PDA

Tüm Versiyonu Göster : Dondurmam Gaymak


erten07
21-11-06, 10:02
Dondurmam Gaymak'a New York'tan iki ödül



Yüksel Aksu'nun imzasını taşıyan Dondurmam Gaymak adlı film New York Queens Film Festivali'nde en iyi komedi filmi ve en iyi yönetmen ödüllerini kazandı. Muğla'da tamamen amatör oyuncularla çekilen film Oscar yarışında Ice Cream, I Scream adıyla yer alacak.


Oscar ödülü için önemli bir basamak olarak görülen ve ABD sinema çevrelerinin yoğun ilgi gösterdiği Queens Film Festivali’nde ’En İyi Komedi Filmi’ ve ’En İyi Yönetmen’ ödüllerini kazanan Dondurmam Gaymak, ilk büyük uluslararası başarısına imza attı.

Amerikalı sinema çevrelerinin ’Dondurmam Gaymaköın gösterimi sırasında Türklerle aynı sahnelere gülmeleri dikkat çekti. Gerek Türk gerekse ABD basını Dondurmam Gaymak’ın gösterimine yoğun ilgi gösterdi.
Dağıtım şirketleri filmin ABD’de dağıtımı için Hermes Film’in yapımcıları ile görüşmeler yapıyor. Dondurmam Gaymak Manhattan’ın elit sinema çevreleri için özel bir gösterim daveti de aldı. Ünlü The Soho House’da yapılacak özel gösterime bazı dağıtımcılar ve ABD’li gazeteciler de katılacak.

http://img177.imageshack.us/img177/3181/2473702lv6.jpg (http://imageshack.us)

erten07
21-11-06, 10:14
'Dondurmam Gaymak' Oscar yolunda ilerliyor

Türkiye’yi Oscar’da "En İyi Yabancı Film" kategorisinde temsil edecek "Dondurmam Gaymak", New York Queens Film Festivali’nde açılış filmi olarak dün akşam seyirciyle buluştu

Filmin yapımcılığını üstlenen Hermes Film prodüktörü Elif Dağdeviren Güven, filmin festivalde gösterimi için geldiği New York’ta A.A muhabirinin film ile ilgili sorularını yanıtladı.

"Kimsenin inanmadığı bir film, şimdi Oscar adayı" diyen Dağdeviren Güven, filmi ilk izlediği zaman filmden çok etkilendiğini ve daha o zaman "Eğer Türkiye’den bir film Oscar’a gidecekse bu film olmalı" dediğini söyledi.

Filmin 150 bin dolarlık olağanüstü düşük bütçesiyle bir "mucize film" olduğunu ifade eden Dağdeviren Güven, oyuncuların Muğla halkından seçildiğini ve ilk defa bir filmde oynadıklarını vurguladı.
Oyuncu Mehmet Ali Alabora’nın filmin çekimlerinden iki ay önce gelip "oyuncu koçluğu" yaptığını anlatan Güven, filmin çekileceği Muğla’da halka anons yaptıklarını, filmde oynamak için halktan 4 bin kişinin başvurduğunu, bunların arasından iki bininin seçildiğini ve aralarından 150 kişinin ana roller için eğitim aldıklarını anlattı.

Bir tek başroldeki Turan Özdemir’in tiyatro oyuncusu olduğunu, ama onun da ilk kez bir filmde oynadığını hatırlatan Dağdeviren Güven, "Bu filmin çekimine Muğla’da herkes dahil olmuş, filmin kendine ait bir büyüsü ve karizması var, mucize bir film bu ve izleyince siz de hemen filme dahil oluyorsunuz, kendinizden bir şeyler buluyorsunuz" diye konuştu.

'İMECE USULÜ BİR FİLM'
Filme sonradan dahil olduklarını anlatan Güven, Yönetmen Yüksel Aksu’nun film çekmek için parası bittiğinde bir arkadaşları aracılığıyla bir araya geldiklerini ve Muğla’da bu "imece usulüyle çekilen" filmi izleyince, filme hemen destek olmak gerektiğini düşündüklerini kaydetti.

Güven, "Türkiye’de sektörde herkes bize bu film iş yapmaz, delirdiniz mi, adınızı uzak tutun bu filmden" dediğini, ancak buna rağmen "bu iyi niyetli ve olumlu filme" baştan beri inandıklarını belirtti.

Güven, filmin bir anlamda "imece usulüyle" çekildiğinden söz ederek bölge insanının, Muğla Belediyesinin filme yaptığı katkıları anlattı.

Güven’in verdiği bilgiye göre, Muğla halkı filmin çekimi sırasında seferber olmuş, sete yemek bitince yemek, su bitince su, insanlar üşüyünce battaniye getirmiş. Aynı şekilde belediye ve esnaf da filmin çekimi için ellerinden gelen yardımı yapmış. Filmin galası da 21 Nisanda Muğla’da yapılmış, 1.5 ay yerel bir sinema salonunda gösterilmiş ve çok büyük ilgi görmüş.

'OSCAR HEDEFİMİZ İLK BEŞE YA DA DOKUZA GİRMEK'
Elif Dağdeviren Güven, filmin İngilizce isminin (Ice Cream, I Scream) ABD’de çok dikkat çektiğini ve Hollywood’da film endüstrisindeki insanların filmden söz edildiğinde hemen "Aaa, evet biz bu filmi duyduk" dediklerini anlattı.

İngilizce ismin filmin yönetmeni Yüksel Aksu tarafından konduğunu söyleyen Güven, filmin İngilizce isminin Orta Amerika’da dondurma satıcılarının ürünlerine satarken kullandıkları bir ifade olduğunu kaydetti.

Yapımcı Güven, bu yıl Oscar ödüllerinde yabancı film kategorisinde 61 filmin yarıştığını hatırlatarak, bu filmlerin önemli kısmının büyük stüdyo filmleri olduğunu, dolayısıyla rekabetin çok fazla olduğunu söyledi. Güven, "İşimiz zor ama hedefimiz 61 ülke arasında ilk beşe ya da dokuza girebilmek" dedi.

"Dondurmam Gaymak"ın akademi üyelerine resmi gösteriminin 13 Ocakta olacağını kaydeden Güven, filmlerinin ayrıca ABD’de Golden Globe, Palm Springs, Santa Barbara film festivallerinde gösterilmek üzere davet aldığını belirtti.

Dağdeviren, Golden Globe seçici kurul üyelerine filmin Los Angeles’ta 3 Aralıkta gösterileceğini belirtti.

QUEENS FİLM FESTİVALİ
Güven, filmin New York’un önemli film festivallerinden Queens Film Festivali’nden de gösterilmek üzere özel davet aldığını ve bu yıl dördüncüsü düzenlenen festivalde açılış filmi olarak seçildiğini söyledi.

Güven, festivalin seçici kurulunun, geçen yıl ödül kazanan "Gönül Yarası" adlı filmden sonra Türk sinemasıyla tanıştığını, "Dondurmam Gaymak"ı da izlediklerinde büyük keyif aldıklarını anlattı. Güven, "Filmimiz seçici kurul tarafından o kadar beğenildi ki festivalin açılış partisinin adı ’Türk Partisi’ olarak değiştirildi" dedi.

"Dondurmam Gaymak", 15-19 Kasım arasında "The Museum of the Moving Image" adlı sinema salonunda düzenlenen Queens Film Festivali’nde yabancı film ve komedi kategorilerinde yarışacak.

FİLM İZLEYİCİDEN DE BEĞENİ ALDI
"Dondurmam Gaymak"ı izleyen Amerikalı ve Türk izleyiciler de filmden büyük keyif aldıklarını ve filmi arkadaşlarına tavsiye edeceklerini anlattılar. Kendisi de film yapımcısı olan Amerikalı bir izleyici, "Türkiye’yle ilgili her şeyi seviyorum, ülkenizi altı kere ziyaret ettim. Bu filmde anlatılan naif köy yaşantısı ve insanların birbirleriyle olan yakın ilişkisi benim de neden Türkiye’yi sevdiğimi anlatıyor" diye konuştu.

New York’ta Queens Film Festivali dışında iki film salonunda daha gösterilecek film, Muğla’da dondurmacılık yapan Ali Usta’nın büyük dondurma markalarına karşı verdiği mücadeleyi son derece samimi ve yalın bir dille anlatıyor.

"Dondurmam Gaymak", 50 Avrupa ülkesinde ve Türkiye’de 24 Kasımda gösterime girecek.

erten07
21-11-06, 10:31
UZAKTAN KUMANDA
Oscar yolcusu film

Gece-Gündüz
Yekta Kopan'ın konuğu, yabancı dilde en iyi film dalında Türkiye adına Oscar adayı olan
ve 24 Kasım'da gösterime girecek "Dondurmam Gaymak" filminin yönetmeni
Yüksel Aksu.
NTV / 18.10

erten07
23-11-06, 11:45
Yönetmenliğini Yüksel Aksu'nun üstlendiği, Muğla halkı ve esnafının rol aldığı 'Dondurmam Gaymak' filminin gala gösterimi, ünlü konukların da katılımıyla gerçekleşti. Film gösterimi öncesinde bir kokteyl ile başlayan gecede, 750 kişilik kapasiteye sahip sinemaya 2 bin kişi gelince, yüzlerce insan lobide ve dışarıda filmin bitmesini bekledi.

Film yarın vizyonda
Yarın Türkiye'de; 30 Kasım itibariyle de sekiz Avrupa ülkesinde vizyona girecek olan Dondurmam Gaymak'ın gala gecesi ünlü konukların katılımıyla renkli görüntülere sahne oldu. Doğa Rutkay, Memet Ali Alabora, Sema Şimşek, Kenan İmirzalıoğlu, Tarkan ve sevgilisi Bilge Öztürk ile Sezen Aksu gibi ünlü simaların yanı sıra, filmde rol alan Muğlalı halk ve esnaf da büyük ilgi topladı.

Yapımcı Elif Dağdeviren
Filmin beğenilmesi çok güzel. Bukadar ilgi beklemiyordum. Galayadavet ettiğimiziniki katı insan geldi. Eski arkadaşlarım Tarkan ve Sezen Aksu da biziyalnız bırakmadı. Herkese çokteşekkürediyorum...

Yönetmen Yüksel Aksu
Şansımızı yüksek görüyorum.Bizim filmimizde çarpışanaraba yok, güzel kadın ve yakışıklı erkek yok. Bizde muhabbet var,Türk halkı var.Mahmutpaşa'ya 75 YTL'yeimitasyon Oscar heykeli sipariş ettim. Hem de 4 tane. İşimi sağlama aldım! Galatasaray nasıl şampiyon oldu, Nobel'i nasıl aldık, niye Oscar almayalım ki? Neyimiz eksiksoğan cücüğü müyüz?"

Filmin oyuncu koçu Memet Ali Alabora
"Bu filmde rolalan herkes kendi hayatları içinde oyuncu. Benim tek yap-mam gereken;onların içindebulunan buoyun cevherinibir sinema filmiiçin organize etmek oldu. Bu dazor olmadı.

erten07
23-11-06, 11:50
Galası önceki akşam Maçka G-Mall Sinemaları'nda yapılan "Dondurmam Gaymak"ınsenaryo yazarı ve yönetmeni Yüksel Aksu iddialı konuştu: "Nobel'i aldık, Oscar neden olmasın?"


Amerika'dan iki ödülle döndü

New York'ta düzenlenen "Queens Film Festivali"nde açılış filmi olarak gösterilen, "En İyi Komedi Filmi" ve "En İyi Yönetmen" ödüllerini alan "Dondurmam Gaymak" filminin galası önceki akşam yapıldı. Galada soruları yanıtlayan Yüksel Aksu, Oscar'ın hayal olmadığını söyledi:

İlk 5'e girme şansımız yüksek

"Amerikalılar bu kadar dar bütçeyle bu filmi yaptığımıza inanamadı. Filmi çok komik buldular. Oscar'da ilk 5'e girme şansımız, bu ödüllerle birlikte daha da yükseldi. Galatasaray Süper Kupa'yı aldı, biz Dünya Kupası'nda üçüncü olduk, Nobel'i aldık. Niye Oscar'ı almayalım ki?"

Küçük bir dondurmacının büyük markalara karşı hayatta kalma mücadelesini anlatan "Dondurmam Gaymak"ın galasına, ilk kez bir filmde rol alan Muğla halkı da katıldı

http://img224.imageshack.us/img224/7027/2473242ew4.jpg (http://imageshack.us)

erten07
24-11-06, 11:25
Dondurmam Gaymak 'de Altın Küre

İlklerin filmi olan 'Dondurmam Gaymak, yeni bir ilke daha imza attı. Film, bugüne kadar hiçbir Türk filminin yer alamadığı, Oscar'ın habercisi olan Altın Küre Ödülleri'nde yarışmaya hak kazandı.

Geçtiğimiz günlerde New York'daki 'Queens Film Festivali'nde 'En İyi Komedi Filmi' ve 'En İyi Yönetmen' dallarında iki ödül alarak, bu festivalde ödül kazanan ilk Türk filmi olan 'Dondurmam Gaymak', şimdi de 'Altın Küre Ödülleri' yolcusu... 12 Ocak'ta başlayacak festivale katılacak olan ilk Türk filmi 'Dondurmam Gaymak', Türk Sineması'nın en büyük başarılarından birinin altına imza atacak. Oscar habercisi olarak kabul edilen Altın Küre'nin bu yıl Los Angeles'ta 63'üncüsü gerçekleştirilecek. 23 Ocak'ta da Oscar'a aday olan 5 film açıklanacak. Dondurmam Gaymak'ın ortak yapımcısı Elif Dağdeviren Güven, geçtiğimiz günlerde filmin lobi çalışmaları için gittiği Amerika'dan döndü ve ayağının tozuyla İstanbul'daki galaya katıldı. Dağdeviren'le Oscar şansını konuştuk...

Bakanlık 100 bin YTL destek verdi
* Oscar seçici kurulunun dikkatini çekmek için etkinlik yapmak gerekiyor. Bunun için de para... Diğer bir 'aday adayı film' olan 'Volver' için Amerika'da ayrılan tanıtım bütçesi 9 milyon dolar. Bu kadar parayı harcadığınızda film göz önünde oluyor. Bizim bütçemiz ise Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın verdiği 100 bin YTL ve kendi kaynaklarımız.

* Amerika'da bütün 'aday adayı filmler' için güçlü kadrolar oluşturulmuş. Ben tek kaldım. Los Angeles konsolosu Engin Ansay hariç, kimseden yardım görmedim. Oradaki insanların bana sorduğu soru hep aynı! Neden ülkenizden kimse filminizin arkasında durmuyor? Kendimi oldukça kötü hissettim. Oradaki insanlar şöyle düşünüyor; kendi ülkeniz kendi filminizin arkasında durmazken bizim durmamızı neden bekliyorsunuz?

Ermeni mahallesinde filmi göstereceğiz
* Los Angeles'taki 'Küçük Ermenistan' adı verilen mahalledeki lokantalarda Türkler'e yemek bile vermezler. İşte o mahallede gösterim teklifi aldık. Bu durum bile seçici kurul üyelerinin dikkatini çekti. Gösterimi gerçekleştirdiğimiz zaman sanıyorum Türkler ile Ermeniler arasında belki de bugüne kadar hiç gerçekleşmemiş bir sıcaklık sağlanacak.

Akademi üyeleriyle tanıştım, şanslıyız
* Seçici kurul üyelerinin çoğuyla tanıştım. Biri dışında herkes filme olumlu yaklaştı. O bir kişi kendi listesinde ilk 5 filmin belli olduğunu, filmimizle ilgilenmediğini söyledi. Diğer Akademi üyeleri 'Dondurmam Gaymak'ın Oscar adaylığı için şansının yüksek olduğunu belirtti. Bunun nedeni filmde vatandaşların rol alması ve büyük başarı göstermeleri. Bu durum 'En İyi Yabancı Film' kategorisinin ruhuna birebir uyuyor. Bu yüzden üyeler Oscar adaylığı için şansımızın çok yüksek olduğu görüşünde. Diğer şansımız ise filmin arkasında büyük bir yapımcının olmaması. Bu da 'En İyi Yabancı Film' kategorisinin ruhuna birebir uyuyor.

* Altın Küre'ye katılmamız büyük bir olay. 'Queens Film Festivali'nde iki ödül almamız, Altın Küre'ye katılacak olmamız, Oscar adaylığı için yolumuzu oldukça açacak. Almanya, İspanya, Kanada ve Cezayir'in filmleri Oscar adaylığı için çok güçlü. Bu filmlerin arasına katılabileceğimizi düşünüyorum.

erten07
24-11-06, 11:40
oscar’ı kazanırsa şaşırmayın

Dondurmam Gaymak

Yön: Yüksel Aksu

Oyn: Turan Özdemir ve tüm Muğla halkı

Kendisi de Muğlalı olan yönetmen Yüksel Aksu, 2005 yazında uluslararası düzeyde bir sinema filmi için Muğla halkını bir araya getirdi. Muğla ve çevresinden 2 bin kişi, filmde rol almak için başvurdu. Seçilenlerle haftalarca sinema oyunculuğu, tekniği ve estetiği üzerine çalışmalar yapıldı. Oyun atölyesi şeklindeki çalışmanın yönetimini Mehmet Ali Alabora yaptı. Yaşlısı, genci, kadını, çocuğu hep birlikte başarılı bir performans sergiledi. Böylelikle yönetmeninden senaristine, oyuncusundan sponsorlarına kadar Muğlalı bir film çıktı ortaya. Üstelik Türkiye’yi 2007 Oscar’larında En İyi Yabancı Film dalında temsil etme hakkı kazandı.

Bu ilginç filmin konusu şöyle: Dondurmacılık yapan Ali Usta, gittikçe insanların tercihi olmaya başlayan büyük dondurma markalarına karşı var olma mücadelesi vermektedir. Bir yandan dondurmasının reklamını yapmaya çalışırken, bir yandan da yeni aldığı motoruyla dondurma satmak için köy köy dolaşmaktadır. Kasabanın haylaz çocukları, Ali Usta’nın sarı motoruna ve tabii ki içindeki dondurmalara göz diker. İlk uygun fırsatta motoru çalarlar. Borçla aldığı dondurma motorunu bıraktığı yerde bulamayan Ali Usta, öfkeden delirir ve motoru kendisini yok etmek isteyen büyük dondurma markalarından birinin çaldığını düşünerek tek tek bayilerden motorunun hesabını sormaya başlar...

Yönetmen Yüksel Aksu; "Dondurmam Gaymak, küreselleşen dünya ekonomisi karşısında çaresizce çırpınan küçük esnafın, bir dondurmacı özelinde trajikomik hikayesini anlatıyor. Filmde, tragedya, komedya ve destanların beşiği olarak bilinen Ege Bölgesi’nde saklı kalmış oyunculuk geleneğinin perdeye aktarılması hedeflendi. Filmin bazı sahnelerinde Diyonisos’un üzüm toplayan satirlerini, Minos’un dövüşen boğalarını, amfitiyatroda Tragoslar’ın seslerini hissettirmeye çalıştık" diyor. Dondurmam Gaymak, her şeyi ile sıradışı bir sinema örneği. Gerek ilginç çekim öyküsü, gerek naif tatlarla dolu trajikomik senaryosu, gerek amatör oyuncuların olağanüstü performanslarıyla büyük yankı uyandıracağı kesin.

sbuffy
24-11-06, 20:11
Yüksel Aksu anlatıyor:"Dondurmam Gaymak"

http://www.sinema.com/pic/filmler/d/dondurmam_gaymak150.jpg

Yüksel Aksu'nun ilk filmi "Dondurmam Gaymak", festivallerdeki başarısının ardından Türkiye'yi Oscar yarışında temsil etmek üzere seçildi ve şimdi de gösterime giriyor. Filmin genç yönetmeni Aksu, "Dondurmam Gaymak" filmiyle hedeflediklerini anlatıyor.

De Sica'nın herkesin oyuncu olabileceğine işaret eden bir epigrafıyla açılan "Dondurmam Gaymak" filminin hikâyesi de referanslarla dolu. Dondurmam Gaymak'la Yeni Gerçekçilik arasındaki asıl bağ, filmin yalnızca taşra insanını konu alan bir hikâye anlatmakla yetinmeyip, taşra hayatını da hikâyesine ve üretim pratiğine dahil etme konusunda büyük bir çaba göstermesinden kaynaklanıyor. Birkaç profesyonelin dışında, tamamen yöre insanlarından oluşan bir ekiple çekilen film; bu insanların şivelerini, geleneklerini, gündelik kaygılarını ve mizah anlayışlarını da 'anlaşılma' kaygısı gütmeden, tavizsiz bir şekilde perdeye taşıyor. Türkiye'yi Oscar yarışında temsil etmek üzere seçilmesiyle üzerindeki iyice iyice artan "Dondurmam Gaymak" filminin yönetmeni Yüksel Aksu, aşağıdaki söyleşide, "Dondurmam Gaymak" filmiyle hedeflediklerini anlatıyor.

Filmin ilk gösterimi 25. İstanbul Film Festivali'nde yapılmıştı, fakat vizyona oradaki gösteriminden çok sonra giriyor. Bu, sizin tercih ettiğiniz bir şey miydi? Arada dağıtımla ilgili nasıl gelişmeler oldu?
Biz filmi daha önce, geçtiğimiz yıl vizyona girecek şekilde tamamlamayı düşünüyorduk ama ekonomik nedenlerle geciktik. İstanbul Film Festivali'ndeki ilk gösteriminde Jüri Özel Ödülü aldı biliyorsunuz, festivale gelen Gerard Depardieu de filmi çok beğendi ve bir açıklama yaptı. De Sica'ya benzetti ve dünya sinemasının bu tür filmlere ihtiyacı olduğunu söyledi. Tüm bu gelişmeler filme olan ilgiyi artırdı. Dağıtımcılarla da bir sorun yaşamadık, hemen Özen Film'le anlaştık. Başlangıçta, filmde yıldız bir isim olmadığı için "entelektüel film" muamelesi yapıyorlardı, ama izledikten sonra fikirlerini değiştirip 50 kopyaya çıktılar. Güzel de bir takvim verdiler bize. İstanbul'da ve Adana'da aldığımız ödüllerden sonra, şimdi Oscar aday adayı olarak seçilmesinin de etkisiyle vizyonda ilgi göreceğini düşünüyorum. Ben elimden geldiği kadar açık yapmaya çalıştım filmi; üstü örtük bir anlatım tercih etmedim, çok fazla metaforlara yer vermedim. Ben filmimin kendisinin star olmasını istiyordum, yapımıyla, oyuncularıyla, tarzıyla? Kimseyle dalaşmak istemiyorum ama artık konuya, hikâyesine bile bakılmıyor filmin. Ben başlangıçtan beri filmin şöyle bir yere oturmasını istiyordum: Hem seyirlik bir tadı olsun, hem de bu tadı yaratmak için sinema sanatının gereklerinden ödün vermesin. Yüzeyselliğe düşmeden, hem seyirlik olan, hem de kendi içinde entelektüel tadları olan bir film yapmaya çalıştım.

Hazır değinmişken, filminizin Oscar'daki şansıyla ilgili görüşlerinizi de soralım. Orada ne tür çalışmalarınız olacak?
Kurgu aşamasındayken Hermes Film ortak olmuştu, yoksa film montajdan çıkamayacaktı. Hermes Film'in, bu konularda çok profesyonelce çalışan bir ekibi var, vizyonları çok geniş. Orada onlar bir PR çalışması yapacaklar ki bu adaylıktan sonra Oscar'ın daha ziyade bir PR çalışması olduğunu öğrendik. Ben, duygusal bakıyor olabilirim ama, film dikkate alınırsa, küçümsenmezse, orada şansı olacağına inanıyorum. Çünkü Dondurmam Gaymak, dünyanın unuttuğu şeyleri ifade ediyor bence: naiflik, doğallık, sahicilik, hakikilik ve sıradan insanın da estetik bir değer üretebileceği? Bilindik taşra algısını kıran bir film. Bilindik taşra algısı nedir, şiddet, kavga, kan davası, vs. Bunun yanında genel olarak oryantalist bakış açısını da kıran bir film yaptığımızı düşünüyorum; tespihli, şalvarlı, nargileli köylüler yok bu filmde. Bunun dışında da, 11 Eylül'den sonra, tamamen İslamcı teröristlerden oluşan bir Ortadoğu coğrafyası algısı var. Halbuki bu coğrafya, özellikle de Anadolu coğrafyası, pek çok medeniyete beşiklik etmiş, kültürel açıdan çok zengin. Bu zenginlik, sokaktaki insanların gündelik hayatlarına da sirayet ediyor ki bu sirayetin bizim filmimize de yansıdığını düşünüyorum. Filmde genel olarak bir Türkiye panoraması verdiğimizi düşünüyorum. Filmde doğrudan oralı insanlar oynadığı için, yurtdışında da ilgi çekecektir.

Oyuncular filmi izlediklerinde nasıl bir tepki verdi? Eleştirileri oldu mu?
Onlar çok memnun hallerinden. İkinci filme ne zaman başlayacağız dediler. Zaten eleştirecek bir gözle bakmıyorlar. Genelde kendilerinin gösterdiği performanstan çok memnunlar ve filmi çok sahiplendiler. Öylesine bir filmde oynadık gibi değil, bizim filmimiz gibi hiseediyorlar. Filmi imece usulü yaptığımız için herkes yönetmen kadar filmin sahibi gibi hissediyor kendini. Çocuklardan ve kadınlardan bazıları sinemasever oldular, hiç film kaçırmıyorlar ve izledikleri filmleri daha farklı bir gözle değerlendiriyorlar. Açı ne demek, montaj ne demek öğrendiler... Bir filmin arkasında yatan emeğin önemini kavradılar. Hatta içlerinden biri, "artık televizyonda bir film varken zap yapmıyorum" dedi. Biraz interaktif bir şey onlar için, oyuncular ama kendilerini oynuyorlar... Film, arka tarafıyla da, hinterlandıyla da önemli, bir tür enstelasyon gibi. Oyuncular da hem prodüksiyona katıldılar, hem oynadılar, hem PR'ında varlar, serüven devam ediyor aslında.. . İlk onlar izlediler. Zaten dayanamadım, onların baskısı yüzünden Muğla'da gala yapmak zorunda kaldık.

Filmin ele aldığı meselelerle, dondurmacı karakteri üzerinden yükselen global kapitalizme değinmesi, taşrada geçiyor olması, bu 'gerilla' tarzı, imece usulüyle çekilmiş olmasıyla çok iyi örtüşüyor. Filmin hikâyesi gerektirdiği için mi böyle yapım şekli tercih ettiniz, yoksa bundan sonra da bu yapım anlayışında filmler çekerek mi yolunuza devam edeceksiniz
İlk tesptinize katılıyorum. Aslında az önce bahsettiğim teknik aksaklıklar filmin üslubunu bütünleyen, besleyen bir etki yapıyor. Hafif arızalı estetik, Brecth'in aestetik dediği şey. Gıcır gıcır sesler, gıcır gıcır görüntüler, gıcır gıcır oyunculuklar bu filme çok da gitmezdi zaten ve ben o tür filmleri çok da sevmiyorum. Biz bu film için sürekli organik tarım yaptık diyoruz. Organik tarım yapınca armut mutlaka yamuk yumuk olur, öyle ideal şekilde bir armut ya da kocaman bir şeftali elde edemezsiniz; ama lezzeti iyidir, içindenh ufak kutlar filan çıkabilir ama lezzetini garanti edebilirsiniz. Bizim film de böyle biraz. Zaten dekupajda ben mümkün olduğu kadar geniş resimler kullanmaya çalıştım, çok ataksiyonlu, komplikasyonlu mizansenler kurmamaya çalıştım, kurmamam gerekirdi ve kuramazdım da zaten. Çünkü komplikasyonlu mizansenlere o oyuncuları sığdırmaya çalıştığınız zaman mutlaka oyununda, sahiciliğinde bir zaifiyet oluşurdu. O yüzden mümkün olduğu kadar fars tarzında, kalabalık ve curcunalı mizansenleri ve daha alaturka bir estetiği tercih ettim. Bundan sonraki çalışmalara gelince... Benim daha ilk filmim bu, nasıl bir üslup geliştireceğimi zaman gösterecek. Amakendimi tekrar etmeye de niyetim yok. İkinci ve üçüncü filmlerimde farklı şeyler deneyeceğim. Hep şuna inanırım: Bir şeyin biçimini içeriği belirler. İçerik kendi biçiminin kendi belirler. Bu proje bir dionizyak film çıkardı ortaya, belki yeni film daha apollonyan olacak, daha kontorllü, daha tasarlanmış bir şey olacak. Hikâye kendi biçimini kuruyor.

Film hem hikâyesiyle, hem de araya yerleştirdiğiniz, benzincide çalışan gencin Bisiklet Hırsızları'nı izliyor olması, filmin De Sica'dan bir alıntıyla başlaması gibi referanslarla, doğrudan Yeni Gerçekçilikle ilişkileniyor. Böyle doğrudan bir bağ kurmanınzın nedeni ne?
Yeni Gerçekçilik sete çıkarken benim şiarımdı. Bu söyleşide Brecht'ten bahsetme nedenim, bu iişn kuramını en iyi onun yapmış olmasından; yoksa onların entelektüel akrabalıkları vardır. Tabii ki Zavattini ve Yeni Gerçekçiler de, Sovyet Devrimci Sinemacıları, peşi sıra da Fransız Yeni Dalgası, aynı paradigmanın varyasyonlarıdır diye düşünüyorum. Yeni Gerçekçilerin pratiği beni böyle bir film çekmeye yöneltti, yoksa olanaksızlıktan ya da yoluktan köylülerle film çekmedim. Sette Mehmet Ali Alabora benim oyuncu koçluğumu yaptı. Onun dışında da Türkiye'nin pek çok popüler dizisini çektiğim için pek çok star tanıdığım var; isteseydim beş kuruş almadan oynarlardı filmde. Ben burada kuramsal bir motivasyonla yola çıktım. 1930'larda :Jon Luis...'nın geliştirdiği bir kuram var: homoludans, "insan oynayan bir hayvandır". ..'nın Ayrıntı'dan çıkmış kitabı da var. Homopoliticus'un üzerine böyle bir katkı yapmış ... . Bu, sahne sanatlarını çokilgliendiren bir kuram. Gerçekten insan oyun kuran bir hayandır. Kuramsal olarak buna çok inanıyordum. Onun ötesinde de filmin geçtiği, benimde doğup büyüdüğüm coğrafyada da, ciddi bir oynama geleneği, tiyatro geleneği olduğunu düşünüyorum. Dünya tragedyalarının, komedilerinin çıktığı bölge. Toğraı kazdığınız zaman altından mutlaka bir tiyatro çıkıyor. E ben diyalektiğe, kültürlerin daimiyetine inanan bir insanım. Modern kültürler geldi ya da İslami kültür geldi ve eskisi yok oldu gibi bir şeye inanmıyorum. Kültürler kendi yollarını bulurlar ve tarihsel diyalektiğe göre yol alırlar. O yöreye gittiğiniz zaman da insanların gündelik hayatlarında, kahvede, sokakta birbirleriyle oyun kurduklarını görürsünüz. Brecht'in Bavyera'da en çok uğraştığı şeydir bu, sokaktaki insan. Dolayısıyla, böyle bir kuramsal çerçeveyle de yola çıktık: İnsan oynayan bir hayvandır ve biz insanın içindeki bu oyunculuğu keşfedeceğiz ve kameraya da sığdırmaya, resmetmeye çalıştık.

sbuffy
24-11-06, 20:13
Filmi izleyen kimi insanlar yöre aksanından dolayı altyazılı olması gerektiğini söylüyor ki zamanında, Yeni Gerçekçliğin ilk filmlerinden olan, Visconti'nin Sicilya'da geçen filmi Yer Sarsılıyor'dan sonra da benzer bir tartışma olmuştu. Siz hiç filme altyazı koymayı düşündünüz mü?
Yöreci aydınlar vardır, bir omuz attın mı milliyetçi olursun, ben o değilim. Buradaki yerellik vurgusu, yeni tanımlanmış yerellikle ilgili. Biz de başta altyazılı yaparız diye düşünmüştük, ama genelde filmdeki diyaloglar anlaşılıyor, altyazı yabancılaştırı diye vaz geçtik bundan. Ama yaptığımız ön gösterimlerde daha büyük oranda anlaşılmadığı sonucu çıksaydı altyazılı yapacaktık. Bu haliyle yüzde 20 bir iskonto var filmin diyaloglarının anlaşılırlığında; ama bu da politik bir tavır benim için. Filmde kullanılan Ege lejçesi çok orijinal bir Türkmen lehçesidir aslında ve muhtemelen on sene sonra artık kullanılmıyor olacak. 1979'da İtalya'da Kültür Bakanlığı yerel şivelerin yok oluşuna karşı önlem alıyor. Biliyorsunuz o yerel şivelerin yok oluşu, ulusal dil politikalarıyla ortaya çıkan bir şey. Şimdi o ulusal diller bile İngilizce'nin etkisiyle yok olmak üzere... Yerellik çok anlam ve önem kazanıyor. Ben de filmi yaparken "anlamazlarsa anlamasınlar" diye düşündüm. Sonuçta Türkçe altyazılı filmler de, çeviri eksiklikleri ve aynı anlamı yaratmanın zorluğu nedeniyle tam anlaşılmıyor. Bizim filmimizde de beden dili, gestuslar anlatır diye düşündük; mevzunun tamamı anlaşılıyorsa problem yok, her şey tam olarak anlaşılmasa da olur diye düşünüyorum.

Filmde şive olmasa da, sahnelerde sürekli yüksel sesli konuşmalar ve bağrışmaların olması biraz yorucu olabiliyor. Sizin filmin bu yanının izleyenleri rahatsız edebileceğine dair bir endişeniz oldu mu?
Oldu ki filmin öyle yorucu bir yanı var gerçekten. Ama ben bir sanatçı olarak doğru söylemek zorundayım. Toplumsal gestus dediğimiz, toplumsal tavır dedğimiz şeye inanıyorum. O yörenin insanı gerçekten böyle bıcır bucur, yüksek sesle ve bol konuşan, bir toplum. O gestusun ortaya çıkabilmesi için böyle çekmek durumdanydım. Kuzey toplumları gibi sessiz bir toplumu konu alsaydım öyle yapardım. Orada manasız muhabbetler de oluyor, bir cümleyle anlatılabilecek şey beş cümleye de çıkıyor. Oradaki toplum, konuşma toplumu. Senaryo aşamasındayken, kendi aramızda "acaba çok mu diyalog var" diye konuştuk. Ben çok diyalog olmasının sinematograiyle bir çelişki içerdiğini düşünmüyorum. O, son on beş-yirmi yılın anlayışı. Sinema eşittir minimum diyalog gibi bir denkleme inanmıyorum. Tüm İtalyan sinemasına baktığınızda çok konuşan bir sinema olduğunu görüyorsunuz, filmlerin altyazısını takip edemezsiniz ki o filmler İtalyan toplumunu yansıtır. Bizim bölge de öyle, çok konuşan bir toplum ve o haleti ruhiyeyi ancak çok diyalogla yaratabiliyorsunuz.

kaynak:sinema.com

aylin_c6
25-11-06, 14:36
filme dün gittim bazı yerlerinde düşündürdü hatta adamın motorunu aradığı sahnelerde duygulandırdı bile ama filmde ağırlık komedi üzerindeydi ...salonda ki kahkahalar hiç eksilmedi...:D

erten07
25-11-06, 15:12
Muğla köylüleri Oscar kapısında


Tüm işittikleriniz doğru: Dondurmam Gaymak, gerçekten de çeşitli açılardan ilgiyi hak eden, kendine özgü bir film. Öncelikle bu, dışarıda da örneklerine çok az rastlanan bir taşra filmi. Film, babadan dondurmacı Ali Usta'nın yaşamından bir kesit. Mesleğini büyük firmaların rekabetine karşı korumaya çalışan ve bu arada köyün sosyalistinden uluslararası tekelcilik konusunda nutuklar dinleyen usta, bir yerel TV'ye reklam bile veriyor. Ne yazık ki kasabanın doymak bilmeyen bir çekirge sürüsü gibi tarlaları yağmalayan çocuklar çetesi, arabasına musallat olacak ve dondurma yemek için onu alıp kaçacaktır. Bu çağdaş ve yerel 'bisiklet hırsızları', alçakgönüllü ama sınırlarını çok iyi çizmiş bir sinema örneği. Öncelikle başroldeki Turan Özdemir'den gayri tüm oyuncular amatör ve hemen hepsi yerel halktan seçilmiş. Bu seçimin doğruluğu ve yönetimdeki ustalık az şey değil. Birkaç TV dizisinden gelen Yüksel Aksu, yöre halkını, çevresini ve kültürünü çok iyi kullanmış. Sayısı hayli olan kalabalık sahneleri de çok iyi halletmiş ve bu sahnelerde büyük bir dinamizm yakalamış. Gerçi seçilen tertemiz köy, bir ara bir operet sahnesine dönüşmüyor değil (insan neredeyse biraz kir ve çamur, biraz kargaşa özlüyor). Özellikle çocukların arabayı takip sahneleri de bir yerde tekdüzeleşiyor. Ama sonunda tüm bu yan eleştiriler, filmin genel çekiciliği yanında önemsiz kalıyor. Benim için başlıca sorun, hiç taviz verilmeyen Muğla lehçesini izlemek oldu. Ama ben de bu küçük rahatsızlığımı çabucak yendim. Ve kendimi Muğla köylülerinin taa Amerikalara uzanan ve Oscar'ın kapısına dek gelen dondurma macerasına kaptırdım. Size de aynı şeyi tavsiye ederim.

aylin_c6
25-11-06, 15:51
filmi izlerken bazı yerlerini anlayamadım...konuşulan lehçe çok hızlıydı ve konuşanlar çoğu harfleri yuttular...

erten07
26-11-06, 13:07
http://img175.imageshack.us/img175/6231/gaymak1qb1.jpg (http://imageshack.us)
http://img175.imageshack.us/img175/7113/gaymak2ux0.jpg (http://imageshack.us)
http://img92.imageshack.us/img92/7533/gaymak4im8.jpg (http://imageshack.us)

erten07
26-11-06, 13:11
http://img92.imageshack.us/img92/4236/gaymak18np7.jpg (http://imageshack.us)
http://img92.imageshack.us/img92/3225/gaymak19gg0.jpg (http://imageshack.us)
http://img92.imageshack.us/img92/1315/gaymak20ha5.jpg (http://imageshack.us)

prenzez
26-11-06, 17:40
Açıkçası ben pek de beğenmedim,yada beklediğim gibi değildi diyelim...Tek güzelliği bizden oluşuydu...

aysede
26-11-06, 19:11
Ben çok merak ediyorum bu filmi , gidenler çok şey bekleme diyor ama ... Oscar falan diyorsunuz , demek ki güzel ...

erten07
27-11-06, 15:25
Dondurmacı Ali Usta yurtdışına açılıyor


İşte size bir filmin etkileyici olması için ille de içinde star barındırması ya da yüksek bütçelerle çekilmesi gerekmediğini kanıtlayan güzel bir örnek: Dondurmam Gaymak.

Yüksel Aksu bu filmi çekerken yolunun Oscar aday adaylığına kadar gideceğini tahmin ediyor muydu bilemiyorum ama Dondurmam Gaymak’ı izleyince filmin bu kadar ödül alıp, Oscar aday adayı olmasının ve bu noktaya gelmesinin hiç de tesadüf olmadığını anlamak zor olmuyor.

MODA DEĞİL MUĞLA

Dondurmam Gaymak, adına yansımış olan şive farklılığından da anlaşılacağı gibi Muğla’da geçiyor.
Dondurmacı Ali Usta Moda’da değil, Muğla ’da.

Büyük şirketlerin piyasayı ele geçirmesi küçük esnafın zor duruma düşmesine neden oluyor. Nasıl ki bakkallar büyük süpermarketlerin varlığından rahatsız oluyorsa, Ali Usta da giderek insanların tercihi olmaya başlayan büyük dondurma markalarına karşı var olma mücadelesi veriyor.

Hem de ne mücadele. İşi borç harç aldığı motoruyla köy köy dolaşarak dondurma satmaya kadar götürüyor.
Ne var ki hiç olmadık aksilikler, terslikler, umudunu ve neşesini bir an olsun yitirmeyen bu adamın peşini bir türlü bırakmıyor. Umut hayal kırıklığına, neşe ise öfkeye dönüşüyor.

YÜKSEK SESLİ VE NEŞELİ BİR FİLM

Anadolu insanı tez canlıdır, fazla heyecanlıdır, çabuk neşelenir, çabuk öfkelenir ve bunu dünyaya yüksek sesle haykırmaktan hiç çekinmez.

Soğuk değildir anlayacağınız. Sevgisi de, neşesi de, öfkesi de sıcaktır. İşte Dondurmam Gaymak bize ait tüm bu özellikleri yansıtıyor perdeye.

Hem de bunu, biri hariç tümünü amatör oyuncuların oluşturduğu bir kadroyla başarıyor.

Dondurmam Gaymak’taki oyunculukları çok abartılı, gürültülü bulanlar olacaktır belki. Böyle düşüneceklere, amatör oyuncuların kendilerini oynadıklarını şimdiden hatırlatmak isterim.


Yüksel Aksu, onları frenleyip, oyunlarını aşağı çekebilirdi belki. Ama bunu yapmak filmin o vurucu etkisini ortadan kaldırmakla eş olurdu. İşte o zaman Dondurmam Gaymak doğallıktan uzaklaşıp, suni bir film olup çıkardı.


Ne 25. İstanbul Film Festivali’nde Jüri Özel, Adana’da Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu, Jüri Özel ve Halk Jürisi, New York’taki Queens Film Festivali’nda En İyi Komedi Filmi ve En İyi Yönetmen ödüllerini alabilir, ne de En İyi Yabancı Film dalında Oscar aday adayımız olabilirdi.

EĞİTMEN MEHMET ALİ ALABORA

Dondurmam Gaymak’ta Mehmet Ali Alabora’nın eğitmenliğinde kamera karşısına geçen halk da, başroldeki tiyatrocu Turan Özdemir de biraz gürültülü patırtılı ama son derece samimi ve içten performanslar sergiliyor ve Türkiye’nin pek çok yerinde aynı dertten mustarip olan küçük esnafın canhıraş çığlıklarına tercüman oluyorlar.

Oscar aday adayımız olarak, ülkemizi temsil ediyor olması bir yana, amatör oyuncularla son derece iyi kotarılmış, baştan sona keyifle ve kahkahalarla izlenen bir film var karşımızda.

Kayıtsız kalmak, yönetmeninin deyimiyle bu “Ege geyiği ”ni kaçırmak olmaz.

Dilerim Ali Usta, dondurmasını Los Angeleslılar’a da sevdirir ve Dondurmam Gaymak Oscar’ı alır, eve getirir.

erten07
28-11-06, 09:58
Masalcı tadında bir yönetmen

'Bireyciliğin' yükselen değer olduğu bir dönemde sahici insanlarla sahici bir film yapan Yüksel Aksu'ya, 'Dondurmam Gaymak'la ulaştığı seyirci kitlesi yetiyor. Film, aday olduğu Oscar'ı kazanırsa o da işin 'gaymağı' olacak

1988'in temmuz ayı. İzmir'de pabucun asfalta yapıştığı bir sıcak. Buca Eğitim Fakültesi Tarih-Coğrafya bölümü öğrencisi Yüksel Aksu'nun öğretmen çıkmasına 15 gün var. Hedefi belli, Anadolu'da dolaşan, gittiği yerlerde masal, bilmece derleyen, roman yazan, Fakir Baykurt gibi bir öğretmen olacak.
Ama her şey tersine döner birden. Okuldan atıldığını öğrenir, işkenceyi protesto eden bir eyleme katıldığı için. Aynı gün askere çağrılır, bir de üstüne sevgilisi onu terk eder. Uğursuz gibi görünen o günün aslında çok parlak bir geleceğin müjdecisi olduğundan habersiz Ula'ya döner. Bütün yaraların sarıldığı yere, evine...
Doğup büyüdüğü Muğla'nın Ula ilçesi, Kavafis'in "Şehir"i gibi, Yüksel Aksu için. Dönüp dolaşıp geleceği yer... Çocukluğu, 23 Nisan 1966'da başlayan, gözleri parlayarak anlattığı bir masal. Babası postane memuru, annesi ev kadını. Ona göre ikisi de çok yetenekli birer meddah. Dört kardeşin en büyüğü olarak okul hayatı Aydın'da başlar ve Ula'da devam eder. Arada Bornova Anadolu Lisesi'ne gittiyse de hasrete dayanamayıp geri döner.

Ali Usta'nın çırağı!
"Dondurmam Gaymak"taki gibi bir çocukluk geçirir, evlerinin çardağı günde 30-40 misafir ağırlar. Yazları iyi öğrenciler eczacı, tembeller demirci yanında çalışırken, takdirlik bir öğrenci olan Yüksel Aksu dondurmacı Ali Usta'nın yanına çırak olarak girer. Harçlığının neredeyse tamamını götüren dondurma masrafından kurtulur böylece, üstelik arkadaşlarına torpil yapabileceği bir iktidar alanına da sahip olur. İyi bir çıraktır, eğer satış azsa rahat edemez, bisiklete atlayıp dolaşarak satar dondurmasını.
Daha o zamandan muhabbetçidir de ustasının anlattığına göre, "İmamla müftü, hâkimle hâkim olur, hepsini dolduruverir dükkâna". Her yaş ve sosyal gruptan insanla sohbet ettiği, öğlenleri de tek başına kitap okuduğu bir yerdir dondurmacı dükkânı. Kemalettin Tuğcu'ları, Andersen'den Masallar'ı devirip küçük yaşta klasiklere geçer.

'Öğretmen olacağım' derken
Bir yandan da halkevinde 'devrimci ağabeylerle' sohbet etmeye, tiyatroyla ilgilenmeye başlar. Önceleri gazeteci olmak vardır aklında, sonra kaymakam ya da öğretmen. O yıllarda sinema aklının ucundan bile geçmez. Lise bitince Ankara Siyasal'a girer, bir yıl sonra da Buca Eğitim'e. 4 sene sonunda fakülteden atıldığında "Okul için ağlarsan emzirdiğim sütü helal etmem" diyen annesini dinler ve arkasına bakmaz hiç.
Yeni Asır gazetesindeki ilanı görür bir gün. İzmir Devlet Tiyatrosu'na yardımcı oyuncu alınacaktır. Tiyatrocu hemşerisi Turan Özdemir torpil yapar ona. Yıllar sonra, güzel hikâye anlatan bu çocuğun bir film yapacağını, ona da başrol vereceğini rüyasında görse inanmaz herhalde. Ama aklına sinemayı ilk düşüren de Özdemir olur. Bir de o sıralar tiyatroda birlikte oynadığı arkadaşı, gazeteci Ersin Kalkan.
Böylece 23 yaşında, 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Televizyon Bölümü'ne girer. Mülakatta hocalar, "Zengin değilsen ya okula girme ya da açlığı göze al" derler. Alır. Ama şanslı bir kuşaktırlar, 1990'da Türkiye'nin ilk özel televizyonu açılır ve mezun olmadan iş teklifleri başlar.
9 Eylül, Yüksel Aksu'nun Ula'da temeli atılan binasını inşa ettiği, birbirinden iyi hocaların elinde yoğrulduğu, İtalyan sinemasına vurulduğu yer. Birinci sınıftayken Yusuf Kurçenli'nin asistanlığını yapmaya başlar. Mustafa Altıoklar, Serdar Akar, en son Zeki Ökten asistanlığını yaptığı yönetmenlerden... 1995'te İstanbul'a taşınır, 1999'da "Yasemince" dizisinin yönetmeni olur. Onu "Yılan Hikâyesi", "Bir Dilim Aşk", "Büyük Yalan" izler. Gönlü hep sinemadan yana da olsa, dizileri prova imkânı bulduğu için sever.

İmece usulüyle film
Bir yönetmen ilk filminde en iyi bildiği şeyi anlatmalıdır ona göre. 2001'den beri çekmeye çalıştığı film de adını, çocukluğunda duyduğu "Dondurmam gaymak, anası gızından oynak" cümlesinden alır. Filmde büyüdüğü coğrafya, tanıdığı insanlar, bildiği öyküler olacaktır. Ama yapımcılara anlatamaz bir türlü. "Hikâyen güzel" derler, "Şu şu isimleri oynat, aslanlar gibi gişe yap". Ama bu, yerel bir filmdir, malzemesi de yerel olacaktır, taviz vermez.
2005 yazında ortağı Tankut Kılınç ve görüntü yönetmeni Eyüp Boz'la paralarını birleştirip Muğla'nın yolunu tutarlar. Başrol oyuncusu bellidir, geri kalanlar için hoparlörle anons yapar, gönüllüleri toplarlar. Binlerce başvuru arasından seçtikleri 100-150 kişiyi Memet Ali Alabora'yla altı hafta çalıştırırlar. Bir arkadaşları yemekleri karşılar, bir belediye konaklamayı, bir diğeri ulaştırmayı derken tamamen 'imece usulüyle' kotarırlar filmi. "Dondurmam Gaymak", Kültür Bakanlığı'nın desteği ve Hermes Film'in el vermesiyle tamamlanır. İlk gösterimi de davul zurna eşliğinde Muğla'da yaparlar.

Ödül üzerine ödül
İstanbul Film Festivali'nden jüri özel ödülü ve Gerard Depardieu'nun övgüleriyle çıkan "Dondurmam Gaymak" şimdi Türkiye'nin Oscar adayı.
Filmin ortak yapımcılarından Elif Dağdeviren Güven, geçen hafta New York Queens Film Festivali'nden çifte ödül ve filmin Altın Küre'de yarışacağı müjdesiyle döndü.
Yüksel Aksu'nun ise çok daha fazla önemsediği şeyler var; mesela 'bireyciliğin' tek yükselen değer olarak pompalandığı bir dönemde gücünü 'toplumsallığından' alan sahici bir film yapmış olmak... Üstüne Oscar gelirse o da işin 'gaymağı' olur herhalde ama o bütün dondurmasını satmış olmanın rahatlığıyla muzip bir gülümsemeyle izliyor olan biteni. Gözü ise Oscar'dan çok daha ileride, yeni filmlerde...

GüLpArE_YeŞiM
28-11-06, 12:05
çok merak ediyorum şivesi çok hoşşşş tam bizim yöreye göre bir film biran önce gelir inşallah buraya sabırsızlıkla bekliyorum

SweLL
28-11-06, 14:22
ben dün gittim çok güzel değil bence oscarlık kadar değil konu açısından ama şive ve ortam açısından güzeldi şivesi güzeldi yapmacık değildi ve oyuncular amatör olmasına rağmen güzel oynamışlar amatör oldukları fazla belli değildi
çok hızlı konuştukları ve şivesi farklı olduğu için bazı yerler anlaşılmıo
bence abartıldığı kadar güzel değil :blush:

muratimran
28-11-06, 14:24
Bizim insanımız nedendir bilinmez; küfür olduğu zaman kahkahayı basıyor.Çok ilginç.Küfürsüz sahnede yapılan ince espirileri kaçırıyorlarmı yoksa anlamıyorlarmı?

sbuffy
28-11-06, 15:23
Dondurmam Gaymak’a dondurmacı takibi

http://www.ntvmsnbc.com/news/253799.jpg

Eski yöntemlerle dondurma yapan dondurmacının, büyük firmalarla mücadelesini anlatan Dondurmam Gaymak filmi hakkında bazı dondurma firmaları hukuki takip başlattı.

“Dondurmam Gaymak” filminin yönetmeni Yüksel Aksu, kahraman bakkalın süper markete karşı mücadelesi, Züğürt Ağa’nın feodalizm tasfiyesiyle ortadan kayboluşu gibi bir sosyolojik geçiş dönemini filmde anlatmaya çalıştığını vurguladı. Aksu, dondurmacının özelinde bu geçiş sürecini anlattığı filmde, filmdeki kahramanın sanayi üretimi yapan firmaları hedef aldığını belirtti.

Film karakterinin davranışının ciddiye alınmasının yanlış olacağını savunan Aksu, “Dostoyevski’nin romanındaki kahramanı cinayet işliyor diye yazara da cani diyemeyiz. Benim kahramanım da büyük firmalarla mücadele etmeye çalışıyor. Bunun için yönetmenin veya yapımcıların büyük dondurma firmalarını karaladıkları düşünülmemeli” dedi.

‘SPONSORLUK GÖRÜŞMELERİ YAPTIK’
Büyük dondurma firmaları olan Algida ve Panda ile sponsorluk görüşmeleri yaptıklarını ancak olumlu yanıt alamadıkları gibi bu firmaların, film hakkında hukuki takip bile başlattığını ifade eden Aksu, “Sonuçta filmde birilerini hedef alma gibi bir durum söz konusu değil. Zaten, benim de dondurma şirketlerini hedef alma gibi bir sorunum yok” diye konuştu.

‘DONDURMALARIN KALİTESİ TARTIŞILMIYOR’
Aksu, filmde eski yöntemlerle çalışan dondurmacının kendisine rakip gördüğü firmalara Manda ve Malgida gibi isimler koyduklarını belirtti. Filmde iyi dondurma, kötü dondurma ayrımına gidilmediğini anlatan Aksu, “Dondurmaların kalitesi filmde tartışılmıyor. Ben büyük sermaye karşısında küçük esnafın yok oluşunu anlattım” dedi.

kaynak:ntvmsnbc.com

erten07
29-11-06, 09:16
"Dondurmam Gaymak"ın yönetmeni Yüksel Aksu, filmi seyrederken, bazı üstsüz kadınların güneşlenme sahnesini görünce, "Türkiye’de böyle şeyler var mı" diye şaşıran ABD’lileri eleştirdi.

Aksu, "Allahın kazma Amerikalısı, bizi Afganistan’ın taşrası mı zannettin. 400 yıllık ülkesin. Benim topraklarımın kültürü 10 bin yıllık" dedi.

New York’ta düzenlenen "Queens Film Festivali"nde açılış filmi olarak gösterilen, "En İyi Komedi Filmi" ve "En İyi Yönetmen" ödüllerini alan "Dondurmam Gaymak"ın yönetmeni Yüksel Aksu, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Sürekli Mesleki Gelişim Etkinlikleri çerçevesinde, "Bir Film ve Bir Yönetmen" konulu söyleşiye katıldı. Hipokrat Konferans Salonu’nda yapılan söyleşide konuşma yapan Aksu, "Dondurmam Gaymak" filmini yaparken ABD ve geleneksel entelektüel yapısıyla Avrupa’dan değil, İtalyan Sineması’ndan etkilendiğini söyledi. Filmi yaparken yerel şive kullanmasıyla ilgili soruları da yanıtlayan Aksu, "Globalleşen dünyada bir süre sonra şiveler unutulacak. Hatta ulusal diller tehlike altında. Yıllar sonra birileri çıkıp, Muğla’nın Ula ilçesindeki şiveyle ilgili araştırma yaparsa, filmim onlara belge olsun. Globalleşmeye karşı değilim ama kola da ayranımı yok etmesin" dedi. Filmimde kırsal bölgenin tutuculuğunu ve Türkiye’deki hoşgörü ortamını aynı anda işlediklerini anlatan Aksu sözlerini şöyle sürdürdü: "Benim ülkemin kırsalında bile insanların üstsüz güneşlenebileceği yerler bulunur. Bu sahneyi gören bir ABD’li, ’Ya, sizin ülkenizde üstsüz güneşlenilebilir mi’ diye sordu. Bizi ilkel zannediyorlar. Sanki daha iki ayağı üzerine kalkmamış ilkel insanlarız. Allahın kazma Amerikalısı. 400 yıllık ülkesiniz. Benim ülkemin topraklarından M.Ö 8 bin yıllarına ait duvar yazıları çıkıyor..." Söyleşinin ardından katılımcılara dondurma dağıtıldı.

SweLL
29-11-06, 11:52
Dondurmam davalık oldu!
Algida ve Panda gibi büyük firmalar, eski yöntemlerle dondurma yapan bir dondurmacının maceralarını anlatan 'Dondurmam Gaymak' filmini dava etti! Eski yöntemlerle dondurma yapan bir esnafın büyük firmalarla mücadelesini anlatan 'Dondurmam Gaymak' filmi hakkında hukuki işlem başlatıldı.

'Dondurmam Gaymak'a dava

Eski yöntemlerle dondurma yapan bir esnafın büyük firmalarla mücadelesini anlatan 'Dondurmam Gaymak' filmi hakkında hukuki işlem başlatıldı. Dondurma firmalarının açtığı dava karşısında yönetmen Yüksel Aksu şaşkın!.

Oscar aday adayı olan 'Dondurmam Gaymak' filmine bazı büyük dondurma firmaları dava açtı! Sinema deneyimi olmayan Muğla halkının rol aldığı; eski yöntemlerle dondurma yapan bir dondurmacının büyük firmalarla mücadelesini anlatan film hakkında hukuki işlem başlatılmasına ilişkin yönetmen Yüksel Aksu Biz kimseyi hedef almamıştık" açıklamasını yaptı. Filmde 'kahraman bakkalın süpermarkete karşı' mücadelesini işlediklerini belirten Aksu, karakterin davranışının ciddiye alınmasının yanlış olacağını savundu. Aksu, büyük dondurma firmaları 'Algida' ve 'Panda' ile sponsorluk görüşmeleri yaptıklarını ancak olumlu yanıt alamadıklarını belirterek şunları söyledi: "Filmde dondurmacı kendisine rakip gördüğü firmalara 'Manda' ve 'Malgida' gibi isimler koyuyor. Ama filmde iyi dondurma, kötü dondurma ayrımı yok! Kaliteleri tartışılmıyor. Büyük sermaye karşısında küçük esnafın yok oluşunu anlattım ben."
Üzülüyorum
Eskiden dondurmacı çıraklığı yapan şimdi ise geçimini sinemadan sağlayan Aksu, dünyada büyük üretim olmazsa aç kalınacağını savunduğunu söyledi: "Büyük firmalardan destek gelmediği gibi köstekleyecek hareketlerin yapıldığını duymak beni üzüyor."

erten07
01-12-06, 16:32
http://img68.imageshack.us/img68/4839/gaymak4rn6.jpg (http://imageshack.us)
http://img225.imageshack.us/img225/6913/gaymak6me7.jpg (http://imageshack.us)

erten07
01-12-06, 16:35
http://img293.imageshack.us/img293/8723/gaymak5yo9.jpg (http://imageshack.us)
http://img96.imageshack.us/img96/9383/gaymak8ic3.jpg (http://imageshack.us)

erten07
02-12-06, 14:55
http://img201.imageshack.us/img201/5432/gaymak9ox3.jpg (http://imageshack.us)
http://img201.imageshack.us/img201/2573/gaymak10si0.jpg (http://imageshack.us)

chaylack
02-12-06, 19:54
bugün gittim kendi halinde çok abartısız bir film olmuş iddiasız gibi duruyor ama dikkat çekmş işte oyuncular 1 hariç kişi diğerleri halktan ama çok doğal oynamışlar :)komik olduğu kadar düşündüren taraflarıda var bi izleyin derim:)

-özgü_namal-
04-12-06, 12:55
OSCAR’A ADAY OLAN 'DONDURMAM GAYMAK' FİLMİNE İNGİLİZCE İSİMDE KONDU...
4/12/2006 12:34

Bu sene 79’uncusu düzenlenecek olan Oscar’a ‘En İyi Yabancı Film’ kategorisinde aday adayı olan Türk filmi "Dondurmam Gaymak", Los Angeles’ta düzenlenen özel bir gösterimle Oscar’lardan sonraki en önemli etkinlik olan Golden Globe’un (Altın Küre) üyelerine tanıtıldı. Filmin ABD için hazırlanan yeni afişi de görücüye çıktı. Dondurmam Gaymak’ı yabancı ismi “Ice cream I scream” olarak seçildi.


Los Angeles’ta Fine Arts Theater’da düzenlenen gösterime, Altın Küre üyelerinin yanı sıra, filmin yapımcısı Elif Dağdeviren, Türkiye’nin Los Angeles Başkonsolosu Engin Ansay, oyuncular Meltem Cumbul ve Tuba Ünsal da katıldı. 200’e yakın Türk izleyicisi de filme destek vermek için sinemaya geldi.

erten07
04-12-06, 21:19
yönetmen yüksel aksu'yu kutluyorum,
turan özdemir dondurmacı ali usta rolünde başarılı bir oyun sergiliyor
muğla halkı çok iyi özellikle dondurmacının karısı
çocukları da unutmamak lazım

http://img239.imageshack.us/img239/9134/gaymak12qv2.jpg (http://imageshack.us)
http://img239.imageshack.us/img239/1189/gaymak13gk9.jpg (http://imageshack.us)
http://img239.imageshack.us/img239/1511/gaymak14bg3.jpg (http://imageshack.us)

erten07
04-12-06, 21:24
http://img239.imageshack.us/img239/1381/gaymak15cw7.jpg (http://imageshack.us)
http://img110.imageshack.us/img110/1930/gaymak16ej9.jpg (http://imageshack.us)
http://img82.imageshack.us/img82/9969/gaymak17su0.jpg (http://imageshack.us)

sbuffy
05-12-06, 10:38
Gaymak'ın tanıtımı tam gaz!

http://www.ekolay.net/sinema/images/dondurmam_altin2.jpg

"Dondurmam Gaymak", özel bir gösterimle Oscar’lardan sonraki en önemli etkinlik olan Golden Globe’un (Altın Küre) üyelerine tanıtıldı.

Bu sene 79’uncusu düzenlenecek olan Oscar’a ‘En İyi Yabancı Film’ kategorisinde aday adayı olan Türk filmi ’Dondurmam Gaymak’, Los Angeles’ta düzenlenen özel bir gösterimle Oscar’lardan sonraki en önemli etkinlik olan Golden Globe’un (Altın Küre) üyelerine tanıtıldı. Filmin ABD için hazırlanan yeni afişi de görücüye çıktı. Dondurmam Gaymak’ı yabancı ismi ’Ice cream I scream’ olarak seçildi.

Los Angeles’ta Fine Arts Theater’da düzenlenen gösterime, Altın Küre üyelerinin yanı sıra, filmin yapımcısı Elif Dağdeviren, Türkiye’nin Los Angeles Başkonsolosu Engin Ansay, oyuncular Meltem Cumbul ve Tuba Ünsal da katıldı. 200’e yakın Türk izleyicisi de filme destek vermek için sinemaya geldi.

Filme sponsor olan Los Angeles’ın en sevilen dondurma markalarından biri olan Mashti Malone gösterimden sonra konuklara bedava dondurma dağıttı. Firma yetkilileri bundan sonra Los Angeles’ta yapılacak olan tüm göserimlerden sonra dondurma ikram ediceklerini söyledi.

Gösterimden sonra ikramlar bununla da kalmadı. Sunset Boulvard üzerindeki Akdeniz yemekleri ile bilinen, ünlü isimlerin uğrak yeri, sahibi Türk olan, Cravings Restaurant’da filmin şerefine Golden Globe üyelerine Türk yemekleri ziyafeti verildi.

Filmi seyreden Altın Küre üyeleri Dondurmam Gaymak’ın ’Borat’ adlı filme rakip olması gerektiğini belirterek, "Demek ki bir ülkenin olumlu yönlerini kullanılarak da insanlar güldürülebiliyormuş" dedi. Üyeler, filmin ABD’de eğitim amaçlı olarak gösterilmese gerektiğini bile vurguladı.

Dondurmam Gaymak ile karşılaştırılan Borat adlı filmde, Kazakistan’lı bir gazetecinin maceraları anlatılırken, Kazakistan’ı küçük düşürücü espiri ve şakalara yer veriliyor.

kaynak:e-kolay.net

sbuffy
05-12-06, 10:49
http://img243.imageshack.us/img243/8743/z0645504gp0.jpg
http://img243.imageshack.us/img243/6038/06370821mj2.jpg
http://img243.imageshack.us/img243/1346/06370823xz8.jpg
http://img243.imageshack.us/img243/8513/06370819dj8.jpg

sbuffy
05-12-06, 10:54
http://img243.imageshack.us/img243/7726/06370815vd1.jpg
http://img243.imageshack.us/img243/6492/06370811gi3.jpg
http://img243.imageshack.us/img243/599/06370808ms3.jpg
http://img243.imageshack.us/img243/3366/06370805as0.jpg

erten07
05-12-06, 12:06
http://img222.imageshack.us/img222/4955/2542946hc0.jpg (http://imageshack.us)

_ArZ_
05-12-06, 18:13
Bende hafta sonu gitmiştim.Bence çok güzel bi film.Her ne kadar şivelerinden dolayı bazı yerlerini anlamasamda ben beğendim.İzlemenizi öneririm...

tuliplale
12-12-06, 01:41
Vallaha ben de konuşmaları bazı yerlerde anlayamadım ama filmi benyendim. Eylenceli ve sıcak olmuş. Yanlız bi şeye takıldım, sadece başroldeki kişinin oyuncu olduğu söyleniyordu ama bence imamda kesinlikle oyuncuydu...

budala
17-12-06, 19:40
Ben çokbeğendim fakat çevremde herkes aynı fikirde değil. Beni filmin amatörlüğü, sıcaklığı etkilerken, "Ne var yani? Ne konu, ne de teknik olarak iyi.." diyenler var. Bu filmde emeği geçen herkesi kutlarım. Güzel iş çıkarmışlar.:img-wink:

erten07
17-12-06, 22:50
her hafta bir türk filmine gidiyorum bence çok iyi
herkese gitmesini de tavsiye ederim, gittiğinize değer
3. haftası ve devam ediyor

filmle ilgili ustaların görüşleri;

"dondurmam gaymak yılın hit filmi olacak. olağanüstü bir film" çağan ırmak

"2005 babam ve oğlum'un yılı oldu,
2006 ise dondurmam gaymak'ın yılı olacak" birol güven

erten07
18-12-06, 14:07
Sinemam Gaymak


Fransa'dayım.
Strasbourg'un merkezindeki otelim "Kırmızı Ev"in balkonundan yolun hemen karşısındaki iki sinema görünüyor.
Biri Hollywood filmleri gösteren Vox...
Diğeri dünya filmleri gösteren Odyssee...
İkisinin önünde de kuyruk var.
Vox'taki kuyruk bir Hollywood filmi olan "Eragon" için...
Odyssee'de ise Türk filmi "Dondurmam Gaymak" oynuyor.
Bir sinema sevdalısı olan Faruk Günaltay'ın 18 yıldır düzenlediği "Türk Sinema Günleri"ndeyiz. Dünyanın en eski 3 sinemasından biri olan Odyssee'nin muhteşem salonunda Türk filmi izlemeye gelenlerin yüzde 40'ı Fransız... Fransa'yla ilişkilerde soğuk rüzgârların estiği bugünlerde perdeden kurulan bu sanat köprüsü altın değerinde... Hele bu festivalin Fransız Kültür Bakanlığı ve Strasbourg belediyesinin desteğiyle düzenlendiği düşünülürse...

Avrupa'nın gişelerinde Amerikan sinemasını dize getirebilmiş bir ülke var mı?
Evet var:
Türkiye!
Geçen yıl Avrupa'da bir tek Türkler, Amerikan filmlerinden çok kendi filmlerini seyrettiler.
2005'te bu rekoru elinde tutan ülke Fransa'ydı; Türkiye, yerli film seyircisinin oranını yüzde 48'e çıkararak Fransa'yı geçti. Ûstelik ciddi bir destek görmeden yapabildi bunu...
Gişe yapan kimi filmlerin içerik ve teknik olarak Hollywood taklitleri olduğu söylenebilir; ama yine de umut var olmalı, Günaltay'ı ve onun gibilerin desteğiyle yükselen Türk sinemasını alkışlamalıyız.
Geçen hafta Fransızların Türk filmi izlemek için kapısında kuyruk oldukları Odyssee, hiçbir politikacının açamadığı evrensel bir kapıyı açıyor çünkü...

adanali esmer
22-12-06, 13:47
gecen hafta seyrettim süper bir film yapmislar ya üstelik de muglada ve en iyi sinemalarin arasinda 3. sirada bu da cok güzel süper bir sey di ya sadece cok terbiyesizdi hikayesi de süperdi adam motorounu bulana kadar öldü be .

acemicadi_fan
24-12-06, 22:56
Bence filim güzeldi bazi yerleride anlamasamda , annem filmin sonunda eve giderken dedi ki,bazi yerleri cocuklar anlayamazdiye orda Dondurmacinin karisi ona iyi davrandigi,adamin boy abdesti aldigi yüzünden mesela!
Ordaki cocuklar da ama bogazlilardi ya insan okadarda yemez yani,gördüler günlerini, en komik yerde dondurmacinin,yasli köy kadina verdi sahneydi bence....bence güzel bir filimdi ama yani okadar da sahane deyil...

nur-gulll
25-12-06, 21:36
bence gûzel sicak ve samimi bir filmdi, güzel vakit geçirmek adina, mutlaka gidip görulmeli

Fakat bir noktaya deginmek istiyorum, bence bu sene bir çok türk filmi gôsterime girdi , ve aralarinda çok basarili filmler vardi, bu yûzdende oscar aday adayi olarak bu filmin seçilmesini anlamiyorum.

Nuri Bilge Ceylan'in Iklimler" filmi ve Reha Erdem 'in "bes vakti" adli filmi bu film'den çok daha basariliydi, hatta dondurmam gaymak bu filmlere gôre biraz fazla amatör kaliyor.....

erten07
03-01-07, 16:23
Sinema dergisi Antrakt, 2006'da en çok izlenen filmlerin listesini yayımladı.





İŞTE İLK 10

1- Kurtlar Vadisi Irak: 4.256.567

2- Hababam Sınıfı Üç Buçuk: 2.067.661

3- Hokkabaz: 1.684.282

4- Sınav: 1.145.014

5- The Da Vinci Code: 1.028.928

6- Porates of the Caribben: Dead men's Chest: 1.005.052

7- Keloğlan Kara Prense Karşı: 997.238

8- Ice Age 2 - The Meltdown: 944.374

9- Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü: 646.274

10- Dondurmam Gaymak: 490.619

hazal_celik
04-01-07, 09:19
beğenmeyenlerin aksine ben bayıldım ayrıca bütün mekanlarda da bir anımın olması ve oraları özlemiş olmam da filmin beni etkilemesine etken oldu kutluyorum gerçektende oscar adayı olmayı hakeden bir film:good: :img-clapp :img-ok:

erten07
04-01-07, 10:27
STAR "Tosun Paşa"yı oynattı, yine izlendi.
Böyle bir başarıya herhalde kolay kolay bir yerli film yanaşamayacak.
Yeni tarihli komedi filmlerine bakıyorum da.
Ama bir film varki işte o TV'de gösterime girdiğinde işin rengi değişebilir;
"Dondurmam Gaymak"...

erten07
04-01-07, 19:39
'Dondurmam Gaymak' Kızıl Ordu ile yarışıyor!

Yüksel Aksu'nun yönettiği 'Dondurmam Gaymak' filminin, 79'uncu Oscar Ödülleri'nde 'Yabancı Film' kategorisi adaylığı için Rus yapımı 'Company 9' ile çekişme halinde olduğu bildirildi. 61 yabancı film arasından Oscar adaylığına seçilme mücadelesi veren 'Company 9'; savaş olgusunu öven konusu nedeniyle pekçok sinema eleştirmeni tarafından tepki görmüştü.

HİÇ BENZERLİK YOK
Rus yönetmen Fyodor Bondarchuk'un filmi; Rusya'nın Afganistan işgalini konu alıyor. 'Dondurmam Gaymak'ın yönetmeni Yüksel Aksu, Rusya'da gişe rekorları kıran rakibiyle ilgili şunları söyledi: "Bizim filmimizle 'Company 9' arasında benzerlik yerine farklılıklar var. 'Dondurmam Gaymak' imece usulü çekilen bir yapım; rakibimiz ise 9.5 milyon dolar bütçesiyle Rusya'nın en pahalı filmi! Bizim filmimiz barışı ve kardeşliği savunuyor, 'Company 9' ise savaşı eleştirmekten kaçıyor ve hatta bu yanlış savaşı kutsuyor!"

HAKSIZ BİR SAVAŞ
Yüksel Aksu, Rusya'nın yüksek tirajlı gazetelerinden Nezavisimaya'nın da savaşı övdüğü için eleştirdiği 'Company 9'u şu sözlerle değerlendirdi: "Onların filmi bir 'haksız savaşı' anlatıyor, bizim filmimiz ise 'çok haklı' yerel bir mücadeleyi. Bizim filmimiz barışçıl ve sivil inisiyatifi yüceltiyor. Ne yapalım kaderde Kızıl Ordu ile mücadele etmek de varmış!"

tvrehberi
06-01-07, 14:03
ben de çarşamba günü izledim bu filmi ancak çok beğenmedim.bi kere öyle abartıldığı kdr komik ya da samimi değil bence.ayrıca öyle oscar aday adaylığı alacak kadar da güzel değil.yani eğlencelik ama çok da süper değil...

erten07
13-01-07, 20:14
Oscar Aday Adayı "Dondurmam Gaymak" Filmin Galası Los Angeles'ta Yapıldı
Sadece 150 Bin Dolarlık Bir Bütçesi ve Oyuncularının Muğla Halkı Olması ile Birlikte İmece Yoluyla Halktan da Gelen Desteklerle Ünlü Yönetmen Yüksel Aksu Tarafından Çevrilen "Dondurmam Gaymak" Filmi İçin, Yapımcıları, Başrol Oyuncusu Turan Özdemir ve Daha Bir Çok Ünlünün Katılımıyla California Başkonsolosu Engin Ansay'ın Desteğiyle Kendi Evinde Büyük Bir Gala Gecesi Düzenlendi.


Muğla halkının başrollerini paylaştığı Dondurmam Gaymak filminin California galası, Başkonsolos Engin Ansay'ın evinde yapıldı. Geceye Kültür Bakanlığı Genel Müdürü ve AKP Van Milletvekili Hacı Biner dahil bir çok tanınmış ünlü isim katılırken, yapımcı Bülent Helvacı ve Elif Dağdeviren Güven ile açılış konuşmasının yapıldığı "Dondurmam Gaymak/Ice Cream I Scream" filminin gala gecesinde, sırasıyla yönetmen Yüksel Aksu, oyuncu Turan Özdemir, Başkonsolos Engin Ansay, Türkçe ve yer yer İngilizce konuşma yaptı. Gecede, yaklaşık 1,5 yıldır Los Angeles'ta yaşayan oyuncu Meltem Cumbul ile birlikte Japonya'nın ünlü oyuncusu ve bu sene Oscar aday adayı olan Lübnan filmi "Bosta"nın başrol oyuncusu Raya Meddine de eşlik etti.


Ilerleyen saatlerde zeybek oyunu ve ünlülerinde eşlik ettiği dansöz gösterisi düzenlendi.

Yardımcı, yapımcı Elif Dağdeviren Güven, "Türk Film Konseyi ve Başkonsolos Engin Ansay'ın davetiyle yapılan gecede daha önce hiç bu kadar çok akademi üyesi, yabancı basın ve bu kadar çok ünlü oyuncu olmamıştı. Dolayısıyla çok mutluyuz, herkes Cumartesi günü yapılacak gösterimi çok merak ediyor" diyen Dağdeviren Güven, sözlerine Mehdi isimli İran'lı-Amerikalı dondurmacının da sponsor olduğunu belirterek, bütçelerin işte böyle Mehdi gibi insanlar sayesinde karşılandığını söyledi. Başrol oyuncusu Turan Özdemir, Türk sineması adına daha nice senelerde beraber olma dileğinde bulundu.

Ülkemizi temsilen gelen AKP Milletvekili Hacı Biner, "Türk gelenek ve kültürün böyle yabancı ülkelerde tanıtılması fevkalade güzel bir duygu, tabii temennimiz Oscar'a aday adayı değil, aday olsun, diye düşünüyoruz ve zaten onun için buradayız" dedi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Genel Müdürü Selahattin Ertaş, "Türk sineması son yıllarda büyük bir başarı kazanmış durumda. Sinemamızın yerli izleyici sayısı, yabancı filmleri izleyenlerin sayısından daha fazla bir artış göstermiştir. Bu seneki adaylığımız geçen senekinden daha fazla başarılı bir şekilde devam etmektedir. Buradaki kurmuş olduğumuz film konseyi, gelişmeleri Türkiye ile mukayese etmektedir" ifadelerini kullandı.

Yapımcı Bülent Helvacı, "Organik bir film yaptık ve bütün dünyada kabul görüyor, Los Angeles'ta da çok büyük bir sükse yaptık. Türkiye'de 650 bin seyirci yakalamış durumda olup, Avrupa'dan sonra Amerika'da da çok seyirci bulacağımıza inanıyoruz, Burada inşallah yaygın bir şekilde gösterime girecek" şeklinde konuştu.

Lübnan'ın "Bosta" isimli Oscar aday adayı filminin ünlü oyuncusu Raya Meddine (26), "Dondurmam Gaymak" filmini birkaç saat önce izledim, ben sadece tüm anlamıyla komedi olacağını düşünmüştüm. En çok hoşlandığım şey, bütün eğlence, mizah ve bilgelik birleşmiş durumda" dedi. Çok iyi vakit geçirdiğini dile getiren Lübnanlı film yıldızı Meddine, "Tabii Ortadoğu olarak Lübnan ve Türkiye'nin şansı az olabilir, ama herşey ülkelerimizi bu seviye ve daha üstüne getirebilmektir" şeklinde görüşlerini dile getirdi.

Başkonsolos Engin Ansay, "Ben sadece ev sahipliğini üstlendim, asıl başarı bu filmde rol alan arkadaşların özverisiyle, gayretiyle ve buraya gelmeleri sayesinde oldu. Ülkemiz hakikaten dünyada bugün film konusunda söz sahibi olan pek çok ülkenin önündedir. Bizim buradaki bütün çabamız Hollywood'a Türkiye'nin yerini ve önemini belirtebilmektir, Bu konuda güzel projelerimiz var ve yavaş yavaş Hollywood Türkiye'yi tanıyor, Türkiye'de filmler yapıyor, filmlerimiz ödüller alıyor. "Dondurmam Gaymak" da bunun en güzel misali, inşallah bundan sonra daha başarılı yıllar olacağına inanıyorum" dedi.

(TC-KK-KK-D) (İhlas Haber Ajansı)

melis_krmcm
13-01-07, 22:13
acaip başarılı ve çok güzel bi film olmamasına rağmen gerçekten öykü sıcak, içten bi dille anlatılmış..aslında çok klasik, basit bi konudan insanları eğlendirmeyi başarmışlar hem de sadece tek bir gerçek oyuncuyla..bu da büyük bi başarı bence..
umarım daha birçok ödül alır..

erten07
18-01-07, 17:46
Oscar yarışını kaybetti


Yüksel Aksu'nun yönettiği Dondurmam Gaymak, yabancı dilde Oscar aday adayı olan 9 film arasına giremedi.Oscar'a aday adayı olan 61 ülkeye ait filmlerin sayısı ön jüri tarafından dokuza indirildi. Türkiye adına 'En İyi Yabancı Film Oscarı'na aday adayı gösterilen Yüksel Aksu'nun Dondurmam Gaymak'ının yer almadığı dokuz filmlik liste şöyle sıralanıyor:


Days of Glory (Cezayir/Yön: Rachid Bouchareb)
Water (Kanada/Yön: Deepa Mehta)
Nikahtan Sonra (Danimarka/Yön:Susanne Bier)
Avenue Montaigne (Fransa/ Yön: Daniele Thompson)
The Lives of Others (Almanya/Yön:Florian Henckel von Donnersmarck)
Pan's Labyrinth (Meksika/ Yön: Guillermo del Toro)
Black Book (Hollanda/Yön: Paul Verhoeven)
Dönüş (İspanya/Yön:Pedro Almodovar)
Vitus (İsviçre/Yön: Fredi M. Murer)

23 Şubat'ta ikinci bir eleme daha yapılarak, yabancı film Oscar'ı için yarışacak 5 film açıklanacak.

Ödüller, 25 Şubat'ta sahiplerini bulacak.

ezgo
30-01-07, 16:33
http://img407.imageshack.us/img407/2529/dondurmamgaymakbanneroq0.gif (http://imageshack.us)

ezgo
30-01-07, 16:37
bu filmin oscar aday adaylığını kaybetmesine üzüldüm....:icon_sorr
ama oscarı kimin alacağı zaten en başından beri belliydi...
oscar kesinlikle ispanyol yapımı,başrolünde Penelope Cruz 'un olduğu DÖNÜŞ filmi alacak...çünkü yönetmen koltuğu çok sağlam...

tahsinasigiyim
04-02-07, 20:45
yaa bnce öle abartıldıı kadar en azından oscarlık bi film deill...bi keree bazı sahneleri yüzündenn sinemadaki erkeklerr saatlercee o sahne hakkında böğüre böğüre espri yaptılarr çok rahatsız oldum o sahneleri siz biliosunuzz çok beğenmedim ama gittiim içn fazla pişman deilm idare ederr :P

kaptan jack
04-02-07, 20:53
güzel bir filmdi...ege şivesine aşina oldugum için anlamakta pek zorluk çekmedim...oscar adaylıgını kaybetmesine üzüldüm çünkü saf ve duru bir filmdi...tüm oyuncularının amatör oldugunu düşünürsek harika bir film......:img-yes:

sbuffy
23-03-07, 15:45
Dondurmam Gaymak'a HBO'dan ödül geldi

http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/3074693.jpg

"Dondurmam Gaymak" filmi, İstanbul Uluslararası Film Festivali'nde aldığı "jüri özel ödülü", 4. Queens Film Festivali'nde "en iyi komedi filmi" ve "en iyi yönetmen" ödüllerini kazandıktan sonra ABD'nin ünlü TV kanalı HBO'nun HBO Komedi Filmleri Festivali'nde de büyük ödüle layık görüldü. "En iyi yabancı film" seçilen "Dondurmam Gaymak"ın, ABD'de milyonlarca seyirciyi ekran başına çeken "The Sopranos", "Six Feet Under", "Sex and the City" gibi dizilerin yapımına imza atan HBO'nun organize ettiği festivalden ödülle dönmesi yapımcısını sevindirdi. Filmin DVD'si, 26 Mart’ta Kanal D Home Video tarafından çıkartılıyor.

kaynak:hürriyet

tuliplale
27-03-07, 00:27
Aldığı ödüllere çok sevindim, seyrederkende oldukça eylendim ama rol alanların oyuncu olmamasından kaynaklalınıyor galiba, sahneleri biraz birbirinden kopuk skeçler gibi buldum, ama yinede çok önemli bir çalışma...

erten07
30-03-07, 14:20
DVD’si çıktı

İstanbul Uluslararası Film Festivali’nde jüri özel ödülü başta olmak üzere yurtdışında da birçok ödül alan "Dondurmam Gaymak" filminin merakla beklenen DVD’si, Kanal D Home Video etiketiyle piyasaya çıktı.

ABD'deki Boston Güzel Sanatlar Müzesi'nde yapılacak 6. Boston Türk Film ve Müzik Festivali, "Dondurmam Gaymak" filmi ile açılıyor. Festivalde bu yıldan itibaren "Türk Sinemasında Mükemmellik" ödülü verilecek. Festivalin ilk ödülünü de Zeki Demirkubuz, "Kader" filminin Kuzey Amerika'daki ilk gösteriminin yapılacağı 1 Nisan'da alacak.

erten07
20-04-07, 16:33
18. Türk Film Günleri 21-29 Nisanda Almanya’nın Münih kentinde düzenlenecek.
Münih’deki Kültür Merkezinde gösterime girecek filmler arasında, “Dondurmam Gaymak”, “Eylül Fırtınası”, “İlk Aşk”, “Kader”, “Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak”, “Babam ve Oğlum” ve “Kadına Ağıt” bulunuyor.

Türk Film Günleri kapsamında ayrıca 2 kısa metrajlı belgesel film ile Türk-Alman yapımı “Türk Babam” adlı biyografi filmi gösterilecek.

Program çerçevesinde Lalezar Kadın Korosu da Türk sinemasının unutulmayan film müziklerini seslendirecek.

Türk Film Günlerine Fikret Kuşkan ve Nejat İşler ile sinema yazarı Sadi Çilingir de katılacak.

ismet
24-07-07, 14:06
en çok bu lafı sevdim:"bi cinnet herşeyi halleder"

Bende çok sevdim o lafı. esprili komik bir o kadar güzel bir filmdi. şiveleri de hoşuma gitti. az çok afyonluların diline benziyor.

erten07
25-07-07, 12:54
Enka Kültür ve Sanat 19. Yaz Programı’nın Sinema Günleri kapsamında bu yıl Türk sinemasının yüzünü ağartan üç başarılı film gösterilecek.


Etkinlikte 30 Temmuz Pazartesi “Dondurmam Gaymak”, 1 Ağustos Çarşamba “Mutluluk”, 3 Ağustos Cuma da “Hokkabaz” izlenebilir. Üç filmin de gösterim saati 21.15. Enka’nın Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleşecek etkinliklerden önce saat 20.00’de Taksim-Atatürk Kültür Merkezi önünden ücretsiz servisler kalkacak. Servisten yararlanabilmek için rezervasyon yaptırmak gerekiyor. (0212) 276 22 14

narima
23-08-07, 18:02
Merhaba

Ben dun aksam DONDURMAM GAYMAK fılmını ızledım
Basrol oyuncusunu cıhangırde bır cafede otururken karsılasmıs ve o sıcacık gulumsemesı ıle bıze merhaba demıstı.O ara ben kendısıne fılmı aldıgımı ve mutlaka seyredecegımı soyledıgınde lutfen seyret ve bana daha sonra begenıp begenmedıgını soyle demıstı.
Kendısını bır ara Cıhangır'de gorursem dıyecegımkı MUHTESEM BIR FILM.dı
Butun odullerı hakedıyorsunuz.
Alı rolundekı basrol oyuncumuz muthıs dans ve ayrıca cınnet anlarını cok guzel yasıyor ve yasatıyor

erten07
27-08-07, 21:49
'En İyi Film Ödülü'nü 'Dondurmam Gaymak' aldı


Üsküdar Belediyesi tarafından düzenlenen 19'uncu Katibim Şenliği kapsamında dağıtılan İsmail Dümbüllü Ödülleri'nde 'En İyi Film Ödülü'nü 'Dondurmam Gaymak' ile yönetmen Yüksel Aksu kazandı.

Bu yıl ikincisi dağıtılan İsmail Dümbüllü Ödülleri, yarın akşam saat 19.00'da sahiplerini bulacak.

Halkın oylarıyla yapılan seçimde geleneksel Türk tiyatrosunun en büyük ismi İsmail Dümbüllü adına yılın tiyatro oyunu ise Gazanfer-Gönül Özcan Tiyatrosu'nun 'Öp Babanın Elini' seçildi.

Üsküdar Katibim Şenlikleri kapsamında dağıtılan İsmail Dümbüllü Ödülleri'nde yılın dizi filmi ise 'Köprü' seçildi.

Üsküdar Altunizade Kültür Merkezi'nde düzenlenecek ödül töreninde Suna Pekuysal ve Zihni Göktay da 'Yaşam Boyu Onur Ödülü' alacak.

Törende Dümbüllü'nün hayatından kesitler sergileyen bir fotoğraf sergisi de düzenlenecek.

Gazanfer Özcan, Zihni Göktay, Halit Akçatepe, Nejat Uygur ve Levent Kırca ödül töreninde halkla söyleşi yapacak, tiyatro yaşamlarından kesitler sunacak.

erten07
05-09-07, 10:12
Bol ödüllü dondurma filmi

Yıl 1995. Ege'nin küçük bir kıyı kasabasında babadan kalma mesleği dondurmacılıkla geçinen Ali Usta büyük dondurma firmalarının karşısında durulabilmek için banka kredisiyle küçük bir motosiklet almış ve motoru römork ve benzeri aksesuarlarla donatmıştır. Bunun yeterli olmadığına karar verip bir de yerel televizyona reklam filmi çektirir. Yakın çevresi bu durumu alaycı bir tavır ile karşılamaktadır. Ali Usta hazırlattığı reklamın yayınlanmasından sonra motoruyla satış yapmak üzere yola koyulur. Ali Usta bir köy evinde dondurma satarken motoru ve dondurma yüklü römorku çalınır. Deliye dönen Ali Usta olayı büyük dondurma şirketlerinin kendisine karşı planı olarak algılar ve paranoyaya dönüştürür. Oysa hırsızlar, dondurmaları afiyetle yiyen bir çocuklar çetesinden ibarettir.
Başroldeki Turan Özdemir'in dışında tamamı Muğla halkından oluşan oyuncularıyla "Dondurmam Gaymak, çoğu zaman güldürüyor, zaman zaman da hüzünlendiriyor. Baba Zula imzalı müzikleriyle de beğeni toplayan filmin bir çok ödülü var.

Dondurmam Gaymak (2006)
Yönetmen: Yüksem Aksu
Oyuncular: Turan Özdemir, Gülnihal Demir, İsmetcan Suda, Ulaş Sarıbaş, Altuğ Sarıbaş
SHOW TV / 20.00

cann2366
05-09-07, 10:50
turkmax ta 2 kere izledim hani globalleşmeye karşı güzel bir film esprili filan ama o geceyarısı herkes oe vde toplanmıştı ya işte bir sahne bu kadar uzatılabilir.rtük bakalım içinde geçen sözcükler için filme ceza verir mi .tv de izlemicem en azından bu 4 büyük kanalda reklam da reklam çıldırtırlar

SBR
15-01-08, 13:37
TELE - BAROMETRE
HEDEF KİTLE : A/B
14 OCAK 2008 PAZARTESİ
NO PROGRAM ADı KANAL RATING (%) SHARE (%)

1 ELVEDA RUMELI [NET] ATV 10,50 25,00
2 DOKTORLAR [NET] SHOW 9,00 21,30
3 KOPRU [NET] STAR 8,50 23,80
4 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 8,20 23,20
5 ARKA SOKAKLAR [NET] KAND 7,10 17,00
6 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 6,20 17,60
7 SPOR GUNDEMI KAND 5,80 15,40
8 SPOR SAYFASI SHOW 5,70 14,60
9 IKI AILE [NET] STAR 5,30 12,60
10 ATV SPOR HABERLERI ATV 5,00 13,50
11 AVRUPA YAKASI (TKR)-OPT [NET] ATV 4,90 19,90

12 DONDURMAM GAYMAK (T.S) [NET] SHOW 4,70 15,90


TELE - BAROMETRE
14 OCAK 2008 PAZARTESİ
NO PROGRAM ADı KANAL RATING (%) SHARE (%)

1 ARKA SOKAKLAR [NET] KAND 11,10 24,40
2 KOPRU [NET] STAR 9,70 26,80
3 DOKTORLAR [NET] SHOW 9,20 20,10
4 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 8,20 20,80
5 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW 7,40 18,70
6 ARKA SOKAKLAR (TKR) [NET] KAND 7,20 22,30
7 ELVEDA RUMELI [NET] ATV 7,20 15,90
8 SPOR GUNDEMI KAND 5,30 12,70
9 SPOR SAYFASI SHOW 5,10 12,10
10 GAZI [NET] ATV 5,00 13,60
11 STAR ANA HABER BULTENI [NET] STAR 4,30 11,20
12 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 4,20 10,80
13 BESINCI BOYUT [NET] STV 4,20 9,70
14 KANAL 7 HABER SAATI [NET] KAN7 4,00 10,80
15 IKI AILE [NET] STAR 4,00 8,80

16 DONDURMAM GAYMAK (T.S) [NET] SHOW 3,80 12,90


kaynak:ucankus

ozge yeşim
19-01-08, 16:15
Bu filme aldığım çok abartılı yorumlar sonucu gittim.Gerçekten süper bir film bekliyordum ama çok sıkıldım.Birlikte gittiğim arkadaşlarımdan biri uyudu,arkamızdakiler filmi bırakıp kendi aralarında sesli bir şekilde sohbet etmeye başladı.Sinemada konuşulmasına çok sinir olsam da o kişilere kızamadım.Haklılardı yani.O kişilere kimsenin de tepki vermemesi,salondaki insanalrın kendi aralarında konuşmaya başlaması,filmin kendi kendine oynaması güldüğüm tek unsurdur.Şiveler çok gerçekçi olmuş , gerçekçi olması o oyuncuların başarılı olduğunu gösterir tabi ama bu kadar gerçekçi olmasına gerek yoktu.Konuşmalar çok hızlıydı.Bazen hiçbir şey anlayamadım Bodrum'lu olduğum halde.İzmirli arkadaşımın boş boş bakması,benim sinirden gülmelerim eşliğinde 10 saat gibi gelen 2 saati atlattık.

_yorumsuz_
21-01-08, 23:03
Fena film değildi. Ama oscara gönderebilecek kalitede değildi bence. Başka bir film gönderilmeliydi.

judlaw
20-05-08, 17:13
izlenilebilir kalitede ama çok argo ve küfür vardı komik sahneler küfür üzerine kuruluydu genelde

gumus_songül
20-05-08, 23:57
güzel ve komikti ama küfür çok vardı..
onun haricinde film fena değildi:img-wink:

maria clara
18-07-08, 13:48
tamamının amatör oyuncularla çekildiği iddia edilen filmdi o senenin oscar adayları içindeydi ama ne yazıkki elendi ama zatende öyle çok süper bir film değildi ama yinede çok eğlenceliydi bir egeli olarak onların ege şivesi bana çok şeker gelmişti.

mericik
21-07-08, 19:49
Ben bu filmi sevmiştim.Ege'li olmamdan da olabilir.Oyuncuların çoğu kendi şivesiyle konuşuyor.Oynamıyorlar sanki,normal hayatlarını görüyoruz...

CD'si duruyor hala.Sıkıldıkça izliyorum:img-icecr