Tüm Versiyonu Göster : Binbir Gece - Basında Çıkan Haberler


Sayfalar : [1] 2 3

hyoldas
23-11-06, 19:59
Dizimizle ilgili basında çıkan haberleri buradan paylaşabiliriz.

hyoldas
23-11-06, 20:09
Aliye’nin tahtına Binbir Gece oturdu


Bir ekran efsanesi olan Aliye’nin bitmesiyle, atv ve Kanal D, salı gecesinin liderliğini alabilmek için müthiş bir rekabete girdi. İki kanal da, her halleriyle üzerinde çok çalışılmış olduğu belli olan iki diziyi aynı saatte yayına sürdü. Atv’nin kozu Hatırla Sevgili, Türkiye’nin kritik dönemlerinden birini mercek altına almış.

İzleyicisine adeta bir belgesel lezzeti veren dizide, Adnan Menderes’in hayatından ve dönemin siyasi ortamından kesitler sunuluyor. Bir dönem dizisi olmasına karşın, gerek öyküsü, gerek oyuncuları ve gerekse titizlikle çekilmiş sahneleriyle gerçekten de iyi bir dizi Hatırla Sevgili.

Hüseyin Avni Danyal, Beren Saat ve Okan Yalabık da rollerinin hakkını vermiş. Kırık Kanatlar’da canlandırdığı Yüzbaşı Cemal karakteriyle beğeni toplayan ve bu projede yer alabilmek için Kırık Kanatlar’dan ayrılan Cansel Elçin ise, Hatırla Sevgili’deki rolüyle hayran kitlesini daha da artıracak gibi gözüküyor.

GECENİN GALİBİ SİNAN
Salı gecesinin ikinci dizisi ise Kanal D’nin Binbir Gece’si. Aliye’nin yönetmeni Kudret Sabancı’nın imzasını taşıyan ve başrolünü de Aliye’nin kocası Sinan rolündeki Halit Ergenç’in canlandırdığı Binbir Gece, ilk bakışta Aliye’yi çağrıştırıyor olsa da, diziyi izleyince bu fikirden uzaklaşıyorsunuz. Bu arada Halit Ergenç’in canlandırdığı Onur Aksal karakteri, sert tavırlarıyla Sinan’ı aratacak gibi görünüyor. Dizi, oğlu lösemi hastası olan bir annenin, çocuğunun tedavisi için gereken parayı bulma mücadelesini konu alıyor. Tüm umutları tükenen talihsiz anne Şehrazat (Bergüzar Korel), son çare olarak patronu Onur Aksal’dan 150 bin dolar istiyor. Patronu ise, kendisiyle bir gece birlikte olması koşuluyla parayı vereceğini söylüyor. Çaresiz durumdaki Şehrazat, bu teklifi kabul etmek zorunda kalıyor...

Şimdi gelelim işin reyting kısmına. Gecenin birincilik ipini, Kanal D’nin Gamze Özçelik’li ve Uğur Pektaş’lı polisiye dizisi Arka Sokaklar göğüsledi. Binbir Gece’yle, Hatırla Sevgili arasındaki rekabette ise, Binbir Gece rakibini az farkla geçti. Gecenin sürprizi ise Sıla’nın tekrar bölümünden geldi. Yıla damgasını vuran dizilerin başında gelen Sıla’nın tekrarı, tüm kişilerde her iki yeni diziyi de ardında bırakırken, AB Grubu’nda iki dizinin bir basamak altında yer aldı.


Memet Güler (09.11.2006)

hyoldas
23-11-06, 20:18
OSMAN YAĞMURDERELİ: BİNBİR GECE'NİN SENARYOSU BANA GELSE ÇEKMEZDİM
:img-cool2

Habertürk'te, Memed Ali Alabora ile Cengiz semercioğlu'nun programına konuk olan yapımcı Osman Yağmurdereli'nin açıklaması tartışma yaratır türden. Ünlü yapımcı neden reytingin yeni lideri 'Binbir Gece bana gelse çekmezdim' dedi.



Osman Yağmurdereli canlı yayında "Binbir Gece'yi ben çekmezdim." dedi. Bu açıklamasının üzerine yorum yapmaktan çekinen yapımcının neden böyle düşündüğü ise merak edildi. Yağmurdereli'nin şu an ekranda üç dizisi var; Sev Kardeşim, Karınca Yuvası ve Karagümrük Yanıyor. Üç yapımda aile ve mahalle dizileri. Yağmurdereli'nin, Binbir Gece'deki '150 bin dolarlık ahlaksız teklifi, Türk aile yapısına uygun bulmadığı' için 'bu diziyi çekmek istemezdim' dediği tahmin ediliyor

17.11.2006 17:01

*Sultan*
23-11-06, 21:27
ÖNCE 'KURTLAR VADİSİ- IRAK' FİLMİ ŞİMDİ DE 'BİNBİR GECCE' DİZİSİNDEKİ ROLÜYLE BÜYÜK BEĞENİ TOPLAYAN BERGÜZAR KOREL, ŞÖHRETİN KENDİSİNİ ASLA DEĞİŞTİRMEYECEĞİNİ SÖYLEDİ.
Binbir gecce isimli diziyle gündeme damgasını vuran Bergüzar Korel “Oyuncu bir baba ve annenin evladı olmak çok büyük bir avantaj” dedi.

Doğru yolda ilerlediğini belirten Korel, “Onlara ve izleyicilere layık olmak için elimden geleni yapıyorum. Yorumlar hayli moral verici. Hakkımda yapılan 'Yeni Türkan Şoray' yakıştırmasını ise biraz abartılı buluyorum. Çünkü daha yolun başındayım. Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, şöhret beni şımartmayacak ve ben oyunculukta hedeflediğim noktaya alnımın akıyla geleceğim" dedi.



kaynak / gecce

*Sultan*
23-11-06, 21:34
SON haftalarda herkesin yeni favorisi Kanal D’nin basarili dizisi ‘Binbir Gece’. Dizinin en ilgi ceken oyuncularindan biri Onur roluyle Halit Ergenç. Ergenc, yine cok hos ve karizmatik tavirlari ile on plana cikiyor. Bir diger erkek oyuncu ise Kerem rolu ile Tardu Flordun. Kerem ise Onur’a gore cok daha kibar ve iyi adam profili sergiliyor. Peki kadınlar neden daha sert, daha simarik ve hatta kaba tavirlari olan Onur’u tercih ediyor? Çunku kadınlar kendilerini peslerinden surukleyen adamlari sever, ugrasmak, mucadele etmek ister. Moda ismi ile ‘karizma erkek’ sever. Pesinden kosanlari degil, kendini agirdan satanlari tercih eder. Kadina olan askini surekli olarak dile getireni degil, bu konuda zor konusanlari sever. Çok sevdigim bir abim, kendisini cok ugrastiran bir kizdan bahsetti gecen gun; ‘Ne istediyse yaptim, ne soylerse onayladim. Mutlu olsun istedim ama o degerimi anlamadi, hasta etti beni’ dedi. Abicim sana da soyledigim gibi karizma yap, agirdan al bundan sonra. Kadınlar bunu istiyor, yapacak bir sey yok. ‘Binbir Gece’ dizisinin bir bolumunde Onur diyor ki; ‘Bir kadin bir erkege hic bir zaman inanmaz, inanmis gibi yapar.’ Durum iste aynen boyle, gerisini siz dusunun.

Kaynak : SABAH

*Sultan*
23-11-06, 21:36
Futbolla ilgilenmiyor, dans ediyor, sarki soyluyor. En temel gorevi ise ekranda karizmatik ve acimasiz erkekleri canlandirarak, butun kadinlari kendine âsik etmek. Serseri bir genc adami canlandirdigi film İlk Ask bu hafta gosterime girince basarili oyuncu Halit Ergenç'le konusmak sart oldu. O, itinayla salatasini yerken benim gozlerim doldu.

'Âsik olan hayatin anlamini buldugunu zanneder'

Aliye'nin sadakatsiz Sinan'i, İlk Ask'ta evin sorumsuz, serseri oglu... Bu karakterleri hayata geciren Halit Ergenç, futbolla ilgilenmiyor, muzik ve dansla ilgileniyor, at biniyor, âsik olunca 'cicek gibi' aciyor.

Biri beni cimdiklesin lutfen! Çunku böyle bir erkek yok!!! Bu adam bir genc kiz ruyasi mi, yoksa yaklasik iki saat icinde cizdigi portre gercekdisi mi? Dusunsenize futbolla ilgilenmeyen, hatta takim bile tutmayan, at binen, romantik romantik sarki soyleyen, tango yapan bir adamla karsi karsiyayiz. Oldu olacak yemek yapip, suslu pecetelerle sofra kursun da tam soka girelim bari.

Centilmen gordum onu!

Bakin size basindan anlatayim: Aliye'nin bir kasik suda bogulasi tiplemesi Sinan'di, Binbir Gece'deki ahlaksiz teklifte bulunan Onur'du, vizyona yeni girecek filmi İlk Ask'ti derken merak edilen Halit Ergenç'le konusmak istiyorum. Bir aksamustu Kanyon'da bulusmak uzere randevulasiyoruz. Kafeye giriyorum. Kenardaki iki kisilik masada kirmizi bogazli kazagiyla Halit Ergenç oturuyor. Usulca sokulup "Merhaba," diyorum. Gulumsuyor. Mavi gozleri kocaman ve cok etkili. Sebze corbasinin sonunu kasiklarken bir seyler okuyormus. "Ne okuyorsunuz?" diye soruyorum, hani isinma turlari icabi. Tek kelimelik cevaplarinin ilkini veriyor "Senaryo". Yeni gelen bir film projesiymis. Bugun bos gunuymus, at binmekten gelmis. Atin teri botlarina gecmis. Ne icecegimi soruyor. Su istiyorum. Önundeki acilmamis su sisesini benim icin acip, bardaga dokuyor, garsondan kendisine yeni bir su istiyor. Himm centilmen gordum onu! Roportaja basliyoruz. "Çok guzel bir hayatim var, mutluyum," diyor. Halbuki tanidiklarina sormus sorusturmus ve cok zor mutlu olabilen bir adam oldugunu ogrenmistim. "İs konusunda muskulpesentim, yaptigim isten kolay mutlu olamiyorum ama ozel hayatimda ufak seylerden mutlu olabilen bir insanim," diyor.

Super salata yiyor

O sirada yemegi geliyor. Keci peynirli roka salatasi ismarlamis. Ekranda boy gosteren unlu biri olarak beslenmesine dikkat ediyor tabii. Sorularima cevap verirken, gozum yemek yiyisine takiliyor. Bicimli elleriyle catali bicagi oyle dikkatli tutuyor, peynirleri ozenle kesiyor, roka yapraklarini ustalikla katliyor ki. Bu adam kesinlikle hamburger yerken bile agzinin kenarina sos bulastirmayanlardan. Karni doyuyor ve kisa cevaplari, yerini beni sasirtan aciklamalarina birakiyor. Buyurun, meraklisina kadinlarin kalbinin yeni fatihi Halit Ergenç'in hikayesi: Her sey lisede kurduklari grupla sarki soyleyerek baslamis. O donemin yerli yabanci populer sarkilarini soylermis. Alphaville'den Big in Japan, MFÖ'den Elvis Presley'den sarkilar falan. Besiktas Ataturk Lisesi'nin populer cocuklarindanmis kendisi. O gunleri anlatirken "Her zaman afacan bir cocuktum," diyor. Afacan mi? Halit Ergenç mi? Şaskin halimi gorunce ekliyor: "Hatta hala dogal ortamimda oyleyim". Annesi ev hanimi, babasi Şehir Tiyatrolari'nda oyuncu ve muzisyen Halit Ergenç'e "Mutlu bir cocuk muydunuz?" diye sorunca "Disarida her zaman mutluydum. Evde birtakim sorunlar olabiliyordu," diyor. Lise sonda is hangi universitede okuyacagina karar vermeye gelince tutmus İTÜ Gemi İnsaati'na girmis. Bakmis olacak gibi degil, her seyi bir kenara birakip ailesinden gizlice konservatuara girivermis. Neden gizlice? Çunku kimsenin yoluna tas koymasini istememis. "Benim isim, benim gelecegim," diye dusunmus. Hayatinin en onemli kararini verirken o kadar sikinti cekmis ki midesinde ulser baslangici olmus, sirtinda egzama cikmis. "Karar verirken duygusal hareket ederim, mantigima duygularim yon veriyor," diyor. Konservatuarda muzikal oyunculugunu bitirince bu isi en iyi ve en zorlu yapacagi yere gitmek istemis. Yani New York'a. Para biriktirmis, calismis, elinde ne var ne yoksa satmis ve 2000'de ver elini New York.

Leman Sam'a vokal yapmis

"Amerika mutlaka gidilmesi gereken bir yer. Ama benim icin en onemli sey degerler. Yani insan iliskisi. Bunu da orada bulamadim. Beni cok strese soktu," diyor. Peki dizi oyunculugu ne kadar hayaliydi? "Hayalim bu degildi. Benim hayalim sahnede olmakti ve benim ilk hayalim sarki soylemekti". Şarki soylemek icin Mimar Sinan Üniversitesi'nin opera bolumune girmis. Operanin 'o'sunu bile bilmemesine ragmen... O arada Dormen Tiyatrosu'da muzikalde oynayinca opera bolumunden muzikal bolumune gecmis. Bu arada Dormen Tiyatrosu'nda oyunculuga devam etmis. Hatta siki durun, o donemde salon danslari hocaligi da yapmis. Kendisinin ilk dans hocasi ise Sait Sokmen. Arjantin tangosu en sevdigi salon dansi. İlk profesyonel calismasi Levent Kirca'nin Geregi Dusunuldu oyununda danscilikmis. Sonra ufak ufak dizilerde oynamaya baslamis. Üc sene Leman Sam'a vokal yapmis. Daha sonrasi malum, o muzikal tiyatro oyuncusu olmak isterken hayat onu dizilerin aranilan adami haline getirdi.

Barselona'ya bayiliyor

Zor bir adam, "İnatciyim" da diyor zaten. Boga burcu. Etkilendigi kitap Simyaci. En buyuk zaafi cikolata. Barselona'ya bayiliyor. Asla "asla" demiyor. Sevgiye inaniyor. Onun siyahlari beyazlari yok, bir suru rengi var. Favori rengi su yesili. Gozlerinin mavisi babaannesinden. Fiziksel olarak babasina benzedigini soyluyor. Her aninda oynadigi karakteri dusunuyor. Muzik dinlemeyi, arabayla ve bisikletle gezmeyi seviyor. Fotograf cekiyor. Mutlaka kahvalti ediyor. Olmazsa olmazi beyaz peynir. Maceraya pek merakli. Şahsi sporlari tercih ediyor, mutlaka kiteboard yapmak istiyor. Kamera da kadinlar da onu seviyor. Yukselisinin onune gecilebilecek gibi gorunmuyor.



Kaynak : SABAH

SBL_61
23-11-06, 22:45
Keşke babam da başarımı görseydi


Türk sinemasının iki önemli ismi Tarju Korel ile Hülya Darcan'ın kızları Bergüzar Korel, Kanal D'de yayınlanan "Binbir Gece" adlı diziyle bir anda milyonların dikkatini üzerine çekti. Dizideki fedakar anne rolüyle sanat dünyasındaki çıkışını sürdüren genç oyuncunun tek üzüntüsü, birkaç ay önce hayatını kaybeden babasının başarılarını görememiş olması.


Türk Sineması’nın iki önemli ismi Tanju Korel ile Hülya Darcan’ın kızları Bergüzar Korel, Kanal D’de yayınlanan "Binbir Gece" adlı diziyle bir anda milyonların dikkatini üzerine çekti. Dizideki fedakár anne rolüyle sanat dünyasındaki çıkışını sürdüren genç oyuncunun tek üzüntüsü, birkaç ay önce hayatını kaybeden babasının başarılarını görememiş olması.

Binbir Gece daha ilk bölümünde milyonlara ulaştı, izlenme rekorları kırdı. Bekliyor muydunuz böyle bir başarı?

- Projeye güveniyordum, ekip de çok iyi... Bence haklı bir başarı...

Siz de canlandırdığınız Şehrazat karakteriyle herkesi duygulandırdınız. Oğlunun hayatını kurtarmak için patronuyla bir gece birlikte olmayı kabul eden anne, birçok kişinin gözlerini yaşarttı... Nasıl biri Şehrazat?

- Şehrazat’ın hayatı yok. Ne kadınlığı, ne aşkı, ne sevgilisi... Onun hayatındaki tek şey oğlu ve oğlunu yaşatmak uğruna göze alamayacağı şey yok.

Bir rolü kabul ederken neleri göz önüne alırsınız? Önemli olan o karakterin seyirciye vereceği mesaj mı yoksa sizin karakterinizin onunla örtüşüyor olması mı?

- O karakterin hayatta ne kadar karşılığı var, gerçekçi mi yoksa sadece senaryo sayfalarında kalan bir tip mi? İnsanların görmek istediği mi yoksa yaşanılır bir şey mi? Bunları göz önüne alıyorum. Mesela şimdilerde sete gidiyorum, oynuyorum, eve geldiğimde de Şehrazat kimliği devam ediyor. Bunu hissetmek çok önemli...

Şehrazat canlandırması çok da kolay bir karakter değil ama...

- Doğru. Şehrazat’ı oynamaya ilk başladığımda elimi kolumu koyacak yer bulamadım. Mesela ben büyük adım atarım, Şehrazat ise öyle yürümez. Fazla konuşmaz. Bunları düşünerek rol üzerinde çalıştım. Ekibimin de bana çok yardımı oldu, bunu inkar edemem. O açıdan çok şanslıyım.

Bir gecede göz önünde olan isimler arasına katıldınız, sizi tanıyanların sayısı arttı. Mutlu musunuz hayatınızdan?

- Çok şey değişti hayatımda, ama bu sorun getirmedi. Tam aksine şimdi çok mutluyum. Sadece bazı şeyler bir anda değişmeye başladığı için o değişime ayak uydurmaya çalışıyorum.

Birkaç ay önce babanız Tanju Korel’i kaybettiniz. Yaptığınız çıkışları göremedi, bu içinize dert olmuştur sanırım...

- Elbette, olmaz mı? Onu kaybetmenin acısı bir yana, imza attığım başarılara tanık olamamasına çok üzülüyorum. Babam hayatta olsaydı mutlaka benimle gurur duyardı. Keşke hayatta ve benim yanımda olsaydı.

Ama babanız ve anneniz Hülya Darcan’la "Zeytin Dalı" adlı dizide oynama şansını yakalamıştınız. Bu biraz olsun teselli oluyordur.

- Evet. Ailem oyuncu olmamı pek istememişti aslında. Çok meşakkatli ve riskli bir işe soyunduğumu söylüyorlardı. Babam "Bir iş yapar, gündeme gelirsin. Ama altı ay sonra kimse seni hatırlamayabilir. Sabun köpüğü gibi yok olman mümkün" diyordu. Bunca uyarıya rağmen oyunculuğu seçtim.



Neydi bu işte sizi böylesine çeken?

- Benim çocukken oyuncu olmak gibi bir idealim yoktu. Voleybolcuydum, spor yapıyordum. Asıl amacım sporcu olmaktı. Sonra sakatlandım, derken lise bitti. Sinema-televizyon okumak, kamera arkasında olmak isterken, bu taraf ağır bastı. Mimar Sinan Üniversitesi’nde sınava girdim, ilk senemde kazandım. Konservatuvarın da çok zorlukları var. Buna bir de bizim piyasamızın zorlukları eklenince, sabır şart oluyor.

"Zeytin Dalı"nda yakınlarınızdan nasıl tepkiler almıştınız?

- Bana "Çok şanslısın, annen ve babanın sayesinde dizidesin" diyenler oldu. Oysa ben işletme ya da iktisat okumamıştım, tiyatro okumuştum. O diziye de babamın isteğiyle başlamadım. Role uygun olmasaydım seçilmezdim. Yönetmenin, yapımcının ve babamın ortak kararı ile bu işte yer aldım. O yüzden insanlar böyle konuştuğunda yadırgıyorum. Çünkü bizde asla torpil söz konusu olmadı.

KURTLAR VADİSİ’NİN TEK KADINI

Bergüzar Korel, ilk büyük çıkışını "Kurtlar Vadisi-Kuzey Irak" filmiyle yaptı. Filmin tek kadın karakteri olan ve çekimler sırasında büyük zorluklar yaşamasına rağmen pes etmeyen genç oyuncu, şimdi de Şehrazat karakteriyle ekranda... Ve yine herkesi etkileyen bir karakteri oynuyor.

KAYNAK : HÜRRIYET KELEBEK

delfin23
24-11-06, 05:37
Salı sallanacak

EYVAH ki ne eyvah! Salı geceleri ekran karşısında şapşallaşacağız. Tenis maçı izler gibi, bir atv'ye bir Kanal D'ye bakacağız. Öyle iki muhteşem dizi başladı ki, ekran başındakiler zap manyağı oldu. Öncelikle atv'yi kutluyorum. Bir "dönem dizisi" olan Hatırla Sevgili'- ye yaptığı müthiş prodüksiyon yatırımı için. Uçaklar, otomobiller, kostümler neredeyse hiçbir hataya yer bırakmadan hazırlanmış. (Gözüme batan ufak tefek kıymıkları başka gün yazacağım.) Softlight ışık, diyaloglardaki hatasız dönem Türkçesi, göz yormayan, duru kamera kullanımı, basit ama akıcı kurgusuyla Hatırla Sevgili, benim gibi dünyaya geç geldiğine inanan ve 50'li yılların naif insan ilişkilerini, katıksız aşklarını özleyenler için çölde vaha gibi. Dönem dizilerinde artık tartışılmaz bir marka haline gelen Tomris Giritlioğlu yine mükemmel bir iş çıkarmış. Oyunculuklar ise birbiriyle yarışıyor. Beren Saat, Engin Şenkan ve Lale Mansur diğerlerinden yarım adım önde. Binbir Gece ise daha ilk bölümüyle izleyiciyi yüreğinden yakaladı. Ahlaksız Teklif ile Aliye karışımı ilk bölüm, dinamik anlatımı ve muhteşem oyunculuklarıyla ekran başındaki izleyiciye halat atıp, onları iskelesine bağladı. Halit Ergenç'in son sahnede yaptığı insanlık testini, sadece yüz mimikleriyle bir anlatışı vardı ki, bayıldım. Kurtlar Vadisi: Irak filminde oyunculuğuna hayran kaldığım Bergüzar Korel, beklentimi boşa çıkartmadı. Tardu Flordun, her rolün üstesinden gelebilecek yetenekte olduğunu bir kez daha gösterdi. Oyunculuğunu her zaman çok inandırıcı bulduğum Ceyda Düvenci de hiç paslanmamış. Ama ilk bölümün yıldızı babaanne Nadide rolündeki Tomris İncer'di. Hasta torununu bağrına bastığı sahne enfesti. Sözüm atv ve Kanal D yöneticilerine... Bu iki harika diziyi karşı karşıya getirmeyin. Şu kurak televizyon ikliminde testileri birbirine çarpıp, kırmak yerine, ekran başında "Suuu, suuuu" diye inleyenlerin boğazındaki ateşi birlikte söndürün.


http://www.sabah.com.tr/gny/yaz1277-...61109-200.html

delfin23
24-11-06, 05:38
İki başarılı dizi


BU kadar çok dizi olur mu diyenlerden biri olarak yanıldığımı gördüm. Salı akşamı, iki yeni dizi başladı. "Binbir Gece" ve "Hatırla Sevgili". Ben ikisinden de keyif aldım.
* * *
"Binbir Gece"nin konusu aslında bildik. Lösemili çocuk, tek başına kalmış bir anne, tedavi için para bulmak için uğraşıyor. Bunlar artık ciklet olmuş konular. Ama işte, oyunculuk ve senaryonun bu ciklete verdiği tad. Bir nevi "Aliye" ekibinin işi. Yönetmen Kudret Sabancı ve başrolde Halit Ergenç var. Tardu Flordun tam oturmuş rolüne. Bergüzer Korel, Metin Çekmez ve diğer tüm roller hepsi yerli yerinde. Bir ismi sona sakladım. Evliyaoğlu ailesinin annesi Nadide Evliyaoğlu rolündeki Tomris İnceer. Bu usta oyuncu kelimenen tam anlamı ile döktürüyor. Ben ilk bölümü zevkle izledim. Bundan böyle umarım ilerleyen bölümlerde de aynı performans (özellikle senaryoda tabii ki)sürdürülür.
* * *
"BİNBİR Gece"nin müziği Kıraç'a ait. Kıraç'ın "Bir İstanbul Masalı"ndan sonra tutturduğu bir format var. Bu, dizide de devam ediyor. Görevini yapıyor. Dizinin anlam ve önemine uyan bir de Rimsi Korsakof'un Senfonik Suiti "Şehrazad"da arada çaktırmadan çalıp durdu.
* * *
"HATIRLA Sevgili"... Muhlis Sebahattin Ezgi'nin unutulmaz nihavend şarkısı. 1950'lerin İstanbulu'nun şarkısı. Beni oralara götürdü. Bir şekilde ucundan yakaladığım yıllar diyebilirim. Dizi de beni o yollara götürdü. Radyoda duruşmaları dinlerdim. Amcamın Yassıada Duruşmaları ile ilgili iki ciltlik kitabı vardı. Oradaki resimlere bakardım. Ben baktığımda idamların üzerinden çok geçmemişti. Altı ya da yedi yıl. Seyrederken bunlar şerit gibi geçti gözümün önünden. Modern bir Romeo - Juliet hikayesi olduğu söyleniyor dizi için. "Serseri" ve "Çapkın" dizilerinde kendini gösteren Okan Yalabık oynuyor ve pek de güzel pasta yapıyor. Bu işi öğrenmek için epey uğraşmış. Zaten öyle de olmalı. Necdet (Okan Yalabık) küçüklüğünden beri Yasemin'e aşık. Ah ne güzeldir ada aşkları. Çam ağaçlarının, fayton tıngırtılarının, sakin tepelerin ve tek katlı evlerin mis kokulu bahçelerinde geçen aşklar. Çalkantılı siyasi dönem ve aşkın iç içe geçtiği bu dizinin, ilk bölümde verdiği romantizm ve naiflik içinde devamını dilerim

delfin23
24-11-06, 05:39
Ah şu diziler...
NİLGÜN Arslan dizilerden şikayetçi. Kötü oldukları için değil, çok beğendiği için. Bu nasıl şikayet diyebilirsiniz, ama zamanlama yok mu, ondan yakınıyor. Birini izlese, diğerini kaçıracak da ondan. Arslan'ın sözleri şöyle: 'Kanal D'deki Binbir Gece dizisi, tek kelimeyle sürükleyici ve etkileyici. Atv'deki Hatırla Sevgili dizisi de güzel olmuş. 60'lı yılların o tatlı renkleri, sevinçleri, aşkları, kıyafetleri, müzikleri... Diziyi izlerken, yüzümde tebessüm vardı. Ve Gülpare... Show TV'de yayınlanan dizi, çarşamba, cuma derken, perşembede kaldı, ama şimdilik! Gülpare, harcanıyor, orada öyle bir aşk yaşanıyor ki anlatamam. Aslan ve Gülbahar'ın aşkı o kadar gerçek, o kadar tutkulu, o kadar güzel ki, seyrederken eriyip gitmek istiyorum.
Özgür Özberk ve Gerçek Sağlar'ın oynadıkları Kod Adı adlı diziyi de kaçırmıyorum. Özellikle de çekimlerine bayılıyorum. Bir sahneyi dört ayrı açıdan aynı anda seyretme olasılığınız var. Ayrıca politika, aşk, gerilim gibi konular çok güzel harmanlanmış. Bu diziler düzgün yayınlansa, karşı karşıya konmasa ne güzel olurdu...'
Hepsi birbirinden aldı...
SALI gecesi kanallar ellerindeki ağır topları rekabete soktular ve sonuçta izleyici parçalandı. Herkes birbirinden aldı, kimseye doğru dürüst izleyici kalmadı. Salı akşamı bir diziler savaşı yaşanmış, birincilik Arka Sokaklar'da, ikincilik Sıla'da, üçüncü Binbir Gece olmuş ve dördüncü Hatırla Sevgili... Bence hepsine yazık oldu, ayrı gecelerde zirveye oynarlardı, hem de daha büyük yüzdelerle...

delfin23
24-11-06, 05:39
Aliye unutuldu yerini Şehrazat aldı

TV seyircisi çok büyük keyifle izlediği diziyi ve oyuncuları 3 ay içinde unuturdu. Galiba durum değişti. Normal ama... Her hafta 70 dizi ekranlara geliyor.


Şimdi ay bile olmuyor, 3 haftada her şey unutuluyor. İşte örneği. 'Aliye'den söz eden var mı? 'Aliye' rolünü oynayan 'Sanem Çelik'i merak eden var mı? Öpüşürken yakalandığı yönetmen sevgilisinden ayrılmış mı acaba? Çünkü artık kimsenin umurunda bile değil. Çünkü önceki akşam seyirci, 'Aliye'nin yerine 'Şehrazat'ı koydu. Kan kanseri olan çocuğuna 150 bin dolar arayan 'Şehrazat'ı düşünüyor. Çocuğu için patronunun koynuna girsin mi, girmesin mi? Hatta gazeteler anket düzenlemeye başladı bile. 'Hülya Avşar' çocuğu için düşünmeden 'evet' dermiş.

'Şehrazat', 'Kanal D'de ekrana gelen 'Binbir Gece'nin kahramanı. Hepinizin yakından tanıdığı rahmetli 'Tanju Korel' ile 'Hülya Darcan'ın kızı olan BERGÜZAR KOREL... Armut dibine düşermiş? Ana-baba sinema oyuncusu olunca 'Bergüzar'ın da oyuncu olması çok doğal. Ama işi okulunda öğreniyor. Çok güzel ve kaliteli bir kız. Dediklerine göre rol arkadaşı 'Halit Ergenç' ile büyük aşk yaşıyor. Birbirine çok yakışan çift evlenirse sakın şaşırmayın. Bu arada gençlere bir hatırlatma... 'Bergüzar Korel'in annesi 'Hülya Darcan' da çok güzel kadındı. Şayet eşini ve evini tercih etmeseydi, en büyük 'star' olabilirdi. Hala çok güzel kadın ve dizilerde oynuyor. Bakın çok yakın zamanda Bergüzar Korel, Sanem Çelik'in on misli daha çok sevilecek.

delfin23
24-11-06, 05:40
1001 Gece gündemde
AŞKIN anlamını, lüks arabalara, pahalı lokallerde eğlenmeye ve durmadan sevgili değiştirmeye yükleyen magazin basını, Kanal D'nin 1001 Gece dizisini tartışıyor. Bir anne, çocuğunu tedavi ettirmek için patronunun 'ahlaksız teklifini' kabul eder mi diye oluşturduğu gündemde, Hülya Avşar, Pınar Altuğ ve benzer'i magazin basınının gözdesi hanımlar bu konuda fikir yürütüyorlar; kimi çocuğum için razı olurdum derken, kimi başka bir yoldan parayı bulurdum diyor. Oysa bu dizinin benzerini on yıl kadar önce Robert Redford'un filminde görmüştük. Kocasını kurtarmak için kadın, bir milyarderin 'milyon dolar karşılığı bir gece' teklifine evet diyordu, adı da Ahlaksız Teklif'ti... Bundan geçtim, bizim magazin dünyası neye neden şaşırıyor? Para, çocuk için alınırsa 'evet' demek daha mı ahlaksızca oluyor?

delfin23
24-11-06, 05:41
Buna sebep Kıraç müziği!


KANAL D'nin "Binbir Gece" dizisi tüm hızı ile gidiyor. Şehrazat bana göre Onur ile büyük bir aşk yaşayacak. Bu diziyi "Aliye"ye neden benzetirler? Kıraç'ın müziğinden olsa gerek.

delfin23
24-11-06, 05:42
Analar çocuklarını satarken...

İki gündür Binbir Gece dizisiyle ilgili yazılanları hayretle okuyorum. Anket üzerine anket yapılıyor. Kadınlara soruyorlar: "Siz çocuğunuzun hayatını kurtarmak için tanımadığınız bir erkekle yatar mıydınız?" Ardından erkeklere: "Bir kadına bir gece için 150 bin dolar verir miydiniz?" Kalem erbapları köşelerinden döktürüyor. "Önemli olan paradır. Dünyada da zengin işadamları kafalarına koydukları kadınlar için trilyon teklif ediyorlar... 150 bin dolar ne ki?" Dedim ya, "hayretle" okuyorum... Tartışmaların merkez üssü, insan vücudunun alt kesimleri... Fikirler, yorumlar, kanaatler; bedenin eteklerinde düğümlenip, kalıyor. Zaten bunca töre cinayeti de ahlakı getirip, bacak arasına sıkıştırmamızdan kaynaklanmıyor mu? Bu toz duman arasında bir Allah'ın kulu da çıkıp, kendisini "150 bin dolar verilir mi, verilmez mi?" sığlığından kurtararak, "Yahu bu memlekette koca bir mühendis kadın, ilik nakli yaptıracağı çocuğu için elin adamının altına yatmak zorunda kalıyor. Bu nasıl sosyal devlet? Bu nasıl sağlık ve sosyal sigorta sistemidir kardeşim?" diye sormuyor. Daha geçen gün haber programlarına ve bültenlere konu oldu. Kadın, beşinci çocuğunu doğurduğu hastanede rehin kalmıştı. Doğum parasını ödeyemiyordu. Kanser olan kocası da çalışmıyordu. Aile, bebeklerini 2 bin YTL karşılığında çocuksuz bir çifte satıp, hastaneden kurtuldular... Memlekette analar, hastane parasını ödeyebilmek için bebeklerini 2 bin YTL'ye satışa çıkarmışken, "Şehrazat, çocuğunun hayatını kurtarmak için bedenini satmalı mı? Onur'un, bir gecelik aşkı 150 bin dolar eder mi?" tartışmaları benim hiiiç umurumda değil. Kimse kusura bakmasın!..

delfin23
24-11-06, 05:43
Aşk trafiği karışıyor

"Binbir Gece"de işler karışıyor... Tardu Flordun'un canlandırdığı "Kerem" karakterinin, Şehrazat'a (Bergüzar Korel) olan ilgisi, patron Onur'u (Halit Ergenç) öfkelendiriyor. Şehrazat yüzünden iki ortağın arasında neler yaşanacağı, şimdiden merak konusu oldu.

Kanal D'nin başrollerinde, Halit Ergenç, Bergüzar Korel, Tardu Flordun ve Ceyda Düvenci'nin oynadıkları, Tomris İncer, Metin Çekmez, Yonca Cevher Yenel ve Ergün Demir'in de önemli rollerini üstlendikleri, reyting rekorları kıran dizisi "Binbir Gece"de işler giderek karışıyor. Dizinin önceki akşam yayınlanan bölümünde Tardu Flordun'un canlandırdığı Kerem'in, Şehrazat'tan (Bergüzar Korel) hoşlanmaya başlaması, ortağı Onur'un (Halit Ergenç) dikkatinden kaçmıyor. Onur'un, bu bölümden sonra ortağı Kerem'le neler yaşanacağı şimdiden merak konusu oldu... İki erkek arasında kalan Şehrazat'ın da nasıl bir tavır takınacağı heyecanla beklenirken, dördüncü bölümden itibaren dizideki heyecan ve gerilimin giderek artacağı öğrenildi.

Reyting rekoru

Ekrana geldiği ilk günden itibaren Türkiye’nin gündemine oturan dizinin önceki akşam yayınlanan bölümü; A/B Sosyo Ekonomik Statü’de yüzde 21.1 reyting ve yüzde 55.0'lık rekor izlenme payı, Tüm Kişiler’de de yüzde 16.9 reyting ve yüzde 44.0 izlenme payı ile birinci oldu.

delfin23
24-11-06, 05:44
Önce 'Kurtlar Vadisi- Irak' filmi şimdi de 'Binbir Gece' dizisindeki rolüyle büyük beğeni toplayan Bergüzar Korel, şöhretin kendisini asla değiştirmeyeceğini söyledi

Ş u sıralar herkes 'Binbir Gece' dizisinin başarılı oyuncusu Bergüzar Korel'i konuşuyor. İlk üç bölümü seyirciden tam not alan dizide; güzelliğinin yanında oyunculuğuyla da başarı toplayan Bergüzar Korel ön plana çıkıyor. Merhum aktör Tanju Korel ile 1970'li yılların başarılı aktristi Hülya Darcan'ın kızı olan Bergüzar Korel'in kanında oyunculuk olduğu neredeyse tüm eleştirmenlerin ortak fikri. Hatta içlerinden bazıları ona yeni Türkan Şoray yakıştırması bile yapıyor. Ama o, bu sıfatı hak edecek şeyleri henüz gerçekleştiremediğini alçak gönüllülükle itiraf ediyor... Oyunculuğunu 'Kurtlar Vadisi-Irak' filmi sayesinde tüm Türkiye'ye duyurduğunu belirten genç oyuncu, 'Binbir Gece' dizisindeki 'Şehrazat' rolüyle daha iki bölüm olmasına rağmen çok beğenilmesinden memnun olduğunu ama şaşırdığını da büyük bir yüreklilikle açıklıyor. Korel, merhum babası Tanju Korel ve annesi Hülya Darcan gibi aktristlik yolunda kalıcı olmayı hedeflediğini üstüne basarak vurguluyor.
DAHA YOLUN BAŞINDAYIM
Bergüzar Korel duygularını şu sözlerle dile getiriyor: "Oyuncu bir baba ve annenin evladı olmak çok büyük bir avantaj. Onlara ve izleyicilere layık olmak için elimden geleni yapıyorum. İki yıl önce, 'Kurtlar Vadisi-Irak' sinema filminde oynamam için teklif gelmişti. İnanılmaz mutlu oldum böyle büyük bir dizinin sinema filminde rol alacağım için. Oradaki performansım beğenildi ve bu beni inanılmaz onurlandırdı. Doğru yolda olduğumu anladım. Şimdi de 'Binbir Gece' dizisinde 'Şehrazat'ı canlandırıyorum. Gelen eleştiriler hayli moral verici. Hakkımda yapılan 'Yeni Türkan Şoray' yakıştırmasını ise biraz abartılı buluyorum. Çünkü daha yolun başındayım. Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, şöhret beni şımartmayacak ve ben oyunculukta hedeflediğim noktaya alnımın akıyla geleceğim."
10 PARMAĞINDA 10 MARİFET
Mimar Sinan Üniversitesi Tiyatro Bölümü'nde okuyan Korel; piyano çalıyor, şarkı söylüyor, ata biniyor ve profesyonel düzeyde voleybol oynuyor. On parmağında on marifet olan Korel, tüm bu yeteneklerine rağmen oyunculuğu hiçbir şeye değişmeyi düşünmüyor.

delfin23
25-11-06, 07:02
Binbir Gece neden tutuldu?

Binbir Gece'nin ilk bölümünü bir kez daha izledim. "Daha birinci bölümden izleyiciyi ekrana bağlamanın" reyting sırlarını öğrenmek için... Son derece akıllıca bir kurguydu. Yönetmen Kudret Sabancı, diğerlerinin yaptığı hataya düşmemişti. Karakterleri öyle uzun uzadıya tanıtıp, ilk bölümün temposunu düşürmek yerine, reyting okunu direkt izleyicinin kalbine nişanlamıştı. Dizinin tetiklediği polemiğin, tartışma konusu olmaması imkânsızdı. "Çocuğunun hayatı için bir kadın 150 bin dolar karşılığında bir erkeğin koynuna girer mi?" "Bir gecelik aşk 150 bin dolar eder mi?" "Ahlâk mı, hayat mı?" tartışmaları 10 gündür medyanın gündeminde. (Ben de "Bir mimar/mühendis bu ülkede çocuğunun hayatını kurtarmak için 150 bin dolar karşılığında tanımadığı bir erkeğin yatağına girmek zorunda kalıyor. Bu nasıl sosyal refah devleti?" diye bir soru ortaya attım ama pek aldıran olmadı!) Demem o ki, dizilerin dünyasında eğer polemik yaratacak, insanları ikileme düşürecek, tartışılacak bir fikriniz varsa, bunu bir hamlede ağzınızdan çıkarmalısınız. Yoksa bu rekabet ortamında vakit çok geç olabilir. Binbir Gece işte bu gerçeği ortaya koydu. Dizinin bu denli tutulmasının en önemli nedenlerinden biri de müzikleriydi... Kıraç hem ünlü Binbir Gece balesinin Şehrazat süiti üzerine müthiş örgüler yapmış, hem de özgün bestelerle her türlü duyguyu ekrana taşımayı becermiş. Zaten oyunculuklar mükemmel. İşin içine bir de öfkeyi, endişeyi, mutluluğu üç notada veren enfes müzikler eklenince adeta diyaloglara bile gerek kalmıyor...

ALİYE'NİN İZLERİ
Bir de son reklam öncesinde dizinin gelecek haftaki bölümlerinden özetler veriliyor ya, işte ben buna "strateji hatası" derim. Zira Şehrazat'ın çocuğu bu haftanın son sahnesinde ölüm kalım savaşı veriyordu. Ama gelecek haftanın tanıtımlarında gördük ki maşallah turp gibi... Hani diyorum, heyecan ve merakı öldürmek niye?.. Ve son tespit: Binbir Gece fena halde Aliye'yi çağrıştırıyor. Bir kadın, çocuğu için mücadele veriyor. Bu arada iki aşk arasında kalıyor. Aliye'deki kötü kaynananın yerinde ise bu kez kötü kayınpeder var. Eh, başrolde "Sinan", kameranın gerisinde de yönetmen Kudret Sabancı olunca, Amerika'yı yeniden keşfetmenin ne alemi var?

delfin23
27-11-06, 05:08
Çelişkilerle dolu bir hayatım oldu
Sema DENKER


Çocuğunun hayatını kurtarmak için patronundan 150 bin dolar borç isteyen bir annenin karşılaştığı ahlaksız teklifi ve sonrasında yaşadıklarını konu alan "Binbir Gece", üç haftadır milyonları ekran başına çiviliyor. Kanal D’nin reyting rekortmeni dizisinin başrol oyuncusu Bergüzar Korel, hayatını Kelebek’e anlattı.

Bergüzar Korel... Herkes onu "Kurtlar Vadisi Irak" filmindeki ’Leyla’ rolüyle tanıdı. Bu film sayesinde yıldızı bir anda parlayan Korel, şimdi ise "Binbir Gece" dizisiyle gündemde. Merhum aktör Tanju Korel ile 1970’li yılların başarılı aktristi Hülya Darcan’ın kızı olan Bergüzar Korel, bakın hayatının ilk 18 yılında neler yaşamış...

n Türkiye’nin hayranlıkla izlediği Bergüzar Korel’i yakından tanıyabilir miyiz?

- 1982 doğumluyum. Benden yedi yaş büyük bir ablam var. O şu an evli ve Amerika’da yaşıyor. Çocukluğumun en güzel yılları Ulus’ta geçti. İçinde meyve ağaçları bulunan büyük bir sitede büyüdüm. Ağaçların tepesinden inmezdim. Erkek çocuğu gibiydim. Başta kirpi olmak üzere birçok hayvan besledim.

n Kirpi beslemek mi? Çok ilginç!

- Evet... Bir gün bahçede oynarken, top şeklinde, üzeri diken diken olan bir şey dikkatimi çekti. Ne olduğunu merak edip elimi attığımda, kirpiyle tanışmış oldum. Her gün bahçeye yiyecek bırakır, kirpinin onu yemesini seyrederdim. Ben her şeyi yaşayarak, hayatın içinde öğrendim. Çok özgür bir çocukluk geçirdim. Aslında çok çelişkilerle dolu bir hayatım oldu demek daha doğru...

n Ne gibi?

- Özgür bir çocuktum ama annem ve babam çok otoriterdi. Özellikle rahmetli babam, sınırları çok zorlayan bir babaydı. Yani bizim belirli kurallarımız vardı. Mesela hepimiz aynı anda sofraya oturmak zorundaydık. Mutlaka her banyodan sonra anne ve babamın eli öpülürdü. Her pazar ormana koşuya gidilir, sonra da piknik yapılırdı. Bunlar Korel Ailesi’nin adetleriydi. Evin en küçüğü olduğum için de herkesin koruması altındaydım. Bu durum bir zaman sonra beni rahatsız etmeye başladı. Öyle bir zaman geldi ki birey olduğumu göstermek istedim.

n Ne yaptınız?

- Ortaokul yıllarıydı. Okula beni annem götürüp getiriyordu. Oysa bütün arkadaşlarım otobüsle, minibüsle gidiyordu. Bu benim için çok önemliydi. Tek başıma bir şey yapmak istiyordum. Sonunda bir gün babama, bu isteğimi çekinerek de olsa açtım. Kendisi hiç itiraz etmeden izin verdi, cebime de para koydu. Okuldan çıktım, otobüs durağına geldim ama kalakaldım! Çünkü hangi otobüse bineceğimi, hangi durakta ineceğimi bilmiyordum. Kaçırırlar korkusuyla taksiye de binemediğimden Gayrettepe’den Ulus TRT’ye kadar yürüdüm. 2 buçuk saat sonra eve geldim. Bu olaydan sonra artık tek başıma bir şeyler yapmama izin vermişlerdi.

n Sporcu geçmişiniz de var, değil mi?

- Evet, voleybol oynadım. Babam küçüklüğümden itibaren bana hep ders aldırdı. Piyano çaldım, buz pateni yaptım, dans eğitimi aldım. Maymun iştahlı bir çocuktum. Her şeyden biraz biraz yaptım. Ben 4 buçuk kilo doğmuşum. Asla doymuyormuşum. 4 yaşına kadar hep çok kilolu oldum. Fakat ilkokul yıllarında zayıflamaya başladım. Öyle zayıfladım ki arkadaşlarım bana "çiroz" derdi... Kocaman elli, kocaman ayaklı bir kız oldum. Ortaokul yıllarında vücudum şekle girmeye başladı.

n Kilolar gidince erkeklerin ilgisini çekmeye de başladınız tabii...

- Evet... Erkeklerin niye bana baktıklarını anlamaya çalışır, kaçardım onlardan.

n Bunun sebebi babanızın size uyguladığı baskı olabilir mi?

- Babam kıskanç bir adamdı. Bir garson servis yapacağı zaman yanlışlıkla bizlere dokunsa, bu büyük bir tartışma konusu olurdu. Babam çevreye karşı çok iyi birisiydi. Onun bütün sorunu bizimleydi. Çünkü bize karşı o kadar büyük bir sevgisi vardı ki, bu sevgisiyle baş edemiyordu. Mesela ailenin en küçüğü olduğum için babam bana aşıktı. Bir erkek arkadaşım olduğunda karalar bağlar, çocuk gibi olurdu. Mesela arkadaşım evden beni almaya gelirdi, "Gel tavla oynayalım evladım" diyerek çocuğu sabaha kadar evde tutardı. Sırf dışarı çıkmayalım diye. Yani çok büyük bir sevgisi vardı bana karşı. Başıma bir şey gelecek endişesiyle hep gözünün önünde olmamı isterdi. O yüzden çok çatışırdık...

BABAMSOYADIMIKULLANDIRMADI

n Bu baskılar psikolojinizi nasıl etkiledi?

- Bir gün "Beni korumayın" diye isyan ettim. Sonra kendime evin içinde bir dünya kurdum. Akşam 17.00’den sonra dışarıda bir hayatım olmadığı için eve geldiğimde de odamdan dışarı çıkmıyordum. Bütün bu sıkıntılı gençlik yıllarıma rağmen, babam bende asla kötü bir iz bırakmamıştır. 24 yaşında annemden ayrılıp, tek başıma yaşamaya başladım. Ama hálá babam varmış gibi yaşamaya çalışıyorum.

n Konservatuvarla beraber neler değişti hayatınızda?

- Evde küçücük bir oda içine hapsettiğim, göstermekten utandığım gözyaşlarım, sevinçlerim, tepkilerim, sahne üzerinde çıkmaya başladı. Bunu çok sevdim. Bu arada babam ile ilişkilerim müthiş ilerledi. Oyuncu olmamı istemeyen babam, benim başarılarımdan mutlu olmaya, okula gelip oyunlarımı izlemeye başladı. Fakat son sınıfa geldiğimde "Eyvah, okuldan sonra ne yapacak, bu piyasada kimlerle karşılaşacak bu kız" kaygısı taşımaya başladı.

n Reddedildiğiniz işler oldu mu?

- Olmaz mı? Mesela bir dizi filmde yer aldım. Benim sahnelerim çekilmeye başlandığı gün bana "Sizden daha ilginç bir tip arıyoruz" dediler ve beni projeden çıkardılar. Bu çok ağır bir şeydi benim için. Tam bir yıl konservatuvarda sahneye çıkamadım. Kendime güvenimi kaybetmiştim.

n Sonra ne oldu?

- Emeğimin karşılığını bir gün alacağımı biliyordum. Hiçbir zaman umudumu kaybetmedim. Sonra bir gün "Kurtlar Vadisi Irak" filminden teklif geldi. Bu filmden sonra birçok teklifi geri çevirmemin nedeni, TMC ile çalışmak istememdi. Ben şuna inanıyorum, istemeyi bilirsen, Tanrı her isteğini gerçekleştiriyor. Ben iyi bir kanalda, iyi bir iş yapmak istedim ve oldu!

n Hiç anneniz, babanız yardımcı olmadı mı size? Yani yapımcılarla tanıştırmak gibi...

- Yok, olmadı. Babam torpil denilen şeyden nefret ederdi. Öyle ki bazı projelerde, yanlış anlaşılır diye Korel soyadını bile kullandırmadı bana... Birkaç işte adım bu yüzden Bergüzar Gökçe diye yazıldı. Gökçe benim ikinci ismimdi. Mücadelemi bu yüzden tek başıma verdim. Sabrettim! Sonunda da başardım.

Babasına rest çekti

n Otoriter babanın baskısıyla, Korel Ailesi’nin kurallarının dışına çıkamadan geçen bir ergenlik dönemi... Hayatınızın dönüm noktası üniversite yani konservatuvar yılları olsa gerek...

- Evet. Hep konservatuvarı istedim ama bunu bir türlü aileme söyleyemiyordum. Hem karşı çıkacaklarını düşünüyordum hem de bunu söylemeye utanıyordum. Yani oyunculuk yapmak istediğimi söylersem, benim üzerime kurdukları bütün hayallerini yıkacağımı düşünüyordum. Hiçbir zaman doktor olmamı istemediler ama bu mesleğe girip acı çekmemi de istemediler. Babam benim turizmci olmamı istiyordu. Üniversite sınavına girdim ve puanım turizm başta olmak üzere işletme gibi birçok yeri tuttu. İstanbul dışında da birçok okula gidebiliyordum. Ama babam İstanbul dışına göndermeyince ben de "Madem sen beni göndermiyorsun, ben de işletme okumak istemiyorum. Konservatuvara gideceğim" dedim. Oyuncu olmakta kararlı olduğumu görünce onay verdi ve Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’ne girdim.

20 YAŞINA KADAR FLÖRTÜM OLMADI

n Kaç yaşında sevgiliniz oldu?

- Hiçbir zaman ben en güzel, en popüler kız olmadım. Hatta lise yıllarında yeniden kilo almaya, şişmeye başladım. İri yarı kocaman bir kızdım. Ama ben kendimi hep seviyordum. Arkadaşlarımın bana "deve, zürafa" gibi lakaplar takmalarına rağmen, bunları hiç dert etmezdim. Kendimi severdim. Ama ilk flörtüm konservatuvar 2’nci sınıfta oldu. Yani 20 yaşındaydım. Tabii ki 20 yaşına kadar aşık oldum. Ama bunu hep kendi içimde yaşadım. Platonikti benim aşklarım.

delfin23
27-11-06, 05:34
BİNBİR Gece diye severek izlediğim bir dizi var. Hanım tutturmuş "Bu kadın nasıl olur da para karşılığı patronu ile beraber olur, benim için bitti bu dizi" diyor. "Merak etme iki üç bölüm sonra unutursun, dünyanın en namuslu kadını olur. Bak göreceksin. Hele bir sabret!" dedim. "Sen de de ahlak kalmamış!" dedi gitti.

RODYA
27-11-06, 23:09
Ucankus’ adli magazin portalinin duzenledigi, "En begendiginiz dizi hangisi" konulu ankette de bu durum kanitlandi. Ankete katilan 18 bin kisinin oylarinin yuzde 28'ini toplayan ‘Binbir Gece’ henuz cok yeni olmasina ragmen yuzde 24 oy alan en buyuk rakibi ‘Sıla'yı sollamayı bildi.

kaynak:BUGUN.

SALI gunlerinin sultani ‘Aliye’ bitince, tahti kime devredecegi merak konusu olmustu. Sali gunu icin taht yarisina, Kanal D ‘Binbir Gece’ ile atv ise ‘Hatırla Sevgili’ ile talip olmustu. Ben Hatırla Sevgili’nin daha iyi oldugunu dusunurken Binbir Gece, Aliye’ye benzeyen senaryosu ve iyi oyunculari ile daha ilk bolumden aldi basini gitti. Yani sali gununun galibi Binbir Gece oldu. Atv ise buna ragmen sali gunu Hatırla Sevgili’yi yayinlama inadini surduruyordu. Ancak Hatırla Sevgili, Binbir Gece’nin altinda fazlasi ile ezilince atv yonetimi diziyi cuma gunune alma karari verdi. İyi de oldu, yoksa bu guzel dizi arada harcanip gidecekti. Tabii cuma gunu de cok kolay olamayacak. Çunku, Hatırla Sevgili bundan sonra, Kanal D’nin bir diger yuksek reytingli dizisi ‘Ihlamurlar Altında’ ile yarismak zorunda kalacak. Bakalim kim galip gelecek. 1 Aralik Cuma gunu izleyip gorecegiz...

Kaynak : STAR

gülündikeni
28-11-06, 01:19
http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/2505020.jpg




28 Kasım 2006
Aynı şeyi yapardım
Sema DENKER


"Binbir Gece"nin yıldızı Bergüzar Korel, "Şehrazat yapması gerekeni yaptı. Ortada bir çocuk, bir evlat var. Benim de yeğenim var onun kılına zarar gelmesine dayanamam. Dolayısıyla benim, onun için yapamayacağım şey yoktur" dedi.


Gelelim "Binbir Gece"ye... Teklif nasıl geldi, sonrasında neler yaşadınız, bu süreci anlatabilir misiniz?

- Halit Ergenç benim çok yakın arkadaşımdır. Mutsuz olduğum bir akş** onu aradım ve "Evdeyim, mutsuzum, geleceğe yönelik kaygılarım var, ne yapmam gerektiğini bilmiyorum" diye dert yandım. O da bana, "Ben seni Ayşe Barım’la tanıştırayım. O seni yönlendirir" dedi ve beni Ayşe’yle tanıştırdı. Ayşe’ye söylediğim ilk şey, "TMC ile çalışmak istiyorum" oldu ve biz çalışmaya başladık. Bir gün arkadaşlarımla otururken, eskiden bağlı olduğum ajanstan bir telefon geldi. Bana "TMC bir diziye başlıyor. Seninle görüşmek istiyor" dediler. O sırada Ayşe’nin de ikinci hattan aradığını gördüm. Meğer o da beni "TMC ile şu gün şu saatte rendevumuz var" diye arıyormuş. İnanılır gibi değildi. TMC’ye gittim, Erol Avcı ile tanıştım. Ve hiç düşünmeden "Binbir Gece"yi kabul ettim. O zaman Halit’in oynayacağı kesin değildi. Aylar sonra Halit de bu teklifi kabul etti. O süreç çok acayipti yani.

n Peki senaryoyu ilk okuduğunuzda tepkiniz ne oldu?

- Senaryo elime geçmeden önce Erol Avcı bana projeden söz etti. Hikayeyi anlattı. Sonra da "Bak Bergüzar, bu çok büyük bir iş. Hayatın değişecek. Sokakta insanlar sana sorular sorucak. Çok şey konuşulacak. Bu hikaye çok tartışılacak ve sen de içinde olacaksın" dedi. Ben hepsine hazırlıklıydım. Senaryoyu ilk okuduğumda ise "Eyvah, ben ne yapacağım" dedim. Endişelerim oldu açıkçası...

n Ne korkuttu sizi?

- Şehrazat çok zor bir rol. Onunla birkaç benzerliğimizin dışında hiçbir ortak yanımız yoktu. O saçını topluyor, ben de toplu gezerim. Benim babam kanserden vefat etti, o da babasını kanserden kaybetmiş. Bütün benzerliğimiz buydu. Dolayısıyla bu role çok sıkı çalışarak hazırlanmam gerekiyordu. Endişelerim ise şunlardı; bir kere Şehrazat bir anne. Üstelik oğlu lösemi hastası ve ben 24 yaşındayım. Evet çok çocuksu olmama rağmen çok da anaç ruhlu biriyimdir ama evlat sevgisi bambaşka. Onu yansıtıp yansıtamayacağımı düşündüm. Ben daha güleryüzlüyümdür, Şehrazat ise asık suratlı. Benim içim daha genç, 24 yaşındaki genç kız gibi yaşıyorum. Şehrazat gibi yaş**ıyorum. O yüzden bunlar beni çok şaşırttı ve ürküttü. Ama uzun bir hazırlık dönemi geçirdim.

n Nasıl hazırlandınız?

- İlk olarak yalnızlığı anlayabilmek için annemle oturduğum evden ayrılarak tek başıma kiralık bir eve geçtim. Benim oyuncu koçum Ayla Algan. Kendisiyle iki-üç ay boyunca Şehrazat’ı çalıştık. Şehrazat nasıl oturur, bir mimar olarak projeyi nasıl anlatır, takı takar mı, takarsa nasıl bir şey takar, hangi yemekleri sever, nasıl giyinir, saçı nasıl olur gibi yüzlerce detay üzerine çalışmaya, tekrar yapmaya başladık. İnsanların Şehrazat’a bu kadar inanmasının, bu kadar benimsemesinin sebebi bu yüzdendir.

n Ya 150 bin dolarlık ahlaksız teklife gelirsek... Senaryonun bu bölümü neler yaşattı size?

- Senaryonun bu bölümünü defalarca okudum. Çok uykusuz geceler geçirdim. Ama insanların bana sunduğu bu şansı geri çeviremezdim. Erol Avcı ve yönetmenimiz Kudret Sabancı’ya güvendim. Çünkü onlar çok kaliteli iş yapan, tecrübeli insanlardı. Sonunda korkularım yerini mutluluğa bıraktı. Çünkü onlar hiçbir zaman Şehrazat’ın kadınlığını göstermediler. Önemli olan bir şey vardı; Şehrazat bunu çocuğu için yapıyordu. Orada Bergüzar yoktu, Şehrazat vardı. Her şey olması gerektiği gibi işlendi.

n O sahnenin çekimi zorladı mı sizi?

- O sahneyi nasıl çektiğimi bir bilseniz... Hani Onur’un, Şehrazat’ın 150 bin dolar borç istemesine karşılık bir gece beraberlik teklif etmesi ve Şehrazat’ın merdivenlerdeki ağlama sahnesi var ya, işte o sahneler çok ağır geçti. Sahne bitti ama ben merdivenlerden kalkamadım. 20 dakika boyunca ağlamaya devam ettim. Ayla (Algan) Abla geldi, beni kaldırdı ve bir odaya götürerek sakinleştirmeye çalıştı. Çok acayip etkilenmiştim Şehrazat’ın o durumundan.

n Otel sahnesi yani siyah gece ve parayı almanız...

- O sahnelerin çekimi de çok ağırdı. Beni çekim sırasında setin kalabalık olup olmayacağı da endişelendirmişti. Fakat Kudret Sabancı bu sahneyi çok normal bir sahneymiş gibi düşünmem gerektiğini söyledi. Öyle düşündüm ve her şey olması gerektiği şekliyle çekildi. Duygusal anlamda çok ağırdı. En ağır geçen sahne doktora parayı teslim ettiğim sahneydi.

DOĞALLIĞIM SEVİLDİ

n Bu zor durumda Bergüzar Korel olsa ne yapardı?

- Bu Şehrazat’ın hikayesi... Şehrazat söylemesi gerekeni söyledi ve yapması gerekeni yaptı. "Yanlış yaptı" diyenler çıkabilir. Ama ben şöyle düşünüyorum; ortada bir çocuk, bir evlat var. Ben bu duyguyu bilmiyorum ama benim de 5 yaşında bir yeğenim var. Evladım olsa ancak bu kadar sevebilirim. Yani yeğenime çok düşkünüm. Onun kılına zarar gelmesine dayanamam. Dolayısıyla benim, onun için yapamayacağım şey yoktur. Şehrazat her şeyi denedi. İnsanları aradı, iki kez kayınpederine gitti, bankaya gitti, şirketten borç istedi; olmadı! İnsanlar şunu söyledi; Neden çocuğunun hastalığını söylemedi... O zaman bu dizi olmazdı. Şunu da unutmayalım ki, böyle çok hikaye var. Kimisi bu teklifi kabul etmiştir, kimisi etmemiştir, kimisi çocuğunu söylemiştir. "Binbir Gece"nin hikayesinde söylememek tercih edilmiş, hikaye bunun üzerine kurulmuştur.

n Şehrazat’ı izlerken beğeniyor musunuz kendinizi?

- Dizinin bütün tekrarlarını izliyorum. Kendime bakıyorum, inceliyorum ve eleştirilecek taraflar buluyorum.

n Herkes bayılıyor size. Ne kusur buluyorsunuz kendinizde?

- Kambur duruşumu sevmiyorum. Bazen vücut dilimi eleştiriyorum. Şehrazat’ın Bergüzar’a kaçtığını düşünüyorum...

n Şehrazat çok dişi bir kadın... Ama Bergüzar küçücük bir çocuk gibi...

- Ben hiçbir zaman dişi Bergüzar olamadım. Şu anda da öyle değilim. Konservatuvardaki erkek arkadaşlarım hiçbir zaman beni "kadın" olarak görmezdi. Bir anda gelişim gösterdiğim için küçüklüğümden itibaren bu gelişimi, değişimi saklamak istedim. Bu daha sonra bir zırh haline geldi. Bu yüzden de hep insanlarla arkadaş oldum. Aşık oldum, sevgilim oldu, ama o ilişkimde bile dişi Bergüzar olamadım. Küçük bir kız çocuğu gibiyim, evet... Bundan da rahatsız değilim.

n Bergüzar için bir şey diyemem ama emin olun erkekler Şehrazat’ı beğeniyor.

- Daha bir şeyin farkında değilim. Set ile ev arasında geçen bir yaşantım var. Dışarı açılmadım. Açıkçası açılmayı da pek düşünmüyorum. Ben doğallığı seviyorum. Çok makyaj yapmam, saçımın rengini değiştirmem. Şehrazat da öyle bir kadın. Belki bu doğallık beğenildi.

n Belki biliyorsunuzdur, sizi yeni "Sultan" ilan ettiler?

- Bu benim haddim değil. Daha çok yol katetmem gerek. Ben kendimden memnun olmayan biriyim. Hırslı değilimdir ama daha iyi olmak isterim. En korktuğum şey bir gün cepten yemeye başlamaktır. Duygularımı yitirmekten çok korkarım. İçimde acayip korkular yaşıyorum. İş çok sevildi, insanlar benim için çok güzel şeyler söylüyor, bunlar çok güzel. Buradan herkese teşekkür ediyorum. Benim içim çok doluydu. Sadece oynamak istiyordum. Çünkü içimde dışarı çıkarmak istediğim o kadar çok şey vardı ki... Çok iyi bir ekiple bir araya geldik ve bunlar dışarı çıktı.

n İki haftada şöhret oldunuz... Neler değişti hayatınızda?

- Tek bir şey değişti, o da artık zamanımın olmaması... Değerlerimin, arkadaş ilişkilerimin değişmeyeceğine yürekten inanıyorum. Benden çok söz ediliyor olması güzel, ancak hayatım aynı. Beşiktaş’a gidip alışverişini yapan Bergüzar’ım yine... Beni en mutlu eden şey, insanların "Biz seni çok sevdik, bu işi, Şehrazat’ı çok sevdik" diye geliyor olması. Bu beni daha cesaretlendiriyor. Çünkü bütün bu sözler bana korkmamam gerektiğini, bir şeyleri başardığımı hissettiriyor. Keşke bugünleri babacığım da görebilseydi. Gurur duyardı benimle.

Halit benim arkadaşım

Halit, benim annem ve babamla "Zeybek Ateşi" adlı projede oynadı. Kendisini konservatuvardan ve AKM’den de tanıyordum, ama tanışıklığımız ailem sayesinde olmuştur. Halit, başım sıkıştığında arayabileceğim, bir derdim olduğunda "Halit ben ne yapacağım" diyebileceğim bir arkadaşımdır, o kadar. Evet onunla ilişkimiz arkadaşlık çerçevesinde çok özeldir. Bir sevgilim ise yok. Temposu yüksek olan bir mesleğim var. Ama "İşim her şeyden önemli" diyenlerden de asla değilim. Hatta olması gereken zamanda bir aile kurmak bile istiyorum. Yapmam gereken çok şey var ama ben genç anne olmak istiyorum. Şehrazat’ı oynadıktan sonra bu duygum daha da arttı.

Şehrazat iliğime kadar işledi

Dizinin ileriki bölümlerinde neler olacağını hiç bilmiyorum. Sadece 6’ncı bölüme kadar olanını biliyorum. Yani Onur, Şehrazat’ın çocuğu olduğunu öğrenecek mi, inanın benim de fikrim yok. Bildiğim bir şey var ki, Şehrazat’ın hayatı çok ağlatacak. Mutlu olacak mı bilmiyorum ama ben mutlu olmasını istiyorum. Şu an Şehrazat benim iliğime, kemiğime kadar işledi. Çekim bitiyor, eve gidiyorum, hálá Şehrazat’ı yaşıyorum. Ben oyuncu olarak bunu hissediyorsam, seyircinin bir sonraki bölümde ne olacağını merak etmesi çok normal...

HER ROLÜ OYNAYAMAM

"Oyunculuk için her şey yaparım" diyemeyeceğim. Benim bir duruşum, hayat tarzım var. Bu hayat tarzımın dışına çıkmak niyetinde değilim, bu yapıda olan birisi de değilim. Ben konservatuvar yıllarımdaki gibi mutlu yaşamak, babam varmış gibi güvende olmak istiyorum. Zaten hayatımı da babam varmış gibi sürdürüyorum.

http://kelebek.hurriyet.com.tr/magazin/5510360.asp?gid=90

erten07
28-11-06, 08:24
Binbir Gece bu gece rekor kırabilir

Ben dahil, televizyona iş yapan herkesi strese sokan, sinirlerini geren reyting konusundan pek anlamam.

Doğru bilgiye ulaşmak istediğimde hemen telefona sarılır, Cengiz Semercioğlu’na sorarım.

Kanal D’nin son bombası Binbir Gece’yi yazacağım zaman da onu aradım.

Cengiz, dizinin sezon rekoru kırdığını söyledi.

Binbir Gece, reytinglerde, Kurtlar Vadisi Irak gibi sinemada izlenme rekoru kırmış bir filmi ve Fenerbahçe-Palermo maçını bile geçmiş.

Bu başarıda senaryo, yönetmen bir yana oyuncuların da katkısı büyük. Bergüzar Korel, Halit Ergenç, Tardu Flordun ve Ceyda Düvenci’nin performansları bir televizyon dizisinden beklenenin kat kat üstünde bence.

Geçenlerde Halit Ergenç’le Cinemania programı için bir röportaj yaptık.

Dediğine göre dizinin asıl heyecanlı bölümlerini henüz izlememişiz bile.

Sezon değil, tüm zamanların rekoru yakında, hatta belki bu gece bile gelebilir yani.

O gün Halit Ergenç’e, Aliye’den, sinema filmi İlk Aşk’tan ve Binbir Gece’den yola çıkarak şunu sordum; son zamanlarda sinemada ve dizilerde aşk üçgeni ya da dörtgenlerinin bir köşesinde yer alan karakterlerde izlemiştik kendisini, ileride tamamen farklı bir rolde oynamak ister miydi acaba?

"Vereceğim cevapla kendimi sınırlamak istemiyorum, her şeyi denemek isterim" diyerek önce oyunculuktaki iddiasını ortaya koydu ve sonra da şöyle devam etti: "Yeni rol, film ve yaşam tarzları beni çok heyecanlandırıyor, sınırlarımı genişletmeme imkan tanıyacak projelere açığım."

Oyunculuğu kadar sesi de iyi ve etkileyici olan Halit Ergenç’i belki bir gün müzik yeteneğini gösterebileceği bir filmde de izleriz.

Kendisinin bir sonraki projesi ne olur bilemiyorum ama yolunun açık olduğu kesin.

tarik_naz
28-11-06, 21:49
BİNBİR GECE´DE BİR AHLAKSIZ TEKLİF DAHA

ONUR, ŞEHRAZAT´LA BİR GECE DAHA GEÇİRMEK İÇİN 300 BİN DOLAR TEKLİF ETTİ...

BERGÜZAR KOREL VE HALİT ERGENÇ´İN OYNADIĞI BİNBİR GECE´NİN BU BÖLÜMÜNDE İLGİNÇ BİR GELİŞME YAŞANDI...

GEÇTİĞİMİZ BÖLÜMLERDE ŞEHRAZAT, LÖSEMİ HASTASI ÇOCUĞUNUN TEDAVİSİ İÇİN PATRONU ONUR´LA 150 BİN DOLAR KARŞILIĞI BİR GECE BERABER OLMUŞTU..

BU KEZ PATRONU ONUR´LA İŞ İCABI DUBAİ´YE GİDEN ŞEHRAZAT HİÇ UMMADIĞI BİR TEKLİF ALIR... PATRONU KENDİSİYLE BİR GECE DAHA GEÇİRMESİ KARŞILIĞINDA OTELİN ASANSÖRÜNDE KENDİSİNE 300 BİN DOLAR TEKLİF EDER...

BAKALIM ŞEHRAZAT BU AHLAKSIZ TEKLİF KARİISINDA NE YAPACAK???

http://www.zehir.tv/index.asp?sayfa=haberoku&hvid=4797&sayfalama=

gzd_gzd
29-11-06, 10:36
"Bir gece için 300 bin dolar!!!" Şehrazat bu kez de teklifi kabul edecek mi?


Kanal D'de yayınlanan ve milli maçtan bile çok izlenen "Binbir Gece" dizisi yine soluksuz izlendi. Ekranların efsanesi haline gelen dizide seyirci her sahnede farklı bir şaşkınlık yaşıyor. İşte son bölümden ilginç ayrıntılar.

İş yemeğinde Şehrazat'ın içi içini kemirmişti. Aklında hep hastanede yatan oğlu Kaan vardı. Tedavisinde problem çıkan Kaan'ı babaannesi Nadide ve Mihriban bekledi. Kerem'in Şehrazat'a olan ilgisi ise Onur'u sinirlendirdi.

Bennu'nun, Kerem'e olan ilgisini de Kerem bir türlü farketmiyordu. Burhan, Nadide'nin Kaan'ı görmesine karşı çıktı. Bu arada erkek bebek bekleyen Füsun'un çocuğunun kız olduğu ortaya çıkınca durum karıştı.

Onur'un Dubai'ye Şehrazat'ı götürmek istemesi Kerem'i sinirlendirdi. Ancak Onur vazgeçmedi ve Şehrazat ile Dubai'e gitti.

Asıl şok da bu sahnede yaşandı.

Dubai'de kaldıkları otelde iş görüşmesinden sonra Onur Şehrazat'a roofta birer içki içmeyi önerdi. Şehrazat ise bu öneriyi yorgunum diyerek geri çevirdi. Birlikte asansöre bindiler. Kısa bir sessizlikten sonra o ilginç teklif geldi.

Onur Şehrazat'a dönerek aniden "300 bin dolar!" dedi.

Şehrazat bu önerinin şokunu yaşarken Onur devam etti.

"Yalnızca bir gece için 300 bin dolar!"

İşte tam bu sahnede dizinin bu bölümü sona erdi.

Bakalım her hafta sürprizleriyle seyirciyi şaşırtan dizide, gelecek bölümde Şehrazat 300 bin dolarlık teklifi kabul edecek mi?



kaynak:http://www.medyafaresi.com/?hid=1985&cid=8

*Sultan*
29-11-06, 20:06
Babalar ne yapacak!

Ergun Babahan dünkü yazısında Kanal D'de yayınlanan "Binbirgece" dizisini eleştirmiş. Ben izleme fırsatı bulamadım ama dizide, çalışan bir anne, hasta oğlunun ameliyatı için patronundan 150 bin dolar istiyor. Patron da "Benimle bir gece beraber olursan veririm" diyor.
Defalarca işlenmiş, film olmuş, kitap olmuş bir öykünün versiyonu.
Ben diziye takılmıyorum. Sonuçta bir film. Öyle olur, böyle olur. Benim takıldığım konu gazeteler tarafından bunun yüceltilmesi.
Filmin başrol oyuncusuna soruyorlar: "Anne olsam ben de yapardım."
"İyi b.. yerdin" demek yerine bu söz gazetenin birinci sayfasında manşet oluyor. Utanmasalar "Verin hayatınız kurtulsun" diyecekler. Bunu yapmayan anne kötü anne olacak.
Peki babalar ne yapsın?
Biz ne yapacağız?
Ya çocuklar hastalanmasın diye dua edeceğiz ya da sapık bir patron mu arayacağız!
Dediğim gibi bu bir film. Ama bir filmdeki çarpıklığın marifetmiş gibi gazeteye kapak olması ve "gerçek hayata" taşınması doğrusu biraz garip.

Fatih Altayli / Sabah

_ArZ_
29-11-06, 20:08
Yedi gecenin yedi şampiyon dizisi




Kanallar arasındaki dizi savaşları, bütün hızıyla devam ediyor. Gecenin en önemli saatlerinde rakiplerinin önüne geçebilmek için mücadele eden televizyon yöneticileri, her hafta yeni bir diziyi yayına sonuyor, düşük reyting alanları ise birkaç bölümden sonra yayından kaldırıyor.

Peki reytinglerde haftanın yedi gecesine hangi diziler damgasını vuruyor? Gelin geçen haftanın verileri ışığında haftanın en çok izlenilen yedi dizisinin listesini çıkartalım. Pazartesi gecesinin birincisi, Nermin’le Mehmet’in bir türlü mutlu sonla bitemeyen hikâyesi, Acı Hayat. Show ekranındaki diziyi atv’nin Beyaz Gelincik’i ve Star’ın İki Aile’si izliyor.

Aliye’nin sona ermesi ve Kanal D’deki Binbir Gece’nin gösterime girmesiyle salının lideri de belli oldu. Onur’la, Şehrazat arasındaki 150 bin dolarlık ahlaksız teklif, seyirciyi ekran karşısında tuttu. Salı gecelerinin ikincilik ve üçüncülük için yarışan iki yapımı Show’un Ezo Gelin’i ve Kanal D’nin Arka Sokaklar’ı.

Çarşamba akşamları Avrupa Yakası’nın birinciliğinde devam ediyor. Yaprak Dökümü ve Karagümrük Yanıyor, Avrupa Yakası’nın yarım adım arkasından geliyor.

Kaybolan Yıllar’ın perşembe akşamına çekilmesiyse, hem dizinin hem de yayınlandığı kanal olan Star’ın doğru hamle yaptığı ispatlandı. Geçen perşembe akşamını, Kaybolan Yıllar birinci kapattı. Perşembe gecelerinin birincilik için yarışan diğer iki dizisi ise Hırsız-Polis ve Yalancı Yarim.

Atv’nin yeni sezon bombalarından Sıla, ilk bölümünden itibaren cumanın liderliğini kimselere kaptırmıyor. Sıla’yı Kanal D’nin iki dizisi, Yabancı Damat ve Ihlamurlar Altında takip ediyor.

Cumartesi geceleri ise dizi tutkunlarının adresi Kanal D. Peşpeşe yayınlanan Fırtına ve Gümüş, cumartesinin diziler ligindeki reyting pastasını kimselerle paylaşmıyor.

Daha çok spor ve eğlence programlarının izlendiği pazar akşamları, üç dizi arasında gidip geliyor. Kimi hafta Selena, kimi hafta Sağır Oda ve ara sıra da Acemi Cadı pazar gecesini birinci bitiriyor.

Kaynak:vatan gazetesi/Mehmet Güler

gülündikeni
30-11-06, 00:25
http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/2515392.jpg

30 Kasım 2006
İlgi sürekli artıyor



Kanal D'nin, salı akşamları Türkiye’yi ekran başına kilitleyen dizisi "Binbir Gece"nin önceki akş** ekrana gelen 4. bölümü yine nefesleri kesti.


İzlenme rekorları kıran dizinin bölüm finalinde, Onur'un Şehrazat'a yaptığı, 300 bin dolar karşılığında bir gece daha birlikte olma teklifi geceye damgasını vurdu. Dizi, Tüm Kişiler'de elde ettiği yüzde 48.7 izlenme payıyla, 2006 yılı içinde yayınlanan tüm diziler arasında en yüksek izlenme payına ulaşan dizi oldu. Dizinin önceki akş** yayınlanan bölümü, A/B Sosyo Ekonomik Statü'de yüzde 22.8 reyting ve yüzde 59.6'lık rekor izlenme payı, Tüm Kişiler'de de yüzde 18.6 reyting ve yüzde 48.7 izlenme payı ile birinci oldu.

http://kelebek.hurriyet.com.tr/magazin/5525330.asp?gid=90

delfin23
30-11-06, 05:42
Deniz Akkaya sonunda haklı çıktı

Polemiği hatırlarsınız. Bir kaç yıl önce Deniz Akkaya "Bir İstanbullu işadamı benimle birlikte olmak için 300 bin dolar teklif etti" demişti. Bunun üzerine İTO Eski Başkanı Mehmet Yıldırım, tepki göstermiş, "Benim iş adamım ticaretten anlar. Deniz Akkaya'ya bir gece için 300 bin dolar vermez" demiş, Akkaya da bu sözler üzerine dava açmıştı. Sonunda "bilirkişi" tayin edilerek "değer biçilmesi" bile gündeme gelmişti... Binbir Gece'nin son bölümünü izlerken hafızamda o günler canlandı. Zira finalde patron Onur, Şehrazat'a ikinci defa birlikte olmak için bu kez 150 bin dolar değil, 300 bin dolar teklif etti. Bu da mahkemede olmasa bile televizyon ekranında Deniz Akkaya'yı Mehmet Yıldırım karşısında haklı çıkarttı. Evet, fiyat 300 bin dolar oldu. Yok mu arttıran?..

delfin23
30-11-06, 05:53
300 bin dolarlık teklif "Binbir Gece'ye tavan yaptırdı. Gün birincisi olan dizi, AB grubunda izlenme payında (share) yüzde 56'yı; tüm izleyicilerde yüzde 48'i gördü. Son zamanlarda pek rastlanmayan bir rakam. Şehrazat'ın her hafta giderek fiyatı artıyor! Şaka bir yana bu Onur'un bakışlarından belli ki Şehrazat'a fena âşık olmuş da, dile getiremiyor. E, parası var, hani onunla aşkının değerini anlatmaya çalışıyor. İlerleyen bölümlerde dili çözülür ve bugünler unutulur.

delfin23
30-11-06, 06:45
Aşkı,aşktan korkan satın alır

Binbir Gece'de ikinci ahlaksız teklif...Yanında çalışan Şehrazat'a bir gece beraber olabilmek için 150 Bin dolar ödeyenOnur dizinin yeni bölümünde ikinci kez birlikte olabilmek için fiyatı 300 bin dolara çıkardı.Olay, ikilinin birlikte iş toplantısı için gittikleri Dubai'deki günün gecesinde yaşandı.

Toplantı bitmiş, işler halledilmişti. Artık sıra dinlenmeye gelmişti. Sadece bir gece geçireceklerdi zaten Dubai'de. Asansörle odalarına çıkarken, Onurda ağızındaki baklayı çıkardı; "Bir gece daha...300 Bin dolar ne dersin?"

Dizi, Şehrazat'ın şaşkın ve öfke dolu bakışlarıyla sona erdi. Genç kadının oglunu kurtarmak adına kabul ettiği teklifi, bu defa reddedecegi belliydi. Peki Onur yine böyle bir ahlaksız teklif yapmıştı? Neden kalbini açmak, hislerini anlatmak yerine, Şehrazat' bir kez daha satın almaya kalkıştı?

Çünkü ruhunda,annesiyle babasının yaşadığı trajedinin izleri vardı. Babasına güvenini kaybeden annenin attığı öfke tohumları, Onur'un da ruhunu sarıp sarmalamıştı. Sadece kadınlara değil, karşı cinsle girilen hiçbir ilişkiye güvenmiyordu genç adam. Birini sevmekten, bir kadına inanmaktan ve ona gönlünü vermekten deli gibi korkuyordu.

Bu yüzden de her fırsatta elindeki en güçlü silahı kullanıyordu; para.Onur, her kadını satılık sanıyordu. Bir kadınla para ödeyerek yatmanın, alında erkeği aşagıladığını anlamıyordu. Korkuyor ve bu korku yüzünden, Tanrı'nın kullarına bahşettiği o en muhteşem duygudan uzak duruyordu. Sevemiyordu, gönlünü veremiyordu.

Şehrazat, yapılan çirkin teklifin şokunu yaşarken,en büyük acıyı aslında yine Onur çekiyordu.İçinde gizlediği karanlığı,satılık şeylerle aydınlatmanın imkansız olduğunu göremiyordu. 40'lı yaşlarına merdiven dayamış bir adam, zengin liseli çocuk halleriyle kendine güldürüyordu. Ve her yeni teklifte, kalbinde yanmaya hazır bekleyen aşkın ateşini,bir kez daha kendi elleriyle söndürüyordu...

delfin23
30-11-06, 07:59
KADININ FİYATI..

Çocuğu kanser olan genç ve güzel bir kadına, bir gece karşılığı 150 bin dolar teklif eden Binbir Gece dizisindeki Onur’un (Halit Ergenç) teklifiyle hiç ilgilenmemiştim açıkçası...

Robert Redford’un Demi Moore’a 1 milyon dolarlık Ahlaksız Teklif’ini gören gözlere, Halit Ergenç’in oynadığı Onur’un güzel mimar Şehrazat’a (Bergüzar Korel) 150 bin dolarlık yatma teklifi açıkçası biraz Türk işi gelmişti...

Öyle ya...

Türkiye’de, 150 bin doları bir gece için yanında çalışan bir kadına teklif edecek bir Robert Redford var mı ki, teklifin egsantrikliği üzerine kafa yorayım...

Ama olaylar farklı gelişti...

“Bütün kadınların basit ve bir fiyatı olduğuna” inanan genç patron Onur, Kahire’deki ikinci gece için Şehrazat’a 300 bin dolar teklif ediyor...

Teklif egsantrik ve sürrealisttir...

Hiç kimse, ilk gece 150 bin dolar verdiği bir kadınla bir daha beraber olmak için 300 bin dolar vermez...

Eğer ortada, kanıtlamaya çalıştığı bir iddia yoksa...

Her kadının bir fiyatı olduğuna, namusun ya da onurun da parayla satın alınabileceğine inanmıyorsa...


Açıkçası, bir düşüncenin, bir inanışın, bir klişenin yıkılması açısından senaristlerin 300 bin dolarlık yeni Ahlaksız Teklif’leri, birincisinden daha anlamlıdır...

Çünkü birincisinde genç ve güzel Şehrazat, “ulvi ve kutsal” bir amaç uğruna, en azından çocuğunu iyileştirmek gibi kutsal annelik misyonuna uygun düştüğü için 150 bin dolarlık geceyi kabul etmektedir...

Bir yerde hiç kimsenin itiraz edemeyeceği, çocuk hayatıdır sözkonusu olan...

Anneliğin kutsal normlarına uygundur 150 bin dolara patronuyla yatma eylemi...

Oysa, esas yatma, esas para karşılığı birlikte olma teklifi şimdiki tekliftir...

Bir Kahire gecesinde 300 bin dolar karşılığı, yaşanacak “yatma eylemi,” kadının iffetini gösterecektir...

Elbette bu para da “çocuğumun geleceği” gibi ulvi amaçlarla açıklanabilir...

Demagojinin iyi tarafı, her türlü sahtekarlığa inandırıcı bir neden bulunabilmesidir...

300 bin dolara yatan kadın, demagojik ustalıkla “Bu parayı da kanseri atlatan çocuğunun geleceği için,” aldığını söyleyecebilir...

Oysa gerçek artık öyle değildir...

Şimdi, 300 bin dolar “Zaruri olmayan ihtiyaçların kapısını açacaktır...”

Ev bark, Avrupa, Amerika ve hatta alışveriş için Prada...

Soru bütün açıklığıyla şudur:

“Çocuğun hayatı karşılığı yatmak, fahişelik değildir tamam... Ama durup dururken 300 bin dolar karışılığı yatmak orospuluk değil midir?..”

Bergüzar Korel’in yanıtında, senaristler bu sorunun cevabını verecekler...

Bu arada, egzantrik fanteziler peşinde koşan genç işadamı Onur da, yavaş yavaş aşık olunmasının beklendiği, bu kadınla ilgili kafasındaki soru işaretlerini dağıtacak...

“Kadınların hepsinin basit ve bir fiyatının olduğuna” inanan erkek, kadını sınamaktadır...

Annesinin kendisine karşılıksız verdiğine inandığı sevgiyi, hayatta hiçbir kadının vermeyeceğini ispatlamak istercesine erkek, 300 bin doları da kabul etmesini bekleyecektir kadından...

Böylece, “her kadının basit ve bir fiyatı olduğuna” inanan, hayal kırıklıklarıyla soslanmış erkek inancı devam edecektir...

Kadın o parayı kabul ederse, onunla yatacak ve sonra bırakacaktır...

Kadın kabul etmezse...

O zaman bir önceki 150 bin doları niye istediğini araştırıp öğrenecek ve gerçeği bulduğunda ona aşık olacaktır...

Kutsal anne, 300 bin doları kabul etmeyen iffetli kadın, güzel ve başarılı bir mimar...

Bir erkeğin ve bir erkek annesinin aradığı herşey vardır artık...

Erkek, içten içe, genç kadının o parayı kabul etmemesini istemektedir...

Öyle olursa annesi gibi karşılıksız seven bir kadın bulduğuna inanacak, ona aşık olacaktır...

Ederse kadın 300 bin doları alarak erkeğin hayatından gidecektir...

Kadın o kadar aptal değil!..

Ben ne olacağını biliyorum...

delfin23
30-11-06, 08:08
İki yapımcıyı da atlattı şöhret oldu
Bergüzar Korel Binbir Gece’de oynayabilmek için Pana Film ve Faruk Turgut’la olan anlaşmalarını ‘Okula gideceğim’ deyip feshetmiş


30.11.2006



Kurtlar Vadisi Irak’la adını duyuran Bergüzar Korel şu aralar Kanal D’nin olay dizisi ‘Binbir Gece’de hasta çocuğunu kurtarmak için patronuyla bir gece geçiren Şehrazat’ı oynuyor. Bu rolle bir anda üne kavuşan Korel’in ilginç bir ‘şöhret’ öyküsü var. Oyuncunun Kurtlar Vadisi’nde rol aldıktan sonra Necati Şaşmaz’la aşk yaşadığı iddiası basına yansımıştı. O dönemde Şaşmaz’ın ortağı olduğu Pana Film’in yeni dizisinde rol almak için şirketle anlaştı. Ancak Pana Film, diziyi önümüzdeki sezon yayınlamaya karar verdi ve Korel’e “Hiçbir yere çıkma, yüzün eskimesin” dedi. Unutulmak istemeyen Korel ise Pana Film’le yollarını ayırdı. Şaşmaz’la yakınlığı nedeniyle sözleşme yapmadığı için şirket durumu kabullendi. Akabinde Gold Film’in sahibi Faruk Turgut’un Emrah’ın oynadığı ‘Adak’ dizisi için yaptığı teklifi kabul etti. Sözleşme yapıldı ve durum medyaya da yansıdı.

ARAYA ANNESİ GİRDİ
Tam bu sırada reyting rekortmeni dizilerin yapımcısı TMC’nin sahibi Erol Avcı ‘Binbir Gece’yi önerdi. Bugüne dek tüm projeleri başarılı olan Avcı’yı reddedemeyen oyuncunun tek sorunu Turgut’la olan sözleşmesiydi. Turgut’a “Dizide oynamak istemiyorum, okula devam edeceğim” diyen Korel, oyuncu annesi Hülya Darcan’ı devreye soktu. Gold Film’in birçok projesinde rol alan Darcan ‘Adak’ta oynamaya söz verince Turgut sözleşmeyi feshetti. Ancak bir süre sonra Korel’in ‘Şehrazat’ olarak ekrana gelmesi hem Şaşmaz’ı hem de Turgut’u şaşırttı. 24 yaşında olmasına rağmen TV dünyasının nabzını tutan iki yapımcıyı atlatıp hayal ettiği şöhrete kavuşan Korel, doğru bir karar verdiğini de kanıtladı. Zira Pana Film’de kalsaydı evinde oturuyor olacaktı. Turgut’la yoluna devam etseydi ‘Adak’, 9’uncu bölümde kaldırıldığı için başarısız olacaktı.

Haber: Gülden AVUÇ

delfin23
30-11-06, 08:53
Anneliğe hakaret

HASTA çocuğunuzun ameliyatı için fahişelik yapar mısınız? Veya bunu yapan birini "ideal anne" ilan eder misiniz?
Binbir Gece isimli dizi aynen bunu yapıyor.
Gündüz programlarını (Bu programları savunmuyorum elbette) haklı olarak yerden yere vuranlar bu konuda sessiz kalıyor veya diziye övgü yağdırıyor.
Oysa bu dizi çocuğu losemi veya başka bir ağır hastalığın pençesinde kıvranan tüm annelere hakaret niteliği taşıyor.
Niye biriyle yatıp çocuğunu kurtarmıyorsun deniliyor adeta bu annelere.
Oysa televizyon yayıncılığının temel ilkelerinden biri aile kavramını ayakta tutmak, desteklemektir.
Bu dizide ise çocuğunu kurtarmak için patronuyla 150 bin dolar karşılığı bir gece beraber olan anne rol model ilan ediliyor.
Hem anneler, hem hasta çocuklar aşağılanıyor.
Bütün Türkiye'de ahlaksızlığın yüceltilmesine alkış tutuyor.
Ülkenin temel kavramları böyle böyle erozyona uğruyor.
Anneler bugün çocuklarının ameliyatı için, yarın eğitimi için fahişeliğe başlamazsa utanç duyacaklar herhalde.
Özgürlükçü Türkiye'nin geldiği nokta bu: Anneyseniz fedakarlık yapın, para için patronunuzla yatın.
Ayıp ve yazık.

alperkaya
30-11-06, 09:24
'I ** sorry' türkçeleşirse
--------------------------------------------------------------------------------


Son dönemin en çok izlenen dizisi Binbir Gece Dördüncü bölümde televizyonları açık olanların yarısından fazlası, bu senaryonun peşinden sürüklenmiş belli
Hikaye, oyuncu kadrosu ve Kıraç'ın muhteşem notalarıyla oya gibi bezenmiş bu yapımın büyüsüne kapılmamak elde değil
Bergüzar Korel, rahmetli Tanju Korel'den hatıra bizlere
Hülya Darcan'la el birliği edip, çok güzel yetiştirdiler evlatlarını
Biz daha çok Spor Yazarları'nda karşılaşırdık Bergüzar yüzerken, onlarda dost sohbetlerini bahane edip, onu beklerdi Yazları da Kaz Dağlarının eteklerinde Küçükkuyu'da bir kahve içimini geçmedi sohbetlerimiz Hayat kırgınlarının cennetini mesken tutmak istemişlerdi ya, sağlıkları el vermedi
Nur içinde yatsın adam gibi adamdı rahmetli
Sadri Alışık Ödülleri dağıtılırken, sinemaya emek verenler arasında ne ismi vardı, ne sureti Oysa henüz çok sıcaktı acısı
Hülya Darcan, kızı Bergüzar'la birlikte kırgınlığını, isyanını kameralar önünde dile getirirken içimizi acıttı; 'Tanju Korel asıl şimdi öldü.' Sözleriyle
Sonuna kadar da haklıydı
Sadece popüler gündemin ortasında duranların yoluna serilen kırmızı halı, dokunmasında, teri, gözyaşı, emeği ve hayalleri olan onlarca sanatçıyı görmeye engel teşkil edecek kadar kamaştırmış demek gözlerimizi Kameralar, laf çakana, bacak açana, polemik yaratanlara döndüğünden beri, o emektarlara aynı kameralardan omuzlarına aldıkları sert darbeler kaldı yadigar Çoğu genç muhabir emekçileri tanımıyordu bile Kimbilir belki bu yüzden'Bey amca bir kenara çekiliver manken X'in frikiğini çekiyorum'a kadar vardırıldığına, aynı tablolar için koşturup, döneminin en iyi oyuncularının neredeyse üstüne basarak geçildiğine bile tanık olduk zaman içinde
Allahtan sinema izleyicisi sadık Gel, geç gönüllü değil, ekran tutkunları gibi Beyazperdede hayat bulanları yüreklerinde devleştirip, ulaşılmaz yüksekliğe taşıdılar eksilmez bir saygı ve sevgiyle
Bir de bu günlere bakın Televizyon evlerin dört bir köşesine kuruldu,kurulalı 'Yıldız' imajının da ipi çekildi, pulları döküldü. Faturalarını ödeyemediği için evine haciz gelen, kredi kartı batağına saplanan, sarhoş olup, dağıtan, öfke yapıp bağıran, devletin görevlilerine hakaret eden, kıskançlık krizi geçiren, ağlayan, şımaran üstelik tüm bunları evinizin içinde yapan sıradan bir aile ferdinden farksızlar artık
Bu yüzdendir ki, babasının oğluyla konuşur gibi rahat insanlar 'Senli, benli' diyaloglar, hesap sormalar, hakaretamiz davranışların özü bu
Kaygılandığımız da bu zaten
Varlığı ve yaptıkları, daha hayatını kaybettiği ilk günlerde unutulmuş ya da bir vesile atlanmış Tanju Korel'in kızı Bergüzar, hızla 'popüler kimlik' listesine sokulmak isteniyor
Kameralar babasından ne kadar uzak ara geçtiyse, ona da bir o kadar yapışık halde
Dizi tuttu
Ratingler ortada Bergüzar şimdilerde 'mücevher' gibi ışıldıyor Herkes randevu kapıp, özel bir söyleşi yapma peşinde 'Nerede yaşıyor, ne giyip, ne soyunuyor, bakkala borcu var mı, taksiciler onu sever mi, okulda gizli aşkı var mıydı? Papa'nın Türkiye'yi ziyareti hakkında ne düşünüyor, kentin trafik sorununa karşı bir çözüm önerisi var mı 'çeşitlemeleriyle yıl boyu, her konuya dahil edilmek için fırsat kollanacağından zerre şüphem yok.
Yıllardır, hiçbir muhabirin uğramadığı evleri, türbeye dönecek muhtemelen Belki bizler, lütfedip değerini yüzüne ifade edemediğimiz Tanju Korel'i ve uzun, sağlıklı ömürler dilediğimiz Hülya Darcan'ı Şehrazat'ın '150 bin dolarlık bir gecesi' sayesinde, sil baştan tanıyacağız Önümüzdeki yıl, Bergüzar'ın bu şöhretinden nemalanmak isteyenler de çıkacak elbet Kim bilir belki anma gecelerinde, unutulmuş(1) babası Tanju Korel'in hatırasına ödüller verilecek
Onunla ilgili arşiv çalışmaları yapılacak bolca Neler yaptı, ne emekler verdi sinemaya baştan sona kadar izlettirilecek Herkes ayakta alkışlayacak eminim
Bergüzar'a 'Binbir Gece Masalları'nı okumuş mudur küçükken bilmem ama sanırım küçük prensesin 'Kral'ı, hak ettiği tacı, Şehrazat'ın elinden alacak yıllar sonra Buna ilahi alet denmez de ne denir?
NOT: Dizinin son bölümündeki Dubai sahnelerinde, Araplarla İngilizce konuşan Halit Ergenç'in 'ı ** sorry' ifadesi altyazıyla 'Pardon' olarak Türkçeleştirildi(!) Bunca titizlikle hazırlanan bir projede hatalar daha kolay göze batıyor sanırım


idil çeliker güneş gazetesi

fawwka
30-11-06, 10:10
‘Binbir Gece’de

açık artırma başladı


KANAL D’NİN sevilen dizisi ‘Binbir Gece’ önceki akşam yayınlanan bölümü ile beni hayal kırıklığına uğrattı. Biliyorsunuz dizide kadın başrol oyuncusu çocuğunun hayatını kurtarmak için 150 bin dolar karşılığında yalnızca bir gece patronu ile birlikte oluyor. Ardından patron kadına aşık oluyor ama itiraf edemiyor falan... Dizi böyle sürerken adam, kadını farklı şekilde tavlamak yerine bir gece daha için 300 bin dolar teklif etti. İzleyiciler Halit Ergenç’in Şehrazat’a çok daha romantik bir tavırla yaklaşmasını beklerken böyle bir teklif yapması kızdırdı haklı olarak. Sanırsınız bir aile dizisi değil de, bir açık artırma izliyoruz ekran başında. Bence dizinin senaryosunu şöyle değiştirsinler: Halit Ergenç 300 bin desin, Tardun Flordun çıksın bir anda 350 bin desin, sonra öbürü bir 50 bin daha artırsın. Böyle sürsün dizi. Magazin programlarına da bol bol malzeme çıkar böylece. Ne dersiniz?

Star-Ekran Avcısı

hulyafan_88
30-11-06, 11:17
Ahláksız teklife yüzde 100 zam


‘Binbir Gece’ dizisinde yer alan ‘Çocuğunun ameliyat parası için patronla bir gece birlikte olmak’ teklifinin bedeli 300 bin dolara çıktı


KANAL D’de yayınlanan ‘Binbir Gece’ adlı dizi filmin ilk bölümünde, lösemi hastası olan çocuğunun ameliyatı için gerekli 150 bin doları patronundan isteyen Şehrazat adlı kadına ‘Benimle tek gece birlikte olursan parayı veririm’ diyen patronunun ahláksız teklifi anlatılmıştı. Bu teklif medyada geniş yer bulmuş ve ünlülere ‘Siz olsaydınız böyle bir teklifi kabul eder miydiniz’ diye sorulmuştu.

DİZİNİN önceki akşam yayınlanan üçüncü bölümünün finalinde teklif yinelendi. Bu kez Onur (Halit Ergenç) adlı işadamı, birlikte Dubai’ye gittiği Şehrazat’a (Bergüzar Korel) ‘Benimle yeniden birlikte olursan 300 bin dolar’ diyerek ahláksız teklife yüzde 100 zam yaptı. Dizinin bu bölümü, AB grubunda 22.80 puan alarak reyting sıralamasında birinci sıraya oturdu. atv’de gösterilen ‘Bir Demet Tiyatro’ ise 8.70 puanla ikinci oldu.



ZAFER AKBAŞ

delfin23
01-12-06, 05:17
Ahlaksız teklif tüketici endeksini zorluyor

Meğer ne kadar Şehrazat varmış da haberimiz yokmuş... Binbir Gece'de 150 bin dolara mâl olan bir gecelik aşkın ardından magazin aleminin ünlüleri birbirini ardına "Bana da ahlaksız teklif yapılmıştı" diyerek, mal beyanında bulunmaya başladılar. Son olarak Lerzan Mutlu da üniversite yılları sırasında bir işadamının kendisine bir gecelik aşk karşılığında 200 bin dolar teklif ettiğini açıkladı. Üniversite yıllarında Fransa'da bir kumarhaneye gittiğini ve orada rulet oynayan bir işadamının bir gece için 200 bin dolarlık teklifiyle karşılaştığını anlatan Mutlu, son derece sinirlenerek teklifi geri çevirdiğini söyledi. Mutlu, 1996 yılında yaşanan olayın ardından teklifi yapan kişinin çok ünlü bir işadamı olduğunu öğrendiğini de belirtmeyi ihmal etmedi. Bu arada Deniz Akkaya ile benzer bir polemik yaşayan İTO (İstanbul Ticaret Odası) Eski Başkanı Mehmet Yıldırım, Lerzan Mutlu'nun açıklamalarına da kayıtsız kalamadı. Yıldırım, "O mu?.. O 3 bin dolar bile etmez... 'Deniz Akkaya 3 bin dolar eder' demiştim... Ama Lerzan benim paramla 3 bin dolar bile etmez... Çünkü Deniz Akkaya kadar cazip bir hanım değil. Bu parayı Lerzan'a da veriyorlarsa benim işadamlarına güvenim sarsıldı. Ayrıca hiçbir kadın böyle bir durumla iftihar etmesin. Demek ki o kadını erkekler parayla satın alınabilecek biri olarak görüyor" dedi. Eh, Lerzan'ın dili armut toplamıyordu. Hemen cevabı yapıştırdı: "Ben Mehmet Bey'i işadamı olarak tanıyordum. Meğer boş zamanlarında başka ticaretlerle de ilgileniyormuş, fiyatları bu kadar iyi tespit ettiğine göre" dedi... Malum, Binbir Gece'nin son bölümünde fiyat 300 bin dolara yükselmişti. Bakalım, bu ahlaksız teklif yarışında taban ve tavan fiyatlar kaç yüz bin dolar olarak belirlenecek? Korkarım, bu fiyatlarla Kasım ayı enflasyon oranı beklenenin üzerinde çıkacak!..

delfin23
01-12-06, 05:18
Kendimi dişi bulmuyorum



"Binbir Gece" dizisinin Şehrazat'ı Bergüzar Korel, InStyle dergisine verdiği röportajda kendisini dişi bulmadığını söyledi.


Seksi tuvaletlerle objektif karşısına geçen genç oyuncu, "Bu gece kıyafetleri içinde kendimi o kadar dişi hissettim ki, normal hayatımda hiç hissetmediğim bir duygudur bu. Keşke bu tarzda kıyafetleri giyip gidebileceğimiz kulüpler olsa" diyor.

Bu aralar dizi çekimleri nedeniyle çok yoğun olan genç oyuncu kimseye vakit ayıramamaktan şikayetçi: "Zamanım yok dediklerinde insanlara kızardım. Ama bu işe girdikten sonra benim de günlerim ev, set, dublaj stüdyoları arasında geçer oldu..."

Herkesin gözü "Binbir Gece"nin Şehrazat’ı Bergüzar Korel’in üzerinde... Oyunculuğu kadar duru güzelliğiyle de baş döndürüyor. Kadın, erkek demeden herkesi kendine hayran bırakan genç oyuncu, geçtiğimiz günlerde InStyle dergisi için birbirinden seksi tuvaletlerle objektif karşısına geçti. Ayna karşısında kendine hayran kalan oyuncu "Bu gece kıyafetleriyle kendimi o kadar dişi hissettim ki... Normal hayatımda hissetmediğim bir duygu bu" dedi.

Zekasını güzelliğiyle gizlemeye çalışmayan bir oyuncu Bergüzar Korel. İşinde, ünlü bir anne-babanın (Türk Sineması’nın önemli karakter oyuncularından Tanju Korel ve Hülya Darcan’ın kızları) şöhretinin arkasında kalmak istemeyecek kadar hırslı ve idealist. Ama özel hayatında da bir o kadar mütevazı ve dikkat çekmeyi sevmeyen bir kadın.

"Kurtlar Vadisi Irak" filminin Leyla’sı, şimdilerde "Binbir Gece" dizisinin fedakar annesi Şehrazat olarak izleyicileri büyülüyor. Bu aralar dizi çekimleri nedeniyle çok yoğun olan genç oyuncu, "Zamanım yok dediklerinde insanlara kızardım. Ama bu işe girdikten sonra benim de günlerim ev, set, dublaj stüdyoları arasında geçer oldu. Kimseye, hiçbir şeye vakit ayıramaz oldum. Rolüm zor ve zahmetli olmasına rağmen ben çok mutluyum. Esasında komediye daha yatkın olduğumu düşünüyorum ama şu ana kadar seyircinin karşısına hep dramatik rollerle çıktım" diyor.

Dizide oyun koçluğunu yapan Ayla Algan’ın desteğinden, eğitmenliğinden oldukça memnun... "Onun sayesinde set de benim için okul gibi oldu. Gerek Ayla Hanım, gerekse diğer oyuncular müthiş. Her bölümde yeni şeyler öğreniyor ve oyunculuğumu geliştiriyorum" diyor daha yolun başındaki Korel...

SOKAKLAR PROTOTİP KADINLARLA DOLU

1.80 cm. boyuyla giydiği her kıyafeti üzerinde çok güzel taşıyabilen Korel’le konuşurken söz elbetteki modaya geliyor. "Günlük hayatımda çok spor giyinirim. Her zaman üzerime bir beden büyük gelen kıyafetlerle görebilirsiniz beni. Dolabımdaysa ya çok spor giysiler ya da abiyeler vardır. İkisinin ortası bir şey bulamazsınız. Çok fazla alışveriş becerim yoktur, bir kere çok üşenirim. Biri benim için alışveriş yapsa ne harika olur diye düşünüyorum. Ama bu gece kıyafetleri içinde kendimi o kadar dişi hissettim ki... Normal hayatımda hiç hissetmediğim bir duygudur bu. Keşke bu tarzda kıyafetleri giyip gidebileceğimiz kulüpler olsa" diyor.

Kendi tarzını, markası hiç önemli olmayan jean’leri, Adidas Stan Smith’leri ve Oxxo botlarıyla belirleyen sanatçı, gece dışarı çıkarken bile kot üzerine beyaz tişört, altına stiletto’larını geçiriyor. Modaya bakış açısıysa, kendine yakışanı giymek: "Bu sene moda diye kendime tayt, tunik ve büyük kemer aldım, ama onu da sadece bir kere giydim. Çünkü sokaklar o tarz giyinmiş prototip kadınlarla dolu. Şimdi dolapta bekliyorlar."

En büyük hobisi örgü örmek

Korel, Dice Kayek’in tarzını çok seviyor. Marc Jacobs ve Diane von Furstenberg tasarımlarına hayran... Zara ve Mango’nun kıyafetlerini ise günlük hayatında kullanıyor: "Çoğu kadın gibi ayakkabı ve aksesuvar takıntım var. Onlara para harcarım. Bir sürü aksesuvar alırım, çok kullanmam ama dolapta olduklarını bilmek hoş. Kendim örgü örebildiğim için de evde bir sürü renkte kaşkol, şapka ve çantalarım var. Hepsi benim tasarımım. Ama kıyafetten daha çok dış giyime meraklı olduğumu söylemeliyim. Paltolar, ceketler, montlar... Özellikle krem rengi paltolar favorim. Her ne kadar İstanbul’da o rengi kullanmak çok zor olsa da..."

delfin23
01-12-06, 05:56
Sıla mı, Binbir Gece mi?

Bizim Ekran okurlarının yakından takip ettiği televizyon anketlerimize bir süreliğine ara vermiştik. Ancak sesinizi duyurma fırsatıbulduğunuz anketleri gerçekten de çok sevmişsiniz. Ve gönderdiğiniz mektuplarda devam etmesini istediginizi dile getirmişsiniz. Velinimetimizsiniz. Elbette istediğinize uyacağız ve hemen yeni anket sorumuzu soracağız: Sizce bu yıla damgasını vuracak dizi Sıla mı, yoksa Binbir Gece mi? Sonuçlar haftya bugün Bizim Ekran'da olacak. Yanıtlarınız, yılın dizisinin hangisi oldugunu ortaya çıkaracak.

delfin23
01-12-06, 06:04
Ekranda zarafet yarışı

"Binbir Gece"nin Şehrazat'ını kim giydiriyorsa tebrik etmek gerek. Kıyafetleri, özellikle elbiseleri Bergüzar Korel'in çizdiği zarif ve asil portreyi tam anlamıyla tamamlıyor. Modacılar minimalist diye mi nitelendiriyor emin değilim ama çok sade ve bir o kadar iddialı görünüyor Şehrazat. İyi giyinmek konusunda Şehrazat'a rakip olacak başka bir karakter varsa, o da kesinlikle Sıla. Cansu Dere dizinin başlarında öyküye uygun olarak "İstanbul kızı" havalarında mini elbiseler giyiyordu. Dere'nin güzelliği su götürmez zaten, ama bir ağa karısının böyle turist gibi dolaşması da göze batıyordu. Sonraları daha ziyade yerel kıyafetler kuşanmaya başladı Sıla. Yine ona çok yakışıyor, yine zarafetini ortaya koyuyor.

gülündikeni
02-12-06, 00:51
Zap'tiye

Binbir Gece'deki patron Onur, Şehrazat'a ilk gece için 150 bin dolar vermişti. İkinci gece için bu kez 300 bin dolar teklif etti. Korkarım binbirinci geceye varmadan Binyapı Holding topu atacak!..

Yüksel Aytug

http://www.sabah.com.tr/gny/yaz1277-70-115-20061202-200.html

delfin23
02-12-06, 07:12
Ahlaksız teklifte sınır tanımıyor


Amerika'da çekilen bizde de CNBC-e'de yayımlanan "One Tree Hill" adlı bir dizi var. Bu diziyi diğerlerinden ayıran özelliği şu:
Dizide senaryo gereği göğüs kanseriyle mücadele eden kadın için bir kampanya düzenlendi. Şarkıcılar her hafta Tric adlı kulüpte sahne alıp kanserli kız için söyledi. Senaryo icabı o şarkılardan karma bir albüm yapılıp kanserli kızın tedavisine maddi kaynak için piyasaya sürüldü.

Seyircinin ilgisi "One Tree Hill"e "TV tarihinde bir ilk"i yaşattı. O albüm, göğüs kanseriyle mücadelede için oluşturulan fona maddi destek için piyasaya sürüldü ve büyük ilgi gördü. "One Tree Hill"in yaratıcısı Mark Schwahn, "Genç kadınlardan oluşan bir izleyici kitlemiz var, ilerleyen yıllarda onları canlı ve sağlıklı görmek istiyoruz" dedi.
Bizim de ilk bölümüyle milyonları ekran karşısına kilitleyen "Binbir Gece" adlı yeni bir dizimiz var. Dizinin ilk bölümünde başrol kadın karakteri "Şehrazat" kanser olan çocuğunu ölümden kurtarmak için patronunun ahlâksız teklifine "evet" dedi.
"Şehrazat", oğlunu yaşatabilmek adına da olsa, patronuyla bir gece geçirip karşılığında 150 bin dolar aldı.
Kız "güzel" patron "ahlaksız" ya, adam bu hafta işi daha da ileri götürdü. "Onur Aksal", Dubai'de "Şehrazat"a bir gece için bu kez 300 bin dolar önerdi.
Yıllarca genelev patroniçesini vergi rekortmeni yapan bir ülkede bu tür şeyleri normal kabul edenler olabilir. "One Tree Hill" dizisinde senaryo kampanya seyirciden talep gelince gerçeğe dönüştü...
Sizin ne anlatmak istediğiniz kadar nasıl anlaşıldığınız da önemlidir. "Binbir Gece"deki ahlaksız teklif ileride patron - çalışan ilişkisinde bir içtihat oluşturursa ne olacak?
Birçok kadının, "Şehrazat, oğlu için patronuna evet diyor. Onur, Şehrazat'ın çocuğu için evet dediğini bilmiyor. Şehrazat 300 bin doları kabul etmez" diyerek olayı kabullenmesine ne demeli? "Şehrazat" bu kez, Afrika'daki açlar ya da komşusunun çocuğu için ne bileyim "Bi iş için lazımdı" deyip 300 bin dolarlık teklife de "evet" derse vay halimize...

delfin23
02-12-06, 07:18
Dizilerdeki çocuk istismarına ne buyurulur?

Çocuk istismarı ne yazık ki "sıradan" olaylar arasına katıldı. Neredeyse her gün gazete sayfalarına ve televizyonların haber bültenlerine çocuk suistimali, tacizi ya da çocuk pornosu haberlerinden biri düşüyor. Pazartesi günü Arena'da günahsız yavrularımızın nasıl iğrençliklere alet edildiklerini, nasıl sinsice kandırıldıklarını anlatan ibret belgeleri yayınlandı. İzlerken adeta kanım çekildi. Peki çocuk istismarı yalnızca cinsel konularda mı yaşanıyor? Tabii ki hayır. Benim bugün dikkat çekmek istediğim çocuk istismarı türü, ekranlarda "alenen" yapılan dizi dizi suistimal... Son dönemlerin akılda kalan dizilerini şöyle bir hatırlayın. Pek çoğunda çocukların ölümcül hastalıkların pençesinde kıvrandıklarını, trafik kazalarında yaralandıklarını, kaçırıldıklarını, işkence gördüklerini ya da anne- baba çatışmasının orta yerinde kaldıklarını göreceksiniz. Zira "acı çeken çocuk" reyting çaparisinin en bereketli oltasıdır. Aliye'de çocukların her beş bölümde bir kaza geçirmeleri, kaçırılmaları, anne ile babanın arasında kalmaları, Binbir Gece'de bir yavrunun ilik kanseri ile boğuşması, Haziran Gecesi'nde minicik bir kız çocuğunun onlarca bölüm boyunca hastane odasında lösemiyle mücadele etmesi, Beyaz Gelincik'te yine küçücük bir yavrunun önce kaçırılması, sonra babasını yitirmesi, Yabancı Damat'ta minik bebeğin kaçırılıp çanta içinde günlerce oradan oraya savrulması, Arka Sokaklar'- da komiserin karısının hapse girmesi nedeniyle çocuklarının bunalıma sürüklenmesi, Erkekler Ağlamaz'da yine küçücük bir yavrucağın parçalanmış ailenin kutupları arasında pinpon topuna dönmesi... Bunlar, benim hatırlayabildiklerim. Mutlaka sizin hafızanızda pek çok benzer "ekran yollu çocuk istismarı" vardır. Sanırım benim gibi siz de ekranda mutlu çocuk yüzü görmeye hasret kaldınız. Belli ki dizi yapımcıları reyting hançerini saplayacakları, toplumun yumuşak karnını ezbere biliyorlar. Çocuk dramlarından sağdıkları reytingle dizilerini "sigorta" ettirdiklerini sanıyorlar. Oysa unutulan bir ayrıntı var. "Acı çeken çocuk" ne kadar "sıradan" bir görüntü haline gelirse, 17 aylık bebelere tecavüz edenleri bu toplumun hücrelerinden kopartıp atmakta o kadar güçlük çekeriz. "Çocuklara kıymayın efendiler", bir şiir, bir şarkı sözü olarak kalmasın lütfen!..

delfin23
02-12-06, 09:14
Çocuğunuz ileride ahlaksız teklife evet derse ne yaparsınız?

Hangi kanalı açsanız bir dizi var. Ve bütün karakterleri akılda tutmak, dizilerin hepsini izlemek mümkün değil elbet.


Akşamları kitap okumak ve ailemle vakit geçirmek gibi bir alışkanlığım olduğu için inanın oturup dizi seyretmiyorum. Hem seyretmesem de zaten gazetelerde günlerce konu edildiği için bazıları, üç aşağı 5 yukarı biliyorum olan biteni. Geçenlerde Sina Koloğlu'nun eşinin Binbir Gece isimli dizi hakkında söylediklerini okuduğumda hanımefendiye sonuna kadar hak verdim. Hani şu ahlaksız teklif meselesi. Nasıl ağızlara sakız yapıldı bu konu sanırım hepiniz farkındasınız.

Amerika'da Ahlaksız Teklif isimli filme asla prim verilmemiş biliyor musunuz? Dindar geçinen bizlere çok önemli bir ders bu, izah edeyim: Topluma kötü örnek olduğu ve Hristiyanlıkla bağdaşmadığı için bu filme kimse alkış tutmamış, izlememiş. Peki bize ne oluyor Allah aşkına?

delfin23
03-12-06, 08:12
Engelliler günü bağış kampanyası



Star TV, bugün (3 Aralık Pazar) Dünya Engelliler Günü’ne toplumun dikkatini çekebilmek, engellilerin ihtiyaçlarına biraz da olsun cevap verebilmek için Özürlüler Vakfı yararına düzenlenen özel bir bağış programını canlı olarak ekranlara getiriyor.


DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ BAĞIŞ KAMPANYASI ÖZEL PROGRAMI

8.5 MİLYON ÖZÜRLÜ İÇİN SIRA SENDE!

Özürlüler Vakfı’nın Türkiye’de yaşayan 8.5 milyon özürlünün rehabilitasyonu için kullanacağı “Yurt” projesine destek için gerçekleştirilecek kampanyada 1 milyon SMS hedefleniyor.Çok sayıda ünlünün de katılacağı kampanyanın sunuculuğunu son günlerin popüler dizisi Binbir Gece’nin oyuncularından Halit Ergenç ve Ceyda Düvenci yapacak.

İzleyicilerin, (0 212) 337 47 87 numaralı telefon ya da 57 87’ ye yollayacakları boş bir mesaj ile bağış yapabilecekleri kapmayanın telefon başındaki ünlüleri ise

Tanju Çolak, Fatih Terim, Nihat Hatipoğlu, Bergüzer Korel, Pakize Suda, Tan Sağtürk, Osman Yağmudereli, Haluk Levent, Hepsi Grubu, Emre Aydın, Hüsnü Şenlendirici,Popstar Alaturka yarışmacısı Hazan olacak.



Yayın Saati: 14:00 / canlı

delfin23
03-12-06, 08:36
Şehrazat’ın hikâyesini biliyor musunuz?




Bir zamanlar Fars diyarının Şehriyar isminde bir hükümdarı varmış. Hani şu Binbir Gece’deki Onur’un çok sevdiği atına verdiği isim... Şehriyar, Hindistan’dan Çin’e kadar uzanan bütün toprakların kralıymış.

Ama bunca güç, bunca kudret bir gün karısının kendisini aldatmasının önüne geçememiş. Başına gelen acı olay yüzünden deliye dönen Şehriyar,artık bütün kadınların nankör ve sadakatsiz olduğuna inanmaya başlamış.

Önce karısını öldürtmüş. Ardından da vezirine, kendisine her gece başka bir kadın getirmesini emretmiş. Her gece yatağına yeni bir gelin alan Şehriyar, geceyi geçirdikten sonra tan vakti kadınları öldürtüyormuş. Çünkü artık yatağına aldığı hiçbir kadının gün yüzü görmesini istemiyormuş.

Bu durum yıllarca böyle devam etmiş. Fars diyarının genç kızları kan ağlamakta, Kral Şehriyar ise akan kana doymamaktaymış. Derken bir gün vezirin güzeller güzelli, akıllılar akıllısı kızı Şehrazat’ın aklına bir plan gelmiş. Ve bir sonraki gece, karısı olarak Kral Şehriyar’ın koynuna girmiş.

Şehrazat, her gece tan vaktine kadar süren masallar anlatmaya başlamış Şehriyar’a. Büyülü gözleri ve sihirli sözleriyle aşık etmiş kralı kendisine. Ancak hiçbir masalın sonu gelmiyormuş güneş doğmaya başladığında. Ve masalın sonunu merak eden Şehriyar, Şehrazat’ın ertesi gece masala kaldığı yerden devam edebilmesi için sürekli idamını erteliyormuş.

Gel zaman git zaman Şehrazat tam 1001 gece boyunca masal anlatmış yüreği yaralı krala. Bu arada da üç tane çocukları olmuş. Ve Şehriyar, kadınlara duyduğu öfkeyi unutmuş. İdam kararı kaldırılmış, Fars diyarının kadınları bayram yapmış.

İşte tarihi günümüzden bin yıl öncesine kadar uzanan Binbir Gece Masalları’nın gerçek öyküsü bu. Tatlı dilli ve sadık kalpli kadının, Şehrazat’ın, dünyanın en acımasız kralı Şehriyar’ı sevgiyle değiştirdiği muhteşem masal...

Bence bundan sonra Binbir Gece’deki Şehrazat’ı yani Bergüzâr Korel’i daha bir dikkatli izleyin. Çünkü o, önümüzdeki bölümlerde Şehriyar’ın duymak istediği masalları anlatmaya başlayacak. Ve kadınlardan kaçan Onur’a, aşkların en büyüğünü tattıracak

RIZA_BABA
03-12-06, 08:56
BU DİZİ TÜRKİYE'DE AHLAKSIZLIĞIN YÜCELTİLMESİNE ALKIŞ TUTUYOR!..

Hasta çocuğunuzun ameliyatı için fahişelik yapar mısınız? Veya bunu yapan birini "ideal anne" ilan eder misiniz? Binbir Gece isimli dizi aynen bunu yapıyor. Gündüz yayınlanan kadın programları diziye övgü yağdırıyor.




Anneliğe hakaret

Hasta çocuğunuzun ameliyatı için fahişelik yapar mısınız? Veya bunu yapan birini "ideal anne" ilan eder misiniz?
Binbir Gece isimli dizi aynen bunu yapıyor.
Gündüz programlarını (Bu programları savunmuyorum elbette) haklı olarak yerden yere vuranlar bu konuda sessiz kalıyor veya diziye övgü yağdırıyor.
Oysa bu dizi çocuğu losemi veya başka bir ağır hastalığın pençesinde kıvranan tüm annelere hakaret niteliği taşıyor.
Niye biriyle yatıp çocuğunu kurtarmıyorsun deniliyor adeta bu annelere.
Oysa televizyon yayıncılığının temel ilkelerinden biri aile kavramını ayakta tutmak, desteklemektir.
Bu dizide ise çocuğunu kurtarmak için patronuyla 150 bin dolar karşılığı bir gece beraber olan anne rol model ilan ediliyor.
Hem anneler, hem hasta çocuklar aşağılanıyor.
Bütün Türkiye'de ahlaksızlığın yüceltilmesine alkış tutuyor.
Ülkenin temel kavramları böyle böyle erozyona uğruyor.
Anneler bugün çocuklarının ameliyatı için, yarın eğitimi için fahişeliğe başlamazsa utanç duyacaklar herhalde.
Özgürlükçü Türkiye'nin geldiği nokta bu: Anneyseniz fedakarlık yapın, para için patronunuzla yatın.
Ayıp ve yazık.

Ergun Babahan/Sabah

delfin23
03-12-06, 09:19
Binbir Gece Nasıl Binbir Heceye Bölünür? 'Ahlaksız Teklif' Neyimiz Olur?


George Orwell 1984 adlı romanında devletin bireyin hayatına el koymasını anlatır. Evlere yerleştirilen ekranlarla birey sürekli gözetim altındadır. Ekran tarafından kuşatılan kişileri yönlendirmek, günlük yaşantılarına müdahale etmek, davranış ve zihinlerine yön vermek çocuk oyuncağıdır. Kişileri istediklerine inandırmak için geçmiş sürekli güncellenerek değiştirilir. Kimlik sahibi olma hakkı bireyin elinden alınmış toplum birörnek bireyler haline dönüştürülmüştür. Birörnek olmayı reddeden Düşünce Polisi tarafından götürülmektedir. Gözetim başlı başına bir iktidar kaynağıdır.
Henüz romanda bahsedildiği şekilde gözetlenmiyoruz. Belki de gözetleniyoruz ama farkında değiliz.
BBG programlarıyla gözetleme ve gözetlenme hak olarak tanındı. Gözetlenmek isteyenler her tarafı kameralarla kaplı bir mekanda yaşamayı kabul ederken, gözetlemek isteyenler ekran başında yerlerini aldılar. Aslında her iki tarafı da gözetim altında tutan Orwell'in romanındaki düşünce polislerine karşılık gelen programın yapımcılarıydı. Yaptıkları kurgular ve öne çıkardıkları olaylarla içerde yaşayanlara müdahale ederken, taraf olmak durumunda bırakarak izleyicilere de müdahale etmeye başladılar. Sadece izlemek yetmiyordu. Israrla kim haklı sorusuyla manüpüle edilen izleyici taraf olmaya davet ediliyordu. Taraftar olma üzerinden kimlik sahibi olmaya çağrılıyordu.
Özel televizyonların günlük hayatı istila etmesiyle erkekler futbol maçlarıyla ekrana bağlanırken kadın izleyiciler için pembe diziler uygun bulunmuştu. Yaşantısını bu dizilere göre programlayan, çay saatlerinde dizi kahramanlarına ne olacağı üzerinden yapılan sohbetlerle ısınma turu yaşandı.
Pembe diziler miyadını doldurup ekranlar yerli dizilere kalınca 'özel hayat ticareti' yapan magazin programları tavan yaptı. Mankenler, dizi oyuncuları derken 'sansasyon' sıkıntısı yaşanınca, BBG tarzı programlar kendi starlarını üretmeye başladı. BBG ve türevleri magazin programlarına malzeme olurken sabah programlarının ana yemeği haline geldi.
Ard arda yapılan BBG'ler, peşinden gelen evlenme, gelin kaynana programları... Özneler değişti ama taraf olan seyirciler değişmedi.Erkeklerin tuttuğu takımla var olduğu bir devirde, ağızlarını açtıklarında eşleri tarafından dırdır yapmakla suçlanan kadınlara ilaç gibi geldi 'taraf' olmak. Birini tutarken diğerini suçlamak, eleştirmek.Nitekim amaca ulaşıldı ve zincirleme taraftarlık dönemi başladı.
Son günlerde gözetleme olayı yeni bir boyut kazandı. Ekran özel hayatını projelendirenlerin çöplüğüne döndü. Bir zamanlar gazete köşelerinde başlayan 'proje' hayatlar artık ekranlarda. Özel hayatını anlatmak değil bilakis ekranlar önünde yaşamak revaçta. Kadrolu konuklar çıplak gözle, ekran başındakiler kadrolu konukların bakış açısıyla katılıyorlar bu komediye.
Bu tür programları sadece nefret/sevgi düzleminde izlemek mümkün oluyor. Birini sevmeden ya da nefret etmeden saatler boyu gözü ekrandan ayırmamak mümkün değil. Yapımcıların keşfettiği de buydu işte. Sevmek ve nefret reytingi olan iki duygu. Her ikisi de şiddet içeriyor. Sevdiği birini savunurken de nefret ettiği birini eleştirirken de aynı şiddet dilini kullanıyor izleyici.
Son dönemde düşünce polisi yapımcılar diziler içinde aynı yöntemi kullanmayı keşfetti. Kurtlar Vadisi yayınlanırken Alaaddin Çakıcı dizideki Çakır benim beni de Çakır gibi öldürecekler açıklamasını yaptıktan sonra bir anda bütün dikkatler diziye çevrilmişti. O ana kadar ortalama bir reytingle yoluna devam eden dizi, hakkında yapılan konuşmalarla reytingine reyting katmaya başladı. Ekranların fenomeni diye adlandırılan Aliye için de benzer bir süreç yaşandı. Bir anda magazin basınına düşen şöhretler gerçek Aliye benim şeklinde açıklamalar yapınca dikkatler dizide yoğunlaştı.Sadece hikaye anlatmak değil aynı zamanda magazin basınına malzeme vermek gerekiyordu.
Bu keşif son olarak yayına giren Binbir Gece adlı dizi için sahneye kondu. Binbir Gece malzeme olmayı değil gündem yaratmayı tercih etti. Hem de ilk bölümden matematik hesapları yapılmış oldukça stratejik bir yöntemle. Çocuğu lösemi hastası olan dul bir genç kadının çocuğunu yaşatma sınavıydı konusu. İlik nakli için gerekli olan ikiyüzbin dolar parayı bulmak için önce kayınpederine sonra bankaya giden genç kadının çaresizliği.Buraya kadar herşey normal. Çünkü Binbir Gece sadece bir dizi.Fakat ilk bölümün finalinde patronundan genç kadına yapılan ahlaksız teklif magazin basını tarafından manüpüle edilmeye başlandı. Aliye'de olduğu gibi magazin şöhretleri bana da ahlaksız teklif yapılmıştı diye patır patır döküldü. Filmdeki çarpıklık 'mutlaka yapılması gereken oymuş' gibi gösteriliyor. Gazete manşetleri aracılığıyla gerçek hayata taşınıyor. Filmin başrol oyuncusu anne olsam bende yapardım diyor. Kadın şöhretlere böyle bir durumda siz olsaydınız kabul eder miydiniz diye soruluyor. İşin içinde çocuk olunca akan sular durur modunda evet cevabı veriliyor. Alkışlar eşliğinde ahlaksızlık yüceltiliyor. 'Ahlaksız Teklif'e evet diyen biri ideal anne ilan edilip, rol model oluyor. Yabancı bir filmin aynı zamanda ismi de olan 'Ahlaksız Teklif' ahlak boyutundan hızla uzaklaştırıyor.
Roman okurken, masal dinlerken ne kadar içine girilirse girilsin mesafe konabilir ve korunabilir. Bittikten sonra kişi iyisiyle kötüsüyle kendi değerlendirmesini yapar. Aslında her masal her roman farklı bir yolculuğa farklı bir sonuca taşır okuyucusunu. Okuyan okuduklarının kendine kattıklarıyla birey olmayı sürdürür. Eskiden yeşilçam filmlerini izlerken sürekli o sadece bir film açıklamasıyla karşı karşıya kalan seyirci son yıllarda ne dizileri ne programları sadece seyirci olarak izleyemiyor. Belli bir mesafeden izlemesine izin verilmediği gibi bir şekilde olayın içine dahil ediliyor.Sanal bir dünyada, gerçeklerden uzak sanki gerçek oymuş gibi

RODYA
03-12-06, 14:29
Binbir Gece neden tutuldu?

Binbir Gece'nin ilk bölümünü bir kez daha izledim. "Daha birinci bölümden izleyiciyi ekrana bağlamanın" reyting sırlarını öğrenmek için... Son derece akıllıca bir kurguydu. Yönetmen Kudret Sabancı, diğerlerinin yaptığı hataya düşmemişti. Karakterleri öyle uzun uzadıya tanıtıp, ilk bölümün temposunu düşürmek yerine, reyting okunu direkt izleyicinin kalbine nişanlamıştı. Dizinin tetiklediği polemiğin, tartışma konusu olmaması imkânsızdı. "Çocuğunun hayatı için bir kadın 150 bin dolar karşılığında bir erkeğin koynuna girer mi?" "Bir gecelik aşk 150 bin dolar eder mi?" "Ahlâk mı, hayat mı?" tartışmaları 10 gündür medyanın gündeminde. (Ben de "Bir mimar/mühendis bu ülkede çocuğunun hayatını kurtarmak için 150 bin dolar karşılığında tanımadığı bir erkeğin yatağına girmek zorunda kalıyor. Bu nasıl sosyal refah devleti?" diye bir soru ortaya attım ama pek aldıran olmadı!) Demem o ki, dizilerin dünyasında eğer polemik yaratacak, insanları ikileme düşürecek, tartışılacak bir fikriniz varsa, bunu bir hamlede ağzınızdan çıkarmalısınız. Yoksa bu rekabet ortamında vakit çok geç olabilir. Binbir Gece işte bu gerçeği ortaya koydu. Dizinin bu denli tutulmasının en önemli nedenlerinden biri de müzikleriydi... Kıraç hem ünlü Binbir Gece balesinin Şehrazat süiti üzerine müthiş örgüler yapmış, hem de özgün bestelerle her türlü duyguyu ekrana taşımayı becermiş. Zaten oyunculuklar mükemmel. İşin içine bir de öfkeyi, endişeyi, mutluluğu üç notada veren enfes müzikler eklenince adeta diyaloglara bile gerek kalmıyor...

kaynak:sabah

RODYA
03-12-06, 14:31
Aliye’nin tahtına Binbir Gece oturdu


Bir ekran efsanesi olan Aliye’nin bitmesiyle, atv ve Kanal D, salı gecesinin liderliğini alabilmek için müthiş bir rekabete girdi. İki kanal da, her halleriyle üzerinde çok çalışılmış olduğu belli olan iki diziyi aynı saatte yayına sürdü. Atv’nin kozu Hatırla Sevgili, Türkiye’nin kritik dönemlerinden birini mercek altına almış.

İzleyicisine adeta bir belgesel lezzeti veren dizide, Adnan Menderes’in hayatından ve dönemin siyasi ortamından kesitler sunuluyor. Bir dönem dizisi olmasına karşın, gerek öyküsü, gerek oyuncuları ve gerekse titizlikle çekilmiş sahneleriyle gerçekten de iyi bir dizi Hatırla Sevgili.

Hüseyin Avni Danyal, Beren Saat ve Okan Yalabık da rollerinin hakkını vermiş. Kırık Kanatlar’da canlandırdığı Yüzbaşı Cemal karakteriyle beğeni toplayan ve bu projede yer alabilmek için Kırık Kanatlar’dan ayrılan Cansel Elçin ise, Hatırla Sevgili’deki rolüyle hayran kitlesini daha da artıracak gibi gözüküyor.

GECENİN GALİBİ SİNAN
Salı gecesinin ikinci dizisi ise Kanal D’nin Binbir Gece’si. Aliye’nin yönetmeni Kudret Sabancı’nın imzasını taşıyan ve başrolünü de Aliye’nin kocası Sinan rolündeki Halit Ergenç’in canlandırdığı Binbir Gece, ilk bakışta Aliye’yi çağrıştırıyor olsa da, diziyi izleyince bu fikirden uzaklaşıyorsunuz. Bu arada Halit Ergenç’in canlandırdığı Onur Aksal karakteri, sert tavırlarıyla Sinan’ı aratacak gibi görünüyor. Dizi, oğlu lösemi hastası olan bir annenin, çocuğunun tedavisi için gereken parayı bulma mücadelesini konu alıyor. Tüm umutları tükenen talihsiz anne Şehrazat (Bergüzar Korel), son çare olarak patronu Onur Aksal’dan 150 bin dolar istiyor. Patronu ise, kendisiyle bir gece birlikte olması koşuluyla parayı vereceğini söylüyor. Çaresiz durumdaki Şehrazat, bu teklifi kabul etmek zorunda kalıyor...

Şimdi gelelim işin reyting kısmına. Gecenin birincilik ipini, Kanal D’nin Gamze Özçelik’li ve Uğur Pektaş’lı polisiye dizisi Arka Sokaklar göğüsledi. Binbir Gece’yle, Hatırla Sevgili arasındaki rekabette ise, Binbir Gece rakibini az farkla geçti. Gecenin sürprizi ise Sıla’nın tekrar bölümünden geldi. Yıla damgasını vuran dizilerin başında gelen Sıla’nın tekrarı, tüm kişilerde her iki yeni diziyi de ardında bırakırken, AB Grubu’nda iki dizinin bir basamak altında yer aldı.

kaynak :vatan gazetesi

RODYA
03-12-06, 14:32
SON haftalarda herkesin yeni favorisi Kanal D’nin basarili dizisi ‘Binbir Gece’. Dizinin en ilgi ceken oyuncularindan biri Onur roluyle Halit Ergenç. Ergenc, yine cok hos ve karizmatik tavirlari ile on plana cikiyor. Bir diger erkek oyuncu ise Kerem rolu ile Tardu Flordun. Kerem ise Onur’a gore cok daha kibar ve iyi adam profili sergiliyor. Peki kadınlar neden daha sert, daha simarik ve hatta kaba tavirlari olan Onur’u tercih ediyor? Çunku kadınlar kendilerini peslerinden surukleyen adamlari sever, ugrasmak, mucadele etmek ister. Moda ismi ile ‘karizma erkek’ sever. Pesinden kosanlari degil, kendini agirdan satanlari tercih eder. Kadina olan askini surekli olarak dile getireni degil, bu konuda zor konusanlari sever. Çok sevdigim bir abim, kendisini cok ugrastiran bir kizdan bahsetti gecen gun; ‘Ne istediyse yaptim, ne soylerse onayladim. Mutlu olsun istedim ama o degerimi anlamadi, hasta etti beni’ dedi. Abicim sana da soyledigim gibi karizma yap, agirdan al bundan sonra. Kadınlar bunu istiyor, yapacak bir sey yok. ‘Binbir Gece’ dizisinin bir bolumunde Onur diyor ki; ‘Bir kadin bir erkege hic bir zaman inanmaz, inanmis gibi yapar.’ Durum iste aynen boyle, gerisini siz dusunun.

Kaynak : SABAH

RODYA
03-12-06, 15:23
Şehrazat’ın hikâyesini biliyor musunuz?




Bir zamanlar Fars diyarının Şehriyar isminde bir hükümdarı varmış. Hani şu Binbir Gece’deki Onur’un çok sevdiği atına verdiği isim... Şehriyar, Hindistan’dan Çin’e kadar uzanan bütün toprakların kralıymış.

Ama bunca güç, bunca kudret bir gün karısının kendisini aldatmasının önüne geçememiş. Başına gelen acı olay yüzünden deliye dönen Şehriyar,artık bütün kadınların nankör ve sadakatsiz olduğuna inanmaya başlamış.

Önce karısını öldürtmüş. Ardından da vezirine, kendisine her gece başka bir kadın getirmesini emretmiş. Her gece yatağına yeni bir gelin alan Şehriyar, geceyi geçirdikten sonra tan vakti kadınları öldürtüyormuş. Çünkü artık yatağına aldığı hiçbir kadının gün yüzü görmesini istemiyormuş.

Bu durum yıllarca böyle devam etmiş. Fars diyarının genç kızları kan ağlamakta, Kral Şehriyar ise akan kana doymamaktaymış. Derken bir gün vezirin güzeller güzelli, akıllılar akıllısı kızı Şehrazat’ın aklına bir plan gelmiş. Ve bir sonraki gece, karısı olarak Kral Şehriyar’ın koynuna girmiş.

Şehrazat, her gece tan vaktine kadar süren masallar anlatmaya başlamış Şehriyar’a. Büyülü gözleri ve sihirli sözleriyle aşık etmiş kralı kendisine. Ancak hiçbir masalın sonu gelmiyormuş güneş doğmaya başladığında. Ve masalın sonunu merak eden Şehriyar, Şehrazat’ın ertesi gece masala kaldığı yerden devam edebilmesi için sürekli idamını erteliyormuş.

Gel zaman git zaman Şehrazat tam 1001 gece boyunca masal anlatmış yüreği yaralı krala. Bu arada da üç tane çocukları olmuş. Ve Şehriyar, kadınlara duyduğu öfkeyi unutmuş. İdam kararı kaldırılmış, Fars diyarının kadınları bayram yapmış.

İşte tarihi günümüzden bin yıl öncesine kadar uzanan Binbir Gece Masalları’nın gerçek öyküsü bu. Tatlı dilli ve sadık kalpli kadının, Şehrazat’ın, dünyanın en acımasız kralı Şehriyar’ı sevgiyle değiştirdiği muhteşem masal...

Bence bundan sonra Binbir Gece’deki Şehrazat’ı yani Bergüzâr Korel’i daha bir dikkatli izleyin. Çünkü o, önümüzdeki bölümlerde Şehriyar’ın duymak istediği masalları anlatmaya başlayacak. Ve kadınlardan kaçan Onur’a, aşkların en büyüğünü tattıracak

kaynak:vatan

RODYA
03-12-06, 15:26
KASIM AYINDA KANAL D BİRİNCİ

KASIM AYI İZLENME PAYLARI

TÜM İZLEYİCİ PRIME TIME

KANAL D 17.18
ATV 14.10
SHOW 13.99
STAR 12.41

TÜM İZLEYİCİ TÜM GÜN

KANAL D 16.10
SHOW 13.01
ATV 11.21
STAR 10.87

AB GRUBU PRIME TIME

KANAL D 19.46
ATV 16.15
STAR 12.91
SHOW 12.36

AB GRUBU TÜM GÜN

KANAL D 17.65
ATV 12.34
SHOW 11.90
STAR 11.17




Geçen ayı 2. kapatan kanal d BİNBİR GECE ve yaprak dökümü gibi dizilerin başarı rüzgarını arkasına alarak kasım ayını 1. kapattı.

atv ve show tv arasındaki 2. yarışını ,0.1 farkla atv kazandı

kaynak:rating mühendisi

SBL_61
03-12-06, 17:21
Geçtiğimiz günlerde bir etkinliğe katılan Berguzar Korel ile annesi Hülya Darcan, basının ilgi odağı oldu. 1970'li yılların başarılı aktristlerinden biri olan Hülya Hanım, merhum Tanju Korel ile evlendikten sonra oyunculuğa ara vermişti.

Kızı Berguzar Korel de şu sıralar 'Binbir Gece' dizisinde Halit Ergenç ile başrolü paylaşıyor. Korel'in en büyük amacı, annesi gibi usta bir oyuncu olabilmek... Darcan, her zaman kızını destek verdiğini ve oyunculuğunu beğendiğini dile getirdi.

Kaynak : Bügün Gazetesi

justdeniz
05-12-06, 00:26
Hurriyet gaztesinin Kelebek ekinde Tardi Flordunun yani Keremin roportaji vardi
istiyenler icin asagida linkini yazdim :)


http://kelebek.hurriyet.com.tr/magazin/5550071.asp?m=1&gid=112&srid=3432&oid=3

delfin23
05-12-06, 05:46
Şehrazat anne mi, fahişe mi?

Günlerdir Binbir Gece dizisindeki Şehrazat'ın çocuğunu kurtarmak amacıyla 150 bin dolar karşılığı tanımadığı bir adamla bir gecelik aşk yaşamasının doğru olup olmadığı tartışılıyor. Gördüğüm kadarıyla çoğunluk, Şehrazat'ın annelik güdüleriyle hareket ettiğini ve "çaresiz" kaldığı için bu teklifi kabul etmek zorunda kaldığını belirtip, olayı "hoşgörüyle" karşılıyor... Ama kaldırılan bu toz toprak arasında galiba meselenin "aslını" unuttuk. Diziyi tekrar hatırlayalım: Bir kere Şehrazat patronuna "Çocuğum hasta, para lâzım" demedi. Zira iş başvurusu yaparken çocuğu olmadığını söylemiş, bu yalanının ortaya çıkmasından çekinmişti. Yani öncelikle çocuğunu değil, "işini" kaybetme kaygısına kurban gitti. Patronu Onur'a "Evet, size yalan söyledim. Benim bir çocuğum var. Yavrum ilik kanseri. 150 bin dolara ihtiyacım var" deseydi, Onur acaba bu isteği geri mi çevirecekti? Kadın, bu yolu hiç denemedi. Demek ki Şehrazat, "son şansını" bile kullanmadan, "kestirmeden" gitmeyi tercih etti. Hatta öyle kestirmeden gitti ki, kayınpederinin gönderdiği paraya bile yetişemedi... Yani şimdilerde bir bardakta kopartılan fırtına, meselenin özünü fena hald