Tüm Versiyonu Göster : Aliye, Haziran Gecesi Ve Diğerleri ...


JediBurak
14-12-05, 14:20
Dizifilm. com kısa ama etkileyici tarihçesine, bu forumda yeralan yazılara, paylaşımlara, konu başlıklarına baktığımızda yaşadığımız topraklarda kültürel ve düşünsel anlamda ne kadar geliştiğimize ilişkin keskin fikirler elde edebiliriz.

Vakti zamanında (toprağı bol olsun) Orhan Veli üstad şöyle buyurmuş ; "bir ülkenin ne denli geliştiğini ve medeniyet ölçüsünü anlamak istiyorsanız umumi tuvaletlerinin temizliğine ve erotik dergilerin ambalajlarına bakmanız kafidir..." İtiraz ne mümkün. Aslında bu tesbite medya iletişim çağının baş döndürücü hızıyla beraber yeni eklentiler olduğu ortada. Bu anlamda şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, " bir ülkenin kültürel kalitesinin ölçüsünü anlamak için o ülkenin televizyon dizilerine ve bunlardan hangilerinin rağbet gördüklerine bakmanız kafi"...

Ha diyeceksiniz ki, okuma yazma oranı ortada. Kitap okumayı eziyet addeden bir toplumdan daha kaliteli beğeni odakları beklemek anlamsız. Doğru. Ama diğer yandan tek kanallı dönemi hatırladığımızda ciddi bir yüzdesi kaliteli yabancı dizilerden oluşan TRT menüsünün gördüğü rağbeti de aynı toplumun insanları yaratmaktaydılar. Yıllar geçtikçe kalite ortalamamız düşüyor burası açık. Diğer yandan rating rekoru kıran dizilerin uzun soluklu olabilmek adına seyircilerine duymaları gerken saygı ve tabii ki para kazanmaya devam edebilmek için yaratıcılıklarını konuşturarak aynı heyecanı keyfi uzun yıllar devam ettirebilme yüzdeleri de giderek düşüyor.

Bizim milletimizin vazgeçilmez hastalığıdır bu. Her kuşvarda da kendisini gösterir. Yeni bir mekan açılır, yönetici ve çalışanlar özenli, naziktir. Servis kalitesi mükemmeldir. Zaman geçer, müşteri kitlesi oluşur oturaklı hale gelir. Kapıdaki güvenlik görevlisinden yöneticisine tüm mekan personeli müşteriye amiyane tabirle "köpek" çekmeye, edepsizliğin limitlerini zorlamaya ve servis kalitsini umuramamaya başlarlar. Öyle ya... Nasılsa mekanın müşterisi vardır artık. Gerisi ne gam. Ve kaçınılmaz son, dükkan kapanır. "Biz nerede yanlış yaptık?" diye içlenirler ama iş işten geçmiştir. Dizilerde de durum aynıyle bakidir.

Büyük kampanyalar, teaser ve fragmanlar hazırlanır, makyaj mükemmeldir. İyi yaratıcı bir senaryo başarılı oyuncu performanslarıyla tadından yenmez bir hale gelir. Seyirci hipnoza girer, dizinin içinde yaşamaya başlar. Eşittir reklam girdileri tavan yapar, hem kanal hem de dizinin prodüksiyonunu gerçekleştiren şirketin biti iyice kanlanır. Ardından her doygunluğun ardından gelişen hastalık başgösterir. Kendini tekrar eden bölümler, zorlama ve yaratıcılık anlamında giderek kalite yüzdesi düşer. Bulundukları statüye gelmelerini sağlayan izleyiciye saygıyı bir yana bırakın, kendi kariyerlerini dahi düşünmeksizin iyice atalete kapılırlar ve tıpkı mekanlarda olduğu gibi aynı final kaçınılmaz olur, dükkan kapanır.

Şimdi çok yakında dükkanı kapatacak dizilere dair ufak bir kehanet tablosu yaratalım... Bakalım zaman beni haklı çıkaracakmı?

HAZİRAN GECESİ

Hiç şüphe yok ki, dizinin başlangıç bölümlerinde tüm izleyici o güne dek izlediklerinden hayli farklı, samimi ve insanın kalbine direkt temas eden konusu nedeniyle büyük bir beğeni duydu diziye. Diziye duyulan merak iki önemli nedenden kaynaklanıyordu. Öncelikle "Asmalı Konak" gibi bir fenomenin ardından Özcan DENİZ aynı fırtınayı yelkenlerine doldurarak ilerleyişini sürdürebilecek mi? İkincisi, oyunculuğu anlamında akdemisyenleri bile ikiye bölen Özcan DENİZ' in kendisini geliştirme serüveninin bu diziyle nasıl bir rota izleyeceğiydi. Her iki anlamda da Özcan DENİZ kitlendiği hedefleri 12' den vurmayı başardı. Onu sevmeyenler dahi aynı zamanda dizinin öyküsünü bizzat kaleme alan bu genç adamı takdir etmekten kendilerini alamadılar.

Havin karakteri ve onu öldü zanneden ölümsüz aşkı Baran' ın bir araya gelme süreçleri tansiyonu doruğa çıkardı. Bu başarılı ve keyifli bir senaristlik başarısı. Ardından biraraya geldiler, ama bu kez yepyeni bir heyecan vizyonu açıldı. Cemale rağmen bu aşk nasıl asıl hüviyetine kavuşacaktı? Bu da bir nihayet buldu. Bu kez Baran' ın eski eşiyle ölmümsüz sevdalısı Havin arasında ki gel-gitlerle heyecan sürdürülmeye çalışıldı. İşte tam bu noktada yukarıda sözünü ettiğim doygunluğun getirdiği tembelliğin etkilerini görmeye başladık. Bir kaç hafta önce bir araya geldiğimizde Özcan DENİZ dizinin en geç aralık sonu ya da Ocak ayının ilk haftasında biteceğini söyledi. Akıllıca buldum. Zira "Bir İstanbul Masalı" örneğinde olduğu gibi kabak tadı burcuna girmeye başladı izleyici. Tadında ve şok bir acı finalle bitirmeyi düşünüyorlar. Şimdi izleyici için yeni bir merak vizyonu açılıyor. Özcan bu kez nasıl bir farklılıkla dönecek ?

ALİYE

Hemen herkesin aile içi ya da yakın çevresinde şahit olduğu, biz ve bizim gibi az gelişmiş ülkelerde sıklıkla yaşanan , hukuk tanımazlığın ve adli zaafların olduğu toplumlarda alışıldık hale gelen " aldatılan kadın ve bunun acılarını gurursuzluğunu kabullenmeyecek kadar onurlu kadınlara kocalarının yaşattıkları ' çocukları esirgeme'" soysuzluğu üzerine bina edilmiş bir aşk hikayesi. Konu az önce de aktardığım üzere o kadar bildik ve tanıdık ki, "bizden" kokulara sahip böylesi bir senaryonun izleyici tarafından talep görmemesi düşünülemezdi.

İyi performanslarla böylesi "bizden" bir konu harmanlanınca başarı da çabuk geldi. Sinan karakterini canlandıran Halit ERGENÇ' in dozunda ve sıkı oyunculuğu, Sanem ÇELİK' in kırılgan, yaralı, zarif samimi karakterinin erozyonları... Tüm bunların üzerine özellikle genç hanımefendiler tarafından ciddi bir ilgi gören popstar lezzetinde Nejat İŞLER' i de doktor olarak krem şanti misali sos olarak hikayeye kattınız mı işlem tamam...MI ACABA?... Tüm bu olumlu özelliklerine rağmen tiü diğer türk televizyon tarihinin başarı sağlamış senaristlerinde olduğu gibi Aliye' nin yazar grubu da aynı tuzağa düştüler. "Biz bu çocuklarla ASliye arasında ki özlemi bitirirsek dizi de biter... E ne yapalım. Don lastiği gibi uzatalım. Araya bir kaç heyecan verici enstantane katarız olur biter."

Seyircinin algılarını küçümseme hastalığı da bizim senaristlerimizin olmazsa olmaz virüslerindendir maalesef. Aliye' nin artık izleyene ciddi anlamda afakanlar bastıran "sürekli daral ve bunalımlı" jest mimikleri, Sinan' ın eski eşine eziyet etmek adına hep birbirinin aynı sloganları patlatması gibi durumlar öyle vasat bir hal aldı ki, dizinin kötü karakteri olan Mücahit (Barış FALAY) izleyiciye sempatik gelmeye başladı. İte kaka Mart ayına dek sürecek bu didişmeler müsameresi. Bekleyin görün.


Yabancı kaynaklı dizilere ilişkin sıklıkla şu ibareyi görürsünüz , "THE O.C.'DE 3. SEZON BAŞLIYOR - DESPERATE HOUSEWIVES'TA 2. SEZON BU HAFTA" kabilinden duyurularla çalkalanır CNBC-E. Ne kadar özenilesi ve büyülü bir başarıdır ki, en kısa soluklu dizilerin bile 4. yıllarını tamamladıkları dış kaynaklı prodüksiyonların sırrı nedir sizce?
Para mı?

Hayır...Emin olun ülkemizdeki reklam paylarından prodüksiyonların paydasına düşen paralar aklınızı durduracak meblağlardır.

Sırrı ortada ... Yaratıcılık ve maddi doygunlukla tembelleşmeyen, kendilerine ve izleyiciye saygılı senaristler ya da yazar grupları.

Tüm bu yazıp çizdiklerimden sonra " e peki Burak kardeşim.. nedir bizim memleketin kalite çıtası" diye sual edecek olursanız, yanıt ortada bence. Kimilerinin kanına dokunacak biliyorum. Ama şarkıda söylendiği gibi, " dillerimi hakim bey bağlasan durmaz!!!"

Çıkartınız CNBC-E izlenme paylarını diğer yerli dizi ortlamalarının yüzdesinden... Geriye kalan bizim kalite desibelimizdir.

Saygılar...

JediBurak
15-12-05, 10:55
Dizilerde en daraltan 10 aksiyon serisinin devamı yakında gelecek....

O kadar yoğun bir iş temposundayım ki... Yazmaya vakit bulamadım halen

desire25
15-12-05, 11:17
Sevgili Burakdeniro,

Çok güzel ifade etmişsin bence herşeyi.Zaten biraz önce Aliye ve Haziran Gecesi ile ilgili yorumlarda bulunmuştum.Aliye için "Artık mır mır bir Aliye görmek istemiyorum."Haziran Gecesi için ise "hep söyledim,hep söylüyorum bu dizi bitmeli artık"demiştim..Üzerine senin yazını görünce "budur" dedim..Tabi bu dizilere örnek daha bir çok yapım var.Bende hep söylerim,belli bir reyting yakadıktan sonra diziyi uzattıkça uzatıyorlar ve dizi başlangıçta verdiği heyecanı yitirip başka başka konulara savrulup duruyor..Sonrası tamamen merak.Ben şimdi Haziran Gecesi'nin sonunu merak ettiğim için izlemeye devam ediyorum..Ama sıkılıyorumda..

Bana göre herşey tadında bitmeli..Tıpkı İkinci Bahar gibi..Diziler tadında bitince hafızalarda hep aynı heyecanla kalıyor..Ama böyle uzayınca iyice anlamsızlaşıyor...

JediBurak
15-12-05, 16:23
İlginize teşekkürler arkadaşlar....

Sanatsal iştigallerin tamamında başarının formülü tartışılmaz tektir...Yaratıcılık.

Dilerim bu engebeyi aşmayı artık başarırız.

Rose
16-12-05, 13:49
Ilerleyen saatlerde veya günlerde bu agir elestirilere bir kac cümle (veya destan henüz karar veremedim) yazmak istiyorum ,fakat simdiden icimde kalmasin sunu söylemek istiyorum. Demissiniz ki "... bir ülkenin kültürel kalitesinin ölçüsünü anlamak için o ülkenin televizyon dizilerine ve bunlardan hangilerinin rağbet gördüklerine bakmanız kafi"...
Sahiden böylemi düsünüyorsunuz? sanirim talihsiz bir cümle kurmussunuz cünki dizilerin ragbet görmesi cok degisik nedenlere baglidir bunu o ülkenin kültürel kalitesiyle esdegere getirmek bence yanlis.

Simdilik bu kadar , sonra görüsmek üzere esen kaliniz :cool:

forgetmenot
16-12-05, 14:58
Biri de bana, önce neden bu sayfa uygun görülmedi kilitlendi de,sonra yeniden açılma gereği duyuldu?Onu açıklayabilir mi?

Evet tam içeriğin ağırlığını karşılayamasa da başlık farklı,altına yazılanlar da genel olarak siteye yazılan bir çok yazıdan daha ilginç,oldukca bilgilendirici ve bence 'beyin fırtınası'yapmaya,değişik fikirleri paylaşmaya müsaait.Olası bir yeniden kilitleme haline karşı,hemen görüşümü bildireyim:Bence sayfaya devam hem de yeni katılımlarla!

yesilimim
16-12-05, 15:32
sevgili burakdeniro acı finalden kastiniz baran ve havin adına mutsuz son mu o aşkın bitteceği be barab duygu adına mutlu bşey mi ayrıca dizinin yapımcısı dizinin insana kadar uzatıldığını açıkladı 3 hafta önce bndan mı vazgeçildi dizinin ocak başı bitmesi kesin mi?

ayse
16-12-05, 16:09
Biri de bana, önce neden bu sayfa uygun görülmedi kilitlendi de,sonra yeniden açılma gereği duyuldu?Onu açıklayabilir mi?

Evet tam içeriğin ağırlığını karşılayamasa da başlık farklı,altına yazılanlar da genel olarak siteye yazılan bir çok yazıdan daha ilginç,oldukca bilgilendirici ve bence 'beyin fırtınası'yapmaya,değişik fikirleri paylaşmaya müsaait.Olası bir yeniden kilitleme haline karşı,hemen görüşümü bildireyim:Bence sayfaya devam hem de yeni katılımlarla!

Yeniden kilitleme gibi bir durum söz konusu değildir. İstediğiniz gibi düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz


Saygılarımla
Dizifilm.com Moderatörü
ayse

JediBurak
17-12-05, 13:44
QUOTE=Rose]Ilerleyen saatlerde veya günlerde bu agir elestirilere bir kac cümle (veya destan henüz karar veremedim) yazmak istiyorum ,fakat simdiden icimde kalmasin sunu söylemek istiyorum. Demissiniz ki "... bir ülkenin kültürel kalitesinin ölçüsünü anlamak için o ülkenin televizyon dizilerine ve bunlardan hangilerinin rağbet gördüklerine bakmanız kafi"...
Sahiden böylemi düsünüyorsunuz? sanirim talihsiz bir cümle kurmussunuz cünki dizilerin ragbet görmesi cok degisik nedenlere baglidir bunu o ülkenin kültürel kalitesiyle esdegere getirmek bence yanlis.

Simdilik bu kadar , sonra görüsmek üzere esen kaliniz :cool:
[/QUOTE]

Öncelikle.... Asla ve kat-a "talihsiz" likle nitelendirilecek bir tesbitte bulunduğumu sanmıyorum. Kaldı ki, analitik bakmadan, iyice kefelyip ölçüp biçmeden, slogan ruhsuzluğuyla bedavadan kelimeleri har vurup harman savuran bir adam değilim.. Forum içinde bugüne dek yazdığım yorum ve derlemeleri takip edenler bunun idrakındadırlar.

Evet tekrar ediyorum. Bir ülkenin kültürel dokusunun kalitesini anlayabilmek, istatislendirebilmek adına en ciddi parametrelerden birisi de o ülkenin televizyonlarında rağbet gören program profilleridir. Kültürel tüketim materyalleri ya da medya iletişim yolları bu ölçüyü belirleyebilmenin en ciddi şablonlarını verir. O ülkenin gazete tirajları, kitap satışları da keza bu kültürel kalite çıtasının ciddi yansımalarıdır, ki bu ölçeklerden söz ederek tablonun vehametini büyütmek istemiyorum.

Ucuzlukları ya da avam beğenileri aklayabilmek, kalitesizliği maskeleyip kapatmak için herkesin kullandığı o meşhur slogan var ya ; "Zevkler ve renkler tartışılmaz" diye...Bir ek getirerek bu geleneksel efsaneyi dürüst normlara oturtmak gerekir. "Zevkler ve renkler tartışılmamalı...tartışılmamalı ki bu zevk ve renklerin kaliteleri, o zevk ve renklerin sahiplerinin ne kalite ve kültürel ölçekte olduğu ortaya çıkmamalı."

Bugüne dek forumda kimi güruhların yüzlerine devasa aynalar tuttum.. Bunu muhtelif defalar yaptım. Özeleştiri yaparak kendilerini geliştirme olgunluğu ve yürekliliği gösterenler de oldu. Aynada ki yansımalarından rahatsız olup kadrajın dışına kaçarak bana saldıranlar da.

Her iki durumda da beni mutlu eden bir refleks oluşuyor. Katılımcılar benimle hemfikir olsunlar ya da olmasınlar yazılarım düşünmeye, beyin fırtınasına sevkediyor onları. Önemli olan da bu zaten.

Yeter ki hitabet ve sarfedilen kelimelerde nezaket sınırları aşılmasın

masum_leydi
17-12-05, 14:18
kaç hafta önce bir araya geldiğimizde Özcan DENİZ dizinin en geç aralık sonu ya da Ocak ayının ilk haftasında biteceğini söyledi. Akıllıca buldum. Zira "Bir İstanbul Masalı" örneğinde olduğu gibi kabak tadı burcuna girmeye başladı izleyici. Tadında ve şok bir acı finalle bitirmeyi düşünüyorlar. Şimdi izleyici için yeni bir merak vizyonu açılıyor. Özcan bu kez nasıl bir farklılıkla dönecek ?

acı ve şok derken kastınız nedir bu bir tahmin mi yoksa bi bildğiniz mi var final ile ilgili ?bu sorumu cevaplarsanız sevinirim .

JediBurak
17-12-05, 19:16
Diziyi iki üç bölüm sonrasında finale erdereceklerini kendisi bana bizzat söyledi.. Diğer yandan sözünü ettiğim acı finale ilişkin informasyonları da kendisinden aldım..Siz de takdir edersiniz ki bu sektörde performans gösteren bir oyuncu /yönetmen olmam hasebiyle bu "trajedinin" detaylarını size aktaramam.

Tek temennim bundan vazgeçmeleri..Aksi takdirde hayli ciddi bir şok ve üzüntü yaşanacak.

yesilimim
17-12-05, 20:31
dizinin yapımcısı ise dizinin ifnalinin nisanda biteceğini yılbaşından sonra için 13 bölüm için anlaşma imzaladıklarını söledi,özcan deniz dizinin finalinin sms le ilgili olacağını söledi kaam karıştı yaf

JediBurak
17-12-05, 20:44
Her an her şey olabilir ...

Sakin...

yavaş...

bekleyip görelim..

yesilimim
17-12-05, 21:19
peki burakdeniro siz uzatılma kararı alınmadan önce mi konuştunuz çünki o da olalı 2-3 hafta kadar oluo 1.bölüm yayınlanmadan önce bize ulaşan bi bilgi bu konuda bi açıklama getirirseniz sefinirm çünkü allak bullak oldı kafam,inş kasettiğiniz acı son da olmaz bu kadar dramdan sonra mutlu sona çok iannmıştım çünki

Rose
17-12-05, 23:26
Vakti zamanında (toprağı bol olsun) Orhan Veli üstad şöyle buyurmuş ; "bir ülkenin ne denli geliştiğini ve medeniyet ölçüsünü anlamak istiyorsanız umumi tuvaletlerinin temizliğine ve erotik dergilerin ambalajlarına bakmanız kafidir..." İtiraz ne mümkün. Aslında bu tesbite medya iletişim çağının baş döndürücü hızıyla beraber yeni eklentiler olduğu ortada. Bu anlamda şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, " bir ülkenin kültürel kalitesinin ölçüsünü anlamak için o ülkenin televizyon dizilerine ve bunlardan hangilerinin rağbet gördüklerine bakmanız kafi"...

Ben hala kültürel kalite ölcme cihazinizdan sikayetciyim, cünki dizilere ragbet benim acimdan daha cok piskolojik nedenlere, kisisel begenilere veya türkiyeyi göz önünde bulundurursak, duygusallikla ilgili bir secimdir, yani kültürel kaliteyi dizilere olan ragbetle ölcmek bence yanlis. Hem diyelim ki bunu sizin dediginiz gibi yapiyoruz o zaman bir örnek : Türkiye genelinde Kurtlar Vadisi cok begenilenbir dizi olarak gösteriliyor simdi bu diziyi seyreden insanlarin ne kadar kaliteli bir kültüre sahip olduklarini nasil belirleyecegiz? Sadece kültür seviyesi düsük veya yüksek kisiler, su, su diziyi seyrediyor dememiz cok zor cünki her kesimden bu tür dizileri seyreden insanlar var ve maalesef piskolojik olarak cabuk etkilenen yapiya sahip bir ülkeyiz.

Ilk yazinizda ayrica televizyon dizilerini tek parametre gibi göstermissiniz ikinci yazinizda parametrenizi genislettiginize sevindim.

... rating rekoru kıran dizilerin uzun soluklu olabilmek adına seyircilerine duymaları gerken saygı ve tabii ki para kazanmaya devam edebilmek için yaratıcılıklarını konuşturarak aynı heyecanı keyfi uzun yıllar devam ettirebilme yüzdeleri de giderek düşüyor.


Bu konuda size hak veriyorum, raiting ugruna kaliteden ve yaraticiliktan eksik dizilerin ekrana gelmesinden artik ülke olarak aptal yerine konuldgumuzu düsünen insanlardanim. Umarim bu en kisa zamanda degisir.


Büyük kampanyalar, teaser ve fragmanlar hazırlanır, makyaj mükemmeldir. İyi yaratıcı bir senaryo başarılı oyuncu performanslarıyla tadından yenmez bir hale gelir. Seyirci hipnoza girer, dizinin içinde yaşamaya başlar. Eşittir reklam girdileri tavan yapar, hem kanal hem de dizinin prodüksiyonunu gerçekleştiren şirketin biti iyice kanlanır. Ardından her doygunluğun ardından gelişen hastalık başgösterir. Kendini tekrar eden bölümler, zorlama ve yaratıcılık anlamında giderek kalite yüzdesi düşer. Bulundukları statüye gelmelerini sağlayan izleyiciye saygıyı bir yana bırakın, kendi kariyerlerini dahi düşünmeksizin iyice atalete kapılırlar ve tıpkı mekanlarda olduğu gibi aynı final kaçınılmaz olur, dükkan kapanır.


Evet dogru fakat bunlarin aksine su an aklima "Cemberimde Gül Oya" ve "Ikinci Bahar" adli diziler geliyor ki bu iki dizi ilk bölümünden son bölümüne kadar kalitesinden hic bir zaman ödün vermeyen ve yaraticilik adina cok seyler vermis yapitlardir, yani demek istedigim sanirim bazi dizilerin bizlere bir seyler verebilmesi ve kalici olabilmesi icin bir cok ayrintinin ayni noktada toplanmasi gerekiyor. Denge hesabi tuturmakta her dizinin harci degil sanirim.

Şimdi çok yakında dükkanı kapatacak dizilere dair ufak bir kehanet tablosu yaratalım... Bakalım zaman beni haklı çıkaracakmı?

HAZİRAN GECESİ

Hiç şüphe yok ki, dizinin başlangıç bölümlerinde tüm izleyici o güne dek izlediklerinden hayli farklı, samimi ve insanın kalbine direkt temas eden konusu nedeniyle büyük bir beğeni duydu diziye. Diziye duyulan merak iki önemli nedenden kaynaklanıyordu. Öncelikle "Asmalı Konak" gibi bir fenomenin ardından Özcan DENİZ aynı fırtınayı yelkenlerine doldurarak ilerleyişini sürdürebilecek mi? İkincisi, oyunculuğu anlamında akdemisyenleri bile ikiye bölen Özcan DENİZ' in kendisini geliştirme serüveninin bu diziyle nasıl bir rota izleyeceğiydi. Her iki anlamda da Özcan DENİZ kitlendiği hedefleri 12' den vurmayı başardı. Onu sevmeyenler dahi aynı zamanda dizinin öyküsünü bizzat kaleme alan bu genç adamı takdir etmekten kendilerini alamadılar.

Havin karakteri ve onu öldü zanneden ölümsüz aşkı Baran' ın bir araya gelme süreçleri tansiyonu doruğa çıkardı. Bu başarılı ve keyifli bir senaristlik başarısı. Ardından biraraya geldiler, ama bu kez yepyeni bir heyecan vizyonu açıldı. Cemale rağmen bu aşk nasıl asıl hüviyetine kavuşacaktı? Bu da bir nihayet buldu. Bu kez Baran' ın eski eşiyle ölmümsüz sevdalısı Havin arasında ki gel-gitlerle heyecan sürdürülmeye çalışıldı. İşte tam bu noktada yukarıda sözünü ettiğim doygunluğun getirdiği tembelliğin etkilerini görmeye başladık. Bir kaç hafta önce bir araya geldiğimizde Özcan DENİZ dizinin en geç aralık sonu ya da Ocak ayının ilk haftasında biteceğini söyledi. Akıllıca buldum. Zira "Bir İstanbul Masalı" örneğinde olduğu gibi kabak tadı burcuna girmeye başladı izleyici. Tadında ve şok bir acı finalle bitirmeyi düşünüyorlar. Şimdi izleyici için yeni bir merak vizyonu açılıyor. Özcan bu kez nasıl bir farklılıkla dönecek ?


Dizi basindan beri bana kabak tadi veriyordu halada devam etmesini ben cok sasirtici buluyorum . Umarim Bir Istanbul Masali gibi seyircileri sinir kirizlerine sokmadan gayet sakin ve herkesin bekledigi bir son olur.



ALİYE

Hemen herkesin aile içi ya da yakın çevresinde şahit olduğu, biz ve bizim gibi az gelişmiş ülkelerde sıklıkla yaşanan , hukuk tanımazlığın ve adli zaafların olduğu toplumlarda alışıldık hale gelen " aldatılan kadın ve bunun acılarını gurursuzluğunu kabullenmeyecek kadar onurlu kadınlara kocalarının yaşattıkları ' çocukları esirgeme'" soysuzluğu üzerine bina edilmiş bir aşk hikayesi. Konu az önce de aktardığım üzere o kadar bildik ve tanıdık ki, "bizden" kokulara sahip böylesi bir senaryonun izleyici tarafından talep görmemesi düşünülemezdi.

İyi performanslarla böylesi "bizden" bir konu harmanlanınca başarı da çabuk geldi. Sinan karakterini canlandıran Halit ERGENÇ' in dozunda ve sıkı oyunculuğu, Sanem ÇELİK' in kırılgan, yaralı, zarif samimi karakterinin erozyonları... Tüm bunların üzerine özellikle genç hanımefendiler tarafından ciddi bir ilgi gören popstar lezzetinde Nejat İŞLER' i de doktor olarak krem şanti misali sos olarak hikayeye kattınız mı işlem tamam...MI ACABA?... Tüm bu olumlu özelliklerine rağmen tiü diğer türk televizyon tarihinin başarı sağlamış senaristlerinde olduğu gibi Aliye' nin yazar grubu da aynı tuzağa düştüler. "Biz bu çocuklarla ASliye arasında ki özlemi bitirirsek dizi de biter... E ne yapalım. Don lastiği gibi uzatalım. Araya bir kaç heyecan verici enstantane katarız olur biter."

Seyircinin algılarını küçümseme hastalığı da bizim senaristlerimizin olmazsa olmaz virüslerindendir maalesef. Aliye' nin artık izleyene ciddi anlamda afakanlar bastıran "sürekli daral ve bunalımlı" jest mimikleri, Sinan' ın eski eşine eziyet etmek adına hep birbirinin aynı sloganları patlatması gibi durumlar öyle vasat bir hal aldı ki, dizinin kötü karakteri olan Mücahit (Barış FALAY) izleyiciye sempatik gelmeye başladı. İte kaka Mart ayına dek sürecek bu didişmeler müsameresi. Bekleyin görün.

Evet haklisiniz bu saaten sonra diziyi su klasik konudan uzaklastirip daha degisik konulara deginseler cok iyi olacak , seyircinin tahammülünü cok fazla zorluyorlar.


Yabancı kaynaklı dizilere ilişkin sıklıkla şu ibareyi görürsünüz , "THE O.C.'DE 3. SEZON BAŞLIYOR - DESPERATE HOUSEWIVES'TA 2. SEZON BU HAFTA" kabilinden duyurularla çalkalanır CNBC-E. Ne kadar özenilesi ve büyülü bir başarıdır ki, en kısa soluklu dizilerin bile 4. yıllarını tamamladıkları dış kaynaklı prodüksiyonların sırrı nedir sizce?
Para mı?

Hayır...Emin olun ülkemizdeki reklam paylarından prodüksiyonların paydasına düşen paralar aklınızı durduracak meblağlardır.

Sırrı ortada ... Yaratıcılık ve maddi doygunlukla tembelleşmeyen, kendilerine ve izleyiciye saygılı senaristler ya da yazar grupları.

Tüm bu yazıp çizdiklerimden sonra " e peki Burak kardeşim.. nedir bizim memleketin kalite çıtası" diye sual edecek olursanız, yanıt ortada bence. Kimilerinin kanına dokunacak biliyorum. Ama şarkıda söylendiği gibi, " dillerimi hakim bey bağlasan durmaz!!!"

Çıkartınız CNBC-E izlenme paylarını diğer yerli dizi ortlamalarının yüzdesinden... Geriye kalan bizim kalite desibelimizdir.

Saygılar...


Yabanci dizilerin sirri sanirim sizinde dediginiz gibi yaraticilik ve seyirciye duyulan saygi. Ama gercekci olursak yabanci dizilerin de cogu tutmuyor ve ayni bizim ülkemizde oldugu gibi raiting canavarinin oltasina takiliyor.Tamam belki dis prodüksüyonlarin cogu kaliteli ve uzun soluklu fakat bizim ülkemizin dizilerindeki sicakligi ve duygu yogunlugunu onlarda bulamiyorum. Bir Istanbul Masali, Asmali Konak, Yedi Tepe Istanbul, Cemberimde Gül Oya veya ikinci Bahar bu dizilerde yasadigim duygu rüzgarini bu güne kadar hic bir yabanci dizide bulamadim. Artik halkimizin ve TV kanallarinin daha secici davranmalari gerektigini ögrenmeleridir.

Saygilarimla
Rose

masum_leydi
18-12-05, 07:39
Diziyi iki üç bölüm sonrasında finale erdereceklerini kendisi bana bizzat söyledi.. Diğer yandan sözünü ettiğim acı finale ilişkin informasyonları da kendisinden aldım..Siz de takdir edersiniz ki bu sektörde performans gösteren bir oyuncu /yönetmen olmam hasebiyle bu "trajedinin" detaylarını size aktaramam.

Tek temennim bundan vazgeçmeleri..Aksi takdirde hayli ciddi bir şok ve üzüntü yaşanacak.
bu kadar acı şok entirika yaşatan bi diziyi tekrar acı ve şokla bitirmek anlamsız ??? kendi gibi biticek ben orda şok kelimesini bile aslında kulanmak istemiyorum çünkü yeterince şok yaşadık .bi final şoku daha izleğime değermi bilmiyorum ama bu kadar seyircinin mutlu sonu hakketiğini çok iyi biliyorum birde haziran gecesininin sms oylarını kullanarak diziyi bitiriceklerini söylerdiler finali seyirci belirleyecekti.???senin bu diologun eskimi yeni mi çünkü gazeteler ve haziran gecesinin özcan başta olmak dahilinde finali seyirci belirletecek sözleri basınımızda yer etti ..

sudem
18-12-05, 08:47
Yabanci dizilerin sirri sanirim sizinde dediginiz gibi yaraticilik ve seyirciye duyulan saygi. Ama gercekci olursak yabanci dizilerin de cogu tutmuyor ve ayni bizim ülkemizde oldugu gibi raiting canavarinin oltasina takiliyor.Tamam belki dis prodüksüyonlarin cogu kaliteli ve uzun soluklu fakat bizim ülkemizin dizilerindeki sicakligi ve duygu yogunlugunu onlarda bulamiyorum. Bir Istanbul Masali, Asmali Konak, Yedi Tepe Istanbul, Cemberimde Gül Oya veya ikinci Bahar bu dizilerde yasadigim duygu rüzgarini bu güne kadar hic bir yabanci dizide bulamadim. Artik halkimizin ve TV kanallarinin daha secici davranmalari gerektigini ögrenmeleridir.

Saygilarimla
Rose
rose ben özellikle bu konuda sana çok ama çok katılıyorum.ben yabancı dizi fanatiğim ama genellikle polsiye dizilerinin...cnbce diziler konusunda çok dengeli...neyse ben birçoğuna arada bakarım bazılarını sürekli takip ederim.duygusal oaln diziler genellikle az.ben bu dizilerde sıcaklık göremiyorum.mesela aile bağları yok,arkadaşlık bağları yok.normalde de böyle mi bilemiyorum ama dizlerden görünen bu ama bizim dizilerimizin en kötüüsnde bile VEFA,SEVGİ anlatılır.mesela KURTLAR VADİSİ şiddet içeriği fazla olan bir dizi ama onda bile sadakat,sevgi işleniyor.dediğim gibi yabancı dizilerde öyle bir sıcaklık yok

havincim
18-12-05, 09:13
haziran gecesinin yapımcıları dizinin nisanda biteceğini söylemişti ama...ve finali seyirciler belirleyecekti...belkide sen dizi uzatma kararı alınmadan önce konuşmuşsundur....

sudem
18-12-05, 10:14
Ben de cnbc-e dizilerini ne kadar seversem seveyim,kesinlikle katılıyorum.Ama bu bizim kültürümüzün,anlayışımızın bir parçası.Türk halkı sıcaktır,yardımseverdir,başkalarının da duygularına önem verir.Bunları küçümsediğimi sanmayın,sonuçta ben de bir Türk vatandaşıyım ve Türklerin bu özelliklerini seviyorum.Belki de bir Türk dizisini yurtdışında da gösterime koyarsak bu yüzden tutmaz.Gerçi biz onların dizilerini izliyoruz ama sizin de dediğiniz gibi bu diziler genellikle dengeli,yaratıcı ve izleyiciye saygılı oluyorlar.Bizim de buna ihtiyacımız var.
nes_rial şuan yunanistanda ASMALI KONAK,YABANCI DAMAT ve BİR İSTANBUL MASALI izleniyor.demek ki bizim dizilerimiz de yabancı kesimin dikkatini çekebilicek nitelikte :D aslında biraz daha uğraşsak mesela senin de dedğin gibi saçma sapan programlara para harcamak yerine daha dikkat çekici diziler mesela polisiye dizileri yapsak güzel olur.
şimdi düşününce bizim bütün dizilerimiz de ön planda AŞK ve SEVGİ var.yabancı dizilerde bu yok mesela...yani bu kadar göz önünde değil.aslında ben bundan gocunmuyorum.bence bizi biz yapan bu...

gaby
02-03-06, 10:03
Seyircinin algılarını küçümseme hastalığı da bizim senaristlerimizin olmazsa olmaz virüslerindendir maalesef. Aliye' nin artık izleyene ciddi anlamda afakanlar bastıran "sürekli daral ve bunalımlı" jest mimikleri, Sinan' ın eski eşine eziyet etmek adına hep birbirinin aynı sloganları patlatması gibi durumlar öyle vasat bir hal aldı ki, dizinin kötü karakteri olan Mücahit (Barış FALAY) izleyiciye sempatik gelmeye başladı. İte kaka Mart ayına dek sürecek bu didişmeler müsameresi. Bekleyin görün.
bence bu konuda hakkaten haklısın bıktırdılar insanı uzat uzat fenalık geldi habire çocuklarla al gülümver gülüm yapıyorlar

Yabancı kaynaklı dizilere ilişkin sıklıkla şu ibareyi görürsünüz , "THE O.C.'DE 3. SEZON BAŞLIYOR - DESPERATE HOUSEWIVES'TA 2. SEZON BU HAFTA" kabilinden duyurularla çalkalanır CNBC-E. Ne kadar özenilesi ve büyülü bir başarıdır ki, en kısa soluklu dizilerin bile 4. yıllarını tamamladıkları dış kaynaklı prodüksiyonların sırrı nedir sizce?
Para mı?

Hayır...Emin olun ülkemizdeki reklam paylarından prodüksiyonların paydasına düşen paralar aklınızı durduracak meblağlardır.

Sırrı ortada ... Yaratıcılık ve maddi doygunlukla tembelleşmeyen, kendilerine ve izleyiciye saygılı senaristler ya da yazar grupları.

Tüm bu yazıp çizdiklerimden sonra " e peki Burak kardeşim.. nedir bizim memleketin kalite çıtası" diye sual edecek olursanız, yanıt ortada bence. Kimilerinin kanına dokunacak biliyorum. Ama şarkıda söylendiği gibi, " dillerimi hakim bey bağlasan durmaz!!!"

Çıkartınız CNBC-E izlenme paylarını diğer yerli dizi ortlamalarının yüzdesinden... Geriye kalan bizim kalite desibelimizdir.

Saygılar...[/QUOTE]
desperate hosewives demişsin ben bu dizinin büyük fanıyım ama bu diziyi prime time da büyük bir türk kanalı göstersin kocasını bahçıvanla aldatan kadın,karısını aldatan koca, sonra onu başta affetmeyen ve eczacıyla kırıştıran sonra kocasıyla barışan kadın,kadının kocasını zehirleyen eczacı,sonra kocasının zehirlendiğini öğrenip eczacıyı zehirleyen kadın,kocasının terfisini engelleyen kadın,.... sence türk halkı bunları kaldırabilirmi bunları seyreden kitle belli tamam bende izliyorum ama bunların hiçbirinde türk dizilerindeki sıcaklık yok ikinci bahardaki şener şen-türkan şoray arasındaki sıcaklık hangisinde var hangi diziyi izlerken gözlerin doldu hangi diziyi izlerken vay be fedakarlığa bak dedin hanisi sana içinden biri gibi geldi: gariel-carlos,marissa-ryan,buffy-angel... bunlar ve daha fazlası tamam çok kaliteli çekiyorlar evet ama sen anadoluda oturan kıza anlatda göreyim biseksüel ilişkiyi...

sabuha
21-06-06, 09:42
aşk oyunu tam bir rezalet ama yinede komedi niyetine izliyoruz. aliyeyi de bu sezon bitirsinler.

mini
21-06-06, 15:28
Aşk Oyunu ve Ihlamurlar Altında nın suyunu çıkardılar. Aliye daha da cıvıtmadan bitmeli. Kırık Kanatlar bir süre daha izlenilebilir. Haziran Gecesini seyretmeye bile değer bulmadım.

gizem_89
27-06-06, 12:03
uzayan hiç bir dizi güzel omuyo aliye ask oyunu bitsin

candancana
27-06-06, 12:39
Aliye,aşk Oyunu Ve Yabanci Damat Bitsin Artik çok Uzadi

gizem_89
29-06-06, 11:56
aliye ask oyunu bitsin... çok uzadI yaww

cergiz
05-07-06, 17:58
aliye bitsin..brezilya dizisi gibi birşey oldu..aliye ve çocuklarının başına gelmedik kalmadı..gereğinden çok çok fazla uzaltığını düşünüorum..biran önce bitse çok ii olucak..
aşk oyunu buda brezilya dizisi gibi oldu buda bitsinn..:D:D

LİBRA
22-07-06, 13:17
aliye bitsin..brezilya dizisi gibi birşey oldu..aliye ve çocuklarının başına gelmedik kalmadı..gereğinden çok çok fazla uzaltığını düşünüorum..biran önce bitse çok ii olucak..
aşk oyunu buda brezilya dizisi gibi oldu buda bitsinn..:D:D


evet aşk oyunu,aliye,cennet mahallesi bitmeli artık

gül_ecem
22-07-06, 22:10
aşk oyunu bitsin kesinlikle , sonra aliye, sonra cennet mahallesi, sonra avrupa yakası (benim tanıdığım kimse ne gülüyor ne izliyor artık), aliye...daha gider bu ben sayarsam yayında dizi kalmayacak ama ilk aklıma gelen bunlar.

007 LAZ CADI
27-07-06, 13:59
vala arkadaşlar en güzel ve en iyi aşk hikayesi kuş dilinde var, ya zaten bu diziyi bitiremezler osman yağmur d.zaten güçlü adam bitiremezler kuş dili dizisini trabzonlular ayaklanır valaha bide böyle saçama bi olay olamaz yaw yok kuş dili giresuna ayit yaw trabzonu kıskanıolar kuş dili trabzondada konuşulo alahım böle saçma bi olay görmedim bitiremezler bu diziyi sıkıyosalar bitirsinler :fighting2 :fighting2 :fighting2 :fighting2 :fighting2 :fighting2

Flora
27-07-06, 14:31
vala arkadaşlar en güzel ve en iyi aşk hikayesi kuş dilinde var, ya zaten bu diziyi bitiremezler osman yağmur d.zaten güçlü adam bitiremezler kuş dili dizisini trabzonlular ayaklanır valaha bide böyle saçama bi olay olamaz yaw yok kuş dili giresuna ayit yaw trabzonu kıskanıolar kuş dili trabzondada konuşulo alahım böle saçma bi olay görmedim bitiremezler bu diziyi sıkıyosalar bitirsinler :fighting2 :fighting2 :fighting2 :fighting2 :fighting2 :fighting2
Arkadaşım bilmem farkında mısın Kuş Dili bitti!Biteli de çok oluyor galiba.Bu yorum neyin nesi?

Flora
27-07-06, 14:40
Bence artık Aşk Oyunu,Aliye kesinlikle bitmeli ki gelecek sezona kaldılar.
Önceden ne kadar çok severdim aşk oyununu şimdi kendime şaşıyorum gına geldi bana.Bitse de kurtulsam diyecek dereceye geldim.
Aliye de yine aynı şekilde bir dönem favori dizimdi (aşk oyunundan biraz önce) artık o da suyunu çıkardı.
İkisini de izlemiyorum zaten,bıraktım.Ama artık lütfen BİTSİNLER!!!

RoseMarry
27-07-06, 15:51
aliye,cennet mahallesi,ask oyunu artık bitmeli diye düsünüyorum.

!!!cakkıdı!!!
28-07-06, 08:24
Evet ya bitsinler
Hep aynı dizi sıkıldık artık

blacksymbian
28-07-06, 09:43
2side bence çok kötü yapımlar ama türkiyede bunları seviyo işte artık klasikleşen türk dizileri

*arife*
28-07-06, 09:46
bencede bu diziler bitmeli herşeyi tadında bırakmak lazım

elizebet1986
04-08-06, 02:58
ALİYE BİTSİN YAAA aşk oyunu ama düzeldi 3-4 bölüm sonra bıtsın cennet mahhalerside bitsin sihirli annem ayyy bıktım ondan

*sahil*
04-08-06, 12:38
aliye ve cennet mahallesi mutlaka bitmeli...

koyu mavi
04-08-06, 12:56
aliye ve aşk oyunu mutlaka bitmeli kesnilkle bitmeli...artık hiç keyfi kalmadı ve suyunu çıkardılar eğer güzel bi şekilde anılmak istiyolarsa kesnlikle bitirmelilerr

dalya
04-08-06, 13:54
Haziran Gecesi bitti ama Aliye..Seyirci artik izlemekten sIkILIyor.. Herkes Aliye'nin bu sezon bitecegini zannediyordu ama bitmedi.. Cogu zaman dizi tuttugu icin uzatiyorlar. Ve diziler sIkIcI olmaya basliyor.. Seyirci izlerken hic bir keyif almiyor.. ve senaryo berbat hale geliyor..

Bence dizilerin ömrü 50 bölümden fazla olmamali. Cünkü cogu zaman +50 bölümden sonra diziler sapitmaya basliyor.. Tabii daha önceden konuyu saptiranlarda var..

Neyse bu benim düsüncem.. Aliye bitmeli!!

aşk_oyunu
06-08-06, 11:38
bncede aliyeeeee özelikle bitmeli hep diyorum tadında klamalı ya
haziran geceside bitmeliki çok şükür bitti
aşk oyunuda artık bitmeli kabak tadı veri yo artık bu sezın tadında bitmeliydi yani açıkçası kusara bakmayın ama keremcem içiçn izlemye başladım diziyi ki eskiden dizim başlıyuo diye can atardım yani...

adanali esmer
07-08-06, 16:18
arkadaslar ben aliyeyi taa ilk basladigindan belli izliyorum ama sizinde dediginiz gibi
artik biktik hatirliyorsaniz bu sitede aliye mutlu sonla bitecek denizle evlenecek yaziyordu birde bu sezon bitecek diyordu ya demek yönetmen bitirmemis filmi ama bence bitmeliydi ask oyunu da öyle tümördü sanirim bende ilk baslarda seyretmiyordum ask oyununu sonradan sonraya bayildim ama artik gercektende biraz önce dedigim gibi tümör gitti ekin iglesti eee mutlu sonla biterdi yani simdi yeni yeni seyler üretecekler o da sacma biraz haziran geecesini de ilk bölümünden belli izliyordum sonradan sonraya ondan da sogudum böyle diziler gercekten tadinda kalmali ve yillarca cekilmemeli cennet mahallesi hele habire ayni bölümünü gösteriyor showtv yada kizlar yurdu cok sacma hep komik ve mantiksiz diziler koyuluyor ve onlar ck reyting aliyormus gibi 2-3 sezon yeni bölüm falan diye cekiliyor sacma buluyorum bakalim bu sezon neler olacak

purple_princess
07-08-06, 17:02
bu dizilerr bitsede tkrrlrnı vrp bıktrrlar insanı...!

çağloş
09-08-06, 10:22
bende dizilerin hep bitince tekrarlarını veriyorlar ama kampusistan hariç diğer dizilerin hep tekrarlarını vermelerinden kustum

havin-sevgisi
14-09-06, 22:37
Haziran gecesi 18 yıllık hayatımda gördüğüm en samimi,en mükemmel diziydi..havin-baran aşkı unutulmaz ve ölümsüz..dizinin her bölümünü çektim..ileride eğer çocuklarım olursa onlara da bu aşk destanını izleteceğimm.

Flora
17-09-06, 10:34
Haziran Gecesi bitti ama Aliye..Seyirci artik izlemekten sIkILIyor.. Herkes Aliye'nin bu sezon bitecegini zannediyordu ama bitmedi.. Cogu zaman dizi tuttugu icin uzatiyorlar. Ve diziler sIkIcI olmaya basliyor.. Seyirci izlerken hic bir keyif almiyor.. ve senaryo berbat hale geliyor..

Bence dizilerin ömrü 50 bölümden fazla olmamali. Cünkü cogu zaman +50 bölümden sonra diziler sapitmaya basliyor.. Tabii daha önceden konuyu saptiranlarda var..

Neyse bu benim düsüncem.. Aliye bitmeli!!
Bence 50 bölüm bile fazla.Tek sezon yetiyor dizilere.Sevdiğim dizilerin 2. sezona uzamasını hiç istemiyorum ama malesef hepsi uzuyor.İlk sezon bitselerde tadı damağımızda kalsa,onları "ne muhteşem diziydi,hiç uzamadı" diyerek ansak...

sbs_23
17-09-06, 11:13
aliye ilk sezon bence mükemmeldi ama sıktı.
zaten 5 bölüm sonra bitiyo...

jupiter65
19-09-06, 11:20
Bir dizinin azami ömrü 39 bölümdür. Çok tutulsa da, fazlası çekilmemeli. Tadında bırakılan bir dizi uzun yıllar unutulmuyor. Oyuncu olsam, çok para kazanacağımı bilsem de bitmesi gerektiğini düşündüğüm dizide oynamazdım.
Geçenlerde biten "Rüyalarda buluşuruz" dizisi az ve özdü örneğin.

HG_GUMUS
19-09-06, 17:04
bence haziran gecesi erken bitti bir 10 bölüm daha çekilmeliydi ondan sonrası gerçekten sıkardı haziran gecesinin finalinde baran öldü baranı öldürmemeliydiler dediğim bu son 10 bölümde de baran ve havinin o ölümsüz aşkını göstermleri lazımdı böyle olmayınca havinciler ve duygucular olarak bölümdü hg izleyicileri çoğu kişi bunu göremese de dizideki kahramanlar baran ve havin onların aşkı sevgisi bunu izleyicilere daha iyi vermeleri gerekiyordu o yüzden iyi bir final olmadı son bölüm konusu iyi değildi

birde aliye var işte artık o sıktı herkesi bu dönem uzatmalarına hiç gerek yoktu bence bu dizi o kadar güzel de değil yine uzattıkca uzatıyorlar anlamıyorum

tiyatrocu.kiz
13-10-06, 02:26
aliye ne olursa olsun beni sıkmadı konu her ne kadar monoton olursa olsun o oyuncular yok muu o oyuncular herşeyi bitiriyorlar .(sanem çelik&halit ergenç)

keremcem_b
24-10-06, 20:44
jupiter65 :Bir dizinin azami ömrü 39 bölümdür. Çok tutulsa da, fazlası çekilmemeli. Tadında bırakılan bir dizi uzun yıllar unutulmuyor.
----------
bende sana katiliyorum bide haziran gecesinde baran ölmesedi böyle mutlu mesut bitseydi :img-grin2

ye_şil
12-11-06, 14:51
diziler bence fazla uzamamalı uzayınca insan iyice sıkılıyor...

gnchk
14-11-06, 18:31
hani kırık kanatlar neden yok

aşk_oyunu
15-11-06, 09:14
valla bncede aliye hakkın da doğru dedin en daraltanı on aksiyon dda hepside var aliyede...

§uni§a
01-12-06, 21:58
bence dizleri fazla uzatmamlilar uzattikca kabak tadi veriyo bakarken diyosunki aha bugün kesin böyle olur bu böyle olur su böyle olur sonra bakiyosun hepsi dogru cikiyo bi sonraki bölüme bakmak istemiyo insan bunaliyo

nisann
06-12-06, 12:19
bence dizleri fazla uzatmamlilar uzattikca kabak tadi veriyo bakarken diyosunki aha bugün kesin böyle olur bu böyle olur su böyle olur sonra bakiyosun hepsi dogru cikiyo bi sonraki bölüme bakmak istemiyo insan bunaliyo


haklsın arkadaşım..
herşeyi tadında bırakmak gerek !!!
çok uzunu izleyiciyi bunaltıyr bir süre sonra !!!
en iyisi tadında bırakmak...!!

erenalp_18
09-12-06, 19:21
yani ancak komedi dizileri uzatılabilir bence mesela avrupa yakası...
siğerlerinde hikaye kopunca bütün zevk kaçıyor
ama o hikayeyi uzunca yapabilirlerse ne ala

-cemalim-
17-12-06, 11:24
bence de diziler fazla uzatılamamalı ve dizinin kadrosu baştan belirlenmeli sdonradan oyuncu çıkartılıyo falan olmuyo

Ms.Alabora
21-01-07, 17:33
Hzrn Gecesinin kesinlikle uzatıldığına,saçmaladığına kesinlikle inanmıyorum.
Diğerleri doğrudur:)

padme_01
22-01-07, 15:01
bencede uzatılmamalı diziler çünkü işlenecek konular azalıyor ve bazen senaristler insan üzeri konulara giriyorlar. mesela gümüşte ölen nihanın dirilmesi gibi bence bir dizinin en fazla ömrü 1 sezon olmalı

mesela çemberimde gül oya çok güzeldi ve hiç bozulmadı

hacivatiye
09-02-07, 15:30
aliye
haziran gecesi uzayan ve sıkan dizilerin başında geliyor. reytingi tutan dizileri uzatıyorlar ama seyirci kaybetmekten ve ileride kötü bir dizi olarak akılda kalmaktan başka bir işe yaramıyor.

NiliWerda
11-02-07, 19:11
bence de diziler fazla uzatılamamalı ve dizinin kadrosu baştan belirlenmeli sdonradan oyuncu çıkartılıyo falan olmuyo

evet bencede

işte bu yüzden diziler fazla uzamamalı ama Hatırla Sevgilide oyuncular çıkacak sanırım ve 70li yıllar 80li yıllar öyle sürüp gidecek sanırım? işte bu yüzden sevdiğimiz oyuncular (mesela Canselcik::)) çıkacaklar:((:icon_sorr

aysede
28-03-07, 21:24
Bu tür diziler fazla uzatılmamalı ..
Maksimum 30 bölümlük falan olmalı..
Zamanla çok bayıyor ne koyacaklarını bulamıyorlar...

dilara43
09-04-07, 11:14
bu tür diziler uzadımı insanı bayıyor hatta sevdiğin oyuncular bile bir süre sonra sana itici gelebiliyor onlar bile ne kadar sevsende dizinin izlenmesini sağlayamıyor

-MeLeK-
11-04-07, 21:45
Evet haklısınız haziran gecesi her zaman takip ettiğim bir diziydi ve ilk sezon tam anlamıyla harikaydı reyting uğruna uzatılınca saçmaladı saçmaladı ta ki son bölümüne kadar gerçek bir aşk sahnesi izleyemedik.

esuk
15-04-07, 23:13
dgru ilk sezon çok ii bi performanstı.ikinci sezon dizi bi yere kadar gitti ve bnce damlanın doğumuyla bitti.sonrası gereksiz uzatmalar için havin ve baranın arasının açılmasıydı.son bölüm gerçekten unutulmazdı..bu dizi bnm için çok özel.ne kadar uzasa da izlerdim ama dediğim gibi haziran gecesi büyüsünü neredeyse kaybetmişti ki son bölümle kalbimize kazındı....

_AŞkım_FB_1907_
15-04-07, 23:19
Bu tür diziler fazla uzatılmamalı insan sıkılıyor.

ozgeozdem
16-04-07, 14:53
Mesela Çemberimde Gül Oya 40. bölümde bitecek denildiğinde herkes çok üzüldü ama 40 bölüm sürdü ve çok tadında bitti.Şahsen hayatımın sonuna kadar izlediğim en güzel dizi olarak kalıcak(büyük konuşmiym ama...:img-wink: )

~mystery~
25-04-07, 19:21
bence bu tür diziler fazla uzatılmamalı, fazla uzatılınca çok bayıyor..
mesela ilk sezonunda çok güzel olan sonra bozan çok fazla dizi var :(
uzadıkça konu bulunmuyor ve saçma sapan şeyler konu oluyor..
mesela bazı dizilerde konu uzatıldıkça baş roller yerine yan rollerle uğraşılıyor ve bu da insanı sıkıyor.
bence diziler tadında bırakılmalı..

HaMbUrG*
03-05-07, 18:42
Bademgözlüye katiliyorum.. Affedilmeyen, Affedilmeyen ve yine Affedilmeyen...
Böyle kaliteli dizilere gercekten sahip cikmali

hildaxx
26-05-07, 19:59
İnsanlar dizileri çok farklı bakış açısıyla izlerler.Ayrıca dizilerin de gerçek hayatta yaşanmış olaylar olmadığı çok açık ve net.Bu yüzden çok büyük mantıklar aramak,ahlaki açıdan değerlendirmek ve olan olaylara bu derece büyük tepkiler göstermeyi saçma buluyorum.Elbette evli adamların karısını aldatması olayları ve topluma kötü örnek olacak şeyleri bunlara katmıyorum.

Bahsedilen Hg'De bu şekilde bir durumu kabul etmiyorum.Zaten bu derece yanlış bir mantık olsaydı diziyi de yazmazlardı.Karısıyla evliyken tanıştığı biri değil,karısından önce tanıştığı ve çok aşık olduğu birisiydi o.Karısıyla da çok iyi anlaşamayan bir adam profili çizildi.
Haziran Gecesi dizinin ana teması da küllenmeyen ve çok büyük bir aşk.Mantığı öne sürerek bir dizi yaratmaya çalışsalardı,o dizi ne devam edebilirdi ne de heyacanı falan olurdu.Bu yüzden düşüncelerinize saygı duymanın yani sıra,sizinle bu konuda ayrı fikirleri paylaşıyoruz.

Normal hayatta kimse çok büyük aşklar yaşıyamıyor ne yazıkki,hatta çoğunluğun tekdüze hayatları var.Bir diziyi enterasan yapan,insanın kendini o dizide bir kişinin yerine yerleştirmektir ve o gözle bakmaktır.Çoğu kişi keşke bizde böyle büyük bir aşk yaşasak diye düşünmüştür ya da kavuşamayanlar önlerinde ne kadar engel olsalarda kavuşabileceklerini düşünmüşlerdir büyük aşklarının gücüyle.

Gelelim dizilerin uzatılmasına.Ben dizilerin çok geniş ve kapsamlı olmamışlarsa tek sezonluk olmasından yanayım.Haziran Gecesi'de bu şekilde tek sezonluk bir diziydi.Fakat reyting alması nedeniyle uzatıldı.

Ne yazıkki reyting alsa bile,ana konunun dışına çıkmak demek dizi içinde bir sürü saçmalığın,gereksiz ayrıntıların çıkması demek.Her zaman söylüyorum tek sezonluk diziler çok daha akılda kalıcı ve insanı derinden etkileyici oluyor.İkinci sezona başlayan diziler ise çok heyecansız ve tamamen diğer dizilerin birer kopyası halinde.:img-wink:

(mia)
31-05-07, 11:06
İnsanlar dizileri çok farklı bakış açısıyla izlerler.Ayrıca dizilerin de gerçek hayatta yaşanmış olaylar olmadığı çok açık ve net.Bu yüzden çok büyük mantıklar aramak,ahlaki açıdan değerlendirmek ve olan olaylara bu derece büyük tepkiler göstermeyi saçma buluyorum.Elbette evli adamların karısını aldatması olayları ve topluma kötü örnek olacak şeyleri bunlara katmıyorum.

Bahsedilen Hg'De bu şekilde bir durumu kabul etmiyorum.Zaten bu derece yanlış bir mantık olsaydı diziyi de yazmazlardı.Karısıyla evliyken tanıştığı biri değil,karısından önce tanıştığı ve çok aşık olduğu birisiydi o.Karısıyla da çok iyi anlaşamayan bir adam profili çizildi.
Haziran Gecesi dizinin ana teması da küllenmeyen ve çok büyük bir aşk.Mantığı öne sürerek bir dizi yaratmaya çalışsalardı,o dizi ne devam edebilirdi ne de heyacanı falan olurdu.Bu yüzden düşüncelerinize saygı duymanın yani sıra,sizinle bu konuda ayrı fikirleri paylaşıyoruz.

Normal hayatta kimse çok büyük aşklar yaşıyamıyor ne yazıkki,hatta çoğunluğun tekdüze hayatları var.Bir diziyi enterasan yapan,insanın kendini o dizide bir kişinin yerine yerleştirmektir ve o gözle bakmaktır.Çoğu kişi keşke bizde böyle büyük bir aşk yaşasak diye düşünmüştür ya da kavuşamayanlar önlerinde ne kadar engel olsalarda kavuşabileceklerini düşünmüşlerdir büyük aşklarının gücüyle.

Gelelim dizilerin uzatılmasına.Ben dizilerin çok geniş ve kapsamlı olmamışlarsa tek sezonluk olmasından yanayım.Haziran Gecesi'de bu şekilde tek sezonluk bir diziydi.Fakat reyting alması nedeniyle uzatıldı.

Ne yazıkki reyting alsa bile,ana konunun dışına çıkmak demek dizi içinde bir sürü saçmalığın,gereksiz ayrıntıların çıkması demek.Her zaman söylüyorum tek sezonluk diziler çok daha akılda kalıcı ve insanı derinden etkileyici oluyor.İkinci sezona başlayan diziler ise çok heyecansız ve tamamen diğer dizilerin birer kopyası halinde.:img-wink:





katılmıyorum bence saçma bir düşünce ekarsıısyla anlaşamıyorsa hem niye evlendi ki çok sewiyorsa bile 3 çocuklu yuvayı dağıtmaya hakkı yoktu.dizide bence mantık aranabilir.mantıksız bir şeyi kimse izlemez.

hildaxx
31-05-07, 11:26
katılmıyorum bence saçma bir düşünce ekarsıısyla anlaşamıyorsa hem niye evlendi ki çok sewiyorsa bile 3 çocuklu yuvayı dağıtmaya hakkı yoktu.dizide bence mantık aranabilir.mantıksız bir şeyi kimse izlemez.

Çok katı bir cevap vermişsin bence,ben daha yumuşatarak yorum yapmıştım.Bizimle aynı fikirde olmayanlar saçma bulabilirler,ama ne yazıkki konu bu.Konuyu yazanlar ve tüm ekip bunu saçma bulsalardı çekip yayına sokmazlardı.Sokulduktan sonra da reytingleri iyi gelmezdi.Yapılan anketlerde Havin ve Baranın beraber olmasını isteyen bir kalabalık grup olmazdı.Konuyu bu açıdan çok inceliyip de saçma ve mantıksız bulanlarda bence izlemeselerdi keşke.

Söylediğin şeyleri(yani neden evlendi sevmiyorsa cümlesi)ayrıca dizi açıkça açıklamıştı.Bence hiçbir şeyi su üstünde bırakıp çekmediler.Havin tekrar ortaya çıkmadan önce tüm olaylar,aralarındaki kavgalar,Baran'ın hayatını karısı üzerine değilde başka şeylere yönlendirmesi,sadece politika(ki buna da Havin yüzünden başlamıştı)'yı eşine tercih edip sen istersen benden ayrılabilirsin demesi gibi özetle ve net bir şekilde ifade edildi.

Burası Haziran Gecesi'ni tartışma platformu da değil kaldıki.Dizilerin uzatılmasıyla ilgili bir konuyu burda esas alıyoruz.Sadece dizinin konusuna (hem de ana konuya)yaptığınız eleştiriye bende kendi fikrimi sunarak bir yorum yaptım.Kimseyle hg muhabbeti yapamam.Çünki dediğim gibi yazanlar ve oynayanlar zaten konu olarak bunu seçmişler ve işlemişler.Beğenmeyenler keşke izlemeselerdi.Mantıksızlık yok bu dizide.Ben de mutsuz ve başkasını severkenki yaşanacak evlilik mantıksızlık gibi geliyor.O yüzden de zevkler ve renkler tartışılabilir.

Her dizide bu yüzden her kesime hitap etmez.:img-wink: Ben kendimi o diziden birinin yanına koysam,mesela Havin olsam aynısını yapardım.Baran olsam da gidip sevdiğim kadını geri alırdım yaptığı gibi.İnsanın kendini koyduğu yer önemli.Bu yüzden de yaşam şekli dizilerin yorumunda katkılı oluyor.

Bu yüzden artık o mu haklı,bu mu haklı konularını bir kenara bırakalım.Oynandı ve bitti.Bize göre efsane bir diziydi.Bence hepimiz yapılan işe ve verilen emeğe saygı duyup üzerine yorum yapmayalım.

(mia)
31-05-07, 16:44
Çok katı bir cevap vermişsin bence,ben daha yumuşatarak yorum yapmıştım.Bizimle aynı fikirde olmayanlar saçma bulabilirler,ama ne yazıkki konu bu.Konuyu yazanlar ve tüm ekip bunu saçma bulsalardı çekip yayına sokmazlardı.Sokulduktan sonra da reytingleri iyi gelmezdi.Yapılan anketlerde Havin ve Baranın beraber olmasını isteyen bir kalabalık grup olmazdı.Konuyu bu açıdan çok inceliyip de saçma ve mantıksız bulanlarda bence izlemeselerdi keşke.

Söylediğin şeyleri(yani neden evlendi sevmiyorsa cümlesi)ayrıca dizi açıkça açıklamıştı.Bence hiçbir şeyi su üstünde bırakıp çekmediler.Havin tekrar ortaya çıkmadan önce tüm olaylar,aralarındaki kavgalar,Baran'ın hayatını karısı üzerine değilde başka şeylere yönlendirmesi,sadece politika(ki buna da Havin yüzünden başlamıştı)'yı eşine tercih edip sen istersen benden ayrılabilirsin demesi gibi özetle ve net bir şekilde ifade edildi.

Burası Haziran Gecesi'ni tartışma platformu da değil kaldıki.Dizilerin uzatılmasıyla ilgili bir konuyu burda esas alıyoruz.Sadece dizinin konusuna (hem de ana konuya)yaptığınız eleştiriye bende kendi fikrimi sunarak bir yorum yaptım.Kimseyle hg muhabbeti yapamam.Çünki dediğim gibi yazanlar ve oynayanlar zaten konu olarak bunu seçmişler ve işlemişler.Beğenmeyenler keşke izlemeselerdi.Mantıksızlık yok bu dizide.Ben de mutsuz ve başkasını severkenki yaşanacak evlilik mantıksızlık gibi geliyor.O yüzden de zevkler ve renkler tartışılabilir.

Her dizide bu yüzden her kesime hitap etmez.:img-wink: Ben kendimi o diziden birinin yanına koysam,mesela Havin olsam aynısını yapardım.Baran olsam da gidip sevdiğim kadını geri alırdım yaptığı gibi.İnsanın kendini koyduğu yer önemli.Bu yüzden de yaşam şekli dizilerin yorumunda katkılı oluyor.

Bu yüzden artık o mu haklı,bu mu haklı konularını bir kenara bırakalım.Oynandı ve bitti.Bize göre efsane bir diziydi.Bence hepimiz yapılan işe ve verilen emeğe saygı duyup üzerine yorum yapmayalım.

diğerleri saçma bulmayabilirler ama bence saçma ben olsam asla onlar gibi davranmazdım.sonuçta 3 çocuklu yuva yıkıldı.orada duygunun hiçbir duçu yooktu.fikrinize havin barancılara saygı duyuyorum aynı şekilde de saygı bekliyorum benim düşüncem bu ben naz elması çok sewiyorum ama havinden nefret ediyorum.

Duygu~Aydin
31-05-07, 17:33
Haziran gecesi En hassas konum ve Simdiye kadar kendimi bosu bosuna yorum Yapmamak icin tuttum Ayni gürültüleri Tekrar yasamayayim diye.. Ama görüyorumki Bu zaten asilmis..
Haziran Gecesinde islenilmek istenilen konu Tutkulu bir askti Fakat senaristler Öyküyü nerden Nereye getirdiler..
Baran havin öldükten hemen 1 Yil sonra Duyguyla kendi istegiyle..Severek.. Bilinc altinda Evlendi. Ve Duyguyla dünyaya Tam tamina 3 Cocuk getirdi.. Baran bütün Kederlerini duyguyla yakmayi basarabildi.. Hayata dört elle sarilip Huzur dolu bir evlilik Sürdü. Gercek aile oldular Beraber.. Bize en Güzel bagi..Sevgi degerlerini yasattilar..
Simdi Bütün bunlari Aski havin görüyor.. Baranin yeni Hayatinda duyguyla nasil bir Düzen kurdugunu.. Resimlerle bile Takip ediyor. Aklina bu saaten Sonra intikam duygusu Esiyor. Kumruya bir Daha oglunu görmeyecegine dahil Büyük söz verdigi Halde Ve Karsiliginda muhtesem bir Yasama sahip Oldugu halde.. Bütün bunlari Bozuyor ve ne Anlami varki Barana görünüyor.. Aileyi alt üst ediyor. Kumrudan tut.. Günahsiz cocuklara kadar..

Bunca seylere Neden olacagini bile bile Yapti. Ama en cirkin Olay, Baranin en iyi Arkadasi Cemalin duygulariyla Oynayarak Birseylere ulasmaya calismasiydi.. Üstelik cemalden Gercekten Hoslandigini Baska bir amacinin olmadigini Söyleyerek yalan konusmasi.. O herseyin Yolunda gittigi Duygu ve baran Ailesinin karsisina cikip Sadece can yakti..Insanlarin Ahini aldi..
Duygu daha Bebeklerine yeni kavusmus Süt vermekte.. Insan nasil böyle bir Anneye Hayatini basina yikar..Böylesine vicdansiz olabilir.. Evli bir adamla onun Daha ne isi olabilir. Bu cürret Nasil nerden gelebilir.
Bu yüzden bas Röl oyuncusuna Rakip gösterilebilecek kadar..Öyle cok Duygu Sever ve duygu & Baran ailesini Destekleyenler Olustuki... Haziran gecesi Ana temasinin kopmasina gitti.. Artik Duygu Baran Havin oldu..
Sonra bölümler Ilerledikce Dizi dahada sacmalamaya Basladi.. Baran bu kadar Kusursuz Güzel.. Eksigi olmayan Fazlasi olan duygudan Karisindan ayrilinca..Aski havinle beraber Olunca.. Mantigin siniri Astigi anlara neden oldu.
Reytingler ciddi derecede Düstü.. Rezaleti izlemek ask Hissinden bir gram Vermiyordu. Sonunda final Geldi ve senaristler baya Anlamis olucakki, bu Sözü dogruladilar: "Yuva yikanin Yuvasi Olmaz".
Baran öldü, havin baskasinin Sahibi oldugu Adami kaybetti. Cocugu damla Babasini bir Dünya gözüyle göremeden Ortada kaldi. Kesinlikle yikilan bir Yuvadir..

Duygu~Aydin
31-05-07, 17:53
Anket konusuna deyindigimizde..Bir kisi öylesine havin fanatigi olup Ayni yere Binlerce kez oy veriyorsa Sonucun sonradan havin diye cikmasi cok Dogal. ki Duygu kac Haziran gecesi anketlerinde Öne cikmayi basarmisken.. Onun ne kadar Sevilmesi Bunca insanlarin duyguyu Savunmasindan belli Oluyordur sanirim.
Medya duyguyu neden bu kadar konusma Haber etme geregi duydu Madem önemsiz.. Esarp Reklam firmasi Neden diziden Duyguyu secti.. :img-wink:

avşalı fatoş
31-05-07, 18:25
bana göre diziler gerçek yaşama ne kadar yakınsa o kadar iyi tutuyo.haziran gecesi öle bi boyuta gelmişti ki,iki kişinin yaşadığı aşk konusundan sıyrılıp 3 çocukla ortada kalan zavallı bi kadının dramını izledik.bu yüzden duygu karakteri çok tutuldu.çünkü duygunun kısmen düştüğü durumu gerçek hayatta yaşamış binlerce insan var.sanırım hawinin gibi ölüp tekrar dirilenlere pek rastlanmıyo:img-hyste insanlar dizi bi müddet ilerledikten sonra orda yaşayan aşkı falan es geçip ailesini kurtarmaya çalışan asil gururlu,mağrur bi kadının mücadelesine tanık oldular.anne babası ayrı olan biri olarak yuva yıkanlara inanılmaz bi antipatim var.türk halkıda böle karakterlere çok karşı olduğu için dizilerde bile yuwa yıkanlara tahammül edemiolar.eeeee insanlar ne ekiyosa onu biçiyo.yuwa yıkanın yuwası olmuyo.bunu bu dizinin sonunda da bütün halk gördü.yuwa yıkanlar mutsuzluğa mahkumdur.bunu kimse unutmasın

hildaxx
31-05-07, 21:04
Arkadaşlar bilmem farkındamısınız?

Konu:Dizilerin uzatılması ve ana temanın bozulması.İsterseniz yazıyı alıp bu başlığın neden açıldığını tekrardan hatırlatmayalım.Herkes diziyi izlediği şekilde ve sevdiği karaktere göre yorumlar.

Siz nasıl Duygu için izlediyseniz ve onun hikayesi sizi etkilediyse ben ve benim gibi düşünenleri de Havin.Bari bu başlıkta kavgasız ve gürültüsüz yorumlar yapalım.Bu çok da zor olmasa gerek.Çünki konu haziran gecesi'nin konusu değil.Tam tersi uzatılmasının saçmalığı.Modlara bu durumu da zorlaştırmayın.Ben şahsım adına havin'i Burcu Kara'Da oynasa aynı şeyleri düşünürdüm burda anlaşalım o yüzden.

Hem sizin hemde bizim açımızdan zaten bu forumda yeterince yara almış durumdayız.Bir durum olduğunda zaten bu forum içinde Naz'cı o,Burcu'cu o,boşver gitsin muamelesi görüyoruz.O yüzden bence sadece fikirlerimize saygı duyarak yorum yapalım.Dediğim gibi herkes kendinden birşeyler bularak dizileri izler.Bulur ya da bulamaz,izler ya da izlemez,beğenir ya da beğenmez.

Aliye ve Haziran Gecesi dizilerinin ikinci sezona başlaması ve yarattıkları saçmalıklar bu konunun başlığı.:img-wink:

Duygu~Aydin
31-05-07, 21:43
Acilistaki Yaziyi Tam Eklemek Lazim.. Görüldügü gibi Dizilerin gidisatiyla Ilgili Yorumlarda bulunabilecegimiz Bir baslik.. Bu kadar basit :img-wink:

Aliye, Haziran Gecesi Ve Diğerleri ...
--------------------------------------------------------------------------------

Dizifilm. com kısa ama etkileyici tarihçesine, bu forumda yeralan yazılara, paylaşımlara, konu başlıklarına baktığımızda yaşadığımız topraklarda kültürel ve düşünsel anlamda ne kadar geliştiğimize ilişkin keskin fikirler elde edebiliriz.

Vakti zamanında (toprağı bol olsun) Orhan Veli üstad şöyle buyurmuş ; "bir ülkenin ne denli geliştiğini ve medeniyet ölçüsünü anlamak istiyorsanız umumi tuvaletlerinin temizliğine ve erotik dergilerin ambalajlarına bakmanız kafidir..." İtiraz ne mümkün. Aslında bu tesbite medya iletişim çağının baş döndürücü hızıyla beraber yeni eklentiler olduğu ortada. Bu anlamda şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, " bir ülkenin kültürel kalitesinin ölçüsünü anlamak için o ülkenin televizyon dizilerine ve bunlardan hangilerinin rağbet gördüklerine bakmanız kafi"...

Ha diyeceksiniz ki, okuma yazma oranı ortada. Kitap okumayı eziyet addeden bir toplumdan daha kaliteli beğeni odakları beklemek anlamsız. Doğru. Ama diğer yandan tek kanallı dönemi hatırladığımızda ciddi bir yüzdesi kaliteli yabancı dizilerden oluşan TRT menüsünün gördüğü rağbeti de aynı toplumun insanları yaratmaktaydılar. Yıllar geçtikçe kalite ortalamamız düşüyor burası açık. Diğer yandan rating rekoru kıran dizilerin uzun soluklu olabilmek adına seyircilerine duymaları gerken saygı ve tabii ki para kazanmaya devam edebilmek için yaratıcılıklarını konuşturarak aynı heyecanı keyfi uzun yıllar devam ettirebilme yüzdeleri de giderek düşüyor.

Bizim milletimizin vazgeçilmez hastalığıdır bu. Her kuşvarda da kendisini gösterir. Yeni bir mekan açılır, yönetici ve çalışanlar özenli, naziktir. Servis kalitesi mükemmeldir. Zaman geçer, müşteri kitlesi oluşur oturaklı hale gelir. Kapıdaki güvenlik görevlisinden yöneticisine tüm mekan personeli müşteriye amiyane tabirle "köpek" çekmeye, edepsizliğin limitlerini zorlamaya ve servis kalitsini umuramamaya başlarlar. Öyle ya... Nasılsa mekanın müşterisi vardır artık. Gerisi ne gam. Ve kaçınılmaz son, dükkan kapanır. "Biz nerede yanlış yaptık?" diye içlenirler ama iş işten geçmiştir. Dizilerde de durum aynıyle bakidir.

Büyük kampanyalar, teaser ve fragmanlar hazırlanır, makyaj mükemmeldir. İyi yaratıcı bir senaryo başarılı oyuncu performanslarıyla tadından yenmez bir hale gelir. Seyirci hipnoza girer, dizinin içinde yaşamaya başlar. Eşittir reklam girdileri tavan yapar, hem kanal hem de dizinin prodüksiyonunu gerçekleştiren şirketin biti iyice kanlanır. Ardından her doygunluğun ardından gelişen hastalık başgösterir. Kendini tekrar eden bölümler, zorlama ve yaratıcılık anlamında giderek kalite yüzdesi düşer. Bulundukları statüye gelmelerini sağlayan izleyiciye saygıyı bir yana bırakın, kendi kariyerlerini dahi düşünmeksizin iyice atalete kapılırlar ve tıpkı mekanlarda olduğu gibi aynı final kaçınılmaz olur, dükkan kapanır.

Şimdi çok yakında dükkanı kapatacak dizilere dair ufak bir kehanet tablosu yaratalım... Bakalım zaman beni haklı çıkaracakmı?


ALİYE

Hemen herkesin aile içi ya da yakın çevresinde şahit olduğu, biz ve bizim gibi az gelişmiş ülkelerde sıklıkla yaşanan , hukuk tanımazlığın ve adli zaafların olduğu toplumlarda alışıldık hale gelen " aldatılan kadın ve bunun acılarını gurursuzluğunu kabullenmeyecek kadar onurlu kadınlara kocalarının yaşattıkları ' çocukları esirgeme'" soysuzluğu üzerine bina edilmiş bir aşk hikayesi. Konu az önce de aktardığım üzere o kadar bildik ve tanıdık ki, "bizden" kokulara sahip böylesi bir senaryonun izleyici tarafından talep görmemesi düşünülemezdi.

İyi performanslarla böylesi "bizden" bir konu harmanlanınca başarı da çabuk geldi. Sinan karakterini canlandıran Halit ERGENÇ' in dozunda ve sıkı oyunculuğu, Sanem ÇELİK' in kırılgan, yaralı, zarif samimi karakterinin erozyonları... Tüm bunların üzerine özellikle genç hanımefendiler tarafından ciddi bir ilgi gören popstar lezzetinde Nejat İŞLER' i de doktor olarak krem şanti misali sos olarak hikayeye kattınız mı işlem tamam...MI ACABA?... Tüm bu olumlu özelliklerine rağmen tiü diğer türk televizyon tarihinin başarı sağlamış senaristlerinde olduğu gibi Aliye' nin yazar grubu da aynı tuzağa düştüler. "Biz bu çocuklarla ASliye arasında ki özlemi bitirirsek dizi de biter... E ne yapalım. Don lastiği gibi uzatalım. Araya bir kaç heyecan verici enstantane katarız olur biter."

Seyircinin algılarını küçümseme hastalığı da bizim senaristlerimizin olmazsa olmaz virüslerindendir maalesef. Aliye' nin artık izleyene ciddi anlamda afakanlar bastıran "sürekli daral ve bunalımlı" jest mimikleri, Sinan' ın eski eşine eziyet etmek adına hep birbirinin aynı sloganları patlatması gibi durumlar öyle vasat bir hal aldı ki, dizinin kötü karakteri olan Mücahit (Barış FALAY) izleyiciye sempatik gelmeye başladı. İte kaka Mart ayına dek sürecek bu didişmeler müsameresi. Bekleyin görün.


Yabancı kaynaklı dizilere ilişkin sıklıkla şu ibareyi görürsünüz , "THE O.C.'DE 3. SEZON BAŞLIYOR - DESPERATE HOUSEWIVES'TA 2. SEZON BU HAFTA" kabilinden duyurularla çalkalanır CNBC-E. Ne kadar özenilesi ve büyülü bir başarıdır ki, en kısa soluklu dizilerin bile 4. yıllarını tamamladıkları dış kaynaklı prodüksiyonların sırrı nedir sizce?
Para mı?

Hayır...Emin olun ülkemizdeki reklam paylarından prodüksiyonların paydasına düşen paralar aklınızı durduracak meblağlardır.

Sırrı ortada ... Yaratıcılık ve maddi doygunlukla tembelleşmeyen, kendilerine ve izleyiciye saygılı senaristler ya da yazar grupları.

Tüm bu yazıp çizdiklerimden sonra " e peki Burak kardeşim.. nedir bizim memleketin kalite çıtası" diye sual edecek olursanız, yanıt ortada bence. Kimilerinin kanına dokunacak biliyorum. Ama şarkıda söylendiği gibi, " dillerimi hakim bey bağlasan durmaz!!!"

Çıkartınız CNBC-E izlenme paylarını diğer yerli dizi ortlamalarının yüzdesinden... Geriye kalan bizim kalite desibelimizdir.

Saygılar...

~mystery~
31-05-07, 22:06
Ben ilk sezonunda Haziran Gecesini izliyordum ama sonra gerçekten çok saçmalaştı. Ben başından beri Duygucuydum, Havini sevemedim, gereksiz kıskançlıklar intikam çabaları yuva yıkma vs...Ama bir yerden sonra izlenmiycek kadar kötü bir dizi oldu nerdeyse ben de izlemeyi bıraktım.

Aliye ise öylesine izlemeye başladığım bir diziydi başlarda o da iyiydi ama sonra o kadar anlamsızlaştı ki nerdeyse her bölüme bir hastane sahnesi soktular.

Bence HG de Aliye de eğer uzamasaydı çok daha güzel olurdu :img-yes:

o_z_g_e
01-06-07, 05:58
Açıkçası ben Haziran Gecesini son bölümüne kadar zevkle izledim Her Pazartesi içimde bi sevinç olurdu bugün izleyebileceğim bir dizim var diye :) Fakat son bölümünde Baranı öldürmeleri bunca bekleyişten sonra kötü oldu Baranın ölümünden sonrada Havine herkes iyi davranmaya bşladı tam bi aile oldular bunu Baran varken yapsaydınız ya neyse ama neticede o zamanın en güzel dizisiydi bence...

(mia)
01-06-07, 12:08
Haziran gecesi En hassas konum ve Simdiye kadar kendimi bosu bosuna yorum Yapmamak icin tuttum Ayni gürültüleri Tekrar yasamayayim diye.. Ama görüyorumki Bu zaten asilmis..
Haziran Gecesinde islenilmek istenilen konu Tutkulu bir askti Fakat senaristler Öyküyü nerden Nereye getirdiler..
Baran havin öldükten hemen 1 Yil sonra Duyguyla kendi istegiyle..Severek.. Bilinc altinda Evlendi. Ve Duyguyla dünyaya Tam tamina 3 Cocuk getirdi.. Baran bütün Kederlerini duyguyla yakmayi basarabildi.. Hayata dört elle sarilip Huzur dolu bir evlilik Sürdü. Gercek aile oldular Beraber.. Bize en Güzel bagi..Sevgi degerlerini yasattilar..
Simdi Bütün bunlari Aski havin görüyor.. Baranin yeni Hayatinda duyguyla nasil bir Düzen kurdugunu.. Resimlerle bile Takip ediyor. Aklina bu saaten Sonra intikam duygusu Esiyor. Kumruya bir Daha oglunu görmeyecegine dahil Büyük söz verdigi Halde Ve Karsiliginda muhtesem bir Yasama sahip Oldugu halde.. Bütün bunlari Bozuyor ve ne Anlami varki Barana görünüyor.. Aileyi alt üst ediyor. Kumrudan tut.. Günahsiz cocuklara kadar..

Bunca seylere Neden olacagini bile bile Yapti. Ama en cirkin Olay, Baranin en iyi Arkadasi Cemalin duygulariyla Oynayarak Birseylere ulasmaya calismasiydi.. Üstelik cemalden Gercekten Hoslandigini Baska bir amacinin olmadigini Söyleyerek yalan konusmasi.. O herseyin Yolunda gittigi Duygu ve baran Ailesinin karsisina cikip Sadece can yakti..Insanlarin Ahini aldi..
Duygu daha Bebeklerine yeni kavusmus Süt vermekte.. Insan nasil böyle bir Anneye Hayatini basina yikar..Böylesine vicdansiz olabilir.. Evli bir adamla onun Daha ne isi olabilir. Bu cürret Nasil nerden gelebilir.
Bu yüzden bas Röl oyuncusuna Rakip gösterilebilecek kadar..Öyle cok Duygu Sever ve duygu & Baran ailesini Destekleyenler Olustuki... Haziran gecesi Ana temasinin kopmasina gitti.. Artik Duygu Baran Havin oldu..
Sonra bölümler Ilerledikce Dizi dahada sacmalamaya Basladi.. Baran bu kadar Kusursuz Güzel.. Eksigi olmayan Fazlasi olan duygudan Karisindan ayrilinca..Aski havinle beraber Olunca.. Mantigin siniri Astigi anlara neden oldu.
Reytingler ciddi derecede Düstü.. Rezaleti izlemek ask Hissinden bir gram Vermiyordu. Sonunda final Geldi ve senaristler baya Anlamis olucakki, bu Sözü dogruladilar: "Yuva yikanin Yuvasi Olmaz".
Baran öldü, havin baskasinin Sahibi oldugu Adami kaybetti. Cocugu damla Babasini bir Dünya gözüyle göremeden Ortada kaldi. Kesinlikle yikilan bir Yuvadir..

kesinlikle katılyorum tamamen aynı düşüncedeyim:

alyssa_
06-07-07, 09:59
aliye başlarda çok güzel bir diziydi.ama sezon finalinden sonra çok sıkıcı ve itici gelmeye başladı.ve deniz gittikten sonra hiç güzel olmadı:)zaten son bölümü benim istediğim gibi olmadı:icon_sorr yani açıkçası aliye uzadıkça saçmaladı:img-wink:

Haziran gecesiyle ilgili yorum yapamam çünkü izlemedim:img-wink:

kibritcikiz
13-07-07, 11:37
aliye çok güzel bir diziydi başlarda pek izlemiyodum sonradan izlemeye başladım ve çok sevdim
haziran gecesini izlemediğim için bişi söyleyemiyicem:img-wink:

bolbaloncuk
13-07-07, 12:35
Dizileri izleriz çünki kendimizden birşeyler buluruz.Ya da özlemlerimizi hayatta gerçekleşmesini istediğimiz ama belki de hiç yaşayamayacağımız şeyleri izlemiş oluruz.

Diziler başlar ve eğer gerçekten de diziye tutulup kalırsak,o kadar etkileniriz ki karakterleri gerçek bile sanabiliriz.Haziran Gecesi dizisi de benim gibi milyonları aynı şekilde ekran karşısına bağlayan bir diziydi.İlk sezonda bitmesi gerekiyordu ama bitemedi.İŞte kimi zaman reyting dizilerin sonu olsa da,bizim dizimizde reytnig sayesinde uzayan dizimiz gereksiz saçmalıklara girerek bunca sevenini mutsuz etmiş,diziden koparmış,hatta çoğu yerde bıktırmış ve bir sonuca bağlayamama durumundan dolayı da ilk sezon vermiş olduğu ana fikri çok farklı yönlere çekmiştir.

Havin-Baran aşkının dillere destan olarak anlatıldığı,üzerinden 2 sene dahi geçmiş olsa da çeşitli anket ve programlarda unutulmayan EFSANE aşklar arasına girmiştir.Bu kadar güzel ve insanın kaybetme korkusunun ne kadar büyük olduğunu gösterip,kimi aşkların da acıdan büyüdüğünü ve mutluluk belki 1 saniye için olsa da bu acıları;yanyana gelmeye,bir bakışa bir öpmeye yaşanabileceğini gösteren çok gerçekçi bir hikayeydi.Aşkların her zaman mutlulukla beslenmediğini,bunun yanında acı çekerek de birbirine çok bağlanıldığını,kimi ilişkilerin mazoşist bir yönünün olduğunu da gösteriyordu.

Bize bunu bu şekilde yaşatan ekibe çok teşekkür ederim,her ne kadar sapmalar yaşattılarsa da.Yan rollerin hayatlarına fazla girilip,Ayşe'ler Fatma'ların meseleleri ana karakterlerin bile önüne geçtiğini düşünürsek.

Ama yine de;Aşkın büyüklüğünü,karşısında hiçbir engel tanımadığını,yıllar geçse de sevginin küllenmeyeceğini,çok sevenin hçbir şekilde ne durumda kalırsa kalsın bundan vazgeçmeyeciğini gösterdiği için.

tanrıverdihazal
13-07-07, 21:12
Dizileri izleriz çünki kendimizden birşeyler buluruz.Ya da özlemlerimizi hayatta gerçekleşmesini istediğimiz ama belki de hiç yaşayamayacağımız şeyleri izlemiş oluruz.

Diziler başlar ve eğer gerçekten de diziye tutulup kalırsak,o kadar etkileniriz ki karakterleri gerçek bile sanabiliriz.Haziran Gecesi dizisi de benim gibi milyonları aynı şekilde ekran karşısına bağlayan bir diziydi.İlk sezonda bitmesi gerekiyordu ama bitemedi.İŞte kimi zaman reyting dizilerin sonu olsa da,bizim dizimizde reytnig sayesinde uzayan dizimiz gereksiz saçmalıklara girerek bunca sevenini mutsuz etmiş,diziden koparmış,hatta çoğu yerde bıktırmış ve bir sonuca bağlayamama durumundan dolayı da ilk sezon vermiş olduğu ana fikri çok farklı yönlere çekmiştir.

Havin-Baran aşkının dillere destan olarak anlatıldığı,üzerinden 2 sene dahi geçmiş olsa da çeşitli anket ve programlarda unutulmayan EFSANE aşklar arasına girmiştir.Bu kadar güzel ve insanın kaybetme korkusunun ne kadar büyük olduğunu gösterip,kimi aşkların da acıdan büyüdüğünü ve mutluluk belki 1 saniye için olsa da bu acıları;yanyana gelmeye,bir bakışa bir öpmeye yaşanabileceğini gösteren çok gerçekçi bir hikayeydi.Aşkların her zaman mutlulukla beslenmediğini,bunun yanında acı çekerek de birbirine çok bağlanıldığını,kimi ilişkilerin mazoşist bir yönünün olduğunu da gösteriyordu.

Bize bunu bu şekilde yaşatan ekibe çok teşekkür ederim,her ne kadar sapmalar yaşattılarsa da.Yan rollerin hayatlarına fazla girilip,Ayşe'ler Fatma'ların meseleleri ana karakterlerin bile önüne geçtiğini düşünürsek.

Ama yine de;Aşkın büyüklüğünü,karşısında hiçbir engel tanımadığını,yıllar geçse de sevginin küllenmeyeceğini,çok sevenin hçbir şekilde ne durumda kalırsa kalsın bundan vazgeçmeyeciğini gösterdiği için.

kesinlikle katılyıorum bnm için hazran gecesinin yeri bambaşkadır her zaman..
yani ben haziran gecesini şöle tanımlıyorum
efsane aşıklar efsane yaratılar...

tiyatrocu_kiz
23-07-07, 01:18
Aliye süper bi diziydii...Avrupada ile reytingeleri her bölüm alt üst ediyordu 1. bölümden tutda 76. bölüme kadar ..!
Konusundan değil ama, oyuncusundan ;););)

nalan-k
23-07-07, 07:43
aliye cok güzel bir diziydi, aliye diyince herkes eve doluyordu izlemek icin, tabii biraz fazla uzattilar, yani sonucta bir ilerleme yoktu, oda dizinin cok güzel tuttugu icin uzatmak icin biraz yavas gitti, ama sunuda söylemem gerekiyor, aliye sezona girmeden sezon finalini yapmaliydi, cünkü yaz sezonundan sonra acayip bir sekilde sacmaladi, finalide bir okadar kötüydü.

haziran gecesi icin birsey diyemiyecegim cünkü hic izlemedim, ama duyumuma göre oda cok güzel bir diziymis.

(= JesLice =)
07-08-07, 19:37
aşk oyunu benm cok hosuma gitmişti..aynı zamanda gülbeyaz....haziran gecesi de başlarda güzeldi...ama sonlarında her dizi saıtıyoo malesef...

sarıseren
12-08-07, 15:12
haziran gecesinin hiç bölümünü kaçırmadan izlerdim.Bence süper bi diziydi.Hem de Özcan Denizi bana sevdiren bi dizi oldu.Çünkü daha önceleri pek sevmezdim:img-blushSonuna gelince ilk başlarda Baran öldü diye üzülmüştüm ama akılda kalıcı,anlamlı bi final oldu.En çok da Havinin kendisini vurması gerçek aşkın tanımıydı bence:img-yes:

polat__elif
07-10-07, 14:09
Haziran Gecesi : Super bir diziydi benCe zaten Ozcan Deniz'in tum dizileri cOk guzel. Haziran Gecesini bastan sOna kadar izledimm:D

Aliye : Basta guzel bir diziydi ama sOnra seyretmedimm..

dilosh
22-10-07, 21:47
Haziran Gecesi..İzlediğim en iyi dizilerden biri.Unutulmayan sahneler kazınmıştır kafama..Biri için nelerin göze alındığı,aradan yıllar geçsede aşklarından hiçbir şey eksilmediği...Baktıkça insanın gözlerini dolduran bir aşk hikayesiydi. Bir kaç sahnesi var hiç aklımdan çıkmayan..Haziran Gecesi dendiğinde akLıma gelen..

Baran seçimler için tv ye çıkmıştı..Havin onu tv de gördüğünde ağlayarak ekranın önünde diz çöküp,tv de Baran'ın yüzünü okşaması.. Cafede buluştuları ve CemaLin geldiği sahne.. Barda dans ederken Baran'ın Havine "Kokun bile hala aynı" diyip gözlerinden yaşların süzülmesi.. Yıllar sonra Cemalle Havinin (Sibel oLarak) Baranlara gitmesi ve mutfakta karşılaştıklarında Baran'ın Havin'e dokunmaması için kendini tutması..Baran'ın öLüm sahnesi..Havinin kendini vurması..Son sahneden Baran'ın ruhunun DamlayLa (Havinle oLan kızları) Havin yatağa uzanmışken yanlarına geLip,DamLaya gözükerek Havine "Anne babam seni çok özlemiş".."Anne babam seni çok seviyomuş" dedirtmesi:icon_sorr Bence harika bi diziydi..
Ama ikinci sezon biraz bozdular.Genede unutmayacaklarımın arasındadır herzaman.

Özcanın tüm dizileri güzeL:img-pilot

xKubrax
22-10-07, 23:17
Haziran Gecesi benim ilk efsane dizimdi.. Ilk defa bi diziyi oyle sevmistim.. Birinci bolumunden son bolumune kadar hic kacirmadan izlerdim.. Havin ve Baranin o buyuk aski.. Sonra baslarina gelen o talihsiz, herseyi degistiren kaza.. Cemaliyle, Duygusuyla, Uraliyla, Kumrusuyla, Harunuyla cok sevdigim bi diziydi.. Ilk sezon, ve en fazla 1-30 kadar benim icin daha bi farkliydi, sonra Havin ve Baran evlendi biraz sykmya basladi cunki, her bolum ayni konuyu islerdi, ben yinede izlerdim ama.. Sonra reytingler dusmeye basladi, ve bana kalirsa erken bi final yapildi diziye, artik nasil erken olmussa tek kelimeyle berbat bi finaldi.. Barani o sekilde oldurmeleri, sonra bilmem kac sene atlayip Baranin sanki diriymis gibi Havin ve buyumus kizi Damlanin yanina uzanip, Damlanin kulagina bisey fisildamasi, gercekten hic samimi gelmemisti bana.. Sonra o kocaman SON yazisi.. Keske kendini bu kadar sevdiren dizi boyle bi finalle veda etmeseydi bizlere, cunki unutulmuyor aradan ne kadar zaman gecerse gecsin unutulmuyor.. Ve gonul istediki unutulmiyan final en onemlisi olmak uzre er bolumu cok guzel hatirlansin..
Bide bi forum vardi, sitenin adresi hala aklimda, cok severdim o forumu cikamazdim, edindigim guzel arkadasliklar vardi, sonra site kayboldu, baska bi forum acildi, ama kesinlikle eskisi gibi olamadi, edindigim arkadasliklarda birer birer kayboldu zamanla.. Sonra site kapandi ve ben HGye ait herseyle herkesle iliskimi kesmek zorunda kaldim.. Uzulmustum.. Ve umarim simdi HP'eyle beraber o kadar cok guzel dostluklar edindimki onlari omur boyu kaybetmem, cunki onlar herkesten farkli.. Yarinda bi sene sonrada 10 sene sonrada hala konusuyor ve hatta gorusmus olurum hepsiyle..

Ne olursa olsun, ben yinede bu diziyi unutmadim unutmamda.. Tesekkur ediyorum bu diziyi bize tanitan, sevdirenlere.! :good:

beyza&gms
10-11-07, 10:33
Haziran Gecesi süper ötesi bi diziydi.Duygusuylu,Baranıyla bi efsaneydi.
aklıma kazınan en iyi sahne duygu baranı aramıştı,telefon açık kalmıştı.baranla,havin kafedeydiler.duygu aralarında geçen tüm konuşmaları duymuştu.bu sahne burcu karanın oyunculuğuna bir kez daha hayran bırakmıştı beni.keşke tekrarları oynasa yeniden.her bölümünü o kadar zevkle izlediğim bi dizi daha olmamıştır.

eswer
17-12-07, 18:02
evet o blm çk gzldi.bn havini hiç sevmiyodum gck

SELImESMaDEMIr
25-12-07, 12:20
Haziran Gecesinin ilk sezonu gayet basariliydi iyi sahneler vardi cidden, ama 2. sezon sacmaliklarla dolu !

Atrakumas
03-01-08, 14:09
Bence Haziran Gecesi 40 bölümlük bir diziydı ve eğer öyle olsaydı çok kaliteli bir dizi olarak akıllarda kalırdı
Ama tabı bu oyuncuların ya da senarıstlerın suçu değıl ,yapımcı ve kanal böyle ıstedı herhalde

Hazıran Gecesının öyküsü Asmalı Konak gibi efsaneydı bence bunun içinde Özcan Denizi kutluyorum


,,,

yesilimim
03-01-08, 14:21
Kesinlikle zaten ilk olarak 39 bölüm olaerak planlandı.Ama iki kere devam kararı alındı reytinglerin iyi olmaısndan daolyı.Ama ikinci uzatılış konunu başka yerlere gitmesinin sonucu reytingler düşünce dizi erken final yaptı.Ama yine de her zman esfane olarak kaldı keke finali acı olmsaydı.

derman abla
23-01-08, 21:01
Ben hg hastasıydım.haziran gecesinin hiçbire bölümünü kaçırmadım.muhteşem bir diziydi ve finalinde ağlamıştım

MED_CEZİR
31-01-08, 19:27
Aliye kötü bir diziydi ama haziran gecesi çok güzeldi.Güzelliği katanda özcandı.onun oldugu herdizi güzel zaten.kendi güzel çünkü...

cuneytugce
23-02-08, 00:27
hazıran gecesi çok ama çok güsel bir diiziydi.cemali ıle duygusuyla baranı ile
unutamadığım dızıler arasında,asmalı konak gıbı beyaz gelıncık gıbı
aliyeye gelıncede,zaten t.m.cnin dizilerinde hep aynı şey oluyor.
ikinci sezon seneryoda düşüşler yaşanıyor.
buda ısleyıcıyı bıktırıyo bence:img-yes:

burcix
23-02-08, 00:43
Aliye'nin ilk yılı bence çok güzeldi. Evet ikinci yıl sürekli aynı olaylar oldu, uzamaması gerektiği kadar uzadı ama ilk yılı, hikayesi, oyunculukları çok güzeldi. Yine de ikinci yıla rağmen Aliye unutulmaz bir diziydi.

Haziran Gecesi'nin ben bir Asmalı Konak fanı olarak çok sevmemiştim ama Burcu Kra'yı çok ama çok beğendiğimi söyleyebilirim.

MaD AvriL***
22-03-08, 22:25
Aliye yi sevmiodu haziran gecesi ve asmalı konağı srediodum asmalı konagı nurgül yesilçayın canlandırdıı karakterdn dolayı seviodm.Haziran gecesinide sonuna kadar seretmedm ztn=)=)=)

keremcem_tubos
12-04-08, 18:21
Aliye'yi izliyordum.Güzel bi diziydi.nerdeyse çoğu bölümü hüüzn vericiydi :icon_sorr
Haziran gecesini hiç izlemedim.
Asmalı konağı baştan sona izledim müthiş bi diziydi.Hayatımda en sevdiğim dizler arasındadır.Özellikle nurgül yeşilçayın oyunculuğu süperdi :good:

polat__elif
19-04-08, 11:50
Aliyeyi seyretmedim!
Haziran Gecesi bastan sOna baktim Asmali kOnak'da Oyle zaten Ozcan Denizin dizileri hep guzelll:img-wink:.

gizem...
08-06-08, 05:47
aliye dizisi belli bir süre süperdi ama sonra bozuldu saçma olaylar döndü durdu :icon_whis asmalı konagın her bölümü süperdi ve sürükleyiciydi :blush: haziran gecesinin de müzikleri hoştu :D

tink!
15-06-08, 16:34
aliyeyi hiç seyretmezdim hatta nerde görsem kaçardım :)

asmalı konağı rast gelirsem izlerdim...

haziran gecesini baştan sona kadar takip etmiştim çok severdim :img-dirol

hilalll_johnny
27-06-08, 09:24
aliyenin başları süperdi ama sonradan sonradan bozulmaya başladıı ....işin çırığını çıkardılar


asmalı konak şimdide olsa izlerim orda özcen ve nirgül ün sahneneleri süper di