Tüm Versiyonu Göster : Barda
Gülşah&yeom-jan 13-12-06, 18:46 http://img178.imageshack.us/img178/1663/barda1qo7.jpg (http://imageshack.us)
Konu:Nail, Nil, TGG, Aynur, Aliş, Sevgi, Pelin ve Cenk, yaşları 18 ile 25 arasında değişen genç bir arkadaş grubudur. Günlük hayatın akışı içinde huzurlu ve neşeli bir hayat sürmektedir. Her birinin kendilerine ait sıkıntıları ve çözmek zorunda olduğu problemler olsa da gençliğin getirdiği umutla hayata sımsıkı bağlıdırlar. Kimi evlilik, kimi mezuniyet, kimi düzenli bir hayata adım atma hayalleri içinde olan bu gençler, birden bire hayatlarının tam ortasına giren nedensiz şiddetle büyük bir yıkım yaşarlar.
Bir gece yarısı, arkadaşlarının işlettiği barda son biralarını içip eve dönecekken içeri giren beş kişilik bir grup tarafından silahla alıkonulurlar. Elleri, ayakları, ağızları bağlanan gençler sabaha kadar dayak, işkence ve tecavüze maruz kalırlar. Kendilerini alıkoyan grubun görünürde hiçbir amacı yoktur. Yaşları 20 ile 45 arasında değişen bu grup, hayatlarında eksik kalan her şeyin hesabını hiç tanımadıkları bu gençlerden çıkartırlar.
Oyuncular:
Nejat İŞLER
Hakan BOYAV
Serdar ORÇİN
Erdal BEŞİKÇİOĞLU
Melis BİRKAN,Doğu ALPAN,Salih BADEMCİ Nergis ÖZTÜRK,Şamil KAFKAS
Sezen ARAY,İsmail İNCEKARA,Şebnem KÖSTEM,Burak ALTAY
Meltem PARLAK,Eray ÖZBAL,Volga SORGU,Sarp AYDINOĞLU.
YÖNETMEN
Serdar AKAR
YAPIMCILAR
FİLMAKAR/ Serdar AKAR
ÖGER PRODÜKSİYON/ Alev GEZER
MARKASOKAK/ Güner KORALI
GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ
Mehmet AKSIN
SENARYO VE ÖYKÜ
Serdar AKAR
SENARYO YAZIMI
Emre ÖZDUR
Volkan SÜMBÜL
Sertaç AKAR
SANAT YÖNETMENİ
Yavuz FAZLIOĞLU
Gülşah&yeom-jan 13-12-06, 18:49 http://img342.imageshack.us/img342/2417/bardahf6.jpg (http://imageshack.us)
Gülşah&yeom-jan 13-12-06, 19:13 http://img512.imageshack.us/img512/5277/barda5hg6.jpg (http://imageshack.us)
Gülşah&yeom-jan 13-12-06, 19:15 http://img186.imageshack.us/img186/880/barryt3.png (http://imageshack.us)
Gülşah&yeom-jan 13-12-06, 19:18 http://img159.imageshack.us/img159/4945/bar1vq1.png (http://imageshack.us)
Gülşah&yeom-jan 13-12-06, 19:21 http://img159.imageshack.us/img159/5973/bar2qo8.png (http://imageshack.us) http://img454.imageshack.us/img454/9480/bar3pn0.png (http://imageshack.us)
ya süper bir film olcak uçaraktan gitcem erdalımm varr:good:
kirk hammett 17-12-06, 18:15 ya süper bir film olcak uçaraktan gitcem erdalımm varr:good:
erdal kim kızz?:img-blush
erdal kim kızz?:img-blush
habu imzamdaki
kirk hammett 17-12-06, 18:35 dayıma benziyo o yüzden seviyosundur ehueuheuheuhhe :D :D
dayıma benziyo o yüzden seviyosundur ehueuheuheuhhe :D :D
:img-hyste :img-hyste :img-hyste :img-hyste :img-hyste
ya süper bir film olcak uçaraktan gitcem erdalımm varr:good:
aynen yaaaa bi çıksın hemen gidicemm:img-yes:
Burda erdal beşikçioğlu çok farklı çıkmış.ilk defa bıyıksız gördüm fotoğrafta çok farklı.ama böylede güsel:good:
Birde adamın yıldızı parladı birden bir senede iki film.bir dizi başrol.geç anlaşıldı kıymeti ama anlaşıldı ya,orası daha önemli:good:
Gülşah&yeom-jan 17-12-06, 18:57 Evet ben de filmi sabırsızlıkla bekleyenlerdenim konu bi değişik zaten:)Oyuncuların hepsi süper e dediğiniz gibi Erdal Beşikçioğlu da var diğer filmine de bu filmine de gidicem böyle bir fırsat kaçırılmamalıııı!!!!:happy0064 :happy0064 :happy0064
melis birkan kimdi yaa.isim hiç yabancı gelmiyoda.ama bu filme gitcem:good:
http://www.resimload.com/070327/l2r_bar1vq1_copy.jpg (http://www.TurkVisit.com)
Gülşah&yeom-jan 17-12-06, 19:21 Ellerine sağlık süslü güzel ve süslü bir çalışma olmuş:):D
teşekkürlerrr cnm..:img-wink:
süslücüm harika bir çalışma olmuş ellerine sağlık:happy0064 :happy0064
hıfzı.özcan 22-12-06, 08:01 arkadaşlar,barda,( hatırla sevgili)deki meltem parlak ve nergis öztürk (ayla)
de oynuyor.bende onları çok merak ediyorum.mutlaka gideceğim.
serdar akar hastasıyım zaten.film mutlaka harikadır.inanıyorum.
atv haberlerde gösterilen fragmanlarıda çok etkiletici.tüylerim ürperdi çok heyacanlı.bardanın web sayfasındaki videolarda ayrıca birhayli ilgi çekici.:happy0064
Gülşah&yeom-jan 02-01-07, 17:34 http://img407.imageshack.us/img407/9647/bardaaaaaeb2.jpg (http://imageshack.us)
Gülşah&yeom-jan 02-01-07, 17:36 http://img407.imageshack.us/img407/7184/melisbirkanct1.jpg (http://imageshack.us)
Gülşah&yeom-jan 02-01-07, 17:42 http://img79.imageshack.us/img79/8528/burakaltayia8.jpg (http://imageshack.us)
Gülşah&yeom-jan 02-01-07, 17:45 http://img165.imageshack.us/img165/269/hakanboyavjg9.jpg (http://imageshack.us)
hıfzı.özcan 09-01-07, 09:15 http://img356.imageshack.us/img356/2725/169454246295f5a9f9bouj9.jpg (http://imageshack.us)
2 Şubat'ta vizyonda
"Gemide", "Dar Alanda Kısa Paslaşmalar", "Maruf" ve "Kurtlar Vadisi Irak" filmlerinin yönetmeni Serdar Akar'ın, senaryosunu yazdığı ve yönetmenliğini üstlendiği yeni filmi "Barda", 2 Şubat vizyonda.
"Barda" filmiyle ilk kez gerilimi deneyen Akar, bu filmle şiddeti ve şiddetin boyutlarını gözler önüne seriyor. Nejat İşler, Hakan Boyav, Melis Birkan gibi genç oyuncuların başrolde olduğu filmde, birçok konuk sanatçı rol aldı.
http://img142.imageshack.us/img142/769/2692307kb1.jpg (http://imageshack.us)
'Bu şiddete dayanamayacaksınız'
Serdar Akar'ın yeni filmi 'Barda' 2 Şubat'ta vizyona giriyor.
Gerçek bir olaydan uyarlanan film için Akar, 'Filmde kan, küfür ve dayak var.
Üstelik bazı sahnelerde dayanılmaz boyutlarda' diyor
Ankara'da yaşanan gerçek bir olaydan sinemaya uyarlanan "Barda" 2 Şubat'ta vizyona giriyor.
Şiddet ve cinsellik sahnelerini ön plana çıktığı filmin yönetmeni Serdar Akar...
Nejat İşler, Hakan Boyav, Serdar Orçin ve Erdal Beşikçioğlu ise bu kez "kötü adamlar" olarak seyirci karşısına çıkıyor.
Filmde şiddeti sert, umutsuz ve doğrudan verdiklerini söyleyen Akar, bunun nedenini de şöyle açıklıyor:
Çünkü bu derece ağır olmadıkça şiddetin yol açtığı sorunlara ilgi göstermiyoruz.
Günümüzde yaşanmakta olan ağır şiddetin aslında insanın doğasında var olduğunu ve önlem alınmazsa,
bu acı gerçeğin yaşanmaya devam edeceğini söylüyor film.
Kan, küfür, dayak, hakaret görüyoruz film boyunca...
Gittikçe artan bir şekilde ve bazı sahnelerde dayanılmaz boyutlarda.
Unutmayalım, öte yandan bu sadece bir sinema filmi değil.
Çok benzeri bir süre önce gerçekten yaşanmış bir öykü.
Kural tanımayan böylesi cani ruhlu ve canavar insanlar var.
Elimizden gelen bu gerçek durumu seyircilere hatırlatabilmek."
Bar kızları
Serdar Akar'ın "Barda" filmi daha vizyona girmeden fragmanındaki şiddet sahneleriyle olay yarattı. Filmde bir barda tecavüze uğrayan dört genç kızı canlandıran Melis Birkan, Nergis Öztürk, Meltem Parlak ve Sezen Aray, Kelebek'in sorularını yine bir bar ortamında yanıtladı.
BARDA FİLMİNİN TARTIŞILACAK KLİBİ (hürriyet kelebek)
Bakmayın güldüklerine çok acı çektiler
Serdar Akar’ın Barda filmi daha vizyona girmeden fragmanından yansıyan şiddet sahneleriyle olay yarattı. Filmde bir barda tecavüze uğrayan dört genç kızı canlandıran Melis Birkan, Nergis Öztürk, Meltem Parlak ve Sezen Aray ile yine bir bar ortamında konuştuk. Aray’ın "Şu anda gülüyoruz ama bakmayın güldüğümüze. Çekimlerde çok acı çektik" sözleri Barda’nın oyuncular üzerindeki psikolojik etkisini özetlemeye yetti.
Kötü karakterlerle göz göze bile gelmedik
Melis Birkan (24)
Melis Birkan, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Bale ve Modern Dans bölümü mezunu. Barda filminde üniversiteye hazırlanan lise son sınıf öğrencisi Nil karakterini canlandırıyor.
Birkan, şiddet ve tecavüz sahnelerinin yer aldığı film ve gerçek hayatta da kadınların yaşadığı taciz ve tecavüzler ile ilgili şu açıklamalarda bulundu: "Film, bir grup gencin eğlenmek için gittikleri barda yaşadıkları büyük şiddeti ve uğradıkları tecavüzü anlatıyor. Toplumumuzda şiddet ve tecavüz her zaman vardı."
Barda’nın hazırlık sürecinin çekimlerden daha zorlu geçtiğini belirten Birkan çok zor bir karakteri canlandırdığını söylüyor: "Serdar Akar’la prova sürecimiz çok uzun sürdü. Filmi 15 gün gibi kısa bir sürede çektik. Katili oynamak için katil olmaya gerek yok ama çekim süreci beni bayağı etkiledi. Çekimler bittikten sonra filmde kötü karakterleri canlandıran oyuncu arkadaşlarımızla bağlantı kurmadık. Oyuncu olmamıza rağmen onlarla göz göze gelmek istemedik. Oyunculuk adına sınırlarımı zorladım."
Çekimler uzasaydı travma yaşardık
Nergis Öztürk (26)
Ankara Üniversitesi Oyunculuk bölümü mezunu Nergis Öztürk, Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü filmi ve Kızlar Yurdu dizisinde oynadı. Şu sıralar Hatırla Sevgili dizisinde rol alan Öztürk, Barda filminde Sevgi karakterini canlandırıyor.
Öztürk; "Filmde bara eğlenmeye giden gençlerin hayatları bir gecede değişiyor. Barda yaşadıkları işkence ve tecavüz hepsinin hayatını kábusa döndürüyor. Son dönemde tecavüz vakaları daha da arttı. Guatemalalı genç kızın İstanbul’da 10 kişi tarafından tecavüze uğramasını hepimiz okuduk. Barda filmi işte bu tür şiddet olaylarının bir gün bizim de başımıza gelebileceğini izleyicilerin kulağına fısıldıyor. Ben Sevgi karakterini ’Bu olay benim başıma gelse ne yapardım?’ sorusunu kendime yönelterek canlandırdım." diyor.
Öztürk filmin çekimlerinin 15 günde tamamlanmasından da çok memnun: "Çekimler iyi ki 15 günde bitti. Çünkü Barda gerçekten ağır bir film. Çekimler uzasaydı oyuncular üzerinde travma yaratabilirdi."
9 yaşında tacize uğradım
Sezen Aray (23)
Filmde Pelin karakterini canlandıran Sezen Aray’ın "Şu anda gülüyoruz ama bakmayın güldüğümüze. Çekimlerde çok acı çektik" sözleri Barda’nın oyuncular üzerinde yarattığı psikolojik baskıyı tam anlamıyla özetliyor. Çocukken tacize uğradığını belirten Aray, "9 yaşındayken iki çocuğun tacizine uğradım. Bu olay hálá aklımdan çıkmıyor. Otobüste ’ford’çulara çok denk geldim. Kim tacize uğramadığını söylüyorsa yalan söylüyordur. Beyoğlu’nda tacize uğramayan, laf yemeyen var mı? Tecavüz ve şiddet sahneleri hepimizi ciddi anlamda sarstı" dedi.
Filmi izleyen hayatını gözden geçirecek
Meltem Parlak (29)
Filmde, Aynur karakterini canlandıran Meltem Parlak, İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümü mezunu. Barda filminin çekimleri sırasında psikolog olmasının artılarını yaşadığını belirten Parlak film hakkında şunları söylüyor: "Filmde üniversitede felsefe okuyan Aynur’u canlandırıyorum. Serdar Akar, karakter ağırlıklı bir film çekti. Bu da psikoloji eğitimi almış biri olarak benim çok işime yaradı. Hem kendi karakterime hem de diğer oyuncuların karakterlerine daha iyi adapte oldum. Barda’nın öyküsü hepimizi sarstı."
Barda’nın bir sinema filmi olarak Türkiye’de yaşanan şiddet olaylarını çok iyi analiz ettiğini söyleyen Parlak; "Barda’yı izleyenlerin hayatlarını yeniden gözden geçireceğine inanıyorum" dedi.
http://img187.imageshack.us/img187/5638/2697835by1.jpg (http://imageshack.us)
fragmanı beni gerçekten dehşete düşürdü:S filmi çook merak ediyor olsam da gitceğimi zannetmiyorum pek
Fragmanı beni de ürküttü. O kısacık fragman gerdi beni itiraf edeyim. Gidermiyim bilmiyorum.
arkadaşlar bende fragmanı izledim sizin gibi...ve bende dehşete düştüm...ama merak da uyandırdı bende...tabi Nejat'ın filmde oynaması da bu filme gitme isteiğimin bir başka önemli sebebi:)
fragmanda Nejat:"biz sadece arkadaş olmak istemiştik" dedikten sonra tecavüz sahnesi konması da ayrı bir ilginçlikti...
-özgü_namal- 11-01-07, 20:59 çok güzel bir film olacak fragmanını izledim gercekten süper olmuş.kesin izliycem.....
'100 dizi 1 sinema filmi etmez'
http://www.aksam.com.tr/foto/2007/01/06/4.jpg
'Bir memleket gibidir gemi' Çok değil, 8 yıl önce herkesin diline pelesenk olmuştu bu söz. Serdar Akar'ın yönetmen koltuğundaki ilk filmiydi; şiddetli, maskülen, ağır gerçekçi, vurucu ve sansürsüz! Belki de Türk Sineması'nda o güne değin yapılmış en bağımsız filmdi; zaten gösterilmeye başlandığında 'bu filmi televizyonda göremezsiniz' ibaresi vardı, tanıtım fragmanlarında. Akar'a ve başrol oyuncusu Erkan Can'a Altın Portakal kazandırmakla kalmadı, 'Mahallenin Muhtarları'ndaki Temel rolüyle özdeşleşleştirilmiş Erkan Can'daki zengin oyuncu malzemesini de dünyaya açtı. Filmin diyalogları üzerine yorumlar hala internette sürüyor. İç burkan 'tesadüf' ise 'ya binadan ya zinadan, o binalar yıkılacak, bu kumla yapılan binaları deniz bir gün geri alacak' diyaloğunun yer aldığı filmin, 17 Ağustos'ta, depremin olduğu gece bir televizyon kanalında gösterilmesiydi. Diyalog konusuna değinmiştik ya; Akar'ın ikinci filmi 'Dar Alanda Kısa Paslaşmalar'ın içinde yer alan 'Dört doğru pas yüzde 90 gol eder' sözü ise filmin adı gibi efsaneleşti. Futbol yorumcuları bazı paslaşmaları dar alanda kısa paslaşmalar olarak tarif ederken, futbol analizi sırasında o diyaloğu da aynen kullandılar. Ardından 'Maruf' geldi. Ve 'Kurtlar Vadisi Irak'. Serdar Akar bu kez başrolünde Nejat İşler'in oynadığı, bağımsız yeni filmine imza attı; 'Barda'. Filmde hayatın henüz başında, geleceğe umutla bakan bir grup gençle, uyuşturucu aldıktan sonra onları barda rehin alıp 'şiddet' uygulayan başka bir grubun hikayesi anlatılıyor. İlginçtir; Türkiye'de 2000'li yıllarda başlayan 'nedensiz şiddet' kavramına değinen filmin çekimlerinin bitişinin hemen ardından; uyuşturucu aldıktan sonra seri cinayetler işleyen iki gencin katliamlarını okuduk gazetelerde.
İki olayı nasıl yorumlamalı? 'Meşum' tesadüfler zinciri mi? Yoksa yaşadığı ülkeyi derinlemesine gözlemleyen, üzerine düşünen, bu toplumun hikayelerini sezen Serdar Akar'ın yaratıcı sinemacılığı mı?
YAŞANMIŞ HİKAYE
Filmde, 'Nedensiz şiddet' kavramı irdeleniyor. Nasıl bir şiddet var filmde?
'Barda'nın öyküsünü yazarken yaşanmış bir hikayeden esinlendim. Memlekette buna benzer çok olay oluyor. Birileri başka birilerine ortada geçerli hiçbir neden yokken şiddet uyguluyor. Temeli bozulmuşluk meselesi ile alakalı. Filmde, şiddet, gerilim var ve nedenlerini de çok sorgulamıyor. Ama bittiğinde, herkes ister istemez o nedenleri düşünüyor. Aslında küçük ipuçları var. Ama film sosyal bir ders değil, 'arkadaşlar bakın şu nedenlerden dolayı, insanlar şiddete maruz kalıyor ya da şu nedenlerden şiddet uyguluyorlar' mesajı yok.
Zor sahneleri olduğu söyleniyor
Filmi seyrederken şiddet nedeniyle bazı zor anlar yaşıyoruz. Seyredenlerin biraz metanetli olmaları gerekiyor ama bitene kadar dayanabilirlerse eğer, geriye kalan şey tamamen insana ait bir duygu; bir arada nasıl yaşarız, bunun temelleri nelerdir? Bir arada yaşama neden bozuldu, nasıl bozuldu gibi şeyler insanın aklına geliyor ve bu da iyi bir şey. Biz bu topraklarda senelerdir bir arada yaşıyorduk, bir arada durabiliyorduk ama şimdi bu durumun bozulduğunu görüyoruz. Bu film de biraz bunlara ışık tutuyor.
Politik göndermeleri var mı?
Sınıfsal öğeler var ama dünyadaki her filmde, içinde hiçbir şey olmayan komedilerde bile toplumsal öğeler vardır.
Şiddetin artık çekici bir kavram olduğunu düşünüyor musunuz?
İşin artık suyu çıktı. Geçenlerde iki çocuk, hiç alışık olmadığımız şekilde, durup dururken silahları aldı ve yola çıkıp adam öldürmeye başladı. Bu bırakın anneannemin, benim bile anlamakta zorluk çektiğim bir şey. Bu hiç olmazdı, eskiden. Bu bir şeylerin bozulduğunu ve yolunda gitmediğini gösteriyor ve bir şeyler yapmak lazım tabii.
Atmosfer olarak neden barı seçtiniz?
Her mekan kendine ait bir profil seçer. O profil o mekanlara gider, bir lokantanın bile aşağı yukarı müşteri profili bellidir. Bizimki ilginç bir bar, içinde futbol da oynanıyor. Aslında konuya uygun, kapalı bir mekan olarak düzenledik. Her türlü insanın geldiği ama çok kendine ait bir yer olarak.
NEJAT ÇOK YÜZLÜ
Bu da ilk filminiz gibi ulusal televizyonlarda gösterilmesi zor bir film mi?
Prime-time'da gösterilmesi zor değil, imkansız. Ama zaten prime-time meselesinin sinemayı zorladığını düşünüyorum. Yeni film yapan insanlar ister istemez para kaygısı taşıyor. Genç yapımcı filmini televizyona satmak istiyor. Televizyonda bir yaş sınırlaması var. Bu uygulama kendi açısından haklı, çünkü reklamlar en çok seyredilen saatlerde en çok paraya satılıyor. Ama bir de bu işin öteki yanı var. Genç yapımcı filmini prime-time'da oynatabilmek için filmine bazı şeyler katabilir ya da katmayabilir. Yani bir filmde bazı şeylerin olması ya da olmaması gerekebilir. Bu bir çeşit oto-sansür yaratır ve bu da sinema için iyi bir şey değildir.
Dünyada da böyle değil mi?
Evet, ama dünyada her türlü filmin alıcısı var. Filmin saatine göre değil, o filmin kalitesine göre fiyat belirleniyor. Daha geç yayınlanınca filmin parasal değeri oralarda düşmüyor ama Türkiye'de düşüyor.
Neden Nejat İşler'i seçtiniz? Daha önce çalışmamıştınız birlikte
Çalışmamıştık ama yakınlığımız vardı. Nejat iyi bir oyuncu. Bir oyuncunun içinde ne kadar 'yüz' varsa o kadar iyidir ve onda çok yüz var. Bu filmdeki yüz de Nejat'da vardı. Geçenlerde filmi kalabalık bir grupla seyrettik ve özellikle Nejat çok beğenildi. Doğru düşünmüşüz o da doğru düşünmüş.
Oyunculukta okullu olma meselesi konusunda ne diyeceksiniz?
Oyuncuların okuldan olması gerekmiyor. Tiyatrodan gelme meselesi dünya sinema tarihinde de mecburen olan bir şey. Sesli sinemaya geçince konuştukları anlaşılan insanlar arandı ve bunlar da tiyatro oyuncuları arasından seçildi. İlla tiyatro eğitimi almış biri oyunculuk yapacak diye bir kaide sinemada hiç olmadı ve sanıyorum olmaz da. Sinema biraz da tip işidir.
Siz aynı zamanda MSÜ'nde 'Senaryo Atölyesi' dersi veriyorsunuz... Türk Sineması atakta deniyor, neden sizce?
Önceden yönetmenler her şeyi düşünmek zorundaydı. Başrol oyuncularının ücretlerini bile... Şimdi eğitimli kadrolar arttı, özellikle de nitelikli görüntü yönetmenleri geldi. Üniversitedeki hocalarımız, sektörün içinde. Onlar yeni kuşaklara tecrübelerini aktardı. Yeni kuşak daha donanımlı sete çıktı. Eskiden sağlam bir proje olduğunda 'bak' denirdi 'bu kez sadece reji düşüneceksin'. Zaten işin normali bu, şimdi onları korkutacak canavarlar yok ortada, bence sinemanın öne çıkmasında bunlar da etkili.
Televizyon sektörünün sinemaya katkısı yok mu peki?
Ben iki tarafta da çalışıyorum ve şunu söyleyebilirim; bir sinema filminde çalışmadıktan sonra tecrübe sahibiyim diyemezsiniz. Yüz tane, yüz bölüm dizide çalışmış olsanız da, o dizi büyük zorlukla büyük prodüksiyon işi olsa da, büyük oyuncularla çalışsanız da bir tane sinema filmi etmez. Ama bir sürü insan çalışıyor bu sektörde. O nedenle faydası var. En büyük katkısı da sinemaya para aktarılması.
Öğretim üyesi olarak nasıl bakıyorsunuz genç kuşağa?
12 Eylül'den sonra, Ankara'da bir avukat bürosunda oturuyorduk, yıl 1983 Abilerimizden biri 'ben artık iç siyasetle ilgilenmiyorum' dedi. Bu aslında çok acıklı bir şeydi. Halk olarak, bir araya gelip bir şeyleri değiştirmeye kalkmanızın hiçbir önemi olmadığı hissi verildi insanlara. 'Bir şey yapamıyorsunuz, yapsanız da bir işe yaramıyor' denildi. Belli bir nesil, böyle içedönük yaşamaya başladı. Sonra gelenler de dünyayı öyle sandılar. Ama yeni nesil, henüz genç oldukları için hayat cahili ama bence çok zeki. Onlar şimdi, kötü giden şeyler üzerinde düşünüyor, bunları yavaş yavaş düzeltebileceklerine de inanıyorlar. Bir kesinti yaşamadıkları için bu inanç da güçlenecektir. İnsanın kendisi, sosyal yapısı, vizyonuyla ilgili düşünceleri katılımcı olarak artıyor ve bu sinemaya da yansıyor.
Yani 'sosyal içerikli' filmler olacak!
Toplumsal içerikli film diye bir mevzu vardı. Ve hiç kimse o tür filmleri seyretmek istemiyordu; çünkü seyretmenin bir anlamı olmuyordu. Artık çocuklar, bir şeylere inanırlarsa, inandıkları doğrultuda bazı şeyleri değiştirebileceklerini de düşünüyorlar.
Hocaları Abdüllatif Şener ve Fikret Başkaya
Mimar Sinan Üniversitesi Sinema Televizyon bölümünden önce, Ankara İktisadi Ticari İlimler Akademisi, Sevk ve İdare Bölümü'de okumuşsunuz Neden böyle bir okulu seçtiniz?
Üniversiteye gidilecek diye bir kaide vardı ya, biz de girmiştik. Zaten girdiğimiz sene, sinema ve televizyona yüzde 80 başka üniversitelerden insanlar gelmişti, çünkü mülakat sınavıyla alınıyordu. Şimdi üniversite sınavı ile alınıyor, çocuk liseden sonra gelip sınava giriyor. Ama sinemacı olacağına çok eminler mi ondan emin değilim. Liseyi bitirdiğimde yaşım çok küçüktü, erken gitmiştim okula. Üniversitede sinema televizyon okumak istediğimi anladım. Ama o okulda, bir hayli samimi günlerim de geçti. Hocalarım da ilginçti. Mesela Maliye asistanı hocam Abdüllatif Şener, şimdi Devlet Bakanı. Türkiye Ekonomisi hocam ise Fikret Başkaya... O da şimdi hapishanede.
AYCAN SAROĞLU
06.01.2007
http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=63668,103
-özgü_namal- 15-01-07, 14:10 Bar kızları
15.01.2007 ( Dilek Dallıdağ / Hürriyet )
http://img105.imageshack.us/img105/9791/12012007164850725446508xu1.jpg
Serdar Akar'ın "Barda" filminde bir barda tecavüze uğrayan dört genç kızı canlandıran oyuncular ne düşünüyor?
Melis Birkan (24)
Kötü karakterlerle göz göze bile gelmedik
Melis Birkan, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Bale ve Modern Dans bölümü mezunu. Barda filminde üniversiteye hazırlanan lise son sınıf öğrencisi Nil karakterini canlandırıyor.
Birkan, şiddet ve tecavüz sahnelerinin yer aldığı film ve gerçek hayatta da kadınların yaşadığı taciz ve tecavüzler ile ilgili şu açıklamalarda bulundu: "Film, bir grup gencin eğlenmek için gittikleri barda yaşadıkları büyük şiddeti ve uğradıkları tecavüzü anlatıyor. Toplumumuzda şiddet ve tecavüz her zaman vardı."
Barda’nın hazırlık sürecinin çekimlerden daha zorlu geçtiğini belirten Birkan çok zor bir karakteri canlandırdığını söylüyor: "Serdar Akar’la prova sürecimiz çok uzun sürdü. Filmi 15 gün gibi kısa bir sürede çektik. Katili oynamak için katil olmaya gerek yok ama çekim süreci beni bayağı etkiledi. Çekimler bittikten sonra filmde kötü karakterleri canlandıran oyuncu arkadaşlarımızla bağlantı kurmadık. Oyuncu olmamıza rağmen onlarla göz göze gelmek istemedik. Oyunculuk adına sınırlarımı zorladım."
Nergis Öztürk (26)
Çekimler uzasaydı travma yaşardık
Ankara Üniversitesi Oyunculuk bölümü mezunu Nergis Öztürk, Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü filmi ve Kızlar Yurdu dizisinde oynadı. Şu sıralar Hatırla Sevgili dizisinde rol alan Öztürk, Barda filminde Sevgi karakterini canlandırıyor.
Öztürk; "Filmde bara eğlenmeye giden gençlerin hayatları bir gecede değişiyor. Barda yaşadıkları işkence ve tecavüz hepsinin hayatını kábusa döndürüyor. Son dönemde tecavüz vakaları daha da arttı. Guatemalalı genç kızın İstanbul’da 10 kişi tarafından tecavüze uğramasını hepimiz okuduk. Barda filmi işte bu tür şiddet olaylarının bir gün bizim de başımıza gelebileceğini izleyicilerin kulağına fısıldıyor. Ben Sevgi karakterini ’Bu olay benim başıma gelse ne yapardım?’ sorusunu kendime yönelterek canlandırdım." diyor.
-özgü_namal- 15-01-07, 14:11 Serdar Akar'ın "Barda" filminde bir barda tecavüze uğrayan dört genç kızı canlandıran oyuncular ne düşünüyor?
Öztürk filmin çekimlerinin 15 günde tamamlanmasından da çok memnun: "Çekimler iyi ki 15 günde bitti. Çünkü Barda gerçekten ağır bir film. Çekimler uzasaydı oyuncular üzerinde travma yaratabilirdi."
Sezen Aray (23)
9 yaşında tacize uğradım
Filmde Pelin karakterini canlandıran Sezen Aray’ın "Şu anda gülüyoruz ama bakmayın güldüğümüze. Çekimlerde çok acı çektik" sözleri Barda’nın oyuncular üzerinde yarattığı psikolojik baskıyı tam anlamıyla özetliyor. Çocukken tacize uğradığını belirten Aray, "9 yaşındayken iki çocuğun tacizine uğradım. Bu olay hálá aklımdan çıkmıyor. Otobüste ’ford’çulara çok denk geldim. Kim tacize uğramadığını söylüyorsa yalan söylüyordur. Beyoğlu’nda tacize uğramayan, laf yemeyen var mı? Tecavüz ve şiddet sahneleri hepimizi ciddi anlamda sarstı" dedi.
Meltem Parlak (29)
Filmi izleyen hayatını gözden geçirecek
Filmde, Aynur karakterini canlandıran Meltem Parlak, İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümü mezunu. Barda filminin çekimleri sırasında psikolog olmasının artılarını yaşadığını belirten Parlak film hakkında şunları söylüyor: "Filmde üniversitede felsefe okuyan Aynur’u canlandırıyorum. Serdar Akar, karakter ağırlıklı bir film çekti. Bu da psikoloji eğitimi almış biri olarak benim çok işime yaradı. Hem kendi karakterime hem de diğer oyuncuların karakterlerine daha iyi adapte oldum. Barda’nın öyküsü hepimizi sarstı."
Barda’nın bir sinema filmi olarak Türkiye’de yaşanan şiddet olaylarını çok iyi analiz ettiğini söyleyen Parlak; "Barda’yı izleyenlerin hayatlarını yeniden gözden geçireceğine inanıyorum" dedi.
http://img403.imageshack.us/img403/1743/nejatjd1.jpg (http://imageshack.us)
http://img187.imageshack.us/img187/1889/nejat2co3.jpg (http://imageshack.us)
bende sabirsizlikla filmi bekliyorum.....
Afiş
http://img120.imageshack.us/img120/1203/afisbuyukvm4.jpg
Gülşah&yeom-jan 17-01-07, 21:16 İmzalar ve yeni afiş çok güzel ekleyen arkadaşlara teşekkürler:img-wink: :good:
Barda’nın şarkıları
Yönetmenliğini Serdar Akar’ın yaptığı Barda adlı film 2 Şubat’ta vizyona giriyor.
Bara eğlenmeye giden bir grup gencin yaşadığı nedensiz şiddeti işleyen filmin anlatımı da, görüntüleri de son derece sert. Ancak başrollerini Nejat İşler, Hakan Boyav, Melis Birkan, Serdar Orçin ve Erdal Beşikçioğlu’nun paylaştığı Barda’yı izlemek için yaklaşık iki hafta kadar daha beklemeniz gerekiyor.
Öte yandan en az film kadar ilginizi çekeceğini umduğum film müzikleri (soundtrack) albümünü edinmek için o kadar beklemenize gerek yok. Albüm pazartesi günü piyasaya çıkmış olacak. Bu yazıyı önceden yazmamın nedeni; seyretmediğimiz filmin şarkılarından bize ne diye düşünmeyip; tereddüt etmeden bu albümü almanızı istemem.
Neden böyle düşündüğümü anlatayım. Filmin müziklerini yapan Selim Demirdelen aslında bir yönetmen. Hem Kristal Elma’lı bir reklam filmi yönetmeni, hem de beş farklı yönetmenin hayat verdiği bol ödüllü "Anlat İstanbul" filminin yönetmenlerinden biri.
İlk albümü "Beat Bazaar"ı 2002’de çıkartan Demirdelen, Barda’nın müziklerini saymazsak ikinci albümü diyebileceğimiz "Dut Ağacı" adlı albümü üzerine çalışıyor şu aralar. Albümdeki film teması şarkılar dışında çeşitli sanatçıların seslendirdiği toplam yedi Demirdelen bestesinden söz edebiliriz.
ÜÇNOKTABİR’İ NOT EDİN
Bunlardan soundtrack’in klip şarkısı olan "Dediler ki..."yi Üçnoktabir söylüyor. Eğer İstanbul’daki canlı performans mekanlarına uğramıyorsanız, Üçnoktabir adı size bir şey ifade etmiyor olabilir. Eski adı Spitney Bears olan Üçnoktabir; Melis Danişmend, Barış Ertunç, Cenk Turanlı ve Mehmet Demirdelen’den oluşan; önümüzdeki aylarda ilk albümlerini yayınlama heyecanı içinde olan bir grup. Şimdiden isimlerini bir yere not etmenizi rica ediyorum.
Albümdeki birçok düzenlemeye de imza atan Üçnoktabir’in yorumladığı "Dediler ki..." tereddütsüz, uzun süredir dinlediğim en güçlü hit adayı. Dinler dinlemez sizi içine alan ve defalarca dinleme isteği uyandıran bir şarkı. Eğer albümü bekleyemem diyorsanız www.myspace.com/ucnoktabir adresine giderek dinlemeniz mümkün. Şarkı Üçnoktabir’in kendi albümünde de yer alacak. Yani önümüzdeki aylarda bolca duyacaksınız "Dediler ki..."yi. Klibi de hemen seyredeyim diyorsanız www.bardafilm.com doğru adres.
Soundtrack’teki bir diğer yeni isimse Özge Fışkın. İlk kişisel albümünü bitirmek üzere olan Özge’yi de bu albümde ilk kez Türkçe söylerken dinleyip yorumundan çok etkilendim. Albümde "Yarın" ve "Yabancı" adlı iki besteyi okuyan Özge de umuyorum ilk albümüyle tıpkı Üçnoktabir gibi piyasaya hareket getirecek isimlerden olacak.
Onlar dışında Mirkelam, Sezgi Olgaç, Koray Candemir ve Türkay Türkmen’in de birer şarkı yorumladığı albümde gerçekten kötü şarkı yok. İyi şarkının parmakla gösterildiği şu günlerde Selim Demirdelen’in şarkı yazarlığından daha çok faydalanmak gerek diye düşünüyorum. Türkay’ın söylediği "Değişen Ne"deki Aylin Aslım geri vokaline de ayrıca dikkat.
Gitar kayıtları biraz daha iyi olsaymış söylenecek hiçbir şey yokmuş albüme. Ama kusur-kadı kızı ilişkisi diyor, geçiyoruz.
20 Ocak 2007
Tolga AKYILDIZ-Hurriyet
Nejat İşler ve işkence
Serdar Akar, Barda’yı çekmeye başladığında fısıltı gazetesi işbaşındaydı. Yılın en sert, en rahatsız edici filmi geliyordu.
Nejat İşler psikopat bir çete liderini oynayacak, bir barda esir aldığı gençlere türlü işkenceler yapacaktı.
2 Şubat’ta vizyona girecek Barda’yı izledim. Gerçekçi şiddet sahneleriyle sersem eden, sert bir film olmuş.
3. sayfa haberlerini sıradan olaylarmış gibi okuyup geçenlerdenseniz, bu filmden sonra o haberlere eminim çok daha farklı bir gözle bakacaksınız.
Filmin sürpriz konukları var; Teoman bar müşterilerinden biri mesela!
Çağan Irmak, Zeki Demirkubuz, Selim Demirdelen ve Cemal Şan da kısa rollerle kamera karşısına geçmişler. Üstelik onların olduğu sahnede yanlarında Serdar Akar da var. Beş yönetmen yan yana yani!
Barda’yı izledikten sonra şöyle bir durup, Nejat İşler’in bu dünyada Çağan Irmak’tan çekeceği varmış diye düşünüyor insan.
Çağan Irmak, senaryosunu yazdığı ve yönettiği Mustafa Hakkında Her Şey’de, Nejat İşler’e işkence gören taksi şoförü rolünü vermiş ve çekimler boyunca onu hayli zorlamıştı.
Çağan şimdi de Barda filminde, bu kez rolü gereği, Nejat’a zor anlar yaşatıyor.
Bu işin sonu nereye varacak merak etmeye başladım doğrusu!
korkunc bır fılm fragmanını ızledım
acıkcası kesınlıkle+18 gelecek bu fılme
cok agır kan dolu bır fılm
acımasızlık dolu
http://img267.imageshack.us/img267/4434/3644296746d6b6ecb71o0tw.jpg
http://farm1.static.flickr.com/151/353881007_9db9e14247.jpg
http://img163.imageshack.us/img163/6195/353878533366a9bc9162gx.jpg
http://img163.imageshack.us/img163/8323/36075919223b65f99ee4gk.jpg
kesinlike merak ettğim filmlerden biri süper bir film bence birde nejat işler olunca düşünemiyorum artık ama mutlaka +18 gelir fragmanı zledim yanımdaki küçük kız ağladı valla sinemada izlemiştim karanlıktı öle heycanlıdı neye uğradığımı şaşırdım valla...
http://www.milliyet.com.tr/2007/01/27/cumartesi/resim/acum.jpg
"Beni de bardan içeri almadıkları oluyor hâlâ"
Barda" adlı filmin başrol oyuncularından Nejat İşler hâlâ barlardan içeri alınmadığı zamanlar olduğunu söylüyor: "Hiçbir şey için ısrarcı değilimdir.
Siz de Beyoğlu'nda bar işleten birisiniz. Filmde anlatılanlar hepimizin başına gelebileceklerin en kötüsü. Herkeste birikmiş bir öfke var. Siz barınızın kapısında seçmece yapıyor musunuz?
Ben kimseden rahatsız olmam ama bir yer işletince birilerinin sorumluluğunu alıyorsun. Orası senin ve oraya gelmelerini istiyorsun. Oraya geldikleri zaman onlar senin misafirin. Eğer onları birisi rahatsız ederse müdahale etmek zorundasın. Yoksa beni rahatsız etmez. Sarhoş falan, uğraşırız, sorun değil de müşteriyi rahatsız ediyorsa o zaman...
Tezgah'ın yeri de pek tekin sayılmaz. Bu tür bir olay oldu mu hiç?
Çok revaçta olan bir yer olmadığı için şimdiye kadar bir sorun olmadı belki. Aman revaçta da olmasın zaten.
Bir barın kapısından çevrildiğiniz oldu mu?
Çok oldu. Ben hiçbir şey için pek ısrarcı değilimdir. Çevremin en sevmediği özelliğim budur. Almazsa almaz, bana ne? İki hafta önce Line'a almadılar mesela. Kapıdaki çocuk gıcık oldu herhalde. Benim sinirimi bozmuyor. Niye bozsun ki? Komik geliyor.
"Barda" filmi 13 günde çekilmiş. Çok kısa bir süre değil mi?
Bu iş başka türlü biraz zor olurdu zaten. Hiç ara vermeden girip çıkmak hepimiz için daha iyi oldu. Benim açımdan çekim biraz daha uzun sürseydi iyi olmazdı.
Oyuncu canlandırdığı karaktere bürünüyor. Daha uzun sürse filmdeki gibi "kötü adam" olup çıkardınız belki setten. Bu mu sizi korkuttu?
Orada yaptığın bütün kötülükleri yapabilecek kıvama getiriyorsun kendini ve onu gerçekte yapmaman lazım. Kendini sürekli kontrol ediyorsun. O kontrol insanı çok yoruyor.
İşkence, linç, tecavüz olayları iyice arttı. Sokaktan kopmamış biri olarak sokakta nasıl bir enerji hissediyorsunuz?
İyi hissetmiyorum. Kötü ve gittikçe de kötüleşiyor. Her türlü açlık var sokakta. Bu çok tehlikeli. Sokaklar tekin değil. Paylaşmayı bilmeyen insanlar yan yana geldikleri zaman ortaya şiddetten başka hiçbir şey çıkmaz. O yüzden ben de yolda korkarak dolaşıyorum. Yürürken sokak lambaları gölge oyunu yapıyor. Gölgemden korkuyorum. "Kim takip ediyor?" diye dönüp arkama bakıyorum.
Filmdeki adam dövme sahnelerini çekerken kazara yaralanan oldu mu?
Yok. Duvarlar köpüktü zaten. Filmde bir acı hissetmedik.
http://www.milliyet.com.tr/2007/01/27/cumartesi/resim/acum1.jpg
"Şımarıklığa tahammülüm yok"
İnsanın doğasında şiddet olduğu söylenir. Filmdeki şiddet herkesin içindeki şiddetten oldukça farklı ama, değil mi? Siz içinizde böylesine bir şiddet barındırıyor olamazsınız herhalde.
Barındırıyorum. Bazen İstiklal Caddesi'nin bir tarafından samuray kılıcıyla girip öbür tarafından çıkmak istiyorum.
Kalabalık olduğu için mi?
Yo, canım istiyor. Yalnız kalmak istiyorum.
Asosyal olduğunuzu söylediniz çok kez.
İnsan içine rahat çıkamam. Sıkılıyorum.
Ama işiniz bunu gerektiriyor. Zaten bu işi de zorla yapıyor gibi bir haliniz var.
İşimi yaparken çok utanmazlaşıyorum. Kendimi çok özgür hissediyorum, o yüzden işimi çok seviyorum. Ama yaşadığım keyifli anın bozulmasına tahammül edemiyorum. Benimkinden farklı nedenlerden dolayı bu işi seçen insanlarla yan yana geldiğimde çok anlaşamıyoruz. Öyle olunca da sıkılıyorum. Oyun oynuyoruz ya... Ben oyunu eğlenmek, iyi hissetmek için oynuyorum. Bunun karşılığında para ödüyorlar. Ne güzel.
Çok fazla ciddiye almıyor musunuz?
Alıyorum, sen deli misin! Oynarken çok ciddiyimdir. Şurada bir basketbol maçı çevirelim mesela, basketbol oynarken de çok ciddiyimdir. Ama şımarıklığa tahammülüm yok. İşin getirdiklerini kullanmak için işi yapanları ya da yaptığı işin getirdikleri nedeniyle havaya girenleri, egoları yükselenleri sevmiyorum. Onlarla yan yana duramıyorum.
"Çok ağzım burnum kırıldı"
Sizin bu işi seçme nedeniniz ne?
Ben aslında başka şeyler yapacaktım da, onları yapamayınca bunu rahat yapabileceğimi düşündüm.
Devamı
Başka?
Hiçbir kadına tecavüz edemezsin normal hayatta. Mesela araba kullanmayı filmlerde öğrendim. Hiç merakım yok. Havaalanında uçak kovaladım iki kere. Normalde uçak kovalayamazsın. Şaka gibi şeyler yapıyoruz bazen, çok hoşuma gidiyor. Arabaların üzerine atlıyoruz, cam patlatıyoruz.
Rol icabı da olsa tecavüz etmek nasıl bir şey?
E zor. Biri karşı koyarken bir şey yapmaya çalışmak zor. Nasıl yapıyorlar, merak ediyorum valla.
Filmde o ruh haline girmek zor olmadı mı?
13 günde çekip oradan hiç çıkmadığımız için herkes başına geleceklerin farkındaydı. Biz de ne yapacağımızın farkındaydık. Her şey kontrollü gelişti. Bizim kapıldığımız zamanlar mutlaka olmuştur ama Serdar (Akar) çok güven veren bir adam olduğu için bizi durdurdu.
Yoksa olay insanın doğasındaki şiddetin ortaya çıktığı "Sineklerin Tanrısı" romanına dönecekti herhalde.
Aynen öyle. Serdar kafasında çoktan çekip bitirmişti filmi. Her şey planlı olduğu için onun kontrolü dışında hiçbir şey olmadı.
Çok kavgaya karıştığınız oldu mu?
Ben biraz kavganın ortasında kalanlardanım. Genelde kaçarım. Çok ağzım burnum kırıldı. Her yerim yara bere içinde.
http://www.milliyet.com.tr/2007/01/27/cumartesi/resim/acum2.jpg
"Kadınların aşırı ilgisi beni artık korkutuyor"
Kadınlar size hasta oluyor.
Geçmiş olsun.
Siz hiç oralı değil gibi görünüyorsunuz. Bu durum hiç mi hoşunuza gitmiyor?
Meşhurlukla gelen hali hoşuma gitmiyor. Ben çok şanslı bir adamım. Kadınların arasında büyüdüm. Bir sürü güzel kadın vardı etrafımda. İlkokuldan sonra Cağaloğlu Anadolu Lisesi'ni kazandım. İstanbul Kız Lisesi'nin içine açtılar okulu. 800 kızla beraber okudum ve hepsi güzeldi. Kadınlardan yana şansım hep açıktı. Bu meşhurluk dalgasıyla başka bir şey olmaya başladı. O başka şeyi sevmiyorum. Yoksa öbür türlüsü çok tatlıydı. Gayet ilgi çeken birisiydim.
Neden bugün sadece meşhursunuz diye kadınların ilgisini çektiğinizi düşünüyorsunuz?
Ama öyle. Bir de çok ortadayım ya. Bu ilgi hayli büyüdü. Bir şey fazla olunca rahatsız etmeye başlar. Bu beni korkutuyor bile. Kadınların yapacaklarının ve yaptıracaklarının sınırı yok. Kadınlar bu konuda erkeklerden daha cesur.
Diyelim birisiyle tanıştınız, ona nasıl güveniyorsunuz?
Niyetini anladığım zaman -ki kolay anlaşılıyor- üzüyorum. Ama bu beni paranoyak yaptı. Herkese şüpheyle yaklaşıyorum. Bir de ben aç değildim. Hiçbir şeye aç kalmadım.
Bugüne kadar kendinizle ilgili sorulara verdiğiniz cevaplar akla iki şey getiriyor. Ya bir şeylere tepki veriyorsunuz ya da aşağılık kompleksiniz var. Biri kendini bu kadar mı beğenmez?
Benimki aşağılık kompleksi değil ama etrafta artık ekmek kazanmaya başlamış, işiyle kendinden söz ettiren herkeste yükseklik kompleksi olduğu için ben aşağıda görünüyor olabilirim. Hayatı bir şov olarak yaşamıyorum. Hiçbir zaman "Oooo ne güzel para kazandım. Bakın, şahane bir arabam var. Bakın, süper bir evde oturuyorum. Bakın, süper güzel kadınlarla takılıyorum" yapmayacağım.
"Hoşlanmadığım kişi bunu anlar. Yalan söyleyemem artık, 35 yaşına geldim"
Bir dönem "Dizi oyunculuğunu sevmiyorum" sözünü o kadar çok tekrarladınız ki insanın bir noktada "O zaman sen de gurur duyacağın bir iş yap" diyesi geldi.
Ben hiçbir zaman televizyona karşı olmadım. Dizilere de karşı değilim. Şu anki yapılış tarzına itirazım var. Bunu değiştirmek için güçlü olmam gerekir. Şu anda o adamların gözünde güçlüyüm. Ve birkaç kişiyle birlikte güçlerimizi bir araya getirip bu şartlarda biraz değişiklikler yapma yoluna gideceğiz. "Ya sev ya terk et" zihniyetinin bizi bugün getirdiği yer çok aşikar.
Burayı bu haliyle sevmiyorum ama seveceğim bir yer haline getirmek için elimden geleni yapacağım. O dizileri bu halleriyle sevmiyorum. İnsanlar "Beğenmiyorsan yapma kardeşim" diye çok söyledi ama o öyle değil işte. Bunu beğenmezsen yapma, başka bir şey yap; orada beğenmediğin bir şey olunca oradan git, buradan git... 80'li yılların çocukları 70'li yılları yaşamadıkları için böyle düşünüyor. Biz çok kolay bırakıp gidemiyoruz, biraz uğraşıyoruz. Abilerimiz, ablalarımız uğraştı. Biz de biraz uğraşalım.
Bir röportajınızda "İnsanlara 100 üzerinden notlar vermem. İnsan insandır. İşimiz empati kurmak zaten. Herkesin haklı olma ihtimalini göz önünde tutarım" demişsiniz. İnsanları yargılamaz mısınız?
İşim değil. Manası yok. Birinden hoşlanmadıysam, onunla yan yana gelmem tabii. Hoşlanmadığım kişi hoşlanmadığımı anlar. Yalan yapmam. Yalan söyleyemem artık, 35 yaşına geldim.
35 yaşında bir şeyler değişiyor mu gerçekten?
Evet. Emirler beyinden vücuda biraz geç gidiyor. Birine bir şey demeden önce düşünüyorsun. Aklından ağza gelene kadar uzun yol katediyor. Bir de harekete geçmek zor oluyor. Eskiden "Haydi bilmem ne yapalım" deyip kalkar giderdik. Şimdi kalkıp gidemiyorsun. Ağır ağır gidiyorsun ya da gitmiyorsun. Daha yaşlanınca nasıl olacak, çok merak ediyorum.
Hayata bakışınız değişti mi?
Şimdiye dek öfkemden besleniyordum. Öfkemi tanıdım. Önceden tanımlayamazdım ve hayatımın bir sürü şeyine, her hareketime karışırdı. Şimdi oradan aldığım gücü nerede kullanmam gerektiğini biliyorum.
Milliyet-MELİS ALPHAN
http://www.milliyet.com.tr/2007/01/27/cumartesi/acum.html
http://img411.imageshack.us/img411/5721/27895481mo7.jpg
Vahşet böyle yükseldi
Yönetmen Serdar Akar’ın 2 Şubat’ta gösterime girecek filmi Barda, bugüne dek çekilmiş en şiddet dolu Türk filmi. Akar, senaryoyu 1997’de Ankara’nın göbeğinde meydana gelen vahşet dolu gerçek bir olaydan yola çıkarak yazdı.
Hafızanızı biraz yoklayıp, 9 Mart 1997’ye geri döndüğünüzde, olaya konu olan "Zorba şehirde", "Eşkıyalar Ankara’nın merkezinde ev bastı" manşetlerini belki hatırlayabilirsiniz. Ankara’nın Gaziosmanpaşa semtinde oturan ve o zamanlar 18 yaşındaki Tunç Erden Yakar ve dört arkadaşının oturduğu evin kapısı sabaha karşı beş sularında kırıldı. Elleri silahlı yedi kişi içeri girdi. Alkol ve uyuşturucu alan caniler, hiç tanımadıkları gençlere tam 17 saat durmaksızın döverek, elektrik vererek ve tecavüz ederek işkence yaptı. Beş genç, "Çığlıklarımızı nasılsa bir duyan vardır ve polise haber vermiştir" diye ümit ediyorlardı ancak ne gelen vardı ne giden.
Bu kabus, ev sahibi Tunç Erden Yakar’ın evden kaçmayı başarıp polise gitmesiyle 17 saat sonra son buldu. Caniler Murat Yıldırım, Murat Kandemir, Murat Gökgöz, Ömer Şanlı, Yılmaz Koç, Tahir Yar, İbrahim Ural yargılandı. Gasp, zorla alıkoyma, yaralama ve tecavüz suçlarından 27’şer yıl hapse çarptırıldı. Ancak olaydan kısa süre sonra, mağdurların acısı bile hafiflememişken, caniler Rahşan Ecevit affı olarak bilinen afla salıverildi.
10 yıl sonra olayın mağdurlarının peşine düştüğümde, sadece Tunç Erden Yakar’ın izini bulabildim. Üstelik bu kez Hrant Dink cinayeti hemen yanıbaşında işlendiği için, bir numaralı tanıktı. Dahası, 2002’de Hollanda’da ırkçı parti lideri Pim Fortuyn da vurularak öldürüldüğünde tanık olarak dinlenmişti.
Tunç Erden Yakar, fikri alınmadan film çekildiği için Serdar Akar’a kırgın. Filmdeki dehşet sahnelerini izlerken boğazınızda düğümler oluşuyor, tüyleriniz ürperiyor ama olayın gerçek kahramanından hikayesini kurgusuz dinlediğinizde ise kanınız donuyor.
Sebepsiz şiddetin azmettiricisi Türkiye’nin geçmişi
Türkiye’de korku ve gerilim filmleri çekildi ama ilk kez böyle bir şiddet filmi çekiliyor. Bu filmi niçin yaptınız?
- Türkiye sebepsiz şiddetle yakın zamanda tanıştı. Bir genç, bayram günü evinden çıktı, önüne gelen bakkalları sebepsiz yere, zevk için öldürdü. Bunlar Türkiye’nin alışık olmadığı şiddet türleri. Bu durum beni çok tedirgin etti. Bu tür olaylar bir arada yaşamamızı sağlayan, bizi insan yapan beşeri hukukun sonu olabilir. Hukuk kitap değildir sadece, insanlar arasındaki beşeri hukuk bozulunca felaket olur.
Sizi harekete geçiren olay neydi peki?
- 10 yıl önce Ankara’nın göbeğinde 5-6 kişi komşularının kapısını kırarak içeri girdi ve içerideki kız ve erkeklere tecavüz ettikten sonra saatlerce işkence yaptı. Bu, "Türkiye’de bir şeyler olmaya başladı" dediğim olaydır. Bu olaydan esinlendim ama farklı bir senaryo yazarak kurguladım.
Şiddet, hiddet ve cinnet arasındaki bıçak sırtı sınırlar nedir sizce?
- Sınır çok ince, birinden diğerine kolayca geçiliyor. Sebepsiz şiddetin azmettiricisi Türkiye’nin geçmişi. Zaten şiddet insan doğasının parçası, hayatta kalma içgüdüsü. Şiddetin sınırlandırılması ne din ne de yasayla olur, insanlar arasındaki beşeri hukukla olur.
Filmde sürekli bahsedilen bir "TGG" ideolojisi var. Film neredeyse bunun üzerine kurulu. Nedir bu?
- Tekrar Gözden Geçirme ideolojisi. Filmin temelde söylemek istediği şeyleri kapsıyor aslında. Olan şeyleri hemen kabul etmeyelim, bize söylenen şeylere hemen inanmayalım, geçmişte yaşanmış ve söylenmiş şeyleri de bir daha gözden geçirelim. Çünkü bize söylenenlerin çoğunun yalan olduğu sonradan gördük. Mesela 12 Eylül. Bir sürü katliamın, cinayetin sırf 12 Eylül’e mazeret için yapıldığı belli oldu. Yarın başka ayrıntılar ortaya çıkacak. O yüzden yaşadığımız her anı tekrar gözden geçirmeliyiz.
Ama bu kadar şüphecilik, gerçeği bulacağım derken komplolar dünyasında yolumuzu kaybetmemize de sebep olmaz mı?
- Bir yargı ne kadar çok soruya cevap veriyorsa o kadar doğrudur. Bir komplo teorisi değil, bir paranoya değil, gerçek ipuçlarını kontrol etmeliyiz. Gerçeğe o an ulaşamazsan, sonradan ulaşabilirsin. O yüzden sürekli tekrar gözden geçirin. Ben iyi bir gözden geçirmeciyim.
Böylesine şiddet dolu bir filmi bitirdikten sonra ne hissettiniz?
- Filmi çekerken sadece çaresizlik hissettim. Bize hep iyiliğin kazanacağı, kötülüğün kaybedeceği öğretildi. Başkalarını mutlu etmek, fedakarlık önemliydi. Bu saf, hatta salakça bir umut olabilir. Ama sonunda iyiliğin kazanacağını inanmalıyız, ben buna hep inandım. Bir fikir, ideoloji, tavır, sistem ne kadar büyükse, köklerinden o kadar güçlü ters akımlar yeşerir. Şu anda kötülük ne kadar büyüyorsa, iyiliğin de hemen onun dibinden ona yetişmeye çalıştığına inanıyorum.
Film için bir yaş sınırı öneriyor musunuz?
- 13 yaşından küçükler gitmesin bence. Oğlum 10 yaşında, seyrettirmeyi düşünmüyorum.
YETENEĞİ KURŞUNLA ENGELLEMEYİ ANLATTIM
Futbolla alıp veremediğiniz bir şey mi var? Dar Alanda Kısa Paslaşmalar filminden sonra, şimdi de içinde futbol oynanan bir barda geçen olayları anlatıyorsunuz. Simon Kuper’in "Futbol asla sadece futbol değildir" önermesi barın duvarında, siz bu yazıya uzun uzun zoom yapıyorsunuz.
- Futbol, eskiden arenalardaki gladyatör dövüşlerinin uzantısı. Birileri sahada mücadele ediyor, diğerleri seyrediyor. Sahadakiler aslında birbirlerinden nefret ediyor ama onları insan yapan mücadeleyi de orada yaşıyor. Hayat da böyle, nefret edebilirsin ama mücadele ediyorsun. Kaybedersin ya da kazanırsın, sonuç sahada kalmalı. Bilginin yanı sıra yetenek önemli. Kimi zaman kişinin hayattaki duruşlarını bile etkiliyor. Her şeyi durdurabilirsin ama yeteneği durduramazsın. Tıpkı futboldaki gibi. Filmde çok iyi futbol oynayan bir gencin yeteneğini barda gören zorba onu ayağından vuruyor. Yani gencin karşı konulmaz yeteneğini kurşunla durdurmaya çalışıyor. O genç büyük bir kulüpte futbol oynasa, zorba ona tapınacak, posterini duvara asacak. İşte filmde bunu anlatmaya çalıştım.
Bu şiddetin kaynağı ne?
Bir diğerinin yaşamına müdahelenin sınırını ne belirliyor, bu sınırları ne koruyor? Serdar Akar’ın yazıp yönettiği “Barda”, işte bu sorulara cevap arıyor. Bir suçun cezasının uygunluğunu, ne kadar adil olunabileceğini irdeleyen film, yaralanan adalet duygusunun nasıl onarılacağının yanıtını ortada bırakıyor.
İzleyenin suratına bir şamar gibi inen sert, umutsuz ve doğrudan bir film olan “Barda”, günümüzde yaşanmakta olan ağır şiddetin, aslında insanın doğasında var olduğu ve eğer sistem bunu engellemek için gerekli ve yeterli önlemi almazsa, bu acı gerçeğin yaşanmaya devam edeceğini söylüyor.
fidafilm
Film için bir yaş sınırı öneriyor musunuz?
serdar akar- 13 yaşından küçükler gitmesin bence. Oğlum 10 yaşında, seyrettirmeyi düşünmüyorum.
şiddet içeren bu filme ben de kesinlikle gitmeyi düşünmüyorum
movie_monster 29-01-07, 15:36 bu filmi çok merak ediyorum.vizyona gelir gelmez izlemeyi düşünüyorum.şiddet hayatın bi parçası.eğer sinema da hayatın bi parçasıysa filmlerde şiddet olmalı.ama şiddetin sonucuna bakılmalı.yani şiddetin kötü bi şey oduğu vurgulanmalı.sırf filmlerde ve dizilerde şiddet var diye izlememek veya sinemaya gitmemek bence yanlış bi şey.
film sinirlerimi bozdu!!! 18+ yaş sınırı iyi olmuş... aman izlemeyin lütfen... akla zarar... dün baktım koltukta kasmışım 90 dk.boyunca.... ama iyi dokundurmuş... güzel oyunculuk... güzel konu... izlemek düşer ama.... ama ben o "sapık"lara güzel bakamıyorum... yani slaonda sanırım nejat işlerle karşılaşsaydım ya tırsardım sanırım.... iyiki karşılaşmadım... abi korktum hepsinden... ama güzel dokundurma yapmış.. o sapıkları farkında olmadan bizler yaratıyoruz... tabiki başka şeylerde var ama bizlerde katkıda bulunuyoruz hanzo olmalarına sebebiyet veriyoruz... TGG...
serdar akar'ı alkışlıyorum... ama gördüler aklı fikri iki bacak arasında olanlar... iyi benzettiler sonunda.... düşündüren film... hepsi çok iyi oynamış rolünü..okadar inandırıcıki... tırstım abi... walla tırstım... yürürken taksimde bile.... zaten hep bu korkularla yaşıyoruz aslında... aman başımıza bi iş gelicek... hal kötü... ortalıkta o "sit kafalılara" kalıyor... off off...
Radikal Cumartesiden
http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=cts&haberno=6446
film gerçek bir olaydan alıntıymış.... 7-8 yıl önce ankarada bir evde yaşanmış bu olay... sanırım aradaki fark barda olması.... i na na mı yo rum :img-fear2
film gerçek bir olaydan alıntıymış.... 7-8 yıl önce ankarada bir evde yaşanmış bu olay... sanırım aradaki fark barda olması.... i na na mı yo rum :img-fear2
bu film benim de dikkatimi çekti..nejat işlerin piskopat rolunde olması ilginç..melis birkan ve meltem parlak çok dikkat çeken iyi oyuncular bence..böyle filmler canımı çok sıksada hayatta bazı insanların başına geliyor ne yazık ki..:(şu an kararsızım izleme konusunda..ayrıca bu film taciz ve tecavüz olaylarına ışık tutarda biter umarım bu igrençlikler..:img-cool2
deadly_angel 30-01-07, 16:37 Merakla beklediğim bir film, çıkar çıkmaz gitmeyi düşünüyorum (18 yaş sınırını atlatmanın yollarını düşünüyorum)
18 yaş sınırı olup olmadığı kesin değil aslında.Biz de bu konuyu merak ediyorduk.Ömür Gedik'in bile haberi yok ki o filmle ilgili bir çok yazı yazdı..
S.A da 13 yaş sınırı olabilir demiş.
Gerçi ben hala gidip gitmeme konusunda kararsızım çünkü en ufak bir siddet,kana bile dayanamıyorum.
Öte yandan film o kadar ilginç ki.
Serdar Akar,Nejat İşler faktörü,iyi oyuncular,iyi senaryo,iyi çekim..
Anlatmaya çalıştığı bir şey var ve bundan endişe duyuyor film
Nedenini sorgulamıyor ama sonuçlarını,psikolojileri nasıl etkilediğini,insanlarınnasıl değiştiğini,' neden bir arda yaşayamadığımızı ' sorguluyor
Nedenleri malum zaten..
Filmi çok merak ediyorum ama çekiniyorum acıkcası
Ayrıca dün galası yapılmış,haberlerde cıkmış.İnş. sonra yakalayabilirim gala haberlerini
Ve bir yerde okudum,set fotoğrafcılarından biri söylüyor;
Filmi yarıda bırakıp gitmeyin,sonunu bekleyin hem de son yazılar bitene kadar
Çünkü sonunda bir sürpriz varmış:img-elvis
Film doğru anlaşılır inş.,Babam ve Oğlum sırf popüler diye giden ve bir şey anlamayan çok kişi vardı.Barda'nın gişesi o kadar iyi olmayabilir en azından doğru anlaşılsın.(tabi benim görüşüm;))
deadly_angel 30-01-07, 19:19 Ben filme şiddet içerikli olarak bakılmasından yana değilim, aynı zamanda filmde topluma verilen bazı mesajlarda var.Gazetedeki afişinde + 18 yazıyordu.Umarım yaş sınırı azda olsa indirilir.Gala haberini izledim.Nejat İşler her zamanki o ilginç ama bi o kadar eğlenceli konuşma tarzıyla soruları geçiştirdi. :)
kaptan jack 30-01-07, 19:32 bu filme gitmeyi gerçekten istiyorum ama +18 olursa vcd dvd beklicez herhalde.....:icon_sorr
18 yaş sınırı biraz fazla geldi
http://www.sabah.com.tr/2007/01/31/gny/im/640F8563011FEE4BBA613E8Bb.jpg
Serdar Akar, "13 yaşın altındakilerin bu filmi izlemesini ben de istemem" dedi ve ekledi: Mesela benim 10 yaşındaki çocuğuma 'Barda'yı seyrettirmem. Ama 18 yaş sınırı biraz fazla!.
Nejat İşler, Hakan Boyav, Serdar Orçin, Erdal Beşikçioğlu, Volga Sorgu, Burak Altay, Melis Birkan, Nergis Öztürk ve Meltem Parlak'ın başrolleri paylaştığı Barda' filminin galası önceki gece Beyoğlu Emek Sineması'nda yapıldı. Çok sayıda sanatçının katıldığı öngösterimin konukları arasında; ünlü yönetmenler Çağan Irmak, Mustafa Altıoklar, Ömer Faruk Sorak ve Yüksel Aksu da yer aldı.
Ben de izletmem!
Aşırı şiddet sahneleri ve küfürlü konuşmalar içerdiği gerekçesiyle; 18 yaşından küçüklerin izlemesi yasaklanan filmin yönetmeni Serdar Akar, uygulanan sansürle ilgili şunları söyledi: "18 yaş sınırı bana biraz fazla geldi. Kurumlarımızın kararı ama filmde daha genç insanları ilgilendiren çok şey var. Sansür nedeniyle onlar 'Barda'yı izlemekten mahrum kalacak. 13 yaşından küçük birinin bu filmi izlemesini ben de istemem. 10 yaşındaki çocuğuma seyrettirmem!"
Gerektiği kadar var
2 Şubat'ta vizyona girecek 'Barda'nın başrol oyuncusu Nejat İşler ise "Bu senaryoyu kabul etmemde en büyük etken Serdar Akar'dır" diyerek şunları söyledi: "Filmde hayatın gerektirdiği kadar şiddet var. 'Barda' son on yılın birikimidir! İnsanları aç bırakırsanız, karınlarını bir şekilde doyururlar."
Aslolan sinema!
Emek Sineması'ndaki galada kalabalık nedeniyle filmi merdivenlere oturarak izleyen Nejat İşler, 'Barda' ile 'Aliye' dizisi arasındaki farklılıkları şöyle ifade etti: "Aliye bir TV dizisiydi; bu ise bir film. Tamamen farklı şeyler! Bizim için aslolan, en çok verimli olabildiğimiz sinema ve tiyatrolardır. Evet dizileri de seviyoruz ama dizilerde şartlar bizi zorluyor. Belli dakikalar içinde bir şeyler yapmalısınız. Bu tür işlerde ise daha konsantre daha iyi çalışıyoruz."
http://www.sabah.com.tr/gny/gny101-20070131-200.html
evet çok iyi doyurucu bir film..akılda bişi kalmıyo.... herşey yerli yerinde.... korkuların üzerine gitmek olarak değerlendirin ve gidin... her ne kadar kasılarak kıvranarak izlesemde.... :good:
paçiii_melos 31-01-07, 10:01 http://kelebek.hurriyet.com.tr/images/spacer.gif31 Ocak 2007
Barda'ya 18 yaş sınırı
Mustafa KIZGINYÜREK
http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/2804204.jpg
2 Şubat'ta vizyona girecek olan "Barda" filmine, aşırı şiddet ve küfür içerdiği gerekçesiyle 18 yaş üstü sınırı getirildi.
Filmde her yaş grubunu ilgilendiren olayların işlendiğini söyleyen filmin yönetmeni Serdar Akar, "Ben de 13-14 yaş sınırı altındaki birinin izlemesini istemem. Benim 10 yaşında çoçuğum var, ben bu filmi seyrettirmem ama bana 18 yaş sınırı fazla geldi" dedi. "Gemide", "Dar Alanda Kısa Paslaşmalar", "Maruf" ve "Kurtlar Vadisi Irak" filmlerinin yönetmeni Serdar Akar'ın senaryosunu yazıp ve yönettiği "Barda" filminin galası önceki akşam Beyoğlu Emek sinemasında yapıldı. Başrollerini Nejat İşler, Hakan Boyav, Serdar Orçin, Erdal Beşikçioğlu, Volga Sorgu, Burak Altay, Melis Bikkan, Nergis Öztürk ve Meltem Parlak'ın paylaşıyor.
http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/2804492.jpg http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/2804498.jpg
Nejat İşler, aşırı izdihamdan dolayı filmi koridora oturarak izledi. (solda) "Dondurmam Gaymak" filminin yönetmeni Yüksel Aksu, galaya Yunanlı oyuncu Katerina Moutsatsos ile birlikte geldi. (sağda)x
http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/2804536.jpg http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/2804513.jpg
Melis Birkan filmin oyuncularından (solda) Serdar Akar filmin yönetmeni (sağda)
istanbulll 31-01-07, 11:22 '10 yaşındaki oğluma izlettirmem'
Şiddet içerdiği için 18 yaş sınırı getirilen 'Barda'nın galası yapıldı
"Gemide", "Dar Alanda Kısa Paslaşmalar", "Maruf" ve "Kurtlar Vadisi Irak" filmlerinin yönetmeni Serdar Akar'ın senaryosunu yazıp yönettiği "Barda" filminin galası önceki akşam Beyoğlu Emek Sineması'nda yapıldı.
Başrollerini Nejat İşler, Hakan Boyav, Serdar Orçin, Erdal Beşikçioğlu, Volga Sorgu, Burak Altay, Melis Birkan, Nergis Öztürk ile Meltem Parlak'ın paylaştığı film, şiddet ve küfür unsurları içermesi nedeniyle 18 yaş sınırıyla vizyona girecek. Türkiye'de ilk kez bu tarz bir film yapıldığını belirten Akar, filme getirilen 18 yaş sınırı için, "Filmde genç insanları ilgilendiren çok şey var. Bundan mahrum kalacaklar. 13-14 yaş sınırı altındaki birisinin izlemesini ben de istemem. 10 yaşındaki oğluma izlettirmeyeceğim, ama 18 yaş sınırı da bana fazla geldi" dedi.
http://www.milliyet.com.tr/2007/01/31/magazin/resim/axmag01.jpg http://www.milliyet.com.tr/2007/01/31/magazin/resim/axmag012.jpg
-özgü_namal- 31-01-07, 14:40 BARDA 2 ŞUBAT'TA VİZYONDA
BU FİLM OLAY YARATACAK
SERDAR AKAR’IN, SENARYOSUNU YAZDIĞI VE YÖNETMENLİĞİNİ ÜSTLENDİĞİ YENİ FİLMİ ‘BARDA 2 ŞUBAT’TAN İTİBAREN BEYAZPERDEDE.
Akar’ın gerilim tarzındaki ilk denemesi olan filmin çekimleri, Beykoz’daki eski Sümerbank ayakkabı fabrikasına kurulan dekorda yapıldı. Nejat İşler ve İsmail İncekara gibi oyuncuların rol aldığı filmde yönetmen Çağan Irmak da bir sahnede oynayarak ilk kez kamera önüne de geçti.
kaynak:gecce
deadly_angel 31-01-07, 21:55 Fragmandan gördüğüm kadarıyla mahkeme sahneleri oldukça garip, ''biz sadece arkadaş olmak istedik'' diyolar, sanırım yaş sınırında indirilme gibi bir durumda olmayacak.
"Vizyondakiler" bölümüne tasinmistir.
Dizifilm.com Moderatörü
Masalteam
O gece "Barda" neler oldu?
24 +
Banu Güven, günün gelişmelerini aktardığı "24"ün ardından yayınlanan "24+"da "Barda" filminin yönetmeni Serdar Akar, oyuncuları Nejat İşler ve Hakan Boyav ile filmi konuşacak.
NTV/ 23.00
SERDAR AKAR NEJAT İŞLER VE MELİS BİRKAN CANLI YAYINDA ATV HABERDE
KACIRMAYIN
:happy0064
SERDAR AKAR NEJAT İŞLER VE MELİS BİRKAN CANLI YAYINDA ATV HABERDE
KACIRMAYIN
:happy0064
yaaa yetişemedim yaaaa:icon_sorr :icon_sorr :icon_sorr :icon_sorr :icon_sorr
Gülşah&yeom-jan 01-02-07, 18:08 yaaa yetişemedim yaaaa:icon_sorr :icon_sorr :icon_sorr :icon_sorr :icon_sorr
Fazla bir şey konuşmadılar zaten :img-wink: Çok şey kaçırmış sayılmazsın:img-wink:
-özgü_namal- 02-02-07, 10:03 BU FİLMİ KAÇIRMAYIN
http://www.gecce.com/web/images/spacer.gif‘BARDA’ BİRAZ KASACAK
BU HAFTA BEŞ YENİ FİLM GÖSTERİME GİRİYOR.
http://www.galeriturk.net/getimg/MakeThumbnail1.jpg (http://www.galeriturk.net)
Serdar Akar'ın yönettiği 'Barda' adlı filmde Nejat İşler, Doğu Alpan, Melis Birkan rol alıyor.
Gerilim türündeki filmde Nail, Nil, TGG, Aynur, Aliş, Sevgi, Pelin ve Cenk, yaşları 18 ile 25 arasında değişen genç bir arkadaş grubudur.
Bir gece yarısı, arkadaşlarının işlettiği barda son biralarını içip eve dönecekken içeri giren beş kişilik bir grup tarafından silahla alıkonulurlar.
Yaşları 20 ile 45 arasında değişen bu grup, hayatlarında eksik kalan herşeyin hesabını hiç tanımadıkları bu gençlerden çıkartırlar.
kaynak:gecce
meryemce84 02-02-07, 12:19 EN ÜNLÜ GİBİ OLMAYAN ÜNLÜ!
Dizilerin mahcup delikanlısı ya da psikopat bir grubun elebaşısı... Ünlü gibi havalarda gezmeyen ünlü, Nejat İşler!
Ne ünlü gibi konuşuyor ne ünlü gibi davranıyor ne ünlü gibi yaşıyor ne de ünlü gibi havalarda. Yanıtlamak istemediği sorularda konuyu ne başka taraflara çekiyor ne de sinirleniyor. Sadece dürüstçe ve açıkça "Söylemem" diyor ve gülüyor. Orada artık konuyu hayal gücünüze bırakıyor.
Bundan dört yıl önce verdiği ilk röportajda fotoğraflarını çeken Ercan Arslan, İşler'e "O zaman fotoğraflarınızı çektiğimde işin başındaydınız. Şimdi ortasındasınız. Bundan sonra ne olacak?" diye sordu. İşler "Şimdi de yok olacağım" dedi. Temennisi bu ama...
Onu konuşturmak hayli zor. Bunu ona söylediğimde "Öyle derler" diyor. Toplumsal konulara girdiği için sıkıcı buluyormuş onu gazeteciler.
Oysa biraz sıkıcı şeylerden bahsetmenin vakti geldi galiba. Zaten Nejat İşler'in başrolünde olduğu, Serdar Akar'ın yönettiği "Barda" (http://www.ekolay.net/sinema/film.asp?filmid=1764) adlı film de toplumun içinde bulunduğu kaosu, insanların içinden fışkıran şiddeti anlatıyor. Bir gece yarısı arkadaşlarının işlettiği barda son biralarını içip eve dönecek olan bir grup arkadaş içeri giren beş kişilik bir grup tarafından silahla alıkonuyor. Sabaha kadar dayak, işkence ve tecavüze maruz kalıyorlar. İşler de filmde bu grubun elebaşısı rolünde. Dizilerin mahcup ve efendi delikanlısı bu filmde kötü adam. Filmle hayatının örtüştüğü bir nokta var. Kendisi de Galatasaray'ın arka sokaklarından birinde Tezgah adlı bir bar işletiyor. Tezgah, 80'lerin rock parçalarının çalındığı, küçük ve kendi halinde bir yer.
Siz de Beyoğlu'nda bar işleten birisiniz. Filmde anlatılanlar hepimizin başına gelebileceklerin en kötüsü. Herkeste birikmiş bir öfke var. Siz barınızın kapısında seçmece yapıyor musunuz?Ben kimseden rahatsız olmam ama bir yer işletince birilerinin sorumluluğunu alıyorsun. Orası senin ve oraya gelmelerini istiyorsun. Oraya geldikleri zaman onlar senin misafirin. Eğer onları birisi rahatsız ederse müdahale etmek zorundasın. Yoksa beni rahatsız etmez. Sarhoş falan, uğraşırız, sorun değil de müşteriyi rahatsız ediyorsa o zaman...
Tezgah'ın yeri de pek tekin sayılmaz. Bu tür bir olay oldu mu hiç?
Çok revaçta olan bir yer olmadığı için şimdiye kadar bir sorun olmadı belki. Aman revaçta da olmasın zaten.
Bir barın kapısından çevrildiğiniz oldu mu?Çok oldu. Ben hiçbir şey için pek ısrarcı değilimdir. Çevremin en sevmediği özelliğim budur. Almazsa almaz, bana ne? İki hafta önce Line'a almadılar mesela. Kapıdaki çocuk gıcık oldu herhalde. Benim sinirimi bozmuyor. Niye bozsun ki? Komik geliyor.
"Barda" filmi 13 günde çekilmiş. Çok kısa bir süre değil mi?
Bu iş başka türlü biraz zor olurdu zaten. Hiç ara vermeden girip çıkmak hepimiz için daha iyi oldu. Benim açımdan çekim biraz daha uzun sürseydi iyi olmazdı.
Oyuncu canlandırdığı karaktere bürünüyor. Daha uzun sürse filmdeki gibi "kötü adam" olup çıkardınız belki setten. Bu mu sizi korkuttu?
Orada yaptığın bütün kötülükleri yapabilecek kıvama getiriyorsun kendini ve onu gerçekte yapmaman lazım. Kendini sürekli kontrol ediyorsun. O kontrol insanı çok yoruyor.
İşkence, linç, tecavüz olayları iyice arttı. Sokaktan kopmamış biri olarak sokakta nasıl bir enerji hissediyorsunuz?
İyi hissetmiyorum. Kötü ve gittikçe de kötüleşiyor. Her türlü açlık var sokakta. Bu çok tehlikeli. Sokaklar tekin değil. Paylaşmayı bilmeyen insanlar yan yana geldikleri zaman ortaya şiddetten başka hiçbir şey çıkmaz. O yüzden ben de yolda korkarak dolaşıyorum. Yürürken sokak lambaları gölge oyunu yapıyor. Gölgemden korkuyorum. "Kim takip ediyor?" diye dönüp arkama bakıyorum.
Filmdeki adam dövme sahnelerini çekerken kazara yaralanan oldu mu?
Yok. Duvarlar köpüktü zaten. Filmde bir acı hissetmedik.
İnsanın doğasında şiddet olduğu söylenir. Filmdeki şiddet herkesin içindeki şiddetten oldukça farklı ama, değil mi? Siz içinizde böylesine bir şiddet barındırıyor olamazsınız herhalde.
Barındırıyorum. Bazen İstiklal Caddesi'nin bir tarafından samuray kılıcıyla girip öbür tarafından çıkmak istiyorum.
Kalabalık olduğu için mi?
Yo, canım istiyor. Yalnız kalmak istiyorum.
Asosyal olduğunuzu söylediniz çok kez.
İnsan içine rahat çıkamam. Sıkılıyorum.
Ama işiniz bunu gerektiriyor. Zaten bu işi de zorla yapıyor gibi bir haliniz var.
İşimi yaparken çok utanmazlaşıyorum. Kendimi çok özgür hissediyorum, o yüzden işimi çok seviyorum. Ama yaşadığım keyifli anın bozulmasına tahammül edemiyorum. Benimkinden farklı nedenlerden dolayı bu işi seçen insanlarla yan yana geldiğimde çok anlaşamıyoruz. Öyle olunca da sıkılıyorum. Oyun oynuyoruz ya... Ben oyunu eğlenmek, iyi hissetmek için oynuyorum. Bunun karşılığında para ödüyorlar. Ne güzel.
Çok fazla ciddiye almıyor musunuz?
Alıyorum, sen deli misin! Oynarken çok ciddiyimdir. Şurada bir basketbol maçı çevirelim mesela, basketbol oynarken de çok ciddiyimdir. Ama şımarıklığa tahammülüm yok. İşin getirdiklerini kullanmak için işi yapanları ya da yaptığı işin getirdikleri nedeniyle havaya girenleri, egoları yükselenleri sevmiyorum. Onlarla yan yana duramıyorum.
Sizin bu işi seçme nedeniniz ne?
Ben aslında başka şeyler yapacaktım da, onları yapamayınca bunu rahat yapabileceğimi düşündüm.
Başka?
Hiçbir kadına tecavüz edemezsin normal hayatta. Mesela araba kullanmayı filmlerde öğrendim. Hiç merakım yok. Havaalanında uçak kovaladım iki kere. Normalde uçak kovalayamazsın. Şaka gibi şeyler yapıyoruz bazen, çok hoşuma gidiyor. Arabaların üzerine atlıyoruz, cam patlatıyoruz.
Rol icabı da olsa tecavüz etmek nasıl bir şey?
E zor. Biri karşı koyarken bir şey yapmaya çalışmak zor. Nasıl yapıyorlar, merak ediyorum valla.
Filmde o ruh haline girmek zor olmadı mı?
13 günde çekip oradan hiç çıkmadığımız için herkes başına geleceklerin farkındaydı. Biz de ne yapacağımızın farkındaydık. Her şey kontrollü gelişti. Bizim kapıldığımız zamanlar mutlaka olmuştur ama Serdar (Akar) çok güven veren bir adam olduğu için bizi durdurdu.
Yoksa olay insanın doğasındaki şiddetin ortaya çıktığı "Sineklerin Tanrısı" romanına dönecekti herhalde.
Aynen öyle. Serdar kafasında çoktan çekip bitirmişti filmi. Her şey planlı olduğu için onun kontrolü dışında hiçbir şey olmadı.
Çok kavgaya karıştığınız oldu mu?
Ben biraz kavganın ortasında kalanlardanım. Genelde kaçarım. Çok ağzım burnum kırıldı. Her yerim yara bere içinde.
Kadınlar size hasta oluyor.
Geçmiş olsun.
Siz hiç oralı değil gibi görünüyorsunuz. Bu durum hiç mi hoşunuza gitmiyor?
Meşhurlukla gelen hali hoşuma gitmiyor. Ben çok şanslı bir adamım. Kadınların arasında büyüdüm. Bir sürü güzel kadın vardı etrafımda. İlkokuldan sonra Cağaloğlu Anadolu Lisesi'ni kazandım. İstanbul Kız Lisesi'nin içine açtılar okulu. 800 kızla beraber okudum ve hepsi güzeldi. Kadınlardan yana şansım hep açıktı. Bu meşhurluk dalgasıyla başka bir şey olmaya başladı. O başka şeyi sevmiyorum. Yoksa öbür türlüsü çok tatlıydı. Gayet ilgi çeken birisiydim.
Neden bugün sadece meşhursunuz diye kadınların ilgisini çektiğinizi düşünüyorsunuz?
Ama öyle. Bir de çok ortadayım ya. Bu ilgi hayli büyüdü. Bir şey fazla olunca rahatsız etmeye başlar. Bu beni korkutuyor bile. Kadınların yapacaklarının ve yaptıracaklarının sınırı yok. Kadınlar bu konuda erkeklerden daha cesur.
Diyelim birisiyle tanıştınız, ona nasıl güveniyorsunuz?
Niyetini anladığım zaman -ki kolay anlaşılıyor- üzüyorum. Ama bu beni paranoyak yaptı. Herkese şüpheyle yaklaşıyorum. Bir de ben aç değildim. Hiçbir şeye aç kalmadım.
Bugüne kadar kendinizle ilgili sorulara verdiğiniz cevaplar akla iki şey getiriyor. Ya bir şeylere tepki veriyorsunuz ya da aşağılık kompleksiniz var. Biri kendini bu kadar mı beğenmez?
Benimki aşağılık kompleksi değil ama etrafta artık ekmek kazanmaya başlamış, işiyle kendinden söz ettiren herkeste yükseklik kompleksi olduğu için ben aşağıda görünüyor olabilirim. Hayatı bir şov olarak yaşamıyorum. Hiçbir zaman "Oooo ne güzel para kazandım. Bakın, şahane bir arabam var. Bakın, süper bir evde oturuyorum. Bakın, süper güzel kadınlarla takılıyorum" yapmayacağım.
Bir dönem "Dizi oyunculuğunu sevmiyorum" sözünü o kadar çok tekrarladınız ki insanın bir noktada "O zaman sen de gurur duyacağın bir iş yap" diyesi geldi.
Ben hiçbir zaman televizyona karşı olmadım. Dizilere de karşı değilim. Şu anki yapılış tarzına itirazım var. Bunu değiştirmek için güçlü olmam gerekir. Şu anda o adamların gözünde güçlüyüm. Ve birkaç kişiyle birlikte güçlerimizi bir araya getirip bu şartlarda biraz değişiklikler yapma yoluna gideceğiz. "Ya sev ya terk et" zihniyetinin bizi bugün getirdiği yer çok aşikar.
Burayı bu haliyle sevmiyorum ama seveceğim bir yer haline getirmek için elimden geleni yapacağım. O dizileri bu halleriyle sevmiyorum. İnsanlar "Beğenmiyorsan yapma kardeşim" diye çok söyledi ama o öyle değil işte. Bunu beğenmezsen yapma, başka bir şey yap; orada beğenmediğin bir şey olunca oradan git, buradan git... 80'li yılların çocukları 70'li yılları yaşamadıkları için böyle düşünüyor. Biz çok kolay bırakıp gidemiyoruz, biraz uğraşıyoruz. Abilerimiz, ablalarımız uğraştı. Biz de biraz uğraşalım.
Bir röportajınızda "İnsanlara 100 üzerinden notlar vermem. İnsan insandır. İşimiz empati kurmak zaten. Herkesin haklı olma ihtimalini göz önünde tutarım" demişsiniz. İnsanları yargılamaz mısınız?
İşim değil. Manası yok. Birinden hoşlanmadıysam, onunla yan yana gelmem tabii. Hoşlanmadığım kişi hoşlanmadığımı anlar. Yalan yapmam. Yalan söyleyemem artık, 35 yaşına geldim.
35 yaşında bir şeyler değişiyor mu gerçekten?
Evet. Emirler beyinden vücuda biraz geç gidiyor. Birine bir şey demeden önce düşünüyorsun. Aklından ağza gelene kadar uzun yol katediyor. Bir de harekete geçmek zor oluyor. Eskiden "Haydi bilmem ne yapalım" deyip kalkar giderdik. Şimdi kalkıp gidemiyorsun. Ağır ağır gidiyorsun ya da gitmiyorsun. Daha yaşlanınca nasıl olacak, çok merak ediyorum.
Hayata bakışınız değişti mi?
Şimdiye dek öfkemden besleniyordum. Öfkemi tanıdım. Önceden tanımlayamazdım ve hayatımın bir sürü şeyine, her hareketime karışırdı. Şimdi oradan aldığım gücü nerede kullanmam gerektiğini biliyorum.
Melis Alphan / Milliyet
http://img511.imageshack.us/img511/6533/nejatas1nh2.jpg
http://img511.imageshack.us/img511/156/01022007121349725450357gg2.jpg
filmin dedilerki müziği harika ! dinlemenizi tavsiye ederim arkadaşlar.
deadly_angel 02-02-07, 15:22 Bugün filme gittik hatta sandığımızdan kolay oldu.Gerçekten çok güzeldi.Filmde verilmek istenilen mesaj çok düşündürücüydü.Eden bulur... neden ve sonucu....
Şiddet çok korkunç birşey bide işin içine uyuşturucu girerse...
Filmin müzikleride ayrı güzeldi.Özellikle filmin başlarında çalan 'Dediler Ki' şarkısını çok beğendim.
Dediler ki şarkı sözü
Dedilerki hayat güzel eğriyi doğruyu bilenler
Dedilerki umut sürer insanları seversen eğer
Dedilerki hayat kısa eğer mutluluklar olmassa
Dedilerki kalmaz yanına yaptıkları bu dünyada.
İyiler Kazanar Kötülükler kazınır Dediler.
Mutlu olmak için mutlu etmek yeter dediler
İyiler Kazanar Kötülükler kazınır Dediler.
Mutlu olmak için mutlu etmek yeter dediler
Dedilerki hayat güzel eğriyi doğruyu bilenler
Dedilerki umut sürer insanları seversen eğer
İyiler Kazanar Kötülükler kazınır Dediler.
Mutlu olmak için mutlu etmek yeter dediler
İyiler Kazanar Kötülükler kazınır Dediler.
Mutlu olmak için mutlu etmek yeter dediler
Tekrar gözden geçirdim yalan söylememişler
Tekrar gözden geçirdim yalan !!!
İyiler Kazanar Kötülükler kazınır Dediler.
Mutlu olmak için mutlu etmek yeter dediler
Dinleyerek yazdım hata olabilir.
Saol arkadaşım sözler için,1 aydır ben de aynı şarkıyı dinliyorum.Dün 24+ da bahsedildi soundtrack albümü (üçnoktabir grubu :img-ok:)de çıkmış,en kısa zamanda alıcam.:img-yes:
http://img247.imageshack.us/img247/9564/bardainthemix3bydocipm6.jpg
devinart
daha öncede söylediğim gibi bu filme neaft işler var diye gitmek istedim kendisini çok beğeniyorum oyunculuğu çok iyi bir aktör her kaeakterin üstesinden gelir diyordum ama bu sefer bir psikopatı oynucak ne yapıcak diye merak ediyordum ama sonra gittiğim bir filmde fragmanı verdiler sinema karanlıktı fragmanı izlerken öyle bir ürktüm ki içimi merak sardı ve bu filme kesinlike gitmem gerka dedim konusuda çok iyi bir film diğer tüm oyuncular süper daha ne olsun umarım yaş sınırı koymamışlardır..(+13 kesinlikle olmalı..)
bu arada resimleer ve imzalar süper...
filmin dediler ki.. müzüğide çok güzel şarkı ve sözleri filme tam uymuş film herşeyi ile mükemmel...
dün gittim filme vee resmen psikolojim bozulduuu...güzel bir film gerçekleri anlatıyoo ama düşündümde benim başıma böle bişi gelse (ALLAH KORUSUN) ben yaşayamazdım herhaldee..... ama gerçekten psikolojim bozuldu yaaa........:icon_sorr :icon_sorr :icon_sorr :icon_sorr
işte benden bir nejat imzası...
http://img266.imageshack.us/img266/5027/untitled1tb8.jpg (http://imageshack.us)
ya bu filmi çok merak ediyorum gerçekten film de 18 yaş sınırımı var
movie_monster 03-02-07, 17:23 korkutğum hep başıma geliyor.manisada vizyona girmedi bu film.gelmesini 4 gözle bekliyodum ama 18 yaş sınırı getirilmesinden dolayı sırf ticari kaygı yüzünden getirmediler filmi.bi sürü abuk sabuk türk filminin olduğu sinema barda nın gelmemesi çok kötü
yaa bu olayı yaşayan kişinin gazetedeki röportajını okudum ve çok etkilendim böyle bi olayın gerçek olması çok kötü ya filmin çok etkileyici olduğuna eminim
askım_gkhan_alp 03-02-07, 19:16 BENDEE hep bu filmin fragmanını izliyorum gerçektenn insanın psikolojisi bozulur ya ona öyle dayak sahneleri tecavüz sahneleriii gerçektenn çokkk kötüydüüü vallaa yaş sınırlaması var mı acaba bendee gitmekk isterimm bu filmee daha kısmett olmadı gitmek tabee:)
işte benden bir imza daha umarım beğenirsiniz yorum lütfen...
http://img264.imageshack.us/img264/7458/untitled1copyeo1.jpg (http://imageshack.us)
yaş sınırlamsı yokmuş galiba yani +18 değil +13 olabilirmiş belli birşey yok ben gidicem ama mutlaka..
askım_gkhan_alp 03-02-07, 19:39 İMZA SÜPERR OLMUŞ GÜNEŞ-07 ellerine sağlık cnm...bende gitçem valla bu filme artık psikolojim bozulmuş bi şekilde eve dönerim hehe..:)
ya emin değilim ama +18 yaş sınırı var galiba
+18 diye biliyorum ben.
Güneş bence yaptıkça kendini geliştirebilirsin,samimiyim.Gayet başarılı olmuş:img-yes:
Sözlük'e göz atmanızı tavsiye ederim:img-wink:
-özgü_namal- 04-02-07, 11:11 Saddam'ın idamını yayınlayan kanallar bu filmi de yayınlar!
http://www.galeriturk.net/getimg/F40B07593CAF054BB0F5EE05b.jpg (http://www.galeriturk.net)
Türk Sineması'nın en şiddet dolu filmi 'Barda' gösterimde. Beş caninin; bir barda çığlıklar, jiletler, tecavüzler eşliğinde yaptığı işkenceler anlatılarak adalet sorgusu yapılıyor. 10 milyon dolar bütçeli 'Kurtlar Vadisi Irak'ın yönetmeni Serdar Akar, gerçek bir olaydan etkilenerek yazdığı filmde Nejat İşler'i en psikopat haliyle karşımıza çıkarıyor.
Olay 9 Mart 1997'de yaşandı. Yer Ankara'nın Gaziosmanpaşa semti... 18 yaşındaki Tunç Erden Yakar ve dört arkadaşının oturduğu evin kapısı sabaha karşı kırılarak açıldı. İçeri dalan yedi kişi silahlıydı; alkol ve uyuşturucudan kendilerini kaybetmişlerdi... Saldırganlar hiç tanımadıkları gençlere, nedensiz bir şekilde 17 saat boyunca döverek, elektrik vererek, tecavüz ederek işkence ettiler. İçlerinden birinin evden kaçmayı başarıp polise gitmesiyle kabus son buldu. 'Eşkıyalar Ankara'nın göbeğinde ev bastı' manşetleriyle olay tüm Türkiye'de duyuldu... Caniler 27'şer yıl hapse çarptırıldı; ancak olayın şoku atlatılamadan, mağdurlar daha acılarını saramadan 'Rahşan Affı' ile salıverildiler. İşte 10 milyon dolar bütçeli 'Kurtlar Vadisi Irak' filminin yönetmeni Serdar Akar'ın o günden beri çekmeyi kafasına koyduğu 'Barda' filminin esin kaynağı olan hikaye bu... 'Gemide', 'Dar Alanda Kısa Paslaşmalar', 'Maruf' gibi Türk Sineması'nın en çok konuşulan filmlerine de imza atan Akar'ın hikayesi, gerçeğinden farklı olarak bir barda geçiyor. Biraz eğlenmek isteyen, hap ve alkol almış bir grup gencin bir barda genç kız ve erkeklere uyguladığı şiddeti tüm çıplaklığıyla ve nefessiz izliyorsunuz; kafanızın içinde adaleti sorguluyorsunuz. Kan, çığlıklar, tecavüz, jilet kesikleri ve işkence dönüp dolaşıp geliyor sınıf çatışmasına dayanıyor. Psikopatların ele başı Nejat İşler, o bara alınmadığı için, 'diğerleri' gibi olmadığı için, ezildiği için intikamını böyle alıyor hayattan... Oyununu büyük ustalıkla sergileyen İşler, insanın içini dışına çıkaran film için "Ben izlerken çok normal bir film olduğunu düşündüm" diyebiliyor! Şüphe yok, yılın en konuşulacak filmi bu! Yönetmeni ve başrol oyuncusu da "Keşke tartışılsa, birlikte yaşama kültürümüzün ne kadar değiştiği sorgulansa" diyor. 'Barda' filmini, İşler'in Beyoğlu'ndaki barı 'Tezgah'ta masaya yatırdık...
* Çevremizde, gazete manşetlerinde çok fazla şiddet ve tecavüz var. Ankara'da yaşanan olayda size 'çekmeye değer' gelen neydi?
SERDAR AKAR: Tam da olayın kendisi! Zaten bu tip tuhaf, şiddete yönelik olayların başlangıcıdır o olay, ilkidir. Bu ülkede çok alışık olmadığımız bir şeydi.
* Yani nedensiz şiddetin miladı bu olay mıydı size göre?
S.A.: Benim fark ettiğim oydu. Belki ondan önce tek tük oluyordu ama orada 'artık bu iş bu ülkede başlıyor' hissine kapıldım. Bu çok fazla şeyin bozulmuş olması demek zaten. Herkes o olayı hatırlıyor, çünkü olağan değildi, biz öyle bir şeye alışık değildik. Hala değiliz ama giderek sıklaşmaya başladı. Geçen bayramda biliyorsunuz çocuklar yola çıktılar, öldüre öldüre gittiler ve tesadüfen yakalandılar.
* 97'den bugüne neden beklediniz? Tereddütleriniz mi vardı?
S.A.: Bekleyip görmek gerekiyordu, o münferit bir olay mı, yoksa bozulmanın başlangıcı mı? Şimdi anlıyoruz ki bozulmanın başlangıcıymış. Bunu fark edince de bir şey yapmak gerektiğini düşündük.
* Filminiz anlatılırken hep 'nedensiz şiddet üzerine bir film' dendi. Filmi izledikten sonra ise şu duyguya kapılıyorsunuz: Bu adam yani canilerin elebaşı Selim ezilmişliğine, hor görülmesine, yapamadıklarına öfkelenip, bileylenip o güne gelmiş. Haklı değil ama psikopat kafasına göre bir nedeni var!
S.A.: Bu sence şiddet için yeterli mi? Bir insanı öldürmek için böyle bir neden olabilir mi? 'Ben çok çektim, beni bara almadılar, ben de gidip adam öldüreyim, tecavüz edeyim' diye bir şey olabilir mi? Ama insanlar artık bu hale geldiler. 'Kafaya takmış çocuk, gidip yapmış, olabilir' gibi bir hale geldi artık şiddet. Bir arada yaşamanın binlerce yıldır temelleri var.
NEJAT İŞLER: Saçma sapan bir durum var, ona bir teşhis bu film. Milletin çok tatlı beraber yaşayabildiği dönemlere tanıklık edebildim Allah'a şükür; bana da ters geliyor açıkçası şiddetin her an, her saniye, sağımızda solumuzda olması. Ben de gece eve giderken sokak lambalarının gölgeleri oyun yapıyor, 'arkamda biri mi var' diye dönüp bakıyorum. Kolluyoruz arkamızı. Kimse güvende değil artık.
TARTIŞILSA GÜZEL OLUR
* Monica Bellucci'li 'Dönüş Yok' filmindeki tecavüz sahnesi günlerce tartışılmıştı. Bu filmdeki şiddet ve tecavüz sahneleri de belli ki çok konuşulacak. Tepkilere hazırlıklı mısınız?
S.A.: Hazırlıklıyım. Keşke tartışılsa, tepki de gelse, ooo ne güzel olur aslında...
* Tokat gibi film yapmanızın nedeni tartıştırmak mı?
S.A.: Tabii, bütün filmler o yüzden yapılır aslında. Resim, sinema, tiyatro, nedir? Normal hayatta başımıza gelen, alt etmek zorunda olduğumuz, sonuçta insan ırkıyla ilgili olan şeylerin bir şekilde ortaya konulması. Bu ülkeler arasında olabilir, dinler, ırklar, diller, cinsler arasında olabilir. Bu problemler ortaya konur, bu problemlerin nasıl çözüleceğine dair ipuçlarının içinde olmasıdır aslında sanatın ilgilendiği şey. Tabii ki filmler de bu yüzden yapılıyor.
* 'Filmin mesaj verme, sosyal bir ders verme kaygısı yok' diyorsunuz. Sahiden böyle mi düşünüyorsunuz?
S.A.: Seyrettin filmi, sence var mı?
* Bence kesinlikle var...
S.A.: İyi bir şey o zaman. Sen öyle bir şey düşündün mü Nejat?
N.İ.: Ben anlamam, ben oyuncuyum abi! Ama şunu da sevmiyorum, 'Aman arkadaşım mesaj vermeyelim' falan... Ne mesajı ya; bu filmin bir derdi var, evet. Ama her boku da söylemek gerekmez, filmi seyredince anlayacaklar. Öyle olsaydı beraber panelde konuşurduk, film yapmazdık. Filmimiz güzel, domuz mamulleri yok içinde! Tamamdır işte!
* Suçlular bir bir salıverilirken çok da kuvvetli bir mesaj veriyor film. 'Adaleti devlet sağlamıyorsa başkaları sağlar' demeye mi getiriyorsunuz?
S.A.: Öyle bakarsanız öyle denilebilir. Sonuçta bir sinema estetiği içinde bir konuyu anlatmaya çalışıyorsunuz ve siz izlerken bir şey görebilirsiniz, bir başkası başka bir şey görebilir. Keşke herkesin içinden bir şey çıkarabileceği, bir şey alabileceği bir film olsa. Ben öyle olacağına da inanıyorum çünkü bu iş nereye kadar, görmek isteme isteme nereye kadar?
N.İ.: Adalet çok zor bir kavram. Binlerce yıllık, insanlık tarihiyle eşit. Tartış tartış bitmiyor, hiç de yerine gelmiyor. Devrimler yapılıyor, insanlar öldürülüyor adalet adına, milyonlarca insan geberiyor, hala konuşuyoruz. Çünkü bir şeyleri yok sayarak olmaz ki. Mesela ülke içi göç olmasaydı bu kadar şiddet olmayacaktı. Bir pasta var; bunu da 3 kişi yiyebilir, bin kişi yiyemez ki! 97 kişi de aç kalmamak için bu pastadan almak isteyecek.
* Bugün yaşadığımız genel şiddetin kökeninde göç mü var?
N.İ.: Sonuçta saygı kalmadı, çok kalabalığız ve az yiyecek var, mal az. Bunların hepsi tezahürüdür bunların...
S.A.: Şuna inanıyorum, adaletin yürümemesi, işleyip işlememesinin sorgulanması hukuk denilen şeyin yürüyüp yürümemesiyle alakalı. Hukuk denilen şey de illa ki cezai müeyyideleri olan yazılı hukuk değil. İnsanların bir arada olmasının hukuku var.
N.İ.: En güzel hukuk da o zaten...
DERTLİYİZ KARDEŞİM!
S.A.: Senin bir sosyal statün var, bizim sosyal statümüz var. Birbirimizi ilk defa tanıyoruz ama gelip burada adam gibi oturup konuşuyoruz. İnsanların toplu olarak gittikleri, hangi sosyal seviyede olursa olsun toplu oturduğu yerler, barlar var mesela. Şimdi o toplu oturma, toplu sohbet etme, yardım etme, adres soran birisiyle konuşma meselesi giderek bozulmaya başladı. Rahatsız eden şey bu. Biz bundan dertliyiz kardeşim, kimse bunun amiri baksın şuna (gülüyor)
N.İ.: Allah'tan korkup din yasakladı diye adam öldürmüyorsan, çalmıyorsan ya da bulunduğun topraklarda biri anayasa yapmış, çaldığın zaman seni içeri atacaklar diye yapmıyorsan o kötü şeyi, sen kötüsün zaten! Sen beraber olduğun için o adamı öldürmeyeceksin ya da çalmayacaksın. İnsanlar Allah'tan korktukları için, ülkenin anayasası yasakladığı için, içeri gireceğinden korktuğu için bir şey yapmıyor; kimsenin aklından geçmeyen şey artık aklından geçmeye başladı.
* Filmin ana fikri bunlar diyorsunuz!
N.İ.: Bence kökeni benim için gayet politik bir durumdur, dünyanın düzeniyle alakalı bir şey. Kapitalizm!
-özgü_namal- 04-02-07, 11:13 Yönetmenlere oyuncu öldüreceğiz dedim, hepsi koşup geldi!
* Filmin sonunda müthiş bir ayrıntı var. 5 yönetmen; siz, Çağan Irmak, Cemal Şan, Selim Demirdelen ve Zeki Demirkubuz bir araya gelip adaleti kendiniz sağlıyorsunuz. Aslında, sağlanmayan adaleti gün gelir birisi sağlar demeye mi getiriyorsunuz?
S.A.: Aslında şöyle oldu; ben yönetmenlere gelin oyuncu öldüreceğiz dedim, hepsi geldi. (kahkahalar)
* Oh içimiz rahatladı duygusu var sanki orada..
S.A.: Zeki'nin suratını gördünüz, var demek ki. İyi oynamışız ama!
N.İ.: Çok çeşitli adalet anlayışı var işin içinde. Adalet anlayışlarının farklılığını gösterdik. Herif tecavüz ederken bir adalet anlayışı var, o çocuk kızı bırakırken bir adalet anlayışı var. Hakimin, savcının, avukatın bir adalet anlayışı var, içeridekilerin bir adalet anlayışı var. Bir sürü adalet anlayışı var hikayenin içinde ve hiçbirinde 'budur bizim adalet anlayışımız' demedik. Yani bir anlayışı kollamadık, sadece adalet anlayışlarının farklılıklarını gösterdik. Zaten mesele de bu, yani herkesin adaleti çok farklı. O yüzden yan yana yaşayamıyoruz galiba.
Alayımız hastayız zaten!
http://www.galeriturk.net/getimg/088B71E051C3A84BB4397886b.jpg (http://www.galeriturk.net)
* 'Serdar Akar cehenneme çağırsa giderim' demişsiniz. Nedir bu kadar güvendiğiniz onda?
N.İ.: Hayranıyım Serdar'ın. Yazıyor bir yandan, bir şeylerle ilgileniyor, bir derdi var yani. O eskiden beri mahallenin abisiydi, mahalleye girmişsen ve birine abi demişsen, onun dediğini yaparsın, o çağırdığı zaman gidersin. Şöyle söyleyeyim, biz çalışırken çoğumuz hastalıklı bir tribe gireriz. Sadece oyuncular değil, setteki herkes bir hastalığın içine girer. 'Ulan biz bunu niye yaptık' diye devamlı sorarsın, eleştirirsin. Ama Serdar'ın işinde güveniyorsun, düşünmüyorsun. O zaman işine, detaylara daha çok zaman ayırıyorsun.
* Hikaye ilk teklif edildiğinde, 'tam benlik' dediniz mi?
N.İ.: Yok çok demedim, ben soğukkanlıyımdır öyle şeylerde. Ama Serdar'la çalışmak deyince 'oley' dedim tabii senaryoyu bile görmeden...
* Böyle iyi bir 'kötü adam' her oyuncunun hayalidir herhalde...
N.İ.: Evet, dişi rol deriz buna. Risklidir ama kötü bir adamı oynamak; çok imkanlı bir rol olduğu için şaşırabilirsin, 'onu da yapayım, bunu da yapayım' diyebilirsin. O zaman da karikatür olma ihtimali, gerçek olmama ihtimali çok yüksek. Ben açıkçası zorlandığımı söyleyebilirim.
* Kötülerin elebaşısı sizsiniz filmde ve o adamın, o psikopatın karakter tahlilini yapsanız, onunla ilgili ne anlatırsınız? Nasıl bir adam o; Nejat'a değil filmdeki adıyla Selim'e soruyorum..
N.İ.: Bizim gibi bence... Herkes hayatında hatalar yapar.
S.A.: Suç işlenirken fark edilmez...
N.İ.: Arabası olan insanlar da bana çok hasta geliyor. Şu İstanbul trafiğinde araba sahibi olmak çok saçma. Dünyanın kaynakları azalıyor, 35 yıl sonra hamsi yiyemeyeceğiz! Bunları bile bile insanların bir şeyler yapmaması hastalıklı geliyor. Alayımız hastayız zaten, onun için bizden biri dedim.
-özgü_namal- 04-02-07, 11:14 Çok psikopat gördüm Nejat'ı!
* Filmdeki şiddet ve psikopatlık dozajı nasıl ayarlandı? Gerçeğe yakın durmak için nasıl çalıştınız?
S.A.: Hayatın içinde olan insanlarız...
N.İ.: Ben de Malibu'daki yazlığımdan çıkıp oynamadım filmde!
* Ama kadınlara tecavüz edip, jiletlemediniz de...
N.İ.: Çok mesleki ve teknik bir şey bunu anlatmak. İki ay psikopatlarla çalıştım, hastaneye gittim, hapishaneye gittim diye bir şey yok. Taksiciyi oynarken, her gün taksiye biniyorum. Her gün şuradan geçerken bir sürü psikopat görüyorum. Belli zaten heriflerin halinden, tavrından. Ayrıca her an şu adam bir anda psikopat olabilir, sen de olabilirsin. İnce bir durum bu.
* Siz Nejat İşler'i seçerken...
S.A.: Çok psikopat gördüm onu... (gülüyor)
* Böyle bir 'arıza'lıyı oynayabileceğinden emindiniz galiba! Ki hakkını vermiş...
S.A.: Eğer ortada Nejat'ın hakikaten psikopat olarak göründüğü bir şey varsa, o Nejat'ın kendi kabiliyetiyle alakalı bir şey. O kabiliyet nereden geliyor, o da ayrı bir şey, o da kendi psikopatlığı! Bu psikopatmış, ben de sonra anladım. (Kahkahalar) Ben dolaşmam bununla, teke tek gezmem!
Çekimlerde herkes çok zorlandı
* Film gösterime girmeden önce 'Bu filmi izlemek cesaret ister, bu şiddete dayanamayacaksınız' şeklinde pazarlama cümleleri görmüştüm. Ama filmi izlerken 'Az bile' diyorsunuz. Tam da bunu mu hissettirmek istediniz?
N.İ.: Bence normal bir film! Aramızda da konuşuyorduk; çünkü sette çekimlerde falan çok zorlandı ekip, hem oyuncular hem kameraman. Rolden çık, çay iç, bir daha gir yapamadık. Ekipteki insanlar, kendi yaşadıkları tecrübelerden dolayı 'seyretmesi zor olacak' diyordu. Ben de içindeyken öyle düşünüyordum ama filmi seyrettiğim zaman 'normal bir film' dedim. Çok daha ağır bir şey bekliyordum, bence bu televizyonda bile gösterilir. Bence artı 7 yani!
* Artı 7 mi, n'aptınız ya!
N.İ.: Herkesin alışık olduğu şeyler bunlar. Saddam'ın idamını yayınlayan, bu filmide göstermeli bence...
kaynak:sabah/günaydın
nes-rial ve aşkım-gkhan-alp imzamı beğenmenize sevindm yorumlarınız için teşekkür ederim daha güzellerini yapıcam...
özgü-namal röportaj için teşekkür ederim çok güzel bir yazı olmuş...
http://img409.imageshack.us/img409/9486/dsc0095nb2.jpg (http://imageshack.us)
http://img476.imageshack.us/img476/9353/dsc0098je1.jpg (http://imageshack.us)
http://img362.imageshack.us/img362/3411/dsc0106mu2.jpg (http://imageshack.us)
http://img362.imageshack.us/img362/7739/dsc0153hd9.jpg (http://imageshack.us)
http://img167.imageshack.us/img167/4599/dsc0194ws4.jpg (http://imageshack.us)
http://img362.imageshack.us/img362/770/dsc0205fk0.jpg (http://imageshack.us)
http://img167.imageshack.us/img167/2594/dsc0302pg3.jpg (http://imageshack.us)
http://img362.imageshack.us/img362/4571/dsc4025kq6.jpg (http://imageshack.us)
filme giden yokmu :icon_whis
gazeteci-18 05-02-07, 11:29 ben filime dün gittim ve hayatımda izlediğim en güzel filimlerden biri diyebilirim ** vahşete dayanamayanlar gitmesin derim ama dayanabilenler mutlaka gitsin Nejat işlet süperdi birde serdar orçini çok beyendim
tanrıverdi 05-02-07, 13:35 ya bnde gtmeyi düşünüorumda ya okadar kötümiki yaaa..bn etkilenirimde çabucak...
şiddete dayanamayn birisi olarak sanırım gidemeyeceğim bu filme....gitsemde dayanamam filmin ortasında çıkarım:icon_sorr ama çoook izlemek istiyorum......Serdar Akar ne de olsa..........Mesajı var adamın:happy0064
Şiddet ve küfür çok fazla ..Tüm oyuncular çok iyi ama Nejat İşler çok çok mükememl oynamış..Adalet ve şiddet kavramı çok güzel didiklenmiş.Bitince insanın kendisine gelmesi biraz zaman alıyor mutlaka izlenmesi gereken filmlerden biri bence..
RoCkErGeCeM 05-02-07, 17:12 arkadaşlar ben gıtmedım ama arkadaşlarımızla gıtmek istıyorum +18 yaş sınırlaması var ve bız 17 yaşındayız gıdemıycekmıyız yanı:icon_sorr :sad53:
misskrueger 06-02-07, 10:45 Günümüz Türkiye'nin en acı gerçeğini bu filmde rahatlıkla görebiliyoruz.Serdar Akar yönetiminde gerçekleşen bu film oyuncuların mükemmel oyunlarıyla daha da izlenir kılıyor.Yanlız gitmeden özce 2 kez düşünmek lazım şiddet oldukça fazla.
RoCkErGeCeM 06-02-07, 12:55 Günümüz Türkiye'nin en acı gerçeğini bu filmde rahatlıkla görebiliyoruz.Serdar Akar yönetiminde gerçekleşen bu film oyuncuların mükemmel oyunlarıyla daha da izlenir kılıyor.Yanlız gitmeden özce 2 kez düşünmek lazım şiddet oldukça fazla.
pekı arkadaşım +18 yaş sınırlaması varmı gerçektenn:icon_sorr
meltem_keremcem 06-02-07, 13:03 ya ben filme çok gitmek istyoum ama +18 yaş sınırı var:icon_sorr 17 yaşımda olduğum içn gidemicemm:icon_sorr
bence kendıne guvenenler ve yası tutanlar bu fılme gıtsın dıyorum
yenı ızledım evet baya farklı bır fılm ama olmayacak da degıl ordakı olaylar...
nejat ısler,serdar orcın,hakan boyavı cok begendım
umarım +18 yoktur serdar akar röportajında olmadığını söylemişti ama yeni giden bir arkadaşımı +18 den küçük diye almamışlar offf ...
ben de 17 yasindayim arkadaslar ama gittim...bi sınır yoktu pazar günü gittigimde...gercekten 2 kez düsünün gitmeden önce...etkisinde kaldim ben...heleki hamile kadina yapilanlar cok kötüydü bencee!!!
offf yaa inanamıyorum yaa koskoca antalya da sadece bi alışveriş merkezindeki sinemada var orada da yaş sınırına çok dikkat ediyolar ben 17 yaşındayım bi ümit gittim kapıdan geri döndüm:icon_sorr off yaa çok gitmek istiyodum yaa koskoca antalya da sadece bi yerde mi olur yaa ama kararlıyım şansımı bi daha deniycem:):)
misskrueger 06-02-07, 16:32 pekı arkadaşım +18 yaş sınırlaması varmı gerçektenn:icon_sorr
Valla 18 yaş altı almıyorlar.
dun gittm bu filme cok guzl ama gerckten insann psikolajisini bozuyo bide gerck bi olay oldugunu dusununce...
18 yas siniri gercktn cok yerinde olms
flimn ilk yarisina dogru 40 yaslarinda bi kadin salonu terk etti yani okadar etkilenebilniyo
nejatdidem 06-02-07, 19:38 eveeet bnde gittim bgn filme...
şimdi nerden başlasam
ilk başta şunu söliim +18 saçma bnce gayet normaldi bnce filme bn 16 olmamam rağmen aldılar ama sinemaya bn almazlar diye bekliyodum...filmde çok küfür vardı ama Nejat'ın oynadığı karakter için gayet normal
Filmin en sonunu ii bağlamışlar bence...oyuncuların performansına gelirsem de Nejat en süper performansı gösterdi bnce...ondan sora Serdar Orçin ve Burak Altay'ın performanslarını çok beğendim doğrusu...
Gidin görün bnce filmi siz kararınızı verin ama genel olarak güzeldi bnce sıkıcı bi film değildi kesinlikle!!!...
buarda resimler için çok teşekkürler valla bnde şimdi Barda'dan resimler toplaıp takım yapmaı düşünüorm=)...
Herkese ii yorumlaaar...
nejatdidem 06-02-07, 20:09 http://img105.imageshack.us/img105/9199/bardaml2.jpg
bu da bnden bi imza pek ii olmadı ama...=))
ben 15 yaşındayım ve gittim.ben izlerken hiç sıkılmadım.hamile kıza yapılanlar gerçekten çok kötüydü.birde şarkısı acayip güzeldi üçnoktabir dediler
Güzel bir film olduğunu düşünüyorum.
En azından şuan vizyonda olan maskeli beşler veya çılgın dersane gibi filmlerden çok çok daha iyi olduğu kesin.
offf yaa inanamıyorum yaa koskoca antalya da sadece bi alışveriş merkezindeki sinemada var orada da yaş sınırına çok dikkat ediyolar ben 17 yaşındayım bi ümit gittim kapıdan geri döndüm:icon_sorr off yaa çok gitmek istiyodum yaa koskoca antalya da sadece bi yerde mi olur yaa ama kararlıyım şansımı bi daha deniycem:):)
ya gerçekten mi bende antalyada oturuyorum nerede gösterimde olmaz ya bende giremem ozaman off off mutlaka gidicem ama gitmek istiyorum...:icon_sorr
şimd baktım neden sdece migrosta diğer tüm filmler nerdeyse her yerde gösteriliyor haksızlık bu belki daha yeni vizyonda diye böyledir umarım...migros yaş sınırına çok dikkat ediyor off offç...
arkadaşlar 18 yaş altı olanlar ve filme gidenler hangi sinemada gitti isim verebilr mi bende 90 doğumluyum ve gidipte kapıdan dönmek istemiyorum
Bende gittim Nejat İşler mükkemmel ötesi oynuyor :good: ve o kadar gerçekci ki sanki o vahşet gözünün önünde oluyoda hiçbişey yapamadan elin kolun bağlı izliyomuşsun gibi sıra sanki sana gelicekmiş izlenimi yaratıyor aman allah korusun tüylerim diken diken oldu zaten amaçta bu sinemadan çıkınca etrafa bakış açınız değişiyor hele birde benim gibi akşam matinasına giderseniz.:img-fear2 :img-fear2 :img-fear2
tanrıverdi 07-02-07, 17:14 ya nasıl yaniii..etkilenme açısındanmı etrafa bakış açın farklı oldu..ay 2-3gün içerisnde gtmeyi düşünüorum ama korkuorum yaaa..giripte gözlerim kapalı oturmak istemiorumm..
sheqer__shey 07-02-07, 17:49 yha bn bu ilmi cok islemek istiom ama yas sınırlaması olduu çin gidemıyom :'( artk ewde islemem lasım yada yas sınırlamasına dikkat etmeyen bi sinema blmam lasım
-özgü_namal- 07-02-07, 18:34 18 yasından küçük olan bazı arkadaslar filme gittiklerini söylüyor..acaba nasıl girmeyi basardılar benim arkadasım 17 yasında olmasına ragmen dün filme girememiş...bu yüzden bende gidip sinemanın kapısından dönmek istemiyorum artık dvdsi cıktığında izleyebilecegim filmi....:(
istanbulda bir yerde dikkat etmiyorlarmış öle yazıyordu sanırım bundan önceki bir syfada bir arkadaş yazmıştı...
ben sinemada izlemek istiyorum oranın atmosferi başka oluyor büyük ekran falan heyacanlanıyor insan...
ya gerçekten mi bende antalyada oturuyorum nerede gösterimde olmaz ya bende giremem ozaman off off mutlaka gidicem ama gitmek istiyorum...:icon_sorr
yaa evt ne yazık ki koskoca antalya da sadece migrosta var ben giremedim gişede kimlik sordular direk ama bi daha deniycem pes etmek yok:):)
BARDA'ya bugün gittim...öncelikle Nejat hayranı olduğum için ve onun oyunculuğunu çok beğendiğim için gitmek istedim...gerçi filmden çıktıktan sonra hala Nejat hayranı olup olmayacağımı bilmiyordum ama:img-hyste şaka bir tarafa harika oynamış her zamanki gibi...
filmin geneline gelince...çok küfür var...hatta bizim işkenceci 5 adamımız film boyunca içinde küfür olmayan belki 3 tane cümle kurmuştur ama öyle karakterlerden de başka birşey beklenemezdi zaten...
işkence ve tecavüz sahneleri rahatsızlık verecek boyutta değil...yani açık seçik gösterilen birşey yok...---ki gösterilmemesi gayet iyi olmuş...---filmin olumlu yanlarından biriydi bu...anlatılmak istenen şeyi vahşet dolu sahneleri açık seçik göstermeden de anlatabileceklerini kanıtlamışlar...
filmdeki her oyuncu iyi bir performans göstermişdi ama özellikle Nejat harikaydı...işkence gören tayfa da süper bir oyun sergilediler...özellikle sonlara doğru yaptıkları konuşmalar gayet etkileyiciydi...
ama filmin asıl önemli kısmı adaletle ve sistemle ilgili olan kısmıydı...:img-yes: çok düşündürücü ve etkileyiciydi...
işkence gören arkadaş topluluğundan sonra en çok üzüldüğüm karakter ise ÇIRAK'tı...onun yaşadıklarına ve filmin sonundaki durumuna çok çok üzüldüm...
tabi bu filmin Türkiye'de yaşanmış gerçek bir olaydan esinlenerek yapılmış olması da ayrıca üzücü...:(
lindsay bende daha gitmedim ama bende şansımı bir kere deneyip bırakmam mutlaka gidicem
fbemel çok şanlısın cnm filme gidebilmiş ve çok güzel anlatmış duygularını...
lindsay bende daha gitmedim ama bende şansımı bir kere deneyip bırakmam mutlaka gidicem
fbemel çok şanlısın cnm filme gidebilmiş ve çok güzel anlatmış duygularını...
cnm yaş kontrolünü çok sıkı yapıyorlar...bilet alırken ve salonda 2 kere baktılar bizim kimliklerimize...yani 18 yaşın altında olanlar maalesef çok şanssız...:(
ama filmi izlemiş biri olarak 18 yaş sınırının çok fazla olduğunu söyleyebilirim...çünkü filmde dehşet verici sahneler yok açıkçası...:img-wink:
RoCkErGeCeM 08-02-07, 20:56 bende daha gıtmedım ama arkadaşlar böyle buyuk alışverış merkeslerının sinema salonlarında sıkı kontrol yapılırda...kuçuk sadece 4 salonu olan böyle çok fazla gıdenı olmayan bı yerde yaş kontrolu yapılmaz dımı çunku bızım burda böyle bı yer varda ondan :icon_sorr :sad53:
sheqer__shey 08-02-07, 21:12 off offf yas sınırı yusunden gidemıom yha cd sini alıp isliim desem sinema gibi tadı olmuokiii bncede alışveriş merkezlerinde sıkı kontral vardır daa kucuk salonlarda pk snmıom :icon_sorr
slm arkadaşlar be bugün gittim 18/ yaş altı olanları da alıyorlar ama ben 17 yaşındayım yani 18 gösteriyorum ki göstermek için elimden geleni yaptım... ama bazı yerlerde kontrol ediyolar merak edenler için söylüyorum ve ist de oturanlar için biz bugün ilk rexxe gittik orda biletleri almayı başardık yoğun ısrar sonucu kimliğimi evde unuttum falan dedim ama bilet kontrolünden geçemedik paraları geri verdiler daha sonra atlantise gittik oda kadiköyde orada aldılar... bu arada rexxte de yaşımızın göstermemsinden değil genç olanların hepsine bakıyorlar istersen 20 ol...
film yorumuma gelince gayet güzel bir filmdi ne çok abartılıydı ne de çok hafif bir film bütün film boyunca kötüler küfür ediyodu ama yani tipik sokak serserileriydi öyle olanların hepsinin ağzı bozuk zaten 18 yaş sınırıda çok saçma geldi gayet normal bir filmdi öyle şiddet içeren fazla sahne yoktu vardı ama sadece şiddet uygulayanın yüzünü gösteriyolardı yüz ifadesi falan şiddete maruz kalanı görmüyodun sonuç olarak iyi bir filmdi özellikle burak altay ve nejat işleri bayanlardansa meltem parlağı çok beğendim değer yani gitmenize.....
nejatdidem 09-02-07, 18:53 slm arkadaşlar be bugün gittim 18/ yaş altı olanları da alıyorlar ama ben 17 yaşındayım yani 18 gösteriyorum ki göstermek için elimden geleni yaptım... ama bazı yerlerde kontrol ediyolar merak edenler için söylüyorum ve ist de oturanlar için biz bugün ilk rexxe gittik orda biletleri almayı başardık yoğun ısrar sonucu kimliğimi evde unuttum falan dedim ama bilet kontrolünden geçemedik paraları geri verdiler daha sonra atlantise gittik oda kadiköyde orada aldılar... bu arada rexxte de yaşımızın göstermemsinden değil genç olanların hepsine bakıyorlar istersen 20 ol...
film yorumuma gelince gayet güzel bir filmdi ne çok abartılıydı ne de çok hafif bir film bütün film boyunca kötüler küfür ediyodu ama yani tipik sokak serserileriydi öyle olanların hepsinin ağzı bozuk zaten 18 yaş sınırıda çok saçma geldi gayet normal bir filmdi öyle şiddet içeren fazla sahne yoktu vardı ama sadece şiddet uygulayanın yüzünü gösteriyolardı yüz ifadesi falan şiddete maruz kalanı görmüyodun sonuç olarak iyi bir filmdi özellikle burak altay ve nejat işleri bayanlardansa meltem parlağı çok beğendim değer yani gitmenize.....
hahaha cnmmm bnm yaşadıklarımın aynını yaşamışsın rexxe gittm bnde önce vermediler biletleri bizde dedik kimlikleri unutuutk die ama ordaki kadın vermedi=)...sora atlantise girdk ve verdiler hiçbişi sormadan hemde;)18 yaş sınırını çok küfür olduğu için koydular büyük ihtimalle +13 bnce...
bn 13 yaşındaım tabi gitmedim ama bnm arkadaşımı almışşlar biletleri ablası almışş oda saklanmışş girmişlerr
nazar.yurt 09-02-07, 20:25 filme gittim.tek kelimeyle,mükemmel ötesiydi.oyuncular harikaydı.yaş sınırı gelmesi çok sinir bir şey,ne demek ya hiç olmazsa 15 olsaydı.serdar akar zaten
nasıl yansıtmış olayları,insanı şaşırtıyor.heryöne çekilebilecek filmi nasıl izleyiciyi
sömürmeden sunmuş.zaten,gidenler görecek,şiddet ve tecavüz sahneleri (her ikiside asla iğrenç bir şekilde kesinlikle görüntülenmemiş.)seyrederken,serdar akarın büyük ustalıkla ara ara girdiği görüntülerle,birden beyninize odaklanmak zorunda kalıyorsunuz.neden,nasıl ve sonuçları sıralıyorsunuz ardı ardına kendinize.bu yaş sınırını kim koyuyorsa,kesin baştan sona kadar seyrettiğine inanmıyorum.seyretseydi.bu sınırı koymazlardı.hayret bi şey ya.gıcık oldum bu konuya resmen. :icon_sorr :img-wink: ,
oyuncuların hepsini çok beğendim .harikaydılar tabii.ancak,kötülerden nejat işler,serdar orçin,iyilerden burak altay,kızlardan meltem parlak 'ı bende biraz daha fazla beğendim.:happy0064 :good:
filme gidenlere soruyom o kadar dayak yiyolar hatta tecavüze uğruyolar yani film nasıl bitiyo bunların yani iyilerin piskolejisi nasıl kötülere ne oluyor?:icon_whis
filmin sonunu söylerlerse bir anlamı kalmaz gitmeyenler meraklarını yitirler o yüden söylemesinler bence...
Henüz seyretmedim.Ama en kısa zamanda seyretmeyi düşünüyorum.
Nasılsa yaş sorunum yok.:)
Nejat İşler hayranı değilim ama filmin konusu çok ilgimi çekti.
Serdar Akar'ın yaptığı kaliteli yapımlar ortada eminim bu filmde güzeldir.:)
sarp_manyagi 10-02-07, 19:16 yaww ben 14 olduğum için gidemiom ama filmi çoook izlemek istiyorum yaww keşke izleyebilsem kampüsistanda oynayan selçuk var filmde onu görmek istiyorum en çok merak ediyorum oyunculuğunu nasıl oynamış rolünü diye bir de onunla ilgili bir bilgi verir misiniz karakteri nasıl???
yaa ben gitmeye karar vermiştim ama yaş sınırı var (gerçiben nolursa olsun girmeye çalışıcam :img-grin2 )dün makinada yönetmen serdar akarda dedi yani aslında kendine güvenen gitsin diyeki ztn 18 yaş sınırınıda fazla buluo 13 fln olsun diyo..bencede 10 11 yaşındaki çocuk izlemesin ama 18 de fazla...
bi ortasını bulsalardı daha hoş olurdu...:icon_whis
|