Tüm Versiyonu Göster : Hayatımın Kadınısın


misskrueger
22-08-06, 13:46
Uğur Yücel’in kalbinden geçenler


Uğur Yücel, senaryosunu yazdığı, yönettiği ve Türkan Şoray’la başrolü paylaştığı Hayatımın Kadınısın adlı filminin çekimlerini dün tamamladı.

Film, iki yalnız insanın kesişen yaşamlarını beyazperdeye aktarıyor. Türkan Şoray eski gazino şarkıcısı Asuman rolünde. Evliliğinde sorunlar yaşayan Asuman’ın sıradan ve mutsuz yaşamı, Balat’taki evlerinin üst katına Tophaneli Tayfur’un (Uğur Yücel) taşınmasıyla bir anda değişiyor.

Hayatımın Kadınısın, bu sezon en fazla merak ettiğim filmler arasında. Merakımın nedeni belli tabii; Yazı Tura ile yönetmenlikte de iddialı olduğunu gösteren usta oyuncu Uğur Yücel ve Türk sinemasının sultanı Türkan Şoray’ın varlığı insanı etkiliyor haliyle.

Filmi görmeden konuşmak ne kadar doğru bilemiyorum, ama, Hayatımın Kadınısın yılın en samimi, bizden ve içten yapımlarından biri olacakmış gibi geliyor bana.

Uğur Yücel’in filmiyle ilgili şu sözlerinden anladığım bu en azından: "İstanbul’a, onun küçük insanlarına, Türk filmlerine dair bir film. Özlediğim bir şeyleri yazdım. Esengül, Orhan Gencebay, Bergen, Türk Sanat Müziği duydum yazarken. Birkaç sahnenin seyirciyi güldüreceğini de biliyorum. Ev kadınları, arabeskçiler, müzikseverlerin, fotoroman sevenlerin, melodram sevenlerin gözleri yaşlı ama gülümseyen yüzlerini hayal ettim bazı sahnelerde."

Hayatımın Kadınısın 24 Kasım’da vizyonda olacak. Sabırsızlıkla bekliyoruz.

http://kelebek.hurriyet.com.tr/yazar...sp?yazarid=119

misskrueger
22-08-06, 13:49
TÜRKAN ŞORAY’IN VÜCUDU, ALDIĞI DARBELERDEN SONRA MORLUKLARLA DOLDU…SULTAN`I BU HALE KİM GETİRDİ? İŞTE DETAYLAR...
--------------------------------------------------------------------------------
http://img170.imageshack.us/img170/9138/1nc0.jpg (http://imageshack.us)

24 Kasım`da vizyona girecek olan "Hayatımın Kadını" adlı film için kamera karşısına geçen Türkan Şoray’ın, şiddet sahneleri yüzünden vücudunda morluklar oluştu. Son filminde Uğur Yücel’le baş rolü paylaşan `Sinema’nın Sultanı Türkan Şoray` filmde, kendini içkiye vurmuş bir adamın karısını oynuyor. Uğur Yücel’in canlandırdığı Tophaneli Tayfur’a aşık olan Şoray, üst katına taşınan Tayfur Asaman (Uğur Yücel) sayesinde daha mutlu ve huzurlu bir hayata adım atıyor. 80`li yıllarda radyo ve gazino dünyasında ünlenmiş eski bir şarkıcı rolündeki Türkan Hanım, bu filmin seyirciyi yüreğinden yakalayacağını vurguladı.

http://img170.imageshack.us/img170/5921/2fo0.jpg (http://imageshack.us) http://img85.imageshack.us/img85/3589/3bc9.jpg (http://imageshack.us)

Uğur Yücel, " Türkan Şoray`a aşık olmayan yok Türkiye`de. Babam çok büyük hayranıydı, bu filmi görmesini isterdim. Türkiye`deki erkeklerin Şoray`ı düşlemediğini zannetmiyorum. Muazzam bir güzellik" diyerek rol arkadaşına ne kadar hayran olduğunu itiraf etti. Şoray ise Yücel için "Çok disiplinli bir yönetmen, sete hakim. Hepimiz titreyerek birer asker gibi çalıştık. Güldüğüne bakmayın sette hiç gülmüyor" dedi.

ECE...:)
22-08-06, 17:25
Uğur Yücel, Sultan ile aynı filmde başrolde

Bologna Film Festivali Türk Filmleri Haftası'na 'Yazı-Tura' filmiyle katılan Türk sinemasının ünlü oyuncu ve yönetmenlerinden Uğur Yücel, yeni filmi 'Hayatımın Kadını'nda Türkan Şoray ile kamera karşısına geçmeye hazırlanıyor.

İtalya'nın Bologna kentinde 'Beyazperde'nin Sözleri' adlı uluslararası film ve edebiyat festivaline 'Yazı Tura' filmi ile katılan Uğur Yücel; 'Hayatımın Kadını' adını verdiği filminde Türkan Şoray ile birlikte oynayacağını açıkladı. Çekimlerine bu ay sonunda başlanacak olan filmin senaryosunu da Uğur Yücel yazdı. Ünlü bir şarkıcıya genç yaşından beri aşık olan bir adamın hikayesini anlatan film, İstanbul'da çekilecek. Yücel, "Bu film çocukluğumda yazlık sinema bahçelerinde gördüğüm seyirci için yazılmış bir melodramdır" diyor.

BİTMEYEN AŞK

Filmde, namus cinayeti isleyerek hapse giren bir adamın, 15 yıl içeride kaldıktan sonra, delicesine aşık olduğu ünlü şarkıcıyı ve kızını kötü kocasından kurtarışı hikaye ediliyor. Filmde Türkan Şoray, artık şöhretinin sonuna gelmiş bir şarkıcıyı oynuyor. Yücel'in oynadığı karakter, şarkıcı ve kızını yaşadıkları hayattan kurtararak yanına alıyor. Filmin müziklerinde ise Orhan Gencebay, Esengül ve Bergen imzası yer alacak. Filmin kasım sonunda vizyona girmesi bekleniyor. Uğur Yücel'i yönetmen olarak önümüzde yoğun bir dönem bekliyor. Kendi yazdığı senaryoları peş peşe çekmeyi planlayan Yücel, 'Hayatımın Kadını'ndan sonra sonbaharda Kars'ta 'Sessizlik' adını verdiği filmin senaryosunu çekecek. Yücel yeni filmiyle ilgili olarak şunları söyledi: "Bu film sert, kendi müziğim diyebileceğim bir film olacak, çok arzuladığım bir film, amatör oyuncuları da kullanacağım."

YENİ PROJELERİ VAR

Yücel filmin konusunu ise şöyle özetledi: "Çehov'un 3 kız kardeşinin adını taşıyan 3 Rus fahişenin Kars'taki trajik sonu anlatılacak." Rus kadınlarının güzellik ve zarafetinden çok etkilendiğini de belirten Yücel, bu filmde konservatuar döneminden kalan tiyatro tadını da tekrar yakalamak arzusunda olduğunu belirtti. "Tiyatroyu konservatuarda tanıdım. İlk tanıdığım Çehov oldu. Rus oyuncu arkadaşlarım oldu. Bir tane Çehov sahneye koymak istiyordum" diyen Yücel, ardından çekeceği diğer filmlere de değindi. 'Ramon' ve 'İmparatorluk Yolu' adlı 2 projesi daha olan Yücel, 'Ramon'un bir çingene filmi olacağını belirtirken, 'İmparatorluk Yolu'nun da mafya konulu bir film olacağını söyledi. Uğur Yücel, en çok yapmak istediği projesini ise şöyle anlattı: "Kurosawa'nın 'Kral Lear' uyarlaması olan 'Run' gibi bir filmi çekmeyi ben de çok istiyorum. Araştırmalar yapıyorum."

YASEMİN TAŞKIN İtalya/Bologna

http://arsiv.sabah.com.tr/2006/07/02/gny/im/2F9BFF95C44FA146820D16AFb.jpghttp://arsiv.sabah.com.tr/2006/07/02/gny/im/51A6CD4B07D3E74A898B6035b.jpg

ECE...:)
22-08-06, 17:28
İçindeki melodram ortaya çıktı

Uğur Yücel'in başrolü Türkan Şoray'la paylaşacağı 'Hayatımın Kadını' bir melodram. Yücel, 'Hiç melodram çekmeyi düşünmedim. Ama böyle bir hikâye geldi içimden. Bir şey taşsın, fışkırsın istedim' diyor.


'Yazı Tura'dan sonra artık Uğur Yücel'in yeni çekeceği filmi merak eder olmuştuk. Çünkü sinemamızın has oyuncularından biriyken kamera arkasına geçip 'Yazı Tura'yı yöneten Yücel'i, artık yönetmen olarak algılar olmuştu belleğimiz. İlk filmiyle bunu başarmıştı. Mafya filmi 'İmparator' üzerinde çalışıyordu. Fakat proje mali nedenlerden dolayı bir süre ertelendi. İşte bu karar Yücel'in bugün çekimlerine başlayacağı 'Hayatımın Kadını' filminin önünü açtı.

Yücel senaryosunu yazıp yönettiği filmde Türkan Şoray, Settar Tanrıöğen, Yıldırım Memişoğlu, Selim Erdoğan'la birlikte oynayacak. Böylece 'Balalayka'dan altı yıl sonra beyazperdede oyuncu Uğur Yücel'i de izleyeceğiz. Yücel bu sefer bir melodramla karşımıza çıkacak. "Uzun yıllara yayılan tutkulu bir aşk öyküsü" olarak özetliyor filmi. Balat ve çevresinde dört hafta sürecek çekimlerin ardından film Kasım'da vizyona girecek. Filmin bir başka özelliği ise zaman zaman Türk yönetmenlerle çalışan ünlü görüntü yönetmeni Jürgen Jürges. Wim Wenders'in görüntü yönetmeni olarak anılan Jürges, uzun zamandan sonra ilk defa tekrar bir Türk yönetmenle çalışacak.

Biz sizin 'İmparator'u çekmenizi bekliyorduk. 'İmparator' neden ertelendi?
Zaman içerisinde bütçenin geçen günler gibi artarak büyümesi. Başka hiçbir neden yok.

Peki 'Hayatımın Kadını' nasıl bir hikâye?
Uzun yıllara yayılan bir aşk ve tutku hikâyesi aslında film. 1980'li yıllardan kalmış, hapishaneler görmüş bir adamın 'Hayatımın kadını, dediği bir kadına âşık olması ve onu bütün pisliklerden kurtarmaya çalışmasının öyküsü...

'Yazı Tura' ilk filminizdi ve çok beğenildi. Hem yurtiçinde hem de yurtdışında ödüller aldı. Bütün bunlar yönetmen olarak size ne gibi bir motivasyon sağladı?
'Yazı Tura'da aslında kendimi sınamak istiyordum. Kafamda yazdığım şeyleri ne kadar çekebiliyorum, anlatabiliyorum, bunu görmek istiyordum. İnsan kendini çok iyi yazar veya yönetmen olarak hayal edebilir ama bunu görmek lazım. Kitabı veya filmi görmek gerek. O yüzden 'Yazı Tura' yönetmenliğe devam etmeliyim dedirtti, ilerisi için umut verdi bana. Diğer oyuncu arkadaşlar için de öyle oldu. Kimsenin kendi işiyle ilgili tereddüdü yok. Gördük ki farklı bir özenle yapılan bir işin sonucu bizi çok yüreklendirdi.

Oyuncu Uğur Yücel 'Yazı Tura' filminden sonra yönetmen olarak kabul edilmeye başlandı ve ne hikâye anlatacağı merak edilir oldu.
Eğer böyle algılanıyorsa, buna çok sevinirim. Bizde her şey çok ciddiye alınıyor. 'Oyuncu oyunculuğunu bilsin falan' deniliyor. Neye karşı, kime karşı oyuncu oyunculuğunu bilecek o belirsiz. Ya ben oyuncu olarak kendimi ifade edecek gerçek alanımı bulmadıysam denemek ve sonuca bakmak gerekiyor. Ben yönetmenliği oyunculuktan daha fazla seviyorum. Kendi ifademi orada bulduğumu hissediyorum. Oyunculuk da böyle tatmin alamıyorum. Bunun için yönetmenliğe devam etmek istiyorum.

'Yazı Tura' gibi politik altmetni olan sert ve cesur bir filmden sonra melodram?..
Esasında sinemaya başlarken, bir sazla haşır neşir oluyorsunuz ve oradan bir ton çıkarıyorsunuz. Artık bu benim tonum diyorsun. Ve o tonun uzantısı işler yapıyorsunuz. Ben sinemada böyle bir özlem içerisindeydim. Kendi dünyamı yaratmak istiyordum. Ama insanın özlemi ve hayalleri gerçekleşmiyor bir türlü. 'İmparator' çok farklı bir filmdi. Aksiyon ve mafya filmiydi. 'Hayatımın Kadını' ise bir melodram. Ben hayatımın hiçbir döneminde melodram çekmeyi düşünmedim. Ama böyle bir hikâye yazmak içimden geldi.

Nasıl?
Yazlık sinemalarda büyüdük biz, sinemayı orada tanıdık, sevdik. Oradaki ahali, film izlerken ağlayan, reaksiyon veren, kahraman geldiği zaman ıslık çalan yani sinemayla birlikte yaşayan insanlardı. Aslında bu hikâye edebi bir okuma olabilirdi. Fakat ben bir şey taşsın, fışkırsın istedim. Yani biraz da galiba içgüdüsel olarak kendi yetiştiğim yere yöneldim ve orada tanıdığım insanların yerine geçip filme baktım. Yani 'Hayatımın Kadını' bir tasarım filmi değil. 'Yazı Tura'yı tasarlarsın, sonra tasarladığın başka bir şey vardır. Üçüncü film, dördüncü film derken bunları birleştirdiğin zaman bir adamın sineması ortaya çıkar. Ama böyle olursa 'Bir adamın sineması ortaya çıkar mı?' dersen, çıkmaz. Demek ki çok ilgisiz türler arasında dolaşmak geliyor içimden.

Türkan Şoray'la çalışma fikri nasıl oluştu?
Bu da daha önceden düşündüğüm bir şey değil. 'Hırsız Polis'in son günü sabah beni kimse uyandıramaz' dedim. Üç dört gündür uykusuzdum. Gece yattım, saat sabaha karşı 4'te uyandım. Uyuyamıyorum. Eski merdivenli evler geldi aklıma. Merdivenden bir genç adam çıkıyor, orta katta bir kadın var. Bu kadın merdivenden çıkan adamın ayak seslerini dinliyor. Sonra adam evi terk ediyor ve kadın perişan oluyor. Sadece bunlardı aklıma gelen. Notlar aldım. Kâğıda Türkan Şoray yazdım, altına da kendi adımı. Sonra arkadaşlara bir şeyler yazıyorum dedim. Aynı günün akşamı Türkan Şoray'ı aradım, 'Bir şey yazıyorum seni düşünüyorum, ben yöneteceğim ve birlikte oynayacağız' dedim. 'Tamam, ben varım' dedi Türkan Şoray da.

Hem oynamak hem de yönetmek nasıl?
Hayatın en güzel konforu. Oynuyorum, sonra monitörün başına geçip izliyorum. Bazen kendimi işten kovuyorum! 'Olmadı' diyorum 'Tekrar çekelim' diyorum. Sonuçta kendin kendinle mücadele ediyorsun. Aslında farkında değilim. Filmin senaristi, oyuncusu, yönetmeni de benim gibi hissetmiyorum. Kötü bir oyuncu 'Oyunculuk yapsana çok güzel bir şey' demişti bana. Ben de 'Kendinin nasıl kötü bir adam olduğunun farkına varmazsan çok iyi iştir oyunculuk' dedim.

Jürgen Jürges: Melodram çok özel bir tür, özen ister

Wim Wenders, Michael Haneke gibi dünya sinemasının önemli yönetmenleriyle çalışan kendi mesleğinin en iyi isimlerinden olan, görüntü yönetmeni Jürgen Jürges, Türk sinemasına uzak değil. Zülfü Livaneli'nin 'Yer Demir Gök Bakır' filmiyle başlayan Türkiye macerasında 'Sis' (Z. Livaneli), 'Robert'in Filmi' (Canan Gerede), 'Avcı' (Erden Kıral), 'O da Beni Seviyor' (Barış Pirhasan), 'Aşk Ölümden Soğuktur' (C. Gerede) ve 'Yara' (Yılmaz Arslan) gibi filmlerde kamera arkasına geçti. Şimdi de 'Hayatımın Kadını' onun ellerine teslim. Uğur Yücel'in daveti üzerine Türkiye gelen Jürgen Jürges'le Türkiye macerasını ve görüntü yönetmenliğini konuştuk.

'Yazı Tura'yı izlediniz, bir görüntü yönetmeni olarak nasıl buldunuz filmi? Zira 'Yazı Tura' dijital çekildi.
Filmi perdede izlemedim. Televizyonda izledim. Ama güçlü bir öyküsü var ve görüntüler de bu öyküye hizmet ediyor. Sonuçta önemli olan da bu. Yani filmi neyle çektiğinizden çok, ne anlattığınız önemlidir. Her tekniğin kendine göre dili var.

Pek çok Türk yönetmenle çalıştınız. Sizi Türkiye'ye çeken neydi?
Türkiye'de filmler daha duygusal ve spontan çekiliyor. Almanya'da daha moda mod. Almanya'da 80'li ve 90'lı yıllarda bu durum daha baskın olmaya başladı. Ben de Türkiye'de film çekmeyi tercih ettim. Çünkü çekimlerin spontan gelişmesi daha iyi işler çıkarmama sebep oluyor.

Bir de Erden Kıral dışında çalıştığınız Türk yönetmenlerin ya ilk ya da ikinci filmlerini çektiniz...
Benim kuşağımdan olan yönetmenler üsluplarını oturtmuş artık. Yeni şeyler denemeye açık değiller ve pek onları eğip bükemiyorsunuz. Bunlardan sadece Michael Haneke hem seçtiği konular hem de anlatımıyla yeniliklere açık. Tabii genç yönetmenlerle enerjimiz uyuşuyor. Çünkü onlar daha heyecanlı ve yeniliklere açık. Ayrıca ben sabırlıyımdır. Genç yönetmenler çalışırken tecrübemden dolayı öne çıkma ihtimalim var. Ama bunu yapmıyorum. Tek derdim, yönetmenin kafasındakileri en iyi şekilde filme aktarmak. Bu da onların hoşuna gidiyor.

Türk sinemasında görüntü kalitesi çıtası iyice yükseldi. Bunda sizin de katkınız var. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz bu gelişmeyi.
Önce teşekkür ederim. Evet ben de farkındayım bu gelişmeden. 'Yer Demir Gök Bakır'ı çekerken teknik ekipmanı dışarıdan getirmek zorunda kaldık. Çünkü yok denecek kadar azdı Türkiye'de. Şimdi sadece ben geliyorum. Bu konuda kamera arkasındaki herkes de artık işin bilincinde.

Siz çok önemli bir görüntü yönetmenisiniz. Wim Wenders, Michael Haneke'yle çalıştınız. Sizce görüntü yönetmeninin temel derdi ne olmalı?
Görüntü yönetmenin temel görevi ve birinci derdi, senaryoyu ya da yönetmenin kafasındakini en iyi şekilde filme aktarabilmek olmalı. 'En güzel' tuzağına düşmeden.

Peki 'Hayatımın Kadını' için özel bir şey düşünüyor musunuz?
Melodram çok özel bir tür. Bunun için özene ihtiyacı var. Uğur'la konuştuk, bir şeyler düşünüyorum. Filmi izleyince hep beraber göreceğiz.

(Olkan Özyurt / Radikal)

ECE...:)
22-08-06, 17:39
22 Ağustos 2006 Salı 14:48
24 KASIM`DA VİZYONA GİRECEK "HAYATIMIN KADINI" ADLI FİLM İÇİN KAMERA KARŞISINA GEÇEN ŞORAY’IN, ŞİDDET SAHNELERİ YÜZÜNDEN VÜCUDUNDA MORLUKLAR OLUŞTU.
Son filminde Uğur Yücel’le baş rolü paylaşan `Sinema’nın Sultanı Türkan Şoray` filmde, kendini içkiye vurmuş bir adamın karısını oynuyor. Uğur Yücel’in canlandırdığı Tophaneli Tayfur’a aşık olan Şoray, üst katına taşınan Tayfur Asaman (Uğur Yücel) sayesinde daha mutlu ve huzurlu bir hayata adım atıyor. 80`li yıllarda radyo ve gazino dünyasında ünlenmiş eski bir şarkıcı rolündeki Türkan Hanım, bu filmin seyirciyi yüreğinden yakalayacağını vurguladı.

http://www.gecce.com/pages/haber_detay.asp?haber=65263

misskrueger
10-09-06, 20:49
bu filmi çok merak ediyorum şahane bir yapım olucak başrolde 2 usta oyuncu olurda kötümü olur....

bozoglu
10-09-06, 23:45
arkadaşlar şu resmin büyügü varmı acaba elinizde?


http://img85.imageshack.us/img85/3589/3bc9.jpg

Oyuncu ------------ Filmdeki Karakteri
Uğur Yücel ------------ Tophaneli
Türkan Şoray ----------- Asuman
Yıldırım Memişoğlu ----------- Nejdet
Ezgi Mola ------------- Ahu
Kadir Kandemir ------------ Barkun
Settar Tanrıöğen ------------- Sadi
Selim Erdoğan ------------Caner
Kadim Yaşar --------------- Sabit
Binnur Kaya -------------Firdevs
Savaş Akova ------------ Avukat
Şinasi Yurtsever --------------- Arıza

http://www.sinematurk.com/images/turk_filmi/17460.jpg

Yapımcı
Erol Avcı

Görüntü Yönetmeni
Jürgen Jürges

Yardımcı Yönetmen
Ayhan Özen
Sanat Yönetmeni
Gülay Doğan
Genel Koordinatör
Defne Kayalar

Dağıtımcı
Tmc Film




Cinsi
Sinema



Vizyon Tarihi
24.11.2006

Ülke
Türkiye



Konu
Asuman Karaca (Türkan Şoray) 1980’li yıllarda radyo ve gazino dünyasında ünlenmiş eski bir şarkıcıdır. Hüzünlü sesinden çok dillere destan güzelliğiyle o dönemin erkeklerini kendine hayran bırakmıştır. Sahneleri bıraktıktan sonra evlendiği kocasıyla birlikte Balat’ta iki katlı eski bir evde sıradan bir hayat yaşamaktadır. Evlendikten bir süre sonra Asuman kocasının alkol ve kumar alışkanlığıyla tanışmış, yıllar içinde artık kocasının geceleri evin dışında sürdürdüğü gece hayatına da göz yummaya başlamıştır.
İlk eşiyle olan evliliğinden doğan kızı Ahu genç kızlığının daha başlarında evi terketmiş, erkek arkadaşıyla birlikte bir otel odasında yaşamakta, kaset çıkarıp ünlü bir şarkıcı olma hayalleri kurmakta, annesiyle de ancak gerekli olduğunda görüşmektedir. Asuman sürüp gitmekte olan bu yaşantısından mutlu değildir.
Ancak bir gün Tophaneli Tayfur’un (Uğur Yücel) üst katlarına kiracı olarak yerleşmesiyle Asuman’ın hayatı tamamen değişecek, renklenecektir.
Tophaneli sayesinde Asuman’ın kızıyla olan ilişkisi gelişecek, hayatında gerçekten nelerin önemli olduğunu anlayacak, geçmişinde kalmış mutlu anıların canlanmasıyla yaşama sımsıkı sarılacaktır. Tayfur Asuman’ın ve kızının hayatındaki tüm pislikleri temizleyecek, onları mutlu ve huzurlu bir hayata doğru yola çıkaracaktır.
“HAYATIMIN KADINISIN” Asuman ve Tayfur’un önüne geçilemez, büyük aşk hikayelerinin filmidir.

abuksabuk1film
05-10-06, 17:56
http://www.ozenfilm.com.tr/images_movies/movies_img/hayatiminkadini/big/2.jpg

http://www.ozenfilm.com.tr/images_movies/movies_img/hayatiminkadini/big/4.jpg

http://www.ozenfilm.com.tr/images_movies/movies_img/hayatiminkadini/big/3.jpg

http://www.ozenfilm.com.tr/images_movies/movies_img/hayatiminkadini/big/6.jpg

http://www.ozenfilm.com.tr/images_movies/movies_img/hayatiminkadini/big/9.jpg

http://www.ozenfilm.com.tr/images_movies/movies_img/hayatiminkadini/big/11.jpg

http://www.ozenfilm.com.tr/images_movies/movies_img/hayatiminkadini/big/13.jpg

http://www.ozenfilm.com.tr/images_movies/movies_img/hayatiminkadini/big/16.jpg

http://www.ozenfilm.com.tr/images_movies/movies_img/hayatiminkadini/big/15.jpg

http://www.ozenfilm.com.tr/images_movies/movies_img/hayatiminkadini/big/1.jpg

http://www.ozenfilm.com.tr/images_movies/movies_img/hayatiminkadini/big/5.jpg

abuksabuk1film
05-10-06, 17:56
http://www.ozenfilm.com.tr/images_movies/movies_img/hayatiminkadini/big/7.jpg

http://www.ozenfilm.com.tr/images_movies/movies_img/hayatiminkadini/big/8.jpg

http://www.ozenfilm.com.tr/images_movies/movies_img/hayatiminkadini/big/12.jpg

http://www.ozenfilm.com.tr/images_movies/movies_img/hayatiminkadini/big/14.jpg

http://www.ozenfilm.com.tr/images_movies/movies_img/hayatiminkadini/big/10.jpg

abuksabuk1film
17-10-06, 21:50
http://static.flickr.com/79/254646387_e7b57e714e_b.jpg

http://static.flickr.com/105/254751464_8ec9bf3979_b.jpg

meline
18-10-06, 13:08
Hayatımın Kadınısın sabırsızlıkla beklediğim bir film...

Özellikle Uğur Usta'yı farklı bir karakterde göreceğim için mutluyum. (Gerçi Aksak'a düşman olanların safhında değilim ama biraz daha Uğur YÜCEL vari karakter görmeyi de özlemedim değil) ,,yeni yeteneklerden Ezgi MOLA'nın da performansını merak ediyorum, tahminimce başarılı olacaktır..

Türkan ŞORAY'ı eski filmlerinde pek beğendiğim söylenemez, ben onun oyunculuğunu İkinci Bahar'da tadanlardanım... sanki bu rolü de beni sevindirecek gibi hissettim...

Eklenen resimlerden, özellikle renkl renkli kurutulmuş çiçekler arasındakinde çok güzel görünüyor Türkan Sultan.

Resimlerden anladığım görüntü kalitesi zengin ve güzel bir çekim gerçekleştirilmiş...

Tebrik kısmını seyirden sonraya bırakıyorum....

adanali esmer
05-11-06, 09:37
ayyy filmi cok merak ediyoru buna gitmem lazim türkan sorayim canim ablam oynuyor bu filmde konusu da güzel...

arkadaslar filmde selim erdoganda mi oynuyor ?
ayy resimlere baktimda eger o oynuyorsa kesinlikle ben gidecegim bu filme askim oynuyor burda gitmezsem ayipolur hem türkan sorayla selim erdogan birde cemilede oynamislardi ayyne kadarmmutlu oldum...

chaylack
05-11-06, 11:32
fragmanını dün gördüm o kadar hoşuma gitti ki ikisininde bankta otururken ki halleri alttan gelen müzikle birlikte etkilendim :icon_cry: mutlaka gitmeye çalışıcam ikiside sevdiğim oyuncular :)

adanali esmer
06-11-06, 17:26
fragmanını dün gördüm o kadar hoşuma gitti ki ikisininde bankta otururken ki halleri alttan gelen müzikle birlikte etkilendim :icon_cry: mutlaka gitmeye çalışıcam ikiside sevdiğim oyuncular :)

ayyy ,angi kanalda gördün fragmanini negüzel ben türkan sorayi o kadar cok seviyoruim ki bayilyiorum bu kadina üstteki resimdesüper cikmis gözleri falan ayyy yerim onu ben türkan ablam benim...

meline
15-11-06, 12:09
Bir başka TMC yapımı olan Binbir Gece'de gördüm,, filmin afişlerinin asılı olduğu bir duvarın önünden geçildi.......TMC iyi reklam yapıyor.......

:img-polic

dizici_manyak
15-11-06, 17:36
Bir başka TMC yapımı olan Binbir Gece'de gördüm,, filmin afişlerinin asılı olduğu bir duvarın önünden geçildi.......TMC iyi reklam yapıyor.......

:img-polic

TMC nin reklamını iyi yaptığı göz önünde
ama Uğur Yücel'in filmi artık hakkettiği ilgiyi görmeli bende bunu istiyorum başarılı olsunlar filmi merakla bekliyorum ama az kaldı ya :img-grin2

abuksabuk1film
18-11-06, 12:45
filmin sitesinde fragman bölümü çalışmıyor... nereden izlenir şu filmin fragmanı yahu ? kalmış bir hafta izleyemedik...

http://www.hayatiminkadinisinfilm.net/

erten07
20-11-06, 09:39
Aşk filmine arabesk şarkılar


Uğur Yücel 24 Kasım'da vizyona girecek olan,
başrolünü Türkan Şoray'la paylaştığı yeni filmi "Hayatımın Kadınısın" için,
Orhan Gencebay'ın unutulmaz şarkılarından "Hatasız Kul Olmaz",
"Akşam Güneşi", "Beni Böyle Sev" ve "Bir Teselli Ver"i seçti.


Çok yakında Orhan Gencebay'ın "Akşam Güneşi" şarkısının yeni düzenlemesi
filmden çarpıcı görüntülerle ve Uğur Yücel'in hikaye anlatımıyla
klip olarak müzik kanallarında gösterilecek.
Filmde ayrıca Esengül'ün seslendirdiği "Beterin Beteri" ve "Sana Aşkımı Anlatabilsem",
Bergen'in seslendirdiği "Acıların Kadını" ve "Bir Erkek Yüzünden",
Belkıs Özener'in seslendirdiği "Damarımda Kanımsın" şarkıları da kullanıldı.



http://img154.imageshack.us/img154/1111/2468143sv2.jpg (http://imageshack.us)

meline
21-11-06, 07:48
Bu fotografda Türkan ŞORAY ne kadar farklı çıkmış,,

Sanki başka biri gibi....

Herhalde arkapılan çekimlerden seçilmiş,, Uğur YÜCEL'in Sultan'a hayranlığı aşikar...

erten07
22-11-06, 08:29
Sinema sohbetleri

Gece Gündüz: Yekta Kopan, "Hayatımın Kadınısın" filmi için kameraların karşısına geçen
iki önemli oyuncuyu konuk alıyor; Türkan Şoray ve Uğur Yücel.

meline
23-11-06, 08:23
Sultan olmasaydı bambaşka olurdu

Uğur Yücel bir sabah uyanmış; aklına bir merdiven, evi terk eden bir adam ve bir kadın fikri gelmiş: Notumu aldım, yanına Türkan Şoray yazdım. Bence onun herkesin hayatında bir izi, gölgesi var!.

Uğur Yücel'in yazıp yönettiği ve Türk Sineması'nın 'Sultan'ı Türkan Şoray'la başrol oynadığı 'Hayatımın Kadınısın' filmi yarın gösterime giriyor. Yücel ve Şoray, film izleyiciyle buluşmadan önce Yeni Aktüel'den Özsel Tortop'a konuştular. Uğur Yücel, "Türkan Şoray olmasa bu film olmazdı" dedi, Sultan' ise Yücel'in yönetmenliğinin kendisini çok zorladığını itiraf etti!

* Uğur Bey, sizi Hayatımın Kadınısın'ı yazmaya iten şey neydi? 'Hırsız-Polis'in son günüydü... "Beni bu sabah kimse uyandıramaz ulan" diye bağırıp; sabah ezanıyla uyandım ve bir merdiven, evi terk eden bir adam ve bir kadın fikri aklıma gelmeye başladı. Sonra bunları not ettim, yanına da 'Türkan Şoray' yazdım.

İç dünyası zangır zangır

* Altına da kendi isminizi mi yazdınız?
Hayır ama galiba rolü kendime vermiştim. İki gün içinde hayata geçmeye başladı. Önce kafamda hikayeyi kurdum, yazdım ve arkadaşlarıma anlattım. Baktım herkes çok seviyor, bir gün sonra Türkan Hanım'ı aradım. O da tarih olarak müsaitti. Doğrusu bahtı açık bir film. Kimi aradıysam herkes uygundu. Fırsattan istifade çektik.

* Daha ilk notta Türkan Hanım'ın ismi belliydi. Türkan Hanım'ın hangi özellikleri Asuman karakterini ortaya çıkardı?
Türkan Hanım'ın durgun, suskun ve dokunmak isteyeceğiniz bir kederi vardır. Hem kendisinde vardır hem resminde. Bu bir erkeğin çok yakınlaşmak istediği bir duygudur. Bir kere olağanüstü güzel bir insan. Sıradışı bir iç dünyası var; fırtınalarla dolu, zangır zangır bir iç dünya. Bütün bunların dışında suskun, kederli, muazzam romantik bir resim esasında. Türkan Şoray'ı düşünmek bile yazma nedeni. Ben birileri için hiçbir şey yazmadım bugüne kadar. Sadece Türkan Şoray için yazdım. Bir de Sezen için bir şeyler hissediyorum. Onun için de bir şeyler yazmak istiyorum. Zaten ikisini düşünmek insanın ömrü için yeter. Onlar muhteşem, eşsiz kadınlar!

* Türkan Hanım olmasaydı ne olurdu?
Olmazdı veya bambaşka bir film olurdu.

* Filmde iki yalnız insanın hikayesini anlatıyorsunuz. Tophaneli Tayfur'un yalnızlığında Uğur Yücel'in hangi yalnızlık halleri var?
Bir kere ben mahalle çocuğuyum. Yani eğer ki ben o mahalleden çıkıp konservatuvarlı olmasaydım; birebir Tophaneli Tayfur olurdum. Kuzguncuk'ta öyle bir adamdım. Benim babama da benziyor Tophaneli Tayfur. Babamı tanıyan arkadaşlarım, "Aynı babansın burada" diyor. Ruhen çok yakınım ona.

* Babanız da Türkan Hanım'ın çok büyük hayranıymış...
"Ağlarken çenesinin ucu titriyor" der, onu çok gerçekçi bulurdu. Zaten Türkan Hanım'a hayranlık duymayan az insan biliyorum. Herkesin hayatında bir izi, gölgesi oluyor. Başka türlü de büyük yıldız olunmuyor.

* Peki, sizin için 'okumuş, görmüş geçirmiş Tophaneli Tayfur' diyebilir miyiz?
Onun oğlu diyebilirim kendime. Başka bir yerlere gitmiş adam ama. Mesela Orhan Gencebay filmden parçaları izlediği zaman, Tophaneli Tayfur'u gördü ve "Bu tam bizim duygumuzda bir adam, felsefesi var" dedi. Bu adamlar gerçek adamlar.

Bol seyirci istiyorum

* Asuman Ceylan da Kuzguncuk'tan mı?
Ben gazinolarda komedyen olarak da çalıştım. Bergen'in, Muazzez Abacı'nın, başka bir sürü assolistin kadrosunda çalıştım. Bütün tanıdığım şarkıcılardan parça var Asuman Ceylan'da.

* 'Hayatımın Kadınısın' izleyicide nasıl bir tat bırakacak?
İzleyicinin bu filmi özlediğini sanıyorum; bu insanları özlediğimizi düşünüyorum.

* İlk filmiyle 11 Altın Portakal almış bir yönetmensiniz. Bu filmden beklentileriniz neler?
Hiç öyle bir beklentim yok ama bol seyirci gelsin, bu film izlensin istiyorum. Bu film ruhu olan bir film; kalbinizi masaya koyduğunuz filmlerden biri.

meline
23-11-06, 08:33
Adam gibi adamın filmi: Hayatımın Kadınısın

http://www.sabah.com.tr/2006/11/23/gny/im/AA2661644BE4AD4E808EA7D5b.jpgBen İstanbul'da doğup büyümediğim için şehri hâlâ anlama, tanıma, dinleme serüvenim devam ediyor. Mersin'in varoşlarını, arka mahallelerini, ara sokaklarını, oralarda nasıl insanların yaşadığını, ne yiyip ne içtiğini iyi kötü bilirim. Ama İstanbul'un arka sokaklarını çözmek çok zor. Bazen Balat'ta ya da Kasımpaşa'da ilginç mahalleler görüyorum. Kocaman pencerelerinin önünde duran saksı çiçekleri, aşağı sarkan tertemiz çamaşırlar içeridekileri düşündürür. İstanbul sürprizlerle dolu. O temiz çamaşırların aslında kimin kirli çamaşırlarının üzerinde dalgalandığı bilinmez pek. İşte Uğur Yücel'in yeni filmi 'Hayatımın Kadınısın' bizleri Balat'ta bir eve götürüyor. Yücel, Tophaneli bir adamın, adam gibi bir adamın, büyük adam olma sürecini o kadar güzel yazmış ve oynamış ki, Uğur Yücel tartışmasız sinemamızın en büyüklerinden. Onunla aynı dönemde yaşıyor olmaktan ve üretiminin tanığı olmaktan çok keyif alıyorum. Aylardır televizyonda 'Aksak' kıvamında izliyoruz onu. Hafif aksıyor, zor bir lehçenin hakkını veriyor ve bir yandan da 'Aksak'ın karizmasını çizdirmeden onun aşık tarafını da anlatmaya çalışıyor. 'Aksak' çok alıştığımız bir figür. Yücel, aylardır beraber yatıp beraber kalktığı 'Aksak'tan kopup, 'Tophaneli' tiplemesine öyle bir konsantre olmuş ki gözlerinizi alamıyorsunuz beyazperdeden. Filmde öyle yepyeni bir karakter yok karşımızda. Muhsin Bey filmindeki Ali Nazik olgunlaşmış, aksanını yitirip bu arada biraz da Arabesk filmindeki gazino patronu tiplemesi ile de karışıp 'Tophaneli' olmuş. Ama 'olmuş'! Eğer otomobilinizde Iron Maiden, Blues Brothers (benim gibi) CD'lerinizin yanında bir de zulada Orhan Gencebay CD'si var ise bu filme ve filmin mükemmel Orhan Gencebay şarkısı 'Akşam Güneşi' eşliğindeki İstanbul görüntülerine bayılacaksınız. Orhan Gencebay'ınız yoksa da seversiniz 'Hayatımın Kadınısın'ı, durum çok gerçek. Sanki Balat'a koşsak tüm bu filmdeki hayali kahramanlarla karşılaşma şansımız var gibi... Casting süper. 'Hırsız- Polis'te hayran olduğum Ezgi Mola'nın çok büyük olacağı belli, Ali Desidero (Yıldırım Memişoğlu) tek kelimeyle mükemmel, filmin küçük bir sahnesinde yer alan Binnur Kaya da bence gelecek 5 yılın komik kadını. Kendine yazılan minicik rolde öylesine coşmuş ki bayılacaksınız... Biraz da sanki Türkan Şoray'a saygı filmi izlenimi veren filmde, Şoray da bu mükemmel kadroya ayak uydurabilmek için elinden geleni yapıyor. Film finalde biraz kayboluyor ama yine de final jeneriği akarken ağzınızda fon müziği Orhan Gencebay olan bir başka İstanbul tadı bırakıyor... Film, Uğur Yücel için de Türk sineması için de bir başyapıt değil ama izlemekten keyif alacağınızı düşündüğüm bir film. Bence filmin gerçek büyük keşfi: Ezgi Mola. Kendisine kıyak geçmek istedim.

sweetjulia
23-11-06, 09:18
ben bu başlığı yeni farkettim:img-blush filmi sabırsızlıkla bekliyorum...inanıyorum ki çok güzel ve duygu yüklü bir film olmuştur:img-yes:

erten07
23-11-06, 09:26
Sinema sohbetleri

Gece Gündüz: Yekta Kopan, "Hayatımın Kadınısın" filmi için kameraların karşısına geçen
iki önemli oyuncuyu konuk alıyor; Türkan Şoray ve Uğur Yücel.

dün akşam programa katılması beklenen ikilinin, bu akşam yayında olacağı açıklandı

erten07
23-11-06, 09:35
Kendimi acemi gibi hissettim, biraz kırıldım

* Türkan Hanım, bir yönetmenin sizi düşünerek bir karakter yaratması ne ifade ediyor?
Uğur Bey yönetmenliğini ve oyunculuğunu çok beğendiğim bir insan.
Böyle bir rol için beni düşünmüş olması çok mutlu etti.

* Uğur Bey nasıl bir yönetmen?
Mükemmel, inanılmaz! Derin duygu yüklü.
Bir kere iç dünyasına, duyarlılığına gerçekten hayranlık duyuyorum.
Müthiş bir dünyası var, müthiş.
Böyle bir yönetmenle çalışmaktan haz duydum.
Oyuncunun oyunuyla yetinmeyip 'daha ne alabilirim' diyen bir yönetmen.
Bir oyuncu için çok önemli bu.
Ben hep onun rahatsızlığını duyardım.
Yönetmenle biraz çekişeyim, tatmin olmasın, beğenmesin isterdim.
Uğur Bey'de bunu buldum ama bu sefer de kendime güvenimi kaybettim.
"Acaba kötü bir oyuncu muyum?" diye düşündüm.
Daha iyi bir oyun alabilmek için çok zorladı beni. Kendimi acemi gibi hissetmeye başladım.
Biraz kendisine küstüm, kırıldım ama..

* Neler oldu mesela?
Normal, tatlı çekişmelerimiz oldu sette.
Ben de elimden geleni yapmaya çalıştım.
Bütün istediğim yarattığı dünyasında nasıl bir Asuman düşlediyse;
o Asuman olmayı çok istiyordum. O duygu bende çok hakimdi.

erten07
23-11-06, 09:39
Filminin reklamını dizilerinde yapıyor

Ünlü yapımcı Erol Avcı son günlerde hayli ilginç bir promosyon kampanyasına imza atıyor.
Avcı, yapımcılığını üstlendiği; Uğur Yücel ve Türkan Şoray'ın başrollerini paylaştığı
'Hayatımın Kadınısın' filminin reklamını yine yapımcısı olduğu TV dizilerindeki karakterler aracılığıyla yapıyor.

atv'nin uzun soluklu dizisi 'Beyaz Gelincik'in bu hafta yayınlanan bölümünde
Zeliha ve arkadaşları sinemaya gitmek için film seçerken,
'Hayatımın Kadınısı'ndan ve güçlü oyuncu kadrosundan bahsediyorlar.

Yine Avcı'nın yapımcılığını üstlendiği 'Binbir Gece'de ise sokaklar hep bu filmin afişleriyle süslü!
http://img226.imageshack.us/img226/2126/e22c8f0ffcf17c4abf19879un6.jpg (http://imageshack.us)

erten07
23-11-06, 19:28
http://img54.imageshack.us/img54/1160/binbir21ik8.jpg (http://imageshack.us)
http://img294.imageshack.us/img294/1496/binbir22wp3.jpg (http://imageshack.us)

meline
24-11-06, 08:37
Şoray kanunlarını yıktım

Bugün vizyona giren 'Hayatımın Kadınısın' filminin yönetmeni Uğur Yücel: Bu filmin banyo sahnesinde Şoray kanunları değil benim kanunlarım geçerli oldu!.

Uğur Yücel'in yazıp yönettiği ve Türkan Şoray'la başrol oynadığı 'Hayatımın Kadınısın' filminin galası önceki gece Kanyon'da yapıldı. Galanın konukları arasında; Orhan Gencebay-Sevim Emre, Cem Yılmaz, Demet Akbağ, Yılmaz Erdoğan-Belçim Bilgin, Mehmet Aslantuğ- Arzum Onan, Güven Kıraç, Ece Gürsel, Sinan Tuzcu-Dolunay Soysert ve Cansu Dere gibi sanat dünyasının ünlü isimleri yer aldı.

Esengül'ü, Gencebay'ı duydum
Gecede bir konuşma yapan Uğur Yücel, 'Hayatımın Kadınısın'ı seyirciler için yazdığını belirterek şunları söyledi: "Türkan Şoray olmasaydı bu film zaten çekilmezdi. Ama bu filmde Şoray kanunları değil, benim kanunlarım geçti. Senaryoyu yazarken; Esengül, Orhan Gencebay ve http://www.sabah.com.tr/2006/11/24/gny/im/75BE9F8509EE8547ABBE4223b.jpgBergen'i duydum! Kalbi kırık kahramanların hepsini severek yazdım."

Hayatımın erkeği mi? nerdee?
Galada mor kadife kıyafetiyle 'Sultan'lığını bir kez daha gözler önüne seren Türkan Şoray ise "Film, seyirciyi kalbinden yakalayacak; özellikle kadın izleyici çok etkilenecek" dedi. Şoray, "Sizin 'hayatımın erkeğisin' diyeceğiniz biri var mı?" sorusuna ise "Nerdeee?" diye gülerek cevap verdi. Galada gazetecilerin yoğun ilgi gösterdiği Cem Yılmaz ise yeni projeleriyle ilgili esprili bir açıklama yaptı: "İlkbaharda bir film yapmak için çalışıyorum. Şu an hazır değil. Sağdan soldan araklayacağız ya o yüzden bekliyoruz!" Özlem AVCI-Gürkan KURT- MAGAZİN

erten07
24-11-06, 09:29
Hayatımın kadını Türkan Şoray

İlk kez şov dünyasından birini fena halde kıskandım. Uğur Yücel'i... Hayatımın Kadınısın filmini izlerken, koltuğumda hasedimden çatır çatır çatladım... Çünkü Sultan'a bu zarif saygı duruşunu, Uğur Yücel'den önce ben yapmak isterdim. Artık yazıyla mı olurdu, filmle mi, şiirle mi, orasını bilmem ama geç kaldığımı, fena halde geç kaldığımı gördüm. Şimdi bana düşen Ekrem Bora vakurluğunda aralarından çekilmek... Evet, Türkan Şoray gerçekten de benim Hayatımın Kadını'ydı... Türkiye'deki milyonlarca erkek gibi ben de onun aşığıydım. Nasıl olmayayım ki? Bu olgun yaşında bile o buğulu bakışlarıyla perdede hâlâ "aşk kadını" olarak durmayı başarabiliyor. Akranı yıldızlar, gündüz kuşaklarında babaanne mesajlarına soyunurken, o gözünün buğusuna aşkın büyüsünü düşürmeyi becerebiliyor. Az şey mi? Belki Türkan Şoray'a zaaafımdandır ama ben Hayatımın Kadınısın filmini sevdim. 60 yaşında evinden kaçan erkeklerin "kahraman" sayıldığı, eşlerini aldatan kadınların "devrimci" ilan edildiği şu günlerde "bir ömürlük aşkın" ne demek olduğunu dosta düşmana anlatıyor. Bir tutam Yeşilçam nostaljisi, bir çimdik İtalyan getto filmlerinin baharatı ve en önemlisi İstanbul şehrinin tütsülenmesiyle elde edilmiş harika bir lezzet hâlâ damağımda duruyor. Finali sanki "ortada kalmış" gibi görünse de izleyenlerin beyin kıvrımlarına soru çengelleri asıyor. Perdeye "Son" yazısı düşerken, beyninizin içinde bir yerde, yazılı hukuk ile vicdanınız arasında çetin bir vuruşma, tutku ile gerçek arasında bir hesaplaşma başlıyor. Uğur Yücel hem kamera gerisinde hem de önünde çok önemli bir mesafe kat etti. Filmdeki Tophaneli Tayfur tipi, daha önce sinema ve ekranda canlandırdığı karakterlerin bir harmanı gibi. Ama bana göre Yücel'in sinemaya kazandırdığı en büyük değer Yıldırım Memişoğlu olacak. Tıraş bıçağı reklamlarının Ali Desidero'su, Türkiye'nin yeni Erol Taş'ı olma yolunda dev bir adım atmışa benziyor. Sanırım bu saatten sonra Memişoğlu'nu dizi yapımcıları da rahat bırakmayacaktır. Televizyon dizilerinin "aile kızı" Ezgi Mola ise filmdeki çıplak sahnesiyle magazin basınının yeni konusu olmaya aday. O sahneyi gördüğümde küçük bir şok geçirdim. Ama sonra bunun dramatik örgü için gerekli olduğuna kanaat getirdim. Zira sahne, şehvet değil "acıma" hissi uyandırıyordu ve Ezgi'nin saflığı üzerinde hiç de yapıştırma durmuyordu. Ve Binnur Kaya... Bir buçuk dakikalık misafir oyunculuğu var ama anlatmaya bir buçuk sayfa yetmez. Allah herkese böyle "misafir" nasip etsin. Yabancı Damat'ın Nazire'si, ülkenin en komik kadını olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Filmi, "Nerede o eski aşklar?" diye soranlara özellikle tavsiye ediyorum. Hayatının kadınını/erkeğini bir türlü bulamayanlar, bulup da ıskalayanlar ise bu "kendi içlerine bakma" fırsatını kaçırmasınlar.

erten07
24-11-06, 09:33
Uğur Yücel seyirciler için yazdı

Hayatımın Kadınısın

Yön: Uğur Yücel

Oyn: Türkan Şoray, Uğur Yücel, Yıldırım Memişoğlu, Ezgi Mola

Asuman Karaca (Türkan Şoray), 1980’li yıllarda radyo ve gazino dünyasında ünlenmiş eski bir şarkıcıdır. Hüzünlü sesinden çok dillere destan güzelliğiyle o dönemin erkeklerini kendine hayran bırakmıştır. Sahneleri bıraktıktan sonra evlendiği kocasıyla birlikte Balat’ta iki katlı eski bir evde sıradan bir hayat yaşamaktadır. Evlendikten bir süre sonra Asuman kocasının alkol ve kumar alışkanlığıyla tanışmış, yıllar içinde artık kocasının geceleri evin dışında sürdürdüğü gece hayatına da göz yummaya başlamıştır. İlk eşiyle evliliğinden doğan kızı Ahu, genç kızlığının daha başlarında evi terk etmiş, erkek arkadaşıyla birlikte bir otel odasında yaşamakta, kaset çıkarıp ünlü bir şarkıcı olma hayalleri kurmaktadır. Asuman sürüp gitmekte olan bu yaşantısından mutlu değildir. Ancak bir gün Tophaneli Tayfur’un (Uğur Yücel) üst katlarına kiracı olarak yerleşmesiyle Asuman’ın hayatı tamamen değişir.

Uğur Yücel, modern Türkiye olma yolunda yitirdiğimiz değerlere ve aşka dair çektiği Hayatımın Kadınısın için şöyle diyor: "İstanbul’a, onun küçük insanlarına, Türk filmlerine dair bir film gibi düşünüyorum. Özlediğim bir şeyleri yazdım. Ev kadınları, arabeskçiler, müzik, fotoroman, melodram sevenler gözleri yaşlı ama gülümseyerek izleyecek. Bu filmi seyirciler için yazdım. Mahallemizdeki insanlar bunlar. Hepsi kırık kalpler..."

erten07
24-11-06, 09:36
Hayatımın Kadınısın"

Orhan Gencebay şarkıları eşliğinde, Haliç'te arabesk bir aşk öyküsü... "Hayatımın Kadınısın" müzikte yoğunlaşan sanatsal dışavurumu, 1980'lerde doruğa tırmanmış bir altkültürün duyarlığını beyazperdeye taşıyor. Yönetmen ve senarist Uğur Yücel'in başrolü Türkan Şoray ile paylaştığı "Hayatımın Kadınısın" moda deyişle "retro" bir film.

Nesnel olmaya özen göstererek bu filmi eleştirmek çok zor. Kabaca bir çerçeve çizersek senaryosu, mizanseni, görüntü ve sanat yönetimi, müziği, oyunculuğu, kurgusu vb. uyumlu bir bütün oluşturuyor. Hem kızından hem kocasından yana dertli eski şarkıcı Asuman Ceylan ile ona gençliğinden beri aşık olan, yıllar sonra yeniden rastlayan Tophaneli'nin aşkı, ait olduğu altkültürün motifleriyle anlatılıyor.

80'lerde birbiri ardına çekilen arabesk filmlerden farklı olarak "Hayatımın Kadınısın" müziğin baskın olduğu, rol alan şarkıcının popülaritesine sırtını dayayıp karşısına da güzel bir aktris koyarak kolay yoldan formüle edilmiş bir yapım değil. Oyunculuk ve diyaloglar üzerinde özenle durulmuş. Arabeski ağda kıvamına getirmeden bir dönemin süregiden etkisi olarak sunuyor. Attila İlhan'ın "Cinayet Saati" adlı şiirine de vapurları, Tayfur'u, gökte dağılan ayıyla önemli bir gönderme var filmde.

Feryada gücüm yok
Kendi içindeki tutarlılığına rağmen "Hayatımın Kadınısın"ın önemli bir handikapı var. Arabeski altkültür ve müzik olarak sevemediğimiz, dolayısıyla duyarlılığını hissedemediğiniz, jargonundan hoşlanmadığınız zaman bu aşk öyküsünden etkilenmeniz de mümkün olmuyor. Nesnel bakışla ilk paragraftaki gibi tanımladığım "Hayatımın Kadınısın"ı; öznel bakışla hiç sevemediğimi itiraf etmeliyim. Dünyasının tamamen dışında kaldım, 80'lerdeki gibi hiçbir şekilde özdeşleşemeden ama biçimsel olarak takdir ederek izledim. "Hatasız film olmaz, hatamla sev beni" çağrısına tepkim "Feryada gücüm yok" oldu.
Bazı filmler böyledir: Robert Altman ustanın country müzikle dolup taşan 175 dakikalık filmi "Nashville" de kimilerine göre bir başyapıttır ancak o çevreye ve müziğe tahammül edemeyenlerin sayısı da az değildir.

"Hayatımın Kadınısın"
Yön / Sen: Uğur
Yücel Oyn: Türkan Şoray (Asuman), Uğur Yücel (Tophaneli), Yıldırım Memişoğlu (Necdet), Ezgi Mola (Ahu)
Gör: Jürgen Jürges
Müz: Srdjan Kurpjel

velvet
24-11-06, 20:10
gittim gördüm... uğur yücel'e aşık oldum döndüm..
mükemmel bi film.. eski türk filmleri tadında.. acaip bi film ya anlatılmaz..

türkan şoray ve uğur yücel'in kimyaları o kadar güzel tutmuş ki.. birbirlerine o kadar güzel bakmışlar ki.. emeği geçen herkesin ellerine sağlık...
gidin görün derim ben kendi adıma...

dizici_manyak
24-11-06, 22:01
aslında güzel bir filmdi ama çok gerici ve ağır bir filmdi de üstelik sahneleri izlemekte zorlandım gerçekler ve böyle hayatları gerçekten yaşayanlar olması beni yıktı zorlayıcı bir filmdi ama güzeldi öyle sahneler vardı ki parçalandım

uğur yücel ve türkan şoray için gidilmesi gereken bir film

erten07
25-11-06, 13:22
Bir aşka adanmış ömrün hikâyesi


"Hayatımız arabesk," sözcüğünü hatırlatan bir film. Ve yönetmenin ev kadınlarını, arabeskçileri, müzikseverleri, fotoroman sevenleri, melodram sevenleri ve onların gözleri yaşlı ama gülümseyen yüzlerini hayal ederek, yazıp yönettiği bir film. Aslında tüm bu kategorilere girer miyim, bilmiyorum. Örneğin cazı arabeskten çok sevmem bir engel midir? Ya da fotoromanı çağdışı saymam oyunu bozar mı? Ama emin olun ki bu filmi çok sevmek isteyerek izledim. Yer yer çok sevdim de... Ama bir tatmin olmamışlık duygusu bıraktı bende. Sanki çok daha iyi olabilirmiş de, olamamış gibi. 1980'lerin güzel şarkıcısı, Esengül ve Bergen'le aynı dönemde ün yapan Asuman Çağlar, gazino dünyasını çoktan bırakmış, sahnedeyken evlendiği, o dönemin yakışıklı kabadayısı, şimdi düşmüş, ayyaş bir kumarbaz olan bir erkekle, Balat'ta hayli yoksul bir hayat sürmektedir. Hâlâ çok güzeldir, bu bakımdan eski hayranlarından, namus cinayetiyle içerde yatmış Tophaneli Tayfur'un hayatına girmek istemesi şaşırtıcı olmaz. Asuman bir yandan kötü bir akibete doğru adım adım kaymakta olan kızını kurtarmak, öte yandan kocasının bitmeyen zulmünden kurtulup Tayfur'la yeni bir hayata başlamak için çabalamaya başlar. Yücel, hikâyesinin ve filminin arabesk müzikle olan bağını hiç inkâr etmeden, duyguların altını çizerek, bol bol Orhan Gencebay şarkısı kullanarak, bir tür modern melodram yapmak istemiş. Ertem Eğilmez'in Arabesk'i gibi eski Türk filmlerine parodi çerçevesinde yaklaşan bir film değil bu. Tersine, onları yücelten bir film. Ama sonuç olarak yine belli bir mesafeden bakıyor ve duygularımızı çok daha kişisel ve düzeyli biçimde etkilemeyi deniyor. Filmin birçok ögesi yerli yerinde. Artık biraz Türk sayabileceğimiz Jürgen Jürges'in enfes gece İstanbul'u görüntüleri. Ve parlak bir oyuncu seçimi. Türkan Şoray, bu yaşta bu kadar güzel olabilmenin hesabını nasıl verecek, bilmiyorum. Uğur Yücel ise eski bir aşkı yıllarca yüreğinde taşımış mert kabadayıda çok sağlam bir kompozisyon çiziyor: Bence dört dörtlük! Yıldırım Memişoğlu ve Şoray'ın kızını oynayan Ezgi Mola da çok iyi seçimler. Ama film yine de ikna etmiyor. Dramatik açıdan bir eksikliği var, bir türlü akıp gitmiyor. Duygularımızı çağlayan gibi özgür bırakıp boşanmaya hazırız ama bir türlü yapamıyoruz! Müzikse bence tartışmalı: Onca Orhan Gencebay şarkısına karşın, bizi tam yüreğimizden vuran bir tek parça yok! Ama yeterince ilginçlik içeren bir film bu. En önemli yanı da Şoray ve Uğur'a kariyerlerinin bu noktasında ve hayatımızın tam şu döneminde verdiği altın roller. Onları izlemek için bile görmeye değer...

erten07
25-11-06, 13:43
Arabesk bir hayatın içinde müzikal inkarla geçti aslında ilk gençliğimiz

http://img205.imageshack.us/img205/1856/2493051hj5.jpg (http://imageshack.us)
Türk sinemasının usta ve başarılı isimlerinden Uğur Yücel’in, Yazı Tura’dan sonra tekrar yönetmen koltuğuna oturduğu Hayatımın Kadınısın filmi dün vizyona girdi. Yücel'in yazdığı, yönettiği ve başrolünü Türkan Şoray'la paylaştığı film, arabeski arka fonuna alarak orta ve alt sınıfa ait insanların acılı ve inişli çıkışlı yaşamlarını perdeye aktarıyor. Uğur Yücel’e filmin ortaya çıkış hikayesini, arabeskin hayatındaki yerini, canlandırdığı Tophaneli Tayfur karakterini, Türkan Şoray’ı ve gelecek projelerini sorduk.


Arabesk bir hayatın içinde müzikal inkarla geçti aslında ilk gençliğimiz

Hayatımın Kadınısın filminin çıkış noktasını öğrenebilir miyiz sizden? Bu hikayeyi yazmak nereden geldi aklınıza?
-Dizi çekimlerinin bittiği gün çok yorgundum. Günlerce uyuyacağımı düşünüyordum. Hatta sabah uyandıracak olana okkalı bir küfür hazırlıyordum. Zıplayarak uyandım ezan sesiyle. Uyayamıyorum, sağa dön, sola dön. Aklıma film kareleri geliyor. Diz üstü bilgisayarımı kucağıma aldım. Bir film koydum. Belki kafam dağılır dedim. Olmadı. On ikiye kadar uyuyacağım ya! Filmi bırakıp kitap aldım elime. Neye baksam kaptırıp gidiyorum. Cin çarpmış gibiyim. Aklımda fikrimde merdivenler, loş sof.alar, bir kadın, bir erkek. Adam evi terk ediyor, kadın ağlıyor. Dur, not edeyim dedim. Üçüncü cümle bitti. Türkan Şoray yazdım. Akşama kadar hikaye çıktı. Akşam arkadaşlarıma anlattım. Bir gün sonra Türkan Şoray'la konuştum. Sonra Erol Avcı'ya anlattım. Hadi hemen çek dedi. Öyle işte. Böyle başladı herşey.

Hikayesini anlattığınız karakterleri ve onların yaşadıkları dünyayı yaratırken nelerden esinlendiniz, neleri baz aldınız?
-Ben, iki yazlık sinema arasında bir evde doğdum. Yaz akşamları bir onda bir bunda geçti. Minicik bebekken binalara yansıyan sinema sesleriyle uyudum. Semt, mahalle çocuğuyum. Tam kendimden insanlar bunlar. Yakın uzak akrabalar. Tabii ki hikayeyi düşündüğüm günün öğleden sonrasında mekandaydım. Haliç’te. Balık ekmek, çay, akşama köprü altında rakıyla geçti ilk paragraflar. Çok güzel başladı bu iş ya! Çok da güzel bitti. Tek bir dileğim var o da seyircisi bol olsun filmin.

Filmin müziklerini nasıl seçtiniz? Bu şarkıların, arabesk müziğin sizin hayatınızdaki yeri nedir?
-Yazıyla beraber geliyor müzik. Atmosferleri kurarken beraberinde şarkıları duyuyorsunuz zaten. Arabesk bir hayatın içinde, müzikal inkarla geçti aslında ilk gençliğimiz. Ben caz dinleyicisiydim. 12 yaşımda 200'ün üzerinde plağım vardı. Ama 'Bir Tesselli Ver’e kulak vermeden geçer mi günler? Ben mahallemi, insanlarımın müziklerini hiç reddetmedim. Kendimi o müziklerin kederine siyaseten bırakamadım, ama ruha işliyor duydukların.

Arabeskin bu filmin dilinin oluşmasında ve duyguların izleyiciye geçmesine ne gibi faydaları oldu?
-Herkes provalar sırasında bu film için seçilen müzikleri dinledi. Evde bütün gün bu şarkılar çaldı. Bize karakterler giderken yardımcı oldular… Eğer bir faydası olduysa bu seyirciye yansır. Filmi izledikten sonra bir bütünlük duygusuyla ayrılmak önemlidir.

ŞARKILAR BÜTÜN KARAKTERLERİN RUHUYLA ÖRTÜŞÜYOR


Hatasız Kul Olmaz şarkısının filmde özel bir yeri var. Bu ana karakterlere yapılan bir gönderme mi?
-Tophaneli Tayfur kendini suçlayan bir adam. Masum görmüyor kendini. Kendince çok haklı nedenleri de olsa adam vurmuş. Ama kendini günahkar bulmuyor. “Masum değilim ama günah işlemedim. Hata ettim.” Bu, bu toprakların arabeskidir işte. Hatasız Kul Olmaz tam Tayfur'u anlatır. Ana karakterlerin ruhuyla örtüşüyor bütün şarkılar. Tayfur bir Orhan abi dinleyicisi. Orhan Abi filmin parçalarını gördüğünde; "Bizim ruhumuza yakın bu insanlar." dedi. Doğru. Ben de öyle düşünüyorum.

Balat ve Perşembe Pazarı çevresinde yapılan çekimler nasıl geçti? Tophaneli Tayfur karakteri yaratılırken o civarın insanının bir katkısı oldu mu?
-Çekimlerimiz olaysız ve sakin geçti. Türkan da, ben de sevilen insanlarız. Ekibimiz çok düzgün ve özenliydi. Çok sakin geçti. Perşembe Pazarı'nda çok yakınlık gördük esnaftan ve deniz yolları çalışanlarından.

Türkan Şoray’la çalışmak nasıldı? Filminizin başrol oyuncusu ve rol arkadaşınız hakkında neler söyleyeceksiniz? Onu yönetmek ve karşılıklı oynamak nasıldı?
-Türk sinemasıyla çalışmak gibi birşey bu. Bir efsane kadın. Heyecan verici. O sete herhangi bir oyuncu gibi geldi. Öyle gitti. Karşılıklı oynarken Türkan’a değil, Asuman’a baktım. Çok güzeldi.

Filmin hem yönetmeni hem de başrolü olmanızın avantaj ve dezavantajları neler oldu?
-Ben kendimi iyi hissediyorum. Yorgunluk katlanıyor sadece. Yoksa filmin başladığı günden paydos gününe kadar bir şelale gibi akar herşey. Yetiştin yetiştin. Yoksa duvara toslarsın. 200 kilometreyle duvara doğru gitmeye benzer film yapmak. Dümeni son anda kırdın kırdın. Heyecan ve dinamizm.

velvet
25-11-06, 19:21
http://img294.imageshack.us/img294/1130/30401896750ab4dc1d1iz2.jpg

erten07
26-11-06, 10:53
http://img148.imageshack.us/img148/5447/hkadn5zv8.jpg (http://imageshack.us)
http://img148.imageshack.us/img148/3041/hkadn9ln1.jpg (http://imageshack.us)
http://img148.imageshack.us/img148/343/hkadn20kr5.jpg (http://imageshack.us)

GSealment
26-11-06, 12:26
http://img200.imageshack.us/img200/1782/animation1xi3.gif (http://imageshack.us)

derens
26-11-06, 18:35
Film inanılmazdı. Çok etkileyici, çok gerçek bir filmdi, Türkan Şoray,Uğur Yücel muhteşem bir oyunculuk çıkarmışlar. Bu arada filmin başında ve sonunda okunan şiirin adını ve kime ait olduğunu bilen var mı???Çok güzel bir şiirdi.

erten07
27-11-06, 13:30
Tophaneli Tayfur müthiş

Senaryo yazarlığını ve yönetmenliğini Uğur Yücel’in yaptığı Hayatımın Kadınısın, başrollerinde Türkan Şoray ve Uğur Yücel’in olduğu bir dram. Film eski şarkıcı Asuman’la, yıllardır ona aşık olan ve yakın olabilmek için üst katına taşınan Tophaneli Tayfur’un gönül hikayesini anlatıyor. Asuman, bir yanda ona hayatı zindan eden genç kocası ve ilk evliliğinden olan kızıyla yaşadığı sorunlarla boğuşurken diğer yanda da Tayfur’a ilgi duymaya başlıyor.
Orta ve alt sınıftaki insanların acılı hayatlarını ve aşklarını anlatan bu ağır melodram üç ayda yazılıp, çekilmiş.
Klişe kötü adamlar ve aceleyle, bir çırpıda gelen final, senaryo üzerinde keşke biraz daha fazla çalışılsaymış dedirtiyor.

İyi başlayan film, nedense sonunda hızlı koşuyor. Final, aceleye geliyor.

Diğer yanda ise filmin en can alıcı ve akılda kalıcı karakteri Uğur Yücel’in canlandırdığı Tophaneli Tayfur.
Yücel oyunculuğunu bir kez daha konuşturma imkanı bulduğu, müthiş bir tip yaratmış.

Tophaneli Tayfur, duruşu, yürüyüşü, bakışları, konuşma şekli ve film boyunca ağzından çıkan cümlelerle uzun süre akılda kalacak, şahsına münhasır bir karakter.

Türk sinemasının sultanı Türkan Şoray da acıların kadını olarak çıkıyor karşımıza. Hayatımın Kadınısın, Gönderilmemiş Mektuplar’dan (2003) bu yana izleme imkanı bulamadığımız ünlü oyuncuyu bir kez daha beyazperdede görmek isteyen hayranları için bulunmaz bir fırsat.

Not: Balat ve Perşembe pazarı civarında çekilen filmin arka fonu, konuya da uygun olarak arabesk müziklerle örülmüş. Orhan Gencebay, Belkıs Özener, Esengül ve Bergen’den şarkılar eşliğinde ilerleyen filmde Uğur Yücel de bir şarkı söylüyor. Ve gerçekten de güzel söylüyor.

erten07
28-11-06, 09:15
http://img297.imageshack.us/img297/6508/hkadc4b1n24se7.jpg (http://imageshack.us)
http://img207.imageshack.us/img207/5246/hkadc4b1n25uh4.jpg (http://imageshack.us)

erten07
28-11-06, 09:20
http://img207.imageshack.us/img207/9818/hkadc4b1n17qf6.jpg (http://imageshack.us)
http://img207.imageshack.us/img207/9127/hkadc4b1n23at0.jpg (http://imageshack.us)

erten07
28-11-06, 09:24
filmde orhan gencebay şarkıları var
http://img297.imageshack.us/img297/8189/hkadc4b1n27kh6.jpg (http://imageshack.us)
http://img297.imageshack.us/img297/6548/hkadc4b1n28xl3.jpg (http://imageshack.us)

erten07
28-11-06, 09:28
dün akşam izleyebildim nihayet
http://img138.imageshack.us/img138/4792/hkadc4b1n38hw9.jpg (http://imageshack.us)
http://img297.imageshack.us/img297/300/hkadc4b1n39bt7.jpg (http://imageshack.us)
http://img297.imageshack.us/img297/3646/hkadc4b1n40gy0.jpg (http://imageshack.us)

Nuranca
28-11-06, 09:31
Merhaba Arkadaslar,
Kendinizi cok sansli saymaniz lazim, bende Türkiyede olsaydim kesinlikle giderdim bu filmi izlemeye, bir sorum olcakti size, acaba bu film Avrupada'da gösterime girecek mi? Tesekkürler simdi'den..

Saygilarimla,

BuzDag
28-11-06, 09:58
Arkadaşlar bende filme gitmek istiyorum
Uğur Yücel ve Türkan Şoray ikisinin de hayranıyım.
Uğur Yüceli Hırsız Polis Dizisinden Daha çok sever oldum
Bakalım Başarılarının devamını diliyorum Uğur Yücel sen muhteşemsin :happy0064

BuzDag
28-11-06, 10:00
İnşallah bu film çooooooooooooooooook izlenir.
Düşüncelerini açıkça çekinmeden söyleyen insan
Güzel insan

FBuse
29-11-06, 15:58
henüz izlemedim ama kesinlikle bakmak istiyorum =)

buyrun bitanede avatar benden.....

http://img175.imageshack.us/img175/6156/125if4.jpg (http://imageshack.us)

erten07
30-11-06, 20:56
http://img472.imageshack.us/img472/7947/hkadn21cl9.jpg (http://imageshack.us)
http://img65.imageshack.us/img65/5416/hkadn22qs7.jpg (http://imageshack.us)
http://img472.imageshack.us/img472/1514/hkadn26fz6.jpg (http://imageshack.us)

erten07
01-12-06, 15:48
Hayat kader mi yoksa seçimler mi?

Biri sizi seviyor. Çok seviyor. Size yaklaşmaya çalışıyor. Yaklaşıyor da. Ama bir türlü yakın olamıyor. O sizi severken, siz farkına bile varmıyorsunuz. Sevginin peşinde koşarken yorgun düşmüş yüreğinizin bir oyunu bu belki de size... Öylesine yorgunsunuz ki, en yakınınızdakini göremiyorsunuz. Siz ihanetlerdesiniz, çünkü siz onu hiç bilmiyorsunuz. Ama o hiç ihanet etmiyor. Yıllar geçiyor ama hiçbir kadını sizi sevdiği gibi sevmiyor. Her kadında sizden izler arayıp, sizi yaratmaya çalışıyor. Sonuç hep hayal kırıklığı olsa da... Sonra sizin hoyrat gençliğiniz bitiyor bir gün. Şaşaalı hayattan geriye, kırık dökük anılardan ve acılardan başka bir şey kalmıyor. Ve yokluğa doğru adım adım gittiğiniz günlerde, yüreğini sevgisinde büyüten adam bir kez daha karşınıza çıkıyor. Hayatı geri vermek istercesine... Sizi sevdiğini, sizi her zaman sevdiğini söylüyor. Şaşırıyorsunuz. İçinizi titretiyor. Siz de aşık oluyorsunuz, geç kalınmış bir zamanda... Ve geç kaldığınızı nice sonra fark ediyorsunuz, o anlattığında. Yanınızda olan, yanından geçip gittiğiniz sevdaya ne kadar çok da ihtiyacınız vardır oysa. Siz hep sevilmek istemişsinizdir çünkü. Ama hayatınız onu göremeyecek kadar kör etmiştir sizi... Ve şimdi körlük bitmiştir. Ölüme giden hayatı bir tek bu aşkın diriltebileceğine inanırsınız. Yakarsınız, yıkarsınız ve onunla gidersiniz. Sizi her zaman seven, hep sevecek olan, sizi acılarınızdan yeniden doğuracak olan o adam geç mi kalmıştır yoksa tam da vaktinde mi gelmiştir kimse bilemez. Uğur Yücel'in Türkan Şoray'la birlikte oynadığı, bir anlamda da Türkan Şoray'a adanmış filmi 'Hayatımın Kadınısın'ı izledikten sonra aklımdan şu sorular geçti: Farkına varamadıklarımızın farkına varsaydık, bugün başka bir hayatın içinde olur muyduk? Hayatımız kaderimiz mi, yoksa seçimlerimiz mi? Bir gazeteci olarak şöhretini tüketmiş bir yıldızın hayatını izlemek de benim için son derece ilginçti. Şöyle sıcak mı sıcak, insana dokunan bir film izlemek isterseniz, 'Hayatımın Kadınısın'ı izlemenizi tavsiye ederim. Siz de mutlaka bir şeyler bulursunuz...

erten07
02-12-06, 09:15
"Hayatımın Kadınısın”da anne kız rolünü üstlenen Türkân Şoray ve Ezgi Mola, birbirlerine benzerlikleriyle dikkat çekiyorlar. Şoray, genç meslektaşını öve öve bitiremiyor


Sinemalarımızda gösterime giren “Hayatımın Kadınısın”da Türkân Şoray ve Ezgi Mola anne kız rolünü üstleniyor. Sultan ve ona fiziksel benzerliğiyle dikkat çeken 23 yaşındaki Ezgi Mola ile söyleşimiz gözyaşları içinde geçti! Daha ilk soruyu sorar sormaz Türkân Şoray, genç meslektaşını uzun uzun ve öyle bir samimiyetle övdü ki, Mola’nın önce gözleri doldu, sonra kendini tutamayıp hüngür hüngür ağladı... Mola, Şoray’a Türkân Anne diye hitap ediyor. Söyleşi boyunca birbirlerine anne kız gibi sarılıp durdular. Çekimlerde heyecan içinde el ele tutuştuklarını anlattılar.


Birlikte çalışırken yöntem ya da yaklaşım açısından aranızda kuşak farkı olduğunu hissettiniz mi?
Türkân Şoray: Setlerde gençlerin biz daha deneyimli oyunculardan yararlandığı söylenir. Oysa bizim de onlardan öğreneceklerimiz var. Gençlerle çalıştığım zaman o kadar rahatım ki! Müthiş bir paslaşma oluyor. Ezgi’nin Allah vergisi bir yeteneği var. Çok doğal, bütün hücreleriyle oynuyor. İşini son derece seviyor, oynarken tir tir titriyor. Önümüzdeki yıllarda Türk sinemasında çok önemli yerlere gelecek bir genç kızımız o. Güzel ve ifadeli gözleri var; perdeyi dolduruyor. Ayrıca bu işi aşkla seviyor ve ciddiye alıyor. Bundan sonra seçeceği rollerde iyi bir politika izlerse Türk sinemasının en önemli oyuncularından biri olacak. (Mola’nın gözlerinden sicim gibi yaşlar süzülüyor.) İşte bu yüzden seviyorum: Samimi, duru, saf su gibi.
Ezgi Mola: Çok teşekkür ederim. Bu işi o kadar çok seviyorum ki! Bu işin üstadı benim için güzel şeyler söylüyor. Herhalde doğru bir iş yapıyorum diye mutlu oluyorum. Türkân Hanım benim için çocukluğumdan beri bir ekol.


Filmin yönetmeni Uğur Yücel’le ilişkileriniz nasıldı?
T.Ş.: Set yönetmene aittir. Tek hâkim yönetmendir. Onun yarattığı dünyadasınızdır. Oyuncular da önemli ama onlar o dünyayı anlatmak için yönetmenin yardımcılarıdır. Oyuncu olarak hakkınız vardır, ama yönetmene güvenirim. Uğur Bey bu güveni bize fazlasıyla veren bir yönetmendi. Amatör ruhla, daha iyisi nasıl oluru araştırarak çalıştım onunla. Oyuncuyla çok ilgili. Dünyasını iyice kavramanız için seti tatil ediyor gerekirse. Oyuncuyu karşısına alıp o ruh haline sokana kadar sabırla anlatıyor.
E.M.: Daha provadan itibaren o kadar güzel yönlendirdi ki... Kulağıma fısıldadığı bir kelime duygularımı, hayal ettiğim karakteri ortaya çıkarmama yetiyordu. Doğru oyunu bulmama çok yardımcı oldu. Setteki enerjisi müthiş. Kafasında filmi tamamen bitirmişti. Uğur Abi taşı bile oynatır.


Filmin '80’li yıllarda oluşmuş arabesk alt kültüre bir duyarlılığı var. Kolay ısınabildiniz mi?
T.Ş.: O dönemin şarkıcılarının hayatlarına tanık oldum. Kulağıma çalındı, hayatıma girdi o şarkılar. Zaman zaman benim de acılarıma ortak oldu. Onun için o duygulara aşinaydım.
E.M.: 1983’te doğdum. Ama, çok sayıda eski Türk filmi izledim. Hiç dinlemezken Bergen dinlemeye ve ciddi şekilde acı çekmeye başladım. Ücra köşelerde pavyonlar hâlâ vardır. Kadınlar şarkı söyler oralarda karşılarında palabıyıklı adamlar içki içerken. Bergen dinlerken bunu hayal ediyordum. Şarkılar o acıları öyle iyi anlatıyor ki, hissetmemek, anlamamak mümkün değil. Özel olarak dinlemeye ve anlamaya çalıştım Orhan Gencebay’ı.

'Hiçbir şekilde yokluğa katlanamıyoruz’

Filmdeki anne kız ilişkisinde de bir kuşak çatışmasına tanık oluyoruz. Anne zorluklara katlanmaya razı ama kızı yoksul bir hayatı göze alamıyor. Evden kaçıp atölyeye sığındıklarında Asuman duruma göğüs gererken, Ahu katlanamıyor...
E.M.: Biz öyle bir nesil olduk ki hiçbir şekilde yokluğa katlanamıyoruz. Üzülerek söylüyorum, ayaklarımızın üzerinde durmamız için o kadar olanak var ama maalesef ailemizden destek alarak rahat yaşamayı tercih ediyoruz. Bu kızın mutlu bir ailesi, parası yok ama paranın olduğu yere gidiyor. O da annesi gibi güçlü olmaya çalışabilir ama işine gelmiyor.
T.Ş.: Gençler daha sabırsız. Bir an önce rahat bir yaşama kavuşma arzuları var. Asuman da belki bir zamanlar öyleydi, ama şartlar onu bu hale getirdi.
Tarih tekerrürden ibarettir gibi bir durum var burada. Dünya döndükçe bu durum devam edecek.

erten07
02-12-06, 12:12
uğur yücel ile "hayatımın kadınısın" sohbeti
kanal d cinemania 14.15

velvet
02-12-06, 19:38
http://img230.imageshack.us/img230/5405/20738a50b686f145a7441a7yv0.jpg http://img230.imageshack.us/img230/8607/ad6adff304caf543acfebe0se1.jpg

Sevdiğim için ortalığı yakar yıkarım, sonra yas tutarım

Ali Desidero tiplemesiyle yıldızlaşan Yıldırım Memişoğlu, ilk kez bir sinema filminde rol aldı. 'Hayatımın Kadınısın'da Uğur Yücel ve Türkan Şoray'la kamera karşısına geçen Memişoğlu: Sevgilime başka erkek baksın istemem. Bu maçoluksa sekiz defa maçoyum!.

Onu MFÖ'nün sevilen şarkısı eşliğinde bir tıraş bıçağı reklamıyla tanıdık... "Ali kıza bir klark çekiyor, kahvedikiler 'ınının' diyor... Inının ınının ınının.... Aliii Ali Desidero"... İşte bu şarkı eşliğinde racon kesen delikanlı Ali Desidero yani Yıldırım Memişoğlu, reklam yıldızlığından sinema yıldızlığına terfi etti; Uğur Yücel'in geçen hafta vizyona giren filmi 'Hayatımın Kadınısın'da rol aldı... GGA adlı uluslararası bir güvenlik şirketi olan ve Hollywood yıldızlarından, önemli şirket sahiplerine kadar pek çok kişiyi koruyan Memişoğlu ile ilk filmini, racon edebiyatını, delikanlılığı, ünü Türkiye'yi aşan güvenlik şirketini konuştuk...

* Bir reklam yıldızıydınız. Çok da sinematografik bir yüzünüz var. Bugüne kadar neden hiçbir projede rol almadınız? 93'ten beri sayamayacağım kadar dizi ve film teklifi aldım. Ama hiçbiri içime sinmedi. Uğur Bey'in 'Hayatımın Kadınısın' adlı filminden teklif gelene kadar... Türkan Şoray ve Uğur Yücel ismini duyunca düşünmeden kabul ettim. Uğur Bey çok yakından tanıdığı bir organizatöre benzetmiş beni.

* Rolünüzden biraz bahseder misiniz? Türkan Hanım'ın kocası rolündeyim. İşleri bozulan bir organizatörü canlandırıyorum. İçki-kumar var adamda ama bunların olmasının kendi içinde sebepleri var. Filmde 3 büyük aşk hikayemiz var. Birincisi benim aşkım, diğeri Uğur Bey'in aşkı, diğeri Türkan Hanım'ın aşkı. Fakat sevgiyi tanımlama ve gösterme şekilleri çok farklı. Bunu anlamak için satır aralarına dikkat etmek gerekiyor. Seyrettikten sonra diyeceksiniz ki 'Bu ne biçim aşk!' Herkesin aşkını gösterme şekli çok farklıdır çünkü...

UÇ ŞEYLER YAPARIM!

* Size benzeyen yanları var mı? Hiç bana benzer bir karakter değil. Ali Desidero ile çok benzeyen yanlarımız vardı. Bir tek uçlarda yaşamak, sevgisi için uç şeyler yapmak anlamında benzerliğimiz olabilir. Ben de uç noktada şeyler yapıyorum. Sevdiğim için ortalığı yakar yıkarım, sevdiğim de dahil olmak üzere... Sonra yasını tutarım!

* Filmde maço bir karakteri canlandırıyorsunuz. Anladığım kadarıyla siz de 'maço'luğa yakın duruyor gibisiz... Doğru mu? Orada zaten herkes maço, maço olmayan biri yok ki. Dediğim gibi, sevgiyi anlatım biçimi biraz farklı. Maçoluktan anladığınız; kadına değer vermemekse, maço değilim. Maçoluğu daha çok gelenekçilik anlamında anlıyorum ben. Beraber olduğu kadının kısa etek giymemesini istemek, kadına değer vermemek olamaz ki... Tam tersi; kadın en değerlidir onlar için. Sevdiği kadını çok kıskanıyordur, başkası baksın istemiyordur. Ben sevgilime başka bir erkek baksın istemem. Kız arkadaşıma bir erkek arkadaşı şapur şupur sarılsın öpsün istemem. Bu maçoluksa sekiz defa maçoyum!

* Uğur Yücel'in çok sert bir yönetmen olduğu söylenir. Katılıyor musunuz? Disiplinli olmak demek sertlik midir? Belki ben güvenlik mesleğinden geldiğim için öyle görüyor olabilirim ama kesinlikle değil. Yeri geliyordu; esprisini de yapıyordu sette. Ama orada zamana karşı bir yarış var. Orada tabii ki bir disiplin olmak zorunda. Disiplin dediğiniz şey sertlikse, ben herkesten daha serttim! Uğur Bey ile ne zaman olursa olsun, projenin ne olduğunu bile sormadan yine seve seve çalışırım...

BENİ İYİ OYNATTILAR...

* Türkan Şoray gibi bir starla aynı karelerde bulunmak, karşılıklı oynamak da heyecan verici olsa gerek... Elbette... Düşünsenize bugüne kadar 250'nin üzerinde film yapmış, bu işin duayeni olmuş, Türkiye'nin Elizabeth Taylor'ıyla aynı karede rol yapıyor olmak çok mutlu etti beni. Benim yaş grubumdaki ya da üzerindeki hangi erkeğe sorsanız, herkes Türkan Şoray hayranı ve aşığıdır. Ve onunla aynı mekanda olmak ister.

* 'Hayatımın Kadınısın' ilk filminiz. Çok zorlandınız mı? Zorlandığım sahneler oldu. Ama hangileri olduğunu filmin büyüsünü kaçırmamak için söylemeyeyim... Ama iyi oynamışsam, beni iyi oynattılar diyedir...

* Arabesk öğelerin bolca kullanıldığı bir film... Arabesk insanlar, arabesk şarkılar, arabesk ortamlar... Arabeski insanın kendisini acıtmak olarak tanımlıyorsak; evet bu filmde herkes kendi kendini acıtıyor. İnsaoğlunun doğasında var zaten mazoşizm, kendi kendini üzerek tatmin olmak. A'dan Z'ye arabesk bir toplumuz. Daha arabesk olsun diye içimizi kanırtan müzikler dinleriz, acı yemeği çok severiz. İstiklal Caddesi'nde yürürken kaç tane neşeli şarkı duyuyorsunuz?

* 1995'ten beri GGA adında uluslararası bir koruma şirketiniz var. Biraz çalışmalarınızdan bahseder misiniz? Güvenliğe ihtiyacı olan insanlarla çalışıyoruz. Bu işte hata yapma lüksünüz yok, çünkü bedeli ağır olur. En son ünlülerden Sophia Loren'i koruduk. Merak ediliyor; ünlüler neden korunmak istiyor diye... Mesela bu kadın yaşına rağmen, topuklu ayakkabı giyiyor. Düşünsenize düşüp bir yerini sakatladığını; sansasyon olur! Güvenlik denince ilk akla terör geliyor ama işin aslı bambaşka.

BUGE CANKAT

elif_gs
03-12-06, 22:39
gittim gördüm... uğur yücel'e aşık oldum döndüm..
mükemmel bi film.. eski türk filmleri tadında.. acaip bi film ya anlatılmaz..

türkan şoray ve uğur yücel'in kimyaları o kadar güzel tutmuş ki.. birbirlerine o kadar güzel bakmışlar ki.. emeği geçen herkesin ellerine sağlık...
gidin görün derim ben kendi adıma...

zaten iki ustadan da başka türlüsü beklenemezdi. ben henüz izleme fırsatını bulamadım ama en yakın zamanda gideceğim. muhteşem olduğuna hiç şüphem yok

meline
05-12-06, 11:44
Sonunda izledim.Beklentim doğrultusunda bir filmdi.Uğur YÜCEL ,, ''Aksak'' karakterinden pek kurtulamamıştı sanki..Bazı dönüşlerde, merdivenlerde aksar gibiydi..

Türkan ŞORAY'a olduğu kadar Orhan GENCEBAY'a da adanmış bir film bence HK.. Tophaneli'nin konuşmasını ,, gözlerinizi kapatıp dinleseniz Orhan baba konuşuyor sanırsınız.

Filimde bana göre devleşen üç isim var. Performans sıralaması yapmam gerekirse benim 1 numaram Ezgi MOLA... Onu ,, Yıldırım MEMİŞOĞLU ve Binnur KAYA izliyor..

Mekan olarak çok karakteristik bir bölge seçilmiş.... Balat,, kadraj detaylarında görünen tarihi mahalle enstantaneleri çok hoş....

Hikaye ,, çok etkileyici bir dram,, biraz basmakalıp belki ama derinlemesine düşününce insanın canını sıkıyor,, etkisi devam ediyor, özellikle de finale doğru oldukça hüzünlü dakikalar var.

Uğur YÜCEL'in yaz tatili boşluğundan faydalanıp ortaya çıkarttığı belli oluyor eseri,, baştan savma değil yanlış anlaşılmasın,, ama bir yaz filmi olmuş işte....

Dev oyuncuların ,,yeni devlerin doğmasına engel olmadığı,, güzel bir aşk filmi....

erten07
05-12-06, 11:57
http://img294.imageshack.us/img294/7774/hkadc4b1n29ij4.jpg (http://imageshack.us)
http://img294.imageshack.us/img294/7417/hkadc4b1n30tr8.jpg (http://imageshack.us)
http://img294.imageshack.us/img294/3478/hkadc4b1n31pw7.jpg (http://imageshack.us)

http://img88.imageshack.us/img88/1559/hkadc4b1n32zt5.jpg (http://imageshack.us)
http://img294.imageshack.us/img294/8276/hkadc4b1n33sv6.jpg (http://imageshack.us)
http://img88.imageshack.us/img88/4899/hkadc4b1n34zk5.jpg (http://imageshack.us)

http://img223.imageshack.us/img223/5445/hkadc4b1n35zj0.jpg (http://imageshack.us)
http://img205.imageshack.us/img205/583/hkadc4b1n36yp7.jpg (http://imageshack.us)
http://img145.imageshack.us/img145/8470/hkadc4b1n37cl4.jpg (http://imageshack.us)

erten07
06-12-06, 14:41
http://img396.imageshack.us/img396/8008/hkadc4b1n1rp2.jpg (http://imageshack.us)
http://img396.imageshack.us/img396/6264/hkadc4b1n4rn4.jpg (http://imageshack.us)

erten07
06-12-06, 14:59
http://img504.imageshack.us/img504/1249/hkadc4b1n15rz1.jpg (http://imageshack.us)

http://img208.imageshack.us/img208/7956/hkadc4b1n8kd8.jpg (http://imageshack.us)

http://img386.imageshack.us/img386/7650/hkadc4b1n7zh0.jpg (http://imageshack.us)

bora.asli
06-12-06, 23:46
filmi dün gece izledim..aslında pek izlemek istememiştim..uğur yücel şu anda başka bir karakteri canlandırdığı için pek de kafamın karışmasını istememiştim..dizi sonlanana kadar uğur yücel benim için AKSAK tı çünkü..ama dün gece 90 küsür dakikalığına tophaneli tayfur oluverdi..yarabbi..bir insanoğlu bir karaktere bu kadar mı güzel bürünür..bu kadar mı bir karakter gerçekten yaşıyormuş hissi duyulur..konu, çekim tekniği, müzik herşey bir tarafa sadece muhteşem istanbul manzaraları ve uğur yücelin performansı için bile izlenir..harflerin üstüne basa basa konuşması özellikle de..vurgusu daha doğrusu..kısacası bir kere daha hayran kaldım..aksağa olan kinimi bile unuttum:img-wink:
orhan babanın yanık sesi..ben de eşlik ettim valla..
ezgi mola..tebrik ediyorum..hakikaten gelecek vaadediyor..
türkan şoraya söylenecek söz yok..o beyaz perdenin sultanı zaten..
umarım uğur yücel bu filmde hayalkırıklığına uğramaz..hakettiği yeri bulur..
emeği geçenlerin ellerine sağlık..

erten07
07-12-06, 12:43
http://img150.imageshack.us/img150/8080/h1kadc4b1n1vb3.jpg (http://imageshack.us)
http://img150.imageshack.us/img150/7909/h1kadc4b1n2ys1.jpg (http://imageshack.us)
http://img268.imageshack.us/img268/2046/h1kadc4b1n3cz1.jpg (http://imageshack.us)

bercesteberail
08-12-06, 10:50
Dün gece bende izledim.Gerçekten "iyiki gitmişim" diyebileceğiniz bir film. Uğur Yücel aşkı öyle güzel öyle derin anlatmış ki gerek replikleriyle gerekse oyunculuğuyla çok güzel bir film çıkarmış ortaya. Gideyim mi gitmeyeyim mi diye düşünenler bence düşünmeye gerek yok.Şiddetle tavsiye ediyorum.

ggnibsgk
09-12-06, 16:21
Filmi bugün izledim arkadaşımın ısrarlarına dayanmayıp,çünkü bu kadar dramı sevmem ama gerçekten diğer arkadaşlar gibi ben de şimdi iyi ki gitmişim diyorumm,gerçekten çok güzel bi film olmuşş,başta ben de özellikle Uğur Yücel filmin en başında şiiri okurken aksaktan çıkamamış gibi gelmişti ama Tayfur'un Asuman'la kapının önünde karşılaştığı yerdeki konuşmaları gerçekten Uğur Yücel'in ustalığını bi kez daha kanıtladıı bana!:happy0064 Bazı sahneler de çok uzun olan sessizlikler insanı hadi ama demek zorunda bıraksa da her şeyiyle güzel bi filmdi...Ben de tavsiye ederimm:good:

HaLuK PİYESss
13-12-06, 12:25
http://img138.imageshack.us/img138/5468/hayatmnkadnsn1rf2.jpg (http://imageshack.us)

http://img88.imageshack.us/img88/6665/hayatmnkadnsn2ag3.jpg (http://imageshack.us)

http://img88.imageshack.us/img88/6963/hayatmnkadnsn3sn8.jpg (http://imageshack.us)

http://img89.imageshack.us/img89/4237/hayatmnkadnsn4bn1.jpg (http://imageshack.us)

http://img144.imageshack.us/img144/4400/hayatmnkadnsn5tk7.jpg (http://imageshack.us)

http://img220.imageshack.us/img220/9638/hayatmnkadnsn6ab1.jpg (http://imageshack.us)

leyloş
14-12-06, 14:20
Bir filmi izlemek için yeterli olan nedenlerden fazla neden var bu filmde..Hatta çokkk fazla..Türkan Şoray ve Uğur Yücel..Konusuda çok hoş..Orhan Gencebay'ın şarkılarıyla çok hoş bir harman olmuş..

erten07
24-12-06, 18:17
Yeşilçam'ın bahtsız kadınına yeni makyaj

24 Aralık 2006

Türk sinemasındaki, konsomatris kadınla belalısı ve ona âşık erkeğin arasındaki aşk üçgeni artık farklı bir hal alıyor. Noktadergisi Yeşilçam kadınlarının ve aşklarının değişen konumunu ele alıyor.

Şarkıcı/konsomatris kadın ve belalısı ile ona sırılsıklam âşık olan 'sıradan' erkek arasındaki aşk üçgeni sinemamızdan kopacağa benzemiyor. Birkaç yıl önce Yavuz Turgul'un Gönül Yarası'nda tanık olduğumuz öykü, şimdi de Zeki Demirkubuz'un vizyondaki Kader'i ile Uğur Yücel'in Hayatımın Kadınısın'ında yeniden gündeme geliyor. Ama bir farkla; bu kez bir pavyon kadını ve ona tutkun erkek arasındaki aşk, acı bir sonla bitmiyor. 'Düşen kadının' da mutlu olmaya hakkı olduğu ve mutlu olabileceği mesajı veriliyor. Nokta dergisinden Mine Olgun'un haberi, Yeşilçam'ın bu yeni aşklarını ve kadınlarını masaya yatırıyor. Elbette aşkın, toplum üzerindeki etkisini de.

KAYBEDENLER DE MUTLU OLABİLİR
Yeşilçam'ın dokunulmaz ahlaki değerlerle çatışmayan kurgusu, yeni dönem filmlerinin itirazlarıyla karşılaşıyor. Bu yöndeki en bariz itiraz Uğur Yücel'in Hayatımın Kadınısın filminde beliriyor. Film, Yeşilçam'ın kaybetmeye yazgılı, 'düşmüş' konsomatrisine, geç de olsa mutlu son yaşatıyor. Ömer Lütfi Akad'ın Vesikalı Yarim'inde gerçekleşmeyen konsomatris kadın ve ona âşık olan adamın ulaşamadıkları mutlu sonu, yaşları geçkin de olsa Yücel'in filminin kahramanları Asuman ile Tophaneli Tayfur'da görüyoruz. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Doçent Doktor Serpil Kırel, "Yeşilçam'ın anlatı kalıplarını düşündüğümüzde, akla kimi filmlerden parçalar gelmesi kaçınılmaz," diyor ve ekliyor: "Vesikalı Yarim'de konsomatris Sabiha ile manavın aşkında, manav, yaşadığı maceradan sonra geleneksel büyük aileye ve temsil ettiği değerler sistemine geri döner. Ancak Hayatımın Kadınısın'da Asuman, artık saygı göreceği, arzulanacağı ve korunacağı bir dünyaya çekilir. Bu kez 'başka türden bir aile' kurulur; Tophaneli Tayfur, Asuman ve Asuman'ın fahişelik yaparak hayatını kazanan kızından oluşan. Dolayısıyla bu film 'Kaybedenler için başka bir hayat mümkündür' diyor." Uğur Yücel'in kahramanları mutlu bir hayata yelken açarken, Zeki Demirkubuz'un Kader'inde ise filmin kahramanı, aşkı uğruna inandığı ve ait olduğu tüm değerler sistemini yok sayıyor. Bu eksende, Yeşilçam'ın kalıplarının farklı açılardan yeniden yorumlandığı söylemek mümkün. Aşk daha etkin bir konum kazanarak, ahlaki sınırları ezip geçiyor bu iki filmde.

nur-gulll
25-12-06, 18:08
filmi izleyeli iki haftadan fazla oldu, ben çok begendim filmi.

tayfur karakterine hayran kaldim, Ugur Yücel'in oyunculuguna...yönetmen olarakta basarili fakat en çok oyunculugunu konusturuyor bu filmde...O kadar iyi oynamiski rolünü baska birini dûsünemiyorum tayfur Rolünde.
Türkan Soray yine her zamanki gibi çok gûzel oynadi, ama esini oynayan adam ve Ezgi Mola ondan çok daha iyi bir performans sergilediler ve ikiside benim için hos birer sürpriz oldu.

Tayfur'un Asuman'a ne is yaptigini anlattigi sahneye bayildim, Ugur Yücel ve Türkan Soray'in mimikleri o kadar güzelki :)

film çok gûzel, çok begendim, fakat tek eksik nokta filmin bana göre biraz kisa sûrmesi, yani sanki biraz daha uzatsalar daha iyi olurdu, mutlu son çok çabuk geldi sanki....

erten07
04-01-07, 08:36
Türkan Şoray'ı dozunda dövdüm


"Hayatımın Kadınısın" filminde Türkan Şoray'ın belalı kocasını canlandıran Ali Desidero lakaplı Yıldırım Memişoğlu, "Filmde her şey o kadar dozunda ki, Türkan Şoray'ı döven bir adam oldum ama çok fazla nefret toplamadım" dedi.


Yıldırım Memişoğlu dendiğinde kafanızda çakan ilk fotoğraf bıçkın delikanlı Ali Desidero mu? O zaman Hayatımın Kadınısın filmini izlememişsiniz. Memişoğlu bu filmde Türkán Şoray’a eziyet eden kötü kocayı oynuyor. Memişoğlu rolü için "O kadar iyi işlenmiş bir karakter ki, o kadar dozunda ki, Türkán Şoray’ı döven bir adam oldum ama çok fazla nefret toplamadım." diyor.

Hayatımın Kadınısın’da canlandırdığınız Necdet karakteri yüzünden sizi "yeni Erol Taş" olarak niteleyenler bile oldu.

- 1993 yılında ilk reklam filmim yayınlandığından beri sayısız film ve dizi teklifi aldım ve hiçbirini kabul etmedim. Üvey kızına sarkıntılık eden iğrenç bir kötü adam rolünü kaç kere oynarım ki zaten? Üst üste iki kez oynamam, ama bir eşcinseli oynarım. Benim hayatımı devam ettirdiğim bir işim zaten var, o yüzden ruhsal tatmini yaşayacağım rolleri kabul etmek isterim. Uğur Yücel karakteri o kadar iyi çizmiş ki, aslında çok daha berbat görünebilirdim. Erol Taş eleştirisi de aslında rolümü iyi oynadığımı gösteriyor. O kadar iyi anlatılmış ki, çirkin işler yapsa da çirkin durmayan bir karakter. Üvey kızını taciz ediyor, var mı ötesi? Hapishaneye düşse anında şişlerler. Sabaha bile çıkmaz. Ben bu adamı canlandırdım ve o kadar da b..tan durmuyordu. O kadar iyi işlenmiş bir karakter ki, o kadar dozunda ki, Türkán Şoray’ı döven bir adam oldum ama çok fazla nefret toplamadım.

sude-elvin
06-05-07, 05:39
filmin konusu hic bekledigim gibi cikmadi acikcasi kafamda daha baska kurmustum herseyiyle. ama ugur yücel ve türkan soray harikaydi.

erten07
08-05-07, 08:21
"En iyi yardımcı kadın oyuncu" ödülü, 'Hayatımın Kadınısın' filmindeki rolüyle Ezgi Mola'ya verilirken, "En iyi yardımcı erkek oyuncu" ödülü ise 'Eve Dönüş' filmiyle Civan Canova ile 'Sis ve Gece' filmiyle İlyas Salman arasında paylaştırıldı

NIGHT
29-05-08, 13:47
İyiki izlemişim dediğim hafızama kazınan ender güzellikteki filmlerden biriydi...

Uğur Yücel ve Türkan Şoray...Daha ne diyebilirim ki...İki büyük oyuncu...

Ayrıca Ezgi Mola'yı da çok beğenmiştim...