Tüm Versiyonu Göster : Avrupa Yakasi - Basinda Cikan Haberler
Ünlü Şovmen Cem Yılmaz Avrupa Yakası Dizisine Transfer Olacağı İddia Ediliyor
Ünlü şovmen Cem Yılmaz'la manken sevgiliisi Cansu Dere önceki akşam atv'nin sevilen dizisi Avrupa Yakası'nı birlikte izlediler.
Cihangir'de bulunan Plato Film'de dizinin oyuncuları ile birlikte çekilen bölümü büyük bir merakla izleyen Cem Yılmaz'ın keyfi yerindeydi
Keyifli gece
Cem Yılmaz'ın konuk oyuncu olarak çok sevdiği Avrupa Yakası disinde rol alacağı öne sürüldü.Sevgilisi Cansu Dere'ye şaka yapmaktan geri kalmayan ünlü komedyen, "Bundan sonra özel hayatımla ilgili sorulan sorulara cevap vermeyeceğim" dedi.
gecce.com
21.09.07
.
Avrupa Yakası'nın Senaristi ve Oyuncusu Gülse Birsel, Çekimler Sırasında En Büyük Sorunun Engin Günaydın ve Binnur Kaya'nın Sahnelerinde Çok Gülmeleri Olduğunu Söyledi
Atv'de yayınlanmaya başladığı Şubat 2004'ten bu yana en sevilen dizilerden biri olan Avrupa Yakası,ayrılan oyunculara rağmen yeni transferle daha da güçlendi. Dizinin lokomotifi; başrol oyuncusu ve senaristi Gülse Birsel, en büyük sorunun Engin Günaydın, Binnur Kaya gibi oyuncularla karşılıklı sahnelerde gülmeden oynayabilmek olduğunu belirtiyor.
Bir bölüm ne kadar zamanda yazılıyor?
Avrupa Yakası 90 dakika ve 75 sayfa.Ben üç gün oyunculuk yaptığım için maksimum 4 günde yazıyorum
Senaryolar gündeme göre nasıl değiştiriliyor?
Mesela ramazanda,ramazanla ilgili espriler ve ve hikayeler koymayı tercih ediyorum,dinamizm ve gerçeklik katıyor.
En çok parayı senaristlerin aldığı söylenir, bu doğru mu?
Genelde erkek başrol oyuncuları en yüksek parayı alıyor bildiğim kadarıyla;ama yavaş yavaş bunu değiştiğini görüyoruz ve doğrusu da bu!
Bir dizi ortalama ne kadara mal oluyor?
160 bin YTL'den başlayıp çok daha yukarılara çıkabilir.
Yapımcılar senaryolaa ne ölçüde müdahale ediyor?Avrupa Yakası'nda hiç müdahale olmaz, yapımcılar diziyi televizyondan izlerler.
Cast'ında hiç "ünlü" olmayan dizilerin başarılı olabileceğine inanıyor musunz?
Ünlü oyuncu, ilk bölüme dikkat çekmek içindir aslında. Bir de ünlü olanların çoğu , aynı zamanda iyi oyuncu oldukları için başarılı olurlar.
Yönetmenlerle senaristler uyum içinde çalışabiliyor mu?
Jale Atabey Özberk'le tam bir uyum içindeyiz, aşağı yukarı aynı şeyleri düşünüyoruz
gecce.com
01.10.07
AVRUPA YAKASI'NDAKİ GAFFUR TİPLEMESİYLE TANIDIĞIMIZ PEKER AÇIKALIN, YENİ DİZİSİNDE BİR KUMARBAZI CANLANDIRACAK
Peker Açıkalın, yeni dizisinde Nibun adında bir kumarbazı canlandırıyor. Nibun, İstanbul'un tüm kirli mekanlarında nam salmış, zarda ve kağıtta kimseye yenilmemiş tam bir serseri. Soğanı kırarak yiyen, işkembeye ekmek banan, cebinde bir çift cıvalı zar ve işaretli iskambil destesiyle dolaşan bir karakter. Aynı zamanda haksızlığa dayanamayan, garibin, mazlumun hakkını da kimseye yedirtmeyen bir yüreğe de sahip. Peker Açıkalın'ın 'Gafur' tiplemesinden sonra bu rolde ne kadar başarılı olacağı ise önümüzdeki günlerde belli olacak.
Kaynak;(Gecce.com) 19.10.2007
Asi kArtAl 22-10-07, 16:07 Oyunculuk da yaptım işçilik de!
Mahsun Kırmızıgül'ün senaryosunu yazdığı, yönettiği ve başrolünde oynadığı 'Beyaz Melek'te, 'Reşat' karakterini canlandıran 'Avrupa Yakası'nın 'Tanrıverdi'si Sarp Apak, çekimler bittiği zaman hüzünlendiğini söyledi. Filmde, Mahsun Kırmızıgül'ün kardeşi, Doğulu bir genci oynayan Apak; sette sadece oyunculuk yapmadığını aynı zamanda işçi gibi çalıştığını da belirtti: "O kadar pozitif bir ortamda çalıştık ki, tüm ekip bütün enerjisiyle işe konsantre oldu. Set arkasında yeri geldi dekor düzelttim, yeri geldi temizlik yaptım. Bu kadar duayenin yanında yer almaktan da, sette çalışmaktan da gurur duydum."
http://img134.imageshack.us/img134/6256/ta1pm0.jpg
http://www.sabah.com.tr/gny/haber,A7D3D23962134D61A7610B8E6B9B9DC4.html :img-wink:
HaftaSonu Dergisi [22/10/17]
http://img111.imagevenue.com/loc842/th_41286_tara0001_122_842lo.jpg (http://img111.imagevenue.com/img.php?image=41286_tara0001_122_842lo.jpg) http://img23.imagevenue.com/loc926/th_41266_001_122_926lo.jpg (http://img23.imagevenue.com/img.php?image=41266_001_122_926lo.jpg)
http://img177.imagevenue.com/loc70/th_41274_1_122_70lo.jpg (http://img177.imagevenue.com/img.php?image=41274_1_122_70lo.jpg) http://img111.imagevenue.com/loc722/th_41277_2_122_722lo.jpg (http://img111.imagevenue.com/img.php?image=41277_2_122_722lo.jpg)
AVRUPA Yakası’nda bütün ağırlık Burhan Bey’le Şahika’nın üzerinde, iki oyuncu komedi ne gerektiriyorsa yapıyorlar. Diğer tipler yardımcı rollere dönüştü ama dizi iyi yolda. Daha önce yayınlanan uzun soluklu dizilerde kahramanlar aynı kaldığı için konu bayatlıyordu, şimdi taze kanla beslenen Avrupa Yakası eskisinden daha çok güldürüyor; yapımcıları kutlamak gerek...
Tuna Serim / Tercüman
Avrupa Yakası yıldızları sahnede
Avrupa Yakası'nın başarılı iki oyuncusu Yavuz Seçkin ve Engin Günaydın stand-up gösterileri ile sevenleriyle buluşmaya hazırlanıyor. Yavuz Seçkin 2 Kasım'da Bakırköy Sanat Merkezi, 4 Kasım'da Yayla Sanat Merkezi ve 18 Kasım'da Kadıköy Halk Eğitim Merkezi'nde sahneye çıkacak. Engin Günaydın ise 16 Kasım'da Bakırköy Sanat Merkezi ve 18 Kasım'da da Yayla Sanat Merkezi'nde stand-up yapacak.
Sabah
Bravo Vural Çelik'e
Tebriklerim sadece "Bayrampaşa Ben Fazla Kalmayacağım" filmindeki performansı için değil. Belki de filmdeki rolünden çok daha zorlu bir görevi lâyıkıyla yerine getirdiği için... Efendim, Vural, Bayrampaşa'daki film çekimleri sırasında demir parmaklıkların ardındaki zorlu hayatı bire bir yaşamış. Mahkumların çok az bilinen sorunlarına bizzat şahit olmuş. Onların tümünün aslında toplum tarafından "müebbet" hapse mahkum edildiklerini fark etmiş. Zira cezalarını tamamladıktan sonra iş bulamıyor ve yine karanlıklara doğru çekiliyorlarmış. Vural ile Antalya'da uzun uzun sohbet ettik. Dedi ki; "Bir gün köşe başında bana bıçak çekip, zorla cüzdanımı almaya çalışan kişinin, tüm uğraşlarına karşın iş edinemeyen eski bir mahkum olmayacağı ne malum? Bu olasılığı ortadan kaldırmak için hep birlikte çalışmalıyız. Ben bir yolunu buldum, herkese de tavsiye ediyorum." Vural, İnfaz ve Koruma Şube Müdürlüğü bünyesinde kurulan ve tahliye edilen mahkumlara iş bulan bir birimde gönüllü olarak çalışmaya başlamış. Bağlantı kurduğu iş adamlarının eski mahkumları istihdam etmeleri için ikna turları düzenliyormuş. Şimdiye kadar eli boş döndüğü yer olmamış. Vural diyor ki, "Bizler ünlü isimler olduğumuz için iş sahiplerini ikna edebilmemiz, diğerler insanlardan daha kolay oluyor. Herkesin taşın altına elini sokması lazım..." Vural'ın rol aldığı film yarışmaya kabul edilmedi. Bu nedenle Altın Portakal filan alamadı. Ama eminim ki, kader mahkumlarından ve onların ailelerinin gönlünden Vural'ın adresine kasalar dolusu "şeker portakalı" gitmiştir!..
Not: Şeker Portakalı'nın şifresini çözmek isteyenler, Jose Mauro de Vasconcelos'un ünlü romanı Şeker Portakalı'na bir göz atabilirler.
YÜKSEL AYTUĞ
Avrupa Yakası tat vermiyor
Sık sık kadrosunu değiştirmekle gündeme gelen Avrupa Yakası sürekli tekrar ve zorlama sahneleriyle eski günlerini arıyor.
atv'de ekrana gelen Avrupa Yakası dizisi sürekli tekrar ve zorlama sahnelerle eski günlerini arıyor. Yaptığı kadro değişiklikleriyle bile gündem olan Avrupa Yakası'ndaki 'Şahika' ve 'Cesur' tipleri de diziden ayrılan 'Gaffur'un yerini dolduramıyor.
BU HALİYLE GİTMEZ!
Öte yandan dizinin önceki döneminde öne çıkan 'Makbule' ile 'Tanrıverdi' karakterleri iyiden iyiye silikleşirken, favori isim Burhan Altıntop da zorlama esprileriyle izleyicilerde izyeyicideki eski karşılığını bulamıyor. Yeni transfer Şahika'nın abartmalı rolleriyle sürekli tekrara düşen Avrupa Yakası bu haliyle yeni bir dönemi götürüp götürmeyeceğine dair kuşkulara yol açıyor..
Hür haber
burhan_altıntop 03-11-07, 20:19 2007'nin reklam rekortmeni dizileri;
(Toplam reklam saniyesi)
1. Avrupa Yakası 440.291
2. Cennet Mahallesi 393.663
3. Çocuklar Duymasın 359.236
4. Tarık ve Diğerleri 340.344
5. Acemi Cadı 310.290
6. Selena 254.807
7. En Son Babalar Duyar 238.151
8. İki Aile 232.092
9. Yemin 180.157
10. Yabancı Damat 177.374
11. Yaprak Dökümü 172.474
12. Emret Komutanım 171.019
13. En iyi Arkadaşım 169.266
14. Sihirli Annem 158.455
15. Memleket Hikayeleri 158.131
16. Hatırla Sevgili 156.619
17. Aliye 155.911
18. Arka Sokaklar 143.452
19. Kaybolan Yıllar 136.688
20. Üç Tatlı Cadı 125.946
Kaynak: Sabah Gazetesi
Ekranda Avrupa Yakası tartışması
Televizyon eleştirmenleri Yüksel Aytuğ ile Memet Güler, TV 8'in canlı yayınında atv'deki Avrupa Yakası dizisinin tekrarları konusunda fikir ayrılığına düştü.
TV 8'de her hafta farklı konu ve konuklarıyla dikkat çeken 'Bunu Konuşalım' programına Sabah Gazetesi Yazarı Yüksel Aytuğ ile Vatan Gazetesi Yazarı Memet Güler konuk oldu.
Güler, atv'de yayınlanan Avrupa Yakası dizisinin gece yarıları tekrarlarının yayınlandığını belirterek bu durumu eleştirdi.
Yüksel Aytuğ, "Bizde Avrupa Yakası saat 8'de başlıyor, reklamlarıyla beraber 10.30'da bitiyor" dedikten sonra Güler araya girerek Avrupa Yakası'nın tekrarlarını eleştirdi.
Memet Güler'in atv'ye yönelik eleştirileri şöyleydi: "İftarda başlayıp sahura kadar gidiyor. Yani nedir ben anlamadım. Buna kanalı nasıl izin veriyor, onu da anlamadım. Bir de ne yapıyor aynı kanal (atv) biliyor musunuz? Akşam haberlerden önce Avrupa Yakası'nın 3 yıl önce çekilmiş bir bölümünü seyrediyorsunuz. Haberlerden hemen sonra Avrupa Yakası'nın yeni bölümünü seyrediyorsunuz. Bitiyor araya başka bir dizi giriyor. Gece 12'de de Ata Demirer'in oynadığı 4 yıl önceki bir başka bölümü... Yani günlük 24 saatlik yayınınızın 8 saatinde Avrupa Yakası seyrettiriyorsunuz. Bu olmaz."
Yüksel Aytuğ ise meslektaşının sözlerine katılmadığını belirterek, "Olur. Vallaha olur. Şimdi reklam alıyorsa eğer, dizinin 65. tekrarına da reklam alıyorsa. Reytingi de 10-11 share'in üzerine çıkıyorsa olur" diyerek atv'nin politikasını savundu.
Televizyon Gazetesi
Gaf Kürsüsü
Okurumuz Gülcan Tekin Şevik, Avrupa Yakası'ndaki tuhaflığı yazmış: Burhan Bey hastanede gözlem altına alındığında duvardaki saat 08.20. Aradan zaman geçiyor, diyaloglarda "Epey geç oldu" deniliyor, bir ara görüntüye saat takılıyor ama hala 08.23'te.
Yüksel Aytuğ/Sabah
Makbule yerin dibine girdi!
atv’de yayınlanan Avrupa Yakası dizisinin Makbule’si, Hasibe Özlem Eren, NTV’nin canlı yayınında Cemil İpekçi’nin sözleriyle adeta yerin dibine girdi.
Kadir Çöpdemir ve Demet Akbağ’ın birlikte sundukları ’Hiç Bunları Kendine Dert Etmeye Değer Mi?’ programına konuk olanlar arasında Cemil İpekçi ile Avrupa Yakası dizisinde Makbule’yi canlandıran Hasibe Özlem Eren de vardı.
Modacı Cemil İpekçi, Eren’in makyajına ve kaşlarının şekline çok ağır bir eleştiri getirdi. İpekçi’nin canlı yayındaki sözleri Hasibe Özlem Eren’i deyim yerindeyse ’yerin dibine soktu’.
İpekçi, "Hasibe hanım bana müşteri diye gelseydi derdim ki, ’Kızım makyajını kendin yapma, şu kaşlarını da bırak alma, bi bilen alsın, bi bilen makyaj yapsın. Bilmiyor. Ne kadar hoş, ne kadar cazibeli bir yüzü ve teni var, ama bilmiyor. 88 kaş yapmış kendisine onla hep komik duracak. 88 kaş derlerdi 68 kuşağı... Bu onu hep komik yapacak. O komikliği tiyatroda yapabilirsin" şeklinde konuştu.
Hasibe Özlem Eren, bu sözlerin ardından espriyle karışık "Masanın altındayım program bitince haber verin" dedi.
KAYNAK: TELEVİZYONGAZETESİ
Rolünü ilk önce facebook'ta anlattı
Manken-oyuncu Didem Erol, 'Avrupa Yakası' dizisine geri dönüşünü ve rolünün detaylarını facebook aracılığı ile yakınlarına duyurdu
http://www.sabah.com.tr//2007/11/14/gny/im/AAAADEF3FB660445BAF7DFDEy.jpg
Geçen yıl, atv'nin izlenme rakorları kıran dizisi 'Avrupa Yakası'nda birkaç bölüm rol alan Didem Erol, bu sezon dizi ile yeniden anlaştı. Erol, dizide rol alacağını ve detayları, son ayların en popüler arkadaşlık sitesi facebook aracılığıyla yakın çevresine duyurdu.
Eski sevgili tehlikesi
En büyük arzusunu 'büyük bir dizide rol almak' şeklinde özetleyen Didem Erol, başarıyla canlandırdığı 'Vicky' rolü ile geçen sezon 'Avrupa Yakası' izleyicisi tarafından çok beğenilmişti. Cem'in yurtdışında yaşayan eski sevgilisi Vicky'yi canlandıran Didem Erol facebook'taki sayfasında yurtdışından döneceğini ve eski sevgilisi Cem'i çocuk yapmaya ikna edeceğini anlattı. Erol, Vicky'nin Aslı ile Cem'in evliliğini tehlikeye atacağını da belirtti.
Kaynak : Sabah/Günaydın
!! Elyf !! 16-11-07, 03:01 http://img250.imageshack.us/img250/4361/6c4c67e8a729ac418a4a090dj7.jpg (http://imageshack.us)
'Şahika' karakteri ile moda dünyasının da ilgisini çeken Binnur Kaya, ilk mankenlik sınavını başarıyla verdi. Ünlü oyuncuyu podyuma Yıldırım Mayruk'un yardımcısı Barbaros Şansal çıkardı.
İkoncanlar pişti oldu!
İLKER GEZİCİ MAGAZİN
Yıldırım Mayruk'un defilesinde Avrupa Yakası'nın 'Şahika'sı podyuma çıktı. 'Şahika'nın ilham kaynağı olan Eda Taşpınar ise gazetecilerle köşe kapmaca oynadı..
Yıldırım Mayruk'un '2023'e Hikayeler XVII' defilesi 'Uyanma Zamanı' sloganıyla önceki akşam Swissotel'de gerçekleşti. 2008-2009 Kış koleksiyonunun tanıtıldığı defilede Çağla Şikel, Cansu Dere, Tülin Şahin, Demet Şener, Özge Ulusoy gibi ünlü mankenler podyuma çıktı. Gecenin sürpriz ismi ise oyuncu Binnur Kaya oldu. 'Avrupa Yakası' dizisinde moda ikonu 'Şahika' karakteriyle çok beğenilen Kaya podyuma çıkan isimler arasındaydı. Defileyi izlemeye gelen ve 'Şahika' karakterinin ilham kaynağı olan ikoncan lakaplı Eda Taşpınar ise basının ilgisinden rahatsız oldu.
TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜ
İlk kez podyuma çıkan Binnur Kaya'yı 'Avrupa Yakası'nın senaristi ve oyuncusu Gülse Birsel ile oyuncu Hasibe Eren de yalnız bırakmadı. Birsel, 'Şahika' karakterinin ikoncan Eda Taşpınar'dan esinlenildiği iddialarına bir kez daha "Şahika tamamen hayal ürünü bir karakter. Kimseden esinlenmedim" diye yanıt verdi. Defileyi izleyenler arasında İstanbul Valisi Muammer Güler ve eşi Neval Güler, Deniz Berdan, Feryal Gülman, Gönül Yazar, Gül Ergi, Hande Demir, Emel Acar ve Nur Yerlitaş da bulunuyordu. Eda Taşpınar'ın sevgilisi Nurettin Hasman'ın Los Angeles'ta fotoğrafçılık eğitimi alan kızı Mina Hasman ise defile boyunca mankenleri fotoğrafladı.
Kaynak : SABAH Gazetesi - Günaydın
!! Elyf !! 16-11-07, 03:03 http://img50.imageshack.us/img50/247/ca64c3210caaf0468b4ee1bcd1.jpg (http://imageshack.us)
Gülse Birsel - Hasibe Eren
Avrupa Yakası bitiyor!
'Avrupa Yakası'nı 90 dakika çektiklerini söyleyen Gülse Birsel, "Çok yoruldum, biraz dinlenmek istiyorum" diyerek dizinin hayranlarını üzecek şu açıklamayı yaptı: "Haziran ayı sonunda diziyi bitirmeyi düşünüyorum." Gülse Birsel diziden ayrılan oyuncularla ilgili soruları da şöyle yanıtladı: "Benim kimseyle problemim olmadı. Hepsi çok değerli oyuncular. 'Avrupa Yakası'nda oynarken edindikleri popülerliği dizi bittikten sonra da devam ettirebiliyorlar. Ayrılan arkadaşlarım da, ben de üzülüyoruz." Birsel, kendini mizah yazarı olarak gördüğünü; sonraki projesinin oyun yazmak ve tiyatroda rol almak olduğunu da söyledi.
Kaynak : SABAH Gazetesi - Günaydın
zehr-i_zakkum 16-11-07, 06:58 Gülse Birsel de sonunda Günaydın dedi
Ne desin? Mecburen, öyle gerektiğinden, iş ancak o şekilde devam edebildiğinden Günaydın dedi Gülse Birsel. Çünkü Avrupa Yakası’na bu sezon dahil ettiği iki isim de olmadı. İkisi de çok yetenekli oyuncular ama ne Gürgen Öz’ün, ne de Binnur Kaya’nın mayası bu dizide tutmadı. Yeni sezonun ilk haftalarında, yazdığı senaryoda bu iki isme ağırlık veren Gülse, son haftalarda yeniden eskilere odaklandı.
Ve elbette ekranların en komik, en yetenekli, en harika tiplemesini çıkartan Engin Günaydın’a yani Burhan Altıntop’a yazmaya başladı. Kim ne derse desin Avrupa Yakası’nı Burhan Altıntop taşıyor. Bana sorarsanız eski ekip ve İdare Müdürü Burhan zaten bir diziye fazla fazla yeter. Gülse her sezonun başında boşuna yeni isimler arıyor. Ben de elbette Günaydın diyorum. Avrupa Yakası’nın eski tadı belki yok ama Burhan Altıntop’u her zaman hayranlıkla ve gülmekten yerlere yatarak seyrediyorum.
http://www9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=11.11.2007&Newsid=147153&Categoryid=4&wid=132
Komedyenler noktayı koydu
Güldürmek kadınla erkek arasındaki olayları hızlandırıyor..
'Avrupa Yakası'nın iki başarılı oyuncusu Sarp Apak ile Gürgen Öz 'Plajda' adlı sinema filminde buluştu. Filmde, kadın kılığına giren son günlerin en popüler iki oyuncusu, izleyiciyi yine güldürmeye hazırlanıyor
Avrupa Yakası'nın 'Tanrıverdi' ve 'Cesur'u yani Sarp Apak ile Gürgen Öz 'Plajda' adlı sinema filminde de buluştu. Sinan Çetin'in yapımcılığını, Murat Şeker'in yönetmenliğini üstlendiği filmi sinemadaki oyunculuk kariyerlerinin trampleni gibi gören oyuncular bir başka konuda daha hemfikir: Kadın olmak çok zor! 'Plajda' filminde peşlerine düşen mafyayı atlatmak için kadın kılığına giren Apak ile Öz, Antalya'daki çekimlerde güçlü oyunculukları sayesinde gerçeğinden ayırt edilemeyecek kadar güzel iki kadına dönüştüler! İkili acılar çekerek ağda yaptırdı, ardından saatler süren makyaj faslına geçildi, yürüyüş projaları da cabası...
Sarp Apak: "Şu dönemde stand-up Cem Yılmaz'ın tekelinde"
* Bir dönem komedyenlik ile şovmenlik arasında gel-gitler yaşadığınızı duydum. Doğru mu? İstanbul'a geldiğim ilk günlerde ikilemde kaldım. O dönemlerde henüz komedyenlikle şovmenlik arasındaki farkı keşfedememiştim. Çalışmaya başladıktan sonra anladım: Komedyenlik, oyunculuk; şovmenlik ise başka bir şey. Benim için komedyenliği İzmir, okul ve konservatuvar; şovmenliği ise İstanbul, şov dünyası ve para temsil ediyor. Ben komedyen, yani oyuncu olmaya karar verdim.
* Şovmenlerin şöhret ve para kazandıkları bu dönemde neden komedyenliği tercih ettiniz? Tek kişilik şovlar yapmayı düşünmedim değil ama erken olduğuna karar verdim. Çünkü henüz palazlanmış değilim. Tek başıma bir şov yapmanın beni yıpratacağına ve önümü keseceğine inanıyorum. Önce oyuncu olarak kendimi donatmalıyım.
* Ülkü-Gazanfer Özcan Tiyatrosu'nda siz sahneye adım atar atmaz izleyici kahkahayı patlatıyor. Bu bir avantaj mı? Evet, stand-up yaptığımda 1-0 önde başlayacağım. Ama dediğim gibi, henüz erken. Çünkü standup şu dönemde Cem Yılmaz'ın tekelinde. Bu işi o kadar iyi yaptı ki, sahneye kim çıkarsa çıksın mutlaka Cem Yılmaz ile kıyaslanacaktır. Daha Cem Yılmaz ile kıyaslanacak kadar palazlanmadım. O kıyaslanma, beni bitirir! Elbette ben de milyon dolarlık adam olmak isterim. Doğru zaman kendiliğinden gelecektir.
KADERİN CİLVESİ
* Komedyen olarak yola çıktınız ama ilk sinema filminiz 'Beyaz Melek'te dram oynuyorsunuz... Evet, kaderin garip bir cilvesi olsa gerek. Her komedyen aynı zamanda iyi bir drama oyuncusu da olmak ister. Tıpkı Şener Şen gibi... Sanıyorum bu bana verilen bir lütuf.
* Gülse Birsel sizi nasıl keşfetti? İzmir'den beş arkadaş gelip bir ev tuttuk. Ben BKM'nin oyuncu atölyesine girmeyi başardım. Sonra 'Avrupa Yakası'nın seçmelerine gittim. Gülse Birsel beni beğenmiş, kadroya aldı.
* 'Avrupa Yakası'na çabuk uyum sağladınız mı? Açıkçası, ilk beş gün ayakta kalmaya çalıştım. Çünkü Türkiye'nin en çok izlenen dizilerinden birinde ilk profesyonel işimi yapıyordum. Gülse Birsel, özel hayatında da, iş hayatında da Türkiye standartlarının üzerinde bir insan. Kariyer planlamamda bile parmağı vardır.
* 'Avrupa Yakası'na Şesu karakterini canlandıran Bülent Polat'ın yerine girdiniz. Bu durum üzerinizde baskı oluşturdu mu? Şesu gibi sevilmiş bir karakterin yerine dizide yer almak bir gerginliğe yol açtı tabii. Bu nedenle ilk günler en çok yaptığım şey ayaklarımı yerde hissetmeye çalışmak oldu. Sonra baktım ki bir gerginlik yaşamama gerek yok. Hem bütün herkes bana yardım ediyor, hem de Gülse Birsel öyle bir rol yazmış ki, izleyenlerin Tanrıverdi ile Şesu'yu kıyaslamaları için bir nedenleri kalmamış.
AŞIK OLMAM GEREKİR
* Kadınlar genelde komik erkekleri seksi bulur. Kadınların size yaklaşımı nasıl? Güldürmenin avantajı çok tabii. Sempatik olmanın, güldürmenin bir erkeğin kadınla arasında olan olayları çok hızlandırdığı bir gerçek. Benim her zaman bir kadınla yaşayacağım ilişkinin önünde duran kalın bir duvarım olmuştur. Ama güldürmek, o kalın duvarı zar haline getiriyor.
* Komedyenler çok sık sevgili değiştiriyor. Siz de meslektaşlarınızla aynı özelliği taşıyor musunuz? Beş yıllık bir ilişkim vardı. Geçen yıl sona erdi. Böyle bir ilişkiden çıkınca bir süre afalladım. Alışkanlıklar, hatıralar benim yeni bir ilişki yaşamamı engelledi. Etrafta çok güzel kızlar var. Ne yapayım, onlardan kaçayım mı? Kaçmam zaten ama aşık olmam gerek.
* Kısa süreli ilişkilerle şöhretin tavan yaptığı bu dönemde siz neden 'aşık olmam gerekir' diyorsunuz? O tiplere kızarken, gıcık olurken aslında bir 'erkeklik abidesi' olmadıklarına inanırken, nasıl olur da onlar gibi olurum? Ayrıca ben geçmiş ilişkilerini sahiplenen biriyim.
Ünlü kadınlar beni yeteri kadar heyecanlandırmadı
* Beni çok beğendiğini söyleyen ünlü kadınlar oluyor. Haber gönderenler de oldu, birebir ilişki teklif edenler de... Ünlü kadınlarla ilişki yaşama fikri bana hep soğuk geliyor. Henüz ünlü kadınlarla hiç ilişkim olmadı. Belki bu nedenle soğuk geliyordur. Demek ki o ünlü kadınlar beni yeni bir ilişki için, aşk için yeterince heyecanlandırmamış. Zaten beş yıllık ilişkiden yeni çıktım...
* Kadınların şöhretim için mi bana yaklaştığını bilmiyorum. Biten ilişkimden sonra yeni bir ilişki için kendime izin vermedim. Ayrıca, özgürlüğün tadını da aldım. Özgürlük demek, illa ki her gece bardan kadın götürmek, her kadınla yatıp-kalkmak değil. Canım sıkılıyor, param da var. Erkek arkadaşlarımla atlayıp; örneğin Antalya'ya gidip, keyifli birkaç gün geçiriyoruz.
25 yıllık deneyimime göre erkek olmak çok iyi!
"Kadın olmak çok zor! Günün 24 saati bakımlı olmak, koca koca küpeler takmak, etek giymek, uzun saçlar... Çekim öncesinde vücudumdaki bütün kılları aldılar. Benim için bunun ne denli zor olduğunu tahmin bile edemezsiniz. Makyajlı bir suratla dolaşmak işin en zor yanı. 25 yıllık deneyimimle konuşuyorum: Erkek olmak çok iyi!"
Gürgen Öz: "Komedyenlik beni hayatın acıtıcı yönünden koruyor"
* Yeni nesil oyuncular parlayıp bir anda yok olmaktan endişe duyuyor. Televizyon oyuncuyu çabuk mu tüketiyor? Evet, hepimiz böyle bir endişe taşıyoruz. Yeni nesil oyuncuların dezavantajlı olduğu konu, insanların yer aldığınız yapımlara her an birçok platformdan ulaşabilmesi. Dizilerimizi kaçırırlarsa tekrarından, olmadı, internetten yakalıyorlar. Ayrıca magazin programlarından hayatımızdaki her noktaya öğrenebiliyorlar. Hem özlenmiyoruz, hem de gizem kalmıyor. Bunlar da çabuk tüketilmek için oldukça yeterli nedenler.
GİZEMİMİ KORUYORUM
* Peki siz ne tür önlemler alıyorsunuz? Her şeyden önce doğru yapımlarda yer almaya çaba gösteriyorum. Hayatımı gözler önüne sermeyerek gizemimi korumaya çalışıyorum. Ve de elbette televizyonda olmaktan büyük keyif almama, maddi olarak da doymama rağmen, sinema için de büyük uğraş veriyorum.
* Bir yapımı ne zaman tek başınıza sırtlanmayı planlıyorsunuz? Bu konuyu çok düşündüm ve henüz erken olduğuna karar verdim. Zaten zamanı geldiğinde kendiliğinden olacaktır. Benim yapmam gereken, o güne hazır olmak. Nimetlerinden faydalanmak adına, şöhreti kısa yoldan elde etmek, büyük paralar kazanmak için altından kalkamayacağım işe girişmem. Aksi takdirde bu benim sonum olur.
* Hırsı değil de stratejisi olan bir oyuncu musunuz? Aynen öyle. Her oyuncu zirvede olmak ister. İstemezse yaptığı işe hakaret eder. Zirveyi istemek oyunculuğun doğasında vardır. Kartallar da zirveye ulaşır, yılanlar da. Biri uçarak, diğeri sürünerek. Sürünerek çıkan zirveye ulaştığı anda, uçarak çıkanın yemeği olur. Önemli olan körü körüne uçmak değil, ne zaman uçacağını bilmek.
* Komedyen olmak tercihiniz miydi, yoksa şartlar mı öyle getirdi? Bu benim hayata mizahi bakışımla, karakterimle ilgili. Komedyenliği karakterimden dolayı ben tercih ettim. Böylelikle hayatın acıtıcı yönünden daha az hasar görüyorum, korunuyorum.
* 'Avrupa Yakası'nda Gaffur karakterini canlandıran Peker Açıkalın'ın yerine rol almaya başladınız. Bu durum üzerinizde strese neden oldu mu? Oldu elbette. Sonuçta izleyicinin beğendiği, gündelik yaşamında ağzından düşürmediği bir karakterin boşluğunu doldurmam gerekiyordu. Bu da diziye başladığım ilk günlerde bir strese yol açtı. Çünkü Gaffur ile Cesur arasında bir kıyaslama mutlaka olacaktı. Hiç kimse kimseyle kıyaslanmak istemez. Ama Gülse Birsel'in Cesur karakterini yazma şekli, benim o karaktere verdiğim hayat, bütün o endişelerimi yersiz kıldı. Çok şükür Gaffur ile kıyaslanmadım.
* 'Makina'da özellikle konuklarla olan diyaloglarınızla parladınız. O diyaloglar doğaçlama mıydı? Elbette belli bir çalışma yapıyorduk ama etki bıraktığım yönler doğaçlamalardan çıktı. Okan Bayülgen'in bana hızlı düşünme, düşündüklerimi hızlı bir şekilde uygulayabilme adına çok büyük katkıları oldu.
* Doğaçlama yeteneğinizle mi öne çıktınız? Gruptaki herkes çok çalışıyordu. Hepimizin görevleri vardı. Hepimiz birbirimizle paslaşıyorduk ama evet, doğaçlama sırasında ben daha ön plana çıktım. Bunun nedeni sanıyorum, benim doğaçlamaya biraz daha hakim olmamdan kaynaklandı.
CEM YILMAZ'A HAKSIZLIK
* 'Komedyenlerin çok para kazanması yaptıkları işlerin kalitesini düşürüyor' şeklindeki görüşe katılıyor musunuz? Evet, bu görüş Cem Yılmaz için üretildi. Böyle bir yargıya varmak Cem Yılmaz'a yapılan büyük bir haksızlık olur. O, koca bir 10 yıl herkesi güldürdü. Cem Yılmaz'ı tek bir kalemle silmek doğru değil. Kendisi başka bir mecraya yöneldi. Kendi sinemasını yapmak istiyor. Sinemada kötü işler de yapmıyor ki. Evet, çok büyük şöhret olmak, çok fazla para kazanmak bir yandan da halktan uzaklaşmak anlamına gelir. Bu da beslenme kaynaklarının köreldiğinin düşünülmesine neden olabilir. Ama bir çözüm bulunur. Beslenme kaynaklarına ulaşmanın başka yolları mutlaka vardır. Ve inanıyorum ki, Cem Yılmaz da o yolları bulmuştur.
İzleyici tarafından beğenilme stresi yaşıyorum
* Açıkçası izleyicinin karşısına kadın kılığında çıktığımda nasıl tepki alacağımı bilmiyorum. Endişem şu yönde; normal halimle izleyicinin beğenisini kazanma stresim zaten oluyor. 'Plajda' filminde ise, izleyiciye kendimi bir de kadın kılığımla beğendirmem gerekecek. Elbette her rolü başarıyla canlandırma sorumluluğum var. Ama şu da gerçek ki, bir kadını canlandırmak oldukça zor. Daha fazla performans sergilemem, gözlemlerimi ve yeteneğimi daha fazla kullanmam gerekiyor.
* Kadınlar neşeli, daha derinlikleri olan varlıklardır. Bu nedenle kendilerini güldüren erkeklerin yanında daha doğal olur, onlardan hoşlanır ve onları seksi bulurlar. Kadınlarla iletişim kurmada güldürmenin payı büyük oluyor.
Sabah-Günaydin
http://img254.imageshack.us/img254/5439/sg1dv6.jpg
http://img67.imageshack.us/img67/1448/sged9.jpg
http://img62.imageshack.us/img62/4066/sg3cc4.jpg
!! Elyf !! 17-11-07, 07:02 Önünü görmedi kamyona çarptı
http://img264.imageshack.us/img264/1209/4460003sn9.jpg (http://imageshack.us)
Burhan Altıntop karakteriyle şöhreti yakalayan Engin Günaydın, alkolün kurbanı oldu.
"Avrupa Yakası" dizisinde canlandırdığı Burhan Altıntop karakteriyle şöhreti yakalayan Engin Günaydın, önceki gece hem alkolün hem de kafasından çıkarmadığı şapkanın kurbanı oldu. Geç saatlere kadar Beyoğlu'ndaki Mojo adlı barda eğlenen ve alkolün dozunu kaçıran Günaydın, çıkışta şapkası yüzünden önünü tam göremeyince aracıyla park halindeki kamyonete çarptı. Ayakta durmakta güçlük çeken oyuncu, tinercilerin tacizine de uğrayınca çareyi bir başka bara girmekte buldu.
Kaynak : Hürriyet / Kelebek
ATV’NİN yeni dizisi Kelebek Çıkmazı’nı izlerken aklımda bu soru vardı, ya da Hümeyra diziden ayrılıyor mu diye düşündüm. Aynı kanalda, bir gün arayla aynı oyuncu anne rolünde, üstelik Hümeyra’nın oyunu, iki dizide de neredeyse aynı... Atv hata yapıyor, Hümeyra’yı anne rolüne koyarak hem Avrupa Yakası’na zarar veriyor, hem de yeni başlayan Kelebek Çıkmazı’na...
Tuna Serim / Tercüman
--Avrupa Yakası bitmiyor--
atv’nin sevilen dizisi Avrupa Yakası’nın sezon sonunda biteceğine yönelik basındaki haberlere sitem eden dizinin oyuncularından Vural Çelik, ’Avrupa Yakası bitmiyor’ dedi.
Avrupa Yakası dizisinde derginin ortaklarından birisi olan Kubilay karakterini canlandıran Vural Çelik, dizinin sezon sonunda biteceğine yönelik basında çıkan haberleri yalanladı.
Ata Demirer’in ’Hacıyatmaz’ programına katılan Çelik, "Gazetelerde, basında bir takım haberler çıkmış Avrupa Yakası’nın biteceğine dair. Arkadaşlar Avrupa Yakası bitmiyor" dedi.
Basın çıkan haberleri de anlayamadığını ifade eden Vural Çelik, şu sözlerle sitem etti:
"Böyle bir haberin yayınlanması zaten yanlış çünkü bir sezonun ortasında bir dizinin akibeti ile ilgili başlık atılmaz, manşet atılmaz."
Kaynak:Televizyon Gazetesi
ScHaNDaaLL 19-11-07, 10:04 Haziranda Bitiyor
Gürse Birsel "Cok Yoruldum,Biraz Dinlenmek İstiyorum" diyerek, "Avrupa Yakası" Dizisini Haziran Ayı Sonunda Bitirmeyi Düsünüyorum" dedi.
Birsel Hicbir Oyuncuyla Probleminin Olmadıgını Belirtti
Kaynak : Günes Gazetesi
verycool91 19-11-07, 14:12 Beyaz'a "Yıldırım" sitem
YILDIRIM Öcek'i tanıyorsunuz. Avrupa Yakası'nın purolu patronu... Yıldırım ağabeyin Şovmen Beyaz'dan şikayeti var. İletiyorum: "Yüksel kardeş, benim Beyaz ile bir tanışmışlığım ya da programına çıkmışlığım yok, reytingim düşüktür misali çıkabileceğim de yok... Rica etsem Beyazıt Öztürk'e iletir misin? Seyircisine olan saygısından dolayı her ayağa kalktığında ceketinin önünü ilikliyor ya... Üstümüze doğru iliklemesin yahu, benim de batıl inançlarım var. Belki de o yüzden kısmetim kapanıyor... Haa!.. Bir de o öyle yaptıkça, ekrana karşı 'Tü Tü Tüüü' diye tükürmekten ya beni elektrik çarpacak, ya da titizlik ötesi olan eşim" Sevgili Yıldırım ağabey, elektriği bilmem ama şu "kısmetim kapanıyor" cümlesinden sonra yengemin seni çarpacağı kesin!..
Yayın tarihi: 18 Kasım 2007, Pazar
Kaynak:sabah.com.tr
İkoncan'ın kıyafetleri internetten satılıyor
http://www.sabah.com.tr//2007/11/20/gny/im/55C6952DA1FC2B4AA493B98Ey.jpg
Binnur Kaya'nın canlandırdığı 'Avrupa Yakası'nın ikoncanı Şahika'nın kıyafetleri büyük ilgi görüyor. Şahika'nın kıyafetleri yakında internette satışa sunulacak
'Avrupa Yakası'nın yeni kahramanı Şahika replikleri kadar kıyafetleriyle de ilgi topluyor. Moda ikonu olarak tanınan Şahika'nın kıyafetleri bu hafta satışa sunulacak. Şahika'yı canlandıran Binnur Kaya, konuyla ilgili "İnsanlar sürekli Şahika'nın giydiği kıyafetleri soruyor. Biz de modacım Melih Yazgan ile bu kıyafetleri internet üzerinden satışa çıkarmaya karar verdik" dedi. Şahika'nın kıyafetleri 'www.trendyfriendly. net' sitesinden açıkartırma yöntemi ile satılacak. Dizide "Moda dünyası benden sorulur" diyen Şahika'yı canlandıran Binnur Kaya, geçen hafta Yıldırım Mayruk defilesinde podyuma çıkmıştı.
Kaynak : 20 Kasım 2007 Sabah/Günaydın
Manken Çağla Şıkel, Avrupa Yakası’nın sevilen karakteri Burhan Altıntop’un hayranı çıktı. Engin Günaydın’ın canlandırdığı tiplemeyi izlerken gözünü bir an bile televizyondan ayırmadığını söyleyen Şıkel, “Onu izlerken gülme krizine giriyorum. Ben hayatımda böyle komik bir adam görmedim. Gerçekten onu izlerken yerlerde yuvarlanıyorum. Zaten dizi başladığında evde bana uzaylı muamelesi yapıyorlar. Çünkü çok garip davranıyorum”
Akşam Gazetesi
Duayenler ekran dersi veriyor
Genç oyuncular alınmasın ama son dönemde ekranda keyif aldığım tüm oyunculukların altında "olgunların" imzası var. Örnek mi? Elveda Rumeli'deki Erdal Özyağcılar, Yaprak Dökümü'ndeki Halil Ergün ve Güven Hokna, Sessiz Gemiler'deki Savaş Dinçel, Avrupa Yakası'ndaki Gazanfer Özcan, Hümeyra ve Rutkay Aziz, Sevgili Dünürüm'deki Haluk Bilginer ve Sumru Yavrucuk, Arka Sokaklar'daki Zafer Ergin ve şu anda hatırlayamadığım diğerleri... Ortak özellikleri ise mayalarında "tiyatro" nun bulunması. Evet, oyunculuk bir "yetenek" işi. Ama bu yetenek, eğitimle harmanlandığında ortaya muhteşem bir "lezzet" çıkıyor. Kıssadan hisse: Kariyerlerini uzun yıllara yaymak isteyen genç dizi oyuncuları, eğer konservatuar mezunu değillerse mutlaka iyi bir tiyatro eğitiminden geçmeliler... maçı Bosna millilere primler başlandı. primi bir formayı büyük.
Yüksel Aytuğ/Sabah
Burhan için yerlerde yuvarlanıyor
Manken Çağla Şıkel, Avrupa Yakası’nın sevilen karakteri Burhan Altıntop’un hayranı çıktı. Engin Günaydın’ın canlandırdığı tiplemeyi izlerken gözünü bir an bile televizyondan ayırmadığını söyleyen Şıkel, “Onu izlerken gülme krizine giriyorum. Ben hayatımda böyle komik bir adam görmedim. Gerçekten onu izlerken yerlerde yuvarlanıyorum. Zaten dizi başladığında evde bana uzaylı muamelesi yapıyorlar. Çünkü çok garip davranıyorum” diye konuştu.
Kaynak:Takvim
Meraklısına not:
Geçtiğimiz hafta birkaç gazetede "Avrupa Yakası bitiyor!" başlıklı bir haber çıktı. Binnur Kaya'nın Şahika olarak finalinde podyuma çıktığı Yıldırım Mayruk defilesinde, gazetecilerin yoğun olduğu bir an "90 dakika sitcom yapmak çok zor, yoruldum. Diziyi haziran ayı sonunda bitirmeyi düşünüyorum," dediğim yazıldı. Aynen böyle demiştim! Ama şöyle devam etmiştim: "Ama üç sezondur her yıl böyle diyoruz, sonra işler değişiyor. Daha sezon sonuna 30 bölüm var, henüz hiçbir şey belli değil. Bakacağız." Bunu yazmamın sebebi atv'ye ve bizlere gelen canhıraş seyirci e-postaları (ki bunlar bizim için önemli e-postalardandı). Yüzlerce imza toplayan okullar, iş yerleri, sosyal kulüpler, kendilerini setin kapısına zincirleyeceklerini ifade eden gruplar ve maalesef bizi intihar etmekle tehdit eden bir iki genç arkadaşımız. İlgi ve sevgiye teşekkür ederiz, ama abartılı tepkilere gerçekten gerek yok, sonuçta bu bir televizyon dizisi. Ayrıca mayıs ayına kadar bu sezon sonu bitip bitmeyeceği de belli değil. Sevgiler!
Sabah-Gülse Birsel
Zap'tiye
Eskiden Yıldırım Mayruk defilelerine çıkmanın temel şartı, 90-60-90 ölçülerine sahip olmaktı. Şimdi 11 reyting 28 share almak yeterli oluyor. Örnek: Avrupa Yakası'nın Şahika'sı!..
Yüksel Aytuğ/Sabah
'Işık Saçan Apollon' Hümeyra'nın
İstanbul Uluslararası Sinema Tarih Buluşması, Geleneksel Onur Ödülü olan “Işık Saçan Apollon”u bu yıl; sinema, tiyatro ve müzik çalışmaları ile yıllardır sanata verdiği değerli katkılar için Hümeyra’ya veriyor.
30 Kasım 2007 Cuma
Türsak Vakfı tarafından gerçekleştirilen ve ülkemizin kültür sanat takviminin en önemli buluşmalarından biri olan İstanbul Uluslararası Sinema Tarih buluşması, 10. yılına bastığı bu özel tarihte; geleneksel onur ödülü olan “Işık Saçan Apollon” ödülünü sinema ve sanat dünyasının özel bir ismine; Hümeyra”ya veriyor.
Özgün oyunculuğu, nicelikten çok niteliği önemseyen sinema anlayışının yanı sıra tiyatro ve müzik alanında yaptığı değerli çalışmalarıyla, sanat dünyamızın çok özel bir ismi olan Hümeyra’ya takdim edilecek olan “Işık Saçan Apollon” ödülü; Festival’in de özel bir tarihinde; 10. yılına bastığı Açılış Gecesi’nde verilecek.
14 – 19 Aralık 2007 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan İstanbul Uluslararası Sinema Tarih Buluşması ’nın 14 Aralık gecesi Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’ndaki açılış gecesinde ödülünü olacak olan sanatçının filmleri, festival süresince, festival sinemaları Alkazar, Beyoğlu ve Fransız Kültür Merkezi’nde de gösterime girecek.
Bilindiği gibi İstanbul Uluslararası Sinema Tarih Buluşması, her yıl, Türk Sineması’na ve sanatına çalışmalarıyla destek veren sanatçılarına “Onur Ödülü Işık Saçan Apollon”u vermektedir. Türk Sineması’na, müziğine ve tiyatrosuna kazandırdığı filmleri, oyunları ve eserleriyle milyonların beğenisini ve sevgisini kazanan sanatçı, son yıllarda da muhteşem oyunculuk gücüyle TV ekranlarında izleyici ile buluştu. Hümeyra, yıllara dayanan başarılı bir sanat geçmişiyle, sinemaya ve sanata verdiği değerli katkılarından dolayı bu ödüle layık görüldü.
Hümeyra
Besteci, söz yazarı, müzisyen ve oyuncu. 1970’lerden bu yana müzisyen ve oyuncu olarak tanınan Hümeyra, “Avrupa Yakası” dizisi ve “Babam ve Oğlum” filmiyle yeni kuşaklarca da tanındı.
Müzisyen olarak tanındığı 1970’lerde “Kördüğüm”, “Sessiz Gemi”, “Otuzbeş Yaş” gibi şarkıları hit oldu. Daha sonra popüler çizginin dışında “Tutkulardan İntihar”, “Beyhude” gibi albümler yaptı. “Tutkulardan İntihar”, Türkiye’de rap müzik tarzında söylenmiş ilk şarkı örneği olarak kayıtlara geçti.
Önce tiyatro, sonra televizyon, daha sonra da “Talihli Amele”yle sinema oyunculuğuna başladı. Ferhan Şensoy’un “Ortaoyuncular” ekibiyle 1985 yılında “İçinden Tramvay Geçen Şarkı” da rol aldı. Hümeyra, halen İstanbul Şehir Tiyatroları’nda oynuyor.
Sanatçı 1986 yılında 24. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “Asiye Nasıl Kurtulur” filmindeki rolüyle “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” ödülünü aldı.
Sanatçının 45’lik’leri; Benim Derdim Seninle - Bundan İyisi Can Sağlığı ,Ceylan - Yalan Dünya, Dilber - Perişan, Do Do Do Si Si Re - Sevdim Seni Bir Kere, Dönülmez Bir Yoldayım - Ey Sevgili Sevgilim , Kördüğüm - Yol, Olmasa (Güzelliğin On Para Etmez) - Ölüm, Onu Bana Sakla - Sus Duymasın, Otuz Beş Yaş - Susun Susun Ağlayacağım, Seni Bırakamam - Yüzün Yağmurda, Sessiz Gemi - Şükür Verdiklerine Albümleri; Benim Şarkılarım, Yıllar Sonra, Tutkulardan İntihar, Sessiz Gemi, Anlatamıyorum, Beyhude, Eski 45’likler Filmleri; Kelebek Çıkmazı, Babam ve Oğlum, 80. Adım, Yaz Yağmuru, Devlerin Ölümü, Asiye Nasıl Kurtulur, Çilli, Kurt Kanunu, Mine, Kırık Bir Aşk Hikayesi,
Talihli Amele, Dizileri; Avrupa Yakası, Sıla, Yerim Seni,
Milliyet Gazetesi
http://img150.imageshack.us/img150/1333/30828bbbbbmn7.jpg (http://imageshack.us)
'APOLLON' ÖDÜLÜ BU YIL HÜMEYRA'NIN
TÜRSAK Vakfı tarafından bu yıl 10.'su düzenlenecek olan İstanbul Uluslararası Sinema Tarih Buluşması, 14 Aralık'ta başlıyor. 19 Aralık'a kadar devam edecek olan etkinliğin geleneksel onur ödülü olan 'Işık Saçan Apollon' heykelciği bu yıl, Hümeyra'ya verilecek.
Filmleri gösterilecek
Hümeyra ödülünü 14 Aralık'ta Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenecek olan açılış töreninde alacak. Festival süresince, Alkazar ve Beyoğlu Sinemaları ile Fransız Kültür Merkezi'nde sanatçının filmleri gösterilecek.
Günaydın -Sabah Gazetesi
http://img222.imageshack.us/img222/3681/b5cb6bba8bbd4c4993fd5f2vn2.jpg (http://imageshack.us)
hande yener avrupa yakasını izliyormuş avrupa yakasını izleme sebebi ise şuymuş: en iyi senaryo ve en iyi cast'a sahip çok özel bir komedi dizisi olduğundan izliyormuş. Yurt dışında sitcom'u yapılası bir diziymiş handeye göre.çarşamba günlerini heyecanla bekliyormuş
hey girl
Zap'tiye
Avrupa Yakası'nın Volkan'ı benim bildiğim iki yıldır askerde. Tezkere bırakıp, özel birliklere seçildi diyeceğim ama o cüsseyle biraz zor değil mi?
Yüksel Aytuğ/Sabah
İki dizide birden oynayanlar
Dizi sektörü öyle hızla genişledi ve arz-talep o kadar arttı ki, dizilere oyuncu yetişmez oldu. Son zamanlarda pek çok oyuncunun 2-3 dizide birden görünmesi ise karakterlerin inandırıcılığını ciddi anlamda tehdit ediyor. Örnek mi? İşte Arif Erkin... Tatlı Bela Fadime'de Karadenizli şivesiyle, Karayılan'da Antepli gibi konuşuyor. Buna bir de tekrarları Kanal D'de yayınlanan Yabancı Damat'ı ve son günlerin flaş filmi Beyaz Melek'te canlandırdığı karakteri ekleyin... Hümeyra, Avrupa Yakası'nda son derece neşeli, her olayda kolayca panikleyen, yeniliklere açık, neşeli bir kadın. atv'nin bir başka dizisi Kelebek Çıkmazı'nda ise melankolik bir anne... Örnekleri çoğaltmak mümkün. Ege Aydan hem Kavak Yelleri'nde, hem Yaprak Dökümü'nde... Yetkin Dikinciler de bir ara hem Kara İnci'de hem de Eşref Saati'nde rol alıyordu. Yasemin Balık da, Fikrimin İnce Gülü dizisi yayından kaldırılmadan önce hem bu dizinin, hem de Pusat'ın oyuncu kadrosundaydı. Evet, sular akarken, bidonları doldurmak gerekir. Ama işin suyunu çıkarmamak şartıyla...
Yüksel Aytuğ/Sabah
!! Elyf !! 12-12-07, 02:30 Burhan'ın gözü Aslı'nın odasında
Aslı'ya gizli bir hayranından çiçekler, çikolatalar geliyor. Aslı onun kim olduğunu öğrenmeye çalışırken, Burhan da Aslı'nın odasını parsellemek için her yolu deniyor!
Aslı'nın gizli bir talibi çıkıyor!
Avrupa Yakası kahkaha dolu yeni bölümüyle karşınızda. Bu akşam: Burhan'ın gözü Aslı'nın büyük odasındadır. Odayı parsellemek için elinden gelen her şeyi yapar ama Aslı uzun çabalar sonucu elde ettiği odayı kaptırmamaya kararlıdır.
Merak büyüyor
Aslı'ya gelen çiçek ve çikolatalar herkesin kafasının karıştırır. Hem Osman Koçarslanlı hem Cem kendilerinin gönderdiğini reddedince merak daha da büyür. Sacit, Şahika'dan kurtulma planları yapmaktadır. İyi aile çocuğu kimliğinden sıyrılıp maganda gibi davranmaya karar verir böylece Şahika ondan nefret edecektir. Ama ne yazık ki planları suya düşer. atv 20.00
Kaynak : Sabah / Günaydın
Aşk üçgeninde köşe kapmaca
Bugün dersimiz geometri. Konumuz ise üçgenler. Ancak bildiğiniz üçgenlerden söz etmeyeceğim. Yerli dizileri esir alan "aşk üçgenlerinden" bahsedeceğim. Efendim, bizim dizilerde tek kişilik aşklar, ne karakterleri ne dizi izleyicilerini keser. Aşk üçgeninin iç açılarının toplamı 180 dereceye olmasa da şöyle en az 18.0 izlenme payına tekabül etmelidir. Olmazsa, olmaz. Bizdeki karakterler mutlaka iki aşk arasında sıkışıp kalırlar. Önlerinde her zaman çatallaşan bir yol vardır ve hangi yola sapacaklarına bir türlü karar veremezler. Örnek mi istiyorsunuz? İşte şaşırtıcı liste:Avrupa Yakası'nın Sacit'i uzun süre Şahika ve Zeynep arasında bocalarken, Cem ise Aslı'dan ayrılma aşamasında ABD'den gelen arkadaşı Victoria'nın çocuk yapma fikrine şimdilik "Hayır" demedi. Aslı ise Cem'i kıskandırmak gayesiyle de olsa Osman Bey'in yaptığı kurları karşılıksız bırakmadı.
Yüksel Aytuğ/Sabah
http://img176.imageshack.us/img176/7835/2157c0344ffe467d888c188aw3.jpg (http://imageshack.us)
Hümeyra 10 yıllık özlemine kavuştu
Türsak Vakfı tarafından 10'uncusu düzenlenen “Sinema ve Tarih Buluşması Festivali'nin açılışı önceki gün yapıldı.
Gecede Kardeş Türküler Grubu sahne aldı. Kürtçe ve Ermenice şarkılar da seslendiren grup, konuklar tarafından büyük alkış aldı. 50'yi aşkın filmin izleyicilerle buluşacağı festivalde bu yıl “Işık saçan Apollon" ödülüne Fransa'da yaşayan felsefe profesörü İrene Melikoff layık görüldü. Onur ödülünün sahibi de ünlü sanatçı Hümeyra oldu. Hümeyra, “Bu ödülü 10 yılı aşkın süredir bekliyordum, benim için anlamı çok büyük. Sonunda Apollom'u buldum" dedi.
Reşit ÖZET Bugün Gazetesi
!! Elyf !! 17-12-07, 02:35 http://img178.imageshack.us/img178/8274/e207d87460b2d34585f22d0fa2.jpg (http://imageshack.us)
İyi bir showgirl olmayı kafaya takmış haldeyim
Oyunculuğu çok sevdiğini ama müziğe aşkla bağlı olduğunu söyleyen 'Avrupa Yakası'nın 'Yaprak'ı Hale Caneroğlu: Oyunculukta hâlâ tutuğum, daha olgunlaşmam lazım ama şarkıcılıkta daha hızlı bir çıkış yakaladım. İyi bir show-girl olmayı kafama takmış durumdayım.....
Atv'nin kahkaha bombası 'Avrupa Yakası'nda 'Yaprak' karakteriyle hayran kitlesini genişleten Hale Caneroğlu, "Dizinin çok enteresan bir grafiği var. Beşinci sezonda olmamıza rağmen yine her açıdan zirve yaptık" dedi. 'Avrupa Yakası' setinde güven içinde bir ortam yaratıldığını vurgulayan Caneroğlu, bu projede olmaktan duyduğu memnuniyeti şöyle ifade etti:
TADINI ÇIKARIYORUM
"İşe mutlu gidiyorum. Haftada en fazla iki gün çalışıyorum. Stres yaşamıyorum. Oynarken eğleniyorum, başarılı bir proje çıktığı için sokakta sevgi ve saygı görüyorum. Bir de bunun üzerine para alıyorum. Daha ne? 'Avrupa Yakası' bittikten sonra hayatım boyunca bu kadar kaliteli bir projenin içinde olmayabilirim. O yüzden tadını çıkarıyorum." Kızıl saçları ve Avrupai fiziğiyle dikkat çeken Hale Caneroğlu, oyunculuğa ve müziğe dair hedeflerini anlattı:
* Bazen 5 yıldır aynı rolü oynadığım için kendimi geliştirememe korkusuna kapılıyorum ama bakıyorum ki her yıl 'Yaprak'ı daha iyi oynamaya başlıyorum. Oyunculuğum oturuyor, öğreniyorum. Reyting kaygım ya da maddi kaygım yok. Oyuncu olarak bu büyük lüks.
BENİ MELİH KİBAR KEŞFETTİ
* Dünya şartlarına göre çok az ama Türkiye şartlarına göre iyi kazanıyorum. Ayrıca paradan daha fazla getirisi var 'Avrupa Yakası'nın. Bir gün tanımadığım birisi aradı ve bana, "14 yaşında bir kızım var, oyuncu olmak istiyor ve idol olarak sizi seçti" dedi. Şimdi bile anlatırken tüylerim diken diken oluyor!
* 25 yaşında oyuncu olmak istediğime karar verdim. Sinema-TV okurken, Türkiye'nin en iyi yapım şirketinde ikinci reji asistanıydım. O dönem kamera arkasında değil; önünde olmak istediğimi anladım. Çok savaştım kendimle. Çünkü yönetmeyi de çok seviyorum.
* Çok iyi bir yönetmen olabilirdim ama oyunculuğu seçtim. Hayatta yapmak istediğimin bu olduğuna karar verdim. Çünkü önemli olan yaptığınız işten mutlu olmanız. Çok büyük bir aşk bu! Ve şarkıcılık bunun da üstüne çıktı. Hayatta kendimi hiç yalnız hissetmiyorum. Her zaman tutunduğum bir işim var.
* Müzikal anlamda beni ilk keşfeden Melih Kibar oldu. Bana inanan tek isim ise Atilla Özdemiroğlu'ydu. O olmasaydı yapamazdım. Yaklaşık iki yıldır 'Hale Caneroğlu Cover Project' var ve ayda bir Hayal Kahvesi'nde çıkıyorum. Onun dışında bayii toplantıları düğünlerde sahne alıyorum.
* Ben hala şarkıcılık kimliğini arayan bir insanım. Yolun başındayım, ne söylesem yalan ya da boş olur. Ama şunu biliyorum ki; benim söylediğim şarkı bir hikaye anlatmazsa ve ben o hikayenin içine giremezsem mutlu olamam!
* Oyunculuk ve müzik beraber yürüyecek ama bana 'Müzik mi, oyunculuk mu?' diye zorunlu bir şey koyarsanız; direkt müziği seçerim. Ben oyunculukta daha tutuğum; olgunlaşmam lazım. Ama şarkıcılıkta bu sürecim daha hızlı ilerledi. İyi bir showgirl olmayı kafama takmış durumdayım.
GELİN OLMALIYIM
* Şu an rüştünü ispat etmek derdinde olan bir sanatçıyım. Bunu şarkıcı ve showgirl adı altında söylüyorum. Bu meslekler çok büyük bir iç disiplin istiyor. İki yıldır haftada 3 gün şan dersi alıyorum. Bu ömrümün sonuna kadar böyle gidecek. Ama bazı günler istemediğim şeyleri peş peşe yapmak gerçekten çok zor oluyor.
* Alternatif bir hayat düşünmüyorum çünkü hedefim çok net belli. Beni bu yoldan ayıracak en büyük zaafım ise; evlilik hayali! Bunun altında da da gelin olma isteğim yatıyor. Bir eşim olsun derdim yok ama gelinlik giyip, balayına çıkmak isteyen romantik bir Hale var benim içimde.
* Kendi egomu tatmin etmek için çocuk yapmak istemediğime dair kendime söz verdim. İşte bu yüzden evlat edinmeyi düşünüyorum. Anne ve babasını kaybetmiş bir çocuğu kendi çocuğum gibi sevebileceğime kesinlikle inanıyorum. (Harper's Bazaar)
Arkadaşımın sandviçinin artığını yemeye razıydım
* 25 yaşında cebimde hiç para yokken; babasını yeni kaybetmiş bir genç bir kızken tüm gemileri yaktım. Konservatuvar okumak için Amerika'ya gittim. Şanslıydım çünkü bana inanan bir annem vardı. Evini sattı beni yollamak için.
* Çok umutsuzluğa düştüğüm, çok sıkıntı çektiğim günlerim oldu. Yani çok ağladım, geçinmek için arkadaşlarımdan borç istedigim... New York'ta au-pair'lik yaparken, geceleri çalışıp, konservatuvar okurken birden parasızlık içinde buldum kendimi...
* Sıkıntı çekmeme rağmen New York'ta çok mutluydum. Aç kaldığım günler oldu. Arkadaşım sandviçini yerken, 'Bitirmese de kalanı ben yesem' diye düşündüğüm günlerimi hatırlarım. Ama hiç gocunmadım. Başarısız olacağımı hiç düşünmedim. Tabii istediğim kadar da hızlı gelmedi başarı
Ajda ve Madonna benim idolümdür!
* Kelimelerle kendimi çok iyi ifade ederim. O yüzden yazmayı seviyorum. Cosmopolitan'da bir yazım çıktığı zaman hissettiğim tatmin duygusu 'Avrupa Yakası'nda hissettiğimden daha fazladır. Şu anda şarkı sözü yazıyorum.
* Oyunculukta eğleniyorum ama bir kalıp, bir çerçeve var. Yazarken ise patron sizsiniz. Canınız ne anlatmak istiyorsa anlatıyorsunuz. Altında imzanız da oluyor. İşte bunu ben yapmışım, ben üretmişim" diyebiliyorsunuz.
* Uma Thurman'ın 'Kill Bill'deki rolüne özeniyorum. Müzikteki idollerim ise Ajda Pekkan ve Madonna. Çünkü kendilerini özgürce ifade ediyorlar ve çok disiplinliler.
Kaynak : Sabah Gazetesi
Şu anda Berna Laçin'in programında bir gazete yazarı var.En çok okunan konulardan bahsediliyordu.Kadın en çok magazin yazılarım ilgi görüyor ama Avrupa Yakası ya da Gülse'yle ilgili bir yazı yapınca çok fazla okunuyor.Avrupa Yakası izleyicileri dizilerine çok sadık ve A.Ynin internette diğerlerinden çok fazla izleyicisi var dedi:):)
'Terliklerimi getir Dolly!'
Böyle bir yetenek dünyaya kaç yılda bir gelir? Gülse Birsel kadar zeki ve yetenekli bir kadın nasıl var olabilir? Çarşamba gecesi yine ailecek gülmekten yerlere yattık. Tabii ki oyuncuların da hakkını vermek lazım. Özellikle de Burhan Altıntop karakterini canlandıran Engin Günaydın'ın... Kuzu Dolly macerası beni benden aldı! "Terliklerimi getir Dolly" kısmı ise Birsel'in malzemesini topladığı popüler kültürün en güzel örneklerinden biriydi. Ellerinize sağlık!
Nilgün K. Tahmaz / Takvim
Jetix Çocuk Ödülleri'nin finalistleri belirlendi
Digitürk'te yayın yapan Jetix adlı çocuk televizyonu, minik izleyicilere 2007 yılı boyunca takip etmekten en çok keyif aldıkları yıldızları belirleme fırsatını veriyor. Bu yıl 3'üncüsü düzenlenen 'Jetix Çocuk Ödülleri Türkiye' adlı yarışmanın finalistleri, 'www.jetix.com.tr' adlı internet sitesini ziyaret eden çocukların oylarıyla belirlendi.
7 KATEGORİDE YARIŞACAKLAR
Toplam 7 kategoriden oluşan finalist listeleri, çocukların siteye girip ödül almasını istedikleri ünlüleri belirtmeleriyle oluşturuldu. Oylamanın 13 Ocak'a kadar sürecek olan ikinci aşamasında çocuklar bu isimler arasından en çok sevdiklerini seçecek. Yarışma önümüzdeki şubat ayında düzenlenecek bir ödül töreniyle sona erecek.
İşte Adaylar
* En Sevilen Türk Müzik Grubu: Hepsi, Manga, Duman, 4Yüz, Mor ve Ötesi.
* En Sevilen Türk Kadın Şarkıcı: Nil Karaibrahimgil, Demet Akalın, Sezen Aksu, Şebnem Ferah, Petek Dinçöz.
* En Sevilen Türk Erkek Şarkıcı: Ceza, Kenan Doğulu, Murat Boz, Tarkan, Keremcem.
* En Sevilen Türk Sporcu: Mehmet Okur, İbrahim Kutluay, İlhan Mansız, Süreyya Ayhan, Hakan Şükür.
* En Sevilen Yerli Dizi: Hepsi Bir,Avrupa Yakası,Kavak Yelleri, Pusat, Selena.
* En Sevilen Türk Aktör: Dağhan Gülegeç, Cem Yılmaz, Engin Günaydın, Haluk Bilginer, Kadir İnanır.
* En Sevilen Türk Aktris: Özgü Namal, Sinem Kobal, Gülse Birsel, Yasemin Ergene, Türkan Şoray.
Sabah/Günaydin
!! Elyf !! 25-12-07, 06:55 Şahika'nın kankası olacak
İNŞALLAH ŞARKI SÖYLERİM
Demet Akalın, 'Avrupa Yakası'nın yılbaşı için çekilen özel bölümünde yer alacak. Dizide; moda ikonu Şahika'nın kankası olacağını söyleyen Akalın, "Zaten ancak Şahika'nın kankası olabilirdim, o da benim gibi rüküş! İnşallah Gülse de şarkı söyleyebileceğim bir rol yazmıştır, oyunculukta çok yetenekli değilim" dedi.
Kaynak : Sabah Gazetesi
http://img149.imageshack.us/img149/4985/ccd54140c9d79c459335df5bz4.jpg (http://imageshack.us)
Efsane dönüyor
atv'nin uzun soluklu komedi dizisi Avrupa Yakası, Ata Demirer'e tekrar kavuşuyor. Dizinin Ocak ayından itibaren yayınlanacak bölümlerinde, ünlü komedyen Volkan karakteriyle tekrar yer alacak.
***
Ata 'Yaka'ya geri dönüyor
atv'nin efsane dizisi, bir efsanesine yeniden kavuşuyor. Ünlü komedyen Ata Demirer'in Avrupa Yakası'na geri döneceği söyleniyor.
Yayınlandığı günden itibaren hep zirvede olan, tiplemeleri ile izleyenleri gümekten kırıp geçiren atv'nin sevilen dizisi Avrupa Yakası, bir efsanesini yeniden ağırlayacak. Geçen sezon diziyi bırakan ünlü komedyen Ata Demirer, geri dönüyor.
ASKERDEN GELECEK
Canlandırdığı 'Volkan' karakteri ile herkesi kendisine hayran bırakan Ata, bıraktığı yerden devam edecek. Dizide rol gereği askere giden ve bu gidişle kendisini özleten ünlü komedyen, hayranları ile yeniden buluşacak.
GÜRGEN GİDİYOR MU?
Ancak başka bir iddiaya göre Volkan'ın dönüşü ile diziden iki oyuncu ayrılacak. Bu oyunculardan birinin Gaffur'un yerine gelen Gürgen Öz olduğu belirtiliyor. Cesur karakteri ile kapıcının yeğenini canlandıran Gürgen'in diziye veda edeceği öne sürülüyor. Diğer ismin ise kim olacağı sır gibi saklanıyor.
Takvim Gazetesi
!! Elyf !! 28-12-07, 01:46 Ata yaka gömlek
ATA Demirer'in Avrupa Yakası'na döneceği konuşuluyor. Bu sütunlarda diziden ayrılmasını kariyeri açısından "büyük hata" olarak değerlendirmiştim. Nitekim ünlü komedyenin daha sonra ekranda yaptığı işler, Avrupa Yakası'ndaki "Volkan" kadar patlamadı. Bence Ata'nın geri dönüşü hem kendisine hem de Avrupa Yakası'na yarar. Ve Avrupa Yakası'na "Ata yaka gömlek", çizgili pijamadan daha çok yakışır...
Kaynak : Sabah Gazetesi / Yüksel Aytuğ
Burhan Bey için kitap!
AVRUPA Yakası’nın Burhan Bey’i (Engin Günaydın) durmadan panik ataktan yakınıyor. Panik atak konusunda akıllara takılan her şeyi, Türkiye’nin ekrandan tanıdığı psikiyatr Dr. Nihat Kaya yazdı. Çağın hastalığını akla takılan sorularla anlatmış. Okuması kolay, anlatımı fevkalade güzel; bence panik atak yaşayanlar için bire bir... Avrupa Yakası denince, Ata Demirer’in (Volkan) diziye döneceği söyleniyor, askerliğini bitirip aileye katılacakmış, demek ki ocak ayında dizi renklenecek...
Tuna Serim / Takvim
Avrupa Yakası'nda çılgın yılbaşı partisi
Avrupa Yakası yeni yıla bomba gibi bir bölümle giriyor. Şahika'nın evinde gerçekleştirilecek yeni yıl partisine sürpriz isimler de davetli... Adeta bir konser havasında geçecek bu özel bölümde Nükhet Duru, Demet Akalın, Pamela Spence ve Murat Boz da hem bizim Nişantaşı ekibine eşlik edecek hem de sevilen şarkılarını seslendirecekler. Bu arada ilk Oryantal Star yarışmasının birincisi Reyhan ile ünlü oryantal Dora da müthiş göbek danslarıyla nefesleri kesecekler. Dizinin yeni bölümünde Avrupa Yakası tiryakilerini bir de sürpriz bekliyor. Dizide "Cesur" karakterini canlandıran Gürgen Öz, ilginç bir şekilde Avrupa Yakası'na veda edecek. Dizideki performansından memnun olmadığını, bu gidişin hem kendisine hem de diziye zarar vereceğini düşündüğünü ifade ederek Gülse Birsel'e ayrılma düşüncesini açan Gürgen, karşı taraftan da olumlu bir yaklaşım görmüş. Bunun üzerine yollar dostça ayrılmış ve Gürgen'in vedası için yeni bölüme ilginç bir "veda senaryosu" yazılmış. Bu arada Ata Demirer'in diziye dönüp, dönmeyeceği konusunu en yetkili ağızdan, Gülse Birsel'in kendisinden öğrendim. Gülse, "Böyle bir durum söz konusu değil. Bu konuda tek kelime bile konuşmadık. Nereden çıkıyor bu haberler anlamıyorum" dedi. Diğer yandan bir süre önce diziden ayrılan Gaffur'un yani Peker Açıkalın'ın yılbaşı özel bölümünde rol almak için Gülse Birsel'e uzun bir mesaj gönderdiğini, hatta kafasındaki senaryoyu bile anlattığını, ancak Gülse'nin teşekkür edip, öneriyi geri çevirdiğini de öğrendim. Sözün özü, Avrupa Yakası'nda son derece şenlikli bir yılbaşı özel bölümü izleyicileri bekliyor. Oyuncu kadrosunda ise Gürgen'in gidişinden başka bir değişiklik yok. Avrupa Yakası'ndan en özel ve en doğru haberler Yakından Kumanda farkı ile yine bu sütunlarda olacak. Ve görünen o ki, Avrupa Yakası ekranların dişe dokunur tek komedi dizisi olarak yeni yılda da yoluna emin adımlarla devam edecek...
Yüksel Aytuğ/Sabah
ATA DEMİRER, AVRUPA YAKASI DİZİSİNE GERİ DÖNÜYOR
Ünlü komedyen Ata Demirer'in Avrupa Yakası'na geri dönüyor. Canlandırdığı 'Volkan' karakteri ile herkesi kendisine hayran bırakan Ata, bıraktığı yerden devam edecek. Dizide rol gereği askere giden ve bu gidişle kendisini özleten ünlü komedyen, hayranları ile yeniden buluşacak.Ancak başka bir iddiaya göre Volkan'ın dönüşü ile diziden iki oyuncu ayrılacak. Bu oyunculardan birinin Gaffur'un yerine gelen Gürgen Öz olduğu belirtiliyor. Cesur karakteri ile kapıcının yeğenini canlandıran Gürgen'in diziye veda edeceği öne sürülüyor. Diğer ismin ise kim olacağı sır gibi saklanıyor.
Kaynak: netgazete.com
verycool91 30-12-07, 13:21 Cem Yılmaz:
- En çok ne güldürür sizi?
- Avrupa Yakası, özellikle Engin Günaydın.
Kaynak:30 Aralık 2007 Tarihli,Sabah Gazetesi,Şirin Sever'in Röportajından Alıntı..
!! Elyf !! 31-12-07, 01:17 Gelmeyecek arkadasim.. Oyle bir sey yok yani.. :img-wink:
Şahika'nın yılbaşı partisine davetlisiniz
Avrupa Yakası yılbaşı özel bölümüyle karşınızda... Nükhet Duru, Demet Akalın, Murat Boz ve Pamela Spence'in katılacağı dizi kahkahadan kırıp geçirecek..
Avrupa Yakası doya doya güleceğiniz yılbaşı özel bölümüyle karşınızda. Diziye bu akşam Nükhet Duru, Demet Akalın, Murat Boz, Pamela Spence ve ilk Oryantal Star'ın birincisi Roman kızı Reyhan konuk oluyor.
BURHAN'IN CAZİBE YARIŞI
İşte konusu: Şahika yılbaşı için yalısında parti verecektir. Ünlü sanatçıların sahneye çıkacağı bu partiye tüm ekip davetlidir. Zeynep, Sacit'i görmek için kılık değiştirip partiye sızar ve partide işlenecek bir cinayet planını öğrenir. Bu arada Burhan, ilk kez yakışıklılığı hakkında şüphe duyar. Yılbaşı gecesi Burhan için cazibe yarışına dönüşür. Sacit ise Şahika'nın sosyetik çevresiyle tanışacağı için gergindir. Şahikalar'ın yalısı Sacit'in birbiri ardına kıracağı potlarla kahkahayla dolu bir yılbaşına sahne olur. atv 20.00
Kaynak : Sabah Gazetesi
http://img186.imageshack.us/img186/6818/e38fe1a57d7e764999faa23qi7.jpg (http://imageshack.us)
Bu partiye davetlisiniz
Şahika'nın yılbaşı partisine katılan Demet Akalın, 'Tatil' adlı şarkısını Avrupa Yakası sakinlerine söyleyecek. Şahika, sanatçıyı, "Sesiyle fiziğiyle bizi dövmeye gelen Demet Akalın" sözleriyle anons edecek.
***
Müzik, eğlence kahkaha atv'de
Bu geceyi evinde ekran başında geçirecekler atv'ye kilitlenecek. Sevilen dizi Avrupa Yakası ile kahkahaya, ünlü şarkıcılarla eğlenceye doyacaksınız.
Şahika'nın yılbaşı partisine katılan Demet Akalın, 'Tatil' adlı şarkısını Avrupa Yakası sakinlerine söyleyecek. Şahika, sanatçıyı 'Sesiyle fiziğiyle bizi dövmeye gelen Demet Akalın' sözleriyle anons edecek.
2007'nin son gecesini unutulmaz kılmaya ne dersiniz? Yeni yılı evinizde karşılayacaksanız, atv'den vazgeçemeyeceksiniz. Bu geceye özel muhteşem bir program hazırlayan atv'nin yılbaşı ekranında kimler yok ki! Demet Akalın, Nükhet Duru, Murat Boz, Pamela Spence, ilk Oryantal Star'ın birincisi Reyhan ve oryantal Dora bomba gibi şovlarıyla herkesi coşturacak.
COŞKU DORUKTA
Eğlencenin doruğa çıkacağı gece, tiryakisi olduğunuz Avrupa Yakası ile başlayacak. Şahika'nın vereceği yılbaşı partisi çok güldürecek.
Sakın kimseye söz vermeyin. Bu akşam saat 20.00'de Avrupa Yakası'nda Şahika'nın vereceği yeni yıl partisine davetlisiniz. Eğlencenin doruğa çıkacağı partide sürprizlerin, ardı arkası kesilmeyecek.
Yeni yıla saatler kala, doya doya güleceğiniz, benzersiz yılbaşı özel bölümü ile Avrupa Yakası kaçmaz... Şahika, yılbaşı için yalısında parti vermeyi planlamaktadır. Ünlü sanatçıların şarkı söyleyeceği partiye tüm ekip davetlidir. Fatoş, yanlışlıkla Tanrıverdi'nin telefonunu alır ve ünlü bir sanatçıdan gelen aşk mesajlarını yakalar. Rock bar büyük bir kavga ve bol eğlenceye sahne olacaktır. Sertaç, İzzet ve Tacettin muhallebicide bir Roman gecesi düzenlemeye karar verir.
Birbirleriyle yıldızı hiç barışmayan Aslı ve Burhan Altıntop, partide de tatlı-sert atışmalarını sürdürür. Burhan, kendisiyle ilgili yapılan bazı yorumlar duyar ve ilk defa yakışıklılığı ile ilgili şüpheye düşer. Yılbaşı gecesi Burhan için bir cazibe yarışına dönüşür. Sacit ise Şahika'nın sosyetik çevresiyle tanışacağı için fazlasıyla gergindir. Şahikalar'ın yalısı Sacit'in birbiri ardına kıracağı potlarla kahkaha dolu bir yılbaşına sahne olur.
Sacit'i Şahika'ya kaptırmak istemeyen Zeynep, ne yapacağını şaşırır. Yılbaşı partisine davet edilmeyen Zeynep, Sacit'i görmek için kılık değiştirerek partiye sızar. Ancak işler hiç de umduğu gibi gitmez. Çünkü Zeynep, işlenecek bir cinayet planını öğrenir. Avrupa Yakası'nda işler iyice çığrından çıkmıştır...
Takvim Gazetesi
Sevgili arkadaşlar,
Lütfen, eklediğiniz haber, bilgi ve dökümanların kaynaklarını ekleyiniz. Lütfen kaynak ekleme konusunda özenli olunuz.
ata demirer gerçekten geri dönüyor mu?
- nereden çıktı bu dedikodu bilmiyorum. bir deli kuyuya taş atıyor herkes onun üzerine yorumlar yapıyor. ata'nın diziye geri dönmesi ne konuşuldu ne düşünüldü, ne de herhangi bir yerde söylendi... ata'nın da böyle bir talebi yok, bizimde gündemimizde böyle bir şey yok. hani günün birinde dizinin finalini yaparsak, o bölüm için ata'yla konuşuruz. bir tek final bölümünde olabilir...
- peker açıkalın'ın da gürgen öz yerine gaffur karakteriyle diziye döneceği söyleniyor.
- bu da doğru değil. sadece peker yılbaşı özel bölümünde oynamak istediğini söyledi. dizinin konseptine uygun olmayacağı için biz de bu teklifi kabul etmedik. yılbaşı özel bölümü de dahil olmak üzere peker aramızda olmayacak.
- ya gürgen?
- işte bir tek doğru bu! gürgen'le iki-üç hafta önce konuştuk ve dostça yolları ayırmaya karar verdik. teklif ondan geldi, "istadiğim performansı alamıyorum" dedi. "bundan sonra rolüm böyle olacaksa ayrılayım" dedi. dizide şu kadar rol yazarım bu kadar rol yazarım diye bugüne kadar kimseye söz vermedim. gürgen'e de aynı şeyi söyledim. birbirimize pastalar göndererek karşılıklı karar verdik. dört hafta gidelim güzel bir finalle ayrılalım dedik. yılbaşı gecesi güzel bir final yapacağız ve gürgen öz aramızda son kez olacak.
- peki dizi bu sezon sonunda bitecek mi?
- eğer yine 90 dakika olacaksa önümüzdeki sezon kesinlikle yazmayacağım ve diziyi bu sezon bitireceğim. ama bu konuda konuşulmuş hiçbir şey yok daha ortada. sezon sonna 20 hafta daha var ve bu konuda hiçbir karar vermedik.
- çalık grubu atv'yi aldıktan sonra herhangi bir temas kurdu mu sizinle?
- atv dizinin devam etmesini istiyor. 2008 eylülünde de sürsün istiyorlar. ancak bu konuda kimseyle oturup konuşmuş değiliz henüz. dediğim gibi 90 dakika olacaksa yazmamak konusunda kararlıyım.
- başka kanallara transfer söz konusu mu? kanal 1'in adı geçmişti bir ara...
- avrupa yakası'nın çeşitli kanallardan transfer teklifleri aldığı doğrudur. ancak atv yönetimiyle yola devam ediyoruz. yeni yönetim gelecek onlarla konuşacağız ve dizinin geleceği için kesin bir karar vereceğiz. ama şimdilik belli olan tek şey gürgen öz'ün yılbaşı gecesi ayrılacak olmasıdır. onun dışında kadroya giren ya da çıkan oyuncu yok...
kaynak :medyatava.com
Avrupa Yakası'nı bırakan yanar! AVRUPA Yakası için her sezon başı bazıları çıkıp, "Bu dizinin artık sonu geldi, uzatmaları oynuyorlar" der. Biz de bu köşeden kafamızı kaldırıp, "Giden gider, kalanlarla üç sit-com daha yapılır, merak etmeyin" deyip, dururuz... Bu yıl da öyle oldu. "Kalan sağlarla" millet ekran başında kahkahalar atmaya devam ediyor. Helâl olsun Gülse Birsel'e, Sinan Çetin'e ve tüm ekibe... Böylesi dramatik günlerde ekran başındakileri bir nebze gülümsetebilen herkese helâl olsun!.. Üstelik, akbabalar başlarının üzerinde çığlık atıp, dolanırken, insanları güldürebilene bin kere helâl olsun... Gelin görün ki, Avrupa Yakası'ndan ayrılan iflah olmuyor. Ata Demirer tüm yeteneğine ve yaratıcılığına rağmen "Volkan" karakterinden sonra ekranda bir türlü istim tutturamadı. Bülent Polat'tan ses seda yok... Evrim Akın çocuk dizisinde oyalanıyor. Peker Açıkalın, Avrupa Yakası ile topladığı krediyi hovardaca tüketti. Eminim, şimdilerde Gürgen Öz'ü de bir korku almıştır. Çünkü diziden en son ayrılan isim o... Umarım "Avrupa Yakası laneti", yeteneğine çok güvendiğim bu genç oyuncunun üzerine de çökmez...
Yüksel Aytug-Sabah
Hariçten gazel atan okurlar
Avrupa Yakası'ndaki gülme efektleri, pek çok izleyicimizi zıvanadan çıkarmış. "Zil çalınışına bile gülme efekti konulmasını" eleştirenler, bu durumun hem esprileri örttüğünü, hem de izleyiciyi aptal yerine koyduğunu savunuyorlar. Hep söylüyorum: Yakından Kumanda okurları dikkat ve seçicilikleriyle, sektörü özen ve kaliteye zorluyorlar. Onlar sayesinde hepimizin işi giderek zorlaşıyor. Ama ben bu durumdan hiç de şikayetçi değilim...
Yüksel Aytuğ/Sabah
REYTİNGİ YÜKSEK SEKİZ KANALIN PRİME TİME DİLİMİNİ KAPSAYAN ARAŞTIRMADA, 31 ARALIK-6 OCAK HAFTASININ EN ÇOK REKLAM ALAN YERLİ DİZİLERİ BELİRLENDİ.
Buna göre, ATV ekranlarının beğenilen sit-com'u Avrupa Yakası, en fazla reklam alan yerli dizi oldu. Yeni yıl haftasında yeni bölümleri yayımlanmayan diziler ise sıralamaya dahil olamadı.
İşte "en çok reklam alan yerli diziler araştırmasının" diğer ayrıntıları…
Medya Takip Merkezi'nin (MTM), her hafta düzenli olarak yaptığı araştırmasının sonuçlarına göre, haftanın en çok reklam alan dizisi, yılbaşı geccesi ekrana gelen Avrupa Yakası oldu. Yılbaşı özel bölümüyle, yayımlandığı günün en çok izlenen ikinci yapımı olan dizi, yılbaşı akşamı yayımlanan birçok eğlence programını da geride bıraktı. Avrupa Yakası, 41 markanın reklamını 42 dakikaya yakın süreyle izleyicileriyle buluşturdu. Sevilen diziye en çok ilgi gösteren markalar ise Doritos, Ülker ve Akbank oldular.
Geçen hafta sıralamaya dahil olamayan Annem dizisi, bu haftanın en çok reklam alan ikinci dizisiydi. Annem dizisinde yayımlanan reklamlar, 35 dakikaya yakın süreyle hedef kitlesine ulaştı. Dizide en uzun süre yer alan markalar ise Algida, Calgon ve Avea oldu.
MTM'nin aynı araştırmasına göre, sıralamaya yeni dahil olan bir diğer dizi Tatlı Bela Fadime, üçüncü sırada yer aldı. Star TV ekranlarında yer alan Tatlı Bela Fadime, 47 markanın 34 dakikayı aşkın reklamlarını, tüketicisinin ilgisine sundu.
Haftanın en çok reklam alan diğer yerli dizileri ise sırasıyla, Kavak Yelleri, Vazgeç Gönlüm, Parmaklıklar Ardında ve Menekşe ile Halil oldular. Geçen haftanın birincisi Genco, bu haftanın sıralamasında sekizinciliğe geriledi.
31 Aralık-6 0cak Haftasında En Çok Reklam Alan Yerli Diziler
No Dizi Adı Yayın Tarihi Spot Süresi (sn.)
1 Avrupa Yakası (ATV) 31.12.2007 2494
2 Annem (Kanal D) 03.01.2008 2078
3 Tatlı Bela Fadime (Star) 03.01.2008 2048
4 Kavak Yelleri (Kanal D) 03.01.2008 2046
5 Vazgeç Gönlüm (Star) 05.01.2008 2031
6 Parmaklıklar Ardında (ATV) 03.01.2008 1937
7 Menekşe ile Halil (Kanal D) 04.01.2008 1930
8 Genco (Kanal D) 05.01.2008 1820
9 Hepsi 1 (ATV) 06.01.2008 1816
10 Sinekli Bakkal (ATV) 03.01.2008 1799
Kaynak: MTM Medya Takip Merkezi (Dizilerin aynı hafta içinde yayımlanan yeni bölümleri ölçümlenmiştir.)
http://img.sabah.com.tr/2008/01/12/gny/im/5251E7086FE2E14096A704ADy.jpg
Bir garip ruh hali
Eminim, çarşamba geceleri ekran karşısındaki pek çok izleyici aynı duygusal fırtınayı yaşıyordur. İki sevilen dizi Yaprak Dökümü ile Avrupa Yakası'nın saatleri çakıştığı için izleyici, tenis topu gibi bir Kanal D'ye bir atv'ye gidip, duruyor. Reklam araları, diğer diziyi izlemek için "son saniyesine kadar" kullanılıyor. Ancak biri koyu dram içeren, diğeri izleyenleri kahkahaya boğan bu iki diziye duygusal açıdan "uyum sağlamak" öyle pek kolay değil. Yaprak Dökümü'nde Kötü Kaynana Cevriye'den eziyet gören yeni gelin Fikret'in haline gözyaşı dökerken, reklam arasında Burhan'ın türlü maskaralığına kahkahalar atıyor, arada Leyla'nın dramına iç çekip, ardından Şahika'nın hallerine gülmekten ölüyorsunuz. Uzmanlarına danıştım. Psikologlar kısa zaman aralıklarında bu denli büyük ruh hali değişikliklerini pek tavsiye etmiyorlar. Verdikleri örnek çok basit: Elinizi sürekli olarak yumruk yapıp, açın. Bir süre sonra elinize kramp girdiğini göreceksiniz. Kısa zaman aralıklarında bir ağlayıp, bir gülmek de insanın duygusal dengesi üzerinde aynı etkiyi yaratabilirmiş. Yani "duygusal kramplarla" karşılaşabilirmişsiniz. Aman dikkat!.. Bu arada hazır yeri gelmişken Yaprak Dökümü için de birkaç lakırdı edelim. Reşat Nuri Güntekin'in eserinin artık sadece "omurgası" kaldı. Senaristler, romanı ek öyküler ile bir televizyon dizisinin ihtiyaç duyduğu dramatik çeşitliliğe kavuşturmaya çalışıyorlar. Ayrılıklar, aldatmalar, kaçmalar, kovalamacalar, terk etmeler, psikolojik travmalar, adam kaçırmalar, gasp, yolsuzluk, dayak, fuhuş operasyonu, 32 kısım belanın tekmili birden bizim aileye rast geliyor. Ali Rıza Bey'in köşkü ev değil, sanki belaları çeken paratoner...
Yüksel Aytuğ/Sabah
Gülse Birsel'den ne istiyor?
Deniz Akkaya, Gülse Birsel'e canlı yayında mesaj gönderdi...
Oktay Kaynarca ve Seray Sever'in sunduğu Türkmax'taki 'Her Şey Dahil' programına konuk olan Deniz Akkaya, Gülse Birsel ile aralarında geçen konuşmayı hatırlatarak canlı yayından mesaj verdi:
"Bütün ağa dizilerinden, vurdulu kırdılı dizilerin yanında Nişantaşı'nda geçen eğlenceli bir şehir hikayesi. Çok istiyorum. Böyle bir hikayenin içinde olmak insan olarak beni keyiflendirir. Ben bir ara dergi çıkartıyordum. Gülse'yi kapak yapmıştık. O zaman bana birşey söylemişti. Biz Gülse ile fizik olarak benziyoruz biraz. Bir gün dedi; 'yazsam kardeşimi oynasan ne kadar şahane olur'. Hala bekliyorum inşallah bir gün olur."
Kaynak:Vatan Gazetesi
yosungozlum 12-01-08, 14:40 CHP GENEL BAŞKANI DENİZ BAYKAL, EN ÇOK HANGİ DİZİYİ BEĞENİYOR?
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın en çok beğendiği dizinin “Avrupa Yakası” olduğu ortaya çıktı...
kaynak : UÇANKUŞ
http://www.ucankus.com/haberic.asp?pw=40127
Kendimi hala oyuncu adayı gibi görüyorum
Avrupa Yakası'nın Aslı'sı, Gazeteci-Yazar Gülse Birsel, Bazaar Dergisi'ne verdiği röportajda, 'Kendi gözümde daha bir oyuncu adayıyım. Ama kararlıyım, bir gün iyi bir oyuncu olacağım' dedi. Birsel, bir ekran klasiği haline gelen dizisiyle ilgili de sürpriz açıklamalar yaptı.....
Avrupa Yakası'nın senaristi ve oyuncusu, Gazeteci-Yazar Gülse Birsel, 'Bazaar Dergisi'ne verdiği röportajda diziyle ve özel hayatıyla ilgili çok özel açıklamalar yaptı. Her çarşamba ekranda kahkaha fırtınası estiren Avrupa Yakası'nın Aslı'sı Gülse Birsel, "Kendi gözümde, daha ne olup bittiğini anlamaya çalışan bir oyuncu adayıyım... Ama kararlıyım, bir gün iyi oyuncu olacağım. Seviyorum oyunculuğu kardeşim!" diyor.
HIRSLI DEĞİLİM, AZİMLİYİM
* Başarınızın ne kadarı doğal yeteneğinize, ne kadarı hırsınıza, ne kadarı çalışmanıza bağlı?
Üçünden herhangi birisi eksik olsaydı, işim çok zor olurdu. Bu arada hırs kelimesi bizde biraz yanlış kullanılıyor. Bazen dayanıklılık, devam gücü, başarı arzusu gibi de kullanıyoruz. Oysa hırsın içinde negatif bir anlam var. Kendini yiyip bitirmek, başkalarını ezip geçmek, bir hedef Hırs değil, azim demek daha doğru... Azim pozitiftir. İnsanı çok çalıştırır. Üretken ve sabırlı yapar.
* Avrupa Yakası dönem dönem kendi içinde yıldızlar yarattı. Sizce dizinin başarısının ne kadarı yıldızlaşan karakterler sayesinde oldu?
Şu kadarı, bu kadarı, ne kadarı sorularını bence ekip işini bilmeyen insanlara sormak lazım. Bir tiyatro oyunu, bir film, bir dizi birçok şeyin biraraya gelmesinden oluşur. Bir komedide hikaye de önemlidir, unutulmaz karakterler de, diyaloglar da, hatta dekor ve kostüm de... Ama ben orijinal karakter yaratma konusunu seviyorum ve galiba bu konuda iyiyim. Karakter bazen etrafta çok gördüğümüz; ne bileyim, Selin, Makbule gibi bilinen bir tip olsa bile, ona arzularıyla, kompleksleriyle, zaaflarıyla bir derinlik vermeyi seviyorum. Şahika gibi, Burhan Altıntop gibi... İyi yazılmış detaylı, derinlikli karakterler, iyi oyuncular tarafından canlandırılınca tadından yenmiyor.
* Avrupa Yakası nasıl bir formülle ortaya çıktı? İlk aşamada kafanızda olan ne idi?
Bir aile komedisi yazmak istedim. Çocukluğumuzda hep birlikte seyrettiğimiz, güldüğümüz komediler gibi... Bir yandan yıllardır dergi ofislerinde rastladığım durum ve insanları da anlatmak istedim. Sütçüoğlu Ailesi ve Avrupa Yakası Dergisi bunların içindeki karakterlerle çıktı. Aslında bu ikisi, iki ayrı sit-com olabilirdi. Ama şartlar yüzünden 25 dakika yapamayacaktık bu işi... 55 dakika ile başladık. Onun için Aslı'yı bağlantı olarak kullanıp bir yerde iki ayrı sitcom'u birbirine bağladım. Sonra yavaştan muhallebici de kendi dünyasını yarattı. Volkan, Selin ve Şesu karakterleri gittikten sonra evde Sacit ile Makbule'nin gelişi, Burhan'ın ofis karakteri ve komşudan öte bir akraba olarak evde ağırlık kazanmasıyla aile sit-com'u zenginleşerek devam etti. Kapıcı dairesi de yan bir tema olarak eklendi.
OYUNCULUĞU SEVİYORUM
* Yazı yazmak mı kuvvetli tarafınız, yoksa oyunculuk mu?
Tabii ki yazmak... Ben 19 yaşımdan beri yazarak para kazanıyorum. Şimdiye kadar yazdıklarımı toplasam, buradan ilk işe başladığım İkitelli'deki eski Sabah binasına yol olur. Onun için elbette yazma konusunda daha iyiyim. Oyunculuğa Avrupa Yakası'yla başladım. Benim için dünyanın en zevkli işi... Kendi gözümde, daha bir oyuncu adayıyım... Bu konuda ayakların yere basması, egoların kırılması, alçakgönüllü olma gerekliliği var... Çok şey öğrendim. Ama kararlıyım, bir gün iyi oyuncu olacağım. Seviyorum oyunculuğu kardeşim! Oyunculuk beni o kadar seviyor mu bilmiyorum ama bence o da bana karşı boş değil...
* Sizi neler güldürüyor?
Ben gülme konusunda müşkülpesent bir insan değilim. En çok da arkadaşlarıma gülüyorum. 'Avrupa Yakası'ndaki herkese çok gülüyorum mesela... Bu yaz hep birlikte, Bodrum'da birkaç gün tatil yaptık. Tekneyle denize açıldık. Her akşamüstü, aynı saatlerde gülme krizi başlıyordu. Birbirimizi 'şahane komik' buluyoruz nedense... Ayrıca, Cem Yılmaz gibi espri anlayışının tartışılması marjinal bir tavır olan insanlara, daha az tanınan; Cenk-Erdem gibi mizahçılara, Yiğit Özgür'e falan da çok gülüyorum. uğruna insani değerlerden vazgeçmek gibi... Bunlar benden o kadar uzak ki anlatamam...
'Dizi biterse intihar ederiz' diyenler var
* Avrupa Yakası daha ne kadar devam edecek?
Haziran sonunda bitirmeyi düşündüğüm oluyor ama sonra planlar değişiyor. Hiçbir şey belli değil. 'Avruya Yakası bitiyor' diye bir haber çıktı. Ondan sonra kıyamet koptu. Sabah bir kalktım posta kutum kilitlenmiş. Bazısı diyor ki "Biz arkadaşlarla gelip sete kendimizi zincirleyeceğiz. Bir kısmından çok kibar protesto mail'leri... Birkaç genç arkadaş da maalesef intihardan falan bahsediyor... Abartmışlar artık... Durum şu, daha sezon sonuna yaklaşık 25 bölüm var. Dizinin bitip bitmeyeceğini biz de henüz bilmiyoruz.
Çocuk yapacağım zaman yazacağım
* Maddiyat, öncelikleriniz arasında hangi sırada?
En son sıralarda herhalde... Ben para kazanmanın zevkini, sonra nerelerde harcayacağımı planlayarak değil, ne kadar değerli bir iş yaptığımı düşünerek alıyorum. 'Vay be... Demek yaptığım işe bu kadar para veriyorlar, o zaman iyiyim' diyorum....
* Çocuk yapmayı düşünmüyor musunuz hala?
Bu sorudan çok sıkıldım. Çocuk yapmaya karar verince gazetedeki köşemden bütün memlekete duyuracağım, söz...
* Hiç kırılma noktasına geldiğiniz oldu mu?
Kırılma noktasına yaklaştığım bir sürü zaman oldu, hayat bu... Ama hiç kırılmadım galiba... Hem ne demek ki kırılmak? En fazla ne olur, oturur ağlarsın, söylenirsin, üç-beş gün bunalıma girersin. Ama azim gibi, 'dirayet' de önemli bir kelime bence... Pes etmek kolay... Uğraşacaksın... Başa çıkılmayacak çok az şey var hayatta...
Sabah
http://img149.imageshack.us/img149/1609/gl1ik3.jpg
http://img80.imageshack.us/img80/4645/gl2bi3.jpg
Strese karşı al bir Burhan Altıntop
Avrupa Yakası’nın Burhan tiplemesi hayatlarımızda çok önemli bir role sahip. Hiç dolandırmadan güldürüyor. Bu toprakların iç sıkıcı sorunlarını unutturuyor. Kendimizden geçiriyor. Mesajları absürd ve direkt. Belki de mantıklı olmaya çalışırken kendimizi çok yorduğumuz için bu absürdlük hoşumuza gidiyor.
* * *
Burhan Altıntop, takipçileri için bir nevi afyon görevi görüyor. O saçmalarken dünya iki adım geriye çekiliyor. Mantık da bir kenara kaldırılıyor. Beyinlerimiz sorumsuz saçmalığın keyfine vararak stres atıyor.
* * *
Gerçek hayatta karşılaşıldığında eşek sudan gelinceye kadar dövmek isteyeceğimiz bir tip Burhan. En önemli özelliği ısrarı. Sakız gibi uzadıkça uzayan, şımarık çocuk gibi mantıksızca diretilen bir ısrar. Her konuda üstelik. Ama bu ısrarı işe yarıyor. Aklına koyduğu her şeyi elde ediyor. Belki de bu yüzden içten içe özeniyoruz ona. Çünkü cesaretimiz olsa biz de istediklerimize ulaşmak için Burhan kadar ısrarlı olacağız.
* * *
Ama olamıyoruz. Çünkü toplumsal onay bizler için birçok şeyin önünde. Çevrenin limitini aşmamak için geri çekiliyoruz çoğu kez. Israr edersek itici olacağımızdan korkuyoruz.
* * *
Oysa Burhan’ın böyle korkuları yok. Hem çok itici hem de öyle olmasına rağmen etrafından gani gani sevgi bekliyor. Kendini bilmez kısacası. Ve öyle olması çok hoşumuza gidiyor.
* * *
Peki olmaktan öylesine kaçındığımız bir karakteri izlemeyi neden bu kadar seviyoruz?
* * *
Seviyoruz çünkü Burhan adeta bir “yasak elma”. Mahalledeki tüm dedikoduları biliyor. Son çıkan kitaplar üzerine değil yemek tarifleri üzerine konuşuyor. Dans edemediği halde barlarda kendini ortalara atıp etrafın ona gülmesine aldırmadan hoplayıp zıplıyor. Kadınlar ondan köşe bucak kaçsa da o, onların kendisine âşık olduğunu düşünüyor. Kısacası Burhan “sahip olmamamız gereken özellikler bütünü”. Yasak alan yani. Yasaklar çektiği için bizi bu kadar çekiyor. Sevdiğimiz ama itiraf etmeye çekindiklerimizi gösteriyor.
* * *
Kafamızda yarattığımız “ideal” tipine yaklaşmak için kendimize uzaklaştığımızı söylüyor Burhan. “Rahat bırakın” diyor adeta. “Kasmayın kendinizi. Bu toplum kendini kasa kasa bu kadar gerildi.”
19.01.2008
Akşam Gazetesi Nagehan Alçı
verycool91 20-01-08, 14:17 Sözleri facebook'taki 'zamazingo'ya girdi
Sevilen dizi "Avrupa Yakası"nın yaratıcısı Gülse Birsel, konuşması ve giyimiyle gençler arasında salgın halini alan karakterlerine yenisini ekledi. Binnur Kaya'nın canlandırdığı "Şahika" karakterinin sözleri, internet haberleşmesinin yeni dili oldu. Facebook'ta "zamazingo" adlı bölümde Şahika'nın sözlerine geniş yer verildi. Bu bölümü tıklayanlar, Şahika'dan seçtikleri "Gıdısından bal çalıcam. Kalitemi bozucam. Gıcık kapıcam" gibi sözleri kullanarak, birbirine selam yolluyor.
Kaynak:sabah.com.tr
Bir süre önce Cem’in sevgilisi Victoria rolünde gördüğümüz Hollywood’lu manken Didem Erol, diziden ayrılmış veya dizideki rolü bittiği için mecburen ayrılmış…
http://www.ucankus.com/img/imgyeni/didem_erol.jpg
Didem, “Diziden ayrılmak istedim ve ayrıldım” diyor ama dizideki rolünün bittiği de açıkça görülüyor…
Kaynak:Uçankuş
http://img.sabah.com.tr/2008/01/23/gny/im/4EDCC03258E3EA44896DBF14r.jpg
Osman Laila playboy'u değil...
Başarılı oyuncu Hakan Yılmaz, 'Avrupa Yakası'nda hayat verdiği karakteri anlattı: Osman; dediğim dedik, ailesine özen gösteren, biraz da çekinilen bir adam. Playboy ama sert bir playboy, Laila playboy'u değil yani.....
Avrupa Yakası'nın 'moda ikonu' Şahika'nın kuzeni olarak kadroya dahil olan Osman Koçarslanlı, kısa sürede seyircinin ilgisini çekmeyi başardı. Osman Koçarslanlı'yı canlandıran usta oyuncu Hakan Yılmaz ise ilk kez ezber bozan bir rolle çıktı karşımıza. Çünkü biz onu daha çok jön-komik rollerde görmeye alışıktık. Konuk oyuncu olarak girdiği kadroda kısa sürede kalıcı olmayı başaran Yılmaz'la 'Avrupa Yakası'nı ve Osman Koçarslanlı'yı konuştuk.
* 'Avrupa Yakası' kadrosuna katılışınız çok ani oldu sanki. Nasıl gelişti bu süreç?
Ani oldu çünkü hiç planlı programlı değildi. İki yıldır 'Avrupa Yakası'ndan beni konuk oyuncu olarak çağırıyorlardı. Ama gelen senaryoya bakınca, benim bir şeyler katabileceğim işler olmadığını görüp kibarca reddediyordum. Ama bir gün Hasibe Eren'le (Makbule) karşılaştım ve 'Bir rol var, Gülse çok güzel yazdı, konuk oynar mısın?' diye sordu. Konuk olarak oynamayı istemediğimi söyleyince de 'Bir oku, çok beğeneceksin' dedi. O yüzden plansız programsız ve habersiz oldu kadroya katılmam.
SEYİRCİ DE SEVDİ
* Sizi Hasibe Hanım ikna etti yani...
Senaryoyu okuyunca Osman'ın çok ters köşe bir tip olduğunu gördüm. Benim bugüne kadar oynadığım karakterlerin çok dışında bir tipti. Çünkü ben bugüne kadar hep hafif jön, sevimli aile babası konseptinde adamları oynadım. Oynamak isteyeceğim güzel bir rol olduğunu görünce, bir de oyuncuların hepsi arkadaşım, diziyi de çok seviyorum, içinde olmak istedim ve bir bölüm için girdim.
* Bir bölüm için konuk oyuncu olarak girdiniz ama sürekli oyunculardan biri haline geldiniz. Bu nasıl oldu?
Gülse çok memnun kaldı çıkan tipten, 'Çok hoşuma gitti, Osman çok gerçek bir karakter oldu. Bir-iki bölüm daha yazabilir miyim?' diye sordu. Ben de 'Tamam yaz' dedim. Sonra o biriki bölüm, altı bölüm konuk oyunculuğa döndü. Sonra yapımcıyla konuştuk ve bundan sonra hikayenin getirdiği dönemlerde dizinin içinde olmama karar verdik.
* Son dönemde mafya, kabadayı dizileri ilgi görür oldu. Sizin canlandırdığınız Osman da biraz mafyavari bir karakter...
Aslında Osman mafya da değil, kabadayı da. Zengin bir işadamı ama sert bir adam. Dediğim dedik, ailesine özen gösteren, biraz da çekinilen bir adam. Yani Erdal Acar gibi bir tip. Erdal Acar'ın da öyle bir görüntüsü vardır ya... Osman playboy ama sert bir playboy, Laila playboy'u değil yani...
* Osman korkulacak bir adam değil diyorsunuz yani...
Zaten Osman'daki kabadayılık komik bir unsur. Komedi dizisinin içinde silah kullanırsanız ne kadar kötü olabilir ki? Ancak komik olur. Zaten Osman da hiçbir zaman silahını kötü amaçla kullanmıyor, sadece korkutuyor.
* Ata Demirer, Evrim Akın, Bülent Polat gibi bu diziden ayrılanların çoğu sonraki işlerinde aynı başarıyı yakalayamadı. Bu sizi ürkütmüyor mu?
Yok hayır, zaten ben diziye gireli daha sekiz, dokuz bölüm oldu. Diziden 20 bölüm sonra ayrılsam da hayatımda bir şey değişmez. Ben Hakan Yılmaz olarak girdim bu diziye ve yine Hakan Yılmaz olarak çıkarım. Ama bu konuyla ilgili şöyle bir saptamam var; özellikle komedi dizileri ekip işi oluyor. Yani hiç kimse bireysel bir kahraman değil orada. O diziden kim ayrılırsa ayrılsın her zaman bir alternatifi vardır. 'Ben bu diziden ayrılırsam dizi biter, reytingler düşer' diye bir şey yok.
GÜLSE MATEMATİĞİNİ İYİ YAPMIŞ
* Dizinin başından beri Aslı'yla Cem bir çiftti. İlk kez aralarına bir başka erkek giriyor. Bu nedenle seyircinin antipatisini toplamaktan çekindiniz mi?
Bunun matematiğini çok iyi yapmış Gülse. Benden önce Cem'i biraz antipatik yapmış ki, seyirciye 'Bu Cem de artık sıkıyor' dedirtmiş ve o anda hayatına başka birisini sokmuş. Ayrıca Osman antipati toplayacak kötü bir adam değil bence. Çok saygılı, Aslı'ya hürmet eden, otururken sandalyesini falan çeken bir adam.
* Bu yönüyle Osman tam da kadınların sevdiği bir tip aslında...
Öyle herhalde. Hatta Aslı bir bölümde, 'Osman'ın yanında kendimi çok güvende hissediyorum' diyor ve ailesi çok seviniyor. Türk kadının en başta istediği şey; sevgilisinin ya da kocasının yanında kendisini güvende hissetmektir. Gülse de herhalde bunu vermeye çalışıyor ama bunun antipatik duracağını zannetmiyorum. Bugüne kadar Osman tipiyle ilgili hiç kötü eleştiri almadım mesela.
Günaydın/Sabah
Sanki düet yapıyorlar
AVRUPA Yakası’nda iki oyuncu herkesin önüne geçti, karşılıklı oynadıklarında başkasına bakamıyorsunuz... Engin Günaydın ve Binnur Kaya çizdikleri tiplerle anılmaya başladılar, Avrupa Yakası’nı onlar için izleyenler oluştu. Bu hafta ikisini izlerken gülmekten kırıldım, dizinin bu bölümü fazla iyi olmamasına rağmen başka kanala geçemedim.
TUNA SERİM Tercüman Gazetesi
Gaf Kürsüsü
Avrupa Yakası, bayram, yılbaşı gibi takvimle paralel konuları işlemesine rağmen sahne geçişlerinde hâlâ Nişantaşı'nın yazlık görüntüsünü kullanıyor. Bir de Sacit ve arkadaşları havaların buz gibi olduğu şu günlerde hâlâ muhallebicinin önünde gömlekle oturuyorlar.
Yüksel Aytuğ/Sabah
Konservatuara benim yerime bir Pepe aldılar
Tolga Çevik, kendi hayatından da hiç unutamadığı bir olayı anlatırken, neden ve kimlere küstüğünü dile getirdi.
'Maksimum Sokaktayız' programına konuk olan ve engellilerle ilgili görüşlerini aktaran tiyatro sanatçısı Tolga Çevik, konuşmasında kendi hayatından da hiç unutamadığı bir olayı anlattı. Bir tekerlekli sandalyede oturarak röportaj veren Çevik, "Konservatuar sınavını kazanamadım. 67 numarayla girdim sınava, hiç unutmayacağım. Belki tabutuma da 67 yazdırabilirim. Benden iki sonraki 69 numaralı arkadaş kazandı ve 'pepe'ydi. Bayağı konuşamıyordu. O konservatuar okudu, bense okuyamadım. Doğal olarak da küstüm. Beni küstürdükleri için şu an buradayım. Beni Amerika'ya göç etmek zorunda bırakmasalardı, belki daha barışık olabilirdim bazı kişilerle. Buraya döndüm çünkü kalbim burada atıyor" dedi.
Hürriyet-Kelebek
Gaf kürsüsü
Köşemizin dikkatli okurlarından Hakan Özyürek yazmış: Avrupa Yakası'nda Osman, Aslı'nın işyerine gelip, onu öğle yemeğine çıkarıyor. Ama arkadaki saat 6'yı 25 geçiyor. Acaba Avrupa Yakası dergisinde öğle yemekleri o saatte mi yeniyor?
Yüksel Aytuğ/Sabah
BEYAZ’DAN AVRUPA YAKASI’NIN ŞAHİKA’SI BİNNUR KAYA’YA İZDİVAÇ TEKLİFİ: BENİMLE ÇIKAR MISIN? 01 Şubat 2008 Cuma | 23:58
Herkes onu izlerken kahkahalarla kırılıyor... Ekranda ne yapsa güldürüyor... Avrupa Yakası dizisinin Şahika’sı Binnur Kaya’ya canlı yayınlar adeta kabusa dönüşüyor... Bu gece Beyaz şova konuk olan Binnur Kaya’nın heyecanı izleyenler kadar, Beyaz’ı da heyecanlandırdı. Beyaz, Binnur’un heyecanını çok özel sürprizle gidermesini bildi...
Beyaz, şimdiye kadar belki en zor konuşturduğu konuklardan birini ağırladı... Beyaz Show'un konukları arasında bulunan Avrupa Yakası'nın Şahika'sı Binnur Kaya duygusal anlar yaşadı ve yine çok heyecanlandı…
Binnur Kaya'nın aşırı derecede heyecanlandığını gören Beyaz, ona çok sevdiği bir sürpriz hazırladı... Binnur'un uzun süredir görmediği babası ve köpeğinin programa gelmesi ünlü oyuncuyu bir nebze olsun rahatlattı..
Mustafa Keser'in esprileri ve şarkılarıyla hareketlendirdiği Beyaz Şova, Van'dan gelen Rap'çi ilköğretim öğrencileri damgasını vurdu...
BEYAZ'DAN ŞAHİKA'YA: BENİMLE ÇIKAR MISIN?
Proğramın ilerleyen dakikalarında Binnur Kaya'nın yanına oturan Beyaz'ın, Şahika'ya sevgi dolu bir bakış atması, ikili arasında ilginç bir diyaloğun yaşanmasına neden oldu...
Binnur'u alnından öperek "Benimle çıkarmısın?" diyen Beyaz'a şaşkını şaşkın bakan "Şahika", onu yanaklarından öperek cevapladı...
Magazinci
http://img129.imageshack.us/img129/1059/binnurbeyaz1fk2.jpg (http://imageshack.us)
http://img129.imageshack.us/img129/5893/78405781ds2.jpg (http://imageshack.us)
http://img129.imageshack.us/img129/7833/79499063ak1.jpg (http://imageshack.us)
http://img129.imageshack.us/img129/1538/63144699sp7.jpg (http://imageshack.us)
Hepimiz biraz Şahika'yız
Avrupa Yakası dizisinin Şahika'sı Binnur Kaya, oynadığı karakterin aslında herkesin içinde biraz olduğunu söyledi
Beyaz Show programına katılan başarılı oyuncu Beyaz'ın "Bu Şahika içinde yatan birisi miydi?" sorusuna şöyle yanıt verdi:
"Ay hem de ne biçim çörek gibi meğer o çıktı dışarıya. Galiba hepimizin içinde varmış gibi geliyor. Genelde söylenmeyen, çok kaba, söylenmemesi gereken şeyleri de söylüyor. O yüzden seviyorum da onu. Hepimizde var gibi geliyor biraz..."
KAYNAK: TELEVİZYONGAZETESİ
Sultan sendromu...
'Beyaz Show'u izlerken gözlerime inanamadım. Avrupa Yakası'nda kahkahalarla izlediğim, 'Karayılan'da hayran kaldığım Binnur Kaya'nın masum hali beni hayrete düşürdü. Son dönemlerde tam bir fenomen haline gelen Şahika karakterini başarıyla canlandıran Binnur Kaya, heyecanı ve tedirginliğiyle eminim sadece beni değil, birçoğunuzu şaşırttı. Sanki o kadın gitmiş yerine kamerayla ilk defa karşılaşan halktan biri gelmişti. Aklıma direkt Türkan Şoray geldi. Yeşilçam'ın Sultanı da mikrofonlara her konuştuğunda bende soğuk duş etkisi yapardı. Ancak Kaya'nın açıklaması akla mantığa uygundu; "Benim işim oyunculuk, işimi çok seviyorum. Ama gerçek hayatta böyleyim."
Nilgün K. Tahmaz / Takvim
http://img352.imageshack.us/img352/8194/beyazbinnur35nz6.jpg (http://imageshack.us)
http://img220.imageshack.us/img220/8291/gulsebirselteklida2.jpg (http://imageshack.us)
Gülse'ye övgü dolu sözler
Beyazıt Öztürk ve Binnur Kaya, Avrupa Yakası dizisinin senaristi ve oyuncusu Gülse Birsel'i öve öve bitiremedi. Dizide Şahika'yı canlandıran Binnur Kaya, "Gülse'de insan olarak kusur arıyorum" dedi.
Beyazıt Öztürk, Beyaz Show programına konuk ettiği Avrupa Yakası dizisinin Şahika'sı Binnur Kaya ile birlikte Gülse Birsel'e övgüler yağdırdı.
Beyaz, "Türkiye'deki mizah anlayışını, sit-com anlayışını, dizi anlayışını, kalite anlayışını değiştirdi. Kanallar üstü bir iş yaptığını düşünüyorum, atv'de çok başarılı iş yapıyor. 7'den 70'e hangi siyasi görüş olursa olsun, hangi kültürel düzey olursa olsun herkes o diziyi seyrediyor. Bu acayip büyük bir başarı. Türkiye'deki kadınların da bence en önemli temsilcilerinden olduğuna inanıyorum. Kadınların neler yapabileceğini gösterdiğine inanıyorum" diye konuştu.
İnsanların şimdiye kadar Avrupa Yakası dizisinden sıkılmış olmaları gerektiğini ancak halen ilginin devam ettiğini belirten Binnur Kaya, Gülse Birsel ve ekip arkadaşlarıyla ilgili şunları söyledi: "Gerçekten en başta Gülse'nin çok acayip bir tılsımı var. Ben hala Gülse'ye insan olarak kusur arıyorum. Ama daha bulamadım. Bir de Gazanfer Bey'i, Hümeyra'yı sette görmek, Engin'i, diğer arkadaşlarımı, başka bir durum var. Mutlu bir ekip var, işini severek yapan insanlar var. Her şey karşılıklı. Bir de işimizi yaparken saygılı olduğumuzu düşünüyorum."
Televizyon Gazetesi
verycool91 06-02-08, 13:32 Binnur Kaya'nın ruh hali herkesi şaşırttı
'Beyaz Show'da izlerken Binnur Kaya'yı ben de heyecanlandım, bununla başa çıkabilecek mi diye... Öylesine heyecanlıydı ki, bir an orada oturamayıp kalkıp gidecek sandım. Onu sinemada-televizyonda değişik rollerde, hele hele 'Şahika'nın o abartılı, vurdumduymaz tavrı içinde izleyenler belki bir anlam veremediler bu duruma... "Bir oyuncu nasıl olur da bu kadar heyecanlı olur? Peki bu kadın kamera karşısında nasıl oluyor da rol yapıyor?" dediler. Rol başka bir şey. İnsanın kendi olmaktan çıktığı, başka bir ruha büründüğü bir başka alan. Belki de iyi oyuncu olmaları bu yüzden. Kendilerini unutabildikleri için... Binnur Kaya gibi Engin Günaydın da kamera fobisi yüzünden çıkmıyormuş televizyon programlarına. Ama adam yarattığı karakterle bir fenomen... Türkan Şoray'ı biliyorsunuzdur. Elleri titrer, konuşurken fazlasıyla heyecanlanır. Ama kamera önünde bir başka kadındır, bir devdir... Zerrin Özer örneğin. Sahne öncesi panik atak krizi ile yerlerde süründüğünü ama şarkı söylemeye başladığında mucizevi biçimde nasıl dikildiğini, dimdik durduğunu gözlerimle görmüşümdür. Bir de tersi durumlar var. Televizyon kamerasını sevenler... Yılların Halit Abisi (Kıvanç) kamera karşısında tikinden kurtulur. (Omzuna bakmaz sürekli) Seray Sever örneğin. Öylesine hastaydı ki bir gün; "Akşam nasıl canlı yayın yapacaksın?" diye sordum. "Ben kamera ışığını görünce iyileşirim" dedi. Akşam televizyonda izlerken gördüm ki, sahiden iyileşmiş. Sadece Zerrin Özer değil, konserleri ya da gösterileri öncesi kuliste heyecandan ne yapacağını şaşıran nice insan var bu camiada. Özetle; rol başka bir şeydir, gerçek hayatta kendin olmak başka...
Sabah Gazetesi / Şengül Balıksırtı
Geçtiğimiz Haftanın En Çok Reklam Alan Yerli Dizisi, Ekranın Sevilen Sit-com'u Avrupa Yakası Oldu.
Verdiği kısa aradan sonra reklamverenin ilgisini yeniden çekmekte zorlanan Kurtlar Vadisi Pusu, en çok reklam alan yerli diziler listesinde 34. sıraya geriledi. İşte araştırmanın diğer ayrıntıları…
Medya Takip Merkezi (MTM) tarafından haftalık olarak hazırlanan "en çok reklam alan yerli diziler" araştırmasının sonucuna göre, geçtiğimiz haftanın en çok reklam alan yapımı, Nişantaşı'nda yaşayan Sütçüoğlu ailesinin etrafında dönen olayları, komedi tarzında anlatan Avrupa Yakası oldu. Yayımlandığı günün en çok izlenen dördüncü yapımı olan dizi, 57 markanın reklam spotunu, 37 dakikayı aşkın süreyle izleyicileriyle buluşturdu. Tüketicileriyle buluşmak için bu diziyi en çok tercih eden markalar ise Olay, Maximum Kart ve Cif oldular.
Aynı gün yayımlanan ve reyting sıralamasında ilk sırada yer alan Yaprak Dökümü ise, en çok reklam alan yerli diziler listesinin, 19. sırasında yer alabildi.
ATV ekranlarında yayımlanan ve 1900'lü yılların başında Osmanlı'nın yönetiminde olan Makedonya'da geçen hikayesiyle Elveda Rumeli dizisi, geçtiğimiz haftanın, reklamveren tarafından en çok tercih edilen ikinci yayını oldu. Elveda Rumeli dizisinde yayımlanan 58 reklam, 35 dakikayı aşkın süreyle izleyiciyle sunuldu. Diziye en çok reklamı ise Wella,
Maximum Kart ve Turkcell verdi.
MTM' nin aynı araştırmasına göre, yine ATV'de yayımlanan "Selena", reklam verenin en çok tercih ettiği üçüncü yapım oldu. Yayımlandığı günün reyting sıralamasında sekizinci olan gençlik dizisi, 50 markanın reklamını 35 dakikayı aşkın süreyle tüketicisi ile buluşturdu. (Gecce.com)
"Makina"daki performansıyla milyonları kendine hayran bırakan Gürgen Öz, "Avrupa Yakası"nda ise sevenlerini hayal kırıklığına uğrattı!
Ekibe katılmasıyla diziden ayrılması bir olan oyuncu, Billboard dergisine verdiği röportajda "Avrupa Yakası ile uyuşamadım. Rol içime sinmedi. Gidişatının çok keyifli olmadığını düşündüm ve ayrıldım" dedi.
"Avrupa Yakası"ndan ayrıldınız değil mi?
- Evet. Rol içime sinmedi. Gidişatının çok keyifli olmadığını düşündüm. Uyuşamadım diziyle.
Geri planda kaldığınızı mı hissettiniz?
- Aslında biz başlarken, iki yeni karakterdik Binnur’la (Kaya) birlikte. Binnur müthiş bir oyuncu. "Avrupa Yakası"ndan sonra hayran kaldım ona. Öyle hikayeleri var ki, dinlerken gülmekten yere yuvarlanırsınız. Kadın komedyen bulmak çok zor. Bense kafamdaki karakteri oturtamadım dizide. Cesur, çok gelişmedi, alanı dardı. Keyif almamaya başladım doğal olarak. Benim için çok da bir anlamı kalmadı. Düşüncelerimi Gülse’ye (Birsel) söyledim, anlayışla karşıladı. Kavga da etmedik, çok tatlı bir şekilde ayrıldık. Bu benim kariyerimle ilgili bir karardı. Ama onları tanıdığım için çok mutlu oldum.
Sadece Avrupa Yakasıyla İlgili bölümü ekliyorum
Kaynak:hurriyet.com.tr
"Gaffur" Gitti Çizgili Pijama Satışı Bitti
Peker Açıkalın'ın Canlandırdığı "Gaffur" Karakterinden Dolayı Artan Çizgili Pijama Satışları, Açıkalın'ın Diziden Ayrılmasıyla Son Bulurken, Stoklar da Mağazaların Elinde Kaldı.[/COLOR]
Peker Açıkalın'ın canlandırdığı "Gaffur" karakterinden dolayı artan çizgili pijama satışları, Açıkalın'ın diziden ayrılmasıyla son bulurken, stoklar da mağazaların elinde kaldı.
"Avrupa Yakası" dizisinde psikopat "Gaffur" karakteriyle rol alan Peker Açıkalın'ın giydiği çizgili pijama kısa sürede yaygınlaşarak Türkiye'nin dört bir yanındaki mağazalarda satış rekorları kırmıştı. Hatta "Gaffur" adında halı saha futbol takımı kuran hayranları çizgili pijamadan forma giymişti. Ancak Açıkalın'ın diziden ayrılmasıyla birlikte çizgili pijamanın tahtı sona erdi.
Adana'daki Zaimoğlu Manifatura Satış Şefi Halil Güzeloğlu, Gaffur'la birlikte yıllar öncesinden depolarda kalan ve kimsenin almadığı çizgili pijamanın diziyle birlikte 3 ayda tükendiğini ve sipariş alarak çizgili kumaş getirdiklerini söyledi. 2007 yılının özel günlerinde en çok satan hediyenin çizgili pijama olduğunu belirten Güzeloğlu, Peker Açıkalın'ın diziden ayrılana kadar talepleri karşılayamadıklarını söyledi.
"Gaffur" pijamalarının bu yıl satılmadığını soran da olmadığını ifade eden Güzeloğlu, "Peker Açıkalın'ın diziden ayrılmasıyla hatta ayrılacağının duyulmasıyla birlikte satışlar bitti. Açıkalın dizide oynarken çok kısa sürede 5 bin metre çizgili kumaş satışı gerçekleştirdik. Günlük 20 tane pijama dikip satıyorduk. Hatta 1. katta veznenin bulunduğu yerde de "Gaffur" köşesi oluşturmuştuk. Gaffur tiplemesinin fotoğraflarının ve pijamalıklarının yer aldığı köşede, müşterilerin sohbet etmelerine de imkan
sağlanıyordu" diye konuştu.
Güzeloğlu, çizgili pijama çok satıldığı için stok yaptıklarını ancak Açıkalın'ın diziden ayrılmasıyla satışların sıfıra indiğini, kumaşların ellerinde kaldığını sözlerine ekledi.
(İhlas Haber Ajansı)
Avrupa Yakası'nın Cesur'u Diziden Ayrıldı Kanal 1'e Transfer Oldu
Avrupa Yakası dizisine Binnur Kaya ile birlikte yeni bir heyecan katmak için giren Gürgen Öz, uyuşamayınca diziden ayrıldı.
Hürriyet Gazetesi'nde röportajı yayınlanan Gürgen Öz, Avrupa Yakası'ndan neden ayrıldığını şöyle açıkladı: 'Rol içime sinmedi. Gidişatının çok keyifli olmadığını düşündüm. Uyuşamadım diziyle.'
Kafasındaki karakteri dizide oturtamadığını ifade eden Öz, 'Cesur, çok gelişmedi, alanı dardı. Keyif almamaya başladım doğal olarak. Benim için çok da bir anlamı kalmadı. Düşüncelerimi Gülse'ye (Birsel) söyledim, anlayışla karşıladı. Kavga da etmedik, çok tatlı bir şekilde ayrıldık. Bu benim kariyerimle ilgili bir karardı. Ama onları tanıdığım için çok mutlu oldum' dedi.
(Gecce.com)
atv nin raitingi yüksek dizilerinden avrupa yakası nın sezon sonunda ciner grubu na geçeceği dizinin senaristi gülse birsel in tek şartının''artık 2 saatlik dizi yazmak istemiyorum 60 dakikalık bir sit-com olursa''şartını öne sürdüğü ve bunun da kanal tarafından kabul edildiği iddia ediliyo...
KAYNAK:UÇANKUŞ
MaD AvriL*** 20-02-08, 14:40 Önünü görmedi kamyona çarptı
Burhan Altıntop karakteriyle şöhreti yakalayan Engin Günaydın, alkolün kurbanı oldu.
"Avrupa Yakası" dizisinde canlandırdığı Burhan Altıntop karakteriyle şöhreti yakalayan Engin Günaydın, önceki gece hem alkolün hem de kafasından çıkarmadığı şapkanın kurbanı oldu. Geç saatlere kadar Beyoğlu'ndaki Mojo adlı barda eğlenen ve alkolün dozunu kaçıran Günaydın, çıkışta şapkası yüzünden önünü tam göremeyince aracıyla park halindeki kamyonete çarptı. Ayakta durmakta güçlük çeken oyuncu, tinercilerin tacizine de uğrayınca çareyi bir başka bara girmekte buldu..
Kaynak:Hürriyet Gazetesi
MaD AvriL*** 20-02-08, 14:45 "Avrupa Yakası"nın Başarılı Oyuncusu Günaydın Erbaa'da
Avrupa Yakası Dizisinde 'Burhan Altıntop' Tiplemesi ve Başarılı Oyunu ile Milyonların Beğenisini Kazanan Ünlü Tiyatro Sanatçısı Engin Günaydın, Memleketi Olan Tokat'ın Erbaa İlçesine Çeşitli Ziyaretlerde Bulundu.
Avrupa Yakası dizisinde 'Burhan Altıntop' tiplemesi ve başarılı oyunu ile milyonların beğenisini kazanan ünlü tiyatro sanatçısı Engin Günaydın, memleketi olan Tokat'ın Erbaa ilçesine çeşitli ziyaretlerde bulundu.
Avrupa Yakası dizisinin başarılı oyuncusu Engin Günaydın'ı makamında kabul eden Erbaa Belediye Başkanı Ahmet Yenihan, ünlü sanatçıya ilçenin tanıtımına sağladığı katkıdan dolayı teşekkür ederek, başarılarının devamını diledi. Ünlü sanatçı Günaydın ise Erbaa'ya her geldiğinde farklı bir güzellik ve yenilikle karşılaştığını belirterek, "Her zaman Erbaalı olmaktan gurur duydum. Ama böyle devamlı olarak gelişen, büyüyen ve modern bir kent halini alan Erbaa ile ise farklı bir gurur duyuyorum" dedi.
MaD AvriL*** 20-02-08, 14:49 Para yerine dostluk biriktirmek önemli
BÜLENT İPEK MAGAZİN
'Avrupa Yakası'nın Burhan Altıntop'u Engin Günaydın, televizyonda sadece para kazanmak için çalışan oyunculara isyan etti: Mahalledeki esnaf mıyım ki ben, para kazanmak için çalışayım!..
Avrupa Yakası dizisinin sevilen karakterlerinden Burhan Altıntop'a hayat veren Engin Günaydın, televizyonda sadece para kazanmak için çalışan tiyatroculara veryansın etti. Hiçbir zaman sadece para için bir iş yapmadığını belirten Günaydın, bir dönem çok parasızlık çektiğini ve gelecekte yine aynı şeyleri yaşayabilme ihtimali olduğu için zor günlerinde yardım isteyebileceği aile ve dostlarına önem verdiğini söyledi.
BEN ESNAF DEĞİLİM Kİ Televizyon dizilerinde oynayan tiyatro kökenli birçok oyuncunun bu işi sadece para kazanmak ve tiyatrolarına destek sağlamak için yaptığı açıklamalarına tepki gösteren Günaydın, şunları söyledi: "Ben televizyonu sadece para kazanma alanı olarak görmüyorum. Ben para kazanmak için hiçbir zaman iş yapmadım. Mahallede bir esnaf değilim ki! Kalabalık bir seyirci bizi izliyor Para her şekilde gelir. Önemli olan aile ve dostluk bağlarını kuvvetli tutmak." 'Avrupa Yakası' dizisini hem canlı hem de üç kamerayla çekilmesinden dolayı canlı bir performans alanı gibi gördüğünü de söyleyen Günaydın, şöyle konuştu: "Ben televizyonu bir performans alanı olarak görüyorum. 'Avrupa Yakası'nda çalışmayı çok seviyorum. Kulisinden yapımına kadar çok insani bir set."
MaD AvriL*** 20-02-08, 14:50 Dizinin istikrarı Burhan'ın önünde gelir
Burhan Altıntop karakterinin nereye doğru gideceğiyle ilgili bir endişe taşımadığını belirten Engin Günaydın, "Dizinin istikrarlı biçimde devam etmesi çok önemli" diyerek devam etti: "Bir yere gittiğinizde sevdiğiniz bir yemeği istiyorsanız sevdiğiniz yemek gelmek zorunda. Ben de istikrararlı bir şekilde rolümü oynamak zorundayım." Günaydın, istikrar kelimesiyle vurguladığı şeyi ise şöyle açıkladı: "Hiçbir zaman yalan söylememektir. İşinizi doğru ve dürüst yapmaktır..."
MaD AvriL*** 20-02-08, 14:52 Hikaye ve izleyici bir olup bitirmemize izin vermiyor!
BÜLENT İPEK MAGAZİN
Gülse Birsel, senaryosunu yazıp, başrol oynadığı 'Avrupa Yakası' dizisinin 'bitmek bilmediğini' söyledi: Her sezon 'Bu sene son' diyoruz ama hikaye, karakterler, izleyici ve kanal birleşip peşimizi bırakmıyor!..
atv'nin kahkaha bombası 'Avrupa Yakası'nın dördüncü sezonu 19 Eylül Çarşamba gecesi başlayacak. Dizinin yaratıcısı, senaristi ve oyuncusu Gülse Birsel, oyuncu kadrosunun bu yıl Gürgen Öz ve Binnur Kaya ile güçlendiğini hatırlatarak, "Biz diziyi bitirmek istesek de dizi bitemiyor. Hikaye, karakterler, kanal ve izleyici bir olup bizi bırakmıyor" dedi. Öğlen saatlerinde uyanıp, geceleri yazmaya başladığını anlatan ve "En büyük lüksüm uykudur" diyen Gülse Birsel ile Avrupa Yakası' üzerine konuştuk.
ŞAHİKA' İLE 'CESUR' GELDİ
* 'Avrupa Yakası'nın dördüncü sezonunda iki yeni oyuncunuz var. Gürgen Öz ve Binnur Kaya, dizide hangi karakterleri canlandıracak? Binnur Kaya, 'Şahika', Gürgen Öz ise 'Cesur' rolüyle aramıza katıldı. Şahika, Türkiye'nin en zengin fakat bir o kadar da görgüsüz ailelerinden birinin kızı. Çok kapalı büyütülmüş. Ve sonunda kısa bir zaman önce bir sinir buhranı geçirmiş! Bunun üzerine babası kızına meşgale olsun diye derginin yarısını satın almış. 'Şahika' kendini moda ikonu sanıyor ama müthiş zevksiz. Ayrıca şimdiye kadar doğru dürüst bir sevgilisi olmadığı halde erkeklere oldukça düşkün. Fitne, dedikoducu ve emrinde çalışanlara son derece kötü davranan bir tip.
* 'Cesur' nasıl bir tip olacak peki? 'Cesur' ise kapıcı dairesine 'Hediye Teyze'nin kardeşi olarak giriyor. Ergenliğinde bir süre bu evde kalmış ama sonra bir yayınevinde şöför ve odacı olarak bir iş bulmuş. Yayınevinin entelektüel patronu da onu oğlu gibi sevip, yatacak yer vermiş. 'Cesur' patronunu esas ailesi olarak görüyor ve tüm cehaletine rağmen kendisini entelektüel sanıyor. Beklenmedik zamanlarda siniri oynayarak ağlamaya başlayan, her yerde uyuyabilen, benmerkezci, ukala bir karakter. Ama kızlar konusunda tuhaf bir cazibesi de var.
DOĞAÇLAMA GEREKSİZDİR
* Komedi dizilerinde en zor şeyin oyuncuları tekste bağlı tutmak olduğu söylenir... Siz oyuncuların doğaçlama yapmasına ne kadar izin veriyorsunuz? Bizim çok tercih ettiğimiz, güvendiğimiz birşey değildir doğaçlama. Karakterin bütünlüğünü, diyaloğun ve sahnenin temposunu, hikayenin gerilimini aksatabilir. Riskleri vardır. Senaryoda bir eksik yoksa doğaçlama gereksizdir aslında. Ama kırk yılda bir, sette çok tatlı bir espri çıktığında, 'Bebişim', 'Gerriii' ya da 'Otomatik neşe geldi' gibi birkaç hitap tarzı veya nida bulduğumuzda; onları kullanırız. Bu her bölümde üç dört kelimeyi geçmez aslında.
* Gürgen Öz, Okan Bayülgen'in programında yaptığı doğaçlamalarla tanındı. Bu yeteneği diziye katkı sağlar mı? Biz Gürgen'in oyunculuk yeteneğinden faydalanmak istiyoruz. Doğaçlama konusundaki fikirlerimi söyledim; 'Avrupa Yakası' bir doğaçlama dizisi değil. Hiçbir lafın eksik veya fazla söylenmemesi gereken, senaryosu mümkün olduğu kadar 'milimetrik' yazılmaya çalışılan bir iş.
* 'Avrupa Yakası'nın daha kaç sezon sürmesini planlıyorsunuz? 'Avrupa Yakası' bitmiyor, bitemiyor. Üç yıldır 'son sezon' diyoruz ama hikaye, karakterler, seyirci ve kanal bir olup bizi bırakmıyor. Daha kaç sezon süreceğine dizinin tadı karar verecek.
* Her hafta neredeyse bir sinema filmi uzunluğundaki dizi senaryosu yazmak çok zamanınızı alıyordur. Nasıl yetiştiriyorsunuz? Oyunculuğu da katarak, günde kaç saatinizi 'Avrupa Yakası'na ayırıyorsunuz? Bu sorumluluğu aldıysan yetiştireceksin. Ben hızlı yazarım; saatte dört, beş sayfa ortalama hızım var. Hikayeleri bulduktan sonra diyaloglaması kolay zaten. Çoğu zaman haftada yedi gün diziyle haşır neşirim. Üç günü oyunculuğu, dört günü senaryosu alıyor. Tembellik yaptığım haftalarda ise iki günde bile yazmak zorunda kalabiliyorum.
* Günlük programınız nasıl gelişir, sabah kalktıktan sonra neler yapıyorsunuz? Diziyi nerede ve nasıl bir ortamda yazıyorsunuz? Nerelerden besleniyorsunuz? Benim en büyük lüksüm uyumak ve yataktan öğlen kalkarım! Geç saatlerde yazmaya başlayabiliyorum ve geç yatıyorum. Senaryoyu, çalışma odamda yazarım. Nelerden beslendiğimi ben bilsem, gidip hep oralardan beslenirim ama bu mümkün değil. Yaşadığım gibi yazıyorum işte, yazmak için özel bir hayat diyetim yok! MİZAHÇILAR ÇOK HASSASTIR
*Dram da yazmak ister misiniz? Dram yazmayı şimdilik düşünmüyorum, komedi bana daha yakın bir tür.
* Bu kadar espriyi nasıl buluyorsunuz? Bunun cevabı bende yok! Olsa, dediğim gibi gidip oradan başka espriler bulmaya çalışırım. Espri, hayata bakışla ilgili bir durumdur muhakkak. Hepimiz başa çıkamadığımız durumları şakaya vurarak başlıyoruz bu işlere. Komedyenlerin arasında kaba saba, ruhsuz, duygusuz kimse yoktur. Mizahla uğraşan insanlar hassas tiplerdir.
* Başka bir dizi ya da filmde oyunculuk yapar mısınız? Çok inandığım, becerebileceğimi, gerçekçi, inandırıcı olacağımı düşündüğüm bir işte oyunculuk yapmak isterim. Bazen teklifler de geliyor ama dediğim gibi; önce kendimi inandırmam lazım. Ve tabii oyunculukta daha çook yolum var.
Sinan Çetin bana yüzde yüz güvenir
* 'Avrupa Yakası' sizin projeniz ve kendi başınıza yazıyorsunuz. Bu ne kadar sürecek? Böyle devam edecek çünkü bir ekip kurmayı hiç düşünmüyorum.
* Dizinin izleyicilerinin dışında büyük bir fanatik kitlesi de var. Onların istek ve beklentilerini hiç değerlendiriyor musunuz? Belli ölçülerde değerlendiriyorum. Reytingler, izleyici yorumları, e-mail'ler, sokakta duyduklarımızın hepsi önemli benim için.
* Yapımcınız Sinan Çetin size ne kadar müdahale ediyor? Hangi konularda ya da sorunlarda topu ona atarsınız? Sinan Çetin'in senaryoya hiçbir müdahalesi olmaz, bana yüzde yüz güvenir. Diziyi televizyondan seyreder. Zaten doğrusu da bu bence. Yapımcı eğer senariste güveniyorsa, hikaye baştan sona o senaristin yetki ve sorumluluğunda olmalı. Ama Sinan'ın diziyi seyrettikten sonraki yorumları elbette önemlidir bizim için.
*Sizinle aynı saatte yayınlanan 'Yaprak Dökümü'nü rakip görüyor musunuz? Aynı kulvarda olmadığımız için tabii rakip olarak görmüyorum. Benim tarzım olmasa da iyi, kaliteli bir dizi.
Peker'le tartışma durumu olmadı
* Gürgen Öz ve Binnur Kaya size göre nasıl oyuncular? 'Avrupa Yakası'nda olmalarını hangi özelliklerinden dolayı tercih ettiniz? Yazılmış karakterlere uygun olmaları önemliydi ilk başta. Binnur zaten bizim kuşağın en iyi kadın oyuncularından. Komedide de müthiş. Gürgen'in de enerjisi ve yine komediye yatkınlığı etkili oldu.
* Volkan (Ata Demirer) ve diğer karakterlerin ayrılmasıyla, dizinin biteceği sanılırken eskisinden daha çok izlenmesini neye bağlıyorsunuz? İyi senaryo ve iyi oyuncu kadrosu her zaman seyredilir. İyi bir komedi dizisi yapıyorsanız, tek bir oyuncuya zaten bel bağlamazsınız.
*Peker Açıkalın ile 'Avrupa Yakası'nın yolları neden ayrıldı? Önce diziden ayrılabileceğini açıklamıştı ancak sonra sözleşmesi olduğu için dört bölüm daha oynama hakkını kullanacağını söyledi? Yaz boyunca anlaşma sağlanamadı. Plato Film böyle bir tercih yaptı. Sözleşme konusunu iki tarafın avukatları çözüyor sanıyorum. Ama bir kavga veya tartışma olmadı.
|