Tüm Versiyonu Göster : Lost Hakkında Genel Bilgi+Genel Yorum
Arkadaşlar yazı Lost'la ilgili bir siteden alıntıdır.Site adı verilemediği için adresi yazamıyorum.
Lost yapımcılarından Damon Lindelof, en son yapılan basın toplantısında verdiği röportajda; Lost’un gerçekte anlattığı hikaye nedir, dizi ne zaman bitecek, neden diziye yeni karakterler hazırlıksız eklenirken ana karakterler ansızın diziden ayrılıyor ve Lost izleyicilerini ilerleyen bölümlerde neler bekliyor gibi diziye ait birçok soruya cevap verdi. Yazının devamında Lindelof ile yapılan röportajı okuyabilirsiniz.
Diziye tartışmalı bir şekilde dahil olan Paulo karakterinin Lost izleyicileri tarafından sevilmediğini söylendiğinde, Lindelof şöyle açıklıyor:
Evet ne yazık ki dizideki diğer karakterlerde de olduğu gibi izleyiciler karakterler hakkında henüz birşey öğrenmemişken o karakteri sevemiyorlar. Ya da bunun tam tersi şekilde karakter hakkında birşeyler öğrendikçe ondan daha da nefret edebiliyorlar.
Dizinin henüz başlarında ABC ve Touchstone’un Sawyer karakteri için yaptığı bir anket var. Anket sonuçlarına göre izleyiciler Sawyer’dan nefret ettiklerini belirtti. Ek olarak, Sawyer’ın kavgacı ve diziyle uyumsuz bir karakter olduğunu söylediler. Fakat Sawyer’ın geçmişine ait bölümler yayınlanmaya başladığında izleyicilerin fikirleri değişmeye başladı ve Sawyer dizi karakterleri arasında en çok hayranı olanlar arasına yerleşti.
Sizce Lost ne zaman sonlanmalı?
Şahsi fikrim dizinin 90-100 bölüm sonunda tamamlanması yönünde. Hepimizin bildiği gibi ilk sezon açıklama ve başlangıç bilgilerini içeriyordu, ikinci sezon hatch’e giriş ve hatch’de neler olduğu hakkındaydı, üçüncü sezon ise diğerleri (others) hakkında olacak. Dördüncü sezonun ne hakkında olacağını söylemek istemiyorum. Dördüncü sezonun sonunda dizide 93 saatlik bir yayın yapmış olacağız sanırım bu da sona oldukça yaklaşmış olacak.
Mr. Eko’nun ani ölümü üzerine sorulan soruya yanıt olarak Damon Lindelof dizinin anlatımını karakterlere göre değiştirdiklerini söylüyor:
Mr. Eko karakteri için Adewale ile konuştuğumuzda Adewale sadece bir sezon bizimle çalışmak istediğini söyledi. Bizlerde ona hemen karar vermemesini belki ilerleyen günlerde fikrinin değişebileceğini söyledik. Fakat sezon tamamlandığında Adewale bize dizide mutlu olmadığını, daha fazla dizide görev almak istemediğini söyledi. Ayrıca Adewale Hawaii’de yaşamak istemiyor, karısının yanına İngiltereye dönmek ve bir film aktörü olmak istiyordu. Bu durum karşısında sadece haklısın diyebildik. Kendisinden sadece bize altı bölüm daha müsade etmesini istedik. Çünkü sezon finalinde gerçekleşen patlama sonrasında Mr. Eko karakterini öldürmek istemedik. Eğer Mr. Eko gibi sevilen bir karakteri, diziden böyle bir kurgu ile ayrılsaydı bütün Lost izleyicileri bu durumdan rahatsız olacak belki de diziden nefret edeceklerdi.
Bernard’ın kuyruk kısmından (tailsection) kurtulanlardan tek kalan kişi. Bu sonuca göre geçen sezon kuyruk kısmındakiler (tailies) için fazla özen gösterilmediği söylediğinde, Damon şöyle cevaplıyor:
Hayır. Çünkü dizide anlatılan tüm hikayeler farklı zaman aralıklarında dizinin ana karakterlerine bağlanıyor. Örneğin Micheal kuyruk kısmından kurtulanlardan Ana Lucia ve Libby’yi öldürmeseydi Micheal ve Walt’ın adadan ayrıldığı sahneleri göremeyecektik. Micheal ve Walt’un adadan ayrılması dizinin en önemli noktalarından biri. İkinci önemli nokta ise düğmeye basılmaması sonrası oluşan patlama. Bu noktada Ana Lucia ve Libby’ye hikayeyi anlatabilmemiz için ihtiyaç duyuyoruz.
Bazen de karakterler bir başka karakteri desteklemek için kullanıyor. Örneğin Boone karakteri Locke’un destekleyici karakteri. Boone ölmesine rağmen Locke karakterini destekliyor. Yani bazı karakterler daha iyi hikayeleri desteklemek için ölüyorlar.
Jack, Sawyer ve Kate’i diğerlerinin (others) onları tuttukları yere yürüyerek geldiklerini gördük, bu yer nasıl oluyorda farklı bir adada olabiliyor?
Aslında yüreyerek gelmediler. Sezon sonunda Jack, Sawyer ve Kate’i başlarına geçirilen çuvallarla limanda gördük. Üçüncü sezonda ise yeni adada uyandılar.
Röportajın en önemli kısımlarından biri olarak Lindelof Lost’un gerçekte neler anlattığını özetliyor.
Bu dizi gerçek yaşamlarında mecazi olarak kayıp (lost) insanların bir uçak kazası sonrasında ıssız bir adaya düşerek gerçek anlamda kayıp (lost) olmaları hakkında. Bu insanlar kendilerini gerçek yaşamlarında mecazi olarak bulduklarında aynı zamanda kendilerini gerçek dünyada da bulacaklar.
Bu cevap karşısında ilk sorulan soru; “Walt ve Micheal’ın kendilerini buldukları için mi adadan ayrılmalarına izin verildi?” oluyor. Damon Lindelof şöyle cevaplıyor:
Micheal hakkındaki ilginç olan şey, Micheal’ın 815 numaralı uçuşta kötü bir nedenle bulunmayan karakterlerden biri olması. Micheal sadece oğlunu alıp geri dönmek için uçakta bulunuyor. Fakat adaya düştüğünde Micheal’ın kötü birşeyler yapıyor. Ana Lucia ve Libby’yi öldürmesiyle beraber kaçış hikayesi başlıyor.
Beklemedik bir girişimle ABC kanalı ve Lost dizisi yapımcıları dizinin sonlanma tarihi belirlemek için biraraya geliyor. Yapılan ön görüşmelere göre öncelikli olarak dizinin kaç sezon daha yayınlanacağı belli olacak ve Lost izleyicilerine dizinin net sonlanma tarihi duyurulacak. Lost dizisi yapımcısı Carlton Cuse yaptığı açıklamada “Artık bizim için bir sonlanma tarihi bulma vakti geldi” diyor. Ayrıca Carlton Cuse net bir kararın yaratıcı ekip için kurguyu planlama açısından önemli olduğunu belirtiyor. Cuse’a göre dizi 5. sezonda 100 bölümü tamamlandığında sonlanmalı. Sonlanma tarihi için karar aşamasına gelinmesine neden olarak; Lost izleyicisinin dizi uzadıkça kurgudan kopabileceği ihtimali gösteriliyor.
**Lost Hawaii adalarından biri olan Oahu'da çekilmektedir.
**Lost'un ilk bölümü ABC'de 18.65 milyon kişi tarafından izlenmiştir.
**Lost'un ilk bölüm yapım maliyeti 14 milyon dolardır. Bu rakam dünya televizyon tarihine en pahalı dizi maliyetlerinden biri olarak geçmiştir.
**1 Altın Küre ve 6 Emmy olmak üzere 28 ödül almıştır.
**Lost'un soundtrack'i 21 Mart 2006 tarihinde Varese Sarabande etiketi altında çıkmıştır. Lost'un bu tarihe kadar ki tüm müziklerini kapsamaktadır.Müziklerin hepsi Michael Giacchino tarafından hazırlanmıştır...
**Jack rolü için ilk önce Micheal Keaton seçilmiş ve Jack karakterinin ilk bölümde ölmesi düşünülmüştür. Fakat daha sonra Jack karakterinin dizide lider konumunda olmasına karar verilmiş ve Micheal Keaton yerine Matthew Fox, Jack olarak seçilmiştir.
**Yoon-jin Kim, yapımcılar tarafından önce Kate karakteri olarak düşünülmüş fakat daha sonradan vazgeçilerek Yoon-jin Kim için Sun karakteri yaratılmıştır.
**Dizide Sawyer karakterini canlandıran Josh Holloway, People Dergisi'nin seçtiği "Dünyanın En Güzel 50 İnsanı 2005" listesinde yer almaktadır.
**Adaya düşen 815 uçuş numaralı uçakta, dizi karakterlerinin koltuk numaraları:
* 9F - Shannon
* 15D - Sawyer
* 16A - Sayid
* 23A - Jack
* 23D - Rose
* 23E - Bernard
* 29C - Charlie
* 42F - Ana-Lucia
* 55F - Claire
1. Sezon Bölümleri
1*01 Pilot 1 (Jack)
1*02 Pilot 2 (Charlie)
1*03 Tabula Rasa (Kate)
1*04 Walk About (Locke)
1*05 White Rabbit (Jack)
1*06 House of Rising Sun (Sun & Jin)
1*07 The Moth (Charlie)
1*08 Confidence Man (Sawyer)
1*09 Solitary (Sayid)
1*10 Raised by Another (Claire)
1*11 All the Best Cowboys Have Daddy Issues (Jack)
1*12 Whatever the Case May Be (Kate)
1*13 Hearts and Minds (Boone )
1*14 Special (Michael)
1*15 Homecoming (Charlie)
1*16 Outlaws (Sawyer)
1*17 In Translation (Jin)
1*18 Numbers (Hurley)
1*19 Deux Ex Machina (Locke)
1*20 Do No Harm (Jack)
1*21 The Greater Goods (Sayid)
1*22 Born to Run (Kate)
1*23 Exodus Part 1
1*24 &1*25 Exodus Part 2
2. Sezon Bölümleri
2*01 Man of Science, Man of Faith (Jack)
2*02 Adrift (Michael)
2*03 Orientation (Locke)
2*04 Everybody Hates Hugo (Hurley)
2*05 ...And Found (Sun and Jin)
2*06 Abandoned (Shannon)
2*07 The Other 48 Days
2*08 Collision (Old Habits) (Ana- Lucia)
2*09 What Kate Did (Kate)
2*10 The 23rd Psalm (Eko)
2*11 The Hunting Party (Jack)
2*12 Fire + Water (Charlie)
2*13 The Long Con (Sawyer)
2*14 One of Them (Sayid)
2*15 Maternity Leave (Claire)
2*16 The Whole Truth (Sun and Jin)
2*17 Lockdown (Locke)
2*18 Dave (Hurley)
2*19 S.O.S. (Bernard & Rose)
2*20 Two for the Road (Ana Lucia)
2*21 ? (Eko)
2*22 Three Minutes (Michael)
2*23 & 2*24 Live Together, Die Alone (2) (Desmond)
3.Sezon Bölümleri
3*01 A Tale of Two Cities (Jack)
3*02 The Glass Ballerina (Sun)
3*03 Further Instructions (Locke)
3*04 Every Man For Himself (Sawyer)
3*05 The Cost of Living (Eko)
3*06 I Do (Kate)
3*07 Not in Portland (Juliet)
3*08 Flashes Before Your Eyes (Desmond)
3*09 Stranger in a Strange Land (Jack)
3*10 Tricia Tanaka Is Dead (Hurley)
3*11 Enter 77 (Sayid)
3*12 Par Avoin (Claire)
3*13 The Man From Tallahassee (Locke)
3*14 Expose (Paulo & Niki)
3*15 Left Behind (Kate)
3*16 One of Us (Juliet)
3*17 Catch 22
3*18 D.O.C.
3*19 The Brig
Dr.Jack Shephard /// Matthew Fox
http://img337.imageshack.us/img337/63/180pxjackhatchmk0.jpg
37 yaşında
Los Angeles'ta yaşıyor.
Avustralya'ya babasını bulmak için gidiyor. Oceans 815 seferinde babasının cenazesini geri götürmek için bulunuyor.
Bağlantıları
Ana Lucia : Sidney Havaalanında beraber bir içki içtiler ve flört ettiler.
Boone : Jack müstakbel eşine ameliyatta öncelik verince Boone’un üvey babası Adam Rutherford’u kaybeder.
Desmond : Jack’in ameliyattaki başarısızlığından sonra Los Angeles Stadyumu’nda koşarken karşılaşmışlardır. (Desmond Jack’e ‘bir sonraki hayatta görüşürüz’ demiştir)
Sawyer : Jack’in babası ölümünden hemen önce Sawyer’la Sidney’deki bir barda tanışmıştır.
Shannon : Jack müstakbel eşine ameliyatta öncelik verince Shannon’un babası Adam Rutherford’u kaybeder.
Kate Austen /// Evangeline Lilly
http://img58.imageshack.us/img58/2328/245pxnormalseason2charplg2.jpg
27 yaşında
Lowa, Amerika
Cinayetten yargılanmaktadır ve kanundan kaçtığı için Avustralya'da bulunmaktadır.Uçakta bulunma sebebi; Ulusal Polis Müdürü Edward Mars tarafından Amerika gözetimine geri götürülmekteydi.
Bağlantıları
Sawyer : Kate’in gitmesinden hemen sonra annesinin çalıstığı lokantaya giren Sawyer, Diana ile sohbet eder.
Sayid : Kate babasının askeri ofisine gittiğinde televizyonda Sayid’in hikayesi vardır. Irak’ta Sayid’in yakalanmasında Kate’in babasının da rolü vardır.
Sawyer (James) Ford /// Josh Holloway
http://img340.imageshack.us/img340/4213/180px1x24sawyerraftfi7.jpg
35 yaşında
Knoxville, Tennessee ,Amerika
Çocukluğunu mahveden adamı bulmak ve onu öldürmek için Avustralya'da bulunur.Önemsiz suçları yüzünden Avustralya polisi tarafından sınırdışı edilir ve Amerika’ya geri gönderilir. Amerika'ya dönmek üzere Oceans 815 seferine biner.
Bağlantıları
Boone: Sidney’deki polis karakolunda aynı sahneyi paylaştılar. Sawyer tutuklanıyor ve Boone kızkardeşini arıyordu.
Jack: Jack’in babasıyla ölümünden hemen önce Sidney’deki bir barda tanışmıştır.
Kate: Kate’in annesinin çalıştığı lokantaya giden Sawyer, Kate’in annesi ile sohbet eder.
Sayid Jarrah /// Naveen Andrews
http://img337.imageshack.us/img337/1442/190pxsayidinpearlkh3.jpg
35 yaşında, asker
Tikrit, Irak
CIA’in Avusturalya’lı bir terorist şebekesini şaşırtmak için düzenlediği bir tuzağa yardım etmek için Avustralya'da bulunuyordu.Sevdiği kadının amerika'da olduğunu öğrenince Oceans 815 seferine bilet aldı.
Bağlantıları
Kate : Kate, üvey babasını aramak için toplama ofisine gittiğinde, Sayid’in hikayesi televizyonda oynamaktadır. Kate’in üvey babası Irak’taki yakalama ve toplama operasyonunda görev yapmıştır. ( Üvey babası, Kate’in çocukluğuna dair bir fotoğrafla görüntülenmiştir.)
Shannon : Sayid, havaalanında Shannon’dan çantasına bir süreliğine bakmasını rica etmiştir.
Hurley (Hugo) Reyes /// Jorge Garcia
http://img258.imageshack.us/img258/8223/245pxhurleys3qd7.jpg
26-27 yaşında
Los Angeles,Amerika
Kendisini milyoner yapan sayıların lanetini önlemek için Avustralya'da bulunuyordu. Annesinin doğum gününe yetişmek için Oceans 815'te bilet aldı.
Bağlantıları
Charlie : Yolculuğa çıkmadan önce Hurley ve Charlie aynı hotelde kalmış; bir karede beraber asansörde görüntülenmişlerdir.
Jin : Hurley’in loto milyoneri olduğu haberi, Jin hükümet görevlisinin evine Sun’ın babasının istekleri doğrultusunda gözdağı vermek için gittiğinde televizyonda görüntülenmiştir.
Locke : Locke’un annesi de Hurley ile aynı akıl hastenesinde (Santa Rosa) tedavi görmüştür. Locke’un çalıştığı kutu şirketinin sahibi Hurley’dir. Bir dönem her ikisinin de patronları aynıdır (Randy).
John Locke /// Terry O'Quinn
http://img265.imageshack.us/img265/774/180pxlockehunteruf0.jpg
48 yaşında
Tustin, Kalifornia
Walkabout adlı doğa aktivitelerine katılmak için Avustralya’ya gitmiş fakat yürüyemediği anlaşılınca geri gönderilmiştir. Bu Locke’nin dönüş yolculuğudur.
Bağlantıları
Hurley : İkisinin de patronu aynı kişiydi (Randy). Locke’un çalıştığı kutu imalat firmasının sahibi Hurley’di. Locke’un annesinin 1992-1995′te yattığı Santa Rosa Akıl Hastanesinde Hurley de yatmış ve sayıları orada keşfetmişti.
Sayid : Lock’a ait bir flashback’te; Sayid’in sevgilisi Nadia Lock’un müşterisi olarak gözükmüş. Lock Nadia’ya satılık ev konusunda danışmanlık yapmıştır
Libby : Hurley ve Libby aynı akıl hastanesinde (Santa Rosa) kalmışlardır.
Sawyer : Hurley’in büyük ikramiyeyi kazandığını açıklayan loto programında sunuculuk yapan Mary Jo isimli kadın, Outlaws isimli bölümde Sawyer ile beraber olmuştur.
Artz : Hurley uçağa yetişmeye çalışırken, Artz metal dedaktörü sırasında gözüküyor.
Sun-Soo & Jin-Soo Kwon /// Yoo-jin Kim & Daniel Dae Kim
http://img265.imageshack.us/img265/3397/180px1x06sunairportuc5.jpghttp://img265.imageshack.us/img265/6291/180px1x23jinraftee5.jpg
Seul,Güney Kore
Sun’ın babası Mr. Paik’in, Jin'e iki Rolex saat verip, saatlerden birini Lon Angeles’a diğerini Sydney’e götürmesini emretmesi ile yola çıkarlar.
Bğlantıları
Hurley: Hurley’in loto milyoneri olduğu haberi, Jin hükümet görevlisinin evine Sun’ın babasının istekleri doğrultusunda gözdağı vermek için gittiğinde televizyonda görüntülenmiştir.
Charlie Pace /// Dominic Monagan
http://img265.imageshack.us/img265/6481/180px1x01aftercrashchariv4.jpg
29 yaşında.
Manchester,İngiltere
Grubu Drive Shaft’ın geri dönüş turnesi için Los Angeles’a gitmek üzeredir.
Bağlantıları
Hurley : Yolculuğa çıkmadan önce Hurley ve Charlie aynı hotelde kalmış; bir karede beraber asansörde görüntülenmişlerdir.
Claire Littleton /// Emilie de Ravin
http://img265.imageshack.us/img265/152/245pxclaire3fu4.jpg
23 yaşında.
Sidney ,Avustralya
8 aylık hamile olarak yola çıkar.Bebeğini Los Angeles'ta bir aileye evlatlık vermek üzere uçakta bulunmaktadır.
Hürriyet Gazetesinin 11 Mart 2007 tarihli gazaetesinden alıntıdır.
Lost televizyonda tatile girince fanatikleri izini internette sürdü
ABD’de ABC kanalında yayınlanan ve üç sezondur gündemden düşmeyen, milyonlarca izleyiciyi peşinden koşturan TV dizisi Lost, macera dolu öyküsü ve sırlarıyla bir fenomene dönüştü. Sadece bu kadar değil.
Pazarlama çalışmaları ve internetteki sanal oyunlar Lost’u sadece bir dizi olmaktan çıkardı. Dizi geçen yaz tatile girince, yapımcılar internette diziye paralel bir olaylar zinciri kurdu. Dizide ismi geçen kişiler, markalar, hatta en ufak detaylar için bile web siteleri yarattılar. Milyonlarca Lost fanatiği dizideki sırların izini internette sürmeye başladı. Türkiye’de üçüncü sezon bölümleri Digitürk’te yayınlanan dizideki bilmecelerin sonu gelecek gibi görünmüyor. Gerçek ve kurgunun ayırt edilemez hale geldiği, karmaşık pazarlama teknikleriyle dolu Lost dünyasını araştırırken, biz de kaybolduk...
Hayali çikolata açık artırmayla satıldı
Apollo Bar, dizinin ikinci sezonunda ortaya çıkan hayali bir çikolata markası. Kahramanlarımız, bir bölümde içi yiyeceklerle dolu bir kiler keşfediyor. Buldukları yiyeceklerin çoğunda "Dharma" etiketi bulunurken, değişik ambalaja sahip Apollo çikolata hemen dikkatlerini çekiyor. Apollocandy.com sitesinden hayali markanın tarihçesinden reklam filmine kadar tüm detaylara ulaşılabiliyor.
Sitedeki bilgilere göre; Apollo’yu 1962’de M. David Benson, San Francisco’da kurmuş. 1964’te sütlü Apollo çikolatasını üretmiş. Şirketin hayali sahibi, hayali çikolatanın hayali tarifini dedesinden aldığını söylüyor. Apollo’yu diziye bağlayan ince bir detay daha var: 1970’te maddi kriz yaşayan şirketi, dizide sık sık adı geçen gizemli kuruluş Hanso Vakfı kurtarmış!
Piyasada bulunmayan Apollo’nun taklitleri çıktı. Hatta Ebay gibi açık artırma siteleri üzerinden satılmaya başladı. Web sitelerindeki Apollo ödüllü yarışmaların sayısı da artıyor. Dizinin fanatik izleyicileri Apollo’yu tadabilmek için yarışıyor. Bugünlerde Apollo’nun gerçekten market raflarına çıkıp çıkmayacağı merak ediliyor.
Rakamlar hálá sırrını koruyor
Hugo Reyes (Jorge Garcia) adanın en şişman ve en sevimli karakteri. Hugo’nun önceki hayatıyla ilgili bir hikáyesi var: Hugo psikolojik sorunları nedeniyle tedavi görüyor. Başka bir hastadan duyduğu 4, 8, 15, 16, 23, 42 rakamlarıyla loto oynuyor. Ve 114 milyon dolarlık büyük ikramiyeyi kazanıyor. Ama bu ikramiye ona kötü şans getiriyor. Annesine aldığı ev yanıyor, dedesi ölüyor ve şirketi iflasa sürükleniyor.
Hugo’nun büyük ikramiyeyi kazandığı hayali loto şirketinin de bir internet sitesi var: megalottojackpot.com. Sitede son haftanın talihlisi olarak; Hugo ve ailesinin ödülü alırken çekilmiş fotoğrafları yer alıyor. Hemen altında "Kalbimiz Oceanic Havayolları’nın 815 sefer sayılı uçağıyla kaybolan Hugo Reyes ve ailesiyle" yazısı var.
Lost’un yerli fan sitelerinden 108.com’da Mega Lotto’daki gibi her hafta çekiliş düzenleniyor. Kazananlara diziyle ilgili çeşitli hediyeler veriliyor.
Grup kurmaca ama hayranları gerçek
Dizi karakterlerinden Charlie’nin (Dominic Monaghan) müzik grubu DriveShaft, gerçekte hiç albüm yayınlamayıp, hiç konser vermemiş olsa da geniş bir hayran kitlesine sahip. Grubun üç üyesi daha var: Sinjin, Patrick ve Liam. Fan sitesi driveshaftband.com’da şu mesaj okunuyor: "Bizimle çalışmalarını paylaşmak isteyen yetenekli hayranlarımızdan bir e-mail aldık. Türkiye’de yaşayan Eda ve Ezgi Köyağasıoğlu Saved şarkısının muhteşem bir cover’ını yapıp bize göndermiş. Çok teşekkür ediyoruz." Yani grup kurmaca ama hayranları gerçek! Dizi yapımcılarının grup için hazırladığı şarkı sözlerine ve konser görüntülerine ulaşabiliyorsunuz. Charlie’nin kaybolduğu 815 sayılı uçuşla ilgili pek çok habere de yer veriliyor.
Dharma’nın sırrı ve Hanso Vakfı bilmecesi
İkinci sezondan itibaren dizide bilimsel araştırmalar yapan "Dharma" grubu en büyük soru işareti haline geldi. Dharma kelimesinin Türkçe’deki açılımı: "Malzeme Uygulamaları Üzerine Deneysel Çalışma ve Araştırmalar Yapan Departman." Dharma’nın logosu adanın pek çok yerinde gözüktü. Tabii hayali oluşum Dharma’nın da birden fazla web sitesi var. En çok konuşulanı www.dharmaindustries.com sitesindeki kuğu logosuna tıklayınca Dharma hakkında bilgi veren "Orientation" isimli video izleniyor. Siteyi daha detaylı gezmek için gereken kullanıcı ismi ve şifreyi ise henüz çözebilen çıkmadı. Hanso Vakfı, 2006 yazında, internetteki Lost bilmecelerinin en ünlülerinden biri oldu. ABC kanalındaki reklam arası tanıtımları nedeniyle Hanso Vakfı ilk önce gerçek bir kuruluş zannedildi. Hatta, vakfın sözcüsü Hugh Mcinytre, bir talk-showa çıkarak Dharma’yla ilgili şu açıklamayı yaptı: "Dharma önceleri Hanso’ya bağlı bir projeydi. Fakat 1987’de sonlandırıldı." Hansoexposed.com sitesinde vakıfla ilgili kısa videolar yayınlıyor. Bu aslında yine yapımcılar tarafından kurgulanmış bir anti-hanso hareketi.
Talihsiz havayolu şirketi
Lost’la birlikte adı çok sık duyulan Oceanic Airlines, Hollywood film şirketlerinin 10 yıl önce yarattığı bir sahte havayolu şirketi. İçinde uçak ve havaalanı sahnesi geçen hemen tüm filmler ve TV dizilerinde bu kurmaca şirketin ismi kullanılıyor. Uçak düşmesi, kaçırılması gibi talihsiz olaylar hep Oceanic uçaklarının başına geliyor! Oceanic’in gerçek bir havayolu şirketinden farkı yok neredeyse. Web sitesinde rezervasyon için telefon numarası bile var. Ama şu ara, Lost’taki uçak kazası sebebiyle tüm uçuşların iptal edildiği belirtiliyor.
Troup ve Valenzetti gerçekten yaşadı mı?
İtalyan matematikçi Enzo Valenzetti, insanoğlunun kesin yaşam süresini belli ölçütlere göre hesaplamış. Ama bu yöntemi kimseye anlatmamış. Bir süre BM komisyonunda, sonra da Dharma’da çalışmış. Kendi tek motorlu uçağıyla, okyanus üzerinde düştü ve öldü. Valenzetti’yi iyi tanıyan yazar Gary Troup, Valenzetti Equation isimli bir kitap yazdı. Ama Troup da bir uçak kazasında öldü. Hem de Lost hikayesini başlatan, Oceanic Airlines’ın 815 sayılı Sydney-Los Angeles uçağında... Üstelik Troup, Hanso Vakfı’yla ilgili Bad Twin isimli bir kitap yazıyordu. Dizinin senaryosuna göre; uçakta dizinin popüler karakterlerinden Sawyer ve Troup yanyana oturuyordu. Sawyer adada Troup’un notlarını bulup okumaya başladı.
Öznur KAYMAK - Hakan GENCE
Alıntıdır.
Sawyer'ın dizide kullandığı lakaplar
Alex icin kullandigi isimler:
Sally Sapanatar (Sally Slingshot: Karl’a kiz arkadasi Alex’i sormaya calisirken)
Kostebek (Underdog: Ormanin icinde delikler kazdigi icin)
Sheena (Disi tarzan)
Lolipop (Lollipop)
Ana Lucia icin kullandigi isimler:
Rambia (Disi Rambo)
Cörek (Cupcake)
Ponce de Leon (Ispanyol kaşif, kaybolmadığını düşünen Ana-Lucia icin)
Ana-Lulu (Ana-Lucia isminden tureterek)
Benjamin “Ben” icin kullandigi isimler:
George (Mice and Man isimli TV dizisinde bir ciftci karakteri)
Buyuk Kahuna (Papaz, rahip, ogretmen anlaminda)
Kaptan Tavsancortlatan (Captain Bunny Killer: Kate’e Ben’in kotu biri oldugunu anlatmak icin, bnkz: 62 numarali tavsan)
Charlie icin kullandigi isimler:
Sport (Gencler icin kullanilan bir sifat, delikanli gibi)
Chuckie (Charlie ile ayni anlamda, Deniz - Derya gibi)
Bebek Hirsizi (Babynapper)
Claire icin kullandigi isimler
Karni Burnunda (Mamacita)
Danny icin kullandigi isimler:
Chinatown (Jack Nicholson’in oynadigi bir film)
Bay Kirikburun (Broken Nose Man: Danny’in burnunu kirdiktan sonra)
Kutukkafa (Blockhead: Gerzek, ahmak, dangalak anlamadinda)
Eko icin kullandigi isimler:
Shaft (John Shaft: Bir amerikan filmindeki siyahi dedektif)
Hurley icin Kullandigi isimler:
Lardo (Sisko anlaminda)
Stay Puft (Hayalet Avcilari’ndaki, yikip ezen sisman yaratik)
Pillsbury (Bir unlu mamullerinin maskotu)
Jumbotron (Sony markasinin stadyumlar icin tasarladigi buyuk ekranlara verdigi isim)
Jabba (Star Wars’daki sisman, yemek icin yasayan yaratik)
Jethro (Beverly Hills Magandalari dizisindeki zengin ve salak karakter)
Hoss (Bonanza dizisindeki salak karakter)
Rerun (Bir Amerikan gece showundaki sisman karakter)
Barbar (Babar the Elephant: Unlu fransiz cizgi karakteri, fil)
Kabasakal (Mutton Shops: Birakilan kalin favori, sakal, Hurley’nin sakallarida ayni sekilde)
Mongo (Bir Amerikan komedi filmindeki avanak ve sisman karakter)
Deep Dish (Chicago’da yapilan bir pizza turu)
Grape Ape (Ayi Yogi cizgi filmindeki en sisman karakter)
Uluslararasi Krep Evi (International House Of Pancakes: Kendisini dinlemedigi icin)
Snuffy (Susam Sokagi’ndaki oldukca iri karınca yiyen)
Heyelan (Avalanche)
Jack icin kullandigi isimler:
Doc (Doktorun kisaltmasi)
Cowboy (Jack’in havali tavirlari icin)
Chico (Ispanyollarin erkekler icin kullandigi samimi ifade, delikanli gibi)
Doktor Quinn (Bir Amerikan dizisindeki kadin doktorun adi)
Doktor Dogruyapar (Doctor Do Right: Herseyi dogru yaptigini dusunen Jack’i ignelemek icin)
Kardes (Brother: Jack ile samimi bir iliski kurmak icin)
Hoss (Bonanza dizisindeki salak karakter, Saban gibi)
Jacko (Jack isminden tureterek)
Amorillo Slim (Efsane poker oyuncusu, poker oynalarken Jack’in gerilmesi yuzunden)
Bay Soguk El (Cool Hand Luke: Paul Newman’in canlandirdigi surekli bahse giren bir film karakteri)
Doktor Giggles (Bir korku filmindeki kotu doktor karakteri)
Jin icin kullandigi isimler:
Bay Miyagi (The Karate Kid - Karateci Cocuk filmindeki usta karakteri, Japon)
Sef (Chief: Sali yaktigi icin, yakarak yemek yapan ahcilara istinaden)
Bruce (Bruce Lee’nin uzakdogulu olmasi nedeniyle)
Kato (Bruce Lee’nin bir filminde canlandirdigi karakterin ismi, ayrica karatedeki Kata haraketleri)
Sulu (Star Trek dizisindeki uzakdogulu karakter)
Evlat (Boy: Michael ile kavga eden Jin’e kelepce takarken)
Chewy (Star Wars filminde Hanso-Solo’nun Chewbacca ismini kisaltmasi)
Babacik-Baba-san-Kucuk-Jin (Daddy-O, Papa-san, Jin Senior: Sun’in hamile oldugunu ogrenince Jin’e hitabi)
Jinbo (Jumbo’nun Jin’e uyarlanmis hali)
Karl icin kullandigi isimler:
Chachi (Bir sitcom’daki karakter)
Cheech (Bir stand-up’ci)
Acilarin Cocugu (Bobby, The Brady Bunch: 80′lere kadar devam etmis bir amerikan dizisindeki karakter)
Kate icin kullandigi isimler:
Cilli (Frecles)
Tatli Yanak (Sweet Cheeks)
Sheena (Disi tarzan)
Sassafras (Bir bitki, sarhos olmaya baslayan Kate’in haliyle alay etmek icin)
Thelma (Silah isteyen Kate’e iki kanun kacagi kadini anlatan Thelma ve Louise filmi ile gonderme)
Pippi Uzuncorap (Pippi Longstockings: Bir cocuk kitabindaki cilli, saclari örgülü ve uzun corapli kizin ismi)
Shortcake (Tatli bir biskuvi)
Ufaklik (Kido)
Macellan (Unlu kasif: Kate denizde izlemeleri gereken rotayi soyledigi icin)
Puding (Puddin)
Libby icin kullandigi isimler:
Ay Isigi (Moonbeam)
Locke icin kullandigi isimler:
Mr Clean (Bir ev temizleme sirketinin maskotu)
Daniel Boone (1700′lerde yasamis efsanevi avci)
Hoss (Bonanza dizisindeki salak karakter, Saban gibi)
Brutus (Sezar’a ihanet eden ve onu olduren yardimcisi, Jack’e ihanet ettigi icin)
Michael icin kullandigi isimler:
Babacik (Daddy: Walt’dan dolayi)
Sef (Chief)
Mickey (Michael’in kisaltmasi)
Hoss (Bonanza dizisindeki salak karakter, Saban gibi)
Paulo icin kullandigi isimler:
Zorro (Paulo’nun “Artık eşyaları paylaşıyoruz” lafı üzerine)
Sayid icin kullandigi isimler:
Abdul (Orta doguyu andiran bir isim)
Kaptan Falafel (Falafel: Ortadoguya ait baharatli kofte benzeri bir yemek)
Muhammed (Musluman oldugu icin)
Ali (Liderlik tasladigi icin Hz. Ali benzetmesi yaparak gonderme)
Kirmizi Bereli (Red Beret: Askeri kisiligine gonderme)
Kaptan Arab (Captain Arap: Kaptan Amerika’i Sayid’e uyarlamasi)
Shannon icin kullandigi isimler:
Cirpi (Sticks: Uzun bacaklari ve zayif vucudu nedeniyle)
Sun icin kullandigi isimler:
Betty (Cakmaktas’larin komususu Barni’nin karisi, Jin ile olan evliligine gonderme)
Tokyo Gulu (Tokyo Rose)
Gunisigi (Sunshine: Sun’in ismine gonderme)
Chun Lee (Street Fighter oyunundaki Çinli karakter)
Kaplan ve Ejderha (Crouching Tiger and Hidden Dragon: Uzakdogu yapımı cok unlu bir film, Sun ve Jin cifti icin kullanıyor)
Walt icin kullandigi isimler:
Short Round (Indiana Jones’daki kucuk karakter)
Gazoo (Tas Devri - Cakmaktaslar cizgi filmindeki kucuk peri)
Bilgiler ve haberler için teşekkürler ADA'cım..
Lost'un erken biteceğine inanmıyorum çünkü daha cevaplanmamış bir sürü soru var 5.sezon olacağına kesin gözüyle bakıyorum en azından 108 bölüm olur herhalde:img-wink:
sawyer'in taktığı lakaplara gelince ada halkı sevmese de ben bayılıyorum. diziye ayrı bir güzellik katıyorlar.
paulo ve nicki hakkında şimdilik onlara karşı bişey hissetmiyorum arada gelsinler oynasınlar ama ana karakterlerin içine sokmalarını istemem ama bağlantılarda kullanabililirler..
bütün bilgiler için tekrar teşekkürler anca bu kadarını yorumlayabildim:D
Lost'un Çekik Gözlü Güzeli
Lost'dan Sun olarak tanıdığımız çekik gözlü koreli güzel Kim Yun-jin msn'in sitesinde dünya güzelleri listesine girmis, liste 23 isimden oluşuyor ve içinde Jennifer Lopez, Jessica Alba, Halle Berry, Salma Hayek, Penelope Cruz ve Beyoncé gibi isimleri barındırıyor.
Lost öncesinde ülkesinde zaten büyük bir yıldız olan Kim Yun-jin, oynadığı casus filmlerinden ötürü "savaşçı hatun" isminin yanı sıra , Dansa ve uzak doğu sporlarına olan ilgisiyle de anılıyormuş.
Kaynak: 22dakika.org
arkadaslar Turkiye'de orjinal lost t-shirtleri satan bir yer varmı biliyormusunuz??
arkadaslar Turkiye'de orjinal lost t-shirtleri satan bir yer varmı biliyormusunuz??
Orjinal t-shirtleri bilmiyorum ama Lost karakterlerinin figür oyuncaklarının satıldığını duymustum.Ama nerde satılıyor hiçbir fikrim yok. Bazı internet sitelerinden de çeşitli Lost ürünlerinin satışı yapılıyor.
Taksim de Lost yazılı tişörtler var, caddede görebilirsin yürürken. Orijinalitesini bilemem tabii. Sanırım "Lost" ekibi bir marka olarak kıyafet sektörüne girmedi, girmişse bilmiyorum.
En Seksi Tv Yıldızı Lost'dan Kate
http://www.22dakika.org/imaj/eminkeles/evangeline-lilly-pics.jpg
Televizyonun en seksi yıldızları olarak bayanlarda Lost’un Evangeline Lilly'si (Kate) ve beylerde Grey’s Anatomy’s den tanıdığımız Patrick Dempsey (Derek, namı diğer Dr. McDreamy) seçilmiş.
TV Guide’ın editörleri tarafından televizyon dünyasının en seksiler listesi belirlenmiş;
Bayanlarda;
2. Eva Longoria, Desperate Housewives'dan Gabrielle Solis olarak tanıyoruz.
3. Katherine Heigl, Grey’s Anatomy'den Izzie Stevens olarak tanıyoruz.
4. Marg Helgenberger, CBS’ CSI'dan Catherine Willows olarak tanıyoruz.
5. Ali Larter, Heroes'un çift kişilikli hatunu Niki Sanders.
6. Nadine Velazquez, My Name Is Earl'ün Catalina'sı
7. Roselyn Sanchez, Without a Trace'den Elena Delgado
8. Rashida Jones, The Office'den Karen Filippelli
9. Rebecca Romijn, Ugly Betty'den Alexis Meade
10. Jennifer Morrison, House'dan Allison Cameron.
Beylerde;
2. Sendhil Ramamurthy, Heroes'dan Mohinder Suresh
3. James Tupper, Men in Trees'den Jack Slattery
4. Josh Holloway, Lost'dan Sawyer
5. Taylor Kitsch, Friday Night Lights'dan Tim Riggins
6. Shemar Moore, Criminal Minds'Derek Morgan
7. Skeet Ulrich, Jericho'dan Jake Green
8. Eric Mabius, Ugly Betty'den Daniel Meade
9. Justin Chambers,Grey’s Anatomy'den Alex Karev
10. Dave Annable, Brothers & Sisters'dan Justin Walker
Kaynak: 22dakika.org
Spoiler olabilir. Dizi ile ilgili bilgim yok çünkü. :img-blush
Cynthia Watros ve Marisa Tomei Yeni Dizide
http://www.22dakika.org/imaj/yok/libby-03.jpg
Lost'un 2. sezonunda, beklemediğimiz bir anda ölüveren Libby karakterini canlandıran Cynthia Watros, yeni bir dizi projesinde yer alacak. The Rich Inner Life of Penelope Cloud isimli dizide başrolde Oscar'lı oyuncu Marissa Tomei var.
dizide Tomei, çok başarılı bulunan ilk romanından sonra bir yenisini yazmakta zorlanan, iyimserliğini geri getirmeye çalışan yazar Penelope Cloud'ı canlandırıyor. Watros ise, Tomei'nin karakterinin en yakın arkadaşı rolünde. Bakalım bu proje yeni sezonda izleyeceğimiz diziler arasına girebilecek mi?
Kaynak: 22dakika.org
Adamlar durmamış bir haritasını yapmışlar.Yazılar çok net okunmuyor artık büyüteç falan tutup bakmak lazım:) Ancak bu kadar büyütebildim. Yazılarda dizide sırasıyla hangi olayların olduğunu anlatıyor.Bildiğimiz şeyler zaten. Adada neyin nerde olduğunu göstermesi açısından çok hoş!
http://img360.imageshack.us/img360/1416/maximmap1006lowsm3.jpg
arkadaslar bu teori eksi sozlukteydi yani benim degil ama bana cok makul geldi nedersiniz?
bu dizide gördüğümüz tüm karakterler, birer denek. öyle adaya falan gittikleri de yok. hepsi bir araştırma merkezinde kafalarında kablolarla uyuyorlar. kimi suçlu ve bu yöntemle topluma kazandırılmaya çalışılıyor kimi akıl hastası ve rehabilite edilmeye çalışıyor. kimi engelli, kimi ölümcül hasta ve kimi de kısır ve bunlar da bu yöntemle aslında hiçbir zaman ulaşamayacakları bir hayatı yaşadıklarına inanıyorlar ve mutlu oluyorlar.
denek oldukları bu deney şu şekilde işliyor, hepsinin geçmiş hikayeleri bir sistemde harmanlanıyor ve ortak tek bir senaryo oluşturuluyor. bu sayede birbirleriyle bağlantılar kurularak yönlendirilmeleri sağlanıyor. kafalarına kablo bağlı bi halde uyuyan garipler de bu olayların çoğu gerçekmiş gibi inanıyor. mesela belki john locke gerçekten normal hayatında bir şirkette çalışıyordu ve engelliydi ama onun hikayesi sawyerinkiyle kesişsin diye bazı noktalarda değiştirildi. bizim rüydaki gerçekliğe koşulsuz inanmamıza benzer bir şekilde o da inandı doğal olarak kendi geçmiş hikayesine.
tüm hikayenin adada geçmesi ve kimsenin adadan kaçamaması ve hatta tanrının bile görmemesi deyimi bu teoriyi destekliyor. çünkü ortada somut bir ada yok ki. ada beyinlerinde yaratılan sanal bir ada. zaten o yüzden bir ada. sınırları belli ve ufak bir alan.
adadaki ölümler şöyle açıklanabilir, tedavi olmuş bireylerin sistemden ayrılması için bir prosedürdür. mr eko normale döndüğünde sistemden bir anda ayıramazsınız ki, ya da bir anda görünmez olamaz. yoksa adadaki diğer bireyler bunu sorgulardı. onun yerine ölmüş gibi yaptılar. böylece hem eko simulasyondan çıktı, hem bu gelişme ada sakinlerini (nasıl sakinse artık) farklı bir yöne taşıdı.
tüm o yaratıklar falanlar filanlar bizimkileri biraz korkutup aynı bölgede kalmalarını sağlamak için. böylece adayı kurcalamayıp rahat duracak ve simulasyonun gerçekliğine inanmaya devam edeceklerdi.
son bölümdeki sihirli kutu da benim teorimi destekliyor bence. ancak sanal bir dünyada istediğinizi yaratabilirsiniz. mesela sims oyununda ben ortaokul aşkımı tasarladım ve aynı evde yaşamaya başladık. bunun gibi birşey. tabi ben oynarken bilincim açıktı ama uyutulup o sistemi rüya olarak görseydim muhtemelen inanırdım olanlara.
birçok soru sorabilirsiniz doğal olarak. o zaman şu nasıl oluyor, bu kim, peki bu neden diye. ben de kısaca şu cevabı veririm, ada sanal ve dolayısıyla olanlar tamamen hayal ürünü. beyinde gerçekleşiyor hepsi.
gokcen1983 24-03-07, 15:33 zaten hugo'nun halisünasyonu da, hugoya bunu açıklamaya çalışıyordu. yani ada diye bir şeyin olmadığını... kayalıklardan intihar edersen uyanırsın demişti. o kısım bu teoriyi destekliyor...
aslında ilginç bi teori sayılır ama tv lerde fırtına estiren , efsane bi dizi haline gelmiş LOST'a daha ilginnç bi son gerek bence hem Walt ve Micheal ölmedi, sadece adadan ayrıldı ve eğer öylyse bile adanın oğal sakinleri olan diğerleri neyin nesi, diğer ada vs. yani bilemiom bence daha farklıdır :img-yes:
avrupa.yakasi 05-04-07, 13:00 Dizi setinde çalışan iki kişi aynı dönemde ölmüş birsi evine giderken yolda bir diğeri ise sette çalışırken ölmüş dizi yönetmenleri ise olayın doğru olduğunu kabul etmişler ama konu hakkında daha fazla açıklama yapmak istememişler
ALINTI
lost dizisi ilerledikçe türlü gizemler çıktı ortaya. hayranlar da türlü ortamlarda bu gizemleri tartışıp durdular. ve nihayet bir tanesi çözüldü.
hatch'lerde bildiğiniz gibi her eşya 70'lerden. buna dikkat eden izleyiciler, çamaşır makinalarının yapım yılını ve modelini öğrenmişler(Kenmore He3t) bu model 2000 yılında yalnızca bir sene üretilmiş. buradan da 2000'den beri 5 senedir yalnızca hatch'de bulundukları iddia edilmişti ve 'çamaşır makinaları gizemi' denen bilinmezlik oluştu.
yapımcılardan biri sonunda açıklama yapmış, zamanında oraya çamaşır makinası koymak istediklerinde bu modelin 70'leri andırdığını düşündükleri için koymuşlar. insanların bunu araştıracağını düşünmemişler. sonra bu söylentiler çıkınca, dizinin bir bölümünde cevabını vermişler. libby hurley'e çamaşır makinalarının oradaki her şeyden daha yeni göründüğünü söylüyor, hurley'de umursamayıp " çamaşırlarımı yıkıyor ya o yeter " diyor. işte cevap da bu. gizem hiçten ibaretmiş.
Kaynak: 22dakika
eksi sozluk'ten alıntı:
gizemli sayılar
dizide özellikle bütün merakları cezbeden 4 8 15 16 23 42 sayılar serisidir. ilk bölümden bu yana çoğu sahnede gizli kareler halinde verilen bu sayılar, adada kazazedelerin karşına tekrar çıkınca, dizi bir labirent halini alıyor. hatta internette yer alan bir habere göre, lost hayranlarından biri, norveç ziyareti sırasında eline geçen 500 kronluk banknot üzerinde gizemli numaralara rastlıyor. hâlâ gizemli numaraların etkisinde olacak ki; lost hayranı, eline geçen kron için “found” isimli bir video kaydetmiş ve internette yayınlıyor. ayrıca kendisi, bunun bir tesadüf olmadığını söylüyor. bildirgec.org sitesinde 4 8 15 16 23 42 sayılarıyla ilgili ilginç teoriler yer alıyor. bu teorilerden bazları şöyle:
4: russo’ya göre dünyadaki her 4 ayrı insan birbiriyle bağlantılı. kendiniz ile 4 farklı insan üzerinden tanışma şansınız var. örneğin; kardeşinizin patronunun komşusunun yeğeni sizin ikizinizi tanıyor.
8: dünya’da günümüzde bulunan kıta sayısını temsil ediyor. ikiziniz ile 8 kıtanın birinde karşılaşma ihtimaliniz var.
15: ikiziniz ile karşılaşma ihtimaliniz 4.815.162.342’de 15’tir. yani yüzde 0,000000004’ten bile düşük bir ihtimal.
16: aynı anda ikizi ile karşılaşabilecek maksimum kişi sayısı 16’dır. (lost’ta ön plana çıkan 16 karakter var).
23: aynı genetik haritaya sahip iki ayrı insan dünyaya 23 yıl arayla gelir. yani ikizler aynı yaşta değil, aralarında 23 yaş fark olacaktır.
42: teoriye göre, sizin ve ikizinizin aynı anda hayatta yaşayabileceği maksimum yıldır. siz 23 yaşınızda iken ikiziniz doğmuş olabilir; ancak ikiziniz 42 yaşına geldiğinde siz 65 yaşında olacaksınız.
Sağır Odayı izlmem normalde, bugün zap yaparken, yabancı ülkelerden bir ajanı Türklerle toplantı yaparken gördüm dizide.Merak ettim izledim neyse ztn ne konuştuklarını anlamadım
O sırada ajanın telefonu çaldı, artık patronumudur nedir bilmiyorum konuşmaya başlamak için ona güvenlik kodu sordu.Ajanın verdiği kod nemiydi :D:D:D
4 8 15 16 23 42 :D:D:D:D Al birde buradan yak
MSNBC üşenmemiş, yayından kaldırılması gereken 5 diziyi seçmiş. Seçilen 5 dizi ve gerekçeler şöyle:
http://www.22dakika.org/imaj/bakyelli/070413-5top-lost-6a-small.jpg
Lost: "Herkes artık Lost'un sonunu merak ediyor. Sonunu görelim de rahatlayalım, konular bayatladı."
Fakat sitede oy kullanan izleyiciler, bu değerlendirme ile tamamen aynı fikri paylaşmıyor. "Lost", "The Simpsons" ve "ER" yüksek oranda "iptal edilsin" oyu alırken, anlaşılan oy kullananlar "24" ve "CSI: New York"tan vazgeçmeye henüz hazır değil.
Kaynak: 22dakika.org
İlgili linke tıklayabilir ve ankete oy verebilirsiniz.
http://www.msnbc.msn.com/id/18078380/
miracle girl 25-04-07, 19:04 Lost yapımcısı Carlton Cuseden:
Beklemedik bir girişimle ABC kanalı ve Lost dizisi yapımcıları dizinin sonlanma tarihi belirlemek için biraraya geliyor. Yapılan ön görüşmelere göre öncelikli olarak dizinin kaç sezon daha yayınlanacağı belli olacak ve Lost izleyicilerine dizinin net sonlanma tarihi duyurulacak. Lost dizisi yapımcısı Carlton Cuse yaptığı açıklamada “Artık bizim için bir sonlanma tarihi bulma vakti geldi” diyor. Ayrıca Carlton Cuse net bir kararın yaratıcı ekip için kurguyu planlama açısından önemli olduğunu belirtiyor. Cuse’a göre dizi 5. sezonda 100 bölümü tamamlandığında sonlanmalı. Sonlanma tarihi için karar aşamasına gelinmesine neden olarak; Lost izleyicisinin dizi uzadıkça kurgudan kopabileceği ihtimali gösteriliyor.
avrupa.yakasi 26-04-07, 18:53 Lost dizisi, bilgisayar oyunu oluyor
Milyonlarca izleyicisi ve fanatiği olan sansasyonel TV dizisi Lost'un, gelecek seneden itibaren bilgisayar oyunu piyasasına gireceği duyuruldu.
Touchstone Television şirketinden, 2006 mayısında, Lost'u oyun olarak geliştirebilmek için gerekli hakları satın alan oyun firması Ubisoft, oyun hakkında yaklaşık bir yıl ön çalışma yaptıklarını ve oyunun demosunun hazır olduğunu bildirdi.
Başta dizinin yönetmeni J.J. Abrams olmak üzere Touchstone Television yetkilileri, oyunun demosunu gördüklerini ve oyuna hayran kaldıklarını ifade ettiler. Ubisoft, oyunun türü veya oynanış biçimi hakkında açıklama yapmasa da, Ubisoft lisans yönetmeni Pascal Bonnet, Lost oyununun daha gerçekçi olması için dizide oynayan oyuncularla anlaşma imzalamayı planladıklarını açıkladı. Yapılan anlaşmanın “uzun soluklu” bir anlaşmaolduğunu söyleyen Bonnet, oyunun (veya oyunların) senaryosunda, J.J. Abrams ile senaristler Damon Lindelof ve Jeffrey Lieber'in bizzat görev alacağını da belirtti.
Lost'un yaratıcıları Damon Lindelof ve Carlton Cruse, Lost oyununun, PC, PS3 ve Xbox 360 için geliştirilecek olan versiyonlarıyla ilgili yapılan çalışmaların, önümüzdeki seneden itibaren şekil alacağını açıkladılar.
Bir an once çiksa da oynasak pc de :D :cheer:
merve_erencik 08-05-07, 16:34 Ekranların, her bölümü merakla beklenen dizisi Lost'un 3 sezon daha süreceği açıklandı. Daha önceden 24'er bölümden 2 sezon daha devam etmesi kararlaştırılan dizinin, yapılan anlaşmalar doğrultusunda 16'şar bölümden 3 sezona bölünmesine karar verildi. Yapımcılar ve senaristler, izleyicilerin ilerleyen bölümlerde süprizlere hazır olmalarını söyledi…
16 bölüm ara vermeden şubat ve mayıs aylarının arasında yayınlanacak. Dizinin yapımcıları final hakkında "şok edecek" ifadesini kullandı. ABC Entertainment’in başkanı Stephen McPherson, dizinin şaşırtıcı bir sonla bitmesinin planlandığını, her sezonun 16 bölümden oluşacağını ve eleştiriler üzerine sezon ortasında ara verilmeyeceğini söyledi.
Çeşitli insanlara gece gündüz brainstorming yaptıran, neredeyse lost teorisi sektörü açtıracak dizidir. finale yaklaşırken aşağıdaki metni paylaşmak istedim:
yedinci mühür teorisi :
ada, genel olarak black rock - dogal olarak ortaya cikan bir mineral. saibeli bir sekilde elekromanyetik dalgaları depolayan manyetik bir bant gibi.
alvar hanso'nun büyükbabası olan magnus hanso maceracı bir tüccardı ve adaya ilk kez "black rock" adli gemiyle 19.yy'da gelmişti. niyeti köleleriyle birlikte bu efsanevi black rock'i dinamit yoluyla patlatarak elde edecegi madeni pazarda satmaktı. ama işler ters gitti, bir fırtınaya yakalanarak karaya vurdular. magnus kurtulmustu, ama köleler gitmişti. adayı terketmek için bir sal insa etmeye basladı. gemi batarken suya gömülen kölelerin çığlıkları kulaklarındaydı.. melankolinin geçmesini beklediyse de olmadı. aslında onları gerçekten duyuyordu. düşüncelerini, son anlarında hissettiklerini , hatta bazen kendi dillerinde...
bu fısıltılar sesler ve hatıralar, black rockın dominant oldugu bölgelerde daha yogundu. aslında black rock'ın kendisinden geliyorlardı. aynen lavın sogurken zamanin manyetik durumunu kaydetmesi gibi black rock da elekromanyetik aktiviteyi- ışığı, sesi, düşünceyi, hafızayı- kaydediyor ve depoluyordu.
daha onemlisi, black rock ayni zamanda ona gelecegiyle ilgili sezgisel bir fikir de veriyordu.
sonunda bir gemi yapmayı başararak eve döndü . keşfettiği şey konusunda çenesini sıkı tuttu ve adayı satın aldı. gemisiyle adaya makul bir mesafede seyrederek meditasyon halinde, taşın (black rock) ona gelecekle ilgili anlattıklarını telakki etti ve bir yandan bunları kagıt uzerinde sabitledi. daha sonra bunları ticaret hayatında kullanarak adanın sırrıyla birlikte 20. yy'daki varisi alvar hansoya bırakabilecek kadar muazzam bir servete sahip olacaktı.
valenzetti adindaki bir matematikçi, dünyanın sonuna dair "4,8,15,16,23,42" numaralarını içeren bir formül hesaplamıştı. bu sayıların her yerde olduklarını ve dünyanın sonunun tahmininde birincil rolde olduklarını iddia ediyordu. bu bulgu birleşmiş milletlere iletildiyse de pek ilgi görmemiş ve hatta gözardı edilmişti.
alvar formülü ögrendi ve adanın kendisine verdigi bilgiyle alakalı bularak valenzetti'nin de dahil oldugu birçok kişiden oluşan dharma inisiyasyonu`nu oluşturdu. amaç bu sayıları değiştirerek dünyayı öngörülen korkunç sondan kurtarmaktı. dharma adada üslenmişti. oldukça gizli bir oluşum olmasına rağmen alvar insanlığın iyiliği için adayı bazı kalifiye insanlarla paylaşması gerektiğini biliyordu. bu yüzden bulabildiği en iyi bilimadamlarını ve psisik sınırlara dayanan guclere sahip bazi ozel cocukları adaya getirdi.
adada bir cok istasyon kuruldu. kaderin degistirilemezligi teorisini sinayan deneyler yapildi. bu deneylerden biri 'swan''dı. kendilerine oyle telkin edildigi icin iki denegin bir dugmeye sistematik bir sekilde basip basmayacaklari test ediliyordu. aslinda test edilen sey, görevlerine olan inanclarinin kaderi yerinden bir milimetre oynatip oynatamayacagi idi. işe yaramadı.
bir diger istasyon pearl idi. bu deney de swan'daki iki deneğin yaptıklarını izlemesi söylenen iki diğer denek üzerinde yapılıyordu. burada incelenen; salt gözlemlemenin swan'ın akıbetine yapacağı etkiydi. bu deney de bir sonuç vermedi.
. . .
sorunlu "kader"in adada hapsedilmesine, dünyaya akışının mümkün oldugunca engellenmesine karar verildi. böylece dünya kendisini bekleyen kötü kaderle karşılaşmayacaktı.
....
adaya gelen çocuklardan biri olan jacob en özel çocuk seçilmişti. zihniyle küçük objeleri oynatabiliyordu. (orientation film'de goruluyor) madem black rock insan hafızasını elektromanyetik olarak depolayabiliyordu, kimbilir ; belki bir insan zihni de aynı şeyi yapabilir, bu elektromanyetik hafizayi kayadan emebilirdi. kader belki tersine cevrilebilirdi. jacob kayanın gücünün yogun oldugu yerin merkezine yerleştirildi ve marvin candle'in da dahil oldugu bir bilimadami ordusunun gözlemi altinda "kaya"nin icinden "kader"i emmeye calisti. ne yazık ki, daha sonra "incident" olarak bahsedilecek patlama gerçekleşti.
jacob bu patlamayla cismani formunu kaybederek black rock tarafından emildi/hazmedildi. bilinci kayanın katmanlarına yerlesmisti. "insan"ken sahip oldugu nesneleri oynatma yetisi artık herhangi bir forma bagli kalmaksizin kullanilabilir durumdaydi. kendini tas katmanlari halinde özgürce hareket ettirebiliyordu. siyah bir toz bulutu (bkz: black smoke) halinde hareket ediyor ve kendini cesitli sekillere buruyebiliyordu. elektromagnetizmayi imaj ve ses olusturmak icin kullanabilecegini ögrendi. ve sonunda da ,- eko'da da gördüğümüz gibi- zihin okuyabilecegini. .
dharma, kaderin yönünü degistirmek konusunda basarisiz olmakla kalmamis, masif bir anomali yaratak isleri daha da kötüye götürmüştü. alvar hanso üzgündü. karısıyla birlikte ölmek üzere adaya geldiler. jacob'un sessizce canlarını alması için yanyana iki kaya oyuğuna ölmeye yattılar. alvar'ın cebindeki kesede iki taş vardı; (biri siyah, biri beyaz) biri kendisi, biri karısı için. öldükten sonra iki ayrı benlik olarak bu iki taşın içine yerleşebilirlerse jacob onları kendi formuna dahil edince, black rock varoldugu sürece onlar da varolacakti. işe yaradı, jacob onları absorbe etti ve üç başlı bir varlık haline geldi. (yani radzinsky'nin blast door'da tarif ettigi cerberus gibi).
vak'a, (patlamada bir kolunu kaybeden marvin candle'in tarifiyle incident) artik elektromanyetik enerjinin periodik olarak serbest birakilmasini gerekli kilmisti. dogal olarak yogunlasan enerji jacob/cerberus'un varligini sürdürürken geriye kalan bilmadamlarinin da "kader" kavramı uzerindeki arastirmalarini surmesini sagliyor, enerjinin periodik olarak bosaltilmasi ise basa gelebilecek bir baska felaketi önlemeye yariyordu. incident'nin gerceklestigi tüm alan betonla kaplanarak izole edilmisti. swan'in artik gercek bir amacı vardı. elektromanyetik enerjinin her 108 dakikada bir yakındaki bir baska uyduya aktarilmasi gerekiyordu. bu iş için ajan oldukları baştan belli olan radzinsky ve inman atandı.
fakat onlar kaderi degistiremeyeceklerini/veya degistirmemeleri gerektigini düşündüler. bununla birlikte incident, dünyanın felaketine yol açacak olan kaderin bizzat kendisinde bir anomali yaratmıştı. bunun düzeltilmesi gerekiyordu. anomali, içinde o sirada hamile olan rousseau da dahil olmak uzere bir cok bilimadami olan bir gemiyi kendisine dogru cekti. dharma(-dan ne kaldiysa) bu geminin akıbetinin olması gerektigi gibi olmadigini gördü ve kaderle yaptiklari bu deneyin daha genis capta anomaliye sebep olabilecegini ve muhtemelen cok daha buyuk tehlikeler yaratabilecegini farkettiler.
durum çığ gibi büyümeden hatalarını düzeltmenin yollarını aramaya başladılar.
. . .
bir dharma çalışanı olan bea klugh , icinde bulundugu idealist komunitenin üçlü grubun liderligindeki (jacob/cerberus) totaliter bir rejime * kaydigini hissediyordu. kendisi gibi düsünenlerle birlik saglamaya calismasi ise beyhudeydi cünkü itaatsizligin bedeli beyin yikama ve yeniden programlamaydı. (karl'i gördügümüz odada) "pearl" hala aktif ve kendisi orada görevliyken, radzinsky ve inman'la bilgisayar aracılığıyla iletişim kurmuş; onlara kendi keşiflerine dayanarak adanin ve hatchlerin gizli bir haritasini oluşturabileceklerini söylemişti. (john lock'un blast door'un uzerinde gordugu harita) yakalanmalari ihtimaline karsi dharma'nin oryantasyon filminin icinde bilgisayarla iletisim kurmanin yasaklandigi bolumu filmden çıkardılar. böylece kendilerinden sonra aynı göreve birileri verilecek olursa bu kuralla kısıtlanmayacaklardı. üçü bir kaçış planı formüle etti.
radzinsky , kgb ajanıyken işkence ettiği insanlara, özellikle de işkence ederken gözünü çıkarttıgı bir kişiye dair imajlar görüyordu. tabii ki bu imajlara jacob/cerberus sebep oluyordu. bu görüntülerin bir amacı vardı. inanışa göre insanın geçmişinin üstesinden gelmesi, onun tutsagı olmaktan kurtulabilmesi için bir sınav vermesi gerekiyordu. radzinsky buna inanmasa da kaçabilmeleri için herşeyi yapacaktı, .inman'ın ordu bıçağıyla bir gözünü çıkararak bu testi verdi.*
. . .
uyandığında onu benjamin linus ve digerleri karşıladı. otherville'i gezdirip, dharma olusmunu genel hatlarıyla açıkladıktan sonra ona camdan bir göz ve bir iş verdiler. sessizce işini yapmaya başlamıştı ama aslinda tek istedigi bu adadan kaçıp gitmekti. bu yüzden planına sadık kalarak sabretti.
doğru zaman geldiginde arrow istasyonunu birçok insanın da hayatına mal olacak şekilde patlattı. sonra da swan'da hala çalışmakta olan inman'la haberleşerek oraya gitmek icin adayi bastan basa kostu. neyse ki zamanlamasi sayesinde kacisini yagmura denk getirebilmisti ve jacob/cerberus'a yakalanmadan inman'a ulasmayi basarabilmisti.
inman'in bir tuzak kurdugu swan istasyonuna ulastiginda artik hava kararmisti ve hatch'ten ufak bir ısık hüzmesi süzülüyordu. jacob/cerberus bu ışığı takip etti ama inman hatch'in girişine yerleştirdigi aynalar yoluyla onun kapiya yaklaştıgını gorebiliyordu. acil guvenlik kapisini aktive ederek (bkz: lockdown) suyu acti. kapinin disindaki jacob/cerberus'un da oldugu alan suyla doldu. merdivenin altinda atan sigorta ise jacob/cerberus'un icinden bir elektrik akiminin gecmesine sebep oldu. bu arada tamamen etkisiz hale getirilemeden jacob /cerberus'un bir kismi kapinin altindan gecmeyi basarmisti. bu kisim inman'in gecmisinden bir goruntu/bir kisi olarak karsisina cikinca radzinsky'nin bu gordugu seyin gercek olmadigina ve hemen kacmalari gerektigine dair ikna girisimlerine ragmen inman onu yok edecek gücü kendinde bulamadı.
;(sigorta kutusu* ve su borusu sezon 2 bölüm 1'de jack , hatch'in merdivenlerinden ilk indiginde görünüyor)
radzinsky planina sadik kaldi ve swan'i, oryantasyon filmini eksik halde birakarak terk etti. dış dünya ile iletişim kurabileceği flame istasyonuna gitti. vardığında buranın terkedilmiş ve daha da tuhafı; kendisi için hazırlanmış oldugunu gordu. bol miktarda votka, satranç oynayabilen bir bilgisayar, bir kedi ve hatta duvarda da kendisiyle ayni dogum gununu paylasan rus cimnastikçi nadia comaneci'nin fotografi vardi. monitörlerin karşısına oturup dış dünyaya ulaşmaya çalıştı. çok uzun zaman geçmişti aradan, berlin duvarı sovyetler birliğiyle birliğini de yanında götürerek yıkılmıştı. iletişim kurmak onun için anlamsızdı. sonraki birkaç günü sarhoş geçirdi. sonunda benjamin ve diğerleri geldiler.
bir anlaşmaya vardılar: evet o onlardan birkaçını öldürmüştü ama vermesi gereken vicdan sınavını aslında vermediği ve dolayısıyla dharma'ya katılmak için kalifiye olmadığı için sorumlu tutulamazdı. kamplarına gelmediği ve istihbarat gorevlisi olarak onlar için çalıştığı surece yaşamasına izin verdiler. kendisine verilen stokla kendi kendine bakabilir durumdaydi. inman'in akibetini sordu. inman'i radzinsky^nin kendini oldurdugune ikna etmislerdi. uyandiginda yuzu olmayan bir cesetle karsilasmis, üzüntü içinde dostunu gömmüştü. (hatirlayin, inman'in flashbackleri)
o anda, bahsi gecen kedi sekil degistirip kara dumana donustu (yani jacob/cerberus'a). radzinsky'ye liderligini reddettigi icin bakunin ismini koydu (bkz: mihail aleksandrovic bakunin)swan istasyonunda kurduklari tuzak yüzünden elektromanyetizmanın serbest bırakılması esansında bir terslik oldugunu, bunun bir anomaliye daha yol açıp nijerya'dan küçük bir uçağı adaya düşürdüğünü söyledi.bir kaç yaşamın sona ermesi veya küçük bir uçağın düşmesi belki çok problem olmayabilirdi (kader'in belli bir noktaya kadar course-correcting'i vardı) fakat asıl sorun uçağın uyuşturucu taşımasıydı. kaderinde hiç yokken bu uçağın düşmesi ciddi miktarda uyuşturucunun kaybı demekti ve dolayısıyla çok fazla hayatı -charlie ninki de dahil- etkileyecekti.
bakunin'e, bu anomalinin dünya üzerinde yarattığı ve yaydığı etkiyi takip etme ve etkileyebilecegi tüm insanlarin profilini çıkarma görevi verildi. o da flame istasyonu vasıtasıyla bu insanları buldu. her biri bir şekilde ya düşen uçakla ya da birbiriyle baglantiliydı. anomali büyük dalgalar halinde büyüyecekti. sonunda bir şekilde bütün bu insanlar aynı gün aynı saatte aynı uçağa bindirilerek adaya getirildiler. jack, kate, charlie, rosei sawyer ve digerleri...dharma kaderin rotasının tamirinde (course-correcting) ona yardımcı oluyordu.
. . .
bakunin vicdan azabı içinde yanmış olan arrow istasyonuna döndü. filmin çıkarttıkları parçasını içeren incili, dharma'nın hediyesi olan cam gözünü ve inman'la iletişim kurmak için kullandığı radyoyu oraya bıraktı.
desmond, guvenlik anahtarını cevirip swan'ın çökmesini sağladığında jacob/cerberus onun hayatını kurtardı. ama desmond onun gücünün küçük bir kısmını emmişti. şimdi desmond "geleceği" değil "kader"i görüyor. yani işlerin nasıl gideceğini değil nasıl planlandığını.
yukarıdaki metin andrew smith 'in seventh seal theory ismiyle yazdıgı bir metnin cevirdigim kismidir. ilginc bir hayalgücü ve bol zaman diyorum.. alelacele yapılmış korkunc bir ceviri okumak istemezseniz http://www.4815162342.com adresinden ingilizcesini de okuyabilirsiniz.
Jack mi, Sawyer mı?
Tüm zamanların en çok seyredilen dizisi "Lost"un "çillisi" Kate'in kafası çok karışık. Sizce kimi tercih etmeli?
Adaya düştüklerinden beri "çilli" Kate ve Jack arasında başlayan ama adı konmayan yakınlaşma, araya yakışıklı ama bir o kadar da güvenilmez Sawyer'ın girmesiyle askıya alınmıştı. Jack, Kate ve Sawyer'ın "diğerleri"nin eline düşmesi sonucunda Kate ve Sawyer'ın birlikte olduğunu gören cool doktor Jack, aradan çekilmenin daha doğru olduğunu düşünmüş ve ilgisini "diğerleri" ailesinden Juliette'e yöneltmişti. Bunun farkına varan Kate, intikamını Sawyer'la birlikte olarak aldı. Peki gerçekte Kate kime aşık? Eğer bir gün adadan kurtulurlarsa; iyilik timsali, yetenekli ve zengin doktor Jack ile mi yoksa seksi ama kendisi gibi kanun kaçakçısı, güvenilmez, hayatı ciddiye almayan ve beş kuruşsuz Sawyer'la mı ideal bir çift olur?
arkadaşlar bu haber hürriyetten.. ve bir anket var kate kimi sececek diye.. ben oyumu jack'e verdim:img-yes:
oy kullanmak isteyenler için link:
http://www.hurriyet.com.tr/genc/6513276.asp?gid=175
Lost dizisinin sırrı çözüldü
Dünya üzerinde yüz milyonları ekran başına kitleyen Lost dizisinin sırrı çözüldü. Andrew Smith adlı bir Amerikalı senaryodaki gizemi çözüp Seventh Seal Theory adıyla internet sitelerine gönderdi. İşte Lost’un sırrı;
FISILTILAR KİME AİT?
Ada, doğal bir mineral(black rock). Alvar Hanso’nun dedesi Magnus Hanso’nun niyeti köleleriyle birlikte bu efsanevi black rock’ı patlatıp elde edeceği madeni satmaktı. Bir fırtınaya yakalanarak karaya vurdular. Magnus kurtuldu, köleler öldü. Adayı terk etmek için bir sal inşa etti. Kölelerin çığlıkları kulaklarındaydı. Aslında onları gerçekten duyuyordu. Black rock elekromanyetik aktiviteyi, sesi, düşünceyi, hafızayı kaydediyordu. Aynı zamanda ona geleceğiyle ilgili sezgisel bir fikir de veriyordu. Bir gemi yapıp eve döndü. Gemisiyle adaya makul bir mesafede seyrederek meditasyon halinde, taşın ona gelecekle ilgili anlattıklarını telakki etti. Bunları ticaret hayatında kullanarak adanın sırrıyla birlikte varisi Alvar Hanso’ya bırakabilecek kadar muazzam bir servete sahip olacaktı.
GİZEMLİ SAYILAR
Valenzetti adlı matematikçi, dünyanın sonuna dair ‘4,8,15,16,23,42’ sayılarını içeren bir formül hesaplamıştı. Bu sayıların her yerde olduklarını ve dünyanın sonunun tahmininde önemli olduğunu iddia ediyordu. Alvar formülü ögrendi ve adanın kendisine verdigi bilgiyle alakalı bularak Valenzetti ile Dharma İnisiyasyonu`nu oluşturdu. Amaç bu sayıları değiştirerek dünyayı öngörülen korkunç sondan kurtarmaktı. Alvar insanlığın iyiliği için adayı bazı kalifiye insanlarla paylaşması gerektiğini biliyordu. Bu yüzden bilimadamlarını ve psişik sınırlara dayanan güçlere sahip özel çocukları adaya getirdi.
ADADAKİ İSTASYONLAR
Adada kurulan istasyonlarda kaderin değiştirilemezliği teorisini sınayan deneyler yapıldı. Bu deneylerden biri Swan’dı. Aslında test edilen şey, görevlerine olan inanlarının kaderi yerinden bir milimetre oynatıp oynatamayacağıydı. İşe yaramadı. Sorunlu kaderin adada hapsedilmesine karar verildi.
MERAK EDİLEN JACOB KİM?
Çocukların en özeli Jacob zihniyle objeleri oynatabiliyordu. Madem black rock hafızayı depolayabiliyordu, Jacob da kayanın gücünün yoğun olduğu yere yerleştirildi ve bir bilim adamı ordusunun gözlemi altında kayadan kaderi emmeye çalıştı. Daha sonra ‘incident’ olarak bahsedilecek patlama gerçekleşti. Jacob bu patlamayla cismani formunu kaybedip black rock tarafından emildi. Ama nesneleri hala oynatabiliyordu. Kendini taş halinde hareket ettirebiliyordu. Siyah bir toz bulutu halinde hareket edip çeşitli şekillere bürüyebiliyordu.
KADERİ DEĞİŞTİREMEDİLER
Patlama enerjinin serbest bırakılmasını gerekli kılmıştı. Yoğunlaşan enerji bilim adamlarının kader üzerindeki araştırmalarının sürmesini sağlıyor, enerjinin periyodik olarak boşaltılması ise başka felaketleri önlemeye yarıyordu. Swan’ın artık gerçek bir amacı vardı. Elektromanyetik enerjinin her 108 dakikada bir yakındaki bir başka uyduya aktarılması gerekiyordu. Bu iş için Radzinsky ve İnman atandı. Fakat onlar kaderin değişmeyeceğini düşündüler. Bununla birlikte incident, dünyanın felaketine yol açacak olan bir anomali yaratmıştı.
ADAYA ANOMALİ ÇEKTİ
Bakunin’e, bu anomalinin dünya üzerinde yarattığı etkiyi takip etme ve etkileyebileceği insanların profilini çıkarma görevi verildi. O da flame istasyonu vasıtasıyla bu insanları buldu. Her biri bir şekilde düşen uçakla ya da birbiriyle bağlantılıydı. Anomali büyük dalgalar halinde büyüyecekti. Sonunda bir şekilde bütün bu insanlar aynı gün aynı saatte aynı uçağa bindirilerek adaya getirildiler. Dharma kaderin rotasının tamirinde (course-correcting) ona yardımcı oluyordu.
ZAFER AKBAŞ /Star Gazetesi
miracle girl 26-05-07, 20:29 http://img242.imageshack.us/img242/6481/tanriverdikopyaij8.jpg (http://imageshack.us)
Lost ile hayatımıza giren gizemli rakkamlar (4 8 15 16 23 42), hayatımızın bir parçası olmaya başladı. turkcell'in son reklam filminde bu rakkamlar karşımıza çıktı.Bakalım daha nerelerde karşımıza çıkacak..
miracle girl 26-05-07, 20:30 Lost dizisi, bilgisayar oyunu oluyor
Etiketler: lost, oyun, game, xbox 360, pc, ps3
Milyonlarca izleyicisi ve fanatiği olan sansasyonel TV dizisi Lost'un, gelecek seneden itibaren bilgisayar oyunu piyasasına gireceği duyuruldu.
Touchstone Television şirketinden, 2006 mayısında, Lost'u oyun olarak geliştirebilmek için gerekli hakları satın alan oyun firması Ubisoft, oyun hakkında yaklaşık bir yıl ön çalışma yaptıklarını ve oyunun demosunun hazır olduğunu bildirdi.
Başta dizinin yönetmeni J.J. Abrams olmak üzere Touchstone Television yetkilileri, oyunun demosunu gördüklerini ve oyuna hayran kaldıklarını ifade ettiler. Ubisoft, oyunun türü veya oynanış biçimi hakkında açıklama yapmasa da, Ubisoft lisans yönetmeni Pascal Bonnet, Lost oyununun daha gerçekçi olması için dizide oynayan oyuncularla anlaşma imzalamayı planladıklarını açıkladı. Yapılan anlaşmanın “uzun soluklu” bir anlaşma olduğunu söyleyen Bonnet, oyunun (veya oyunların) senaryosunda, J.J. Abrams ile senaristler Damon Lindelof ve Jeffrey Lieber'in bizzat görev alacağını da belirtti.
miracle girl 26-05-07, 20:35 ipod'a lost oyunu
Etiketler: lost, apple, ipod, gameloft, oyun
\
apple, daha önce de duyurduğumuz, gameloft tarafından üretilen mobil lost oyununu, bugün itibariyle ipod için satışa sunmuş efendim.
oyunun tanıtımı şu şekilde yapılmış:
Favori kazazedenize, hit tv şovu lost'un video oyununda eşlik edin. Jack'in dinamitleri bulmasına, yaralılara yardım etmesine, ve "black smoke (kara duman)" dan kaçmasına yardımcı olun. Çarpışma sahnesini tekrardan yaşayın. Hatch'i açın, ve 'diğerlerinden' kaçmak için elinizden geleni yapın.
Bizi oldukça sıkıcı bir oyun bekliyor sanırsam. Şuradan, direk itunes üzerinden oyunu satın alıp, ipodunuza yükleyip, kendinizden geçebilirsiniz.
http://img518.imageshack.us/img518/1191/lostpf3.png (http://imageshack.us)
miracle girl 26-05-07, 20:36 * Lostun toplamda 117 bölüm olacak.
* Damon Lindelof bütün sorularımızın bütün önemli cevapları bulmamız için 2010 a kadar beklememiz gerekmiyeceğini söylemiş.Sanırım bu söz birazda diziye olan ilgiyi tekrardan arttırmak için.
* Bundan sonraki sezonlarda bölümlerin ardı ardına yayınlanacağını belirten yayıncılar.16 bölüm halinde planlanacak sezonların kaliteyi yukarıda tutacağını fakat sezonların 24er bölüm çekilmesi durumunda bunun çok zor olacağını belirttiler.
* Lost’un 4. sezonu Şubat 2008de izleyiciyle buluşacak ve bölümler arasında boşluk olmayacak.Carlton Cuse dizinin başlangıç tarihinin öne çekilmesinin söz konusu olduğunu söylemiş.
* Lindelof sezon finalinde Jack’in geçmişiyle ilgili çok önemli bir olayı öğreneceğimizi söylemiş.
* Desmond’un flashbacklerinde gördüğümüz gizemli teyzemiz Mrs.Hawking bu sezon bir daha gözükmeyecekmiş fakar sonraki sezonlarda tekrar karşımıza çıkacakmış.
* Damon Lindelof sezon finali için şöyle demiş “Son bölüm sizin evinizde düşündüğünüzden ne kadar çok oda olduğu farketmenize sebep olacak”.
miracle girl 26-05-07, 20:48 * Dominic Monaghan ile Evangeline Lilly sette birbirlerine aşık olmuşlar.
* Pilot bölümler adanın kuzeybatı ucundaki Mokuleia plajında, mağarada geçen bölümler ise yine aynı adada boş bir depoda çekilmiş.
* Dizideki flashback'lerde gösterilen (Los Angeles, New York, Avustralya, Nijerya, İngiltere ve Irak gibi) yerler aslında Honolulu'da çekiliyormuş.
* Irak görüntüleri 2. Dünya Savaşı'ndan kalma bir sığınakta, Avustralya havalimanı görüntüleri ise Honolulu Kongre Merkezi'nde çekilmiş.
* Sun yani Yoon-Jin Kim, kast seçmelerine Kate rolü için çağrılmış ancak yapımcılar Kim'i aradıkları karaktere tam olarak oturtamayınca onun için başka bir rol yazıldı.
* Libby karakteri için Jennifer Jason-Leigh'e teklif götürülmüş ancak Leigh kabul etmedi.
* Vincent adlı erkek köpek aslında, Madison adlı bir dişiymiş.
Charlie karakteri aslında daha yaşlı bir aktör için yazılmış, ancak yapımcılar Dominic Monaghan'ı o kadar çok sevmişler ki karakteri onun için baştan şekillendirmişler. (Sahiden çok sevimli)
* Mağara sahnelerinde görülen kayalar aslında lastikmiş.
* Charlie'nin eroin kullandığı sahnelerde kahverengi şekerden faydalanılmış.
* Adewale Akkinuoye-Agbaje, canlandırdığı Mr. Eko karakterini kendi yazmış.
* John Locke karakterinin geçmişinde evlenme teklifi ettiği kadın Kate Segal’miş. ('Married with Children’ dizisindeki Peg).
* Adada yer alan uçak enkazı Delta Airlines'tan bir girişimci tarafından 50.000 bin dolara satın alınmış, ABC/Touchstone'a dizide kullanılmak üzere 200.000 dolara satılmış...
miracle girl 26-05-07, 20:53 geçtiğimiz hafta içinde, lost 'un çekimlerinin yapıldığı hawaii'de iki set çalışanı hayatını kaybetmiş. bir çalışan sette hayatını kaybederken, bir diğeri ise evine dönerken hayatını yitirmiş.
Abc ekibi ölümleri doğrulamış ancak detaylar konusunda tartışmayı reddetmiş. Aynı haftada iki ölümün birden gerçekleşmesi oldukça ürkütücü. Baş sağlığı dileyelim ailelere.
Harold Perrineau- lost dizisindeki micheal- cbs ile yeni bir dizi için anlaştı. ismi demons olan dizide Perrineau, mitch adlı karakteri canlandıracak.
dizide rahiplikten psikologluğa geçmiş birinin şeytan çıkarma ayinleri konu edilmiş. perrineau ise başrol oyuncusunun en iyi arkadaşını canlandırıyor.
Lost'un yapımcılarından Carlton Cuse, Lost'un gerektiği kadar süreceğini çok uzatmak niyetinde olmadıklarını söylemiş.
"X-Files şahane bir diziydi lakin 2 sezon gereksiz yere uzadı, J.K.Rowling daha en başta Harry Potter serisinin 7 kitap olacağını duyurdu bu da hikayenin akışı için bir sınır çizdi, Lost'ta da böyle olacak" gibisinden konuşmuş. Şahsen J.J.Abrahms'ın dizilerinin 4. Sezonundan sonra sapıttığını düşünürsek, 4 hadi bilemedin 5 sezon kafidir Lost'a..
Lost'u her bi yerlerde görmeye alıştık. Hele ilk sezon ve ikinci sezon boyunca karşımıza çıkan lost sayılarına (4 8 15 16 23 42) daha da bir deli olduk. Ama en son olay, iyice ürkünç!
Bu sezon Kanal D'nin yeni dizilerinden biri Sağır Oda. İzlemiyorum, ancak arkadaşım sayesinde ulaştı bu haber bana. Dizinin 9.bölümünde, öğreniyoruz ki, açılmaya çalışılan kasanın şifresi 4 8 15 16 23 42 !!!![
Arkadaşlar lütfen eklediğiniz habelerin kaynaklarını da yazın.
tv.com yayında olan yayından kaldırılmış olan diziler ve programlar için oylama başlatmış. 5 kanalın dizileri ve programlarını eklemiş.
Oy vermek için tıklayın. (http://www.tv.com/special_feature/2007upfront/nbc/index.html)
miracle girl 31-05-07, 21:00 teşekkürler.
arkadaşalr(alıntıdır) 4. sezonun final bölümünün adı belli olmuş bile nasıl olduysa :)
Season 4, Episode 16: The Rattlesnake in the Mailbox
Lost'un sonunda neler olacak?
Lost ve Heroes'in sonunu yazdık ama... Kızacaksanız okumayın...
DÜNYANIN BİR ÇOK ÜLKESİNDE MİLYONLARCA FANATİĞİ OLAN "LOST"UN ÜÇÜNCÜ, "HEROES"UN İSE BİRİNCİ SEZON FİNALİNDE NELER YAŞANACAK? İKİ DİZİNİN SEZON FİNALİ TÜM AYRINTILARIYLA MİLLİYET TELEVİZYON’DA… "DİZİLERİN SONUNU NİYE YAZDINIZ?" DİYECEKLER LÜTFEN OKUMASIN
Ali Eyüboğlu
Türkiye'de de DiziMax'ta ekrana gelen, uçak kazası sonucu Güney Pasifik'te ıssız bir adaya düşüp kurtulmayı başaran 48 kazazedenin hayatta kalma maceralarını anlatan "Lost" dizisi üçüncü sezonuna yaklaşıyor. Tüm dünyada milyonlarca hayranı olan dizinin sezon finalini sizler için öğrendik. Finalde "Desmond" geleceği dair düşlerinden birinde adaya paraşütle sevgilisi "Penny"ye benzeyen bir kadının düştüğünü görür. Aramaya çıktığı kadının "Penny" değil, "Penny"nin ekibinden helikopterin pilotu "Naomi" olduğunu öğrenir.
"Desmond" yine düşlerinin birinde "Charlie"nin öldüğünü görür. Fakat bu kez onu ölümden kurtarmak yerine "Charlie"yi ölmesi gerektiğine ikna eder. Bu sırada dizi yine sık sık başka bir zamana gider ve "Jack" tıpkı babası gibi alkolik, ilaç bağımlısı ve intihar eğilimli bir kişi olur.
"Desmond", "Charlie"yi ölmesi gerektiğine ikna ettiği son düşünde "Charlie"nin su altındaki bir istasyonda, "Naomi"nin telefonunun çekmesini engelleyen düzeneği kapatması gerektiğini görür. Bu sırada "Ben" ve ada hakkında birçok sır ortaya çıkar. "Ben", "Jack" ve ekibini "Naomi"nin anlattığı gibi birisi olmadığına, onun amacının farklı olduğuna ikna etmeye çalışır ancak başarısız olur.
"Charlie" yapması gerektiğinin farkındadır... Kumsalda daha önceki bölümlerde buldukları kabloyu takip ederek su altındaki istasyona dalacak, sinyali bastıran düzeneği kapatırken hayatını verecektir. "Charlie", "Clair" ve bebeği "Erin"in mutluluğunu düşünerek bu intihar görevini seve seve yerine getirir. "Charlie" düzeneği kapatır kapatmaz uydu telefonu çekmeye başlar. "Jach" telefonda bir adamla görüşür, telefondaki adam artık onların koordinatlarını bildiklerini söyler. Tam o anda dizi yine başka bir zamana gider. "Jack" yine kötü bir durumdadır. Telefonla birisini arar ve havalanında her zamanki yerde buluşmayı talep eder. "Jack" buluşma noktasında beklerken, bir araç yaklaşır ve içinden "Kate" çıkar. "Kate" onu aramaması gerektiğini söyler. "Jack" suçluluk duygusuyla ağlamaya başlar. "Kate"i adaya geri dönmek için ikna etmeye çalışır. Ona defalarca yeniden adaya düşebilmek için kaza geçirdikleri uçuşu yaptığını anlatır. "Kate" ise "Jack"in bir daha onu aramaması ve adayı artık unutması gerektiğini söyler ve oradan ayrılır.
Dünya nasıl kurtulacak? Heroes ile ilgili Spoiler
Amerika'nın en popüler TV'lerinden abc'deki ilk bölümüyle reyting rekorları kıran ve bir süre önce de CNBC - e'nin Türk seyircisiyle tanıştırdığı "Hereos" dizisi ise birinci sezonunu şöyle kapatacak:
New York'ta dünyanın sonu olarak tanımlanan patlamanın aslında "Linderman", "Nathan" ve annesinin planladığı bir komplo olduğu ortaya çıkar. Diğer kahramanların güçlerini alma özelliği olan "Peter", nükleer güçleri olan "Ted"in özelliğini de edinir. Bu yüzden kentteki patlamanın sebebinin kendisi olduğunu düşünmeye başlar. Ancak "Peter"la aynı özelliğe sahip olan "Sylar" da "Ted"i öldürmeden önce onun gücüne sahip olmuştur. Gözler bu kez "Sylar"ın üzerine çevrilir. "Nathan" seçimleri büyük bir farkla kazanır. New York'taki patlama onun ABD başkanı olmasında büyük bir rol oynayacaktır. "Hiro" geleceğe gittiği için bunu öğrenir ve geri gelip "Nathan"ı patlamayı engellemesi ikna etmeye çalışır. Ancak "Nathan"ın annesi ve "Linderman" onu her şeyin iyi olacağına dair ikna etmiştir. Olaylar bir şekilde bütün kahramanları patlamanın olacağı yere getirir. "Sylar" ve "Peter" dövüşürler. "Sylar" ölür. "Peter"ın elleri kontrolünün dışında parlamaya başlar. Her an beklenen nükleer patlama olabilir. "Peter", patlamanın kendisi yüzünden olabileceğini bildiği için hazırlıklıdır. "Claire" silahını çekip onu kafasından vurur. Tam o sırada gökyüzünden uçarak "Nathan" gelir ve bunun onun sorumluluğu olduğunu söyler. Kardeşini kucağına alarak havalanır. Bir kaç saniye sonra gökyüzünde büyük bir patlama olur. Dünya kurtulmuştur...
avrupa.yakasi 03-06-07, 01:09 Lost: Lindelof ve Cuse Röpörtaji
18 04 2007
Lost’un baş senaristleri Damon Lindelof ve Carlton Cuse bu hafta Entertainment Weekly’nin sorularına cevap verdiler, Lost’un bitiş tarihinden, 6. sezonun son bölüm adına kadar birçok şeyin konuşulduğu bu röpörtaji Türkçe’ye çevirerek yayınladık.
Üç yıl, üç sezon. Her sezon 16 bölüm olmak üzere, 48 bölüm. İşte Lost’un ömrü bu kadar kaldı. Dizinin baş senaristleri (yapımcıları) Damon Lindelof ve Carlton Cuse’a showlarının bitiş tarihini ne zaman duyuracaklarını ve önümüzdeki üç bölümde neler görmeyi beklememiz gerektiğini sorduk.
ENTERTAINMENT WEEKLY: Evet işte canalıcı sorumuza geliyoruz: Lost’un 48 bölümü kaldı ve Oceanic 815’in de 48 bölümü kalmıştı. Sanırım bu bir rastlantı olamaz, değil mi?
LINDELOF: Planlamadık, kendimizi bu noktada bulduk. Uçaktan 48 kişi kurtuldu ve bu yüzden sonraki bölümde 48 tane hayatta kalan kişi vardı. Ama insanların bu rakamın mitolojik bir değeri olduğunu düşünmesini istemiyoruz.
ENTERTAINMENT WEEKLY: Lost 2010’da bitmeden önce, toplam kaç bölüm çekilecek?
LINDELOF: ABC beklenmedik bir şekilde bölümleri gruplamaya karar vermediği sürece, dizi sona erdiğinde, toplam 117 bölüm çekilmiş olacak.
ENTERTAINMENT WEEKLY: Duyduğum çılgın hikayelerden bir diğeri, her mevsim 16 bölüm çekilmesinin bir anlamı taşıdığı, - İncil’de 3: 16’da John’a yapılan gönderme: “ Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, tek evladı ve kendisine hiç itaatsizlik etmemiş olan ölümsüz peygamberi gönderdi.” Siz babalara, oğullara ve zamanın doğasına yapılan göndermelere ilişkin çok aha fazla örnek bilirsiniz.
LINDELOF: Vaov.
CARLTON CUSE: Aslında bunu İncil’den almadık. Biz showumuzu nasıl bitireceğimize ilişkin fikrimizi futbol maçları sırasında, bitiş noktasında 3: 16 John’u taşıyan adamı izlerken geliştirdik.
ENTERTAINMENT WEEKLY: Bunun çılgınca olacağını biliyordum. Peki, dizinin hayranları dizinin bitmesi fikrini olumlu karşılıyor?
CUSE: Dizinin bitmesi bir şey, çünkü Lost’a yatırım yapmış olan insanlar bilirler ki, show’un bir sonu vardır. Hikayenin ne kadarının kaldığını kesin olarak bilirsiniz. Bildiğim kadarıyla, Lost’un olumlu bitmeyeceğine yönelik endişeler vardı ve bu endişeyi güçlendiren en büyük faktör showun ne zaman biteceğini bilmemenizdir. Şimdi izleyicilerimizin yolun bizi nereye getireceğini bildiğini sanıyorum. Bu konuda yaptığımız açıklamanın “Cevapları ne zaman vereceğiz? Show ne zaman sona erecek?” sorularına takılmış olan izleyicilerimizin rahatlamasını sağladığını umuyoruz.
LINDELOF: “Bu adamlar nereye gittiklerini biliyor mu?” diye düşünen en şüpheci izleyiciler bile, sonunda aradıkları cevabı bulacaklar. Sizin için önemli olan cevapları bulabilmek için 2010’u beklemenize gerek kalmayacak. Bazı cevaplar sizin tahmin ettiğinizden çok daha kısa bir süre içinde açıklanacak. Gerçek şu ki, her şeyi vermek için, sizi son bölüme kadar bekletmeyeceğiz. Bu bilginin 48 bölümün tamamını izlemiş olan izleyicilerimizin ekranda kalmasına sağlayacağını umuyoruz. Elbette sizleri showun sonuna kadar ekranın başında tutacak kadar heyecanlı bölümler çekmek bizim görevimiz. Aslında bizim de 3 sezonluk 16 bölüm çekmenin artıları ve eksileri üzerinde yaptığımız tartışmalardan çıkardığımız sonuç, 2 sezon daha bu işi yapamayacağımız ve izleyiciyi bu kadar uzun bekletemeyeceğimizdi. Cevapları vermeye şimdi başlamalıyız ve biz sonlara doğru yaklaştıkça, show daha cevap odaklı hale gelmeli.
CUSE: Hikâyede nerede durduğunuzu biliyorsunuz. 72 saati tamamladık ve 48 saatlik yolumuz kaldı.
LINDELOF: %60’ını tamamladık.
CUSE: Dağın tepesindeyiz ve arkadan aşağı inmeye başladık ve hikayemizin en heyecanlı kısmının henüz gelmediğine inanıyoruz.
ENTERTAINMENT WEEKLY: Sabit bitiş noktası hakkındaki şahsi görüşünüz nedir?
CUSE: Damon ve benim için showda kalmak bir koşuldu. Başladığımız şeyi bitirmek bizim için önemli. Ayrıca hikâyemizin geriye kalan kısmını anlatabilmek için, olayın içinde olmamız gerekiyor. 3/16 paradigma bizim daha düşünceli ve yaratıcı olmamızı sağlıyor. Bu bir kablo modeli. Bakın David Chase daha az sayıda bölüm çekerek Sopranos’u ne kadar başarılı bir şekilde planladı.
LINDELOF: Geriye dönüp bakma ve başlangıçtan sona kadar her bir bölümün yazarlığını üstlenme şansımız olacak. İzleyiciler için önemli olan geriye kaç bölüm kaldığı değil, her bir bölümün başarılı olması. 16 bölüm her bir bölümün iyi olacağını garanti edebilmemiz açısından iyi bir sayıydı. Bölümlerin nasıl biteceğini biliyoruz. Çalışmamızın nereye gittiğini de biliyoruz. O noktaya ulaşmak, tatmin edici başlangıçları, ortası ve sonu olan kitaplara benzeyen bu sezonları tasarlamak bize gerekli üst yapıyı sağlıyor. Biz ayrıca tüm cevapları ortaya dökmeden bölümleri nasıl yükleyeceğimize de karar vermek zorundayız. İnsanların “Bu benim istediğim gibi değil, artık seyretmek istemiyorum” demesini engellemek zorundayız. Aynı zamanda, bölümlerin çok az cevap içererek insanları sıkmasını da önlememiz gerekiyor. Mesajların gönderilmesi işinin bu senenin finalinde başlayacağına inanıyoruz. Bu yüzden de duyurumuzu finalden once yapmak bizi mutlu ediyor.
ENTERTAINMENT WEEKLY: ABC sizin tahmin ettiğinizden öce showu kaldırmaya karar verirse, bohçanızı toplayıp gitmeye hazır mısınız?
LINDELOF: Allahtan böyle bir ihtimal üzerinde durmamız hiç gerekmedi.
ENTERTAINMENT WEEKLY: Daha az sayıda bölüm ve iki sezonluk bir iş planı üzerinde hiç durdunuz mu ?
CUSE: Biz bir çok alternatif üzerinde tartıştık. Bu konuşmalar ve müzakereler için aylarımızı harcadık. Ama aradığın sonuca hemen ulaşamıyorsun. Herkesi memnun edecek senaryonu bulana dek, bir sürü farklı senaryo denedik.
ENTERTAINMENT WEEKLY: Lost, Walt Disney şirketine çok para kazandırdı. Şirketin uluslararası ve ulusal işletme hedeflerini gerçekleştirebilmesi için, ABC’nin 3 sezon daha showu sürdürmesi gerekebilir mi?
CUSE: Bu sorunun cevabını size sadece ABC verebilir.
LINDELOF: Bunun gerçekleşebilmesi için, studio ve networkün bize bakması, yaratıcılığı görmesi ve bizim nereden geldiğimizi anlaması, bizlerin de onlara bakıp onların işletme açısından nereden geldiğini anlamamız gerekirdi. İşletme açısından, show hem ulusal, hem de uluslararası düzeyde büyük bir başarı getirdi. Bu yüzden tablonun tamamına bakmamız gerekti: Lost’u yaratıcı bir ticari girişim olarak görmek. Biz talep ettiğimiz parayı aldık. Ama Lost’un yaratıcılığını ve enerjisini korumak için, bir noktada showu sonlandırmamız gerekiyordu. Bu yüzden yapımcılar ve işletme sahipleri arasında yapılan görüşmelerde orta bir yol bulundu. Ortaya çıkan sonuç, hem bizi, hem de networkü memnun bıraktı. Herkes amacına ulaştı. Şuan önemli olan tek şey, insanların geriye dönüp baktıklarında “Çok güzel bir showdu” demesini sağlamak.
ENTERTAINMENT WEEKLY: Sizler ekiple bu konuda konuştunuz mu?
CUSE: Evet konuştuk, onlar da bizim coşkumuzu ve endişelerimizi paylaşıyorlar: Bunu sürdürebilir miyiz? İyi bir şekilde bitirebilir miyiz?
ENTERTAINMENT WEEKLY: Bazı kişilere göre, 2010 çok uzak bir tarih. Lost’un 48 bölümünü çektikten sonra bile, sona çok uzakmış gibi gelmiştir.
LINDELOF: Sizi anlıyorum. Bu 1990’ların ortalarında Harry Potter ve Sırlar Çemberi’ni okumak ve sonra 2007’de Harry Potter’ın Hogwarts’dan mezun olacağını öğrenmek gibi bir şey. “Nasıl yani?” diyorsunuz…
CUSE: Ama bu en iyi alternatifti. 24 bölüm yapmak çok zor olacaktı. Üzerinde ciddiyetle durduğumuz bir başka modeli uygulamamız ve kalite çubuğunu yüksek tutmamız zordu. Boşalan pilleri şarj etmek için ve planlama yapmak için hiç vaktimiz olmayacaktı. Ama aynı rakamı üçe bölerek, hikayemizi daha planlı ve organize bir şekilde sunma olanağı bulduk.
LINDELOF: Bunu sezon başlamadan Ocak ayında duyurmuş olsaydık, 2010 bu kadar uzak görünmeyecekti. Bunu insanlara bu yılın finalinden önce açıklamak ve cevapların yaklaştığının bilinmesini sağlamak istedik. Aslında, gerçek cevaplar bu hafta (9 mayıs tarihli bölümde) açıklanmaya başlanacak.
ENTERTAINMENT WEEKLY: Bu sezonun sadece 3 bölümü kaldı. Bu hafta Jack-odaklı finalin ortamını hazırlayacak ne tür olaylarla karşılaşacağız?
CUSE: Bu bölümde Ben geçmişten bir şeyler hatırlayacak, yani showun mitolojik geçmişine göndermeler yapacak ve Dharma ile Diğerleri arasındaki ilişki hakkında bazı önemli soruların cevaplarını bulacaksınız. Bildiğiniz gibi Ben çok önemli bir karakter ve showun kötü adamı. Onu tanımak, showun cevap bulma kısmına geldiğimizin bir göstergesidir.
LINDELOF: Daha da önemlisi, Diğerlerinin güvenilmez, görünmeyen lideri Jacob ile ilk kez tanışacağız. Bu, gezegenimize İmparator ve Yıldız Savaşları kadar yakın olan ve Jedi’nin dönüşüne kadar hiç bir şekilde göremediğimiz bir karakter. Jacob ilerleyen bölümlerde çok daha önemli bir hale gelecek.
ENTERTAINMENT WEEKLY: Bu karakteri kim oynuyor ? yeni biri mi yoksa tanıdığımız biri mi?
LINDELOF: Bu soruya cevap veremeyiz.
ENTERTAINMENT WEEKLY: Yeni sezon Şubat 2008’de başlıyor. 16 bölüm kesintisiz yayınlanacak. Show’un yeni sezonda başka bir gün ve daha erken bir saatte yayınlanacağı doğru mu?
CUSE: Bunu ABC’ye sormanız gerekir. Gelecek sene daha erken bir saate yayınlanacak gibi görünüyor. Show akşam 10.00’da yayınlandığında, ailenin showu izleme şansı azalıyor.
LINDELOF: Ama unutmamız gereken bir şey var: Show önümüzdeki sene baharda başlıyor ve güz dönemindeki gelişmelere bağlı olarak değiştirilebilir. Bildiğiniz gibi, eğer Daybreak bir hit olduysa, kim ne olduğunu söyleyebilir. Yine akşam 9.00’da karşınıza çıkabiliriz veya farklı bir saatte. Eylül ve Aralık arasındaki gelişmeler bu durumu belirleyecek.
ENTERTAINMENT WEEKLY: Yeni sezondaki finale “Rattlesnake” (Çıngıraklı Yılan) adı verildiği doğru mu?
LINDELOF: Tam adı “Posta kutusundaki çıngıraklı yılan”.
CUSE: Bu çok korkutucu bir şey. Bir gün evinize dönüyorsunuz, elinizi posta kutusuna sokuyorsunuz ve çıngıraklı bir yılan çıkıyor?
LINDELOF: Bir gün Carlton posta kutusuna baktı ve şöyle düşündü “Wawww! Kimin aklına gelir ki, posta kutusunda bir çıngıraklı yılan.” Bunu yazarlarıyla paylaştı. Yazarlardan biri “Bu ne kadar hasta bir düşünce. Elbette kimsenin aklına gelmez, posta kutusunda çıngıraklı yılan bulacağı. Çünkü ancak hasta bir insanın aklına gelir, bizim yaptığımızı yapmak.
CUSE: Evet.
ENTERTAINMENT WEEKLY: Şuana kadar kazazedeleri iyi tanıdık. Örneğin Jack. Onun sorunlarını biliyoruz. Aslında onu adada tutan şeyin ne olduğunu ve geçmişini çok iyi biliyoruz. Bu bilgiler ışığında, geriye dönüşler gelecek bölümlerde de show’un bir parçası olmaya devam edecek mi yoksa finalde karşımıza yeniden mi çıkacak?
CUSE: Aslında Jack’in sedef hastalığı hakkında çok az şey biliyoruz.
LINDELOF: Ayrıca bir sürü insanın sedef hastalığından bahsettiğini farkettik.
CUSE: Biz de farkettik bunu. Hatta sedef hastalığıyla ilgili daha fazla ayrıntıya girseydik, bu bir kamu hizmeti olarak bile değerlendirilebilirdi. Evet haklısınız.
LINDELOF: Aslında, Jack karakteri ve onu neyin yönlendirdiği hakkında herşeyi biliyorsunuz. Ama Jack’in başına neler geldiğine ilişkin her şeyi bilmiyorsunuz. Jack’e ilerleyen bölümlerde önemli bir şey olacak ama bu sezonun finalinde göstereceğiz. Show’da tüm geçmişe dönüşler, adada neler olduğuyla ilgili bilgi verir.
ENTERTAINMENT WEEKLY: Peki. Bu geri dönüşler ilerleyen bölümlerde de show’un bir parçası olmaya devam edecek mi?
LINDELOF: İsterseniz bunu finalde sonar konuşalım.
ENTERTAINMENT WEEKLY: Yoksa final dördüncü sezonun başlangıcına mı işaret ediyor?
CUSE: Evet. Final showun dördüncü bölümüne işaret ediyor. Bu tasarım insanlara Lost’ta hala anlatacak çok şey olduğunu anlatmayı amaçlıyor. Bizler 48. sayıdan çok memnunuz.
LINDELOF: Bu sizlerin evinizden sandığınızdan daha fazla sayıda oda olduğunu farketmenizi sağlayacak.
ENTERTAINMENT WEEKLY: Güzel bir benzetme oldu bu. Eşime sakın söylemeyin ama, gelecek hakkında herşeyi bilen Desmond’un geçmişe dönüşlerindeki Bayan Hawking’ı çok beğeniyorum.
LINDELOF: Hımm. Buna ne diyebilirim bilmiyorum.
ENTERTAINMENT WEEKLY: Sezon bitmeden onu yeniden göreceğimi söyleyebilirsiniz mesela.
LINDELOF: Malesef sezon bitmeden onu bir kere daha göremeyeceksiniz.
ALINTIDIR
miracle girl 06-06-07, 18:37 Tuttum
lost'tan silinmiş sahne
Etiketler: lost, lost experience, dvd, sezon 2, silinmiş sahne, haber
\
türkiye'de lost'un daha 1.sezon dvd'si çıkadursun, 2.sezon dvd'si yavaş yavaş amerika izleyicisi için çıkmaya hazırlanıyor. bu hazırlık sürecinde, dvd'nin reklamını yapmak adına bir site açmışlar ve bu sitede, adadan bir resim bulunuyor. altta bulunan şifre girme kısmına, resmi iyice inceleyip gördüğümüz lostla ilgili şeyleri girdikçe, kilit açılıyor ve 8 tane ipucunun hepsini girdiğimizde, karşımıza 2.sezon dvd'sinde bulunan, silinmiş bir sahne geliyor.
bu tarz dvd reklamlarının satışa etki ettiğine kendi adıma eminim. siz de 8 ipucunu bulmaya çalışın ve silinmiş sahneyi izleyin. eminiz dvd'deki diğer silinmiş sahneleri izlemek için can atacaksınız.
miracle girl 06-06-07, 18:39 sonunda lost experience oyunu diziye taşındı
Etiketler: lost experience, lost, 3x18, d.o.c, paik heavy industries, hanso foundation, sun
lost'un bu hafta izlediğimiz ilginç finalli bölümü d.o.c (3x18)'da yazın yapılan lost experience oyununda çıkan bilgilerden birine yer verildi. bu da paik heavy industries şirketinin sun'ın babasına ait oluşu bilgisi. bildiğiniz gibi lost experience 2006 yazından eylül ayına kadar lost izleyicilerinin çeşili sitelere girerek, bir takım telefonları arayarak, rachel blake adlı bir kızın blogunu takip ederek dizi hakkında ve alvar hanso ve şirketi hakkında bilgiler edinilmesi oyunuydu.
oyun sırasında öğrenilen bilgilerden biri paik heavy industries adlı bir şirketin, hanso foundation için bir gemi yapmış olduğuydu. geminin adı ise helgus antonius idi. ancak kimse bu kore şirketini sun ile bağdaştırmamıştı. bu bölümde ise mr. paik'in sun'ın babası olduğunu öğrendik. bu da oyun sırasında keşfedilip diziye aktarılan hatta daha çok ipucu alabildiğimiz ilk bilgi.
miracle girl 10-06-07, 20:36 ya bide Lost Room diye bir dizi başlamış inşallah bunuda bi ilgisi yoktur bizim diziyle bunlarda odadamı kayboluo anlamadım :D
bo_hemienne 11-06-07, 13:20 "lost room" ilk defa duydum kayıp oda bunlarda odamı arıyo ? sanmıyorm lost la alakası yoktur.Acaba bu da şey gibi buffy s angel vardı bi ara bi de angel vardı birbirilerine paralel gidiodu bu diziler onun gibi bişe değildir umarım.
miracle girl 13-06-07, 22:53 Losttaki Bütün İlişkiler
penny&desmond: eski aşıklar.
jack&boone: boone un sahibi olduğu evlendirme şirketi sarah ve jack in düğününü organize etti.
rose&locke: locke rose a ait ilaç kutusunu yerden alıp rose a verdi.
claire&eko: aynı medyuma gittiler.
libby&eko: havaalanında tanıştılar
libby&locke: libby ve locke un anneleri SRMHI hastası.
sayid&desmond: ikiside kelvin/joe inman ı biliyor.
sayid&locke: locke un kontrol yaptığı evlerin birinde(L.A) sayid in kız arkadaşı nadia oturuyordu.
sayid&shannon: sayid havalimanında çantasını shannon a emanet etmişti.
sayid&kate: kate üvey babası sam i ziyaret ettiğnde açık olan televizyon ekranında sayid askeri bir ofiste görülmekteydi.
jack&ana-lucia: havalimanı barında tanıştılar, jack in babasıyla (christian)da aynı şekilde L.A da tanışmıştı.
jack&desmond: stadyumda koşarken karşılaştılar.sarah nın ameliyatından sonra.
jack&shannon: shannon ın babasının(adam) sürdüğü(kaza sonucu öldü)araba jack in eşi sarah a çarptı. jack bu şekilde sarah ile tanıştı.
sawyer-ana-lucia: jack in babasının avustralyada sürdüğü arabanın kapısına sawyer çarptığında ana-lucia arabadaydı.
sawyer&kate:kate in annesi diane, sawyer ve ortağının yemek yediği restoranda görüldü.
sawyer&boone: sawyer ve boone polis karakolunda görüldü.
sawyer&jack: jack in babası sawyer la avustralyada barda içti. christian ın araba kapısı sawyer a çarptı.
hurley&libby: SRMHI da birlikteydiler.(hastane)
hurley&charlie: uçuştan önce ikiside aynı otelde görüldü.
hurley&jin: jin bir adamı evinde tehtit ederken hurley televizyon ekranındaydı.
hurley&locke: hurley locke un çalıştığı kutu şirketini satın aldı. hurley ve locke un annesi SRMHI daydı. hurley ve locke randy için çalışmışlardı.
hurley&sawyer: marry jo (lotocu kız), sawyer da otelde birlikteyken görüldü.
miracle girl 13-06-07, 22:59 Lost - Dharma Logosu ve anlamı
Kan (101) = Kuzeyi işaret eder. Karakteri sudur. Batının ortak görüşünün zıttına ateşle su bi araya geldiği zaman kötü şeyler olmaz.
Yin Yao (000) = Kadınlıkta doruk nokta, anneliği gösterir. Annelik hayatın merkezidir. Güney batıyı işaret eder. Karakteri dünyadır.
Xun (110) = Yang(erkek)’in güçlü gelişimini tamamlamamış hali. Her bir Gua(şekil) bir diğerinden önemli değildir ama bir çok insan bu Gua’yı çok sever ve sağlıkla alakalı olduğunu söyler. Güney Doğu’yu işaret eder. Karakteri ağaçtır.
Qian (111) = Yin, Yang!a tam olarak dönüştüğü zaman meydana gelir. En güçlü Yang’tır ve Kun’un zıttıdır. Babadır, kraldır, imparatordur, patrondur ve alfa erkeğidir. Yine batı görüşünün aksine Alfa erkeği kolay incinebilir. Çünkü tüm Yang karakterlerine sahiptir. Herhangi bir değişiklik Yang’ın gücünü sarsar ve değişim asla önlenemez ve geri getirilemez. Kuzey Batıyı işaret eder. Karalteri metaldir.
Li (010) = Yang’ın en alttan ortaya doğru büyüdüğünü gösterir. Güneyi işaret eder. Karakteri ateştir.
Zhen (001) = Doğuyu işaret eder. Karakteri ağaçtır. Değişim her zaman en alttan başlar.
Gen (100) = Yang’ın tüm yolu geçerek en tepeye yükseldiğini ve Yin’in gizli en altta kaldığını gösterir. Tıpkı bir dağ gibi, güçlü Yang dışarda, Yin içeridedir.Kuzey doğuyu işaret eder. Karakteri dünyadır.
Dui (011) = Batıyı işaret eder. Karakteri metaldir.
miracle girl 14-06-07, 17:37 Lost'un finali nasıl olacak?
48 bölüm sonra 2010'da sona erecek efsane dizi için yazarlar kampa girdi. Bu kampta son 3 sezon için planlar yapıldı.
Lindelof, Lost'un artık soru sormaktan çok, cevap vermeye yöneleceğini söyledi.
Yapımcılar şöyle konuştu: "Tabi ki de "işte bütün sırlar şunlardır" demek için 48 bölüm beklemeyeceğiz. Fakat şunu da bilmelisiniz ki milyonlarca seyircinin hepsini birden memnun etmek imkansız. Ancak final hikayenin mantıklı bir açıklaması olacak" Yapımcılar, "Birinci sezonun adadan kurtarılma beklentisi, ikinci sezonun istasyon (hatch), üçüncü sezonun ise "Diğerleri" ile ilgili olduğunu söylerken, dördüncü sezonun konusunu ise açıklamadı.
"NİKKİ'Yİ DİRİ DİRİ GÖMDÜK"
Diziye yoğun istek üzerine giren yan karakterler Nikki ve Paulo için de bir açıklama yapan yapımcılar, bu iki karakterin Lost'ta yer almasını hata olarak niteledi. Yapımcılar, onlarla ilgili sahnelerin bir çoğunun montajlandığı belirtirken bunun yazarlara ders olduğunu söyledi. "İki karakter hikayeye oturmadı. İzleyiciler hoşlanmasa dahi yazarlar hikayenin vizyonuna sadık kalmalıydı" diye konuşan Cuse, "Onları diri diri gömdük" dedi.
miracle girl 15-06-07, 22:36 Kristin, Damon Lindelof ile “Charlie neden öldü ve daha fazla bilgi elde etmek için bir görüşme yaptık…
Lost 3. Sezon sona erdi; cevaplanması gereken soruları da arkasında bırakarak…
Evet…Hepimiz izledik. (İzlemediyseniz, bu yazıyı okumamalısınız) . Lost, heyecan verici bir sezon ile sona erdi. “Posta kutusundaki çıngıraklı yılan” açığa çıktı. Dizi, heyecanı yüksek bir şekilde dönüş yaptı ve yapımcılar, “adada olmaya” alışılmışın dışında bir anlam getirdiler, “ada dışında” olmak…
Heyecan verici. Süperdi…. Bu bölümün, dizinin tamamını düşünecek olursak “en iyisi” olduğunu söyleyebilir miyiz?
Kate ve Jack, adadan ayrılmışlar fakat, bunun bir “hata” olduğunu öğrendik!!! “Olamaz”, dedik. Jack, ümitsizce geri dönmek istiyor. Bir daha, “Olamaz” diyoruz. Kate, Los Angeles’ın batısında, kodu 310 olan bölgede yaşıyor ve bir “Volvo” kullanıyor.. Burada iyice hayret ediyoruz. Sonuçta, gelecekte neler olduğunu öğrenmek için Şubat’a kadar beklemek zorundayız. Ne kadar zalimce!!
Sorularıma cevap almak için bir deneme yapmak istiyorum (Jack’i eczanede gördüğümde allak bullak oldum), benim düşünceme göre en zekice planlanan sahnelerden biriydi (Trump’a söylemeyin)…Fanatikler bir çok soru için “doğru”, “yanlış”, “kahretsin hayır” ya da “bunu söyleyemem” şeklindeki cevaplarınızı almamızı istiyor. “Charlie’nin neden öldüğü” konusundaki önemli ip uçları gibi…
Ama önce, bu görüşmenin nedenini açıklayalım, önümüzdeki aylarda çok nadir bir şey karşımıza çıkacak, Lost patronları, onların adlandırmasına göre tam anlamıyla bir “sessizliğe” bürünecek…
Damon, ilk olarak, bilmeni isterim ki geçen hafta, kendimden ve bir web sitesinde yayınlanan “flashforward” hakkındaki “spoiler”dan dolayı da bazı insanlardan nefret ettim. Senaryoyu korumak için, ne kadar çaba sarf ettiğinizi biliyorum.
“Talihsizlikti”. İnsanların daima kitabın son sayfasını çevirmek istediklerini düşünüyorum, ama bu tamamı için geçerli değil, bazı insanlar bunları okuduğu için mutsuz oldu. Bunları yaşamak zorundasınız ve açıkçası bu benim için hayal kırıklığı idi, insanlar, onlara izin verildiği kadarıyla yetinip, dizinin bütünlüğüne saygı göstermediler ve her şeyi göz önüne serdiler. İzleyicilerin ilgisini çekmek ile her şeyi onlara vermek arasında ince bir çizgi var. Bu çizginin, bu sene sezon finalinde geçildiğini hissettim ve bu gerçekten hayal kırıklığıydı. Ben buraya geldiysem ve bütün bunları konuşabiliyorsak, sorumluluğunuzu yerine getireceğinizi çizginin geçilmeyeceğini biliyorum ve bunun için geldim.
Spoiler’ların dışarı sızmasını nasıl önlüyorsunuz/önleyeceksiniz?
Carlton ve ben, 4. sezon hakkında bazı kararlar aldık, bunlardan bahsedeceğim.Biliyorum, bu bir çok insanı hayal kırıklığına uğratacak ama sezon sonunda ortaya çıkan spoiler’lar için, önceden koşullarda biraz farklılık yapmış olsaydık, bu konuda daha fazla konuşma yapıyor olabilirdik. Biz, şimdi biraz “sertiz”. (Gülüşmeler). Hayır, aslında bu suskunluğun sebebi, dizide önümüzdeki yıl neler olacağını seyircilere söylemek istememizden kaynaklanıyor. . Sanırım, izleyiciler “Pilot” bölümü gördüklerinde ne kadar kaliteli bir yaratıcılık olduğunu düşünmüşlerdi, kafalarında böyle bir imaj oluştu.
Bu, kazazedeler hakkında soracaklarıma cevap vermeyeceğiniz anlamına mı geliyor?
Sorabilirsiniz fakat, hiçbir şey için garanti veremem.
Yeterince açık… Zararsız, küçük bir oyun olan, “Yanlış, Doğru ya da Kahretsin Hayır, Size Söyleyemem” oyununu oynamaya ne dersiniz?
Hadi başlayalım…
Lost “Şubat” ayında başlayacak.
Doğru.
Lost, Çarşamba akşamları yayınlanacak.
Cevap vereceğim kategoride değil.
Finaldeki beklenmedik değişiklik, “flashforward”, uzun süredir, başından beri planladığınız bir şeydi.
Evet, kesinlikle.
Bundan sonra dizide, “flashforward” olacak ve bu noktalarda da “flashback”ler yer alacak.
Kahretsin hayır, Bunu söyleyemem.
Önümüzdeki sezonu çekmek için Hawai’de olacaksınız.
Evet, çoğunlukla..
Kate, hamile.
Hayır, bunu size söyleyemem.
Jacob’un rolü, değiştirildi.
Yanlış.
Yanlış? Tamam, ilginç. İnsanlar, onun neye benzediği konusunda farklı yorumlar yaptılar.
Bir adam gördünüz… Ama, hala benim taklidim olduğu söyleniyor.
Canavar (the monster), ölüleri tekrar canlandırabiliyor.
Kahretsin hayır, bunu söyleyemem.
“Diğerleri”, büyük bir tehlike altında.
Doğru.
Ada’nın gizemleri, bilim ile tam olarak açıklanabilir.
Bilim ile tam olarak?
Tam olarak.
Kahretsin hayır, bunu size söyleyemem.
Aşk üçgeni, en sonunda açıklık kazanacak.
Doğru.
“Michael” hala, okyanusta bir yerlerde.
Kahretsin hayır, bunu size söyleyemem.
Tom, “gay” olan kişiydi .
Bunu yorumlayanlara bırakıyorum.
Benjamin, iyi bir baba.
Doğru. [Gülüşmeler] Bu arada, bu sadece benim düşüncem.
Alex, Ben’in “biyolojik kızı”.
Yanlış.
4. sezon, “Harabeler”e (The Ruins) odaklı olacak.
Yanlış.
Charlie’iyi “alışılmamış bir şekilde” öldürdünüz.
Doğru.
miracle girl 15-06-07, 22:42 Bunun hakkında konuşabilir miyiz? Neden böyle yaptığınızı bilmek istiyoruz.
Pekala; Dominic, Carlton ve ben, bütün yazarlar, geçen sene Charlie, Meryem Ana heykellerini suya fırlattığında eroin bağımlılığının sona erdiğini biliyorduk…Bu konuyu bir daha gözden geçirmedik ve yani onun “ayık ya da ya da eroin bağımlısı” olmasını… Charlie’nin, gerçekte savaş vereceği yeni konuları bulmak için çalışmalar yaptık. Karakteri, nasıl değiştirecektik, nasıl geliştirecektik?
Aynı zamanda, ikinci sezonun sonunda Desmond’un “güvenlik anahtarını” çevirmesinden sonra ortaya nasıl etkiler çıkacağı da çalışmalarımız arasındaydı. Desmond’un ölmesini istemiyorduk. “”Güvenlik anahtarı” vardı ve bundan yararlanmamız, aynı zamanda da Desmond’un güvenlik anahtarını çevirmesinin bir sonuca bağlanması gerekiyordu. Desmond’un bu hareketinin sonucunun, havada kalmasını istemedik. Bir şekilde “zamanda yolculuk” ile bağlantı kurduk.
Fakat, “geleneksel zamanda yolculuk” yerine, bazı paradokslar yarattık ve elimizdeki tüm malzemelerle “Flashes Before Your Eyes” bölümünü çektik. Bu serüven sona erdiğinde, Desmond’un geleceği görebilme yeteneği olacaktı ve Desmond’un öngörülerinde bir şekilde Charlie ve Charlie’nin ölümü olacaktı, tabi ki bunu yapmak için en az 50 tane farklı, bu olaya karşıt olabilecek konuyu gözden geçirdik. Charlie’nin öleceği ya da ölmeyeceği ortaya çıkacak ve Charlie de, bununla mücadele edecekti.
Neden Charlie?
Bunun Desmond için gerçekten ilginç bir hikaye olacağını düşündük ama, bu hikaye bizi aynı zamanda, Charlie’nin bundan nasıl etkileneceği konusunda da heyecanlandırmıştı. Charlie, büyük bir kahraman olabilirdi… Charlie, izleyiciler tarafından sevilen bir karakter ve dizi boyunca gerçek kahramanlık konusunda görüntülerde de yer aldı. “Örneğin, Ethan’ı öldürdüğü zaman…” Üçüncü sezonun sonunda , bir karakter kazazedelerin hayatı için kendini feda edecek olursa, hepsi kurtulabilirdi ve bu karakter Charlie olmalıydı. Önceleri, Charlie’nin öleceği ya da ölmeyeceğine tam olarak karar veremedik.
Tam olarak ne zaman Charlie’nin ölmesine karar verdiniz?
Üzerinde yıl boyunca uzun süre çalıştıktan sonra, hikayeyi hayata geçirmeye başladık ve gerçekten de bu konuda çok çalışıldı. Aslında demek istediğim şu, “Charlie” karakterini yazarken, onu çok sevdik. Ian (Cusick) ile birlikte Dominic’in dizide oynadığı bir çok sahne yazıldı ve Dominic’i de çok sevdik tabiki. Hatta Hurley’nin daha eğlenceli olan hikayesini yazarken, Charlie’nin etkileyici ölümü bize bazı yeni fikirler verdi.
Charlie’nin öleceği ile ilgili ip uçları verecek miydik, bu bize ne kazandıracaktı? “The Brig” bölümünü yazarken, tüm yazarlarla bir arada oturmuş, konuşuyorduk ve Charlie yaşayacaksa bunun için bir yöntem bulmamız gerekiyordu, bu konuşmada bir bakış açısı yakaladık. “Bu, kesinlikle basit olmamalıydı”, Charlie ölmek zorundaysa, bunun için büyük bir hikaye yazmalıydık. “Kendisi ölümünü kabul edecek olursa, ölmeliydi…” Aksi taktirde bu hikayeyi yazmamızın bir anlamı olmazdı. Onun, asılarak ölmesi ve aramızdan ayrılmasına izin veremezdik. O, ölmek zorundaydı.
Dominic’e bu haberi nasıl verdiniz?
Bilirsiniz, biz “Flashes Before Your Eyes” bölümünü yazmadan hemen önce onunla konuşmaya başladık ve aslında, neler olacağını biliyordu. “Charlie” karakterine ne olacağını, ona açıkça anlattık, ilk öğrenen kişi oydu. Son kararımızı verdiğimizde, onu aradık ve aramızda çok makul bir konuşma geçti. Çok anlayışlı bir şekilde, olayı kabullendi.
Kişisel düşüncenize göre, Charlie’nin ölmesine karar vermek zor muydu?
Aşırı derecede zordu… “Pilot” bölümüne dönüp bakacak olursanız, gerçekten Jack, Kate ve Charlie’nin hikayesi olduğunu görürsünüz. Kazayla adaya gelen üç kişi. Bence, Dominic, Jorge ile birlikte gerçekten dizinin merkeziydi.Charlie olmadan nasıl devam edecek diye düşündük… Fakat gerçeklere dönecek olursak, Lost’un 72 saatinden sonra izleyiciler için korunmasız olmanın sadece Shannon, Boone, Paulo, Nikki, Eko ya da Ana Lucia için değil, herkes için geçerli olduğunu göstermek istedik. Hepsi, bu yolculuğun sonuna kadar dayanamayacaktır. Sanırım, bu önemli bir bakış açısı…
Fanatiklerin bu konu için bir tepki göstereceğini düşünüyor musunuz?
Aslında evet… İzleyiciler, “Yaptığınızdan memnun kaldık” derse, “bunun anlamı, aslında bizim iyi bir iş yapmadığımız”dır…, “izleyicilerin duygularına hitap edememiş olmamızdır”. Charlie ve onun kendini kurban etmesi, gerçekten trajik ve çok üzücü. Ama Dom’un çalışması olağanüstüydü ve son iki bölümde reytingleri birden arttırdı. “Bir yapımcı, bir aktörün diziden ayrılmasını denerken, sadece cömert olmaz!!!”. Kanıt, bu çok bilinen, meşhur bir ata sözünde!!! Bütün yaz boyunca umarım insanlar bunu söylediğim için bana gülmezler. Çünkü, bu atasözü bir anlam ifade ediyor…
Bir çok kişinin aynı şekilde, “olanları öğrenmek için Şubat ayına kadar nasıl bekleyeceğiz” dediğini duymuşsunuzdur. Kış uykusuna yatmayı kim ister?
miracle girl 15-06-07, 22:56 Lost dizisi izlenme rakamları
Son günlerde üzerinde sıkça konuşulan konulardan biri Lost dizisi izlenme rakamlarının düştüğü. Sizler için 1. 2. ve 3. sezona ait izleyici rakamlarını araştırdık.
Rakamlara bakıldığında dizinin 1. sezon izleyici ortalamasının 16 milyon kişiden, 3. sezonda 17.8 milyon kişiye yükseldiği görülüyor. İzleyici sayısının düştüğüne yönelik görüşün kaynağında ise sezon prömiyerlerindeki dalgalanmanın etkisi büyük. 1. sezon prömiyeri 18.6 milyon kişi tarafından izlenirken, 2. sezon prömiyeri rekor bir rakamla 23 milyon kişi, 3. sezon prömiyeri ise 18.8 milyon kişi tarafından izlenmiş. Genel olarak değerlendirildiğinde ise ortalama rakamlara göre Lost dizisi 3. sezonda en fazla izlenme sayısına sahip. Yani ortalama izlenme değerlerine göre; Lost izleyici rakamlarının düşmediği ve 1. sezona göre, 3. sezonda dizinin 1.8 milyon izleyici kazandığı ortada. Prömiyer bölümlerinindeki dalgalanmanın en büyük nedeni ise Lost dizisi ile aynı saatte yayınlanan diğer programlar. Ortalama izleyici sayısının korunması adına, sezon yeri bölümleriyle Lost, bundan sonra Amerika’da saat 21:00 yerine 22:00′de yayınlanacak.
Dipnot: Lost dizisi, 20 farklı ülkede Informa Telecoms and Media tarafından yapılan 2006 yılı araştır sonuçlarına göre dünyada en çok izlenen diziler sıralamasında ikinci olarak duyuruldu. Birinci sırada CSI yer alırken, üçüncü sırada Desperate Housewives yer alıyor.
Rakamlar
Birinci sezon prömiyer - 18.6 milyon izleyici
Birinci sezon ortalama - 16 milyon izleyici
İkinci sezon prömiyer - 23 milyon izleyici
İkinci sezon ortalama - 15.5 milyon izleyici
Üçüncü sezon prömiyer - 18.8 milyon izleyici
Üçüncü sezon ortalama - 17.8 milyon izleyici
anlaşılan 2. sezonda bi patlama olmuş :D
Küçük ekran için yapılmış olan en büyük şey olan Lost'un üçüncü sezon DVD setinin detayları açıklandı. Bölge 1 versiyonu 11 Aralık 2007'de çıkacak olan, bölge 2 ve Türkçe altyazı içeren versiyonunsa Şubat 2008'de çıkmasını beklediğimiz setin özellikleri:
3. sezona ait 23 bölümü de barındıran 7 disk, 1.78:1 anamorphic geniş ekran görüntü, İngilizce Dolby Digital 5.1 Surround ses
“The World of the Others” - Diğerlerinin gizemleri ve sırları yapımcılar ve oyuncular tarafından açıklanıyor
"Lost Flashbacks” - Kazazedelerin geçmişine ait daha önce görülmemiş görüntüler
"Lost in One Day” - Dizinin 23 saatine özel bir kamera arkası bakış
“Lost on Location” - Dizinin 10 bölümüne ait kamera arkası dokümanteri
“The Lost Book Club” - Dizideki ipuçlarını izleyip ulaşılabilecek edebi referanslar
"Deleted Scenes" - Silinmiş sahneler
"Bloopers" - Çekim hataları
"Audio Commentaries" - Sesli yorumlar eşliğinde dizinin bölümlerini izleme seçeneği
Kaynak:film.gen.tr
deadly_angel 21-07-07, 10:14 Bu yazıyı bir lost sitesimden buldum, genel olarak 4. sezonda olacaklar ve olabilecekler hakkında yazılmış.Ama tüm sezonların analizide mevcut diyebilirim.Okuduğunuza işman olmazsınız:img-wink::img-yes:
Öncelikle "Oceanic Flight 815" tam olarak 27 Eylül 2004'de havalanıp adaya düşüyor. Bi kaç bölümden geçen süreyi anlayabiliyoruz. 61 gün sonra 29 Kasım 2004'de Jack Sawyer ve Kate The Others'ın elinde tutsak olduğunu görüyoruz. Ben, Jack'e Red Sox'ın serileri kazandığını gösteriyor tekerlekli TV'den. Daha sonra Juliet, Sun'ın hamileliğini kontrol ediyor 19uncu bolumde galba o sırada 91 gündür adada olduklarını öğreniyoruz yani tarih 29 Ocak 2006 oluyor.. Bölüm sonuna kadarda bi iki gün geçiyor.. En sonunda bulunduğumuz tarih 31 Ocak 2005 fln oluyor.
Jack'in flashforwardlarındaki gün 5 Nisan 2007, gazete tarihinden ve radyoda çalan Nirvana şarkısından bunu oldukça gözümüze sokuyorlar. 5 Nisan 2007 Kurt Kobain'in 13'üncü ölüm yıldönümüydü. Jack'in kullandığı Motorola KRZR marka telefon Kasım 2006'da piyasaya çıktı buradanda kurtuldukları tarihi 2006 aralık yada 2007'nin diğer ilk aylarından birisi olarak söyleyebiliriz. Yani arada daha adada geçirecekleri bi kac ayları daha var. (Bir kaynakta 70 gün daha var yazıyor ama nasıl bu sonuca ulaştıklarını anlamadım)
Gelecek sezon hikaye günümüzde anlatılmaya başlanacak Jack'in flashforwardları artık flashforward olmayacak ve adada kalan son 1 yılları onları kurtuluşa götüren günler flashbackler olarak gelecek karşımıza ve Jack'in adaya geri dönme çabalarını izleyeceğiz.
Bu arada kazazedeler 93-94 gündür adada olmalarına rağmen Desmond 3 yıldır adada bunuda unutmamak lazım. Penny 3 yıldır Desmond'ı arıyor. Desmond'ın bilgisayara sayıları geç girmesi sonucu elekro manyetik dalga uçağın adaya düşmesine sebep oldu bunu yapımcılarda açıkca söylüyor.
Naomi uçağın Bali Adasının 4 mil derinlerinde bulunduğunu söyledi uçak kazasının halbuki tvdeki haberlerde uçakğın pasifik okyanusunda kaybolduğu belirtiliyordu. Bali adası Endonezya'da Arafura Deniziyle Hint Okyanusu arasında. Pasifik okyanusuna yakın sayılır ama mesafesi Türkiye ile Fransa arası kadar var. Burdan Naominin uçağın düştüğü yer konusunda yalan söylediğini düşünebiliriz. Ben Portland'ın 32 kilometre uzağında bi ormanın içinde doğdu ve adada çalışan birisi yolda durup onlara yardım etmeye çalıştı. Portland Pasifik okyanusuna kıyısı olan bi yer. Benim bir tahminimde adanın yavaş bi şekilde hareket eden bi ada olma ihtimali, bu yüzden yerini bulamıyorlar artı olarak tabiki radarda gozukmuyor manyetik anormallikler yuzunden.
Anthony Cooper "Sawyer'ın boğduğu adam" bir araba kazası geçirdiğini ve kendini adada bulduğunu burasının cehennem olduğu düşündüğünü söylüyor. Filmin yapımcılarıda bir röportajda ölü kelimesini henüz sizin tam anlayamacağınız bir mantıkla kullanıyor olabilir diyor. Ölüm ve yaşam'ın farklı bir boyutu var adada.
Gördüğümüz kara bulut manyetik anormalliğin bir ürünü. İnsanları yargılama gücüne sahip. Locke'u ilk seferde bırakırken ikinci seferde yerin içine çekmeye çalıştı. Fotoğraf çeker gibi bi hareketle insanların anılarını ve hafızalarını kaydediyor. Bir tür limitsiz kayıt mekanizması gibi çalışıyor. Bu topladığı anılardan insanlara zihinlerinden bulduğu halüsilasyonlar gördürüyor. Hurley'in deli arkadaşı, Kate'in siyah atı, Jack'in babası, vs..
Yapımcılar eğer adadan kurtulurlarsa show biter demişti röportaj esnasında.
Kazazedelerin kesinlikle ölü olmadıkları ve zaman-uzay devamlılığının olduğu bi yerde olduklarını söylediler. Kazazedelerin adada kendilerini geliştirdikleri ve şimdiye kadarda genelde bu değişimi izlediğimizi söylediler.
Jack flashforward sahnede uçakta yolculuk yaparken, yanındaki gazete haberin alt tarafta durduğunu gösteriyor. Sonra uçakta hafif bi sallantı oluyor ve hop gazete ters dönmüş, bir güç ona haberi okumasını, görmesini sağlıyor. Çekim hatası değil, bu gibi ayrıntılara çok dikkat ediyorlar yapımcılar.
Jack'in babası Christian Shephard alkollü bir ameliyat yapıp hastanın ölümüne neden olduğu için Oğlu tarafından ispiyonlanır ve tıp lisansını kaybeder. Ölüm daha sonra gerçekleşir. Eğer Jack'in babası ölmediyse ki adada buldukları tabut boşdu. Hastanede çalışmaya devam ettiğine göre babasının tıp lisansı daha duruyor.
Jack bir bölümde "Red Sox bu yüzden serileri hiç bi zaman kazanamayacak, kader bu. Bazı insanlar acı çekmek için yaşarlar." der. Sonraki bölümlerde Jack tutsakken Ben ona Red Sox'ın serileri kazanmasını izletir. Burda ironi var biraz.
Charlie ölürken gogsunde haç işaretini ters eliyle ve tersten yapıyor, bunuda kasden yapıyorlar, birşey anlatmaya çalışıyorlar bize ama anlamadım tam adada zaman tersine akıyor olabilir mi acaba.
Jack'in kurtardığı kadını ameliyat edecek doktor'un adı Gary Nadler.. Rose'un kocası Bernard'ın soyadı Nadler. Belki akrabasıdır.
Naomi Jack'e moses benzetmesi yapıyor. Küçük ayrıntılardan buda..
miracle girl 21-07-07, 12:08 Charlie ölürken gogsunde haç işaretini ters eliyle ve tersten yapıyor, bunuda kasden yapıyorlar, birşey anlatmaya çalışıyorlar bize ama anlamadım tam adada zaman tersine akıyor olabilir mi acaba.
Bak bu çok ilginç işte. Paylaşım için teşekkürler. Ama zaman tersine nasıl akar ki.. Yani eğer tersine akacaksa Charlie ölmez değil mi. Ama benim bildiğim yapımcılar kesin öldü demişlerdi. Ama inşallah ölmez :)
deadly_angel 21-07-07, 12:23 Bak bu çok ilginç işte. Paylaşım için teşekkürler. Ama zaman tersine nasıl akar ki.. Yani eğer tersine akacaksa Charlie ölmez değil mi. Ama benim bildiğim yapımcılar kesin öldü demişlerdi. Ama inşallah ölmez :)
Rica ederim, adanın hareket ettiğine dair olan teori bana mantıksız gelmedi, herşey olabilir.Zaman nasıl tersine akar işte orasını tam kestiremiyorum.Gerçi Lost'un ilgi çekici bir yanı da bu değilmi:P Charlie öldü gibime geliyor yalnız sorun şu ki patlamaya sebep olan dokuz canlı adam nasıl oluyorda ölmüyor.Gene kötülüklerine devam edecek gibi, eğer gene psikopat davranışlar sergilerse öbür gözünüde ben çıkarıcam!
miracle girl 21-07-07, 12:31 Zaten bu dizide herşey bir mantıkla yazılıyor. Düşününce anlaşılıyor ama şu kedi misali adamın neden ölmediğini hala anlayamadım. Yani her seferinde içinde çelik yelek falan mı var yani adada da onun ne işi varsa. O gözünün nasıl çıktığını biliyor muyuz yoksa ben mi unuttum :)
deadly_angel 21-07-07, 12:40 Zaten bu dizide herşey bir mantıkla yazılıyor. Düşününce anlaşılıyor ama şu kedi misali adamın neden ölmediğini hala anlayamadım. Yani her seferinde içinde çelik yelek falan mı var yani adada da onun ne işi varsa. O gözünün nasıl çıktığını biliyor muyuz yoksa ben mi unuttum :)
Dediğin gibi, olay kurgusu gerçekten çok başarılı.Bilmem kaç bölüm önce öylesine birşeymiş gibi gösterilen bir olay aradan uzun bir süre sonra önem kazanıyor.
Ben hatırlamıyorum gözüne ne olduğunu bahsetmemişlerdi galiba, ama belki adada olmuş olabilir, malum adada dinamitten bol birşey yok.Öbür gözüde çıkar inşallah! Pek bir sevimsiz nerden bulmuşlarsa... Bu adam 4. sezonda varsa belki hayatından filan bahsederler.Gerçi bizimkilerin bu adamı iyi yada kötü konuşturacaklarını pek sanmıyorum.Bu adama Sayid işkencesi yapmalı.:img-pilot:P
miracle girl 21-07-07, 13:04 Dediğin gibi, olay kurgusu gerçekten çok başarılı.B |