Tüm Versiyonu Göster : Binbir Gece -Replikler
Diziye ait replikleri yada yazdiginiz siirleri burada paylasiniz.
Şehrazat;
- Sizinle birşey konuşabilir miyim?
onur (şehrazata döner);
- Buyrun.
Şehrazat;
- Ben şirketten biraz borç almak istiyorum.
onur donuk bir şekilde şehrazata bakar sonra;
- Hıı... (Derin bir nefes alır.)
Şehrazat;
- 150.000$ 'a ihtiyacım var.
Onur;
- 150.000$ 'a ihtiyacınız var.
Şehrazat zorlanarak;
- Evet.
Onur;
- Tebrik ediyorum sizi Şehrazat hanım. Gerçekten. Daha 3 ay önce işe başladığınız bir şirketten bir nefeste 150.000$ borç isteyebiliyorsunuz Şehrazat derin bir nefes alır.
Onur;
- Bravo. Dubai projesinin başına getirmem mi size bu cüreti kazandırdı. Hıı... Önemli bir projenin başında olmak size bu kadar cesaret verebildi demek. Şehrazat elindeki çantayı sıkarak;
- Tamam. Özür dilerim. Ben çok üzgünüm. böyle bir konuşma olmadı farzedin. Tamam. Tekrar özür dilerim.
Arkasını dönüp kapıya yönelir.
Onur;
- Şehrazat hanım. (Şehrazat durur) Aklı başında hiçbir şirket herne sebeple olursa olsun 3 aylık bir elemanına 150.000$ para vermez.
Şehrazat onura döner;
- Biliyorum. Özür dilerim dedim. Lütfen unutun. Ben tekrar özür dilerim. İyi akşamlar
Tekrar arkasını dönüp kapıya yönelir. tam kapıyı açtığında onur;
- Ama ben veririm.
Şehrazat şaşırır kapıyı kaptıp umut dolu gözlerle onura doğru birkaç adım atar. onur;
- Tabi bir bedeli var.
Benimle bir gece...
Şehrazatın suratı değişir, sert bir tonla;
- Ne?
onur;
- Sadece 1 gece ve 150.000$ sizin.
Şehrazat;
- Siz beni ne zannettiniz?
Onur;
- Ben sadece bir teklifte bulunuyorum. niye bu kadar sinirleniyorsunuz ki? Benimle bir gece geçirin ve 150.000$ sizin olsun.
Şehrazat;
- Siz bana nasıl bu kadar aşağılık bir teklifte bulunabiliyorsunuz? Hıı.. Ne zannediyorsunuz siz kendinizi?
Ses tonunu biraz daha sertleştirmiştir.
Onur duyduğu cevap karşısında memnundur ve şehrazatın karşısında neredeyse ağzı kulaklarına varacak bir durumdadır.
Şehrazat;
- Dubai projenizin başına başka mimar bulun. Ben artık sizin olduğunuz binaya adımımı bile atmam.
Onur;
- Teklifi mi kabul etmiyorsunuz yani?
Şehrazat daha da sert bir tonla;
- Asla!!!
Kapıyı çarparak odadan çıkar ve merdivenlerde oturarak ağlar. Onursa aldığı cevabın memnuniyetiyle ağzı kulaklarında masasında oturmaktadır. Birden şehrazat kapıyı açıp içeri girer. Onur biraz şaşkın biraz da hayran gözlerle şehrazata bakar. Şehrazat zorla iki kelime çıkarır ağzından;
- KABUL EDİYORUM....
Roberta Y Diego
24-11-06, 15:42
Onur: Bir kadın bir erkeğe asla inanmaz... inanmış gibi yapar!
Onur: Her kadın çocuk doğurabilir ama her kadın anne olamaz!
SIYAH GECE SAHNESI
Sehrazat Otel'e girer ve lobi'ye dogru yürür..Onur'u görür ve yanina gider
ONUR : Merhaba
SEHRAZAT : Merhaba
O.: Siyah giymissiniz,matem rengi. Var mi bir sebebi?
S.: Gecede Siyah diye düsündüm!
O.: Oturmaz misiniz?
Bu Sahne burada biter ve Otel odasina girerler..Onur kendisine icki koymaktadir..
O.: Birsey icermisin?
S.: Hayir!
Onur ickisini yudumlarken pencereden disariya bakmaktadir ve Sehrazat giriste durmaktadir...
O.: Gece Siyah!...
Onur Sehrazata Yönelir
O.: Paran burada..
Sehrazat cantasini masaya birakir ve Onur'un önünde durur..
Ve Onur Sehrazata dogru gider ve Sehrazatin Şalını cekip yere atar..Sehrazatin sacindaki tokayi cikarir..Onur Sehrazata dokunur ve Sehrazat ilk basta engeller ve istemeyerek sonra izin verir!..
DISARIDAKI SAHNE
Sehrazat Doktor'dan cikar ve yolda yürümeye baslar..
Yolda yürürken aklina Bennu'yla konustuklari gelir..
S.: Oglum lösemi hastasi,ilik nakli icin paraya ihtiyacim var desem Onur Bey'e..Bana 150 bin dolar verirmi sence Bennu?
B.: Offf! Bilmiyorum Sehrazat.Vermez bana kalirsa.E az buz para degil ki. 150 bin dolar.
S.: Oglumun hayati söz konusu ama Bennu.O kadar vicdansizmidir sence?
B.: Kac senedir BinYapi'da calisiyorum.Vicdani oldugunu göstericek bir haraketini görmedim.Onur Bey cok kati bir Adam.
S.: Vermez diyorsun yani
B.: Istersen bir söyleyelim,ama birak parayi vermeyi birde ''Vay işe girerken bize cocugum yok'' dedin diye seni işten kovarsa seni. O zaman ne yaparsin?
Bu arada Sehrazat yolda yürürken kahrolmaktadir..
S.: Uff! Allah'im,Allah'im bir mucize olsun ne olur,ne olur bir mucize olsun.Bulayim bu parayi..
Ve Sehrazat aglamaktadir..
TOPLANDIDAN CIKMA SAHNESI
Onur,Sehrazat,Kerem ve Bennu Misafirleri Yolcu ederler..
K.: Oh Nihayet.Sabaha kadar Havyar'den bahsedecekler zannettim.Bidahaki Toplantiyi Atanada yapalim abi.Yorgunuz der Otelimize kacariz hic olmazsa.
O.: Isimiz var bu Adamlarla..
S.: Allah Kömeginiz Ola..
K.: Ne Ne,bidaha söyle bakayim..
(GÜLÜSÜRLER)
S.: Allah Kömeginiz Ola..
O.: Ne cabuk kaptin Azericeyi
K.: Hakikaten ya.Sendemi ''Fakildati Baki'' dan Mezunsun yoksa?..
S.: Yok. Azerbaycan Televizyasi sagolsun.
Onur ve Kerem Gülümseyip Sehrazata bakarlar oda Gülümsemektedir ama Bennu surat asar..Ve Onur Sehrazata dogru yönelir..
K.: Sehrazat,sen Arabasizdin istersen ben birakayim seni?
(Bennu lafa atlar)
B.: Ben birakirim aslinda..yani yolumun üstü
S.: Ben Bennu'yla giderim..Tesekkür ederim
B.: Iyi Geceler..
S.: Iyi Geceler
O.: Iyi Geceler
Bennu ve Sehrazat arabaya binerler..
O.: E iyi geceler o zaman..
Kerem kafa sallar ve Arabalarina binerler..
SEHRAZAT VE BENNU'NUN ARABADAKI SAHNESI
B.: Neydi o laf?
S.: Hangisi?
B.: Hani söyledin ya Allah biseyiniz olsun..
S.: Hee,Allah Kömeginiz Ola.Mihriban Abla'dan ögrendim.
B.: Tahmin ettim
S.: Uff! Cok gec kaldim Bennu ya.Dogumgünü rezil oldu cocugun.Ama Sabah 5de'de olsa kesicem o pastayi.
B.: Hah! Canim ya..Aaa Kaan'a Hediyemi vermeyi unutma!
S.: Bes Dakika ugramazmisin?
B.: Bilemedim..
S.: Cok düsüncesizim ya.Saat olmus gecenin kaci ben ne diyorum.
B.: Yok Yok,asil ben düsüncesizim.Sabahtan beri Yüregin Agazinda dolasiyosun,ben hala uyukudan bahsediyorum.
S.: Sacmalama
B.: Yok Yok gelicem.
S.: Hic gerek yok Hayatim.Bennu'cum bosver..
B.: Olmaz gelicem..
S.: Gercekten bak,eve git sen cok gec oldu.
B.: Yaa..O canim Pastayi siz yiyin biz eve gidelim,yok öyle yagma.Aman zaten Yemekte güzel degildi,aciktim.
B.: Kerem Bey Havyar sevmiyomus o arada bunuda ögrendik..
Sehrazat $asirir ve Bennu Gülümser..
300 BIN $ TEKLIF SAHNESI
Onur ve Sehrazat müsterilerini ugurlarlar ve Asansöre dogru giderler..
O.: Bizde Ruf'a cikip birer icki icelim.
S.: Izin verirseniz odama cikmak istiyorum.
O.: Erken degil mi?
S.: Ben Yorgunum biraz.
(Onur biraz bozulur)
O.: Peki!
Asansör gelir ve binerler..
Ansansör'le yukari cikarken Onur Sehrazata bakmaya baslar..Sehrazat'sa önüne bakmaktadir..
O.: 300 Bin Dollar!!
Sehrazat $asirir ve Onur'a bakar..
S.: Ne?..
Sehrazat Sinirle Onur'a bakar..
O.: Bir Gece Daha..
Sehrazat iyice sinirlenir ve yutkunmaya baslar..
Ve Dördüncü Bölüm burada son bulur..Repligin devami haftaya :)
onurun 5.fragmanda söyledikleri
yüreğime diyorum ki ne vakte kadar mutluluğu iteceksin yaşan ödenecek kısa süreli bir borçtur uyan mutluluğun gülü uykuda açmaz
300 BIN $ TEKLIF SAHNESI
Onur ve Sehrazat müsterilerini ugurlarlar ve Asansöre dogru giderler..
O.: Bizde Ruf'a cikip birer icki icelim.
S.: Izin verirseniz odama cikmak istiyorum.
O.: Erken degil mi?
S.: Ben Yorgunum biraz.
(Onur biraz bozulur)
O.: Peki!
Asansör gelir ve binerler..
Ansansör'le yukari cikarken Onur Sehrazata bakmaya baslar..Sehrazat'sa önüne bakmaktadir..
O.: 300 Bin Dollar!!
Sehrazat $asirir ve Onur'a bakar..
S.: Ne?..
Sehrazat Sinirle Onur'a bakar..
O.: Bir Gece Daha..
Sehrazat iyice sinirlenir ve yutkunmaya baslar..
Ve Dördüncü Bölüm burada son bulur..Repligin devami haftaya :)
Devami...
Sehrazat $oke olmustur..Asansör acilir ve Sehrazat birsey söylemeden Asansörden cikar..Ve Onur arkasindan bakar
Sehrazat odasina gider ve Bavuluna hizli hizli esyalarini koyar..O arda söylenir
S.: Burdan hemen gitmem lazim!..
Banyoya gider ve krem vs. kutuya koyar,eli ayagi birbirine girer..Sehrazat aglamaktadir..
Sehrazat odadan cikar,asansöre biner ve asagida iner.Büyük adimlarla cikisa dogru yürür ve Onur ona dogru kosar..
O.: Sehrazat Özür Dilerim..
Sehrazat direnir..
O.: Sehrazat Özür Dilerim..
S.: Cekil
O.: Özür dilerim
S.: CEKIL ( Bagirir )..Cekil yolumdan
Yürüyen merdivene binerler..
O.: Sehrazat Özür diliyorum..Bin kere özür diliyorum senden..
O.: Sehrazat,lütfen bagisla beni.Lütfen,ne olur..
Bu Sahne burada biter,Sehrazat gitmemistir..
PIER LOTI'DEKI SAHNE..
Sehrazat ve Onur güzel manzarali bir yere oturmuslardir..
S.: Niye geldik buraya?
O.: Sakinlesmek icin..
O.: Konusmicakmisin?
S.: Konuscak bisey yok!
O.: Sehrazat,tekrar Özür diliyorum senden..Unut bunu!Dün geceyi olmamis kabul edelim,lütfen!Sana Söz veriyor birdaha olmicak.Birdaha benden asla,asla böyle birsey duymicaksin!..Lütfen unutalim!
duraklar..
O.: Unutalim,ne olur!
Uzunca bir süre sessizlik olur..Onur Sehrazata bakar fakat Sehrazat önüne dogru bakmaktadir
O.: Neden Yattin benimle???
Sehrazat birden Onur'a dogru döner,kötü bakar ve kalkar..Onur arkasindan bakar ve oda kalkar.
Ve bu sahne buraya biter
KEREM VE ONUR'UN TARTISMASI
Kerem,Bennu ve Onur..Projeyi incelerler ve Kerem yardim etmesi icin Sehrazati cagirtir.Sehrazat gelir,ve projeye bakar.Sehrazat aklini Projeye veremez,cok kötü durumdadir ve Kerem'den izin ister ve cikar ardindan Bennu cikar..
Kerem Onur'a döner..
K.: Abi,naptin sen bu kiza?
O.: Dogru konus
Kerem odanin kapisini kapatir..
K.: Bak Onur,ben seni gayet iyi anliyorum.Sen Sehrazata taktin.Niye taktigini söyle,söz ben göndericem.
O.: Sacmalama ne göndermesi
K.: Nesi var onun?
O.: Kendi söyledi hasta iste! Yoruldu,yedigi bisey dokundu,üsüttü ne bileyim ben?!
K.: Hayir Onur,hayir! Onur Sehrazat hasta degil Üzgün! Anlatabildim mi?
O.: Ne yani ben mi üzdüm?
K.: Dünden beri yaninda sen vardin! Dubai'de ne halt yediysen,kiz buraya enkaz gibi geldi.Naptin?
K.: Ne yaptin? Cevap versene soruma (Bagirir)
O.: Cevap istiyosan adam akilli sor.Hatta daha iyisi bana sorma.Bana,cocukluk arkadasina sorma git Sehrazat Hanimefendi'ye sor. Avukatisin ya!
K.: Sacmalama
O.: Asil sen sacmalama.Kimi niye azarladigina Dikkat et!
K.: Peki ya,etmezsem ne olur?
Onur Keremin yüzüne bakar ve odayi terk eder..
ONUR ve SEHRAZAT KAHVE SAHNESI ;)
Sehrazat calismaktadir..Onur kapidan iceri girer..
O.: Merhaba
Sehrazat,Onur'a bakar
S.: Merhaba
O.: Mesgul etmiyorum degil mi?
S.: Rica Ederim
O.: Kuslar bana bu odada aromali kahve oldugunu söylediler! Özellikle Hazelnut tavsiye ettiler.Gerci kus Alman ekolünden Haselnuss diyor.
Sehrazat,oldugu yerden kalkar ve Kahve makinasina gidip Kahve koyar.
O.: Sehrazat
S.: Efendim
O.: Küsmüyüz hala?
S.: Rica Ederim! Size Küsmek benim haddime düsmez!..
Onur'a tasi uzatir ve Onur tasi alir..
S.: Afiyet Olsun!
Sehrazat yerine oturur..
O.: Anlatiklari kadar varmis.Ellerinize Saglik
S.: Bennu yapti!
Onur biraz bozulur..
O.: Kahve bahaneydi aslinda.Ben,belki artik beni Bagislarsin diye düsünmüstüm!
Sehrazat,Onur'a dögrü dönerken tam konusmaya calisir..
O.: Neyse,yinede tesekkürler..
Ve Onur odadan cikar..
SEHRAZAT ve BENNU'nun ARABADA KONUSTUKLARI SAHNE
Arabayla Sirkete gelirler ve Bennu arabayi park eder..
B.: Sehrazat,hadi canimin ici.Tamam Onur Bey takti sana,ama ne söylerse söylesin aldirma bosver.
S.: Kolay mi Bennu?..
B.: Biliyorum kolay degil..
S.: Burasi Cehennemim oldu artik..Su Bina'ya adim atmak icimden gelmiyo ki..
B.: Anliyorum,ama Kaan'i düsün,sana sarildigi anlari düsün,''Annecim'' dedigi anlari düsün!He?Hadi..
Bennu kendi kemerini ardindan Sehrazatin kemerini cikarir..
Sahne Biter..
arkadaşlar ya mihribanın okuduğu şiiri de eklermisiniz lütfenn
Istek üzerine :D
Canim ne kadar var,benim canim sen olarsan
Candanda eziz olsa bir insan,sen olarsan
Senin ...(burasini anlamadim) icin kalbiydin ey yar
Bundan sonrada canim icin can olarsan
Her ne yarem olsa onun melhemi sensen
Her derdim olarsa,ona dermanda sensen
Gönlün nice isterse ele verme ne ferman
Ömrüm ne kadar var benim sultan sen olarsan
kusura bakama bu siiri bulamadigim icin mihribandan dinleyipte yazdim :D
Her kadin cocuk dogurabilir ama her kadin anne olamaz ..
yüreğime diyorumki nezamana kadar mutluluğu iteceksin uyan!!yaşam ödenecek kısa süreli bir borçtur....
yüreğime diyorumki nezamana kadar mutluluğu iteceksin uyan!!!!
mutluluğun gülü uykuda çiçek açmaz!!!
Onurun Binbir Gece Masallarindan Alinti Yaptiği Sözleri Biri Yazarmi
1-hayat ödenmesi Gereken Biborçtur Kadinlara Aldanma Fln Dio Yaa Osözlerini Yazarmisiniz çok Anlamlida
Ben su kadarini hatirliyorum..
Dostum Kadinlara Inanma vaadlerine Gül gec.
Kadinlar bir Erkege hicbir Zaman inanmaz,inanmis gibi yapar.
Her Kadin cocuk Dogurabilir ama her Kadin bir Anne olamaz.
birde bu..
Birgün Aska düsersen,asklarin cilginligina kapilmayacagim deme sakin,kapilirsin..
bu kadarini hatirliyoruma arkadasim
SEHRAZAT,ONUR ve KEREM'in KONUSMA SAHNESI
Sehrazat kapiya tiklar ve iceri girer..
S.: Beni istemissiniz..
K.: Sehrazat..(Uzun bir tonlamayla) Gel,gel! Otur $öyle
Sehrazat sandalyeye otutur normal olarak ;)
K.: Sehrazat,neden bize lösemi Hastasi bir Oglun oldugunu söylemedin?
S.: Söyleseydim beni i$e alirmiydiniz?
O.: Almazdik!
Kerem Onur'a dogru garip bakar..
O.: Dürüst olalim Kerem. Durumunu bilseydik Sehrazat Hanim'i i$e almazdik!
K.: Evet,belkide.Böyle bir yükün altina giremicemizi düsünürdük.Yani..Profesyönel Dünya böyle i$te..Maalesef!
Onur bütün bu Konusma boyunca Sehrazatin yüzüne bakamaz..
Kerem yere bakar..
K.: Ama üzüldüm simdi..Onur,biz bu Personel ilanindan ''Seyahat'e mani hali olmayan'' ibaresini kaldiralim,he?Ne dersin?..Sonraa,utaniyoruz kendimizden!
Kerem Sehrazata bakar ve ayni sekilde Sehrazat ona..Onur'da halen önüne bakar ve bu Sahne burada biter..
ONUR,KEREM,SEVAL HANIM ve PERIDE HANIM'in YEMEK SAHNESI
Dördüde yemektedir..
Seval Hanim: Cocugun tedavisi icin tam 200 bin Dolar harcamis cocuklar,bir düsünün.Dile Kolay..
K.: Maa$li bir Mimar icin...Zor! Nereden buldu acaba?
S.h.: Ah Yavrum! Neyi var neyi yok satmistir herhalde..
P.h.: E Annelik Sevalcim.Anneligin insana yaptiramacagi bir sey varmi?..
Onur hicbirsey söylemeden yemegini yer ve konusulanlari dinler..
S.h.: Ahh,cocuklar siz ne derseniz deyin bana cok Zalimce geliyor bu..Ne demek cocuklu Kadini i$e almamak?!
K.: Ne yapsaydik Anne? En büyük Projeyi teslim ettigim Mimarin ''Benim Cocugum var.Seyahate cikamiyorum'' dememesi gerekiyo..
P.h.: Sehrazat Hanim,seyahat'ede cikiyor,cocugunada bakyior i$te.
K.: Tamam ama Profesyönel i$ Dünyasinin kurallari farkli..Acimasiz! Mesela i$ basvurularindan Patronlarin bile haberi olmuyor.Daha Insan Kaynaklarindan geri dönüyor.
S.h.: Insafsizlik bu! Bizim $irkete hic yakismiyor!
K.: Belkide,$irket kurallarini tekrar gözden gecirmemizde fayda var.Bizde Kalpsiz degiliz herhalde!He,Onur?
O.: Hmm?
K.: Biz böyle kendi aramizda Konusmaya devam edelimmi yoksa sende bir fikir beyan edicekmisin?
O.: $irket prensipleri buna Yalan beyan diyor Kerem.Sehrazat Hanim i$e girebilmek icin bize Yalan söyledi!
K.: Dogru!Yalan söyledi,eee..
O.: Eee..Napicaz simdi?
K.: Hicbirsey yapmicaz.
O.: Prensiplerimizi cigneyecez yani?..
K.: Onur,o prensipleri biz koyduk,gerekirse biz kaldiririz!
O.: Iyi Tamam!
K.: Düsün bir kere.Kendini Sehrazatin yerine koy.Lösemi Hastasi bir Cocugun var ve büyük bir paraya ihtiyacin var.Sen olsan ne yapardin?..
Onur ciddi ciddi bakar..
P.h.: Ben bir saniye düsünmezdim,aynini yapardim!
Onur'un ici icini yer,ne yapcagini,ne diyecegini $a$irir!
Sahne burada biter!
Mihriban kaani salincaktan " terlemissin" diye indirir:
K: Sende benim annemmissin, öyle mi?
M: O nice sözdür
K: Annem, mihriban teyzen senin ikinci annen sayilir diye söyledi. Sen bana ilik vermissin. Böylece annem olmussun.
M: Sen gözumsan benim kaan, ömrümsen. Benim ömrümde, özümde sena feda olsun. Benim usagimi kara torpak aldi, kaan. Lakin Allah seni mene verdi. yuvasiz kus mihribana bir yuva verdi, bir baci verdi, bir ogul verdi. Allahim mana bu dünyada yasiyim diye bir sebeb verdi.
Sen gizli gelmisen ömrüme, inan,
Bu gizli eşg ile yaşayacagam.
Dünyanın en ağir yükü sayılan
Gecikmiş mehebbet daşıyacağam!
Sen menim ömrümde açan çiçeksen,
Onu üreyimde besleyeceyem.
Sen meni heç zaman görmeyeceksen,
Men seni her zaman gözleyeceyem!
bu söz de 7. bölümden onur atıyla dolaşırken
dilin varken
dilsiz olmak çok acı,
dostun varken
yüreğii dostuna açamamak,
kalbim aşkla dolu ama..
sevdiğim benden
bir buruk bakışını bile esirgiyor
çünkü ben sevdiğimin
KALBİNİ İNCİTTİM...
o siyah geceyi zihninden silebilmek için
servetimi feda edebilirim!!!
Arkadaslar, Onur'un yureyinin sesini bir Azeri siirinden duymaya ne dersiniz?
De nece gayıdım, hansı üz ile?
Başlamag olarmı ömrü yeniden?
Aradan mehebbet körpülerini
Özüm öz elimle üçürmüşam men,
Başlamag olarmı ömrü yeniden?
Ele bil özüme yad gelir sesim,
İnsan öz gözünden düşmesin gerek.
Senin taleyinde lekedir izim,
Meni bağışlamır, efv etmir ürek;
İnsan öz gözünden düşmesin gerek.
Baxdım mehebbete eylence kimi,
Mehebbet meninle eylenib deme.
Senin büllur kimi temiz eşqini
Vehşi hisslerimçün çevirdim yeme,
Mehebbet menimle eylenib deme.
Arkadaslar, Onur'un yureyinin sesini bir Azeri siirinden duymaya ne dersiniz?
De nece gayıdım, hansı üz ile?
Başlamag olarmı ömrü yeniden?
Aradan mehebbet körpülerini
Özüm öz elimle üçürmüşam men,
Başlamag olarmı ömrü yeniden?
Ele bil özüme yad gelir sesim,
İnsan öz gözünden düşmesin gerek.
Senin taleyinde lekedir izim,
Meni bağışlamır, efv etmir ürek;
İnsan öz gözünden düşmesin gerek.
Baxdım mehebbete eylence kimi,
Mehebbet meninle eylenib deme.
Senin büllur kimi temiz eşqini
Vehşi hisslerimçün çevirdim yeme,
Mehebbet menimle eylenib deme.
Şimdi anlayamayan arkadaşlar için özel olarak Turkceye ceviriyorumç ama tam şiire benzemeye bilir...
Söyle nasıl döneyim, hangi yüzle?
Başlatmak mümkün mü ömrü yeniden?
Aradakı sevgi köprülerini
Kendi ellerimle yıkmışım ben,
Başlatmak mümkün mü ömrü yeniden?
Sanki kendime yabancı geliyor sesim,
İnsanın kendinden nefret etmemesi gerek.
Senin talihinde lekedir izim,
Beni bağışlamıyor, affetmiyor yürek,
İnsanın kendinden nefret etmemesi gerek.
Sevgiye bir eğlence gibi bakdım,
Deme sevgi benimle eğlenmiş.
Senin billur gibi saf aşkını
Vahşi hisslerim için yiyecek yaptim,
Deme sevgi benimle eğlenmiş.
tatli_kizim
06-01-07, 19:44
1. bölüm
Onur ve Kerem bir Restorant´dadirlar.
Kerem: Kadinlara inanmazsan onlarda bize inanmaz.
Onur: Kadinlarin derdi inanmak degilki Kerem.Bir Kadin Bir Erkege Hic bir zaman inanmaz! Inanmis gibi yapar.Bütün Kadinlarin derdi Para aslinda.
Kerem: Yok artik.
Onur: Ciddiyim.Bak su masaya (Masada Kadin ve erkekler var.Cilvesiyorlar diyebiliriz)Ordaki Adamlarin Kadinlarin arasinda en az 30 yas fark var.O kadinlar ne ariyor masada? Ask mi? Sevkat?
Kerem: Ya onlara ne bakiyorsun sen ya? Onlar mal belli
Onur: Kadin degil mi?Hepsi ayni.
__________________________________________________ __________
Onur odasindadir...Kerem gelir.
Kerem: Hazir misin?
Onur:Hazirim.
Kerem: Hala uykum var.
Onur: uyuyamadin mi Gece?
Kerem:Yoo...uyudum..
Onur: Uyudun ama hala uykun var. (onur kapiya dogru gider) Buyrun)
Odadan cikarlar ve toplanti odasina giderler.
Toplanti odasi:
Kerem: Günaydin Millet.
Herkes: Günaydin.
Onur: Günaydin arkadaslar.
Herkes:Günaydin hosgeldiniz
Herkes yerine otururlar.
Onur: (Sehrazatin yerine bakar ama seharazt yokdur) Ödülü mimarimiz hanimefendi tesvik etmediler mi henüz?
Onur saate bakar ve dosyalari karisdirir.Kimse bisey demez.
Sehrazat ise gec kalmisdir...Hemen Toplanti odasina kosar...
Kerem: Arkadaslar.Buyrun (Pastalara ve kurabiyelere diyor) Yalcin abi hadi..((yer) Mmm mmm...Onur mmmmh
Onur sadece kereme bakar ve sonra saatine.
Kerem: Yalcin abi..Sizin jenerasyon bilgisyara hayri kapanyasi acmis dogru mu?
Yalcin : Kerem ugrasma evlatim benimle
Kerem: Biligsyar cikti Mertlik bozuldu diyorsun yani
Yalcin: Yalan mi he
Kerem: Iyide abi...
Onur: Toplanti saati herkese bildirilmedi mi?
Herkes onura bakar.
Sehrazat toplanti odasina girer.
Seharaz: Özür dilerim Gecikdim
Onur: Saatiniz mi calmadi?
Sehrazat: Hayir efendim caldi.
Onur: Caldi...ama siz yinede gec kaldiniz.....buyrun baslayalim.Vaktimiz sinirli
Seharazt yerine oturur.
Onur: Arkadaslar hepinizin bildigi gibi Dubailik yarismasini biz kazandik.45 er katli kuleden olusan scay tauwers projesi artik bizim.Hepinize tesekür ederim.
Kerem:Bende hepinize tesekür ederim arkadaslar.Gece gündüz calisdiniz. Bu Projeyi yaptigi katkilarla dubai yarismayi bize kazandiran Sehrazat Hanima ayrica tesekür ediyoruz.
Sehrazat gülümser ve lleptobuna Cler katar
Kerem: Bildiginiz gibi Sehrazat hanimin alanlarin arasi gecis ve yansima projesi Halit Nuva Vakfi mimar Ödülünüde kazanmamizi sagladi.
Onur: Evet tekrar tebrik ederiz.
Herkes: Bravo tebrikler.
Sehrazat:Tesekür ederim
Onur: Yarisi sizin katkilarinizla kazandigimiza göre Detaylari sizden ögrenelim Buyrun
Sehrazat: Rica ederim.Hep birlikte kazandik.Cok iyi bir Ekip calismasiydi.
Onur: Projeye gecelim lütfen.
Sehrazat leptobuna bisey yazar ve ayaga kalkar.
Sehrazat: Sizinde bildiginiz gibi Scay trawers 45 bin metre kare arazi alanin üzerinde, 55 bin metre kapali alan olan ve ara baglantili kuleden olusan bir proje. Suya yansimasiyla 4 kule görünüme aliyor.Ilk bakisda kuleler göze carpiyor ama...
Onur: Otururarak anlatirsaniz hepimiz daha rahat anlicaz.
Sehrazat yerine oturur
Sehrazat: Bu iki kule arasindaki kullanim alani, bizden istenen cesit.......
__________________________________________________ ___________
Sehrazat eve gelir.
Sehrazat: Kaancim ben geldim.
Kaanin odasina gider.
Sehrazat: Annecim (Ceketini cikartit)
Niger hanim :Anne geldii..Hosgeldinn
Sehrazat: Merhabaa...hosbulduk niger hanim.
Niger hanim ceketini alir.
Sehrazat: Tesekür ederim (kaanin yanina oturur)Resim mi yaptin?Cok güsel olmus Mm. Pupalar..Pupalar yine burdaymis..Azicik oynatalim mi?
Köpek:Wouf..Mm..merhaba essek kardes. Mmmh bak benim bir sürü Picnic sepetim var.Hemde hepsi cikolatali dolu.
Eseek:Mmm..ama cok cikolata yersek kasiniriz dimi Köpek kardes
Köpek: Mmhh evet haklisin.Ama ben hem yerim hem kasinirim
(telefon calar..Niger hanim bakar)
Kaan: Sende mi cok seviyorsun cikolatayi köpek kardes?
Sehrazat: Köpek:Cok seviyorum Kaan kardes...
Nigar hanim gelir odaya.
Nigar : Sehrazat hanim dokotr ariyor cok acilmis.
Sehrazat telefonu alir
Sehrazat: Attila bey?.......NEE??Ciddimisiniz? Tmm hemen geliyorum Hoscakalin.
tatli_kizim
06-01-07, 19:45
1 Bölüm. Sehrazat - burhan bey konussmasi
Burhan : Aksamin bu vaktinde, istenmediginiz bu kapiya geldiginize göre bir Derdiniz var Sehrazat Hanim.
Sehrazat: Mecbur olmazsam gelmezdim.
Burhan: Ziyarete gelmediginiz belli.
Sehrazat: Torununuz cok hasta.
Burhan: Torunum mu? Öyle mi?
Sehrazat: Losemi. Kan kanseri yani.Acilen ilik nakli yapilmasi gerekiyor.Paranin cok azini bulabilrdim.Ama yetmiyor. 150 bin $ daha ihtiyacim var.Yalvaririm size Burhan Bey. Bu Parayi isticek kimsem yok benim. Öderim size Borcumu.Emin olun Öderim.Kaan sizin torununuz.
Burhan bey: Nsl torunum oluyor benim? Yüzünün bile görmedigim bir cocugun nasil torunum oluyor bnm?
Sehrazat: Ama görmek istemediniz ki.Ahmet size kac sefer haber verdi ..
Burhan:V Isticekmiydim ben bunu? Ataniza yaptiginiz saygisizligi unuttum geit mi diyecekdim? Ben essek basimiydim bu evde?Babaydim ben baba.
Sehrazat: Burhan bey...
Burhan: Bana bak sehrazat hanim. Benim hayirsiz Oglum benim mualetime ragmen seninle evlendi.Benim müsademi almaya lüzüm bile etmedi.Ailesinin büyügünü hice saydi
Sehrazat: Burhan bey tamam.Ama yalvariyorum simdi konusmayalim bunlari nolur.Torununuz ölüyor diyorum size.Bana istediginizi söyleyin.Bagirin cagirin hatta benden nefret edin.Ama yalvariyorum oglumu kurtatin burhan bey.SAizde milyonlar dollarlar var. Sizin icin 150 bin $ hic bisey degil.Ama benim icin büyük bir para. Yok iste yok yok. Cirpiniyorum didiniyorum ama bulamiyorum.Yok iste yok.Oglum daga 5 yasinda.Yalvariyorum burhan bey. Allahinizi seviyorsaniz bana yardim eli uzatin.Nolur
Burhan bey: Ben seni tanimam Sehrazat hanim.Son bildigim oglumun sebebine neden oldugun.Hepsi o kadar.
Sehrazat: Hayir.hayir burhan bey.
Burhan: Bak...10 cnm olsa birini bile vermem.Ne sana ne ogluna.anladin mi?
Sehrazat: Burhanm bey.Torununuz ölyüor diyorum size.Hic mi vicdaniniz yok sizin?
Burhan: Sen benimle vicdan hesabi yapamazsin Sehrazat hnm.Hattini bil.
Sehrazat: bu kadar acimasiz olmayin.Nolur
Burhan: Seni ve ahmeti coktaaan defterimden sildim. bi daha bu kapiya gelme.
tatli_kizim
06-01-07, 19:46
1. Bölüm (Bennu - Sehrazat konusmasi (is yerinde) )
Bennu:Sehrazat cok merak ettim seni nerde kladin? (Sehrazatin yüzünü görür) ah ah noldu niye agliyorsun?
Sehrazat: Sagol Bennu sende idare ettin yine beni
Bennu: Ay ne önemi var.Noldu söylesene.
Sehrazat: Kaan´in doktoruna gittim ben bugün.
Bennu: eee
Sehrazat: Ilik verilicek Donör bulundu.
Bennu: E cok güzel bir Haber bu. Niye agliyorsun aradiginiz Donöri buldunuz iste.
Sehrazat: Nasil aglamim Bennu. 200 bin $ tutar dedi Doktor
Bennu: 200 bin $ mi? Cokmus be
Sehrazat: Bu kadar Param yokki. Ise daha yeni girdim.Bir Arabamdan baska hicbiseyim yok Bennu.
Bennu: Üzülme Bitanem. Bakariz biseyler, toplariz sagdan soldan.
Sehrazat: 200 bin $ mi toplicaz Bennu?
Bennu: Ne bilim ben.
tatli_kizim
06-01-07, 19:46
1. Bölüm (Sehrazat - Bennu konusmasi ( Evde) )
Bennu: Paran batsin, vermezsen verme. Bu adam neden bu kadar vicdansiz?
Sehrazat: Beni istemedi ya ondan.
Bennu: Niye Sehrazat? Niye bu kadar Karsi cikti senin Ahmetle evlenmene?
Sehrazat': Ahmeti Kayserideki ibr akrabalarinin kiziyla evlendiriceklermis.
Hatta Kizin babasiyla falan konusmus galiba.Sonra benim icin eger o kizla evlenirsen seni evlatlikdan red ederim demis. Sonra bizde kimseye haber vermeden gidip evlendik. Sonra Ahmet Babam iyi adamdir eger seni görürse yumusar dedi.Bizde gittik.
Bennu: Eyvah...kovdu degil mi?
Sehrazat: Benim senin gibi bir Oglum yok dedi Ahmete.
Bennu: ah canim ya.
Sehrazat: Cenazesine bile gelmedi biliyormusun Bennu?Inanabiliyormusun? Insan öz oglunun cenazesine gelmez mi?
Bennu: olurmu canim öyle sey.
Sehrazat: Sonra Abisi geldi.(aglar) Ben bas sagligi dilicek zannetim ama Kardesimi topraga gömdün mutlumusun dedi bana.
Bennu: NE?
Sehrazat: ölümünden beni sorumlu tutuyorlar.
Bennu: Ahmet trafik kazasindan ölmemismiydi?
Sehrazat: Güya Ahmetle kavga etmisiz.Oda bana kizip ickili binmis arabaya.ondan kaza yapmis.
Bennu: Ahmet ickilimiydi peki?
Sehrazat: Biz kaza oldugu gün yemek yiyorduk Bennu.Abisi aradi. (aglar) agiza alinmicak küfürler söyledi benim icin.Ahmetin cok gücüne gitti. Icmeye basladi.Sonra gidicem babamla konusucam diye tutturdu Ahmet gitme dedim Ahmet gitmee (aglar) Gitmee yalvaririrm.Ama o gitti.Ama beni dinlemedi.ickili bindi arabaya.Sonrada (aglar) denize...
Bennu: tmm...tmm cnm.
Onur'un birinci bölümde binbirgece masallarında söylediği sözler
biraz değişiği olabilir onun söylediğinden ama benim yazdığım orjinali kitaptan yazıyorum;
"dostum kadınlara inanma vaatlerine gül geç çünkü onların iyi yada kötü halleri ferçlerinin heveslerine bağlıdır güya aşktan söz ederler oysa hainlik onları sarıp giyisilerinin titreşiminde şekillenir Yusuf'un dediklerini saygıyla anımsa Adem'i cennetten kovdurmak içni iblisin kadını kullandığını unutma kendinede güvenme bir işe yaramaz çünkü yarın bağlandığın kişide saf aşkın yerini çılgın bir tutku alacaktır hele hiç şöyle deme aşka düşersem aşıkların çılgınlığına kapılmayacağım sakın bunu söyleme çünkü gerçekte kadınların ayartısından yakasını sıyırmış erkek olmayacak şeydir."
meltem-cmbl
24-01-07, 20:19
bu sözlere bayıldımm....(bende bu kitabı okuyorumm tavsiye ederim süper bi kitap binbir gece masalları)
son sahneden(evlenme teklifi)
Onur:Dostum! kadınlara inanma diyen Şahşehriyarın hikayesini benden daha iyi bilirsin.
Şehrazat Şahşehriyara 1001 gece masal anlatır.1001 gecenın sonunda sadece kendi hayatını değil bütün kadınların hayatını kurtarır.
Biz senınle bir gece geçirdik.AmA o gece seni tanıdıktan sonra benım için 1001 geceden daha uzun oldu.
Şehrazat biliyorum 1001 gece boyunca ayaklarınada kapansam beni affet diyede yalvarsam yine de günahımı ödeyemem.
Her gece kendi kendime kaldığımda bir tek şey düşünüyorum.Senin zihninden o siyah geceyi silebilmeyi
BENİMLE EVLENİRMİSİN?
Şehrazat::img-swoon :img-swoon
SON...
10 bolumun 2.fragmaninda onurun okudugu siir cok guzel
Sen benim ruhumun kiyici dusuncesi oldun
Senin guzelliklerini gormekle ask dogrudan yuregime girdi
Ve onu boyalarin en solmazi olan kirmizinin en koyu rengiyle boyadin
Ve atesi cigerimi cilginca yakip tuketti
Sana tum varligimi ve ruhumu vermek isterdim
Vede bana benim icin uykularini feda edermiydin ey sah diye sorarsan
Evet kuskusuz… hatta gozlerimi bile senin icin feda ederdim ey sehrazat yanitini verirdim
meltem-cmbl
31-01-07, 10:07
10.bölümün başı:img-in_lo
Onur:Lütfen hemen cevap verme lütfen.Hayır dersin diye çok korkuyorum.Senden duymak istediğim cevabı sabırla beklerim yeter ki bir gün bana evet de.1001 gece beklerim.
Çünkü SENİ SEVİYORUM :blink:
Bu iki kelimeyi hayatımda ilk kez ilk kez yüreğimi tutuşturan bir ateşle söylüyorum.Seni seviyorum çünkü sen benliğime sızdın.Artık baktığım her yerde aldığım her nefeste varlığını hissediyorum.
Sana ne armağan edebileceğimi çok düşündüm.Hiçbir güzel söz sana verdiğim acının azabını nasıl çektiğimi , bendeki ızdıranbını , seni nasıl sevdiğimi anlatmaya yetmiyor.Sen dünyanın bütün değerlerine layıksın.Hepsine.
Sehrazat::blink:(aynen böle kalmıştır kim kalmazki:))
Onur:Şu anda ben sana ancak çocukluğumu armağan edebilirim.
Cebinden atı çıkarır...
Onur:Bu benim en sevdiğim oyuncağımdı.Bütün çocukluğum bununla geçti.Bunu lütfen Kaan'a götür.
ve masaya koyar...
Şehrazat:Teşekkür ederim.Ama henüz zamanı değil
SON
meltem-cmbl
31-01-07, 20:18
Şehrazat tüm Personele 1 maaş ken kendisine 4 maaşş verilmesine çok sinirlenir ve Onur'a hesap sormaya gider
Şehrazat:Biraz konuşabilirmiyiz Onur bey?
Onur:Tabi otursana
Şehrazat:Hayır böle iyi.Ne demek oluyoo bu (der zarfı gösterir)
Onur:O nedir?
Şehrazat:Bana 4 maaş verdiğinizi belirten mektup , altındada sizin imzanız var.
Onur:Evet ama yanılmıyorsam o mektubun altında Kerem'inde imzası var.
Şehrazat:Var.
Onur:Sorun nedir?
Şehrazat:Bütün personel 1 maaş ikramiye alırken ben neden 4 maaş ikramiye alıyorum.
Onur:Gereksiz alınganlık yapıyorsun Şehrazat
Şehrazat:Alınganlık değil.Bana yapılan bu özel muammelenin nedenini öğrenmek istiyorum.Neden bana 4 maaş ikramiyeyi laik gördünüz.Çoçuğum hala tedavi görüyor diye bana acıdığınız için mi? , Dün yaptığınız teklif hakkında daha kolay karar verim diye mi? , Yoksa kendisine biçilen değere itiraz edemicek bir kadın olduğumu düşündüğünüz için mi?
Onur:Şehrazat yeter!
Ben sana senin değerinidün gece söledim.Ben sana senin değerin benim hayatım dedim.
Bu dünyadaki hiç bir değerli nesne hiç bir güzel söz senin tırnağını karşılayamaz.Ama görüyorumki sen bana hiç inanmamışsın hiç.Şimdi madem sana yapılan bu özel muammeleyi meraj ediyorsun söyleyeyim.Aynen mektupta yazdığı gibi üstün başarıların , bu senin o ödülü kazandığın gün verilmiş karardı.
Sen o ödülle bu şirkete dev bir ihale kazandırdın.Her kuruşunu hakketin.Ama yazık herşeyden şüpheleniyorsun artık.
Ben sana dün gece kalbimi açtım Şehrazat kalbimi.Hayatımda ilk defa bir kadına kalbimi açtım sana.
Şehrazat:Anlamıyorsunuz.:icon_cry: Ağrıma gidiyor.Çok ağrıma gidiyor.Unutamıyorum.:icon_cry:
Onur:Şehrazat(diyip dibine yapışır:happy0064 )
Şehrazat:Unutamıyorum.:icon_cry:
Tam sarılcakmış gibilerken Şehrazat arkasını dönüp gider.Onur arkasında bakakalır.
SON...:sad53: :sad53:
10. Bölüm
Kerem&Onur
Kerem: Onur? Hayrola? Kötü bişey mi var yoksa?
Onur: Yoo! Seninle konuşmaya geldim.
Kerem: Buraya mı? Ben holdinge gidiyordum şimdi, orda söyliyemezmiydin? Noldu?
Onur: Kerem ben dün gece...
Kerem: Evet?
Onur: Şehrazata evlenme teklifi ettim.
Kerem şok olur.
Kerem: Naptın? Neden yaptın bunu?
Onur: Şehrazatı seviyorum cünkü!
Kerem arkasını döner cok sarsılmıştır.
Onur: Kerem? Ben Şehrazatı gördüğüm ilk günden beri seviyorum. Başka türlü yapamazdım. Nolur anla beni.
Kerem: Kabul etti mi peki?
Onur: Böyle olsun istemezdim. Gercekten!
Kerem: Tabi...Tabi
10.Bölüm
Kerem&Onur
Firdevs: Ooo buyrun buyrun. Ee ne zamandır görünmüyordunuz Kerem Bey. Aşk olsun valla.
Onur: Merhaba. Hoşgeldin. Otursana.
Firdevs: İcicek bişey istermiydiniz?
Kerem: Yok Firdevs sağol.
Firdevs: Hadi bakalım.
Kerem Onurun oyuncak atını eline alır.
Kerem: Demek hala duruyor bu sende.
Onur: Hıı.
Kerem: Bendede vardı bundan. Kimbilir nerdedir. Muhsin Amca ikimizede getirmişti.
Onur atı Keremden alır masaya koyar.
Onur: İspanyadan.
Kerem: Nereye gitse ikimizede bişeyler getirirdi.
Onur: Aynı oyuncakdan ikimizede alırdı. Eyüp Amcada yapardı aynısını.
Kerem: En cok korsancılık oynardık.
Onur: Sen diretirdin. O zamandan beri varsa yoksa Deniz.
Kerem: Hayali denizlerde binbir macera.
Onur: Bana kalsa ben cowboyculuk oynardım.
Kerem: Ben denizden sıkıldım derdin sen hep.
Onur: Burakdan bir ses var mı? Napıyormuş?
Kerem: Ne bilim ben. Annemi arıyormuş...tabi paranın nerden geliceğini biliyor.
Onur: Nolucak bu cocuğun hali Kerem?
Kerem: Ne hali varsa görsün ya banane. Hic kardeşim gibi görmedim ki ben Burak ı. Bir yabancı gibi sanki. Benim asıl kardeşim sensin Onur. Ben kardeş diye...bitek seni bildim. Seninle biz ikiz gibiydik. Sen Amerikadaydın ben Almanyada, senin orda bişeye canın sıkılsın ben taaa ordan hissederdim. Ne garip şey değil mi? Şu yaşa kadar birbirimizden hicbişey saklamadık, ben senin bütün aşklarınıda bilirim bütün yaramazlıklarınıda. Sende benim. Benim sende cok sırrım var Onur.
Onur: Benimde sende cok sırrım var Kerem.
Kerem: Büyümek kötü bişeymiş değil mi Onur?
Kerem ayağa kalkar.
Kerem: İnsan keşke hep cocuk kala bilse değil mi? Şehrazatı ilk gördüğüm andan beri seviyorum dedin ya...bana bu cok dokundu biliyormusun? Niye bilmiyorum dedim. Neden söylemedi? Eğer bilseydim, Şehrazatı ilk gördüğün andan itibaren ona aşık olduğunu, Şehrazatın gözlerini zihnimden hemen silerdim. İlk adımı atın ve öne gectin.
Onurda ayağa kalkar.
Kerem: Şimdi düşünüyorum benim canımdan cok sevdiğim dostum Onur, benim icin kardeşimden ileri olan insan. Madem ki Şehrazatı benden önce sevdin, bana düşen SANA MUTLULUKLAR DİLEMEKTİR.
Onur ve Kerem sarılırlar.
Kerem: Umarım mutlu olursun.
10. Bölüm
Bennu&Onur&Şehrazat
Bennu: Her zaman gittikleri bir Club var ya oraya gittik.
Şehrazat: Öyle sürekli gittikleri bir yer mi var?
Bennu: Onur Bey ile Kerem Bey akşam napıyor sanıyorsun?
Şehrazat: Nerden bilim.
Bennu: Birlikte takılıyorlar. Cocukluk arkadaşı ya onlar. Birbirlerinden hic ayrılmazlar. Onur Bey nerde Kerem Bey orda.
Şehrazat: Eee nasıl bir yer bu Club? Güzel mi?
Bennu: Güzel. Cok güzel. Birgün beraber gideriz. Kerem yemekte cok neşeliydi. Öyle komik şeyler anlatıyor ki. Cok güzel konuştuk yemek boyunca.
Şehrazat: Bennu gec yemeği artık. Sonra?
Bennu: Sonra gec oldu artık kalkalım dedim. Ben dedim. (gülerler) Yani bıraksam sabaha kadar oturucak aslındada, bıktırmim dedim daha ilk akşamdan.Neyse kalktık beni evime kadar bıraktı.
Şehrazat: Eee bi kahve icemeye davet etmedin mi? Şöyle haselnuss aromalı.
(güler)
Bennu: Ay yok artık o kadarda değil. Dur bakalım. Off Şehrazat aptalca bişey yapmıyorum değil mi?
Şehrazat: Sacmalama. Gerci bana kalırsa aşk aptallıktır, darmadağan eder insanı. Ama cokda iyi gelir.
Bennu: Hıı. Sizin yemek nasıl gitti?
Şehrazat: Cok sıkıcıydı (tabi cnm o yüzden böyle kalakaldı Onurun karşısında :blink: )
Bennu: Tahmin ederim. Projede şuda olsun buda olsun. Yok havuz orda olmasın burda olsun.
Şehrazat kafasını sallar.
Şehrazat: Bak demedim mi sana duygularını biraz belli et diye hemen karşılığını aldın. Gördün mü?
Bennu: Dedin cnm arkadaşım. Ama hic kolay olmadı Şehrazat. İnsan cok tuhaf oluyor. Al bakalım(kahve verir) hala uykun var senin....
Şehrazat: Teşekkür ederim.
Bennu: Uyumadın galiba. Kahve seni kendine getirir.
Şehrazat: Var valla. Cok güzel koktu.
Bennu: Cok taze gelirken almıştım. Ay şimdi bide cikolata olucaktı bunun yanında.
Şehrazat: Mmmhh. Nefismiş elerine sağlık.
Bennu: Afiyet olsun.
Onur odasından cıkar ve Bennu ve Şehrazatın odasından gecerken onları dinler.
Bennu: Şehrazat cok komik şeyler anlattı mesela nolmuş biliyormusun?
Şehrazat: Hıı.
Bennu: Bunlar kücükken annesi Kerem Bey ile kardeşine bir piyano hocası tutmuş.
Onur iceri girer.
Onur: Ooo. Kokusu benim odama kadar geldi. Hazelnut değil mi?
Bennu: Günaydın Onur Bey. Oturmazmısınız?
Onur: Hıı. Yok.
Bennu: Ama kahve icersiniz değil mi?
Onur: E icerim.
Onur Şehrazata habire gülümseyerek bakar. Şehrazatsa gayet ciddi.
Şehrazat: Günaydın.
Onur: Günaydın. (Burdaki bakışmalar müthiş:img-blush )
Siz bizi fena alıştırdınız bu güzel kahvelere.
Bennu: Bende bu kahveden icmezsem kahve ictiğimi anlamıyorum. Buyrun.
Onur: Teşekkür ederim. Başladınız mı calışmalara kayak merkezi icin? Hıı?
Bennu: Başladık. Dün gece epey bir sohbet ettik Kerem Bey ile napıcaz diye. Bugün yine toplanıcaz.
Onur: Eee Saray Bosnia ya yolculuk ne zaman?
Bennu: Daha belli değil. Ön fisibiliti bitmek üzere o bi bitsin sonra.
Onur: Güzel olmuş elerine sağlık.
Bennu: Afiyet olsun. Sizin yemek cok sıkıcı gecmiş Şehrazat öyle dedi.
Şehrazat Bennu ya şaşkın bakar. Onurda gülümser.
Onur: Öyle. Nede olsa iş yemekleri bizim işin en sıkıcı en tatsız yanı.
Bennu: Haklısınız gercekten.
Onur: Bosnia ya gitmişken Hırvatistanada gecin. Dubronije uğrayın mutlaka. Harika bir yerdir. Kerem oraları cok iyi bilir. Gerci pek yolunusun üzeri değil ama...
Bennu: Bende cok istiyorum. Program bir belli olsun, umarım bir kac yeri görme fırsatımız olur.
Onur: Olur. Olur. Bide Saray Bosniada cok güzel bir ceşme var. Suyundan mutlaka icin. Suyundan icen nereye giderse gitsin, dönüp gelirmiş tekrar icmek icin. Öyle büyülü bir su.
10. Bölüm
Şehrazat&Mihriban
Mihriban: Uyudumu kuş balam?
Şehrazat: Hıı.
Şehrazat Tv seğreder ama aklı başka yerde.
Mihriban: Şehrazat. Güzel bacım.
Şehrazat: Hıı?
Mihriban: Eğer mena anlatmak istediğin bişey varsa...dinliyebilirem.
Şehrazat: Ne ola bilir ki Mihriban Abla?
Mihriban: Ne bilim? Halın bir garipdide. Görürem ki icini bir kurt kemirir. Ama sırrse anlatmak istemesende anlayaram.
Şehrazat: Ben artık senden bişey saklıyabilirmiyim Mihriban Abla?
Mihriban: O zaman anlatda yüreğin boşalsın.
Şehrazat: Onur Bey bana evlenme teklifi etti.
Mihriban: Demek hic vakit yitirmedi.
Şehrazat: Ne demek istiyorsun?
Mihriban: Gecen gün gelende anlamıştım. O sena vurulu.
Şehrazat: Cidden anladın mı?
Mihriban: Hı hı. Güzel bacım gecenin bir vakti bir CD icin kim geler ki?
Şehrazat: Ama gece calışıcakmış...
Mihriban: Sen beni mi kandırırsan yoksa özünü mü? Bak Şehrazat aşık olmayan insan hic eyle bakar? Ama sende az heyecanlı değildin hee?
Şehrazat: Gecenin bir saati kapıma gelmiş Mihriban Abla be ne yapıcağımı şaşırdım.
Mihriban: Evet dedin? Hıı?
Şehrazat evin için de deli gibi dönmektedir.
Şehrazat - Oğlum? Oğlum nerdesin? Kaan? Yoklar! Kaan? Yoklar! Annecim?
Onur - Şehrazat.
Şehrazat - Allahım noldu benim oğluma?
Onur - Şehrazat sakin ol.
Şehrazat - Noldu benim oğluma?
Onur (Kollarından tutar) - Sakin ol (Sarılır) Sakin ol. Tamam. Tamam bulucaz. Sakin ol, bulucaz. (Şehrazat ağlar) Sakin ol. Üzülme. Tamam, tamam. (Onur onu sandalyeye oturtur)
Şehrazat - Annecim nerdesin?
Onur - Tamam Şehrazat. Sakin ol lütfen. (Yüzünü avuçları arasına alır) Tamam, sakin ol bulucaz. (Telefonunu çıkarır, sekreteriyle konuşur)
Şehrazat - Burhan Bey! (Masadan kalkar) Burhan Bey’in işi bu! Burhan Bey kaçırdı oğlumu. (Ağlayarak) Burhan Bey kaçırdı. Burhan Bey!
Onur - Kim? Kimden sözediyorsun? Kim bu Burhan Bey? Şehrazat?
Şehrazat - (Ağlayarak) Oğlum nerdesin annecim ya? (Tekrar masaya çöker. Çaresizce ellerini açarak) Yok. Yok.
Onur (Telefonda) - Kaan. Kaan Evliyaoğlu. 5 yaşında, zayıf, kumral bir çocuk… Çok yakın bir dostumun. Şirketimizin mimarlarından Şehrazat Evliyaoğlu’nun oğlu. (Merdivenden Kaan’ın sesi duyulur, içeri koşan Kaan’la Şehrazat sarılırlar. Onur’un yüzünde güller açar) Müdür Bey galiba çözdük biz bu durumu. Hıhı. Evet. Evet şimdi kapıdan girdiler. Kusura bakmayın sizi de meşgul ettik. Çok teşekkürler, sağolun. İyi çalışmalar. (Telefonu kapatır. Hayran haryran ve mutlu mutlu Kaan’ı öpen Şehrazat’a bakar)
Kaan Onur’un önünde oynamaktadır, bir yandan da gözü Onur’un üstündedir. Onur’un gözü duvardaki resme takılır.
Kaan (Onur’un neye baktığinı görmek için döner) - O benim babam.
Şehrazat - Teşekkür ederim Onur Bey. Sizi de boş yere meşgul ettim.
Onur - Boş yere mi? Ben de en az senin kadar kaygılandım.
Şehrazat - Teşekkür ederim. Ama kaygılanacak bir şey yokmuş.
Onur - Senin kirpiğin titrese ben kaygılanıyorum. Neden anlamak istemiyorsun?
Şehrazat - Sizi anlamak sandığınız kadar kolay değil Onur Bey. Hele talih beni bu kadar zor bir sınavdan geçirmişken.
Onur - Bu sınav hiç unutulmayacak mı Şehrazat?
Şehrazat - Unutmayı nasıl istediğimi bilemezsiniz.
Onur - Bunu duyduğum sevindim. Gerçi yalnız kendin için mi istiyorsun yoksa bizim için mi bilmiyorum. Ümitlenmeye hakkım var mı onu da bilmiyorum. Hı?
Şehrazat - Ben de bilmiyorum.
Onur (Hafif bir tebessümle) - Ben yine de ümidimi koruyacağım. Ben gideyim en iyisi. (Ayağa kalkar) Suçluyu öldüreyim derken suçsuza zarar verme olur mu?
Şehrazat - Suçsuz olan kim?
Onur - Aşk.
Mihriban - Onur Bey de çok korkmuştu. Baktım ki gözlerine bir endişe var. Senin derdin onun içini yakar. Şehrazat seni bu kadar seven adama ne diyeceksin?
Kerem - Ödüllerimizi mi yarıştıracağız şimdi Zafer?
Onur - Valla hiç tavsiye etmem. Biz kazanırız.
Zafer - Bilmez miyim? Ödüllü mimarınız Şehrazat Evliyaoğlu’na iş teklif edeceğim dedim diye bir hafta konuşmadın benimle. (Kerem şok olur) Unutmadım bunu. Nevzat’lara da engel olmuşsun. Benim mimarıma iş teklif ederseniz ortak projeleri unutun demişsin. Siz var ya, babalarınızı bile geçtiniz ha. Kimi kimden saklayacağınızı çok iyi biliyorsunuz. Kerem, sen bilmiyor muydun?
Onur - Bilmez olur muyum? Tabi biliyorum. Şehrazat Hanım’ı başka şirketlere kaptırmayacağız diye beraber karar verdik biz… de başka şey düşünüyordum şimdi ben.
Zafer - Ne?
Kerem - Büyük işe giriyoruz sizinle. Ya bizim mimarımızı yine transfer etmeye kalkarsanız nolacak? Duvar gibi küsmekle de bitmez o zaman iş. (Onur mutlu mutlu izler)
Zafer - A bak ona garanti veremem. Şehrazat Hanım baktı ki Çelik İnşaat Bin Yapı’dan daha iyi olanaklar sağlıyor, kusura bakmayacaksınız o zaman.
Kerem (Güler) - Ohooo. O zaman hiç girişmeyelim biz bu işe.
Zafer (Güler) - Şaka yapıyorum. Bin Yapı’nın personeli çok kıymetlidir Erdal.
Erdal - Doğru.
Zafer - Rahmetli Muhsin Bey de öyleydi. Personeline gözü gibi bakardı. (Onur ve Kerem bakışırlar)
Bennu - Şehrazat bizimkiler şu anda büyük iş bağlıyor.
Şehrazat (Saf saf) - Kim bizimkiler?
Bennu - Aa, Onur Bey’le Kerem Bey…..Şehrazat farkında mısın Onur Bey çok değişti sana karşı?
Şehrazat - Hıhı.
Bennu - Ay, tahtalara vuralım. Bakıyorum da artık üstüne titriyor senin ha?
Şehrazat - E çektirdi çektireceği kadar ondandır.
Bennu - Bence Kaan’dan etkilendi. Öğrenince yumuşadı. Vicdan azabı çekti herhalde.
Şehrazat - Dur ben bir çay daha koyayım sana. (Bu kız konuyu değiştirmekte usta :img-hyste)
Onur - Çocukluğumuz aklıma geldi. Sen hep çikolatanı benimle paylaşırdın.
Kerem - Hala paylaşıyorum. (İmalı bir şekilde) Gördüğün gibi.
Onur - Ama ben sırlarımı seninle paylaşmıyorum di mi? İş tekliflerini engellediğimi söylemedim diye kızdın mı bana?
Kerem - Şehrazat’a evlenme teklif etmenden önce öğrenseydim kızardım. Ama şimdi anlamsız olur.
Onur - Zafer Şehrazat’a iş teklif edicem deyince delirdim. Herhangi bir personelin transferi değil ki bu benim için. Şehrazat’ı kaybedeceğimden korktum.
Kerem - Anlıyorum ama ben bilsem iyi olurdu. Zafer’in karşısında habersiz durumuna düşmek istemezdim.
Onur - Haklısın. İyi idare ettin ama. Sağol.
Kerem - Onur, Şehrazat’la senin hakkında bilmem gereken başka bir şey var mı?
Onur - Ne gibi?
Kerem - Bilmem.
Onur - Yoo. Başka bir şey yok.
Kerem - Anladığım kadarıyla Kaan’ın bakıcısıyla tanışmışsın.
Onur (Kafa sallar) - Mmm.
Kerem - Şehrazat’ın evini de biliyorsun. Demek ki daha önce gitmişsin. Bunları anlatmaman bana ağır geldi. (İç çeker) Neyse. Boşver. Eee çabuk bulmuşsunuz Kaan’ı?
Onur - Hmmm. Şehrazat çok korktu ama. Burhan diye birinden bahsetti. O kaçırdı çocuğumu falan dedi. Kim diye sordum söylemedi ama.
Kerem - Kayınpederidir. (Onur şaşkınlıkla Kerem’e bakar) Çok zengin bir kayınpederi varmış. Şehrazat yalvarmış ama adam beş kuruş para vermemiş Kaan’ın tedavi masrafları için. (Onur durgunlaşır) Bak, Şehrazat hakkında senin de bilmediğin bazı şeyler varmış. (Onur iç çeker. Kerem güler) Şehrazat’la konuşmadım. Bennu söyledi. (Onur kafasını sallar)
Şehrazat kocasının resmine bakar.
Mihriban - Çok özlüyorsun erini?
Şehrazat - Çok.
Mihriban - Ne zaman aklıma düşse ben de öyle acı duyuram ki. Ama bilirem ki artık geri gelmiycek. Senin erin gibi.
Şehrazat - Biliyorum. Gelmeyecek.
Mihriban - Her zaman böyle olcak güzel bacım. Öte günler yadımızda kalacak. Ama hepsi o. Gidenler hiç gelmeyecek. Hiç unutma Şehrazat ölenle ölünmir. Hayat devam eylir.
Kerem - Onur?
Onur (Kafasını bakmakta olduğu dergiden kaldırmadan) - Hı?
Kerem - Hala söylemeyecek misin?
Onur - Şehrazat’ın ne cevap verdiğini mi? (Kerem hafifçe başını sallar) Ne evet, ne hayır.
Onur - Ne diyor kitap? Hayatı sev. Hayattan yararlan. Mutluluk bir zaman için vardır. Acele et. Ve unutma ki geriye kalan hiçtir.
Onur - Günaydın.
Şehrazat - Günaydın.
Onur - İşe dalmışsın.
Şehrazat - Hıhı.
Onur - Kahvenizden alabilir miyim?
Şehrazat - Tabi. Ben ikram edeyim. Buyrun.
Onur - Beni ne zamana kadar cezalandıracaksın?
Şehrazat - Ceza değil bu.
Onur - Benim için ceza. Çekmeye razıyım. Bunu hakettim çünkü. Yeter ki bir gün biteceğini bileyim. Hı? Bitecek mi? Bir gün bana başka bir gözle bakacak mısın?
Şehrazat - Kahveniz soğuyor. (:img-hyste Gene çay-kahve bahanesiyle konuyu değiştirdi)
Onur - Şu eski kayın pederin, Burhan Bey dediğin adam o mu? Kaan’ı o kaçırdı diye korkmuştun hani.
Şehrazat - Bu konulardan bahsetmek istemiyorum Onur Bey.
Onur - Peki. Nasıl istersen. Yalnız şunu bilmeni istiyorum: Bundan sonra senin tırnağının bile incinmesine izin vermem. Ne senin ne de Kaan’ın.
Şehrazat - İyi akşamlar. (Bu sefer çay kahvede yok ama. :img-wink:)
Kapıdaki görevli - Şehrazat Hanım sizin taksiniz henüz gelmedi efendim. Biraz bekleyeceksiniz.
Onur - Taksiye gerek yok. Şehrazat Hanım’ı ben bırakırım.
Kapıdaki görevli - Peki efendim.
Onur - Kamil sen git, ben kullanacağım.
Kamil - Peki efendim.
Şehrazat - Ben taksiyle gidebilirim.
Onur - Geç oldu. Lütfen bin. Lütfen.
Zafer - İkizin nerde?
Onur - İkizim mi? Bilmem. Kim bilir nerde.
Zafer - Hayret. Noldu? Aranıza kara kedi mi girdi yoksa?
Onur - Yok be abi. Kara bişey girdi kedi diil, göz diyelim. Sözün gelişi.
Onur - Umarım yarın hava bozmaz.
Şehrazat - Bozacağa benzemiyor pek.
Onur - Eğer bozmazsa çok güzel vakit geçiririz. Müthiş atlar var klüpte. Bayılırsın. Sever misin atları? (Ay aptal aşık :img-hyste)
Şehrazat - Hıhı.
Onur (Gülümser) - Kaçta geleyim seni almaya?
Şehrazat (Şaşırır) - Almaya mı?
Onur (Endişelenir) - Gelmeyecek misin yoksa?
Şehrazat - Geleceğim ama sizin almanıza gerek yok.
Onur - Peki, sen bilirsin.
Onur - Nasılsın? Her şey yolunda mı?
Şehrazat - Hıhı. Çok güzel bir yermiş burası.
Onur - Beğendiğine sevindim.
Şehrazat - Kaan hadi bak sen de sev. Ne kadar akıllı, uslu bir at değil mi? Adı ne? (Onur cevap vermeden bakar) Bi adı yok herhalde.
Onur - Var da -
Kaan - Siz ata binmeyi biliyor musunuz?
Onur - Biliyorum.
Kaan - Benim annem de biliyor.
Onur (Şehrazat’a bir yan bakış atarak) - Öyle mi?
Kaan - Evet.
Onur - Biliyor musun gerçekten?
Şehrazat - Eh.
Onur - Ciddi misin? (Bennu gelip Kaan’ı götürür) Binebiliyor musun gerçekten? (Şehrazat sadece güler) Biner misin peki şimdi? (Şehrazat yine güler)
Onur - Nerde öğrendin at binmeyi?
Şehrazat - Siz bana atınızın adını söyleyin, ben de size binmeyi nerde öğrendiğimi söyleyeyim.
Onur - Atımın adını öğrenince biraz şaşırabilirsin ama.
Şehrazat - Neden?
Onur - Şehrazat’ın 1001 gece masal anlattığı şahın adı çünkü. Şah Şehriyar.
Şehrazat - Şah Şehriyar mı? Neden?
Onur - Çünkü ben de biraz Şah Şehriyar’ım.
Onur (Kendi kendine) - İnanamıyorum sana. Şehrazat. Bana bir cevap verecek misin artık? Hayır diyeceksen sonsuza kadar beklemeyi tercih ederim. Evet diyeceksen her saniye 1 yıl gibi geliyor bana.
Komşu - Ama insanın bir sevdiği varsa illa ki dönüyor geri.
Kerem - Ya da büsbütün kaçıp gidiyor.
Onur kanapeye oturup sehpanın üstüne bakınır.
Onur - Allah Allah! Firdevs?
Firdevs - Buyrun Onur Bey?
Onur - Atım nerde benim?
Firdevs - Buralardaydı.
Peride - Ben kaldırdım. İşte, burda. (Onur atı kutudan alır) Noluyorsun Onur?
Onur - Firdevs, bu at burda duracak. Gözümün önünde. (Atı sehpaya koyar) Bir yere kaldırmayacaksın. Anlaşıldı mı?
Firdevs - Anlaşıldı Onur Bey.
Onur atla oynuyordur.
Firdevs - Anneniz dün sizi sordu.
Onur - Neyimi sordu?
Firdevs - Hayatında biri var mı dedi.
Onur - Sen ne dedin?
Firdevs - Bilmiyorum dedim. Yani, gerçekten bilmiyorum.
Onur - Bilsen söyler miydin peki?
Firdevs - Hayır. Hiç söyler miyim? Aşkolsun.
Onur - Var deseydin.
Firdevs - Ay! (Ellerini ağzına götürür) Ay! (Koltuğa oturur) Sahiden var mı Onur Bey?
Onur - Benim hayatımda var da ben onun hayatında var mıyım onu bilmiyorum.
Onur - Bekliyorum Firdevs. Bir gün bana evet desin diye bekliyorum.
Firdevs - Diyecek mi sizce?
Onur - Bilmiyorum ki.
Firdevs - Mmmm. Demek o kadar zorluyor sizi?
Onur - Zorlamak ne kelime? 6 gün oldu. Küçücük bir işaret bile yok. (Telefonu çalar) Şehrazat?
İşte burası gerçekten süperdi...
Onur : Senin kirpiğin titrese ben kaygılanırım!
moonbeam paylaşım için teşekkürler
Onur - Şu eski kayın pederin, Burhan Bey dediğin adam o mu? Kaan’ı o kaçırdı diye korkmuştun hani.
Şehrazat - Bu konulardan bahsetmek istemiyorum Onur Bey.
Onur - Peki. Nasıl istersen. Yalnız şunu bilmeni istiyorum: Bundan sonra senin tırnağının bile incinmesine izin vermem. Ne senin ne de Kaan’ın.
Şehrazat - İyi akşamlar. (Bu sefer çay kahvede yok ama. )
Ben burada biraz Şehrazata takıldım o karakterdeki bir kadının ne alaka evlenme teklifi ile bu sahipleniş neyin nesi demesini biraz sert bir bakış bekledim olmadı.
çiftlik sahnelerinde çenesi düşük misafir yüzünden duymakta zorlanmıştım görüntüyle yetinmek zorunda kalmıştım en önemli kısmını kaçırmış belli ki üzüldüm şimdi.
arkadaşlar ya sabah kahvaltı ederken onur firdevs'e bir şiir söyledi. hatırlayan varsa yazsın nolur!!!
arkadaşlar ya sabah kahvaltı ederken onur firdevs'e bir şiir söyledi. hatırlayan varsa yazsın nolur!!!
Moonbeam arkadaşımız yazmış bak böyle
Onur - Ne diyor kitap? Hayatı sev. Hayattan yararlan. Mutluluk bir zaman için vardır. Acele et. Ve unutma ki geriye kalan hiçtir.
Tamam. moonbeam teşekkürler çiftlik sahnesini izledim. en güzel kısımlarmış
bu dizinin replikleri muhteşem. özellikle onur sehrazata açılırken ve sonrasında hepimizi mest eden güzel cümleler kuruyor. bayılıyorum gerçekten. tabi halit ergenç muhteşem oynuyor ve çok etkileyici bir ses tonu var, bunların da etkisi muhakkak. ben en çok 10. bölümdeki 4 maaş ikramiye tartışmasındaki konuşmasına bayıldım. "senin değerin benim hayatım " ben televizyon başında bağırıyordum sarılın sarılın diye :)
canossssss
18-02-07, 12:44
Yüzünü kaçırıp ürkek dursan da
Aramızda derin yaralar açsan da
Her şeyinle bana karşı koysan da
Gözlerin saklamaz bu sevdamızı
Yüzünü kaçırıp ürkek dursan da
Aramızda derin yaralar açsan da
Her şeyinle bana karşı koysan da
Gözlerin saklamaz bu sevdamızı
Korkularınla senden kaçsam da
O simsiyah gecede kalsam da
Biz hayatta ayakta durdukça
Yaşarız demde buluşmayı kavuşmayı
Korkularınla senden kaçsam da
O simsiyah gecede kalsam da
Biz hayatta ayakta durdukça
Yaşarız bu aşkı sevdayı
Kıraç'ın söylediği şarkı adı galiba siyah
13.BÖLÜM ONUR-ŞEHRAZAT ARABA SAHNESİ
Şehrazat :Bize araba tahsis etmeniz holdingte huzursuzluğua yol açar Onur Bey
Onur : Ne demek şimdi bu?
Şehrazat: Ayşen pek memnun kalmadı bu karardan
Onur : Ayşene mi soracağız kime araba tahsis edeceğimizi?
Şehrazat : Tabiki sormayacaksınız ama?
Onur : Ben senin taksiyle işe gelip gitmeni istemiyorum
Şehrazat : Benim için mi aldınız bu kararı?
Onur : Evet senin için, beni sadece sen ilgilendiriyorsun çünkü
Şehrazat: Kusura bakmayın ama bu iyi bir yöneticilik tarzı değil.
Onur: Ben senin yöneticin değilim. Senin işyerinde bir yöneticiye ihtiyacın yok. Benim şirketimin bir çalışanı değilsin anla artık
Şehrazat: Onur Bey lütfen hani sadece iş arkadaşı olacaktık
Onur: Ben böyle bir söz vermedim
Şehrazat direnme artık.Senden vazgeçmiyeceğim dedim sana, bin kere hayır desen senden vazgeçmeyeceğim
Şehrazat : Neden ama neden?
Onur: Seni seviyorum çünkü
Şehrazat: Benim duygularımın hiç bir önemi yok değil mi Onur Bey?
Sadece sizin duygularınız önemli. Siz seviyorsunuz ya yeter, isteyen ve sahip olansınız çünkü yanılıyormuyum, siz sadece istersiniz ve alırsınız gerisinin hiç bir önemi yok.
Onur: Şu anda doğru kadını sevdiğimden o kadar eminim ki
Sen
Sen beni sevmiyormusun
Hıı
Şehrazat:Hayır
Onur: Benden buna inanmamı mı bekliyorsun?
Şehrazat: Farkındamısınız hala ben diyorsunuz
Onur: Peki tamam başka türlü soruyorum. Sen gerçekten beni sevmediğini söyleyebilirmisin?
Şehrazat: Evet
Onur: Ben karşılıksız aşka inanmam Şehrazat, her aşkın mutlaka bir karşılığı vardır.
Şehrazat, beni sevmediğini söyle
Ama lütfen bu sefer kalbin konuşsun dudakların değil
Şehrazat : Artık gidebilirmiyiz?
riyanka-ua
01-03-07, 14:25
Ş: İyi akşamlar.
O: Sana da (der we öper :happy0064 )Beni kırmadığın için teşekkürler.
Ş: Rica ederim
O:Ne içersin?
Ş:Bi kahve içicek kadar waktim war.
O:Merak etme kaanın waktınden fazla çalmam.Aynı çatı altında yaşasak kaanın waktini hiç çalmam.
Ş:Aynı şeyleri mi konuşucaz.
O: Belirsizlik içinde bırakıyosun beni Şehrazat.Tamam haklısın 1001 gece de bekletsen haklısın (dewamını neydi yaa hatırlamıorum :( )
Ş: Onur bey!
O: Bana Onur diyerek başla
Ş: Ben sadece kendime ait değilim Onur bey oğluma da aitim
O: Biliorum
Ş: Oğlum kabullenmedikçe size Onur diyemem.
O: O zaman bırak da bi adım atalım.Bunu kaana götürmenle başlasak.
Ş: Bunu kaana siz götürseniz.
O: Sewe sewe :img-hyste
bazı cümleler yada kelimeler yanlış olabilir affola aklımda kalmışken yazıyım dedimm :)
Şehrazat Onur'u arar tablo için
Onur:Şehrazat
Şehrazat:İyi akşamlar Onur Bey
Onur:İyi akşamlar
Şehrazat: Ben gönderdiğiniz resim için arıyorum.
Onur: Geldi mi çok sevindim.O resmin bi adı yokmuş Şehrazat ressam ne istiyorsanız onu koyun dedi.Bana kalsa ben Şehrazat koyardım ama
Şehrazat:Onur Bey dinlermisiniz lütfen.
Onur: Kabul edemem deme sakın,lütfen
Şehrazat: Ama kabul edemem
Onur: Yapma bunu
Şehrazat: Ama..
Onur: Lütfen Şehrazat
Onur Şehrazat'ın evine gelir
Şehrazat: Geldiiim,geldim
Onur: Başkasını bekliyodun sanırım.
Şehrazat: Kaan'la Mihriban Abla sinemaya gitmişlerdi onlar geldi zannettim.
Onur: Rahatsız etmiyorum değil mi?
Şehrazat: Rica ederim.
Onur: Sesini duymak yetmedi yüzünü görmek istedim...Habersiz gelen misafirleri içeri davet etmiyor musun yoksa?
Şehrazat: Özür dilerim buyrun.
Onur içeri girer,önce tabloya sonra boş duvara bakar.
Şehrazat: Özel bi anlamı yok Kaan kendi odasına asmak istedi.
Onur: Bi isim verdin mi buna
Şehrazat: Onur bey lütfen
Onur: Şehrazat,bu tablo seni evet demeye zorlamak için değil.Sadece sen bu resmi çok sevdiğin için.Sevdiğin bişeyi sana armağan etme mutluluğundan niye beni mahrum ediyosun?...Senden bi ricam olucak.Bana artık Onur Bey deme.
Şehrazat: Ne içersiniz?
Onur: Siz ne ikram ederseniz biz onu içeriz :D
ikiside gülümseyerek birbirlerine bakar:img-in_lo .Şehrazat içeri gider.
Onur: Kaan'la Mihriban uyudular. Kerem'de gitti.
Şehrazat: Bennu?
Onur: Bennu, eşyalarını yerleştiriyor. Ben de çıkıcam birazdan. Ama sen rahat ol, güvenlik evin çevresinde sabaha kadar tetikte olacak!
Şehrazat: Peki, teşekkür ederim.
(Onur, Şehrazat'ın elindeki dergiyi alır ve ona biraz daha sokulur)
Şehrazat: Onur Bey, lütfen!
Onur: Şşşş...Binbir Gece Masallarını ilk okuduğumda 12 yaşımdaydım. Babam bizi yeni terketmişti. Ne zaman babamı unutmak istesem, hep Şahşehriyar'la Şehrazat'ın hikayesine sığınırdım. Kitabın başında bir söz vardır. Şehrazat, babasına der ki: "Hiçbir şey sürüp gitmez, dertler de, erir biter, günü gelince!" En zor zamanlarımda hep bu cümleyi hatırladım. Hiçbir şey sürüp gitmez, dertler de, erir biter!...
Çok zor bir gün geçirdik. Sana bunu yapanların yanına bırakacağımı düşünme sakın! Hım! Senin saçının teline zarar veren, kat kat ödeyecek bunu
(Onur, Şehrazat'ın elini, iki elinin arasına alır)
Onur: Senin için hayat bundan sonra eskisi gibi olmayacak! Bu çektiğin son acı olacak, söz veriyorum sana.
(elini öper)
Onur: Bana inanmıyor musun?
Şehrazat: Ben önce kendime inanıyorum Onur Bey! Çok şeyin üstesinden geldim, tek başıma!
Onur: Tamam! Ben de sana artık yalnız olmayacaksın demek istiyorum!
Şehrazat: Ben artık, uyusam Onur Bey?!
Onur: Bana hala, ısrarla Onur Bey diyorsun!... Tamam, peki, ben sabırlıyım. Ben sabrı Şehrazat'tan öğrendim, vezirin harika kızından...
(Onur kalkmasına yardım eder)
Şehrazat: Zahmet etmeyin, ben yürürüm...
Onur: Peki tamam, ama dikkat et!
(Sonra Şehrazat sendeler ve Onur onu kolundan yakalar. Hepimizin bittiği yakınlaşma olur, burun buruna gelirler... Onur ona sarılıp, yürümesine yardım eder...):img-in_lo
Onur: Firdevs çok mutlu oldu seni tanıdığına
Şehrazat: Firdevs beni biliyor mu ki?
Onur: O benim aklımı okur, kalbimden geçeni bilir.
Şehrazat: Siz birşey söylemediniz yani?!...
Onur: Benim söylememe gerek kalmaz, o anlar!... Şehrazat, seni vuran adam yaşadığına pişman olacak!
Şehrazat: Abartmayın Onur Bey! Yani, yakalansın yeter. Hem yarın üzerine basarım ben, zaten doktor da önemli birşey olmadığını söyledi.
Onur: Hiç alışık değilsin di mi şımarmaya?
Şehrazat: Şımarmak, benim tabiatımda yok!
Onur: Biliyorum tabiatında yok ama, bazen şımarmak hakkın!
(O sırada Kerem gelir, dergi getirmiş bir sürü, tripcan Kerem abi diye boynuna atlar)
Kerem: Aslan kovboy be!
Bennu: Alıyım ben...
Onur: Nerde kaldın?
Kerem: Ancak hallettim holdingteki işleri. (Şehrazat'a bakarak) Nasıl oldun?
Şehrazat: İyiyim iyiyim, birşeyim yok!
Kerem: Nasıl yok?! Farkında değilsin galiba Şehrazat, topuğundan vuruldun!
Şehrazat: Bacağımdan vuruldum!
Kerem: İyi ki herifler racon bilmiyor! Yoksa topuğundan vururlardı.
Bennu: Kerem Bey birşeyler getirmiş okuman için
Şehrazat: Çok teşekkür ederim Kerem Bey
Kerem: Zafer Ankara'ya gitmiş mi?
Onur: Hı hıı, orda şu anda!
Kerem: Bir haber var mı peki?
Onur: Yok!...
Onur Şehrazat'ın evine gelir.Zili çalar.
Şehrazat: Açıyorum.
Onur: Merhaba
Şehrazat: Merhaba
Onur: Girebilir miyim?
Şehrazat: Tabi buyrun...Buyrun oturmaz mısınız?...Bende arayıp teşekkür etmek istedim ilginize ama telefonunuz kapalıydı.Bu yüzden mesaj attım.
Onur: Aldım..Senden aldığım ilk mesaj hep saklıyacağım:D
Şehrazat: Herşey için teşekkür ederim.
Onur:Şehrazat...
Şehrazat: Ama yinede şu dava konusunda benim adıma karar vermenizi kabul edemeyeceğim.
Onur: Sen benim yüzümden vuruldun..İhaleden çekilmeyi bile düşündüm bu yüzden.Senden daha değerli hiç bişey yok bunu unutma...Bennu Şehrazat vuruldu dediği an öyle korktum ki.Bi de bi yandan hayatımda ilk defa-belki garip gelicek sana ama-ilk defa bi ailem varmış gibi hissettim kendimi..Senden sorumlu olduğumu-
Şehrazat: Benden sorumlu değilsiniz Onur Bey
Onur: Biliyorum,ama bunu istiyorum.Senden,Kaan'dan sorumlu olmayı istiyorum.Sende benden sorumlu ol istiyorum.
Şehrazat: Onur Bey!
Onur: Seni vuran adam yakalandı.O kdr kabarık bi suç dosyası varki.Seni vurma suçundan yatmaya ömrü yetmeyecek.Eğer davacı olursan gereksiz yere mahkemelere gideceksin.Adam mafya olduğu için gazeteciler peşini bırakmayacaklar.Bunların olmasını istemediğim için böyle bi karar verdim.
Şehrazat: Bana sorma ihtiyacı hissetmediniz yani
Onur: Böyle bi alışkanlığım yokmuş demek ki.Ama haklısın sana sormalıydım.Bunun için geldim zaten.İlle de davacı olmak istiyormusun?
Şehrazat: Hayır...Ama yinede bana sormanız gerekirdi.
Onur: Haklısın...Kaan nerde?
Şehrazat: Banyoda..Mihriban Teyzesi yıkıyo onu bu gece.
Onur: Pazar günü bi işiniz varmı?
Şehrazat: Yok:D
mimikler,gülüşler,bakışlar süperdi..aslında sadece bu sahnede değil her sahnede çok güzel bakışlar,gülüler var:img-yes:
incredible yorumun için teşekkürler...evet onur'un söyledikleri şehrazat'ın inadı çok hoştu...
shemaran öncelikle yorumun için teşekkürler..önemli değil..
Gözden kaçmayacak kadar fanatik bi BJK'liyim:img-wink: :img-yes: :good:
ben şurayı çok beğendim.
Onur:...İllede davacı olmak istiyormusun?
Şehrazat: Hayır.Ama yinede bana sormanız gerekirdi.
burdaki bakışlar ve Şehrazat'ın gülüşü çok güzeldi.İki oyuncuyuda kutluyorum.
Paşa Hanım Kız’ı görmeye hastaneye geldi
Onur: Şehrazat?!!!
Şehrazat: Merhaba
Onur: Noldu?
Şehrazat: Bilmiyorum, biri birden ateş etti
Onur: Kim?
Şehrazat: Yüzünü görmedim! (paşa omzuna dokunur)
Doktor: Şehrazat Hanım’ın şansı varmış Onur Bey, kurşun dizinin üstünü sıyırmış geçmiş
Onur: Yani?
Doktor: Dizine de gelebilirdi. Ama telaş edecek birşey yok! Enfeksiyon kapmasın diye antibiyotik yazdım. Birkaç gün yaraya pansuman yaparsa, sorun olmaz.
(onur doktorun peşinden dışarı çıkıyor)
Onur: Doktor Bey, durumu nasıl gerçekten?
Doktor: Gayet iyi, meraklanacak birşey yok. Birkaç gün dinlensin, geçer
Onur: Öyle mi?
Doktor: Endişelenmeyin Onur Bey, gerçekten iyi
Onur: Polis Şehrazat Hanım’ın ifadesini aldı mı?
Doktor: Aldı. Basına yansımayacak, merak etmeyin. Arkadaşlar dikkatli
Onur: Tamam, teşekkür ederim.
Doktor: Ha, Onur Bey, bu ilaçları almanız lazım
Onur: Alırız teşekkür ederim.
Paşa-Nazlı Kız-Bennu
Bennu: Çok acıyor di mi?
Şehrazat: Sızlıyor biraz
(paşa odaya daldı yeniden)
Bennu: Ben bir kahve alıcam, birşey ister misiniz?
Onur: Yok hayır, teşekkür ederim.
Bennu: peki (odadan çıkar)
Şehrazat: Bennu’da aramış sizi boşu boşuna, buraya kadar zahmet ettiniz. İşte görüyorsunuz, önemli birşey yok!
Onur: Şehrazat, şşşşh (eliyle çenesini okşar) Çok korktum, sana birşey oldu diye çok korktum...
Paşa – Bayan İnat – Bennu
(Onur, Bennu’yu haşlıyor...)
Onur: Ne demek Bennu? Çetin Duman Şehrazat’ı tehdit etti ne demek? Benim niye haberim yok bundan?
Bennu: Şehrazat önemsemedi Onur Bey. Ben de ciddiye almadım. Bilirsiniz bu tip tehditler hep boş çıkar, sonra da
Onur: Sana da Şehrazat’a da inanamıyorum! Ne demek boş çıkar! Nasıl ciddiye almazsınız böyle birşeyi? Bana söylemeniz gerekirdi!
Bennu: Çok haklısınız!
(paşa’yla Bennu odaya geldi)
Şehrazat: Bennu’cum senden bişey rica edebilir miyim?
Bennu: Tabi ki
Şehrazat: Kaan’ı da alıp buraya gelir misin? Benim içim hiç rahat etmiyor, oğlum yanımda olsun istiyorum.
Bennu: Tabi, hemen getiririm.
Onur: Bir dakka Şehrazat, sadece Kaan değil, Mihriban Hanım da kalmasın evde
Şehrazat: Evet de...
Onur: Ne olup bittiğini bilmiyoruz. Şoföre söyleyelim, Kaan’ı da Mihriban Hanım’ı da alsın benim evime götürsün. Orada güvende olurlar. Sen de hastaneden çıkınca...
Şehrazat: Hayır Onur Bey, olmaz!
Onur: Şehrazat! Bu iş çözülene kadar güvenli bir yerde kalmanız şart. Senin evin şu anda hiç de güvenli değil.
Şehrazat: Onur Bey olmaz
Onur: İnat etme! Adamlar, evinin önünde pusu kurmuşlar sana! Ya Kaan’a birşey yaparlarsa?
Bennu: Kaan’ı benim evime götüreyim. Ya da şöyle yapalım, senin için rahat etmez. Önce ben onları buraya getireyim, sonra hep beraber bana gideriz, olur mu?
Şehrazat: Yük olmayalım sana?
Bennu: Ne yükü aşkolsun!
Şehrazat: Bennu’cum, bana bu iyiliği yaparsan, ben çok memnun olurum.
Bennu: Saçmalama, ben hemen alıp geliyorum. Sen eve haber ver, hazırlansınlar.
Şehrazat: Tamam
Paşa – Nazlı Kız – Kerem
(Kerem-Şehrazat odada)
Kerem: Nerden ateş etti peki?
Şehrazat: Hiç anlamadım Kerem Bey! Birden oldu, bir silah sesi duydum. Sonra baktım bacağımda bir yanma, baktım kanıyor!
Kerem: Aklım almıyor böyle birşeyi!
(paşa odaya daldı gene)
Kerem: Zafer Abi burda di mi? (kapıya yöneldi, odadan çıkıyor)
Onur: Hı,hı Ağrın var mı?
Şehrazat: Yok ama uykum var biraz.
Onur: (yanağına dokunur, peşine alnına ateşi var mı diye kontrol ediyor) Uyu o zaman. Doktor ilaç verdi uyu diye.
Şehrazat: Niye hala burdayım ben? Birşeyim yok ki benim, çıkmak istiyorum.
Onur: Çıkıcaksın, tamam, sabırlı ol biraz (öyle şefkatle söylüyo ki, canım paşam benim) Akşama doğru çıkarıcak seni doktor. (sandalye çekip yanına oturdu) Şehrazat?
Şehrazat: Hım
Onur: Şu Çetin Duman denen adam, seni tehdit etmiş!
Şehrazat: Bennu mu söyledi?
Onur: Nasıl oldu?
(o sırada Kerem’le Zafer kapıda konuşmaya devam ediyor)
Zafer: Benim aklıma gelen bir isim var!
Kerem: Mesela?
Zafer: Bilemiyorum, ama, Sabahattin Affoğlu geçen gün sizin holdinge geldi. Hiç hoşuma gitmedi, hiç!
Kerem: Hımm...
(tekrar odada Nazlı Kız’la Paşa)
Şehrazat: Gerçekten ciddiye almadım Onur Bey. İş kapmak için benim, birçok arkadaşımı arayıp, böyle tehditler savuruyorlar. Ben bu tehditlere pabuç bırakacaksam, nasıl yapıcam işimi?
Onur: Yine de bana söylemen gerekirdi!
Şehrazat: Evet de...
Onur: Şehrazat! (uzanıp elini tutar) Ya sana ciddi birşey olsaydı? Hı? Bunu düşündün mü? Ne hale gelirdim ben? Sana birşey olmasına dayanamam!
(o sırada Kerem kapıyı açıp odaya dalar ama gördüğü manzara şahanedir! Bizimkiler elele ve istiflerini bozmazlar)
Kerem: Onur! Bir saniye gelir misin?
Şehrazat: Noluyor?
Onur: Sen uyu, ben geliyorum birazdan.
Paşa – Bayan İnat – Kerem – Bennu odada
Şehrazat: Neden evime gidemiyorum ben anlamıyorum?
Onur: Sizi riske atamayız Şehrazat! Adamların gözü nasıl kara baksana! Bu yüzden benim evime gidin diye ısrar ediyorum.
Şehrazat: Mümkün değil Onur Bey!
Onur: İnat etme!
Şehrazat: Hayır! (böyle gözlerini aça aça)
Kerem: Annemin Silivri de bir çiftlik evi var.
Onur: Ha, sahi. (kerem’in telefonu çalar) Kim? Zafer mi?
Kerem: Hayır, önemli değil (kerem telefonu açmaz halbuki arayan ahtapot hanım) Evet, ne diyordum?
Onur: Seval annenin çiftlik evi diyordun.
Kerem: Hı,hı evet. İşte o çiftlik evine götüreyim sizi. Güvenlikte kapıda, evin çevresinde önlem alır. İçimiz hiç değilse biraz rahat eder.
Onur: Bence iyi fikir
Bennu: Bence de
Şehrazat: Eve gitsem ben! (inadım inat durumu)
Bennu: Şehrazat! Adamlar senin evinde beni bile tehdit ettiler diyorum, neden anlamak istemiyorsun?
Onur: Kaan’ı hiç mi düşünmüyorsun? Hım?
Firdevs: İlaç saatiniz geldi Şehrazat Hanım.
Şehrazat: Teşekkür ederim zahmet oluyor sizede.
Firdevs: Rica ederim ne demek,memnun oluyorum ben
Onur Şehrazat'ın ilacını verir.
Onur: Al canım
Şehrazat: Teşekkür ederim ama ben alırdım.
bu arada Bennu'da hafif bi sırıtmayla bunları izlemekte
Şehrazat:Teşekkür ederim
Firdevs: Şifa olsun.
Onur'un telefonu çalar.Kerem'e dışarı gelmesi anlamında bi bakış atar.
Bu sırada içerde;
Bennu: Şehrazat noluyo?
Şehrazat: Ne ne oluyo?
Bennu: Gözlerime inanamıyorum.
Şehrazat: Neye inanamıyosun Bennu.
Bennu: Onur Bey'in sna olan ilgisi gözden kaçacak gibi değil
Şehrazat: Bennu!!...Vuruldum farkında değilsin galiba.
Bennu: ayy çok sevindim.
Şehrazat: neye sevindim vurulmama mı :):img-hyste
Bennu: ayy hayır tabiki..Onur bey ve sen inanamıyorum harika:D
16.bölüm Onur-Şehrazat telefon komnuşması
Onur: Teyzen nasıl?
Şehrazat: Daha iyi bilinci açıldı ama doktorlar henüz iyi-kötü bişeyler söylemiyolar.
Onur: Olsun yinede iyi bi gelişme...Ne zaman dönüyosun?
Şehrazat:Bilmiyorum..Yarın birsürü tahlil,tetkik yapılıcak
Onur: Tabii,tabi
Şehrazat: Doktoru bekliyorum şimdi,konuşucaz.Bide bakıcı bulmam gerekiyor.
Onur: Onu burdan da ayarlarız merak etme.Şirketler var bunun için
Şehrazat: Bakalım..Bu arada kongre merkezinin concept projesini ihtiyaç programına göre tasarladım.Ama detaylandırdığımda proje maliyeti-
Onur: Sen hali işi mi düşünüyosun?Bırak..Düşünme.Teyzenle ilgilen
Şehrazat:ama..
Onur: Şehrazat..
Şehrazat: Efendim
Onur: 7 saat oldu sen gideli..ama bana 7 gün gibi geliyo.Nolcak benim halim?
Şehrazat: Böyle konuşmayın ama
Onur: Akşamları pencereden bakıp Şehrazat hiç değilse yakınlarda diyodum,bu şehirde.Şimdi uzaktasın ya dokunuyo bana
Şehrazat: Dönücem ama
Onur: Çabuk dön lütfen
Hemşire: Şehrazat hanım doktor geldi
Şehrazat: Doktor gelmiş kapatıyorum.
Onur: Peki.Tekrar geçmiş olsun.İyi geceler
Şehrazat: sizede
Onur: Şehrazat uyumaya çalış nolur
Şehrazat: Çalışırım
Kaan&Onur oyun oynarken
Onur: Hiç güzel olmadı.Yapamadım ben bu evi Kaan'ın annesi gelsede yapsa..Yapar mı?
Kaan: Yapar
Onur: Bencede..Senin annen mimar dimi?
kaan evet anlamında başını sallar
Kaan: Babamda mimarmış benim
Onur: Biliyorum,duydum.Çokta yakışıklı bi adammış.Sende babana çekmişsin sende çok yakışıklısın
Kaan: Sen benim babamı tanıyomusun?
Onur: Hayır tanımıyorum ama annen anlattı.Kaan'ın babası çok yakışıklı harika bi adamdı dedi.
Kaan: Senin babanda mimarmıydı?
Onur: Sayılır.İnşaat mühendisiydi.Öldü ama ben küçükken
Kaan: Benim babamda öldü
Onur: Biliyorum...elindeki legoyu gösterir Bunu nereye koyuyoduk ben bilemedim sen gösterir misin?
Kaan: Buraya...Sana babamın resmini göstereyim mi
Onur: Gösterirmisin çok sevinirim
Kaan Onur'un elinden tutar Kaan'ın odasına giderler
Kaan: İşte babam
Onur: Tıpkı babana benziyosun
Kaan: annemde öyle diyo
Onur: Bana sarılırmısın?
Kaan önce biraz terettüt eder.Sonra sarılır.
ONUR: Kaan nerde?
ŞEHRAZAT: Bennuyla cafeterya ya indiler portakal suyu içeceklermiş
ONUR: iyi
ŞEHRAZAT: Haa bu arada Bennunun toplantı çok iyi geçmiş Antalyada
ONUR: Hıı. Öyleymiş!
Arkadaşın gitti herhalde
Arkadaşındı sanırım genç bir adamla konuşuyordunuz
ŞEHRAZAT: Siz beni mi takip ediyorsunuz?
ONUR: O nasıl söz tesadüfen gördüm merak ettim
ŞEHRAZAT: Hıı. Neyi merak ettiniz?
ONUR: O adamın kim olduğunu. Yani senin kiminle konuştuğunu
merak edemezmiyim?
Ne var bunda
ŞEHRAZAT: Ama siz merak etmiyorsunuz ki hesap soruyorsunuz
ONUR: Yapma! Hesap sormuyorum ben sadece merak ettim
diyorum
Seni anlayamıyorum ya
Senin hakkında en ufak bir şey öğrenmeme izin vermiyorsun
Neyse boşver en iyisi sormamış olayım
ŞEHRAZAT: Hakan
ODTÜ'den arkadaşım
Kaanın tedavisind hiç düşünmeden arabasını satacak
kadar iyi arkadaşım
KEREM Bir şey mi vardı Zeynep Hanım?
ZEYNEP Bende aynı şeyi size soracaktım
Telefonlarıma cevap vermiyorsunuz da!
KEREM Verememişim demekki
ZEYNEP Neden?
KEREM Açıklamak zorundamıyım?
ZEYNEP Değilmisiniz sizce?
KEREM Değilim. Hatta senin bunu sorma cesaretine şaşıyorum şu
anda
ZEYNEP Bir şey mi oldu Kerem Bey?
Yanlış bir şey mi yaptım?
KEREM Ne gibi?
ZEYNEP Bilmem? Birden benden uzaklaştınız da!
KEREM Yakınlaşmış olduğumu mu düşünmüştün yoksa?
ZEYNEP Birlikte geçirdiğimiz zamanları dikkaete alıncaa!
Bir yerlerde bir yanlış arıyorum tabi
KEREM Sana bir şey soracam Zeynep
ZEYNEP Buyrun
KEREM Yaşadıklarımızın benzerini daha önce hiç yaşamadın mı?
Böyle çok gece geçirdiğin her halinden belli
Her defasında bir yerde bir yanlış aramadın herhalde dimi?
Sende iyi bilirsin ki böyle gecelerin sabahında herkes ait
olduğu yere döner
Bilmem anlatabildim mi?
ZEYNEP Bu kadar basitmiydi yani?
KEREM Bence daha da basitti ama beni açıklama yapmak
zorunda bıraktın
ZEYNEP Bundan sonra bu kadar basit olmayabilir ama!
KEREM Bende sana bunu tavsiye ediyorum
Nerde yanlış yaptın diye soracaksan
Böyle geceler geçirme bence
demekki ağır geliyor taşıyamıyorsun!
ZEYNEP Peki anladım. İyi günler
KEREM Sanada
Zeynep! Bir daha beni görmek istediğin de
lütfen sekreterimden izin al
ONUR: En iyisi buymuş
Buna verelim Kaanı
ŞEHRAZAT: Teşekkür ederim zahmet etmişsiniz
ONUR: Müdürle konuştum bizi bekliyor
ŞEHRAZAT: Bizi mi?
ONUR: Hı hı okulu gezdirecek
Okul öncesi eğitimden başlayıp üniversiteye kadar devam ediyor
ŞEHRAZAT: Tamam biliyorum Onur Bey. Ama Kaanı buyara vermeyi
düşünmüyorum
ONUR: Niye en iyisi buymuş ama
Çok iyi referansları var
ŞEHRAZAT: Öyleee. Ama ben düşünmüyorum
ONUR: Neden ama sen Kaan için en iyisini istemiyormusun
ŞEHRAZAT: Tabiki istiyorum
ONUR: Eee. O zaman sorun ne nesini beğenmiyorsun bu okulun
ŞEHRAZAT: Beğenmemek değil
Ama burası benim gücümün üstünde
ben daha uydun bir yer arıyorum
ONUR: Hıı evt burası biraz pahalı
Ama bunu bir önemi yokki
ŞEHRAZAT: Sizin için olmayabilir ama benim için önemli
Şehrazat yapma lütfen
Kaanı buyara yollaman için herhangi bir engelin yok
ŞEHRAZAT: Yani artık para sıkıntım kalmayacak
Çünkü ben size evet deyince istediğim her şeye
kavuşucam öyl değil mi Onur Bey
ONUR: Ee doğrusu da bu değil mi?
Aile içersinde paranın so( Şehrazat sözünü keser)
ŞEHRAZAT: Ben size daha evet demedim Onur Bey
ONUR: Diyeceksin ama
ŞEHRAZAT: Siz bundan nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz ki?
Beni hala tanımammış olduğunuzun farkındamısınız?
ONUR: Tamam anlıyorum gurur yapıyorsun (Onur gülümsemekte)
Hoşumada gidiyor.Ama Kaanın iyiliği için bu Okula gitmesi
(Şehrazat sözünü keser)
ŞEHRAZAT: Banaa sakın bir daha Kaanın iyiliği için demeyin
Ben hayatımın en zor anlarını Kaanın iyiliği için yaşadım
Oğlumun hayatını kurtarmak için herşeyi yaparım
Her şeyi
Ama hayatını kurtarmak için iyi bir okulda okuması için değil
ONUR: Şehrazat beni kırdığının farkındamısın
Ben sana bir ömür boyu birliktelik teklif ediyorum
ŞEHRAZAT: Para karşılığındamı?
ONUR: Ne ilgisi var parayla?
(Şehrazat sinirle dışarı çıkar)
ONUR: Şehrazat!
ŞEHRAZAT: Nereye gidiyoruz?
(Şehrazat gülümsüyor)
ONUR: En sevdiğim yere
İstersen senin en sevdiğin yere de gidebiliriz
ŞEHRAZAT: Biraz önce benim en sevdiğim yerdeydik zaten evimde
(şehrazatın yüzündeki mutlu gülümseme devam ediyor)
ONUR: Umarım bir gün en sevdiğin yer bizim evimiz olur
(Şehrazat çok tatlı gülümsüyor Onurda ona eşlik ediyor)
ONUR: Üşüdünmü?
ŞEHRAZAT: Hayır
ONUR: Üşüyünce söyle döneriz
ŞEHRAZAT: Tamam (yürümeye başlarlar)
ONUR: (Onur Şehrazatın kolunu tutar)(yakınlaşırlar)
Yanımda olduğuna inanamıyorum
Ama o kadar uzaksın ki
Erişemiyorum sana
(yakınlık artar )
Çok seviyorum seni Şehrazat
Hiç söylemesen de senin de beni sevdiğini gayet iyi
biliyorum
Ama o kadar uzaksın ki bazen şüpheye düşüyorum
(Şahşehriyar huysuzlanır)
ŞEHRAZAT: Bende bende şüpheye düşüyorum
Acaba kurbanın celladına duyduğu AŞK mı diyorum
ONUR: Celladınmıyım ben senin (biraz muzipce)
ŞEHRAZAT: (gülümseyerek) Şahşehriyar değilmisiniz?
Şahşeyriyarın da amacı sabah olduğunda Şehrazatın
boynunu vurdurmak dğil mi?
ONUR: Masalımı bana karşı kullanıyorsun (yüzünde aynı muzip
gülümseme)
ŞEHRAZAT: O benim de masalım
(gözler dudaklara fikslenir)
ONUR: Ne zaman bana sadece Onur diyeceksin?
(cevapsız kalan soru ve ayrılıp atların yanına dönerler)
(sonra yanyana yürürler)
her sabah doğan güneşe senden haber soruyorum
vede her gece çakan şimşeğe
sensizliğin acısıyla yüreğim parça parça
Hangi gün bizi birleştiren gün kadar eşsiz olabilir,
ŞEHRAZAT: Masalımı ezbere biliyosun
ONUR: Masalımızııı hem ezberlememe gerek yok
Şehrazatın her sözü kendiliğinden yerleşiyor aklıma
ONUR: Günaydın Firdevs
FİRDEVS: Günaydın Onur Bey kahvaltı hazır
ONUR: Kahvaltıyı dışarda yapacam sen bana bir kahve ver yeter
FİRDEVS: Peki
ONUR: Gazeteler geldi mi?
FİRDEVS: Geldi hemen getireyim (Onur Şahrazata telefon açar)
ONUR: Günaydınnn
ŞEHRAZAT: Günaydın
ONUR: İyi uyudunmu?
ŞEHRAZAT: Çok iyi uyudum. Ya siz?
ONUR: Yine mi size döndük hani sen diyodun bana
ŞEHRAZAT: (Şehrazatın yüzünde utançla karışık gülümseme)
ONUR: Ne yapcaz bu gün?
ŞEHRAZAT: Ben bu gün çıkamıcam Kaanın babanesi gelecek
ONUR: (Firdevs gazeteleri getirir) Bütün gün mü kalacak?
ŞEHRAZAT: Bilmiyorum herhalde akşama kadar kalır Kaan çok özlüyor babanesini
ONUR: Bir hafta sonumuz var onda da görüşemeyecekmiyiz?
ŞEHRAZAT: Nadide hanım erken giderse ben SENİ ararım
( kapı zili çalar Nadide Hn gelir Kaan babnem geldi der
Mihriban benaçıram güzel balam)
ŞEHRAZAT: ee Benim kapatmam lazım Nadid Hn geldi
ONUR: Telefonunu beklicem(gülümsemekte) Günün güzel geçsin
ŞEHRAZAT: SENİNDE
ONUR: (telefonu kapatır masaya baktıktan sonra Firdevse)
Sen bana bir de omlet yapsana
FİRDEVS: Hıı kaldınız mı benim kahvaltıya:img-hyste
daha önceki yorumlarınız için teşekkürler arkadaşlar...
shemaran bize yazacak bişey bırakmamışsın bakıyorum:Dşaka tabiki..ellerine sağlık...
Ama Keremle annesinin bu konuşması çok dokundu bana yazamadan edemedim.
Seval: Avukatı aradım.Kavgaya karışmış.Birini yaralamış.
Kerem: Allah Allah niye hiç şaşırmadım acaba.
Seval: Kerem lütfen bunu tartışacak durumda değilim.Yarın sabah 50.000 dolar kefalet parası göndermemiz lazım.
Kerem: Olur anne hallederiz.Ben Burak'a kefalet parası göndermek için çalışıyorum zaten.
Seval: Senin paranı isteyen yok.Burak'ın şirkette dünya kadar hissesi var.Senden bu işi hallet diye gelmeni rica ettim.
Kerem: Anne bak.Bi gün çok üzülüceksin Burak'ı bu kadar koruduğun için çok pişman olacaksın.
Seval: Saçmalama.
Kerem: Burak'a kötülük yapıyosun.O kadar koruyarak kötülük yaptığının farkında değil misin?
Seval: Ne yani oğlum hapisteyken bişey yokmuş gibi mi davranıyım.Bırakayımda hapistemi çürüsün?
Kerem: Niye burnunun biraz sürtmesinde izin vermiyosun.
Seval: Sen niye kardeşinden bu kadar nefret ediyosun?
Kerem: Nefert mi ediyorum?Burak benim umrumda değil.Benim derdim seninle.
Seval: Anlamadım.Ne demek benim derdim seninle.Sen ne demek istiyosun Kerem.
Kerem: Burak'ı fazla şımartmadın mı anne?
Seval: Evet şımarttım.Kalbi delik doğdu çünkü.Kardeşinin 9 yaşına kadar tedavi gördüğünü hatırlatırım sana.
Kerem: Evet 9 yaşına kadar ama sen 20 senedir Burak'ı şımartmaya devam ediyosun.
Seval: Kerem...Burak'ı kıskandım deme sakın.
Kerem: Niye kıskanmıyım canım.Tabii ki de kıskandım.Benim kardeşimi kıskanıyo olabileceğim hiç mi aklına gelmedi.Niye her haftasonunu anneannemlerde geçirmek istiyodum sanıyosun?
Seval: Kerem..
Kerem: Bak anne.Ben Burak'ı daha fazla taşımaya niyetli değilim.Ama merak etme yarın 50.000 doların gönderilmesi için talimat veririm.Hatta 60.000.
Kıymetli oğlun harçlıksız kalmasın...
Mihriban'la telefon konuşması
Şehrazat - İyi mi kardeşin? Yarası beresi var mı?
Mihriban - Yok. ...dan çıktı. (Onur kafasını önündeki kağıtlardan kaldırıp bakar) Yanımda. Çok salam söylir.
Şehrazat - Sağolsun. Tanımıyorum ama sen de söyle. (Onur’a) İyiyimiş kardeşi. Çıkmış hastaneden.
Onur - Öyle mi? Çok sevindim. Geçmiş olsun.
Şehrazat - Onur Bey de geçmiş olsun diyor.
Mihriban - Sağolsun. Ona benim çok minnetim var. Teşekkür eyliyrem.
Şehrazat - Tamam, söylerim. Sen ne zaman geleceksin?
Mihriban - Bugün. Kısmetse gece gelmiş olaram.
Şehrazat - İstersen kal biraz daha.
Mihriban - Yok, yok, gelirem.
Şehrazat - Peki.
Onur-Şehrazat-Kaan ve Kerem ofiste
Şehrazat - Kaan’ı bir yuvaya vermem gerek artık. Mihriban Abla’nın ne zaman işi çıksa ortada kalıyorum.
Onur - Doktoru izin veriyor mu peki yuvaya gitmesine?
Şehrazat - Evet veriyor. Konuştum artık gidebilir dedi. Aslında çok daha önce gitmesi gerekiyordu ama hastalığı yüzünden -
Onur - Tabi, tabi. Çok iyi araştıralım Şehrazat. En iyi yuvaya verelim Kaan'ı.
Kerem (Kaan’ı omuzlarına almış bir şekilde odaya girer) - Günaydın. Biz geldik.
Onur (Kıskanç bir bakışla) - Günaydın.
Şehrazat (Gülerek) - Napıyorsun sen? Günaydın Kerem Bey. (Kaan’ı kucağına alır)
Kerem - Günaydın.
Şehrazat - Rahatsız etmiyor di mi sizi? (Onur derin bir nefes verir)
Kerem - Yok canım. Kankayız biz Kaan’la. Di mi Kaan? (Onur Kaan’a bakar) Biz onunla denize çıkıcaz, balıklar tutucaz.
Onur - Öyle mi? Ne güzel.
Kaan - Biz Onur Abi'yle makarna yaptık biliyor musun? (Onur gülümser)
Kerem (Onur’a bir bakış atar) - Makarna mı? Nerde? (Meraklı taze :img-hyste)
Kaan - Bizde. (Onur memnun bir ifadeyle arkasına yaslanır) Ama çok kötü oldu. Yemedik, piza söyledik.
Onur - Bir dahakine kitaba bakıp yapıcaz, di mi Kaan? (Kaan kafasını sallar)
Şehrazat - Hadi oğlum. Artık çalışalım biz biraz di mi? (Kaan’ı indirir) İzninizle. (Onur gülümser)
Kaan - Anne ben susadım.
Şehrazat - Tamam oğlum. İçeriz. (Çıkarlar)
Onur - Mihriban Hanım Donetsk’e gidince Kaan’a ben baktım.
Kerem - İyi vakit geçirmişsinizdir.
Onur - Mmm.
Şehrazat ve Kaan
Kaan - Anne Onur Abi’nin atının adı neydi?
Şehrazat - Şah Şehriyar.
Kaan - Ne güzel at di mi?
Şehrazat - Mmm.
Onur akşam ziyarete gelir
Mihriban - Onur Bey!
Onur - Meraba. Yoğurt istemişsiniz.
Kaan - Anne Onur abi geldi! (Onur’a koşar)
Mihriban - Hoş gelmişsiniz.
Onur - Kaan! (Kaan’ı kucağına alır.) Oh! (Öper.) Oh! Nasılsın? (Mutfaktan çıkan Şehrazat şaşkın ikisine bakar.)
Kaan - Sen yoğurt mu getirdin bize?
Onur - Evet. Merdivenlerde kapıcıyı gördüm. Kaan’ın yoğurdunu bana ver, ben götürücem dedim.
Şehrazat (Elindekini masaya bırakmıştır, kapıya gelir) - Meraba, hoş geldiniz.
Onur - Hoşbulduk. (Şehrazat yutkunur) Girebilir miyim?
Şehrazat - Tabi buyrun. (Onur sofrayı görüp duralar) Bizimle yemek yersiniz herhalde di mi?
Onur - Yok, ben sizi rahatsız etmeyim.
Şehrazat - Olur mu canım öyle şey? Ne rahatsızlığı?
Kaan - Mihriban Teyzem yaprak sarması yaptı. Sever misin?
Onur - Oooh. Bayılırım. (Şehrazat gülümseyerek ikisine bakar.)
Mihriban (Mufaktan gelir) - Buyrun oturun.
Şehrazat (Masanın başını göstererek) - Böyle geçin siz. (Onur Kaan’ı yere bırakıp oturur, Kaan ve Şehrazat da otururlar. Şehrazat hınzırca bir gülümsemeyle devam eder) Makarna da vardı ama sizinki gibi lapa diil.
Onur (Kaan’a eğilip fısıldar) - Kaan hemen makarna yapmayı öğrenmemiz lazım.
Kaan - Mihriban Teyzem öğretir. (Şehrazat güler. Onur mutlu mutlu masaya bakar).
Onur'un atı verişi
Onur (Elinde oyuncak atla) - Ben küçükken bununla oynamayı çok severdim. Babam getirmişti. Gündüzleri oynar, geceleyin de bunu yastığımın altına koyar öyle uyurdum.
Kaan - Neden?
Onur - Rüyamda at binmek için.
Kaan - Biner miydin peki?
Onur - Oooo. Hem de nasıl. Rüzgar gibi. (Şehrazat odaya girer) Ben bunu sana vermek istiyorum. Sen de bununla oyna, uyumadan yastığının altına koy, geceleyin rüyanda at bin diye. (Şehrazat oturur, bir an Onur’a bakar) İster misin?
Kaan - Anne alabilir miyim? (Onur Şehrazat’a bakar)
Şehrazat (Onur'a bakmadan) - Alabilirsin oğlum. (Kaan atı alır. Şehrazat Onur’a bakıp gülümser, Onur da gülümser)
Kaan - Teşekkür ederim.
Onur - Hiç bişi diil. (Kaan’ı iki elyile yanaklarından tutup öper. Kaan atla oynamaya başlar. Şehrazat onlara bakıp gülümser.)
Bennu'nun aşk itirafı
Kerem (Dikkatle Bennu’ya bakıp gülümser) - Neyi farkettim biliyor musun Bennu? Sana böyle bakmak çok hoşuma gidiyor.
Bennu - Neden?
Kerem - Bilmem.
Bennu - Ne görüyorsun bakınca?
Kerem - Sevgi. (Bennu hayal kırıklığına uğramış gibi başını önüne eğer) Pek sık rastlamadığım bir şey. (Bennu tekrar kafasını kaldırır) Sen çok içtensin Bennu. Sahte değilsin. (Bennu gülümser)
Bennu - Bu bir iltifat mı?
Kerem - İltifat olsaydı başka kelimeler seçerdim. Sen sahicisin. Güven veriyorsun. Senin yanında kendimi iyi hissediyorum.
Bennu - Sevindim.
Kerem - Peki sen bana bakınca ne görüyorsun?
Bennu (Gülümseyerek) – Aşk.
Kerem (Şaşırarak) - Aşk mı? (Bennu kafasını sallar) Ne zamandan beri?
Bennu - İlk gördüğüm günden beri.
Kerem (Bennu’nun kucağındaki elini tutar) - Ama karşında bir kör varmış meğer değil mi? (Bennu yine gülümser, Mert’in sesi duyulur) Çok zaman kaybetmişim. (Mert ve Melek gelir, elele olduklarını farkederler, Kerem ve Bennu rahatsız olup ellerini ayırırlar)
İkinci telefon konuşması
Onur - Şehrazat?
Şehrazat - Merhaba.
Onur - Bu saate kadar ararsın diye bekledim. Ama sen aramayınca dayanamadım.
Şehrazat - Arıyamadım.
Onur - Kaan’ın babannesi gitmedi mi hala?
Şehrazat - Hayır.
Onur - Hmm. Üff gitsin artık. Gün bitti nerdeyse.
Şehrazat - Evet ama napabilirim ki?
Onur - Bir bahane uydur o da gitsin. (Çok bencil gördüm seni Onur :img-hyste)
Şehrazat - Ama Kaan zaten kırk yılda bir görüyor babannesini.
Onur - Doğru haklısın. Yine kendimi düşündüm di mi?
Şehrazat - Önemli değil. Beni bu günlük affet olmaz mı?
Onur ve Peride
Peride - Gülriz Hanım aradı bugün. Vakfa ilk defa bu kadar yüksek bir bağış elde edilmiş. Bizim müzayede sayesinde.
Onur - Güzel.
Peride - Bin Yapı Holding’e çok teşekkür ediyor. Minnettarız dedi. Seval’i de aramış, teşekkür etmiş.
Onur - Umarım Şehrazat’ı da aramıştır. En büyük emek onun çünkü.
Peride - Bu müzayede bir çok vakfa örnek oldu dedi. Vakıfta bir bayram havası esiyormuş.
Onur - Doğaldır. Şehrazat estirir.
Peride Seval’le beni çaya davet etti. Çok nazik bir hanım.
Onur - Anne!
Peride - Daha sık görüşelim, tecrübelerinizden yararlanmak isteriz dedi. (Onur sinirlenmeye başlamıştır) Ben de elbette dedim-
Onur (Sesini yükselterek) - Anne!
Peride - Çok memnun olu-
Onur - Geçenlerde sana Şehrazat’la evlenmek istediğimi söyledim. Daha yakından tanımak üzere müstakbel gelinini ne zaman davet etmeyi düşünüyorsun?
Peride - Hiç bir zaman.
Şehrazat ve Bennu
Bennu - Ee siz naptınız dün?
Şehrazat - Kim biz?
Bennu - Onur Bey’le sen. Bak hala bana bişi sölemiyorsun bozuluyorum ama.
Şehrazat - E bişiy yok ki. Ne sölim?
Bennu - Bişiy yokmuş!
Kerem: Onur sana evlenme teklif ettiği gecenin sabahında bana geldi
Şehrazat: Söyledimi size?
Kerem: Tabii..Hemen
Şehrazat: Niye o kadar acele etti ki?
Kerem: Çünkü onur benden hiç bişey gizlemez Şehrazat..Gizleyemez
Şehrazat: Ne dedi peki?
Kerem: Seni ilk gördüğü günden beri sevdiğini söyledi...Onur'un ilk kez bu kdr tutulduğunu görüyorum.Seni gerçekten çok seviyor.
Şehrazat: Kerem Bey sizinle bunları konuşmak bana tuhaf geliyo biraz.
Kerem: Yapma...Arkadaşız biz..Yani ben öyle düşünüyorum.
Şehrazat: Teşekkür ederim..
Kerem:Onur'a evet dedin herhalde artık dimi?
Şehrazat: Diyecektim ama bugün çok kızdım.
Kerem: aa niye?naptıda kızdırdı seni?
Şehrazat: Şu dergi meselesi
Kerem: Yalnız Şehrazat sana bişey söyleyeyim mi Onur haklı...Öyle güzel çıkmışsın ki kıskanmamak elde deil.
Şehrazat: Kıskanmak mı
Kerem: Tabii
Kerem:Onur çocukluğundan beri dominant bi karakterdi.Yani seni korkutmak gibi olmasın ama son sözü hep o söylemek ister.
Şehrazat: O kadar kolay değil o
KereM: Çok sevindim bunu duyduğuma..Bende hep Onur'un hayatına böyle bi kadın girsede şuna dersini verse diye düşünüyodum.
Şehrazat: ben bu güne kadar hep tek başıma ayakta kaldım Kerem Bey..Benimle öyle hesap sorarmışcasına konuşulmasına hiç alışık değilim..İş hayatında bile
Kerem: Farkındayım.
Şehrazat: Dergideki bu haberi ben istemedim ki..ama masal prensesi dediler diye sanki çok mutlu olmuşum gibi konuşunca benimde tepem attı.
KereM: Onur'un işi çok zor çok.
Kerem: Şehrazat sende Onur'u seviyo musun?
Şehrazat: Evet.:happy0064
Kerem: Çok mu?
Şehrazat: Bi kurban celladını nası severse öyle.
Kerem: Nası yani?
Şehrazat: Çok...:happy0064 :img-yes:
Kerem'in son umutları da kül oldu böylece:)
Tezgahtar kız: elindeki elbiseyi Şehrazata gösterir
bakın hanfendi bu nasıl
Şehrazat: oda olur amaa
Bennu: (kabinden çıkar üstündeki elbiseyi göstererek) bu nasıl oldu
Şehrazat: bi dur bakiyim
Bennu dönerek kıyafetini göstermektedir
Şehrazat: ne giyse yakışıyor benim arkadaşıma
Bennu: ayy abartma
(diğer elbiselere yönelir bir tanesini eline alır)
ayy bi şi söylicem ben bunuda beğendim ama emin olamıyorum kararsız kaldım ben şimdi bunu bi deniyim sonra birer kahve içer öyle döneriz ofise
Şehrazat:şaşkın)( kahve mi? geç kalmayalım
Bennu: aman Onur Bey azarlar seni sonra geç kaldın diye (gülümseyen bir yüzle)
Şehrazat: Bennu lütfen (hafifi bozulmuş edasında)
Bennu: Şehrazat yeter artık yaaa
Şehrazat: ne yeter (eline bir çanta alır oyalanıyormuş gibi laf geçiştirmeye çalışır kaçamak bakışlar atar)
Bennu: eee bu kadar susmak yeter
bak şimdi ben bu elbiseyi denicem, sonra kahve içcez, sonra sen bana her şeyi bir bir anlatacaksın tamammı
(Şehrazat hala elindeki çantayı mıncıklamaktadır:img-grin2 )
Şehrazat: ne anlatıcam yokki bir şey
Bennu: yok öyle mi (Şehrazatın elindeki çantayı alır) sen benim gözümün içine baksana
Şehrazat: sende anlatacaksın ama:img-blush
Bennu: (ağzı kulaklarında) hiiihh bayıla bayıla
[
Kerem: Şehrazat sende Onur'u seviyo musun?
Şehrazat: Evet.:happy0064
Kerem: Çok mu?
Şehrazat: Bi kurban celladını nası severse öyle.
Kerem: Nası yani?
Şehrazat: Çok...:happy0064 :img-yes:
kırk yıl düşünsem Şehrazatın Onura yapmadığı bu konuşmayı Kereme yapacağı aklıma gelmezdi her ne şekilde olursa olsun
Şehrazattan bu sözleri duymak çok güzeldi bu bölüm bana bunar yeter
birde Bennuya söylemesi:happy0064
Bennu: eeeeee başla artık çatlıcam yoksa
Şehrazat: (eli ayağı birbirine karışmış utanır vaziyette nerden başlayacağın bilemez)
Onur bey bana evlenme teklif etti
Bennu: ne yaptı ne yaptı
(ağzı kulaklarında bir durum)
inaaanamıyoum ne kadar güzel bir haber bu eeee evet dedin tabi(biraz ciddi tavırla)
Şehrazat: (son derece utangaç) yooo niye evet diyim ki hemen ama hayırda demedim
Bennu: Şehrazat çok sevindim(Şehrazat utangaç tavırlarda)
eee nasıl oldu baştan anlat şunu ayy delirtme insanı, ne zaman çıkmaya başladınız?
Şehrazat: çıkmadıkki:img-blush
Bennu:aaaa nasıl yani böyle çıkmadan etmeden dosdoğru evlenmemi teklif etti
Şahrazat: :img-blush tuhaf biliyorum ama öyle oldu
Bennu: ehee aslında tam Onur Beye göre bir davranış
Şehrazat: niye öyle diyosun?
Bennu: yani Onur Bey çok sevecekkk ama sevincede dünyayı gözü görmeyecek bir adam
Şehrazat: nerden biliyosun
Bennu: ay dört senedir birlikte çalışıyorum Şehrazat müsade ette tanıyım biraz Onur Beyi (Şehrazat gülümser)
Bennu: biliyomusun sana baştan çok kötü davranıyordu ya ben sana ilgisi olduğunu anlamıştım eğer bu adam bu kıza aşık değilse kafamı kessinler ilgisini bastırmak için böyle yapıyor demiştim. aayyyy nasıl doğru bilmişim.
Tabi ilk önce ölçtü tartı o seni böyle damarına bastı sonra baktıki harika bir kadınsın öyle hiç birbirimizi tanıyalım faslına girmeden vayy be tam Onur Beye göre bir davranış helal olsun
(şehrazatın duruk haline bakar) sen niye böylesin peki? ayy bana aşık deyilim falan deme hiiiç inanmam
Şehrazat: Bilmiyorum ki bende galiba ama?
Bennu: aması ne Şehrazat? (ciddileşerek) Kaanın babasını unutmalısın artık
Şehrazat:nasıl unutayım Bennu ben hayatımda en çok sevdiğim insanı nasıl unutayım?
Bennu: haklısın ama o artık yok bir dahada geri gelmicek onsuz bir hayat kurmaya alışmalısın daha çok gençsin aşk senin hakkın(Şhrazat şaşkın, memnun, kararsız bakışlarladır)
Şehrazat: Benimle evlenmek istediğini ne zaman söyledin annene?
Onur: Çok oldu
Şehrazat: (Şehrazat çekingen) müzayedede biliyodu yani
Onur:Evett
Şehrazat:Offff Niye bana söylemedin Onurr?
Onur: Tartışmaktan konuşmaya fırsat mı bulduk?
(karşılıklı gülümserler)
Şehrazat:Ne düşünüyo peki?
Onur:Ne gibi?
Şehrazat:eee bi şi söylemedi mi ? bi yorum yapmadı mı?
Onur:Beklemiyomuş, çok şaşırmış, ben de bu fikre alışması için ona zaman tanıdım
Şehrazat:(Şehrazat gergin heyecanlı bir ifadeyle) ben gelmesem çok rahatsız oldum şimdi
Onur:Rahatsız olacak bir şey yok, sen yine bilmiyomuş gibi davranacaksın
Şehrazat: (gergin) offfff
Onur:Resmi bir toplantı nasıl olsa
Şehrazat:Keşke söylemeseydin (her ikiside gergindir bu durumda)
(alış verişte aldıkları kıyafetleri incelerken)
Bennu:İyiki almışsın o ayakkabıları çok güzel göünüyor(elindeki elbiseyi göstererek) bu nasıl sence
Şehrazat:o da çok güzel bak
Bennu:(Şehrazatın elindeki gömleği işaret ederek) ben o gömleği de çok beğendim
Şehrazat:Evet sade dimi?
(Mihriban kahve servisi için içeri girer)
Şehrazat:Kaan uyudu mu?
Mihriban:hı hı uyudu konsoloslukta çok bekledik biraz yoruldu
Bennu:haaa sahi ne dediler konsoloslukta Mihriban abla
Mihriban:Kayıt ettiler yazdılar ama gözel bacım kolay kolay yenisi çıkmazmış bekle dediler
Bennu:(endişeli ifadeyle) Pasaport yüzünden başına bir iş gelmesin Allah korusun
Mihriban:Men korkmıram Bennu, Kaanın dedesi bulup getirecek mene
Bennu:(garipseyerek) Kaanın dedesimi? (Şehrazata bakar)
Mihriban: hı hı
Şehrazat:(inanmaz tavırda)Bence boşuna ümitlenme Mihriban abla Burhan Bey yağmur olsa kimsenin tarlasına yağmaz
Mihriban:Ama Nadide Hn arıyınce men bularam dedi
Şehrazat:eee Nadide Hna yüzü tutmamıştır da o yüzden sen boşver biz yenisini bekleyelim konsolosluktan
(Mihriban omuz silkip ne yapalım der gibi gider)
Şahrazat:(Bennuya dönerek) e sen niye bu gece Keremle değilsin?
Bennu:Her gece çıkacak değiliz herhalde, arada bir rahat bırakmak gerek, ayy ayrıca bana sorana bak sen niye evdesin( Şhrazatın yüz ifadesi değişir durgunlaşır) bi şey mi oldu
Şehrazat:yoo
Bennu:Holdingte görülmediniz mi bu gün Onur Beyle?
Şehrazat:Hayır odama gelmedi ee bende ayağına gidecek değilim!
Bennu:Allah Allah aramadıda öylemi? ay bi şeye mi bozuldu acaba?
Şehrazat:(şaşkın) Ne hakla bozulcakmış ki bana o?
Bennu:ayy ne hakla olsun Şehrazat ayol evlenme teklif etmiş adam
bana bak Onur Bey hiç kolay biri değil, gerçi sen kolay mısın Allah bilir nasıl kan kusturuyorsundur adama?(Şehrazat endişeli bir gülümseme halinde ona bakar)
(Onur ve Şehrazat Onurun odasında masa başında çalışmaktadır)
Şehrazat:Otel ve çarşı için modellemelere çalıştım biraz (başını kaldırmamakta Onur ise gayet kayıtsız dinlemekte)
eee Bennunun da konser salonu akusu için soracak bir kaç şeyi vardı (kaçamak bakışla Onura bakar)
(Onur projelerin altından dergiyi çıkarıp Şehrazatın önüne doğru atar)
Onur:Sen beğendin mi bu haberi?Masal prensesi olmak hoşuna gitti mi?Hıı (Şehrazat başı önünde kaçamak bakar)
Şehrazat:Onur Bey lütfen
Onur:Yakıştırdın yani kendine? Öyle mi?
Şehrazat: (Şehrazat başını kaldırır gayet sinirli) SEN bana hesap mı soruyosun?
Onur:Evet. Hakkın değil mi?Böyle bir haber için benden izin almanı beklerdim!
Şehrazat:izin mi? Ben yanlış duydum herhalde!Benim hiç kimseden izin almam gerekmiyor.
Onur:Şehrazat senden biraz sorumluluk rica ediyorum.Biz seninle evlenecez Sen Onur Aksalın karısı olacaksın
Şehrazat:Eğer Onur Aksalın karısı olmak beni Şehrazat olmaktan çıkaracaksa evlenmeyi aklımdan bile geçirmem.Ben senin malın değilim ONUR ben mimar Şehrazat Evliyaoğluyum.Ben, ben olarak kalıcam soyadımın da ne olacağının hiç bir önemi yok
Onur:Şehraazatt
Şehrazat:Haa.(bu arada masadaki çalışma kğıtlarını toplar) Eğer SEN bana evlenme yerine esaret teklif ediyorsan yada atacağım her adımı sana sormamı bekliyorsan şimdiye kadar vermediğim cevabımı hemen veririm(masadan kalkarak) Hayır seninle asla evlenmem
Onur:Şehrazat beni yine yanlış anladın.Şehrazat dinlermisin beni lütfen(Şehrazat odadan çıkarken Nurhayat Hanım saray bosnadan gelen maili Onura uzatır,Şehrazat çıkmıştır)
(Onur kayak merkezi projesinin kaybedilmesi ile ilgili Keremle telefon görüşmesi yaptıktan sonra Şehrazatın odasına gider)
(Şehrazat dışarı çıkma hazırlığındadır)
Onur:Şehrazat Hanım dışarı çıkıyorsunuz herhalde!
Şehrazat:Eğer izin verirseniz?
Onur:Rica ederim izin ne demek saat üçte toplantımız var yalnız
Şehrazat:Biliyorum
Onur:Buyrun(kapı önünde yan yana gelirler)
Şehrazat:Teşekkür ederim(Onurun gülümsemeleri arasında gider)
(Şehrazat kapıyı açar gözünün önünde laleler yan tarafta saklanan Onur kendini gösterir)
Onur:(gülümseyerek) içimden bir ses lale sevdiğini söyledi
Şehrazat:Bu saatte mi:img-hyste
Onur:Yürek yüreğin sesini duyar Şehrazat nerde ne zaman olursa olsun bana içindeki sesin sustuğunu söyleme sakın inanmam
(karşılıklı gülümsemelerden sonra Şehrazt laleleri alır kenara çekilir Onurun içeri girmesini bekler:img-blush )
Onur-Mert Barda
Mert - Kerem’in keyfi yerinde bu aralar.
Onur (Gülümseyerek) - İyi, iyi. Neşesi yerinde.
Mert - Bennu yaradı desene. (Arkadan Zeynep duyar)
Onur (Şaşkın) - Bennu mu?
Mert - Geçen gece burdaydılar. Bennu’nun kardeşi de vardı. Kerem nihayet düzgün bir kızla çıkıyor. Çok sevindim. Acayip yakıştırıyorum birbirlerine.
Onur - Ben de.
Onur Kerem'le Yatta
Onur - Demek Bennu'yla çıkıyorsun ha?
Kerem - Nerden duydun?
Onur - Bu akşam klübe uğradım. Mert söyledi.
Kerem - Hemen yetiştirdi yani sana.
Onur - Mert’in bi kabahati yok. Çıktığınızı bildiğimi sanıyordu. Bilmediğimi belli etmemek için baya uğraştım. Eee Kerem ödeştik mi şimdi? (Kerem şaşkın) Sen de benimle bir sırrını paylaşmadın. Bak oluyomuş demek ki.
Kerem - İkisi aynı şey mi sence?
Onur - Çok memnun oldum senin adına. Gerçekten. Kutlarım. Bennu çok hoş, çok değerli bir kız. Mutlu olacağınızdan eminim. (Kerem suskun ve bozuk) Eee bana da bi içki koysana. Kutlayalım.
.......
Onur - Ciddi misin? Demek köprü altında balık ekmek yediniz ha? Güzel miydi bari?
Kerem - Nusret’in balıkları kadar güzeldi ama karides kötüydü biraz.
Onur - E olur o kadar. (Gülümseyerek arkasına yaslanır) Çok sevindim senin adına. Eee?
Kerem - Ne?
Onur - Ne zaman evlenme teklif ediyorsun Bennu’ya?
Kerem - Benim senin gibi peşimden atlı kovalamıyor oğlum. O kadar acelem yok.
Onur - Çok fazla uzatıp ta kaçırma sonra. (İlahi Onur, bilsen ki kızın kaçarı yok :img-hyste ) Bennu pırlanta gibi kız. (Kerem yine bozuktur) Bulamazsın onun gibisini. Zeynep'le görüşmüyorsun artık değil mi? Bu akşam klüpte gördüm, öyle laubali haller falan yine. Bana bak, Bennu’yu üzecek bişey yapma sakın. (Korumacı erkekim benim :)) Kapat artık o defteri. Bitti, tamam.
Kerem - Onur sen yine bana ayar vermeye mi geldin ya?
Onur - Ne ayarı ya? Niye bu kadar alıngan olsun sen? Benu kırılmayı haketmiyor diyorum sadece o kadar. Çok iyi bir kız o. Senin eski kız arkadaşlara benzemez. Üzme. Bırak bu Zeynep’i Meynep’i artık.
Kerem - Sen kendi işine baksana.
Onur - İyi. Sen bilirsin.
Kerem - Onur şu sıralar en az ihtiyaç duyduğum şey birilerinin bana akıl vermesi. Hele senin. Bana bir daha akıl verme. Olur mu?
Onur ve Kerem Holdingde
Onur - Oooo. İyi insan lafının üstüne gelirmiş.
Kerem - Sen Şehrazat’ı niye üzüyorsun Onur?
Onur - Üzmek mi?
Kerem - Hıhı.
Onur - Siz benim dedikodumu mu yaptınız?
Kerem - Evet dedikodunu yaptık.Kapıda bi gördüm darmadağın olmuş kız. Dokunsam ağlayacaktı. Bir çay içmeye gittik. Konuştuk biraz. Senin çok kötü bir huyun var. Sormadan etmeden parlıyorsun. O haber yüzünden sabah sabah gazeteciyle kavga ettiğini biliyor musun?
Onur - Nası yani?
Kerem - Basbaya. Öğlen yemekte anlattı. Zafer Abi hatta çok güzel bir haber olduğunu söyleyince itiraz etti.
Onur - Bana öyle anlatmadı ama.
Kerem - Anlatmaz tabi. Kimbilir nasıl sordun.
Onur - Demek dedikodumu yaptınız ha? (Gülümseyerek) Sevdiğim kadınla en iyi dostum. Güzel. (Kerem de gülümser)
Kerem ve Mert Yatta
Kerem - Bir kurban celladını nasıl sever sence?
Mert - Ölümüne sever abi. Manyakça.
Kerem - Bence de. Bugün Şehrazat defterini kuyuya attığım gün oldu Mert. Hem de dipsiz bir kuyuya.
Mert - Yani?
Kerem - Yani dostumun aşkı artık sadece benim dostumdur. Bitti. Nokta. Şehrazat Onur’u seviyor. Hem de çoook derin bi yerden seviyor.
Mert - Bunu biraz geç anlamadın mı Kerem?
Kerem - Aşk umudun bittiği yerde bitiyor Mert. Çıkmadık candan ümit kesilmiyor yani. Şehrazat’la konuşana kadar hep bir umut vardı içimde. Tamam Onur ölümüne seviyor ama belki Şehrazat sevmiyordur diye düşünüyordum.
Mert - Bugün mü anladın bunu? (Kerem kafasını sallar) Nasıl anladın?
Kerem - Şehrazat’ın yüzüne baktım ve anladım.
Mert - Ben de Bennu’yla çıktığını görünce bunu çoktan anladın sanıyordum. Abi Sen Bennu’yu sevmiyor musun yani?
Kerem - Seviyorum. Ya belki şaşıracaksın ama gerçekten çok seviyorum.
Mert - Ee?
Kerem - Ama aşık değilim. Olamıyorum.
Mert - Bu da büyük bir çelişki ya işte. Akıl başka seviyor kalp başka. Seversin ya da aşık değilsindir. Ya da aşıksındır ama aslında sevmiyorsundur. Amma zor bir mesele.
Kerem - Umutluyum ama. Bigün bişey olcak ve ben Bennu’ya aşık olcam. Yani umarım.
Bir şiir...Şehrazat'ı anlatıyor..:)
Sehrazat
Sen gecenin gündüzün disinda
Sen kalbin atisinda kanin akisinda
Sen Sehrazat bir lamba bir hükümdar bakisinda
Bir ölüm kusunun feryadini duyarsin
Sen bir rüya geceleyin gündüzün
Sen bir yagmur ince hazin
Sen sarkilarca büyük