesin oğlum sen.
Mehmet saçlarını karıştırır.
M: Ben Onurun yanındayım.
Ş: Ne işin var sabah sabah Onurun yanında senin.
M: Ne var anne özlemişim arkadaşımı.
Ş: Ya çok ayrı kaldınız çok gurbetlik zor.
M: Aman anne ya.
Ş: Oğlum deden seni sorsa ben ne diyeceğim daha senin yüzünü göremeden çıkıp gitmişsin.Yatağında bozulmamış hem sesin niye öyle geliyor.
M. Nasıl geliyor.
Ş: Böyle boğuk gibi.
M: Hatlardan anne anne ne diyorsun.
Ş: Oğlum deden sorarsa.
M: Anne sesini alamıyorum hatlarda birşey var. Anne şarjımda bitiyor. Ben burdan işe geçeçeğim anne duydun mu,
Ş: Mehmet oğlum.
Mehmet telefonu kapatır.
Ş: Mehmet .
M: Oh be şimdi sorgu sual bitmezdi Onur kalksana kahvaltı edelim.Onur.
O: Git oğlum başımdan burayı beş yıldızlı otelmi sandın.
M: Kaptan ben dün gece çok mu içtim.
O: Yo o şişeleri denize boşaltık balıkları görmeliydin bir sağa bir sola devriliyorlardı.
M: Yapma yaaa.
O: Birde birşey söylüyorlardı.
M: Dalga geçme abi ya başım çatlıyacak.
O: Gümüşşşş gümüşşş gibi bir şey.
M: Gümüşü nerden biliyorsun.
O: Git giremem yine o meseleye hadi git.
M: Tamam sonra görüşürüz.
O: Görüşürüz.

YALI. kahvaltı
MF: Gelin Mehmet efendi nerde kalkmadımı.
Ş: Baba Mehmet işe gitmiş.
A: Bu saatte kavaltı etmeden.
Ş: Çok çalışıyor çocuğum.
MF: Çalışsın çalışsın iyidir.
Ş: Ahmetçiğim bir bakarmısın.
A: Ne oldu Şeref.
Ş: Birşey diyeceğim.

Masadan kalkarlar başka bir odaya geçerler.
Ş: Mehmet işte değil sen babamı biraz oyalasan işe geç gitseniz.
A: Nerde ozaman ne oluyor Şeref.
Ş: Bişe olduğu yok.
A: Babama neden yalan söyledin.
Ş: Ne var canım bunda.
A: Olmaz yalan söyleyemem Şeref.
Ş.: Oğlumuz için küçük bir yalan sen babası değilmisin insan çocuğunu korumaz mı diğimi ama.
Ahmet gözlerini çevirir.

İSTANBUL SADOĞLU ŞİRKETİ.

M.F: Bana Mehmet Beyi bul kızım.
T: Mehmet Bey gelmedi efendim.
MF: Gelmedimi.Ahmet oğlum ben gelini yanlışmı anladım.
A: Yooo baba bende ayısını anladım.(Doğrucu davutuda sonra sır oldu gitti ne adamdı diğil mi)
MF: Nerde bu çocuk.
A: Gelir babacığım arkadaşlarına felan uğramıştır.
MF: Uğrasın keratı iyi işler başardı biraz dinlenmek hakı onunda.
A: Sarıldı işlere değilmi eskisi gibi değil.
MF: Büyüyor hayta.Birde helal süt emmiş bir kızla baş göz etsek.
A. Ben biliyorum hiç öyle bir niyeti yok.
MF: Ne demişler her işte bir hayır vardır.
A: Neden söylediniz bu sözü şimdi.
MF: İşler diyorum Mehmet fabrikaya gittide ne iyi oldu.
A. Haklısınız baba.
MF: Sen nasılsın evlat.Bu aralar solgun görünüyorsun.
A: İyiyim üzerimde biraz halsizlik var sadece geçer..
MF: Yorma kendini fazla dinlen oğlum.
A:İşler böyle yoğunken .
MF. Sen ginede yormak yık oğluna birazını.
A: Sen merak etme baba ben iyiyim.
MF: Peki evladım peki.

yudumsun
17-11-07, 23:19
Bizim paket baharın masasında sadece Baharın işleri acele sanki kızın paketi yarışmaya gidemedi teslim tarihi geçikti .
Tamam M. FİKRİ ne dermiş.

Tabiki Mehmet paketin gitmediğini öğreniyor.Nasılmı. şöyle.

Şirkete geç gelen Mehmet odasına doğru giderken Tülay görür .
T: Mehmet bey dedeniz sizi sordu.
M: Tama Tülay bir odama geçim.
Mehmet odasında Bahar içeri girer.

B: Selam kuzen sabah seni göremedim.
M: Erken çıktım .
B: Bende erken çıktım.
M: Demeki senden daha önce çıkmışım.
B: Başka işlerin vardı galiba.
M: Evet sen ne diyecektin.
B: Ben şu paket odamda masada ne yapalım diyecektim.
M: Hangi paket.
B: Şu yarışma varya yanlış gelen paket canım.
Mehmet ayağa fırlar.
M: Siz o paketi adrese teslim etmediniz mi
B: Yo geldiğine göre sana sorayım dedim.
Sabah uğradım ama yoktun.
M: Bahar paket bir haftadır burada neden adrese telim etmediniz.
B: Ne var Mehmet şimdi göndeririz.
M: Nedemek şimdi nerede paket.
B: Odamda dedim ya.
M: İnanamıyorum yaaa.
B: Sakin olsana kuzen .
M: Olamam kuzen.Paketi hemen istiyorum.
B: Ben o çizimlere baktımda.
Mehmet telefona sarılır.
M:Tülay hanım Bahar hanım odasındaki paketi hemen alın biriyle adrese ulaştırın çabuk.
Bahar sende paketi Tülaya ver bulamaz şimdi.
B: Ne var acele edecek.
Tülay odaya gelir.
T: Efendim dedeniz.
M: Tülay sana söylediklerimi anlıyamıyormusun.Önce dediğimi yap.Sonra konuşacağız ben sana ne demiştim.
T: Tamam efendim hemen
B: Ne oluyor kuzen sana bir şey diyecektim.
M: Sonra Bahar sonra.
B: Tamam canım ne kızıyorsun anlamadım.
M: Kızmıyorum.(sesi biraz yüksek çıkar)
Bahar odadan çıkar.Mehmet hay allah ya teslim tarihi geçmiş ise diye düşünmektedir.

(Geçti geçmez olurmu son gün ,dündü)
Arkadaşlar ya bu senaryo yazmak güzel ben ne olacak diye meraklanmıyorum biliyorum.

Bahar hani hayata öfkeli Bahar Mehmetten pek haz etmezdi hani o zamanlar Tarık eniştesiyle pek samimi olan Bahar.Paketi Tülaya verir.
Ne sanıyor kendini bu bir paket için ama koşturdu.
Paket bu tekstil işini dedeme açsamı acaba iyide poğan toplarım aslında bir Tarık enişteme sorayım.Gidip fikrini söyler Tarık olur der Bahar dedesine söylemeye koşa koşa gider.

B: Dedeciğim gelebilirmiyim.
MF: Gel güzel kızım gel.
B: Mermer işini yoluna koyduk biliyorsunuz.
MF: Aferim kızım iyi çalıştınız.
B: Sağol dedeciğim ben birde başka bir şey söyleyecektim.
MF:Söyle kızım .
B: Başka bir alanda daha çalışsak.
MF.Mesela.
B: Mesela tekstil uzun zamandır düşünüyorum.
MF: Birde biz düşüneli yönetim kurulu toplatısında konuşşak kızım.
B: Yarın yani.Olur.
MF: Tamam kızım başka bir şey varmıydı.
B: Yok kolay gelsin.
MF: Sanada evladım.

yudumsun
18-11-07, 16:50
Bu arada Afyonlu aranızda var ise orada kına geceleri nasıl olur bana yardımcı olursa çok sevinirim.
Tabi ismi gizlenecek basına sızdırılmayacaktır.:img-blush
Şimdi devam edelim Gümüşe daha sonra bakacağız pakete ne oldu bakalımı.

Tülay paketi göndermiştir gönderi adersine yarışma aderesi gönderen adresinde Şadoğlu isimi yazmaktadır.İsim Gümüş Doğandır.
Tülay Mehmeten işitiği azarla acele böyle yapmış bu Gümüş Doğanı işe alınan yeni bir elleman olarak algılamıştır.
Mehmet Bey neden bu kadar kızmıştır acaba hem o Bahar Hanıma söylemiştir
Bahar Hanım acelesi yok demiştir neyse diyip işlerine döner.Patron milleti hepsi aynı der.Söylenirken başka bir çalışan yanına yaklaşır.
X: Ne o Tülay ne bu surat.
T: Ne var suratımda.
X: Aynaya bak istersen.Kıpkırmızı.
T: Yok birşey yok .
X: Sen öyle diyorsan .
T: Yemekte konuşuruz.
Şimdi Paket oraya gittide ne oldu tarih geçmiş. Sekreter Paketi anlır yine geçikmiş bir paket. Duygu Hanım odasına doğru gidiyordur.
S: Geçikmiş bir paket daha efendim.
D: Ne sorumsuz insanlar ne olacak.
S: Ne yapayım diğerlerinin yanına koyayımı.
D: Koy gittsin birde bu sorumsuzlarla uğraşamam işim başımdan aşkın
S: Peki ama çok fazla var geri iade etsek.
D: Seninle işim var bırak onları sonra hallederiz.
S: Peki efendim siz nasıl isterseniz.
D: Bana önce şu.............
Bizim paket burada yaklaşık iki hafta kadar bekliyecek sonra adresine iade edilecek bu zaman zarfında olacaklar için hazırsanız anlatıyorum.

Ahmet Bey hastalanacak kalp kirizi geçirecek sanırım olaylar böyle gelişiyordu karışıklık olursa kusuruma bakmayın olurmu .

M.Fikri ve Salih amca bu zaman zarfında pek boş durmuyorlar.
Bir telefon konuşması.
MF: Salih resimleri gönderdinmi.(Düğünde çekilen resimler kimler mi var kimler yok ki)
SA: Gönderdim Fikri bugün yarın ellinde olurlar.
MF: İyi iyi ceylan resimleride var mı içinde.
SA: Olmazmı mirim var tabi.

Gümüşemi gidelim olur gidelim bakalım bizim güzel gözlümüz ne yapıyormuş.Hadi biletleri aldıysanız Afyona gidiyoruz .
Serap ve Gümüş Serabın evi konuşuyorlar hoş beşleri geçiyorum.

Serap arkadaşına çayı uzatım.
S: İyiki geldin canım bende sıklıyordum evde.
G: Ne zaman işe başlıyorsun .
S: Yakında yeni bir okul yeni çocuklar bakalım nasıl olacak.
G: İyi olacak iyi bir sürü çocuğun olacak.
S: Evet böyle bıcır bıcır okutmaya birlerden başlıyacağım.
Tayinim İstanbula çıktı ama evlikik nedeniyle burada kalmam iyi oldu biraz uğraştık tuturdular bilerek evlendiz gitmemek için diye.
Ben diyorum Nikahtan sonra beli oldu onlar diyo yok.
Memur birde demezmi herkez istanbulu istiyor kadın inat etmiş Afyon diye.
-Gümüş İstanbulu duymuş biraz durgunlaşmıştır.Arkadaşının gözünden kaçmaz.
S: Gümüş.
G: Efendim .
S: Ne oldu o mesele.
G: Hangi mesele.
S: Kaçtır soruyorum geçiştiriyorsun ellime düşütün.
G: Bende bir mesele yok dedim neden ısrar ediyorsun.
S: Sen böyle suspus oluyorsunda arkadaşım benden bir şey gizlemez derdim.
G: Gizlediğim yok.
S: Ben sana herşeyi anlatıyorum .
G: Yaa sen Rükiyenin dediklerine bakma anlatımya sana karıkılığı ben.
S: Orası tamamda ne konuştunuz bütün düğün boyunca karışıklığımı.
G: Onda başka şeylerden.
S: Neylerden.
G: Kurtuluş yok işte yarışmadan .(konuştuklarını anlatır)
S: Pekte ilgiliymiş neden acaba.
G: Yardımcı oldum ya.
S: E güzelim sen niye bunları bana anlatırken pek sıkıntılısın.
G: Sıkıntılı değilim ben .
S: Kız sen sevdalandınmı doğruyu söyle.
G: Ne .
S: Ay ne var ilk görüşte aşk işte.
G: Olurmu öyle şey. Ben onu iki kere gördüm hem.
S: Ne ozaman ne bu haller ,var bir şeyler.
G: Aşk mı ben bilmemeki nasıl aşık olunur.
S: Ben bilirim bende Serdarla ilk karşılastığımda ne gıcık adam demiştim.
G: Sonra
S: O gıcık adamı zamanlı zamansız düşünür olmuştum.
G: Öylemi oluyor .
S: Yani benimki hastene kapısında beni yere serip sadece pordon demişitide ondan. Böyle popomun üstüne oturmuştum
G: Ne tesadüf ortak bir arkadaşınız kaza geçirmişti diğilmi.
S: Ya aynı odada gördümde çok şasırdım..Beni boş ver şimdi lafı çevirme.
G: Bende işte o mavi gözleri zamanlı zamansız düşünüyorum. Sevmek böylemi oluyor.
S. Bilmem sevmenin binbir tülrü hali var derler bilmezmisin.
G: Ne bilim hiç daha önce sevmedimki.
S: Ay senki ben sevdim.
G: Böyle sanki kendimi eksik hisediyorum bu kadar kısa zamanda böyle olması normal mi? Yani tanımadığın bir insanı bilmiyorum işte
S: Sen kara sevdaya düşmüşsün canım.
G: Şimdide uzman oldun niya kara dedin.
S: O İstanbulda beyzade.Sen burada mürebiye.
G: Geçer herhalde diğilmi bir süre sonra.
S: Ben nerden bilim.
Gümüşün gözleri gölgelenir Serap arkadaşına sarılır.
G: Geçer güzelim geçer sen merak etme.

yudumsun
19-11-07, 16:57
İşleri olanlara hayırlı işler alah banada iyi bir iş nasip eder işallah.
Nerede kalmıştık Afyondan sonra İstanbuladönelim umarım yol paranız vardır benim paramınada karşılarsanız sevinirim.

Gümüşün yyarışma paketi iki hafta daha yerinde dursun Mehmet habersin tabiki iade olacağından
Bahar tekstil konusunu toplantıda açar.

Şadoğlu şirketi toplantı odası
Tarık,Bahari ,Ahmet , Mehmet ,M.Fikri.
B: Ben önceliklele yeni bir söytörden bahsetmek istiyorum.
M.F: Tamam kızım başla bakalım.
Bahar açıklamasını yapar.
M.F: Peki nasıl olacak ilk etapta bununla ilgili bir çalışma yapıldımı.
B: Ben yeni bir binada ayrı bir şekilde iş yürüsün diye düşündüm .
M.F: Yani birden bire işe girmek.
B: Aslında bazı uzmanlarla görüşüyorum eğer devam derseniz bir dosya halinde size sunmak isterim. Zaten tarık eniştemde bana destek olacak.
T. Evet efendim.
M.F: Güzel peki siz ne dersiniz Ahmet.
A: Bahar dosyasını sunsun.
M.F: Sen Mehmet sen ne düşünüyorsun.
M: Yani yeni bir iş tekstil işi iyi olabilir.
Bahar gözlerini çevirir hafifçe gülümser Tarıka bakar.
M.F: Fakat .
M: Derimki biraz daha temkinli yaklaşsak yeni bir fabrika almak yerine bu işi daha iyi bilen bir fabrikaya işi yaptırsak .
M.F: Yani.
M: İyi bir ortak la yaratıcılık kısmını biz üretim kısmınıda onlara bıraksak.
M.F: Olabilir her iki öneri içinde sizden çalışmanızı istiyorum diğer toplantıda birer sunum bekliyorum bu durum incelenecek sonra nasıl yol alırız bakalım.Tamamı Bahar Mehmet görim sizi.
B: Tabiki ben hemen çalışmalara başlıyorum.
M: Tabi .
Bahar Mehmet'e bir bakış atar.( y=Baharı bilirsiniz hayata kızgın Bahar Mehmete kızdı şimdi.)

Çalışmalar başlamıştır. Şimdi Beril Hanım olaya dahil olacak o zamanları biliyorsunuz.
M.Fikri Toplantıda Mehmetin fikrini onaylıyor Özer Tekstil Beril Hanım işlere karışıyor. Eski Mehmet yok arkadaşlar endişeyede yer yok.
Eee kıskaçlıklar olacak diğilmi .

Yalı M.Fikri odasında Mehmeti çağırtmış.
M: Dede gelebilirmiyim.
M.F: Gel evladım gel aferim işlere iyiye sarıldın.
M: Görevimiz dede .
M.fikrinin ellinde Afyondaki düğünden gelen resimler vardır.
M.F: Baban bu aralar gözüme hiç iyi görünmüyor hasta gibi .
M: Bende fark etim.
M.F: Onada yardımcı olalım biraz dinlensin diyorum.
M: Haklısınız dede.
Bu arada resimlere gözü ilişir.
M.F: Bak bunları Salih gönderdi.Seninde resimlerin var.
Mehmet ilgi ile bakar.Mehmet Fikri yerinden kalkar .
M.F: Boş bir albüm vardı odada ben onu alıp gelim.
M: Tamam dede.
M.F: Al sende bak kendi resimlerini al istersen.
M.Fikri gider Mehmet rersimleri alır inceler tabiki bu resimlerde Gümüşde vardır genelde gelin masasının yanında olduğundan çıkmıştır birde halay çekerken.
Mehmet bu resmi alır cebine koyar kendi resimlerinide alır.

M.Fikri gelir.
M.F: Aldım resimlerini.
M: Aldım dede ben gidim ardık başka bir şey yok sa.
M.F: Yok evladım sen git hadi.
(Y=M.F Yaman dede iş başında )
Bir gece Mehmet ve Onur yata.
O: Eee kaptan ne haber.
M: İyilik dostum.
O: Ne o yine durgunsun yinemi aynı mesele.
M: Düşünüyordum.
O: Kimi
M: Tama onu yani anlıyamıyorum neden durup durup aklıma geliyor ya şu pakettende bir sorun çıkmadıya sevindim.
O: İyiya ne güzel.
M: Yarışmadan fazla ümitli değildi aslında ama yinede benim için iyi bir başarı olacak eğer bir derece alırsam doğru yoldayım demek olacak demişti.
O: Akılı kız anlaşılan.
M: Öyle.
Resminin çıkarır geçen gece dedesinden aşırmıştır.
Bak bu o.
O: Vay resmini cebinde taşıyorsun nerden buldun.
M: Salih amca resimleri dedeme göndermiş oradan aldım sana göstermek için.
O: Bana göstermek için yeme beni Mehmet.
M: Sen demedimi birde ben görseydim diye.
O: Dedimde ben dedim diyemi aşırdın resmi.
M: Ne aşırması.
O: Deden bu resmi sana niye versin sen burada yoksun ki.
M: Tama be oğlum görmeden aldım bir sürü resim fark etmez herhalde.
-Düşüncelere dalar.Resme bakarken.
M: Ne garip oğlum insan birine bukadar kısa sürede aşık olurmu.
O: Aşk mı.
M: Yada başka bir şey blmiyorum işte hem arda okadar mesafe var yaşanmış bir şeyde yok ki.
Onur dalar.
O: Mesafeler ve aşk yada başka bir şey duygular gerçekse .(Pınarı anımsar)
M: EEEEEE
O: Aman boşver kaptan.Hayatı biliyorsun işte yaşam seni peşine takıp gidiyor ne olacağına hep o karar veriyor.Sana verilen roleri oynuyacaksın gerisini fazla kurcalamayacaksın.
M: Hadi yaşama o zaman .
O: Yaşama.

yudumsun
19-11-07, 17:26
Bu sırada yalı Şeref M.Fikri Ahmet
Berk ve Bahar dışarıda.Berk Tuğçe ile olsun.
Ahmet bey kalp krizi geçiriyor.
Apar topar hastaneye kaldırılıyor Mehmet , Bahar ve Berke haber verilir bütün aile hastanededir Onurda tabiki.

Pınar Amerikadan arar evde kimseyi bulamaz Mehmeti çepten arar Mehmet olanları anlatır.Pınar ilk uçakla İstanbula döner.Pınar istanbulda Ahmet Bey teklikeyi atlatır bir hafta sonra eve geçerler. Herkez çok korkmuştur.
Y=Sanırım olaylar böyle gelişiyordu.

Pakette bakalım.
S: Duygu hanım bu paketleri artık iade etsek .
D: Bırak onları sonuçları açıklıyınca yaptığımız gönderilerle hapsini bir göndeririz.
Sen Emir Bey geldimi ondan haber ver.
S: Telefon etti on dakika sonra burda olacakmış.
D: İyi bekletme içeri al.Şu yarışma bir sonuçlansa. Çok yorgunum.
S: Kahve alırmıydınız.
D: Lütfen sağol.

Bu arada Beril Hanım Mehmet Beyin peşinde sadece Mehmet Beyin değil tabiki.
Şadoğlu aşağıya Şadoğlu yukarıya yemeğe gidelim kahve içelim.
Mehmet Bey işim var desede çok sefer kurtulamaz.
Bahar zaten bozuk Mehmetin önerisi kabul edildi diye hiç haz etmez Beril Hanımdanda.
Bahar tasarımcı arama işinde bildiğiniz gibi Emir ile anlaşacaklar. Bakın Duygu Hanımda Emiri tanıyor.

Duygu Hanının odası.
Kapı açılır.
E: Gelebilirmiyim.
D: Oo gel tabi gözüm yollarda kaldı nerdesin sen.
E: Yeni döndüm bir teklifi değerlendirmek için sanada bir uğruyum dedim.
D: Geçiktin ama daha erken gelecektin.
E: Yerleşmek işte başka işler ancak.
D: Tamam ne alırdın.
E: Çayını içerim.
Sen yapıyorsun.
D: Bir dakikka(telefonu kaldırıo sekretere)Bize iki çay lütfen.
Ne olsun yarışmayla uğraşıyorum.
E: Nasıl iyi bir şeyler var mı.
D: Yani var olanda var ama beni şaşırtsın istediğim bir şeye raslamadım aslında.
E: İncelenecekler.
D: Az kaldı neyse ümit kesilmez diğilmi.
E: İşi boşverelim.
D: Bir soru daha nerden geldi bu iş teklifi bakim.Ben biliyormuyum adını.
E: Aslında Tekstile yeni adım atıyorlar.
D: Ve işinde uzman arıyorlar.
E: Sen öyle diyorsan.

yudumsun
19-11-07, 19:45
ŞİRKET.
Tülay masasında.
X: Bu paket iade edilmiş Tülay Hanım.
T: Bakim.
Tülayı bir telaş sarar olamaz yinemi bu paket. Baketin üzerinde bir zarf vardır.
T:Neden etmişler.
X: Bilmiyorum .
T: Of yaa .
-Paketin üzerine bakar .Sıkıntıyla yerinden kalkar zaten geç gönderdi diye okadar azar işitmiştir umarım Mehmet bey fazla kızmaz diye içinden geçirir.
T: Mehmet Bey.
M: Gel Tülay şu dosyayı Muhasebeye ver.
T: Efendim bu paket .
M: Nedir .
T: Gümüş Doğan adına gönderdiğimiz paket efendim.
M: Anlamadım. (Yerinden kalkar)
T: İade etmişler .
M: Anlamadım neden peki.
T: Şey bilmiyorum.
M: Ne demek bilimiyorum.
T: Üzerinde bir zarf var efendim.
M: Ver bakim .
-Mehmet zarfı hızla açar bir solukta okur.-
Sayın Gümüş Doğan yarışmaya katılmaya hak kazanamadınız
İstenen teslim tarihini kaçırmış olduğunuzdan................
M: İnanmıyorum .
-Sinirle söylenir.
M: Bak Tülay sana söylediğimde göndermiş olsaydın .
T: Efendim Bahar Hanım.
M: Bahane duymak istemiyorum. Çıkabilirsin.
T: Peki efendim. Dosya.
M: Ne dosyası.Bırak şimdi onu .Bahar hanım odasındamı.
T: Evet yanında bir konuğu var.
-Mehmet yerinden kalkar Baharın odasına doğru gider.Kapıyı çalmadan içeri girer Baharın konuğu Emirdir.
B: Emir Bey anlaştığımıza sevindim.
E: Bende Bahar Hanım.
B: Ne zaman başlıyabilirsiniz.
E: Bu pazartesi olabilir.
B:PE.......
Kapı açılır Mehmet merhabasız.
M: Görüdünmü sorumsuzluğunun cezasını başkaları ödüyor.
B: Anlamadım.
M: Şu paket göndermiş olsaydın iade edilmeyecekti.
B: Mehmet Bey sizi Emir Beyle tanıştırım.
-Mehmet bir baş hareketiyle Emiri selamlar.
M: Merhaba önemli bir konuda böyle içeri daldım.
E: Tabi.
B: Sonra konuşsak.
M: Şimdide konuşsak bir şey değişmiyecek.
B: Bu kadar mühüm bir mesele değil Mehmet Bey.
M: Sizin için Bahar Hanım.
B: Yarışmaya katılsaydı başarılı olacağı bile beli değildi.
M: Bunu bilemeyiz değilmi başarılıda olabilirdi.
B: Fazla uzatmıyormusun sence.
özür dilerim Emir Bey .
E: Rica ederim ne yarışması olduğunu sormamada bir sakınca varmı.
B.: Tasarım yarışması .İsmide Geçmişten Günümüze Desenlerle Modanın Buluşmasımı onun gibi birşey işte.
E: Bu yarışma demek.Size bu çalışmanın nasıl bir sonuç alacağını söylesem bu tartışma biter mi
M.-B : Bu nasıl olacak.
E: Bana bırakın Paketi almamada bir sakınca varmı.
-Mehmet isteksizce uzatır.
M: Bunun ne yararı olacak.
E: Tartışmanın bitmesini istemiyormusunuz.
B. Aslında iyi olurda nasıl yapacaksın.
E: Size sonra açıklarım bir yemeğe katılmam gerekli gitmeme lazım.
B: Tamam Emir Bey.Eğer iyi bir derece alacaksa hatamı kabul edeceğim ve bu kişiden özür diliyeceğim zararını karşılıyacağım.
E: Bu zarar birinciyeye verilecek para ödülünüde kapsıyacakmı.
B: Eğer birinci olursa bundan daha fazlasınıda yaparım.
M: Ne gibi.
B: İş teklifi gibi.
-Mehmet bir şey diyemez .
M: Emir Bey bunu nasıl yapacağınız bize şimdi anlatsanız.
E: Şu kadarını söyliyim bu yarışmayın başında bulunan Duygu Hanımı çok iyi tanıyorum.
M. Peki sizden cevap bekliyeceğiz ozaman.Ne zaman sonuçlanır.
E: İnceleme var tabi diğer jüri üyelerine danışacak tek başına karar veremez.Tam bir şey söyliyemem.Bir hafta diyelim .
M-B: Tamam .

Bu zaman zarfında Pınarın haleri hal değildir Amerikaya kızının yanına bir an önce dönme isteğindedir fakat EK.Fakat kimseye birşey diyemiyordur.
Berk Tuçeyle gezerken Onurda Kumarhanelerde sabahlamaya devam etmektedir
Tarık ben ikinci evinden fazla çıkmaz Gülsümü iyice boşlamış durumdadır.

Bizim güzel gözlümüzde Safiye Ninesiyle beraber yarışmadan gelecek cevabı beklemektedir.Eğer yarışmayı kazanırsa elline gececek parayla evi onarmayı düşünüyordur aslında.Biraz heycanlıdır.
Halk Eğitimdeki arkadaşları ona çok güvenmektedir bunun iyi bir fırsat olacağını söylüyüp duruyorlardın yinede fazla ümide kapılmak istemez

yudumsun
19-11-07, 20:16
D: İsim ne demiştin.
E: Gümüş DOĞAN.
D: Gümüş doğan bu ismi bir yerden hatırlar gibiyim.
E: Bahar hanım bana bir karışıklıktan bahsetmişti.
D: Bir karışıklık yabancı değil aslında şu yarışmadan yeni çıktım hiçde istemiyorum aslında.
E: Beraber bakalım önce bir bakmakla bir şey kaybetmezsin.
D: Bakarız ama işi bırakıp güzel bir yemek yiyeceğiz .
E: Tamam bende meraklandım aslında sen görmeden bakmak istemedim.
D: Amerikayı bir anlat bakalım nasıldı.
E: İş yok amerika ...............................

Yemek biter.ayrılırken.
D: Yarın öylen gibi bana uğra gelirken paketide getir.
E: Tamam görüşürüz.

Ertesi gün.
E: Ben geldim.
D: Hoşgeldin.
E: İşte paket.
D: Sen neden bukadar heycanlısın
E: Verilecek cevaba göre yeni bir çalışma arkadaşım olacakmı olmayacak mı acaba.
D: Sadece benim görüşüm yetmeyecek.
E: Senin görüşünde önemli.
D: Tamam bakalım.
Yarım saat sonra.
D: Ne diyeceğimi bilmiyorum aslında .
E: Şasırtıcı .
D: Tam bizim görmek istetiğimiz anlatmış desek.Yazık olmuş yarışmaya katılamakla.
E: Yani .
D: Sence eğitim düzeyinde meslek lisesi yazıyor.
E: Evet dikkatimi çekti. İşlemeler bu koyduğu küçük işleme örnekleri.
D: Eee güzel yazık ki sonuçlar açıklandı.
E: Yinede diğer jüri üyelerininde fikrini almamız lazım.
D: Neden bu değişmezki sonuçların açıklandığını söyledim zaten nekadar iyi olursa olsun kuralara uymak gerekir.
E: Konu başka Duygucuğum belki yarışmayı kaybeti ödülü kazanma şansı var başka şeylerde.
D: Nasıl olacak.
-Emir olanları anlatır.
D: Demek bu yüzden diğerleride görsün istiyorsun. Tamam ben arkadaşlara göstereceğim sana sonucu bilidiririm.
E: Çok teşekür ederim.
D: Ne önemi var başarı ödüle herzaman layıktır.
E: Evet şimdi bir çayını içerim.
D: Yok öyle bana yemek borcun vat.
E: Gidelim.
-
--Bak sen bu Duygu hanımın Emirde gözümü var öyle bir koku aldım ben yok benim Emirle iligili başka düşüncelerim var kusura bakmasın.

Tamam bütün jüri üyeleri aynı fikirde Gümüş birinciliğe layık.Şimdi ne olacak Bahar Hanım tükürdüğünü yalıyacak kim geliyor Gümüş.
Artık yolparasından kurtulduk git gel git gel masraf oldu diğilmi.

ŞİRKET.
Emir, Bahar ve Mehmet Baharın odası.
M: Emir Bey sonuç beli oldu sanırım.
E: Evet.
B: Nedir.
E: Yeni çalışma arkadaşım Gümüş Hanım olacak.
M: Yani birici olabilirdi.
B: Cidimisiniz.Yani gördüğüm kadarıyla çok incelememiştim fakat fena değildi.
E: Yani incelendi ve görülenlerin içinde en iyisi olacağına karar verildi.
Mehmet yüzüne bir gülümseme kondurur.
M: Bu demek oluyorki Bahar sen sözünü tutuyorsun.
-Bahar yine bozulmuştur
B: Tamam yanıldım kendisini buraya devet edelim bizimle çalışmak istiyecektir ödülüde biz teslim ederiz. bakalım nasıl biri uyum sağlıyacakmı .
E: Tanışmayı bende isterim çok fazla bir eğitim almamış fakat çalışmaları heycan verici.

Ençok kim sevindi bu işe tabiki Mehmet Efendi :happy0064

M: Davet işini ben hallederim.
B: Tamam.

Mehmet önce Gümüşe cebinden ulaşmaya çalışır fakat cebine ulaşamaz Halk Eğitimi arar..
M: İyigünler Gümüş Hanım lütfen.
X: Gümüş hanım bugün izinliler.
M: Peki başka bir numarada kendine ulaşmam mümkünmü.
X. Ev numarası var ancak bunu size veremem.
M: Cep numarası bende var fakat ulaşamıyorum.
X: Yarın arayınız.
M: Peki teşekkür ederim.
X: Rica ederim.
-Gümüş ogün anneannesini doktora götürmüştür.

Mehmet akşam aramış fakat cebine yine ulaşamamıştır sabahı zor eder.Kendi kendinen şaşmaktadır heycanına ya kabul etmese diye düşünü ikna etmeliyim der sabah şirkette vaktin biraz daha geçmesini beklemektedir.
Acaba kaç gibi derse başlıyorlar diye düşünür sormadığına hayıflanır
Yine önce cebini arar cep çalmaktadır fakat cevap veren yoktur.Cep sesizde olduğu için Gümüş duymaz.
Sonra telefonuna bakar fakkat numara tanıdık olmadığından geri dönmez.
Nedense sabit numarayıda açan olmaz Mehmet onuda uzun bir süre çaldırır.
Görevli acele dışarı çıkmıştır kapıdan içeriye çok yağmur yadığı için su girmektedir onunla meşkul olur.
Mehmet bir süre ara verim daha sonra aramaya karar verir.
Bu arada katılması gereken bir kaç toplantı vardır toplantılara girer çıkışta arıyacaktır. Toplantılar beklediğinden uzun sürer sabit numarayı arar Gümüşü ister.Gümüş ise işten çıkmış Seraba uğramıştır.
Serabın evi Gümüş ellerini yıkamak için lavoboda. Telefon sesizde fakat sehbanın üstünde duruyor.
Mehmet telefonu çaldırır.
Serap farkeder.
S: GÜMÜŞ telefonun çalıyor.
G: Geliyorum ellerimi kurulayayım.
S: Kimse kararlı .
G: Tanıdık bir numaramı .
S: Bilmem sadece numara görünüyor kayıtlı olsa isimde görünürdü diğilmi.Kapatmadan baksan iyi olur.
G: Geldim. Efendim.
Uzun uzun telefonu çaldıran Mehmet nerdese kapatacaktır Gümüşün sesini duyunca birden durur.
G: Efendim.Serap ses yok.
M: Gümüş Hanım.
G. Evet Benim.
M: Ben Mehmet Şadoğlu nasılsınız.
-Gümüş şaşkındır
G: İyiyim Mehmet bey iyiyim siz nasılsınız.
M: Numaranızı başfuru formunuzun üstünden almıştım Afyonda size ulaşmak için umarım sakıncası yoktur.
G: Yooo rica ederim ne istemiştiniz.
-Serap mutfaktan odaya gelir.
S: Kimiş
M: Aslında önce bir özür dilemek istiyorum.
G: Anlamadım neden acaba.
M: Size paketi yarışmaya ulaştıracağımı söylemiştim fakat bunu yapamadım.
G: Öylemi .
M: Lütfen özürümü kabul edin.
S: Kimle konuşuyorsun sen.
G: Ne yapalım Mehmet bey sağlık olsun.
S: Mehmet????? mavi gözlü olan
M: Yo ben çok üzgünüm yaptığım hatayı mutlaka telefi edeceğim.
G: Bu nasıl olacak.
M: Şu anda müsayitmisiniz konuyu anlatmam uzun sürecek.
G: Tabi buyrun.
S: Ne diyor...........
-Gümüş arkadaşına susma işareti yapar telefonda olduğunu hatırlatır. Biraz heycanlanmıştır.
-mehmet olanları anlatır ve iş teklifinde bulunur.
-Gümüş şaşkındır ne diyeceğini bilemez.
M: Gümüş hanım oradamısınız.
G: Evet buradayım .Yani siz bana işmi teklif ediyorsunuz sırf bu paket karışıklığından dolayı.
M: Lütfen hatamı düzeltim .
G: Kabul edemem ben bu bir hataydı anlatığınız gibi karışıklık olmuş.
M: Sadece karuşıklıktan olurmu siz önemli bir yarışmada başarı gösterdiniz sizinle çalışmak istememizin nedenlerinden biride bu .
G: Ben yarışmayı kazanmadımki.
M: Anlatığım gibi birinciliğe değer göründünüz yani kazandınız.
G: Bilmiyorum ben.
M: Lütfen itiraz etmeden önce düşünün.
G: Aslında.
M: Böyle olursa kendimi daha az suçlu hisedeceğim.
G: Ben peki.Düşüneceğim.
M. Umarım iyi yönde olur cevabınızı bekiyeceğim numaramı kaydederseniz.
Cevabınız bekliyorum iyi günler.
G: İyi günler.

-Olanları Seraba anlatır .
S: Bu çok büyük bir fırsat Gümüş bence kabul et.
G: Serap ne kadar doğru olur.
S: Ne var hem paket yerinde olsaydı kazanmış olacaktın.
G: Sence buna inanmalımıyım gerçekten birinci olmuşmuyumdur.
S: Adam yalan söyleyecek değil ya.
G: Ne bilim suçluluk duygusuyla.
S: Bukadar şey uydurduğunu düşünmüyorsun diğilmi.Gitiğinde öğreneceğini hesaba katar herhelde.
G: Yani yalancı birine benzemiyordu aslında.
S: Soru ne ozaman kabul et.
G: Sorun sadece bu değil anneannem ne olacak onuda peşimden sürükleyemem hem gitsem bile işi yapabilecekmiyim.
S: Niye yapamıyasın.
G: Koca şehir oralara uyum sağlıyamazsam ne olacak.
S: Ben seni biliyorum anneanne burada kalır yerleştiğinde yanına alırsın.
G: Ben onu burada nasıl yanlız bırakırım.
S: Biz varır Rukiyeler çok yakın göz kulak olurum ben safişim sen merak etme.
G: Ben .
S: Gümüş böyle bir fırsat bir daha elline geçmez kaçırma derim.
G: Düşünecem dedim anneannemlede konuşim bakarız.
S: Deli olma.Ay bir koku alıyormusun eyvah tencerenin altı tutu.Serdar yine dalga geçeçek.

yudumsun
20-11-07, 16:21
Gümüş anneannesine söyler anneannesi.
S. Sen her şeyin iyisini benden daha iyibilirsin Gümüşüm.
G: Seni burda yaanlız bırakmak istemiyorum.
S: Kocaman kadınım ben başımın çaresine bakarım beni merak etme.
G: Nasıl merak etmem.yA İŞİ BECEREMEZSEM.
S: Ben kuzumu tanıma sen istersen her zorluğun altından kalkarsın.
G: Bilimiyorum anneanne koca şehir.
S: Canım iyice düşün tart ama benden yana tasan olmasın.Ben duvalarımı asla eksik etmem üzerinden.
G: Canımanneanem benim iyiki varsın.
S: A güzel gözlüm asıl sen iyiki varsın.
Birbirlerine sarılırlar.
Serap hala Gümüşe baskı yapıyor fırsatı kaçırma diyordur Halk Eğitimdeki arkadaşları onu yetiştiren hocası Rükiye herkez bir kere dener ise hiçbir şey kaybetmezsin diyorlardı Gümüş iyice düşünmeden karar vermek istemiyordur.Aslında oda çok büyük bir fırsat yakaladığını düşünmektedir böylece üçgün geçmiştir.Düşünürken aklıda yatmaya başlamışır bazen aklına acaba onu tekrar görmek isteği bu kararımı olumlu yöndemi etkiliyor diyede düşünüyordur.

İstanbul.
Mehmet karar sabırsızlıkla bekliyordu ellinden telefonu hiç düşmüyordur annesi meraklanmaktadır bu çocuk Afyondan geldiğinden beri bir gariptir şu son günlerde ise dahada garip
Yalı da bir akşam.
Ş: Oğlum neyin var senin.
M: Yok birşeyim anne .
Ş: Yok yok var bir şeyler ellinden telefon düşmez oldu.
M: Yok dedimye sadece bir haber bekliyorum.
M.F: Afyondanmı
M: Evet dede.
Bahar söze karışır.
B: Bu kadar düşünecek ne var anlamış değilim.
M.F: Olmazmı kızım aceleyle karar vermek yerine düşünüp karar vemek daha doğrudur.
B: Çok iyi bir fırsat sunuyoruz çok kişiye nasip olmaz.
M: Ama başka bir fırsatı kaçırmasına sebep olduk.
B: Hatamızı telafi ettik.Demek bu Gümüş hanım fırsatlardan anlamıyor.
Anlasaydı teklifi hemen kabul ederdi.
M: Düşünmesi mantıklı üstelik bu gün üçüncü gün. Orda bir işi var zaten,bir hayatıda.
B: Bırak kuzen yaaa.
MF: Kızım buna temkinli yaklaşmak desek daha iyi olur.
B: Ama düşünürken fırsatlar kaçabilir bizim biran önce kadroyu kurup işe başlamamız gerekiyor.
M.F: Şimdi sen kapalı bir kapının arkasında oturuyorsun seni adını çağırdıklarını duyuyorsun hızla yeriden kalkıp koşuyorsu bu arada kapı senden taraf açılan bir kapı ordada senin adını çağıran kişi hızla geliyor ne olacak dersin.
Sen kapıya hızla hareket ederken oda kapıyı hızla açacak kapı senin suratına çarpacak.
B: Yani dede.
MF: Şöyle yapsaydın ismini duyduğunda yerinden kalkıp yavaş ca acele etmeden karşı taraftan gelen ayak seslerini duyabilir kapının kolunun başka biri tarafından tutulduğunu görüp kendini koruya bilirdir.

Ş: Siz neden bahsediyorsunuz.
-Pınar bir köşede oturmuş hayalere dalmıştır Şeref ona doğru dönüp.
Ş: Kızım sen biliyormusun neden konuştuklarını.
P:
Ş: Kızım sana diyorum.
P: Hı nededin anne.
Ş: Sen nerdesin kızım.
P: Burdayım anne nerede olacam
Ş: Bedenin burda .
P:Ne diyorsun anne .
Ş: Yok bir şey demiyorum yok bu evde herkez bir alem. Berk efendide yok bu saat oldu. Ahmet birada şu çocuklarla sen konuşsan.
A: Ne konuşim Şeref nesi var çocukların.
Ş: Sorda öğren.
A: Birşey varsa anlatırlar diğmi güzel kızım.
P: Yaşa baba .
-Şeref sinirle çevirir başını.
Ş: Bahar berkden haberin varmı.
B: Gelsin alacam ifadesini ben onun.
Ş: Aman kızım fazla üstüne gitme.
B: Yok şımardı bu aralar .
-Ber içeri gelir.
B: Merhaba milet keyifler nasıl.
BAH: Nerdesin sen Berk.
B: Geldim işte abla burdayım işte.
BAH: Evin yolunu bulabildin.Saat kaç.
B: Ne var abla çocukmuyum ben ben odama gidiyorum.
BAH: Gel buraya konuşacağız seninle yada ben geliyorum.
B: Yorgunum abla ne diyeceksen sonra söylersin.
BAH: Berk diyorum.
M: Kuzen bırak çocuğu ya.
BAH. Bırakimde kurda kuşa yem olsun.
M: Ama yaptın koca adam kendini korur .
BAH: Koca adam da dersleri berbat ne işe geldiği var ne okula gitiği.
M.F: Sen konuşda şimdi değil yarın sağlam kafayla çözemezsen ben çekerim kulaklarını.

-Bu arada diğer olaylar Onur kumarhanede senet imzalamakta
-Gülsün Tarıktan şüpelenmekte eşyalarını karıştırmakta.
-Tarık Gülsünün şüpelendiğini farketmekte temkinli olmakta.
-Ahmet yavaş yavaş balığa çıkmakta
-Pınar karar kara düşünmektdir.

yudumsun
20-11-07, 17:21
Dördüncü gün öğlen vakti Gümüş teklifi değerlendirmeye karar veriyor.

İstanbul Şirket.

Mehmet odasında Onur yanında konuşuyorlar.
O: Kabul etmiyebilir.
M: Edede bilir kaptan.
O: Orasıda doğru kaç gün oldu.
M: Dördüncü gün.
O: Tabi kolay bir karar değil.

Telefon çalar.Mehmet telefona uzanır.Bakar.
M: Arıyor kaptan.
O: Hadi ya.
M: Evet sus açıyorum. Efendim Gümüş Hanım.
G: İyigünler Mehmet Bey nasılsınız.
M: İyiyim siz nasılsınız.
G: İyiyim teşekkür ederim.Ben düşündüm kararımı söylemek için aradım kusura bakmayın biraz geç oldu .
M: Önemli değil olumlu bir cevap verirsiniz umarım.
G: Teklifinizi kabul ediyorum.
M: Gerçekten mi.(Mehmetin yüzü gülümsemeyle aydılanır Onura göz kırpar.)
G: Evet.
M: Tebrik ederim.
G: Yanlız en erken Cuma günü gelebileceğim sorun olur mu.
M: Tabiki olmaz ne zaman geleceğinizi saaatini bilidirirseniz sizi karşılıyalım.
G: Lütfen bana adresi vermeniz yeterli bir taksiyle gelebilir.
M: Olurmu öyle şey biz karşılarız.
G: Gerçekten gerek yok.
M: Lütfen Cuma günü varış saatinizi verirseniz.
G: Tama sanırım saat 9- 9,30 gibi Kadıköy evlendirme dayresinin oradaki garda olacağımı söylediler.
M: Tamam sise bir araba göndereceğim..
G: Oldu iyigünler görüşmek üzere.
M: Sizede iyi günler .

-Mehmet Onura dönüp .
M: Oldu bu iş kaptan geliyor.
O: Kız çalışmaya geliyor kaptan.
M: Biliyorum.
O: Biraz sakin olsan
M: Ben sakinim.Ne var ya tamam biraz heycan var.
O: Senmi karşılamaya gideceksin.
M: İsterdim fakat bir toplantım var daha önce iptal etmiştim katılmam şart.Şansızlığa bakarmısın.
O:Ne var canım gelecek işte.
M: Evet gelecek.
O: Ahmet amca nasıl.
M: İyi balığa merak sardı bu aralar.
O: Hı annen ne diyor bu işe.
M: Annem iz peşinde .
O: Kimin.
M: Pınar ve benle uğraşıp duruyor.
O: Yaa Pınar nasıl kaptan.
M: İyi kaptan nasıl olacak.Siz daha görüşmediniz diğilmi.
O: Evet aslında hastanede gördüm ama sohbet edemedik.
M: Gel birgün bize .
O: İşim var kaptan.
M: Bar sen olmadanda çalışıyor başında durman şart değil ya.
O: Doğruda bırakamıyorum işte kaptan.
M: Tamam tamam sendede var bu aralar bir şeyler ya hadi bakalım.
O: Yo be oğlum ne olacak.
M: Tamam ben Gümüşün teklifi kabul etiğini diğerlerine söyliyim.
O: Bende gidiyorum sonra görüşürüz.
M: Görüşürüz arayı fazla açma.
O: Açmam cuma günü burdayım.
M: Ne sırıtıyorsun oğlum ya.
O: Merak etim şu gözlerinin içinde ışıklar olan kızı canım resimden fazla anlaşılmıyorda.
M: Git oğlum ya dalga geçme.
O: Birde o balıklar nasılda sarhoş olmuşlardı .
M: Kaptan???????
--Onur dışarı çıkarken.
O: Birde bir şarkı söylüyorlardı GÜMÜŞŞŞŞŞŞŞ
-Mehmet yerinden kalkar .
M: Komedi senin işin değil uğraşma.
-Onur gider Mehmet masasına oturur.Yüzündeki gülümseme Onurun şakalarından değildir.
Mırıldanır Gümüş sende olan ne bilimiyorum ama öğrenmeyi çok istiyorum der.
Kalkıp diğerlerine Gümüşün teklifi kabul etiğini haber verir.
-M.Fikri bu olaya en az Mehmet kadar sevinmiştir.Salihe Gümüşü sormuş soruşturmuş hakında çok iyi şeyler duymuştur.

yudumsun
21-11-07, 16:08
Biliyorum siz beni kırmazsınız bu parçayı okumadan önce lütfen senaryo yorumlar kısmına bir bakınız bakarsınız diğilmi bakarsınız biliyorum yani tekrar yazıp moral bozmak istemem daha sonra dönüp bu parçayı okursunuz olurmu

Hadi gidin bakın sizi bekliyorum.


Şimdi devam edelim

AFYON Gümüşün evi Serap,Rükiye ve Gümüş

Gümüş bavulunu ayarlıyor.
S: Heycanlımısın.
G: Offf biraz.
S: Gider gitmez arar unutma.
G: Tamam unutmam.
S: Orda kalacağın için bunların hepsini alman lazım.
G: Yok hepsini alamam en fazla iki bavul.
R: Ay abla al sen.Bak bu sık elbiselerinide al lazım olur.
G: Ya ne gerek var bunlara.
R: Olmazmı yemekli davetlere katılırsın şimdi sen.
G: Nerden çıkardın onu.
R: Ne var koca şehir hem şirketide ararştırdın öyle küçük bir şirket değilmişki.
S: Doğru söylüyor Rükiye.
R: Ay abla benim nişanımda giydiğin elbise varya sana çok yakışmıştı onuda al.
G: Tamam Rukiye tamam iki bavuldan fazlasını götürmeyeceğim anlaştıkmı.
R: Abla bana yaptığın nişan elbisesi sana olurmu.
G: Rükiye?????????
R Tamam tamam sustum işte.
G: Anneannem sizlere emanet.
S: Sen meraklanma ben bakarım Şafişime.
R: Bende bakarım gözün arkada kalmasın..
G: Biliyorumda.
S: Sen bize güvenmiyormusun.
G: Güveniyorum tabi çok sağolun yerleşir yerleşmez bir sorun çıkmaz ise yanıma aldıracağım anneannemi.

Bu sırada İstanbul. Onur ve Mehmet

O: Kaptan bu kız gelecekte nerde kalacak tanıdığı felan varmı.
M: Bak ben onu hiç düşünmedim hay aksi bir ev bulmak lazım.
O: Senin aklın nerde kaptan.
M: Tamam onur bırak dalga geçmeyi kiralık bir ev bulmalıyız üstelik mobilyalı olmalı zamanımız kalmadı.
O: Haklısın.
M: Hay aksi bir toplantıö var babamın işleride bana kaldı ne yapsak.
O: Tamam ev işini bana bırak. Ben kendi evim için anlaştığım emlakçıya bir sorarım.
M: Gerçekten mi ama şöyle sağlam bir semt olsun.
O: Benim eve yakınlarda bir yer varsa .
M: Olur çok iyi olur şimdi gitmeliyim.
O: Tamam .
M: Sağol kaptan ya.
O: Ne önemi var sen düşünme.
M: Hadi haber var tamammı.
O: Tamam görüşürüz.
M: Görüşürüz.

Arkadaşlar şimdi bu sahneyi iyice bir dinleyin.:icon_whis

Şirket Mehmet odasında.Bahar içeriye girer.
B: Müsayitmisin az zamnını alacağım.
M: Tabi gel kuzen bir toplantım var ama zamanı gelmedi.
B: Kısa zaten Tülay diyorum şimdi tekstilede başladık bize yetişemiyor ben diyorumki bir asistan daha alsak.
M: Tabi neden olmasın .
B: Yanlız Tülayla ben çalışmak istiyorum.
M: Tamam olur ilan verelim.
B: Yok Tülaya bir soralım önce varsa tanıdığı.
M: Tamam ben söyliyeyim.
B: Olur kolay gelsin.
M: Tülayı görmek istediğimi söylermisin.
B: Tamam gönderiyorum.
T: Beni istemişiniz efendim.
M: Gel Tülay .
-olayı anlatır Tülay bozulmuştur biraz.
M: Tanıdığın senin kadar yetenekli bir arkadaşın varmı.
T: Aslında var efendim de.:icon_sorr
M: İyi nezaman başlıyabilir tabi kabul ederse.
T: En kısa zamanda kendisi yeni işten ayrıldıda.
M: İyi sen tamam dersen alırız. Cumaya kadar başlarmı .
T: Hemen yarında başlıyabilir.
M: İyi Cuma günü Gümüş hanım gelecek işleri bir an önce devret bir süre yardımlaşırsınız Gümüş hanım bekletilmeden içeri alınsın.
---Tülay içinden yinemi bu Gümüş hanım.
T: Şey efendim şu paket meselesinde hala kızgınmısınız.Yani Bahar hanım ne derse desin ben ısrarcı olmalıydım aslında.
M: İyiki olmamısın Tülaycığım iyiki olmamışsın.
T: Anlamadım efendim.
M: Neyi anlamadın.
T: Yok birşey efendim.
---Tülay içinde sürgün edildik olamaz hemde Bahar hanıma off off çekiyordur.:img-wink:
Tülaya ben off çektiriyorum ne uğruna yeni bir işe girme uğruna arkadaşlar Tülat telefonunu alır arkadaşı Songülün numarasını bulur :img-blush Sana bir süprizim var der iş buldum.:img-wink:

Yeni işimi açıklıyorum Şadoğlu şirketler gurubunda asistan olarak işe başlıyorum dadada dam bye

Kızdınız mı kızmadınız diğim mi

yudumsun
21-11-07, 17:24
Ben size kendimi nasıl affetireceğimi biliyorum:dance:
Tamam sözü kısa kesip senaryoya başlıyacağım birde şiir süprizim olacak özlediniz mi şiirlerimi :img-angel
--Şu dizimizin güzel müziğini hatırlyalım herkezin neler yaptığını gözteren kısa görüntüleri hatırlayalım Gümüş vedalaşıp otobüse biniyor Mehmet Gümüşün resmine bakıyor ve arkada bir şiir okunuyor yudumsundan.

Gidiyorsun
Ardında toprağın
Toprağında koca bir çınar
Anan ,baban,ğardaşların
Açı ve tatlı bir çok anılar.

Mavisi bol o şehirde
Umutların hep ak kalsın
Karanlık gecelerini daima yıldızlar aydınlatsın
Her yere düşütüğünde inancın seni ayağa kaldırsın
Aşk saracaksa bedenini ruhunu açıtmasın.
O koca şehir senden hiçbir şeyini almasın.
Hep böyle temiz hep böyle olduğun gibi kalasın.

Şimdi devam edelim Gümüş istanbula varır varır varmaz Afyonu arar vardığını haber verir. Heycanlıdır garda kendini bekliyen arabayı bulur ve şirkete doğru yola çıkarlar.

Şirket .
M: Songül hanım bu toplantı uzun sürmez eğer uzun sürerse Gümüş hanımı bekletmeden odama alın geldiğini haber verin kendisinin burda olmasına az kaldı.
S: Peki efendim.:P

-Gümüş şirkete gelmiştir kapıya doğru ilerler araba hemen gitmiştir birden valizlerini hatırlar daha sonra sorarım diye düşünüp danışmaya ilerler.
Bu arada Tülay ve Songül dedikodu yapıyorlardı
S: Gümüş hanım neredeyse gelir.
T: Kim bu merak ediyorum görmem lazım .
S: Anlatmıştın ya.
T: Sürgünüme sebep.
S: Hadi gitsene.
T: Sonra görüşürüz.

Gümüş yukarıya çıkar
G: Merhaba ben Mehmet Beyle görüşmek istemiştim.
S: Gümüş hanım.
G: Evet benim geleceğimi biliyordu.
S: Evet ben sizi odasına alım haber verim. Bu arada bir şey istermiydiniz.
G: Bir bardak su rica etsem.
S: Hemen geliyor.
G: Sağolun.
---Gümüş odaya girer etrafa bakar heycanlıdır bunun sadece işten dolayı olmadığını biliyordur.Yol boyunca etrafı seyretmiş insanların koşuşturmasını izlemiştir biraz tedirgin olmamışda değildir hani.
Hayat burada çok hızlı akıyor olmalı diye düşünür.

Bu arada Mehmetin toplantısı biter.
S: Mehmet bey Gümüş hanım geldi.
M: Tamam. Çok oldumu.
S: Yok efendim yeni geldi.
M:Tülay beril hanıma haber verecekti Bahar hanım M.Fikri bey Emir bey Beril hanım geldikten sonra bir toplantı olacak büyük salonda .Tarık beyede haber ver ayrıca.
S: Tamam efendim.
--Mehmet içeri girer Gümüş ayağa kalkar .
M: Rahatsız olmayın hoş geldiniz.
-Gümüş yol yorgunu olduğu için nasıl göründüğünü pek bilmiyordur biraz rahıtsız olur.
G: Hoşbulduk.
M: Nasılsınız biliyorum yol yorgunusunuz aslında sadece tanışmak için bir toplantı olacak daha sonra dinlenebilirsiniz.
G: Teşekkür ederim aslında bir otele geçip kendime çeki düzen vermek isterdim.
M: Gayet iyi görünüyorsunuz.
Bu arada Songül içeri girer konuşma kesilir suyu Gümüşe uzatır gümüş teşekkür eder Mehmete dönüp siz birşey istermiydiniz diye sorar.
M: Hayır çıkabilirsin.(Gümüşe dönüp)Sizin için bir ev ayraladık.
G: Ne zahmet etiniz ben otelde kalırdım.
M: Ne zahmeti buraya çalışmaya geldiniz kalacak bir yere ihtiyacınız olacak bu yüzden size sormada ben bir yer buldum tabi sadece iki aylık kirayı verdim mobilyalı siz bir bakın başka bir yer düşünürseniz müsayit olduğunuzda geçersiniz.
G: Ne diyeceğimi bilemiyorum ben.
-Ofis telefonu çalar.
M: Bişey demeyin lütfen bir saniye.(telefonu açar.)
S: Beril hanım gelemiyecekmiş efendim ben yinede Bahar hanım Mehmet fikri bey ve Emir Beye haber verimi. Yanlız Tarık Beyde dışarıda ulaşamıyorum.
M: Tamam haber ver bizde geçiyoruz odaya teşekkür ederim.: Şimdi sizinle bir toplantıya katılmamız lazım Bahar hanım Emir bey ayrıca dedem olur Mehmet Fikri beyle tanışacaksınız.
G: Peki yanlız bavullarım.
M: Onları evinize gönderdim.
G: Evim (diye mırıldanır)

Toplantı odası.

M.F: Hoşgeldin kızım hayırlı olsun.
G: Teşekkür ederim.
B: Hoşgeldiniz Bahar ben benim çok işim var o yüzden kalamıyacağım öncelikle sebep olduğum karışıklık ve geçikme için özür diliyorum.
G: Rica ederim hoşbulduk.
E: Gümüş hanım hayırlı olsun ben Emir beraber çalışacağız.
G: Sağolun.
B: Şimdi bir kaç şey söyleyip kaçacağım tekstile ilk adımımızı atıyoruz bu adımın sağlam olması için çok iyi hazırlanmalıyız.O yüzden sıkı bir çalışma şart.
Umarım hepimiz için başarılı bir çalışma olur Emir bey işinde oldukça uzman sizin yeteneğinizi görmemizde çok faydası oldu. Tabi yetenek yetmiyor .
M.F: Tamam kızım şimdi seninle gidip şu meremer sözleşmesini konuşalım.
B: Peki dede tekrar hayırlı olsun.
E: Bahar hanım işinde çok titizdir benim olduğum gibi sizinle pazartesi tekrar görüşürüz o zamana kadar iyigünler .
G: Teşekkür ederim.
-Gümüş biraz afalamıştır ama sağlam bir şirkete iyi bir işe başladığını farkındadır biraz boynu ağrıdığı için boynunu tutar.
M: Ben size kalacağınız evi gösterim.
G: Gerçekten siz rahıtsız olmayın ben bir taksiyle giderim adresi verirseniz.
M: Rahatsız olmam .
G: İşlerinizden kalmayın.
M: İşlerimi bitirdim şimdi çıkalım lütfen.
G: Peki.

Eve gidilir ev gezilir.
M: Beğendiniz umarım biraz küçük aslında.
G. Hayır küçük değil yeterince büyük.Mobilyalarda oldukça güzel.
M: Evi bir arkadaşım buldu bende ilk defa görüyorum.
Gümüş tedirgin olmuştur ensesindeki saçlarla oynar.
M: Neyse ben sizi yanlız bırakim dinlenin Pazartesi görüşürüz.
G: Teşekkür ederim görüşürüz.
M: Aslında aç iseniz yemekte yiyebilirdik.
G: Arabadada söylediğim gibi hiç aç değil.
M: Tamam ozaman iyi günler.Ayrıca hayırlı olsun.
G: Teşekkür ederim sizede iyi günler.
-Kapıyı kapatır kalbinin hızlı atışı biraz olsun yavaşlamıştır kendi kendine ne oluyor sana der kapının öbür tarafında aynı soruyu soran başka biri vardır.

yudumsun
21-11-07, 23:13
Tülay ile songül yapıyorlar.Hiç hazetmem gerçekten.
Bardaklarınızı alın dinlemeye gidiyoruz.
T: Geldimi Gümüş hanım.
S: Geldi hatta gitti bile.
T: Ya hani ben görecektim bana niye haber vermedin.
S: Seni aradım ama bulamadım kocaman şirket.
T: Cepten çaldırsaydın ya.
S: Yine gelir merak etme.
T: Nerden biliyorsun hem nasıl biri.
S: Böyle su gibi güzel ayrıca çokda içten bir gülümsemesi var.
T: Demek öyle .
S: Evet .
Beril Hanım yanlarına doğru gelir.
B: Mehmet bey odasındamı.Tülay.
T: Hayır Beril hanım dışarıda.Size yeni işe başlıyan arkadaşımı tanıtim.
B: Merhabaç Ne zaman gelir.
S: Merhaba efendim giderken söylemedi sanırım dönmeyecek.
B: Tülay bu toplantıyı kaçırdım işim çıktı.
S: Evet sizinle ben konuşmuştum.
B: Tülayla konuşuyorum ben
T: Beril hanım Songül Mehmet beyin yeni asistanı.
B: Öylemi pardon. Neden sormadınız dönüp dönmeyeceğini acaba.
S: Ben .........
B: Tabi yenisiniz öğreneceksiniz ben hiç gelmeyeceğimi söylemedim size öyle hatırlıyorum.
Neyse cepten arar ulaşırım.

S: Bu mu Beril hanım .
T: Evet.
S: Pek sevimsiz bir tip.Umarım çok muhatap olmam.
T: Üzgünüm yeni ortaklarımızda.
S: Birde şu dosyaların şifresini versen .
T: Tamam .Başka soru varmı gitmeliyim.
S: Soracağım daha çok şey var da sen işini halet
T: Sonra tekrar bakarız şimdi gitmem gerekli.Müsayit olduğumda tekrar gelirim.
S: Tamam görüşürüz.
T: Bana bak bir daha Gümüş hanım geldiğinde haberim olacak.
S: Tamam tamam hadi git.
Gümüş Cumartesi sabahı uyanır bir süre öylece tavana bakar.Sonra hadi bakalım Gümüş kalkma vakti Gidip biraz alış veriş yapmalıdır. Evde herşey vardır beyaz eşyalar güzel bir ev sadece yecek yoktur acaba kirası ne kadardır pağlı olmalı diye aklından geçirir. Bir an bu evin kirasını nasıl verecem ben kaç para diye endişeye düşer.
Mehmet arabada eline bir zarf tutuşturmuştur. Bu hesep cüzdanınız içinde kartınızda var ayrıca ödül paranızda hesapta demiştir hatırlar ve rahatlar.
Aslında iş teklif etmişlerdir ödül parasına gerek olmadığını söylemiştir fakat Mehmet sizin hakınız diyip konuyu kapatmıştır. Yorganını üstünden atar bütün camları açar havayı içine çeker Yeni bir hayata hoşgeldin Gümüş sonra kendi kendine Hoşbulduk der.
Dışarıya çıkar.

Mehmet Onur bir kafedeler.
M: Ev güzeldi yanlız biraz küçükmüydü.
O: Küçükmü paşam siz yalıda yaşıyorsunuz ondan küçük gelmiştir.
M: Ne paşası kaptan.
O: Barboros Hayretin paşaşı paşaların paşası.
M: Ay kahvaltı yapmadan iştahım kapandı. Acaba ne yapıyor.
O: Bizim yaptığımız sanırım.
M: Biz senin esprilerinle iştahtan kesiliyoruz.
O: Ne var ev küçükmüş koca ev işte.
M: Tamam tamam hani sen dün gelecektin.
O: İşlerim vardı.
M: Ne işleri bunlar.
O: Boşver beni senin planın ne.
M: Bilmem bir arayıp sorsamı belki bir şeye ihtiyacı vardır.
O: Bırak kızı kocaman kız bakar başının çaresine.Hem sabah sabah neye ihtiyacı olacak.
M : Yolda konuştuk burada hiç tanıdığı yokmuş liseden birkaç arkadaşı buraya taşınmış fakat izlerin kaybetmiş.
O: Sadece anneannesi var demiştin.
M: Evet.
O: Ailesini nasıl kaybetmiş acaba. Benim gibi depremde mi.
M: Bilmiyorum sadece kaybetiğini biliyorum.
O: Tanışmak isterim .
M: Tanışacaksın.
O: Sen duygularına bir isim koyabildinmi.
M: Nasıl yani.
O: Anladın işte .
M: Ne hisetiğimi soruyorsan çok karmaşık yani onu hep görmek istiyorum .
O: Başka.
M: Yetmez mi böyle saçıyla oynuyor bazen utanıp bakışlarını kaçırıyor bu halleri hoşuma gidiyor.
O: Başka.
M: Ne bilim çok hoşlandığım kesin.
O: Sadece hoşlanmak mı.
M: Dahada fazlası olabilir kapatalımı bu konuyu beni brakalım.
Eeee senden ne haber hep işlerim diyorsun da.
O: Ne olmuş bana .
M: Yokmu kız arkadaşın felan diyorum.
O: Yok nerde.
M: Olsa iyi olur yani. Anlat bakalım hayalindeki kızı nasıl olsun.
-Onur bir süre düşünür.
O: Şöyle sarışın boyu boyuma huyu huyuma rekli gözlü olursa hiçte fena olmaz.
M: Kaptan bu bahsetiğin tarif Berkin kız arkadaşlarının tarifine benziyor.
O: Sayi Berk ne yapıyor.(konuyu değiştirmek için atılır)
M: Ne yapsın felik felik kaçıyor.
O: Deden öğrenmedi daha.
M: Öğrenmedi fakat Bahar kokuyu aldı.
O: Berkin başı belada desen.
M: Evet kaptan.
O: Kadınlar oğlum hep başımızı belaya sokarlar
M: Hepsi değil kaptan.
O: Yoo hepsi işin garibi ne biliyormusun genelde başımı belaya soktukları kişide kadın olur.
M: Nasıl yani.
O: Yani berk bir kadın için bir kadından köşe bucak kaçıyor.
M: Fakat dostum bu işin sonu daha sonra bir erkeğe dayanıyor.
O: Nasıl.
M: Şöyleki Berk bir kadın için bir kadından kaçıyor tamam fakat kaçtığı kadın dedemden saklanıyor.
Yaaaaa
O: Karışık işler derin mevzular sence mili takım ne yapar.
-Mehmet düşüncelere dalar acaba Gümüş ne yapıyordur.
O: Mehmet sana diyorum
M: Ne diyordun.
O: Milli Takım oğlum ne yapar sence.
M: Kazanır herhalde.
O: Kazanması şart kaptan.
Düşünceli bir şekilde.
M: Doğru söylüyorsun kaptan. (Diye mırıldanır.)
.

yudumsun
22-11-07, 00:06
Şirket Gümüş ile Emir.
Mehmet bir günaydın için uğrar.
M: Merhaba Günaydın.
E: Günaydın Mehmet bey.
G: Günaydın.
M: Nasılsınız.
(Gümüşe bakıp konuşmuştur Gümüş ellindeki işe bakmaktadır)
E: İyiyiz .
M: Siz nasılsınız Gümüş hanım
G: Ben de iyiyim sağolun.
M: Tanışmanızı istediğim bir kişi daha var bugün sizi tanıştıracağım.Beri Hanım ortağımız.
G: Peki.
M: Neyse size kolay gelsin.
E: Sizede.
G: Sizde kolay gelsin.

-Mehmet bir süre bakar ver sonra gider.

E: Evet Gümüş sana Gümüş dememde bir sakınca varmı.
G: Hayır Emir bey .
E: Senin bana bey demende sakınca var.
Şu hanım ve beyleri aradan kaldılarım çenemizi bunlarla yormuyalım olrmu.
G: Siz nasıl isterseniz.
E: Sen nasıl istersen bu işte beraberiz bir ekibiz.
G: Peki.
E: Evet şimdi işimize bakalım senin şu yarışma için gönderdiğin çizimler bize işe nereden başlıyacağımızı gösterecek.
G:.........
E: Öyle bakma salt onlar yetmiyecek evet iyiler ama yarışmada çok çok iyi bir şeyler olmadıkları için iyi bulundular.
G: Öylemi.
E: Yani yarışmayı kazanamamış olman bizim işimize yarıyacak bunlar üzerinde çalışabiliriz dediğim gibi çıkış için önemli.
G: Anlıyorum.
E: Ama en etkilendiğim şu nakış örnekleri senin emeğin mi.
G: Evet.
E: Bunlarla iyi birşey yapmamamız zor gibi.
-Gümüş gülümser.
E: Şımarmak ise yok ,
Gümüş suratını asar.
E: Surat asmakta yok disiplin şart ve çok çalışmada gerekli.Beni anlıyormusun.
-Gümüş anlıyorum der gibi başını salar.
E: İyi o zaman biraz çizimlerini inceliyelim sana benim çizimlerimde göstereceğim.

Onlar çalışa dursun Beril hanım Mehmet sadoğluna doğru ilerliyor.

B: Mehmet Bey içeridemi.
S: Geldiğinizi haber verim.
B: Beni bekliyordu zaten.
S: Biliyorum efendi.
(Telefonu alır.) Beril hanım geldiler.
M: Tamam (Mehmet sevinmiştir Gümüşü görmek için bir bahanesi olmuştur)
Kalkar kapıyı açar
M: Hoşgeldin Beril.
-Beril kapıta karşılanmaktan gururlu.
B: Ben zaten geliyordum.
M: İçeri geçmiyelim seni biriyle tanıştıracağım.
B: Kimiş şadoğlu.
M: Sana bahsetmiştim Emir Beyle beraber çalışacaklar.
B: Şu Afyonlu kız değilmi.
M: Evet o hadi gidelim.
B: Bir kahveni içseydim.
M: Sonra içeriz.

Gümüş ile Emir kafa kafaya vermiş çalışıyorlardır.
Mehmet odaya girer.
M: Umarım işinizi bölmüyorum.
E: Önemli değil.
M: Gümüş Hanım sizi beril hanımla tanıştırim.
Beril Gümüş hanım.
G: Merhana nasılsınız.
B: Evet şu şansız pardon şanslımı demeliydim Gümüş hanım.
G: İkisinide dediniz zaten bana seçmesi kaldı.
-Beril tepeden bakan bir edayla.
B: Şanslıyı seçersiniz herhalde.
M: Aslında Gümüş hanım hangisini seçer bilmiyorum ama ben şirket açısından şanslıyı seçiyorum.
-Beril bozulmuş bir şekilde.Ellini uzatır.
B: Hayırlı olur işallah
E: Ben iyi işler yapacağımıza inanıyorum .Sizde iyi bir üretim yaparsanız tabi.
B: Tabiki her iki tarafın kazanması için.
-Beril bozuntusunu beli etmeden Evet Şadoğlu şimdi seni yemeğe götürebilirim size kolaygelsin der ve Mehmetin koluna girer.
-Gümüş ikisine bakar.
M: Aslında yemek için erken ben açıkmadım.
B: Ama ben açıktım hadi gidelim öyle bir yer keşvetimki çok şık bayılacaksın .
Neredeyse sürükliyerek Mehmeti götürür.

-Gümüş arkalarından bakarken.
E: Sende açıtınmı saat baya olmuş.
G: Ben aslında pek aç değilim.
E: Ben açım buraya yakın bir dürümcü var dürümleri mütiş. hele ayranları köpüklümü köpüklü. Hadi işe dalarız sonra aç kalırsın.
G Tamam en azından bir ayranını içerim.
E: Dürümleri görmeden konuşma.

Bu sırada Mehmet yapışkan Berilden kurtulamamıştır.Kurtulmaya çalışırken dedesi görmüştür olay şöyle gelişir.
Kolidor.
B: Hadi ama Mehmet.
M: Benim işlerim var.
-Mehmet Fikri karşıdan onlara doğru gelmektedir.
M.F: Nasılsınız Beril kızım seni Cuma bekliyorduk.
B: Evet M.Fikri bey aslında işim çıkmasaydı gelecektim.Sanırım Mehmet gelmedim diye kızmış.
M: Ne kızması Beril.
B: Yemeğe gidelim diyorum işim var diyor.
M.F: Oğlum bir hanımefendi geri çevrilirmi ne ayıp ben size böylemi terbiye verdim.
M: Dede işim olmasa.
M.F: İşin olsada değişmez.
M: Peki hadi gidelim.
B: Gönülsüzsen deden diye geliyorsan.
M.F: Bayan kısmıda ısrarcı olmamalı aslında. Neyse zamanın gençleri işte bizim zamanımızda böylemiydi gençlik Hadi size afiyet olsun
M: Dede sende gel istersen.
M.F: Yok oğlum ben bugün erken gideceğim.
M: Birşeyiniz yok işallah.
M.F: Biraz başım ağrıyor aslında gidim dinlenim.

yudumsun
22-11-07, 17:14
Dedimki büyülü anları bozmaya niyetim yok tahmin edin siz ilk büyülü anı.
Ben devam ederim .

-Gümüş işe başladığına çok memnundur Emir Beyden öğreneceği çok şey vardır.
Şirket Gümüş ve Emir.

E: Evet Gümüş ne dersin buna. Senin çalışmanı bu modelde uygulasak eteklerinin çevresine.
G: Çok güzel olur Emir.
E: Eee nasıl gidiyor alıştın mı İstanbula.
G: Yani pek değil.
E: Benimkide soru işten fırsat bulup İstanbulu tanıyacaksın.
G: Yani biraz korkutuyor beni.
E: Evet o yanı var özelikle geceleri ama çok güzeldir.
G: Evet tahminededbliyorum üzerine okadaş şiir yazımış. .
E: Çok yoğunuz aslında sadece öyle yemeklerine vakit ayırıyoruz dışarıya çıkabiliyoruz.şikayetin yok diğilmi bu hızlı tempodan.
G: Asla çalışmaktan şikayet etmem amacım bu işi öğrenmek en iyi şekilde.
E: Sen akılı bir kızsın çabanı görüyorum.
G: Size .
-Emir kaşını kaldırır.Gümüş utanarak.
G: Sana teşekkür etmek istiyorum
E: Neden.
G: Yani yetişmem konusunda bana verdiğin desteğe .
E: Haketiğin bir şey bu teşekküre gerek yok.Evet işimize dönelim.
G: Tamam.
E: Şu model içinse ,hadi sen fikrini söyle.
G: Ben deseni bunun kol ve yakada uygulasak derim. Ve gögüsteki kupların kenarında iyi durur.
E: Doğru yoldasın.Bir ara işden fırsat bulduğumuzda seninle tanışmak istiyen bir arkadaşım var gideriz diğilmi.
G: Tabi kim.
E: Gevezeliğe son . Bak bu modeldeki pile bozmuş sanki diğilmi onun yerine pensmi yapsak acaba.

-Beril Mehmetin peşinde .
B: Şadoğlu sezonu kaçırmamamız lazım.
M: Daha zamanımız var .
B: Yani varda bir yandan eleman yetiştirmek bir yandan koleksiyon hazırlamak .
M: İşler yolunda Emir beyle yeni konuştuk.
B: Yani önemli biliyorsun.
M: Biliyorum ve gidişattan memnunum. Baharda öyle.
B: Ben yinede sizden bir toplantı istiyorum.Sen Bahar ve M.Fikri bey yeterli.
M: Tamam .

Toplantı.
M.F: Tarık nerde oda olsaydı.
B: Tarık bey dışarıda.
Beril: Yani sizede söyleyebilirim endişelerim.
Bahar: Endişe derken.
Beril: Bizim koleksiyonun gidişatı hakkında .
M : Ben gereksiz olduğunu söyledim
Bahar: Neden bahsediyorsunuz her şey yollunda.
Beril: Yani daha profosyonel insanlarla çalışsak demek istemiştim.
--Beril Mehmetin Gümüşe olan ilgisini farketmiş birazda yapacağı hırsızlıkta daha iyi şeyler çalabilme endişesine girmiştir üstelik Şadoğlundan önce yapacakları defile için olaya daha hız katma çabasındadır.Tabiki kimsenin bu durumdan haberi yoktur.
Taki Gümüş ve Emir şupelerini açıklıyıncaya kadar.Onların şüpelerini açılamaları dosyalarını kaybetiklerinde başlıyacaktır.
B: Emir beyin uzmanlığı tartışılmaz Beril Hanım.
Beril: Yani ben ondan değilde.
-Mehmet atılır tam ağzını açaçak Mehmet Fikri onu susturur.

MF: Beril hanım endişelerinizi söylemenizde bir sakınca görmüyorum.
B: Bana hak vereceğinizi biliyordum.
M.F: İzin verin sözümü bitirim bakın bu iş bizim içinde önemli hiç kimse zarar etmek istemez .Emir Beyin uzmanlığı konusunda Bahar hanımla hem fikirim.
-Bahar başıyla onaylar.
Beril: Biliyorum da ben..........
MF: Lütfen henüz bitirmedim.Gümüş hanım konusunda endişlerinize gelince .
Bahar: Biz Emir beye güveniyoruz siz bu konuyu dert etmeyin üretim konusuna yoğunlaşın.
M.F: Bahar kızım bir dakkika söyleyeceklerim bitmedi demiştim.
B: Özürdilerim dede.
M.F: Eğer benim gibi hepimiz Emir beye güveniyorsak bunun bir nedenide onun bu işi hepimizden iyi bilmesidir.
Yanı Ne kızım sen (Bahar döner )Moda tasarımını ondan iyi bilebilirsin (Nede siz Berile döner) bana sorarsanız ben kara cağilim bu konuda.
Şimdi Gümüş hanım belki eğitim konusunda yetersiz olabilir karacağil olduğum bir konuda ben Emir beyin görüşlerine katılırım.
O yetenekli diyor ise ve bu konuda bir şikayeti yoksa olmadığını biliyorum sorun yok demektir.

-Beril bozguna uğramıştır.
-Mehmet gülümser, Bahar gülümser ,Mehmet Fikri yerinden kalkar.
M.F: Bilmediğim bir konuda bilen birinin sözü üstüne söz söylenmez
Toplantı bitmiştir.

yudumsun
22-11-07, 17:42
Ne dersin MUSTAFA KE.

Neyse Gümüş çalışıyor .
Berili Mehmetle gördükçe üzülüyordur.
Mehmet Gümüşle bir öğlen yemeğine çıkmayı başbaşa kalmayı bir türlü denk getirememiştir. Gümüşün Emirler senli benli konuşmalarına şahit olduğunda bu durum onu rahıtsız etmiştir.
Babasının olmayışı Tarkın başka bir işler cevirmesi Berilin ısrarlarıyla bir türlü amacına ulaşamanın verdiği sıkıntılarla uğrasmaktadır .Bir akşam Şirkete Onurla konuşurken sıkıntılarından behseder.
O: Eee kaptan ne zaman tanışacağız Gümüş Hanımla.
M: Bilmem çok yoğunum oda yoğun aslında bir öğlen yemeğinde tanıştıracam olmadı aslında.
O: Nerdeyse burnunun dibinde kaptan ne kadar zor olabilirki gidip şimdi tanışalım.
M: Yok öyle olmaz hem yemeğe çıkartmak için bir bahanem olur.
O: Bahaneye gerek varmı.
M: Yani farklı bir insan yanlış anlaşılmaktan korkuyorum.
O: Neden yanlış anlasın.
M: Anlıyabilir bizim gibi değil.
O: Yani tamamda bu iş uzaktan bakmakla olmaz ki.
M: Biliyorum yoğunlukta var aslında.Bide Beril.
O: Beril şu sana Şadoğlu diyen kız. Bak oğlum o kızın sende gözü var.
M: Yok ya.
O: Gümüş yanlış anlar dedinya bak bu konuda yanlış anlıyabilir.
M: Hangi konuda.
O: Söyletme işte .
M: Aslında sanki benden biraz uzak duruyor gibi de odan mı dersin olmaz canım .
O: Benden söylemesi.
M: Hem o Emir ile samimiyken ben yanlış anlıyormuyum.
O: Anlamıyormusun.
Yarın kesin tanışacağım ne yap et çıkar yemeğe.

Yarın Mehmet Gümüşü yanlız yakalar odasında.
M: Merhaba nasıl gidiyor.
G: Merhaba iyi sağolun.
M: Gümüş hanım bugün benimle bir öğle yemeğine çıkarmıydınız.
G: Şey aslında.
M: Bir işiniz yoksa tabi.
G: Aslında bugün kumaş bakmaya gidecektik .
M: Öylemi başka zaman olurmu.
G: Tabi olabilir.(Mehmetin üzüldüğünü farketmiştir.)
M: Kolaygelsin.
-Emir içeri girer
E: Şu kumaşcının orda bir tantuni yapan yer var.(görür susar)Mehmet bey.
M: Kolaygelsin.

Mehmet Onur telefonda konuşuyorlar.
O: Kaptan bu kız senden hoşlanıyormu eminmisin.
M: Kaçtır bakışlarını yakaladım beni görünce utanıyor sence .
O: Göremedimki söyleyim.
M: İşi varmış ne yapim.
O: Tamam başka bir zaman.

Başka zamanlar çeşitli sebeplerden gecikir Gümüş Beril ile Mehmeti gördükçe yanlış anlamaktadır.
-Bu kızla bir ilişkisimi var acaba hep yanyanalar sanane Gümüş canım der kızar kendine
Bir akşam evde Serabı arar.
S: Nihayet aradın .
G: Önce anneannemle görüştüm birde seni arayım dedim.
S: İyi yaptın neler yapıyorsun.
G: Çalışıyorum.
S: Senin canınmı sıkın.
G: Yooo nerden çıkardın onu.
S: Heycansız geliyor sanki..
G: Yok birşey çok çalışıyorum biraz yorgunum.
S: Öyle olsun. Diğer mesele ne durumda.
G: Hangi mesele .
S: Bilmiyormuş gibi konuşma.
G: ..........
S: Ne oldu. (Kocasına dönüp) Serdar bak o kanalı bir değiştir.
Ne oldu söylesene.
G: Yok birşey.
Serdar benim bugün izliyeceğim dizi o kanalda.Pardon canım.
---Serdar arkadan bağırır daha başlamasına var.
G: Serdar ne yapıyor iyimi selam söyle.
S: Gümüşün selamı var.
Ser: Sende benden söyle.
S: Onunda sana canım.
ser: Birşeymi yanıyor.
S: Olamaz ya yine tencere yandı.
G: Git sen bak görüşürüz.
S: Görüşürüz canım ya.

yudumsun
23-11-07, 01:02
-Gümüş çalışmalarını hız katmıştır Mehmet bir öğlen yemeğini ayarlayamamıştır.

Onur ve Mehmet telefonda konuşuyorlar. Mehmet evde odasında.

O: Sende öğlen yemeği olmasa akşam yemeğine götür.
M: Akşam yemeğimi yanlış anlamasın.
O: Yani güzel bir şekide teklif edersen hem neyi yanlış anlıyacak.
M: Nasıl dile getirsem.
O: Yani yeniden lise çağlarına döndün desem yeridir.Senin duyguların karşılıklımı onu bile bilmiyorsun kabul ederse en azında bunu bilirsin.
M: Haklısın kaptan. Ben bir yolunu bulurum.

Bu arada Pınar Amerikaya dönmek için annesinden yarım istiyordur.
P: Hadiş anne gitmem lazım.
Ş: Deden izin vermiyor kal biraz daha.
P: Gitmem lazım anne.
Ş: Nedenmiş.
P: Ya orada bir düzenim var işim var.
Ş: Şimdi gidersen bir beş altı sene daha dönmezsin sen.
Deden haklı ne kadar seni burada uzun tutarsa okadar iyi.
P: Sen dedemle konuşsan ikna etsen.
Ş: Ben bu durumda dedenin yanındayım haklı.
Gidip babana bakim balıktan yorgun gelmişti.Baban kalp krizi geçirmeseydi yüzünü göreceğimiz yoktu ya neyse.Anne olunca anlarsın yavrusuna hasretliği .
P: Off anne çok iyi anlıyorum.
Pınar sıkıntıyla iç çeker aklına Defne gelmiştir kızını çok özlemiştir.Bir yolunu bulup gidecektir kaçma planları kurmaktadır.

-Ertesigün Şirket.
Mehmet Gümüşün yanlız olduğu bir anı yakalar ve yemek teklifini yapar.
M: Merhaba nasılsınız.
G: İyiyim siz.
M: İşler nasıl gidiyor yani alışabildinizmi.
G: Alıştım çok iyi benim açımdan.
M: İstanbulu nasıl buldunuz.
G: Aslında çok gezmeye fırsat bulamadım.
M: Evet yoğunluk.
G: İlk fırsat bulduğumda gezmeyi istediğim yerler var.
M: Mutlaka fırsat bulmalısınız en çok görmek istediğiniz yer neresi.
G: Kızkulesini görmeyi istiyorum başka yerlerde var ama ençok orası.
M: O halde size yapacağım yemek davetinde evet demenizden umutlanabilirim.
G: Anlamadım.
M: Madem burayı çok görmek istiyorsunuz sizi bir akşam yemeğine götürmek istiyorum akşam orsının ayrı bir güzeliği vardır .
G: Ben aslında.
M: Bana verdiğiniz öğle yemeği sözünü tutmadığınızı hatırlatmak isterim.
G: Evet bir söz vermiştim aslında.
M: Ben sizin verdiğiniz sözlerden dönmiyeceğinizi biliyorum. Yanılıyormuyum.
G: (Gümüş hem heycalıdır hemde teklif konusunda ne diyeceğini bilemediğinden sıkıntılı sesizce ) Peki der.
M: Tamam ben yarın akşam için bir yer ayırtacağım uygunmu
G: Uygun.
M: Sekiz gibi evden alsam.
G: Tamam.
M: Ben işime geri dönüm size kolay gelsin.
G: Sizede (bir an rüyadayım diye düşünür ne yapıyordur neden hayır demek için okadar kararlıyken azından evet çıkmıştır orada öylece kalır.)
-Emir içeri girer Gümüş dalmış gitmiştir.
E: Gümüş
G: Efendim.
E: İyimisin.
G: İyiyim neden
E: Bilmeme öylece donup kalmışsın.
G: Düşünüyordum.
E: Defileyi diğilmi bende daha zamanımız var . Bence iyi işler çıkaracağız .Meraketme.
-Gümüş kafasındaki düşünceleri kovalar. Güzel bir gülümsemeyle Emire bakar.
G: Meraketmiyorum.

-Pınar hava yollarını arar yarın için bir bilet ayırtır. Fakat Mehmet Fikrinin şupelenip Osman efendiye verdiği talimatan haberi yoktur. Pınar izlenmektedir.

Ertesi akşam Gümüş yemeğe gitmenin heycanı sarmıştır dolabı açar ve ne giyeceğini düşünür şık olmalıdır acaba Rukiyenin nişanı için giydiği elbise fazlamı abartılı olur aslında sade bir elbisedir ama kararsız kalır.Başka bir belbiseye bakar buda Serabın nişanında giyilmiştir açıklila eteği çapraz kesimli asklı önüde kupları olan bu elbisde karar kılar.Rükiyeye içinden teşekkür eder.
Kendini sakinlestirmeye çalışır güzel bir makyaj yapar zamanında hazır olmuştur.
Kapı çalınır ellinde çiçekle Mehmet gelmiştir.
Gümüşü gördüğünde gözleri parlar.Çiçeği uzatır.
M: Size.
G: Çok güzeller ne zahmet etiniz.
M: Sizde çok güzelsiniz.
-Gümüş utanır bakışlarını kaçırır.
G: Teşekkür ederim ben bunları suya koyim solmasınlar buyrun.
M: Tamam .
Gümüş acele ile işini yapar Mehmt ondan gözlerini alamıyordur.
M: Evden memnunmusunuz.
G: Evet .
--Gümüş işini bitirir evden bir an önce çıkmak istemektedir.
G: Çıkalımı.
M: Tabi nasıl isterseniz.
-Havada bir gerginlik vardır yol boyunca çok fazla konuşmazlar.Tekne ile karşıya geçerken.
G: Denizi her zaman sevmişimdir.Gerçi karanlıkken korkutucu ama.
M: Bende denizi severim .
G: Seyretmek yorgunluğu alıyor bazen iş çıkışı deniz kenarına gidiyorum.
M. Yalıda yani oturduğum yer denize sıfır bende iş dönüşü balkondan uzun uzun seyrederim.
G: Yatınız olduğuna göre bol bolda geziyorsunuzdur Memet bey.
M: Gümüş hanım sakıncası yoksa bana Mehmet dermisiniz.
G: Yani ben .
M. Lütfen bu resmi bir yemek değil sizi daha yakından tanımak istiyorum.
G: Bu yani adınızla hitap etmek biraz garip gelecek aslında.
M: Neden.
G: Benim patronumsuznuz.
M: Şu anda arkadaşınız olarak burdayım iş dışında başkaları yanımızdayken yani işte Mehmet bey demenizi anlarım.Faka dışarda arkadaş olmamızda bir sakınca yok.
G: Yani yok tabi de.
M: Size Gümüş dememden rahıtsızlık duyarmısınız.
G: Hayır.
M. Lütfen bana Mehmet diyin.
-Gümüş yine dayanamamış
G: Peki siz nasıl isterseniz.
-Mehmet bir kaşını kaldırır Gümüş gülümser gözlerini denize çevirir.Saçları kavaşça yüzüne çarpmaktadır .
G: Nasıl istersen .
-Mehmet gülümser Kızkulesine varılır.

yudumsun
23-11-07, 17:41
Gümüşün yattan inmesi için Mehmet ellini tutar bir süre bakışırlar Gümüş gözlerini kaçırıp ellini çeker.Mehmet gülümser.
Gümüş iner inmez etrafını bakar bakışlarında hayranlığın ifdesi vardır Mehmet ise Gümüşe bakmaktadır.Gümüş gülümsemeyle etrafına bakıp Mehmete döner.
G: Çok güzel.
-Mehmet bakışlarını gözlerine çevirip.
M: Evet çok güzel
-Gümüş utanıp başını çevirir .
G: İçeriyi çok merak ediyorum .
-Mehmet gülümser .
M: Hadi üşumeden girelim.
-İçeriside çok güzeldir denizi en iyi gören bir masada yerleri ayrılmıştır masalarına geçerler.Gümüş ne diğeceni bilemez. .
Garsonlar menüyi uzatır Gümüş yazlarında pek bir şey anlamaz sıkıntıyla etrafa bakar.
M: Sorun mu var.
G: Hayırda menünde anladığım tek kelime menü.
M: Yabancı bir ülkede yaşıyoruz gibi. Batıya uyalım derken kendi dilimizden uzaklaşıyoruz.
G: Rahıtsız edici diğilmi.
M: Ne yemek istersin.
G: Ben balık yemek isterim .(ilk aklına geleni söylemiştir ) Ama büyük balıklardan olsa iyi olur.(Şimdi burada küçük kılçıklarla uraşmıyim diyordur)
M: Mehmet seçimi ben yapım istersen.
G: Tamam.
M: Mehmet yemeği söyler.
-Gümüş susukunlaşır Mehmet .
M: Eee yaşlı bir kız için çok güzel görünüyor diğilmi.
-Gümüş gülümser.
G: Birçok kitap okumuştum hakkında M.Ö 2475 yılına dayanan bir geçmişi olduğunu biliyorum.
M: Başka .
G: Evliya Çelebi burayı anlatırken Denizin içinde bir ok atımı kadar uzaklıkta diye bahsetmiş .Yunanlılar zamanında bir mezara evsahipliği yapmış .Bir zamanlar sürgün yeri olarak kullanılmış yakın geçmişede boğazdan geçen gemilerden vergi alınmak için kullanılmış.
-Gümüş sürekli konuşmaktadır Mehmetde onu zevkle dinlemekte bir an bakışları karşılaşır. Gümüş susar.
M: Çok şey biliyorsun ben ise bir yerde duymuştum bir çok evsanesi varmış aşk evsanesi.Hero Afroditin aşkı yazakladığı rahibesi ile Leandros adlı bir gencin hikayesi.
-Gümüş başını kaldırır bakışırlar Mehmet gülümser.
Bu arda yemekler gelmiştir Gümüş masaya bakar neden bu kadar çok çata bıcak vardır kendi kendine düşünür.
Mehmet rahatsızlığının farkına varmıştır.
M: Bunların hepsinin bir işlevi var Şu büyük olan çatal deriyi soymak için yanındaki küçük kılçık çıkarsa ayıklamak için onun yanındaki kahve renkli yeri yemek için diğeri geri kalan beyaz yerleri yemek için.
-Gümüş hayret ile başını kaldırır.
-Mehmet devam eder.
M: Eğer balığı kafasıyla beraber getirselerdi diğer tarafda duran bıçaklardan birini gözlerini çıkarmak için diğerinide çenesini ayırmak için kullanaçaktık.
-Gümüşün şaşkınlığı artar gözlerini kocaman açıp Mehmete bakar Mehmet gülümsemektedir.
G: Cidi değilsin değilmi.
M: Şaka yapar gibi bir halim varmı.
-Gümüş gülümser .
G: Evet var.
-Mehmet Gülümser.
M: Şaka yapmayı çok yakın bir dostumdan öğrendim.
Yemek havası biraz değişmiş gerginlik atılmıştır sıcak bir sohbete dalarlar.
M: Seni tanıştırmak isteiğimi söylemiştim hani.
G: Evet hatırlıyorum.
Gümüş heycanının biraz yenmiştir alkol kulandığıda ne olacağını bilmediği için içmeye devam etmektedir .Bir süre sonra kendini iyi hissetmez miğdesi bulanmaktadır.
-Mehmet farkeder ve lavoboya gitmek isteyip istemediğini sorar fakat Gümüşün yerinden kalkacak hali yoktur.
-Bu arada Osman efendinin ispiyonuyla Pınarı yalının güvenliklerinden biri takipe almış havaalanına kadar onu takip etmiştir.
Güvenlik Mehmet Fikriye durumu haber verir Mehmet Fikri Pınarın peşinden hava alanına gider.
Gümüşün durumuna bakan Mehmet eve gitmenin daha iyi olcağına karar verir.
Gümüş masadan sendeliyerek kalkmış düşmemek için Mehmete tutunmuştur.Yata binmei de çok zor olmuştur.Ve yat yolculuğu kötü olan miğdesini dahada kötü yapmıştır.
Mehmet onu rahat etirmeye çalışır aslında çok içmemiştir ama anlaşılan alışık değildir.
Yatan inip eve gelmeleri esnasında Gümüş artık dayanamamış arabada uykuya dalmıştır yani hafifde sızmıştır .Mehmet onu mecbur kucağunda eve taşımak zorunda kalmıştır Gümüş bir ara uyanıp itiraz etsede Mehmet bırakmamıştır.Gümüş ayıp komşular görürse diye mırıldanmıştır.
Neyseki apartmanın ilk katında oturuyorlardı Mehmete kimseye görünmeden Gümüşü eve sokabilmiştir iyiki arbadan inmeden anahtarı çıkarmıştır anahtarı çıkarıp cebine koymuştur fakat Gümüşü kucaklarken çantasını düşürdüğünü fark etmemiştir Gümüşün ayagı çantaya takılıp ön koltuğun altına itilmiştir.Gümüşü salondaki koltuğa özenle bırakır Gümüş mırıldanmış ayıp oldu diyip tekrar dalmıştır gülümser bu hali çok hoşuna gitmiştir. Saçlarını okşar Gümüş gözlerini açar ona bakar Mehmet ellerini çekmez .
M: Birşeyi çok merak ediyorum .
Gümüş konuşmaz.
M: Sormamda sakınca varmı.
-Gümüş hala konuşmaz.
M: Sanada aynı şeyler oluyormu.Yani seni gördüğümde kalbim .
Konuşamaz.
G: Çok farklı atıyor.
M: Evet olması gerekenden daha hızlımı.
-Gümüş evet diye fısıldar.
Birbirlerinin gözlerine bakarla Mehmet Gümüşün saçlarını okşamaya devam eder Gümüş Mehmetin ellini tutar yakınlaşırlar.

yudumsun
23-11-07, 18:16
Şeref Pınarın bıraktığı notu bulmuş ne yapacağını şaşırmıştır Mehmeti cebinden arar telefonun çalması bu anı bozmuştur Gümüş toparlanıp kendini çeker Mehmet afalayıp telefonunu açar.
M: Efendim anne.
Ş: Mehmet hemen eve gelmelisin.
M: Ne oluyor anne neden heycanlısın.-Gümüş koltuktan kalkar bir süre onu gözleriyle takip eder.
Ş: Pınar kaçmış.
M: Ne Pınarmı kaçmış.
Ş: Evet hemen gel deden öğrenmeden onu bulmalıyız.
M: Nasıl kaçmış ya neden.
Ş: Bilimiyorum oğlum bir not bırakmış kaçmış işte.
-Gümüş meraklanmıştır.Mehmet telefonunu kapatır.
Gümüş gözlerini kaçırıp .
G: Kötü birşey yoktur umarım.
M: Benim gitmem lazım sonra anlatırım tabi kendim anladıktan sonra.
G: Peki .
M: Kardeşim evden kaçmış. Hemen gitmem lazım.
G: Tamam umarım bulursun.
M: Eve bir gidim.Hay allah Pınar sen ne yapmaya çalışıyorsun.
-Kapıya ilerler.Gümüşe dönüp
M: Sen iyisin diğilmi.
G: İyiyim hadi git.
M: Kapıyı arkadan kilitle açık kalmasın yarın görüşürüz.
G: Yarın iş yok.Pazar.
M: Evet haklısın seni ararım ozaman iyi geceler.
G: Gümüş iyi geceler der.

-Gümüş o gece uyuyamamıştır ertesi gün Mehmetin telefonunu beklerken kendini bulur hem ne olduğunu merak ediyor hemde neden aramadı diye düşünüyordur.
-Yalıya giden Mehmet için gece zor geçmiştir Pınarı arasada Pınar cebini açmaz sonra birden bire kapıdan içeri girmişlerdir neler döndüğünü anlamazlar Pınarda kendisini odasına kapatır.
Mehmet Pınarla yarın salim kafayla konuşmaya karar verir.Gümüşü aramayı düşünür sonra rahıtsız etmek istemez.Onurla sohbert ederler.
O: Gece nasıldı kaptan.Duygularını söyleyebildinmi
M: Sorma kaptan gece iyiydide.
O: Ne oldu.
M: Pınar evden kaçtı.
O: Neden.
M: Bilmiyorumki hiç birşey söylemiyor.
O: Sonra kendimi döndü.
M: Dedemle bereber döndüler dedem havaalanında yakalamış.
O: Sebep ne .
M: Yarın konuşacağım ve öğreneceğim.
O: Geceni başı iyiydim ama.
M: Beklediğimden daha iyiydi kaptan.
O: Sonra konuşuruz.
M: Hadi iyigeceler.
O: Sanada.

Onur kumarhanenin yollunu tutarken Pınarı düşünmektedir.Pınar yakalanmanın hayal kırıklığını yaşamaktadır.Gümüş ve Mehmet birbirlerini düşünmektedir .Şeref Ahmetin sorumsuzluğunu yüzüne vurmaktadır.
Onur kumar yüzünden evinide kaybedecektir artık yata yaşamaya başlıyacaktır.Durum git gider kötüleşecek peşine elleri silahlı adamlar takılacaktır.Berk Bahara yakalanmış Tuçenin manken olduğunu bilen Bahar Berke göz açtırmaz olmuştur. Tarıkın oğlu rahıtsızlanmış Tarık iki arda kalmıştır. Gülsümün şüpelerini önlemek için onunla daha çok ilgilenir.Diğer taraftan Esra oğlunu düşünüp Tarığa kızmaktadır.

Mehmet Fikri Baharın kaçışından şüpelenmiş Tarıktan ararştırmasını iştemiştir.

yudumsun
23-11-07, 20:08
Ertesi Gün Mehmet Pınarın odasında
Pınarı konuşmaya zorlar.
M: Neden Pınar neden.
P: Yanlız kalmak istiyorum.
M: Kaçmakda ne oluyor.
P: Mecburdum.
M: Neden mecburdun.
P: Anlamıyorsun.
M: Sen anlatmıyorsun.
P: Anlatamam yapamam
Ağlamaya başlar.
M:Anlatana kadar buradayım bende.
P: Ben gitmeliyim bana yardım etmelisin.
M: Sende neden gitmek istediğini anlatmalısın.
Yaa benden bile sakladığın ne hadi söyle.
P: Ben
M: Evet.
P: Benim bir kızım var.
M: Ne dedin.
-Mehmet sinirlenir.Pınar gözü yaşlı.
M: Sen bunu nasıl yaparsın ne dediğini bilmiyorsun.
P: Beni kızımın yanına dönmeme lazım.o daha çok küççük bana ihtiyacı var.
M: Sen neden bahsediyorsun bunu ailemize nasıl yaparsın inanamıyorum sana.
P: Bana yardım et mehmet lütfen yardım et.
-Mehmet kapıyı çarpıp çıkar annesi peşine düşer.
Ş: Ne oldu oğlum.
M: Yok bir şey anne.
Ş: Konuştunmu Pınarla.
M: Konuşulmuyor anne ben gidiyorum.
Ş: Nereye.
M: Kafamı dağıtmaya.
-Olanlara inanamıyordur sinirle arabasına doğru gider Onuru arar ama Onurun telefonu kapalıdır .Gümüşü ara bu sırada arabasına binmiştir birden telefon sesinin arabasından geldiğini fark eter sesi dinler Gümüşün çantasının koltuğun altında olduğunu fark eder. Birileriyle konuşmalıdır Onura ulaşamıyordur Gümüşün evinin yollunu tutar.
Eve varır.
-Gümüş ise telefon beklemektedir kapı çalındığında aklından geçen budur karşısında Mehmet görünce şaşırır .Mehmetin ellindeki cantayı farkeder.
M: Girebilirmiyim.
-Mehmet hiç iyi görünmüyordur.Çantasını ona uzatır.Mehmet girmesi için önünden çekilir.
M: Çantan arabaya düşümüş yeni farketim getirim dedim.
G: Gel lütfen iyimisin.
M: Kötümü görünüyorum.
G: Biraz bir şey içmek istermisin.
M: Alkolu bir şeyler varmı.
G: Hayır.
Gözlerini kaçırır alkole arama yok aslında hiç kullanmam ben.
-Mehmet bir an için gülümser Gümüş ona iyi gelmektedir .
G: Ama bir çay yada kahve yapabilirim.
M: Tamam kahve sert olsun lütfen.
G: Tamam.
-Mehmet sıkıntıyla kendini koltuğa bırakır elleriyle uykusuz gözlerini ovuşturur.
Gümüş gelip yanına oturur.
G: İyimisin.
M: Değilim beli oluyor olanlara inanamıyorum.
Gümüş kahveyi yapmaya gider su ısınmıştır.Fincanın birini Mehmete uzatır.
G: Anlatmak istersen.
M: Anlatmalıyım yoksa patlıyacağım.
Olamları anlatır.
M: İnanabiliyormusun yıllarca bize bana yalan söylemiş.
G: Mutlaka iyi bir nedeni vardır.
M: Yalan söylemenin iyi bir nedenimi olur.
G: Yalan söylemek iyi demiyorum. size söylememesini diyorum korkmuştur.
M: Kormasıda gerekir dedem bunu duyduğunda .
G: Ona yardımcı olmalısın.
M: Banada yalan söyledi ısrar etmeseydim söylemiyecekti bir kızı olduğunu.
G: Çok zor bir durum üstelik ortada mağsum bir çocuk var.
M: Biliyorum ama ona hala kızgınım.
G: Kızgın olmakta haklısın yinede bu sonucu değiştirmeyecek.Sana çok güvenmese sanada söylemezdi.
M: Ne yapacağım ben ( gümüşe bakar)sen bana iyi geliyorsun.

M.fikri duymaması gereken şeyi Tarığın araştırmaları sonucu duymuş Pınara daha bir ateş püskürür olmuştur .Pınar evden dışarıya adım bile atamıyacaktır. Annesi Pınara çok kızgındır.-Pınar git gide içine kapanmış.
Şeref Pınarı göz hapsine almış.
M.Fikri Pınara yasaklar koymuştur. Birgün Pınar evden çıkmak istemiş yalının güvenlikleri ona engel olmuştur Pınar kendini banyoya kitler.O sırada evde olan Mehmet kendini banyoya kapatan Pınardan ses seda çıkmamaktadır Şeref Mehmete haber verir Mehmet kapıyı kırınca Pınarın sinir kırizi geçirdiği anlaşılır. Doktara haber verilir.Günlerden Cumartesidir.

Ahmet ise deniz kenarında evde neler olduğunda habersiz Zeynep hanımla sohbet etmektedir.
Ailenin doktoru Mehmete Pınarın yapmaktan hoşlandığı şeyleri yapın moralini yerine getirmeye çalışın diye öneride bulunur. Mehmet Pınarın kızını bir şekilde İstanbula getirmeye karar verir.
Pınarın telefonunu Mehmet Fikrinin odasında bulunana çekmeceden alır.
Mehmet yatta bir gezi yapmaya karar veri bunun için Gümüşüde davet eder.
Gümüş Mehmet konuşması.
M: Merhaba seni bir geziye davet ediyorum.
G: Bu gün mü
M: Evet istemezmisi söyle bir deniz gezisi.
Hani bir arkadaşımla tanıştıracağım diyordumya hem kardeşimlede tanışırsın.
G: Ben .
M: Lütfen itiraz etme.
G: Tamam.
M: Seni almaya gelirim hazırlan.
-Pınarla çıkarkar.
P: Nereye gidiyoruz.
M: Önce senin biriyle tanıştıracağım.
P: Kimseyele tanışacak halim yok.
M: Onu seveceksin.
P: Sonra ne yapacağız.
M: Sonrası süpriz .
-Gümüşü evden alırla Mehmet Pınarla Gümüşü tanıştırır.
-Pınar Mehmete dönüp sesizce.
P: Demek kız arkadaş.
Mehmet sus işareti yapar.
P: Hoş kız.

Yata vardıklarında Pınar pek hoş karşılamaz orada Onur olması canını sıkmıştır beli etmez .Deniz yolculuğu başlar.
Yine büyünün bozulmaması gereken o an orjnalden farklı orjinele yakın bir dile anlatacağım.
Gümüş teknenin burun kısmında Mehmet ona doğru ilerler.
M: Beğendinmi.
G: Evet çok güzel.Herhalde dünyanın engüzel şehri burası.
Yani diğerlerini görmedim ama nebilim bana öyle geliyor.
M: Yabancı bir resamda aynen böyle demiş.
G: Doğru demiş.
M: Yorgun acılı ama halla güzel.
G: İnsanlar ne yapmışlar bu şehre o yinede olgulukla karşılamış bence çok ağlamıştır bu şehir ama yinede gülümsemeyi başarmış.
-Mehmet Gümüşü hayranlıkla seyreder.
G: Çok güzel bir şehir çok.
M: Aynı senin gibi.
Birebirlerine bakışırlar.

-Diğer tarafta Onur ve Pınar konuşuyordur.
O: Neden böyle oldu Pınar.
P: Ne neden oldu.
O: Senle ben neden başaramadık.
P: Bunu şimdi sormak istediğine eminmisin.
O: Neden benden kaçıyorsun.
P: Daha önce sen benden kaçtığın için olmasın
(Sanır böyleydi aklımda kaldı kadarıyla yazdım yanlışlar için üzügünüm şimdi diğer çifte dönelim burada orjinalikten uzaklaşıp kendi kelimelerimi kullanacağım)
G: Her şey uzaktan ne kadar küçük görünüyor.
M: Evet burada durup bakınca öyle görünüyor ama göründüğünde dahada başka olduğunu yaklaştıkça anlıyoruz.
Yaklaştıkça tanındıkca daha bir benimsiyoruz.
-Gümüş gözlerini açıp ilgiyle dinler.
G: Ne kadar uzak kalmak istesekte yinede kendimize engel olamıyoruz diğilmi.
M: Sana bir şey sormuştum sende bana evet demiştin.
Başka şeylerde sormak istiyorum.
Sende zamanlı zamansız düşünüyormusun özelikle yıldızlara baktığında.
G: Yada denizi seyretiğinde

-Yavaşca yakınlaşırlar.
M: Sende kendi kendine konuşup
G: Kendi kendine cevaplar veriyormusun
M: Sende bu duyguları yaşamaktan
G: Korkuyormusun.
-Önce korkak bir öpücük olur sonrası daha sıcak daha samimi .Birbirlerine sarılırlar.

yudumsun
25-11-07, 00:11
-Gümüş kendini yavaşça çeker Mehmet gözlerinin içine bakar
Gümüş dudaklarına dokunur çok utanmıştır Mehmet farkeder.
M: Yapma (diye mırıldanır)
G: Doğrumu yaptığımız
M: Bunda yanlış olan bir şey yok.
G: Belkide kardeşinini yanına dönelimi.
M:Gümüş
G: Lütfen

Gümüşü eve bıraktıklarında Mehmetin kafası alabildiğince karışıktır o öpücükten sonra Gümüş birdaha hiç ona bakmamıştır nedesen şimdi dahada kormaktadır. Pınarı bile unutmuştur yalıya varırlar .
Dedesinden Pınarı çıkardığı için azar işitmiş fakat ağzını açıp tek kelime etmemiştir. Mehmet Fikri torununun bu halini görüp çok fazla bir şeyde söyleyememiştir.,

Yatağına uzanır o an gözlerinin önünde hiç gitmez nasıl olabilir bu insan bir daka önce kendini harikka hisetirken daha sonra bu kadar çaresiz hisetebilir.Yanlış olan nedir bütün gece uyuyamaz arada bir gün vardır onu göremiyeceği koca bir gün zaman ise hiç geçmemektedir yanlış yoktu der.

Gümüş ise ondan farklı değildir nasıl birşey bu o an sadece onunu varlığını hissetmek başka hiç birşeyi algılamamak yanlış. Yanlış mı sadece korkutucu yanlışmı bilimiyorum.

Kafalar olabildiğince karışıktır .

Pazartesi Şirket.

Gümüş Emir
E: Biraz durgunsun .
G: Yooo .
E: Yorgun olamazsın yada İstanbulun tamamını gezmeyi hafta sonunamı sığdırdın.
G: Fazla gezmedim aslında .(İçinden Mehmet acaba gelip bir günaydın dermi)
E: Hadi kalk .
G: Nereye
E: Bir sergi var onu gezeriz sergi gezmek