Tüm Versiyonu Göster : Metin GÜNAY


bugra9
05-12-06, 09:48
İki Aile dizisinin yeni yönetmeni...Dizimize Hayırlı Uğurlu olur inşallah...Benim kendisinden en büyük beklentim;Samimiyet ve Sıcaklık üzerinden gitmesi...İlk hedefi bu olur inşallah...



Metin Günay

Doğumu
26/01/1963 - Isparta

Eğitimi
YTÜ Mimarlık

Filmleri - Oyuncu (1 Film)
Kapıları Açmak 1992

Filmleri - Yönetmen (9 Film)
İki Aile 2006
Rüzgarlı Bahçe 2005
Aynalar 2004
Kasabanın İncisi 2003
Ekmek Teknesi 2002
Deli Yürek 1999
Sıcak Saatler 1998
Kralın Hayatı 1996
Gurbetçiler 1996

Sanat Yönetmeni
Gerilla 1994

Yardımcı Yönetmen
Süper Baba

:happy0064 :happy0064 :happy0064 Hayırlı Uğurlu Olsun İnşallah...:happy0064 :happy0064

Metin GÜNAY(Yorumlar)

kral'ın hayatı, aynalar , rüzgarlı bahçe dizilerinin sıradışı yönetmeni.

aşka kimse yok, süper baba , kapıları açmak (film), gerilla (film), sıcak saatler ve deli yürek' de yönetmenlik ve yardımcı yönetmen lik yaptı, bazı rollerde oynadı.

"burun" adlı ödüllü bir kısa filmi de var.

yıldız üniversitesi mezunu bir mimar.

aynı zamanda bir fotoğraf sanatçısı ve ressam.

türk sinemasının merakla ilk sinema filmini beklediği dahi yönetmen

ggnibsgk
06-12-06, 17:50
Yönetmenimizi burda yalnız bırakmayalım diimi ama Buğra???
Metin Günay'ın dizimize katkılarını gerçekten çok merak ediyorum,o yüzden önümüzdeki bölüm için ayrı bir heyecanlıyım...Kendisinin yönettiği yapımlar gerçekten çok başarılı ve kaliteli bazıları da döneminin efsanesi olmuş yapımlar..Bu kadar yetenekli ve başarılı bi yönetmeni dizimizde gördüğüm için mutluyum.Açıkçası yönetmenimiz değiştiği zaman çok üzülmüştüm ama şimdi bu,yerini tatlı bir heyecana bıraktı.Pazartesiyi sabırsızlıkla bekliyorumm:img-yes:

bugra9
12-12-06, 08:54
YENİ EKİBİMİZ...METİN GÜNAY VE EKİBİ...



Evet...Geldik Yeni yönetmenimize...Bir geldi...Tam geldi diyorum...Öncelikle ona teşekkürümü iletiyorum...Karakterlerimizin sıcaklığını aynı şekilde devam ettirdiği için...En önemlisi buydu hepimiz için...Ve bu başarı ile gerçekleşti...
Yeni yönetmenimiz gelmesiyle ilk önce kamera açılarımızın değiştiğini farkettik...Köşkümüzü ve katları hiç görmediğimiz bir açıdan izledik...Ama ben beğendim...Hiç rahatsız edici değildi...Özellikle küçük kamera oyunlarını çok beğendim...Örnek istersiniz şimdi siz...Mesela bölümün başlarında kendini bilmez veli geldiğinde çocukların merdiven başındaki halleri...Kim konuşursa kamera o kademe yukarı fırlıyor...Bilmem anlatabildimmi ama hoşuma gitti...Az önce söylediğim gibi küçk ayrıntılarda süper...Taş plağın üstündeki Mum...Süper ayrıntılar...Köşkün dış plan çekimleri,İstanbul manzaraları bunlarda çok güzel olmuş...Benim hoşuma gitti...Serpil Yaman araba sohbetlerinin çekimleride süperdi...

Ve genel olarak daha hınzır bir kameramız olmuş...Valla yerinde durmuyor...Sürekli hareketli...
Metin Günayın ve ekibinin ilk bölümü benden geçer not aldı...İki Ailenin o eski türk filmlerinin sıcaklığı hala korunuyor...Eda ile Oğuzun mimikleri ve elimizdeki en önemli koz olan köşkümüzün değeri çekimler ile anlaşılıyor...Bana ve İki Aile Ailesine de hoşgeldiniz sefalar getirdiniz demek kalıyor...

sihirlisinema
17-12-06, 19:51
YENİ EKİBİMİZ...METİN GÜNAY VE EKİBİ...



Evet...Geldik Yeni yönetmenimize...Bir geldi...Tam geldi diyorum...Öncelikle ona teşekkürümü iletiyorum...Karakterlerimizin sıcaklığını aynı şekilde devam ettirdiği için...En önemlisi buydu hepimiz için...Ve bu başarı ile gerçekleşti...
Yeni yönetmenimiz gelmesiyle ilk önce kamera açılarımızın değiştiğini farkettik...Köşkümüzü ve katları hiç görmediğimiz bir açıdan izledik...Ama ben beğendim...Hiç rahatsız edici değildi...Özellikle küçük kamera oyunlarını çok beğendim...Örnek istersiniz şimdi siz...Mesela bölümün başlarında kendini bilmez veli geldiğinde çocukların merdiven başındaki halleri...Kim konuşursa kamera o kademe yukarı fırlıyor...Bilmem anlatabildimmi ama hoşuma gitti...Az önce söylediğim gibi küçk ayrıntılarda süper...Taş plağın üstündeki Mum...Süper ayrıntılar...Köşkün dış plan çekimleri,İstanbul manzaraları bunlarda çok güzel olmuş...Benim hoşuma gitti...Serpil Yaman araba sohbetlerinin çekimleride süperdi...

Ve genel olarak daha hınzır bir kameramız olmuş...Valla yerinde durmuyor...Sürekli hareketli...
Metin Günayın ve ekibinin ilk bölümü benden geçer not aldı...İki Ailenin o eski türk filmlerinin sıcaklığı hala korunuyor...Eda ile Oğuzun mimikleri ve elimizdeki en önemli koz olan köşkümüzün değeri çekimler ile anlaşılıyor...Bana ve İki Aile Ailesine de hoşgeldiniz sefalar getirdiniz demek kalıyor...

harika detaylar yakalamışsın, bravo!!

metin günay, ekmek teknesi'nde, aynalar'da ve rüzgarlı bahçe'de ne detaylar hediye etmişti, ne açılar ne ayrıntılar görmüştü bir bilseniz..(mesela e.t.'nde evin üst katından yağdırılan gül yağmurunun tam tepeden çekimi... unutulmazdı, unutmadık da zaten...)

hem osman sınav'ın yetiştirmesi usta bir yönetmen hem fotoğraf sanatçısı hem de mimar daha ne olsun!!!

bugra9
18-12-06, 23:18
YÖNETMENİMİZ...(METİN GÜNAY)...

Bir geldi..Tam geldi...Bu hafta ağırlığını dahada hissettirdi...O sıcacık havayı dahada arttırdı...Ve Çekimleri ile kendine hayran bıraktı...Köşkümüzü yine ön plana çıkartarak hikayenin temelini korudu...Eda ile Oğuz aşkını anlatırken didişmeden-Aşka geçerken güzel bir ahenk yakaladı...Herşeyiyle dizimize çok iyi geldi...Kalitesine kalite ekledi...Ve Usta Yönetmen Lakabınıda fazlası ile hak etti...

bugra9
19-12-06, 17:44
Selamlar...Yeni Yönetmenimiz Metin Günay ile ilgili Son EkşiSözlük Yorumunu paylaşayim...Sizlerle...

nihayet ekranlara dönen farklı yönetmen.... şu anda, iki aile dizisini yönetmeye başlamış..

maharetlerini biliriz, en son ekmek teknesi'nden...

- "eee peki bu ne demek?"

- "ne olacak; bol bol tempo, muzip ve düzeyli komik sahneler, duygulu/yürek parçalayıcı/ruh dokunuşlu aşk sahneleri demek."

- "iyiymiş o zaman! nerde, ne zaman, kaçta bu iki aile?"

rap_alltime
23-12-06, 15:18
Metin Günay..harika bir yönetmen..İki Aile dizisine + bir samimiyet,eğlence,sıcaklık veren muhteşem bir yönetmen...Daha önceki dizileri ortada..Metin Günay'ın başarısız bir diziye gelmesi beklenmeyeceğine göre İki Aile'nin başarısına şaşırmamak lazım...:img-wink:

bugra9
26-12-06, 16:05
YÖNETMENİMİZ…
:good: :good: :good: :good:
Usta Yönetmenimiz Metin Günay…Diyecek okadar söz varki…Nereden başlayayim bilmiyorum…O nasıl çekimlerdir öyle…O nasıl sıcaklıktır öyle diyerek bir giriş yapayim…Köşkümüzü nasıl kullancağını çok iyi bekliyor…Uzun zamandır beklediğim köşk çekimleri bu hafta geldi…Yani elimizde büyük malzememiz var…Diğer dizilere nasip olmayacak kadar büyük bir avantaj…Yönetmenimiz bunu fazlası ile başardı…Eda-Oğuz bahçe kaçamağı ve diğer bahçe sahnelerinin çekimlerine hayran kaldım…Ve Bu aşkı böyle samimi anlattığı içinde çok sağolsun…Eklemeden geçemeyeceğim…Şöyle Köşkün penrelerinden odaya dalma çekimlerinide bekliyorum…Her zaman sevdiğim sahneler olmuştur…Dışarıdan içerideki hayata süzülürsek çok mutlu olacağım…Herşey için bu güzel bölüm ve duygular için çok sağolsun…Var olsun…

sihirlisinema
27-12-06, 14:55
iki aile'deki harareti ve sevgi dozunu daha da arttırıp
ona daha çok sevimlilik ve köşkün ahşap kokusunu ekleyen
yönetmen metin günay'a "eline sağlık, çok iyi gidiyorsunuz"... diyoruz.

ve bütün ekibe de koskocaman bir "BRAVOOO!!!":happy0064 :happy0064 :happy0064 ÇEKİYORUZ!!

bugra9
08-01-07, 21:48
:good: :good: YÖNETMENİMİZ...(28.BÖLÜM):good: :good:

Usta Yönetmenimiz Metin Günay...Yine süper bir bölüm hazırladı bizler için...Sürekli yenilenen İStanbul manzaraları ve Köşk planları çok güzeldi...Özellikle köşkün bahçe çekimleri yine hayran bıraktı...Köşk için kamera açılarınıda çok beğendim...Ve Yine Köşk hayatını ve bu aşkı fazlası ile hissettim...Sıcaklık artarak devam ediyor...

GizemliSahne
10-01-07, 09:35
Çekimler hakkında teknik olarak yorum yapmak benim haddime düşmez ama bir izleyici olarak dikkatimi çeken bir kaç noktaya değineyim.. sihirlisinema sen bizden daha bilgili ve daha tecrübelisin bu konularda ve her yorumunla bizlere öğrettiğin çok şey oluyor sağol..

Metin Günay... Valla diyecek söz bulamıyorum.. Çok farklı ve kapsamlı çekimler yapmak onun ayrı bir yeteneği olsa gerek... Elindeki malzemeleri sınırları zorlayarak çok güzel yansıtmalarla, bizleri küçücük ekranlardan alıp da köşke götürüyor adeta.. Duyguları oyuncuların yansıtmasının yanında, bu duyguları bu kadar etkileyici ve farkedilecek düzeyde kameraya da yüklemek herkesin kolaylıkla yapabileceği bir şey değildir.. Kamerayı kişiselleştiriyor adeta.. Bize olup biteni köşkün bir köşesinden izleme fırsatı veriyor.. Dizimizin bizi kendisine çeken tatlı ve komik duygu yüklemelerinden bir kaç örnek olarak; gizlilik, merak, telaş, saklanma ve bir çok duygu verilebilir.. Ben bir kaç somut örnek vereyim;

Eda ve Oğuz'un çukurun içindeki buluşmalarında, köşkten yola çıkıp da bizim tatlı aşıkların o komik hallerini yansıtarak beklenmedik bir kahkaha tufanı yaratması(genelden özele). Onlar çukurun bir köşesine çöküp de gizlenirlerken, kameranın da tepeden aşağıya doğru inerek, yere mümkün olduğunca yakın bir şekilde, diğer köşede aynı gizlilik duygusu içinde görüntülemesi.. Daha sonra da Eda ve Oğuz'un kimse duymadan Ferit'e seslenirken de kameranın ağacın arkasına saklanması.. Oğuz'un taş atma sahnesini.. Ve dahası...

buğra Metin Günay'ın köşkün her köşesinden yaptığı çekimleri ben de çok beğeniyorum.. Kamera köşkte yaşayan bizim göremediğimiz yaramaz bir çocuk gibi köşkün her tarafında sürekli hareketli bir şekilde ordan oraya koşuşturuyor ve bizim köşkün içinde olan biteni her açıdan izlememizi sağlıyor...

28. bölümde de dikkatimi çeken başka bir nokta ise, bu bölümde kapı önünde çok sahne vardı ve Metin Günay'ın askılıkla dip dibe yaptığı çekimler yine bir köşede bizim aileyi hınzırca izleyip, kıkırdayan bir konuk gibi bizleri köşkün içine çekti..

Burdan Metin Günay ve ekibinin EMEĞİNİ ayakta alkışlamaktan başka yapacak bir şey yok.. Sihirlisinema senin de dediğin gibi bir BRAVO çekiyoruz..:happy0064

HBERTH
10-01-07, 13:14
Çekimler hakkında teknik olarak yorum yapmak benim haddime düşmez ama bir izleyici olarak dikkatimi çeken bir kaç noktaya değineyim.. sihirlisinema sen bizden daha bilgili ve daha tecrübelisin bu konularda ve her yorumunla bizlere öğrettiğin çok şey oluyor sağol..

Metin Günay... Valla diyecek söz bulamıyorum.. Çok farklı ve kapsamlı çekimler yapmak onun ayrı bir yeteneği olsa gerek... Elindeki malzemeleri sınırları zorlayarak çok güzel yansıtmalarla, bizleri küçücük ekranlardan alıp da köşke götürüyor adeta.. Duyguları oyuncuların yansıtmasının yanında, bu duyguları bu kadar etkileyici ve farkedilecek düzeyde kameraya da yüklemek herkesin kolaylıkla yapabileceği bir şey değildir.. Kamerayı kişiselleştiriyor adeta.. Bize olup biteni köşkün bir köşesinden izleme fırsatı veriyor.. Dizimizin bizi kendisine çeken tatlı ve komik duygu yüklemelerinden bir kaç örnek olarak; gizlilik, merak, telaş, saklanma ve bir çok duygu verilebilir.. Ben bir kaç somut örnek vereyim;

Eda ve Oğuz'un çukurun içindeki buluşmalarında, köşkten yola çıkıp da bizim tatlı aşıkların o komik hallerini yansıtarak beklenmedik bir kahkaha tufanı yaratması(genelden özele). Onlar çukurun bir köşesine çöküp de gizlenirlerken, kameranın da tepeden aşağıya doğru inerek, yere mümkün olduğunca yakın bir şekilde, diğer köşede aynı gizlilik duygusu içinde görüntülemesi.. Daha sonra da Eda ve Oğuz'un kimse duymadan Ferit'e seslenirken de kameranın ağacın arkasına saklanması.. Oğuz'un taş atma sahnesini.. Ve dahası...

buğra Metin Günay'ın köşkün her köşesinden yaptığı çekimleri ben de çok beğeniyorum.. Kamera köşkte yaşayan bizim göremediğimiz yaramaz bir çocuk gibi köşkün her tarafında sürekli hareketli bir şekilde ordan oraya koşuşturuyor ve bizim köşkün içinde olan biteni her açıdan izlememizi sağlıyor...

28. bölümde de dikkatimi çeken başka bir nokta ise, bu bölümde kapı önünde çok sahne vardı ve Metin Günay'ın askılıkla dip dibe yaptığı çekimler yine bir köşede bizim aileyi hınzırca izleyip, kıkırdayan bir konuk gibi bizleri köşkün içine çekti..

Burdan Metin Günay ve ekibinin EMEĞİNİ ayakta alkışlamaktan başka yapacak bir şey yok.. Sihirlisinema senin de dediğin gibi bir BROVO çekiyoruz..:happy0064
BROVO değil BRAVO Pelin :)
herneyse sana ne diyeceğimi bilemiyorum...Metin Günay'ın işi ancak böyle güzel anlatabilirdi...altina imzamı atıyorum...
geldiğinden beri dizinin kalitesi daha yükseldi sanki...çekilemler...oyuncuların performansaları...herşeyiyle daha profesyonel daha kaliteli gözüküyor...
öv öv bitmez ki...sen zaten çok güzel söylemişsin herşeyi...daha fazlasını da hakediyor aslında...

bende Metin Günay'ı çok seviyorum...ve ayakta alkışlıyorum...
:happy0064 :happy0064 :happy0064 :happy0064

bugra9
15-01-07, 23:27
YÖNETMENİMİZ...(29.BÖLÜM):happy0064 :good: :img-wink: :img-yes: :good: :happy0064

Metin Günay...Boşuna Usta yönetmen Metin Günay demiyoruz...Bu hafta ilk köklü değişimini yaptı...Dizimize can kattı,sıcaklık kattı...Ve Köşkte ne yaşanıyorsa,ne hissediliyorsa anında bize hissettirme olanağı sağladı...Komediyide,hüznüde en köküne,dibine kadar yaşattı...Sesli Çekime geçtiği için çok teşekkür ediyorum...Biliyordum,tahmin ediyordum yadırgananacağını...Bende yadırgamadım desem yalan söylemiş olurum...Ama yarım saat sürdü sürmedi alıştım gitti...Sevdim,içim ısındı...O sıcaklık yüzüme vurmaya başladı klimayı kapattım...
29.Bölüm çekim açılarını çok beğendim...Ve sanırım renk düzeni ile oynanmış...Tamamdır diyorum...Bu renkleri çok beğendim...Geçen haftaya göre daha canlı ve sıcak...Tüm emeklerine sağlık diyorum...Jimmy jeep kullandığı için teşekkür ediyorum...Ve hala ısrarla istiyorum...Ne mi istiyorum...Şöyle bahçeden başlıyarak kameranın Köşkün penrelerini,oradaki hayatları yansıtmasını...Çok büyük birşey değil...Beklemedeyim...Ve Küçüklerimizi bu hafta Yakın plan gördüğümüz için teşekkürlerimi iletiyorum...Ve son söz olarak köşkte köşe kapmaca gecesinin çekimlerini çok çok beğendim...Köşk hayatının zorluklarını ve yakalanma korkusunun eğlencesini bize hissettirdiği için çok çok Sağolsun...

bugra9
22-01-07, 23:11
:happy0064 :good: :img-wink: :img-yes: :good: :happy0064 YÖNETMENİMİZ...(30.BÖLÜM):happy0064 :good: :img-wink: :img-yes: :good: :happy0064

Metin Günay...Diğer Tabir ile Usta Yönetmen Metin Günay...Bu Hafta karakterlerimizi yine doğallıktan doğallığa büründürmüşler...Tüm bölüm boyunca planlar ve çekimler öyle güzel ve etkileyiciydiki hayranlık ile izledim...Sanırım tüm bunlar Yeni Görüntü Yönetmeni ile ortak çalışmalarınız oldu...Siz ağaçları çok seviyorsunuz...Bunu söyleyeceğim söyleyeceğim unutuyorum...Öyle güzel planlar başlatıyorsunuzki o ağaçların yapraklarının arasında adeta sinema filmi izlermiş gibi...Yakın Planlar çok güzeldi...Kamera açıları çok güzeldi...Ayrıca tahminimce sizin seçiminiz Eda ile Oğuz karakterlerini ilk dans ettileri mekana sık sık götürerek orayı özel kılmanızda çok hoşuma gitmeye başladı...Balon sahnelerinin çekiminden başlıyarak köşk sahneleri ve sayamayacağım sahneler tüm duygusu ile bizlere geçti...Buna emin olabilirsiniz...

Yeni Görüntü Yönetmenimize ve Tüm Set ekibine koskocaman teşekkürlerimi gönderiyorum...Böyle bir Hikaye'nin bize ulaştırılması ve sevdidiği için...Çaycısından,ışıkçısına,makyözünden asistanına kadar sevgilerimi yolluyorum...

Ve Bunuda söylemeden geçemeyeceğim...Dizimizde çeşitli haftalarda yer alan Eski Müzikler var...Çoğunluk Türk Sanat Müziği...Bu ölümsüz şarkıları bizim yaş grubumumuzada sevdirme çabalarınızı ayakta alkışlıyorum...Günümüzde bangır bangır pop şarkılar dinlenirken bizlere bu şarkıları usul usul hikayemizin içinde yaşata yaşata sevdiriyorsunuz...(Asu Maralman'ada sonsuz teşekkürler...Her zaman böyle kalın...Sevgi dolu...Ve Nice 30. Bölümlere diyorum...

bugra9
30-01-07, 00:43
:happy0064 :good: :img-wink: :img-yes: :good: :happy0064 YÖNETMENİMİZ...

Metin Günay...Artık yeni yönetmenimiz demeyeceğim...Artık alıştığımız Metin Günay yönetimi diyeceğim...Herzamanki gibi ustaca çekilmiş bir bölümdü...Herşeyiyle bu senaryo ve bu oyuncular ustalık ile kullanıldılar...Ben yine söylemeden geçemeyeceğim...Anladığım kadarı ile Metin Günay'ın ekibinden getirdiği Görüntü Yönetmeni son derece başarılı...Ve görevini layık'ı ile yerine getiriyor...Ben çok memnunum...Ve herzaman dediğim gibi Metin Günay dizimizin dolayısı ile bizlerin en büyük şansı...Ustalığını ve doğallığını her fırsatta gösteriyor...

GizemliSahne
01-02-07, 22:25
31. Bölümde Metin Günay

Valla artık diyecek söz kalmadı herhalde.. Harika çekimlerle yine karşımızdaydı Metin Günay.. İyi ki gelmiş diyorum.. Çok çabuk uyum sağlayıp, görsel şölenlerle bizlerin gönlünü yine fethetti.. Dediğim gibi duyguları kameraya yüklemekte üstüne yok.. Senaryo'da kameralara da rol verilmiş gibi hikayeyi anlatmaya katılıyor o da.. En beğendiğim sahnelerden biri Sabutay'ın köşkten çıktıktan sonra yerden yukarı doğru bir açı ile köşkü Sabutay'ın arkasına almasıydı.. Sabutay'ı gözümüzde nasıl da büyüttü? Köşkü nasıl da devleştirdi..Alltan bir çekim ile Sabutay'ın yarattığı problemleri yazılardan alıp, görselleştirdi..

Diğer bir sahne de ise o Yeşilçam'daki eski Türk filmlerinde kullanılan bir yöntem ile o güzel sonbahardan kalma kış rengini nasıl da güzel iletti bizlere.. Ağaçlar arasındaki geçişler, takipler harikaydı tek kelime ile..

Ama ben yerden yukarı doğru ilerleyen bir açı ile oyuncuları yine önüne alıp uzaktan, yüksek ama yataya yakın bir çekim görmek isterdim.. O yolu tepeden görmek harika olurdu.. Mekan zaten süper seçilmişti.. Bu konu da teknik açıdan pek bilgi olmasam da fotoğrafçılıkla ilgili az çok araştırma yaptığım için böyle yorum yapmak için yola çıkıyorum.. Yoksa Metin Günay'ın tekniğini eleştirmek ne haddimize.. Kendisi usta yönetmen :img-wink:

Ayrıca İclal Aydın'ın Tahir Ağa'nın Melahat ile konuşmasını dinlerken yapılan ışıklandırma çok iyiydi.. Önden ve oyuncunun yüzüne doğru verilen ışık, kapıyı karanlıkta bırakıp, çok güzel yansıdı ekranlara..

Buradan kendisini tekrar ayakta alkışlayıp, tebrik ediyorum kendisini.. :good:

bugra9
06-02-07, 18:31
YÖNETMENİMİZ...32.BÖLÜM PERFORMANS

:happy0064 :good: :img-wink: :img-yes: :good: :happy0064

Metin Günay...Yine o eşsiz çekimi ve yönetimi ile bizleri bu sıcak insanların arasına kadar indirmeyi başardı...Sahneler son derece güzel ve etkileyici çekilmişti...Benim değineceğim birkaç nokta olacak...Eda'nın Serpil buluşması...İşte bu sahnede ancak böyle çekilebilirdi...O an Eda'nın yüz ifadeleri,Vurgulamaları beni yine eskilere götürdü...Yeşilçam'ın o Ertem Eğilmez filmlerindeki Yaşar Usta'nın son cümlelerini hatırlattı...Ve çok mutlu etti...Metin Günay belkide İki Aile'nin en büyük kozunun doğallık ve samimiyet olduğunu bildiğine eminim...Ve sürekli bunun üstüne gidiyor zaten...Ve yine bir eleştirim olacak...Bazı sahnelerde yakın plan gerekiyor...Ama biz uzaktan izlemek zorunda kalıyoruz...Yakın plan ile bu sahnelerin daha etkileyici olacağını düşünüyorum...Ama çekim ve yönetim bu haftada çok başarılıydı...Özellikle son sahnedeki o doğallık on numaraydı...Tebrik ediyorum yönetmenimizi...Ve başarılarının devamını diliyorum...

bugra9
19-02-07, 21:26
YÖNETMENİMİZ...(34.BÖLÜM)...

:happy0064 :good: :img-wink: :img-yes: :good: :happy0064

Metin Günay...Bizim dizimiz kadar sıcak yönetmenimiz...Yine yapacağını yaptı Metin Günay...O olağan üstü çekimler ile bizi aldı köşke götürdü...İlk olarak O geceki köşk çekimine değineyim...Köşkümüzün her ayrıntısını gözler önüne serdi...Bir kuş misali bizi havalndırdı ve köşkümüzün çatı katına kondurdu...Açılarda harikaydı...Kusursuz bir çekim izledim...Ve mezarlık sahnesi...Olağanüstü kullanılmıştı o mekan...Günaşli bir günün etkisi ile ekranlarımıza güneş gibi doğdu o güzelim İstanbul...Ben yine diyorum...Belki çok diyeceğim çekimler olağanüstüydü...Tek kelime ile olağansüstüydü...Metin Günay Ve Ekibine kocaman teşekkürlerimi gönderiyorum...Bu olağansüstü hikayeyi böyle büyülü bir şekilde çektikleri için...

Adını sayamadığım Tüm emek sahiplerinin Ellerine Sağlık...Bizlere bu güzel hikayeyi bukadar özel anlattıkları için...İçimize kadar işlettikleri için...Işıkçısından,kameramanına,çaycısına,makyözü ne...Elleri Dert görmesin diyorum...Ve farkında olsunlar çok farklı bir hikaye ve çok özel bir hikaye anlatıyorlar...Bizlerde zevkle izliyoruz...Aynen böyle Devam...Sevginin Zaferi diyelim...

bugra9
27-02-07, 18:04
YÖNETMENİMİZ...(35.BÖLÜM)


:happy0064 :good: :img-wink: :img-yes: :good: :happy0064 :happy0064 :good: :img-wink: :img-yes: :good: :happy0064

Metin Günay...Bizim dizimiz kadar sıcak yönetmenimiz...Bu hafta yine karşımıza sürprizlerle çıktı...Türk dizilerinde az rastlanan bir kovalama-Takip sahnesi ile çıktı karşımıza...Son derece başaralı bir çekimdi...Tüm planlar,Tüm açılar ustalık ile çekilmişti...Trafiğe kapalı bir yolu canlı bir şekilde yansıttı...Ve kaza sahnesi...Çok çok gerçekçi çekilmiş bir sahneydi...Birkaç açıdan çekilen bu sahne gerçekten başarılıydı...O kaza yapmış gibi duram Jeep hasar görmüşmüdür bilemiyorum ama ciddi bir kaza sahnesi izlediğimizi söyleyebilirim...Metin Günay'ın Kocaman Teşekkürlerimizi gönderiyorum...

Ve Emeği geçen tüm Ekibin Ellerine Sağlık...Gece Gündüz demeden çalışan,yorulan,Emek veren en büyüğünden,en küçüğüne Tüm Ekibize Teşekkürlerimizi gönderiyorum...Dizimizin Görünmeyen kahramanları onlar...

bugra9
15-03-07, 11:33
:good: :good: :good: METİN GÜNAY 37.BÖLÜM...:good: :good: :good:

Şimdidede Geldik Metin Günay'a...Bizim Duygu aktarımı konusunda başarılı yönetmenimize...Öncelikle Yine ben Çekimlerden bahsetmek istiyorum...Öyle güzel açılar vardiki bu hafta...Her hafta değişik açılar,değişik bakış açılarından izliyoruz dizimizi...Kimi zaman bir jimmy jip'e takılıp Köşkümüzün zirvesine tırmanıyoruz...Kimi zaman tam tersi ağaçların arasından havuza yumuşak bir geçiş yapıyoruz...Kimi zamanda bu hafta olduğu gibi Köşkümüzün zirvesi ile Bahçeyi aynı kadrajda görebiliyoruz...Bu tür sahneler bana ACABA dedirtiyor...Acaba bu haftaki açılarımız nasıl olacak diye merak uyandırıyor...Ve Küçük bir teşekkür daha etmek istiyorum...Eda ile Oğuz didişmelerinin yakın plan verilmesi o sahnedeki komedi unsurunu ve etkileyicilik dozunu çok daha arttırdı...Yani bu didişme esnalarında en önemli şey yüz mimikleridir...Bunu yakın plan görmek ben dahil eminim tüm arkadaşlarımın çok hoşuna gitmiştir...Çünkü Yakın palan çekimi kimi zaman en etkili çekim türüdür...Komedi'de...Dramda daha iyi yansıtılır diye düşünüyorum ve Teşekkürlerimi gönderiyorum...Ve Renklere birkez daha gelmek istiyorum...Bu haftaki Işık ve Renk değişimini tüm arkadaşlarımız farketmiş...Çünkü farkedilmeyek gibi değildir...Ben İki Aile'de...Köşkümüzde bu canlı renklerle daha güzel diyorum...Yapılan kahvaltılar...Akşam yemekleri...Televizyon sefaları hatta didişmeler bu renk tonuyla daha büyük anlam kazanıyor...Bizim dizimiz Kocaman soru işaretleri,Ağır dramlar ve Zorlama aşk hikayeleri anlatmadığı için kasvetli bir havaya hiç gerek yok...Cıvl cıvıl rengarenk izlemek bence daha büyük bir zevkti...Bu değişiklikte Metin Günay'ın bir payının mutlaka olduğunu düşünüyorum...Ve Bu haftada Tüm çekimleri ve Duygu aktarımı için Metin Günay'a Teşekkürlerimi gönderiyorum....

Adını Sayamadığım Koskoca bir Ekip...Günleri,Saatlerini,Emeklerini bizlere veren Emek Sahipleri...Set Ekibimiz...Hepinizede Kucak dolusu sevgilerimi,Bir okadarda teşekkürlerimi gönderiyorum...Bu Hikayenin aktarımında,anlatımında hatta Montajında ve Kurgusunda Emeği geçenler, hepiniz harikasınız...Hepiniz farklısınız ve emin olunki biz herşeyi çok çok iyi anlıyoruz...Amacınıza sonuna kadar ulaşıyorsunuz...Emeklerinizin başımızın üstünde yerleri her daim hazır...

:good: :good: :good: SEVGİNİN ZAFERİ... :good: :good: :good:

bugra9
25-03-07, 19:55
:good: :good: :good: METİN GÜNAY 38.BÖLÜM...:good: :good: :good:

Metin Günay...Dizimizin Başarılı Yönetmeni...Bu hafta Yine Bizler için Çok güzel sahneler hazırlamıştı...Özellikle Köşkteki gecenin jimmy jip ile çekilmesi...Önce Ağaçlara gidişi...Ardından O sabaha geçiş olağanüstüydü...Yönetmenimiz Ağaç yapraklarını,dallarınıda çok güzel kullanıyor geniş plan ve dış çekimlerde...Çok başarılı buluyorum...Yeni doğan günün ardınan Çatı katına geçişte çok başarılıydı...Eda ile Oğuz'un Ayrılık gecesindeki sahnelerinde yakın plan verilmesi hiç bir duygunun kaçırılmamasına sebep oldu...


İsmini Sayamadığım Tüm Çekim ve Yapım Ekibinin Ellerine Sağlık...Geceden Sabah'a...Sabahtan Geceye Emek harcıyorlar...Tüm set ve montaj ekibine Teşekkürlerimi gönderiyorum...Ayrıca bu haftada Renklerdeki Canlılık bizleri çok mutlu etti...

bugra9
12-04-07, 18:06
:good: :good: :good: METİN GÜNAY...(41.BÖLÜM)...:good: :good: :good:


Metin Günay...Her Hafta Sürprizlerle ekranlarımızı şenlendiren ve duygu aktarımında ekol olmuş yönetmenimiz bizim...Aslında dün bol bol bahsettim Metin Günay'ın farklı çekimlerinden...Büyüğünden küçüğüne her sahnedeki özeni,titizliği gerçekten bir izleyici olarak beni çok mutlu ediyor...En önemlisi dizimizin simgelerinin başında gelen Köşkümüzü bize hissettirebilmesi...O mekan her dizide kullanılan sıradan bir mekan değil çünkü...Cansız,bir anlam ifade etmeyen bir dekor olarak görmüyorum ben orayı...Aksine her santimetresinde yaşanmışlık olan...Bağrışların,kahkahaların,gözyaşlarının kısacası Hayatın insanlara getirdiği her sürprizin tek ortağı olarak görüyorum...Şunuda unutmamak gerekiyorki bu yaşanmışlıklar görünüşte altlı üstlü oturan İki Ailenin başından geçenler...Bu zorunlu durum ve herzaman birlikte yaşamak zorunluluğunun yanstılması çok hoşuma gidiyor...Aslında bu hislere kapılmamda Senarsitlerimizinde payı çok büyük...Dediğim gibi herşey kağıtta durduğu gibi durmuyor...Gönül vermek,emek vermek ve bir miktarda tecrübe istiyor...Yönetmenimizin başarılarının devamını diliyorum...

Eveet Görünen kahramanlardan bir kaçına değindikten sonra gizli kahramanlarımıza gelelim...Gece'den Sabah'a...Sabah'tan geceye bu yapımda emeği geçen Tüm Set ve Montaj ekibimize Teşekkürlerimi gönderiyorum...Başarılarının devamını diliyorum...

2aile
28-05-07, 15:38
buğra bu sayfada seninle coşmuş... yönetmenimize verdiğin önem ne kadar güzel... yorumların için sağol hepsi birbrinden güzel emin ol metin bey bu yazılanlardan haberdar oluyordur!!!

bugra9
23-06-07, 20:27
buğra bu sayfada seninle coşmuş... yönetmenimize verdiğin önem ne kadar güzel... yorumların için sağol hepsi birbrinden güzel emin ol metin bey bu yazılanlardan haberdar oluyordur!!!

2Aile Selamlar...

Valla Yönetmenimizi o kadar çok seviyorum ki emeğinin hakkını birkaç cümlede olsa vermeye gayret ediyorum...Çünkü İki Aile'de gerçekten inanılmaz bir özenle çalışıyor...Mekanın Köşk olduğunu gözardı etmeden bize olağanüstü bir atmosfer sunuyor...Sende biliyorsun Bahçe çekimleri olsun...Balkonlarda ki jimmy jip çekimler olsun...Gerçekten fazlasını bile hak ediyor...Eminim ki titizliği yüzünden örneğin 5 saatlik çekim 7-8 saate kadar çıkıyordur...Çünkü ben izleyici olarak gözlemlediğimi söylüyorum çok basit bir şekilde çekeceği sahneler için kocaman düzenekler kullanıyor...Ne diyeyim Metin Günay herşeyin en güzelini hak ediyor...

Gözardı etmememiz gereken diğer bir gerçek ise Nursan Esenboğa'dan bir miras devraldı Metin Günay...O mirası tüketede bilirdi...Şimdi yaptığı gibi üzerine birşeyler koyarak bugünlere getirdi...En önemlisi de oturmuş bir düzene sonradan dahil oldu...Her hareketleri ve mimikleri belirlenmiş karakterleri yönetti...Farkediyoruz ki hiçbir karakter yerinde saymadan hayatla,bizle beraber gelişti...Bir yönetmen olarak yalnızca çekimleri değil oyuncuların performanslarınıda değerlendirmemiz lazım...

İki Aile'ye getirdiği en büyük devrim niteliğinde Sesli çekime geçti...Köşkün atmosferine bir nebze daha yaklaştık...Artık tüm çatırtılar,patırdılar canlı canlı bize geldi...Eminim sesli çekimde set sürelerini uzattı...İki kat daha özen iki kat daha dikkat gerektiyordu...

Kısacası Metin Günay...İki Aile için büyük bir şans diyebiliriz...Yeni Sezonda da Yönetmenimize Başarılar Dilerim...Tabiki Metin Günay'ın ekibine,tüm set çalışanlarına çok şey borçluyuz...

Görüşmek üzere 2Aile...Senide bu başlıkta gördüğüme çok sevindim...Bundan sonrada görmek isterim...

bugra9
18-07-07, 03:08
Merhabalar Yönetmenimiz Metin Günay'ın Güzel bir Söyleşisini sizlerle paylaşmak istedim...Söyleşiyi Bulan Şule'ye buradan çok Teşekkürlerimi Gönderiyorum...Sizinle paylaşmama vesile oldu...

Türk sineması hepsinden iyi

Alternatif Bakış’a bu haftaki konuğum ünlü yapımcı-yönetmen Metin Günay oldu. Metin Günay, genç yaşına rağmen Türkiye’de büyük ses getirmiş ve aradan uzun yıllar geçmesine rağmen halen unutamadığımız birçok dizinin yönetmenliğini yapmış bir isim. ‘Gurbetçiler’, ‘Kral’ın Hayatı’, ‘Sıcak Saatler’, ‘Deli Yürek’, ‘Ekmek Teknesi’, ‘Kasabanın İncisi’, ‘Aynalar’, ‘Rüzgarlı Bahçe’ ve şu anda Star TV ekranlarında oynamakta olan
‘İki Aile’ dizileri bunlardan sadece birkaçı. Genç yaşında bunca başarılı işe imza atmış Metin Günay’ın bir diğer önemli özelliği ise sadece yaptığı başarılı işlerle anılmak istemesi. Zaten bu duruşunu bunca başarılı işe imza atmasına rağmen yazılı ve görsel basından ‘bilinçli’ olarak uzak durmasından kolaylıkla anlayabiliyorsunuz.
Kendisi ile yapmış olduğum uzun ama bir o kadar da keyifli söyleşide, Türk Sineması’nı, Türkiye’deki televizyon dizilerini ve Metin Günay’ın ülkemizde büyük yankı uyandıracak projeleri hakkında konuştuk. Umarım sohbetimizden sizler de keyif alırsınız. O zaman buyurun sohbetimize...

Rekorlar kırabiliriz


İsterseniz sohbetimize Türk Sineması ile başlayalım. Özellikle son yıllarda Türk Sineması’nda ciddi bir kıpırdanma söz konusu. Tabii medyanın da bunda katkısı inkâr edilemez bir gerçek. Türk Sineması’nın bugünkü durumu hakkında siz neler düşünüyorsunuz?

Bana göre Türk Sineması, hikaye ve tema olarak dünya sinemasının bir adım önünde. Bugün dünya sinemasının işleyebildiği konular tekrara binmiş durumda. Dikkat edin, son zamanlarda yapılan filmlerin konuları birbirinin tekrarı durumunda. Ancak bizler bu konuda gerçekten de çok şanslıyız. Çünkü öyle bir toprağa ayak basıyoruz ki, eğer bastığımız bu toprağın hikayelerini, destanlarını, değerlerini ve binlerce kilometrelik yolculuklardan sonra buralara gelen atalarımızın hikayelerini farklı bir bakış açısı ile değerlendirebilirsek, buradan çıkacak olan malzeme Türk Sineması’nın dünya sinemasından bir adım önde olduğunu göstermeye yetecektir. Eğer, kendi kimliğimizi, bastığımız toprakların geçmişini araştırıp, ortaya koyabilir ve teknik ile sermaye de bunun yanında olursa, dünyanın her ülkesinde gişe başarısı sağlayabilecek ve rekorlar kırabilecek filmlere imza atabiliriz.

Dolayısı ile bu konu ile ilgili hamasi söylemleri bir kenara bırakmamız gerekiyor. Öyle değil mi?

Kesinlikle evet. Sizin de söylemiş olduğunuz gibi, Türk Sineması olarak, eğer dünya sineması içerisinde bir yer edinmek istiyorsak öncelikle hamasi söylemleri bir kenara bırakmamız ve belli şartları bir araya getirmemiz gerekiyor. Çünkü biraz önce de anlatmaya çalıştığım gibi bir sinema filmini ancak film olabilecek normları bir araya getirerek yapmak mümkündür. Eğer ‘hadi bugün bir film çekelim’ düşüncesi ile işe başlarsanız, yaptığınız o iş başka bir iş olur; ancak sinema filmi olmaz. Eğer bu anlamda bir sinema filmi yapma hedefiniz varsa, o filmin gerek hikaye, gerekse de teknik donanım ve oyuncu kadrosu ile yurt dışında da gişe başarısı elde etmesi gerekiyor.

Stara ihtiyaç yok


Yapmış olduğunuz işlere baktığımda, popüler isimlere yer vermeden başarılı olduğunuzu görüyorum. Örneğin, Ekmek Teknesi dizisinde başrol oyuncusu yoktu; ancak yayınlandığı saatlerde Türk halkını ekranlara kilitliyordu. Bunu nasıl başarıyorsunuz?

Aslında bu bir metot. Mesela, elinizde bir projeniz vardır ve bu projenizi hedef kitlesine ulaştırmak için bir star kullanma ihtiyacı hissedersiniz. Yani, ana karakterinizin rolünü bir stara verirsiniz. Aslında dünyanın her yerinde de bu metot kullanılır. Diğer bir metot ise; hikayenize güvenir, kime hangi hikayeyi anlattığınızı iyi bilir, bundan şüphe duymaz ve böylece projenizdeki başrolü bir stara verme ihtiyacı hissetmezsiniz. İşte biz de yapmış olduğumuz işlerde bu ikinci metodu kullanmaya çalışıyoruz. Bunun da en büyük sebebi, kime, nasıl bir hikaye anlattığımızın farkında olmamız. Bu sebeple de genellikle stara ihtiyaç duymuyoruz. Bizim için yapmış olduğumuz işlerdeki karakterlerin hepsi ayrı ve önemli.

Farklı bir tanım


Bu işlerde genellikle muhafazakâr bir duruş ile de karşılaşıyoruz. Bu duruşun arkasındaki sebep bilinçli mi yoksa senaryo gereği ortaya çıkan bir durum mu?

Doğruyu söylemek gerekirse, yapmış olduğumuz işleri, belli bir duruşa sahiplermiş gibi değerlendirmemek gerekiyor. Çünkü yaptığımız işlerin altında yatan söylemin temeli, nerede yaşadığımızı bilmemizden kaynaklanıyor. Nerede yaşadığımızı sorguladıktan sonra karşınıza çıkan sonuca baktığınızda gördüğünüz şey, bizim yaptığımızdır. Tarih, ekonomi ve sosyoloji gibi meselelerde nerede yaşadığımızı bilmemiz gerekiyor. Eğer ilk olarak yaşadığımız yere ve insanlara ait bir hikayeyi anlatamıyorsanız, başka bir dünyaya ait hikayeyi anlatmanız mümkün değildir. Bu konuda muhafazakâr bir duruşa sahip olmak yerine, farklı ve yeni bir tanım ortaya koymamız gerekiyor. Bu tanımı yapabilmek için de yeni bir perspektife ihtiyacımız var. İşte bu perspektif de yaşadığımız yerden dünyaya bakabilmek ve günümüz şartları ile dünyayı anlamaktır. Bu da Türkiye Cumhuriyeti sınırlarından çok daha geniş yerlere bakmaya çalışmakla mümkündür. Bütün Türkistan’ı, Avrupa’yı, Hazar’ı ve hatta daha geniş bir coğrafyaya bakmak gerekiyor. Bizim toprağın renginden, kokusundan, ışığından beslenerek bakmak, bu yeni perspektifi kazandırmak açısından bence çok önemlidir.

Ancak bu topraklardaki büyük tarihi olaylar hiçbir zaman büyük prodüksiyonlara konu olmadı. Bu konu hakkında neler söylemek istersiniz?

Söylemiş olduğun bu filmleri çekmek bizim için bir ideal aslında. İdeallerin sonuçlanması ise uzun bir yol ve bu yolu biz sinemacıların tek başına tamamlaması mümkün değil. Toplumun diğer dinamiklerinin ve enerjisinin de aynı yolculuğa hazır olması gerekiyor. Bu şu demek; bu ülkenin romancısı, devlet adamı, ressamı, siyasetçisi, sermaye sahibi, akademisyeni ve vatandaşı bu tür projeleri yapabilme perspektifine sahip olmalıdır. Ancak bu şekilde başarı sağlanabilir. Eğer bu dinamikler ortak bir noktada buluşamazsa, bu hikayelerin büyüklükleri ve dünya insanlık tarihindeki önemleri çok basit bir fıkra haline gelir. Dolayısı ile her yönü ile hazır olmamız gerekiyor. Yani, sadece sinema sektörü değil, sermaye de buna hazır olmalıdır.

Siz aynı zamanda Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden mezunsunuz. Bu yönünüzün yönetmenlik mesleğinize ne gibi katkıları oluyor?

Mimarlık, sanatın anasıdır. Mimari hacim içerisinde bütün sanatlar vardır. Yani filmlerin içindeki hikayeler mekansal bir gerçekçilik içinde anlatılır. Bu anlamda; dağ, ova veya nehir de bir mekandır. Yani bir ev gibi onlar da mimaridir. İnsanın yaşadığı her yer mekan olduğu için mimarlık ile sinema doğru orantılıdır. Aslında ben yönetmenlik yaparken, mimarlığımı da hayata geçiriyorum.

İşimle anılmak isterim...


Pek çok başarılı işe imza atmanıza rağmen sizi yazılı ve görsel basında hiç görmüyoruz. Bunun sebebi sadece işinizle anılmak isteği mi, yoksa başka bir sebebi var mı?


Dil çok şey söyleyebilir ancak bizim sektörde dil ne kadar söylerse söylesin, önemli olan yapmış olduğunuz işin ne söylediğidir. Eğer yaptığınız iş gerçekten iyi ise ne fotoğraf vermeniz ne kendinizi göstermeniz ne de çok şey söylemeniz gerekir. Eğer yaptığınız iş kötü ise bunların hepsi âdeta uzaydaki boşluk gibidir. Yani, bir nokta kadar bile kıymeti yoktur. Biz de yapmış olduğumuz işlerle bir şeyler söylemek ve öyle anılmak istiyoruz. Yapmış olduğumuz işler de halkımız tarafından beğeniliyorsa ne mutlu bize.

Duyumlarıma göre Türkiye’de ve dünyada büyük ses getirecek bir sinema filmi projeniz var. Bu projenizi bizimle de paylaşır mısınız?

Yaklaşık iki yıldır devam eden ve Çanakkale Destanı ile ilgili bir film projemiz var. Bu filmin dört ülkede geçen bir çekim süreci olacak. Yani, zor ve sorumluluğu fazla olan bir proje. Biz de bu bilinçle çalışmalarımıza devam ediyoruz. Umarım uluslararası alanda başarılı olacak bir işe imza atarız.

KAYNAK: TÜRKİYE GAZETESİ...

bugra9
09-08-07, 19:39
:icon_shad:good::happy0064METİN GÜNAY GİDERKEN...:icon_shad:good::happy0064

Merhabalar...Metin Günay Ayrılırken bende tüm emeklerine karşın nacizane bir güle güle yazısı yazdım...Bu başlıkta Hafta hafta Metin Günay'ın başarısının en büyük kanıtı...Genellikle Metin Günay Eleştiri yorumlarımı sıcağı sıcağına yazmaya çalıştım...Bu başlığı yeterince hareketli tutmaya çalıştım...Tabi ki Metin Günay'ın ayrılışı ile bu başlık unutulup,boş kalmayacak...Ben kendi adıma şunu söyleyebilirim ki Metin Günay'ın bundan sonraki projeleri tarafımca incelemeye alınmıştır...Şimdi İki Aile Başlığına eklediğim satırları buraya getiriyorum...

------------------------------------------------------------------------

Eveet Bu durumda Metin Günay'ın ayrılığı kesinleşti...Sebep her ne olursa olsun Ayrılıklar herzaman üzücüdür...Metin Bey'in dizimize kazandırdıklarını ve emeğini elbette görmezden gelemeyiz...

Metin Günay,Tıpkı Kendi hikayesini noktaladığı yerden bir "Dans" sahnesinin devamında bizlerle buluştu...İsminin bile bizim için değeri büyüktü...Süper Baba gibi Sıcak Saatler gibi Televizyonlarda miheng taşı denilebilecek projelerde ismi vardı...Yayınlandığı dönem çok tepki alsada Kurtlar Vadisi gibi bir Efsanenin oluşturulmasında yine ismi geçiyordu...Ekmek Teknesi ses getirmiş bir yapımın ilk sezonunda yine Metin Günay ismi geçiyordu...

Elbette Yaptıkları yapacaklarının teminatıdır dedik ve İki Aile'nin bu yeni dönemini heyecanla izledik...Elbette Metin Günay farkı daha geldiği ilk bölümden hissedilmeye başlanmıştı...Kimi zaman herşeyi bir kenara bıraktık Metin Günay'ın kamera açılarını ve çekim tekniklerini satırlarca konuştuk...Çünkü İki Aile'de çok başarılı bir grafik tutturmuştu...Dizimizde devrim sayılabilecek Sesli Çekim'e sezon ortasında geçme riskini göze alarak hikayemizi daha canlı bir performansa taşıdı...O andan itibaren anlamıştık ki Metin Günay ortadaki tüm yapaylıkları kaldırmaya niyet etmişti...25.Bölüm'den 52.Bölüm'e kadar bir çok "Yürek Burkan,Beklentilerin çok yukarlarda olduğu,komik,hüzünlü,kahkahalı" sahnelerin altından başarı ile kalktı...
Kendine yakışır bir şekilde Sezon'a veda Etti...Şimdi İki Aile yoluna başka bir yönetmen ile devam edecek...Ama madem bu Metin Günay'ın Vedası şanına yakışır bir şekilde Tebrikler ile yolculuyorum...
Tabiki Metin Günay'ın Ekibinide bugüne kadar verdikleri Emekler için Teşekkür Ediyorum...Emeklerinin karşılığını takdir ederek verdik...Eminim bundan sonra da yolları açık olacak...

Tıpkı Nursan Esenboğa gibi Metin Günay içinde kalbimizde yeni bir oda açıyorum...Her iki isimde ölümsüzlüğün,unutulmazlığın en güzel örneklerini oluşturarak arkalarında Yıllar geçsede Sevgi ile anılacak izler bırakıyorlar...

:good::happy0064BİRGÜN HERŞEY UNUTULSA BİLE EMEKLER HİÇBİR ZAMAN UNUTULMAZ...BUNDAN SONRADA UNUTULMAYAN EMEKLERİN MİMARI OLMASI UMUDU İLE METİN GÜNAY'A SAYGILARIMI GÖDERİYORUM...:good::happy0064