Tüm Versiyonu Göster : Şubat Soğuğu
aliyeaynalar 03-11-04, 14:55 http://www.stv.com.tr/images/program/album/nor/112.jpg
Yapım: Samanyolu Televizyonu
Yapımcı: Ahmet Gül
Yönetmen: Gürsel Ateş
Oyuncular: Kenan Bal, Suavi Eren, Aytaç Yörükaslan, Özgür Özberk, Ali Berge, Alev Oraloğlu
" Biz Bahar Ülkesi’nin çocuklarıyız...
Bahar Ülkesi’nin, hiçbir baharı yaşamamış çocukları...
Hep, bir gün bahar gelecek diye ümitle bekleriz...
Hele bir de ufukta Mart göründü mü, ümidimiz heyecana döner; ve “Bu sefer tamam” deriz...
Ama kucaklamak için ellerimizi açtığımızda illa ki soğuk bir rüzgar eser; yüzlerdeki gülümsemeyi, sevincin gözyaşlarını, damardaki kanı donduran soğuk bir rüzgar...
Bu, yerini bahara bırakmak istemeyen Şubat’ın son hamlesidir...
Bu, Şubat Soğuğu’dur...
Bu Bahar Ülkesi’nin hikayesidir... Bir tarafta, eriyip giden kışla beraber elindekileri kaybetmek istemeyen acımasız bir adam; bir tarafta, ülkesine bahar çiçekleri serpmek için çırpınan kararlı bir yürek; ve tam ortada, Şubat Soğuğu’na ailesini kurban vermiş intikam peşinde bir komiser yardımcısı...
***
Komiser yardımcısı Tarık, 11 yaşındayken, bütün ailesi gözlerinin önünde kurşuna dizilmiş... Sebebi, gazeteci olan babasının Cemiyet diye bilinen bir menfaat grubunu deşifre etmesi... O gece kıl payı ölümden dönen Tarık, ailesinin intikamını almak için yemin eder... Bu cinayeti işleyen adamı sadece arkadan görmüş olsa da, onu nerede arayacağını çok iyi bilmektedir...
Aradan 14 yıl geçer… Tarık, Organize Suçlar’da komiser yardımcısı olur ve kimsenin uğraşmaya cesaret edemediği Cemiyet’le ilgili önemli sonuçlara ulaşır. Bu yüzden tehdit edilir, sevdiklerini kaybeder, en yakınındakilerin ihanetine uğrar; ama yine de vazgeçmez... 11 yaşında hayatına giren o adamın ve Cemiyet’in sonunu getirmeden de vazgeçmeyecektir...
***
Aradan geçen 14 yıl Tarık’ın aradığı adam, yani M.Aziz, Cemiyet’in başkanlığına gelmiştir... Görevi ise, bazı sermaye, medya, bürokrasi mensupları ve karanlık güçlerle işbirliği yaparak, kurdukları bu kirli yapının devamını sağlamak ve kendisi gibi olanların gizli iktidarını korumak...
M.Aziz ve Cemiyet’in karşısındaki en önemli tehdit ise, bu ülke için idealleri olan, yurtseverlik paydasında buluşan bütün kişi, kurum ve gruplardır. Bir gün düşman olarak gördükleri kişi, kültürel hassasiyetleriyle öne çıkan biridir; bir başka gün ise kirli işlerin farkında olan vatansever bir sosyal demokrat... Konjonktür neye ve kime saldırmayı gerektiriyorsa, kim bu karanlık yapının şifresini çözmek üzereyse, düşman odur... İzlenecek yol ise, ya tehdit ederek, kişilik ve özgürlük haklarına saldırarak, iftira atarak sindirmek ya da düşmanı ortadan kaldırmaktır!
***
Bu yolda M.Aziz’in düşman olarak seçtiği isimlerden biri de Tahir Mutlu olur. Fedakar bir tarih öğretmeni ve ülke çapında tanınan bir kitap yazarı olan Tahir Mutlu, son derece saygın, adı hiçbir kirli işe bulaşmamış, insanların değer verdiği bir isimdir.. Söz konusu karanlık yapının işine gelmeyen fikirleri açık yüreklilikle dile getiren, gazetelerde yazı yazan Tahir Bey’in hatırı sayılır derecede okuru ve seveni vardır… M.Aziz, gerçek anlamda bir kanaat önderi olan bu cesur adamın uğraşmaya değecek, vurunca ses getirecek biri olduğunu zaten çok iyi bilmektedir...
Çünkü Tahir Mutlu, M.Aziz’in okul yıllarından sıra arkadaşıdır...
Bir gün M.Aziz, bizzat devreye girer ve Tahir Mutlu’ya can alıcı bir teklif götürür: Kendileriyle işbirliği yapıp, diğer vatanseverler aleyhine çalışma teklifi! Ve o gün anlaşılır ki, bu iki eski dost, yan yana değil, karşı karşıya mücadele edeceklerdir...
O günden sonra kirli ve derin bir süreç başlar... Tahir Beyi sindirmeye çalışırlar, Şantajlar, soruşturmalar, hapisler ve cinayetlerle dolu bu zorlu süreçte Tahir Mutlu her şeye rağmen dimdik ayakta duracaktır...
***
Bu mücadele sırasında, eskiden beri tanışan Tahir Bey’le Tarık’ın yolları elbette sık sık kesişecektir... Çünkü bu iki gözü kara adam, aynı kirli cepheye karşı savaş vermektedir; arkalarında onları destekleyen milyonlarca vatanseverle beraber...
Kenan Bal, Suavi Eren, Aytaç Yörüksalan, Aykut SÖZERİ, Diler SARAÇ, Ali BERGE, Alev ORALOĞLU gibi yılların eskitemediği sanatçılar ve Mehmet Özgür ÖZBERK, Pınaz GÜLMEZ, Peri ÇİÇEK, Hale ŞENÖZGEN, Murat MAKAR gibi genç sanatçıların rol alacağı “Şubat Soğuğu”, seyircinin soluk almadan izleyeceği ve herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği harika bir yapım.
geçenler de stv de reklamını gördüm . ama hiç izlemedim . güzel bir şeydir herhalde .
Ben izliyorum ve çok güzel buluyorum bugün saat 8 de samanyolunda :wink:
meltemyucel 26-11-04, 12:06 Harika bir film. Diziyi film gibi yapmışlardı onu izledim. Gerçekten izlenmeye değer. Kenan Bal oyunculuğunu bi kez daha kanıtlamış burda. Çağan Irmak bize ne kadar kaliteli oyuncular kazandırdı farkındasınız değilmi...
Kesinlikle haklısın Meltem çok kaliteli bir dizi ve Kenan Bal çok kaliteli bir oyuncu :wink:
hiç izlemedim hangi akşamlar bu dizi
Cuma günleri yani bugün Samanyolunda akşam saat 20.00 de :wink:
Kurtlar_Vadisi 26-11-04, 14:09 Bu dizi Kurtlar Vadisinin kopyası bir yazıda okudum dinci Kurtlar Vadisi diye bir baslık acılmıstı aslında dogru yazılmıs hem taklıt hem dıne yonelık ısımler ve konu var.Dizide yuvarlak bir masaya oturup derin devlet mafya olayları anlatıyorlar keske adını kurtlar vadisi2 diye koysalardı
ARKADASLAR SAKIN UNUTMAYALIM TAKLİTLER ASILLARI ANLATIR VE YÜCELTİR
2. BİR KURTLAR VADİSİ KONUSUNA VE KENDİSİNE GEREK YOKK :lol: :lol: :lol: :lol: :lol: :lol:
meltemyucel 26-11-04, 14:17 Din kadar kutsal bi öğeyi lütfen burda kullanmayalım arkadaşım...
Sonuçta Kurtlar Vadiside Deli Yürek'in bi yansıması sanırım...
Kurtlar_Vadisi 26-11-04, 14:30 Özür dilerim ama bunu ben soylemıyorum vatan gazetesınde yazılan konuyu sıze aktarıyorum kusura bakmayın
Herkesin düşüncesi ve zewki farklıdır.. kuertlar vadisini 1 kere bile izlemedim onun için bi yorum yapamayacağım.. beğeniyorsan izlersin ve tavsiye edersin. en doğrusuda bu diilmi zaten :?:
Özgür Özberk de çemberimde gül oya da ki Özge Özberk in kardeşidir duyrulur :!:
bende izleyecegim. her cuma mi???
Ewet canım çok güzel kesinlikle tavsiye ediyorum her cuma cgo dan önce yani :wink: saat 20.00 de türkiye saatine göre hayatım samanyolunda
ha bak bu iyi iste. tsk ederim
NE O KIZLAR ŞİMDİ BU ÇOCUĞA MI TAKILDINIZ :D İYİ TAKILIN TAKILIN MEHMET ALİ NUROĞLU BANA KALSIN :lol: :lol:
yok ya ne takılıcaz dizi hakkında konuşuyoruz şurda :lol:
aliyeaynalar 27-11-04, 20:43 işin kötüsü yabancı damatla çakışıyor :cry:
en iyisi yabancı damatı çarşambaya almaları,
zaten çarşamba bişiy yok...
ben izlemedim yabancı damatı..
şubat soğuğunu hiç kaçırmıyorum
ya bu dızı hangı gun hangı saatte yayınlanıyor
bu dizi her cuma saat 8 de samanyolunda basliyormus
EVET KOCAMAN YAZAYIM REKLAM OLSUN :wink: :lol:
CUMA AKŞAMLARI SAAT 20.00 SAMANYOLUNDA
ARKADAŞLAR..........
http://www.zaman.com.tr/2004/09/10/tv.jpg http://www.zaman.com.tr/2004/11/02/tv.jpg
http://www.zaman.com.tr/2004/10/22/cemiyet.jpg http://www.zaman.com.tr/2004/10/05/tv.jpg http://www.zaman.com.tr/2004/09/29/dizifilm.jpg http://www.zaman.com.tr/2004/09/28/tv.jpg http://www.zaman.com.tr/2004/09/21/tv.jpg http://www.zaman.com.tr/2004/08/22/tv.jpg
http://www.aksiyon.com.tr/resim/518/38.jpg
Ya esimleri buraya ekleyeyim dedim ama çok büyük resimler.Açılmıyor.Ben adresi ekleyeyim siz ordan açıp bakın :lol: :lol:
http://www.samanyolu.tv/basin/Subat%20Sogugu%20Bas%fdn%20Dosyas%fd/
Sadece :wink: Özgur Özberk :wink: icin izliycem.Her cuma 8 de diil mi?? :roll:
emel bu resimleri nerden buldun kısss
‘Mafyanın çirkinliğini sergiliyoruz’
Televizyonun ilgiyle izlenen dizilerinden ‘Şubat Soğuğu’ hem senaryosu hem de oyuncularıyla adından söz ettiriyor. Samanyolu TV’de yayınlanan dizinin yönetmeni Gürsel Ateş, başrol oyuncusu ise daha önce ‘Asmalı Konak’ın Ali Bey’i olarak dikkat çeken Kenan Bal. Bu dizide muhafazakar kesimden yurtsever bir aydın olan tarih öğretmeni Tahir Mutlu’yu canlandıran Kenan Bal ve yönetmen Gürsel Ateş, starbox Magazin’in sorularını yanıtladı.
Sanat geçmişinizden bahseder misiniz?Sanat hayatıma 1978 yılında TRT 1’deki TV dizisiyle başladım. 40 taneye yakın TV dizisi, 27-28 civarındada karakter rol oynadığım sinema filmim var. Sinemaya akademik bir eğitim almadan küçük karakterler oynayarak başladım. Kendimi sinemanın içinde iyi bir şekilde yetiştirdim ve bugünlere kadar geldim. Eğitimime gelince İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi son sınıftan ayrıldım yani mezun olamadım.
Şimdiye kadar hangi sanatçılarla birlikte rol aldınız?
Hülya Avşar, Hülya Koçyiğit, Türkan Şoray, Nur Sürer gibi birçok oyuncuyla çalıştım. Çalışmadığım oyuncu sayısı azdır. Mesleğe 26 yılımı verdim. Çeyrek asır geride kaldı.
Sizi Asmalı Konak dizisinden hatırlıyoruz...
Asmalı Konak’da Ali Bey karakterini canlandırdım ve bu dizi benim için efsane bir proje oldu. Çok keyif aldığım bir karakterdi. Şu anda Çemberimde Gül Oya dizisinde oynuyorum. Daha önce ise Keje, İlişkiler, Şehnaz Tango, Geçmiş Bahar Mimozaları gibi birçok dizide rol aldım.
‘Şubat Soğuğu’ dizisinde nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?
Öncelikle bizim dizimizi Kurtlar Vadisi’nden ayırmamız gerekiyor. Mafya, derin devlet böyle bir karmaşa var. Bizim dizimizde ise devletin içinde yapılanmış istikrarı ve gelişmeyi engelleyen güç odakları var. Bu aslında gerçekte ülkemizde de yaşanıyor. 1900 küsürlerden beri Türkiye’yi yönetmeye çalışan CIA bağlantılı güç odakları var. Devletin bazı mekanizmalarına sızmış Türkiye’yi yönlendirmeye ve nemalanmaya çalışan bir güç dengesi var. Benim canlandırmaya çalıştığım Tahir Hoca karakteri ise bunların karşısında muhafazakar kesimden yurtsever bir aydın. Aynı zamanda bir gazetede ülke meselelerini çok iyi bilen ve meselelere objektif bakabilen bir köşe yazarı. Yani kısaca ülkeyi bölmek isteyen dış güçlere karşı fikirleriyle savaş veren ve karşısında duran bir tarih öğretmeniyim. Zaten bu aydın olmanın bir gereğidir. Zamanında bunun örnekleride gerçek hayatta yaşanmıştır.
Şubat Soğuğu dizisinin senaryosu ülke meseleleriyle bire bir örtüşüyor mu?
Tam bire bir değil ama izlediğiniz zaman hissediyorsunuz. Bu tip şeyler ülkemizde yaşandı ve bundan sonra da yaşanacak. Genel fotoğraf anlamında birçok benzerlikler var. Kurtlar Vadisi’nden ayrılan tarafı ise orada iki taraftada şiddet öğesi var. Mafya var, devletin mafya içerisinde elemanları var. Orada bir mafya dünyası var, Türkiye bunları yaşadı. 12 Eylül’ün yaşanmasının belkide nedeni CIA’in tezgahlarıdır. Solcu-sağcı çatışması, dinci-solcu çatışması, Güneydoğu’da yaşanan etnik çatışmalar Türkiye’yi istikrarsızlığa götüren nedenlerdir. Bundan nemalanan güç odaklarının hikayesi. Kurtlar Vadisi’nde her iki taraftada bir silahlı mücadele ve cepheleşme var. Ama bizim dizimizde bu yok. Benim canlandırdığım Tahir Hoca meselelere biraz daha soğukkanlı ve biraz daha objektif bakabiliyor. Mücadelesini fikirleri ve düşünceleriyle veriyor, silahla değil. İçine çekilmek istediği tuzağa düşmek istemiyor. Meselelere daha yumuşak bakabiliyor. Kurtlar Vadisi’nden ayrıldıkları konsept bu. Kurtlar Vadisi ayrı bir konsept diye düşünüyorum. Orada gösterilen birçok şey hayatımızın içinden geçti. Laz Ziya karakteri Dündar Kılıç’dır. Abdullah Çatlı, Alaaddin Çakıcı, yani orada herkesin bir karşılığı var. Bizim dizimizde Tahir Hoca bir şeyin karşılığı değil. Sadece yurtsever bir aydın.
Mafya dizileri hem çok seviliyor hem de çok eleştiriliyor. Sizin bu konudaki görüşünüz ne?
Türkiye mafyayı çok iyi tanıyor. Türk halkının yapısında böyle bir şey var, bir şiddet öğesi var. Mafya 1980’den sonra farklı bir boyuta geldi. Eskiden mafya kaçak sigara işi yapardı, randevu evlerinden haraç alırdı, daha küçük ve daha insani mafyalardı. Sonra işin içine siyasi mafyada girdi. Eroin çok büyük bir pazar Türkiye’de. Eroin Türkiye’nin üzerinden geçer ve bu geçen eroinden kazanılan rant vardır. O rantı yemeninde kültürü vardır. Bunuda yaşamış bir toplumuz. Behçet Cantürkler öldürüldü. Eroin her geçtiği ülkeden nemalanır ve bundan da mafya nemalanır. Bu tip diziler kangölü dizilerdir ve ülkeye yararı yoktur. Eğitim düzeyi düşük insanları mafyaya özendirmemek gerek. Eğitimli aklıbaşında insanlar mafyaya zaten özenmezler. Mafyaya katılan tetikçiler genelde işsiz, belki biraz siyasi kültürden gelen eğitim seviyesi düşük insanlardır. Mafya bu anlamda demokratik değerlerede zarar veriyor.
Kurtlar Vadisi’nde şimdiye kadar en çok eleştirdiğiniz şey nedir?
Çok fazla şiddet öğesi var. Ömer Lütfi Topal’a denk gelen karakteri oynayan Haldun Boysan’ın bir bilardo masası üzerinde kollarını ve bacaklarını beyzbol sopasıyla kırarak ve daha sonra başına kurşun sıkarak öldürülme sahnesi bana göre şiddetin doruğudur. Bu sahnelerin biraz daha örtülü çekilmesi gerekirdi. Bu sahneler görsel olarak da çok çirkin, ben seyrederken rahatsız oldum.
Peki sizin dizinizde kan ve şiddet yok mu?
Evet var ama çok fazla değil. Bir iki şey oldu olmadı değil. Uğur Mumcu’nun bombayla havaya uçuşu ve İran bağlantılı eroin mafyası radikal bir grubun eylemleri var. Polisin sol bir gruba karşı bir tarama sahneleri çekildi ve 1-2 kişi ölmüştü.
Bu tip dizilerden çıkarılacak sonuç sizce ne olmalı?
Mafyanın çirkin bir kültür olduğunu öğretirsek mesaj kamuoyuna doğru bir şekilde gider. Ama ona özendirirsek mesaj yanlıştır. Biz mafyanın çirkinliğini sergiliyoruz ve doğru mesaj vermeye çalışıyoruz. Galip gelmesi gereken devletin gücü yani emniyet birimleri olması gerekir. Mafyayı özendirmek ülkemize büyük zarar verir. Ülkede buna elverişli bir yapı var. Biz kabadayı kültürünü seven bir toplumuz. Mafyayı işsizliğin had safhada olduğu şu günlerde özendirmemek gerekiyor.
Dizinin yönetmeni
Gürsel Ateş
Yönetmenliğini yaptığınız ‘Şubat Soğuğu’ dizisi gerçeklerle ne kadar örtüşüyor ve kahramanları bire bir aynı mı?
Biz yazılan bir senaryoyu çekiyoruz. Senaryoyu yazan ve bu projeyi hazırlayan isimler tabii ki belli şeylerden esinlenerek ve yola çıkarak bunları oluşturuyorlar. Fakat birebir örtüştüğünü söyleyemeyiz. Her sanatçı, her yazar, her yönetmen mutlaka gerçek olaylardan etkilenir. Ben bir adamı bir şekilde yorumlayıp ona göre çekerim. Ama seyircide başka bir şekilde anlamak ister ve ona göre yorumlar. Yani ekrandaki karakterleri herkes kendisine göre yorumlayabilir.
n Kurtlar Vadisi’nin gölgesinde kaldığınızı düşünüyor musunuz?
Öncelikle belirtmeliyim ki bu soru benim için ilginç bir soru. Kurtlar Vadisi’nde ilk sezon Osman Sınav’ın yardımcılığını yapıyordum. Dolayısıyla bu proje benim önüme geldiğinde benim için hoş bir sürpriz oldu. Çünkü Kurtlar Vadisi daha farklı bir proje. Kurtlar Vadisi kendisini Türkiye’ye kabul ettirmiş bu tarz dizilerin ilk ve çok başarılı projesidir. Gölgede kalmak değilde bizim dizimiz daha farklı. Bizde bir Aslan Bey yok, bir Polat Alemdar yok. Bunun yerine cemiyete düşünceleriyle ve kalemiyle karşı duran bir kahramanımız var. Bunun içinde gölgesinde kalmak ve önüne geçmek gibi bir şey sözkonusu değil. Şubat Soğuğu benzer bir konseptte başka yorumlarla anlatılan bir dizi. Yani ‘Bir İstanbul Masalı’ diye bir dizi çekiliyor ve ‘Asmalı Konak’ın taklidi deniyor. Ama biz taklit değiliz. Ortada bir gölge yok, Kurtlar Vadisi’ne rakipte değiliz. Bizim seyircimiz çektiğimiz diziye Fethullah Gülen’in hayatı diye bakıyor. Seyirciye bu böyle değil deseniz bile inandıramazsınız. Ama kesinlikle Fethullah Gülen’in hayatınıda anlatmıyoruz.
http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=61554
bu dizinin senaryosunun Fethullah Gülen tarafından yazıldığı söyleniyor. ne kadar doğru bilen var mı
hayır değil daybreak
o adamın o kadar yetenekli olduğunu zannetmiyorum
dizinin her bölümünü izledim ama o şahısla ilgili bir benzetme görmedim
yaa bn bikere izledm bu diziyi hiç özgür özberk çikmadi ne rolünde buu ççk allah askina..?
bu çocuk diziden ayrıldı sanırım 10 bölüm felan oynadı şimdi çemberimde gül oya oynuo işte
yazyagmuru 06-02-05, 08:06 iyiki haberdar ettiniz arkadaşlar bende izlemeye çalışıcam.... :roll: :wink:
yalniz_kurt 22-06-05, 21:24 bir kaç kere izledim ... pek fena sayılmaz güzel dizi ...
yaw böyle de bitermi bi dizi sezon yaa:) adami meraktan catlatiolar yani! birsuru senaryo ve teoriler var simdi piyasada kimler öldü kimler kaldi? Neyse ölenlere sözümüz yok kalan saglar bizimdir...
"asıllar gerçekleri yüceltir" miş. çok güldüm. şubat soğuğu nu kurtlar vadisinin kopyası sanmak cehalettir. çünkü subat soğuğunu izleyen bilir ki iki dizinin temel felsefeleri birbirinden farklıdır.
öncelikle kurtlar vadisinin konsept danışmanı olan kişi soner yalçındır. doğu perinçek 'in aydınlık dergisinde çalışmış birisi. bu adamın "efendi" adlı kitabını okumuş olanlar bilirler ki bu kitap ülkemizdeki dönmeleri farklı bir açı ile yansıtmaktadır. bu kitabı okuyan adam zanneder ki türkiyede adam kalmadı. herkes dönme.itiraf edeyim ki bu kitabı okuduğumda kendimden bile şüphe ederhale gelmiştim. :D :D :D
soner yalçın ne yazık ki sayısı ülkemizde 2000 i geçmeyen dönmeleri bu kitapta öyle bir anlatmıştır ki bu vatanın asıl sahiplerini ümitsizliğe düşürmektedir. gel gelelim kurtlar vadisine. bu dizidekiler yanlış mı hayır. türkiyenin gerçeklerini anlatıyor doğru ama ne yazık ki insanlara alttan verdiği msj ler önemli. bu dizi insanlara şunu benimsetmektedir ki "biz buyuz.türkiyede işler böyle yürür. biz ne istersek yaparız. bu ülkedeki güç sahibi biziz. siz ne yaparsanız yapın bu ülkeye biz sahipiz." dizi insanlara bu msj vermektedir ve bazı şeyler abartılmaktadır. insanlar da ne yazık ki aldanmaktadır. dediğim gibi sayısı çok az olan bir topluluk türkiye nin sahibi gibi gösterilmektedir ve türkiye de işler onların istediği gibi yürür. tabi bunu inkar edemeyiz. ama abartıldığı kadar da değil.
gelgelelim şuıbat soğuğuna. bu dizi ise insanlara ve konseye veya cemiyete şu msj ı vermektedir ki " biz sizin kim olduğunuzu biliyoruz. neler yaptığınız da biliyoruz. ve bu oyunlarınızı istediğimiz gibi bozarız. gerekirse sizi deşifre de ederiz. zannettiğiniz kadar güçlü değilsiniz. bu ülke sizin atınızı istediğiniz gibi oynatabileceğiniz bir çiftlik değildir. bu ülkenin sahibi bizi ve biz ne istersek o olur."
şimdi bilmem bu iki dizi arasındaki farkı anlatabildim mi sayın KURTLAR VADİSİ.
bu dizinin senaryosunun Fethullah Gülen tarafından yazıldığı söyleniyor. ne kadar doğru bilen var mı
bende bu diziyi severek izliyorum senaryoyu fethullan gulenin yazmasina gelince yok ben yazdigini zanentmiyorum zaten haberlerden duydugum kadariyla hasta abd de tedavi goruyomus nasil yazabilirki fikir kitaplari yazdigini biliyorum ama senaryo yazmak baska bisi zannetmiyorum o yazssin stv nin sitesinde filmin kunyesi sole
Şubat Soğuğu
Yapımcı: Ahmet Gül
Yönetmen: Demir Keskin
Senaryo: Mahmut Bengi
Oyuncular: Kenan Bal, Suavi Eren, Aytaç Yörükaslan, Alev Oraloğlu, Serhat Yiğit
ve bir diger konu kurtlar vadisiyle yapilan karsilastirma
vadiyi ve subat sogunu izliyen biri bole dusunemez basindan beri takip ediyosaniz iki dizi arasindaki farkida cok rahat gorebilrisiniz yani gorebiliyor olmaniz lazim zaten vadinin senaryosunda mabet giridikten sonra basladi bu tartismalar cunku vadide mabet var s.sogunda cemiyet ama illa biri birinden etkilenmisse vadinin mabedini olusutrmak icin s.sogunun cemiyetinden etkilenmislerdir derim cunku cemiyet mabetten once vardi :)
santanikita 04-08-05, 12:49 ifade etmek istediğim herşeyi xxx adlı üye tüm teferruatıyla olmasa bile yüzeysel olarak yazdığından sözlerimi başka bahara bırakıyorum.
arkadaşlar dizi süper bence hele nizara aşığım onla ilgili bilgisi olanlar bana haber göndersin askasurgun.de.vu açılmıyo niye acaba bilen varmı?
arkadaslar yeni bolumun fotolari var su adreste, goruldugu kadariyla sahaf olmus...
http://local.stv.com.tr/basin/dizifilm%20gorselleri/Subat%20Sogugu%20Foto/
arkadaslar yeni bolumun fotolari var su adreste, goruldugu kadariyla sahaf olmus...
http://local.stv.com.tr/basin/dizifilm%20gorselleri/Subat%20Sogugu%20Foto/
Sahaf ölmüyor. İşte gazetede çıkan haber:
Şubat Soğuğu’nda tempo yükselecek
Samanyolu’nun sevilen dizisi “Şubat Soğuğu”, yeni yayın döneminde gelişen olaylarla ekrana gelecek. İzleyiciyi merakta bırakan bir finalle tatile çıktıklarını söyleyen yapımcı Ahmet Gül, “Kaldığımız yerden devam edip olayları aydınlatacağız, seyirciyi rahatlatacağız. Yalnız biraz sabretmeleri gerekecek.” diyor.
Geçtiğimiz dönem çok ses getiren “Şubat Soğuğu” yeni yayın döneminde de kaldığı yerden devam edecek. Dizinin Sarayburnu’nda gerçekleşen 37 ve 38. bölümünün çekimlerini dün sette izledik. Yapımcısından yönetmenine, oyuncusundan ışıkçısına tüm ekibin heyecan içinde çalıştığı “Şubat Soğuğu”, yeni dönemde de adından çokça söz ettireceğe benziyor. Dizi tatile girmeden önce izleyiciyi merakta bırakan ilginç bir final bölümü ile son bulmuştu. 37 ve 38. bölümlerde gizli kalmış bazı gerçekler gün yüzüne çıkarak izleyicinin merakını giderecek. Dizinin ana hikayesini oluşturan Tahir Mutlu-Mehmet Aziz Tarman mücadelesi yine eskiden olduğu gibi sürüyor. Yeni bölümlerde Tahir Mutlu daha aksiyoner hale gelirken, Mehmet Aziz Tarman ve adamları da boş durmuyor. Fakat önceki bölümlere nazaran pozisyonları biraz daha farklı. Dizide radikal bir değişikliğe gitmediklerini ve kadroyu koruduklarını söyleyen yapımcı Ahmet Gül, gelecek için umutlu konuşuyor: “İpucu veremem; ama şöyle söyleyeyim. Gönüllerdeki senaryoyu uygulayacağız. Tatil dönüşü tüm ekibi çok iyi gördüm. Hepsinin morali çok yüksekti. Tatilde gördükleri ilgiyi anlatıyorlar. ‘Biz dizinin etkisinden haberdar değilmişiz.’ diyenler oldu. Herkes onun için projeye dört elle sarılmış durumda. Seyircilerin verdiği manevi destekle diziyi daha güzel yerlere getireceğimize inanıyorum. Daha geniş kitlelere hitap edecek.”
Çekimlerin çok iyi gittiğini söyleyen yönetmen Demir Keskin de izleyicinin geçmiş dönemden daha iyi bir ‘Şubat Soğuğu’ seyredeceğinden emin konuşuyor. Kurgu gereği tempoyu biraz yüksek tutacaklarını söyleyen Keskin, “Mehmet Aziz Tarman ve Tahir Mutlu arasındaki olayları biraz daha tırmandırmayı ve diziyi hareketlendirmeyi düşünüyoruz.” diyor. Dizide polis memuru Selim karakterini canlandıran Ufuk Şener de, çekimlerde hayli neşeli gözüküyor. “Kim ölüyor, kim kalıyor?” diye sorduğumuz genç oyuncu, “Size ipucu veremem; ama güzel sürprizler var. Keyifli bir senaryo geliyor. Polisiye çekiyoruz, kimin ölüp kimin kalacağı belli olmuyor. Nedim’in son bölümde ölüp ölmediği belli değildi, bugün onu çekiyoruz. Ama Zaman okurlarına Nedim’in ölmediği sırrını verebilirim.” diyor.
18.08.2005
Yusuf Bülbül
İstanbul
http://www.zaman.com.tr/?hn=202814&bl=televizyon&trh=20050818 ve http://www.subatsogugu.web.tr/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&p=17146#17146 den alıntı yapılmıştır.
zugasibere 13-09-05, 10:28 http://www.subatsogugu.tv şubat soğuğunun resmi web sitesi açılsı sitede yeni çıkan dizi mizikleri albümünü,şimdiye kadar yayınlanmış 36 bölümün tamamını indirebilirsiniz.fotoğraflar vs de cabası....
zugasibere 13-09-05, 10:36 http://www.subatsogugu.tv/foto_galeri/images/1.JPG
zugasibere 13-09-05, 10:37 http://www.subatsogugu.tv/foto_galeri/images/2.JPG
zugasibere 13-09-05, 10:37 http://www.subatsogugu.tv/foto_galeri/images/7.JPG
zugasibere 13-09-05, 10:38 http://www.subatsogugu.tv/foto_galeri/images/10.JPG
zugasibere 13-09-05, 10:41 http://www.subatsogugu.tv/afis_flayer/subatsogugu_effectli_K.gif
zugasibere 13-09-05, 10:45 http://www.subatsogugu.tv/afis_flayer/subatsogugut768X1097.jpg
zugasibere 13-09-05, 10:47 http://www.subatsogugu.tv/afis_flayer/subatsogugu_effectli768X1097.jpg
zugasibere 13-09-05, 10:54 KURTLAR VADİSİ'NE RAKİP ÇIKTI
Kurtlar Vadisi'ndeki Kurtlar Konseyi'nden sonra STV'de yeni başlayan 'Şubat Soğuğu' dizisi de, suikastler işleyen ve ülkeyi kontrol eden gizli cemiyetiyle dikkat çekiyor. Yuvarlak masanın etrafındaki yedi kişiden oluşan cemiyet, gizli iktidarını sürdürmek için devletin içindeki kollarına operasyonlar yaptırıyor. Cemiyet'in kolları, sermaye kesiminden yeraltı dünyasına uzanıyor.
Samanyolu'nun “Şubat Soğuğu” dizisinde Kurtlar Konseyi'ndeki baron ve arkadaşları gibi Cemiyet üyelerinin kimlikleri açık değil, ancak Cemiyet toplantılarındaki konuşmalar
bu oluşumun devletin içinden, iş âlemi, medya ve yeraltı dünyasına kadar geniş bir örgütlenmeye sahip olduğunu, toplumu belirli bir doğrultuda dizayn etmek için operasyonlar yaptığını gösteriyor.
Eylemlerini ve kirli işlerini bir operasyon şefinin eliyle yürüten Cemiyet'in bir diğer ilginç özelliği, Türkiye'de irtica tehlikesinin yüksek boyutlarda olduğunu göstermek için irticai örgütler kurması ve irticai gösteriler organize etmesi. Dizinin isminin “Şubat Soğuğu” olması, doğal olarak Türkiye'nin yakın tarihini ve “28 Şubat süreci” adı verilen dönemi çağrıştırıyor. Şu ana kadar yayınlanan yedi bölümde, henüz 28 Şubat sürecinin o sıcak günlerini çağrıştıran olaylar yok; ancak Cemiyet'in yaptığı infazlarda, yakın tarihteki önemli suikastlere ve faili meçhullere göndermeler yapılıyor.
Örneğin, Cemiyet'i ortaya çıkarmak üzere olan sosyal demokrat gazeteci Erdoğan Coşkun'un, arabasına bomba konularak havaya uçurulması 24 Ocak 1993'te meydana gelen Uğur Mumcu cinayetini andırıyor. Dizinin yapımcıları Cemiyet'e, “Eriyip giden kışla beraber elindekileri kaybetmek istemeyen acımasız bir yapı, yerini bahara bırakmak istemeyen Şubat'ın son hamlesi” tanımlamasını getirerek, yakın dönemde yaşadığımız olaylara epey göndermeler yapacaklarının işaretini veriyorlar.
Cemiyetin devletteki en önemli adamı
Hikaye, Cemiyeti ortaya çıkarmak üzere olan bir gazetecinin, çocuklarının gözü önünde eşi ile birlikte öldürülmesiyle başlıyor. Gazetecinin oğlu, o gece siluetini hafızasına nakşettiği infazcıdan intikamını almak için polisliği seçiyor. O, komiser yardımcısı olarak görevine başlarken Cemiyet'in infazcısı, “Ulusal Güvenlik ve Strateji Komisyonu Başkanı” olarak devlet görevine başlıyor. O artık, gizli Cemiyet'in devletteki en önemli adamıdır. Bir diğer görevi de ülkeyi kontrol etmek isteyen Cemiyet'in önüne çıkan her engeli temizlemek.
Cemiyet ülkeyi kendi istekleri doğrultusunda dönüştürmek isterken, karşısında toplumun çeşitli kesimleriyle devletin içinden dürüst ve vatansever insanların oluşturduğu bir cephe çıkıyor. Ölümüyle hikâyeyi başlatan gazeteci de, infaz edilen ikinci gazeteci Erdoğan Coşkun da birer sosyal demokrattır. Cemiyet'in önündeki yeni engel ise konuşmaları, kitapları ve duruşuyla toplumun önünde çok etkili bir figür olan muhafazakar değerlere sahip tarih öğretmeni Tahir Mutlu. Toplumu çatışmalara götürebilecek olaylarda hemen devreye girebilen bir kanaat önderi pozisyonundaki Tahir Mutlu, ülkede sürekli istikrarsızlık ve karışıklık isteyen Cemiyet için büyük bir tehdit durumuna geliyor.
Cemiyet'in kirli yüzü
Şubat Soğuğu, bir yandan Cemiyet'in tarih öğretmeni Mutlu'yu etkisiz kılmak mücadelesini yansıtırken diğer taraftan Cemiyet'in bir ahtapotu andıran kollarıyla devleti, sermaye kesimini, yeraltı dünyasını ve medyayı yönlendirmeye kalkışan kirli yüzünü yansıtıyor. Örneğin bir Cemiyet toplantısında operasyon şefi cemiyet üyelerine bilgi verirken, “Gazeteci Erdoğan Coşkun, bizim uyuşturucu dünyasındaki önemli bir adamımıza ve terör örgütüyle bağlantımıza ulaşmıştı” diyor. Bir süre sonra bu uyuşturucu kaçakçısı Cemiyet'in bazı örtülü operasyonlarını finanse eden kişi olarak karşımıza çıkıyor.
Bir Cemiyet üyesinin, “Geçmişte ilahiyat doçentini, hukuk kurumu başkanını da biz ortadan kaldırmıştık” sözü 1990'ların başında meydana gelen Bahriye Üçok ve Muammer Aksoy cinayetlerini çağrıştırmaktaydı. Kasetle şantaj gibi çeşitli olaylarda kullandığı elemanlarını dahi işleri bitince infaz ettiren Cemiyet, devletin istihbarat binasını dahi adamlarına bombalatarak çok acımasız bir örgüt olduğunu gösteriyor.
Ülkede irtica tehlikesinin çok yoğun seviyede olduğunu göstermek için “İslami Mücadele Ordusu” ismiyle bir örgüt kuran Cemiyet'in toplantısında yine bir üye, “Şu an için çok kritik bir eşikteyiz. Özellikle Avrupa Birliği yolunda alınan mesafe, bizi oldukça endişelendiriyor. Hükümetin bugüne kadar yaptığı açılımlar ve bundan sonra yapılması planlananlar, şimdiden konumumuzu zedelemeye başladı” diyor. Bunun üzerine operasyon şefi gidişata müdahale edeceğini belirtirken, bir diğer Cemiyet üyesi, “Bu konuda toplumu manipüle etmek için de gerekeni yap” talimatını veriyor.
Şu ana kadar yayınlanan bölümlere bakıldığında Şubat Soğuğu, tıpkı Kurtlar Vadisi gibi önümüzdeki dönemde büyük tartışmalara yol açacağa benziyor. Konsepti, Kurtlar Vadisi'nden farklı olsa da Şubat Soğuğu'nda da yaşadığımız ve yaşamakta olduğumuz gelişmelerin izdüşümü mahiyetinde olaylar var. Kirli işlerini ve devletin içindeki gizli iktidarını sürdürmek isteyen yedi üyeli Cemiyet'e karşı Şubat Soğuğu'nda henüz bir “Aslan Bey” yok. Bu gizli örgüte karşı mücadeleyi şimdilik Organize Suçlar Şubesi yürütüyor, ancak dizinin yapımcıları ileriki bölümlerde böyle bir karakterin diziye dahil olacağını belirtiyorlar. Dizinin bir diğer özelliği Kurtlar Vadisi'ndeki “Memati” ve “Pala”yı aratmayacak soğukkanlılıkta bir tetikçiye sahip olması. Tetikçi Nedim, Cemiyet tarafından “biletleri” kesilen kurbanlarını hep tek vuruşla götürüyor.
Gazeteciler.com sitesinin 10 Kasım tarihli haberi
zugasibere 13-09-05, 10:55 KURTLAR VADİSİ 2 (Şubat Soğuğu) HER HAFTA İZLEYİCİ KİTLESİNİ KATLIYOR!
Vadim o kadar yeşildi ki!
Kurtlar Vadisi''nin bir benzeri olan "Şubat Soğuğu", Samanyolu TV''- de her hafta giderek daha büyük bir seyirci kitlesiyle buluşuyor. "Kurtlar Vadisi"ndeki Konsey''in rengi bu dizide biraz "yeşile" çalmış ve "Cemiyet" adını almış. Cemiyet, ülkenin yönetimini ele geçirmek için zaaf kolluyor. Bu nedenle Türkiye''de irtica tehlikesinin yüksek boyutta olduğunu göstermek ve bundan hem siyasi hem de ekonomik rant elde etmek adına irticai örgütler kuruyor ve bunları yönetiyor.
Tetikçisi bile var.
Cemiyet, 7 kişiden oluşuyor. Tıpkı "Kurtlar Vadisi"nde olduğu gibi komplolar ve suikastlar düzenliyor. Hatta yine "Kurtlar Vadisi"ndeki tetikçi Testere Necmi gibi, "kelle almakla" görevli özel bir tetikçileri de var. Adı, Nedim... Bu arada devlet adına Cemiyet''in peşine düşen komiser Tarık ise Polat Alemdar karakterini anımsatıyor. Özetle, "Kurtlar Vadisi", Samanyolu ekranında yeşile boyanmış gibi... Bu gece 20.00''de yeni bölümüyle Samanyolu TV ekranına gelecek dizide Kenan Bal, Suavi Eren, Aytaç Yörükaslan, Aykut Sözeri gibi deneyimli oyuncular rol alıyor. Vadinin koyu yeşil tonlarını merak edenlere duyurulur...
medyafaresi.com isimli sitenin 03 aralık tarihli haberi
zugasibere 13-09-05, 10:56 ŞUBAT SOĞUĞU'NUN TAHİR MUTLU'SU KENAN BAL OYNADIĞI KARAKTERİ VE DİZİYİ ANLATTI!
Televizyonun ilgiyle izlenen dizilerinden Şubat Soğuğu hem senaryosu hem de oyuncularıyla adından söz ettiriyor. Samanyolu TV'de yayınlanan dizinin yönetmeni Gürsel Ateş, başrol oyuncusu ise daha önce Asmalı Konak'ın Ali Bey'i olarak dikkat çeken Kenan Bal. Bu dizide muhafazakar kesimden yurtsever bir aydın olan tarih öğretmeni Tahir Mutlu'yu canlandıran Kenan Bal ve yönetmen Gürsel Ateş, starbox Magazin'in sorularını yanıtladı. Kenan Bal ve Gürsel Ateş'in Kurtlar Vadisi ve Şubat Soğuğu hakkındaki görüşlerinin yer aldığı röportajı haberin devamından okuyabilirsiniz.
Şubat Soğuğu dizisinde nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?
Öncelikle bizim dizimizi Kurtlar Vadisi'nden ayırmamız gerekiyor. Mafya, derin devlet böyle bir karmaşa var. Bizim dizimizde ise devletin içinde yapılanmış istikrarı ve gelişmeyi engelleyen güç odakları var. Bu aslında gerçekte ülkemizde de yaşanıyor. 1900 küsürlerden beri Türkiye'yi yönetmeye çalışan CIA bağlantılı güç odakları var. Devletin bazı mekanizmalarına sızmış Türkiye'yi yönlendirmeye ve nemalanmaya çalışan bir güç dengesi var. Benim canlandırmaya çalıştığım Tahir Hoca karakteri ise bunların karşısında muhafazakar kesimden yurtsever bir aydın. Aynı zamanda bir gazetede ülke meselelerini çok iyi bilen ve meselelere objektif bakabilen bir köşe yazarı. Yani kısaca ülkeyi bölmek isteyen dış güçlere karşı fikirleriyle savaş veren ve karşısında duran bir tarih öğretmeniyim. Zaten bu aydın olmanın bir gereğidir. Zamanında bunun örnekleride gerçek hayatta yaşanmıştır.
Şubat Soğuğu dizisinin senaryosu ülke meseleleriyle bire bir örtüşüyor mu?
Tam bire bir değil ama izlediğiniz zaman hissediyorsunuz. Bu tip şeyler ülkemizde yaşandı ve bundan sonra da yaşanacak. Genel fotoğraf anlamında birçok benzerlikler var. Kurtlar Vadisi'nden ayrılan tarafı ise orada iki taraftada şiddet öğesi var. Mafya var, devletin mafya içerisinde elemanları var. Orada bir mafya dünyası var, Türkiye bunları yaşadı. 12 Eylül'ün yaşanmasının belkide nedeni CIA'in tezgahlarıdır. Solcu-sağcı çatışması, dinci-solcu çatışması, Güneydoğu'da yaşanan etnik çatışmalar Türkiye'yi istikrarsızlığa götüren nedenlerdir. Bundan nemalanan güç odaklarının hikayesi. Kurtlar Vadisi'nde her iki taraftada bir silahlı mücadele ve cepheleşme var. Ama bizim dizimizde bu yok. Benim canlandırdığım Tahir Hoca meselelere biraz daha soğukkanlı ve biraz daha objektif bakabiliyor. Mücadelesini fikirleri ve düşünceleriyle veriyor, silahla değil. İçine çekilmek istediği tuzağa düşmek istemiyor. Meselelere daha yumuşak bakabiliyor. Kurtlar Vadisi'nden ayrıldıkları konsept bu. Kurtlar Vadisi ayrı bir konsept diye düşünüyorum. Orada gösterilen birçok şey hayatımızın içinden geçti. Laz Ziya karakteri Dündar Kılıç'dır. Abdullah Çatlı, Alaaddin Çakıcı, yani orada herkesin bir karşılığı var. Bizim dizimizde Tahir Hoca bir şeyin karşılığı değil. Sadece yurtsever bir aydın.
Mafya dizileri hem çok seviliyor hem de çok eleştiriliyor. Sizin bu konudaki görüşünüz ne?
Türkiye mafyayı çok iyi tanıyor. Türk halkının yapısında böyle bir şey var, bir şiddet öğesi var. Mafya 1980'den sonra farklı bir boyuta geldi. Eskiden mafya kaçak sigara işi yapardı, randevu evlerinden haraç alırdı, daha küçük ve daha insani mafyalardı. Sonra işin içine siyasi mafyada girdi. Eroin çok büyük bir pazar Türkiye'de. Eroin Türkiye'nin üzerinden geçer ve bu geçen eroinden kazanılan rant vardır. O rantı yemeninde kültürü vardır. Bunuda yaşamış bir toplumuz. Behçet Cantürkler öldürüldü. Eroin her geçtiği ülkeden nemalanır ve bundan da mafya nemalanır. Bu tip diziler kangölü dizilerdir ve ülkeye yararı yoktur. Eğitim düzeyi düşük insanları mafyaya özendirmemek gerek. Eğitimli aklıbaşında insanlar mafyaya zaten özenmezler. Mafyaya katılan tetikçiler genelde işsiz, belki biraz siyasi kültürden gelen eğitim seviyesi düşük insanlardır. Mafya bu anlamda demokratik değerlerede zarar veriyor.
Kurtlar Vadisi'nde şimdiye kadar en çok eleştirdiğiniz şey nedir?
Çok fazla şiddet öğesi var. Ömer Lütfi Topal'a denk gelen karakteri oynayan Haldun Boysan'ın bir bilardo masası üzerinde kollarını ve bacaklarını beyzbol sopasıyla kırarak ve daha sonra başına kurşun sıkarak öldürülme sahnesi bana göre şiddetin doruğudur. Bu sahnelerin biraz daha örtülü çekilmesi gerekirdi. Bu sahneler görsel olarak da çok çirkin, ben seyrederken rahatsız oldum.
Peki sizin dizinizde kan ve şiddet yok mu?
Evet var ama çok fazla değil. Bir iki şey oldu olmadı değil. Uğur Mumcu'nun bombayla havaya uçuşu ve İran bağlantılı eroin mafyası radikal bir grubun eylemleri var. Polisin sol bir gruba karşı bir tarama sahneleri çekildi ve 1-2 kişi ölmüştü.
Bu tip dizilerden çıkarılacak sonuç sizce ne olmalı?
Mafyanın çirkin bir kültür olduğunu öğretirsek mesaj kamuoyuna doğru bir şekilde gider. Ama ona özendirirsek mesaj yanlıştır. Biz mafyanın çirkinliğini sergiliyoruz ve doğru mesaj vermeye çalışıyoruz. Galip gelmesi gereken devletin gücü yani emniyet birimleri olması gerekir. Mafyayı özendirmek ülkemize büyük zarar verir. Ülkede buna elverişli bir yapı var. Biz kabadayı kültürünü seven bir toplumuz. Mafyayı işsizliğin had safhada olduğu şu günlerde özendirmemek gerekiyor.
Yönetmenliğini yaptığınız Şubat Soğuğu dizisi gerçeklerle ne kadar örtüşüyor ve kahramanları bire bir aynı mı?
Biz yazılan bir senaryoyu çekiyoruz. Senaryoyu yazan ve bu projeyi hazırlayan isimler tabii ki belli şeylerden esinlenerek ve yola çıkarak bunları oluşturuyorlar. Fakat birebir örtüştüğünü söyleyemeyiz. Her sanatçı, her yazar, her yönetmen mutlaka gerçek olaylardan etkilenir. Ben bir adamı bir şekilde yorumlayıp ona göre çekerim. Ama seyircide başka bir şekilde anlamak ister ve ona göre yorumlar. Yani ekrandaki karakterleri herkes kendisine göre yorumlayabilir.
Star gazetesinde yer alan Şubat Soğuğu ile ilgili bir haber
zugasibere 13-09-05, 10:57 Samanyolu''nun büyük ses getiren dizisi Şubat Soğuğu şok gelişmelerin yer aldığı yeni bölümle cuma akşamı ekranlarda. Suikastler işleyen ve ülkeyi kontrol etmeye çalışan gizli ''Cemiyet'' ülkeyi karıştırmaya devam ediyor. Eylemlerin ve kirli işlerin operasyon şefi, Gazihisar olayları ile başlayan mezhep çatışmasını körüklemeye devam ediyor. Gazihisar''da kanlı olaylar bitmiyor, şok gelişmeler izleyenleri bekliyor.
Yakın tarihte yaşanan kimi olaylara ışık tutan, gizli gerçekleri deşifre eden Şubat Soğuğu, cuma akşamı yayınlanacak yeni bölümünde Cemiyet''in bir ahtapotu andıran kollarıyla devleti, sermaye kesimini, yeraltı dünyasını ve medyayı yönlendirmeye kalkışan kirli yüzünü yansıtıyor. Halkı nasıl provake ettiğini gösteriyor.
Medyafaresinin Şubat Soğuğu Haberi 22.12.2004
zugasibere 13-09-05, 10:59 TAHİR HOCA FETHULLAH GÜLEN Mİ?
Yeni Şafak Gazetesi, müthiş bir polemik başlattı. Gazete, STV'nin Şubat Soğuğu isimli dizisindeki Tahir Hoca'nın, Fethullah Gülen'i temsil ettiğini savunuyor.
Şubat Soğuğu dizisindeki Tahir Hoca'nın Fethullah Gülen'i temsil ettiği iddia ediliyor. Tahir Hoca'yı canlandıran Kenan Bal, Gülen'i oynadığını kabul etmiyor!
Tahir Mutlu, Fethullah Gülen değil Bediüzzaman'ın öğrencisi olabilir...
Şubat Soğuğu'nda canlandırdığı Tahir Öğretmen karakterinin Fethullah Gülen'e benzetilmesine karşı çıkan Kenan Bal, bu karakterin Bediüzzaman'ın öğrencilerinden birisi olan Tahiril Mutlu ve Gülen'in hayat hikayelerinin harmanlanmasından çıkmış olabileceğini söylüyor. Bal'ın asıl oynamak istediği ise 'devrimci baba' rolüymüş
Asmalı Konak'taki "aşık Ali Hamzoğlu" karakteriyle oyunculuğa başladıktan 25 yıl sonra şöhrete kavuşan ve şimdilerde de Samanyolu'nda yayınlanan Şubat Soğuğu dizisinde canlandırdığı muhafazakar öğretmen Tahir Hoca karakterinin Fethullah Gülen'e benzetilmesiyle yeniden gündeme gelen Kenan Bal, bu yöndeki söylemlere karşı çıkıyor:
"Tahir Mutlu bir tarih öğretmeni, muhafazakar kesimin bir aydını." diye konuşan Kenan Bal, dizinin Kurtlar Vadisi'ne benzetilmesine ise, "Kurtlar Vadisi tam bir mafya dizisi, Şubat Soğuğu'nun kahramanı Tahir Hoca muhafazakar bir adam. Cemiyet'in de mafya bağlantısı var, tam mafya dizisi değil." karşılığını veriyor.
Oyunculuğa 1978'de başlayan ve yaklaşık 45 dizi ve 27 filmde rol alan Kenan Bal, bugünlerde Şubat Soğuğu'nun yanısıra, Çemberimde Gül Oya adlı 12 Eylül'de solun geçirdiği süreci anlatan dizide de, burjuva, otoriter bir babayı canlandırıyor. İki dizide birden oynamanın yoruculuğundan şikayetçi olmayan Bal'ın en çok oynamak istediği karakter ise "devrimci bir baba"ymış. Bal, "aktörlük başka bir şey, hep kendinize benzeyen görüşleri oynama şansınız olmayabilir." diyor.
Tahir Hoca, Gülen değil
Kenan Bal, Tahir Mutlu karakterinin Fethullah Gülen'e benzetilmesine "İlgisi yok" diyerek karşılık veriyor. Bu benzerlikle ilgili birkaç haber okuduğunu ifade eden Kenan Bal, canlandırdığı karakterin Fethullah Gülen olmadığını, olsaydı bunun kendisine söyleneceğini ifade ediyor: "Tahir Mutlu, Fethullah Gülen'e denk düşen bir karakter ancak öbürü cami imamı, bu bir tarih öğretmeni."
Senaristlere canlandırdığı karakterin yaşayıp yaşamadığını sorduğunu belirten Kenan Bal, 'Hayır, yaşamıyor.' cevabını aldığını söylüyor. "Belki kahraman birkaç karakterden oluşturulmuştur." diyen Bal, Tahiril Mutlu diye birinin tarihte olduğunu söylüyor ve ekliyor: "Bediüzzaman'ın öğrencilerindenmiş ama yaşamıyor. Belki Tahiril Mutlu ile harmanlayıp yeni bir karakter yaptılar, ancak emin değilim. Ama kesinlikle Fethullah Gülen değil." diyor.
Yerli yapımların öne çıkmasıyla oyuncuların iş imkanlarının çoğaldığını dile getiren Bal, yazdan bu yana kendisine 11 dizi teklifinin geldiğini söylüyor. Manken ve şarkıcıların çok astronomik rakamlar aldığını belirten Bal, "Ebru Gündeş'in dizi çektiği dönemlerdi. 5 - 6 karakter oyuncusunun 13 bölümde aldığını Gündeş bir bölümde alıyordu." diyor sözlerinin sonunda.
Cemiyet, belki de CIA uzantısı
Şubat Soğuğu dizisinde Tahir Hoca'nın karşısında durmaya çalıştığı "Cemiyet"i "Belki de CIA'in bir uzantısıdır" diye açıklayan Kenan Bal, "Emperyalist devletler bizim gibi az gelişmiş ülkeleri yönetirler. Bana biraz Amerikan emperyalizminin Türkiye'deki bağlantıları gibi geldi. Belki böyle bir cemiyet değil de böyle bir dernek vardır" diyor.
Türkiye'nin yakın geçmişte yaşadığı olaylara da göndermelerin yapıldığı dizide, Aziz Nesin Yücel Nesrin olarak anılmış ve Uğur Mumcu'nun öldürülmesi olayını hatırlatan bölümler yeralmıştı. Sivas olaylarıyla ilgili Madımak Oteli'nin yakılmasına da bir gönderme yapılan dizide, bir Alevi derneğinin yakılmak istendiğini ve şiddettten hoşlanmadığı için buna tepki gösterdiğini ifade eden Kenan Bal, tepkisinden dolayı o gün çekimlerin yapılmadığını söylüyor.
internethaberde çıkan bir haber-röportaj
zugasibere 13-09-05, 11:01 İLGİNÇ İDDİA! FETHULLAH GÜLEN DİZİ KARAKTERİ OLDU! HANGİ DİZİDE
FETHULLAH GÜLEN KARAKTERİ VAR?
Şubat Soğuğu dizisindeki Tahir Hoca'nın Fethullah Gülen'i temsil ettiği iddia ediliyor. Tahir Hoca'yı canlandıran Kenan Bal, Gülen'i oynadığını kabul etmiyor!
Tahir Mutlu, Fethullah Gülen değil Bediüzzaman'ın öğrencisi olabilir...
Şubat Soğuğu'nda canlandırdığı Tahir Öğretmen karakterinin Fethullah Gülen'e benzetilmesine karşı çıkan Kenan Bal, bu karakterin Bediüzzaman'ın öğrencilerinden birisi olan Tahiril Mutlu ve Gülen'in hayat hikayelerinin harmanlanmasından çıkmış olabileceğini söylüyor. Bal'ın asıl oynamak istediği ise 'devrimci baba' rolüymüş
Asmalı Konak'taki ''aşık Ali Hamzoğlu'' karakteriyle oyunculuğa başladıktan 25 yıl sonra şöhrete kavuşan ve şimdilerde de Samanyolu'nda yayınlanan Şubat Soğuğu dizisinde canlandırdığı muhafazakar öğretmen Tahir Hoca karakterinin Fethullah Gülen'e benzetilmesiyle yeniden gündeme gelen Kenan Bal, bu yöndeki söylemlere karşı çıkıyor:
''Tahir Mutlu bir tarih öğretmeni, muhafazakar kesimin bir aydını.'' diye konuşan Kenan Bal, dizinin Kurtlar Vadisi'ne benzetilmesine ise, ''Kurtlar Vadisi tam bir mafya dizisi, Şubat Soğuğu'nun kahramanı Tahir Hoca muhafazakar bir adam. Cemiyet'in de mafya bağlantısı var, tam mafya dizisi değil.'' karşılığını veriyor.
medyafaresi.com'da Şubat Soğuğu
zugasibere 13-09-05, 11:02 KENAN BAL, TAHİR HOCA'YI BEĞENDİ.
Onu Asmalı Konak'tan tanımıştık. Şimdi de çok izlenen ve konuşulan Şubat Soğuğu'nda Tahir Hoca karakterini oynuyor. Kenan Bal, kendisini ve karakterini anlattı. Türkiye'de geniş kitleler Kenan Bal'ı Asmalı Konak'taki Ali Hamza rolüyle tanıdı. Bal, dizinin meşhur ettiği öne çıkan karakterlerden biri oldu.
Art arda rol aldığı dizilerde oyunculuğuyla takdir topladı. Televizyon izleyicilerinin karşısına Çemberimde Gül Oya'nın Demokrat Partili otoriter babası Dinçer Bey, Şubat Soğuğu'nda eğitimci Tahir Hoca rolüyle çıktı. Şöhreti 40'ından sonra yakalayan Bal, herkes tarafından tanınıyor olmasına değil de, oyunculuktaki başarısına seviniyor. Bal, “Rol aldığım her dizide oyunculuğumun tırmanışa geçtiğini görüyorum.” diyor.
Türkiye'nin Emmy'si “Beyaz İnci TV Ödülleri”ne Polisiye-Macera dizi kategorisinde Şubat Soğuğu'ndaki Tahir Mutlu rolüyle En İyi Erkek Oyuncu adayı gösterilen Kenan Bal, “Oyunculuk adına verilen her ödül sinema için bir yatırımdır. Kime verilirse verilsin amacına ulaşmış demektir.” diye konuşuyor. Aday gösterildiği dalda, “Şeytan Ayrıntıda Gizlidir” isimli dizideki rolüylü Nejat İşler ve “Köpek”in başrol oyuncusu Erkan Petekkaya ile yarışacak olan Bal yarışma için iddialı olmadığını söylüyor, ancak “Ödül alırsak da fena olmaz.” diyor.
Ahmet Mekin, filmde rol verdi
1978 jenerasyonunun devrimci gençlerinden biridir Kenan Bal. Sağ-sol çatışması yüzünden kan gövdeyi götürürken sokaklardadır. Saldırılara uğrar, gözaltına alınır, işkence görür ve ölümlerden döner. Terörün kol gezdiği yıllarda belediyedeki meclis üyeliği sebebiyle siyasi coğrafyanın içinde yer alır.
Mahalle arkadaşı sinema sanatçısı Ahmet Mekin, sokak terörünün içinde bırakmak istemez arkadaşını ve kendi oynadığı “Denizin Kanı” filminde küçük bir rol verdirir. Oyunculuk hiç aklında yokken birden setlerde bulur kendini. 45 dizide, 25 sinema filminde rol alır. 12 Eylül'ün sıcak olaylarının anlatıldığı Çemberimde Gül Oya isimli dizide hiç zorlanmaz oyuncu. Çünkü o dönemin yakın tanığıdır. Dizideki çatışma sahnelerini izlerken o günleri tekrar yaşadığını anlatan Bal, “Diziyi izlerken ağlıyorum.” diyor. Ünlü oyuncu, Çemberimde Gül Oya sürerken, Samanyolu'nda Şubat Soğuğu'nda başrol oynamaya başlar.
Her iki dizideki rolü de Kenan Bal'ın gerçek hayattaki dünya görüşüyle paralel değildir. Bal, dinsel motifli, muhafazakâr Tahir Hoca karakteri rolünü kabul etmesini şöyle açıklıyor: “Ben sosyalist bir yurtseverim, Tahir Hoca muhafazakâr bir yurtsever. Siyasi kulvarlarımız ayrı olabilir; ama benim için yurtseverlik ortak paydadır. İnsan yurtsever olduktan sonra, siyasi görüşü, dini, dili benim için fark etmez. Nitekim ben katıksız bir yurtseverim ve Tahir Hoca'yla hiç çelişmedim.” Aynı gün içinde iki ayrı sette iki ayrı karaktere bürünmek zorunda kaldığını anlatan Bal, “O rolleri benimser, oynadığınız karakterin kimliğine bürünürseniz zorlanmazsınız.” diye konuşuyor.
internethaber.com/ İnternet Haber'de Yayınlanan Kenan Bal ile ilgili yazı...
zugasibere 13-09-05, 11:03 BÜLENT ARINÇ: DÜĞMEYE MEHMET AZİZ TARMAN BASTI!
Habertürk Televizyonu 'nda Basın Klübü 'ne konuk olan TBMM Başkanı Bülent Arınç, Erkan Mumcu'nun istifasıyla başlayan "Düğmeye kim bastı" tartışmasına açıklık getirdi. Arınç, Düğmeye Basan'ın Mehmet Aziz Tarman olduğunu açıkladı...
Bir televizyon programını izlerken belkide ilk defe böylesine heyecanlandım. TBMM Başkanı son derece ciddi bir şekilde sordu: "Düğmeye basanı gerçekten öğrenmek istiyor musuzunuz? Programa katılan gazeteci arkadaşlar, sunucu Melih Meriç gibi bir an şoka girdiler. Bülent Arınç devam etti : "Ben size düğmeye basanı söylerim, ama bu konuda başka soru sormayacaksınız." Gerek ekrandakiler, gerekse programa katılanlar müthiş bir bekleyiş içine girdiler. Programı sunan Melih Meriç, "Bu cevap karşısında bu riski göze alıyorum, buyrun söyleyin" dedi. Bunun üzerine Bülent Arınç "Düğmeye basan kişi Mehmet Aziz Tarman'dır. Kendisi kanlı canlı yaşıyor. Ulusal Güvenlik ve Strateji Komitesi Başkanı'dır."
"Şubat Soğuğu" STV'de yayınlanan bir dizi film. Her ne kadar dizinin başında "Bu dizideki karakterlerin gerçek hayatla bağlantısı yoktur" diye yazsa da bu dizideki her karakterin gerçek hayatta birebir karşılığı olduğuna izleyici inanıyor. Televizyon izleyicisi tıpkı "Kurtlar Vadisi" ndeki karakterler gibi bu dizideki karakterleri de birebir gerçek hayattakilerle eşleştiriyor. Çünkü dizi son derece güncel şekilde cereyan ediyor ve güncel karakterlerin hemen hepsi bu dizide yer alıyor. Bu dizinin son bölümlerinde yeni bir karakter ortaya çıktı. Bu karakterin adı Şah Veli. Bu karakterin özelliği, dindar gibi görünüp dindarların aleyhine çalışan bir tarikat şeyhi olması. Şah Veli'nin kim olduğuna dair fikir yürütenler için birkaç ip ucu daha vereyim: Şah Veli çok kadınla evli ve derin devletle de bağlantısı var!
Dünden Bugüne Tercüman gazetesi köşe yazarlarından Nuh Gönültaş'ın 05 Nisan 2005 tarihli köşe yazısı...
:::Şubat Soğuğu Yeni Sezon Tanıtım Slaydı:::
http://cc.domaindlx.com/mcpokemon/subatsogugu.html
Şubat Soğuğu, patlayan bombalarla ısınıyor
Geçtiğimiz dönemin çok konuşulan dizisi “Şubat Soğuğu” bu akşam yeni sezonun ilk bölümüyle ekrana geliyor.
Nedim sayesinde, Tahir Mutlu’nun konferans verdiği salona yerleştirilen bombalar patlamamış, sadece iç kısımda, küçük çapta bir patlama yaşanmıştır. Nedim ve Suzan, yaralı halde beklerlerken, Suzan’ın adamları öldü diye Nedim’i bırakır, Suzan’ı ise hastaneye yetiştirir. Bu arada Mehmet Aziz Tarman’ın aracına konulan bomba patlamış; ancak Tarman, bir telefon sayesinde, oğluyla birlikte canlı kurtulmayı başarmıştır. Tarman, hiç vakit kaybetmeden kendisine bu suikastı düzenleyen ismi aramaya başlar. Çok geçmeden de Tahir Mutlu’nun konferans verdiği salona yerleştirilen bomba ile kendi arabasına konulan bombanın eşzamanlı olduğu bilgisine ulaşır.
Polis, gizli bir soruşturma yürüterek bombanın failini aramaya devam ederken arkadaşı Nedim’in bir tetikçi olduğunu öğrenen Semih, ondan bir açıklama ister. Bombalı saldırıdan canlı kurtulan Tahir Mutlu’ya toplumun her kesiminden destek mesajları yağmaktadır. Bu arada, kaçırılan muhasebeci Rıza’nın cesedi, bombalı düzeneğin hemen yanında bulunmuş, Rıza’nın cemiyet tarafından zorla imzalatılan ve içeriğinde Tahir Mutlu’yu suçladığı mektubu onu bir zanlı haline getirmiştir. Rıza’nın cenazesini kendi şovlarına alet etmek isteyen Selüloğulları, ansızın karşılarında Tahir Mutlu’yu bulacak ve Tahir Mutlu, hiçbir şekilde suçlu olduğuna inanmadığı bu adamın, defin işlemleriyle bizzat ilgilenecektir.
Samanyolu / 20.00
http://www.zaman.com.tr/?hn=210751&bl=televizyon&trh=20050916
Bu dizinin kurtlar vadisiyle alakası yok.Kurtlar vadisi deliyürek diye bir dizi yapılmasaydı bu dizi yine çıkacaktı.Çünkü bu dizinin amacı mafyayı göstermek değil.Mafyanın bazı kısımlarının bazı şeyleri suistimal ederek toplumu nasıl şerefsizce medya oyunlarıyla birbirine vurdurduğunu nasıl kışkırttığı ve insanları birbirine düşman ettiği,insanların nasıl kandırıldığı toplumun nasıl bıçakla keser gibi 2ye bölündüğü anlatılıyor.
bu dizi bittimi eski bölümlerimi oynuyor burda olduguna göre bitti galiba
Bi bakmak laızm, merak ettim şimdi :D
bence oldukça güzel ve izlenmesi gerekli bir dizi.
Şubat Soğuğu
Türü: Yerli Dizi
Saat: 22:00
Açıklama:
Aziz Tarman, intikam için saldırıyor.
Nedim ve Semih, beklenmedik bir baskınla girdikleri Tarman’ın ofisinden fotoğrafları alır fakat kaçmaya çalışırken Asaf’ın adamları tarafından köşeye sıkıştırılır. M. Aziz Tarman, ofisini apar topar terk eder ve bombalamak için emniyet binası olarak belirlediği hedefi sürpriz biçimde değiştirerek Kara'nın da bu hedefe uygun biçimde hazırlanmasını ister. Diğer yandan Rüstem, Kara’yı kendi tarafına çekmenin bir yolunu bulur ve bununla ilgili çalışmalarına başlar. Kenanlı’nın bombalama olayları için neler yapacağıysa merak konusudur. Bilal Ayhan, dublör meselesinden dolayı sıkıntılı günler geçirse de, akıbetini bilmediği Tahir Mutlu’yu bulabilmek ümidiyle "mektup ve gül" hareketini başlatır ve bu hareket dalga dalga büyür.
Yapımcı Ahmet Gül Yönetmen Avni Kütükoğlu Oyuncular Kenan Bal, Suavi Eren, Aytaç Yörüksalan, Aykut Sözeri
ne zaman bitiyor bu sacma dizi
tüm yorumları okumadım ama son msj bayaa agır olmus..sacma diyosunuz aslında bi yerde haklısınız yasadıgımız daha dogrusu yasamak zorunda kaldıgımız seyler gercekten sacma... dizi ekibini tebrik ediorum büyük bi cesaretle herseyi ayrıntısı ile veriolar gecmisi ve günümüzü ii bi sekilde harmanlıolar. arkadasa kesinlikle katılıorum bu dizi kurlar vadisi ile karsılastırılmamalı ama o dizi istenen sonuca ulastı gencleri etkiledi(?) insallah bu dizi de ii bi sonuc elde eder ve insanlar az da olsa bazı gercekleri ve oyunları anlar
Ben bu diziye dogruduzgun hic bakmadim ama annemle babam surekli takip ediyorlar hele babam gece yatmayip tekrarina bakiyor cuma gunleri,,ve cok begendigini soyluyor!! Valla ben 1-2 kez azcik bisey baktim hicbisey anlamadim,,tabii bastan bakmadigim icindir..
gonul_erzen 13-06-06, 18:38 ben bu diziyi ne zamandır izliyorum sanki kurtlar vadisinin klonlanmış hali gibi
SAHRA_IRMAK 13-06-06, 19:41 cok guzel bı fılm oldugunu soyluyolar ama bı turlu ızlıyemedım
ankaralıkız 13-06-06, 21:18 bence de kurtlar vadisini çok andırıyor bir mafya dizisi zaten ilk çıktığında kurtlar vadisine rakip olarak çıkmıştı hala devam ediyor. bence iyi bir rakip. kaliteli kadrosu var helal olsun.
gonul_erzen 13-06-06, 22:38 bence de kurtlar vadisini çok andırıyor bir mafya dizisi zaten ilk çıktığında kurtlar vadisine rakip olarak çıkmıştı hala devam ediyor. bence iyi bir rakip. kaliteli kadrosu var helal olsun.
bence taklitler hiç bi zaman gerçeklerine benzeyemezler. taklitten öteye gidemedi.
fenerli_kiz 15-06-06, 02:37 Arkadaslar dizinin genel fragmani..
www.samanyolu.tv den alinmistir..
http://**********.de/files/23083173/subatsogugu.wmv.html
bu dizi daha bitmedimi amma uzatiyorlar
bitmesi lazimdi herhalde bu hafta son bölümüydü gazetede okumustum bitti yaziyordu
bu dizide bitti ve halen burda
bittiğinden emin misiniz?? son iki bölüm kaldı diye duymustumda..
bittiğinden emin misiniz?? son iki bölüm kaldı diye duymustumda..
bitti bitti
Şubat Soğuğu hareketli bitecek
Finali yaklaşan ‘Şubat Soğuğu’nda aksiyon ve çatışma sahneleri her geçen gün artıyor. ‘İyiler mi kazanacak kötüler mi?’ sorusunun kafaları kurcaladığı dizide, harıl harıl çalışan ekip, son iki bölümü yetiştirmeye çalışıyor.
Sabahın erken saatlerinde başlayan çalışmalar bazen gece yarılarına kadar sürebiliyor. Dizinin pazar günü çekilen iki sahnesi; Hollywood filmlerini aratmayacak cinstendi. İlk olarak Mehmet Aziz Tarman (Süavi Eren) tarafından Cemiyet’e düzenlenen kanlı baskın, ardından da Haydarpaşa Tren İstasyonu’ndaki bombalama olayı çekildi. Çavuşbaşı’ndaki boş bir villada çekilen ilk sahnede kötülerin birbirlerine düşmesi, kendi içinde hesaplaşma yaşayan Cemiyet üyelerinin düştüğü durum vardı. Mehmet Aziz Tarman, yıllardır birlikte olduğu ve ülkenin kaderini değiştirecek kararlar aldığı ‘Cemiyet’e kanlı bir baskın düzenledi. Tarman’ın ardından salona giren dört koruma ellerindeki uzun namlulu silahlarla ortalığı adeta kan gölüne çevirdi. Patlayan camlar, kırılan vazolar, yerlere düşen insanlar... ‘Stop!’ sesiyle herkes birbirine sarıldı. Zor bir sahneyi daha başarıyla çekmenin mutluluğu vardı ekibin yüzünde. Küçük sıyrıkların dışında kazasız atlatılmıştı tarama sahnesi...
İkinci sahnede Mehmet Aziz Tarman’ın Nedim’e (Serhat Yiğit) hazırladığı bombalı tuzak sahnesi vardı. Çekim için Haydarpaşa Tren İstasyonu’nun arka tarafındaki boş bir depo kullanıldı. Uzmanlar tarafından özenle hazırlanan bombalar itinayla patlatıldı. Patlamanın şiddeti ve gökyüzüne yükselen alevler, tamamı dijital 4 ayrı kamera tarafından saniye saniye görüntülendi.
‘Televizyon filmleri yapabiliriz’
“Şubat Soğuğu’nda elimizden gelenin en iyisini sunmaya çalıştık. Dizi günceli yorumlayan politik bir diziydi. Gündemdeki olayların film yapma aşaması oluşursa tek bölümlük, 90 dakikalık filmler yapmayı düşünüyoruz. İnşaallah Şubat Soğuğu’nu gerektirecek senaryolar olmaz.”
‘Sette anılarım kaldı, hüzünlüyüm’
“Samanyolu için çok başarılı bir diziydi. Gerçi bazı şeyleri anlatamadığımızı düşünüyorum; ama böyle uygun görülmüş, saygı duymak lazım. Severek çalıştığım yapımlardandı. Tatlı tarafıyla çok anım kaldı sette. Umarım kanal daha iyi projeleri izleyicilerle buluşturur.”
‘Çok meşakkatli bir dizi çektik’
“Her şeyin bir sonu olduğu gibi bu dizi de bitti. Devam da edebilirdi, ama etmedi. Meşakkatli bir dizi çektik. Çalışanları kadar izleyiciyi de yoran aksiyon, duygusallık ve siyasi yönü vardı. Üç ayrı dizi çekiyor gibiydik. Uyumlu bir ekipti, kadro iyi ve doğru seçilmişti. Hüzün tabii ki var.”
27.06.2006
Yusuf Bülbül
İstanbul
Açıklama:
Şubat Soğuğu'ndan sürprizlerle dolu veda... Şubat Soğuğu, hafızalardan uzun süre silinmeyecek, sinema tadındaki final bölümüyle ekranlara veda ediyor. Cemiyetin gözden çıkardığı Mehmet Aziz Tarman, Başar Bey'in organize ettiği suikastten kurtulmaya çalışır. Başar Bey'in planıysa Tarman suikastini Tahir Mutlu'nun üzerine yıkmaktır. Fakat Tarman da bu suikaste karşı gerekli hazırlıkları yapmıştır. Diğer taraftan Asaf'ı da ele geçiren Nedim'in hedefinde son adam Tarman vardır. Kenanlı ve ekibi, Nedim'den önce Tarman'a ulaşmak için harekete geçer. Kaybedecek hiçbir şeyi olmayan iki adam, Nedim ve Tarman, hesaplaşmak için karşı karşıya gelirken her iki taraf da son kozunu oynadığının farkındadır ve her iki tarafın da oldukça farklı ve çarpıcı planları vardır. Bütün bu yaşananların gerilimine ve stresine dayanmayan Tarman'ın kalbi iyice yorulmaya başlar ve beklenmedik bir anda karşısına çıkan gizemli bir adam, Tarman'ın bütün dünyasını altüst eder. Diğer yandan Tahir Mutlu'nun ses getiren birlik ve beraberlik çağrısı dalga dalga tüm yurda yayılırken, Tahir Hoca, Anadolu Platformu için sürpriz bir karar alır. Tabi bu kararın öncesinde görüşmesi gereken önemli bir isim vardır. Yapımcı Ahmet Gül Yönetmen Avni Kütükoğlu Oyuncular Kenan Bal, Suavi Eren, Aytaç Yörüksalan, Aykut Sözeri
Harika bir bölüm olacağa benziyor. Muhteşem bir son bizi bekliyor. Tarman'ın Nedim'le karşılaşmasını merak ediyorum en çok. Nasıl bir bombalı tuzak kurmuş acaba Nedim'e? Bir de Tarmn'ın kuyruğu sanırım baya sıkıştı ki en aziz(!) dostları Cemiyet'i taratıyor bu bölümde. Çok süper olacağa benziyo.
Aşağıda bir kaç posterle final bölümünden birkaç var. İnşaAllah beğenirsiniz.
http://www.geocities.com/mcpokemon/muhtesem_final.jpg
http://www.geocities.com/mcpokemon/muhtesem_final2.jpg
http://www.geocities.com/mcpokemon/final.jpg
FİNAL BÖLÜMÜNDEN GÖRÜNTÜLER
ftp://ftp.stv.com.tr/basin/30%20haziran%20tanitimlari/final01.jpg
ftp://ftp.stv.com.tr/basin/30%20haziran%20tanitimlari/final02.jpg
ftp://ftp.stv.com.tr/basin/30%20haziran%20tanitimlari/final03.jpg
ftp://ftp.stv.com.tr/basin/30%20haziran%20tanitimlari/final04.jpg
ftp://ftp.stv.com.tr/basin/30%20haziran%20tanitimlari/final05.jpg
ftp://ftp.stv.com.tr/basin/30%20haziran%20tanitimlari/final06.jpg
ya ben bu diziyi izlemeyi çok istiyordum gerçekten heyecanlı hareketli bir diziye benziyor. şimdiden sonra seyretmeye başlasam bir işe yaramaz sanırım ama denicem
bugün son bölüm bitiyor bu dizi
bugün son bölüm bitiyor bu dizi
ewet biliyorum ben zaten tekrarlarını kastettim olacakmış tekrarları sanırım
bu dizi bitti halen burda
Bu dizi Kurtlar Vadisinin kopyası bir yazıda okudum dinci Kurtlar Vadisi diye bir baslık acılmıstı aslında dogru yazılmıs hem taklıt hem dıne yonelık ısımler ve konu var.Dizide yuvarlak bir masaya oturup derin devlet mafya olayları anlatıyorlar keske adını kurtlar vadisi2 diye koysalardı
ARKADASLAR SAKIN UNUTMAYALIM TAKLİTLER ASILLARI ANLATIR VE YÜCELTİR
2. BİR KURTLAR VADİSİ KONUSUNA VE KENDİSİNE GEREK YOKK :lol: :lol: :lol: :lol: :lol: :lol:
kesinlikle kv kopyası değil kv bir mafya dizisiydi ve insanlara çok kötü örnek oluyordu bunun örneklerinide her geçen gün görüyorum ama şs türkiyede dönen dolapları anlatıyooo ve kv ye bin basar (bencee):img-grin2
ya son bölümü izleyemedim ben...
neler oldu.yada videosunu ekleyebilirmisiniz ?
ya bu dizi son buldu neden halen burda bitti bu dizi
Ya bu dizi k.vadisinin zamaninda cikmisti bende k.vadisinin hic kacirmadigim zamanda ciktigi icin ilk bolumlerini hep kacirdim ama keske kacirmasaydim cok guzelmis sonradan fark ettim iste ne yazikki.. ama son bolum bi harikaydi hele o son senaryo keske bole dizileri sadece stv degil de diger kanallarda yapsa bu dunya sadece asktan ibaret degil ne yazikki..
Ah be sevdiğim bir dizi daha bitti. Çok kalite oyuncular rol almıştı. Kenan Bal, Süavi Eren, Cem Kurdoğlu, Nuri Alço, Alev Oraloğlu, Özgür Özberk, Serhat Yiğit,... Şubat Soğuğu 6 tane yönetmen eskitti. Diziyi bir sinema filmiyle bitirmek istendiği açıklanmıştı ama olmaz galiba çünkü başrollerden ikisi son bölüm de öldü:Nedim(Serhat Yiğit)-Mehmet Aziz Tarman(Süavi Eren)
bu diziden sonra yazdigim bir deneme...
„Ve bu millet, bir kere görmeye, bir kere duymaya, bir kere konuşmaya, ve bir kere yürümeye başladımı, bizim işimiz bitmiş demektir... „ diyordu dizinin bir sahnesinde… Kimdir bu millet, ne isteniyor ondan, niye konuşması, düşünmesi, yürümesi ve algılaması istemiyordu?
Eylül 2004´te Samanyolu Televizyonunda bir dizi baslamisti. Ilk zamanlar kimsenin ilgisini cekmeyen bu dizi, zamanla halkin vede izliyecelerin begenisini kazanmaya baslamisti. Anlatmaya calistiklari, icerigi, senaryosu, karakterleri vede yayinlandigi kanal… Hic alisik olmadigimiz seylerdi. Ilk duydugumda „olamaz!“ dedim. STV böyle bir diziyi yapmasini zor görüyordum. Ama birkez izleyince, bir haftada izleyemedigim 18 bölümü birden izlemistim. Kime anlattiysam basta benim yasadigim soku yasadilar. „Olamaz!“ dediler, „STV mi yapmis?“, „inamiyorum!“ ama ardindan herbiri uykusuz kalma pahasina izleyemedikleri bölümleri izlediler . Her biri artik Subat Sogugu dizisi izleyicisi olmuslardi.
Ne mi anlatiliyordu bu dizide? Niye bu kadar cok kisi izleyince diger bölümleride izlemek istiyordu? Fazla uzatmaya gerek yok aslinda. Dizi, tema ve konu olarak; yasanmis bir dönemi isliyordu. Gözyasinin aktigi, faili mechullerin ardi arkasinin kesilmedigi, halkin nasil moralinin bozuldugu, bankalarin nasil hortumladigi, ihalelerin nasil istenilen kisilerin ellerine gectigini ve en önemlisi ülkemizdeki yani Türkiye´mizdeki cetelerin ne amacla kuruldugunu ve kime hizmet ettiklerini gözler önüne seriliyordu.
Adindan anlasilacagi üzere tematik olarak 28 Subat „Postmodern Darbesi´“ ni de isleyen dizi, bu sürecin aktörlerinide bizlere sunmus oluyordu. Neler neler oldugunu, hangi cikar hesaplarinin kimler icin calistigini dizi bölümleri ilerledikce dehsetle izliyorduk. Basörtülüler icin yapilanlari, dindar insanlarin nasil karalandiklarini, ülkeye yatirim yapanlarin pasivize edilme sekillerini, devletin tepesindeki iktidar mücadelesini ve derin devletin isleyisini görüyorduk.
Hepimiz hep Cemiyet denen 300 yillik yapilanmisligi olan ve ülkemizdeki köse baslarini kapmis organik yapiyi merak ediyorduk. Aslinda her Televizyon haberinde artik onlari ayirt eder olmustuk, ancak daha ögrenmemiz gereken cok sey vardi. Cünkü son 300 yildir uyuyan bir milletik… Uyutuluyorduk kisacasi, düsünmemizde istenmiyordu. Birileri bizim yerimize karar veriyor, ülkeyi sag-sol, laik-anti laik, dindar-dinsiz, sünni-alevi, dogulu-batili diye kamplara bölmeye calisip, halkin bir araya gelemsini istemiyorlardi. Bunu yapmya kalkani ya ölüdürüyor, ya kendilerine benzetiyor, yada sürgünlerde ömür gecirmelerini sagliyorlardi.
Ama bilmedikleri cok sey vardi, bu necip milletin ne kadar tölaransli oldugu… Sabreder, sabreder, sabreder ancak dengeli bir sekilde tasardi. O kadar cok krizler atlatmasina ragmen hala vatanini ve bayragini seven bir millet oldugunu göremiyorlar ve aslinda görmekte istemiyorlar kendilerince.
Subat Sogugu dizisi, bir dizi olarak kalmadi. Oyunculari hepimiz icin birer kahramandi. Dizide islenen temalar web sitelerinde islenip gizli gercekler desifre edilmeye calisildi. Binlerce dizi görmüstü bu halk ama böylesini görmedi. Hakla batilin gercek savasi vardi. Bir yanda Tarman vardi, hertürlü entrikanin altinda, fikir mimariydi. Suzan, Basar, Timur, Asaf, Faik, Serra, Topal Taskin, Arif, Ali Osman ve arkalarinda koca bir cemiyet. Diger yanda bir avuc insan, Tahir Mutlu´nun fikirlerine deger veren bir avuc insan, onun yaninda bu necip milletin herbir ferdi varkol kanat geriyordu. Unutlmamasi gereken bir de emniyet teskilatimiz var. Yakup Kenanli´si, Mesut Müdürü, Nedim´i, Semih´i ve daha bu vatan icin sehit olan niceleri…
Gectigimiz Cuma(30.06.2006) ´da Subat Sogugu dizisi bitmis oldu. Dizi bir dönemi anlatmakla kalmamakla beraber herhafta gündemide yakindan takip etti. Bazen öyle seyle olduki gündemi 2-3 hafta önceden takip eder olduk.
Cemiyet üyelerinin dedigi „Ve bu millet, bir kere görmeye, bir kere duymaya, bir kere konuşmaya, ve bir kere yürümeye başladımı, bizim işimiz bitmiş demektir... „ ifadeler yavas yavas gerceklesmeye basliyor. Bahar ciceklerinin kokusunu hepmiz duymaya basladik. 4. Uluslararasi Türkce olimpiyatinda gördüklerimiz,duyduklarimiz, ve hissettiklerimiz, birgün Subat Sogugunun bitecegi yönündeki ümitlerimizi tazelemistir. Artik bu necip millet hem yürümeye, hem kosmaya, hemde cok ciddi bir sekilde düsünmeye baslamistir.
Gözümüzü ve ufkumuzu actigin icin bir daha tesekkürler SUBAT SOGUGU…
</SPAN>
ve sonrasinda gelen bir yorum...
evet teşekkür ederiz , tam yazılması gereken ve hiçbir zaman unutulmaması gereken bir yazı yazmışsınız.Bende bilgisayarıma bütün bölümleri indirip hangi bölümde gerçek hayattan neyin işlendiğini tek tek kendim sağlam kaynaklardan araştırarak gerçek anatomisini çıkartmayı planlıyorum.Şöyle hepsi bir arada olsun artık.Mesela 1.bölüm Çetin Emeç cinayeti , tarmanın başkan seçilmesi.Üç zehir hafiyemizin hikayesi....vs 2.Böümde artık hangi olayı senaryolaştırmışlarsa onu , 3.bölümde neyi anlatıyorsa gerçek hayattan onu , 4. bölümde uğur mumcu cnayeti falan..Birde şunu çıkartsak dengeler bozulmaz inşaallah çok isabetli yapmak gerekiyor ve her doğruyuda yazmak doğru değildir diye bir sözde vardı.
ve izleyicisinden size bir not...
Subat sogugunu izlemediyseniz... izlemenizi sadece tavsiye edebilirim... ama izlediyseniz hangi haberin SUNi oldugunu ve cemiyet kaynakli oldugunu cok iyi analiz edersiniz... teklif bizden... izlemesi sizden....
Atatürk ve Subat Sogugu
Belki de kisin donduran bir gecesinde karar aldi adim atmaya.Soguk bir Subat gecesi kimbilir.Evet Anadolu'ya cikacakti.19 Mayis gunu mutevazi bir tekne ile kurtulusun tek caresi olarak bildigi Anadolu Halkina acilacakti ve acildida.
Lider olmanin verdigi tam isabetli karari almanin mutlulugu ve sirtindaki buyuk yukun farkinda idi.Zaten devrin padisahi da ondaki gelecek vaad eden aksiyonu gorunce kimseler duymadan, 200 yildir memlekette donen her ugursuz isten sorumlu olanlardan gizlice gorevini tevdi etmisti.
Uzun ve mesakkatli yolda engeller birer birer Anadolu Halkinin samimi destegiyle acilmisti.Izinde giden Vatan Delileri de ayni gucu ayni destegi o insanlarda bulmustu , Anadolu Insaninda,Turkiye Sevdalisinda yani Dedelerin Mezarlari bu topraklarda olanlarda gormustu.
Zaman oldu tarihin yeterli ogretilmedigi ve ketum kaldigi gercegine varinca Turk Tarih Kurumunu kurdu.Cunku gelecek vaad eden gencler, gecmisten gercek destanlar ve basarilarla dolu orneklerle islenirdi,egitilirdi.Turkiye Sevdalilarida ayni gercekle karsilasmis ve hem ahlaken hem orf adet olarak genclerine bunu ,tarih bilincini vermeliyiz demesini bilmislerdi.
Yine zaman oldu insanlar arasinda birlik tesis edecek Dil olayina egildi.Turk Dil Kurumu kurarken Anadolu Insanina kendi dilini ezberletirken ,il il dolasirken bunun gururunu hep yasamis gayret etmisti.Isterdi ki tum dunyada kendi dili konusulsun.Onu ornek alan sevdalilarda onun bu gayretini dogru okumus ulkenin her ilcesine,sehrine Okullar acmis, bununlada kalmamis disa acilmis o dili ogreten,tarihini anlatan okullar kurmus onlarca farkli ulkeye Bin insan Bir lisan dedirterek Istiklal Marslari soyletmisti.
Bunca guzellikler olurken donemin 200 yildir atalari bu topraklarda olmayanlari onun en yakinina kadar kendi adamlarini sokup, Izmir'de suikast girisimlerinde bile bulunmuslar ve kurduklari Derin olusumlar ile Demokrasi karsisina dikilmislerdi.Topal Osman isimli yaveri heryerde Pasa'nin tek korumasi benim diye gezinirken Pasa'nin demokrasi adina umut gordugu Ali Sukru beyi oldurup kendi idamini kendi imzalamisti.Zamanin , gunumuzun Topal'i da en kuvvaci benim diyerek demokrasiyi sekteye ugratmak icin halan gayret etmiyormu.
Ulkede ki huzurun Sulh ile yani Baris ve Kardeslik ile emin olacagina inanan Lider sozunun capini genisletip Cihan'da da Baris,Sulh demis ve gunumuz dunyasinda her yerde Baris, Kardeslik, Dialog diyenlere fener olmustu.Simdi ki Dialog ve Hosgoru karsitlari mi O'nu yanlis anlamis, yoksa hosgoruyu dilinden dusurmeyenler mi?
Sporcusunu bile dusunup zeki,cevik ayni zamanda ahlakli olsun diyen buyuk komutan acaba simdilerde ahlaken ustun ve terbiyeli oldugu icin yerlerden yerlere vurulan genc sporcusuna,futbolcusuna sahip cikip ona namzet olanlara binlerce tesekkur edip , al asagi edenleri terslemez miydi?
Ya yetistigi donemde aldigi askeri egitim ve tecrube ile nerde ise her cephede Canakkale'de gordugu her ulkeden medeniyet canavarlarini farkedip onlarin dis mihrakli tek yerden kaynaklanan Cemiyet emirleriyle ulkeye saldirdiklarini bilip ona gore tedbirini almis degilmiydi.Ulkeyi Sarikamis'ta 90 bin sehit ile imaj tazeleme adina donduran,hayatina kasdeden koltuk sevdalisi askerlere sahit olmamismiydi.Ya simdilerde imaj icin yine ayni sekilde askeri bir maceraya sokan kisilere rastlasa ne diyecekti.
Kurmus oldugu Cumhuriyet Doneminde zamanin Medyasinin ingiliz mandasi,amerikan mandasi soylemlerine tanik olmasi,yada zamanin is adamlarinin dis destekle bu Derin olusumlara kol kanat gerdiklerinin farkinda degilmiydi.Simdi ki medyada atalari 300 yildir bu ulkede olmayanlari yuceltenler ile onlara sahip sahip cikan is adamlari ile aralarinda bir fark olmadiginin farkina varan Turkiye Sevdalilari ile Ulu onder arasinda ne fark var.
Cogu Atam Izindeyiz der ama burada Izin'deyiz daha baskindir.Mustafa Kemal Ataturk'u dogru okumak lazim ve O'nu dogru okuyanlari iyi ozumsemek lazim.Cunku onlar Izin'de degil, O'nun Iz'indeler.
Evet , belki bir Subat Sogugu gecesinde karari vermis ve Turkiye'yi muasir yani asrinin buyuk devletleri ile ayni konuma getiren basiretli lider ile Subat Sogugu dizisinde ic yuzleri anlatan,gercekleri ifade eden Turkiye Sevdalilari ayni yolun yolcusudur.Istenen sadece demokrasi,kalkinma,gelisme ve dunyanin dengesinde onemli bir ulke olma.
Kapanan www.subatsogugu.web.tr Yöneticisinin son aciklamasiydi....
ÖNCE OKUYUN SONRA ŞOK OLUN... her biri kaynagi ile beraber....
AKP Aksaray Milletvekili Ramazan Toprak, ihaleye fesat karıştırmaktan tutuklanarak cezaevine konulan Van Rektörü Yücel Aşkın için "Ermeni kökenlidir" dedi...
http://www.aktifhaber.com/read_news.php?nID=51230 (http://www.aktifhaber.com/read_news.php?nID=51230)
"Prof. Yücel Aşkın, üniversitenin kampus alanına Hıristiyanlık dinini sembolize eden heykeller diktirdi!
Heykeltıraşlar da yabancı ülkelerden getirildi."
"Radikal İslâm'ın kalesi olmuş bir üniversitede görev yapıyoruz. Biz geldikten sonra bazı değişimler yaşandı. Bundan rahatsız olanlar var" diyen Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ni kapatan Prof. Aşkın, Ermeni asıllı tiyatro sanatçısı Agop Vartovyan'ın torunu!..
Prof. Yücel Aşkın'ın babası Ahmet Necip'in nüfus kayıt örneğinde; dedesinin Mehmet Yakup adını aldığı ve "Mühtedi" olduğuna dikkat çekiliyor. Agop Vartovyan, 2. Abdülhamid döneminde adını ve dinini değiştirip, "Müslüman" olmuş...
http://www.vakit.com.tr/detail.asp?id=24418 (http://www.vakit.com.tr/detail.asp?id=24418)
Doğu Perinçek Altı Ayda Yan Çizdi
22.10.2005 08:14
Altı ay önce Aydınlık dergisine "Van'da haçlı üniversite" başlığı attıraran ve Rektör Aşkın'ı misyonerliğe göz yummakla suçlayan Doğu Perinçek bugün tam tersini söyledi.
İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek, rektör Aşkın konusunda başyazarı olduğu Aydınlık Dergisi ile ters düştü. Perinçek, derginin 6 ay önce misyonerlikle suçladığı rektörün ‘laikliği korumak için bedel ödemek zorunda bırakıldığı’nı ileri sürdü. İşçi Partisi’ne yakınlığı ile bilinen Aydınlık, 5 Haziran’da ‘Van’da haçlı üniversite’ başlığıyla bir haber yayınlamıştı. Haberde, Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde Aşkın’ın bilgisi dahilinde rektör yardımcısı Ayşe Yüksel’in öğrencilere yönelik misyonerlik çalışması yaptığı iddia edilmişti. Üniversitenin girişindeki 10 heykelin haç şeklinde inşa edildiğine de dikkat çeken dergi, Aşkın’ın, “Sanatçı isterse haç da yapar.” dediğini yazmıştı.
Doğu Perinçek, Yücel Aşkın'a sahip çıkan YÖK başkanı ve 76 rektörü açıklamalarından dolayı kutladı. Perinçek, rektörlere çektiği ‘dayanışma telgrafı'nda şu ifadelere yer verdi: "Rektörler Komitesi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sayın Yücel Aşkın'a desteğini açıkladığı bildiride, Aşkın'ın ‘Laikliği korumak için bedel ödemek zorunda bırakıldığı' belirtildi ve ‘Rektöre sahip çıkmak Cumhuriyet'e sahip çıkmaktır' dendi. Bu tarihî karar ve Cumhuriyet düşmanlarına karşı kararlı duruş nedeniyle Rektörler Komitesi üyesi olan bütün rektörlerimizi ve YÖK başkanımız olarak sizi kutluyor, saygılarımı sunuyorum."
Rektör Yücel Aşkın öğretim üyeleri dahil 400 kişiyi fişlemiş
25 milyon dolarlık yolsuzluk iddiasıyla tutuklanan Van 100. Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Aşkın'ın evindeki kasada, aralarında öğretim üyeleri ve personelin de bulunduğu 400 kişi hakkında "istihbarat fişleri" bulunduğu ortaya çıktı.
Van 4 Numaralı Ağır Ceza Mahkemesi'nde tutuklu yargılanan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın'ın üniversitesindeki öğretim üyelerini ve personeli hakkında ideolojik fişleme yaptığı ortaya çıktı. 4. Ağır Ceza Mahkemesi Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın rektörün evine yaptığı aramada, öğretim üyeleri ve personel hakkında tek tek "kimin hangi siyasi görüşte olduğunun" kaydedildiği bir dosya ele geçirildi. Dosyada 400 üniversite personelinin siyasi görüşlerinin ve kimlerle samimi olduklarına dair ayrıntılı bilgilerin bulunduğu öğrenildi.
Rektör Aşkın'ın tutuklanma kararının gerekçesi açıklanmazken, "kişisel verileri hukuka aykırı olarak toplamak ve kaydetmek ve özel hayatın gizliliğini ihlal etmek" suçlarının, dosyada ilk sırada olduğu öğrenildi.
http://www.medimagazin.com.tr/haber_34510.html (http://www.medimagazin.com.tr/haber_34510.html)
KASADAN ÇIKAN FİŞLER:
Bugüne kadar hiç dile getirilmeyen konulardan birisi kasada çıkan belgeler. Bu belgeler arasında, üniversite personelinin tamamının fişlendiği anlaşıldı. Öğretim üyeleri, elemanları ve idare personeli hakkında kimin hangi siyasi görüşte olduğu tek tek yazılmış. Kişilerle ilgili ayrıntılı bilgilerin yer aldığı bu dosyalara savcılık tarafından el konuldu. Üniversite personelinin fikri yapılarının yer aldığı bu arşiv de, ilerde rektör için sıkıntı olacak üniversite personeli kendileri hakkında gizli fişleme yapıldığı, sağcı-solcu, dinci gibi ayrımlar yapıldığı için davacı da olabilecekler. Tarihi eserler olsun, dokumanlar olsun önceden kapsamlı bir biçimde araştırıldı. Bilirkişilere yaptırılan araştırmalar oldu. Bu incelemeler sonucu bazı delillere ulaşılınca mahkemeden arama kararı çıkartıldı ve sonuçta rektör tutuklandı.
Saygı Öztürk
.................................................. .................................................. ......
Rektörün evindeki kasada başka bir dosya da savcının dikkatini çekti. Dosyanın kapağı aralandığında, üniversitede çalışan akademik ve idari tüm personelin, “Sağcı-Solcu-İslamcı-Ateist-Namaz kılan-Nurcu-CHP’li-AKP’li-ANAP’lı” gibi nitelemelerinin bulunduğu fiş dosyaları tesbit edildi. Bu aynı taşla vurulan üçüncü kuştu…
Saygı Öztürk
.................................................. .................................................. ......
Van’daki bir savcı tek başına bu cepheyle çarpışmayı kolay kolay göze alamaz? Elinde kaya gibi sağlam deliller olmalı. Tıpkı İstanbul Üniversitesi Rektörü Alemdaroğlu’nu koltuğundan indirten deliller gibi.
Fiş Dosyası’na gelince…
Eğer siyasi otorite, Van’daki savcı ve polis kadar cesur davranır ve dosyanın kapağını aralayıp kamuoyunun takdirine sunarsa, Türkiye’de yeni bir dönem açılır.
Cevher Güven
.................................................. .................................................. ......
Yahu bize suba sogugu neler kazandirmis ki... Kurtlar vadisiyle kiyaslanmayacak kadar informasyon dolu bir diziydi.. hele o cemiyet toplantilari yokmu... yakinda onlarida ekleyecegim... bakin subat sogugunda neler anlatilmis... kücük dilinizi yutacaksiniz... suni gündemlerle bu ülkeden cikan trilyonlari kimse söylemiyor... varsa yoksa yoksa irtica...
50.Bölüm cemiyet konuşmalarında Mat,yoruma ihtiyaç duyulmayacak şekilde deşifre ediliyor..şemdinli olaylarına değiniliyor.Mat'ın nüfus kayıtlarında yapılan değişiklikler belirtiliyor.bu değişikliklerin emeklilik yaşı dikkate alınarak yapıldığı söyleniyor.Mat'ın yakında üst makama geçeceği belirtiliyor.
50. bölüm cemiyet toplantısı
-------------------------------------
(MAT, dizi ortasında cemiyet toplantısına davet edilmişti)
50.dak 50.sn'de MAT cemiyet toplantısı odasına girer
51.dak 44.sn
...- Şekerli olayları bütün dikkatleri üstümüze çekti. Herkes hiç korkmadan konuşuyor. Böyle bir başarısızlık beklemiyorduk.
MAT- Ben bekliyordum ve bunu burada çok net ifade etmiştim.
...- Mehmet Aziz Bey, bu çok derin bir plandı. Olayın görülmeyen yani, görünen yanından kat kat fazlaydı. Tüm ülkede bir isyan fotoğrafı çekmek istiyorduk.Fakat çekilen o tek karede bizim başarısızlığımız var.
...- Şimdilerde bazı elemanlarımız kanal kanal dolaşıp o gösterileri isyanmış gibi yorumluyor. Ancak kimse inanmıyor.
MAT- Benim endişem de buydu. Plansız ve acele yapılan her iş daha büyük sorunlar çıkarır demiştim ve maalesef dediğim de oldu.
53.dak 22.sn
...- Bakın, sorunumuz şu: biz terör örgütünü, radikal dinci bilinen o kanlı örgütü ve diğer dincileri bir arada göstermek istedik ama olmadı. Bu yüzden terör ve irtica için ayrı ayrı olaylar çıkarmak zorunda kalıyoruz.
...- İrtica için haber desteği istediğimiz medya grubu yayınlara başladı bile. Siz de bu olayda başarılı olsaydınız iki ayrı koldan ilerleyebilecektik.
MAT- Bunu biliyorum, hesap vermeye de elbette her zaman hazırım. Yalnız, saygısızlık etmek istemem ama çekince koyduğum bir iş için suçlanmam bana çok şaşırtıcı geliyor.
...- Siz başkansınız. Üstelik siyasilerden, Tahir gibi kanaat önderleri herkes sizin kurumunuzu eleştirirken kimle görüşmemiz gerekirdi, söyler misiniz?
...- Mehmet Aziz Bey, görev ve sorumluluklarınızı biliyorsunuz. Her işi başkan yapar, herşeyden başkan sorumludur ve başarısızlık halinde bunun hesabını da başkan verir.
55.dak 32.sn
MAT- Galiba asıl konu bu, benim görevde kalıp kalmamam.
...- Bakın, cemiyet başkanı olarak sizin performansınızdan genel olarak memnunuz. Fakat bu kadar tartışmadan sonra komisyon başkanlığından ayrılmanız gerekebilir.
...- Yakında bir üst makama geçme durumunuz da vardı. Ama bu şartlarda sorun olabilir.
MAT- Fakat şu anda o makam için benden daha uygun bir aday yok. Üstelik planlarımızı gerçekleştirmek için görevimde kalmam ya da yükselmem gerek.
...- Biz de aynı görüşteyiz ama diğer yandan emeklilik yaşını düşünerek doğum tarihinde yaptığınız değişiklik konuşulmaya başlandı bile. Eğer bu duyulursa işler karışabilir.
...- Yalnız o da değil. Nüfus kayıtlarınızda yaptığınız değişiklikler ve kütüğünüzü birkaç il dolaştırdığınız da öğrenilmiş.
...- Birkaç kişi de geçen yıl Almanya'da geçirdiğiniz o sağlık operasyonu ile ilgili izlere ve giriş çıkış kaytılarına ulaşmıs. Henüz emin değiller ancak bu durum ispat edilirse resmi göreviniz tehlikeye girer belki sonra cemiyet başkanlığınız da.
MAT- Sonuç olarak siz ne düşünüyorsunuz?
...- Kararımızı ülkenin şartları ve elbette sizin çalışmalarınız belirleyecek M Aziz Bey. Fakat ne yazık ki sizin konumunuzdaki biri için çok fazla ipucu verdik.
...- Ancak ipleri ele alamazsanız ve eğer bu bilgiler başkalarının eline geçerse belki de emekliler arasında size bir yer ayırmak zorunda kalacağız.
---------------------------------------------------------------------
Serra Sevgin toplantısı
(bütün üyeler zarf ile şahsen davet edildi)
62.dak 8.sn
Serra- Arkadaşlar, Tanrı'nın yardımıyla bugüne kadar çok başarılı işler yaptık. Sayısız genci kanatlarımız altına aldık, sayısız genci misyonumuzun bir parçası haline getirdik. Birçoğu asıl dinini yaşamaya başladı, geri kalanlarsa bizimle aynı dini seçti. Ve şimdi yeni bir dönem başlıyor. Artık arkamızda yurt içinden de çok büyük güçler var. Bugün zaman kaybetmeden bu fırsatı değerlendirmek zorundayız çünkü yarın herzaman çok geçtir.
65.dak 51.sn
Serra- Projemizi hepiniz biliyorsunuz. Sizi çağırmamın nedeni hem genel bilanço çıkartmak hem de yeni gelecek kızlar için yeni alanlar açmaktır. Şimdi aramızda göreve yeni gelenler var, lütfen herkes konuşmasına kendini tanıtarak başlasın.
Karl- Dönüşüm biriminden Karl Heineman (Henimın). Kısaca anlatmak gerekirse, bize gelen kızların büyük kısmı dönüşümünü tamamladı, hepsi müjdelendi ve çoğu atalarımızın yolunu seçti. Dönüşüm oranı yüzde seksenyedi.
FilizŞen- Özel eğitim biriminden Filiz Şen. Özel görev için hazırlanan kızlarımız artık yemin töreni için hazır. Şu an hepsi onlara vereceğimiz görevleri bekliyorlar. Böylece yeni gelecek kızlar için de yer açılmış olur.
BirolŞirince - İstihdam ve insan kaynakları biriminden Birol Şirince. Başta ilgili okul öğrencileri olmak üzere sözkonusu meslek üyelerinin ve bazı bekar bürokratların yanına acilen sızma yapılması gerekiyor. Elimizde hazır kızlar varsa hemen harekete geçebiliriz.
69.dak 16.sn
AycaÇelik - Medya ve halkla ilişkilerden Ayça Çelik. Yeni proje için medyada gerekli bağlantılar kuruldu. Projemiz detaylı bir şekilde işlenecek ve Serra hanım ropörtajlara ve programlara konuk edilecek. Geriye sadece oradan getirilecek olan kızlar kaldı.
Şener Genç - Kampanya biriminden Şener Genç. Kızlarda bir sorun yok. Biz zaten uzun bir süredir gerek soy gerekse diğer açılardan nitelikli kızları tesbit çalışması yapıyorduk. Yalnız, bir problemimiz var. Sanıyorum ki ilgili arkadaş bunu açıklayacaktir.
Emrah Can - Evet, evet. Doğu biriminden Emrah Can. Henüz buralara kadar gelmese de Doğu'da seçtiğimiz kızların ve sorumlu ablaların kökenleri hakkında söylentiler yayılmaya başladı bile. Ve üstelik, ne yazık ki doğru noktaya parmak başıyorlar.
Serra- Bu konuda öneriniz ne?
ŞenerGenç- Kızlarda çeşitliliği arttırabiliriz. Ama daha önemlisi ön planda olacakları için, sorumlu abla olarak kökleri bu topraklara dayanan kızlar bulmalıyız. Kuşkusuz onlar yalnızca vitrin olacaklar. Yoksa elbette hiçbiri asıl misyonumuzu bilmeyecek.
Serra- Ben öyle bir kız tanıyorum galiba. Hem belki bir taşla iki kuş vurmuş oluruz.
(böyle bir calisamsi icin ÜNALÜNAL tesekkürler)
_________________
ELVEDA ŞUBAT SOĞUĞUM
Bir soğuk şubat günü geldin ekranlara
Aydınlattın bizi.ışık saçtın etrafa,
Çok şey kattın herkesin hayatına
İnşallah unutulmayacaksın bu ortamda. http://www.samanyolufanlari.com/modules/Forums/images/smiles/icon_wink.gif
Her şeyin bir sonu var biliyorum,
Fakat senin sonunu düşünmek istemiyorum,
Kalbime işledin adeta senden ayrılamıyorum,
Artık gizlenmişleri kim ortaya çıkarır bilmiyorum.
Neden bu kadar çabuk ayrılıyorsun?
Ne kadar kişiyi üzdün,biliyormusun?
Hatıraların hepsini bir kenara atıyorsun.
Bir hüzün var sende de sanki gitmek istemiyorsun.
Sert çıkıştım galiba kusura bakma
Yokluğunu düşünmek yazdırıyor bunları bana
Arada bir gözüksen olmaz mı ekranlara
ELVEDA şubat soğuğu bayezid ten bir selam sana.
http://www.samanyolufanlari.com/modules/Forums/images/smiles/icon_cry.gif http://www.samanyolufanlari.com/modules/Forums/images/smiles/icon_cry.gif http://www.samanyolufanlari.com/modules/Forums/images/smiles/icon_cry.gif http://www.samanyolufanlari.com/modules/Forums/images/smiles/icon_cry.gif http://www.samanyolufanlari.com/modules/Forums/images/smiles/icon_cry.gif http://www.samanyolufanlari.com/modules/Forums/images/smiles/icon_cry.gif http://www.samanyolufanlari.com/modules/Forums/images/smiles/icon_cry.gif http://www.samanyolufanlari.com/modules/Forums/images/smiles/icon_cry.gif
Tesekkürler Bayezid...
</SPAN>
78. bölüm (yani son bölümün sonlari)
MAT (Mehmet AZIZ TARMAN) Zaatla bulusuyor: ( Büyük Bulusma )
MAT: Sen o sun, kimsin sen? Seni kim yolladi?
Zaat: Herkeze ayni soruyu soruyorsun, peki neden kendine sormuyorsun?
MAT: Nedemek bu, ben bilmiyormuyum kim oldugumu?
Zaat: Bilseydin böyle hayat sürmezdin.
Zaat: Herkezi kendin gibi biliyorsun, herkezi mutlaka birisinin adami olmali sence demi?
MAT: Ben kimsenin adami degilim
Zaat: Gercekten den öylemi? demek sen kimsenin adami degilim?
(yüssügü aldigi andaki olay gösteriliyor)
MAT: Sen bunlari nerden biliyorsun?
MAT: Istedigin kadar inkar et, seni cemiyetin gönderdigini biliyorum, yoksa senin beni bu kadar iyi tanimanin bir manasi yok
Zaat: Var, acelesi yok, demek ki hatliyamadim.
Maat: Beni konusturmak icin ugrasiyorsan bosuna ugrasma, beni konusturmaassin. Mahkemede delil olarak sunamassin bunlari. Konusturmassin
Zaat: Hangisi? Burada ki mi yoksa diger taraftaki mi?
MAT: Yoook, sen kenanlinin adamisin!
Zaat: neden düzgün oturup konusmuyoruz?
MAT: Tarigi mi sorucaksin?
Zaat: Hayir onu herkez biliyor, ben asil senin niyetini ögrenmek istiyorum!
MAT: Ne niyeti?
Zaat: Bütün bunlari neden yaptigini? Neden zülüm ettin?
MAT: Ne zulmi? Ben hersey ülkem icin yaptim.
Zaat: Eminmisin?
(cemiyrt konusmalari gösteriliyor!)
MAT: Kimsin sen? Sana soruyorum, kimsin sen?
MAT: Bu cografyada tek basina is yapilamaz, ülkenin iyiligi icin., köprüyü gecene kadar, idare etmeliydik.
Zaat: Ülkenin iyiligi icin mi? Insaninlarin kanlarinin dökülmesinin nedeni buymudu?
(Mahsun insanlarin katledilisi gösteriliyor)
Zaat: Onlari kimdi?
MAT: Bilmiyorum!
Zaat: O insanlar mahsun degilmi?
MAT: Evet öyleydiler
Zaat: Evet öylediler.
Zaat: Öyle ise bunlarin ölmesi icin kim karar verdi. Peki hic düsündünmü, Onlarin yerinde sen olsaydin? Yasadisi örgütler kurdun, ama nedense cogu zaman isi dindarlara yiktin,.
MAT: Benim dindarlara isim yok, ben dinimi severim. Ben irticarla ugrastim
Zaat: Irtica küfrün takkiyesidir.
MAT: Hatta ben projede de düsünmüstüm dinciler icin
Zaat: Evet biliyorum, dinin moderlesmesi ve ana dilde ibadet.
Zaat: Diyelimki bu dinin icin yaptin, peki bu nun neden yaptin?
(bir türbanli kadinin namsu ile alakali parca gösterildi, dövülürken)
MAT: Hayir ou ben yapmadim, onu timir yapti
Zaat: Peki bunu kim yapti? Rüsvetlet, ihanetler, cinayetler? Kim Verdi bunlarin emrinini?
MAT: Onlari sebebi vardi, ne sebebi onlarida din icin mi yaptin?
MAT: Yaptigim herseyi biliyorsun., o yüzden inkar etmiyecegim, ama ben vatanseverim, bunlari ben kendim icin degil dinim ülkem icin yaptim.
Zaat: Bunlar derken neyi kast ediyorsun?
(Sila sahneleri cikiyor)
Zaat: Yoksa bunlardan mi söz ediyorsun?
(Sila sahneleri cikiyor)
Zaat: Bütün bunlari ülken icin mi yaptin?
Zaat: Peki söylermisin senin ülken neresi? Bunlari neden yaptin? Bunlarin sebebi nedir?
MAT: Hepsi tahirin yüzünden,
Zaat: Neden, ne yapti sana?
MAT: Birsey yapmamis gibi gözüyküyor ama cok sey yapti, herkezi ikna etti, Tahir insanlari etkiledi.
Zaat: Demekki son iki yilini Tahir Mutluya ayirmanain nedeni bu idi?
MAT: Bastan beri beni dinleseydi Tahire birsey olmazdi.
Zaat: Sana mi olmazdi yoksa tahire mi?
(istasyon tiren sahneleri 2. Bölüm)
Zaat: Bunlari ilk akla gelenler, yaptiklarin saymakla bitmez, ama sunu unutma! Tüm yaptiklarini gören ve herseyi bilen biri var,
MAT: Ne bilirse bilsinler, ben ne yaptiysam Ülkem icin yaptim, Tahirin yüzünden, hepsi onun yüzünden
MAT: O benim düsmanimin adami idi,
Zaat: Düsmanin’ mi? yoksa düsman derken, Allahi mi kast ediyorsun????
(mezar sahnesi, herkeze nedimi ziyarete geliyor: kenanli, elif, müdür, semih, nafiz, ve digeri Semih Elife soruyor: Nedimin hayat sigortasi nedir o? Vakti ile birsey vermisti, kime verdi? Elif: Bilmiyorum! Bilal Ayhan: O Paketi ne yaptiniz? Tahir Mutlu: Birinin emaneti idi, imha etmemi istedi, bende dedigini yaptim!, Esat: Simdi ne olucak Tahir amca hersey bittimi? Tahir Mutlu:Hersey asil simdi basliyor esad)
MAT: Tahir bana hic birsyey yapmamisti, yapmasi de gerekmiyordu, inaniyordu, sen bunun ne demek oldugunu bilmezzin, onu görünce beynim deki kan fiskiriyor cünkü ooo
Zaat: Cünkü o senin düsmaninin dostu idi.
MAT: O hep karsimiza cikiyordu, cünkü ne zaman birsey yapsak, cemiyetin karsisina cikiyordu, cünkp o Allah, biz hep dört bir yanindayiz derdik, ama anladim ki o her yerde.
MAT: Bizi gittigiimiz ve gitmedigim her yerde.
Zaat: Hatirliyacagini söylemistim demi, bütün bunlari bilen biri var diye?
Zaat: Yanliz ve aci icinde nefes verdiginde bunu cok daha iyi anliyacaksin.
(MAT’ in öksürügü ve kan kusmasi)
MAT: Simdi ne olucak? Ölücem mi? öbür tarafa gidicegimi demi? Hepsinin hesabini tek tek sorucaklar.
Zaat: Evet hepsinini hesabini tek tek sorucaklar.
(agliyor MAT, korku sariyor! Zaat kayip oluyor!)
MAT: Nerdesin sen? Nerdesin?
(MAT,:Ahhhhhh kalbini tutuluyor,,,,)
MAT: Nerdesin? Ölmek istemiyorum ben. Duyuyormusun? Ölmek istemiyorum ben! Ahhhh ( nefes alislar)
(Yüzsük düsüyor. Ona bakiyor, kafayi indiriyor, ve tekrar kaldiriyor, ve ölmek istemiyorum diyor, ve bu dünyadan ebeden ayriliyor)
DIZI BITIYOR; BÜYÜK BULUSMA Basliyor!
28 Şubat süreci başladı mı?
Borsada 'yerli ve yabancı tilkiler' ellerinde kalan malı yukarı her denemede vatandaşın kucağına bırakmaya çalışıyorsa, dolarda yaşanan-yaşatılan dalgalarda bir ayda yüzde 6 ile 10‘luk kazançlar sağlanıyorsa, amatörleri-küçükleri risklere karşı uyarmak benim görevim.
Aksiyon dergisi, benim yazılarımı da kullanarak, bu sürecin zorlama bir şekilde başlatıldığını tespit ettikten sonra “yeni 28 Şubat tezinin ekonomik ayağının da tarafımdan ortaya atıldığını” yazmış. Kendilerine, bana bu kadar önemli bir görevi yakıştırdıkları için teşekkür ederim. Fakat ben kim! koskoca Türk devletine akıl vermek, tez-antitez gibi diyalektik yapılar kurmak kim!
Değerli dostlar, işin espri kısmı bir yana. Aksiyon Dergisi “siyasi çizgisine” çok uzak olduğum ama “habercilik kalitesi” açısından saygı duyduğum bir yayındır. Bu yüzden beni eleştirse bile, yaptıkları haberi sizlere de aktarmak ve sonrasında birçok internet sitesinde de haber olan, herkesin merak ettiği 11 Eylül tarihinde yazdığım “28 Şubat başladı” ana fikirli yazıma açıklık getirmek istiyorum.
Düğmeye basıldı mı?
İşte Aksiyon’un haberinden alıntılar; “... Uzun bir süredir üzerinde kafa yorulan siyasi mühendislik projesi ise şöyle: ne Erdoğan Köşk’e çıksın, ne de AK Parti tek başına yeniden iktidar olsun. Bu senaryonun ekonomik ayakları da hazır. Örneğin “ulusalcı” çizgideki yazılarıyla tanınan Yiğit BULUT, 11 Eylül 2006 tarihli yazısında “piyasa algılamakta zorlanıyor ama Türkiye yeni bir 28 Şubat sürecine girdi” diye yazdı. Peki ekonomik ayağı bu şekilde tarif edilen siyasi senryo nasıl gerçekleşecek? Yoksa, gerçekleşmesi için düğmeye basıldı mı? Aslında son aylarda yaşadığımız gelişmeler, Bulut’un Türkiye, yeni bir 28 Şubat sürecine girdi tezini destekler cinsten. Gelişmeleri yakından izleyen bir siyasi gözlemciye göre ise zaten düşük yoğunluklu devam eden 28 Şubat sürecinin ikinci perdesiyle karşı karşıyayız.”
Değerli dostlar, dergiden bazı bölümleri alıntılar ile sizlere aktardım. Haberin konuya bakışı “bunun bir tertip olduğu ve bizlerin de yani siyasi-ekonomik tezleri ortaya atanların da, bu hareketin bir parçası olduğu” çizgisinde.
Bu noktada hemen soralım; bu yazıyı bana birileri mi yazdırdı? Makro bir planın parçası mıyım ? Hatta bazılarının hoşuna gideceği şekilde daha kabaca sorayım; birilerinin borazanı mıyım?
Maddeler halinde cevaplayayım;
1- İtiraf ediyorum, bir hareketin parçasıyım. Türkiye Cumhuriyeti dinamiklerini koruma ve kollama görevinin (bilinçli-bilinçsiz-bilinçaltımdan) ne derseniz deyin, bir parçasıyım. Bu yazıyı da bana yazdıran her şeyden önce içimden gelen bu koruma ve kollama içgüdüsünün zorladığı “Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı her türlü saldırıya karşı durmalıyız” dinamiği.
2- Diğer bir etken, içine girdiğimiz süreci göremeyenleri özellikle piyasanın amatörlerini uyarmak ve “hakimlerin” olabilecekleri görmelerini engelleyerek, onları yanlış finansal pozisyonlara sokmalarına “dur” diyebilmek.
Yatırımcıyı korumak görevim
Sonuç 1: Bir ekonomi kanalı, endeks kısa vadeli tepe olan 38,500’leri denediği sabahtan bugüne, “piyasalarda olumlu süreç” diye her sabah yayın yapıyorsa, borsada “yerli ve yabancı tilkiler” ellerinde kalan malı yukarı her denemede vatandaşın kucağına bırakmaya çalışıyorsa, dolarda yaşanan-yaşatılan dalgalarda bir ayda yüzde 6 ile 10‘luk kazançlar sağlanıyorsa; amatörleri-küçükleri risklere karşı uyarmak ve “bunlar da olabilir” demek benim görevim. Yazının ana fikrine gelince; gerçekten bu sürecin başladığına inanıyor muyum? Bu yazıyı kaleme aldığım günden bu sabah yapılacak olan Büyükanıt’ın konuşması dahil TSK’dan gelen açıklamalardaki bir değişime isterseniz bir bakın. Adını ne koyarsanız koyun; Türkiye’nin yeni bir sürece girdiği ve yaşayacaklarımızın, yaşadıklarımızdan farklı olacağı çok açık.
Sonuç 2: 28 Şubat sadece irtica ve unsurlarına karşı gerçekleşmiş bir hareketti. İçine girdiğimiz süreç; sıcak para, küreselleşme, sözde AB üyeliği, BOP, bölücülük ve irtica gibi kavramların ısısında eritilip tasfiye edilmeye çalışılan Türkiye Cumhuriyeti’ni koruma ve kurtarma harekatı. Dikkat ederseniz “irtica” tehlike olarak tarif ettiğim dinamikler içinde son sırada. Değerli dostlarım, kimse yanlış anlamasın bu tamamen “askeri bazlı ve rejime zarar verebilecek” bir yapı değil. Rejimimiz, Cumhuriyetin ayrılmaz bir parçası ve herkesten önce onu da biz savunuruz. Bu harekat bu ülkeyi “olduğu gibi seven ve isteyen” herkesin katılacağı bir yapı. Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki; Türkiye Cumhuriyeti ayakta kalmış her unsuruyla kendini sonuna kadar savunacak ve içine girdiğimiz “28 Şubat sürecinden” daha sağlam çıkarak, bu savaşı kazanacaktır.
Son söz: Sıcak para, küreselleşme, sözde AB üyeliği, BOP, bölücülük, irtica gibi Türk devletini kemiren dinamik unsurlara karşı “dur” demek anlamına gelecek “yeni 28 Şubat süreci” hepimize hayırlı olsun! Aksiyon, çarpıtmış ama doğru söylemiş; “ben bu sürecin bir neferiyim” ve sizlere de “bu harekete katılın” çağrısı yapıyorum.
Yiğit Bulut/Referans
Mehmet Altan
Altılı Ganyan mı bu?
Neymiş?
"Türkiye'de 2007 yılında bir askeri darbe olması....”
Eeeee?
“....olasılığı yüzde 50- 50 imiş..."
Haber nereden?
Etkili Amerikan dergisi Newsweek'ten.
İddia kimden?
Düşünce kuruluşu Hudson Enstitüsü’nün kıdemli uzmanlarından Zeyno Baran'dan...
İddianın kaynağı?
Zeyno Baran'ın konuştuğunu söylediği "en üst düzey subaylar."
Haberi okurken kendimi bizim gazetenin at yarışı ilavesi "Star Koşu"yu okur gibi hissettim..
Bizimki demokrasi değil, sanki Altılı Ganyan: “Gelecek yıl yapılacak koşularda Darbe favori, Demokrasi plase…”
Bir başyazıyı, "gelecek yıl darbe olur mu, olmaz mı" konusuna ayırmak ne kadar doğru?
Doğruluğundan yanlışlından öte aslında hicap verici.
Ne var ki, bu iddia dün yazıyı yazmadan önce dolaştığım tüm gazetelerin web sayfalarında yer bulduğu gibi, okurların da hem en çok okuduğu, hem de en çok yorum yaptığı haber olmuştu.
Haksız sayılmazlar.
Sevindirici olan ise okur yorumcuların ezici bir çoğunluğu bu ihtimali şiddetli bir şekilde kınamakta.
Ben de yedi yaşımdan beri her on yılda bir askeri darbe görmüş biriyim..
Bu nedenle ben de "iddianın" tarafı olmaya karar verdim..
Önce bir tespit:
Yabancı Sermaye Kanunu'nun çıktığı 1954 yılından 2004 yılına kadar Türkiye'ye gelen yabancı sermaye yatırımları on sekiz buçuk milyar dolar..
Son yirmi üç ayda gelen ise 24 milyar dolar...
Sonra ikinci bir tespit daha:
Türkiye tam beş yıldır durmadan büyüyor… Beş yıl üstüste büyüme tarihimizde yok..
Üstelik...
Ekonomik olarak büyürken enflasyon düşüyor...
Üstelik...
Ekonomik olarak büyürken bütçe açıkları azalıyor…
Bu da hiç rastgelmediğimiz bir durum.
Bir üçüncü tespit daha..
Türkiye "petrol sahibi" bir ülke değil...
Ama "petrol taşıyıcısı" bir ülke… Batı'nın petrolünü taşıyan Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı bu topraklardan geçiyor..
Bu coğrafyada dünya kargaşa ister mi?
Biz NATO ülkesiyiz… Buralarda darbeler hep ABD'nin yeşil ışığıyla oldu.
Amerika Birleşik Devletleri, Irak'taki mevcut haliyle böyle bir durumu taşıyabilir mi ?
Orta-doğu dengesi alt üst olmaz mı?
Darbe bizim AB ile ilişkimizi kesmemiz demek. Bu da sağlığımızın yitmesi anlamına gelir.
Böyle bir gelişme, bölgede kaosun büyümesinden ve etrafa iyice yayılmasından başka bir şey değil…
ABD böyle sağlıksız bir müttefik arzu eder mi ?
Bizde dış durumu değerlendirmeden darbe tahmini yapılamaz.
Bunu "Darbelerin Ekonomisi" adlı çalışmanın sahibi olarak söylüyorum..
Çünkü darbe hiç bir zaman “yerli imalat” ürünü olmamıştır… Olursa sonu 21-22 Mayıs gibi olur çünkü
Kısacası Türkiye'de darbe olmaz..
Ama sağlıklı demokrasi için bu haberin "kaynaklarının" ortaya çıkması gerekir…
Çıksın ki Altılı Ganyan’a dönen siyasetimizde “Demokrasi” favori olsun…
gazetem.net
MAT'ın ABD'deki dostları, nabız yoklamak için zeyno baran'a yazdırdılar. kamuoyunu yokluyorlar, bu kez sert kayaya çarpmış olmak, onları fena kudurttu. Ama bu kez TÜRK LİBERALLER DARBECİLERE RESMEN SAVAŞ İLAN ETTİLER. DARBETÖRLER BU KEZ ÇOKKK YALNIZLAR ÇOOOKK.
Beklentilerin cok ötesinde bir bölüm oldu... sinema tadinda bir bölümdü hakketten... kamera acilari.... müzikler.... ortamlar... oyuncular...
Tarman kesinlikle bastan beri bu dizinin en iyi oyuncusdu...
sonra nedim.... sonra kenanli... mesut müdür... ve tahir mutlu... suzan sayginer...
yani bircok oyuncusu itibariyle cok kaliteli bir yapimdi...
daha öncedende demistim... hekimoglundan serbetliydik diye... ordad Aslan bey kendini cemiyete feda etmisti... burdada bir bir fedakar gerekiyordu.... bu zaten bastan beri nedim gibi duruyordu... ben nedim konusunda yanilmadim... ama son anlarinda... gözlerimden yaslar bosandi... dizimize bir sehit lazimdi.... iyi düsünülmüs bir atraksiyondu... ayrica tarmanin bombalama sahnesi cok yii düsünülmüstü....
tahir mutlu vazifem deyip tekrar tarmanla görüsmesi ve helallik dilemesi... ve anadolu platformunu fesh etmesi.... yeni bir dönemi baslatmasi olmasi gerekendi... hubbu cahs sevdamiz olmadigini gösterdi...
tarmanin basari harcamasi güzeldi.... birde catidaki adami serbest birakin demesi cok harikaydi yahu... http://www.samanyolufanlari.com/modules/Forums/images/smiles/icon_lol.gif http://www.samanyolufanlari.com/modules/Forums/images/smiles/icon_lol.gif
tabiki kahramanlarimiz rüstem timur vede asafin o halleri... bilhassa rüstemin hatalarini anlamasi cok güzel resmedilmis...
tabiki meshur sigorta... yani kutu... gizemiyle gitti... zaten icinde ne oldugunu biliyorduk.... o sadece suzana karsi bir güvenceydi... oda gittigine göre gerek kalmadi...
dizimizde hic acik bir yer birakmadilar...
tarmanin yüzlesme sahnelerindeki cümleleri... sen cemiyetin adamimisin...sen kimin adamisin... sen tahir mutlunun adamimisin... gibi cümleleri iyi bir psikolojik analiz olmus...
ve en sonunda bir devrin bitisi ve tarmanin tangur tungur yuvarlanisi....
söylemsi cok zor olsa da son..... the end.... finish... fin.... fertig...
Bakın ben neler neler yazacaktım, eksik olmasın dostlar yazılması gereken herşeyi yazmışlar.
Bu final sanki sırf site ahalisi için çekilmiş gibi geldi bana. Son bölüm için önerilen herşey az çok gerçekleşti. Ekip tüm üyelerin gönlünü aldı. Zaten buraya üye olmayan bir seyirci için final, tam anlamıyla sürprizlerle doluydu. Daha o malum zat ilk görülmeye başladığında tlf.larım zırlıyordu. Herkes, bu kim diye soruyordu. Nerden bilsinler bu sitede büyük buluşma sahneleri için öneri yapıldığını. Zaten arkadaşlar merak ederken vezir yakalamış Amil'i.
Bu bölümde Şubat soğuğunun içine, Mavi Rüya, Sır Kapısı, Beşinci Boyut... ne buldularsa doldurmuşlar. Şu haliyle yeni sitenin panoramasıydı sanki. Hatta Tarmana, TM ya, Kenanlıya durmadan STV mikrofonlarının uzatılması, subatsogugu.web.tr nin ötesinde samanyolufanlari adresini gösterir gibiydi.
Kamiloğlu başlık açmıştı sanırım, kapağı açık konular gibi bir şeydi. TM ya emanet edilen kutunun serancamı falan. İşte son bölümde bütün bunlara da cevap verildi. Sonra MAT eskilerin renginde olmasa da yeni toplar geçiriyor eline, biraz takırdattıktan sonra yatağın üzerine fırlatıyor. Buna benzer bir sahneyi aylar öncesinden istemiştik. Tam böyle değildi ama mesele topların fırlatılmasıydı. Bu istek bile yerine getirilmiş oldu.
Ya Amil'in bu dünyadaki versiyonuyla MAT'ın konuşmaları... "O benim düşmanımın dostuydu" diyor TM için. Sözü duyduğum anda aklıma vezir geldi. Kitabının yayınlanmış kısımları buna benzer repliklerle doluydu. Tamamiyle vezir kokan sahnelerdi.
Şimdi MAT'ın bitiş sahnesine dönelim. Gizemli zat kayboluyor. MAT'ın kalbi sıkışıyor, ilacı bitmiş. Ölmek istemiyorum diye inliyor ama öleceğini de biliyor. Hafiften imana gelecek gibi görünüyor ama bu saatten sonra olsa olsa firavun imanı olur bu. Bu kelimeyi boşuna kullanmadım... MAT çaresizlik içinde kıvranıyor ve yere kapaklanıyor, düşerken başı hafiften masanın ayağına çarpıyor. Dizlerini büzmüş karnına çekmiş, başı dizlerine değecek nerdeyse, elleri de karnında. Tıpkı Kara'nın pozisyonu gibi.
Asıl diyeceğim Kara değil. Daha bir hafta öncesine kadar, vezir msn de firavunun mumyasını gösteriyordu. İşte MATın bu son görüntüsü aynen firavunun mumyasıydı. Hayatta iken kendini bir tanrı gibi gören iki kişi ve ikisinin de son durumu. Bu sonda da siteden birilerinin parmağı var...
Kısaca arkadaşlar, final bölümü site ahalisine özel çekilmiş bir bölümdü
Başar ile MAT buluşuyorlar, bir göbekte. İkisinin de planları var. Bu arada müthiş bir çekim başarısına tanık oluyoruz. Avni Bey daha önce hareketli kamera teknikleri konusunda başarısını göstermişti. Bu sefer 360 derece dönen kamera çekimleriyle mest ediyor bizi.
Başarın planları suya düşüyor. Ama pipo yakmayı bir işaret olarak belirlemesi güzeldi. Neyse başarılı olamıyorlar, Başar ölüyor. MAT'ın adamları Balkanlar ve Ortadoğunun en ünlü keskin nişancısını ayaklarından tutup aşağı sallamışlar. Adamlar ne yapacaklarını sorduklarında MAT cevap veriyor: Bırakın! Onlar da "Good by güzelim" diyerek bırakıyorlar. Güldüren sahneydi vesselam.
Bu arada son bölümde herkes birbirine aynı sözü söylüyor. Başar MAT'a, MAT Başar'a, Kenanlı ortaya, Postacı MAT'a, MAT Postacıya ve dizi bize: Yolun sonuna geldik.
Rüstem iyi adam oldu artık. Her fırsatta eşekliğini itiraf ediyor, Timur'u da yanına alarak. Yarım ağız bir sırıtışla dönüyor, "Asaf kardeş, aramıza hoşgeldin." Bir başka sahnede, Postacıya "Kardeş, bence tedbirli ol, bizim başkan kesin sana kazık atar" diyerek tüyo veriyor.
Hizmetim'in Nedim'in şehadeti sahnesi ile ilgili yazdıklarına katılmamak elde değil. Bir dizinin ötesine ne kadar götürürse insanı, o kadar götürdü bizi bu sahne. Gerçekten harika bir sahneydi.
Şehadetten önce MAT'a oynadığı oyun... Canlı yayında tüm ülkeye itiraflar. Yine canlı yayında son suçunun tespiti.... Akıl dolu bir sahne. "Bu millet düşmanlık bilmez ama düşmanını iyi bilir" repliği Nedim'e yakıştı.
Ve... Nedim vuruluyor... Önce sol kolundan sonra kalbinden... Ağır çekimle bir daha gösteriliyor... Fonda iç burkan bir ses ağıt yakıyor...Nedim son sözlerini söylüyor... Herkes ağlıyor, camın önündekiler ve arkasındakiler... Fondaki ses boğuluyor... Nedimin sözleri piyano tuşlarında bugulanıyor... Ruhu bu seslerle kanatlanıyor... Elif, dizi boyunca hiç bu kadar içten ağlamamıştı... Mesut Müdürün elleri baba yumuşaklığına bürünmemişti bu kadar... Semihin gözyaşları bu kadar inandırıcı olmamıştı... Ve bir çınarın eğilişi gibi, Mesut Müdürün ambulansın ardından başını sol omzu üzerine yıkışı...
Bu son bölümün değerlendirmesi. Dizi ekibine pek bir yararı olur mu bilemem, inş yararlı olur.
Final bölümümüz Başar’la Tarman’ın buluşmasıyla başlıyor. Kameranın bu ikisinin etrafından dönmesi hoş düşünülmüş bir şeydi. Ama kamera dönerken 3.bölümün sonundaki gibi bir de arkadan ses efekti verilseydi daha iyi olurdu. Başar’ın öldürülme sahnesi güzel yapılmış. Arkasında kullanılan müziklerde cabası. Tetikçiyi bırakmaları ve “Good güzelim.” Bizi gülmekten kırdıran sahnelerden birisiydi Gerçekten çok güzel olmuş.
Nedim’in Asaf’ın silahı niye aldığı da bu bölümde çözülüyor[Daha önce çözen ağabeyler kendi adına konuş demişlerdir ama ]. Ben merak etmiştim, ama çözememiştim. Asaf’ın Suzan’ın katili olduğunu ispatlamak içinmiş. Bu arada Asaf ne kadar sadıkmış ya. Düşünüyodum bu Asaf ne zaman ihanet edecek diye? Tutuklandı, hala ağzından bakla çıkmıyor.
Bu kez Asaf’ı kaçıran adamlara yapılan muamele biraz daha gerçekçiydi diğerine nazaran.
Tuncer beyde büyüklerine saygılıymış ve Tarman’ı gerçekten seviyormuş. Tarman giderken yüz ifadesi her şeyi anlatıyordu. Bu adam da Asaf tipli sadık bir Cemiyet üyesi.
Gizemli yargıç gittikten sonra hemen TM’nin çıkması bende gizemli yargıçın üstad olma ihtimalini uyandırdı, ama en iyisini dizi ekibimiz bilir.
Tahir MUTLU’nun Tarman’la buluşması güzel sahnelerden biriydi. Tahir MUTLU’nun Tarman |