yılmaz_filiz
25-11-06, 13:45
Ihlamurlar Altında dizinin hoş ve alımlı bayanı Canan Hanım hakkındaki yorumlarınızı burada paylaşalım.
|
Tüm Versiyonu Göster : Şebnem Köstem yılmaz_filiz 25-11-06, 13:45 Ihlamurlar Altında dizinin hoş ve alımlı bayanı Canan Hanım hakkındaki yorumlarınızı burada paylaşalım. pinkzone 28-11-06, 07:58 Güzel bir bayan.. I.A iyi performans gösteriyor.. Geçen gün Dmax'te Yılna hikayesinin son bölümlerine doğru derya karakterini canlandırdığını gördüm.. Cemin polis sevgilisi idi.. O rol tam 3 bayan değiştirmişti.. ehlocan 28-11-06, 16:39 T.O: Tiyatro hayatına nasıl girdi? Şebnem Köstem: İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı'nı bitirdim. Tiyatro bölümünden önce şan üzerine eğitim aldım. Daha sonra tiyatro bölümün geçtim ve 1993 yılında mezun oldum. Aynı yıl İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları'na girdim. Oyunculuğu sürdürüyorum. Bu sezon Bertolt Brecht'in ''Kafkas Tebeşir Dairesi''nde Gruşa'yı oynuyorum. Bir süredir provalarını yaptığımız ''Sersem Kocanın Kurnaz Karısı''da şubat ayından itibaren izleyici ile buluşacak. Bu arada Tiyatro Stüdyosu'nda konuk oyuncu olarak oynuyorum. Tiyatro Stüdyosu, ''Bağla Şu İşi'' isimli oyunu sahneledi. Bu sezon devam edip etmeyeceğimiz henüz belli değil. Daha çok tiyatro ile haşır neşir olan bir tiyatrocuyum. Bu nedenle televizyon oyunculuğuna yöneldim. Bundan sonra ne olur bilmiyorum ama şimdilik güzergahta daha çok tiyatro var. T.O: Televizyondan cazip bir teklif gelirse belki düşünürsün. Şebnem Köstem: Tabi ama öncelikle nitelikli bir prodüksiyon olmasını isterim açıkçası. Ancak böyle olursa televizyonu düşünebilirim, tiyatrodaki zamanımı çalan bir iş olacak çünkü. Ara sıra seslendirme yapıyorum. Daha önce bir filmde oynadım. Bu yaz yine bir film çalışmasında bulunacağım. Filmin yönetmeni Danimarkalı bir kadın. Film ''Gönlümdeki Köşk Olmasa'' adı ile çevrildi ama her an değişebilir , senaryo üzerinde çalışmalar sürüyor. T.O: ''Gönlümdeki Köşk Olmasa'' biraz fazla duygusal bir isim. Şebnem Köstem: Senaryo da öyle. Belki de bu yüzden çok etkiledi beni. Olağanüstü bir senaryo. Filmde çok iyi bir rolüm var. Hatta rolün, Gruşa'yı hatırlattığını bile söyleyebilirim. Köyde yaşayan güçlü bir kadını oynuyorum. Kendisinin ve yaşamın farkında olan bir kadın. Genç yaşında üst üste pek çok acı yaşıyor. Buna rağmen büyük bir dirençle yaşama karşı duruyor. Ama ne yazık ki yaşamın süprizleri onu kendi içine dönmeye zorluyor. Böyle bir kadın. Benim için hem değişik hem değişik olmayan bir rol. T.O: Sen böyle bir insan mısın peki? Şebnem Köstem: Hayır. Aslında oynadığım rollerin hiçbirisi bana yakın değil. Tabi ki bu rolleri çıkartırken kendi dünyamda bir şeyler arıyorum. Ama hiçbir zaman onlar, ben değil. T.O: Bu sezon Bertolt Brecht'in ''Kafkas Tebeşir Dairesi''nde oynuyorsun. İyi de oynuyorsun. Büyük bir ustanın oyununda bir başrol oynamak sana neler hissettiriyor? Şebnem Köstem: Bu benim için çok ilginç bir duygu. Konservatuarda diğer öğrenciler gibi ben de pek çok oyun teksti çalıştım. Ama aralarında Brecht yoktu. Çok şanslıyım çünkü profesyonel oyunculuğa başladığımdan bu yana hep ustaların projelerinde yer aldım. Önce Shakespeare kolajları çalıştım. Hemen ardından da Brecht oynamaya başladım. İkisi de büyük usta ve birbirlerinden çok farklılar. Benim için çok iyi deneyimlerdi. Okulda hep Brecht'in teorisini öğrenmeye çalıştık. Teorinin pratiği ile buluşmak çok ilginç bir serüvendi. Bir anda aslında Brecht ile ilglili ne kadar az şey bildiğimi fark ettim. T.O: Tüm bunlarda Yücel Erten'in de katkısı var sanırım. Şebnem Köstem: Evet. İyi ki Yücel Erten'le çalışıyorum. Yücel Erten, Brecht'i en iyi öğrenebileceğim yönetmenlerden birisi. Açıkçası yönetmenimin elinden tuttum ve birlikte yürümeye başladık. Bir başka yönetmenle çalışıyor olsaydım nasıl olurdu bilemiyorum ama Yücel Erten'le Brecht Tiyatrosu'nu öğrenmek benim açımdan çok büyük bir şanstı. Bizim için önemli olan Türkiye'de Brecht'i söylemek, Türk insanına Türkiye'nin gerçeği ile anlatmaktı. Sanırım Brecht'te bunu isterdi. Brecht'in ve oyunlarının dünyanın üzerinde hangi ülkede sahnelenirse sahnelensin söyleyecek sözü var. Evrensel anlamlar taşıyorlar çünkü. ''Kafkas Tebeşir Dairesi''nin de seyirci ile bu anlamda buluştuğunu düşünüyorum. Oyunda, oyunculuk adına öğrendiğim birtakım şeyler var. Rolü biçimlerken, o anı oynamak üzere bazı bilgiler elde ediyorsunuz. Bu biçim, Brecht Tiyatrosu'nda daha fazla önem kazanıyor. Göstermeci oyunculukla gerçekten buluşmanız gerekiyor çünkü. Sahne üzerinde samimi olmak, akılla oynamak, gerçekten birşey biçimleyip, ne göstermek istediğini bilmek ve sadece onu göstermek. Çapaksız, yalın olabildiğince inandırıcı şekilde söylemeyi öğrenmek. Bu anlamda Yücel Erten'le çok ciddi çalışmalar yaptık. Benim için çok zor bir dönemdi. Böyle bir oyunculuğu bilmediğim için anlamakta güçlük çektiğim zamanlar oldu. Oyunu çıkardık ama hala becerip beceremediğimi bilmiyorum. T.O: Bence oldukça iyisin. ''Arturo Ui Önlenebilir Yükselişi'' için neler düşünüyorsun? Şebnem Köstem: İzledim ve çok beğendim. T.O: Sanki ''Kafkas Tebeşir Dairesi''ne göre tempoları biraz düşük gibi. Şebnem Köstem: ''Arturo Ui'nin Önlenebilir Yükselişi'' AKM Büyük Salon'da oynandığı için ancak haftada iki kez sahnelenebiliyor. Biz ise çarşamba günü başlayıp, haftanın sonuna kadar devam ediyoruz. Dolayısıyla hızımız kesilmiyor, ritmimiz düşmüyor. Evet, çok yoruluyoruz. Fakat bu oyuna haftada bir ya da iki kez üstelik provasız çıkmaktan daha zor değil. Belki bu nedenle izlediğiniz ''Arturo Ui''nin temposu düşük olabilir. T.O: ''Kafkas Tebeşir Dairesi'' ismi, karşımıza farklı bir oyun çıkacakmış düşüncesini uyandırıyor. Sanki bir devlet kurumunun adı gibi, bu benim düşüncem tabi. Oysa isim adının tam karşılığını taşıyor. Kafkas tebeşir dairesi, yere tebeşirle çizilen bir daire, yuvarlak anlamına geliyor ve oyun da bu daire içinde son buluyor. Brecht'in, seyirci ile buluşma noktasına bir kez daha hayran oldum. Şebnem Köstem: Yücel Erten ''Kafkas Tebeşir Dairesi''ni iki kere sahnelemiş. İlk oyunun sahnelendiği yer Makedonya. İkinci ise Şehir Tiyatroları'nda. Makedonya'da sahnelenen oyunda Gruşa'yı benden yaş olarak büyük bir oyuncu oynamış. Bu durumda ben, başka bir yorumla sahnelemiş oldum. Yücel Erten bu kez, bir beslemenin güçlenmesinin, büyümesinin, emek için mücadele etmesinin doğru olacağını düşündü ve Gruşa'yı böyle bir yorumla sahneledim. Gruşa nasıl bir kişi derseniz. Tiyatronline: Böylece Gruşa'nın yaşı da gençleşmiş oldu. Şebnem Köstem: Evet. Gruşa aslında her insanın özelliklerine sahip, inancıyla, sevgisiyle, hırsıyla, tutkusuyla varolan bir kadın. Kendi yaşıtlarından tek farkı genç yaşına rağmen büyük zorluklarla karşı karşıya kalıyor olması. Üstelik bu mücadele içinde evlenmek zorunda da kalıyor. T.O: Oyunun geçtiği tarih halk ayaklanmasının yaşandığı dönem. Vali, halk tarafından yakalanıyor ve ölüme mahkum ediliyor. Tüm bunlar yaşanırken valinin karısı can havli ile bebeğini bırakıp kaçıyor. Gruşa, bebeği bulunca bırakıp gidemiyor bir türlü. Kaçması gerektiğini de biliyor. Kaçıyor ama bebeği yanına alarak. Üstelik bebeğin peşine düşüleceğini bile bile. Böylece hem bireysel hem de toplumsal bir hareket anlatılmış oluyor. Şebnem Köstem: Aslında bütün oyun, Gruşa'nın bebeği alıp, kaçışı etrafında toplanıyor. Ortaya herhangi bir konuda emek gösterişimiz ve bu emek eylemi için yürüdüğümüz yol gibi bir sonuç çıkıyor. Düşündüğümüz zaman yaşamın pek çok alanına bu biçimi oturtabiliriz. Yücel Erten'in de istediği buydu. ''Kafkas Tebeşir Dairesi'' bir bebek hikayesi değildir. Yani anlatılanlar sadece Gruşa'nın meselesi değildir. Oyun, insan emeğinin öyküsüdür. ehlocan 28-11-06, 16:40 T.O: Oyun örgüsü içinde ayrı ayrı oyunlar da var. Brecht yine Hitler'i halkın önünde yargılıyor. Ayrıca Hitler'in canlandırıldığı bölüm, oyunun en eğlenceli bölümlerinden biri. Gruşa biraz da şanslı bence. Mahkemenin yargıcı, adaletle yatıp, zenginlerden para aldığı için Gruşa lehinde karar çıkması çok zor görünüyor. Ama yine de yargıç, Gruşa'nın haklı olduğunu görmemezlikten gelemiyor. İstediği parayı alsa da. Şebnem Köstem: Yargıç yani Azdak çok ilginç bir kişilik. Aslında bir sokak adamı. Azdak'ın mahkemede bu kararı vermesini sağlayan pek çok neden var tabi. Azdak, hem çalmayı hem vermeyi bilen biri. İnsan yani. Gruşa gibi o da. T.O: Ya da Brecht gibi. Peki. Röportajın başında yeni bir oyundan söz ettin. Bu kez de bir başka ustanın -Haldun Taner'in- oyunu sanıyorum. Şebnem Köstem: Evet. ''Sersem Kocanın Kurnaz Karısı''. Oyunu son olarak İstanbul Devlet Tiyatrosu oynamıştı. Ardından Şehir Tiyatrosu oyuncuları da sahnelediler. Bu kez yönetmenimiz Orhan Alkaya. Sanıyorum Haldun Taner Sahnesi'nde başlayacağız. Bu oyunda başka bir biçimde oynamak gerekiyor. Bu nedenle biraz boğuşarak çalışıyorum. Bakalım nasıl olacak. T.O: Bu kez rolün nedir? Şebnem Köstem: ''Sersem Kocanın Kurnaz Karısı''nda oyun içinde oyun var. Oyun içinde oyunlar var daha doğrusu. Aslında tiyatronun mutfağını anlatan bir oyun. Oyun, bir başka oyununun genel provası ile başlıyor. Sanki bir oyunun provası yapılıyormuş da seyirciler sessizce sahneye girip, bizi gözetliyorlar gibi başlıyor ama sonuna kadar böyle gitmiyor. Üç perdelik bir oyun fakat biz iki perde oynayacağız. Oyundaki değişikliklerden bir tanesi de müzikli oluşu. Haldun Taner, müzikli olarak yazmamış. Fakat biz müzikli olarak sahneye koyacağız. Müziklerini Melih Kibar yapıyor. Bu oyundaki rolüme gelince, Ermeni bir oyuncu kadını canlandırıyorum. Kadın, kumpanyanın baş kadın aktristi. Güzel bir kadın hatta biraz güzelliğini seven -fazla seven-, belki de güzel olduğu, güzelliği ile adım atmayı sevdiği için rahatlıkla başrolleri kapmayı başarabilen bir kadın. Rolün aslı bu. Oyunun içinde kadın üç ayrı rol alıyor. Birincisinde Molier'in oyununu oynuyorlar. İkincisinde Ahmet Vefik Paşa'nın bir adaptasyonunu, üçüncü oyunda ise bir Ortaoyunu oynuyorlar. T.O: Bu durumda Ortaoyunu'da oynamış oluyorsun. Şebnem Köstem: Evet. (Gülüyoruz) Ortaoyunu'da oynamış oluyorum. Değişik bir çalışma. Benim için yeni bir şey. Arka arkaya değişik yönetmenlerle çalıştım. Bu oyunculuk anlamında çok geliştirici. İnsanı uyanık tutuyor çünkü sürekli araştırmak, bilgi edinmek ve kendinizi tekrarlamamak zorundasınız. 61MERVE61 28-11-06, 18:25 yaa canan rolunu alan sebnem kostemi gercekten cok seviyorum....cok basarili bir oyuncu.. yılmaz_filiz 05-12-06, 07:14 Güzel bir bayan.. I.A iyi performans gösteriyor.. Geçen gün Dmax'te Yılna hikayesinin son bölümlerine doğru derya karakterini canlandırdığını gördüm.. Cemin polis sevgilisi idi.. O rol tam 3 bayan değiştirmişti.. cnm ya derya rolunu şebnem köstem oynamadı ki.yine de bir internetten bakıcam.size haber veririm. yılmaz_filiz 05-12-06, 07:15 buldum oynamış ilk filmiymiş hatta. Filmleri - Oyuncu (5 Film) Barda Avukat 2006 Ihlamurlar Altında Canan 2005 Tarçın Konuştu 2004 Hürrem Sultan Kalfa Edadil 2003 Yılan Hikayesi Derya 1999 ((LG))_34 06-12-06, 14:40 Çok başarılı biri süper,büyük bir bravo=) krnca_ 03-01-07, 15:58 Gayri Resmi Hürrem adlı oyunda döktüren..televizyonda gördüğümde böyle bir oyuncuya böyle bir rol mü verilir diyerek üzülmüşümdür http://www.bardafilm.com/fotograflar/set_fotograflari/DSC_0918.jpg krnca_ 03-01-07, 16:14 http://www.bardafilm.com/fotograflar/basin_toplantilari/barda02.jpg gülbeşeker 03-01-07, 16:22 bence oynadığı rol gayet güzel keşke daha fazla sahneleri olsa dizide en sevdğim oyunculardan biri. ozgekync_x_y 24-05-07, 04:39 bencede çok iyi bir oyuncu rolunu çok güzel yapıyor umarım onu başka başka projelerde görürüz :happy0064 :happy0064 yılmaz_filiz 28-05-07, 09:14 ıhlamurlar altında dizisinde artık oynamıyor.çıkmasına çok üzüldüm neden çıktı bilmiyoruzz :( yılmaz_filiz 29-09-07, 19:56 Şebnem Hanım şimdi de Komiser Nevzatta oynuyor.Yine çok alımlı ve güzel =) yılmaz_filiz 24-11-07, 13:44 http://img230.imageshack.us/img230/1821/y1pkfeq244viqx7ypoyx4f0ew1.jpg Pinkzoneye teşekkürler.. tubi 28-01-08, 08:34 Dün Mutluluk filmini izlerken; Salı da Binbir Gece ye göz atarken gördüm. Yahu diyorum bir yerlerden tanıdık ama... Şİmdi aklıma Geldi Canan Hanım olduğu. Nasıl da atlamışım =) Özellikle Aslıcı birinin Canan Hanımı unutması =) yılmaz_filiz 28-01-08, 11:27 Şebnem Hanım Mutlulukta Meryemin yengesi rolündeydi .. İlk başlarda gördüm ben .. Çok fazla göremedim :P:P gorgunk 25-03-08, 22:09 Şimdi de BAYazıt adlı tiyatro oyununda oynuyor, ben izledim, performansı çok iyiydi:happy0064 hozcan 26-06-08, 00:02 ıhlamurlar altında azda olsa izledim oyunculu çok iyiydi sinemada ise bende herkes gibi barda filminde izledim :img-wink: |