Tüm Versiyonu Göster : Ihlamurlar Altında Basında Çıkan Haberler
_butterfly_ 16-09-05, 15:28 http://www.hurriyetim.com.tr/displayimage/0,,213777,00.jpg Yeşilçam’a özlem bu diziyle bitecek
Röportaj: Gözde YILMAZ
Kanal D ekranlarında bu gece başlayacak Ihlamurlar Altında dizisinin başrol oyuncuları Bülent İnal ve Tuba Büyüküstün ile yeni dizileri hakkında konuştuk. İnal, ‘Türk filmlerine ve ustalarına saygı için yapılmış bir dizi bu.’ derken, Büyüküstün ise, ‘Yeşilçam’a olan özlem bu diziyle son bulacak’ şeklinde konuşuyor.
- Ihlamurlar Altında dizisi için ne kadar zamandır çalışıyorsunuz? Bülent İnal: Sekiz ay önce ilk çalışmalarımıza başladık. Afişimizde yazdığı gibi Türk filmlerine ve ustalarına saygı için yapılmış bir dizi bu. Birçok Yeşilçam filmine göndermeler yapıyoruz. Türk filmi taklidi değil gerçek bir Türk filmi yaptık. Türk filmlerindeki klasik zengin kız-fakir genç, zengin genç-fakir kız aşkını işledik.
Tuba Büyüküstün: Eski Yeşilçam filmlerine çok güzel göndermelerde bulunduk. Yeşilçam’a olan özlem bu dizide son bulacak. Yeşilçam filmlerindeki aşkın en masum halini bu dizide bulacaksınız.
- Dizinin adı neden Ihlamurlar Altında?
B. İ.: Onu şimdi açıklamayalım. Senaristlerin ilerleyen bölümlerde tamamen ortaya çıkartacakları bir konu bu.
- Peki, izlerken bize hangi filmleri hatırlatacak?
B. İ.: Bu senaristlerin işi. Yılmaz Güney, Lütfü Akat esintileri var mesela. Onların filmleri ve bazı sahnelerdeki klişeler mutlaka kullanılıyor. Ama onları taklit etmiyoruz, yeni bir formda sunuyoruz.
- Canlandırdığınız karakterlerden biraz bahseder misiniz?
B. İ.: Yılmaz adlı fakir bir genci canlandırıyorum. Annesi ve kız kardeşiyle birlikte yaşıyor, babası vefat etmiş. Hukuk fakültesinde öğrenci. Ama harç parasını ödeyemediği için okuyamıyor. Gümrükte çalışmaya başlıyor. Salih adında bir arkadaşı var. Bir de tekstil firmasında çalışan bir nişanlısı var; Elif.
T. B.: Ben, sosyetik bir aileden gelen Filiz karakterini canlandırıyorum. Elif’in çalıştığı fabrikanın sahibinin kızı. İtalya’da tasarım okumuş.
Şimdiki diziler samimi değil
- Kurşun Yarası’nın oyunculuk hayatınızdaki yeri nedir Bülent Bey?
B. İ.: Çok özel bir yeri var. Kaymakam Cemal’i hayatım boyunca unutmayacağım. O rolü çok severek oynadım. Bu kadar büyük bir başarı beklemiyordum. O dizi, adımın duyulmasına vesile oldu.
- Tuba Hanım, siz de Çemberimde Gül Oya dizisiyle tanındınız...
T. B.: Tanımlayamayacağım bir yeri var bu dizinin hayatımda. Önemli bir kadro ve çok değerli bir yönetmenle çalıştık. Birçok projeye, birçok başrole Çemberimde Gül Oya’da rol almayı tercih ederdim.
- Son zamanlarda ekranlarda birçok dizi var. Ve bunların arasında birbirine benzeyen diziler de göze çarpıyor. Siz de bu dizilerin birbirinin tekrarı olduğunu düşünüyor musunuz?
B. İ.: Bu dizilerin samimiyetsiz olduklarını düşünüyorum. Benim için en önemli kriter bu. Teknik olarak eski Türk filmleri şimdikinden iyi değildi. Oyuncular da artık kendilerini çok geliştiriyorlar. Elimizde çok iyi şeyler var ancak tek eksik samimiyet.
- Sizce, oyuncular eğitim almadan da başarılı olabilirler mi?
B. İ.: Senelerdir bu olay tartışılır, ben de bir anlam veremem. Bir okula girdiğiniz zaman kimse dünyanın en iyi oyuncusu olarak mezun etmiyor sizi. Sadece bir yola sokuyorlar. Biz kamerayı setlerde tanımaya başladık. Kamerada başka bir oyunculuk şekli var, ölçekler çok farklı. Tiyatro sahnesinde oynadığımız gibi oynayamıyoruz. Bizim aldığımız eğitimin tek avantajı, kökenini gördüğümüz için daha hızlı adapte olmamız. Televizyonda kimse diplomaya bakmıyor.
http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~436@nvid~631487,00.asp
Ihlamur altında buluşma
Büşra BOZOK
http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/862356.jpgKanal D’nin sevilen dizisi Ihlamurlar Altında’nın üç oyuncusu, Tuba Büyüküstün, Bülent İnal ve Sinan Tuzcu, son günlerde Türk televizyonlarının ve sinemasının en aranılan isimleri. Genç yetenekler iç dünyalarını Kelebek’e açtı.
Jön yok diyenler çevresine baksın
Dizide Yılmaz’ın (Bülent İnal) elinden nişanlısı Elif’i (Özge Borak) alarak onunla evlenen kötü adam Ömer’i canlandıran Sinan Tuzcu, Ayşe Opereti’nin ekibinde de var... Hem de tam tersi bir karakterde.
1977’de Gaziantep’te doğdum. 7 yaşına kadar orada yaşadım. Lise yıllarından beri tiyatroyla uğraşıyorum. Bilkent’i son sınıfta bıraktım ve İstanbul’a geldim. Mimar Sinan Üniversitesi Konservatuvar Bölümü’nde okudum.
Daha sonra Londra’ya gittim ve çeşitli tiyatrolarda çalıştım. Yine Londra’ya gidecekken, Ihlamurlar Altında’dan teklif geldi. Beni biraz da kadro kandırdı. Kötü karakter de cazip geldi. Ömer karakteri verdiği karardan dönmek istemeyen birisi, o huyu bana yakın. Ben bir konuda karar verdiysem onu yaparım. Aşk konusunda da benzeşiyoruz. Yoğun yaşamayı seven birisiyim, sabun köpüğü şeylerden hoşlanmam.
Ben jön değilim, iyi bir oyuncu olmaya çalışıyorum. Jön arıyorsanız Nejat İşler, Bülent İnal, Yetkin Dikiciler, Tamer Karadağlı, Fikret Kuşkan, bunlar çok ciddi jön... ’Jön yok’ diyen biraz sağına soluna baksın.
Oynamak istediğim rol Hamlet. Londra’daki ev arkadaşım Hamlet’i oynadı, bütün dünya onu konuştu. Takığım o adama... Bir de Çağan Irmak’ın son filmi ’Babam ve Oğlum’daki her rolü oynamak isterdim. Çalışmak istediğim yönetmenlerden biri.
Ben şanslı bir adamım. Konservatuvar yıllarında çok değerli insanlarla çalıştım. Murat Karasu ve Mustafa Avkıran gibi.. Bu sırada kişisel hocalarım oldu. Türkiye’den sayabileceğim bir sürü insan var, Hazım Körmükçü, Bülent Kezar çok iyi oyuncular. Ama dünyada en çok inandığım oyuncu Al Pacino.
Sinema formatında çalışıyoruz. Her hafta bir film çekiyormuşsun gibi geliyor. Sadece televizyonda gördüğüm zaman, "Aaa biz dizi yapıyormuşuz" diyorum. Ekonomik şartlar belli Türkiye’de, o kadar hızlı ve çabuk tiyatro yapabilmek mümkün değil. Şu an Ayşe Opereti için çalışıyoruz. Bu proje çok zor şartlarda ortaya çıktı. Uzun süre beklendi.
İlişkimizi açıklamam için Tuba’dan izin almam lazım
Azad dizisinde Urfalı Azad, Kurşun Yarası’nda işgal altındaki Ege’de mert bir kaymakam ve son olarak Ihlamurlar Altında’da varoş delikanlısı Yılmaz olarak çıktı karşımıza Bülent İnal. Vizontele Tuuba ve Anlat İstanbul’da da rol alan İnal, delikanlı imajından rahatsız değil. Tek derdi böyle tanındığı için bıyıklarını kesememesi.
n Ceylanspor amatör takımda futbol oynuyordum, iyi bir sol ayağım vardı. Bir gün tesadüfen Bornova Belediyesi’nin tiyatro kursları afişini gördüm. Kafamda hiç öyle bir şey yokken, üç yıl o kurslara devam ettim. Sonra da konservatuvara girdim.
n Arkadaşlarımla İzmir’de kalıp tiyatro yapma hayallerimiz vardı. Ancak hiç aklımda yokken, okul bittikten iki ay sonra birkaç arkadaşımla birlikte kendimi İstanbul’da buldum. Devlet Tiyatrosu’nda Yücel Erten’in grubunda bir yıl sözleşmeli çalıştık. Oradan aldığınız maaşla yaşamak çok zor. O dönem para kazanmak için dizilerde küçük roller oynuyorduk.
n Benim için çıkış Kurşun Yarası adlı diziyle oldu. Ondan önce Azad adlı dizide başrol oynamıştım ama onun ömrü kısa oldu... Kurşun Yarası bittikten sonra Tomris Giritlioğlu bana Ihlamurlar Altında’nın senaryosunu anlattı. Baştan beri bu projeye inanıyordum.
n Tuba Büyüküstün’le bir ilişkimiz var, ama bunu benim tek başına söylemem doğru değil. Zamanı geldiğinde göreceksiniz. Biz söylemek istemiyorsak bir sebebi var. İzin almadan konuşmak istemiyorum iki kişi adına.
n Seyirci sizi bir yere oturtuyor. Anadolu delikanlısı, cesur, dürüst, namuslu... Öyle bir rol oynadıysanız onun dışında bir şeyi artık çok zor kabulleniyor. Kaşımın biri düşük, kasten yaptığım bir şey değil. Bıyığı ise kendime yakıştırıyorum. Kendimde iyi durduğuna inanıyorum.
Aşık olunca midem ağrıyor
"Çemberimde Gül Oya"nın saf, hüzünlü, güzel Zarife’si Tuba Büyüküstün, Babam ve Oğlum’da da yönetmen Çağan Irmak’la çalıştı. Büyüküstün, Ihlamurlar Altında adlı dizide, zengin bir ailenin iyi eğitim almış kostüm tasarımcısı kızını canlandırıyor.
n Üniversite okurken reklam oyunculuğu yapıyordum. Bir gün yönetmen Tomris Giritlioğlu’yla tanıştım. Tomris Hanım beni oyunculuk serüvenine soktu. Oyunculuk eğitimi almadım. Hissetmediğim anlarda yapamıyorum. Oynamak için tamamen benim hissetmem gerekiyor. O yüzden çok zorlanıyorum.
n Çemberimde Gül Oya bittikten sonra Tomris Hanım bu projeyi gösterdi. Bülent İnal’la tanışmamız bu projeyle oldu.
n Gerçekte de Zarife karakteri gibiyim aslında. Çok inanmak, çok güvenmek isteyen biriyim. Aşk, benim için hayatımın en önemli noktası. Parayla, işle ilgili yetinecek bir noktam vardır; ama aşk konusunda yetinmem. En üst seviyede yaşayamazsam, bilerek öldürürüm o aşkı. Beş duyu organıyla hissedilmek ve sevilmek isterim. Aşık olduğumda mideme ağrılar girer.
n Kamera fobim var ve henüz yenemedim. Ergenlik döneminde oluştu. Tedirgin oluyorum kameralardan. Set dışında da röportaj yaptığım zaman kendimi tedirgin hissediyorum.
n Her yönetmen farklı... Çağan Irmak duygularını sette fazlasıyla yaşayan ve oyuncularına hissettiren biri. Ben oyunculuğa onunla başladım. Çağan olmasa şu anda burada olmazdım büyük bir ihtimalle. Çoktan vazgeçmiştim. Şu an Aydın Bulut’la çalışıyorum, her yönetmenin size vereceği şeyler farklıdır.
n İlk sinema deneyimim ’Babam ve Oğlum’. Çok zorlandım. Özellikle ev içi çekimlerde benim ilk günümdü. Resmen panik yaptım. Hatta titriyordum çekimlerde... Filmin giriş sahnesiydi ve bu bölümler çok önemlidir. Çağan Irmak’ın filmi olmasının da verdiği sorumluluk vardı. Filmde herkes gibi ben de ağladım.
http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/3713333.asp?gid=68
Haftasonu Dergisinden...
Bülent İnal Röportajı
http://img371.imageshack.us/img371/1861/18sd1.th.jpg (http://img371.imageshack.us/my.php?image=18sd1.jpg) http://img216.imageshack.us/img216/7717/1000019hz.th.jpg (http://img216.imageshack.us/my.php?image=1000019hz.jpg) http://img208.imageshack.us/img208/2256/1000024bl.th.jpg (http://img208.imageshack.us/my.php?image=1000024bl.jpg)http://img208.imageshack.us/img208/2011/1000034rq.th.jpg (http://img208.imageshack.us/my.php?image=1000034rq.jpg)
Valla tuğba hakkında az ama öz konuşmuş..
Bülent İnal : 20 bin YTL
"Kurşun Yarası"ndan sonra şimdi de "Ihlamurlar Altında" dizisinde izlediğimiz Bülent İnal, bölüm başına 20 bin YTL alıyor.
http://www.haberturk.com/news/211327.html
Necati Şaşmaz : 75 bin YTL
Oyuncular arasında rekortmen, "Kurtlar Vadisi"nin Polat Alemdar’ı Necati Şaşmaz. Şaşmaz, bölüm başına tam olarak 75 bin YTL alıyor.
Azad dizisinde Urfalı Azad, Kurşun Yarası’nda işgal altındaki Ege’de mert bir kaymakam ve son olarak Kanal D’nin dizisi Ihlamurlar Altında’da varoş delikanlısı Yılmaz olarak çıktı karşımıza. Sinemada Vizontele Tuuba ve Anlat İstanbul’da gördüğümüz İnal, kendini delikanlı veya varoş tiplemelerine yakın buluyor, çünkü o da varoşlarda büyümüş.
Tiyatroyla tanışana kadar utangaç ve içe kapanık biriymiş. Bugün dizilerdeki delikanlı imajından hiç rahatsız değil, tek derdi böyle tanındığı için bıyıklarını kesememesi.
Aslında futbolcu olacakken oyuncu olduğunuz söyleniyor. Nasıl oldu da başladınız oyunculuğa?
- Futbol olayını çok büyüttüler, ben de tüm diğer erkek çocuklar kadar futbol oynuyordum. Mahalledeki Ceylan Spor isimli amatör takımdaydım, iyi bir sol ayağım vardır. Bir gün tesadüfen Bornova Belediyesi’nin tiyatro kursları afişini gördüm. Kafamda hiç öyle bir şey yokken, üç yıl o kurslara devam ettim. Sonra da konservatuvara girdim.
Ne oldu o kursta?
- Tiyatro kurslarına gidene kadar çok utangaç ve içe kapanık biriydim. Sınıf arkadaşlarım, konuş da ses tonunu duyalım derlerdi. Tiyatro ile sosyal hayatın içine girdim, sahnede insanlarla birebir iletişim kurdum.
İzmir’den İstanbul’a nasıl geldiniz?
- Arkadaşlarımla İzmir’de kalıp tiyatro yapma hayallerimiz vardı. İzmir Büyükşehir Belediyesi tiyatro kuracaktı, ‘Paramız yok, yapamıyoruz’ dediler. Ben de hiç aklımda yokken, okul bittikten iki ay sonra birkaç arkadaşımla birlikte kendimi İstanbul’da buldum. Devlet Tiyatrosu’nda Yücel Erten’in grubunda bir yıl sözleşmeli çalıştık. Oradan aldığınız maaşla yaşamak çok zor.
Aileniz ne dedi bu duruma?
- Sağolsun ailem bana her zaman destek oldu. Ağabeyim futbolcu, ablam bir medikal şirkette çalışıyor, annem de hemşire. Benim tiyatro hevesiyle zarar göreceğimi düşünüyorlardı ama bana bir şey söylemediler. İstanbul’a geldiğimde de bir iki yıl masraflarımı onlar karşıladılar. Sonrası kötü olmadı zaten, tiyatro diye yola çıkıp, birçok arkadaşım gibi ben de soluğu televizyonda aldım. Mutluyum, tiyatrodan aldığım hazzı televizyondan da alıyorum, çünkü sonuçta oyunculuk yapıyorum.
Bir kaşını kaldırarak bakan bıçkın delikanlı rollerini kendinize çok uygun buldunuz galiba, neden hep bu rolleri oynamaya başladınız?
- Delikanlılık senin tipinde yok mu diyorsunuz yani? Kaşımın biri düşük benim, televizyonda da öyle duruyor, kasten yaptığım bir şey değil. İlk büyük rolümü Kanal D’deki Azad dizisinde oynadım. Ondan önce Cesur Kuşku adlı TRT dizisinde küçük bir rolde oynarken Tomris Giritlioğlu beni çağırdı ve ‘Sana başrol vereceğim’ dedi. Hayatımdaki en önemli noktalardan biri o. Azad dizisi yapılınca başrolü bana verdi. Tabii çok tecrübesizdim, başrol farklı bir şey. Herkes sana bakıyor, tutarsa da tutmazsa da senden biliniyor. Orada oynadığım tip, sonra Kurşun Yarası’nda oynadığım tip... Seyirci sizi bir yere oturtuyor. Anadolu delikanlısı, cesur, dürüst, namuslu... Öyle bir rol oynadıysanız onun dışında bir şey artık çok zor kabulleniliyor.
Rollerinizdeki gibi bir delikanlılık var mı kişiliğinizde? Mesela kavga ettiniz mi hiç?
- Hiç öyle kavgalarım, dövüşlerim olmadı. Bir fikir tartışmasında bile çok sesimi yükseltmem, içimden geleni söylerim. Sadece trafikte çok sinirleniyorum ama o ayrı. Sırf daha az trafikte olmak için Üsküdar’dan Avrupa Yakası’na taşınıyorum şimdi.
O karakterlerde kendinizi ne kadar buluyorsunuz, empati kuruyor musunuz?
- Tabii ki yapıyorsunuz! Urfa’da doğdum, daha kötü köylerde büyüdüm. Üsküdar’da Örnek Mahallesi’nde yetiştim. O insanların psikolojilerini ben de yaşadım, hepsini biliyorum. Bu rolleri özellikle de tercih ediyorum. Seyircinin neyle özdeşlik kurabileceğini tahmin edebiliyorum çünkü.
Tiyatro olmasaydı bugün nerede olurdunuz?
- Edebiyat fakültesinde okuyordum, şu an bir yerde öğretmenlik yapıyor olurdum. Ama ben çocukluğumdan beri bir yerde çok durmaktan, aynı şeyi tekrar tekrar yapmaktan çok sıkılan biriyim. Öğretmen olsaydım belki de hep düşünecektim, ‘Ben ne yapacağım’ diye. Masa başında sekiz saat otursam istifa ederdim. Bence en doğru mesleği seçtim, her gün farklı bir yerdesiniz. Her rolde farklı bir hayat, farklı insan gruplarıyla karşılaşıyorsunuz. Beni zenginleştiriyor bu iş.
BEN OLDUM, DEMEM
Bence popüler olmak kötü bir şey değil, neden olsun ki? Bunu nasıl kullandığınıza bağlı. Ben rahatsız değilim, çıkıp da bundan keyif almıyorum, demek doğru değil. Ama asla televizyondaki başarıma bakarak ‘Ben artık kalıcıyım, ben oldum, sanatçıyım’ da demem. Zaten her yere çıkayım çok da ünlü olayım diye bir kaygım da yok. Oyunculuk dışında sadece Cevahir Alışveriş Merkezi’nde açılacak bir restoranın ortağı oldum. Bir iki aydır onunla uğraşıyorum.
BIYIĞIMI SEYİRCİ İSTEMİYOR DİYE KESMİYORUM
Bıyığı bir dahaki projede keseceğim. Aslında bu dizideki karakter de bıyıksızdı ama kesemedim. Sakalı kestik, kıyafeti değiştirdik, sonra sette bıyık için bir oylama yaptık. İki kişi kes dedi, 30 kişi, kesme. Çevremdekiler de ‘kesme’ diyor. Hatta bir izleyici bana doğrudan, bıyığını kesersen diziyi izlemem, dedi. Vatandaşı dinlemek lazım, tv dizilerini onlar için yapıyoruz, onların dediğini yapmak lazım.
BABAMI 13 YAŞIMDA KAYBETTİM
Annem hemşire, babam da postanede memurdu. 80’lerin başında annem bir ilanla Libya’da bir hastanede iyi bir iş buldu. Babam da onunla gitmek için o hastanede servis şoförlüğü yaptı. Orada 5-6 yıl çalışıp para biriktirdiler. İstanbul’da bir ev yapıp, iş kurup Kartal civarında yaşamak istiyorlardı. Çünkü akrabalarımız oradaydı. O inşaat yapılırken babam Kartal’a gidip geliyordu. 1986’da bir gece amcamla beraber eve dönerken karşıdan karşıya geçerken bir tarafa bakmayı unutmuş ve otobüs çarpmış. Aynı gece öldü, ben 13 yaşındaydım. Sonrası bizim için çok zor oldu. Annem baktı bize.
HAYALİM EGE’DE BİR EV YAPMAK
İzmir’e taşınmak benim ve ailemin geleceği için belki de daha iyi oldu, İstanbul’da çok zor bir hayat vardı. Bugün ise İstanbul’dan kopamıyorum. Hayalim bir süre sonra Ege’de bir yer edinmek. Bahçeyi, toprakla uğraşmayı çok seviyorum. Sadece kendim için değil annem ağabeyim, ablam tüm aile ve akrabalarla bir bahçe yapıp, içine bir iki küçük ev kondurmak istiyorum. Yılın üç beş ayını orada, bir kısmını İstanbul’da geçirmek isterim, ama daha olamaz.
HAYATIM PLANSIZ YÜRÜYOR
Bir kız arkadaşım var ama henüz evlilik için bir planımız yok. Bugüne kadar yaptığım birçok şeyi plansız yaptım. Ev taşımaya bile bir günde karar verdim, emlakçının gösterdiği ilk evi tuttum. Belki evlilik de böyle olacak, ‘Gelsene şuraya bir girelim’ deyip imza attırıp çıkabilirim. İlişkimi gözlerden uzak yaşamayı tercih ediyorum.
http://arsiv.sabah.com.tr/2006/01/25/gny/gny111-20060125-200.html
'Kendime sıradanlığı yakıştırıyorum
Kurşun Yarası'nın kaymakamı Bülent İnal, popülerliği değil, sıradan olmayı istediğini, böyle daha mutlu olduğunu söylüyor. Bıyıklarıyla çok konuşulan oyuncu, "Çok kilo alıp veren biriyim. Bıyıksız ve tombul suratla acayip biri oluyorum" diyor '.
Yakışıklılığıyla kısa zamanda genç kızların gönlünü kazanan ve şu sıralar dillerden düşmeyen Bülent İnal, popülerliğinin yanı sıra son derece mazbut bir hayat yaşıyor. Kurşun Yarası'nın yakışıklı kaymakamı, 'Ihlamurlar Altında'nın aşık genci "Herkesin zıpladığı yerlere değil, sohbet edebileceğim yerlere gitmekten hoşlanıyorum. Zaten elini kolunu sallamak da bana yakışmıyor" diyor ve ekliyor: "Ben sıradan olmayı çok istiyorum ve bunu kendime daha çok yakıştırıyorum. Mesleğimi yaparken de buna özen gösteriyorum". Hülya Dergisi'nin ocak sayısına konuşan İnal, kariyerini, özel hayatını ve projelerini anlattı...
'KURŞUN YARASI'NDA İYİ OYNADIM
* Daha altı yıldır bu işin içindeyim. Tiyatroda bir kariyerim olmadı, televizyonda bir geçmişim var. Bir şekilde kader beni televizyona itti ve beş yıldır televizyondayım. İlk tecrübem 'Kara Melek'le olmuştu. Hiç set görmemiştim o ana kadar. Çıkışımı sağlayan 'Kurşun Yarası'ndaki kaymakam ve şu anda canlandırdığım Yılmaz karakteri oldu. Tabii para kazanmak için içim kan ağlayarak gittiğim setler de oldu. 'Kurşun Yarası'nda iyi oynadınız mı?' diye sorarsanız, evet iyi oynadım.
* Ben sıradan olmayı çok istiyorum ve bunu kendime daha çok yakıştırıyorum. Mesleğimi yaparken de yapabildiğim kadar yapmaya çalışıyorum. Mutlu da oluyorum. "En çok ben konuşayım, daha büyük olayım, en büyük oyuncu olayım" gibi de bir derdim yok. Böyle yapmayanlar çok para kazanmıyor olabilir ama ben kendi kazandıklarımla ilgileniyorum.
* Bıyıklı insan çok var etrafta. Ben aslında şu anda içinde bulunduğum projede kesmek istiyordum. Hatta ince bir bıyık ve kirli sakalla başladım ki ileride problem olmasın. Ama bu fikir nedeniyle setteki arkadaşlarımdan çok olumsuz tepki aldım. Bir de ben çok sık kilo alıp veren biriyim bir Urfalı olarak. Bıyıksız olduğumda tombul suratla acayip biri oluyorum. Gerçi şu an diyetisyen eşliğinde zayıflıyorum, bıyıksız olabilirim artık.
* Çok sakin bir hayat sürdürüyorum. Arkadaşlarımla sakin ortamlarda olmayı tercih ediyorum. Nadir çıkıyorum ve nezih, sohbet edebileceğim yerleri tercih ediyorum. Yani herkesin zıpladığı yerleri değil! Öyle eğlence bana zevk vermiyor. Elimi kolumu kıpırdatınca olmuyor. İçip, acayip hareketler yapıyor ya adamlar, gerçekten çirkin duruyor bende. E bıyık da var...
'SETTE AŞK OLABİLİR, OLUYOR'
* Eski fotoğraflarıma bakıyorum da; çok çirkin bir adammışım. Yaş almayı zenginleşmek olarak görüyorum. 40'ımda mutlu, 50 yaşımda daha da mutlu olacağımı düşünüyorum. İnşallah kırışıklıklarımı da görürüm. Çocuklarım, torunlarım olur. Sonra ölüp gideyim ne olacak!
* İş yerinde aşk olabilir. Birçok sette oluyor. Günün 24 saati birlikte geçiyor ve doğal olarak bir elektrik oluyor. Tuba Büyüküstün ile aramızda aşk var mı yok mu konusunda çok polemik var ama bu konuda konuşmuyorum. Ailesi de o da böyle şeylerden rahatsız oluyor. Bunun kararını verdiğimizde 'var' ya da 'yok' deriz.
* TV beni çok yorarsa, işin mutfağına kayabilirim. Bazı projelerimiz var Avşar Yapım'ın bünyesinde oluşturmak istediğim. Oyuncu, yönetmen ve teknik grupların çalışmalar yapabildiği stüdyoların olduğu bir kurum düşünüyorum. Ön çalışmaları yapılmaya başlandı.
http://static.ideefixe.com/images/221/221368_2.jpg
Türk Filmleri ve Ustalara Saygıyla
Son dönemin en çok izlenen televizyon dizilerinden "Ihlamurlar Altında"nın Nail Yurtsever tarafından hazırlanan müzikleri Kalan Müzik tarafından albüm olarak yayınlandı. Albümde, geniş bir orkestra ile yorumlanan eselerin yanı sıra, son yılların en güçlü seslerinden Aynur’un seslendirdiği "Gelin Türküsü" ile Feryal Pere ve Bülent İnal’ın seslendirdiği şiirler yer alıyor. Yoğun bir izleyici kitlesine sahip dizinin müzikleri de oldukça ilgi görüyor...
(Tanıtım Bülteni'nden)
şimdi bir magazin programında izledim. sinan tuzcu resim yakıyo du. herhalde nikah dan yılmaz ve elif in. ve bu yüzden büyük kavga ediceklermiş dedi. ve yılmaz lan ölümüne bir rekabet söz konusuymuş. Filiz at dan düştü dedi sakat kalmicak ama hazar alıcak(aslında hicbişi olmadı ama). ve kız kardeşine cok büyük bir hazar bıraktığı icin ondan acayip nefret mi ne edicekmiş. inşallah tahmin etttiğimiz gibi filiz hamile kalmaz. bide yılmaz işte bildiğimiz gibi filiz e cok üzülüyo dedi sinan tuzcu.
programda olanları aklımda kaldığı kadarıyla yazıyım...
bülent inalla beraber tuba büyüküstün de vardı katılmayı kendisi istemiş ilk sinan tuzcu aradı takıldı b. inal'a bıyıklarınızı ne zaman kestirmeyi düşünüyosunuz diye o da biz sizi örnek alıyoruz sinan bey siz ne zaman keserseniz o zaman gibilerinden cvp verdi:D bu arada bu konuşmalar arasında b. inal'ın boğa t.büyüküstün'ün ve s.tuzcu'nun yengeç burcu olduğu lafı geçti b.inal çekimlerde çok şakacıymış
bol bol diziyi övdüler diyaloglar sahneler çok güzel dediler dizi 2. sezonda devam edebilirmiş zaten ellerinde 2.sezonun yarısına kadar sürecek hikaye hazırmış
son olarak b.inal'la t.büyüküstün birbirlerine bakışları süperdi :)
bulent ınal mesut yara konuktuu elıfle yılmaz 2 bolum sonra fenerde karsılAsıp uzun bı konusma yapıcaklarmısss(yaklasık 6 sayfalık dedııı :img-icecr ) ayırca dedıkı bıze gelen maılerı okuyoruz genelde yılmaz fılız askı ıstenıı sasırıyoruz dedııı ,,,onlar okumuoruz sanıolar ama degerlendırıoruz ve ona gore hıkaye toplanıoo dedııı ayrıcaa tuba buyukustunle beraberlıklerını hıc bı zmn saklamadıklarını ama bu konuyla gundeme gelıp dızıdekılere haksızlık yapmak ıstemdiklerını soledıı ,,ayrıcaaa cemberımde gul oya ve kırk kanatları ve hırsız polısı cok begenıomusss bıde dızıdekı sıırlerı seslendırmedekı bırının yazıdgını soledıı oyle unlu bı saır fln degıl dedıı ,aslında dızının bu sezon bıtmesını ıstıomus ama dızı buyuk ıhtımal uzayacak dedıı ya seneye subat yada hazıranda bıtıcekk dedıı,,bu yaz sınema yapmak ıstıoomuss ne dıyelım allah mutlu etısın tam bırbırlerını bulmuslarrr,,ayrıca mesut yar elıfı sevıorum dedırtmek ıstedıı ama demem dedııı
bu aksam renkli hayatlarda rasladin bülent inal repörtaji
aklimda kalanlar
24. bölümde tekstil ile büyük bir olay olacakmis ( yilmazi hisseleri satin aldigi ortaya cikacakmis), ömer icin yikilis ani olacak bu ve yilmaz belki hisseleri geri verecek
elifle yasadiklarini büyük bir ask sanan yilmaz bu iliskinin sadece bir aliskanlik ve inat oldugunu anlar cünkü filize gercekten asik olmaya baslar
Bir siteden alinmis anket sonuclari:
En çok neyi izlemekten hoşlanırsınız?
221
Barcelona FC 22 %
50
Pembe diziler 5 %
88
Mehmet Ali Erbil 9 %
100
Haberler 10 %
155
Ihlamurlar Altında 15 %
214
Hırsız Polis 21 %
177
Acı Hayat 18 %
Toplam oy: 1005
nilüfer bıyıklının köşe yazısı...
IHLAMURLAR ALTINDA
03 Ocak 2006 Salı | 18:31
Gittikçe imkansızlaşan aşkın kahramanlarıyla ağlaşmanın ne iyi geldiğini anlatamam... Hani sizi üzen şeylerden vazgeçersiniz ve vazgeçmekte üzücüdür aslında... Makineleşirsiniz...
Size vazgeçtiklerinizi, duygularınızı anımsatacak sokaklardan geçmezsiniz..
Rüya görme ihtimallerinizi ortadan kaldırmak için bitkin düşene kadar çalışırsınız...
Kalkanlarınız vardır artık...
Size yanaşmalarına yeterince izin vermez, gülücüklerinizi inançlı kılmak için ekstra çaba sarf edersiniz...
Bütün bunlar olurken zaman geçer ve hatta hoyrat davranır!
Artık ağlamazsınız bile!!!
Taaki biri bir roman yazar, bir film çeker, üstünüze giydiğiniz ne kadar yalan elbise varsa alır üstünüzden, çırılçıplak kalırsınız.
Önce “Babam ve Oğlum” filmiyle üstümden birkaç elbise attım, geri kalanı da –alt tarafı bir dizi- dediğimiz “Ihlamurlar Altında” aldı.
Galiba Şükrü Avşar’ a teşekkür etmek lazım. Bu projelere inanmasa bize ulaşmazdı öyle ya...
Konusu pek bir bildik olsa da öyle güzel oynamış ve öyle güzel bakmışlar ki birbirlerine, Yılmaz-Elif aşkının içinde buluyorum kendimi her Cuma.
Hatta tekrarlarını bile kaçırmıyorum...
Bıyıklı, güzel bakan adamın vazgeçmeyişini, çaresiz Elif in uykusuz gecelerde alışamadığı yeni hayatının çıkmazlarını öylesine içimde hissediyorum.
Kat kat giyindiğim elbiseleri bu diziyi izlerken çıkarıyor, bittiğinde de uzun süre giymiyorum. Uzun zaman sonra ağlamak iyi geliyor.
Daha ileri gidip geçen gün dizinin müziğini indirdim bilgisayarıma, gün içinde sürekli dinliyor ve hatta yazıyorum.
Özge Borak (bu kız muhteşemmm) – Bülent İnal ikilisine ruh katarak oynadıkları için, Sinan Tuzcu’ ya her kötünün içindeki iyiyi gözleriyle yansıttığı için, Aydın Bulut’ a seçtiği muhteşem görüntüler için, Kara Kalem ekibine yazdıkları, beni alıp götüren cümleleri için,Vildan Taşören’ e kahramanları gerçek kılacak kadar az boyadığı için, Nail Yurtseven’ e bana sürekli ilham verip yazı yazdırdığı jenerik müziği için, Şükrü Avşar’ a bu ekibi bir araya getirip bu diziyi bana ulaştırdığı için ve emeği geçen herkese bütünlüğü sağlayacak yetenekleri için teşekkür ederim.
Alkışlanmadığımızdan olsa gerek biz pek alışık değiliz iyi şeyleri durduk yere alkışlamaya. Oysa bir teşekkür, itinalı bir sözcük ne çok teşvik eder bizi. Bu yüzden yazma gereği duydum. Çoğunluğa ayak uydurmayı sevmem oldum olası. Tek bir eleştirim var oda kulağımı fazla tırmaladığından olacak; Sevgili Ayşenur Yazıcı iyi bir haber spikeri ama fazlasıyla ruhsuz ve kötü şiir okuyor. Rica ederim dizinin hafta içi yayınlanan tanıtımlarında şiirleri o okumasın. Tahammül edemeyip kanal değiştiriyorum. Diziyi çok sevsem de tanıtımlarını izleyemiyorum!
Vee ıhlamurlar altında şiirler yazdırdı bana, dedim ya bir roman, bir film üstümdeki bütün elbiseleri aldı ben çıplak kaldım, iyi ki kaldım yoksa kar yağmayacaktı...
Sevgilim...
Gittiğimden beri senden, yaz gelmedi
Üşümek pek bir keyifsiz sen olmayınca
Geçen kıştan kalma kar taneleri de uğramadı sokağıma
Uyandırmadın bu kış beni boncuklarla
Bana boncuğum derdin hani
Hani yaşayamazdık biz olmadan
Konuşmadan kurduğumuz hayaller bağlardı beni sana
Elimden bir tutar götürürdün ki senin elinden beni kimse alamazdı
alamadı!
İp koptu, boncuğun dağıldı ama boncuğunu kimse toplayıp koluna takamadı
Dağılan boncuk semtinde, senin geçtiğin yollarda kaldı!
O sokaklara yeni aşıklar dadandı ben kıskandım
Sevgilim...
Olamadı...
http://www.magazinci.com/pic_lib/nilufer_biyikli_002.jpg
http://www.magazinci.com/content.asp?ContentID=5677
Klişeler Ayni, öykü Aynı, Yesilcam'dan Nasıl Farklı ?
"Türk filmlerine saygıyla" sloganlı Ihlamurlar Altında dizisinin Yılmaz'ı Bülent İnal'ı, Yeşilçam hikayesi anlattıklarını reddederek "Zengin-fakir klişesi var ama, Yeşilçam öyküsü değil" diyor
Ihlamurlar Altında dizisinin başrol oyuncusu Bülent İnal, dizinin konusunun Yeşilçam hikayesi olmadığını ama birçok Türk filminden esintiler taşıdığını belirterek "Dizide sinema ustalarına göndermeler var" diyor.
Kurşun Yarası'ndaki rolüyle keşfedilen, Azad'da oynayan Bülent İnal, ağa dizileri, sit-com ve kadın dizileri furyasının sona ermesinden sonra, izleyenlere bir Yeşilçam hikayesi anlatmaya başlayan Ihlamurlar Altında dizisinde sevdiği kadın tarafından terkedilen Yılmaz'ı oynuyor. Yine bir Yeşilçam öyküsü anlatacak olan Acı Hayat dizisiyle benzetilmelerini de yersiz bulduğunu söyleyen İnal, "Dizilerin hikayesi bitti, Yeşilçam'a dönüldü" eleştirilerini ise, bir Yeşilçam hikayesi anlatmadıklarını iddia ederek cevaplıyor. "Aramızdaki tek benzerlik zengin- fakir klişesi" diyen genç oyuncu, istedikleri başarıyı yakaladıklarını söyleyerek "Kısa zamanda çok nitelikli bir yükselişimiz oldu" diyor.
Dizide aşkı için herşeyi göze alan, fakat engeller karşısında aşkından vazgeçmek zorunda kalan Yılmaz'ı canlandıran Bülent İnal, dizinin ilerleyen bölümlerinde Yılmaz'la Filiz arasında aşk doğacağını söylüyor.
http://photos1.blogger.com/blogger/559/1808/1600/bulent_inal_06.jpg
Hırsız-Polis'i beğeniyor
Son günlerdeki dizi furyasına değinen Bülent İnal, kendilerinin de bu furyanın içinde olduğunu ve bu işin bir sektör haline geldiğini belirtiyor. Eğer dizilerde yakalanan başarı sinemaya da aktarılırsa bu durumun Türk sinemasını daha da geliştireceğini söyleyen İnal, gidişattan memnun. Genç oyuncu özel TV kanallarının kurulmasından bu yana mesafe katedildiğini düşünüyor. Dizi sektöründe işini iyi yapan insanların olduğunu söyleyen oyuncu, zaman buldukça dizileri takip etmeye çalışıyor. En çok izlediği ve beğendiği dizi ise Hırsız-Polis. İnal'a göre Hırsız Polis kaliteli ve oyuncu kadrosuyla güçlü bir yapım. Bülent İnal, yakında Tomris Giritlioğlu'nun sinema projesinde oynamaya hazırlanıyor.
AYSEL YAŞA
Bülent İnal Yükseliste
Bülent inal son yıllarda çok öne çıkmaya başladı önce küçük rollerle, sonra tv dizileri ve filmlerle , tv filmlerinde oynadı ama herkesin dikkatini kurşun yarasında canlandırdığı kaymakam cemalle çekti (şahsen benimde:))
kurşun yarası, vizontele tuuba, azad, eyvah bebek var, cesur kuşku, aşk yolu, bir aşk hikayesi, dar alanda kısa paşlasmalar, karanlıkta koşanlar, kayıkçı, hiç bir yerde vs gibi yapımlarda rol aldı..
1973 de şanlıurfada doğdu. ilk ve orta öğrenimini istanbulda liseyi izmirde tamamladı. 9 eylül üniv. güzel sanatlar tiyatroyu bitirdi.
bıyığın yakıştığı güzel sesli insan:) boyu 184 kilosu 80miş. honda pickup ı var sanırım gümüş rengi. duyduum kadarıyla o kadar mutasıp ki kurşun yarasının setine yöre halkına ayıp olur die son model arabalarla gelmezmiş. yöre halkı berdanı hiç sevmemiş ama bülentin yanında oğlu diye gidiolarmışş:)
eskiden futbolcuydu oyunculuk aşkıyla bıraktı. ata biniyo, şarkı söylüyo, yüzüo falan.. yani 10 parmakta on marifet. ingilizcesi de varmış. şimdi kanald de ıhlamurlar altındaya başladı. heyecanla seyrettim özlemişim yaaw. Daha çok rol verilmeli. Senarist olsam sırf bülent inalı oynatmak için bişiler yazarım. siz ne dersiniz yükselişte mi?? Başarılı mı??
beyazperde
Bülent İnal : "Doğru mesleği seçtim"
Dizilerin genç ve yakışıklı erkek oyuncu kadrosunu dolduran başarılı isimlerden biri Bülent İnal.
Azad dizisinde Urfalı Azad, Kurşun Yarası’nda işgal altındaki Ege’de mert bir kaymakam ve son olarak Kanal D’nin dizisi Ihlamurlar Altında’da varoş delikanlısı Yılmaz olarak çıktı karşımıza. Sinemada Vizontele Tuuba ve Anlat İstanbul’da gördüğümüz İnal, kendini delikanlı veya varoş tiplemelerine yakın buluyor, çünkü o da varoşlarda büyümüş.
Tiyatroyla tanışana kadar utangaç ve içe kapanık biriymiş. Bugün dizilerdeki delikanlı imajından hiç rahatsız değil, tek derdi böyle tanındığı için bıyıklarını kesememesi.
Aslında futbolcu olacakken oyuncu olduğunuz söyleniyor. Nasıl oldu da başladınız oyunculuğa?
- Futbol olayını çok büyüttüler, ben de tüm diğer erkek çocuklar kadar futbol oynuyordum. Mahalledeki Ceylan Spor isimli amatör takımdaydım, iyi bir sol ayağım vardır. Bir gün tesadüfen Bornova Belediyesi’nin tiyatro kursları afişini gördüm. Kafamda hiç öyle bir şey yokken, üç yıl o kurslara devam ettim. Sonra da konservatuvara girdim.
Ne oldu o kursta?
- Tiyatro kurslarına gidene kadar çok utangaç ve içe kapanık biriydim. Sınıf arkadaşlarım, konuş da ses tonunu duyalım derlerdi. Tiyatro ile sosyal hayatın içine girdim, sahnede insanlarla birebir iletişim kurdum.
İzmir’den İstanbul’a nasıl geldiniz?
- Arkadaşlarımla İzmir’de kalıp tiyatro yapma hayallerimiz vardı. İzmir Büyükşehir Belediyesi tiyatro kuracaktı, ‘Paramız yok, yapamıyoruz’ dediler. Ben de hiç aklımda yokken, okul bittikten iki ay sonra birkaç arkadaşımla birlikte kendimi İstanbul’da buldum. Devlet Tiyatrosu’nda Yücel Erten’in grubunda bir yıl sözleşmeli çalıştık. Oradan aldığınız maaşla yaşamak çok zor.
Aileniz ne dedi bu duruma?
- Sağolsun ailem bana her zaman destek oldu. Ağabeyim futbolcu, ablam bir medikal şirkette çalışıyor, annem de hemşire. Benim tiyatro hevesiyle zarar göreceğimi düşünüyorlardı ama bana bir şey söylemediler. İstanbul’a geldiğimde de bir iki yıl masraflarımı onlar karşıladılar. Sonrası kötü olmadı zaten, tiyatro diye yola çıkıp, birçok arkadaşım gibi ben de soluğu televizyonda aldım. Mutluyum, tiyatrodan aldığım hazzı televizyondan da alıyorum, çünkü sonuçta oyunculuk yapıyorum.
Bir kaşını kaldırarak bakan bıçkın delikanlı rollerini kendinize çok uygun buldunuz galiba, neden hep bu rolleri oynamaya başladınız?
- Delikanlılık senin tipinde yok mu diyorsunuz yani? Kaşımın biri düşük benim, televizyonda da öyle duruyor, kasten yaptığım bir şey değil. İlk büyük rolümü Kanal D’deki Azad dizisinde oynadım. Ondan önce Cesur Kuşku adlı TRT dizisinde küçük bir rolde oynarken Tomris Giritlioğlu beni çağırdı ve ‘Sana başrol vereceğim’ dedi.
Hayatımdaki en önemli noktalardan biri o. Azad dizisi yapılınca başrolü bana verdi. Tabii çok tecrübesizdim, başrol farklı bir şey. Herkes sana bakıyor, tutarsa da tutmazsa da senden biliniyor. Orada oynadığım tip, sonra Kurşun Yarası’nda oynadığım tip... Seyirci sizi bir yere oturtuyor. Anadolu delikanlısı, cesur, dürüst, namuslu... Öyle bir rol oynadıysanız onun dışında bir şey artık çok zor kabulleniliyor.
Rollerinizdeki gibi bir delikanlılık var mı kişiliğinizde? Mesela kavga ettiniz mi hiç?
- Hiç öyle kavgalarım, dövüşlerim olmadı. Bir fikir tartışmasında bile çok sesimi yükseltmem, içimden geleni söylerim. Sadece trafikte çok sinirleniyorum ama o ayrı. Sırf daha az trafikte olmak için Üsküdar’dan Avrupa Yakası’na taşınıyorum şimdi.
O karakterlerde kendinizi ne kadar buluyorsunuz, empati kuruyor musunuz?
- Tabii ki yapıyorsunuz! Urfa’da doğdum, daha kötü köylerde büyüdüm. Üsküdar’da Örnek Mahallesi’nde yetiştim. O insanların psikolojilerini ben de yaşadım, hepsini biliyorum. Bu rolleri özellikle de tercih ediyorum. Seyircinin neyle özdeşlik kurabileceğini tahmin edebiliyorum çünkü.
Tiyatro olmasaydı bugün nerede olurdunuz?
- Edebiyat fakültesinde okuyordum, şu an bir yerde öğretmenlik yapıyor olurdum. Ama ben çocukluğumdan beri bir yerde çok durmaktan, aynı şeyi tekrar tekrar yapmaktan çok sıkılan biriyim. Öğretmen olsaydım belki de hep düşünecektim, ‘Ben ne yapacağım’ diye. Masa başında sekiz saat otursam istifa ederdim. Bence en doğru mesleği seçtim, her gün farklı bir yerdesiniz. Her rolde farklı bir hayat, farklı insan gruplarıyla karşılaşıyorsunuz. Beni zenginleştiriyor bu iş.
BEN OLDUM, DEMEM
Bence popüler olmak kötü bir şey değil, neden olsun ki? Bunu nasıl kullandığınıza bağlı. Ben rahatsız değilim, çıkıp da bundan keyif almıyorum, demek doğru değil. Ama asla televizyondaki başarıma bakarak ‘Ben artık kalıcıyım, ben oldum, sanatçıyım’ da demem. Zaten her yere çıkayım çok da ünlü olayım diye bir kaygım da yok. Oyunculuk dışında sadece Cevahir Alışveriş Merkezi’nde açılacak bir restoranın ortağı oldum. Bir iki aydır onunla uğraşıyorum.
BIYIĞIMI SEYİRCİ İSTEMİYOR DİYE KESMİYORUM
Bıyığı bir dahaki projede keseceğim. Aslında bu dizideki karakter de bıyıksızdı ama kesemedim. Sakalı kestik, kıyafeti değiştirdik, sonra sette bıyık için bir oylama yaptık. İki kişi kes dedi, 30 kişi, kesme. Çevremdekiler de ‘kesme’ diyor. Hatta bir izleyici bana doğrudan, bıyığını kesersen diziyi izlemem, dedi. Vatandaşı dinlemek lazım, tv dizilerini onlar için yapıyoruz, onların dediğini yapmak lazım.
BABAMI 13 YAŞIMDA KAYBETTİM
Annem hemşire, babam da postanede memurdu. 80’lerin başında annem bir ilanla Libya’da bir hastanede iyi bir iş buldu. Babam da onunla gitmek için o hastanede servis şoförlüğü yaptı. Orada 5-6 yıl çalışıp para biriktirdiler. İstanbul’da bir ev yapıp, iş kurup Kartal civarında yaşamak istiyorlardı. Çünkü akrabalarımız oradaydı. O inşaat yapılırken babam Kartal’a gidip geliyordu. 1986’da bir gece amcamla beraber eve dönerken karşıdan karşıya geçerken bir tarafa bakmayı unutmuş ve otobüs çarpmış. Aynı gece öldü, ben 13 yaşındaydım. Sonrası bizim için çok zor oldu. Annem baktı bize.
HAYALİM EGE’DE BİR EV YAPMAK
İzmir’e taşınmak benim ve ailemin geleceği için belki de daha iyi oldu, İstanbul’da çok zor bir hayat vardı. Bugün ise İstanbul’dan kopamıyorum. Hayalim bir süre sonra Ege’de bir yer edinmek. Bahçeyi, toprakla uğraşmayı çok seviyorum. Sadece kendim için değil annem ağabeyim, ablam tüm aile ve akrabalarla bir bahçe yapıp, içine bir iki küçük ev kondurmak istiyorum. Yılın üç beş ayını orada, bir kısmını İstanbul’da geçirmek isterim, ama daha olamaz.
HAYATIM PLANSIZ YÜRÜYOR
Bir kız arkadaşım var ama henüz evlilik için bir planımız yok. Bugüne kadar yaptığım birçok şeyi plansız yaptım. Ev taşımaya bile bir günde karar verdim, emlakçının gösterdiği ilk evi tuttum. Belki evlilik de böyle olacak, ‘Gelsene şuraya bir girelim’ deyip imza attırıp çıkabilirim. İlişkimi gözlerden uzak yaşamayı tercih ediyorum.
http://www.desifre.net/roportajlar/12
Bülent İnal
Yakışıklılığım yerel kalıyor
‘Kurşun Yarası’nın romantik kaymakamı, ‘Ihlamurlar Altında’nın sevdiği elinden alınan fakir genci Bülent İnal, bünyesinde Yılmaz Güney’in duruşunu, Ayhan Işık’ın karizmasını, Kadir İnanır’ın bakışını toplamış. Belki bu yüzden kadınlar ona bayılıyor.
Haber: Mesut YAR
Fotoğraf: Ergun CANDEMİR
Ihlamur'lar Altında en iyi dizi seçildi
Kanal D'de yayınlanan ve Bülent İnal, Tuba Büyüküstün, Sinan Tuzcu ve Özge Borak'ın oynadığı "Ihlamurlar Altında" adlı dizi, Türkiye Rotaractları'nın 2005 yılının en iyilerini belirlemek için düzenlediği ve 2500 kişinin katılımıyla gerçekleşen anket sonucunda "Yılın En İyi Dizisi" seçildi. "Ihlamurlar Altında" dizisinin oyuncularının ödüllerini alacakları "Rotabest' 05 Ödül Töreni", yarın akşam MEF Okulları Oditoryumu'nda düzenlenecek.
Osman Sınav Ihlamurlar Altında dizisini mahkemeye verdi!
Acı Hayat’a şaşırtıcı derecede benzer bir dramatik yapı sergileyen Ihlamurlar Altında dizi filmi Osman Sınav tarafından 22 Mart'ta tarihinde mahkemeye verildi. Osman Sınav’ın, Metin Erksan imzalı Türk Sineması klasiklerinden Acı Hayat’ı yeniden uyarlama hayalleri; 80’li yıllara kadar uzanıyor. Söz konusu proje için en doğru zamanı bekleyen Osman Sınav, 2005 yılında, telif hakkını aldığı Acı Hayat’ı dizi filme uyarladı ve yayına soktu. Öte yandan Acı Hayat’ı dizi filme uyarlamak isteyen Tomris Giritlioğlu aynı taleple Metin Erksan’a başvurmuş olmasına karşın olumlu yanıt alamadı. Telif hakkını alamamış olmasına rağmen; söz konusu proje için gerçekleştirmiş olduğu çalışmalara ufak farklılıklar katarak, yapımın ismini değiştirerek; aynı yapımı, farklı bir yapım gibi Ihlamurlar Altında adıyla yayına soktu. Basının konuyla ilgili sorularına; olayın gelişimi üzerine cevap veren Osman Sınav, söz konusu tutumu minareye kılıf uydurmak deyimiyle açıkladı. Kullanılan deyimi hakaret kabul eden Tomris Giritlioğlu, Ihlamurlar Altında’nın Acı Hayat’ın taklidi olmadığını ispatlamak yerine, Osman Sınav’a hakaret davası açtı.
"Sıradanlıgı Yakıstırıyorum"
Ihlamurlar Altında oyanayan Bülent İnal, populerligi degil, siradan olmayi istedigini, boyle daha mutlu oldugunu soyluyor. Biyiklariyla cok konusulan oyuncu, "Çok kilo alip veren biriyim. Biyiksiz ve tombul suratla acayip biri oluyorum" diyor '.
Yakisikliligiyla kisa zamanda genc kizlarin gonlunu kazanan ve su siralar dillerden dusmeyen Bülent İnal, populerliginin yani sira son derece mazbut bir hayat yasiyor. Kursun Yarasi'nin yakisikli kaymakami, 'Ihlamurlar Altında'nin asik genci "Herkesin zipladigi yerlere degil, sohbet edebilecegim yerlere gitmekten hoslaniyorum. Zaten elini kolunu sallamak da bana yakismiyor" diyor ve ekliyor: "Ben siradan olmayi cok istiyorum ve bunu kendime daha cok yakıştırıyorum. Meslegimi yaparken de buna ozen gosteriyorum". Hulya Dergisi'nin ocak sayisina konusan İnal, kariyerini, ozel hayatini ve projelerini anlatti...
'KURŞUN YARASI'NDA İYİ OYNADIM
* Daha alti yildir bu isin icindeyim. Tiyatroda bir kariyerim olmadi, televizyonda bir gecmisim var. Bir sekilde kader beni televizyona itti ve bes yildir televizyondayim. İlk tecrubem 'Kara Melek'le olmustu. Hic set gormemistim o ana kadar. Çikisimi saglayan 'Kursun Yarasi'ndaki kaymakam ve su anda canlandirdigim Yilmaz karakteri oldu. Tabii para kazanmak icin icim kan aglayarak gittigim setler de oldu. 'Kursun Yarasi'nda iyi oynadiniz
mi?' diye sorarsaniz, evet iyi oynadim.
* Ben siradan olmayi cok istiyorum ve bunu kendime daha cok yakıştırıyorum. Meslegimi yaparken de yapabildigim kadar yapmaya calisiyorum. Mutlu da oluyorum. "En cok ben konusayim, daha buyuk olayim, en buyuk oyuncu olayim" gibi de bir derdim yok. Boyle yapmayanlar cok para kazanmiyor olabilir ama ben kendi kazandiklarimla ilgileniyorum.
* Biyikli insan cok var etrafta. Ben aslinda su anda icinde bulundugum projede kesmek istiyordum. Hatta ince bir biyik ve kirli sakalla basladim ki ileride problem olmasin. Ama bu fikir nedeniyle setteki arkadaslarimdan cok olumsuz tepki aldim. Bir de ben cok *** kilo alip veren biriyim bir Urfali olarak. Biyiksiz oldugumda tombul suratla acayip biri oluyorum. Gerci su an diyetisyen esliginde zayifliyorum, biyiksiz olabilirim artik.
* Çok sakin bir hayat surduruyorum. Arkadaslarimla sakin ortamlarda olmayi tercih ediyorum. Nadir cikiyorum ve nezih, sohbet edebilecegim yerleri tercih ediyorum. Yani herkesin zipladigi yerleri degil! Öyle
eglence bana zevk vermiyor. Elimi kolumu kipirdatinca olmuyor. İcip, acayip hareketler yapiyor ya adamlar, gercekten cirkin duruyor bende. E biyik da var...
'SETTE AŞK OLABİLİR, OLUYOR'
* Eski fotograflarima bakiyorum da; cok cirkin bir adammisim. Yas almayi zenginlesmek olarak goruyorum. 40'imda mutlu, 50 yasimda daha da mutlu olacagimi dusunuyorum. İnsallah kirisikliklarimi da gorurum. Çocuklarim, torunlarim olur. Sonra olup gideyim ne olacak!
* İs yerinde ask olabilir. Bircok sette oluyor. Gunun 24 saati birlikte geciyor ve dogal olarak bir elektrik oluyor. Tuba Büyüküstün ile aramizda ask var mi yok mu konusunda cok polemik var ama bu konuda konusmuyorum. Ailesi de o da boyle seylerden rahatsiz oluyor. Bunun kararini verdigimizde 'var' ya da 'yok' deriz.
* TV beni cok yorarsa, isin mutfagina kayabilirim. Bazi projelerimiz var Avsar Yapim'in bunyesinde olusturmak istedigim. Oyuncu, yonetmen ve teknik gruplarin calismalar yapabildigi studyolarin oldugu bir kurum dusunuyorum. Ön calismalari yapilmaya baslandi.
Kaynak : SABAH
Siyaset Dergisi'nin ''Yılın En İyileri'' ödülleri törenle sahiplerini buldu.
''Ihlamurlar Altında''dizisinin iki başrol oyuncusu Tuğba Büyüküstün ile Bülent İnal'ın da ödüle değer bulunduğu gecede dizinin yapımcılığını üstlenen Şükrü Avşar'a da ödül sunuldu.
kaynak:medyakafe
forever_bim 15-05-06, 08:46 Sarıyer Belediyesi’nin bu yıl ikincisini düzenlediği Uluslararası Çocuk Şenliği ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı kapsamında Sarıyer’deki öğrenciler arasında gerçekleştirilen anket çalışmasıyla Sarıyerli çocuklar, “Medyanın En İyileri”ni seçti. Reklam, TV, Radyo ve Yazılı Basın’dan oluşan dört ana kategoride gerçekleştirilen anketle çocuklar, 27 dalda “Medyanın En İyileri”ne karar verdi.
İŞTE ÇOCUK GÖZÜYLE MEDYANIN EN İYİLERİ
• En Sevilen TV Reklam Oyuncusu: Şafak SEZER
• En İyi TV Kanalı: ATV
• En İyi Müzik Kanalı: NUMBER ONE TV
• En İyi Tartışma Programı: KARŞI GÖRÜŞ - NTV
• En İyi Haber Spikeri: Defne SAMYELİ – SHOW TV
• En İyi Sabah Haberleri Programı: TULUHAN’LA BU SABAH - KANAL D
• En İyi Sosyal İçerikli TV Programı: DENİZ FENERİ – KANAL 7
• En İyi Yarışma Programı: KİM 500 BİN İSTER – SHOW TV
• En İyi Gezi Programı: ŞORAY UZUN YOLDA – KANAL 7
• En İyi Spor Programı: 90 DAKİKA – NTV
• En İyi Spor Spikeri: Okay KARACAN – NTV
• En İyi Talk Show: BEYAZ SHOW – KANAL D
• En İyi Talk Showcu: Beyazıt ÖZTÜRK
• En İyi Çocuk Dizisi: SİHİRLİ ANNEM
• En İyi Yerli Dizi: AVRUPA YAKASI
• En İyi Kadın Dizi Oyuncusu: Evrim AKIN - AVRUPA YAKASI
• En İyi Erkek Dizi Oyuncusu: :good: Sinan TUZCU – IHLAMURLAR ALTINDA :img-yes:
• En İyi Sinema Filmi: BABAM VE OĞLUM
• En İyi Çocuk Programı: YEŞİL OBA – STV
• En İyi Yerli Müzik Yayını Yapan Radyo Kanalı: POWERTÜRK FM
• En İyi Yabancı Müzik Yayını Yapan Radyo Kanalı: NUMBERONE FM
• En İyi Radyo Programı ve Programcısı: HOP DEDİK AYHAN – KLASS FM
• En İyi Gazete: HÜRRİYET
• En İyi Gazeteci: Hakkı DEVRİM
• En İyi Dergi: TEMPO
• En İyi Çocuk Dergisi: MİLLİYET MİÇO ÇOCUK
• En İyi Karikatürist: Salih MEMECAN
__________________
27 Mayıs 2006 Cumartesi 10:51
TV ELEŞTİRMENLERİNİN KATILDIĞI BİR ANKETE GÖRE “DİZİLERİN EN ÇOK YAKIŞAN ÇİFTLERİ” BELİRLENDİ. ZİRVEDE MAVİ İLE ÇINAR VAR. İŞTE O LİSTE:
2. Selin Demiratar-Kenan İmirzalıoğlu (Nermin-Mehmet) Acı Hayat
3. Tuba Büyüküstün-Bülent İnal (Filiz-Yılmaz) Ihlamurlar Altında
4. Yasemin Ergene-Keremcem (Ekin-Sarp) Aşk Oyunu
5. Sezin Akbaşoğulları-Erkan Petekkaya (Ceren-Ömer) Beyaz Gelincik
6. Nehir Erdoğan-Özgür Çevik (Nazlı-Niko) Yabancı Damat
7. Özge Özberk-Can Elçin (Nazlı-Cemal) Kırık Kanatlar
8. Songül Öden-Kıvanç Tatlıtuğ (Gümüş-Mehmet) Gümüş
9. Sanem Çelik-Nejat İşler (Aliye-Deniz) Aliye
10. Ahu Türkpençe-Murat Ünalmış (Gülşen-Mert) Şöhret
Belki gidebilirsiniz..
15 HAZİRAN: Ihlamurlar Altında yemeği
Kanal D'nin beğeniyle izlenen dizisi "Ihlamurlar Altında" oyuncuları ve teknik ekibi başarılarını ve sezona veda yemeğini hep birlikte bu akşam 20:00'de Koza restaurant'ta yiyecekler.
Kanal D’nin, başrollerinde Bülent İnal, Tuba Büyüküstün, Sinan Tuzcu ve Özge Borak’ın oynadığı, Billur Kalkavan, Avni Yalçın, Nur Sürer, Evrim Alaysa ve Yıldırım Beyazıt’ın önemli rollerini paylaştığı, yapımını Avşar Film’in üstlendiği izlenme rekorları kıran dizisi “Ihlamurlar /_newsimages/1684483.jpgAltında”nın oyuncuları ve teknik ekibi hem bütün bir sezonun yorgunluğunu atmak, hem de başarılarını kutlamak üzere bir araya geliyorlar.
Dizide rol alan tüm oyuncuların ve teknik ekip çalışanlarının katılacakları “sezona veda yemeği”ne basın mensubu arkadaşlarımız davetlidir.
Adres : Koza Restaurant, İdealtepe Spor Kulübü Tesisleri, Adatepe Mevkii (Sahil yolu) Maltepe, 0216 441 90 00
Tarih : 15 Haziran Perşembe/2006
Saat : 20.00
kaynak: http://kelebek.hurriyet.com.tr/magazin/4579887.asp?gid=103
Ekranların sevilen dizisi Ihlamurlar Altında’nın sezona veda yemeği, geçtiğimiz akşam, Maltepe Koza Restaurant`ta gerçekleştirildi.
Dizideki başrol oyuncularının arasındaki büyük aşk, gerçek hayatta da aynı hızda sürüyor. Eski Türk filmlerine ithafen çekilen dizide, evlilik hazırlıklarında olan (Yılmaz) Bülent İnal ve (Filiz)Tuba Büyüküstün özel hayatlarında aşklarını seviyeli bir şekilde yaşarken, Ömer karakterini oynayan Sinan Tuzcu ise "Buluşma" adlı tiyatro oyununda Marliyn Monroe tiplemesiyle dikkatleri çeken Dolunay Soysert ile evlilik hazırlığında. Sevgilisi Dolunay Soysert`le birlikte veda yemeğine katılan Sinan Tuzcu, 9 Temmuz`da sade bir düğünle evleneceğinin mujdesini verdi. Nikah masasına yakında oturacak olan Sinan Tuzcu, rol arkadaşları Bülent ve Tuba`ya evlenmeleri için nasihatte bulunsa da, ikili evlilik sorularına suskun kaldılar.
Yeni yayın döneminde diziden Özge Borak ayrılırken, gecede Billur Kalkavan ve Özge Borak dışındaki tüm oyuncular hazır bulundular.
Bıyıklarıyla dikkat çeken iki yakışıklı aktör Bülent İnal ve Sinan Tuzcu, bir yıl daha bıyıklarını kesmeyeceklerini açıkladılar.
Restoran işinde zarar ettiği için mekanı kapattığını açıklayan Bülent İnal, "Herkes bildiği işi yapsın. Şimdi yemek servisini sadece Tuba`ya hazırlıyorum" dedi. Ege mutfağını çok sevdiğini söyleyen Bülent İnal, "Tuba`nın tek yapabildiği yumurta kırıp, kahvaltı hazırlamak. Mutfakta iyi olduğumdan dolayı evde yemek işi benim" dedi.
Dizinin finali hakkında ufak tüyolar veren Bülent İnal, "Bir düğün olacak, ama üzüntülü bir final olacak" dedi.
http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/1700014.jpg
http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/1700016.jpg
http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/1700020.jpg
http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/1700024.jpg
http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/1700023.jpg
Bıyıklarıyla dikkat çeken iki yakışıklı aktör Bülent İnal ve Sinan Tuzcu, bir yıl daha bıyıklarını kesmeyeceklerini açıkladı
ıhlamurlar altı oyuncularının canlı canlı proğramına verdikleri röportajlara göre gelecek sezon önemli oyunculardan 2 3 kişi dizide olmuyacakmış 39. bölümde sezon finali varmış 40. bölümün yarısından sonra 5 yıl sonrayla devam edeceklermiş bu beş yılda elif seneryonun mecburiyetinden dolayı ölücek filiz le yılmaz evlenicek ve 3 tanede çocuk olacakmış bunlardan biri elifle ömerin diğerleri kimin belli değil bu yılki seneryodan çok farklı bir seneryo olucakmış
Ihlamurlar Altında'da Büyük Sürprizler..
Az önce Kanal D'nin "Canlı Canlı" adlı magazin programında, Ihlamurlar Altında ekibiyle sezona veda yemeğinde yapılan röportajı verdiler. Bülent İnal şunları söyledi;
1- Gelecek sezon önemli kahramanlarımızdan 3-4 kişi ayrılacak!
2- 40. Bölümün yarısından itibaren 5 yıl sonraya gidicez! Dış görünüşümüzde değişiklikler olacak.. Hatta Sinan Tuzcu'yla Bülent İnal bıyıklarının kesilmesi konusunda şakalaştılar ama hangisinin bıyıklarının kesileceğini anlamadım :P
3- Diziye 2 tane çocuk katılacak!
Yani bol sürprizli bir 2. sezon bizi bekliyor!.. :img-grin2
bu dakitabın ön yüzü
http://img525.imageshack.us/img525/7636/kitap6mg.jpg (http://imageshack.us)
mektup
bir tanem!
sabahı bekledim saatlerce…ama ya sonra? Sen yoksun ya şimdi…korktum!
Belki sabah olmaz diye…olsa da sen yoksun diye…
şiir
ket vurur şehir ışıkları söz vermiş bir aşka…
bilmem…bilemem…
ferin aydınlatır mı içimi bir daha…
kaybolursun puslu rüyaların ardında…
gurura yokuş sevdalarda…
(Dizi'nin 5. Bölüm'ünden alıntı)
kanal d deki kitabın tanıtımı
serdar oğuz 8 temmuz 2006 cumartesi günü 16.00-18.00 da bahariye epsilon kitabevinde olacakmış
http://img511.imageshack.us/img511/8920/mddmi8sv.jpg (http://imageshack.us)
Söz Vermiş Aşklara
Türü :
Yazarı : Serdar OĞUZ
Fiyatı : 6.00 YTL
Editör : Meltem ERKMEN
Basım Yeri / Tarihi : İstanbul / Haziran 2006
herkes kendi gönül serüvenini yaşadı söz vermiş dizelerde... heyecanla beklenen, üzerinde köşesi kıvrılmış eski zamanı resmeden pulun olduğu, kırışmış zarfın içindeki aşk mektubunu getiren postacıydım çoğu kez... yadigar oldu dizeler, bazen uzaktaki sevgiliye; bazen bir dokunma mesafesinde, bir gözden diğerine... hep değil midir ki; en son yaşanan aşk
-için içine sığmaz ya- en büyüktür, söz verilmiş olandır ve söz verilmiş
aşklar hep yaşanır bir bahardan diğerine... ama son dem geldiğinde
bilirsin ki sadece bir kişiye söz verilmiştir... ben de söz verdim...
ve ona adıyorum söz vermiş dizeleri... canım anneme...
ben size bir mektup getirdim...
-*-Epsilon yayın evinin sitesinden aktarıyorum arkadaşlar.Bence fiyatı da uygun...Çemberimde Gül Oyanın kitabı gibi;harika olmuş bence...
Biliyorum bizde bu haber eskidi, ama basinda hala haberler cikiyor arkadaslar. Ciktikca bizde ekleyecegiz :)
Ihlamurlar Altında’nın şiir kitabı çıktı
Bülent İnal, Tuba Büyüküstün, Özge Borak ve Sinan Tuzcunu’nun başrollerini paylaştıkları Kanal D’nin büyük ilgi gören dizisi "Ihlamurlar Altında"nın tanıtımı için yazılan şiirler, Epsilon Yayınları tarafından "Söz Vermiş Aşklar" adlı kitapta toplandı. Dizinin hayranlarının e-kart ve telefon mesajlarıyla birbirlerine yolladıkları şiirleri Serdar Oğuz kaleme aldı. Oyuncuların birbirlerine okudukları şiirlerin yanı sıra dizide geçen mektupların da yer aldığı kitap, 6 YTL’ye satılıyor. Tatile giren ve önümüzdeki sezon yine Kanal D’de yayınlanacak olan dizinin hayranlarının bu şiir kitabına büyük ilgi göstermesi bekleniyor. Eylül ayında "Söz Vermiş Aşklar" kitabı için özel imza günü düzenlenecek. İşte büyük ilgi gören şiirlerden bir kaç örnek:
Ey İstanbul!
Ne kaldı alacağın benden...
Neye yarar tüm sokakların boş şimdi o yokken...
Onu benden aldın...
Sana yenildim bir günahkár yüzünden...
Verme istemem...
Bırak üstü kalsın, alacağım yok senden!
-----------------------------------------
Gitme ruhum...
Sen yokken hicran düşer bu şehre...
Gitme sevgim...
Sen yokken tutsak düşerim bir isyan gecesine...
Ölürüm sen yokken...
Kaynak: Hurriyet.
Not: Hey gidi gunler hey.....
http://img153.imageshack.us/img153/5062/286f0bcb2434dc469e09ee8bbmr4.jpg
http://img225.imageshack.us/img225/7347/a305c4c09114744f8d27ffe7bry5.jpg
Yanlış öğreniyorlardı ben de kitap yaptım
'Aşka Sürgün' ve 'Ihlamurlar Altında' dizilerinin tanıtımlarında şiirleri yayınlanan Serdar Oğuz'un 'Söz Vermiş Aşklara' isimli ilk kitabı çıktı.
Önce atv'de 'Aşka Sürgün' sonra da Kanal D'de 'Ihlamurlar Altında' dizilerine şiir yazan Serdar Oğuz'un ilk şiir kitabı 'Söz Vermiş Aşklara'; Epsilon Yayınevi'nden çıktı. "Emek verilmiş hiçbir şeyin karşılıksız kalmayacağına inanıyorum" diyen Oğuz, bugünlere gelene kadar aştığı zorlu yolları anlattı...
* Şiirlerinize tepkiler nasıldı?
Yazarken çok güzel tepkiler aldım. Aslında bu kadar dikkat çekeceğini beklemiyordum; yaptığım tanıtımların ve yazdığım şiirlerin bu kadar özel karşılanacağını da...
* Neden şiirleri bir kitapta toplamak istediniz?
İnsanlar dizilerdeki şiirlerimi birbirlerine gönderiyordu. Sayısız sitede şiirlerim yayınlanıyordu; ama eksik ama hatalı... Şiirlerimin yanlış aktarılmasıydı aslında beni kitap yapma kararına iten...
* Daha önce kitap düşüncesi yoktu o halde?
Hayır aklımın ucundan bile geçmezdi... Zaten öyle her an oturup şiir yazan bir adam değilim. Bu kitabı çıkarmaya karar vermemdeki en büyük unsur etrafımda bana destek veren insanlar oldu. Şükrü Avşar, İrfan Şahin, Melis Civelek, Lale Eren, Tomris Giritlioğludaha birçok kişi...
* Dizi tanıtımlarına şiir koyma fikri nasıl doğdu?
atv'de tanıtım yönetmenliği yaptığım dönemlerdi. Tomris Giritlioğlu atv'ye 'Aşka Sürgün' adında bir proje getirmişti. Melis Civelek (eski atv genel yayın yönetmeni) ve Tomris Hanım bir gün; "Bak Serdar burada çok büyük bir aşk var. Bu aşkı anlatmalısın" dedi. Aşk anlatılmalıydı ama nasıl? Bütün gece düşündüm olmadı. Sabah televizyona giderken birden boğazıma bir mısra düğümlendi. Çok kısaydı ama şiir tadındaydı. İnsanlar çok beğendi ve devamı geldi. Böylece 'Aşka Sürgün'e ilk 15 bölüm de şiir yazdım.
Denizcilik hayalinden televizyona...
Çocukluğundan beri en büyük hayalinin gemide çalışmak olduğunu söyleyen Serdar Oğuz, lise son sınıfta deniz tuttuğunu anlayınca televizyoncu olmaya karar vermiş. Bunun için deli gibi çalışıp Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV-Sinema Bölümüne girmiş. Sonra da hayallerinin peşine düşerek İstanbul'a gelmiş... 30 yaşındaki Oğuz, türlü zorlukların ardından dizilere şiir yazarak kendine yepyeni bir kapı aralamış.
Cansu YILMAZKAYA / GÜNAYDIN
Kanal d'nin ilgiyle izlenen dizisi "Ihlamurlar Altında'nın kadrosuna Cenk Ertan da katıldı "Haziran Gecesi"nden sonra başrol oynadıgı "Ödünç Hayatlar" ve "Rüyalarda Buluşuruz" dizileri uzun ömürlü olmayan Ertan, "Ihlamurlar Altında" dizisinde Bülent İnal'ın canlandırdıgı Yılmaz'a rakip olacak.
MİLLİYET TELEVİZYON
Ihlamurlar altındanın yeni oyuncusu İREM ALTUĞ
Ihlamurlar altındanın Elif'i Özge borak,yeni yayın döneminde ekrana gelecek ilk bölümlerde diziden ayrılacak. Borak senaryo gereği ölecek.İrem altuğ ise diziye Dadı olarak girecek.
KAYNAK:MİLLİYET TV EKİ
http://img82.imageshack.us/img82/5398/iremxy7.jpg (http://imageshack.us)
İrem Altuğ yukarıda resmi bulunan şahsiyet olup Cenk Ertan'dan sonra ikinci yıkımım olmuştur.Aslında biz Begüm Birgören'i görmek istemiştik forever_bim'le ama bana yine hüsran...
arkadaşlar dün akşam Kanal D haberlerinde izledim dizimizin müziğine İntizar klip çekmiş klipte elif,ömer,filiz ve yılmaz!ın dizide ki görüntüleride var çok güzeldi...
Kanal D için yapılan tanıtımda.. Tv ekinde yer alan fotolar...
http://img380.imageshack.us/img380/8904/vbvey2.png
http://img347.imageshack.us/img347/6784/jjni5.png
http://img347.imageshack.us/img347/558/nnbe4.png
arkadaşlar az önce kanald nin yeni sezon tanıtımını izledim bizimkileri Ah Polis Olsam ekibiyle aynı mutfağa sokmuşlar şöyle başlıyo;
Tuba ağlıyo Bülent "yeter artık ağlama.neden ağladığını sorsam cevap vermessin tıpkı cevabını istediğim diğer sorular gibi" diyo sona yine Tubaya dönüyolar meğer soğan doğruyomuş koptum :) :) sona Tuba "yeter artık çok üstüme geliyosun" deyip çıkıp gidiyo.Sinan, "yeter "diyo.Bülente dönüyolar Bülent çorbaya acı biber katıyo:):Sinan bülentin bileğini yakalıyo "yeter artık yeterince acı katmadın mı..çorbaya"diyo :):)
sona ah polis olsam ekibi giriyo içeri onların amiri geliyo bağırıyo fln Bülentle Sinan hazırola geçiyo süperdi çok komikti anlatamam görmeniz lazım yaa:) :):):)
Yemekler yıldızlardan...
Kanal D yeni yayın dönemini Dolmabahçe Sarayı'ndaki davetle tanıttı. Gecede en çok merak edilen Kanal D'de günlerce süren tanıtım filmiydi.
Beyazıt Öztürk ile Okan Bayülgen'in sunuculuk yaptığı gecede Kanal D Genel Müdürü İrfan Şahin'in kısa konuşmasından sonra Kanal D'nin tanıtım filmi barkovizyonlardan davetlilere gösterildi.
Kanal D'nin yeni yayın dönemine ilişkin tanıtım filmi tam da daha önce bu köşede kolaj fotoğraflarla vitrinlediğimiz gibi çıktı.
Filmi beğendim ama biraz uzun buldum. "Ihlamurlar Altında" ekibini doğradıkları soğanın anlatma esprisi güzel, "Yabancı Damat" ekibini mutfakta yemek yaparken Uğur Dündar tarafından basıldığı bölüm ise süperdi.
09.09.2006 Ali Eyüboğlu
15.00 da Beyoğlu D&R mağazasına gittim. Tenhaydı. Kitap alıp beklemeye başladım. Meğer 2. katta sıra oluşmuş bile. Yaklaşık 50 m. kadar. 16.00 ya doğru kuyruk mağazaya sığmamaya başladı. Dışarıda devamı başladı. Bir ara sıcaktan bunalıp aşağı indim. Tesadüfen yan kapıdan giren Bülent ve Tuba'yı gördüm. Hemen yukarı sırama girerken kalabalıktan sıyrılırken Bülent ve Tuğbayla yakın temas içerisinde kalmak zorunda kaldım. Valla hiç şikayet etmedim doğrusu. :))
Sonra yerlerine geçtiler ve imzaya başladılar. Sinan ve Serdar sonradan katıldılar. Sinan bir şapka takmıştı. Bir süre Bülent ile koyu bir sohbete daldılar. Sonra masanın sağına geçti. Yanında Serdar, Tuba ve Bülent sıralandılar. Birçok kamera vardı. Röportaj yüzünden kuyruk bir türlü ilerlemedi. Flaşlar ardı ardına patlıyordu. Kuyruk o kadar uzadı ki, dörtlü olarak yan yana dizildik. Yahu bir klima yoktu. Spotlar yüzünden saunada gibi ter döktük. 5 e doğru sıra bana geldi. Bu arada kitap yada CD almayana görüşme yaptırmıyorlardı. Sinan ın yüzü biraz asıktı. Bülent in de sesinde bir sorun var gibiydi. Üşütmüş herhalde. Tuba önce ismimi sordu. Erkan deyince, Bülent ile dönüp " Bak Erkan geldi" dedi. Herhalde çok Erkandan bıkmış olacak. Sesiniz güzel olmuş dedim. Yaa! öyle mi diye şaşırdı. Çoğu beğenmiyor dedi. Bülent de bu sene böyle kendi sesiyle devam edecek dedi.
İyi ki gitmişim. Tuba'yı gördüm. Görmeyenler çok şey kaçırdı maalesef. Onu görmeden hiç bir kıza çok güzelsin, senden güzeli yok demeyin sakın.
Y A N I L I R S I N I Z ! . . .
http://img508.imageshack.us/img508/3829/dsc01855wa8.jpg (http://imageshack.us)
http://img146.imageshack.us/img146/4962/dsc01854us4.jpg (http://imageshack.us)
http://img517.imageshack.us/img517/6424/dsc01853xf2.jpg (http://imageshack.us)
http://img104.imageshack.us/img104/3151/sinantuzcurb3.jpg (http://imageshack.us)
http://img123.imageshack.us/img123/6120/dsc01857sr9.jpg (http://imageshack.us)
burda fotoğraf çekileni tanımıyorum o sırada çekeyim dedim sağolsın Yılmaz da bana poz werdi :)
first lady 17-09-06, 14:31 http://img103.imageshack.us/img103/5017/00640031qa9.jpg
merhaba arkadaşlar öncelikle herkese günaydın sonunda Sinan Tuzcu ile tanışmış ve onu görmüş bulunmaktayım...kendisi çok tatlı,hoş sohbet ve sıcakkanlı arkadaşlar yani zaten kendisini çok seviyordum tanışınca ona olan sevgim daha da artmış bulunmakta:) bugün fırsat buldukça cumartesi imza gününde çektiğim resimleri yollamaya çalışıcam...bi ara gerçekten çok korkmuştum çünkü Sinan Tuzcu gelmemişti ve bizlere gelmeyecek denildi..neyse ki Bülent İnal SErdar Oğuz ve Tuba BÜYÜKÜSTÜN den imza aldıktan sonra Sinan bey in geleceğini ve beklememizi söylediler ve 5 dk bir beklemenin ardından Sinan TUZCU geldiiii ve herkeste bir çığlık:) arkadaşalr Sinan bey le konuştum ve dizifilmi takip ettiğini söyledi..bende benim dizifilmde izmim barbiee dedim ve benim yazılarımı ekleyen sen 'miydin dedi seni biliyorum dedi...forumda arada kavgalar çıktığını söyledi ayy çok şekerdi...
bu arada unutmadan söyleyeyim bana foruma söylemem için şu haberi verdi...
Ayşe Opereti biliyosunuz ki bu sene yok Sİnan bey Hamlet te oynayacakmış Emre KINAY ile DURU TİYATROLARINDA....
seni görmek,seni tanımak,seninle tanışmak çok güzeldi Sinan TUZCU....
http://img169.imageshack.us/img169/2434/sinan1rs2.jpg
http://img167.imageshack.us/img167/3844/sinan3oq7.jpg
http://img167.imageshack.us/img167/368/2ij9.jpg
“Ihlamurlar Altında” yine birinci
Kanal D’nin izlenme rekorları kıran dizisi “Ihlamurlar Altında”, Cuma akş**ı yine Türkiye’yi ekran başına kilitleyip, hem Tüm Gün’de hem de A/B Sosyo Ekonomik Statü’de birinci oldu.
Kanal D’nin başrollerinde; Bülent İnal, Tuba Büyüküstün, Sinan Tuzcu, Nur Sürer ve Binnur Kalkavan’ın oynadıkları reyting rekortmeni dizisi “Ihlamurlar Altında”nın Cuma akş**ı ekrana gelen 41. bölümü, Tüm Kişiler’de yüzde 7.2 rating ve yüzde 20.7 izlenme payı, A/B Sosyo Ekonomik Statü’de de yüzde 8.1 rating ve yüzde 26.0 izlenme payı ile birinci oldu.
Dizinin, Yılmaz ile Filiz’in dört yıl aradan sonra ilk kez karşılaştıkları bu bölümü de milyonları ekran başına kilitledi.
Cuma akşamları büyük küçük herkesin büyük bir ilgi ve beğeniyle takip ettikleri “Ihlamurlar Altında”nın nümüzdeki haftalarda ekrana gelecek bölümleri de romantizm ve macera dolu.
Kanal D Cuma günü ayrıca, Tüm Gün’de, A/B SES Tüm Gün’de ve A/B SES Prime Time’da rakiplerini geride bırakıp günün en çok izlenen televizyon kanalı oldu.
Bugün Gazetesi/Melodi Eki'nden alıntıdır!!
Dizi âşıklarına sevgi seli
Rol aldıkları ‘Ihlamurlar Altında’ isimli dizide iki sevgiliyi canlandıran Bülent İnal ve Tuba Büyüküstün, gerçek hayatta da birlikte. Önceki gün ekip arkadaşları Sinan Tuzcu ve ‘Söz Vermiş Aşklara’ şiir kitabının yazarı Serdar Oğuz’la imza gününe katılan sevgililere, hayranları büyük ilgi gösterdi.
Ellerindeki kameralı cep telefonlarıyla ikilinin fotoğraflarını çekenler ortaya ilginç görüntülerin çıkmasına neden oldu. Sevgi seline karşılık veren ikili ise “Bizi samimi ve doğal buluyorlar. O yüzden de seviliyoruz” diye konuştu
http://img54.imageshack.us/img54/3610/2e5de28852084a04ad119d68cd9e58a2ie9.jpg (http://imageshack.us)
http://img141.imageshack.us/img141/8637/6rj6.jpg
http://img168.imageshack.us/img168/8633/3fv7.jpg
http://img147.imageshack.us/img147/4914/4ke3.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/7792/1qe0.jpg
http://img168.imageshack.us/img168/6065/2fw6.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/9167/7hl3.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/9839/9vv0.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/6702/10tq9.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/9718/11wx9.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/6095/13mq1.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/153/16rr5.jpg
http://img144.imageshack.us/img144/9715/18ju8.jpg
http://img144.imageshack.us/img144/7885/19ey0.jpg
http://img144.imageshack.us/img144/3584/20nv5.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/3824/11ad6.jpg
Zap'tiye
Geçen sezonu yaralı bitiren ve yaz boyunca ölüm-kalım savaşı veren dizi karakterlerinden Meryemce, Niko ve Çınar'ı Allah televizyon izleyicilerine bağışladı! Şimdilik tek kayıp, Ihlamurlar Altında'nın Elif'i... Görünen o ki, ilk üçü, yapımcının yeni sezon için teklif ettiği ücreti kabul etmiş. Sonuncusu zam istemiş!..
Yüksel Aytuğ Köşesinden..
http://www.sabah.com.tr/gny/yaz1277-70-108-20060924-200.html
tuğba filiz 27-09-06, 10:45 arkadaşlar dün gece canlı canlıda gösterdiler dizi setini yönetmen dediki biraz daha kavga sahneleri olacakmış düşmanlıklar artacakmış yani daha çok ağlıyacakmışız
biraz önce yine magazin d de gösterdiler seti handn ömer filiz vardı tabii tek bi tüyo vermediler gelcek bölümlerle ilgili ama handn hanm ağlıodu sanrm hisseleri alamdlr diedr....ömerde çocuklara bağırıp çağrıorm gibi bişilr dedi ama küçük çocuğumz bilioki bu bi oyun dedi sanrm biraz daha bağırıp çağrıcm fln dedi ama umrm olmz böle bişi....bide sokakta ömere çk kızanlr oluomuş handn hnm da sinana kızmayn düzelicktir gibi bişilr dedi ama çok ii anlaşıolr yaaa allah bozmasn valla....
Osman Sinav dün aksam katildigi "Full Ekran" programinda "Ihlamurlar Altinda" davasindan vazgecmedigini ve ilk durusmanin 9 Kasimda olacagini acikladi.Amacinin dizinin yayinina tedbir koydurtmak oldugunu belirtti.
kanal d magazin programında oyuncularla röprtaj vardı.ömer'in yılmaz'a olan kini bitmeyecekmiş.eğer biterse dizide biter dedi. ömer bazı değişiklikler geçirecekmiş bıyıklarını kesecekmiş.cem ve filiz arasında nelere olacak diye sordular.Tuba filiz bir tek kişiyi sevecek dedi.
Ihlamurlar Altında'da perde kapandı
Bazı taşlar yerinden oynayınca, dizilerin inandırıcılığına leke sürülmüş oluyor. Bunun en iyi örneklerinden biri, "Ihlamurlar Altında" dizisi. Hatırlarsanız perde, yokluklar içinde büyüyen ama hayallerini de büyüten iki gencin yani Elif ile Yılmaz'ın büyük aşkıyla açılmıştı. Aşkları ekranda içimizi ısıtacak kadar gerçekti, gösterişli yaşamın simgeleri olan Filiz'le Sinan'ın devreye girmesiyle ihanetleri de bir o kadar gerçek göründü gözümüze.
Ama sonra... Sonra dizi piyasasının kuralları işlemeye başladı. Elif diziden ayrıldı, senaryo gereği "öldü". Aradan yıllar geçti. Yılmaz, Elif'i hatırlamaz oldu. Bu kareden Elif silinince, dizinin gerçekliği de ortadan kalktı. Bir çırpıda geçmişi unutan Yılmaz'ın tutkulu aşkına kim inanır ki artık? Ben inanmıyorum şahsen. O yüzden diziyi izlemek de içimden gelmiyor.
http://www.takvim.com.tr/yaz1654-31400-147.html
:bilmim nereye yazacağımı bilemedim.
http://www.acihayat.com/haberler.asp#
de mahkeme kararı gayet güzel halka sunulmuş.malesef ortada hukuki bir sorun var ama bunu cezasını biz ıhlamurlar altında izleyenleri mi çekecek?umarım bizi üzecek bir sonuç olmaz.:(
ortalık kan revan...diziler-yarışmalar eğlence programları derken yeni sezonun başlamasının üzerinden daha iki ay bile geçmeden onlarca yapım bir anda ekrandan silindi gitti.bu arada çoktan birer ekran klasiği haline gelmiş yapımlarıda unutmayalım.eski dostları ihmal edip kalplerini kırmayalım.ıhlamurlar altında-avrupa yakası- hırsız pols-yabancı damat-gümüş-şöhret çoktan reyting meselesini kapattılar. hayran kitlelerini kurdular-korudular ve artık birer klasik oldularr..
mehmet güler [tv eleştirmeni]
VATAN GAZETESİ
Yeşilçamlı Jolie-Pitt, 'ıhlamurlar altında'
Osmanlı havalı jön İnal ile asi ruhlu ve gururlu kız Büyüküstün için internette övgü siteleri açılıyor. FOTOĞRAF: NURDAN ÇİMİNOĞLU
Bizim de bir Angelina Jolie-Brad Pitt'imiz oldu! 'Ihlamurlar Altında'nın kavuşamayan âşıkları Tuba Büyüküstün'le Bülent İnal, gerçek hayattaki birliktelikleriyle de hayran kitlesi edinmiş durumda
GÖKÇE ACAR (Radikal Cumartesi Eki)
Kanal D'de 'Ihlamurlar Altında' adında bir dizi var. Çeşitli yaşlardan birçok kişinin şu aralar favorisi. Sürükleyici senaryonun yanı sıra dizinin birbirlerine büyük bir aşkla bağlı ama bir türlü kavuşamayan çifti; varoşların kaliteli delikanlısı Yılmaz ile asi ruhlu, zengin ve gururlu Filiz cuma günleri herkesi ekrana kilitliyor. Hikâye eski ve tanıdık ama gerçek hayatta da aşk yaşayan Bülent İnal ve Tuba Büyüküstün'ün arasındaki büyüleyici kimya, bu diziyi diğerlerinden farklı kılıyor. Onlarda bir nevi Angelina Jolie ve Brad Pitt durumu var. En beğenilen kadın ve erkeğin aşkı. 'Büyüküstün' yazıp internette dolaşın, diziyi izleyenlere sorun. Oyunculuk eğitimi almamış olmasına rağmen, hatta oyuncu olmayı bile düşünmezken, şu sıralar erkeklerin hayallerini süsleyen aktris olduğunu fark edeceksiniz. Onun gibi olmaya çalışan genç kızlar ellerinde fotoğrafıyla kuaförlere koşturuyor. Her dizide 'Bu sefer ne giymiş?' diye bakıyorlar.
Tesadüfen model
Bülent İnal ise yapış yapış adam piyasasında duru, mütevazı, bıyıklı Osmanlı yakışıklılığıyla kadınların gönlüne taht kurmuş biri. Ortada Kadir İnanır'a benzetilen bir jön ve sade güzelliğiyle adına fan club'lar açılan bir dizi idolü var. Ve bu iki insan birbirine âşık. Neden herkesin dilinde olduklarını anlamak zor değil. Bu da delikanlı erkekle güzel ve haysiyetli kadının bizi hâlâ kalbimizden vurduğunu, 30 yılda değişmeyen tek şeyin sadelik arayışı olduğunu gösteriyor. 'Kurşun Yarası'nın kaymakamı olarak tanıdığımız Bülent İnal ve 'Çemberimde Gül Oya'nın Zarife'si Tuba Büyüküstün'le dizinin çekildiği Piyer Loti'de konuştuk; şu hayranlık durumuna açıklık getirsinler istedik.
Oyuncu olmak aklınızda yokmuş en başta...
Tuba Büyüküstün: Doğru, tamamen tesadüf eseri oldu. Üniversite giriş sınavı sırasında arkadaşımla okulda kaybolmuştuk. O gün de okulda katalog çekimleri yapılıyormuş, beni görmüşler, beğendiler, çekmek istediler. Bende de kamera fobisi var. Kamera, fotoğraf makinesi görünce çok utanıyorum. "Hayır" dedim. Ben bunu derken suratıma makyaj yapmaya başladılar. Üç-dört fotoğraf çektiler, ben hâlâ "Hayır" diyorum. Modellik hayatım böyle başladı. Modellik yaparken dizilerde oyunculuk teklifleri de geliyordu ama kesinlikle kabul etmiyordum. Zaten dizi bile izlemiyorum. Son sınıftayken Tomris Giritlioğlu'yla tanıştım ve bana Çağan Irmak'ın 'Babam ve Oğlum' filminde rol teklif etti. Çağan Irmak hayranı olduğum için hemen kabul ettim.
İşimiz illüzyon yaratmak
İnsanlar yıllarca oyunculuk eğitimi alıyor ama rol bulamıyorlar, siz şimdi başroldesiniz. Bu pek adaletli görünmüyor.
T.B.: Öyle düşünenler haklılar bence, çünkü eğitime inanıyorum. Başta bu yüzden çok bunalmıştım. 'Eğitim almadım, bu roller, bu başarı benim hakkım değil, insanlar yıllarca bekliyor bunun için' diye çok düşündüm. Ama herkes çok destek oldu ve ben bu bunalımı daha yeni atlattım. Oyunculukta kariyer yapmaya karar verdim.
Şu sıralar internetteki anketlerde bir numaralı kadın dizi oyuncusu seçiliyorsunuz. Birçok hayranınız var.
T.B.: Öyle mi? Farkında değilim. Pek takip etmiyorum.
Siz takip etmeseniz de sizi takip eden birçok genç kız var. Saçlarını sizin gibi kesiyor, sizin gibi giyiniyorlar. Bu üzerinizde sorumluluk yaratıyor mu?
T.B.: Yoo, hiç sorumluluk hissetmiyorum. Geçende kuaför de dedi. Genç kızlar ellerinde benim fotoğrafımla gelip, saçlarını öyle kestirmek istiyormuş. 'Ihlamurlar Altında'da nişanımda giydiğim bir elbise vardı. Diziden sonra sponsor herkesin koşup o elbiseden aldığını, bu yüzden de ellerinde kalmadığını söylemişti.
İkiniz de mütevazı ve doğal bir imaja sahipsiniz. Yoğun hayranlığın bununla alakası olabilir mi?
Bülent İnal: Son yıllarda insanlar sade olanı tercih etmeye başladılar. Magazin dünyasından uzak, gizemli, haftada sadece bir-iki saat televizyonda gördüğün insanlar daha çok ilgi çekiyor. İzleyici sizi çok görünce bence büyü kayboluyor. Artık çoğu insanı akrabalarına kadar biliyoruz. Bizim işimiz, olmayan bir şeye inandırmak. İllüzyon yaratmak.
T.B.: Özel hayatımız çok iyi bilinmezse, izleyicinin kafasında oynadığımız rolle var olmakta daha başarılı oluruz.
Çiftler ünlü olunca genelde hayranları bir kıskançlık sarar.
B.İ.: Tam tersine, genelde 'Sakın ayrılmayın' diyorlar.
T.B.: Kadın hayranlar erkeklere göre daha sahiplenici oluyor. Geçenlerde bir kadın gelip, "Yılmaz'ı çok beğeniyorum, bu yüzden sadece senin onunla beraber olmana izin veriyorum" dedi.
Hangi filmde oynamak isterdiniz?
T.B.: 'Tiffany'de Kahvaltı' benim favorim. Audrey Hepburn'e bayılıyorum.
B.İ.: Ben de 'Kramer Kramer'e Karşı'da oynamak isterdim.
Radikal Cumartesi Eki
http://img62.imageshack.us/img62/6691/yesilij6sd1.gifroportajda çekilen resim...
DİZİLERDE SUBARU PATLAMASI..
Otomabil firmalarının test araçları dizi film yapımcıları için iyi bir nimettir. bir sürü para verip otomobil kiralamak yerine bu işi test araçlarıyla bedavaya getirirsiniz. bu iyi bir yöntemdir ancak işin suyunu çıkarırsanız komik duruma düşersiniz. her şey "IHLAMURLAR ALTINDA" dizisinde tüm karakterlerin "subaru" kullandığını fark etmemle başladı. yılmazın gümüş Subarusu hangi kanalda olduğunu anlamadığım bir kanalın dizisinde "akademi barışın" altındaydı. yine ıhlamurlarda ömerin kullandığı otomobil aynı renk aynı plaka olarak "aliyede müco nun" altındaydı.bari otomobillerin plakalarını değiştirin...bizi saf yerine koymaYIN:not_i: ....
RAHŞAN GÜLŞAH
SABAH GAZETESİ
Çağan Irmak'tan dayak yiyordum
TV dizilerinin yeni yüzü Tuba Büyüküstün, sahne ve kostüm tasarımı mezunu. Ama son üç yıldır "Ihlamurlar Altında", "Gülizar", "Çemberimde Gül Oya", "Babam ve Oğlum" gibi hatrı sayılır dizi ve filmlerle karşımıza çıkıyor. Son filmi "Sınav" ise 20 Ekim’de gösterime girdi. Çağan Irmak'ın gözde oyuncularından olan Büyüküstün, İstanbul Life dergisine verdiği röportajda, "Babam ve oğlum filminde çok heyecanlandım. Çağan beni dövecekti neredeyse" dedi.
Çağan Irmak’ın gözde oyuncularından olan, hakkında "Pek anlatmayı, konuşmayı sevmez" denilen Büyüküstün, suskunluğunu İstanbul Life dergisi için bozdu.
n Sahne ve kostüm tasarımında bayağı iddialıyken oyunculuğa ani bir geçiş... Nasıl oluverdi bu?
- Üniversitede okurken biraz denedim reklamlarda kostüm tasarlamayı. Fakat Türkiye’de böyle bir işe sıfırdan başlamanın bir sürü şeyle karşılaşmak olduğunu fark ettim. İnsanların davranışları ve tavırları...
n Saygı mı gösterilmiyor?
- Gibi... Daha açık konuşmayayım.
n Nasıl yani? Tam anlayamadım.
- Bazı çirkin şeylerle karşılaştım çünkü.
n Onları çok merak etmiyorum. Ama yıldıran bir şeyler olmuş demek ki...
- Evet. Kesinlikle oldu. Çünkü okuduğum işi çok seviyorum. Çok da yapmak isteyerek okudum. Ama hakikaten "Türkiye’de sıfırdan başlayamazsın" dedirttiler! Keşke yapabilsem. Tam diploma dönemime geldi oyunculuğa başlamam.
n Sinema televizyon dünyası için de "çok sağı solu belli değil" denir gerçi...
- Benim karşıma çıkmadı. Belki daha şanslıydım. Karşılaştığınız insanlarla ilgili bir şey bu... Tiyatro dekoru konusunda doğru insanlarla karşılaşsaydım ona devam edecektim. Televizyonda gerçekten doğru insanlarla ve doğru projeyle başladım.
n Sahne ve kostüm tasarımında enteresan isimler de var ama size denk gelmedi demek...
n Evet. Tiyatroyu, deneysel çalışmayı seviyorum. Yani tasarım konusunda ne istediğimi, neyi daha iyi yaptığımı biliyorum; biliyordum. Ben kapı, pencere yapmak istemiyorum. Sembol üzerine gitmek istiyorum. Bir oyunu, içinde oyuncuları olmasa bile bir dekor en iyi nasıl anlatır? Hayatta yaşadığımız gibi bir dekor yapacaksam oyunu anlatamam.
n Shakespeare dönemi tiyatroda dekor pek önemli değildi. İlk İtalyanlarla değişti bu değil mi?
- Evet. Ortaçağ dönemi mesela. İtalyanlarla bu değişti. Sonra 20. yüzyıl tiyatrosu falan derken şu anda deneysel işler var. Oyuncularla izleyicileri buluşturmayı seviyorum. Herkes koyun gibi bir salona gitsin, otursun, izlesin, zil çalsın, araya çıkılsın, geri gelinsin... Hepimizin kişilikleri farklı. Yani bir kavga olduğunda sokakta bazısı hiç bakmaz, geçer gider aman bana bir zarar gelmesin diye. Bazısı uzaktan seyreder, bazısı dahil olur. Herkesi aynıymış gibi bir salona tıkıp "Sen şimdi bunu izleyeceksin. Hadi bakalım burada otur" dersen, herkese aynı muameleyi yaparsan, tiyatroyu sevdiremezsin ki...
n Tiyatroda oyuncu olarak çalışmanız var mı?
- Oyunculuk eğitimi almadım. Eğitimini alırsam yaparım tiyatroyu.
n Televizyon dizisinde o bahsettiğiniz seyirciyle interaksiyon mümkün değil.
- Görmek çok korkunç olurdu herhalde. Okuldaki birçok dekorum oyuncuyla izleyici arasındaki iletişim üzerine. Bölüm başkanım okulda kalmamı istedi. O zaman da oyunculuk hayatım başlamıştı. O noktada seçim yapmak istemedim. Seçim yapmak zorunda olmaktan her zaman çekinen bir insanım. O yüzden tercih etmedim. Oyunculuk eğitimim ise sette, gözlemlemekle oldu. Çağan Irmak’ın verdiği eğitim, setteki büyüklerimin verdiği eğitim...
n Okula ve eğitime bu kadar önem veren biri için böyle bir işin içine dalmak cesaret ister gibi geliyor.
- Tabii. Zaten "Çemberimde Gül Oya" sırasında çok bunalıma girdim; "Benim burada olmaya hakkım yok! Ben bunun eğitimini almadım. Eğitimini alan bir sürü insan var" diye...
n Niye böyle hissettiniz ki?
- Akademik eğitim aldığın zaman böyle bir psikoloji oluşuyor. Bunu çevremdeki insanlarla çok konuştum. Mesela Şerif Sezer benim için çok önemlidir. Bütün bu düşüncelerimi çok iyi ve net bilir. Bu düşüncemin çok gereksiz ve saçma olduğunu ama tabii ki eğitim almam gerektiğini, bazı noktalarda hatalı, eksik olduğumu, yine de eğitime bu kadar takık olmamın gereksiz olduğunu söyledi.
n İki senedir devam ediyor. Oyunculuğunuzu nasıl etkiledi bu süre?
- İnsan kendine karşı gerçekten objektif olamıyor. Hálá izlediğim zaman nefret ediyorum bütün oyunlarımdan.
n İçinize sinen bir an olmadı mı? "Babam ve Oğlum"da bir rolünüz vardı mesela...
- O çok hassas bir konu. Çok özel bir şey benim için. Oradaki sancılar çok daha farklıydı. Acayip heyecanlandım ben orada. Çağan beni dövecekti neredeyse...
n Bundan sonraki adım nedir?
- Bir bilsem...
n Oyunculuktan ürkmüş bir haliniz var sanki...
- Öyleyim çünkü.
n Hálá ikna olmadınız mı yapabildiğinize bu mesleği? Üç yıldır içindesiniz bu işin.
- İkna olmak... Belki... Bilmiyorum. Şu anda çok ara noktadayım. Ben oyunculuk yapacağıma daha yeni karar verdim. Daha 1.5 ay falan oluyor. "Ben artık oyunculuk yapacağım" cümlesini kendime kuralı o kadar oldu daha.
n Ne oldu 1.5 ay evvel?
- Sokakta yürüyordum. Birdenbire, gerçekten! Tamam dedim, ben artık oyunculuk yapacağım.
n Hangi sokak bu ya?
- Hiçbir şey hatırlamıyorum. Birden karar verdim ve bu işe beni ikna eden insanı, Tomris Giritlioğlu’nu aradım.
n Ne dedi?
- "Deli misin" dedi.
n İlla Oscar mı almak lazım ikna olmanız için?
- İlgisi yok. Kafam çok karışıktı. Başka bir şey okudum, oyunculuk yapıyorum. Oyunculuk benim hobim mi yoksa profesyonel hayatım mı? Karar veremiyordum. Ürkekliğim de oyuncu olmaya yeni karar veren birinin ürkekliği.... 1 sene sonra geçer.
n Bir sene sonra yine aynı sokaktan geçmeyin de...
- Yok karar verdim artık...
Dizi biterse biletimi alır yurtdışına giderim
l Bizim diziler aniden bitebiliyor. Ne olur şimdi arayıp dizinin bittiğini söyleseler?
- Giderim. Biletimi alır giderim.
l O kadar korkutucu mu?
- Hayır. Yurtdışına giderim. Tiyatro seyrederim. Müze gezerim. İnsan tanırım. Nefes almak gibi bir şey. Burada sürekli aynı şeyleri yapa yapa çok fazla tortulanıyorsunuz. Onu atmak istiyorum.
TubaBülent 04-11-06, 14:10 arkadaslar bilmiyorum eklendimi ama ben eklim dedim
1962 imzalı Metin Erksan yapımı `Acı Hayat`ın telif hakkını alarak aynı adla televizyon dizisine uyarlayan Osman Sınav; senaryoyu `Ihlamurlar Altında` adıyla yayına sokan Avşar Film`i ve Tomris Giritlioğlu`nu aydın namusuna sahip olmamakla suçluyor: "Karakterlerin ismini ve mesleklerini değiştirince hikaye değişmez. Bu, çalınan minareye kılıf uydurmaktır. Gereğini yapacağım".
Ünlü yapımcıyönetmen Osman Sınav, başrollerini Ayhan Işık ve Türkan şoray`ın rol aldığı; Metin Erksan imzalı 1962 yapımı `Acı Hayat`ı televizyon dizisi olarak çekmek için harekete geçmişti. Filmin telif hakkını Metin Erksan`dan almasına rağmen, Avşar Yapım`ın filmi `Ihlamurlar Altında` adıyla diziye uyarlaması, Sınav`ın hukuk mücadelesine girmesine neden oldu. `Ihlamurlar Altında`nın yapımcısı şükrü Avşar ve proje tasarımını üstlenen Tomris Giritlioğlu`nu `aydın namusuna sahip olmamakla` suçlayan Sınav; bu diziyi yapacağını önceden söylediğini, diziyi yapmaları halinde Avşar`ı mahkemeye vereceğini söylediğini anlatıyor...
CEPTE FAVORİ ŞARKILAR.....
2006 da cep telefonlarında en çok kullanılan şarkıları MESAM adlı şirket belirledi. "ıhlamurlar altında" ve "hırsız polis" adlı dizilerin müzikleri var. ıhlamurlar altında birinci hırsız polis in "imkansız aşk"ı ikinci intizarın "sensiz olamam" adlı bestesi bu listede 3. sırada yer alıyor...
Turkcell de bir liste açıkladı. Turkcell in kayıtlarına görede ıhlamurlar altında "intizar" birinci.diğer favori şarkılar ise "sarı laleler" ve "doyamıyorum".
Elif ERGU
vatan gazetesi
ıhlamurlar altında ise kadınların yeni gözdesi Bülent inal ın sırtına binmiş gibiydi.
motesikletle ile otomobilin çarpıştığı kazada arabanın tamponun özenle cıvatalarından sökülüp indirildiğini ve üzerinde tek bir çizik bile olmadığı açıkca görülüyor.konteynerin içindeki kaçaklardan sadece bir tanesinin havasızlıktan boğulmak üzere olmasını ama diğerlerinin "aslan gibi" durmasını da anlayamadım. ve bir tuhaflık daha kız parasızlıktan her akşam patetes yemeği yiyor ama iş dilekçesini kardeşinin son model bilgisarayında yazıyor. bu ne perhiz bu ne lahana turşusu...?
Mehmet GÜLER tv eleştirmeni
vatan gazetesi[eski tarihli bir yazısından]
İCLAL AYDINDAN GÜLAYA DESTEK...
http://img124.imageshack.us/img124/2005/analogorq6.jpg
geçen hafta yazar Tuna Kiremitçi ile dünya evine giren. "iki aile dizisinin başrol oyuncusu İclal aydın dan Gülaya şiirli destek... İclal aydın Gülayın "dalgalar" adlı yeni albümünün açılış parçası olan "saklambaç" adlı şiirini okudu. Gülay albümünün ilk klip parçasınıda "Ihlamurlar altında" dizisinden görüntülerede yer verdi...
milliyet gazetesi
Medyatava ekranda yayınlanan dizilerin benzerliklerini topladı. Hangi dizilerde saplantılı aşık var, hangi diziler üçkağıtçı akraba rolüne yer veriyor, hangileri silah kullanıyor, hangilerinde aşk üçgeni yer alıyor... Medyatava, dizi sektörüne iftiharla sunar!
Ekranlarda yayınlanan yerli dizilerin profillerini çıkardığımız zaman aslında bu dizilerin yıllardır aynı hikaye etrafında döndüklerini ve seyirciye yeni bir şey vermediklerini göreceksiniz:
1- Bir aşk üçgeni olmazsa olmazdır (Acı Hayat, Ihlamurlar Altında, Candan Öte, Gülpare)
2- Mutlaka bir saplantılı aşık etrafa dehşet saçacaktır.(Kaybolan Yıllar, Beyaz Gelincik, Yanık Koza, Gülpare)
3- İki sevgili arasına yanlış anlaşılmalara neden olacak şahıslar girmeli. (Cennet Mahallesi, Fırtına, İki Aile, Kaybolan Yıllar)
4- Dizilerde muhakkak karakterler hastane koridorlarına düşmelidir ve heyecan artmalıdır. (Acı Hayat, Ihlamurlar Altında, Kaybolan Yıllar, Gülpare, Asmalı Konak, Yabancı Damat)
5- Bütün dizilerde silahlar patlamalı.Çünkü bu dizilerde silah taşımak normaldir. (Kaybolan Yıllar, Acı Hayat, Sağır Oda, Arka Sokaklar, Hırsız Polis, Sırça Köşk, Ahh İstanbul, Acemi Cadı)
6- Her yerli dizide siyah takım elbiseli ve silahlı adamlar olmalı. (Acı Hayat, Ihlamurlar Altında, Sırça Köşk, Ahh İstanbul, Acemi Cadı, Gülpare, Hırsız Polis, Yabancı Damat, Sıla, Sağır Oda, Yanık Koza, Kaybolan Yıllar)
7- Modern ve ilkel ağalar ve onların kumaları ya da sevgilileri. Vazgeçilmez töre hikayeleri. (Berivan, Zerda, Kınalı Kar, Asmalı Konak, Adak, Ezo Gelin, Sıla)
8- Ünlü bir soyadına sahip zengin bir aile ve bir köşk ya da konak... (Yanık Koza, Acı Hayat, Adak, Ihlamurlar Altında, Asmalı Konak)
9- Her yerli dizide bir fırlama ve üçkağıtçı kardeş ya da dayı vardır. (Karagümrük Yanıyor, Çarli, İki Aile, Bir İstanbul Masalı)
10- Yerli diziler yabancı dizileri kopya etmek zorundadır.(Acemi Cadı, Deli Dolu, Bir İstanbul Masalı, Arka Sokaklar)
11- Fedakar anneler ve çocuklarım olmadan asla diyenler. (Erkekler Ağlamaz, Binbir Gece, Aliye, Ahh İstanbul)
12- Gözüpek ve korkusuz aşık erkekler hatta tek kişilik ordular. (Acı Hayat, Ihlamurlar Altında, Adak, Sağır Oda, Kurtlar Vadisi)
13- Konaklarda ve köşklerde mutfak ahalisi... (Asmalı Konak, Haziran Gecesi, Gülpare)
14- Dizilerdeki karakterler sinirlenince mutlaka bardakları ellerinde kırarlar. (Acı Hayat, Kaybolan Yıllar, Asmalı Konak)
15- Bu yerli dizilerin sezon finalleri ya hastanede ya trafik kazasıyla ya da önemli karakterlerden birinin vurulmasıyla sonuçlanır. (Yerli dizilerin neredeyse hepsi)
16- Eski yerli filmleri günümüze uyarlarlar. (Acı Hayat, Yalancı Yarim, Ihlamurlar Altında)
17- Yerli dizilerin isimleri eski yerli şarkıların isimlerinden uyarlanmıştır. (Sev Kardeşim, Yalancı Yarim, Erkekler Ağlamaz)
Aslında saymakla bitmez.Yıllarca yerli senaristler aynı hikayeleri, aynı karakterleri farklı dizilerde bizlere izletmeye çalışıyorlar. Yeni konular, yeni hikayeler üretemiyorlar. Aynı çizgide ilerlemiyorlar
Kaynak: Medya Tava
SALI gunlerinin sultani ‘Aliye’ bitince, tahti kime devredecegi merak konusu olmustu. Sali gunu icin taht yarisina, Kanal D ‘Binbir Gece’ ile atv ise ‘Hatırla Sevgili’ ile talip olmustu. Ben Hatırla Sevgili’nin daha iyi oldugunu dusunurken Binbir Gece, Aliye’ye benzeyen senaryosu ve iyi oyunculari ile daha ilk bolumden aldi basini gitti. Yani sali gununun galibi Binbir Gece oldu. Atv ise buna ragmen sali gunu Hatırla Sevgili’yi yayinlama inadini surduruyordu. Ancak Hatırla Sevgili, Binbir Gece’nin altinda fazlasi ile ezilince atv yonetimi diziyi cuma gunune alma karari verdi. İyi de oldu, yoksa bu guzel dizi arada harcanip gidecekti. Tabii cuma gunu de cok kolay olamayacak. Çunku, Hatırla Sevgili bundan sonra, Kanal D’nin bir diger yuksek reytingli dizisi ‘Ihlamurlar Altında’ ile yarismak zorunda kalacak. Bakalim kim galip gelecek. 1 Aralik Cuma gunu izleyip gorecegiz...
Kaynak : STAR
arkadaslar sizce kim galip gelir ins ihlamurlaraltinda hs yi gecer:)
Yedi gecenin yedi şampiyon dizisi
Kanallar arasındaki dizi savaşları, bütün hızıyla devam ediyor. Gecenin en önemli saatlerinde rakiplerinin önüne geçebilmek için mücadele eden televizyon yöneticileri, her hafta yeni bir diziyi yayına sonuyor, düşük reyting alanları ise birkaç bölümden sonra yayından kaldırıyor.
Peki reytinglerde haftanın yedi gecesine hangi diziler damgasını vuruyor? Gelin geçen haftanın verileri ışığında haftanın en çok izlenilen yedi dizisinin listesini çıkartalım. Pazartesi gecesinin birincisi, Nermin’le Mehmet’in bir türlü mutlu sonla bitemeyen hikâyesi, Acı Hayat. Show ekranındaki diziyi atv’nin Beyaz Gelincik’i ve Star’ın İki Aile’si izliyor.
Aliye’nin sona ermesi ve Kanal D’deki Binbir Gece’nin gösterime girmesiyle salının lideri de belli oldu. Onur’la, Şehrazat arasındaki 150 bin dolarlık ahlaksız teklif, seyirciyi ekran karşısında tuttu. Salı gecelerinin ikincilik ve üçüncülük için yarışan iki yapımı Show’un Ezo Gelin’i ve Kanal D’nin Arka Sokaklar’ı.
Çarşamba akşamları Avrupa Yakası’nın birinciliğinde devam ediyor. Yaprak Dökümü ve Karagümrük Yanıyor, Avrupa Yakası’nın yarım adım arkasından geliyor.
Kaybolan Yıllar’ın perşembe akşamına çekilmesiyse, hem dizinin hem de yayınlandığı kanal olan Star’ın doğru hamle yaptığı ispatlandı. Geçen perşembe akşamını, Kaybolan Yıllar birinci kapattı. Perşembe gecelerinin birincilik için yarışan diğer iki dizisi ise Hırsız-Polis ve Yalancı Yarim.
Atv’nin yeni sezon bombalarından Sıla, ilk bölümünden itibaren cumanın liderliğini kimselere kaptırmıyor. Sıla’yı Kanal D’nin iki dizisi, Yabancı Damat ve Ihlamurlar Altında takip ediyor.
Cumartesi geceleri ise dizi tutkunlarının adresi Kanal D. Peşpeşe yayınlanan Fırtına ve Gümüş, cumartesinin diziler ligindeki reyting pastasını kimselerle paylaşmıyor.
Daha çok spor ve eğlence programlarının izlendiği pazar akşamları, üç dizi arasında gidip geliyor. Kimi hafta Selena, kimi hafta Sağır Oda ve ara sıra da Acemi Cadı pazar gecesini birinci bitiriyor.
kaynak:vatan gazetesi/Mehmet Güler
forever_bim 07-12-06, 21:31 ELELE DERGİSİ MAYIS 2006
SİNAN TUZCU RÖPORTAJI
Sinan Tuzcu/ Ihlamurlar Altında
Kim bu adam?
Gaziantep doğumluyum. Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü mezunuyum. Bir süre Londrada yaşayıp İstanbula geri döndüm. Üç yılda bitirdiğim konservatuvarın üzerine orada bir yıl staj yaptım diyebilirim. Sinan Tuzcunun amacı ne derseniz ömrü yettiği sürece sahnede sinemada televizyonda oyuncu olarak küçük adımlarla ilerlemeyi seven öğrenmeyi asla bırakmayan bir adam diyebilirim.
Rol aldığı dizi ve canlandırdığı karakter?
Ihlamurlar Altında dizisinde Ömer adlı karakteri canlandırıyorum.
Kadınlar onu neden beğeniyor?
Bence bu tamamen senaryonun etkisi. Ömer yakışıklı ve karizmatik bir erkek. Tavır ve davranışı bu yönde. Oluşan beğeni bu sebepten sanırım. Doğal bir insanım. Yapmacık olmayı sevmem. Bu sebepten olabilir. Eh elim yüzüm de düzgün tabii.
Hayat Felsefesi?
Başarılı olmak için tek yön vardır. Sabırlı olup çalışmak. İşimle ilgili bu felsefeyi benimsemeye çalışıyorum. Modern Türkiyenin özgür aydın yarına güvenle bakan insanlara ihtiyacı var. Bu çizgide kalmak diğer bir felsefem diyebilirim.
Elele kızlarının notu…
Seçtiği kadın onun da kalitesini gösteriyor. Şu sıralar Dolunay Soysertle çıkıyor ve biz bu kadar ağır bir çift tanımıyoruz.
HABERİN RESMİ
http://img167.imageshack.us/img167/1792/mer6gzpw2.jpg (http://imageshack.us)
Aksam Gazetesi Burhan Ayeri'nin kose yazisindan:
Ayça Erman, tüm ekran eleştirmenlerinden -Biz dahil- daha iyi dizi yorumcusu. Son mailinde “Yazmaya devam edeyim mi, bu düzen değişir mi?” diye fikrimizi soruyor. Hiç kesmemesini öneriyoruz. Yolladığını özetle de olsa paylaşmak istiyoruz:
Show TV, Acı Hayat için kendi adına uygun çözüm bulmuş. Ekrana getirecek yapımlar bulamadığından yerli dizinin özet adı altında bölümünü yayınlıyor. Özetinin bir saat sürdüğü dizi hatırlıyor musunuz? Bari tekrar deyin.
Töre hikayeleri, maalesef komedi dizilerinin fazlaca ihtiyaç duyduğu bir mizah unsuru haline geldi. Avrupa Yakası, Cennet Mahallesi, En Son Babalar Duyar gibi. Herkes aynı yolda ilerlemeye devam ediyor. Yıllarca diziler aynı hikaye etrafında dönerse hiç şaşırmam. Çünkü Cennet Mahallesi’nde yine kahraman Maymun Hüsnü’ydü. Daha önce Penbe ve ekibi bu maymunu ünlü sirk artisti, film yıldızı diye halkı kandırarak para kazanmaya çalıştılar. Şimdi de Maymun Lusi ünlü astronot diye, milleti kandırmak istediler. Neymiş bu maymun ya? Senaristler, hikaye bulamayınca bu maymuna sarılıyorlar. Bir de Beter Ali ve Ferhat, Penbe’yi kandırmak için hep tiyatro sanatçılarını kullanıyorlar. Aynı hikayeler. Ihlamurlar Altında adlı dizi başa döndü. İlk zamanlarda bir aşk üçgeni vardı ve bu üçgenden biri diziye veda etmişti derken Cem adlı karakterin katılmasıyla durum aynı yöne çevrildi. Cem’in karanlık ilişkileri vs. Yılmaz’ın iki can dostu var. Ne tesadüf, Acı Hayat adlı dizide de Mehmet karakterinin. Ne de olsa aynı hikaye çıkışlı diziler. Sanki bu dizilerde kaset başa sarıyor.
Ihlamurlar Altında, Acı Hayat ve Kaybolan Yıllar adlı dizilerdeki esas kızları canlandıranlar dizi başladığından beri ağlamaktan başka şey yapmadılar. Sürekli acı çekiyorlar, hastaneye düşüyorlar ve sevdiklerine kavuşamıyorlar. Gerçekten. İnsanlara daha iyiyi öğretmek varken ya da daha zeki hikayeler sunmak varken aynı şeyler. Kanaltürk’te Kuzuların Sessizliği adlı bir film izlemeye çalıştım. Akıllı logolar altında dizi sansürlendi ve mozaiklendi. Kanaltürk değil sanki KanalRTÜK. Bundan sonra filmleri sansürleyen atv, Kanal 1 ve Kanaltürk’te yabancı film izlemeyeceğiz.
Yeter Allah’ım yeter!
İstemiyoruz böyle taklit, kopya, yüzlerce kez yayınlanan yerli dizileri
Neden Allah’ım neden?
Hep aynı yüzler, aynı hikayeler
Yayınlandı yayınlananlar
Bitsin geçmişte kalanlar
Allah’ım artık yeter...
Yabancı, yerli dizileri, filmleri ve kaliteyi gömdüm toprağa,
Sansürler ve mozaikler altında...
Yılmaz ve Filizin Aşkı Yine Tehikede
kanald'nin sevilen dizisi ıhlamurlar altında 'nın gerçek hayatta da birlikte olan başrol oyuncuları Bülent İnal ve Tuba büyüküstün'ün engellerle dolu aşkı yine tehlike atlatacak.Dizide 'yılmaz'ı oynayan inal ile bir türlü kavuşamadığı sevgilisi Filiz'i canlandıran Büyüküstün'ün arasına bir kadın girecek.Dizi ekibi önümüzdeki günlerde bu kadın oyuncunun kim olduğuna karar verecek.
KAYNAK.milliyet
Mülteci filminde Sahte Prensesteki Haluk Piyesle oynuyormuş, çok sevindim, Haluk Piyeste çok tatlı!
Milliyet Televizyon – Haftanın Söyleşisi
“IHLAMURLAR ALTINDA”NIN “FAHRİYE”Sİ MÜLTECİLERE YARDIM İÇİN DERNEK DURDU. İNSAN HAKLARI MASTER’I YAPTI. “MÜLTECİ” FİLMİNDE BAŞROL OYNADI
Kanal D’nin sevilen dizisi “Ihlamurlar Altında”da “Fahriye”si Derya Durmaz, hayatını mültecilere adadı. Master’ını “İnsan Hakarı” üzerine yaptığını söyleyen Durmaz, dört yıldır arkadaşlarıyla kurduğu İnsani Kalkınma Derneği ile de mültecilere yardım eli uzatmayı kendine iş edindi. Türkiye’deki mültecilere yardım eden Durmaz, bir yıldır Reis Çelik’le çalışmalarını sürdürdüğü “Mülteci” adlı filmde de Almanya’da mültecilere tercümanlık yapan “Elif”i oynadı.
Ihlamurlar Altında projesinde yer almanız nasıl oldu?
2005’e kadar tiyatroyla ilgilendim. Birkaç dizide ufak roller aldım. O dönemde dizi işleri bu kadar organize yürümüyordu. Birkaç proje teklifi gelmişti ama çok tuhaf durumlarla karşılaştığım için oynamadım. Sonra Harika Uygur’un ajansıyla çalışmaya başladım, ardından tipimi “Ihlamurlar Altında”daki Fahriye’ye çok uygun buldular. Ben de çok sıcak ve samimi bir proje olduğundan içinde yer almak istedim.
Fahriye’nin yaşadıkları toplumumuzdaki bir çok kadının sorunu. Onların sesi olabildiniz mi?Bir şekilde Fahriye’nin yaşadıklarını yaşayan kadınların sesi olduğumuzu düşünüyorum. Fahriye’nin dayak yediği sahneyi çektiğimiz bir gün bütün mahalleli bizi izliyordu. Çekimler sırasında bir kadını ekipteki arkadaşlarımız çok hüzünlü görmüşler. Gidip arkadaşlarına sorduklarında “Kadıncağız birebir aynısını yaşıyor. Kocası işsiz, sürekli kadını dövüyor” demişler. Bunlar çok hayatın içinden şeyler ve biz bunu ekrana yansıtmaktan dolayı mutluyuz.
Başrolünde oynadığınız Mülteci filminden biraz bahseder misiniz?
Reis Çelik’in çektiği bir film. Bir yıldır alt çalışması sürdürülüyordu. Projelendirilmesine yardımcı oldum. Bir mülteci hikayesini anlatıyor. Türkiye’nin doğusundan bir takım güçlerin arasında sıkışıp kalan bir delikanlının hayatının tehlikeye düşeceği korkusuyla Alman hükümetine başvurması ve oradaki sığınma sisteminin içine düşüp o çarkın içinde eriyip gitmesini anlatıyor. Haluk Piyes mülteci, ben de mülteci kampında tercümanlık yapan ve çocuğun orada tutunduğu tek dal olan Elif rolündeyim.
Oyunculuğunuzun yanı sıra İnsani Kalkınma Derneği’nde Türkiye’deki mültecilere yardım ediyorsunuz galiba?Dört yıldan beri birkaç arkadaşımla kurduğumuz İnsani Kalkınma Derneği ile Türkiye’deki mültecilere yardım ediyoruz. Onun öncesinde de uluslararası kuruluşlarla ve Birleşmiş Milletler (BM) ile birlikte mültecilerle ilgili çeşitli projelerde yer aldık. Mülteci hakları konusunda polislere eğitim verdik. Oyunculuğun yanı sıra İnsan Hakları masterı yaptım. Uğraştığım iki alanı bir araya getiren bir projede yer almak beni çok mutlu etti. Çok hoş bir tesadüf oldu benim için.
Türkiye’de yaşayan mültecilerin sorunlarıyla ilgili ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?Ülkesinde hayatı tehlikede olduğu için Türkiye’ye gelen zor şartlarda yaşayan binlerce mülteci var. Biz zaten kendi sorunları olan bir ülkeyiz. Mültecilerin hayatta kalmalarına, karınlarını doyurmalarına, başlarını bir yere sokacak kadar bile yardım yapılamıyor. Zor durumda ayakta kalmaya çalışan görünmez bir kitle var. Bunlara elimizden geldiğince yardım etmeye çalışıyoruz. Aynı şekilde Türkiye’den yurtdışına mülteci olarak gidenler var. Çarkın sıkıntılı tarafını göstermesi açısından “Mülteci” filmi çok önemli bir görev üstleniyor.
uA-kayseri 17-12-06, 15:27 ...::: HALKIN STARI ::....
'Ihlamurlar Altında'nin basrol oyuncusu Bülent İnal, sohret gibi bir derdi olmadigini soyluyor. Hayatini sade ve gosterissiz yasamaya gayret ettigini vurgulayan İnal, "İnsanlarin gozunde; oguldan, agabeyden, kardesten farkim yok" diyor
Ihlamurlar Altında dizisinde canlandirdigi karakterle pek cok kisinin gonlunde taht kuran genc oyuncu Bülent İnal, ozel hayatina dair ilginc aciklamalar yapti. Ayni dizide rol alan Tuba Büyüküstün ile mutlu bir beraberlik surduren İnal, pek cok unlunun aksine, sade ve mutevazi bir yasam surdugunu hatta bunu ilke edindigini soyledi. Hayat mucadelesi veren, dargelirli insanlarin dunyasindan geldigini gururla anlatan İnal, "Geldigim yeri, o dunyayi ve oraya ait insanlarin nasil hayatlar surdugunu iyi biliyorum. Onlarin istedigi gibi bir oyuncu olmayi istiyorum. Hayatim sade ve gosterissiz. Çunku siradan, iddiasiz biri olmayi tercih ediyorum. Çok fazla sohret olmak gibi bir derdim hic olmadi, olmayacak. Zaten insanlar da bunun farkinda. Sokakta yanima geliyor beni agabeyleri, ogullari, kardesleri yerine koyuyorlar" diyor.
BAZI SETLERE ZORLA GİTTİM
Tiyatrocu olmasina ragmen tiyatroda bir kariyer yapamadigini ve hayatin akisinin kendisini televizyona yonlendirdigini dile getiren İnal, sozlerine soyle devam ediyor: "İlk tecrubem 'Kara Melek' dizisiydi. O zamana kadar hic dizi seti gormemistim. Sonra irili-ufakli roller ustlendim. Derdim para kazanmakti. Bazen, sirf gecimimi saglamak icin, icim kan aglayarak gittigim setler oldu. Derken... 'Kursun Yarasi'ndan teklif aldim. O dizide canlandirdigim kaymakam roluyle tanindim. İnsanlar beni kabullendi. Ardindan da 'Ihlamurlar Altında'... Buradaki rolumle daha da cok sevildim diyebilirim. Artik, beni sokakta cevirip, sohbet ediyorlar. Memleket sorunlarini sokaktaki vatandasla konusabiliyorum."
Diziler gidici müzikleri kalıcı
10 Haziran 2006 Cumartesi 11:40
Sen imkansızsın, sensizlik imkansız, aşk imkansız... Bu şarkıyı henüz duymadığını iddia eden varsa herhalde Türkiye'de yaşamıyordur. Çünkü yılın en sevilen dizilerinden biri olan 'Hırsız - Polis'in herkesi melankoliye sürükleyen 'İmkansız Aşk' şarkısı çoktan aşıkların milli marşı haline geldi. 'İmkansız Aşk' gibi Aliye'nin meşhur şarkısı 'Bir Umuttu Hep,' 'Ihlamurlar Altında' ve televizyon ekranlarının sevilen dizilerinde çalan daha pek çok şarkı da şimdi herkesin dilinde. Dizi müzikleri artık albüm olarak da piyasada kendine geniş yer buluyor, radyolarda en çok isteği onlar alıyor, herkes internetten çılgıncasına bu parçaları indiriyor; cep telefonu melodisi olarak kullanıyor. Kısacası şimdilerde dizi sektörü müzik sektörünü fazlasıyla besliyor.
Kıraç ve Gökhan Kırdar bu yeni trendin mimarları. İlk olarak Bir İstanbul Masalı ve Zerda dizilerinin müziklerini albüm olarak piyasaya süren Kıraç bu soundtrack albümlerin normal albümlerden daha çok sattığını vurguluyor. Önce Kurtlar Vadisi'nin ardından da Haziran Gecesi'nin müziklerine imza atan Gökhan Kırdar da film ve dizi müziği yapmanın bir albüm yapmaktan daha etkili olduğunu, bu sayede daha geniş kitlelere ulaşıldığını söylüyor Cumartesi AKŞAM'a.
Şimdilerde başka pek çok müzisyen de dizi müzikleri sektörüne birer birer el atıyor. Çünkü hiç şüphe yok ki, listeleri altüst eden bu şarkılar altına imzasını atan müzisyenlere de şöhret ve prestij kazandırıyor.
YILDIZLAR YARATTI
Geçen yıl 'Nazar Boncuğum' albümünü çıkaran İntizar, Ihlamurlar Altında'nın jenerik müziğini şarkı haline getirip seslendirdikten sonra patladı. 'Ihlamurlar Altında' parçasını ekleyip dizinin afişini de albüm kapağına taşıyarak 'Nazar Boncuğum' albümünü tekrar piyasaya süren şarkıcı bu kez inanılmaz bir satış yakaladı. 100 binden fazla satan albüm MÜYAP tarafından da ödüllendirildi.
destina304 22-12-06, 16:22 yazı: melike yıldırım
TUĞBA Büyüküstün'ü geçen yılın en sevilen dizilerinden Çemberimde Gül Oya'daki ‘Zarife' karakterinden biliyoruz. Şimdilerde ‘Ihlamurlar Altında' dizisinde hayatta her şeye sahip, bir tek aşkta aradığını bulamamış Filiz'i canlandırıyor Büyüküstün. Ekranlardaki mazisi birkaç yıl ötesine gitmeyen Büyüküstün'ün oyunculuğa girişi çok tesadüfi olmuş. Reklam filmlerinde oynarken Tomris Giritlioğlu ile karşılaşması bir anlamda hayatının akışını değiştirmiş. Plan ve program yapmayı pek sevmeyen Büyüküstün, içinden nasıl geliyorsa öyle yaşıyor. Oyunculukla ilgili öyle çok büyük hedefleri, hırsları da yok. Duygusal olarak mutlu olmak, bir projede yer alması için yeterli bir kriter ona göre. Bir anlamda tesadüfler onu nereye götürürse oraya kırıyor dümeni. İş dışında gezip dolaşmayı, farklı yerler keşfetmeyi çok seven genç oyuncu için İstanbul'un, özellikle de Sultanahmet'in apayrı bir yeri var. Fırsat buldukça küçük kaçamaklar yapıyor Sultanahmet'te, mümkün olduğunca kalabalıklardan uzak durarak. Zira kendini birazcık ‘yabani' olarak tanımlıyor. Yoğunluğundan dolayı telefonla görüşebildiğimiz Büyüküstün'ün, sorularımıza ‘hatırlayabildiği' kadarıyla verdiği yanıtlar…
-‘Ihlamurlar Altında'nın çekimleri nasıl gidiyor?
Çok iyi gidiyor. İyi bir ekibimiz var, çalışıyoruz son hız. Bülent İnal ve diğer arkadaşlarla çalışmak çok keyifli. Dizinin senaryosunu da Yavuz Turgul'un ekibi hazırlıyor.
-Çekimler nerelerde yapılıyor?
Ağırlıklı olarak benim sahnelerim Polonezköy'de çekiliyor. Onun dışında Gazi Mahallesi, İkitelli de çekimlerin yapıldığı yerler arasında. Epey dolaşıyoruz yani .
Çemberimde Gül Oya'da ön plana çıkan oyunculardan biri oldunuz, böylesine bir dizinin ardından yeni diziyi kabul etmekte tereddüt ettiniz mi?
Tabii, Çemberimde Gül Oya çok güzel bir diziydi. Ancak tek başınıza siz bir hiçsiniz.Yani bu bir ekip işi. Ekipteki herkesin iyi olması gerekiyor. Bir diziyi kabul ederken yapım şirketinin, senaryonun, yönetmenin, oyuncuların çok iyi olması gerekiyor. Ne kadar iyi bir senaryo olursa olsun eğer yönetmen iyi değilse, oyuncular iyi değilse başarılı olmanız mümkün değil.
-Bir proje sizi en çok neyiyle cezp eder?
Tek bir şeyiyle cezp etmez. Benim için bir bütündür. Yani istediğiniz kadar iyi oynayın senaryo kötüyse başarılı olamazsınız. Oyuncularla iyi bir elektrik yakalamanız, yönetmenle aynı dili konuşmanız gerekiyor. Bir de benim için rahat olmak, duygusal tatmine ulaşabilmek çok önemli. Mutlaka keyif almalıyım yaptığım işten.
Bu iş adına geleceğe yönelik hedefler koydunuz mu kendinize?
Öyle büyük hedeflerim yok. Hayatımda her şey spontane gelişti. Mühendis olmak için fen - matematik okudum, üniversitede kendimi Mimar Sinan Dekor Tasarım Bölümü'nde buldum. Dekorcu olmak isterken birdenbire oyuncu oldum! Karar verip uygulama taraftarı değilim, hayat insanı farklı yerlere konumlara götürüyor. Ben biraz akışına bırakma taraftarıyım. Plan yaptığınızda hep bir B planınızın olması gerekiyor, oysa ben duruma göre karar veriyorum.
İstanbullu musunuz, nerede doğdunuz?
İstanbulluyum. Kadıköy'de doğdum. Biz sürekli bir taşınma halindeydik çocukken. göçebe gibiydik.
Büyüdüğünüz yer sizin için ne ifade ediyor?
Çalışan bir annenin çocuğu olduğum için 1 yaşında yuvaya gittim. Tek çocuktum. Eskiler bana hep hüzünlü şeyleri anımsatır. Yalnız, yabani bir çocuktum. İnsanlara çok uzaktım, karşı taraf harekete geçerse iletişim kurardım çoğu zaman da kurmazdım.
Seyahatle aranız nasıl, sık gezer misiniz?
Çok severim. Boş zamanlarımda bile asla evde oturamam. Öğlen olmadan kendimi sokaklara atarım. Gitmeye meyilliyim yani.
Nerelere gidiyorsunuz daha çok?
Sultanahmet'i çok severim. Fırsat buldukça giderim. Benim mekanlarım vardır orda, giderim kitap okurum, yazı yazarım…. 2 gün tatilim mi var, gider butik otellerin birinde kalırım. Bir de o bölgede çok turist olduğu için göze çarpmazsınız, rahat edersiniz. Akşamları çıkar bir şeyler içerim yalnız başıma. Biraz yabaniyim galiba. Kalabalığı sevmem, kalabalık yerlerden özellikle kaçarım. Mesela Beyoğlu'na iki ayda bir, çok özlersem çıkarım. Okulum Fındıklı'daydı, o zaman gidiyorduk arkadaşlarla. O günleri özlediğimde gidiyorum. Yemek yemeyi çok sevdiğim için farklı, yerlerde farklı şeyler denerim.
|