Tüm Versiyonu Göster : Hırsız Polis Öncesi /Sonrası
Sayfalar :
[ 1]
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
Finale bir kala diziyle ilgili içinizde kalan ukteleri,sevinçleri,gönlünüzde yer eden replikleri,sahneleri ,diziye dair özel anlarınızı paylaşmanız için bu başlığı açıyoruz.
Genel sohbet ortamı yaratacak mesajlardan,
Diğer üyeleri rencide edici,cevap hakkı doğurucu mesajlardan,
Oyuncuların özel hayatları hakkında polemik yaratacak mesajlardan,
özellikle kaçınılmasını belirterek forum kuralları dahilinde keyifli ve seviyeli paylaşımlar diliyorum..
Sevgiler
Ehlocan
Ağlama duvarımıza hoşgeldiniz!
Çok mutluyum böyle bir başlık açıldığı için! Her ne kadar isim annesi olamasam da diğer adı benim için hep ağlama duvarı olarak kalacaktır. :)
Sevgili Ehlocan çok teşekkür ederim inceliğine!
Hadi hep beraber paylaşalım HP'nin öncesini ve sonrasını...
İlk mesaj benden olsun:img-wink: Tutuldugumuz illetin sebebi,aynı zamanda çaresi olan en sevgili dizimiz Hırsız Polis imiz ,keske 50 degil 150 bölüm izleyebilseydik:img-wink:
Bu illetten kurtulmak isteyen kim?:img-in_lo
(aa gec kalmışım):icon_whis
İlk mesajlardan birini yazmak da bana nasip oldu, ne mutlu. Nereden nasıl başlanır bilemiyorum ama ben bu diziye kelepçe sahnesiyle kelepçelendim ve bu günlere geldim. Şimdi bitiyor olmanın acısı ve hüznüyle dolaşıyorum bu sayfalarda, içim burkularak ama hayat işte her şeyin bir sonu var ne yazık ki.
Sevgili Ehlocan bu başlık çok iyi oldu teşekkürler fakat finale 1 kala yazısı içimi sızlattı.iyisiyle kötüsüyle herkese paylaşımları için ben çok teşekkür ediyorum herzaman veda ile ilgili şeyler çok zor yazılıyor.Hele insanın çok sevdiği bir şeye veda etmesi çok çok zor HP veda ediyor ama dilerim biz bu güzel forumdaşlığı devam ettirebiliriz sevgiyle kalın
Neresinden başlanır, neresinden bitirilir ki , ukteler ,sevinçler ,gönlümüze yer eden replikler ,sahneler o kadar çok ki.. Bir tanesini anlatmaya kalksak peşi sıra hepsi gelip dağıtacak tüm bedenimizi.. Yok çare burda yazmaktan öte.. Kimsesiz kalan çocuklar gibi bizi terketmeye hazırken anne sığınağı olan forumumuz elimizde kalan sevinçlerle sahnelerle veda edeceğiz herşeye, herkese,,
İçimde çok şey birikmişş , neresinden başlasam bilemiyorum ki , tutacak bir uç bulamadım, ağlayacak bir repliğe sığınmam mı gerek acaba başlamak için, Başlasam zamanıma minnnet,,ah eder gönlüm hacıma dayanacak kuvvet, gelir gider kaçar herkese nispet, olasım var şu sayfafada gidene hasret...:icon_sorr
Mesajımın başında teşekkürlerimi sunayım öncelikle sevgiki ehlocan'a :
Uktem Çınar'ın evinde gerçekleşmemiş vuslat
Sevincim o kadar çokki ama sanırım en büyüğü Mavi'nin karakol kapısında Çınar'a dönüp "hayır ya gitmemeliyim"dediği sahnedir..
Gönlümde yer eden replikler yaz yaz bitmez
"Islanmışsın-Umrumda değil"
"Seni bırakıp nerelere hangi tatlie gideyim"
"Nasıl dayanıyorsun-Dayanamıyorum"
"Şeyy ben su içmeye kalkmıştım-Sıcak dimi bende susadım"
Anılarmı öncelikle dizi sayesinde tanıdığım arkadaşlarım(HER NE KADAR YÜZYZÜE GÖRÜŞMESEKDE),bir dizi için öfkelenmek,ağlamak,sevinmek gibi duygularında olduğunu bünyemde hissetmek..
Bu daha açılış devamı gelecektir...
Hp öncesi mi? Kendimi zorluyorum zorluyorum ve hatırlayamıyorum, nasıldı HP öncesi? O kadar eskidenmiş gibi geliyor ki...
Bunları yazarken aklıma Aksak'ın muhteşem repliği geldi;
"Bir bilsem Mavi gelecek mi? geçmiş mi??"
Sevgili Ehlocan'a çok teşekkürler..
Bu sayfa öyle güzel yazılarla dolup taşacak ki, kitap haline getirip "gillere" hediye etmek isteyeceğiz...:img-wink:
güller diyarı 07-03-07, 16:40 ilk başlıkta bende olayım istedim başlığımız hayırlı olsun aglamak için iyi bir neden hp nin bitmesi ama bu aralar çok agladım ağlamayacagım onlar kalbimizde kalacak unutullllmayaccaaaaaklar :icon_sorr :icon_sorr
Benim icin HP oncesi ve sonrasi, objektif olarak baktigimda soyle ozetlenebilir:
HP oncesi: tv karsisinda varolan yarim yada bir saatimi herhangi bir diziyle gecirebilmek, arada bir gazete bile okuyabilmek
HP sonrasi: Bunlar da hic asik asik bakmayi bilmiyor, ahh nerde benim Cinar'im Mavi'm, nerede UY oyunculugu diyerek tv yi kapatip kendini forumda bulmak!
Sonuc: Hicbir diziyi duygu seline kapilarak izleyememek, yani hicbirinde hissedilecek bir duygu bulamamak ... Daha da kotusu son zamanlarda gittigi sinema filmlerinde bile(!), HP deki o ince ayrintilari, duygu yogunlugunu, saniyelik bakislardaki etkileyiciligi bulamamak :sad53:
Kisacasi, bazi seylerin asla eskisi gibi olmamasi, icimde bir yerlerin bunu, surekli inceden sizlayarak bana hatirlatmasi ...
bu sayfayıı görünce hüzünlendim öncesi mükemmel sonrası hüzünlü bir dizii kopamayacağımızz ama hp önce hayatımın anlamı azdı çoğladı şimdi bitince kocaman bi boşlukk dolmayacak artık kitabı devamlı okuurumm
bir zamanlar birdik biz tektik... gibi repliklerini hiç mi hiç unutmayacağım vedalardan nefret ederim:(:(:(
Hp'nin öncesini ben de pek net hatırlamıyorum Sevgili uçurtmam gibi...
Ama sonrasında elimde yüreğimde çok şeyler bırakacak onu biliyorum.
Bitmeden sonrasını düşünmeyeyim (üzülmeyeyim)... şimdisinde sevinç için kendisi yeter diyorum! :img-blush
İçi dolu dışı dolu... anlat anlat bitmez ama bol bol vaktimiz olacak nasıl olsa anlatmak için...
Sayfalar dolusu paylaşımlara...
Çok sevdiğim bir Aksak repliği de benden olsun: Sudan çıkmış balık ateşten korkmaz!
Uktem:
Çınar'ın sokaklarda sersefil olması
Mavi ve Çınar'a iki gram mutluluğun çok görülmesi
Çınar hastaneden çıkınca evde istiharat ettirilmeyip Mavi'nin ona çorba yapmaması
Aslında nikah sonrası olacakları anlatmak değil yaşamak isterim diyen Çınar'ın ve tabi Mavi'nin olacakları çok alakasız yerde yaşamalarıdır..
amanın başlığa bak (finale 1 kala) hüngür sümük valla :img-cray:
ehlocan sevgiler ve teşekkürler başlık için...
unutulmaz replikler...
unutulmaz sahneler...
unutulmaz oyuncular...
unutulmaz kavuşmalar...
unutulmaz ayrılıklar...
unutulmaz acılar...
unutulmaz mutluluklar...
UNUTULMAZ BİR DİZİ HIRSIZ & POLİS
sona geldiğimize hala inanamıyorum... :img-cray:
KARŞILAŞTIK YA TEK AVUNTU BU...
sevgilerimle...
başlık için çok teşekkürler ehlocan'a...
Hp öncesinde ne yapardım ben:icon_whis inanın hatırlamıyorum. Dersler bütün hayatımı kapladığından televizyona pek vakit ayıramazdım.
Ama HP'yi keşfettiğmden beri o kadar içiçe yaşıyorum ki nerede gerçek nerede dizi çok zaman karıştırır oldum. Ve aniden final telaşına düştüm...
Hp bittikten sonra ne yapacağım düşünmemeye çalışıyorum alışmak için uzaklaşmaya çalışıyorum forumdan ama birden Mavi'nin " Çınar burdasın" deyişini duyuyorum gaipten Çınar'ın yerine "başka bir yerde olmak istemiyorum ki" deyip geçiyorum bilgisayarın karşısına defalarca seyrediyorum eski bölümleri:img-in_lo forumu takip ediyorum...:img-help:
ağlamaktan yazamıyorum,bu başlıkla birlikte iyice anladım bitiyor ve gidiyorlar...
ahh ahh bu forumda yazacak kelime bulamamakta varmış...
sustum,durdum....:icon_sorr
edit:ben bunları yazmaya çalışırken fonda zahidemi söyleyen neşet ustanın sesi var varın halımı siz düşünün...
zahidem kurbanım oy
nol'acak halım....
hazal oguz 07-03-07, 17:00 bu başlıın açılması çok iyi olmuş
ehlocan a teeşkkürlerr
şu an için tek bişi istiormm
MUTLU SON
bunu paylaşıyım dedm şimdilik
HP öncesi nasıldı Sonrası nasıl olucakk hİç bilmiorm
wakit bulduumda bununla ilgili bişiler yazıcamm
şmdilk 15 mart'I (tabi yarın akşam 23.30-00.00 arasını bekliorm malum final yazılı bi fragman çıkıcak o saatlerdee:icon_sorr :icon_sorr )
imza: okul baskısı altında ezilip HPye yeterli düzeyde zmana ayıramadıından yakınan, nilüfern Çok Uzaklarda'sını dinleyip içi bi tuhaf olan forumdaş..:img-in_lo :icon_sorr
caddelerde rüzgar
aklımda Hp war..
nasıl dayanıcam yokluunaa benn????
HP hayatımın miladi dönümlerinden biri...
Kendi adıma çok şey yaşadım. Öncelikle internet sadece işimin bir parçası iken, hayatımın içinde yer almaya başladı. Neredeyse olmazsa olmazım.
İmza ekleyemiyorum imdatttt çığlıklarım yükselirken, resim eklemeyi bile öğrendim. Rapidden link indiemiyorum, klipleri izleyemiyorum eyvahlar olsun derken klip yapmaya başladım.. Teknolojik anlamda çooook yol kat ettim.
Çınarrrr; ahh o yakıcı delice bakışlar.. Ekran karşısında Mavi oldum, Çınar'a aşkımı doya doya yaşadım... Halâ vuslata erdik sayılmaz ya, buna da şükür.. Çınar, bende tutku oldu..
Artık programımızı yaparken HP in yayın gününe göre ayarlamaya başladık.. Eşim ve oğlumu bir tarafa bırakın, yakın dostlarım da HP nin yayın gününe ve saatine göre programları yapmaya başladı..
Sanal arkadaşlıklar bana çok uzakken; arkadaşlığı bir tarafa bırakın dostluklar kuruldu.. Hatta daha da öte, canımın parçaları olmaya başladılar..
Çevremdekiler çok realist olan Deniz'i HP den öncesi ve HP den sonrası diye anlamaya çalıştılar ve kendi haline bırakmanın çok daha doğru olacağına karar verdiler..
Gelişen her türlü olaya HP'deki replikler ile yorumlamaya başlar oldum. Hatta verilen kısacık fragmanın, bir iki kare resmin ardından yeni bölümü didikler gibi olayları yorumlamaya başlarken buluyorum kendimi..
Çok sıkı bir tv izleyicisi olmayan ben, bu kadar tutku ile bir diziye bağlanabileceğim ihtimal dahilinde değildi..
Veee sonuçta HP hayatımda çok büyük yer etti ve bunun izlerini taşıyor. Sizlerle olmak güzel... Hepinizi çoook seviyorum..
sevgili Fettan dur biraz yavaş yaz artık bünye kaldırmıyor.Yazdıklarını gözümün önüne getirince çok erken gözlerim doldu :sad53: daha var böyle giderse sonu görmeye yürek dayanmıyacak bişey hissettim MUTLU SON diye kendini paralayanlardanım ama mutlu son da olsa ayrılık çok zor olacak çok..
Sevgili Hazal neyaptın sen bunların üstüne o bizim şarkımız ve şu anda bilgisayardan onu dinliyorum olmaz ya bukadar denk gelir.!!!:img-in_lo
timuçin hayranı 07-03-07, 17:10 hp öncesi...
hafızamı zorluyorum ama hatırlamıyorum... napıyordum acaba... özellikle pcnin başına oturduğumda naptığımı hiç hatırlamıyorum...heralde boş boş bakınıyordum...
hp sonrası...
bir oyuncunun aşkı nasıl en iyi sekilde hissettirebileceğini, imkansızlıklar karşısında nasıl mücadele verileceğini ve daha bir çok şeyi öğrendim...
ama en başta birdaha hiç bir diziye bağlanmamam gerektiğini öğrendim...
15 martı ve onun devamında gelecek günleri hiç düşünmek istemiyorum...
Ehlocan, çok teşekkürler.
HP den önce baktığım (izlediğim değil) diziler vardı HP den sonra bakmaya dahi tahammülüm kalmadı. İyiki herkes HP izlemiyor yoksa dizi sektörünün sonu ne olurdu di mi? :icon_whis
Bu basligin acilmasini cok iyi oldu.. Bunun icin Ehlocana tesekkur ediyorum..
Benim demek istedigim sey ise..
50 cok az oldu be!
hazal oguz 07-03-07, 17:15 Sevgili Hazal neyaptın sen bunların üstüne o bizim şarkımız ve şu anda bilgisayardan onu dinliyorum olmaz ya bukadar denk gelir.!!!:img-in_lo
Gönül bağı mı denir? Telepati mi? =) Artık bilemiorm, kalp kalbe karşıymış da derler.. :img-wink: Bu HP bize n'aaptıı yaaaa?!? Bilen warsa söylesinn:img-in_lo
Bu sayfalara dönmem için böyle bir başlığa ihtiyacım varmış çok sağolasın ehlocan..
Ukte dedin içimi yaktın henüz umudumuzu yitimemekle beraber görme olasılığımızın çok düşük olduğu kıvırcık saçlı,zeytin gözlü bir bebek en büyük UKTE olacak içimde,Eğer ki Çınar yada Mavi ölecekse bu bebek hiç olmasın oda TEMENNİm olsun temennilerden söz edilmemiş ama ben yazayım..
Gidilemeyen Sezen Aksu konseri bir diğer UKTE dir benim içimde...
Yarım kalan dans sahnesi başka bir UKTEdir..
Sevince gelince sanırım en büyük sevincim Çınar'ın kadını barda bırakıp gittiği sahnedir.O sahnede tüm kadınlar çok sevindi eminim..Dizi furyası içinde TENSEL İHANETE uğramayan tek aşk..Düşünce bazında Mavi'nin Çınar'a söylemediği birkaç olay var o bakımdan TENSEL dedim :)
hp öncesi...
hafızamı zorluyorum ama hatırlamıyorum... napıyordum acaba... özellikle pcnin başına oturduğumda naptığımı hiç hatırlamıyorum...heralde boş boş bakınıyordum...
hp sonrası...
bir oyuncunun aşkı nasıl en iyi sekilde hissettirebileceğini, imkansızlıklar karşısında nasıl mücadele verileceğini ve daha bir çok şeyi öğrendim...
ama en başta birdaha hiç bir diziye bağlanmamam gerektiğini öğrendim...
15 martı ve onun devamında gelecek günleri hiç düşünmek istemiyorum...
HP öncesi;seviyesiz olduğuna HPi izledikten sonra karar verdiğim dizilerle gün geçiriyordum..
HP sonrası;HIRSIZ POLİSİ bu kadar sevdiğimi bilmiyordum.Çünkü bugüne kadar hiç bir dizi ardından ağlamamıştım...AHHHHHHHHHHH HIRSIZ POLİS AHHHHH...
KAHROLSUN REYTİNG...
hirsiz-polis öncesi:
Zaman sadece birazcik zamandi, kizginligim karanliktan korktugumdandi... gidiyorum...gidiyordum...yollar kalabalik ama issizdi, düstügün an elinden kimse tutamazdi mesela, gözler vardi senelerin yorgunlugunu yansitirdi, titreyen, utangac gözler...onlar tutabilirdi belki seni ellerini ama cok uzaktaydin, ruhun degil bedenin, nereye savrulacagini bir türlü kestiremeyen, hayatini ona ait olmayan ve asla olmayacak bedenleri seyrederken bulmak kendini ve ayni zamanda sirf senin icin ayrilmis zamanida seyreder olmak, yakalayamamak, yasayamamak, sadece seyretmek zamani...aglamak bir kacis olmaktan cikmis, aciya teslim olmaktanda ayni sekilde siyrilmis ve bir zevk, esi benzeri olmayan bir mutluluk olmustur bir an´da...kahkahalarla gülenlere degil, aglayanlara sevgi beslemek, özellikle burusturmadan yüzünü, sessiz, sakin, yalniz, gözyasi dökebilmek...Bu insanlari kiskanmak, onlar gibi olmak istemek, bagirmadan aglayabilmek...Bir cocugun gözlerine dalmaktan korkmak, onunla göz göze gelmemek icin köse bucak kacmak, gizlendigi yer huzurverici idi, satir aralari, sairlerin delirdigi an titreyen kalemiyle bahsettigi peri idi...yalnizlik tarifi olmayan bir güzellikti, insanlarin arasina kaynasip, nefesleri hissetigin an ki yalnizlik ise bambaska...Kalabaligin arasinda yüremeye calisan onca insanin yaninda iken hatta ellerinden tutarak, yalniz yürümek...bilirmisin bu duyguyu... Her gece yattiginda hayat benim, benim etrafimda dönen bir dünyam var, diyerek uyumaya calisti...her yeni güne aynadaki yüzüne gülümseyerek disariya adimi atti...gün batimi, yildizlarin karanliga hapsolmus insanlara gülümsedikleri vakit, duvarlarina kavusabildi, aynaya bakmadan, usulca yorgani cektin basina...yeterince karanlik degildi hayat cünkü...rüya görmüyecekti...yarini düsünmeyecekti...herseye, herkese cok gec kalmisti, hayat onun degilmis meger, hic olmamis, etrafinda hayat degil dönen kendisiymis sadece kendisi...
hirsiz-polis sonrasi:
Asik olmak istiyor, umut etmek istiyor, hayata yenilmek istemiyor...
Zor...cok zor farkinda herseyin...ama basarmak istiyor...yillara yenilmek, yaslanmak istemiyor...asik olmak istiyor, ask ellerinde son nefesini verdigi vakit, onu kimselere birakmadan kendi elleriyle, avucunda yüzdürerek topraklara kavusturmak istiyor, kulagina onu beklemesini fisildarak...
Sevince gelince sanırım en büyük sevincim Çınar'ın kadını barda bırakıp gittiği sahnedir.O sahnede tüm kadınlar çok sevindi eminim..Dizi furyası içinde TENSEL İHANETE uğramayan tek aşk..
Ahhh o sahne nasıl bir sahnedir öncesi ayrı bir keder sonrası başka.Mavi'nin ninnsisyle başlayan Çınar'ın efeler gibi İstikal'de yürüyüşü araya serpiştirilmiş ağlayan Mavi görüntüleri Mavi ağladı ben ağladım,barda kadın Çınar'a sokuldu ben delirdim,Ama özür dilerim deyip kadının elini itip gitmesi ahhh o gün bugün sürünmüyormuyuz ÇINAR diye..Efsane aşk diye boşuna demiyoruz.Diğerleri kendilerini yalan dünyanın yalan sevgilerinin kollarına atarken onlar acıda çekseler başkalarını düşünmediler..Ah Mavi Ah Çınar sizi unutmak mümkünmü ...
Başlığı görünce çok sevindim..teşekkürler ehlocan..
Yazmak için pek hevesliydim ama yazdıklarınızı okuyunca nutkum tutuldu..
kelimeler tükendi artık..neresinden başlasam ki yazmaya ukteleri..ağlamaktan önümü göremiyorum..
şimdilik tek söyleyeceğim..Bana iyi geliyormuşsun meğer
ve sanırım finalden sonra da daima söyleyeceğim şey budur..Çınarın bu unutulmaz repliği sanırım hepimizin durumunu özetliyor..
bitme HP..bırakma bizi:sad53:
güzel bir fikir oldu bu teşekkürler sevgili ehlocan,
valla benim her daim tek geçtiğim bir sahne varki asla unutmayacağım
o da çınarın istiklaldeki delikanlı yürüyüşü, fonda mavinin uyu yavrum ninnisi..
şimdi düşündüm de tekrar giriş yaptım;
aslında birinci bölümden 13-14 bölüme kadar süper oynamışlardı..
hadi ilk yarı diyelimm..
hatırlıyorum burda çok telaşlı çok heyecanlı günler yaşamıştık..
çünki dizinin her bölümünün her bir sahnesi doyulmaz bir şölen gibiydi..
tek tek her oyuncunun bakışını, duruşunu, kurduğu her cümleyi bırakın, herbir kelimeyi burada tek tek işliyorduk, yorumluyorduk..yetişemiyorduk bile..h.p dizisi üzerine konuşmak çok zevkliydi ..sonra....... yazık oldu......
Baslik icin sevgili ehlocana tesekkurler..
Gidip eliyorum, sayfada yazilanlari okuyorum.Bende birseyler yazayim diyorum..Yine kelimeler gozyaslarima karisip akip gidiyor ama bir turlu klavyeye dokulmuyor...
Hp den onceki hayatimda turk tv kanallari ve dizilerine dair hicbirsey yokken, Hp sonrasi sadece Cinar ve mavi ile dolu bir ekranim var artik.
Hp oncesi aksamlari , sIKIcI american programlari varken aksamlarimda, Hp sonrasi sadece Cinarli mavili klipler ve sahneler var.
HP oncesi Istanbul a dair en kucuk bir merak yokken icimde, Hp sonrasi Cinar'in evini gormek, o koltugunda soyle bir oturup ikisini dusunmek, Sariyer emniyetinde Cinar'in masasinin fotografini kendi makinamla cekmek, Rumeli Hisarindaki o banklarda kagit helva yemek, MAsumlarda bir cay icmek gibi hayallerim var..
Hp oncesi hayatimda esim ve cocuklarim varken, bilgisayarimda onlarin fotolarindan baska birseye yer yokken ,Hp sonrasi bir de Cinar ve mavi ama daha cok cinar var..:)
Bu boyle surup gidiyor iste...:(Sanirim bende HP oncesi diye birsey olmamis..Sadece HP ve sonrasi olmus..
Hala bu efsanenin bitecegine inanamiyor belki de yuregim..Nilnisa nin dedigi gibi onlar bitmiyorlar, sadece bizi birakip gidiyorlar...Keske bitmeseler, keske icimizdeki ukteleri birbir gerceklestirmek icin bir kez daha renklendirseler ekranimizi..
Ben bu aski ve bana boyle guzel hissettiren asiklari omrum boyunca untabilecegimi sanmiyorum.Onlar, ilkti, tekti ve tek kalacaklar.Lutfen gitmeyin deyip bana kulak vermeleri icin neler vermezdim.:icon_cry:
berencik_15 07-03-07, 18:13 HP öncesi diziden anlamayan sırf vakit geçsin diye izleyen biriydim taki mavi & çınarın hastane çıkışı sarılmalarını rastgele izleyene kadar ilk defa bir dizi beni ilk izleyişimde etkiledi ertesi gün izlemediğim bölümleri izlemek için o zaman bilgisayarım yoktu koştura koştura internete gittiğimi hatırlıyorum 1 hafta boyunca ilk 20 bölümü izlemiştim şimdi düşünüyorumda başka dizi için asla bunları yapmam vaktimi bir dizi için harcayamam HP den sonra hiçbir diziyi beğenmez oldum peri masalı geliyor bütün diziler hangi dizi bize aşkı ve zorluğu imkansızlığı bu kadar net gösterdiki şimdi köşe yazarları bizi çekemeyenler ve para peşinde olan lanet bir kanal yüzünden bir efsane bitiyor senaryosunun uzadığı ve tıkandığı saçmalıklarına halada inanmıyorum ilk defa bir oyuncuyu ailemden gibi sevdim insanların iç güzelliklerinin yüzlerine yansıdığını özlemde gördüm şimdi dizimiz bitiyor fragmanlarada final öncesi bölümü denince benim içim sızlıyor halada inanamıyorum bittiğine böyle bir dizi ve birbirini tamalayan çifti görebilirmiyiz acaba hiç sanmıyorum ama bir ümit işte başrol oyuncularını başka partnerlerler görmek bile istemiyorum ne zaman alışırım onu hiç bilmiyorum tek tesellim edindiğim arkadaşlıklar:icon_sorr :icon_sorr
Hayatta hiç birşeyi kınamamk gerektiğini Hp le yaşadım diyebilirm.İnsanları kınayan önyargıyla yaklaşana biri değilimdir ama Dizileri bitince kampanyalar başlatan,cenaze namazı kılıp helva pişirenlere hiç anlam verememiştim..Şimdi geldiğim/geldiğimiz durum ortada.Demekki neymiş büyük konuşmamak gerekirmiş.Buda bana/bzie Hp sonrası kalan bi kıssadan hisse oldu ...
Ben hayatimda sadece yuregime dokunan hikayeleri izledim. Onun icin seyrettigim dizi sayisi cok az.
Hirsiz polisi biraz gec farkettim ama gördugum an kelepcelendim. Her bölumunu tekrar tekrar bir kac kere izkedim, gununu saatlerini saydim. Kucukten buyuge butun oyunculari hayranlikla izledim. Hemen hemen butun karakterleri sevdim.
Beni hep gulumseten sahnelerden biri Maviyle Cinarin ilk gözgöze geldikleri sahneydi. Cinarin Maviye kagit helvayi uzatmasi Mavinin kagit helvayi ayni yerden isirip yemesiydi.
Bitiyor iste. Gönul isterki devam etsin bir suru guzel Mavi Cinarli sahne izlemek ama cabuk pes ettiler iste.
Yarim kalmis bir izleyiciyim artik.
Benim için unutulmaz sahneler o kadar çok ki..ama şimdi ilk aklıma gelen kelepçe sahnesi..bir klasik oldu..sanırım o sahnedeki ihtirası başka hiçbir dizi veya filmde göremem..
En büyük ukte de Çınarın yatak odasında gerçekleşmeyen vuslattır..vuslatın hep orada olacağını düşünmüştüm ben..yazık..
ve şunu eklemek istiyorum HPden sonra
Benim geride bıraktığım geçmişim değil, hayatımın HPsiz geçen kısmıydı:sad53:
umutkırıntıları 07-03-07, 18:20 HPÖ:Herhangi bir diziye bu kadar bağlı değildim.Zaten bunu gerektirecek bir neden de yoktu.Etraf yalan aşklarla doluydu.Daha doğrusu bize hissettirilemeyen aşklarla doluydu.
HPS:Bazı şeyleri irdeler oldum.Adaleti,aşkı,hayatı......farklı gözle yorumlar oldum.Dahası böyle güzel bir aşkı bir gün bulabilecekmiyim diye kendime sorar oldum.
İÇİMDE KALAN UKDE:Daha son bölümü izlemedim ama birinden biri ölürse işte o zaman içimde bir ukde kalır ve de kıvırcık saçlı,melek yüzlü bebeği görememek.
Sevgili ehlocan başlık için çok teşekkürler...:img-ok:
Dizide görmek isteyipte göremediğim/iz olaylardan dolayı içimde ukde kalmış sahneler var elbet ama HP ile ilgili en büyük UKDE’M –eleştirilen tüm yönlerine rağmen- HP’nin yanında esamesi okunmayacak diziler ekran sefalarına devam ederken HP’nin sezon ortasında bitirilmesidir. 15 Mart’tan sonra Tv'nin ve devam eden tüm dizilerin bana göz görgüsü olarak kalacak olmasıdır… :img-cray:
Gerçi 9 hafta daha dmax’te Cumartesi’leri TV’den izleme şansımız olacak ama… İşte ama’da tıkanıyorum, ya final kötü/mutsuz biterse… :img-help:
İşte o zaman diziyi tekrar izlemeyi yüreğim kaldırmaz ki...2. büyük UKDE’mde MUTSUZ SON olmasın lütfen... :img-fie: :img-cray:
eger birine birsey olursa bir sekilde ve biz evlendiklerini
goremezsek yani kotu bir sonla biterse 2 senedir bir
bolum bile kacırmadan izledigim bu dizi iste o zaman
icimde ukte kalır.
böylebir başlığı düşündüğün için teşekkürler ehlocan yazılanları okudukça her kelimeye,yürekten katılıyorum.HPöncesi önemsiz geçen perşembe geceleri vardı hayatımda yapılan ani programlara uyardım yoo bir programım yok derdim.misafir kabul ederdim,çamlıcayaçıkardım,zeytinyağlı dolma sarardım vs,vs bir dizi önemsiz işler zincirine dahil olurdum.
HP sonrası her şeyimi yayın saatine göre ayarlamaya başladım ,kendime özel tv aldım ki eşim ve kızım rahatsız etmesin diye,kardeşimin nişanının perşembe gecesi olacağını duyunca bir hışımla damatı arayıp olmaz o gece HP nin 1. sezon finali var deyip tarihi ertelettirdim,karnında ölen bebeğimi almamız gerek diyen dr. bu gün olmaz benim dizim varda yarın geleyim dedim ve daha neler neler şimdi HP bitiyor ben neyapacağım diye karalar bağlarken hemen aklıma bu form geliyor ve içim biraz rahatlıyor,burdaki eşsiz insanlar biliyorumki çoğumuz birbirimizi hiç görmesekte seviyoruz ve hiç ayrılmıyacağımızı umut ediyorum. MUTLU SON İSTİYORUM.:img-yes: :img-yes:
başlık için öncelikle çok teşekkür ediyorum.
2005 ekim ayında normal bir gün.papağan gibiyim sürekli ''canım sıkılıyor, seyredecek bir dizide yok''diye söylenip duruyordum.eşim tv seyrediyor ve beni çağırdı.''gel gel al sana dizi işte''.ilk fragmanlar dönüyor o ara.baktım ''sus kız cüce''dedi.vahide gördüm.sırasıyla tanıdık oyuncuları gördüm.özlem düvencioğlu ve birkaç oyuncu hariç.ekranda aa aa şu oyuncuda var ,bu oyuncuda var diyerek.o sus kız cüce cümlesi o kadar sıcak ve samimi geldi ki bana,fragmanı tekrar seyretmek için,fragman kovalamacam o an başladı zaten.
hp sonrasını anlatmama gerek yok zaten hepiniz gibiyim.birde hp final sonrası var daha. ne yaşayacağımı bilipte yaşamak istemediğim, henüz yaşamadığım.eminim ki tüm hp severler olarak aynı anda,aynı duygularla, gözyaşlarıyla veda edeceğiz.ve son olarak daha hp başlamadan sihirlisinema arkadaşımızın yaptığı yorumu ekleyerek;tmc ve kanald de yetkili birini bulamayıp istediğim gibi bağıramadım ya,sorularıma cevap alamadım ya.içimdeki uktediir.
bir tek falsosu var
kadro güzel.
uğur'un çekmemesi doğru.
timuçin, gönül yarası'ndaki şaşırtıcı oyunculuğunu sürdürürse ne ala.
türkan derya bu işin kurdu.
senaristler başarı ve tecrübe zengini.
şu anda herşey güzel.
tek falsosu;
beceriksiz, iş bilmez,
sanat ve yayıncılık yetisinden yoksun bir kanalda olmaları.
Allah kolaylıklar versin.
Her yeni iş, yeni bir umut ve türk sinemasına bir katkıdır.
Unutulmayacak cok sahne vardir mutlaka..Ama benim ilk favorim olan..Mavinn konsere gidemeyip te ertesi gun Cinara gorusmek istemdiklerini dsoyledikten sonra..Korayla Cinar sahilde konusyorlar, Koray ara hadi diye diretirken Cinar erkekleniyor "ne ariycam ya, gorusmeyelim dedi iste " , bunun uzerine koray ara hadi diye israr edince "arayim mi?" diyerek yelkenlerini suya indirmesi mest etmisti beni..Ardindan cevapsiz calan telefonla elindeki simidi denize firlatip atmasi da oldurucu vuruslarindandir.
Ikincisi de kapiya atilan yumruk sahnesidir ki..Siddete siddetle karsi olan birine bile, vay bee boylede kiskanilirmiymis dedirten bir sahnedir o...:)
TİMUÇİN_ÖZLEM 07-03-07, 18:51 Öncelikle başlık için Ehlocan'a sonsuz teşekkürler.
Benden nereden başlayacağıma karar veremedim ancak en iyisi herşeye bastan başlamak olucak.:img-wink:
Dizinin ilk etkileri müziği ile oldu. Dershane-okul arkadaslarım ,hatta dizi izleyemeyen babam bile SEN İMKANSIZSIN ,SENSİZLİK İMKANSIZ AŞK İMKANSIZ sözlerini mırıldandı günlerce...aylarca...
HP 'yi ilk olarak 16. bölümde annem izlemeye başladı.
Geçen sene alışverişteyiz saat 21:00 civarları ve ben ne alacağımı hala bilmiyordum.Annem ''kızım acele et dizim başladı ''deyip duruyordu.
''Ne dizisi anne ya hangi diziden bahsediyorsun?'' ''Hırsız Polis Hırsız polis.''
Saate bir baktı hadi cıkıyoruz dedi.Nasıl sinir oldum anlatamam.Eve gittik kardeşim hemen Kanald 'yi actı. 20. bölüm özet yazıyordu ekranda , odaya girdim annem nasıl bağırıyor kızım Çınar öldü mü? .Aaa beni bir merak aldı bu nasıl bir dizi acaba dedim oturdum izledim. 21. bölüm bitti ve ben koltuğa çakılı kaldım.O nasıl sarılmadır öyle, o nasıl ''aglama.Dayanamam '' deyişlerdir.:img-in_lo Tek kelime ile MÜPTELA oldum Mavi Çınar aşkına.
Neyse birgün netten girip araştırdım diziyi Kanald den bölümleri izleyeme basladım yavas yavas tutuklu kalır hale geldim HP ye .
Aksağa( Mavi-Çınar askına bir engel olsada) büyük bir sempatim oluştu.
Oyuncuları araştırdım.Yapım TMC de olunca tamam dedim.
Ardından forumlar geldi...Sezon finaliden sonra HP için geri sayımlar basladı...Frangmanlar...Yorumlar...Haberler ...Ve SANCILI BİR SEZON basladı Hp için.Şuan gelinen nokta ise haddinden fazla ERKEN BİR VEDA...
Hp önceside:Tv izlerdim dizide izlerdim ama hiçbir dizi için ne foruma üye oldum nede bu tür şeyler yaptım.
Hp sonrasında:Tv ye bakıs acıp acayip değişti.Kalitenin,emeğin ne demek olduğu kavradım(Tabi bu forumunda katkıları cok büyük bu unsurlara).HIRSIZ-POLİS için yaptıklarımdan asla pişmanlık duymadım,duymamda.
İyiki o gün o alısveriş merkezinden alelacele cıkmışız annecim.
İyiki merakıma yenik düşüp o gece tv izlemişim.
İyiki buradayım ,iyiki varsınız.
İyiki HIRSIZ POLİS var !
Öyle yada böyle yolun sonuna gelmek üzere olmanın yüreğime verdiği dermansız acı ile hepinizi iyi aksamlar diliyorum güzel dostlar.
bye
benim unutamadığım bir sahnede Çınar bombalama olayından sonra hastanede yatarken Mavinin Ayline ben misafir değilim çok oldu ben geleli deyişi ve sorgu odasında Çınarın Maviyi duvara yapıştırma sahnesidir ki koptığumun resimidir.
HP öncesinde Funda Ararı çok severdim.Ama dizini 10.bölümünde Ağvaya giderlerken dinledikleri şarkı AŞKI SANDIKLARA KALDIRDIM.....
HP sonrasında hala o şarkıyı ve Funda Ararı hala seviyor olucam.Çünkü dizi bitsede ben o şarkıyı her dinlediğimde bizlere verilen o aşk dolu anları hissederek dinlicem.Bu aslında çok küçük ayrıntı okadar çok varki sonrası ve öncesi.
Bu sayfayı açan ehlocan arkadaşa da yürekten teşekkür ederim....
Bende dusuncelerimi yazim bari..
Hirsiz Polisten once..
Valla ne diyimki, HPden onceki hayatim normal bi insanin, dertsiz bi insanin, kafasindan tokadan baska bisey takmiyan bi insanin, normal yasiyan bi insanin, herseyden zevk alan bi insanin hayatti nasilsa benim hayatimda oyleydi.. Ne derdim ne tasam vardi.. Hergunum HPyi dusunmeden geciyordu, hergunum HPnin fragmanini beklemeden geciyordu, hergunum HPden nefret ederek geciyordu, hergunum ozeti beklemeden geciyordu, her Cuma reytingler nasil gelicek diye dusunmeden geciyordu, nerde olsam gozlerim hep HP ile ilgili bisey gormek icin etrafa bakinmiyordu, hergunum, her saatim, her dakikam ve her saniyem HPyi dusunerek gecmiyordu, hergunum Imkansiz ask, Yarim biraktin'i dinlemekle gecmiyordu.. Daha saymaya gerek yok anladiniz siz onu..
Ve tabiki HPden once simdi edindigim bu super otesi dostluklar yoktu, hic birinizi tanimiyor etmiyordum nickinize bile rastlamiyordum, ve dogrusu bu foruma pek yazmiyordum 3 senedir buraya uye olan bi kisinin yazi 200 olurmu, eh oluyormus benimki oyleydi..
HPden once ruyalarimda HPyi gormuyordum, sitelerde hep HPye rastlarmiyim diye gezinmiyordum, okulda ingiliz arkadaslarima bi diziden bahsetmiyordum, hergun onlara telefonuma cektigim HP sahnelerini gosterip ustune ustluk soylenen her kelimeyi ingilizceye cevirmiyordum, her cuma persembe oyniyan bolumunu anlatmiyordum.. Ve tabiki asik diildim... (Cinara yani)
Uzun lafin kisasi Hirsiz Polisi tanimadan once hayatimin nasil oldugunu, nasil yasiyabildigimi hatirliyamiyorum, ve o gunlere geri donmek istemiyorum.. ASLA
Yani ..du..
Hirsiz Polisten sonra
Aslinda bu kisma pek bisi yazmaya gerek yok yukarida ne yazdiysam (-du) olarak okuyun cunki simdi yazicaklarimi oyle yapicam..
Oncellikle sunu soylimki HP benim hayatimi degistirdi hemde busbutun, dedimde dedimya HPden once ben neymisim ne yapiyormusun gercekten hatirliyamiyorum..
Ama simdiki hayatim su yonde..
Hergunum, her saatim, her dakikam ve her saniyem yani tum hayatim HPyi dusunerek geciyor..
Hergunum Persembeyi iple cekmekle geciyor..
Her Cuma acaip bi heyecan ile ucankus'a bakmakla geciyor..
Hergun okulda, ingiliz arkadaslarima HPyi anlatmakla geciriyorum, Cuma gunu bolumu anlattip, en gec pazartesi gunu bolumden onemli sahneler izletiyorum telefonumda..
Belki bin kere izledigim bolumleri bi defa daha izliyebilmek icin Cumartesi gunlerini bile iple cekiyorum..
Internet hayatim tamamen yok olmus nereye girsem, kimle konussam, nerde olsam hep gozlerim HPyi ariyor.. Msn'de hep HPden konusuyorum..
Televziyonda alakasi olmiyan programlarda bile acaba HP ile alakali bisey olucakmi diye dusunuyorum..
Kral Tv, Tatlises TV, Poweturk acaba HPnin klipi cikicakmis diye bakiyorum..
Telefonuma HPye ait baska bi dosya aciyorum, butun telefon hafizami HP ile alakali seyler ekliyorum..
Kuzenime HP ile iligi bisey bulursan gazetelerde bana gondermesi icin tembih ediyorum.. bi dizi icin..
Kose yazarlarini bile yazdiklarini artik dikkatle okuyorum..
Anketler yazip HP ile ilgili olan kisimlara yuzlerce oy veriyorum..
Ve bu zamana kadar hic kimseye karsi duymadigim bi hayranlik besliyorum Timucin Esene..
Ve belkide iclerinden en onemlisi edindigim dostlar sanalda olsa, hic gormemiste olsam, seslerini bile duymamis olsam edindigim bu harika dostluklar.. Ozellikle Ezgim, Ummum, Deryam, Helinim, Merdiyem, Ebrum.. Kac yildir tanidigim dost bildigim insanlardan 10 bin kat dost cikti burdakiler.. Sanalda dost olmazmis.. peh..
Herneyse burdada uzun lafin kisasi bu dizi benim hayatim oldu bu diziden onceki hayatim hayat diilmis sanki....
Ama cok kisa bi sure sonra bu yazdiklarimda (+du) olucak.. maalesef..:sad53:
Biliyorum hep yaziyorum ama yine yazicam hep yazicam O kadar scama sapan dizi varken neden bizim dizi bunlarin bedelini oduyor.. Neden Hirsiz Polis..?
Ay benden bu kadar ne kadar doluymusum bea.. :sad53: :sad53: :sad53:
Sevgiler
TİMUÇİN_ÖZLEM 07-03-07, 19:02 [QUOTE=meşe;2580154]HP öncesinde Funda Ararı çok severdim.Ama dizini 10.bölümünde Ağvaya giderlerken dinledikleri şarkı AŞKI SANDIKLARA KALDIRDIM.....
HP sonrasında hala o şarkıyı ve Funda Ararı hala seviyor olucam.Çünkü dizi bitsede ben o şarkıyı her dinlediğimde bizlere verilen o aşk dolu anları hissederek dinlicem.[QUOTE]
Bu yorumuda birşeyler yazmadan geçmek istemedim.
Evet bende bir Funda hayranıyım evet o sahnede bir baska güzeldi Sevda Yanığı .Ardından KELEPÇE de gelince Funda'mdan hayranlık dozumda iyice artış yasadım.:)
:img-wink:
SevgiLi ehLocan önceLikLe ba$Lık için çok te$ekkürLer,
Ben hp.den önce çok fazLa diziye bağLandığımı sanmı$tım..
Ama videoLarıyLa forumuyLa iLk defa hp.de bu kadar bi dizinin içine girdim..
iLk defa bir dizinin biteceğini duyduğumda ağLamaya ba$Ladım..
Yarım bıraktın..imkansız a$k..keLepçeLiyim ben sana..nerde duysam bu $arkıLarı artık gözLerim kapaLı transa geçmi$ bi $ekiLde söLemeye ba$Ladım..
Pazartesileri özet bekLer,SaLı-çar$. resimLere bakar, per$. ise gece yarıLarına kadar forumda kaLıp, cumadan bi önceki gecenin wideoLarını buLma çabaLarına girerdim
Hp bitince napıcam cidden biLmiyorum..benim için bi bağımLıLık oLdu..
Biticeğini dü$ünmek biLe gözLerimin doLmasına sebep..
Hayattaki birçok güzeLLik, acıyı bu diziyLe gördümm..
Ama yakında biticek ve ben kendimi büyük bi bo$Luğun içinde buLucam:icon_sorr
Ama unutmıcağım beni en çok etkiLeyen $eyLer ise;
Hep böyLe asker arkada$ı gibi mi wedaLa$ıcaz – nası yani....
sırıLsıkLam oLmu$sun- umrumda değiL
Mawinin geLinLik denemesindeki çınarın tepkisi..
ÇınaR burdasın! - ba$ka bi yerde oLmak istemiyorum..
Sıcak dimi..bende çok susadımmm
mavihh sen nası dayanabiLiyosun - dayanamıyorumm
ewLeneLim artık çınar..
nihayet tanrım nihayet - Şşş yapma..ypma.. bana bak! göslerini görmem lasım.. bana bak!
Soyunsak her$eyi..sadece kadın ve erkek oLsak ..
İçimde ukte kaLan en büyük $e ise böLesine güseL bi yapımın hakettiği kadar değer görememesi..
**sensiz oLmuyor yerine konmuyor hp <3 **
hp.nin bitmesi benim için:
"Hani ıssız bir yoLdan geçerken
Hani bir korku duyar da insan
Hani bir $arkı söyLer içinden
İşte öyle bir$ey"
ya$aR <3
hp sonrası ben:
"öyle bir yoL tutmu$um ki sorma
inandımM ki sevince vardır dünya
sevincedir günLerin bir başka
durma dostum sen de yer ver a$ka
sevmek biL ki doğmaktır yeni ba$tan
aşık oldum gaLiba yavaştan
oo sevinceeEeEe"
erkin koray <3
SeVgiLeRimLe..
[hasaLcmm öpücükLedm snii <3 böLesine mükemmeL bi$ei acısıLa tatLısıyLa benLe ya$adığın için çok te$ekkür ederim a$kitomm..hp sonrası gece yarıLarına kadar yaptığımız kritikLeri çook ösLicemm.. sçs hp.sis'M :img-in_lo ]
kardelen2086 07-03-07, 19:27 böyle bir başlık açtığı için ehlocan' a sonsuz teşekkürler
dizimizin son demlerini yaşadığımız bu günlerde bu başlık o kadar iyi geldi ki anlatamam;burada sık sık yorum yapamasamda,yorumlara katılamasamda;hepinizi yazılarınızdan az çok tanıyorum;ve hp formunda olmaktan her zaman için büyük mutluluk duydum..
hırsız polis öncesinde de çok dizi izlerdim;hatta öyle böyle değil,çok ;akşam 8 de tv nin başına bir oturdum;kalktığımda da saat gece 12 yi geçerdi;yani o derece dizi hastasıydım;bir gün tv de hp nin fragmanını gördüm;oyuncular daha önce izlediğim dizilerden tanıdığım kişilerdi;yanlız daha önce uğur yücel in oynadığı hiç bir yapımı izlememiştim,ama yine de fragman ilgimi çekti işte;iyi ki de çekmiş;ondan sonra da izlemeye başladım hp yi;ve böylece diğer dizilerden sıyrılan,aradaki farkın bariz bir şekilde belli olduğu bu muhteşem yapımın hastası oldum kısacası
şimdi düşünüyorum neydi beni bu diziye çeken diye;aslında bir çok şey;başta timuçin esen,vahide gördüm;murat daltaban,yasemin conka..kısacası kadroya bayılmıştım;e bir de dizinin genel özetini okuyunca iyice merak etmiştim,çünkü diğer dizilerden çok farklı bir senaryoya sahipti...
diziyi izledikçe,çınar ın mavi ye olan o muhteşem ötesi aşkını gördükçe;diziye iyice bağlandım;ve zamanla bu aşk aldı başını gitti;var mı diğer dizilerde böyle bir aşk dedim;bakıyordum gün geçtikçe ben bu diziye iyice bağlanıyorum,hele bir de dizimize cem yıldız ın yorumuyla imkansız aşk izlenince ben kendimi kaybettim iyice,neredeyse günün her saati hp yi düşünür oldum;özellikle perşembe geceleri;yatağıma girince ;böyle olmamalıydı,şöyle olsa daha iyi olurdu deyip durdum kendi kendime;ertesi gün okuldan gelir gelmez büyük merakla reytinglere koşmak,siz arkadaşların o değerli yorumlarını okumak,yani hayatımın bir parçası oldu hırsız polis.;hatta arkadaşlarıma bile hp yi izlemelerini tavsiye ettim;ve izleyen her arkadaşımda benim gibi hastası oldu,
evet bugüne kadar çok dizi izledim,ama hiçbiri hırsız polis kadar beni etkilemedi;etkilemedi çünkü;hiçbir dizide hp de olan gerçekçiliği;o büyük aşkı,samimiyeti göremedim ve bundan sonra da görebileceğimi zannetmiyorum,bazen radyo da bir şarkı duyuyorum;birden aklıma sizlerin yaptığı o güzel klipler geliyor;ve yüzümde bir tebessüm beliriyor;yani her şey bana hp yi hatırlatıyor.....
dizimizin unutamadığım sahnelerine gelmeye kalkarsam bu yazım daha da uzar gider;ama beni en çok etkileyen 17.bölümdeki o meşhur kelepçe sahnesi olmuştur;orada izlediğim nasıl bir aşktır,nasıl bir çaresizliktir,nasıl bir oyunculuktur,nasıl bir tutkudur;hala unutamam;ve 35.bölümdeki sordu odası sahnesi,orada her ne kadar ayrı olsa da birbirlerini delice seven iki insan izledim;ve bu iki insan o kadar muhteşem bir şekilde oynuyorduki;gün geldi onların arasındaki ilişkiden şüphe ettim;ve bunun gibi daha nicesi....
hp ten sonra artık diğer dizilerden zevk almaz oldum,dizi hastası olan ben zamanımı genellikle forumu okumakla geçirdim;çünkü hangi diziyi izlesem gözlerim çınar ve mavi yi arıyordu;şu an bile 1-2 dizi hariç çok dizi izlemiyorum
öyle ya da böyle artık dizimizin sonuna geldik,her ne kadar görmeyi çok isteyipte göremediğim şeyler olsa da;yine de böyle bir dizi izlememize vesile olan ekibe çok teşekkür ederim,iyi ki böyle kaliteli bir diziyi,oyuncu ekibini izlemişim:img-yes: :img-yes: :img-yes:
Yılbaşı alışverişi sırasında gördüm Timuçin Esen'i, önceki dizisine de arada sırada bakmış biri olarak dikkatimi çekti...İnsanlardan korkar bir hali vardı, tedirgin bir şekilde yürüyordu şans o yaa o akşamda tv'de Hırsız-Polis vardı. Ozan Güven oynadı diye bakmıştım öncesinde ama o gün Tim'i gördüm ya hadi izleyeyim dedim. Ertesi sabah saat 6'da kalkacağımı bildiği halde annem tek bir kelime bile söylemedi, izin verdi izlememe, bölüm bittikten sonra hadi doğru yatağa bile demedi (dizinin etkisinden kurtulmamı bekledi). Ama beni en çok etkileyen ÇINAR adı oldu malumunuz Nazım Hikmet'in Çınar ağacı ile ilgili şiirleri vardır çok sever Çınar ağacını, eee bende Nazım'ı severim:img-in_lo ...Beni en çok işte bu ad etkiledi... Sonra devamı geldi tabii Hırsız-Polis'in ve benim perşembe geceleri heyecanım...Sabahları okula giderken, serviste radyoda 6.45 gibi İmkansız Aşk çalmaya başlardı...hava daha aydınlanmamış, gülerdim bu aşkın neresi imkansız diye, bu senaristler kimseyi üzmez diye...İnsan yanılabiliyormuş...Hırsız-Polis bana Şaşıfelek Çıkmazında ki samimiyeti vermedi ne yazık ki ama aşk konusunda bütün dizileri alt ederler... Hırsız-Polis sonrasında hayatımda birşey değişmeyecek yine İstiklal'de dolaşıp, Ara Cafe'de makarna yicem, yine Semaver Kumpanyasına gidip oyunlarını izlicem, yine Gönül Yarasını izlicem, yine Nazım Hikmet'i anma törenlerine gidicem...Sadece bu site ve dostluklar kalıcak ve reyting'in televizyonları nasıl etkilediği...........
Başlık fikrini ortaya atan tüm arkadaşlara, bunu bu kadar hoş bir başlık ve giriş yazısıyla tamamlayan sevgili ehlocana çok teşekkür ediyorum öncelikle... (kısa not: sevgili ehlocan, senden de hpye dair birkaç satır beklemekteyim ben kendi adıma... :img-blush )
Hırsız Polis...
İzlemeye başlamam ilk bölümün ilk sahnesiyle olmadığı için hala üzülürüm mesela, içimde kalan şeylerden bir tanesi budur...
Dizi başladığında başka bir dizi izlemekteydim ben çarşambaları, annemin ısrarıyla öylesine bir göz atma suretiyle Hırsız Polisten haberdar oldum sonra ilk bölümlerden birinde... "Uğur Yücel varmış", Alacakaranlıktan sonra özlenmişti, kesin güzel bir projedir ama kaptırmayayım kendimi, izlemeyeyim en iyisi... Budur aklımdan geçenler...
Ama dayanabildim mi? Hayır...
Her bölümle birlikte reklam arası dizim olan Hırsız Polis, izlediğim diğer diziyi reklam arası dizisi, daha sonra ise yüzüne bakmadığım dizi haline getirdi... 6.-7.bölüme denk gelmektedir bu zamanlar, Çınarın Maviye güzel bakmaya başladığı, yemeğe çıktıkları, "asker arkadaşı gibi ayrılmamak adına" Mavinin yanağına ağır çekim kondurulan muhteşem öpücüğü izlediğimiz zamanlar... İçimin erimeye başladığı, "Yahu ben bu Timuçin Esen'in yanından geçip gittiğimde İstiklalde o akşam, neden pardon bir saniye bir fotoğraf çekebilir miyiz acaba? diye peşinden koşmadım? niye kendimi rezil etmedim?" diye aklımdan zaman zaman geçirir olduğum günler...
Ama asıl "senden önce senden sonra" diye ayırdığım sahne....
Yağmur altında atılan ağır çekim adımlar... arkada çalan o muhteşem şarkı (Koyu Mavi) Mavinin ıslak kıvırcık saçları... Muhteşem bir gülümseyişle Çınara yaklaşması... Çınarın o bakışı!
Sırılsıklam olmuşsun!
Umrumda değil...
O andan itibaren başka hiçbir dizi, başka dizilerde hiçbir sahne umrumda olmadı , olamadı... Belki de HPnin kendi içinde miladı olarak tanımladığım 30.bölüm itibariyle diziden eski tadı alamamam da zaten bundandı! Bu kadar muhteşem sahnelerin varlığı, güzel sayılabilecek sahneleri gölgede bıraktı... Ve tam da bu durum HPyi daha da özel kıldı!
Birbirlerinin mesleklerini öğrenecekler mi sorusuyla her bölümle artan heyecan katsayısı... Birbirlerini bilmeden birbirlerine aşık oluşları.... Mavi ve Çınar her şeyleriyle farklı, özel oluverdiler işte... Aşklarını doyasıya yaşayamadılar, hep içlerinde kaldı, hep yarım kaldılar, çok geçmeden birbirlerinin imkansızı oldular, ama biribirleri olmadan yaşayamadılar da!
Onlar yaşadıkları her ayrılıkta parçalara ayrılırken, ben ekran karşısında parçalara ayrıldım... Ayrı oldukları tüm sahnelerde o ayrılık acısını öyle bir hissettirdiler ki, HPden sonra, Maviyle Çınardan sonra kimsenin aşkını inandırıcı bulamamaya başladım... Dinlediğim tüm şarkıları onların aşkına uyarlar, aklımdan yapmaya başladığım klipleri gerçeğe dönüştürür oldum... Zaman zaman öyle bir raddeye vardı ki iş, kendi hayatımdaki öncelikleri bir kenara bırakıp Maviyle Çınarı ön plana koymaya kalktım, bocaladım bir süre, ama öğrendim dengeyi bulmayı (arada bu denge şaşsa da:icon_whis )
Bu sezon çok söylendim, benden beklenmeyecek kadar eleştiride bulundum diziye, ümidimi kaybettim bazen hatta... Ama bu durum kalıcı olmadı, olamadı hiç.. İçime sinmedi diyelim, yapamadım diyelim, dayanamadım diyelim ne dersek diyelim: Sonuçta ben hala burdayım!
Dizinin biteceğini öğrendiğimde ise sevindim... Zamanının geldiğini, efsane olarak kalabilmesi için bitmesi gerektiğini biliyordum... Ama kala kala iki bölümü kalınca izlenecek içimden bir şeylern koptuğunu hissetmeye başladım... Bundan sonra perşembelerimin boş kalacağını bilmek, perşembeleri uyandığımda "akşam HP var" diye güne gülümseyerek başlamayacağımı, kendime gülümsemek için başka bir bahane bulmam gerektiğini bilmek üzüyor beni... Foruma girdiğimde yavaş yavaş azalacak HP sayfasını görüntüleyenler sayısını görmek, seyrelecek yorumları okuyarak üzülmek, hey gidi Hırsız Polis... diyecek olmak, senaryoyu ne hallere getirdikleri için senaristlere kızacak olmak, beni kendilerine bu kadar bağladıkları için genel olarak HP ekibine kızacak olmak, klipleri, bölümleri izleyip resimlere bakarken, ya da ne bileyim, 4 sene sonra HP kitabındaki repliklere bakarken "aaa hakikaten bu replik vardı... ah ah 4 sene önce olsa ezbere biliyor olacaktım..." diyecek olmak........
Zor zor...
Ayrılıklar zordur ya, benim Hırsız Polisten ayrılmam da cidden çok zor olacak...
Ama kabulleneceğim, kabulleneceğiz...
Er ya da geç, Hırsız Polis, Mavi ve Çınar, en güzel anılarımızdan olacak ve biz bugünleri hatırlayıp gülümseyeceğiz... Kimbilir, belki hala bu sayfalarda olup birlikte gülümseyeceğiz!
Bugüne dair isteğime gelince...
Ben Çınarla Mavinin mutlu olabildiklerini görmek istiyorum artık! Artık diyorum, ama kaldı iki bölüm, 49 bölümlük acıyı tek bölümde nasıl silecekler senaristler onu bilmiyorum...
Onların o şirin mi şirin kızlarını el ele göz göze büyüttüklerini bilmek istiyorum, olmayan bir dünyada, bir yerlerde birlikte ve mutlu olduklarını bilmek istiyorum! Ve tekrar ediyorum: Mavinin bebeğine Uyu Yavrumu söylerken Çınarın onları gülümseyerek izlediğini görmek istiyorum...
Ekranda bir SON yazısı belirecekse, böyle bir sahnenin üzerinde belirmesini istiyorum...
Başka hiçbir SONu bünyemin kaldırmayacağını da söylemeden edemiyorum...
Hırsız Polis izleyicisi bu kadarını hak etti, hayatlarını Hırsız Polisten öncesi ve sonrası şeklinde ayırabilen bu kadar insan var ise, bunu gerçekleştiren bu ekibin olması gerektiği gibi bir sonla veda edeceklerini umut ediyorum...
Hırsız Polisi bırakıyorsam, mucizelerin gerçekleştiği yerde bırakmak istiyorum...
timuçin hastası 07-03-07, 19:38 ya arkadaşlar ben aslında izlemeyecektim hırsız polisi annemle anneannem izliyorlardı timi gönül yarasında izledim gurbet kadınınıda izlemedim zaten bir gün hırsız polis oynuyordu 10 .bölümdü galiba şömine sahnesine denk geldim annem otur dedi tv ye daldım insan istesede istemesede bakıyor onda o tatlılık ve o gözler olduğu sürece... neyse sonunda burdayız işte ve dizimiz bitiyor bir daha o boncuk boncuk gözleri kim bilir ne zaman görecez:sad53: :sad53:
Sevgili Ehlocana teşekkürler
Bu güne kadar hiç bir diziden bu kadar etkilenmedim..
hp benim ilkim, ve hep öyle olacak..
bitmesin istedim- ama her güzel şeyin bir sonu var..
ben bu diziyi sevdim ve bana kazandırdıkları dostları hepinizi çok sevdim -acısıyla, tatlısıyla güzel günler yaşadık bu sayfalarda..:img-yes:
ben tutkunuyum bu aşkın ve hep öyle olacak bağımlılığım hastalığım bitmesin bu rüyadan uyanmak istemiyorum
***********************************
Mavi & Çınar sizi çok seviyoruum
hp'yi izlemeye başladıktan sonra güldüğüm herşey başıma geldı
magazin programlarını izleyen arkadaşlara gülerdim sana ne milletin özel hayatından derdim ufacık bir haber için bir saniye görebilmek için o magazin programlarını gece yarılarına kadar izledim
ünlü hayranlığıymış peh peh peh ne saçma öyle ufacık resim falan için gazete almak boş işler bunlar derdim bütün dergi bayiilerini gezdim öd veya te nin bir resim yada reportajını bulmak için
dizi yada film bittikten sonra bir daha orda ki karakterleri hatırlamazdım daha doğrusu hatırlayamazdım ama ne oldu hp gününe kadar onları düşündüğüm yetmiyormuş gibi ağıma düşürdüğüm arkadaş,akraba,ev halkından biri,bulduğum kim varsa saatlerce anlattım insanları bayacak kadar
hp günüde kesinilkle eve misafir çağırılmaz bizim evde çağrıldığı vakit başlarına geleceklerden ben sorumlu değilim(yakın zaman da böyle bir hareket yapıldı şahsıma ama karşılığını aldılar onlar adına üzülüyorum bazen hışmıma uğruyolar )bu akşam size gelecez diyen misafire biz musait değiliz yarın gelin bile dediğimi hatırlıyorum(bazen utanıyorum yaptıkalrımdan)
canım annaneme çok gülüyordum dizi izlerken konuşup ağlarken gerçek değil annane onlar ne var bunda canım bu kadar etkilencek derdim ama maviye ilk uyuşturucu verdiklerinde benim dudağım uçukladıydı artık korkudan mı üzüntüden mi bilmiyorum çok etkilemişti mavinin o hali beni sonra malum ali rıza nın ölümü iç çeke çeke ağladım nerminden izin istedi kumar oynamak için ben nerminden çok tepki verdim yüksek sesle televizyonun başında
kısacası ben bu güne kadar yapmadığım şeyleri yaptım hp yi izlemeye başladıktan sonra
hp öncesimi baya bir monotonmuş hayatım renk geldi hayatıma diyorum
Her zaman yazmak istemişimdir ama hep atladığım bir detaydır..yazmak bugüne kısmetmiş..
Bu dizinin beni en çok çeken noktası ilk en en başta sesli çekim olmasıydı..bunun dışında hep dikkatimi çeken bir diğer nokta da fonda müzik çalmadığı zamanlar duyduğum ezan sesleridir..İstanbulda cami konusundaki bolluk düşünüldüğünde diğer dizilerde eksik olan bir ayrıntıdır bu..genelde ezan ve sela sesi hiç duyulmaz..zaten dublaj vardır veya bir şekilde örtbas edilmiştir..ama HP de böyle bir eksiklik hiç olmadı..ve bence bu dizinin doğallığı açısından çok güzel bir ayrıntıdır..48. bölümde de Arıza ve Nermin evin önünde konuşurlarken müzikten önce duyduğumuz camiden gelen bir sesti (ezan mı sela mı tam ayırt edemedim konuşmalardan ama) ve benim içimi huzurla doldurmuştu..belki ufak bir detay ama çok samimi bence..sokaktan gelen çocuk sesleri de buna dahil edilebilir..
mavi-özlem 07-03-07, 20:31 Hırsz_Polis öncesinde ben bi dizi manyağıydım hemen hemen bütün dizileri izlerdim (sevmesemde) hepsinde beni çeken bişeyler bulmaya çalışırdım ama itiraf ediyorum bu çok zordu hele şu zamanlarda daha da zor..... hikayeyi sevsem oyuncuları beğenmezdim, oyuncular iyi olsa hikaye kötü olurdu mutlaka eksik bi şeyler olurdu ve ben ilk bölümleri seyrettikten sonra daha fazla dayanamaz sıkılır ve bırakırdım......
Bir gün kanal d de bi dizinin fragmanını gördüm, önce oyuncuları dikkatimi çekti Uğur Yücel varsa o işin içinde mutlaka seyretmelisin dedim kendime, sonra Timuçin Esen'i gördüm mutlakalar ikiye katlandı ve Hırsız-Polis macerası ilk bölümle birlikte başladı...... Yanlış hatırlamıyorsam başlarda çarşamba akşamları çok geç saatlerde yayınlanıyordu ama ben bi gece kuşu olduğum için ilk bölümünden itibaren hep seyrettim... Uğur Yücel ve Timuçin Esen'le başlayan macerama sonradan oyunculuk eğitimi almamış olduğuna çok şaşırdığım Özlem Düvencioğlu ve diğerleri eklendi, hikayesi çok farklıydı, aşkı anlatışı, birbirlerine bakışları, hayatın içinden insanları, mutluluğu, mutsuzluğu, aldatmaları, aldanışları herşeyi ama herşeyi çok farklıydı.... Artık eksik hiçbirşey yoktu ve ben bunca senedir izlediğim dizilerde aradığım şeyi bulmuştum. Adını koyamıyordum, ne olduğunu anlayamıyordum ama her hafta onu seyrediceğim günü iple çeker olmaya başlamıştım. Sonra bir kere seyretmek bana yetmemeye başladı, D Max da tekrarları olduğunu öğrendim ve hemen bir uydu alıcısı satın aldım, Timuçin Esen'in bir tiyatro oyunu olduğunu öğrendim ve istanbul dışında olmama ve istanbul'da pek de tanıdığım olmamasına rağmen karar verdim ve ne yapıp edip tiyatro oyununa gittim (iyi ki gitmişim büyülendim evet resmen büyülendim, hayatımın en güzel anısı olarak kalacak ve bi gün bu dünyadan gözlerim açık gitmiycem), sonra işyerinde sürekli internette hırsız polisle ilgili haberler videolar aramaya başladım tabii işler de aksıyordu ve bir gün işyerinde internet yasağı geldi o gün karar verdim ve kendime bi bilgisayar aldım artık hiç kimse hırsız polisle arama giremiycekti.
Benim çevremde hiç kimse hırsız-polis seyretmiyordu ve benim onun için yaptıklarımı görünce heyecanla birşeyler anlattığım zaman herkes benim deli olduğumu düşünüyordu hatta bi ara ben de delirmeye başladığımı sanıyordum. Sonra burayı keşfettim ve benim gibi deliler olduğunu görmek hoşuma gitti. Hırsız-polis maceram daha ilk bölümle başladı ama burayı çok geç keşfettim sanırım......
Neyse ben kötüyüm yaaa...... duygularım karmakarışık şimdi fragmanı izledim ve bir gün biteceğini bilsem de kendimi bu kadar kötü hissedeceğimi düşünmemiştim. Yıllar önce TRT de Zorlu İkili diye bi dizi vardı, ben daha o zaman küçüktüm ama o dizi bittiğinde -SON- yazısını gördüğümde gözyaşlarına boğulmuş ve o zamandan sonra seyrettiğim hiç bir dizide o tadı alamamıştım. Ve şimdi yıllar sonra ikinci kez bir dizinin -SON- yazısını görmeye dayanamıycam sanırım. Çünkü daha düşününce ağlamaya başlıyorum.....
Yani demek istediğim odur ki Hırsız-Polis benim hayatımda çok şeyi değiştirdi ve en önemlisi artık hiçbir diziyi izleyemiyorum bundan sonra da izleyebiliceğimi sanmıyorum.... Hoşçakalın..... :sad53:
Merhaba arkadaşlar,
Ben hepinizin aksine sevgili ehlocan'a teşekkür etmeyeceğim. Hatta bu sayfayı açarak yüreğime oturttuğu taş için kendisine sitem bile etmek istiyorum.
Bu gün siteye giremedim. Eve dönerken yarın ki prorgamımız için bir forumdaşımla telefonda konuşuyordum ki, bu kara haberi verdi bana....
Günlerdir dizinin biteceği, yapımcı, senarist ve kanald tarafından dile getirilmeye başlanmıştı da burada henüz resmileştirmemiştik. Acı haber tez yayıldı ve burada bu final kokan sayfa açıldı.
HP den hemen önceki hayatım yeterince büyük değişimler yaşadığımdan oldukça çalkantılıydı.... Kendimi bildim bileli sokaklarda olan ben, artık evde olmak zorundaydım. Kapana sıkışmıştım. Sıkıntıdan televizyonla pek bir içli dışlı olmuştuk. Gece gündüz kapanmıyordu. Doğru düzgün televizyona bakacak vaktim olmazken, birden ne var ne yok izler olmuştum. Hırsız Polis'in fragmanlarını gördüğümde izlemeye karar vermiştim. İlk bölüm inanılmaz bir şekilde büyülendim. Yanlış hatırlamıyorsam ilk bölüm bir haftasonra tekrar yayınlandı. 1. bölümün tekrarınıda aynı büyülü halimle izledim.
O güne kadar hiç bir diziden sonra televizyonun başında ekrana bakakalmamıştım. Hatta hiç bir dizinin son reklamından sonraki son sahnesini izlememiştim. Her geçen bölüm daha da bağımlı hale gelmeye başlamıştım.
Sonra internette diziyi arayıp tarayınca bu siteyle karşılaştım. Uzun bir süre burada yazılanları okudum. Herkesi tanıyordum artık. Ama hayatımda hiç internet ortamında bir foruma katılmamıştım. Yazmayı da düşünmemiştim ki
HP ile ilgili yaşadığım ilginç bir anımı paylaşmak istedim. Sonra da arkası geldi zaten....
Geçen sene 8 Mart'ta üye oldum siteye... Yani yarın tam 1 yıl olacak.
Üyeliğimin ve bu forumun bir parçası olmamın üzerinden 1 yıl 1 hafta geçtiğinde ise artık dizimiz sadece anılarda kalacak.
HP benim için asla sadece bir dizi olmadı. Hayatımın bir parçası oldu. Buradaki ortam , bazen unutsak da, hepimiz için çok değerli oldu.
Dizi bittikten sonra ne olacak doğrusu hiç bilmiyorum. Neler hissedeceğimi hiç düşünmedim. Düşünmekten kaçındım.
Burası ne kadar daha canlı kalır bilmiyorum. Çok uzun süreceğini sanmıyorum. Buradan geriye ne kalacak derseniz birbirinden değerli ve hayatımda yer kaplayan dostlarım derim....
Hayatıma hiç beklemediğim anda giren ve hala inanamadığım hala anlamlandıramadığım olaylar sonucunda beni sıcaklıklarıyla ısıtından dostlarım.
Bir de aşkı sayelerinde onlarla birlikte yeniden yaşadığım Çınar ve Mavi'nin hayali kalacak geriye.... Kalemle çizilmiş kadar düzgün yüz hatlarıyla Mavi, Gerçek olamayacak kadar huzur veren bakış ve ses tonuyla Çınar benim aşk sembollerim olacak....
Hayata bakışımı değiştirdikleri için, birbirlerine öyle güzel baktıkları için onlara sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum....
SEVGİLER
Selam daha evvel de yazmıştım diger sayfalara ,ben Ugur Yücel için basladım diziye,sonra şu çocuk şu kıza nasıl da bakıyor öyle diye,ay kız ne kadar hoş ,duru ne kadar çekingen, sanki ilk defa yaşıyor bu heyecanları diye, diye diye bugüne geldim.
Demiştim ki T.E sanki 50 bölüm için Ö.D ye aşık oldu , tabii o da ona:img-in_lo bizi de kendilerine aşık ettiler,şimdi gidiyorlar.Ama benim bellegimde mavi,sıcak,unutulamayacak bir hatıra olarak kalacaklar:img-yes: Hani vardır ya seyredidikçe bir daha görülmek istenen,insanın içinden ılık ılık bir şeyler akıyor hissi verdiren:img-in_lo
Keske 50 degil 150 bölüm baksaydı Çınar Mavi ye (bize):img-blush
En cok güldügüm sahneler :
Aksak´in tamirhanedeki halleri, özellikle bir cayci vardi..." kim o", Aksagi delirten cümle idi :img-grin2 ve dünyanin en duygusal cetesi, bizim cete...
Aksak vurulduktan sonra kendisine tamirhanede karsilama töreni hazirlamislardi, her taraf balonlarla süslenmisti :img-grin2
Masumhanedeki bir sahne: (birebir olmayabilir, cok aglamaktan hafizasi yipranmis forumzede, hos görün)
- yeter ya, birakin gelin artik...
- adam isini yapiyor Aksak...
- asil simdi is konusacagiz...
- peki o zaman ben eksikleri söylüyeyim, 2 kilo patates, 5 kilo sogan...
- allahim sen aklimi koru
- is konusacagiz dedin...
-ya siz ne merakli ciktiniz tencereye, tavaya...is diyorum is, bizim isimiz ne..
(herkes aval aval birbirine bakar)
-hirsizlik!
- ha cocuktan al haberi. :img-hyste
Benim için Hısız Polisin anlamı;
Bir önceki mesajımda bahsettiğim bu siteye yazma konusunda beni cesaretlendiren anımı tekrar paylaşmak istiyorum. Daha önce sıcak odaya yazdığımdan silindi uzay boşluğunda dönüp duruyordur...:img-wink: Hem biraz neşeleniriz...:img-yes:
Tam olarak kaçıncı bölüm hatırlamıyorum ama, 12 ya da 13 olabilir. Kızım o zamanlar 5 aylık falandı, oğlumda 3 yaşında.... Her Hırsız Polis akşamı gibi ikisini de erkenden uyuttum.
Kestanelerimi fırına koydum. Çayımı demledim. keyifle dizinin başlamasını bekliyordum. Dışarda 5-10 santim kar var. Dizinin başlamasına 10-15 dakika kala büyük bir gürültü geldi dışarıdan ve elektirikler kesildi. O an aklımdan kaç tane düşünce geçti inanamazsınız. Bu arada evde eşim ve apartman görevlisinin bir tadilat yaptığını ve bu tadilat sebebiyle apartmanın bir kısmının ısıtılamadığını da belirtmek isterim. Onlar işlerini bitiremedikleri ve kaloriferlerin o bölümde bir süre daha yanamayacağından dolayı tedirginlik içindeyken ben ne yapmalıyım da diziyi izlemeliyimin peşindeydim.
Bu arada anında elektirik arızasını haber verdim. İlk arayan ben olduğum için görevli önce inanmadı ve bir bilgi veremedi. Daha sonra 2 ve 3 aramalarımda sitedeki trafolardan birinin patladığı bilgisini aldım. Tabi karanlıkta elektirik faturası bulup elektirik arızaya ulaşmak pek de kolay olmadı...
Kaderime küsmeyecektim. Camdan dışarıya bakarken bir şey farkettim. Sitenin bir bölümünde elektirikler vardı. ( Bizim site nerdeyse bir ilçe kadarıdır) (Anında bir çıkış yolu buldum.) Kardeşimin 2-3 gün önce boşalttığı evinin olduğu bölgede de elektirikler vardı. Ama ev bomboştu.... BU bana engel olmazdı. Hemen küçük televizyonu ve anteni alıp, Paltomu giydim. Eşim ne yaptığımı anlamaya çalışırken, birden bana destek çıktı. Ben gecenin ayazında buz tutmuş, karanlık ara sokaklardan geçerek, üstelikte engebeli yollardan, kardeşimin evine gittim. Dizinin ilk 5-6 dakikasını kaçırmıştım ama devamını izlemeyi başardım. Bomboş odada ben ve televizyondan başka bir şey yoktu.
İlk reklama 5 dakika falan kala ,eşim aradı. Elektirikler geldi dedi. Reklam başladığı gibi televizyonu ve anteni orada bırakıp koşarak eve döndüm....
Eşimden bunu kimseye anlatmamasını istedim. Uzun süre bu aramızda sır olarak kaldı. Ama bunu buraya yazanlarla paylaşmam gerekiyordu. Bu sebeple buraya üye oldum....
Sanırım bu hikaye benim HP için neler hissettiğimi anlatabilmiştir.....
dağ evindeyken aksak gene mahideye delli gibi bağrıyor
-allahım ne ev ya herkes aşık kimse bir birine aşık değil
gülayın isteme sahnesinde arseni överken dediği laflar
-bizim oğlan gece gündüz çalışır
maviyi doktorun istediğini duyduğunda arızaya gidip hesap sorarken
-arıza yapmayasın tuttu yani ilk defa(yada buna yakın bişe işte )
bir de çınar için 007 diyor ya çok komiğime gidiyor
şimdilik aklıma bunlar geldi aksakla ilgili komiğime giden repliklerden hep diyorum aksak seninle başka zamanada tanışsaydık belki seveblirdirdim seni
üzgünüm gidenler için.. üzgünüm bitenler için.. sadece çok üzgünüm.. kırgın değilim.. foruma girerken bu parça çalıyordu. baktım en can alıcı başlık açılmış.. üzüldüm.. içim burkuldu. ben aslında seyretmeye baştan başlayamadım.. 9. bölümün sonunda çınarın maviyi okul önünde yağmurda ıslanırken beklediği sahneye takılmıştım tv de gezinirken. ama o kadar etkilenmiştimki .. anlatmam mümkün değil.. hp nin çok hastası bi arkadaşım vardı.. ertesi gün kendisini sorguya aldım.. bunlar neci nasıl tanıştılar derken baktım olmayacak.. nette başladım hp aramaya.. derken burayı buldum.. nasıl güzel tartışmalar yorumlar.. sayfa sayfa tahminler..herkes benim gibi hasta olmuş durumda hp ye.. derken bi baktım netten bütün bölümleri indirmişim.. harıl harıl seyreder olmuşum.. sezon biterken içimde bir sıkıntı.. napılacak bütün yaz.. seyretmeden nasıl duracağım falan derken.. işte geldi çattı son..ve bundan sonra o sıkıntının dermanıda yok..başka bi dizide seyretmiyorum.. çünkü bu doğallığı, ekrandan bana geçen o elektriği başka bi dizide bulamıyorum.. fakat en çok dizinin böyle apar topar reyting kaygıları ile bitirilmesine üzülüyorum.. bu foruma ilk attığım mesajdada yazmıştım.. bu kadar güçlü bi oyuncu kadrosu bu kadar etkili sahneler bir daha başka bir yerde biraraya gelebilirmi bilmiyorum.. her ne kadar senaristlere kızsamda ilk sezonda bize yaşatılan duyguları ve seyrine doyum olmayan o sahneleride onların yarattığını unutmamak gerekir diye düşünüyorum.. o yüzden ilk başta yazdığım kırgın değilim kısmı ilk sezon için.. :img-wink:
hp bana çok şey kattı.. her ne kadar foruma çok yazamasamda her gün hp sayesinde tartışılan ve sonuçta herkesin kendi tecrübelerinden yola çıkarak olayları yorumladığı yazıları okumak benim için önemli.. bittiği için çok üzgünüm.. hp öncesi bi dizi takibim yoktu.. hp sonrasıda olmayacak galiba.. bye
Mavi Cinar sahnesi:
-Mavi, ne yapiyorsun...
-hic, kosmayi düsünüyorum tek basima, benle gelen dökülüyor cünkü...:img-cool2
-yapma simdi ya, yarin isin yoksa benimle bir yere gelirmisin...
-nereye..
-sürpriz..
-peki o zaman, gelelim bakalim...:img-cool2
(Mavinin cocuk baktigi sahnenin ardindan, Cinarla disardalar)
-sen bayagi acikmissin
-evet, bir ara cocugun mamasini yemegi düsündüm. :img-grin2
-hadi, ye o zaman..
-(Cinar birseyler söylüyor Mavinin cocuklarla olan iliskisi hakkinda)
-(Mavide o an icin benim cocuklarim filan diyor)
-Senin isin cok sikici degilmi, öyle hergün masa basinda, evraklar filan yani hic heyacan yok. :img-grin2
-senin isinde pek heyacanli sayilmaz, sende parani uyuyan cocuklari seyrederek kazaniyorsun, degilmi
-eveiit :img-hyste
(Sezen konseri teklifi)
-Mavi ne yapiyorsun..
-hic oturuyorum...
-sezen aksuyu severmisin...
-kim sevmezki...
-elimde iki tane sezen aksunun konser bileti var...
-öylemi ne mutlu sana :img-cool2
-isimi kolaylastirmayacaksin degilmi, peki öyle olsun Mavi hanim yarin aksam benimle Sezen Aksu konserine gelirmisiniz.
-peki gelelim bakalim. :img-cool2
Edit: allah bu kizi cool olsun diye yaratmis, daha ne diyeyim...:img-cool2
merhaba güzel düşünülmüş bu başlık için sevgili ehlocana teşekkürler;
hp öncesi; normal bir hayat sürüyordum oğlum ve eşimle, tv evde ses, bilgisayar benim için aksesuvardı, haftanın hergünü aynı önemdeydi
hp sonrası
diziyi uğur yücel ve türkanderya için izlemeye değr diye düşündüm ve ilk bölüm ile başladım 2. bölümde ilk mavi çınar sahnesi , işte o sahne ile olanlar oldu ben artık eski ben değildim
önce korktum (mavi gibi) sonra yalnız olmadığımı öğrendim sevindim, yapmaya cesaret edemeyeceğim pekçok şeyi yaptım
finalden sonrasını düşünmek is-te-mi-yo-rum ,
11.bölümde aksakın ilk defa onları yanyana gördüğü sahil sahnesi , arka fondan dizimin hit olmuş parçası çalıyor ve birbirlerine aşkla bakıyorlar, allahım ben bu aşkı çok özleyeceğim...
Sevgili ehlocana baslik icin tesekkürler.
Bu basligin acilmasi bizim dizimizle veda zamaninin geldigi anlamina gelsede..
HP öncesi:nasil vakit geciriyordum inanin hatirlamiyorum kendimi zorlasamda.
Tv sadece aksamlari acilirdi,dizi seyrederdim ama hicbirine bu sekilde baglanmamistim.
Dizi fanatikligi,sanatci fanatikligi bana o kadar sacma gelirdi ki,anlatan arkadaslara belli etmesemde,icimde gülerdim kafayi yemis bu diye:img-wink:
HP sonrasi:HP ilk tanismam ilk bölümde tesadüfen tv de gezinirken oldu.
Oyuncu kadrosunun kalitesi ve zenligi idi ilk dikkatimi ceken
Ondan sonrasi ise corap sökügü gibi geldi zaten Mavi&Cinarbirbirlerine,ben de onlarin askina asik olmustum artik.
Onlar hayatlarinda bir cok seyi ilk defa yasarlarken ben de ilk defa HP sayesinde int. dizim ile ilgili bilgiler aramaya basladim.Sonra burayi kesfettim uzun süren bir okuma süresinden sonra ufak ufak yazmaya basladim.
Benim bu diziye olan bagimliligimi anlamayan esim dahil hic kimseyle paylasamadigim duygularimi paylastim sizlerle.Sagolun,varolun.
Hp sonra ne ypacagimi,bu bedeni nerelere atacagimi inanan bende bilmiyorum.Allahim hepimizin yardimcisi olsun.Ve umarim bu bagimligim ilk ve tek olur.
Bir daha böyle 1,5 sene gecirmek istemiyorum,yarim kalmak istemiyorum:icon_sorr
Bu saatten sonra beni/bizi teselli edecek tek sey mutlu sonolabilir ancak.
Lütfen senaristlerimiz;güzelim dizimi göz göre cikmaza soktugunuz yetmiyormus gibi,bir de bize erkan veda ediyorsunuz hic olmazya yarim birakmayin bizi.
Mutlu sonubize cok görmeyin.
Sevgiler...bye
Geçen seneydi,nette bir şeyler araştırıyordum.Derken bu foruma takıldım.Gerçi dizilerle alakam yoktu o dönem..Buraya yazılanları okuya okuya HP ye de bağlandım.
Sizin yazdıklarınıza kah güldüm kah üzüldüm kah şaşırdım..Yorumlarınız okumak bende bir alışkanlık haline geldi.Eve gelir gelmez ilk işim burayı okumak oldu.Genelde sessiz seyirci oldum çünkü sizin seviyenize gelmek için çok ekmek yemem gerekiyordu. Karakterleri ,olayları sizin bakış açınızdan değerlendirdim.El elden üstündür sözünün doğruluğuna bir kez daha şahit oldum,sizlerden yeni şeyler öğrendim.İstanbul un kokusu taa buraya kadar geldi.Hiç gitmesem de bazen ara cafe de oldum,bazen mikado da bazen de kafika da.Dostluklarınıza gıpta ettim,sizin gördüğünüz rüyalara benzer rüyaları bende gördüm.Yeğenlerimde bir diziyi bu kadar takip etmeme şaşırdılar(çünkü elimden geldiğince onlara tv izlettirmemeye çalışıyorum).HP her başladığında ''halaaaa ,dizin başladı!''diye ciyak ciyak bağırdılar.
Gelin görünki artık sona yaklaştık.HP nin, hem yaşadığım bir olay hemde bu forum sebebiyle bendeki yeri her zaman farklı olacaktır.
(hp de beni en çok etkileyen sahne, yağmurda çınar la mavinin sarıldıkları sahnedir ki o anda en az onlar kadar heyecanlanmışımdır).
o istediğimiz mutlu sonun hepinizin gerçek yaşantınızda bulunması dileğiyle..
sevgiler
Bundan yaklaşık 18 ay (dile kolay!!) önce dizinin fragmanları dönmeye başladığında “Uğur Yücel olduğuna göre bu dizi güzeldir büyük olasılıkla” diyerek izlemeye başlamıştım. Alacakaranlığın tadı damağımda kalmıştı..
Dizi başladı, epey de ağır ilerliyordu aslında.. Benim gibi dizi izleme alışkanlığı yok denecek kadar az olan biri için her hafta takip etmek cidden zor oldu. İğne oyası işler gibi ilmik ilmik ilerleyen aşk, yavaş yavaş kanıma, iliklerime sinmeye başlamıştı. Bağımlılık alametleri başlıyordu ama ben başıma geleceklerin farkında bile değildim.
Ve meşhur sahne, yağmur altında
“Sırılsıklam olmuşsun”
“Umurumda değil” replikleri
Yani “Gitme” sahnesi. 8.bölüm bittiğinde dakikalarca koltukta ekrana bakakaldığımı hatırlıyorum. Daha önce de yazdım o sahne beni HP ile sımsıkı görünmez bir ip ile bağladı.
Ardından internette araştırma faslı, uzun soluklu araştırmalarla bu forumu bulmam, kendime yakın, benim gibi hissedenleri tanımam ve yalnız olmadığımı, anormalliğin bana has olmadığını farketmem..
Ama bağımlı olduğumu anlamam, 11. bölümün ayınlanacağı hafta yurtdışı seyahatimi erteleyebilmek için çırpındığımı farketmekle oldu. Çabalarımda başarılı olamayıp gitttiğim Londra’da, dizinin yayınlandığı saatlerde sokaklarda boş boş ve umutsuzca dolaşırken buldum kendimi, oysa yapılacak ne çok şeydi vardı o şehirde, o günde, o saatte.. O zaman sıradışı ve benzersiz bir deneyimin içinde olduğumu farkettim. Yani bağımlılığımı kabul etmiş oldum..
Daha önce yazmadım, ben bu siteye başka bir nick ile üye olmuştum. Üyelik tarihim de 26.01.2006 dir.Fakat çok çok az yazabildim, cesaret edemedim herhalde.. İş yaşamımın karışıklığı nedeni ile uzun bir süre siteye giremedim ve şifremi unuttum. Şimdiki kadar internet kullanıcısı da değildim problemi çözemedim ve şu an kullanmakta olduğum nick ile yeniden üye oldum.
Az önce ilk başlarda neler yazmışım diye baktım. Bakın 13. bölümü ardından yazdıklarımın arasında ne buldum??
......... Senaryonun işte bu noktada çelişki içerdiğini ve dizinin devam kararı ile bu noktaya geldiğini düşünüyorum. Bu aşamadan itibaren de bizim gibi onların temiz ve benzersiz sevgisi ile hemde tensel temasın bu kadar az olduğu bir aşkı izleme, hissetme ve yaşama fırsatımızın iyice azaldığını düşünüyorum. Bu aşamadan sonra artık dizinin sonu geldiğinde kavuşacaklarını ve birbirlerinin olacaklardır maalesef (umarım yanılırım).........
Haklıymışım maalesef, böyle aşk izleyemeyeceğiz artık anlamış bulunuyoruz. Kibarca “birbirlerinin olacakları” tabirini kullanmışım ama bizim tabirimizle "vuslat" maalesef sonlarda gerçekleşti..
Daha yazacak çok şey var ve bizim vaktimiz olacak, şimdilik bu kadar..
Herkese sevgiler..
te ve uy sahneleri, bu iki oyuncuyu aynı karede izlemek inanılmaz keyifliydi;
**çınarın maviyi tehdit ettiğini öğrenip aksakın evine gittiği sahne
***meyhane sahneleri
****13.bölümdeki tutuklama sahnesi
*****18.bölüm karakol önü sahnesi ( mavi de var)
......
Sevgili duar ne tatli bir an´i bu böyle, sagol paylastigin icin...
devam...
(Trabzon sahnesi, ve yahut Kocaeli, kendinize hangisini yakin hissederseniz artik)
-sen kac dogumlusun Maide hanim..
-iste bende o civarlarda filan...(telasla kosarak mutfaga gider)
-Baba, eger kadin milletini kacirtmak istiyorsan, yasini soracaksin, hiii hhiiii:img-hyste
(Mavicigimin askini yine kalbine gömmeye calistigi bölümlerden ama garibim bu sefer bedeni dayanmadi, yataklara düstü..)
-Yakub eminsin, bu doktar Maviye iyi bakti degilmi, baskasina göstermeyelimmi yani..
-yok ya, birseyi yok dedi doktor, adam bayagi ilgilendi yani.
-nasil ilgilendi, bu adam yarin öbür gün gelip istemesin kizi, malum doktarlar bu kizi seviyor.
-yok ya yasli adam, senin kadar.:img-hyste
-senin ömrün uzun olmayacak biliyorsun degilmi Yakup...
- (yakup basini evet anlaminda sallar):icon_whis
Duar yazdıklarını okurken bir yandan gülüp bir yandan hüzünlendim. İşte HP'nin bana yaşattığı ikilemlerden biridir bu da! Gülerken ağlayabilmek... Ya da ağlarken gülebilmek. Anlattığın hikaye gerçekten HP'nin hayatındaki yerini çok güzel anlatıyor.
Benim de böyle hikayelerim var tabi. Senin önderliğinle anlatayım ben de bir tane...
Şimdiye kadar almış olduğum anne görgüsü ile asla ve asla eve gelecek olan misafiri reddetmemişimdir. İki elin kanda olsa yine de gelen misafire "gelme müsait değilim" denmez.
HP'ye kadar. :)
HP sevgimi bilenler perşembe günleri bana gelmeyi bırakın telefon dahi etmezler. Ama bir hafta önce görüşmemiz esnasında "haftaya bekliyorum mutlaka" dediğim arkadaşım durmuş durmuş perşembe günü saat 16:00 civarı beni aramıştır. "Napıyosun" sorusu üzerine; "ne yapayım işte yemek yapıyorum. Akşam dizim var ona hazırlanıyorum" cevabına "aaa biz de sana gelecektik yoksa bizi kabul etmeyecekmisin dizi var diye!" deyince kıpkırmızı oldum tabi...
"Olur mu? Aşkolsun..." dedim. Nasıl derim "evet kabul edemem. Olmaz" diye...
O an aklıma gelen fikirleri, aklımdan geçen kabusları düşünün... Hemen zaman kazanmak adına "eşimin geç gelme durumu var onunla görüşüp seni arayayım" diyerek ve sonrasında eşimle görüşüp ortak bir bahane yaratarak ve taklalar atarak, bir şekilde o gece gelmelerini engelledim. :icon_whis
Ama o arada geçen 15 dk. sanki hayatımdan bir kaç günü aldı. Akşam eşim geldiğinde bana öyle bir bakış attı ki! Kendimden utandım. Ama akşam misafirin gelmeyecek olmasının mutluluğu anlatılmaz tabi.
Hani bir şeyi kaybeder ve hemen bulursun ya! İşte o günün perşembe olmasının üzerine konan bu katmerli mutluluğu anlatamam. Yüzümde muzur bir gülümseme ile bekledim dizinin başlamasını...
2 gün sonra arayıp arkadaşımı davet ettim. Salı günü geldiler. Kendimi affettirmek için neler yaptım onlara neler. Yaptığım börekleri çörekleri yerken kesinlikle akıllarına gelmedi benim perşembe savunmamı sormak.
Bu duruma sevinip onları gece uğurlarken arkadaşım bombayı patlattı. "Biz de bekleriz... dizi mizi farketmez heran her dakika gelebilirsiniz..." Ben onlara yarım gülümsemeyle el sallarken eşim gülme refleksini sıkmaktan kırmızıya çalmıştı.
Kapı kapandığı an gözlerimi eşimden kaçırarak hemen bilgisayarın başına koştum... Arkamdan söylendi tabi... :img-in_lo
Elimde kalan ne mi? Perşembeyi kurtarmış olmanın mutluluğu, arkadaşımı laf sokmasına rağmen pasta börekle kandırmış olmanın mutluluğu. (ki ertesi gün telefon edip ayrıca teşekür etmiştir) Ve geç gitmiş olsalar da bilgisayarıma/forumuma kavuşmuş olmanın mutluluğu...
İşte HP'nin bana yaşattıklarından sadece biri... HP öncesinde; gelmeyeni arayıp "gelmiyorsunuz... beni unuttunuz... hadi çay yaptım gelin... hadi bu akşam şuraya gidelim" şeklinde girişimlerde bulunan ben HP sonrasında; girişimleri baltalama yöntemleri geliştirmeye başladım. :img-wink:
Sosyalliğim minimize oldu. Arada sinema ile deşarj oluyorum. Bir de HP dostlarıyla buluşuyorum. Bütün sosyal girişimim forum sayfasında... İşte kampanyalar, mailler, senaryolar.... :)
2 bölüm sonra normale dönerim belki. Ama eski dostlar telefona çıkar mı bilmem... Hepsini kurtarabilir miyim pasta börekle!!! :img-blush
.
(hp de beni en çok etkileyen sahne, yağmurda çınar la mavinin sarıldıkları sahnedir ki o anda en az onlar kadar heyecanlanmışımdır).
o istediğimiz mutlu sonun hepinizin gerçek yaşantınızda bulunması dileğiyle..
sevgiler
Bunlar çok güzel dilekler canıgönülden katılıyorum.Düşünüyorumda bukadar insana bu elektiriği geçirmek başka birşey bu,bukadar insanda aynı duyguları uyandırmak.Yaa çok başkalar iyiki onları tanıdım:good:
bi 5 dk klavye bana baktı ben ona baktım olacak gibi değil yeter dedim artık, anlatabileceğin kadar anlat, zaten onlarda seninle aynı duyguları paylaşıyo...
ben biçok dizi seyrettim halada seyrediyorum ama hiç birinde bu diziyi seyrederkenki duyguları yaşamıyorum.bunda sizin katkınız olduğunu da düşünüyorumya...
bu foruma girişimde çevremdeki hiç bi insanın HP seyretmeyişinden kaynaklandı
ilk önce.(hoş hala seyreden yok ya)yorumlarınızı okumaktan çok keyif aldım, bazılarınızın iletilerini kendiminmiş gibi kabul ettim gelen cevaplarını takip ettim,sonra baktım olacak gibi değil,bende yazmaya başladım.ilk defa hergün bi foruma girdim, ilk defa bu kadar ileti yazdım(sizin için az görünebilirde benim için rekor)
yani sadece bu dizi değil forumda da biçok ilkim var....
seneler sonra HIRSIZ POLİS denildiğinde ilk önce maviyle çınar ardındanda siz geleceksiniz aklıma(aksaktan bile önce,zaten aksağı unutmak için yakında hipnoz seanslarına başlıcam)
......
........
..........
Öncelikle ehlocan'a sonsuz teşekkürlerimle. Sağol ehlocan
HP Öncesi ve Sonrası Hayatım. Of offf
HP Öncesi : İşten yorgun argın gelinir. Yemekti, bulaşıktı, hadi kızoşla ilgilenmekti, onu uyutup ekran karşısına geçip allah ne verdiyse izlemekti. Sonra içerden eşim seslenirdi 'Özge bilgisayarı kapatıcam bakacakmısın' Bende aynen şöyle bir cevap 'aman ne bakıcam zaten bütün gün bilgisayar ekranına bakmaktan (işim benim sekreterliktir) öhk geliyor. Zaten gittin Q klavyeli aldın en tilt olduğum şey. Kapa kapa ben yatıcam zaten tv de bir şey yok.' derdim.
Sonra bir gün baktım yeni yayın dönemi Hırsız Polis diye bir dizi başlayacak. İtiraf edeyim benim bu diziye başlamama neden olan insan büyük oyuncu Uğur Yücel'dir. Sonra duydum Timuçin Esen var. Gurbet Kadını dizisini takip etmedim ama orada oynadığını duymuştum. Sonrasında da Özlem Düvencioğlu. Ay dedim çıktı bir tane daha. İzleyelim bakalım bu hanfendiyi kalıcı mı yoksa foss diye sönenlerden mi olacak. Bu düşüncelerle Hırsız Polis izleyiciliğim başladı.
HP Sonrası : İlk bölümde Mavi'nin o ilk bere çıkarış sahnesinde kendisine bittiğimi forumdaki arkadaşlardan bilen bilir. İlk 30 bölüm öyle mest olmuş bir şekilde geçti. Aman tanrım dedim ne diziymiş iyi ki izlemeye başlamışım. Ve Özlem senin için ilk düşüncelerim için affet beni. Sonra tatile gittik geldik ve ben dizimi çok özledim. Bir an önce başlasın diye gün saymaya başladım. Sonra nasıl bilmiyorum bu forumu keşfettim. Allahım dedim ben nerdeyim nerelere geldim. Hayatım gündüzleri işte, akşamlarıda evde dizi ve forum arasında geçmeye başladı. Q klavyeden oldum olası nefret eden ben eşime bilgisayarı koklatmamaya başladım. Onu oturur görsem bilgisayar başında kaldırmak için numaralara yatardım. Bir gün hatırlıyorum bu sebepten ilahi kuvvet gelmişti ve erkek kardeşimi yere düşürmüştüm. Krize girmiştik gülmekten. Bir keresinde de kardeşim İzmite geldi bizde İstanbula geçmiştik hafta sonu. Bir sevinç odasına daldım heyecanla ama hönk diye kaldım çünkü laptop un yerinde yeller esiyordu. Telefon açıp ağzıma geleni saymıştım. Eşim çok pis gülmüştü o ara. Ya hanım 1 sene oldu şu bilgisayarı alalı bir gün yüzüne bakmadın şimdide maşallah başından alamıyoruz seni. Eee öyle bulmuşum ben benim gibi HP seven güzel insanları onlardan ayrı durabilirmiyim. Eşim bana öylesine mail adresi almıştı. Msn de 3 kişinin adresi vardı. Erkek kardeş, eşim ve kuzenimin. Şimdi ben bile inananıyorum msn demki kişi sayısına. Diziyi takip etmem dışında benki arkadaşlığa susamış bir insan burada çok güzel insanlar tanıdım, sizleri tanıdım. Hepiniz benim için çok özel insanlarsınız. Ve hep öyle kalacaksınız. Ölene kadar Mavi-Çınar aşkını birde sizleri asla ama asla unutmayacağım.
Hepiniz sevgiyle kalın... Sağlıkla kalın... Ve lütfen aşkla kalın...
Ben en son olarak dizimizin senaritlerine seslenmek istiyorum. Lütfen ama lütfen bizleri ekran karşısında yarım bırakmadan hak ettiğimizi gösterin. Lütfen bizlere MUTLU SON verin...
Geçen sene diziye bağımlılığımı azaltmak niyeti ile çok sevdiğim Zuhal Olcay'ın tiyatro oyununa bilet aldım. Oyun günü için de kırk kere düşündüm ve Perşembeye karar verdim. O dönem dizi Çarşamba günleriydi. Forumu da takip edemediğimden yeni bölümün Perşembe'ye alındığını Çarşamba sabahı öğrendim malesef. Nasıl panik olduğumu herhalde tahmin edersiniz.. 2 gün boyunca tiyatroya birlikte gideceğim arkadaşıma ne kadar rahatsız olduğumu, acaba gitmesem mi diye söylenip durdum.
Üstelik Zuhal Olcay'ı uzun zamandır sahnede izlemek isteyip de bu kadar yaklaşmışken vazeçmeyi de kendime yediremezdim.. Tüm gün karın ve baş ağrısı ile geçirdikten sonra oyuna gitmeye karar verdim..
Neticede ne oyundan zevk alabildim, ne de diziyi ağız tadı ile izleyebildim aslında... Eve geldiğimde son 20 dakikası kalmıştı.. Gece yarısı saati kurup saat 03.00 de kalkıp Euro D den tam olarak izledim..
Böylelikle bağımlılığımda kurtulmanın tek yolunun dizinin sona ermesi olduğunu anladım, uzaklaşmaya çalışmalar filan boş ve hikayeymiş..
HP'den öncem HP'li anlarım ve HP'den sonram..
HP'den öncem: çok basit şuan birçok insan gibi çalışmaktan arta kalan zamanlarımı TV izleyerek, gazete, dergi okuyarak geçirirdim.. Çoğunluklada uyurdum işten çok yorgun döndüğüm için genelde 1-2 saat kitap okur ve yatardım.. Bu kadar basit yani..
HP'li anlarım: işte bunu anlatmam çok uzun sürer sanırım.. Ben yaklaşık 10 yıldır elinin altında internet olan biriyim hem işte hemde evde.. Ama interneti işyerinde işle ilgili konular harici kullanmazdım bile evde ise hiç suratına bakmazdım pc'ninde internetinde.. Haftalarca pc'nin power düğmesine basmadığım oldurdu.. Ne zamanki HP hayatıma girdi bütün alışkanlıklarım ters yüz oldu.. Önce hurdaya dönen daha çok özelliği olan bir pc aldım.. Gerisi çorap söküğü gibi..
Bir dönem anı defteri diye bir sayfa açılmıştı bizde çeşitli paylaşımlarda bulunmuştuk orayada yazmıştım o zamanlar.. Benim dizifilm.com'a üyeliğim 2005 yılı Ekim ayında idi ve ekranda gördüğüm bir oyuncuyu daha önceden Trabzon Devlet Tiyatrosunda izlemiştim ama o olduğundan emin olamamıştım.. google'dan oyuncuyu arattığımda karşıma bu sayfa çıktı girdim üye oldum ama çokta kurcalamadım o tarihlerde.. Sonraları Beyaz Gelincik dizisinin sayfalarını okumaya başladım.. HP'yi ise ilk bölümünden itibaren izlememe rağmen ilk birkaç bölüm sayfasına uğramamıştım.. O zamanlar nereden bilecektim günümün 8-10 saate yakın zamanının bu sayfalarda geçeceğini.. Hayat sürprizlerle dolu işte.. Beyaz Gelincik'in sayfalarını okurken birgün sanırım söğüt'tü yanlış hatırlamıyorsam HP'nin sayfasının çok boş olduğunu ve arada bu sayfayada uğrayalım izleyenler varsa diye bir mesaj yazmıştı o sayfalara.. Bende o sayfadan çıkıp HP'nin sayfasına girdim o gün.. Daha ana sayfaya bile taşınmamıştı o zamanlar HP'nin sayfası.. BG sayfalarındaki okuma görevimi HP sayfalarına taşıdım işte o tarihte.. Başlangıçta sadece okudum protestocu ruhum o zamanlarda da HP düşük raytingler yüzünden yayından kalkma tehlikesi yaşarken mail, tel yağmuruna tuttu Kanal D'yi, TMC'yi ama yinede sayfalarda sessiz izleyici konumundaydım.. Birgün bir cesaret buldum kendimde ve yazmaya başladım.. İşte o gün bugün bazen saçmaladım, bazen ağladım, bazen güldüm bu sayfalarda..
HP ve bu sayfalar benim sığındığım limanım oldu o zamanlardan sonra.. 2006 yılı benim ve ailem için çok fazla üzüntü içeren bir yıl olmasına rağmen ben HP sayesinde hep ayakta kaldım.. En çaresiz kaldığım anlarda bile bu sayfalara girdiğimde ya da HP'den daha önce defalarca izlediğim bir bölümü izlediğimde kendime geldim, terapi gibi birşeydi benim için HP ile ilgili herşey..
Mavi'nin hayata karşı olan güçlü duruşu bana güç verdi.. Sevdiği insanlar için yaptıkları beni de cesaretlendirdi bende bazen Mavi oldum onunla.. Zaten normalde inatçılığımız. dikbaşlılığımız benziyordu da onun o kocaman yüreği çok şey kattı bana.. Çınar'ın aşkı için yaptıkları onu gözümde yücelttikçe yüceltti..
HP'den sonrası işte bu konuda bir fikrim yok.. Finalden sonrasını düşündüğümde kendimi çıkmaz sokakta hissediyorum.. Limanımı yıkıyorlar, gizlendiğim duvarlarımı parçalıyorlarmış gibi hissediyorum.. Yüzümü güldüren, kalbimin sıkışmasını azda olsa azaltan tekşey ise HP sayesinde tanıdığım ve hayatımın sonuna kadar yanımda olmasını istediğim dostlarım.. Hepinizi çok seviyorum..
Umarım hepimiz için herşeyin hayırlısı olur..
Sevgili duar,
Bu karli gunde Tv tasima olayini ilk anlattigin gunu hatirladim da o gun ne kadar cok gulmus eglenmistik, anilarimizi anlatirken..Ama nasilsa , bir arkadas ,HP icin karlar icinde o apartmandan o apartmana kosmustu diye dusunurken bunun kim oldugunu bir turlu hatirlayamiyordum..Demek sendin..
Benim HP ye baslamamin sebebi Mavicinar dir..
Uyesi oldugumuz baska bir forum sayfasinda o kadar cok bahsederdi ki HP den..Artik dayanamayip bir bakayim nasilmis diye internetten izlemeye baslamistim ve iki gun icinde izlemedigim butun bolumleri ,kucagimda 3 aylik bir bebekle resmen hatmetmistim.Bu da yetmeyip, bu dizi hakkinda daha fazla bilgi bulmaliyim diyerek bu siteyi ve benim gibi HP cilginlarini bulup maden bulmus gibi sevinmistim.Zaten o zamanlarda postpartum deppression falan olmadiysam bu HP nin basarisidir..Mavi Cinar dusunmekten, bunalim takilmaya firsat kalmiyordu ki..:icon_whis
Bu dizinin bana yaptirdigi en buyuk cilginliksa ,msn den 30 bolumluk HP yi gunlerce bikmadan usanmadan , butun baglanti kopmalarina ragmen ,full bolumler halinde indirmemdir..Bu konuda sabrina bir kere daha hayran kaldigim , o zamanlar bizler kadar -belki daha da cok-HP ye bagli olan ama senaryonun kotu gitmesine artik dayanamayip kirilan ve izlemeyi birakan, MardiGras'a birkez daha binlerce tesekkur ederim..O olmasaydi boyle bir arsivim ve boyle mukemmel bir dostum asla olmazdi..
Sevgili duar,
.............
Zaten o zamanlarda postpartum deppression falan olmadiysam bu HP nin basarisidir..Mavi Cinar dusunmekten, bunalim takilmaya firsat kalmiyordu ki..:icon_whis
...........
Sevgili argosy,
Yazını okuyunca eski günlere gittim ben de ..... Bu anımı anlatınca bir arkadaş senin yaşadıklarında ayrı bir dizi konusu olurmuş demişti de ne kadar gülmüştüm....
Ama şu postpartum deppression, olayı da son günlerde moda oldu. Malum bol reytingli dizide, işlenen bir konuymuş duyduğuma göre.... İlk duyduğumda "" Birileri söylese de şu kadıncağız kardeş dizilerini takip etse"" diye düşünmüştüm.
Ben de o depresyona girmeye yüz tutmuş bir haldeyken bu foruma tutuldum. İyi ki tutulmuşum buradaki terapi psikolojime iyi geldi ..... Ruh sağlığım kurtuldu....
Neymiş postpartum deppressiondan kurtulmak için Hırsız Polis izlemek gerekiyormuş....:img-wink:
Sanırım geçen yıl aralık ayıydı ve burada son yıllarda hiç yağmadığı kadar kar yağmıştı.. Malum elektrik direklerimiz pek sağlam olduğundan yağan kar neticesinde direkler devrilmiş ve şehre hatta Giresun ve Trabzon'un büyük bölümüne elektrik verilemiyordu.. Sular kesikti falan filan.. Bu şekilde bir hafta kadar yaşadık.. Ama benim derdim o zaman Çarşamba akşamları olan dizimdi.. En sonunda dizi saati geldi çattı ben iki gözüm iki çeşme nasıl yapacam dizinin başlamasına 10 dk kaldı falan ağlıyorum.. Annemde bana sinirlendikçe sinirleniyor.. Kızım çocukmusun saçmalama diye.. Hikaye geliyor tabii bana annemin söyledikleri.. Neyse birden karar aldım kafamın üzerinde lambalar yandı ve evimizin karşısındaki ve benim için hala kutsal olan markette jeneratör olduğu aklıma geldi.. Marketin sahibide zaten eski arkadaşımdı.. Hemen ben gidiyorum dedim ve evdekilere başka tek kelime etmeden kendimi markete attım.. Ömer bana hiçbirşey sorma benim HP'yi izlemem lazım dizi bitinceye kadar kapatmak yok marketi dedim.. O da sağolsun bilgi işlem servisine yolladı beni marketin ve oradaki tv de kimse beni rahatsız etmeden izledim.. Bana elektrikler bile engel olamadı.. Tek sorun arkadaşımı gördüğümde hala yüzüm kızarır:img-blush ..
duar:Ben de o depresyona girmeye yüz tutmuş bir haldeyken bu foruma tutuldum. İyi ki tutulmuşum buradaki terapi psikolojime iyi geldi ..... Ruh sağlığım kurtuldu....
:img-hyste :img-hyste :img-hyste
Çok yaşa e mi sen! Biz terapi başlığı açtıralım diyoruz, sen ne diyorsun? Yeni Zelanda'dan kolay geliyor her şey tabii...
:img-hyste
Bu delilik ya...allahim nasil birseydir bu, kar kiyamet, sizler kendinizi yollara atin, isigi yanan herhangi bir yere atin kendinizi, (lafin gelisi) :img-grin2 bu nasil birseydir, bende bunu yapabilirmiydim acaba, inanin bir fikrim yok...sanirim bir kösede yigilip aglardim, kaderime razi gelirdim...sizin cesaretinizi sergileyebilirmiydim bilmiyorum, özellikle ev halkinin tepkisinden cekinirdim, tescilli bir deli unvanina hazir olamazdim herhalde...:icon_whis
Beni hos görün ama bu hakikaten delilik be! Bu asktan öte birsey, bagimliliktan öte birsey, resmen gözler karariyor...bu nasil birsey...
Yazdiklarinizi okuyunca inanilmaz etkilendim bir o kadarda endiselendim...nasil iyilesecegiz...imkansiz...
2005 yılının yaz aylarına kadar evde pc mevcuttu. Ama o dönemlerde mutfağa olan merakımdan yemek sitelerine, yaramazlıkta sınır tanımayan hatta şampiyonluğa oynayan kızım sebebiyle anne çocuk sitelerine üyeydim ve oralara girerdim sıkça..o dönemlerde dizi izlerdim hatta fanatiği olduğum 2-3 tane dizim de vardı ama forumlara girip yazmak aklımın ucundan bile geçmezdi..
O yaz eşim pc yi ofise taşımak istediğini söyleyince sesimi çıkarmadım.Sonuçta internet bağımlısı bir insan değildim..kızım öncelikliydi..hiç itiraz etmeden kabul ettim, benim için hiçbir sakıncası yok dedim.
Ekim ayının sonlarına doğru bir dizinin fragmanına rastladım..Uğur Yüceli gördüm..BİM de tanıdığımız Vahide Gördüm vardı..bir de gurbet kadınının fanatiği olan kayınpederimin tek geçtiği jönü Timuçin Esen..ilk etapta tanıyamadım.."tek istediğim bir evlat be bir evlat" diyordu genç adam fragmanda..bir de Vahide Gördüm bir kız çocuğuna "sus kız cüce" demişti..sesli çekim olduğunu anlayınca iyice odaklandım..Murat Daltaban da birine MAVİ demişti..bu ne dedim önce..ne.. isim mi bu..ne biçim isim..İşte o anda kanepeye uzanmış eşime dönüp "ben bu diziyi izlerim" demiştim. O da bana dönüp "iyi peki izle bakalım" dedi..tabi o zamanlar işin bu raddeye varacağını nerden bilsin adamcağız.Bu arada esas kız olarak tanıdık hiç kimseyi göremeyince epey meraklanmıştım..partner kim acaba diye..Ah ah..ben ne bileyim hayatıma ÖD gibi bir su damlasının gireceğini o zamanlar..
Neyse..ben ilk bölümden vuruldum diziye..tam dişime göre demiştim..ama tekrarını izlemek için her dakika tv başında belki tekrar yayınlanır tekrarı ne zaman saat kaçta diye takip etmeye başladım..evde pc de yok..tıkandım kaldım..uydudan tekrarlarını izlemeye başladım sonra..ama bana yetmiyordu..Ocak ayında birgün eşimin yanına ofise gittim..neti açtım ve bir arama yaptım..ve bu forumu keşfettim..aman allahım dedim demek ki benim gibi diziyi delice seven birileri var..çünkü eşim dahil kimse bu diziyi izlemiyordu..Ne yazık ki benim forumu okuma sürem çok kısıtlıydı..haftada iki bilemediniz üç gün sınırlı sürelerde..üye olmadım bu sebepten..gel zaman git zaman tuttudum eve pc alalım diye..eşimde ısrarlara dayanamadı ve bana nisan ayında doğum günü hediyesi niyetine (hayatının hatasını yaparak:)) bir laptop aldı (hala çok pişmandır kendisi)..sizleri tam gaz okumaya başladım..hepinizi o kadar iyi tanıdım ki ailemden biri gibiydiniz artık..sizinle gülüp sizinle ağlamaya başladım..sezon finaline yaklaştığımız günlerde artık üye olup bölümleri indirmem gerektiğinin idrakına vardım..biraz geç oldu ama..sizlere katılmam gerekiyordu..benim gibi çenesi düşük biri için çok bile susmuştum..
Yaz başlarında anı defteri kim kimdir diye bir başlık açılmıştı..oraya kızım 22 aylık diye yazmışım..şu anda selin 31 aylık oldu..yani ben üye olayımmı olmayayımmı diye düşünürken şimdi bir bakıyorum ben buraya üye olalı tam 9 ay olmuş..dün gibi..benim gibi HP bağımlılarıyla birlikte geçen tam 9 ay..ve şıp diye edindiğim canımdan öte dostlarım..çok mutluyum..Birlikte gülüp birlikte ağladığım insanlar..her istediğim saat numarasını çevirip ben ağlıyorum seni çok özledim diyebileceğim dostlarım..ve bana hayatımda hissetmediğim duyguları hissettiren bir dizi..Mavinin gülüşü, Çınarın bakışı..o anlatılmaz ancak hissedilir dedirten elektrik..artık bu aşk için birşey yazmak istemedim..zaten yeterince yazdık yorumlarda..sadece öncesi ve sonrası hakkında kısa birşey yazayım dedim ama sanırım çok uzun tuttum..hatta içerik biraz foruma üye oluşumla ilgili oldu ama idare edin artık..
Başka ne diyeyim ki..replikleri ezbere biliyorum..forumdaşlarımla repliklerle konuşuyoruz..kağıt helva benim için eskisinden daha anlamlı..mavi renk benim için renklerin en güzeli..çınar ağacı görünce sarılma dürtüm harekete geçiyor..
Kısacası bu dizi hormonlarımı altüst etti..kendimi tanıyamaz oldum..hatta tanımıyorum..eski halimi gözümün önüne getirmeye çalıştığım zamanlar yüzüm şaşkın ördek ifadesi alıyor..HP nin jenerik müziğini 3 saniye duymam bile ağlamam için yeterli..anlatamıyorum işte..hepiniz biliyorsunuz kendinizden..ben de aynı sizin gibiyim..birbirimizin aynası yani..
Herkes bir anısını yazmış..ben de kısaca özet geçeyim..2005 Aralık ayının ortaları..kaçıncı bölümdü, neydi tam tarihini hatırlamıyorum..bizim evde olmadığımız bir akşam üzeri evimize hırsız girmiş..akşama evde polisler cirit atıyor..parmak izi vs..ama bu meyanda benim içim içimi yiyor..dizi başladı başlayacak..ev kalabalık, eşimin ailesi orda..ve ben ne yazık ki gerçekle yüzleşmek zorunda kaldım..o gece hp bana haramdı..bakar mısınız yalnız hala dizi izlemeyi düşünüyorum..o gece annemlerde kalmıştık..ve annem bana bu gece tekrarı vardı yeni bölüm yayınlanmadı dediği an sanki evine hırsız giren ve eşyaları çalınan insan ben değildim..sevgi kelebeği oluvermiştim bir anda..zaten izlediğim diziden de belli hırsızlara ve hırsızlığa bağışıklık kazanmıştım..annemin dediği lafsa, "eeee..o kadar hırsızlı dizi izlersen olacağı bu..allahın sopası yok":)
Hepinizi çok seviyorum
Beni unutmayın...
Evet Murathan Mungan'ın en sevdiğim dizelerini kendi hayatımda bir erkeğin yokluğunda söylemedim ama bir dizinin yokluğunda söylemek istiyorum ben dizimiz bittiğinde tıpkı aşağıda yazdığım gibi olacağım çünkü;
Böyle zamanlarda herşey birbirinin yerini alır
çünkü herşey bir o kadar anlamsızdır
içinizdeki ıssızlığı dolduramaz hiçbir oyun
para etmez kendinizi avutmak için bulduğunuz numaralar
dışarıda hayat düşmandır size
içeride odalara sığamazken siz,kendiniz
bir ayrılığın ilk günleridir daha
herşey asılı kalmıştır bitkisel bir yalnızlıkta
gün boyu hiçbirşey yapmadan oturup
kulak verdiğiniz saat tiktakları
kaplar tekin olmayan göğünüzü
geçici bir dinginlik,düzmece bir erinç
suyu boşalmış bir havuz,fişten çekilmiş bir alet kadar tehlikesiz
bakınıp dururken duvarlara
boş bir çuval gibi,çalmayan bir org gibi,plastik bir çiçek,unutulmuş bir oyuncak,eski bir çerçeve gibi...
:sad53: :sad53: :sad53:
Evet ben kendimi şimdiden böyle hissetmeye başladım bu dizi (tv ile arası pek iyi olmayan benim için) bir tutku oldu aslında tuhaf bir hazda alıyorum bitişinden çünkü bu olayı (kendi adıma)geçici bir delilik olarak görüyorum yada bulaşıcı bir hastalık olarak kurtulmalıyım diyorum tuhaf ikilemler yaşıyorum ve evet seviyorum ben bu kadroyu yokluğu bana acı da veriyor böyle işte...
Bu arada burada tanıdığım benim gibi bu deliliğe yakalanmış arkadaşlarımıda çok seviyorum
:img-hyste :img-hyste :img-hyste
Çok yaşa e mi sen! Biz terapi başlığı açtıralım diyoruz, sen ne diyorsun? Yeni Zelanda'dan kolay geliyor her şey tabii...
:img-hyste
Tabiii sen de haklısın canım. Elinde televizyon karda kışda gecenin bir vakti karanlık sokaklarda dolaşan bir kadını görüntüsünün ruh sağlığı hakkında ne düşünülüyordur bilemem.:img-pilot
Ama çocuklarımın vücut bütünlüğü hala bozulmadı. Hayata daha umutlu bakmaya başladım. Aşk artık çok uzakta değildi. Ben yaşamasam da yaşanyaların tanığı olarak ayaklarım yere basmıyordu.:img-yes:
Zamanla senaristlerin oyunuyla farklı bir ruhsal çöküntü içine girsem de o günlerki halimle kıyaslanamaz bile....
Yani şu kadarını söyleyeyim, o aralar, kayıpları arayan, eşleri barıştırmaya çalışan bir program vardı gündüz kuşağında onun müdavini olmuştum. Annem geldiğinde ""bunu mu izliyorsun???" diye söylenip duruyordu. Durumum Okadar vahimdi.....:img-blush
Sevgili ehlocan,
Ebediyen surecek bir ayriligin esiginde, oksuz kalmis forumda acmis oldugun baslik ve bu zarif jestin icin cok tesekkur ederim.
Dunyanin 3 ayri kitasinda yasamanin verdigi bir hosgoru ile insanlara ve olaylara onyargisiz yaklasmayi ogrendim. Bunu da elimden geldigince yapmaya calisiyorum. O yuzden dizilere, aktorlere, takimlara, kisacasi gercek yasantilarinin parcasi olmayan hatta gercek bile olmayan kavramlara hayranlik duyan kisileri de hic kinamadim, ayiplamadim. Sadece benim hayatimda boyle bir tutku ya da hayranlik olmayacagini dusundum.
Masallarin masal oldugunu, roman kahramanlarinin veya filmlerdeki yakisikli mukemmel sevgililerin hayal urunu oldugunu kabulleneli de epey oldu. HP oncesi hayat gundelik kosturmacalar, rutin isler ve genel kaygilarla gecer mutluluk ise yaz tatillerinde Turkiye’ye saklanirdi. Kayitsiz sartsiz sevilmenin, oldugu gibi kabul edilmenin ve karsiliksiz verilen sonsuz sevginin kaynagi annecigim ve babacigimin kollarinin arasina girecegim ve gercekten sevilip mutlu olacagim gunlerin hayali ile hayat denen mecburiyetler dizisine katlanip yillarimi tuketirdim. Ask, unutulmus bir hayaldi. Hatta ask uzerine romanlar okumak, filmler seyretmek asabimi bile bozardi. Olmayan bir kavramin bu kadar abartilmasini ve duygu somurusu halinde insanlara empoze edilmesini acimasizlik olarak gorurdum.
Kendim icin hayallerim kalmamisti. Taaa 2005’in bir sonbahar Carsamba’sinda ekrandaki kivircik sacli kizi gorunceye kadar. Uzun zamandir ilk kez bir sey benim ilgimi cekmisti. Ilk kez bir sonraki bolum nasil olacak diye beklemeye basladim. Birkac hafta sonra Mavi ve Cinar denen bu iki karakter arasindaki ask beni hayata dondurdu. Uykudan uyandim. Ask’i hatirladim. Yalan degildi! Evet benim de kalbim bir zamanlar boyle atmamis miydi? Hayal kurmaya basladim. Hayallerde ben de vardim artik. Sonra sorgusuz sualsiz yasadigim hayatimi sorgulamaya basladim. Renklerin farkina varmaya, cicekleri gormeye, kuslarin seslerini duymaya, ictigim kahveden tat almaya, yedigim yemekten zevk almaya basladim.
Yillar once derinlerde bir yere gomdugum kisiligimi, hayallerimi, duygularimi gomdugum yerden cikardim. Bunu bana HP yaptirdi. Eskisinden daha saglam, ne istedigini bilen ve herseyden onemlisi umut eden ve hayallerinin pesinden kosmaya kararli biri oldum.
Aksak’liklarina ragmen muthis bir hikaye izlettikleri icin tum ekibe sonsuz tesekkur ediyorum. Elestirinin dozunu zaman zaman kacirdiysam hepsi sevgiden, kaybetme korkusundan. Bu korkunun gerceklesmesine iki kala artik ne yorum yazacak dermanim ne de elestirme istegim var. Elimde kalan son 3 saatin elestirisini yapmak onu incitmek istemiyorum. Hayatimin donum noktasi olan, beni yattigim kis uykumdan uyandiran dizim bitiyor. Kucucuk bir parcasini tanima firsati buldugum bu forum dagilmak uzere. Satirlarini okumaktan keyif aldigim pek cok arkadas bu dizi ile yazmaya veda edeceklerini soylemisler. Hersey yavas yavas bitiyor, aslinda gereginden hizli demek daha dogru olacak. Ama bana biraktigi guzellikler hep benimle olacak. Icimde ukte yok. Aksine bu diziyi seyretmis olmaktan, icinde kaybolup tutku ile baglanan izleyicilerinden biri olmaktan ve sizleri tanimis olmaktan son derece memnunum. Geride arsivim, sahane replikler, simsicak dostluklar ve olaganustu muzikler kalacak. Azimsanmayacak bir kazanc!
Sevgiyle
Bu delilik ya...allahim nasil birseydir bu, kar kiyamet, sizler kendinizi yollara atin, isigi yanan herhangi bir yere atin kendinizi, (lafin gelisi) :img-grin2 bu nasil birseydir, bende bunu yapabilirmiydim acaba, inanin bir fikrim yok...sanirim bir kösede yigilip aglardim, kaderime razi gelirdim...sizin cesaretinizi sergileyebilirmiydim bilmiyorum, özellikle ev halkinin tepkisinden cekinirdim, tescilli bir deli unvanina hazir olamazdim herhalde...:icon_whis
Beni hos görün ama bu hakikaten delilik be! Bu asktan öte birsey, bagimliliktan öte birsey, resmen gözler karariyor...bu nasil birsey...
Yazdiklarinizi okuyunca inanilmaz etkilendim bir o kadarda endiselendim...nasil iyilesecegiz...imkansiz...
Sevgili maviözlem,
HP nin bir bölümünü izleyebilmek için yaptıklarımdan önce utandım. Eşim kimbilir neler söyleyecek dedim. Çünkü kendisi nerdeyse hiç televizyon izlemez. Hırsız Polis'ten ise özellikle nefret eder. Benim bağımlılık halim onda ters etki yarattı.
Ben televizyonu alıp gidiyorum deyince önce anlamsız anlamsız baktı suratıma. Sonra da destek oldu bana ... O an anlamadım bu anlayışının sebebini....
Eve döndüğümde yaramaz çocuk mahcubiyetiyle baktım suratına.... Bana ""bu gece yaptıkların çok hoşuma gitti"" dedi. ""İstediğin bir şeyi elde etmek için giriştiğin mücadele benim bile kanımı kaynattı "" deyince, kendimi ""dünyayı kurtaran "":img-hyste kadın gibi hissettim.
Ne için yapıldığının önemi yoktu onun değerlendirmesinde... İnançlarım ve isteklerim uğruna girdiğim zorluk ve elde ettiğim olumlu sonuçla ilgilenmişti....
Hırsız Polis'in faydaları sütununa bir artı geldi.... Kendi gücümün farkına varmama ve inançlarımın sağlamlığını anlamama neden oldu....bye
Bu sayfalara giremeyeceğim galiba...
Satırlarınız, her okuduğum daha da hüzünlenmeme sebep oluyor, zaten ağlamaya meyilliyim bu aralar, hepten muslukları açıyorum..
Son bölümü dün gece izleyebildim.. Çınar'ın repliğini kaçırmışım..
Sen benim canımsın..
Birtanemsin..
Gözbebeğimsin..
Başka kim böyle sözleri, bu denli içten ve sevgi ile söyleyecek sevdiğine, bana söyler misiniz???
Ümit dedi ya, "abisiz kalakaldık" diye,
Biz de Hırsız Polis'siz, Mavisiz, Çınarsız kalakalıcaz 2 bölüm sonra ...:sad53:
Hirsiz Polisin ilk bolumunu izledigim anda, ben de bu dizi tam bana gore demistim.. Moskova'daydik o zamanlar, Bir turk insaat sirketinde calisiyoruz ve santiye haricinde tek keyfimiz carsamba geceleri hirsiz polisi izlemek olmustu esimle..
Daha sonra Moskova disina tasindik, uydu antenimiz sibirya yakinlarinda bir santiyeye gonderildigimiz icin yetersiz kaldi, yeni bir anten aldik, daha buyugunu.. O da her kar yagisinda donup kaliyordu. Kar bitmek bilmiyordu ve biz ekran karsisinda ses var goruntu yok modunda kalakaliyorduk oyle sinirimizden kudurarak..Internetten download edip izliyelim derken bu foruma rastladim.
Cok fazla yorum yapmasamda surekli takip ettim..
Youtube a diziyi bolup bolup atan, timucinhastasi, andriyy ve tabii swat'a binlerce kere allah ne muratlari varsa dedim.. aranizdan biri ise hala diyorum cunku izleyemedigimiz ve yorumlardan ne oldugunu cikarmaya calistigim dizi bolumlerini onlar sayesinde pc nin basindan kalkmayarak izleme sansimiz oldu..Birkac kez kanald ye mail attim, eski bolumleri ekleyin cok geciktiniz diye, sanirim kanald ye mail atip istegini yaptiran yegane mail onlardir cunku hemen son bolumler eklendi:) mutluluktan ucardim o zamanlarda..
Saat farkindan dolayi aylardir persembe geceleri sabahliyorum.. dizi burada 2.5 ta basliyor, sabaha karsi bitiyor.. Ancak is-stres-bebegimizin bakimi derken unuttugumuz kendimize ayirdigimiz yegane vakit sanirim iki 18 lik genc gibi kikirdayarak pc basinda Mavimiz ve Cinarimizin muhtesem yuzunu, muhtesem repliklerini izledigimiz vakitlerdi..
Son zamanlarda oyle sacma sapan senaryo manevralari cevirdi ki senaristlerimiz ona ragmen birakmadik izlemeyi... Zaten basladigim isi bitirmeden birakmayi hic hazetmem.. Su gun sondan bir onceki bolumu sabah dogru izleyecegiz..
Haftaya son bolumde nasil bir mutluluk ve sanstir ki, kusadasinda kendi mekanimda, kendi evimde kendi yuvamda, arkadaslarim ve ailemizle son noktayi koyacagiz.. Benim icin gercekten hakkettigi bir son olacak.. Umarim mutlu son olur.. Eger olmazsa senaristlere yaptiklari katliam ve kiyim icin demedigimi birakmiycam heralde..
Buradaki tum neseli, tepki vermekten cekinmeyen, komik, sinirli, yardimsever, guzel insanlara sevgiler...
1. Bölüm Özeti'm
Çınar; 30 yaşlarında, yakışıklı, zeki bir adamdır. İstanbul'un fakir mahallelerinden birinde, ağabeyi Ali Rıza, nam-ı diğer Arıza, kız kardeşi Ümit ve Arıza'nın iki çocuğuyla birlikte yaşamaktadır. Babanın gidişi ve annenin ölümünün ardından büyük bir geçim sıkıntısına düşen bu beş kişilik aileye önce Arıza bakmaya çalışmış, ancak Arıza'nın kirli işlere bulaşması ve günün birinde yakalanmasıyla beraber sorumluluk Çınar'ın üzerine kalmıştır.
Çınar'ın hayatı gündüzleri durağandır. Geceleri ise üyesi bir çetenin aksiyonlarından ötürü oldukça hareketli. Bir otomobil tamirhanesini üs olarak kullanan bu soygun çetesinin lideri, Aksak lâkabıyla tanınan, sert mizaçlı, ters birisidir. Aksak Çınar'a bile itiraf edemediği bir aşkın pençesindedir.
Mavi ise 25 yaşında, güzel, iyi yürekli, mesleğine ve ailesine bağlı birisidir. Babasını küçük yaşta, evlerine giren bir hırsızın saldırısı sonucu kaybetmiş ve bu olayın etkisiyle polisliğe yönelmiştir.
Mavi'nin hayatı polislik mesleğinin getirdiği zorluklarla doludur. Bununla beraber, karakoldaki kader ortakları ve sivil hayattaki birkaç yakın dostuyla birlikte dertlerini biraz da olsun unutup mütevazı hayatını sürdürmektedir.
Mavi bir tesadüf eseri Çınar'la tanışır. Hırsız olduğunu bilmediği bu yakışıklı adamın, yeğenlerine, ailesine düşkünlüğünden ve içtenliğinden etkilenen Mavi'nin duyguları çok geçmeden aşka dönüşür. Mavi, erkeklere, duygusal ilişkilere, aşka karşı ne kadar tedbirli olursa olsun Çınar'a giderek daha çok bağlandığını fark edecektir. Ne var ki, bu saf aşk hikâyesi önce Mavi'nin ve ardından Çınar'ın birbirlerinin mesleklerini öğrenmeleriyle birlikte büyük bir çıkmaza girer.
Hırsız Polis böyle başlamış olsaydı diye düşünüyorum! Neler olurdu?
Bu hikayede Çınar ile Aksak aynı kadına aşık iki hırsızı canlandırıyor. Buyrun bakalım nasıl özetler çıkıyor. :)
Ehlocan'a teşekkürler
Söyleyecek çok şey var ama kelimeler düğümleniyor boğazımda. İlk fragmanı izlediğimde çok güzel bir dizi başlıyor ama benim izleyecek vaktim yoktu (küçük bir bebeğim vardı o zamanlar) ben ne yaptım eşime söyledim normalde pek dizi izleme alışkanlığı yoktur o izleyince ondan bilgi alıyor fragmanları izliyordum ancak ama daha sonra dayanamadım ve tüm yorgunluklara ve uykusuzluklara katlanarak izledim hemde defalarca resmi sitesinden indirdim tekrarı çıktı onu izledim nerdeyse tüm sahneler ezberimde siteye girip replikleri okudum tekrar tekrar yani tam bir HP manyağı oldum.Şimdi düşünüyorum dizim bitiyor ben ne yapacağım diye cevabı basit diziyi bitmiş olarak düşünmeyip kaydettiğim klipleri bölümleri tekrar tekrar izleyip replikleri okuyup resimlere bakacağım .Ha bu ne zamana kadar sürer bilemem belki Timuçin ve Özlem başka dizilerde çıkar o zaman yeni dizileriyle avunurum ama eminim hiç bir zaman bu ikililnin performansı uyumu başka dizide aynı tatda olmaz .Onlar süper bir ikili oldular ve kalbimizde hep öyle olacaklar.Dizimi çok seviyorum HP ailesini çok seviyorum
2. Bölüm özeti
İlk tanışma, ilk kıvılcım!
Çınar gözaltına alınmıştır.Çınar'ın evinde ve çete üyeleri arasında gergin bekleyiş sürmektedir. Bu arada Çınar'ı sorgulamaya hazırlanan Mavi karakolda bir kaza geçirir ve hastaneye gitmek zorunda kalır. Çınar'ın sorgusunu üstlenen Başkomiser Selahattin'in tutumuysa serttir.
Dışarıda ise Çınar'ı ihbar eden Jilet için Aksak'ın hain planları vardır.
Mavi'nin ,kocası Ahmet'le sorunları devam etmektedir. Ahmet, hayat şartlarının ağırlığından şikayetçidir ve bu yüzden Mavi'yle sık sık tartışmaktadırlar. Mavi'nin kocasının kendisinden bir şeyler gizlediğine dair şüpheleri giderek artmaktadır.
Hiç beklenmedik bir anda beklenmedik bir biçimde Çınar ve Mavi tanışırlar. Onların tanışmaları giderek büyük bir yangına dönüşecek olan ateşin ilk kıvılcımıdır.
Çınar'ın Aksak'ın en önemli adamıdır. Onu küçük yaşta yetiştirmeye başladığı için ayrı bir önemi vardır. Bir gün aynı kadına aşık olacakları hiç akıllarına gelmezdi sanırım. Aksak "komiser Mavi"ye tutku ile bağlıydı. Bunu kendisine bile açıklayamıyordu.
Mavi'nin ise kötü giden bir evliliği vardı. Eşi Ahmet para düşkünü bir adamdı. Mavi'nin eve getirdiği paranın yetmediğinden kariyerini daha iyi bir şekilde kullanmasını istiyordu. Mavi'nin ise tek istediği kıvırcık saçlı bir kız çocuğuydu. Ama haberi yoktu ki kocası başka alemlerdeydi. Ve bunu bir gün çok acı bir şekilde öğrenecekti.
Her gün kendime göre iki özetle burada yorumlamaya çalışayım...
|