PDA

Tüm Versiyonu Göster : Hırsız Polis Öncesi /Sonrası


Sayfalar : 1 2 3 4 5 6 7 8 [9] 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21

esss
29-03-07, 01:04
canım, belki yeri değil ama dayanamadım meslek aşkı de istersen..kızına yemek konusunda ısrarcı olma..(biliyorum ana yüreği dayanmıyor ama)
-yemiyor musun peki kaldırayım o zaman..
emin ol bir süre sonra kendi acıktım diyecek..bir de 4-5 yaşlarında ise ona yemek koyduğun tabak bayağı büyük bir servis tabağı olsun..yemek içinde küçücük görünsün, az zannedecek ve yiyecektir..bak bir de eşinle kızının duyacağı şekilde konuş..
- hayatım televizyondaki o güzel kızılar varya prenses gibi , çocukken çok düzenli yemek yiyenlermiş..gibi...

iyi geceler...

Burayı anneçocuk forumuna benzetmiş gibi olmayalım ama bu önerilere kesinlikle katılıyorum.

Beslenmek tüm canlıların temel fonksiyonu arkadaşlar, hiç bir anne bunu unutmasın.

- Açlıktan ölmüş bir çocuğu tarih yazmadı.:img-wink:

- Tombul bebek güzel bebek değildir.:img-yes:

- Kaçırılan bir öğün'ü varsayılan ömrün öğün miktarına ORANLAYIN, öyle değerlendirin. :img-cool2

(Bu sonuncu şıkkı yazmakta hiç zorlanmadım çünkü bizim kahvaltıda meslekler konuşuldukça ortaya çıktı ki HP izleyicisi bir biçimde rakamlarla barışık izleyicidir.) :img-yes:

skyangel
29-03-07, 01:08
Uçurtmam, sen, bir de kızların gün boyu aradıkları pastane adı... Aklıma bir kitaptan bir bölüm geldi. Milan Kundera, Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği'nden "küçük raslantı kuşları" bölümü...

Şu foruma bir kitap bölümü açılsın diye isteyenler parmak kaldırsa, biz de ilk kitap olarak bunu seçsek. Aynı gün aynı saat başlayıp, bölüm bölüm tartışsak, ah...

Nasıl bir aşktır o, ne aşamalardan geçer bir kadın; kadın kadına konuşsak... Üstüne filmini bulup izlesek hatta...


Esss ciğim bana milan kundera ve varolmanın dayanılmaz hafifliğini tekrar hatırlattığın için sana sonsuz teşekkür ediyorum 10 yıl önce okumuştum ve tekrar okumayı düşünüp bir türlü okuyamamıştım az önce İpek Çalışların Latife Hanımını bitirdim tam Soner Yalçın'ın Efendi 2 sine başlamayı düşünüyordum ki bir anda evet dedim varolmanın dayanılmaz hafifliği Tereza elime aldım bu gece okumaya başlıyorum.Şöyle bir söz vardır ben bir kitabı 2 kez okumam derler ben 5-10-15 kez okur ve aynı hazzı alırım üzerine yeni bakış açıları ekleyerek .Çok sevdiğim bir filmi,diziyi de çoooooooooook defalar izlerim ilk izliyormuşçasına veeeeeeee şimdi tüm arkadaşlarımdan bir ricam var HP bölümleri sizlerde varsa msn den bana gönderirmisiniz ama çekim kalitesi güzelse birkaç bölüm indirdim ama çok kötü yav çekimler bilgisayardan çekilmiş şöyle tv den net çekimler varsa yalvarıyorum:img-help: :img-help: ÖM de buluşalım yardım edecek arkadaşlarımla:img-wink:

esss
29-03-07, 01:22
Esss ciğim bana milan kundera ve varolmanın dayanılmaz hafifliğini tekrar hatırlattığın için sana sonsuz teşekkür ediyorum 10 yıl önce okumuştum ve tekrar okumayı düşünüp bir türlü okuyamamıştım az önce İpek Çalışların Latife Hanımını bitirdim tam Soner Yalçın'ın Efendi 2 sine başlamayı düşünüyordum ki bir anda evet dedim varolmanın dayanılmaz hafifliği Tereza elime aldım bu gece okumaya başlıyorum.Şöyle bir söz vardır ben bir kitabı 2 kez okumam derler ben 5-10-15 kez okur ve aynı hazzı alırım üzerine yeni bakış açıları ekleyerek .Çok sevdiğim bir filmi,diziyi de çoooooooooook defalar izlerim ilk izliyormuşçasına veeeeeeee şimdi tüm arkadaşlarımdan bir ricam var HP bölümleri sizlerde varsa msn den bana gönderirmisiniz ama çekim kalitesi güzelse birkaç bölüm indirdim ama çok kötü yav çekimler bilgisayardan çekilmiş şöyle tv den net çekimler varsa yalvarıyorum:img-help: :img-help: ÖM de buluşalım yardım edecek arkadaşlarımla:img-wink:

Bölümler konusunda mutlaka yardım alacaksındır Sevgili skyangel, sıkı çalışan arkadaşlarımız var çünkü. :img-wink:

Ve Tereza... Ah...

Onu tanıyan birine rastlamak ne güzel. bye

alamehmet
29-03-07, 01:34
Bu kitap konusu kahvaltıda da geçmişti.Kesinlikle yapmalıyız bunu.Ben parmak kaldırıyorum...

She7a
29-03-07, 01:39
bu sagır oda reklamları cok sinirimi bozmaya basladı.
birsey degil televizyonu falan kıracagım sinirden o olacak.:img-yes:

bora.asli
29-03-07, 02:19
Uçurtmam, sen, bir de kızların gün boyu aradıkları pastane adı... Aklıma bir kitaptan bir bölüm geldi. Milan Kundera, Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği'nden "küçük raslantı kuşları" bölümü...

Şu foruma bir kitap bölümü açılsın diye isteyenler parmak kaldırsa, biz de ilk kitap olarak bunu seçsek. Aynı gün aynı saat başlayıp, bölüm bölüm tartışsak, ah...

Nasıl bir aşktır o, ne aşamalardan geçer bir kadın; kadın kadına konuşsak... Üstüne filmini bulup izlesek hatta...

esssciğim..bu fikir temmuz buluşmasından bu yana rafta duruyor..beklemede..valla ben kendi adıma seve seve kabul ederim ama destek lazım..hem şöyle bir sorun var ki ben bir kitaba başladığımda sardıysa sonuna kadar bir çırpıda okurum..sarmazsa sürüncemede kalır..yine de ittire kaktıra bitiririm..herkes nasıl okuyacak aynı anda..hergün belli bölümler mi okunacak yoksa tamamı bittikten sonra mı yorumlamaya başlıcaz..ay heyecan yaptım..sizlerle aynı satırları okumanın heyecanı bastı şimdiden:)

mesela adalet sistemini adam akıllı ele alan bir hikaye olsun..8 ay ve 9 yıl çelişkileri olmasın..tüneller olmasın:)çaya ilaç atılmasın, RH olmasın..

haa bir de ayıptır söylemesi vuslat konusunda elini korkak alıştırmayan bir yazar bulursak çok makbule geçecek:img-hyste
özellikle isabet sorunsuz konular çok ilgimi çekmekte son zamanlarda..
ve de içeriğinde çadır olmasın mümkünse:)gözlerimin çadıra alerjisi var da..ne çadırla ilgili birşey okuyabilirim ne de çadır görmeye tahammülüm var..bünyem reddediyor:)

iyi gecelerbye

esss
29-03-07, 03:21
esssciğim..bu fikir temmuz buluşmasından bu yana rafta duruyor..beklemede..valla ben kendi adıma seve seve kabul ederim ama destek lazım..hem şöyle bir sorun var ki ben bir kitaba başladığımda sardıysa sonuna kadar bir çırpıda okurum..sarmazsa sürüncemede kalır..yine de ittire kaktıra bitiririm..herkes nasıl okuyacak aynı anda..hergün belli bölümler mi okunacak yoksa tamamı bittikten sonra mı yorumlamaya başlıcaz..ay heyecan yaptım..sizlerle aynı satırları okumanın heyecanı bastı şimdiden:)

mesela adalet sistemini adam akıllı ele alan bir hikaye olsun..8 ay ve 9 yıl çelişkileri olmasın..tüneller olmasın:)çaya ilaç atılmasın, RH olmasın..

haa bir de ayıptır söylemesi vuslat konusunda elini korkak alıştırmayan bir yazar bulursak çok makbule geçecek:img-hyste
özellikle isabet sorunsuz konular çok ilgimi çekmekte son zamanlarda..
ve de içeriğinde çadır olmasın mümkünse:)gözlerimin çadıra alerjisi var da..ne çadırla ilgili birşey okuyabilirim ne de çadır görmeye tahammülüm var..bünyem reddediyor:)

iyi gecelerbye

Valla bu kitapta isabet sorunu yok, o kesin. Ama iş isabette mi yoksa ne? sorunu var. İsabeti abartmak ya da abartmamak. "İşte bütün mesele!"

Sencileyin kaptırıp giden, hemen gelir yazar.
Tüyo vermek ama yasak olur tabii. Hay allah!

Şaka! Hakkında yazmak için okursan farklı okursun. Hatta bu yüzden duar'ıma yok canım katılmaz kimse böyle başlığa dedimdi.

Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği olmazsa aynı yazarın Gülünesi Aşklar adlı öykü kitabını öneririm, birer öykü okuyup konuşuruz -mesela-

Ama Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği pişman etmez kimseyi diyorum. Bulunduğumuz yörünge açısından yani. :img-wink:

alamehmet
29-03-07, 03:22
esssciğim..bu fikir temmuz buluşmasından bu yana rafta duruyor..beklemede..valla ben kendi adıma seve seve kabul ederim ama destek lazım..hem şöyle bir sorun var ki ben bir kitaba başladığımda sardıysa sonuna kadar bir çırpıda okurum..sarmazsa sürüncemede kalır..yine de ittire kaktıra bitiririm..herkes nasıl okuyacak aynı anda..hergün belli bölümler mi okunacak yoksa tamamı bittikten sonra mı yorumlamaya başlıcaz..ay heyecan yaptım..sizlerle aynı satırları okumanın heyecanı bastı şimdiden:)

mesela adalet sistemini adam akıllı ele alan bir hikaye olsun..8 ay ve 9 yıl çelişkileri olmasın..tüneller olmasın:)çaya ilaç atılmasın, RH olmasın..

haa bir de ayıptır söylemesi vuslat konusunda elini korkak alıştırmayan bir yazar bulursak çok makbule geçecek:img-hyste
özellikle isabet sorunsuz konular çok ilgimi çekmekte son zamanlarda..
ve de içeriğinde çadır olmasın mümkünse:)gözlerimin çadıra alerjisi var da..ne çadırla ilgili birşey okuyabilirim ne de çadır görmeye tahammülüm var..bünyem reddediyor:)

iyi gecelerbye


:img-hyste gecenin mi desem sabahın mı desem bu saatinde öldüm gülmekten.O nasıl güzel bir kitap isteği.Ancak bu kadar güzel dile getirilir.Evet bende aynısından istiyorum diyorum ve artık nenni yapmaya gidiyorum...Zira derste uyuyacağımbye

hyoldas
29-03-07, 08:05
Sabahın köründe işe gelirken aklımda hep aynı melodi oluyor.
Benim çalıştığım yerin girişinde Jandarma var ve büyük aşkım (benim Çınar'ım) bir kaç gün sonra askere gidecek. Onun burukluğundan mıdır? Günün perşembe olduğundanmıdır? Yarım bıraktın beni melodisini duyar gibi oluyorum. Gerçekten de yarım bırakıldık arkadaşlar Duar'ın dediği gibi biz daha iyi bir muammele bekliyorduk. Dizi bitince bize teşekkür etmelerini ya da bir şekilde varlıklarını bize hissetirmelerini...
Ne yazıkki yarım bırakıldık. Yalnız muhatap olmamaları, olumsuz bir şekilde muhatap olmalarından daha iyi diye düşünüyorum. Özellikle Kaybolan Yıllar'ın başına gelenlerden sonra onlara destek olmaya çalıştım ama gerçekten çok kötü durumdalar. Buradan sesleniyorum. Böyle durumlarda yanınızdayız. Hayranlık beslediğiniz bugünlere getirdiğiniz insların sizlere böyle şeyler söylemeye hakkı yok! Asıl sizin onlar üzerinde hakkınız var! Sakın yılmayın.
Kıssadan hisse, Yarım bırakıldık ama unutamayacağımız şekilde umarım Hırsız Polis ekibi, dizifilm.com ekibi bizi asla unutmaz..
Arşivin tozlu raflarında olsak bile, bir efsaneydik, bir bütündük.
Acısıyla tatlısıyla...
Hepinizi evet hepinizi çok seviyorum. Ve Hırsız Polis'i gerçek kıldığınız için teşekkür ediyorum.



NOT: Bora.asli ile kardeş değiliz ama onun gibi tatlı birini kız kardeşim (ya da ablam) zannediyorsanız, buna çok mutlu olurum. Hırsız Polis'in bana kazanırdıklarından biri oldu.
Öpüyorum onu... :img-angel

hyoldas
29-03-07, 08:10
Dizifilm.com dergisinde yayınlanmak üzere resimlerimizi ve bizden yazı bekliyorlar. Blogumdaki resimleri kullanmak istiyorlarmış. Bunun için onayınızı ve aklınızından geçenleri bekliyorum.
Yazı konusunda da gelip gelmeyen herkesin o gün hakkındaki hislerini bir kaç cümle ile bekliyorum. Toparlayıp kendilerine sunacağım. Yardımlarınız için teşekkür ederim.

Öm yoluyla ya da alttaki linkte yorum yapabilirsiniz.


http://www.dizifilm.com/forum/blog/viewblog.php?userid=57348


Sevgilerimle
Hande

duar
29-03-07, 08:41
Günaydın Güzel Dostlar,

Gece siz burada Kitapları konuşurken sevgili, adminimiz isteğimi/mizi kırmayıp kitap konusunda başlık açabileceklerini yazmış bana... Galiba kendisine malum oldu....:img-wink:

Ya da çekim yasası mı desek buna???? Sevgili melineciğim bu konuda söz senin....:icon_whis

Sonunda istediğimiz Kitap başlığına kavuşacağız. Bu başlık'ın alt başlıklarını belirlemede yardımlarınızı rica ediyorum.

Benim aklımda olan "tavsiye olunan kitaplar", " şu an ne okuyoruz" (sadece kitabın adı yazarı sayfa sayısı ve ne kadar sürede okunacağı falan yazılabilir.) ve Okuduğumuz kitap neyse onun tartışıldığı ve kitabın ismini taşıyan bir alt başlık....

Bir de ana başlık olarak bir isim bulmalıyız. Sadece ""KİTAP" mı olmalı ya da şöyle janjanlı bir isim mi???? :img-help:

Ben bu gelişmeden dolayı çok heyecanlıyım. Umarım güzel şeyler yazarız....:happy0064 :happy0064


Gelelim ikinci önemli noktaya....

Admin SON VAPUR ile ilgili olarak resim ve bir de yazı istiyor. Henüz bu isteğine cevap yazmadım. Yazı konusunda sorun olmaz herhalde.... Gelen ya da gelmeyen (hislerini paylaşacağı) arkadaşlarımızdan o güne dair bir-iki yazı çıkartırız da fotoğraflar konusunda sizin görüşünüze göre hareket etmek lazım.... Fotoğraflar bu sayfalara eklendi. Ama dergiye basılması konusunda ne düşündüğünüz önemli... Bu konuda bana bu gün itibarıyla dönüş yaparsanız sevinirim. Benim şahis düşüncem toplu çekilmiş bir fotoğrafın baya bir küçültülmüş halinin (ilk bakışta tanınmayacağımız bir halde):icon_whis bu yazıya eklenebileceği.....

Ama bir kişi bile razı gelmezse bu isteği geri çevirmek zorunda kalırız....:img-yes:

Ben büyük ihtimal gün boyu burada olamayacağım...


Sevgiler

hyoldas
29-03-07, 09:02
Günaydın Güzel Dostlar,

Gelelim ikinci önemli noktaya....

Admin SON VAPUR ile ilgili olarak resim ve bir de yazı istiyor. Henüz bu isteğine cevap yazmadım. Yazı konusunda sorun olmaz herhalde.... Gelen ya da gelmeyen (hislerini paylaşacağı) arkadaşlarımızdan o güne dair bir-iki yazı çıkartırız da fotoğraflar konusunda sizin görüşünüze göre hareket etmek lazım.... Fotoğraflar bu sayfalara eklendi. Ama dergiye basılması konusunda ne düşündüğünüz önemli... Bu konuda bana bu gün itibarıyla dönüş yaparsanız sevinirim. Benim şahis düşüncem toplu çekilmiş bir fotoğrafın baya bir küçültülmüş halinin (ilk bakışta tanınmayacağımız bir halde):icon_whis bu yazıya eklenebileceği.....

Ama bir kişi bile razı gelmezse bu isteği geri çevirmek zorunda kalırız....:img-yes:

Sevgiler


Duar'cığım aynı mesaj bana da geldi dizifilm.com açtığım blogtaki resimleri ve bizim yorumlarımızı istiyorlar. Sen yokken ben konuyla ilgilenebilirim. Tabi senin içinde uygunsa ben bu dergide yer almamızın çok iyi bir şey olduğunu düşünüyorum. Umarım tüm arkadaşlarımızda öyle düşünüyorlardır ve bizden desteklerini esirgemezler...

hewal
29-03-07, 09:11
Uçurtmam, sen, bir de kızların gün boyu aradıkları pastane adı... Aklıma bir kitaptan bir bölüm geldi. Milan Kundera, Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği'nden "küçük raslantı kuşları" bölümü...

Şu foruma bir kitap bölümü açılsın diye isteyenler parmak kaldırsa, biz de ilk kitap olarak bunu seçsek. Aynı gün aynı saat başlayıp, bölüm bölüm tartışsak, ah...

Nasıl bir aşktır o, ne aşamalardan geçer bir kadın; kadın kadına konuşsak... Üstüne filmini bulup izlesek hatta...



Çok çok güzel bir fikir ben hemen parmak kaldırıyorum .Aynı anda aynı kitabı okumak harika bir fikir..


Bu arada sevgili arkadaşlar dikkatinizi çektimi bilmiyorum (büyük olasılık çekmiştir mutlaka yazacak birşeyler bulur forumu canlı tutardı zira) FETTAN birkaç gündür yok kendisini çok merak ediyorum bu süre zarfında msn'den görüşen olduysa bilgilendirirse çok sevinirim..

duar
29-03-07, 09:34
Duar'cığım aynı mesaj bana da geldi dizifilm.com açtığım blogtaki resimleri ve bizim yorumlarımızı istiyorlar. Sen yokken ben konuyla ilgilenebilirim. Tabi senin içinde uygunsa ben bu dergide yer almamızın çok iyi bir şey olduğunu düşünüyorum. Umarım tüm arkadaşlarımızda öyle düşünüyorlardır ve bizden desteklerini esirgemezler...


Sevgili hyoldaş,fotoğraflar konusundaki düşüncemi yazdım. Doğrusu benim içinde bulunduğum fotoğraflardan herhelgi birinin dergi de yayınlanmasını istemiyorum... Senin imzandaki büyüklükte bir fotoğraf olabilir belki.....:img-wink:

Yazı konusuna ise sıcak bakıyorum. Bunu organize edebilirsen çok iyi olur.

Kitap konusunun ise çabucak hallolması için elimden geleni yapacağım...

ehlocan
29-03-07, 09:46
Bir kitap başlığı düşünülmüş hemde Milan Kundera kitaplarından bahsedilmiş ne kadar sevindim...Bende varım tavsiye kitaplar içinde okuduklarım olsada tekrar okumak ve üstüne kritiğini yapmak çok keyifli olacak :)

elmass
29-03-07, 10:20
Merhabalar ...

Son zamanlarda kişisel sorunlarım yüzünden fazlaca forma giremiyorum, yazılanları okumaya çalışsamda tamamını okuyamıyorum (Yazmak içinse malesef ne enerjim ne de zamanım var. Kitap konusunu görünce dayanamadım. :happy0064 :happy0064

Özellikle de 'Milan Kundera' en sevdiğim yazarlardan biri, her geçen gün bu forma niye bağlandığımı (Tamam Hırsız-Polis ilk sebep ama) yeniden anlıyorum...

Sağlıklı ve bol kitaplı günler diliyorum herkese ....

bno
29-03-07, 10:23
kitap kulubu türünden bir organizasyon benim bir kac aydır internette aradıgım seydi. boyle bir fikir olustugunu gorunce cok heyecanlandım.

sanırım kitap önerileri de ekleniyor. benim önerim Türk kadın yazarlarla başlamak mesala Adalet Ağaoğlu. Benim çok geç keşfettiğim ama keşfettiğime çok memnun olduğum bir yazar

20fil35
29-03-07, 10:23
herkese günaydın bende bu kitap önerisini şiddetle destekliyorum ve hemen bugün itibariyle kitabı almaya gidiyorum.sevgilerimle

fulya85
29-03-07, 10:27
Sonunda istediğimiz Kitap başlığına kavuşacağız. Bu başlık'ın alt başlıklarını belirlemede yardımlarınızı rica ediyorum.

Benim aklımda olan "tavsiye olunan kitaplar", " şu an ne okuyoruz" (sadece kitabın adı yazarı sayfa sayısı ve ne kadar sürede okunacağı falan yazılabilir.) ve Okuduğumuz kitap neyse onun tartışıldığı ve kitabın ismini taşıyan bir alt başlık....


"Kitap" adı altında yeni bir başlık açılmasına çok sevindim gerçekten! Ana başlık konusunda şu anda çok parlak bir fikrim yok. Ama alt başlıklara bir seçenek: "kitaplardan unutulmayan cümleler/paragraflar" olabilir. Hani film fragmanlarında geçer ya, onun gibi, ama çok kısa olması şart değil, birkaç cümle de olabilir.

Bir de "tavsiye olunan kitaplar" başlığı altında, çocuklar için, yaş grubuna göre bir başlık açılırsa da çok yararlı olur. Yani çocuk yetiştirirken kendi çocuklarınıza okuttugumuz ve yararını gördüklerini düşündüğünüz kitapları buraya yazarsanız, güzel olabilir.

Başlık için uğraşan herkese teşekkürler, başta sevgili Duar'a...

Sevgilerimle

duar
29-03-07, 10:30
Kitap konusunda bu olumlu fikirleri okuyunca doğrusu çok mutlu oldum.

Admin'le irtibata geçip bir an önce bu konuyu hayata gerçirmemiz lazım. Ondan sonrada kitap önerilerine ve okumaya başlayabiliriz....

meline
29-03-07, 10:30
Bir de ana başlık olarak bir isim bulmalıyız. Sadece ""KİTAP" mı olmalı ya da şöyle janjanlı bir isim mi???? :img-help:




bu konuda bi önerim var,,çok janjanlı değil ama amaca hizmet edebilir..ana başlık ''KÜTÜPHANE'' olsun....Gerçek hayatta o kadar az gidiliyor ki,,sanal kütüphanemize uğrayanlar bol olur umarım...

bno
29-03-07, 10:33
[QUOTE=duar;2804184]Günaydın Güzel Dostlar,

Gece siz burada Kitapları konuşurken sevgili, adminimiz isteğimi/mizi kırmayıp kitap konusunda başlık açabileceklerini yazmış bana... Galiba kendisine malum oldu....:img-wink:


Sonunda istediğimiz Kitap başlığına kavuşacağız. Bu başlık'ın alt başlıklarını belirlemede yardımlarınızı rica ediyorum.

Benim aklımda olan "tavsiye olunan kitaplar", " şu an ne okuyoruz" (sadece kitabın adı yazarı sayfa sayısı ve ne kadar sürede okunacağı falan yazılabilir.) ve Okuduğumuz kitap neyse onun tartışıldığı ve kitabın ismini taşıyan bir alt başlık....




yazarlar hakkında bilgilerin olduğu bir başlıkda olabilir.

duar
29-03-07, 10:34
bu konuda bi önerim var,,çok janjanlı değil ama amaca hizmet edebilir..ana başlık ''KÜTÜPHANE'' olsun....Gerçek hayatta o kadar az gidiliyor ki,,sanal kütüphanemize uğrayanlar bol olur umarım...

KÜTÜPHANE gerçekten süper fikir.... kütüphaneye gitmeyeli o kadar uzun zaman oldu ki.....

Galiba bu hafta kütüphaneler haftası yanılıyor muyum???

HPNin faydaları ; HP'den sonra belirli gün ve haftaları hatırlar olduk....:img-hyste

hewal
29-03-07, 10:39
Belki bizi buluşturan bir diizydi ama sonrasında başka başka paylaşım olanakalrı sağlamakda bzilerin elinde ve bu konuda sanırım HP formu bir ilk..

Kütüphane bencede çok hoş bir isim sevgili meline'yi tebrik ediyorum hem çok sade hem anlam itibariyle çok derin bir isim..

Sevgili duar'ında çabalarına teşekkür ediyorum...

zeytine-35
29-03-07, 10:41
günaydın arkadaşlar
kitap fikri çok güzel olur. bir kitap kararlaştıralım ve okumaya başlayalım. sanırım kitapçılar bir anda şaşıracak ve soracaklar :
-"neden bütün herkes bir anda aynı kitabı alıyor. anlamadım, hocanız ders falan mı verdi?":img-help:
bizde ki cevap:
-"acilen bu kitabı okumamız geldi?":img-hyste

ya daha önemlisi bizim bir kitabımız çıkacaktı. HP dizisi kitabı.
nerde kaldı acaba, baskıda falan mı takıldı, sansürlenmişte olabilir veya her zamanki gibi konuları nereye bağlayacaklarına karar vermediler bir türlü sonu gelmemişte olabilir.


kısa bir süre önce Leyla'nın Evi' ni(Zülfü Livaneli) okumuştum. hemde 5 saat gibi bir sürede. öyle kaptırmışım kendimi. aslında konusu çok değişik, yalılardan, eski dönemlerden falan bahsediyor. anlatım tarzı çok güzel. ben kitabı bir günde okumaya karşıyım aslında, okuduklarını benimsemem, ölçmen, tartman gerekir. yani verilenle beklediğini karşılaştırma yapman lazım.
neyse demek istediğime geleyim. o kitapta, esas adı Roxy olan sonradan adı Rukiye olarak değişen Almanya'da büyümüş bir kız vardı. okurken aklıma nedense ÖD geldi. (Almanya bir etken olabilir, sert görünüşü olabilir, erkeklere inanmaması olabilir, gerçek nedenini bilemiyorum ama)
daha sonra ekşi sözlüktede bu tür bir yoruma rastlamıştım ki hiç şaşırmadım.


kitap okumak benim için büyük keyif hatta ihtiyaç kitap okurken dünya değiştiririm hatta çevremde olan bitenin farkında bile olmam .....
kitap okuyup üstelikde çok sevgili formdaşlarımla tartışmak heyecan verici
sevgili bbdbhb leylanın evi ni bende önerecektim ama kendi adımı taşıması nedeniyle biraz durdum . kendi kendimi övüyormuş gibi geldi ...:icon_whis

kitap okuma ve sizlerle tartışmak harika ancak hırsızpolisi mavi ve çınarı boşlamak yok dimi
2.bölümü bugün seyrediyoruz unutmadınız dimii
seloya şikayet ederim sizi haberiniz olsun

ucurtmam
29-03-07, 10:41
bu konuda bi önerim var,,çok janjanlı değil ama amaca hizmet edebilir..ana başlık ''KÜTÜPHANE'' olsun....Gerçek hayatta o kadar az gidiliyor ki,,sanal kütüphanemize uğrayanlar bol olur umarım...

Sonunda aylardır düşündüğümüz kitap yorumlama konusu gerçekleşiyor. Emeği geçenlere teşekkür..

Ben de KÜTÜPHANE başlığını çok sevdim, yıllar var ki bir kütüphaneye gidip nemli, küflü ama bir o kadar da yakın hissettiğim kokuyu duymayalı..

KUNDERA ile başlamak da mükemmel fikir, Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği üniversite yıllarımda hayatıma girmişti ve etkisinden uzun süre kurtulamamıştım. Tekrar okumak ve tekrar Juliette Binoche u üstelik de sizlerle izlemek çok güzel olacak..

Ben varım:img-wink:

fulya85
29-03-07, 10:44
günaydın arkadaşlar

kısa bir süre önce Leyla'nın Evi' ni(Zülfü Livaneli) okumuştum. hemde 5 saat gibi bir sürede. öyle kaptırmışım kendimi. aslında konusu çok değişik, yalılardan, eski dönemlerden falan bahsediyor. anlatım tarzı çok güzel. ben kitabı bir günde okumaya karşıyım aslında, okuduklarını benimsemem, ölçmen, tartman gerekir. yani verilenle beklediğini karşılaştırma yapman lazım.
neyse demek istediğime geleyim. o kitapta, esas adı Roxy olan sonradan adı Rukiye olarak değişen Almanya'da büyümüş bir kız vardı. okurken aklıma nedense ÖD geldi. (Almanya bir etken olabilir, sert görünüşü olabilir, erkeklere inanmaması olabilir, gerçek nedenini bilemiyorum ama)
daha sonra ekşi sözlüktede bu tür bir yoruma rastlamıştım ki hiç şaşırmadım.

Ben de geçen yaz bu kitabı okuyunca, aynen bunları düşündüm. Ve yine o sözlükte bu entry yi görünce "ya demek ki yalnız değilmişim" demiştim. Şimdi sen de eklendin sevgili bbdbhb, +1 olduk :img-yes:

Roxy için ÖD çok uygun olurdu, ama sevgilisi için malum kişi olur mu tartışılır? Sırf o yalı tasvirlerini, bahardaki halini görebilmek için bile filminin çekilmesini hayal ederim, duyarlar mı sesimizi?

Evet evet bu başlık bir an önce açılmalı! Yardımcı olabileceğimiz bir konu var mı?

deren1970
29-03-07, 10:59
Günaydın
Sevgili zeytine-35 HP unutmak ne mümkün? Ben nasıl fanatiği oldum onu yazayım öncelikle.
Sevgili scale nin dediği gibi oldu. Tam 13.bölümden itibaren seyretmeye başladım. Ondan önce işyerindeki bir arkadaşım HP anlata anlata bitiremiyordu. Ben ise o tarihte başka bir diziye bakıyordum sanırım. Birde böyle bir saçma huyum vardır. Başlayan bir şeyi yarım bırakmamak. Neyse 13.bölümle HP maceram başladı. İlk 10 bölümü daha sonra netten seyredebilmiştim önceleri. Arada kalan 11. ve 12.bölüm oldu.
HP aşk gibi birşey. Damarlarınıza bir girmeye görsün. Sizi öyle sarıyor ki ne zaman tutulduğunuzu anlayamıyorsunuz. Bugün bile hala yolda giderken, işteyken sahneler aklıma geliyorsa, açıp açıp yapılan klipleri, eklenen önemli sahneleri seyrediyorsam, replikleri bazılarını ezberlemiş olsamda hala okuyorsam bu duruma ne denir? Cevabını bilen söylesin bana.

HASRETTTTTT
29-03-07, 11:10
şimdilerde kendimi kaptırmak istiyorum herhangi bi yapıma
ama olmuyor işte büyülenmiş gibi izlerdim en kötü bölümlerde bile onlar vardı kötü de olsa onlardı her perşembe hasretle beklerdim tüm zorluklarıma rağmen izler içine girerdim şimdi nerde bir zamanlar kaybedip bulduğum aşkı yine kaybettim kime soracağım ki beni en çok siz anlarsınız biliyorum ama hala üzgünüm ve inadına hala burdayım
sizi seviyorum...

deren1970
29-03-07, 11:12
Sevgili bbdbbh forma girmemek mi? Bu mümkün mü? Tamam daha önce hiç yazmadım foruma. Yazmadım ama her yazılanı okudum,okudum,okudum....
Bölüm bitince hemen soluğu burada alıyordum aynı şeyleri düşünmek, gülmek, ağlamak çok güzel.
Ha tedavi için girmemek lazımsa ben almıyayım onu. HPzede olmak ayrıcalık. Ne olursa olsun. Dizimiz bitmiş kim söyledi onu daha yolun başındayız. 2.bölümü seyredeceğiz. önümüzde bitmeyecek uzun bir yol var:img-yes:

HASRETTTTTT
29-03-07, 11:24
nerelerdesin hasretttttt. bir görünüp bir kayboluyorsun.
senin imzandaki bakış ve gülüş için 50 bölüm beklendi. inatla, azimle, isyanla, kavgayla ve en çokta sabırla.
50 bölümdü ama en az bir 50 ölüm daha çıkardı. eminim bundan, yazın başlayan diziler bile nerdeyse 40. bölüme gelmişler hala da listelerde üst sıralardalar. konu hala devam ediyor, bizim konumuzu yarıda kestiler.

sanırım bu hastalığın zehiride, panzehiride yine kendisi.

çıkamadım çıkmak üzere girdiğim çıkmazdan.

asılda hep buralardayım bugünlerde biraz rahatsızım
evet çıkamadım çıkmaz üzere girdiğim çıkmazdan tam bu duruma uygun replik

elimde değil herkes gibiyim bende şimdi resimlerde saso 2. bölümün resimlerini koymuş onlara baktımm hepimizzz yaniiiiiikkkkk...

gunesce
29-03-07, 11:24
biraz bencillik olabilir ama boyle fanatiklerinin onlara olan sevgilerini okumak bende sanki bir kiskanclik hissi uyandiriyor.onlari kimse benden cok sevemez gibi geliyo.kimse icin benim oldugu kadar degerli olamaz gibi geliyo.onlar benim limanim. aciklarda dolasip dolasip geri limanima donuyorum ben.bu aralar pek o limandan uzaklasamiyorumda zaten...

saso
29-03-07, 11:30
izleyeniniz mutlaka vardır...ben hiç oturup bir bölümünü bile izlemedigim bir dizi için (izlemesemde haklarında o kadar çok şey duydum ki...)yorum yazacagım ki hp m ile aradaki farkı görelim..

ahlaksız teklifli dizi....
bu haftaki fragmanını gördüm ve orada şehrazatın(adını bilmemek mümkün degil....:dito )onur için(forumlarından ögrendim ...:icon_whis )mahkumun..(tam ne dedigini unuttum)celladını sevdigi gibi seviyorum dedi.

ve diger erkek karakterde...ceyda düvenci için aşık degilim ama seviyorum .....:icon_sorr

ben çözemedim bu dizideki aşkları...

ne kadarda yalınmış hp deki aşklarımız.

aksagın aşkının büyüklügü ve delikanlılıgı karşısında biz bile saygı göstermedikmi...

ya diger dizideki aşk...aşık degil ama seviyor...kandırmaca degilmi bu o kadını..

mavimiz yada çınarımız..yada ümidimiz..yada fulya abla...yada aksak...hiç yaptımı böyle şeyler..

ah benim aşkı en güzel anlatan dizim......:sad53:

saso
29-03-07, 11:34
asılda hep buralardayım bugünlerde biraz rahatsızım
evet çıkamadım çıkmaz üzere girdiğim çıkmazdan tam bu duruma uygun replik

elimde değil herkes gibiyim bende şimdi resimlerde saso 2. bölümün resimlerini koymuş onlara baktımm hepimizzz yaniiiiiikkkkk...

hepimiz çıkmazdayız...hepimiz yanık...belkide kaçık....:icon_sorr

pazar gününe kadar 50 bölümü tekrardan izledim....:icon_whis
şimdide arkadaşlar tekrar izleme kararı almışlar arada resimlerle yardımcı olmak içimn sahneleri hızlı hızlı geçiyorum...ama bu hızlı geçişlerde 30-40 dakika alıyor...sahnelerde durmamak mümkün degil...
:img-blush
kurtulmak için siteye girmemek çözüm mü bence degil...çünkü ben 1 hafta girmedim ama 1 haftanın sonunda yine buradayım....:icon_sorr

not olarak şunuda belirteyim:bu son 3 haftada ablam+netden iki arkadaşa da hpnin bölümlerini attım....:img-hyste yani 50 bölümden sonrada hp tutkunları oluşmuş....:happy0064

denizmert
29-03-07, 11:35
ya ben dayanamadım ve 2. bölümü az önce izledim (ama söz akşam tekrar izleyeceğim)çok hoştu çınar ve Mavi tam üç kez birbirine teğet geçti önce sorgu odası sonra telefonların karışma sahnesi ve alışverişde dolaşırken ve nihayet karşılaştılar ve yine iki güzel bakış sergiledi Çınar ilki telefonları değiştirirken resmen vurulmuş gibi baktı mavi kızımıza ikinci bakışta Mavinin yiğenine sarıldığı anda ne kadar güzel bakıyor.İnsanın içini eritiyor o bakışlar

zeytine-35
29-03-07, 11:40
ya ben dayanamadım ve 2. bölümü az önce izledim (ama söz akşam tekrar izleyeceğim)çok hoştu çınar ve Mavi tam üç kez birbirine teğet geçti önce sorgu odası sonra telefonların karışma sahnesi ve alışverişde dolaşırken ve nihayet karşılaştılar ve yine iki güzel bakış sergiledi Çınar ilki telefonları değiştirirken resmen vurulmuş gibi baktı mavi kızımıza ikinci bakışta Mavinin yiğenine sarıldığı anda ne kadar güzel bakıyor.İnsanın içini eritiyor o bakışlar

iyi yapmış çok iyi yapmışsın da
biz ne yapacağız şimdi seyreden var seyredemeyen var arkadaşım
sen geniş bir özet geç bak canım çekti şimdi 2.bölümü izlemek istiyorum:icon_sorr ama izleyemiyorum.

billge_n
29-03-07, 11:46
Kitap/Kütüphane artık adı ne olursa olsun yeni bir başlık açılacakmış çok sevindim...

Ben de varım kitap okuma seanslarına elimde... Ne iyi yapmışım hpyi izlemekle bu foruma üye olmakla...

saso
29-03-07, 11:49
her zaman söylüyorum, BBG'de kullandıkları yatın bir günlük kirasından kısıp, HP'de Çınar'ın evine bir kanepe almadılar.

kanepe konusunda şirketin hakkını verelim şimdi...

aylin gittikten sonra degişti kanepemiz..çınarımıza uygun yeşil bir kanepe geldi....:img-hyste

denizmert
29-03-07, 11:56
iyi yapmış çok iyi yapmışsın da
biz ne yapacağız şimdi seyreden var seyredemeyen var arkadaşım
sen geniş bir özet geç bak canım çekti şimdi 2.bölümü izlemek istiyorum:icon_sorr ama izleyemiyorum.

ay zevkle arkadaşım hemen anlatıyorum aslında anlatmakla olmaz inşallah izlersin bizim mavi çok akıllı karakoldan kurtuluyor güzel bir senaryo yazıp, sorgusunu önce çınar yapacaktı ama o ufak bir kaza geçirince sorguyu koca göbekli selo yapıyor.Mavi kurtulunca ilk işi karakoldan hızla çıkıp kaçmak oluyor ve alışveriş merkesine gidiyor önce çınarla önlü arkalı duruyor ve telefonlar karışıyor sonra vitrinleri gezerken tekrar çakışıyorlar ama ikiside birbirini görmüyor sonra çınar telefonların karıştığını anlayınca maviyi arayıp buluşma ayarlıyor.Ay en heycanlı yerine geliyorum bizimkiler saat 11:30 da hisardaki çay bahçelerinin önünde buluşup telefonları değiştiriyor çınar kağıt helva ikram ediyor bizim kıza oda alıp çınarın ısırdığı yerden ısırıyor (of of) bu arada çınar öyle güzel bakıyorki bizim kıza ama kızımız pek oralı değil sonra ayrılıyorlar çınar gideceği yere bırakmak istiyor mavi kabul etmiyor sonra durakta otobüs beklediğin görünce teklifi yeniliyor çınar komise mavide kabul ediyor sonra okulun önüne gelince teşekür edip hızla yeğenine koşuyor mavi çınar ikinci kez hayran hayran bakıyor arkasından işte 1 saaatin sonunda benim aklımda kalan bunlar ha birde mavi kızımız hırsızlığı bıraktığını o aksak denen şahısa söyledi ama aksak beyn pek hoşuna gitmedi bu durum.benden bu kadar ay dayanamayıp öğlen arası tekrar izleyeceğim anlatırken bile canım çekti

alevalev_25_
29-03-07, 12:11
yeni açılacak olan Kitap'la ilgili başlağımızın adı ne olur bilemem ama sanrım sevgili meline'den "KÜTÜPHANE" fikri çıkmışşş..

bence çok güzel olurrrr...sevgili Duar'ın da dediği gibi gitmeyeli o kadar uzun zaman oldu kiiii...

yeni başlığımızla ilgilii mümkün olduğunca bende varımm...

emeği olan herkese teşş..ediyorumm...

deren1970
29-03-07, 12:14
Evet evet zaten ilk 13.bölümdeki şu flört sahneler yok mu? Bu ilk 13 bölüm benim gönlümde ayrı. Çınarın Maviye bakışları süper. İlk görüşte aşk dedikleri bu sanırım. Adamın nutku tutuldu. Kızın umrunda değil ama yaktın kızım adamı

nilnisa
29-03-07, 13:05
Arşivlerin ısızlığı hissediliyor...
Hırsız Polis'ten öncesi ve sonrası benzemeye başlıyor... Zaman çok acımasız...

Kahkahaların, tartışmaların, güzel sohbetlerin yerini sesizlik alıyor. Ama bu sesizlik insana huzur vermiyor.... :icon_sorr

Bu gün nedense bizim aslında hiç de takip edilmediğimiz hissine kapıldım. Biz kimsenin umrunda değildik.... Herkes işini yaptı (çalakalem de olsa) ve parasını aldı. Sonrada çekip gitti... :icon_sorr

Bir biz kaldık. Biz de kaç kişi kaldık??????:sad53:


o ıssızlığa birde benim size katılamayışımın imkansızlığının bana verdiği ıssızlığı ekle gör bak neymiş kahır ne demek:icon_sorr

şu mesajı yazmak için bile ne badireler atlattım ve ne diller döktüm bir bilseniz...

24 mart hayatımın (hiç abartısız) en güzel günlerinden biriydi.çünkü dünyanın en güzel insanlarıyla birlikteydim.(orada cismen olmayanlarıda dahil ediyorum bu gruba) bu güzelliklerin bir araya gelmesiyle ilgili benim bir kuramım var daha doğrusu fantazyam;

hani derler ya insanlar yaratılmadan bir yerde toplanırmış ve yaratanı görür konuşurmuş işte benim hayalime göre o toplanılan yerde herkesin bir grup olduğu ve sırası gelenin dünyaya gönderildiği.işte biz de o gruplardan birinin içindeydik birbirimizi tanıyorduk ve sonra ayrı zamanlarda birbirimizden ayrıldık ama yaratan bize bir gün birbirinizi bulacaksınız dedi peki biz nasıl olacak bu dediğimizde bir sebebiniz olacak diye cevap verdi...SEBEP!!! ne???onu hepiniz biliyorsunuz zaten...

size abartmışım gibi gelebilir ama ben bu duruma başka bir açıklama getiremiyorum.bu kadar başka yerlerden,bu kadar başka hayatlara sahip,bu kadar farklı yapılarda insanlar başka nasıl bu kadar BİR olabilirler...

tekrar görüşene dek,hepinize sevgilerimi sunuyorumbye


not:o benim rezil rüsva hallerimi buralara ekleyenlerle,yetmemiş video olarak çoğaltmış olanlarla ayrıca görüşüceğim:img-grin2 (bitirdiniz beni:icon_whis )

ucurtmama özel not:bir daha ki sürprizinde o maskeyi içi dolu isterim ona göre:img-grin2

güller diyarı
29-03-07, 13:32
NİLSİNACIM bu kar maskesinin videosu nerede banada söylermisin

hyoldas
29-03-07, 13:41
Dizifilm.com dergisinde yayınlanmak üzere resimlerimizi ve bizden yazı bekliyorlar. Blogumdaki resimleri kullanmak istiyorlarmış. Bunun için onayınızı ve aklınızından geçenleri bekliyorum.
Yazı konusunda da gelip gelmeyen herkesin o gün hakkındaki hislerini bir kaç cümle ile bekliyorum. Toparlayıp kendilerine sunacağım. Yardımlarınız için teşekkür ederim.

Öm yoluyla ya da alttaki linkte yorum yapabilirsiniz.


http://www.dizifilm.com/forum/blog/viewblog.php?userid=57348


Sevgilerimle
Hande

Arkadaşlar ne olur bakın 2 kişi dönüş yaptı siz cevap vermezseniz ben nasıl cevap vereyim dizifilmadmin'e
Lütfen olumlu olumsuz dönüş yapın dergide yer almak istiyormusunuz?
İstemiyorsanız nedenini ve çözümlerini konuşalım.
Güzel bir fırsat çünkü bu belki de bu dergi sayesinde Hırsız Polis ekibine sesimi duyuruz. Resim yayınlamak istemeyenlerde öm atabilirler bana ona da bir çözüm buluruz.
Ya da istemiyoruz deyin ama bir şey deyin... :img-help: :img-help:

satranc
29-03-07, 13:44
bu kitap fikrini destekliyorum.Bir isimde benden.ELMA KURDU KÜTÜPHANESİ.

sevim1967
29-03-07, 14:26
Bence de KÜTÜPHANE;cok güzel bir fikir.
HP`den önceki hayatimda sadece kitaplar vardi.
Izine Türkiye ye gittigimde inanin hic abartmiyorum en az bir valiz kitap getiririm(Annemin kulaklari cinlasin:icon_whis )
HP`den ve bu foruma takilmaya basladigimdan beri bayagi azaldi kitap okumam.Tabii bunda gecen yaz Türkiyeye gidip yeni kitap alamama durumuda etkili oldu.Evdekileri tekrar tekrar okumaktan ezberlemistim artik...:img-wink:
Simdi benim sorunum; biz yurtdisinda yasayanlar istedigimiz anda istedigimiz kitaplara ulasma imkanimiz yok.
Bu soruna bir deginsek,bir cözüm bulsak diyorum izinizle:img-help:
Sevgiler...

gunesce
29-03-07, 14:39
Bence de KÜTÜPHANE;cok güzel bir fikir.
HP`den önceki hayatimda sadece kitaplar vardi.
Izine Türkiye ye gittigimde inanin hic abartmiyorum en az bir valiz kitap getiririm(Annemin kulaklari cinlasin:icon_whis )
HP`den ve bu foruma takilmaya basladigimdan beri bayagi azaldi kitap okumam.Tabii bunda gecen yaz Türkiyeye gidip yeni kitap alamama durumuda etkili oldu.Evdekileri tekrar tekrar okumaktan ezberlemistim artik...:img-wink:
Simdi benim sorunum; biz yurtdisinda yasayanlar istedigimiz anda istedigimiz kitaplara ulasma imkanimiz yok.
Bu soruna bir deginsek,bir cözüm bulsak diyorum izinizle:img-help:
Sevgiler...

nerde oturdugunu bilmiyorum ama hamburg ta özel turk kitapcisi var.istedigin her kitabi tehmin edebilirsin.hatta ben hirsiz polis in kitabi cikarsa orasi araciligiyla elde etmeyi dusunuyordum.belki senin oturdugun yerde de boyle kitapcilar olabilir

sevim1967
29-03-07, 14:44
nerde oturdugunu bilmiyorum ama hamburg ta özel turk kitapcisi var.istedigin her kitabi tehmin edebilirsin.hatta ben hirsiz polis in kitabi cikarsa orasi araciligiyla elde etmeyi dusunuyordum.belki senin oturdugun yerde de boyle kitapcilar olabilir
Ben Stuttgartda oturuyorum maalesef.
Burda sadece kücük bir kitapevi var orda da hemen hemen hic bir sey yok:icon_sorr
birak gündemdeki kitaplari,klasiklesmis kitaplar bile yok.
Varsa CD yoksa DVD:icon_evil

Sevgiler...bye

meline
29-03-07, 14:48
o ıssızlığa birde benim size katılamayışımın imkansızlığının bana verdiği ıssızlığı ekle gör bak neymiş kahır ne demek:icon_sorr

şu mesajı yazmak için bile ne badireler atlattım ve ne diller döktüm bir bilseniz...

24 mart hayatımın (hiç abartısız) en güzel günlerinden biriydi.çünkü dünyanın en güzel insanlarıyla birlikteydim.(orada cismen olmayanlarıda dahil ediyorum bu gruba) bu güzelliklerin bir araya gelmesiyle ilgili benim bir kuramım var daha doğrusu fantazyam;

hani derler ya insanlar yaratılmadan bir yerde toplanırmış ve yaratanı görür konuşurmuş işte benim hayalime göre o toplanılan yerde herkesin bir grup olduğu ve sırası gelenin dünyaya gönderildiği.işte biz de o gruplardan birinin içindeydik birbirimizi tanıyorduk ve sonra ayrı zamanlarda birbirimizden ayrıldık ama yaratan bize bir gün birbirinizi bulacaksınız dedi peki biz nasıl olacak bu dediğimizde bir sebebiniz olacak diye cevap verdi...SEBEP!!! ne???onu hepiniz biliyorsunuz zaten...

size abartmışım gibi gelebilir ama ben bu duruma başka bir açıklama getiremiyorum.bu kadar başka yerlerden,bu kadar başka hayatlara sahip,bu kadar farklı yapılarda insanlar başka nasıl bu kadar BİR olabilirler...

tekrar görüşene dek,hepinize sevgilerimi sunuyorumbye


not:o benim rezil rüsva hallerimi buralara ekleyenlerle,yetmemiş video olarak çoğaltmış olanlarla ayrıca görüşüceğim:img-grin2 (bitirdiniz beni:icon_whis )

ucurtmama özel not:bir daha ki sürprizinde o maskeyi içi dolu isterim ona göre:img-grin2


Sen o maskeyi o kadar güzel doldurdun ki,,,başkasına ne hacet Niloş'um....

BİR'lik kavramına kesin katılıyorum...Tüm evrenin tek bir kaynağı var,,o da sevgi...Bizler aşka ve sevgiye aşıklar gurubu olarak bu birlikteliğin oluşumunu hızlandırdık,,birbirimizi daha çabuk bulduk...yolu sevgiden geçen her insan bir zamanlar başka yerlerde,,başka ortak zevklerde de buluşuyormuş meğer...HP çok iyi bi katalizör oldu...Reaksyondan çıktığı halde hala oradaymış gibi davranıyoruz bizler de bak,,hala kelepçeliyiz buralarda....

Gerçek aşkın yüreklerde oluşturduğu titreşim etkisi hepimizi BİR yaptı....Sevgili duar'ın imzasında ,,üstadın dediği gibi BİR olmayı başaranlar,,hala kılı kırk yarıp bu foruma dahil oluyorlar...değerler asla yok olmaz...yerleri hep ayrı kalır...

zeytine-35
29-03-07, 14:49
Ben Stuttgartda oturuyorum maalesef.
Burda sadece kücük bir kitapevi var orda da hemen hemen hic bir sey yok:icon_sorr
birak gündemdeki kitaplari,klasiklesmis kitaplar bile yok.
Varsa CD yoksa DVD:icon_evil

Sevgiler...bye

o zaman arkadaşım sen elinde bulunan bizim beğeneceğimizi düşündüğün kitaplardan bir kaç isim yaz onların üzerinde yoğunlaşalım

scale
29-03-07, 15:35
her zaman söylüyorum, BBG'de kullandıkları yatın bir günlük kirasından kısıp, HP'de Çınar'ın evine bir kanepe almadılar.
Ekleme yapmazsam içim rahat etmiyecek arkadaşım.Ogürünen yat BİM de kullanılan Selim in yatı süreyya ayni yat yani.Farkettinizmi bilmem fakat Onur un evi BİM deki Esma ile Selimin evi hatta mobilyaları bile aynı çok az değişiklik var. Belki bir gün bizim HP nin dekorlarınıda başka bir dizide görebiliriz:icon_whis

FarAndAway
29-03-07, 15:37
Sayfaları biraz geriden takip ediyorum. Forumda çok güzel yeni öneriler, yeni heyecanlar var ama araya gireceğim izninizle. Sevgili Ucurtmam ve Bora.asli'nin mesajlarını okuyunca dayanamadım çünkü. Ben de şu bize herşeyin HP'yi hatırlattığı olaylardan birini yaşadım.

Bu Pazartesi sabaha karşı İstanbul'a geldim. Otobüsün servisine bindim. Ben en öne oturdum. Arkadan bir kadın sesi geldi "Reşitpaşa'ya gidiyor mu servis?" diye sordu. "Girmiyor ama önünden geçiyor" dedi şoför. Servis hareket etti. Zaten uykuluyum, başımı cama dayayıp gözlerimi kapadım. Bu arada uyumuşum biraz da. Gözlerimi açtığımda Maslak civarındaydık. Ben tekrar gözlerimi kapadım. Borsanın önüne doğru durdu araba. O sırada kaldırdım başımı, dışarısı karanlıktı hala. Başımı çevirdim bir çift iniyordu servisten. Yüzlerini göremedim. Muhtemelen kız kıvırcık saçlı bile değildi. Boyları endamları da Mavi ve Çınar'ınkine benzemiyordu ama kızın başında kapşon, adamın da bere vardı. Hoş sabaha karşı o saatlerde hava buz gibi olduğundan bereli, kapşonlu montlu bir çok kişi gördüm. Örneğin ben de geçirmiştim beremi başıma. Ama bunların önemi yoktu. Kapşon ve bere giyen bir çift olmaları ve Reşitpaşa'ya gidiyor olmaları benim için yeterliydi. Onlar ellerinde bavulları indikten sonra gülümseyip içimden "Döndüler herhalde" dedim.

Bu sabah o çifti hatırladım tekrar. Aslında ne güzel bir başlangıç sahnesi olur diye düşündüm. Düşünün....

Bir Perşembe akşamı... Yanınızda kumanda, günün yorgunluğundan dolayı dalgın, uykulu gözlerle ekrana bakıyorsunuz. Her zamanki gibi reklamlar var televizyonda. Sıkılıyorsunuz, kumandaya gidiyor eliniz ama o sırada başka bir reklam çıkıyor. Karanlık bir sokakta bir taksi duruyor, o kadar karanlık ki taksinin farlarının ışığı sayesinde inenleri seçebiliyorsunuz sadece. İlginizi çekiyor reklam, "Bu ne? Bir film fragmanı herhalde" diyorsunuz. Kamera yaklaştıkça taksiden inenleri daha net görüyorsunuz. Boyları, endamları ve en önemlisi giysileri size birilerini hatırlatıyor. Sessiz sokakta sık nefes alışlarını duyuyorsunuz, sık sık birbirlerine baktıklarını görüyorsunuz ama onların yüzünü seçemiyorsunuz henüz. "Kamera biraz daha yaklaşsa ya.. Bu ne böyle?" diye merak ediyorsunuz iyice. Sonunda çift duruyor. Bir evin önünde durduklarını anlıyorsunuz. Kapşonlu mont giyen kız eve bakıyor uzunca. Bereli adama dönüyor. Fısıldayarak, ağlamak üzere olduğunu belli eden boğuk bir sesle "Döndük" diyor, adama sarılıyor sıkıca. Adam da ona sarılıyor ve aynı şekilde fısıldayarak, ağlamamak için kendini zor tuttuğunu belli eden bir sesle sarılıyor kapşonlu kadına. "Döndük güzelim... Döndük" diyor, daha sıkı sarılıyor kadına. Sizin boğazınızda birşeyler düğümlenmeye başlıyor. Az önceki uykulu halinizi atıyorsunuz üzerinizden. Kalbiniz daha hızlı atmaya başlıyor. Sonra ayın onu kapatan buluttan kurtulduğunu gösteriyorlar ekranda. Sarılmış çifti görüyorsunuz. Ama kamera uzaklaşıyor çiftten ve kamera uzaklaştıkça kalp atışlarınız hızlanıyor. Ekrandaki sokağı ve evi tanıyorsunuz hemen. Birbirine sarılan kadın ve erkek ayrılıyor ve yere koydukları bavullarını alıp evin merdivenlerine yöneliyorlar. Sokağa inen merdivenleri çıktıklarında ikisi de durup demir kapılı eve bakıyorlar. Hala arkadan gördüğünüz çiftin yüzünü görmek, kendinizi inandırmak istiyorsunuz siz de. Kapşonlu kadınla, bereli adam yukarı çıkan başka bir merdivene yöneliyorlar. Yukarıdaki evin kapısında duruyorlar. Bavullarını yere koyuyorlar. Siz onları tepeden görüyorsunuz. Kadının adama döndüğünü görüyorsunuz. Adam kadının yanına gelip beline sarılıyor. "Hadi zile bas" diyor. Zile basıyor kapşonlu kadın. Kamera artık kadının ve adamın suratlarını gösteriyor. Ama ışıkta görmek istiyorsunuz onları, emin olmak istiyorsunuz. O sırada kapı açılıyor ve çiftin yüzü aydınlanıyor. Kapıyı açan kadın ve erkeği görüyorsunuz. Bir süre kapının önündeki kadın ve erkekle, evin içindeki kadın ve erkek birbirlerine bakıyorlar. 4 insanın da gözlerinden yaşlar süzülüyor ve tabii sizin de. Kapıyı açan kadın dayanamıyor artık, sarılıyor kapının önünde duran kapşonlu kadına. "Mavi...Kızım" diyor ağlayarak, başındaki kapşonu çırakıyor, saçlarını okşuyor. Kapşonlu kadının kıvırcık saçlarını görüyorsunuz böylece. Onların hıçkırıklarını duyuyorsunuz ve siz de hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyorsunuz. Kapşonlu kadın da "Fulya abla... Geri geldik işte abla. Bitti bu ayrılık artık" diyor. Kamera kapıdan uzaklaşıyor ve tekrar evi görüyorsunuz ay ışığında... En sonunda ekran kararıyor ve bir yazı geliyor.

Hırsız Polis - Dönüş... Yakında Sinemalarda...( Veya x/y tarihinde sinemalarda )



***

Kitap önerisini ben de canı gönülden destekliyorum. Başlığın adı Kütüphane olsun bence de. Sade ve güzel bir isim, hem anlamlı da... Böylece her gün uğradığımız bir kütüphanemiz olur en azından.

bora.asli
29-03-07, 15:46
NOT: Bora.asli ile kardeş değiliz ama onun gibi tatlı birini kız kardeşim (ya da ablam) zannediyorsanız, buna çok mutlu olurum. Hırsız Polis'in bana kazanırdıklarından biri oldu.
Öpüyorum onu... :img-angel

Canım aynen katılıyorum..ben de çok memnunum benzetilmekten..normalde birilerine benzetilmekten hiç hoşlanmam ama sözkonusu HPciler olunca akan sular durur biliyorsun..benim öz kerdeşim yok belki ama HPden doğma o kadar çok kardeşim ablam var ki..ben de seni kocaman öpüyorum:happy0064

kitap fikrimizin kabul görmesine de çok sevindim..kütüphane şahane bir isim..bayıldım..

esssime burdan selamlar, öpücükler gönderiyorum..ve birazdan koşar adım varolmanın dayanılmaz hafifliğini almaya gidiyorum..

öksürük şurubunu bahane edip nilnisamın yanına gitmeyi ne çok isterdim şimdi..vuslatwomandan sonra bence ona rainwoman demeliyiz:)

bu akşam yeni dizinin 2. bölümü yayınlanacak ama ben eski dizimin yoksunluğunu çok hissediyorum bugün ne hikmetse..sanırım final, buluşma, resimler, videolar derken şoku atlattım ve gerçeğe aydım..inanın içim çok buruk, kitap fikrine sevinmem bile buruk oldu sanki..her son yeni bir başlangıç derler..bu başlangıç hepimiz için hayırlı olur inşallah..

HPsiz 2. perşembe akşamı..yarın normale döner miyim..yarın var mı yarın..yarın varsa da HP yok:icon_sorr

1POYRAZ
29-03-07, 16:08
geçen haftaki hp siz ilk perşembe kendimi istanbula attım. istanbuldaydım.buluşma heyecanı falan derken kolay geçti.hadi salı günü özet resim olayınıda toplantı resimleriyle ve sohbetleriyle atlattım.yabugün.bugün napıcam.nerelere atayım kendimi.napayım.hp siz 2 hafta geçti.alışamadım daha yokluğuna.beni öyle 2. bölüm falan izlemekte kesmiyor.çok vahim bir durumdayım.bi çare..

kütüphane fikride çok çok güzel olmuş.kısa zamanda hayata geçer umarım.

scale
29-03-07, 16:18
ama orası Mavi'nin evi,Mavi'nin merdivenleri, başka dizide görmeyelim ya, göreceksek tekrar onları o evde görelim. başkası yaşamasın o evde.
o evin bir yaşanmışlığı var, merdivenlerin onların kalplerinin seslerini duymuşluğu var, Mavi'nin sıkıntısına ortak olmuşuğu var, Arıza'nın umutlarına yenilerini katmışlığı var. Ümit'in, Kiraz'ın, Mert'in sesi yankılanıyor.
ama derseniz ki bu ekipten bir proje olacak diye, o zaman harika derim.
Bende aynen senin gibi düşünüyorum ama TMC nin nezaman ne yapacağı belli olmuyor baksana 66 bölümlük dizimizi 50 bölümde izledik.Ben sadece bahsedilen diziye bakarken devamlı izlemiyorum zaten bana çok tuhaf geldi böyle büyük bir proje deniyor neden aynı mekanlar kullanılmış ya bunlar ekonomimi yapıyorlar acaba BİM için toplu ödeme yaptılar onumu çıkartıyorlar diye düşündüm:img-wink: Sana sonuna kadar katılıyorum.o eski merdivenlerin, bir odacık evin,Fulya abla nın salonun,Çınarın kanepesinin,kullanılmayan yatağının,
Aksağın derme çatma evinin hatta tamirhanenin,masumların hiçbir yerde kullanılmasına gönlüm asla razı gelmez.Başka filmlerde görürsem başımı eğerim
bakamam dayanamam:icon_sorr

hyoldas
29-03-07, 16:27
Bu son ihtarım :sad53:
Cevap vermezseniz sizin adınıza da karar vermiş olacağım.

24 Mart buluşmasına gelen gelmeyen herkese soruyorum.
Dizifilm dergisinde yer almak istiyor musunuz? istemiyor musunuz?

Beni yormayın yaw

bora.asli
29-03-07, 16:31
Bu son ihtarım :sad53:
Cevap vermezseniz sizin adınıza da karar vermiş olacağım.

24 Mart buluşmasına gelen gelmeyen herkese soruyorum.
Dizifilm dergisinde yer almak istiyor musunuz? istemiyor musunuz?

Beni yormayın yaw

handecim ben kendim ve nilnisa adına konuşabilirim sadece..
dergide resmimizin çıkmasını istemiyoruz..diğer arkadaşlar ne düşünür bilemiyorum ama biz zaten forum sayfalarında yeterince afişe olduğumuzu düşünüyoruz..bir de dergilere çıkmayalım:icon_whis

blue&blue
29-03-07, 16:57
Arşivlerle ilgili ıssızlık mevzuuna katılamayacağım. Sayfalar coşmuş. Kocaman bir MAAŞALLAH! :happy0064

Kütüphane fikri de süper! HP'yi tabiki arka plana atmadan harika paylaşımlarda bulunabiliriz. Sonuna kadar destekliyorum arkadaşlar. Hele bölüm bölüm okuyup tartışmak unutmaya başladığımız okuma alışkanlığımızı da kazandıracaktır eminim ki! :img-yes:

Kitap önerisinde bulunabileceğim gibi her türlü öneriye de açık olarak beklemekteyim. :good:

Günün anlam ve önemine değindikten sonra Sevgili Nilnisamın yorumunu görmekten de mutlu olduğumu belirteyim de asıl paylaşmak istediğim konuya geleyim.


Geçen hafta izlediğim ve o günden beri yazma fırsatı yakalayamadığım Full Ekran ile ilgili bir kaç detayı paylaşmak istiyorum sizlerle...

Cengiz Semercioğlu'nun konuğu Kanal D Genel Yayın Yönetmeniydi. (Adını hatırlamıyorum) Ama tipini asla unutmam. :)

Kendisi sanki TV kanalı yöneticisi değildi de politikacıydı izlerken sinirlerim bozuldu. İzleyen var ise mutlaka gözlemlemiştir.

Hepimizin bildiği gibi dizilere ya da TV ye yapılan işlere her daim ticari gözle bakıyorlar. Bizler bunun bilincinde olan izleycileriz ama HP'ye bu şekil yaklaşım olduğu zaman nedense alınıyorum ben! :icon_whis Sanki bana ait bir şeye yapılan bir haksızlık bir hakaret gibi geliyor ve saldırı konumu alıyorum.

Geçmiş haftanın reytinglerine bakarlarken kendi programları ve diğer programlar hakkında yorumlarda bulundu sayın yöneticimiz. Sıra 15 Mart'a gelince HP finalinin AB'de 2. olma durumunu nasıl değerlendirdiğini sordu Cengiz Bey,
O da; "Hırsız Polis hiçbir zaman çok iyi reytingler alan bir yapım olmadı. Onun da funları vardı" dedi! (Bozuldum halbuki biz fundan öteydik. HP de diziden öteydi. :icon_sorr )

Bundan önceki konuşmalarda Kırık Kanatlar'ın neden kaldırıldığı sorusuna ise kendisi. Çok tepkili ama bir o kadar da politik bir cevap vermişti.
"Bakın K.K yayından kaldırılmadı. Bunu öncelikle anlamak lazım. 40 küsür bölüm yayınlanan bir dizi yayından kaldırılmaz. Final yapılır. Kaldırıldı yaklaşımını kabul etmiyorum" dedi. Ben de güldüm tabi bu duruma... K.K finalini bilen bilir. HP bu duruma düşmediği için o kadar mutluyum ki!

Ayrıca herkes tarafından hayranlıkla izlenen Gümüş dizisi ile igili yorumu da hayli dikkat çekiciydi. Dediğine göre; Gümüş geçen sezon bitecekmiş. Ama o kadar çok istek gelmiş ki, 4 bölüm daha çekelim yeni sezona demişler. Sonra bakmışlar yine isteklerin ardı arkası kesilmiyor. 7 bölüm olsun demişler. Sonra 10 olmasına karar verilmiş.
Çocuk oyuncağı gibi. İzleyiciye ve o ekibe yapılan büyük bir saygısızlık var bu durumda bence. Hadi çek yok yok çekme, haydi topla olmadı tekrar dağıt! Yap boz gibi... Ne bileyim samimiyetsiz işte... :img-blush

En sonunda da ilginin dozu aynı düzeyde olunca sezon sonuna kadar uzatmaya karar vermişler. Yani Gümüş 100. bölümde bitecekmiş. (Sevenlerine duyurulur)
"Ben bu duruma, bu ilgiye inanamıyorum" diye memnuniyetini dile getirdi kendisi. Ama daha sonra konuşmalarına, Gümüş dizisinin yapımcılığını Kanal D'nin üslendiğini belirterek nokta koydu.
Yani kendi dizim "uzatırım kırparım biçerim" dedi aklınca. Ha bir de şu sonuç çıkabilir tabi; kanal kendi yaptığı dizilere daha kolay sahip çıkar. Uzatır kısaltır, sever, döver...

Bir de izleyicilerden gelen soruları yanıtlıyorlardı. HP ile ilgili soru gelmedi. Ya da atlandı bilmiyorum. Kalkıp atmayı düşündüm ama soru değil haykırış olacaktı Cengiz bey de okumayacaktı. Ama yüzlerce mail gelmişti. Onlarda şaşırdılar.

Bir de Aşk Meleğim dizisi ile ilgili konuşuldu neden kaldırıldı neden neden neden?

Aşk Meleğimle ilgili kanalın çağrı merkezine bir günde 1040 adet çağrı gelmiş. İnanamamışlar. Doğal olarak adam kameralara döndü ve şöyle dedi.
"E bu kadar seviyorsunuz madem reytingler neden düşük geliyor? Bu 1040 kişi reytinglerde nerde?" diye sordu. Bizim de cevabını bulamadığımız bu sorunun cevabını kanal patronu olarak kendisi de bulamamış. Ne acıdır ki bu handikapı yaşayan insanların yönettiği kanallardaki yapımları izlemek zorunda kalıyoruz ve onlardan mantıklı yaklaşımlarımıza aynı mantıkta yaklaşımlar bekliyoruz. :icon_sorr

Neyse iste adam kanalını, yapımlarının her olaydaki öncülüklerini överek gayet politik yaklaşımlarla programı bitirdi ve beni delirtti.

En sonunda da yeni bir projeden bahsetti. O da Bir gençlik dizisi... Üniversiteye hazırlanan gençlerin aşklarını, yaşamlarını anlatan harika bir dizi olacakmış. İşin benim dikkatimi çeken kısmı Dağhan Külegeç'in de dizide oynayacak olması. Adam bundan övünerek bahsetti. Kesinlikle kimlerin oynayacağını açıklamaya yanaşmazken, Dağhan'ın adını verdi. Ki bu da iyi bir reklamdır bence. Akıllı işte adam ne diyeyim. :icon_whis

Ama Dağhan'ın adını verirken Cengiz Bey'in anlamayıp ne? hı? kim? şeklinde sorular sorması komikti. Adam ismini tekrarladı tekrarladı baktı olmuyor; "Hani vardı ya Jilet" dedi. Cengiz bey de "haaa" dedi! :)

Bu programı izlerim genellikle ve yapımcıların kanal patronlarının bu yaklaşımları, seyirciye bakış açıları beni hep sinirlendirir.
o yüzden Kanaldyisevmiyorum.blogcu.com'a gidesim içimdekileri haykırasım var. (hyoldaşıma selam olsun)

Çok uzattım biliyorum ama bir programa da Osman Yağmurdereli katılmıştı. Seyirci değil de Müşteri deyip duruyordu. Yanındaki Mehmet Ali Alabora da onu sürekli düzeltiyordu. Aslında onun müşteri söylemi anlatıyor herşeyi.

Bu yüzden HP de bittiğine göre gerçekten artık kitap didiklemekten başka çaremiz kalmamış. Böyle bir proje ile karşılaşma şansımız düşük. Bir gün bir yerde (belki) karşılaşana kadar Kütüphanemize diyorum ben de!

lighttez
29-03-07, 17:06
[QUOTE=FarAndAway;2806993]Sayfaları biraz geriden takip ediyorum. Forumda çok güzel yeni öneriler, yeni heyecanlar var ama araya gireceğim izninizle. Sevgili Ucurtmam ve Bora.asli'nin mesajlarını okuyunca dayanamadım çünkü. Ben de şu bize herşeyin HP'yi hatırlattığı olaylardan birini yaşadım.

Bu Pazartesi sabaha karşı İstanbul'a geldim. Otobüsün servisine bindim. Ben en öne oturdum. Arkadan bir kadın sesi geldi "Reşitpaşa'ya gidiyor mu servis?" diye sordu. "Girmiyor ama önünden geçiyor" dedi şoför. Servis hareket etti. Zaten uykuluyum, başımı cama dayayıp gözlerimi kapadım. Bu arada uyumuşum biraz da. Gözlerimi açtığımda Maslak civarındaydık. Ben tekrar gözlerimi kapadım. Borsanın önüne doğru durdu araba. O sırada kaldırdım başımı, dışarısı karanlıktı hala. Başımı çevirdim bir çift iniyordu servisten. Yüzlerini göremedim. Muhtemelen kız kıvırcık saçlı bile değildi. Boyları endamları da Mavi ve Çınar'ınkine benzemiyordu ama kızın başında kapşon, adamın da bere vardı. Hoş sabaha karşı o saatlerde hava buz gibi olduğundan bereli, kapşonlu montlu bir çok kişi gördüm. Örneğin ben de geçirmiştim beremi başıma. Ama bunların önemi yoktu. Kapşon ve bere giyen bir çift olmaları ve Reşitpaşa'ya gidiyor olmaları benim için yeterliydi. Onlar ellerinde bavulları indikten sonra gülümseyip içimden "Döndüler herhalde" dedim.

Bu sabah o çifti hatırladım tekrar. Aslında ne güzel bir başlangıç sahnesi olur diye düşündüm. Düşünün....

Bir Perşembe akşamı... Yanınızda kumanda, günün yorgunluğundan dolayı dalgın, uykulu gözlerle ekrana bakıyorsunuz. Her zamanki gibi reklamlar var televizyonda. Sıkılıyorsunuz, kumandaya gidiyor eliniz ama o sırada başka bir reklam çıkıyor. Karanlık bir sokakta bir taksi duruyor, o kadar karanlık ki taksinin farlarının ışığı sayesinde inenleri seçebiliyorsunuz sadece. İlginizi çekiyor reklam, "Bu ne? Bir film fragmanı herhalde" diyorsunuz. Kamera yaklaştıkça taksiden inenleri daha net görüyorsunuz. Boyları, endamları ve en önemlisi giysileri size birilerini hatırlatıyor. Sessiz sokakta sık nefes alışlarını duyuyorsunuz, sık sık birbirlerine baktıklarını görüyorsunuz ama onların yüzünü seçemiyorsunuz henüz. "Kamera biraz daha yaklaşsa ya.. Bu ne böyle?" diye merak ediyorsunuz iyice. Sonunda çift duruyor. Bir evin önünde durduklarını anlıyorsunuz. Kapşonlu mont giyen kız eve bakıyor uzunca. Bereli adama dönüyor. Fısıldayarak, ağlamak üzere olduğunu belli eden boğuk bir sesle "Döndük" diyor, adama sarılıyor sıkıca. Adam da ona sarılıyor ve aynı şekilde fısıldayarak, ağlamamak için kendini zor tuttuğunu belli eden bir sesle sarılıyor kapşonlu kadına. "Döndük güzelim... Döndük" diyor, daha sıkı sarılıyor kadına. Sizin boğazınızda birşeyler düğümlenmeye başlıyor. Az önceki uykulu halinizi atıyorsunuz üzerinizden. Kalbiniz daha hızlı atmaya başlıyor. Sonra ayın onu kapatan buluttan kurtulduğunu gösteriyorlar ekranda. Sarılmış çifti görüyorsunuz. Ama kamera uzaklaşıyor çiftten ve kamera uzaklaştıkça kalp atışlarınız hızlanıyor. Ekrandaki sokağı ve evi tanıyorsunuz hemen. Birbirine sarılan kadın ve erkek ayrılıyor ve yere koydukları bavullarını alıp evin merdivenlerine yöneliyorlar. Sokağa inen merdivenleri çıktıklarında ikisi de durup demir kapılı eve bakıyorlar. Hala arkadan gördüğünüz çiftin yüzünü görmek, kendinizi inandırmak istiyorsunuz siz de. Kapşonlu kadınla, bereli adam yukarı çıkan başka bir merdivene yöneliyorlar. Yukarıdaki evin kapısında duruyorlar. Bavullarını yere koyuyorlar. Siz onları tepeden görüyorsunuz. Kadının adama döndüğünü görüyorsunuz. Adam kadının yanına gelip beline sarılıyor. "Hadi zile bas" diyor. Zile basıyor kapşonlu kadın. Kamera artık kadının ve adamın suratlarını gösteriyor. Ama ışıkta görmek istiyorsunuz onları, emin olmak istiyorsunuz. O sırada kapı açılıyor ve çiftin yüzü aydınlanıyor. Kapıyı açan kadın ve erkeği görüyorsunuz. Bir süre kapının önündeki kadın ve erkekle ve evin içindeki birbirlerine bakıyorlar. 4 insanın da gözlerinden yaşlar süzülüyor ve tabii sizin de. Evin içindeki kadın dayanamıyor artık, sarılıyor kapşonlu kadına. "Mavi...Kızım" diyor ağlayarak. Onların hıçkırıklarını duyuyorsunuz ve siz de hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyorsunuz. Kapşonlu kadın da "Fulya abla... Geri geldik işte abla. Bitti bu ayrılık artık" diyor. Kamera kapıdan uzaklaşıyor ve tekrar evi görüyorsunuz ay ışığında... En sonunda ekran kararıyor ve bir yazı geliyor.

Hırsız Polis - Dönüş... Yakında Sinemalarda...( Veya x/y tarihinde sinemalarda )



ablam sen naaptın ya... :icon_sorr bittim ben burda...direkt gözümde canlandı sahneler...Valla bu kadar olur. Süper süper...Keşke dicem ama.... bilmiyorum. Yavaş yavaş gerçeği kabul etmeye başlamışken oldu mu şimdi? :img-help:
ellerine, zihnine, gönlüne sağlık.
sevgiler...

alevalev_25_
29-03-07, 17:16
Sayfaları biraz geriden takip ediyorum. Forumda çok güzel yeni öneriler, yeni heyecanlar var ama araya gireceğim izninizle. Sevgili Ucurtmam ve Bora.asli'nin mesajlarını okuyunca dayanamadım çünkü. Ben de şu bize herşeyin HP'yi hatırlattığı olaylardan birini yaşadım.

Bu Pazartesi sabaha karşı İstanbul'a geldim. Otobüsün servisine bindim. Ben en öne oturdum. Arkadan bir kadın sesi geldi "Reşitpaşa'ya gidiyor mu servis?" diye sordu. "Girmiyor ama önünden geçiyor" dedi şoför. Servis hareket etti. Zaten uykuluyum, başımı cama dayayıp gözlerimi kapadım. Bu arada uyumuşum biraz da. Gözlerimi açtığımda Maslak civarındaydık. Ben tekrar gözlerimi kapadım. Borsanın önüne doğru durdu araba. O sırada kaldırdım başımı, dışarısı karanlıktı hala. Başımı çevirdim bir çift iniyordu servisten. Yüzlerini göremedim. Muhtemelen kız kıvırcık saçlı bile değildi. Boyları endamları da Mavi ve Çınar'ınkine benzemiyordu ama kızın başında kapşon, adamın da bere vardı. Hoş sabaha karşı o saatlerde hava buz gibi olduğundan bereli, kapşonlu montlu bir çok kişi gördüm. Örneğin ben de geçirmiştim beremi başıma. Ama bunların önemi yoktu. Kapşon ve bere giyen bir çift olmaları ve Reşitpaşa'ya gidiyor olmaları benim için yeterliydi. Onlar ellerinde bavulları indikten sonra gülümseyip içimden "Döndüler herhalde" dedim.

Bu sabah o çifti hatırladım tekrar. Aslında ne güzel bir başlangıç sahnesi olur diye düşündüm. Düşünün....

Bir Perşembe akşamı... Yanınızda kumanda, günün yorgunluğundan dolayı dalgın, uykulu gözlerle ekrana bakıyorsunuz. Her zamanki gibi reklamlar var televizyonda. Sıkılıyorsunuz, kumandaya gidiyor eliniz ama o sırada başka bir reklam çıkıyor. Karanlık bir sokakta bir taksi duruyor, o kadar karanlık ki taksinin farlarının ışığı sayesinde inenleri seçebiliyorsunuz sadece. İlginizi çekiyor reklam, "Bu ne? Bir film fragmanı herhalde" diyorsunuz. Kamera yaklaştıkça taksiden inenleri daha net görüyorsunuz. Boyları, endamları ve en önemlisi giysileri size birilerini hatırlatıyor. Sessiz sokakta sık nefes alışlarını duyuyorsunuz, sık sık birbirlerine baktıklarını görüyorsunuz ama onların yüzünü seçemiyorsunuz henüz. "Kamera biraz daha yaklaşsa ya.. Bu ne böyle?" diye merak ediyorsunuz iyice. Sonunda çift duruyor. Bir evin önünde durduklarını anlıyorsunuz. Kapşonlu mont giyen kız eve bakıyor uzunca. Bereli adama dönüyor. Fısıldayarak, ağlamak üzere olduğunu belli eden boğuk bir sesle "Döndük" diyor, adama sarılıyor sıkıca. Adam da ona sarılıyor ve aynı şekilde fısıldayarak, ağlamamak için kendini zor tuttuğunu belli eden bir sesle sarılıyor kapşonlu kadına. "Döndük güzelim... Döndük" diyor, daha sıkı sarılıyor kadına. Sizin boğazınızda birşeyler düğümlenmeye başlıyor. Az önceki uykulu halinizi atıyorsunuz üzerinizden. Kalbiniz daha hızlı atmaya başlıyor. Sonra ayın onu kapatan buluttan kurtulduğunu gösteriyorlar ekranda. Sarılmış çifti görüyorsunuz. Ama kamera uzaklaşıyor çiftten ve kamera uzaklaştıkça kalp atışlarınız hızlanıyor. Ekrandaki sokağı ve evi tanıyorsunuz hemen. Birbirine sarılan kadın ve erkek ayrılıyor ve yere koydukları bavullarını alıp evin merdivenlerine yöneliyorlar. Sokağa inen merdivenleri çıktıklarında ikisi de durup demir kapılı eve bakıyorlar. Hala arkadan gördüğünüz çiftin yüzünü görmek, kendinizi inandırmak istiyorsunuz siz de. Kapşonlu kadınla, bereli adam yukarı çıkan başka bir merdivene yöneliyorlar. Yukarıdaki evin kapısında duruyorlar. Bavullarını yere koyuyorlar. Siz onları tepeden görüyorsunuz. Kadının adama döndüğünü görüyorsunuz. Adam kadının yanına gelip beline sarılıyor. "Hadi zile bas" diyor. Zile basıyor kapşonlu kadın. Kamera artık kadının ve adamın suratlarını gösteriyor. Ama ışıkta görmek istiyorsunuz onları, emin olmak istiyorsunuz. O sırada kapı açılıyor ve çiftin yüzü aydınlanıyor. Kapıyı açan kadın ve erkeği görüyorsunuz. Bir süre kapının önündeki kadın ve erkekle ve evin içindeki birbirlerine bakıyorlar. 4 insanın da gözlerinden yaşlar süzülüyor ve tabii sizin de. Evin içindeki kadın dayanamıyor artık, sarılıyor kapşonlu kadına. "Mavi...Kızım" diyor ağlayarak. Onların hıçkırıklarını duyuyorsunuz ve siz de hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyorsunuz. Kapşonlu kadın da "Fulya abla... Geri geldik işte abla. Bitti bu ayrılık artık" diyor. Kamera kapıdan uzaklaşıyor ve tekrar evi görüyorsunuz ay ışığında... En sonunda ekran kararıyor ve bir yazı geliyor.

Hırsız Polis - Dönüş... Yakında Sinemalarda...( Veya x/y tarihinde sinemalarda )



***

Kitap önerisini ben de canı gönülden destekliyorum. Başlığın adı Kütüphane olsun bence de. Sade ve güzel bir isim, hem anlamlı da... Böylece her gün uğradığımız bir kütüphanemiz olur en azından.

yazdıklarından öylesine etkilendim kiii...açıkcası okurken içim bi tuhaf olduu... geri dönüşleri olur mu bilenmez ama bizler sanırım o dönüşü hep içimzde yaşatacağızzzz...

gördüğümüzzz...yaşadığımızzz...duyduğumuz her olaydaaa...onları bulup onları hatırlayacağızzzz...

en ufak şeylerden onlara pay çıkartarak nereye kadar gidecek bu durum inanın merak içerisindeyimmm....

eftelya61
29-03-07, 18:07
kısa bir süre önce Leyla'nın Evi' ni(Zülfü Livaneli) okumuştum. hemde 5 saat gibi bir sürede. öyle kaptırmışım kendimi. aslında konusu çok değişik, yalılardan, eski dönemlerden falan bahsediyor. anlatım tarzı çok güzel. ben kitabı bir günde okumaya karşıyım aslında, okuduklarını benimsemem, ölçmen, tartman gerekir. yani verilenle beklediğini karşılaştırma yapman lazım.
neyse demek istediğime geleyim. o kitapta, esas adı Roxy olan sonradan adı Rukiye olarak değişen Almanya'da büyümüş bir kız vardı. okurken aklıma nedense ÖD geldi. (Almanya bir etken olabilir, sert görünüşü olabilir, erkeklere inanmaması olabilir, gerçek nedenini bilemiyorum ama)
daha sonra ekşi sözlüktede bu tür bir yoruma rastlamıştım ki hiç şaşırmadım.

Tesadüfe bakınki şuanda bende aynı kitabı okuyorum.. Maalesef hala bitiremedim araya İstanbul işi ve başka özel nedenler girdi.. Aynen bende Roxy'le ilgili bölümleri okurken ÖD'nin hayatını okuyormuş gibi hissettim. Okumayanlarada Leyla'nın Evini tavsiye edebilirim.. Yazım dili çok sade ve çok güzel bir kitap..

esss
29-03-07, 18:08
duarcığım, bak senin proje adım adım canlanıyor. :)

Yazılan önerilerden toparladığım sonuç şu:

Ad: Kütüphane

Alt başlıklar:
- Son Okuduğunuz Kitap
- Altını Çizdiklerimiz
- Tavsiye Edilen Kitaplar
- (Sevdiğimiz Yazarlar Şairler de bir alt başlık olabilir belki.)

Bir de Kütüphane diye bir başlığın olmazsa olmazı, Alıntılar alt başlığı gerekli.

Üzerinde konuşulacak bir kitap seçilirse, mod o kitabın adıyla başlık açar. Hem zamanla pek hoş bir arşiv oluşur böyle.

İlk kitap başlığı olarak -Aşk irdelemeye devam- Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği önerim var. Ekleme editi:Eftelya'nın iletisini görünce aklıma geldi; Leyla'nın Evi de önerilenler arasında epeyce geçmekte.

Almanya'daki arkadaşlar da ellerindeki kitaplardan öneriler oluşturabilirler. Demek bir de önerilerin yer alacağı Ne Okuyalım? alt başlığı gerekiyor.

Sağol duarcığım. :)

duar
29-03-07, 18:35
Arkadaşlar kısaca yazayım. KÜTÜPHANE başlığı hafta sonu açılacak....

Ama alt başlıklarla ilgili biraz öneri bekliyorum. Bu arada yurtdışında bu tarz sitelerden çalma çırpma yapacağız....

Fikir ve görüşlerinizi bekliyorum....

HASRETTTTTT
29-03-07, 18:46
herkese tekrar merhabalar kütüphane olayı iyi fikir her ne kadar okumaya yazmak kadar vakit ayırmıyorsamda fikrinizi en azından destekliyorum

gelelim fasulyanin faydalarına ben en son mutluluk u okudum bir pazar günü eşimle yaşadığım şiddetli bir tartışma sonrası kendimi kızımın odasına kapatıp nerdeyse hiç kalkamadan 1 günde okudum hoş akıcı ve bunları bende yapabilir miydim dedirten sıkamadan okunacak bir kitap
aslında ben çoğu zaman pembe dizi kitapları çizgisinden pek dışarı çıkmam vallahi onları da tavsiye ediyorum beklentisiz oluyorsunuz hayatınıza çok şey katmıyo belki ama sonunda yüzünüzde tatlı bi gülümsemeyle kalktığım çok oldu

hee bir de eşimin
- bu aşk romalnlarında ne buluyorsun zırvalaması belki çok hoşuma gidiyor ve içimden verdiğim cevap
-sen de bulamadığım ve hiç bulamayacağım aşkı buluyorum

scale
29-03-07, 18:46
Arkadaşlar foruma girmeden şöyle bir baktım diğer forumların sayfalarına
birtek sıla 82 kişi var diğerleri sinek avlıyor .Perşembeler nasıl olurdu bizim dizi varken yıkılırdı forum ahhhhh tadı tuzu yok. İnanın direk arşive giriyorum hiçbiryere bakmadan.Kitap konusunda bir liste yapsak diyorum herkes çekinmeden söylesin fikirlerini sanırım biraz bukonuda cesaretlendirmek gerek !ben iyi bir okuyucu olduğum halde biraz düşünerek bakıyorum neden derseniz ?bora-aslı nın dediği gibi bazı kitaplar hemen bitiyor sabahlıyorum bazıları ise sürünüyor.Örneğin Orhan Pamuk -Benim adım kırmızı - hala elimde ve üzerine en az 6 kitap bitirdim.Demem o ki birşeyler oluşturmak için herkes fikrini söylesin çekinmesin.Foruma bakınca kitap için fikrini yazanlar çok az biraz hareket gerekli diye düşünüyorum.Bu hareketi nasıl oluştururuz bunu için düşünüyorum ben.Birbirimizi nasıl tetikleriz

ehlocan
29-03-07, 18:56
Bence Milan Kundera ile başlayalım :img-in_lo :img-in_lo Dünden beri sürekli ismi geçtiği için Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği ile başlamak güzel olur diye düşünüyorum...

Yeni Çıkan Kitaplarda alt başlık olarak açılmalı bence
Her ay yada haftayı bir şaire ayırabiliriz bu şairin kim olacağını anketle belirleyebiliriz..

RAMAYANA
29-03-07, 19:09
Kitap fikri çok hoş arkadaşlar.

Aynı anda okuyup yorumlamak çok güzel olacaktır eminim.
Daha önce Kunderayı duymamıştım.Bu sabah okuyunca aklımın bir köşesine yazdım ve dönüşte mutlaka almalıyım dedim.Gelin görünki kitapçıya gidince unutmuştum bile.Raflara bakındım belki ismi aklıma gelir diye ama maalesef:icon_sorr

Şimdi not aldım yarın mutlaka bu kitap(inanmıyorum adını yine unuttum:img-in_lo ) ve Leylanın Evi alınacak:good:

Bu düşünce sayfalara taze kan gibi geldi.Fikir analarına teşekkür:happy0064

maviözlem
29-03-07, 19:51
Bence Milan Kundera ile başlayalım :img-in_lo :img-in_lo Dünden beri sürekli ismi geçtiği için Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği ile başlamak güzel olur diye düşünüyorum...

Yeni Çıkan Kitaplarda alt başlık olarak açılmalı bence
Her ay yada haftayı bir şaire ayırabiliriz bu şairin kim olacağını anketle belirleyebiliriz..

Bu öneriyi dün sayfada okuyunca bayagi heyacanlanmistim, ama sanirim biz disarda yasayanlar icin, sizlerden ayricakli davranmak gibi bir istekte bulunmak ne kadar adil diye düsünmeye basladim...Almanya ve benzeri ülkelerde belkide cok büyük bir sorun teskil etmez ama benim yasadigim Danimarkada bahsettiginiz kitaplari edinmem imkansiz, o yüzden su karara vardim, sevinmek icin erken davranmisim, benim acimdan mümkün degil...

alamehmet
29-03-07, 19:57
Kitap fikri gerçekten süper.Bende Milan kundera varolmanın dayanılmaz hafifliğnden başlayalım derim kendi adıma o kadar çok övüldüki...Yarın ilk işim gidip almak olacak.

Bu arada bugün başıma gelen birşeyi anlatmak istiyorum.Yakın arkadaşım bir arkadaşıyla tanıştırdı beni.Kızın adı ne??Vuslat.Ben öyle bir ay vuslatmı dedim ki...Ne oldu diye sormaktan alamadı kendini kızcağız.Yok dedim boşver birşeyi anımsattı da bana...Söylersem deli olduğumdan şüphelenir diye korktum...Allahım ben ne zaman normale döneceğim...

Son olarak başlık için bence de kütüphane adı çok iyi düşünülmüş...bye

ucurtmam
29-03-07, 20:38
Bu sayfalar ne sessiz.. Oysa 2 hafta önce bu saatlerde heyecan, şüphe, beklenti, stres, karın ve başağrıları ile sayfalardaydık.. Düşündümde bu hisler olmaması daha mı iyi ?:img-wink:

Kitap konusunda yurtdışındaki arkadaşların olmaması gibi bir alternatif olamaz. Sizlersiz HP forumu olamayacağına göre sizlersiz kitap forumu da olamaz. Biz "BİR"iz unuttunuz mu? Küçük bir araştırma ile ideefixe ve pandora kitabeviniden yurtdışı için de sipariş verilebileceğini öğrendim. Kitapları baştan seçersek toplu sipariş ile maliyeti de düşünebiliriz.

Sevgiler..

TİMUÇİN_ÖZLEM
29-03-07, 21:29
Herkese iyi akşamlar.
Buluşmanın ,tanışmanın sıcak arkadaşlıkların tarifi kesinlikle bu yazılanlarda gizliydi .Organizasyondaki güzel paylasımlardan ötürü herkese sonsuz teşekkürler.
:img-wink:

zeytine-35
29-03-07, 22:12
son dönem okuduğum kitaplardan tavsiye edebileceğim
- mutluluk-zülfü livaneli
- leyla'nın evi- zülfü livaneli
- birvarmış biryokmuş - ayşe kulin
- aşka şeytan karışır - hande altaylı
- büyükelçi-emir kıvırcık (şiddetle tavsiye ediyorum biyografi olması nedeniyle tartışamasakda behiç erkini tanımak açısından önemli)
- zayıflamanın sırları :icon_whis (bu sayılmaz herhalde)

milan kundera varolmanın dayanılmaz hafifliği uzun zaman önce okumuştum
bugün konusu edilince kitaplığımda olan bir kitap seçilmesinden memnun mesut dolandım ama eve geldim kitabım yok yok başım döndü aramaktan kimde olduğunu bilsem kitabımı ver çalmışsın kitabımı diye çınarcım gibi kapısına dayanacaktım gecenin bu saatinde :icon_sorr
kitabı bulamadım ama 25.bölüm iyi geldi bana

selma23
29-03-07, 22:46
zülfü livaneli nin çok okunana bi yazar olduğunu biliyodumda benim gibi leyla nın evinin bu kadar çok seven forumdaşlarım olmasına şaşırdım.şiddetle tavsiye edilesi bi kitaptır kendisi, yazarıda öyle tabiki.
bu arada bu KÜTÜPHANE işi çok sardı galiba yada foruma yazacak başka muhabbet olmadığından herkes(görüldüğü üzere bende) tavsiyelere başlamış bile.ayrıca kitaplar bilindik vede mümkünse yeni çıkanlardan olsa çok daha iyi olur.çünkü benim gibi küçük yerlerde yaşayanlar(tabi yurtdışıda var)içinde temin edilmesi sorun.

kullar
29-03-07, 22:53
Simdi bu kitap isi cok iyi oldu fakat canlarim biz ne edek nere gidek alin bana bir depresyon nedeni daha

insallah bunaa bir cözüm bulursunuz yoksa size almanca kitaplardanmi bahsedeyim yoksa tr den dönerken aldigim bir kac kitabimi söyleyecem
bana bir aciklik getirirsiniz umarim vede cok mutlu olurum
sevgilerle


not. bu konudada insallah ikinci sinif vatandas muamelesi görmeyiz bakin depresyona girdim bile:img-hyste

blue&blue
29-03-07, 22:55
Müzikler çok gerilimli! Gerdi resmen beni!

Arıza acayip arıza. Psişik bir arızaymış yani o zamanlar. Sonradan törpilenmiş. (Armut gibi toplamışlar lan kızı :))

Aksak çok asabi...

Mavi çok güzel. "Bu kız çok can yakacak ha" blue dediydi dersiniz! "Korkarım. Polislerden herkes korkar. Bilmiyor musunuz sanki!" (Mavi 2. bölümde başlamış korkmaya :))


Ayşegül acayip saf. Öldürdü beni. Ne öyle sorgu odasına çayla girmeler falan! İçerde de komşu vardı. "Pardon" deyip kapıyı da kapatmasını rica etti ya koptum... Saf kızım Ayşegül. :icon_whis
Ha bi de Türkan Şoray Kipriği var. Kendisini kendime yakın hissettiğim kadın saf ve hamarat Ayşegül. :)

"Fındıklarıııım ne oldu ne oldu?" Ah Fulyam ne kadar içtensin! Hep böyle kal değişme olur mu?

Çınarcığımın da koluna dikiş atıldı. Bu bölümde pek beğendim kendisini. Mavi gömlek de çok yakışmış... Allah sevdiğine bağışlasın! :)

İlk 25 dk.'nın yorumuydu. Sonrasında görüşmek üzere...

Çok heyecanlı devam ediyor. Ne zaman karşılaşacaklar merakla bekliyorum. :icon_whis

blue&blue
29-03-07, 23:15
Koray: Siz de amma kavga eder oldunuz ha!
Çınar: Ne var siz hiç kavga etmiyor musunuz Seherle?
.........
Çınar: Nasıl biliyorsun bu işleri... Nasıl biliyorsun?
Koray: Ne var beğenemediniz mi beyefendi?
Çınar: Evliliğin 5 altın kuralından biri dimi... Sen kitap yazsana...
Koray: Vurucam koluna ha!
Çınar: Şişt atarım içeri ha!(Burdaki hareketi de çok cantidir ayrıca... kanımca :img-wink: )

Süper replikler.

Öncelikle Çınar'ın evlilik müessesesine ne kadar önem verdiğini çıkarıyoruz bu repliklerden. Kavga'nın boyutu ne kadar büyük olursa olsun dışarıya normalmiş izlenimi vermek. Ya da olanların normalliğini hem kendisine hem de dışarıya göstermek. Bir şekilde ikna çabaları.
Koray "amma kavga eder oldunuz" dediğinde verdiği cevapla aslında evliliğin bu şekilde yaşayan/gelişen bir yapı olduğunu sanan bir Çınar karakteri görüyoruz.

Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını aşkın da evliliğinde tutkunun da ne olduğunu öğrenecek. :icon_whis O da biz de!

İşte ondan sonra Koray'ın ince fikirlerine ihtiyaç duymayacak Çınar beyimiz. Zaten Aylin'i sevmediğini bile bilmiyor garibim. Anlaması da biraz acı bir deneyimle olacak... Küçük bir boynuz takma olayı. Ama olsun yaraları sarmaya hazırız unutmaya... :)

Ayrıyetten; Çınar biraderim kadın ruhundan da anlamıyormuş. Ya da anlamamazlıktan geliyormuş. Ya da şimdiye kadar ruhundan anlayabileceği bir kadın çıkmamış karşısına... Aylin'i öldürecek kadar sevmeyen Çınar: onu sadece robot alacak kadar seviyormuş. :) Bundan bu çıktı gece gece! :img-yes:


İzlemeye devam! Jilet'in saçlarının kesildiği de iyi oldu! Neydi o öyle korku filmi gibi... Zaten müzikler de gerilimli :)

Ve geldik! Ne biçim çalıyor bu telefon? Noluyo ya! Kendi numaram beni arıyor! :happy0064

scale
29-03-07, 23:28
Ve geldik! Ne biçim çalıyor bu telefon? Noluyo ya! Kendi numaram beni arıyor! :happy0064
İşte benim bittiğim yer bayılıyorum osahne ve sonrasına hisarda onasıl telefon değiştirme nasıl kağıt helva yemek yarabbim!!Ama son sahnede Aksak bana pek bi kuzu yavrusu gibi geldi nedense bu sefer:img-hyste

blue&blue
29-03-07, 23:32
İşte benim bittiğim yer bayılıyorum osahne ve sonrasına hisarda onasıl telefon değiştirme nasıl kağıt helva yemek yarabbim!!Ama son sahnede Aksak bana pek bi kuzu yavrusu gibi geldi nedense bu sefer:img-hyste

Ya harika sahneler tabi de! Şu Hisar sahnesindeki mantık mı çekim mi her ne hatasıysa onu öğrendikten sonra, o sahneyi izlerken orda takılıp kalıyorum. Dizi gerçeği yüzüme tokat gibi çarpıyor resmen! :icon_sorr

Bilmeyenler için: Çınar sahile gelip Mavi'yi beklerken çok ilerlerdee Mavi'nin geleceği yöne dikkatlice bakınız. Orda Mavi'nin beklediğini göreceksiniz. Aslında Özlem'in demeliydim. Sahne sırasının gelmesini bekliyor zahir... :) Oyyy gerçekler!

saso
29-03-07, 23:33
Ve geldik! Ne biçim çalıyor bu telefon? Noluyo ya! Kendi numaram beni arıyor! :happy0064

geldimi oraya ...geldimi...:happy0064 :happy0064
yok ya ben izlememe kararı almıştım...çünkü 50 bölümü tekrardan izledim..

ama dayanamıyacagım..siz böyle yorum yaparsanız....çok tahrik edici oluyor :img-help: ama...

ayartmayın arkadaşlar......:icon_whis

umarım ablama yada anneme yakalanmam....ablam kafayı yedigimi düşünüyor da...:img-hyste :img-hyste

scale
29-03-07, 23:35
[ayy neden söyledin Blue hayallerimi yıktın.Ben o sahneden Çınar dan başkasına bakmıyorum ki olsun mavi olsun bekleyen yani Özlem olsun ben razıyım bende bu akşam pek bi polyanna oldum be:icon_whis

saso
29-03-07, 23:38
:img-huh:
ikinci bölümü bir açtım daha başı ümit ve kiraz konuşuyor...
ablam içeri bi girdi..dakka bir gol bir....
yinemi dedi...:img-tomat:icon_sorr

scale
29-03-07, 23:39
umarım ablama yada anneme yakalanmam....ablam kafayı yedigimi düşünüyor da...:img-hyste :img-hyste
Boşver hepimizinkiler aynı şeyi düşünüyor biz alışkınız sen devam et :img-wink:

alamehmet
29-03-07, 23:41
Ya harika sahneler tabi de! Şu Hisar sahnesindeki mantık mı çekim mi her ne hatasıysa onu öğrendikten sonra, o sahneyi izlerken orda takılıp kalıyorum. Dizi gerçeği yüzüme tokat gibi çarpıyor resmen! :icon_sorr

Bilmeyenler için: Çınar sahile gelip Mavi'yi beklerken çok ilerlerdee Mavi'nin geleceği yöne dikkatlice bakınız. Orda Mavi'nin beklediğini göreceksiniz. Aslında Özlem'in demeliydim. Sahne sırasının gelmesini bekliyor zahir... :) Oyyy gerçekler!

Sevgili blue&blue neden neden niçin ama niçin bana bunu yaptın...Hiç dikkat etmemiştim ben buna.Kendim buraları daha çok transa geçmiş şekilde izlemekte olduğum için böyle ince detayları pek yakalayamadım..

not:Konuyla ilgili değildir belki ama benim içimde çok kalan birşey var,yardımlarınızı rica ediyorum.Hani şu meşhur mikrafon ben onu 50 bölümde hiç göremedim.Çok istedim sizlerle bende göreyim ama olmadı.Yukarda açıkladığım nedenden olma ihtimali çok yüksek kanımca görememem.Kendisini hangi bölüm civarında ve tam olarak hangi sahnede görebilirim.Bir yardım eli...

blue&blue
29-03-07, 23:41
Yalancı Çınar bence Levent tarafına gitmeyecekti sırf maviyi arabasına atmak için yaptı!

Mavi: Daha hızlı gitmez mi bu! (El hareketine dikkat. Dayı Mavi :))

Çınar: Gider de öndekilerin de gitmesi lazım... (Buradaki Mavi bakışına dikkat. Kim bu yakışıklı ya? Ne işim var arabasında bla bla bla) Bi yere yetişiyorsun galiba?

Mavi: Evet... Çocuğu okuldan almam lazım.

Çınar: (Oyyy evliymiş bakışı) Hergün sen mi alıyorsun. (Ne sorayım ki! Nasıl detay öğrenirim ki? Direk evli misin diye sorulmaz ki! :)) Servis falan yok mu?

Mavi: Yok servis mervis ben alıyorum. (Ne soruyorsun kardeşim. Uzatma iyiki arabana aldın vır vır vır)

Ne bu agrasiflik Mavi... Adamın ne suçu var. Hem nasıl iniş o arabadan. Yok yok pişman olacaksın bu yaptıklarından... :img-yes:

saso
29-03-07, 23:45
alamehmet

benim hatırladıgım mavi ümit i özel okula kayıt için getirdiginde okulun önünde durup konuştukları sahne de idi....kaçıncı bölüm hatırlamıyorum...

blue&blue
29-03-07, 23:46
Sevgili blue&blue neden neden niçin ama niçin bana bunu yaptın...Hiç dikkat etmemiştim ben buna.Kendim buraları daha çok transa geçmiş şekilde izlemekte olduğum için böyle ince detayları pek yakalayamadım..

not:Konuyla ilgili değildir belki ama benim içimde çok kalan birşey var,yardımlarınızı rica ediyorum.Hani şu meşhur mikrafon ben onu 50 bölümde hiç göremedim.Çok istedim sizlerle bende göreyim ama olmadı.Yukarda açıkladığım nedenden olma ihtimali çok yüksek kanımca görememem.Kendisini hangi bölüm civarında ve tam olarak hangi sahnede görebilirim.Bir yardım eli...

En can alıcılardan birini söylüyorum sıkı dur!

Ağvada Mavi sahilde Çınar karşısında konuşuyorlar ya! (Bkz: Bölüm 42) İşte ordaki yakın çekimlerden birinde kendisi kara yüzünü gösteriyor. O karade de pek sırıtıyor ama alışkanlık işte yadırgamıyosun. :)

Ha bulamazsan dakika skor verebilirim. :img-yes:

scale
29-03-07, 23:47
Ne bu agrasiflik Mavi... Adamın ne suçu var. Hem nasıl iniş o arabadan. Yok yok pişman olacaksın bu yaptıklarından... :img-yes:
Eh yani adama baygın baygın bakıp çok teşekkür ederim tekrarlıyalım bunu mu deseydi.:icon_whis Gayet normal hem bide geç götürdü kızı çocuk okulun önünde ağaç oldu.az bile yaptı.Ben olsaydım neler yapardım neler:img-hyste

alamehmet
29-03-07, 23:48
alamehmet

benim hatırladıgım mavi ümit i özel okula kayıt için getirdiginde okulun önünde durup konuştukları sahne de idi....kaçıncı bölüm hatırlamıyorum...

Ben az sonra arşivlerime dönüp o sahneyi bulcam.Sağol yardımın için...Kaç kez baktım dikkat ettim ama yok göremiyorum mikrafonu...Bulcam ama azmettim...

nur33
29-03-07, 23:50
Az önce dmax'te 44. bölüm fragmanını izledim ve izlerken bu bölüm fragmanına yapılan onca yorumlar aklıma geldi de...:icon_sorr

Mavi'nin sahilde Çınar'ı başından öpmesini bile vuslata erdiklerine bağlanmıştı da ne umutla bölümü beklemiştik...:img-pilot

Ben fragman didiklemeyi özledim yaa...:img-cray: :img-cray:

Neyse, sizler 2. bölümden devam ederken ben 44. bölümle araya girmemiş olayım, rica edeyim bu mesajı okumamış farzediniz...:icon_sorr


.

blue&blue
29-03-07, 23:51
Mavi: Nadir abiii!
Aksak: Zeynep ablaa! :img-hyste

Ve Mavi bir kez daha korktuğunu açıklamıştır arkadaşlar. Bir kenara not düşsek sayfalar yetmez bu kızın korkularına... :img-yes:

Scalecim dediğin gibi Aksak'ın hali hal değil. Kolay kolay bırakmaz Mavi'yi bence... Arka yolların adamı gibi duruyor.
Öyle kolaydı el sıkıp kaçmak! Daha çekilecek çilen var Mavi! Daha yeni başlıyoruz. Oyy kalbim dayanmayacak! :icon_sorr

Ayrıca fular da çok yakışmış.
Ayrıca evden çıkmadan önce salata yemiş...
Ayrıca Mavi balık ayıklamasını sevmez, Aksak ona balık ısmarlamakla hata etmiş. Baştan kaybetmiş! :)

gundogdu
29-03-07, 23:53
not:[/B]Konuyla ilgili değildir belki ama benim içimde çok kalan birşey var,yardımlarınızı rica ediyorum.Hani şu meşhur mikrafon ben onu 50 bölümde hiç göremedim.Çok istedim sizlerle bende göreyim ama olmadı.Yukarda açıkladığım nedenden olma ihtimali çok yüksek kanımca görememem.Kendisini hangi bölüm civarında ve tam olarak hangi sahnede görebilirim.Bir yardım eli...


24,bölümde de çınar mavi ve ailesini kurtarıp fulyanın evine çıkar , mavi ile konuşmak istediğini söyler mavi çınara doğru giderken hooop mikrofon görünür

FEL!ADE
29-03-07, 23:53
malum Euro D den izliyorum yeni basladi :) burda.

Aksak la Ariza acayip tiplermis eskiden daha bir orjinallermis.
pardon ya simdiki zaman kullanmak gerek.

Aksak gözlükleri ve arabasi ile cok klas bir kötü adama benziyor. bakalim nasil ve ne kadar kötü bir adammis su Aksak bey..?!
Mavi kizda cok cin fikirli cikti Baskomisere verdigi cevaplara göre bu kizi bu Baskomiser daha cok kovalar.
cok zekice, polislerden herkes korkar önermesini atti ortaya ve atigi yem tuttu.
iki polisten birini yumusatmayi basardi.

reklam arasindan sonra devam ederim..

alamehmet
29-03-07, 23:53
En can alıcılardan birini söylüyorum sıkı dur!

Ağvada Mavi sahilde Çınar karşısında konuşuyorlar ya! (Bkz: Bölüm 42) İşte ordaki yakın çekimlerden birinde kendisi kara yüzünü gösteriyor. O karade de pek sırıtıyor ama alışkanlık işte yadırgamıyosun. :)

Ha bulamazsan dakika skor verebilirim. :img-yes:

Şuan 42.bölümde geziniyorum.Arıyorum o hiç göremediğim mikrafonu.Bulmayı ümit ediyorum.Eğer bulamazsam o dakika skoru istemek için geri geleceğim...

saso
29-03-07, 23:55
Ben az sonra arşivlerime dönüp o sahneyi bulcam.Sağol yardımın için...Kaç kez baktım dikkat ettim ama yok göremiyorum mikrafonu...Bulcam ama azmettim...

o sahne 34.bölümde

ama o sahne için bende iyice bakayım...çünkü bölüm ararken sahneyi tekrardan izledim şimdi bulamıyorum mikrofonu....:img-pilot

ama eminim ....gördüm daha önce bu sahnede...:icon_sorr

Argosy
29-03-07, 23:59
Arkadaslar malum yurt disindayiz.Turk tv miz de yok..Bosroldeki kizla, o baskomisere bile diklenen komiser cocuk :) karsilastilarmi..nasil karsilastilar.Karakolda mi oldu.. Anlatmadiniz hic..Komiser cocuk ne ara kizi arabaya aldi..Noldu ki. Ayrinti verin arkadaslar.Biliyorum aksam izlerken hic tadi olmayacak ama onbilgi iyidir.:)

mega1
30-03-07, 00:02
iyi geceler arkadaşlar hp ilk beş bölümünü daha önce hiç izlememiştim sitesinden izlemeyi sevmiyorum bölümleri de sondan başlayarak indirdiğim için ve dee perşembeyi beklediğimden bu gün izlemek kısmetmiş 50.bölümdeki maviyle 2.bölümdeki mavi ne kadar farklı allahım o saçları çok daha güzelmiş küçük bir kızçocuğu gibi ... komiserimiz resmen çarpıldı sahilde mavinin dediğini bile duyamadı ...nasıl tanıycam ben seni ? eee ben uzun boylu esmerrrr...

eflatun
30-03-07, 00:03
Evet evet benim de bu bilgilere ihtiyacim var. O kivircik baska araba caldi mi??

scale
30-03-07, 00:03
Ayrinti verin arkadaslar.Biliyorum aksam izlerken hic tadi olmayacak ama onbilgi iyidir.:)
Ayrıntı verirsek tüyoyo girer olmazzz sonra izleyince tad alamazsın:img-wink:

alamehmet
30-03-07, 00:03
Pek sevgili saso,blue&blue ve gundogdu.Benim körlüğüm şu dakika itibariyle tescillendi evirdim çevirdim öyle baktım böyle baktım ama yok ben göremiyorum olmuyor.Sanki gundogdunun dediği 24.bölümde görür gibi oldum ama pek emin değilim...Yardım ettiniz o kadar bana sağolun hepiniz ama malum körüm kanımca...

Argosy
30-03-07, 00:06
Ayrıntı verirsek tüyoyo girer olmazzz sonra izleyince tad alamazsın:img-wink:
Hic olmazsa nerede karsiastilar ne konustular onu soyleryin arkadaslar..Komiser, sert cocuk , kizin hirsiz oldugunu ogrendi mi? Ya da tam tersi?:)..

esss
30-03-07, 00:07
Bu öneriyi dün sayfada okuyunca bayagi heyacanlanmistim, ama sanirim biz disarda yasayanlar icin, sizlerden ayricakli davranmak gibi bir istekte bulunmak ne kadar adil diye düsünmeye basladim...Almanya ve benzeri ülkelerde belkide cok büyük bir sorun teskil etmez ama benim yasadigim Danimarkada bahsettiginiz kitaplari edinmem imkansiz, o yüzden su karara vardim, sevinmek icin erken davranmisim, benim acimdan mümkün degil...

Olur mu hiç Sevgili maviözlem, bahsedilen kitaplar ilk elden akla gelenler. Sen de elindekileri bir ser bir öner bakalım neler olacak; havlu atma böyle baştan a canım. :img-yes:

FEL!ADE
30-03-07, 00:07
Mavi: Nadir abiii!
Aksak: Zeynep ablaa! :img-hyste

Ve Mavi bir kez daha korktuğunu açıklamıştır arkadaşlar. Bir kenara not düşsek sayfalar yetmez bu kızın korkularına... :img-yes:

Ayrıca fular da çok yakışmış.
Ayrıca evden çıkmadan önce salata yemiş...
Ayrıca Mavi balık ayıklamasını sevmez, Aksak ona balık ısmarlamakla hata etmiş. Baştan kaybetmiş! :)

evet o Aksak in Zeynep Abla reaksiyonu racon bilen bu tip adamlarin lafiydi.
bozuldu ama contra ile ayar verdi Aksak Bey :)
sigara icermis demek zamanla birakacak ve epeyce kilo alacak kendileri..
o meyhanede onlarla ayni masada olmak vardi.
gercekten Mavi nin yaninda oturup iyi gidiyorsun, devam devam deyip koclugunu yapasim geldi... aslinda aninda oracikta adami bitirmeliydi. yumusak ve minnetar davraniyor Mavi, elinden geldigince dik durdu ama bu o adama yetmez gibime geldi.

scale
30-03-07, 00:10
Hic olmazsa nerede karsiastilar ne konustular onu soyleryin arkadaslar..Komiser, sert cocuk , kizin hirsiz oldugunu ogrendi mi? Ya da tam tersi?:)..
Hadi bu sefer söyliyelim bari öğrenmedi öğrenmedi:img-in_lo Ayy karşılaşınca çocuk fena tutuldu gibi geldi ama bakalım bizde bilmiyoruz daha haftaya belki kızı yakalar bellimi olur:img-wink:

esss
30-03-07, 00:12
Simdi bu kitap isi cok iyi oldu fakat canlarim biz ne edek nere gidek alin bana bir depresyon nedeni daha

insallah bunaa bir cözüm bulursunuz yoksa size almanca kitaplardanmi bahsedeyim yoksa tr den dönerken aldigim bir kac kitabimi söyleyecem
bana bir aciklik getirirsiniz umarim vede cok mutlu olurum
sevgilerle


not. bu konudada insallah ikinci sinif vatandas muamelesi görmeyiz bakin depresyona girdim bile:img-hyste

Çikolata konuşsak o zaman? :img-hyste

Maviözlem'e de yazdığım gibi, elinizdekileri bir serin bakalım. Demokrasilerde çareler tükenmez. Başlarız, ardı gelir. TMC miyiz ayol? Yarım bırakmak, depresyona sokmak onların işi. :img-yes:

saso
30-03-07, 00:13
Pek sevgili saso,blue&blue ve gundogdu.Benim körlüğüm şu dakika itibariyle tescillendi evirdim çevirdim öyle baktım böyle baktım ama yok ben göremiyorum olmuyor.Sanki gundogdunun dediği 24.bölümde görür gibi oldum ama pek emin değilim...Yardım ettiniz o kadar bana sağolun hepiniz ama malum körüm kanımca...

arkadaşım yada zaman aşımına ugradı mikrofonlar..

ben daha önce gördügüm mikrofonu göremiyorum :img-hyste :img-hyste
24.bölümdeki mikrofonu hiç göremedim..
42 yi araştırmya başlamadım..

kanımca zaman aşımı oldu...buhar oldu uçtu bu mikrofonlar....:img-hyste :img-hyste

saso
30-03-07, 00:18
Hic olmazsa nerede karsiastilar ne konustular onu soyleryin arkadaslar..Komiser, sert cocuk , kizin hirsiz oldugunu ogrendi mi? Ya da tam tersi?:)..

resimlerini eklemiştik arkadaşım :icon_whis
biraz merakını giderir belki.
işte telefonları karıştı..
çınar aradı hatunu tel karıştı diye
buluştular
ama o buluşma süperdi...:happy0064
yakışıklı beyimiz kızı beklerken kagıt helva aldı yiyor...kız gelince onada ikram etti....bir kagıt helva yiyişi vardı ki sorma.....görmek gerekir....:img-hyste :img-hyste

ve ilk etkilenen koca çınar oldu galiba..mavi kadına öyle bir baktı ki...:img-blush

ilerde çınar bu hatuna böyle bakarsa....mavi hatunda yandı...bizde.....:img-hyste

alamehmet
30-03-07, 00:20
arkadaşım yada zaman aşımına ugradı mikrofonlar..

ben daha önce gördügüm mikrofonu göremiyorum :img-hyste :img-hyste
24.bölümdeki mikrofonu hiç göremedim..
42 yi araştırmya başlamadım..

kanımca zaman aşımı oldu...buhar oldu uçtu bu mikrofonlar....:img-hyste :img-hyste

Haklı olabilirsin bende görmeyi başaramadım.Heralde kısmet değilmiş napalım:img-hyste .24te ucundan azcık görür gibi oldum ama beni tatmin etmedi emin olamadım görüp görmediğimden...Ama araştırmalarım devam edecek.Yok öyle kısmet değilmiş.Şimdi de kendimle çelişmeye başladım.2.bölümüde henüz bitirdim daha,mikrafon arama derdine düşünce.Az sonra 2.bölüm yorumlarımla geliyorum...bye

esss
30-03-07, 00:26
blue&blue:Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını aşkın da evliliğinde tutkunun da ne olduğunu öğrenecek. O da biz de!

Kınıyorum! Âdetim kurusun, izleyip bitirdikten sonra yazarım ve tam havama girmiştim ki limon sıktınız.

Tüyo vermeyin! Ayrı başlığa lütfen. :dito

Tüh! Kaçtı hevesim işte. Gidip başka dizi izleyesim var. En iyisi hiç tutulmamak valla; belli ki sonu iyi gelmeyecek bu işin. Mızlayacağım, surat yaptın diyecekler sonra...

Fakat kızı pek sevdim, 2. bölümdür cozlamadı. Saçlarını biraz toplayacak mı yoksa hep böyle hırpani mi takılacak acaba? Senaryo da hiç fena değildi üstelik, korkuyordum oysa senaristlerden.

alamehmet
30-03-07, 00:30
gördüğüm mikrofonlu bir sahne: 42 bölüm dakika 53
hemde iki kez
yeterli olur sanırım alamehmet.

2 bölümün ardından konuşulan mikrofonlu sahne üzerine 24. ve 42. bölümüde özet geçip izledim. bu akşam uyku yok sanırım.

2. bölümde ne hoş sahneler varmış ya.

kusura bakmayın 44 yazmıştım 42. bölüm olmalı. malum yeni bölüm heyecanı

Az önce körlüğümü tescilledim ben sevgili bbdbhb...Ben bir karartılar görüyorum sadece kendisini göremedim olmuyor...Ama başaracağım hissediyorum.Bir ben göremedim kanımca forumcak herkes biryerlerde görmüş...Sağolun arkadaşlar siz çok yardımcı oldunuz(aslında bahaneyle eski bölümlere bir daha şöyle bir bakıldı)zahmet ettiniz ama neylersiniz karşınızdaki göremiyor...

gundogdu
30-03-07, 00:32
Az önce körlüğümü tescilledim ben sevgili bbdbhb...Ben bir karartılar görüyorum sadece kendisini göremedim olmuyor...Ama başaracağım hissediyorum.Bir ben göremedim kanımca forumcak herkes biryerlerde görmüş...Sağolun arkadaşlar siz çok yardımcı oldunuz(aslında bahaneyle eski bölümlere bir daha şöyle bir bakıldı)zahmet ettiniz ama neylersiniz karşınızdaki göremiyor...



keşke devam etseydi ve o mikrofunu her sahnede görseydim , onu bile özledim

nur33
30-03-07, 00:34
.........öyle bir baktı ki...:img-blush

ilerde çınar bu hatuna böyle bakarsa....mavi hatunda yandı...bizde.....:img-hyste

İlerde de böyle bakar mı bakmaz mı bilemem ama, ben TE'yi daha önceki Halil ve Hakkı rollerinde izlediğimde beni hiç etkileyememişti. Hem ben bu ilk bölümlerdeki TE'yi de yine beğenmemiştim. Ama ilerleyen bölümlerde Çınar fiziksel değişime girer ve Mavi'ye olan aşkıyla, rolünün etkisiyle beni de etkiler mi bakalım göreceğiz...:img-hyste :img-hyste


.

esss
30-03-07, 00:43
Şu mikrofon konusuna daha önce bir arkadaşımız teknik bir açıklama getirmiş ve bunu hata sandığı için özür de dilemişti. Keşke bir kaç kez vurgulasaymış.

Arkadaşlar, ekran ayarlarıyla ilgili bir sorun bu. Film forumlarında da sık sık geçer. Sinema salonlarının bazılarında mikrofon görünür, bazılarında görünmez örneğin.

Kesinlikle hata değil, en azından bunu bilin.

sevim1967
30-03-07, 00:46
Ben biraz geriden geliyorum kusura bakmayin.
Sevgili zeytine ilgin icin tesekkürler..
Ben de ayse Kulinin hemen hemen bütün kitaplari var özellikle Sevdalinkayi tavsiye edebilirim.
Sevgili Etfalyanin da yazdigi gibi Varolmanin dayanilmaz hafifligin yazarini hic tanimiyorum.
Sevgili Ucurtmamcok sagol,bizler icin arastirma yapmissin.
Bu kitapevlerinin web siteleri vardir muhakkak,arastiracagim...
Sevgiler.....bye

saso
30-03-07, 00:47
Az önce körlüğümü tescilledim ben sevgili bbdbhb...Ben bir karartılar görüyorum sadece kendisini göremedim olmuyor...Ama başaracağım hissediyorum.Bir ben göremedim kanımca forumcak herkes biryerlerde görmüş...Sağolun arkadaşlar siz çok yardımcı oldunuz(aslında bahaneyle eski bölümlere bir daha şöyle bir bakıldı)zahmet ettiniz ama neylersiniz karşınızdaki göremiyor...

görüm ...gördüm 42.bölümdeki mikrofonu..

arkadaşım kocaman bir mükrofon bekleme ...tutan kişinin kolu yrulmuş galiba titrettmiş mikrofonu..

ucundan görülüyor...:img-hyste

çınar ben aradım fulya ablayı burada olmamız tesadüf degil diyor ve biraz uzak çekim yapılıyor...ve oanda tam mavi ve çınarın ortasında yukarda mikrofonun ucu görülüyor...:happy0064

bak bu kadar açık adresden de görmezsen....ne diyeyim ki...:icon_whis

saso
30-03-07, 00:53
keşke devam etseydi ve o mikrofunu her sahnede görseydim , onu bile özledim

keşke.....:icon_sorr :icon_sorr

ama sana da tesüflerimi bildiririm...42.bölümdeki mikrofona söylenirmi arkadaşım.....

o sahildeki uzak çekim sahne....:icon_sorr ...yarım bıraktın çalıyor....(ben hala o şarkıyı dinleyemiyorum...:icon_sorr )42 mikrofonu görelim diye izledim sahneleri....sanra geldim 24 nolu kapının önüne...
şimdi 42.nin finalini izleyipde 43.ilk sahnesini izlememek olmuyor ki.....:img-blush

gundogdu
30-03-07, 00:55
kütüphane fikri çok güzel ben de iki kitap önerebilirim


can dündar - kırmızı bisiklet,,,
en son bu kitabı okudum arkasında şöyle yazıyor;
...süzüldüm imbiğinden...
piştim, o ihtiyarın dergahında...
babamın oğluydum eskiden;
oğlumun babası oluverdim birden


mümin sekman- herşey seninle başlar

rüzgarı suçlamayı bırak, yelkenleri kullanmayı öğren
seyirci koltuğundan sıkıldıysan,sahneye çık

nur33
30-03-07, 00:57
görüm ...gördüm 42.bölümdeki mikrofonu..

...........çınar ben aradım fulya ablayı burada olmamız tesadüf degil diyor ve biraz uzak çekim yapılıyor...ve oanda tam mavi ve çınarın ortasında yukarda mikrofonun ucu görülüyor...:happy0064 .......

Arkadaşım, 42. bölüm sahil sahnesinde mikrofonun sadece ucu değil, bende kabloları bile görünüyordu çok iyi hatırlıyorum.:img-pilot

Ve hatta 42. bölümde hatırladığım kadarıyla sadece o sahnede değil, başka sahnelerde de mikrofon gözüme girmişti. Yarın tekrar izlediğimde ayrıntı vereceğim...:img-yes:

Cumartesi dmax'te 44. bölümü izleyeceğime göre yarın 42'yi, Cumartesi de 44 öncesi 43'ü izlemem farz tabii ki...:)


.

alamehmet
30-03-07, 01:03
Evet biraz 2.bölümden bahsetmek istedim.Henüz bitirdim ben izlemeyi.Aslında biterdi daha erken ama aklıma nerden geldiğini bilmem bir mikrofon derdine düştüm ki sormayın...Göremedim bugünlük ama denemeye devam edeceğim...

2.bölümde Ayşegül çok saf ve çok tatlıydı.Elinde çaylarla gelmesi Maviye istermisin demesi,çıkarken kapıyı kapatırmısınız demesi çok ama çok tatlıydı...Mavi az cin değilmiş yani nasılda bir bahane buluverdi,kurtarmak için kendini...Aklımda hep bir soru var acaba Çınar kolundan yaralanmasa ve o sorgu odasına girse herşey nasıl olurdu??

Aylin,hayatımda gördüğüm en itici kadın.İlk önce yaralanan kocasıyla ilgilenir gibi yapıp konuyu yine parasızlığa getirdi ya tebrik ediyorum burdan kendisini...Çınar bu kadınla nasıl 3 yıldır berabermiş merak ettim doğrusu...Tartışmalarından sonra Çınar ve Koray konuşmasında tam anlamıyla koptuğum bir yer var paylaşmak istedim.Koray'ın,Çınar barışma hediyesi olarak robot alma fikrini söyledikten sonra iki kilo patates al sen en iyisi dediği sahne.(burda asıl kopmamamın sebebi başka tamamen 2.bölüm yorumları dışında dikkate almayınız ben çenemi tutamayıp anlatacağım:img-hyste benim bir kız arkadaşımın erkek arkadaşı çiçek almaktan pek hoşlanmaz ve birgün kız aarkadaşıma aynen şunu der.Canım çiçek yerine bir kilo muz alalım oturur karşılıklı yeriz en azından midemize birşey girmiş olur çiçek kurur gider.Evet yani Korayın bu teklifinin cazip gelebileceği insanlarda yok değil)

Ve Çınar hediyesini almaya gider.Ta ta hayatının aşkı olacak kadınla teğet geçerler birbirlerine ama kader ağlarını örmüştür ve telefonları karışmıştır.Ama ne de iyi olmuştur...Çınar hediyesini alır ve eve gider karısı sevgilisyle telefondadır...Şüphelenir...Belki kötü birşey ama nelere vesile olacak oy oy...

Aksak ve babası...Bu dizide beni en çok etkileyen sahneler olmuştur.Bir parça zaman zaman kendimden birşeyler bulduğum için kanımca bu kadar derinden etkiler beni.Aksak ne güzel dedi ama kadınsız erkek pusulasız gemiye benzer,nereye gideceğini bilemez,kaybolur...

Nihayet buluşma...İlk bakışları birbirlerine...Nerden bilebilirler ki neler yaşayacaklarını...Keşke bende bilmesem ama işte biliyorum ne yazıkki...Çınar 'ın Maviyi görünce ne yapacağını şaşırıp birden elindekini uzatması Mavinin alması...Çok güzeldi...(Ama şimdi ben tam burda birşey sormak istiyorum bu adam evli tamam evliliği pek iyi gitmiyor ama bir bayandan bu kadar etkilenmesini bir ben mi yadırgadım yoksa başkaları da varmı...Yani normal hayatta böyle birşeye böyle hayranlıkla bakamazdım kanımca...Neyse ben girmesem daha iyi oralara...)Mavi ilk bölümlerde daha sert ifadelere sahipmiş yani daha bir erkeksiymiş...Durakta Çınar iyiki durdu ve Maviyi davet etti arabaya.Ama Mavi arabaya binerken sağı solu nasıl kolaçan etti ve bindi...Araba Çınarı bir tek dövmediği kaldı...Garibim Çınarda Maviden laf almaya çalışmaktan terslendiğini bile ummursamadı...Okula vardıklarında Mavi Merte sarılırken ne güzel baktı ama dimi Çınar...

Yine efkarlandım ben...Bu eski bölümleri izleme işi bana iyi mi geliyor kötü mü çözemedim...Ama iyi de gelse kötüde gelse kopamıyorum naparsın...Bağımlılık böyle birşey olsa gerek...Kanımca biraz karışık yazdım...Mikrofonda aklım ondan...

not:ben mikrofon aramaya gidiyorum.Bu sefer bulmadan gelmem inşallah

saso
30-03-07, 01:04
Arkadaşım, 42. bölüm sahil sahnesinde mikrofonun ucu eğil, bende kabloları bile görünüyordu çok iyi hatırlıyorum.:img-pilot

Ve hatta 42. bölümde hatırladığım kadarıyla sadece o sahnede değil, başka sahnelerde de mikrofon gözüme girmişti. Yarın tekrar izlediğimde ayrıntı vereceğim...:img-yes:

Cumartesi dmax'te 44. bölümü izleyeceğime göre yarın 42'yi, Cumartesi de 44 öncesi 43'ü izlemem farz tabii ki...:)


.

ya şimdi alamehmet kör....:img-tomat
ya ben ne oldum.....:img-hyste :img-hyste :img-hyste


bende kitap konusunda bir kaç kitap söylemek istedim..

çogunluk okumuştur (çok bildik kitaplar )ve bence karşılıklı analiz yapılabilecek kiaplarda...çünkü ben bu kitapları okuyan arkadaşlarımla fikir alışverişinde bulunmuşumdur.

suç ve ceza...dostoyevski
yüreginin götürdügü yere git....susanna tamaro.
devamı olan kitap
yüregimin sesini dinle...susan tamaro

zeytine-35
30-03-07, 01:22
kitap bulamayan arkadaşlar için
bölüm veya sayfa nasıl okumayı kararlaştırırsak henüz kesinleşmedi ama
kitabı scanner den kopyalayıp mail adreslerine göndermek çok uçuk bir teklif mi olur ? bunu başarabilirmiyiz?
en azından deneriz

alamehmet
30-03-07, 01:42
ya şimdi alamehmet kör....:img-tomat
ya ben ne oldum.....:img-hyste :img-hyste :img-hyste


bende kitap konusunda bir kaç kitap söylemek istedim..

çogunluk okumuştur (çok bildik kitaplar )ve bence karşılıklı analiz yapılabilecek kiaplarda...çünkü ben bu kitapları okuyan arkadaşlarımla fikir alışverişinde bulunmuşumdur.

suç ve ceza...dostoyevski
yüreginin götürdügü yere git....susanna tamaro.
devamı olan kitap
yüregimin sesini dinle...susan tamaro

Ben %100 körüm sevgili saso.

Bu arada suç ve cezayı şuanda okumaktayım arkadaşım benimde önerebilceğim kitaplar arsındadır.Ayrıca benim adım kırmızıyı okumamış olsamda hakkında çok övgü aldım...Aklıma gelirse daha yazarım ama benim aklım varolmanın dayanılmaz hafifliğinde kaldı.Zeytine-35 önerin bana mantıklı geldi dediğin gibi yapıp arkadaşlara yardımcı olabiliriz neden olmasın ki??

eflatun
30-03-07, 03:30
Oncelikle Sevgili duar'a kitap forumu fikri ve baslamasi icin cabalarindan dolayi tesekkur ederim. Gercekten son derece guzel bir dusunce. HP dizisini sevmemizin en buyuk nedenlerinden biri, bizi dusundurmesi ve sayfalarca yazmaya tesvik edecek, karakter tahlilleri yapmayi istetecek derinlikte olmasiydi. Yorumlarini okumayi cok sevdigim ve dizi bittigi icin okuyamamaktan korktugum arkadaslari yeni sayfalarda gorecegime cok memnun oldum. Aramiza katilacak daha nice kitapseveri dusundukce inanin heyecanlaniyorum.

Basligin isim annesi sevgili meline, sana da sonsuz tesekkurler! Bundan daha iyi bir baslik olamazdi!

Ben son 3 yildir bir kitap klubune uyeyim. Biz kitap secimlerimizi 3 ana basliktan yapiyoruz. 6 ayda bir 6 aylik liste belirliyoruz. Secim yapilan gruplar ise klasikler, Nobel ve Pluitzer odullu kitaplar ve son olarak da o ayin Best Seller listesine girmis kitaplar. Bunlari tarayarak 2'ser adet 6 kitap belirliyoruz. Altinci toplantida yeni listeler olusturuluyor ve bir sonraki 6 aylik liste yapiliyor.
Biz de bu sekilde bir liste yapabilirsek yurt disindaki arkadaslar sevgili ucurtmam'in soz ettigi yollarla bu kitaplari edinebilir. Belki ilk kitaba istirak edemeyiz ama sonrakileri okuma sansimiz olabilir.

Hepinizi o sayfalarda gormek cok guzel olacak.

meline
30-03-07, 09:34
Oncelikle Sevgili duar'a kitap forumu fikri ve baslamasi icin cabalarindan dolayi tesekkur ederim. Gercekten son derece guzel bir dusunce. HP dizisini sevmemizin en buyuk nedenlerinden biri, bizi dusundu