Tüm Versiyonu Göster : Geniş Zamanlar Senaryolar...
Geniş Zamanlar Senaryolar...
GeNiŞzAmAnLaR
06-04-07, 22:01
bn yazim bi senaryoo şimdii zehraa bebeğinin doğumu için hastaneye gider vee çok heyecanlıdırr hem bebeğinin sağlığını hem de aydını düşünürr bu arada aydın ayağa kalkmıştırr vee talih yüzüne gülmüştürr dr.ahmet de içki komasını girmişşştir:icon_whis :icon_whis daha sonra kaza ypmıştırr ve kazada hayati tehlikeyi atlatamamıştır daha sonra zehra doğm ypar ve sağlıklı bir şekilde bebk doğar sonraa mutlu mesut yaşarlarr (brz saçma ve masal gibi oldu ama:img-hyste :icon_whis )
ayla ile tarık ağvadaki evde haftasonunu beraber geçirsinler koskoca 2 gün bilge ve erol ist.daki eve postalanmalı hatta erol kendine ev tutsun otele gitsin aman ne yaparsa yapsın aylayla aynı evde kalmasında hem tarıkda bozulur bu duruma kıskanır tartışırlar bide allah korusun, bilgeyle zehra ve fatik ilgilenir
düşünsenize tarık hastaneden çıkmış ama tam iyileşmedi tabii ağvadaki evde dinlenmeye götürmüş ayla ve tarıkın tel. kapalı olsun kimse ağvada olduklarını bilmesin bilge özellikle gene baskın yapar falan allah korusun bi bahane bulsun bizimkiler
başbaşa yemek yerler herşey eni nce ayrıntısına kadar hazırlanmış olur mumlar hafif bir müzik ve şarap yemek yerken olanları konuşurlar önce birbirlerine takılırlar sonra gözler birbirlerine kilitlenir susulur yakınlaşırlar öpüşürler aşklarını kaybetmemek istediklerini itiraf ederler zaten belli ama yine de kelimelere dökerler..
ayla tarıkı beklerken ne kadar çok korktuğunu seni seviyorum diyemeden ölmesinden sana bişey olmasından korktuğunu
ince ayrıntısına kadar anlatsın tarıkda bıçaklandığında aklından geçen tek şeyin aylaya seni sevdiğimi söylemeden ölmekten korktum desin ağlasın ayla tarık şşşşşt desin gözyaşlarını silsin sarılsınlar
herkese aşklarını açıklama kararı alsınlar benim rüyamdaki gibi beraber aynı yatakda birbirlerini öpsünler sarılıp uyusunlar yok uyumadan saatlerce konuşsunlar ayrı kaldıklarında neler yaşadıklarını hersaniye aklında sadece birbirleri olduklarını gelecek planlarını konuşsunlar ........
ertesi gün bahçeden çicek toplasın aylaya tarık aylada hasta hasta niye yataktan çıktın desin gülsünler yakınlaşsınlar ve yinne öpüşsünler bahçede şenzlongda ayla ve tarık elele otursunlar sonra ayla uyuya kalsın ve tarık aylayı uyurken izlesin başını okşasın tıpkı aykanın tarıkı hastanede beklerken yaptığı gibi .....
tüm bu sahneler ağır ilerlesin hatta zaman dursun.............
tabii ki bilge artık tarıka yakınlık göstersin ilişkilerini desteklesin erol da ayladan ümidi kesip kendi başının çaresine baksın zemzem ana yumuşasın aylaya gelinim desin onun nekadar iyi bir insan olduğunu ve tarıkla birbirlerini çok sevdiklerini anlasın neşede artık ümidini kessin rahat bıraksın tarıkı metine yönelsin ..
ağvaya gitmeden bir senaryomuz olsun sanırım biraz daha olma olasılığı yüksek!
Tarık hastaneden çıkar istirhat etmesi gerektiğini söyler doktor
zemzem kızmıştır tarıka evinde istrhat eden tarıkı eve ayla götürürür zemzem buna ne kadar bozulmuş olsada ses etmez.tarık evde istirhat ederken ayla ile sohbet ederler bu sohbeti dinleyen,birbirlerine bakışlarını gören zemzem aylanın tarıkı ne kadar çok sevdiğini anlar hamdiye ayla hakkında sorular sorar ve aylaya kanı ısınmaya başlar ayla tabii ki zemzemden çekinmektedir ama tarıkı da yalnız bırakacak hali yoktur ve dava hakkında konuşurlar ayla adama 15 sene ceza yedirtir
ve zemzem akşam için zehraya yemeğe gider nedenmi?çünkü aylayı en iyi tanıyan zehradır ve zehrayı sıkıştırıp türlü sorular sorar zehra şaşkındır aynı şekilde aydında zemzem ananın bu ani ziyaretini neye yoracağını şaşırır.
zemzem zehrada yemekteyken tarık aylayı arar ve arlarında şöyle bir konuşma geçer
tarık:alo ayla neyapıyosun?
ayla:hiç davan hakkında çalışıyorum nasıl bakalım hastamız*
tarık:canı çok acıyor
ayla nasıl yani?bişeymi oldu neyin var?
tarık:çünkü ilacımı almadım
ayla: neden tarık niye kendine dikkat etmiyorsun?
tarık:telaşlanma hemen ilacım sensin ve seni istiyorum
ayla: nasıl olacak annen?
tarık:anam birden zehraya gidecem diye tuturdu yalnız olacaz yani
ayla: yaa ne demek istiyorsun?
tarık: Aylaaaaaaa
ayla:tamam tamam geliyorum
ikiside yüzünde güller açmış halde telefonu kapatırlar(bu sırada evde olan erol aylaya nereye gidiyorsun der? aylada dava hakkında konuşacağız tarık beyle der bu dava da hiç bitmiyo diyen erola ayla dava yeni başladı erol ama senin davan kapandı der senin sunayla bana yaptıklarından sonra ne yüzle hesap soruyorsun der bozulan erol:img-hyste aylanın arkasından bakakalır)
ve ayla tarıkın evine gelir tarıkın yatağının başucuna oturur sonra açmısın der?
tarık: hayır der anam sürekli yemek yedirdi der
ayla: hımmm oğlu kıymetli tabii der annen gelirse şimdi kötü olur
tarık:gelmez korkma
ayla: eee başkanımız nasıl?
tarık: sen geldin daha iyiyim
ayla: yaaaa
burada sözler biter ayla ve tarıkın gözleri yine kenetlenir birbirine ve
tarık: yatağından doğrulur aylaya yaklaş der o da birşey isteyecek zanneder ve
bu sırada tarık aylayı öper tabii aylada tarıkı......
tarık aylanın ellerini elleri arasına alır : seni seviyorum sana aşığım der
ayla: bende seni seviyorum der.
ve başlarlar konuşmaya ayrı geçen günlerde birbirlerini düşünmeden geçen tek bir saniyenin olmadığını söylerler
ayla nın gözleri dolar eğer sana bişey olsaydı ben..
der tarık hayatım bana bişey olmazdı çünkü senin aşkın sevgin ban güç verdi der o anda aklımdan geçen şey sendin seni yeniden görebilme arzusu der
ayla: gülümser
ilk tanıştıkları andan konuşurlar malum toplu boşanma davasını hatırlayıp gülerler.tarık gülerken canı yanar çünkü dikişleri daha kapanmamıştır
ayla tamam tamam gülme bak canın yanıyor der
tarık:benim canım sensin der
gözler yeniden kilitlenir ve sarılırlar tarık aylanın saçından bir tutam alır ve koklar iksinin yüzünde de sevgi ,şefkat ve mutluluk açıkça görülmektedir.
öte yandan zemzem zehradan ayla hakkında topladığı bilgilerle aylanın iyi bir insan olduğunu ve kendisine haksızlık yaptığını düşünür
(zemzem köyüne gitmediğine göre durumu düzeltmeli)
öte yandan zehra artık ahmete karşı içinde kalan duygu kırıntılarının da öldüğünü anlayıp çocuğuna odaklanır artık ahmet ve zehra olayı kapanmıştır
tarık o gece hastanede odasında uyurken acı içinde uyanır (yalnız tarıkın yanında kim kalıyordur ki)buldum hamdi kalıyordur başkanın yanında
duruma hemen müdahale eden zehra doktorları çağırır ve acilen tarıkın ameliyata alınması gerekmektedir.buu sırada zehra zemzem anaya ve aylaya haber verir.yatakta uyurken bu haberi alan ayla neye uğradığını şaşırarak
ağlayarak apar topar evden çıkar
(veya ayla tarıkın yanında refakatçi kalır onun başında beklerken tarıkın inlemesiyle uyuklayan ayla yerinden zıplar hastaneyi yıkar resmen zehraya koşar tüm doktorlar seferber olmuştur ayla perişandır.durum hakkında bilgi beklerken gözyaşları sel okup akar ve ameliyata alınan tarıkı beklerken)
tarıkın yanına hastaneye gider yolda aklından bin bir türlü düşünce geçmektedir.tarıkla olan tartışmalarını hatırlar artık 2.kez tarıkın fenalaşması büsbütün yıkmıştır aylayı onu elinde çiceklerle nasıl kapı dışarı ettiğini hatırlar pişmandır hayatında hiç böylesine korkmamıştır ve kendisini sevdiğini hala söylememiştir ayla neden der içinden neden tarık neden onun gibi iyi bir insanın başına bu üzücü olay gelmiştir artık yapabilceği şey dua etmektir
hastaneye varır
ayla:elleri ayakları titriyordur zehraya sorar nasıl oldu iyiydi ben eve gittim
keşke gitmeseydim
zehra :abla tamam senin hatan değil ki
ayla: nedir durumu?
zehra:bağısaklarında sızıntı olduğundan endişeleniyoruz
ayla:ne olur zehra kurtarın onu ben ben .. kelimeler boğazına düğümlenmiştir
ağlayarak onu sevdiğimi bile söyleye...
zehra :abla ne olur yapma bak sen de böyle yaparsan kızar başkanımız sana ona bişey olmayacak gerçekten der ve sarılırlar
bu sırada haberi alan zemzem yıkılmış halde hastaneye koşar ve aylayı tarıkı beklerken bulur
ikiside artık ameliyattan tarıkın çıkamsını beklerler ve zemzem ananın halini gören ayla onun yanına yaklaşarak
ayla:sizin çok güçlü bir oğlunuz var dokunduğu herşeye hayat verdi o asla pes etmedi durum ne kadar kötü olursa olsun pes etmedi şimdi sizi böyle görse üzülmezmi?yapmayın o sizin gibi güçlü bir kadının oğlu
(ellerini tutar zemzem ananın ve sırtını sıvazlar)
bu konuşmadan etkilenir zemzem avet o zemzemin oğlu haklısın ayla kızım der ve aylaya gülümser
beklerler ama zaman geçmek bilmez artık korku, endişe,umut ve dualar hepsi birbirine karışmıştır.
ve tarık ameliyattan çıkar zemzem ve ayla gözgöze gelirler zehra ya koşarlar tarıkın durumu için
zehra:merak etmeyin yarasını temizledik artık bekleyeceğiz ama ümidimizi yitirmek yok dimi ?
ayla ve zemzem başlarını sallayarak evet derler.
artık bitkin halde ayakta duramayan zemzem anayı zehra kolundan tutar ve
zehra:çok bitkinsin zemzem ana seni şöyle bi odaya alalım dinlen sabaha oğlunun yanına daha dinç ve kuvvetli girersin
zemzem ana ayllaya da bakarak başını sallar ve zehra zemzem anayı boş bir odaya götürür istirhat etmesi için
ayla:peki ben görebilirmiyim tarıkı der
zehra :Abla kısa bir süre alayım seni yanına der
ayla: kafasını sallayarak hıhı der
komada uyuyan tarıkı gören ayla gözyaşlarına hakim olamaz. ama ne tarık nede kendisi pes etmeyecektir böyle bir şey söz konusu bile değildir
zehra gelir ve aylayı odadan çıkartır kendine gelecek bu da geçecek abla merak etme der.
ayla tüm gece bekler salonda kafasında sadece tarık vardır ağvadaki maceralarını knouşmalarını tektek gözlerinin önünden geçirir.yemek yerlerken çalan tel.na baktığında tarıkın sinirlenip gittiğini hatırlar daha da üzgündür birlikte geçirdikleri anların kıymetini bilmediğini düşünür ama önlerinde bunu telefi edecek kadar çok zamanları olacaktır nasıl olsa öyle ya ve tarıkı kaybetmeyeceğim der kimse önümüzde engel olamayacak der içinden
sabah olur nihayet zehra tekrar aylayı tarıkın yanına alır
öyle kendinden geçmiş halde yatan tarıka ayla:Seni sevenleri sensiz bırakmaya hakkın yok başkanım der
ayla:beni sensiz bırakmaya hakkın yok daha ne güzel günlerimiz olacak sevgilim der
bu sırada tarık kendine gelmeye başlamıştır gözlerini hafifçe aralar
tarık:ayla
ayla:efendim aşkım
tarık:gülümser ve sevgilim ellerimi bırakma der
ayla: mutludur tarıkın ellerini ellerinin arasına alır
ve tarık uykuya dalar
ayla zehra ne oldu iyimi der
zehra: merak atme iyi abla ilaçların etkisiyle uyuyor der
başında bekler ayla ve kendine yeniden gelir tarık artık daha iyidir tarıkı odaya alırlar
zemzem anada oğlunu ziyaret için odaya girer tarık da ana der
zemzem :oğlum sen benim canım ciğerimsin seni çok seviyorum der
tarık:bende seni anacım der
zemzem: dışardaki kadın var ya
tarık:ayla
zemzem: he o işte tüm gece seni benimle beraber burda bekledi
tarık: öylemi der?
zemzem: bilmemezlikten gelme der kızgın bi şekilde
tarık: eyvah fırça geliyor diye düşünürken
zemzem: gülümseyerek oğlum o kadın ayla işte seni çok seviyor beni dün gece bir an yalnız bırakmadı seni beklerken der
tarık: anam o eşsiz bir kadındır der
zemzem:ah oğlum sen beni sevgiyi aşkı anlamaz mı sandın belliki birbirinizi çok seviyorsunuz ve anladımki o çok iyi bir insan
tarık:güler ve evet anacım der
aradan bir süre geçer ve ayla tekrar tarıkın yanına odasına girer
ayla:başkanım nasıl şimdi?
tarık:seni gördü daha iyi oldu der
ayla:hımmm demek öyle ben yokken ziyaretçilerin oldumu yine
tarık:yok
ayla: geçen sefer bir kız vardı yanında o halde bile rahat durmadında
tarık:aylaaaaaaaa sanki senden başkasını görüyormuyum ben
ayla:öyle mi?
tarık:hıhı
ayla:seni beklerken çok korktum seni sevdiğimi söylemeden ölmenden
tarık:şşşşşş nasıl konuşuyorsun öyle ben turp gibiyim görmüyormusun?
ayla:tabi tabi
tarık:bende seni çok seviyorum hayatım senin aşkın beni hayata bağladı seni
bensiz bırakırmıyım hiç?
ayla:biliyorum aşkım ama sen kötüleşince...
tarık:yaklaş işareti yapar eliyle ve
ve yakınlaşırlar ayla tarıkın ellerini tutar eğilir sarılırak ve tutkulu bir şekilde öpüşürlerken :love04:
bu sıra da pat diye fatik ve zemzem ana odaya girerler(ne diye kapı çalmıyolarsa)
bir anda şaşkına dönen ayla ve tarık ne yapacaklarını şaşırırlar
fatik şaşkındır
tarık:şey biz konuşuyorduk dava hakkında sonra
fatik:başkan yorma kendini belliki aşıksınız gözlerinizden belli
zemzem önce şaşırır sonra kafasını öne eğer ve odadan çıkar
fatikde ben dışardayım zemzem anayla başkanım der gülümseyerek
ayla ve tarık birbirlerine bakarak gülerler [/I][/U]
alternatif son bu bölüm için fatik olayı biraz fazla iyimser oldu sanki şöylede olabilir bi de yukarda öpüşme öncesine bikaç satır bişey ekledim
odaya pat diye giren fatik ve zemzem şaşkındır öpüşürken odaya giren fatik ve zemzemi gören ayla ve tarık da şaşkındır
tarık:biz davayı konuşuyorduk sonra sırtıma yastık koyuyordu ayla hanım sonra
fatik:(tarıkın lafını keserek)başkanım alemsin çocukmuyum ben buna inanacak gülerek ellerini ağzına getirir ve zemzem ana yı da tutarak odadan çıkarlar
ayla ve tarık birbirlerine bakarak gülerler [/I][/COLOR]
artık ayla tarık ayrılmamacasına barışmışlardır.onlar gerçek sevgiyi bulmuşlardır ve bunu kaybetmeyeceklerdir herkese ve herşeye rağmen
3.fatik senaryosu:
ayla ve tarıkı öpüşürlerken gören fatik şaşkındır ama hemen arkasından odaya giren zemzem anaya farkettirmemek için bişey belli etmez o an için (zemzem ana olayı görmemiştir)
fatik zemzem anayı kolundan tutarak ay fenayım başım bi hoş oldu zemzem ana der ve onun üstüne doğru yığılır
şaşkına dönen zemzem ana ve ayla fatike yardıma koşarlar ayla zemzem ana da şaşkınlıktan ne yapacağını bilemez ve zemzem anaya sen git başkanın yanına git der zemzem tarıkın yanına geçerken
odadan çıkan ayla ve fatik ayla neyin var derken
fatik:beni bırakda sen size neoluyo ?ayla hanım bilgenin haberi varmı? nezamandır berabersiniz gibi ahiret sorularına başlar
ayla:ilahi fatik numaramı yapıyodun der ve fatikden kurtulmaya çalışır
sonra ayla yine tarıkın yanına gider fatikden de kurtulmuştur ama bazı yanıtlarda vermiştir.
ayla ve tarık odada konuşmaya başlarlar
tarık:hiç rahat yokmu bize heryerde basılıyoruz der
ayla:güler merak etme bizi kimsenin bulamayacağı anlarda gelecek sen iyi olda hayatım der
tarık:sensiz hiç yaşamamışım meğer ben
ayla:ya ben sensiz nefes bile alamazken seni yanındayken bile özlerken seni tanımadan hiç var olmamışım ki
gözler kilitlenir eller birleşir ve sarılırlar
bidaha basılmamak için öpüşmezler malesef[/U][/B]
yada yine öpüşürler ve bu sefer kimse pat diye odaya dalmaz (bu daha güzel bence)
tarık bilgenin ağlaması zırlaması sonucu
tarık taburcu olacağı gün elinde çiceklerle gelen aylaya hiç istemesede görüşmeyelim der ayla elinde çiceklerle ne olduğunu anlayamaz önce sonra baktı ki tarık ciddi tam anlamıyla yıkılır çicekler ellerinden düşer ve bir anda ordan kaçar
doğru eve giden ayla yol boyunca ağlamaktadır hala şoktadır eve varıp kenidini odasına yatağın üstüne atar çok kırılmıştır daha öncede çok kırılmıştı erola evliliği bitmişti sonuçda ama bu hayal kırıklığı ötekilerine hiç benzemiyordu kalbinin yerinden sökülmüş gibi hissediyordur
öte yandan tarık eve gider hamdiyle herkes geçmiş olsuna gelmiştir herkes mutludur başkan iyileşmiştir ama aynı mutluluk tarık için söz konusu değildir
sürekli dalar düşüncelere düşündüğü ayladan başkası değildir kahroluyordur tarık ayla bensiz daha mutlu olacak düşüncesiyle kendini avutuyordur sevdiği kadının kızını görmezlikten gelemezdim diye düşünmektedir
ayla perişandır artık kimseyle tek kelime etmiyordur onun bu halini duyan fatik inadından vazgeçer ve eve geri döner fakat anlamıştırki karşısında eski ayla yoktur kayıtsızdır herşeye artık ayla bilge ise onun bu halinin geçeceğini babasının eve döneceği hayallerini kurmaya devam ediyordur
tarık daha fazla dayanamaz mutluluk rollerine ve kendini içkiye verir
tarık akşamları içiyordur sürekli sarhoş olur meyhane de kendinden geçer ve hamdi onu bulup eve getirir yatırır yatağına zemzem ana şaşkındır ne olmuştur o cıvıl cıvıl neşeli deli dolu oğluna sanki yaşamıyordur tarık artık teselliyi kadehlerde arar bu ayrılık üstelik aylanın kendini sevmediğini sanması tarıkı yıkmıştır fatiki görür ertesi gün aylayı soracak olur ama soramaz cesaret edemez başını önüne eğer susar
ve bi akşam yine soluğu meyhanede alır içer içer eve gelir zil zurna sarhoşdur
tarık: ana hadi kalk dans edelim bak çok mutluyum ben hayat ne güzel ohhh der dans ederken önce güler kahkalar atar tarık sonra da ağlamaya başar hayatında hiç bu kadar ağlamamıştır mutluyum yok evililikmiş kadınmış yok arkadaş böyle nekadar da hem ağlar hem söylenir ve sızar
tarıkın bu durumundan zemzem ana başta olmak üzere herkes endişelenmeye başlar
ayla ise işe gitmeye başlamıştır ama artık eski ayla değildir ruhsuz asık suratlı bi kadın oluvermiştir yaşama tutunmaya çalışmaktadır öyle ya artık tek amacı vardır kızı bilge
bilge ise annesinde ki bu tuhaf değişimi hissediyor ama görmezlikten geliyordur.annesi eskisi gibi değildir
artık bilgenin yaptığı hiç birşey sinirlendirmiyor kızdırmıyordur öyleki güzel anlarda bile ayla bunu farkedemiyordur ayla artık yaşadıklarının doruk noktasındadır.öyleki bilgenin aldığı disiplin suçunu öğrendiğinde bile bir tapki vermez...
ayla geç saatlere kadar çalışıyodur tatil günleri de dahil ama ne doğru dürüst yemek yiyor ne de gülüyordur
bi gece annesinin odasının önünden geçerken ağlama sesi duyar bilge annesini sessizce izler
nerdedir o herşeyi kontrol eden neşeli güçlü kadın bu annem olamaz der içinden
aradan haftalar geçmiştir ama annesi ne kadar rol yapsada bunun gerçekte böyle olmadığını anlar
Hastanede geçen o konuşmadan sonra Ayla yıkılmıştır.hiç beklemediği bir anda sevdiği adamdan duyduğu sözler kalbinde kolay kolay kapanmayacak bir yara açmıştır.Tarık ise çaresiz bir çocuğun duygularına kayıtsız kalamayışının,kendisine ağır bir ceza yükleyeceğinin farkında değildir.onun umutlarını yeşertmek isterken sevdiği kadının bütün duygularını altüst etmiştir.
Ayla kırgındır.Tarık ın bu davranışına hiçbir anlam veremez.bir sebebi olmalı der.ya da acaba erol haklı mı dır ? Tarık gerçekten de Ayla nın duygularını hiç önemsemeden onu bir kenera mı atmıştır ? bütün bu sorularla boğuşan Ayla gün geçtikçe daha da karamsarlığa kapılır.kendini işlerine veremez.bir kaç müvekkilini de kaybetmiştir.bu gidişe dur demek zorundadır.Tarık ı kafasından ve kalbinden atmalıdır.
Tarık ise kendini belediye işlerine iyice kaptırmış vaziyettedir.başka türlü bu yükten kurtulması imkansızdır.Ayla yı unutmak için elinden geleni yapar.ama nafiledir bu çabaları.Tarık Ayla yı unutamaz.hatta her geçen gün daha da özlemektedir.vicdanı onu rahat bırakmaz.Keşke Ayla ya onu ne kadar sevdiğini bunu onun kızının mutluluğu için yaptığını söyleyebilse.
aradan 2 hafta geçmiştir.ne tarık ne de ayla içinde bulundukları durumdan bir türlü sıyrılamaz.birinin yüreğinde derin bir hayal kırıklığı,diğerinde ise bitmek bilmez bir vicdan azabı vardır.
Tarık belediye de bir yemek organize eder.biraz olsun kafasını dağıtmak ister.bu yemeğe zehra,aydın ve aileleri de davetlidir.neşe ise organizasyon boyunca Tarık ın yanından ayrılmaz.zehra bu durumu gördüğünde Ayla nın bir an önce orada olması gerektiğini düşünür ve telefona sarılır.Ayla ise işlerim var diyerek kestirip atar.zehra bu konuşmadan sorun olduğunu anlamıştır.Tarık ın yanına giderek " başkanım Ayla ablanın gelmiyeceğini neden söylemediniz ?" der.tarık ta "haberim yok zehra.zaten ben yemeği mahalleliye veriyorum" der ve zehranın yanından ayrılır.çünkü daha fazla bu umursamazlık oyununu ayla nın en yakınlarının gözünün içine bakarak sürdüremeyeceğinin farkındadır.Zehra ise durumun ciddiyetinin daha da farkına varmıştır.
Tarık içindeki duyguları daha fazla bastıramayacağını anlayınca Ayla ile konuşmaya karar verir.ofisine gider ama ancak kapıya kadar gelebilmiştir.içeriye girip te Aylanın yüzüne bakacak cesareti kendinde bulamaz.arabasına biner ve oradan uzaklaşır.fakat onun bu ziyaretine tanık olan birisi vardır ,zehra..başkanın arkasından seslenir fakat duyuramaz.zehra aylanın yanına çıktığında "ooo abla bakıyorumda hiç ayrılmıyosunuz.sizinki de ne aşkmış da yeni haberimiz oluyo" der.Ayla şaşkın bir vaziyette kimden sözediyosun sen zehra ? der.zehra : "kimden olacak abla Tarık başkandan".Aylanın yüz ifadesi birden değişir." Tarık buraya mı geldi? " diye sorar.zehra da bu tepkiye şaşırmıştır." nasıl yani abla siz görüşmediniz mi ?" der.Ayla cevap veremez.zehra : "ben başkanı gördüm aşağıda..." daha sözünü bitirmeden başkanın gittiğini söyleyemeden ayla odadan ayrılmıştır bile.soluğu aşağıda alır.ama Tarık orda değildir.Ayla gözyaşlarına boğulur ve içinden "benim burda ne işim var,hala daha neyi ümid ediyorum ki ?" der.
Ayla nefes alamıyor gibiydi.nutku tutulmuş bir halde tarığa bakıyordu.yanlış duyduğuna emindi..ya da tarığı her zamanki gibi muzip bir şakanın peşindeydi.ama gözlerine bakınca neşeden eser göremiyordu.bütün vücuduna kan hücum etmiş gibiydi.içinden bunun bir hayal olması için dua ediyordu.delirmiş olmayı, halüsünasyon görüyor olmayı tarığın bu yürek kanatıcı sözlerine yeğliyordu.oysa tarığın gözleri ne kadar da katı bakıyordu.daha birkaç gün önce ‘bakıyım nasıl gözümün içine bakıyorsun’ derken gözlerine dikilen o güzelim mavi gözler miydi onlar.içi acıyordu sanki benlğinde iki kişi savaşıyor biri tarığın sözlerini duyarken , diğeri büyük bir şiddetle ellerini kulaklarına bastırıyordu.aylanın elleri titremeye başlamıştı Tarık o cümleyi söylediğinden beri geçen birkaç saniye ona yıllar gibi gelmişti..sormak istiyor ama soramıyordu hem alacağı cevaptan korkuyor hem de belki de hiç sevilmediğini düşünüyordu.ama tarığın karşısında ağlayacak da değildi hele de onu böylesine incitmişken.sonunda gücünü toplayıp
-şaka yapıyorsun di mi Tarık
-ben gayet ciddiyim bence bu doğru bir ilişki değil,zaten başından beri de değildi
-tarık şaka olduğunu söyle , der yalvarır gibi bir ses tonuyla artık her şeyin ne kadar gerçek olduğunu anlmıştır
-üzgünüm ayla
Ayla bu gerçekle yüzleşmenin acısıyla
-üzgün müsün! Ne diyorsun sen ya!!doğru değilmiş!hem de başından beri.. Neden ha? Boyum kadar kızım var diye mi?boşandığım için mi? Ya da biz ayrı dünyaların insanlarıyız zırvalarına mı başlayacaksın..belki de benim tavrımı doğru bulmuyorsun ayıplıyordun öyle mi senin ananın dünyasında olmazdı hani?üzgünmüş…Üzgün olan benim!ben!sen ise ihtiyacın kalmadığı anda onu sevenleri terk eden adi herifin tekisin!
Aylanın her söylediği laf tarığın içini acıtıyordur ama onu daha beter kahreden Aylanın gözlerindeki acıdır.aylayı ne denli üzdüğünü farkına varmamak elde değildir.şu an,ona nefretini kusarken bile aylaya ‘hiç söylemedim say’ dese aylanın ağlayarak kollarına atılacağı o kadar bellidir ki.tarıkın içinden ona sarılmak teselli etmek gözyaşlarını silmek kollarının arasına alıp saçlarını koklamak geliyordu.aylaysa yıkılmıştı.sözleri bitmiş ama acısı dinmemişti.içerde bir yerlerde hala tarığa olan aşkı kalbini kanatıyordu.
O sırada Tarık dayanamaz
-ayla!
-tek kelime daha etme Tarık.ben ben ..
Artık konuşamıyordur.aylanın karşısında bu denli acı çektiği gören Tarık kahroluyordur ama yapılacak bir şey yoktur
-ben bana bunu yaşattığın için seni asla affetmiycem!bir kalbin olduğunu sanmıştım yanılmışım!ben hayatım da hiç bu kadar kandırılımış hissetmedim kendimi..teşekkür ederim
Artık aylanın sözleri bitmiştir zaten bütün bunlar da 2 dakika içinde olup bitmiştir.oysa sanki onlara göre bir ömür geçmiş gibidir .ayla kapıyı açar ve tarığa son bir kez bakamadan çıkar arkasını tarığa döndüğü anda gözünden yaşlar boşanmıştır.işte tam o anda elinden çiçekleri düşürür.(o zamana kadar sanki aşkından kalan son parçaymış gibi inatla sımsıkı elinde tutmuştur onları) ve ağlayarak hızla uzaklaşır.arkadan onun gidişini gören v ne olduğunu bilmeyn Zehra ve Hamdi şaşkındır hemen başkanın odasına girerler.tarık gözleri tek biryere dikili öylece duruyordur.sonra Zehralara döner
-hadi gidelim.
Başkan tekerlekl sandalyeye bütün gücü tükenmiş gibi oturur.ve odadan çıkarlar.tam o anda aylanın yerdeki çiçeklerini görür Tarık.yerde solmakta olanın aslında daha hiç başlamamış aşkları olduğunu acıyla fark eder ve yavaşça çıkışa doğru ilerler.o anda Zehra ve Hamdiyi şaşırtan bir şey olur Tarık bir ada sandalyeden fırlayıp odaya doğru hızla ilerler.zehraysa başkanım diyerek peşine düşmüştür.odanın kapısına gelince Tarık yerdeki çiçekleri görür.yavaşçe eğilir büyük bir tereddütten sonra onları eline alır.yavşça kendine yaklaştırır.doyasıya koklar.bu sırada hamdive Zehra şaşkınlıkla ne olup bittiğini anlayamadan onu izlemektedir.tarık yavaşça odaya girer,önce çiçeklerine sonra yatağa bakar.aylayı orada son öptüğü an aklına gelir,sonra da onun kapıdan çıkışı.ağlamak isteğiyle zor baş ediyordur .yatağa yaklaşır .yatağın üzerinden ona doğru uzanan aylanın görüntüsü silinmiyordur.kutsal bir yere olduğu gibi yavaşça Tarık son çiçeğini yatağın üzeirne bırakır bir müddet yatağa ve çiçeklerine bakar sonra o da sırtını döner bu odaya ve dışarı çıkıp yavaşça kapıyı çeker.artık her şey bitmiştir.yaşanan her şey son çiçeklerle birlikte o kapının ardında kalmıştır.
valla damlanın yazdığı süper bi okadarda acıklı senaryoya ben artık ne eklesem boş geliyor damla harika yazıyor
yinede bi deneyim
tarıkın sözlerinden sonra neye uğradığını şaşıran ayla duyduklarının şaka olmasını ümit edercesine tarıka bakarken onun ciddi olduğunu farketmesiyle şoka girmiştir gözlerinin önünden tanıştıkları ilk an ve sonraki görüşmeleri film şeridi gibi gözlerinin önünden geçerken ellerinden binbir ümitle getirdiği (belki de aşklarının yeni başlangıcı olacağı )çicekler ellerinin arasından kayıp gitmiştir
tarıka nedenini sormak neler olduğunu öğrenmek istemiş ama boğazı düğümlenmiştir ağzından tek kelime çıkacak gücü olmadığını farkedince oradan ağlayarak uzaklaşırken kapıdan çıktığında kendisine seslenen zehrayı bile duymamıştır.
tarık ise herzamanki gibi duygularını bastırmaya çalışıyor bişey olmamış gibi davranmak istiyor ama başaramıyordur başını ellerinin arasında tutup aylayı ilk öptüğü anı hatırlar gözleri dolmuştur bu sırada odaya giren hamdiye ağzından şu cümle güçlükle çıkar
tarıK:beni eve götür
tarıkın iyileşmesi için verilen kutlama yemeğinde tarık hariç herkes mutlu ve neşelidir tarıkı böyle gören fatik ve zemzem anada durumdan şüphelenmiştir
yemek sırasında kapı çalar ve gelen ayladır(ayla gücünü toplamış bu ayrılığın nedenini öğrenmek için tarıka hesap sormaya gelmiştir)
aylayı kapıda gören tarıkın önce yüzünde bir sevinç belirir gözleri parlar bir ara için aylaya söylediği kötü sözleri unutmuştur aşkım gel bizimle yemek ye demek ister ama ağzını açtığı anda gerçekleri anımsayarak başını önüne eğer duraksar demin küt küt atan kalbi sanki artık atmıyordur aylanın kendisine hesap sormaya geldiğini farkeder ne diyecektir aylaya
beynini kemiren bu sorulara dalmışken kapıdan çıkar ve
aylanın üzüntülü hali yerini biraz da kızgınlığa bırakmıştır
söze tarık başlamak ister ama tek kelime çıkmaz ağzından sanki dili yokmuş gibi konuşamıyordur
ayla: neden tarık hiç değilse nedenini bilmeye hakkım var ?
tarık:bilgenin sözleri ve aylanın aşkı arasındaki gelgitleri sürüyor ne diyeceğini bilemez halde ben der
ayla: sen ne?
tarık:yüzüne söyleme cesareti yoktur aylaya söyleyeceği cümleyi yumruğunu sıkar arkasına dönüp ben bu ilişkinin yüreyeceğini sanmıyorum görüyorsun başım hiç beladan kurtulmuyor benim yüzümden tehlike altında olmanı istemiyorum
ayla:benim yerime neden karar veriyorsun ?sensiz bir hayatta ben mutlu olabilirmiyim seni yanındayken bile özlerken sen ameliyattayken benim ömrümden onun ömrüne ömür kat allahım diye yalvarırken (bu sırada hışkırarak ağlayan ayla)
tarık:aylanın cümlesini keserek sen ciddiye almışsın durumu ben böyle şeyler hiç hissetmedim sana karşı derken tarıkın artık hiç gücü kalmamıştır olduğu yere çöker söylediklerinin aylanın canını nasıl yaktığını görüyor kahroluyordur
ayla:anlayamıyorum neden bir anda tersine döndü herşey gözlerime bakda söyle seni sevmiyorum de gideceğim ve asla geri gelmeyeceğim der tarıkın göğsünü yumruklayarak
tarık:aylanın gözlerine bakar gözlerinden yaşlar süzülerek aklı mantığı duygularının önüne daha fazla geçemez ve seni sevmekmi?
seni gördüğüm ilk andan beri seviyorum seni gördüğüm ilk andan beri gözlerimin önünden hayalin ve kalbimden sevgini çıkaramadım seni tanımadan zaten hiç yaşamamışım akşmları senin nefes alıp verdiğini düşünerek avuttum sensiz geçen gecelerimde sanıyormusun ki seni düşünmeden geçen tek saniyem olduğunu ruhum beynim kalbim herşeyim seni yeniden görebilme ümidiyle yaşıyor .saçından bir tutam alır aylanın koklayarak seni sevmek mi sana tüm benliğimle taparken seni sevmek kelimesi çok hafif kalır der
duyduklarıyla sevinçden deliye dönen ayla ağlamaya devam eder ama bu sefer mutluluktan
ayla:ben ben biliyord...derken tarık aylayı belinden kavrayıp kendine doğru çeker öpmek için eğilir ve öpüşmeye başlarlar sanki birbirlerinden ayrı geçen zamanlara inat özlem,sevgi ve aşkla öpüşürler.
zaman o anda durmuşdur sanki ........
İnanamıyordu.bitmiş olamazdı…aralarında onca yaşanmamışlık varken sona eremezdi.daha hiç bir şeye kanamamıştı ki.ona hiç doyasıya sarılamamıştı ,saatlerce kollarında uyuyamamıştı,tutkuyla dudaklarından öpememişti dilediği gibi, daha yüzünün ve vücudunun her karesini ezberleyip bütün benliğiyle ona doyamamıştı .daha bir kez bile seviyorum diyememişti!her şey böylesine zamansız mı bitecekti? camı açıp haykırmak ,hıçkıra hıçkıra ağlamak,eline geçen her şeyi parça parça etmek isteğiyle yanıyordu.en beteri de gözünden dökülen yaşlar yüzünden kendinden nefret ediyordu.kabullenemeyeceği bir zayıflığın,biçareliğin içine düşmüştü.onun için ağlamamalıyım diyordu kendi kendine defalarca,tarığın ‘istemiyorum’ diyen sesi ruhunda yankılanıyordu. fakat ne yaparsa yapsın çabası beyhudeydi.kendini tutmak için inatla bastırdığı dişleri dudaklarını kanatıyor , direksiyonu tutan elleri adete kriz geçirmiş gibi kasılıyordu ama hafızasından bir saniye bile tarığın gözleri silinmiyordu ve bütün iradesine inat hain gözyaşları hala süzülüyordu yanaklarından.ondan nefret ediyordu !nefret ediyordu ! ama hayır etmiyordu, tanrım edemiyordu!! Umut insana yapılan en son kötülüktür derler ya öyledi gerçekten hala bir umut telefonunu çalmasını . tarığın aramasını , bunların hiç olmamasını diliyordu.
Bir türlü kabullenemiyordu . saçmalıktı bu!peki ama neden?terkedilmenin acısı yüreğine binlerce tonluk bir ağarlık gibi çökmüştü.’neden?’
Tarığa soramadığı bütün sorular , söyleyemediği bütün kelimeler içinde patlıyordu.bu kadar olamazdı böyle kolay bitemezdi . sesiz çığlıklarını içine gömüyordu.son hız sürdüğü arabası şu an şarompollere yuvarlansa hiçbir şey hissetmeyeceğinden emindi.bütün duyuları iflas etmiş gibiydi.hislerinden nefret ediyordu.söz geçiremediği kalbinden , durmadan akan gözyaşlarından en çok da tarıktan nefret ediyordu!yol nasıl bitmiş eve nasıl gelmiş anlamamıştı.artık.ağlamamak için kendini zor zaptederek kapıyı açtı.tam o anda tarıkla o kısa süren ağva maceraları geldi aklına.bu kapıdan nasıl da girmişlerdi sarmaş dolaş, nasıl da mutluydu.kendini hiç bu denli yalnız hissetmemişti.artık kendini tutamıyordu.bu son anısı bütün direncini kırmıştı.her baktığı yerde onu görürken nasıl yeniden başlayacaktı.o an bilgeyi fark etti ama hiçbir şey diyemedi.ağlayarak merdivenlerden hızla çıkıp kendisini odasına attı.
Bilge annesinin ardından inanmazlıkla bakıyordu.annesini hiç bu denli tükenmiş görmemişti.tarığın istediğini yaptığını anlamıştı.ama yine de içinde bir yerlerde huzursuzdu.annesinin yüzündeki acı canını yakmıştı.yine de çocuksu bir inançla onu unutacağını babasıyla yeniden başlayacağını tekrarladı kendine.
Bu sırada Tarık arabasıyla mahallenin içine girmişti.bütün yol boyunca ne Zehra ne Hamdi ona bir şey sormaya cesaret edememişti.zaten sorsalar cevap alabileceklerinden de emin değillerdi.tarık sanki çok başka bir dünyada gibiydi.bir şeyler düşünüyor zaman zaman gülümsüyordu.sonraysa gözlerine acı bir umutsuzluk , bir pişmanlık yerleşiyordu.tarığa sorsalar demir bir pençe yüreğimi sıkıyor derdi herhalde...mahalleye girince saatlerdir acıyla ve aşkla aylada yoğunlaşmış düşünceleri biraz dağıldı.burayı özlemişti.hemen çalışmalara başlamalıydı.belki de onun yokluğuyla ancak böyle baş edebilirdi.o yanımda olsa her şeye karşı daha kolay göğüs gerebilirdim diye düşündü bir an.sonra bencil olmamalıyım diye tekrarladı kendine.bir çocuğu mutsuz etmek pahasına istediğini alamazdı.senin yüzünden ailem parçalanıyor demişti ona..ama şu anda bunların hiçbirinin önemi yoktu tek gerçek vardı!aylayı kaybetmişti!hem de sonsuza kadar…
O gün hiçbir şey tarığı mutlu edemiyordu.zemzem ananın düzenlediği yemeğe bütün mahalle onun için gelmişti.dostları kardeşleri yoldaşları onun varlığıyla mutlu oluyor,neşe içinde yiyip içiyorlardı.oysa Tarık bir anda o masadan yok olmak istiyordu ,onun istediği oradaki onlarca kişi değildi, orada olmayan tek bir kişiydi.ayla giderken tarığın bütün yaşama sevincini de beraberinde mi götürmüştü? tarığın o halini herkes fark etmiş ancak bir şey demiyordu.zemzemse artık iyice telaşlanmaya başlamıştı.tam o sırada kapı çaldı.gelen ayladan başkası değildi tarığın bir an için nefesi kesildi.onu bir daha hiç göremeyeceğini düşünürken tam karşısındaydı işte.sonraysa gerçeği fark etti ,ayla oradaydı ama artık onun değildi.bir an için gözleri birbirine kenetlendi.tarık ona yaptığı her şey rağmen aylanın gözlerindeki aşkı görebiliyordu.ne yazık ki acısı ve öfkesi de yüzünde kazılıydı.onlar öyle konuşmadan birbirine bakarken bütün masa şaşkındı o sırada ayla
-tarık biraz konuşabilir miyiz
Tarıkın bir an için durmuş olan kalbi yeniden atmaya başladı hem de ne hızla!onlar dışarı çıktığında herkes arkalarından bakakalmıştı.gece karanlık ama sessizdi.bahçede birbirlerini bakıyorlardı.ikisi de diğerinin hislerinden haberiz olabildiğince bu mutluluk dakikalarını uzatmaya çalışıyordu.tarık içinden ‘onun sonsuza dek kaybediceksem son bir kez doyadoya bakmalıyım diyordu.aylanınsa tarığa baktıkça acısı artıyor ama öfkesini diniyordu.ona nasıl kızabilrdi ki.ama canı öylesine yanıyordu ki artık konuşma vakti gelmişti
-anlat Tarık
-neyi anlatıyım.. dedi Tarık hüzünlü sesine alaycı bir hava vermeye çalışarak
-buraya gelmem kolay olmadı Tarık.o yüzden lütfen benle oynama!tek bir sorunun cevabını istiyorum senden! Neden?
-ayla böyle olması gerekiyor sana daha önce de açıkladım.
-her şeyin bitmesi bu kadar kolay mı?!aklım almıyor Tarık!bize nasıl yaparsın bunu
-anlamayacak bir şey yok ayla dedi Tarık zorla ..sözlerinin aylayı ne kadar acıtacağını bile bile hatta biz diye de bir şey yok sen beni gözünde büyütüyorsun bence..tamam birlikte hoş vakit geçiriyorduk ama…
-hoş vakit geçirmek mi?tarık sen neler diyorsun.. her an seni düşünüyorum, nereye baksam delirmiş gibi seni hatırlatacak bir şey buluyorum, sen bıçaklandığından beri geceleri seni kaybetme korkusuyla 2 saatten fazla uyuyamıyorum,durupdurrken asistanlarıma stajerlere ne biliyim müvekkillerime Tarık diye sesleniyorum..bu mu hoşvakit geçirmek
Ayla artık daha fazla konuşamıyordur bir kelime daha ederse tarığın önünde gözyaşlarına boğulmaktan öylesine korkuyordur ki
Tarığın bütün direnci tükenmiş gibiydi
-böyle olması gerekiyor
Diye tekrar etti sanki kendini de ikna etmeye çalışır gibi.ayla gözlerini acıyla tarığa dikmişti Tarık ne kadar saklarsa saklasın ayla onun gözlerindeki tereddütü görmüştü bir kere
O an artık dayanamayan Tarık
- ayla yalvarırım bakma bana öyle ..bakarsan sana git diyemem
Dedi titreyen bir sesle.o sırada ayla tarığa doğru bir adım daha attı.vücudları neredeyse değecek gibiydi.heyecanda hızla göğüsleri inip kalkıyor, soluklar birbirine karışıyordu.
-gitme de o zaman !
Tarık kalan son kuvvetiyle
-mecburum ayla der, aylayı kollarına almak için duyduğu çılgınca arzuyu dizginlemeye çalışarak
Aylanın artık dayanacak gücü kalmamıştır.tarığa ulaşmak için çaldığı bütün kapılar yüzüne kapanmış gibidir.onun gözlerine çöken kaybetmişliği Tarık fark eder.aylanın artık orada daha fazla durmaya tahammülü yoktur onu bu denli isterken bu kadar yakınında olup onu alamamak kahrediyordur. Yavaşça bir adım geri çekilir.ve tarığa arkasını döner.tam bir adım atmıştır ki.artık duygularına daha fazla gem vurmayan Tarık heyecanla arkadan aylayı kollarıyla sarar.aylanın beline doladığı kollarıyla var gücüyle onu kendine bastırmaktadır.
-ayla! Gitme! Diye fısıldar son kalan gücüyle.
Ayla ensesinde hissettiği tarığın nefesiyle ürperir.elleri gözleri kapalı tarığın ellerini bulmuştur işte.dakikalarca öyle dururlar ikisinde birinin bu anı bölmeye hiç niyeti yoktur.tarık yavaşça aylayı kendine doğru çevirir yüzüne düşen saçları elleriyle geriye atar ve usulca aylanın yanağında kurumuş gözyaşlarını siler.o an birbirlerinden başka hiçbirşey düşünemiyorlardır.kolları birbirlerine dolanmış öylece saatlerce durmak isterler.tarık hiç kimse için, hiç bir şey uğruna ayladan vazgeçemeyeceğini anlamıştır.
O sırada ayla Tarık diye söze başlar sormak ister gibi bir şeyleri.
tarığın elleri aylanın dudaklarına gider
-şşşt Ayla hiç bir şey sorma ..bana bak sadece
der ,gözlerini aylanın gözlerine diker
seni seviyorum.sadece seni..hiç kimse için vazgeçemeyeceğim bir bencillikle kendimin bile kontrol edemediği bir tutkuyla seviyorum seni
ikisi de kaçmaktan yorulmuştur artık tarığın parmakları yavaşça aylanın dudaklarından iner.kolları aylanın canının acıtırcasına sanki elinden kayıp gitmesinden korkuyormuş gibi onu sıkar.dudakların da hala tarığın parmaklarının sıcaklağını hisseden ayla kafasını yavaşça tarığa doğru yaklaştırır.ikisinin de o an başka bir şey istediği yoktur.tarık tutkuyla dudaklarını aylanın dudaklarına bastırır ve büyük bir aşkla özlemle ihtirasla öpüşürler .. elleri birbirne kenetlernir.aşk elle dokunabildikleri üçüncü bir kişi gibidir aralarında.ve o geceden sonra onu öldürmeye kimsenin gücü yetmeyecektir…
Ayla nın üzerindeki kara bulutlar dağılmak bilmiyor.bu seferde alnına bir silah dayandı.Canan ın hapisteki kocası peşine bir adam takmıştır.Canan ın Ayla nın evinde kaldığını öğrenen bu esrarengiz kişilik Ayla ya gece vakti bir süpriz yapar.Canan ı kendisine verirse onu bırakacağını söyler.Ayla Canan ın evde olmadığını o sabah kaçtığını ve yerini de bilmediğini söyler.fakat adamı inandıramamıştır.bu sıra da Ayla nın telefonu çalar fakat adam açmasına izin vermez ve fırlatır atar.Ayla ya eve gireceklerini ve canan ı alıp götüreceğini söyler.tam eve doğru yürürlerken arkadan bir arabanın geldiğini fark eden adam panik olur ve Ayla yı da alarak koşturmaya başlar.gelen Tarık tır.gündüz ki konuşma da Aylanın kalbini kırdığını düşünür ve özürdilemeye gelmiştir.
bu sırada evde bilge ve Fatik te panik içindedirler.bilge babasına ulaşmak ister fakat telefonu kapalıdır.fatik ise bilgeye göre rahattır çünkü o Ayla nın Tarık la olduğunu düşünür.hemen Tarık ı arar.bu sırada Tarık ise kapıyı çalmıştır.fatik elinde telefonla kapıyı açtığında Tarık ı karşısında görünce şaşırır.ben de şimdi seni arıyodum başkanım.der.önce ılımlıdır fatik sonra esip gürlemeye başlar." nerdesiniz siz Allah aşkına öldük burda meraktan.Ayla hanım nerde geliyo mu?" der.Tarık ise ne aylası Fatik ben kendim geldim hem Ayla evde yok mu ?" diye sorar.bu sefer de fatik panik olmuştur.yok başkanım Ayla hanım ortalarda yok ben de sandım ki sizinledir.iyi de Ayla bu saatte arabasız nereye gider ? der.fatik ise " Arabasız değildi ki der.Tarık arabanın dışarda olduğunu söyleyince fatik şaşırmıştır.olanlara bir anlam veremezler.Tarık ı bir korku sarmıştır.hemen karakola haber verirler.tarık ın aklına gelen tek kişi canan ı arayan adamdır.onun kaçırmış olabileceği ihtimali düşünür."ben burda bişey yapmadan oturamam gidiyorum" der ve fırlar.bilge ise ben de gelicem der.tarık buna izin vermez.Bilge ise onun bu baba tavırlarına sinir olmaktadır.Tarık arabasına binecekken Aylanın telefonunu görür.evin önünde bişeyler olduğunu anlamıştır.hemen etrafa bakınmaya başlar.etraf çok ıssızdır.biraz ilerde de Aylanın çantasını bulur.tarık belediyeden bir kaç adamını evin civarına gönderir.kendisi de tek başına aramaktadır.zaman geçtikçe tarık ın korkuları artar.içinden "sana bişey olursa kendimi hiç affetmem" der.adımları hızlanmıştır.bu arada daha tam iyileşmemiş olan yarası da acımaya başlar.ama tarık ın bu hiç umrunda değildir.daha da hızlı koşmaya başlar.bu seferde o sevdiği kadını kaybetme korkusuyla karşı karşıyadır.nereye gittiğini bilmeden koşar.aylanın oralarda olduğundan emindir.sanki Ayla nın sesi tarık ı çağırmaktadır.gittikçe daha da fazla hisseder o sesi.Ayla ve canan ı arayan adam eski bir kulübenin içindedirler.adam daha fazla kaçamayacağını anlayınca oraya sığınmıştır.ayla ise sadece bilgeyi ve tarık ı düşünmektedir.ya onları bir daha göremezse !
Tarık ise hiç bıkmadan etrafta koşuşturmaya devam eder.Aylanın oralarda olduğuna emindir.görevlendirdiği adamları da gelmiştir.dört bir koldan Aylayı aralar.Tarık ilerde bir kulübe olduğunu farkeder.etraf çok ıssız dır.yanındaki adamlar dan bir kaçına kulübenin atrafını sardırır.adam gelenleri görünce panik olur ve Aylayı koz olarak kullanıp dışarı çıkar.Tarık Ayla yı kafasına silah dayalı bir şekilde görünce daha da hırslanır.yarası da iyice açılmıştır.Ayla onu kanlar içinde görünce kendi halini unutup Tarık için endişelenmeye başlar.aralarında şöyle bir konuşma geçer
tarık : kadını bırak senin derdin benimle
adam : sen çok mu akıllısın ? bu kadın benim sigortam.Cananı verin onu bırakıyım.yoksa kadını ölmüş bil.
tarık : senin tehtitlerine pabuç bırakırkıyım lan ben.o kadının kılına zarar verirsen asıl ben senin beynini dağıtırım.(bu sırada tarık müthiş bir acı hisseder.yarası iyice açılmıştır.ama acısını belli edemez.)
ayla : Tarık ..der sessiz bir biçimde.tarık ın gözlerine öyle bir bakmıştır ki başka hiçbir söze gerek kalmaz.
onun gözlerine bakan tarıksa artık bu oyunu bitirmenin zamanı geldi diye düşünür.aklına bir plan gelmiştir.birden dur ateş etme diye bağırır.adam arkasında birinin onu vurmak üzere olduğunu düşünür bir anda dikkati dağılmıştır.bunu fırsat bilen tarıksa üzerine atlar kısa bir boğuşma ve adam tarık ın adamlarına teslimdir.
ayla gözyaşlarına boğulur ve tarık a sımsıkı sarılır.tarık ise artık dile gelmiştir...
tarık : seni kaybediceğimi sandım.Allahım nolur bunu bir daha bana yaşatma der başını gökyüzüne kaldırarak.
ayla : kaybetmiyceksin aşkım.birbirimizi hiçbir zaman kaybetmiycez.
tarık : eğer sana bişey ols...
ayla : şşşiitt der ve parmaklarıyla tarık ın dudağını kapatır.
"bana hiçbir şey olmıycak ben hep senin yanında olucam "
tarık : seni çok seviyorum.sakın bırakma beni sakın !
ayla : ben de sesi aşkım ben de seni çok seviyorum.
:img-in_lo
eve döndüklerinde bilge annesine koşar.ayla bilgeyi doya doya öper.annesini kaybetme korkusu yaşayan bilge kararlıdır.onu bir daha hiç üzmeyecektir.annesinden sonra da tarık a sarılan bilge aylayı şaşırtmıştır tabi tarığı da.çünkü artık annesini hakedenin tarık olduğuna karar vermiştir.böyle bir zamanda annesinin yanında tarık vardır çünkü.
the end :img-in_lo
ayla kafasına silah doğrultulmuş üstündeki şaşkınlığı üstünden attıktan sonra korkudan titremeye başlar kimdir bu adam diye düşünür ve sonra
adam:söyle
ayla: neyi
adam: canana nerde? burda olduğunu biliyorum
ayla: şaşkınlıkla hayır burda yok der
ve bu sırada adam aylatı sürükleyerek eve girerler bir yandan tehditler savurur biryandan da evi kontrol eder her yerde cananı arar
en sonunda cananın orda olmadığını anlayınca aylaya yine tehditler savurarak gider
ayla sarsılmıştır ama kenidne gelince hemen telefona sarılıp tarıkı arar
ayla:tarık
tarık:aylanın sesinin iyi gelmediğini farkeder ve ayla ne noldu sesin iyi gelmiyor der
ayla: cananı arayan bi adam geldi buraya her yari yıktı dağıttı bunu duyan tarık bi hışımla evden çıkar ve soluğu aylanın evinde alır
tarıkı kapıda gören ayla hemen tarıka sarılır tarıkda
tarık:tamam geçti bişeyin yok dimi iyisin?
ayla: evet
tarık:sana bişey yaptımı yoksa o alçak eğer öyleyse onu ..
ayla: hayır canım sadece tehdit savurup ortalığı kırdı döktü der tarıkın sözünü keserek
tarık da derin bir oh çeker ama tabii bu olay çok canını sıkmıştır ve aylaya
tarık:burda kalıp adamın tekrar gelmeyeceğinden emin olmalıyım der
ayla: sevinmiştir bu şekilde tarık ona korumacılığı ile sahip çıkmıştır
fakat bu durum bilgenin hiç hoşuna gitmez
bilge tüm kozlarını oynayarak tarıkı sinir etmeye çalışır tarıkda onu anlayışla karşılamaya devam eder çünkü bilge çocuktur ve en önemlisi sevdiği kadının kızıdır
ertesi gün erol gelir tarıkı görür evde ve şaşkınlığını gizleyemez ve anlamıştırki aylayla asla eskisi gibi olamayacaklardır.
bilge babasıyla pazar gününü geçirmek için ayrılır ve gündüzde tarıkın toplantılarıyla geçer
akşam olmuştur nihayet yalnız kalabilmişlerdir
ayla: mutfakda yemek hazırlıyordur
tarık: yanına gelir ve iyi ev sahipliği yaptın doğrusu avukat hanım sanada yük oldum böyle misafirlerimle falan ama
ayla: aslında sen benile ilgilenecektin ama ben senin sevgili misafirlerinle ilgilendim der. o güzel gözlerini yukarı doğru dikerek
tarık: eee neyapalım kızım biz boş adam değiliz sürekli işimi çıkıyo der
ayla:tamam tamam seninle başa çıkmayacam ben der
karşılıklı gülüşmeye başlarlar sonra ortam birden sessizleşir
tarık aylanın yanına sokularak aylanın ellerini elleri arasına alır ve utana sıkıla ayla benim için çok değerli olduğunu biliyorsun değilmi?seni çok seviyorum tamam artık beni daha fazla söyletme der
ayla: bende seni seviyorum ama şakaya vurmadan bitiremezmiydin şu romantik cümleni der
sarılırlar tarık aylayı dudaklarından öper ve yemek yemek için yemek masasına geçerler...:happy0064
onlar için gece aylanın odasına çıkmalarıyla devamederken bizim için sahne bitmiştir:img-blush
vBulletin® v3.8.0 Beta 2, Copyright ©2000-2009, Jelsoft Enterprises Ltd.