Tüm Versiyonu Göster : Müjdat Gezen
paçiii_melos 24-02-07, 18:36 MÜJDAT GEZEN
http://img262.imageshack.us/img262/9916/1836qc9.jpg
29 Ekim 1943 yılında İstanbul Fatih' te doğdu. Sahneye ilk kez 1953 yılında bir ilkokul piyesinde çıktı. Ve aynı yıl Doğan Kardeş çocuk dergisinde şiirleri yayımlandı. Yine bu yıllarda İstanbul Radyosu Çocuk Kulübü'nde mikrofonla tanıştı. 1956-57 yıllarında çeşitli amatör tiyatro topluluklarında rol aldı ve 1960 yılında İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları' nda profesyonel oldu. 1961 yılında İstanbul Belediyesi Konservatuvarları Tiyatro Bölümü' ne girdi. 1962 yılında ilk filmini çevirdi. 1963 yılında ilk özel tiyatro çalışmaalrını yaptı. Münir Özkul ve Muammer Karaca Tiyatrolarına girdi. 1963-64 yıllarında sanat dergilerinde şiirleri çıktı. 1964-66 askerlik yılları ve oyun yazma denemeleri. 1966 yılında Ulvi Uraz Tiyatrosu'na girdi. 1967 yılında arkadaşlarıyla birlikte Halk Oyuncularını kurdu. 1968 yılında ilk kez kendi özel tiyatrosunu açtı ve aynı sezon istanbul Tiyatrosu' da çalıştı. 1970 yılında sahne çalışmaları ve film çalışmaları, TV çalışmaları. Aynı yıl Elif adlı kızı dünyaya geldi. Gazete ve dergilerde yazdı. 1975 yılında ilk kitabı yayımlandı. 1999 yılı itibariyle 28 yayımlanmış kitabı var. Ayrıca, ilkokul Türkçe kitaplarında yazıları mevcut. 1982 yılında bir yayınevi kurdu. Yine aynı yıl İstanbul B.Konservatuvarı ve sonradan İ.Ü. Devlet Konservatuvarı' nda Türk Tiyatrosu öğretmeliği yaptı. Aynı yıl, yazar arkadaşı Kandemir Konduk'la birlikte "Güldürü Üretim Merkezi'ni kurdu ve büyük gazetelerde mizah sayfası yönetti. 1991 yılında MSM'yi kurdu. 1992 yılında "MSM" Ormanı'nı kurdu. 1995 yılında Hamlet Efendi adlı oyunu ödül aldı ve Devlet Tiyatroları' nda oynandı. 1996-98 Cumhuriyet gazetesinde yazdı. 1997 Devlet Tiyatroları' nda oyun yönetti. Aynı yıl Babam adlı oyunu ödül aldı. 1998 yılında ilk kez adını taşıyan tiyatrosunu kurdu. Yüz civarında filmde, elli civarında oyunda, binden fazla radyo ve TV Skecinde rol aldı, bunların bir bölümünü yazdı ve yönetti .
Filmleri - Oyuncu (64 Film)
Şöhret Okulu 2007
Bir İhtimal Daha Var Kenan 2006
Taşı Sıksam Suyunu Çıkarırım 2004
Buluşmalar 2004
Cennet Mahallesi Yunus 2004
Peki Olur Şekerim 2003
Deliyle Geçen Gece 2003
Hayat Bilgisi Konuk oyuncu 2003
Papatya ile Karabiber Cümbüşçü Mahmut 2002
Abdülhamit Düşerken Karagöz Oynatan 2002
Darbukatör Baryam Baryam 2002
Hırsız Sırrı 2001
Gerçek Niyazi 2000
Azmi 1995
Seni Seviyorum Rosa 1992
Bir Milyara Bir Çocuk 1990
Kocamın Karısı 1987
Kahraman Hamamcı 1987
Homodi 1987
Kobay 1986
Bekçi Murtaza 1986
Güldürme Beni 1986
Bu Muhtar Başka Muhtar 1986
Bizimkiler / Of Of Emine 1984
Gülümseyen Dünya 1984
Çalsın Sazlar 1984
Gırgıriyede Büyük Seçim Bayram 1984
Gırgıriyede Cümbüş Var Bayram - Prens Efruz Çatalcı 1983
Görgüsüzler Murat 1982
Deliler Koğuşu 1981
Bizim Sokak 1981
Gırgıriye Bayram 1981
Gırgıriyede Şenlik Var Bayram 1981
Gül Hasan 1979
Çaresiz 1978
Şoför Mehmet 1976
Mahallede Şenlik Var 1976
Adamını Bul 1975
Hababam Taburu 1975
Çukulata Sevgilim 1975
Televizyon Çocuğu Hüsnü 1975
Pembe Panter Muttalip/Panter Zeki 1975
Aptal Şampiyon Muttalip 1975
Uyanık Kardeşler Erkan 1974
Aman Ne Gırgır 1974
Aşk Sepeti 1972
Rüyalar Gerçek Olsa 1972
Kaynanam Tatilde 1971
Mıstık 1971
Sürgünden Geliyorum 1971
Yalnız Değiliz 1971
Yavru İle Katip 1971
Ateş Parçası Palyaço 1971
Cafer Bey 1970
Vur Patlasın Çal Oynasın 1970
Kara Gözlüm Orhan 1970
Erkek Fatma 1969
Berduş 1969
Eşkiya Halil (Haydut) 1968
Yakılacak Kitap 1968
Kader Durali Karaveli 1968
Zilli Nazife Alparslan 1967
Denizciler Geliyor 1966
Yedi Kocalı Hürmüz 1963
Filmleri - Yönetmen (4 Film)
Homodi 1987
Kobay 1986
Bu Muhtar Başka Muhtar 1986
Gülümseyen Dünya 1984
Filmleri - Yapımcı (2 Film)
Homodi 1987
Kobay 1986
Filmleri - Senaryo (4 Film)
Homodi 1987
Gülümseyen Dünya 1984
Köşeyi Dönen Adam 1978
Televizyon Çocuğu 1975
Filmleri - Eserleri (1 Film)
Gırgıriye 1981
sweety_esk 01-03-07, 14:54 vay bea oynadigi yerlere bak biii...
adam allah icin güzel rol yapiyor...
paçiii_melos 01-03-07, 16:03 Müjdat Gezen resim sergisi
16 Şubat 2007
Müjdat Gezen'in uzun yıllar boyunca yaptığı resim çalışmaları, 17 Şubat - 16 Mart 2007 tarihleri arası Epsilon Kitabevi & Cafe'de sanatseverlerin beğenisine sunulacak.
29 Ekim 1953 yılında İstanbul Fatih'te doğan Müjdat Gezen; sahneye ilk kez 1953 yılında bir ilkokul piyesinde çıktı. Aynı yıllarda İstanbul Radyosu Çocuk Kulübü'nde mikrofonla tanışan sanatçı; çeşitli amatör tiyatro topluluklarında rol aldıktan sonra 1960 yılında İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları'nda profesyonel oldu. 1961 yılında İstanbul Belediyesi Konservatuvarları Tiyatro Bölümü'ne giren Müjdat Gezen; 1962 yılında ilk filmini çevirdi. 1961 1964 yılları arasında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ne kursiyer olarak devam eden Gezen'in 1999 yılından bu yana yayımlanmış 28 adet kitabı bulunmakta. Müjdat Gezen bu kez uzun süredir yaptığı resim çalışmalarını sanatseverlerin beğenisine sunuyor. Gezen'in akrilikle tuvale yaptığı eserleri bir ay boyunca Epsilon Kitabevi & Cafe'de sergilenecek.
Açılış Kokteyli: 17 Şubat Cumartesi, Saat: 19.00
Yer: Epsilon Kitabevi & Cafe
Adres: Osmanağa Mah. Kırtasiyeci Sok. No: 50 / 1, Kadıköy - İstanbul
Tel: 0216 550 74 23
_______
16 Mart'a kadar süreceği için bu haberi eklemek istedim. Eğerki büyük üstadın resim çalışmalarını görmek isteyenler varsa Kadiköy'deki Epsilon Kitabevine uğrayabilirler......
bu mesleğe yıllarını vermiş büyük bir oyuncu
merhaba arkadaslar,
ben biraz önce cem özerin "laf lafi acar" programini izledim ve müjdat gezen'i görünce, ne zamandir onun bir kitabini almak istedigim aklima geldi. ama malesef yurt disinda yasiyorum ve onun kitabini nasil alabilirim, nerden alabilirim hic bir fikrim yok. eminim bunu okuyan cok avrupali türkler vardir ve belki bana yardim edebilirler? türkiyeye gidene kadar beklemek istemiyorum, hem oraya gidince o kadar cok sey yapmak istiyoki insan, böyle seyleri unutuyor.
bu arada programida cok begendigimi belirtmek istiyorum, konuklariyla, flashbackleriyle, sohbetiyle, esprisiyle, herseyiyle muhtesemdi show!
cambaz!!!??... 20-04-07, 13:02 onun için yorum yapmak ayıp olur hemde benım yasımdakı bırısı ıcın!...ama...o omrunu sanata sanatcıya ve insana adamıs bırısı!..o sıcacık yuvanın msmnın sahıbı o yaptıgı iyiliklerle gundeme gelmek ıstemıyecek kadar mutevazı o gazetede haber cıkmasa dolandırıldıgını soylemıyecek kadar cömert o yedıden yetmısyedıye herkese sahıp cıkacak kadar babacan o sanatcılarında bizden birileri oldugunu hatırlatan tek ınsan!..o msm ormanın kurucusu o suan basrollarde oynayan bircok oyuncunun babası o onca borcun altına gırp 63 yasından sonra kendı sahnesını acacak kadar cesur bır ınsan..o sanatcı o yazar o sair o ressam o hoca o abı o amca o yonetmen o senarıst o yapımcı o kaptan aslında en onemlısıde o bısden bır ınsan!!burnu yukardakılerden deıl...
umarım bırgun aynı sahneyı paylasırıs aynı tozu yutarıs o bana nasıl bu kadar mutavazı ve cana yakın oldugunu nasıl onun gıbı bırısı olacagımı vede cok sevdıgı arkadası Aziz Nesinle yasadıklarını anlatır
"YERINE SENIN GIBILERI GELENE KADAR BISI SENSIZ BIRAKMA MUJDAT HOCA"
ilkelerin oldu kımse senı satın alamadı
KAPTAN EMRETTI BEYAZ YASIYORUZ BİZDE seni seviyorum mujdat gezen
dört dörtlük tiyatrocularimizdan sinemayi biraz ikinci planada tutsada o alandada bir cok basari göstermistir
http://img130.imageshack.us/img130/4039/afisgirgiriyeew5.jpg (http://imageshack.us)
http://img518.imageshack.us/img518/9197/afisgorgusuzlerbs0.jpg (http://imageshack.us)
http://img234.imageshack.us/img234/5900/gorgusuzler01ai7.jpg (http://imageshack.us)
http://img85.imageshack.us/img85/6065/234828cw1.jpg (http://imageshack.us)
http://img512.imageshack.us/img512/8281/mjdatlg1.jpg (http://imageshack.us)
http://img201.imageshack.us/img201/629/mjdat1bi4.jpg (http://imageshack.us)
http://img201.imageshack.us/img201/3001/afis1jo0.jpg (http://imageshack.us)
http://img201.imageshack.us/img201/3633/afissh8.jpg (http://imageshack.us)
http://img530.imageshack.us/img530/2914/afis2el9.jpg (http://imageshack.us)
http://img530.imageshack.us/img530/6550/filmlerbt9.jpg (http://imageshack.us)
http://img154.imageshack.us/img154/5534/filmler1hz3.jpg (http://imageshack.us)
http://img244.imageshack.us/img244/7237/filmler2ux0.jpg (http://imageshack.us)
http://img154.imageshack.us/img154/240/filmler3oc9.jpg (http://imageshack.us)
Tiyatrocu olmasaydım yine oyun oynayabilmek için çocuk olurdum
Tiyatro sevgisini bu sözlerle anlatan Müjdat Gezen, sahibi olduğu sanat merkezinde oyuncular yetiştiriyor, tiyatrosunda oyunlar sergiliyor, huzur evinde sanata yıllarını vermiş ustalarını ağırlıyor. Gezen, geçen 50 yılını anlattı
Müjdat Gezen nasıl bir adam?
İnsan ilişkileri çok iyi olan, parayı pulu çok önemsemeyen, şakacı ve duygusal bir adamdır; bunun yanında kendine göre takıntıları olan, sıkıcı bulduğu ortamları hemen terk eden ve biraz da huysuz bir adamdır.
Çok dostu var mı? Sanat camiasında bazıları çok para kazandı. Ben 'çok para' nasıl kazanılır bilmiyorum, sanırım bundan sonra da öğrenemeyeceğim ama dost nasıl kazanılır onu çok iyi bilirim. Çevremde beni seven gerçek dostlar var ve ben bu konuda şanslı azınlıktanım.
BEKARKEN ÇAPKINDIM
Maddi durumu nasıl?
İyi paralar kazandığım dönemler oldu fakat ben parayı elimde tutmayı bilmem. Eskiden kazanıyordum ve harcıyordum. Şimdilerde her projeden aldığımı sahip olduğum tiyatroya ve sanat merkezine yatırıyorum. 'Ne kadar malın mülkün var?' diye bana ne zaman sorsalar, hiç tereddüt etmeden söylerim; bir ev, bir sanat merkezi, bir tiyatro, bir huzur evi ve sanat merkezimin tam karşısında kira geliri olan bir yerim var. Bunlar yaklaşık 50 senesini camiada geçiren bir insan için normal kazançlar.
Parasını çapkınlığa mı harcadı?
Bekarken çok çapkındım. Öyle fazla gece hayatım, kumarım yoktu ama arkadaşlarla hala yadettiğimiz komik maceralarımız olmuştur. Parayı daha çok kendime harcardım diyeyim.
Tiyatrocu olmak dışında hayali var mıydı?
İlkokuldan beri tiyatroyla iç içeyim. Okul yıllarımda bir ara derslerim pek iyi değildi, babam beni karşısına aldı ve ne yapmak istediğimi sordu. Ben de tiyatrocu olmak istediğimi söyledim. 'Tamam ol ama okulunu bitir, okumuş sanatçı her zaman bir adım öndedir' deyince sözünü dinleyip okulumu bitirdim ve tiyatrocu oldum. Eğer tiyatrocu olmasaydım çocuk olurdum; yine oyun oynayabilmek için...
SİNEMA İKİNCİ PLANDA
Sinema tiyatronun gerisinde mi kaldı?
Tiyatro hayatımın yarısıdır diyebilirim, geri kalanı ise ailem ve dostlarımdır. Bir sürü filmde oynadım; ama hiçbirinden tiyatrodan aldığım hazzı duymadım. Tiyatro, seyirciyle birebir iletişimdir, her şeyden önce canlı bir performanstır. Yaptığınız hatanın telafisi yoktur ve siz elinizden geldiğince kusursuz rol yapmalısınız. Bu yüzden sinema, tiyatroya göre ikinci plandadır benim için.
Sulukuleli Roman rolü üzerine yapıştı mı?
Hayır. Ben rollerimi en iyi şekilde oynamaya odaklanıyorum, rol ne zaman benim önüme geçerse o an o rolü oynamayı bırakırım. 'Cennet Mahallesi'nde de böyle olmuştu; 'Yunus' diye bir tiplemeyi canlandırıyordum, dışarıda bana 'Yunus' demeye başladıkları an dizideki rolü bıraktım. Zaten oyunculukta rolden etkilenmek, rolden kendi hayatına alıntı yapmak diye bir şey olmaz.
12 Eylül tarihin en absürd sanatçısını; Evren'i yarattı!
Siyasi görüşü ne?
Sol görüşü benimseyen bir adamım. Demokrat, laik ve Atatürkçüyüm. Demokrasi derken de gerçek bir demokrasidir benim kastettiğim. Demokrasi bilinci çok ayrıdır. Bir kere bu bilincin olması için insanların eğitim seviyesinin belirli bir düzeyde olması gerekir. 'Ben şunu istiyorum, ben bunu yapmalıyım' demek demokrasi değildir. Toplumsal hareketler, ortak toplumsal görüşler demokrasiyi oluşturur.
60 ve 70'li yıllarda tiyatrolardaki siyasi çekişmelerin içinde yer aldı mı?
Elbette. Sol görüşlü olduğum için zaten taraftım. O zamanlardan sırt sırta olduğum dostlarımla hala görüşüyoruz. Sohbetlerimizde o yıllardan bahsettiğimizde neyi yanlış neyi doğru yaptığımız üzerine saatler süren münakaşalara gireriz. Ama tatlı münakaşalar bunlar. Aslında sanata siyasetin bulaşması hiç de hoş değil fakat size karşı bir dayatma söz konusu olduğunda ister istemez tepkinizi ortaya koyuyorsunuz. 60'lardan 80'lere kadar geçen zaman içinde tiyatro adına büyük adımlar atılmadı, iyi şeyler ortaya çıkmadı.
12 Eylül'de neler yaşadı?
Sahnede ağzımızdan çıkan her söz, yaptığımız her mimik takip ediliyordu. Oyunumuzu diken üzerinde oynuyorduk. Tabii takip edilmemiz sahneyle sınırlı değildi, her yerde gözler vardı. Darbe oldu ve tutuklandım. Arkadaşlarım da beni yalnız bırakmamak için tutukladı. Şaka bir yana hepimizi tek tek toplayıp içeri attılar. Ben İstanbul, Ankara ve Diyarbakır cezaevlerinde misafir edildim. Darbede süreç de çok önemliydi. Tamam dünyadaki en kötü şey baskıcı bir ortamda yaşamaya çalışmaktır ama o senelerde sokakta yürümeye korkuyordunuz, her an arkanızdan birisi size ateş edecek diye... Bu durumda asker de gelir herkesi içeri atar ve siz arkanıza bakmaktan kurtulursunuz! Pratik bir çözüm oldu.
12 Eylül sahnelerin tozunu mu aldı?
12 Eylül, Türk sanat dünyasına eşi olmayan bir ressam kazandırdı. Öyle böyle bir ressam değil, 'Absürd tarz' diyebileceğimiz bir alanda şaheserler yaratan, o günlerden bugünlere çalışmalarıyla ufkumuzu genişleten birini, Kenan Evren'i kazandırdı darbe bize. Yaklaşık 30 senedir de aramızda ve o günlerin bize armağanıdır.
CEM YILMAZ HASTASI
Kenan Evren konusuna takık mı? Yok aslında, o kadar da değil. Siz bana darbenin bir şey katıp katmadığını sorduğunuzda ilk aklıma gelen şeyler bunlar. Mesela Sayın Evren bir gün kimsesizler yurduna gidiyor ve çocuklardan birine, "Allah analı babalı büyütsün" diyor. Gittiği yer kimsesizler yurdu. Aslında bizden farklı bir şey yapmıyor, gülümsetiyor insanları.
Sevdiği komedyenler kimler?
Cem Yılmaz'ı çok severim mesela... Harika bir adam; gösterilerinde olsun, oynadığı filmlerde olsun müthiş işler yapıyor. Okan Bayülgen programcılıkta en iyisi diyebilirim. Beyazıt da komik bir adam ve Okan'dan daha çok güldürüyor beni
cambaz!!!??... 10-06-07, 17:43 ne denılır hoccamm sana ne denılebılr...BÜYÜK İNSANsın kucukken ne olucan dedıklerınde MUJDAT GEZEN derdım ama anladım kı kımse sen olamaz boyle bır ınsan yeryuzune gelırmii.......sonsuza kadar yasaa..zatn sen unutulursan tıyatro unutulur....senden otesı war mı ya warmııı kımse senın tırnagın olamaz....yha boyle bır ınsanla bırcok ortak noktamın olması ne sewındırıcı ...
cambaz!!!??... 13-06-07, 12:45 http://img119.imageshack.us/img119/3184/mujdatgezenvr4.jpg (http://imageshack.us)((okan bayulgenın pudra zamanın tozu))
http://img119.imageshack.us/img119/7137/savadinelpx1.jpg (http://imageshack.us) ((müjdatgezen-savasdınçel pudra zamanın tozu))
http://img260.imageshack.us/img260/8735/ekran3kf5.jpg (http://imageshack.us)
http://img260.imageshack.us/img260/9878/mjdatgezen1dypr0.jpg (http://imageshack.us)
http://img143.imageshack.us/img143/6141/admujdat2007dd5.jpg (http://imageshack.us)
cambaz!!!??... 13-06-07, 12:48 http://img442.imageshack.us/img442/8392/mujdathocagz1.jpg (http://imageshack.us)
cambaz!!!??... 12-07-07, 17:55 anlamıyorum kı bu kadar buyuk bır ustadın sayfası bombos daha dun fırlamıs fırlamaların sayfaları ıkıncı baslıqa ulasmısken MUJDAT GEZEN'in sayfası bombos qercı onun boyle yorumlara ıhtıyacıda yok o iki gun sonra fısslıycak ınsanlardan deil!!63 yıllık koca bir cınarr ama bana garıp gelıyor bu kadar bos olması
cambaz!!!??... 16-07-07, 01:57 buqun superdın hocam ekrandan doqru sarılasım qeldi senı cok sevıyorum sen manevı babamsınpehh benden baska birşey yazan yok olsun tek basıma 50 sayfa yaparım ama yazık aptal insanlarla zaman qecirenlere!!
cambaz!!!??... 19-07-07, 14:29 http://img529.imageshack.us/img529/6601/gzem015nh0.th.jpg (http://img529.imageshack.us/my.php?image=gzem015nh0.jpg)
cambaz!!!??... 19-07-07, 17:21 47 yılını tiyatroyla geçirmiş bir aktör, bir hoca, bir yazar, bir yardımsever Müjdat Gezen, insan bir insan… Müjdat hoca ile yoğun programı arasında, ilk olmasının gururunu yaşadığı Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde; tiyatro, oyunculuk, şöhret ve yaşam hakkında görüşme fırsatı yakaladık. Umarız okurken siz de bizim kadar keyif alırsınız…
Oyunculuğa çok küçük yaşlarda, biraz da zorla başladığınızı biliyoruz. Kısaca oyunculuk yolculuğunuzu öğrenebilir miyiz sizden?
Oyunculuğa 10 yaşında, öğretmenimin zoruyla, bir ilkokul piyesinde başladım. Aslında bu; sahneye çıkmak değil de itilmek oldu çünkü bilinçli değildim.
O şekilde başlamış bulundum bir kere, sonra amatör bir yeşil sahne’de ortaokulda da devam etti oyunculuk… Derken konservatuar sınavını kazandım. Şehir Tiyatrosu’na girdim. 16-17 yaşlarında hem konservatuarlı, hem de profesyonel oyuncu oldum. Demek ki, 47 senedir devam eden bir macera bu…
Peki öğretmeniniz sizi zorla sahneye çıkarıp, hayatınıza böyle bir yol çizmenize sebep olmasaydı, ne olmak isterdiniz?
Böyle olmasaydı, herhalde öğretmen ya da hukukçu olmak isterdim. Ama zaten, aktör olunca hepsini olabiliyorsunuz. Mesela son oyunumda bir başhekimi canlandırıyorum, daha önce de bir avukatı oynamıştım. Bir hocam vardı toprağı bol olsun, “Niye aktör oldunuz?” demiştim ona. Dedi ki: “Mimar olmak istiyordum, olamadım. Mühendis olmak istiyordum, olamadım. Aktör oldum, hepsini oldum.” İşte öyle bir yanı var aktörlüğün.
Oyunculuk kariyerinize güldürü ağırlıklı projelerle devam ettiniz. Bunun sebebi neydi?
Herhalde beni seçenlerden kaynaklanan bir şey bu. Bir de, ilk çıktığım oyun dramdı. Herkes ağlıyordu. Oysa ben gülmeyi daha çok yakıştırıyorum insanlara. Ağlamak kadar insanca bir şey gülmek, hatta biraz daha öte. Çünkü ağlamak duygusu tamamen hisle ilgilidir. Ama gülmek, aynı zamanda zekâ ile de ilgili. Benim zekâya büyük zaafım vardır. Sanırım bu yüzden de güldürmeyi seçtim.
Hiç, canlandırdığınız bir tiplemenin “gerçek hayattaki Müjdat Gezen’e” yapıştığı oldu mu?
Tam oluyordu, bıraktım. Darbukatör Baryam oluyordu mesela, sonra “Cennet Mahallesi’nde” Yunus diye bir tipleme canlandırıyordum, tam Yunus Baba diye sesleneceklerdi, onu da bıraktım. Ben genellikle rolün sırtına binip gitmek yerine, rolü sırtlamayı seviyorum. Onun için de, 5-6 tane değişik rol oynadım o arada. Bunun dışında; oyunculukta rolden etkilenmek, rolden kendi hayatınıza alıntı yapmak diye bir şey olmaz. Aksi takdirde; hırsızı oynuyorsanız bir şey çalmanız, ya da bir katili canlandırıyorsanız öldürmeyi istemeniz gerekir. Böyle şeyler olmaz aktörlükte çünkü aktörlük, teknik eğitimi alınması gereken bir iştir. Eğer teknik eğitim alırsanız, bunları yapmazsınız.
Bir röportajınızda “Tiyatro yıllarca ‘dansöz gösterisi' sanıldı Anadolu'da.” demişsiniz. Bu konuyu biraz açar mısınız?
Eskiden, Anadolu'da Tiyatro Kumpanyası çıktığı zaman böyle sanılırdı. 63 yılında turneye çıktık ve Anadolu'nun bir yerinde oynuyoruz... Oranın yetkilisi koluma girdi, “Dansöz var mı?” dedi bana. “Yok. Bizimki tiyatro.” dedim, “İyi ya işte!” dedi. Tiyatro Kumpanyalar'ı o zamanlar önce dansöz oynatırlardı, sonradan da komik oyunlar oynanırdı kısa kısa. Ama zaten tiyatro kavramının Türkiye'de 100 küsur yıllık bir mazisi var, binlerce yıllık batı tiyatrosunun yanında daha çok bebek.
Geçmişte; zamanında oldukça çok ve önemli işler yapmış olan birçok ünlü sanatçının, hayatını sefalet içinde tamamladığına tanık olduk. Oysa siz, döneminizdeki çoğu sanatçıya göre kendinizi korumayı başarmışsınız. Buradan yola çıkarak şöhretle başa çıkabilmenin formülü nedir?
Ben içki, sigara hiç kullanmadım hayatımda. Arkadaşlarımla toplandığım zamanlarda da onlar bir şişe içiyorlarsa, ben aynı kadehle bütün geceyi götürebilirim.
Kaybolup gitmemek için üç şeyi yönetmek gerekiyor. Biri para, biri şöhret, diğeri de içki ve sigara. Bunları siz yönetiyorsanız, sorun yoktur. Mesela “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” lafı bana her zaman komik gelmiştir. Yani, bilse ne olur acaba?
Müjdat Gezen benim hiçbir zaman umrumda olmamıştır. Çünkü ben onu saygıyla yönettim. Ben kimseye saygısızlık yapmam, kimse de bana saygısızlık yapmasın diye.
Para meselesine gelince… Hiçbir zaman çok fazla param olmadı. Zaten olanı da hep böyle işlere yatırdım. Ya bu okulu açtım, ya orman yaptım, ya huzurevi açtım, ya tiyatro açtım… Ama paranın da, asla beni yönetmesine izin vermedim. Benim çok fazla param var, hükmüm parama geçer gibi bir tavrım olmadı hiç.
İçki-sigara olayında ise; o pis kokan tütün parçasına mahkum etmek istemedim kendimi, bu durum onuruma dokunacağı için de hiç içmedim.
İçkiyi de ben yönetmek istedim hep. Arkadaşlarım istedikleri kadar içebilirler ama ben, ancak benim istediğim kadar içerim. Çünkü içkinin kötülüğü, kendini kendi istediği kadar içirmesidir.
Peki oyunculuğun olmazsa olmazları nelerdir?
Yetenek, eğitim ve doğru düzgün çalışmak, tabii bir de sevgi. Bu işte de, her işte de sevgi çok önemli. Sevgiyle yapılan bir çöpçülüğü, sevgisiz yapılan bir doktorluğa tercih ederim. Çünkü sevgiyle yapılan işler iyi olur.
“Tiyatro, bana hayatın renklerini gösterdi.” demişsiniz bir yazınızda. Biraz da bu renklerden ve bu renklerin size yansımalarından bahsedebilir misiniz?
Hayatta ne kadar çok renk varsa, tiyatroda da var. Çünkü tiyatro sanatı, bütün sanat dallarını içinde barındırıyor. Resim, müzik, mimari, dans, edebiyat… her şey var tiyatronun içinde. Tabii bu da renkli bir yaşam demek.
Ücretsiz bir sanat okulu açma fikri nasıl gelişti ve bu aşamada nasıl zorluklarla karşı karşıya kaldınız?
İstanbul Üniversitesi’nde hocalık yaparken, bir öğrencimin kıvrandığını gördüm. “Ne oldu?” dedim. “Vize param olmadığı için, galiba okuldan ayrılıyorum hocam.” dedi. Baktım 35 Lira var yanımda, 25’ini ona verdim. “Hocam olmaz.” dedi, “Sınavına gir.” dedim. Bunun üzerine, bir gün param olursa bedava bir okul açayım diye düşündüm. Parasızlık yüzünden yetenekli bir insanın okuyamaması bana çok dokunmuştu.
Okulu açma aşamasında büyük zorluklarla karşı karşıya kaldık. Çünkü bedava okul açmak, 628 sayılı kanuna göre yasaktı. Milli Eğitim’e bağlı olmak gerekiyordu. Bu gibi zorluklarla boğuştum o dönem. Okul ücretsiz olduğu için 2 yıl hapisle yargılandım. Tabii bunu askeri ve dini okulları kontrol altına alabilmek için yapmışlar, her önüne gelen okul açamasın diye. Ama biz açtık, tabii ki o tip şeyler bizim okulumuzda olmuyor, burası bir sanat okulu. Okul açma fikrim ve karşılaştığım güçlükler sırasında ise en büyük destekçilerim ailem oldu.
Okulunuzun tüm haklarını kurayla seçtiğiniz 10 öğrencinize devretmişsiniz. Bunun sebebi nedir?
Çünkü ölürken bu binayı yanımda götüremem. Hiç olmazsa, benden sonra satamazlar, devredemezler, kiraya veremezler, adını değiştiremezler. Sadece yönetebilirler, zaten şimdi de yönetiyorlar. Öğrencilerimin % 80’i burada hoca, asistan ve hepsi de bizim tiyatromuzda oynuyor.
Okulla ilgili veya daha farklı, gerçekleştirmek istediğiniz ya da gerçekleştireceğiniz başka projeleriniz var mı?
Okulumuz tutmuş, oturmuş bir kurum oldu ve iyi gidiyor. Hatta başka benzerleri de çıktı, onlar da gayet iyi gidiyorlar. Tabii böyle bir şeye sebep olmuş olmak çok hoşuma gidiyor. Çünkü bu okul açılmasaydı, benzerlerinin hiçbiri açılamayacaktı. Vakıf üniversitelerinde böyle kollar olmayacaktı. Onun için biz, ilk olmanın gururunu yaşıyoruz.
Bunun dışında ise, yapmak istediğim bir şey yok, çünkü çok yorgunum. 2 tane oyun çıkartıyorum sahneye. Sinan Çetin’le bir diziye başladım, bir oyunda oynuyorum, Kadir Has Üniversitesi’nde ders veriyorum, buraya geliyorum… Yoruluyorum artık. Okul, kitaplar, oyunlar, zaman zaman reklam filmleri, programlar, dersler, dizi… Bu yoğunlukta vaktinizi, işlerinizi ve kendinizi nasıl yönetiyorsunuz?
Açıkçası ben programlı çalışıyorum. Cebimde ne zaman ne yapacağıma dair bir kağıt olur hep. Evde ajandam, sekreterimde programlarım… Yapacağım tüm işleri yazıyorum ve yazdıklarıma da uyuyorum. Yani program olmazsa olmaz. Onun için de sağlıklı olmak gerekiyor.
Yönetmek demişken, sizin yöneticilik anlayışınız nedir? Nasıl bir yöneticisiniz?
Ben insanlarla iyi ilişkiler içinde olmayı seviyorum. Yöneticilikte otorite kavramının, demode bir kavram olduğuna inanıyorum. Çünkü karşılıklı sevgi ve saygıyla yapılan işler, daima daha çok tutmuştur. Ben kimseden sevgi ve saygı talep etmeden, bu ortam kendiliğinden oluşuyor. Çünkü ben herkese sevgi ve saygı ile yaklaşıyorum, bunu da olmuş olsun diye yapmıyorum. Bu benim çocukluğumdan itibaren ailemden gördüğüm gelenek ve örf olarak gelişmiş, onun için özel bir çaba sarf etmiyorum. Ama Cumhurbaşkanı’mızın eşine telefon edip de, “Benim tiyatromun açılışını yapar mısınız?” dediğimde, “Peki.” diyor ve gelip açılış yapıyor. Bu da beni çok onurlandırıyor, çünkü ben ona güven sağlamışım. İnsanlara güven sağladığım kanısındayım, çünkü bana duyulan güveni sarsmamak için özel bir çaba sarf ediyorum.
İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin aldığı bir kararla, Şehir Tiyatrosu biletleri 1 YTL’ye indirilmişti. Birçok tiyatrocu bu durumu protesto etmişti. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Ben oradaki sanatçı arkadaşlarımın çok değerli olduğunu ve 1 YTL’ye seyredilecek insanlar olmadıklarını düşünüyorum. İkincisi; eğer böyle bir hovardalık yapılacaksa, kararı alanların bu işi kendi paralarıyla yapmalarını isterim, benim paramla değil. Çünkü o bizim paramız, hepimizin ödedediği vergilerle yapılan bir iş.
Tiyatro sanatının bu kadar ucuz parayla seyredilmesine karşıyım. Bedava seyredilebilir, kaldı ki 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde hepimiz bedava oynuyoruz. Zaten düşünülenin de aksi oldu, insanlar bileti nasıl olsa 1 YTL’ye aldık, gitmesek de olur dediler ve salonlar daha çok boşaldı.
Peki şimdi tiyatronun, tiyatrocunun ve tiyatro seyircisinin geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kendi hesabıma konuşacaksam eğer; salonumuzun yerini bilen yok, röportaj vermeyi çok sevmediğim için bizimle ilgili çıkan haber de pek yok, haftada 2-3 gün ilan veriyoruz ama salonu tamamen dolduruyor, hatta iskemle bile koyuyoruz. Oyunumuz beğenildi, hani “Allah yüzümüze güldü.” derler ya öyle, çok güzel gidiyor.
Ama genel olarak Türk Tiyatrosu’na baktığımızda, hatta bütün dünya tiyatrolarında, bir seyirci azalması var. Mesela, kızım Londra’da yaşardı. Yanına gitmeden önce, oyunlara bilet alsın diye telefon ederdim, o da “3 ay önceden haber ver baba, bilet bulunmuyor.” derdi. Oysa şimdi, bugün gidin Brodway’de de, Londra tiyatrolarında da yer bulabilirsiniz.
Peki bu seyirci azalmasının sebebi nedir?
Televizyon. İnsanoğlu konfora çok çabuk alışır. Tek kanallı televizyon devrinde uzaktan kumanda yoktu. Televizyonu üzerinden açıp kapatırdık. Şimdi ise kumandayı “Mutfakta mı bıraktık, banyoya mı götürdük?” derken filmin yarısı geçiyor, kalkıp kanalı değiştirmek aklına bile gelmiyor insanın. Yani özellikle Türk insanı konfora çabuk alışır, pijama insanıdır.
Televizyonun tiyatrocuya, büyük paralar kazanmak ve meşhur olmak adına çok faydası oldu. Ama aynı oranda da büyük zararı dokundu. Televizyonda o oyuncuları seyretmekten, insanlar tiyatroya gelmez oldu.
Son olarak; televizyon demişken teknolojiye değinelim biraz da. Günümüzde sürekli yeni teknolojiler gelişiyor. Anlatım tekniklerimizdeki eksiklikleri, acaba bu teknolojilerin altına sığınarak mı kapatmaya çalışıyoruz sizce?
Biz de teknolojiden yararlanıyoruz oyunlarımızda. Mesela Hamlet oyununda, arkadaki beyaz perdede Hamlet’in hayaleti, Ophelia’nın öldürülüşü, Hamlet’in korsanlar tarafından yakalanışı gösteriliyor. Ama unutmamalıyız ki, o teknolojileri yapanlar da insan. Yani insan var olduğu sürece, tiyatro da hep var olacak. O yüzden ben bir şeylerin altına sığınmaya çalıştığımızı sanmıyorum. Ben tiyatronun işlevinin, insan var oldukça süreceği inancını taşıyorum. Tabii tiyatrocular da boş durmayıp, tiyatro adına yenilikler yapacaklardır.Ben gülmeyi daha çok yakıştırıyorum insanlara. Ağlamak kadar insanca bir şey gülmek, hatta biraz daha öte. Çünkü ağlamak duygusu tamamen hisle ilgilidir. Ama gülmek, aynı zamanda zekâ ile de ilgili.Türk insanı konfora çabuk alışır, pijama insanıdır.Yöneticilikte otorite kavramının, demode bir kavram olduğuna inanıyorum. Çünkü karşılıklı sevgi ve saygıyla yapılan işler, daima daha çok tutmuştur.Tiyatro sanatının çok ucuz bir parayla seyredilmesine karşıyım. Bedava seyredilebilir, kaldı ki 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde hepimiz bedava oynuyoruz.Tiyatronun işlevinin, insan var oldukça süreceği inancını taşıyorum.
SON SENARYOSUNU YAZACAK
JUBİLEYE HAZIRLANIYOR
ÜNLÜ YÖNETMEN SAFA ÖNAL, JÜBİLESİNE HAZIRLANIYOR
Guınness rekorlar kitabına 382 senaryosu ile 2005'te 'en fazla filme çekilmiş senaryo sahibi kişi' olarak dahil edilen 54 yıldır sanat hayatının içinde olan Önal, son çekeceği 'Hicran Sokağı' filminde ünlü oyuncuları bir araya getirecek. Başrollerde Türkan Şoray ile Hülya Koçyiğit ilk kez aynı filmde oynayacak.
ESKİ VE YENİ STARLAR
Ahu Türkpençe, Ceyda Düvenci, Selda Alkor, Selma Güneri, Cüneyt Ark ı n , Ta n j u Gürsu, Rutkay Aziz, Müjdat Gezen, Ayla Algan, Süleyman Turan, Yusuf Sezgin, Bülent Kayabaş, Engin Çağlar, Haldun Dormen, Nilüfer Aydan gibi eski ve yeni starlar da rol alacak.
http://www.gecce.com/pages/haber_detay.asp?haber=82586
filmin gösterim tarihi 07 Aralık 2007
bu mesleğe yıllarını vermiş büyük bir oyuncu
katiliyorum.. müjdat bey muhtesem bi oyuncu :happy0064 :happy0064
güldür bakalimda bakalim neler olacak merakla bekliyorum..
cambaz!!!??... 20-07-07, 18:12 :img-in_lo forumu oyle bı sahıplenmısım kı sasırdım sankı bana mısafır gelmısler gıbı hıssettım aa benden baskalarıda bırseyler yasmıs sevindim vallaa..:P
süper ötesi bi insan gerçekten her şeyi yapıyo GÜLDÜR BAKALIM da süper.
ben bu adamı seviyom yaa valla gizem senin için diil ama gerçekten çok seviyom :D:D:D
cambaz!!???... 28-07-07, 00:25 masallah 3.sayfaya kadar dusmus benım baslıqım!!
byn_şaşmaz 13-08-07, 11:09 http://i18.tinypic.com/4ua8vti.gif
Para için televizyonda soytarılık yapıyorum
BAŞAK ÇOKAN
Emre Kınay'ın, Kültür Bakanlığı'ndan aldığı ödeneği amatör oyuncuların bir oyununda kullanmakla suçladığı Müjdat Gezen sert yanıt verdi: 47 yıllık tiyatrocuyum. İlk kez ödenek aldım. Yoksa 2.5 trilyonluk borcumu ödemek için 38 milyara televizyonda soytarılık yapmazdım!..
Oyuncu Emre Kınay, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, Ali Poyrazoğlu'nun ödenek dağıtımında, Kültür Bakanlığı'nın oluşturduğu komisyonda etkili olduğunu söylemiş ve bu ödeneklerin adil dağıtılmadığını iddia etmişti. Kınay, Müjdat Gezen Tiyatrosu'nun, Kültür Bakanlığı'ndan aldığı 82 bin YTL'lik ödeneği, amatör ögrencilerin oynadığı bir oyuna aktardığını da iddialarına eklemişti. Kınay'ın, bu açıklaması ortalığı karıştırdı. Gezen bu iddialara tepkisini sert bir şekilde ortaya koydu: "47 yıllık tiyatrocuyum, ilk kez ödenek aldım. Paraya ihtiyacım olmasaydı; 2.5 milyon YTL'lik kredi borcumu ödemek için 38 bin milyara (38 bin YTL'ye) televizyonda soytarılık yapmazdım."
BEN İSTEMEDİM ONLAR VERDİ
Sanat hayatın boyunca ilk kez devletten destek aldığını söyleyen Gezen sözlerini şöyle sürdürdü: "Emre Bey, benim amatör oyunculardan oluşan bir kadro için 82 bin YTL ödenek aldığımı söylemiş. Böyle birşey söz konusu değil. Kültür Bakanlığı'nın destek olduğu oyunda 30-70 yaş arası birçok oyuncu arkadaşım rol alıyor." Gezen, Kınay'ın açıklamalarından çok utandığını da sözlerine ekledi: "Ben Kültür Bakanlığı'ndan böyle bir ödenek istemedim. Ali Poyrazoğlu ve bir arkadaşım beni arayıp, sahneye yeni bir oyun koyduğumu bildiklerini ve bu oyun için neden Kültür Bakanlığı'ndan destek istemediğimi sordular. Yoksa ben yıllardır tüm oyunlarımı hiçbir destek almadan yapıyorum." Müjdat Gezen yaptığı açıklamada, Ali Poyrazoğlu ile Levent Kırca arasındaki sözlü tartışmaya çok üzüldüğünü de söyledi: "İkisini barıştırmak için elimden geleni yaptım ama bir türlü olmadı. Tiyatrocuların bu duruma gelmesi çok yanlış!" Müjdat Gezen, ücretsiz olduğu söylenen Müjdat Gezen Tiyatro Okulu'nda öğrencilerden 2 bin 250 YTL alındığı iddiaları için de "Bu okul, 17 yıldır öğrencilerinden bir kuruş para almadan hizmet vermektedir. Benim Cihangir'de özel bir okulum daha var. Bu kimseyi ilgilendirmez" diye konuştu. O
sabah
cambaz!!???... 26-08-07, 11:52 ekledıqın ıcın tesekkurler
ayrıca mujdat hoca yenı bır sınema fılmıne baslıyor
cennet mahallesı tamamıyle bitti
emre kınay'a sozum yok mujdat hocanın tıyatro omru kadardır yası ;)
O çok büyük usta bir
tiyatrocu ne diyebilirimki
belki çoğu oyuncu
Müjdat Gezen sayesinde çıktı...
http://www.sihirlitur.com/unluler/ahu_tugba/images/yazi6.jpg
http://www.tiyatrom.com/images/ad_mujdat%2007.jpg
müjdat gezen çok espirili bir oyuncu onu sevmemek mümkün mü cennet mahallesini onun için izliyordum o çıkınca dizden bende izlemeyi bıraktım
müjdat gezen çok espirili bir oyuncu onu sevmemek mümkün mü cennet mahallesini onun için izliyordum o çıkınca dizden bende izlemeyi bıraktım
Katiliyorum sana ZEN_NURE, bence en önemli karakterdi o dizide, ayrildiktan sonra, dizinide tadi kalmadi:D
Cok iyi bi oyuncu MÜjdat Gezen:happy0064
15 yaşında olmama rağmennn onun çoğu filmini izledimmm...ve şimdiki dönemlerde ki dizilerinide kaçırmadımmmmm.o benimmm idollerimden biri.şu anda 20 yaşlarında olsaydım MSM'ye girmek için gece gündüzz çalışırdımmmm.ordan çıkan tüm oyuncular tam bir tiyatrocu!tıpkı hocaları gibi,tıpkı müjdat gezn gibi!Onlardan biri olmak için nelerimi vermezdimm yaa...
müjdat gezenin yeni filmiyle ilgii biraz bilgi verir misniiz?
bi de ona ulaşabileceğim,ya da araya bi köprü görevi yapacak var mı? dönem ödvim var vee o dönem ödevinin en önemli unsurlarından biri olark Müjdat gezeninde yer almasını istiorumm..eğer bunu yapabilecek biris varsa bana ö.m atabilir mi?:)
senaygürlerfun 05-02-08, 22:00 Merhaba,benim adım Ayşenur.:img-wink:
Kendisi çok beğendiğim bir oyuncudur.İleride bende tiyatrocu olmak istiyorum.:img-in_lo
Oyunculuğa yılarını vermiş usta bir oyuncu kendisini çok severim.:img-yes:
Bende MSM'ye gitmek istiyorum ve gideceğimde inşallah.bye
Bu hayatta kadınlara kızmamayı öğrendim!
Geçtiğimiz aylarda yakın arkadaşı Savaş Dinçel'i kaybeden ve Dinçel'in ölümünden etkilenen Müjdat Gezen, şu sıralar sadece okuluyla ilgileniyor. Kendi adını taşıyan Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde sahnelenen 'Sınıf Bunadı' adlı oyunda rol alan usta sanatçı, 64 yıllık hayatının kendisine öğrettiklerini, "Amma çok şey öğrenmişim de haberim yokmuş" diyerek Esquire dergisine anlattı...
* Dostluğun zaman aldığını, hemen oluşabilen bir şey olmadığını ama oturmuş dostlukların kolay kolay yıpranmayacağını öğrendim.
* Hep kendimle yarışıp, hep birinci gelmeyi öğrendim.
* Düşüncelerimden hiç ödün vermemeyi öğrendim. Bugün fikirlerinden ödün veren, yarın...
* Sevmeyi, 'sevdim' demeyi öğrendim.
* Kadın-erkek ayrımı yoktur, insan vardır. Onu öğrendim.
* Gençtim; bir kadına aşık olmuştum. Başkasıyla evlendi. Önce çok kızdım. Sonra kadınlara kızmamayı öğrendim. Çünkü o kadın benden yaşça çok büyüktü ve beni düşündüğü için kendi yaşına uygun biriyle evlenmişti. Şimdi bu kadına kızılır mı hiç?
* Tüm canlıları sevdim. Sevmeyi, 'sevdim' demeyi öğrendim.
* Kadın-erkek ayrımı yoktur, insan vardır. Onu öğrendim.
* Bekar yaşadığım yıllarda yemek yapmayı öğrendim. Çok güzel 'Çin tavuğu' yaparım. Evliyim ama hâlâ yaparım ve yerim.
* Bir dostum, hem akıllı hem zeki olduğumu söyler dururdu. Ben de buna inanırdım. Damadımın IQ'sunun benden daha yüksek olduğunu öğrenince ne akıllı ne zeki olmadığımı öğrendim.
* Çocuğumdan uzaklarda yaşamayı ve kendimi buna alıştırmayı öğrendim. Gelse, burada yaşasa iyi olur ama gelmiyor.
* Kurabiye sevmezdim. Evimde çalışan kadın nefis kurabiyeler yapınca onların ne kadar lezzetli olduğunu öğrendim.
* 'Biz Heybeli'de Her Gece Mehtaba Çıkardık' şarkısının hem yanlış hem doğru yanını keşfettim. Heybeli'de mehtap harika doğuyor, fakat her gece değil...
* Karımı çok sevmeyi başardım. Bazen başarılamaz. 20 yıl olduğuna göre ben başarmış sayılırım. Eşinin insanı yaşama bağladığını öğrendim...
Kaynak: Sabah.com.tr
Müjdat Hoca büyük üstad.Hem dünya görüşü hem de oyunculuğuna diyecek yok.
http://img365.imageshack.us/img365/9391/ozpg4.th.png (http://img365.imageshack.us/my.php?image=ozpg4.png)
tiyatroc'ym 12-04-08, 11:41 15 yaşında olmama rağmennn onun çoğu filmini izledimmm...ve şimdiki dönemlerde ki dizilerinide kaçırmadımmmmm.o benimmm idollerimden biri.şu anda 20 yaşlarında olsaydım MSM'ye girmek için gece gündüzz çalışırdımmmm.ordan çıkan tüm oyuncular tam bir tiyatrocu!tıpkı hocaları gibi,tıpkı müjdat gezn gibi!Onlardan biri olmak için nelerimi vermezdimm yaa...
müjdat gezenin yeni filmiyle ilgii biraz bilgi verir misniiz?
bi de ona ulaşabileceğim,ya da araya bi köprü görevi yapacak var mı? dönem ödvim var vee o dönem ödevinin en önemli unsurlarından biri olark Müjdat gezeninde yer almasını istiorumm..eğer bunu yapabilecek biris varsa bana ö.m atabilir mi?:)
Eger İstanbul'da isen ulasman biraz daha kolay olacaktır..Cumartesı ve Pazar günleri Mujdat Gezen Tiyatrosunda -Artiz Mektebi- / -Sınıf Bunadı- oyunları var diğer günlerde de Müjdat hoca genellıkle Ziverbeyde M.S.M'de oluyor...
Bu sırada MSM'ye girmek ıcın 20 yasında olmana gerek yok (: Yaz okulu var (:
Aynı zamanda benımle aynı yastasın ve aynı duyguları paylasıyoruz buna sevındım =)
deadly_angel 10-06-08, 09:48 Müjdat Gezen yıllar sonra yine 'Mutlu'
Mutlu Akü, 1991 yılında yayınlanan ve reklam klasikleri arasında yerini alan Müjdat Gezen'li reklamlarından tam 17 yıl sonra ünlü sanatçıyla yeni bir televizyon reklam kampanyası daha hazırladı. UEFA Euro 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası için hazırlanan bu eğlenceli kampanyada Müjdat Gezen, tribünde oturup etrafındaki yabancı seyircilere Mutlu Akü'nün sloganını söylettiren bir kahramanı canlandırıyor. Yeni TV reklamı kampanyası ile Euro 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası'na katılan Milli Takımımız'ın ve futbolseverlerin heyecanı paylaşmayı amaçlayan firma, spora ve sporculara verdiği destekle de dikkat çekiyor.
DÖRT FİLMLİK REKLAM
Firmanın dört filmlik yeni TV reklamı serisi, Euro 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda ve şampiyona sonrası spor programlarında yayınlanacak.
Kaynak: Sabah / Günaydın
http://www.dizifilm.com/modules/Content/cover.php?coverid=4582
Bu okulun kapısından torpil giremez !
Usta tiyatrocu Müjdat Gezen, “Türkiye’de tiyatro bitiyor” tartışmalarına inat sahne için yeni öğrenciler yetiştirmeye devam ediyor. Hem de duruşundan hiç taviz vermeden...
Türk tiyatrosunun usta ismi Müjdat Gezen’in sahne tozu yutmasının üzerinden tam 55 yıl geçti. Bir ilkokul piyesiyle başlayan tiyatro sevdası ara vermeden sürüyor. 1990 yılında kurduğu Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nden mezun ettiği yüzlerce öğrencisi ise onun gurur kaynağı. “Çıtayı hiç düşürmedik” diyor.
Müjdat Gezen son iki yıldır Digitürk Çocuk Tiyatrosu’nu da yönetiyor. Geçen hafta da Digitürk Çocuk Tiyatrosu’nun ‘Yetenek Yarışması’ vardı. Yetenek yarışmasının yapıldığı Müjdat Gezen Tiyatrosu’na gittik. Elemeler bittikten sonra demli bir çay eşliğinde büyük ustayla koyu bir sohbete daldık. Önce Digitürk Çocuk Tiyatrosu hakkında konuştuk. Yetenek yarışmasıyla ilgili olarak usta oyuncu şunları söyledi: “Sınava girmek için yaşları 9 ila 14 arasında değişen yüzlerce çocuk önce birer mektup yazdı. Mektubun konusu ise neden tiyatro eğitimi almak istedikleriyle ilgiliydi. İlk elemelerden sonra finale kalan 50 öğrenci yeteneklerini sergiledi. Kimi şiir okudu, kimi bir skeç sergiledi. En başarılı bulduğumuz 10 öğrenci ise Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde 1 ay kurs almaya hak kazandı. Bir bakıma tiyatro yaz kampı bu. Başarılı olanlar tiyatro yolculuğuna başlamış oldu.”
Müjdat Gezen politik duruşunu her daim sergilemiş bir sanatçı. Kimi zaman bir ödül töreni sonrası yaptığı konuşmada kimi zaman sahnelediği oyunlarda kimi zamansa verdiği röportajlarda bu tutumundan hiç taviz vermedi. Biz de Müjdat Gezen’le gündemi masaya yatırdık. Ankara havasının yoğun olduğu sohbetimiz sırasında da Gezen, bol bol Başbakan Tayyip Erdoğan’ın kulaklarını çınlattı...
Gündem yoğun... Son olarak Anayasa Mahkemesi’nin türbanla ilgili verdiği karar ve sonrasında kopan fırtına var. Anayasa Mahkemesi’nin türban kararını nasıl yorumluyorsunuz?
Başbakan çok kızdı karara. Milli iradeden söz etti. Milli irade yüzde 47 ise Başbakan’ın yüzde 53’ün tarifini yapması gerekir. Merak ediyorum, nasıl yapacak bu tarifi. Başbakan “Meclis tatil yapmayacak” dedi. Peki bunu söylerken muhalefete sordu mu? Hayır. Çünkü Başbakan Meclis olarak sadece AKP’yi görüyor. Sonra da “Yargı yasamaya müdahale etti” dedi. O cümleyi söylediği anda Başbakan yargıya müdahale etti. Anayasa Mahkemesi tam tersi bir karar verseydi ne olacaktı? Aptal mıyız biz? Aptalız aslında da bu kadar aptal yerine konmak onurumuza dokunuyor. Ayrıca “Demokrasi trendir, tramvaydır” diyen bir Başbakan’ın yargı yasamaya müdahale etti sözleri inandırıcı gelmiyor.
Hükümetle yıldızınızın barışmadığı çok açık.
Hükümetle ilgili şöyle bir meselem var. 65 yıl içinde birçok hükümet gördüm. Ama Cumhuriyet tarihinde ilk kez bu hükümet aralarında Genelkurmay, Danıytay, Anayasa Mahkemesi ve üniversitelerin de bulunduğu tüm kurumlarla kavgalı. Kavga etmediği bir tek Cumhuriyet kurumu yok. Başbakan’a sorarsanız, bütün kavgalarında haklı. Sürekli kendini haklı gören bir başbakanın kontrol altına alınması gerekir. Böyle bir düşünce olamaz.
Edip Akbayram, AKP’li belediyenin konserine çıkmadı...
En doğrusunu yaptı. Hepimiz özen gösteriyoruz. Zor durumda olmama rağmen Kültür Bakanlığı’nın yardımını reddettim. Bakan Ertuğrul Günay aradı, “Sen benim gençlik idolümdün” dedi. Olsun. Borç buldum çalışanlarımın maaşlarını ödedim. Ama bu yardımı kabul etmedim.
Teke Tek programında türbanlı bir genç kızın yaptığı “Humeyni’yi seviyorum, Atatürk’ü sevmiyorum” açıklamaları büyük tartışma yarattı. Ne diyorsunuz bu açıklamayla ilgili olarak?
Bir bireyin Atatürk’ü sevmeme hakkı olabilir. Ancak Atatürk’ü mukayese ettiği kişi Humeyni olursa, o bireyin tedavi altına alınmasında yarar görürüm. Mahkumiyet yerine, tedavi gerektirir bu durum.
Üniversitelerde de türban krizi devam ediyor.
Genç kızların üniversiteye giderken türban takıp takmamaları umrumda değil. Somut olarak kurumların bazı kuralları vardır. Orduevleri der ki, “Çember sakalla giremezsin” ve çember sakallıysan oraya giremezsin. Üniversiteler diyor ki “Türban gibi bir simgeyle üniversiteye giremezsin.” Girmezsin olur biter! Yapılan ne biliyor musun? “Biz senin kurallarına uymayız, ama siz bizim kurallarımıza uyacaksınız!” Bu bir dayatmadır. Benim annem de başörtülüydü. Ama hiçbir zaman ona başörtüsünün siyasi simge olduğu söylenmedi. O da bu amaçla takmadı başörtüsünü. Peki bugün durum böyle mi?
Müjdat Gezen Sanat Merkezi’ne türbanlı bir öğrenci başvursa?
Başvurmaz.
Diyelim ki başvurdu? Ne yapacaksınız?
Şöyle bir sıkıntı doğar. Bir tiyatro oyunu oynayacak. O oyunu da genç kızımız türbanlı oynayamaz. N’apacak, çıkaracak mı türbanını? Onu sorarım bir kere. Ha dersi ki “Rahibeyi oynayacağım, benim türbanımla rahibe kıyafeti benzer.” Bak o zaman olabilir.
Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt haykırıyor. “Telefonlarım dinleniyor, izleniyorum” diye. Siz de dinlendiğiniz duygusuna kapıldınız mı?
Üç kere hapse girmiş biri olarak, zamanında dinlenmiş olabilirim. Takip de edilmiş olabilirim. Ama telefonumun dinlenmeye değer olduğunu düşünmüyorum. Yine de siyasi bir şeyler konuşuyorsam telefonda, önce dinleyene -ki varsa öyle biri- ana avrat küfür ediyorum. Sonra sözlerime devam ediyorum.
BU OKULUN KAPISINDAN TORPİL GİREMEZ
Müjdat Gezen Sanat Merkezi bir oyuncu fabrikası gibi. Prestiji de her geçen gün artıyor. Neye borçlusunuz bu durumu?
18 yıl oldu. Yüzlerce öğrenci mezun ettik. Hepsi de çok başarılı. Ekim ayında da Ankara’da şubemiz açılıyor. Başarıyı en çok şuna borçluyuz. Bir gün eşim “Yeğenim, senin sanat merkezinde sınava girmiş” dedi. “Sonucu n’olmuş?” dedim. “Kaybettti” dedi. “Daha önce niye söylemedin bana” deyince, “Söylesem n’olcaktı. Ne yapacaktın ki?” dedi. “Hiçbir şey”dedim. Kadir Has Üniversitesi’nde Tiyatro Okulu Başkanı’yken tiyatro sınavları yaptık. Telefonum çaldı, arayan Can Has: ”Bir öğrencimiz sınava girmiş, kazanamamış Müjdat Bey. O kişi yakınımızdır. Bir şey yapamaz mısınız?” diye sordu. “Yapamam” dedim. “Müjdat Bey, ben Can Has” dedi tekrar. “Kadir Has da olsanız fark etmez” dedim. Eğer Kadir Has Üniversitesi’ne torpille de giriliyor dedirtecekseniz tamam, o öğrenciyi de alalım. ’’Ben anladım sizi” dedi, telefonu kapadı. Ama bu tür istekler devam edince bölümdeki 18 hocayla birlikte istifa ettik. İşte Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin başarısının sırrı bu.
http://img58.imageshack.us/img58/5130/mujdatgezen003hx6.jpg
http://img58.imageshack.us/img58/4743/mujdatgezen001vl2.jpg
http://img131.imageshack.us/img131/7707/4539116ta0.jpg
http://www.tulumba.com/mmTULUMBA/Images/MU939120KY740_500.jpg
Uzaydan (Müjdat Gezen)
Yorum (Müjdat Gezen)
Cenk'e (Müjdat Gezen)
Öldüğümde (Sunay Akın)
Gel (M.G/M.ALİ Alabora)
Kızım (Müjdat Gezen)
Avcıya (Müjdat Gezen)
Sen (Müjdat Gezen)
(Müjdat Gezen)
Hız (Müjdat Gezen)
Adam (Rutkay Aziz)
Leylom (Müjdat Gezen)
Yüreğim (Perran Kutman)
Kırın (Müjdat Gezen)
Fark (Müjdat Gezen)
Görünüm (Müjdat Gezen)
Kulakların Çınlamasın (Müjdat Gezen)
Yüreğim (Müjdat Gezen)
İlke (Mustafa Alabora)
Bak (Müjdat Gezen)
Bür Avuç Pirincin (Müjdat Gezen)
Çalışmak (Müjdat Gezen)
Sevmeyi Sevmekle Başlandınmı İşe (Müjdat Gezen)
Çocuk Yanım (Ali Poyrazoğlu)
Kuşlarımdılar (Müjdat Gezen)
Natura (Müjdat Gezen)
Ben Meleğimi İncittim (Müjdat Gezen)
Babiali Yokuşu (Müjdat Gezen)
Şizosems (Savaş Dinçel)
Unutmak (Müjdat Gezen)
Herkes Senin Yok Olduğunu (Müjdat Gezen)
Emek (Müjdat Gezen)
Hayvanlar Ne Çok Şey Bilir (Müjdat Gezen)
Paylaşmak (Mehmet Ali Alabora)
Preveze (Müjdat Gezen)
Sezen (Müjdat Gezen)
Gitme (Perran Kutman)
Karınca (Ali Poyrazoğlu)
İstanbul (Müjdat Gezen)
Martı (Müjdat Gezen)
Çantada Keklik (Yaman Tüzcet)
Kurbağam (Sunay Akın)
Bırak Beni (Müjdat Gezen)
Su (Müjdat Gezen)
Şen Ol Yaylam (Müjdat Gezen)
Olmadık Şeylerin Reklamını Yapma (Mustafa Alabora)
Olabilir (Ali Poyrazoğlu)
Parmaklar (Sunay Akın)
Kısa Şiir (Müjdat Gezen)
Şu Dünyadan Çekip (Müjdat Gezen)
O Zaman (Müjdat Gezen)
Hiç (Savaş Dinçel)
Can (Müjdat Gezen)
Mutluluk (Müjdat Gezen)
Nokta (Müjdat Gezen)
Hoşçakal (Mustafa Alabora)
Hayat (Müjdat Gezen)
O (Müjdat Gezen)
Dünya (Müjdat Gezen)
Deniz (Müjdat Gezen)
Böyle (Müjdat Gezen)
Alır Başımı Giderim (Müjdat Gezen)
Bak (Müdat Gezen)
Söz Konusu (Yaman Tüzcet)
Bir Gece (Müjdat Gezen)
Benim Sevgim (Müjdat Gezen)
Şiirim Geldi (Müjdat Gezen)
1943 Ekimi (Müjdat Gezen)
Güvercinim (Rutkay Aziz)
Anneannem (Perran Kutman)
Annem (Müjdat Gezen)
Babam (Müjdat Gezen)
Fasıl (Müjdat Gezen)
S Harfi (Ali Poyrazoğlu)
http://img454.imageshack.us/img454/2379/mgezentw9.png
Yazarı : Halit KIVANÇ
Ünlü tiyatro ve sinema sanatçısı Müjdat Gezen'le Halit Kıvanç'ın yaptığı nehir söyleşi. Kitap Müjdat Gezen'in tüm hayatını, çevresindeki binlerce kişi ile birlikte anlatıyor. Gezen'in mizahi üslubu ve Kıvanç'ın akıcılığı ile.
Müjdat Gezen, nasıl Müjdat Gezen oldu?
Gülünç yanlarını yüzüne vurduğu bir toplumun en sevdiği sanatçılardan biri olmayı nasıl başardı? Onca inişler çıkışlar yaşayan bir ülkede, onca inişler çıkışlar yaşayan tiyatro camiasında nasıl ayakta kaldı? İçindeki gülme ve güldürme ateşini nasıl her zaman canlı tuttu? Ve yaşadığı acılara rağmen bu inceliği, bu duyarlılığı korumayı nasıl başardı?
Halit Kıvanç sordu, Müjdat Gezen anlattı... Kitabın adını, yıllar önce Aziz Nesin koymuştu zaten... Tan Oral'ın da çizimleriyle birlikte dört ustanın elinin değdiği bu Nehir Söyleşi ortaya çıktı.
"Müjdat, en özgün dostum sensin."
- Aziz Nesin-
"Müjdat Gezen gibi insanlar, Türkiye karanlığına ışık saçıyorlar, mutlu ve onurlu Türkiye'nin yolunu aydınlatıyorlar."
- Toktamış Ateş-
"Dilerim, yetiştirdiğiniz çocuklar da sizin gibi olsun."
- Memet Fuat-
"Müjdat Gezen'in kendine biçtiği misyonu, verdiği emeği, çabayı düşünüyorum. Ama en çok da çevresine yaydığı insan sıcaklığını, insan sevgisini düşünüyorum."
- Zeynep Oral-
Yayınevi : Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Dizisi : Nehir Söyleşi Dizisi
Basım Yeri / Tarihi : İstanbul / 2006 - Ağustos
http://img377.imageshack.us/img377/4996/mjdatkk9.gif
http://img104.imageshack.us/img104/6991/mjqd1.th.jpg (http://img104.imageshack.us/my.php?image=mjqd1.jpg)
http://img104.imageshack.us/img104/7460/mjfs6.th.jpg (http://img104.imageshack.us/my.php?image=mjfs6.jpg)
http://img377.imageshack.us/img377/7812/mjpi1.jpg
http://img377.imageshack.us/img377/4570/mjgr9.jpg
http://img296.imageshack.us/img296/5135/mmmmet6.jpg
http://img377.imageshack.us/img377/7360/mjcs3.jpg
http://img296.imageshack.us/img296/7191/mjgx5.jpg
http://img377.imageshack.us/img377/7558/mjno9.jpg
http://img377.imageshack.us/img377/995/mjgf1.jpg
http://img296.imageshack.us/img296/7421/mjin6.jpg
http://img377.imageshack.us/img377/7549/mjou1.jpg
http://img377.imageshack.us/img377/811/mjpk9.th.jpg (http://img377.imageshack.us/my.php?image=mjpk9.jpg)
http://img104.imageshack.us/img104/1319/mjvd3.th.jpg (http://img104.imageshack.us/my.php?image=mjvd3.jpg)
http://img396.imageshack.us/img396/9269/mjnu1.jpg
http://img153.imageshack.us/img153/9917/mjyz2.jpg
http://img382.imageshack.us/img382/2816/mjvl5.th.jpg (http://img382.imageshack.us/my.php?image=mjvl5.jpg)
http://img382.imageshack.us/img382/474/mjtt0.th.jpg (http://img382.imageshack.us/my.php?image=mjtt0.jpg)
http://img153.imageshack.us/img153/3580/mjff5.th.jpg (http://img153.imageshack.us/my.php?image=mjff5.jpg)
http://img382.imageshack.us/img382/5263/mjmn5.th.jpg (http://img382.imageshack.us/my.php?image=mjmn5.jpg)
http://img393.imageshack.us/img393/3772/mjqj5.jpg
http://img153.imageshack.us/img153/5625/mjog8.jpg
http://img393.imageshack.us/img393/8809/mjgq4.th.jpg (http://img393.imageshack.us/my.php?image=mjgq4.jpg)
http://img382.imageshack.us/img382/5527/mjjb0.jpg
http://img153.imageshack.us/img153/6784/mjzq9.jpg
http://img393.imageshack.us/img393/1254/mjeh0.jpg
http://img382.imageshack.us/img382/2982/mjsg4.jpg
http://img153.imageshack.us/img153/2058/mjlm1.jpg
http://img393.imageshack.us/img393/7547/mjay3.jpg
http://img382.imageshack.us/img382/4866/mjov2.jpg
http://img393.imageshack.us/img393/1474/mjjo4.jpg
http://img393.imageshack.us/img393/9012/mjir3.jpg
http://img153.imageshack.us/img153/8829/mjwn4.jpg
http://img393.imageshack.us/img393/5749/mjec5.jpg
http://img128.imageshack.us/img128/9963/mjdatjs6.jpg
http://img128.imageshack.us/img128/4529/mjdatgw0.th.jpg (http://img128.imageshack.us/my.php?image=mjdatgw0.jpg)
http://img397.imageshack.us/img397/3860/mjdatbk9.th.jpg (http://img397.imageshack.us/my.php?image=mjdatbk9.jpg)
http://img128.imageshack.us/img128/6836/mjdatqr1.jpg
http://img371.imageshack.us/img371/6702/mjdattr1.jpg
http://img128.imageshack.us/img128/7681/mjdatiw3.jpg
http://img292.imageshack.us/img292/6526/mjdatpa8.jpg
http://img128.imageshack.us/img128/6812/mjdathu5.jpg
|
|