PDA

Tüm Versiyonu Göster : Basında Çıkan Haberler


blackgirl
07-10-05, 15:04
Aylardır Çalışıyor!

http://img145.imageshack.us/img145/7379/ahut3fd.png

7 Ekim 2005 Cuma 13:15
GEÇTİĞİMİZ YIL "BİR İSTANBUL MASALI" DİZİSİ İLE BAŞARILI ÇIKIŞ YAPAN AHU TÜRKPENÇE, ŞİMDİLERDE YENİ BİR DİZİYE START VERECEK.
Aylardır çalışıyor, senaryoyu neredeyse ezberledi, rolü hakkında araştırmalar yaptı...

Geçtiğimiz yıl "Bir İstanbul Masalı" dizisi ile başarılı çıkış yapan Ahu Türkpençe, şimdilerde yeni bir diziye start verecek. Aylardır çalışıyor, senaryoyu neredeyse ezberledi, rolü hakkında araştırmalar yaptı... "Motor" deseler hemen başlayacak. Başlayacak başlamasına ama hâlâ ona eşlik edecek erkek oyuncu bulunamadı. Son dönemde ekrandaki dizi patlamasının ardından tüm gözde erkek oyuncular çoktan başka projeler için imzayı attığı için Ahu da ortada kaldı. Yapımcılar şimdi kara kara kimi bulacaklarını düşünüyorlar. Ve hummalı bir şekilde "esas oğlan" arayışına devam ediyorlar.

Yorgos tepki çeker diye vazgeçtiler
Yapımcılar bir ara Ahu'ya eşlik etmesi için Tuğçe Kazaz'ın eşi Yorgos Seitaridis'i düşünmüştü. Yunanlı oyuncuya teklif bile gitti ancak ekip, din değiştirme vakasının ardından 'tepki çeker' düşüncesiyle bu oyuncudan vazgeçtiklerini açıkladılar.


www.gecce.com

blackgirl
22-10-05, 22:51
http://img479.imageshack.us/img479/8145/ahut2bg.jpg

Esma Yeni Dizisi için Gün Sayıyor

Atvnin efsane dizisi Bir İstanbul Masalında canlandırdığı ESMA rolu ile TV izleyicisinin kalbini kazanan Ahu Türkpençe, yine ATV için yeni bir dizi hazırlıklarına başladı.Önümüzdeki günlerde yayımlanacak dizinin ismi ŞÖHRET... Dizide NURSELİ İDİZ, ATİLLA SARAL ve MURAT ÜNALMIŞ gibi isimler de rol alıyor.

TEZGAHTARIN AŞKI

Ahu Türkpençe ŞÖHRET te 25 yaşında, orta halli bir semtte ailesiyle yaşayan ve tezgahtarlık yaparak geçimini sağlayan GÜLŞEN ÖZER karakterini oynuyor.
Ünlülerin gözde moda evlerinden birinde işe başlayan GÜLŞEN bir süre sonra ülkenin en ünlü sanatçısının MÜBERRA ERDEMin oğlu MERT ile tanışıyor. Ve böylece büyük bir Aşk Başlıyor...


Kaynak:22/10/2005 Günaydın Gazetesi

blackgirl
01-11-05, 17:46
BİR İSTANBUL MASALI'NIN ESMA'SINDAN YENİ DİZİ
01.11.2005 15:52

http://img32.imageshack.us/img32/9457/1esma10dn.jpg

Bir İstanbul Masalı'nda Esma rolüyle bir anda dikketleri üzerine çeken Ahu Türkpençe yeni dizisi Şöhret ile haftaya perşembe atv'de izleyici karşısında olacak.



Yapımcılığını Faruk Turgut-Gold Film'in üstlendiği dizide diğer rollerde Murat Ünalmış, Nurseli İdiz, Atilla Saral, Şebnem Dilligil ve Sinem Tuncer rol alıyor. Dizinin ilk bölümünde; 25 yaşındaki Gülşen Özer'in babası yıllar önce evi terk etmiş, Gülşen, kardeşleri ve annesiyle ortada kalmıştır. Ailesinin tüm sorumluluğunu üstlenerek kendisiyle aynı şartlarda yaşayan deli dolu arkadaşı Yeşim'le birlikte bir butikte çalışmaya başlar. Çalıştığı butiğin müşterileri genellikle medya dünyasının ünlü isimlerinden oluşmaktadır. Gülşen'in hayatı zamanla değişecektir.

kaynak: medyatava.com

MasalTeam
08-11-05, 16:45
Borçla kilolar gitti kaynana rolü geldi

http://img207.imageshack.us/img207/9301/c3a16dae44162d4bb0724f44b7om.jpg (http://imageshack.us)

Ünlü oyuncu Nurseli İdiz’in yüzü yeniden gülmeye başladı. Kurduğu şirketin 3 trilyonluk vergi borucunu tek başına ödeyen sanatçı, bu arada bir de 16 kilo verdi. Şimdi de ‘Şöhret’ isimli bir dizide ‘kaynana’ olarak karşımıza çıkacak olan İdiz, "Çok kötü bir dönem geçirdim ama geride kaldı" diyor.

Nurseli İdiz, hayata yeniden gelmiş gibi; yüzünden gülücükler eksik olmuyor... Çünkü devlete olan vergi borçları neredeyse bitti. Sanatçı 8 yıl boyunca devlete olan 3 trilyon vergi borcunu ödediğini, geriye sadece 100 milyar borcu kaldığını söylüyor. Bir dönem alkol ve kilo problemi de yaşayan İdiz, bunun nedenini de borçlarına bağlıyor. Şimdi hayatında yeni bir sayfa açan İdiz, borçlarını bitirdi, 16 kilo verdi ve yeni sezon için iddialı bir diziyle anlaşma imzaladı. Gold Film'in yapımcılığını üstlendiği 'Şöhret' adlı dizide kötü bir kaynanayı canlandıracak olan sanatçının gelini rolünde de iki yıldır Esma olarak tanıdığımız Ahu Türkpençe oynayacak. "Çok iddialı bir proje. Ben varım, Ahu Türkpençe var, Cenk Ertan var..." diyen sanatçı, şöyle devam ediyor:

CİDDİ BİR PROJE BU
"Öyle öne bir adam koy, arkasını doldur, o tarz projeler tutmuyor. Bence Gold Film, piyasanın en iyi üç firmasından biri. Yapımcı Faruk Turgut çok açık ve net biri. Proje de çok kaliteli, ciddi."

* 'Şöhret'in konusu ne?
Kenar mahallede yaşayıp şöhret olan bir kızın hikayesi. Medya ve magazin dünyasını çok iyi anlatan bir hikaye. Senaryosunu Deniz Akçay yazıyor. Bizim yaşadığımız dünyanın içyüzünü anlatıyor. Ben de çok ünlü, paralı pullu bir şarkıcıyı oynayacağım. Oğlunu himayesine almış ters bir kaynana rolündeyim. O, kızı oğluna yakıştıramıyor. İnsanların duygularına çok fazla önem vermiyor.

* Semra Hanım gibi bir kaynana mı?
Yok ondan çok daha klas.

Kaynak: SABAH Gazetesi

sbuffy
09-11-05, 10:01
'Şöhret' ile gelen ikinci büyük değişim

http://www.sabah.com.tr/2005/11/09/gny/im/A23D1BF8E22AB34191F1937Bb.jpg

Yarın akşam atv ekranlarında izleyiciyle buluşacak yeni bir dizi var: Şöhret... Bir butikte çalışırken keşfedilerek ünlenen bir genç kızı canlandıracak olan Ahu Türkpençe, ikinci televizyon dizisinde de hem fiziksel hem ruhsal değişimler geçirecek.

Bir İstanbul Masalı'nda canlandırdığı Esma karakteri ile yıldızı parlayan genç oyuncu Ahu Türkpençe, yarın akşam atv ekranlarında izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Başrollerini Ahu Türkpençe, Murat Ünalmış, Nurseli İdiz ve Atilla Saral'ın paylaştığı 'Şöhret', hikayesi ile izleyenlere eski Türk filmlerini yeniden yaşatacak. Bir butikte çalışırken keşfedilen ve bir anda kendini şöhret basamaklarını tırmanırken bulan 'Gülşen' adlı genç kızın hayatının anlatıldığı dizide, şöhretin nelere bedel olduğu ele alınacak. Senaryosu Deniz Akçay'a ait dizinin yönetmenliğini üstlenen Bahadır İnce, sezonun en iddialı işlerinden birine başladıklarını söylüyor.

'ESMA'YA BENZETİLECEK'
'Şöhret'te; sıradan bir genç kızken, keşfedilen ve daha sonra şöhret olan Gülşen karakterini canlandıracak olan Ahu Türkpençe, "İnsanların çabuk benimseyeceği bir rol bu. Belki ilk başlarda Esma'ya çok benzetilecek. Ancak kesinlikle öyle değil. Ondan çok farklı bir karakter var ortada. Bir İstanbul Masalı'nın Esma'sı şöhretli bir kız değildi. Orada bir aşk hikayesi anlatılıyordu. Burada da aşk var. Ama hikayenin odak noktası aşk değil, şöhret ve şöhretin getirdiği artılar ve eksiler" diye konuşuyor. İzleyicilerin dizinin hikayesini çabuk benimseyeceklerini vurgulayan Türkpençe, "Gülşen daha sonradan şöhret olan biri... Halkın sürekli takip ettiği şöhretler düzeyinde biri oluyor. Şöhretin büyüklüğü anlamında bir Seda Sayan, Hülya Avşar, Bülent Ersoy gibi biri oluyor. Herkesin bildiği, yıllardır tanıdığı, hep olan ve var olacak büyük bir şöhrete kavuşuyor. Gülşen, halkın arasında bu şöhreti yaşarken, kendi yaşantısında büyük acılar çekiyor. Şöhretin bedeli olarak çok ağır şeyler vermek zorunda kalıyor" diyor.

PRENSTİ PLAYBOY OLDU
'Deli Duran' isimli tarihi sitcom'da Solcu Prens Muhittin karakterini canlandıran Murat Ünalmış, 'Şöhret'te dizinin jönü olarak izleyicinin karşısına çıkıyor. Zengin bir assolistin oğlu, 'Mert' adlı bir playboy'u canlandıracak olan Ünalmış, yeni rolü ile ilgili olarak oldukça heyecanlı: "Dizimizin amacı magazin programlarında çıkan insanların gerçek yaşantılarında hiç de o kadar mutlu olmadıklarını, hatta o kadar kibar olmadıklarını göstermek. Bu dizi, kameralar ve ses kayıt cihazları kapandıktan sonra onların hayatlarını anlatan bir dizi... İnsanların yabancı olmadığı bir konuyu anlatıyoruz. Bu zamana kadar yaptığım işlerin içinde benim için en ciddi proje. Dizi benim için adeta bir bebek. İnanıyorum ki herkes 'Şöhret'i konuşacak."

'BU DİZİDE SİLAH YOK'
'Şöhret'in bir diğer jönü ise Atilla Saral... Dizide 'Tuğra' isimli bir iş adamını canlandıracak olan Saral, yeni dizisiyle ilgili oldukça iddialı konuşuyor. Saral, "Bir buçuk senedir gelen tekliflere zaten sıcak bakmıyordum. Bu arada iyi bir dinlenme dönemi geçirdim. Bu zamana kadar oynadığım hiçbir proje yarım kalmadı. Bu projenin de tutacağına ve ses getireceğine inanıyorum. Dizinin hikayesi her yönüyle izleyiciye sıcak gelecek bir proje. Bunun dışında bizim dizide silah yok, hanımağalar, ağır ağabeyler yok. Bu dizi de aşk ve sevgi var. Daha renkli görüntüler var" diyor.

MUSTAFA KIZIL - MAGAZİN
http://www.sabah.com.tr/gny/gny106-20051109-200.html

blackgirl
10-11-05, 10:23
Şöhret

http://img391.imageshack.us/img391/5414/ec2f3ea17e6ce045869853d1d9na.jpg
atv'nin yeni aşk masalı "Şöhret" bu akşam ilk bölümüyle ekrana geliyor. Ahu Türkpençe'nin başrolünü üstlendiği dizi, tezgahtarlık yapan bir genç kızın şöhrete uzanan öyküsünü anlatıyor. Ve dizi insanlara şu soruyor: "Şöhret olmak için neleri feda edersiniz?"
Ekranların yeni aşk masalı "Şöhret" bu akşam başlıyor. Güçlü kadrosu ve hikâyesiyle kısa zamanda tiryakilik yaratacak dizinin başrolünü, "Bir İstanbul Masalı" ndaki Esma karakteriyle Türk izleyicisinin gönlünde taht kuran Ahu Türkpençe üstleniyor. Murat Ünalmış, Nurseli İdiz ve Atilla Saral gibi oyuncuların da kadrosunda yer aldığı "Şöhret" çağdaş bir Sindrella masalı...

TEZGAHTAR KIZIN AŞKI
Dizinin konusu şöyle: Gülşen Özer, 25 yaşında, orta halli bir semtte ailesiyle yaşayan, lise mezunu genç bir kadındır. Babası yıllar önce evi terk etmiş, Gülşen, ikisi erkek, üç kardeşi ve ev kadını olan annesiyle ortada kalmıştır. Liseyi bitirdikten sonra okumak için maddi gücü olmadığından, ailesinin sorumluluğunu üstlenir ve bir butikte çalışmaya başlar. Çalıştığı butiğin müşterileri sanat ve medya dünyasının ünlü isimlerinden oluşmaktadır. Müşterilerden birinin düzenlediği partiye şans eseri giden Gülşen, ülkenin en ünlü sanat müziği sanatçısının oğlu Mert ile tanışır. Gülşen'den etkilenen Mert onun peşini bırakmaz. Ancak Gülşen, medyatik biriyle beraber olmanın bedelini ağır ödeyecektir.

PIRILTILI BİR DÜNYA
Daha sonra butik müşterilerinden biri Gülşen'e oyunculuk teklifi yapar. Gülşen o güne kadar pırıltılı dünyaya hep özenmiştir. Genç kadır teklifi duyduğunda, oyuncu olabilme hayali ona cazip gelir; böylece daha çok para kazanabilecek ve ailesine daha iyi bakabilecektir. Teklifi hemen kabul eder ve şöhret basamaklarına adım atar. Ancak aşk ve aile hayatında yaşadığı çalkantılar, şöhret basamaklarını çıkarken ona hep engel teşkil edecektir. atv 20.00

KİMLİK KARTI
Yapım: Faruk Turgut-Gold YapımYönetmen: Bahadır İnci Senaryo: Deniz AkçayAhu Türkpençe: Gülşen ÖzerMurat Ünalmış: Mert Erdem Nurseli İdiz: Müberra Erdem Atilla Saral: Tuğra Soygüder Şebnem Dilligil: Halime Özer Sinem Tuncer: Gülçin Özer Onur Bayraktar: Hakan Özer

esma_ela
12-11-05, 11:06
'Masal' bitti 'Şöhret' geldi

Bir İstanbul Masalı'nın 'Esma'sı Ahu Türkpençe, atv'de başlayan yeni dizisi 'Şöhret'le yine zirvede.



Onu Bir İstanbul Masalı'nda bir kül kedisi olarak tanıyıp sevdik. Selim'le Esma'nın büyük aşkı, iki sezon boyunca reyting rekorlarını altüstü etti, izleyicinin gönlünde taht kurdu. Dizi mutlu sonla bittiğinde ardında büyük bir izleyici kitlesi ve tadı damağımızda bir masal bıraktı.

'GÜLŞEN' ADLI BİR KIZI OYNUYOR
Ahu Türkpençe, uzun bir aradan sonra yeni dizisi 'Şöhret'le hayranlarıyla buluştu. Güzel oyuncunun yine fakir bir genç kızı canlandırdığı dizi, AB grubunda dizi 7.50 reyting, 21.80 share ile günün en çok izlenen yapımı oldu. Türkpençe'ye dizide Murat Ünalmış ve Nurseli İdiz eşlik ediyor.

http://img.takvim.com.tr/2005/11/12/im/E1AD6587DADFC44AA2FB6890b.jpg

kaynak:http://www.takvim.com.tr/yas103.html

pinkzone
12-11-05, 16:57
http://img262.imageshack.us/img262/2419/image10tj.jpg

Yüksel Aytuğ- Vatan Gazetesi..

blackgirl
12-11-05, 18:35
Esma artık 'Şöhret'li Gülşen...

http://img477.imageshack.us/img477/1315/30760f514e9f86449fba0d2eb2xs.jpg

atv'nin yeni dizisi Şöhret'in başrolünde tanıdık bir isim var: Bir İstanbul Masalı'nın Esma'sıyla tanınan Ahu Türkpençe. Yeni dizideki adı Gülşen. "Seyircinin işimi severek seyretmesi benim ödülüm" diyor.

Bir İstanbul Masalı'nda canlandırdığı Esma karakteriyle herkesin sevgilisi olan Ahu Türkpençe yepyeni bir dizi ile izleyicinin karşısına çıkıyor. atv'nin yeni dizisi Şöhret'le ekrana gelen güzel oyuncu, dizide butikte çalışırken keşfedilen ve şöhret basamaklarını hızla çıkan Gülşen karakterini canlandırıyor. Yeni dizisinden dolayı oldukça heyecanlı olan Türkpençe, izleyicinin yeni karakteri çabuk benimseyeceğine inanıyor. Gerçek yaşamında bir şöhret gibi yaşamadığını söyleyen güzel oyuncu 'şöhret' kavramına da inanmadığını vurguluyor. Aynı zamanda yakında vizyona girecek olan Keloğlan Kara Prense Karşı filminde de oynayan güzel oyuncu, filmde fedakar bir sevgili olan Balkız karakteri ile izleyicinin karşısına çıkacak. Türkpençe ile iki yeni projesi üzerine konuştuk;

BEDELİ AĞIR AMA...
Gülşen karakterini sizden dinleyebilir miyiz? Gülşen orta halli bir ailenin en büyük ablası. Bir butikte çalışıyor ve üç kardeşine bakmaya çalışıyor. Erken yaşta çalışmaya başladığı için evin ikinci annesi olmuş bir kız. Gülşen daha sonradan şöhret olan biri. Halkın sürekli takip ettiği şöhretler düzeyinde biri oluyor. Şöhretin büyüklüğü anlamında bir Seda Sayan, Hülya Avşar, Bülent Ersoy gibi biri oluyor. Herkesin bildiği yıllardır tanıdığı, hep olan ve varolacak büyük bir şöhrete kavuşuyor. Gülşenhalkın arasında bu şöhreti yaşarken, kendi yaşantısında büyük acılar çekiyor. Şöhretin bedeli olarak çok ağır şeyler veriyor.

GÜLŞEN'İ DE SEVECEKLER
Esma karakterinin ardından çok farklı bir karakter olan Gülşen ile izleyicinin karşısına çıkıyorsunuz. Peki seyirci nasıl karşılayacak?
İlk başlarda Esma'ya çok benzetilecek. Ancak öyle değil. Farklı bir karakter var ortada. Esma şöhretli bir kız değildi. Orada bir aşk hikayesi anlatılıyordu. Burada da aşk var. Ama hikayenin odak noktası aşk değil, şöhret ve şöhretin getirdiği artılar ve eksiler. Zaten tek başına bir karakter tabi ki birşey ifade etmiyor. Hikayenin çok iyi olması gerekiyor. Gülşen bu hikayede bütünlüğü sağlayan en önemli karakterlerden biri. Evet Esma'dan çok farklı ama yine seyircinin yakınlık kurup sahiplenebileceği bir karakter.

Dizide bir şöhreti canlandırıyorsunuz. Şöhret oldunuz mu? Ya da olma yolunda mısınız?
Şöhreti nasıl tanımladığın önemli tabiki. Bende tam bir açılımı yok. Açıkçası ben işin o boyutuyla da pek ilgilenmiyorum. Ben sadece işimi yapıyorum. Hem de çok severek yapıyorum. Seyircinin de işi severek seyretmesi benim ödülüm. Ondan sonrası benim için yalan ve fasa fiso...


kaynak: www.sabah.com.tr

sbuffy
16-11-05, 17:37
Burnuna estetik yaptırmazsa

Ahu Türkpençe 'Bir İstanbul Masalı' dizisinde milyonlarca Türk insanı tarafından çok sevilmişti. Tabii bunun birçok nedeni vardı. Önce; dizideki o rol halka yakındı ve duygusaldı. Düşünsenize babasının şoför olarak çalıştığı bir evde oturuyordu ama o saray gibi eve gelin olmuştu. Bu masallarda görülse de... Türkpençe dizide abartmadan oynadı ve her sahnede halkın karşısına orta halli bir Türk kızı gibi geldi. Hiçbir sahnede artist gibi iddialı giyinmedi. İşte bu artı puanlar geçen hafta ilk bölümünü izlediğimiz 'Şöhret'te kendini fazlasıyla hissettirdi. TV seyircisi Ahu'ya hemen kucak açtı, 'Bizim kız bakalım yeni rolünde neler yapıyor' diye ATV'ye kilitlendi. Dizi, 25 yaşında orta halli genç kadının şöhret yolunda başına gelenler ilginç olayları anlatıyor. AB grubunda günün birincisi oldu... Şöhret önümüzdeki haftalarda daha büyük merakla izlenecek gibi gözüküyor. Ahu ise şayet burnuna estetik ameliyatı yaptırmaz. Şayet böyle özgün tip kalırsa mutlaka geleceğin star oyuncusu olacaktır.

Aykut Işıklar
http://www.bugun.com.tr/2005/11/14/yaz1491-70010-107.html

tenedos
19-11-05, 10:26
Şöhreti kabul etmiyorumRöportaj: Sema DENKER

Bir İstanbul Masalı’nın masum Esma’sı Ahu Türkpençe, ekrana Şöhret dizisinin gösterişli yıldızı Gülşen olarak döndü. Türkpençe, Esma’dan Gülşen’e uzanan kendi şöhret yolculuğunu anlatırken, ‘Benim hayatımı etkileyecek bir ün söz konusu olamaz’ dedi.

Yıldız Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü’nde okurken, Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin sınavlarını kazandın ve oyunculuk hayatın başladı. Dolayısıyla okuluna ara vermek zorunda kaldın. Yalnız annen, ‘Diplomanı mutlaka göreceğim’ demiş. Bitirdin mi okulu?
Evet. Yaz okulundan dersler aldım. Sonra af çıktı, aftan yararlanıp sınavlara girdim ve sonunda okulu bitirdim. Diplomamı da anneme verdim! Biliyorsunuz aileler böyledir. Yarın bir gün bir şey olur, elinde diploman olsun derler. Haklılar da. Biliyorsunuz, artık lise mezununa iş yok.

- Annen belki de oyunculuğa ‘meslek’ gözüyle bakmamıştır. Bu yüzden okulunu bitirmen için diretmiştir!
Evet, ama şimdi böyle düşünmüyor. Zaten artık kimse böyle düşünmemeye başladı. Çünkü oyunculuk artık ciddi bir meslek haline geldi. Eskiden bu iş, bir meslek olarak görülmüyordu, hobi gibiydi. Yani, ‘Ben aslında şarkıcıyım ama bu işi de yaparım’ gibi bir durum vardı. Şimdi okuldan mezun olan her oyuncu, işine sahip çıkıyor.

OYNAMAYA BAYILIYORUM

- Çocukken, ‘Bir gün çok ünlü olacağım’ diyenlerden misin peki?

Çocukken böyle hayallerim yoktu. Mesela çocukken hiç tiyatroya gitmezdim. Çünkü ben Adile Naşit’i çok severdim ve ailem beni onun olduğu oyunlara götürürdü. Bir gün kendisiyle de tanışmıştım. Boyum çok küçük olduğundan, onu öpmek için koltukların üzerine falan çıkmıştım. Öldüğünde çok üzüldüm ve bir daha da beni çocuk tiyatrosuna götüremediler. Ondan sonra da tiyatroya gitmedim ve hiç ilgilenmedim. Üniversitede fizik bölümü çok ağırdı. Kafamın biraz rahatlaması için Pera Güzel Sanatlar’da pandomim eğitimi aldım. Sonra bir arkadaşım sayesinde Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin sınavlarını kazandım ve oyunculuk başladı. Müjdat Gezen Sanat Merkezi, beni büyüttü. Gerçekten bambaşka birisi oldum. İnsanlarla empati kurmayı, sevmeyi öğrendim. İyi bir oyuncu olamasam bile kendini seven birisi olarak mezun oldum o okuldan.

- Eskiden seçiliyordun, şimdi işleri sen seçiyorsun...

Evet! Bu müthiş bir duygu. İnsanı motive eden, gururlandıran bir durum. Sana değer veriyorlar, beğendiklerini gösteriyorlar ve ‘Bizimle çalışır mısın’ diyorlar. Bu kimin hoşuna gitmez ki? Artık senaryoyu da seçiyorum. Mesela ‘Şöhret’in senaryosunu seçtim. İşi insanlar beğense de beğenmese de benim içim çok rahat. Severek oynuyorum ve yazarımıza çok güveniyorum. Bir de hikaye ‘Bir İstanbul Masalı’nın tadına yakın.

- İçinde bol entrika, aksiyon olan senaryolarda oynamanın, seyirciye samimi gelmeyeceğini mi düşünüyorsun?
Yok, inanın bu tür rollerde oynasam da kimse bunu yadırgamaz. Seyirciye ne verirseniz onu alıyor. Bugüne kadar beni bu şekilde seyrettiler ve öyle kabul ettiler. Bir gün, başka bir şey yaptığımda eminim ki o canlandırdığım karakterle de beni kabul edeceklerdir. Tabii o işi iyi yapabilirsem...

- İki yıl ‘Bir İstanbul Masalı’nda oynadın. Hiç ara vermeden yeni bir diziye başladın. Doğru yaptığına inanıyor musun?

Aslında ara vermek istemedim. Bu benim işim ve ben işimi çok seviyorum. Oyun oynamaya bayılıyorum. Çalışmadığım zaman canım sıkılıyor. Belki birkaç yıl sonra peş peşe işler yapmam. Ama şimdi ara vermek istemedim.

- Artık şöhretlisin ve yeni dizide de şöhretli bir kadını canlandırıyorsun. Şöhret ne ifade ediyor senin için?
Benim hayatımda şöhretin bir tanımlaması yok, olmayacak da. Ben, şöhreti kabul etmiyorum, kabul etmediğim için de ondan korktuğum, ürktüğüm falan yok. Kimse bana ünlüyüm diye, ‘Gel şurada oyna’ demiyor. Oyuncuyum diye ‘Gel oyna’ diyorlar. İkisinin arasında çok fark var. Ben bunu iş olarak görüyorum ve işimi yapıyorum. İyi mi yapıyorum, kötü mü yapıyorum bu tartışılır. Bunun dışında beni ve hayatımı etkileyecek bir ün söz konusu olamaz.

- Şöhret olmak, para kazanmak, para kazandıkça daha fazlasını istemek, daha iyi bir araba, iyi bir ev, marka giyinmek... Ne düşünüyorsun bu konuda?

Sanırım ben, kazandığım parayı hep iş için kullancağım. Daha iyi bir yaşantıda gözüm yok benim. Ben, Beyoğlu’ndaki iş merkezlerinden, pasajlardan giyinmeye devam ediyorum. Çünkü ikinci el giyinmeyi seviyorum. Daha iyi giyineyim, daha iyi evim olsun gibi bir düşünceye sahip değilim. Ayrıca bizler şanslı bir kuşağız. Her şeyi görerek büyüdük. Hırsım, ihtirasım, isteğim yok benim.

- Gerçekten göründüğün kadar masum musun?
Yüzüm çok oval ve sert hatlarım olmadığı için, masum görünüyorum, böyle bir avantajım var. Ama göründüğüm gibi çıtkırıldım birisi değilim. Tam tersine çok aktif, çok spor yapan ve çok sinirli biriyim.

- Seni en çok ne kızdırır?
Ben insanın kendini bilmemesine çok kızarım. Kendini bilmeyen kişiler çok kaba oluyorlar. Kaba oldukları zaman da etrafındaki insanları kırabiliyorlar. Mütevazı olmak asla kötü bir şey değil. Kibarlıktan kimse ölmez.

- Okulda ya da çalıştığın yerde kimseyle birlikte olmamak gibi bir kuralın varmış, doğru mu?
Evet. Yıllar önce böyle kuralım vardı ve bu kuralıma da uydum. Bana etik gelmiyor. İşini kötüye kullanmak gibi bir şey bu. Zaten şimdi çok güzel bir birlikteliğim var. İş yapmanın dışında başka kaygılar oldu mu, çalışma koşulları zora girecek. Ekip huzursuz olacak.

- Umarım hiç değişmezsin Ahu...

Değişmek istemiyorum. Zaten çok şanslıyım. Yedi yıldır, okuldan görüştüğüm arkadaşlarım var. Zaten öyle bir şey olsa, ilk onlar müdahale eder. Asla böyle bir şeye izin vermezler. Hemen beni çekerler, ben de hemen dururum.

-Yeni bir dizide rol almana rağmen sana hálá Esma diyorlar mı?
Evet. Ama ben inanıyorum ki şu an oynadığım ‘Şöhret’ dizisindeki Gülşen şöhrete ulaştığında, insanlar beni kabul edecekler. Yani o zaman Esma değil de Gülşen olacağım. Birkaç bölüm geçmesi gerekecek.

- Şöhretli olduğu kadar, frapan da bir kadınsın bu dizide.
Bu senaryo yazarımıza bağlı. Frapanlık konusuna gelince, öyle vamp anlamında bir frapanlığım yok. Daha samimi, daha gerçek olmaya çalıştım. Öyle çok vamplık söz konusu olmadığı için, izleyicinin Gülşen’i de rahat kabulleneceğini düşünüyorum.

- Zaten seni vamp bir kadın olarak düşünemiyorum.
Kendimi hiç vamp olarak görmüyorum. Vamplık ve ben! Ancak rol gereği vamp olmam gerekiyorsa, onu yaparım. Kendime güveniyorum.

- Bir İstanbul Masalı’ndaki kızı herkes çok sevdi, ona kucak açtı. Bu durum, yeni dizi için de bir avantaj.
Şimdi bu dizinin ilk bölümde reyting alması, tabii ki sadece benden kaynaklanmıyor. Çok iyi bir hikaye, oyuncular çok iyi, ekibimiz çok iyi. Sadece seyircilerin, ‘Bakalım bizim Esmamız ne yapmış, bakalım ona benziyor mu, bakalım sevecek miyiz’ diye seyrettiklerini de düşünüyorum. Haklılar, ama ileriki bölümlerde ‘Bakalım Gülşen ne yapıyor’ diye izleyeceklerinden de eminim.

- Ama Gülşen’de biraz Esma’nın tadı da var. Bu da bir gerçek...
Mümkün olduğunca Esma’da yaptığım mimikleri burada yapmamaya çalışıyorum. Zaman zaman Esma’ya kaçışlarım oluyor. Onu fark ettiğim an o sahnenin yeniden çekilmesini rica ediyorum. Farklı olmak için elimden geleni yapıyorum.

Kader(ZELAL)
21-11-05, 09:34
Yeşilçam Hatırası

Ekranlarda adeta bir yaprak dökümü yaşanıyor ve diziler teker teker yayından kalkıyor. Yeşilçam'ın klasik melodramlarının lezzetini taşıyan yapımlar ise reyting rekoru kırıyor

Şöhret
Ahu Türkpençe fakir bir ailenin kızı Gülsen olarak karşımıza çıkıyor. Fakir Gülşen'in hayatı, ülkenin en ünlü şarkıcısının oğluyla tanışmasıyla değişiyor.

Ihlamurlar Altında
'Gitme ruhum. Sen yokken hicran düşer bu şehre' dizeleriyle başlayan dizi, afişindeki 'Türk filmleri ve ustalara saygıyla' sözleriyle Yeşilçam'a ithaf ediliyor.

Aşk Oyunu
Keremcem ve Yasemin Ergene'nin başrollerini paylaştığı dizi, zengin ve yakışıklı bir genç ile fakir ve güzel bir kız arasında doğan aşkı ekranlara taşıyor.

Yeşilçam'ın unutulmaz melodramlarının, siyah-beyaz filmlerinin yerini televizyon ekranlarındaki dev prodüksiyonlu diziler aldı. Ama Yeşilçam filmlerinin "fakir ve gururlu gençleri" daha ölmedi. Oyuncular ve replikler değişse de bir dönemin sinema filmlerine gişe rekorları kırdıran sihirli formül yine değişmedi.

Melodramın Zaferi
Televizyon dizileri, sinemadan çaldığı izleyiciyi yine melodramlar sayesinde ekran başına topluyor. Hâlâ zengin-fakir aşkı en çok izlenen konuların başında geliyor. Eskiden sinema salonlarında ellerinde mendille ağlayan insanlar, bu kez evlerinde, ekran karşısında dizi izleyerek gözyaşı döküyor.

Reyting Rekorları
Ekranlarda yaprak dökümü yaşanırken ve diziler tek tek ekrana veda ederken Yeşilçam'm kırk yıllık klişelerini başarıyla kullanan dizilerin kalıcı olması da bu durumun kanıtı. Fakir kız-zengin erkek aşkını işleyen üç dizi, Ihlamurlar Altında, Aşk Oyunu ve Şöhret, her hafta reyting rekorları kırıyor.

Bir zamanlar fakir ama gururlu bir genç vardı...
Zengin-fakir aşkı Yeşilçam'a uzun yıllar ekmek parası kazandırmıştı. Gelenek bozulmadı, şimdi aynı öyküler yerli dizileri besliyor. Milyonlar bu kez de ekran başında varoştaki kızların zengin prenslerle aşklarını ve yükseliş öykülerini izlerken gözyaşı döküyor.
(Vatan Gazetesinde yer alan bir haberdir.)

Kader(ZELAL)
23-11-05, 10:32
İlk okul mezunundan, lisans öğrencisine, herkesin gıpta ettiği , bir günlüğüne bile olsa tatmak istediği bir duygudur ŞÖHRET… Ve sıradan bir kızın yükseliş öyküsü, çağdaş bir Sindrella Masalı gibi, pek çok kadının rüyasıdır. Bir gün kendilerine sihirli bir değnek değecek ve birden pırıltıların içinde, tuvaletleriyle salınıverecekler… Aslında tam olarak çağdaş bir masal: ŞÖHRET…
Her masal, kahramanı rüyasına kavuştuğu anda son bulur. Sonra ne olduğu hiç anlatılmaz. Sonsuza kadar mutlu yaşadıkları var sayılır. ŞÖHRET’in farkı, kahramanın rüyasına kavuştuğu anda başlaması. Ve o rüyanın bedelinin neler olabileceğini anlatması.
Dizi insanlara şunu soruyor:
ŞÖHRET olmak için neleri feda edebilirsiniz?

Atv'deki şöhretin sayfasını bakarken yazıyı okuduğumda yukarıdaki kısımlar dikkatimi çekti.Eğer yazılan gibi olursa bizi çok ilginç ayrıca bir o kadar da güzel bir hikaye bekliyo galiba.
__________________

Kader(ZELAL)
05-12-05, 15:43
http://arsiv.sabah.com.tr/2005/12/01/gny/im/1E69535FA6408C42A2A5BC65b.jpg

Şöhret benim bebeğim

Ekranlarda fırtınalar koparacak atv'nin yeni aşk masalı 'Şöhret'te Ahu Türkpençe ile başrolü paylaşan Murat Ünalmış, bu diziyi bebeği gibi gördüğünü söylüyor. Yakışıklı oyuncu "Bu dizi benim bebeğim. Bu bebeği ekiple beraber yetiştiriyoruz" diyor '.

atv'deki yeni aşk masalı 'Şöhret', her hafta izleyici sayısını giderek artırarak herkesi ekrana bağlıyor. Çağdaş bir Sindrella Masalı'nın anlatıldığı dizide; Ahu Türkpençe'nin canlandırdığı 'Gülşen' karakterinin sevgilisi 'Mert'i canlandıran Murat Ünalmış da başarılı oyunculuğuyla dikkat çekiyor. 24 yaşındaki genç oyuncu, son olarak kısa bir süre önce 'Deli Duran' dizisinde 'Solcu Prens' karakteriyle izleyicinin karşısına çıkmıştı. Daha önce 'Üç Kadın', 'Hayat Bağları' ve 'Kurşun Yarası' gibi dizilerde de rol alan Ünalmış'ın, yakında vizyona girecek olan 'Sen Ne Dilersen' filminde de konuk oyuncu olarak görev aldığı biliniyor.

* Şöhret seyirciden geçer not aldı. Bunu nasıl karşılıyorsunuz? Şöhret'i gerçekten çok önemsiyorum. Bu dizi benim bebeğim. Bu bebeği ekiple beraber yetiştiriyoruz. Herkes elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor. Çünkü çok genç ve çok uyumlu bir ekibiz. Çok yoruluyoruz ama çok iyi bir şey yaptığımıza inanıyorum.

* Mert'e gelen ilk tepkiler nasıl? Çok olumlu tepkiler alıyorum. Ancak dizinin üçüncü bölümünü seyrettikten sonra bana biraz kızmışlar. 'Kızı niye bırakıyorsun?' diye yolda bana kızıyorlar (gülüyor). Bu dizinin izlenildiğinin ve beğenildiğinin bir göstergesi.

* Sizin canlandırdığınız karaktere benzer taraflarınız var mı? Hayatımın hiçbir döneminde çapkın olamamışımdır. Çünkü kişiliğimde böyle bir durum yok. Birine bakarken utanan bir tipim. Mert bu bakımdan benden rahat. Ama Mert'in aşkı için gözünü karartan hali bana yakın.

AŞIK OLMAK İSTİYORUM

* Şu anda öyle bir durum var mı? Öyle bir durum yok şu anda. Ama her sağlıklı erkek gibi benim de ilişkilerim oldu. Fakat aşk çok değişik bir şey. Ne onunla olunuyor ne de onsuz... Daha önce kimsenin tarif edemediği bir duygu. Ama bana göre bence bir ihtiyaç. Daha önce hep aşık olduğumu düşünüp, daha sonra aşık olmadığımın farkına varmışımdır. Ama ileride aşık olabilirim. Hatta istiyorum.

* Mert dizide Gülşen'e küçük jestler yapıyor. Çok romantik bir tip. Siz bu kadar romantik misiniz? Oyuncu bir arkadaşım var. Dizinin ikinci bölümünü seyrettikten sonra bana şöyle bir mesaj attı: 'Kardeşim bizi kandırıyorsunuz. Hayatta böyle romantik erkekler kaldı mı?' Bu mesaj benim çok hoşuma gitmişti. Mert böyle romantik bir adam. Ben o kadar romantik değilim. Benim de romantik olduğum taraflarım vardır ama hayatımda kimseye onlarca balon alıp sokakta öyle bir şey yapmadım. Ama çok güzel bir şeymiş. Bundan sonra yapmak lazım...

ÇOK İYİ ELEKTRİK YAKALADIK

* Dizide Ahu Türkpençe'nin partnerisin, anlaşabiliyor musunuz? Ahu ile biz çok iyi arkadaşız bir defa. Zaten setimiz çok sıcak bir set. Herkes çok uyumlu bir şekilde çalışıyor. Biz Ahu ile çok iyi bir elektrik yakaladık. Ahu çok iyi ve neşeli bir insan. Çekimler dışında da ekibi rahatlatan biri. Aslında ben de çok neşeli biriyim. Bakmayın böyle sert göründüğüme (gülüyor). Biz Mert ile Gülşen'in ilişkisini gerçekten çok iyi yansıttık. Kendisini beğeniyorum ve gerçekten çok iyi bir oyuncu. Bana iyi rol pasları atıyor.

* Deli Duran'da solcu prensi canlandırdın. Onun üzerine böyle bir rol... Deli Duran'da çok sivri bir karakteri canlandırdığım için göze battım. Çok renkli bir projeydi ama olmadı. Benim oradaki karakterim ciddi ama diyalogları komik bir adam olan 'Solcu Prens Muhittin'i canlandırdım. İki rolü karşılaştırmaya çalışırsak. Mert ve Muhittin çok değişik. Mert çok romantik. Playboy bir tip. Muhittin ise solcu, emekçi ve halkı düşünen bir tipti.

JÖN DEĞİL OYUNCUYUM

* 'Türkiye'de jön yok' tartışmaları devam ediyor. Siz de şu anda dizilerdeki bir kaç jön karakterden birisiniz. Peki siz kendinizi jön olarak görüyor musunuz? Kendimi jön olarak görmüyorum. Ben bir oyuncuyum. Buna izleyicinin karar vermesi lazım. İzleyici beni jön olarak görüyor mu, beğeniyor mu? Fiziğimi beğenmelerinden önce oyunculuğumu beğenmeleri çok daha önemli. Muhittin rolünü oynarken jön değildim. Şu anda dizinin jönü olarak gözüküyorum ama jön kavramına karşıyım. Türkiye'de çok yakışıklı ve yetenekli oyuncular var. Kendimi çok beğenmeyen bir insanım. Çok beğendiğim insanlar var ama isim vermeyeceğim. Türkiye'de bence jön var. Çok yetenekli insanlar var. Bunu göremiyorlardır ya da kendilerinin jön kavramı farklıdır.

sbuffy
07-12-05, 08:43
Türk dizileri Türk filmlerinden kopamadı
.....Son favori dizim de şimdilerde "Şöhret".Tipik Hülya Koçyiğit hikayesi ama ben oldum bittim severim böyle zengin çocuk fakir kız aşklarını.Ahu Türkpençe'yi zaten çok seviyorum.Yüzü çok yumuşak.Umarım bu dizi de tutar.Şimdilik 20.00'de yayınlanıyor.Çok kötü değil herhalde...

Ancak bir de bakıyorsunuz ki dizi izleye izleye hayatı kaçırıyorsunuz ama devir dizi devri neyleyelim..
SİNEMA KRİTİK / Feyzan E.Top

http://www2.dunyagazetesi.com.tr/news_display.asp?upsale_id=240900&dept_id=1060

Kader(ZELAL)
19-01-06, 09:39
Şöhret olmak için neleri feda ettiler?

'Ünlü olmak için neleri feda edersiniz?' konusunu gündeme getiren 'Şöhret'in oyuncularına biz de aynı soruyu sorduk.

atv'nin sevilen dizisi "Şöhret" tüm heyecanıyla devam ediyor. 'Şöhret için neleri feda edersiniz?' sorusuyla yola başlayan dizinin oyuncularına biz de aynı soruyu sorduk, aldığımız cevaplar bir hayli ilginçti...

AHU TÜRKPENÇE
Dizide Gülşen'i canlandıran Ahu Türkpençe, bir fedakârlık yapması gerekmediğini, çünkü hayatında şöhret kavramının yeri olmadığını söylüyor. Güzel oyuncu "Şöhreti gelip geçici bir şey olarak görüyorum. Ben sadece işimi iyi yapmaya çalışıyorum. Ama kimileri var ki ünlerini kaybetmemek için pek çok şeyden tavizler veriyorlar" diyor.

NURSELİ İDİZ
Müberra Erdem'i canlandıran usta oyuncu Nurseli İdiz ise şöhret olmak için nasıl tavizler verdiklerini şu sözlerle özetliyor; "Yaşam felsefemizden değil ama özgürlüğümüzden ciddi fedakarlıklar yapıyoruz".

ATİLLA SARAL
Yıllarca mankenlik yapan Atilla Saral şu anda "Şöhret" te Tuğra karakterini başarıyla canlandırıyor. Oyuncu sorumuza şu yanıtı verdi. "Bu işe şöhret amaçlı başlamadım. Keyif aldığım için yapıyorum. Ancak oyuncu olduğum için özel yaşantımda dikkatli olmaya ve yaptığım işle gündeme gelmeye çalıştım".

TÜRKAN KILIÇ
Şebnem rolüyle izleyicilerin sevgisini kazanan Türkan Kılıç belki de en büyük fedakarlığı yapan kişi... Kılıç "Yorucu koşullarda çalışıyoruz. Bu mesleği yapmak için evlenmedim ve çocuk sahibi olmayı düşünmedim. Saatiniz ve çalışma temponuz belli değil. O zaman çocuğunuzun vaktinden çalacaksınız. Bu fedakarlığı kendi adıma yaparım ama bunu çocuğumdan ve eşimden bekleyemem" diyor.

purna
26-01-06, 14:18
atv'nin kısa zamanda izleyicinin gönlünü fetheden dizilerinden 'Şöhret'de bir türlü birbirine kavuşamayan iki aşığı canlandıran Ahu Türkpençe ve Murat Ünalmış, gerçek yaşamlarında hayallerindeki aşkı yaşadıklarını söylüyor. İkili, dizide Gülşen ve Mert'in yaşadığı aşkı ise, bu devre göre Leyla ile Mecnun aşkı olarak tanımlıyor.

atvekranlarında kısa zamanda izleyicinin gönlü fetheden ve başrollerinde Ahu Türkpençe (Gülşen) ve Murat Ünalmış'ın (Mert) rol aldığı 'Şöhret', tüm hızıyla devam ediyor. Çağdaş bir Sindrella masalını anlatan Şöhret'te butikte çalışırken keşfedilen ve kısa zamanda şöhret basamaklarını tırmanmaya başlayan Gülşen'in hikayesi anlatılıyor. İlk bölümlerinde yaşadıkları aşkla izleyenlerin tüylerini diken diken eden, ancak daha sonra ayrılmak zorunda kalan Gülşen ile Mert'in hikayesinin ne olacağı merak konusu... Biz de Türkpençe ve Ünalmış ile Şöhret, hem de aşk üzerine konuştuk...

'BİRLEŞMEMİZ ÇOK ZOR OLACAK'

* Kısa zamanda izleyicinin gönlünü fethettiniz. Peki ya size gelen tepkiler nasıl? Ahu Türkpençe: Çok güzel. Mert ve Gülşen çok kısa zaman birlikte olup ayrıldığı için, izleyici bir an önce onların bir araya gelmesini istiyor. Özellikle yaşlı teyzeler, "Kaza geçirdi hafızasını kaybetti. Aslında seni çok seviyor" diyor bana. Bir an evvel birleşelim, hem de çocuk babasız büyümesin istiyorlar. Murat Ünalmış: Ahu'ya gelen tepkiler bana da geliyor. Beni sokakta genelde suçluyorlar. "Niye kızı bıraktın" diye kızıyorlar. Ama son birkaç bölümde bana olan tepkiler biraz yumuşadı.

* Bir araya gelmeniz bu kadar istendiğine göre, senaristler herhalde hızlandırır bu birleşmeyi... M.Ü.: Biz iki bölüm sonra bile ne olacağını bilmiyoruz. Tahminim, uzun süre birleşmeyecekler. Yoksa anlamı kalmaz. A.T.: Birleşirlerse çok yalan olur. Çünkü daha Mert'in hafızası yerine gelecek. Gülşen ondan nefret ediyor. Gülşen'in nefretini yenmesi gerekecek. M.Ü.: Bunların dışında Mert'in aklı başına geldikten sonra çok şey değişmiş olacak. Gülşen eski Gülşen, Mert ise eski Mert değil. A.T.: Ne zaman birleşeceklerini bilmiyorum ama nasıl olacağını tahmin edebiliyorum. İnsanlar seyrettiğinde tüyleri diken diken olacak, yüreği kalkacak gibi geliyor bana.

* İkilinin yaşadığı aşkı nasıl buluyorsunuz? Abartılı mı yoksa normal bir aşk mı? M.Ü.: Abartılı değil. O kadar kirli bir dünyada yaşıyoruz ki; yaşanması gereken bir şey yaşandığında bu çok abartlı bir aşkmış gibi görünüyor. Biz aslında bunu canlandırıyoruz. Ben gerçek yaşamda da kendi adıma böyle bir aşkı yaşıyorum. Bir hafta onunla, bir hafta başkasıyla yaşayamam. Benim hayatımda bir insan varsa bu ebedi olmalı. Ben en azından böyle yaşıyorum. Tutkulu, sadık, dürüst ve adam gibi yaşıyorum. Gülşen ile Mert'in aşkı ile bağdaştırırsak, biz aslında çok normal bir ilişki yaşıyoruz. Ama bu devre göre bizimki Leyla ile Mecnun aşkı... A.T.: Gülşen ile Mert iki bölümde gerçekten birbirlerine çok aşıktılar. Ayrılmaları çok hızlı oldu, o yüzden her şeyi çok hızlı yaşadılar. Ayrıldıklarında birbirlerini iten ve çeken durumun bu kadar büyük olmasını sebebi bu. Aşklarının çok büyük olması.

'HAYALLERİMİZDEKİ AŞKI YAŞIYORUZ'

* Şöhret'te aşk için yapılan minik jestler vardı. Bu tarz jestler sizi etkiler mi? A. T.: Böyle ufak tefek jestler herkesi etkiler. Etkinlenmemek aptallık. Böyle şirin güzel jestler yapılmıyor. Olduğu zaman da sonuna kadar eğlencesinin tadına varmak gerekiyor. O küçük jestlerden mutlu olmuyorsan, sen insan değilsin! (Gülüyor...) M.Ü.: Böyle jestler hayatta olmalı. Ama bu jestin kimden geldiği de çok önemli. Tanımadığım bir insan bana bunu yaparak beni tavlayamaz. Ben belki tavlayabilirim. (Gülüyor...) Ama ben sevdiğim insanın dışarıda buluştuğumuzda bir demet gülle gelmesini istemem. Bu tür jestleri erkek yapmalı. Ama sevgilimin yaptığı ufacık bir jest, beni çok mutlu ediyor. A.T.: Ben buluştuğumuzda çicek isterim. (Gülüyor) Bayanın yapacağı jestler farklıdır. Özel bir yemek hazırlayabilir. Ya da farklı şeyler yapabilir.

* Hayalinizdeki aşk? A.T.: İkimizde hayalimizdeki aşkı yaşıyoruz. (Gülüyor...)

* Dizinin sloganı vardı; 'Şöhret için neleri feda edebilirsiniz?' diye. Peki ya siz şöhret için neleri göze aldınız, alıyorsunuz? M.Ü.: Ben şöhret için hiçbir şeyimi feda etmedim etmem de. Şöhret değil, benim için önemli olan; yaptığımız işin beğeniliyor ya da beğenilmiyor olması. Şöhret benim yaşantımı etkileyecekse, benim benliğimi etkileyecekse ben bu işi yapmam. A.T.: Şöhreti gelip geçici bir şey olarak görüyorum. Hayatımda hiçbir şey değişmedi ve de hiçbir şeyi feda etmek zorunda kalmadım. Hayatımda şöhretin yeri de tanımı da yok. Ben sadece işimi iyi yapmaya çalışıyorum. Çünkü şöhreti seven ve seçen kişilerin de işi çok zor, ödedikleri bedeller ve tercihleri yüzünden yıprandıkları aşikar ve bunu kaldırmak da her babayiğidin harcı değil.

İKİSİ DE İMAJ YENİLEYECEK

* Yeni imajınıza gelen yorumlar nasıl? A.T.: Sorduğum insanların yarısı beğeniyor, yarısı beğenmiyor. Kaldı ki 2-3 bölüm sonra yine değişecek. Belki de son hali o olacak.

* Nasıl bir imaj olacak? A.T.: Şimdi ben de bilmiyorum ama Işıl'a yeni bir iş gelecek ve saçlar da ona göre değişecek. M.Ü.: Bir ipucu vereyim. Benimki de değişecek. Benimki civciv sarısı olacak. (Gülüyor)

* Geçen bölüm dizide Mert'e de oyunculuk teklifi geldi. Gülşen ile Mert'in karşılıklı bir filmde oynama gibi bir durumu mu olacak? A.T.: Kimbilir, belki. Herkes aynı şeyi soruyor. Herkes öyle olur diyor. M.Ü.: Kader ağlarını belki de örüyordur. Biz de bilmiyoruz. Ama belki böyle bir şey olabilir.

* Dizide sıfırdan Mert'in Gülşen'e aşık olması gibi bir durum mu olacak? A.T.: Mert, Gülşen'i 'Işıl' olarak bildiği halde, hafif bir hoşlanma durumu var. Ama onun neye dönüşeceğini bilmiyoruz.

* Sette zaman nasıl geçiyor? M.Ü.: Saçlarını ne kadar iyi yaparsan yap, biri dağıtabiliyor! (Gülüyor) Benim bir tikim var da... A.T.: Evet ben de biliyorum. Sürekli kızdırıyorum! (Gülüyor...) M.Ü.: Hatta bu tik yüzünden birilerini dövebilirim. Annem ve sevdiğim insan dışında kimse saçıma dokunamaz. Ahu da bunu biliyor ve sürekli saçlarımla oynuyor. Çaktırmadan geliyor... Bir kaç defa dövecektim. Devamlılığı var, mor bir gözle sahneye devam etmesin diye yapmadım. (Gülüyor...)
Haberin devamı işin tıklayın
http://www.sabah.com.tr/gny/gny107-20060126-200.html

sbuffy
28-01-06, 20:15
Asık suratlı komik adam

Tam 7 haftadır ekranda "Şöhret". atv ekranlarında beğeni ile izleniyor. Allah'ım ne kavgalı gürültülü aile.. Her anları hep yüksek sesle geçiyor.. Normal zamanda böyle bir ailede yaşıyor olsanız kesin sinir sisteminizde sorunlar olur.. Her an kavga.. İnsanın eve giderken ayakları geri gider..

Tuğra karakterini canlandıran Atilla Saral'ı çok başarılı buluyorum.. Kendisi çok sevdiğim biri.. Aslında Saral'ı sürekli sert rollerde oynatıyorlar. Açıkçası çok da yakışıyor.. Ama gerçek şu ki, asla böyle biri değil Atilla. Her dakikası esprili, neşeli, hayatı çok hoş yaşayan ve yaşatan biri..
Neden seni hiç daha komik rollerde düşünmezler ki Atilla?.. Valla çok ilginç.. Ama yanlış anlaşılmasın rolünün üzerinden çok güzel geliyor.. Tebrik ederim!..
Bu diziyle ilgili daha konuşacak çok şeyim var ama bu günlük bu kadar diyorum.

Tv çocuğu
http://www.gecce.com/pages/yazi.asp?yid=4173

Kader(ZELAL)
09-02-06, 09:31
Gerçek hayatta yalnız ve mutlu

atv'nin sevilen dizisi 'Şöhret' ile ekranlara dönen Atilla Saral, yine oyunculuğunu konuşturuyor. Dizinin ilerleyen bölümlerinde gönlünün aşka düşeceğini anlatan Saral, gerçek yaşamda ise keyifli bir yalnızlık yaşadığını söylüyor.

Yaklaşık 20 yıldır podyumların aranılan isimlerinden biri olan Atilla Saral, şimdilerde atv'nin sevilen dizisi 'Şöhret'te yakışıklı işadamı Tuğra Soygüder rolüyle ekrana geliyor. Oyunculuğun yanısıra 'benim ilk mesleğim' dediği mankenliği de sürdüren Atilla Saral, "Mankenlikte ikinci baharımı yaşıyorum" şeklinde konuşuyor. Yakında bir ajans kurmayı planladığını anlatan Saral'la 'Şöhret' dizisi, oyunculuk ve gelecekteki projeleri üzerine konuştuk:

* Uzun zamandan beri sizi oyuncu olarak izleyemiyorduk. 'Şöhret'te sizi çeken neydi? Senaryoyu okuduktan sonra Tuğra karakterini kendime çok yakın buldum ve sonuç olarak bu projenin içerisinde yer aldım. İyi ki yer almışım. Çünkü çok genç ve birbiriyle uyumlu bir ekipte çalışıyoruz. Birbirinden değerli oyuncularla kamera karşısına geçiyorum.

'GÜLŞEN'LE EVLENECEK'

* Tuğra nasıl bir karakter ve dizide onu neler bekliyor? Tuğra; başından kötü bir evlilik geçmiş, kadınlara çok güveni olmayan, yalnız yaşayan ama gerektiği zaman çapkınlık yapan bir adam. Bütün bunlardan sonra karşısına çıkan Gülşen onu çok etkiliyor. Ama kızın ona karşı bir ilgisi yok. Bundan sonraki bölümlerde; Tuğra ile Gülşen arasındaki yakınlaşmayı ve evlenmelerini göreceğiz. Daha sonra Tuğra'nın işleri kötü giderken, Gülşen yükselişe geçecek. Gülşen, Tuğra'nın kıskançlık krizlerinden bunalacak ve boşanacaklar.

* Bu rolle ilgili ne tepki aldınız? Ben bu rolü çok beğendim. 'Şöhret' çok renkli bir dizi oldu. İzleyici bizi çabuk sahiplendi. Benim rolüme çok iyi oturduğumu söylüyorlar. Sonuçta hiç kimse dizilerde Oscarlık bir rol yapmıyor. Büyük bir pasta var ve herkes elinden geldiğince bu pastadan bir dilim almak için çalışıyor. Sabahlara kadar çalışıyoruz ama buna değiyor.

'BANA ÇOK BENZİYOR'

* Canlandırdığınız Tuğra karakteri ile ortak noktalarınız var mı? Bazı yönleri bana çok benziyor. Yaş itibariyle birbirimize çok uyduk. Onun kadar zengin olmasam bile ben de iş hayatında atak bir insanım. Onun ağırbaşlılığı bana çok uydu. Tatlı bir çapkınlığı var adamın.

* Tuğra'nın tatlı çapkınlıkları oluyor dediniz. Peki şu anda sizde aşk durumları nedir? Şu anda birlikte olduğum kimse yok. Yalnızım ve mutluyum. Aşk biraz yordu beni. Sadece işimle ilgilenmek istiyorum. Eğer bir aşk yaşayacaksam bile benimle sessiz sakin bir yaşam sürecek, bana yardımcı olabilecek bir ilişki ararım. Onları da bulmak çok zor oluyor.

'İKİNCİ BAHARDAYIM'

* Yıllar geçmiş olsa da, erkek manken dendiğinde neden ilk akla gelen isimlerdensiniz... Bugün Beyoğlu'na çıkıp 'Türkiye'deki erkek mankenleri sayın' deseniz yüzde 85'i beni adımı mutlaka söyler. Ben bu işi çok doğru ve dürüst olarak yaptım. Hiçbir zaman sansasyon haberler içerisinde yer almadım. Hep büyük işlerde, büyük organizasyonlarda oldum ve baş mankenlik yaptım. Bu yıllarca böyle devam etti. Ben hala Faruk Saraç'ın mankenliğini yapıyorum. 39 yaşındayım ve mankenlikte ikinci baharımı yaşıyorum.

* Mankenlikle ilgili ne tür projeleriniz var? 1987'den beri mankenlik yapıyorum ve mesleğime çok büyük saygı duyuyorum. Şu anda da ajans açma düşüncesi var aklımda. Hepsi Avrupa standartlarında 30 kişilik bir kadro kuracağım. Genelde erkek ağırlıklı bir ajans olsun istiyorum. Ajansta 10 tane de bayan manken olacak. Mart ayının sonunda da faaliyete geçireceğim. Bunun dışında arsa ve inşaat sektöründe de yatırımlar yapıyorum.

Laf atarak ünlü olunmaz

Türkiye'de 'erkek manken' denince akla gelen ilk isimlerden biri olan Atilla Saral, şöhret kavramını bir türlü çözemediğini belirterek, "Türkiye'de balon şöhret çok. Televizyona çıkıp sağa sola laf atarak değil, yapılan işlerle şöhret olunmalı" diyor. Özel hayatına her zaman dikkat ettiğini ve yaptığı işlerde seçici olmaya özen gösterdiğini söyleyen Saral, bakın şöhret konusunda neler anlatıyor: "Benim için şöhret Tarkan'dır, Kenan Doğulu'dur, Sezen Aksu'dur, Türkan Şoray'dır, Kadir İnanır'dır. Şöhret uğruna benim hiçbir fedakarlığım olmadı. Seçici olduğum için de şöhretimi devam ettirebiliyorum. İnsanlar bana tebessüm ediyor, gelip konuşuyor. Benim için şöhret budur."

Kader(ZELAL)
20-03-06, 12:18
MEGASTAR TARKAN VE AVUKAT SEVGİLİSİ BİLGE ÖZTÜRK HANGİ “DİZİYİ” SOLUKSUZ İZLİYOR?...

20/3/2006 11:18

Tarkan, sevgilisi Bilge Öztürk’le önceki gece Etiler’deki Mojito’da eğlendi.

Gece kulübüne Atilla Saral ve Murat Erdoğan’la birlikte giden Tarkan, sevgilisini çok özlediğini söyledi.

Tarkan, Bilge Öztürk’le atv’de yayınlanan “Şöhret” adlı diziyi kaçırmadıklarını da söyledi. Tarkan, arkadaşı Atilla Saral’ın başrolünde oynadığı Şöhret’i izlerken kendinden de bir şeyler buluyormuş. (uçankuş adlı sitede yer alan bir haber)

esse_m
19-04-06, 16:23
Atilla saral tv8 de ipek yolu programında konuktu. Dizi yazın tatile girdikten sonra gelecek sezon devam edeceğini söyledi yapımcıyla konuşmuşlar bugün senede kendisine 5-6 proje geliyormuş ama atilla saral bu projeyi çok beğenmiş ve rolünü kendine çok yakıştırmış diziden çok keyif aldığını kendisine benzer yönleri olduğunu söyledi tuğra karakterinin biz bu işe sessiz sakin başladık ne bilbord milbord hazırladık ne tanıtım yemeği verdik dedi.Şu anda çok iyi gittiğini reytinglerde genelde 1. , 2. oluyoruz iyi bir izleyicisi var dedi .

Kader(ZELAL)
28-04-06, 08:58
Kötü adamı iyi oynuyorum

atv'nin sevilen dizisi 'Şöhret'te canlandırdığı Serkan karakteri ile beğeni toplayan Burak Altay, oynadığı rol üç dakika bile olsa, bir anlam ifade etmesi gerektiğini söylüyor. İleride yönetmenlik yapmak istediğini belirten Altay'ın gönlünde, Çetin Tekindor'la aynı projede rol almak yatıyor.

atv'nin sevilen dizisi 'Şöhret'te, dizinin 'şöhret'i Gülşen'in kardeşi Serkan karakterini canlandıran Burak Altay, başarılı oyunculuğuyla dikkatleri üzerine çekiyor. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro ve Oyunculuk Bölümü mezunu olan yakışıklı oyuncu, 26 yaşında olmasına rağmen şimdiye kadar birçok projede yer aldı. Ancak onun izleyicinin gönlünü kazanması; "Benim için dönüm noktasıydı" dediği Asmalı Konak'taki Salih rolüyle oldu. Altay'la oyunculuk ve 'Şöhret üzerine konuştuk...

* Televizyon izleyicisi seni ilk önce Asmalı Konak ile gördü değil mi? Benim ilk deneyimim 'Balalayka' adlı sinema filmiydi. Arkasından 'Asmalı Konak' geldi. Zaten bu dizi benim için dönüm noktası oldu.

'EĞLENCELİ BİR HAL ALDI'

* 'Asmalı Konak'taki yönetmenin Çağan Irmak'tı... Yaz aylarında onun çektiği 'Babam ve Oğlum' sinemalarda fırtına gibi esti... Filmin başarılı olacağına inanıyordum. Çağan hikaye anlatma konusunda çok profesyonel bir yönetmendir. 'Şöhret'in yönetmeni Bahadır İnce de Çağan Irmak'ın asistanıdır.

* İkisi de oyuncu yönetmeni olarak adlandırılan yönetmenlerden... İkisinin de kafa yapısı, mantık ve oyuncu yönetimi çok çok iyi. Çağan ve Bahadır gibi yönetmenler, birikimleriyle birçok insanı farklı noktalara götürüyorlar. Benim için de öyle oldu. 'Şöhret'teki rolüm, keyif alarak oynadığım bir rol haline geldi. Başta aile içerisinde mafyaya özenen bir çocukken, yönetmenin ve benim düşüncelerimle, hem iyi hem kötü, hem ezilen hem ezen bir karaktere büründü. Adam dövdüğü yerde çok piskopat ama kızın karşısına geldiği zaman tutulan bir hal aldı. Benim için de eğlenceli hale geldi.

'DOĞRU YAPTIĞIMI GÖSTERİR'

* Yapılan yorumlarda da ekranlardaki 'en iyi kötüler' arasında gösteriliyorsun... Aslında 'kötüyü iyi oynayanlar' arasında sayılmak, benim için çok güzel ve hoşuma giden bir şey oldu. Bu, bizim rolü doğru yaptığımızı ve iyi canlandırdığımızı gösteriyor.

* Ama canlandırdığın karakter tam da kötü değil. İyi ve kötü arasında gidiyor... Orada da kalması gerekiyor aslında. Tam kötü olursa hiçbir anlam ifade etmeyecek. Eğer iyi olursa bu sefer rengi olmayacak. Bu çizgide tutabilmek önemli.

* Kötü adamı iyi canlandırdığını düşünğün için mi bu tarz rolleri kabul ediyorsun? Açıkçası kötü adamı iyi canlandırıyorum. Ama iyi adamı da iyi oynayacağıma inanıyorum. Amacı belli olan rolleri seviyorum.

'SÜRPRİZLERLE DOLU...'

* 'Şöhret'te ilerleyen günlerde ne olacak? Hikaye öyle geniş bir hikaye ki... Her an her şey olabilir. Senaryoyu her elime aldığımda 'bunu ben düşünmemiştim' dediğim bazı hikayeler ve sahnelerle karşılaşıyorum. İzleyiciyi süprizler bekliyor. 'Şöhret', bizim dünyamızı ve camiamızı anlattığı için, her an her şey değişebilir. Çok farklı süprizler olabilir. Gülşen dibe vurabilir. Müberra zirve yapabilir. Ya da bunun tam tersi olabilir. Gülşen işi bırakabilir. Onun yerine ben sinema oyuncusu olabilirim. O kadar süprizli bir dizi ki, ne olacağını inanın ben bile tahmin edemiyorum.
MUSTAFA KIZIL MAGAZİN

Al Pacino'nun arkasından geçen adam olmam!

* Benim rol ayrımım yok. İçime sinen, altından kalkacağıma emin olduğum rolleri oynarım. Muhtemelen de altından kalkarım.

* Derinliği olan rolleri severim. Hikayenin içerisinde rolüm 3 dakika bile olsa, o 3 dakika bir şey ifade etmeli. Mesela Al Pacino'lu bir filmde arkadan geçen bir adamı oynamak istemem.

* Canlandırdığın rol bir şey söylemeli, bir şeyler anlatmalı. Oynadığım rolle bir anlam ifade etmeliyim.

* Örnek aldığım ve keşke karşılıklı oynasak dediğim oyuncu Çetin Tekindor'dur... 'Babam ve Oğlum'daki performansı ile ne kadar büyük bir oyuncu olduğunu gösterdi. Oscarlık bir oyunculuk sergilemiş.

* 4 yıldır Devlet Tiyatrosu'nda görev yapıyorum. Bu sezon Erzurum'da sahnelenen 'Müfettiş'te oynuyorum. Dolandırıcı ama kötü olmayan bir adamı canlandırıyorum.

* Hem tiyatroyu hem de televizyonu sürdürmeye çalışıyorum. Ama yönetmenlikle ilgili düşüncelerim var. Zaman içinde bunu da gerçekleştireceğim.

Kader(ZELAL)
08-05-06, 16:50
http://www.e-kolay.net/kadin/images/Atilla_1.jpg

http://www.e-kolay.net/kadin/images/Atila_2.jpg

http://www.e-kolay.net/kadin/images/Atila_3.jpg

http://www.e-kolay.net/kadin/images/Atila_4.jpg

http://www.e-kolay.net/kadin/images/atilla_5.jpg

http://www.e-kolay.net/kadin/images/Atilla_6.jpg

http://www.e-kolay.net/kadin/images/atilla_7.jpg

http://www.e-kolay.net/kadin/images/atilla_8.jpg

Atilla Saral
Türkiye'de 'erkek manken' denince akla gelen ilk isimlerden biri olan, yıllarca birçok sinema filmi ve dizilerde rol alan Atilla Saral, son olarak ilgiyle izlenen ‘Şöhret’ dizisinde ‘Tuğra’ karakterini canlandırıyor ve adından yine başarıyla söz ettiriyor.
01.05.2006
27 Mart 1966 yılında Ankara’da doğan Atilla Saral, Başkent Lisesi’nden mezun olmuş.

1984 yılında ilk kez mankenlik yapmaya başlamış. Ardından 1987 yılında Hürriyet Gazetesi ‘Sinema Kralı’ seçilmiş.

Mankenlikle ilgili olarak; mankenlerin son zamanlarda elbiseleri değil, kendini tanıttığını söyleyen Atilla Saral, "Modacılar defilemden nasıl söz ettiririm diyerek bilinçli hareket ediyorlar. Türkiye'de mankenlik bitti.” diyor.

Modacıların artık erkek mankenlere ihtiyaç duymadığını belirten Saral, mankenlerin kötü bir savaş içerisine girdiğini, suya atlayanlardan sadece karşıya geçebilenlerin kurtulabildiğini de sözlerine ekliyor.

Sevilen dizisi ’Şöhret’ ile akla gelen ‘şöhret’ konusu açıldığında ise şöhret kavramını bir türlü çözemediğini belirterek, "Türkiye’de balon şöhret çok. Televizyona çıkıp sağa sola laf atarak değil, yapılan işlerle şöhret olunmalı" diyor.

Özel hayatına her zaman dikkat ettiğini ve yaptığı işlerde seçici olmaya özen gösterdiğini söyleyen Saral, şöhret konusunda sözlerine şöyle devam ediyor: "Benim için şöhret Tarkan’dır, Kenan Doğulu’dur, Sezen Aksu’dur, Türkan Şoray’dır, Kadir İnanır’dır.
“Seçici olduğum için de şöhretimi devam ettirebiliyorum. İnsanlar bana tebessüm ediyor, gelip konuşuyor. Benim için şöhret budur” diyor.

“Ünlü olmak için neleri feda edersiniz?” sorusuna "Şöhret uğruna benim hiçbir fedakarlığım olmadı. Bu işe şöhret amaçlı başlamadım. Keyif aldığım için yapıyorum. Ancak oyuncu olduğum için özel yaşantımda dikkatli olmaya ve yaptığım işle gündeme gelmeye çalıştım." diye cevap veriyor.
Dizide rol gereği gönlü aşka düşen Atilla Saral, gerçek hayatta keyifli bir yalnızlık yaşadığını belirtiyor.

Bunları biliyor muydunuz?

- Ata binmeyi çok sevdiğini,

- Bir zamanlar Pub açtığını,

- Birçok dizide canlandırdığı onca rolün yanında şimdiye kadar 20 sinema filminde rol aldığını,

- Oyunculuğun yanı sıra ’benim ilk mesleğim’ dediği mankenliği de sürdürdüğünü,

- Yakında bir ajans kurmayı planladığını…

sbuffy
11-06-06, 11:16
Sindirella ekibi 'Şöhret'i kutladı

http://www.sabah.com.tr/2006/06/11/gny/im/ADB297695B22894AB736BA8Db.jpg

Butikte çalışırken keşfedilen Gülşen'in hikayesini anlatan atv'nin sevilen dizisi 'Şöhret'in oyuncuları biraraya geldikleri yemekte stres atıp, dizinin başarısını kutladılar.

atv ekranlarında ilk başladığı günden bu yana izleyicinin beğenisi kazanan 'Şöhret' dizisinin oyuncuları, önceki gece Portaxe Restaurant'a verilen yemekle sezonu zirvede kapamalarını kutladılar. Başrollerini Ahu Türkpençe, Murat Ünalmış, Nurseli İdiz ve Atilla Saral'ın paylaştığı dizi önümüzdeki sezon da atv ekranlarında devam edecek. Dizinin başrol oyuncusu Ahu Türkpençe, 'Şöhret'in başarılı olacağına dizinin başladığı günden bu yana inandığını söylüyor ve "Dizinin başarısının sırrı; iyi bir hikaye ile iyi bir ekibin biraraya gelmesi. Dizide çok gerçek bir işin içerisindeyiz ve bunu izleyiciye yaşatıyoruz" diyor.

HİT BİR DİZİ
'Şöhret'in bir diğer 'jön'ü Murat Ünalmış ise dizinin bu kadar başarılı olacağını tahmin etmiyormuş. "Senaryomuz çok iyiydi ama Şöhret'in bu kadar 'hit' olacağını hiç düşünmemiştim" diyen Ünalmış, şöyle devam ediyor: "İnsanlar birbirine değer verdiği ve kardeş gibi olduğu sürece, senaryo ister iyi olsun ister kötü her şey yolunda gidiyor. Hep beraber elele verdik ve bu Sindirella masalını zirveye taşıdık."

http://www.sabah.com.tr/2006/06/11/gny/im/ED1C641C519A8545A705CA14b.jpg

BAŞARI DİZİYLE GELDİ
'Şöhret'te canlandırdığı Tuğra karakteri ile oyunculuk yeteneğini kanıtlayan Atilla Saral da güzel bir hikaye için çok doğru bir kadro kurulduğu görüşünde. Saral, şunları söylüyor: "Biz projenin en başından beri başarılı olacağına ve izleyicinin bu projeyi sahipleneceğine inandık. Ben de 'Şöhret'te hem manevi hem de maddi olarak oynadığım karakterin hakkını veriyorum. Diziyle 40 yaşımın seyirci kitlesiyle buluştum. Bu dizi ile istediğim başarıyı yakaladım."

kaynak:sabah/Mustafa Kızıl

Kader(ZELAL)
15-06-06, 08:36
"Şöhret" dizisinde zengin patron Tuğra'yı oynayan Atilla Saral, eli sıkı bir tüketici...
Daima indirimi beklerim

"Alışverişle aranız nasıl?" sorumuza "param olduğu sürece gayet iyi" yanıtını veren Saral hep kaliteli ürünü ucuza almayı hedefliyor. Bunun için de ihtiyaçlarını karşılamakta mecbur kalmadıkça acele etmiyor

RÖPORTAJ: MÜJGAN KULLE

"Ünlülerle söyleşi" köşemizin bu haftakmi konuğu zamana meydan okuyan bir isim...
20 yıldır podyumların aranılan isimlerinden biri olan Atilla Saral, şimdilerde atv'nin sevilen dizisi "Şöhret"te, yakışıklı işadamı Tuğra Soygüder rolüyle ekrana geliyor. Yakışıklılığı, düzgün fiziği ve hiç bozulmayan çizgisiyle, hala hem podyumların hem de beyaz camın aranan isimlerinden biri olmak onu ve sevenlerini çok mutlu ediyor.
* Bu kadar uzun bir süre için podyumların aranan ismi olmayı nasıl başardınız?
- Mankenliği, gerçek anlamda iş ve meslek olarak kabul etmem ve işime duyduğum saygıdan dolayı firmaların da bana karşı saygı duyduğunu düşünüyorum. Ve bu öyle bir saygı ki hala da mankenlikten para kazanıyorum.
* Bu alanda yeni projeler var mı?
- Evet var. Önümüzdeki günlerde Sayın Başbakan'a Osmanlı Defilesi yapacağız. Vizon Show'u yeni bitirdim... Defileler devam edecek.

EKİP EĞLENCELİ
* Mankenlik dışında birçok sinema filmi ve dizide rol aldınız... Bunlardan biri de son çalışmanız "Şöhret"... Bu dizide sizi çeken ne oldu? Neden böyle bir proje...
- Öncelikle doğru kadro, doğru yapım şirketi ve doğru hikaye-senaryo diyebilirim.
Senaryoyu okuduktan sonra, Tuğra karakterini kendime çok yakın buldum ve sonuç olarak projede yer aldım. İyi ki yer almışım. Çünkü çok genç ve çok uyumlu bir ekipte çalışıyoruz. Birbirinden değerli oyuncularla kamera karşısına geçiyorum.
* Tuğra ile benzer yönleriniz neler?
- Örneğin merhametli, çalışkan, işini seven biri ve bir aşk adamı ama bu konuda biraz fazla (gülüyor)...

ŞÖHRETİN BEDELİ
* Rol arkadaşlarınız, Nurseli İdiz ve Ahu Türkpençe ile ilişkileriniz nasıl?
- Olağanüstü iyi, diyebilirim... Zaten bugüne kadar yapmış olduğum dizilerdeki oyuncularla hiçbir problem yaşamadım, şimdi de yaşamıyorum. Onlarla çalışmak benim için büyük zevk...
* Oyunculuk anlamında sizi yeni projelerde görecek miyiz?
- Şöhret dizisi bittikten sonra bir süre dinleneceğimi hissediyorum. Bu arada sinema için ilk kısa metrajımı oynadım.
* "Şöhret" sizin için bir anlam taşıyor mu?
- Nasıl taşımasın! O bizim çocuğumuz!
* Nasıl yani?
- Hııı o şöhreti mi soruyorsunuz! (gülüyor) O gerçek anlamda hiçbir anlam taşımıyor benim için...
* Sizce "şöhret"in bir bedeli var mı?
- Tabii var. Ama ben o bedeli ödeyen insanlardan değilim. Çünkü ben halkın yanındayım, halktan geldim ve halkla yaşamayı seviyorum.
* Size göre "şöhret" kelimesinin en çok yakıştığı isim ya da isimler kimler?
- Tarkan.

PARAM OLDUKÇA
* Boş vakitlerinizi nasıl geçirirsiniz?
- Genelde evim ve bahçemle uğraşarak zaman geçiriyorum. En büyük zevkim motosiklete binmek.
* Peki formda kalmayı nasıl başarıyorsunuz?
- Fırsat buldukça yaptığım spor, yürüyüşler ve neşe ile (gülüyor)...
* Yaptığınız özel bakımlar var mı?
- Hayır yok. Belli zamanlarda güzellik salonunda cilt bakımı yaptırıyorum o kadar.
* Alışverişle aranız nasıl?
- Param oldukça gayet iyi (gülüyor).
* Alışverişte sizin için en önemli noktalar neler?
- Kaliteliyi olabildiğince ucuza alabilmek. Ayrıca indirim zamanlarını beklemek...
* Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
- Tüm güzel İzmir'e ve okuyucularınıza sevgilerimi iletiyorum. En kısa zamanda Çeşme'de görüşmek dileğiyle...


Çekimler dışında özgürlükçüyüm
* Biraz da moda... Sizi genelde şık kıyafetler içinde görüyoruz. Atilla Saral'ın giyim stilini anlatır mısınız?
- Beni sadece çekimlerde ve TV programlarında şık görebilirsiniz (gülüyor). Onun dışında özel hayatımda kesinlikle marka seçmem. Neyin içinde kendimi rahat hissediyorsam onu giyerim. Bu nedenle de kıyafetlerim her zaman spor ve rahattır.
* Tarzınızı iki kelimeyle anlatın desem?
- Özgürlükçü ve neşeli.
* Sizin için giyimde olmazsa olmazlar neler?
- Bluejean ve keten kumaş.
* Ya renk tercihleriniz?
- Yeşil, gri ve bej.
* Aksesuvar kullanmayı seviyor musunuz?
- Saat haricinde hiçbir şey kullanmıyorum.

http://www.yeniasir.com.tr/ya2006/06/10/gunluk/eimgs/alisveris3-2.jpg

Mankenlikte Avrupa'nın önüne geçtik
* Sizce podyumlarda neden erkek mankenler, bayanlar kadar ön plana çıkmıyor? Neden hep gündemde bayanlar var?
- Türkiye'de erkek modasını genelde bayanların takip etmesi ve erkek firmalarının çok az olması ya da çok ön planda olmamaları buna sebep oluyor bence. Bir de erkek mankenler çok fazla dedikoduyu sevmiyor, işlerine bakıyorlar (gülüyor).
* Mesleğinizin şu anki konumu için neler söyleyeceksiniz? Sizce bu işin hakkını veren isimler kimler?
- Şu anki konumu Avrupa standartlarıyla birebir ve hatta öne geçmiş durumda diyebilirim.
İsim vermek istemiyorum ama çok fazla meslektaşım var bu işin hakkını veren.
Ve ben bu mesleği ciddi bir meslek olarak kabul eden bir insan olarak, bu durumun böyle olmasından dolayı çok mutluyum.

Kader(ZELAL)
15-06-06, 08:44
http://www.e-kolay.net/kadin/images/muratson.jpg
Murat Ünalmış

‘Şöhret’ dizisinde canlandırdığı ‘Mert’ karakteriyle dikkatleri üzerine çeken Murat Ünalmış hakkındaki öğrenmek
24 Nisan 1981’de Kayseri’de doğan ve çocukluğu Kayseri’de geçen Murat Ünalmış, ortaokul dönemi sonrasında İstanbul’a gelmiş. Lise yıllarında profesyonel olarak Fenerbahçe Kulübü’nde basketbol oynamış. Sonra Marmara Üniversitesi’nde İşletme Bölümü’nde okuyup, mezun olmuş.

Üniversite eğitiminden sonra Akademi İstanbul’da oyunculuk eğitimi almış. Bu eğitim sürecinin paralelinde; Hayat Bağları, Sınırlı Aşk, Kurşun Yarası dizilerinde ve “Üç Kadın”, “Deli Duran”, “Sen Ne Dilersen” adlı sinema filmlerinde rol almış.

Son beş yıldır oyunculuk sektöründe olan Murat Ünalmış, şu an Atv’de yayınlanan “Şöhret” adlı dizide başrol “Mert” karakterini canlandırıyor.

Kadınların kendini neden bu kadar beğendiği sorusuna, “Bu konuyu çözebilmiş değilim ama eli yüzü düzgün bir erkeğim. Bu yüzden mi beğeniyorlar bilmiyorum ama bildiğim tek şey yalansız ve dürüst bir insanım” şeklinde cevap veriyor.

Konu aşka geldiğinde, “Aşk çok değişik bir şey. Ne onunla olunuyor, ne de onsuz... Kimsenin tarif edemediği bir duygu. Ama bana göre bence bir ihtiyaç. Daha önce hep aşık olduğumu düşünüp, daha sonra aşık olmadığımın farkına varmışımdır.” diyen Ünalmış, dizide canlandırdığı Mert karakterinin yaşadığı aşkı vurgulayarak “Ben gerçek yaşamda da kendi adıma böyle bir aşkı yaşıyorum. Bir hafta onunla, bir hafta başkasıyla yaşayamam. Benim hayatımda bir insan varsa bu ebedi olmalı. Ben en azından böyle yaşıyorum. Tutkulu, sadık, dürüst ve adam gibi yaşıyorum.” diyerek bu konudaki düşüncelerini dile getiriyor.

'Şöhret için neleri feda edebilirsiniz?' diye dizinin sloganı kendisine hatırlatıldığında ve de ‘Peki ya siz şöhret için neleri göze alırsınız?’ diye sorulunca cevabı “Ben şöhret için hiçbir şeyimi feda etmedim etmem de. Şöhret değil, benim için önemli olan; yaptığımız işin beğeniliyor ya da beğenilmiyor olması. Şöhret benim yaşantımı etkileyecekse, benim benliğimi etkileyecekse ben bu işi yapmam.” şeklinde oluyor.

Hayat felsefesinin ne olduğu sorulduğunda ise “Her zaman doğru ve adam gibi yaşamak” cevabını veriyor.

Bunları biliyor muydunuz?

- Duygusal ve kendi halinde biri olduğunu,

- Rol aldığı ‘Şöhret’ dizisi için "Bu dizi benim bebeğim.” dediğini,

- ‘Deli Duran’ adlı sinema filminde çok sivri bir karakter canlandırdığı için göze battığını düşündüğünü,

- Kendisini jön olarak görmediğini, “Ben bir oyuncuyum” dediğini,

- Hayatının hiçbir döneminde çapkın olamadığını,

- ‘Şöhret’ dizisinde canlandırdığı ‘Mert’ karakterinin, aşkı için gözü karartan halinin kendisine yakın olduğunu,

- Aşk söz konusu olduğunda, birine bakarken utanan bir tip olduğunu,

- Romantik taraflarının olduğunu ama dizide canlandırdığı ‘Mert’ karakteri gibi sokak ortasında balonlar almadığını ama bunun hoşuna gittiğini ve ‘Böyle yapmak gerek’ dediğini,

- “Annem ve sevdiğim insan dışında kimse saçıma dokunamaz.” dediğini...

Hazırlayan: Melike Birgölge

http://www.e-kolay.net/kadin/images/murat1b.jpg
http://www.e-kolay.net/kadin/images/murat2b.jpg
http://www.e-kolay.net/kadin/images/murat3b.jpg
http://www.e-kolay.net/kadin/images/murat4b.jpg
http://www.e-kolay.net/kadin/images/murat5b.jpg
http://www.e-kolay.net/kadin/images/murat6b.jpg
http://www.e-kolay.net/kadin/images/murat7b.jpg
http://www.e-kolay.net/kadin/images/murat8b.jpg

Kader(ZELAL)
23-06-06, 16:08
Bugün Yalçın Dümer'in programına Şöhret dizisinin yönetmeni Bahadır İnce konuk oldu. Çok eğlenceliydi. Yayına Gold Film'in sahibi Faruk Turgut'ta katıldı. Şöhret'in başarısından çok memnun olduğunu söyledi. Yeni sezon için hazırladığı projelerinde Şöhret kadar başarılı olmasını istediğini belirtti. Bahadır İnce kadronun çok genç olduğunu, insanların her sabah işe gülümseyerek geldiklerini söyledi. Başarının sırrının birazda bunlardan kaynaklandığını belirttiler.Bu sezon dizinin konusunun asal ilerlediğini, ama önümüzdeki sezon daha da farklılaşacağı tarzında cümleler kurdu. Ayrıca hani nikah memuru Işıl Türker olarak soruyu sormuştu ya bununla ilgili gazetelerde çıkan haberleri okuduğunu ama bu konuda bir hata yapmadıklarını söyledi. Gülşen'in dizide adının Işıl Türker diye resmi olarak değiştiğini, sadece yakın çevresinin ona Gülşen diye hitap ettiğini dolayısıyle bir hata olmadığını söyledi.Ayrıca Yalçın Dümer diziyi övdüğü zaman Bahadır İnce hap mütevazı davrandı.Umarım önümüzdeki sezonda bu sezon yakaladığımız başarıyı sürdürürüz, dedi. Çok yoğun çalıştıklarını söyledi. Bir bölümü hemen hemen altı buçuk günde çektiklerini söyledi.Bu yüzden Şöhret bittikten sonra biraz dinlenmek istediğini söyledi.Başını kaçırdım programın. O yüzden aklımda kalanlar da bunlar malesef.

ersa1
05-07-06, 08:33
'Bir İstanbul Masalı' ile seçilen değil seçen oldum

atv'nin sevilen dizisi 'Şöhret'in başrol oyuncusu Ahu Türkpençe, 'Bir İstanbul Masalı'nın 10 Temmuz'dan itibaren yeniden yayınlanacak olmasından dolayı çok heyecanlı. Güzel oyuncu, kendisine proje seçme lüksünü kazandırdığını söylediği dizinin yerinin hep özel kalacağını belirtiyor.

atv'nin sevilen dizisi 'Şöhret'in başrol oyuncusu Ahu Türkpençe, kendisine gerçek hayatta şöhret basamaklarının kapısını aralayan televizyon dizisi 'Bir İstanbul Masalı'nın gönlünde özel bir yeri olduğunu söylüyor. Güzel oyuncu, bugünlerde apayrı bir heyecan içinde. Bunun nedeni de, yayınlandığı zaman reyting rekorları kıran dizinin 10 Temmuz Pazartesi akşamından itibaren hafta içi her akşam yeniden ekrana gelecek olması... Güzel oyuncu, kendisinin geniş kitleler tarafından tanınmasını sağlayan 'Bir İstanbul Masalı'nın hayatındaki yerini şu sözlerle özetliyor: "Bu diziyle artık seçilen kadın olmaktan çıkıp, seçen kişi olmaya başladım..."

'AŞK SÖYLENTİSİ YALAN'
Türkpençe, 'Şöhret'teki rol arkadaşı Atilla Saral ile hakkında çıkan aşk dedikodularını ise kesin bir dille yalanlıyor. "Duyunca çok şaşırdım. Atilla ile iş arkadaşıyız. Şu an beraber olduğum biri de yok" diyen Türkpençe, bu sözleriyle uzatmalı sevgilisi Fethi Kantarcı ile ayrıldığını da ilk kez teyit etmiş oldu... Başarılı oyuncunun bir diğer heyecanı ise Türkiye'nin ilk kadın radyosu olan Radyo Pink'te her çarşamba günü yaptığı radyo programı... 'Kareli Gömlek' adlı bir program hazırlayan Türkpençe, radyonun internet sitesinde de aşka dair yazılar yazıyor...

* 'Şöhret', sezonu zirvede kapadı. Diziye başlarken bu kadar tutacağını bekliyor muydunuz? Ya da endişeleriniz var mıydı?
Hayır çünkü yaptığım işi severek icra etmek, işin birinci olup olmamasından önemli. 'Bir İstanbul Masalı'na başlarken de 'bu dizi birinci olur' diye düşünmemiştim. Ama çok iyi bir işti ve hak ettiği yere geldi. Aynı şey 'Şöhret' için de geçerli. 'Şöhret' şu an olduğu gibi başarıyı yakalamasaydı bile, yaptığım seçim yüzünden pişman olmazdım. Çünkü canlandırdığım karakteri severek oynuyorum. Bu ekibin içinde olmaktan dolayı da oldukça mutluyum.

* Siz de dizide canlandırdığınız karakter gibi şöhret basamaklarını tırmanan bir oyuncusunuz. Canlandırdığınız karakter bu basamakları tırmanırken çok zahmetli yollardan geçiyor. Peki siz bu sorunları yaşadınız mı? Ya da yaşıyor musunuz?
Gülşen'le alakam yok. Dizideki karakter liseyi bırakıp çalışma hayatına atılan, daha sonra da oyunculuk işine başlayan ve bunu tamamen geçim derdi yüzünden yapan bir kadın. Ama ben bilinçli bir şekilde üniversiteye gidip, bu işin eğitimini almış ve oyunculuğu kendime meslek olarak seçmiş biriyim. Bundan dolayı Gülşen'in yaşadığı sorunlara benzer bir şey de doğal olarak yaşamıyorum.

* Şöhret için bedel ödediniz mi?
Hayır hiçbir bedel ödemedim. Kimileri şöhret merkezli yaşıyor ve bunu kaybetmemek için de bazı tavizler verip, bedeller ödüyor olabilir. Ama benim hayatımın merkezinde şöhret kavramı olmadığı için; yapmak istemediğim hiçbir şeyi yapmadım. 'Ödedim' diyebileceğim bir bedel de olmadı. Ben sadece işini yapan bir oyuncuyum.

* Dizi kilit bir noktada düğün sahnesinde final yaptı. İlerleyen bölümlerde neler yaşanacak? Ya da iki aşk arasında kalan Gülşen neler yapacak?
Henüz dizide iki aşk arasında kalmış değil. Öyle bir şey olduğu zaman neler yapmalı o zaman düşünürüz. (Gülüyor.) Şu an için mutlu ve evlilik hazırlıkları yapan bir kadın sadece...

ATİLLA SARAL'LA ARKADAŞIZ
* Geçtiğimiz günlerde Atilla Saral ile aşk yaşadığınıza dair haberler çıktı...
Gerçekten öğrenince çok şaşırdım. Asparagas haberlere alışığım ama bu haberi öyle ciddi yazmışlar ki, benim bile inanasım geldi. Kendimden şüpheye düştüm. (Gülüyor) Şaka bir yana tabii ki böyle bir şey yok. Atilla ile sadece iş arkadaşıyız. Üstelik ben ilişkisini gizli yaşayan biri değilim. Yani sevgilim olduğunda köşe bucak saklanmıyorum. Bu yüzden bu tür haberler bana komik geliyor. Şu an beraber olduğum biri yok. Olursa söylemekten kaçınmam. Tam tersine sevgilimin adını söylemekten gurur duyarım. O yüzden benim yeni bir ilişkim olursa bunu da daha önce yaptığım gibi kaçıp, saklanmadan yaşayacağım. Ama şu an için yalnızım.
MUSTAFA KIZIL MAGAZİN

Sabah Gazetesi
04.07.2006

masal_perisi
22-08-06, 19:25
ŞÖHRET
YENİ SEZON HİKÂYE ÖZETİ


Geçen Sezon Finali: Tuğra’nın son anda düğüne gelişi şok etkisi yaratsa da,Gülşen’in kararında etkili olamamıştır. Nikah kıyılmış, iki aşık hayal ettikleri mutluluğa kavuşmuşlardır.



Yeni Sezon: Düğün’ün üzerinden dört yıl geçmiştir. Gülşen bu geçen zamanda şöhret basamaklarını hızla tırmanmıştır. O artık, tüm medyanın yakından takip ettiği ünlü yıldız Işıl Türker’dir. Şöhretin gerektirdiği gibi lüks içinde yaşamakta, her geçen gün başarısı artmaktadır. Tüm bunlar evlilik hayatını olumsuz etkilemektedir. Sürekli yerinde sayan ve Gülşen’in yükselişinin altında ezilen Mert, gittikçe huzursuz, problemli bir adam haline gelmektedir. Gülşen bu durum karşısında çaresiz kalmakta, sevdiği adamı tanıyamamaktadır. Ayrıca birbirlerinden çok önemli iki gerçeği saklamaktadırlar. Mert’in Lale’den bir oğlu olmuştur. Gizlice çocuğunu görmekte ve onlara maddi destek vermektedir. Gülşen ise,

hala kızlarıyla ilgili gerçeği Mert’e açıklamamıştır. Pelin Gülşen’i halası zannetmektedir.

Gülşen ailesini yanından ayırmamıştır. Gülşen’in gösterişli villasında birlikte yaşamaktadırlar. Hepsi bu zengin yaşantıya adapte olmuş, büyük değişimlere uğramışlardır. Serkan ise hapistedir, çıkmasına az bir süre kalmıştır.

Müberra bu geçen zaman da iyice düşüşe geçmiştir. Yardımcısı Nebahat’le beraber sürekli planlar yapmakta, fakat tüm kapılar yüzüne kapanmaktadır. Artık sadece “Işıl Türker’in kayınvalidesi”dir medyanın gözünde. Bu da onu çileden çıkarmaktadır. Gülşen’e olan hırsı her geçen gün artmaktadır.

Gülşen zor günler geçirmektedir, hem şöhret’in ağır yükünü taşımakta hem de evinde huzursuzluk yaşamaktadır. Düğün’den sonra yurt dışına giden ve dört yıl boyunca dönmeyen Tuğra ise, tam da bu dönemde kesin dönüş yapacaktır.


Hayatı her geçen gün daha karmaşık hale gelen Gülşen, sonunda aradığı mutluluğu bulacak mıdır?


YENİ HİKAYESİYLE “ŞÖHRET” EYLÜL’DE ATV EKRANLARINDA...

Kader(ZELAL)
21-09-06, 08:08
http://www.sabah.com.tr/2006/09/21/gny/im/01A98C9DB283714FBE3299DDc.jpg
Gülşen artık star Aradan 4 yıl geçti

Aşk masalı 'Şöhret' tatilden döndü. Ancak dizideki kimse bıraktığınız gibi değil. Aradan tam 4 yıl geçti. Gülşen yıldız oldu, Müberra düşüşte, Mert ise mutsuz.

atv'nin en sevilen aşk masalı 'Şöhret' bu akşam yeni sezonun ilk bölümüyle karşınızda olacak. Başrollerini Ahu Türkpençe, Murat Ünalmış, Nurseli İdiz ve Atilla Saral'ın paylaştığı dizinin yeni bölümü sürprizlerle dolu. Mert ve Gülşen'in olaylı düğünlerinin üzerinden dört yıl geçmiştir.

ŞÖHRETE ULAŞTI AMA
Gülşen bu geçen zamanda şöhret basamaklarını hızla tırmanmıştır. O artık ünlü yıldız Işıl Türker'dir. Tüm bunlar evlilik hayatını olumsuz etkilemektedir. Gülşen'in bu yükselişi, Mert'- le arasında sorunlar yaratmaktadır. Üstelik ikisi de birbirlerinden çok önemli iki gerçeği saklamaktadır. Gülşen ailesini yanından ayırmamıştır. Ailenin tüm fertleri bu zengin yaşantıya adapte olmuştur. Müberra düşüşe geçmiştir. Tüm kapılar yüzüne kapanmaktadır, bu da Gülşen'e olan hırsını iyice arttırmaktadır. Düğünden sonra Amerika'ya giden Tuğra ise bu sırada dönecektir.
http://www.sabah.com.tr/2006/09/21/gny/im/059335166E2E6A4C971DC6CBb.jpg

Kader(ZELAL)
05-10-06, 08:56
http://www.sabah.com.tr/2006/10/05/gny/im/A318CB3751813F4FB10D403Fd.jpg

'Şöhret'te sürpriz gelişmeler var... Tuğra'nın Efe ile ilgili gerçeği bildiğini anlayan Mert fena halde köşeye sıkıştı
Başrollerini Ahu Türkpençe, Murat Ünalmış, Nurseli İdiz ve Atilla Saral'ın paylaştığı 'Şöhret' yeni bölümüyle karşınızda. Dizide bu akşam olaylar şöyle gelişiyor: Tuğra'nın, Efe'yle ilgili gerçeği bildiğini öğrenen Mert köşeye sıkışmıştır. Gülşen'in Şebnem'le çalışmasına ses çıkaramaz. Gülşen olanlardan habersizdir.

SERKAN HAPİSTEN ÇIKTI
Bu arada hapiste olan Serkan, gelen sürpriz bir haberle havalara uçar. Hakan ve Yeşim cephesinde ise olaylar iyice karmaşık bir hâl almaktadır. Diğer taraftan Şafak, Yeşim'in güvenini iyice kazanmıştır. Müberra için yeni bir plan yapan Nebahat, Mert'ten yardım isteyecektir. Gülçin, Yeşim'in yanında çalışmaya başlar. Tuğra ise, hayatıyla ilgili çok önemli bir karar alır. Aynı kreşte olan Efe ve Pelin'- in yakınlaşmaları gittikçe büyüyen bir tehlike haline gelmektedir. Acaba Lale amacına ulaşacak mıdır? atv 20.00(Sabah Gazetesi)

oburixs40
08-10-06, 00:38
arkadaşlar ahunun bir ropörtajı
Gülşen karakteri dizide eşiyle sorunlar yaşamaya başladı. İki aşk arasında ka- lacak gibi görünüyor. Tercihi- ni ne yönde kullanacak? Henüz iki kişi arasında kalmış değil. Sonra ne olur bilemem. Öyle bir durum ol- duğu zaman neler yapacağı- nı konuşmak için henüz çok erken değil mi?

buna bakılırsa gülşen tuğraya aşık olacak en sonunda bulur mutluluğu inşallah

esse_m
08-10-06, 01:19
http://img167.imageshack.us/img167/9349/e4b27f154f71ce46bcf2946cbzh3.jpg (http://imageshack.us)

Şöhreti oynuyor ama sevmiyor...

atv'de yayınlanan 'Şöhret' dizisinde zirvedeki bir yıldız oynayan Ahu Türkpençe gerçek hayatta bu kavrama hiç önem vermiyor. "Şöhret merkezli yaşantım yok" diyen Ahu, sadece işini yapıyor.



atv'nin sevilen dizisi Şöhret'te Gülşen karakterini canlandıran Ahu Türkpençe, gerçek hayatta yakaladığı şöhreti "Bir İstanbul Masalı"na borçlu. Mehmet Aslantuğ'la başrolü paylaştağı dizinin kalbinde özel bir yeri olduğunu söyleyen Türkpençe "Bu diziyle, seçilen kadın olmaktan çıkıp, seçen kişi olmaya başladım" diyor.

GÜLŞEN'LE ÇOK FARKLILAR

* Şöhret geçen sezon reytinglerde çok başarılıydı. Diziye başlarken bu kadar tu- tacağını bekliyor muydunuz? Ya da endi- şeleriniz var mıydı? Hayır hiç endişelenmedim. Çünkü işi severek yapmak, işin birinci olup olmamasından daha önemli. Bir İstanbul Masalı'na başlarken de, 'Bu dizi birinci olur' diye hiç düşünmemiştim. Ama çok iyi bir işti ve hak ettiği yere geldi. Aynı şey 'Şöhret' içinde geçerli. Şöhret şu an olduğu gibi başarıyı yakalamasaydı bile, yaptığım seçim yüzünden pişman olmazdım. Çünkü canlandırdığım karakteri severek oynuyorum. Bu ekibin içinde olmaktan dolayı da oldukça mutluyum.

* Siz de dizide canlandırdığınız karakter gibi şöhret basamaklarını tırmanan bir oyuncusunuz. Canlandırdığınız karakter bu sırada çok zahmetli yollardan geçiyor. Peki siz bu sorunları yaşadınız mı? Ya da yaşıyor musunuz? Benim Gülşen'le tabii ki hiç alakam yok. Dizideki karakter liseyi bırakıp çalışma hayatına atılmış, daha sonra da oyunculuğa başlamış ve bunu tamamen geçim derdi yüzünden yapan bir kadın. Ama ben bilinçli bir şekilde üniversiteye gidip, bu işin eğitimini almış ve oyunculuğu kendime meslek olarak seçmiş biriyim. Bundan dolayı Gülşen'in yaşadığı sorunlara benzer bir şey de doğal olarak yaşamıyorum.

"ARTIK SEÇİYORUM"

* Peki sorun yaşamamak adına neler yapıyorsunuz? Dürüstlük bu konuda bence en doğru anahtar.

* Şöhret için hiçbir bedel ödediniz mi? Hayır hiçbir bedel ödemedim. Kimileri şöhret merkezli yaşıyor ve bunu kaybetmemek için de bazı tavizler verip, bedeller ödüyor olabilirler. Ama benim hayatımın merkezinde şöhret kavramı olmadığı için yapmak istemediğim hiçbir şeyi yapmadım ve 'ödedim' diyebileceğim bir bedel olmadı. Şöhretin bende açılımı yok. Seyircinin rolü severek izlemesi benim en büyük ödülüm. Ben sadece işini yapan bir oyuncuyum.

* Bir İstanbul Masalı'nın sizin hayatınızdaki önemi nedir? O zamana kadar da bir çok iş yapmıştım. Ama 'Bir İstanbul Masalı' benim çok daha geniş bir kesim tarafından fark edilmemi sağladı. Benim için yeri apayrı. Çünkü bu diziyle artık seçilen kadın olmaktan çıkıp, seçen kişi olmaya başladım. Bir oyuncu için proje seçme özgürlüğü büyük bir lüks. Ve ben bunu değerlendirmeye çalışıyorum. Diğer yandan kocaman bir iş tecrübesinin yanında bana hala görüştüğüm, harika arkadaşlar kazandırdı. 'Bir İstanbul Masalı'nın yeri benim için çok özel ve öyle kalacak.

HERKESİN AŞKI KENDİNE ÖZEL

* Aşk ve kadın üzerine yazdığınız yazıların özellikle aşk ile ilgili olanlarında adeta eski dönemlerde yaşanan aşkların esintileri vardı. Sanki o aşklara içinizde bir özlem gibi... Hiç öyle düşünmemiştim. Bilmem ki, yazıyorum işte. Bir yerden, bir olaydan, ne bileyim belki de bir şarkıdan esinleniyor ve yazmaya başlıyorum. Zaten başladıktan sonra nasıl biteceğni de bilemiyorsun. Yazı sanki kendi kendini yazıyor. Ama her iş gibi yazı yazmak da çok zor ve emek istiyor. İyi ki yazar değil de oyuncuyum...

* Eski dönem aşklarından bahsetmişken... Efsaneleşen aşklardan en çok hangisi gibi bir aşk yaşamak isterdiniz? Hiçbirini istemezdim. Bence herkesin yaşadığı aşk kendine özel, biricik ve tektir. En güzeli de budur.

* Tiyatroda da oynamak istediğinizi sık sık dile getiriyorsunuz. Şu anda tiyatro ile ilgili bir çalışmanız var mı? Çok istiyorum ama sahneye çıkmış olmak için tiyatro yapmak istemiyorum. O yüzden acele etmiyorum, doğru oyunu bulduğum zaman hemen 'evet' diyeceğim.

http://img177.imageshack.us/img177/7157/b0e991345bc27043a0eb604fbxj4.jpg (http://imageshack.us)

Selim-Esma efsanesi...



* Bir İstanbul Masalı'nda Selim ile Es- ma'nın aşkı efsane oldu. Dizi biterken her- kes hüzne boğuldu. Siz neler hissettiniz? İki yıldır çalıştığım ekipten ayrılacak olmanın hüznünü yaşadım. "Hem çok uzamasın, tadında bitsin" diyorduk, hem de iki yıl emek verdiğimiz işi bitirmeye kıyamıyorduk. Aile gibi olmuştuk. Karmakarışık duygular içindeydim.

* Bir İstanbul Masalı'nda Külkedisi'ne benzetilmiştiniz... Siz kendinizi hangi ma- sal kahramanına benzetiyorsunuz? Orada bir masal anlatılıyordu ve bu yüzden bu benzetme yapılmıştı. Ama Şöhret'te masal söz konusu değil. Tam tersi daha gerçek ve örneklerini sürekli gördüğümüz bir şöhret hikayesi. Bu yüzden Gülşen'i herhangi bir masal kahramanına benzetemeyiz

http://img163.imageshack.us/img163/5093/7803ddfdd42bef4e9bd46ab0bau4.jpg (http://imageshack.us)

Gülşen'in zor seçimi



* Gülşen karakteri dizide eşiyle sorunlar yaşamaya başladı. İki aşk arasında ka- lacak gibi görünüyor. Tercihi- ni ne yönde kullanacak? Henüz iki kişi arasında kalmış değil. Sonra ne olur bilemem. Öyle bir durum ol- duğu zaman neler yapacağı- nı konuşmak için henüz çok erken değil mi?

Kader(ZELAL)
11-10-06, 08:24
http://img.takvim.com.tr/2006/10/11/im/613478773A0C8D458BDA592Cb.jpg Maalesef sevgimi belli edemem'



atv'nin sevilen dizisi Şöhret'te Gülşen'in kardeşi Serkan rolünde izlediğimiz Burak Altay'a televizyon seyircisi hiç de yabancı değil. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro ve Oyunculuk Bölümü mezunu olan Altay, 26 yaşında olmasına rağmen şimdiye kadar bir çok projede yer aldı. Ancak izleyicinin gönlünü kazanması "Asmalı Konak" dizisi ile oldu. Daha sonra "Kampüsistan" dizisinde üniversiteli bir genci canlandıran oyuncu, "Şöhret"te yoksul bir ailenin baltaya sap olamamış, hiçbir işte dikiş tutturamayınca mafayaya giren oğlu olarak karşımıza çıktı.

* İzleyici sizi Asmalı Konak ile tanıdı. Ön- cesinde oyunculuğunuz var mıydı?
Aslında oyuncu olarak ilk deneyimimi "Balalayka" filminde yaşadım. Arkasından "Asmalı Konak" geldi. Zaten patlamamı bu diziye borçluyum. Benim için kesinlikle dönüm noktası oldu diyebilirim.

* 'Okul'da da rol aldınız. Sizin oyunculuk anlamında göze batmayan ve rolünü sırıtma- dan canlandırabilen en iyi oyuncu olduğu- nuz konuşuldu...
Aslında o rol çok avantajlı bir roldü. Mesela korku filminde hayaleti oynamak, başka bir filmde eşcinseli oynamak, deliyi canlandırmak bu tarz roller zor ama avantajlı rollerdir. Eğer iyi şekilde kotarılırsa, biraz gösterişli oynanırsa hemen göze batıp ödül aldırabilecek rollerdir. Ne kadar sıradan oynarsanız o kadar doğal ve samimi oluyorsunuz.

KORKU VE KOMEDİ FARKI
* "Okul" ile beraber Türk Sineması'nda bir korku filmi dönemi mi başladı?
Galiba. Korku aslında çok sevilen bir türdür. Ama Türkiye'de korku filmi yapmak biraz zor. Çünkü korku ile komedi arasında çok ince bir fark var. Bir Türk oyuncu sahnede küfür ettiği zaman izleyici buna güler. Ama bir yabancı sahnede küfrettiğinde izleyici korkar. Aslında söylenen şeyler aynı ama yansıması çok farklı.

* Yorumlarda da ekranlardaki 'en iyi kötü'ler arasında gösteriliyorsunuz...
Aslında kötüyü iyi oynayanlar olarak adlandırılmak hoşuma giden bir şey oldu. Bu rolü iyi canlandırdığımızı gösteriyor. Sonuçta kötü karakter her zaman toplumda dışlanır. Tarihimizde çok var. Örneğin Erol Taş'ın sokakta dövülmesi. Ama artık karakteri boyutlandırdığınız zaman kötü olmasının nedeni de anlatılıyor. Her şeyin bir 'ama'sı olduğu gösteriliyor.

* Canlandırdığınız karakter de İyi ve kötü arasında gidip geliyor?
Orada da kalması gerekiyor aslında. Tam kötü olursa hiçbir anlam ifade etmeyecek. Eğer iyi olursa bu sefer de farklı bir rengi olmayacak. Karakteri bu çizgide tutabilmek önemli.

SEVGİMİ BELLİ EDEMEM
* Kötü adamı iyi canlandırdığınızı dü- şündüğünüz için mi gelen teklifler arasın- da bu tarz rolleri kabul ediyorsunuz?
Açıkçası kötü adamı iyi canlandırıyorum. İyi adamı canlandırabileceğimi de zaten daha önceki projelerde gösterdim. Bu biraz farklı olduğu için, bunu da gösterebilirim herhalde diye projenin içerisinde yer aldım. Amacı belli olan rolleri oynamayı seviyorum.

* Herhalde karakter artık insanların ka- fasında oturmuştur...
Evet. Hatta bütün düşüncelerin değişmesinin yanı sıra, benim canlandırdığım karaktere hak verenler bile olmaya başladı.

* Bu karak- terin üstünüze yapışıp kalaca- ğından dolayı en- dişe duyuyor musunuz?
Açıkçası tiyatroda çok farklı roller oynama imkanı bulduğum için televizyon dizilerinde beni ömrümün sonuna kadar kötü oynatsalar da ben onu 'eyvah üstüme yapıştı' diye düşünmem. Çünkü benim için rolün niteliği değil, niceliği önemli. Mesela bundan sonraki işte daha kötü bir karakter gelebilir. Ortalığı kasıp kavuran bir seri katil olabilirim. Bu rolü "Önceki dizide kötü oynadım, burada kötü oynayamam" deyip reddetme gibi bir durum olamaz. Çünkü bizim er meydanımız olan sahnede çok farklı roller oynayabildiğim için kendimi o anlamda tatmin edebiliyorum. Asmalı Konak'taki gibi hep iyi aile çocuğu rolleri de bana gelebilirdi. Ama olmadı. Rolün üstüme yapışması gibi bir korkum yok.

* Bir önceki diziniz "Kampüsistan"da da "Şöhret"te de sevgiliye açılamama ve kavuşamama gibi bir durum var. Gerçek yaşamda da çekingen misiniz?
Gerçek yaşamda aslında böyle değilimdir. Sevgisini çok fazla belli edemeyen bir erkeğim. Herhalde bu biraz Karadenizlilik'ten geliyor. Ama duyarlı ve düşünceliyim. İlişkilere her zaman şöyle bakarım. İnsanlar birbirleriyle hayat içerisinde birleşirler ve birbirlerinin yükünü alırlar. Beraber o hayatın içerisinde devam ederler. İnsan hakikaten birleşebileceği birisini gördüğünde çekingenlik denilen şey ortadan kalkabiliyor. Kendi yaşantımda çekingen değilim. Birisine karşı bir şey hissediyorsam mutlaka gider söylerim.

ROLÜN ANLAMI OLMALI
* Dizinin dışında tiyatro da devam edi- yor değil mi?
"Asmalı Konak"ta oynarken devlet tiyatrolarına girdim. Çocukluk yıllarından beri izleyip hayran olduğum ve tiyatroda en üst kurul olan bu kurumdayım. 4 yıldır Erzurum Devlet Tiyatrosu'nda oyuncu olarak görev alıyorum. Hem tiyatroyu hem televizyonu aksatmadan sürdürmeye çalışıyorum. Ama yönetmenlik ile ilgili düşüncelerim var. Bunu da zaman içerisinde mutlaka gerçekleştireceğim.

* Erzurum ve İstanbul arasında gidip geliyor musunuz?
Tabii ama ben bu tempoyu çok seviyorum. Bir anda hem Erzurum'da olmayı, sonra da İstanbul'da olmaktan mutlu oluyorum. Oyunculukla ilgili hayatımda her şey yolunda gidiyor diyebilirim. Bu yüzden böyle koşturmacalar beni hiç yormuyor.

* Başka proje düşünüyor musunuz?
Net olarak şu tarihte filme başlayacağım diyemiyorum. Ama görüştüğüm bir iki tane proje var. Ben de bunlardan birinde yer almayı istiyorum. Netleşmiş olmadığı için şimdilik söyleyemiyorum. Aslında herkesin gönlünde yatan bir aslan vardır. Benim öyle bir ayrımım yok. İçime sinen, altından kalkacağına emin olduğum rolleri oynarım. Muhtemelen de kalkarım. Derinliği olan rolleri severim. Hikayenin içerisinde bir sahnede rolüm üç dakika bile olsa o bir şey ifade etmeli. Ben de o filmde bir şey ifade etmeliyim. Bir şey ifade etmediği sürece hiçbir projenin içerisinde olmamayı düşünüyorum. Filmin içerisinde rol bir şey söylemeli, bir şeyler anlatmalı. Oynadığım rolle bir şey ifade etmeliyim. Yoksa benim orada olmamın bir anlamı olmaz. Yani ben 'ünlü olayım da nasıl olursa olsun' diyenlerden değilim.

* Örnek aldığınız veya 'keşke karşılıklı oynasak' dediğiniz bir oyuncu var mı?
Çetin Tekindor "Babam ve Oğlum"daki performansı ile ne kadar büyük bir oyuncu olduğunu gösterdi. Gerçi tiyatro camiası zaten onun büyüklüğünü biliyordu. Böyle bir usta ile karşılıklı oynamayı çok isterdim.

http://img.takvim.com.tr/2006/10/11/im/714961F05C90B448AC1425C8b.jpg Eleştiri varsa başarı garanti



Şöhret ilk başladığında kötü adam- lığınız konusunda endişeleriniz olmadı mı? Çünkü kötü adamı andıran bir ifadeniz yok. İzleyici herhalde ilk başlarda sizi kötü olarak görmemiştir...
Birçok insan sizin dediğiniz gibi öyle görüyordu. "Bizim çocuk neden böyle bir şey yapıyor?" tarzında bir görüş vardı. Beni sokakta çevirdiklerinde de "Bu rol sana hiç yakışmadı' diyorlardı. Bunlar güzel şeyler aslında. Demek ki başarılıyım.


MUSTAFA KIZIL

Kader(ZELAL)
13-10-06, 09:04
http://img.takvim.com.tr/2006/10/01/im/F89998239A2B5C4682AFAF48b.jpgYalnızlıktan yana hiç şikayeti yok

İki sezondur atv'de ilgiyle izlenen Şöhret adlı dızıde oynayan Atilla Saral 40 yaşında ve hala bekar. Yaşadığı aşklardan yorulan Saral çok sevdiği yalnızlığını ve yaşadığı sakin hayatı anlattı.



Erkek manken dendiğinde akla ilk gelen isimlerden biri olan Atilla Saral, son yıllarda oyunculuğu ile de adından sıkça söz ettiriyor. İki sezondur atv'de yayınlanan 'Şöhret' dizisinde Tuğra Soygüder isimli işadamını canlandıran yakışıklı oyuncu aşk hayatında yalnız. Boş zamanını şehir dışındaki evinde geçiren Saral, müzik dinlemeyi, arkadaşlarıyla toplanıp mangal yapmayı ve sohbet etmeyi çok seviyor. Pahalı zevklerden uzak hayatın tadını çıkaran yakışıklı oyuncu "Bu piyasada 20 yıldır yaptığım her işten alnımın akı ile çıktım" dedi.

* Şöhret iki sezondur devam ediyor. Dizideki rolünüze iyice alışmış gibisiniz? İzleyici bize sahip çıktı. Bu ilgi beni çok mutlu ediyor, daha da iyi şeyler yapıyoruz. Benim de rolüme çok iyi oturduğumu söylüyorlar. Sonuçta hiç kimse dizilerde Oscar almaya layık bir oyunculuk sergilemiyor.

* Tuğra ile ortak noktalarınız var mı? Bazı yönleri bana çok benziyor. Bir kere adam oldukça olgun biri. Yaş itibariyle birbirimize çok uyduk. Onun kadar zengin olmasam bile ben de iş hayatında atak bir insanım. Onun ağırbaşlılığı da bana benziyor. Biraz hafif tatlı çapkınlığımız da var.

DİZİ HAYATIN TA KENDİSİ

* Tuğra'yı dizinin ilerleyen bölümlerinde ne gibi gelişmeler bekliyor ? Tuğra'yı çok daha zor günler bekliyor. Çünkü eski sevgilisine geri döndü, onunla nişanlanıyor. Bu arada bir türlü unutmayı başaramadığı Gülşen var. Ama bir şekilde bunların üstesinden gelecek.

* Yaşanan gelişmeler Gülşen'in yavaş yavaş size doğru kayacağı izlenimini uyan- dırıyor. Çünkü Mert'le problemler yaşıyor. Siz ne diyorsunuz? Şu an öyle bir durum yok. İlerleyen bölümlerde neler olacağını ben de bilmiyorum. Aslında normal yaşamda olabileceği gibi problem yaşıyorlar. Bunlar benim çevremde gördüğüm, yaşadığım şeyler. İnsanlara bakıyorsun, biraz şöhret olduğu zaman hemen sevgilisinden ayrılıyor.

* Şöhret ikinci sezona da bomba gibi girdi. Dizi ve oyunculuğunuz ile ilgili gelen tepkiler nasıl? Kendi internet sitem yok ama benim için şirkete çok olumlu mesaj ve e-mailler geliyor. İnsanlar da artık bizim Gülşen'le birlikte olmamızı istiyor. Fakat bu hikayenin gidişine bağlı bir şey. Bir bakarsınız ben psikopata dönüşebilirim, bir anda kötü adam olabilirim. Ama artık seyirci grubumuzu kurduk. Genelde reytinglerde hep birinci oluyoruz. Şimdiye kadar yaklaşık 20 tane dizide oynadım. 'Şöhret'te aldığım beğeni hepsinden çok daha fazla.

BALON ŞÖHRETLER...

* Bu diziden de alnınızın akıyla çıktınız... Bu piyasada 20 yıldır varım ve her yaptığım işten alnımın akıyla çıktım. Benim yaptığım bütün işler başarılı oldu. Hiçbir işim yarıda kalmadı.

* Mankenlik ilk göz ağrınız. İleriye yönelik planlarınız arasında podyum ile ilgili yapmak istediğiniz yatırımlar var mı? 1987 yılından bu yana mankenlik yapıyorum ve mesleğime çok büyük saygı duyuyorum. Medyada gündeme gelen bazı bayanlar ya da şaklabanlar mesleğimizin adına hiçbir zaman leke süremeyecek. Onların kim olduğunu herkes biliyor. Mesleğim ile ilgili ne yapabilirim diye uzun zamandan beri düşünüyordum. Şu anda da aklımda bir ajans açma düşüncesi var. Hepsi Avrupa standartlarında 30 kişilik bir kadro kuracağım. Genelde erkek ağırlıklı bir ajans olsun istiyorum. Ajansta 10 tane de bayan manken olacak.

* Dizinin adından yola çıkarak sizin şöhret kavramına bakışınız nasıl? Ben şöhretin ne olduğunu bilemiyorum ve yıllardır çözemedim. Çünkü yaşantısıyla, kimliğiyle ve yaptığı işlerle bir insan şöhret olmalı. Televizyona çıkıp, sağa sola laf atarak şöhret olmamalı. Bunlar balon şöhret. Ekrana çıkıyorlar ellerinde bir kağıt hangi tarihte nereye gidecekleri yazıyor. Yurtdışında konser dediğin Tarkan'ın verdiği gibi 10 bin kişiye olmalı. Benim için şöhret Tarkan'dır, Kenan Doğulu'dur, Sezen Aksu'dur, Türkan Şoray'dır, Kadir İnanır'dır. Şöhret kavramı için benim hiçbir fedakarlığım olmadı. Ben özel yaşantıma dikkat ettim ve yaptığım işlerde seçici olmaya çalıştım. Bunları yaptığım sürece ufak çapta şöhretimi devam ettirebiliyorum. En azından insanlar bana tebessüm ediyor. Benim için şöhret bu.

* Mankenliğe devam ediyor musunuz? Evet eski tempoda olmasa da devam ediyorum. Arkamızdan işi ciddi bir şekilde yapacak kimse gelmiyor. Son zamanlarda Anadolu'da 10 tane defileye katıldım. Keşke bu defilelere benim yerime başkası gitse. Güzel para da kazanılır ama bu işi ciddi yapacak erkek manken yok. Hala biz devam ettirmeye çalışıyoruz. Mankenlik yapmaya çalışan gençler, dizilerde rol almaya kalkıyor, bir süre sonra orada da bocalıyor.

* Yeni nesilden beğendiğiniz erkek mankenler var mı? Yeni nesilden beğendiğim Tarkan Tan var. Şimdi Çin'e gitti. İşi kovalıyor, meslek olarak görüyor ve çok iyi yapıyor. Yerime ancak o gelebilir.

MUTLULUK AYRINTIDA GİZLİ

* Aşk hayatınız dizideki gibi zorlu mu geçiyor? Hayır, çünkü birlikte olduğum kimse yok. Yalnızım ve mutluyum. Aşk biraz yordu beni. Şu an sadece işimle ilgilenmek istiyorum. Eğer bir aşk yaşayacaksam bile benimle sessiz sakin bir yaşam sürecek, bana yardımcı olabilecek bir ilişki ararım. Öyle birini de bulmak çok zor oluyor. Ama yalnızlıktan da mutluyum. Zaten şimdi şehir dışında oturuyorum. Bütün boş zamanlarımı evimde senaryo okuyarak, müzik dinleyerek, arkadaşlarla muhabbet ederek, mangal yaparak geçiriyorum. Bunlar pahalı olmayan ama insana çok büyük mutluluk veren zevkler. Benim hayatımın vazgeçilmezlerinden biri de motosiklet. Onsuz bir hayat düşünemiyorum.

* Sizi izleyenlerin yaş ortalaması genç mi yaşlı mı? Her ikisi de var. Ben yaşlılarla beraber büyüyorum, gençler de benimle beraber büyüyor. 40 yaşındayım. 30 yaşında bir kadın geliyor ve 'Ben küçüklüğümden beri sizi izliyorum' diyor. Bu çok güzel bir şey. Bunun yanı sıra beni çok seven 18-19 yaşında lise öğrencileri genç kızlar bile var. Yani çok geniş bir hayran kitlesine sahibim.

http://img.takvim.com.tr/2006/10/01/im/414F8F83C37EBD46AAA70E26b.jpg'Dedikodu çok normal'



Ahu Türkpençe ile hakkınızda çı- kan aşk dedikoduları hakkında neler söyleyeceksiniz? Aynı dizide oynadığımız için bunların konuşulması çok normal. O sıralarda Ahu'da sevgilisinden ayrılmıştı ve onu bana yakıştırdılar. Ahu çok iyi bir kız, çok seviyorum ama hepsi bu kadar. Ahu'nun verdiği sert tepkileri haklı buluyorum. Ben yıllardır bu piyasının içinde olduğum ve bu tür haberlerle çok karşılaştığım için artık alıştım.

MUSTAFA KIZIL

Kader(ZELAL)
14-10-06, 08:08
http://img.takvim.com.tr/2006/10/14/im/8B3D706F734D35419DE6BF76b.jpg'Aşık olduğumu düşünüp yanıldım'

Düzgün fiziği ile genç kızların gözdesi Murat Ünalmış. aşık olamamaktan yana dertli. 'Umarım aşık olurum' diyen Ünalmış, bu duyguyu hiç tatmamış.



Çağdaş bir Külkedisi Masalı'nın anlatıldığı 'Şöhret' dizisinde rol alan Murat Ünalmış, hem oyunculuğu, hem de yakışıklılığı ile dikkat çekiyor. 25 yaşındaki oyuncu için 'Şöhret' çok özel. Daha önce 'Üç Kadın', 'Hayat Bağları' ve 'Kurşun Yarası' gibi dizilerle kamera karşısına geçen Ünalmış, atv'de yayınlanan bu dizi sayesinde yeni jönler arasına adını yazdırdı.

* Dizide assolistin oğlu Mert karakteri ile izleyicinin karşısına çıktınız. Zorlandı- nız mı?
Hayır. Mert'i geçen sezon bir assolistin oğlu, çok kız arkadaşı olmuş çapkın bir tip olarak tanıdık. Ancak Gülşen'i gördükten ve ona aşık olduktan sonra hayatı tamamen değişti. Bülent Ersoy ve Muazzey Ersoy konumunda bir assolist olan anne bu ilişkiye karşı çıktığı için Mert ilk başlarda çok üzüldü. Annesi ve aşkı arasında kaldı.

* "Şöhret" size de şöhret getirdi...
Şöhret'i gerçekten çok önemsiyorum. Bu dizi benim bebeğim. Bu bebeği ekiple beraber yetiştiriyoruz. Herkes elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor. Çünkü çok genç ve çok uyumlu bir ekibiz. Yoruluyoruz ama çok iyi bir şey yaptığımıza inanıyorum. Henüz 25 yaşımdayım. Oyunculuğumu geliştirme gayesinde olan bir insanım. Daha önce de iyi projelerde oynadığıma inanıyorum. Ama bu proje benim için çok önemli.

ÇAPKIN BİRİ DEĞİLİM
* Peki Mert'e gelen tepkiler nasıl?
Olumlu tepkiler alıyorum. Beni gördüklerinde güzel şeyler söylüyorlar. Ancak dizinin ilk bölümlerinde bana çok kızıyorlardı. Bu dizinin izlenildiğinin ve beğenildiğinin göstergesi. İyi eleştirilerin yanı sıra kötü eleştiriler olacaktır. Kötü eleştirileri de dikkate alıp onu düzeltmeye çalışıyorum. Ama tepkilerin çoğu iyi olduğu için çok mutluyum.

* Mert ile benzer taraflarınız var mı?
Ben hayatımın hiçbir döneminde çapkın olmadım. Çünkü kişiliğimde böyle bir durum yok. Birine bakarken utanan bir tipim. Mert bu bakımdan benden rahat. Ama Mert'in sonraki hali, yani aşkı için gözünü karartan hali bana çok yakın. Çünkü ben de zaman zaman öyle durumlara düşmüşümdür.

* Peki şu anda öyle bir durum var mı?
Hayır şu an öyle bir durum yok. Ama her sağlıklı erkek gibi benim de ilişkilerim oldu. Fakat aşk çok değişik bir duygu. Ne onunla oluyor ne de onsuz... Kimsenin tarif edemediği bir duygu. Ama bana göre bir ihtiyaç. Daha önce hep aşık olduğumu düşünüp, sonradan yanıldığımın farkına vardım. Umarım ileride aşık olabilirim.

* Mert çok romantik bir tip. Siz romantizm konusunda nasılsınız?
Oyuncu bir arkadaşım var. Dizinin ikinci bölümünü seyrettikten sonra bana şöyle bir mesaj attı. 'Kardeşim bizi kandırıyorsunuz. Hayatta böyle romantik erkekler kaldı mı?' Bu mesaj benim çok hoşuma gitmişti. Mert böyle romantik bir adam. Ben o kadar romantik değilim. Benim de romantik olduğum taraflarım var ama o kadar değil. Demek ki benim düşüncesizliğim. Bundan sonra yapmak lazım. Bir erkeğin birlikte olduğu kadına böyle bir şey yapması çok doğal. Çünkü kadınlar böyle şeylerden çok hoşlanıyor. Ancak tam tersi yana bir kadının bir erkeğe böyle şeyler yapmasından hiç hoşlanmıyorum. Bu tarz jestler bence erkeğe yakışıyor.

MERT'TEN KOPYA ÇEKİYOR
* Daha önce kız arkadaşınıza bu tarz jestler yapmış mıydınız?
Daha önce başka şehirde yaşayan bir kız arkadaşım vardı. Ona sürpriz yapıp onun bulunduğu şehre gittim. Üstüne bir not bırakıp bir çiçek siparişi verdim. Çiçeğin üzerine 'Dışarıda bir paketin var' diye yazdım. Ama o paket bendim. Onun için hoş bir sürpriz oldu. Mert'ten tiyolar kapmadım desem yalan olur.

* Deli Duran dizisinde solcu prensi canlandırdınız. Onun üzerine böyle bir rol tuhaf olmadı mı?
Deli Duran'da çok sivri bir karakteri canlandırdığım için göze battım. Çok renkli bir projeydi ama olmadı. Solcu Prens Muhittin karakterini bu rolle zıttı. Bir de sakal bıyık olduğu için direkt dikkat çektim. İki rolü karşılaştırmaya çalışırsak. Mert ve Muhittin çok değişik. Mert çok romantik, playboy bir tip. Muhittin ise solcu, emekçi, halkı düşünen bir karakter. Böyle değişik iki rolü birden oynayıp olumlu tepkiler alıyorsam, benim için çok iyi. Verilen rolleri en iyi şekilde canlandırmaya çalışıyorum.

KENDİNİ BEĞENMİYOR
* Bir önceki dizinize oranla, bambaşka bir yüz de söz konusu...
Tipimi çok değiştiremediğime inanan bir insanım. Özellikli bir suratım olduğuna inanmıyorum. Saçlarımda ne kadar oynasam aynı. Tek değişiklik olayı sakal ve bıyık... Bıyık hakikaten beni değiştirmiş. Bunun daha sonra farkına vardım. Ben Kurşun Yarası'nda da bıyık bırıkmıştım ama oradaki Deli Duran'daki gibi bir bıyık değildi. Daha düzgün bir bıyıktı. O zaman farkında değildim ama şimdi eski fotoğraflara baktığımda ne kadar değiştiğimi gözlemledim.

* Muhittin gitti 'salon erkeği' Mert geldi...
Zaten böyle olmalı. Ben şimdi Mert'i oynuyorum ama daha sonra başka bir rolü oynadığımda bu roldeki tipte olmamalıyım. Çünkü ben bir oyuncuyum. Her zaman aynı formatta olmamak gerektiğine inanıyorum.

* Türkiye'de jön yok tartışmaları devam ediyor. Siz de şu anda dizilerdeki bir kaç jön karakterden birisiziniz. Peki siz kendinizi jön olarak görüyor musunuz?
Kendimi jön olarak görmüyorum. Ben bir oyuncuyum. Buna izleyicinin karar vermesi lazım. İzleyici beni jön olarak görüyor mu, beğeniyor mu? Fiziğimi beğenmelerinden önce benim için oyunculuğumu beğenmeleri çok daha önemli. Türkiye'de çok yakışıklı ve yetenekli oyuncular var. Kendimi pek fazla beğenmem. Beğendiğim insanlar var ama isim vermeyeceğim.
http://img.takvim.com.tr/2006/10/14/im/E880EB50D7E7E648B5B7AFECb.jpgAhu ile iyi bir ekip olduk...



Zaten sette herkes uyumlu bir şekilde çalışıyor. Biz de Ahu ile çok iyi bir elektrik yakaladık. Çok iyi ve neşeli bir insan. Çekimler dışında da ekibi rahatlatan biri. Aslında ben de çok neşeli biriyim. Bakmayın böyle sert göründüğüme. Biz Mert ile Gülşen'in ilişkisini gerçekten çok iyi yansıttık. Ahu'yu çok beğeniyorum ve gerçekten çok iyi bir oyuncu. Bana iyi rol pasları atıyor.

MUSTAFA KIZIL

kartopu
21-10-06, 15:14
Eski haber


'Şöhret'te ise Ahu Türkpençe'nin karşısında gözlerim daha güçlü, daha karizmatik bir erkek tipi arıyor. Murat Ünalmış bu haliyle sanki Ahu'yu taşıyamıyormuş gibi bir izlenim ediniyorum.” Yüksel Aytuğ...

29 Mayıs 2006 tarihli Ali Eyüboğlu'nun Milliyet'teki köşe yazısından bir bölüm.Dizilerdeki çiftler için eleştirmenler yorum yapmış.

kartopu
04-11-06, 13:16
http://img85.imageshack.us/img85/9398/a9c1f10abb3c18498c7e9e2na4.jpgİzleyemeyenler ekran başına!
Şöhret perşembe akşamı ekrana gelen bölümüyle yeniden atv'de...
atv'nin tiryakilik yaratan aşk masalı 'Şöhret' in perşembe günü yayınlanan bölümü izleyemeyenler için yeniden ekrana geliyor. Dizide bu akşam: Mert'i Lale'nin evinde gören Gülşen şoke olur. İçeriye girdiğinde daha da şaşıracağı kişilerle karşılaşır. Mert sessiz kalmaz ve bir açıklama yapar. Duydukları Gülşen'in hayatında bir dönüm noktası olacaktır. Artık bir karar vermek zorundadır. Gülşen'in şovunun ilk yayını gerçekleşir. Stüdyoda Gülşen'i büyük bir sürpriz beklemektedir. atv 23.10

Sabah gazetesinin Günaydın eki

kartopu
06-11-06, 14:33
Yeşilçam'ın starları neden televizyonda hâlâ gözde? Dizilerde star olması gerekli mi?

Fatma Girik, Müjde Ar, Türkan Şoray, Kadir İnanır, Halil Ergün, Fikret Hakan... Sektör kendi içinde yeni isim üretemiyor. Ürettiklerinin de reyting garantisi olmadığı için hep eskilerden medet umarak bir şeyler oluşturmaya çalışılıyor. Biz de Kadir İnanır ile çalışmayı tercih ediyoruz. Sibel Can veya Ahu Türkpençe gibi 'Bir İstanbul Masalı'nda reytingi oluşmuş birini alıp, dizi yapıyoruz. Bir star olması gerekiyor yani.

Şöhret'in yapımcısı Faruk Turgut'un eski bir röportajından alıntı.

Kader(ZELAL)
09-11-06, 08:15
http://www.sabah.com.tr/2006/11/09/gny/im/C91468601A7C9448976B2264d.jpg20:00 Şöhret

Gülşen'i mahvetmeyi kafasına koyan Müberra'nın eline müthiş bir koz geçiyor. Gülçin ise oyunculuğa adım atıyor
atv'nin izlenme rekorları kıran aşk masalı 'Şöhret'te heyecan dorukta... Bu akşamki yeni bölüm sürpriz olaylara gebe... Doktorun ofisinde Gülşen'in dosyasını bulan Müberra, hazine bulmuş gibidir. Dosyadan, bilgilerin olduğu kağıdı yırtar, alır. Bu arada Gülşen, Yeşim'in söylediklerine inanmak istemez fakat kafası çok karışmıştır. Mert, Lale'nin evine gider ve Tülay'la ikisini son kez uyarır. Akşam eve gittiğinde Gülşen onu beklemektedir. Gülşen'in söyleyecekleri Mert için çok şaşırtıcı olacaktır.

YEŞİM İÇİN TEHLİKE ÇANLARI
Yeşim'in koleksiyonunu ele geçirmek isteyen Şafak ise son adımını atar. Gülçin'in oyunculuk hayalleri gerçekleşmek üzeredir. Şebnem ve Tuğra onunla sözleşme yapar. Öte yandan Şebnem'i yok etmeye çalışan Cihan bu kararından vazgeçmeye niyetli değildir. Eline büyük bir koz geçen Müberra, herkesi zorlayacak yeni planlar yapar. atv 20.00

Kader(ZELAL)
16-11-06, 08:15
http://www.sabah.com.tr/2006/11/16/gny/im/5DC4944231BF4849B610960Cd.jpgAşk masalı 'Şöhret' müthiş bir bölümle daha karşınıza geliyor. Herkesi köşeye sıkıştıran Müberra yeni planlar yapıyor. Gülşen ile Mert'in ilişkisi ise çıkmaza giriyor
atv'nin izlenme rekorları kıran aşk masalı 'Şöhret'te heyecan kaldığı yerden devam ediyor. Bu bölümün konusu şöyle: Müberra basın toplantısını başlatır. Gülşen, Mert'e yalvarır ve sonunda telefonu alır. Hemen Şebnem'i arar. Ayşin-Serkan ayrılığına üzülen Halime, Ayşin'i ziyarete gider. Duydukları karşısında çok şaşırır. Gülşen, Pelin'i kreşten almaya karar verir. Bu arada Gülçin, Şebnem'den iyi haberi alır: Dizide bir rolü vardır artık. Gülşen ve Mert deri firmasının reklamı için çekimlere başlar. Tuğra avukatıyla görüşür. Çok önemli bir anlaşma hazırlamasını ister. Herkesi köşeye sıkıştıran Müberra, yepyeni bir plan yapar. Hamile olduğundan şüphelenen Nathalie, test yapar. Sonuç şaşırtıcıdır. Gülşen ve Mert'in ilişkisi gittikçe çıkmaza girmektedir. Mert'in tek isteği ise Gülşen'i yeniden kazanabilmektir. atv 20.00

kartopu
18-11-06, 16:36
ŞÖHRET’İN GÜLŞEN’İ
ŞÖHRETİNİ ANLATTI

"SEKİZ YIL ÖĞRETMENLİK YAPTIM!"

Dikkatimi çekmesi herkes gibi "Bir İstanbul Masalı’’na denk geliyor; Ve hafızamda nedense 1977 doğumlu bu genç kadın, hanım hanımcık, ağzından kerpetenle laf alınabilen bir kız olarak yer etmiş. Ama röportaj için bir araya geldiğimizde anlıyorum ki, fena halde yanılmışım. Meğer o da en az benim kadar meraklı, unutkan ve gevezeymiş… O kadar çok seviyor ki konuşmayı, Dublaja yetişmesi gerektiği için ilk gün yarıda kesip ertesi gün devam ettik röportaja. Ve ben günler süren röportaj kaydını deşifre etmekten bitap düştüm ! İşte o röportaj !



Keşfedilme hikayenizde hep üniversitede fizik okurken birden tiyatrocu olmak istediğiniz, ardından Müjdat Gezen Sanat Merkez'ine girdiğiniz ve devamında "Bir İstanbul Masalı" var.Neden hakkınızda daha çok şey bilmiyoruz?

Çocukluğumu ya da aile hayatımı hiç anlatmıyorum.İşim, sadece oyunculukla sınırlı.İnsanların, şunu nasıl oynamış diye bakması, iyi ya da kötü eleştirmesi...Onun dışında özel hayatım kimseyi ilgilendirmiyor.

*Sormak istediğim de bu zaten.Neden böyle bir set çekiyorsunuz?

Bu set değil, öyle olması gerektiğine inanıyorum.Özel hayat denen şeyin sevgiliyle kısıtlı olmadığını düşünüyorum.Sabah yaptığım kahvaltı, arkadaşlarım, onlarla gittiğim yerler de benim özel hayatım.Kendime saklamak istiyorum ki, bir nevi özel hayatımdan faydalanıp oyunculuğuma bir şeyler ekleyeyim.Her şeyi anlatıp etrafa saçarsam, bana bir şey kalmaz.

*Ama siz ünlü bir oyuncusunuz.İnsanlar haliyle merak ediyor.Saklayarak oyunculuğunuza ne katıyorsunuz?

Evet, ama onların merak etme hakkı olduğu gibi benim de söylememe hakkım var.Bir de bu durum çok işime geliyor.

*Nasıl?

Mesela bir magazin programında çok ünlü biri, bir arkadaşıyla sohbet ediyor ve biz onu kameranın çektiği şekilde görüyoruz; nasıl oturuyor, nasıl sohbet ediyor...Mesela şu an konuşurken, sürekli ellerimi hareket ettiriyorum, kullanıyorum.Ama dizide, canlandırdığım karakteri oynarken böyle yapmıyorum.Normal hayatta o kişinin yemek yerken nasıl davrandığını, jestlerini görüyorsun.Daha sonra onun yaptığı işi seyrediyorsun ve diyorsun ki, "Aa, bu gerçek hayattaki gibi." Ama benim için bunu söyleyemiyor kimse.Böyle bir avantajım var, daha inandırıcı oluyor yaptığım iş.

*İyi de oyuncu dediğiniz zaten her role bürünebilmeli.Siz elinizi gerçek hayatta Ahu Türkpençe olarak farklı kaldırırsınız, Gülşen olarak çok daha farklı hareket ettirebilmelisiniz...

Öyle ama bu daha inandırıcı oluyor.Seni hiç tanımadıkları için sunduğun şeyi daha kolay kabul ediyor seyirci.Tıpkı bir yönetmenin tanınmayan bir simayı tercih edip oynatması gibi...Ben kendi hayatımdaki gibi oynuyorum demiyorum ama daha da inandırıcı geliyor.Sonra kırılacak bu gerçi; bir süre sonra kendimi ne kadar kasarsam kasayım, tanıdık geleceğim izleyene.Ama bunun süresini uzatmak oyunculuk için işime geliyor.

*Böyle bir hayat özel bir çaba gerektirmiyor mu?

Hayır.Bu tür sorulara cevap vermediğimi herkes biliyor artık.Bunun dışında da gizlenmiyorum.Yine gittiğim yerlere gidiyorum, yediğim şeyleri yiyorum.Ama benim gittiğim yerler magazincilerin gittiği yerler değil.

"Esma kızım Şöhret'i izledik "

*Şöhret nasıl gidiyor?

Çok iyi.

*Reytingleri çok iyi.

Evet, çünkü insanlar şöhretli insanların hayatını merak ediyor.Kimi işler gaz verilerek yukarı çıkarılır, bol bol reklamı basarsın, magazin programlarında özel hayatlarıyla ilgili şeyleri gösterirsin, insanlar da sırf meraktan seyreder.Bizim böyle bir şeyimiz olmadı.Özellikle tercih etmiyoruz.

* Esma'dan Gülşen'e geçiş nasıl oldu?Korkuttu mu sizi?

Hayır, korkutmadı.Birinci bölümden sonra bile ben hala Gülşen değil Esma'ydım. " Esma kızım Şöhret'i seyrettik " diyorlardı.Ama üçüncü bölümden sonra Gülşen diye yaklaşmaya başladılar.Daha güzeli ve komiği Şöhret'in ilerleyen bölümlerinde Gülşen şöhrete kavuşup Işıl Türker oluyor ya, " Aaaa Işıl Türker " diyorlardı.Gülşen'de değil yani; ya da beni görünce " Şöhret " diyorlar.Şöhret sanki adımmış gibi.

*Bir İstanbul Masalı gibi bir diziden sonra ne kadar tatmin ediyor Şöhret?

Hiçbir dizi kolay kolay Bir İstanbul Masalı gibi olamaz ama beni çok tatmin ediyor.Şöhret'te oynamayı çok istedim.Hiç pişman değilim.Tutmasaydı da pişman olmazdım.Ama bu kadar iyi olabileceğini de düşünmemiştim açıkçası.Şöhret bir nevi tek başıma varlığımı ispatladığım özel bir iş.

"Almanya'dan gelen Helgalar gibiydim"

*Müjdat Gezen Sanat Merkezi'ne girerken "Ahu güzel bir kız, alalım" mı dediler, yoksa "Aa, çok yetenekli bir kız, alalım" mı dediler sizce?

Umarım çok yetenekli demişlerdir.Gerçi o zamanlar çok topluydum, hoş kız demeleri mümkün değil.Sınıf arkadaşlarım benimle "Almanya'dan gelen Helgalar gibisin" diye alay ederdi.Hani Almanya'dan gelen Helga karikatürü vardı ya, kocaman şişman bir kız, iri yarı ve sevgilisini tutmuş kucağına almış.Bana "Sen bu karikatürdeki kız gibisin" derlerdi.Bayağı topluydum, şişko değildim ama balıketinin üzerindeydim.

*Güzelliğime baksalardı kesin almazlardı diyorsunuz yani?

Tabii ki güzel diye almıyorlar kimseyi.Çok güzel var etrafta.Bir de Türkiye karma bir ülke, güzel bulmak çok kolay.Tabii ki daha çok yeteneğe bakıyorlar ama yetenek toplamın yüzde 30'u; geri kalan yüzde 70'i çalışmak.

* Gerçek anlamda şöhret Ahu Türkpençe'ye ne kazandırdı, ne kaybettirdi?

Öncelikle maddi getirisi çok oldu.Onun dışında az önce de belirttim, kendi işlerimi kendim seçebiliyorum artık.Bu bir oyuncu için bulunmaz nimet.Değerini çok iyi biliyorum, yanlış yapmamaya çalışıyorum.Götürüsü olmadı, inşallah da olmaz.Dışarıda dolaşırken insanların yanıma gelmesi, Gülşen'le veya Işıl Türker ile ilgili yorumlar yapmaları çok hoşuma gidiyor.Mesela ben sıkılıp geçiştirmiyorum.Konuşuyorum çünkü merak ediyorum ne düşündüklerini.Özellikle beğenmedikleri şeyleri öğrenmeye çalışıyorum.

"Meraktan ölebilirim"

*Meraklı bir yapınız var sanki...

Hem de çok.İş dışında da çok meraklıyım.Hatta meraktan ölebilirim.Diyelim ki üç arkadaş oturuyoruz, benim telefonum çalıyor ve onlar aralarında fısıldaşarak konuşuyor.Kapatır kapatmaz ne konuştunuz diye sorarım.Aman canım şurada ucuzluk varmış onu konuşuyoruz deseler de olur.Yeter ki bir şey söylesinler merakımı gidereyim.

*Bu merakla iyi gazeteci olabilirmiş sizden...

Yok, onu yapamazdım.Gazetecilik çok zor.Bir de ben meraktan abuk sabuk bir soru sorarım, karşı taraf da bana "Sen bunu bana nasıl sorarsın" falan der, rezil olurum.

*Ahu Türkpençe oyuncu olmasaydı ne olurdu peki?

Balıkçı! Gerçekten, çünkü şöyle düşünüyordum; balığa çıkar balık tutarım, aç kalmam tuttuğum balığı yerim, kalanını da satarım.Denizi de çok seviyorum zaten.

*Tiyatroya yönelmemiş olsaydı, fizik bölümünü bitirip ne olurdu?

Muhtemelen fizik öğretmeni.Dahiysen bir şeyler keşfedebilirsin, ama öyle bir durumum olsaydı çoktan keşfederdim herhalde, ışın aletini falan.Laboratuarda çalışmayı istemez, insanlarla haşır neşir olmak ister öğretmen olurdum.Zaten sekiz yıl öğretmenlik de yaptım.

*Aa, nerede?

Özel ders verdim.Ortaokuldan itibaren ortaokul ve lise öğrencilerine matematik, fizik, kimya, ingilizce dersleri...

*Matematik zekası olan insanlar hayatta daha başarılı olurlar, çok pratik ve mantıklıdırlar.Yaradı mı size de?

Evet.Böyle bir şey olduğuna ilk kez sahnede şahit oldum.Beş, on kişiyiz sahnede ve reji veriliyor.Hoca diyor ki "iki adım sağa, dur.Dön, bir adım geri üç adım sola" falan...Çok basit aslında, değil mi? Ama yapamayan var.Yemin ederim inanamamıştım, herkes benim gibi zannediyordum.

*Yazarlık denemeleriniz de var sizin.Pink Radyo'nun internet sitesinde ve bir kadın dergisinde yazı yazıyordunuz.Ama yazılarınız fazla melankolikti.

Evet, herkes öyle eleştiriyor ama ben çok gülüyorum.Dergiye de böyle yazılar gelmiş, "Ahu Hanım gerçekten böyle mi" diye.İlk yazımı şiddet gören kadınlara destek olsun diye yazmıştım.O konuyla ilgili bir şeyler hazırlıyordum, kendi kendime tretman yazıyordum.Çok araştırma yapmıştım, donanımlıydım.Ama herkes "Ahu Hanım dayak mı yedi" diye sormuş.Beni çok şaşırttı bu durum.

*Bir yazınızda da terk edilme acısını anlatıyorsunuz.Ama sanki siz terk edilmişsiniz gibi; çok gerçekçi.

O da bundan üç yıl önce kendi kendime yazdığım tiyatro oyununun tiradıydı...

*Hiç terk edildiniz mi?

Hayır, ayrılık yaşadım ama terk edilmedim.



Özsel Tortop
ozsel@merkezdergi.com.tr

kartopu
19-11-06, 02:36
HAFTANIN SÖYLEŞİSİ

Ahu Türkpençe:

Şöhreti Ben Seçtim

Ahu Türkpençe, "Üç tür şöhret var.Şöhret olup eskisi gibi yaşayanlar, Kraliçe edasıyla "Siz faniler" diye hava atanlar ve arada kalanlar" dedi.


"Bir İstanbul Masalı dizisiyle yıldızı parlayan Ahu Türkpençe, Atv'de yayımlanan "Şöhret" dizisiyle şöhretine şöhret katmaya devam ediyor.Ekran macerasına Tomris Giritlioğlu'nun keşfiyle beş yıl önce "Azad" dizisinde başrol oynayarak başlayan Türkpençe ile Radyo Pink'te sunduğu programı öncesi Ortaköy'de buluştuk.Randevu saatini bir saniye bile geçirmeden buluşacağımız kafede bizden önce hazır olan Türkpençe, canlandırdığı mutluluğunda bile hüzün olan kadın karakterlerin çok uzağına düşen neşeli tavırlarıyla sorularımızı yanıtladı.

*Şöhret yaklaşık iki yıldır çok izlenen ve sadık seyircileri olan bir dizi.Diziye gösterilen ilgiyi siz neye bağlıyorsunuz?

Magazin programlarının çok izlenmesinden de biliyoruz ki insanların çoğu şöhretli insanların yaşamlarını çok merak ediyor.Bizde dizide bu meraka hitap eden bir hikayeyi ele alıyoruz.Dizinin hikayesi çok güzel ve doğru seçilmiş bir konu.Bana göre sokaktaki insanların her ne kadar kabul edilmese bile yüzde 70'i ünlü olmak istiyor.Ünlü olmak başka bir şey, işini iyi yapmak başka bir şey ama onlar işini iyi yapmak değil, sadece ünlü olmak istiyor.Benim yüzüm gözüksün, beni tanısınlar gibi bir durum var.Tabi bunlar benim fikrim.Diziyi izleyenlerle yaptığım sohbetler, etrafımdan bana gelen tepkilerden yola çıkarak böyle bir şey diyebiliyorum.Ünlü olmak bir meslekmiş gibi görülüyor.Bu nedenle birinin sevgilisi ya da çocuğu olarak ortaya çıkmak eskiden insanlara dokunurdu ama şimdi kimseye dokunmuyor.Ya da bakanlığın önünde gidip bir kadın soyunuyor ve ünlü oluyor.Bunun altında da ekonomi gibi tek neden yok.Ekonomi, eğitim, sosyal statü gibi sorunlar bir araya geliyor ve böyle bir sonuç çıkıyor.

*Magazin programlarını izler misiniz ya da diziden sonra daha mı çok izlemeye başladınız?

Evet doğru, şimdi daha çok izlemeye başladım.Seyrettikçe de rolüm için ufak tefek şeyler bulabiliyorum.Eskiden de hiç seyretmiyor değildim.Denk geldikçe seyrediyordum.Magazin programlarını seyretmeyen yalan söylüyordur.Çünkü insanları durup baktırtıyorlar. "Az sonra" , "Az sonra" diye abuk sabuk şeyler de oluyor.Aslında komedi gibi geliyor bana.Ünlü isimlere saçma bir soru soruluyor.O soruya yine ünlü kişi saçma bir cevap veriyor.İzlerken nasıl yani diye ağzın açık kalıyor.Eminim ki başka bir zamanda, başka bir koşulda o kişi o soruya öyle bir cevap vermez.Öyle bir kata kulliye geliyor ki, o soruya saçma bir cevap veriyor.Sonuçta tiyatroda da absürd tiyatro diye bir dal var.Saçma olan her şey insanların dikkatini çekiyor.Bence ünlü magazini yapanlar işini çok iyi yapıyor.

Bizde Üç Türlü Şöhret Var

*Şöhretin ne içinde ne de dışındasınız, bu durumun dengesini nasıl sağlıyorsunuz?

Böyle yaşayan tek insan değilim.Hayır, ben şöhreti reddediyorum ve öyle yaşamıyorum diye bir durum yok.Şöhretin tanımı kişiye göre değişiyor.Şöhreti ben üçe ayırıyorum.Şöhret sayesinde benim gibi siması daha çok tanınmaya başlayanlar, eskisi gibi yaşamaya devam ediyorlar.Bu şöhreti kabul etmemek değil.Sokakta, gittiğim yerlerde tanındığım için yanıma gelenlerle sohbet ediyorum ama eskisi gibi yaşayarak da kendimi kısıtlamamaya çalışıyorum.İkinci gruptakiler de sahip oldukları şöhreti abartanlar.Onlar etrafta "Ben bir kral ya da kraliçeyim" edasıyla dolaşıp "Siz faniler" diyen insanlar.Sürekli bakımlı görünüp kendisini izleyenler ve görenlere örnek olma derdiyle yaşıyor.Tabii bu da onların tercihi asla kınamıyorum.Bu açıdan ben birinci grupta olduğum için şanslıyım.Üçüncü grup ise karar veremeyenler.Yani hem etrafta havalı havalı kraliçe gibi dolaşıp hem de eskiye bağlı kalarak "Ben değişmedim" diyenler var ki, hem öyle hem böyle olmuyor.Ortada garip, yaptıklarıyla da eklektik kalıyorlar.Bu nedenle mutsuz oluyorlar.Neyi istediğini bilmek ve onu yaşamak önemli.Ben ne istediğimi biliyorum, kendi doğrularımı yaşıyorum ve mutluyum.

*Şöhret dizisi yaz başında bitecek mi?

Önümüzdeki yaza hikaye biter diye düşünüyorum.Yapımcı ile bu konuda aynı fikirdeyiz.İki yıl