PDA

Tüm Versiyonu Göster : Superman Dönüyor (Superman Returns)


MasalTeam
13-01-06, 16:13
http://img219.imageshack.us/img219/6100/superman3wp.th.png (http://img219.imageshack.us/my.php?image=superman3wp.png)

Örümcek Adam ve Batmandan sonra Superman de geri dönüyor.

Film büyük ihtimalle 2006 yaz veya Sonbaharda vizyonda olacak.

100-150 milyon dolarlik dev bir bütce ile cekildigi konusuluyor.Henüz resmi bütce rakamlari aciklanmadi.

Filmin cekimleri gectigimiz aylarda tamamlandi.

Iste Filmin Kadrosu ;

Brandon Routh (Clark Kent/Superman), Kevin Spacey (Lex Luthor), Kate Bosworth (Lois Lane), James Marsden (Richard White), Frank Langella (Perry White), Sam Huntington (Jimmy Olsen), Eva Marie Saint (Martha Kent), Parker Posey (Kitty Koslowski), Kal Penn (Stanford), Stephan Bender (Clark Kent, jung)

MasalTeam
13-01-06, 16:30
http://img227.imageshack.us/img227/5812/unbenannt7qa.th.png (http://img227.imageshack.us/my.php?image=unbenannt7qa.png)

Resmi büyütmek icin üzerine tiklayin

sbuffy
18-04-06, 14:20
http://img153.imageshack.us/img153/4387/supfly3zd9ju.th.jpg (http://img153.imageshack.us/my.php?image=supfly3zd9ju.jpg)http://img153.imageshack.us/img153/377/photo158pt.th.jpg (http://img153.imageshack.us/my.php?image=photo158pt.jpg)http://img153.imageshack.us/img153/1219/photo184cf.th.jpg (http://img153.imageshack.us/my.php?image=photo184cf.jpg)

http://img153.imageshack.us/img153/9348/photo173cg.th.jpg (http://img153.imageshack.us/my.php?image=photo173cg.jpg)http://img153.imageshack.us/img153/331/photo210qw.th.jpg (http://img153.imageshack.us/my.php?image=photo210qw.jpg)http://img153.imageshack.us/img153/1029/photo198pr.th.jpg (http://img153.imageshack.us/my.php?image=photo198pr.jpg)

http://img153.imageshack.us/img153/4295/photo162ci.th.jpg (http://img153.imageshack.us/my.php?image=photo162ci.jpg)http://img153.imageshack.us/img153/943/photo311ic.th.jpg (http://img153.imageshack.us/my.php?image=photo311ic.jpg)http://img153.imageshack.us/img153/6589/photo328dc.th.jpg (http://img153.imageshack.us/my.php?image=photo328dc.jpg)

http://img153.imageshack.us/img153/9385/photo271ie.th.jpg (http://img153.imageshack.us/my.php?image=photo271ie.jpg)http://img153.imageshack.us/img153/8629/photo268fy.th.jpg (http://img153.imageshack.us/my.php?image=photo268fy.jpg)http://img153.imageshack.us/img153/48/photo255po.th.jpg (http://img153.imageshack.us/my.php?image=photo255po.jpg)

sudem
03-05-06, 21:35
http://img153.imageshack.us/img153/4387/supfly3zd9ju.th.jpg (http://img153.imageshack.us/my.php?image=supfly3zd9ju.jpg)http://img153.imageshack.us/img153/377/photo158pt.th.jpg (http://img153.imageshack.us/my.php?image=photo158pt.jpg)http://img153.imageshack.us/img153/1219/photo184cf.th.jpg (http://img153.imageshack.us/my.php?image=photo184cf.jpg)

yav bu adam nasıl bir adam..susayım dedim ama olmuyor..bu oyuncuyu nerden bulmuşlar ya..kevin spacey ile bu oyuncuyu seçen insanlar aynı kişiler mi? :icon_evil inanılmaz zevksizler..smallville deki TOM WELLING daha iyi giderdi.en azından smallville izleyicileri alıştı ona..

anaxagor
04-05-06, 06:35
Gerçek Superman fanları tarafından uzun zamandır beklenen bir filmdi. En son 1987 yılında yapılmıştı Superman'in sinema filmi ve fanlar tarafından son filmin varolduğu unutulmaya çalışılıyordu.

Superman Returns filminin yönetmeni olan Bryan Singer bu janrın yabancısı değil. Heybesinde iki X-Men filmini barındıran yönetmen bu işi başarabileceğini kanıtlamış biri. Aynı zamanda Usual Suspects (Olağan Şüpheliler) (http://www.imdb.com/title/tt0114814/) gibi harikulade bir filmi de yönetmiş olan Singer bu film için X-Men filmlerinin üçüncüsünü yönetmekten vazgeçti. Fox Film Studios, Singer'dan 3. X-Men filmini Superman Returns filminin çekilmesinin planlandığı zamanda yönetmesini isteyince yönetmen Warner Brothers tarafından yapılan Superman filmini yönetmeyi tercih etti.

Roller konusunda Superman fanları arasında oldukça fikir tartışmaları çıktı. Smallville adlı dizi ile Superman dünyasına adım atan MTV gençliği bahsi geçen dizide Clark Kent'i canlandıran Tom Welling'in uzun süredir beklenen filmde başrol oynamasını istemekteydiler. 1938 yılından beri popüler kültürün bir parçası olan Superman hakkında yapılmaması gereken tüm yanlışları yapan bir dizi ile bu dünyaya adım atanların bu filmi önyargısız seyretmeleri çok iyi olur.

Bryan Singer en başından beri bilinmeyen bir aktöre Superman/Clark Kent rolünü vereceğini söylüyordu. Amerika'nın Iowa eyaletinden olan Brandon Routh kostümü giyindiğinde karşısında Superman hakkında çok da bir şey bilmeyen Smallville fanları kadar 1978, 1980, 1983 ve 1987 yıllarında dört defa kostümü giymiş olan Christopher Reeve (http://www.imdb.com/name/nm0001659/)'in sadık hayranlarını da buldu. İronik olan ise önyargısız gözlerin Brandon Routh'un Chris Reeve'e ne kadar çok benzediğini söylemeleriydi.



(http://movies.apple.com/movies/wb/superman_returns/superman_returns-tlr2_h640w.mov)

sbuffy
04-05-06, 11:11
supermanin bütün filmlerini seyretmiş biri olarak supermani en çok christopherla özdeşleştirdiğim için brandonı yadırgadım.bir zamanlar tvde superboy dizisi vardı ordaki clarkı bile bu kadar yadırgamamıştım.smallvillei açıkcası sadece bir iki bölüm seyrettim ama clarkı canlandıran tom welling daha çok chrise benzediği ve seyirci supermani chrisle bütünleştirdiği için bu filmde çoğu kişi onun oynamasını ümit etmiştir.umarım brandon bizi yanıltacak kadar iyi bir performans sergiler.

anaxagor
04-05-06, 20:24
supermanin bütün filmlerini seyretmiş biri olarak supermani en çok christopherla özdeşleştirdiğim için brandonı yadırgadım.bir zamanlar tvde superboy dizisi vardı ordaki clarkı bile bu kadar yadırgamamıştım.smallvillei açıkcası sadece bir iki bölüm seyrettim ama clarkı canlandıran tom welling daha çok chrise benzediği ve seyirci supermani chrisle bütünleştirdiği için bu filmde çoğu kişi onun oynamasını ümit etmiştir.umarım brandon bizi yanıltacak kadar iyi bir performans sergiler.
Chris Reeve kesinlikle Superman/Clark Kent rolünün canlandırılması konusunda bir referans oldu. Tüm performanslar onun performansıyla karıştırılıyor. Her ne kadar C. Reeve'in Clark Kent'i canlandırış şeklini abartılı bulsam da Superman'i canlandırışının harikulade olduğu kanısındayım. Ancak ondan sonra Superman ve/veya Clark Kent rollerini canlandıranlar arasında C. Reeve'e en çok benzeyenin Tom Welling olduğu görüşüne kesinlikle katılmıyorum. Özellikle fragmanı seyrettikten sonra Brandon Routh'un bazı sahnelerde ürpertici derecede C. Reeve'i hatırlattığını düşünüyorum. Fragmanı iş arkaşlarıma seyrettirdiğimde de ben hiçbir yorumda bulunmama rağmen seyredenlerin ortak fikri B. Routh'un C. Reeve'e çok benzediği yönündeydi. Film ve Brandon Routh hakkında hiçbir yargısı olmayan iş arkadaşlarımın olumlu veya olumsuz yargıya sahip kişilere nazaran daha objektif yorumda bulunduğuna inanıyorum.

rolling
05-05-06, 01:38
ilginç bi film olacağa benziyor. anlaşılan o ki, supermanimiz dünyayı kendi haline bırakıp çekip gitmiş ve de geri dönüor...
oyunculara gelirsek, sıkı bir smallville izleyicisi olarak, brendan rough'ı deil de kevin spacey'i biraz yadırgadım. aslında yadırgamak deil de michael rosenbaumdan sora baya bi garip geldi. michael rosenbaum inanılmaz yakışıro lex luthor rolüne ve resmen bütünleşti lex luthor ile. o yüzden birden bi başkasını görünce bi garip oldum. brendon rough da özellikle clark kent haliyle c. reeve e hakkaten baya bi benziyor... ama tom welling olsaydı daha mı ii olur du vallaa bilemiyorum... bekleyip görücez...

sudem
05-05-06, 01:54
aslında yadırgamak deil de michael rosenbaumdan sora baya bi garip geldi. michael rosenbaum inanılmaz yakışıro lex luthor rolüne ve resmen bütünleşti lex luthor ile. o yüzden birden bi başkasını görünce bi garip oldum. brendon rough da özellikle clark kent haliyle c. reeve e hakkaten baya bi benziyor... ama tom welling olsaydı daha mı ii olur du vallaa bilemiyorum... bekleyip görücez...
aman Allahım rolling senden böyle şeyler duyacak mıydım ben :) hayırdır inşallah
ben de hemen yukarıda clark kenti canlandıraack arkadaşı yadırgadığımı yazmıştım.ama kevin spacey konusunda sana katılamayacağım..başka bir oyuncu olamazdı gibi geliyor bana..çok iyi bir seçim.
ama tekrar ediyroum kim ne derse desin brandon routh'un bu role olmadığını düşünüyorum.C.reeve'e en çok bence tom welling benziyor..ben superboy zamanında da dean ceani kötü bir seçim olarak düşünürdüm ki bence bu hala öyle.sırf superman hayranı olduğum için izlerdim diziyi.
ama ne olursa olsun filmin güzel olacağına inanıyorum.Brian Singer boşuna x-men i den vazgeçmez :)

rolling
05-05-06, 02:09
vallaa, sudem bende şaşırdım yazdıklarıma... :D
aslında kevin spacey e lafım yok benim, o olmuş veya bi başkası farketmez, sadece dediğim gibi lex luthor dizide m. rosenbaumla o kadar özdeşleşmiş ki kafamda bi garip geldi öle başka birini görünce... sanki böle her an m. rosenbaum çıkıcak gibi oldum ama çıkmadı... :D

anaxagor
05-05-06, 04:22
Filmin konusunun başlıkta yer almadığını gördüm. Beyazperde'den alıntıladığım özet:
Bir kaç yıldır kayıp olan Superman, Dünya'ya döner. Yokluğunda, aşık olduğu kadın Lois Lane'in, kendisine yeni bir hayat çizdiğini acıyla öğrenir. Bu arada insanlık, kendisini koruyan bir süper-kahraman olmadan hayatta kalmanın bir yolunu bulmuş gibidir. Oysa eski bir düşman, yeni ve korkunç planlar yapmaktadır. Superman'in kendisini sevenlerin güvenini tekrar kazanmak için, denizin derinliklerinden uzayın sınırlarına uzanan bir serüvende yaşamını ortaya koyması gerekecektir.

Kaynak: http://www.beyazperde.com/film/2473

Filmin resmi sitesinde filmin gösterime girme tarihi Türkiye için 21 Temmuz 2006, Almanya için 17 Ağustos 2006 olarak görünüyor.

Gördüğüm kadarıyla bu sitede Smallville dizisinin sevenleri de var. Amerika'daki hedef demografi 18-34 yaş erkek grubu olmasına rağmen genç kızlar tarafından da seyrediliyor. Sorun da bu noktada başlıyor çünkü Smallville dizisinin gerçek Superman ile alakası yok. Güya eğitim halindeki Superman'in hikayesini anlatıyor ama 5 senedir başardığı tek şey Superman mitolojisine ihanet etmek. Clark Kent karakterini o kadar çok yozlaştırdılar ki Tom Welling ne kadar iyi olursa olsun onu görmek istemezdim bu filmde çünkü Tom Welling'i gördükçe aklıma Smallville'in zırvalıkları geliyor. Bu filmi o kadar uzun süredir bekliyordum ki Tom Welling'in Superman/Clark Kent rolüne soyunmadığını duymak beni çok rahatlattı. Smallville: The Movie'yi seyretmek istemiyordum.
(...)C.reeve'e en çok bence tom welling benziyor..ben superboy zamanında da dean ceani kötü bir seçim olarak düşünürdüm ki bence bu hala öyle.sırf superman hayranı olduğum için izlerdim diziyi.
ama ne olursa olsun filmin güzel olacağına inanıyorum.Bryan Singer boşuna x-men i den vazgeçmez :)
C. Reeve'e Brandon Routh'u değil de Tom Welling'i benzeteni daha önce görmemiştim. Hiçbir yargıya sahip olmadan B. Routh'u görenlerin bana ilk söylediği C. Reeve'e benzediği oldu.

Dean Cain... Öncelikle Dean Cain Superboy dizisinde değil, Lois and Clark: The New Adventures of Superman dizisinde Teri Hatcher ile başrolü paylaştı. Superman/Clark Kent rolünün fiziksel özelliklerine uyan biri değildi. Boyu 180 cm ve gözleri kahverengi olan Dean Cain bu rol için pek de uygun değildi. Superman'in boyu 188 cm ve gözleri mavi olduğu için Dean Cain'in rol için gereken fiziksel şartları taşımadığını düşünmüşümdür hep. Ne var ki tüm zamanların en iyi Lois Lane'i olduğunu düşündüğüm Teri Hatcher ile inanılmaz bir ekran kimyası vardı ve dizinin ilk iki sezonu fena değildi. Yine de kişisel fikrim Dean Cain'in en kötü Superman olduğu yönünde.

Superboy dizisi için söyleyebileceğim pek fazla bir şey yok. Clark Kent'in gençliğinde gönlünü kaptırması için yaratılmış Lana Lang karakterini hiçbir zaman sevemedim. Benim gözümde Superman'i insanlığa bağlayan ve en az Superman kadar kahraman olan Lois Lane'in yerini hiçbir karakter tutamaz. Lois Lane karakteri Superman'in ilk yayınlandığı 1938 tarihli Action Comics #1'den beri var. Lois Lane karakteri janrın içinde hep öncü olmuş bir karakter. Bu sebepten o diziyi hiçbir zaman tam sevemedim.

...ve evet, Bryan Singer boşuna X-Men filminden vazgeçmemiştir.

sbuffy
05-05-06, 18:13
Süper ikili

http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/1473921.jpg

"Superman Returns" filminde efsane kahramanı canlandıran Brandon Routh ve rol arkadaşı Kate Bosworth’un arasından su sızmıyor.

Filmde iki sevgiliyi canlandıran Routh ve Bosworth, son olarak daha önceki filmlerde Superman’i canlandıran Christopher Reeve’in vakfı yararına düzenlenen geceye birlikte katıldılar. Yeni filmde Lois Lane rolünde izleyeceğimiz Kate Bosworth, gerçek hayatta ünlü aktör Orlando Bloom’la birlikte.
kaynak:hurriyet

sudem
15-05-06, 13:16
http://img275.imageshack.us/img275/4220/supermanav1fq.gif (http://imageshack.us)

http://img132.imageshack.us/img132/9760/supermanav29ek.gif (http://imageshack.us)

sbuffy
21-05-06, 15:14
Bu roller kaçar mı?

Sinema dünyasında pek çok yıldıza şöhret kapılarını açan beyazperdenin ünlü film kahramanları için ilk olarak başka yıldızların düşünüldüğü ortaya çıktı.

İnternet'teki "askmen" sitesinin araştırmasına göre, sonradan milyonların izlediği filmlerin başrolleri, çeşitli nedenlerle o rollere sahip olamayan ya da senaryoları geri çeviren ünlülere pişmanlık yaşatıyor. İşte yıldızlara "keşke o rolü kabul etseydim" dedirten filmler ve kaçırılan bu rollerin öyküsü:

Superman: Bu film için ilk olarak James Caan düşünüldü. O yıllarda çok popüler olan Caan'a, 1978 yapımı "Superman" filminin başrolü teklif edildi. Çelik adam rolünü beğenmeyen Caan, "Ben o saçma kostümü hayatta giyemem" diyerek, yapımcıları geri çevirdi. Bunun üzerine daha sonra bu rolle efsaneleşen Christopher Reeve'de karar kılındı.

kaynak:e-kolay.net

Angel-us-
21-05-06, 21:55
İlk olarak, Brandon Routh gözlüklü Clark Kent haliyle, Christopher Reeve e aşırı benziyor. Bi yerde aynı kılıkta pozlarını gördüm ve aynı kişi sandım hakikaten. Bence Tom Welling de iyi dururdu ama ilerki serilerde onu görürüz belki :)
Lex Luthor konusunda ise -M.R. sevenler kusura bakmasın ama- ayıp oluyor Kevin Spicey ile Rosenbaum u karşılaştırmak. Koskoca Kevin Spacey o ya lütfen arkadaşlar, kel halini de gördüm tam Lex olmuş :)

James Caan a gelince pek iyi bi superman olamazdı ondan ama, oynasa idi -biliyorsunuz Superman in babası Jor-El i Marlon Brando canlandırdı- değişik bi anı olurdu. Çünkü Marlon Brando-James Caan ikilisi efsane The Godfather da da baba-oğulu canlandırmışlardı[Don Vito Corleone-Sonny Corleone].

Not:James Caan, Las Vegas taki Ed Deline :)

sudem
27-05-06, 01:35
Angel-us- tartışmak gibi olmasın ama MR ile kevin spacey in oyunculukları karşılaştırılmıyor ki ikisi de çok iyi birer oyuncu..sadece ne zamandır alışıltık MRa..kevin spacey biraz garip geliyor..
ben bugün sinemaya gittim.fragmanını izledim.aslında normalde de izlemiştim ama sinema büyüsü başka.. :)
kevin spacey süperdi..ama farklıydı.ne gene hackman gibiydi ne de MR gibi.ama tam bir lex luthordu.zaten kötü adamlara karşı eğilimim var böyle nerdeyse perdeye yapışacaktım :) özellikle benim bittiğim an lex ile lois in konuşmasıydı...ben bu filmi biraz zor izlerim :)
anaxagor şu pelerin konusunda sana katılıyorum..bir sahne vardı orada çok abartı buldum.
ayrıca Angel-us- gibi ben de Brandon Routh un gözlüklü halini bir iki sahnede C. Reeve in clark kent haline çok benzettim ama superman hali için aynı şeyi söyleyemeyecğim.
filmi sabırsızlıkla beklmiyorum..her şeyi geçtim konusu çok güzel.. :img-meeti

sbuffy
14-06-06, 11:28
Yeni Superman 'gay' mi?

http://www.e-kolay.net/sinema/images/1306_068.jpg

Ülkemizde 21 Temmuz'da vizyona girecek "Superman Dönüyor" Amerika'da farklı bir tartışmaya neden oldu. Yönetmeninin cevabı net: Superman gay değil!

28 Haziran'da Amerika'da gösterime girecek "Superman Returns" (Süperman Dönüyor), Amerikan basınında bazı spekülasyonlara yol açtı. Gay dergisi The Advocate ve Los Angeles Times gazetesinin de içinde yer aldığı bazı basın organlarında, Brandon Routh'un canlandırdığı süperkahramanın portresinin filmde gay olarak çizildiği iddia ediliyordu. Filmin yönetmeni Bryan Singer ise söylentilere "şu ana kadar yaptığım filmlerde yer alan karakterler arasındaki en heteroseksüel karakter" şeklinde yanıt verdi.

Singer, filmindeki çelik adamı 'çok romantik, yakışıklı, erdemli ve hassas' olarak tanımlıyor. Superman, yeni serüveninde gezegeni Krypton'da uzun yıllar geçirdikten sonra tekrar Dünya'ya dönüyor. Bu arada aşık olduğu Lois Lane nişanlanmış ve bir de çocuğu olmuştur... Eski bir düşman da Superman'in yollarını gözlemektedir.

kaynak:e-kolay.net

anaxagor
17-06-06, 22:18
Yeni Superman 'gay' mi?


(...)28 Haziran'da Amerika'da gösterime girecek "Superman Returns" (Süperman Dönüyor), Amerikan basınında bazı spekülasyonlara yol açtı. Gay dergisi The Advocate ve Los Angeles Times gazetesinin de içinde yer aldığı bazı basın organlarında, Brandon Routh'un canlandırdığı süperkahramanın portresinin filmde gay olarak çizildiği iddia ediliyordu. (...)
kaynak:e-kolay.net
Bu haberin Türkiye'de de yankı bulduğuna şaşırmamam lazım sanırım. Ancak filmin yapım aşamasını oldukça yakından takip etmiş biri olarak haberde yer alan bilgilerin 100% doğru olmadığını söylemek istiyorum. Bu tartışmanın çıkmasının sebebi haberde de belirtildiği gibi eşcinsel komüniteye hitap eden "The Advocate" dergisinde çıkan haber oldu. Kapakta "How gay is Superman?" (Superman ne kadar eşcinsel?) diye bir ibare kullanılınca bu tartışma da başlamış oldu.
http://www.advocate.com/uploadedImages/advocate/editorial/issue_covers/A963x300.jpg

Oysa haberin içeriğinde Superman'in eşcinsel camiayı cezbeden bir figür olabileceği anlatılıyormuş. Superman'in eşcinsel erkekler cezbetmesi beni çok da şaşırtmadı açıkçası. Ancak sansasyonel haber peşinde koşan medya Superman'in eşcinselliğini tartışmaktan geri kalmadı. Filmi seyretmedim ama şu ana kadar 10-15 dakikalık kısmını gördüm. Gördüğüm kısımlarda Superman'in eşcinsel bir figür olarak gösterildiğini düşünmeme sebep olacak en küçük bir ayrıntı yoktu. Basın gösterimine gidip filmin tamamını seyredenlerin de söylediğine göre Superman'in eşcinsel olduğunu düşündürecek en ufak bir nokta yok filmde.

sevgi86
17-06-06, 22:35
ben de bugün bir sinema programında gördüm
altyazı şuydu
"superman'in taytı çok mu sıkı"

pes doğrusu
sonunda süpermene de bir gay damgası vurdular
haberin yanlış yorumlanmamasında şaşmamalı
insanlar okumak istediklerini görmüşler yazıda
hayret ediyorum
spiderman,daredevil de sıradadır herhalde

anaxagor
20-06-06, 01:00
Bir süredir film hakkında bilgilendirici bir yazı yazmayı istiyordum ama çeşitli sebeplerden ötürü bir türlü elim gidip de yazmak istediklerimi yazamadım. Bu başlığa ilginin az olduğunu fark ediyorum ve bunun sebebinin film hakkında bilgi eksikliğinden kaynaklandığını düşünüyorum. Belki biraz olsun bilgi eksikliğini gidermeye katkım olabilir.

En başta yönetmen ile başlamak istiyorum. Bryan Singer’ın bu filmi yapmak için X-Men üçlemesinin son filmini yönetmekten vazgeçtiğini bir kısmınız biliyorsunuzdur. Aslında, Singer’ın yapmak istediği üçüncü X-Men filmini Superman Returns’den sonra yönetmekti ama Fox Stüdyoları buna yanaşmayınca Singer bir seçim yapmak zorunda kaldı ve Warner Bros ile Superman Returns filmini yönetmeyi tercih etti. Üçüncü X-Men filmi gösterime girdikten sonra genel kanı Singer’ın yerine yönetmen koltuğuna oturan Ratner’ın ilk iki filmde yer olan derinliği üçüncü filme koyamadığı yönündeydi. Bence bu Bryan Singer’ın ne kadar iyi bir hikaye anlatıcısı olduğunu göstermekte. Zaten the Usual Suspects (Olağan Şüpheliler) filminin yönetmeninden de daha aşağısını beklememek lazım.

Bu filmin diğer bir özelliği ise bütçesi oldu. Filmin bütçesi o kadar çok spekülasyona sebep oldu ki belirli medyada filmin bütçesinin 300 milyon dolar olduğu iddia edildi. Resmi kaynakların belirttiği bütçe ise 200 milyon doların biraz altında olduğuydu. 300 milyon dolarlık yapım bütçesi ekonomik açıdan akla yatkın bir bütçe olmadığı için 200 milyon dolarlık bütçenin doğru olduğunu kabul ediyorum.

200 milyon dolarlık bütçeden bahsedince görselliğin çok iyi olmasını beklersiniz, değil mi? Görsel efektlerin mükemmelliğini görünce ağzınızın açık kalmasını beklersiniz sanırım. Kendim filmi henüz görmedim. 27 Haziran tarihinde saat 22:00’de göreceğim filmi ama şu ana kadar yazılan film eleştirilerinde, ki bu eleştirilerin sayısı yirmiye yaklaşıyor, ortak olan nokta görselliğin nefes kesici olduğu. Filmi yerden yere vurmak için elinden geleni yapan bir-iki eleştiri yazısı bile filmin görsel boyutunu yadsıyamadı.

Görsellikten bahsetmişken birkaç ilginç bilgi vermek istiyorum bu film hakkında. Kendini daha gelenekselci yönetmenlerden olarak tanımlamasına rağmen Bryan Singer görüntü yönetmeni Thomas Sigel ile birlikte ilginç bir karara vardı. Bu filmi Genesis kamera ile çekeceklerdi. Singer ile Sigel 70mm’lik kamera ile deneme çekimi yapmışlar ve bunun 35mm’lik kameradan çok daha net görüntü sağladığını fark etmişler. Ne var ki 70mm’lik kamera kullanımı pratik ve ekonomik problemler yaratacağından bu kameraların sağlayacağı görüntü kalitesini yakalayabilecekleri alternatif yollar aramaya başlamışlar. Bu sırada görüntü yönetmeni T. Sigel, Bryan Singer’a Panavision ve Sony tarafından geliştirilmiş Genesis kamerasından bahsetmiş. Genesis dijital formatta çekim yapan bir kamera ve Singer’ın dediğine göre 70mm’lik kameraların sağladığı netlikte görüntü verebiliyor. Dijital çekim yapmanın diğer birkaç avantajı da olunca karar Genesis’ten yana olmuş. O sırada sadece bir tane üretilmiş olan kamera ile akla gelebilecek her türlü ortamda çekimler yapılmış ve kamera Bryan Singer’ın testlerinden geçmiş. Bunun üzerine Panavision ile Sony tarafından Genesis’ten daha fazla üretilmiş. Bu film baştan sona bu dijital kamera ile çekilen ilk Hollywood filmi. Ancak Scary Movie 4’ün çekimlerine daha sonra başlanmasına rağmen y'ne Genesis ile çekilen bu film Superman Returns’den daha önce gösterime girdi.

Görsellikle ilgili diğer bir bilgi ise filmin belirli sahnelerinin üç boyutlu hale çevirildiği. IMAX tarafından geliştirilen bir yöntem ile iki boyutlu olarak çekilmiş filmler üç boyutlu hale getirilebiliyor. IMAX şirketi filmin ilk fragmanını üç boyutlu hale getirip Bryan Singer’a gösterince yönetmeni filmin bir kısmını IMAX sinema salonları için üç boyutlu yapmaya ikna etmek zor olmamış. Singer hangi sahnelerin üç boyutlu hale çevirileceğine kendisi karar vermiş. Bu film iki boyutlu olarak çekildikten sonra üç boyutlu hale çevrilen ilk geniş bütçeli Hollywood filmi olma özelliğini taşıyor. Ancak bu noktada olası bir yanlış anlamayı ortadan kaldırmak için bir açıklama yapmak zorundayım. Filmi üç boyutlu seyredebilmek için üç boyutlu film gösterebilen IMAX salonlarına gitmeniz gerekmekte. Türkiye’de sadece Ankara ve İstanbul’da bulunan IMAX salonları hakkında daha detaylı bilgi için http://www.imaxtr.com.tr/ adresini ziyaret etmenizi tavsiye ederim.

Yukarıda da dolaylı olarak belirttiğim gibi film 27 Haziran tarihinde saat 22:'de gösterime girecek ama ben filmi IMAX 3D olarak 29 Haziran tarihinde gördükten sonra film eleştirimi yazmayı planlıyorum. Eğer şu ana kadar yazılmış eleştiri yazıları bir göstergeyse benim yazım da oldukça pozitif olacak.

sbuffy
21-06-06, 11:12
Eleştirmenler Superman'i beğendi

http://www.e-kolay.net/haber/images/superman2166_ic.jpg

Eleştirmenler yeni Superman filmini pek beğendi.

Bryan Singer'ın yönettiği 'Superman Returns' (Süpermen Dönüyor), önceki gün eleştirmenlere gösterildi ve dün filmle ilgili olarak pek çok övgü dolu yazı çıktı.

'Superman Dönüyor' hakkında Variety dergisi 'hassas ve yaratıcı', Hollywood Reporter 'geniş kitlelerin gönlünü fethedecek' dedi. Newsweek'in eleştirmeni ise 'Bu ihtişamlı epiğin başından sonuna kadar Singer'ın süper kahramanların en cesuru için büyük bir sevgi ve hayranlık beslediğini hissediyorsunuz' diye yazdı.

Serinin bu yeni filminde Lex Luthor'u Kevin Spacey, Lois Lane'i Kate Bosworth, Superman'i ise genç oyuncu Brandon Routh canlandırıyor.
'Superman Dönüyor', Christopher Reeve'in rol aldığı 1987 yapımı Superman 4'ten bu yana süperkahramanın ilk beyazperde macerası.

Filmde, birkaç yıl ortadan kaybolan Superman'in dünyaya ve sevgilisi Luis Lane'e dönüşü anlatılıyor. Film ABD'de 28 Haziran'da, İngiltere'de 14 Temmuz'da, Türkiye'de 21 Temmuz'da gösterime girecek.

kaynak:radikal

Angel-us-
21-06-06, 13:19
Fragmanını izledim de, bende beğendim ya :)
Lois ile Clark izdivaca erememişti sanırım filmde, çünkü Lois in çocuğu falan vardı başka birinden..

anaxagor
22-06-06, 09:03
Superman Returns filminin dünya prömiyeri Westwood, California'da Mann Vıllage Theatre'daydı (21 Haziran 2006, Çarşamba). Katılacağı duyurulan ünlüler Kristen Bell, Amanda Bynes, Dean Cain, Kristin Cavalarri, Dane Cook, Jon Cryer, Vin Diesel, Richard Donner, Joey Fattone, Cuba Gooding, Jr., Jay Hernandez, Jennifer Love Hewitt, Chris Kattan, Eva Longoria, George Lopez, Virginia Madsen, Willie Nelson, Tony Parker, Anna Paquin, Jeremy Piven, Emma Roberts, Michael Rosenbaum, Molly Sims, Sharon Stone, Michelle Trachtenberg, Elizabeth Shue, Wilmer Valderrama, Bruce Willis ve diğerleri... Prömiyerden birkaç fotoğraf:

http://img212.imageshack.us/img212/3709/712656395oz.jpg
Yeni kuşağın Superman'i olmaya aday olan Brandon Routh.

http://i28.photobucket.com/albums/c226/vmob84/kbsm12.jpg
Fazla söze gerek yok... Tüm güzelliğiyle filmde Lois Lane karakterini canlandıran Kate Bosworth.

http://news.bbc.co.uk/media/images/40163000/jpg/_40163468_reeve_hackman300ap.jpg
http://img151.imageshack.us/img151/9089/newgen5ww.jpg
'78 yapımı Superman sinema filminde başrolü oynamış olan ve Chris Reeve ve Gene Hackman ve hemen alttaki resimde ise rolleri devralmış olan Brandon Routh ve Kevin Spacey.

http://us.news3.yimg.com/us.i2.yimg.com/p/ap/20060622/capt.41481f5bd9334c3abcc2be7260d3b0e5.superman_ret urns_premiere__calj103.jpg
Brandon Routh ve kızarkadaşı Courtney Ford.

http://us.news3.yimg.com/us.i2.yimg.com/p/ap/20060622/capt.3351b845c6e34ac0bc593a5b7086aebf.superman_ret urns_premiere_camw102.jpg
Kate Bosworth, Brandon Routh, Kevin Spacey ve yönetmen Bryan Singer.

http://smg.photobucket.com/albums/v441/Blue_Crush_Fan/SR%20Premiere/th_IMG_8642.jpg
Son olarak da foto muhabirlerince değil de Bluetights.net sitesinden BluCrushFan adlı fan tarafından çekilmiş foto. (Daha büyük boyutta olanı görmek için resme tıklamanız gerekli.)

anaxagor
28-06-06, 20:13
Dün gece filmi seyrettim. Uzun zamandır beklediğim bir filmdi ve Neil Armstrong’un o ünlü sözünü biraz değiştirerek yazmak istiyorum. İnsanlık için çok küçük bir adımdı ama benim için büyük bir adımdı. Bir Superman filmini ilk defa sinemada seyrettim ve bunu yapabilmeyi küçüklüğümden beri istiyordum.

Benim bu karaktere olan sevgimin kaynağında karakterin özünde yer alan iyilik yatıyor. İnsanlardan umudunu hiç kesmeyen bir karakter olduğu için zaman zaman naif olarak bile görülebilecek bir karakter... Başka bir tanımı da modern çağın oluşturduğu mitoloji karakteri de denebilir. Sonuçta gerçek mitoloji kahramanları da Superman gibi oluşmadı mı? Herkül, Zeus, Apollo ve diğerleri... İşte bu sebepten popüler kültür ikonu olan Superman’i basit bir çizgi roman kahramanı olarakgöremiyorum. Superman idealizmin hikayesini anlatıyor benim için.

Filme giderken beklentilerim de bu yöndeydi. Hikaye de benim için oldukça çekici unsurlar barındırıyordu işin gerçeği. Doğduğu gezegenin kalıntılarının varlığını astronomlardan öğrenen Superman, kalıntıları görmek için gidiyor. Belki de kendi ırkından birini bulabileceği umuduyla yola çıkıyor. Bu yolculuğa çıkarken de tam Superman’e yakışır bir hata yapıyor. Varlığının dünyadaki etkisini küçümsüyor ve yokluğunun bir şeyi değiştirmeyeceğine inanıyor.

Film Superman’in dünyaya dönüşüyle başlıyor ve Kripton’un son oğlu yokluğunda dünyanın değişmiş olduğunu görüyor. Özellikle de sevdiği kadın Lois Lane tarafında olan değişiklikler oldukça fazla. Lois Lane “Neden dünyanın Superman’e ihtiyacı yok” adlı başyazısı ile Pulitzer kazanmış, uzun süredir editörü Perry White’ın yeğeni Richard White ile nişanlı ve hepsinden önemlisi bir oğlu var. Bu arada Superman’in en büyük düşmanı Lex Luthor da şeytani bir planı hayata geçirmekte.

Bu filmi seyretmeden önce yaptığım en büyük hata film hakkında çok şey öğrenmem oldu. İtiraf etmem gerekirse bu da heyecanımın bir kısmını öldürdü. Filmin %90, hatta %95 kadarında ne olacağını filmi seyretmeden önce biliyordum. Buna rağmen filmin birçok yerinde kendimi filmin heyecanına kaptırmış olarak buldum. Kısacası anlatım güzeldi. Yine de hikayenin bazı yerlerinin gereğinden hızlı ilerlediğini düşünmekten kendimi alamadım. Film iki buçuk saat olmasına rağmen bana daha da uzun olmalıymış gibi geldi. Bu sebepten daha şimdiden filmin “extended cut” versiyonunun DVD’sinin çıkmasını dört gözle bekliyorum.

Filmin görselliği ve görsel efektleri kelimenin tam anlamıyla ağzı açık bıraktıracak türden. Bu filmde ilk defa Superman’in uçması yürümek kadar doğal görünüyor. Her ayrıntısıyla uçması o kadar doğal ki bir an bile olsun yapaylık hissetmiyorsunuz. Daha da güzeli, Superman’in etrafındaki fiziksel dünya ile etkileşimi de o kadar inandırıcı ki sanki bilimkurgu-fantazi filmi değil de normal bir aksiyon-macera filmi seyrediyor gibisiniz.

Oyunculuklara gelince... Brandon Routh benim yeni Superman’im. 1978 yapımı ilk filmin başrol oyuncusu Christopher Reeve’in performansı gerçekten inanılmazdı ve Brandon Routh’un ondan aşağı kalır yanı yok. Hatta B. Routh’un Clark Kent’ini biraz daha çok sevdim diyebilrim. Superman’i de olması gerektiği gibi yani gerçek bir yarıtanrı/kahraman olarak oynuyor.

Kate Bosworth ise genç yaşına rağmen 4-5 yaşlarında çocuğu olan bir Lois Lane’in olgunluğunu iyi bir performansla gösteriyor. Superman-Lois Lane sahnelerinde özellikle başarılı buldum. Bu da filmin romantik yönüne oldukça yardımcı oluyor. Ne de olsa bu film aynı zamanda bir aşk filmi ve başrol oyuncularının ekran kimyası çok iyi.

Kevin Spacey ise Lex Luthor’u öyle bir şekilde canlandırmakta ki bazı sahnelerde ürperdiğimi hissettim. 1978 yapımı ilk filmdeki ve 1980’de gelen devam filmindeki Gene Hackman’ın Lex Luthor’u gibi değil bu Lex Luthor. O filmlerde korkutucu bir kötü karakterden çok komik bir karakterdi. Oysa bu filmde acımasız bir Luthor seyrediyoruz. Kevin Spacey, karakterin gerektirdiği şeytaniliği ve aynı zamanda yer alan komik unsurları çok iyi yansıtıyor performansına.

X-Men filmlerinin Cyclops’u James Marsden bu filmde Lois Lane’in nişanlısı Richard White olarak karşımızda ve Lois Lane ile Superman arasına giren adam olmasına rağmen nefret edemiyorsunuz Richard White’tan. Marsden’in performansı sayesinde Lois’in Superman’le olması ve Richar’la olması ikilemini yaşıyorsunuz. Belki de bunun bir sebebi Superman sıradan bir dünyalı olsaydı Richard White’tan pek de farklı olmayacağı için. Marsden, Richard’ı o kadar sevilebilir biri olarak oynuyor ki şaka yollu ona kızdım bu kadar iyi, sevilebilir bir karakter haline getirdiği için Richard’ı.

Yan karakterler de çok iyi. Hele ki Jimmy Olsen’ı oynayan Sam Huntington bir harika. Olduğu sahneler çok eğlenceli ve komik. Frank Langella da Perry White’ı çok iyi oynamış. Kesinlikle Spider-Man filmlerindeki Jonah Jameson gibi karikatürize bir başeditör karakteri beklemeyin Langella’nın Perry White’ından. Eva Marie Saint ise Martha Kent karakterinde fazlasıyla inandırıcıydı göreceli kısa ekran zamanına rağmen. Son olarak da Lois Lane’in çocuğu Jason White’ı canladıran çocuk oyuncu Tristan Lake Leabu ise aklımda yer alan tüm çocuk karakter klişelerinden uzak bir performans sergiledi. Birçok hastalık ve alerjiden muzdarip küçük bir çocuğu abartısız oynadı bu ufaklık.

Genel olarak film hakkında ne diyebileceğimi düşündüğümde filmi güzel bulduğumu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Yine de dürüst olmam gerekirse seyrettiğim en iyi film olduğunu söyleyemem. En iyi film olmasını isterdim ama, sanırım, bu da benim naifliğim. Birkaç yerin, film daha hızlı aksın diye çabuk geçiştirildiğini düşünüyorum. Bryan Singer’ın neden bu şekilde filmi editlediğini anlayabiliyorum ve hatta bazılarının filmi bu haliyle bile uzun bulacağının farkındayım ama yine de film daha uzun olmalıydı diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Bu iki buçuk saat uzunluğundaki bir film için söylüyor olmam da işin ironik yönü olsa gerek. Uzun sözün kısası, filme 10 üzerinde 8.5 veriyorum.

anaxagor
01-07-06, 00:47
Superman Returns filmini merak ettiğim kadar IMAX-3D deneyiminin nasıl olacağını da merak ediyordum. Filmin 4 sahnesi IMAX tarafından geliştirilen bir yöntemle üç boyutlu hale getirilecekti. Filmin görsel bir şölen olmasını beklerken 20 dakika kadarının üç boyuta aktarılmış olmasaı görsellik cephesindeki beklentilerimi de arttırmıştı.

Dün gece (29 Haziran) hayatımda ilk defa IMAX salonunda film seyretme şansını yakaladım. Bu yazıyı daha önce yazmak isterdim ama Dünya Kupası çeyrek final maçları gecikmeme sebep oldu. Bu deneyimi yaşamamış olanlar için biraz anlatayım. IMAX salonları ve projeksiyonları alışılmışın dışında. En başta ekranın çok büyük olduğunu belirtmeliyim. Normal sinema perdesinden çok daha büyük. Ayrıca ses sistemi de özel. Bunun anlamı salonların akustiğinin önemli olduğu. Aynı zamanda 8 kanal ses sistemi oldukça gürültülü. Sesin yüksek oluşu beni rahatsız etmedi ama bazı seyircileri rahatsız edebileceğini düşünüyorum. Özellikle küçük çocukları...

Film başlamadan önce üç boyut gözlüklerimizi ne zaman takıp, ne zaman çıkarmamız gerektiği açıklandı. Ekranın dibinde yeşil renkli gözlük yanıp sönünce gözlüklerimizi taktık ve kırmızı renkli gözlük yanıp sönünce de çıkardık. Ayrıca film başlamadan önce yayınlanan üç adet üç boyutlu fragman da film için hazırlıklı olmamızı sağladı diyebilirim. Daha önceki üç boyutlu film deneyimim eğlence parklarındaki “tarihe yolculuk” kısmındaydı ve kesinlikle IMAX salonunda seyretmek üzere olduğum filmle karşılaştırılamazdı.

Filmin oldukça başlarındaki üç boyutlu kısım oldukça eğlenceliydi. Bir geriye dönüş sahnesiydi bu bahsettiğim kısım ve bir anlamda ileride gelecek olana hazırlık hissi uyandırdı. Sonraki iki kısım ise kelimenin tam anlamıyla aksiyonun zirvede olduğu sahnelerdi ve ilginç bir görsel deneyim olduğunu söylemeliyim. Dördüncü, aynı zamanda sonuncu, üç boyutlu kısım ise filmin bitişinde yer aldı.

Öncelikle bu filmin üç boyutlu çekilmediğini ve hatta yapım sırasında da bir kısmını üç boyutlu sunma düşüncesinin olmadığını belirtmeliyim. Yani filmin üç boyutlu olduğunu göstermek için gözünüzün içine sokulmaya çalışılan kamera açıları yoktu. Bu da, bence, filmin avantajı çünkü bir doğallık katıyordu üç boyutlu sahnelere.

İki boyutlu filmleri üç boyutlu yapma tekniğinin daha da geliştirilmesi gerektiğini söylemek zorundayım çünkü çok hareketli sahneler biraz bulanıktı. Ancak daha sakin akan sahnelerin olağanüstü olduğunu belirtmek zorundayım. Bir başka nokta ise üç boyutlu sahnelerin baş ağrısına sebep olabileceği. 11 kişilik bir grup olarak gittik ve gruptan birisi hafif başının ağrıdığını söyledi. Şahsen ben hiçbir sorun yaşamadım ama yine de bunu belirtmek istedim.

Kişisel düşüncem sinema sektörünün gideceği yön üç boyutlu gişe filmleri olmalı. Çok zevkli görsel bir deneyim yaşamanın yeni şekli üç boyutlu filmler bence. Kesinlikle geliştirilmesi gereken noktaları var iki boyutlu filmleri üç boyutlu yapma tekniğinin ama bu haliyle bile sinema tutkunlarının yaşaması gereken bir deneyim olduğunu düşünüyorum. Belki de bu sebepten film, IMAX salonunda o gün kapalı gişe oynuyordu. Filmi birlikte seyrettiğim herkes filmi beğendi. Kesinlikle şu ana kadar yapılmış en iyi film değil ama ortalama sinema seyircisinin hoşuna gidecek bir film olduğunu düşünüyorum. Daha da güzeli ikinci defa seyrettiğimde daha da çok sevdim filmi. Herkese tavsiye ederim... IMAX salonunda seyretme şansınız varsa seyredin. Değecektir...

AKBEL
03-07-06, 12:41
http://img137.imageshack.us/img137/9039/8142supermane8yt.jpg (http://imageshack.us)

Superman Ağır Ağır

Box Office'ler şenlendi
(2 Temmuz 2006)

Superman Returns’ün geleneği bozarak Cuma gününü beklemeden vizyona Çarşamba günü girdi.

Showbiz Data’nın bildirdiğine göre vizyondaki ilk iki gününde 32 milyon dolar hasılat elde eden çelik adam, ilk Cuma’sında da 16.2 milyon dolar gişe gelirine ulaştı.

ABD’nin üç günlük büyük bir 4 Temmuz tatiline hazırlandığı hafta içine doğru çelik adam ve dostlarının Box Office listesinin zirvesini kimseye bırakacaklarını düşünmüyoruz.

Superman Returns tahmin edilen başarıya adım adım yaklaşırken 20th Century Fox da umulandan fazla başarı gösteren The Devil Weras Prada’sı ile sevindi. David Frankel’in yönettiği, başrollerini Meryl Streep ve Anne Hathaway’in paylaştığı komedini ilk gün hasılatı 9.5 milyon dolar. Fox Pazartesi sabahı 25 milyon dolarlık bir gurur yaşayacak gibi görünüyor.

Kaynak::: http://www.beyazperde.com/haber/8142



http://img126.imageshack.us/img126/7568/8144supermane1si.jpg (http://imageshack.us)

Superman Döndü

Çelik adamın rakibi yok
(3 Temmuz 2006)

Geçtiğimiz Çarşamba vizyona giren Superman Returns’ün ilk haftasonunda yapımcılarına neler kazandırdığı sonunda belli oldu. Çarşamba’dan Cuma’ya 32 milyon dolar gişe geliri elde eden çelik adam ve ekibi, haftasonunda da tam 52.1 milyon dolar hasılat elde etti.

Box Office Mojo’nun haberine göre kahramanızın rakiplerinden The Devil Wears Prada’da, tahminlerimiz doğrultusunda umulandan fazla başarı göstererek 27 milyon dolarla açılış yaptı.

Vizyondaki 2. haftasında 19. milyon dolar kazanan Click’in toplam hasılatı 77.9 milyon dolara yükseldi. Box Office listelerinde ilk beşi 14.5 milyon dolarla Cars ve 6.1 milyon dolarla Nacho Libre tamamladı.

Kaynak::: http://www.beyazperde.com/haber/8144

stormy
14-07-06, 00:24
Filme gitmeden once tereddutlerim vardi ama acikcasi bu kadar iyi bir Superman filmi beklemiyordum..Bu film bayagi iyi en bastan baslamiyor..Bir kac surpriz hazirlanmis Superman severler icin...5 sene ortalardan kaybolup sonra geri donen Superman..:) Bence gitmenizi tavsiye ederim.

sbuffy
16-07-06, 12:14
Batman ve Superman, birlikte?

http://www.e-kolay.net/sinema/images/BatmanSuperman2.jpg

Taze "Supermen"in yaratıcısı Bryan Singer, Batman ve Superman'i aynı filmde buluşturmayı uzun zamandır düşünüyor.

Ülkemizde önümüzdeki hafta gösterime girecek "Superman Dönüyor"u alnının akıyla beyazperdeye taşımaktan memnun olan Bryan Singer, şimdi neler düşünüyor? MTV'de yer alan habere göre Batman ve Superman'i aynı filmde buluşturmayı düşünüyor.

Singer şöyle konuşuyor: "Geçenlerde bir partiye gittim. Christian Bale de oradaydı. Birden Brandon (Routh) da burada olmalıydı diye düşündüm". Ama Singer, bunu bir an için değil uzun zamandır düşünüyormuş. Bir "Batman vs. Superman" filmini yönetebileceğini belirten Singer, "Ama düşman kim olacak? Sanırım Batman olur, ama daha sonra o kadar kötü olamaz, çünkü o Batman" diyor. Brandon Routh ise böyle bir projeye pek de sıcak bakmıyor. Çünkü ona göre Batman ve Superman birbirleriyle savaşmamalı, aksine güçlerini birleştirmeliler.

Bryan Singer, bu arada daha fazla Superman filmiyle karşılaşaağımızın da sinyallerini veriyor. Superman'in bir süre daha kendi filmlerine sahip olması gerektiğini vurgulayan Singer, "eminim bir tane daha yapacağız" diyor.

kaynak:e-kolay.net

sbuffy
18-07-06, 10:43
'Tekerleği yeniden icat etmeye kalkmadım'

http://www.radikal.com.tr/veriler/2006/07/18/icat.gif


'Olağan Şüpheliler' filmini daha 30 yaşında çeken Bryan Singer, hayallerinin peşine düşmeseydi, bugün belki de 'X-Man' filmlerini izleyemeyecektik. Ama dirençli çıktı işte. Sonra tam 'X-Man' serisinin üçüncüsü çekileceği zaman bir U dönüş yaparak 'Superman Dönüyor' filmi için kamera arkasına geçti. Superman fanatikleri, 'çelik adamın' Bryan Singer yönetiminde geri dönecek olmasına pek tepki göstermedi. Singer bu işi biliyordu. Ama fanatikler tepkilerini göstemek için yine de filmi görmeyi tercih ediyor. Bekleyiş bu cuma sona eriyor. Bakalım ne olacak, izleyip göreceğiz.
Richard Donner'ın yönettiği eski 'Superman'lere büyük saygınız var.
Evet. 'X-Men' filmlerini yaparken öğrendim ki benden önce yapılanların belli bir tarihçesi var ve bunlar benden sonra da var olacaklar. Superman evreninin şu anki sorumlusu olarak bu gerçeğe saygılı olmam gerekiyor. Ama karaktere kendi bakış açımı da getirmeye çalışıyorum. Kesinlikle tekerleği tekrar icat etmeye kalkmadım, sadece onu yeniden birleştirmek için uğraştım.
Size ne gibi sorular soruluyor?
Neden tanınmamış bir yüzle çalıştığım çok soruluyor. Doğrusu, Superman'i her zaman oyuncunun önünde gördüm. Bu rolü baştan beri tanınmamış birine vermeyi istedim.
O aktörün bilincinizdeki ya da hafızanızdaki karakterden sıyrılabildiğini hissetmesi lazım. Bu bilinci büyük ölçüde oluşturan şey Superman çizgi filmi, George Reeves'li televizyon dizisi, Christopher Reeve'in çizdiği portre ve 'Smallville' dizisi.
Marlon Brando materyaline erişiminiz kolay oldu mu?
Evet. Mike Medavoy, Brando mülkünün temsilcisi. Yaptığımız görüşmelerin sonunda, cömertlik göstererek, orayı kullanmamıza izin verdi.
Richard Donner'la konuştunuz mu?
Elbette. Bu film onun desteğiyle gerçekleşti. Yaklaşık üç yıl önce,
Austin-Teksas'ta bir otel odasında o ve eşi Lauren'la bu filmin yapımı hakkında konuştum. Zaten Lauren 'X-Men' filmlerinin de yapımcısıydı. O gün, 'Benim bir Superman filmi yapmama ne dersin?' diye sordum. İlk tepkisi, 'Çok hoşuma gider. Sen bu iş için biçilmiş kaftansın. Nasıl bir şey yapmak istersin?' oldu.
Hangi tür filmlerin sizinle özdeşleşmesini isterdiniz?
Geçmişteki sinema ve televizyon çalışmalarıma baktığımda, sürekli bir kimlik teması görüyorum. İnsanlar çok karmaşık. Soğan gibi. Her katı soydukça altından farklı bir şey çıkıyor. Olağan şeyleri anlatıyor gibi görünen filmlerim aslında bir karmaşıklığı işliyorlar. Galiba bu gurur duyduğum bir şey.

kaynak:radikal

sbuffy
19-07-06, 11:18
Van Kedisi Kate

http://www.e-kolay.net/sinema/images/Kate_Bosworth_p2.jpg

Önümüzdeki haftayı şenlendirecek olan 'Süpermen Dönüyor'un Amerikalı yıldızı Kate Bosworth'un bir gözü diğerini tutmuyor! 'Karayip Korsanları'nın yakışıklısı Orlando Bloom'la aşk yaşayan aktristin gözlerinden biri mavi, diğeri ela

Hollywood'lu Van kedisi
21 Temmuz'da ülkemizde gösterime girecek 'Süpermen Dönüyor/Superman Returns' dünyayı yeni bir yıldızla tanıştırıyor: Kate Bosworth. 23 yaşındaki Amerikalı yıldız, diğer genç meslektaşları gibi birkaç cümleyle anlatılmayacak kadar ilginç özelliklere sahip. Öncelikle gözleri... Heterochromia iridium hastası oyuncunun bir gözü mavi bir gözü ela. İkincisi hareketli yaşamı, yaptığı seçimler, yıldız oyuncu Orlando Bloom'la ilişkisi... İşte yeni 'Lois Lane' Kate Bosworth...
Kate Ann Bosworth, 2 Ocak 1983'te L.A.'de doğdu. Çocukluğunu, San Francisco, Connecticut ve Massachusetts gibi ABD'nin farklı şehirlerini gezerek geçiren oyuncu, ödüllü bir binici olmasının sayesinde 13 yaşında beyazperdedeki ilk rolünü kaptı. Robert Redford'un yönettiği 'Atlara Fısıldayan Adam'da Scarlett Johansson'un en iyi arkadaşını canlandıran Bosworth, oyuncu seçmelerine ailesiyle beraber çektirdiği bir fotoğraf götürmüş. Tabii yapımcılar da bu sevimli kıza karşı kayıtsız kalamamışlar.
Bu kadar erken yaşta Hollywood'un eğlenceli dünyasına girince, Kate de okul mu yoksa kariyer mi ikilemine düştü, liseyi bitirmeye karar verince de bir süre sinemaya ara verdi. 2000'de, Denzel Washington'la oynadığı 'Unutulmaz Titanlar/Remember the Titans'la beyazperdeye geri dönen genç aktris, o günden beri boş durmuyor.

'İyi ki Princeton'a gitmemişim'
2002'de Princeton Üniversitesi'ne kabul edilen Bosworth, babasının karşı çıkmasına karşın 'Blue Crush'ta oynamak için okula girişini erteledi. Kabul edildikten sonra üniversiteyi ziyaret eden Kate, orada bir süre nükleer fizik okuyan bir kızla aynı odayı paylaşmış. "Tanrım, benim burada ne işim var diye düşündüm. Çok korktum. Geriye dönüp baktığımda, iyi ki Princeton'a gitmemişim diyorum, çünkü üniversitedeki yaşam tarzı -herkesin aynı olduğu, farklı olmaktan korkulan- küçük kasaba yaşam tarzı gibiydi."
Bağımsız, seksi ve yetenekli bir sörfçüyü oynadığı 'Blue Crush', Kate'in ABD çapında ünlü olmasını sağladı. Aktris, sonra sırasıyla, Bret Easton Ellis'in aynı isimli romanından uyarlama 'Rules of Attraction', romantik komedi 'Win a Date with Ted Hamilton', Kevin Spacey'le başrolleri paylaştığı 'Beyond the Sea', Richard Gere, Juliette Binoche gibi güçlü oyuncuların rol aldığı dram 'Umut Sezonu/Bee Season'da ve 'Süpermen Dönüyor'de oynadı.

Sigara tiryakisi acar gazeteci
1987'den sonra çekilen ilk Süpermen filmi, 200 milyon dolarlık bütçeye sahip 'Süpermen Dönüyor'u, 'X-Men' ve 'Olağan Şüpheliler/Usual Suspects' filmlerini de yöneten Bryan Singer yönetti. Bosworth, filmde hızlı konuşan, sigara içen, acar gazeteci Lois Lane'i canlandıryor. Lane'in babasının Çelik Adam olup olmadığı bilinmeyen ufak bir çocuğu var. Gazeteci, beş yıldır uzakta olan Süpermen'in yokluğuna alışmış görünüyor, kendine yeni bir hayat kurmuş ve editörün yeğeniyle nişanlanmış. Ancak, Süpermen'in geri gelmesi onu derinden etkiliyor.
Kate'in filme katılmasını isteyen 'Beyond the Sea'deki rol arkadaşı, filmde Süpermen'in ezeli düşmanı Lex Luthor'u oynayan Kevin Spacey olmuş. Bosworth, teklifi ilk duyduğunda dehşete kapılmış. "İlk kez Bryan'la (yönetmen) karşılaştığımda, daha önce hiç bu kadar büyük bir projenin içinde yer almadığım için çok korkuyordum" diye anlatıyor genç oyuncu. Bu yüzden Singer'ı kendisini oynatmama konusunda ikna etmeye çalışmış. Ancak, durum tersine dönmüş ve Bryan Singer, Bosworth'u kandırmayı başarmış. Her ne kadar Kate, yönetmenin ilk ve tek tercihi olmasa da (Claire Danes, Keri Russell ve 'Lost' yıldızı Evangeline Lilly, Lois Lane rolü için düşünülen isimler) Singer, ortaya çıkan sonuçtan çok memnun: "Kate inanılmaz biri, çekim başladığında anınd a Süpermen'in sevgilisi ve çalışan bir anne oluyor, çekim bitince tekrar 23 yaşındaki genç kız oluyor." Film çekimleri için bir yıl Avustralya'da kalan oyuncu, bu dönemin kendisine çok şey kattığını düşünüyor. Bir sene boyunca tek başına, rahat yaşamından uzakta yaşamak, bazı güvensizliklerini aşmasına da yardımcı olmuş: "Mükemmel olmak diye bir şey olmadığını öğrendim, başarılı ya da başarısız olabilirsin, önemli olan hayatını yaşamak ve ne yapmak isityorsan onu yapmak..."
Güzel oyuncunun özel hayatına gelince... Bir süredir başka bir star adayı İngiliz oyuncu Orlando Bloom'la beraber olan Bosworth, çok mutlu olduklarını, her konuda birbirlerine destek olduklarını söylüyor. Ancak Bosworth, evliliğe henüz hazır olmadığını da ekliyor.

kaynak:radikal/Betül Ebcioüğlu

sbuffy
20-07-06, 09:35
Süpermen'den selam var

http://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/1886706.jpghttp://kelebek.hurriyet.com.tr/_newsimages/1886625.jpg

Sinema tarihinin unutulmaz serilerinden "Süpermen"in yıllar sonra çekilen devam filmi "Süpermen Dönüyor"un Londra'daki galasını Türk basınından sadece Kelebek takip etti. Ayşegül Ekinci, Christopher Reeve'in yerini doldurup dolduramayacağı merakla beklenen yeni Süpermen Brandon Routh ve iki Oscar'lı usta oyuncu Kevin Spacey ile konuştu.

Sinema tarihinin unutulmaz serilerinden "Süpermen"in yıllar sonra çekilen devam filmi "Süpermen Dönüyor"un Londra'daki galasını Türk basınından sadece Kelebek takip etti. Ayşegül Ekinci, Christopher Reeve'in yerini doldurup dolduramayacağı merakla beklenen yeni Süpermen Brandon Routh ve iki Oscar'lı usta oyuncu Kevin Spacey ile konuştu.

Cuma günü vizyonda
Türkiye'de cuma günü vizyona girecek filmin beğenileceğini ümit ettiğini belirten 26 yaşındaki Amerikalı oyuncu Brandon Routh "Türkiye'deki Süpermen hayranları umarım beni beğenip, kabullenirler. Onlara en sıcak sevgilerimi iletin" dedi. Routh, Türkiye'yi çok merak ettiğini ve ilk fırsatta ülkemize gelmek istediğini de sözlerine ekledi.

Ülkeniz çok güzelmiş
Yeni Süpermen filminin en büyük sürprizi ise dünya sinemasının gizemli kötü adamı Kevin Spacey. Şimdilerde Londra'da yaşıyan ve huzuru İngiltere'de bulduğunu söyleyen Spacey de en kısa zamanda Türkiye'yi ziyaret edeceğini söyledi: "Türkiye'nin çok güzel olduğunu duydum. Sanırım Hollywood'dan ülkenizi görmeyen sadece ben varım. İşlerimden fırsat bulur bulmaz Türkiye'ye geleceğim"

Yeni Süpermen tayta girmek için diyet yaptı
"Süpermen" serisinin yıllar sonra çekilen devam filmi "Süpermen Dönüyor"un Londra’daki galasını Türk basınından sadece Hürriyet takip etti. Ayşegül Ekinci, Christopher Reeve’in yerini doldurup dolduramayacağı merak edilen yeni Süpermen Brandon Routh ve Oscar’lı usta oyuncu Kevin Spacey ile konuştu.

Türk basınından sadece Hürriyet’in takip ettiği Süpermen Dönüyor (Superman Returns) filminin Londra Galası, Leicester Square’deki Odeon Sineması’nda düzenlendi.

Yeni Süpermen Brandon Routh’u görmek isteyen genç yaşlı binlerce insan sabahın erken saatlerinden itibaren galanın yapılacağı sinemanın önünde kuyruk oluşturdu.

Yıllar sonra gişelere dönen yeni Süpermen filminin oyuncularını bekleyen hayranlar bir yandan film şirketi Warner Bros’un dağıttığı tişörtleri giyerken diğer yandan da "Christopher Reeve seni unutmadık" yazılı pankartları taşıdılar.

Bir film setinde attan düşerek felç geçiren ve yıllarca sağlık sorunları yaşadıktan sonra hayata veda eden Christopher Reeve’in bazı fanatik hayranları da aktörün yerinin asla doldurulamayacağını savundu.

SÜPERMEN PİJAMALARIYLA UYUDU

The Usual Suspect filminin başarılı yönetmeni Bryan Singer’in yıllar sonra yönetmeye cesaret ettiği dev bütçeli "Süpermen Dönüyor" için hiçbir masraftan kaçınılmadı.

Tam 80 set kurularak çekilen "Süpermen Dönüyor", görsel efektleri, dev oyuncu kadrosu ve Süpermen efsanesine duyulan özlem duygusuyla daha şimdiden gişe hasılatını garantiledi.

Yönetmen Richard Donner, 1978 yapımı Süpermen filminde adı sanı duyulmamış bir oyuncu olan Christopher Reeve’i oynatarak beyazperdede bir efsane yaratmıştı. Aynı durum Brandon Routh için de geçerli.

Yönetmeni Bryan Singer da tıpkı Richard Donner gibi yeni Süpermen filminde tanınmamış bir oyuncu olan Brandon Routh tercih etti.

Amerika’nın Iowa bölgesinde doğan Brandon Routh, Süpermen hikáyeleriyle büyümüş. Küçüklüğünde bile yüz hatları ve düzgün fiziğiyle Süpermen karakterine benzetilen genç oyuncu, Süpermen pijamalarıyla yatağa gidermiş.

Hürriyet’e "Bir gün Süpermen’i oynayacağımı biliyordum" itirafını yapan genç oyuncu, Christopher Reeve’in kaza geçirip kötürüm kalmasına her Amerikalı gibi çok üzülmüş.

Zaman zaman bir barda barmenlik yapan Brandon, yılbaşlarında Süpermen kılığına girdiğini söyledi.

Çocukluğundan beri Süpermen’i canlandırmak isteyen Brandon, Bryan Singer’in "Süpermen Dönüyor" filmini çekeceğini açıklamasıyla harekete geçmiş.

Singer, oyuncu seçmelerinde Brandon Routh’u görür görmez "Yeni Christopher Reeve bu. Çok başarılı olacak" demiş.

Daha ilk görüşmede hayatının fırsatını elde eden Brandon Routh, çoktan ölmüş bir gezegenden gelen, yumuşak başlı iddiasız gibi gözüken hayatında yalan söylemeyen ve dünyalıları kötülere karşı süper güçleriyle koruyan Clark Kent ya da Kal-El yani Süpermen karakterini oynarken hiç zorlanmamış.

SÜPERMEN BANA ÇOK BENZİYOR

Genç oyuncu Brandon Routh rolü için; "Ben zaten son derece mütevazı bir aile ortamı içinde yetiştim. Ailem birbirine çok düşkündü. Babam hiç yalan söylemeyen evine bağlı, anneme çok değer veren bir adamdı. Benim için çok güçlüydü. Çocukluğum onu örnek alarak geçti. Filmdeki güçlü ama tabiatı bozulmamış, gücün şımartmadığı Süpermen bana çok benzediği için çok fazla zorlanmadım." dedi.

Asıl zorluğu film öncesi hazırlıklar da yaşadığını belirten genç oyuncu, "Hazırlık çalışmaları canıma okudu. Süpermen’in süper gücünü kullanacağı sahnelerde giydiği meşhur taytına girebilmek için aylarca diyet yapıp, spor salonlarında çalıştım. Kalori diyetleri üzerimde büyük stres yarattı. Vücudumda bir gram yağ kalmadı. Özellikle bazı sahneler için günlerce çalıştım." açıklamasını yaptı.

Türkiye’de cuma günü vizyona girecek filmin beğenileceğini ümit ettiğini belirten Routh, "Türkiye’deki Süpermen hayranları umarım beni beğenip, kabullenirler. Onlara en sıcak sevgilerimi iletin" dileklerinde bulundu. Routh, Türkiye’yi çok merak ettiğini Süpermen’den fırsat bulunca ülkemize gelmek istediğini de sözlerine ekledi.

Hollywood’da Türkiye’yi görmeyen bir ben kaldım
Yeni Süpermen filminin en büyük sürprizi ise dünya sinemasının gizemli kötü adamı Kevin Spacey. Oynadığı filmler gişe rekoru kıran ve özel yaşamıyla hiçbir zaman gündeme gelmeyen usta aktör, Süpermen’e karşı evrenin gücünü çalmaya çalışan kötü adam Lex Luthor’u canlandırıyor.

Kendisine gelen teklifi senaryoyu bile okumadan hemen kabul ettiğini belirten Spacey, daha önce Süpermen filminde oynayan efsane aktör Marlon Brandon ile karşı karşıya geldiği sahnede çok heyecanlandığını söyledi.

Üstün teknoloji ürünü bilgisayar yazılımları sayesinde Marlon Brandon’la oynama fırsatı bulan Spacey, "Unutulmaz bir sahneydi. Çok heyecanlandım. Bilgisayar görüntüsü de olsa sonuçta karşımda bir efsane duruyordu" dedi.

Kevin Spacey şimdilerde Londra’da yaşıyor. Londra’da tiyatro yönetmenliği yapan usta aktör, huzuru İngiltere’de bulduğunu söylüyor.

Spacey, Hürriyet okurlarına şu açıklamayı yaptı: "Türkiye’nin çok güzel olduğunu duydum. Hollywood’da Türkiye’yi görmeyen neredeyse kalmadı. Sanırım ülkenizi görmeyen sadece benim. Ne zaman işlerimden fırsat bulursam o zaman Türkiye’ye geleceğim" dedi.

Süpermen’in aşık olup bir de çocuk yaptığı başarılı ve özgün gazeteci Lois Lane’i, Hollywood’un güzel yıldızlarından Kate Bosworth oynuyor.

"Beyond the Sea", "The Horse Whisper", "Wonderland" filmleriyle ününe ün katan ve Hollywood’un yakışıklı aktörlerinden Orlando Bloom ile olan ilişkisiyle de gündemden düşmeyen Kate Bosworth da Süpermen hayranıymış. Kendisine Süpermen’in aşık olduğu kadın gazeteci Lois karakteri teklifi edilince mutluluktan havalara sıçradığını söyledi.

kaynak:hürriyet/Ayşegül EKİNCİ

anaxagor
20-07-06, 21:32
Sinemalarda ‘Superman Dönüyor’ heyecanı

ABD’de gösterime girdiği ilk gün, 21 milyon, ilk 5 günde ise 84.2 milyon dolar hasılat yapan ‘Superman Returns/ Superman Dönüyor’, bekleyenlerin, beklediklerine değdi.

Bryan Singer’ın yönettiği (X2: X-Men United, X-Men, The Usual Suspects) ve eleştirmenlerden olumlu not alan ‘Superman Dönüyor’ Türkiye’de 21 Temmuz’da gösterime giriyor. Saygın ABD gazetesi Wall Street Journal’da çıkan bir yorumda, film hakkında “‘Superman’ yüreği ve ruhuyla ‘Dönüyor’” ifadesi kullanıldı.

Haberin devamı ve filmle alakalı ödüllü ankete ulaşmak için TIKLAYIN. (http://www.ntvmsnbc.com/news/378809.asp)

Kaynak: NTVMSNBC (http://www.ntvmsnbc.com/news/default.asp)

acık sözlü
22-07-06, 20:29
Arkadaşlar Izleyniniz Oldumu Bilmem Ama Supermanin Bende Ayri Bi Yeri Vardir..ewet Film So Teknoloji Olduğu Için Gayet Başarili Efectlere Sahip Ancak Yeni Cocugu Cok Yakiştrmadim ...

sbuffy
23-07-06, 14:01
Superman'e neden ihtiyacımız var?

http://www.sabah.com.tr/2006/07/23/gny/im/84A3A21EE2C5E6438724334Fb.jpg

Kostümlü süper kahramanlar aleminin belki de en 'efendi' karakteri yıllar sonra yeniden aramızda. Çizgi roman dünyasının ve beyazperdenin en efsanevi figürlerinden olan Superman, Bryan Singer imzalı 'Superman Dönüyor' filmi ile nostalji yaşatacak. Dünyayı temsilen ABD'yi türlü felaketten koruyan, yeri geldiğinde trafik polisliği de yapan, kısaca vazifeden üşenmeyen bir kahraman kendisi... Yeter ki başınız sıkışsın! Onunki, şiddete karşı şiddet yaratmak değil de, savunma maksatlı bir mücadele. Çizgi roman karakteri olarak 1938'de yani ABD'nin ekonomik bunalım yıllarında yaratılan bir 'kurtarıcı' olduğu düşünülürse çoğu zamane süper kahramanın ukala ve alaycı tavrının aksine biraz 'eski moda' kalışı da açıklanabilir. Zaten genç yönetmen Bryan Singer da bir önceki çizgi roman uyarlaması 'X-Men'in aksine burada parlak yaratıcılığını kullanmaktansa efendi ve iyi huylu Superman'in bildik imajına hiç dokunmamış. Onun gibi uzaylı bir kahramanın biz faniler arasında yaşadığı varoluş çelişkileri de fazla vurgulanmayınca ortaya heyecan dozu çok yüksek olmayan bir film çıkmış... Dolayısıyla gayet eli yüzü düzgün bu yeni film, şiddet ve entrikanın binbir çeşidini görmüş yeni kuşaklara 'masal' gibi gelebilir... 'Superman Dönüyor' adlı bu son sinema macerasında kahramanımız doğduğu gezegene gitmiş ama yıkıntıdan başka bir şey bulamadığı için dönmüş. Büyük aşkı yani güzel gazeteci Lois Lane (Kate Bosworth) ise onun yokluğunda hayatına devam etmiş, bir çocuk yapmış. Ancak onun gidişinden öylesine kırılmış ki "Neden Superman'e ihtiyacımız yok?" başlıklı bir makale bile yazarak ödül kazanmış. Daha önce adını sanını duymadığımız yakışıklı genç aktör Brandon Routh'un canlandırdığı yeni 'Superman'imiz için kötü haber bu kadar değil! Can düşmanı zengin Luthor (Kevin Spacey) eskisini yıkıp, yeni bir dünya yaratmak için kötücül planlarına başlamış bile. Netice de Superman ne yapsın! Dünyanın ona neden hala ihtiyacı olduğunu göstermek için kolları sıvamak zorunda. Ne de olsa babasının vasiyeti açık: "Bir insan gibi yetiştirilmiş olsan da, onlardan biri değilsin. İnsanlar harika olabilirler... Öyle olmayı dilerler. Sadece onlara yol gösterecek ışıktan mahrumdurlar. Her şeyden önce bu nedenle, 'iyilik potansiyellerinden ötürü' onlara seni gönderdim... Tek oğlumu." Hollywood'un 1978 tarihli 'Superman' uyarlamasında ünlü Christopher Reeves'in babası Marlon Brando'dan duyduğu bu sözler, kahramanımızın bu fani dünyadaki vazifesini açıklıyor. Yine savaş ve entrikalar içinde debelenen dünyamızın bir başka Amerikalı süper kahramana neden ihtiyaç duyduğu sorusu ise her daim baki.

kaynak:sabah/Esin Küçüktepepınar

AKBEL
24-07-06, 04:40
Bu gece filmi seyrettim. Burada IMAX salonu olan sinemada yayımlanmayacağı için gidebileceğim en iyi yerde ve salonun da en iyi yerinde izledim filmi.

Öncelikle Superman’i yeteri kadar bile takip etmediğimi film hakkında da fazla bilgi edinmeden izlemeyi tercih ettiğimi belirtmeliyim. Yine de dünyanın adını haykırdığı bu kahraman hakkında filmi zevkle izleyecek kadar bilgim varmış… :)

Filme gelince; jeneriğin bitmesini beklerken aklımda ilk sahne için bir tahmin vardı ama tutmadı. Devamı için de o anda da merak uyandıracak şekilde çekilmiş bir ilk sahne vardı. Zaten devamında da açılışı yapan çok sevdiğim oyunucunun yaptıklarının sonuca ulaşmasını beklerken filmin görselliğinin keyfini çıkardım.

Oyunculara geçmeden önce tanıtım filminden ve izlediğim kamera arkası programından sonra, en çok duygusal sahneleri görmek için sabırsızlandığımı ve beğeneceğimden emin olduğumu söyleyebilirim.

Daha önceki filmleri yakın zamanda izlemediğim için çok iyi bir karşılaştırma yapamayacak olsam da, ben Brandon Routh’un görüntüsünü ilk andan itibaren çok yakıştırdım. Tanınmamış olması da dizileri izlediğim halde tercihimdi. Rolünün hakkını da layıkıyla vermiş. Görüntüsünün değişimiyle izleyenin de bakış açısını değiştiriyor. Kişi farklılıklarını çok iyi hissettiriyordu. Döndüğünde karşılaştıklarına verdiği duygusal tepkileri de onun insan olmadığını unutturuyor görüntüsüne rağmen…

Kate Bosworth, yaşını öğrendiğimden beri anneliğinin nasıl olacağını merak etiriyordu bana. Merakımı giderdiğimde sonucundan, özellikle de bir sahneden çok memnun kaldım. Yazdığı makalenin sebebi ve filmin devamında bu makale hakkındaki fikirleri ile duygularını örtmeye çabalayan Lois, çok dozunda aktarılmış olduğu için, makale fikrinin harika olduğunu düşünüyorum.

Birlikte oldukları sahnelerini çok beğendiğim bu çiftin çocuklarını oynayan ufaklık hakkında filmin sonunda düşündüğüm tek şey, ileride kendisini çok iyi kamufle edecek hastalıklı hali başarıyla oynadığıydı.

Yan karakterlerden Richard, anlayışlı tavrıyla hiçbir zaman rakip olarak görülmüyor. Hatta yaptığı babalıktan dolayı takdir edilebilecek kişi, bakış açısına göre. Jimmy’nin filme renk kattığını söylemeden geçmek de mümkün değil.

En önemlisi Kevin Spacey, Lex Luther’ın amaçları için yapabileceklerini ve bunlara sebep duygularını kendine has mükemmel oyunuculuğuyla aktarmış. Düşününce “akla ilk ve tek gelen isim olmalı, başkası olamaz,” dedirtiyor.

Filme gitmeden kamera arkası hakkında bilgim olduğundan bazı sahnelerde kullanılan teknikleri bilmeseniz aklınıza bile getirmiyorsunuz. Neredeyse, “filmde gerçekte olmayacak bir şey yok, diyeceksiniz” …

Filmde üzerinde durduğum noktalardan biri ise, Superman’in karşısında zayıf kaldığı şeyi belirtirken aslında herkesin kendisi için en değerli olan şeyi, sevdiklerini vurgulayarak hem kahramanı biraz daha insanileştirdiği yanı sıra daha da kahraman yaptığıydı.

Bunların hepsini toparlayacak olursam, film, tekrar izlenmek istenecek kadar güzeldi. Ayrıca izlediğim süreyi 1 saat az söylememe sebep olacak kadar da az geldi. Ama, açık bırakılan kapılar nedeniyle yakında bir bu kadar daha izlemeyi umuyorum…

AKBEL
24-07-06, 13:59
http://img136.imageshack.us/img136/2655/8218supebbb2.jpg (http://imageshack.us)


Comic-Con çizgi roman fuarından süper haberler...

Gözler Comic-Con çizgi roman ve popüler kültür fuarında. Warner Bros ile birlikte fuarda konuklarını ağırlayan Bryan Singer, Superman'in devam filmini yönetme işine sıcak baktığını, fimin ancak 2009'da hazır olabileceğini açıkladı...

Film, bizdekinin aksine yurtışında olumlu eleştiriler almış ama gişede bekleneni verememişti. Şüphesiz bu da yapımcıların gözünde yeni bir Superman filmine hemen ihtiyacımız var mı, sorusunu gündeme getirdi.

Fakat Singer'ın düşük bütçeli birkaç iş çıkardıktan sonra seriye geri döneceğine kesin gözüyle baktığımızı söyleyelim...


Kaynak::: Beyazperde.com ( http://www.beyazperde.com/haber/8218)

Kaanski
25-07-06, 14:43
Ya acıkcası ben fılme gıdıple gıtmemek arasında kalmıs durumdayım yanı klasık bır superman fılmıyle karsılasmaktansa eskı versıyonlarını ızlemeyı tercıh ederım dogrusu ama fragmanlarını gordum guzel fılme benzıyordu ama hala tam karar verebılmıs degılım fılme gıdıp gıtmemek konusunda:)

anaxagor
25-07-06, 20:47
Ya acıkcası ben fılme gıdıple gıtmemek arasında kalmıs durumdayım yanı klasık bır superman fılmıyle karsılasmaktansa eskı versıyonlarını ızlemeyı tercıh ederım dogrusu ama fragmanlarını gordum guzel fılme benzıyordu ama hala tam karar verebılmıs degılım fılme gıdıp gıtmemek konusunda:)
Ben tavsiye ederim. Gelmiş geçmiş en iyi film olmadığının bilinciyle gidersen çok daha fazla eğlenirsin filmden. Karakter merkezli bir hikayeye sahip ve Superman karakterini iyi yansıtan bir film. Görsellik olarak etkilyeci sahneleri de var. Ben özellikle Brandon Routh'un Superman'i ve Clark Kent'i canladırmasını çok beğendim. Hatta bir derece ileri gideceğim ve yer yer Christopher Reeve'den daha iyi bile olduğunu söyleyeceğim.

Klasik Superman filminden kastettiğin ne, tam anlayamadım ama eğer aradığın Superman karakterinin yeniden yaratılması ise bu filmde bunu bulamayacaksın. Superman bu filmde de yıllardır simgelediği değerleri simgeliyor.

Kal
29-07-06, 13:20
Ben sanırım o kadar çok şey bekliyodum ki filmden beklediğim gibi çıkmadı. Brandon Routh a karşı çok önyargılı girmiştim filme fakat gerçekten iyi oynamış ama keşke filmin sonlarında biraz daha gelişme olasydı olaylarda.

stormy
30-07-06, 07:56
Ya acıkcası ben fılme gıdıple gıtmemek arasında kalmıs durumdayım yanı klasık bır superman fılmıyle karsılasmaktansa eskı versıyonlarını ızlemeyı tercıh ederım dogrusu ama fragmanlarını gordum guzel fılme benzıyordu ama hala tam karar verebılmıs degılım fılme gıdıp gıtmemek konusunda:)

filme gitmeden bende bilinen Superman hikayesi izleyecegimi saniyordum ama film umdugumdan daha guzel ve degisik cikti..bir kac surpriz gelismede eklenmis..simdiye kadar cekilmis en guzel Superman filmlerinden biri...devaminin geleceginide dusunuyorum.

Kaanski
02-08-06, 01:19
Yanıtlar ıcın tesekkurler arkadaslar sanırım artık kararımı verdım zaten sınemada halı hazırda gıdılecek cok fazla alternatıf yokken sanırım superman gıdıp gormeye degecek:)....

coolwater
02-08-06, 19:08
az evvel profiolo avm nin devasa salonun da izledim..öncelikle sıkılmadım.bitse gitse demedim.buda benim kriterlerime göre iyi bir film olduğu ortaya çıkıyor..çekim ler de bol bol bilgisayar efekti kullanılmış.kötümü olmuş??hyr tam tersi muhteşem olmuş.bayılırım bilgisayar efektlerine.lois lane i canlardıran abla kate bilmemne..çok çok güzel..hatta en güzel lois lane diyebilirm(erica durance den bile:img-grin2 ) hiyake biras basit işlenmiş.lex i canlandıran kevin spacey in performansını beğenmedim..daha iyi olabilirdi..ama arkadaşlarında dediği gibi öle oscarlık bir film diye giderseniz hayal kırıklığına uğrarsınız.ama benim gibi bu sıcakta serin bir yer aramak için vede eğlenmek için giderseniz emin olun eğlenirsiniz..ben şahsen eğlendim.bu arada bir smallville manyağı olaraq şahsımca oldukça fazla ipucu ele geçirdim 6. vede muhtemel 7. sezonlar hakkında:fighting2

Angel-us-
03-08-06, 11:58
Klişe bir hikaye pek bişey beklememek lazım. Bende bu düşünceyle gittim ve beğendim açıkçası. Ama Clark ile Superman in saç stili bile aynı be kardeşim tanıyamadılar ona gıcık oldum :D
Ayrıca Lex Luthor muhteşem olmuş. Smallville dekinden baya bir değişik çünkü bu artık tamamen karanlık tarafa geçmiş bir Lex. Gözlerim Lana ve Lionel i aramadı değil hani :)
Buradaki Lois Smallville dekinden tamamen farklıydı yani fazla romantik duruyor.. Mesela uçağı kurtardığı -yani ilk kez göründüğü - sahnede eğer Smallville deki Lois olsaydı nereye gittin 5 yıldır diye döverdi Superman i diye düşünüyorum :D
Ayrıca farkettiyseniz Lois, Clark ı iplemiyor bile! Superman e aşık. Velet konusuna hiç girmiycem :)
Lex in yeşil kriptonitli ada fikri de süperdi, zaten karakteri de müthiş yansıtmış Kevin abi :)

sudem
03-08-06, 14:29
ben de beğendim.hem heyecanlı hem de eğlenceli olmuş.routh un şu çatıdaki adamın gözüne silah sıkmasından sonraki bakışı muhteşemdi.
ben de superman in saçına takıldım 2000li yıllardayız insan azıcık değişmez mi..
bu arada eski superman film ve dizisine göndermeler vardı eski ve yeni superman harmanı:) mesela richard loise clarkın superman ile benzerliğini söylerken kullandığı kelimeler eskiden de kullanıldı aynı şekilde bu bir uçak mi bu bir kuş mu hayır bu repliği de geçti :)
haber spikerinin ÇELİK ADAM OLAYLARI KÜÇÜK BÜYÜK DİYE AYIRMIYOR HEPSİNE KOŞUYOR demesi çok hoşuma gitti.
benim gözüm de nedense lioneli ve lana yı aradı...alakasız olduğunu biliyorum ama smallville den alışkanlık :)
kevin spacey çok güzel oynamış.ama bana biraz kompleksli bir lex olmuş gibi geldi.lex luthor karakteri saçının olmamasına peruk koleksiyonu yapacak kadar takmış mıydı.ben böyle bir şey hatırlamıyorum da.
cidden lois clarkı hiç umursamıyor.kesinti haberi clarka verilince..clark loise ilşkimize bir zarar gelmez dimi diye sorunca loisin tepkisi görülmeye değerdi.
bu filmdeki lois ile smallville deki diğer superman filmindeki ve superman in dizi olmuş halindeki lois arasında ciddi farklar var.buradaki lois artık yorulmuş gibi.. diğer loisler cesurdu supermane lexe akla gelecek birçok insana kafa tutardı.sözünü esirgemezdi.hem özel hayatında hem de iş hayatında.bu filmdeki loisi de öyle yapmaya çalışmışlar ama başarılı olmamış bence.oyuncunun rolünün hakkını verdiğini düşünüyorum ama bu filmdeki lois diğerlerinin yakınından bile geçemez.
routh un oyunculuğunu beğendim.hem clark olarak hem superman olarak başarılıydı.özellikle lexin sevgilisi ile arabanın önündeki ve hastanenin önündeki konuşmaları tam reeves in canlandırdığı superman gibiydi.
ben artık -supermanin oğlu- adlı filmi bekliyorum. :) bence olmalı böyle bir film.çünkü çok muammada kaldı.çocuk çok narin cidden hatta clark gibi şaşkın ama pianoyu itebilme gücüne sahip ama yeşil kriptonitten etkilenmiyor.böyle bir film olursa hoş olabilir.

Angel-us-
03-08-06, 14:41
Lex in oğlu ile Superman in oğlu kapışsınlar :D
Ayrıca Sudem bence Lex in peruk koleksiyonu tanınmaması için.

anaxagor
04-08-06, 08:51
Lex'in perukları 1978 yapımı Superman filmine gönderme. O filmde ve ardından gelen 1982 yapımı ikinci filmle 1987 yılı yapımı dördüncü filmde Lex Luthor'u canladıran Gene Hackman saçlarını kazıtmayı kabul etmeyince saçları perukmuş gibi yapıldı. Birinci filmin sonunda bir sahnede çok kısa bir süre kel olarak görünmek dışında (o da makyaj hilesi) Gene Hackman hep saçlı olarak canlandırdı Lex Luthor'u.

Superman Returns bunun gibi birçok 1978 yapımı filme göndermeyle doluydu aslında. İlk aklıma gelenler "statistically speaking, flying is still the safes way to travel (istatiksel olarak uçakla seyahat hala en güvenli yöntem)" sözleri, Lex'in Kitty'e babasının ona dediğini sormasından sonra Kitty'nin "get out" diye yanıt vermesi.

sudem
04-08-06, 13:14
anaxagor verdiğin bilgiler için teşekkür ederim.
lex ile ilgili bir şey daha sorabilir miyim?şimdi SMALLVILLE de lexin kel kalmasının sebebi meteor yağmuru.peki bu doğru mu.yani çizgi romanında da mı böyleydi?
bu arada eklemek istiyorum.sakın superman ile küçücük de olsa bilgisi olmayan arkadaşlarınızla gitmeyin.ben gittim ciddi şekilde pişman oldum.filmdeki dipnotları anlamayı bırakın yeşil kriptoniti bile bilmiyorlardı.bir daha yapmam bu hatayı..

anaxagor
04-08-06, 17:53
anaxagor verdiğin bilgiler için teşekkür ederim.
lex ile ilgili bir şey daha sorabilir miyim?şimdi SMALLVILLE de lexin kel kalmasının sebebi meteor yağmuru.peki bu doğru mu.yani çizgi romanında da mı böyleydi?
bu arada eklemek istiyorum.sakın superman ile küçücük de olsa bilgisi olmayan arkadaşlarınızla gitmeyin.ben gittim ciddi şekilde pişman oldum.filmdeki dipnotları anlamayı bırakın yeşil kriptoniti bile bilmiyorlardı.bir daha yapmam bu hatayı..
Yardımcı olabildiysem ne mutlu bana. :)
Meteor yağmuru Smallville'e ait bir buluş. Yapımcılar A. Gough ve M. Millar bunu Kriptonit yüzünden çeşitli mutasyonlara uğramış karakterleri diziye sokabilmek için yaptıklarını söylemişlerdi birinci sezon DVD'lerinden birinde (yanılmıyorsam). Yani Smallville adlı dizi dışında meteor yağmuru hiçbir durumda Lex'in kel kalmasına sebep olmadı. Ancak, ve bu koca bir ancak, hemen aklıma iki hikaye geliyor ve ikisinde de Lex'in kel kalmasında Kal-El dolaylı olarak sorumlu. İlki çizgi romanların gümüş çağında yayınlanmış bir Superboy çizgi romanı. Lex ile Superboy arkadaşlar ama Lex'in yaptığı bir deney ters gidiyor ve o kazanın sonucunda Lex kalıyor. Bunun için de Superboy'u sorumlu tutuyor.

Diğer bir hikaye ise oldukça yeni. Superman-Birthright adlı birkaç sene öncesinde yayınlanmış çizgi romanda, ki bu çizgi roman Smallville'den biraz etkilenmiştir, Lex yine bir deney yapıyor ama bu defa kriptonit kullanarak uzayın derinliklerinde yer alan başka medeniyetlerle iletişime geçmeye çalışıyor. Ancak kullandığı aletler fazla ısınınca kaza oluyor. Bir dipnot, bu defa Superboy yok bu olay sırasında ama bu olay yine Clark'ın gençliğinde geçiyor. Lex buluşunu Clark'a göstermek istediğinde Clark'ın kriptonitten etkilenmesini kendisiyle dalga geçmek olarak algılayan Lex çılgına dönüyor. Bir ara Birthright'ın resmi orijin hikayesi olacağı ileri sürüldü ama hemen sonrasında Infinite Crisis adlı seri geldi ve DC Comics tekrardan tüm kahramanlarını sıfırladı. Ben uzun süredir çizgi roman okumuyorum. Ancak arada çıkan kitaplaştırılmış çizgi romanları alıyorum. Bu sebepten çizgi roman dünyasında son durumlar hakkında çok bilgim yok. Bulabilen çıkarsa, Birthright'ı Smallville severlere tavsiye ederim.

sudem
05-08-06, 13:14
yani aslında lexin kel kalması ile ilgili olan olay muamma.ben smallville başladığında supermani tekrar araştırmıştım.bir yerde lex kel kalmasının sorumlusunu superman olarak gördüğünü yazıyordu ama detay yoktu.bu yüzden sordum acaba smallvilldeki olayın doğruluk payı var mı diye.
bu arada meteor yağmuru da mı orjinalde yok.ben normalde superman in dünyaya meteor yağmuru ile gönderildiğini hatırlıyorum.seri ile ilgili en küçük detayları dahi hatırlıyorum ama bariz olanları unutuyorum.

anaxagor
05-08-06, 18:49
(...) bu arada meteor yağmuru da mı orjinalde yok.(...)
Smallville dizisinin başındaki gibi değil. Benim okuduğum ve seyrettiğim her orijin hikayesinde Kal-el'in uzay mekiği ve belki birkaç kriptonit dolu meteor dünyaya geliyor ama hiçbiri dizinin başındaki gibi bir afete sebep olmuyor. Dürüst olmam gerekirse Smallville'in yaptığı bana daha mantıklı geliyor. (Meteor yamuru yüzünden kasabanın başına gelen felaket, kriptonit yüzünden canavara dönüşüp o haftanın bölümünü mahvetmeyi seçen kötü karakterler değil :img-grin2 ).

padme_01
23-01-07, 18:06
vasat bir filmdi benim için bu filmi çok beğenmedim. hele kurşun geçirmeyen süperman e hastanede iğne vurmaya çalışmlarına çok güldüm. sonuç olarak brandon routh ve Kevin Spacey nin (özellikle) oyunculukları çok iyiydi

turti
24-01-07, 13:14
süpermen kurgusuna göre güzel bir filmdi.en azından bu filmde junior süpermenimizin olduğunu öğrendik:D

kaptan jack
01-02-07, 21:26
smallville bu filmden kat ve kat daha iyi...ya bana daha 3. sezonda oldugum için anlamsız geliyor yada birşeyler eksik....clark bana çok pasif geldi.....lex ise bilmiyorum ya ama lex bu degil...begenmedim şahsen.....:icon_sorr

deadly_angel
26-04-07, 18:30
http://i2.photobucket.com/albums/y8/raaaven/livejournal/18-041.pnghttp://i2.photobucket.com/albums/y8/raaaven/livejournal/18-042.pnghttp://i2.photobucket.com/albums/y8/raaaven/livejournal/18-044.pnghttp://i2.photobucket.com/albums/y8/raaaven/livejournal/18-0429.png
http://i2.photobucket.com/albums/y8/raaaven/livejournal/18-0428.pnghttp://i2.photobucket.com/albums/y8/raaaven/livejournal/18-0427.pnghttp://i2.photobucket.com/albums/y8/raaaven/livejournal/18-0426.pnghttp://i2.photobucket.com/albums/y8/raaaven/livejournal/18-0425.png

deadly_angel
26-04-07, 18:32
http://i2.photobucket.com/albums/y8/raaaven/livejournal/18-0424.pnghttp://i2.photobucket.com/albums/y8/raaaven/livejournal/18-0423.pnghttp://i2.photobucket.com/albums/y8/raaaven/livejournal/18-0421.pnghttp://i2.photobucket.com/albums/y8/raaaven/livejournal/18-0419.png
http://i2.photobucket.com/albums/y8/raaaven/livejournal/18-0417.pnghttp://i2.photobucket.com/albums/y8/raaaven/livejournal/18-0416.pnghttp://i2.photobucket.com/albums/y8/raaaven/livejournal/18-0411.pnghttp://i2.photobucket.com/albums/y8/raaaven/livejournal/18-047.png

deadly_angel
06-06-07, 13:05
http://img.photobucket.com/albums/v334/rustiguel/super_08.jpghttp://img.photobucket.com/albums/v334/rustiguel/super_09.jpghttp://img.photobucket.com/albums/v334/rustiguel/super_10.jpghttp://img.photobucket.com/albums/v334/rustiguel/super_11.jpg
http://img.photobucket.com/albums/v334/rustiguel/super_12.jpghttp://img.photobucket.com/albums/v334/rustiguel/super_13.jpghttp://img.photobucket.com/albums/v334/rustiguel/super_16.jpghttp://img.photobucket.com/albums/v334/rustiguel/super_19.jpg
http://img.photobucket.com/albums/v334/rustiguel/super_21.jpghttp://img.photobucket.com/albums/v334/rustiguel/super_22.jpghttp://img.photobucket.com/albums/v334/rustiguel/super_23.jpghttp://img.photobucket.com/albums/v334/rustiguel/super_24.jpg

deadly_angel
26-08-08, 15:18
En Başarılı Çizgi Roman Karakterleri

Empironline sitesi bugüne kadar yayınlanmış çizgi romanlar içinden "en iyi karakterleri" seçti ve 50 isimden oluşan bir liste yayınladı. Listede V For Vendetta'nın "V" karakterine rastlayamamak şaşırtıcı olsa da, işte bir çoğu sinemaya da uyarlanan ve en başarılı bulunan çizgi roman karakterleri:

1. Superman (Superman)
2. Batman (Batman)
3. John Constantine (Hellblazer)
4. Wolverine (X-Men)
5. Spider-man (Spider-Man)
6. Dream ((Sandman)
7. Judge Dredd
8. Joker (Batman)
9. Magneto (X-Men)
10. The Thing (Fantastic Four)
11. Jesse Custer (Preacher)
12. Spider Jerusalem (Transmetropolitan)
13. Vladek Spielgelman (My Father Bleeds History)
14. Hulk (The Hulk)
15. Death (Sandman)
16. Rorschach (Watchmen)
17. Iron Man (Iron Man)
18. Halo Jones (2000 AD)
19. Punisher (Spider-Man)
20. Wonder Woman (All Star Comics)
21. Kaptan Amerika (Captain America)
22. Hunter Rose
23. Obelix (Asterix and Obelix)
24. Deena Pilgrim (Powers)
25. Dr. Doom (Fantastic Four)
26. Marv (Sin City)
27. Johnny Alpha (Starlord)
28. Tick (New England Comics Newsletter)
29. Swamp (Swamp Thing)
30. Emma Frost (X-Men)
31. Usagi Yojimbo (Albedo Anthropomorphics)
32. Lex Luthor (Superman)
33. Venom (Spider-Man)
34. Dr. Strange (Strange Tales)
35. Hellboy (Hellboy)
36. Agent Graves (Silencer Night)
37. Daredevil (Daredevil)
38. Cerebus (Cerebus)
39. Mekon (The Dan Dare)
40. Scott Pilgrim (Scott Pilgrim)

Kaynak: FilmGenTr