Tüm Versiyonu Göster : Hatırla Sevgili - Aklımıza Kazınan Replikler


Sayfalar : [1] 2

kusursuz
11-11-06, 11:03
Çok sevdiğim bir sahne.Sizlerle paylaşmak istedim.

Ahmet yıllar sonra yuvaya döner.

Selma-Canım,canım benim,canım.(içten bir şekilde sarılırlar.)
Ahmet-Nasılsın annecim?(Burda Cansel Elçin'e yeniden hayran kaldım.Sanki gerçek annesi,o kadar içten ki)
Selma-Şimdi iyiyim.Sen evine döndün ya,artık çok iyiyim.
-Allah nazardan sakladı Ahmet.Canım.(Sarılırlar.)
Defne-Abi,seni çok özledim.Hoşgeldin.(Koşarak Ahmet'in kucağına atlar.)
Ahmet-Dur kız deli fişek.
Defne-Canım abim.Sana taze ceviz topladım.
Ahmet-Öyle mi?Kabuğunuda soydun mu?
Defne-Soydum tabi,bak.
Ahmet-Taze ceviz nasıl burnumda tutuyor bir bilsen,ama en çok sen...
-Olmadı ki cevizler,azcık daha bekliyeydin.
Ahmet-Olsun ben onun ellerinden zehir olsa yerim.(Kardeşinin elini öper.)
Sevim-Hadi hadi,bu deli kızı beklicek olursak kavuşmamız mahşere kalıcak.(Gülüşmeler.)
Ahmet-Yazın uçakta okudum,yine onikiden vurmuşsun.
Sevim-Aman gazetenin kapanmasına vesile olur diye ödüm kopuyor ya,boşver artık.
Şevket-Hadi içeri girelim,bırakın kapı önündeki muhabbeti,hadi.
Ahmet-Gel bakalım(Kardeşini tutar.)Yürü.Hopp.(Kızı kucağına alır,gülüşürler.)
Yasemin içi giderek izler ve içeri girer.

kusursuz
11-11-06, 11:57
Ahmet ıslık çalarak bisiklet sürmektedir.Diğer sokaktanda bisikletle Yasemin yaklaşır.Bir köşe başında karşılaşırlar ve yasemin Ahmet'i görünce düşer.

Yasemin-Ahh.(Ahmet hızla bisikleti durdurur ve yanına gelir.)
Ahmet-İyi misin?Yaralandın mı?
Yasemin-(Bozulmuş bir şekilde)İyiyim.Birşeyim yok.Birden karşıma çıkınca.(Ahmet durumu anlamış gibi tatlı tatlı gülümser.)
Ahmet-Kusura bakma.Neyseki biryerine bişey olmadı.
Yasemin-Ne aksilik.(Sinirle yere dökülen zerzevatları toplamaya başlar.Ahmet'de ona yardım eder.)
Ahmet-Çok üzgünüm.
Yasemin-Önemli değil.
Ahmet-Yardım ister misin?İstersen eve kadar yardım edebilirim.
Yasemin-Teşekkür ederim,gerek yok.(Hızla bisikletine biner ve uzaklaşır.Ahmet arkasından tatlı tatlı bakarken,Yasemin rezil olmanın verdiği hezimetle oflayıf puflamaktadır.Sonra ahmet Yasemin'in yere düşen küpesini alır ve arkasından bakıp gülümser.)

Yasemin sinirle odasına girer.Rezil olmuştur.Ayakkabılarını bir hışım çıkarıp kenara atar.Pantolonunun tozlanan yerine bakar ve sinirle silkeler.Dolabını açıp yeni bir pantolon çıkarır ve o sırada annesinin doğum günü için aldığı elbiseyi görür.Yatağa yaklaşır ve memnuniyetsizlikle elbiseyi evirip çevirir.

Nezahat-Beğendin mi?
Yasemin-Çok güzel anne ama...
Nezahat-Ne aması?
Yasemin-Benim için fazla abartı değil mi?
Nezahat-Çabuk giy şunu bakayım.En azından üstünde nasıl duruyor bir görelim.(Yasemin istemeye istemeye elbiseyi giyer.)Aaaa...O kadar emek harcandı.
Yasemin-Anne...Off anne nasıl giycem ben bunu?
Nezahat-Kızım bugün senin doğum günün.Abartılı olucak tabi.Canım,hem bu elbisenin nesi abartılı allahaşkına?Sana uygun sade bir elbise bulalım diye Melahat'la göbeğimiz çatladı.Dön arkanı.
Yasemin-Ufff
Nezahat-Kıpraşma.
Lale-Merhaba.
Nezahat-Hoşgeldin Lale'cim.
Lale-Hoşbulduk.Ne oluyor?
Nezahat-N'olcak yine savaşıyoruz.Tüüü tüüü tüü tüüü.Peri kızı gibi oldun maaşallah.
Yasemin-Daha çok güzel görünmeye çalışan zengin kızlarına benzedim.
Nezahat-Lale şu kıza bişey söyle allah aşkına.Bu elbisenin nesi var?Nesi abartı?
Lale-Abartılı falan değilki,harika bişey.Bayıldım.
Nezahat-O zaman dikkafalı arkadaşını ikna et giymeyecekmiş.
Lale-Aaa,niye giymiyorsun?
Yasemin-Sen ne zaman benim üstümde böyle bişey gördün Lale?
Lale-Görmedim ama artık görmek istiyorum.Bir bakar mısın?(Aynaya çevirir)Öyle yakışıyor ki.Üstelik annenin hediyesi giymemek ayıp değil mi?
Yasemin-Ahh,küpeler.(pantolonunun ceplarina bakar.)Mahvoldum.Babamın hediye ettiği küpenin teki yok.(Telaşla etrafına bakınr.)Demin sokakta düşürdüm.Bisikletle yere devrilince.
Lale-Ne diyorsun?Hiçbişey anlamıyorum.
Yasemin-Birazdan geliyorum.(Telaşla çıkar.)
Lale-Ayağına bişey giyseydin bari.

Yasemin çıplak ayak sokağa fırlar.Tam o sırada evine giricek olan Ahmet onu görür ve bir süre izler.Yasemin koşar adım uzaklaşır,Ahmet'se nereye koştuğunu anlayıp gülümser.Elleri cebinde Keyifli keyifli Yasemin'in arkasından gider.Yasemin düştüğü yere gelir ve yere eğilip küpesini aramaya başlar.Ellerini tozların içinde gezdirir ama bulamaz.Tam o sırada Ahmet yaklaşır.

Ahmet-Bunu mu arıyorsun?(Elindeki küpeyi uzatır.Yasemin şaşkın ve sevimli...Ayağa kalkar.)Yerde buldum.Arkandan yetişip vermek istedim ama o kadar hızlı gittin ki.Düşmene sebep olduğum için galiba bana biraz kızgındın.(Yasemin mahçup bir ifadeyle küpeyi alır.)
Yasemin-Hayır kızgın değildim.
Ahmet-Bana öyle geldi o zaman.Defne'yle yollamayı düşünüyordum.Neyse lüzum kalmadı.
Yasemin-Teşekkür ederim.Benim için çok kıymetliydi.(Yürümeye başlar.)Bu sabah babam doğumgünü için hediye etmişti.(Ahmet dikkatle onu izliyordur.)
Ahmet-Hımm.Demek bugün doğum günün.Tebrik ederim.
Yasemin-Teşekkür ederim.Kabalık ettiysem özür dilerim.Yani düştüğüm zaman..Kendimi aptal gibi hissetmiştim.(Ahmet geri çekilip onu şööyle bir bakar ve gülümser.)
Ahmet-Hepimizin başına gelebilir...Bende sık sık düşerim.(Yasemin utangaçca gülümser.)
Yasemin-Öğleden sonra doğumgünü partim var.Yani...(Duraksar.Heyecandan kalbi durucak.)
Ahmet-Yani...
Yasemin-(Yasemin hızla içini çeker ve sonunda cesaretini toplar.)Gelirsen memnun olurum.
Ahmet-Gelirdim ama havaalanına gitmem lazım.Bir arkadaşımı karşılıcam.Sonrada onu yalnız bırakmam ayıp olur.
Yasemin-Onuda getir.İsterse oda gelebilir.
Ahmet-(Gülümser)Olur.Burayı ve arkadaşlarımı çok merak ediyordu.Hemde hepsini bir kerede tanımış olur.(Yasemin mutluluk sarhoşu...)
Yasemin-İyi o zaman.(Arkasını dönüp uçarcasına ilerler.Ahmet onu şööyle bir süzer.)
Ahmet-Doğum günü elbisen bu mu?
Yasemin-Evet.Annemin sürprizi.(Elbisesinin eteklerini iki yandan tutar.)
Ahmet-Çok güzel bir elbise...(Yasemin'in yüzüne bakar.)Sanada çok yakışmış.Herkesten önce ben mi gördüm yoksa?
Yasemin-Öyle oldu.(Mest olmuş bir şekilde,suratında kocaman bir gülümseme ilerler.Ayakları yere değmiyordur adeta.Ahmet onun arkasından bakar ve ayaklarının çıplak olduğunu farkeder.Muzip muzip gülümser.)
Ahmet-Görüşürüz.(Yasemin ona döner.)
Yasemin-Tamam.(Yerinde hafifçe zıplar ve arkasını dönüp uçarcasına uzaklaşır.)

KARAMAY
18-11-06, 07:50
Yasemin : Nasıl buldun Michelli yakışıklımı ?
Lale : Sus Allah’ını seversen yasemin Resmen şok geçirdim. Nerden aklımıza gelirdi.
Yasemin : Gelmeliydi. Nden erkek oldugunu düşündük ki
Lale : Çünkü bunu arzu ettik . İşimize geliyordu.
Yasemin : Artık Ahmet konusu burda kapanmıştır .
Lale : Neden ?
Yasemin : Birde soruyorsun Lale kızın elini biran olsun bırakmadı,yanak yanaga dans etmeler ,Burun buruna konuşmalar, pasta yedirmeler Yani utanmasalar .....
Lale : Öpüşecekler :(
Yasemin : Sus yüreğime indirme şimdi
Lale : Dur bakalaım acele etme daha kızın Ahmet için ne ifade ediyor bilmiyoruz.
Yasemin : Bilmiyomuyuz? Şaşkın kafamıza bi türlü girmiyo desek daha doğru olur .
Işık : Ablaaa
Yasemin :Ne var Işık
Işık : Hümeyra ablalar kalkıyo
Yasemin :Neyse bu korkunç parti bitiyo gell...

---------------------------


Michell: Burası çok güzel
Ahmet : Evet
Ahmet : Günaydın
Michell :Günaydın Yasmin
Yasemin : Günaydın
Ahmet : Michell’e adayı gezdiricem, nerden başlasam acaba ?
Yasemin : Aşıklar yolu uygun düşer. Bu mevsimde özellikle güzeldir. İyi geziler ..
Ahmet : Teşekkür ederiz
Michell : Aşıklar yolumu? ne demek yani!
Ahmet : Yolda anlatırım hadi hoppp :(

yurinu
22-11-06, 10:29
A: bugün seni yalnız yakalamak için çok çaba sarfettim, ama olmadı... defteri vermek için yani... seni incittiğimiz için çok üzgünüm... resme çok kabiliyetin var...

Y:tabi sen de defteri gördün...

A : kendimi alamadım yasemin...beni affet... yalnız merak ettiğim ( yasemine doğru yaklaşır) beni nasıl bu kadar iyi tanıyabildin... bu kadar mesafe varken, bu nasıl oldu... hangi ara... (yasemine doğru hafifçe eğilir, bakışları kısılır) neden utanıyorsun...yasemin... (elini yaseminin yanağına koyar) yüzüme bak lütfen...bunda utanılacak ne var? böylesine hissetmek için ömrünü verenler var...lütfen birşeyler söyle yasemin...böyle susmak sana yakışmıyor...yasemin... neler oluyor...bu mucize gibi birşey...gerçek olamayacak kadar güzel...yasemin...

hayatimsan...
23-11-06, 18:41
Yasemin ve Ahmetin vapura binmek icin gittiklerinde...ve otelde...

Gülüserek gelirler...
Yasemin:Nerdeyse kaciriyorduk...
Ahmet:Tam zamaninda geldik.(tuhaflasmis halde etrafa bakar)
Ve Biletciye:Bizden baska yolcu yokmu???
Biletci:Yok efendim,sis nedeniyle seferler iptal edilmis durumda!
Yasemin (büyük saskinlik icinde):Ne??!!...
Biletci:seferler iptal edildi!
Yasemin endiseyle Ahmete döner:Ne yapacagiz simdi??
Ikiside saskin bir halde etraflarina bakinirlar...
Yasemin haber vermek icin evi arar,babasi cikar telefona...
Riza:Alo
Yasemin:Babacigim,adaya gecemedim vapur seferleri iptal edildi...
Riza:Iptal`mi edildi?
Yaseminin annesi (telasli):Ne olmus??
Riza:Ne olduki??
Yasemin:Cok yogun sis var...
Riza:Nerden ariyorsun sen..?
Yasemin:Postaneden ariyorum
Riza(Riza cözüm bulmaya calisir):Istanbuldaki evin anahtari yaninda`mi?
Yasemin(üzülerek):Hayir,yok...
Bu arada Ahmet yanina gelir
Riza:Hay allah...Ne yapsakki...?
Yasemin ve Ahmet birbirilerine bakar,Ahmet gülümser...
Riza:Bristol oteline git,Yasemin
Yaseminin annesi bu cözümü beyenmez
Riza:Senin icin bi Oda ayirtiyorum
Yasemin:Bristol otelmi?
Bu arada Ahmet caktirmaz ama gülümsiyerek ayni otele gitme pilanlari kuruyordur...
Riza:Evet,ben hemen ariyorum...tamam`mi kizim?
Yasemin:Tamam babacigim,tesekkür ederim!
Yasemin(ahmete dönüp):Bu gece Bristol otelde kaliyorum Babam yer ayirtiyor...
Ahmet(Yasemini hayranlikla bakar):Demekki bende Bristol otelde kaliyorum!:img-yes: :happy0064
Yasemin(tuhaflasmis,ama ayni zamanda`da sevinmis bir sekilde):Bu münasip`mi?
Ahmet(yaseminin safligina ama daha cok temiz kalbinde bayilmis bir halde):Ne münasipi??...(anlamadi degil)
Yasemin:Seninle ayni otelde kalmamiz.
Ahmet:Bence bir masuru yok,ama seni tedirgin edicekse bunu kimseye söylemeyiz!
Yasemin Ahmetin bu tavrina sasirir ama ayni zamandada cok hoslanir...
Ikiside gülüserek giderler...

Daha sonra Otelde...

Yasemin ve Ahmete odalari gösterilir,ilk Yasemin gelir arkasindan Ahmet ikiside liseli asiklar gibi arkalarindan bakip gizlice gülümsesirler,ikiside iceri girer ve adamlar gittikten sonra tekrar kapiyi acarlara emin olmak icin gitiklerine bakip birbirilerine bakip gülerler...
Ahmet(sesiz bir sekilde):10 dakika sonra otelin arka sokaginda bulusalim,sonra seni cok güzel bir lokantaya götürecegim...
Yasemin(nerdeyse havaya ucacak,heycanla):Tamam...

Ondan sonra ikiside odalarina girerler...

Billush
23-11-06, 19:13
Ahmet Işık’ın babasının onu çağırdığını haber vermiştir.Ahmet Rıza Bey’lere giderken Yasemin de evden çıkıyordur.Karşılaşırlar …
Ahmet: Günaydın Yasemin.Geçmiş olsun.
Yasemin: Teşekkür ederim.
Ahmet:Baban beni çağırmış da size geliyordum.
Yasemin: Hıhı
Ahmet: Seninle acil konuşmamız lazım Yasemin.Defter hakkında …
Yaseminin annesi gelir.
Y.A: Günaydın Ahmet
Ahmet: Günaydın
Y.A: Rıza yukarda seni bekliyor.
Yasemin: İyi günler Ahmet.
Ahmet: Sana da.
Y.A: Annene selam söyle.Koştu geldi dün sabah Yasemin için.Ne kadar teşekkür etsek azdır.
Ahmet: Onun vazifesi bu.
Y.A: Emine size çay hazırladı yukarda.Maalesef biz terziye gidiyoruz. (Yasemin annesinin koluna girer ve çeker.)Randevumuz vardı da kusura bakma.
Ahmet: Rica ederim.
Y.A: (Yasemin’e döner.) Ne bu acele?İki laf konuşturmadın çocukla …

Billush
23-11-06, 19:53
Ahmet,babası ve halası Menderes’ten gelen iş teklifi üzerinde konuşuyorlardı.O sırada Defne geldi.Ahmet onu görüp;
Ahmet: Gel bakalım güzel kız …
Ahmet’in babası: Ne o?Pek kederli görünüyorsun.Gel gel.Gel şöyle. (Defne gelip babasının kucağına oturur.)
Defne: Deniz babasıyla Ankara’ya gidiyor.Temelli.
A.B: Hıı…Hani Galatasaray’a gidecekti o?
Defne: Babası Ankara’ya tayin olunca fikir değiştirmiş.
Ahmet’in halası: Aaa Mehmet Ankara’ya mı tayin olmuş?Pek hızlı değil mi?
O sırada Işık hızla içeri girer.
Işık: Deniz sizde mi?
Defne: Yoo
Işık: Ben de sana vedaya geldi sanmıştım.Kaç saattir ortada yok.
Ahmet’in babası: (Merakla) Nasıl ortada yok?Ne demek ortada yok?
Işık: Evde değil.Meydana da baktık,her yere baktık yok.
Ahmet’in halası: Aaa
Ahmet: Napalım?
A.B: Ahmet sen gidip bir bakıver.(İkisi de ayağa kalkar.)Belki bir yardımın dokunur.
Ahmet: (Kızları alıp) Gelin bakalım.

Yaseminlerin Evi

Rıza Bey telefonla etrafı soruşturmuştur.Ahizeyi yerine bırakır.
Yasemin’in annesi: Ne oldu?
Rıza Bey: Karakoldan bir haber yok.Hastaneden de. Nerde olabilir bu çocuk ya!
Mehmet: Denize girmeye kalkmasın?
Yanlarında çalışan kız: Yok canım!Eve geldi.Odasına girerken ben gördüm.Sonra yer yarıldı yerin içine girdi sanki.
Mehmet: Ne zaman geldi?Saat kaçtı?
Yanlarında çalışan kız:Yani …Saati bilmiyorum da siz salonda Rıza Bey’le konuşuyordunuz.
Y.A:Hah münakaşanızı duydu üzüldü çocuk tabi.
Rıza Bey: Yasemin nerede?
Y.A: Geliyor.Necdet’e yardım ediyordu az önce arayıp haber verdim.
O sırada merdivenden ayak sesleri gelir herkes oraya bakar.Gelenler Ahmet,Işık ve Defne’dir.
Ahmet: Işık’tan öğrendik.Yeni bir haber var mı?
Rıza Bey: Maalesef ama dört koldan aranıyor.
Yasemin koşarak gelir.
Rıza Bey: Hah
Yasemin: Buldunuz mu?
Y.A: Hayır kızım.
Ahmet: Hava karardı acele etmeliyiz.Biz de birkaç gruba ayrılıp aramaya devam edelim.
Y.A: Hah
Mehmet: Ben bütün adayı turladım hiçbir yerde yok.Yok hiçbir yerde yok!
Ahmet: Olsun tekrar tekrar bakalım ne kaybederiz?
Mehmet: (Telaşla) Ben maden tarafına gidiyorum.
Rıza Bey (eşinin kolundan tutup): Biz de nizam sokaklarına bakalım yürü.
Evden çıkarlar.
Ahmet kızların kendi aralarında konuştuklarını fark eder.Onlara yaklaşır.
Ahmet: Defne …Deniz’le ilgili bildiğiniz bir şey varsa söylemeniz lazım.
Kızlar bakışır.
Defne: Ne olacak ki?
Ahmet: (Çömelir) Bilmiyorum.Siz ikiniz fısır fısır ne konuşuyordunuz böyle?
Işık (uzun bakışmalardan sonra): Bakılmayan bir yer var.
Defne(devam eder) ama orası gizli bir yer.Söyleyemeyiz,sır.
Ahmet: (Defne’nin elinin tutar) Böyle durumlarda sırlar ifşa edilebilir. (Yasemin’e bakar) Hem biz sırrınızı tutacağımıza söz veriyoruz.
Yasemin: (Başını sallar) Evet ben de söz veriyorum.
Işık: Peki…

Onları gizli yerlerine götürürler …

Ahmet: Burası bizim metruk ev ya.Necdet’le gelirdik,gizli toplantılar yapardık …
Işık: Hayır burası bizim gizli yerimiz!
Ahmet gülümser.Eve bakar.
Ahmet: Metruk ev hala vazifesini yapıyor demek ki …Dikkatli olun.Yavaş…
İçeri girerler.
Kızlar: Denizzzzz
Ahmet: Deniz?
Işık: Deniz burada mısın?
Yasemin: Deniz neredesin?
Kızlar: Deniiiz
Ahmet: Deniiiz.Denizzz burada mısın Deniz?
Yasemin: (Işık’a) Gel.
Işık: Deniz burada mısın?
Deniz ışıktan uyanır.Yerde bir battaniyenin üstünde yatıyordur.
Ahmet: Hah
Deniz: Kız milletine güven olmaz zaten.Herkesi toplayıp getirmişsiniz.
Yasemin: Bizden başka kimse yok Deniz.Seni çok merak ettik kızlarda söylemeye mecbur kaldılar.
Ahmet: (Bir an Yasemin’e bakar): Sırrınıza sadık kalacağız söz.Ama artık eve gidiyoruz.Hadi bakalım…Herkes seni arıyor.Hadi…
Yasemin(Elini uzatır.): Hadi gel.
Deniz yerinden kalkar.

((LG))_34
27-11-06, 14:19
--------------------------------------------------------------------------------

Sinema Çıkışı...

Necdet :Eee filmi nasıl buldunuz bakalım...
Ahmet :Michelle ilk defa bir Türk Filmi izliyor...asıl onun fikri nedir merak ediyorum...
Michelle :Çok enteresan...yani...bu filmdeki yaşananlar bize benzemiyor
Necdet :Evet...bizde aşklar tutkuludur biraz...
Michelle :Aşk heryerde tutkuludur...bizde daha rahat yani seviyorsan...engel yok...
Yasemin :Bu filmde geleneklerimizi pek görmediniz...görmek için asıl Anadolu'da geçen bir film izlemeniz lazım
Michelle :Ama sizler İstanbul'da bile rahat değilsiniz...doğru değil mi?
Arkadaşlarından biri :Doğru...üstelik bu noktaya gelene kadar bayağı yol almışız...ama daha ziyade kadınlar hala baskı altındalar...
Necdet :Ben senin gibi düşünmüyorum...hele hele kadın hakları mevzunda...Mustafa Kemal'in liderliğinde biz çok mühim adımlar atmadık mı...
Ahmet :Mesela oy hakkı kadınlara Fransızlardan daha önce verildi...
Arkadaşlarından biri :Doğru sana katılıyorum...şimdi kızlar erkekler birlikte partilerde eğlenebiliyoruz...daha önce bu hayal bile edilemezdi
Necdet :Hah..bak bu söylediğin belli bir kesim için doğru olabilir ama yinede Cumhuriyet'ten sonra gelinen nokta bence münakaşa kabul etmez...
Arkadaşlarından biri :Yine de bir Avrupa ülkesi gibi değil ama...
Necdet :Evet tabi...ama bu normal değil mi...her toplumu kendi değerleri belirliyor...herşeyin bir sırası var...
Michelle :Türkiye daha gelişecek tabi...filmde bunu anladım...aşklar kapalı,platonik…
Yasemin: Sizce nasıl olması gerekiyor?
Michelle :Bakışmak yetmez.Aşk için ölünür mü...sevgili gitti onu bekle...bu çok saçma.
Yasemin : Niye saçma olsun...bunun gerçek hayatta çok karşılığı var.
Michelle :Sahi mi...gerçek hayat böyle mi?
Yasemin :Bundan sonra biraz hızlı konuşabilirim...Michelle anlamayabilir ona sen tercüme eder misin...bir Fransız okulu bitirdim,çok da cahil sayılmam...evet benim için aşk uğruna ölünecek bir şeydir...zaten bu kadar kuvvetli hissetmiyorsan o nasıl aşk olabilir...ve evet aşık olduğum kişiyle birlikte olamazsam hayatta başka biriyle birlikte olmam...başka bir birlikteliğin hiçbir önemi yoktur...gerekirse ömür boyu sevdiğimi beklerim...eğer kavuşamıyorsam ona uzaktan bakmak bile bana yetebilir...platonik aşk derin bir mevzu bence.tabii bunlar sadece benim görüşlerim...az gelişmiş ülkeye ait bir genç kızın görüşleri...üstelik bundan dolayı hiç mi hiç utanmıyorum...ama anladığım şu ki siz benim hissettiklerimin hiçbirini hissedemeyeceksiniz...gerçek aşk duygusunu yani...Ne yazık…gelişmiş bir ülkenin insanı olmak böyle bir şey demek ki.
Lale: Yasemin annen …
Yasemin: Eyvah! fena yakalandım...sinemadan sonra eve gitmek üzere söz vermiştim. Herkese iyi geceler.
Arkadaşları: İyi geceler
Ahmet : Ne söylediğini anladın mı yoksa …
Michelle: Tercümeye gerek yok.Anladım

prenses19
05-12-06, 17:13
Yasemin ve Ahmet'in vapura binmek icin gidişleri ve otelden bir part

Gülerek gelirler...
Yasemin:Nerdeyse kaciriyorduk...
Ahmet:Tam zamaninda geldik.(şaşkın şaşkın etrafa bakar)
(biletçiye) Bizden baska yolcu yokmu???
Biletci:Yok efendim,sis nedeniyle seferler iptal edilmis durumda!
Yasemin (büyük saskinlik icinde):Ne??!!...
Biletci:Seferler iptal edildi!
Yasemin (endiseyle Ahmete döner):Ne yapacagiz simdi??
Ikisi de saskin bir halde etraflarina bakinirlar...

Yasemin haber vermek icin evi arar,babasi açar telefonu...
Riza:Alo
Yasemin:Babacigim,adaya gecemedim vapur seferleri iptal edildi...
Riza:Iptal mi edildi?
Nezahat:(telasli) Ne olmus??
Riza:Ne oldu ki??
Yasemin:Cok yoğun sis var...
Riza:Nereden ariyorsun sen..?
Yasemin:Postaneden ariyorum
Riza:Istanbuldaki evin anahtari yaninda mi?
Yasemin (üzülerek):Hayir yok...
Bu arada Ahmet yanina gelir
Riza:Hay allah...Ne yapsak ki...?
Yasemin ve Ahmet birbirilerine bakar,Ahmet gülümser...
Riza:Bristol Otel'e git,Yasemin
Riza:Senin icin bir oda ayirtiyorum
Yasemin:Bristol Otel mi?
Ahmet sırıtır...
Riza:Evet,ben hemen ariyorum...tamam mi kizim?
Yasemin:Tamam babacigim,tesekkür ederim!
Yasemin :(ahmete dönüp)Bu gece Bristol otelde kaliyorum,babam yer ayirtiyor...
Ahmet:(Yasemin'e muzipçe bakar)Demek ki bende Bristol Otel'de kaliyorum!
Yasemin:(yadırgamış ama sevinmiş bir şekilde)Bu münasip mi?
Ahmet:Ne münasipi??...(anladı oo anladıı )
Yasemin:Seninle ayni otelde kalmamiz...
Ahmet:Bence bir mahsuru yok,ama seni tedirgin edecekse bunu kimseye söylemeyiz!
Yasemin Ahmet'in bu tavrina sasirir ama ayni zamanda hoslanir...
Ikiside gülüserek giderler...

Otelde...

Yasemin ve Ahmet'e odalari gösterilir,ilk Yasemin gelir arkasindan Ahmet birbirlerine bakıp gülümserler,ikisi de iceri girer ve adamlar gittikten sonra tekrar kapiyi acarlara emin olmak icin gitiklerine bakip birbirilerine döner ve de gülerler...
Ahmet:(sessiz bir sekilde) 10 dakika sonra otelin arka sokaginda bulusalim,sonra seni cok güzel bir lokantaya götürecegim...
Yasemin:(heyecanla) Tamam...

Ondan sonra ikisi de odalarina girerler...

alıntı..

selsucan senin için bakıyorum başka bulursam eklerim ama 4.bölüm bulamadım

prenses19
05-12-06, 17:17
1.Bölümden
Lale ile Yasemin yarış yerine doğru giderler:

Y:Başvekilde gelicek günü buldu.Onun yüzünden bizimkiler yarışa gelemiyor.
L:Şii bi duyan olucak.
Y:Aman duysunlar.Sanki umrumda.(O sırada Yasemin Ayla’yı görür) Aa bak Ayla geliyor.
A:Aa merhaba kızlar.
Y:Merhaba.
A:Ne o menderesimi karşılamaya çıktınız.
Y:Yoo yüzme yarışına gidiyoruz.
A:Ha! Sahi bugündü dimi?
Y:Hıhı..
L:Sen gelmiyor musun?
A:Bilmem ki…
Y:Aa gel işte bende yarışıyorum taraftara ihtiyacım var.
A:E peki o zaman.
(Ayla’yı da alıp yollarına devam ederler)
L:Hı bak Ayla’ya söylücem.Ayla bu kız kocaman bir dondurma, arkasından limonata ve böyle dev gibi piramit pastaları yedi.Şimdi de yarışa gidio.Sen geleceğin doktoru olarak buna ne diyorsun?
A:Bende başka bir yarışmacıyı desteklerim o zaman..(Yasemin bi aaa çeker) Bu durumda kendimi bir riske atamam.Hele bahis söz konusuysa hiç yok.

(Ahmet ve ailesi at arabasından inerken)
Ş:Aa hayırlı işler ..
A:Bizim eski yelkenli duruyor mu baba?
Ş:Duruyo duruyo.Bu yıl Defne heveslendi yelken yapmaya.
D:Ama bayağı öğrendim dimi baba.
Ş:Ha öğrendin tabi.Okyanus bile geçe bilirsin artık.(Gülüşürler)
D:Yasemin abla..
Ş:Aaa! Nasılsınız Mehmet bey.
Y-L-A:Merhaba..
D:Işık gelmedi mi?
Y:Gelmiştir belki bilmiyorum,gelicekti.
D:Abi bak Işık’ın ablası Yasemin bu işte.Şimdi hatırladın mı?
A:Yasemini hatırlamaz mıyım?(Tokalaşırlar)
D:Seni Işık sandı herkesi birbirine karıştırıyo.
A:Ama bu kadar büyümüş ki tanımakta müşkilat çektim.Nasılsın Yasemin?
Y:Teşekkür ederim hoş geldin.
A:Hoş bulduk.
L:Yasemin bugün yarışanlardan biri..
A:Öyle mi? Muhafakiyetler dilerim.
Y:Teşekkür ederim.
A:E sende Lale olmalısın?
L:Evet. Neyse şansım var beni hatırladın..
S:Ee o kadar olucak bütün yaz evinizden çıkmazdı.
A:Ben çok uzun zamandır buralara gelmemişim hala.
Ş:Tabi herkes değişmiş dimi.
AN:Ayla’yı hatırladın mı peki?
A:Iıı mutlaka hatırlıyorum da…Benim kusuruma bakmayın bugün.
AN:Melahat’ın kızı.Hani bize o güzel entarileri diken..
A:Ha! Tamam.Nasılsın Ayla?(Tokalaşırlar)
Ayla:İyim teşekkür ederim.
AN:Ayla benim meslek taşım.Tıp fakültesinde okuyor.
A:Aa öyle mi? Tebrik ederim.
Ayla:Teşekkür ederim.
Ş:Çocuklar biz içerdeyiz,gidelim.
S:Gidelim.
(Ahmet Leyla’ya doru dönerek)
A:Nejdet nasıl? Gelicek mi yarışa?
L:Şimdilerde burada olması lazım.Aa abi..(El sallar)
A:Aa aa
N:Ahmet (Sarılırlar) Hoş geldin.
A:Hoş bulduk.
N:Hiç haberim olmadı sen ne zaman geldin?
A:Yeni bu sabah.

(Yasemin Lale içeriye doğru yürürler)
L:Yavaş ol bu ne acele?
Y:Ortadan yok olmak istiyorum.Beni tanımadı beni tanımadı düşünsene.Benim her günüm onunla geçti.
L:Sakalım yok ki dinleyesin.

alıntıdır

prenses19
05-12-06, 17:22
Yasemin ve Ahmet yemekte....

Y-Ben de hiç evlenmeyebilirim.
A-Bunu söylemek için de çok erken..
Y-Asla evlenmiş olmak için evlenmeyeceğim asla...
Sevdiğim kişi ile olmazsa kimse ile olmaz.
A-Hislerinden nasıl bu kadar emin olabiliyorsun, hem de bu kadar genç biri olarak...
Y-Hislerimi anlamak için zamana ihtiyacım yok. Aslında bunun için kafi derecede büyüdüm...
alıntıdır

fundapehlivan
05-12-06, 19:49
3. Bölümün yemek sahnesi...

Yasemin: Bir kadehten fazlasını içemem...
Ahmet: Zaten müsaade etmem...
Yasemin(Şımarık bir gülümsemeyle) Nedenmiş o?
Ahmet: Biliyorum reşit oldun ama hala çok gençsin... hem şaraba alışıkmısın bakalım?
Yasemin: Elbette... Lisede arkadaşlarla sırlerden gizli içerdik...
Ahmet başını sallar.
Yasemin: Bazen kendi kendime düşünürdüm. Rahip olmak tahmin ediyorum ki bu çok zor bir karar yani hiç evlenmeme kararı...
Ahmet: Kendini yalnızlığa mahkum etmek...
Yasemin doğrulur: bence zor değil...
Ahmet güler: Bunu söylemek için çok erken...
yasemin: değil biliyorum, ben de hiç evlenmeyebilirim...
Ahmet tekrar güler: Bunu söylemek için de çok erken...
Yasemin Ahmete doğru eğilir: Asla evlenmek için evlenmeyeceğim asla... Sevdiğim kişiyle olmazsa kimseyle olmaz...
Ahmet etkilenmiştir: Nasıl duygularından bu kadar emin olabiliyorsun? Hem de bu kadar genç biri olarak...
Yasemin: Duygularımı anlamak için zamana ihtiyacım yok... Hem bunun için de kafi derecede büyüdüm...
Ahmet gülümser.

(Sanırım bu sahne isteniyordu...)

fundapehlivan
06-12-06, 11:46
Otel odasında sabah...
Yasemin gözlerini açınca Ahmet ile göz göze gelir ve Ahmete gülümser.
Yasemin: Günaydın...
Ahmet: Günaydın...
Yasemin: ne zaman uyandın?
Ahmet: Hiç uyumadım ki...
Yasemin: Sahi mi? Neden?
Ahmet: Bütün gece seni seyrettim. Öyle masum uyuyordun ki... Yanımda melekler gibi uyuyan bu minicik kız bana nasıl bu kadar heyecan veriyor diye düşündüm... Seni nasıl daha önce fark edemedim.
Ahmet yaseminin elini tutar...
Ahmet: Yasemin... Sen bana ne yaptın... Beni ne hale getirdin. Artık defterine başka şeyler yazacaksın. Artık aşkının deli divane karşılığı var...
Ahmet ve Yasemin birbirlerine sarılırlar...

fundapehlivan
06-12-06, 12:44
Ahmet: Seni öyle özledim ki... Neredeyse ayrılır ayrılmaz...
Yasemin Ahmetin elini tutunca Ahmetin elinde ki sargıyı görür.
Yasemin: Eline ne oldu?
Ahmet: Sakarlığımın nişanı... Daha önemli şeyler oldu. Michele Fransaya gitti.
Yasemin ve Ahmet el ele yürümeye başlarlar. Yasemin şaşırır.
Yasemin: Gitti mi ne zaman...
Ahmet: Bu sabah...
Yasemin: neden?
Ahmet: Sence neden?
Yasemin yüzünü buruşturur: Ona söyledin mi? Hayret... Ona nasıl da kızıyordum ** şimdi içimde bir üzüntü hissediyorum. Bu çok kötü oldu...
Yasemin sıryını ağaca yaslarken Ahmette elni aynı ağaca dayar.
Ahmet bir adım daha Yasemine yaklaşır.
Ahmet: başka çare var mıydı? Aklım bu kadar başımdan gitmişken hislerimi nasıl saklardım?
Yasemin gülümser: Senden bunları duymak için ne kadar uzun zaman bekledim biliyor musun? Uzak bir hayaldi.
Ahmet Yaseminin yüzünü okşamaya başlar ve alnından öper.
Ahmet: Artık çok yakın ama değil mi?
Yasemin Ahmetin gözlerine gülerek bakar.
Yasemin: O kadar yakın ki başım dönüyor.
Ahmet ona önce gülümser ve ardından Yasemini öper...
Ahmet: Daha önce nerelerdeydiniz...
Yasemin---
Ahmet: Bu gün anne ve babamla konuştum.
Yasemin: Bzim hakkımızda mı konuştun?
Ahmet: hayır... Michelele ayrıldığımı söyledim. Sanırım bundan beni sorumlu tutarak bana biraz kızdılar...
Ahmet yaseminin kollarını okşar.
Ahmet: Bizi söylemem için doğru zamanı yakalamam lazım..
Yasemin birden neşelenir.
Yasemin: Bu sabah anneme yalan söylemek zorunda kaldım. Güya yarın İstanbula eksik belgemi götürmek için gideceğim. Çünkü telefonda ki ses bana öyle dedi....
Ahmet: o zaman cezasını çekmeli... O da yarın İstanbula gidiyor...
yasemin: sahi mi?
Birbirlerine sarılırlar...

fundapehlivan
06-12-06, 12:50
Kahvaltı da...

Ahmet: Küçük hanım masanıza oturabilir miyim?
Yasemin ciddiyetle: Tabii, buyurunuz beyefendi...
Ahmet karşısına oturur: Teşekkür ederim...
Garson gelir: Ne içersiniz beyfendi?
Ahmet: Küçük hanım?
Yasemin: çay lütfen...
Ahmet: bana da çay lütfen...
Garson gider.
Yasemin: Senin kadar iyi artist değilim. Bütün gece yan yana uyuduğumuzu o kadar iyi saklayamam.
Ahmet: Bu numarada fazla uzun süremez zaten. Dikkatle bakan bir göz vaziyetimizi hemen anlar...
Yasemin: Peki vapurda nasıl gideceğiz...
Ahmet: Yine sen önden gidersin. Ben de tam karşına otururum. Tüm yol boyunca birbirimize bakarız?
Yasemin: Adada herkesin içinde nasıl eskisi gibi davranacağız...
Ahmet: Dün geceden sonra hiç bir şey eskisi gibi olamaz.
Yasemin güldü: benim için değişen bir şey yok. Hayatı değişen sensin...
Yasemin yemeye başlarken Ahmet gözlerini ondan ayıramamaktadır...

fundapehlivan
07-12-06, 11:31
Ahmet: Yasemin ben böyle kaçamak görüşmekten çok sıkıldım. Lokantadan kaçısımız ikimizede yakışmadı.
Yasemin: Evet... Ben de çok utandım.
Ahmet: Birbirimizi seviyoruz artık bunu herkes bilsin... Yeter!
Yasemin: Yani evdekilere mi söyleyeceğiz? Sahi mi?
Ahmet: Tabii, artık zamanıdır bence...
Yasemin: Peki ne söyleyeceğiz....
Ahmet Yaseminin elini tutar: Birbirimizi sevdiğimizi söyleyeceğiz..
Yasemin: Onlar da bize aferin diyecek... Çok kızacaklar ahmet
Ahmet: olabilir ama alışacaklar...
Yasemin: Ya bizi görüştürmezlerse...
Ahmet: Eğer ciddi olduğumuzu anlarlarsa yapamazlar...
Yasemin: Nasıl olacak bu iş...
Ahmet: Nişanlanırız... Zaten okulun bitmeden evlenemeyiz...
Ahmet Yaseminin elini tutar ve dudaklarına götürür: canım benim...
YasemiN:Sen ne dedin...
Ahmet yeniden yaseminin elini öper: Sonsuza kadar elimi bırakma dedim... Bundan sonra bir an bile yanımdan ayrılma dedim ve dedim ki...
Birbirlerini öperler...

fundapehlivan
07-12-06, 22:21
Otel odasında...

Ahmet: Yasemin...
Yasemin: Bu gece senin yanında kalabilir miyim?
Ahmet:---
Yasemin ona yaklaşır ve Ahmete sarılır. Ahmetse hafifçe gülümseyerek kapıyı kapatır. Yasemin başını kaldırınca Ahmet elini Yaseminin yüzüne götürür ve Yasemini öper. Yasemin gözlerini açınca birbirlerine gülümserler ve Yasemin yatağa doğru gidince Ahmet onun elini tutarak onu durdurur.
Ahmet: Yasemin... Şu an hayatımın en mutlu anı. Kalbim duracak gibi ama yanımda kalmana izin veremem meleğim... Daha ileri gidemeyiz.
Yasemin: Neden?
Ahmet(Gülümser): Öyle temiz öyle masumsun ki... Elini bile tutarken ödüm kopuyor.
O zaman Yasemin ona sımsıkı sarılır.
Yasemin: O zaman izin ver yanında uyuyayım. Bütün gece seni seyrederim. Seyrederken uykuya dalar giderim...
Ahmet ilk önce ne yapacağını bilemez ama sonra kararını verir ve Yaseminin elini tutarak yatağa doğru götürür. Yatağa yan yana oturarak birbirlerine bakmaya başlarlar...
(Her ne kadar fazla konuşma olmasa da yazmak istedim...)

Billush
09-12-06, 18:53
Ahmet’le Yasemin’in Şevket Bey Rıza Bey’le konuşmaya gittiğinde arka bahçedeki konuşmaları …

Yasemin odasından içeri girer.Sıkıntıyla yatağına oturur.O sırada Ahmet pencereye taş atmaktadır.Yasemin pencereden bakıp Ahmet’i görür.
Ahmet: [sessizce ve eliyle işaret ederek] arkaya…arka tarafa,arka tarafa.Oldu mu?
Yasemin başını sallar.Arka tarafta buluşurlar.
Yasemin: Baban bizde.
Ahmet: Biliyorum.Rıza Amca’yla konuşması gerekiyor.Durum çok ümitsiz Yasemin.
Yasemin: Sevim Abla’yı görebildiniz mi?
Ahmet: Maalesef.Müsade etmediler.Sen bizimle ilgili konuşabildin mi evdekilerle?
Yasemin: Hıhı…
Ahmet: [meraklı ve şüpheci] Ne dediler?
Yasemin: Tahmin ettiğin gibi çok kızdılar.
Ahmet: [duvara dayanır] bizimkiler de öyle.
Yasemin: [O çocuksu ses tonuyla] Ayrılmamız mı gerekecek?
Ahmet: Asla! [Yasemin’in belinden tutar ve kendine çeker.] Asla senden ayrılmam! [Yasemin birilerinin görmesi korkusuyla etrafa bakınır.] Gerekirse bütün dünyayı karşıma alırım.Sabırlı ol meleğim sabırlı ol.Bunu bir yaz aşkı sanıyorlar,Biz hayatımızın aşkını bulduk haberleri yok. [Yasemin’e gülümsüyordur.Gözlerini kapatıp başlarını birbirlerine dayarlar.]Ama halam beni anladı biliyor musun?
Yasemin: Öyle mi?Ne dedi?
Ahmet: Sonunda gerçekten aşık olduğumu…Ayrıca seni çok sevdiğini söyledi.
Yasemin: [Çocuksu bir neşeyle] Sahi mi?
Ahmet: Seni kim sevmez?Göreceksin bu kötü günler mazide kalacak ama önce halamı o berbat yerden çıkartmamız lazım.
Yasemin: [Hak verir] Hıhı. [Birileri yokluğu fark etmiş mi diye eve doğru bakar,Ahmet fark eder.]
Ahmet: Hadi git artık.Ortadan kaybolduğun anlaşılmasın.Yarın her zamanki yerde buluşuruz tamam mı?
Yasemin: Hıhı
Bakışlarını bir süre birbirlerinden ayıramazlar.Sonra Yasemin kapıyı kapatıp gider.

_gazel_
09-12-06, 22:03
Yasemin : Necdet…Sen de mi uyuyamadın?
Necdet : Evet, sen niye kalktın?
Y : Bir türlü uyku tutmadı. Baktım dönüp duruyorum, Lale’yi uyandırmamak için kalkayım bari dedim… O zaman birbirimize arkadaşlık ederiz biraz.
N : Ederiz tabi. Gelsene.
(Otururlar.)
Y : Ahmet’le bozuştuk biliyorsun değil mi?
N : Biliyorum.
Y : Babam hakkında ileri geri konuşunca dayanamadım ben de bir şeyler söyledim. Onu kızdıracak şeyler.
N : Tahmin edebiliyorum.
Y : Haksız mıyım ama?
N : Sen babana düşkünsündür. Ben bilirim bunu.
Y : Bilirsin.(Yasemin gülümser)
N : Ama merak etme. Bu dargınlık çok fazla sürmez öyle.
Y : Öyle mi diyorsun?
(Sessizlikten sonra)
Y : Bu işler neden bu kadar zor?
N : Nedenini bilseydik zaten kolay olurdu. Bu da işin cazibesini yok ederdi tabi.
Y : Doğru… Ne cazibe ama öldürücü…
(Damdan düşer gibi bir soru…)
Y : Necdet sen hiç âşık oldun mu?
(Necdet güler)
Y : Afedersin bu çok özel bir soru galiba. Sormamam gerekirdi.
N : Yoo, ben buna cevap verebilirim galiba… Oldum, evet… Hem de harika bir kıza âşık oldum.
Y : Sahi mi? Tanıyor muyum? Kim?
N : İşte buna cevap veremem.
Y : Peki nasıl biri? Biraz anlatsana, n’olur, çok merak ettim…
N : Çok güzel, ışıl ışıl biri… O kadar parlak ki o içeri girdiği zaman her şeyin rengi soluveriyor.
Y : Aah, ne güzel!...
N : Çok canlı, çok neşeli… O kadar neşeli ki onun yanındayken bütün sıkıntılar yok oluveriyor. Ve çok akıllı… O kadar akıllı ki yanındayken duygularımı anlayacak diye ödüm kopuyor.
Y : Bütün bunları ona söylemedin mi yoksa?
(Yasemin’in elleri Necdet’in elleriyle buluşur)
N : Hayır.
Y : Neden?
N : Çünkü o başkasını seviyor.
Y : Haksızlık bu…
N : Niye?
Y : Çünkü böyle bir aşka herkes sahip olmak ister. O kadar güzel ifade ediyorsun ki bunları duymalı.
N : Ama başkasını seviyor.
Y : Aptalın tekiymiş.
(Necdet “Hayır” der gibi başını sallar, Yasemin’in gözleri yaşarır)
Y : Bugün çok sulu gözlüyüm kusura bakma.
N :Hissî olmanın nesi kötü ki?
Y : Sen de öylesin. Bu tarafını hiç bilmiyordum. Bence ona söylemelisin. Mutlaka söylemelisin.
N : Söylemeye çalıştım.
Y : Eee?...
N : Anlamadı.
Y : Ama bu kız da yani!...
N : Bu arada bu konu aramızda sır olarak kalacak tamam mı?
Y : Tamam.
N : Lale’ye gevezelik etmek de yok.
Y : Yok.
N : Eee, şimdi ne yapalım? Satranç oynar mısın?
Y : Oynarım.
N : Anlaşıldı, bu gece bize uyku yok.

_gazel_
19-12-06, 19:24
Ahmet’in Yasemin’e Yazdığı Mektup…

Yasemin,
Sana ne kadar hasretim tahmin edemezsin. Sanki hayat durdu. Sanki artık yaşamıyorum, kalbim atmıyor, nefes alamıyorum. Sen benim ışığımsın. Senden ayrı bir saniye bile geçirmek istemiyorum. Beni affet sevgilim. Sana olan aşkımın büyüklüğünü anlamam için biribirimizden ayrı geçen ilk saniye yetti de arttı bile.Şimdi lütfen pencereden dışarı bak.
Ahmet

fundapehlivan
31-12-06, 12:57
Ahmet- yasemin Bristol

Yasemin hüzünle yatağa bakarken Ahmette başını Yaseminin başına yaslar...

YasemiN: O zaman ne kadar da mutluyduk... Hiç böyle olacağını tahmin edebilir miydik?... Ahmet.. Biz neden bu kadar talihsiziz, neden her şey bize engel oluyor?
Ahmet Yasemini belinden tutarak kendisine çevirir.
Ahmet: Talihsiz miyiz? Hiç sanmıyorum. Herkes böyle bir aşka sahip olabilir mi? Biz çok talihliyiz...

Ahmet gülümseyerek alnını Yaseminin alnına yaslar ama Yasemin çok mutsuzdur, Ahmetten ayrılarak yatağa oturur. Ahmette Yaseminin yanına oturur.
Yasemin: Şimdi evlenmiş olabilirdik? Senin karın olabilirdim...
Ahmet elini Yaseminin yüzüne götürür.
Ahmet: Olacaksın birtanem... Olacaksın...
Yasemin inanmayan bir tavırla başını sallar ve ağlayarak yatağa uzanır. Ahmette Yaseminin yanına yan olarak uzanır.
Ahmet elini Yaseminin yüzüne götürür. Yaseminin bu üzüntüsü onu çok etkilemiştir.
Ahmet: Sen zaten benim karımsın... Gerisi formalite... ben sana ömür boyunca bağlandım Yasemin...
Yasemin: Bende...
İyice ağlamaya başlar.
Yasemin: ben de...
Ahmet hemen parmaklarıyla gözlerini siler, onu öyle görmek öyle zordur ki onun için elleri titremektedir...
Ahmet: Ağlama sevgilim.. Ağlama... Senin üzülmene dayanamıyorum.
Yasemin gözlerini kapatır ama hala ağlamaya devam ediyordur.
Ahmet: Bu kötü günler geçecek... Geçecek...
Ahmet Yasemini gözünden ve alnından öper...
Ahmet: Kalbim... Kalbim... Kalbim tamamen senin... Seni çok seviyorum. Çok mutlu olacağız.
Yasemin o zaman gözlerini açar.
Yasemin: Ya o gün hiç gelmezse??
Ahmet: Olur mu öyle şey... Gelecek, gelecek bana güven...
Yasemin yeniden gözlerini kapatır, artık ağlamıyordur... Ahmet ona bakarken hafifçe gülümser ve onu tekrar öper...

fundapehlivan
31-12-06, 13:07
Yasemin annesinin gidişini seyrettikten sonra Ahmete bakar.
Yasemin: Her şey için çok teşekkür ederim Ahmet...
Ahmet hafifçe gülümser: Teşekkür etme, bu aramıza mesafe koyuyor...
Ahmet Yaseminin ellerini tutar ve üzüntüyle yasemine bakar
Ahmet: Senin üzüntünü içimde hissediyorum Yasemin...

Birazdan Ahmet ve yasemin koltukta sarılmış oturuyorlardı. Ahmet başını Ahmetin göğsüne koymuştu.
Yasemin: Böyle kalbinin üzerinde uykuya dalsam ve her şeyi unutsam...
Ahmet: Sabırlı ol meleğim... Rıza amcanın sağlığı yerinde buna memnun olmalıyız...
yasemin evet, anlamında başını sallar.
Ahmet: Ben evden ayrıldım Yasemin...
Yasemin başını Ahmetin göğsünden kaldırarak gözlerine bakar.
Yasemin: Evden mi ayrıldın, neden?
Ahmetse sanki Bristolde gibi onun yüzünü inceliyordur.
Yasemin: Avukat olmak istemene çok kızdılar değil mi?
Ahmet bunu konuşmak istemiyordur. Aynı şekilde Yasemini incelemeye devam eder ve gözlerine bakar.
Ahmet: Bristole yerleştim... Birlikte uyuduğumuz odaya...
Yasemin gülümser: Sahi mi?
Ahmet gülümseyerek ona başını sallar ve dudaklarını Yaseminin alnına götürür.
Ahmet: Bütün gece seni düşünerek uyudum... O gece hiç uyumamıştım. Sanki gökyüzünden bir melek yanıma düşmüştü.
Yasemin hafifçe gülümsedi.

Melodim
08-01-07, 12:14
8. Bölümde bana göre en önemli replik;

- Lütfen bunu yapma..
Yasemin beni utandırıyorsun....
- Senin mendilin o kadında ne arıyor ?
Ne vakit alındı, ne vakit ütülendi ve geri getirildi....
Çok özel ve yakın bir münasebet mevzubahis sanki...
- Yanlış düşünüyorsun..
- Michelle'le paylaştığın ama benimle paylaşmak istemediğin bir yakınlıktan bahsediyorum...
- Bu sözler karşısında kendimi müdafaa etmem mümkün değil.O kadar ağır ki, ne söylesem altından kalkamam.Böyle olmasını hiç istemezdim. Sen kalemini kırdın Yasemin..(Adam hukukçu ya...) Kararını verdin. Beni idama mahkum ettin bile..Üstelik en büyük cezayı aşkımıza kestin.Ama daha çok bana olan güvensizliğine kırıldım.Birlikte kurduğumuz hayallere....yaşadığımız onca şeye rağmen hakkımda böyle düşünebilmene....Sen hala benim için ne ifade ettiğini anlayamamışsın... Ne yazık..ne yazık Yasemin.....

şeboist
19-01-07, 16:11
dizide aklımıza kazınan replikleri buraya yazalım...:img-wink:

Billush
19-01-07, 16:32
Ahmet yıllar sonra yuvaya döner.

Selma-Canım,canım benim,canım.(içten bir şekilde sarılırlar.)
Ahmet-Nasılsın annecim?(Burda Cansel Elçin'e yeniden hayran kaldım.Sanki gerçek annesi,o kadar içten ki)
Selma-Şimdi iyiyim.Sen evine döndün ya,artık çok iyiyim.
-Allah nazardan sakladı Ahmet.Canım.(Sarılırlar.)
Defne-Abi,seni çok özledim.Hoşgeldin.(Koşarak Ahmet'in kucağına atlar.)
Ahmet-Dur kız deli fişek.
Defne-Canım abim.Sana taze ceviz topladım.
Ahmet-Öyle mi?Kabuğunuda soydun mu?
Defne-Soydum tabi,bak.
Ahmet-Taze ceviz nasıl burnumda tutuyor bir bilsen,ama en çok sen...
-Olmadı ki cevizler,azcık daha bekliyeydin.
Ahmet-Olsun ben onun ellerinden zehir olsa yerim.(Kardeşinin elini öper.)
Sevim-Hadi hadi,bu deli kızı beklicek olursak kavuşmamız mahşere kalıcak.(Gülüşmeler.)
Ahmet-Yazın uçakta okudum,yine onikiden vurmuşsun.
Sevim-Aman gazetenin kapanmasına vesile olur diye ödüm kopuyor ya,boşver artık.
Şevket-Hadi içeri girelim,bırakın kapı önündeki muhabbeti,hadi.
Ahmet-Gel bakalım(Kardeşini tutar.)Yürü.Hopp.(Kızı kucağına alır,gülüşürler.)
Yasemin içi giderek izler ve içeri girer.
Kusursuz'a teşekkürler...

Billush
19-01-07, 16:46
Ahmet ıslık çalarak bisiklet sürmektedir.Diğer sokaktanda bisikletle Yasemin yaklaşır.Bir köşe başında karşılaşırlar ve yasemin Ahmet'i görünce düşer.

Yasemin-Ahh.(Ahmet hızla bisikleti durdurur ve yanına gelir.)
Ahmet-İyi misin?Yaralandın mı?
Yasemin-(Bozulmuş bir şekilde)İyiyim.Birşeyim yok.Birden karşıma çıkınca.(Ahmet durumu anlamış gibi tatlı tatlı gülümser.)
Ahmet-Kusura bakma.Neyseki biryerine bişey olmadı.
Yasemin-Ne aksilik.(Sinirle yere dökülen zerzevatları toplamaya başlar.Ahmet'de ona yardım eder.)
Ahmet-Çok üzgünüm.
Yasemin-Önemli değil.
Ahmet-Yardım ister misin?İstersen eve kadar yardım edebilirim.
Yasemin-Teşekkür ederim,gerek yok.(Hızla bisikletine biner ve uzaklaşır.Ahmet arkasından tatlı tatlı bakarken,Yasemin rezil olmanın verdiği hezimetle oflayıf puflamaktadır.Sonra ahmet Yasemin'in yere düşen küpesini alır ve arkasından bakıp gülümser.)

Yasemin sinirle odasına girer.Rezil olmuştur.Ayakkabılarını bir hışım çıkarıp kenara atar.Pantolonunun tozlanan yerine bakar ve sinirle silkeler.Dolabını açıp yeni bir pantolon çıkarır ve o sırada annesinin doğum günü için aldığı elbiseyi görür.Yatağa yaklaşır ve memnuniyetsizlikle elbiseyi evirip çevirir.

Nezahat-Beğendin mi?
Yasemin-Çok güzel anne ama...
Nezahat-Ne aması?
Yasemin-Benim için fazla abartı değil mi?
Nezahat-Çabuk giy şunu bakayım.En azından üstünde nasıl duruyor bir görelim.(Yasemin istemeye istemeye elbiseyi giyer.)Aaaa...O kadar emek harcandı.
Yasemin-Anne...Off anne nasıl giycem ben bunu?
Nezahat-Kızım bugün senin doğum günün.Abartılı olucak tabi.Canım,hem bu elbisenin nesi abartılı allahaşkına?Sana uygun sade bir elbise bulalım diye Melahat'la göbeğimiz çatladı.Dön arkanı.
Yasemin-Ufff
Nezahat-Kıpraşma.
Lale-Merhaba.
Nezahat-Hoşgeldin Lale'cim.
Lale-Hoşbulduk.Ne oluyor?
Nezahat-N'olcak yine savaşıyoruz.Tüüü tüüü tüü tüüü.Peri kızı gibi oldun maaşallah.
Yasemin-Daha çok güzel görünmeye çalışan zengin kızlarına benzedim.
Nezahat-Lale şu kıza bişey söyle allah aşkına.Bu elbisenin nesi var?Nesi abartı?
Lale-Abartılı falan değilki,harika bişey.Bayıldım.
Nezahat-O zaman dikkafalı arkadaşını ikna et giymeyecekmiş.
Lale-Aaa,niye giymiyorsun?
Yasemin-Sen ne zaman benim üstümde böyle bişey gördün Lale?
Lale-Görmedim ama artık görmek istiyorum.Bir bakar mısın?(Aynaya çevirir)Öyle yakışıyor ki.Üstelik annenin hediyesi giymemek ayıp değil mi?
Yasemin-Ahh,küpeler.(pantolonunun ceplarina bakar.)Mahvoldum.Babamın hediye ettiği küpenin teki yok.(Telaşla etrafına bakınr.)Demin sokakta düşürdüm.Bisikletle yere devrilince.
Lale-Ne diyorsun?Hiçbişey anlamıyorum.
Yasemin-Birazdan geliyorum.(Telaşla çıkar.)
Lale-Ayağına bişey giyseydin bari.

Yasemin çıplak ayak sokağa fırlar.Tam o sırada evine giricek olan Ahmet onu görür ve bir süre izler.Yasemin koşar adım uzaklaşır,Ahmet'se nereye koştuğunu anlayıp gülümser.Elleri cebinde Keyifli keyifli Yasemin'in arkasından gider.Yasemin düştüğü yere gelir ve yere eğilip küpesini aramaya başlar.Ellerini tozların içinde gezdirir ama bulamaz.Tam o sırada Ahmet yaklaşır.

Ahmet-Bunu mu arıyorsun?(Elindeki küpeyi uzatır.Yasemin şaşkın ve sevimli...Ayağa kalkar.)Yerde buldum.Arkandan yetişip vermek istedim ama o kadar hızlı gittin ki.Düşmene sebep olduğum için galiba bana biraz kızgındın.(Yasemin mahçup bir ifadeyle küpeyi alır.)
Yasemin-Hayır kızgın değildim.
Ahmet-Bana öyle geldi o zaman.Defne'yle yollamayı düşünüyordum.Neyse lüzum kalmadı.
Yasemin-Teşekkür ederim.Benim için çok kıymetliydi.(Yürümeye başlar.)Bu sabah babam doğumgünü için hediye etmişti.(Ahmet dikkatle onu izliyordur.)
Ahmet-Hımm.Demek bugün doğum günün.Tebrik ederim.
Yasemin-Teşekkür ederim.Kabalık ettiysem özür dilerim.Yani düştüğüm zaman..Kendimi aptal gibi hissetmiştim.(Ahmet geri çekilip onu şööyle bir bakar ve gülümser.)
Ahmet-Hepimizin başına gelebilir...Bende sık sık düşerim.(Yasemin utangaçca gülümser.)
Yasemin-Öğleden sonra doğumgünü partim var.Yani...(Duraksar.Heyecandan kalbi durucak.)
Ahmet-Yani...(Sende az değilsin,anladında...:img-grin2 )
Yasemin-(Yasemin hızla içini çeker ve sonunda cesaretini toplar.)Gelirsen memnun olurum.
Ahmet-Gelirdim ama havaalanına gitmem lazım.Bir arkadaşımı karşılıcam.Sonrada onu yalnız bırakmam ayıp olur.
Yasemin-Onuda getir.İsterse oda gelebilir.
Ahmet-(Gülümser)Olur.Burayı ve arkadaşlarımı çok merak ediyordu.Hemde hepsini bir kerede tanımış olur.(Yasemin mutluluk sarhoşu...)
Yasemin-İyi o zaman.(Arkasını dönüp uçarcasına ilerler.Ahmet onu şööyle bir süzer.)
Ahmet-Doğum günü elbisen bu mu?
Yasemin-Evet.Annemin sürprizi.(Elbisesinin eteklerini iki yandan tutar.)
Ahmet-Çok güzel bir elbise...(Yasemin'in yüzüne bakar.)Sanada çok yakışmış.(Az çapkın değil.:img-grin2 )Herkesten önce ben mi gördüm yoksa?
Yasemin-Öyle oldu.(Şimdi bayılıcak.:img-grin2 Mest olmuş bir şekilde,suratında kocaman bir gülümseme ilerler.Ayakları yere değmiyordur adeta.Ahmet onun arkasından bakar ve ayaklarının çıplak olduğunu farkeder.Muzip muzip gülümser.)
Ahmet-Görüşürüz.(Yasemin ona döner.)
Yasemin-Tamam.(Yerinde hafifçe zıplar ve arkasını dönüp uçarcasına uzaklaşır.)
Kusursuz'a teşekkürler...

Billush
19-01-07, 16:47
2.Bölüm

Necdet,Lale,Yasemin,Ahmet,Michelle ve arkadaşları sinemadan çıkıp Necdet’in teklifiyle pastaneye gelmişlerdir…

PASTANEDE…
Necdet: Ee filmi nasıl buldunuz bakalım?
Ahmet:Michelle ilk defa bir Türk Filmi izliyor.Asıl onun fikri nedir merak ediyorum.(Michelle’ye döner.)
Michelle: Çok enteresan…Yani bu filmdeki aşk bize benzemiyor.
Necdet: (Gülümser ve cevap verir.) Evet bizde aşklar tutkuludur biraz.
Michelle: Aşk her yerde tutkuludur.bizde daha rahat,yani seviyorsan.Engel yok,perkisyon yok.(Bu kelimeye pek anlamadım yanlış olabilir…)
Yasemin: Bu filmde geleneklerimizi pek görmediniz.Görmek için asıl Anadolu’da geçen bir filmi izlemeniz lazımdı.
Michelle: Ama sizler İstanbul’da bile rahat değilsiniz.Doğru değil mi?
Arkadaş grubundan bir erkek: Doğru.üstelik bu noktaya gelinceye kadar baya yol almışız.Ama daha ziyade kadınlar baskı altındalar.
Necdet: Ben senin gibi düşünmüyorum.Hele hele kadın haklarıyla ilgili.( Etrafa bakınarak) Mustafa Kemal’in liderliğinde biz çok mühim adımlar atmadık mı?(Ahmet başıyla onaylar.)
Teo şaşırır,Necdet Teo’ya göz kırpar,Ahmet devam eder.
Ahmet: Mesela oy hakkı kadınlara daha önce verildi.
Gruptan bir kız: Katılıyorum.Şimdi kızlar erkekler bir arada partilerde eğlenebiliyoruz daha önce bu hayal bile edilemezdi.
Necdet: (Michelle’ye hitap ederek) Hah bak bu söylediğin belli bir kesim için doğru tabii ama yine de Cumhuriyet’ten sonra gelinen nokta bence münakaşa kabul etmez.
Gruptan başka bir erkek: Yine de bir Avrupa ülkesi gibi değil ama …
Necdet(Kendinden emin) Evet,tabii.Ama bu normal değil mi?Her toplumu kendi değerleri belirliyor.Her şeyin bir sırası var.
Michelle(Ukala bir tavırla) Türkiye daha gelişecek tabii.Filmde bunu anladım.Aşklar kapalı,platonik…
Yasemin: Sizce nasıl olması gerekiyor?
Michelle(Yine kendinden emin): Bakışmak yetmez.Aşk için ölünür mü?Sevgili gitti onu bekle.Bu çok saçma.
Yasemin: (O da kendinden emindir.) Yine saçma olsun?Bunun gerçek hayatta çok karşılığı var.
Michelle(İnanmamışçasına): Sahi mi?Gerçek hayat böyle mi?
Yasemin(Oturma pozisyonunu değiştirir,kendinden fazlasıyla emin tavrıyla Ahmet’e döner): Bundan sonra biraz hızlı konuşabilirim,Michelle anlamayabilir.Ona sen tercüme eder misin?(Ahmet’ten onayı alınca Michelle’ye döner.) Bir Fransız okulu bitirdim,çok da cahil sayılmam.Evet,benim için aşk uğruna ölünecek bir şeydir.Zaten bu kadar kuvvetli hissetmiyorsan o nasıl aşk olabilir?Ve evet aşık olduğum kişiyle birlikte olamazsam(Necdet dikkatle Yasemin’i dinliyordur.) hayatta başka biriyle birlikte olmam.Başka bir birlikteliğin hiçbir önemi yoktur.Gerekirse ömür boyu sevdiğimi beklerim.Eğer kavuşamıyorsam ona uzaktan bakmak bile bana yetebilir.Platonik aşk derin bir mevzu bence.Tabii bunlar sadece benim görüşlerim.Az gelişmiş ülkeye ait bir genç kızın görüşleri. (Necdet hayran bir biçimde Yasemin’e bakıyordur.) Üstelik bundan dolayı hiç mi hiç utanmıyorum.Ama anladığım şu ki siz benim hissettiklerimin hiçbirini hissedemeyeceksiniz.Gerçek aşk duygusunu yani. (Michelle Ahmet’e bakar.) Ne yazık … Gelişmiş bir ülkenin insanı olmak böyle bir şey demek ki. (Şımarık bir kız çocuğu gibi gülümsüyordur.)
O sırada fayton sesi duyulur.
Lale: Yasemin annen …Yasemin o yöne bakar. Yasemin’in anne ve babası yanlarından geçer.Annesi Yasemin’i görür.
Yasemin: Eyvah!Fena yakalandım.Sinemadan sonra eve gitmek üzere söz vermiştim. (Yerinden kalkar.)Herkese iyi geceler.
Oradakiler: İyi geceler …
Ahmet: (Michelle’ye döner): Ne söylediğini anladın mı yoksa …
Michelle: Tercümeye gerek yok.Anladım.
Yasemin hızla bisikletinin yanına gider ama acele ederken hatıra defterini düşürür …
Benim tarafımdan eklenmiştir...

Billush
19-01-07, 16:47
Yasemin : Nasıl buldun Michelli yakışıklımı ?
Lale : Sus Allah’ını seversen yasemin Resmen şok geçirdim. Nerden aklımıza gelirdi.
Yasemin : Gelmeliydi. Nden erkek oldugunu düşündük ki
Lale : Çünkü bunu arzu ettik . İşimize geliyordu.
Yasemin : Artık Ahmet konusu burda kapanmıştır .
Lale : Neden ?
Yasemin : Birde soruyorsun Lale kızın elini biran olsun bırakmadı,yanak yanaga dans etmeler ,Burun buruna konuşmalar, pasta yedirmeler Yani utanmasalar .....
Lale : Öpüşecekler :(
Yasemin : Sus yüreğime indirme şimdi
Lale : Dur bakalaım acele etme daha kızın Ahmet için ne ifade ediyor bilmiyoruz.
Yasemin : Bilmiyomuyuz? Şaşkın kafamıza bi türlü girmiyo desek daha doğru olur .
Işık : Ablaaa
Yasemin :Ne var Işık
Işık : Hümeyra ablalar kalkıyo
Yasemin :Neyse bu korkunç parti bitiyo gell...

---------------------------


Michell: Burası çok güzel
Ahmet : Evet
Ahmet : Günaydın
Michell :Günaydın Yasmin
Yasemin : Günaydın
Ahmet : Michell’e adayı gezdiricem, nerden başlasam acaba ?
Yasemin : Aşıklar yolu uygun düşer. Bu mevsimde özellikle güzeldir. İyi geziler ..
Ahmet : Teşekkür ederiz
Michell : Aşıklar yolumu? ne demek yani!
Ahmet : Yolda anlatırım hadi hoppp :(
KARAMAY'a teşekkürler...

Billush
19-01-07, 16:48
Ahmetin defteri verdiği sahne

A: bugün seni yalnız yakalamak için çok çaba sarfettim, ama olmadı... defteri vermek için yani... seni incittiğimiz için çok üzgünüm... resme çok kabiliyetin var...

Y:tabi sen de defteri gördün...

A : kendimi alamadım yasemin...beni affet... yalnız merak ettiğim ( yasemine doğru yaklaşır) beni nasıl bu kadar iyi tanıyabildin... bu kadar mesafe varken, bu nasıl oldu... hangi ara... (yasemine doğru hafifçe eğilir, bakışları kısılır) neden utanıyorsun...yasemin... (elini yaseminin yanağına koyar) yüzüme bak lütfen...bunda utanılacak ne var? böylesine hissetmek için ömrünü verenler var...lütfen birşeyler söyle yasemin...böyle susmak sana yakışmıyor...yasemin... neler oluyor...bu mucize gibi birşey...gerçek olamayacak kadar güzel...yasemin...
Yurinu'ya teşekkürler...

Billush
19-01-07, 16:50
Yasemin ve Ahmetin vapura binmek icin gittiklerinde...ve otelde...

Gülüserek gelirler...
Yasemin:Nerdeyse kaciriyorduk...
Ahmet:Tam zamaninda geldik.(tuhaflasmis halde etrafa bakar)
Ve Biletciye:Bizden baska yolcu yokmu???
Biletci:Yok efendim,sis nedeniyle seferler iptal edilmis durumda!
Yasemin (büyük saskinlik icinde):Ne??!!...
Biletci:seferler iptal edildi!
Yasemin endiseyle Ahmete döner:Ne yapacagiz simdi??
Ikiside saskin bir halde etraflarina bakinirlar...
Yasemin haber vermek icin evi arar,babasi cikar telefona...
Riza:Alo
Yasemin:Babacigim,adaya gecemedim vapur seferleri iptal edildi...
Riza:Iptal`mi edildi?
Yaseminin annesi (telasli):Ne olmus??
Riza:Ne olduki??
Yasemin:Cok yogun sis var...
Riza:Nerden ariyorsun sen..?
Yasemin:Postaneden ariyorum
Riza(Riza cözüm bulmaya calisir):Istanbuldaki evin anahtari yaninda`mi?
Yasemin(üzülerek):Hayir,yok...
Bu arada Ahmet yanina gelir
Riza:Hay allah...Ne yapsakki...?
Yasemin ve Ahmet birbirilerine bakar,Ahmet gülümser...
Riza:Bristol oteline git,Yasemin
Yaseminin annesi bu cözümü beyenmez
Riza:Senin icin bi Oda ayirtiyorum
Yasemin:Bristol otelmi?
Bu arada Ahmet caktirmaz ama gülümsiyerek ayni otele gitme pilanlari kuruyordur...
Riza:Evet,ben hemen ariyorum...tamam`mi kizim?
Yasemin:Tamam babacigim,tesekkür ederim!
Yasemin(ahmete dönüp):Bu gece Bristol otelde kaliyorum Babam yer ayirtiyor...
Ahmet(Yasemini hayranlikla bakar):Demekki bende Bristol otelde kaliyorum!:img-yes: :happy0064
Yasemin(tuhaflasmis,ama ayni zamanda`da sevinmis bir sekilde):Bu münasip`mi?
Ahmet(yaseminin safligina ama daha cok temiz kalbinde bayilmis bir halde):Ne münasipi??...(anlamadi degil)
Yasemin:Seninle ayni otelde kalmamiz.
Ahmet:Bence bir masuru yok,ama seni tedirgin edicekse bunu kimseye söylemeyiz!
Yasemin Ahmetin bu tavrina sasirir ama ayni zamandada cok hoslanir...
Ikiside gülüserek giderler...

Daha sonra Otelde...

Yasemin ve Ahmete odalari gösterilir,ilk Yasemin gelir arkasindan Ahmet ikiside liseli asiklar gibi arkalarindan bakip gizlice gülümsesirler,ikiside iceri girer ve adamlar gittikten sonra tekrar kapiyi acarlara emin olmak icin gitiklerine bakip birbirilerine bakip gülerler...
Ahmet(sesiz bir sekilde):10 dakika sonra otelin arka sokaginda bulusalim,sonra seni cok güzel bir lokantaya götürecegim...
Yasemin(nerdeyse havaya ucacak,heycanla):Tamam...
Ondan sonra ikiside odalarina girerler...

hayatimsan...'a teşekkürler...

Billush
19-01-07, 16:50
Ahmet Işık’ın babasının onu çağırdığını haber vermiştir.Ahmet Rıza Bey’lere giderken Yasemin de evden çıkıyordur.Karşılaşırlar …
Ahmet: Günaydın Yasemin.Geçmiş olsun.
Yasemin: Teşekkür ederim.
Ahmet:Baban beni çağırmış da size geliyordum.
Yasemin: Hıhı
Ahmet: Seninle acil konuşmamız lazım Yasemin.Defter hakkında …
Yaseminin annesi gelir.
Y.A: Günaydın Ahmet
Ahmet: Günaydın
Y.A: Rıza yukarda seni bekliyor.
Yasemin: İyi günler Ahmet.
Ahmet: Sana da.
Y.A: Annene selam söyle.Koştu geldi dün sabah Yasemin için.Ne kadar teşekkür etsek azdır.
Ahmet: Onun vazifesi bu.
Y.A: Emine size çay hazırladı yukarda.Maalesef biz terziye gidiyoruz. (Yasemin annesinin koluna girer ve çeker.)Randevumuz vardı da kusura bakma.
Ahmet: Rica ederim.
Y.A: (Yasemin’e döner.) Ne bu acele?İki laf konuşturmadın çocukla …
Benim tarafımdan eklenmiştir...

Billush
19-01-07, 16:51
Ahmet,babası ve halası Menderes’ten gelen iş teklifi üzerinde konuşuyorlardı.O sırada Defne geldi.Ahmet onu görüp;
Ahmet: Gel bakalım güzel kız …
Ahmet’in babası: Ne o?Pek kederli görünüyorsun.Gel gel.Gel şöyle. (Defne gelip babasının kucağına oturur.)
Defne: Deniz babasıyla Ankara’ya gidiyor.Temelli.
A.B: Hıı…Hani Galatasaray’a gidecekti o?
Defne: Babası Ankara’ya tayin olunca fikir değiştirmiş.
Ahmet’in halası: Aaa Mehmet Ankara’ya mı tayin olmuş?Pek hızlı değil mi?
O sırada Işık hızla içeri girer.
Işık: Deniz sizde mi?
Defne: Yoo
Işık: Ben de sana vedaya geldi sanmıştım.Kaç saattir ortada yok.
Ahmet’in babası: (Merakla) Nasıl ortada yok?Ne demek ortada yok?
Işık: Evde değil.Meydana da baktık,her yere baktık yok.
Ahmet’in halası: Aaa
Ahmet: Napalım?
A.B: Ahmet sen gidip bir bakıver.(İkisi de ayağa kalkar.)Belki bir yardımın dokunur.
Ahmet: (Kızları alıp) Gelin bakalım.

Yaseminlerin Evi

Rıza Bey telefonla etrafı soruşturmuştur.Ahizeyi yerine bırakır.
Yasemin’in annesi: Ne oldu?
Rıza Bey: Karakoldan bir haber yok.Hastaneden de. Nerde olabilir bu çocuk ya!
Mehmet: Denize girmeye kalkmasın?
Yanlarında çalışan kız: Yok canım!Eve geldi.Odasına girerken ben gördüm.Sonra yer yarıldı yerin içine girdi sanki.
Mehmet: Ne zaman geldi?Saat kaçtı?
Yanlarında çalışan kız:Yani …Saati bilmiyorum da siz salonda Rıza Bey’le konuşuyordunuz.
Y.A:Hah münakaşanızı duydu üzüldü çocuk tabi.
Rıza Bey: Yasemin nerede?
Y.A: Geliyor.Necdet’e yardım ediyordu az önce arayıp haber verdim.
O sırada merdivenden ayak sesleri gelir herkes oraya bakar.Gelenler Ahmet,Işık ve Defne’dir.
Ahmet: Işık’tan öğrendik.Yeni bir haber var mı?
Rıza Bey: Maalesef ama dört koldan aranıyor.
Yasemin koşarak gelir.
Rıza Bey: Hah
Yasemin: Buldunuz mu?
Y.A: Hayır kızım.
Ahmet: Hava karardı acele etmeliyiz.Biz de birkaç gruba ayrılıp aramaya devam edelim.
Y.A: Hah
Mehmet: Ben bütün adayı turladım hiçbir yerde yok.Yok hiçbir yerde yok!
Ahmet: Olsun tekrar tekrar bakalım ne kaybederiz?
Mehmet: (Telaşla) Ben maden tarafına gidiyorum.
Rıza Bey (eşinin kolundan tutup): Biz de nizam sokaklarına bakalım yürü.
Evden çıkarlar.
Ahmet kızların kendi aralarında konuştuklarını fark eder.Onlara yaklaşır.
Ahmet: Defne …Deniz’le ilgili bildiğiniz bir şey varsa söylemeniz lazım.
Kızlar bakışır.
Defne: Ne olacak ki?
Ahmet: (Çömelir) Bilmiyorum.Siz ikiniz fısır fısır ne konuşuyordunuz böyle?
Işık (uzun bakışmalardan sonra): Bakılmayan bir yer var.
Defne(devam eder) ama orası gizli bir yer.Söyleyemeyiz,sır.
Ahmet: (Defne’nin elinin tutar) Böyle durumlarda sırlar ifşa edilebilir. (Yasemin’e bakar) Hem biz sırrınızı tutacağımıza söz veriyoruz.
Yasemin: (Başını sallar) Evet ben de söz veriyorum.
Işık: Peki…

Onları gizli yerlerine götürürler …

Ahmet: Burası bizim metruk ev ya.Necdet’le gelirdik,gizli toplantılar yapardık …
Işık: Hayır burası bizim gizli yerimiz!
Ahmet gülümser.Eve bakar.
Ahmet: Metruk ev hala vazifesini yapıyor demek ki …Dikkatli olun.Yavaş…
İçeri girerler.
Kızlar: Denizzzzz
Ahmet: Deniz?
Işık: Deniz burada mısın?
Yasemin: Deniz neredesin?
Kızlar: Deniiiz
Ahmet: Deniiiz.Denizzz burada mısın Deniz?
Yasemin: (Işık’a) Gel.
Işık: Deniz burada mısın?
Deniz ışıktan uyanır.Yerde bir battaniyenin üstünde yatıyordur.
Ahmet: Hah
Deniz: Kız milletine güven olmaz zaten.Herkesi toplayıp getirmişsiniz.
Yasemin: Bizden başka kimse yok Deniz.Seni çok merak ettik kızlarda söylemeye mecbur kaldılar.
Ahmet: (Bir an Yasemin’e bakar): Sırrınıza sadık kalacağız söz.Ama artık eve gidiyoruz.Hadi bakalım…Herkes seni arıyor.Hadi…
Yasemin(Elini uzatır.): Hadi gel.
Deniz yerinden kalkar.
Benim tarafımdan eklenmiştir...

Billush
19-01-07, 16:53
YASEMİN’İN İTİRAFI
Yasemin ağlayarak salondan ayrılır ve bahçeye gelir. Arkasından da Ahmet. Ahmet konuşmak için Yasemin’in yanına gelir.

Ahmet: Yasemin neden ağlıyosun? Neden bu kadar öfkelendin anlamıyorum? Evet haklısın yaptığmız kötü bişey hepimizin zayıf anları olabilir bilmez misin? İnsaqn değil miyiz? Sen hiç hata yapmadın mı? Kurallara uymayan bişey... Michel’e lüzumundan fazla yüklendin. Bir özrü hak etti bence.
Yasemin: (Ahmet’e dönerek) Bir özrü hak etti mi, ben mi ondan özür diliycem asıl o benden özür dilemeli?
Ahmet: Senden özür mü dilemeli? Nasıl yani neden senden?

Yasemin pot kırdığını fark eder bu sırada Nejdet salondan çıkmış onları izlemeye başlar.)

Yasemin: Yani defterin sahibinden...
Ahmet: Biliyosun onu bulamadık.
Yasemin:Yazdıklarını okumaktan arayamadık desen daha doğru.
Ahmet: Defterin sahibini neden bu kadar koruyosun Yasemin? (Anlar) Yasemin yoksa...
Yasemin: Evet sahibi benim, defterin sahibi benim. Tamam mı? Artık gidebilir miyim?

Yasemin ağlayarak kapıya doğru yönelir Nejdet onun ve Ahmet’in yanına gelir.

Nejdet: Yasemin iyi misin?
Yasemin: İyiyim.
Nejdet: Hadi içeri girelim o zaman!!!
Yasemin: Siz girin ben eve dönüyorum.
Nejdet: Neden parti daha yeni başladı?!!
Yasemin: Benim için bitti.
Nejdet: O zaman sana eve kadar refakat ediyim ister misin?
Ahmet: Bunu ben de yapabilirim. Nede olsa partinin organizasyonuyla sen ilgileniyorsun Nejdet.
Yasemin: Kimse rahatsız olmasın. Kendim gidebilirim. Ayrıca dışarıda bir fayton bekliyo zaten.
Ahmet: Yine de ısrar ediyorum. Lütfen Yasemin.
Yasemin: (sinirlenerek) İçeride arkadaşın seni bekliyo Ahmet ona karşı ayıp olmaz mı? İyi geceler. (der ve gider)
selsucan'a teşekkürler...

Billush
19-01-07, 16:54
1.Bölümden
Lale ile Yasemin yarış yerine doğru giderler:

Y:Başvekilde gelicek günü buldu.Onun yüzünden bizimkiler yarışa gelemiyor.
L:Şii bi duyan olucak.
Y:Aman duysunlar.Sanki umrumda.(O sırada Yasemin Ayla’yı görür) Aa bak Ayla geliyor.
A:Aa merhaba kızlar.
Y:Merhaba.
A:Ne o menderesimi karşılamaya çıktınız.
Y:Yoo yüzme yarışına gidiyoruz.
A:Ha! Sahi bugündü dimi?
Y:Hıhı..
L:Sen gelmiyor musun?
A:Bilmem ki…
Y:Aa gel işte bende yarışıyorum taraftara ihtiyacım var.
A:E peki o zaman.
(Ayla’yı da alıp yollarına devam ederler)
L:Hı bak Ayla’ya söylücem.Ayla bu kız kocaman bir dondurma, arkasından limonata ve böyle dev gibi piramit pastaları yedi.Şimdi de yarışa gidio.Sen geleceğin doktoru olarak buna ne diyorsun?
A:Bende başka bir yarışmacıyı desteklerim o zaman..(Yasemin bi aaa çeker) Bu durumda kendimi bir riske atamam.Hele bahis söz konusuysa hiç yok.

(Ahmet ve ailesi at arabasından inerken)
Ş:Aa hayırlı işler ..
A:Bizim eski yelkenli duruyor mu baba?
Şuruyo duruyo.Bu yıl Defne heveslendi yelken yapmaya.
D:Ama bayağı öğrendim dimi baba.
Ş:Ha öğrendin tabi.Okyanus bile geçe bilirsin artık.(Gülüşürler)
D:Yasemin abla..
Ş:Aaa! Nasılsınız Mehmet bey.
Y-L-A:Merhaba..
D:Işık gelmedi mi?
Y:Gelmiştir belki bilmiyorum,gelicekti.
D:Abi bak Işık’ın ablası Yasemin bu işte.Şimdi hatırladın mı?
A:Yasemini hatırlamaz mıyım?(Tokalaşırlar)
D:Seni Işık sandı herkesi birbirine karıştırıyo.
A:Ama bu kadar büyümüş ki tanımakta müşkilat çektim.Nasılsın Yasemin?
Y:Teşekkür ederim hoş geldin.
A:Hoş bulduk.
L:Yasemin bugün yarışanlardan biri..
A:Öyle mi? Muhafakiyetler dilerim.
Y:Teşekkür ederim.
A:E sende Lale olmalısın?
L:Evet. Neyse şansım var beni hatırladın..
S:Ee o kadar olucak bütün yaz evinizden çıkmazdı.
A:Ben çok uzun zamandır buralara gelmemişim hala.
Ş:Tabi herkes değişmiş dimi.
AN:Ayla’yı hatırladın mı peki?
A:Iıı mutlaka hatırlıyorum da…Benim kusuruma bakmayın bugün.
AN:Melahat’ın kızı.Hani bize o güzel entarileri diken..
A:Ha! Tamam.Nasılsın Ayla?(Tokalaşırlar)
Ayla:İyim teşekkür ederim.
AN:Ayla benim meslek taşım.Tıp fakültesinde okuyor.
A:Aa öyle mi? Tebrik ederim.
Ayla:Teşekkür ederim.
Ş:Çocuklar biz içerdeyiz,gidelim.
S:Gidelim.
(Ahmet Leyla’ya doru dönerek)
A:Nejdet nasıl? Gelicek mi yarışa?
L:Şimdilerde burada olması lazım.Aa abi..(El sallar)
A:Aa aa
N:Ahmet (Sarılırlar) Hoş geldin.
A:Hoş bulduk.
N:Hiç haberim olmadı sen ne zaman geldin?
A:Yeni bu sabah.

(Yasemin Lale içeriye doğru yürürler)
L:Yavaş ol bu ne acele?
Yrtadan yok olmak istiyorum.Beni tanımadı beni tanımadı düşünsene.Benim her günüm onunla geçti.
L:Sakalım yok ki dinleyesin.
prenses19'a teşekkürler...

Billush
19-01-07, 16:55
Yasemin ve Ahmet yemekte....

Y-Ben de hiç evlenmeyebilirim.
A-Bunu söylemek için de çok erken..
Y-Asla evlenmiş olmak için evlenmeyeceğim asla...
Sevdiğim kişi ile olmazsa kimse ile olmaz.
A-Hislerinden nasıl bu kadar emin olabiliyorsun, hem de bu kadar genç biri olarak...
Y-Hislerimi anlamak için zamana ihtiyacım yok. Aslında bunun için kafi derecede büyüdüm...
prenses19'a teşekkürler...

Billush
19-01-07, 16:56
3. Bölümün yemek sahnesi...

Yasemin: Bir kadehten fazlasını içemem...
Ahmet: Zaten müsaade etmem...
Yasemin(Şımarık bir gülümsemeyle) Nedenmiş o?
Ahmet: Biliyorum reşit oldun ama hala çok gençsin... hem şaraba alışıkmısın bakalım?
Yasemin: Elbette... Lisede arkadaşlarla sırlerden gizli içerdik...
Ahmet başını sallar.
Yasemin: Bazen kendi kendime düşünürdüm. Rahip olmak tahmin ediyorum ki bu çok zor bir karar yani hiç evlenmeme kararı...
Ahmet: Kendini yalnızlığa mahkum etmek...
Yasemin doğrulur: bence zor değil...
Ahmet güler: Bunu söylemek için çok erken...
yasemin: değil biliyorum, ben de hiç evlenmeyebilirim...
Ahmet tekrar güler: Bunu söylemek için de çok erken...
Yasemin Ahmete doğru eğilir: Asla evlenmek için evlenmeyeceğim asla... Sevdiğim kişiyle olmazsa kimseyle olmaz...
Ahmet etkilenmiştir: Nasıl duygularından bu kadar emin olabiliyorsun? Hem de bu kadar genç biri olarak...
Yasemin: Duygularımı anlamak için zamana ihtiyacım yok... Hem bunun için de kafi derecede büyüdüm...
Ahmet gülümser.
fundapehlivan'a teşekkürler...

Billush
19-01-07, 16:57
Otel odasında sabah...
Yasemin gözlerini açınca Ahmet ile göz göze gelir ve Ahmete gülümser.
Yasemin: Günaydın...
Ahmet: Günaydın...
Yasemin: ne zaman uyandın?
Ahmet: Hiç uyumadım ki...
Yasemin: Sahi mi? Neden?
Ahmet: Bütün gece seni seyrettim. Öyle masum uyuyordun ki... Yanımda melekler gibi uyuyan bu minicik kız bana nasıl bu kadar heyecan veriyor diye düşündüm... Seni nasıl daha önce fark edemedim.
Ahmet yaseminin elini tutar...
Ahmet: Yasemin... Sen bana ne yaptın... Beni ne hale getirdin. Artık defterine başka şeyler yazacaksın. Artık aşkının deli divane karşılığı var...
Ahmet ve Yasemin birbirlerine sarılırlar...
fundapehlivan'a teşekkürler...

Billush
19-01-07, 16:57
Ahmet: Seni öyle özledim ki... Neredeyse ayrılır ayrılmaz...
Yasemin Ahmetin elini tutunca Ahmetin elinde ki sargıyı görür.
Yasemin: Eline ne oldu?
Ahmet: Sakarlığımın nişanı... Daha önemli şeyler oldu. Michele Fransaya gitti.
Yasemin ve Ahmet el ele yürümeye başlarlar. Yasemin şaşırır.
Yasemin: Gitti mi ne zaman...
Ahmet: Bu sabah...
Yasemin: neden?
Ahmet: Sence neden?
Yasemin yüzünü buruşturur: Ona söyledin mi? Hayret... Ona nasıl da kızıyordum ** şimdi içimde bir üzüntü hissediyorum. Bu çok kötü oldu...
Yasemin sıryını ağaca yaslarken Ahmette elni aynı ağaca dayar.
Ahmet bir adım daha Yasemine yaklaşır.
Ahmet: başka çare var mıydı? Aklım bu kadar başımdan gitmişken hislerimi nasıl saklardım?
Yasemin gülümser: Senden bunları duymak için ne kadar uzun zaman bekledim biliyor musun? Uzak bir hayaldi.
Ahmet Yaseminin yüzünü okşamaya başlar ve alnından öper.
Ahmet: Artık çok yakın ama değil mi?
Yasemin Ahmetin gözlerine gülerek bakar.
Yasemin: O kadar yakın ki başım dönüyor.
Ahmet ona önce gülümser ve ardından Yasemini öper...
Ahmet: Daha önce nerelerdeydiniz...
Yasemin---
Ahmet: Bu gün anne ve babamla konuştum.
Yasemin: Bzim hakkımızda mı konuştun?
Ahmet: hayır... Michelele ayrıldığımı söyledim. Sanırım bundan beni sorumlu tutarak bana biraz kızdılar...
Ahmet yaseminin kollarını okşar.
Ahmet: Bizi söylemem için doğru zamanı yakalamam lazım..
Yasemin birden neşelenir.
Yasemin: Bu sabah anneme yalan söylemek zorunda kaldım. Güya yarın İstanbula eksik belgemi götürmek için gideceğim. Çünkü telefonda ki ses bana öyle dedi....
Ahmet: o zaman cezasını çekmeli... O da yarın İstanbula gidiyor...
yasemin: sahi mi?
Ahmet:Sahi tabi...
Birbirlerine sarılırlar...
fundapehlivan'a teşekkürler...

Billush
19-01-07, 16:59
Kahvaltı da...

Ahmet: Küçük hanım masanıza oturabilir miyim?
Yasemin ciddiyetle: Tabii, buyurunuz beyefendi...
Ahmet karşısına oturur: Teşekkür ederim...
Garson gelir: Ne içersiniz beyfendi?
Ahmet: Küçük hanım?
Yasemin: çay lütfen...
Ahmet: bana da çay lütfen...
Garson gider.
Yasemin: Senin kadar iyi artist değilim. Bütün gece yan yana uyuduğumuzu o kadar iyi saklayamam.
Ahmet: Bu numarada fazla uzun süremez zaten. Dikkatle bakan bir göz vaziyetimizi hemen anlar...
Yasemin: Peki vapurda nasıl gideceğiz...
Ahmet: Yine sen önden gidersin. Ben de tam karşına otururum. Tüm yol boyunca birbirimize bakarız?
Yasemin: Adada herkesin içinde nasıl eskisi gibi davranacağız...
Ahmet: Dün geceden sonra hiç bir şey eskisi gibi olamaz.
Yasemin güldü: benim için değişen bir şey yok. Hayatı değişen sensin...
Yasemin yemeye başlarken Ahmet gözlerini ondan ayıramamaktadır...
fundapehlivan'a teşekkürler...

Billush
19-01-07, 17:00
Ahmet: Yasemin ben böyle kaçamak görüşmekten çok sıkıldım. Lokantadan kaçısımız ikimizede yakışmadı.
Yasemin: Evet... Ben de çok utandım.
Ahmet: Birbirimizi seviyoruz artık bunu herkes bilsin... Yeter!
Yasemin: Yani evdekilere mi söyleyeceğiz? Sahi mi?
Ahmet: Tabii, artık zamanıdır bence...
Yasemin: Peki ne söyleyeceğiz....
Ahmet Yaseminin elini tutar: Birbirimizi sevdiğimizi söyleyeceğiz..
Yasemin: Onlar da bize aferin diyecek... Çok kızacaklar ahmet
Ahmet: olabilir ama alışacaklar...
Yasemin: Ya bizi görüştürmezlerse...
Ahmet: Eğer ciddi olduğumuzu anlarlarsa yapamazlar...
Yasemin: Nasıl olacak bu iş...
Ahmet: Nişanlanırız... Zaten okulun bitmeden evlenemeyiz...
Ahmet Yaseminin elini tutar ve dudaklarına götürür: canım benim...
YasemiN:Sen ne dedin...
Ahmet yeniden yaseminin elini öper: Sonsuza kadar elimi bırakma dedim... Bundan sonra bir an bile yanımdan ayrılma dedim ve dedim ki...
Birbirlerini öperler...
fundapehlivan'a teşekkürler...

Billush
19-01-07, 17:01
Otel odasında...

Ahmet: Yasemin...
Yasemin: Bu gece senin yanında kalabilir miyim?
Ahmet:---
Yasemin ona yaklaşır ve Ahmete sarılır. Ahmetse hafifçe gülümseyerek kapıyı kapatır. Yasemin başını kaldırınca Ahmet elini Yaseminin yüzüne götürür ve Yasemini öper. Yasemin gözlerini açınca birbirlerine gülümserler ve Yasemin yatağa doğru gidince Ahmet onun elini tutarak onu durdurur.
Ahmet: Yasemin... Şu an hayatımın en mutlu anı. Kalbim duracak gibi ama yanımda kalmana izin veremem meleğim... Daha ileri gidemeyiz.
Yasemin: Neden?
Ahmet(Gülümser): Öyle temiz öyle masumsun ki... Elini bile tutarken ödüm kopuyor.
O zaman Yasemin ona sımsıkı sarılır.
Yasemin: O zaman izin ver yanında uyuyayım. Bütün gece seni seyrederim. Seyrederken uykuya dalar giderim...
Ahmet ilk önce ne yapacağını bilemez ama sonra kararını verir ve Yaseminin elini tutarak yatağa doğru götürür. Yatağa yan yana oturarak birbirlerine bakmaya başlarlar...
fundapehlivan'a teşekkürler...

Billush
19-01-07, 17:01
Ahmet’le Yasemin’in Şevket Bey Rıza Bey’le konuşmaya gittiğinde arka bahçedeki konuşmaları …

Yasemin odasından içeri girer.Sıkıntıyla yatağına oturur.O sırada Ahmet pencereye taş atmaktadır.Yasemin pencereden bakıp Ahmet’i görür.
Ahmet: [sessizce ve eliyle işaret ederek] arkaya…arka tarafa,arka tarafa.Oldu mu?
Yasemin başını sallar.Arka tarafta buluşurlar.
Yasemin: Baban bizde.
Ahmet: Biliyorum.Rıza Amca’yla konuşması gerekiyor.Durum çok ümitsiz Yasemin.
Yasemin: Sevim Abla’yı görebildiniz mi?
Ahmet: Maalesef.Müsade etmediler.Sen bizimle ilgili konuşabildin mi evdekilerle?
Yasemin: Hıhı…
Ahmet: [meraklı ve şüpheci] Ne dediler?
Yasemin: Tahmin ettiğin gibi çok kızdılar.
Ahmet: [duvara dayanır] bizimkiler de öyle.
Yasemin: [O çocuksu ses tonuyla] Ayrılmamız mı gerekecek?
Ahmet: Asla! [Yasemin’in belinden tutar ve kendine çeker.] Asla senden ayrılmam! [Yasemin birilerinin görmesi korkusuyla etrafa bakınır.] Gerekirse bütün dünyayı karşıma alırım.Sabırlı ol meleğim sabırlı ol.Bunu bir yaz aşkı sanıyorlar,Biz hayatımızın aşkını bulduk haberleri yok. [Yasemin’e gülümsüyordur.Gözlerini kapatıp başlarını birbirlerine dayarlar.]Ama halam beni anladı biliyor musun?
Yasemin: Öyle mi?Ne dedi?
Ahmet: Sonunda gerçekten aşık olduğumu…Ayrıca seni çok sevdiğini söyledi.
Yasemin: [Çocuksu bir neşeyle] Sahi mi?
Ahmet: Seni kim sevmez?Göreceksin bu kötü günler mazide kalacak ama önce halamı o berbat yerden çıkartmamız lazım.
Yasemin: [Hak verir] Hıhı. [Birileri yokluğu fark etmiş mi diye eve doğru bakar,Ahmet fark eder.]
Ahmet: Hadi git artık.Ortadan kaybolduğun anlaşılmasın.Yarın her zamanki yerde buluşuruz tamam mı?
Yasemin: Hıhı
Bakışlarını bir süre birbirlerinden ayıramazlar.Sonra Yasemin kapıyı kapatıp gider.
Benim tarafımdan eklenmiştir...

Billush
19-01-07, 17:02
Yasemin : Necdet…Sen de mi uyuyamadın?
Necdet : Evet, sen niye kalktın?
Y : Bir türlü uyku tutmadı. Baktım dönüp duruyorum, Lale’yi uyandırmamak için kalkayım bari dedim… O zaman birbirimize arkadaşlık ederiz biraz.
N : Ederiz tabi. Gelsene.
(Otururlar.)
Y : Ahmet’le bozuştuk biliyorsun değil mi?
N : Biliyorum.
Y : Babam hakkında ileri geri konuşunca dayanamadım ben de bir şeyler söyledim. Onu kızdıracak şeyler.
N : Tahmin edebiliyorum.
Y : Haksız mıyım ama?
N : Sen babana düşkünsündür. Ben bilirim bunu.
Y : Bilirsin.(Yasemin gülümser)
N : Ama merak etme. Bu dargınlık çok fazla sürmez öyle.
Y : Öyle mi diyorsun?
(Sessizlikten sonra)
Y : Bu işler neden bu kadar zor?
N : Nedenini bilseydik zaten kolay olurdu. Bu da işin cazibesini yok ederdi tabi.
Y : Doğru… Ne cazibe ama öldürücü…
(Damdan düşer gibi bir soru…)
Y : Necdet sen hiç âşık oldun mu?
(Necdet güler)
Y : Afedersin bu çok özel bir soru galiba. Sormamam gerekirdi.
N : Yoo, ben buna cevap verebilirim galiba… Oldum, evet… Hem de harika bir kıza âşık oldum.
Y : Sahi mi? Tanıyor muyum? Kim?
N : İşte buna cevap veremem.
Y : Peki nasıl biri? Biraz anlatsana, n’olur, çok merak ettim…
N : Çok güzel, ışıl ışıl biri… O kadar parlak ki o içeri girdiği zaman her şeyin rengi soluveriyor.
Y : Aah, ne güzel!...
N : Çok canlı, çok neşeli… O kadar neşeli ki onun yanındayken bütün sıkıntılar yok oluveriyor. Ve çok akıllı… O kadar akıllı ki yanındayken duygularımı anlayacak diye ödüm kopuyor.
Y : Bütün bunları ona söylemedin mi yoksa?
(Yasemin’in elleri Necdet’in elleriyle buluşur)
N : Hayır.
Y : Neden?
N : Çünkü o başkasını seviyor.
Y : Haksızlık bu…
N : Niye?
Y : Çünkü böyle bir aşka herkes sahip olmak ister. O kadar güzel ifade ediyorsun ki bunları duymalı.
N : Ama başkasını seviyor.
Y : Aptalın tekiymiş.
(Necdet “Hayır” der gibi başını sallar, Yasemin’in gözleri yaşarır)
Y : Bugün çok sulu gözlüyüm kusura bakma.
N :Hissî olmanın nesi kötü ki?
Y : Sen de öylesin. Bu tarafını hiç bilmiyordum. Bence ona söylemelisin. Mutlaka söylemelisin.
N : Söylemeye çalıştım.
Y : Eee?...
N : Anlamadı.
Y : Ama bu kız da yani!...
N : Bu arada bu konu aramızda sır olarak kalacak tamam mı?
Y : Tamam.
N : Lale’ye gevezelik etmek de yok.
Y : Yok.
N : Eee, şimdi ne yapalım? Satranç oynar mısın?
Y : Oynarım.
N : Anlaşıldı, bu gece bize uyku yok.
_gazel_'e teşekkürler...

Billush
19-01-07, 17:04
Ahmet’in Yasemin’e Yazdığı Mektup…

Yasemin,
Sana ne kadar hasretim tahmin edemezsin. Sanki hayat durdu. Sanki artık yaşamıyorum, kalbim atmıyor, nefes alamıyorum. Sen benim ışığımsın. Senden ayrı bir saniye bile geçirmek istemiyorum. Beni affet sevgilim. Sana olan aşkımın büyüklüğünü anlamam için biribirimizden ayrı geçen ilk saniye yetti de arttı bile.Şimdi lütfen pencereden dışarı bak.
Ahmet
_gazel_'e teşekkürler...

Billush
19-01-07, 17:04
Ahmet- yasemin Bristol

Yasemin hüzünle yatağa bakarken Ahmette başını Yaseminin başına yaslar...

YasemiN: O zaman ne kadar da mutluyduk... Hiç böyle olacağını tahmin edebilir miydik?... Ahmet.. Biz neden bu kadar talihsiziz, neden her şey bize engel oluyor?
Ahmet Yasemini belinden tutarak kendisine çevirir.
Ahmet: Talihsiz miyiz? Hiç sanmıyorum. Herkes böyle bir aşka sahip olabilir mi? Biz çok talihliyiz...

Ahmet gülümseyerek alnını Yaseminin alnına yaslar ama Yasemin çok mutsuzdur, Ahmetten ayrılarak yatağa oturur. Ahmette Yaseminin yanına oturur.
Yasemin: Şimdi evlenmiş olabilirdik? Senin karın olabilirdim...
Ahmet elini Yaseminin yüzüne götürür.
Ahmet: Olacaksın birtanem... Olacaksın...
Yasemin inanmayan bir tavırla başını sallar ve ağlayarak yatağa uzanır. Ahmette Yaseminin yanına yan olarak uzanır.
Ahmet elini Yaseminin yüzüne götürür. Yaseminin bu üzüntüsü onu çok etkilemiştir.
Ahmet: Sen zaten benim karımsın... Gerisi formalite... ben sana ömür boyunca bağlandım Yasemin...
Yasemin: Bende...
İyice ağlamaya başlar.
Yasemin: ben de...
Ahmet hemen parmaklarıyla gözlerini siler, onu öyle görmek öyle zordur ki onun için elleri titremektedir...
Ahmet: Ağlama sevgilim.. Ağlama... Senin üzülmene dayanamıyorum.
Yasemin gözlerini kapatır ama hala ağlamaya devam ediyordur.
Ahmet: Bu kötü günler geçecek... Geçecek...
Ahmet Yasemini gözünden ve alnından öper...
Ahmet: Kalbim... Kalbim... Kalbim tamamen senin... Seni çok seviyorum. Çok mutlu olacağız.
Yasemin o zaman gözlerini açar.
Yasemin: Ya o gün hiç gelmezse??
Ahmet: Olur mu öyle şey... Gelecek, gelecek bana güven...
Yasemin yeniden gözlerini kapatır, artık ağlamıyordur... Ahmet ona bakarken hafifçe gülümser ve onu tekrar öper...
fundapehlivan'a teşekkürler...

Billush
19-01-07, 17:05
Yasemin annesinin gidişini seyrettikten sonra Ahmete bakar.
Yasemin: Her şey için çok teşekkür ederim Ahmet...
Ahmet hafifçe gülümser: Teşekkür etme, bu aramıza mesafe koyuyor...
Ahmet Yaseminin ellerini tutar ve üzüntüyle yasemine bakar
Ahmet: Senin üzüntünü içimde hissediyorum Yasemin...

Birazdan Ahmet ve yasemin koltukta sarılmış oturuyorlardı. Ahmet başını Ahmetin göğsüne koymuştu.
Yasemin: Böyle kalbinin üzerinde uykuya dalsam ve her şeyi unutsam...
Ahmet: Sabırlı ol meleğim... Rıza amcanın sağlığı yerinde buna memnun olmalıyız...
yasemin evet, anlamında başını sallar.
Ahmet: Ben evden ayrıldım Yasemin...
Yasemin başını Ahmetin göğsünden kaldırarak gözlerine bakar.
Yasemin: Evden mi ayrıldın, neden?
Ahmetse sanki Bristolde gibi onun yüzünü inceliyordur.
Yasemin: Avukat olmak istemene çok kızdılar değil mi?
Ahmet bunu konuşmak istemiyordur. Aynı şekilde Yasemini incelemeye devam eder ve gözlerine bakar.
Ahmet: Bristole yerleştim... Birlikte uyuduğumuz odaya...
Yasemin gülümser: Sahi mi?
Ahmet gülümseyerek ona başını sallar ve dudaklarını Yaseminin alnına götürür.
Ahmet: Bütün gece seni düşünerek uyudum... O gece hiç uyumamıştım. Sanki gökyüzünden bir melek yanıma düşmüştü.
Yasemin hafifçe gülümsedi.
fundapehlivan'a teşekkürler...

Billush
19-01-07, 17:06
8. Bölümde

- Lütfen bunu yapma..
Yasemin beni utandırıyorsun....
- Senin mendilin o kadında ne arıyor ?
Ne vakit alındı, ne vakit ütülendi ve geri getirildi....
Çok özel ve yakın bir münasebet mevzubahis sanki...
- Yanlış düşünüyorsun..
- Michelle'le paylaştığın ama benimle paylaşmak istemediğin bir yakınlıktan bahsediyorum...
- Bu sözler karşısında kendimi müdafaa etmem mümkün değil.O kadar ağır ki, ne söylesem altından kalkamam.Böyle olmasını hiç istemezdim. Sen kalemini kırdın Yasemin..(Adam hukukçu ya...) Kararını verdin. Beni idama mahkum ettin bile..Üstelik en büyük cezayı aşkımıza kestin.Ama daha çok bana olan güvensizliğine kırıldım.Birlikte kurduğumuz hayallere....yaşadığımız onca şeye rağmen hakkımda böyle düşünebilmene....Sen hala benim için ne ifade ettiğini anlayamamışsın... Ne yazık..ne yazık Yasemin.....
Melodim'e teşekkürler...

prenses19
19-01-07, 22:53
YASEMİN:Sen resmen bir kadınla...
AHMET:Sakın cümleni bitirme.. Çok fena birşey söyleyeceksin belli..
YASEMİN:O zaman bana o kadının kim olduğunu açıklaman lazım Ahmet.
AHMET:Bir tanıdık dedim. Yetmiyor mu? Bana güvenmiyor musun?
YASEMİN:Kim olduğunu niçin açıklamıyorsun ?
AHMET:Çünkü, çünkü açıklayamam
YASEMİN:Açıklayamaz mısın? Aramızda sırlar mı olmaya başladı.
AHMET:Yasemin, bana güvenmelisin.
YASEMİN:Sana bir mektup verdi gördüm.Söylesene neydi o mektup, kime yazılmıştı? Yoksa sana mı? Bunun ayaküstü bir randevu olmadığı o kadar belli ki
AHMET:Lütfen bunu yapma, Yasemin ben utandırıyorsun.
YASEMİN:Senin mendilin onda ne arıyordu? Ne vakit ütülendi ve geri getirildi. Çok özel ve yakın bir münasabet mevzubahis sanki
AHMET: Yanlış düşünüyorsun
YASEMİN: Michelle paylaştığın ama benimle paylaşmak istemediğin bir yakınlıktan bahsediyorum.
AHMET: Bu sözler karşısında kendimi müdafaa etmem mümkün değil.O kadar ağır ki ne söylesem altından kalkamam sen kalemini kırdın yasemin kararını verdin
beni idama mahkum ettin bile üstelik üstelik en büyük cezayı aşkımıza kestin. Ama daha çok bana olan güvensizliğine kırıldım. Birlikte kurduğumuz hayallere yaşadığımız onca şeye rağmen böyle düşünmeme sen hala benim için ne ifade ettiğini anlayamamışsın.. Ne yazık, ne yazık yasemin

ALINTIDIR

prenses19
19-01-07, 22:56
Lale: Sevgiyi ne sanıyosun sen grip gibi bir şey mi?
Yasemin: Keşke öyle olsaydı bir ilaç alırdım bu kadar acı çekmezdim. Hatırla Sevgili 5. bölüm


YASEMİN: Kendimi külkedisine benzetiyorum. Birden sihirli bir biçimde elbisem oldu. Atların çektiği bir arabayla partiye gidiyorum ama prens benim farkımda değil
LALE : Masal da öyledir yaa baloya gidene kadar prens kızın varlığından bile haberdar değildir ama sonraa .... Hatırla Sevgili 2. bölüm

ALINTIDIR

prenses19
19-01-07, 22:56
YASEMİN HATIRA DEFTERİ : Tam iki ay yirmi altı gün oldu. Onu son görüşüm olduğunu bilseydim başka türlü bakardım yüzüne. Her detayını inceler ezberlerdim. Bütün kızgınlığıma rağmen hala hayatımın aşkı olması inanılır gibi değil. Onu deliler gibi özlüyorum. Hatırla Sevgili 8. bölüm

ALINTIDIR

prenses19
19-01-07, 23:08
1.Bölümden
Ahmet uçağa biner, muzaffer onu görür ve yaklaşır:

M:Ahmet bey mi?
A:Evet.
M:Telefonda görüşmüştük ben Muzaffer.
A:Memnun oldum.Size teşekkür borçluyum.Hakikatten beni çok zor bir vaziyetten kurtardınız.Yarın mutlaka Londro'da olmam gerekiyordu.Uçak bileti bulmakta nerdeyse imkansız bugünlerde.
M:Rica ederim.Eee sevim çok eski arkadaşım,her ne kadar politik görüşlerimiz bizi ayrı düşürsede..
A:İnşallah sizi meşgul durumda bırakmadık.
M:Aman efendim hiç olur mu,hem sizin gibi bi tercümeye çok ihtiyacım vardı.Londro'daki toplantı çok mühim.
A:Hakikaten öle.İnşallah netice hepimizi memnun eder.
M:İnşallah.Sizi sayın baş vekilimize taktim etmem gerekiyor.Kendisi bu hususta çok titiz,kimlerle seyahat ettiğini bilmek ister.Şevket Gürsuyu orda olduğunuzu belirtmicem,hele sevim gürsuyun yeğeni olduğunuzu bunu tamamen unutmamız lazım.Son yazısı sayın vekilimizi çok kızdırdı.Maşallah kalemi hançer gibi.
A:Öledir.Aniden kendimi bir ajan gibi hissettim.
M:Estağfurullah.Ben lüzumsuz yere tatsızlık çıksın istemiyorum o kadar,inşallah yanlış anlamadınız.
A:Hayır,hayır.
M:O halde anlaştık.
A:Anlaştık.

Ahmet,Muzaffer baş vekilin yanına doğru giderler.

M:Baş vekilim size Ahmet beyi taktim etmek isterim.Kendisi Lozan hukuktan yeni mezun oldu.Londra hukukta bir çalışmaya katılıyor.Toplantıda bize tercümelik yapıcak.
B.V:Öle mi?Tebrik ederim.
A:Sağolun.
B.V:Eğitimizde fevkalade bir fakültede almışsınız.
A:Teşekkür ederim sayın baş vekilim.
B.V:Biliyorsunuz bende hukuk mezunuyum.
A:Evet biliyorum efendim.
B.V:Mebus olduktan sonra bitirdim mamahri O zamanki imkanlar işte..
(Ahmet evet der şeklinde kafasını sallar)
B.V:Ailenizde başka hukukçu var mı?
M:Eee Sayın baş vekilim Ahmet..
R:Ailesinde çok büyük hukukçular vardır efendim.Hatta hukuk bir aile mesleğidir desek yanlış olmaz.
A:Rıza amca bu ne tesadüf (Tokalaşırlar)
R:Sahiden öle nasılsın Ahmet?
A:Teşekkür ederim.İyiyim siz?
R:Ee fena değil.Ne zamandır görmedim seni..
Aoğru İstanbul’a kışın ancak birkaç kez gelebildim.Adaya da dört yıldır ayak basmadım.
R:Ahmet’in ailesiyle ada da evlerimiz karşılıklı.
B.V:Öyle mi?
R:Öyle ya..Çocukluğunu bilirim onun.Baban nasıl?
A:İyi bildiğiniz gibi işte.
R:Babası da çocukluk arkadaşımdır.
B.V:Ne güzel.
(arkadan ‘sayın yolcularımız Uçağımız kalkmak üzeredir lütfen yerlerinize oturup kemerlerinizi bağlayın’diye ses gelir)
A:Müsadenizle ben yerime geçim.Tanıştığıma çok menun oldum sayın baş vekilim.İyi yolculuklar.
B.V:Teşekkür ederim.Sizede iyi yolculuklar.
A:İyi yolculuklar Rıza amca.
R:Londra’da görüşürüz kaybolma sakın.
A:Tamam.
M:Hayırlı yolculuklar sayın baş vekilim.

ALINTIDIR

prenses19
19-01-07, 23:09
1.Bölümden
(Teo sıcak çörekleri çıkartırken Necdet kapıdan girer)
N:Günaydın.Naber Teo.
T:Günaydın paşam.Geç kaldın bu sabah hayrola.
N:Gecenin bir vakti babam aradı..
T:Eee
N:Aklına bir şey takılmış.Nasihat üstüne nasihat çekti.Yok efendim o parayı buraya yollayın, şu senedi ödemeyi unutmayın,aman fazla kakao kullanmayın.Ee konuştu da konuştu gene sonrada beni uyku tutmadı.Ya ne adam ya bir kere itimat edemiyor bana.
T:Ee kimseye edemiyor.Ee bide uzakta şimdi..
N:Oooff! Neyse yakında dönüyorlar.Gelsin geçsin pastahanesinin başına da bizde kurtulalım..
T:Hııı!
(O sırada yasemin bisikletiyle gelir Teo onu fark eder)
T:Şii bana bak seninki geldi.(Camdan dışarı bakar ve Yasemin’i görür) Biraz daha geç kalsaydın kaçırıyordun kızı ha!
N:Şii bak tamam uzatma tamam mı?
T:Tamam kız geldi.
N:Şii bak tamam uzatma..Uzatma..
T:Tamam.
(Yasemin kapıdan girer)
Y:Herkese günaydın.
N-T:Günaydın.
T:Nasılsın Yasemin.
Y:İyim siz?
T:Bizde iyiyiz.Seni gördük daha iyi olduk.(O sırada Yasemin çöreklerin kokusunu içine çeker)
Y:Çöreklerin kokusu bütün meydanı sarmış.
N:Her zamankinden mi?
Y:Evet babam bunlara bayılıyor.
N:Bu arada Rıza amca bastonsuz yürüyebiliyor değil mi?
Y:Hıhı evet neyse geçti o korkunç günler.
N:Geçmiş olsun.
Y:Lale hala uyuyor mu?
N:Ben çıkarken daha yeni kalkmıştı.Annemler yok ya iyice saldık hiç sorma.
Y:Boşver arada lazım.
N:Hıhı (Kasaya doğru giderler) Afiyet olsun.Ee yüzme yarışları bugündü değil mi?
Y:Evet bugün iddialıyım gelicek misin seyretmeye?
N:Gelicem tabi.
T:Hiç kaçırır mıyız..
N:Teo bir gün sende benim elime düşeceksin ve o gün ben sana hiç acımıcam haberin olsun.

ALINTIDIR

prenses19
19-01-07, 23:24
Şevket: Seni dinliyoruz Ahmet (Hepsi Ahmet'e bakmaktadırlar)
Ahmet: Söyleyeceğim şey sizi şaşırtacak biliyorum ama tepki göstermeden önce biraz düşünmenizi rica ediyorum. Ben..
Sevim: Hadi Ahmetcim şöyle şunu artık
Ahmet: Ben evlenmeye karar verdim
Selma: Aaaa yine mi?
Şevket: Şaka mı yapıyorsun Ahmet?
Ahmet: Hayır baba bu defa çok ciddiyim
Selma: Demek bu defa çok ciddisin. Peki gelin adayı kim?
Ahmet: .... Yasemin
Şevket: Yasemin mi? Yasemin?? Yasemin de kim?
Selma: Bizim bildiğimiz bir Yasemin var ama o değil herhalde?
Şevket: Yok canım
Ahmet: Doğru tahmin ettin anne.. Rıza amcanın kızı Yasemin!

(Ahmet'in babası sinirle ayağa kalkar... Sevim ise olanlar gülmektedir)

Sevim: Aaa yüzünüz çok tuhaf oldu da.. Kendimi tutamadım
Selma: Ahmet sen aklını mı kaçırdın?
Ahmet: Hiç bu kadar aklım başımda değildi..
Şevket: Yoo bu kadarı fazla artık. Menderes'ten iş teklifleri, demokrat partili bir mebusun kızıyla izdivaç kararı.. Ben senin aklından şüphe ediyorum Ahmet
Selma: Yok bu kabul edilemez
Ahmet: Neden?
Selma: Onlar... Biz... Akraba mı olacağız yani?? Sen delimisin?
Ahmet: Onu seviyorum anne.. Onu seviyorum
Selma: Michéle'in gidişinde bu ani aşk hikayesinin bir payı varmı? Şevket!!
Şevket: Oğlumuz Yasemin'i sevdiğini söylüyor ve kararlı görünüyor ailesini karşısına alacak kadar hemde.. Doğru mu anlamışım Ahmet??

(Ahmet'ten umduğu cevabı alamayan Şevket ve Selma odayı terk ederler sadece halası Sevim kalır)

Ahmet: (Halasına dönerek) Sen niçin hala burdasın?
Sevim: Benim daha merak ettiğim şeyler var.. (Gülerek) Romeo.. Anladım da Ahmet bu iki aile nasıl bir araya gelir aklın alıyor mu?
Ahmet: Ailelerin bir araya gelmesi şart mı? Ben Yasemin'le evleniyorum Rıza amcayla değil.. Hem hiçbiriniz Yasemin'i tanımıyorsunuz. Babasının partisini bile eleştiren akıllı bir kız o
Sevim: Yoo akıllı tabii o belli.. Bir kere sanatçı.. Söyle bakayım Michéle sahiden bu sebeple mi gitti? (Ahmet ''Evet'' anlamında bakışlar atar ve kafasını sallar) Sen gerçekten aşık oldun o zaman.. Ah canım benim.. Canım canım.. (Birbirlerine sarılırlar)
Ahmet: N'olur bana yardım et hala.. Yoksa durumum çok umutsuz galiba
Sevim: Dur bakalım acele etme önce herkes bu habere bir alışsın. Bekleyin..

ALINTIDIR

prenses19
19-01-07, 23:27
Yasemin: Nereye götürdüler onu?
Ahmet: Babam Sansarya alanına götürdüklerini tahmin ediyor
Yasemin: Çok üzüldüm Ahmet inşallah hemen hallolur
Ahmet: İnşallah
Yasemin: Keşke elimden bir şey gelse.. Ne yapabilirim?
Ahmet: Sadece yanımda ol yeter bu bana kuvvet veriyor (Yasemin'in elinden tutar)
Yasemin: Her zaman yanındayım
Ahmet: Ama şimdi gitmem lazım
Yasemin: Bana haber verirsin değil mi?
Ahmet: Akşam bi fırsatını bulup seni görmeye gelirim sevgilim...

ALINTIDIR

prenses19
19-01-07, 23:29
Necdet-Babası

Teo: Yavaş Necdet yavaş...dur
Lale: Geldii...
Teo: Yatmıştır Hasan amca...sessiz ol
Necdet: Uyumuşlar mı?
Teo: Tamam tamam...sessiz ol
Lale: Ne oldu? İyimisin? Çok merak ettik seni
Teo: İyi iyi merak etme sen...biraz dinlenirse daha iyi olacak. Tamam mı? Hadi iyi geceler
Lale: Sanada.. Neredeydin? Babam çok kızdı
Necdet: Tamam sonra konuşuruz
Lale: Tamam...
Hasan: Nereye Necdet?
Necdet: Odama çıkıyorum baba...
Hasan: Selam sabah yok mu? İnsan ailesine bir merhaba demez mi?
Necdet: Merhabalar...ve iyi geceler
Hasan: Saatten haberin varmı senin? Bu kadar geç kalman için iyi bir mazeretin vardır inşallah yoksa külahları değişeceğiz... Gel bakalım içeri. Bu ne hal Necdet? Şimdi de içki içmeye mi başladın? Son günlerde ne kadar dik kafalı olduğun gözümden kaçmıyor... Kendini ne zannediyorsun sen?
Dilşat: Hasan... Bırak biraz dinlensin sabah konuşursunuz...
Hasan: Sen karışma Dilşat... Bu mühim bir vaziyet... Baksana oğlun kucaklarda eve geliyor sabaha kadar bekleyemeyiz derdi neymiş öğrenmemiz lazım
Necdet: Bende annem gibi düşünüyorum baba... Sabah konuşalım daha iyi olacak
Hasan: Geç içeri....
Necdet: Geçmezsen ne yapacaksın baba?
Lale: Abii...
Necdet: Ceza mı vereceksin baba? Sabah 5'te beni pastaneye yollayıp ortalığımı temizleteceksin ama yok...
Lale: Abii ne olur...
Necdet: Öyle yapma...bulaşıkları yıkat.... Bulaşıkları yıkatman daha iyi çünkü ben bulaşıkları yıkamaktan daha çok nefret ediyorum anladın mı?
Hasan: Sen aklını kaçırmışsın Terbiyesiz seni... Ne söylediğini kulakların duyuyor mu? Karşında baban var bu ne saygısızlık
Necdet: Senin de karşında oğlun var oğluuuun... Pasta işini öğrensin diye okuldan alıp fikrini heveslerini sormayı akıl etmediğin oğluuuun... Bunca zaman sadece emirlerini yerine getirmemi istedin ama unutma baba saygı göstermezsen saygıda göremezsin... Onun için baba sakııın bana saygısızlık ettiğimi söyleme... Sen benim heveslerimi o kadar çok bastırdın ki... O kadar çok bastırdın ki...neydi onlar...neydi onlar...ben hatırlamıyorum bile...
Hasan: Koca pastaneyi emrine verdim daha ne istiyorsun? Ne yapayım daha senin için?
Necdet: Teşekkür ederim...sen sahiden böyle zannediyorsun değil mi...

ALINTIDIR

prenses19
19-01-07, 23:34
7. Bölümden

Necdet:Seni düşündüm zaten
Yasemin: Öyle mi neden?
Necdet: Senin yanında olmak istedim
Yasemin: Oldun da teşekkür ederim sen bulunmaz bir arkadaşsın. Burda çok özel bir yerim var. Artık biliyorum. Nerdeyse Lale kadar önemliyim senin için. Sırlarımızı paylaştık dertleştik bunu ancak çok özel arkadaşlarınla yapabilirsin. Yanılıyor muyum yoksa?
Necdet: Hayır. Kalbimde çok özel bir yerin var haklısın.

ALINTIDIR

prenses19
19-01-07, 23:35
Rıza: Çocuklarım karım nasıl burnumda tütüyor bilemezsin.. Sen onlardan bir teselli getirdin bana. Kızımın cıvıl cıvıl sesi hala kulağımda.. Bak sevdiğin çöreklerden aldım diyor sanki.. O benim ilk göz ağrım Ahmet. O benim bembeyaz ada Yasemin'im... Maksadım aranıza girmek değildi muhtemel bir mutsuzluğa mani olmaktı.
Ahmet: Bunun farkındayım Rıza amca. Sizi zor bir vaziyette bıraktığım için kusura bakmayın
Rıza: Kızımı çok seviyorsun demek ama artık bu iki ailenin bir araya gelmesi mevzu bahis olamaz.
Ahmet: Sizin için bir şey yapmak istiyorum Rıza amca
Rıza: Yaptın zaten biliyorsun hayatımı kurtardın unuttun mu? O kazadan sağ çıkmamın tek sebebi sensin..

ALINTIDIR

prenses19
19-01-07, 23:36
8. Bölümden
Pastane-Ahmet ve Necdet’in Tartışma Sahnesi
Ahmet: (Tezgahın önünde Necdet’in karşısında durur) Dün seni arabanın içinde gördüm, son anda fark ettim.
Necdet: (Önündeki kağıda bakarak bir şeyler yazar) Evet otele yiyecek götürüyoruz onunla ilgili gelmiştim.
Ahmet: Yasemin’i sen mi getirdin?
Necdet: (Başını sallar) Evet ben getirdim. Okuldan alıp bize götürecektim. Lale ile randevuları vardı.
Ahmet: Tavrından anladığım kadarıyla benimle ilgili sende Yasemin gibi düşünüyorsun, değil mi?
Teessüf ederim. Eski arkadaşım olarak en azından sen beni anlayabilirdin.
Necdet: Neyi anlamam gerekiyordu. Yasemin’i aldatmış olmanı mı söylesene Ahmet? Henüz evli olmadığınız için
bunu hoş görmem mi gerekiyor? Bunu mu anlamamı bekliyorsun benden.
Ahmet: Ya bunu değil tabi ki.
Necdet: Neyi peki o zaman. Söyler misin Ahmet neyi peki? (Tezgahın arkasından Ahmet’in yanına doğru gelerek)
Bir genç kızın hayallerini yıkmanı mı hoş görmeliyim? Yoksa sen bir genç kızdan diğerine koşan kazanovanın teki misin Ahmet?
Seni bu şekilde anlamak daha mı doğru olur acaba.
Ahmet: Bunu bana nasıl söylersin.
Necdet: Avrupa, çocukluk arkadaşımın ahlakını oldukça değiştirmiş belli.
Ahmet: Bana ahlaksız mı diyorsun ha söyle bana ahlaksız mı diyorsun. (Necdet’i iterek) Çabuk lafını geri al
Necdet, çabuk lafını geri al.
Teo: Necdet.
Necdet: (Teo’ya dönerek bağırır) Sen karışma.
Sonra Ahmet’e döner.
Almazsam ne olacak?
Ahmet: (Yumruğunu sıkar ve sinirli bir şekilde) Al diyorum.
Necdet: Almazsam ne olacak.
Ahmet: Al dedim.
Necdet: Almazsam ne olacak.
Ahmet: Al dedim. Al. (Sinirli bir şekilde arkasını döner ve sonra tekrar Necdet’e doğru döner)

Nedet Ahmet’e yumruk atar ve Ahmet yere düşer. Teo koşarak gelir.

Teo: Necdet. Necdet ne yapıyorsun? Necdet. Necdet, ne yapıyorsun sen? Ne yapıyorsun sen ha.
Necdet: Bırak be.

Ahmet yerden kalkar. Necdet geriye doğru yürür. Teo şaşkın bir şekilde Ahmet’e ve Necdet’e bakmaktadır.

Teo: Ahmet dur. Ahmet kendinize gelin.
Ahmet: Benim çocukluk arkadaşımda bir zorbaya dönüşmüş. Yasemin’in kıskançlığını anlayabiliyorum.
Ama senin bu olayı bu kadar basite almam, beni sükutu hayale uğrattı.
Necdet: Yaaa.
Teo: (Necdet’i tutarak) Şiişt
Necdet: Bak.
Teo: (Necdet’i tutarak) Şiişt
Ahmet: Bu var ya attığın yumruktan daha ağır geldi Necdet. (ve pastaneden çıkar)

ALINTIDIR

prenses19
19-01-07, 23:41
8. Bölüm - Yasemin’in Ahmet’e yazdığı mektup

Mektubuma bir hitapla başlayamadım. İçimden geleni yazmaya yüzüm yok, başka türlüsü de içimden gelmedi.
Çok ama çok üzgünüm, bunu kelimelerle ifade etmem mümkün değil.

Sana ne büyük bir haksızlık yaptığımı tesadüfen öğrendim hem de birinci ağızdan. Bu mevzu bizi alakadar
etmiyor aslında. Bizi alakadar eden şey benim sana yaptığımdır. Bunu nasıl telafi edebilirim bilmiyorum.
Bana en büyük cezayı aşkımıza kestin demiştin. Şimdi ben cezamı çekmeye hazırım, ne şekilde olursa olsun.
Senden beni affetmeni isteyemem. Buna hakkım olmadığını biliyorum. Yine de son bir şans herkese verilmeli,
bana bile.

Yarın adaya gidiyorum. Oradaki evi satıyoruz. Alıcıya gösterme işi bana düştü. Akşamüstü her zamanki yerimizde
seni bekliyor olacağım.

Yasemin
ALINTIDIR

prenses19
19-01-07, 23:43
8. Bölüm-Ada / Ahmet ve Yasemin'in kavuşma sahnesi

Yasemin Ada’da her zamanki yerlerinde Ahmet’i beklemektedir. Arkasına döner ve Ahmet’i görür.
Birbirlerine doğru yürürler.
Yasemin: Sensin değil mi, hayal görmüyorum.
Birbirlerine bakarlar. Sarılır ve öpüşürler.
Yasemin: 2 ay 28 gün
Ahmet: (Yasemin’e sarılır ve kulağına fısıldar) ve 16 saat.
Kaya’ya yaslanmış ve sarılmışlardır.
Yasemin: Ben bu gece Ada’da kalacağım.
Ahmet: Ben de. O vakit yiyecek bir şeyler alıp geri dönelim.
Zor Yıllar şarkısı eşliğinde Ahmet ve Yasemin’in aşk dolu sahneleri devam eder.

ALINTIDIR

prenses19
19-01-07, 23:44
9. BÖLÜM

Ada sabahı – Ahmet ve Yasemin
Ahmet ve Yasemin evden çıkar ve merdivenlerden koşarak inerler. Ahmet bahçenin demir kapısını çeker,
konuşmaya başlarlar.
Ahmet: Ne dedin annene?
Yasemin: Sabah vapurunu kaçırdım, öğleden sonra geleceğim dedim. Yani yalan söyledim.
Ahmet:Bende işyerini arayıp aynı yalanı uydurdum.
Faytona doğru yürürler.
Yasemin: Biz resmen yalancı olduk Ahmet. İki ayak üstünde neler uyduruyoruz baksana.
Ahmet: Boşver. Şimdi bunları unutalım. (Faytonun yanda dururlar) Kısacık günümüzün tadını
çıkaralım.
Yasemin: Ya bir gören olursa.
Ahmet: Görsünler benim kimseden korkum yok. (Yasemin’in kulağına eğilerek fısıldar) Hem başkalarına
aldırmayacak kadar yakınlaşmadık mı? Görseler ne olur he. (Etrafına bakar ve kollarını iki yana açarak yüksek sesle)
Ahmet Yasemin’i seviyor derler.
Yasemin: (Yasemin güler ve Ahmet’e dönerek) Şevket Bey’in oğlu Rıza Bey’in kızını seviyor derler.
Faytona binerler ve fayton hareket eder.

ALINTIDIR

prenses19
19-01-07, 23:45
Ada- Ahmet ve Yasemin’in Ada ki yeri.
Yasemin: Burası hayatta en mutlu olduğum yer Ahmet. İnsana tuhaf bir yalnızlık duygusu veriyor.
(Kollarını iki yana açarak) Düşünsene şu koca dünyada sadece ikimizin yaşadığını düşündüren bir yalnızlık,
baksana çıt yok. (Etrafına bakarak arkasına döner) Sadece deniz, tabiat, sen ve ben.
Ahmet yaklaşarak Yasemin’in elini tutar ve parmağına bir yüzük takar.
Ahmet: Bunu sana Paris’te takacaktım aslında. (Kulağına eğilerek fısıldar) Evlendiğimiz zaman.
Yasemin: (Yüzüğe bakar ve gülümseyerek ) Ne güzel.
Ahmet: Maalesef buna imkan bulamadık. (Yasemin’i alnından öper ve Yasemin Ahmet’e dönerek yüzüne bakar)
Ama, ama artık sen benim karımsın Yasemin. En sevdiğimiz yerde birbirimizle evlendik biz. Deniz, martılar, ağaçlar şahidimiz
oldu. Bundan güzel evlilik olur mu?
Yasemin: (Başını sallar) Iıı.

ALINTIDIR

prenses19
19-01-07, 23:46
Vapur İskelesi- Ahmet ve Yasemin
Yasemin parmağındaki yüzükle oynar, düşüncelidir. Masada tek başına oturmaktadır. Ahmet gelir ve karşısına
oturur.
Ahmet: Biletleri aldım.
Yasemin: (Üzgün bir ifade ve ses tonuyla) Bu Ada’ya son gelişim olabilir.
Ahmet: Nedenmiş o?
Yasemin: Artık burada bir evimiz yok Ahmet. Misafir gibi gelmeyi de yüreğim kaldırmaz, hüzün verir.
Ahmet: Şimdi içimden sana nasıl sarılmak geldi bir bilsen. (Etrafa bakar) Dua et ki iskelenin tam
ortasındayız. Ada’ya son gelişin olabilir mi hiç. Ben yanındayken böyle bir şeyi nasıl söylersin. Burada bir evimiz
olacak Yasemin, ikimizin evi. Sana burada bir ev alacağım göreceksin. Bahçesi Ada yasemini kokan bir ev.
Çocuklarımızda bizim gibi burada büyüyecekler.
Yasemin: (Gülümseyerek) Yaşını başını almış bir manolya ağacı da olsun tamam mı?
Ahmet: Tamam sevgilim. Sen ne istersen o olacak.
Yasemin: Nizam tarafını daha çok seviyorum.
Ahmet: Bende. Çünkü gizli gizli dolaştığımız sokaklar orda, en mühim buluşma yerimiz.
Yasemin: Sevda Tepesi.
Ahmet: Sevda Tepesi. (Birbirlerine bakar ve gülümseler) O vakit Nizam’da bir ev alırız. Canım benim.

ALINTIDIR

prenses19
19-01-07, 23:47
9. Bölüm - Mahkeme Salonu

Adnan Menderes'in Konuşması
Avukat: Müvekkilimiz Adnan Menderes Beyefendi rahatsızlanmışlar efendim.
Hakim: Çıkmak mı istiyorlar?
Avukat: Hayır. Söz istiyorlar efendim.
Adnan Menderes kürsüye gelir.
Menderes: Kumandan Beyefendi’nin büyük lütufları olmasa zaman zaman biraz görüşmek ve çıkarmak
imkanlarını vermemiş olsalar, şimdi huzurunuzda bulunmak imkanına bile muktedir olamayacaktım. Arzum şu ki
bana imkan verecek, moralimi ve asabımı, rahatsızlığımı düzeltecek bir rejimin tatbiki. Bendeniz huzurunuzda
Kumandan Beyefendi'ye şükranlarımı arz ederim. Huzurunuzda bütün genç subay beylerin nazik muamelelerine
teşekkür ederim.

ALINTIDIR

prenses19
19-01-07, 23:48
Rıza Bey'in Konuşması
Hakim: Rıza Ünsal. Eski Demokrat Parti İstanbul Milletvekili. Sanık ve vekili müdafi ayağa kalksın.
Rıza Bey ve avukatı ayağa kalkar. Rıza Bey elini kaldırarak avukatına kürsüye gelmek istediğini işaret eder.
Avukat: Müvekkilim kürsüye gelmek istiyor efendim.
Hakim: Gelsin. (Rıza Bey kürsüye gelir) Buyrun sizi dinliyoruz.
Rıza: Ben ve partili diğer arkadaşlarım halkımızı hayal kırıklığına uğrattığımız için çok üzgünüz. Demokrasilerin hataları
olabilir. Bizde bu hatayı işlemiş olabiliriz. Ama bu hatanın düzeltilmesi de demokratik yollarla olmalıydı. Seçimler işi çözebilirdi.
İhtilal demokrasinin fırsat ve imkanlarını, bir gecede yok ederek memleketin en az 50 yıllık geleceğinde demokrasinin nefesini
kesmiş bulunuyor. Ve maalesef şimdi karşımızda bunun mesuliyetini fark etmiş bir mahkeme göremiyoruz.
Salonda uğultu olur.
Hakim: Size mahkeme ile alakalı fikirleriniz sorulmadı. Bu mevzuda söz söyleyecek vaziyette değilsiniz. Siz
suçlanmakta olduğunuz davalarda kendinizi temize çıkarmakla mükellefsiniz. (Eliyle işaret eder ve yüksek sesle)
Otur yerine.
Rıza: Bunu şahsi şefaat değil, milletin adalet ahlakını size hatırlatmak için söylemiştim.

ALINTIDIR

prenses19
19-01-07, 23:48
9. Bölüm - İhtilal sonrası okulda izletilen görüntü ve söyletilen marşın çocuklar üzerindeki etkisi.

Işık'ın Evi
Yasemin ve Işık birbirine sarılmıştır. Işık ağlamaktadır. Nezahat Hanım içeri girer.
Nezahat: Ne oluyor? (Yatağın kenarına kızlarının yanına oturur ve Işık’a sarılır) Neyin var Işık?
Yasemin: Okulda Yassıada’yla alakalı bir film seyrettirmişler anne.
Işık: Babamı da gördüm, onu da filme çekmişler.
Nezahat: Babanı mı gördün, nasıldı?
Işık: Zayıflamış saçı başı eskisi gibi değil.Hani çok ihtimam gösterirdi ya saçına. Artık öyle değil.
Nezahat: Başka hadi anlat Işık. Konuştu mu, sesini duydun mu?
Işık: Hayır konuşmadı. Kimse konuşmadı zaten. Bir erkek sesi mahkumların orada nasıl yaşadıklarını anlattı.
Biraz alay ediyordu galiba. (Nezahat Hanım Işık’a sarılır)
Nezahat: Ederlerse etsinler boşver. Bak babanı görmüşsün sevinsene, bizden daha şanslısın.
(Yasemin’in elini tutar) Bunlar en kötü günlerimiz sabredin benim güzel kızlarım hepsi geçecek . Babanız
bir gün evine kavuşacak.

ALINTIDIR

prenses19
19-01-07, 23:49
Defne'nin Evi
Selma Defne’nin saçını taramaktadır.
Defne: (Annesine dönerek) Rıza Amca’ya ne olacak anne?
Selma: O da diğerleri gibi mahkemeye çıkacak ve suçlamalara karşı kendini savunacak.
Defne: Babamda mahkemede savcı olacak değil mi?
Selma: Evet.
Defne: (Ayağa kalkar) Belki Rıza Amca için bir şeyler yapabilir. Yapar mı sence?
Selma: (Elindeki tarağı sehpaya bırakır ve kızına döner) Eğer iltimastan bahsediyorsan yapamaz. Çünkü
mahkemelerde iltimas mevzubahis değildir.
Defne: Peki hapiste uzun zaman mı kalacak.
Selma: Bilmiyorum.
Defne: Çok fena. Işık’ın yerinde olsam üzüntüden ölürdüm.
Selma: (Defne’nin elinden tutar ve kucağına oturtur) Eminim ki Rıza Bey’i orada uzun süre tutmazlar.
Biz onun siyasi görüşünü tasvip etmedik ama onun dürüst bir insan olduğundan hiç kuşkumuz olmadı. Mahkemelerde
nasıl iltimas yapılamıyorsa, iftira da atılamaz. Onun da hakkı en kısa zamanda verilecektir.
Defne: Anladım, sen yakında oradan kurtulur diyorsun yani.
Selma: Öyle ümit ediyorum.
Defne: Yarın Işık’a bunları anlatırım. (Başını önüne eğer) Onu teselli edemiyorum diye çok üzülüyordum.
Selma: Üzülme. Sen çok iyi bir arkadaşsın. Bunun için seni ne kadar taktir ediyorum bilemezsin.

ALINTIDIR

prenses19
19-01-07, 23:51
Lale: Bütün gece aynı yatakta mı yattınız?
Yasemin: Sabaha kadar...
Lale: Yasemin sen delisin valla billa delisin. Ya birisi görseydi? Ya birden baban geliverseydi? Nasıl izah edecektin?
Yasemin: Bunları düşünmedim bile sadece o anın tadını çıkardım. En imkansız hayalim gerçek oluyordu. O da beni seviyo Lale o da beni seviyo. İnanamıyorum Lale beni seviyo

ALINTIDIR

prenses19
19-01-07, 23:52
(Sahil kenarında Nejdet tek başına içmektedir)

Nejdet: Yalnız kalmak istiyorum Teo
Teo: Birkaç yere baktım son anda aklıma burası geldi (Nejdet'in yanına oturur, soru sorar gözlerle ona bakar)
Nejdet: Defterdeki kişi ben değilmişim Allah'tan ona aşkımı itiraf etmemişim tam da söylemek üzereydim. Gerçi ne farkeder ki şimdi? Rezil olmanın nesi kötü Teo? Artık hiçbir şeyin bir önemi yok benim için nasıl olsa (Elindeki şişeyi yere fırlatır, şişeyi göstererek) Bende bu cam şişe gibiyim işte, böyle kırık dökük, her parçam bir tarafa dağılmış
Teo: Yapma Nejdet bırakma kendini böyle. Kimmiş peki?
Nejdet: ....... Ahmet!!!
Teo: Ahmet mi? Ama o evleniyor zaten bu aşkın sonuda hüsran Nejdet
Nejdet: (Bağırarak) Hayır öyle değilmiş çünkü Ahmet'te onu seviyormuş birbirlerine açılmışlar bile.. Galiba bu lanet olası sis onların işine yaradı
Teo: Az önce Lale aradı seni merak etmişler
Nejdet: Bulamadığını söylersin
Teo: Hadi kalk Nejdet. Hasan amcayı bilirsin kendisi kalkar bütün adayı dolaşır seni bulur
Nejdet: Bulur evet.. Bulur
Teo: Hadi kalk hadi (Nejdet sendeler ve Teo onu tutar)
Nejdet: Tamam

ALINTIDIR

şeboist
27-01-07, 14:07
YASEMİN: Bir umut var. Söylenecek başka bir şey de yok.. Gerçek bu.. Ahmet'in babası Şevket Gürsoy, Yasemin'in babası Rıza Ünsal'ın idam hükmünü imzaladı. Asıl gerçek bu.
Bizim bir türlü görmek istemediğimiz gerçek. Bu gerçekle nasıl yaşanır. Hangi zaman bize ilaç olabilir. Birlikte olmamızı istemediler.. Ve artık haklılar.
AHMET:Sen ne diyorsun Yasemin.
YASEMİN: Bu kadar büyük bir acının üstüne nasıl mutluluk kurulabilir? Sana baktığımda sadece seni görebilir miyim artık? Böyle bir geceyi nasıl unuturum?

YASEMİN: Hayatımın sonuna kadar tek aşkım olacaksın ne yaşarsak yaşayalım bunu sakın unutma.
AHMET: Yasemin!!
YASEMİN: Şimdi arkamı dönüp gideceğim
AHMET: Yasemin!!
YASEMİN: sana bir daha bakmayacağım. Eğer yüzünü bir daha görürsem yapmam.
AHMET: Yasemin!!

Billush
29-01-07, 15:38
Nostalji olsun azıcık :)

1.Bölüm / Yasemin-Lale

Lale: Ben buradan doğru eve gidiyorum Yasemin.
Yasemin: Yaa 5 dakika gel işte.Annem şimdi muhakkak bir çay koymuştur,fırından da mis gibi bir kek çıkartmıştır üzümlü cevizli ya da şöyle kakaolu mesela...
Lale: Uf tamam
Yasemin: Gerçi bende kime söylüyorum.Sanki pasta konusunda ah kam kesecek durumumuz var.

Yaseminlerin evinde:
Nezahat Hanım: Işıık Işıkkk
Işık telefonda konuşuyordur.
Nezahat Hanım: Kes şunu artık!
Işık: Napiyim ya çok fazla nasıl yetiştireceğim?
N.H: .. babandan telefon bekliyorum.Bir saattir konuşuyor ya...
Işık: Dur bir dakika bir dakika annem geldi de...
N.H: Çenen düştü yine...Bütün gün zaten birlikte değil misiniz okulda?Bu ne konuşması böyle?
Işık: Kapatıyorum...Allahaısmarladık...

Yasemin'le Lale eve gelir

N.H: Hoş geldiniz çocuklar...
Işık: Of kapattım işte.Müsbette defterimi mektepte unutmuşum anne.
Yasemin: Bir kere de kendini unutsan hı?
Işık: Sen karışma abla...
N.H:Üstünüzü çıkartıp masaya gelin hadi. (Işık'a) Babandan telefon bekliyorum diyorum sen daha hala konuşuyorsun.
Işık: Daha aramaz merak etme.Uçak bir saat önce kalkmış.Defnelerde oradaymış...
N.H: Ne alakası var?
Işık: Ahmet abi de aynı uçakla Londra'ya gidiyormuş.Defne söyledi.
Yasemin Ahmet ismini duyunca merakla salona döner.Kapı eşiğinde dinlemeye başlar.
N.H: Nasıl binmiş ki o uçağa?
Işık: Bilmiyorum.
Yasemin: Aynı ekiple mi dönüyormuş?
Işık: Kim?
Yasemin: Ahmet...
Işık: Ne bileyim...
N.H: Döneceğini sanmam...Londra'da çalışıyor.Geçen gün Selma'yı gördüm de o anlattı.

Yasemin'le Lale merdivenlere doğru ilerlerler.
Yasemin: Babam'la Ahmet aynı uçakta...!
Onların arkasından Nezahat Hanım: Ne uzun fakülteymiş bu anlamadım gitti..

Yasemin'le Lale merdivenlerden çıkmaya başlarlar.
Yasemin: Konuşmuşlar mıdır acaba?
Lale: Konuşmuşlardır.Ahmet,Rıza Bey Amca'ya güzel kızınız filan diye sormuştur. (Alayla devam eder...) "Onu çok özledim...Hasreti içime işledi.Ne zaman yasemin kokusu duysam kederimden ölecek gibi oluyorum" demiştir mesela.
Yasemin: (kırılmış bir ses tonuyla) Aşk olsun Lale dalga geçilecek mevzu mu bu?
Lale: Ne olacak se