Tüm Versiyonu Göster : Beynelmilel


ECE...:)
05-08-06, 20:09
Enternasyonel

http://www.turksinemasi.com/images/buhaf_viz_yakin/entarnasyonel/entarnasyonel.jpg

2006 | Sırrı Süreyya Önder - Muharrem Gülmez

BKM Film Yeni Bir Sinema Filmine İmza Atıyor. Çekimleri Adana’da Başlayan Film, Yıl Sonunda Seyirciyle Buluşacak.

Sırrı Süreyya Önder’in Senaryosunu Yazdığı Film, 1982 Yılında Güney’de Geçiyor. Askeri Yönetim Şartlarına Uyum Sağlamaya Çalışan Kasaba Halkı Ve Ayakta Durmaya Çalışan Bir Müzik Grubunun Hikayesi. Hikayenin Ana Karakterleri Müzisyen Bir Baba Abuzer ( Cezmi Baskın) İle Üniversiteye Hazırlanan Kızı Gülendam ( Özgü Namal).

ECE...:)
05-08-06, 20:11
BKM Film'den yeni bir proje: ENTERNASYONEL

Daha önce Vizontele, Vizontele Tuuba, G.O.R.A., Vodka Lemon ve Organize İşler gibi sinema filmlerini vizyona sokan BKM Film, yeni bir filme imza atıyor. Çekimleri Adana'da başlayan 'Enternasyonel' adlı film, 2006 yılı sonunda seyirciyle buluşacak. Senaryosunu Sırrı Süreyya Önder'in yazdığı, yönetmenliğini ise yine Önder ile Muharrem Gülmez'in üstlendiği film; Türkiye'nin güney bölgelerinde ve 1982'de geçiyor.

MERAL OKAY DA PROJEDE
Askeri yönetimin şartlarına uyum sağlamaya çalışan kasaba halkı ile ayakta kalmaya çalışan bir müzik grubunun hikayesini ele alacak olan 'Enternasyonel'de müzisyen bir baba olan Abuzer'i Cezmi Baskın; onun üniversiteye hazırlanan kızı Gülendam'ı Özgü Namal canlandırıyor. Filmin proje koordinatörlüğünü ise Meral Okay üstlendi.

http://www.sabah.com.tr/2006/07/04/gny/gny136-20060704-200.html

ECE...:)
05-08-06, 20:13
http://www.sabah.com.tr/2006/07/04/gny/im/A64BF81CBD44EC4EBFFAB418b.jpg http://www.sabah.com.tr/2006/07/04/gny/im/6777F81244636943B62D1D17b.jpg

ECE...:)
05-08-06, 20:17
ENTERNASYONEL'İN ÇEKİMLERİ BAŞLADI !!!

BKM Film, yeni bir sinema filmine imza atıyor. Çekimleri Adana’da başlayan Enternasyonel, yıl sonunda seyirciyle buluşacak.

Sırrı Süreyya Önder’in senaryosunu yazdığı ve Muharrem Gülmez ile birlikte yönettiği film, 1982 yılında Güney’de geçiyor. Askeri yönetim şartlarına uyum sağlamaya çalışan kasaba halkı ve ayakta durmaya çalışan bir müzik grubunun hikâyesi. Hikâyenin ana karakterleri müzisyen bir baba Abuzer ile üniversiteye hazırlanan kızı Gülendam. Filmde Özgü Namal, Cezmi Baskın, Nazmi Kırık, Meral Okay, Dilber Ay, Bahri Beyat ve Umut Kurt rol alıyor.

http://www.medyaline.com/haberler/haber_detay.asp?id=17860

-özgü_namal-
22-08-06, 10:19
süper bi film olacak.oyuncu kadrosu süper.özelliklede özgü namal harika.

ECE...:)
22-08-06, 10:54
Bnce de guzel olucak nedense bkmnin tum filmlerini seviyorum !!!

emre_11
24-08-06, 10:07
çok güzel bir film olacağı kesin hem özgü olduğu için hem de diğer oyuncu kadrosu ve senaryo çok iyiye benziyor

elif_eylül
24-08-06, 14:49
özgü namalın olması bile izlemek için yeterli bir sebep başarısız hiçbir projesi olmadı bugüne kadar :img-grin2

ECE...:)
10-12-06, 10:44
Arkdslr dizinin adı ''Beynelmilel'' olarak değistirildi, mod arkdslrmızından rica ediyorum, baslıgın adını duzenleyebilirler mi ??

erten07
11-12-06, 09:20
Beynelmilel ile yıla veda



1982 yılında Adıyaman’da bir grup yerel müzisyenin (gevendenin) başına gelen traji-komik olayları ele alan "Beynelmilel", 29 Aralık’ta vizyonda.

SENARYOSU Sırrı Süreyya Önder’e ait olan, yönetmenliğini de Önder ile Muharrem Gülmez’in paylaştığı "Beynelmilel"in başrollerinde Özgü Namal ve Cezmi Baskın var. Baskın ve Namal’ın müzisyen bir baba ve kızını canlandırdıkları filmde, Umut Kurt, Bahri Beyat, Meral Okay, Nazmi Kırık, Dilber Ay, Oktay Kaynarca ve Kahtalı Mıçı da rol aldı. Kahtalı Mıçı ve Dilber Ay’ın şarkılarıyla süslü filmin çekimleri, ilkbaharda Tarsus, Adana ve Mersin’de yapıldı ve 3 bine yakın figüran da görev aldı. Adıyaman yöresinde düğünlerde çalgı çalan yerel müzisyenlerin (gevende) başına gelen ilginç olayların konu edildiği film, BKM yapımı.

http://img201.imageshack.us/img201/5024/2574223wx1.jpg (http://imageshack.us)

ECE...:)
12-12-06, 19:10
Bu baslıgı bn acmıstım byaya bi once actıgım iicin ilk dusunulen adı yazıodu, modlardan da rica etmistim değişmesi icin ;) tıklaa ..
http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?t=7402

mliSrkan
12-12-06, 20:19
Özgümün filmiii !!! Merakla bekliyorumm :) Çok güzel bir film gibi gözüküyor..

mliSrkan
12-12-06, 20:20
özgü namalın olması bile izlemek için yeterli bir sebep başarısız hiçbir projesi olmadı bugüne kadar :img-grin2

Evet aynen öyle :) Özgüm oynuyor o yeter zaten :img-wink:

HaLuK PİYESss
13-12-06, 11:50
http://img141.imageshack.us/img141/7465/2nw8.jpg (http://imageshack.us)

HaLuK PİYESss
13-12-06, 11:52
http://img141.imageshack.us/img141/9849/3be9.jpg (http://imageshack.us)

HaLuK PİYESss
13-12-06, 11:54
http://img141.imageshack.us/img141/9565/189dz0.jpg (http://imageshack.us)

-özgü_namal-
13-12-06, 13:42
özgünün merakla beklediğim bir diger filmi:)

ECE...:)
13-12-06, 16:08
Arkdslr bn baslık vardı diyorum siz bu baslıga resim ekliosunuz ama ya :) :)

http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?t=7402

erten07
17-12-06, 19:11
http://img179.imageshack.us/img179/3664/beyn1xh9.jpg (http://imageshack.us)
http://img179.imageshack.us/img179/2786/beyn2is9.jpg (http://imageshack.us)
http://img169.imageshack.us/img169/6609/beyn3kd9.jpg (http://imageshack.us)

erten07
17-12-06, 19:13
http://img179.imageshack.us/img179/9085/beyn5wl6.jpg (http://imageshack.us)
http://img176.imageshack.us/img176/8559/beyn6ax3.jpg (http://imageshack.us)
http://img176.imageshack.us/img176/1571/beyn7co1.jpg (http://imageshack.us)

erten07
17-12-06, 19:15
http://img169.imageshack.us/img169/8914/beyn8pv2.jpg (http://imageshack.us)
http://img179.imageshack.us/img179/1926/beyn9fe3.jpg (http://imageshack.us)
http://img169.imageshack.us/img169/2143/beyn10wu1.jpg (http://imageshack.us)

erten07
17-12-06, 19:16
http://img176.imageshack.us/img176/9131/beyn11rj4.jpg (http://imageshack.us)
http://img169.imageshack.us/img169/8161/beyn12dy1.jpg (http://imageshack.us)
http://img179.imageshack.us/img179/9163/beyn13qm7.jpg (http://imageshack.us)

erten07
17-12-06, 19:18
http://img176.imageshack.us/img176/9217/beyn14ol0.jpg (http://imageshack.us)
http://img179.imageshack.us/img179/9342/beyn15rz5.jpg (http://imageshack.us)
http://img179.imageshack.us/img179/6640/beyn16ru7.jpg (http://imageshack.us)

edasenekt
18-12-06, 11:45
http://img224.imageshack.us/img224/8190/beynelmilelposterix8.jpg

erten07
24-12-06, 18:24
Bu filmin esas oğlanları bandocular

"Beynelmilel" filminin "esas oğlanları" Mersin Büyükşehir Belediyesi Bandosu'nun müzisyenleri

Türk sineması 2006 yılında beyazperdeyi "Beynelmilel" ile kapatıyor. Bu yıl gösterime girecek son Türk filmi olan yapımın kadrosunda Cezmi Baskın, Özgü Namal, Umut Kurt, Meral Okay gibi oyuncular ile Dilber Ay, Kahtalı Mıçı gibi yerel müzisyenler var.
BKM'nin yapımı "Beynelmilel"de başroller kadar esaslı olan "çalgıcılardan bozma belediye bandosu" rolü Mersin Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası'nın. Orkestra gerçek hayatta şehrin belediye bandosu görevini üstlense de "film icabı" marş çalmaktan bihaber.
Filmde, sıkıyönetim döneminde Adıyaman yöresinde düğünlerde çalgı çalan yerel müzisyenlerin (gevende) trajikomik hikayesi konu ediliyor. Pavyonlarda ve düğünlerde çalgıcılık yapan bir grup müzisyen sıkıyönetim ilanından sonra belediye bandosuna alınıyor. Makam farklılıkları nedeniyle bandoda çalmakta zorlanan müzisyenlerden, kasabayı ziyaret edecek sıkıyönetim komutanlarının karşılama töreninde marş çalmaları isteniyor... Senaryo yöre müziğinin başına gelenleri anlatırken, orkestra şefi bir baba (Cezmi Baskın) ile kızının (Özgü Namal) ilişkilerine ve kızın bir müzisyene (Umut Kurt) olan aşkını da alıyor içine. "Beynelmilel"in senaryosunu yazan ve yönetmenlerinden biri olan Sırrı Süreyya Önder yerel müzisyenlerin hayatına hiç yabancı değil. Adıyamanlı müzisyen bir aileden geliyor. Kendi de müzisyen.
Gala için İstanbul'a gelen bandoyla Parkorman'da bir çekim yaptık. Filmin iki aşığını oynayan Özgü Namal ve Umut Kurt bizim için "Beynelmilel"den bir sahnede olduğu gibi dans etti. Ama bu defa romantik bir tango yerine bandonun çaldığı yöresel türkü "Halebi" eşliğinde...

"Bizim işimiz marş çalmak. Bunu bilmiyormuş gibi yapmak çok zordu"

Murat Sürücü (Bando şefi)
Sürücü filmde bando ekibinde yer almamış, bandonun belalılarından olan bir astsubayı canlandırmış. Ama şimdi pişman. "Filmde toplasanız beş dakika bile gözükmeyeceğim ama bando baştan sona var. Başrol oyuncuları kadar dikkat çekiciler" diyor.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası aynı zamanda belediye bandosu. İşimiz çok. Hem konservatuvara hem halk oyunlarına hem de tiyatroya müzik sağlıyoruz. Kadromuzda beş dilde şarkı söyleyen de var, iki-üç enstrüman çalan da. Şehir tiyatromuzun müdürü Tamer Güven oyunculuk yaptığı için çevresi genişti. Bizi "Beynelmilel"e sokan da o oldu.
Müzikler konusunda Sırrı beyle birlikte çalıştık. Onun yöresel müziğe hakim olması yardımcı oldu bize. Marş da çaldık yöresel şarkı da. En çok sıkıntı çektiğimiz konu enstrümanı eline ilk kez almış, öğrenmiş gibi yapmaktı. Ezbere bildiğimiz bir müziği bozmakta, kötü çalmakta zorlandık. Bizim esas işimiz marş çalmak. Ama marş çalmayı bilmiyormuş gibi yapmak zorundaydık.

"Mesai sonrasında çalışıp bir aylık maaşını bir gecede kazanan bandocular var"
"Beynelmilel"de Eskişehir Marşı'nı ve 10. Yıl Marşı'nı çaldık. Sırrı bey "10. Yıl Marşı'nı kötü çalın, ağdalı çalın" dedi. Nasıl kötü hale getirebiliriz diye çok uğraştık. Sonunda çok alaturka, çok arabesk bir marş çıktı ortaya. Pavyonlardan çıkan müzisyenler de böyle çalarlardı herhalde. Komünistlerin marşı "Beynelmilel"i bilmiyorduk, çekim için öğrendik.
Filmdeki, pavyonlarda ve müzikhollerde çalan müzisyenlere benziyoruz. Bandodakilerin büyük çoğunluğu geceleri ikinci bir işte çalışıyor. Gündüz marş çaldıktan sonra akşam barlarda, gazinolarda popüler bir parçaya eşlik ediyor. Kimi arkadaşımız sahne aldığı bir yerde gecede bir aylık maaşı kadar kazanıyor. Filmdeki müzisyenler rol gereği çok zorlanıyor ama biz hiçbir aksaklık yaşamadan beceriyoruz bu işi. Mesaimizi engellemediği için belediye de itiraz etmiyor gece başka yerde çalmamıza.

"Filmde çaldın diye kendini Tarkan mı sanıyorsun?"
Eşlerimiz ünlü olmamızdan rahatsız. "Türkiye'de başka bando yok muydu, sizi buldular?" diyorlar, Mersin'e geri dönmemizi istiyorlar. Karım İstanbul'a gelirken inşallah başarılı olamazsın diye beddua etti arkamdan. Diğer bir arkadaşımın eşi de "Bir filmde çaldın diye kendini Tarkan mı sanıyorsun?" demiş.
Eğlenmeyi sevenler, eğlendirenleri küçümsemişler. Yerel müzisyenlere gevende yani çalgıcı adını takmışlar. Oysa müzisyen olmak çok zor iş. Sırrı abi bunu filmde çok güzel işlemiş. Şener Şen'in "Selamsız Bandosu"ndan sonra bandoyla ilgili ikinci film "Beynelmilel". Şen'in filminden sonra bandocu olmaya karar vermiştim.
Filmde, orkestraya resmi üniforma verilmiyor. Şehrin kurtuluşunda kullanılan temsili milis güçlerinin giydiği Fransız lejyoner üniforması giydiriliyor müzisyenlere. İşte bunun için kimsenin üzerine cuk oturmuyor giysiler.

"Çalgıyla, devrimle derdim yok; aşığım"

Özgü Namal
Özgü Namal çekimlerde orkestra çalmaya başladığı an hoplayıp zıplıyor. Dans etmeye başlıyor. "Müzik çalınca yerimde duramıyorum" diyor. Ve başlıyor anlatmaya: "12 Eylül döneminde geçen bir film olduğu için fonda siyasi olaylara değiniliyor ama asıl hikaye yerel müzisyenler üzerine kurulu. 18 yaşında, üniversiteye hazırlanan Gülendam'ı oynuyorum ben. Çalgıyla, devrimle derdim yok, Haydar'ı seviyorum.
Fotoğraf çekimlerinde filmin iki aşığı Gülendam ve Haydar'ın ilk defa yalnız kaldıkları, ilk yakınlaştıkları sahneyi canlandırdık. Pavyondan gelen artık bir müzik üzerine romantik bir tango müziği giriyor. Ve ikili dans etmeye başlıyor. Çok yüreğe dokunan, tatlı bir sahne.

"'Enternasyonal' marşı başa bela oluyor"

Umut Kurt
İki müzikalde başrol oynadım. Belli kurslarda ve konservatuvarda müzik eğitimi aldım. Şimdi de klarnet çalmak için uğraşıyorum. Filmde de bağlama çalıyorum. Bir sahnede, stüdyoda "Enternasyonal" marşını çalıyorum bağlamayla. Aslında ortalığı karıştıran, başa bela çıkaran da ben oluyorum.

"Şapkaları uçuracak bir performans sergiliyorlar"

Meral Okay
Mersin Belediye Bandosu ekibinin görevi neredeyse başrol oyuncuları kadar önemli. Film gösterime girdikten sonra onlar da ünlü olacak. Sokakta arkalarından "Gevendeler" diye bağıracaklar. Bandodakilerin her biri çok iyi müzisyen. Bir orkestranın çalacağı düzenlemelerle klasik formlara girmenin yanı sıra alaturka şarkılara da ayak uyduruyorlar. Herkesin şapkasını havaya atacağı bir performansları var.

"Yerel sanatçıların kasetleri yok satar"

Cezmi Baskın
Orkestranın şefini oynuyorum. Filmin ana karakteri Abuzer'in ailesinde müzisyenlik bir gelenek. Her yörede, ünlü olan Kahtalı Mıçı, Dilber Ay gibi yerel sanatçılar vardır. O bölgenin eğlence hayatı onlardan sorulur. Kasetleri yok satar. Düğünlerde, barlarda, pavyonlarda çalarlar. Mesela Dilber Ay 57 kaset çıkarmış bir şarkıcı, çok ünlü Anadolu'da.

http://img85.imageshack.us/img85/2448/apaz3ja0.jpg (http://imageshack.us)

erten07
24-12-06, 18:29
Gevenler gündüz marş çalar gece pavyon yıkar

29 Aralık’ta gösterime girecek Beynelminel filminin senaryosu, o yıllarda kentteki bir orkestrada müzisyenlik yapan Sırrı Süreyya Önder’in (44) yaşadıklarından hareketle yazıldı. Yönetmenliğini Muharrem Gülmez ve Sırrı Süreya Önder birlikte yaptılar. Gülmez, Organize İşler filminde Yılmaz Erdoğan’a yönetmen yardımcılığı yapmıştı. Önder’in ise ilk deneyimi.


Filmin başrollerinde Özgü Namal ve sinemada ilk başrolünü oynayan ve BKM’den yetişen Umut Kurt var. Cezmi Baskın, Meral Okay, Bahri Beyat, Nazmi Kırık gibi oyuncuların yanı sıra 58 kasetiyle Unkapanı’nda fenomenleşen şarkıcı Dilber Ay da kadroda. Filmin en ilginç karakterleri ise hiç şüphesiz, orkestra üyelerini canlandıran Mersin Belediye Bandosu müzisyenleri.

Meraklı bir çocuğun, bu sayede nerelerden nerelere ulaşabileceğinin bir örneği Sırrı Süreyya Önder. Adıyaman’ın küçük bir mahallesinde yaşarken, ilkokul harçlığını çıkarabilmek için şehrin tek fotoğrafçısında çalışmaya başlamış. Çıraklık günleri, küçük parmaklarıyla deklanşöre basıp düğün salonlarında fotoğraf çekmekle geçmiş. Düğünlerdeki orkestralara özenince fotoğraf çekme merakı azalmış, müzisyenliğe yönelmiş. Yöre halkının hor gördüğü, "gevende" adını taktığı müzisyenlerden ud, cümbüş, bağlama çalmayı öğrenmiş. Bilgisini, 12 Eylül döneminde, Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde okurken harçlığını çıkarmak için de kullanmış. Pavyonlarda müzisyenlik yapmış.

DİKTA NELERE KÁDİR

Bol antraklı sıkıyönetim yıllarında Adıyaman’a geri döndüğünde, diktanın nelere kádir olduğuna şahit olmuş. "Sıkıyönetim gevendeleri bir orkestraya dönüştürmüş ve absürd bir üniforma giydirmişti. İki tuhaflık dikkatimi çekti: Üniforma giyen gevendeler askeri yönetimin uzantısı gibi hissedip, davranmaya başlamıştı. Çaldıkları tüm marşlara, yörenin ağır hüzün içeren hicaz, hüzzam ve barak makamlarının etkisi siniyordu. Marşın ajitatif etkisi, yerini hüzünlü icralara bırakıyordu. Bir gün bir memur öldüğünde, orkestrayı bando gibi kullanıp cenaze marşı çaldırdılar. Hiçbiri nota bilmiyordu ve kulak dolgunluğuyla emprovize çalıyorlardı. Chopin’in cenaze marşının o meşhur girişini çaldılar, gerisini yanık bir uzun havaya bağladılar. Askerlerin, milletin yürüyüşünün ritmi bozuldu."

Önder, 12 Eylül’ün gazabına uğrayıp cezaevine düştüğünde, tıpkı orkestradaki müzisyenlerde olduğu gibi, sıradan kişilerin askeri döneme nasıl uyum sağladıklarına tanık olmuş. Bu konuda uzun uzun kafa patlatıp, "O Tozlar Bu Çamurları Getirdi" romanını yazmış, uzun süre geçtikten sonra da, kitaptaki müzisyenlerin hikayelerini senaryolaştırmaya karar vermiş. Barış Pirhasan’dan senaryo yazımını öğrenmiş. Yönetmenlikte ufkunu Atıf Yılmaz ve Feyzi Tuna açmış.

Senaryoyu yazarken aklında olmazsa olmaz bir fetiş karakter varmış: Bir zamanlar saz heyetinde yer aldığı Dilber Ay. Zaten film çekilirken de şartını koymuş: "Filmin kadrosunda hiçbir şeye karışmam ama Dilber Ay olmazsa olmaz!"

İşte böyle bir fikir yolculuğundan geçip ortaya çıkmış Beynelminel filmi. Hikaye kurgu, anlatılanların çoğu gözlemlerin ürünü.

GERÇEK BANDO OYUNCU OLDU

Önder, bir buçuk yıl Meral Okay’dan senaryosunun filme çekilebilmesi için yardım istemiş. Senaryoyu çok beğenen Okay ise metni Yılmaz Erdoğan ve Necati Akpınar’a götürmüş. İkili, iki gün içinde yapımcılığı üstlenip, filmi çekmeye karar vermiş. Çekimler geçen yıl temmuz ayında Tarsus’ta başlamış ve neredeyse 50 dereceyi bulan sıcaklarda yedi haftada tamamlanmış. Aslında Adıyaman’da çekilmesi düşünülen film, şartlar daha iyi olduğu için Tarsus’ta çekilmiş. Filmde rol alacak "gevendeler" Adıyaman’dan temin edilecekmiş. Mersin Şehir Tiyatrosu Müdürü Tamer Güven "Belediyemizin bandosu çok yeteneklidir, isterseniz bir de onları dinleyin" deyince yönetmenler orkestrayı dinlemiş, çok beğenmiş. Güven bandocuların önce "Biz filmci değiliz, oynamayız" diyerek kapris yaptıklarını anlatıyor. Konuşmamıza tanık olan bir müzisyen "Sahne tozunu yutunca çok keyiflenip kaprisi bıraktık" diyor. 23 kişilik bandonun büyük çoğunluğu müziği ailelerinden öğrenmiş. Hepsi nota biliyor. Zaten belediyeye girmek için açılan sınavı geçmek için nota bilmeleri şartmış.

İşçi sınıfının uluslararası marşı Enternasyonal filmde bando tarafından seslendiriliyor. Öykünün sonunda da filme adını veren, sürpriz bir espriye dönüşüyor. Marşı biliyor muydunuz diye sorduğumda, bandocu müzisyenlerden biri "Pek bilmiyorduk, abime sordum. Mırıldanmaya başladı, oradan öğrendim" diyor. Bandonun en yaşlılarından Yusuf Mazı ise, filmde işlenen politik kaymanın zaman içinde doğallaştığını savunuyor: "Artık herkes her devrin adamı. Sağ kanat, sol kanat diye bir şey kalmadı. Ben de solcuydum ama şimdi orta yolcuyum." Değerlendirmeyi duyan müzisyenlerden biri lafa giriyor: "Bir ağabeyimiz vardı herkes için tek tanım yapardı: Devrimci milliyetçi, faşist komünist!" Bandodaki müzisyenlerin hemen hepsi akşam ekstralarda sahneye çıkıyor. Hemen her tür müziği çalıyor.

Meral Okay, sıkıyönetim döneminde kasabada pavyonların kapandığı bir sırada, Dilber Ay’la birlikte Gaziantep’ten transfer edilen ağır top bir pavyon kadınını canlandırıyor. Kasabada kalacak yerleri olmadığı için Dilber Ay’la birlikte onları transfer eden organizatörün ayarladığı ve orkestranın şefi Abuzer’in (Cezmi Baskın) evinde kalıyorlar. Abuzer’in kızı Gülendam (Özgü Namal), solcu sevgilisi Haydar (Umut Kurt)’ın dikte ettiği sosyalist kültürü öğrenmeye çalışırken, bir taraftan da evlerindeki bu pavyon kadınlarından kadınlık dersleri alıyor. Meral Okay film için, "Komik, ironik müzikli bir film. Eleştirimiz mizahın içinden ve müzikle geçiyor. 12 Eylül döneminde de en ciddi muhalefeti yine mizah dergileri yapmıştı" diyor. Deneyimli oyuncu Cezmi Baskın ise orkestra şefi Abuzer’i canlandırıyor. Bu film için keman çalmayı öğrenmiş. Başkent Orkestrası’nın birinci kemancısı oğlundan ayrı şehirlerde oldukları için yardım alamamış. Çok çalışıp "Armut dibine düştü" teorisini tersine çevirmiş.

58 kasetli Dilber Ay, üniversite yıllarında saz kadrosunda çalışan Sırrı Süreyya Önder’i şöyle anlatıyor: "İyi çalamıyorsun diye fırçalayıp sahneden atıyordum. Bir gün kovdum. Karşıma geçip şunu söyledi: Bir gün karşına çok iyi bir bağlamacı olarak çıkarsam şaşırma. Geçen yıl, TV’de bir sabah programına katılmıştım. Ardından BKM’den aradılar, projeyi anlattılar. Sinemacı değilim ama iyi bir sanatçıyım. Büyük para istedim. O kadar veremeyiz, dediler. Eşim kabul et, hiç olmazsa bir filmin olur, dedi." Dilber Ay, pavyon kadını rolünü kostümlerin dekolte olmaması koşuluyla kabul etmiş. Halepli Dilber Ay uzun zamandır sahneye çıkmıyor.

erten07
27-12-06, 11:03
Beynelmilel bir şey işte



Yeni yılın iddialı yapımlarından BEYNELMİLEL 29 Aralık’ta seyirci karşısına çıkıyor. Filmin galası bu akşam Kanyon alışveriy merkezinde gerçekleşecek. Film, 100 kopya ile Cuma gününden itibaren seyirciyle buluşacak.


BKM Film yapımı BEYNELMİLEL, farklı hikayesi, dillerden düşmeyecek diyalogları ve müzikleriyle yılın en ilginç yapımlarından biri olmaya aday. Filmin senaryosu Sırrı Süreyya Önder’e ait. Önder, filmin yönetmenliğini de Muharrem Gülmez ile birlikte üstlendi. Hazırlık aşaması 4 ay süren filmin çekimleri 7,5 haftada tamamlandı. Tarsus’un çeşitli mahallelerindeki 27 mekan filme dekor oldu. 2100 kişilik bir oyuncu kadrosu bulunan filmin, final sahnesinde bu sayı 3000’e ulaştı. Mersin Belediye Bandosu üyeleri, Beynelmilel’in “ Gevende Orkestrası” rolünü üstlendi. Filmin başrol oyuncusu Cezmi Baskın, bu film için keman dersleri aldı. Özgü Namal ve Umut Kurt, romantik dans sahnelerinin kamera arkasında dans konusundaki yeteneklerini sergilediler.

Cezmi Baskın ve Özgü Namal’ın müzisyen bir baba ve kızını canlandırdıkları filmin kadrosunda Umut Kurt, Bahri Beyat, Meral Okay , Nazmi Kırık, Dilber Ay, Oktay Kaynarca, Kahtalı Mıçı ve yerel müzisyenler de yer aldı.

Filmin Konusu: BEYNELMİLEL 1982 yılında Adıyaman’da bir grup yerel müzisyenin başına gelen traji-komik olayları anlatıyor. Filmin başrollerinde Özgü Namal ve Cezmi Baskın var. Hikaye, kışla mantığının sosyal yaşama dayatılması nedeniyle ortaya çıkan absürd durumları bir grup yerel müzisyenin etrafında anlatıyor.

* Gevende : Adıyaman yöresinde düğünlerde çalgı çalan yerel müzisyenlere verilen ad.

* Beynelmilel : Uluslararası, enternasyonel


http://img96.imageshack.us/img96/5530/2642538wm3.jpg (http://imageshack.us)

MasalTeam
27-12-06, 12:33
"Vizyondakiler" bölümüne tasinmistir.

Saygilar,

Dizifilm.com Moderatörü

MasalTeam

erten07
29-12-06, 08:09
12 Eylül'ün acı tebessümü

12 Eylül ihtilalinin yol açtığı değişimi ironik bir dille anlatan 'Beynelmilel' vizyona girdi. Filmde önemli bir yer tutan Mersin Belediye Bandosu, Kanyon'daki galanın da yıldızı oldu

1982 yılında Adıyaman'da bir grup yerel müzisyenin başından geçen trajikomik olayların anlatıldığı "Beynelmilel" adlı filmin galası önceki akşam Kanyon Alışveriş Merkezi'nde yapıldı. Galaya film ekibinin yanı sıra, birçok sinemacı, tiyatrocu ve medya mensubu da katıldı.
Filmin yönetmenlerinden Muharrem Gülmez, 'Beynelmilel'de ironik bir anlatımı tercih ettiğini söyleyerek, "Biz bir mizah filmi yapmadık. Bir baba-kızın öyküsünü anlattık. Mizah unsurunu da kullandık, ama film sadece bir komedi filmi değil" dedi.
Filmde müzisyen bir babanın kızını canlandıran Özgü Namal ise gazetecilerin "Bu bir 12 Eylül filmi mi?" sorusunu , "Beynelmilel, o dönemi ince yollu bir mizahla, üstüne batırmadan anlatan farklı bir film" diye yanıtladı.
Gala gösteriminden sonra yapılan kokteylde sanatçıların yanındaki korumalar dikkat çekti. Filmin oyuncuları, oyuncuların yakın dostları ve basın mensuplarının katıldığı kokteylde özellikle Özgü Namal'ı bir an yalnız bırakmayan korumaların kimi kimden koruduğu anlaşılamadı.


Mersin Belediye Bandosu çaldı, film ekibi oynadı

Filmde 'Gevende Orkestrası' rolünü üstlenen Mersin Belediye Bandosu, galada da sahneye çıktı. Oyuncular da onlara tef çalıp oynayarak eşlik etti.
Galada 'fazla kiloları'yla dikkat çeken Naz Elmas, 'Candan Öte' dizisindeki rolü için beş kilo aldığını söyledi.

Adını 'Enternasyonal Marşı'ndan aldı

İsmini "Enternasyonal Marşı"ndan alan ve 7.5 haftada tamamlanan film, Tarsus'ta çekildi. Filmde 2 bin 100 kişi rol aldı. Mersin Üniversitesi'nin Kültür Evi, filmde ihmal edilmiş halkevi ve pavyon mekânı olarak kullanıldı.

erten07
29-12-06, 08:30
http://img208.imageshack.us/img208/1455/2648820eb1.jpg (http://imageshack.us)

erten07
30-12-06, 09:41
12 Eylül döneminde Adıyaman'da olmak

Evet, küçük bir film. Evet, kimi reji ve mizansen hataları var. Ama yine de sıcak ve sempatik olduğu ve 12 Eylül dönemi üzerine ilginç saptamalarda bulunduğu yadsınamaz. 1982 yılının Adıyaman'ında geçiyor film. Yerel bir müzikçi-şarkıcı gurubu, oturak ve zenne alemleri düzenleyerek bölgenin eğlence ihtiyacına karşılık vermeye çabalıyor. 12 Eylül askeri yönetiminin yerel temsilcileri, bu Kürt ve çingene ağırlıklı gurubu 'ciddi bir orkestra' haline getirmeye çalışıyorlar. Ki kenti ziyaret edecek olan konsey üyelerini karşılasınlar... Gurubun beyni, 'keman çaldığında bülbüller susan' Abuzer Yayladayı, grubu adam etmeye çalışırken, delişmen kızı Gülendam da büyük kentte üniversiteye giden Haydar'a gönlünü kaptırmıştır. Ama Haydar bir devrimcidir ve yanından eksik etmediği bir 45'lik plakta çalan parçaya gönül vermiştir. Yani ünlü 'komünist enternasyonal' marşına!.. Parça, Abuzer'in kulağına ulaşır ama kızı ona bunun 'baharın gelişi' şarkısı olduğunu söyler. Marşı pek beğenen orkestra da bunu generallerin gelişi için hazırlamaya koyulur! Beynelmilel bize iki yeni yönetmen birden getiriyor. Ortak çalışma ürünü olan genelde sağlam bir senaryoyu oldukça başarılı biçimde aktarmışlar. Ancak yine de temelde 'bir büyük şakaya' dayalı bir film bu. Onun etrafında yeterince zenginleştirilememiş sanki... Dönemi ve çevreyi veren tüm ayrıntılar başarılı, aksayan bir şey yok. Karakterler de oldukça iyi çizilmiş. Müzisyen Yayladalı kardeşlerden şarkıcılığı da yürüten pavyon kadınlarına (pavyon kadınlarının iyisi denk düşerse, diğer kadınlardan daha namuslu olur!), kadrolu muhbirden askerlere, filmin genç aşıklarından yaşlılara herkes iyi seçilmiş, iyi de oynamış. Benim en çok beğendiğim, ilk kez dört başı mamur bir rolde yeteneğini gösteren Özgü Namal oldu. Genç sanatçı, yılın tam sonunda geldi ve akıllarda kalan bir rolle, en iyiler arasında yer aldı. Ayrıca Cezmi Baskın'dan Meral Okay'a, Nazmi Kırık'tan Dilber Ay'a çok sayıda iyi karakter oyuncusu da var. Film gerçi sinemamızın geçmişteki filmlerinden özellikle Selamsız Bandosu veya Vizontele gibi yapımları hatırlatmıyor değil. Ama öte yandan dönem filmlerini genelde ihmal etmiş olan bir sinemada, hem de 12 Eylül gibi toplumu son derece etkilemiş, dönüştürmüş olan bir dönemin filmleri elbette bitmedi, daha da yapılacak. Bu arada kimi eleştirilerim de var. Örneğin, finaldeki askeri tribün sahnesi filmin en kalabalık ve gösterişli sahnesi olduğu halde, içerdiği imkânlar kullanılmadan çabucak bitiveriyor. Ya da 'ölümden sonra' konan o dayanılmaz türkünün, duyguları zorla galeyana getirme çabası. Buna benzer kimi acemilikler, filmi kusursuz olmaktan alıkoymuş. Dramla komedinin iç içe olduğu bu film, askeri dönem kadar ayakları yere basmayan hayalci bir devrimciliği de eleştiriyor. Her şeye karşın rahatlıkla görülebilir, görülmeyi de hak ediyor.

http://img206.imageshack.us/img206/8457/418438a070c1274eb492993pv1.jpg (http://imageshack.us)

erten07
30-12-06, 09:46
Beynelmilel bir iş için bir araya geldiler

BKM'nin iddialı yapımı 'Beynelmilel' gösterime girdi. Replikleri şimdiden internete düşen filmin başrol oyuncuları yaptıkları işten memnun: 'Beynelmilel' birkaç değil, birçok starlı bir film. Seyirci bu filmde hem gülecek, hem ağlayacak. En önemlisi izleyen herkes kendinden bir şeyler bulacak.

Bir Türk filmi daha dün vizyona girdi. Kalabalık oyuncu kadrosuyla dikkat çeken 'Beynelmilel' yılın filmi olma iddiasında! Cezmi Baskın, Özgü Namal, Meral Okay, Umut Kurt ve Oktay Kaynarca gibi isimlerin olduğu film; Adıyaman'da bir grup yerel müzisyenin başından geçen olayları anlatıyor. 'Beynelmilel', komik bir film izleyeceğini düşünenleri güldürmeyi başarıyor hatta replikleri şimdiden internette... Filmin en çok göze çarpan karakterleri ise belki de ünlü isimlerden çok, konuşulacak olan Gevendeler... Mersin Orkestrası'nın rol aldığı filmde; şarkıcı Dilber Ay ile halk müziği sanatçısı Kahtalı Mıçı'yı da unutmamak gerekiyor. Film bu kadar iddialı olunca 'Nedir bu ekibin alamet-i farikası?' diyerek BKM Mutfak'ın yolunu tutuyoruz. Neredeyse tam kadro bizi bekliyorlar... Meral Okay, Oktay Kaynarca, Özgü Namal ve Umut Kurt'la sohbet çok zevkli geçiyor. Herkes gişeden ne beklediğini söylüyor ve çekimlerde de en çok havanın sıcaklığından etkilendiklerini anlatıyor.

erten07
30-12-06, 09:50
Filmde detone olmam rolüme hizmet etti

Semra adında bir pavyon şarkıcısını canlandırıyorum. Yaşını almış eski bir pavyon şarkıcısı bu; pavyonda şarkı söylemek için Antep'ten getirilmiş iki kadından biri. Çalışacağımız iş yeri kapatıldığı ve kalacak yerimiz olmadığı için o müzisyenlerin evinde kalmaya başlıyoruz ve olaylar gelişiyor.

* Proje koordinatörlüğünü üstlendiğiniz bu filme oyuncu olarak nasıl dahil oldunuz? Bir günlük hatıra sahnesi çekecektim. Öyle bir rolü gözüme kestirmiştim. Yönetmenlerin ısrarı ve tehditi ile şarkıcıyı oynadım.

* Film için özel bir hazırlığınız oldu mu? Şarkıcı olmadığım için hazırlanmadım. Oradaki müzisyen arkadaşlar kafamı kıra kıra söylettiler bana... Söylenecek her şarkı senaryonun içinde vardı, belliydi. Ben de iki şarkı söyledim; 'Memleketim' ve 'Papatya Gibisin'. İkisi de bildiğim şarkılardı. Çok iyi bir şarkıcıyı oynamadığım için o kadının detone olması filme hizmet eden bir şey...

* Yakın arkadaşınız Sezen Aksu'nun sizi şarkı söylerken görünce tepkisi ne oldu? Sezen de çok güldü, eğlendi. Ben kaba montajlı halini izlettim ona. Yüzüme karşı kahkahalarla güldü; takdir miydi, yergi miydi bilmiyorum. Yani beni o kostümlerle pavyon şarkıcısı olarak görmek onu yeteri kadar eğlendirdi. Performansımı tabii ki değerlendirmedi. Çünkü fena yani...

* Çekimlerde en çok zorlandığınız şey neydi? Film sırasında yaşadığımız en büyük zorluk havanın sıcaklığıydı. 58-60 derecede, günde 17-18 saat çalıştık.
http://img222.imageshack.us/img222/449/70e383cd38a4f942be38a3acl7.jpg (http://imageshack.us)

erten07
30-12-06, 09:52
Haydar rolü benim için büyük şans

Haydar üniversitede okuyan Anadolu'da yaşayan bir Gevende. Diğer Gevendeler'den daha rahat çünkü ağabeyi stüdyo sahibi. Devrimcilik oynuyor biraz. Gülendam'la aşk yaşıyor ama ikisi de birbirine açılamıyor.

* Sizi nasıl keşfettiler? Müjdat Gezen Sanat Merkezi'ni bitirdikten sonra şimdiki BKM Mutfak'ta o zamanın BKM Atölyesi'nde üç yıl eğitim aldım. Meral Okay, Demet Akbağ, Yılmaz Erdoğan bize dersler veriyorlardı. Yönetmenlerimiz Sırrı Süreyya Önder ve Muharrem Gülmez beni izlemiş. Hocalarımızın ortak kararıydı.

* Bu sizin ilk filminiz mi? Hayır. Bundan önce 'Organize İşler'de küçük bir rolüm vardı. Onun dışında yine aynı film için sanat yönetmeninin asistanlığını yaptım. Yılmaz Erdoğan set görelim diye bizi oralara götürdü. Setlere yabancı değilim. Tabii ki başrol almak başka bir şey...

* Bu rol gelince şaşırdınız mı? Şaşkınlığım sevincimden ötürüydü. Çünkü daha 25 yaşındayım ve 25 yaşındaki insana böyle bir rol gelmesi çok büyük bir şans. Müjdat Gezen 'Bir oyuncunun elinde yetenek, eğitim ve şans' olmalı der. Gerçekten şans olmadan hiçbir şey olmuyor.

* Filmde bağlama çalıyorsunuz. Bağlamayı kadar zamanda öğrendiniz? Usta değilim. Bizim ailede birçok kişi bağlama çalar. Ben de küçük yaşlarda kursa gittim. Oradan öğrendiğimi kendi kendime geliştirdim. Usta derecede değil ama zevk için çalıyorum. Şan eğitim almış, müzikallerde oynamıştım ve bunun büyük etkisi oldu.

* 'Beynelmilel' dönem filmi olmasa bile siz orada sıkı yönetim zamanı yaşananları anlatıyorsunuz. Bu zor olmadı mı? Ben 81 doğumluyum. Açıkçası lise ve üniversite yıllarım o döneme ilişkin kitapları okuyarak geçti. Zaten yanımda o zamanları yaşamış çok insan vardı. Bu film projesi geldikten sonra tüm kitaplarımı elden geçirdim. Çok acı şeyler yaşanmış ama her 12 Eylül filmi dramatik olmak zorunda değil. Bu ülkede ya da dünyanın herhangi yerinde bu problemi herkes yaşadı.

http://img81.imageshack.us/img81/3954/ec23dd65b8fbf34b88f8bf2hm8.jpg (http://imageshack.us)

erten07
30-12-06, 09:58
Sıkıyönetim döneminde geçen bir siyasal taşlama olan "Beynelmilel" başarılı bir yapım



"Beynelmilel"

İstanbul'da üniversiteye giden devrimci sevgilisi Haydar'ın verdiği kitapları okuyan, sınavı kazanıp Siyasal Bilgiler'de öğrenim görme hayali kuran Adıyamanlı Gülendam, Sıkıyönetim Komutanlığı'nın izniyle pavyon açmayı planlayan amcası Tekin'e çıkışır: "Halkın tokadını yemekten çekinmiyor musun!"
Karısının doğururken öldüğü kızının üzerine titreyen babası Abuzer birden tokadı indirir Gülendam'ın yüzüne! Genç kız ağlayarak odasına kaçar, babası az sonra yanına gider kızının. "Halkın tokadını ben çok yedim, çok!" der.
"Beynelmilel" devrimci söylemde baş tacı edilen halktan farklı bir tablo çıkarıyor karşımıza: Yoksul, bilinçsiz, günü kurtarmaya çalışan, üniformadan korkan, bir kısmı zorla yaptırılsa da pankartlar, posterler asıp sıkıyönetime yağ çeken insanlardan oluşuyor.

Statükocu bir halk
"Beynelmilel" sadece 12 Eylül askeri darbesini ve sıkıyönetimi eleştiren bir film değil. Güvenlik Konseyi'nin "beşi bir yerde" posterlerini duvarlarına asan, kitap okunup tiyatro oynanan Halkevi'ni -çaresizlikten de olsa- pavyona çevirmekte sakınca görmeyen, gençlerine gem vuran, onlara özgürlüğü değil itaati öğreten, statükocu bir halkı betimliyor.
Yanlış anlaşılmasın; "Beynelmilel" düğünlerde çalan müzisyen anlamına gelen "gevende" karakterlerini yargılamıyor. Onların, bugüne dek henüz bir yargı fiskesi dahi vurulmamış darbecilerin aksine halkın tokadını daha doğuştan yediğini ve bu tokatla sindiğini peşinen söylüyor. Adıyamanlı gevendeler, Sıkıyönetim Komutanı'nın emriyle orkestraya dönüştürülüp üzerlerine kurtuluş günü temsillerinde kullanılan Fransız askeri üniformalarını giyince "Lorke"yi bile çalmalarının yasaklandığı bir dönemde karınlarını doyuracak bir tür memuriyet buldukları için seviniyorlar doğal olarak.
Ama bütün mazlumlara özgü potansiyellerini de inkar etmiyor film: "Eskişehir Marşı"nı çalmakta zorlanmalarına rağmen Pierre Degeyter'in bestelediği "Enternasyonal Marşı"nın ezgisini ne olduğunu bilmeden hemen sevip kapıyorlar.
"Beynelmilel" yaşı tutan herkesin kendi köşesinden tanığı olduğu sıkıyönetim dönemini bir Güneydoğu Anadolu kenti üzerinden simgeliyor. Filmin askerler dahil bütün karakterlerine yaklaşımı dengeli, ölçülü. Muhbir arzuhalci dışında hemen hiçbirini karikatürize etmiyor.
Yapım değerleri yüksek, teknik yönden gayet başarılı, özellikle Cezmi Baskın'ın çok iyi bir performans verdiği "Beynelmilel" sofistike bir komedi olmayabilir ama siyasi taşlama olarak hedefini bulduğuna kuşku yok.

"Beynelmilel"
Yön: Muharrem Gülmez, Sırrı Süreyya Önder
Oyn: Cezmi Baskın (Abuzer), Özgü Namal (Gülendam), Umut Kurt (Haydar), Meral Okay (Aydeniz), Nazmi Kırık (Tekin), Dilber Ay (Arzum)
Sen: Sırrı Süreyya Önder
Gör: Gökhan Atılmış
Müz: Aytekin G. Ataş, Tolga Kılıç

-özgü_namal-
01-01-07, 16:45
basında beynelmilel

29 Aralık’ta vizyona giren, BKM Film yapımı BEYNELMİLEL, basında da geniş yankı uyandırdı.



Ertuğrul Özkök / HÜRRİYET

Asker buna gerçekten kızar mı


12 Eylül askeri harekátı olduğunda 33 yaşındaydım.Kendime koyduğum iki hedef vardı.

Ya TRT Genel Müdürü olmak, ya da CHP’den milletvekili seçilmek.

Öğretim üyesiydim ve küçük edebiyat dergilerinde yazı yazıyordum.

Bir de TİP’lilerin çıkardığı "Yürüyüş" Dergisi’nde 3-4 yazım yayınlanmıştı.

* * *

12 Eylül hayatımı kurtardı; ama ideallerimi ve hedeflerimi altüst etti.

Kendime yeni bir hayat kurmak, yeni idealler belirlemek zorunda kaldım.

Geçen salı akşamı bazı gazeteci arkadaşlarla "Beynelmilel" filmini seyrettik.

Filmi seyrederken işte hayatımın bu dönemi aklıma geldi.

Şerit bir kere daha yeniden sarıldı.

O parasız, ay sonunu çıkarmak için sabahları saat 6.00’da kalkıp çeviriler yapan, Yankı Dergisi’ne, Yalçın Küçük’ün hemen karşısındaki masada yazılar yazan genç öğretim üyesini hatırladım.

* * *

Filmi gerçekten çok beğenerek izledim.

Salona girerken, filme niye "Beynelmilel" gibi pek sinema kokmayan bir isim verdikleri hakkında en küçük bir fikrim yoktu.

İçeride güzel bir sürprizle karşılaştım.

Meğer filmin ismi, bir dönem solcuların en kuvvetli marşı olan "Enternasyonal"den esinlenilerek koyulmuş.

Onun karşılığı olarak kullanılmış.

Filmin başrol oyuncusu "Enternasyonal" marşıydı bile diyebilirim.

* * *

Film 12 Eylül döneminde, tam yılıyla da 1982 yılında Adıyaman’da geçiyor.

Adıyaman’da barlarda çalan bir orkestranın hikáyesi.

Dönemin kudretli komutanı Kenan Evren, Adıyaman’a gelecektir ve şehir onun hazırlıklarını yapmaktadır.

İşte bu ortamda insanı gerçekten güldüren olaylar birbirini izliyor.

Senaryoda insanı şaşırtan ve güldüren çok zekice unsurlar var.

Oyuncular mükemmel.

Herkes karikatürize edilmiş.

Tabii bu arada askerler de.

* * *

Salonda Hürriyet’ten Mehmet Yılmaz, Milliyet’ten Nurcan Akad, Radikal’den İsmet Berkan, Vatan’dan Okay Gönensin, Kanal D’den Ayşenur Arslan ve başka bazı arkadaşlar vardı.

Filmi seyrederken etraftan gelen gülme sesleri, esprilerin çoğumuzun hoşuna gittiğini gösteriyordu.

Film sonrası izlenimler de olumluydu.

Ama şu soru soruluyordu:

Acaba bu film askerleri kızdırır mı?

Nitekim Mehmet Yılmaz, dünkü yazısında kızdıracağını yazıyordu.

Çünkü filmde o dönemin askerleri ve Konsey üyeleri aşırı derecede karikatürize edilmişti.

Ancak yerel halk ve devrimciler de o ölçüde komikleştirilmiş tiplerdi.

Yani bu konuda askerlere haksızlık, devrimcilere de iltimas yapıldığı söylenemezdi.

Ayrıca öyle olsa bile, artık toplumun bütün kesimleri bu tür hicve kendisini alıştırmalı diye düşünüyorum.

* * *

Yine de o soruyu bir defa daha altını çizerek soruyorum.

Askerler bu filme kızarlar mı?

Film bitinceye kadar kızmaması gerektiğini düşünüyordum.

Ancak film bitip son jenerikler akmaya başladığında dikkatimi çeken bir ayrıntıyı okuyunca fikrim daha da netleşti.

Hayır askerler bu filme kesinlikle kızmazlar.

Nereden mi biliyorum?

Filmin sonunda büyük harflerle teşekkür edilen bazı kişi ve kurumlar var.

İkinci sırada bir isim dikkatimi çekti.

"Kanaltürk"ün sahibi Tuncay Özkan.

Ona da teşekkür ediliyor.

Kubilay mitinginin baş aktörü Tuncay Özkan, eğer asker düşmanlığı görmeyip destek verdiyse, bu film meşrudur demektir.

Şaka bir tarafa herkese şiddetle tavsiye ederim.

Gülmesi çok, ağlaması az, güzel bir film olmuş.

-özgü_namal-
01-01-07, 16:45
Mehmet Yılmaz / HÜRRİYET

Bando ’beynelmilel’ çalmaya başladığında

TÜRKİYE, 12 Eylül dönemi ile hesaplaşmasını tamamlayabilmiş değil.

"Hesaplaşma" derken o günlerin şartlarında, sokaklarda insanların ölmesini önleyecek başka bir çözüm yolu bulunabilir miydi, bulunamaz mıydı konusunu tartışmıyorum.

Anlatmaya çalıştığım şey o dönemde işlenen, işkence dahil, birçok insanlık suçunun sorumlularının aradan geçen bunca yıla rağmen hálá cezalandırılamamış olması.

Geçen akşam İstanbul’da bir sinema salonunun rahat koltuğunda oturup çok ilginç bir filmin bir grup gazeteci için yapılan özel gösterimini izlerken aklımdan bunlar geçti.

Evet, doğru, 12 Eylül darbesi olmasaydı belki ben de dahil olmak üzere, birçoğumuz "kim vurdu"ya gidecektik. Ama sonra yaşananlar, sorgusuz sualsiz hapislerde süründürülenler, yaşı büyütülüp asılanlar, işkenceden geçirilenler ne olacak?

Seyrettiğim film böyle bir hesaplaşmaya girmeden o günlere yeniden dönmemi sağladı.

Yönetmenliğini Sırrı Süreyya Önder ve Muharrem Gülmez’in yaptıkları "Beynelmilel" filmini seyrettikten sonra damağımda kalan tadı "acı-tatlı soslu" bir yemeğe benzetebilirim.

Gülmekle ağlamanın birbirine kardeş iki duygu olduğunu bu son derece mütevazı filmle bir kez daha gördüm.

Cezmi Baskın ile Özgü Namal’ın içten oyunculuklarının yanı sıra kişisel olarak benim için hoş bir sürpriz olan şey Meral Okay’ın varlığıydı.

Akşam eve döndüğümde yakın geçmişin siyasal olaylarını öğrenmek için beni sık sık sıkıştıran kızıma "Cuma günü Beynelmilel başlıyor, ona git mutlaka" dedim.

Bana öyle geliyor ki askerler bu filme biraz sinirlenebilirler.

Ama eninde sonunda bu bir film bunu unutmamak ve hoşgörüyle bakmak gerek.

Ayrıca şöyle düşündüm: Artık askeri darbeler dönemini geride bırakmış olmamız ne kadar önemli bir şey!

-özgü_namal-
01-01-07, 16:46
Ergun Babahan / SABAH

Faşizmin komedisi veya çıplak gerçeği

12 Eylül’ü bu satırları okuyanların büyük bölümü hatırlamaz, hatırlayanlar da onlara anlatıldığı gibi hatırlar.

Oysa 12 Eylül bir faşist yönetim dönemidir bu ülkede. Tıpkı 12 Mart gibi.

Hukukun askıya alındığı, sokağa çıkmanın, hangi kitabı okuyacağınızın, neyi izleyip neyi dinleyeceğinizin tepedeki bilinmez bir iradeye bağlandığı bir dönem.

Bu topraklarda modern yaşamın önemli bölümü kabul etmek gerekir ki, böyle "örtülü bir faşizm" altında geçmiştir.

12 Mart ve 12 Eylül bu rejimin gerçek yüzünün ortaya çıktığı dönemlerdir.

Abuzer Yayladalı’nın anlatımıyla, uğruna mücadele edilen halkın bir bölümü de devrimcilerin veya kendisi gibi olmayanların anasının bellendiği bu dönemlerden çok hoşnut kalmıştır. ("İşkenceyi gören ben değilim" bile mutluluk kaynağıdır böyle dönemlerde.)

On binlerin cezaevi serüvenini yaşadığı, işkenceden geçtiği, binlerce gencin yaşamının söndüğü dönemdir bu.

Şimdiki gençlerin anlayamayacağı bir dönemdir özetle. Tıpkı büyüklerimizin bize çocukluğumuzda anlattığı "delikli kuruş" dönemi gibi.

"Beynelmilel" bize bu dönemi anlatıyor, delikli kuruşu değil, açık faşizm dönemini.
Filmi bir grup gazeteci dostumuzla birlikte izledik.
Çokça güldürerek, kimi zaman ağlatarak.

Özgü Namal, seni Axess kızı bilirdim, bu kadar mı iyi oyuncuymuşsun. Bizi perdeye adeta kilitledin.
Cezmi Baskın, bize hafızalarımızdan silinmeyecek bir performans sergilemişsin. Seni anlatmak için kelimeler yetmiyor.

Ya Oktay Kaynarca, ne kadar bir usta oyuncu olduğunu Beynelmilel’de bir kez daha sergiliyor.
BKM’nin (Yoksa Necati Akpınar mı demem gerekiyordu) bence son yıllarda yaptığı en iyi iş "Beynelmilel."

Dönemin bir tanığı olarak yanlı konuşuyor olabilirim. O yüzden BKM çok iyi bir iş yapmış diyeyim.
Sırrı Süreyya Önder şahane bir senaryo yazmış.

Dilber Ay hafızalarımızdan silinmeyecek bir performans göstermiş.
Abartmıyorum, "Hayat Güzeldir"den böyle bir keyif almadım.
Uzun zamandır bir filmde böyle kahkahalar atıp, ardından gözlerim böyle yaşla dolmadı.

Belki, "Devrimciler devrimle nişanlıdır" diyen sevdiğine gizli bir sevinçle "İyi ki öyledir" diyen Gülendam Yayladalı idi bunun nedeni.

Belki "Haydar arkadaş"tan bahseden Gülendam’ın sevgisini anlayıp ona yol gösteren Aydeniz Yayla’nın yaklaşımı idi.

Gülendam’ın kırmızı elbisesi içinde Haydar’la dansı (Tıpkı Kadın Kokusu’ndaki sahne gibi) bence Türk sinemasının unutulmazları içine girecektir.

Mersin bandosunun Fransız üniforması içindeki performansı da.

Ama beni en çok etkileyen, Gülendam’ın "Babama kıymayın" diye haykırmasıydı. (Kız babası olmak insanı ayrı duygusallaştırıyor galiba.)

Ne babalara kıyın, ne çocuklarına.
Onun için faşizmin her türüne "hayır" deyin.

-özgü_namal-
01-01-07, 16:47
Selahattin Duman / VATAN

Sinemaya Maşallah

Beynelmilel filminin galasından sonra yapılan muhabbette ortaya çıktı ki bu yıl içinde tam otuz yedi film çekilmiş.. Çoğunu gördük.. 2006’nın şampiyonu kim derseniz “Beynelmilel”i tek geçerim..

Filmdeki rolümün üzerine oturan Sırrı Önder kardeşime de filmin diğer yönetmeni Muharrem Gülmez’e de teşekkürler..

Nakış gibi işlenmiş, müthiş bir film yapmışlar..

Hani “Bir filmin içinde illa ki mesaj olacak” fikrinden gidip, bilirkişi raporu gibi senaryoları çekenlere duyurulur..

Mesajsa mesaj..

12 Eylül dönemini hem bu kadar insanlaştıran hem bu kadar acıtmadan eleştiren bir film daha yapılır mı bilmem.. Bu ikili yapmış..

***


Galadan sonra altı yedi yönetmenin bulunduğu bir ortamda oturup filmin muhabetini de yaptık..

Her şey yerli yerine oturdu ama bir tek filmin niye iki yönetmenle çekildiğini çözemedik..

Oktay Kaynarca’nın iftirasına göre filmi Muharrem çekmiş..

Temsil Muharrem “Kamera..” diye bağırmış.. Sırrı da yandan “Hee kamera!” diye desteklemiş..

Muharem “Kes..” komutunu verdiğinde Sırrı “Daha kesmediniz mi ula..” deyip, komuta kaynak olmuş..

KISMET DEĞİLMİŞ
Sırrı, çekimden aylar önce senaryonun son halini göndermişti.. Bir gecede “best seller” roman okur gibi okumuştum..

Bugüne kadar okuduğum en iyi senaryo, şerhini aklıma düşmüştüm..

Filmde Sırrı’nın oynadığı rolü de ben oynayacaktım.. Yazın hem anamızı hem babamızı kaybedip, bir anda öksüz ve yetim kalıverdik ya!

Film de o günlerde çekildi, kaçırdık.. Dün gece neyi kaçırdığımı gördüm, içime lök taşı gibi oturdu..

Özgü Namal ile Cezmi Baskın filmin tartışmasız iki starı.. Cezmi’nin oyunculuğu zaten bilinen bir şeydi..

Dün gece filmi seyreden yönetmenler de artık ona rahat rahat başrol verilebileceğine iman etmişlerdir.. Bu filmden sonra seyirciyi sinemaya taşır..

Özgü Namal yeni kuşağın en iyisi.. Yüzüne söylendiğinde “Siz beni Mutluluk filminde görün bir de.. Bu oyunculuk mu? Peh!” deyip iddiasını koyuyor..

***


Bakın Zülfü Livaneli’nin romanından sinemaya aktarılan Mutluluk’ta da oynayacaktım.. Onu da futbol maçlarım yüzünden kaçırdım..

Özgü Namal’la herhalde baharda aynı filmde oynayabileceğiz..

DİŞİ SIKALIM..
Yeni kuşak yönetmenlerden Handan Öztürk’ün bir projesi var.. Beni yemeğe götürdü.. Dördüncü kadehten sonra teklifine “Hee!” dedim..

Bedava içkinin gözü kör olsun..

Özgü Namal’ın annesi ve babası ile de tanıştım.. Kız babaya benzemiş.. Annede daha bir Avrupa kumaşı var.. Bizim kız yerel güzellerden..

Meral Okay’ım benim..

Tedavülden kalkmış iki pavyon kadınından biri oydu, süperdi.. Karşısındaki de bir zamanlar sinemanın en ünlü isimlerinden Dilber Ay..

Kimi sayayım.. Kadroda bir tane boş yoktu ki.. Herkes iyiydi..

Repliklere bayıldık..

Umut Kurt’un oynadığı devrimci Haydar gözlerini ufukta bir noktaya dikmiş konuşuyor..

“Bu cunta dayanamaz.. Üç ay içinde yıkılır..”

Güvendiği halkımız..

Özgü Namal da ona hayran, içten içe seven genç kız.. Oğlan devrimci, kız da kendini devrimci ilân etmiş.. Cunta üç ayda yıkılır tespitine destek veriyor..

“Üç ay dediğin nedir ki? Halkımız da dişini sıksın biraz..”

DEVRİMİ GÖRDÜK
Kadro arkadaşım diye propaganda yapmıyorum.. Kötü mala propagandanın yararı olmaz zaten..

Film vizyona girsin, adım gibi biliyorum ki her gören yakınlarını “Siz de gidin..” diye dürtükleyecek..

Espriler, esprili tespitler üst üste geliyor.. En güzellerinden biri de Meral Okay’ın oynadığı Aydeniz Derya adındaki emekli pavyon kadının ağzından çıktı..

Özgü, aşk belası devrimci olmuş.. Oğlana yaranmak için Marx’ı, Engels’i okuyor ama bir gecede devirdiği kitaplardan ne anladığı belli değil..

Zaten oğlan “Nasıl buldun?” diye sorduğunda yakınmasından belli..

“İçim söküldü valla.. Bunları yazanlarda hiç insaf yokmuş..”

Öte yandan öğrendiklerini evlerinde zorunlu misafir olarak kalan iki pavyon kadınına satıyor..

“Kadının emeği kutsaldır.. Cinsel sömürü kadını iki kat sömürmektir.. Sendika lazım..”

***


Bu laflar üzerine Aydeniz Derya’yı oynayan Meral sendikadan ne anladığını anlatıyor..

Senin devrim dediğini biz de gördük rahmetli Cemal Gürsel yapmıştı, diye başlayarak..

27 Mayıs’tan sonra sendikal haklar birden toplumun kucağına hazırlop kondu hani.. Zaten bizim ahalinin hak edip de kazandığı bir şey yok gibidir..

Tepeden karar verilir, devrim veya reform olarak halka uygulaması emredilir..

İKİNCİ GAVAT..
Aydeniz Derya pavyonda genç bir fırtına olarak eserken, müşterilerden biri aklına sendika olayını sokmuş..

O da gitmiş pavyon sahibine “Biz sendikalı olabilirmişiz..” gibisinden durumu çıtlatıp, icazet istemiş..

Pavyon sahibi Gavat Reşat’ın kendince sendikanın işlevini tarif eden cevabı çalışma hayatımıza yeni bir tartışma boyutu getirecek kadar enteresan..

“Bak kızım!” demiş..

“Ben zaten gavatım.. Bir iş yerine ikinci gavat kalın gelir..”




Uğur Vardan / RADİKAL

Sırrı Süreyya Önder ve Muharrem Gülmez’in yönettiği ’Beynelmilel’, 1982 Adıyaman’ında, şehri ziyarete gelecek Konsey üyelerine konser verecek olan toplama bir orkestra etrafında traji-komik 12 Eylül eleştirisine soyunuyor
Sanırım 1988 yılıydı. Festival programında Tarkovski’nin ’Andrey Rublev’ini seyretmiş ve çok beğenmiştim. Hele ki, onca Hıristiyanlık göndermesiyle dolu olan ve anlattıklarından pek bir şey anlayamadığım son hamlesi ’Kurban’ın yanında, çok daha sarih, çok daha net, çok daha zevkli bir filmdi. Fakültede her türlü konunun yanında sinema da konuşabildiğim hocalarımdan Doğan Kuban’la, bir teneffüs esnasında filmi laflıyorduk. "Sence biz neden böyle filmler yapamıyoruz?" dedi. "Herhalde daha yetenekliler" cevabını verdim. Hocam, daha kestirme ve daha derin bir cümleyle meseleye noktayı koydu: "Resmi biliyorlar da ondan..."

Türklerin artık resmi daha iyi bilip bilmedikleri, görsellikle hesaplaşıp hesaplaşmadıkları konusunda yeni gelişmeler var mı, emin değilim lakin sinemayı daha iyi bildikleri ve geçmişe bakıldığında çok daha iyi filmler çektikleri kesin. Son derece bereketli bir yılın ardından, son noktayı koyan ’Beynelmilel’, 2006’nın belki de o özel ruhuna ait bir yapım. ’Kader’in, ’Korkuyorum Anne’nin, ’Beş Vakit’in, ’Eve Dönüş’ün, (ben çok beğenmesem de) ’Takva’nın ve ’Cenneti Beklerken’in ait olduğu bir ligde, Muharrem Gülmez ve Sırrı Süreyya Önder’in ortaklaşa yönettikleri film, yıla son derece ’afili’ bir kapanış yapıyor. Lakin şu bilgiyi de vermek gerikiyor: Son anda gösterime soktuklarından ve özellikle öngösterimi öğleden sonra kuşağında yaptıklarından dolayı, sinema yazarlarından bir bölümü filmi göremedi ve bu yüzden de SİYAD’ın yıllık seçimlerinde, kendine yeterli ölçüde taraftar bulamadı. Olsun, ’gönüllerin filmi’ olarak da tarihte yerlerini alırlar...

12 Eylül’ün acılarını yansıtmak için muhakkak içeride yatmak, darbenin acılarını direkt olarak hem ruhunda, hem de vücudunda hissetmek mi gerekiyor? Bu nokta tartışılır elbet ama darbeye yaklaşık 26 yıl sonra serinkanlı bakabilmek için belki de böylesi bir haleti ruhiyenin sahibi olmak lazım. ’Eve Dönüş’ün yönetmeni Ömer Uğur, darbe sırasında içerideydi, ’Beynelmilel’in senaristi ve yönetmenlerinden biri olan Sırrı Süreyya Önder de darbe olduğunda ilk tutuklama furyasıyla birlikte kendisini içeride bulanlardan biriymiş. Uzun bir yargılama sürecinin ardından 12 yıl hapse mahkûm edilmiş ve toplam yedi yıl içeride yatmış. Kim bilir bütün bu yaşanılanlar Önder’de, bilge bir kişiliğin oluşmasına, olaylara bütün acılarına rağmen serinkanlı bakabilme özelliğinin gelişmesine neden olmuştur. Tabii ki bunlar benim açımdan birer tahmin ama önümüze gelen film, son derece sofistike, son derece mesafeli, duygulu ama duygularından çok mantığını öne çıkaran, trajik ama en acılı anında da gülmesini becerebilen, hayata ve yaşanılanlara karşı tavrını son derece olgun biçimde gösterebilen bir çabanın eseri.

-özgü_namal-
01-01-07, 16:48
Kışla mantığında orkestra

’Beynelmilel’, 1982’nin Adıyaman’ında geçiyor. Darbe yapılmış, cunta bütün kurum ve kuruluşlarıyla hayatın her anına sinmeye başlamıştır. Düğünlerde müzik çalarak hayatını kazanan bir grup müzisyen (ki onlara yöre dilinde ’Gevendeler’ deniyor), kendilerine yeni bildirilen ’çalınması yasak parçalar’ (ki içlerinde ’Lorke’ de var) listesiyle nasıl baş edeceklerini düşünürken, ordunun onlara yaptıkları ’emir-teklif’le, farklı bir mecranın içinde buluyorlar kendilerini. Yakında şehri ziyaret edecek olan ’Konsey üyeleri’nin karşısına bir orkestrayla çıkmak isteyen yörenin komutanları, Gevendeleri ’adam etmek’ suretiyle düzenli bir hayata (kışla mantığı da diyebiliriz) devşiriyorlar. Şehrin temsili kurtarma törenlerinde Fransızları canlandıranların giydikleri üniformaları da üzerlerine geçiriyorlar. Zamanla orkestranın şefi konumuna yükselen Abuzer, üniversiteye hazırlanan ve vurulduğu Haydar sayesinde yavaş yavaş devrimci bir kimliğe bürünen Gülendam, vurdumduymaz ve pragmatik amca Tekin, cunta faşizminin en fazla üç ay sürebileceğini öngüren ve halkın en kısa zamanla onlara bir tokat atabileceğini düşünen siyasal öğrencisi Haydar, payvon kadınları Semra ve Dilber, öyküyü sürükleyen başlıca karakterler. Haydar’ın, "Bak bu devrimci halkımızı harekete geçirecek marş" diye Gülemdam’a verdiği ve plaktan kasede çekmesini istediği ’Enternasyonal’in, baba Abuzer tarafından duyulması ve hoşuna giden melodisini, orkestrada çalmasıyla birlikte, filmin omurgası da oluşuyor. Sonuçta, orkestranın diğer üyeleri tarafından da beğenilen ’Enternasyonel’, ’baharı karşılama müziği’ olarak repertuarlarına giriyor ve Konsey üyeleri huzurunda çalınmak için heyecanla bekleniyor.

Bu fikir üzerinde yükselen ’Beynelmilel’, arada da dönemin acılarına, çelişkilerine, toplumsal psikolojisine uğruyor. Son derece başarılı bir oyuncu kadrosunun sürüklediği filmde, Mersin Büyükşehir Belediye Bandosu da rol alıyor. Performanslara gelince; Cezmi Baskın benim görebildiğim kadarıyla oyunculuk serüveninin en iyi işini çıkarmış. Keza Özgü Namal da, ilk defa kendi fizyonomisiyle ve o çocuksu ruhuyla örtüşen, doğru bir karakter bulmuş ve o da bence, filmografisinin en iyi rolüyle karşımızda. Nazmi Kırık, her zaman iyi, burada da bu çizgisine halel getirmiyor. Dilber Ay pavyon kadını Dilber’de, Bahri Beyat da ona âşık olan yaşlı adamda (Mahmut) döktürüyor. Not: Beyat’ın karakteri, ’Züğürt Ağa’nın ’Karı istirem’cisi Abdo Aga’yı (Bahri Selin) fazlasıyla andırıyor. Umut Kurt da, genç devrimci Haydar’da ’umut’ vaat ediyor. Eksiklere gelince, koca Adıyaman’da devrimci hareket iki genç tarafından mı ’temsil’ ediliyor? Keza Haydar, cuntanın bir an önce gideceğine inanacak kadar saf olabilir mi? Ayrıca finaldeki miting sahnesi de iyi çekilememiş.

İki yönetmenli filmlerde başarıyı nasıl paylaştıracaksınız? Sanırım kamera arkası hakimiyetini Muharrem Gülmez, işin senaryo kısmını da Sırrı Süreyya Önder halletmiş. İleride yine buluşurlar mı bilinmez ama tarihe düşülen bu ortaklıkları, Türk sineması adına olduğu kadar darbeyle hesaplaşma aşamasında da son derece başarılı bir işe dönüşmüş. Bu arada Kenan Paşa’nın da şu güzelim emeklilik günlerinde, eskiyi yâd edeceği filmlerin sayısı artıyor. Yormayın paşamızı netekim, derim!..

-özgü_namal-
01-01-07, 16:48
Fatih Selvi / ZAMAN

Beynelmilel, 12 Eylül’ün selamsız bandosu

Sırrı Süreyya Önder ve Muharrem Gülmez’in ilk sinema filmi olan Beynelmilel, tamamıyla Adıyaman’da geçiyor. 1982’de darbe sonrasındayız. İnsanlar askerî yönetimin baskısı altında.



Sokağa çıkma yasağı uygulanıyor hâlâ. Şehir, bir kışla mantığı ile idare edilmekte, sosyal hayat adına hiçbir şey yapılmamaktadır. Ama yine de düzeni bozmak isteyen birileri çıkacaktır; işte bu kişiler ’Gevendeler’dir. Siyasi bir grup kurma, ülkeyi kurtarma derdinde filan değil Gevendeler; düğünlerde müzik yaparak geçimini sağlayan insanlar o kadar. Gece eğlencesinin yasak olduğu dönemde gündüz düğünlerinde bile istedikleri parçaları çalamazlar bu müzisyenler. Askerin önlerine koyduğu listede yasaklı şarkılar vardır. Düğünün birinde ’Lorke’yi söyleyince soluğu doğruca kışlada alırlar.

Komutanın karşısında bir grup müzisyen vardır suçsuz. Darbeyi yapan askerî heyetin şehri ziyareti de yakın olunca komutanın aklına bir fikir gelir ve bu gruptan bir orkestra oluşturulmasını ister. İşte ne olursa o andan sonra olur. Kemanı, klarneti, davulu bir tarafa bırakan Gevendeler, saksafon, trombon gibi yeni çalgılarına alışmakta bir hayli zorlanır. İşin daha da komiği, tek tip gözükmeleri için üzerlerine giydirilen Fransız askeri kıyafetleridir. Şehrin temsilî kurtuluş gününde giyilen bu kıyafetler, giysi bulanamadığı için Gevendelerin üzerine geçirilir. Aslında asıl sorun ekibin, doğru düzgün bir marş bilmemesidir. Askerler tarafından orkestra şefi tayin edilen Abuzer (Cezmi Baskın) bir gün sosyalist enternasyonal marşını duyunca işler iyice kızışacaktır.
İki yönetmen, zekice kurgulanmış senaryo ile sıradan insanların öyküsünü anlatarak dönemin askerî yönetimine sıkı bir eleştiri getiriyorlar Beynelmilel’de. Yer yer komik unsularıyla harmanlanmış, keyifle seyredilen diğer bir yönüyle de seyirciyi ciddi sorgulamayla karşı karşıya getiren bir film. Tamamıyla gerçek hikayeden hareket eden Beynelmilel, kurgusu, oyuncuları, müziği ile neredeyse hiç açık vermeden ilerliyor. Oktay Kaynarca ve Özgü Namal dışında isimlerini fazla duymadığımız kadroda filmi götüren kişi hiç şüphesiz Cezmi Baskın. Yılların verdiği tecrübe ile tüm kalitesini ortaya koyan Baskın, tüm oyunculuk meziyetlerini gösteriyor film boyunca. Baskın’ın yanı sıra genç oyuncular da oldukça iyiydi.

---gamze---
01-01-07, 17:59
bugün beynelmilel e gittim özellikle sonu çok hoştu bence gidilmesi gereken bir film

burcumm
01-01-07, 18:26
Hiç fikrimde bile yokken Beynelmilel'e girdim,bayıldım tek kelimeyle bayıldım.İzlenmesi gereken bi film.Hem güldürüo hem ağlatıo.Sonunu ben de çok beğendim.
"Anne bu şarkı ne?"
"Rahmetli babam bestelemişti,beynelmilel bişey"
Özellikle de şu konuşmaya bittim:
Haydar:Ben dewrimci oldum artık
Gülendam:Ei etmişsin walla "
:D :D :D

OZKORKMAZ
01-01-07, 19:55
kişiye göre değişr ama bnm beklentilerimi karşılamayan bir filmdi bence daha önce çekilmiş filmlerden daha ii olması gerekirdi örnekler vardı çünkü ama gidip eglenmek için gayet ii

**elcin**
01-01-07, 20:32
bugün izleme fırsatı buldum bende baştan pek güzel gelmedi ama sonu çok güzeldi gerçekten izlenmesi gereken çok güzel bi film

dizici_manyak
01-01-07, 23:34
ne güldürmeyi nede ağlatmayı yapabilen bir filmdi başarılı oyuncular olsada senaryo da güzel ve ince ayrıntılar olsa da iyice toparlanan bir film değildi ayrıca bazı sahneler dışında hiç komik değildi konu güzel olmasına rağmen ucuzca ve basitçe çekilmiş can yakıcı müziklerle beslensede etkileyici olmamış

tek iyi şey oyuncuların iyi şeçilmiş olması ayrıca özgü namal çok başarılıydı

-özgü_namal-
01-01-07, 23:47
sonunda yarın gidicem filme bakalım özgünün bu filmdeki performansı nasıl:):)

Memo_İSOM
02-01-07, 00:00
film bir gelsin gidicem...makinada az felen izledim güldüm çok hem özgü namal varsa gidilir zaten di,ğer o yuncularıda beğendim

_denizcan_
02-01-07, 11:15
yarın kısmatse gidicem bu film süper bence:happy0064 :happy0064

erten07
02-01-07, 11:23
Eğlenceli bir 12 Eylül filmi 1 Ocak 2007


2006'yı, 12 Eylül döneminde yaşananlara eleştirel bir bakış atan Beynelmilel'le kapatıyoruz. Senaryosu, o yıllarda kentteki bir orkestrada müzisyenlik yapan Sırrı Süreyya Önder tarafından yazılmış olan filmin yönetmenleri Muharrem Gülmez ve Sırrı Süreya Önder. Özgü Namal ve Cezmi Baskın'ın başarılı performanslar sergilediği bu sazlı sözlü dönem filmi önce güldürüyor, düşündürüyor, sonra da duyguların gözyaşı olup akmasına yol açıyor.


BEYNELMİLEL

Yön: Sırrı Süreyya Önder - Muharrem Gülmez
Oyn: Özgü Namal, Meral Okay, Oktay Kaynarca, Cezmi Baskın
Tür: : Dram - Komedi
Süre: 93 dk.
Yeni yıla nasıl girersek öyle gider derler ya, 2006’nın son haftasında şöyle iyi, eli yüzü düzgün bir Türk filminin vizyona girmesini çok istemiştim gerçekten. Keşke o anda başka şeyler de isteseymişim.Kim bilir, belki onlar da yerine gelirdi.

YILIN EN TUHAF İSİMLİ FİLMİ

Beynelmilel, adını ilk duyduğumda dudak büktüğüm filmlerdendi.

Söylenmesi zor, anlamını bilmeyenler olabilir, başka isim mi bulamadılar, diye geçirmiştim içimden.
Hatta içimden geçenleri geçen gün Türkmax’ta yayınlanan Gala programının çekimleri sırasında tanıştığım senaryo yazarı ve yönetmen Sırrı Süreyya Önder’e de söyledim.

Beynelmilel filmin içinde öyle kilit bir kelime ki ondan başka isim koymak olmazdı, dedi.O zaman henüz filmi görmemiştim. Gördükten sonra kendisine hak verdim.

Hikayede önemli bir rolü olan Enternasyonel marşının bu farklı söylenişi ana karakterlerin başına öyle işler açıyor ki, insan filme başka isim yakıştıramıyor.

GEVENDELER'DEN ORKESTRA OLUR MU

Beynelmilel'de 1982 yılında Adıyaman’da bir grup yerel müzisyenin başına gelen traji-komik olaylar anlatılıyor.
Söz konusu müzik grubu, yöre halkının 'gevende' adını taktığı müzisyenler topluluğu aslında. Gevendeler, 12 Eylül sonrasında asker tarafından orkestraya dönüştürülüp, kasabaya gelecek paşayı karşılamak üzere görevlendiriliyorlar.
Nota bilmeyen, cenaze marşını anında uzun havaya dönüştürebilen, emprovize cambazı olarak nitelendirilebilecek olan bu sanatçıların paşanın huzuruna çıkabilmek için derlenip, toplanmaları gerek. Bu da çok kolay olmuyor tabii.
Gevendeler'in şefi üniversiteye hazırlanan kızı Gülendam'la (Özgü Namal) birlikte yaşayan Abuzer (Cezmi Baskın). Gülendam, solcu sevgilisi Haydar'ın (Umut Kurt) dikte ettiği sosyalist kültürü öğrenmeye çalışırken, bir taraftan da evlerinde kalan pavyon kadınlarından hayat dersleri alıyor.

Ve biz, solcu oğlana aşık olan saf kıza ve kışla mantığının sosyal yaşama dayatılması nedeniyle Gevendeler'in düştüğü absürd durumlara hem gülüyor hem de üzülüyoruz.

SOLCU ARKADAŞ

Beynelmilel, 12 Eylül döneminde kentteki bir orkestrada müzisyenlik yapan ve yine o dönemlerde tutuklanarak hapse girmiş Sırı Süreyya Önder’in senaryosundan yola çıkılarak çekilmiş.

Aynı dönemi anlatan bir başka film Eve Dönüş’te olduğu gibi burada da bir dönem eleştirisi söz konusu. Ancak bu çoğu sahnede komedi unsurlarıyla yedirilerek aktarılıyor izleyenlere. Güle oynaya iğnelerini batırıyor film.
Bu iğneler sadece dönemim askeri yönetimine değil, komünizmle yatıp kalkan gençliğe de gidiyor.

Karikatürize askerler kadar solcu gençlik de tek boyutlu ve köşeli gösterilmiş filmde.


Sol yayınları elinden düşürmeyen, ‘enternasyonel’ marşının melodisini ezbere bilen, aklı fikri eylem yapmakta olan gençliği 'Haydar arkadaş' temsil ediyor.Bir ‘arkadaş’tır gitmekte zaten filmde.

Her daim solundan kalkmış olan 'Haydar arkadaş' kendini esen rüzgara kaptırmış. Racon gereği ne aşka ne de sevgiliye pas veriyor.

Ben ve benim gibi o dönemi bilmeyenler, o zamanlarda bir kızla çıkmanın burjuva adeti olarak görüldüğünü, idealleri peşinde koşması beklenen gençlerin bu tip hafifliklere prim vermemek üzere şartlandığını öğrenmiş oluyoruz.
Film, dönemi yaşayanları anılarına götürüken, o yıllara yabancı olanlar için ise eğlenceli ve öğretici bir dönem tasviri niteliği taşıyor.

Başarılı oyunculara ve akıp giden tutarlı bir senaryoya sahip olan Beynelmilel, o dönemi bire bir yaşamış olanlara anılarını yaşatırken hem güldürecek hem ağlatacak hem de düşündürecek bir film.

Beynelmilel'i telaffuz ederken zorlanabilirsiniz ama izlerken büyük keyif alacaksınız.

Filmde Özgü Namal, Umut Kurt, Cezmi Baskın, Meral Okay, Bahri Beyat, Nazmi Kırık gibi oyuncuların yanı sıra 58 kasetiyle Unkapanı’nda fenomenleşen şarkıcı Dilber Ay da rol alıyor. Sıkıyönetim döneminde kasabada pavyonların kapandığı bir sırada, Gaziantep’ten transfer edilen bir pavyon kadınını canlandıran Dilber Ay'ın abartısız, doğal oyunculuğu dikkat çekiyor.

mavirüya
02-01-07, 17:52
şimdi filmden geldim
hiç aklımda yoktu bu filme gitmek ama beğendim ne yalan söyliyim:img-yes:
özgü namal çok başarılı gerçekten.. kurtlar vadisinden dolayı normalde kendisine gıcık olurum ama bu filmde gerçekten iyiydi.. filmi iyi götürdü:good:

ben özellikle haydar arkadaşa bayıldım:img-hyste
pistlerde görmek isteriz kendilerini:):):)

sağ ve sol tarafı da iğneleyen ama tam da ne demek istediğini anlatamamış yönetmen

bu arada sosyalist köşe yazarı ece temelkuran da küçük bir rolde oynuyor filmde..

ama filmin sonu çok acıklıydı gerçekten özgü çok iyiydi:good:
filmi tavsiye ederim iyi vakit geçirmek isterseniz gidin

-özgü_namal-
02-01-07, 18:18
yarım saat önce filmden çıktım.Gercekten cok basarılı bir film olmuş.İlk basta Özgü Namal için izlemeye gitmiştim ama filme hayran kalıp döndüm.Özgü olmasaydıda izleyebilecegim bir film.Baslarda epey güldürdü özellikle su gevendeler grubunun çalışmaları özel kıyafet felan giymeleri:img-hyste
birde o dedenin sarkıcılar eve geldikten sonraki halleri...:img-hyste :img-hyste
Haydar'ın ben devrimci oldum demesi ve Gülendam'ın iyi etmişsin demesi...:img-hyste :img-hyste

Özgü Namal'ın performansınada hayram kaldım özellikle son sahnelerde babaaaaa diye bagardığında..:(:(:(

sonu çok hüzünlüydü nerdeyse aglıycaktım:sad53: hiç beklemezdim öyle bir son...

kısacası filmi herkese tavsiye ederim çok izlerken oldukça keyif aldım...:good: :good: :img-wink:

emre_11
03-01-07, 10:33
birkaç imza yapmıştım önceden

http://img95.imageshack.us/img95/5008/hhhhhhqf1.jpg (http://imageshack.us)

http://img98.imageshack.us/img98/2234/uyyuyuyuso5.jpg (http://imageshack.us)

http://img136.imageshack.us/img136/1346/jjjjkkkob4.jpg (http://imageshack.us)

__gözde__
03-01-07, 12:23
harika bir film müthiş hele sonu mutlaka izleyin

-özgü_namal-
03-01-07, 13:19
Beynelmilel bir öykü

http://i123.photobucket.com/albums/o314/_nur_/06D86539781D2D428AF7F699b.jpg


12 Eylül sonrası sıkıyönetim dönemini anlatan 'Beynelmilel'in senarist ve ortak yönetmeni Sırrı Süreyya Önder, dönemin mağdurlarından... Filmin ikinci yönetmeni Muharrem Gülmez ise yeni bir yaşam kurmak için gittiği Sidney'den bu film için dönmüş.

Vizyona giren 'Beynelmilel'in kamera arkası bir nevi azmin öyküsü... Cezmi Baskın'ın oyunculuğuyla yükselen, Mersin Belediye Bandosu üyelerinin icraatı ile renklenen 'Beynelmilel'in ardındaki iki ismin hikayesi hayli ilginç. 12 Eylül sonrası dönemini anlatan filmin senarist ve ortak yönetmeni Sırrı Süreyya Önder, dönemin mağdurlarından...

YAŞANANLARA İRONİK BAKIŞ
Politik görüşleri nedeniyle hapis yatmış, yılmamış üniversite okumuş, olmadı Türkiye'nin 100 yıllık panoramasını anlatan bir roman yazmaya başlamış, hiç bilgisi yoksa da sinema yapmak için senaryo kurslarına katılmış ve sonunda 'Beynelmilel' ortaya çıkmış. Herşeye rağmen yaşananlara ironik bir bakış getirme gerekliliğine inanıyor. Filmin ikinci yönetmeni Muharrem Gülmez de Sidney'den bu film için dönerek ilk sinema filmine imza atmış; yeni projelerde sırada. Dönemin yasaklısı 'Enternasyonal Marşı'nı baharı karşılama müziği olarak seven bir grup sokak müzisyeninin traji-komik öyküsü üzerinden karşımıza duygusal bir siyasi taşlama getiren iki sinemacıyla kısa bir söyleşi yaptık...

-özgü_namal-
03-01-07, 13:20
Cıvık melodram olsun istemedik

http://i123.photobucket.com/albums/o314/_nur_/A44B9CC136AFD841BEE2407Cb.jpg

* Senaryoyu önce Uğur Yücel'e götürdük; "Haydi çekelim" dedi. Ancak, bizim dışımızdaki nedenlerden dolayı o sene çekilemeyince, bu kez BKM'ye gittik. Yapımcı Necati Akpınar pek senaryo okuyamazmış. Dinleyerek seçermiş veya bir de referans üzerine okurmuş. Ama bizim senaryoyu eline aldığında bırakamamış ve bitirdiğinde hemen Yılmaz Erdoğan'ı aramış. O da Necati'nin durumunu bildiğinden çok şaşırmış ve "Sen okuyup bitirdiysen hiç sorun yok, tamamdır" demiş. Böyle başladık işte...

* 'O Tozlar Bu Çamurları Getirdi' adlı Türkiye'nin 100 yıllık panaroması olan bir roman yazıyordum aslında. 1980'li yılları anlatan 'Beynelmilel'in öyküsü de romanın dört ana arterinden birisiydi. Film yapmak istedim. O güne kadar iyi bir izleyici olmak dışında sinemayla yakından bir ilgim yoktu. Senaryo yazmayı öğrenmek için Barış Pirhasan'ın Senaryo Stüdyosu'na katıldım. (Şimdi aynı yerde eğitmenlik yapıyor.)

YOL ARKADAŞI LAZIMDI
* Senaryoda bıçak sırtı dengeler söz konusuydu. Yani absürd bir komediye kaçma tehlikesi de var, cıvık bir melodram olma tehlikesi de. Uğur hoca (Yücel) için geçerli değil ama yönetmenlerle konuşurken, bu duygunun geçtiğini hissetmeyince rahat olamıyor insan. Madem senaryo yazmayı öğrendik bari yönetmenliği de yapayım dedim. Muharrem Gülmez'i önerdiler. Senaryoyu Sidney'e gönderdik, okuduktan sonra bu yol arkadaşlığını kabul etti ve birlikte çektik.

* 12 Eylül dönemiyle yüzleşmek önemli. 'Beynelmilel'i sadece bir 12 Eylül filmi' olarak tanımlamak olmaz. Dünyanın her yerinde dayatma, dayatılma, zorla bir şeyleri empoze etme tepki alır. Film de bir dayatılma hikayesidir.

-özgü_namal-
03-01-07, 13:21
Senaryoya vuruldum


http://i123.photobucket.com/albums/o314/_nur_/608E4E57E8DF4A45BAA17AB7b.jpg

* Senaryoyu okuyup da vurulmayan yok zaten. Ben de uzun yıllar bu piyasada çalışmıştım ama hiç uzun metrajlı bir film çekme şansım olmamıştı. Dolayısıyla böyle iyi bir senaryoyu kaçırmak istemedim. Eşim ve çocuklar, hep birlikte Sidney'den İstanbul'a taşınmaya karar verdik. Tek başıma çekseydim bile Sırrı'nın yanımda olmasını isterdim. Daha da fazlası oldu ve birlikte çektik.

* Filmde izlediğiniz hikayelerin hepsi tanıklık hikayeleri, bizzat yaşanmış olaylar. Ayrıca Sırrı döneme hakim, hatta bizzat dönemin mağduru. Ben 12 Eylül'de 12 yaşındaydım. Dolayısıyla yaşananlar konusunda birinci elden bir bilgim yoktu. Ayrıca Sırrı; yöreye, adet ve geleneklere de hakim olduğu için ben işin o yönlerini hiç düşünmek zorunda kalmadım.

* Filmi ortak yönetmek konusunda bir sorun yaşamadık. Zaten çekim öncesi senaryo üzerinde öylesine çok çalıştık, tartıştık, görüş alışverişi yaptık ki; sete fazla bir şey kalmadı.

kaynak:sabah

ecrin
04-01-07, 12:17
Dün öle biranda aklıma gelip gittim. Hatta filme saniyesine yetiştim. İyikide gitmişim. Çok güzel ve başarılı bir film. Replikler harikaydı.Oyuncular müthişti.Hem doya doya güldüm ama sonunda da tam ağladım. Gidin , görün pişman olmazsınız...

matrushka
04-01-07, 17:40
Senaryo çok iyi, oyuncular çok başarılı. Hep güldük güldük ama sonunda ben ağladım çok etkiledi beni; özellikle Gülendam'ın "babaaaaaaaaaa" diye bağırdığı sahnede mahfoldum ben. Favori filmlerim arasına girdi ne diyeyim daha.

-özgü_namal-
06-01-07, 09:01
Beynelmilel'den seçmeler

Bkm Film yapımı Beynelmilel filmi seyirciyle buluştu. Filmin hikayesi kadar, müzikleri de şimdiden dillere düştü. Beynelmilel’de yerel müzislenler “gevendeler”i oynayan Mersin Belediye Bandosu ve filmin oyuncuları Cezmi Baskın, Meral Okay, Nazmi Kırık ile Dilbel Ay orkestra ile birlikte filmin şarkılarını da seslendiriyorlar. Filmin galasi için İstanbul’a gelen Mersin Belediye Bandosu, filmin oyuncuları ile birlikte televizyon programlarına katılıp, filmin şarkılarını icra ettiler

haynak:hürriyet/kelebek

paçiii_melos
06-01-07, 11:17
Ben de filme bayramın 2. güün gitmiştim ama bir türlü buraya yazamadım.
İyiki de gitmiştim ama harika ama gerçekten harikaaaaa bir filmdi ya ne desem bilemiyorum ve de inanın şu anda bir daha gitmek istiyorum .
Sinemaya gittiğimizde kocaman salon tıka basa doluydu.
Neyse benim şimdi çıkmam lazım gelince yoruma devame derim ;)

FBemel
06-01-07, 13:24
bende prş günü BEYNELMİLEL'e gittim...ve gerçekten filmi her anlamda çok beğendim...

oyunculuklar,müzikler,senaryo çok etkileyici ve güzeldi...Cezmi Baskın,Özgü Namal ve Meral Okay'ı zaten çok severdim ama bu filmden sonra daha da hayran oldum...

filmin sonunda da arkadaşlarımla ağlamaktan bir süre konuşamadık...etkileyici bir final yapmışlardı...

o dönemi de çok fazla içine girmeden ve siyasi mesajlar vermeden herşeyi dozunda tutarak çok güzel eleştirmişlerdi...

Cezmi Baskın Makina'ya konuk olduğunda o dönemi yaşamamış olan bizlerin yani Türk gençlerinin bu filme gidip o dönemi hiç olmazsa bir filmde yaşamaları gerektiğini söylemişti...gerçekten de o dönemi işin çivisini çıkartmadan çok güzel anlatmışlar...tebrik etmek lazım...

erten07
06-01-07, 20:11
evet "beynelmilel"e gittim bugün
filmde kullanılan deyimle cunta döneminde geçen,
hem güldüren hem düşündüren sonuç itibarıyla da hüzünlü bir hikaye
filmi genel olarak başarılı buldum, görülmesi gereken filmler arasında

ea_ezgi_ea
06-01-07, 22:24
bende bugün gittim.. ya aslında film güzel ama çok sarmadı beni:icon_whis orta dereceliydi bana göre yani ne kötü ne çook ii:icon_whis :icon_whis

elif_gs
07-01-07, 19:19
bugün gittim filme ve çok beğendim. hala etkisindeyim o son sahnenin. çok hüzünlü bitti yaa.özgü namal süperdi tek kelimeyle. haydarı çok beğendim ben. çok iyi rol yapmış. tüm oyuncular ayakta alkışlanacak bir oyunculuk sergilemişler alında. müzikler de çok hoştu. kısaca Türk sinemasının ölmediğini bizlere gösteren çok güzel filmlerden birisi. tüm ekibi tebrik ederim

mliSrkan
08-01-07, 22:53
film çok güzeldi bence...O dönemi hem çok güzel anlatmışlar hem de biraz dalga geçmişler...O yüzden çok eğlenceliydi...diğer eski zamanlarda geçen filmler gibi değildi...Ben çok keyifle izledim filmi...Özgü Namal zaten harikaydı...oyunculuğunu konuşturmuş yine...Şiveyi çok güzel oturtmuştu...O mikrofona makam için sanırım ağladığı sonra haydara bakınca gülmeye başladığı sahne çok güzeldi...O kadar tatlıydı ki..çok güldüm...

film hem komik hem duygusal...Özgü gülünce güldüm o ağlayınca ağladım :) Sonu özellikle harikaydı...6

vanessa19
08-01-07, 22:55
cok tatlı bır fılm ozgu namal harıka
cezmı baskında vallahı super kadro
beynelmılel bısı ıste:)

erten07
09-01-07, 07:54
Tatilin en çok izlenen filmi: Beynelmilel

Yönetmenliğini Sırrı Süreyya Önder ve Muharrem Gülmez'in paylaştığı, bayram tatilinin en çok izlenen filmi "Beynelmilel" Berlin Film Festivali'ne gidiyor.

BKM Film yapımı “Beynelmilel”, seyircinin yoğun ilgisiyle yolculuğuna devam ediyor. Yılbaşı ve bayram tatilinin en çok izlenen filmi Beynelmilel, 10 gün içinde 176.207 kişi tarafından izlendi.

“Beynelmilel”in uluslar arası yolculuğu da Berlin Film Festivali ile başlıyor. “Beynelmilel”, yıl boyunca dünyanın farklı ülkelerinde, farklı festivallerde seyirciyle buluşmaya devam edecek.

“Beynelmilel”in senaryosu Sırrı Süreyya Önder’e ait. Önder, filmin yönetmenliğini de Muharrem Gülmez ile birlikte üstlendi. Film de, Cezmi Baskın, Özgü Namal, Umut Kurt, Nazmi Kırık, Bahri Beyat, Meral Okay, Oktay Kaynarca, Dilber Ay ve Kahtalı Mıçı rol aldılar.

Filmin Konusu: “Beynelmilel” 1982 yılında Adıyaman’da bir grup yerel müzisyenin başına gelen traji-komik olayları anlatıyor. Filmin başrollerinde Özgü Namal ve Cezmi Baskın var. Hikaye, kışla mantığının sosyal yaşama dayatılması nedeniyle ortaya çıkan absürd durumları bir grup yerel müzisyenin etrafında anlatıyor

erten07
09-01-07, 08:01
http://img90.imageshack.us/img90/5817/2688692hm2.jpg (http://imageshack.us)

paçiii_melos
09-01-07, 09:16
Beynelmilel Berlin'e gidiyor


BKM Film yapımı BEYNELMİLEL, seyircinin yoğun ilgisiyle yolculuğuna devam ediyor. Yılbaşı ve bayram tatilinin en çok izlenen filmi Beynelmilel, 10 gün içinde 175.000 kişi tarafından izlendi.


Beynelmilel’in uluslar arası yolculuğu da Berlin Film Festivali ile başlıyor. Beynelmilel, yıl boyunca dünyanın farklı ülkelerinde, farklı festivallerde seyirciyle buluşmaya devam edecek. Beynelmilel’in senaryosu Sırrı Süreyya Önder’e ait. Önder, filmin yönetmenliğini de Muharrem Gülmez ile birlikte üstlendi. Film de, Cezmi Baskın, Özgü Namal, Umut Kurt, Nazmi Kırık, Bahri Beyat, Meral Okay, Oktay Kaynarca, Dilber Ay ve Kahtalı Mıçı rol aldılar.

Filmin Konusu: Beynelmilel 1982 yılında Adıyaman’da bir grup yerel müzisyenin başına gelen traji-komik olayları anlatıyor. Filmin başrollerinde Özgü Namal ve Cezmi Baskın var. Hikaye, kışla mantığının sosyal yaşama dayatılması nedeniyle ortaya çıkan absürd durumları bir grup yerel müzisyenin etrafında anlatıyor.


Hürriyet-kelebek ( 09/01/07 )

paçiii_melos
09-01-07, 09:19
Bayram tatilinde en çok 'Beynelmilel' izlendi

Yapımcılığını BKM'nin, yönetmenliğini ise Muharrem Gülmez'in üstlendiği 'Beynelmilel' yılbaşı ve bayram tatilinin en çok izlenen filmi oldu. Vizyona girdiği ilk 10 gün içinde tam 176 bin 207 kişi tarafından izlenen film, yıl boyunca festivaller aracılığıyla dünyanın çeşitli ülkelerinde gösterilecek. Filmin uluslararası yolculuğu boyunca uğrayacağı ilk durak Berlin Film Festivali olacak. Başrollerini Cezmi Baskın, Özgü Namal, Umut Kurt, Bahri Beyat, Meral Okay ve Oktay Kaynarca'nın paylaştığı filmde; 1982 yılında Adıyaman'da yaşayan bir grup yerel müzisyenin başından geçen traji-komik olaylar anlatılıyor. Hikaye, kışla mantığının sosyal yaşama dayatılması nedeniyle ortaya çıkan absürd durumları bir grup yerel müzisyen etrafında anlatıyor.


Sabah- Günaydın ( 09/01/07 )

tanrıverdi
09-01-07, 18:01
MUTALAK AMA MUTLAKA YANİ HEMDE MUTLAKA:img-hyste SEYREDİLMESİ GEREKİLEN Bİ FİLMM.YANİ AKLINIZDAKİ ACABA GÜSELMİDİR ACABA KOMKMİ ACABA DUYGUSALMI ONA GÖRE GİDELİM LAFLARINI UNUTUN VE GİDİN YANİ...SÜPER AMA SÜPER Bİ FİLMM..OYUNCULAR MÜTHİŞ SENARYA MÜKEMMEL..YANİ HEM GÜLÜN HEM AĞLAYIN TABİRİNE UYAN EN MÜKEMMLE FİLMLERDEN BİRİ...
ŞUANA KADAR Bİ SÜRÜ YORUMLAR ELEŞTRLER OKUDUM YADA KONUŞULDU HİÇ KÖTÜ Bİ ELŞETRİ DUYMADIM ŞUANA KADAR...E ARTKH OKADAR TAVSİYE ETMM:happy0064
HEHE BEYNELMİLEL BİŞEY İŞTE:)

meline
11-01-07, 13:17
Son yıllarda izlediğim en iyi filmlerden biri.. Harika bir anlatım dili kullanılmış.. Güldüren , düşündüren, hatırlatan, dikkat çeken bir film..

Özellikle Özgü NAMAL ve Meral OKAY performansları takdire şayan...

Çok beğendim ben...mutlaka izleyin..

80'li yılları hatırlamaya veya öğrenmeye çalışanlar için iyi bir fırsat... kaçırmayın derim...

tanrıverdi
11-01-07, 14:34
haa buarada yazmayı unutmuşum çnkü özellkle bnm gbi yeni nesiller zorluk çekio bu konuda yani beynelmilel in ne demk olduu konuusunda bn şanslıyımki merak edip sözlük karıştrmıştım sizlerlede paylaşıım beynelmilel=uluslararası yani işte aynı zamnda evrensel demek...

gzd_gzd
13-01-07, 19:36
gerçekten şu aralar izlediğim( sınav'dan sonra tabi;)) en güzel türk filmi we sinemadaki türk filmi fragmanlarına bakılırsa da 2007nin ilk yarısının hatta 2007nin en güzel türk filmi olmaya aday bir film

inanılmaz güldüğüm ama hıçkıra hıçkıra ağladığım sahneler oldu sanrm filmin doğallığı burda,özellikle haydar arkadaş:)'ı çok sevdim,gülendamın haydar arkadaşla olan sahneleri çok güzeldi :)

sonuysa baya bi acıklı

eğer gitmediyseniz mutlaka gidin görün;)

tanrıverdi
14-01-07, 13:29
grçekten dediin gbi çok samimi ve benmde aynn sınavdan sonra en bayıldıım film oldu ve 2006 nn yılı babm ve oğlum un oldu bu yılda beynelmilel in yılı olcak..

huuubbban
14-01-07, 16:28
herkese şiddetle tavsiye ediyorum,çok sıcak bi film olmuş,oyunculuklar, anlatım tarzı,herşey süper,bu senenin en iyi filmlerinden,,,gidin ,gidin, mutlaka gidinbye bye

erten07
17-01-07, 09:47
Beynelmilel’in karnesi

ATMOSFER: "80’lerin başında bezgin bir Güneydoğu kenti nasıl olurdu?" meselesine kafayı takanlara şahane bir yanıt sunuyor.
DİLBER AY: Filmin bir numarası. Oynamıyor, yaşıyor!
ÖZGÜ NAMAL: Liseyi bitirmiş üniversiteye hazırlanan "oralı" bir genç kızın, "feodalite" ile "bilinçlenme" arasında kalmış o tuhaf utangaçlığını ve mahcubiyetini mükemmel canlandırmış.
MÜZİK: Coşkun bir ırmak gibi. Özellikle Dilber Ay’ın söylediği "Tavukları döndermişem / Hacıyı da çarşıya göndermişem" türküsünden bile bütün pespayeliğine rağmen derin bir haz alınıyor.
POLİTİKA: 12 Eylül ile maytap geçme söz konusu ama bunu "mesaj kaygısı taşıyan sıkıcı bunalım filmleri"nin yaptığı gibi yapmıyor. Mizahla muhalefet yapıyor, hem de çok iyi yapıyor.
CEZMİ BASKIN: Benim oyuncum değildir kendisi. Ama bu filmle aramızdaki "gerekçesiz negatif elektrik", bir anda pozitife çevrilmiştir.
ÖYKÜNME: Biraz Yılmaz Erdoğan’ın Vizontele filmlerine mi öykünülmüş ne? Çünkü o filmlerdeki skeç havası bu filmde de var.
AĞLATMA ÇABASI: Keşke filmin sonunda "Çok güldük, biraz da ağlayalım" havasını yaratma gereği duyulmasaydı.
MERAL OKAY: "Adıyaman’a düşen İstanbul görmüş pavyon kadını" ancak bu kadar güzel yansıtılırdı.
DETAYLAR: Orkestranın kör üyesi, albayın eşiyle yaptığı tango, dükkan camlarına yapıştırılan dönemin ruhunu yansıtan ilanlar, mahpushane kuşları için ilkel yöntemlerle hazırlanan hıçkırık efektli kasetler falan. Hepsi tam kararında!
SAMİMİYET: Yönetmen samimi, oyuncular samimi, senaryo samimi. Ve bu "toplam samimiyet", adamı öyle bir etkiliyor ki, ufak tefek sorunlar görmezden geliniyor.

cece2121
21-01-07, 12:41
İnşallah bir gün milli marşımıza da aynı saygıyı gösterirler. Film boyunca komünist marşını defalarca izlettiren kafa yapısının ya bugünkü Türkiye gerçeklerinden haberi yok, ya da 12 Eylülden bir kuyruk acısı var ve filmdeki zihniyeti bize dayatıyor. Film boyunca dinimiz, kültürümüz ve hatta insanımız aşağılanıyor. Bugün güneydoğudan hala asker şehit ve gazilerimiz gelmeye devam ediyor. O sayede bizler sinemanın rahat koltuğunda bu ve benzeri filmleri seyrederek onlara olan minnet borcumuzu ödüyoruz! Diğer husus; 12 Eylülü gerçekten yaşamamış olsam filmdekilere inanacağım. İhtilali haklı veya haksız bulmaktan veya bütün yaptıklarına kefil olmaktan bahsetmiyorum. Ama ihtilalden önce sağ sol veya ülkücü komünist kavgalarından sokağa çıkamıyorduk. Halkın büyük çoğunluğu "Yeter artık, asker gelsin" diye yalvarıyordu ve itiraz eden de yoktu. Üstelik filmdeki gibi bir "Kışla hayat" yoktu Anadoluda. Bu bir kandırmacadır. Bugün geldiğimiz dünya düzeninde Türkiye'ye dayatılmaya çalışılan asker-vatandaş, dindar-dinsiz, alevi-sünni, Kürt-Türk hatta Fenerbahçe-Diğerleri vb kavgalara maşalık etmektedir bu film. Bana göre aleni ama sade ve tertemiz insanlarımıza karşı gizli bir provakatör ajanlık yapılıyor bu filmde. Bu film ve benzeri sözde sanatsal yapımların da katkılarıyla bugün terör örgütü amacına ulaşmaya hiç bu kadar yakın olamadı. Tebrik ediyorum emeği geçenleri! Türk Milletinin sizi anacağına emin olabilirsiniz. Ama nasıl anacaklarını varın siz düşünün. Bugün hiçbir vatansever eylemi isimlendirmeme günüdür. Ne komunizm, ne ülkücülük, ne ulusalcılık, ne milli görüş, ne sağ, ne sol, ne onların sağı solu. Lütfen artık vatanımı sevmeme ve onun için ölmeye hazır olmama kimse isim koyarak sahiplenmeye kalkmasın. Vatanını sevmenin ve onu korumaya çalışmanın adı yoktur. Bu filme giderek terör örgütüne hizmet etmiş olduğum için, bu filmi izleyerek vatanıma ihanet etmiş olduğum için, bu filme giderek provakatör ajanlara maddi ve manevi destek sağlamış olduğum için PİŞMANIM.

elif_gs
21-01-07, 17:45
bu filme giderek teröre destek mi vermiş olduk yani. gerçekten ilginç bir yorum olmuş. herkesin görüşü kendine ama bu filme gitmekle terörün arasında alaka yok. darbe iyi bir şey mi yani. millet askeri bekliyordu diyorsun kimsenin itirazı yoktu diyorsun. ben bu dönemi yaşamadım ama benim çok yakınımdaki insanlar yaşadı ve ben onların onların neler çektiğini biliyorum. buraya yazmam yanlış olur belki. bu darbelerin bizi geriye götürdüğünü söylemiyor muyuz hep?
ayrıca filmde dinimizi kötülemiyordu bir kere dinle ilgili bir husus yoktu. halkımızı zaten kötülemiyordu halkımızın baskıdan kurtulması gerektiğini söylüyordu. bunun dinle ne alakası var.
sen bu filme giderek vatanına ihanet ettiğini mi düşünüyorsun ya gerçekten inanamıyorum. terör örgütüne yardım etmek falan yani şok oldum okuyunca. iyiki gitmişim ben bu filme. yaşanan bir dönemi gerçekleriyle anlatmış bence. ben yaşadım dediğim gibi ama yaşamış kadar çok şey biliyorum o dönem hakkında. bu filme gitmekle vatan hainliği arasında nasıl bir bağlantı kurdun çözemiyorum. bütün ekibi tekrardan tebrik ediyorum ben. umarım böyle gerçekleri gün yüzüne çıkaran filmler yapılır

kırık_kanat431
21-01-07, 18:06
İnşallah bir gün milli marşımıza da aynı saygıyı gösterirler. Film boyunca komünist marşını defalarca izlettiren kafa yapısının ya bugünkü Türkiye gerçeklerinden haberi yok, ya da 12 Eylülden bir kuyruk acısı var ve filmdeki zihniyeti bize dayatıyor. Film boyunca dinimiz, kültürümüz ve hatta insanımız aşağılanıyor. Bugün güneydoğudan hala asker şehit ve gazilerimiz gelmeye devam ediyor. O sayede bizler sinemanın rahat koltuğunda bu ve benzeri filmleri seyrederek onlara olan minnet borcumuzu ödüyoruz! Diğer husus; 12 Eylülü gerçekten yaşamamış olsam filmdekilere inanacağım. İhtilali haklı veya haksız bulmaktan veya bütün yaptıklarına kefil olmaktan bahsetmiyorum. Ama ihtilalden önce sağ sol veya ülkücü komünist kavgalarından sokağa çıkamıyorduk. Halkın büyük çoğunluğu "Yeter artık, asker gelsin" diye yalvarıyordu ve itiraz eden de yoktu. Üstelik filmdeki gibi bir "Kışla hayat" yoktu Anadoluda. Bu bir kandırmacadır. Bugün geldiğimiz dünya düzeninde Türkiye'ye dayatılmaya çalışılan asker-vatandaş, dindar-dinsiz, alevi-sünni, Kürt-Türk hatta Fenerbahçe-Diğerleri vb kavgalara maşalık etmektedir bu film. Bana göre aleni ama sade ve tertemiz insanlarımıza karşı gizli bir provakatör ajanlık yapılıyor bu filmde. Bu film ve benzeri sözde sanatsal yapımların da katkılarıyla bugün terör örgütü amacına ulaşmaya hiç bu kadar yakın olamadı. Tebrik ediyorum emeği geçenleri! Türk Milletinin sizi anacağına emin olabilirsiniz. Ama nasıl anacaklarını varın siz düşünün. Bugün hiçbir vatansever eylemi isimlendirmeme günüdür. Ne komunizm, ne ülkücülük, ne ulusalcılık, ne milli görüş, ne sağ, ne sol, ne onların sağı solu. Lütfen artık vatanımı sevmeme ve onun için ölmeye hazır olmama kimse isim koyarak sahiplenmeye kalkmasın. Vatanını sevmenin ve onu korumaya çalışmanın adı yoktur. Bu filme giderek terör örgütüne hizmet etmiş olduğum için, bu filmi izleyerek vatanıma ihanet etmiş olduğum için, bu filme giderek provakatör ajanlara maddi ve manevi destek sağlamış olduğum için PİŞMANIM.

arkadaşım 12 eylül hakkında ya hiç bir bilgin yok yada buraya laf olsun diye birşey yazmışsın ve saçmalamışsın

erten07
21-01-07, 18:15
http://img184.imageshack.us/img184/9088/beynelmi9qz.jpg (http://imageshack.us)

erten07
21-01-07, 20:01
http://img106.imageshack.us/img106/9056/beynel13vi.jpg (http://imageshack.us)

http://img106.imageshack.us/img106/125/beynel68bg.jpg (http://imageshack.us)

cece2121
21-01-07, 21:41
:img-blush Elif, öncelikle cevaben yazdığın iletin için teşekkür ederim.
Öncelikle şunu söylemek istiyorum: Ben filmi beğenmediğimi değil, gittiğime pişman olduğumu söyledim. Evet filmin ses düzeni çok iyi. Çekimler gayet ustalıkla çekilmiş. Tiyatral olarak da fena değil. Ama benim söylemek istediklerim bunlar değil. Ben diyorum ki filmde gizli mesajlar var. Belki iyi niyetli, belki kasıtlı, belki de gafilce. Askerlerle, subay ve astsubaylarla ilgili sahnelerde sanki Türk ordusundan intikam alınıyor havası var. Film boyunca defalarca ideolojik bir marşı dinledik. Darbe konusu işlenmiş tamam. Ben de zaten darbenin haklı olup olmadığını veya her şeyi çok iyi başardıklarını söylemiyorum. Zaten darbe yanlısı falan da değilim. Türk Ordusunun üzerine bugün terörle mücadele yükü bindirilmiş. Herkes kenara çekilmiş durumda. Terör Örgütü Marksist-Leninist anlayışla kurulmuş bir örgüt. Bugün askerimizle korkularından mecbur kalmadıkça karşı karşıya gelmemeye çalışan, uzaktan tacizle veya uzaktan komutalı patlayıcılarla askerlerimizi, subay ve astsubaylarımızı, uzman erbaşlarımızı arkadan vurma gayretinde olan ve siyasal ve psikolojik yollardan faydalanarak her fırsatı değerlendirmeye çalışan, çocuk katili bir örgüt. Böyle bir dönemde askerlerimize daha fazla destek olmamız gerekirken, biz oturup onları hedef alan böyle bir filmi seyrediyoruz. Derdim bu. Hiçbir mücadele haber almasız olmaz. Eğer haber kaynakları azalırsa o oranda mücadele zayıflar. İspiyoncunun telefon etme sahnesini hatırla. Ne diyor; yok efendim Kuleuzubirabbilfelakı okumamışmış. Ya var mı böyle bir şey! Hadi bu film abartacaklar tabi diyebilirsin. Peki sen kendini bir istihbarat kaynağı olarak düşün. Böyle bir sahneden etkilenip “lan ben ne yapıyorum, teröristlerin yerini haber verince ben de bu adam gibi mi oluyorum” diye aklından geçmez mi? Üstelik haber verdiği yer Türkiye Cumhuriyeti Ordusu; yani bir hain değilsin, ülkene hizmet ediyorsun. Bu sadece bir örnek. Filmde inceden inceye böyle çok şey var. Elif; inan saçmalamıyorum. Biraz arka planı görebilmek lazım. Çok uzun oldu. Kusura bakma. Senin fikirlerine de saygı duyuyorum. O yüzden cevap verme ihtiyacı hissettim. Bence böyle. Hatalar tabi olacak ama T.C. Ordusu her zaman olduğu gibi bugünde ülkemizin en önemli dayanağıdır. Hiçbir şeyde aşırılığı kabul etmemesi bizim için sigortadır. Bu dinde de böyle dünya görüşlerinde de böyle. Bu millet için şehit veya gazi oluyorlar ve bu olaylar bizim için 5nci sayfa haberi oluyor. Biraz daha hassasiyet lütfen. Sağlıcakla kal.

elif_gs
22-01-07, 08:42
cece2121 şu yazdığına katılıyorum
Bu millet için şehit veya gazi oluyorlar ve bu olaylar bizim için 5nci sayfa haberi oluyor. Biraz daha hassasiyet lütfen. ben de bu hususta senin gibi düşünüyorum. ama diğer konularda sana katılmıyorum açıkçası. yani tabiki senin görüşün ve saygı duyuyorum. ama ben katılmıyorum.
zaten filmde baskıcı yönetimi eleştirdiği kadar işi gücü komünizm olan insanları da eleştiriyor. her iki tarafın da uç noktaları eleştiriliyor yani. ama tabi sen farklı bakmış olabilirsin filme. herkes aynı şeyi hissedecek diye bir kural yok.
askerlerimize destek olma konusunda haklısın ben de senin gibi düşünüyorum. ayrıca cevap verdiğin için teşekkür ederim.

sev_can
22-01-07, 09:31
ben buakşam gidicem bu filme . bakalım nasıl

cece2121
22-01-07, 15:25
Ortak paydalarda buluşmak güzel Elif ...
Oniki yıl önce kucağında arkadaşı şehit olmuş bir insanım...
Bu olaya çok ağladım o günlerde...
Bu hassasiyetle özellikle filmin sonu beni çok kızdırdı...
İnsanları olmayacak bir şeye ağlattılar sinemada...
Elimden geldiğince anlayışla görmeye çalıştım ama ancak bu kadar olabildi...
Görüşmek üzere...

vanessa19
22-01-07, 23:02
harıka bır fılm cok guzel
cezmı baskın ozgu namal mukemmel
enternasyonel
beynelmılel :uluslararası bısı
herkese tavsıye ederım cok guzeldı

erten07
24-01-07, 12:31
http://img295.imageshack.us/img295/3217/beynel23dr.jpg (http://imageshack.us)

http://img295.imageshack.us/img295/8729/beynel36bg.jpg (http://imageshack.us)

http://img295.imageshack.us/img295/3708/beynel47qg.jpg (http://imageshack.us)

ECE...:)
24-01-07, 12:31
http://img142.imageshack.us/img142/801/beynel0pl.jpg
http://img142.imageshack.us/img142/5194/kopyasbeynel6wk.jpg

Armağankolik
24-01-07, 13:53
Müthiş bir film!

Gülerken ağlayabildiğim, çok sıcak ve içten bulduğum nadir filmlerden biri BEYNELMİLEL! Absürd komedi ancak bu kadar iyi yansıtılabilir, trajedi, ancak bu kadar etkileyebilir insanı! O kadar inandırıcı ki...

Ayrıca filmde geçen Adıyaman şivesi çok iyi bir şekilde kullanılmış, müthiş!!!!

fable
26-01-07, 16:35
çok güzel bi film hrhalde gitmeyi çok istiyorum pazartesi gitcem galiba.vizyonda en uzun oynatılan filmlerden biri galiba kaç hafta oldu hala gitmedi.

BaLıKK
29-01-07, 07:41
en sevdiğim filmler arasına giren bir film kesinlikle gidin muhteşem..
hem komedi hem drama..başından itibaren güldüğünüz bir filmin sonunda ağlıyorsunuzz..gerçekten güzel bir yapıt..üstelik şiveler gayet yerinde ve abartılmadan kullanılmış..

Flora
03-02-07, 10:09
Bende 2 gün önce izledim Beynelmilel'i.İlk başlarını çok sıkıcı bulmuştum ama ikinci perdesi harikaydı.Hele sonu...Nasıl bir sondu ya öyle?Bir Marş'ın insanların hayatını bu kadar etkileyeceği hiç aklıma gelmezdi...Üstelik masum insanların...
Babası o gün o marşı duymasaydı ne sevdiği oğlan ölecekti ne de babası kızın...
Kız hergün babasının ellerini kremliyor kemandan kesiliyor diye...
Oyuncuları da çok başarılıydı.Özgü Namal'ı ilk defa bu kadar doğal gördüm.Çok sevmem normalde ama filmde sevdim.Babasını oynayan adam (Cezmi Baskın galiba adı) da çok başarılıydı.
En sonu da çok güzeldi.Beynelmilel bişey işte... =)

Flora
03-02-07, 10:13
http://img142.imageshack.us/img142/801/beynel0pl.jpg
http://img142.imageshack.us/img142/5194/kopyasbeynel6wk.jpg
Ece,imzalar süper canım.Kaydettim hemen,ilerde kullanabilirim. =)

PAMUK_MELEGIM
03-02-07, 21:36
BEYNELMİLEL yakinda hollandaya geliyor benim oturdum sehirde gitmeyi dusunuyorum guzel bir filme benziyor;)

cerenömer
07-02-07, 11:30
çok önce gittim ama yorum yapmak yeni aklıma geldi :) ...harika bir film kesinlikle herkes gitmeli...:img-wink: :img-yes:

desire25
12-02-07, 16:44
İnsanın içini bir tuhaf ediyor bu film..Sıcak,samimi..Espriler yerli yerinde..Gitmenizi tavsiye ederim..

mc_merve
13-02-07, 19:38
yurtdisina gelse hemen gidicem ama gelemdi daha

mliSrkan
13-02-07, 21:57
"gerçek" oyuncuların oynadığı çok çok kaliteli bir yapım...Ben çok beğendim,ilk vizyona girdiği günlerde gitmiştim zaten Özgüm oynadığı için... Ama sadece Özgü ile alakası yok film herşeyiyle süperdi...Çok içten,samimi bir yapım...herkes izlemeli bence ;)

MisS loNeLy
24-02-07, 09:58
perşembe günü gittim bu fiLme we bayıLdım diyebiLirim
1 sahnesinde güLüosan diğer 1 sahnesinde ağLıosun yani ben öyLe oLdum
beyneLmiLeL ne demek biLen war mı??
+ güLendam(özgü namaL) sonunda kimLe ewLendi acaba?onu gösterseydi keşke:(

beyonce_lili
25-02-07, 00:03
yurtdisina gelse hemen gidicem ama gelemdi daha

aynen al benden de o kadarrrr

ADA:)
25-02-07, 16:10
perşembe günü gittim bu fiLme we bayıLdım diyebiLirim
1 sahnesinde güLüosan diğer 1 sahnesinde ağLıosun yani ben öyLe oLdum
beyneLmiLeL ne demek biLen war mı??
+ güLendam(özgü namaL) sonunda kimLe ewLendi acaba?onu gösterseydi keşke:(

Beynelmilel uluslararası demek.

*arife*
02-03-07, 15:52
arkadaşlar süper bi film herkesin gitmesini tavsiye ederim mutlaka gitmeye çalışın

erten07
14-03-07, 10:37
'Altın Lale' coşkusuna siz de buyrun!



İstanbul festivaline hazırlanıyor! Uluslararası en büyük sinema etkinliğimiz 26. İstanbul Film Festivali'nin programı açıklandı, biliyorsunuz. 31 Mart'ta başlayacak festivalde 51 ülke sinemasından tam 235 film sinemaseverlerle buluşacak. Her zevke ve kedere uygun, müthiş, dolu dolu bir program var karşımızda! Broşürler çıktı, biletlerin ön satışları da 17 Mart'ta başlıyor. 15 gün sürecek böylesine dev bir programda seçim yapmak zor.

İki filmimiz yarışıyor!
Bu arada bu yıl festivalde dört ayrı yarışma heyecanı olacak. Her uluslararası festivalin büyük ödülü vardır, bizimki de 'Altın Lale'. Sanat ve sanatçının dünyasını sinemayla buluşturan veya edebiyat uyarlaması filmlerin yer aldığı uluslararası Altın Lale yarışına dikkat çekersek; bu yıl 'Cenneti Beklerken' ve 'Beynelmilel' olmak üzere iki filmimiz birden var. Toplam 15 filmin yer aldığı 'Altın Lale'de bizimkileri iddialı bir yarış bekliyor. Danimarka'dan gelen 'Ağlama Sanatı', Norveç yapımı 'Tekrar', Kore filmi 'Kral ve Soytarı' ilk aklımıza gelenler. İngiliz 'Zamana Güzellik Kat' ise sevimli ve zeki bir gençlik komedisi. Pek sevdiğimiz Tom DiCillo'nun 'Delicesine' filmini merakla bekliyoruz. Başrollerde Steve Buscemi, Michael Pitt, Gina Gershon gibi isimler destek vermiş yönetmenimize. Ethan Hawke'ın bu kez kamera arkasına geçtiği 'En Sıcak Eyalet', Sienna Miller'lı 'Factory Girl', Bahman Gonadi'den 'Yarım Ay' da merakımızı cezbedenler arasında.

Jüri çok sağlam
Yarışma jürisinin başkanı ise dünya vizyonuna ulaşmış ünlü İngiliz yönetmen Michael Radford. George Orwell'in 1984 romanının sinema uyarlamasıyla, tesadüf bu ya, İstanbul'da ilk 'Altın Lale' de dahil olmak üzere birçok uluslararası ödül alan, 10 yıl sonra çektiği 'Postacı' (Il Postino) ise muhtelif dallarda Oscar'a aday olmuş bir sinemacı kendisi... Zeki Demirkubuz, oyuncu Tilbe Saran, 'Buzdan Hayaller' ile sevdiğimiz İzlandalı yönetmen Dagur Kari, 'Yeni Başlayanlar için İtalyanca' filmiyle tanınan Danimarkalı yönetmen Lone Scherfig, İsrailli yapımcı Katriel Schory ve ünlü Alman oyuncu Udo Kier gibi isimlerin de yer aldığı jürimiz çok sağlam!

-özgü_namal-
14-03-07, 19:56
inşallah altın lale'yi beynelmilel alır çünkü bunu fazlasıyla hakediyor:)

SELXX
24-03-07, 17:11
Güzel bir film.
Gerçekten başarılı bir senaryo, çok iyi oyunculuklar. Çok etkili, içten bir anlatım. Emeği geçen herkese teşekkürler.

erten07
29-03-07, 10:59
Beynelmilel yeniden sinemalarda!

2006 yılının en çok konuşulan filmi Beynelmilel, 6 Nisan’da yeniden seyirciyle buluşuyor.

http://img92.imageshack.us/img92/8504/28844beynelmilel1zs3.jpg (http://imageshack.us)

BEYNELMİLEL Ocak ayında, farklı hikayesi, dillere dolanan diyalogları ve şarkılarıyla gönüllüre taht kuran Dilber Ay’ıyla günlerce konuşulmuştu.

12 Eylül’ün tanıkları kadar, yeni nesil tarafından da “çok başarılı bir dönem filmi” olarak adlandırılan BEYNELMİLEL, baharı karşılayan Enternasyonel Marşı’yla, baharda yeniden seyircinin karşısında olacak.

BEYNELMİLEL Nisan ayında, 26. İstanbul Film Festivali’nde hem Ulusal, hem Uluslararası yarışmada yer alıyor. BEYNELMİLEL Ekibi, İstanbul Film Festivali’nde iki bölümde yarışmanın heyecanını yaşayacak.

Filmin senaryosu Sırrı Süreyya Önder’e ait. Önder, filmin yönetmenliğini de Muharrem Gülmez ile birlikte üstlendi. BEYNELMİLEL’in başrollerinde ise Cezmi Baskın ve Özgü Namal vardı. BEYNELMİLEL, Umut Kurt, Bahri Beyat, Meral Okay , Nazmi Kırık, Dilber Ay, Oktay Kaynarca ve Kahtalı Mıçı’yı da farklı rollerde seyirciyle buluşturdu.

Filmin Konusu: BEYNELMİLEL 1982 yılında Adıyaman’da bir grup yerel müzisyenin başına gelen traji-komik olayları anlatıyor. Filmin başrollerinde Özgü Namal ve Cezmi Baskın var. Hikaye, kışla mantığının sosyal yaşama dayatılması nedeniyle ortaya çıkan absürd durumları bir grup yerel müzisyenin etrafında anlatıyor.

* Gevende : Adıyaman yöresinde düğünlerde çalgı çalan yerel müzisyenlere verilen ad.

* Beynelmilel : Uluslararası, enternasyonel

mc_merve
29-03-07, 19:03
daha londraya gelmedi ihsallh burayada gelir en cok merak ettigim filmlerden biri ozgu namali zaten cok begeniyorum ayrica oyuncu kadrosu mukemmel buraya gelmezse dvdisini alicam kesin ama oda daha gelmedi

-özgü_namal-
29-03-07, 19:08
beynelmilel'in yeniden sinemalarda olması çok güzel..izleyemeyenler için büyük sans:):)

-özgü_namal-
04-04-07, 13:32
Beynelmilel Moskova’da! - 04.04.2007


BEYNELMİLEL “MOSKOVA FİLM FESTİVALİ”NDE YARIŞACAK!

İzleyenlerin, “yılın en filmlerinden biri olarak” gördüğü BEYNELMİLEL, 21 – 30 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek Uluslararası Moskova Film Festivali’nde yarışacak.

Bu yıl 29.su düzenlenen Moskova Film Festivali’nin onursal başkanlığını uzun yıllardır “Güneş Yanığı” Filmiyle Oskar kazanmış olan Rus yönetmen Nikita Mikhalkov yürütüyor. Mikhalkov’un girişimleriyle festival, özellikle son yıllarda ünlü Hollywood starlarına verdiği onur ödülleriyle adından çok sözettiriyor. Dünya sinemasının önemli eserlerinin ve Rus sinemasının birlikte perdeye yansıdığı festivalde bu yıl BEYNELMİLEL de yarışacak.

Nisan ayında, Ankara ve İstanbul Film Festivallerinde de yarışacak olan BEYNELMİLEL, yaz aylarında da dünya festivallerindeki yolcuğuna başlayacak. BEYNELMİLEL’in, beynelmilel yolculuğu Haziran’daki Moskova seyahatinin ardından, 23 Ağustos’ta kelimenin tam manasıyla dünyanın öbür ucuna gerçekleşecek. Film, Kanada’da 30. Montreal Dünya Film Festivali’nde sinemaseverlerin karşısına çıkacak. BEYNELMİLEL’in iki yönetmeni Sırrı Süreyya Önder ve Muharrem Gülmez de, hem filmin gösterimine katılmak hem de filmden sonra, Kanada’lı sinemaseverler ile bir söyleşi gerçekleştirmek için Montreal’a gidecekler.

Umumi arzu üzerine yeniden sinemalarda!

2006 yılının en çok konuşulan filmi BEYNELMİLEL, 5 Nisan’da Avrupa’da; 6 Nisan’da da Türkiye’de yeniden seyirciyle buluşacak. Film, Almanya, İsviçre, Danimarka, Fransa, Hollanda, İngiltere, Belçika ve Avusturya’da gösterime girecek. Cuma günü itibarıyla da, izleyemeyenler ve yeniden izlemek isteyenler için Türkiye’deki salonlarda, yeniden yerini alacak!

BEYNELMİLEL Ocak ayında, farklı hikayesi, dillere dolanan diyalogları ve şarkılarıyla gönüllüre taht kuran Dilber Ay’ıyla günlerce konuşulmuştu. 12 Eylül’ün tanıkları kadar, yeni nesil tarafından da “çok başarılı bir dönem filmi” olarak adlandırılan BEYNELMİLEL, baharı karşılayan Enternasyonel Marşı’yla, baharda yeniden seyircinin karşısında olacak.

Filmin senaryosu Sırrı Süreyya Önder’e ait. Önder, filmin yönetmenliğini de Muharrem Gülmez ile birlikte üstlendi. BEYNELMİLEL’de Cezmi Baskın, Özgü Namal, Umut Kurt, Bahri Beyat, Meral Okay , Nazmi Kırık, Dilber Ay, Oktay Kaynarca ve Kahtalı Mıçı rol aldılar. .

Filmin Konusu: BEYNELMİLEL 1982 yılında Adıyaman’da bir grup yerel müzisyenin başına gelen traji-komik olayları anlatıyor. Filmin başrollerinde Özgü Namal ve Cezmi Baskın var. Hikaye, kışla mantığının sosyal yaşama dayatılması nedeniyle ortaya çıkan absürd durumları bir grup yerel müzisyenin etrafında anlatıyor.

* Gevende : Adıyaman yöresinde düğünlerde çalgı çalan yerel müzisyenlere verilen ad.

* Beynelmilel : Uluslararası, enternasyonel

mc_merve
05-04-07, 13:51
dun gazetelerde londraya gelcegini okudum ihsallh haber dogrudur cok gitmek istiyorum 6 nisanda gelebilir

paçiii_melos
06-04-07, 08:49
Umumi istek üzerine yeniden vizyonda

"Beynelmilel" izleyiciden gelen yoğun istek üzerine bugün yeniden vizyona giriyor.

Cezmi Baskın ve Özgü Namal'ın başrolde olduğu "Beynelmilel" izleyiciden gelen yoğun istek üzerine bugün yeniden vizyona giriyor.Sıkıyönetim dönemindeki bir grup müzisyenin başına gelenleri konu alan film, 21-30 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek Uluslararası Moskova Film Festivali'ne de davet edildi. "Beynelmilel" ayrıca Kanada'da 30. Montreal Dünya Film Festivali'nde sinemaseverlerin karşısına çıkacak.


http://kelebek.hurriyet.com.tr/magazin/6274382.asp?gid=176

merve d.
08-04-07, 10:26
flimin konusunu rica etsem biri bana kısaca anlatabilirmi???
henüz gitmedim.galiba gidemeyeceğim.

-özgü_namal-
09-04-07, 10:10
12 EYLÜL SONRASI ADIYAMAN’DA BİR GRUP MÜZİSYENİN BAŞINDAN GEÇEN TRAJİ-KOMİK HİKÂYEYİ ANLATAN VE SENENİN İDDİALI YAPIMLARINDAN ’BEYNELMİLEL’, YOĞUN İSTEK ÜZERİNE BU HAFTA YENİDEN VİZYONA GİRİYOR!..

9/4/2007 02:01



Senaryosunu Sırrı Süreyya Önder’in yazdığı ve Önder’in Muharrem Gülmez ile birlikte yönettiği Beynelmilel’in çekimleri geçtiğimiz ilkbaharda Tarsus, Adana ve Mersin’de gerçekleşmişti. Vizyona girmeden fragmanlarıyla bile dikkat çekmeyi başaran film farklı hikâyesi, dillerden düşmeyecek diyalogları ve müzikleriyle ilgi görmüştü. Beynelmilel yoğun istek üzerine bu hafta tekrar vizyona giriyor. Cezmi Baskın ve Özgü Namal’ın baba kızı canlandırdığı filmde Bahri Beyat, Meral Okay, Umut Kurt, Oktay Kaynarca Gibi oyuncuların yanı sıra Kahtalı Mıçı, Dilber Ay ve bir çok yerel müzisyen de rol alarak başarılı bir performans sergilemişlerdi.


12 Eylül sonrasını, bugüne kadar kullanılandan farklı bir dille beyaz perdeye taşıyan film, 1982 yılında Adıyaman’da geçiyor. Düğünlerde çalgı çalan müzisyenler, yani Gevendeler, sık sık sokağa çıkma yasağının yaşandığı o günlerde geçimlerini sağlayabilmek için ilginç bir yol seçerler. Bir kamyonetin içinde eğlence tertip ederler, ancak istihbaratını alan jandarma tarafından basılırlar. İşte o akşam kaderleri değişir, ellerindeki klarnet, davul, tef alınır, yerine, askeri bando müzik aletleri verilir. Artık düğünlerde değil, kasabalarını ziyarete gelecek olan konsey üyeleri için marş çalacaklardır.



Yönetmen: Sırrı Süreyya Önder, Muharrem Gülmez
Senaryo: Sırrı Süreyya Önder
Yapımcı: Necati Akpınar
Görüntü Yönetmeni: Gökhan Atılmış
Kostüm: Esra Bayram, Funda Büyüktunalıoğlu
Müzik: Kalan Müzik, Aytekin G. Ataş, Sırrı Süreyya Önder, Tolga Kılıç
Oyuncular: Cezmi Baskın, Özgü Namal, Umut Kurt, Bahri Beyat, Meral Okay, Nazmi Kırık, Dilber Ay, Oktay Kaynarca, Kahtalı Mıçı

mc_merve
14-04-07, 13:34
sonunda londraya geldi dun beynelmilel ilk vaktim oldugunda kesin gidicem buraya gelmesi cok iyi oldu:happy0064

erten07
14-04-07, 20:28
İSTANBUL - AKBANK sponsorluğunda düzenlenen 26. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin ödülleri Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen törenle sahiplerini buldu.

BEYNELMİNEL’E JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ
Ulusal Yarışma Jürisi’nin seçtiği En İyi Erkek Oyuncu ödülünü “Takva” filmindeki rolü ile Erkan Can ve “Kader” filmindeki rolü ile Ufuk Bayraktar paylaştılar. En İyi Kadın Oyuncu ödülü ise “Beynelmilel” filmindeki rolü ile Özgü Namal’ın oldu. Bu oyuncular Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 10.000’er YTL para ödülü de aldı.

Ulusal Yarışma’da Jüri Özel Ödülü’ne ise Sırrı Süreyya Önder ve Muharrem Gülmez’in yönettiği “Beynelminel” adlı film layık görüldü.
Uluslararası Film Eleştirmenleri Birliği FIPRESCI Ödülleri ise; Uluslararası Yarışma’da Peter Schønau Fog’un yönettiği “Ağlama Sanatı” adlı filme, Ulusal Yarışma’da Zeki Demirkubuz’un “Kader” adlı filmine verildi.

erten07
15-04-07, 20:08
Sırrı Süreyya Önder ve Muharrem Gülmez

http://img46.imageshack.us/img46/6657/beynel7ss8.jpg (http://imageshack.us)

cropsy
22-04-07, 15:36
18. ANKARA ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ'NİN ULUSAL UZUN, KISA VE BELGESEL FİLM YARIŞMALARINDA ÖDÜL KAZANANLAR AÇIKLANDI...

Festivalden yapılan yazılı açıklamada, En İyi Film Ödülü'nün Türkiye