Tüm Versiyonu Göster : Tomris Giritlioğlu


_dejavu_
05-03-07, 18:29
Doğumu
1955 - Adana

Eğitimi
Hacettepe Üniversitesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü


Filmleri - Yönetmen
Güz Sancısı - 2002
Salkım Hanımın Taneleri - 1999
Kördüğüm - 1997
80. Adım - 1996
Yaz Yağmuru - 1993
Suyun Öte Yanı - 1991
Kantodan Tangoya - 1989


Filmleri - Yapımcı
Esir Kalpler - 2006
Aşka Sürgün - 2005
Aşk Meydan Savaşı - 2002

Filmleri - Senaryo
Yaz Yağmuru - 1993
Kantodan Tangoya - 1989


Proje Tasarım
Affedilmeyen - 2007
Erkekler Ağlamaz - 2006
Hatırla Sevgili - 2006
Seher Vakti - 2005
Kırık Kanatlar - 2005
Ihlamurlar Altında - 2005
Çemberimde Gül Oya - 2004
Sultan Makamı - 2003
Kurşun Yarası - 2003
Gülbeyaz - 2002
Azad - 2002

Tasarım
Aşk Yolu - 2005

Yapım Tasarımı
Bir Aşk Hikayesi - 2004

Ödülleri
12.Ankara Film Festivali, 2000
Mahmut Tali Öngören Özel Ödülü --- Salkım Hanımın Taneleri

11.İstanbul Film Festivali, 1992
Jüri Özel Ödülü --- Suyun Öte Yanı

15.İstanbul Film Festivali, 1996
En İyi Film --- 80. Adım
En İyi Yönetmen --- 80. Adım

11.Orhan Arıburnu Ödülleri, 2000
Hülya Koçyiğit Jüri Özel Ödülü --- Salkım Hanımın Taneleri

_dejavu_
05-03-07, 19:12
Merhaba arkadaşlar,
Tomris Giritlioğlu ile ilgili birşeyler yazmak istedim. Kendisiyle ilgili bir başlık bulamayıncada kendim açtım.
Öncelikle belirtmeliyim ki Tomris hanım gerçekten çok başarılı bulduğum bir insandı. Televizyonda iş yapmanın sorumluluğunu farkında olan iyi bir yapımcı. Kendisi çok kaliteli yapımlara imza attı; Erkekler Ağlamaz, Hatırla Sevgili, Seher Vakti, Çemberimde Gül Oya. Bu kaliteli yapımlarına bakınca kendisinin reytingi değil kaliteyi önemseyen bir yapımcı olduğunu düşünürdüm. Ama anladımki yanılmışım... Tomris hanımda her yapımcı gibi reytingi birinci sırada tutuyormuş. Bunu yeni başlayan yapımından anlayabilirsiniz. Eminim ki yeni başlayan dizisi iyi bir reyting alacaktır. Çünkü içinde silah, kabadayı, kan, mafya ve kavga var. Yani reyting var!
Bir süre önce "Erkekler Ağlamaz" adlı dizinin kesin olarak bittiğini öğrendik. Nedense ben bu kaliteli dizinin bitmesinin nedeninin yeni başlayacak dizi olduğunu düşünüyorum. Bana "Erkekler Ağlamaz" bu yeni diziye kurban edildi gibi geliyor. Ve bu içimi daha çok acıtıyor.
"Erkekler Ağlamaz"'ın herşeye rağmen büyük bir izleyici kitlesi vardı. Ama maalesef bu kitle reytingleri belirleyen kısımdan değildi. Bence Tomris hanım ve atv "Erkekler Ağlamaz"'a seyircisi kadar sahip çıksaydı, "Erkekler Ağlamaz"'ın başarısı reytinglere de yansırdı. Onlara bu sıcak diziye sahip çıkmak zor geldi. Ama işin kolayı varken neden uğraşsınlar değil mi!!!!! Nede olsa kalite falan ikinci plandaki şeyler, öncelik reytingin; herşey reyting için!!!! E reytingin yolu da belli!!!
Yeni başlayacak proje için içimden inşallah tutmaz demek geliyor ama o diziden ekmek yiyen insanlar var, o dizidede emek var bu nedenle böyle bir temennide bulunmayacağım. Tek temennim umarım "Erkekler Ağlamaz"'ın değerini anlarlar... "Erkekler Ağlamaz" gibi sıcak, kaliteli bir yapım televizyona kolay kolay gelmez. Kıymetini bilemeyenler utansın!

Kurt_Memati
05-03-07, 19:39
Tomris Giritlioğlu'nu Kırık Kanatlar ile birlikte tanıdım. Yaptıklarına bakınca iyi bir yapımcı olduğu anlaşılıyor. Affedilmeyen adlı dizisini izlemeyeceğim. Ama daha dizi başlamadan eleştirmek ne kadar doğru olur orası tartışılır. Hele dizi bi başlasın bir kaç bölüm geçsin ondan sonra sağlıklı yorumlar yapılabilir.

_dejavu_
08-03-07, 00:46
Bu geceki programı arayan arkadaşımızda değindi; cevap bekliyoruz. Umarım Tomris hanım programı izlemiştir de artık bize bir cevap verir.

chaylack
09-03-07, 08:55
kendisi çok başarılı bulduğum önemli kaliteli işlere imza atmış bir insan kazım koyuncu gibi kemal sahir gürel gibi başarılı müzik adamlarını tanımamıza vesile olmuş severim kendisini başarılarının devamını diliyorum:)

freespirit
11-03-07, 22:38
İnsanlar bazen tercih yapmak zorundadır..Bunların hepsinde de doğruyu tutturmak herkese nasip olmaz..
bugune kadar kazandırdığı iyi şeyler için teşekkür ederken de gözünü kırpmadan harcadıkları içinde YORUMSUZ diyorum..

J.Lo fan
12-03-07, 05:10
Kolejli Yönetmen Tomris Giritlioğlu
"Hayatın Kendi Sinema"
"Kontroller olurdu , etek kontrolleri, hala devam ediyor mu?" diye sordu. Gülüştük. Kolejle ilgili ortak anılarımız hiç değişmiyor sanki; 70'lerde 80'lerde hatta 90'larda mezun olanların paylaştığı bir çok nokta var. 2000'leri bilemem tabi.

Ancak Tomris Giritlioğlu'nun bir farkı var. O, birçoğumuzun aksine "Ben hasta bir Kolejli değildim ama Kolejin bana kazandırdıklarını üniversite sıralarında daha iyi anladım."diyor. Türkiye'nin sayılı ve değerli sinema yönetmenlerinin arasına girmiş olan bu Kolejli hayatındaki önemli kesitleri sorularımıza verdiği cevaplarla aktarıyor.

"Edebiyat hocamdan çok etkilendim"
1955 doğumlu Tomris Giritlioğlu. TED Ankara Kolejine Orta okuldan itibaren adım attı. Koleji; müthiş bir geleneği olan, çok sağlam bir eğitim sistemine dayanan güçlü bir kurum olarak değerlendiriyor. Ve devam ediyor: "O yıllarda yabancı hocalar ağırlıktaydı. O yabancı kültürlerle haşır neşir olma ve o eğitmenlerin elinde 7-8 yıl geçirmek elbette benim kişiliğimi çok etkiledi. Ama zannediyorum en çok edebiyat hocam Semiramis hanımdan etkilendim. Benim yazı yazma ve kendi içsel dünyamı zenginleştirmede çok katkısı olduğunu söyleyebilirim. Hatta yönetmenliğimde de katkıları olduğunu düşünürüm hep."


Ivan'ın günlüğü...
Kolejden sonra Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. Üniversitede okurken bir yaz tatilinde Londra'ya gitti. Bir sinemanın önünden geçerken çok uzun kuyruklar gördü ve filme girdi. Film; Tarkovski'nin "İvan'ın Günlüğü". Orada yaşadığı heyecanı gözlerinde hala görmek mümkün: "Orada hakikaten ruhumda bir deprem oldu diyebilirim. Bütün ilgi duyduğum sanat dallarının resim, heykel, edebiyat, müzik gibi; bir tek karede buluşabileceğini keşfettim filmde. Ve oradan çıkınca babama mektup yazdım ben meslek değiştiriyorum, yönetmen olmaya karar verdim diye." Tomris Giritlioğlu orada kalıp sinema okuluna gitmek istedi. Ancak babasının geri dönmesini istemesi üzerine "müthiş yoğun, olağanüstü bir aşk" diye nitelendirdiği baba kız ilişkisi onun Türkiye'ye dönüp okuluna devam etmesine sebep olmuş. Hukukçu ve aynı zamanda şair olan babası Ali Arcak'ın yetişmesinde ve kimliğini kazanmasında çok etkili olduğunu söylüyor.

Türkiye'ye döndükten sonra okuluna devam etti. Ve hemen ardından TRT'nin dil sınavına girip, 2 yıl çevirmen olarak çalıştı. Daha sonra açılan ilk yönetmenlik sınavıyla hayatındaki bu macera başladı.

"Sinema benim rüyam her şeyim ama televizyon sorumluluğum" diyor. Önce belgesellerle başladı. Tabletten Kasete ve İşte Beyoğlu'nu çekti. Yarı dramatik belgesel olan İşte Beyoğlu'nu çekerken insan yönetmeyi ve hikayeyi kontrol altında bulundurmayı daha çok sevdiğini fark etti. Dramaya geçtikten sonra ise ilk filmi Kantodan Tangoya idi. "Türkiye'de o şartlara sahip olarak çok genç yaşta yönetmenliğe adım atmış galiba ilk insanım" diyor ve ekliyor: "TRT'ye çok şey borçluyum."

Sanırım O, TRT'ye vefa borcunu yaptığı işlerle çoktan ödedi. Ancak ülkesine ve topluma karşı sorumluluklarını şöyle değerlendiriyor: "Türkiye topraklarında yaşayan bir yönetmen olarak, bireysel tatları bir yana bırakıp bu memleketin meseleleriyle uğraşan filmler yapmayı tercih ediyorum."

Ancak hayatın ona sunduklarını da filmlerindeki karelere yerleştirmekten de geri kalmadı. Mesela hayatındaki en yakın arkadaşı Okan Uysaler'i kaybetmiş. "Onun acısının geçtiği filmlerim vardır" diyor. Okuduğu eserlerdeki mizansenlerin de farkında olmadan bilinç altına yerleşip filmlerinde ortaya çıkabildiğini söylüyor. En büyük düşü ise Ahmet Hamdi Tanpınar'ın "Saatleri Ayarlama Enstitüsü"nü çekebilmek.

Bilgiyi paylaşmak
"Bu mesleğin hızı ve sınır tanımaması yani özel hayatı çok kaplayan bir iş olması ve bir de TRT'deki uğraşlarım ne yazık ki önemsediğim birçok şeye zaman ayırmamı engelliyor. Kolej'e ait toplu faaliyetlere katılacak zamanım olmuyor. Ve ben çok üzülüyorum. Çünkü hem çocukluğumun, hem gençliğimin birer parçası o dostluklar."

Ancak mesleğine olan bağlılığı ve sorumluluğu Kolejli arkadaşlarıyla olan ilişkilerinde de devam ediyor. Okul sıralarındaki en yakın arkadaşları Serap ve Oya'yı iki büyük dost olarak nitelendiriyor.

Ve bir tebessümle anlatmaya başlıyor: "Ben çok çalışkandım, derslerim hep çok iyiydi. Ve sınavlarda arkadaşlarıma hep yardım ederdim. Bir keresinde Mr. Trender'a yakalandım. Beni disipline vermişti. Çok haksızlığa uğramış hissetmiştim kendimi. Yani ben bilgiyi paylaştığımı hissetmiştim orada."

Elbette Kolejli olmanın da çok büyük avantajlarını yakalamış meslek hayatında."Kolejli olmanın ayrıcalığını ben Koleji bitirdikten sonra yaşamaya başladım. Türkiye'de çok az dil bilen yönetmen var. Dil bilen bir yönetmen olmanın avantajlarını yaşadım, hala da yaşıyorum. Sen hiç farkında olmuyorsun ama Kolej çok derin bir kültür ve bilgi kaynağı sunuyor sana aynı zamanda." Ve devam ediyor: "Münazaralara seçilirdim ve tiyatro da yaptım Kolejde."

Kolej öğretiminin yanı sıra verdiği eğitiminin de farklılığını ve düzeyini bir anısıyla anlatıyor: "Orta okuldan liseye geçtik. Sanırım bir conversation dersiydi. Yabancı ve çok genç bir hocamız vardı. O zamanlar duygularımızı itiraf etmediğimiz, toplumun daha baskıcı, değer yargılarının da daha tutucu olduğu bir dönem. Hoca sınıfa ilk aşkınızı yazın demişti. Ve biz şok olmuştuk. Bunu çok uzun yıllar konuştuk. Nasıl içeri girdi ve hepimize takır takır kendimize bile itiraf edemediğimiz şeyleri yazdırdı diye. İşte bu gerçek bir eğitimin, hem de o zamanki eğitimin güzel bir örneği olabilir."

Tomris Giritlioğlu, çalışma hayatında kendini biraz katı ve disiplinsizliğe hiç tahammülü olmayan biri olarak tanımlıyor. Asistanları onun bu disiplinini bir yerlere geldikten sonra anlayacaklar belki. Kendi cümleleriyle; Kıvılcım hocasının okulda sağladığı disiplinin arkasında işini ve öğrencilerini ne kadar çok seviyor olmasının yattığını anlaması gibi.

Tomris Giritlioğlu şimdi Kolejde görüp yaşadığı hatta gençliğin verdiği heyecanla zaman zaman isyan ettiği her şeyin hayatta ne kadar gerekli olduğunu gördüğünü söylüyor.

Ve ekliyor: "Hayatın kendi sinema."

J.Lo fan
12-03-07, 05:12
bu da roportajdan resim
http://img483.imageshack.us/img483/1337/kapak4it6.th.jpg (http://img483.imageshack.us/my.php?image=kapak4it6.jpg)

destina304
13-03-07, 17:36
tomris hanım sizi öncelikle IHLAMURLAR ALTINDA gibi muhteşem bir dizinin proje tasamsıcı olduğunuz için sonrada TUBA BÜYÜKÜSTÜN gibi güzel anlatılmayacak kadar güzel rol yapan ve hissetiren bir oyuncu ve bir abla ortaya çıkarttığınız içni çok ama çok t.ederim.TUBA BÜYÜKÜSTÜN bneim herşeyim bugün TUBA BÜYÜKÜSTÜNÜN burda olmasını birazda size borçluyuz çok t.ederim

lovely_ebru
01-05-07, 13:50
Tomris Giritlioğlunun imzasını taşıyan her projeye bakarım.
çünkü yapmış olduğu dizi film çalışmalarının hemen hemen hepsi insanlara mesaj vermeyi amaçlıyor.
çemberimde gül oya,aşka sürgün,hatırla sevgili yayından kaldırılan dizis esir kalpler vs bana göre hepsinde insanlara ulaştırılmak istenen düşünceler var.
umarım böyle kaliteli diziler filmler yaparak bizleri daha çok bilgilendirir.
kaliteli yapımlarını devamını diler ve teşekkür ederim

deniz_merve
01-05-07, 19:51
Buyrun arkadaşlar bi resmi ve röportajı:
TV'deki rekabet sinemaya zararlı

Unutulmayacak dizilerin yapımcısı Tomris Giritlioğlu, Hatırla Sevgili ve Affedilmeyen adlı iki yeni diziyle izleyici ekrana kilitlemeye hazırlanıyor. Sex and the City'nin takipçisi Giritlioğlu, bu kadar çok dizinin Türk Sineması'na zarar verdiğini düşünüyor.




'En ciddi rakibim Erol Avcı'

Son yıllarda birçok başarılı televizyon dizisinin altında aynı isim göze çarpıyor: Tomris Giritlioğlu. Özellikle dönem dizileriyle dikkati çeken ünlü yönetmen, yakında yayınlanmaya başlayacak Affedilmeyendizisinde Yılmaz Güney'e saygılarını sunacak.

Yeditepe İstanbul, Çemberimde Gül Oya, Kırık Kanatlar, Kurşun Yarası, Ihlamurlar Altında, Sultan Makamı ve diğerleri... Son birkaç yılın en çok konuşulan dizilerin altında Tomris Giritlioğlu imzası var. Yeni sezonda da Erkekler Ağlamaz, Hatırla Sevgili ve Affedilmeyen adlı dizileriyle büyük bir izleyici kitlesine ulaşacağına kesin gözüyle bakılıyor. Ünlü yönetmenle, bu büyülü dünyanın beyaz cama yansımayan yüzünü konuştuk...

- Türkiye'de de Amerika'da olduğu gibi yaz sezonu dizileri çekilmeye başlandı artık. Bunu televizyona olan bağımlılığımızın artmasıyla açıklayabilir miyiz? - Yaz sezonu dizi furyası, üç yıl önce yaptığımız Yarım Elma diziyle başladı. Çok başarılı olunca bir gelenek haline geldi. Çünkü Türkiye'de yaz boyunca tatil yapan insanların sayısı çok az. Televizyon hızla tek eğlence aracı haline geliyor. Yaz dizilerinin artmasını buna bağlıyorum. Ama kanallar her zaman yaz dizilerini seçerken daha hafif, eğlenceli projeler üzerinde duruyorlar. Bütçesi yüksek işler eylül ya da kasım ayında başlıyor.

- Bir dönem sadece Bizimkiler dizisi vardı. Ondan sonra uzun bir süre dizisiz yaşadık. O dönemi nasıl değerlendiriyorsunuz? - Aslında dizisiz yaşamadık. Özel kanallar kurulmaya başlayana kadar, TRT'de çok güzel diziler yapıldı. Özel kanallarla birlikte çok ciddi bir rekabet ortamı doğdu. Geçen yıl sezona 70 diziyle girilmişti, bu sezon 100'e yükseldiğini duyuyorum. Bu çok haşin bir rekabeti de getiriyor. Ama dizilerin daha nitelikli olmasını da sağlıyor. Bence televizyon, Türk sinemasına da büyük bir darbe vuruyor. Ancak çok iyi bir dizi, sadece günü ve saati nedeniyle başarısız olabiliyor.

- Yani reyting bir dizinin başarısının tek göstergesi değil... - Bence ne sinemada ne de dizilerde, başarı ile izlenme oranı çok orantılı değil. Benim çok sevdiğim ve yaptığım işler arasında en iyisi olduğuna inandığım Seher Vakti, dokuz bölüm sonra yayından kaldırıldı. Bu, dizinin başarısız olduğunu göstermiyordu. Çok iyi bir diziydi ama İstanbul Masalı gibi hem kaliteli çekilmiş, hem seyircide yoğun bir izlenme alışkanlığı yaratan bir yapımın karşısında tutunamadı. Gün değişikliği yapıldı; ki bir dizinin ilk reytingini alıp hemen gün değiştirmek, o diziye zarar vermekten başka bir şey değil.

'GEÇMİŞİ ANLATMAK İSTİYORUM'

- Son zamanlarda en çok sinema tadında bulduğunuz dizi hangisiydi? - Proje tasarımını yaptığım Çemberimde Gül Oya dizisi. Ama dizinin başarısı Çağan Irmak'a aittir. Bu yıl çok iyi bir ekiple birlikte, belki de şimdiye kadar olan en iyi dönem projesini, Hatırla Sevgili'yi yapıyorum. Ana yapımcı atv. Şimdiye kadar hayalini kurup yapamadığım pek çok şeyi yapabilme şansını verdiler. Menderes döneminde iki ailenin yaşadıklarını anlatıyor.

- Dönem dizilerinin çoğunu siz yapıyorsunuz. Tarihle bu ilişkiniz nereden kaynaklanıyor? - Dönem işi yapmak aslında çok zor. Gerek yapımcı, gerekse proje tasarımcısı olarak dönem işi konusunda tecrübeli olmanız gerekiyor. Ayrıca öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, üzerinde yaşadığımız toprakların çok güzel çelişkileri, acıları ve dayanışmaları olan hikâyeleri var. Geçmişi, genç seyirciye anlatmak istiyorum. Beni bu ülkenin meselelerini anlatmaya yönelten bu.
Resmi:http://img372.imageshack.us/img372/117/35af23ba500c164da8922dbis6.jpg (http://imageshack.us)

istanbulspence
23-08-07, 17:01
http://img260.imageshack.us/img260/4865/tomris06b0bbf60697f708bvt5.jpg (http://imageshack.us)


Dizi piyasasında sinemacı kimliğimle varım, asla hata yapmam


Proje tasarımcısı olarak birçok başarılı işe imza atan Tomris Giritlioğlu yeni yayın dönemine de iddialı dizi projeleriyle hazırlanıyor. Dönem dizilerindeki tecrübesini edebiyat uyarlamalarına yansıtmayı planlayan Giritlioğlu, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın bir romanını ekranlara taşıyacak


Severek izlenen dizilerin arkasında her zaman güçlü isimler vardır. Bu isimlerin başarısı izleyiciye yansır. Tıpkı Yeditepe İstanbul, Çemberimde Gül Oya, Kırık Kanatlar ve son olarak Hatırla Sevgili'de olduğu gibi. Bu yapımların arkasında başarılı sinema filmleri ve dizileriyle adından sıkça söz ettiren Tomris Giritlioğlu var. Yeni yayın dönemi için oldukça yoğun günler geçiren Giritlioğlu'yla projelerini ve dizi piyasasını konuştuk. Dönem dizilerinin kilit ismi olan Giritlioğlu, TRT'de yetişen başarılı isimlerden biri. "Ben dizilerimde hata yapmam, bu konuda çok iddialıyım” diyen Giritlioğlu, başarısını gerçek hikayelerden yola çıkarak geniş bir araştırma yapmaya bağlıyor.

Genellikle dizilerin proje tasarımında yer alan Tomris Giritlioğlu yeni dönemde de iddialı dizilerle geliyor. Dizi piyasasında sinemacı kimliğiyle bulunduğunu belirten Giritlioğlu'na göre dizi yapmaya karar verdikten sonra en önemli kıstas toplumu iyi tanımak. "İzleyenlere hep masallar anlatmaktansa, yaşadığımız toprağın meselelerini, o toprağın üzerinde yaşayan karakterlerin dramlarını anlatmayı tercih ediyorum" diyen Giritlioğlu yeni dönemde Kara Yılan ve Sis isimli iki dizinin proje tasarımını yapıyor. Kara Yılan dizisinde izleyiciyi 1919 yılına götüreceklerini söyleyen yapımcı " Bu kez Antep, Şanlıurfa, Maraş'ın işgal altında olduğu dönemler ve gerçekte yaşamış bir kahramanı anlatacağız. Bu dizi benim yer aldığım projeler arasında reyting açısından en iyisi olacak." şeklinde anlatıyor projesini. Taylan biraderlerin yöneteceği Kara Yılan'da Bülent İnal ve Begüm Birgören gibi isimler yer alacak. Giritlioğlu'nun yeni sezona hazırladığı bir diğer dizi ise babasına verdiği sözü tutmak için hazırladığı Asi. Antakya'da geçen bir aşk hikayesini anlatacak olan dizide Tuba Büyüküstün ve Murat Yıldırım başrolleri paylaşacak.


DEMOKRAT PARTİLİLER BİZE KIZGIN

Geçtiğimiz dönem beğeniyle izlenen Hatırla Sevgili'nin de proje tasarımını yürüten Giritlioğlu dönem dizileri yapmanın cesaret isteyen bir iş olduğunu belirtiyor. Hatırla Sevgili dizisi, ilk başladığı zamanlarda kimi izleyenler tarafından objektif olmadığı yönünde eleştiriler almıştı. Giritlioğlu bu konuda "Dizi yayındayken ilk dört bölümde Demokrat Partililer bizden nefret etti. Çünkü biz Menderes'in kazasından itibaren, zorba bir döneminden başladık diziye. Ama aynı zorbalığın Yassıada'da da yapıldığını anlatmaya çalıştık. Bu da seyirciye çok iyi yansıdı" diyor.


AHMET HAMDİ BEYAZ CAMDA

Edebiyat eserlerinin dizilere uyarlanması konusunda da görüşlerini belirten Giritlioğlu "Edebiyat uyarlamalarında çok sağlam bir dramaturjiyle yola çıkıyorsunuz. 2008 için benimde projem var. Ben muhtemelen Ahmet Hamdi Tanpınar'ın herhangi bir romanını yapmayı planlıyorum. Fakat uyarlama yaparsam bugüne uyarlamam. Onun geçtiği zamanda yaparım" şeklinde konuşuyor.

Proje tasarımcısı olarak dizi piyasasında olan Tomris Giritlioğlu'nun severek izlediği diziler ise Avrupa Yakası, Yaprak Dökümü ve Binbir Gece.
yenişafak

BlackMamba
23-08-07, 18:51
Dizi piyasasında sinemacı kimliğimle varım, asla hata yapmam


"hata"dan kastı ne acaba tomris hanımın?
geçen sezon "Erkekler Ağlamaz" ın bitirilmesinde başrolü oynamasını o unutmuş olabilir ama kendi adıma ben unutmadım..bence çok büyük bir hataydı..

diziyi tam toparlanacağı sırada çarşamba akşamı şampiyonlar ligi maçlarının karşısına alarak ne kadar doğru haraket etti?dizinin fragmanları bir gün önce geceyarıları verilmeside sanırım bizim hatamızdı..demek ki dizi piyasasında düşündüğü kadar hatasız değil..

geçen sene ki erkekler ağlamaz ve affedilmeyen forumlarını okumamıs olsa gerek..benim gibi bircok insan var cok buyuk hata yaptıgını dusunen..

hatırla sevgiliye sahip cıktıgı kadar sahip cıksaydı erkekler aglamaz'a simdi hersey bambaska olurdu dizi için..(dizinin en romantik sahnesinde hatırla sevgili melodisinin girmesini asla unutmayacagım,affetmeyecegim!!)

-A k e L d a N-
30-09-07, 00:17
Dokunduğu yıldız oluyor

Cansel Elçin, Beren Saat, Bülent İnal, Tuğba Büyüküstün, Begüm Birgören... Hepsinin ortak özelliği; yönetmen, yapımcı, proje tasarımcısı Tomris Giritlioğlu tarafından keşfedilmeleri. Giritlioğlu'nun, atv için çektiği Kara Yılan'da sihirli değneğini dokunduracağı yeni yıldız adayları ise Ezgi Çelik ve Elvin Aydoğdu..

Kurşun Yarası, Çemberimde Gül Oya, Kırık Kanatlar ve Hatırla Sevgili'yle dönem dizilerini hayatımıza sokan yönetmen, yapımcı ve proje tasarımcısı Tomris Giritlioğlu'nun bir özelliği de dokunduğunu şöhret yapması. Yaptığı dizilere seçtiği isimler, bir yıl içinde herkesin peşinden koştuğu bir yıldız oluyor. Cansel Elçin, Beren Saat, Bülent İnal, Tuğba Büyüküstün ve Begüm Birgören hep Tomris Giritlioğlu'nun keşfettiği ve önemli roller vererek parlattığı isimler. Giritlioğlu, bugünlerde, atv için yeni bir dönem dizi çekiyor: Kara Yılan. Usta yapımcı, bu dizide de yeni yıldızlar doğacağının ipucunu veriyor.


* Bu sezon hangi projelerde imzanızı göreceğiz?
Bu yıl atv'nin yapımcılığında hazırladığımız, Sis Yapım ve benim proje tasarımını yaptığımız çok önemli bir proje var: 'Kara Yılan'. Yine bir dönem dizisi. Bir de başka bir kanal için, kendi memleketim olan Antakya'da bir dizi çekiyoruz.

SEYİRCİ KARAKTERİ DEĞİŞTİ
* Siz dönem dizilerini seyirciyle tanıştıran kişisiniz. Dönem film ve dizilerine ilginiz nereden kaynaklanıyor?
Dönem dizilerini daha önce sadece TRT yapıyordu. Ben TRT kökenli bir yönetmenim, TRT benim için bir okul oldu. İlk dönem dizisi olan ve yine atv'de yayınlanan 'Kurşun Yarası'nın proje tasarımını yapmıştım, ilk kez bir özel kanal için çok uzun soluklu bir dizi hazırlamıştık. Çok büyük ilgi görmüştü. 'Kurşun Yarası' olmasaydı, arkasından gelen dönem dizilerini yapmam mümkün olmayabilirdi. Kurşun Yarası'nın başarısı diğerlerini hazırladı.

* Türk halkı da çok sevdi dönem dizilerini. Seyircinin ilgisini neye bağlıyorsunuz? Çünkü toplum değiştikçe seyirci karakteri de değişiyor ve kendi tarihiyle, insanıyla yüzleşmekten hoşlanıyor, daha değişik bir tat alıyor. Tabii öğretici ve geçmişi hatırlatıcı olma durumu da var dönem dizilerinin. Birbirine çok benzeyen diziler arasında, dönem dizileri biraz sıyrılıyor gibi geliyor bana. Ben de tarihi güncelleştirmeyi seviyorum ve bugüne göndermelerle geçmişi anlatmaya çalışıyorum.

RİSK GÜZELDİR
* Dönem dizisi çekerken taraf olmamak gibi bir endişeniz oluyor mu? Örneğin 'Hatırla Sevgili'de sağ sol çatışmalarını anlatırken objektif kalmayı başarabiliyor musunuz sizce?
'Hatırla Sevgili' iki seyirci grubuyla da bağ kurabildi. Muhafazakar seyirci de, soldaki birçok seyirci de sevdi diziyi, çünkü bizim tarafsız kalabilmek için olağanüstü bir çaba harcadığımızı hissetti bence. Biz 'Hatırla Sevgili'de ilk kez geniş bir danışman kadrosuyla çalışma imkanı bulduk. O danışmanların her bölüm için gönderdiği raporlar da bu tarafsızlığımızı korumamıza yardımcı oluyor. Ben seyircinin şunu bilmesini istiyorum ki; 'Hatırla Sevgili' son derece art niyetsiz, dürüst ve samimi bir şekilde ekrana getiriliyor.

* Siz tarihe meraklısınız galiba...
Aslında siyasete meraklıyım gençliğimden beri. Ve filmlerimdeki özü, dizilerde devam ettirmeye çalışıyorum. Evet, biraz riskli işler yapıyorum ama risk her zaman güzeldir. Bu duygu bazen yenilgiyle sonuçlanabiliyor ama başarıyla yenilgi iç içe geçtiği zaman daha doğru işler yapabiliyorsunuz. Ben hayatta hep başarılı olmayı isteyen biri değilim. Yenilgi ne yapmamam gerektiğini öğretiyor bana.

ÇOK ÇALIŞIYORUM
* Yönetmenliğiniz, yapımcılığınız, proje tasarımcılığınızın yanı sıra cast seçiminizle de çok ünlüsünüz. Sizin için 'Şöhret Avcısı' diyorlar. Oyuncu seçiminizi neye göre yapıyorsunuz?
Bütün bu saydığınız sıfatlar içinde, kendimi gerçekten başarılı bulduğum yanım cast duygum. Onda yanılma payımı çok aza indirdim artık. Burada da sezgi ön plana çıkıyor. Ben bir projeyi tasarlamaya başladığım zaman, karakterin karşılığını bulamıyorsam mutlaka bir no name (ünlü olmayan kişi) arıyorum. O karakter bir yerlerde var diye düşünüyorum. Bir de çok çalışıyorum, Türkiye'deki bütün oyuncu gruplarını, hatta oyunculuk öğrencilerini takip etmeye çalışıyorum. Bu yönetmen duyarlılığı ve sezgisiyle birleşince de cast'ı yapmak kolaylaşıyor.

* Sizin sayenizde tanıdığımız oyuncular, gün gelip başka yapımcıların projelerinde yer almak için size 'Hoşçakal' dese kırgınlık hisseder misiniz?
Hayır, hissetmem. Belki bu soruyu dört yıl önce, yani piyasaya ilk girdiğimde sorsaydınız, böyle bir kırgınlık yaşayabilirim derdim. Ama şimdi yaşamam, çünkü artık şunu biliyorum; birini kaybederseniz, demek ki siz ona, o proje kadar yeterli ve düzeyli bir şey hazırlayamamışsınız demektir. Bugüne kadar böyle bir şey yaşamadım ama bundan sonra yaşayacak olursam, en ufak bir kırgınlık hissetmeyeceğimi onlar bilir.

EYVAH YA GİDERSE
* Ama aslında hayal kırıklığı yaşamak çok insani bir duygu değil mi?
Ben 'Ihlamurlar Altında'yı hazırlarken, Bülent İnal'a çok güçlü bir teklif gelmişti. Tabii içimden, 'Eyvah, ya giderse' diye bir duygu geçti. Ama ben hemen Bülent'e; 'Hikayeyi oku, görüş, ondan sonra karar ver' dedim. Benim öyle bir şöhretim varmış ama bu çok yanlış bir şey; ben hiçbir oyuncuyu baskıyla yanımda tutmadım ve tutmam. Başka teklifleri hiç okumadan, sadece benimle olmak için beni seçmeleri beni daha çok üzer.

EN BÜYÜK PROJE
* 'Kara Yılan'da hayatımıza sokacağınız, diğer bir deyimle sihirli değneğinizi değdireceğiniz kimler olacak?
'Kara Yılan' çok özel bir proje bizim için, çünkü çok zor bir proje. Prodüksiyon açısından şimdiye kadar Türkiye'de çekilen en büyük proje olacak diyebilirim. Çok iyi bir cast kurduk. Bu cast'ta hem tecrübeli, hem de ilk kez seyirciyle buluşturmaya amaçladığımız oyuncular var. Bunlardan Ezgi Çelik ve Elvin Aydoğdu öne çıkacak diye düşünüyorum.

* Peki yeni oyuncu adayları, sihirli değneğinizi onlara da değdirmeniz için peşinizden koşuyor mu?
Evet, çok büyük bir talep var, çok arayan oluyor, ben de zaman ayırmaya çalışıyorum.

* Cansel Elçin, Beren Saat ve Tuğba Büyüküstün'de yani parlattığınız tüm oyuncularda sizi etkileyen neydi?
Benim için hepsi gerçekten saf oyunculuk taşıyan sanatçılar. Örneğin Cansel Elçin'i hangi karakterde oynatmanız gerektiğini bilmek, sonra onu yapacağınız projeye inandırmak çok önemli. Çünkü inandıkları zaman o karakteri ruhlarına katabiliyorlar. Bana hep 'Birçok star çıkardınız' diyorlar. Ben de 'Star projedir aslında' diyorum.

BEREN ÇOK AKILLI BİR KIZ
* Oyuncular, her rolde oynayabileceklerini söyler. Ama Beren Saat'in seksi bir kadını oynayamayacağı yazılıp çiziliyor. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
Bu asla doğru değil. Bence Beren, her rolün altından kalkabilecek bir duygu ve zeka dünyasına sahip bir oyuncu. Bir kere oyunculuğu çok ciddiye alıyor. Bundan sonra çok daha iyi projelerde yer alacağına eminim. Çok da akıllı bir kız. Çok seksi bir rolde oynayabilir ve çok da başarılı olur. Bence hangi oyuncuyu hangi rolle buluşturacağınız çok önemli. İyi oyuncu her rolü iyi oynayabilir.



Kaynak: Sabah//Günaydın

_dejavu_
06-01-08, 02:08
sözlükten tomris hanımla ilgili yorumlar:


- hırsından çatlamak üzere olan ve de tarihe meraklıymış gibi duran gereksiz şahsiyet

- projesini yuruttugu hatirla sevgili dizisinde yasanan danisman krizi ile ilgili olarak kamuoyuna aciklama yapmak zorunda hisseden ne var ki inandirici olamayandir.

cyd_oth_cnsl
09-01-08, 18:55
ya kesinlikle tarafsız olmayan bütün 'sağ' gruplara gerici diyen
kesinlikle tarihi çarpıtan bi insan

Kadir_Reis
02-05-08, 19:14
ya kesinlikle tarafsız olmayan bütün 'sağ' gruplara gerici diyen
kesinlikle tarihi çarpıtan bi insan

Ben Seninle Aynı düşünceyi paylaşmıyorum Tam Aksine O Dönemi Anlatıyor daha dogrusu Anlatmaya çalısıyor Sağ Grupları Gerici Olarak Göstermiyor ee öyle olsaydı Adnan Menderes Dönemini anlatmazdı:img-wink:

meltem-cmbl
06-05-08, 20:33
Ben Seninle Aynı düşünceyi paylaşmıyorum Tam Aksine O Dönemi Anlatıyor daha dogrusu Anlatmaya çalısıyor Sağ Grupları Gerici Olarak Göstermiyor ee öyle olsaydı Adnan Menderes Dönemini anlatmazdı:img-wink:

anlattıda onun haklılığnı anlatmadiki

sanki bütün bu çatışmaları sağcılar çıkarıyor
sanki hep soldan öldüler
sağcıları cani oalrak gösteriolar
sanki solcular hiç bomba tamadı sanki hiçinsan öldürmediler
çok taraflı anlattıo olayı tammen solculara yönelik
dizide sırf bi sağ karakter gösterilio oda yaşar diğerlerinini hep kötü gösterio

cyd_oth_cnsl
06-05-08, 20:38
Ben Seninle Aynı düşünceyi paylaşmıyorum Tam Aksine O Dönemi Anlatıyor daha dogrusu Anlatmaya çalısıyor Sağ Grupları Gerici Olarak Göstermiyor ee öyle olsaydı Adnan Menderes Dönemini anlatmazdı:img-wink:

adnan menderes doneminide taraflı anlattı , ayrıca sağ demokratlarla , ulkuculer yada gençlerle siyasiler arasındaki fark cok buyuk
-kanlı 1 mayıs
-kanlı pazar
-sivas,maraş,malatya
olaylarının altından cıkan derin solu gostermiyor,sağcıları faşist gibi gösteriyor,faşizm ne demek insanların haberi yok daha ya ,denizler zamanında hep iyi şeyler yaptı zathen ,haklısın tomris hanım cok objektif :img-hyste

hekimoglu64
28-05-08, 11:18
tomris hanim iyisinizde
basarilisinizda dokundugunuz yildiz olyuor evet sagolun
bize tubayi bereni tanitiniz iyi hosda
ama artik baska yapimlar yapin yahuwww
gina geldi hep dönem dizisi dönem diszi SIKildik artikkkk

ayrica bazi arkadaslara katiliyorum
objektif degil...........

Flora
02-07-08, 13:28
Bu sezon hangi projelerde imzanızı göreceğiz?
Bu yıl atv'nin yapımcılığında hazırladığımız, Sis Yapım ve benim proje tasarımını yaptığımız çok önemli bir proje var: 'Kara Yılan'. Yine bir dönem dizisi. Bir de başka bir kanal için, kendi memleketim olan Antakya'da bir dizi çekiyoruz.

Asi dizisine verdiği önemden dolayı gözlerim yaşardı(!)
Babasının adına çektiği diziyi sıradan bir dizi gibi göstermesi çok hoş gerçekten(!)
Dizinin sonuna Ali Arcak'ın anısına yazdırıyor ama ne bir röportajda ne bir haber de ya da program da Asi ile ilgili tek kelime etmiyor!
Hatırla Sevgili gözbebeğiydi..Karayılana verdiği değer de söylediklerinden anlaşılıyor.Ya Asi???

Objektif baktığına kesinlikle katılmıyorum solcu sağcı olmak önemli değil o diziyi izleyen herkesin objektif olmadığı konusunda hemfikir olması gerekir bence.Bu ülkede ne acı çektiyse solcular mı çekti sadece?

Üzgünüm ama Tomris hanım her geçen gün gözümde değer kaybediyor..

asyanazlı
02-07-08, 14:08
bende Flora arkadaşımın Asi ile ilgili sözlerine katılıyorum...Asi dizisini babası adına çekiyormuş ,ne güzel birşeydir ama bu diziyi sırf babasının vasiyeti diye çekelim olsun bitsin diyor sanki....

daha önceki dizilerinin bir kısmını izledim,evet başarılı işleri elbetteki vardır lakin kendiside söyledi galiba, biraz ayran gönüllü,bir projenin tam olarak başında durmadan daldan atlayabiliyor,sürekli yeni projeler peşinde,bu konuda tatmnsiz olduğunu düşünüyorum...

kendisini Güneri Cıvaoğlunun programında izlemiştim ve beni etkileyen hiç bir yönünü göremedim,,en sevdiğim dizinin yani Asi'nin böyle bir yapım şirketi,böyle senarist ekibi ve böyle bir yönetmenle çekilmesinden dolayı rahatsızım...

ama hala seviyorum Asi dizimizi,Tomris Hanım ne kadar sahiplenmiyorsa biz o kadar sahip çıkarız dizimize....

Flora
02-07-08, 20:49
kendisini Güneri Cıvaoğlunun programında izlemiştim ve beni etkileyen hiç bir yönünü göremedim,,en sevdiğim dizinin yani Asi'nin böyle bir yapım şirketi,böyle senarist ekibi ve böyle bir yönetmenle çekilmesinden dolayı rahatsızım...



Ben de fena şekilde rahatsızım..Şu bi gerçek ki Asiyi son 8 bölümdür sadece oyuncuları kurtarıyor..Tomris hanım sadece bu diziyi çekme kararı bi de bu oyuncuları bu yapıma koyma kararında doğru davranmış sanırım Asi için.
Onun dışında senaryo ne durumda,senaristler ne alemde,dizinin gidişatı nasıl,oyunculardan kaçan mı var göçen mi bihaber olduğunu düşünüyorum..

maria clara
19-07-08, 15:55
kendisi nin ismini bu aralar ünlü olan bütün dizilerin yapım aşamalarında duyduğumuz insan ve de tabi ki yeni bulduğu ve ünlü yaptığı ki bunlardan ikisi gerçekten oldukca ünlü oldu cansel elçin ve tuba büyüküstün.

shahmaran
20-07-08, 00:45
Dizileri adeta oyuncu yetiştiren bir okul... Genellikle T. Giritlioğlu imzası taşıyan dizilerde yan karakterleri canlandıran oyuncular bile başrollere çıkıyor. Birçoğu sinema filmlerinde yer alıyor. Genç oyuncular için onun proje ve yapımlarda yer almak büyük bir fırsat olmalı. T. Giritlioğlu'nu bu becerisinden dolayı ayrıca tebrik etmek isterim. :happy0064

asumanoz
23-09-08, 23:57
Son yılların en pahalı filmi ÖZEL

Sinema ve dizi tarihine, yaptığı iddialı işlerle imzasını atan Tomris Giritlioğlu’nun çektiği ’Güz Sancısı’ filmi tamamlanmak üzere. Beren Saat’in Rum Fahişe Elena’yı canlandırdığı film, Ocak ayında vizyonda olacak.






Hatırla Sevgili’, ’Çemberimde Gül Oya’, ’Karayılan’ gibi dizilerin yanı sıra ’Salkım Hanımın Taneleri’ filmine de imzasını atan Tomris Giritlioğlu, yine son derece iddialı bir yapımın çekimlerini sürdürüyor.

Proje tasarım ve yapımcı kimliği ile sayısız dizi projesine adını yazdıran Giritlioğlu’nun yönettiği ’Güz Sancısı’ filminin çekimlerine 8 hafta önce başlanmıştı.

Ciner Grup bünyesinde C Yapım’ın yapımcılığını üstlendiği film, Yılmaz Karakoyunlu’nun aynı adlı eserinden sinemaya uyarlandı. Filmde, 1955 yılında yaşanan 6-7 Eylül olaylarının gölgesinde iki gencin yaşadığı aşk hikayesi anlatılıyor.

Senaryosunu ’Hatırla Sevgili’ dizisinin senaristi Nilgün Öneş ile Etyen Mahcupyan’ın birlikte yazdıkları filmin büyük bir bölümü Beyoğlu ve genelinde çekiliyor. Çekim için döneme uygun hale getirilen mekanların hazırlığında 3 sanat yönetmeni görev alıyor.

Aylar süren ön hazırlığın ardından başlayan çekimlerde, oyuncuların yanı sıra yaklaşık 1500 figüran da rol aldı.

Filmde, son dönemin çok konuşulan genç oyuncularından Beren Saat de oynuyor. Elena isimli Rum bir fahişeyi canlandıran Beren Saat’in yanı sıra filmde, Murat Yıldırım, Tuncel Kurtiz, Hüseyin Avni Danyal, İlker Aksum, Belçim Bilgin Erdoğan, Okan Yalabık, Zeliha Berksoy ve Umut Kurt da rol alıyor.

Son yılların en yüksek bütçeli filmleri arasında yer aldığı söylenen ’Güz Sancısı’nın 23 Ocak’ta vizyona girmesi planlanıyor

Kaynak:http://www.televizyongazetesi.com/haberDetay

handeci
12-10-08, 18:01
yapımcısı ve proje tasarımcısı olduğu her dizinin reyting rekorları kırması bir tesadüf olabilir mi?olamaz...
harika bir yapımcı...harika bir yönetmen...
oyuncu seçiminde oyuncu keşfinde bir numara diyebiliriz...
hatırla sevgili ile taht kurdu şimdi de güz sancısı ile geliyor...
fragman harika...oyuncu seçimi yine bir numara...
senaryo da harika bir kalemden çıkmış (n.öneş)
eh daha ne olsun...fragmandan belli ki dilden dile dolaşıcak bu film...
vizyon tarihini bekliyoruz sabırsızlıkla...

[BARCA]
12-10-08, 20:01
OYUNCU SEÇİMİ çok başarılı
ama birazda dizilerini takip edip gerekli özeni verse daha iyi olacak:good: