THÖ fgç
24-10-05, 13:27
çok şirin birkız ayriten çokta iyi bir oyuncu
|
Tüm Versiyonu Göster : Görkem Yeltan THÖ fgç 24-10-05, 13:27 çok şirin birkız ayriten çokta iyi bir oyuncu nazmemoli 24-10-05, 13:39 ben onu ilk yılan hikayesinde tanıdım ama çok güzel bir oyunculuğu var ayrıca kendisi de çooook güzel bi kız... rubio 24-10-05, 16:21 kara melekle başladı... yılan hikayesi ve bizsize aşık oldukla devam etti şimdi de davetsiz misafirde oynuyo.. çok tatlı ve şirin bi kız... iyi de oyuncu... ama bence favori rolü biz size aşık olduktaki "yasemin" rolüdür.. bi harikaydı yaa zehra1053 07-11-05, 19:10 çok güzel kız iyide oyuncu başarılarının devamını dilerim :cool: Y€llíBoya 07-11-05, 21:50 Gölkem Yelken'nin oyunculugunu cok begenirim cok güzel bayanda kendisi cici kiz yani.. Ilk Yilan Hikayesi dizisinde izledim kendisini sonra Canim Koacim dizininde. Cok basarili bir oyuncu...:) gurbetci 08-11-05, 08:24 kirmizinin mektuplari adinda bir cocuk kitabinin da yazari :) sedoş 29-11-05, 18:02 yılan hikayesinde oynarken çok severdim tatlı bi kız bu da görkemden bi resim http://img222.imageshack.us/img222/958/1121251174gy5hp.jpg Y€llíBoya 29-11-05, 18:14 eski bir röportaj... -- Komiser Derya yazar oldu http://www.yenisafak.com.tr/arsiv/2002/mayis/05/5509.jpg 5 mayis 2002 Yılan Hikayesi'ndeki sempatik polis, Cem'in âşık olduğu Derya karakteriyle tanınan Görkem Yeltan, yazarlığa soyundu. Yeltan, çocuk kitapları ve denemelerden sonra şimdi de bir roman üzerinde çalışıyor. Adı Görkem Yeltan. Onu daha çok Yılan Hikayesi'nde Memoli'nin arkadaşları arasında yer alan, Cem'in âşık olduğu sempatik dedektif Derya olarak tanıdık. Ancak o şimdilerde oyunculuğa ara verip yazarlığa soyundu. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü mezunu olan Yeltan, başta Yıldız Kenter olmak üzere birçok ünlü tiyatrocudan ders alır. Birçok tiyatro oyunuyla, İnsanlık Hali, Yüzleşme, Kara Melek ve Yılan Hikayesi dizilerinde oynar. Yılan Hikayesi'nin uzayıp tam anlamıyla yılan hikayesine dönmesi üzerine oyunculuk adına bir şeyler yapamadığını düşünerek diziden ayrılır ve yazarlığın peşine düşer. Kısacası bir başka alanda at koşturmak ister Görkem Yeltan. Konservatuar 3. sınıftayken yazdığı Kırmızı'nın Mektupları adlı çocuk kitabı yayınlanınca gördüğü ilgi onu başka kitaplar da yazmaya yöneltir. Kırmızı'nın Günlüğü ve Kırmızı İspanya'da ile Kırmızı serisini tamamlar. Ardından Solucan Hımbıl Beyaz, Zebra Zaza ve Çobanla Kelebek Kız adlı 3 hikaye kitabı gelir. Hepsi de hazır olan ve önümüzdeki bir ay içinde yayınlanmayı bekleyen bu çocuk kitaplarını, bir kadın dergisindeki denemeler ve henüz tamamlanmamış bir roman takip eder. Yazarlık sarmıştır Yeltan'ı. Çünkü hayal dünyasıyla kahramanlarını çiziyordur kitaplarında. Oysa oyunculukta başkasının yazdığı hikayede başkasının hayal dünyasını oynuyordur. Yazar olarak imza vermek farklı Gerçi zaman zaman Yılan Hikayesi'ndeki rolünden dolayı, "Derya abla bir imza atar mısın?" durumları yaşanıyordur imza günlerinde ama, Kırmızı'nın yazarı olarak da imzalar atar. Bu iki imza arasında çok büyük bir fark vardır Yeltan'a göre. İmza için kitabın seçimi, onun beyni ve hayal dünyasıdır çünkü. Hayal dünyasını daha da geliştirmeye niyetli olan Yeltan için sırada roman çalışması vardır. "Ben soru sormaya çok fazla alıştırılmış bir çocuktum. Cevap almak üzerine kurulmuş bir hayatım vardı. Çok meraklıydım. Şu anda da öyleyim" diyen sempatik oyuncu, oyunculuğu merak edip arkasından koştuğu gibi, şimdi de yazarlığı merak eder ve arkasından koşar. Şarkı sözü de yazıyor Müzisyen bir aileden gelen Görkem Yeltan, müzisyen değildir ancak bu alanda da bir şeyler yapabileceğini düşünür ve önümüzdeki günlerde Ada Müzik'ten çıkacak olan Mehmet Güreli'nin Odamda Yolculuk adlı albümde yer alan 10 parçanın şarkı sözlerini yazar. Bütün bunlara rağmen, "Oyunculuk mu, yazarlık mı?" sorusuna, "Henüz hiç birisi değilim ki" cevabını veriyor Görkem Yeltan. Ona göre her iki alanda da daha öğrenecek çok şeyi vardır ve bu öğrencilik hiç bitmeyecektir. Bu yüzden oyuncuyum ya da yazarım demek haddini aşmak gibi gelir ona. Böyle konuşanları, ekranlarda haddini aşanları gördüğü zaman da, "Bu kadar kolay mı bu iş?" diye tepki gösterir. HEM MAVİYİM, HEM KIRMIZ1 Bir anaokulu öğrencisinin öğretmenine yazdığı mektuplardan oluşan Kırmızı'nın Mektupları, bir çocuk kitabı. Mektuplara yetişkinlerin bile genellikle gerçekçi duygularını yansıttıkları düşünüldüğünde, bu kitabın bir anlamda çocukların saf ve temiz dünyasını da anlattığı söylenebilir. Yazar, kitapta isimler yerine Mavi, Kırmızı, Yeşil gibi renkleri seçmesinin özel bir nedeni olmadığını, tamamen doğaçlama çıkmış bir şey olduğunu söylese de çocukların renkli dünyasıyla örtüşmesi açısından oldukça yerinde bir seçim. Çocukluğunda mektup yazmaya meraklı olduğunu ancak Kırmızı'nın kendisi olmadığını söylüyor Görkem Yeltan: "Ben hem Kırmızı'yım, hem Mavi, hem Yeşil... Onların hepsi ya benim anılarım, ya da arkadaşlarımın yaşadıkları. Benim gözlemlediğim şeyler. Oradaki karakterlerden birebir olarak hiçbiri değilim ama hepsiyim." Kaynak: http://www.yenisafak.com.tr/arsiv/2002/mayis/05/televizyon.html Y€llíBoya 29-11-05, 18:20 Çocuklara sesli hikaye http://www.milliyet.com.tr/2003/04/07/pazar/resim/paz04.jpg "Kırmızı’nın Günlüğü" adlı okuma CD’sine birçok ünlü isim sesleriyle katkıda bulundu. CD’de şarkılar da yer alıyor ELİF BERKÖZ elifberkoz@yahoo.com Görkem Yeltan’ın "Kırmızı’nın Mektupları" kitabından yola çıkarak hazırlanan "Kırmızı’nın Günlüğü" CD’sinde ünlüler çocuklar için bir araya geldi. Yeltan’ın hikayenin kahramanı Kırmızı’yı seslendirdiği CD’de diğer karakterlere Yıldız Kenter, Haluk Bilginer, Memet Ali Alabora, Sanem Çelik, Emre Kınay, Emre Altuğ gibi isimler ses verdi. CD’de sanatçıların seslendirdiği şarkılar da yer alıyor. Yeditepe Müzik’ten çıkan müzikli okuma CD’sini ve kitabını alan herkes Türk Eğitim Gönüllüleri Vakfı’na bağışta bulunmuş da oluyor. Görkem Yeltan projeyi anlattı: • Bu fikir yıllardır aklımdaydı. Kasette şarkıların bulunması ise şirketin isteğiyle oldu. • Serinin diğer iki kitabı "Kırmızı’nın Günlüğü" ve "Kırmızı İspanya’da" yazıldı, basılmayı bekliyor. Onların da CD’leri olacak. • Memet Ali Alabora ve Sanem Çelik ile konservatuvarda aynı sınıftaydık, Yıldız Kenter hocamdı. Kitap yayımlanmadan önce okumuşlardı. Seve seve projede yer aldılar. Ses verenler ne dedi? • Sanem Çelik: Seslendirdiğim Gülpembe, Kırmızı’nın ablası. Hikayede Kırmızı, ablasından yeni şeyler öğreniyor. • Emre Kınay: CD’de Kırmızı’nın Beyaz adlı şişman arkadaşını seslendirdim. "Atomikler" şarkısına da vokal yaptım. • Emre Altuğ: Seslendirdiğim Yeşil, Kırmızı’ya platonik duygular besliyor. Ancak Kırmızı, Yeşil’i çok iyi arkadaşı olarak görüyor. Projenin çocukların hayata bakışını etkileyeceğini düşünüyorum. • Memet Ali Alabora: Görkem bu kitabı konservatuvar yıllarında yazdı. Seslendirdiğim Mavi, hikayenin esas oğlanı. Bana çok benziyordu. Onu seslendirmek güzeldi. Kaynak: http://www.milliyet.com/2003/04/09/pazar/paz04.html Y€llíBoya 29-11-05, 18:23 Albümde Kırmızı, dışarıda her rengim http://www.yenisafak.com/arsiv/2003/haziran/27/2718.jpg Kırmızı'nın Günlüğü adlı albüm çalışmasında Kırmızı karakterini seslendiren Görkem Yeltan, kendi renginin kırmızı olmadığını, her rengi üzerinde taşıdığı için sanatçı olduğunu söylüyor. HALE KAPLAN ÖZ İnsanlık Hali, Komşu Komşu, Kara Melek, Yüzleşme, Yılan Hikayesi ve Biz Size Âşık Olduk dizilerinden tanıdığımız tiyatro oyuncusu Görkem Yeltan, ustaları ve arkadaşlarıyla birlikte girdiği stüdyodan, Türkiye'nin ilk ve tek müzikli okuma CD'si ile çıktı. Sanatçı Kırmızı'nın Günlüğü adlı albüm çalışmasında birbirinden güzel hikayelerini, çocuklara ünlülerin sesinden dinletiyor. Görkem Yeltan'ın kaleme aldığı Kırmızı'nın Mektupları kitabından yola çıkarak hazırlanan Türkiye'nin ilk ve tek müzikli okuma CD'si Kırmızı'nın Günlüğü için Yıldız Kenter, Haluk Bilginer, Demet Akbağ, Görkem Yeltan, Memet Ali Alabora, Sanem Çelik, Emre Altuğ, Emre Kınay, Nail Kırmızıgül, Eda Özel, Serkan Ercan, Ayşe Teker çocuklar için biraraya geldi. Çocuklara ünlü tiyatrocuların sesinden müzikal ziyafet sunan albüm, onların geleceklerini de düşünüyor. Tüm sanatçıların gönüllü olarak katıldığı Kırmızı'nın Günlüğü adlı çalışmanın gelirlerinin bir bölümü Türk Eğitim Gönüllüleri Vakfı'na bağışlanıyor. USTALAR ÇOCUKLAR İÇİN SÖYLÜYOR Kırmızı'nın Mektupları, Kırmızı'nın Günlüğü ve Kırmızı İspanya'da serisinin ardından, bir albümle sevenleri karşısına çıkan Görkem Yeltan rastlantılarla dolu albümünün hikayesini şöyle anlatıyor: "Caz müzisyeni Mehmet Güreli'nin dördüncü albümü için benden bir parçaya söz yazmamı istediler. Bana birine söz yazmam için verdikleri üç parçanın üçüne de söz yazıp onlara götürdüm. Çok beğendiler, ardından albümün bütün sözlerini ben yazdım. Tüm ailem müzisyen olmasına rağmen ben bugüne dek müzikle ilgili birşey yapmamıştım. Mehmet Güreli'nin albümünün ardından albümün yapılabilir olduğunu düşündüm. Daha önce okuldan tanıdığım, birlikte çalıştığım ve hocalarım olan sanatçılarla bu grubu oluşturup ve kaset yapmayı düşünürken Yeditepe Müzik'ten albüm teklifi geldi. Yeditepe Müzik'in sahibi Yalçın Akyıldız da albüm için çocuk şarkıları besteledi. Herkes canla başla, yüreğini vererek katıldı bu projeye, karşılığında da hiçbirey almadan. Ortaya da böyle güzel bir çalışma çıktı." KİTAPLAR ÇOCUKLARIM Yayınlanmayı bekleyen, daha küçük yaşlardaki çocuklar için yazılmış Solucan Hımbıl Beyaz ve Zebra Zaza adlı iki kitabı da bulunan Görkem Yeltan yazmaya çok küçük yaşlarda başlamış. Çocuklara olan sevgisi ve kendindeki sorgulama özelliğinden dolayı kendini çocuk kitapları yazmaktan alamamış. "Benim asıl alanım oyunculuk, oyunculuk yapmadan önce de çocukluğumdan beri ben hikayeler yazardım. Yazdığım karakterlerin bazıları çocuk karakterlerdi ve onlar zamanla kendi kendilerine konuşmaya başladılar. Derken Kırmızı ve Kırmızı'nın arkadaşlarından tesadüfen başka bir dünya çıktı. Çocukları ve onlarla birarada olmayı çok seviyorum. Onlarla aynı dili konuşmak, belki de onlardan öğrenerek birşeyler ortaya çıkarmaktı derdim. Böylece çocuk kitapları birbiri ardına eklenir oldu. Oyunculuk birilerinin yarattığı bir şeyin içinde yer almak benim için, çocuk kitapları ise kendi projelerim. Albüm ve kitaplar benim kendi çocuklarım, diğerleri bakıcılığa gittiğim yerler. Bu projede, arkadaşlarım ve hocalarım benim projeme gönül verdi, o nedenle çok özeldi." Oyunculuk mu yazarlık mı? Profesyonel anlamda ne oyuncu ne de yazarım. İkisinden de çok büyük keyif alıyor ve ikisini de yapmak istiyorum. Sanırım ikisi de birbirine paralel gidecek. Ama ben en çok sorgulamayı seviyorum. Ben sordukça bu serüven devam edecek, çünkü farklı şeyler yapmak istiyorum. Elimdekini başardığımı anladığım zaman üzerine yeni birşey eklemek istiyorum hemen. Oyunculuğu yoluna koyduğumu düşünmeye başladığımda, yan alanlara da uzanmak istiyorum. Peki oyun yazarlığı? Kırmızının Günlüğü'nün perdeye uyarlanması teklifleri çok geldi, hocalarım tarafından da önerildi. Ben kendimi oyun yazabilecek kadar iyi görürsem bir gün olabilir belki ama bunları söylemek için çok erken diye düşünüyorum. Sizin renginiz hangisi? Kırmızı çok soru soran bir çocuk, ben de küçükken öyleydim ve hâlâ öyle olmak için çaba gösteriyorum. Ama ben Kırmızıyım diye birşey yok. Albümdeki karakterlerin hepsi benim. Kendi rengim yok, ben her rengim, tüm bu renkleri üzerimde barındırdığım için de sanatçıyım. Kaynak: yenisafak.com sinemim_g 29-07-06, 16:53 Hem oynuyorum, hem eğleniyorum Görkem Yeltan adını "Biz Size Aşık Olduk" dizisiyle duyurdu. Sanatçı daha önce "Yılan Hikayesi"nde de oynamıştı. Kendisi aynı zamanda çocuk kitapları da kaleme alıyor. Daha önce de "Kadına Özel" adlı dergide psikolojik yazılar yazıyordu. Genç sanatçı ile yaşamından, sanata bakışından, hayat felsefesine kadar birçok konuda konuştuk. İnsanları ekrana kilitleyen bir dizi; Biz Size Aşık Olduk. Beyazıt Öztürk ve Meltem Cumbul bir yana, diğer oyuncuları da bir o kadar reyting alıyor. Aynı evde yaşayan üç genç kıza özenmeyen yok gibi. Onların yaşamları dizinin konusu olarak ilgi çekiyor. Ama tek tek baktığımızda da bu oyuncuların "sıradan" olmadığını görüyoruz. Bunlardan biri, Yasemin, dikkatleri hayli üzerinde topluyor. Güzin Abla öğütleriyle büyüyen bir kız Yasemin. Yeltan bu rolü çok sevdiğini söylüyor. Oyunculuğunun yanı sıra edebiyatla da arası çok iyi olan Görkem Yeltan başarısını devam ettirmeye kararlı. Sansasyondan uzak yaşamı, yeteneklerini öne çıkaran diğer alanlardaki başarısı ile alkış alan genç oyuncuya sizlerin merak edeceğini düşündüğümüz birçok soru yönelttik. - Biraz kendinizden söz eder misiniz? Hangi okulda eğitim aldınız? Oyunculuk başarınızda eğitimin rolü var mı? - 1977 de Nazilli'de doğdum. Beş yaşında ilkokula başladığım için On altı yaşında üniversiteli oldum. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi. Orada okurken, iki yıl Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu ve Tiyatro İstanbul'da çalıştım. Daha sonra da konservatuvar. İstanbul Ünüversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü. Konservatif eğitimle oyuncu olunmayacağını düşünürken, disiplinin de işime yaradığını gördüm aslında o dönemde. Başarılı olmak? Tam olarak buna cevap veremesem de oyunculuk ve okul konusundaki görüşüm şudur; iyi oyuncu olmak için okul şart değildir bence. Sizi hangi özelliğinizden dolayı seçtiler "Biz Size Aşık Olduk" dizisine? - Onların beni hangi özelliğimden dolayı seçtiklerini bilemem, ama ben bu projede yapımcısından senaristine, oyuncularına kadar herkesin doğru kişiler olmasından dolayı bulunmak istedim. Ve çok da doğru bir istekte bulunduğumu daha ilk gün anlamıştım. - İşinize bağlılığınız ne düzeyde. Tutku düzeyinde mi bu bağlılık? - Bağlılık, tutku... Bunlar bana iki beden büyük gelir aslında. Yıldız Kenter gibi olsaydım şu anda ya da ustalardan herhangi biri, belki bu kelimeleri sarf etmek çok tatmin edici olurdu. Ama şimdi daha kendi kendimi bile ikna etmem gereken bunca şey varken... Ama şu an mesaimi alan şeyleri çok seviyorum. Oyunculuğu da yazarlığı da. - Hem dizi hem de medya sektöründe yer alıyorsunuz. Önce diziden söz edelim. Şimdiye kadar hangi dizilerde yer aldınız? - İnsanlık Hali, Foksi Show, Komşu Komşu, Kara Melek, Yüzleşme, Yılan Hikayesi... - En çok sevdiğiniz dizi hangisi? Rolle kendinizi özdeşleştirdiğiniz dizi var mı? - Ben işe biraz "en çok eğlendiğim" diye bakıyorum aslında. Şimdiye kadar eğlenmediğim bir iş de olmadı esasında. Çünkü hep arkadaşlarım vardı, hep sıkılmadığım bir işteydim, yani oyunculukta. Ama beni en çok heyecanlandıran şey farklı roller oymaktır. Yüzleşmedeki hayat kadını rolünden sonra Yılan Hikayesi'nde bir polisi oynamak, şimdiki dizide bambaşka bir karakter... Oyunculuğun en cazip yanlarından biri de bu işte bence. - Peki, diğer dizilerinin kadın oyuncularıyla sizi karşılaştırıyorlar mı? - Hayır.. - Dizideki gibi gerçek yaşamda da kız arkadaşlarınızla aynı evi paylaştığınız dönemler oldu mu? - Sadece kız arkadaş demeyelim ona isterseniz. Biz yani ben ve arkadaşlarım her zaman bir arada olmayı severiz. Benim ailem de böyledir. Nazilli'de yaşadıkları evimizin kapısı bütün yaz açıktır mesela. Bazen gelen gideni takip edemezsiniz. Benim evim de hep böyle oldu. Armut dibine düşermiş derler ya... sinemim_g 29-07-06, 16:54 - Farklı projeler var mı? Hayalini kurduğunuz bir proje var mı? - O kadar çok proje var ki... Hayal kısmı... Evet, ben hep projemin üzerinde iyi çalışır ve sonra olduğu, hayata geçtiği günün hayalini kurarım. Bu kısmını çok seviyorum. Çünkü gerçekleştiği zaman, başka bir şeylerde olduğu için aklım, onun sevincini o kadar büyük yaşayamıyorum. Proje derken benim ürettiklerimden bahsediyorum elbette. Mesela oyunculuk başkasının projesinde var olmaktır, ama yazmak gibi işler beraberinde kontrolün sizin elinizde olduğu, kendi projelerinizi getirir. - Siz Akşam gazetesinin kadın eki "Kadına Özel" dergisinde kadın erkek ilişkilerini anlatan bir köşede yazıyordunuz. Yazı birikimini nereden elde ettiniz? Daha önce de yazmış mıydınız? - Çocukluğumdan beri hep yazarım. Hiç olmadı, not tutarım. Kitap okuma alışkanlığımı babam, yazma alışkanlığımı da okumak sayesinde edindim herhalde. - Dergideki köşeniz çok okunuyordu. Zaten siz orada yazarken ben de aynı dergide çalışıyordum. O yazılarda psikoloji, felsefe, her şey vardı. Siz insan ilişkilerinin ya da yaşamın anlamını sık sık sorgular mısınız? - Ben her şeyi sorgularım. Ve her zaman da sorgulama, soru sorma özelliğimi yitirmemeyi isterim. Çocukları da bu özellikleri yüzünden çok seviyorum zaten. Onlar bana tekrar tekrar bunu öğretiyorlar ya da zaten bildiğim bir şeyi hatırlatıp ayakta tutmama yardımcı oluyorlar. - Hangi yazarı okuyorsunuz. Ve en sevdiğiniz şair kim? Ya da şöyle sorayım, o yazıları yazmak için hangi yazarlardan beslendiniz? - Bu soruya cevap vermek benim için çok zor. Bütün çocuk kitabı yazarlarını okuyorum mesela. Çünkü bu alanda bir şeyler diyorsam eğer, ne denmiş, kimler neleri nasıl ifade etmiş bunları bilmek zorundayım. Çocuk edebiyatı dışında da öyle. Ben biraz öğrenme ve bilme meraklısı biriyim galiba. Bu beni çok mutlu ediyor. - Çocuk kitapları yazmaya nasıl başladınız? Bir de, bir sürü dalda dolaşıyorsunuz. Nedir sizi bu kadar çok işte başarılı kılan? - İlk kitap serüveni konservatuvar ikinci sınıftayken başladı. Bir sürü dalda dolaştığım doğru. Mesela müzikle çok ilgiliyim, ailemde de çok fazla müzisyen var ama ben onlar gibi bu alanda emek sarf etmediğim için, işin yapabileceğim tarafından tutmaya çalışıyorum. Mehmet Güreli'nin "Odamda Yolculuk" albümünün şarkı sözlerini yazmam da tamamen bu düşüncenin bana sağladığı bir çalışma oldu. Bilmiyorum... Ben böyle mutlu oluyorum galiba. Benim için hayatta en önemli şey mutlu olmayı bilmektir. Ben de en azından kendimi nasıl mutlu edeceğimi biliyorum. Bu düşünce biçimi de bana böyle güzel armağanlar veriyor. Kitaplar, kasetler... Benim elime aldığımda mutlu olduğum şeyler. -Çocuk kitapları yazımı nasıl gidiyor? Söz eder misiniz biraz bundan. - "Kırmızı" şu anda bir çocuk albümü oldu . Kitabımı, içinde Yıldız Kenter, Haluk Bilginer, Demet Akbağ, Memet Ali Alabora, Sanem Çelik, Emre Altuğ, Emre Kınay, Nail Kırmızıgül, Serkan Ercan, Ayşe Teker ve Eda Özel'in bulunduğu bir kadro ile okuduk. Memet Ali, Emre Kınay, Emre Altuğ ve benim söylediğim birkaç çocuk şarkısı da var albümde. Gelirinden Türk Eğitim Gönüllüleri Vakfı sayesinde yardıma ihtiyacı olan çocuklar faydalanabilecekler. Yani, bence çocuklarla ilgili çalışmalar gayet iyi gidiyor. Daha da iyi olması için ben çalışmaya devam ediyorum. Tabii ki hayal kurmaya da... -İlk dizi çekimlerinizde neler hissettiniz? - İlk kez kamera ile karşılaştığımda mı? Çok da bir şey hissetmedim aslında. Bilmediğim bir şeyi tanımak için sürekli sorular soruyordum, onu hatırlıyorum. Bir de ışığı filan anlamaya çalışıyordum. Bunları hâlâ da yapıyorum. - Sizin için anlamlı olan iki renk söyleyebilir misiniz? Yaratıcılığınızı hangi renkler artırıyor? Renk enerjisine inanır mısınız? - Bunu sanıyorum renk isimleri ile karakterler yaratarak çocuk kitapları yazdığım için soruyorsunuz. Benim içimdeki dünyada her şeyin, herkesin bir rengi vardır ama öyle sevdiğim renkle alakası olan şeyler değil bunlar. Pek anlamıyorum psikolojideki karşılıklarını. Çünkü orada insana huzur verdiği söylenen bir renk beni hayata karşı daha hareketli kılabiliyor örneğin. Renk enerjisi... Bilmem? Bana böyle bir enerji verdiği kesin. En azından renkler hemen yarattığım karakterleri çağırıyor ve haliyle onlarla ilgili bir şeyler yapma gücü ve enerjisini de getiriyor bu. - "Yeni"ler cesaret istiyor. Siz de yeniye, yeniliklere açık mısınız? Örneğin hiç ilginiz olmayan bir daldan teklif gelse... - Bütün yenileri merak ederim ama ilgim olmayan bir daldan teklif gelse buna pek sıcak bakmam. Çünkü benim ilgim olan o kadar çok alan var ki... Onu yapacağım vakitte zamanım yetmediği için yapamadığım şeyleri yaparım herhalde. Mesela yaklaşık iki senedir Osmanlıca ilgimi kaybettim ve eminim ki bildiğim birçok şeyi unuttum. Yani demek istediğim şu ki, zaman önemli. Hele bence, eğer mutlu olmak istiyorsam, benim için çok daha fazla önemli. - Siz bir söyleşide "Aşk o kadar gerekli değil" anlamında bir söz söylemiştiniz. "Bana bir heyecan lazım, aşık olmalıyım" dediğiniz hiç olmadı mı? - Bana her zaman heyecan lazım. Aşk... Çok zor konular bunlar. Aşk olmasa da olur demiştim sanıyorum. Ama heyecan lazım deyip de arkasına aşık olmalıyım cümlesini ekleyeceğimi hiç zannetmiyorum. -Hüzün ve neşe... Hangisi sizi tanımlar? - Kesinlikle neşe. Ve hep öyle olsun isterim. Kim hüzünlü olmayı ister ki... Onu da yaşamak gerek tabii... O da bir renk çünkü. Ama ne gerek var hakim bir renk olmasına. O ara renk olsun daha iyi bence. - Şu aralar "Sihirli Annem" gibi fantastik diziler gündemde. Siz böyle bir dizide oynama kararı verseydiniz (ya da böyle bir teklif gelseydi) konusu ne olsun isterdiniz? - Hiç böyle bir şey düşünmemiştim. Adı olmayan bilmediğimiz bir yaratığı da oynamak isterdim, bir katili de oynamak isteyebilirdim... Ne bileyim, şimdiye kadar oynadığım karakterlerle alakası olmayan herhangi biri beni heyecanlandırırdı herhalde. - Kimleri beğeniyorsunuz; popçu, yönetmen, oyuncu… Arabesk tarzda beğendiğiniz bir şarkıcı var mı? - Bu soruyu yanıtlamasam olmaz mı? Çok özür dilerim ama böyle isimler olamıyor pek kafamda. - Gece yaşamınız var mı? - Geceleri dışarı çıkıyorum ya da geceleri yazmak zorunda kalıyorum bazen. Bir de oyunculukta da öyle gece gündüz kavramları pek yok, ama ben gündüzü seviyorum daha çok. Her zaman sabah çok erken kalkarım mesela. - Burcunuz ve yükselen burcunuz nedir? Burçlara inanıyor muzunuz? - Burcum Oğlak, ama ben bu burç işinden pek anlamıyorum. - Peki mistik anlamda bir uğur, ya da uğurlu sayı, gün vs. var mı? - Çoook. Koyunlu kolyem var mesela, sonra nazar boncuğu... Fındıklı Parkı. Genelde -nazar boncuğu dışında- kendi uydurduğum şeyler. - Sizde çok büyük bir öfke yaratan şey nedir? - Bir tek şey; birilerinin hayatımdan gitmesi. Bu ölüm bile olabilir, biliyorum saçma ama öfke midir o tam olarak bilmiyorum. Ama beni çok kızdırdığını biliyorum. - Sevgi ya da ilgi karşısında şımarır mısınız? - Şımarık biri değilim aslında, ama bunu beni sevenlere ve ilgi gösterenlere, yani yakınlarıma sormak gerekiyor sanıyorum. - Anne olsaydınız, anne modeliniz nasıl olur? Çocuğunuzu nasıl yetiştirirsiniz? - Anne olmayı çok isterim, ama hayat... Olabilecek miyim bilmiyorum. Annem gibi bir anne olmayı isterim herhalde. Ama bunları konuşmak ve düşünmek için çok erken bence. . sinemim_g 29-07-06, 16:54 - "Çocuklar Duymasın"daki Haluk'un canlandırdığı baba tipi hakkında ne düşünüyorsunuz? - Bu soruyu da yanıtlamayayım. Kusura bakmayın, çünkü birkaç kez ve birkaç sahnesini izleyebildim. Çok hakim değilim karakter özelliklerine. - Dış görünüşünüzle nasıl ilgileniyorsunuz, güzelliğiniz için uyguladığınız bir yöntem var mı? - Bu soru tam bana göre oldu işte. Ben pek anlamam böyle şeylerden. Aslında çok da önemli bulmam böyle konuları, ama bir oyuncu ve yazar adayı olduğumu düşünürsek, yazarlık kısmı için değil de oyunculuk kısmı için bu önemli bir konu. Önemli olduğunu bilmeme rağmen pek de işime gelmediği için uğraşmamaya çalışıyorum aslında. -Makyaj yapar mısınız? - İş dışında yapmamayı tercih ederim. - Ev hayatınız nasıldır, eve düşkün müsünüz? - Evi çok severim. Evde sıkılan insanları da hiç anlamam. - Giyim tarzınızdan söz eder misiniz? En çok ne giyersiniz? - Öyle tarzdan filan bahsedecek bir durum yok aslında ortada.Yakınlarım bir tarzım olduğunu söyleseler de ben onun ne olduğunu bilmiyorum. El yapımı şeyleri severim. Annemin diktikleri, ördükleri ya da kendi yaptıklarım. Fabrikasyon şeyleri pek sevmiyorum. Kıyafetleri değil de bende bıraktığı duyguları, hissettirdiklerini seviyorum. - Rüyalarınızdan etkilenir misiniz? Rüya yorumlar mısınız? - Rüyalarımdan etkilenirim. Hatta bir ara rüya-gerçek karşılaştırmaları adlı bir dosya üzerinde çalışmışlığım bile var. Yorum yapmam ama. Yani hayatımdaki karşılıkları anlamında bir yoruma gitmem. Bilinçaltımın ne kadar zengin olduğunu düşünüp sevinirim bazen, bazen de bunları gerçek hayatta niye tasarlayamıyorum diye üzülürüm. - Kıskançlık var mı? Yani sevgiliyi kıskanmak anlamında soruyorum. - Bir kere aşık oldum ve o zaman da kıskanmamıştım. Zaten o beni seçmiş ben onu seçmişim niye kıskanayım ki diye düşünüyordum o zamanlar. Ama bir gün tekrar aşık olursam neler hissederim onu bilemem tabii. Bu biraz kendinden ve karşındakinden emin olamamakla ilgili bir durum herhalde. - Yürüyüş yapmaktan hoşlanır mısınız, kaç kilometre yürürsünüz? - Çok severim. Genellikle bir-bir buçuk saat kadar yürürüm. - Seyahatle ilgili de sorular sormak istiyorum. Şimdiye kadar Türkiye'nin nerelerini gezdiniz? - Karadeniz dışında hemen hemen her yeri. Ben gezmeyi, yeni yerler görmeyi ama özellikle birkaç gün orda yaşayan insanlar gibi yaşamayı çok severim. - Hangi müzikleri dinlersiniz? - Genelde klasik ve caz ağırlıklı ama neredeyse her şeyi dinlemek isterim. -Oyunculuğunuzu geliştirirken nelerden besleniyorsunuz? - Bir oyuncu için çalışmak; gözlemlemek, araştırmak, okumak, yazmak, izlemek, takip etmek... Bu ve bunun gibi bir sürü şeydir bence, ama bu tip işlerde bence en önemli şey kendini her zaman dolu tutmaktır. - Peki ilişkide bulunduğunuz bir sivil toplum örgütü ya da feminist bir dernek var mı? - Hiçbir örgüt ya da kalıpla işim olabileceğini düşünmüyorum. - Feminist misiniz? Ya da bir "-izm"e ilgi duyuyor musunuz? - -ist ya da -izm'le ilgili her şeyden uzak durmak en iyisi bence. Biraz dik bir laf gibi gelebilir ama ben en iyisinin bile insanı kısıtladığına inanıyorum. - Muhalif yanlarınız neler. En çok hangi alanlarda muhalefet edersiniz? - İnatçıyımdır ben. O yüzden bu herhangi bir alan olabilir.Bana ters düşsün yeter. - En çok ne yemekten hoşlanırsınız, et mi sebze mi? - Eti sevmem. Sebze ve tatlı severim.. - Formunuz yürüyüşe de bağlı mı? - Yürüyüş sayesinde kimsenin bana çok fazla kızamayacağı bir durum çıkıyor tabii ortaya. Ama hasta olup da yürüyemediğim zamanlar ya da çok soğuklarda yediğim bütün güzel şeyler yakınlarımın gözüne batmaya başlıyor tabii ve söylenmeye başlıyorlar. Ben de biraz daha kontrollü yemeye çalışıyorum tabii o zaman, çünkü şişman olmak bence hiç de güzel değil. Hem sağlıksız -özellikle kalp için- hem de boşuna yük. - Eti Form gibi light ürünler denediniz mi? Tadını beğeniyor musunuz? - Eti Form'u çok seviyorum. Özellikle Nazilli'den gelen kese yoğurdu ile muhteşem oluyor. Light peynirleri de seviyorum, çünkü o ağır peynir kokusu olmuyor. - Benim sormayı unuttuğum ama sizin söz etmek istediğiniz bir düşünceniz var mı? - Hayır, çok teşekkür ederim. Röportaj: Ayla Önder sinemim_g 29-07-06, 16:55 http://img104.imageshack.us/img104/5830/gorkem1ja5.jpg (http://imageshack.us) http://img100.imageshack.us/img100/4821/gorkem2bg5.jpg (http://imageshack.us) http://img104.imageshack.us/img104/7553/gorkem3dz4.jpg (http://imageshack.us) sinemim_g 29-07-06, 17:01 yuzlesme, yilan hikayesi,sil baştan, canim kocacim, biz size asik olduk ,daversiz misafir şimdide en iyi arkadaşım gibi dizilerde rol almis konservatuar mezunu oyuncu. ayrıca kırmızı'nın mektupları adlı çocuk kitabının da yazarıdır. kitabın resimleri de müzisyen şuayip yeltan tarafından çizilmiştir. kitap pıtırcık tadında olmakla birlikte, memleketimizdeki çocuk kitaplarının bir kısmı gibi didaktik degil; akip giden... gayet samimi, mutevazı ve hoştur. *rivayete göre bu arkadaşımız 95 senesinde felan, bir öğrenci filmi çekimi için son anda sete çağrılır (rolü oynayacak kişi son anda satmıştır çünkü). kendisine saat öğlen birde felan olay yerinde olması gerektiği söylenir. görkem o saatte oraya gider. ama dört beş saat bekletilir. sonra da yönetmen gelip 'kusura bakma kardeş, senin planları iptal ettik' der. görkem'in cevabı şu olur: 'hiç önemi yok, önemli olan filminizin bitmesi'. *17-01-1977 dogumludur.oğlak burcudur. *bir çocuk kitabı olan kırmızı'nın mektupları'nı albüm yapmış,hatta yıldız kenter,haluk bilginer gibi isimlere okutmuş oyuncu *2004 mayıs tarihi itibarıyla, zebra zaza ve hımbıl beyaz adlı iki çocuk kitabını daha raflarda gördüğümüz, tiyatro sanatçısı! *mehmet güreli'nin odamda yolculuk albümündeki bütün sözlere imza atmıştır. *baba zula'nın pırasa şarkısını da seslendirmiştir. bu kadar tatlı biçimde "tatlı tatlı" diyebilen bir başkası olduğunu sanmıyorum. albümde vokale eşlik ettiği diğer şarkılar; gerekli şeyler, özgür ruh ve galiba hamileyim. *bu kızın yapmadığı bir iş yokkk:img-icecr sinemim_g 29-07-06, 17:04 Görkem Yeltan Doğumu 1977 Eğitimi İ. Ü. Devlet Konservatuarı Tiyatro Filmleri - Oyuncu (11 Film) Davetsiz Misafir Zeynep 2005 Miras 2005 Sil Baştan Hülya 2004 Biz Size Aşık Olduk Yasemin 2002 Canım Kocacığım 2002 İnsanlık Hali 2000 Yüzleşme 1999 Yılan Hikayesi Polis Derya 1999 Komşu Komşu 1997 Kara Melek Ayşe Sökmen 1996 Süper Baba 1993 sinemim_g 29-07-06, 17:08 Seni seviyorum Derya.. -N.ne??? -Oh bee söyledim iste o kadar da zor diilmis. -Y..yoo komserim sizin kafaniza çok kötü vurdular tabi ben en iyisi biraz daha pamuk topliiiim aman yani pamuk aliim öbür ambülanstan.... -Dur dur Derya!!! -Ahhh.... pembeseker yılan hikayesindeki o anı hiç unatamıyorum yaaaa:img-icecr http://img100.imageshack.us/img100/63/6b696710xp5.jpg (http://imageshack.us) sinemim_g 29-07-06, 17:12 http://img71.imageshack.us/img71/9529/8c196710oh6.jpg (http://imageshack.us) http://img104.imageshack.us/img104/3749/7211cb00ph2.jpg (http://imageshack.us) http://img100.imageshack.us/img100/7417/c9dcxq4.jpg (http://imageshack.us) sinemim_g 29-07-06, 17:13 Group Email Addresses Post message: gorkemyeltan@yahoogroups.com Subscribe: gorkemyeltan-subscribe@yahoogroups.com Unsubscribe: gorkemyeltan-unsubscribe@yahoogroups.com List owner: gorkemyeltan-owner@yahoogroups.com britneysinem 29-07-06, 17:28 çok tatlı bir kız ya yılan hikayesinde çok tatlıydı cyprus_hsn 29-07-06, 17:37 çok başarılı ve çok tatlı bir oyuncu.. kara melekte tanıdım. son olarak davetsiz misafirde rol aldı.. başarılarının devamını dilerim.. sinemim_g 29-07-06, 19:14 davetsiz misafir foto!!! http://img76.imageshack.us/img76/8162/adszdfdfqw6.png (http://imageshack.us) http://img129.imageshack.us/img129/7136/adszgfdgfghl8.png (http://imageshack.us) http://img76.imageshack.us/img76/4467/dfffefea3.png (http://imageshack.us) http://img102.imageshack.us/img102/8515/fertrtht1.png (http://imageshack.us) http://img76.imageshack.us/img76/6716/gfgfsv8.png (http://imageshack.us) http://img102.imageshack.us/img102/7493/grgrgbh1.png (http://imageshack.us) http://img102.imageshack.us/img102/4071/sddddsa1.png (http://imageshack.us) sinemim_g 29-07-06, 19:15 elinde resmi olan koysun lütfen...görkemi yalnız bırakmayalım:img-elvis o türkiyenin en iyi oyuncularından:img-grin2 sinemim_g 29-07-06, 19:17 bir tane koymayı unutmuşum davetsiz misafir fotolarından... http://img127.imageshack.us/img127/7494/xfcdfug0.png (http://imageshack.us) sinemim_g 29-07-06, 19:34 görkemin yazdığı bir kitapp:img-icecr http://img85.imageshack.us/img85/203/arruysszauarruyhl5.jpg (http://imageshack.us) sinemim_g 29-07-06, 19:42 Görkem Yeltan 3 adet kitap bulundu.. 1. Define Bahçesi (Ciltli); Görkem Yeltan; Resimleyen: Ceren Oykut +1 Kitap; Çocuk Kitapları, Türk Yazarları, Okul Öncesi Çocuk Kitapları, Çocuk Edebiyatı; İstanbul, 2005, 20 x 25 cm, 33 sayfa, Türkçe, Ciltli, ISBN 9756063041. 2. Define Bahçesi; Görkem Yeltan +1 Kitap; Hikaye-Öykü-Masal (Yerli); 2005, 1. Baskı, 20X25, 35 sayfa, Türkçe, K. Kapak, ISBN 9756063041. 3. Kaplumbağa İle Eşek; Görkem Yeltan +1 Kitap; 2005, 1. Baskı, 20X25, 34 sayfa, Türkçe, K. Kapak, ISBN 9756063017. sinemim_g 29-07-06, 19:43 Ünlü sesler uyutacak http://img147.imageshack.us/img147/1860/masalfn2.gif (http://imageshack.us) Görkem Yeltan'ın (solda) masal yazma hayaliyle besteci Yalçın Akyıldız'ın (sağda) çocuklar için müzik hayali, bir masal CD'sinde gerçek oldu. Tiyatrocu Görkem Yeltan'ın masalları, aralarında Yıldız Kenter, Haluk Bilginer, Demet Akbağ ve Mehmet Ali Alabora'nın da yer aldığı ünlülerce seslendiriliyor 20/08/2004 (853 kişi okudu) ECE BULUT (Arşivi) İSTANBUL - Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir kız bir de adam varmış. Kız kafasında çocuklar için masallarla tiyatrolarda sahneye çıkar, dizilerde oynar, köşe yazıları yazarmış. Adam da bebekler için şarkılar mırıldanarak gitarını çalar, büyüklere besteler yaparmış. Masal bu ya, hayalleri gerçek olmuş. Tiyatrocu Görkem Yeltan önce 'Kırmızı'nın Mektupları'nı kaleme almış. Ardından Yıldız Kenter, Haluk Bilginer, Demet Akbağ, Mehmet Ali Alabora, Emre Altuğ, Sanem Çelik, Emre Kınay, Nail Kırmızıgül, Eda Özel, Serkan Ercan, Ayşe Teker gibi ünlü isimlerin seslendirdiği 'Kırmızı'nın Günlüğü' albüm yapılmış. 'Solucan Hımbıl Beyaz' ve 'Zebra Zaza'nın hikâyeleri de yazılıp yine harika bir kadroyla seslendirilmiş. Bu arada, Emre Altuğ'un şarkısı 'Gidecek Yerim mi Var'ı besteleyen Yalçın Akyıldız, büyüklere müzik yapmayı bir kenara bırakıp bebekler için müzik yapmaya karar vermiş. Böylece 'Ana Kucağı' serisinin ilk iki albümü çıkmış. Sonra Yeltan ve Akyıldız el ele verip, 'Kırmızı'nın Günlüğü' adlı CD'yi oluşturmuşlar. 'Tepki' masalları Kafasındaki hikâyeleri artık çocuklara da anlatan Görkem Yeltan çocuk edebiyatında gerçekçiliğin eksik olmaması gerektiğine inanıyor. Kitaplarındaki karakterlerden 'Kırmızı', Yeltan'ın tabiriyle 'hayatı karşısına almış bir kız'. Anne baba sürtüşmeleri, kıskançlık, ilk aşk 'Kırmızı'nın Günlüğü'nde bulabileceklerinizden. "Tiyatro eğitimi yazarlığıma çok katkıda bulundu. Karakterleri sahnede düşledim" diyen Yeltan, 'eğitici-öğretici, mesaj vermeyi öne çıkaran' hikâyelere tepki olarak kendi masallarını yazmış. Tembelliğini ayakları olmamasına bağlayan solucan Hımbıl Beyaz'ın kırkayak Sinirli Lacivert'le karşılaştığı 'Solucan Hımbıl Beyaz' ve zebralar dışında bütün hayvanlarla konuşabilen Zebra Zaza'nın, Kırmızı Sığır, Yeşil Yaban Öküzü ve Mavi Devekuşu'yla bir müzik grubu kurup turneye çıkışını anlatan 'Zebra Zaza' da çocuklar için yazdığı masallar. Kitapları hazırlarken 'çocuk arkadaşlar'ından fikirler almış. Mehmet Güreli ve Ajlan Altuğ tarafından resimlenirken de dünyaya çocukların açısıyla bakan kitaplar olsun istemiş. Radyo tiyatrolarından esinlenerek konservatuvar arkadaşları ve öğretmenleriyle seslendirip, henüz okuma yazma öğrenmemiş çocuklara da bu hikâyelerini ulaştırmış. "Bir çocuğun oyun oynarken şarkılarımı mırıldanması benim için büyük bir zevk. Onların saf dünyasının mutluluğu çocuklar için müzik yapmamı sağlıyor" diyor Yalçın Akyıldız. 14'ünden beri müzikle iç içe. New York'ta ses mühendisliği eğitimi almış. Üç yıl önce YediTepe Müzik Film Üretim ve İletişim Sistemleri şirketini kurarak çocuklara yönelik çalışmalarına başlamış. O da Görkem Yeltan gibi 'çocukların dilini yakalamak' istiyor. 'Ana Kucağı' henüz proje halindeyken Amerikan Hastanesi'nin kadın doğum ünitesine götürüp annelere ve bebeklerine dinletmiş. Hazırladığı albümlerin başlarına ve 'fark edilmeyen gizli noktaları' dediği yerlere kuş cıvıltısı gibi doğa sesleri saklamış. Ayrıca hip hop ritimlerini kullanmış. Gelirlerinin bir kısmı Eğitim Gönüllüleri ve Toplum Gönüllüleri'ne katkı sağlayan albümler Görkem Yeltan ve Yalçın Akyıldız'ın hayallerini gerçekleştirirken, çocukların hayal dünyasına renk katıyor. Bu masalın sonunda gökten düşen üç elmanın birini Görkem Yeltan, birini Yalçın Akyıldız, diğerini de çocuklar alıyor. sinemim_g 29-07-06, 19:50 Görkem Yeltan - Define Bahçesi Kitap Adı : Define Bahçesi Yazarı : Görkem Yeltan Yayınevi : +1 Kitap ISBN : 975-6063-04-1 Baskı Tarihi : 17/11/2005 Sayfa Sayısı : 35 Ebat : 250 x 200 mm http://img47.imageshack.us/img47/5774/bktc1052zn8.jpg (http://imageshack.us) sinemim_g 29-07-06, 20:03 Ünlülerin sesinden hikâye 30/01/2006 (356 kişi okudu) İSTANBUL - Ünlüler çocuklara hikâye anlatmaya devam ediyor... Yeditepe Müzik'in 'Ünlülerin Sesinden Çocuk hikâyeleri' serisine 'Kırmızı'nın Günlüğü' ve 'Solucan Hımbız Beyaz'dan sonra bir albüm daha eklendi. Yeni albüm 'Define Bahçesi'nin yazarı öncekilere de imza atan tiyatrocu Görkem Yeltan. 'Define Bahçesi', 'Kelebek Kız ve Çoban', 'Boyalı Hamsiyle Süs Balığı' adlı üç hikâyeden oluşan albümü oyuncular Memet Ali Alabora, Sanem Çelik, Betül Arım, Kaan Çakır, Serkan Ercan, Erkut Ertürk, Gökçer Genç, Nail Kırmızıgül, Göksel Kortay, Yeşim Koçak Şahinler, Ayşe Teker, Ayçil Yeltan ve Görkem Yeltan seslendiriyor. Yeditepe Müzik'ten çıkan albümden elde edilecek gelirin bir kısmı Toplum Gönüllüleri Vakfı'na aktarılacak. (Kültür Sanat) sinemim_g 29-07-06, 20:04 Mahkum: Türkiye'nin İnternette Çekilen İlk Filmi Bağımsız bir film projesi, yapıma ait tüm aşamalarını mahkum.net adresinde paylaşıma açtı. Bu yönüyle, bu projenin Türk Sineması'nda bir ilke imza attığını söylemek mümkün. Bugün sitede yapılan basın bildirisinde site ziyaretçilerine 'Artık Siz de Kameranın Arkasındasınız! Bir sinema filminin heyecan verici yapım maratonuna katılmak için yapılacak tek şey tıklamak: www.mahkum.net.' deniyor. Filmin yönetmeni ve yapımcısı Gökhan Yorgancıgil'in (sağdaki resim) şu sözleri ilginç: 'Bugün Türkiye’de interneti, sunduğu bütün olanaklarla sonuna kadar kullanan genç bir kitle var, İnternet bu kitle için “paylaşım” demek. Bizim de, film öyküsünün gizemleri hariç, paylaşıma sunamayacağımız hiçbir şey yok. Hem ayrıca katılımcılara isterlerse öyküye de yön verebilme şansını tanıyoruz. Şöyle düşünebilirsiniz; kameranın arkasında olmak bugün pek çok genç insanın hayali. Ama bunu nasıl gerçekleştireceklerini kara kara düşünen de bir kitle var. Biz onlara aracısız, torpilsiz, sadece katılımlarıyla yani çalışmaları ve yetenekleriyle projemize dahil olabilme şansını veriyoruz. Katılımcılarımız sadece kamera arkasına değil, oyuncu olarak da sitede yayınladığımız öykümüzün karakterlerinden bir tanesini gözlerine kestirip, örneğin “Melih karakterini ben canlandırmak istiyorum, anlattığınız özellikleriyle bu işi en iyi ben yaparım” diyerek şanslarını deneyebilirler.' Yorgancıgil, filme emeği geçen herkesin, alması gereken ücreti sözleşmeler ve iş akitleri güvencesiyle alacağını belirtiyor. Aslı karakteri için filmin başrol oyuncusunu seçmek üzere sitenin 'ziyaretçileri' Ahu Türkpençe, Görkem Yeltan, Pelin Batu ve Seda Akman arasında oylama yapmaya başlamışlar bile! sinemim_g 29-07-06, 20:20 biz size aşık olduk!! http://img103.imageshack.us/img103/8614/b2yaseminaw6.jpg (http://imageshack.us) http://img103.imageshack.us/img103/71/topluou4.jpg (http://imageshack.us) http://img61.imageshack.us/img61/2540/13dj7.jpg (http://imageshack.us) http://img105.imageshack.us/img105/8673/22qo9.jpg (http://imageshack.us) http://img47.imageshack.us/img47/857/24tq3.jpg (http://imageshack.us) sinemim_g 29-07-06, 20:22 http://img103.imageshack.us/img103/9679/album13lg4.jpg (http://imageshack.us) http://img105.imageshack.us/img105/3752/album14cy0.jpg (http://imageshack.us) http://img47.imageshack.us/img47/3527/album17wf7.jpg (http://imageshack.us) sinemim_g 29-07-06, 20:24 http://img103.imageshack.us/img103/4117/album30kn0.jpg (http://imageshack.us) http://img103.imageshack.us/img103/9387/album33aj1.jpg (http://imageshack.us) http://img105.imageshack.us/img105/1323/album34bx9.jpg (http://imageshack.us) http://img105.imageshack.us/img105/4549/album37rm9.jpg (http://imageshack.us) sinemim_g 29-07-06, 20:26 http://img47.imageshack.us/img47/6172/cum021bm7.jpg (http://imageshack.us) http://img47.imageshack.us/img47/3087/toplugg9.jpg (http://imageshack.us) sinemim_g 29-07-06, 20:28 http://img47.imageshack.us/img47/6922/wall1800x600bg9.jpg (http://imageshack.us) http://img105.imageshack.us/img105/4237/wall4800x600vv0.jpg (http://imageshack.us) http://img103.imageshack.us/img103/3238/wall7800x600xh1.jpg (http://imageshack.us) sinemim_g 29-07-06, 20:29 http://img103.imageshack.us/img103/451/gazete1lw8.jpg (http://imageshack.us) sinemim_g 29-07-06, 20:30 Görkem Yektan kalıcı bir oyuncu olmak istiyor Birçok dizinin art arda yayınlandığı televizyonda başarılı oyunuyla öne çıkan genç bir yıldız Görkem Yeltan. Başarılı grafiğiyle dikkat çeken genç oyuncu Görkem Yeltan aynı zamanda yazarlık da yapıyor. Küresel eylemlerde de sıkça karşımıza çıkan Yeltan, Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu üyesi. "Biz Size Aşık Olduk", "İnsanlk Hali", Yılan Hikâyesi", "Yüzleşme" ve "Davetsiz Misafir" gibi pek çok dizide rol alan Yeltan’la gerçekleştirdiğimiz keyifli röportajımıza oyunculuğa nasıl adım attığını sorarak başlıyoruz. Oyunculuğa ilginiz ne zaman başladı? Ailemde hemen hemen herkes konservatuvar mezunu. Bu yüzden hep sanatla iç içe büyüdüm. Ben Nazilli’liyim. İstanbul’a ilk geldiğimde İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne başladım. Aynı zamanda Ali Poyrzoğlu Tiyatrosu’nda çalışmaya başlamıştım. Ancak üniversiteyle beraber tiyatroyu yürütmekte zorlandım. İkisini birleştirme kararı aldım ve hem bir şeyler için geç kalmamak hem de üniversite mezunu olabilmek amacıyla İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'ne girdim. Televizyon mu size daha çok keyif veriyor yoksa daha çok tiyatroda rol almayı mı tercih ediyorsunuz? Aslında ikisi birbirinden çok farklı işler. Televizyon oyunculuğuna çok fazla oyunculuk diyemiyorum ben. Çünkü televizyondaki oyunculuk herkesin yapabileceği, fabrikasyon bir iş. Senaryosu hemen yazılıyor, hemen çekiliyor ve oyuncuya sıcak sıcak sunuluyor. Ama sinema mı derseniz, sinema çok önemli. Televizyon oyunculuğu biz oyuncuların para kazanmak için yaptıkları bir iş. Oynadığınız rollerin çoğunda sevecen rollerdesiniz. Karakteriniz oyunculuğa yansıyor mu ya da rol seçiminde neleri kıstas alıyorsunuz? Örneğin "Yılan Hikâyesi"nde çok sert bir polisi oynuyordum. Ondan önce "Yüzleşme" dizisinde bir fahişeyi canlandırdım. "Biz Size Aşık Olduk" belki bana daha yakın bir karakterdi. O yüzden akılda kalmış olabilir. "Davetsiz Misafir"de ise biraz çılgın bir kızdım. Normalde ekranlarda kast diye bir şey var. Belki yanlış bir şey ama televizyon yapımcıları "Bu kız bu role gider" diye bakıyorlar. Oysa biz oyuncuyuz ve her şeyi oynayabiliriz. Bir fahişeyi, bir polisi, sevecen bir kızı her şeyi oynamak gerekir diye düşünüyorum. Çünkü bunlar oyuncuyu geliştiren şeyler. Az önce para kazanmak için dedim, ama diziler bu anlamda da deneme sahneleri-miz. Diziler olmasa hayatım boyunca bu kadar rolü oynayamazdım. Kaç tane sinema filmi çekiliyor ki bu kadar çok rol oynayayım? Bu kadar çok karakter var mı ya da tüm roller bana mı verilecek ki bu kadar faklı rolü oynayayım?. Dizilerin böyle bir faydası var. Son zamanlarda televizyonlarda yoğun bir dizi furyası yaşanıyor. Türk televizyonlarının bu durumu için ne düşünüyorsunuz? Aslında bundan çok iyi anlasam televizyonda çalışan biri olurdum. Ama bence bu kadar dizi ve yarışma programı çok gereksiz bir şey. İnsanların bunlara bu kadar çok rağbet etmesi beni rahatsız ediyor açıkcası. Dizi seçimi yapılmayıp, izlenirken, öte yanda çok fazla kitap okunmuyor, herhangi bir müzik türü çok takip edilmiyor ve tiyatro, konser salonları boş kalıyor. Bunun eleştirisini yapmak bana düşmez, ama bulunduğum yerden bir oyuncu olarak değil de Türk halkından biri olarak cevap verirsem bu benim çok da onayladığım bir durum değil. Gerçek yaşamınızda oynadığınız karakterlerin yansımaları oluyor mu? Ya da siz canlandırdığınız rollere Görkem Yeltan’dan neler katıyorsunuz? Oynadığımız karakterler büyük ölçüde bizleriz. Bizim içimizdeki fahişe, bizim içimizdeki polis, bizim içimizdeki iyi anne ya da kötü anne. Bize bir karakter verildiği zaman ben farklı yorumlarım, başka arkadaşım farklı yorumlar. Onun Juliet’i farklıdır benim Juliet’im farklıdır. Çocuk kitapları yazarken de bu böyle. Bütün karakterler aslında ben değilim ama benden çok şey var ya da bizde olmayan öğrenip hayatımıza kattığımız çok şey var. Bilinçli olarak şu anda bunu öğreniyorum diye bakmadım, ama belki de bakmak gerekir. Rol aldığınız dizilerde çoğunlukla tatlı-sert aşklar vardı. Siz gerçek hayatta böyle aşkların var olabileceğine inanıyor musunuz? Olabilir. Aşk güzel bir duygu. Aşkın sınırı yok bence. Gerçek olamayacak hiçbir şey yoktur diye düşünüyorum. Aslında büyük konuşmak da istemiyorum. Başıma geldiğinde oturup ağlıyorum çünkü. Aşk deyince kimsenin anladığı ortak bir şey yok. O yüzden bu kadar çok şey yazılıp çiziliyor. Sizin bilinmeyen bir yönünüz daha var. Oyunculuğunuzun yanı sıra yazarlık da yapıyorsunuz. Çocuklar için yazdığınız "Kaplumbağa ve Eşek", "Kırmızı’nın Günlüğü", "Hımbıl Beyaz" ve "Zebra Zaza" gibi kitaplarınız bulunuyor. Çocuk albümleriniz de var. Ne zaman başladınız kitap yazıp albümler yapmaya? Çocuk kitapları yazmaya konservatuvar yıllarımda başladım. Çocukken de bir şeyler yazardım. Babam gazetecilik mezunudur. Küçükken masal bulma oyunları oynardık. Edebiyata düşkün bir ailem var. Bunların içinde büyüdüm ve bir şeyler yazmaya başlamıştım zaten. Sonra çocuk karakterlerim oluşmaya başladı. Tiyatronun da yardımıyla onları sahneye çıkarmaya başladım ve oynattığım karakterleri yazamaya başladım. Yazdığım şeyler konservatuvardan sonra kitap oldu. Hocalarıma albüm yapmak istediğimi söyledim. Kimse hayır demedi. Herkes destek oldu ve üçüncü albüme kadar gelmiş olduk. Bizler neden çocukların hayal güçlerine yatırım yapmıyoruz? Çocuk edebiyatına değer verilmemesine üzülüyorum. Onlar için de kitap, yemek içmek gibi bir ihtiyaç oysa. Oyuncu olabilmek için eğitimin şart olduğuna inanıyor musunuz? Doğuştan yetenek var olamaz mı? Elbette olabilir. Ama bence kişinin eğitimi de şart. Eğitim görmeden bizden çok daha yetenekli olan hocalarımız var. Eğitimden anladığımız bize sunulan eğitimse bu bir kıstas değil. Ancak konservatuvarda disiplinli bir çalışma var. Usta-çırak ilişkisiyle devam etmiş olsaydım haftada iki kere Shakespeare ya da Çehov oyununa çalışamazdım. Şöhretin bir bedeli var mı sizce? Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Eğer şöhret insanların üzerlerine giydikleri bir şeyse bu bir bedel değildir. Bazı insanlar bir yerlerden sevgilileriyle çıkarken görüntüleniyorlarsa ve çıkışta fotoğraf çekileceğini biliyorlarsa bu bir bedel değildir. Sonuçta iyi şekilde tanınmak güzel bir şeydir. İyi şeyler yapıyorsanız ve insanlar sizi seviyorsa bu bir bedel değil ödüldür. Şöhret için bir bedel ödemedim ve gayet keyifliyim. Yeni projeleriniz var mı? "Define Bahçesi" adlı albümümüz yeni çıktı. Çocuklar için hazırladığımız bu albümde 3 hikâye var ve 3 hikâyenin de şarkısı var. Caz standartlarında, rap müziği ya da Karadeniz müziğini de kullanılarak oluşturuldu bunlar. Çocuklarımızın daha fazla şey hak ettiğini düşünerek doğru alt yapılarla oluşturuldu. Albümde Memet Ali Alabora, Betül Arım, Kaan Çakır, Sanem Çelik, Göksel Kortay ve Nail Kırmızıgül gibi isimler seslendirme yaptı. Kadıköy sizin için ne ifade ediyor? Kadıköy için ne düşünüyorsunuz? Avrupa yakasının insanıyım ama Kadıköy benim için çok önemli. Kadıköy’de okudum. İskelenin hemen karşısındadır Konservatuvar. Küçücük binada her yerde karşınıza müzik enstrümanlarıyla çalışan birileri çıkar. Hoş bir havası vardır. Bunun yanında öğrencilik yıllarında çay bahçeleri, Moda’ya yürüyüşler tatlı birer anı. Bu yüzden yaşamımda Kadıköy’ün ayrı bir yeri olduğunu söyleyebilirim. Gülcennet ÖZTÜRK sinemim_g 29-07-06, 20:31 http://img47.imageshack.us/img47/4679/dscn0757ek1.jpg (http://imageshack.us) sinemim_g 29-07-06, 20:33 http://img105.imageshack.us/img105/312/birgun1wv4.jpg (http://imageshack.us) GÖRKEM YELTAN ; 1977 Nazilli doğumlu olan Görkem Yeltan,ilk,orta ve lise öğrenimini Nazilli'de tamamlamıştır.İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü'nden mezun olduktan sonra, halen İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Kütüphanecilik Bölümü'nde son sınıf öğrencisi olarak eğitimine devam etmektedir. Profesyonel tiyatro Çalışmaları; 1993-1995 Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu, 1995-1996 Tiyatro İstanbul, 1996-1997 Tiyatro Ti, 1997-1998 Bakırköy Belediye Tiyatrosu, 1998-1999 Gazenfer Özcan - Gönül Ülkü Tiyatrosu TV Çalışmaları ; İnsanlık Hali, Foksi Show, Komşu Komşu, Kara Melek, Yüzleşme, Yılan Hikayesi, Canım Kocacığım, Biz Size Aşık Olduk, Sil Baştan. Çocuk Kitapları ; KIRMIZI'NIN MEKTUPLARI (Bilge Karınca Yayınevi,2.Baskı 2002) SOLUCAN HIMBIL BEYAZ (Marsık Yayınevi,2004) ZEBRA ZAZA (Marsık Yayınevi,2004) Yayına Hazır Olan Kitaplar; KIRMIZI İSPANYA'DA KELEBEK KIZ VE ÇOBAN Reklam ; Turkcell, Orkid, Gala, Auer Diğer Çalışmalar ; 2001-2002 Köşe Yazarlığı (Akşam Gazetesi Kadına Özel Dergisi) Şarkı Sözü ( Mehmet Güreli,Odamda Yolculuk ) sinemim_g 29-07-06, 20:41 Sen hamsi olacaksın - Kimin hangi hikayeyi okuyacağı nasıl belirlendi? Mesela Mehmet Ali Bey, maymunu neden siz okudunuz? - Memet Ali Alabora: Kimin neyi okuyacağını Görkem belirliyor tabii. Geliyor Mehmet Ali 'Sen maymun olacaksın, Kaan sen hamsi olacaksın' diyor (gülüşmeler). Muhtemelen Görkem, hikayeleri yazarken kimin ne olacağını düşünüyordur. Belki beni maymun olarak düşünmüyor ama işte karakterleri yaratırken hepimizi aklından geçiriyordur. - Görkem Yeltan: Evet aynen öyle. Hatta Mehmet Ali'nin daha hikayeleri bilmediği dönemde Mehmet Ali'ye telefon açıp "Albümün gelirini hangi vakfa verelim?" diye sordum. Mehmet Ali de 'Peki hikaye ne?' dedi, ben de 'İşte bir tane maymun var' deyince 'Ha ha o Serkan olacak değil mi?' diye güldü. 'Hayır, o sen olacaksın Mehmet Ali' dedim, durdu ve 'Eeee tamam olur, olur' dedi (gülüşmeler). - Betül Arım: Ama muzu çok sevdiği için kabul ettiğine eminim (gülüşmeler). - Memet Ali Alabora: Zaten herkes maymun olamaz, maymun olmak için önce içinizde olacak. Hamsi bugün gitseniz her tezgahta görebileceğiniz bir canlı, şu an hemen maymun görebilir misiniz? Maymun olunmaz maymun doğulur (gülüşmeler). - Görkem Yeltan: Mehmet Ali'nin annesini Betül abla okudu, yani o da bir maymun (gülüşmeler). - Görkem Hanım'a 'Bizi maymun yaptın, hamsi yaptın' diye hiç kızmadınız yani... - Kaan Çakır: Biz hepimiz konservatuvardan sınıf arkadaşıyız, o yüzden birbirimize nazımız çok geçer. Zaten bu projeyle yatıp kalktığımız için her gelişmeden haberimiz oluyor. Ta birinci sınıftayken, yani 11 yıl önce Görkem hikayelerini yazmaya başlamıştı. - Memet Ali Alabora: Hangimiz maymun, hangimiz hamsi o zamandan biliyorduk yani (gülüşmeler). - Betül Arım: Görkem'in yaptığı iş çok önemli. Çünkü her şey çocukla başlıyor. Bu hikayeler çocuğun hayal gücünü çalıştırmasına yardımcı oluyor. Maalesef çocuklar televizyona mahkum edildi artık. Çocuk yemek yemiyor mesela, koyuyorlar televizyonun önüne, en sevdikleri neyse açıyorlar. - Memet Ali Alabora: Tabii canım, ben Yılan Hikayesi'yle bir kuşak büyüttüm böyle. - Albümde aynı zamanda şarkı söylüyorsunuz. Bunu duyup da size şarkıcılık teklifiyle gelenler olur mu? - Kaan Çakır: Benim gibi bir adama olabilir mi? (Dökülen saçlarını gösteriyor.) Ben eğer bir şeye oynarsam en yukarıya oynarım (gülüşmeler). Ama bu adamın şansı var. - Memet Ali Alabora: Biz ilk şarkılarımızı rahmetli Melih Kibar'la birlikte söyledik. "Çiğdem Talu'ya Selam" müzikali yapmıştık, piyanoyu da Melih Kibar çaldı. Dolayısıyla zaten şarkı söylemek bizim işimiz. Şarkıcı değiliz ama oyuncu olarak şarkı söylemek durumundayız. Günün birinde de bakarsınız sırf keyfimiz için albüm de yaparız. sinemim_g 29-07-06, 20:42 http://img47.imageshack.us/img47/6348/71b5af19bd9d8746a26fcf1cbtk4.jpg (http://imageshack.us) Hiçbir şey öğretmiyoruz - "Define Bahçesi" nasıl doğdu? - Görkem Yeltan: Ben hikayeler yazdım, Yalçın Akyıldız bu hikayelerin altına müzikler döşedi. Arkadaşlarım da "Madem Görkem böyle bir şey yazdı, biz de okuyalım" dediler. - Hikayelerinizde çocuklara bir şey öğretiyor musunuz, dersler veriyor musunuz? - Hiç öyle bir şey yok. Genelde Türkiye'de çocuk edebiyatı ya da çocuk oyunları denildiğinde akla ilk olarak 'didaktik olmak, çocuklara süt içmeyi, dişlerini fırçalamayı, ahlaklı insan olmayı öğretmek' geliyor. Bunların hepsi güzel şeyler ama bana göre öğretmenlerin işleri. Bizim tek amacımız bir hayal dünyasını çocuklarla birlikte paylaşmak. Zaten çıkış noktamız bir şeyler öğretmek olsaydı sıkıcı şeyler yapardık. - Sizin albümlerinizin diğer masal albümlerinden farkı ne? - Daha önceki masal albümleri tek kişinin seslendirdiği albümlerdi. Oysa biz geçmişe gittik, bizim çocukluğumuzda radyo oyunları vardı. Bunlarda anneyi anne, çocuğu çocuk konuşurdu, bir kişinin ağzından çıkan kelimeler değildi onlar. Bizim albümde anneyi Betül abla, oğlunu Mehmet Ali okuyor. Yani herkesin karakteri farklı ve sinemim_g 29-07-06, 20:44 http://img105.imageshack.us/img105/442/11e04f75dd6943499cbe80acbqu1.jpg (http://imageshack.us) Memoli şimdi de 'maymun' oldu Oyuncu Görkem Yeltan'ın kaleme aldığı üç hikayeden oluşan "Define Bahçesi" adlı albümünü, Yeltan'ın yakın arkadaşları Memet Ali Alabora, Betül Arım, Sanem Çelik, Kaan Çakır gibi ünlüler seslendiriyor Biz Görkem Yeltan'ı daha çok oyuncu kimliğiyle tanıyoruz ama o aynı zamanda çocuklar için birbirinden güzel eserler ortaya koyan başarılı bir yazar. Daha önce "Solucan Hımbıl Beyaz" ve "Kırmızının Günlüğü" adlı iki hikaye albümüne imza atan Yeltan, Yeditepe Müzik'ten çıkan son albümü "Define Bahçesi" nde yine çocuklara birbirinden eğlenceli hikayeler anlatıyor. Yeltan'ın albümlerinin en büyük özelliği hikayeleri ünlü oyuncuların seslendirmesi. Define Bahçesi'nde de bu özellik devam ediyor. Albümdeki hikayeleri seslendiren herkes Yeltan'ın yakın arkadaşı ünlüler. Memet Ali Alabora ve tiyatro oyuncusu annesi Betül Arım, Sanem Çelik, Kaan Çakır, Göksel Kortay, Serkan Ercan, Nail Kırmızıgül ve Yeşim Koçak hikayelere ses veren isimlerden sadece birkaçı. Define Bahçesi üç hikayeden oluşuyor; Define Bahçesi, Kelebek Kız ve Çoban, Boyalı Hamsiyle Süs Balığı. Her hikayeden sonra o bölümdeki hikayeyi seslendirenlerden biri bir şarkı seslendiriyor. Örneğin Memet Ali Alabora, bir maymunu seslendirdiği Define Bahçesi'nin caz tarzındaki şarkısını da söylüyor. Boyalı Hamsiyle Süs Balığı'nın sonundaki rap tarzındaki şarkısını ise hikayedeki hamsiyi seslendiren Kaan Çakır yorumluyor. Albümdeki tüm parçaların bestesi, aynı zamanda Yeditepe Müzik'in sahibi olan Yalçın Akyıldız'ın imzasını taşıyor. Çocukların eğlenerek dinleyeceği ve çok seveceği hikaye albümünün geliri ise Toplum Gönüllüleri Vakfı'na gidecek. Albümün doğuş öyküsünü Görkem Yeltan, Memet Ali Alabora ve Betül Arım anlattı. gül_ecem 15-08-06, 21:15 çok sempatik birisi.oyunculuğu da çok iyi.çok seviyorum ben görkem yeltanı.çok fazla göremememiz üzücü. mc_merve 30-03-07, 01:07 ekranlarda gormek istedigim oyunculardan biri cok iyi bir enerjisi var ayrica cok gzuel tekrar ekranlarda goruruz ihsallh omayra73 22-05-07, 08:53 "Sıfır Dediğimde" adlı filmden duvar kağıtları; http://img524.imageshack.us/img524/9137/grkemyeltan111ic4.jpg (http://imageshack.us) http://img508.imageshack.us/img508/9576/grkemyeltanwr3.jpg (http://imageshack.us) misskrueger 22-05-07, 11:06 Bu güne kadar yer aldıgı projelerde kalitesini ve oyunculugunu ispatlamış başarılı bir oyuncu.Umarım en kısa zamanda ekranlarda görürüz. Sevgiler _supermarried_ 22-05-07, 12:15 Görkem bence başka bi insan.Herşeyi doğal,sakin,magazinden uzak birisi.Ssesiz sakin işlerini yapıyor...Şu anda Memet Ali Alabora yla Küresel BAK koalisyonun da çalışıyor... Geçen gün mağazaya girdğimde gördüm masal kitaplarını.Ama kaset yaptığını bilmiyordum.... ı.love.sanem 26-05-07, 07:34 Arkadaşlar kendi hayal gücümle bir senaryo yazdım. Adı: Yürek Haini Konusu: Entrika. Yine hayal gücümle oyuncu seçimi yaparken Görkem Yeltan'ı yardımcı oyuncu seçtim... Senaryomun ilk bölümünü bu akşam koyucam. Yorumlarınızı eksik etmezseniz sevinirim... Senaryoya bu linkten ulaşabilirsiniz: http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?t=23527 NOT: Senaryonun içeriği , oyuncu , ekip gibi unsurların hepsi tamamen hayal ürünüdür. Hiç biri gerçek değildir... Gül Tuna 15-06-07, 13:45 yilan hikayesi dizisindeki derya karakterini oynadigindan beride severim kandisini diger dizilerininde bir kismini izlemistim ama en cok bu dizide begendim askım_gkhan_alp 15-06-07, 13:52 ben görkem ablayı ilk olarak yılan hikayesi adlı dizide tanımıştı ve kendisini çokk sevmiştim...hatırladığım kadarıyla erkeklere karşı sert bi karakteri canlandırıyodu hatta cem diye bi çocuk vardıı hehe hep çocuğu dövüyodu sağolsunn...sonra en iyi arkadaşım dizisinde oynamıştııı.....kendisini ve oyunculuğunu çookk başarılı buluyorum oldukçada bakımlı ve güzel bi kadınn....:img-yes: hattori ha 24-06-07, 23:01 http://img133.imageshack.us/img133/1682/gorkemyeltan01hm1.jpg (http://imageshack.us) RIZA_BABA 17-09-07, 06:26 Çok başarılı biri çokda güzel biri yaşına göre enerjik biri ekranlarda görmeyi isterim tubi 17-09-07, 07:56 Kendisiyle bizzat tanışma fırsatım olmuştu. Acaip sevimli ve cana yakın birisiydi. Biz Size Aşık Olduk döneminden tanışmıştım. O dizi de de çok severdim :) Hirotaro 29-09-07, 00:55 http://img146.imageshack.us/img146/6997/51051778bx0.th.jpg (http://img146.imageshack.us/my.php?image=51051778bx0.jpg)http://img88.imageshack.us/img88/822/50590936xi6.th.jpg (http://img88.imageshack.us/my.php?image=50590936xi6.jpg)http://img300.imageshack.us/img300/4484/81149086mz1.th.jpg (http://img300.imageshack.us/my.php?image=81149086mz1.jpg) kartopu 10-06-08, 13:53 http://img525.imageshack.us/img525/5452/1c55f644da0d4e6bab878admi0.jpg http://img210.imageshack.us/img210/2705/d1991070228e429e8996d1bwy5.jpg :img-wink: gülll 17-06-08, 22:43 http://img221.imageshack.us/img221/933/toplu9sn.jpg + gülll 17-06-08, 22:46 Devin için çalışma yaparken...görkemlede yaptım...burayada ekleyeyimm dedim:))) http://img104.imageshack.us/img104/8516/devinavi1ms9.jpg http://img247.imageshack.us/img247/135/devinimsa1hv2.jpg http://img65.imageshack.us/img65/7605/devinzellih0.th.jpg (http://img65.imageshack.us/my.php?image=devinzellih0.jpg) Freddy 18-06-08, 17:21 Bu sayfanın başındaki resim ne güzel öyle ya Süper 4'lü olmuşlar Aynı dönemin hala en başarılı oyuncuları Görkem Yeltan da beğenerek izlediğim bir oyuncu Kara melek, yüzleşme, yılan hikayesi, biz size aşık olduk ve sil baştan'da izlemiştim Başarılı gerçekten _GuLCiN_ 05-07-08, 14:17 Ooo görkemimin de mi başlıgı var. Cok severim kendisini özelliklerde Yılan Hikayesinde bayılmıstım Cem ile cok yakışıyorlardı.. Ve saçlarına bayılıyordum YH'de HAYAT GÜLÇİN 05-07-08, 14:27 çok tatlı biri bence de:img-in_loDavetsiz Misafir'de izlemiştim...Çok başarılı...Yeni projelerde görmek isterim:img-wink: kartopu 16-07-08, 13:35 http://img261.imageshack.us/img261/6492/27337837xf2.jpg http://img410.imageshack.us/img410/8598/87714899vz8.jpg kartopu 16-07-08, 13:36 http://img516.imageshack.us/img516/9947/29528925xm9.jpg http://img512.imageshack.us/img512/9910/14108516oe7.jpg o_liseli 03-09-08, 16:51 süüppper fotolar,,görkem aplada süperr birisi :=) Bende ilk olarak Yılan Hikayesi ve davetsiz misafirden tanımıştım,,yılan hikayesinde pek dikkat etmedim ama davetsiz misafir daha ağır bastı ;) seviorum görkem aplayı :))) |