Tüm Versiyonu Göster : Hatırla Sevgili - Mantık Hataları


Sayfalar : 1 2 3 [4]

jikarinziku
12-01-08, 17:52
mantik hatasi degil ama..
Güzide ile Necdet taksideyken, Güzidenin tarafindaki kapi tam kapanmamisti:)

simsek_25
12-01-08, 18:34
deniz gezmiş nasıl olduda sivas a geldi de kayseriye gitmeye çalışıyor ben sivas tayım da ankara odtü den çıkış yapıp yozgat üzerinden kayseri bünyana gitmek daha kolay ken nasıl oluyorda ankaradan yola çıkıp sivas a geliyor ve ordan kayseriye gitmek için uğraşıyorlar acaba o dönemde deprem oldu da sivas la kayseri yermi değiştirdi çünkü güzargahlarına göre harita da iller yer değiştirdide yanii normali güzargahın şöyle olması lazım ank-yozgat- kayseri- sivas (ank-yozgat-sivas -kayseri olmazda yaniii) bana bi açıklarsanız sevinirim bu arada bende şaşırttım şu zaman dilimine ahmet le yasemin olayında rüyanın evden kaçmasını diyorum

iReMJeLiBoN
12-01-08, 18:54
Rüyanın kaçma sahnesinde ben de zaman kavramını şaşırdım doğrusu:)

Bir de tam emin değilim ama Işık Sevim'le telefonda konuşurken Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan yakalandı dedi ama Sivas'ta olduğunu söylemedi,sonra Sevim direk sen Sivasa mı gidiyorsun dedi,ben mi bir şey kaçırdım yoksa Sevime malum mu oldu?

Bir de gazete sayfalarını gösterirken bir tanesinde kocaman Deniz Gezmiş yakalandı yazıyordu,o sütunun hemen atında da Yusuf Aslan öldü diyordu,onu anlayamadım...


evet onu bende gördüm ve şaşırdım güldüm birazda yusufaslan öldü yani... :D

Ama onların Sivasa kactıklarıını bi gazeteci olarak biliyor olabilir Sevim.. Malum yer Sivas yani :P

hacivatiye
12-01-08, 20:46
dünkü bölmde rüyanın evden gitmesindeki zaman kavramını çözemdm ya!!bnmi anlayamdm yoksa gerçkten bi garplkmi vardı??hem gece hem gündüz..yasemnlke ahmet giderken geceydi geldklernde sabah..anlayamadm!!!

aynı hataya ben de takıldım. sabah evden çıktı rüya necdetin evine gitti akşama kadar orada bekledi.
ama yaseminin konuşmasına ve yasemin ile ahmetin kıyafetlerine bakacak olursak hepsi aynı gece olmuş gibi gösterdiler.

zeynep761
13-01-08, 08:44
Rüya'nın kaçma sahnesinde ilk önce ben de çok takıldım ama sonradan farkettim ki aynı gün içinde oluyor bu olay.Ahmet Rüya'yı kendi odasına götürmeden önce yaseminlerin odasında geçen konuşmada Yasemin Ahmet'e "akşama kalır mı sence" gibi bi cümle kurdu yani vakit o zaman akşam değildi.Zaten bu konuşmadan hemen sonra Ahmet Rüya'yı odasına götürdü ve Rüya Ahmet gider gitmez kalkıp çantasını hazırlamaya başladı.Umarım arada birşeyi atlamamışımdırbye

neris60
13-01-08, 19:45
evet zaman konusunda bende takıldım aynı sahnede çözemedim gitti.birde harun ile denizin polisleri görünce geri döndükleri sahnede mantıksız geldi bana.gecenın bir yarısı sessiz sedasız bir yer ve orada motorun sesının duyulmaması.biraz saçmaydı açıkçası.

kemmik
14-01-08, 18:50
emine ile salim rüyaya bakmak için evdelerdi.yaseminle ahmet geldi ahmet salimle emine "çocuklar" diye hitap etti mantık hatasının 12 sinden vurdular yani

iReMJeLiBoN
16-01-08, 10:54
ay sanırım yalnıs gördüm ama dogru gördüysem cok garip bisi

denüzlerin magara sahnesinde tepede bi mikrofoncu vardı ve bariz görünüyordu.. elinde mikrofonla

hani önce magaranın dısını gösterip sonra zoomla içeri girdiler ya orada gördüm .. :D

özqür
18-01-08, 15:18
wayy beee mikrafonu bn görmedmm keşke görsydm :)

özqür
18-01-08, 15:20
yaaa Rüyaa kaçıoo... Akşam oluyo kmse odasına girip bakmıoo.. bu nasıl bi sorumsuzluktur anlamadım ki :D

Cigdem_18
18-01-08, 19:34
rüya evden kaciyo onlarin ruhu duymuyo
bizim evde biri disari ciksa ben hemen duyuyorum kücücük evde nasil kapinin sesini duymadilar hemde o zamanlardaki kapilar bide ses cikariyoo ama yasemin ve ahmet birbirleriyle ilgilenmekten kapinin sesini bile duymamistir:img-grin2

TaintedWhitexx
19-01-08, 11:16
Hani solcular ve sağcılar aynı anda afiş basarken aynı duvarın köşesinde karşılaştılar ya....

Birer tane gözcü koymuşlardı bide...

İşte o sağcıların gözcüsüne dikkat ettiniz mi?

Birkaç bölüm önce sağcılar tarafından Harun ile beraber kaçırılan "İTÜ'lü Kerem" di o.

Ya çocuk 180 derece dönmüş fikirlerinden...

Ya da figüran bulmakta zorlanıyolar :img-hyste

therion
25-01-08, 23:33
ya denizle defne adadaki evde son kez beraber olduktan sonra üzerinden çok zaman geçti. hatta diğer olayları yazmaya gerek yok. güzide hamile kaldı karnı büyüdü bile ama defnenin hamileliği yeni anlaşılıyor. zaten dizi çocuk bahçesine dönmek üzere:)

ayrıca 70li yıllarda türk toplumu bu kadar medenimiydi bilemiyorum. dizideki bütün hatunlar nikahsız hamile kalıyor ve kendi aileleri dahil herkes bunu çok normal karşılıyor.

büyük cadı
26-01-08, 10:46
yasemin rüyanın odasında otururken eskileri hatırlıyor.rüyanın ahmete trende dil çıkardığı sahne de var flashbackler arasında.yasemin orda ahmeti ve doğal olarak o sahneyi görmemişti ki yerde bir şeyler arıyordu nasıl oldu da görmediği bir şeyi hatırladı?

jikarinziku
26-01-08, 10:50
ya denizle defne adadaki evde son kez beraber olduktan sonra üzerinden çok zaman geçti. hatta diğer olayları yazmaya gerek yok. güzide hamile kaldı karnı büyüdü bile ama defnenin hamileliği yeni anlaşılıyor. zaten dizi çocuk bahçesine dönmek üzere:)

ayrıca 70li yıllarda türk toplumu bu kadar medenimiydi bilemiyorum. dizideki bütün hatunlar nikahsız hamile kalıyor ve kendi aileleri dahil herkes bunu çok normal karşılıyor.
Heuheueeh.. Benimde ilgimi cekti baya oldu ayrildiklari hatta zaman atlamasi bilem yaptilar Güzidenin karni büyüdü ama Defnenin ki daha yeni ortaya cikiyor.
Ilginc! HS senaristleri iste normal karsiliyorum:icon_whis

eolaa
26-01-08, 11:12
rüya ''nejdet babası(!)' nda kalırken gece ben odama gidiyorum yatacagım diyor.aradan 5 saniye geçmeden nejdet odaya giriyor uyuyamadın degilmi diyor? yani cocuk pijamasını anca giyip yataga uzanmıştır o zaman diliminde...

polisler hiç degişmiyor.:img-polic

defne hamileliginin ilk ayını coktan geçmedimi?su zamana kadar hiç karnı agrımamış midesi bulanmamışmı?ayrıca bir ay regl olmayıp bundan süphelenmeyecek kadar saf mı?

bu dizide normal yoldan evlenenlerin cocugu olmuyor. yaşar-ışık emine ve kocası gibi.nerde evlilik dışı kaçamak var ordan bir cocuk oluyor:D yani dikkat etmeleri gerekenler etmiyorda evli çiftlerimiz temkinli...işe bakınız...:icon_whis

eolaa
26-01-08, 11:14
birde hatırla sevgili dahil her dizide yapılan genel bir mantık hatası.geriye dönük anımsamalarda insan kendi gözünden gördügünü hatırlar.yani yasemin kızının ona sarılışına dışardan bakamaz öle degilmi?bence bu gibi hatalar en sık olanları yapacak bşi olmuyor ama sonuçta hatadır...:img-yes:

berenikom
27-01-08, 14:55
yasemin rüyanın odasında otururken eskileri hatırlıyor.rüyanın ahmete trende dil çıkardığı sahne de var flashbackler arasında.yasemin orda ahmeti ve doğal olarak o sahneyi görmemişti ki yerde bir şeyler arıyordu nasıl oldu da görmediği bir şeyi hatırladı?

Banada garip geldi canım ama bunu yapan kişi Hatırla Sevgilinin senaristi ise beklenir:img-pilot

Banada şu gari geldi mantık hatası olmayabilir ama yani kaç milyonluk parayı kaptırdılar hayır tabiki Rüya ya kavuşmaları önemli ama insan hiç polise demez mi o yalancı adamları bulun paramızı alın diye garip yani:icon_whis

MMC
29-01-08, 18:34
Yasemin Rüya'ı özlerken odasına girip eşyelerına bakıyor.Masasının üstünde duran kalem kutusunu açıyor içinde fişler , fasulyeler var.Rüya kaçıncı sınıfa gidiyor bilmiyorum ama birinci sınıfı bitireli seneler olduğunundan eminim:img-yes:

arese
29-01-08, 23:40
Yasemin Rüya'ı özlerken odasına girip eşyelerına bakıyor.Masasının üstünde duran kalem kutusunu açıyor içinde fişler , fasulyeler var.Rüya kaçıncı sınıfa gidiyor bilmiyorum ama birinci sınıfı bitireli seneler olduğunundan eminim:img-yes:

MMcan bunu bende düşündüm fişlerin orda ne iş var diye Rüya 3'ncü sıfına gidiyor büyük bir ihtimalle 9 yaşında 3' ncü sınıfta olması lazım:)

maveraun
30-01-08, 08:15
rüyanın kalem kutusundaki fasulyelerde daha yeni çıktı plastik olanları eskiden annelerimiz kuru fasulyeyi ikiye kırıp onları götürürdük okula
1970 lerde nerde plastik fasulye:img-blush

cimcime_7297
30-01-08, 08:20
rüyanın kalem kutusundaki fasulyelerde daha yeni çıktı plastik olanları eskiden annelerimiz kuru fasulyeyi ikiye kırıp onları götürürdük okula
1970 lerde nerde plastik fasulye:img-blush

bencede orad bir karışıklık olmuş yada belki rüya resimi çok seviyor ya boyayla bildiğimiz fasulyeyi boyamıştır :img-hyste:img-hysteolamazmı? yani dizi sonuçta herşey beklenir....
bende kalem kutusundaki fişlere dikkat etmiştim güler gazete okur vardı o zamanlar varmıydı ki öyle fişler o zamanlarr..

justinecatblue
31-01-08, 12:30
yasemin hani rüya'nın resim defterini karıştırıyordu ya, o resim defteri yeni resim defteri mi yoksa çok eski mi-bunu niye soruyorum; "küçük rüya"nın yaptığı resimler, o defterdekinden kat be kat daha güzeldi:))) "aaamet aaamet" dediği sahnede o trende yaptığı resim çok güzeldi mesela-ama yasemin'in baktığı defterdeki resimler sanki 2 yaşında çocuk yapmış gibi, çok kötü-eğer resimler yeniyse, rüya büyüdükçe resim yeteneğini kaybediyor demektir:img-wink:

berenikom
01-02-08, 08:39
yasemin hani rüya'nın resim defterini karıştırıyordu ya, o resim defteri yeni resim defteri mi yoksa çok eski mi-bunu niye soruyorum; "küçük rüya"nın yaptığı resimler, o defterdekinden kat be kat daha güzeldi:))) "aaamet aaamet" dediği sahnede o trende yaptığı resim çok güzeldi mesela-ama yasemin'in baktığı defterdeki resimler sanki 2 yaşında çocuk yapmış gibi, çok kötü-eğer resimler yeniyse, rüya büyüdükçe resim yeteneğini kaybediyor demektir:img-wink:

Heh bende onu düşndüm bide o küçük kız ne güzel resşmler yapıyodu dediğin gibi yani bencede eğer yeniyse büyüdükçe yeteneğini kaybedyor demektir:icon_whis

jikarinziku
01-02-08, 22:47
Zaman atlamasi oldugu halde Yusufun halan iyilesmemesi ve Denizle Hüseyinin yaninda olmamasi ilgi cekici!

narcissa
01-02-08, 23:35
Zaman atlamasi oldugu halde Yusufun halan iyilesmemesi ve Denizle Hüseyinin yaninda olmamasi ilgi cekici!

Yusuf'un mesanesi ciddi tahribat görüyordu. Kasıkları falan. Dediğine göre de o iyileşme sürecinde epey eziyet çekmişti. Tam olarak hangi tarihte yanlarına gittiğini ben de bilmiyorum doğrusu...

Missload
02-02-08, 13:00
gecen haftaki bölümde güzidenin karni bayagi vardi, ama bu bölümde zaman atlamasina ragmen hic karni yoktu.

sarp_manyagi
02-02-08, 13:59
Benimde bir şey dikkatimi çekti Yasemin Ahmet'le Rüya'nın resmini çizerken ilk başta sağ sonrada sol elini kullanıyor yani iki elinide kullanması biraz saçma değil mi???:icon_whisHem sağlak hemde solak olamaz değil mi:img-icecr

a_S-L_i
02-02-08, 14:18
Benimde bir şey dikkatimi çekti Yasemin Ahmet'le Rüya'nın resmini çizerken ilk başta sağ sonrada sol elini kullanıyor yani iki elinide kullanması biraz saçma değil mi???:icon_whisHem sağlak hemde solak olamaz değil mi:img-icecr

yani aslında olabilir ama resim çizerken kullanabilir mi bilemem çünkü benim bir kaç arkadaşım hem sağ hem sol elini rahatlıkla kullnabiliyor:img-wink:

zeynep761
03-02-08, 14:26
mantık hatası mı bilmiyorum açıkçası resimden de pek anlamam ama yazmak istedim. Yasemin Ahmet ve Rüya'nın resmini yaparken kırmızı boya kullanıyodu hem de baya bi kullanıyodu ama resimde kırmızı biyer yoktu :icon_whis

shahmaran
04-02-08, 14:30
Gecen bolumlerden birinde aslen Fatsali olan Yasar'in anne-babasi kiz istemeye geldiginde gecen diyaloglardan sanki o yillarda Fatsa sakin bir Anadolu kasabasiydi izlenimi edindim. Oysa toplumsal hareketlenmenin ilk basladigi yerlerden birisiydi Fatsa. 1969 yilinda ilk findikta somuruye son yuruyusleri orada yapildi.

Son birkac bolume kadar Mahir Cayan'in neredeyse hic bahsi gecmedi. Son bolumlerde de doneme damgasini vuran eylemleri nedeniyle gorundu. Ancak Mahir Cayan'in teorisyen yonu hic yansitilmadi. Oysa Mahir Cayan'in takipcileri sonraki yillarda Turkiye'de kitlesel hareketlere yon verdiler. Bu hareketler yenilmis olsa da Mahir Cayan onemli bir teorisyendi.

MMC
04-02-08, 15:06
Ahmet ve Yaseminin evlendikleri günün ertesi sabahı Rüya eve geldiğinde Yasemin bizde akşam biraz TV seyredip sonra uyuduk dedi.Fakat bu bölümde fark ettim ki evlerinde TV yok.Topluca oturdukları sahnede haberleri radyodan dinlediler.

çalıkuşu78
04-02-08, 20:25
Gecen bolumlerden birinde aslen Fatsali olan Yasar'in anne-babasi kiz istemeye geldiginde gecen diyaloglardan sanki o yillarda Fatsa sakin bir Anadolu kasabasiydi izlenimi edindim. Oysa toplumsal hareketlenmenin ilk basladigi yerlerden birisiydi Fatsa. 1969 yilinda ilk findikta somuruye son yuruyusleri orada yapildi.

Son birkac bolume kadar Mahir Cayan'in neredeyse hic bahsi gecmedi. Son bolumlerde de doneme damgasini vuran eylemleri nedeniyle gorundu. Ancak Mahir Cayan'in teorisyen yonu hic yansitilmadi. Oysa Mahir Cayan'in takipcileri sonraki yillarda Turkiye'de kitlesel hareketlere yon verdiler. Bu hareketler yenilmis olsa da Mahir Cayan onemli bir teorisyendi.
parmak bastığınız konuya h.s yorumlarında bende yorum yaptım.. mahirin bu yönünden bahsedilmesi lazımdı.. belki rüyalar 78 lilerle olaylara girince m.çayandan etkilenmeleri ve onun yolundan gitmeleriyle anlatılır.. o zaman belki m.çayanın o yönünü vurgularlar..sadece silahlı eylem yapmış gibi dahil edilmesi diziye beni de çok rahatsız etti..teorisyen yönünden mutlaka bahsedilmeli bir şekilde..

htrla sevgili
04-02-08, 20:35
mantık hatası mı bilmiyorum açıkçası resimden de pek anlamam ama yazmak istedim. Yasemin Ahmet ve Rüya'nın resmini yaparken kırmızı boya kullanıyodu hem de baya bi kullanıyodu ama resimde kırmızı biyer yoktu :icon_whis

ewt bu benim de dikkatimi çekti.
Hatta izlerken anneme dedim ki 'bak anne! Yasemin kırmızı boya kullanıyor. Ama adım gibi eminm resim bittikten sonra resimde kırmızı bi yer olmayacak'
Ve haklı çıktım da

htrla sevgili
04-02-08, 20:40
Mehmetin denizi korumaya çalıştığı 2 sahne de mantıksızdı.
İlk olarak denizi ihbar ettiği sahneye gidelim. Denizin elinde silah olduğunu ve polisin onları tutuklamak için adadaki eve gelmesi durumunda tereddüt etmeden çatışmaya gireceğini böle bi durumda da denizin sağ çıkmayacağını bir baba nası hesaplamaz?
ikincisi son bölümden. Madem polisin parka giyen bi adama ateş edeceğini biliosun ndn sen giyiyosn o kaldığınız evde başka mont mu yok?Kimse parka giymese biz de adam olmesin die ağlamasak üzülmesek olmaz mı??? Denizi korumaya çalışarak ilk olarak onu ateşin ortasına atabilecek bi hareket yapıo 2.de kendi hop die ortaya düşüo....

gorgunk
06-02-08, 01:03
aslında mantık hatası değil ama genel olarak hep gözüme çarpıyor,
İstanbul'a yeni asılan kırmızı tabelalar..
evet, ben bunların yeni olduğunu biliyorum ve onları gördüğüm anda eski yıllar hissi yok oluyor.bence açıyı ona göre ayarlamalarıo gerekiyor.
hatta Ankara'ya gittiklerinde de o tabelaları gördüm, Ankara'da da varmı acaba?

cimcime_7297
07-02-08, 08:31
ewt bu benim de dikkatimi çekti.
Hatta izlerken anneme dedim ki 'bak anne! Yasemin kırmızı boya kullanıyor. Ama adım gibi eminm resim bittikten sonra resimde kırmızı bi yer olmayacak'
Ve haklı çıktım da

bende senin dikkat ettiğin şeye dikkat ettim ve resim ortaya çıkınca dikkatlice baktım tam boyadaki kırmızı yoktu ama arkalarında çizilen dolap bordoydu yani rengi...onunla bağlamışlardır....diye düşündüm ben...

NiliWerda
08-02-08, 21:40
Kırmızı boya kullanması çok normal,
Ahmetle Rüyanın arkasında koyu kırmızı bi dolap vardı sanırsam,
Sonuçta kırmızı renk kullanıp sonrada siyah kullanıp koyu kırmızı rengini elde edebilir,
Yani bana bi hata yok gibime geldi:)

--------------------------------

Emine devamlı aynı şeyleri giyiyor :img-cool2

muj_de
09-02-08, 09:43
yaseminlerin evindeki orta sehpa kurtuluş ordusunun kaldığı evde de vardı acaba o zamanlarda o orta sehpa mı modaydı acaba??

bir de her hastane sahnesinde aynı yer çekiliyor rüya çocuk felci geçirdidğinde ayla intihar ettiğinde mehmet de ordaydı ve mehmtin kaldığı hastaneye gata dendi benim bildiğim gata askeri bi hastane sivillerin girmesi zor...yine aynı şe olcak ama o zamanlarda da hastanelerde mi aynı dizayn ediliyordu??

cimcime_7297
09-02-08, 09:45
yaseminlerin evindeki orta sehpa kurtuluş ordusunun kaldığı evde de vardı acaba o zamanlarda o orta sehpa mı modaydı acaba??

bir de her hastane sahnesinde aynı yer çekiliyor rüya çocuk felci geçirdidğinde ayla intihar ettiğinde mehmet de ordaydı ve mehmtin kaldığı hastaneye gata dendi benim bildiğim gata askeri bi hastane sivillerin girmesi zor...yine aynı şe olcak ama o zamanlarda da hastanelerde mi aynı dizayn ediliyordu??

evet canım aynı şeye bende dikkat ettim neden hep o hastane anlamıyorun her hastane sahnesi orada...ve nedense aynı odada oturdukları yer bile aynı....

****CEMRE****
09-02-08, 13:34
şimdi benim aklıma takılan defnenin işkence sahnesiydi adam diyoki bu hamileymiş çocuk düşmesin öbürüde diyoki az elektirik vericem bişi olmaz dio
benim anlamadığım o çocuk düşmese bile doğduğunda ne vaziyette olacağı okadar elektrik yiyen bir bebek sağlam doğmazki bence vburayı saçmalamışlar
ayrıca askerlerle thkp-c militanlarının çatışmasında birtek askerin bile ölmemesi ve militanların hepsinin telef olmasıda düşündürücüydü

Muqe-ßrit
09-02-08, 13:38
şimdi benim aklıma takılan defnenin işkence sahnesiydi adam diyoki bu hamileymiş çocuk düşmesin öbürüde diyoki az elektirik vericem bişi olmaz dio
benim anlamadığım o çocuk düşmese bile doğduğunda ne vaziyette olacağı okadar elektrik yiyen bir bebek sağlam doğmazki bence vburayı saçmalamışlar
ayrıca askerlerle thkp-c militanlarının çatışmasında birtek askerin bile ölmemesi ve militanların hepsinin telef olmasıda düşündürücüydü


bu bebek düşer zaten.. ya üzüntüden düşer yada elektrkten düşmüştür zaten.. Yanlış bır bebekti.. Deniz ve Defne ne zmn bebek ypmak için bir araya gldiler ki?? Ciddi mantık hataları wrrr

_hnd_
09-02-08, 13:57
bu bebek düşer zaten.. ya üzüntüden düşer yada elektrkten düşmüştür zaten.. Yanlış bır bebekti.. Deniz ve Defne ne zmn bebek ypmak için bir araya gldiler ki?? Ciddi mantık hataları wrrr

Deniz ve Defne aynı evde kalıyodu zaten
ve en sonda metruk evde yaşananlar var
ama radan 2 ay kadar zaman geçti bu bebek geç öğrenilmiş olabilir olursa anca burası mantık hatası olabilir

****CEMRE****
09-02-08, 13:57
defne ve denizin birlikte olmaları mehmetin denizi ihbar ettiği adadaki metruk eve denk geliyo ayrıca neden yanlış bir bebek olsunki iki kişi birbirini sevmiş ve bu aşkın en güzel kalıntısı bir bebek ortaya çıkmış asıl yanlış olan defnenin bebeğini kaybetmek pahasına denizin pesinden ayrılmamasında dır ne işin var orda otur çoğuğunu doğur büyüt aradabi cezaevinwe açık görüşe götürürsün babasına gösterirsin değilmi ama

justinecatblue
09-02-08, 21:22
Hiçbir annenin, kızı hapse düştüğünde başka bir önceliği olmaz.
Hiçbir anne, kızlarının düğününü kaçırmaz.
Hiçbir abla, kardeşinin cenazesi gibi bir durum karşısında, durduğu yerde oturmaya devam etmez.
Bence dizinin "en büyük ve trajik" mantık hatası budur. Hele ki Rıza'nın " nasılsa yetişemez zaten" gibi bir cümleyle onu haklı çıkarmaya çalıştığı anda sinirlerimin gerilmesine engel olamadım. Yani kadın şöyle mi düşünüyor; "Kardeşim ölmüş. Amaaaaan, zaten yetişemem ki. Hem gelmiş fıstık gibi evlenme teklifi, keyfime bakayım ben." Evet, çok acımasızca bir yorum olduğunun farkındayım ama senaryo bize böyle düşündürüyor. Bir anne, bir abla böyle davranmaz. İyi günde yok, kötü günde yok... Bu mudur aile olmak? Üstelik nasıl yetişemiyor ertesi günkü cenazeye uçakla??? Ki cidden gelmedi. Senaryoya göre, kadın için (unuttum dizideki adını) ailesinin hiçbir önemi yok.
Lale Mansur'un bazı sebepler yüzünden dizide oynayamadığı açık. Zaten onunla ilgili değil bu sorun. Ama böyle bir durumun uzayacağı belli olduğunda ve bunun senaryoyu etkileyeceğini ön gördükleri andan itibaren, Lale Mansur'un yerine başka birini koyup devam etmeleri gerekirdi. Belki Lale Hanım'a saygılarından; yani "dönecek" diye düşünüyorlar ama bu arada dizide o karakterin yokluğu yüzünden senaryo sarpa sarıyor. İşleri öyle bir hale getirdiler ki, Lale Mansur bundan sonra diziye dönebilse bile, izleyici o karakterden nefret edecek. Açıkçası ben; "ooo, hayrola? Niye geldin? Hiç gelmeseydin bundan sonra" derim. Bunca trajik ve mutlu olaylarda gelmedikten sonra, karakter inandırıcılığını tamamen yitirdi. Keşke en başında başka bir oyuncu alsalardı da herşey bu kadar mantıksız olmasaydı. Karakteri duygusuz, soğuk, itici yapmaktan başka bir işe yaramadı bu hata.

NiliWerda
11-02-08, 12:29
Hiçbir annenin, kızı hapse düştüğünde başka bir önceliği olmaz.
Hiçbir anne, kızlarının düğününü kaçırmaz.
Hiçbir abla, kardeşinin cenazesi gibi bir durum karşısında, durduğu yerde oturmaya devam etmez.
Bence dizinin "en büyük ve trajik" mantık hatası budur. Hele ki Rıza'nın " nasılsa yetişemez zaten" gibi bir cümleyle onu haklı çıkarmaya çalıştığı anda sinirlerimin gerilmesine engel olamadım. Yani kadın şöyle mi düşünüyor; "Kardeşim ölmüş. Amaaaaan, zaten yetişemem ki. Hem gelmiş fıstık gibi evlenme teklifi, keyfime bakayım ben." Evet, çok acımasızca bir yorum olduğunun farkındayım ama senaryo bize böyle düşündürüyor. Bir anne, bir abla böyle davranmaz. İyi günde yok, kötü günde yok... Bu mudur aile olmak? Üstelik nasıl yetişemiyor ertesi günkü cenazeye uçakla??? Ki cidden gelmedi. Senaryoya göre, kadın için (unuttum dizideki adını) ailesinin hiçbir önemi yok.
Lale Mansur'un bazı sebepler yüzünden dizide oynayamadığı açık. Zaten onunla ilgili değil bu sorun. Ama böyle bir durumun uzayacağı belli olduğunda ve bunun senaryoyu etkileyeceğini ön gördükleri andan itibaren, Lale Mansur'un yerine başka birini koyup devam etmeleri gerekirdi. Belki Lale Hanım'a saygılarından; yani "dönecek" diye düşünüyorlar ama bu arada dizide o karakterin yokluğu yüzünden senaryo sarpa sarıyor. İşleri öyle bir hale getirdiler ki, Lale Mansur bundan sonra diziye dönebilse bile, izleyici o karakterden nefret edecek. Açıkçası ben; "ooo, hayrola? Niye geldin? Hiç gelmeseydin bundan sonra" derim. Bunca trajik ve mutlu olaylarda gelmedikten sonra, karakter inandırıcılığını tamamen yitirdi. Keşke en başında başka bir oyuncu alsalardı da herşey bu kadar mantıksız olmasaydı. Karakteri duygusuz, soğuk, itici yapmaktan başka bir işe yaramadı bu hata.

Yazdıkalrına aynen katılıyorum,
Daha öncede yazmıştım Lale Mansurun oynacağı yok herhalde,
Başka bi oyuncu getirebililerdi onun yerine,
Merak ediyorum ama bunu yapmalarında amaç ne?
Yani dizinin ilerleyen bölümlerinde Nezahatle ilgili bişeymi olacak,
Ynai Almanyayla ilgili?
Ozamanlar yaşananlarla ilgili,
Yoksa mutlaka oyuncuyu değiştirirleri :img-cool2

keremcem_didem
14-02-08, 00:01
Hiçbir annenin, kızı hapse düştüğünde başka bir önceliği olmaz.
Hiçbir anne, kızlarının düğününü kaçırmaz.
Hiçbir abla, kardeşinin cenazesi gibi bir durum karşısında, durduğu yerde oturmaya devam etmez.
Bence dizinin "en büyük ve trajik" mantık hatası budur. Hele ki Rıza'nın " nasılsa yetişemez zaten" gibi bir cümleyle onu haklı çıkarmaya çalıştığı anda sinirlerimin gerilmesine engel olamadım. Yani kadın şöyle mi düşünüyor; "Kardeşim ölmüş. Amaaaaan, zaten yetişemem ki. Hem gelmiş fıstık gibi evlenme teklifi, keyfime bakayım ben." Evet, çok acımasızca bir yorum olduğunun farkındayım ama senaryo bize böyle düşündürüyor. Bir anne, bir abla böyle davranmaz. İyi günde yok, kötü günde yok... Bu mudur aile olmak? Üstelik nasıl yetişemiyor ertesi günkü cenazeye uçakla??? Ki cidden gelmedi. Senaryoya göre, kadın için (unuttum dizideki adını) ailesinin hiçbir önemi yok.
Lale Mansur'un bazı sebepler yüzünden dizide oynayamadığı açık. Zaten onunla ilgili değil bu sorun. Ama böyle bir durumun uzayacağı belli olduğunda ve bunun senaryoyu etkileyeceğini ön gördükleri andan itibaren, Lale Mansur'un yerine başka birini koyup devam etmeleri gerekirdi. Belki Lale Hanım'a saygılarından; yani "dönecek" diye düşünüyorlar ama bu arada dizide o karakterin yokluğu yüzünden senaryo sarpa sarıyor. İşleri öyle bir hale getirdiler ki, Lale Mansur bundan sonra diziye dönebilse bile, izleyici o karakterden nefret edecek. Açıkçası ben; "ooo, hayrola? Niye geldin? Hiç gelmeseydin bundan sonra" derim. Bunca trajik ve mutlu olaylarda gelmedikten sonra, karakter inandırıcılığını tamamen yitirdi. Keşke en başında başka bir oyuncu alsalardı da herşey bu kadar mantıksız olmasaydı. Karakteri duygusuz, soğuk, itici yapmaktan başka bir işe yaramadı bu hata.

kesinlikle katılıyorum sana. dizinin başından beri tek göze batan olay bu bencede diğerleri bunun yanında çok ufak tefek mantık hataları. cidden bu konuda çok saçmalıyolar.:good:

bu arada söylendimi bilmiorum bu bölümde bir mantık hatası daha keşfettim deniz yalnış duymadıysam polise allah belanızı versin dedi. iyide deniz komünist değilmi? yani bildiğim kadarıyla komünistler allaha inanmazlar. buda bi çelişki değilmi... :icon_conf :icon_whis

cevizlikek
14-02-08, 00:30
lale mansur'un diziden neden ayrıldığını çok merak ediyorum. bilen ya da fikri olan var mı?

gorgunk
14-02-08, 13:46
Hiçbir annenin, kızı hapse düştüğünde başka bir önceliği olmaz.
Hiçbir anne, kızlarının düğününü kaçırmaz.
Hiçbir abla, kardeşinin cenazesi gibi bir durum karşısında, durduğu yerde oturmaya devam etmez.
Bence dizinin "en büyük ve trajik" mantık hatası budur. Hele ki Rıza'nın " nasılsa yetişemez zaten" gibi bir cümleyle onu haklı çıkarmaya çalıştığı anda sinirlerimin gerilmesine engel olamadım. Yani kadın şöyle mi düşünüyor; "Kardeşim ölmüş. Amaaaaan, zaten yetişemem ki. Hem gelmiş fıstık gibi evlenme teklifi, keyfime bakayım ben." Evet, çok acımasızca bir yorum olduğunun farkındayım ama senaryo bize böyle düşündürüyor. Bir anne, bir abla böyle davranmaz. İyi günde yok, kötü günde yok... Bu mudur aile olmak? Üstelik nasıl yetişemiyor ertesi günkü cenazeye uçakla??? Ki cidden gelmedi. Senaryoya göre, kadın için (unuttum dizideki adını) ailesinin hiçbir önemi yok.
Lale Mansur'un bazı sebepler yüzünden dizide oynayamadığı açık. Zaten onunla ilgili değil bu sorun. Ama böyle bir durumun uzayacağı belli olduğunda ve bunun senaryoyu etkileyeceğini ön gördükleri andan itibaren, Lale Mansur'un yerine başka birini koyup devam etmeleri gerekirdi. Belki Lale Hanım'a saygılarından; yani "dönecek" diye düşünüyorlar ama bu arada dizide o karakterin yokluğu yüzünden senaryo sarpa sarıyor. İşleri öyle bir hale getirdiler ki, Lale Mansur bundan sonra diziye dönebilse bile, izleyici o karakterden nefret edecek. Açıkçası ben; "ooo, hayrola? Niye geldin? Hiç gelmeseydin bundan sonra" derim. Bunca trajik ve mutlu olaylarda gelmedikten sonra, karakter inandırıcılığını tamamen yitirdi. Keşke en başında başka bir oyuncu alsalardı da herşey bu kadar mantıksız olmasaydı. Karakteri duygusuz, soğuk, itici yapmaktan başka bir işe yaramadı bu hata.

aynen katılıyorum, dizide adı geçtiğinde bende hep düşünüyorum, nerede,niye gelmiyor, iyi de gelmiyorsa neden tamamen çıkmıyor,
belki de şöyle düşünmek gerekir, o zamanlar Gurbete gitme olayları başlamıştı, zaten şu anda da herkesin Almanya'da,Belçika'da halaları, amcaları, teyzeleri vardır. Belki de onu göstermek istiyorlardır, şöyle birşey var benim halam da Almanya 'da, babaannem öldüğünde o da gelemedi...

therion
15-02-08, 23:30
bugün yayınlanan bölümde sevim savcı karşısına çıktığında (mahkemesinden önceki sahne) sevim AYGÜN dediler. aygün necdetin soyadı. sevim gürsoydu sonra evlendi sevim karayel oldu. nasıl böyle bir hata yapılır anlamadım.

emosss
15-02-08, 23:47
bugün yayınlanan bölümde sevim savcı karşısına çıktığında (mahkemesinden önceki sahne) sevim AYGÜN dediler. aygün necdetin soyadı. sevim gürsoydu sonra evlendi sevim karayel oldu. nasıl böyle bir hata yapılır anlamadım.

evet o benimde dikkatimi çekti sevim aygün dediler.. nasıl karıştırılırki bu..

_hnd_
16-02-08, 00:50
bugün yayınlanan bölümde sevim savcı karşısına çıktığında (mahkemesinden önceki sahne) sevim AYGÜN dediler. aygün necdetin soyadı. sevim gürsoydu sonra evlendi sevim karayel oldu. nasıl böyle bir hata yapılır anlamadım.

benimde dikkatimi çekti o sahne
birde Yaseminle babası kahve içiyolar ama fincanların içi boş buda bence mantık hatası

cimcime_7297
16-02-08, 08:01
bugün yayınlanan bölümde sevim savcı karşısına çıktığında (mahkemesinden önceki sahne) sevim AYGÜN dediler. aygün necdetin soyadı. sevim gürsoydu sonra evlendi sevim karayel oldu. nasıl böyle bir hata yapılır anlamadım.

aynısı benimde dikkatimi çekti benmi yanlış anladım acaba dedim ama doğruymuş yanlış anlamamışım nasıl öyle bir hata yaptılar acaba çok merak ediyorum...

sahika_87
16-02-08, 09:08
sevimin ifadesini alırken sevimin soyadından aygün diye behsettiler oysa o necdetin soyadı:D:D

defne_gürsoy
16-02-08, 09:26
hakkaten ya nezahati bence baska biri canlandırmalıydı sonucta o kepçiş asenayı nası getirdilerse karinoşn yerine nezahatnde yerine bibaskası gelebilirdi..
birde savcının sevime aygün demesi ve sevimin ölece kalakalması..buarada arkadaslar o artuh karayel:img-in_lo
bide su malum hastane var..herkes oraya kaldırılıyo be anacım sanki koskoca istanbulda hastane yok..necdet kolunu kestiğinde orası,sevket 1.kalp krizini geçirdiinde burası,2.sinde burası,denizin bıcaklandıgında burası,memetin yaralandıgı ve öldüğü yer burası ve son olarak mahirin getirildiği yer burası!yahu bütçe el vermiyosa sağlık ocağına götürün ama deüşüm olsun valla sıyırcam kafayı!!
bide aliyle rüya konusurken bugünkü cogu kişinin kullandıgı faberlerden vardı:img-hyste:icon_whis

shahmaran
16-02-08, 14:20
Sevim'in soyadi hatasini yazmak icin girdim ama bircok kisi ifade etmis zaten.
Kardesi olduruluyor, karisi ve oglu hapiste, o donem acisindan cok alisilmadik olaylar bunlar... Annenin olaylari almanyadan telefonla takip etmesi yerine hiç degilse olaylarin etkisiyle hastalanmis da gelememis olsaydi...

iReMJeLiBoN
16-02-08, 17:23
bende herkes gib Aygün ü yazmaya geldim.

Ne yapyıorlar gözleri kapalı falan mı yazıyorlar yuh yani :)

Ayse (92)
16-02-08, 17:45
Işık Yaşarla konusurken anneme bi mektup yazmıstım onuda veririm dedi ama babasıyla konustu falan mektup falan verdiğini görmedim ben :icon_whis

keremcem_didem
16-02-08, 18:16
hakkaten ya nezahati bence baska biri canlandırmalıydı sonucta o kepçiş asenayı nası getirdilerse karinoşn yerine nezahatnde yerine bibaskası gelebilirdi..
birde savcının sevime aygün demesi ve sevimin ölece kalakalması..buarada arkadaslar o artuh karayel:img-in_lo
bide su malum hastane var..herkes oraya kaldırılıyo be anacım sanki koskoca istanbulda hastane yok..necdet kolunu kestiğinde orası,sevket 1.kalp krizini geçirdiinde burası,2.sinde burası,denizin bıcaklandıgında burası,memetin yaralandıgı ve öldüğü yer burası ve son olarak mahirin getirildiği yer burası!yahu bütçe el vermiyosa sağlık ocağına götürün ama deüşüm olsun valla sıyırcam kafayı!!
bide aliyle rüya konusurken bugünkü cogu kişinin kullandıgı faberlerden vardı:img-hyste:icon_whis

evt faberler benimde dikkatimi çekti:img-hysteyazıcaktım yazılır die yazmamıştım:good::img-hyste:img-hyste

cevizlikek
16-02-08, 20:43
ben de ışık - harun - kamil sahnesine takıldım. harun ve ışık parkta konuşuyorlardı. sonraki park sahnesinde aralarına kamil'in de katıldığını gördük. kamil'i oraya nasıl çağırdılar? o devirde cep telefonu yoktu ki...

daphnis35
16-02-08, 21:02
Lale Mansur'un neden ayrıldığını sormuş bir arkadaş.lale mansur'un diziden ayrıldığı dönemde ciddi bir sağlık problemi oluşmuştu.Bu yüzden sık sık hastaneye tedaviye gitmesi gerekiyordu.Yapımcılardan çekimlerini hastanedeki tedavi saatlerine göre ayarlamalarını istemiş.Başlangıçta bu şekilde çekim ve tedaviyi birlikte götürebilmişler.Ama sonradan olmamış.Bu yüzden tamamen ayrılmak zorunda kalmış.nedeni bu.

cevizlikek
16-02-08, 21:09
lale mansur'un neden ayrıldığını ben sormuştum, çok teşekkür ederim ;) keşke çekimleri lale mansur'un tedavisine göre ayarlasalardı, hatta bence buna mecburlardı çünkü nezahat dizide önemli bir karakterdi ve yokluğu çoğu izleyicinin gözüne batıyor. kardeşinin ölümü, yeğeninin hapse girmesi, kızlarının evlenmesi gibi önemli günlerde almanya'dan bir türlü gelememesi mantık hatası olarak algılanıyor. üstelik lale hanım keyfinden değil sağlık sorunları yüzünden katılamıyormuş çekimlere. aslında rahatsızlığı sona erdikten sonra lale mansur diziye dönebilirdi. nezahat de almanya'dan kesin dönüş yapardı. neden dönmedi acaba...

TaintedWhitexx
22-02-08, 23:46
Harun'un soyadı YILDIRAN'dı önceden... şimdi KARAGÖL olmuş :img-hyste

cimcime_7297
23-02-08, 08:58
bende aynı hatayı yaptıklarını yazmak için girmiştim buraya. ama benden önce biri girip yazmış harun un soyadı karagöl değildi....

htrla sevgili
23-02-08, 12:08
adam aniden değiştirtmiş soyadını :))
denizler kazdıkları çukurun toprağını tuvalete atıodu ama normalde bunu yapmaları yakalanmaları demek çnkü toprak kanalizasyon borularında dibe çöker ve her şeyi belli edermiş...
ayrıca çukura düz değil tepetaklak girilip kazılırmış denizin bi arkadaşı normal girdi ve kazmaya başladı...

jikarinziku
23-02-08, 13:17
Denizler mahkemeye giderken Hüseyin Inan degismisti.. Cok farkli ve daha kilolu biri oynuyordu.
Sonra savunma baslayinca gene eski Hüseyini sokmuslar:img-hyste

gollory
23-02-08, 18:29
ya arkadaşlar bir şeyi yanlış anlamış olabilirim yanlışsa düzeltin

ışıkla yaşarın arası bozuktu ışık da babasına belli etmek istemedi tamam burda bir sorun yok
babası yaşar gelicek mi dediğinde ışık soyadı tutmaz diye içeri almazlar dedi hatta rıza benimkide tutmuyo dedi ama rıza da ışık da nikaha gelmişler hatta emine bile ordaydı nikah sırasında ...

maccraft
25-02-08, 10:10
hayir rizayla isik nikahta yoktu sadece sevim, selma, yasemin, ahmet, necdet ve emine vardi emineyle necdet sahit olduklarindan ordalardi diğerleride soyadi tuttugu icin ordalardi

gollory
25-02-08, 12:28
bana rıza da oradaymış gibi geldi bir anda ...

aysem_
25-02-08, 15:22
ya arkadaşlar bir şeyi yanlış anlamış olabilirim yanlışsa düzeltin

ışıkla yaşarın arası bozuktu ışık da babasına belli etmek istemedi tamam burda bir sorun yok
babası yaşar gelicek mi dediğinde ışık soyadı tutmaz diye içeri almazlar dedi hatta rıza benimkide tutmuyo dedi ama rıza da ışık da nikaha gelmişler hatta emine bile ordaydı nikah sırasında ...

Soyadı tutanlar dışındakiler şahit yazdırıldığı için nikaha girebildiler arkadaşlar .


Harun'un soyadı Karadeniz'di ... Karagöl olmuş da....... bu Yıldırm nerden çıktı .. kafam karıştı valla...

gizmo771
25-02-08, 22:48
Şu faber castel olayına değinmek istiyorum...
Faberler çıktığından bu yana kap değiştirmemişler benim bi arkadaşımın annesinde varmış çünkü onlardan muhabbet geçtiğinde söylemişti dizi zamanı...
Bilginize:img-wink:

xoxogg
25-02-08, 22:55
zuaha

TaintedWhitexx
27-02-08, 21:29
Soyadı tutanlar dışındakiler şahit yazdırıldığı için nikaha girebildiler arkadaşlar .


Harun'un soyadı Karadeniz'di ... Karagöl olmuş da....... bu Yıldırm nerden çıktı .. kafam karıştı valla...

HARUN'UN SOYADI HİÇBİR ZAMAN KARADENİZ OLMADI. Ay herkese anlatmaktan dilimde tüy bitti. Bizim Harun, Harun Karadeniz DEĞİL.

1. Harun Karadeniz, İnşaat Mühendisliği Fakültesi'ndeydi. Bizim Harun Mimarlık'ta.
2. Harun Karadeniz hep İTÜ'deydi. Bizimki önce İTÜ'de sonra ODTÜ'de bulundu.
3. Harun Karadeniz 1942 doğumlu. Bizim Harun 1947.
4. Harun Karadeniz Giresun'lu. Bizim Harun Fatsa'lı, yani Ordu'lu.
5. 1968 senesinde Defne & Deniz & Salim ve Harun arasında geçen bir konuşmada Harun Karadeniz'in adı geçti. Adı ve soyadıyla beraber. Hatta tam replik de "Bu konu Harun Karadeniz'le de görüşüldü zaten" idi.

Işık'ın ona yazdığı mektubun üstünde YILDIRAN yazıyordu. Yıldırım da değil :img-hyste

htrla sevgili
28-02-08, 16:36
arkadaşlar rızayla denizin soyadları tutmasken nası onu ziyaret edebilior???

iReMJeLiBoN
28-02-08, 18:39
arkadaşlar rızayla denizin soyadları tutmasken nası onu ziyaret edebilior???

cnm ama rıza düğüne giremedi soyad benzerliginden.. karısının kızlık soyadı falan heralde o mevzulara bakıyorlardr belki :)

özlem34
28-02-08, 18:53
su Harun olayina igce kafam karisti....:img-help:
yaa,belki Harun "Harun Karadeniz"i canlandirmiyo.
Belki ismi tesadüfen Harun??! Olamazmi?
Yani ne biliyim, bu kadar hatada yapilmazki,
bu senaristler hicmi dikkat etmez!?

Tavuskuşu
28-02-08, 18:56
Ay bayılazaam...Arkadaşlar taintedwhitexx arkadaşımızın mesajını okursanız o orada bizim harun'un Harun Karadeniz olamayacağını çok güzel bir şekilde açıklamış. Zaten önceden "Yıldıran" olan soyadı mahkeme sırasında "Karagöl" olmuş. "Karadeniz" değil. Zaten yaşamları arasında da farklar var.

Bizim Harun, Harun Karadeniz değil!!!

özlem34
28-02-08, 20:57
Yaaaaaa, nasil bildim ama:img-yes:
Herkes öyle niye söylüyo bende merak ediyodum,
yani yalniz ismi Harun diye, hemen Harun Karadenizmi olcak?!!!
Neyse aciklayan olmus....

yagmurkusagı
29-02-08, 12:03
merak ediyorum o zamanlar kaç tane evde pimapen penrece vardı ama ne hikmetse bu dizide bir cok evde pimapen var özellikle arabanın içinde yapılan cekimlerde daha cok belli oluyor

cimcime_7297
01-03-08, 08:10
akşam ki bölümde yine aynı hastane kullanılmıştı....sanki özellikle hastane adı geçecek bölümler kesilmişti....hani hastane diye sorulduğunda hemen o sahne kesildi....

beroşum
01-03-08, 09:11
Yahu ba$ka hastane yok mu koskaca memlekette?
Hep aynı hastane? Abone oldular oraya:)
Daha mı ucuz, SSK falan mı:img-hyste
Doktorlar kıyak mı yapıyorlar? Nedir bu hastane? :D

cansel_nilgün
01-03-08, 10:47
ya bişi dicem ben mi yanlış düşünüprum bilmem ama orda denizlerin idam kararı verilirken kırılan kalemler faber-castell 2b-3b resim kalemleri var ya onlardan dı o zamanlarda böle kalemler var mıydı?bide şey düşündüm o kalemler yumuşak olduğu için daha çabuk kırılıyor belki ondan kullanmış olabilirler mi

justinecatblue
01-03-08, 11:06
Yahu ba$ka hastane yok mu koskaca memlekette?
Hep aynı hastane? Abone oldular oraya:)
Daha mı ucuz, SSK falan mı:img-hyste
Doktorlar kıyak mı yapıyorlar? Nedir bu hastane? :D

Birkaç kere rastladım bu yoruma, fikrimi söyleyeyim dedim. Arkadaşlar, oturduğunuz semtte bir hastane varsa, -yani en yakın hastane- niçin başka hastaneye gidesiniz ki??? Bence aynı hastaneye gitmelerinden daha mantıklı bir şey olamaz. Asıl her seferinde başka hastaneye gitselerdi mantıksız olurdu. Ha, belki Mehmet'in ya da daha önce yaralandığında Deniz'İn başka bir hastaneye (ambulansın yolu üstündeki en yakın hastaneye) götürülmeleri mantıklı olabilirdi ama niçin uğraşsınlar başka mekan aramakla... Sonuç olarak bir durum olduğunda haliyle aynı hastaneye gidecekler; çünkü anladığımız kadarıyla semtlerine en yakın hastane odur-Acil bir durum olduğunda, yakınınızdaki hastaneyi es geçip, "bu kez de değişiklik olsun, karşı taraftaki bir hastaneye gideyim" demezsiniz herhalde:img-cool2:img-cool2

justinecatblue
01-03-08, 11:09
ya bişi dicem ben mi yanlış düşünüprum bilmem ama orda denizlerin idam kararı verilirken kırılan kalemler faber-castell 2b-3b resim kalemleri var ya onlardan dı o zamanlarda böle kalemler var mıydı?bide şey düşündüm o kalemler yumuşak olduğu için daha çabuk kırılıyor belki ondan kullanmış olabilirler mi

büyük ihtimalle... yani kurşun kalem olması şarttır zaten, tükenmez kalemi nasıl kırsın:) ama bir belgeye de kurşun kalemle imza atılması garip aslında, üff karışıkmış bu iş-ama tükenmez kalemi kıramazdı-düşünsenize, kırmaya çalışıyor, çalışıyor, kıramıyor falan, trajikomik bir sahne olurdu-demek idam kararları kurşun kalemle imzalanıyordu?

gaysee
01-03-08, 17:50
büyük ihtimalle... yani kurşun kalem olması şarttır zaten, tükenmez kalemi nasıl kırsın:) ama bir belgeye de kurşun kalemle imza atılması garip aslında, üff karışıkmış bu iş-ama tükenmez kalemi kıramazdı-düşünsenize, kırmaya çalışıyor, çalışıyor, kıramıyor falan, trajikomik bir sahne olurdu-demek idam kararları kurşun kalemle imzalanıyordu?

bence o kurşun kalemler bekliyordu.tükenmez kalemle imzalanıyodur heralde...o kalemlerde kaleminiz kırıldı manasında...öyle düşünüyorum...

htrla sevgili
01-03-08, 20:13
hayır galiba onun anlamı bu kalemle başka biri imzalamayacak kararınıs verildi demek...
resmi belgeler de kurşun kalemle imzalanamayacağına göre orda bi hata var

eirene
01-03-08, 22:52
daha once yazildi mi bilmiyorum ama dun aksamki bolumun (55. bolum) son sahnesinde denizler tunele girerken kacmak icin aksam vaktiydi..sonra yaseminle ahmet in sahnesi vardi ve de gunduzdu..pesine denizlerin tunelden ciktigi sahne orada da hava karanlik..hava kararmadan girdiler desek tunele, surunerek de gitsen 12 metrelik tunelden gecmek o kadar uzun surmez..

justinecatblue
01-03-08, 23:36
kalemin kırılmasının anlamını şöyle duymuştum: İdam kararı gibi kötü bir şeyi imzaladıktan sonra, bir daha o kalemin başka hiçbir şey için artık kullanılmaması... Yani bir nevi kalemin uğursuzluğunun kırılması gibi bir şey... bir insanın hayatını sonlandıran karara imza atan kalemi, bir daha başka bir şey için kullanmamak... yani imzanın atıldığı kalemin kırılması gerekiyor, başka bir kalemin değil-

beroşum
02-03-08, 15:44
Birkaç kere rastladım bu yoruma, fikrimi söyleyeyim dedim. Arkadaşlar, oturduğunuz semtte bir hastane varsa, -yani en yakın hastane- niçin başka hastaneye gidesiniz ki??? Bence aynı hastaneye gitmelerinden daha mantıklı bir şey olamaz. Asıl her seferinde başka hastaneye gitselerdi mantıksız olurdu. Ha, belki Mehmet'in ya da daha önce yaralandığında Deniz'İn başka bir hastaneye (ambulansın yolu üstündeki en yakın hastaneye) götürülmeleri mantıklı olabilirdi ama niçin uğraşsınlar başka mekan aramakla... Sonuç olarak bir durum olduğunda haliyle aynı hastaneye gidecekler; çünkü anladığımız kadarıyla semtlerine en yakın hastane odur-Acil bir durum olduğunda, yakınınızdaki hastaneyi es geçip, "bu kez de değişiklik olsun, karşı taraftaki bir hastaneye gideyim" demezsiniz herhalde:img-cool2:img-cool2

Tamam canım anlıyorum eve yakın olmasını falan bu dizide yaralanma olaylarının oldugu her yer mi yakın hastaneye?(:
Bkz: Mehmet vuruldu taa Ada'ya gecmeden önce kıyı tarafında.
Ya$ar evin önünde bıcaklandı.
Kanlı Pazar Deniz bıcaklandı.
Güzide dogum yaptı kendi evinde.
Rüya hastalandı Necidet'in eski evinde.
Daha bircok örnek var:img-wink:
***
Bazı arkadaslar sormuslar, kalem kırma olayına acıklık getirecek olursak;
Kalem kırmak: Idam cezalarından sonra yapılan sembolik bir eylemmis. Kalemi kıran kisi onu ömür boyu saklar, ve bundan sonra verecegi kararlarda daha adil olmaya calısırmıs.

Mesela Yasemin ki$isi Ahmet'i Bristol Otel'de Keriman adlı otobüs markasıyla görmüstü:img-hyste MMC orda hukuk adamı oldugundan "Sen kalemi kırdın Yasemin!" demisti;)

meğyem
03-03-08, 15:02
Yahu ba$ka hastane yok mu koskaca memlekette?
Hep aynı hastane? Abone oldular oraya:)
Daha mı ucuz, SSK falan mı:img-hyste
Doktorlar kıyak mı yapıyorlar? Nedir bu hastane? :D

bende böle düşünüyorum
koskoca istanbulda
başka hastane yokmuş gibi hep aynı hastane
biraz sacma geliyo

smbdy
03-03-08, 15:15
Çekimlerin yapıldığı hastane yanılmıyorsam kuledibindeki eski beyoğlu belediye hastanesi oraya çok benziyor en azından ben bu sahnelerin hep aynı yerde çekilmesini çok da yadırgamıyorum o güne uygun (yapı olarak) kaç tane daha hastane vardır ki

dimple_burcu
03-03-08, 21:20
bilmiorum soylendimi ama bugunku tekrar bolumunde mehmeti kacırdıkları araba necdet in babasının arabasıydı ama plakası degisikti

eyllse
07-03-08, 23:22
Deniz ve Defne'nin olduğu sahnede, Sevim ve Yasemin onları araken o kadar apartmanın arasından evi ararlarken bebeğin o esna da ağlıyor olması ve bu sesin taa dışarı duyulması ve böylece onların da evi bulmaları tam bir felaketti...Neden böyle saçma hatalar yapılıyor anlamak mümkün değil:(

muj_de
07-03-08, 23:24
o kadar çay verdiler börek kek verdiler de ne bi çay bardağı çay için şeker çatal ne biliyim çayı nasıl içti onlar??

duman gozlum
07-03-08, 23:29
Deniz ve Defne'nin olduğu sahnede, Sevim ve Yasemin onları araken o kadar apartmanın arasından evi ararlarken bebeğin o esna da ağlıyor olması ve bu sesin taa dışarı duyulması ve böylece onların da evi bulmaları tam bir felaketti...Neden böyle saçma hatalar yapılıyor anlamak mümkün değil:(
sana katılıyorum arkadaşım bence de o sahne tam bir felaketti

okan_ebru
07-03-08, 23:58
sana katılıyorum arkadaşım bence de o sahne tam bir felaketti

BENCEDE O SAHNE ÇOK GARİPTİ AMA FİLM BU HERŞEY OLUYOR İŞTE:icon_whis

bide defne doğum yaptı ama hiç kan yoktu heryer tertemizdi

cimcime_7297
08-03-08, 08:31
slm arkadaşlar...
o dönemlerde sivri burun ayakkabılar varmıydı....
selma nın akşam giydiği ayakkabılar hep sivri burundu....

Cigdem_18
08-03-08, 10:23
ben bilmiyorum o dönemde sivri burunlu varmiydi yokmuydu
ama defne dogum yaptiktan sonra hemen ayaga kalkti dogum yaptiktan hemen sonra ayaga kalkip yürüyebiliniyor mu?? acaba

bir_adı_yok
08-03-08, 14:01
ama defne dogum yaptiktan sonra hemen ayaga kalkti dogum yaptiktan hemen sonra ayaga kalkip yürüyebiliniyor mu?? acaba

doğum normal yollardan olduğu için yürüyebilmesinde bir anormallik yok..

_ilayda_
08-03-08, 16:47
en basit filmlerde bile polisler etrafınız sarıldı derler ama görünüşe göre deniz arka kapıdan kaçıcak yani 2 arabayla yakalamaya geliyosunuz ama binanın etrafını sarmayı akıl etmiosunuz bana saçma geldi ama belki haftaya binanın arkasında polis olduğunu falan gösterirler

htrla sevgili
08-03-08, 19:26
ben bilmiyorum o dönemde sivri burunlu varmiydi yokmuydu
ama defne dogum yaptiktan sonra hemen ayaga kalkti dogum yaptiktan hemen sonra ayaga kalkip yürüyebiliniyor mu?? acaba

bildiğim kadarıyla bu doğumun ne kadar rahat yapıldığıyla alakalı...
yani hemen kalkanlar da oluor ama o sahnede doğum belçimi bayağı yıprattı nası hemen kalktı anlamadım ama bir de şu yönden düşünürsek doğum oldu+yaseminler geldi bu iki olayın arasında en az 30-45 dakika olmalı yani olur olmaz kalkmadı...sonra 10 dakika da evde oturdular desek en az 40 dakika geçmiş doğumdan daha fazla olamaz çnkü zaten polisler de 45-50 dakika içinde gelirler... yani doğumdan 45 dakika geçmiş oluyor.Ama yine de defnenin hemen kalkabileceğini zannetmiorm en azından kalksa bile hemn kaçak moduna girebileceğini düşünmüorm

htrla sevgili
08-03-08, 19:28
en basit filmlerde bile polisler etrafınız sarıldı derler ama görünüşe göre deniz arka kapıdan kaçıcak yani 2 arabayla yakalamaya geliyosunuz ama binanın etrafını sarmayı akıl etmiosunuz bana saçma geldi ama belki haftaya binanın arkasında polis olduğunu falan gösterirler

evet belki gösterirler ama polisler binayı tanıyor diye bişiy yok sonuçta...
belki ara sokaklara açılan bir kapı vardır...göreceğiz...

TaintedWhitexx
08-03-08, 19:41
bildiğim kadarıyla bu doğumun ne kadar rahat yapıldığıyla alakalı...
yani hemen kalkanlar da oluor ama o sahnede doğum belçimi bayağı yıprattı nası hemen kalktı anlamadım ama bir de şu yönden düşünürsek doğum oldu+yaseminler geldi bu iki olayın arasında en az 30-45 dakika olmalı yani olur olmaz kalkmadı...sonra 10 dakika da evde oturdular desek en az 40 dakika geçmiş doğumdan daha fazla olamaz çnkü zaten polisler de 45-50 dakika içinde gelirler... yani doğumdan 45 dakika geçmiş oluyor.Ama yine de defnenin hemen kalkabileceğini zannetmiorm en azından kalksa bile hemn kaçak moduna girebileceğini düşünmüorm

Kalkabilir cnm. Benim kuzenim geçen yaz doğum yaptı, çok kolay doğum oldu ve yarım saat içinde daha dikişleri bile yapılmadan ayaklandı. Hatta doktor "Şimdi sizi odanıza çıkarcağız" deyip tekerlekli sandalye getirmesi için hemşireyi çağırmaya gittiğinde kuzenim kendi merdivenleri çıkıcak zannetmiş ayaklanmış yürümeye falan başlamış. Dikişleri biraz acımış ama o kadar kötü değil demişti. Yani kolay doğum yapanlar kalkabilir :img-yes:

htrla sevgili
09-03-08, 09:38
Kalkabilir cnm. Benim kuzenim geçen yaz doğum yaptı, çok kolay doğum oldu ve yarım saat içinde daha dikişleri bile yapılmadan ayaklandı. Hatta doktor "Şimdi sizi odanıza çıkarcağız" deyip tekerlekli sandalye getirmesi için hemşireyi çağırmaya gittiğinde kuzenim kendi merdivenleri çıkıcak zannetmiş ayaklanmış yürümeye falan başlamış. Dikişleri biraz acımış ama o kadar kötü değil demişti. Yani kolay doğum yapanlar kalkabilir :img-yes:

bilmiyorum...sanki defneninki çok kolay değilmiş gibi geldi ama kolay doğum hiç görmediğim için karşılaştıramıyorum... Eğer kolaysa sezaryan olmadığı için tabiki kalkabilir:img-wink:

iReMJeLiBoN
09-03-08, 12:56
o kadar çay verdiler börek kek verdiler de ne bi çay bardağı çay için şeker çatal ne biliyim çayı nasıl içti onlar??

:img-hyste evet bunu annem farketti neyle içecekler termosu kafalarına mı dikecekler dedi hatta. :img-hyste ama hakkatten mehmet sinan da babası gibi coşkuluymuş o ne ses öyle :img-cool2

zeyneps
09-03-08, 13:14
:img-hyste evet bunu annem farketti neyle içecekler termosu kafalarına mı dikecekler dedi hatta. :img-hyste ama hakkatten mehmet sinan da babası gibi coşkuluymuş o ne ses öyle :img-cool2

Evet ya ben de ona çok güldüm o gün direk termosu verdi adamlara gitti adamlar "görgüsüzlüğün de bu kadarı" diye düşünmüşlerdir belki :img-hyste

Yoksa Amerikan dizilerindeki kahve içen dedektifler gibi yanlarında hazır var mıydı :img-hyste

cimcime_7297
11-03-08, 07:53
akşam dizimizi tekrar izledim ve çok saçma bir şey kafama takıldı....
denizlerin kaçtığı tüneli bulduklarında komutanlardan biri istanbul metrosu gibi kazılış falan dedi bu ne demek o zamanlar metro varmıydı ya da öyle bir söylenti varmıydı....bilen var mı bana biri açıklarsa çok iyi olur....

merw
11-03-08, 11:35
akşam dizimizi tekrar izledim ve çok saçma bir şey kafama takıldı....
denizlerin kaçtığı tüneli bulduklarında komutanlardan biri istanbul metrosu gibi kazılış falan dedi bu ne demek o zamanlar metro varmıydı ya da öyle bir söylenti varmıydı....bilen var mı bana biri açıklarsa çok iyi olur....

Evet bu daha önce açıklanmıştı ama tekrar yazalım :) O günlerde İstanbul'da metro olmasa da metronun ne olduğu tabi ki biliniyordu. Hem Taksim'den Karaköy'e inen tramvaya her ne kadar Tünel dense de konsept olarak metro olduğunu biliyordur herkes, dünyanın birçok büyük şehrinde yıllardır kullanılıyor zira.. Üstelik, taa o yıllardan beri yapılması planlanan ancak bir türlü fırsat oluşturulamayan (!) bir olaydı metro. Her partinin seçim vaadi olarak ortaya attığından eminim, ama gerçekten projeye dökülmesi 92 yılına rastlıyor... O kadar garip birşey değil yani :)

cimcime_7297
11-03-08, 13:11
Evet bu daha önce açıklanmıştı ama tekrar yazalım :) O günlerde İstanbul'da metro olmasa da metronun ne olduğu tabi ki biliniyordu. Hem Taksim'den Karaköy'e inen tramvaya her ne kadar Tünel dense de konsept olarak metro olduğunu biliyordur herkes, dünyanın birçok büyük şehrinde yıllardır kullanılıyor zira.. Üstelik, taa o yıllardan beri yapılması planlanan ancak bir türlü fırsat oluşturulamayan (!) bir olaydı metro. Her partinin seçim vaadi olarak ortaya attığından eminim, ama gerçekten projeye dökülmesi 92 yılına rastlıyor... O kadar garip birşey değil yani :)

anladım canım çok sağol açıkladığın için....kafama takıldı akşam açıklamışsın sende....

dilaa
15-03-08, 21:27
evet benimde bu metro olayı kafama takılmıştı bunu yazmak için girmiştim ama açıklaması yapılmış.
yinede o tüneli, ülkemizde olmayan ve çok fazla görülmeyen bişeye benzetilmesi yanlış olmuş bence.dizi geçmiş bi zamanı anlatıyo ve biz o zamandan baya ileri bi zamandayız ama ozaman yaşadığımızı ve diziyi ozaman izlediğimizi düşünürsek;asker geçmiş
-adamlar metro hattı kazmış siz hala uyuyun
dediğinde insan düşünmeden edemiyo
-ula bu metro ne olaki,yerin altın gidiyo
diye bi düşünür insan

.:princesse:.
16-03-08, 07:32
Bu Bölümde Ahmet; Yasemin, Defne ve Selmayı Doğum Yapılan Evden Aldı. Kendi Evlerine Götürdü.
Sevim De Evde Çaresizce Haber Beklerken Telefon Çaldı.
Arayan Yasemindi! Ve (Konuşmaya Dikkat) Dediki:
"-Herşey Yolunda Merak Etme Bizim Eve Gidiyoruz.!"
Bu Demektir Ki Bu Telefonu Açtığında Evde Değildi.
Ve O Kadının Evinden de Çıkmışlardı.
Yani Bu Telefonu Arabayla Eve Giderken Açtı.
O Dönemde Var Mıydı Böyle Cep Telefonuna Benzer Bi Alet?
Küçük Hatalara Dikkat Edilmesi Gerek. . . !

_hnd_
16-03-08, 11:41
Bu Bölümde Ahmet; Yasemin, Defne ve Selmayı Doğum Yapılan Evden Aldı. Kendi Evlerine Götürdü.
Sevim De Evde Çaresizce Haber Beklerken Telefon Çaldı.
Arayan Yasemindi! Ve (Konuşmaya Dikkat) Dediki:
"-Herşey Yolunda Merak Etme Bizim Eve Gidiyoruz.!"
Bu Demektir Ki Bu Telefonu Açtığında Evde Değildi.
Ve O Kadının Evinden de Çıkmışlardı.
Yani Bu Telefonu Arabayla Eve Giderken Açtı.
O Dönemde Var Mıydı Böyle Cep Telefonuna Benzer Bi Alet?
Küçük Hatalara Dikkat Edilmesi Gerek. . . !

o dönemde telefon klübeleri vardı
arabaya binmeden önce telefon klübesinden aramış olabilir:img-cool2

.:princesse:.
16-03-08, 14:43
o dönemde telefon klübeleri vardı
arabaya binmeden önce telefon klübesinden aramış olabilir:img-cool2

Onu Da Düşündüm Ama Bulundukları Evin Etrafında Kulube Yoktu
Ayrıca Aradıkları Ev Belliydi
Neden Kulübeden Arıyolar Ki..
Sonuçta Gizleyecek Şeyleri Kalmadı..
Sürekli Takipteler Zaten..!

atremis
22-03-08, 22:58
Onu Da Düşündüm Ama Bulundukları Evin Etrafında Kulube Yoktu
Ayrıca Aradıkları Ev Belliydi
Neden Kulübeden Arıyolar Ki..
Sonuçta Gizleyecek Şeyleri Kalmadı..
Sürekli Takipteler Zaten..!
tamam da zaman kayması denen bi durum var türkçede:img-yes:orada şimdiki zaman eki gelecek zaman anlamında kullanılmış:img-yes: bunu günlük hayatta da çok yapıyoruz:img-wink: mesela 'yarın hatırla sevgiliyi izle-r-iz oohh ne alaa' cümlesindeki geniş zaman ekinin gelecek zaman anlamında kullanılması gibi:img-wink:

ceyil
28-03-08, 19:34
bence bu bölümdeki en büyük mantık hatası zamanında yapıldı. O üç fidanı asarak sanki emellerine ulaştılar.....YANILIYORLAR..............

cimcime_7297
29-03-08, 07:35
akşamki tekrar bölümünde gözüme takılan o zamanlarda duvarlarda bordur yada duvar kağıdı varmıydı...

trueblue
31-03-08, 11:36
akşamki tekrar bölümünde gözüme takılan o zamanlarda duvarlarda bordur yada duvar kağıdı varmıydı...


Ne arasın. Duvar kağıdı bile Türkiye'de 1985'lerde ortaya çıktı. Hele bordür içi 1990 sonrasını beklemek lazım.

susuz_yaz
01-04-08, 00:02
tekrarını izleyince kesinkes emin oldum;
en son sahnede Deniz Gezmiş koridorda yürüyor ve o yürüdükçe ardından ışıklar bir bir sönüyor, işte o ışıklardan biri sönerken ekranın sağ tarafında karanlıkta biri görünüyor ; ışıkları kapatan kişi... :icon_whis

mevlana
01-04-08, 14:02
tekrarını izleyince kesinkes emin oldum;
en son sahnede Deniz Gezmiş koridorda yürüyor ve o yürüdükçe ardından ışıklar bir bir sönüyor, işte o ışıklardan biri sönerken ekranın sağ tarafında karanlıkta biri görünüyor ; ışıkları kapatan kişi... :icon_whis
Zaten kendiliğinden kapansaydı saçma olmaz mıydı.:D:img-blushnelere dikkat ediyosunuz ya .hayranım size açıkçası.
Benimkisi mantık hatasından pek sayılmayabilir ama ışık rızaya harunu tanıştırırken rıza haa şu ünlü harun diye manalı manalı bakmıştı sonra ışık tuttu sen benim sevgilim olamazsın dedi.bana saçma geldi.sanki hiçbir şey hissetmemiş gibi konuştu(aslında ben anlamak istediğim gibi anlıyo olabilirim...)

Ayse (92)
01-04-08, 14:25
Zaten kendiliğinden kapansaydı saçma olmaz mıydı.:D:img-blushnelere dikkat ediyosunuz ya .hayranım size açıkçası.
Benimkisi mantık hatasından pek sayılmayabilir ama ışık rızaya harunu tanıştırırken rıza haa şu ünlü harun diye manalı manalı bakmıştı sonra ışık tuttu sen benim sevgilim olamazsın dedi.bana saçma geldi.sanki hiçbir şey hissetmemiş gibi konuştu(aslında ben anlamak istediğim gibi anlıyo olabilirim...)

:D Galiba yani benim çıkarımlarıma göre Işık önceden Harun'a karşı birşeyler hissediyordu ..Ama daha sonra Yaşar ortaya çıktı ve Işık Harun'u birden unuttu :icon_whis Eğer böyleyse evet bir mantık hatası vardır ama bizim tahmin ettiğimiz gibi Işık Harun'a karşı hiçbir zaman bişey hissetmemişse mantıksızlık olmaz. (Yanlıs anlasılmasın ben Harun'cuyum)

jikarinziku
01-04-08, 15:00
Zaten kendiliğinden kapansaydı saçma olmaz mıydı.:D:img-blushnelere dikkat ediyosunuz ya .hayranım size açıkçası.
Benimkisi mantık hatasından pek sayılmayabilir ama ışık rızaya harunu tanıştırırken rıza haa şu ünlü harun diye manalı manalı bakmıştı sonra ışık tuttu sen benim sevgilim olamazsın dedi.bana saçma geldi.sanki hiçbir şey hissetmemiş gibi konuştu(aslında ben anlamak istediğim gibi anlıyo olabilirim...)
Aslinda Isik ve Harun simdi beraber bir cift olucakti, hatta Yasarin sahnesi bir kac bölümlüktü cok tutuldugu icin
diziye tamamen katildi ve senaryoyu degistirerek Isigi Yasara layik gördüler.. Ondan dolayi biraz sacma oldu orasi, birden Haruna karsi hicbir sey hissetmemis gibi oldu:img-wink:

betus_irem
03-04-08, 13:26
ya arkadaşlar birşey dikkatiim çekti reklamda gördüğümüz rüya gayet büyük biri gibi 20-21 yaşında gibi duruyor ama rüya 61 doğumlu ve son bölümde de 1 mayıs 77 yi işleyecekler bu kız 16 yaşında yani...sizcede saçma değilmi?

iReMJeLiBoN
03-04-08, 13:37
o yaş problemi denizlerdede olmuştu.. bu dizide bi yaş sorunu var yani.. o yüzden artık mantık hatası olarak yazılmıyo :img-hyste

Pamir
03-04-08, 14:22
o yaş problemi denizlerdede olmuştu.. bu dizide bi yaş sorunu var yani.. o yüzden artık mantık hatası olarak yazılmıyo :img-hyste

denizlerde bir yaş problemi olmamıştı yalnız... dizi başladıktan sonra zaman atlamaı olmuş ama küçük oyuncuların görüntüsü değişmediğinden sanki hep aynı yaşta kalmışlar gibi bir izlenim olmuştu.. yoksa denilerin yaşlarında bir sorun yoktu...

asıl mantık hatası yaşar ve ışık'ın ceza mahkemesinde boşanmış olmalarıydı... o dönemde boşanmaya bir ceza gözüyle bakılıyordu demek ki!!!!!!!:img-hyste

sonradan öğrenmiş bulunmaktayım ki aile mhk yeni urulmuş ülkemizde... ama ceza mhkde mi görülüyormuş davalar.. neyse...

worlds_diamond
03-04-08, 15:53
arkadaslar aslında 16 yasında olmaları cokda buyuk bır mantık hatası degıl sonucta o donemde 15 18 yaslar arasında bı cok genc eylemlere katılmıs ve hapse atılmıs

öneğin erdal eren 17 yasında idam edilmiştir, cok gec yasında eylemlere katılmaya baslamıstır..

&özge&
04-04-08, 13:51
şey var Denizler tünel kazıp kaçtıklarında komutan adamlar buraya İstanbul metrosunu kazmışlar diyodu ama o zamanlar İstanbulda m

cimcime_7297
04-04-08, 13:53
canım aynı şeyi bende yazdım daha önce...
diğer sayfalara bakarsan görebilirsin cevap orada mevcut..

&özge&
04-04-08, 17:14
canım aynı şeyi bende yazdım daha önce...
diğer sayfalara bakarsan görebilirsin cevap orada mevcut..

görmemiştim saol

betus_irem
05-04-08, 08:24
arkadaşlar benim mantık hatası dediğğim şey yokmuş aslında benim rüya sandığım kızın adı da sevgiymiş...bu yanlış anlama için tüm hatırla sevgili ekibinden özür diliyorum:img-yes:

demet156
05-04-08, 15:20
yanlış anladığını tahmin ettim zaten aynı rüyadan bahsediyo olamazdın
bi debenim dikkatimi çeken başka bişi var o da şu: ışık'ın göz rengi dizinin başında maviydi ama bir iki bölüm önce kahve rengiydi . bu bölümde yine mavi olmuşş

!BhR!
05-04-08, 17:58
ya benim aklima takilan birsey var arkadaslar bana hata gibi geldi:
simdi harun 1972de hapise girdi ve 1977de cikti.anlasilan 5yil yatmis af cikmis, öylemi??
ama cocuga idam cezasi verildi ilk basta nasil oluyorda 5yil sonra cikiyor??
yani bu cümle cok sacma olacak ama 5yil idamdan dönen biri icin az degilmi??

gamze_15
05-04-08, 18:13
sanırım değil çünkü 4 yıl yatıp çıkanlarda olduğunu biliyorum

bahar_can
05-04-08, 19:49
1974 yılında genel af çıktı...
Harun idam cezası almadı.. 18 kişiye istendi ilk başta ama sonra 3 kişiye verdiler yalnızca.. diğerlerine de mühebbet yani ömür boyu verdiler.. 1974 yılında genel af oldu.. B. Ecevit dönemi.. ama genel af mühebbet ve ağır hapis cezalarını hemen dışarı çıkartmıyor.. cezalarının 10 yıla kadar düşürüyor... cezaevinde de 1 gün 2 gün olarak sayılır.. yani yarı yarıya yatıp çıkılır... örneğin bir kişi 5 yıl almışsa 2.5 yıl kadar yatar... umarım anlatabilmişimdir..

smbdy
06-04-08, 23:09
mantık hatası sayılır mı bilmiyorum ama rüya nın göz rengi büyüdükçe kahverengiye döndü sanırım
demin diziyi tekrar izledim çok çok dikkatli baktım rüya gözleri kahverengi gibi geldi bana yanılıyorsam düzeltin arkadaşlar rüya çocukken masmavi gözlere sahipti büyüdükçe göz rengi koyulaştı sonunda kahverengiye dönüştü mavi gözlü bir oyuncu bulmak veya lens kullanmak mümkün değil mi acaba?

draje
06-04-08, 23:11
ewet mesela ısıkda lensli küçük ısığa benzesin diyee..

zeyneps
06-04-08, 23:14
Arkadaşlar Rüya'yı canlandıran oyuncunun gözleri yeşil :img-wink: Biliyorsunuz yeşil göz kıyafete çok uyum sağlar ışıkta karanlıkta değişir:img-pilot Ondan size kahve gelmiştir :img-yes:

bahar_can
07-04-08, 06:23
Yazılamalar, afişler vb. şeyler o dönemde asla 24.00'den öce başlamaz.. genelde 14.00 gibi başlar... ama çatışmadan sonra polisler gelidiğinde Ali Rüya'ya "hadi otobüse bin git" diyor :img-hyste şu zaman da bile otobüsler saat kaça kadar çalışıyor ki gecekondu mahallelerinde o zamanlar olsun...

trueblue
07-04-08, 12:02
Defnelerin toplandığı yerde duvarlara asılan resimleri görünce resmen yarıldım. Resimleri asanın komünizm tarihi hakkında hiç bir fikri yokmuş garibimin. :img-hyste :img-hyste

Mao, Lenin ve Stalin resimleri yan yana asılmıştı. Siyasi tarih okuyan biri olarak Pes vallahi ve Yuh diyorum.

Neden derseniz Sovyetler Birliği tarhinde Vlademir İlyiç Lenin, Jozef Cugaşvili Stalin, Leon Trotsky, Grigory Yevseevich Zinoviev, Lev Borisovich Kamenev, 20 yüzyıl başından itibaren Rusya'da komünizm için beraber çalıştılar ve Ekim 1917 devrimi sonrasında beraber çalıştılar. 1922'de Lenin felç geçirdi. Stalin İkinci karısı Nadezhda Alliluyeva'yı Lenin'in sekreteri yaparak onun bütün hareketlerini konrol etti. Stalin'in diktatörlüğe gittiğini gören Lenin siyasi vasiyetini yazdı, Vasiyetname partinin geleceği ve sonraki liderle ilgiliydi. Lenin Stalin ve Trotsky (Troçki)'nin yönetimden uzak tutulmasını özellikle Stalin'in kontrol altında tutulmasını istemiştir. Lenin'in 21 Ocak 1924' de ki ölümünden sonra Stalin, Kamenev ve Zinoviev ile birlikte Lenin vasiyetini ortadan kaldırıp sol kanadın en aşırısı olan ve Kızıl Orduyu kurup İngiltere'yi durdurarak Sovyet İhtilalini kurtaran Troçki'ye karşı cephe aldılar. 1927'de Stalin fazla güçlenince Kamenev ve Zinoviev Troçki ile birlik oldular ama Stalin çok güçlenmişti. 1929'de Troçki Sovyet topraklarından sürülerek İstanbula yerleşti ve orada 4 yıl yaşadı. 1940'da Stalin'in casuslarınca Meksika'da öldürüldü. Kamenev ve Zinoviev, 14 eski bolşevik ile birlikte 100 tane eski bolşevik yani Lenin dava arkadaşı Nazi Almanyası ile anlaşmalar yapmak ve komünizme ihanetten mahkeme edildi ve idam edildiler. :sad53: Bu kişilerin tamamı Stalin'e rakip olacak konumdalardı. Aynı Stalin 1939'da Hitler'in Nazi Almanyası'yla Molotov-Ribbentrop paktı diye de bilinen bir saldırmazlık anlaşmasını imzaladı. :img-fear2 1953’e kadar yaşayan Stalin ölümünden sonra mumyalanarak Lenin’in anıt mezarına konuldu. Ondan sonra Sovyetler Birliğinin başına geçen Nikita Sergeyeviç Kruşçev Şubat 1956'da Moskova'da toplanan 20. Parti Kongresinde, iktidarın tek kişide toplanmasını tenkit ederek, Stalin'i acımasızlık, hoşgörüsüzlük ve iktidarı kötüye kullanmakla ve Lenin’in şahsında komünizmi putlaştırmakla suçladı. Stalin'in yanılmaz lider imajını yıkmaya ve Leninist modele dönmeye yönelik köklü bir Stalincilikten uzaklaşma kampanyası başlattı. Stalin’in resmi paralardan ve pullardan çıkarıldı. Stalin’in ölüsü 1961’de Lenin’in anıt mezarından alınarak Kremlin’e gömüldü. Ve Stalin ondan sonra komünistlerce günah keçisi olarak ilan edildi.

Kızıl Çin’in lideri Mao Tse-tung’a gelince Çin 1949’da komünist olduğunda Sovyetler Birliği’nin bu devrime en ufak katkısı olmadığı gibi Çin’i kontrol edemeyeceklerini düşünerek endişelenmişlerdi. 1959’a kadar düşmana karşı birlik halinde hareket etseler de. Komünist Çin ile Sovyetler Birliği bir birlerine girdiler. Çünkü Sovyetler komünist bloğu kendi kafasına göre idare ediyor ve Çin’in fikrini sormuyordu. Gerginlik giderek arttı. 1964’de Çin’in ilk atom bombasını patlatmasıyla ABD ve Sovyetler Birliği arasındaki dehşet dengesi Sovyetler Birliği- Çin Halk Cumhuriyeti arasında da kurulmuş oldu. Sovyetler Birliği Çin sınırına 20.000 kişilik 45 zıhlı tümen yığdı. Düne kadar Çin basını “Kapitalist devletler var oldukça savaş bitmeyecektir” derken “Emperyalist Sovyetler Birliği’nin Çin topraklarında gözü var.” diye feryat etmeye başladı. ABD ve Batılı devletler Sovyetler Birliğine sakin olması ve itidalli davranmasını telkin ederken resmen tanımadıkları Çin’e bağlantısızlar aracılığı ile işi büyütmemesini çıkan savaşta kimsenin kazanamayacağı bir savaşı başlatmamasına ikna etmeye çalışıyorlardı. Türkiye’de 1977-1980 yılları arasında Lenincilerle Maocular birbirlerini gözünü oydular. Sol fraksiyonlar kavgası çok kötüydü.


P.S.
1- Stalin’in ilk karısı Yekaterina Svanidze idi. Evliliklerinden altı yıl sonra 1907’de öldü. İkinci karısı Nadezhda Alliluyeva ile olan evliliğinden oğlu Vasiliy ve kızı Svetlana doğdular. Nadezhda Alliluyeva ile Stalin’in evlilikleri kokunçtu. Stalin herkesin içinde karısını küçük düşürür ve aşağılardı. 1932'de bir gece bir toplantıda Stalin parti ileri gelenlerinin önünde karısı iyice haşladı, yukarı çıkan Nadezhda intihar etti. Ölümü resmi kayıtlarda hastalık olarak geçti.

2- Zinoviev ve Kamenev 1988’de Gorbaçov iktidarı tarafından aklandılar.

trueblue
08-04-08, 09:47
Siyasi Tarih dersine başlayıp canınıza okumuşken şunuda ekliyeyim.:img-hyste:img-hyste

Faşit ve Faşizm kelimelerini Türkiye'de ki yanlış kullanımı var. Bir Avrupalı ya da Amerikalı Diplomat, Siyaset Bilimci, ya da Uluslararası İlişkiler Uzmanına Türkiye Faşitler var derseniz onu dumur edersiniz.

Nedenine gelince, Faşizm, dar anlamda Benito Mussolini başkanlığı altında 1922’de İtalya’da iktidarı ele geçiren politik sistem. Amacı Roma İmparatorluğunu yeniden kurmaktı. Daha geniş anlamıyla özellikle iki dünya savaşı arası ortaya çıkan ve özellikle Adolf Hitler yönetimindeki nasyonal-sosyalizmin temsil ettiği aşırı milliyetçi, antidemokratik ve antikomünist bir ideolojiye ve otoriter-totaliter siyasi bir yapıya sahip bütün politik hareketler sistemine verilen ad.

Kavramın kökeni Antik Roma yöneticilerinin geniş hükümet yetkisini sembolize eden ucunda balta bulunan bir çubuk demetinin adı olan Latince fasces, İtalyanca fascio sözcüklerinden gelmektedir. Aynı simge daha sonraları Fransız Devrimi sırasında Aydınlanma anlamında, halkın elindeki devlet gücünü temsil etmek üzere kullanılmıştır. Sözkonusu sembol bir takım değişikliklerle 1926 yılından itbaren İtalya’nın resmi devlet sembolü olmuştur. Sembolün üçlü anlamı, yani devlet gücü, halk mülkiyeti ve birliktelik Mussolini’nin propagandasında kullanılmıştır.

Faşist baltasının resmi ve bilgiler aşağıdaki linkte kayıtlı
http://tr.wikipedia.org/wiki/Fa%C5%9Fizm

Faşist yerine aşırı sağcı, aşırı milliyetçi= nasyonalist demek uygun olur.

Sevgi ve saygılarımla

bahar_can
09-04-08, 13:46
Defnelerin toplandığı yerde duvarlara asılan resimleri görünce resmen yarıldım. Resimleri asanın komünizm tarihi hakkında hiç bir fikri yokmuş garibimin. :img-hyste :img-hyste

Mao, Lenin ve Stalin resimleri yan yana asılmıştı. Siyasi tarih okuyan biri olarak Pes vallahi ve Yuh diyorum.
(...)
Türkiye’de 1977-1980 yılları arasında Lenincilerle Maocular birbirlerini gözünü oydular. Sol fraksiyonlar kavgası çok kötüydü.


Sevgili trueblue, alıntı yapmadığım.. verdiğin diğer bilgilerin genel anlamda doğru olduğunu söylemekle birlikte okuduğun kaynakla da ilgili yorumlar olduğunu vurgulamak isterim.. yani örneğin Lenin Troçki'nin kendi yerini almasını ister denilir.. Stalin'e güvenmekle birlikte biraz kaba bulduğu söylenir.. öte yandan Troçki 1917 devrimi oldu olalı da işin ucundan tutup iyi bir şeyler yapacağına sürekli bir muhaliflik ve engellemeler halindedir.. ki Troçki menşevik-bolşevik ayrımından beri hem Lenin'in hem de Stalin'in amansız düşmanıdır.. ikisi de Troçki'ye sonuna kadar ideolojik bir mücadele vermişlerdir.. özelikle Tek Ülkede Sosyalizm konusu hakkında Stalin-Troçki tartışmaları meşhurdur.. yani Stalin'e kasap-masap denir ama 1917'yi baz alırsak.. 1940'larda da troçki öldü yanlış hatırlamıyorsam.. 23 yıl ellerinin altındaki troçki'yi kimse ortadan kaldırmıyor hep ideolojik tartışmalarla mücadele ediyorlar.. 1924'te Lenin ölüyor.. O kasap Stalin yine tam 16 yıl Troçki'nin yaşamasına izin veriyor ki M. Kemal'in Mustafa Suphiler'e tavrı ve Çerkez Ethem'e tavrını düşününce aslında ne kadar insaflı olduğu otomatikman tartışma konusu oluyor gördüğün gibi.. (diktatörlükler ve hasım ölümleri konusuna çok çarpıcı bir örnek aslında)

Neyse gelelim senin bu genel Sovyet Tarihi bilginden Zeynepler'in derneklerindeki Mao, Stalin, Lenin posterlerine...

Herşeyden önce şunu hemen belirteyim ki Türkiye Radikal Devrimcileri Sovyetleri Kruşçev döneminden sonraki yani 1960'lardan sonraki Sovyetleri...Sovyet Sosyal Elmperyalizmi olarak görürler...

Mao ve Stalin'i ise dizide adı geçen 4 Radikal örgütün hepsi 1978 yılının yaz aylarına kadar marksiz ustalar olarak değerlendirirler..

Ama Mao'nun ölümünden sonra bazı örgütler yan çizmeye başlarlar.. ve önce Mao'yu sonra da Stalin'i reddederler.. ama dizideki 1977 döneminde THKO-Halkın Kurtuluşu (Harunlar'ın örgütü), THKP/C Devrimci-Yol (Aliler'in örgütü) Halkın Birliği ve Halkın Yolu hepsi Mao'yu da Stalin'i de savunuyordu.. yani bir yanlışlık yok.. eğer 1978'in yaz ayından sonra bu devam ederse ki sanmıyorum M. Yalçıner iyi biliyordur o dönemi kanımca.. o zaman haklı olur bu eleştirin... ama şimdi iyi sallamışsın (anadın sen onu:img-hyste) ama verdiğin bu özet bilgilere teşekkür etmeden edemeyeceğim.. gerçekten de çok şey öğretip hatırlatıyorsun çok sağol :img-in_lo

vision
11-04-08, 22:08
60. bölüm 4.kisim.
iklim hatasi:
tarih 2 mayis 1977, ahmet yildiz üniversitesi bahcesinde ögrencisi zeyneple konusuyor. arkada manolyalyar acmis.
manolya, istanbul ikliminde, mart ortasi- nisan basi arasi acan bir cicektir ve de 2-3 hafta ömrü vardir. mayis ayinda cicekleri tamamen düsmüs olur. tabiki bölüm nisan basinda cekildigi icin cicekler hala acik..

beren-belçim
11-04-08, 22:34
60. bölüm 4.kisim.
iklim hatasi:
tarih 2 mayis 1977, ahmet yildiz üniversitesi bahcesinde ögrencisi zeyneple konusuyor. arkada manolyalyar acmis.
manolya, istanbul ikliminde, mart ortasi- nisan basi arasi acan bir cicektir ve de 2-3 hafta ömrü vardir. mayis ayinda cicekleri tamamen düsmüs olur. tabiki bölüm nisan basinda cekildigi icin cicekler hala acik..

evet bunu hep yapıyorlar kanlı pazar da günlük güneşlikti nedense halbuki şubatın ortasında güneş görmek çölde su görmek gibi bişiy!

Kadir_Reis
11-04-08, 22:56
evet bunu hep yapıyorlar kanlı pazar da günlük güneşlikti nedense halbuki şubatın ortasında güneş görmek çölde su görmek gibi bişiy!

Arkadaşlar bunlar tabi ki mantık hataları fakat başka dizilerde öyle bir hatalar var ki hatırla sevgilimin mantık hataları bu hatalar karşısında ufak kalır

defne_gürsoy
12-04-08, 07:28
Ya ben tekrarını izlerken farkettim 31 Mayıs 1971'de Nurhak'ta gündüzken İstanbul'da Sibel Erkan olayında gece:icon_whis O nasıl oluyor ya?:img-hyste

vondybilge
14-04-08, 17:11
Defne ve Harun, oturmuş konuşuyorlar evde sonra Işık onlara çay getiriyor tepside iki çay var, ama birden bakıyoruz ki çaylar üç olmuş. :)

çok komiksin yaa ben o bölüm dikkatimi cekmedii :img-wink:

mevlana
18-04-08, 14:03
aslında o kadar mantık hatası değil ama yazıyim deddim:
deniz kamptan geldikten sonra defne onu tersliyor.bir sonraki sahnede defne eline kitap almış rahat rahat okuyo ne kızgınlık ne başka bişey .yani o kadar sevgiliniz gelmiş sevinç olur kızgınlık olur ama o kadar da rahat kitap okunmaz ki!

Kadir_Reis
18-04-08, 23:55
Geçen bölümde yasemin'in hamile olamadıgına dair bir kagıtla üzülmüştük
Fakat bu bölümde öğrendik'ki yasemin hamile ee nasil oluyor bu iş o zamanlar bilim o kadar ilerlememişti:img-wink:

muj_de
19-04-08, 05:52
bi karar versinler Ahmet Bey'imizin saçlarına, bi sahnede şakaklar bembeyaz bi sahnede hiç birşey yok bir sahnede ise eh hafif kırlaşmış...hani yaşlılık kompleksine girdide saçlarında çıkan beyazlarımı alıyor??

closer
19-04-08, 11:49
dizide çok belli değil fakat farkındaysanız ali yaseminden gerçekte 1 yaş büyük :img-hyste

Cigdem_18
19-04-08, 12:34
normalde dizi simdi 1977 yilinda rüya 15 yasinda
15 yasinda bir kiz seneye nasil üniversite sinavlarina girebilir
16 yasinda ??? bildigim kadariyla 16 yasinda lise 1 yasa 2 de olmak gerekiyo

closer
19-04-08, 13:10
hmm.. ama rüya dizide o kadar küçük durmuyo makyajla falan gerçekten de ben onu 17den aşağı düşünmüyodum 15-16 olduğunu bilmiyodum açıkçası :icon_sorr

justinecatblue
19-04-08, 16:09
ahmet kaç yaşında yaa? yakın gözlüğü kullanacak yaşa geldi mi:icon_whis

closer
19-04-08, 16:29
ahmet kaç yaşında yaa? yakın gözlüğü kullanacak yaşa geldi mi:icon_whis

:img-hyste :img-hyste orda hani avukat ya bi de hani böyle şakakları beyazlatmışlar ya ona inandırıcılık vermek için taktırmışlardır :img-hyste

(= JesLice =)
19-04-08, 18:46
normalde dizi simdi 1977 yilinda rüya 15 yasinda
15 yasinda bir kiz seneye nasil üniversite sinavlarina girebilir
16 yasinda ??? bildigim kadariyla 16 yasinda lise 1 yasa 2 de olmak gerekiyo
o yıllardaki sistemle bu yıllardaki sistemler arasında mutlaka fark vardır arkadasım...

dizi_tutkunu
19-04-08, 22:16
rüya'nın yaşına takmışsınız fakat ben 16 yaşındayım eylül de 17 olcam(doldurmuş olcam) ve lise 3 teyim:.

Kadir_Reis
19-04-08, 23:15
Erken okula yollamıstır Yasemin kızı rüyayı

sweetgirl00
23-04-08, 09:24
Erken okula yollamıstır Yasemin kızı rüyayı

sanırım tam yaşında gitmişti sölmşlerdi
ama o zmnki sistemle şimdi çok farklı

!Mavi_SekeR!
24-04-08, 11:56
-İlk bölümler Mehmet henüz onbaşı..
ve Soyadının Karayel olduğunu bildiğimiz Mehmet'in makamında ''Binbaşı Mehmet Tandoğan'' yazıyor =))
- Işık kızımız , Harun'un ODTÜ'ye geçiş yapmasıyla birlikte ona mektup yolluyor
Alıcı:Harun Yıldıran lolllllll
ama Harun karşımıza uzun bir süre sonra THKO/Ankara davalarında Harun Karagöl olarak çıkiiii
sonra ''Sevim Aygün'' ifadesi kullanılmıştı (sansaryadaki blmlerde :img-hyste)
Edit:Bu H.S senaristlerinde şiidetli anzymır (her neyse ) ya da ciddi bir biçimde ''soyadı akılda tutamama'' hastalığı olduğunu düşünüyorum.
Ali şu an ''Ali Demir'' ama yakında Çelik,Alimünyum,Kükürt,Fosfat,Manganez olarak karşımıza çıkabilir
Yanlarında periyodik cetvel bulundurmuyolarsa tabüüü

çalıkuşu78
24-04-08, 12:52
-İlk bölümler Mehmet henüz onbaşı..
ve Soyadının Karayel olduğunu bildiğimiz Mehmet'in makamında ''Binbaşı Mehmet Tandoğan'' yazıyor =))
- Işık kızımız , Harun'un ODTÜ'ye geçiş yapmasıyla birlikte ona mektup yolluyor
Alıcı:Harun Yıldıran lolllllll
ama Harun karşımıza uzun bir süre sonra THKO/Ankara davalarında Harun Karagöl olarak çıkiiii
sonra ''Sevim Aygün'' ifadesi kullanılmıştı (sansaryadaki blmlerde :img-hyste)
Edit:Bu H.S senaristlerinde şiidetli anzymır (her neyse ) ya da ciddi bir biçimde ''soyadı akılda tutamama'' hastalığı olduğunu düşünüyorum.
Ali şu an ''Ali Demir'' ama yakında Çelik,Alimünyum,Kükürt,Fosfat,Manganez olarak karşımıza çıkabilir
Yanlarında periyodik cetvel bulundurmuyolarsa tabüüü
soyad konusunda sonuna kadar hakveriyorum size..ancak mehmet ne zaman onbaşı oldu.. subay insan onbaşı olur mu.. onbaşı er rütbesidir.. mehmet teğmenlik rütbesiyle askerlik hayatına başlar.. hala rütbeleri bilmeyen insanları gördükçe cidden çok şaşırıyorum..

!Mavi_SekeR!
25-04-08, 13:23
soyad konusunda sonuna kadar hakveriyorum size..ancak mehmet ne zaman onbaşı oldu.. subay insan onbaşı olur mu.. onbaşı er rütbesidir.. mehmet teğmenlik rütbesiyle askerlik hayatına başlar.. hala rütbeleri bilmeyen insanları gördükçe cidden çok şaşırıyorum..

kusura bakma canım binbaşı demek istedim karıştırmışım ve bu olağan bir durum ''binbaşı mehmet tandoğan'' yazıyordu çünkü (onbaşı yazmışım onun yerine :icon_sorr)
yanlış yazdığım için özür dilerim kontrol etmeye üşendim ama tepkin biraz sert olmuş fakat rütbeleri bilmediğimden değil msjımı kontrol etmeye üşendiğimden dolayı düzeltmedim..şimdi siz uyarınca görüyorum..
askerlik rütbelerini çok iyi bilmiyor olabilirim evet ama bu kadar bariz bir hata yaptığım için de gerçekten çok üzüldüm :icon_sorr
kusura bakmayın ve mazur görün :img-wink:

çalıkuşu78
25-04-08, 16:07
kusura bakma canım binbaşı demek istedim karıştırmışım ve bu olağan bir durum ''binbaşı mehmet tandoğan'' yazıyordu çünkü (onbaşı yazmışım onun yerine :icon_sorr)
yanlış yazdığım için özür dilerim kontrol etmeye üşendim ama tepkin biraz sert olmuş fakat rütbeleri bilmediğimden değil msjımı kontrol etmeye üşendiğimden dolayı düzeltmedim..şimdi siz uyarınca görüyorum..
askerlik rütbelerini çok iyi bilmiyor olabilirim evet ama bu kadar bariz bir hata yaptığım için de gerçekten çok üzüldüm :icon_sorr
kusura bakmayın ve mazur görün :img-wink:
tamam yanlışlık olmuş.. ama rütbelerin bilinmesi gerekir.. hayatın herhangi bir alanında insana bu bilgi lazım olabilir..ben de tenkit için yazmadım ..bir faydam olsun istedim..kusur ne demek rica ederim..ben kimseyi kırmak istemem.. kırdıysam ben de özür dilerim..

beren-belçim
25-04-08, 22:00
Bu annemin tespit ettiği bir hata. Annem o zamanlarda halkın kurtuluşçularından birinin şaraplı lüks bir restorantda yemek yiyemeyeceğini söyledi. Bilmiyorum ne kadar doğru...

lorelai13
25-04-08, 23:19
Bu annemin tespit ettiği bir hata. Annem o zamanlarda halkın kurtuluşçularından birinin şaraplı lüks bir restorantda yemek yiyemeyeceğini söyledi. Bilmiyorum ne kadar doğru...

bu benim de çok dikkatimi çekti.
hadi bir kere yemeği bırak ben buraya çok gelirim dedi durdu.
sürekli gitmek için çok lüks bir yerdi.

_duygucuk_
26-04-08, 10:24
Zeynep Defnelerden ayrıldıktan sonra yolda yürürken sert adımlarını gösterdiler ve ayakkabısı çorabı belli ediyordu ve ten rengiydi..yurda gelince ayakkabılarını çıkardı çorap birden simsiyah oldu:(

rheme
26-04-08, 11:07
Merhaba ; dizi en kısa sürede sonlandırılmalı gerçektende çok büyük mantık hataları görülmeye başlandı. Örneğin Ahmetin annesi 1960 darbesinde orta yaşlı bir kadındı şimdi 80 darbesi olacak kadında hiçbir değişiklik yok.1960 larda 40-50 yaşında olsa 1980 lerde 60-70 yaşında olması gerekirdi. En azından biraz yorulup makyajla yaşlandırma yoluna gidilebilirdi.Aynı durum yasemin ,ahmet ve necdet içinde geçerli sadece saçları uzatarak veya kısaltarak 20 yılın insan çehresindeki değişimini karşılamak mümkün değildir. Dünyada bu tür dizilerin örneklerinde görüldüğü üzere özel makyajlardan yararlanılması gerekiyor.

Yine bir diğer mantıksızlık dizide her yaralanan veya hastalalnın aynı hastanede hatta aynı odada kalmasıdır. İlk başlarda tesadüf olarak kabul edilcek olsada sürekli devam eden bu mantıksızlık artık göze batmaktadır.

Ayrıca bir ülke tarihindeki tüm darbe öncesi yaşanan olumsuzlukların tamamının sadece bu aile çevresinde gerçekleşmesi ve her olayda ( en ufak olaylarda bile ) bizzat başrolde olmaları oldukça anlamsız..

Son olarak dün geceki bölümün en son sahnesinde yasemin sanki bu olayları daha önceden hiç görmemiş ve yaşamamış gibi solcu grubun üzerine doğru yürümesi ve yolunu değiştirmeyerek adeta belanın kendisine gelmesini ister gibi saf saf ortalarda dolanması çok mantıksızdı.

Dizinin ilk sezonlarındaki muhteşem başarısı gölgede kalıyor ve reytingleri bu nedenle düşüyor. En kısa sürede bitirlmeli ve hafızalarımızda aynı çemberimde gül oyada olduğu gibi güzel bir şekilde kalmalıdır.

Saygılar.

deepoceansgirl
26-04-08, 21:28
Zeynep Defnelerden ayrıldıktan sonra yolda yürürken sert adımlarını gösterdiler ve ayakkabısı çorabı belli ediyordu ve ten rengiydi..yurda gelince ayakkabılarını çıkardı çorap birden simsiyah oldu:(

Aynı şey benim de dikkatimi çekti..Ama yanlış gördüm herhalde diye düşünmüştüm..:icon_whis

(= JesLice =)
26-04-08, 21:31
59.bölümde yaşar ışıkla karşılaştıgında sohbetlerinin ardından ayrılıyolar..kamera yaşar tarafını gösterdiğinde ahmet yasemini belinden tutuyo gibi gözüküo..ama kamera Ahmet yasemin ışık üçlüsünü gösterdiğinde ahmet elleri cepte yürüyo....???

hüsranur
26-04-08, 21:52
59.bölümde yaşar ışıkla karşılaştıgında sohbetlerinin ardından ayrılıyolar..kamera yaşar tarafını gösterdiğinde ahmet yasemini belinden tutuyo gibi gözüküo..ama kamera Ahmet yasemin ışık üçlüsünü gösterdiğinde ahmet elleri cepte yürüyo....???

evet böyle hatalar cok var
bende fark ettim her dizide böyle hatalar var
hep görüyorum cok komik oluyor yönetmenlerin hatalarini gördümmü

muj_de
27-04-08, 10:57
evet böyle hatalar cok var
bende fark ettim her dizide böyle hatalar var
hep görüyorum cok komik oluyor yönetmenlerin hatalarini gördümmü

aslında bunlar devamlılık yazmanının görevi de sanırım bizimkinde bu yazmandan yok.

Kadir_Reis
27-04-08, 11:01
Bazen böyle hatalar oluyor mazur görmemek lazım:)

mevlana
02-05-08, 12:57
Harunla defne denizin fotoğrafıyla ilgili konuşurken şarkı söylemiştik yoksa sadece ben mi söylemiştim diye birşay söylüyor.sonra harun sen de söylemiştin diyor.defne zaten denizin falan söylediğini sormuştu:D

bir_adı_yok
02-05-08, 22:40
yer istanbul, sokakta defne, harun, ışık konuşuyorlar
ve yanlarından elinde bir file 18 yaşlarında bir çocuk geçiyor..
aynı çocuk, aynı kıyafetle aynı saç modeli ile
maraştaki yürüyüşte....

Kadir_Reis
02-05-08, 22:46
Ali Alt Katta Zeynep'in odası en üst katta Zeynep'in arkadaşı Ali Diye bir bağırdı Ali Hemen Yukarıya Çıkarvedi Ali'nin Kulaklarıda iyi duyuyor muş

pukeleka
03-05-08, 06:22
ben de şunu merak ediyorum defne ler çocuktu büyüdü rüya küçücüktü büyüdü sinan da şimdi delikanlı olacak ve belki sinan ve nejdetin kızı da evlenecek ve çocukları büyüyecek bilgisayar çıkacak cep telefonu çıkacak ama bu 50 lerin kuşağı bi türlü yaşlanmadı be gülüm hatta ne hikmettir ki onlar küçüklerden daha genç duruyorlar

yasmin-85
03-05-08, 18:34
Yaa bişey sorucam.Bu defnenin oğluna kim bakıyo.Selma hastanede,defne zaten dergi mi gazete mi ne orda eee çocuk evde yalnız mı :img-cray:

Cigdem_18
03-05-08, 20:21
Yaa bişey sorucam.Bu defnenin oğluna kim bakıyo.Selma hastanede,defne zaten dergi mi gazete mi ne orda eee çocuk evde yalnız mı :img-cray:

bakicisi vardir :good:

çalıkuşu78
03-05-08, 21:17
istanbul üniversitesi işgalinde neden tek gazeteci muhabir ışıktı ne kaa mantıksız.. orası gazeteci muhabir foto muhabiri kaynaması gerekir..
aynı şekilde maraşta sadece ışıkla sevim var.. başka gazeteci niye yok bu kadar karışık ortama yanlarında erkek gazeteci olmadan nasıl gidiyorlar.. koskoca milliyetin bunlardan başka muhabiri mi yok..

Kadir_Reis
03-05-08, 21:24
istanbul üniversitesi işgalinde neden tek gazeteci muhabir ışıktı ne kaa mantıksız.. orası gazeteci muhabir foto muhabiri kaynaması gerekir..
aynı şekilde maraşta sadece ışıkla sevim var.. başka gazeteci niye yok bu kadar karışık ortama yanlarında erkek gazeteci olmadan nasıl gidiyorlar.. koskoca milliyetin bunlardan başka muhabiri mi yok..

Yokmus Ağa Eleman sıkıntısı çekiyorlar mış Belki Abdi Bey Sadece onları görevlendirmiştir.Maraş Olayında AA Muhabirleride yoktur devletin ajansı neden olmaz ki böyle olayda

berkseda
11-05-08, 11:26
arkdaşlar bu bölümde bir şey dikkatimi çekti necdet valiye sevim ve ışığın isimlerini verirken ışığa ışık gürsoy dedi acaba ahmet ışığıdfamı nufusuna aldı daha öncede aynı şey sevimde olmuştu

yıldız67
11-05-08, 13:54
arkdaşlar bu bölümde bir şey dikkatimi çekti necdet valiye sevim ve ışığın isimlerini verirken ışığa ışık gürsoy dedi acaba ahmet ışığıdfamı nufusuna aldı daha öncede aynı şey sevimde olmuştu

biraz önce izledim de bana ışık ünsal dedi gibi geldi.

muj_de
11-05-08, 23:18
ok yok ışık ünsal dedi ben net duydum

trueblue
14-05-08, 11:47
Sevgili trueblue, alıntı yapmadığım.. verdiğin diğer bilgilerin genel anlamda doğru olduğunu söylemekle birlikte okuduğun kaynakla da ilgili yorumlar olduğunu vurgulamak isterim.. yani örneğin Lenin Troçki'nin kendi yerini almasını ister denilir.. Stalin'e güvenmekle birlikte biraz kaba bulduğu söylenir.. öte yandan Troçki 1917 devrimi oldu olalı da işin ucundan tutup iyi bir şeyler yapacağına sürekli bir muhaliflik ve engellemeler halindedir.. ki Troçki menşevik-bolşevik ayrımından beri hem Lenin'in hem de Stalin'in amansız düşmanıdır.. ikisi de Troçki'ye sonuna kadar ideolojik bir mücadele vermişlerdir.. özelikle Tek Ülkede Sosyalizm konusu hakkında Stalin-Troçki tartışmaları meşhurdur.. yani Stalin'e kasap-masap denir ama 1917'yi baz alırsak.. 1940'larda da troçki öldü yanlış hatırlamıyorsam.. 23 yıl ellerinin altındaki troçki'yi kimse ortadan kaldırmıyor hep ideolojik tartışmalarla mücadele ediyorlar.. 1924'te Lenin ölüyor.. O kasap Stalin yine tam 16 yıl Troçki'nin yaşamasına izin veriyor ki M. Kemal'in Mustafa Suphiler'e tavrı ve Çerkez Ethem'e tavrını düşününce aslında ne kadar insaflı olduğu otomatikman tartışma konusu oluyor gördüğün gibi.. (diktatörlükler ve hasım ölümleri konusuna çok çarpıcı bir örnek aslında)

Neyse gelelim senin bu genel Sovyet Tarihi bilginden Zeynepler'in derneklerindeki Mao, Stalin, Lenin posterlerine...

Herşeyden önce şunu hemen belirteyim ki Türkiye Radikal Devrimcileri Sovyetleri Kruşçev döneminden sonraki yani 1960'lardan sonraki Sovyetleri...Sovyet Sosyal Elmperyalizmi olarak görürler...

Mao ve Stalin'i ise dizide adı geçen 4 Radikal örgütün hepsi 1978 yılının yaz aylarına kadar marksiz ustalar olarak değerlendirirler..

Ama Mao'nun ölümünden sonra bazı örgütler yan çizmeye başlarlar.. ve önce Mao'yu sonra da Stalin'i reddederler.. ama dizideki 1977 döneminde THKO-Halkın Kurtuluşu (Harunlar'ın örgütü), THKP/C Devrimci-Yol (Aliler'in örgütü) Halkın Birliği ve Halkın Yolu hepsi Mao'yu da Stalin'i de savunuyordu.. yani bir yanlışlık yok.. eğer 1978'in yaz ayından sonra bu devam ederse ki sanmıyorum M. Yalçıner iyi biliyordur o dönemi kanımca.. o zaman haklı olur bu eleştirin... ama şimdi iyi sallamışsın (anadın sen onu:img-hyste) ama verdiğin bu özet bilgilere teşekkür etmeden edemeyeceğim.. gerçekten de çok şey öğretip hatırlatıyorsun çok sağol :img-in_lo

Bahar_Can arkadaşım

Rusçada menşevik:azınlık bolşevik:çoğunluk demek olduğunu biliyorum. Zaten Troçki ve Lenin arasındaki tartışma ihtilalin nasıl yapılacağı hakkındaydı. Troçki Sovyetlerden sürülsede asla komünizm davasından vazgeçmedi. Kendi bildiği gibi davasını savundu. Çerkez Ethem gibi kızdım diye düşman tarafına geçmedi. Asla kapitalist olmadıı. Çerkez Ethem ise Yunan tarafına geçti. Çerkez Ethem Milli Mücadele'yi anlıyamamıştı. Mutafa Kemal Atatürk başkanlığında oluşan direnişte Türkler, Kürtler, Çerkezler, Alevi-Bektaşiler, Sünniler ve diğer etnik gruplar omuz omuza savaştılar ve savaş meydanlarında kucak kaucağa ebedi uykularındalar. Allah hepsine rahmet eylesin. Vatan hepsine minnettar. Ben sadece Çerkez Ethem'in davranışı nedeniyle Çerkezlere suçluymuş gibi davranılmasına karşıyım. Onlarda bizim insanlarımız. Bir kişi için bir toplum suçlanamaz.

Stalin ile atatürk arasında ki farka gelince. Boğazlar meselesi nedeniyle çıkan bir tartışma üstüne Atatürk'ün Stalin'e yazdığı mektupta M.K. Atatürk Sovyetler çöktükten 1000 (bin) yıl sonra Türkiye Cumhuriyetinin yaşıyor olacağını iddia etmişti. Sovyetler Birliği 1991'de tarite karıştı, bu gün 14 Mayıs 2008 Türkiye Cumhuriyeti rejim kavgalarına rağmen kör topal hala yaşıyor.

Kruşçev devrinde Kızıl Çin, Sovyetler Birliği kavgası tavan yapmıştı. Sovyetler Kominformun liderliğini ele geçirmek içi Çin'i defalarca aforoz etmeye çalıştı. Çin ABD'ye düşmanken, ABD ile uzlaştı. Deniz Gezmiş ve arkadaşları idamlarını beklerken Şubat 1972'de Çin'e giden ABD Başkanı Richard Milhous Nixon "İnanılmaz Ötesi Ağırlandığını" söyleyince akabinde Sovyetler Birliği'ne de davey edildi ve Mayıs 1972'de bu sefer Moskova'ya gitti. ABD paylaşılmaz hale geldi.

Okuduğum eserlere gelince
20.Yüzyıl Siyasi Tarihi, Prof. Dr. Fahir ARMAOĞLU
Siyasal Tarih, Prof. Dr. Coşkun Üçok
Siyasi Tarih, Prof. Dr. Oral Sander
Siyasi Tarih Ders notları 1870-1945 Prof. Rıfkı Salim Burçak

Mao'nun ölümüne gelince Mao Tze Dung 9 Eylül 1976'da öldü. 1977-1978'de çok çabuk araları açılmış o zaman.

Kadir_Reis
14-05-08, 11:56
Aklıma Takıldı Bu Karaktere Anmada Genç Yıllar Geçti Necdet Yaşlanacagında Daha Gençleşti gibi geliyor bana Garipim Ahmetin Saçlarında Aklar Çıkmıs Yalnızca

sweetgirl00
14-05-08, 12:51
Aklıma Takıldı Bu Karaktere Anmada Genç Yıllar Geçti Necdet Yaşlanacagında Daha Gençleşti gibi geliyor bana Garipim Ahmetin Saçlarında Aklar Çıkmıs Yalnızca

ewt bu konuda çok haklısın necdet 5 yaş yaşlanacağına gençleşmiş(=
necdetle güzide genceceik duruolar olan yaseminle ahmete oılmuş ikisinide çok çöktürmüşler saçma olmuş

aysegülll
14-05-08, 12:56
özellikle yasemin ne kadar kötü olmuss
güzideyle ortalama aynı yasta degıl mi bunlarr

birde ışık evlenmeye karar veriyor ama ne annesınden ne babasından bahsediliyor en azından arasalardı telefonla

trueblue
14-05-08, 14:05
Bir kaç mantık hatası yazayım.

1-1971'de Deniz ile Defne'nin nikahında Selma'nın portakalları votka ile doldurduğu şırınga plastikti. O zamanlar plastik şırınga ne arar .:img-hyste AIDS'mi biliniyordu ki plastik şırınga olsun. Cam şırıngalar kaynatılırdı.

2-1977'de Işık ablasına ve kardeşine Almanya'dan hediye getirmiş ağzı kendinden yapışan parlak poşet içinde. O parlak poşetler bizde 2000'li yıllarda gözüktü ki. ABD ve Avrupa'da 1980'lerin sonunda 1990'ların başında bulumuş olsun. :icon_whis

wonderful
15-05-08, 16:53
YAA TAM OLARAK BILMIRUM YORUMLARI PEKOKUMAYA DA VAKTIM YOKTU BI SEEYY RICA EDEBILIRMIYM???SU RUYA NIN YASINI BIRISI ACIKLAYABILIRMI???BU KIZN ŞİMDİ UNIVRSTYE GITMESI LAZIM.AMA DIZDE BUNDAN BAHSETMEDILER.BEN MI YANLIŞŞ ANLADIM??N'OLUR BIRI BANA BUNU İZAHH ETSIN:img-wink::img-wink::img-wink::img-wink::img-wink:

merw
15-05-08, 22:05
YAA TAM OLARAK BILMIRUM YORUMLARI PEKOKUMAYA DA VAKTIM YOKTU BI SEEYY RICA EDEBILIRMIYM???SU RUYA NIN YASINI BIRISI ACIKLAYABILIRMI???BU KIZN ŞİMDİ UNIVRSTYE GITMESI LAZIM.AMA DIZDE BUNDAN BAHSETMEDILER.BEN MI YANLIŞŞ ANLADIM??N'OLUR BIRI BANA BUNU İZAHH ETSIN:img-wink::img-wink::img-wink::img-wink::img-wink:

Valla Rüya Hanımkızımız tam olarak 1962 Mayıs'ında doğmuştur, dolayısıyla 77 yılında 15 yaşındaydı. Son bölümde dizi 1979'a geçtiğine göre Rüya da 17 yaşına girmiş demektir. Yalnız bu konuda benim de bölümün birinde dikkatimi çeken nokta, Yasemin'in Rüya için "seneye üniversiteye gidecek hala çocuk gibi.." şeklinde bir cümle sarfetmesi olmuştu. Bu sahne de Yasemin'in Zeynep'i kıskandığı için Ahmet'e trip attığı kahvaltı sahnesiydi ve bildiğim kadarıyla 77 yılıydı... O noktada bir karışıklık var bence ama onun haricinde şimdi normal gidiyor... :)

_duygucuk_
17-05-08, 13:47
Ahmet Rüya nın gözaltına alındığını Annesine haber verdii.sonra Yasemin ne diyor Selma Teyze mi dedi bana mı öyle geldi?

Güneş-07
17-05-08, 15:10
Ahmet Rüya nın gözaltına alındığını Annesine haber verdii.sonra Yasemin ne diyor Selma Teyze mi dedi bana mı öyle geldi?

evt selma teyze dedi bende orda garipsedim kayınvalidesine selma teyze diyor...:img-hyste

Güneş-07
17-05-08, 15:14
yasemin, ve güzide aşağı yukarı aynı yaştalar.ahmet ve nejdet aynı yaşatala ama iki çift arasında 10 yaş varmış gibi sanki...
yaso 1959 yılında 18 idi ahmet te 25 flndır heralde en fazla...
1969 da 28 olur yaso ahmet 35...
1979'da yaso 38 ahmet 45 yaşında olması gerekiyor.
dizide şu an 1980 yılındalar yani yasemin 40 ahmet'de 47 yaşında...
ama nejdet ve güzide yaso ve ahmet'le aynı yaşta olmalarına rağmen 30 larında gibi gösteriliyor...
bunu bilerek yapıyorlar galiba...

zeynep114
18-05-08, 15:18
Mehmet Sinan küçük kaldi :icon_whis
77'deki hali Fatsa'daki (80!!) haliyle tipa tip

trueblue
20-05-08, 11:56
Kahramanmaraş olayları ile ilgili bir hata gözüme çarptı.Daha önce yazmaya vaktim olmamıştı.

Camiinin öünde bayraklar dağıtıyorlardı. Bu bayrakların bir kısmı kırmızı zemin üzerine beyaz üç hilal, bir kısmı yeşil zemin üzerine beyaz üç hilalden oluşuyordu.

Bu iki sancak Mehteran bölüğünün sancaklarıdır.

Kırmızı Sancak: Kırmızı zemin üzerine beyaz üç Hilalden oluşur. Buradaki Kırmızı, Türklüğü, üç Hilal ise hükmedilen üç kıtayı (Avrupa,Asya ve Afrika) temsil etmektedir. Yani üç Kıta üzerindeki Türklüğün hakimiyetini ifade etmektedir. Mehterin yürüyüşü esnasında Sağ başta bulunur.

Yeşil sancak: Yeşil zemin üzerine beyaz üç Hilal. Buradaki Yeşil İslâmiyeti, üç Hilal ise hükmedilen üç kıtayı (Avrupa,Asya ve Afrika) temsil etmektedir. Yani üç Kıta üzerindeki ıslâmiyetin hakimiyetini ifade etmektedir. Mehterin yürüyüşü esnasında Sol başta bulunur.

Bu sancakların kırmızı olanı MHP'nin bayrağı olarak kullanılmaktadır. Ülkü Ocakları tarafından da kullanılıyor. Yeşil sancak ise 12 Eylül 1980 öncesinde Milli Selamet Partisi Gençlik kolları örgütü olan Akıncılar tarafından kullanılıyordu.

Akıncılar ve Ülkücüler sağ görüş sahibide olsa bir birlerine düşmandılar. Biribirlerini Lelinistler ile Maoistler kadar severlerdi. Gördükleri yerde gırtlak gırtlağa gelirlerdi. Ülkücüler, Akıncılar'ı ve Milli Selamet Partisini "Dini siyasete alet ettikleri" için kınarlardı ve onlara çok kızarlardı. Eğer bir ülkücü veya akıncı o bayrakları karışık dağıtsa önce bir temiz dayak yer sonra o bayrakları veren kişi veya grup dayağı yerdi. :img-hyste:img-hyste

loser.22
20-05-08, 13:25
Aklıma cuma dan beri takılan bişey var. Şimdi Örf ve Adetlerimize göre nişan töreni kız tarafınındır ve kız tarafında yapılır. Bunlar niye cümbür cemaat fatsa'ya gittiler:img-hyste:img-hyste. Karadenizde nişan da erkek tarafına mı aittir. Atladığım yada bilmediğim bişey varsa bilgilendirin beni. Dumur vaziyetteyim :)

ozge-umutt
20-05-08, 15:09
diziyi başından beri izlemiyorum. deniz gezmişin diziye dahil olduğu andan itibaren nerdeyse her bölümünü izliyorum. ama özellikle bir kaç bölümdür bir şey gerçekten çok dikkatimi çekiyor. bunu kimseyi kötülemek amaçlıda yazmıyorum. ama şöyle bir gerçek varki dizide üstü silik bir şekilde çizilmiş. seksenlerin öncesine kadar ülkenin kitap okuyan ve gerçekten filozofca düşünen kesimi soldu. seksenlerden sonra bu işi genel olarak konuşursak onlarda bıraktılar başka bir kesim şimdi ne kadar yanlıda olsa kitap okuyor. ama dizide bir karakterimiz varki yaşar tam bir filozof. gerçekten garipsiyorum. diğer garipsediğim bir başka olayda yahu güya modern olan insanlar bile eski eşleriyle bu kadar rahat değiller günümüzde. okumuş onca insan rahatça eski eşiyle konuşamıyor. keşke yapılabilse ama olmuyor işte nedense. bahsedilen yıl 1979-1980. o zamanlar nasıl bu kadar rahat konuşabildiler gerçekten dikkat çekici. eğer o zamanlar bu kadar modernsek bayağı gerilemişiz demektir. ki bahsedilen yaşar karakteri oldulça muhafazakar.bilmiyorum belkide yanlış düşünüyorumdur ama düşüncelerimi yazmak istedim

iReMJeLiBoN
20-05-08, 15:44
diziyi başından beri izlemiyorum. deniz gezmişin diziye dahil olduğu andan itibaren nerdeyse her bölümünü izliyorum. ama özellikle bir kaç bölümdür bir şey gerçekten çok dikkatimi çekiyor. bunu kimseyi kötülemek amaçlıda yazmıyorum. ama şöyle bir gerçek varki dizide üstü silik bir şekilde çizilmiş. seksenlerin öncesine kadar ülkenin kitap okuyan ve gerçekten filozofca düşünen kesimi soldu. seksenlerden sonra bu işi genel olarak konuşursak onlarda bıraktılar başka bir kesim şimdi ne kadar yanlıda olsa kitap okuyor. ama dizide bir karakterimiz varki yaşar tam bir filozof. gerçekten garipsiyorum. diğer garipsediğim bir başka olayda yahu güya modern olan insanlar bile eski eşleriyle bu kadar rahat değiller günümüzde. okumuş onca insan rahatça eski eşiyle konuşamıyor. keşke yapılabilse ama olmuyor işte nedense. bahsedilen yıl 1979-1980. o zamanlar nasıl bu kadar rahat konuşabildiler gerçekten dikkat çekici. eğer o zamanlar bu kadar modernsek bayağı gerilemişiz demektir. ki bahsedilen yaşar karakteri oldulça muhafazakar.bilmiyorum belkide yanlış düşünüyorumdur ama düşüncelerimi yazmak istedim

sana sonuna kadar katılıyorum canım. yaşar sağ kesimin nadir bilgillerinden sanırım. yada ışık ne kaybettiğini görsün gibisinden bir şey mi yapmaya çalışıyor senaristler? çünkü metinde hiç böyle bir şey göremedik :icon_whis

trueblue
20-05-08, 15:49
Aklıma cuma dan beri takılan bişey var. Şimdi Örf ve Adetlerimize göre nişan töreni kız tarafınındır ve kız tarafında yapılır. Bunlar niye cümbür cemaat fatsa'ya gittiler:img-hyste:img-hyste. Karadenizde nişan da erkek tarafına mı aittir. Atladığım yada bilmediğim bişey varsa bilgilendirin beni. Dumur vaziyetteyim :)

Loser bizde adet senin dediğin gibi nişan töreni kız tarafınındır ve kız tarafında yapılır. Ama belki Fatsa'da durum değişiktir.

diziyi başından beri izlemiyorum. deniz gezmişin diziye dahil olduğu andan itibaren nerdeyse her bölümünü izliyorum. ama özellikle bir kaç bölümdür bir şey gerçekten çok dikkatimi çekiyor. bunu kimseyi kötülemek amaçlıda yazmıyorum. ama şöyle bir gerçek varki dizide üstü silik bir şekilde çizilmiş. seksenlerin öncesine kadar ülkenin kitap okuyan ve gerçekten filozofca düşünen kesimi soldu. seksenlerden sonra bu işi genel olarak konuşursak onlarda bıraktılar başka bir kesim şimdi ne kadar yanlıda olsa kitap okuyor. ama dizide bir karakterimiz varki yaşar tam bir filozof. gerçekten garipsiyorum. diğer garipsediğim bir başka olayda yahu güya modern olan insanlar bile eski eşleriyle bu kadar rahat değiller günümüzde. okumuş onca insan rahatça eski eşiyle konuşamıyor. keşke yapılabilse ama olmuyor işte nedense. bahsedilen yıl 1979-1980. o zamanlar nasıl bu kadar rahat konuşabildiler gerçekten dikkat çekici. eğer o zamanlar bu kadar modernsek bayağı gerilemişiz demektir. ki bahsedilen yaşar karakteri oldulça muhafazakar.bilmiyorum belkide yanlış düşünüyorumdur ama düşüncelerimi yazmak istedim

1970'li yıllarda sol ya da sağ görüşe sahip kızların mini etek giymesi çok normaldi. Sağ ya da sol görüşlü liseli ve üniversiteli delikanlıların el ele sevgilileri ile gezmesi büyük şehirlerde çok ayıplanmazdı. Delikanlıların siyasal görüşleri bıyıklarına ve giy