Tüm Versiyonu Göster : Takva


misskrueger
17-09-06, 14:16
TAKVA

1863 Balkan savaşında İstanbul’a göçmüş Arnavut bir ailenin son ferdi olan Muharrem, İstanbul’un en eski semtlerinden biri olan Süleymaniye’de küçük ahşap evde tek başına yaşamaktadır. İşyerinde hiç zeka istemeyen çalışma koşullarını 34 yıldır değişmeden ve yeni bir gelecek kaygısı olmadan sürdürebilmesini, haftada bir gittiği İslami bir tarikatın öğretisinde bulunan mütevazilik, haddini bilmek ve tevekküle uymak gibi mistik öğretiyle örtmüş ve böylece mutlu olmayı başarabilmiştir. Yaşamındaki tüm sorunları nerdeyse kendisine unutturan İslam-tarikat öğretisine sımsıkı sarılmış ve bu öğretiden uzaklaşmamak adına kendi zihninde olağanüstü bir Tanrı korkusu-sevgisi oluşturmuş ve bu korku-sevginin sınırını aşmamaya özen göstermiştir.

Büyük bir güven ve dünya malına özenmeme duygusuna ihtiyaç olan bir sorumluluğu yerine getirebileceği düşünülerek Muharrem’den tarikatın idari işlerinin bir bölümünü idare etmesi istenmiştir. Artık eskisi gibi değildir Muharrem’in hayatı.


http://img146.imageshack.us/img146/6414/takvagp9.jpg (http://imageshack.us)

Yapımcı: Sevil Demirci, Fatih Akın
Yönetmen: Özer Kızıltan
Senaryo: Önder Çakar
Görüntü Yönetmeni: Soykut Turan
Müzik: Gökçe Akçelik
Oyuncular: Erkan Can, Meray Ülgen, Güven Kıraç, Erman Saban, Salaettin Bilal,
Settar Tanrıöğen, Murat Cemcir, Feridun Koç, Müfit Aytekin, Öznur Kula Hacer, Erdal Parmaksızoğlu.

misskrueger
20-09-06, 13:54
20 Eylül 2006 Çarşamba 15:09

ÖZER KIZILTAN'IN YÖNETTİĞİ, ERKAN CAN VE GÜVEN KIRAÇ GİBİ ÖNEMLİ OYUNCULARIN YER ALDIĞI 'TAKVA' 31. TORONTO ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ'NDEN ÖDÜLLE DÖNDÜ.
Festivalin, 'Kültürel Yenilik Ödülü'nü kazandıklarının haberini dönüş yolunda alan ekip, bu mutlu haberin heyecanıyla şaşkındı.


Tanrı korkusuyla dünyevi yaşamın gerçekleri arasında bocalayan bir adamın dramını anlatan filmde Erkan Can, İstanbul'un eski semtlerinden birinde yaşayan, 45 yaşında bekar bir adamı canlandırıyor. 'Takva' Antalya'da Altın Portakal için yarışan filmler arasında.

kaynak:www.gecce.com

misskrueger
22-09-06, 16:28
Demirkubuz’un ‘Kader’i ‘Takva’nın elinde
Altın Portakal’da bugün herkes ‘Takva’yı konuşuyor. ‘Herkes’ten kasıt, festivali takip edenler elbette. Neredeyse rakipsiz gözüken Demirkubuz’un ‘Kader’i tehlikeye girdi (mi acaba?)

http://img71.imageshack.us/img71/6135/246877jn0.jpg (http://imageshack.us)

NTV
Güncelleme: 16:32 TSİ 22 Eylül 2006 CumaANTALYA

Türk Sineması’nın az sayıda yeni ustalarından Zeki Demirkbuz’un son filmi ‘Kader’ merakla beklenmiş, iştahla seyredilmiş, şehvetle sevilmişti. ‘Kader’de Demirkubuz, 97’de çektiği enfes ikinci filmi ‘Masumiyet’te Haluk Bilginer’in uzun uzun anlattığı geçmişe eğiliyor, karakterleri ve yaşamış oldukları olayları detaylandırıyor. Yönetmen Özer Kızıltan’ın, Önder Çakar’ın senaryosundan başarıyla beyazperdeye aktardığı ilk uzun metraj filmi ‘Takva’yı görene kadar, neredeyse rakipsizdi ‘Kader’.

Zeki Demirkubuz’un, aşka dair herşeyi en sert şekilde anlattığı filmi ‘Kader’, ustanın başyapıtı. ‘Masumiyet’te -belki biraz istemeden de olsa- Güven Kıraç’ın canlandırdığı karakter öne çıkmıştı.

Asıl ‘derin’ geçmişin sahibi Bekir (‘Masumiyet’te Haluk Bilginer) ve onun uğruna herşeyden vazgeçtiği karşılıksız aşkı Uğur (‘Masumiyet’te Derya Alabora), trajik hikayelerini ‘Kader’de, ilk tanıştıkları günden bugüne bizimle paylaşıyorlar. (Olayı günümüzde geçiyor gibi vermiş yönetmen.)

Gerçekten aşkı tanıyanların ve koşulsuz aşık olanların filmi bu. Uğur’u canlandıran genç oyuncu (geçen senenin Altın Portakallısı) Vildan Atasever’e rağmen, kesintisiz akıyor film.

Filmdeki ‘ağzı bozukluk’ rahatsız edici boyutta, ancak tam da olması gerektiği gibi. Demirkubuz’un, kenar mahalleleri ne kadar iyi tanıdığının da bir göstergesi adeta. Bu ‘acımasız’ dili yekten kabul ettiğinizde, Demirkubuz mükellef bir ziyafete davet ediyor seyirciyi. Film bittiğinde midenizde hissedeceğiniz yumruk hissi, garanti sertifikalı!

Daha önceden, çektiği kısa filmleriyle (Dikkat Fare Var, Sıkıntı, Son Karar, Gözlerin Yeşilçamın Son Yangını) tanıdığımız Özer Kızıltan, ilk uzun metraj çalışmasında, heybetli bir filmle çıkıyor karşımıza: ‘Takva’. İnanan insanın içindeki ‘Allah korkusu’ demek kısaca ‘Takva’.

Film, önemli senaristlerimizden -Yeni Sinemacılar’ üyesi- Önder Çakar’ın nitelikli senaryosu üstüne bina oluyor. Çakar, kameranın iki tarafında da rol almış deneyimli bir sinema adamı, yalnız senarist demek çok yanlış olur. Kendisi bu filmin yapımcılarından aynı zamanda...

Sağlam bir senaryonun ne denli önemli olduğuna, üç beş yaratıcı fikrin bir film meydana getirmeye yetmediğine, olumlu bir örnek ‘Takva’.

Toronto’dan da taze ödülle dönmüş olan film, sinematografik anlamda herhangi bir kusura sahip değil. Görüntü yönetimi, kurgu, müzik seçimi harika.

Oyunculuklar en üst düzeyde; özellikle Erkan Can, aşmış oyunculuğun ‘öte âlem’ine.

‘Kader’de Bekir’i canlandıran genç oyuncu Ufuk Bayraktar’la kıyasıya bir rekabet yaşanacağı belli, En İyi Erkek Oyuncu dalında. Gerçi Can zor bırakır ‘portakal’ın ucunu...

sbuffy
25-09-06, 18:49
"Takva" Antalya'da tartışma yarattı!

Şu anda ülke gündeminin ilk sıralarında yer alan 'tarikat' meselesini ele alan hikâyesiyle uzun süredir merakla beklenen "Takva", Antalya'da 43. Altın Portakal Film Festivali'nde izleyicilerin karşısına çıktı. Oldukça hassas bir konuya el atan film, izleyicilerden çok farklı tepkiler aldı.

Uzun süredir sesleri çıkmayan Yeni Sinemacılar'ın "Takva" filmi, çekim haberleri yayıldığından beri merakla bekleniyordu. Antalya'da Ulusal Yarışma bölümünde yer alan film, geçtiğimiz hafta Toronto Film Festivali'nden ödülle dönünce, filme duyulan merak üst düzeye çıkmıştı. Nihayet "Takva"nın Türkiye galası, Altın Portakal Film Festivali'nin altıncı gününde yapıldı. Tarikat meselesini, maneviyatla maddi dünyanın birarada mümkün olup olmadığı sorusu üzerinden tartışmaya açan film, izleyicileri de iki kampa böldü. Bir grup seyirci, "Takva"nın kendini dine adamış bir adamın buhranlarını ve tarikatların dünyasını beyazperdeye taşımakta fazlasıyla başarılı bir iş çıkardığını düşünürken, bir grup izleyici de filmi nerede duracağını bilememekle ve tarikat olgusunu biraz turistik ve oryantalist bir bakışla ele almakla eleştiriyordu.
http://www.sinema.com/pic/yazilar/eylul06/takva-haber2.jpg
Bu tartışmalar, filmin hemen ardından düzenlenen basın toplantısına da taşındı. Bir izleyici, filmin tarikatları olumlu gösterdiğini ve gençleri tarikatlara girmeye özendireceğini iddia ederek, "özellikle 'aydın' bir kişi olduğunu sandığım Güven Kıraç'a, laiklik karşıtı bu filmde oynadığı için sitem ediyorum" dedi. Kıraç bu çıkışa verdiği yanıtta, filmin konuya objektif yaklaştığını, belirli bir tarafta yer almadığını söyledi. Bunun üzerine söz alan Yeni Şafak gazetesinden bir muhabir, filmin İslami gruplara klişe yaklaşımların dışına çıktığını söyledi ve gazetesinin temsil ettiği kitle adına film ekibine teşekkür etti.
http://www.sinema.com/pic/yazilar/eylul06/takva-haber1.jpg
"Takva"nın senaristi Önder Çakar, filmin senaryosunu 50 yaşından sonra hayatını topyekün değiştirerek kendini dine adayan babasına adadığını ve Erkan Can'ın canlandırdığı Muarrem karakterinin adını da kendi babasından aldığını söyledi. Filmdeki zikir sahnelerinin herhangi bir tarikatın zikir ayinlerinden bire bir alınmadığını, pek çok farklı tarikatın zikir anlayışını biraraya getirdiğini, bu anlamda da filmde belirli bir tarikata işaret edilmediğini belirten Çakar, 'Takva'nın İslam'da Allah korkusuyla Allah sevgisi arasındaki dengeye işaret ettiğini ve filmde bu dengeyi yitiren bir adamın çöküşüne tanık olduğumuzu ifade etti.
http://www.sinema.com/pic/yazilar/eylul06/takva-haber3.jpg
Filmin yönetmeni Özer Kızıltan da "Takva"nın "saf bir maneviyat mümkün mü?" sorusundan yola çıktığını ve filmdeki baş karakterin böyle saf bir maneviyata ulaşmayı başaramadığını söyledi. Filmde çok keskin bir tavrın olmadığının altını çizen Kızıltan, filmin Muarrem karakterini anlamaya çalışmaktan başka bir derdi olmadığını belirtti. Kendisinin de filmde pek çok soruya yanıt bulamadığını ve bir noktadan sonra bu sorulara yanıt aramayı bıraktığını belirten yönetmen, izleyicilerin de filmde kendi sorularını ve yanıtlarını bulmalarını umduğunu söyledi. Kızıltan ayrıca bir soru üzerine, İslami çevrelerden olumsuz bir tepki beklemediklerini de ifade etti.

kaynak:sinema.com

wrat
14-10-06, 14:31
http://i50.photobucket.com/albums/f322/wrat/wrat_2/takva_01.jpg

http://i50.photobucket.com/albums/f322/wrat/wrat_2/takva_02.jpg

http://i50.photobucket.com/albums/f322/wrat/wrat_2/takva_03.jpg

http://i50.photobucket.com/albums/f322/wrat/wrat_2/takva_04.jpg

http://i50.photobucket.com/albums/f322/wrat/wrat_2/takva_05.jpg

http://i50.photobucket.com/albums/f322/wrat/wrat_2/takva_06.jpg

http://i50.photobucket.com/albums/f322/wrat/wrat_2/takva_07.jpg

http://i50.photobucket.com/albums/f322/wrat/wrat_2/takva_08.jpg

http://i50.photobucket.com/albums/f322/wrat/wrat_2/takva_09.jpg

http://i50.photobucket.com/albums/f322/wrat/wrat_2/takva_10.jpg

http://i50.photobucket.com/albums/f322/wrat/wrat_2/takva_12.jpg

kaynak:showtvnet

SchIzo
18-10-06, 23:09
Arkadaşlar Takva filminin fragmanını izledim, zikir sahnesinde ki ilahi ye aklım takıldı, Onu bulma şansımız varmı acaba?

dizici_manyak
28-10-06, 20:42
vizyona ne zaman giriyor bir bilginiz varmı?
çok merak ediyorum çok

erten07
07-11-06, 09:22
Senaryoya göre hareket etmem



Altın Portakal ödüllü Erkan Can, "Takva" isimli filmde, tarikata girince kendini sorgulamaya başlayan bir Müslümanı canlandırıyor.

"Gemide" ve "Laleli’de Bir Azize" filmlerindeki oyunuyla devleşen, 1998’de "Gemide" filmindeki rolünden sonra, bu yıl "Takva" filmi ile ikinci kez "En İyi Erkek Oyuncu" dalında Altın Portakal Ödülü kazanan Erkan Can, hiçbir zaman senaryoya göre hareket etmediğini söyledi. Can, "Dünyanın en iyi senaristinin senaryosu gelse yine de reddederim" diye konuştu. Takva filminin 12. Avrupa Filmleri Festivali’ndeki galası için Ankara’da bulunan Can, filme konsantrasyon sağlamanın kendisi için çok önemli olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Benim için bir başlık yeterlidir. O başlık üzerine ben yıllarca çalışırım. Kendimi ona göre hazırlar kafamda oturturum oyunu. Takva’da da 4-5 sene öncesinden çalışmaya başladım. Bütün rollerin içine girdim. Her soruyu sorduk, cevaplarını bulduk. Herkes işini 10 numara yaptı. Yoğunlaşabilmek önemli olan. Stres yoksa eldeki ürün de iyi oluyor."

erten07
18-11-06, 07:57
Kars'ta düzenlenen 1’inci Uluslararası Altın Kaz Film Yarışması’na tek Türk filmi olarak katılan Özer Kızıltan’ın yönettiği ‘Takva’ adlı film, ‘Altın Kaz’ ödülünü kazandı. Yarışmada, ‘Gümüş Kaz’ ve Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) ‘Bronz Kaz’ ödüllerini de Danimarka- İsveç ortak yapımı olan Pernille Fischer Christensen’in yönettiği ‘Sabun Köpüğü’ aldı.


Törene katılan Fransız Jüri Üyesi Joel Farges’in “Türkiye’nin, Avrupa’da bize katılmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum ve bu katılımın barış için bir Fransız kanunundan daha önemli olduğunu vurguluyorum” sözleri salonda uzun süre alkışlandı.

Birinci Uluslararası Altın Kaz Film Yarışması'nın sonuçları, Kars Şehir Sineması’nda düzenlenen coşkulu bir törenle açıklandı. Törene Vali Mehmet Ufuk Erden, Belediye Başkanı AKP’li Naif Alibeyoğlu, sinema sanatçıları Tuncel Kurtiz, Güven Kıraç, Yönetmen Derviş Zaim, Milliyet Gazetesi sinema eleştirmeni Alin Taşçıyan ve çok sayıda yerli ve yabancı konuk katıldı. Sinemaseverler salona girebilmek için uzun kuyruklar oluştururken, çok sayıda meraklı da töreni ayakta izledi.

‘BİZİ YÜREKLENDİRDİLER’

Ankara Sinema Derneği Başkanı Ahmet Boyacıoğlu’nun sunuculuğunu yaptığı tören, Macar grubun müzik dinletisiyle başladı. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in kutlama mesajı gönderdiği festivalin kapanış konuşmasını yapan Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, şunları söyledi:“Yönetmenlere, sanatçılara ve oyunculara teşekkür ediyorum. Kars halkına şükran borçluyuz, bizi yüreklendirdi. Gelecek yıl daha güzel ve daha büyük organizasyon yapmak istiyoruz. Bu ‘ilk adım’ olsun dedik. Gelecek yıl en iyi oyuncu, en iyi yönetmen dallarında ödüller vereceğiz. Başka festivaller bizim hayal edemeyeceğimiz bütçelerle gerçekleşiyor. Biz de sadece yüreğimizi ortaya koyduk. Bir başlangıç olarak başardığımıza inanıyorum.”

TAKVA, ALTIN KAZ VE 15 BİN EURO KAZANDI

Başkan Alibeyoğlu, konuşmasının ardından jüri üyelerine ‘gümüş sikke’ hediye ederken, Berlin Film Festivali Genel Koordinatörü ve Altın Kaz Jüri Üyesi Wilhelm Faber, klarnetle ‘Drama Köprüsü’ türküsünü çaldı ve salondakiler de eşlik etti. Daha sonra jürinin yaptığı değerlendirmenin sonuçları açıklandı. Yarışmaya katılan 9 filmden tek Türk filmi olan Özer Kızıltan’ın yönettiği ve Erkan Can ile Güven Kıraç’ın başrollerini oynadığı ‘Takva’ filmi, Tuncel Kurtiz, Joel Farges, Wilhelm Faber, Jan Pehrson ve Branko Petrovski’den oluşan 5 kişilik jüri tarafından oybirliğiyle 15 bin euro ve ‘Altın Kaz’ ödülünü aldı. Altın Kaz ödülünü Vali Mehmet Ufuk Erden, Takva’nın yapımcısı Sevilay Demirci'ye verdi verdi.

Yarışmada, ‘Gümüş Kaz’ ve SİYAD ‘Bronz Kaz’ ödülleri ile 5 bin euroyu ‘aşkın kitlesel ve sınıfsal kimliklere dair önyargıları aşarak var olabileceğini gösterdiği’ gerekçesiyle Danimarka- İsveç ortak yapımı Pernille Fischer Christensen’in yönettiği ‘Sabun Köpüğü’ filmine verildi. İzleyicilerin oylarıyla belirlenen 100 euro tutarındaki ‘Kısa Film İzleyici Ödülü’nü de Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü öğrencisi ‘Nesimi Yetik’ kazandı.

‘ÖDÜLÜ GURURLA TÜRK FİLMİNE VERİYORUM’

Altın Kaz yarışması sonuçlarını açıklayan jürinin Fransız üyesi Joel Farges, Fransız Parlamentosu'nun kabul ettiği sözde ‘Ermeni soykırımı’nı inkarı suç sayan yasa tasarısına atıfta bulunması salonda uzun süre alkışlandı. Türk sinemasını öven Fransız Farges, şunları söyledi:“Ben Wilhelm Faber’i bir dost, bir arkadaş bir kardeş olarak görüyorum. Onda, benimle bir zamanlar savaş halinde olan bir ülkenin torununu görmüyorum. Niçin? Çünkü şu anda beraber güzel Avrupa’yı kuruyoruz. Türk sinemasının ne kadar yetenekli olduğunu görünce Türkiye’nin Avrupa’da bize katılmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum ve bu katılımın barış için bir Fransız kanunundan çok daha önemli olduğunu vurguluyorum. Sinemacıların geçmiştekilerden arınma görevini üstlenmelerinin önemli olduğunu görüyorum. Evet bir kanundan daha önemli. Oybirliğiyle karar verdiğimiz en başarılı filmin ödülünü bir Fransız olarak büyük bir sevinçle ve gururla Türk filmi Takva’ya veriyorum.”

‘ALTIN KAZ, ONUR VERİCİ’

Altın Kaz ödülünü alan Takva’nın başrol oyuncularından Güven Kıraç, “Biz alırız gibi iddiamız yoktu. Ama filmimizi seviyoruz ve güveniyoruz. ‘İyi bir film yaptık’ duygusunu taşıyoruz. Bu festivalde birincilik ödülünü almak bizim için çok onur verici. Bu bizi çok mutlu etti. Zaten Kars’ı ve buradaki sinemaseverleri çok önemsiyoruz” dedi.

Takva’nın senaristi Önder Çakar ise “Bu ödülü beklemiyorduk ancak, çok istiyorduk. Çünkü benim dedelerim buradan ‘93 harbinde Çorum’a göç etmişler. Dedem de babam da bu topraklara hasret öldü. Hiç Kars’ı görmeden öldüler, bana nasip oldu. Ben de bu ödül için geldim. Ödülü dedem ve babam için aldım. Bu nedenle çok mutluyum” diye konuştu.

Öte yandan Danimarka Büyükelçisi Kim Jorgensen de Danimarka- İsveç ortak yapımı olan Pernille Fischer Christensen’in yönettiği Sabun Köpüğü filminin Gümüş Kaz ve SİYAD Bronz Kaz ödüllerini kazanması nedeniyle törene bir mesaj gönderdi. Jorgensen mesajında, “Kars’tan iki önemli ödül alması Danimarka sineması için de önemli onurdur” dedi.

prenzez
26-11-06, 15:42
1 Aralık'ta vizyona giriyor...Kessin gidiyorum :)

erten07
30-11-06, 08:29
Zikir provaları yapılırken, şikayet üzerine polis tarafından çekim yeri basılan 'Takva' filminin galası önceki akşam sanat dünyasının ünlü isimlerinin katılımıyla yapıldı. Bol ödüllü filmin gala gecesinde, laik ve dindar kesimin filme göstereceği tepki tartışma konusu oldu.

Toronto Film Festivali'nde 'Jüri Özel Ödülü', Altın Portakal Film Festivali'nde 'En İyi Senaryo', 'En İyi Erkek Oyuncu' ve 'En İyi Müzik' dahil olmak üzere toplam dokuz ödüle layık görülen 'Takva' filminin gala gösterimi, önceki akşam Beyoğlu Emek Sineması'nda yapıldı. Geceye, filmin başrol oyuncusu Erkan Can başta olmak üzere, filmin diğer oyuncularından Güven Kıraç, Meray Ülgen, Engin Günaydın ve Settar Tanrıöğen de katıldı.

'Filme sonsuz güveniyoruz'
Koyu bir Müslüman olan Muharrem'in inançlarının, modern dünya ve tahriklerle çatışmasının ve daha sonra bu dindar adamın akli dengesinin bozulmasını konu alan filmde, başrolü Erkan Can ile paylaşan Güven Kıraç, tarafsız bir film yaptıklarını söyledi: "Tepkiler doğabileceğini ben de duydum. Ama filmi izledikleri zaman ne kadar bağımsız ve tarafsız, kimseyi zedelemeyen bir film yaptığımızı anlayacaklardır. Çekimler öncesinde, bu gibi sonuçlar doğmaması için tüm kadro ortak çalıştık. Adı geçen o çevrelerden danıştığımız insanlar da oldu." Ünlü oyuncu, 'Takva'nın bu kadar çok ödül almasını beklemediklerini ama filme sonsuz güven duyduklarını söyledi: "Normal şartlarda dinle ilgili bir mesele olduğu için merak edilir. Bu nedenle de izleyicinin ilgisi olacaktır."

erten07
30-11-06, 08:31
Toronto Film Festivali'nde jüri özel ödülü alan "Takva"nın galası önceki akşam Beyoğlu Emek Sineması'nda yapıldı. Filmde Erkan Can ile sevişme sahnelerinde oynayan Öznur Kula, kendisini piyango bileti satarken keşfeden Mustafa Alabora'yla birlikte galaya katıldı.


Toronto Film Festivali’nde jüri özel ödülü, Altın Portakal Film Festivali’nde en iyi 2’nci film, en iyi senaryo, en iyi erkek oyuncu dahil olmak üzere bugüne kadar toplam 9 ödüle layık görülen "Takva" filminin galası, önceki akşam Beyoğlu Emek Sineması’nda yapıldı.

Senaryosunu Önder Çakar’ın yazdığı, Özer Kızıltan’ın yönettiği, Erkan Can, Meray Ülgen, Güven Kıraç, Erman Saban ve Salaettin Bilal’in başrolleri paylaştığı "Takva" filminin galası, önceki akşam Beyoğlu Emek Sineması’nda yapıldı. Muharrem adında mütevazı ve dini inançları güçlü bir adamın, bir tarikat şeyhi ile tanışmasından sonra yaşadıklarını, sahip olduğu değerlerin yavaş yavaş sarsılmasını konu alan filmin galası, sanat çevrelerinden büyük ilgi gördü.

Galaya gelebilecek bazı tarikat mensuplarının, filmi kendi açılarından uygunsuz bulabilecekleri ve tepki gösterecekleri şüphesi galada gerginlik yarattı. Güven Kıraç, bu endişeyle ilgili olarak "Biz tamamen tarafsız, kimseyi zedelemeyen bir film yaptık. Bu çeşit tepkilerin çıkabileceğini ben de duydum ama gelip izledikleri zaman ne kadar bağımsız ve tarafsız, kimseyi zedelemeyen bir film yaptığımızı anlayacaklardır. Sonuçta adı geçen o çevrelerden danıştığımız insanlar da oldu" dedi.

erten07
01-12-06, 15:45
Takva

Yön: Özer Kızıltan

Oyn: Erkan Can, Güven Kıraç, Meray Ülgen, Öznur Kula

Muharrem, 1863 Balkan Savaşı’nda İstanbul’a göçmüş Arnavut bir ailenin son ferdidir. Babasının arkadaşına ait çuvalcı dükkánında, 11 yaşından beri aynı işi yaparak 45 yaşına kadar gelmiştir. Annesi ve babası öldükten sonra Muharrem’in küçük dünyası iyice küçülmüş, nerdeyse tek başına kalmıştır. Haftada bir gittiği İslami tarikatın tevazu, haddini bilmek ve tevekküle uymak gibi öğretileriyle kendisini örtmüş, böylece mutlu olmayı başarabilmiştir. Cinsel yaşamındaki başarısızlığı ise "uçkuruna sahip olmak" olarak görmeyi tercih etmektedir. Muharrem’in hayatı, tarikata ait taşınmaz mülklerin gelirlerini takip etme görevini üstlenmesiyle, yani gerçek hayatla irtibata geçmesiyle altüst olur.

Toronto Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü alan, Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi 2. Film, En İyi Senaryo, En İyi Erkek Oyuncu dahil dokuz ödül birden kazanan Takva, sarsıcı öyküsünün yanı sıra sinema estetiğiyle de büyük övgüleri hak ediyor. Mekán ve ışık kullanımlarındaki titizlik yerli sinema standartlarının çok üstünde. Filmde ayrıntılara verilen önem ise şaşırtıcı boyutlarda. Oyuncuların sakalları bile sünnete uygun tıraş edilmiş. Büyük tartışmalar yaratan zikir sahneleri, tarikatlarda yapılan uzun provalardan sonra perdeye taşınmış. Ama bizce filmin asıl kahramanı Erkan Can. Antalya’da En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazanan usta oyuncu, bir kez daha sinemamızın büyük yeteneklerinden biri olduğunu kanıtlıyor.

erten07
02-12-06, 09:36
Dindar olmanın dayanılmaz zorluğu


İstanbul'un Fatih, Çarşamba, Sultanbeyli gibi semtlerinde gözlerimizden ırak yaşayıp zaman zaman medyaya yansıyan dinsel cemaatlerden bir kesit. 'Dini bütün' insanların Vakit gazetesi okuyup camideki şeyhin tarikatinde İslam'a tümüyle uygun bir hayat yaşama çabası. Zikir törenleri, vecd sahneleri, 'efendi hazretleri'ni bir tür modern zaman peygamberi gibi saygıyla dinleyen saf insanlar... Ve içlerinden biri, kendi halinde, 'öylece yaşayıp giden' bir sıradan adam, Muharrem Efendi. Öylesine içe dönük, sessizsedasız, saygılı ve ürkek ki şeyhin itimadını kazanıyor ve tarikatin '43 daire, 35 dükkân ve bilmem kaç arsa'dan oluşan malı-mülkünün yönetimine getiriliyor. Dükkân dükkaân dolaşacak, kiraları toplayıp kontratları yenileyecek, tamirat isteklerini karşılayacak... Ve karşılığında, bizzat 'efendi hazretleri'nden gelen mükafatlar. İşini iyi yaptığı için verilen bir saat, bir cep telefonu, şoförüyle birlikte tahsis edilen bir özel araba, şık kıyafetler... Böylece Muharrem Efendi tam bir dönüşüm yaşıyor: Hem kılığı kıyafeti değişmiş, şıklaşmış ve 'çağdaşlaşmıştır', hem de hayatında ilk kez paranın farkına varmış, onun önce varlığını, sonra gücünün ve iktidarının büyüsünü hissetmiştir. İlk kez karşılaştığı 'dünya nimetleri' onun kişiliğini de bozacak mıdır? Önceleri tüm dürüstlüğünü ve inancını koruyan, içki içilen bir mekândaki kirayı feshetmeye, buna karşılık maddi sıkıntı içindeki bir diğerinden kira almamaya kalkışan Muharrem Efendi, sonra şeytana teslim mi olacaktır? Zaten filmin bir yerinde dediği gibi "Şeytan her zaman vardır, hatta o bizzat kendimizden başkası değildir ki..." Bunca yükü kaldıramayan ve bunca soruya yanıt bulamayan Muharrem Efendi, sanki dinsel temalı, mistik çağrışımlı bir Anayurt Oteli'nin Zeberced'i gibi, çıldırmanın eşiğine gelecektir. Bu son derece ilginç ve dürüst film, aslında tam olarak bir tarikat eleştirisi de değil. Ele aldığı çok farklı çevreyi öncelikle son derece iyi gözlemlemiş, onun karşısında nesnelliğini korumaya çalışmış... Film, aslında "Ben sadece iyi bir insan olmak isterdim," diyen bir temiz ruhun hikâyesi. Ve belki son tahlilde, tıpkı Ferzan Özpetek'in Kutsal Yürek'i gibi, gerçek dindarlık üzerine, gerçek inanç sahibi olmak ve ona sadık kalmanın zorlukları üzerine bir film. Genç yönetmen Özer Kızıltan'ın akıcı, işlevsel bir sineması var. Sokağı, bir yaşam biçimi olarak sokağı vermedeki başarısı kadar, iç mekânları kullanması ve karakter yaratması da çok iyi. Başta yine görkemli bir oyunla bizi yüreğimizden yakalayan, 'yeni sinemacılar'ın fetiş oyuncusu Erkan Can olmak üzere tüm kadro da çok iyi; Güven Kıraç'tan Settar Tanrıöven'e hepsi... Bu sürükleyici film, günümüz Türkiye'si üzerine önemli bir sosyolojik belgesel olarak da yarınlara kalacak...

Takva * * * *
Yönetmen: Özer Kızıltan
Senaryo: Önder Çakar Görüntü: Soykut Turan
Müzik: Gökçe Akçelik
Oyuncular: Erkan Can, Güven Kıraç, Settar Tanrıöven, Öznur Kula, Engin Günaydın, Müfit Aytekin, Erman Saban, Hakan Gürsoytrak, Murat Cemcir/ Yeni Sinemacılar yapımı.

prenzez
02-12-06, 13:02
http://www.takva.com.tr/ --->görüldüğü üzere filmin sitesi:)

Mutlaka gideceğim,bir daha ki sefere yorum yazarım artık :)

erten07
03-12-06, 10:42
"Takva" bir tarikatın tahsildarı olan sade müminin geçirdiği değişim aracılığıyla evrensel para-iman çelişkisini anlatıyor
Hem insan ruhunu hem geleneksel toplum yapısını katman katman açımlayan "Takva" sezonun ve sinemamızın en önemli filmlerinden biri olarak hemen sivriliyor.
"Takva", dinle kurduğu gönül yoluyla iman ilişkisi, bir tarikatın ona aniden sunduğu para ve iktidar yüzünden bozulan; yavaş yavaş dengesini yitiren bir adamın öyküsünü anlatıyor. Bastırılmış cinselliği ve geleneksel milliyetçiliği de kişiliğindeki bu ani kırılma sürecinde ortaya çıkan Muharrem'in yoksul ve mütevazı hayatını altüst eden tarikat aracılığıyla evrensel para-iman çelişkisini sergiliyor.
Filmin teknik yönden ne kadar sağlam olduğu yurtdışında hemen kabul görüp ödüllendirilmesinden anlaşılıyor. Asıl üzerinde durulması gereken, laiklik ve tarikatların da önemli aktörleri olduğu siyasal İslam tartışması içinde yıllardır çalkalanan Türkiye'de adı "Takva" olan bir filmin hassasiyetle ve dengeli biçimde bir sanat yapıtına dönüştürülebilmesi.

Titiz bir çalışma
Senarist Önder Çakar ve yönetmen Özer Kızıltan olaya kendi ideolojileri merceğinden bakarken kimi öğeleri gereksiz derecede büyütme, irtica korkusunu körükleme, bir yaşam tarzını yargılama vb. hatalara düşmedi. Aksine imanı -ekonomisi dahil- insani saflığıyla ve zaaflarıyla olduğu gibi betimleme başarısını gösterdi.
Muharrem, devam ettiği dergahın şeyhi, onun pragmatik yardımcısı Rauf ve Muharrem'in tarikat içi ekonomik zincirin klipsi haline geldiğini fark eden çıkar çevreleri en doğal biçimde aktarılıyor.
Soğan gibi kalın yapraklar ve ince zarlarla birbiri üstüne gelerek bütünü oluşturmuş ama kolayca birbirinden ayrılabilen bir kimliği ve onu belirleyen, etkileyen çevreyi titizlikle beyazperdeye aktarıyor "Takva".
Soğanın cücüğünde Arnavut göçmeni bir anne-babanın eski İstanbul'un Müslüman semtlerinde yaşayıp çalışan, dini ve milliyetçiliği geleneksel biçimde hayatına yedirmiş, evlenmediği için yaşayamadığı cinselliği rüyalarında patlayan Muharrem var. Yüzyıllar öncesinden devralınan bir mirası koruyup yaygınlaştırmak, modern dünyada var olabilmek için maddi koşulları zorlayan, Ankara dahil güç odaklarıyla işbirliği yapan İsmail Efendi dergahında saflığı, tam da bir müminin yapması gerektiği gibi sadece gönül yoluyla dine bağlılığı sayesinde prim yapıyor.

Şeyh yorumu mükemmel
Şeyh, açıkgözlü ve işbilir yardımcısı Rauf'un aklından çok Muharrem'in ruhuna güvenerek onu tarikatın kayıt dışı gelirlerinin tahsildarı olarak seçiyor. Ancak çuval toptancısının çırağı, birdenbire kendini şık giyimli, dergahta yatıp kalkan, şoförlü arabası olan, herkesten itibar gören önemli bir kişilik olarak bulunca durumu kaldıramıyor. İmanı ve iktidar arasında sıkışıp kalıyor.
Muharrem, Muharrem Efendi kimliğini taşıyamıyor. Onun değişimi Montesquieu'nün iktidarı kötüye kullanma eğiliminden çok bilinçaltında Lacancı yaklaşımla açıklanması yakışık alacak bir kırılmanın meydana gelmesi.
Erkan Can böylesine dramatik bir değişimi perdede bütün enerjisiyle yansıtıyor. Güven Kıraç, Rauf rolünde "Masumiyet"teki Yusuf'la yarışacak bir performans veriyor. Almanya'da yaşayan Meray Ülgen'in görmüş geçirmiş şeyh yorumu ise mükemmel.

"Takva"
Yön: Özer Kızıltan
Oyn: Erkan Can (Muharrem), Güven Kıraç (Rauf), Meray Ülgen (Şeyh), Settar Tanrıöğen (Ali Bey), Erman Saban (Muhittin)
Sen: Önder Çakar
Gör: Soykut Turan
Müz: Gökçe Akçelik

http://img152.imageshack.us/img152/8632/asinemane3.jpg (http://imageshack.us)

erten07
03-12-06, 10:52
Bu filmi ilk duyduklarında “Takva ne demek?” diye soranların sayısı hiç de az olmayacaktır.
Bu nedenle önce filmin adına açıklık getirelim.

Takva, Allah korkusu anlamına geliyor.

Sözlükte "Allah'tan korkma, dinin yasak ettiği şeylerden sakınıp buyurduklarını yerine getirme" şeklinde açıklanan Takva'yı, Tanrı sevgisinden doğan bir korku ve çekinme şeklinde de yorumlayanlar var.

İMANIN KİMDE OLDUĞU BELLİ

Takva, Muharrem adlı bir dini bütün bir Müslüman’ın Allah'ın sevgisini yitirme korkusuyla yaşadıklarını anlatıyor.
Para ve imanın kimde olduğu belli olmaz derler.

Ama Takva bu deyişin aksini ispatlamaya çalışıyor ve ilk başlarda çizdiği Muharrem tiplemesiyle bu adamın imanı konusunda şüphe bırakmamayı hedefliyor.

Onda hem Allah korkusunu hem de sevgisini görebiliyoruz.


Ailesi ve mahallesinden aldığı eski İstanbul-İslam ahlakı Muharrem’i içine kapalı, cinsel istekleri kötü bir ahlak sapması olarak görüp, onları sürekli bastırarak değişen bu dünyada başını beladan ve günahtan uzak tuttuğunu sanan biri haline getirmiş.

Önder Çakar’ın senaryosu, Özer Kızıltan’ın mükemmel yönetimi ve Erkan Can’ın incelikli oyunculuğuyla perdeye yansıyan Muharrem’in ne kadar dürüst, merhametli ve dini bütün bir Müslüman olduğuna kimse itiraz edemeyecek gibiyken, araya giren ufak detaylar bu kez de onun ikilemlerini ortaya koyuyor.

Günaha çağrı şeklinde önünde belirenler o kadar cazip ve çekici ki, onu doğru bildiklerinden ayırmak için güçlü nedenler oluşturuyorlar.

Takva, her insanın yaşadığı ikilemlerin, gelgitlerin filmi.

Pek çok başka filmden farkı daha önce bu şekilde perdeye yansımayan tarikatları ve inanç meselesini olduğu gibi perdeye getirmiş olması.

Muharrem'n günahları ve sevaplarıyla perdeye taşıyan film, inancı ya da inançsızlığı ne yüceltiyor ne de kötülüyor.
Sadece var olan gerçekleri ortaya koyuyor.

ZİKİR SAHNELERİNİ İYİ ÇEKİYORLAR

Kurtlar Vadisi Irak filmiyle ilgili yazımda, Yeni Sinemacılar’dan Serdar Akar’ın Kurtlar Vadisi Irak’ta çektiği zikir sahnesinin başarısından söz etmiştim.

Takva'da da Özer Kızıltan etkileyici bir zikir sahnesine imza atmış.

Filmin izleyenleri etkileyen başka özellikleri de seyre ayrı bir tat katan görüntü ve müzikleri.Renk ve ışık kullanımında özenli bir çalışma yapılmış. Tablo gibi denilen görüntülerden bolca var Takva'da.

İLLE DE TARİKAT ÜYESİ OLMAYA GEREK YOK

Genç Sinemacılar, Gemide, Laleli’de Bir Azize, Dar Alanda Kısa Paslaşmalar ve Maruf’tan sonra Takva ile pek sık irdelenmeyen inanç konusunu ele alan farklı bir filme imza atmış oldular.

Anlatılanlar sadece belli bir kesime odaklanıyor gibi görünse de bu film genel okumalara da açık.

Allah korkusu, yani Takva ve günah saydıklarımız arasında kalıp, sıkıntılı günler geçirmek, suçluluk duygusuyla uyanmak, karın ağrısı çekmek için ille de dini bütün bir Müslüman ya da tarikat üyesi olmaya gerek yok tabii.
Hepimizin sevap ve günah, doğru ve yanlış, beyaz ve siyah arasında kaldığı zamanlar oluyor.
Muharrem’in hikayesinde, aynı dozda olmasa da herkes kendinden bir şeyler bulacaktır bence.


http://img178.imageshack.us/img178/811/2526473xr5.jpg (http://imageshack.us)

erten07
07-12-06, 12:31
http://img224.imageshack.us/img224/3109/takva3wd9.jpg (http://imageshack.us)

http://img88.imageshack.us/img88/3364/takva4ft5.jpg (http://imageshack.us)

http://img88.imageshack.us/img88/7633/takva1fl8.jpg (http://imageshack.us)

erten07
07-12-06, 14:37
http://img86.imageshack.us/img86/9597/takva2ad6.jpg (http://imageshack.us)

erten07
07-12-06, 14:44
http://img228.imageshack.us/img228/3550/takva6fv9.jpg (http://imageshack.us)
http://img228.imageshack.us/img228/151/takva7ae1.jpg (http://imageshack.us)
http://img249.imageshack.us/img249/2831/takva8ov6.jpg (http://imageshack.us)

erten07
07-12-06, 14:52
http://img487.imageshack.us/img487/3841/takva10rb4.jpg (http://imageshack.us)
http://img293.imageshack.us/img293/5842/takva9nv0.jpg (http://imageshack.us)
http://img138.imageshack.us/img138/3959/takva11nr7.jpg (http://imageshack.us)

erten07
08-12-06, 07:53
Yeni Takva'lara ihtiyacımız var



Takva, tarikatların iç dünyasına yargılamadan, gerçekçi yaklaşan bir film. Yeni Sinemacılar'ın getirdiği bu bakış açısına toplumun diğer kesimlerinde örnekler şart
Uzun zamandır ilk kez İslami tarikatların iç dünyasına önyargısız, tarafsız, ideolojik gözlükler kullanmadan bir bakış atıldığı söyleniyor. Takva'yı sırf bu açıdan bile başarılı bir film olarak değerlendirenler var. Sanmayın ki zamanında tarikatlar dışında kalan kesimleri anlatan, harika filmler yapıldı. İşin aslı şu ki Takva, sıradan filmlerin tam tersi, hatta teknik olarak taban tabana zıttı. Yani alışılagelmiş bir Türk filmi ya da dizisinde İslami kesim ne kadar karikatürize ediliyor ve klişelerden oluşuyorsa, Takva'da da günlük hayat bu şekilde verilmiş.

Çember sakalın anlamı
Tarikatlardan ya da aşırı tutucu bir kesimden söz ediyorsanız, bu insanları çember sakallı, kara yüzlü, çirkin ve demode giysiler içinde, başlarında takke ve elinde tespih ile canlandırırsınız. Anlatmaya çalıştığınız şeyin kendisini değil imgesini yaratırsınız. Biz çember sakal görünce anlarız ki burada tutucu ve muhafazakâr bir kesimden söz ediliyor. En azından bugüne kadar pek çok film böyleydi. Takva'da aynı durum, bu defa tersine işliyor. Yani dış dünya demek kaliteli takım elbise, mini etek giymiş ya da kolları görünen kadın, araba, şoför, kol saati demek. Tarikat içinden dış dünyanın böyle algılandığını anlıyoruz. Ama açıkçası meseleye olabildiğince tarafsız bakılmış, yargılamak yerine anlamaya çalışılmış. Ben filmden çıkınca şunu düşündüm. Tamam, tarikatların içine önyargısız yaklaşan bir film yapıldı, peki entelektüel âlemlere, laik kesime önyargısız, eğrisi ve doğrusunu gösteren, ideolojik olmayan, içeriden bakan bir film ne zaman çekilecek? Bizde entelektüeller kendilerini anlatırken kendilerini oldukları gibi değil, olmak istedikleri gibi gösteriyorlar. Senaristler, yönetmenler yaşamadıkları hayatların filmlerini çekiyor. 80'lerde çekilen filmleri düşünüyorum da... Peki biz, başka yönlere bakan gerçek filmleri ne zaman izleyeceğiz? Futbol dünyasını ya da polislerin hayatını anlatan bir film mesela? Sadece karamanlık edebiyatı yapmadan... Silahlı Kuvvetler'i anlatan bir film. O Şimdi Asker filan değil. Siz ne demek istediğimi anladınız

rona
09-12-06, 11:04
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=206820

radikal gazetesinden bir röportaj...

erten07
12-12-06, 09:33
Takva ve Che posteri

Geçen hafta Cinemania programında Güven Kıraç’la Takva’yı konuştuk.

Sohbetin bir bölümü vardı ki, bir kez de buraya yazmadan geçmek istemedim doğrusu.

Zikir sahnelerinin provası sırasında Takva’nın setini polisin bastığını biliyorsunuzdur. Sesleri duyan komşu şikayette bulunmuş. Eve gelen iki polis sormuşlar "Ne oluyor burada?" diye. Güven Kıraç, "Film çekiyoruz, ondan böyle ortam, yoksa normalde tarikatla, zikirle alakamız yoktur" demiş. İkna olan polisler evden çıkarlarken duvarda asılı olan Che posterini görmüşler ve bir tanesi derin bir oh çekip, aynen şöyle demiş: "Che posteri gördüğümde bu kadar sevineceğim hiç aklıma gelmezdi!"

erten07
12-12-06, 09:40
http://img96.imageshack.us/img96/5811/jklc59flic59finja6.jpg (http://imageshack.us)

http://img82.imageshack.us/img82/4143/gc3bcvenkre1.jpg (http://imageshack.us)

erten07
14-12-06, 14:18
Takva 150 bini geçti



43’üncü Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde 9 dalda birincilik kazanan "Takva" filmi 10 günde 153 bin 937 kişi tarafından izlendi.
Toronto Film Festivali’nden de jüri özel ödülüyle dönen filmi, ilk üç günde ise 51 bin 85 kişi izledi.
Senaryosunu Önder Çakar’ın yazdığı, Özer Kızıltan yönettiği filmde, Erkan Can, Güven Kıraç, Engin Günaydın gibi isimler yer alıyor.

pelinSİ
15-12-06, 17:19
yııln en sanatsal filmlerinden biri bence
gidin bir an önce derim

Angel-us-
15-12-06, 18:20
Senaryosunda kopukluklar olan bir filmdi, ve çat diye de bitti bir sonuca ulaşmadan. Ama oyunculuklar süperdi, özellikle Erkan Can nasıldı öyle yahu. Karakterin iç dünyasını bize tamamıyla yansıttı, gerçekten tebrikler.
Güzel bir filmdi, bu aralar güzel filmler var Türk Sinemasında inşallah böyle devam eder.

Not: Güzel derken, DKA yı kastetmedim aman yanlış anlaşılmasın. Şu memedalierbil den bi kurtulamadık zaten.

OZKORKMAZ
17-12-06, 18:52
çok spr bir filmdi acaip güldük çok eglendik içerik hakkında bilmediğim hiçbirsey yoktu kendi adıma ama çok eglendik erkan can spr di ödülü hak ettiğini gördük sonu daha ii olabilirdi tek eksik orası

gulseven
18-12-06, 15:59
bi çok kişi gibi ben de sonuna takıldım.salonda film bitince herkes birden nasıl yani bitti mi der gibi oldu.festivalde izleyenler sonunun kesildiğini söylüyor.

buna rağmen güzel bi film.
e.can süper oynamış.kutlamak gerek.bence izleyin;)

prenzez
18-12-06, 17:39
Gittim,gördüm ve ben çok beğendim,bilhassa zikir sahneleri çok ustaca çekilmiş ve çok da güzel olmuş:img-yes:(Güven Kıraç o sahnelerin yıldızı:good: ) Sona gelince bence fena değildi,tek sorun süreci yansıtmada biraz eksiklik olmasıydı ama olsun!Erkan Can cidden çok başarılıydı! :good: Bence hak etmiş ödülleri,gitmenizi tavsiye ederim!:img-wink:

erten07
27-12-06, 09:57
SİYAD ödülleri için geri sayıyoruz


Türk sinema camiasında SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) Ödülleri’nin yeri ayrıdır.

Çünkü bu ödüller, farklı uzmanlık alanları olan ve sadece tek bir festival için bir kereliğine bir araya gelmiş sınırlı sayıdaki jüri üyesi değil, işi film izlemek ve değerlendirmek olan kalabalık bir sinema yazarı topluluğu tarafından belirlenir. Sinema yazarlarının kapalı zarf usulü yaptığı oylama çoğunluğun ortak bilincini yansıtıp, hep kaliteliyi ödüllendirdiğinden, SİYAD Ödülleri saygın ve değerlidir.

Bu yıl 39’uncusu verilecek SİYAD Ödülleri için geri sayım başladı. Yarınki toplantıda adayları belirleyeceğiz. Ocak ayındaki ikinci toplantının ardından da, 22 Ocak’taki bol sürprizli törende ödüller sahiplerini bulacak.

Geçen yılki törene Çağan Irmak’ın Babam ve Oğlum filmi, En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo dahil 6 dalda birden ödül alarak damgasını vurmuştu.

Bu yıl Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü, Hokkabaz, Sınav, Kader, İklimler, Takva, Cenneti Beklerken ve Küçük Kıyamet’in de aralarında bulunduğu filmler arasında bir değerlendirme yapılacak ve bakalım ödül dağılımı nasıl olacak?

fawwka
29-12-06, 01:06
Her yıl daha da prestijli hale gelen, 22 Ocak'ta verilecek SİYAD – Sinema Yazarları Derneği 39. Türk Sineması Ödülleri 2006 için adaylıklar açıklandı.


Geleneksel SİYAD– Sinema Yazarları Derneği 39. Türk Sineması Ödülleri 2006 için geri sayım başladı. 22 ocak 2007 pazartesi günü Taksim Atatürk Kültür Merkezi büyük salonda yapılacak olan ödül töreninde, Türk sinemasının 2006 ürünleri ödüllendirilecek. 11 ayrı dalda dağıtılacak SİYAD heykelcikleri sahiplerine verilecek. Derneğe kayıtlı 36 üyenin katılımıyla seçilen adaylar şöyle (alfabetik olarak):

- En iyi film:

Beş Vakit
Cenneti Beklerken
Kader
Korkuyorum Anne
Takva

- En iyi yönetmen:

Nuri Bilge Ceylan (İklimler)
Zeki Demirkubuz (Kader)
Reha Erdem (Beş Vakit)
Reha Erdem (Korkuyorum Anne)
Derviş Zaim (Cenneti Beklerken)

- Mahmut Tali Öngeren - en iyi senaryo:

Önder Çakar (Takva)
Zeki Demirkubuz (Kader)
Reha Erdem (Beş Vakit)
Nilüfer Güngörmüş – Reha Erdem (Korkuyorum Anne)
Derviş Zaim (Cenneti Beklerken)

- En iyi erkek oyuncu:

Ufuk Bayraktar (Kader)
Haluk Bilginer (Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?)
Erkan Can (Takva)
Ali Düşenkalkar (Korkuyorum Anne)
Cem Yılmaz (Hokkabaz)

- Cahide Sonku - en iyi kadın oyuncu:

Vildan Atasever (Kader)
Ebru Ceylan (İklimler)
Demet Evgar (Beyza’nın Kadınları)
Başak Köklükaya (Küçük Kıyamet)
Işıl Yücesoy (Korkuyorum Anne)



- En iyi yardımcı erkek oyuncu:

İlker Aksum (Küçük Kıyamet)
Mazhar Alanson (Hokkabaz)
Civan Canova (Eve Dönüş)
Meray Ülgen (Takva)
Bülent Emin Yarar (Beş Vakit)

- En iyi yardımcı kadın oyuncu:

Şenay Gürler (Korkuyorum Anne)
Nazan Kesal (İklimler)
Ezgi Mola (Hayatımın Kadınısın)
Melisa Sözen (Cenneti Beklerken)
Müge Ulusoy (Kader)

- En iyi görüntü yönetmeni:

Florent Herry (Beş Vakit)
Hayk Kirakosyan (Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?)
Mustafa Kuşçu (Cenneti Beklerken)
Gökhan Tiryaki (İklimler)
Soykut Turan (Takva)

- En iyi sanat yönetmeni:

Naz Erayda – Hakan Yarkın (Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?)
Yaşar Kartoğlu (Hokkabaz)
Elif Taşçıoğlu – Serdar Yılmaz (Cenneti Beklerken)
Erol Taştan (Takva)
Mehtap Ün Kanıbelli (Korkuyorum Anne)

- En iyi kurgu:

Andrew Bird – Niko (Takva)
Zeki Demirkubuz (Kader)
Reha Erdem (Beş Vakit)
Nathalie Le Guay – Reha Erdem (Korkuyorum Anne)
Ulaş Cihan Şimşek (Cenneti Beklerken)

- En iyi müzik:

Ender Akay (Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?)
Gökçe Akçelik (Takva)
Rahman Altın (Cenneti Beklerken)
Baba Zula (Dondurmam Gaymak)
Kevin Moore (Küçük Kıyamet)

Sinema yazarları, bu adaylar arasından kazananları 18 ocak 2007 perşembe günü son bir toplantıda belirleyecek. Gecede ayrıca Türk sinemasının unutulmaz kadın oyuncularından Ayşen Gruda, beyazperdenin en etkileyici jönlerinden Tarık Akan, Türk sinemasının en önemli filmlerine imza atmış usta yönetmen Zeki Ökten, kamerası, görüntü yönetimi ile sinema sanatına eşsiz katkılarda bulunan Çetin Tunca birer onur ödülü ve Türk sinema tarihini usta kalemiyle belgelendiren sinema yazarı, arşivist Burçak Evren SİYAD’ın Tuncan Okan adına verdiği bir emek ödülü alacak. Mazhar Alanson’un şarkılarıyla renk katacağı gecede SİYAD’ın 2005 – 2006 film sezonunda en iyi yabancı film seçtiği Cache – Saklı adlı film de ödülünü alacak. Ödül dağıtılacak on bir ana dalın dışında umut veren genç oyuncu da SİYAD gecesinde açıklanacak. Türk sinemasının SİYAD gecesiyle yaşayacağı bu büyük heyecan DIGITURK tarafından TürkMax adlı kanaldan canlı olarak yayımlanacak.

Aday belirleme toplantısında oy kullanan sinema yazarları şöyle: Tül Akbal Süalp, Necla Algan, Cem Altınsaray, Okan Arpaç, Zahit Atam, Şenay Aydemir, Burcu Aykar, Erol Bilem, Banu Bozdemir, Cüneyt Cebenoyan, Sadi Çilingir, Coşkun Çokyiğit, Atilla Dorsay, Murat Emir Eren, Murat Erşahin, Engin Ertan, Talip Ertürk, Ömür Gedik, Berke Göl, Burak Göral, Ege Görgün, Ayla Kanbur, Rıza Kıraç, Esin Küçüktepepınar, Sevin Okyay, Nadir Öperli, Murat Özer, Agah Özgüç, Aslı Selçuk, Necati Sönmez, Özgür Şeyben, Alin Taşçıyan, Uğur Vardan, Burçin Yalçın, Deniz Yavuz ve Fırat Yücel.

http://www.medyaline.com/haberler/haber_detay.asp?id=22003

dilan_şahin
30-12-06, 16:26
Filmi beğendim.Şeyh rolünü oynayan meray ülgen harikaydı.Engin günaydının rolü ciddi olduğu halde gülüşmeler olmasıda şaşırtmadı beni.Çünkü beni esas şaşırtan güven kıraçtı.Özellikle zikir sahnesinde kendisini partide zannediyordu galiba.Çok fazla gözüme battı.Herkes bu kadar doğal oynarken güven kıraçın bu kadar abartılı oynaması çok gereksizdi

erten07
09-01-07, 08:06
Türkler Berlin’de şans arıyor


Şubat ayı başında gerçekleşecek 57. Uluslararası Berlin Film Festivali’nde gösterilmesi kesinleşen ilk Türk filmi, koyu dindar bir Müslüman’ın ikilemlerini anlatan, Özer Kızıltan imzalı Takva oldu.

Geçen yıl Toronto Film Festivali’nden ödülle dönen Takva, kurallar gereği Berlin’in yarışma bölümünde yer alamıyor. Bu nedenle Panaroma bölümünde gösterilecek.

Cenneti Beklerken, Eve Dönüş ve Küçük Kıyamet ise Berlin’de yarışmak için başvuran Türk filmleri arasında. Herhangi bir filmimizin yarışmaya alınıp alınmayacağı bugün yarın belli olur sanırım. Adaylar birer birer açıklanmaya başlandı çünkü.

Berlinale olarak da adlandırılan festivalde yarışması kesinleşenler; Danimarkalı Bille August’un Goodbye Bafana, Belçikalı Sam Garbarski’nin Irina Palm, Alman Christian Petzold’un Yella ve Koreli Park Chan-wook’un I ** a Cyborg but That’s OK adlı filmleri.

Ama kuşkusuz festivalin ve yarışmanın ağır topları Robert De Niro’nun yönettiği, Angelina Jolie ve Matt Damon’ın rol aldığı, CIA’in ilk yıllarını anlatan The Good Shepherd ve Steven Soderbergh’in imzasını taşıyan, Cate Blanchett, George Clooney ve Tobey Maguire’lı savaş draması The Good German olacak.

Altın Ayı için yarışacak bu filmler, şubat ayında Berlin’e Hollywood’dan yıldız yağacağının garantisi.

Bakalım bizim yıldızımız olacak bir Türk filmi de bu güçlü yapımlar arasında kendine yer bulabilecek mi?

minemtoprak
10-01-07, 12:28
Henüz izlemedim ama, Tempo dergisinde bu fime geniş yer vermişlerdi.Oyuncularıyla röpörtaj vardı öyleki bu filme hazırlanmak için gerçekten zikir yapılan yerlere gidip o oalyın içine girmişler.
İlk fırsatta görmem lazım.

fawwka
22-01-07, 09:58
SİYAD ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULUYOR (Bugün)

5 Ocak 2007 - Geleneksel SİYAD Sinema Yazarları Derneği 39. Türk Sineması Ödülleri 2006 için geri sayım başladı. 22 Ocak 2007 Pazartesi günü Taksim Atatürk Kültür Merkezi büyük salonda yapılacak olan ödül töreninde, Türk sinemasının 2006 ürünleri ödüllendirilecek ve on bir dalda dağıtılacak SİYAD heykelcikleri sahiplerine verilecek.

fawwka
22-01-07, 23:01
SİYAD Sonuçları

http://www.beyazperde.com/haber.asp?gun=8770

En İyi Erkek Oyuncu
Erkan Can (Takva) :happy0064 :happy0064

fawwka
24-01-07, 12:48
http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/2765765.jpg

Soldan sağa Pelin Esmer (Özel ödül), Güler Ökten (Onur ödülü), Burçak Evren (Emek ödülü), Şenay Gürler (Yardımcı kadın), Nilüfer Güngörmüş (Senaryo), Tarık Akan (Onur ödülü), Reha Erdem (Senaryo), Engin Akyürek (Umut Vaat eden oyuncu), Ayşen Gruda (Onur ödülü), Çetin Tunca (Onur ödülü), İlker Aksum (Yardımcı erkek)

İŞTE ÖDÜLLER

Film: Beş Vakit

Yönetmen: Reha Erdem (Beş Vakit)

Senaryo: Nilüfer Güngörmüş-Reha Erdem (Korkuyorum Anne)

Kadın oyuncu: Işıl Yücesoy (Korkuyorum Anne)

Erkek oyuncu: Erkan Can (Takva)

Yardımcı kadın oyuncu: Şenay Gürler (Korkuyorum Anne)

Yardımcı erkek oyuncu: İlker Aksum (Küçük Kıyamet)

Görüntü yönetmeni: Florent Herry (Beş Vakit)

Müzik: Rahman Altın (Cenneti Beklerken)

Sanat Yönetmeni: Naz Erayda-Hakan Yarkın (Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü)

Kurgu: Nathalie Le Guay-Reha Erdem (Korkuyorum Anne)

Hürriyet-Kelebek
24.01.2007

erten07
13-02-07, 15:19
Takva Berlin’de gösterildi
Almanya’nın başkenti Berlin’de devam eden 57. Berlin Film Festivali’nde “Takva” adlı Türk filminin galası yapıldı.

http://img235.imageshack.us/img235/6205/260596tx6.jpg (http://imageshack.us)


Galaya, filmin yönetmeni Özer Kızıltan, yapımcı Sevil Demirci ve Erkan Can, Meral Ülgen ve Güven Kıraç’ın da aralarında bulunduğu bazı oyuncular katıldı. Galayı, Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Mehmet Ali İrtemçelik, Başkonsolos Ahmet Nazif Alpman ile çok sayıda davetli izledi.

erten07
14-02-07, 07:58
Takva'ya övgü yağdı

Önceki gün eleştirmenlerin karşısına çıkan 'Takva', Berlin'de alkışlarla karşılandı, sinema endüstrinin en önemli dergilerinden Variety'den övgüler aldı. Başrol oyuncusu Erkan Can'ın performansı 'muhteşem' olarak tanımlandı.

Mütevazı bir cevap
Oyuncular Erkan Can ve Güven Kıraç, yönetmen Özer Kızıltan, yapımcı ve senaristi Önder Çakar, yine yapımcılardan Fatih Akın ile Sevil Demirci'nin katıldığı basın toplantısında; yabancı gazetecilerin merak ettiği konuların başında filmin Türkiye'de nasıl karşılandığı oldu. Yönetmen Özer Kızıltan "Laik veya dinci, nasıl ayırırsanız ayırın, her iki tarafta da kendi aralarında farklı görüşler oldu. Tabii ki farklı yorumlar olacaktır. Önemli olan ilgi görmesiydi" yanıtını verdi. Filmin senaryo süpervizörü ve yapımcılarından Fatih Akın da filmin yapılması ve konunun tartışmaya açılmasının önemli olduğunu vurguladı. Böylesine zor bir role nasıl hazırlandığı sorusunu her zamanki mütevazı edasıyla açıklayan Erkan Can "Beş yıl üzerinde çalıştık, becermeye çalıştık" dedi.

erten07
14-02-07, 08:00
'Cesur ve çarpıcı' buldular



Ülkemizi bu yılki Berlin festivalinin Panorama bölümünde temsil eden Özer Kızıltan'ın 'Takva' filminin galası yapıldı. Kalabalık seyirci, filmi ve sanatçıları uzun uzun alkışladı. Tarikat mensubu inanmış bir Müslüman'ın yaşadığı büyük bunalımı anlatan film, bu yıl festivalde bir küçük kategori oluşturan 'din ve birey ilişkisi' filmleri arasında yer alıyor.

TÜRKLER KARARSIZDI
'Takva', Berlin'deki Türk ve Almanlar'ın yarı yarıya olduğu galada, seyirciyi etkilemiş gözüküyor. Konuştuğumuz yabancılar, filmi 'cesur ve çarpıcı' olarak nitelediler. Bir Alman yazarı bana "Filmin Türkiye'deki Müslümanlık üzerine kitap dolusu bilgiden daha çok şey öğrettiğini" söyledi. Türkler ise aynı Türkiye'deki gibi, filmin tarikatları tanıtmak veya eleştirmek amaçlarından daha çok hangisini yerine getirdiği konusunda biraz kararsızdılar. Ve bizdeki tartışma, galiba Almanya'da da sürecek. 'Takva'nın oyuncu kadrosunun yanı sıra, yapımcılarından Fatih Akın da galaya katıldı. Filmin yeni basılmış olan kopyasının biraz karanlık olması ve kimi sahnelerde Soykut Turan'ın kusursuz çalışmasının güme gitmesi; ekibi hayli üzdü. Filmin sanatçıları, gece 12'den sonra Fatih Akın'ın Berlin'in ünlü Moskova Kahvesi'nde verdiği partiye katılarak geç saatlere kadar eğlendiler. 'Takva' festivalde iki kez daha gösterilecek.

erten07
16-02-07, 19:40
http://img248.imageshack.us/img248/6859/takvaa1tt6.jpg (http://imageshack.us)

erten07
17-02-07, 09:39
Takva'ya Berlin'de 'Fipresci Ödülü'

57'nci Berlin Film Festivali'nin Panaroma kategorisinde gösterilen "Takva" adlı film Fipresci (Uluslararası Film Eleştirmenleri Birliği) Ödülü'nü kazandı.

Dün akşam düzenlenen ödül törenine başrol oyuncuları Erkan Can, Güven Kıraç, senarist-yapımcı Önder Çakar ve filmin yapımcıları Fatih Akın ile Sevilay Demir katıldı. Törende konuşan Fatih Akın, bu tür filmlerinin yapılmasının insanların ve kültürlerin birbirlerini tanıması açısından önemli olduğunu belirterek "Barış içinde yaşamak için birbirimizi tanımalıyız. Hepimiz Hrant Dink'iz" dedi. Yönetmen Özer Kızıltan çekimleri nedeniyle İstanbul'da olduğu için törene katılamadı. Filmin oyuncuları Erkan Can ve Güven Kıraç'ın ödülden ötürü çok mutlu olduğu gözlendi.

erten07
14-04-07, 20:34
İSTANBUL - AKBANK sponsorluğunda düzenlenen 26. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin ödülleri Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen törenle sahiplerini buldu.

Ulusal Yarışma Jürisi’nin seçtiği En İyi Erkek Oyuncu ödülünü “Takva” filmindeki rolü ile Erkan Can ve “Kader” filmindeki rolü ile Ufuk Bayraktar paylaştılar. En İyi Kadın Oyuncu ödülü ise “Beynelmilel” filmindeki rolü ile Özgü Namal’ın oldu. Bu oyuncular Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 10.000’er YTL para ödülü de aldı.

Ulusal Yarışma’da Jüri Özel Ödülü’ne ise Sırrı Süreyya Önder ve Muharrem Gülmez’in yönettiği “Beynelminel” adlı film layık görüldü.
Uluslararası Film Eleştirmenleri Birliği FIPRESCI Ödülleri ise; Uluslararası Yarışma’da Peter Schønau Fog’un yönettiği “Ağlama Sanatı” adlı filme, Ulusal Yarışma’da Zeki Demirkubuz’un “Kader” adlı filmine verildi.

erten07
23-04-07, 08:13
'Beş Vakit' ve 'Takva' New York yolcusu

Türk Sineması'nın ABD pazarında tanıtımı için çaba sarf eden New York Kültür Tanıtma Ataşeliği, bu çerçevede "Beş Vakit" ve "Takva" filmlerinin tanıtımı amacıyla bir dizi etkinlik düzenleyecek. İki film, Tribeca Uluslararası Film Festivali'nde Türkiye'yi temsil edecek. Geçen sene de söz konusu festivale katılan New York Kültür Tanıtma Ataşeliği, bu yılki fuara da iki usta aşçı, bir ebru sanatçısı, iki kaligrafi sanatçısı ve iki kültür elçisiyle iştirak edecek.

krnca_
23-04-07, 18:57
inanılmaz bir film. Erkan Can'ın aldığı ödüller az bile nasıl bir oyunculuktur ve tabii ki nasıl bir senaryodur. Bu sene izlediğim en iyi Türk filmlerinden biri (5 Vakit'i, İklimler'i ve Beynelmilel'i unutmamak lazım) Kısaca harika harika harika...:happy0064

*Güven Kıraç biraz eğreti durmuş sanki ama o da oyunculukta sınırlarını zorlamış...

dizici_manyak
26-05-07, 21:40
aylardır arşivimde duran vcdimi izlemeye bugün vakit bulabildim sonunda sonra aylardır izlemeyi ertelediğim ve bir türlü vakit ayıramadığım için kendime kızdım

ilk olarak bu kadar güzel olacağını beklemiyordum oyunculuklar özellikle Erkan Can inanılmazdı aldığı bütün ödülleri hak ediyor kesinlikle, Güven Kıraç etten kemikten bu insan ama acayip bi adam her türlü karaktere role giriveriyor inanılmaz bir yeteneği var çok başarılıydı o da filmindeki oyunculuklar çok etkileyiciydi

ikinciside filmin mekanları, görüntüleri, sesler çok iyiydi

üçüncüsü senaryo çok yerindeydi çok doğruydu çok gerçekçiydi hattasıZdı nerdeyse

çok beğendim çok güzeldi herkese tavsiye ediyorum mutlaka vcdsini elinizin altında bulundurun...

fblack
08-06-07, 20:53
Benim de çok beğendiğim bir film. Hatta en beğendiğin yerli filmlerden biri. İzlediğimde epeyce etkilendim.Özellikle zikir sahnelerini, her nekadar hiç gerçeğini görmesem de, çok gerçekçi buldum.

İyi bir sinema izleyicisinin kaçırmaması gereken bir film.

erten07
10-06-07, 18:30
Adana Büyükşehir Belediyesi’nce düzenlenen ve bu yıl uluslararası statüye kavuşan 14. Altın Koza Film Festivali’nde, ödüller sahiplerini buldu.
Uzun Metrajlı Ulusal Film Yarışması’nda “En İyi Film Ödülü”, Sırrı Süreyya Önder ve Muharrem Gülmez’in yönetmenliğini yaptığı “Beynelmilel” adlı filmin oldu. Film ayrıca, “Halk Jürisi En İyi Film Ödülü”ne de layık görüldü.

“Beynelmilel” filmindeki performansıyla Cezmi Baskın, “En İyi Erkek Oyuncu”, Vahide Gördüm ise Nihat Durak’ın yönettiği “İlk Aşk” filmindeki rolüyle “En İyi Kadın Oyuncu” seçildi.

Uzun Metrajlı Ulusal Film Yarışması’ndaki diğer ödüller ve sahipleri ise şöyle:

Jüri Yılmaz Güney Özel Ödülü: İlk Aşk (Nihat Durak)
Jüri Özel Ödülü: Cenneti Beklerken (Derviş Zaim)
En İyi Yönetmen: Nihat Durak (İlk Aşk)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Meral Okay ve Dilber Ay (Beynelmilel)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Meray Ülgen (Takva)
Umut Veren Genç Kadın Oyuncu: Neslihan Atagül (İlk Aşk)
Umut Veren Genç Erkek Oyuncu: Raffaelle Çedolini (İlk Aşk)
En İyi Senaryo: Sırrı Süreyya Önder (Beynelmilel)
En İyi Görüntü Yönetmeni: Gökhan Atılmış (Beynelmilel-Sis ve Gece)
En İyi Film Müziği: Rahman Altın (Cenneti Beklerken)
En İyi Stüdyo: Fono ve Sinefekt En İyi Kurgu: Ulaş Cihan Şimşek (Cenneti Beklerken)
En İyi Sanat Yönetmeni: Hülya Kahyaoğlu Taylan (Sis ve Gece), Serdar Yılmaz ve Elif Taşçıoğlu (Sis ve Gece-Cenneti Beklerken)

erten07
12-06-07, 10:37
İspanya'nın güneyindeki Granada kentinde bu yıl ilki düzenlenen "Güneyin Filmleri Festivali"nin resmi yarışma bölümünde, yönetmen Özer Kızıltan'ın "Takva" adlı filmi de yarışıyor.

10 gün sürecek festivalin resmi bölümünde Türkiye, Hindistan, Paraguay, Çin, Tunus, Senegal, Edonezya'nın da aralarında bulunduğu 16 ülkeden 15 film yarışırken, birinciye "Altın Elhambra" ödülü verilecek.

"Takva" yarışmada Türkiye'yi temsil eden tek film.

Festivalde ayrıca Türk yönetmen Nuri Bilge Ceylan'ın bir fotoğraf sergisi de açık tutulacak. Festivalde, 60'a yakın sanatseverlere sunulacak.

emrecan2002
14-07-07, 18:00
ilginç bir filmdi
paranın ve bir yalanın nelere sebep olduğunu çok güzel anlattı

izlem_91
16-07-07, 12:30
Sinemada filme gidemediğim için vcd-dvdsini almayı çok büyük bir sabırsızlıkla bekliyordum. Bu site de dahil birkaç sitedeki yorumları okumuştum. Ama izleyince açıkçası hayal ettiğim gibi çıkmadı. Sanki birşeyler eksik gibi geldi. Açıkçası bundan daha güzel filmler vardı;ancak ödül alamadılar.:icon_whis

Tabii ki Erkan Can'ın oyunculuğu tartışılmaz. :img-wink:

erten07
19-08-07, 12:52
Bosna-Hersek, 13. Saraybosna Film Festivali’ne ev sahipliği yapıyor. Festivalde Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 7 ülkeden toplam 10 film yarışacak. İngiliz aktör Jeremy Irons’ın başkanlığını yaptığı büyük jüride Türkiye’den Özgü Namal da bulunuyor.

Bu yılki ‘Saraybosna’nın kalbi’ ödülü için toplam 10 film yarışacak. Türkiye’den, Özer Kızıltan’ın Takva, Semih Kaplanoğlu’nun Yumurta ve Zeki Demirkubuz’un Kader filmleri, adaylar arasında.

25 bin Euro değerindeki ödül için yarışan diğer ülkelerse, ev sahibi Bosna, Hırvatistan, Makedonya, Bulgaristan ve Macaristan.

Festival büyük jürisinin başkanlığını Oscar ödüllü İngiliz aktör Jeremy Irons üstleniyor. Jüri’de Türkiye’den oyuncu Özgü Namal da var.

Saraybosna Film Festivali’nin yarışma dışı bölümünde ise Reha Erdem’in Beş Vakit ve Fatih Akın’ın Cannes’da ödül alan Yaşamın Kıyısında adlı filmleri gösterilecek.

ABD’li yönetmen Michael Moore, Fransız oyuncu Juliette Binoche ve ABD’li aktör Steve Buscemi, festivalin ünlü konukları arasında.

13’üncü Saraybosna Film Festivali 25 Ağustos tarihinde son bulacak.

erten07
26-08-07, 14:10
Saraybosna'da Türk sineması rüzgârı

Doğu Avrupa'nın en önemli film festivalleri arasında gösterilen Saraybosna Film Festivali'nde 25 bin avro tutarındaki büyük ödülü Özer Kızıltan'ın yönettiği Takva kazandı. Genç oyuncu Saadet Işıl Aksoy ise Semih Kaplanoğlu'nun Yumurta filmindeki rolüyle En İyi Kadın Oyuncu ödülüne layık görüldü

Yarışmada gösterilen filmlerimizden 'Kader'in yönetmeni Zeki Demirkubuz, oyuncular Vildan Atasever ve Engin Akyürek ile filmin yapım koordinatörü Özkan Yılmaz Saraybosna'ya gelen konuklar arasındaydı. Yumurta filmi ise yönetmen Semih Kaplanoğlu ve filmin oyuncusu Saadet Işıl Aksoy tarafından temsil edildi. Takva filminin yönetmen ve oyuncularının yoğun programları nedeniyle festivale katılamayacaklarının ortaya çıkması, festival yöneticilerinin sıkıntıya girmesine neden oldu. Çünkü Saraybosna Film Festivali, konuklarını kırmızı halının üzerinde yürütmeye, fotoğraflarını çektirmeye ve gösterimden hemen sonra bir basın toplantısı düzenlemeye büyük önem veriyor. Bu sorun filmin senaristi Önder Çakar ve oyuncusu Erkan Can'ın işlerini bırakıp, programlarını değiştirerek Saraybosna'ya gelmesiyle çözüldü. Saraybosna'dan perşembe günü ayrıldım. Havaalanına hareket etmeden birkaç saat önce Fatih Akın'la gerçekleştirecekleri ortak bir proje hakkında konuşmak üzere Saraybosna'ya gelen Uğur Yücel ile karşılaşmak hoş bir sürpriz oldu. Daha festivalden ayrılmadan bir Türk filminin ödül alacağı söylentileri etrafta dolaşmaya başlamıştı. Cuma günü Önder Çakar ve Erkan Can'ın ödül törenine katılmak üzere Saraybosna'da bir süre daha kalmaları ricası bu söylentilerde bir gerçeklik payı olduğunu gösterdi. Ve ilk olarak Takva'nın İnsan Hakları Ödülü'nü aldığı haberi geldi. Cumartesi gecesi yapılan ödül töreninden hemen sonra da Takva'nın 25 bin avro tutarındaki Festival Büyük Ödülü'nü aldığı, Saadet Işıl Aksoy'un da Yumurta'daki performansıyla 2 bin 500 avro tutarındaki En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'ne layık görüldüğü bilgisine ulaştık.
Daha iki yıl evvel Saraybosna Film Festivali yarışma bölümüne katılabilen ülkeler arasına alınan Türkiye'nin festivalde bu yıl gösterdiği başarı, umarım önümüzdeki yıllarda da devam eder.

ecr
27-08-07, 20:01
“Takva” 13. Saraybosna Film Festivali’nde en iyi film seçildi.
27 Ağustos 2007 Pazartesi
SARAYBOSNA AA

İngiliz aktör Jeremy Irons’ın başkanlığını yaptığı jüri, Özer Kızıltan’ın yönettiği filmi, 25 bin euro’luk “Saraybosna’nın Kalbi” ödülüne layık buldu. Filmin yapımcılarından Fatih Akın, önceki gece düzenlenen törende ödülü alırken “Bunu beklemiyorduk” dedi.
Semih Kaptanoğlu’nun yönettiği “Yumurta” adlı filmde oynayan Saadet Işıl Aksoy da en iyi kadın oyuncu ödülünü aldı.
Makedonya filmi “I’m from Titov Veles” de jüri özel ödülüne layık görüldü. Amerikalı aktör Steve Buscemi ise sinema sanatına katkıları ve Saraybosna Film Festivali’nin gelişmesine verdiği destekten dolayı ödüllendirildi. Bir hafta süren ve Özgü Namal’ın da jüri üyeliği yaptığı festivalde, 170 film gösterildi. Festival, bir grup sinemasever tarafından direniş eylemi olarak, 1992-95’teki savaşın sonlarına doğru düzenlenmeye başlanmıştı.

ecr
28-08-07, 13:30
'Bütün ödülleri alabilirdik!’

Saraybosna’da alınan ödülleri değerlendiren Ahmet Boyacıoğlu, 'Jüri uluslararası baskı altında kalmasa bütün ödülleri biz alabilirdik’ diye konuştu


28 Ağustos 2007 Salı
KÜLTÜR SANAT SERVİSİ

Yeni Türk sinemasının uluslararası alandaki başarıları artarak sürüyor. 17 - 25 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen Saraybosna Film Festivali’nde “Takva”nın en iyi film seçilerek Saraybosna’nın Kalbi’ni kazanması, “Yumurta”nın ilk kez kamera karşısına geçen oyuncusu Saadet Işıl Aksoy’un da En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü alması sevindirici haberler dizisinin şimdilik son bölümü.
Jeremy Irons başkanlığında Meinholf Zurhorst, Frederick Maire, Andrea Staka ve ödüllü oyuncumuz Özgü Namal’ın bulunduğu jüri, Doğu Avrupa ve Balkan filmlerinden oluşan yarışmada, bir yıldır dünya festivallerini başarıyla dolaşan “Takva”nın yanı sıra prömiyerini Cannes’da yapan “Yumurta”nın güzel aktrisini de onurlandırdı.

Hürriyet

erten07
29-08-07, 13:56
http://img512.imageshack.us/img512/5984/sarayb1fl0.jpg (http://imageshack.us)

http://img512.imageshack.us/img512/9479/sarayb11zb3.jpg (http://imageshack.us)

cenup
20-09-07, 16:21
Az önce Oscar Aday Adayı olduğunu öğrendiğim film izlememiş olsam da tebrik etmeliyim bakalım aday olabilecek mi?:img-wink:

erten07
20-09-07, 17:49
http://img402.imageshack.us/img402/4280/sarayb13ms6.jpg (http://imageshack.us)

erten07
21-09-07, 08:19
http://img165.imageshack.us/img165/8125/1168fd6edf6c6047b2b5c6fzd9.jpg (http://imageshack.us)
Fatih Akın, Özer Kızıltan, Güven Kıraç, Erkan Can

Oscar adaylığı için Takva yarışacak


SESAM jürisi değerlendirmeye aldığı beş film arasından Türkiye'nin Oscar'a aday adaylığı için Takva'yı seçti..




Sinema dünyasının merakla beklediği 'Oscar'a kim gidecek' sorusunun yanıtı "Takva" oldu. Türkiye Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği'nin (SESAM) 13 kişiden oluşan jüri değerlendirmesinde, Hokkabaz, Mutluluk, Kader, Beynelminel filmleri arasında ipi göğüsleyen Takva oldu. SESAM Başkanı Yılmaz Atadeniz, "Türk toplumunun kanayan yarasını en iyi yansıtan film olduğu için Takva seçildi" dedi. Film, en sert İslami kurallara uygun yaşayan Muharrem'in dış dünya ile tanışmasını ve çelişkilerini anlatıyor. Takva, Toronto Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü, Antalya Altın Portakal Film Festivali'nden ise 9 ayrı ödül almıştı. Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier ise 'Yaşamın Kıyısında' filminin Almanya'nın Oscar adayı olmasına ilişkin yönetmen Fatih Akın'a kutlama mesajı göndererek "filmin, Türkiye'nin AB katılım sürecinin desteklenmesine hep birlikte sahip çıkılması gerektiğini gösterdiğini" belirtti.

cropsy
21-09-07, 12:37
Çok beğenmiştim bu filmi,bu sene izlediğim en iyi yerli filmlerden biriydi.Oscar aday adayı olduğunu öğrenince de çok sevindim,umarım ilk beş film arasına girebilir.Tabii aynı dileğim Yaşamın Kıyısında filmi için de geçerli,eğer bu iki filmimizde aday olurlarsa hem sinemamız,hem de ülkemiz açısından çok önemli olacağını düşünüyorum.Şansları bol olur inşallah..:img-wink:

erten07
21-09-07, 19:16
43. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden 8 ödülle dönen Takva, Türkiye’nin Oscar adayı oldu. Filmin yönetmeni Özer Kızıltan, “İlgi çekeceğimizi düşünüyorduk ama buralara geleceğimizi tahmin etmiyorduk” dedi.

Oscar’a aday adayı gösterilen “Takva”nın yönetmeni Özer Kızıltan, “Sadece işimi yapmaya çalıştım. Onu da belirli bir anlamda yaptım ki arkasından bunlar geliyor. İşimi yaptığım için kendimle barışık halde yaşıyorum. Bu da güzel bir duygu. Filmin ilgi çekeceğini biliyorduk ama buralara kadar geleceğini çok tahmin etmiyorduk. Takva, aldı başını gidiyor kendi kendine. İnşallah sonu da hayırlı olur” dedi.

“Filmin aday adayı gösterildiğini duyunca ne hissettiniz?” sorusu üzerine Kızıltan, “Sanırım diğer festivallerden biraz antrenmanlı oldum. Hayatımızda çok bir şey değişmeyecek. Hatta bir ara şaşırdığımı bile söyleyebilirim. Olayın daha taze olmasından dolayı mıdır onu da bilmiyorum” dedi.

Kızıltan, “Oscar’a aday olursa nasıl bir başarı bekliyorsunuz?” sorusuna, “Aday olayım, ödülü alayım gibi bir beklentim yok açıkçası. Ona o zaman bakacağız. Şu anda bir şey söyleyemiyorum” yanıtını verdi.

Kızıltan, filmin hikayesinin nasıl ortaya çıktığını da şöyle anlattı: “Aslında anlatmak istediğimiz 4-5 hikaye vardı. Bu onlardan biriydi. Filmin senaryosunu yazan Önder Çakar’ın babasından yola çıkarak oluşturduğumuz bir hikaye. Benim de okuduğum öyküler içinde en çok bu ilgimi çekti. Bunu yapmaya karar verdik. İleride anlatacağımız hikayeler var tabii. Bunu aldık ve yaptık. Öyküyü insan odaklı anlatmaya çalıştığımız için beğenen de oldu beğenmeyen de oldu. Bir insanı anlattığınız zaman toptancı eleştirilerden biraz kurtuluyorsunuz ve sanırım doğrusu da bu.”

ERKAN CAN’DAN BAŞKASINI DÜŞÜNMEDİK
Daha öykü aşamasında, senaryo yazılmadan filmin baş kahramanı “Muharrem”i Erkan Can’ın oynayacağının belli olduğunu anlatan Kızıltan, “Erkan Ağabey, yeni sinemacılar olarak yıllardır beraber olduğumuz, birçok filmde beraber çalıştığımız çok da beğendiğimiz bir oyuncu. Dolayısıyla Muharrem tipi yazılırken Erkan Can’a yazıldı. Onun Adına yazıldı, başka birini düşünmedik bile” diye konuştu.

Kızıltan, “Ödül mekanizmasını nasıl değerlendiriyoruz?” sorusunu ise şöyle yanıtladı: “Çok önemli bulmuyorum. Ama filmin diğer insanlara ulaşması bakımından önemli olduğunu düşünüyorum. Ödülün, filmin sektöre dönmesini, seyirci bulmasını etkilediğini düşünüyorum. O açıdan önemli. Bir filmi alıyor ve sinema salonuna koyuyorsanız, o zaman işe ödül mekanizmaları da girecek. Ondan da faydalanmak gerekir.”

erten07
27-09-07, 11:57
Real’in ana sponsorluğunda, TÜRSAK ve AKSAV’ın işbirliğinde düzenlenen, Türkiye’nin en prestijli ve büyük festivali olan Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde, geçtiğimiz yıl Uzun Metraj Film Yarışması'nda 9 ödüle layık görülen “Takva”, Oscar yolunda ilk adımını atarak aday adayı oldu.


Bugüne kadar en fazla Altın Portakal kazanan film olarak ta bilinen “Takva”nın geçen yıl aldığı ödüller şöyle sıralanıyor;

“Yeni bir sinemacıyı tanıttığı için” Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü,
Önder Çakar'a en iyi senaryo ödülü,
Soykut Kuran’a en iyi görüntü yönetmeni ödülü,
Gökçe Arçelik’e en iyi müzik ödülü,
Erkan Can’a en iyi erkek oyuncu ödülü,
Erol Taşdan’a en iyi sanat yönetmeni ödülü,
Nimet İnkaya’ya en iyi makyaj ve saç tasarımı ödülü,
Ayten Şenyurt’a en iyi kostüm tasarımı ödülü ve
Sinefekt’e en iyi laboratuvar ödülü.

2006’da 43. Altın Portakal Film Festivali’nin yabancı konukları arasında yer alan ve Onur Ödülü’ne layık görülen ünlü oyuncu Helen Mirren, festivalin ardından ‘Kraliçe - The Queen’ filmindeki Kraliçe Elizabeth rolündeki üstün performansıyla Akademi Ödülleri’nde de En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ını kazanmış ve Oscar’ın yolunun Antalya’dan geçtiğini bir kez daha göstermişti.

Bilgi :TÜRSAK

omayra73
28-09-07, 12:32
TAKVA
EUROPEAN DISCOVERY 2007’YE
ADAY GÖSTERİLDİ…


Avrupa Film Ödülleri’nde ilk filmini çeken ve gelecek vaat eden yönetmenlere verilen EUROPEAN DISCOVERY ödülünde yönetmenliğini Özer Kızıltan’ın yaptığı TAKVA, Avrupa’nın ilk 4 filmi arasına girerek aday gösterildi…

Fipresci (Uluslar arası Film Eleştirmenleri Derneği) temsilcileri üyeleri Jacob Neiiendam (Danimarka), Marco Lombardi (İtalya) ve Dana Linssen (Holanda) ve Avrupa Film Akademisi (EFA) yönetim kurulu üyeleri Pierre- Henri Deleau (Fransa) ve Stefan Laudyn (Polonya) dan oluşan bir jüri tarafından adaylar belirlendi. 63 film arasından 4 aday seçildi:

TAKVA- (A Man’s Fear of God) Özer Kızıltan, Türkiye/ Almanya
BIKUR HA-TIZMORET (The Band’s Visit)- ERan Kolirin , İsrail
CONTROL – Anton Corbijn, İngiltere
GEGENBE (Counterparts) - Jan Bonny, Almanya


Takva, aşırı inanç sahibi bir adamın modern dünya ve onun nimetleri sonucu alt üst oluşunu anlatıyor. Film Toronto Film Festivali (Kültürel Yenilik ödülü), Berlin Film Festivali (En İyi Film), Saray Bosna Film Festivali (Fipresci ödülü) dahil olmak üzere pek çok festivalden ödülle döndü. Ayrıca 2007 Oscar Ödül’lerine Türkiye’den aday adayı gösterildi…

European Discovery 2007’ye Aday gösterilen filmler Avrupa Film Akademisi’nin 1800 üyesi tarafından izlenecek ve üyeler 1 Aralık 2007 Berlin’de açıklanacak olan kazanacak film için oy kullanacaklar…

chaylack
30-09-07, 10:27
Takva yeni ödül yolunda
OSCAR aday adayı ‘Takva’ filmi, ilk filmlerini çeken ve gelecek vaat eden yönetmenlerin ödüllendirildiği ‘European Discovery’ye aday gösterildi. Özer Kızıltan’ın yönetmenliğini yaptığı film, Uluslararası Film Eleştirmenleri Derneği temsilcileri ile Avrupa Film Akademesi tarafından 63 film arasından seçilen 4 filmden biri oldu.

Finalist 4 film, Avrupa Film Akademisi’nin 1800 üyesi tarafından izlenecek, sonuçlar 1 Aralık’ta açıklanacak.


AKŞAM

erten07
05-10-07, 18:29
'Takva' Asya Pasifik Ödülleri'ne aday

CNN International, UNESCO ve Uluslararası Film Yapımcıları Dernekleri Federasyonu (FIAPF) işbirliğiyle ilk kez düzenlenecek ve bu bölgedeki en prestijli sinema etkinliği olmaya aday Asya Pasifik Sinema Ödülleri'nin ön jürisinde Uluslararası İstanbul Film Festivali Direktörü Azize Tan da yer alıyor.
Başkanlığını Uluslararası Chungmuro Film Festivali Direktörü ve Güney Kore Ulusal Sanat Akademisi Sinema-Televizyon Bölümü'nde öğretim üyesi Prof. Kim Hong-Joon'un üstlendiği ön jüri, dokuz farklı dalda dağıtılacak olan ödüllere her kategori için beşer aday belirledi.
Açıklanan adaylar arasında Özer Kızıltan'ın yönettiği 'Takva' da var. Film, 'En İyi Film', 'En İyi Senaryo' (Önder Çakar) ve 'En İyi Erkek Oyuncu' (Erkan Can) ödülleri için yarışacak. Adayların, CNN International'da iki saatlik bir belgeselle tanıtılacağı ödüller, Avustralya'da 13 Kasım'da yapılacak olan törende sahiplerini bulacak.

erten07
05-10-07, 20:42
http://img208.imageshack.us/img208/1541/takva1la5.jpg (http://imageshack.us)

erten07
06-10-07, 21:05
3 Türk filmi Sevilla Film Festivali'nde


Yönetmen Fatih Akın'ın 'Yaşamın Kıyısında', Özer Kızıltan'ın 'Takva' ve Semih Kaptanoğlu'nun 'Yumurta' filmleri 2-10 Kasım tarihleri arasında yapılacak Sevilla Film Festivali'ne katılacak.

Cannes Film Festivali'nde 'en iyi senaryo' ödülünü kazanan 'Yaşamın Kıyısında', festivalin 60 bin euroluk ana yarışma bölümünde 15 film ile birlikte yarışacak.

'Takva' ve 'Yumurta' filmleri ise Sevilla Üniversitesi öğrencilerinden oluşan jürinin değerlendireceği, 30 bin euro ödüllü Eurimages bölümüne katılacak. Bu yarışmada toplam 8 film yer alacak.

İspanya'nın güneyindeki Endülüs bölgesinde Sevilla kentinde düzenlenen festivalde 33 ülkeden toplam 150 film gösterilecek.

Çek Cumhuriyeti'nin konuk ülke olduğu festivalde ayrıca, hayatta olmayan ünlü yönetmenler Michelangelo Antonioni ve Ingmar Bergman anılarına özel gösterimler yapılacak.

mavirüya
07-10-07, 20:12
bu filmi yazın izleme fırsatı buldum ve çok da beğendim.. özellikle erkan canın performansı muhteşem.. ayrıca güven kıraç'ı zaten çok beğenirdim şimdi bayılıyorum.. böyle bir filmde herkes oynayamaz cesaretlerinden ötürü tebrik ederim:img-yes:

omayra73
15-11-07, 00:00
Yönetmenliğini Özer Kızıltan’ın yaptığı Takva’nın başrol oyuncusu Erkan Can, Asya Pasifik Sinema Ödülleri kapsamında En İyi Erkek Oyuncu ödülünü aldı. Bu yıl birincisi düzenlenen ve bölgenin Oscar’ı olarak nitelendirilen Asya Pasifik Sinema Ödülleri sahiplerini buldu. Asya Pasifik Sinema Ödülleri’ne 3 dalda aday gösterilen, senaryosu Önder Çakar’a ait Takva filminin başrol oyuncusu Erkan Can, ‘En İyi Erkek Oyuncu ödülüne lâyık görüldü.

erten07
18-11-07, 12:29
Gişede üzülen Takva'nın yüzünü ödüller güldürdü

Parasızlıktan çekimlerine bir süre ara verilen ve Eurimages'dan gelen 210 bin Euro destekle çekimleri tamamlanabilen 'Takva' filmi ödüle doymuyor. Sinemada 300 bin kişi tarafından izlenen film 17'nci ödülünü Cenevre'de aldı..


Takva'nın ödülleri Oscar'a aday adayı olan 'Takva' filmine dünyanın hemen her ülkesinden ödül yağdı. Başrollerini Erkan Can, Güven Kıraç, Meray Ülgen, Engin Günaydın ve Settar Tanrıöğen'in paylaştığı film, Asya Pasifik Film Festivali'nden sonra önceki gün de Cenevre'den iki ödülle döndü. 'Cinema Tout Ecran Geneve' ödül töreninde 'En İyi Erkek Oyuncu' ödülünü Erkan Can alırken, jüri özel ödülü de 'Takva' filminin oldu.

FESTİVALLERİN GÖZDESİ
'Yeni Sinemacılar' yapımı olan Önder Çakar'ın senaryosunu yazıp, Özer Kızıltan'ın yönettiği 'Takva'nın çekimleri 2005 yılında başladı ancak maddi imkansızlıklar nedeniyle çekimlere aylarca ara verildi. Bir çeşit sinema destek kuruluşu olan Eurimages'dan gelen 210 bin Euro destekle çekimleri tamamlanan film, aralık ayında vizyona girdi ancak sadece 300 bin kişi izledi. Film, Oscar aday adayı olarak gösterildikten sonra yurtiçi ve yurtdışındaki festivallerde şansı açıldı. Bugüne kadar festivallerden toplam 17 ödülle dönen filmin Oscar adayı olup olamayacağı önümüzdeki ay içinde belli olacak.

Takva'nın ödülleri

43. Antalya Altın Portakal Film Festivali
* Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü
* En İyi Senaryo - Önder Çakar
* En İyi Sanat Yönetmeni - Erol Taştan
* En İyi Kostüm Tasarımı - Ayten Şenyurt
* En İyi Makyaj ve Saç - Himmet İnkaya
* En İyi Laboratuvar - Sinefekt
* En İyi Müzik - Gökçe Akçelik
* En İyi Erkek Oyuncu - Erkan Can

1. Uluslararası Altın Kaz Film Festivali
* En İyi Film

57. Uluslararası Berlin Film Festivali
* Panorama Fipresci Ödülü

Toronto Uluslararası Film Festivali
* Kültürel Yenilik Ödülü

13. Cinema Tout Ercan Geneva
* En İyi Erkek Oyuncu - Erkan Can
* Jüri Özel Ödülü - Takva

13. Saraybosna Film Festivali
* En İyi Film

1. Asya Pasifik Sinema Ödülleri
* En İyi Erkek Oyuncu - Erkan Can

deadly_angel
23-11-07, 12:47
Oscar adaylığı için Takva'ya özel afiş

Türkiye'nin Oscar aday adayı olan "Takva" filmi için, Emrah Yücel yeni bir afiş hazırladı.

http://www.ekolay.net/sinema/images/23112007113527_38_514614tak.jpg

Türkiye'den Oscar aday adayı olan "Takva" filmi için, dünya ve Türk sinemasına yapmış olduğu afişlerle adından sıkça söz ettiren Emrah Yücel yeni bir afiş hazırladı.

Los Angeles'ta yaşayan ve daha önce "Kill Bill", "Cold Mountain", "Frida" gibi önemli filmlerinde afiş tasarımını yapan Emrah Yücel'in "Takva" için tasarlamış olduğu afiş, Amerika'da yapılacak özel gösterimler ve basın çalışmalarında kullanılacak. Yine Emrah Yücel Takva için özel bir web sitesi de tasarladı. Tamamen Oscar için hazırlanan site açıldığı andan itibaren büyük bir ilgi gördü.

Kaynak: e-kolay

erten07
27-11-07, 10:13
'Takva'nın başına Weissman kuşu kondu



Hollywood'un ünlü tanıtım uzmanı Murray Weissman, Oscar'a aday olan 'Takva'nın lobi faaliyetlerini yönetiyor! Başta Oscarlı 'Yüzüklerin Efendisi' ve 'Çarpışma' olmak üzere birçok Hollywood yapımının tanıtımını yapan Weissman, 'Takva' için 4 ay çalışacak. Üstelik ayda 50 bin dolardan aşağı almayan Weissman, 'Takva'nın tanıtımı için aylık 7 bin 500 dolar gibi düşük bir ücreti kabul etti. Çünkü Weissman, kariyerine yeni bir başarı eklemek; tanıtımını yaptığı yabancı bir filmin Oscar kazanmasını istiyor... Weissman'ın ancak masraflarını karşılayacak kadar ücret alacak olması 'Takva'nın başına konan talih kuşu olarak yorumlanıyor. Öte yandan Weissman'ın bu ücreti kabul etmesinin bir nedeni de, 'Takva'nın Oscar kazanacağına inanması... Weissman, 'Takva' için şunları söylüyor: "Oscar yolunda böyle bir film ile çalışmaktan dolayı kendimi mutlu hissediyorum. 'Takva'nın önce Oscar'a aday olup, sonra da ödül kazanmasının hem benim hem de şirketimin kariyerinde önemli bir yeri olacak."

erten07
11-12-07, 10:18
Takva'ya Estonya'dan ödül


Estonya'nın başkenti Tallinn'de düzenlenen 11. Siyah Geceler Film Festivali çerçevesinde yapılan Avrasya Film Yarışması'nda, uluslararası jüri, büyük ödül olan 10 bin euro'luk Grand Prix'ye Özer Kızıltan'ın yönetmenliğini, Önder Çakar'ın senaristliğini yaptığı "Takva" filmini değer buldu.
9 Aralık akşamı tarihi Rus Tiyatrosu'nda yapılan kapanış gecesindeki törende ödülü, yapımcı ve yönetmen adına Tallinn Belediye Başkanı'nın elinden Türkiye'nin Tallin Büyükelçisi Şule Soysal aldı.

deadly_angel
13-12-07, 10:37
'Takva'nın eşyaları müze kökenli

Türkiye'nin 'Oscar Aday Adayı' 'Takva' filminin bazı aksesuvarlarının; Bursa Kent Müzesi Müdürü Ahmet Erdönmez'in koleksiyonuna ait olduğu öğrenildi. Erdönmez, "Bu filmde Bursa'nın küçük de olsa payı var" diyerek şunları söyledi: "Filmin konusu gereği tekke kültürüyle ilgili eşyalar lazımdı. Bende de Mısri Tekkesi'nin koleksiyonu vardı. Seccade, asa, kudü, şamdan, sarık ve cübbe gibi malzemeleri film ekibine verdim."

Kaynak: Sabah / Günaydın

denizimsi
14-12-07, 19:01
Takva Yeni Türk Sinemasının en iyi filmlerinden biridir,Erkan Can rolüne o kadar uymuş ki.

Senaryo o kadar akıcı o kadar güzel işlemiş ki hiç sıkılmadan merakla izledim filmi...

İzlemeyenlere Şiddetle Tavsiye Ederim :img-yes:

ecr
14-12-07, 19:44
Filmin gerek konusu, gerek senaryosu, gerekse oyunculukları ve castı çok iyiydi. Bir adamın dünyevi şeylerin hayatını nasıl bozduğunu adım adım anlatan çok iyi bir filmdi. Son dönemlerde çekilen en önemli işlerden.

Oyunculuklar iyi, senaryo iyi, yönetmenlik iyi, müzikler iyi... İzlenmesi gereken bir film.

erten07
28-12-07, 10:41
Geride bırakmaya hazırlandığımız 2007, Türk Sineması açısından başarılı ve bol ödüllü bir yıl oldu.

“TAKVA” ÖDÜLE DOYMADI
Senaryosunu Önder Çakar’ın yazdığı, Özer Kızıltan’ın yönettiği, Erkan Can, Meray Ülgen ve Güven Kıraç’ın başrolünü üstlendiği “Takva”, yıl boyunca pek çok ödül aldı. Türkiye’nin Oscar’da “En İyi Yabancı Film” dalında aday adayı da olan yapım, yıl boyunca isminden söz ettirdi.

Başarısını Türkiye sınırlarının dışında da gösteren yapım, Berlin Film Festivali’nde “Uluslararası Film Eleştirmenleri Birliği-FİPRESCİ” ödülünü kazandı. Festivalde gösterilen ikinci Türk filmi olan Nesimi Yetik’in “Annem Sinema Öğreniyor” adlı yapım da Alman Akademik Değişim Kurumu’nun kısa metrajlı film ödülünü kazandı.

Film, başarısını 13. Saraybosna Film Festivali’nde de tekrarladı. Başarılı yapım, bu festivalden de “En İyi Film” ödülüyle döndü.

“Takva”, ayrıca, Avrupa Film Ödülleri’nde, ilk filmini çeken ve gelecek vaat eden yönetmenlere verilen “European Discovery” ödülüne de aday gösterildi.

Filmin yanı sıra, oyuncuları da yıl boyunca ödüllendirildi. Takva’nın başrol oyuncusu Erkan Can, Asya Pasifik Sinema Ödülleri kapsamında “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü aldı. Bölgenin “Oscar”ı olarak nitelendirilen Asya Pasifik Sinema Ödülleri’ne 3 dalda aday gösterilen filmin başrol oyuncusu Erkan Can, ödülle ilgili, “Almış olduğumuz her ödül bize manevi destek olarak geri dönüyor. Asya Pasifik Sinema Ödüllerinde bana layık görülen en iyi erkek oyuncu ödülü de Oscar yolunda çok önemli bir adım oldu” dedi.

aysa-17310
14-01-08, 15:44
Bence aldığı ödüllerin hepsini hak eden bir film. Bir kere, izlemek için sırf senaryo yeter. Ama bunun yanında oyuncular, mekanlar da harika.

gumus_songül
24-04-08, 22:19
bende tvde izlemiştim.güzel ve başarılı bir filmdi

_yorumsuz_
01-05-08, 10:47
Güzel bir filmdi bence. Erkan Can aşmış kendini bu filmde.

maria clara
18-07-08, 11:55
oscar adaylarımızdan ikincisi olan film film aslında gerçekten ben pek izleyemedim filmin sonu tuhaf bitti enteresan sanırım kahramanımız şeyhin kızını görüp aşık olup ondan sonra dergaha girmiş ama sonradan bunu bilinç altına itmiş tekrar hatırlayınca dayanamadı.

kensibelan
22-07-08, 10:00
Çok çok ama çok süper bir film...ya adamlar yapınca yapıyor işte dedirtecek cinsten bir film..seyrederken insanın zihnini sorgulayan kendini gözden geçirmesini saglayan bir film...mükemmel ya mükemmel...kesinlkle seyredilmesi gereken filmler arasında...

mer(and)
05-08-08, 22:02
Güzel film... Kesinlikle İzlemeye değer...