Tüm Versiyonu Göster : Döngel Karhanesi
Döngel Karhanesi
http://img487.imageshack.us/img487/4904/dongelpos7vb.jpg (http://imageshack.us)
Konu : Döngel Karhanesinin sahibi olan Bertan, mafyaya olan borcunu ödemek için bankadan kredi almıştır. Ancak krediyi geri ödeme vakti geldiği zaman yeterli parası olmadığı için banka geneleve el koyar.
Büyük bir ümitsizlik içindeki Bertan'a sevindirici bir haber gelir. Bankaya bu kez devlet tarafından el konduğu için bankanın elindeki tüm işletmeler fona devredilmiştir. Bu işletmelerin karlı hale getirilip satılması amacıyla ilk hedef Döngel Eglence Tesisleri adı altındaki genelev seçilir.
İşletmeye Keskin adlı son derece dürüst ve vatansever bir yönetici atanır. Fakat buranın bir genelev olduğundan ancak işe başladığı zaman haberi olan Keskin, daha önceki tecrübelerinin burada pek fazla işe yaramayacağını farkeder.
Film Künyesi
Yönetmen
Hakan Algül
Senaryo
Necef Ugurlu
Görüntü Yönetmeni
Cem Erman
Müzik
Mustafa Kusçu
Yapım
2005 Türkiye Yapımı
98 dakika
Gösterim Tarihi
28 Ekim 2005
Türü
Komedi
Oyuncular-Karakterler
Metin Akpınar
Keskin
Ahmet Uğurlu
Bertan
Şenay Gürler
Sebahat
Şebnem Dönmez
Neriman
Fadık Sevin Atasoy
Müstesna
Son yıllarda hiç bu kadar cesaretli bir iş çıkmadı
http://www.sabah.com.tr/2005/11/04/gny/im/66451E7324968D4E82ECC75Cb.jpg
Necef Uğurlu uzun zamandır yapılmayanı yaptı ve içinde siyasal eleştirilerin olduğu bir senaryo yazdı. Cesaretli bir işti doğrusu çünkü zarar eden bankalara el koyan bir devlet kurumu üzerinden sistemi, ekonomi politikalarını eleştirdi. Bırakın eksiklikleri, abartıları bir tarafa; sadece bu yönüyle bile konuşulmaya değer bir film Döngel Kârhanesi... 'Tabutta Rövaşata' filmindeki oyunculuğu ile hafızalara yerleşen, uluslararası ödüllü oyuncumuz Ahmet Uğurlu da üç yıl aradan sonra eşinin yazdığı bu senaryo sayesinde beyazperdeye döndü. 'Her şey vatan için' diyen tipik Ankara bürokratı karakteriyle yine müthiş! Necef-Ahmet Uğurlu çiftiyle filmin kodlarını da kullanarak hicvedilen sistemi ve politikaları konuştuk
***
Necef Uğurlu ne oldu da, durdu durdu böyle bir senaryo yazdı? NECEF UĞURLU: İçimden gelir, yazarım, bu ilk vukuatım da değildi! (kahkaha atıyor) Bir de, ekonomi benim yan merakım. Diyeceksin ki, senin gibi bir ev kadını, 60'ına merdiven dayamışsın...
AHMET UĞURLU: Neco yapma, sen yükseltince benim de yaşım yükseliyo... (kahkahalar atıyorlar) N.U: Türkiye'yi izliyorum uzun zamandır, garip bir hal aldık. Bir eğlence tesisine döndü Türkiye. Serbest piyasa ekonomisi diyorlar, tam o değil... Devlet küçülsün ki güçlensin... Hayır tam aksi giderek büyüyor. Bunları takip ede ede, herhalde bir birikim oluştu bende. Ben sadece içinde olduğumuz ağlanası halimizin aslında çok da komik olabileceğini dile getirdim. Çıkış noktam buydu.
* Gerçekte de varolan, bankalara el koyan bir kuruma mı takıktınız aslında, genel olarak sisteme mi? N.U: Benimki devletin ekonomiye bu kadar müdahale etmesiyle ilgilidir. Türkiye'deki yurttaş o kadar çok şey istiyor ki devletten; inanılır gibi değil! Vergi de verse, batsa da, çıksa da, sonunda devletten bir şey istiyor. Ama devleti bu kadar zayıflatan da belki yurttaşların doğru seçimler yapmamaları, kararlı olmamaları...
YIRTMAK İSTEYENLER VAR
* Doğru seçimler yapılmıyor derken... A.U: Mesela sağlık konusunda, eğitim konusunda talepleri olmalı. Üniversiteler iyileştirilsin, hastaneler daha iyi konuma gelsin! Bunun için bir istek yok. N.U: Hem dünyanın bir parçası olmak istiyor, hem de bunun için gerekli taleplerde bulunmayı bilmiyor. Çünkü ne yazık ki eğitim oranı düşük... Ben bunu anlatmak istedim.
* Peki çözüm? N.U: Çözüm bence çok güçlü bir devlet, serbest piyasa ekonomisi, dünya ölçeklerinde Türkiye. Zaten gençlerin talepleri de bu; dünyadan haklarını istiyorlar, haklıdırlar. Tabii ki erdem çok önemli. Haklı rekabetin olmadığı yerde erdemden söz edilemez. Erdemin olmadığı yerde cesaretten de söz edilemez. Bunlar benim çıkış noktam...
* Filmde tüm bu yanlışları yansıtabildiğinizi düşünüyor musunuz? N.U: Evet. Ben senaryoyu yazdım ama yönetmen yorumlayacak, oyuncular yorumlayacak. Ki ellerinden geleni yapmışlar, esas ana noktayı kavramışlar.
* Esas nokta nedir? N.U: Yırtmak isteyenlerin trajikomik hikayesi. Yırtmak isteyenlerin ve yırtamayıp gitgide batanların ve Türkiye'nin hikayesidir. Bence komik durumdayız ama trajedi de vardır işin içinde. Ama fazla abartacak bir şey yok. Ben insanlar gülsün istiyorum! Ağlak bir toplum olmaya başladık.
* Eğlenmek için yapılmış bir film sonuçta, gerçek hayatla örtüştürmemek gerekiyor ama bir sahnede Fransız bir rahibenin, okulunun önünden fahişe olması için alınıp 'hop' diye arabaya bindirilmesine 'yok artık amma abartmışlar' diyenler de var. Bunlara cevabınız nedir? A.U: Sanat zaten gerçek değildir. Türkiye'de şöyle bir alışkanlık var; biz tiyatro oyunlarında, sinemada, müzikte hep gerçeklik aradık. Halbuki gerçekle örtüştüğü zaman sanat olmuyor. Sanat varolanı değiştirerek başka bir şey sunar. Türkiye'de gözler, kulaklar hep bu gerçekçilik içinde dönüp dolaştığı için biz masalsı şeyler yaratmakta zorlanıyoruz. N.U: Bir iktisat profesörü bile 'bizim 12 senedir yazıp, çizip anlatamadığımızı bir kadın anlattı' demiş. Daha ne yapayım yani? A.U: Bırakın kerhane meselesini, devlete borcu var borcunu ödeyemedi, futbol takımına el koydu, çiftlikler, koyunlar, keçiler kaldı, 'Bunlara nasıl bakılacak' dendi...
* Yani gerçek hayatta da devlet, TMSF gibi bir kurum bir kerhaneye el koyar, öyle mi? A.U: Koyar tabii. Bu kadar gerçekçilikten yola çıkan bir toplumun bunu haydi haydi kabul etmesi lazım. Kerhane dediğiniz nedir? Devletin izniyle açılmış bir yerdir. Her şehirde bir kerhane vardır, bunlar vergi verirler. Hatta 'Kerhaneler Kraliçesi' diye bir kadıncağız vardı, 'en çok vergi veren' diye cumhurbaşkanı ödül verdi. Bu kadar yasal olan bir şey, niye geçmesin? Ben Necef'i o yönden kutluyorum. İşte sanat orada, kimsenin düşünemeyeceği yerden çıkıyor.
* Aslında bir sistem eleştirisi değil, hayat eleştirisi de mi var filmde? N.U: Teşekkür ederim, müthiş bir algılama. Evet, izleyiciye, 'Durum budur, gül' diyorum ve güldürüyorum. Beni burada farklı kılan tek şey, kadınlarda olan cesaret. Oturdum bunu yaptım. Son yıllara bakarsanız, bu cesarette bir şey yok. Ben bunu yazma cesaretini gösterdim.
* Madem bu kadar cesaretlisiniz devam edersiniz... N.U: Ama cesaretin yanında sermaye de lazım! Devletten beslenmeyen cesaretli sermaye de lazım. Ben iki tane cesaretli yapımcı buldum; adamlar patır patır finanse ettiler.
50-60 MİLYON İZLEYİCİ BEKLERİM
* Bir yazıda okudum, 'Bu filmi 3 milyon kişinin izlemesini bekliyorum' dediniz mi? A.U: Böyle bir beklentim var tabii... Hatta 3 milyon değil, 50-60 milyon bekliyorum (kahkahalar atıyor) Bakın ama Türkiye'de her şey aptallar için yapıldı; bu bana acı veriyor. Ben dizi izleyemiyorum mesela. Bütün bunları söylerken, 'Türkiye'de benden başka aktör yok, aktris yok, yazar yok' demiyorum. Dünyanın en iyi aktörünü de getirseniz, iki saatlik çala kalem yazılmış şeyi çekiverelim dediğiniz zaman, o bile sapıtır. Onun için dedim ki, "Biz akıllılar için bir şey yaptık. Kimisi bilmem ne bağlantılarından hoşlanmaz, kimisi bilmem ne sahnesini sevmez, bunlar ayrı ama konusu itibariyle, işleyiş bakımıyla akıllılara hitap eden bir filmdir. Onun için çok seyirci bekliyorum" dedim. Ben insanları en az kendim kadar akıllı, hatta daha fazla akıllı görüyorum.
* Bu lafların üzerine gitmek zorunda kalacak herkes... A.U: Gitmezlerse bu filme; ben de bundan sonra aptallar için film yapmaya başlayacağım.
* Büyük tehdit! A.U: Başka türlüsü mümkün değil, yoksa bu topraklardan çekip gitmem lazım. Ben burada yaşamak istiyorum.
* Zekeriya Beyaz'ın filmde yer alması dikkat çekmek için miydi? A.U: Necef daha yazarken 'Zekeriya Bey'in olmasında yarar görüyorum' dedi. Çünkü Türkiye'de bir şeyler olur ve insanlar bunu tartışırlar. Bunlardan biri de Zekeriya Beyaz'dı. Kendini oynadı orada, rol yapmadı. Bakanı da Hüsamettin Cindoruk'un oynamasını çok istemişti Necef. N.U: Çok istedim çünkü o zekasıyla, esprileriyle çok başka bir adam, çok seviyorum. Ama Sapanca'nın en sıcak, rutubetli döneminde çektik filmi. Oyuncu olmayanlar zorlanırdı.
ŞİRİN SEVER
http://www.sabah.com.tr/gny/gny107-20051104-200.html
Sıradan insanları kahraman
http://www.sabah.com.tr/2005/11/04/gny/im/50474C127506104AA35B249Eb.jpg
* 3 yıldır ortalıkta yoksunuz. Bu filmde olmanız eşinizin torpili olmasa gerek! A.U: Necef'in yazdığı çok şeyler var ama benim ilgi alanım dahilinde değildi. Öyle olsaydı oğlumun dediği gibi olurdu: Annem yazar babam oynar! Benim hiç boş kalmamam lazımdı.
* Yırtmaya çalışan bir devlet memurunu oynuyorsunuz. Neyi sevdiniz peki; nasıl bir yakınlık duydunuz bu role? A.U: Rol bana teklif edildi. Hem konu itibariyle, hem rol olarak ilgi duyduğum bir şeydi. Ben her işe 'evet' demem çünkü 'Ben oyuncuyum, ne verirlerse oynarım' gibi bir durumum yok. Öyle bir şey olsaydı devlet tiyatrolarında kalırdım, her yıl üç oyunda oynardım. Benim ilgi alanlarım var...
* Nedir tercihiniz? A.U: Birincisi özgün olması lazım, yani hikayenin bize ait olması lazım. Ben çalınmış, uydurulmuş hikayelerin içinde olmuyorum. İkincisi de, sıradan olması lazım! Ben kahramanları oynamayı pek sevmiyorum. Napolyon oyna deseler beni çok fazla ilgilendirmez. Benim, sıradan insanları kahraman yapmak gibi bir derdim var. Yani herkesin her an karşılaştığı, sohbet ettiği ama farkına varmadığı olaylar ve insanlar beni çok ilgilendiriyor. N.U: Bir de ben ekleyeyim müsaadenizle; büyük para kazanmak katiyen ilgi alanı değil kendisinin. Bu da marifet mi bilmiyorum!
* Şikayetçisiniz galiba bu durumdan... N.U: Değilim, onu bu fikrinde hep destekledim. Çünkü o bize oyunculuğuyla onur verdi. Çok sanatkardır, parayla ölçülmez bu. A.U: Şu da bir gerçektir ki, biz ekonomik olarak birbirimizi dengelemeye çalıştık. Öyle bir dengesizlik olsaydı, belki ben bu sözleri kolay kolay söyleyemezdim. Ben bir TV dizisinde oynamadıysam, 8 yılda bir, istediğim an tiyatro yapıyorsam, 3-5 yılda bir sinema filminde oynuyorsam, bu öyle kolay bir şey değil.
* İstediğiniz türde projeler olmadığı için mi üç yıldır ortalıkta yoktunuz? A.U: Teklif gelmedi değil, geldi. Ben ince eleyip sık dokuyan aktörlerden değilim, idrardan karakter tahlili yapmak gibi bir niyetim de yok! Ben bu ülkenin yetiştirdiği aktörlerden bir tanesiyim. Gözüm yükseklerde olabilir.
* Yükseklerde mi? A.U: Elbette! Herkes başını yastığa koyduğu zaman ne hayalleri vardır... Hayalsiz bir şey olmaz. Benim hayalim de adım adım yükselmek. Yoksa bir anda kendimi Hollywood'da bulmak, karşımda Banderas'la oynamak gibi hayallerim yok. Şu var; iyi televizyon programının, iyi filmin, iyi oyuncunun standardı vardır. Bizim bu standartı yakalayamadığımız ortada. Her yıl 80 tane dizi çekiliyor, bu kadar dışardan film getiriyoruz, diziler alıyoruz, programlar alıyoruz, niye biz bir tane satamıyoruz? Demek ki biz bu standardı yakalayamamışız. Bana teklif geliyor, 'Dizide oynar mısınız' diye. Bir bakıyorum, bilmem ne filminden adapte edilmiş, sadece isimler değiştirilmiş, özgün olmayan, samimi olmayan bir dizi. N.U: Batıda bunun standardı var. Orada çocuk tacizi diye bir sorun var, bu işleniyor. Sağlık problemi diziyle anlatılıyor. Bizde kocası kaçtı, karısı geldi. Sonra aynı oluyor, bıkılıyor, reytingler paramparça oluyor. Açık net koymamız lazım. Eğer hukuk talep ediyorsan, iştahı artırmak zorundasın. Bunu bu yolla yapacaksın.
* Yani bu ülkede hukuk talep ediyorsan hukuk dizisi yapacaksın, sağlık problemine dikkat çekmek için sağlık dizisi yapacaksın diyorsunuz. Bu filmi yazarken de ekonomi sorununu gündeme getirmek istediniz, öyle mi? N.U: Evet, kendi çapımda, ekonomimizin geldiği noktayı güldürerek anlatmak istedim, budur.
http://www.sabah.com.tr/gny/gny108-20051104-200.html
çok süper film olmuş yaaaaaaaa.çok güldüm tavsiye ederim herkese :p
Filme giden herkes cok cok komik oldugunu söylüyor.Bende Dvdsini bekliyorum.(Maglum Avrupaya gelmedi)Bence herkes önce Türk Filmlerine gitmeli ama ne yazikki simdiye kadar sadece 1 kisi filmi izleyip yorum yazdi.Eger baska izleyenlerde varsa yorumlarini bekliyorum
ben de cumartesi günü izleyenlerdenim.
ahmet uğurlu ya bayıldım. gerçekten de yeteneğini yine ortaya koymuş. özellikle metin akpınar ile aralarında geçen dialolglar gerçekten komikti. kendi fikrimce fevkalade diyemeyeceğim ama izlediğiniz takdirde mutlaka güleceksiniz. eğer canınız sıkılıyorsa gitmelisiniz.
sevgilerimle...
göndermeler çok komikti.oyunculuklar ise çok başarılıydı.ahmet uğurluyu uzun bir aradan asonra görmek çok güzeldi.
ama keşke gereksiz uzun planlar ve kesmeler olmasaydı.
Senaryo gerçekten çok ilginç, tüm oyuncular kaliteli, ben özellikle Şenay Gürer'i çok seviyorum. Özellikle filmin ikinci yarısı daha eğlenceli, ilk bölümde tempo biraz ağır ama yine de güzel olmuş,
Doğruyu söylemek gerekirse, filmi izlememdeki bir numaralı sebep şenay gürler in oynamasıydı. ama filmi izlerken keyif aldım. çok komik ve mesajlı bir filmdi.:img-grin2
Filmin içinde birçok dokundurmalar vardı. bankaya el konulmasından sonra halkla megafonla konuşma sahnesi çok güzeldi. orada zaten birçok şey anlatıldı. bankayı sahibi soyup gitti, yüksek fazizi yerken iyiydi değil mi? ağlanacak halimize çok güldüm.:img-grin2
m.akpınar bankadan çıkarken, ilkokul öğrencilerine öğretmenin, çocuklar niye bankaya para yatırırız, paramızı çalmasınlar diye öğretmenim.:img-grin2 m.akpınar orada bir şey diyecek sandım
Devlet el koyduktan sonra ankarada a.uğurlu ile zafer ergin in konuşmaları da çok güzeldi. adamlar soyup gidiyorlar, içi boş bankayı veriyorlar sonra da bunu kara geçirip sat. adamı niye yakalayamadınız, efendim adamın süper teknesi var, bizimkiler kayık kiralamışlar yetişememişler, bir de adam iki kere düdük çalmış kaçarken.:img-grin2
A.uğurlu nun dedesini, yaşantısını ve telefonunda çalan ankara marşını duyunca, birden döngelin asıl çalışma alanını öğrenince verdiği tepkiyi bende verdim. yani dedim bu nasıl bir tezatlıktır. sonra keskin odada uyurken, kızların konuşmalarını duyunca bu duygular ters yönde değişti. aynı annemin poğaçası deyince çok duygulandım. yazar o kadar iyi ayarlamış ki birden iki uç duyguyu aynı anda hissediyorsunuz.
Sonlara doğru çok heyecanlı oldu. m.akpınar ın beyefendinin yiğeni diye yabancı bir adama birsürü para vermesi komikti.:img-grin2 avrupa birliğinden denetlemeye gelmeleri de çok komikti.:img-grin2
Abd askerleri bizimkileri kaçırıp görev verince, ekibimi kendim kurarım deyince koptum.:img-haha: :img-grin2
Oyuncuların hepsi çok başarılıydı. metin akpınar ve ahmet uğurlu nun konuşmaları çok güzeldi.
Şenay gürler den bahsetmiyorum bile herzaman ki gibi mükemmeldi.:love05:
Bir kaç resim ekliyorum. şenay gürler in resimlerini yerli oyuncular şenay gürler kısmında bulabilirsiniz.:img-grin2
http://img176.imageshack.us/img176/1603/lv247aw8.jpg (http://imageshack.us)
http://img133.imageshack.us/img133/430/lv294pi1.jpg (http://imageshack.us)
http://img176.imageshack.us/img176/6351/lv349fr5.jpg (http://imageshack.us)
http://img176.imageshack.us/img176/8262/lv435rh3.jpg (http://imageshack.us)
http://img176.imageshack.us/img176/9486/lv442qy0.jpg (http://imageshack.us)
http://img178.imageshack.us/img178/6252/lv457et2.jpg (http://imageshack.us)
http://img133.imageshack.us/img133/905/lv481wt6.jpg (http://imageshack.us)
http://img178.imageshack.us/img178/8188/lv729gz6.jpg (http://imageshack.us)
http://img178.imageshack.us/img178/9135/lv945zp5.jpg (http://imageshack.us)
http://img176.imageshack.us/img176/8685/lv1076id7.jpg (http://imageshack.us)
http://img176.imageshack.us/img176/1575/lv1231uz3.jpg (http://imageshack.us)
http://img133.imageshack.us/img133/9910/lv1299pe7.jpg (http://imageshack.us)
http://img176.imageshack.us/img176/4130/lv1305dc5.jpg (http://imageshack.us)
http://img133.imageshack.us/img133/2702/lv1391zr6.jpg (http://imageshack.us)
http://img176.imageshack.us/img176/8274/lv1393uc6.jpg (http://imageshack.us)
http://img176.imageshack.us/img176/7444/lv1402qd7.jpg (http://imageshack.us)
http://img178.imageshack.us/img178/2678/lv1412zg6.jpg (http://imageshack.us)
http://img178.imageshack.us/img178/3578/lv1417hc6.jpg (http://imageshack.us)
http://img176.imageshack.us/img176/6572/lv1425np9.jpg (http://imageshack.us)
http://img176.imageshack.us/img176/2581/lv1438pb1.jpg (http://imageshack.us)
http://img133.imageshack.us/img133/5568/lv1554kq2.jpg (http://imageshack.us)
http://img176.imageshack.us/img176/7320/lv1585gl7.jpg (http://imageshack.us)
Metin Akpınar süperdi. Filmde müthiş iğnelemeler vardı hemde gayet isabetliydi. Keskin' in telefon melodisi "Ankara' nın taşına bak", her çaldığında gülme krizine girdik. Ama en esaslı lafı doktor söyledi "Yahu Ankara hangi p....... ortada bırakmış ki seni bıraksın."
metin akpınar ne kadar iyi oyuncu oldugunu bir kez daha göstermiş bu filmde. saçma bir şey bekliyodum ama süper çıktı film, acayip gülmüştüm izlerken metin akpınarın 'senin kadar namuslu p... görmedim' lafıı falan:D birde iş bulamayan adamın ataya yalvarışındada aglıcaktım zor tuttum kendimi resmen..
**_**tarci**_** 30-09-06, 12:54 şimdi Girdik Bare Yorum Yapalim
öle Süper Film Diyemem Ama Berbatta Diyemem 3 Yildiz Alir Nasil Olsa Izleyince Sikilmadim
aysa-17310 06-10-06, 14:06 Doğruyu söylemek gerekirse, filmi izlememdeki bir numaralı sebep şenay gürler in oynamasıydı. ama filmi izlerken keyif aldım. çok komik ve mesajlı bir filmdi.:img-grin2
Filmin içinde birçok dokundurmalar vardı. bankaya el konulmasından sonra halkla megafonla konuşma sahnesi çok güzeldi. orada zaten birçok şey anlatıldı. bankayı sahibi soyup gitti, yüksek fazizi yerken iyiydi değil mi? ağlanacak halimize çok güldüm.:img-grin2
m.akpınar bankadan çıkarken, ilkokul öğrencilerine öğretmenin, çocuklar niye bankaya para yatırırız, paramızı çalmasınlar diye öğretmenim.:img-grin2 m.akpınar orada bir şey diyecek sandım
Devlet el koyduktan sonra ankarada a.uğurlu ile zafer ergin in konuşmaları da çok güzeldi. adamlar soyup gidiyorlar, içi boş bankayı veriyorlar sonra da bunu kara geçirip sat. adamı niye yakalayamadınız, efendim adamın süper teknesi var, bizimkiler kayık kiralamışlar yetişememişler, bir de adam iki kere düdük çalmış kaçarken.:img-grin2
A.uğurlu nun dedesini, yaşantısını ve telefonunda çalan ankara marşını duyunca, birden döngelin asıl çalışma alanını öğrenince verdiği tepkiyi bende verdim. yani dedim bu nasıl bir tezatlıktır. sonra keskin odada uyurken, kızların konuşmalarını duyunca bu duygular ters yönde değişti. aynı annemin poğaçası deyince çok duygulandım. yazar o kadar iyi ayarlamış ki birden iki uç duyguyu aynı anda hissediyorsunuz.
Sonlara doğru çok heyecanlı oldu. m.akpınar ın beyefendinin yiğeni diye yabancı bir adama birsürü para vermesi komikti.:img-grin2 avrupa birliğinden denetlemeye gelmeleri de çok komikti.:img-grin2
Abd askerleri bizimkileri kaçırıp görev verince, ekibimi kendim kurarım deyince koptum.:img-haha: :img-grin2
Oyuncuların hepsi çok başarılıydı. metin akpınar ve ahmet uğurlu nun konuşmaları çok güzeldi.
Şenay gürler den bahsetmiyorum bile herzaman ki gibi mükemmeldi.:love05:
Bir kaç resim ekliyorum. şenay gürler in resimlerini yerli oyuncular şenay gürler kısmında bulabilirsiniz.:img-grin2 ewet katılıyorum hem toplumsal sorunlara zekice göndermeler yapan hem de kendini sıkmadan izleten senaryosu ilginç gzl bi film şenay tabii ki süperdi ama zevkine hayran kaldım doğrusu hadi tanrıverdiyi anlıyorumm hadi dilaveri de anladık ama bu keskin ne böyleee :img-grin2 şaka bi yana performansı çok iyiydi
kelebek_01 12-02-07, 19:08 daha öncede izlemiştim ama geçenlerde atv de gösterdiklerinde izledim benim çok hoşuma gitmişti en güzeli de bakan kızının karheneye gönderilmesi idi
süper bir film yaa...cok sevdim oyuncularin performansi cok iyidi özellikle benim en sevdigim oyuncu oldugu icin hemen bakmak istedim yani Senay Gürler!!!
maria clara 04-08-08, 14:48 çok matrak bir filmdi hem metin akpınar ın canlandırdığı karakter hemde ahmet uğurlunun canlandırdığı karakterler çok komikti hemde ikisininde beraber iş yapmak zorunda kalmaları da çok komikti özelliklede bakan ın yeğeni çok komikti.
İzleyeli epey zaman oldu.Güzel denebilir...Fena sayılmaz...
İzleyeli epey zaman oldu.Güzel denebilir...Fena sayılmaz...
Sinemada izlemiştim bende ama çok kötü bir filmdi,devamı inşallah yapılmaz :img-hyste
|
|