Tüm Versiyonu Göster : Mehmet Kurtuluş


MAVİ83
14-12-06, 11:19
mehmet kurtuluşla ilgili izlenimlerinizi burdan paylaşabilirsiniz arkadaşlar

avrasya
23-01-07, 12:52
Mehmet Kurtuluş dublör kullanmadı

Filmde Çek Cumhuriyeti'nin en büyük dublör organizasyonu olan Filmka'dan gelen ve daha önce 'Titanic' ve 'Er Ryan'ı Kurtarmak' gibi birçok yapımda rol alarak 2002 yılında 'Taurus Dublör Ödülü' kazanan güçlü bir dublör ekibi görev alıyor. 14 kişilik bu ekibin koordinatörlüğünü Jan Petrina ve Pavel Bezdek yapıyor. Takip sahnelerindeki aksiyona katılan tüm araçlar bu dublörler tarafından kullanıldı. Ancak filmin başrol oyuncusu Mehmet Kurtuluş'un dublörüne fazla iş düşmedi. Kurtuluş risk almayı tercih etti ve birçok sahnede dublör kullanmadan kendi oynadı.

http://www.sabah.com.tr/2007/01/19/gny/gny108-20070119-200.html

defneee
23-01-07, 13:35
kendisi kimdir hani resmi falan yokmu

MAVİ83
23-01-07, 18:02
Mehmet Kurtuluş

Mehmet Kurtuluş Filmleri
Pars: Kiraz Operasyonu (2006)
Oyuncu

Duvara Karşı (2004)
Gegen Die Wand
Oyuncu

Abdülhamit Düşerken (2003)
Oyuncu

Tünel (2001)
Der Tunnel
Oyuncu: Vic rolünde

Temmuz'da (2000)
Im Juli
Oyuncu: İsa rolünde

Kısa ve Acısız (1998)
Kurz Und Schmerzlos
Oyuncu: Gabriel rolünde

MAVİ83
23-01-07, 18:05
Mehmet Kurtuluş

Doğumu
27/04/1972 - Uşak

MAVİ83
23-01-07, 18:06
http://img165.imageshack.us/img165/8153/mmnetc236396fb2ea8pl.jpg

MAVİ83
23-01-07, 18:08
İkinci kuşağın kurtuluşu


"Türkiye’yi başka yönlerden tanıyorum. Yurt dışında hayal ettikleri bu değil. İkinci bir ülke doğuyor içimde."

ALİN TAŞÇIYAN

Kurtuluş, Seyhan Derin, Fatih Akın gibi topyekun bir çıkışın öncülerinden. "İkinci kuşak ayaklanmaya başladı. Üçüncü kuşak zaten bu dünyanın içinde. Almanya’da genç oyuncu, yazar, yönetmen, webci arkadaşlar var. İmajımız çok zayıftı. Ama git gide değişiyor," diyor.
Doris Dörrie, önce filmlerini gördüğü Kurtuluş’un aradığı oyuncu olduğuna Berlin Film Festivali’nde tanışır tanışmaz karar vermiş.
"İnsanların aklındasın, ama karşısına geçip yüz yüze konuşunca farklı oluyor, tabii. Öyle bir şansım oldu benim. Benim bu rolün sevdiğim tarafı Türkmüş, Almanmış diye pasaportla hiç alakası bulunmaması. Doris Dörrie insanların hisleriyle, ince taraflarıyla çalışan biri. Woody Allen’ın filmlerindeki gibi. O da, hızlı araba takibi, patlayan binalar tercih etmiyor, insanın içinde olanları incelemeye çalışıyor. "Nackt / Çıplak" bir erkeğin ve bir kadının arasında olan, ufak anlaşmazlıkları ve uzaklaşmaları anlatıyor. Seni seviyorum demenin bin tane türü vardır mesala. O ufak farkları, cümlelerin altında yatanları anlatıyor. Üç çifti canlandıran, altı kişi oynuyor filmde. Kadroda Almanya için çok önemli isimler var. Jürgen Vogel, Benno Fürmann, Heike Makatsch, Alexandra Maria Lara, Nina Hoss. Ben hariç hepsi ünlü! Benim için böyle bir rolde böyle bir kadroda oynamak olağanüstüydü".
Filme adını veren çıplaklık ise çiftler arasındaki cinsellikten değil çok daha derin bir fiziksel ilişkiden kaynaklanıyor. Mehmet Kurtuluş’un canlandırdığı Dylan karakteri borsadan çok para kazanınca üç çiftten oluşan arkadaş grubundaki dengeler bozuluyor. Onun ve karısı Charlotte’un mutluluğu kıskanılıyor ve sonra bakın neler oluyor:
"Arkadaşlardan biri, evinde verdiği yemekte Dylan’a nasıl bir kötülük yapabilir diye düşünüyor. Kadınlardan biri, ben bir yerde çiftler birbirini ne kadar severse sevsin, çıplak durumda gözleri kapalıyken birbirini tanıyamıyorlar diye okumuştum, diyor. Ama tabii vücutların aşağı yukarı aynı olması lazım. Biri çok zayıf diğeri şişmansa olmaz. Saçlara da dokunmak yasak. Çünkü kısa veya uzunsa anlaşılır. Gözlerini kapatıp karşısına geçtiğinde kim olduğunu anlamaya çalışıyorsun. Dylan da ortaya 10 bin mark atıp karısını tanıyacağına dair bahse giriyor. Ama kandırılıyor! Son saniyede kadınları değiştiriyorlar. Bunu üzerine misafirleri tekme tokat dışarı atıyor".
Kurtuluş, "Çıplaköta yalnız dövüşmüyor, tabii. Charlotte’e aşkını ilan etmek için iki de şarkı söylüyor: Biri "Je t’aime bien Lily", diğeri Sezen Aksu’nun "Düğün"ü.
Mehmet Kurtuluş, bugünlerde çok daha zor bir oyunculuk sınavı veriyor. Türkçesi hâlâ pürüzlü olan genç aktör, hiç de aşina olmadığı bir dönemde geçen "Abdülhamid Düşerkenöde Nahid Sırrı Örik’in devrimci karakteri Binbaşı Şefik Bey’i canlandırıyor.
"Ben Türk tarihini ders olarak hiç okumadım, tabii. Bildiklerim sağdan soldan okuduklarımdı. İkinci Meşrutiyet’in ne olduğunu bile bilmiyordum. Senaryoyu sözlükle okudum! Şefik Bey, çok hırslı. Fakir bir aileden geliyor, hedefi İstanbul’u fethederek kahraman olmak. İttihat ve Terakki merkezinden İstanbul’a gönderiliyor. Orada Osmanlı bir kız olan Nimet Hanımla tanışıyor. Bir devrimcinin Osmanlı kızla olması tehlikeli olabilir. Bir Çin Atasözü var: ‘Hiçbir kahraman güzelliğin kapısından zarar görmeden geçemez,’ diyor. Mata Hari, Kleopatra örnekleri önümüzde. Tarih değişmiyor maalesef. Kadınlar çok hırslı. Erkeği ve bütün bir ülkeyi yönetmeye çalışıyorlar. Bir yandan babasını bir yandan Şefik Bey’i yönetmeye çalışıyor, Nimet. Burada iki şey birleşiyor. O zamanın hırsları. İki hırslı insanın baş başa gelmesi var. Şefik Bey’in bu kadar hırslı olması bana göre bir günah. Şefik Bey’in hırsı benim için anahtar oldu."
Genç aktöre bu filmin kazandırdığı bambaşka bir şey daha var ki maddi karşılığı bulunamaz:
"İlk defa bütün yazı Türkiye’de geçiriyorum, bu film sayesinde. Önceden ailece tatile gelirdik. Türkiye bizim için aile ziyareti, döner, ayran, deniz ve güneşti. İlk defa Türkiye’yi başka yönlerden tanıyorum. Yurt dışında hayal ettikleri Türkiye bu değil. Ters giden bir şey olursa Almanya’da ‘Ah keşke Türkiye’de olsaydık, böyle olmazdı,’ diyorlar. Artık pozitif ve negatif taraflarını görüyorum. İnceliklerini görüyorum, zaafları nasıl kuvvete çevirebiliriz diye düşünüyorum. İkinci bir ülke doğuyor içimde. Yalnız yüreğimde değil kafamda da çalışmaya başlıyorum".

MAVİ83
23-01-07, 18:11
Nurbanu GÜNEY

Hamburg'ta yaşayan gurbetçilerimizden Mehmet Kurtuluş çevirdiği filmlerle Alman Sineması'nın yükselen yıldızlarından biri oldu. Mehmet Kurtuluş, çok konuşulan 'Nackt / Çıplak' filmindeki striptiz sahnesi hakkında ilk kez konuştu...

'Temmuz'da (Im Juli), Çıplak (Nackt), Kısa ve Acısız (Kurz und Schmerzlos) adlı yapımlardaki performansıyla Alman Sineması'nın yükselen yıldızları arasında gösterilen Mehmet Kurtuluş, bugünlerde Türkiye'deki ikinci projesine imza atıyor. Ülkemizde ilk kez 'Abdülhamit Düşerken' filminde rol alarak, İttihat Terakki zabiti Şefik karakterini canlandıran Kurtuluş, 'Kasırga İnsanları' adlı dizide başrol oynuyor. Kurtuluş, 6 Ocak'ta Show TV'de yayınlanmaya başlayacak olan dizide bir MİT görevlisini canlandırıyor. Kurtuluş, Venedik Film Festivali'nde de yer alan ve Avrupa Sineması'nda uzun süre konuşulan Çıplak (Nackt) filminde striptiz sahneleri hakkında ise şu açıklamayı yaptı:

"Bu filmin striptizle alakası var mı, ya da, striptiz hakkında şimdiye kadar oluşturulan imajlarla alakalı mı? Bunu Doris Dörrie'yi tanıyan anlar. Bu kadın Almanya'nın bayan Woody Allen'ı olabilir. Dörrie, filmde bize istersek bu sahneyi iç çamaşırı ile oynayabileceğimizi söyledi. Biz de ekip olarak kendisine 'İşlemek istediğin konuyu anladığımıza göre vücut çıplaklığı değil, ruh çıplaklığı istiyorsun. Biz iç çamaşırı giyersek bunu yarım anlatmış oluruz' dedik. Çünkü bu bir karı koca ilişkisi ve bunun ne kadar derin olabildiğini anlatmak isteyen bir film. Erkek kadına bakıyor ve seni seviyorum diyor. Kadınsa erkeğe 'Sen beni görmüyorsun ki' diyor. Onun için Doris Dörrie daha derine inerek konuyu daha rahatsız edici yapıyor. Striptiz dersen başka bir anlam alıyor ama bu bir terbiyesizlik ve ahlaksızlık değildi. Bu bir ruhun striptiziydi. Bu ikisinin ayrılması lazım.

MAVİ83
23-01-07, 18:22
http://img177.imageshack.us/img177/3375/mm7mk.jpg

MAVİ83
23-01-07, 18:26
http://img245.imageshack.us/img245/168/ner6cs.jpg

MAVİ83
08-02-07, 07:07
http://img174.imageshack.us/img174/8589/buyukfilm86ia8.jpg

MAVİ83
08-02-07, 07:08
http://img176.imageshack.us/img176/3434/buyukfilm75to6.jpg

MAVİ83
08-02-07, 07:10
http://img62.imageshack.us/img62/9696/buyukfilm22pc6.jpg

MAVİ83
08-02-07, 07:12
http://img294.imageshack.us/img294/7788/buyukwallpaper03so5.jpg

MAVİ83
08-02-07, 07:14
http://img111.imageshack.us/img111/3875/buyukwallpaper02ak1.jpg

MAVİ83
08-02-07, 07:22
http://img241.imageshack.us/img241/7633/buyukwallpaper01mj0.jpg

MAVİ83
24-03-07, 06:20
Filmin çekimlerini tehlikeye atmadım

Uluslararası uyuşturucu trafiğini anlatan Osman Sınav'ın filmi, konusu kadar başroldeki oyuncusuyla da dikkat çekiyor. Almanya'da yaşayan Mehmet Kurtuluş, aksiyon sahnelerinin hepsinde dublörsüz kamera karşısına geçti: Kendimi onları yaparken görmek istedim. Ama filmi etkileyecek kadar hoyrat olmadım!.

Ünlü yapımcı Osman Sınav'ın, oğlunun okul çıkışı gittiği sokak midyecisinin uyuşturucu satıcısı olduğuna şahit olmasından sonra çektiği 'Pars-Kiraz Operasyonu' nisanda gösterime girecek. İstanbul, Malta ve Amsterdam'da çekilen, uluslararası uyuşturucu trafiğini konu alan film, oyuncusundan teknik ekibine kadar uluslararası bir nitelik taşıyor. Almanya'nın en ünlü oyuncuları arasında kabul edilen Mehmet Kurtuluş da filmin başrol oyuncusu. Film için bir ay narkotik polisinden eğitim alan ve yakın dövüş sporlarını öğrenen Kurtuluş, aksiyon filminin bütün tehlikeli sahnelerinde dublörsüz oynadı. Türkiye'de film çekmenin Almanya'ya göre daha keyifli olduğunu anlatan Kurtuluş, Avrupalı birçok ünlü yönetmenden teklif üstüne teklif alıyor.

* Almanya'da film çeken ve orada ünlü bir oyuncusunuz. Bu filme başlamanız nasıl oldu?
Ben oyunculuğa 1998'de Almanya'da, Fatih Akın'ın 'Kısa ve Acısız' filmiyle başladım. Türkiye'de de 'Abdülhamit Düşerken' filminde rol aldım, ardından da kısa süren bir dizide oynadım. 'Pars' aslında ilk film çalışmam çünkü diğerlerinde kendi sesimi kullanmamıştım... Bu işin gerçekte büyük rolü, küçük rolü yok. Ufak rollerde de tatlandırma amaçlı oynamak güzel oluyor.

SINAV'LA BEŞ YIL ÖNCE KONUŞTUK
* Osman Sınav ile ne zaman tanıştınız, buluşmanız nasıl gerçekleşti?
Beş yıl önce tanıştık. İstanbul'a geldiğimde bir arkadaşımla buluşacaktık, onun da Osman Sınav ile randevusu varmış o gün. 'Sen de gel tanıştırayım' dedi. Ben ayıp olur diye düşündüm. 'Avrupalı gibi düşünme' burada dedi. Sınav o zaman Avrupa'da uluslararası uyuşturucu trafiğini işleyen bir film yapacağını söylemişti. Sonra geçen yaz aniden aradı, "Yaptıklarını takip ediyorum, filme başlıyorum" dedi ve senaryoyu gönderdi.

* Film için özel bir hazırlık yaptınız mı?
Bu film öncesinde dövüş sahneleri için hayli çalıştım. Aksiyon filmi olduğundan, fiziksel olarak güçlü olmak gerekiyor. Ben bu film için 90 gün sette çalıştım. Bu, bir oyuncu için uzun bir zaman. Kung-fu, bacak-kol teknikleri ile ilgili dersler aldım. Her gün sette, bir maraton koşucusu gibi zinde olmalıydım. Çünkü benim moralim düşerse, setin morali düşer; böyle bir sorumluluk var. Narkotik polisi rolüm için de başkomiser Zafer Ercan ile çalıştım. Zafer Abi'nin bana büyük desteği oldu. Gerekli izinler verildi. Narkotiğin operasyon şekillerini inceledim. Bir narkotik ekibinin çalışma sisteminin tümünü gördüm. Bunun için de bir aylık eğitim aldım.

* Pek çok sahnede dublör kullanmamışsınız. Cesaretinizi mi sınadınız yoksa yönetmenin gözüne giremeye mi çalıştınız?
Hiçbiri değil. Bu bir aksiyon filmiydi ve pek çok atlama sahnesi vardı. Kendim yapmak istedim. Kendimi orada görmek istedim. Ama bu değildir ki, filmin gidişatını ya da çekimleri tehlikeye atacak kadar hoyrat davrandım. Yapabileceğim şeyleri güvenlik önlemleri altında yaptım.

ŞÖHRETLE İŞİM OLMAZ!
* Peki Osman Sınav nasıl bir yönetmen?
Çok titiz ve aynı zamanda rahat. Onun setinde çalışmak bütün işi sahiplenmek demek. Her şeyden önce bağırıp çağıran bir adam değil. Bu çok önemli. Zaten işin yükünün farkındayız. Sorumluluğun farkındayız. Çalışılması keyifli. İlk defa birlikte çalıştık ve uyum gerçekleşti.

* Osman Sınav'ın star yaratma özelliği var. Almanya'da starsınız ama bu filmden sonra Türkiye'de de tanınacaksınız. Hazır mısınız burada şöhret olmaya?
Şöhretle fazla işim olmaz. Benim amacım sinema ve güzel filmler yapmak. Şöhret bununla gelirse reddetmiyorum. Muhtemelen filmden sonra teklifler, davetler gelecektir. Ama ben aynı hayatımı devam ettireceğim. Şimdiye kadar bunu başardım ve Türkiye'de de bunu başarırım.

* Almanya'da oyunculuğa nasıl başladınız?
Uşak'ta doğdum. 2 yaşında Almanya'ya gittik. Babam öğretmendi. Liseyi bitirdiğimde elime bir meslek almamı, dönersek yapabilecek bir işim olmasını istediler. Sanatçılık Almanya'da 'ekmeksiz' mesleklerden sayılır. Bir Türk'ün oyuncu olmak istiyorum demesi olaydı çünkü alacağı roller kısıtlıydı!

ARTIK TALEP EDİLİYORUM
* Türk oyuncuları oynatmıyorlar mıydı?
Türk oyuncuları sadece Türk rolü için düşünüyorlardı. Ben bunu 95'te yaşadım. Prodüksiyon bürosuna gidiyorum, görevli bakıyor, 'Türk rolü yok' diye gönderiyor. Ben o zaman taksici, postacı, küçük bir rol olsun razıydım. Türk olduğumuz için o küçük rolleri bile oynatmıyorlardı. 98'de Fatih Akın'la 'Kısa ve Acısız'da piyasaya çıktık. Türk bir yönetmenin ilk kez bir Türk başrol oyuncusuyla Almanca olarak Almanya'da sinemalarda gösterilmesi dönüm noktası oldu.

* Artık eskisi gibi sıkıntınız kalmadı yani...
Bu film Alman Sineması'nda Türkler için kilometre taşı oldu. Şansım döndü. Bir Vietnam filminde oynadım; yarı Vietnamlı, yarı Amerikalı birini. 'Tünel' adlı filmde başrol oynadım. Burada yarı İtalyan, yarı Amerikalı'yı oynadım. Başka bir filmde Alman'ı oynadım. Yani artık ilk dönemlerimde yaşadığım sıkıntı yok, her tür rolü oynuyorum. Mesela Al Pacino'nun ya da Robert de Niro'nun İtalyan kökenli olduğu kimsenin umrunda değil. Aynısı Almanya'da da gelişmeye başladı. Ve şimdi artık ben talep ediliyorum!

* Galiba Almanya'daki genç Türkler oyunculuğa çok ilgili, son zamanlarda tek tek isimlerini duyurmaya başladılar!
Bizden öncekilerde var olan, 'bir gün Almanya'da işler bozulur döneriz' düşüncesi bizim kuşakla değişti. Benim gibi ikinci kuşaklar cesaret gösterdi. Sanat yapmak isteyenler çıktı, ödüller kazandı. Şimdi oyunculuk eğitimi alan üçüncü nesil Tükler geliyor. Yani 'Fatih Akın ve Ayşe Polat film yapıyor, Mehmet Kurtuluş oynuyor' diye örnek alıyorlar bizi. Film piyasasında yönetmen, senarist çok başarılı Türk var artık.

MAVİ83
24-03-07, 06:21
'Duvara Karşı' Türk değil, Alman filmidir

* 'Duvara Karşı'da bir barmen rolünüz vardı ama bu kötü adam tipiyle bir hayli düşman kazandınız...
Evet oynadığım hayli kötü bir adamdı. Arkadaşlarım ve komşularım bozuldu hatta bana. Ama işin tadı o! Ufak da, büyük de olsa filme bir katkıda bulunmak lazım ve beyazperdede görünmeli. Ben 'Duvara Karşı'nın co-prodüktörüydüm. Fatih, "Seni kamera önünde de görmeliyim" dedi ve ufak bir rolde anlaştık.

* Almanlar 'Duvara Karşı'yı Türk mü yoksa Alman filmi olarak mı görüyor?
Alman filmi olarak görülüyor. İyi bir şey olunca, biz orada Almanız! Almanya'da bir arıza çıktığında, 'Ha bi dakka bunlar Türk değil miydi!' oluyor. Maalesef böyle. Bunu hazmetmeleri lazım. Çünkü onlar kendilerini karışık bir toplum olarak görmüyor. Ama 'Duvara Karşı' benim için de Alman filmi. Hikaye oraya ve orada yaşayan Türkler'e ait. Buraya değil yani. Yoksa parası Alman Film Fonu'ndan geldiği için bunu demiyorum.

MAVİ83
24-03-07, 06:21
Hollywood demek beklemek demek

* Türkiye ile Almanya'da film çekme arasında ne gibi farklar var?
Türkiye'de organizasyon konusunda ve disiplinle ilgili ciddi eksiklik ve boşluk var. Mesela Türkiye'de kola istiyorsun, akşam geliyor. Almanya'da kola istiyorsun, anında geliyor ama tadı yok! Almanya'da akşam altıdan sonra herkes dağılır. Aşırı organizasyon ve disiplinin duygusal kayıpları oluyor tabii. Burada daha sıcak, 'abi lütfen' diyorsun, işin bir şekilde oluyor.

* İki kültürü de tanımak oyunculuk için avantaj değil mi
Avantaj. Anarşist ve disiplinli yapı beni besliyor. Oradaki sinemacılar; orada özlediklerini burada buluyor, burada bulamadıklarına da bildiklerini eklemeye çalışıyorlar. Ben Türkiye'de film yapmaktan daha çok zevk alıyorum. Burada emeğe saygı biraz daha gelişirse daha iyi işler çıkacaktır.

* "Burada biz varken Almanya'dan gelip başrolleri kapıyorlar" diyen Türkiyeli oyuncular çıktı mı karşınıza?
Bana böyle diyen çıkmadı. Öyle düşünen varsa, şunu söylemek lazım: "Niye sen kendi işinden korkuyorsun?" Ben burada pozitif karşılanıyorum. İş bana nasipmiş.

* Avrupa'da özellikle Almanya'da aranan bir oyuncusunuz. Hollywood'da şansınız var mı sizce?
Bu sıralar Hollywood'da bizim gibi Ortadoğulu oyunculara talep var. 11 Eylül sonrası yapımcılar bu bölgeye eğildi. Hollywood'da iş alabilmek için en az iki yıl orada yaşamanız gerek. Hollywood demek, beklemek demek çünkü piyasa çok hızlı, zaman tanımıyorlar. Sabah arayıp, senaryoyu yolluyor, öğleden sonra görüşmeye bekliyorlar. Orada bir evim var ama şu an Avrupa'da çok güzel bir dönemdeyim.

MAVİ83
11-04-07, 06:15
Açık yaşayalım rahat olalım

http://img170.imageshack.us/img170/5465/3178760zr5.jpg


Röportaj: Hande ÖNGÖREN FOTOĞRAFLAR: Boğaç DALKIRAN, Semih KANMAZ

Mehmet Kurtuluş, star kavramına karşı çıkıyor ve "Kendimi star gibi görmüyorum; çünkü onun raconu var" diyor.

Alamancı bir ailenin çocuğu olarak oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz?

- 15 yaşındayken okuldaki tiyatro grubuna katıldım. Ve 16 yaşında ilk defa oyunculuğun meslek olduğunu televizyondan keşfettim.

n Üniversiteye gitmekten niye vazgeçtiniz?

- Berlin Film Televizyon Yüksekokulu’na tek bir gün gittim. Bir film seyrettik, sonra hoca sınıfa döndü ve dedi ki, "Şimdi ’filmin özetini çıkaracağız". Ya "filmin özeti" beni ne ilgilendirir? "Ben ’filmin özetini çıkarmaya gelmedim. Ben film yapmak istiyorum" diye çıktım sınıftan. Dedim ki "Okey, bu benim için değil, film nerede yapılıyorsa benim oraya gitmem lazım."

n Okuldan ayrıldığınıza pişman olmadınız herhalde.

- Yok, fazla değil. Ondan sonra bana Hamburg nasip oldu. Bir televizyon filminde ikinci yönetmen yardımcılığı yapıyordum. Aynı zamanda çok ünlü bir kadın başrol oyuncusunun yanında küçük bir rolüm vardı. Üç ay sonra bir tiyatro yönetmeni Berlin’den telefon edip beni Hamburg’daki bir tiyatro piyesinde görmek istediklerini söyledi. Meğer üç ay önce yanında bir sahne oynadığım başrol oyuncusu Evelyn, Hamann beni istemiş. O, benim profesyonel hayatımın başlangıcıydı. 11 Ocak 1994. İlk prova günümüzde Hamann gerçekten ne yapmak istediğimi sordu. Ben de dedim ki, "Oyunculuk yapmak istiyorum. Oyunculuğu öğrenmek istiyorum. Ama okuluna gitmek istemiyorum. Oraya giden arkadaşlarım kötü şeyler anlattı."

n Nasıl kötü şeyler?


- Almanya’daki oyunculuk okullarının iki dezavantajı var. Birincisi seni önce eziyorlar genç yaşta. Kim olduğuna, karakterine, avantajlarına-dezavantajlarına bakmıyorlar. Sonra da okul damgası vuruyorlar ve farklı ekolden olanlar birbirlerini aşağılıyor gibi bir durum oluşuyor. Hamann, kendi hocası Frau Anne Marks Rocke’nin benim de hocam olmasını istedi. Böylece piyesle beraber oyunculuk eğitimine de başladım. Bu iki yıl benim için milli piyango gibi bir şeydi. Kadın yılların oyunculuk tecrübesini benim önüme açtı.

SAKIN ANNEME SÖYLEME

n Sizi Fatih Akın’la tanıdık. Ancak yeni filminiz "Pars: Kiraz Operasyonu"nda bu kez politik duruşlu bir yönetmen olan Osman Sınav’la çalıştınız.

- Türkiye’deki iç konularda fazla bulunamıyorum. TV de seyretmiyorum. Onun için "Kurtlar Vadisi" ya da "Deli Yürek" konularında çok zayıfım. Ben Osman Abi’yi dört sene önce tanıdım. Çok kısa bir görüşmemiz oldu. Sonraki süre hiç kontağımız olmadı. Bu yaz telefon etti, "Mehmet, dört-beş yıl önce, üç cümleyle sana uluslararası uyuşturucu trafiğini anlatmak istediğim bir film projesi üzerinden konuşmuştum. Hatırlıyor musun?" dedi. Çok iyi hatırladığımı söyleyince de, ne düşündüğümü öğrenmek için "Pars"ın senaryosunu göndermek istediğini söyledi. İlişkimiz böyle doğdu. Onun dışında bağımsızım. Ben sanatçı olarak bir senaryo alıyorum ve onu kendim için yorumluyorum. Konu ve senaryo kafama yatarsa, görüşüme uyarsa kabul ediyorum. Bu "Pars"ta da böyle. Uluslararası uyuşturucu trafiğinde İstanbul ve Rotterdam’ın Avrupa kapısı olduğunu ben de biliyorum. Konunun İstanbul’da bir narkotik başkomiserle anlatılması hoşuma gitti.

n "Pars" için de polemikler olabilir, diye bilmek istedim yaklaşımınızı.

- Bu konularla ilgili her türlü soruyu sorabilirsiniz çünkü onu ben de temsil ediyorum. Ama konuyu başka bir seviyeye getirmek istiyorum, saklı bir şeyi ben de sevmem. Onun için Osman Sınav’ın böyle bir cüretkárlığı varsa, aslında konuşulmayan ya da saklı tutulan konuları açığa çıkarıyorsa, o zaman tebrik ediyorum. Maalesef Türk toplumunun, belki de bu oryantal toplumların genel durumudur bilmiyorum, "Sakın anneme söyleme" gibi bir durumu var. Ya niye? Çünkü ben şu an sizin karşınızda da nasılsam, babamın karşısında aynıyım. Bir açıklık, bir de rahatlık istiyorum ben. Bunun için saklı şeyler beni rahatsız ediyor. İster aile politiği olsun, ister toplum politiği. Birbirimize ne kadar açık olursak; birbirimizi o kadar iyi tanır, o kadar iyi anlarız. Yoksa hayat değil bu. Hepimizin korkuları var. Açık yaşayalım ki, rahat olalım.


n Peki, filmlerinize gelelim. Oynadığınız hangi karakter sizi çok etkiledi?

- Hepsi. Çünkü çok az film yapıyorum ve seçerken çok titizleniyorum. Şimdi belki kariyerim başka bir yerde olabilirdi. "Konuya ben de bir yerinden gireyim" diye işe girmiyorum. Benim için bir film şu kadar ay iş değil; dört ay İstanbul, üç ay Afrika demek. Beni etkileyecek; insanlarla konuşup yeni şeyler öğreneceğim. Bunlar beni tatmin edecekse "evet". Bunlar en iyileri değil, hepsi. n Röportaj: Hande ÖNGÖREN

Ekstrem bir insanım

- İş dışında hobileriniz neler?

Yaşamın ta kendisi. İnsanlarla beraber olmak. Bir bakıma bu mesleği insanları çok sevdiğim için yapıyorum. Bunun dışında Uzakdoğu dövüşlerini çok seviyorum. Kung-fu yaptım. Dalgıçlık yapıyorum. "Pars"ta yarış motoru sürmeyi çok sevdim. Ama korkunç bir alet. Belki bir yarış motoru olabilir.

- Bize kendinizi, kendi kelimelerinizle anlatır mısınız?

Ekstrem bir insanım galiba. Misal bütün gün sabahtan akşama kadar burada oturup camdan bakabilirim. Böyle sessiz ve hiç sıkılmadan anlarım var ve şu an yaşadığım haftayı da keyifli geçirebilirim. Bazen her gün başka bir şehir, başka bir ülke gibi bir durum oluyor ve ben ikisini de seviyorum. Bir gazeteci benim hakkımda şöyle yazmıştı: "Çok yumuşaktan çok serte geçişini mucize gibi gerçekleştiren bir oyuncu". Filmlerimde beni maço görenler, bir de evde pijamayla görse...

http://kelebek.hurriyet.com.tr/magazin/6302716.asp?gid=176


http://img153.imageshack.us/img153/2148/3180081xf4.jpg

omayra73
18-04-07, 11:55
http://img183.imageshack.us/img183/1645/resim3ao0.jpg (http://imageshack.us) http://img182.imageshack.us/img182/6776/resim6fo9.jpg (http://imageshack.us)

omayra73
18-04-07, 12:09
http://img154.imageshack.us/img154/2844/buyukfilm36nf7.jpg (http://imageshack.us)
http://img154.imageshack.us/img154/3051/buyukfilm42yp3.jpg (http://imageshack.us)
http://img154.imageshack.us/img154/7771/buyukfilm54cw7.jpg (http://imageshack.us)

MAVİ83
18-04-07, 17:04
resimler için teşekkürler omayra73

~Gülüm~
18-04-07, 17:22
bir kac filmini görmüstüm kendisi cok yakisikli bence :img-blush

MAVİ83
18-04-07, 19:20
bir kac filmini görmüstüm kendisi cok yakisikli bence :img-blush

Bencede:img-in_lo tabi zevkler ve renkler tartışılmaz ama ben bu sayfayı açalı uzun zaman olmasına rağmen benden başka kimse yazmamıştı sizi görünce çok sevindim doğrusu :img-wink: umarım bu sayfa diğer oyuncuların sayfaları gibi hak ettiği yeri bulur çünkü mehmet kurtluş bunu hak edicek bir oyuncu.ayrıca inşallah pars filminden sonra artık herkes onu tanıyıp bu sayfaya gelecek.:img-help:

MAVİ83
19-04-07, 06:21
http://img133.imageshack.us/img133/5725/565252a25162e84a890e72afn0.jpg

Başrol oyuncusu Mehmet Kurtuluş’un nişanlısı Desire Nobash ile birlikte geldiği galaya Mehmet Günsur da katıldı.
Seyirci 'Pars'ı sevecek bu film çok izlenecek

Öner ÖNGÜN

Uyuşturucu sorununu konu alan 'Pars-Kiraz Operasyonu' adlı filmin galası önceki akşam yapıldı. Filmin yönetmeni Osman Sınav, "Galaya iki bin kişi geldi. Eminim sinemaya da çok sayıda seyirci gelecek. Seyirci bu filmi sevecek" diye konuştu..





İLİŞKİLİ HABERLER
Seyirci 'Pars'ı sevecek bu film çok izlenecek
1.5 ay bakıştıktan sonra rolü kaptı
Proje de süper oldu mesajı da! Yapımcılığını ve yönetmenliğini Osman Sınav'ın üstlendiği 'Pars-Kiraz 'Operasyonu' adlı filmin galası önceki akşam TİM Show Center'da yapıldı. Aralarında Mehmet Kurtuluş, Nida Şafak, Selçuk Yöntem, Murat Daltaban, Pelin Batu, Uğur Polat ve Udo Kier'in de bulunduğu oyuncuların rol aldığı filmin galasına yaklaşık 2 bin davetli katıldı. Çekimleri İstanbul, Amsterdam ve Malta'da yapılan filmin galasına katılanlar arasında Rebekka-Sinan Çetin, Ebru Cündübeyoğlu- Güçlü Mete, Zeynep Beşerler-Kenan İmirzalıoğlu çiftlerinin yanı sıra Irmak Ünal, Güneri Civaoğlu, Doğa Rutkay, Sinem Bayer, Özgü Namal, Selin Demiratar ve Sema Öztürk de vardı.

Kısmet Mehmet'eymiş
Osman Sınav, 20 Nisan'da vizyona girecek olan ve uyuşturucunun okullara girişini konu eden filmle ilgili, "Profesyonel bir iş yaptık. Eminim seyirci sayımız iyi olacak" dedi. Sınav, Kenan İmirzalıoğlu'na filmin başrolünü teklif edip etmediği yönündeki sorulara ise şöyle cevap verdi: "Kenan benim kardeşim, oğlum. O da, Mehmet Kurtuluş da çok değerli oyuncular. Biz bu filme başlarken Kenan 'Yandım Ali' filmini çekiyordu. Demek ki kısmet Mehmet'eymiş."

http://www.sabah.com.tr/gny/haber,7FE32239F8EB404193A51B7B04512257.html

erten07
19-04-07, 11:23
http://img220.imageshack.us/img220/2548/mehmet20kurtulus0068tv0.jpg (http://imageshack.us)

http://img157.imageshack.us/img157/2033/mehmet20kurtulus0023zh0.jpg (http://imageshack.us)

http://img157.imageshack.us/img157/3018/mehmet20kurtulus0060xj9.jpg (http://imageshack.us)

MAVİ83
19-04-07, 12:21
http://img157.imageshack.us/img157/2033/mehmet20kurtulus0023zh0.jpg (http://imageshack.us)


RESİMLER İÇİN TEŞEKKÜRLERbye

MAVİ83
20-04-07, 06:46
http://img88.imageshack.us/img88/7727/adszvy6.png

MAVİ83
20-04-07, 14:20
CINEMANIA


Cumartesi 13:10


Cinemania


Mehmet Kurtuluş ve Pelin Batu, Cinemania'da...

Kanal D’nin Ömür Gedik'in hazırlayıp sunduğu “Cinemania” programına bu hafta, vizyona bu hafta giren Osman Sınav'ın son filmi “Pars Kiraz Operasyonu”nun başrol oyuncuları Mehmet Kurtuluş ve Pelin Batu konuk oluyor. Filmin tehlikeli aksiyon sahnelerinde dublör kullanmayan Mehmet Kurtuluş, başına gelenleri, Pelin Batu canlandırdığı karakter için yaptığı ön hazırlıkları ve her iki oyuncu da Osman Sınav ile nasıl buluştuklarını "Cinemania" izleyicileri için anlattılar.
Programda, Kusursuz Yabancı, Yaz Yağmuru, Asteriks Vikingler’e Karşı filmlerinin tanıtımları, Binbir Gece dizisinin Şehrazat'ı Bergüzar Korel'in annesi Hülya Darcan'ın anne - kız ilişkilerini konu alan “Ben Sana Söylemiştim” filmiyle ilgili yorumu, Osman Sınav dosyası ve Projektör bölümü de yer alıyor. Sakın kaçırmayın!


http://www.kanald.com.tr/tv/cinemania/#gunduz

erten07
22-04-07, 15:16
http://img105.imageshack.us/img105/9140/mehmetk1kr9.jpg (http://imageshack.us)
http://img105.imageshack.us/img105/3462/mehmetk2mf2.jpg (http://imageshack.us)

vanessa19
22-04-07, 16:37
kasırga ınsanlarında ızlemıstım...dızı kısa surmustu ama adam superdı...

gs-tugba93
22-04-07, 16:57
bende ilk onu kasirga insalarinda gördüm süper bir oyuncu ya

padme_01
22-04-07, 17:10
http://img260.imageshack.us/img260/1899/98955466hx4.jpg (http://imageshack.us)
http://img260.imageshack.us/img260/8071/11816605xi1.jpg (http://imageshack.us)
http://img59.imageshack.us/img59/9800/90067170ov5.jpg (http://imageshack.us)

padme_01
22-04-07, 17:13
http://img47.imageshack.us/img47/3935/20035261te5.jpg (http://imageshack.us)
http://img47.imageshack.us/img47/3674/12343472nk7.jpg (http://imageshack.us)
http://img47.imageshack.us/img47/116/99692119qv0.jpg (http://imageshack.us)

padme_01
22-04-07, 17:14
kasırga insanları ve duvara karşı filminde beğendiğim bufün seyrettiğim pars:kiraz operasyonu filmiyle hayranlığımın arttığı oyuncu

erten07
22-04-07, 17:48
http://img394.imageshack.us/img394/4536/pars13xt3.jpg (http://imageshack.us)
http://img255.imageshack.us/img255/9859/pars14ym0.jpg (http://imageshack.us)
http://img394.imageshack.us/img394/8914/pars15hj5.jpg (http://imageshack.us)

erten07
22-04-07, 18:03
http://img394.imageshack.us/img394/7422/pars1rt3.jpg (http://imageshack.us)
http://img465.imageshack.us/img465/9169/pars10tz1.jpg (http://imageshack.us)

erten07
22-04-07, 18:04
http://img394.imageshack.us/img394/4180/pars11it1.jpg (http://imageshack.us)
http://img258.imageshack.us/img258/84/pars12qe2.jpg (http://imageshack.us)

padme_01
22-04-07, 19:12
http://img385.imageshack.us/img385/1848/95657620zg1.jpg (http://imageshack.us)
http://img385.imageshack.us/img385/7449/95615053cr5.jpg (http://imageshack.us)
http://img395.imageshack.us/img395/215/81030262px6.jpg (http://imageshack.us)

padme_01
22-04-07, 19:15
http://img385.imageshack.us/img385/7963/59981397dx7.jpg (http://imageshack.us)
http://img385.imageshack.us/img385/9338/49716512jo9.jpg (http://imageshack.us)
http://img484.imageshack.us/img484/7664/34711971va6.jpg (http://imageshack.us)

padme_01
22-04-07, 19:17
http://img123.imageshack.us/img123/2962/98094149ot0.jpg (http://imageshack.us)
http://img123.imageshack.us/img123/4717/36275791zu6.jpg (http://imageshack.us)
http://img123.imageshack.us/img123/3931/85456425eb6.jpg (http://imageshack.us)

padme_01
22-04-07, 19:20
http://img385.imageshack.us/img385/641/10ub3.jpg (http://imageshack.us)
http://img463.imageshack.us/img463/2397/11er4.jpg (http://imageshack.us)
http://img463.imageshack.us/img463/941/12jj5.jpg (http://imageshack.us)

padme_01
22-04-07, 19:22
http://img385.imageshack.us/img385/535/13we9.jpg (http://imageshack.us) http://img162.imageshack.us/img162/5586/14je7.jpg (http://imageshack.us)
http://img463.imageshack.us/img463/9122/15mq6.jpg (http://imageshack.us)
http://img463.imageshack.us/img463/1304/16vh5.jpg (http://imageshack.us)

padme_01
22-04-07, 19:24
http://img463.imageshack.us/img463/6969/17nc4.jpg (http://imageshack.us)
http://img463.imageshack.us/img463/3914/18le6.jpg (http://imageshack.us)

padme_01
23-04-07, 08:41
alıntıdır
http://img207.imageshack.us/img207/1685/78393183yk9.jpg (http://imageshack.us)
http://img207.imageshack.us/img207/3299/40156732jj5.jpg (http://imageshack.us)
http://img206.imageshack.us/img206/6952/23415487vz7.jpg (http://imageshack.us)

padme_01
23-04-07, 08:44
http://img220.imageshack.us/img220/5983/86237921cd3.png (http://imageshack.us)
http://img220.imageshack.us/img220/958/73875395wa5.jpg (http://imageshack.us)
http://img219.imageshack.us/img219/7269/29815884qb6.png (http://imageshack.us)

padme_01
23-04-07, 08:47
http://img219.imageshack.us/img219/2110/55800132us0.png (http://imageshack.us)
http://img219.imageshack.us/img219/1602/2072922h285pd2w420lo2.jpg (http://imageshack.us)
http://img178.imageshack.us/img178/5632/f937c3e369f3d24c81b6a17ey1.jpg (http://imageshack.us)
http://img220.imageshack.us/img220/7613/mennanberlindz2.jpg (http://imageshack.us)
http://img220.imageshack.us/img220/6599/nacktuh3.jpg (http://imageshack.us)

padme_01
23-04-07, 10:54
http://img218.imageshack.us/img218/8315/12216666fs0.th.jpg (http://img218.imageshack.us/my.php?image=12216666fs0.jpg) http://img80.imageshack.us/img80/9941/97044335ub2.th.jpg (http://img80.imageshack.us/my.php?image=97044335ub2.jpg) http://img218.imageshack.us/img218/5013/28517615gs8.th.jpg (http://img218.imageshack.us/my.php?image=28517615gs8.jpg)
http://img133.imageshack.us/img133/7973/85421016at4.th.jpg (http://img133.imageshack.us/my.php?image=85421016at4.jpg) http://img133.imageshack.us/img133/6035/83457297by7.th.jpg (http://img133.imageshack.us/my.php?image=83457297by7.jpg) http://img133.imageshack.us/img133/7367/80656572eg2.th.jpg (http://img133.imageshack.us/my.php?image=80656572eg2.jpg)

padme_01
23-04-07, 16:12
http://img259.imageshack.us/img259/740/97231107yk0.th.jpg (http://img259.imageshack.us/my.php?image=97231107yk0.jpg)
http://img66.imageshack.us/img66/4498/14385140hd8.th.jpg (http://img66.imageshack.us/my.php?image=14385140hd8.jpg)
http://img66.imageshack.us/img66/7720/adszrc3.th.jpg (http://img66.imageshack.us/my.php?image=adszrc3.jpg)

padme_01
23-04-07, 16:38
http://img59.imageshack.us/img59/2167/92285420vu9.jpg (http://imageshack.us) http://img45.imageshack.us/img45/3028/2004200710232341469663puy2.jpg (http://imageshack.us)

padme_01
23-04-07, 16:44
Abdülhamit Düşerken Filminden
http://img266.imageshack.us/img266/8738/01xw3.jpg (http://imageshack.us)
http://img266.imageshack.us/img266/8080/05fv9.jpg (http://imageshack.us)
http://img394.imageshack.us/img394/2773/06pk5.jpg (http://imageshack.us)

padme_01
23-04-07, 16:45
http://img45.imageshack.us/img45/7238/04dc4.jpg (http://imageshack.us)

padme_01
23-04-07, 16:51
http://img45.imageshack.us/img45/6725/abdulhamid2gr1.jpg (http://imageshack.us) http://img45.imageshack.us/img45/9862/abdulhamid3af0.jpg (http://imageshack.us)
bugünlük benden bu kadar beğenmeniz dileğiyle

erten07
23-04-07, 19:55
http://img444.imageshack.us/img444/1613/pars20ex0.jpg (http://imageshack.us)
http://img444.imageshack.us/img444/6632/pars21wj4.jpg (http://imageshack.us)
http://img70.imageshack.us/img70/5199/pars23hl4.jpg (http://imageshack.us)

ebrucu_ze
23-04-07, 23:00
çok iyi bir oyuncu ayrıca çokta karizmatik.özellikle kısa ve acısız filminde çok güzeldi.kasırga insanlarıda iyiydi.en yakın zamandada parsı izleyeceğim:img-yes:
resimler için çok teşekkürler:img-wink:

MAVİ83
24-04-07, 12:08
http://img206.imageshack.us/img206/6952/23415487vz7.jpg (http://imageshack.us)[/QUOTE]

bu resimdeki bayanının gazetede nişanlısı olduğu yazıyordu galada yanyanalardı sanırım kadın hamile:img-help:

buseemm
25-04-07, 00:39
Oyunculuk üç cümlelik işse ben oyuncu değilim

Osman Sınav'ın son filmi 'Pars: Kiraz Operasyonu'nun başrol oyuncusu Mehmet Kurtuluş Marie Claire dergisine konuştu: Üç cümle ezberleyen şarkıcı ve mankenler kendilerini oyuncu sayıyor. Mesleğime tecavüz eden böyleleri yüzünden artık 'Ben oyuncu değilim' diyorum..

Fatih Akın filmlerinin vazgeçilmez oyuncusu olarak tanıdığımız Mehmet Kurtuluş, bugünlerde Osman Sınav'ın yeni filmi Pars: Kiraz Operasyonu'ndaki performansıyla adından söz ettiriyor. Çocukluğu ve gençliği Almanya'da geçen yakışıklı oyuncu, Bir Türk olarak Almanya'da rol bulmak zordu ama ben şanslıydım" diyor. Marie Claire dergisine konuşan genç oyuncu Pars' filminin hayatındaki yeri ve özel hayatıyla ilgili bakın neler söylüyor...

BAKIŞIM FARKLI

* Oyunculuğa nasıl başladınız?
Üniversite çağımda oyuncu olmaya karar verdim. 19 yaşımda tiyatroda çalışırken yönetmen yardımcısı bacağını kırdı ve ben staj yaparken onun görevini üstlendim. O sırada bir bayan oyuncuyla tanışıp, onunla Hamburg'a geçtim. Yıldızım orada parladı zaten. Önce Susam Sokağı'nda, sonra bir filmde ikinci yönetmen yardımcılığı yaptım. Ardından bir filmde ufacık bir rolüm oldu ve meşhur bir tiyatro yönetmeni bana, "Seni Hamburg'ta bir piyeste görmek istiyorum" dedi. 11 Ocak 1994'te ilk profesyonel provolarıma katıldım. Bu süreçte meşhur bir bayan bana kendi evinde 2 yıl ders verdi. O arada şan dersi alıp, bale de yaptım. Ama bana sorarsan ben oyuncu değilim zaten.

* Neden?
Oyunculuk görüş açım değişik. Oyunculuk, kökü sağlam olan ama bu dönemde bilhassa dizi kültüründe, çok tecavüz edilmiş bir meslek. Şarkıcılar, mankenler bu mesleğe giriyor ve bu üç cümle ezberleyip konuşmaktan ibaret bir meslek olarak kabul ediliyor. Benim ekolüm de farklı olduğu için konuyu kısaltıyor ve 'Oyuncu değilim' diyorum.

TIRDAN AŞAĞI SALLANDIM

* 'Pars' filminde sizi en çok ne etkiledi?
Senaryoda dram ve aksiyonun çok sağlam bir karışımı var. Onun için İstanbul'a geldim ve Osman Sınav ile konuştum.

* Filmdeki birçok sahnede dublör kullanmamışsınız...
Emniyetli olmayan şeyleri yapmadım, yapamadım ama birtakım riskler de aldım. 80'le giden tırdan sallandım mesela. Çok tuhaf bir şey. Tırın kenarında yatıyorsun, aşağıya bakıyorsun. Cadde böyle tık tık tık tık gidiyor. (Gülüyor) Ondan sonra bir 'Başla!' geliyor.

AŞKTA YAŞ ÖNEMLİ DEĞİL

* Uzun süredir Alman oyuncu Desiree Nosbusch ile berabersiniz. En verimli döneminde bir aktör olarak, düzenli bir ilişki yaşamak cesaret gerektirmiyor mu?
Kuvvetini, yaratıcılığını ve kaliteni temin eden bir kaynağın olması lazım. Bu meslekte ilişkilerin ne kadar gerçek olduğunu bilemiyorsun.

* Desiree sizden tam 7 yaş büyük...
Yaş önemli değil. Önemli olan matematikteki kümeler gibi büyük bir kesişim noktası oluşturmak.

* Neler sağlıyor bu ortak paylaşımı?
Ruh eşi olayı... Aynı şeylere gülüyosun. Sabah saat dörtte 'Hadi bir karışık tost yiyelim' diyorsun. 'Benim de aklımdan geçiyordu' dediği anda işte bu kadın! Ufak detaylar hayatta önemli, büyük şeyler değil. İnsanlar ayrılırsa diş macunu yüzünden ayrılır. Çünkü onun altında başka nedenler vardır.

*Şöhretle aran nasıl?
Alakam yok. Umrumda değil. Normal ihtiyaçlarımı karşılayayım, benim için tamam. Benim için başarının tek bir avantajı var; güven. 1994'te ilk sete geldiğimde yönetmene "Saçımı yana tarasam olur mu?" demiştim. O da bana, "Hadi len oradan, olduğun gibi gel" demişti. Ama belki ben o anda bir şey düşünmüşümdür. Şimdi tam tersi yükseldim, bir seviyeye geldim. İnsanlar filmimi seyrediyor. Osman Sınav senaryoyu alıyor ve bana 'Buyur' diyor. Ne kadar güvenilirsen o kadar yaratıcı olabilirsin. Şöhret olmanın benim için en değerli noktası budur.

http://img170.imageshack.us/img170/7476/14334843jl3.jpg

http://img444.imageshack.us/img444/6056/14283953fn0.jpg

Kurtuluş'un sevgilisi Desiree Nosbusch da kendisi gibi oyuncu.

http://img86.imageshack.us/img86/3439/86341550kx7.jpg

'Pars: Kiraz Operasyonu' aksiyon dolu sahneleriyle dikkat çekiyor.

http://img401.imageshack.us/img401/8743/85037016ju7.jpg

Mehmet Kurtuluş, filminsenaryosundan çoketkilendiği söylüyor.

Sabah, Günaydın (25/04/2007)

erten07
25-04-07, 09:42
Mehmet Kurtuluş başkomiser rolünde

Almanya’da yaşayan Türk aktör Mehmet Kurtuluş, Alman 1. televizyon kanalı ARD’de onlarca yıldan bu yana yayınlanan Almanya’nın en eski polisiye dizisi "Tatort"ta başkomiser rolünde oynayacak.


Kuzey Almanya Radyo ve Televiyon Kurumu NDR tarafından yapılan açıklamada, Kurtuluş’un ilk kez bir Türk olarak "Tatort’un" başrol oyuncusu olacağı belirtildi.

Dizide başkomiser Cenk Batu adıyla bir Türk göçmeni canlandıracak olan Kurtuluş, bu dizide yer almanın mesleki hayatı için çok önemli olduğunu söyledi.

NDR’in program direktörü Volker Herres, Kurtuluş’un ilk Türk başkomiser olduğunu belirterek, "Dürüst olmak gerekirse bunun zamanı çoktan gelmişti.

Kurtuluş çok iyi bir oyuncu ve Tatort’ta oynayan diğer büyük başkomiser oyuncuların geleneğini sürdüreceğine inanıyorum" dedi.

Kurtuluş’un yer alacağı dizinin çekimlerine gelecek yıl başlanacağı bildirildi.

Çeşitli film ve dizilerde yer alan 34 yaşındaki Kurtuluş, Berlin Film Festivalinde "Altın Ayı" ödülü kazanan ve rejisörlüğünü Fatih Akın’ın yaptığı "Duvara Karşı" filminde de yer almıştı.

ARD’de 1970 yılından bu yana yayınlanan dizide, bugüne kadar 70’in üzerinde başkomiser yer aldı.

padme_01
25-04-07, 12:55
Gerçek Adı: Mehmet Kurtuluş
Doğum Yeri: Salzgitter - Almanya
Doğum Tarihi: 27.04.1972


Ailesi:
Kardeşi: Tekin Kurtuluş


Ödüllerinden Bazıları:
1999: Selanik Film Festivali Oyuncu Ödülü (Kısa ve Acısız)
1999: Locarno Film Festivali Oyuncu Ödülü (Kısa ve Acısız)
1999: Adolf Grimme Ödülü (Kısa ve Acısız)

Eğitim:
- Fredenberg Tiyatro Okulu

Meraklısına...

Equilibrium filminde 6-7 saniyelik bir rolü vardır.
Berlin Film Televizyon Yüksekokulu'nu ilk günden bırakmış.
Uzakdoğu sporlarına meraklı, Kung-fu yapmışlığı var.
O aynı zamanda dalışla da ilgileniyor.
Dublör kullanmıyor.

Equilibrium filminde christian bale ile birlikte oynamış

padme_01
25-04-07, 13:00
http://img63.imageshack.us/img63/2118/48776930bn4.jpg (http://imageshack.us)

padme_01
25-04-07, 14:18
birde bu resmini buldum
http://img230.imageshack.us/img230/1376/241647mehmetne6.jpg (http://imageshack.us)

ozgemozgem
26-04-07, 14:50
ya arkadaşlar bişey rica edebilirmiyim:img-help: hani filmde asansör sahnesi varya orada memet kurtuluşun tam yüzünün göründüğü resimden varsa onu istiycektim:img-yes:

omayra73
27-04-07, 10:49
http://img147.imageshack.us/img147/8638/mehmetkurtulus1ez4.jpg (http://imageshack.us) http://img301.imageshack.us/img301/9081/mehmetkurtulus2ei1.jpg (http://imageshack.us)
http://img147.imageshack.us/img147/8549/mehmetkurtulus3lu1.jpg (http://imageshack.us) http://img147.imageshack.us/img147/7598/mehmetkurtulus4oj4.jpg (http://imageshack.us)

padme_01
27-04-07, 12:14
omayra bu resimler bir harika ellerine sağlık.özellikle ilk iki resme bayıldım
bu arada bugün mehmet kurtuluşun doğum günü doğum günün kutlu olsun Mehmet Kurtuluş

erten07
01-05-07, 12:46
http://img54.imageshack.us/img54/2776/kvfbrd9.jpg (http://imageshack.us)

MAVİ83
09-05-07, 06:27
Mehmet Kurtuluş ilk kez Pars’ta konuştu



http://img177.imageshack.us/img177/8920/kurtuluskvd6.jpg





ELİF TUNCA


Almanya’ya işçi olarak giden ailelerin, sanatçı olarak dönen çocuklarından biri Mehmet Kurtuluş. Aynı serüveni paylaşan Fatih Akın’ın filmlerinden tanıdığımız oyuncu, “Pars: Kiraz Operasyonu”nun başrolünde karşımıza çıktı bu kez. Alman aksanını kırmayı başardığı için de ilk kez bir Türk filminde kendi dublajını kendisi yapmış!
Sinemaseverlerin Fatih Akın’ın filmlerinden tanıdığı Mehmet Kurtuluş, “Abdülhamit Düşerken”den sonra şimdi de “Pars: Kiraz Operasyonu” ile yeniden Türkiye sinemalarında. Osman Sınav’ın yönettiği filmde Kurtuluş, narkotik polisi Atilla Karahan’ı canlandırıyor. Uyuşturucu tacirleri, ailesini öldürdükten sonra baba mesleğini seçen Atilla da babası gibi büyük operasyonlara imza atıyor. Ancak bu operasyonlar, kilit noktalardaki isimleri rahatsız ediyor. Bundan sonra Atilla, mücadelesini farklı yollardan sürdürmek zorunda kalıyor. Memleketi Uşak’tan bir buçuk yaşındayken ayrılıp Almanya’ya giden; ama orada da sabit durmayıp film çekmek için diyar diyar dolaşan Kurtuluş’la hem “Pars”ı hem de diğer tecrübelerini konuştuk.

Uzun metrajlı bir Türk filminde ilk başrolün mü?

“Abdülhamit Düşerken” ilk filmimdi; ama orada Osmanlıca, eski Türkçe sözleri konuşamadım, dublaj yapıldı. Oyunculuğu yüzde elli resim, yüzde elli ses olarak görüyorum. Çünkü insanın kişiliği sesten oluşur. Kişilik, İngilizcesiyle personality, Yunanca ‘person’dan geliyor ki o da ‘ses’ demek. Onun için “Abdülhamit Düşerken”i saymazsam, haksızlık etmeden, “Pars” ilk filmim.

Senaryonun nesini beğendin?

Dramını. Çünkü aksiyon filmleri, misal Transporter diye bir film var. Orada çok keskin bir aksiyon var; ama duygu yok. O adamdan ben hiçbir şey alamıyorum. Çok ciddi bir aksiyon ve dram var filmde, bu karışım hoşuma gitti. Artı filmin konusu tabii; uluslararası uyuşturucu trafiği çok ilgimi çekti.

Çalışmalar nasıl geçti peki? Eğlenceli, yorucu?

Çok keyifli ve yorucuydu. Zor olan İstanbul’da film çekmek! Saat 5’te Taksim’den çıkıp 7’de Sinegraf’a varıyorum. O zaman Berlin’den uçağa binip geleyim, aynı hesap. 4 buçukta işim bitiyor mesela, 7’de evdeyim! Çekimler kadar yol yordu. Ben de her gün kestirme yollar keşfediyorum. Motorla Kabataş’a geçip fünikülerle Taksim’e çıkıyorum mesela.

“Bu filmin çekimlerinden sonra, aksiyon oyuncularına daha saygı duyuyorum.” demiştin.

Tabii tabii! Okuduğuma göre Jackie Chan her filmde iki kemiğini kırıyormuş! Adam bayağı çalışıyor yani! (gülüyor)

Sen de o kadar ‘çalıştın’ mı?

Yok! İmkân oldu; ama değerlendiremedik! (gülüyor) Çok şükür bir kaza olmadı, bunun tehlikesi de var çünkü. TIR’ın üstünde atlayıp zıplamak şaka değil.

Dublör de kullanmamışsın. Nedir bu heves?

Çocukken Almanya’da ‘Kızılderili-polis’ oyunu oynardık. Ben hep Kızılderilileri oynardım, saklanıp atlamayı, hoplamayı tırmanmayı severdim. Küçükken oynadığımı şimdi de filmde oynadım yani.

Film de bir nevi oyun mu?

Film çok ciddi bir iş; çünkü içinde çok para var. Bu filmin bütçesinin bir parçasını da ben taşıyorum. Nereden baksan omuzlarımda bir 4 milyon dolar duruyor. Öbür taraftan da çok keyifli, evet oyun bahçesi gibi! Geliyorsun sete, yüzüne bir şeyler sürüyorlar. Bakıyorsun, giydiğin kıyafet senin değil. Bıyık takıyorlar, saçları değiştiriyorlar. Komik bir şey aslında!

Film, uyuşturucu konusunu, hem uyuşturucu baronları hem siyaset hem emniyet hem de gençlik ayağıyla işliyor. Senin çevrende gözlediğin şeyler var mı? Almanya’daki üçüncü nesil Türkler hakkında bu tür olumsuzluklardan çok bahsediliyor...

Üçüncü nesil beni çok şaşırttı. Birinci nesil pek tanımaya da çalışmadı ortamı, Almanca konuşamadı. Biz geldik, ikinci nesil, Almancayı bayağı öğrendik. Türkçemizi de korumaya çalıştık ve Türkiye-Almanya arasında köprü kurmaya çalıştık. “Kısa ve Acısız”dan sonra özellikle basında çok tartışıldı. Siz Almanya’da Türksünüz Türkiye’de Almancısınız, nesiniz? falan…

Sürekli kendinizi bu şekilde tanımlamak zorunda olmak yormuyor mu sizi?

Beni yordu doğrusu; ama zamanla atlatmamız gerekiyordu. Çünkü bu diyaloğu kurmamız gerekiyordu. 98’de “Kısa ve Acısız” çıktı; bir Türk yönetmenin, Türk başrolün, böyle bir konuyla Almanya’da ilk defa sinemaya girmesi olay oldu. Sonuçta iki sandalye arasında kalmadığımızı, iki sandalye üzerinde oturduğumuzu kabul ettik. İki kültür kolonunun üstünde hayat sürdüğümüzü. Üçüncü nesilse maalesef kendini Alman da Türk de görmüyor. Komple arada kalmış! Bu çocukların elinden tutacak kimse yok. Anne baba zaten Almanca bilmiyor, dışarıdan haberi yok, işten eve evden işe… Arkadaşlar da aynı durumda; ‘işi boş ver, hızlı para kazanalım’ derken torbacılığa geliyor mesele. Tabii güzel misaller de var; üçüncü nesilden bazı rapçiler bu konulara dikkat çekmeye çalışıyor. Aslında bu sadece Türklerin meselesi değil. Bütün göçmenlerde üçüncü nesil sorunlu. Çünkü Almanya’da entegrasyon diye bir şey yok. Almanya kendini çok kültürlü bir toplum olarak görmüyor. Amerika’nın sevdiğim bir yönü varsa o da çok kültürlülüğü benimsemesidir. Orada herkes Amerikalı! Ama sor; kimi İsveç’ten kimi Avusturalya’dan kimi Meksika’dandır. Ama “Duvara Karşı” ile Almanya adına ödül alıyorsun, valizinde ödülle Frankfurt Havaalanı’na iniyorsun. Memur, Türk pasaportuna bakıp “Ne kadar kalacaksınız?” diye soruyor! Ee bir 33 yıl daha kalırım! (gülüyor)

Oyuncu kadronuz da ‘çok kültürlü’; bir yanda siz bir yanda Udo Kier bir yanda Murat Daltaban… Bu açıdan nasıl geçti çekimler?

Oyunculuk üzerine hiç farklı bir durum olmadı. Herkes o seviyede oynuyor ki zaten gözünden anlıyorsun. O karışımı seviyorum ama. Bir keresinde Güney Afrika’da film çekiyoruz. Aslında Vietnam’da çekilecekti, orada kuş gribi var diye Güney Afrika’ya gittik. Bir sürü Çinli filan var, çekiyoruz. Arada birisi benimle Türkçe konuşmaz mı! Dedim ki yok artık! Güney Afrika’dayım, Çinlilerle çalışıyorum, Türkçe konuşuyoruz! Meğer Uygur Türklerindenmiş. Altı kelimenin üçü Türkçe! İşte bu alışverişi seviyorum.

http://pazar.zaman.com.tr/?bl=6&hn=604

MAVİ83
09-05-07, 06:50
Pars’ bir Türk filmidir, alıcınızla oynamayınız!


elif.aktug@aksam.com.tr




Pars-Kiraz Operasyonu’nun fragmanlarını izleyen bir arkadaşım: “Ya bu Türk filmiymiş, ben Amerikan sandım” demişti. Osman Sınav’ın altı günde çektiği çok başarılı aksiyon sahnelerine şahit olmuş biri olarak, bir sinema filminde harikalar yaratmasını çok da normal karşıladım. Osman Sınav çok rahatlıkla bu projeyi televizyon dizisi olarak da kullanabilirdi ve kesinlikle harcamış olurdu; gerçi narkotik-drama-imkansız aşk temaları dünyanın her ülkesinde defalarca kullanılmıştır ancak ‘Pars’ iyi ki Osman Hocamız’ın elinden hayat bulmuş. Mehmet Kurtuluş (Duvara Karşı’nın yapımcılarından biri olarak tanımıştık kendisini, Pars olarak seksi mi, çirkin mi, sevelim mi, gıcık mı olalım daha karar veremedim) ve Nida Şafak’a (ilk defa müşerref oluyoruz efe’nim, Osman Sınav’a şapkamız olsa kesinlikle çıkartırdık, ellerimizi çırpmakla yetiniyoruz, “Türk Sinemasını Kurtaran Kadın” Özgü Namal’ı seçmediği için ayrıca kucaklıyoruz); Duygu Şen (o nasıl cesaret, nasıl kendini teslim etmek yönetmene; Osman Sınav istemiş bir göz Duygu vermiş iki göz) ve başarılı oyunuyla Haluk Piyes eşlik etmişler. Oyuncu yönetimi olağanüstü ve aksiyon sahnelerindeki başarı asla tartışılmaz. Ancak ‘hiçbir filme eleştiri yapmıyorsun’ diye beni eleştiren çok bilmiş okuyucu için iki satır karalamalıyım. Filmlerdeki ‘ah keşke şöyle olsaydı’ diye düşündüğümüz birçok şeyi yönetmen bizden çok daha iyi biliyor, o yüzden ne diye ukalalık yapayım ki. İlla ki yap derseniz, Hıncal Uluçvari bir eleştiri yapayım; aksiyon sahneleri dışında keşke biraz daha kısa olsaydı… Temponun bazı sahnelerde yerlerde sürünmesine izin verilmeseydi ne iyi olurdu, stop! (Acaba diyaloglarla ilgili bir iki laf da etse miydim; yok vazgeçtim bir aksiyon filmini edebi metinlerle süslemek belki iyice durağanlaştırırdı.) Udo Kier’i sinema tutukunları Lars Von Trier filmlerinden biliyorlar zaten ama Osman Hoca’ın Klaus karakteri için Kier’i seçmesi beni sevindirdi. Hayran olduğum bir yönetmenin fetiş oyuncusu, yine hayran olduğum bir başka yönetmen tarafından seçildi ya dünyalar benim oldu. Udo Kier, 70’lerin önemli yapımlarından ve sinemanın en sıkı gerilim filmlerinden biri kabul edilen ‘Suspiria’da da oynamıştı. Böyle bir ustayı Selçuk Yöntem’le, Mehmet Kurtuluş’la karşılıklı sahnelerde görmek büyük keyifti. Kamera arkası görüntülerde başında kalpağı, elinde silahıyla başrol oyuncuları kadar iyi görüntü veren Osman Sınav, Türk filmlerinin bir başka makus talihini de değiştirmiş oluyor bu filmle. Şahin Komiser’den kurtulmuş olduk sonunda; komiser ismi olarak kuşları tercih eden bir geleneği yerle bir ederek; çok daha estetik, yırtıcı, akıllı ve hesaplı bir hayvanı tercih etmiş. Üstelik birkaç sahnede Mehmet Kurtuluş’un karşısındakine saldırıp, afiyetle yiyeceğini falan düşündüm. O kadar yani

http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=74716,10,82

MAVİ83
09-05-07, 06:59
Almanya'dan iyi polis transferi


http://img132.imageshack.us/img132/1586/20ug1.gif

FOTOĞRAF: MUHSİN AKGÜN

Osman Sınav, bu kez 'tartışmasız derecede legal' bir kahraman yarattı. Dün vizyona giren 'Pars: Kiraz Operasyonu'nun başrolünde Fatih Akın filmlerinin en bilinen yüzü Mehmet Kurtuluş var


21/04/2007 (203 defa okundu)


MELİKE KARAKARTAL (E-mektup | Arşivi)

Alamancı Pars parçalıyor!

'Pars: Kiraz Operasyonu', uluslararası uyuşturucu trafiğine dikkat çekme amacında, duygusal öğelerle süslenmiş bir polisiye-aksiyon filmi. Acılı polisi Mehmet Kurtuluş, ortağı Asena'yı ise Nida Şen canlandırıyor. Kötü kahraman 'Haşhaşi', Murat Daltaban. Pelin Batu, Selçuk Yöntem ve Udo Kier gibi oyuncular, Amsterdam-İstanbul-Malta sahnelerinde karşımıza çıkıyor. Kurtuluş, çocukluğunda ailesini kaybeden, polis olan babasının izinde, uyuşturucu satıcıları-kullanıcıları-polisler üçgeninde adalet ve nihayetinde intikam peşinde koşan bir polisi canlandırıyor. Kurtuluş da Fatih Akın gibi 'ikinci nesil Alamancı'lardan. Uşak'ta doğuyor, ailesiyle birlikte Almanya'ya göçüyor ve orada yetişiyor. Babası öğretmen. "Öncelikle iki yıl orada kalmaktı babamın planı, bir-iki yıl derken tam 33 yıl oldu oraya gideli" diyor. Büyüklerinin, yani birinci neslin Almanya'da yaşadığı zorluklardan sonra kendini oyuncu olarak kabul ettirmiş, Almanya'nın sevilen aktörlerinden. Şimdiyse İtalya'yı fethetmeye hazırlanıyor.

Almanya'da 90'larda bir Türk oyuncu olmaya çalışmak zor muydu?

İlk göç zamanından kalma eksiklikleri ve zayıflıkları şimdi biz Almanya'da çok şiddetli bir şekilde yaşıyoruz. Çünkü üçüncü nesil Almanya'da kayıp nesil olarak geçiyor maalesef. Ne Türk, ne Alman, tamamen kafaları karışmış durumda. İkinci nesil Türkler, Almanya'da kendini kabul ettirdi, birtakım tabuları yıktı, kapıları açtı, normalde üçüncü neslin bunu çok daha rahat devam ettirebilmesi gerekirdi ama olmadı. Kimliksiz bir nesil yetişti. Bu entegrasyon meselesinin önemi de bence üçüncü neslin durumuyla ortaya çıktı, Almanya panik oldu. Çünkü başka bir milliyetten, kimliğini bilemeyen bir nesil yetişmiş oldu. Bu ta 60'lı yıllardan kaynaklanan bir zayıflık.

Son dönemde birçok alanda özellikle müzik, sinema ve sanatta Türkler Almanya'da kendilerini kabul ettirdi. 'Kısa ve Acısız'ın bunda payı olduğunu düşünüyor musunuz?

Tam anlamıyla kabul ettiklerini söyleyemem. Tabii 'Duvara Karşı'nın Altın Ayı alması çok büyük bir adımdır ama bence 'Kısa ve Acısız' filme önemli bir kilometretaşıydı.


Ondan önce nasıldı? Türkler hâlâ çok zorlanıyor mu?

Zaten tüm dünya için düşünecek olursak, oyuncu olmak kolay bir şey değil. Her anne-baba evladının 'elinin ekmek tutacağı' garantili bir alan seçmesini ister. Almanya'da bu tıp veya makine mühendisliği okumak demektir mesela. Bu bir Alman için zaten kolay bir sevda değil, hele hele bir Türk'ün bu işe kalkışması aslında hiç akıl işi değildi o zamanlar. Çünkü roller daha azdı. Sadece Türk karakterler için rol veriyorlardı Türklere. İtalyanları düşünelim mesela, de Niro, Pacino; bu adamlar Amerikan sinemasını fethetti. Bizim de Türkler olarak bunu yapmak, Almanya'daki hedefimiz şimdi. Ben 'Sen Türk'sün, Türk rolü yoksa iş de yok' zihniyetinin çok işlediği yıllar oyuncu olmayı seçtim. Ama tabii bugün şartlar değişik. İkinci nesil çok kreatif bir nesildi, sivrilen kişiler oldu. Türk yönetmenler var, yazarlar var, müzisyenler var; sanat alanında böyle gelişmeler olması burada yaşayan toplumumuzun prestijinin artmasına çok katkıda bulunuyor, imajımızı tazeliyor.


'Açık büfe' dersler

Peki nasıl kırdınız bu 'Filmimizde Türk karakter yok, iş de yok' döngüsünü?

1993'te bir filmde çok ünlü bir oyuncuyla tanıştım, Evelyn Hamann. Filmin başrolündeydi. Çok ufak bir de sahnem vardı filmde. Oynadım ve bitti, o kadardı yani. Sonra bir gün bir yönetmen bana telefon etti ve dedi ki, "Mehmet Bey, Hamburg'da bir tiyatro sahneliyoruz ve sizi de bu oyunda görmek istiyoruz." Ben de şaşırdım, "Kimseyi tanımam etmem, nereden geldi bu teklif?" dedim. Yönetmen, bu oyunun başrolünde Evelyn Hamann'ın olduğunu ve muhakkak beni görmek istediğini söyledi. Ben de dedim, 'Ha.ktir!' Çok iyi hatırlıyorum, 11 Ocak 1994'tü ilk prova günümüz, bana sordu: 'Mehmet, benimle birlikte filmde bir sahnen vardı, şimdi de bir tiyatro sahnesindesin. Söyle bana ne yapmak istiyorsun?..' Ben de oyuncu olmak için okula gitmek istemediğimi söyledim.
Neden istemediniz?

Çünkü bence oyuncu okullarının bir dezavantajı var Almanya'da. Her oyuncuyu aynı tarzda yetiştiriyorlar ve belirli bir kalıbın oluyor sonunda, okulun damgasını vuruyorlar resmen. Ben bu kalıba girmek istemedim. Her oyuncunun eğitim olarak farklı ihtiyaçları olduğunu, farklı farklı kaynaklardan beslenmesi gerektiğine inanıyorum. Bunları Hamann'a anlattım, beni çok iyi anladı ve çok büyük yardımı oldu: Kendi öğretmeninden ders almamı sağladı! Anne Marks Rocke'ydi onun hocası, Almanya'nın en tanınmış oyuncularının hocası. 94 yaşındaydı o zamanlar, tam iki yıl ders verdi bana. Bu, Evelyn Hamann'ın beni keşfetmesiyle birlikte bu en büyük piyangomdur. Rocke çok acayip kadındı, ateş fışkırırdı gözlerinden. 104 yaşında öldü. Oyunculukta resmen bir 'açık büfe'ydi benim için. Tatmak istediklerimi, merak ettiklerimi alıyordum, o da bana derinliğini öğretiyordu...
Tek eğitiminiz bu değilmiş, Berlin'de bir günlük sinema okulu maceranız olduğunu okudum, bunu anlatır mısınız? Oyuncu olma isteğiniz ilk o zamanlar mı çıktı ortaya?

Hayır, aslında bunu şimdi şimdi anlıyorum, bu isteğim yedi yaşlarında fıkra anlattığım zamanlar ortaya çıkmış!
Nasıl yani?

Küçükken, bir gün fıkra anlatırken 'timing' olayını keşfettim! Yani bir fıkranın son cümlesini biraz daha bekletip bir anda patlatırsan, bunun fıkrayı baştan sona dümdüz anlatmaktan çok daha etkili olacağını fark ettim. Reaksiyonu ayarlamak senin elinde yani! İşte o zamanlar başlamış benim oyuncu olma isteğim. Lisedeyken tiyatroda oynadım, 19 yaşında stand-up komedi yaptım, o zamanlar profesyonel oyunculuğa hiç karışmadım, çünkü okuluna gitmediğim için 'Ayıp olur' diye düşünüyordum.
Ama sonra gitmeye karar verdiniz...

Liseden sonra aileme sinema okumak istediğimi söyledim, destek oldular bana ve okula yazıldım. Berlin'de bir sinema okuluydu ama sadece bir gün gittim işte...
Neden?

Gittim okula, derse katıldım, ilk gün bir film izleyerek başladı dersler. Sonra sınıfta buluştuk ve hoca filmin analizini istedi. Ben de buraya analize mi geldik, ben oyuncu olmak istiyorum, film yapmak istiyorum, ekip işine girmek istiyorum, bu iş böyle olmaz dedim, bir daha gitmedim. Hamburg'a gidip tiyatro yaptım, kısa film yaptım... Ufak tefek roller kaptım ve nihayet Fatih Akın'la çektiğimiz 'Kısa ve Acısız', bir dönüm noktası oldu benim için.


'Fatih'le öykülerimiz aynı'

Nasıl tanıştınız Fatih Akın'la?

Fatih o dönemlerde oyuncuydu. O da benim neslimden, aşağı yukarı hep aynı şeyleri yaşadık. Alman sanat dünyasında bir Türk olarak yol almaya çalışıyoruz, hepimiz yalnızız. Hamann'la birlikte oynadığım tiyatro oyunundan hemen sonra bir ajansım oldu. 'Sonunda bir Türk olarak bir oyuncu ajansında varım artık!' dedim. Bir gün Berlin'de bir film için kastinge gitmiştim. Aynı ajanstaydık, birbirimizin hakkında çok şey duymuştuk ama tanışmıyorduk. Orada kaynaştık. Oturduk, sohbet ettik ve anladık ki biz onunla aynı hayat öyküsüne sahibiz. Aynı nesil, aynı zorluklar... Resmen birbirimizi bulduk. Birbirimizi desteklememiz gerektiğini düşündük ve bir kuvvet olduk. Sonra 'Kısa ve Acısız'da rol aldım, bu filmin tarihi 1998. Ondan sonra bugüne kadar 13 başrol oynadım, o rollerin içinde farklı etnik kökenli karakterleri de oynadım. Avrupa'da yaptığım filmler, aldığım ödüllerin haberleri Türkiye'ye geldi. Buradaki ilk filmim 'Abdülhamid Düşerken'di ama onu ilk filmim saymıyorum, çünkü kendi sesimle oynamadım. Oyunculuk yüzde 50 görüntü, yüzde 50 sestir neticede.


Her filmle farklı bir tür

Belirli bir sinema türüne eğiliminiz var mı? Her filminizde bambaşka tarzda karakterleri canlandırdınız, bu bilinçli bir seçim mi?
Bir türe eğilimim hiç yok. İmaj hedefim, imajımın olmaması. Türkiye'de bir polisiye yaptım mesela, bir daha polisiye yapmam. Farklı tür yaparım. Oyunculuğun tadını oradan alıyorum. Hep başka dünyalar keşfetmek istiyorum. Hem bilmediğim şeyleri yaparken bilmediğim dünyalara girip kendimi deniyorum.

Peki 'Pars'a nasıl dahil oldunuz?

Güven Kıraç arkadaşımdır. Bir gün Osman Sınav'la görüşmeye gidiyordu, bana "Sen de gel" dedi. Tabii ben Almanya'dan alışmışım, olur mu hiç öyle şey, misafirin misafiri olunur mu diyorum. O da "Bırak bu işleri Mehmet, yürü" dedi. Gittim onunla. O gün 'Pars'la ilgili sadece bir cümle geçti. "Bir gün, Avrupa'daki uyuşturucu trafiğini anlatan bir film çekeceğim" dedi, sadece o kadar. Beş yıl sonra, aramızda hiçbir bağlantı yok bu arada, telefon geldi. "Senin işlerini takip ediyorum yıllardır, bir senaryom var, oku, düşün" dedi Osman Sınav...

Peki şimdi neler var gündeminizde?

İtalya'da bir filmde başrol oynamak üzere imza aşamasındayım. Almanya'dan da güzel bir teklif aldım, bugünlerde netleşecek.

Sonra sırada Hollywood mu var?

Aslında ben yarı Los Angeles'ta, yarı Berlin'de yaşıyor sayılırım. Orada da bir menajerim var ama benden çok şikâyetçi! Çünkü Los Angeles çok hızlı bir şehir. İş yapmak için orada kalmak zorundasınız. Benim gibi bir orada bir burada olunca olmaz. Saat 12'de senaryo geliyor, 2'de kastinge çağırıyorlar. Benim için imkân yok şimdilik...


http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=cts&haberno=6644

YEŞİL
27-05-07, 17:49
ya bu nasıl bir yetektir daha öncede beyeniyordum oyunculugunu ama pars da resmen büyüledi beni gerçekten çok iyi bir oyuncu bunu birkez daha ispatladı bence ses tonuyla mimkleriyle verdigi tepkilerle insan onu seyrederken nasıl vaktin geçtigini anlamıyor dürst olmak gerkirse sayfanın dördüncü sayfaya kadar geriledigini görünce çok üzüldüm çünkü böyle yetenekli oyuncular sahip çıkmlıyız izleyici olarak çünkü gerçekten böyle kabileyetli insanlar herzaman karşımıza çıkmıyor :(

YEŞİL
28-05-07, 07:29
http://img152.imageshack.us/img152/6274/1177403580nv8.jpg (http://imageshack.us)
http://img521.imageshack.us/img521/8969/foto56jl0.jpg (http://imageshack.us)
http://img152.imageshack.us/img152/1549/alle3zusammenga6.jpg (http://imageshack.us)

YEŞİL
28-05-07, 07:32
http://img152.imageshack.us/img152/459/mehmetfertigar4.jpg (http://imageshack.us)

YEŞİL
28-05-07, 07:36
http://img152.imageshack.us/img152/453/8kasirgavf8.jpg (http://imageshack.us) http://img243.imageshack.us/img243/6914/ahamitdc4.jpg (http://imageshack.us) http://img503.imageshack.us/img503/364/poster11qt4.jpg (http://imageshack.us) http://img523.imageshack.us/img523/3325/f7452jh6.jpg (http://imageshack.us)

YEŞİL
28-05-07, 07:39
http://img503.imageshack.us/img503/8189/acumnt2.jpg (http://imageshack.us) http://img155.imageshack.us/img155/3907/1891271su8.jpg (http://imageshack.us)
şimdilik bukadar tabi ilgilenen varsa :icon_sorr

YEŞİL
28-05-07, 12:21
http://img528.imageshack.us/img528/862/24338ga2ah6.jpg (http://imageshack.us)
http://img217.imageshack.us/img217/1746/pars18ia1bv3.jpg (http://imageshack.us)
http://img527.imageshack.us/img527/6729/565252a25162e84a890e72ayp3.jpg (http://imageshack.us)

YEŞİL
28-05-07, 12:24
http://img527.imageshack.us/img527/6025/mehmetkurtulus0023ws0.jpg (http://imageshack.us) http://img217.imageshack.us/img217/5020/3220500fr3sg7.jpg (http://imageshack.us)

YEŞİL
29-05-07, 11:28
http://img296.imageshack.us/img296/1631/resim1oq7.jpg (http://imageshack.us)

YEŞİL
29-05-07, 14:34
http://img523.imageshack.us/img523/9651/tekinkurtulus15gi4.jpg (http://imageshack.us)http://img168.imageshack.us/img168/6749/mehmetkurtulusxn4.jpg (http://imageshack.us)http://img523.imageshack.us/img523/5861/84140301kr8.jpg (http://imageshack.us)

YEŞİL
29-05-07, 14:36
çok sevgili EvaLongoria arkdaşımın çalışmları ben çok beyendim :)


http://img402.imageshack.us/img402/296/untitled1js4.jpg

http://img231.imageshack.us/img231/1597/untitled2yi8.jpg

http://img503.imageshack.us/img503/9687/untitled3se1.jpg[/QUOTE]
tekrara teşekürler eva :)

YEŞİL
30-05-07, 07:57
http://img169.imageshack.us/img169/4907/mehmetkurtulus001nv1.jpg (http://imageshack.us)
http://img169.imageshack.us/img169/6305/ortafilm22kr8.jpg (http://imageshack.us)

YEŞİL
30-05-07, 12:40
http://img508.imageshack.us/img508/5746/buyukfilm42ha8da6.jpg (http://imageshack.us)

YEŞİL
30-05-07, 12:42
http://img408.imageshack.us/img408/7425/3178760cn5.jpg (http://imageshack.us)http://img508.imageshack.us/img508/6824/3180086sa8.jpg (http://imageshack.us)

YEŞİL
30-05-07, 13:17
http://img403.imageshack.us/img403/4391/3180079hr0.jpg (http://imageshack.us)http://img508.imageshack.us/img508/1742/3180081cu1.jpg (http://imageshack.us)

YEŞİL
30-05-07, 13:18
http://img508.imageshack.us/img508/2733/mehmetkurtulus1ez4sm1.jpg (http://imageshack.us)http://img403.imageshack.us/img403/6803/mehmetkurtulus2ei1xf5.jpg (http://imageshack.us)

YEŞİL
30-05-07, 13:20
http://img508.imageshack.us/img508/2549/11816605xi1wm4.jpg (http://imageshack.us)

YEŞİL
31-05-07, 07:15
http://img402.imageshack.us/img402/6169/04dc4tc8.jpg (http://imageshack.us)

YEŞİL
31-05-07, 16:02
http://img405.imageshack.us/img405/4481/81030262px6zf1.jpg (http://imageshack.us)

MAVİ83
15-10-07, 08:52
http://img171.imageshack.us/img171/1015/0000000000308385nt2.jpg

MAVİ83
15-10-07, 08:55
http://img137.imageshack.us/img137/6100/0000000000308364ho0.jpg

MAVİ83
15-10-07, 08:58
http://img171.imageshack.us/img171/7484/0000000000308384lo3.jpg

MAVİ83
15-10-07, 09:01
http://img187.imageshack.us/img187/605/0000000000308386xq8.jpg

hyoldas
16-10-07, 16:20
http://i221.photobucket.com/albums/dd139/hyoldas/MEHMET_KURTULUS_2_by_bogac.jpg
http://i221.photobucket.com/albums/dd139/hyoldas/MEHMET_KURTULUS_1_by_bogac.jpg

HeRMioNeKaiBa
12-01-08, 12:07
pars filmi avatar ve imzaları


http://img162.imageshack.us/img162/2608/30223539424dd375abdsn2.jpg+http://img162.imageshack.us/img162/6015/24338ga2wf2.jpg


http://img339.imageshack.us/img339/9395/24306qd9tr9.jpg
+
http://img162.imageshack.us/img162/8649/balksz8au8.jpg
+
http://img266.imageshack.us/img266/1485/mehmetkurtulus001nv1dq0.jpg

omayra73
31-01-08, 14:51
European Film Award 1 Aralık 2007. Fatih Akın'a en iyi senaryo ödülünü takdim etti.

http://img515.imageshack.us/img515/2140/18742154kz8.jpg (http://imageshack.us)

hozcan
25-06-08, 12:50
çok başarılı bir oyuncu her rolü oynayabileceğini düşünüyorum
en son pars kiraz operasyonun da izledim
filmi beğenmesemde filmdeki oyunculuğu çok başarılıydı
resim ekleyen arkadaşalra teşekkürler