Tüm Versiyonu Göster : Handan İpekçi
Doğumu
1956 - Ankara
Eğitimi
Gazi Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu Radyo Televizyon Yüksek Okulu
http://img46.imageshack.us/img46/6708/handan1oz6.jpg (http://imageshack.us)
Filmleri - Oyuncu (2 Film)
Ayaşlı ve Kiracıları 1989
Can Şenliği 1989
Filmleri - Yönetmen (4 Film)
Saklı Yüzler 2006
Büyük Adam Küçük Aşk 2001
Babam Askerde 1994
Ayaşlı ve Kiracıları 1989
Filmleri - Yapımcı (3 Film)
Saklı Yüzler 2006
Büyük Adam Küçük Aşk 2001
Babam Askerde 1994
Filmleri - Senaryo (3 Film)
Saklı Yüzler 2006
Büyük Adam Küçük Aşk 2001
Babam Askerde 1994
Yönetmen Yardımcısı
İlk Aşk 1991
Can Şenliği 1989
Ödülleri
7.Ankara Film Festivali, 1995
Umut Veren Yeni Senaryo Yazarı Babam Askerde
Umut Veren Yeni Yönetmen Babam Askerde
38.Antalya Film Şenliği, 2001
En İyi Senaryo Büyük Adam Küçük Aşk
26.Kahire Uluslararası Film Festivali, 2001
En İyi Senaryo Büyük Adam Küçük Aşk
3.Köln Uluslararası Akdeniz Film Festivali, 2001
En İyi Senaryo Büyük Adam Küçük Aşk
44. Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması'nda yarışacak Türk filmleri belli oldu.
Real'in ana sponsorluğunda, TÜRSAK ve AKSAV Vakfı'nın işbirliğinde bu yıl 44.'sü gerçekleştirilecek olan Antalya Altın Portakal Film Festivali, Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması'nda yarışacak Türk filmleri belli oldu.
Türk Sineması'nın yapımcı, yönetmen, senarist, akademisyen, eleştirmen olarak alanlarında uzman ve usta isimlerin yer aldığı geniş bir seçici kurulun izleyerek, gizli oylama ile sonuçlandırdığı 44.Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması filmleri seçkisi aşağıda alfabetik sırayla yer almaktadır.
Töre, günah-sevap ve kadın-erkek ilişkileri üzerine farklı bir bakış açısı sunan, Türk Sineması'nın önemli senarist-yönetmenlerinden Barış Pirhasan'ın, altı sene sonra dönüş yaptığı filmi "Adem'in Trenleri".
Farklı kişilikleri tesadüflerin gölgesinde bir araya getiren ve önce kendileriyle, ardından birbirleriyle iletişim kurmaya zorlayan olayların konu edildiği, Berkun Oya yönetmenliğindeki "İyi Seneler Londra"
Kasaba'nın genç delisi Jan Jan'ın naif aşk öyküsünün anlatıldığı yönetmenliğini Aydın Sayman'ın üstlendiği "Janjan"
Zülfü Livaneli'nin aynı isimli kitabından uyarlanan Abdullah Oğuz yönetmenliğindeki "Mutluluk"
Türk bir delikanlının, Alman sığınma sisteminin içine düşüp, o çarkın içinde eriyip gitmesini anlatan, Reis Çelik'in senaryosunu yazıp yönettiği "Mülteci"
Üç farklı gazete haberinden yola çıkılarak çekilen ve çağın çürüyen ruhunun resmini çizmeye çalışan, Yavuz Altun yönetmenliğindeki "Münferit"
Suç ve günah temalarını derinlemesine inceleyen, senaristliğini ve yönetmenliğini Tayfun Pirselimoğlu'nun yaptığı "Rıza"
Namus cinayetlerini konu alan, Handan İpekçi'nin senaryosunu yazıp, yapımcılığını ve yönetmenliğini de üstlendiği "Saklı Yüzler"
Turgut Yasalar'ın Ahmet Ümit'in romanından uyarladığı "Sis ve Gece"
Bu seneki Cannes Film Festivali'nde ‘en iyi senaryo' ödülünü kazanan, senaristliğini ve yönetmenliğini Fatih Akın'ın yaptığı "Yaşamın Kıyısında"
Şehir hayatı ile doğup büyüdüğü kasaba arasında sıkışıp kalmış bir karakterin işlendiği, Cannes Film Festivali'nde gösterilen, Semih Kaplanoğlu'nun senaryosunu yazıp yönettiği ‘Yumurta'
İnsanlar arasındaki yabancılaşma, çaresizlik ve aşk duygularını konu alan,Cemal Şan'ın senartistliğini ve yönetmenliğini yaptığı "Zeynep'in Sekiz Günü" .
ANTALYA - 44. Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması'nda ödül arayan ''Saklı Yüzler'' filminin gala gösterimi yapıldı.
http://img80.imageshack.us/img80/7692/sakl2ak3.jpg (http://imageshack.us)
http://img81.imageshack.us/img81/561/sakl3aq7.jpg (http://imageshack.us)
Altın Portakal'da 'Saklı Yüzler'e gala
Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması'nda ödül arayan 'Saklı Yüzler' adlı filmin gala gösterimi yapıldı.
Namus cinayetleri ve kadına yönelik şiddet konularının ele alındığı belgesel film, Antalya Kültür Merkezi'nde izleyiciyle buluştu.
Filmin gösterimine jüri üyeleri, sanatseverler, filmin yönetmeni Handan İpekçi ile oyuncular Şenay Aydın, İştar Gökseven, Berk Hakman, Cem Bender ve Nisa Yıldırım katıldı.
Almanya'da yaşayan Ali'nin, "tesadüfen seyrettiği namus cinayetleriyle ilgili bir belgeselde, 5 yıl önce öldürdüğünü sandığı yeğeni Zühre'nin hayatta olduğunu anlayarak, yarım kalan işini tamamlama çabasının" anlatıldığı filmin ardından yönetmen ve oyuncularının katılımıyla basın toplantısı düzenlendi.
Handan İpekçi, filmin çekimlerine 2005 yılının Ağustos ayında başladıklarını söyledi.
İki yılda tamamlandı
Filmin, Urfa, İstanbul, Almanya ve İznik'te çekildiğini belirten İpekçi, ekonomik problemler nedeniyle iki yılda tamamlandığını dile getirdi.
Namus cinayetlerinin canını çok yakan bir konu olduğunu ve bu konuda bir belgesel çekmek istediğini belirten İpekçi, "Bu cinayetleri işleyen katillerle görüşmek istiyordum ama gerçeği ne kadar anlatacakları konusunda şüpheye düştüm. Bir kadın yönetmen olarak, namus cinayetleriyle ilgili birşey söylemek istedim ve uzun metrajlı bir film yaptım. Namus cinayetleri sadece kadınları yaralamıyor, erkekleri de telef ediyor" dedi.
"Doğu ve Güneydoğu'daki kadınların ele almalarıyla namus cinayetleri sorunu çözüme ulaşacaktır" diyen İpekçi, filmin kurgusunu oluştururken,gazetelere yansıyan haberlerden yola çıktığını ve hayal gücünü kullandığını kaydetti.
Filmde töre kurbanı Zühre'yi canlandıran Şenay Aydın, Handan İpekçi dışında tüm ekibin ilk kez filmi izlediğini söyledi.
Film boyunca ağladığını belirten Aydın, "Bu kadar saçma töreler nedeniyle kadınların öldürülmesi çok sinir bozucu" dedi.
Yarışma filmlerinden 'Janjan'da da oynayan Berk Hakman da filmin 2 yıllık bir çalışmanın ardından gösterime girmesi nedeniyle çok mutlu olduğunu kaydetti.
Handan İpekçi imzasını taşıyan Saklı Yüzler vizyondaki yerini aldı. Filmlerinin özgün senaryosu, yönetimi ve yapımı ile sinema dünyasında ayrı bir yeri olan Handan İpekçi ile kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.Ticari dayatmalara kulaklarını tıkayıp kendi sinemasını yaratmak adına bildiği yoldan şaşmayan Handan İpekçi kamerasını bu kez namus cinayetlerine çeviriyor...
http://img408.imageshack.us/img408/3339/kopyaay3.jpg (http://imageshack.us)
Özellikle “Büyük Adam Küçük Aşk”ı çektiğiniz dönemde yayımlanan bir yazıda yaşadığınız zorluklar sonucu yalnız bırakıldığınızan bahsetmiştiniz, aradan geçen yıllar fikrinizi değiştirdi mi? “Saklı Yüzler”de benzer zorluklarla karşılaştınız mı?
"Büyük Adam Küçük Aşk"ın yasaklanma sürecinde yalnız bırakıldığım doğrudur. Ancak bunun için kimseyi suçlamıyorum çünkü sinema sektörü uzun yıllardır ortak tavır alma, ortak hareket edebilme melekesini kaybetmiş durumda. Buna ben de dahilim... "Saklı Yüzler"in çekim süreci çok zorlu geçti ve tamamlanması 2 yıla yayıldı. Bu süre içerisinde benimle yola çıkan oyuncularım beni bir an bile olsun yalnız bırakmadılar, kendilerine çok teşekkür ediyorum. Ayrıca filmin laboratuar işlemlerini yaptığım Fono Film'e, 8 mm'ye ve 1ooo Volt'a da çok teşekkür ediyorum.
“Saklı Yüzler” Türkiye’de uzun yıllardır önemli bir sorun olan namus cinayetleri meselesini ele alıyor. Bu konu hakkında bir film yapma fikri nasıl oluştu?
Yaşanan "Namus Cinayetleri" beni bu konuda önce bir belgesel çekmeye, ardından da belgeselden vazgeçip sinema filmi yapmaya itti. Bir kadın olarak, kadınların katledilmesi ve hatta erkeklerin de bu yolda hayatlarını kaybetmesi karşısında duyarsız kalamazdım.
Filminizin namus cinayetleri konusunda bir bilinç, bir duyarlılık yaratacağına inanıyor musunuz? “Saklı Yüzler”in, namus cinayetleri sorunun çözümüne dair atılabilecek adımlara katkısı olacak mı?
Sinemadan çıkan seyircinin "Namus Temizleme Kisvesi Altında" kadına yöneltilen şiddete öfke duymasını isterim. Filmden çıkan seyircinin "kadınını öldürmesi erkeğin kendisini de öldürmesidir" düşüncesiyle çıkması benim için yeterlidir. Bu düşüncenin "Namus Cinayetleri" konusunda yaratılması gereken duyarlılığa bir katkısının olacağı muhakkakdır.
Film iki yıla yayılan bir sürede tamamlandı. Çekimlerin bu kadar uzun sürmesinin nedeni ne?
Ekonomik
“Saklı Yüzler”de de önceki filmlerinizde olduğu gibi senaryo size ait. Bu oluşturmaya çalıştığınız sinema diliyle ilgili özel bir tercih mi? Bundan sonra da kendi yazdığınız senaryoları filme çekmeye devam mı edeceksiniz?
Kendi yazdığım senaryoları çekmeyi tercih ediyorum, çünkü henüz eteklerimdeki taşları dökemedim. Ama bu demek değil ki dünyalarımızın çakıştığı başka bir senaristle çalışmayacağım. O da denenebilir.
“SaklıYüzler”, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan yapım desteği almıştı. Ancak eski mevzuattan kaynaklanan sorunlar nedeniyle, filmi bakanlığa zamanında teslim etmediğiniz için bakanlıkla aranızda bazı sorunlar yaşandı. Bu süreç hakkında bilgi verebilir misiniz?
Tarafımca açılan dava sürüyor. Umarım lehimize sonuçlanır.
‘Saklı Yüzler’ kaşifi
Bir Handan İpekçi filmi ‘Saklı Yüzler’. Konusu, kadının susturulması, erkek egemen baskı, namus ve töre cinayeti… Yüzlerce kadının ve erkeğin ölümüne neden olan namus cinayetleri üzerine yapılmış en etkileyici film ‘Saklı Yüzler’, festival festival gezdikten sonra nihayet geçtiğimiz hafta seyirciyle buluştu. Her filminde ‘yeni yüzler’ yaratan Handan İpekçi ile filmini, oyuncu seçimini namus cinayetlerinin gündeme nasıl oturduğunu anlatıyor.
http://img137.imageshack.us/img137/3930/handanyu1.jpg (http://imageshack.us)
Filmin hikayesinden söz edelim mi?
Önce namus cinayetleri üzerine belgesel film çekmeyi istedim. Annesini, kardeşini ya da halasını öldürmüş katillerle görüşüp onların duygularını öğrenme niyetiyle yola çıkmıştım. Ama ne kadarı doğru anlatılacaktı ve ben istediğimin ne kadarını gerçekleştirebilecektim? Bu yüzden uzun metraj yapmaya karar verdim. Belgesel film çekme isteği yaratıcılığımı etkiledi ve senaryo içinde belgesel filmci karakteri de doğdu.
Şenay Aydın’ın ilk filmi ve ilk başrolü. Bu bir tedirginlik yaratmadı mı?
Ben alışığım. ‘Büyük Adam Küçük Aşk’ filmimde 5.5 yaşında bir çocuğa da başrol oynatmıştım. İlk filmimde de üç çocuk başroldeydi. Bu riski hep aldım. Şenay’la tanıştığımızda tipini çok beğendim. Yazdığım karaktere çok uygundu yüzü. Hiç deneyimi olmayan birine başrol vermek çok riskli ama şimdiye kadar pek pişman olmadım. Hep doğru seçimler yaptım.
İsimsiz oyucuları keşfinizde hisleriniz ön planda yer alır mı?
Profesyonel oyuncular da dahil olmak üzere çoğu oyuncularla görüşürüm. Senaryoyu vermeden önce tanışıyoruz. Aramızda pozitif bir elektrik, bir alışveriş varsa çalışmaya karar veriyorum. Karşılıklı güven duyabileceğim oyuncuları seçiyorum.
Şenay Aydın’ı nasıl buldunuz?
O beni buldu. Bir gazetede çekeceğim film için verilen ‘oyuncu aranıyor’ ilanına başvurmuş. Birçok kişinin arasında Şenay da vardı. Aslında belki de o gün görüşemeyecektik. Mülakatların yapılacağı gün çok işim vardı ve görüşmek istememiştim. Şenay’ın adına arayan kişi görüşme için çok ısrar etmişti. İyi ki de ısrar etmiş. Buluşmamız çok iyi oldu. Deneme çekimlerinde zeki ve yetenekli olduğunu görünce de çalışmaya karar verdim.
HER ZAMAN ÖNEMLİ OLAN İZLEYİCİNİN TEPKİSİDİR
Filminizin festivallerde aldığı tepki nasıldı?
Film, ilk olarak Antalya’da gösterildi. Seyircilerin tepkisi çok iyi. Daha sonra Ankara ve Kars’ta gösterildi. Bütün bu festivaller içinde Kars Festivali’nin çok özel bir yeri var. Oradaki insanların sanatın her dalına bir açlığı var. Festivale katılan her filmi büyük bir sevgiyle kucaklıyorlar. Üç festivalde de seyircinin filme olan tepkisini anında hissedebilmek için ben de seyircilerle birlikte izledim filmi ve tepkiler gayet olumluydu. Sonuna kadar nefeslerini tutarak izleyen bir seyirci kitlesi vardı. Filmin karışık bir kurgusu vardı ki buna rağmen büyük bir ilgiyle izlendi; bu benim için çok önemli.
Neden namus cinayeti üzerine bir film?
Son yıllarda namus cinayetleri arttı, görünür oldu. Artık namus cinayeti işleyenlere çok ağır cezalar getirildi. Bir hiç yüzünden namus adına kadınların ölmesi bir kadın olarak beni çok rahatsız ediyor. Namus aslında birçok şeyi kapsıyor. Yalan söylememek, hırsızlık yapmamak… Türkiye’de namus eşittir kadın vücudu haline indirgenmiş durumda. Bu sebeplerden kadınların ve erkeklerin hayatlarını kaybetmesi vahim bir durum. Bu konuda bir şeyler söylemek istedim.
Ama en çok zararı kadınlar görüyor…
Kadınlar kadar erkekler de zarar görüyor. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yaptığı bir araştırmaya göre 2001’den 2006’ya kadar namus cinayetleri yüzünden 1100 kişi hayatını kaybediyor ve 700’ü erkek. Projemde de sadece kadınlar değil erkekler de yaralanıyor. “Birbirinizi öldürmeyin, kadınları öldürmeyin çünkü kendiniz de ölüyorsunuz” demek istedim.
Bu durumda en çok annelerin canı yanıyordur…
Evet, ama kimi anneler kızlarının öldürülmesine, oğullarının katil olmasına sessiz kalarak onay veriyorlar aslında. Annelere de çok büyük görevler düşüyor. Onların da seslerini yükseltip tavır koymaları gerekiyor.
Belki de töre cinayetlerinin çözümü kadınlarda özellikle de annelerde…
Kesinlikle çözüm kadınlarda yatıyor. Yani kadınların kendilerini birey olarak görmeleri gerekiyor. Erkekler için de aynı. Töre cinayetlerinin birçoğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde oluyor. Burada feodal yapı ve aşiret ilişkileri çok yaygın. Aşiret lideri ne diyorsa onun kulu gibi hissedip birey olamıyorlar.
Kostümlerin hepsi Mahmutpaşa’dan
Film için özel kostüm ve makyaj çalışmaları yapıldı mı?
Urfa’daki çekimlerimizde önce sanat yönetmenimiz vardı ama daha sonra devam edemedik. Kostüm çalışmasının başından itibaren vardım. Oyuncularımla birlikte Mahmutpaşa’ya gidip kostüm seçtim. İşin gerçeği bu aslında. Makyaja arkadaşlarla birlikte karar verdik. Özellikle Şenay’ın makyajı çok önemliydi; Urfa’da kalın kaşlı ve makyajsız, sadece gözünde sürmeleri olan tam bir köylü kızıyken 5 yıl sonra modern bir genç kız haline döndü. Şenay’ın 5 yıl sonraki halinde gerçekten detaylı bir makyaj çalışması yapıldı. Erkeklerin değişimi daha kolay oluyor biraz saç ve sakal uzadı mı değişim sağlanıyor.
vBulletin® v3.8.0 Beta 2, Copyright ©2000-2009, Jelsoft Enterprises Ltd.