Tüm Versiyonu Göster : Binbir Gece - Basında Çıkan Haberler


Sayfalar : 1 2 [3]

nhy-DC
11-09-07, 01:05
Şehrazat çok ağır travmalar yaşayacak

Dizinin başrol oyuncuları Halit Ergenç ve Bergüzar Korel, yeni sezon bölümlerinin geçen yılkinden çok daha tempolu olacağını söylüyor ve ekliyorlar: "Tempo, geçen yıla göre daha da yüksek. Beklenmedik şeyler, enteresan dönüşler olacak. Hikâye bir tarafa gider gibi görünürken bir anda hiç ummadığımız bir yerden değişimler olacak. Şehrazat'ın gelgitleri çok fazla olacak. Yeni sezonda çok ağır travmalar yaşayacak. yine güçlü olmaya, yine çocuğu için ayakta durmaya çalışıyor. Ama her zaman haklı olduğunu gören Şehrazat, belki de haklı olmadığını anlayacak. Sürprizler var yani."


Haberin diger resimleri:

http://img213.imageshack.us/img213/4415/liveimages5ckelebek20hafn7.jpg

http://img166.imageshack.us/img166/3614/liveimages5ckelebek20hanl5.jpg

http://img213.imageshack.us/img213/2554/liveimages5ckelebek20hawm3.jpg

http://img237.imageshack.us/img237/9567/liveimages5ckelebek20hayq7.jpg

http://img237.imageshack.us/img237/5705/liveimages5ckelebek20hapd1.jpg

http://img237.imageshack.us/img237/5888/liveimages5ckelebek20hauj8.jpg

http://img237.imageshack.us/img237/825/liveimages5ckelebek20hang1.jpg

http://img454.imageshack.us/img454/2428/liveimages5ckelebek20haav4.jpg

http://img454.imageshack.us/img454/6128/liveimages5ckelebek20hawy6.jpg

http://img454.imageshack.us/img454/5383/liveimages5ckelebek20hayf7.jpg

http://img292.imageshack.us/img292/5529/liveimages5ckelebek20hapr0.jpg

http://img292.imageshack.us/img292/5617/liveimages5ckelebek20haxb0.jpg

nhy-DC
11-09-07, 01:08
http://img292.imageshack.us/img292/8799/liveimages5ckelebek20halk1.jpg

http://img490.imageshack.us/img490/3893/liveimages5ckelebek20haqk3.jpg

http://img166.imageshack.us/img166/4707/liveimages5ckelebek20hair4.jpg

http://img166.imageshack.us/img166/3460/liveimages5ckelebek20haus1.jpg

http://img166.imageshack.us/img166/4145/liveimages5ckelebek20hafw7.jpg

http://img490.imageshack.us/img490/9527/liveimages5ckelebek20haiq1.jpg

http://img490.imageshack.us/img490/5995/liveimages5ckelebek20haua2.jpg

http://img490.imageshack.us/img490/6669/liveimages5ckelebek20hats9.jpg

T.M.C.post
11-09-07, 11:08
Efsane bu gece geri dönüyor


Hem de ne efsane. Hani AK Parti oyların yüzde 47’sini aldı ve ortalık karıştı ya... Binbir Gece, gösterimde olduğu her salı gecesi seyircinin yarısından fazlasının oyunu aldı. Yani Binbir Gece’nin izlenme payı, AK Parti’nin müthiş yüksek oy oranına bile fark attı. Dizi, 19 Haziran akşamı ekrana gelen final bölümünde, sezonu yüzde 64.40’lık bir izlenme payıyla kapattı. Her yüz kişiden 65’inin ekranında, o gece Binbir Gece vardı. Kanal D’nin geçen sezona damgasını vuran dizisi, bu akşam saat 22.00’de başlayacak 30. bölümüyle tatilden dönüyor.

SKANDALLA BAŞLAYACAK

Binbir Gece, sezona büyük bir skandalla veda etmişti. Onur’la nikah masasına oturmak için dakikaları sayan Şehrazat, o sırada yayınlanan Onur’un çapkınlık haberiyle adeta bitmişti. Dizi, işte şimdi bu kaldığı noktadan başlayacak. Şehrazat yine acıların en ağırıyla yüzleşirken, Onur da bir yandan sevdiği kadının kalbini yeniden kazanmaya çalışacak. Bir yandan da düğün gecesinde kendisine atılan bu iftiranın sorumlularını bulmaya uğraşacak. Ve Kerem’le, Şehrazat arasında yeniden bir yakınlaşma başlayacak. Bu hem Onur’un, hem de Kerem’e vurgun Bennu’nun canını fena halde sıkacak.

Onur, Şehrazat’ı bir komploya kurban gittiklerine inandırabilecek mi? Muhteşem düğün başlamadan bitecek mi? Peride’nin Onur’a karşı tavrı nasıl olacak? Füsun’un yakalandığı ağır hastalığı öğrenen Ali Kemal, Cansel’i bırakıp yuvasına dönecek mi? İşte tüm bu sorular, gala gecesiyle seyircisinin karşısına çıkacak olan dizinin yeni sezon ilk bölümünde yanıt bulacak. Diziler liginin şampiyonu Binbir Gece, bu sezon başta reytingini iyice artıran Yaprak Dökümü olmak üzere bir çok birbirinden iddialı yapımla yarışacak. Hangi dizinin bu yıla adını yazdıracağı sorusunun yanıtı ise, birkaç hafta içinde kesin olarak belli olacak. Bir ekran efsanesi olan Binbir Gece’ye ben de “merhaba” diyorum ve hepinize iyi seyirler, iyi haftalar diliyorum.

http://www9.gazetevatan.com/haberdet...ryid=4&wid=132

ozde-01
13-09-07, 08:06
Senin gibi arkadaş olmaz olsun


Düğün gününde, bir magazin programında çıkan haber yüzünden, ya da ne bileyim herhangi başka bir sebepten, birlikte büyüdüğü en yakın dostunu, iş ortağını, yıllarını paylaştığı arkadaşını bırakıp hiç gelinin peşinden gider mi adam? Bu Kerem’in yaptığı hangi kitapta yazar, hangi racona uyar?

Meğer ilk günden beri içinden Şehrazat’ı çıkartamamış. Meğer bütün o dostane tavırları falan yalanmış. Üstelik kendisine tutulmaktan başka hiçbir günahı olmayan Bennu’yu da harcadı. Binbir Gece, yeni sezon ilk bölümüne yarım kalan düğün sahnesi ve Kerem’in dostuna ihanetiyle başladı.

KUSURA BAKMASINLAR

Peki soruyorum size, bu muydu beklediğimiz Binbir Gece? Böyle bir açılışla mı girmeliydi yeni döneme? Kusura bakmasınlar ama geçen sezonun efsane işinde, eski tadını hiç bulamadım. Diziye neden bu kadar akla hayale sığmayacak bir senaryo yazdıklarını anlayamadım. Kendi payıma diziden aldığım eski lezzeti asla yakalayamadım. Binbir Gece’yi hazırlayan ekip, bu sezon Bıçak Sırtı’na da imza atıyor. Sanıyorum yeni dizileri Bıçak Sırtı’na daha fazla konsantre olmuşlar. Binbir Gece nasılsa çok izleniyor diyerek işi kolaya vurmuşlar. Durum iki diziye peş peşe bakınca daha net anlaşılıyor. Binbir Gece yeni sezona, hiç gereği yokken sıkışan ve kendini tekrarlayacağı her halinden belli olan bir senaryoyla, topal ördek olarak başlıyor.

Ama buradan uyarıyorum kendilerinden bu kadar emin olmasınlar, yanılırlar. Çünkü bu yıl karşılarında, sezona çok iyi başlangıç yapan Yaprak Dökümü gibi, Kuzey Rüzgarı gibi, yarın ilk bölümüyle ekranda olacak Pusat gibi birbirinden iddialı ve güçlü yapımlar var. Zaten reytinglerine bakınca da belirgin bir düşüş olduğu görülüyor.

Dizi, sezon finalinde AB Grubu’nda 21.90 reyting ve 64.40 izlenme payı, Tüm Kişiler’de de 14.50 reyting ile 47.60’lık bir izlenme payı yakalamıştı. Ancak yeni dönemdeki gala gecesinde AB Grubu’nda 17.20 reyting, 48.70 izlenme payı, Tüm Kişiler’de ise 12.10 reyting ve 37.60’lık bir izlenme payında kaldı. Üstelik diğer bütün kanallar Binbir Gece’den korkmuştu; dizinin yayınlandığı saatlerde atv, TRT 1 ve Fox olmak üzere üç kanalda birden, üç tane Kemal Sunal filmi vardı.

Yani kimse Binbir Gece’nin karşısına güçlü silahlarını çıkartmamıştı. Ama elbette bu reytingleri diğer kanalların yöneticileri de gördü. Ve biliyorum ki artık salı gecelerini boş bırakmayacaklar. İlk fırsatta Binbir Gece’nin karşısına, bu efsaneyi yıkacak en güçlü kozlarıyla çıkacaklar. Ben izlediğim ilk bölüme bakarak şimdiden uyarımı yapıyorum. Böyle giderse diziler liginin liderlik koltuğuna Yaprak Dökümü oturur, bakın önceden uyarıyorum.

Memet GÜLER/Vatan Gazetesi

delfin23
14-09-07, 07:09
Binbir Gece mi, Birdirbir Gece mi?
BELLİ ki bu sezon da Binbir Gece izleyicileri ekran karşısında yazı tura atmaya devam edecek. Zira dizideki tüm karakterlerin aşk yolları çatallaşıyor. Onur, Şehrazat'ı ikna mı edecek, yoksa kendisine zor günlerinde yakınlık gösteren kadının ilgisine karşılık mı verecek? Şehrazat, Onur'a mı dönecek, yoksa bu kez Kerem'in aşkına teslim mi olacak? Bennu, Kerem'i mi yoksa alkolü mü tercih edecek? Ali Kemal karısına mı dönecek yoksa hamile sevgilisine mi? Her aşık, ebe olmuş, sırtında iki kişi taşıyor... Binbir Gece'deki bu "Birdirbir oyunu" bakalım nasıl sonuçlanacak? Bu arada Füsun'un kanserli rahmini almışlar. Kadın, ameliyat sonrası ful makyaj. Üstelik ne serum, ne tüp takılı. Yatakta doğrulup, eşine sarılıyor filan... Sanki rahmini almamışlar da sivilcesini sıkmışlar. Diğer yandan Bennu'nun saçı bir sahnede koyu kızıl, bir sahnede siyah, sonra tekrar kızıl... Tamam, kadınlar bunalımlı günlerinde saçlarıyla uğraşır ama bizim Bennu kuaförünü yanında gezdiriyor olmalı!..

delfin23
14-09-07, 07:11
'Binbir Gece' başladı
Evet meşhur dizimiz yeni yayın döneminde "sil baştan" başladı. Böyle diyorum çünkü en başa döndük. Anlaşılan o ki, bu sezon Onur "alnındaki lekeyi" silmekle meşgul olacak Şehrazata'ı yeniden kazanmak için. Kerem "fırsat bu fırsat" diyerek Şehrazat'a yakınlaşmaya çalışacak. "O meşum gece" yeniden gündeme geldi. EvliyaoÇlu Ailesi cephesinde hareket daha "istikrarlı" gidiyor. Cansel hamile; Ali Kemal, kanser olan Füsun'a doÇru kayıyor. Bu arada aldırmak için zaman geçmiş, Cansel'in bebeÇi doÇacak! Senaristlerin Onur, Kerem ve Şehrazat üçlüsünün daha hareketli bir konuma getirmeleri gerekiyor.

angels18
14-09-07, 14:18
Şehrazat’ın en büyük rakibi

’Menekşe ile Halil’ adlı dizinin başrol oyuncusu Sedef Avcı, Binbir Gece’nin Şehrazat’ı Bergüzar Korel’e rakip olarak gösteriliyor

KANAL D ekranlarında yayınlanan ’Menekşe ile Halil’ adlı dizinin başrol oyuncusu Sedef Avcı, Binbir Gece’nin Şehrazat’ı Bergüzar Korel’e rakip olarak gösteriliyor. 25 yaşındaki oyuncu, görünümüyle ikizi kadar benzediği Korel’in oyun gücünü çok beğendiğini ifade ederek, “İkimiz de daha yolun başında sayılırız, yani katedeceğimiz daha çok yol var. Ben kimseye rakip olmak istemem ama beni böyle bir konuma koyuyorlar. Herşeyi zaman gösterecek” diyor. En çok “Bergüzar Korel’i taklit ediyor” denmesinden endişe duyduğunu belirten Avcı, “Bu nedenle saç modelimin onunkiyle farklı olmasına dikkat ediyorum” diye konuşuyor.
kaynak:vatan gazetesi

shemaran
15-09-07, 15:27
Ekranların En Beğenilen Dizilerinden Binbir Gecce'nin Üç Önemli İsmi Dizinin İlk Bölümünü Birlikte İzledi

http://img210.imageshack.us/img210/9359/sonsuratdevamork0.jpg (http://imageshack.us)

EKRANLARIN EN BEĞENİLEN DİZİLERİNDEN BİNBİR GECCE'NİN ÜÇ ÖNEMLİ İSMİ DİZİNİN İLK BÖLÜMÜNÜ BİRLİKTE İZLEDİ

Bu sezonun ilk bölümü dün gecce yayınlanan 'Binbir Gecce' dizisinin oyuncuları Halit Ergenç, Bergüzar Korel ve Ceyda Düvenci, Karaköyde bulunan bir restoranda dizinin yeni bölümünü beraber seyrettiler

Çıkışta gazetecilerin sorularını cevaplandıran ünlü oyunculardan Halit Ergenç, bu senede geçen sene olduğu gibi aynı tempoyla ilerleyeceklerini belirterek; 'Ne olur ne biter bizde tam bilemiyoruz ama bu sene tempomuz daha yükselecek' diyerek daha fazla bilgi vermekten kaçındı.

Bu sezonda yine sürprizlerin yaşanacağını belirten Ceyda Düvenci ise; 'Dizinin başarısı bence ekibin birliği ve iş disiplininden kaynaklanıyor. Biz birbirimizi hala ilk günkü gibi çok seviyoruz. Bu sezonda da her şeyin çok güzel olacağına eminiz' şeklinde konuştu.

Dizinin en gözde isimlerinden Bergüzar Korel de geçen sezonki tempolarıyla devam edeceklerini ifade ederek; 'Geçen sezonki gibi devam edeceğiz. Şehrazat herhangi bir travma yaşamayacak tabi ki ama senaryoda bazı değişiklikler olacak. Çok güzel bir şekilde devam edeceğiz' açıklamasını yaptı.

shemaran
15-09-07, 15:31
Saçları Artık Uçuşuyor:)

http://img512.imageshack.us/img512/9446/saclariartikucusuyor2ohy1.jpg (http://imageshack.us)

BİNBİR GECCE'DEKİ ŞEHRAZAT ROLÜYLE ŞÖHRET OLAN Bergüzar Korel DİZİ BOYUNCA TOPLADIĞI SAÇLARINI AÇTI

Bir şampuan firmasının reklam filmi için kamera karşısına geçen Korel, böylece iki ayrı görünümle ekrana gelecek.

delfin23
16-09-07, 09:16
Bu masalı çocuklar bile yutmaz

Binbir Gece yeniden başladı. Yine içimizi kıyan bir bölümle ekrandaydı. Hayatımda bu kadar yavaş ilerleyen bir dizi daha hatırlamıyorum. Konuşmalar bile ağır aksak gidiyor. Konu o kadar kısır ki, iki bölüm izlemesem pek bir şey değişeceğini sanmıyorum. Son birkaç yılda sürekli geniş ailelerin işlendiği, içinde onlarca irili ufaklı aşk olan, biraz töre, biraz kin ve nefret üzerine kurulu hikayelere o kadar alıştık ki, iki dostun aynı kadına aşık olduğu bir yapım içimizi kasıyor. Saf Şehrazat, Kerem'in aşkını bir türlü anlamıyor. Onur, böyle bir durumda kendini yalnız bırakan arkadaşından hesap bile soramıyor. Üstelik müstakbel karısına aşık olan arkadaşı ona inanmazken kuyruğunu bacaklarının arasına sıkıştırıp odadan çıkıyor. Ya hangi dünyada yaşıyorsunuz kardeşim? Bu kadar büyük olayların bu kadar yumuşak geçişlerle yaşanmadığını hepimiz biliyoruz. Tamam, masal anlatıyorsunuz ama, bunu çocuklara bile yutturamazsınız.

nhy-DC
18-09-07, 16:36
Aferin onlara

Halit Ergenç ve eşi Gizem Hanım, "Binbirgece" dizisinin ekibiyle birlikte yedikleri yemekten sonra herkes tarafından takdir edildi.

"Binbir Gece" dizisinin oyuncuları yeni sezonun ilk bölümünü önceki gece Karaköy'deki Liman restoranda birlikte izledi. Geceye Halit Ergenç, eşi Gizem Hanım, Bergüzar Korel, Ceyda Düvenci başta olmak üzere diğer oyuncular ve set ekibi katıldı. Halit Ergenç ve Gizem Hanım, geceye ünlü şovmen Cem Yılmaz'da da olan Piaggio marka motosiklet
ile birlikte geldi. Motosiklete binerken çok dikkatli davranan, kask dahil tüm koruma malzemelerini takan çift, "Son dönemde motosiklet kazalarında artış var. Herkesi çok dikkatli olmaya çağırıyoruz" dedi.
http://img217.imageshack.us/img217/1410/arsivimagefa6.jpg

Binbirgece birinci başladı
Kanal D'nin, reyting rekortmeni dizisi "Binbir Gece"nin önceki akşam ekrana gelen yeni bölümü de Türkiye'yi ekran başına kilitledi. Yeni yayın dönemine de birinci başlayan "Binbir Gece"nin yeni sezon ilk bölümünde, Şehrazat ile Onur'un masal gibi başlayan düğünleri tam bir kabusla sona erdi. Ve Onur'la Şehrazat'ın arasına yine ayrılık girdi. Başrollerinde Halit Ergenç, Bergüzar Korel, Tardu Flordun ve Ceyda Düvenci'nin oynadıkları dizinin salı akşamı bölümü A/B Sosyo Ekonomik Statü'de yüzde 17.2 reyting ve yüzde 48.7 izlenme payı, Tüm Kişiler'de de yüzde 12.1 reyting ve yüzde 37.6 izlenme payı ile yine birinci oldu.
http://img217.imageshack.us/img217/4391/arsivimageqe8.jpg

Kelebek, 13 Eylul

7th_Art
19-09-07, 00:43
Binbir Gece tüyoları
http://www.sabah.com.tr//2007/09/19/gny/im/21F478B534FCCE4D9C17A488b.jpg
DİZİLERLE ilgili tüyo verip, hem ekiplerinin hem de izleyicilerinin keyfini kaçırmayı sevmem. Ama yolda kim görse, kim arasa "Binbir Gece'de ne olacak?" diye sorup, duruyor. Baktım ki olacak gibi değil. Kuşların kulağıma fısıldadıklarından küçük bir bölümü sizinle paylaşayım dedim. Malum, Şehrazat'ın kimi seçeceği kadar, yan Ali Kemal'in akıbeti de çok merak ediliyor. Şehrazat'ın Onur'a dönmesi zaten sürpriz olmayacak ama Ali Kemal'in durumu karışık. Bir yanda kanser olan eski karısı ve kızları, diğer yandan erkek çocuğa hamile sevgilisi... Eğer senaryoda bir son dakika gelişmesi olmazsa, Ali Kemal'in içine düştüğü ikilem şöyle çözülecek: Cansel (Ali Kemal'in sevgilisi) doğum sırasında ölecek. Dünyaya gelen erkek çocuğu ise Füsun (Ali Kemal'in karısı) sahiplenecek. Füsun böylelikle kendisinden yıllardır erkek çocuk bekleyen aileye bir veliaht sağlamanın gücünü arkasına alıp, evde istediği gibi at koşturmaya başlayacak. Bunları "dedikodu" kabul edin. Tabii ki sürprizler bununla da sınırlı değil. Daha fazlası da var ama masalın büyüsünü kaçırmaya hiç niyetim yok. Meraklı dostlar şimdilik bununla yetinip, beni bir süre rahat bıraksınlar lütfen...
SABAH/Yüksel Aytuğ

öjeni
20-09-07, 06:35
Birinci oldu

Türkiye’yi ekran başına kilitleyen “Binbir Gece”nin önceki akşam ekrana gelen bölümü de nefesleri kesti.

Kanal D'nin, salı akşamları Türkiye'yi ekran başına kilitleyen dizisi "Binbir Gece"nin önceki akşam ekrana gelen bölümü de nefesleri kesti. İzlenme rekorları kıran dizinin bu bölümünde, Şehrazat, Onur ile ilişkisini bitirdiğini söylemesine rağmen, aklından bir an bile olsun onu çıkaramadığını hissetti. Finalde ise, Onur'a gelen CD'nin içinde ne olduğu sorusu herkeste merak uyandırdı. Dizinin önceki akşam yayınlanan bölümü; A/B Sosyo Ekonomik Statü’de yüzde 16.5 reyting ve yüzde 45.9 izlenme payı ile yine birinci oldu.

delfin23
20-09-07, 07:07
Buzlanmış bardak


Zafer âşık. Melek'ten vazgeçemiyor. Bir bara giriyor. Bir viski söylüyor. Viski geliyor. Ama bardak "sansürlenmiş". Yani "buzlanmış". "Binbir Gece"deki sahne çok kısa. Zafer'in aşkının bir nevi simgesi. Eğer Zafer bir bardak viski içiyorsa içer. Bu kare buzlanmaz. Farkında bile olunmayacak bir kare. Ama buzlanıyor. Sonra da "Aman geliyorlar; bittik, öldük" diye bağırışıyorlar. Bir kısa sahnenin korkusundan buzluyorlar bardağı. O zaman baştan götürme Zafer'i bara. Götürüyorsan buzlamaya ne gerek var. Bütün bir sahne içip durmuyor. Bir sahne sadece.
Böyle değildik. Koca koca senaristler "Valla meyhane sahnesini kaldırdık" diyecek duruma getirildi. Yoktu bunlar geçtiğimiz sene. Yemek programlarını da kaldırın "iftar öncesi ağzımız sulanıyor, kötü etkiliyor" diye. O zaman çay içirirsin, başka bir şey bulursun, bara sokmazsın. Bara sokuyorsan da buzlamazsın.

dilekce
21-09-07, 13:50
Sizleri Türk izleyicisinin sabrına emanet ediyorum
....................

Fakat bu kadar çok dizinin yayınlandığı ve rağbet gördüğü bir ekran aleminde genelleme yapmak kaçınılmazdır ve gördüğüm genel sorunların adını koymaktan çekinmeyeceğim.

.................
6) Bağlama uygun hareket üretemeyen senarist-yazım ekibinin durumu her seferinde duygusal reaksiyonlarla kurtarma yoluna başvurması, karakterleri bir duygu şebeği haline getirmesi (Binbirgece'nin Şehrazat'ının çocuğunu her gördüğünde ilk kez görüyor gibi sarılmasına ne demeli?)

Nihal B.Karaca

http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazino=591181

7th_Art
24-09-07, 23:44
Kerem, Şehrazat'ın peşinde

http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/4139455.jpg

Salı ekranının vazgeçilmez adresi "Binbir Gece"de bu akşam Kerem, Şehrazat'a daha da yakın olabilmenin yollarını arıyor.


Onur, üstüne atılan iftirayı temizlemeye çalışırken Kerem'in Şehrazat'a yakınlaşması herkesi tedirgin eder. Uzun süredir birbirinden uzak duran Onur ve Kerem şiddetli bir kavgaya tutuşurlar. 20.45 KANAL D

Kelebek

LİSA
29-09-07, 01:31
CEYDA DÜVENCİ'NİN KADERİ!

Ne dizide ne de gerçek hayatta yüzü gülemedi gitti şu kızın bir türlü. Gerçek hayatta İsmail Hacıoğlu tarafından aldatıldı, dizide Kerem tarafından göz göre göre aldatılmaya devam ediyor. Allahtan dizideki karakteri gibi zayıf değil gerçek hayatında Ceyda Düvenci!

İlk önce eski sevgilisi Tan Sağtürk’ü dizideki kankası Berzügar Korel’e kaptırdı. Çok medeni gibi dursalar da fazla kabul edilemeyecek bir durum bence. Hiçbir kadın eski sevgilisinin en yakın kız arkadaşıyla birlikte olmasını istemez. En azından ben istemem. Çünkü arkadaşının mutluluğunu çok içten
paylaşamazsın, o anlattıkça onunla geçirdiğin günler, mutlulukların, paylaştıkların aklına gelir. Her ne kadar geçmiş gitmiş bir aşk da olsa insan hafızasının esiridir, mutlaka akla düşürür eski yaşanmışlıkları.

Ardından dizide platonik aşkı Kerem’le yolları birleşti Bennu’nun.. Ama bu aşk da pek samimi değildi. Kerem’in aklı hep Şehrazat’taydı. Bennu bunu sezse de konduramadı aşkına ve onunla çalkantılı bir aşka yelken açtı. Şehrazat’la Onur’un evlenmesiyle tam işler yoluna girecekti ki ahlaksız teklif yeniden gündeme geldi ve Kerem’e gün doğdu. Bennu yine kaderiyle baş başa kaldı, hatta az daha ölüyordu. Kerem, vicdan azabından ona tekrar yaklaştı, seni seviyorum, sensiz yapamam dedi ve onu hayata bağlamayı başardı. Aklında sadece Şehrazat varken hem de…

Dizide bunlar olurken gerçek hayatında da darbe yedi Ceyda Düvenci. 2.5 yıl birlikte olduğu İsmail Hacıoğlu tarafından aldatıldı. Yeni dizisindeki Aslı Tandoğan’la aşk yaşamaya başladığı iddia edilen İsmail Hacıoğlu, her ne kadar ayrılmadık, bitmedi dese de bu aşk üstüne Ceyda Düvenci tarafından çoktan bir çentik atılmıştı bile.

Demem odur ki bazen dizi karakterlerinin hayatı, gerçek hayatlarıyla özdeşleşebiliyor. İşte burada da karakteri sağlam olan, güçlü duran başarıyı yukarılara taşıyor. Ceyda Düvenci, dizide çok zayıf karakterli, ilk olumsuzlukta pes edip, kendini salıveriyor ama gerçek hayattaki Ceyda, çok güçlü ve hayata karşı çok sağlam durabilen kadın. O yüzden de inandırıcılığı çok kuvvetli dizide. Gerçekte ne yaşarsa yaşasın onu izlerken beynime diğer görüntüleri gelmiyor, sadece Bennu’yu izliyorum
DİLARA PEKEL

delfin23
29-09-07, 07:21
Midesinde sorun var


"Binbir Gece" dizisinin başarılı oyuncusu Bergüzar Korel, bir süredir yaşadığı mide şikayetleri nedeniyle hastaneye gitti.


Yapılan endeskopik muayene sonucunda Korel'in midesinde Helikobakter Pilori mikrobu olup olmadığı araştırılacak. Bu arada vücuduna mide asidi değerini ölçün bir alet bağlanan Korel'in, 24 saat süreyle bu aletle dolaşacağı belirtildi.

hazell
29-09-07, 10:06
“BİNBİR GECE”NİN GÜZELİ BERGÜZAR KOREL ANİDEN RAHATSIZLANINCA SOLUĞU HASTANEDE ALDI...

29/9/2007 10:59



Balet sevgilisi Tan Sağtürk ile birlikte gittiği özel bir hastanede kontrolden geçirilen güzel oyuncunun midesine phmetre (asit ölçer) aleti takıldı. 24 saat süreyle midesindeki asit oranı ölçülecek olan Bergüzar Korel’e çıkacak sonuçlara göre tedavi uygulanacak. Oyuncu, midesine takılan alet nedeniyle dizi çekimine 2 gün ara verecek.
http://img470.imageshack.us/img470/9485/berguzarkorelli8.jpg (http://imageshack.us)

sezinti
29-09-07, 14:42
Lütfen, eklediğiniz haber, bilgi ve dökümanların kaynaklarını ekleyiniz. Lütfen, kaynak ekleme konusunda özenli olunuz.

delfin23
30-09-07, 06:32
Hep övünüp, duruyorum ya, "Yakından Kumanda'nın yetiştirdiği ekran hafiyeleri sektöre kalite ve özen getirecek" diye... Bugün Yakından Kumanda'nın hafiyeleri size bir "resital" sunuyorlar. İşte dizi dizi hatalar... (Vildan Ergan) Binbir Gece'de Bennu'nun evindeki ilk sahnede mum, sehpa ile kanepe arasına düşüyor ve orası yanmaya başlıyor. Bennu kendine geldiğinde ise kanepenin çevresi hariç, odanın her yeri alev almış durumda!..

Sabah / Yüksel Aytuğ

delfin23
02-10-07, 06:23
Foto galeri "Binbir Gece"nin oyuncularından Ceyda Düvenci, genç sevgilisi İsmail Hacıoğlu'ndan ayrılma nedenini açıkladı.


Ceyda Düvenci, "Bahsettiğim aşkı hayatımda bir kere yakaladım. Üç sene çok mutlu zaman geçirdim İsmail'le. Bitmesi gerektiği bir nokta vardı, bitti. Biz üç yılı olabildiğince kimseyi rahatsız etmeden yaşadık, üç yıl sonunda da kimseyi rahatsız etmeden ayrılmayı seçtik. Sebep bizde gizlidir, ama bunun nedeni ne şiddet ne de aldatmadır.."

Kanal D’nin sevilen dizisi "Binbir Gece"de acılı bir aşk öyküsünün iki kahramanını canlandıran Ceyda Düvenci ile Tardu Flordun, Kelebek’e konuştu. İkili, hem reyting rekortmeni diziyi hem de aşka bakış açılarını anlattı.

n Ne olacak bu Bennu’nun hali?

- Ceyda Düvenci: Ah ah, sormayın! Bennu aslında inanılmaz zeki, şirketin en iyi mimarlarından biri olmuş güçlü bir kadın, ama duygular devreye girince hiçbir şey yapamıyor. IQ seviyesi yüksek ama EQ seviyesi düşük bir kadın. Ben de bilmiyorum sonunda ne olacağını... Bence Bennu hiçbir erkek tarafından bugüne kadar çok sevilmemiş. O yüzden de severek mutlu olmayı seçmiş. Fakat bu duruma sonunda isyan edecek sanırım.

- Tardu Flordun: Kerem, iyi bir arkadaş ve iyi biri olduğu için seviyor Bennu’yu. Onun sadece iyi, temiz bir insan olmasından etkileniyor.

n Bir tarafta kendisini çok seven ama duygusal açıdan zayıf bir kadın, yani Bennu var; diğer tarafta eşini kaybetmiş, hayatta çocuğuyla bir başına kalmış, buna rağmen hem duygusal anlamda hem de iş hayatında güçlü bir kadın, yani Şehrazat var... Erkek her açıdan güçlü kadını seviyor galiba...

- T.F: Aşk bu. Onun altında çok da neden aramamak lazım. Ama erkek, dul bir kadının çocuğu ile olan ilişkisinden ve onu sahiplenmesinden etkilenebilir. Kerem’i yorumlarken ben böyle düşünüyorum. Kadının kaşından, gözünden, güzelliğinden, dilinden ziyade, dediğiniz gibi güçlü olması, ahlaklı olması Kerem’i çok etkiliyor sanırım.

n Gerçek hayatta da böyle değil midir?

- T.F: İnsanın kafasında kurduğu, uzun ilişkiye yönelmesini etkileyen durumlardır bunlar. Erkek, belli bir yaştan sonra hayatın gerçekleri ile yüzleşip, tek gecelik ilişkilerden uzaklaşıp, doğru insanı aramaya başlıyor. Ve genelde erkekler güçlü kadınlardan hoşlanıyor. Fakat burada Kerem çok çelişkili davranıyor. Bu da onu araya giren kara kedi haline getiriyor.

n Bennu seçilmekten ziyade, seçtiğini yaşamayı tercih eden bir kadın değil mi?

- C.D: Evet, aynen öyle. Kadın belli bir yaşa kadar seçer, belli bir yaştan sonra da seçilir. O senin yaşanmışlıkların ve yaşınla, iç yolculuğunla alakalı, her an değişebilecek bir cevaptır. Ben 30 yaşındayım, neyi tercih ederim; bu çok karışık bir soru. Ama Bennu, seçtiğini yaşamayı seviyor. "Ben seçilmesem bile seçtiğimi severim ve o beni sevmese bile yanımda dursun, bu bana kárdır" diyor. Ama normal hayatta da her kadının seçme özgürlüğü var. Seçiyor ve aşkını yaşıyor.

n Erkekler ise sadece evleneceği kadını seçiyor...

- T.F: Doğru, erkekler belli bir yaşa kadar seçici olamıyor. Çünkü daha geç olgunlaşıyorlar. Dolayısıyla böyle bir gerçek var.

- C.D: Bence Bennu seçtiği şeyi her haliyle yaşamaktan mutlu. Belki de doğru olan budur. Ama bu kadar kendini yıpratmamalı. Zaten ileriki bölümlerde o da dik durmaya başlayacak.

n Size göre "Binbir Gece" Şehrazat ile Onur’un hikayesi mi?

- C.D: Bizim ilk günden beri yan rol kavramımız olmadı. "Binbir Gece"nin bu kadar insana ulaşmasının nedeni de budur, yani yan rol olmamasıdır. Bu dizide her karakter başrol. Çünkü her karakterin bir hikayesi var, izleyici o hikayelerde kendini buldu. Dolayısıyla reytingler bu kadar yukarılarda... O yüzden biz de bu hikayeye Şehrazat’ın hikayesi diye hiç bakmadık.

- T.F: Başta bir kadın, bir erkek vardır ve bir sürü yan hikaye üretirler. Genellikle de o yan hikayelerin hep içi boş olur. Seyirci bunu üç yer, beş yer, 10 yer ama daha sonra reytingler düşer ve dizi biter. Bizim kurgumuz içerisinde herkesin ayrı bir hikayesi var. Yan rol olarak görülen kişiler, iki ya da dört kişiye hizmet eden kişiler değil. "Binbir Gece" bu özelliğinden dolayı sadece üst tabakanın değil, halkın da ilgisini çekebilen bir dizi. Bu durum bir de rolünüzü nasıl düşündüğünüzle ilgili... "Ben üçüncü dereceden bir rol oynuyorum" deyip rolü öyle kabul ederseniz, öyle de oynarsınız. Ortaya köşeli, klişelerle dolu bir oyunculuk çıkar. Bana sorarsanız dizinin başrolü benim, Ceyda’ya sorarsanız o, Bergüzar’a sorarsanız kendisi, Halit’e sorarsanız yine o... Hepimiz böyle düşünüyoruz, böyle düşündüğümüz için de iş zenginleşiyor.

n Peki... Bennu ve Kerem’i ilerleyen bölümlerde neler bekliyor?

- T.F: Herkes "Onur ile Şehrazat, Kerem ile Bennu evlensin" diyor. Tamam mutlu son olsun. Oldu olacak bir de ortak düğün yapalım, izlenecek ne kalıyor geriye? Eğer bu dizide herkes toplu nikahla evlenirse, kötü bir final olur. "Binbir Gece"ye yakışmaz. Dizinin genel konsepti çelişkilere dayalı. Pozitif-negatif, gidiyorum-gitmiyorum, oluyor-olmuyor çelişkileri var. O yüzden sıradan bir sonla bitmemeli.

- C.D: Bennu’da değişimler göreceğiz. Kerem’den uzaklaşamaz Bennu, ama biraz daha kendini ortaya koymaya başlayacak. Biraz daha konuşacak ama bu nasıl ve ne şekilde olacak, bilmiyoruz.

İsmail’le ayrılığımızın nedeni bende saklı

Ceyda Düvenci: Bahsettiğim aşkı hayatımda bir kere yakaladım. Üç sene çok mutlu zaman geçirdim İsmail (Hacıoğlu) ile... Biz üç yılı olabildiğince kimseyi rahatsız etmeden yaşadık, üç yıl sonunda da kimseyi rahatsız etmeden ayrılmayı seçtik. Sebep bizde gizlidir, ama bunun nedeni ne şiddet ne de aldatmadır. Ne İsmail öyle bir adam, ne de ben öyle bir kadınım. Sevdik, birbirimize aşık olduk ve çok güzel bir ilişki yaşadık. Ölene kadar da İsmail’i hep böyle anacağım. Bir noktada hayatlarımızın ayrılması gerekiyordu. Bizim ilişkimiz affedilecek bir nedenden ötürü bitmedi. Bazı dengeler oturmayınca, olmuyor. Dolayısıyla çok sevdiğim ve çok önem verdiğim biri İsmail ve hepimiz hayatta mutlu olalım istiyorum. Bir daha bir araya gelir miyiz; böyle bir şey olmaz.

AŞK HER ŞEYİ AFFEDER

n Bu dizide aşk her şeyi affedecek mi?

- C.D: Aaaaa bilemem. Tüyo vermeyiz. Ama genel konuşursak eğer, aşk affeder tabii ki, neden affetmesin? Aşk, hayatta çok nadir yakalanan bir duygu. Ben "affetmez" diyenin aşk yaşamadığını düşünürüm. Aşkta gurur asla yoktur. Bir kadın ve bir erkek bir ilişki kuruyorsa, gururu kapıda bırakmak zorunda. Yeri geliyor kendine tahammül edemiyorsun. Başka bir adamla ömür geçirmek istiyorsan eğer, gururu kapıda bırakacaksın. Bir aşk kadını olarak böyle düşünüyorum.

n Tardu Flordun ne düşünüyor bu konuda?

- T.F: Dizide affedecek mi, ben de bilmiyorum. Bence insanın ruhunda kaybetmemesi gereken duygular vardır ve bunlardan en önemlisi de aşk ve aşık olabilme dürtüsüdür. Bunu kaybettiğiniz zaman zaten genel anlamda insan sevgimizi kaybederiz ve içi boş bir hayat ya da duygu zannettiğimiz şeyler yaşarız. Ben bu birkaç ana duyguyu koruma taraftarıyım.

Hürriyet / Kelebek

delfin23
02-10-07, 06:30
İçinden ihanet geçmeyen dizi neredeyse yok gibi... İki Aile'de Yaman, Eda'yı, Menekşe ile Halil'de evin babası eşini, Kavak Yelleri'nde Murat eşini oğlunun arkadaşının ablasıyla aldattı, Yaprak Dökümü'nde Ceyda eşini Oğuz'la aldattı, Dudaktan Kalbe'de Gelin Hanım eve gelen ünlü kemaniste aşık oldu, Binbir Gece'de Ali Kemal eşini Cansel'le aldattı... Bunlar ilk akla gelenler. Eminim sizler de biraz düşününce bu listeyi uzatabilirsiniz. Soru şu: Toplumda ihanetler arttığı için mi dizileri "aldatanlar" istila etti, yoksa diziler kötü örnek olduğu için mi sadakatsizlik aldı yürüdü? Gelin de bu tavuk- yumurta ikileminin içinden çıkın. Ama daha da vahim bir durum var: Malum, bu dizilerin en büyük müşterilerinin başında henüz buluğ çağına ermemiş çocuklar geliyor. Zaten gazetelerin magazin sayfaları ve ekrandaki magazin programları "sadakat" konusunda çocukların kafalarını iyice karıştırmış olmalı. Buna bir de ihanetten geçilmeyen diziler eklenince... Eminim, onlar da büyüyünce Almanya'daki kadın kaymakam gibi evliliklerin 7 yılla sınırlandırılması için Meclis'e teklif götüreceklerdir!..

Sabah / Yüksel Aytuğ

7th_Art
04-10-07, 00:58
Karanlık gecenin sırrı ortaya çıkacak mı?

http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/4194391.jpg

Türkiye’yi ekran başına kilitleyen dizisi “Binbir Gece”nin önceki akşam ekrana gelen bölümü de nefesleri kesti.

İzlenme rekorları kıran dizinin bu bölümünde; Kerem, Şehrazat’a aşkını itiraf etti. Şehrazat da Kerem’e unutamayacağı bir ders verdi. Kendini aklama peşinde olan Onur ise Kerem’in Yalçın’a anlattıklarıyla köşeye sıkıştı. Onur’un Şehrazat’la geçirdiği karanlık gecenin ortaya çıkıp çıkmayacağı sorusunun cevabı ise dizinin önümüzdeki hafta yayınlanacak yeni bölümüne kaldı. Kanal D’nin başrollerinde Halit Ergenç, Bergüzar Korel, Tardu Flordun ve Ceyda Düvenci’nin oynadıkları reyting rekortmeni dizisi “Binbir Gece”nin Salı akşamı yayınlanan bölümü de Türkiye’yi ekran başına kilitledi ve izlenme rekorları kırdı. Milyonlarda tiryakilik yaratan dizinin önceki akşam yayınlanan bölümü; A/B Sosyo Ekonomik Statü’de yüzde 19.7 reyting ve yüzde 52.7 izlenme payı, Tüm Kişiler’de de yüzde 13.9 reyting ve yüzde 39.6 izlenme payı ile yine birinci oldu. Dizinin bu bölümünde; Onur ile Şehrazat arasında yaşanan karanlık gecenin, ortaya çıkıp çıkmayacağı sorusu geceye damgasını vurdu.

KELEBEK

delfin23
05-10-07, 05:38
Tardu Flordun, şapka koleksiyoncusu çıktı. Flordun, başından eksik etmediği farklı modeldeki şapkalarını sırrını açıkladı.


"Binbir Gece" dizisiyle ününe ün katan Tardu Flordun, şapka koleksiyoncusu çıktı. Önceki akşam Taksim'de bir kafe çıkışında gazetecilere karşılaşan Flordun, başından eksik etmediği farklı modeldeki şapkalarını sırrını açıkladı. Flordun, "Her gece farklı bir şapka modeliyle karşımıza çıkıyorsunuz, şapka koleksiyonunuz mu var" sorusuna, "Yakınlarım ve dostlarım bana özel günlerimde sadece şapka hediye ederler. Özellikle sevgilim bu konuda çok duyarlı, nerede farklı bir model görse hiç düşünmeden alır ve bana hediye eder. Ben de yurt dışına çıktığım zaman kesinlikle değişik modellerde şapkalar alırım. Şu anda evimde dünyanın değişik ülkelerinden aldığım ve hediye gelen 120'ye yakın özel şapka modeli mevcut" diye yanıtladı.

Mustafa KIZGINYÜREK

Hürriyet / Kelebek

sarıseren
05-10-07, 07:55
Zap'tiye
Vazgeç Gönlüm ve Kavak Yelleri'nde iki erkek kardeş aynı kıza, Elveda Derken ve Yaprak Dökümü'nde iki kız kardeş aynı erkeğe, Binbir Gece'de iki çok yakın arkadaş aynı kadına aşık. Ya dizi modası bu yönde ya da yapımcılar fazladan oyuncu parası vermek istemiyorlar.

Yüksel Aytuğ/Sabah

7th_Art
07-10-07, 00:12
Binbir Gece'de kim ölecek?
Binbir Gece önümüzdeki haftadan itibaren "gizem"den geçilmeyecek. Onur, Zafer Bey ile beraber yolculuğa çıkacak. O sırada Jale'nin bulunduğu haberi gelecek. Ama kader ağlarını çoktan örmüş olacak. Binbir Gece izleyicileri "Şehrazat, Kerem'e mi, Onur'a mı yar olacak?" diye papatya falı açmaktan vazgeçip, bu kez "Kim öldü, kim kaldı?" diye tahmin yürütmeye başlayacak. Eh, bu haftalık bu kadar "tüyo" yeter sanırım...

Yüksel Aytuğ/SABAH

sarıseren
09-10-07, 07:30
Gaf Kürsüsü
Okurumuz Hüseyin Yazıcı'nın tespiti: Binbir Gece'de Onur Bey elini kolunu sallaya sallaya toplantı odasına giriyor. Toplantı bittiğinde ise çok güzel bir deri çantayla çıkıyor. Bu tür toplantılarda yüklenici firmaya deri çanta mı hediye ediliyor acaba?

Yüksel Aytuğ/Sabah

mıstaa
10-10-07, 03:18
İKİ FARKLI KAYNANA
http://img514.imageshack.us/img514/4308/4e26eb7de2bc2c4ba5390d4xn1.jpg (http://imageshack.us)

Eski Yeşilçam filmlerinde olduğu gibi yerli dizilerde de "kaynana" çoğunlukla "kötü karakter" olarak resmedilir. Ancak Binbir Gece'deki Füsun'un kayınvalidesi Nadide Hanım, alışıldık kaynana karakterlerinin tam tersi bir görüntü çiziyor. Gelinine adeta öz kızı gibi davranıyor. Onun tüm aksiliklerine rağmen hoşgörüyle yaklaşıp, onu kazanmaya çalışıyor. İki aşk arasında kalan Ali Kemal'in Füsun'a biçtiği "ikinci kadın" rolüne karşılık, Nadide Hanım her fırsatta gelinini teselli etmeye, korumaya, kollamaya çalışıyor. Oysa Yaprak Dökümü'ndeki Fikret'in kaynanası Cevriye öyle mi? Zavallı Fikret ailesinden uzakta, kocasının yedi sülalesine hizmet etmek için saçını süpürge ederken, eli maşalı ve memnuniyetsiz kaynana Cevriye bizim gariban kıza yapmadığını bırakmıyor. Hele Fikret'in, eski mahallesinden sünnet düğünü için gelen yakınlarıyla sohbeti sırasında Cevriye'nin onlara bir bakışı vardı ki? Bırrr!.. Televizyon eleştirmeni gözüyle bakarsam; her ikisi de "iyi" kaynana... Çünkü bizi gerçekten "iyi" ya da "kötü" olduklarına inandırıyorlar. Öyleyse; iyi kaynana Tomris İnceer'e de, kötü kaynana Güler Ökten'e de kocaman alkışlar...

Yüksel Aytuğ/Sabah Gazetesi

sarıseren
11-10-07, 12:22
“Binbir Gece” yine rekor kırarak birinci oldu

“Binbir Gece” yine rekor kırarak birinci oldu Türkiye’yi ekran başına kilitleyen dizisi “Binbir Gece”nin önceki akşam ekrana gelen bölümü yine nefesleri kesti.

Kanal D’nin, Salı akşamları Türkiye’yi ekran başına kilitleyen dizisi “Binbir Gece”nin önceki akşam ekrana gelen bölümü yine nefesleri kesti. İzlenme rekorları kıran dizinin bu bölümünde, Onur’un bir uçak kazasında hayatını kaybettiği haberi herkeste şok etkisi yarattı. Şehrazat, Onur’u kaybetmenin acını yaşarken Kerem de pişmanlık içinde kıvrandı. Oysa Onur, o uçağa binmekten son anda vazgeçmişti. Şehrazat ve Onur yeniden bir araya gelecek mi? Onur ve Kerem yollarını tamamen ayıracaklar mı? soruları ise gecenin merak edilenleri ve yanıtları gelecek haftaya kalan başlıkları oldu. Kanal D’nin başrollerinde Halit Ergenç, Bergüzar Korel, Tardu Flordun ve Ceyda Düvenci’nin oynadıkları reyting rekortmeni dizisi “Binbir Gece”nin Salı akşamı yayınlanan bölümü de Türkiye’yi ekran başına kilitledi ve izlenme rekorları kırdı.Milyonlarda tiryakilik yaratan dizinin önceki akşam yayınlanan bölümü; A/B Sosyo Ekonomik Statü’de yüzde 20.0 rating ve yüzde 54.8 izlenme payı, Tüm Kişiler’de de yüzde 13.6 rating ve yüzde 40.6 izlenme payı ile yine birinci oldu.
Kanal D’den bir rekor daha
Kanal D Salı günü, A/B Sosyo Ekonomik Statü Prime Time’de yüzde 43.20 izlenme payı ile, 2007 yılı içerisinde tüm televizyon kanalları arasındaki en yüksek izlenme payına ulaştı ve bir rekor daha kırdı. Bu kategoride bundan önceki rekor yüzde 38.6 izlenme payı ile Türkiye Norveç A Milli maçına aitti. Buna göre, “Binbir Gece”nin Salı akşamı yayınlanan bölümü, milli maçtan bile daha çok izlenmiş oldu.

Kaynak:Hürriyet

delfin23
11-10-07, 16:12
Binbir Gece'ye sonunda biraz renk ve hareket geldi. Uzun bakışmalar yerini eyleme bıraktı. Onur masumiyetini kanıtladı, Zafer Bey öldü, Kerem sonunda pişman oldu. İzlettirdi yine dizi kendini, ama bir nokta benim sinirime dokundu. Onur'un annesi Peride'yle diyaloğu nedense beni rahatsız etti. Dizinin başından beri sınırları en çok zorlayan karakter Peride'nin anlamsız çıkışları, kardeşiyle diyaloğu, Şehrazat'a yaptıkları herkesin şimşeklerini çekti, ama sonuçta bir anneydi. Ne olursa olsun; Onur'un annesine onu affetmeyeceğini söylemesi çirkindi. Çünkü bizim toplumumuzda en son kırılması ve asla incitilmemesi gereken varlıktır anne. İşte bu yüzden senaryolar yazılırken toplumun öncelikleri göz önüne alınmalı. Çünkü en zor anne bile saygıyı ve sevgiyi hak eder.

Nilgün K. Tahmaz / Takvim

sarıseren
11-10-07, 18:07
Böyle fırsat kaçırılır mı?
Kanal D'nin en çok seyredilen dizisi Binbir Gece'de Digitürk reklamı vardı. Ancak Doğan Grubu uzun süredir Digitürk'e karşı D-Smart'ın reklamını yapıyor... Anlaşılan dizi yapımcıları bu rekabetten habersiz...



İçinde Kanal D’nin de bulunduğu Türkiye’nin en büyük medya grubu, son günlerde en önemli reklam ve tanıtım atağını kendi dijital platformları D-Smart için yapıyor. Ekranda sürekli reklamlar dönüyor, gazetelerde sayfa sayfa, çarşaf gibi ilanlar yayınlanıyor. Yani D-Smart, bir milyonu aşkın abonesi olan Digitürk’e karşı müthiş bir savaş veriyor. Reklamlarını görmeyeniniz kalmamıştır. Hani Şahan Gökbakar’ın oynadığı reklam serisi.

Salı gecesi, Kanal D’nin en çok seyredilen dizisi Binbir Gece’de bir sahne takıldı gözüme. Burhan Bey’le karısı evlerinde, odalarındaydılar. Burhan Bey televizyonu açmak için uzaktan kumandaya uzandı. Sonra vazgeçti, elindeki kumandayı koltuğun üzerine bıraktı. Peki sizce Kanal D’nin en çok seyredilen dizisinde, Burhan Bey’in elindeki kumanda hangi dijital platformundu? Doğru bildiniz, Digitürk. Ben olsam üzerinde bu kadar çok çalıştığım yeni bir ürünü tanıtmak için ayağıma gelen bu fırsatı kaçırmazdım. Kendi kanalımda, en çok seyredilen programımda, en büyük rakibimin markasını öne çıkarmazdım. Görmemişler, atlamışlar. Nefis bir tanıtım fırsatını kaçırmışlar.

Memet Güler / Vatan

delfin23
12-10-07, 06:06
Binbir Gece'de Zafer Bey'in bindiği uçak, Romanya'nın Karpatlar bölgesinde dağlık bir alana düşüyor. Yetkililer enkaza ulaşmakta güçlük çektiklerini söylüyorlar. Ancak uçağın enkazının yakın çekimini yapan kanallar yayında!.. Üstelik "arşiv" de yazmıyor!


Yüksel Aytuğ / Sabah

delfin23
12-10-07, 06:15
BERGÜZAR KOREL

“Şimdi düşünüyorum da, hayatımın en mutlu bayramları, onunla, yani babamla geçenler olmuş. Bu bayram hüzünlüyüm. Hep babam geliyor aklıma. Bayram sabahı mezarına gideceğim, dua edeceğim. Beni Boğaz’da gezdirdiği bir bayramı hatırlıyorum. Güneşli bir gündü ve sonra tekneye binmiştik. O günün kokusu bile başkaydı.”

Kaynak : Milliyet Gazetesi

delfin23
12-10-07, 06:20
Batı TV'lerindeki dizilerde aşk ve seks bu sezonun iki teması. Amerikan Showtime kanalında gösterilen "Californication" dizisi ("The X-Files" dizisinin yakışıklı ajanı David Duchovny başrolde) yazmak için ilham gelmeyen bir yazarın, çözümü seksin uç noktalarında bulmaya çalışmasını anlatılıyor. İngiletere Channel 4 kanalında oynayan "Skins" ise bildik bir konuyu işliyor; aileleri ile sorunları olan, uyuşturucu kullanan ve seksi keşfetmeye çalışan gençler... Bu diziler çok izlenen kanallarda yayınlandığına göre pornoya girmiyordur tabii ki! Bizim gençlik dizilerinde de "seks"in "s"si yer almaz. "Kavak Yelleri" ve "Arka Sıradakiler" farklı yaklaşımlarda da olsa ortak noktaları; gençlerin hiç bir kız - erkek durumunda birbirlerine dokunmamaları. Büyüklerde de durum farklı değil; "Binbir Gece"ye bakın. Ortada ahlaksız bir teklif oldu. O kadar. Bütün "seks" olayı bu replikte. Ve dizide daha sonra kimse kimseye dokunmadı. Bizde zaten değmeden çocuk yapılır, biz görmeyiz; onlar bir şekilde işi bitirirler...

Sinan Koloğlu / Milliyet

delfin23
13-10-07, 06:12
KÖŞEMİZİN okurlarından Özlem Akerler, hepimizin dikkatinden kaçan çok ilginç bir tespitte bulunmuş. İddiası şu: "Kudret Sabancı'nın yönetmenliğini yaptığı dizilerde karakterlerin ne zaman arası bozulsa, ortaya mutlaka bir hastane sahnesi çıkıyor..." Okurumuz, konuyu şöyle örneklemiş: "Aliye, kızının içimizi bayan hastane sahnelerinden sonra, nefret ettiği kocasıyla barışmıştı. Bıçak Sırtı'nda karı-kocanın arası açık, birden kayınvalide hastanelik oluyor, bir bakıyorsunuz el eleler. Binbir Gece'de Ali Kemal karısından ayrıldı, kadın kanser oluverdi, adam geri döndü. Kerem ne zaman ayrılmak istese Bennu hastanede. Onur ile Şehrazat'ın ne zaman arası açılsa, biri hastanelik...Şimdi de uçak kazası onları birleştirecek gibi... Bence işin kolayını bulmuşlar. İnsanın, sevdiklerini kırıp döküp sinirini boşaltıp, sonra da hastanelik olası geliyor. Nasıl olsa o zaman her şey güllük gülistanlık oluyor baksanıza..." Konuyu Kudret Sabancı'ya ilettim. "Evet, tespit doğru" dedi ve ekledi: "Ancak herkesin bildiği gibi dramatik örgü içinde çatışmalar ve barışmalar olması gerekiyor. İnsanlar için en önemli konulardan biri de sağlık. Biz sağlık konularının insanları ne kadar çabuk biraraya getirdiğini bilerek bunu kullanıyoruz." Gerçekten de "tıbbın" çözemediği pek az sorun kaldı!..


Yüksel Aytuğ / Sabah

pinkzone
13-10-07, 19:12
Binbir Gece'nin Yeni Yakışıklısı

Yeni yayın döneminin ilk yapımlarından "Yertsiz Yurtsuz" dizisinde Mühendis Hüzeyin'i canlandıran Mert Fırat, "Binbir Gece"nin yeni oyuncusu oldu. Fırat, dizinin ilk bölümlerinden itibaren adı geçen ancak bir türlü ortaya çıkmayan Tardu Flordun'un erkek kardeşi rolünü canlandıracak.

Kaynak: Milliyet Televizyon, 13-19 Ekim 2007


http://img101.imageshack.us/img101/1241/77cy9.jpg

dazzle
13-10-07, 19:34
'Binbir Gece'yle Bilezik Satışımız Yüzde 30 Arttı
Kanal D'de Yayınlanan Binbir Gece Dizisi'nin Ana Sponsoru Koçak Gold Firmasının Sahibi İsmet Koçak, Diziye İlginin 22 Ayar Bilezik Satışlarını Yüzde 30 Artırdığını Belirtti.



KANAL D’de yayınlanan Binbir Gece Dizisi’nin ana sponsoru Koçak Gold firmasının sahibi İsmet Koçak, diziye ilginin 22 ayar bilezik satışlarını yüzde 30 artırdığını belirterek, "Bilezik geleneksel takı olarak çağdaş genç kızların fazla ilgisini çekmiyordu. Biz onların da altın bilezik takmasını istiyoruz. Bunun için ’genç kızlara özel yeni tasarım bilezikler’ yaptık. İnce ve spor görünümlü bu bilezikler iyi satıyor. Aileler, kızları sınavda başarılı olunca, sınıfını geçince, üniversiteyi kazanınca artık bu bileziklerden hediye ediyor. Böylece tasarrufa da özendirmiş oluyor" dedi.


kaynak:haberler.com

delfin23
24-10-07, 05:05
Binbir Gece dizisinde 'Bennu' karakterini canlandıran ünlü oyuncu Ceyda Düvenci, ayrıldığı sevgilisi İsmail Hacıoğlu'nun barışma teklifini reddetti.

Magazin kulislerinde Düvenci’nin kendisine demet demet çiçeklerle birlikte barışma mesajı gönderen eski sevgilisine ortak arkadaşları aracılığıyla, "Her şey yaşandı ve bitti. Son derece kararlıyım ve asla geriye dönmem" yanıtını verdiği konuşuluyor.

Kaynak : Bugün Gazetesi

delfin23
25-10-07, 06:09
Terörün asıl hedefi nedir biliyor musunuz? Sizi korkutmak. Normal hayat ritminizi bozmak. Günlük hayatınızın akışını değiştirmek. Yaşamınızı, bir türlü uyanamadığınız boğucu, karanlık bir kabusa çevirmek. Ve sıradan bir vatandaş olarak bu durumda yapabileceğiniz en iyi şey, hayatınıza aynen devam etmektir efendim. Bu aynı zamanda terörün, baskının, kurşunların sizi korkutamadığını da göstermek demektir. İşte bu yüzden, bugün yeniden dizilere ve reytinglere dönüyorum. Fakat elbette kalbim şehit düşenler, esir düşenler, esir düşürülenler için kan ağlıyor. Ama oyunlarını bozacağım. Bugün inadına tekrar dizileri yazacağım.

İddialı bir başlık attım bu yazıya. Yüze yakın takımın yarıştığı bir ligin en kıymetli on markasını çıkarttım. Biliyorsunuz, reytingler AB Grubu ve Tüm Kişiler olmak üzere iki kategoride sıralanıyor. Kimi dizi birinde yukarı sıralarda çıkarken, öteki listede deyim yerindeyse adeta sinek avlıyor. Kimileriyse, her iki seyirci kitlesine de aynı oranda hitap edebilmeyi başarıyor. İşte bu yüzden bu yazının başlığını ekranın en kıymetli 10 dizisi diye attım. Çünkü bu listedeki 10 dizi, her gelir grubundan seyirci tarafından çok seyrediliyor. Onlar, hem yayınlandıkları kanalları, hem reklamcıları hem de reklam vereni memnun ediyor. Bakın bakalım, kaçını siz de seyrediyorsunuz? Bakalım sizin seçiminizle, reytinglerin dili aynı şeyi söylüyor mu?

Binbir Gece açık ara...

Tahmin edebileceğiniz gibi her iki ligin de iki yıldır tartışmasız tek lideri Binbir Gece. Kimi zaman Yaprak Dökümü’ne geçilse de, Binbir Gece sadece reytingiyle de değil, yarattığı etkinlik ve çıkardığı polemiklerle de ekranın şu andaki en kıymetli markası. Onu, uzun zamandır yarım adım geriden Yaprak Dökümü takip ediyor. Bir ara Binbir Gece’yi geçmeyi başaran Yaprak Dökümü, bu sezon geçen yıla göre daha yüksek bir reyting grafiğiyle seyrediliyor. Uzun yıllara yayılan reyting başarısını da göz önüne alınca, bu sezon RTÜK’ün müdahalesinden sonra oturup yeni baştan çekilen Kurtlar Vadisi Pusu bu listede üçüncü sırada çıkıyor. En kıymetli on dizinin sıralamasını aşağıda verdim. Hepimize böyle tatlı tatlı dizileri ve reytingleri konuşabileceğimiz kansız, silahsız, savaşsız, aydınlık günler dilerim.

İŞTE DİZİLER LİGİNİN EN KIYMETLİ 10 MARKASI



DİZİ ADI KANAL



BİNBİR GECE KANAL D

YAPRAK DÖKÜMÜ KANAL D

KURTLAR VADİSİ PUSU SHOW

SILA ATV

ANNEM KANAL D

AVRUPA YAKASI ATV

KAVAK YELLERİ KANAL D

ARKA SOKAKLAR KANAL D

HATIRLA SEVGİLİ ATV

İKİ AİLE STAR


Mehmet Güler / Vtan

delfin23
26-10-07, 05:42
Kendinden 7 yaş küçük İsmail Hacıoğlu ile ayrılan güzel oyuncu Ceyda Düvenci 32 yaşındaki Yalım Ersoy'la aşk yaşıyor..

BÜYÜK AŞK ANİDEN BİTTİ!
Üç yıl boyunca büyük bir aşk yaşadığı genç oyuncu İsmail Hacıoğlu ile yollarını şok bir kararla ayıran Ceyda Düvenci yeni bir aşka yelken açtı! Düvenci, kendisinden yedi yaş küçük sevgilisi Hacıoğlu'ndan sonra yaşı yaşına uygun Yalım Ersoy'la birlikte olmaya başladı. 30 yaşındaki güzel oyuncunun yeni aşkı Ersoy, 75 doğumlu, yani 32 yaşında!

FACEBOOK'TA LİSTESİNE EKLEDİ
Yeni aşkıyla çok mutlu olduğu söylenen Ceyda Düvenci, geçtiğimiz günlerde Yalım Ersoy ile Kanyon Alışveriş Merkezi'nde sinemaya girerken görüldü. İkili arkadaşlık sitesi facebook'ta da birbirlerini listelerine eklemiş. Hatta Ersoy, kendisiyle ilgili bilgiler bölümünde şu andaki medeni durumu için 'Birisiyle birlikte' yazmış.

İSMAİL'LE AYRILIK NEDENİ HALA SIR!
İsmail Hacıoğlu'ndan aniden ayrılan Ceyda Düvenci, ayrılık nedeninin kendisinde saklı olduğunu söylemişti.

Sabah /Günaydın

sarıseren
26-10-07, 07:24
Gaf Kürsüsü
Okurlarımızdan kaçmamış: Binbir Gece'de yolculuğa çıkan baba ve oğlun arkasından su döken hizmetçiyi evin hanımı "Memlekette su sıkıntısı var. Neden suyu tasarruflu kullanmıyorsun?" diye uyarırken, bahçedeki havuzun fıskiyelerinden şırıl şırıl sular akıyordu.

Yüksel Aytuğ/Sabah

delfin23
01-11-07, 06:12
AYNI gece iki sevilen dizi karşılıklı yayına giriyor, biri Bergüzar Korel’li Binbir Gece, diğeri Nurgül Yeşilçay’lı Ezo Gelin. İki oyuncu birbirinden çok farklı, onların oyunları dizileri de farklılaştırıyor. Nurgül, ateş gibi, ne yapsa hızlı yapıyor, konuşması da, çalışması da... Bergüzar Korel, ağır takılanlardan, bu hafta Onur’un iş yerine gitti, merdivenleri o kadar yavaş çıktı ki, sıkıntıdan başka kanala geçtim.

Tuna Serim / Tercüman

funda2
01-11-07, 07:28
[b]Salı birincisi




Kanal D, salı günü, reyting rekortmeni dizisi "Binbir Gece", yeni dizisi "Sessiz Fırtına" ile yine birinci oldu.


Kanal D, salı günü, reyting rekortmeni dizisi "Binbir Gece", yeni dizisi "Sessiz Fırtına" ve Ana Haber Bülteni ile Türkiye'yi ekran başına kilitleyip, rakiplerini geride bıraktı ve yine birinci oldu. "Binbir Gece"nin önceki akşam yayınlanan bölümü, AB kaegorisinde 23.1 reyting ve yüzde 53.4 izlenme payı, Tüm Kişiler'de de yüzde 15.9 reyting ve yüzde 38.08 izlenme payıyla yine birinci oldu.

http://www.hurriyet.com.tr/magazin/anasayfa/7595919.asp?gid=222&sz=42001

delfin23
02-11-07, 08:14
Binbir Gece’nin Kerem’i Tardu Flordun ’kötü adam’ rolü nedeniyle sokakta tepki gördüğünü söyledi

Binbir Gece’de Şehrazat’la Onur’un arasına giren Kerem’i canlandıran Tardu Flordun ’kötü adam’ rolü nedeniyle sokakta tepki gördüğünü söyledi. Yeşilçam’ın ’kötü adam’ı Macit Flordun’un oğlu olan Tardu, babasıyla aynı kaderi paylaştığını ifade etti: “Bir filmde kötü karakteri oynamıştı. Babamla filmi izleyip dışarı çıktık. İnsanlar kötü karakterden o kadar etkilenmişti ki neredeyse bizi taşlayacaklardı. Babam beni kucağına alarak hızla sinemadan uzaklaştı.”

Haber: Bora ENGİN / Vatan

delfin23
08-11-07, 08:29
'Binbir Gece'yi izlerken özellikle bir bölüme takıldım. Şehrazat'ın başı sıkışınca ortaya çıkan beyaz atlı prens Onur, Mihriban Hanım'ın kaçırılma olayına da el koydu. Emniyet müdürü tavrıyla Polis Teşkilatı'nı harekete geçirdi. Hatta Emniyet'le ilişkileri o kadar iyiydi ki; operasyon bölgesine polislerle birlikte gitti ve Mihriban Hanım'ın kurtarılmasını bizzat yerinde izledi. Ancak işin asıl ilginç tarafı daha suçluların yakalanıp yakalanmadığı belli olmadan, Onur elini kolunu sallayarak polislerin arasından geçti. İzbe deponun içinde ilerlerken, bir Allah'ın kulu da 'Nereye gidiyorsun kardeşim?' demedi. Gerçek operasyonların böyle yürüdüğünü hiç zannetmiyorum. Çünkü oradaki polisler dışarıda bekleyen insanın da güvenliğinden sorumlu. Tek ricam; biraz daha gerçekçi olalım. Onur, Şehrazat'ın da bizim de gönlümüzün kahramanı ama bu kadar da olmaz ki... Gerçeğini bilmesek, bu operasyonların kabul günü olduğunu düşüneceğiz yani...


Nilgün K. Tahmaz / Takvim

delfin23
08-11-07, 08:53
Bunun adına senarist yorgunluğu denir. Ve diziler için en büyük tehlikedir. Çünkü dizinin senaryosunu yazan ekip belli ki işi şişirmiştir. Diziye öylesine, baştan savma yazılmış, üstüne hiç akıl yürütülmemiş, sahne doldurulsun diye bir cümle eklenmiştir. Başkası yapsa sesimi çıkartmazdım. Ama söz konusu dizi, ekranların reyting birincisi Binbir Gece olunca, sessiz kalamadım. Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligi maçını bile geçmeyi başaran dizideki hataya kayıtsız kalamazdım. İşim spor yazmak olsa oturup Beşiktaş’ın yaşattığı hüsranı yazardım. Ama konum televizyon. Beşiktaş’ın analizini spor yorumcularına bırakıyorum. Ben bugünlük Binbir Gece’de gördüğüm o komik sahneyi anlatıyorum.

Kulaklarıma inanamadım

Dizinin salı gecesi ekrana gelen bölümünde iki adam Şehrazat’ın yardımcısı Mihriban Hanım’ı kaçırdılar. Kadını metruk bir fabrikaya götürüp, türlü işkenceler yaptılar. Ancak devreye Onur girdi ve bütün emniyet teşkilatı harekete geçti. Mihriban’ın cep telefonundan, kaçırıldığı yer tespit edildi. Güvenlik güçleri ıssız fabrikaya operasyon yaptılar. Mihraban’ı kaçıran iki adam, yanlarında her yeri kanayan, elleri kolları bağlı, acı ve korku içinde kıvranan kadınla birlikte polislere yakalandılar. Önce silahlarını doğrulttular, ancak kuşatıldıklarını anlayınca, silahları atıp teslim oldular. Polis adamlara kelepçe vurdu. Duyunca kulaklarıma inanamadığım replik de işte tam bu anda duyuldu. Ne dedi biliyor musunuz, caninin biri polislere: “Amirim durun, bir yanlışlık var!”

Kendinize güldürmeyin

Tam da suç üstünde yakalananlardan biri söyledi iyi mi bunu. Sorarım size, hiç olur mu? Binbir Gece’yi yapan ekip bu sezon iki yeni diziyle daha çıktı seyircisinin karşısına: Sessiz Fırtına ve Bıçak Sırtı. Belli ki dikkatleri dağılmıştı. Yoksa böyle saçma sapan bir cümle, iki yıldır ekranların en çok izlenen dizisinde asla olamazdı. Reytingleri çok yüksek gitse de bu sezon Binbir Gece’de belirgin bir tutukluk var. Buradan diziyi hazırlayan ekibe sesleniyorum; her ne kadar küçük de olsa bu tip tutarsızlıklar seyirciyi yorar, başarı grafiğini bozar. Yazdığınız cümleleri biraz daha özenle seçiniz. Seyirciyi ağlatacağınız yerde, kendinize güldürmeyiniz.

Mehmet Güler / Vatan

delfin23
09-11-07, 07:00
Hollywood'un efsane yapımcısı Samuel Goldwyn'in 1924 yılında psikanalizin babası Sigmund Freud'a yaptığı 'psikolojik danışmanlık' teklifi; sinema dünyasında 'oyuncu psikoloğu' mesleğinin temelini atmıştı. Türkiye'nin ilk ve tek 'oyuncu psikoloğu' olan Pınar Toker de, mesleğinin ayrıntılarını Yeni Aktüel dergisinden Özsel Tortop'a anlattı. Toker, bugün izlediğimiz dizi, sinema filmi ve tiyatro oyunlarında rol alan birçok oyuncunun meslek sırrı!

BERGÜZAR KOREL: 'Şehrazat'ı canlandırırken hep aynı mimikleri yapıyor, yüzünü iyi kullanamıyor. Bu yüzden gerçekçi değil. Sadece kaşını çattığı için, iş kamera oyunuyla kurtarılıyor. Çok büyük travmalar yaşıyor ama Şehrazat'ta biz o ifadeyi göremiyoruz. Çünkü saçı, küpeleri veya müzik başka tarafa götürüyor sizi...

Kaynak :Sabah -Günaydın

funda2
13-11-07, 06:49
Jale gibi kadınlardan çok var

http://img75.imageshack.us/img75/3756/4436426rf4.jpg

Şehrazat ve Onur'un arasını açan ve Jale karakterini canlandıran Ahu Sungur, Kelebek'e konuştu.


Ekranların sevilen dizisi "Binbir Gece"de Şehrazat ve Onur’un arasını açan ve evlilikten döndüren, Kerem ile Onur’un arkadaşlığını bozan Jale karakterini canlandıran Ahu Sungur, Kelebek’e konuştu. Sungur, "Gerçek hayatta kötülük bana çok uzak ama Jale gibi kötü kadınlardan da etrafta çok fazla var" diyor.

n Ahu Sungur’u Suat Sungur’un eşi olarak tanıyoruz ama kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz?

- Tiyatro Kedi’de profesyonel oyunculuk hayatıma başladım. Orada Semih Sergen’le birlikte "Bir Komiser Geldi" oyununda başrol oynadım. Ondan sonra çeşitli televizyon deneyimlerim oldu. Canlı yayınlanan çocuk programı yaptım. "Ayrılsak da Beraberiz", ardından "Affedilmeyen" dizisinde rol aldım. Şimdi de "Binbir Gece"deyim.

n Binbir Gece’nin kötü kadınısınız...

- Evet "Jale" adında kötü bir kadını oynuyorum. Bir gece oturuyordum ve menajerim Renda Güner beni aradı. Bu karakterden bahsetti. Önce rolü düşündüm. Çünkü reyting rekorları kıran bir dizi, seyirci Onur’la Şehrazat’ı çok seviyor. Ben, "Böyle kötü bir karakterle çıkış yapmak doğru mu" derken kabul ettim. Çünkü rol çok dişil bir roldü. Ve başladım. Benim zıttım bir karakter ama sevdim. Kudret beye (Sabancı) benim oyun fotoğraflarım, cd’lerim ve cv gitti. Onlar çok seksi bir kadın arıyorlardı. Benden seksi bir kadın olur mu? diye düşünmüşler açıkçası. Ama Kudret bey, "Tamam bu kız!" demiş. Ve ertesi gün gidip, başladım. Geçen sezonun finalinde girdim kadroya ve devam ediyorum. Çok mutluyum ve çok insanca, profesyonel çalışıyoruz.

n Peki seksi buluyor musunuz dizide kendinizi?

- Evet bakıyorum da hiç fena değilim ekranda. Makyaj, saç, giyim ve çekimle öyle oldum sanıyorum. Mesela kırmızıyı hiç sevmem ama yavaş yavaş alıştırarak beni seksi görünüme büründürdüler. Kendimi seksi bulmamama rağmen ekranda seksi olduğumu görüyorum. Görüntü yönetmeni ve makyözün de etkisi büyük.

n Bu kötü kadın Jale ne yapıyor dizide?

- Onur ve Şehrazat’ı ayırdım. Nikáhlarına kara bir bulut gibi çöktüm. İki arkadaşı, Kerem ve Onur’u da birbirlerinden ayırdım. Kavgaya tutuşturdum. "Benimle para karşılığı ilişkiye girmeyi teklif etti" deyince Şehrazat’la Onur ayrıldı. Kerem, "Bunu Şehrazat’a yaparsın" diye Onur’a tepki aldı. Onur’un annesi Onur’la bozuştu ve bu Jale ortalığı karıştırdı iyice. Herkes buna inandı. Bunun bir yalan olduğu ortaya çıktı. Ama Jale hálá kötülüklerini yapmaya devam ediyor. İlk bölümde şirkette çalışıyordu ve Onur Aksal’a kur yapıp, asıldığı için işten çıkartıldı, kovuldu. Aradan uzun zaman geçti ve Onur’un can düşmanı, Erdal Karayolcu’nun sevgilisi oldu. Bütün kötülükleri yaptıran da o. Jale bir piyon. Oynarken çok keyifle oynuyorum.

http://img75.imageshack.us/img75/4022/4436624qg9.jpg

HAYAT KADININI DAEŞCİNSELİ DE OYNARIM

n Kadın sever mi hep kötülük yapmayı?

- Ben sevmem, bana çok uzak kötülük. Oynarken iyi oynadığımı düşünüyorum, zıtlığı iyi yakaladım kendimle Jale’de. Ama böyle kötü kadınlar etrafta çok fazla var.

n Jale iyi olacağa benzemiyor sanırım?

- Geçen sezonun sonundan beri, yaklaşık 8 bölümdür kötü. Gerçi, her kötünün içinde bir iyi var demek isterim ama bilmiyorum ne olacağını açıkçası.

n En çok nasıl bir karakteri canlandırmayı istersiniz?

- Ben dram ve korkuyu çok seviyorum. Umarım iyi bir korku türü içinde yer alırım. Bir şizofren, bir medyum oynamayı çok istiyorum. Benim saçım kazınabilir, 40 kilo alabilirim, verebilirim, bir eşcinseli oynarım, lezbiyeni de, fahişeyi de herşeyi oynarım. Oyuncunun rol seçme lüksü yoktur. Güzel görünmekten çok karakteri iyi oynamayı seviyorum.

n Bazı kadın oyuncular "Asla sevişmem, erkek oyuncular da asla eşcinseli oynamam" derler gerçekten...

- Bu tip roller tam tersi yapabileceğine inanılan oyunculara gider. Mesela ben Nurgül Yeşilçay’ı çok beğeniyorum. Duruşunu ve sanki ne rol verirsen ver iyi oynar havasını... Müjde Ar benim için bambaşkadır.

Evli ve mutluyum

n Eşinizin de sizin gibi oyuncu olması hayatınızı nasıl etkiliyor. Bir de çocuğunuz var...

- Ege 3 yaşında oldu. Hayatta her şeyden vazgeçebilirim onun için. Ege’den sonra bambaşka bir Ahu oldum. Ve bu oyunculuğuma da yansıdı. Çok daha donanımlı hissediyorum kendimi. İki oyuncunun hayatına gelince hem çok zor hem çok keyifli. Hem birbirinizin dertlerini çok iyi anlayabiliyorsunuz hem de eşiniz hayalkırılkığına uğrayınca siz de çok yıpranıyorsunuz. Çünkü aynı iyilik ve nankörlüklerle karşılaşıyorsunuz. Birinize iyi bir iş gelirken diğeriniz hiçbir şey yapmıyor oluyor bazen. Oyuncu olarak "Ben niçin oturuyorum" diyorsunuz. Ancak duruşunuzu sağlam tutuyorsanız evli ve mutlu olabiliyorsunuz. Bizim evliliğimiz de mutlu gidiyor.

http://www.hurriyet.com.tr/magazin/anasayfa/7672789.asp?gid=222&sz=15877

ebruli1903
16-11-07, 02:02
Süpermen Binbir Gece'ye transfer oldu (!)

Binbir Gece'nin sansasyonel ilk iki bölümünün ardından "sıradan" bir diziye dönüştüğünü yazmıştım. Ama bizim televizyon izleyicimiz "alışkanlıklarından" kolay kurtulamadığı için diziden kopamamıştı. Ama özellikle son bölümlerde bir "çözülme" dikkatimi çekiyor. Çünkü dizi bir türlü ilerlemiyor. Senaristleri "çalışmayan" bir otomobili yokuş aşağı "vurdurmaya" çalışıyorlar ama ı-ıh, olmuyor. Dizi bir türlü yerinden kımıldamıyor. Tıkanıklığı açmak için mafya hikayeleri türetiliyor. (Önce arazi mafyası şimdi de Rus mafyası) Yan öykü oluşturma çabaları ise çıkmaz sokaklardan geri dönüyor. Örneğin Bennu'nun kız kardeşi Melek, evli bir erkek olan Zafer Bey ile ilişki kurmuştu. Hikaye açmaza girince, Zafer Bey uçak kazasında öldürüldü. Melek, son gününde Zafer Bey ile şirketin koridorunda çarpışmıştı. Bu kez de Kerem'in erkek kardeşine çarptı. Belli ki bu çarpışmadan da yeni bir aşk hikayesi çıkacak. İster misiniz şimdi büyük şirketlerde çalışan genç kızlar, patronlarına çarpıp, kısmetlerini açmak için koridorlarda pusuya yatsınlar... Peki ya Onur'a ne demeli? Süpermen, bu arkadaşın çantasını bile taşıyamaz. Kızlar evden kaçıyor, hoop bizimki pelerinine sarınıp, onları mola yerinde bularak eve getiriyor. Burhan Bey'in başı arazi mafyasıyla derde giriyor, Onur şip-şak çözüyor. Rus mafyası Mihriban Hanım'ı kaçırıyor. Onur devreye girip, uydudan cep telefonu takibi yoluyla kadıncağızı kurtarıyor. (Bu arada söz konusu uydu takibi için Emniyet Müdürlüğü ya da hakim kararı yetmiyor. Mutlaka MİT'in onayı ve özel takibi gerekiyor. Ne Onur Bey'miş yahu! Rica etsek, terör örgütünün başı Karayılan'ı da bulup, teslim edemez mi acaba?) Bir de mücevher olayı var. Malum, dizinin ana sponsoru bir mücevher firması. Yaman, Cansel'e yüzük alacak. Cansel alyansa razı ama Yaman bastırıyor: "Ben sevdiğim kadına bir tek taş pırlanta alamayacak mıyım yani?" Ve alıyor... Mücevher firması sponsorluğunda alyans "out", tek taş "in" oluveriyor. Evlerde de kavga başlıyor tabii, "Senin sevgin kaç karat?" diye... Bir de saat karmaşası var. Dizi bu hafta New York görüntüleriyle açılırken köşede "New York 10.00" yazıyor. Daha sonra paralel anlatımla, aynı anda İstanbul görüntüleri ekrana geliyor. Altta "İstanbul 20.00" yazıyor. İyi de Türkiye ile ABD arasında 7 saat fark yok mu? New York'ta saat 10.00 ise İstanbul'da 17.00 olması gerekmez mi? Yoksa Süpermen Onur, dünyanın dönüş hızını da mı değiştirdi?



16 Kasim Cuma - Sabah YÜKSEL AYTUG

delfin23
18-11-07, 10:28
Yoksa siz kardeş misiniz?
Son dönemde oynayan dizilerdeki kadın başrol oyuncularına bir bakın; koyu renk uzun saçları, iri gözleri ve sade güzellikleriyle hepsi birbirine benziyor. Peki, ama bu yıldızların birbiri ardına parlamasının ve dizilerde hep bu tiplerin tercih edilmesinin bir nedeni var mı yoksa sadece tesadüf mü? Artık sarışınların ve frapan kadınların devri kapandı mı? Doğal güzellik değer mi kazandı? Yapımcılara ve TV eleştirmenlerine sorduk

Özgü Namal, Ahu Türkpençe, Nehir Erdoğan, Arzum Onan, Sezin Akbaşoğulları, Tuba Büyüküstün, Melisa Sözen, Sedef Avcı, Bergüzar Korel… Son dönemin ‘popüler’, daha doğrusu ‘tutan’ dizilerin başrol oyuncularından bazıları… Hepsini şöyle bir gözünüzün önünden geçirin; esmer, koyu renk uzun saçlı, iri gözlü ve sade bir güzelliğe sahip kadınlar… İsimlerini art arda sıralayınca belki onları siz de karıştırmış olabilirsiniz, ‘o hangi dizide oynuyordu, bu o muydu’ gibi soru işaretleri belirebilir kafanızda, çünkü hepsi de birbirine benziyor! Özellikle ‘Menekşe ile Halil’ dizisinin Menekşe’si Sedef Avcı ile ‘Binbir Gece’nin Şehrazat’ı Bergüzar Korel’in benzerliği herkesin dikkatini çekiyor.

Son 4-5 yıldır dizilerle birlikte yıldızı parlayan bu genç kadın oyuncuların esmer ve sade bir güzelliğe sahip olması, ‘acaba Türk halkının güzellik anlayışı bu mu, yoksa bu bir trend mi?’ sorusunu akla getiriyor. Zira bundan birkaç yıl öncesine kadar televizyon dizilerinde ve sinema filmlerinde frapan, sarışın kadınlar daha çok aranan yıldızlardı. Günümüzde yapımcıların tercihi daha sade yıldızlardan yana…

ZAYIF VE UZUN BOYLULAR

Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Hülya Uğur Tanrıöver, günümüzde televizyon ve sinemada frapan kadınlardan vazgeçilip daha sade oyuncuların tercih edildiğini düşünse de dizilerde Türk kadınının genelini yansıtmayan çok zayıf ve uzun boylu kadınların ön plana çıkarıldığını söylüyor. Tanrıöver’e göre fizikte bir seçicilik söz konusu…

Yapımcıların tercihlerini neden esmer ve sade bir güzelliğe sahip bu tiplerden yana kullandığını ve bunun bir trend mi yoksa Türk halkının genel beğenisi mi olduğunu, televizyon dünyasını çok yakından takip eden televizyon eleştirmenlerine ve yapımcılara sorduk.

İşte yanıtlar…





TV eleştirmenleri ne diyor?

Bu da bir trend; gelip geçer

Burhan Ayeri-AKŞAM Gazetesi yazarı

Dİzİlerde esmer başrol oyuncularına dönüş, Erol Avcı’nın yapımcılığını üstlendiği ‘Bir İstanbul Masalı’ ile başladı. Esmerlik bizim yapımızda var. Orta Asya’dan gelmişiz Anadolu’ya daha sonra Balkanlar’dan göçle karışmışız. Sinemada ilk sarışınımız Filiz Akın’dır, o da göçmendir. Aslında o da kumraldır. Erol Avcı’nın dizilerindeki tiplere bakın; hep bizim klasik, atalarımızın köklerine dayanan tiplerdir. Bu diziler de tuttu. O, bu işi iyi biliyor. Yeni dizilerde de aynı şeyi görüyoruz. Türkiye’de esmerden vazgeçilmez.

Filmlere bakarsak Türkiye’de egemen en büyük isim Türkan Şoray’dır. Ondan vazgeçemedik. Bu eskiye dönüştür, erkekler de daha çok esmerleri beğeniyor. Sarışınlar aradan sıyrılıyor bazen ama sabun köpüğü gibi yok oluyorlar. Ancak bu da bir trend; gelir geçer. İyi bir sarışın bulurlar bu dönem de biter. Bir de şu açıdan bakmak gerek, dünya nüfusun 5’te 4’ü esmer.

O kadar sarışını nerede bulacaksınız?

Memed Güler-VATAN Gazetesi yazarı

Dİzİlerde başrollerin esmerlere verilmesini, dizilerin kalitesinin ve çeşitliliğinin artmasıyla birlikte gerçek tiplere yönelme ihtiyacına bağlayabiliriz. ‘Yaprak Dökümü’nde ailenin üç kızı var; hepsi ‘normal’ tipler. Bir sarışın kadınla reytingler yükselmiyor artık, dönem değişti. Son 5 yılın bir gerçeği; seyirciyi ikna etmek zor. Eskiden ‘Sibel Can, Hülya Avşar dizisi’ diye bir şey vardı, şimdi yok. Kalabalık kastlar söz konusu, kadroda bir sürü kadın olması lazım, bir sarışın kadın etrafına kurulu işler yürümüyor. Ayrıca bundan 5 sene önce televizyonda 20 dizi vardı, bugün 100’e yakın dizi oynuyor. Sokakta kaç sarışın kadın var ki, bu dizilerde oynatacak sarışın başrol oyuncusu bulunsun?

‘Şehrazat’tan sonra durum değişti

Yüksel Aytuğ-Sabah Gazetesi yazarı

Uzun düz siyah saçlı, renkli gözlü, yuvarlak yüzlü pek de dolu dolu bakmayan kadın tipleri, özellikle bu sezon yapımcıların gözdesi. Bunun bir araştırmayla mı tespit edildiğini yoksa tesadüf mü olduğunu bilemiyorum. Ancak ‘Şehrazat’ karakterinin çok tutmasının bunda etkili olduğunu düşünüyorum. Türk halkının benimsediği yıldızlar genellikle esmerlerdir, sarışınlara çok fazla itibar edilmez. Aslında bundan birkaç yıl önce yapılan bir TV araştırmasında, reklamlarda rol alan kadınların neredeyse tamamının açık kumral ya da sarışınlardan oluştuğu, Türk halkının bunları daha inandırıcı bulduğu tespit edilmişti. Ama son dönemde yerli dizilerle beraber reklamlarda da koyu renk saçlı kadınların ürün tanıttıklarına görüyoruz. Türk halkının bu konudaki karakteristiği hızla değişmiş. Ayrıca Özgü Namal, Nurgül Yeşilçay’ın yer aldığı dizi ve filmlerin tutması da bu trendin fitilini ateşlemiş olabilir.

Yapımcılar ne diyor?

Yıllardır süren bir eğilimin göstergesi

Erol Avcı - Yapımcı

TV dizileri tüm topluma hitap eder, çoğunluğun güzellik anlayışının uzağında olmaması gerekir. Dolayısıyla, başroldeki kadın oyuncunun, role uygun olmasının yanı sıra, genel bir güzellik anlayışının temsilcisi olması izleyiciyi memnun ediyor. Türkiye’de öteden beri sıcak ifadeli, sade bir güzelliğe sahip kadınlar halk tarafından daha çok beğenildi. Türkan Şoray buna iyi bir örnektir. Her açıdan Türk kadınını temsil eder. Soğuk ifadeli sarışın kadınları, istisnaları olmakla birlikte, halkın yıldızları arasında pek görmedik. Dolayısıyla bu, bir trendden çok, uzun yıllardır süren bir eğilimin göstergesi. Ancak frapanlıktan uzaklaşıldığı doğru. Günümüz seyircisi frapan kadından ve abartılı gösterişten hoşlanmıyor, bu sadece diziler için geçerli değil. Gündelik hayatta da güzellik anlayışında sadelik, tarz sahibi olmak öne çıktı. Bunun dizilere yansıması kaçınılmaz.

Gözleriyle öne çıkıyorlar

Abdullah Oğuz - Yapımcı

AçIk renk saçlı ve açık renk gözlü yıldızlar ben bildim bileli TV’de kabul görmüyor. İstisnalar var tabii, ama çok zor sarışınların star olması; sinema bir derece ama TV kabul etmiyor. Son dönemdeki kadın başrol oyuncularının bir de şöyle bir benzer yanları var; gözleriyle öne çıkıyorlar. Melisa’nın (Sözen) da Bergüzar’ın da (Korel) gözleri büyük. Bir ortak özellikleri de Bergüzar’ı bilmiyorum ama Melisa da Nurgül de oyunculuktan geliyor. Özellikle TV’de küçük ekran olduğu için göz oyuncu için avantaj. Büyük gözlü oyuncular başlangıçta bir artıyla geliyorlar ama oyunculuk şart. Bence bu bir trend değil, bir tesadüf. Yapımcılar artık neyin ne olduğunun farkına varıyor, gözlerin önemli olduğunu fark ettikleri için kastlarını yaparken böyle seçiyorlar. Türk halkı diğerlerini kabul etmediği için Türkan Şoray gibi tipler yeni jenerasyonda da öne çıkıyor.

Akşam Gazetesi

sarıseren
18-11-07, 12:25
Zap'tiye

Binbir Gece'de Onur at sırtından inmiyor. Sıla'da Boran Ağa karısına en sevdiği atını hediye ediyor. Dağlar Delisi ormanda at koşturup duruyor. Asi dizisinde de bolca at sahnesi var. Eh, Karayılan deseniz dönem gereği zaten süvari... Belli ki reyting maniası atla geçiliyor!

Yüksel Aytuğ/Sabah

sarıseren
22-11-07, 08:21
Gaf kürsüsü

Bence Binbir Gece'deki Yaman, hamile kalan Cansel ile evlenmek istemiyor. Neden mi? Dizinin son bölümünde aldığı nikah tarihini "27 Kasım Pazartesi" olarak açıkladı. Oysa 27 Kasım, salı gününe geliyor. Yani "çıkmaz ayın son perşembesi" gibi!..

Yüksel Aytuğ/Sabah

delfin23
29-11-07, 12:02
Siyah gecenin sırrı

Cengiz Semercioğlu'nun 'Full Ekran' programına haftalar önce konuk olan Kıraç, bir süre daha kaset yapmayı düşünmedğini söylemişti. Dizi müziklerine yoğunlaştığını ve en çok da 'Binbir Gece' üzerinde çalıştığını anlatmıştı. O programdan sonra 'Binbir Gece'nin müziklerini daha bir dikkatli dinlemeye başladım. Ve salı akşamı bu çalışmanın ürünü dinledim. Özellikle de Kerem'in 'siyah gece'nin sırrını çözdüğü anda fonda duyulan müzik beni kendimden aldı. Kıraç, dizinin müziklerini gözü kapalı dinlememizi önermişti. Çünkü farklı bir tarz deniyordu. Evet, gerçekten gözlerinizi kapadığınızda 'Braveheart' tadını bulmak mümkündü. Siyah gecenin müziği, Kerem'in içinde kurduğu aşk imparatorluğunun çöküşünü anlatıyordu. Bir kez daha ellerine sağlık Kıraç...

Nilgün K. Tahmaz / Takvim

delfin23
29-11-07, 12:08
Bindir bir gece masalları


Sevgili dizimiz "Binbir Gece" aldı başını gidiyor. Ekranın en cüretkâr dizisi oluverdi. Bu yoklukta tabii ki! Efendim Melek malum Zafer Bey'in ani ölümünden sonra bir boşluğa düşer. O sırada ortaya Amerika'dan gelen Burak çıkar. Çıktığının ertesinde de Melek'i kafaya alıp Bennu'nun evinde soluğu alırlar. Melek ablasının geç geleceğini bilmektedir. Ama Bennu'nun erken geleceği tutar. Yani basılmış olurlar.
Yaramaz Gani de zengin kızı Nilay'ı kafaya almıştır. Nilay'ın evine gider. Babası tekstilcidir. Evden çok bir nevi villadır ve alt kata inerler. Amaç bellidir ama biraz zaman gerekmektedir. Nilay bu zamanı kısaltmak adına votka ikram eder. Gani kabul etmez. Etmez de sanki uslu duracaktır.
Film izlerken künde durumları ekrana yansır. O sırada Nilay'ın babası eve gelir (!). Yani fena basılmışlardır. Gani mutfağa saklanır ama sakarlık bu ya göremediğim bir mutfak malzemesini yere düşürür. Baba mutfağa girer ve Gani'yi görür "Kim buu" diye bağırır. Nilay ders çalıştıklarını söyler. Ama unuttuğu bir şey vardır, tezgâhın üstünde Absolute babalar gibi durmaktadır. Gani üst kat, oradan bahçe ve yola doğru tabanı yağlar. Baba silahı bıraktığı çekmeceden mecburen alıp peşine düşer. Ve havaya ateş eder... Gani paçayı zor kurtarır...Durum böyleydi!

Daha neler olmalı?
Bence madem gidişat bu yönde. O zaman Bennu "Yeter bee, Kerem yeter artık. Bir koynuma giriyorsun bir çıkıyorsun sen benimle kafa mı buluyorsun" diyerek dağıtabilir ve sürpriz bir isim ile onun evine gider. Bu kişi Kerem'in de yakından tanıdığı biridir ve ne tesadüf Kerem iş konusunda yardım almak için onun evine uğrayacaktır!
Burhan Evliyaoğlu'nun peşine dükkana halı satın almaya gelen zengin bir Rus dilber takılabilir. Tesadüf Nadide Hanım da ziyarete gelmiştir ve ikisini pek samimi konuşurken görür! İki senaryo örneği!

Sina Koloğlu / Milliyet

tatu1234
30-11-07, 01:52
Halkla ilişkilercilerin isyanı...

BİNBİR Gece'nin son bölümü hem turizmcileri hem de halkla ilişkiler mesleğine gönül verenleri üzdü. Son bölümde Onur ile Şehrazat'ın o "karanlık gece"yi yaşadıkları otelin güvenlik görevlileri, kayıtları para karşılığında verdiler. Oysa olayın geçtiği mekanın hangi otel olduğu ayan beyan ortadaydı. Bu durum, köklü bir turistik müessesenin töhmet altında bırakılmasına yol açtı. Dizi ekibi keşke oteli biraz gizleseydi. Zira ertesi gün etrafımdaki muzip arkadaşların birbirlerine şöyle takıldıklarına şahit oldum: "Abi, bir daha ...... Oteli'ne hatun atarsan dikkatli ol. Baksana adamı ne biçim satışa getiriyorlar..." İkinci kabahat ise halkla ilişkiler mesleğine karşı işlendi. Bennu'nun kardeşi Melek, yeni tanıştığı Burak'ın "Ne iş yapıyorsun?" sorusuna şöyle yanıt verdi: "Boş işler müdürüyüm. Şaka, şaka, halkla ilişkiler müdürüyüm..." İki gündür Yakından Kumanda'ya halkla ilişkilercilerden protesto mesajları yağıyor. Ben de İstanbul Üniversitesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu (yeni adıyla İletişim Fakültesi) mezunuyum. Ve halkla ilişkilercilerin "boş" değil, son derece "hoş" bir meslekleri olduğuna inanıyorum. Dizi yapmak da bir nevi "halkla ilişkiler" faaliyetidir. Binbir Gece ekibi bunu unutmuş görünüyor.

Kaynak: Sabah.com.tr

sarıseren
01-12-07, 10:11
Bu Kaan balanın dili heç mi gaymaz?
Binbir Gece dizisini izleyenler biliyor. Şehrazat'ın oğlu Kaan'a yaklaşık iki yıldır Mihriban adlı Azeri kadın bakıcılık yapıyor. Mihriban Hanım koyu bir Azeri lehçesiyle konuşuyor. Daha önce yazmıştım. Azerice'yi son derece sempatik ve şiirsel buluyorum. Şikayetim ondan değil. Ancak bizim küçük Kaan, neredeyse 24 saat beraber olduğu Mihriban Hanım'ın şivesinden hiç mi etkilenmez? Çocuğun dili, bütün gün kendisine "Bala guşum, neylersin?" filan diyen Mihriban'ın şivesine hiç mi kaymaz? Yoksa Binbir Gece'ciler, geçenlerde Azeri dilini korumak adına Türkçe kanalların yayınlarına dublaj zorunluluğu getiren Azeri Hükümeti'ne kısasa kısas mı yapıyor?

Yüksel Aytuğ/Sabah

sarıseren
01-12-07, 11:11
Zap'tiye

Binbir Gece'de Cansel, Yaprak Dökümü'nde Ceyda, Kavak Yelleri'nde Canan ve Leman, Sessiz Gemiler'de hizmetçi Gülşen, İki Aile'de Eda, Annem'de gazeteci Ayşe hamile. Üstelik hamileliklerin çoğu da nikahsız beraberliklerden. Senaristlerin kaleminde mürekkep yerine sperm mi var ne?

Yüksel Aytuğ/Sabah

delfin23
04-12-07, 11:26
ONUR ŞEHRAZAT’I NEDEN BİR SAAT ÖPTÜ! KİM DEMİŞ SEVMEK BİR ÖMÜR, SEVİŞMEK BİR DAKİKA DİYE! ADAM KIZI YEDİ BİTİRDİ KOCA BİR BÖLÜM SÜRESİNCE! EVET… ŞEHRAZAT’I ONUR NEDEN BİR SAAT DURMADAN ÖPTÜ? İŞTE YANITI!” UFUK ERTAN YAZIYOR…




Spor muhabirliğinden televizyon muhabirliğine ilk geçtiğim günlerde yazdığım uzun haberlerden sonra beni affetsin ama ismini anımsayamadığım bir “ağır abi” demişti ki “Amerikalılar Amerika tarihini 2,5 dakikada anlatıyor, senin yaptığın bir haber beş dakikadan aşağı gelmiyor, yuh sana!”



O sözler kulağıma küpe olmadı…Asla kısa haber yazma, VTR’leri kısa yapabilme kabiliyetine erişemedim…Hiçbir zaman Amerikalı gibi düşünemedim…

Sadece ben mi? Bu piyasadaki bütün televizyoncular ama bütün televizyoncular Amerikalı gibi düşünemiyor…

Lastik gibi uzayan diziler, lastik gibi uzayan yarışmalar hepsi ama hepsi istisnasız benim gibi…

Neyse konuya girmelim. Yine uzatıyoruz meseleyi…

Ekranları kaplayan onlarca dizi var…

Birbirinin kopyası konular, birbirlerinin kopyası isimler, kopyası çekimler, kopyası görüntüler ve birbirlerinin kopyası sözlerle binbir dizi var ekranda..

80 dakikadan az değil hiç biri…

Mübarekler dizi değil, her hafta sanki bir film çekiyor…

Film dediysek de 70’li yıllarda şimdi izlerken güldüğmüz o basit Yeşilçam filmleri gibi her bir dizi…

Kimi izlenmek için ahlaksız teklif yapıyor, kimi her bölüm en az 10 kişiyi öldürüyor.

Senaryolarda hırsızlık gırla…. Kimin eli kimin cebinde belli değil…

Ve asıl mesele…Öpüşme sahneleri var dakikalar süren…

İşte olayın püf noktası…

Ahlaksız teklifle başlayan furya sürüyor ekranlarda…

Kim demişse “Sevmek bir ömür, sevişmek bir dakika” halt etmiş…

Bakınız geçen haftaki Binbir Gece’ye.. Bir saat öpüşüyor nerdeyse Onur’la Şehrazat…

Ve elbette tepki çekiyorlar…

Ama napsın çocuk?

Çocuğun suçu ne?

Öp oğlum öp demiş yöneteni.

“Öpeceksin ..” demiş yapımcısı…

Karşımızda “Şampiyonlar Ligi maçı var, öyle bi öp ki kızı öyle bi öp ki maçı geçsin ratingimiz” demiş…

Ve işin daha da acı tarafı haklı çıkılması…

O bol öpüşmeli bölümün rating geçiyor maçı…

Eee…

Hal böyle olunca da bir sonra ki bölümlerde öbürü öbürünü öpecek öpüşmeler yetmeyince yatak sahneleri araya girecek o da yetmeyince belki de dizi arasına eski deyimle “parça” atılacak…

Hangi maç ratingi durar böyle “bol parçalı” dizinin karşısında.

UFUK ERTAN / Uçankuş

delfin23
06-12-07, 06:02
Oyuncu Bergüzar Korel, babası Tanju Korel için okul yaptırıyor. Korel, sevgilisi Tan Sağtürk'ün de desteğiyle okul için şehir araştırmaya başladı.




Babası için eğitime katkı

Güzel oyuncu Bergüzar Korel, babasının adına okul yaptırmayı planlıyor. Kendisi gibi oyuncu olan babası Tanju Korel'in adını bu okulda yaşatacak olan Bergüzar'a en büyük desteği ise sevgilisi Tan Sağtürk veriyor. Tüm yurtta açtığı bale okuluyla eğitime katkı sağlayan Tan, Bergüzar Korel'in isteği üzerine okulun yapılacağı şehir için araştırmalara başladı.

Takvim Gazetesi

delfin23
06-12-07, 06:10
Yakından Kumanda okurları, yapımcı, yönetmen ve senaristlerin korkulu rüyası haline geldi. Okurumuz Ersan Karataşlı ise bizim aracılığımızla Maliye'ye bir "ihbarda" bulunuyor. Efendim, malumunuz Binbir Gece dizisinde Onur ile Şehrazat'ın aynı otelde konakladığı "resmi belgelerle" kanıtlanmaya çalışılıyor. Son olarak otel faturaları da gündeme gelmişti. Okurumuz Karataşlı diyor ki; "Binbir Gece'de Binyapı A.Ş. vergi kaçırıyor. Çünkü Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunu'na gire şirket ortaklarının şahsi giderleri ve işletmeden çektikleri paralar gider olarak kabul edilmez. Ama Onur Aksal, Şehrazat ile geçirdiği özel gecenin faturasını şirkete kestirmiştir. Bu nedenle vergi cezası gerekmektedir..." Şu Onur'un başı hiç mi dertten kurtulmayacak canım?

Yüksel Aytuğ / Sabah

delfin23
08-12-07, 08:00
Kanal D'nin "Yaprak Dökümü"nden sonra en yüksek reytingli dizisi olan "Binbir Gece"ye oldum olası ısınamadım.
Eşim izlediği için bu hafta bir yandan yazı yazarken, bir yandan da göz ucuyla şöyle bir baktım, ne olup bitiyor diye...
Bir de ne göreyim...
Emrah'ın "Acıların Çocuğu" olduğu dönemlerde çektiği filmlerden akıllarda kalan o meşhur diyaloglardan biri aynen "Binbir Gece"de.
Masanın bir yanında "Şehrazat", diğer yanında "Şehrazat'ın oğlu", "Şehrazat"ın karşısında da "Onur".
Ve çocuk başlıyor konuşmaya:
"Onur Abi, sana baba diyebilir miyim?"
"Şehrazat"la "Onur" göz göze geliyor...
"Onur", "Tabii ki" diyor...
Böyle bir diyalog, böyle bir replik Emrah'ın filminde olunca "tu kaka", ama "Binbir Gece"de yazılınca "baş tacı"...

Ali Eyyüpoğlu / Milliyet

!! Elyf !!
11-12-07, 04:16
Şehrazat Onur'un evinde


Reyting rekortmeni dizide; Onur, Şehrazat'ı ilk kez evinde konuk ediyor.


Aşıklar, uzun bir aradan sonra birbirlerine duydukları özlemi giderecek fırsatı yakalıyorlar.

Kaynak:Hürriyet - Kelebek

sarıseren
12-12-07, 08:09
Zap'tiye

Binbir Gece'de Onur ve Şehrazat barışmalarının şerefine yağmur altında üç dakika öpüş-tüler. Yaprak Dökümü'nde Şevket ve Ferhunde sürekli dudak dudağa. Kavak Yelleri'nde Aslı ve Deniz, Efe ve Su habire öpüşüp duruyorlar.Son günlerde reyting avına çıkansenaristlerin en sevdiği dizi: Dudaktan Kalbe!...

Yüksel aytuğ/Sabah

!! Elyf !!
13-12-07, 03:05
Binbir Gece salı günü birinci oldu


KANAL D'nin reyting rekortmeni dizisi "Binbir Gece"nin salı akşamı yayınlanan bölümü izlenme rekoru kırdı.


KANAL D'nin başrollerinde Halit Ergenç, Bergüzar Korel, Tardu Flordun ve Ceyda Düvenci'nin oynadıkları reyting rekortmeni dizisi "Binbir Gece"nin salı akşamı yayınlanan bölümü de Türkiye'yi ekran başına kilitledi ve izlenme rekorları kırdı.
Dizinin önceki akşam yayınlanan bölümü; A/B Sosyo Ekonomik Statü'de yüzde 19.1 reyting ve yüzde 47.5 izlenme payı, Tüm Kişiler'de de yüzde 14.5 reyting ve yüzde 33.3 izlenme payı ile yine birinci oldu. Mehmet Ali Birand yönetiminde ekrana gelen Kanal D Ana Haber Bülteni de, Tüm Kişiler'de yüzde 7.3 reyting ve yüzde 19.3 izlenme payı ile ana haber bültenleri arasında ilk sırada yer aldı.

Kaynak : Hürriyet Gazetesi / Kelebek

!! Elyf !!
15-12-07, 04:21
http://img125.imageshack.us/img125/4375/a97f075ad397cb428dfeae0gt1.jpg (http://imageshack.us)

Televizyonun en güzel 'kötü'leri İnsanoğlunun varoluşundan bu yana kötülük hayatımızda. Ancak son dönemde herkes ekranının kötü kadınları Yonca Cevher Yenel, Selda Özbek, Betül Şahin ve Deniz Çakır'dan bahsediyor. Marie Claire dergisi bu ayki sayısında ekranın en kötü kadınlarını biraraya getirdi. İşte onların anlattıkları:..

YONCA CEVHER YENEL:
Füsun'a kötü diyemiyorum durumuna üzülüyorum

* 'Binbir Gece'de Füsun'u canlandırıyorsunuz. Füsun nasıl bir karakter?
Füsun aslında kötü değil. Çok sıkışmışlık içinde kendine çıkar yol bulmaya çalışırken sağa sola çarpıyor. Ne yapacağını bilemediğinden sanki zarar vermeye çalışıyormuş gibi algılanıyor ama bence değil.

* Haklı sebepleri var değil mi?
Kötü bir evliliği var ve aldatılıyor. Zor bir hayata sahip. Bütün bu şartlar içinde ona kötü diyemiyorum ben açıkçası. Üzülüyorum ben Füsun için; mümkün olduğunca savunmaya çalışıyor ve öyle oynuyorum.

* Kötülüğün açılımı farklı farklı zaten...
Yaptıkları birilerinin canını sıkıyor olabilir ama o bunları onların canı sıkılsın diye yapmıyor. O kendi yaşam çemberini korumak adına birtakım hamleler yapıyor ama bundan başkaları etkileniyor. İşte bunu bilemiyor.

* Bu karakter oyunculuğunuzda bir dönüm noktası oldu mu?
'Binbir Gece' oyunculuk kariyerimde bir dönüm noktası . Bugüne kadar oynadığım en gerçek, en rahat karakter.... Rahatlıktan kastım şu; elime bir senaryo geldiğinde "Ben bunları nasıl oynasam" diye hep düşünürdüm. Ama 'Binbir Gece'nin senaryosu elime geldiğinde buna gerek kalmıyor. Çok güzel kurgulanmış, her şey hazır, sana bir tek oynamak kalıyor.

Kaynak : Sabah Gazetesi

!! Elyf !!
15-12-07, 04:40
http://img141.imageshack.us/img141/6248/d24b5956f3301444acbc78dfw0.jpg (http://imageshack.us)

Gişede artık algı seviyesi düşük filmler iş yapıyor!

EYLEM BİLGİÇ - GÜNAYDIN

'O Kadın' filminde başrol oynayan Tardu Flordun gişe filmi yapmadıklarını söyledi: Son dönemde gişede iş yapan senaryoların çoğunun algı seviyesi düşük. Zaten o yüzden iş yapıyorlar!..

Türkiye'de türünün ilk örneği olan 'O Kadın' adlı filmin başrol oyuncusu ve 'Binbir Gece' adlı dizinin 'Kerem'i Tardu Flordun, oyunculukta emin adımlarla ilerliyor. Birkaç yıl önce bir kadını bıçakladığı ve Arzu Yanardağ'ın burnunu ısırdığı gibi tatsız haberlerle gündeme gelen Flordun'la; hiç konuşmadan, sadece gözleriyle oynadığı yeni filmini ve yaşadığı tatsız olaylardan sonra hayatında oluşan değişiklikleri konuştuk...

İLK OLMASINDAN ETKİLENDİM

* 'O Kadın' Türkiye için yeni ve değişik bir proje. Böyle ilginç bir projede yer almak sizin için ne ifade ediyor?
Bu filmi kabul etmemin nedeni; sinema dili olarak Türkiye'de bir ilk olması. Dünyada da tek bir örneği var; Pink Floyd'un 'The Wall' albümündeki şarkıları toplayıp, sinema filmi çekmişlerdi. Şarkıların Sezen Aksu'ya ait olması da çok heyecanlandırdı beni. Aksu'nun tüm şarkılarının sağlam hikayeleri vardır. O, Türk Pop Müziği'nin divasıdır. Bu yüzden böyle bir projede yer almayı çok istedim. Bence enteresan ve temiz bir iş oldu.

* Hiç denenmemiş bir işte yer almak, bir oyuncu için risk değil midir?
Oyunculuk başlı başına bir risktir zaten.

* Ama ne de olsa garanti olarak görülebilecek, risksiz işler de var oyuncular için...
Son dönemlerde garanti olarak görülen, iş yapan senaryolara baktığımız zaman, çoğunun algı seviyesi düşük, basit işler olduğunu görüyoruz. O yüzden iş yapıyorlar zaten. Bu projeyi kabul ederken, yapımcısından yönetmenine kadar kimse ticari bir kaygı gütmedi. Bir gişe filmi yapmadığımızı biliyoruz.

* Algı seviyesi düşük filmlerin gişe yaptığını söylediniz. Bu, Türk halkı algı seviyesi düşük filmleri seviyor anlamına mı geliyor?
Seyircinin fazla kafa yormak istemediğini düşünüyorum. Hem televizyon karşısında öyle, hem de sinema izleyicisi olarak... Kafa yorup, filmde oluşan soruları çözümlemek yerine, anlamakta zorlanmayacağı işleri seçiyorlar.

* Siz gişe yapacak filmlerde mi oynamayı tercih ediyorsunuz, yoksa algı seviyesi yüksek filmlerde mi?
Senaryoyu okuduğum zaman, "Evet, bu beni düşündürebilir ve limitlerimi zorlayabilirim" demeyi isterim. Orada da oyunculuğun gerektirdiği adrenalin başlar ve kendinizi tip değil, karakter yaratmaya zorlarsınız. Ben böyle şeyleri seviyorum. Oyunculuk adına bazı klişeleri gerektiren işlerin içinde olursanız, cepten yemeye başlarsınız.

* Filmin klip gibi olduğu ya da Sezen Aksu'nun hayatını anlattığı gibi şeyler yazıldı. Ne düşünüyorsunuz bu konuda?
Böyle bir şey yok! Bu film Sezen Aksu'nun hayat hikayesi değil, tamamıyla Sezen Aksu şarkıları üzerine oluşturulmuş farklı bir konsept. Bir de burada hikaye şarkılara değil, şarkılar hikayeye hizmet ediyor.

SÖZE DEĞİL GÖZLERE BAKILMALI

* Filmde hiç söz ve konuşma yok. Bu durum sizi zorlamadı mı?
Sinema sessiz filmlerle başlamış, sonradan diyaloglar eklenmiş. Gişe filmleri çok fazla diyaloğa boğuluyor. Oysa hayatın gerçeğine baktığınızda, diyalogtan çok gözlerle anlaşıldığını görürsünüz. Bu filmde yaşadığımız hayata çok yakın bir dil oluşturmaya çalıştık. Benim için çok keyifliydi. Ben izleyicinin, oyuncunun ağzından çıkan laftan çok yüzüne bakması ve anlaması gerekeni gözlerinden anlaması gerekir diye düşünüyorum.


'Binbir Gece' zedelenen imajımı unutturdu

* 'Binbir Gece' sizin için bir 'yırtma' noktası oldu mu? 10 yıldır bu piyasadayım ama yaptığım çok fazla iş yok. Televizyonda 4-5 tane işim vardır, bunlar da bilinen işlerdir. Huzurlu olacağım işlerde yer almayı seviyorum. Yırtma hikayesine gelince... Daha önce beni batıran bir iş yaptığıma inanmıyorum. Ama, 'Binbir Gece' şimdiye kadar televizyonda yaptığım en iyi işlerden biri oldu.

* Bir dönem, yaşadığınız şeyler nedeniyle imajınız zedelenmişti... Onların ne kadarının yaşandığını sadece ben biliyorum. Basında çok yanlış haberler çıktı. Birkaç kişi tarafından karalama kampanyasına gidildi. Yazılanlar gerçek olsaydı, benim şu an dışarıda olmamam gerekirdi. Bir dönem bunların üzerine açıklama yapma gereği duydum ama sonra "Beni bilen bilir, bilmeyenin de öğrenmesine gerek yok" dedim. Milyonlarca insanın önyargısını nasıl kırabilirim?

* Bence 'Binbir Gece'deki rolünüzle o imajı unutturdunuz... Doğrudur. Ben her yerden iş koparmaya çalışan bir adam değilim. Zamanla yaptığınız işle sizi anlayabilenler zaten anlıyor. Artık daha doğru algılanıyorum.

Çevremde çok fazla insan istemiyorum

* 'Binbir Gece'den önce hep kadın kahramanın başrolleri canlandır-dınız. Ama bu dizide başrol-de değilsiniz ve aşkınıza kar-şılık bulamıyorsunuz...Ben bu dizide başrol oy-nuyorum. Halit Ergenç de,Bergüzar Korel de, de başrol oynuyor.Başrolü siz yaratırsınız. Her-kes kendi rolünü başrol ola-rak düşünürse, ego çatışması konur, doğru bir ve iş çok keyifli gelir. Ayrıca, bütün ka-dınların aşık olduğu gibi kompleksle-rim olmadı hiçbir zaman.

* Sevilmemek gibi yok gibi...Haklısın. Çevremde insan istemiyorum ar-tık. Bir dönem öyle düştüğümde, yanımda-ki yüzlerce insanın bir olduğunu gördüm.

Kaynak : Sabah Gazetesi

sarıseren
16-12-07, 01:32
Aşk üçgeninde köşe kapmaca

Bugün dersimiz geometri. Konumuz ise üçgenler. Ancak bildiğiniz üçgenlerden söz etmeyeceğim. Yerli dizileri esir alan "aşk üçgenlerinden" bahsedeceğim. Efendim, bizim dizilerde tek kişilik aşklar, ne karakterleri ne dizi izleyicilerini keser. Aşk üçgeninin iç açılarının toplamı 180 dereceye olmasa da şöyle en az 18.0 izlenme payına tekabül etmelidir. Olmazsa, olmaz. Bizdeki karakterler mutlaka iki aşk arasında sıkışıp kalırlar. Önlerinde her zaman çatallaşan bir yol vardır ve hangi yola sapacaklarına bir türlü karar veremezler. Örnek mi istiyorsunuz? İşte şaşırtıcı liste: Binbir Gece'de Şehrazat uzun süre Onur ve Kerem arasında bocalamıştı. Kerem bir yanda Bennu'yu idare ederken, öte yanda Şehrazat'ı marke etti. Ali Kemal karısı Füsun ile hamile bıraktığı sevgilisi Cansel arasında gidip geldi. Füsun ise kocası Ali Kemal yedekte dururken, rotayı bir ressama çevirdi. Gani bir yanda sevgilisini idare ediyor, diğer yanda evin hizmetkarlarından birinin aşkını anlamamazlıktan geliyor. Onur, Şehrazat'ın dümen suyundan ayrılmazken, diğer yandan eski sevgilisinin kuşatmasını yarmaya çalışıyor.

Yüksel Aytuğ/Sabah

delfin23
19-12-07, 06:11
Gözlerinde görmüş

Efendim bu akşam yine "Binbir Gece"de olacağız. Fragmanından etkileyici bir cümle şöyle; "Kerem beni sevdiğini anlamış. Senin gözlerinde beni görmüş".
Onur böyle bir cümle patlattı Şehrazat'a.
Bakalım Kerem, ne zaman görmüş Şehrazat'ın gözlerinde Onur'u bu akşam anlayacağız.

Sinan Koloğlu / Milliyet

funda2
19-12-07, 07:26
Gaf kürsüsü

Bergüzar Korel'in uzun boyu, Binbir Gece'nin yapım ekibi için ciddi bir sorun haline geldi. Şehrazat büroya girdiğinde ayağında topuklular var, ancak biraz ilerleyip, adamların yanına geldiğinde bir de bakıyoruz ki düz ayak bir ayakkabı giyivermiş!..

Yuksel AYTUG/SABAH

sarıseren
22-12-07, 01:24
Yok mu bir çalışan?
Eminim sizin de dikkatinizi çekiyordur. Yerli dizilerde iş sahipleri mesleklerini icra edeceklerine sürekli gönül işleriyle ilgileniyorlar. Örneğin Binbir Gece'de koca holdingin işleri nasıl yürüyor hiç anlamış değilim. Zira iki ortağın iş düşündüğü filan yok. Varsa yoksa çapkınlık. Arada lütfedip bir-iki yönetim kurulu toplantısına katılıyorlar. Onda da kız yüzünden kapışıp, birbirlerine küsüyorlar. Şehrazat ise hangi arada mimarlık yapıyor, bilmiyorum. Annem dizisindeki milletvekilini de bir gün Meclis'te gördüğüm yok. Milletvekili Musa Bayrı hazretleri gün gezen ev kadını misali kapı kapı dolaşıyor. Bizim dizilerde proje çizen mimara, davaya giren avukata, ameliyat yapan doktora rastlamak neredeyse mümkün değil. Bakacak olursanız, tripleks villada oturmayan cipe binmeyen karakter yok. İyi de nereden geliyor bu değirmenin suyu?

Yüksel Aytuğ/Sabah

sarıseren
23-12-07, 01:27
Gaf Kürsüsü
Pek çok okurumuzun dikkatinden kaçmamış. Binbir Gece'de Evliyaoğlu Ailesi hep beraber Kanal D'deki "Sessiz Fırtına"yı izleyip, dizi bittikten sonra ailece sofraya oturdular. Ancak bu dizi en erken 23.30'da bitiyor. O saatte akşam yemeği olur mu?

Yüksel Aytuğ/Sabah

gülündikeni
24-12-07, 01:40
Ayıp olmuyor mu biraz!
TMC en çok izlenen dizilerin altına imzasını atan bir yapım şirketi, malum... Salı akşamları da Kanal D'de iki dizisi peş peşe yayınlanıyor. Halit Ergenç ve Bergüzar Korel'in oynadığı Binbir Gece ile Erkan Petekkaya ve Arzum Onan'ın oynadığı Sessiz Fırtına. Aynı akşam, aynı yapım şirketinin iki dizisi arka arkaya yayına verilince de falsolar daha çok göze batıyor tabii. Mesela bir-iki bölüm önce... 'Binbir Gece'de Kerem ve Bennu bir restoranda ayrılık konuşması yapıyor. Araya reklam giriyor, o bitiyor diğer dizi başlıyor, hooop bir bakıyorsunuz bu kez Yiğit ile Deniz; aşklarını, beyaz sandalyeli aynı restoranda ilmek ilmek örmeye uğraşıyor! Sonra sen oturup 'Ya ben bu restoranı nereden hatırlıyorum, ne zaman gitmiştim' diye düşünmekten diziye konsantre olamıyorsun! Ya da... 'Sessiz Fırtına'da tecavüze uğradığı için Yiğit Sancaktar'dan yalvar yakar yardım isteyen köy öğretmenini, iki bölüm sonra 'Binbir Gece'de evi yıkıldığı için Şehrazat'a yalvarırken izliyorsun! 'Ne çilesi varmış kadının' deyip geçeceksin ama bu kadarla da kalmıyor... Bir hafta önce maç yüzünden izleyemediğimiz 'Sessiz Fırtına' dizisini, 'Binbir Gece'de Burhan Bey'in koltuğuna kurulmuş izlediğini görünce... Nası' yani diye kalıyorsun... 'Diziyi ucuza getireyim' derken izleyiciye ayıp edilmiyor mu bir parça?

Sirin Sever

http://www.sabah.com.tr/gny/haber,9B04A06577414D6BA8D1049BD8E805D3.html

delfin23
24-12-07, 06:09
Hâkim, 'Kamuoyu Ergenç'in hayatını bilmek ister' dedi

Halit Ergenç'in, düğünüyle ilgili fotoğraflı haber yapan gazeteciye açtığı dava, sanatçının 'kamuoyuna mal olmuş ve ünlü' bir kişi olması nedeniyle reddedildi


Kanal D'de yayımlanan ve reyting rekorları kıran "Binbir Gece" adlı dizinin başrol oyuncusu Halit Ergenç, düğününde fotoğraf çeken gazeteciye açtığı ceza davasını kaybetti. Hâkim, Ergenç'in kamuoyuna mal olmuş, ünlü bir kişi olduğunu, dolayısıyla "özel hayata müdahale"nin söz konusu olmadığını belirterek gazeteciye beraat kararı verdi.
Ergenç, Haziran 2007'de İstanbul Kanlıca'daki Ajia Otel'de, Gizem Soysallı ile hayatını birleştirmişti.


Davetliler şifreyle girmişti
Nikâha katılan, "Binbir Gece" dizisinin ekibi başta olmak üzere yaklaşık 300 davetli kendilerine verilen şifreleri söyleyip nikâh salonuna alındı. Bu uygulamanın çiftin gazeteci girişini engellemek için yaptığı belirtilmişti.
Düğünle ilgili olarak bir gün sonra Sabah ve Yeni Asır gazetelerinde düğün fotoğraflarının basılmasının ardından Ergenç, davetliler arasında yer alan ve fotoğraf çekip haber yapan gazeteci Özge İpekçioğulları hakkında suç duyurusunda bulundu.
İpekçioğulları hakkında şikâyete bağlı olarak "özel hayatın ihlali" suçundan 1 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.


'Özel hayat ihlali yok'
İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada ifade veren İpekçioğulları, düğüne arkadaşı olan gelinin daveti üzerine gittiğini, fotoğraf çekerken herkesin gördüğünü, gazeteci olduğunun da bilindiğini belirterek haber değeri taşıdığı için konuyla ilgili haber yaptığını söyledi.
Tek celsede Ergenç'in davasını reddeden kadın yargıç, Ergenç'in ünlü bir kişi olması nedeniyle olayın haber yapılabileceğini, zira kamuoyuna mal olmuş kişilerin hayatlarının kamuoyu tarafından bilinmek istenmesini gerekçe gösterip İpekçioğulları'nın beraatine karar verdi.

Milliyet

sarıseren
30-12-07, 01:30
Gaf Kürsüsü
Binbir Gece'deki ayrıntı okurlarımızın dikkatinden kaçmamış. Adam, sevgilisini dağ evine götürüyor ve kapıyı anahtarla açıyor. Ama salondaki şömine yanıyor. Adam her garsoniyerini hep hazır mı tutuyor yoksa şöminenin uzaktan kumandası mı var?

Yüksel Aytuğ/Sabah

delfin23
30-12-07, 08:05
"Bennu'nun yaşadıkları dışında dizide olup bitenleri bilmiyorum"

"Binbir Gece"nin Bennu'su Ceyda Düvenci: "Bu dizide oyunculuğum için yeni bir şey deniyorum. Bennu çok saf ve çevresinde olup biteni bilmeyen bir karakter. Sadece Kerem'e kilitli. 'Ben de onun gibi olayım, hiçbir şey bilmeyeyim' dedim. Son 35 bölümdür dizinin senaryosundan haberim yok. Bennu'ya ait bölümler dışındaki hiçbir diyaloğu okumuyorum. Bazen dizide olanları sokaktaki izleyicilerden öğreniyorum"

Ceyda Düvenci ile o kadar zor buluşuyoruz ki... Abartmıyorum, 10 kez falan değişiyor röportaj yeri ve saati. Çünkü dizi çekimi var, çünkü set uzuyor... Bana sıralanan buluşamama sebepleri listesi de uzuyor tabii. Nihayet geç de olsa "kavuşuyoruz". Düvenci sayesinde ilk kez arabada, akan trafikte röportaj yapıyorum.
O tüm sakinliğiyle arabayı kullanıyor, ben araba ışığı yardımıyla yazdıklarımı okumaya çalışıyorum. Sorulara geçmeden kaza yapma ihtimali ve iyi cevaplar alabilme tedirginliğiyle "Araba kullanırken cevap vermekte zorlanmayacak mısınız? Konsantre olabilecek misiniz?" diyorum. Düvenci gülüyor: "Direksiyonda olsam da hiç fark etmez. Merak etme. Ben çok iyi bir şoförüm. Şehir bastığında araba atlayıp saatlerce araba kullanırım. Gizli kaçış noktalarıma doğru..."
Düvenci dediği gibi yapıyor. Tahmin ettiğimden de fazla konsantre oluyor cevaplarına. Çok açık, çok içten, çok dürüst. Geçiştirdiği, "Buna cevap vermesem", "Çok özel bir konu bu" dediği tek soru olmadan tamamlıyoruz söyleşiyi.

En çok seyredilen dizilerden birinde, "Binbir Gece"de oynuyorsunuz. Ama dizinin en çok acınılan karakterini canlandırıyorsunuz, Bennu'yu. Siz ona acıyor musunuz?
Hayır. Yaşadıklarını hak ediyor çünkü. Onu mutsuz eden kişiden, hayattan uzaklaşabilir ama bunu yapmıyor. Onun için üzülüyorum sadece.

Bennu duygularıyla hareket etmenin bedelini ödüyor. Duygularınız ağır basıyor diye sizin de ağzınızın yandığı oluyor mu?
30'uma kadar pembe gözlüklerim vardı, Bennu gibi yaşıyordum. Duygusaldım. Hiç mantığım yoktu. Karşımdakini olduğu gibi kabul etmiyordum. Değişmeyince de hayal kırıklığına uğruyordum ama o yola devam ediyordum. 30'umdan sonra bana sihirli bir değnek değdi sanki.

Yanıldığınızı anlayıp gerçekleri gördüğünüzde ne düşünmeye başladınız?
Karşındakini insanı değiştirmen gerekiyorsa hemen başka bir yola geçmeli. Değiştirmek zorunda olduğuna inandığın şeyler varsa acı da çeksen hemen yeni bir hayat kurmalısın.

"Kız arkadaşlarım bana 'İlişkilerinde bir lokma strateji yap' diyor ama nafile"
Dizide Kerem bir türlü Bennu'ya hak ettiği değeri vermiyor. Ama Kerem'i terk edince Bennu kıymete bindi. Kaçan kovalanıyor durumu mu söz konusu?
Bennu bir sevgi kelebeği. Erkekler üzerinde stratejiler uygulayan bir kadın değil. Hiçbir zaman Kerem'i parmağında oynatamayacak.

Erkeklerle ilişkilerinizde şöyle yapsam burnu sürtülür gibi varsayımlarla hareket ediyor musunuz?
Yok yapamam. Kız arkadaşlarım da "Bir lokma strateji yap" diyor ama nafile. Eskiden erkek arkadaşım bana kıymet vermediğinde çok üzülür, ağlardım. Artık kendimi kötü hissettiğim anlarda "Sen bana bunu yaptın" demeyi öğrendim.
Eğer beni sevdiğine eminsem "İlgi göstermeyi bilmiyor, öğretmek gerek" derim. Ve ona "Senin bunu yapmanı isterdim. Lütfen bunu yapmayı dene" hatırlatmaları yaparım.

Kıskanç bir kadın mısınız? Yersiz kıskançlık krizleri çıkarır mısınız?
Başta erkek arkadaşıma sonsuz güvenirim. Fakat bir yalanını yakaladığım an, o bina tamamen çöküyor. O zaman başka bir kadın oluyorum. Her dediğine "Gerçekten mi? Onu mu yapıyorsun? Oraya mı gidiyorsan hakikaten?" gibi tepkiler veriyorum. Şuradan kurtarıyorlar: Çabuk unutuyorum. Ama bir tarafım buruk oluyor.
Ben yalanı sevmediğim için bana ne sorulsa açık ve detaylı bir şekilde cevap veririm. Diyelim ki sevgilim beni cep telefonumdan aradı, "Neredesin şu an?" dedi. "Tam olarak Koç Köprüsü'nün üzerindeyim" diye cevap veririm.

"Güzel ve ünlü bir kadının sevgilisini baştan çıkarmayı marifet sayanlar var"
Erkeklere göre çok ince bir detay ama bu.
Ne yapayım? Erkek arkadaşımı aradığımda "Ne yapıyorsun?" diyorum. Varsayalım cevabı "Arkadaşım Elif'le oturuyorum" oldu. Arkadaşım lafı beni bitiriyor.

Ne desin peki? Spesifik bir ayrıntı mı istiyorsunuz illa? Hele yanında bir kadın varsa, bir erkek hesap veriyor gibi gözükmek istemez ki!
"İlkokul arkadaşım" bile daha aydınlatıcı bir cevap. Bahsettiğimiz erkek benimle birlikte ve bana karşı sorumlu. O an detaylı ve beni tatmin edici bir cevap vermeli bana.

Hemcinsinizin erkek arkadaşınıza ilgisi olduğunu fark etme yeteneğine sahip misiniz?
Evet. Bugüne kadar hiç sekmedi üstelik. Böyle bir şey hissettiğimde "Lütfen dikkat et" derim. Bana inanıyorsa başımın tacıdır, yok "Yanılıyorsun" diyorsa büyük hır çıkar.

Ünlü ve güzel bir kadınsınız. Ceyda Düvenci'nin sevgilisini baştan çıkarmayı marifet sayanlar çıktı mı karşınıza?
Evet ama sadece benim için geçerli bir durum değil bu. Ünlü bir kadının sevgilisinin veya kocasının dikkatini çekmek için uğraşan kadınlar var. Çünkü arkadaşlarına diyecek ki "Geçen gün ünlü bilmem kimin sevgilisi bana bir baktı ki sorma... Nasıl bir ilişkileri var bunların, ben anlamadım. Adamın gözleri fıldır fıldırdı."

"İsmail'e hissetiklerimi kimseye hissetmedim"

Geçen hafta bir basın toplantısında "İsmail ilk aşkımdı" dediniz. İlk aşk biraz geç çalmamış mı kapınızı?
60 yaşımda da çalabilirdi kapımı. İlk kez üç yıl önce, 27 yaşımda aşık oldum. İnşallah herkes hayatında geç de olsa böyle bir aşk yaşar. Hayatımda hiç kimse için İsmail'e hissetiklerimi hissetmedim. Kimseyi ayrıldıktan sonra dahi "Nasıldır acaba?" diye merak etmedim. İsmail benim için hep özel kalacak. Yeri ayrı. Çünkü bana aşkı tattırdı, çok güzel günler yaşattı. Beni çok mutlu etti.

Ayrılık nedeniniz için pek çok şey yazıldı çizildi basında. Yaş farkı, dayak... Aslında neydi ayrılık sebebiniz?
Bizim kadersizliğimiz hayata farklı açılardan bakmamızdı. Zevklerimiz, isteklerimiz farklıydı. Birbirimizi değiştirmeye çalışarak çok yıprandık. Ben İsmail'i o kadar çok seviyorum ki onun mutlu olmasını istiyorum. İki yıl sonra birbirimizden nefret edeceğimize, aşkımızı kirleteceğimize ilişkimizin bitmesine karar verdik. Bu çok insani bir şey. Yok o dövdü, şu böyle yaptı denildi. Yazılanların hiçbiri doğru değildi. Biz sessiz kaldıkça bunlar yazıldı.

Bir gazetede sizi sorduklarında İsmail Hacıoğlu'nun gözlerinin dolduğu yazıyordu.
Olabilir, doğrudur. Ben hiçbir zaman İsmail'in sevgisinden, niyetinden şüphe duymadım. Dünyanın en iyi kalpli adamlarından biridir İsmail. Zor bir süreç tabii bu.

Şimdi yeni bir ilişkiniz yaşıyorsunuz, değil mi?
Yalan söylemeyi sevmediğim için bir şeyler olduğunu inkar etmedim. Ama ismini koymak ve bundan bahsetmek için henüz çok erken. Son günlerde duygusal hayatımı oturtmaya çalışıyorum.

Görme engelli bir annenin kızı olarak büyümem beni ilişkilerimde çok anaç yaptı

Anneniz bir trafik kazası sonucu, siz henüz dört yaşındayken görme yeteneğini kaybetmiş. Bir gün önce gören bir kadın ertesi gün hiçbir şeyi görmüyor. Gözleriyle değil, dokunarak görmeyi öğreniyor. Görme engelli bir annenin kızı olarak büyümek kişiliğinizi nasıl etkiledi?
Annem şu an gören insanlara taş çıkaracak kadar güzel yaşıyor. Kazaklar örüyor. Evini kendi temizliyor, yemeğini kendi pişiriyor. Her gün spor yapıyor. Ama bundan 26 yıl önce, yani kazadan hemen sonra annem bir süreç yaşadı, yeni hayatına adaptasyon süreci... Artık evin çocuğu ben değildim, oydu.
Anneannem bizimle yaşamaya başladı. Ben anneanneme de yardım etmeye çalışıyordum. Bir yandan da annemin görme engelli olmasından kaynaklanan açıklarını kapamakla uğraşıyordum. Bu dönemde kendi ayaklarımın üzerinde durmayı daha çabuk öğrendim. Ayrıca daha anaç bir kişiliğim oldu. Özel hayatımda da, dostlarımla ilişkimde de bu özelliğim biraz fazla ön plana çıkıyor.

"Keşke anneme benzeseydim, o benden çok daha güzel"
Gazetede çıkan fotoğraflara bakılırsa anneniz hâlâ çok güzel bir kadın. Siz ona çekmişsiniz herhalde.
Keşke benzeseydim. Annem benden çok daha güzel.

Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde doğup büyümüşsünüz. Hem güzelliği hem de kaza nedeniyle bu küçük yerde annenizi herkes tanıyordu herhalde.
Doğru. Zaten Mustafakemalpaşa'da beni yolda görenler hep "Annene biz nazar değdirdik" derler. Çünkü annem Kırklareli'nden ilçeye gelin geldiğinde herkes onu konuşmuş. Gözleri şahane bir renk, buz mavisiymiş. Halk "Düvencilerin güzel gözlü gelini" diye methedermiş annemi. Annemin müzik öğretmenliği yaptığı okulda da öğrenciler hayranmış ona.

Türkiye'de ilk kez görme engelliler için bir DVD filme, "Cenneti Beklerken"e sesli betimleme yaptınız. Nasıl oluyor bu sesli betimleme?
Konuşmanın olmadığı sahnelerde mekanın, kişilerin ve sessiz gelişen olayların anlatılmasına sesli betimleme deniyor. Bu yöntemle filmde diyalog olmadığı anlarda "Kapıyı açtı ve oturdu", "Kızgın baktı" gibi anlatımlar yapılıyor. "Cenneti Beklerken"in DVD'sinde dil tercihleri arasına sesli betimleme seçeneği eklendi. Projeyi Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi'nde gerçekleştirdik. Proje sayesinde bundan böyle çekilen tüm Türk filmlerinin DVD'sinde sesli betimleme seçeneği yer alacak.

"Dizimi izlemiyorum"

Dizinin yayın gününde kendinizi ekranda izlemekten hoşlanıyor musunuz? Yoksa ha bire hatalarınızı gördüğünüz için sıkıcı bir durum mu bu sizin için?
Dizimi izlemiyorum. "Binbir Gece"de oyunculuğum için yeni bir şey deniyorum. Bennu çok saf ve çevresinde olup biteni bilmiyor ya... Sadece Kerem'e kilitli. "Ben de Bennu gibi olayım, hiçbir şey bilmeyeyim" dedim.
Bennu'ya ait bölümler dışındaki hiçbir diyaloğu okumuyorum senaryoda. İlk 15 bölümü biliyordum. Son 35 bölümdür dizinin senaryosundan haberim yok.
Bir gün sokakta yürürken bir izleyici "Kerem gitti Şehrazat'a 'Seni seviyorum' dedi. Nasıl olacak bu iş?" dedi. Benim olaydan hiç haberim yok tabii. Kadına "Nasıl yani? Ne zaman dedi ki bunu?" diye şaşkın bir ifadeyle sorular sormaya başladım. İnanmamıştır bana herhalde.

"Ajandamı açsanız okurken başınız döner"


Yapacaklarımın listesi bitmez. Ajandamı açsanız okurken başınız döner. Pilates yapıyorum. Cilt bakımına gidiyorum. Fotoğraf çekiyorum. Filmleri, tiyatro oyunlarını, festivalleri takip ediyorum. Ayda bir kez mutlaka İstanbul Modern'e giderim.
Haftada bir psikoloğa gidiyorum. Spor yapmak gibi bir düzene oturttum bunu da. Olaylara başka açıdan bakmak, o kapıdan kuş gibi hafiflemiş çıkmak çok keyifli.
Amcam Nişantaşı'ndaki Next butiğin ve kafenin sahibi. Kıyafetlerimi oradan alıyorum zaman zaman. Bana ne yakışacağı konusunda amcam beni yönlendiriyor.
Ne yazık ki haftada bir saçımı boyamaya kuaföre gidiyorum. Bennu rolü için bu çile. Maddi açıdan da çökmüş durumdayım! Bakımlar pek fayda etmiyor, çok fena dökülüyor. Dizi biter bitmez, haziranda kumrala döneceğim.

ELİF BERKÖZ ÜNYAY / Milliyet Pazar

delfin23
09-01-08, 07:53
Sevgilimle aynı evde oturmam

Bir zamanlar duygusal sit-com'ların prensi olan ama son zamanlarda kötü adam tiplemesiyle karşımıza çıkmaya başlayan Tardu Flordun, Bazaar dergisine, hala kendi stilini geliştirmeye çalıştığını anlattı..

Genelde kendi yaşamımdan bahsetmeyi sevmem. Özel yaşamın özel kalmasını savunuyorum. Sokaktan geçen adamın hayatı Türk halkını ilgilendirmiyorsa, benimki de ilgilendirmez diye düşünüyorum. Çünkü magazine dönük yaşayan, onların pohpohlamasıyla bir yere gelen biri değilim. Bu yüzden sadece yaptığım işlerle anılmam gerekir.
* Röportaj yaparken kelimeleri dikkatli seçmeye çalışıyorum. 'Oradan kes, buradan biç' tipi röportajlardan herkes gibi ben de nasibimi aldım. Mesela, 'Bir buçuk sene hapis yatacak' diye haber yapıyorlar. Böyle bir şey yok ki! Gelsinler bana sorsunlar, ben de mahkeme kararımı göstereyim. Ama araştırmıyorlar tabii.

Yapımcılar oyun izlemez
* Hakkımda her şey söylendi ama rezalet bir oyuncu diye yazılmadı. Demek ki o tarafım iyi, keyfimi bozmaya değecek bir durum yok.
* Bizde yapımcılar genelde tiyatrolara gidip oyun izlemezler, tiyatrocuları bilmezler. Piyasada kim var? Türkücüler... 'Gel abi, sana haftada kırk kağıt, çalış bizimle' deyip işi bağlarlar. Adam niye kabul etmesin, tabii ki eder. Dizi piyasası, bu şekilde bazı yapımcılar tarafından kötü bir zemine sürükleniyor.
* Bana hep romantik komedi tarzında hikayeler geliyordu. Bu adam drama oynar mı, oynamaz mı diye sormuyorlar bile. Konservatuvarda bizi sınıflara ayırmıyorlar ki! Hocalarımız bizi, 'Sen komedi oyna, sen drama oyna' diye eğitmiyor. Oyuncu adam her şeyi oynamalı zaten.
* Şu an iki yüzün üzerinde dizi var piyasada. Bunlardan sadece birkaçı iyi reyting yapıyor. Diğerleri iki-üç bölümde bitiyor. Çünkü çoğunda ucuza kurtarma durumu var. Bana kalırsa bir dizi sadece bir sezon sürmeli.
* Bu kadar çok çalışınca sosyal yaşantınız pek kalmıyor. Uzun süredir spor bile yapamıyorum. Bana kalan günlerde, daha çok fatura ödemek gibi dünyevi işlerle uğraşıyorum. Vakit kalırsa da arkadaşlarımla görüşüyorum.

Bir o, bir Mehmet Ali Erbil
* Konservatuvarın Tiyatro bölümünden 96 ortalamayla mezun oldum. 96 ile en son yirmi sene önce biri mezun olmuş, o da Mehmet Ali Erbil. Ama bunu çok fazla önemsememek lazım. Sonuçta nottur. Önemli olan yerinde saymamak. Sürekli kendinizi geliştirmeniz gerekiyor. Bir oyuncunun, 'Bitirdim bu işi' demesi kendini bitirmesi demek. O anlamda ben hala kendi stilimi geliştirme peşindeyim. Bu mesleği yaptıkça da sürecek bu gelişim

Tarzım bir kot bir beyaz atlettir
* Çok trendy bir insan değilim. Hayatımın büyük bölümünü kot pantolonum, beyaz atletim ve montumla geçirdim. Öyle bir stil oluşturdum kendime. Genel tarzım budur. Bir de şapka takmayı severim ama moda diye değil. Bir ara bende alışveriş manyaklığı başlamıştı. Bir internet sitesinden deli gibi alışveriş yaptım. Şimdi kendimi durdurdum.
* Senelerdir yalnız yaşayan bir adamım. Bir ilişkide aynı evi paylaşmanın doğru olduğuna inanmıyorum. Süreyi kısaltıyor ve ilişkiyi formal bir sınıfa sokuyor.
* Son sinema filmim 'O Kadın', benim için çok önemli olan, parasını bile konuşmadan kabul ettiğim bir proje. Sezen Aksu gibi bir kadının şarkılarından oluşan bir filmde yer almak önemli. Bu projenin içinde olmayı çok istedim. Tertemiz bir iş çıktı zaten.
* Hayatımdaki Sezen Aksu şarkıları 'İkili Delilik' ve 'Biliyorsun'... Çok Türkçe müzik dinlemediğim halde, beş yaşından beri Sezen Aksu'yu biliyorum. Tek bir şarkı için albüm yapılan şu günlerde, onun şarkılarını her zaman dinleyebiliyorsunuz. Aşkı en iyi anlatan kadın o.

Sabah / Günaydın

mıstaa
10-01-08, 01:09
http://img225.imageshack.us/img225/7071/8c2ac74d99d3664985f93ebrr1.jpg (http://imageshack.us)


Siz bu izleyiciyi bunak mı sandınız?
Okurumuz Hatice Bulut'tan enfes bir Binbir Gece eleştirisi geldi. Ne yalan söyleyeyim, çok kıskandım. Ama sizlerle paylaşmadan da edemedim. Bu köşe, bu okurlarla gurur duyuyor! "Yüksel Bey, mutlaka sizin de dikkatinizi çekmiştir. Binbir Gece dizisinin senaristleri izleyicinin hafıza kaybı yaşadığına mı inanıyorlar merak ediyorum. Dizide aynı aksiyonları, her hafta başka bir versiyonla tekrarlıyorlar. Deyim yerindeyse, temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp, önümüze koyuyorlar. Şöyle ki: Dizinin başında Kağan kanserdi. Sonra aniden Füsun kanser oldu ve sanırım şimdi de sıra Cansel'e geldi. Önce Kağan kaçırıldı. Sonra Mihriban Hanım ve daha sonra Şehrazat kaçırıldı. Önce Cansel ansızın ortadan kayboldu, sonra Bennu. Haftalar boyu Şehrazat ve Onur Bey arasında yaşanan çekişmeleri izledik. Neyse ki mutlu sona yaklaştılar. Son bölümlerde aynı çekişmeleri, neredeyse aynı repliklerle bu kez de Bennu ve Kerem Bey arasında izledik. (Onur, Şehrazat'ı Kerem'den kıskanıp, evinin kapısını Kerem açtı diye kıyamet koparmıştı. Aynı sahneler Kerem, Benn