Tüm Versiyonu Göster : Binbir Gece - Bölüm Yorumları (Arşiv 3)


Sayfalar : [1] 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21

MardiGras
20-03-07, 22:06
Bir onceki baslik 1250 mesaj sayisini gectigi icin kapatilmistir.

Yorumlariniza bu baslikta devam edebilirsiniz.

Bir onceki sayfaya asagidaki linkten ulasabilirsiniz.

http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?t=16380

MardiGras
Super Moderator

Hirotaro
20-03-07, 22:09
Bakalım Burhan Bey AliKemal konusunda ne yapacak,galiba bu arada yanıldım,Şehrazatı öpecek demiştim,öpmedi Onur,Tabii evde tezahurattaydım öp öp diye :)

moonbeam
20-03-07, 22:14
Peki okuldan dolayi kavga etmediler mi?
Ettiler ama çabuk geçiştirildi, çok büyütmediler. Başta Şehrazat "Kaan’ı bir yuvaya vermem lazım. Mihriban abla’ya bi şey olduğunda ortada kalıyorum" demişti. Onur da "Çok iyi araştıralım Şehrazat. En iyi yuvaya verelim Kaan'ı" demişti. Ertesi gün kendi kendine gelin güvey olmuş bir şekilde geldi "En iyisi buymuş. Buna verelim Kaan’ı... Müdürle konuştum bizi bekliyor" diye. Pahalı bir yermiş. Şehrazat bütçesine uymayacağını söyleyince Onur bu sorun değil gibisinden bir şey söyledi. Şehrazat da kızdı. Sizinle evlenince para sorunum kalmayacak gibisinden şeyler söyledi. Problem aslında Onur'un Şehrazat teklifine evet demiş gibi konuşmasından çıktı. "Aile içinde paranın sözü mü olur?" falan. O da daha evet demedim, nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz falan dedi. Ama dananın kuyruğunu Onur'un "Kaan'ın iyiliği için" gibi bir şey demesi kopardı:

Şehrazat - Bana bir daha asla Kaan’ın iyiliği için demeyin. Ben hayatımın en zor anlarını Kaan’ın iyiliği için yaşadım. Oğlumun hayatını kurtarmak için her şeyi yaparım. Her şeyi. Hayatını kurtarmak için. İyi bir okulda okuması için değil.
Onur - Şehrazat beni kırdığının farkında mısın? Ben sana bir ömür birliktelik teklif ediyorum.
Şehrazat - Para karşılığında mı?
Onur - Ne ilgisi var parayla?

Şehrazat o fragmanda koridorda gördüğümüz haliyle çıktı ve tuvalete gidip ağladı. Akşam Onur Bey çatkapı gelmiş. Tam yemek saati. Yemeğe davet edildi, bu konu hiç konuşulmadı. Şehrazat yumuşamış, yapmadığı makarnayla ilgili şaka falan yaptı. Onur Kaan'a atı verdi, sonra Şehrazat'la Onur at binmeye gidip çoook romantik bir akşam geçirdiler.

Bu arada Onur Musa efendiden yoğurdu alarak Mihriban-Musa ilişkisine taş koydu. Çok ayıp!!!! :img-hyste :img-hyste :img-hyste

unagi
20-03-07, 22:16
nasıl da kuruldu paşam masanın başına. ailenin reisi gibi. canım benim hemen havaya giriyor. çok aşık çook

stormy
20-03-07, 22:17
Benim fragmandan gorudugum kadariyla Sehrazat Onurun annesinin evinden aglayarak cikiyor onu Onur teselli ediyor..Sanirim Onurun annesi Sehrazati kiriyor.

Hirotaro
20-03-07, 22:19
Benim fragmandan gorudugum kadariyla Sehrazat Onurun annesinin evinden aglayarak cikiyor onu Onur teselli ediyor..Sanirim Onurun annesi Sehrazati kiriyor.

Şehrazat,Onur için "su" gibi değerli,bu yüzden o değerini kaybetmemek için elinden gelen herşeyi yapacaktır.Bu annesini kırmak dahi olsa.(Bende olsam yapardım) :):)

marbella
20-03-07, 22:21
En beğendiğim sahne kerem şiraz onur ve kaan iş yerinde kaan keremle oynaşa oynaşa odaya giriyor onura inat balık tutucaz falan diyo ya orada kaan biz onur abiyle makarna yaptık falan dedi koptum kaana çocuğa olan bütün kızgınlığım gitti

unagi
20-03-07, 22:24
at çiftliği sahnesi neydi öyle. itiraf etti kızımız aşkını. tube e düşsün o sahneyi 20 kere izlicem vallahi.

Hirotaro
20-03-07, 22:25
En beğendiğim sahne kerem şiraz onur ve kaan iş yerinde kaan keremle oynaşa oynaşa odaya giriyor onura inat balık tutucaz falan diyo ya orada kaan biz onur abiyle makarna yaptık falan dedi koptum kaana çocuğa olan bütün kızgınlığım gitti

Benimde en beğenediğim sahne, Kerem'in Bennu'nun elini tutmasıydı.Galata Köprüsünde.
2.sahne de Şehroşun Onur'u deli ettiği sahne (kıskançlık bakımından) hele birde o tatlı gülüşü yokmu Şehroş'un :img-blush

stormy
20-03-07, 22:28
O Zeynep denen kadin Keremin karsiisina hamileyim diye cikarsa o zaman cok kotu olur..Demekki Keremin kardeside yakinda gelecek..Bennun kiz kardesi bir isler ceviriyor kimle konusuyordu oyle?

Kiyara
20-03-07, 22:30
İyi akşamlar efeeem,

Battaniyemiz örtüldü çok şükür, bir de ertesi sabah evde kim nasıl uyandı, kim kime ne dedi, kahvaltı etmedi mi bu ahali bir görebilseydik, iyi olurdu.
Neyse buna da şükür.
Şehrazatın battaniyeyi örttükten sonra ikisini dolu dolu gözlerle ve sevgiyle seyretmesi çok hoştu. Bir ara Ahmet'e de baktı ama tekrar onlara bakmaya da devam etti.
Ahmetin resmi artık onu bakmak istediklerinden alıkoymuyor.:img-in_lo :happy0064

marbella
20-03-07, 22:30
O Zeynep denen kadin Keremin karsiisina hamileyim diye cikarsa o zaman cok kotu olur..Demekki Keremin kardeside yakinda gelecek..Bennun kiz kardesi bir isler ceviriyor kimle konusuyordu oyle?

Bennu nun kardeşini yakında maskesi düşer iyiliği için uğraşmadığı kesindi ama telefon konuşmasıyla bunu %100 doğruladı bide daha önce ablasının elinden garanti sevgilisini almış ben artık ablamın kilere asılmıyorum falan gibi bişey söyledi

Hirotaro
20-03-07, 22:32
Bennu nun kardeşini yakında maskesi düşer iyiliği için uğraşmadığı kesindi ama telefon konuşmasıyla bunu %100 doğruladı bide daha önce ablasının elinden garanti sevgilisini almış ben artık ablamın kilere asılmıyorum falan gibi bişey söyledi

Muhtemelen Melek'in aklında Mert olabilir.Çünkü Mert'e bir bakış atar gibi oldu.Galiba Melek,Mertle ilgilenecek,gidişat öyle gibi sanki

moonbeam
20-03-07, 22:33
Kaan artık Onur diyorda başka birşey demiyor.
Gerçekten de. Çok güzel sahneler vardı gene bu konuda. Tabi ki liste başı daha önce aktardığım Kaan'ın Kerem'e "Biz Onur Abi'yle makarna yaptık biliyor musun? Ama çok kötü oldu yiyemedik, piza söyledik" demesiydi.

Sonra evde öyle bir konuşma geçti:
Kaan - Anne Onur Abi’nin atının adı neydi?
Şehrazat - Şah Şehriyar.
Kaan - Ne güzel at di mi?

Bu velet daha geçen hafta ne Onur'a ne de atına yüz vermeyenle aynı, dikkatinizi çekerim. Ne diyeyim, defalarca söyledim. Onur'cuma kim dayanabilir ki? :img-in_lo Buz dağı Şehrazat bile eridikten sonra... Onur akşam gelince nasıl da kucağına atladı Kaan Onur Abi diye.

Başka beğendiğim bir sahne Onur'u yemeğe davet ettiklerinde Şehrazat'ın ona "Makarna da var ama sizinki gibi lapa diil" demesi, Onur'un da suç ortağı Kaan'a eğilip "Kaan hemen makarna yapmayı öğrenmemiz lazım" demesiydi. Kaan da ciddiye alıp "Mihriban Abla öğretir" demez mi? :img-hyste :img-hyste :img-hyste Çok eylendim ya.

Sonra Onur atı verirken de döktürdü. Oynadıktan sonra geceleri yastığının altına koyarmış rüyasında ata binsin diye. Kaan'a sen de öyle yap diyerek verdi. Kaan da Onur baba - pardon abisini :img-blush - dinleyerek aynen öyle yaptı. :happy0064

Bu akşam şirkette Hakan ve Şehrazat sahnesi oldu mu benim ki de ne soru ama tabii olmuştur.
Nasıldı güzel miydi?Ben kaçırdım izleyemedim.
Onur'u kıskançlık krizine girmiş olarak görmeyi çok isterdim.
Çok krize girmedi aslında. Odasında kıskandığında yaptığı gibi kara kara düşündü. Sonra gelip Şehrazat'a güya çaktırmadan sordu. Bizimki anında çaktı tabi:

Onur - Arkadaşın gitti mi?
Şehrazat - Siz beni mi takip ediyorsunuz?
Onur - O nasıl söz? Tesadüfen gördüm.
Şehrazat - Mmm.
Onur - Genç bir adamla konuşuyordun. Merak ettim.
Şehrazat - Neyi merak ettiniz?
Onur - O adamın kim olduğunu. Senin kiminle konuştuğunu merak edemez miyim?
Şehrazat - Siz merak etmiyorsunuz. Hesap soruyorsunuz.
Onur - Yapma. Hesap sormuyorum. Ben sadece merak ettim diyorum. Seni anlamıyorum ya. Senin hakkında en ufak bi şey öğrenmeme bile izin vermiyorsun. Neyse boşver. En iyisi sormamış olayım. (Çıkmak için döner.)
Şehrazat (Arkasından seslenir) - Hakan. ODTÜ’den arkadaşım. Kaan’ın tedavisi için hiç düşünmeden arabasını satacak kadar iyi arkadaşım.

stormy
20-03-07, 22:35
Melek Selim diye biriyle konusuyordu..Bence o Bennunun eski erkek arkadasi falan galiba...Elinden aldigi..Cok iki yuzlu bir kiz o kadar ablasinin arkasindan is ceviiriyor..Galiba Burhan bey Mihribanin olayini cozunce Sehrazat ile yakinlasacaklar..Mihribanda ne saf kadinmis..Burhan bey o kadini konusturacak galiba..En cok arada kalan zavalli Nadide hanim kadincagizin gozunun yasi eksik olmuyor..Bu Ganide cok olmaya basladi adam ne ruhsuz sey ya..

marbella
20-03-07, 22:35
Onur Kaanın kalbini feth etti sıra peride cadısında ama onun işi zor kadında kalp değil taş var hatta kaya bu kadın çok baş ağrıtacak

Kiyara
20-03-07, 22:36
Şirkette Kaanın Kereme bir gece öncesi hakkkında bilgi vermesine hepiniz gibi ben de bayıldım. İzlerken hep sizleri andım.:img-yes:
Aman da aman Onur amcasıyla makarna yaparmış hem de kendi evlerinde.
Kerem tabi sızzzzz diye sızladı, hala durum budur yani hiç atlamayalım bence.:img-wink:
Onur da balık tutma yok tekne muhabettinin üstüne nasıl da gert gert gerindi Kaan gece yaptıklarını Kereme anlatırken.:img-yes:
Çocuk gibiler yaa aslında, hep rekabet ama bu sefer konu Kaan.
Rekabetin konusu da çocuk, rekabetin sahipleri de çocuk gibi davranıyo, çok keyifli bir taraftan da izlemesi yani laf aramızda:img-wink:

Hirotaro
20-03-07, 22:37
Tabii hmm derken hafiften bir gülüş attı Onur'a :), bittim orada yaw.Tabii birde yuva konusunda da Şehroş çok hassastı.Ama artık siz biz derdi yokki :)

s.venler
20-03-07, 22:44
Bence dizinin en güzel sahnesi Şehrazatın Onura aşkını ilan ettiği sahneydi
Kendimi celladıma aşık hissediyorum falan dedi

moonbeam
20-03-07, 22:46
Arabada:

Şehrazat - Nereye gidiyoruz?
Onur - En sevdiğim yere. İstersen senin en sevdiğin yere gidelim.
Şehrazat - Biraz önce en sevdiğim yerdeydim. Evimde.
Onur - Umarım bir gün en sevdiğin yer bizim evimiz olur.

Klüpte atların yanında:

Onur - Üşüdün mü?
Şehrazat - Hayır.
Onur - Üşüyünce söyle, dönelim....Yanımda olduğuna inanamıyorum. Ama o kadar uzaksın ki erişemiyorum sana. Seni çok seviyorum Şehrazat. Hiç söylemesen de senin de beni sevdiğini gayet iyi biliyorum. Ama o kadar uzaksın ki bazen şüpheye düşüyorum.
Şehrazat - Ben de şüpheye düşüyorum. Acaba kurbanın celladına duyduğun aşk mı diyorum.
Onur - Ben senin celladın mıyım?
Şehrazat - Şah Şehriyar değil misiniz? Şah’ın amacı da sabah Şehrazat’ın başını vurdurmak değil mi?
Onur - Masalımı bana karşı kullanıyorsun.
Şehrazat - O benim de masalım.
Onur - Ne zaman bana sadece Onur diyeceksin?

Bir süre sonra Onur Şehrazat'a ezberden 1001 Gece'den romantik bir şiir okur...

Şehrazat - Masalımı ezbere biliyorsun.
Onur - Masalamızı. Hem ezberlememe gerek yok ki. Şehrazat ne derse aklımda yer ediyor.

* Bu replikler hafızadan, kelimesi kelimesine değil...

Kiyara
20-03-07, 22:48
Hakanı koridora çıkınca görüp, bozulup, ne yapacağını, nereye bakacağını şaşıran ve Nurhayat hanıma da açık vermemek adına apar topar istikameti değiştirip odasına giden Onur kıskançlıktan için içini yiyen aşığı odasında camın önünde de içi sızlayarak dururken çok iyi yansıttı.
Sonra tabi dayanamadı sakinleşip mümkün mertebe doğallığa bürünmeye çalışıp ki çok şirindi o çaktırmamaya çalıştığı hali, Şehrazat'ın odasına geldi.
Odaya Hakan hakkında bilgi almaya gelen Onur ve Şehrazat'ın dialoglarını tam hatırlayamıyorum şimdi moonbeam sağolsun yazmış aynen (müracat: moonbeam)
Replikler çok yerinde ve güzeldi her zamanki gibi ancak orda dikkatimi çeken şey Şeharazat'ın Onurun merakını anladığı anda cevap verene kadar ki zamanda suratında varolan müstehzi, alaycı, hafif işveli ifade. Sanki beni kısakndığınızı biliyorum Onur bey diyen bir ifadeydi bu, çok hoşuma gitti Şehrazat'ın Onura böyle bakması.
Onur da ne kadar güzel kıskanıyor yavv :img-hyste

samish
20-03-07, 22:49
iyi geceler arkadaslar, bi rica etsem ciflik sahnesinden biraz anlatir misiniz? neler konusuldu cok merak ediyorum...

s.venler
20-03-07, 22:50
iyi geceler arkadaslar, bi rica etsem ciflik sahnesinden biraz anlatir misiniz? neler konusuldu cok merak ediyorum...

2.sayfanın son mesajında bir arkadaşım replikleri kelimesi kelimesine yazmış, bir gözatın

Hirotaro
20-03-07, 22:57
Arabada:

Şehrazat - Nereye gidiyoruz?
Onur - En sevdiğim yere. İstersen senin en sevdiğin yere gidelim.
Şehrazat - Biraz önce en sevdiğim yerdeydim. Evimde.
Onur - Umarım bir gün en sevdiğin yer bizim evimiz olur.

Klüpte atların yanında:

Onur - Üşüdün mü?
Şehrazat - Hayır.
Onur - Üşüyünce söyle, dönelim....Yanımda olduğuna inanamıyorum. Ama o kadar uzaksın ki erişemiyorum sana. Seni çok seviyorum Şehrazat. Hiç söylemesen de senin de beni sevdiğini gayet iyi biliyorum. Ama o kadar uzaksın ki bazen şüpheye düşüyorum.
Şehrazat - Ben de şüpheye düşüyorum. Acaba kurbanın celladına duyduğun aşk mı diyorum.
Onur - Ben senin celladın mıyım?
Şehrazat - Şah Şehriyar değil misiniz? Şah’ın amacı da sabah Şehrazat’ın başını vurdurmak değil mi?
Onur - Masalımı bana karşı kullanıyorsun.
Şehrazat - O benim de masalım.
Onur - Ne zaman bana sadece Onur diyeceksin?

Bir süre sonra Onur Şehrazat'a ezberden 1001 Gece'den romantik bir şiir okur...

Şehrazat - Masalımı ezbere biliyorsun.
Onur - Masalamızı. Hem ezberlememe gerek yok ki. Şehrazat ne derse aklımda yer ediyor.

* Bu replikler hafızadan, kelimesi kelimesine değil...

vayy be vallahi bravo moonbeamcım,bende birkısmını aklımda tuttum ama senin kadar fazla aklımda tutamadım :), ben o arada tamamen bakışlara odaklandığım için olsa gerek :)

Kiyara
20-03-07, 23:01
Şirazın Kaanı yuvaya göndermem lazım dediği ilk sahnede dikkatimi çeken birşey vardı.
Onurun en iyisi neyse araştırır göndeririz dediği sahnede Şiraz çok çarpıcı olmasa da dondu veya duyduğundan hiç de memnun olmadı diyelim.
Size de öyle geldi mi bilemiyorum.
Sonrasında ise Onurun yaptığı araştırmayı Şirazın odaya gelip ona vermesi, bizi görüşmeye bekliyorlar diye konuyu iyice organize etmiş olmasına pek şaşırdım.
Onur o kadar iyi niyetli ve aşık ki Şirazın aklına gelebileck en ufak bir yanlış anlamayı hiç ama hiç konduramadan tüm aileyi sahiplenmiş durumda, tek iş kaldı o da imza Onura göre.
Kaan için okul seçmek, bunu en iyisi olması, paranın zaten aile içinde lafının bile olmaması daha neler neler Onur Şirazla çoktan evlenmiş zihninde.
Hayretler içinde kaldım bir kez daha.
Hani adamın azmi şöyle böyle diyorum ama hala da izlediklerim beni şaşırtıyor.
Nasıl bir türdür bu Onur??

Ayrıca bu sahne için Peride zombisinin günahını almışız, almasak iyi olurdu, az buz değil gibi duruyor günahlar.:img-hyste

samish
20-03-07, 23:14
Ayrıca bu sahne için Peride zombisinin günahını almışız, almasak iyi olurdu, az buz değil gibi duruyor günahlar.:img-hyste

Kiyara'cim hosbulduk, su en son cumlen varya, icime su sepdi... Fragmanda bakdigimda ordaki gozuken cenenin Peride olmadigini tahmin etmisdim... nihayet benim de bi seyi dogru tahmin etdiyim oldu, olmedik bu gunu de gorduk Allahim...:img-wink:

luciapink
20-03-07, 23:14
bu bölüm çok güzeldi ya sonunda keremle bennu arasında aşk başlamış oldu böylece çok güzelci ama yaa sen bence ne görüyosun dedi bennu aşk dedi ne zamandır dedi ilk gördüğüm günden beri dedi be nekadar körmüşüm dedi sonra kerem çokromantik ve güzeldi... ahh ahh bennunun kardeşi ne manyakmış yafff bu sefer ki az sürer yazılmam buna falan dedi ah bennu ahh neden affedersin ki sen bu kızı... en sonunda şehrazat onur efendiye bey değilde onur demeye başladı hatta onuda tam demiyo sen diyo sadece ama olsun buda bir gelişme ilerleme sayılır yaa atlara gittiklerinde okadar yakınlaştılarki bende öpüşcekler sandım ama olmadı kaanın işyerine getirdiğinde çok güzeldi yaa kerem kaanı omzunda gezdiriyodu bilmem ne onura şöle yapcaz böle yapcaz masal anlatmaya başladı benim onurdan beklediğim davranışı ilk kez takdir ettiğim kaan yaptı orda masallah çok güzel bozdu keremi afferin hep böle devam et çocuum mihribana üzüldüm yaaa umarım işleri yoluna girer bir an önce buluverir pasaportunu başına bir iş gelmeden...

Kiyara
20-03-07, 23:15
Kerem'in Dekolteye yaptığı konuşma müthiş çarpıcılıkta bir aşağılamaydı.
Bu kadar ağır bir yerme karşısında ağzım açık kaldı, replikler yine müthişti.

-Benden uzak duruyorsunuz
-Sana yakınlaştığımı mı zannettin?
-Geçirdiğimiz geceleri düşününce
-Bence sen o türden geceleri daha önce de yaşamış birisin.
-.............
-.............
-Nerde hata yaptım diyorsan bence bir daha böyle geceler yaşama, demekki kaldıramıyorsun
-Bu kadar basit mi?
-Aslında bundan da basit ama sen beni açıklama yapmak zorunda bıraktın
-Bundan sonra benimle görüşmek için sekreterimden randevu al lütfen.

Repliklerin çoğunu hatırlayamadım. Varsa hatırlayan yazarsa sevinirim, çok etkiliydi çoook.
Bu aşağılama Kerem'in ipini çeker valla.

luciapink
20-03-07, 23:21
Kerem'in Dekolteye yaptığı konuşma müthiş çarpıcılıkta bir aşağılamaydı.
Bu kadar ağır bir yerme karşısında ağzım açık kaldı, replikler yine müthişti.

-Benden uzak duruyorsunuz
-Sana yakınlaştığımı mı zannettin?
-Geçirdiğimiz geceleri düşününce
-Bence sen o türden geceleri daha önce de yaşamış birisin.
-.............
-.............
-Nerde hata yaptım diyorsan bence bir daha böyle geceler yaşama, demekki kaldıramıyorsun
-Bu kadar basit mi?
-Aslında bundan da basit ama sen beni açıklama yapmak zorunda bıraktın
-Bundan sonra benimle görüşmek için sekreterimden randevu al lütfen.

Repliklerin çoğunu hatırlayamadım. Varsa hatırlayan yazarsa sevinirim, çok etkiliydi çoook.
Bu aşağılama Kerem'in ipini çeker valla.

ewet yaa o konuşması çok güzeldi yani kızın bir görüşte nasıl bir kadın olduğunu anlamış ona göre davranmış yoksa bende diodum nolör bu kereme ama çok güzel ağzının payını verdi valla sanırım kız çıkarken daha sonra görüşcez mi yani kısaca sonra ben yine senin başına bela olurum gibilerinden bişeyler saçmaladı ayyy yazık olur benuma yaaa hiçbişey yapmasınnn...

Kiyara
20-03-07, 23:25
Onurcum tabiki okul konusunda kendisine kükreyen Şehrazatın evine gitti akşama hem de elinde yoğurtla, yoğurt poşeti de bu kadar yakışır bir adama:img-hyste
Kafayı yedim artık:img-hyste

Kaancım da nasıl atlarmış Onur abisine.
Duyduğunuz üzere Onura Onur abi deniyor.
Kaancım ne diyorsa doğrudur.:img-yes:
Ne güzel sarıldılar sıkı sıkı.
Şiraz yine kazulet takıldı kapı önünde.
Bu adamı Şiraz allah aşkına bir kerede içeriye güleryüzle kapıdan bekletmedn hemencik buyur etsin. Her defasında garibim içeri buyur edilmeyi bekliyor.

Yemek sofrasında halleri çok şekerdi, Onurun makarna konusunda Kaanla fısıldaşması ne samimi ve sıcaktı. Artık Onur abisi ve Kaan arasına hiçbirşey giremez, budur işte.
Dikkat ettiyseniz sofrada tam bir aile gibi oturmaları hatta evin reisi, babası edasında masanın başında oturan Onuru ne de hoş gülümsetti.
Onlar harika bir aile olacaklar, hemi de çok mutlu:img-cray:

luciapink
20-03-07, 23:30
ewet onlar geleceğin örnek ailesi olacaklar

yaa ben fregamanı izlediğimde füsun o canseli yolar die bekliodum sanırım cansel füsünu yoluyo :img-hyste çok komik yaa şehrazat onurun annesinin evinden çok kötü çıkıyodu yaa kimbilir neler söyledide üzdü cadı peride ama onurun şehrazata sarılması çok güzeldi yaaa gelicek haftayı merak etmeye başladım...

Hirotaro
20-03-07, 23:34
Yaa hayırdır bugün ne kadar sessiz ve sakin burası nerede mojo ve diğer arkadaşlarımız.Herhalde yarını bekliyorlar.Tabii Cansel'ide istediği zaman bulabiliyormuş Gani Bey !!

Kiyara
20-03-07, 23:47
Gelelim oyuncak atın kerametine:happy0064 :happy0064

Onurun oyuncak atla nasıl oynadığını ve onun için önemini anlattıktan sonra Kaan'a atı vermesi sen de oynarsın, sonra gece yastığının altına saklar ve gece rüyanda at binersin demesi o yaştaki bir çocuğun ilgisini çok doğal bir şekilde hem çekmek hem de kendisiyle arasında çocukluklarına ve bugüne dair bir bağ kurmak anlamında çok akıllıcaydı.
Zaten atlara ilgili olan, Şahşehriyarı annesine ilgiyle soran Kaan Onur abisinin hem canlısıyla hem oyuncağıyla hayatına kattığı bu varlığı memnuniyetle kabul etmek istedi ama terbiyeli bir çocuk olarak annesinden izin istedi önce. Annesi ise sevgi dolu bakışlarla, hayranlıkla, rahatlamış olarak evet dedi.
Atı Kaan'a verince teşekkür eden Kaan'ın yüzünü avuçlarıyla bir güzel kavrayıp onu içten ve derin hatta koklayarak öpen Onuru ben de öpmek istedim.
Ne kadar doğaldı ve sevgi doluydu orda Kaana karşı.
O ana kadar oğlu olmasını istediği Kaanı oğlu olmuşcasına öptü.
Şehrazatın yüzündeki memnuniyet, sıcak tebessüm, hafif mahcubiyet çok tatlıydı.
Bundan sonraki araba sahnesinde Onur'un kendini en mutlu hissettiğin yer bizim evimiz olur inşallah cümlesi yine sade, basit ama tam isabet kıvamında doyumsuz bir cümleydi.
Atların yanında geçen sahnede, "seni çok seviyorum Şehrazat" harika bir şekilde söylendi. Defalarca dinlemeyi düşünüyorum.
Şehrazatta orada cellatına aşık olan mahkum ifadesiyle aşkını masallarına uygun şiirsel tatta ilan etti.
Doyumsuz sahneler bunlar, eşini benzerini dizilerde görmedim ben bugüne kadar.


Onurun bu gece oyuncak atı vereceğini hiç tahmin etmemiştim.
Moonbeam etmiş galiba, tebrik ederim.
Dediğin gibi Kaan, annesini ve Onur abisini oyuncak atı tutan elleriyle nişanladı, canım benim.:happy0064

Hirotaro
20-03-07, 23:56
Gelelim oyuncak atın kerametine:happy0064 :happy0064

Onurun oyuncak atla nasıl oynadığını ve onun için önemini anlattıktan sonra Kaan'a atı vermesi sen de oynarsın, sonra gece yastığının altına saklar ve gece rüyanda at binersin demesi o yaştaki bir çocuğun ilgisini çok doğal bir şekilde hem çekmek hem de kendisiyle arasında çocukluklarına ve bugüne dair bir bağ kurmak anlamında çok akıllıcaydı.
Zaten atlara ilgili olan, Şahşehriyarı annesine ilgiyle soran Kaan Onur abisinin hem canlısıyla hem oyuncağıyla hayatına kattığı bu varlığı memnuniyetle kabul etmek istedi ama terbiyeli bir çocuk olarak annesinden izin istedi önce. Annesi ise sevgi dolu bakışlarla, hayranlıkla, rahatlamış olarak evet dedi.
Atı Kaan'a verince teşekkür eden Kaan'ın yüzünü avuçlarıyla bir güzel kavrayıp onu içten ve derin hatta koklayarak öpen Onuru ben de öpmek istedim.
Ne kadar doğaldı ve sevgi doluydu orda Kaana karşı.
O ana kadar oğlu olmasını istediği Kaanı oğlu olmuşcasına öptü.
Şehrazatın yüzündeki memnuniyet, sıcak tebessüm, hafif mahcubiyet çok tatlıydı.
Bundan sonraki araba sahnesinde Onur'un kendini en mutlu hissettiğin yer bizim evimiz olur inşallah cümlesi yine sade, basit ama tam isabet kıvamında doyumsuz bir cümleydi.
Atların yanında geçen sahnede, "seni çok seviyorum Şehrazat" harika bir şekilde söylendi. Defalarca dinlemeyi düşünüyorum.
Şehrazatta orada cellatına aşık olan mahkum ifadesiyle aşkını masallarına uygun şiirsel tatta ilan etti.
Doyumsuz sahneler bunlar, eşini benzerini dizilerde görmedim ben bugüne kadar.


Onurun bu gece oyuncak atı vereceğini hiç tahmin etmemiştim.
Moonbeam etmiş galiba, tebrik ederim.
Dediğin gibi Kaan, annesini ve Onur abisini oyuncak atı tutan elleriyle nişanladı, canım benim.:happy0064

Ne diyebiliriz ki helal olsun Onur'a Şehroş'a ve tabii kale durumunda olan Kaan'a.Kaleyi bir at ile fethetti Onur :)
Bakalım neler göreceğiz.Yaw böyle Cellad'a canm kurban :):)

moonbeam
21-03-07, 00:11
Şirazın Kaanı yuvaya göndermem lazım dediği ilk sahnede dikkatimi çeken birşey vardı.
Onurun en iyisi neyse araştırır göndeririz dediği sahnede Şiraz çok çarpıcı olmasa da dondu veya duyduğundan hiç de memnun olmadı diyelim.
Size de öyle geldi mi bilemiyorum.
Bana da aynen öyle geldi İnci ama bence Onur bunu farketmemiş olamaz. Sadece umursamamıştır. Yani ısrarla yıkabileceği engellerden biri olarak görmüştür.

Sonrasında ise Onurun yaptığı araştırmayı Şirazın odaya gelip ona vermesi, bizi görüşmeye bekliyorlar diye konuyu iyice organize etmiş olmasına pek şaşırdım.
Onur o kadar iyi niyetli ve aşık ki Şirazın aklına gelebileck en ufak bir yanlış anlamayı hiç ama hiç konduramadan tüm aileyi sahiplenmiş durumda, tek iş kaldı o da imza Onura göre.
Kaan için okul seçmek, bunu en iyisi olması, paranın zaten aile içinde lafının bile olmaması daha neler neler Onur Şirazla çoktan evlenmiş zihninde.
Hayretler içinde kaldım bir kez daha.
Hani adamın azmi şöyle böyle diyorum ama hala da izlediklerim beni şaşırtıyor.
Nasıl bir türdür bu Onur??
Nesli tükenmiş??? Hatta henüz evrilmemiş???? :img-hyste :img-hyste :img-hyste (Hay Allah'ım ya! Onur sayesinde Türkçe'ye yeni bir kelime kazandırdım bakar mısınız? TDK'dan katli vaciptir diye ferman çıkacak hakkımda bunu görürlerse)

Onur'un tüm aileyi (Mihriban da dahil) sahiplenmiş olduğu konusunda haklısın. Ama bence zihninde evlenmiş olmaktan çok tavrı "nasıl olsa evleneceğiz". Yani ha önce ha sonra farketmez bütçelerin birleşmesi gibi birşey bence. Baksana Mihriban'a verdiği para söz konusu bile edilmedi bu hafta.

Ayrıca bu sahne için Peride zombisinin günahını almışız, almasak iyi olurdu, az buz değil gibi duruyor günahlar.:img-hyste
Boşver, en fazla bir hafta erken söylemişizdir o kadar ama ne yazık ki o konuda yanılmayacağız. Peride'ye yeni ismim: Kızıl Medusa. Vallahi o kadının bakışlarından korkulur, taş eder adamı. Birisi fragmanın sonunda Şehrazat'ın koşarak çıktığı yerin Peride'nin evi olduğunu yazdı doğru mu acaba? Ben tanıyamadım, çok hızlıydı. Fragmanı bulsak da bir yerden tekrar izlesek...

Hirotaro
21-03-07, 00:12
Gelelim Performans değerlendirmesine
Şehroş: *****
Onur: *****
Kaan ****
Cansel ****
Feride ****
Firdevs *****
Kerem *****
Bennu *****
Burhan Bey *****
Seval ****
Hakan *** (zaten azıcık oynadı)
5 (*)=mükemmel, 4(*) gayet iyi 3(*) İyi :):)

Tabii bu bölümün gayet güzel ve hoş olduğunu söylememe gerek yok sanıyorum.Merakla beklediğim soru; bakalım Mihriban ablanın durumu ?

snowboard
21-03-07, 00:21
Arkadaşlar,

Ben bölümü izleyemedim. Sizin yorumlarınızdan anladığım kadarıyla çok hoş bir bölüm olmuş Şiraz-paşa-kaan üçlüsü adına. :happy0064 İnanılmaz mutlu oldum...

Ve içim acayip rahatladı, üstünün örtüldüğünü duyunca:happy0064
Ama bir de dergi haberinden bahsetmişsiniz, onu anlayamadım. Biraz açmak mümkün mü? Dergiye kim çıktı, içeriği neydi? vs...

Bu arada bölüm sonu Füsun'un Cansel'i bulmasıyla mı bitti? Doğru mu anladım?
O halde ilk defa bölüm sonu bomba tahminini tutturdum demektir:happy0064

Hirotaro
21-03-07, 00:25
Arkadaşlar,

Ben bölümü izleyemedim. Sizin yorumlarınızdan anladığım kadarıyla çok hoş bir bölüm olmuş Şiraz-paşa-kaan üçlüsü adına. :happy0064 İnanılmaz mutlu oldum...

Ve içim acayip rahatladı, üstünün örtüldüğünü duyunca:happy0064
Ama bir de dergi haberinden bahsetmişsiniz, onu anlayamadım. Biraz açmak mümkün mü? Dergiye kim çıktı, içeriği neydi? vs...

niye izleyemedin ya :icon_sorr keşke izleseydin.
şehrazat ve Bennu bir basın kuruluşu ile toplantı yaptı; bu kültür sarayları için.O esnada fotografçı ropörtaj bittikten sonra 1-2 kare fotoğraf istedi.Fakat bu fotoğraf başka bir dergide kullanıldığı görünce,Şehroşcuğum tabii sinirlendi.Ve hemen dergiyi aradı,bunun kimin yayınlattığını öğrenmek istedi

Kiyara
21-03-07, 00:33
Arkadaşlar,

Ben bölümü izleyemedim. Sizin yorumlarınızdan anladığım kadarıyla çok hoş bir bölüm olmuş Şiraz-paşa-kaan üçlüsü adına. :happy0064 İnanılmaz mutlu oldum...

Ve içim acayip rahatladı, üstünün örtüldüğünü duyunca:happy0064
Ama bir de dergi haberinden bahsetmişsiniz, onu anlayamadım. Biraz açmak mümkün mü? Dergiye kim çıktı, içeriği neydi? vs...

Bu arada bölüm sonu Füsun'un Cansel'i bulmasıyla mı bitti? Doğru mu anladım?
O halde ilk defa bölüm sonu bomba tahminini tutturdum demektir:happy0064

Kartahtacım,

Mutluyuz, mutlusun, mutlu:happy0064

Battaniyeyle ve itinayla üst örtülür sonrada sevgi dolu bakışlarla uyuyanlar izlenir. Tadından yenmez Gözdecim yenmez.

Dergi konusu şöyle; Bennu ve Şiraz şu kültür merkezi projesi için bir ekonomi dergisiyle söyleşi yaptılar, resimleri çekildi. Oldukça titiz çalıştılar, lüzumsuz pozlar vermediler ve basılmadan önce mutlaka haberi okumak istiyoruz dediler.
Sonra bir de baktılar ki ekonomi dergisiyle aynı medya grubuna ait bambaşka bir dergide 2 sayfa sadece Şiraz yayınlanmış, yok çok güzeldi yok masal prensesiydi diyerekten yazılar yazmışlar altına. Yazı Şirazı feci sinirlendirdi, dergiyi aradı oldukça tepki verdi kim izinsiz böyle bir yayın yaptı diye. Öte yandan Onurcum da dergiyi yanlız başına kahvaltı yaparken gördü, hiç hoşuna gitmedi.

BSBT'yi tutturduğun için tebrikler şeker.
Bu arada özledik, bir daha yollamıycaz seni bir yerlere, ona göre:img-wink:

snowboard
21-03-07, 00:33
niye izleyemedin ya :icon_sorr keşke izleseydin.
şehrazat ve Bennu bir basın kuruluşu ile toplantı yaptı; bu kültür sarayları için.O esnada fotografçı ropörtaj bittikten sonra 1-2 kare fotoğraf istedi.Fakat bu fotoğraf başka bir dergide kullanıldığı görünce,Şehroşcuğum tabii sinirlendi.Ve hemen dergiyi aradı,bunun kimin yayınlattığını öğrenmek istedi

Teşekkürler Hirotaro bilgi verdiğin için...
İlk fırsatta izlemeye çalışacağım. 1 haftadır seferi durumdayım, iş ve tatil bir arada. Bir de ufak bir kaza geçirdim, bölüm yayınlandığı esnada hastanedeydim. Ama şimdi iyiyim...
Tüpe düştüğü anda, ilk fırsatta altını yakıp izleyeceğim.

Kiyara
21-03-07, 00:39
1 haftadır seferi durumdayım, iş ve tatil bir arada. Bir de ufak bir kaza geçirdim, bölüm yayınlandığı esnada hastanedeydim. Ama şimdi iyiyim...
Tüpe düştüğü anda, ilk fırsatta altını yakıp izleyeceğim.

Gözdecim,

Hayrola ne kazası, önemli değildir umarım.
Geçmiş olsun, sana nazarlar değdi.
Tü tü tü:img-wink:
Bana bak kendine dikkat et, sapasağlam bekliyoruz seni.:img-yes:

snowboard
21-03-07, 00:40
Kartahtacım,

Mutluyuz, mutlusun, mutlu:happy0064

Battaniyeyle ve itinayla üst örtülür sonrada sevgi dolu bakışlarla uyuyanlar izlenir. Tadından yenmez Gözdecim yenmez.

Dergi konusu şöyle; Bennu ve Şiraz şu kültür merkezi projesi için bir ekonomi dergisiyle söyleşi yaptılar, resimleri çekildi. Oldukça titiz çalıştılar, lüzumsuz pozlar vermediler ve basılmadan önce mutlaka haberi okumak istiyoruz dediler.
Sonra bir de baktılar ki ekonomi dergisiyle aynı medya grubuna ait bambaşka bir dergide 2 sayfa sadece Şiraz yayınlanmış, yok çok güzeldi yok masal prensesiydi diyerekten yazılar yazmışlar altına. Yazı Şirazı feci sinirlendirdi, dergiyi aradı oldukça tepki verdi kim izinsiz böyle bir yayın yaptı diye. Öte yandan Onurcum da dergiyi yanlız başına kahvaltı yaparken gördü, hiç hoşuna gitmedi.

BSBT'yi tutturduğun için tebrikler şeker.
Bu arada özledik, bir daha yollamıycaz seni bir yerlere, ona göre:img-wink:

:happy0064 :happy0064
Valla İnci'cim süper haberler bunlar... Ben o battaniye için o kadar hayaller kurmuştum ki! İnanılmaz sevindim atlamamalarına...
Ayrıca dergi işini anlatınca da çok güldüm. Medya işte yaaaa:img-hyste Ben yapmadım zamanında ama yaparlar bilirim. En alakasız fotoğrafının altına en alakasız başlığı atarlar. Üstelikde sana kesinlikle sormazlar. Sen sonradan istersen bir tarafını yırt ne bu diye, iş işten geçmiş olur! Çok ince bir oyundur bu basında... Boşuna demezler i... basın diye:img-hyste :img-hyste

Ben de çok özledim valla o inanılmaz keyifli sohbetlerinizi. Sonradan okumak da eğlenceli olsa da aynı tadı vermiyor muhakkak! Yok zaten dersimi aldım. Elin işte, gözün oynaşta olunca bir yerlerden falso veriyorsun. Bak Kartahtam'da sezonu kapattı! Önümüzdeki hafta dönüyorum eve ve uzunca bir süre de çıkmayı düşünmüyorum...

Hirotaro
21-03-07, 00:42
Teşekkürler Hirotaro bilgi verdiğin için...
İlk fırsatta izlemeye çalışacağım. 1 haftadır seferi durumdayım, iş ve tatil bir arada. Bir de ufak bir kaza geçirdim, bölüm yayınlandığı esnada hastanedeydim. Ama şimdi iyiyim...
Tüpe düştüğü anda, ilk fırsatta altını yakıp izleyeceğim.


Çok güzel olaylar vardı bu bölüm,tabii birtane de kötü olayımız mevcut maalesef

kötü olay: Mihriban abla kiev dönüşü uçakla tanıştığı birine güvendiği için az daha fuhuş tuzağına düşüyordu,ayrıca maalesef pasaportunu da o uçakta tanıştığı(aslında biz otobüste onlarıo konuşurken gördük) kadın çaldı, kadın meğer fuhuşcu çıktı.

iyi olay 1: Şehroş'ta Onur'a aşkını dolaylı yoldan da olsa net bir şekilde söyledi
iyi olay 2: Kerem uslandı.Artık Bennu,Kerem'e Kerem Bey demiyor,sadece Kerem diyor.Galata köprüsüne 20 yıl sonra ilk kez Bennu ile gitti.ve Kerem Bennu'nun elinden tuttu(sevgililer artık) :) :happy0064

Kiyara
21-03-07, 00:44
Moonbeam,

Demek Onur henüz evrilmemiş hımmm:img-hyste
Böylesini bulmak lazım demekki:img-yes:
Evrilmişi çok mu sıradan oluyor??:img-hyste
Nerden buldun bu devşirme lafı şimdi ben takarım buna yok evrildiydi evrilmediydi:img-hyste

Senden recam eğer mümkün olur ise müsait olduğun bir zamanda Kerem-Dekolte dialoğunu yazabilir misin??
Çok etkilendim yavv, hatta dumur oldum diyebilirim.

snowboard
21-03-07, 00:45
Gözdecim,

Hayrola ne kazası, önemli değildir umarım.
Geçmiş olsun, sana nazarlar değdi.
Tü tü tü:img-wink:
Bana bak kendine dikkat et, sapasağlam bekliyoruz seni.:img-yes:

Kartahta kazası İnci'cim...
Çok da önemli değil aslında ama dizimi hallettim işte. Önceden de vukuatım vardı, şimdi üstüne tuz-biber oldu. Dizim döndü, daha önce başaramamıştım ama bu sefer bağları kopardım galiba. Daha anlaşılmadı gerçi, ama çok ciddi olmadığını umuyorum... Kartahtası tarih oldu yani anlıyacağın:img-hyste

snowboard
21-03-07, 00:49
Çok güzel olaylar vardı bu bölüm,tabii birtane de kötü olayımız mevcut maalesef

kötü olay: Mihriban abla kiev dönüşü uçakla tanıştığı birine güvendiği için az daha fuhuş tuzağına düşüyordu,ayrıca maalesef pasaportunu da o uçakta tanıştığı(aslında biz otobüste onlarıo konuşurken gördük) kadın çaldı, kadın meğer fuhuşcu çıktı.

iyi olay 1: Şehroş'ta Onur'a aşkını dolaylı yoldan da olsa net bir şekilde söyledi
iyi olay 2: Kerem uslandı.Artık Bennu,Kerem'e Kerem Bey demiyor,sadece Kerem diyor.Galata köprüsüne 20 yıl sonra ilk kez Bennu ile gitti.ve Kerem Bennu'nun elinden tuttu(sevgililer artık) :) :happy0064

Mihriban'a üzüldüm, umarım başına ciddi birşey gelmez.
Kerem'le Bennu'ya da ağzım açık kaldı hani, bu ne hız! Maşallah allah nazardan ve ahtapotun şerrinden saklasın. Demek el eleler ha! Bildiğin çıkıyorlar yani... Hadi bakalım hayırlısı...

Hirotaro
21-03-07, 00:58
Mihriban'a üzüldüm, umarım başına ciddi birşey gelmez.
Kerem'le Bennu'ya da ağzım açık kaldı hani, bu ne hız! Maşallah allah nazardan ve ahtapotun şerrinden saklasın. Demek el eleler ha! Bildiğin çıkıyorlar yani... Hadi bakalım hayırlısı...
Aynen Kerem ile Bennu artık çıkıyor.Hatt Kerem arabasıyla gelip Bennu'yu evinden almalar,öpüşmeler(yanaktan şimdilik) ondan sonra clubte Kerem'in Bennu'ya bana bakınca ne görüyorsun diye sormasından Bennu'Nun aşk demesinden.
Sonra Kerem'in Bennu'ya hakikaten ben körmüşüm demesi,sonra orada da Bennu'nun elinden tutması,Sonra Bennu'nun sizi ilk gördüğüm andan beri demesi(aşk konusunu)
Kerem ahtapota öyle bir paketledi ki,artık ahtapotun 16 kolu olsa vız gelir.Kerem çok kararlı :img-wink:

moonbeam
21-03-07, 01:18
Bölüm bıraktığı yerde başladı ve çok istediğim battaniye örtme sahnesini gördüm. Buna çok sevindim. Ama Onur uyanmadı. Şehrazat’ın Onur ve Kaan’a, sonra Ahmet’in fotoğrafına sonra da yeniden Onur ve Kaan’a bakması çok güzeldi. Bir yanda oğlunun babası Ahmet’in resmi diğer yanda oğluna bir baba sevgisi vermeye hazır Onur ve onu şimdiden kabullenip seven Kaan. Bu sahne herhalde Şehrazat’ın tüm suçluluk duygusunu uçurmaya yetmiştir.

Kızların nasıl eve geldiğini falan göstermeyip ertesi sabah Füsun’un onları okula yolcu edişi detaylı gösterilirken bizimkilerin hop diye üçer üçer ofise ışınlanmalarına gıcık oldum. 5 dakka daha uzatsalar ya da gereksiz sahnelerden atsalar fena mı olurdu? Onur’un uyanıp Şehrazat’ın döndüğünü anladığındaki sevincini, ona seni özledim demesini çok gördüler bize (Bize de yaranılmıyor. Adam dizi tarihindeki tüm esas oğlanların toplamından daha esaslı laflar ediyor, gene de daha fazlasını istiyoruz:)). Bunlar işe beraber mi geldiler? Ne iş göremedik.

Onur’un kıskançlığı gerçekten koridorda Şehrazat’ı Hakan’a sarılırken gördüğü anda yüzünden okunuyordu. O anlık bocalamasını o sırada aynı yöne bakmakta olan Nurhayat Hanım kesin farketmiştir. Şehrazat “Beni mi takip ediyorsunuz?” diyerek adamın günahını aldı bu sefer. Alakası yoktu, gerçekten de odasından çıkıp tesadüfen gördü adamcağız, çıkmaz ve görmez olaydı. O kadar çok seviyor, o kadar kıskanç ve o kadar kendi kendini yiyor ki acıyorum haline. Ama inşallah Şehrazat’tan emin olduğunda da bu tavır devam etmez, hiç çekilmez yani. Herneyse, değil takip etmek, adam gideceği her neresiyse onlara yaklaşmamak için vazgeçip geri odasına döndü. Bunda kıskanç anlarında yalnız kalma isteğinin de etkisi vardır kuşkusuz. Evet Şehrazat’a söylediği gibi sadece basit bir merak değildi, kıskanmıştı da ama hesap da sormuyordu, merak etmesi doğaldı. Birbirlerini tanımıyorlar. Acaba Şehrazat Onur’un “Seni anlamıyorum ya. Senin hakkında en ufak bi şey öğrenmeme bile izin vermiyorsun” sözlerinin haklılığını gördüğü için mi sorusunu cevapladı? Yoksa Onur’un tavrına kızıp Kaan’ın tedavisinden söz ederek intikam mı almak istedi? Söyledikten sonra pişmanlık duymuş gibi bir ifade mi vardı yüzünde yoksa bana mı öyle geldi? Belki tekrar izleyince bu sahne hakkındaki sorularım azalır.

Onur’un bazı açılardan çok hoşumuza giden aşırı kendine güveni zaman zaman başına dert açıyor. Şehrazat’ın kendisini sevdiğinden Şehrazat’dan daha emin olabilir, aşkının verdiği umutla onun mutlaka bir gün kendisine evet diyeceğine de inanabilir. Ama olmuş bitmiş gibi davranarak Şehrazat gibi bu konularda çekingen bir insanı bunaltıp iyice kabuğuna çekilmesine neden olabilir. “İyi araştıralım” “En iyi yuvaya verelim” “En iyisi buymuş. Buna verelim... Müdürle konuştum bizi bekliyor” gibi tavırlar Şehrazat kadar ürkek bir tayı ya kaçırır ya da örnekte görüldüğü gibi ters tepki yaratır. Ah ah, her şeyde sabırlı olan Onur bunda da biraz sabredebilse. Ne olacak ki? Bir kaç ay ya da ne kadarsa Şehrazat’ın seçtiği ve ödeyeceği yuvaya gidiverir Kaan. Her şey gibi zamanı gelince ve evlendiklerinde bu yuvaya geçiriverirler. Eğer Onur Şehrazat’ın kesin kararını verip Onur’a evet demeden böyle bir şeyi kabul edeceğini sanıyorsa aldanıyor. Bu vesileyle Şehrazat’a daha çabuk evet dedirteceğini düşünmediğine inanmak istiyorum çünkü o zaman Şehrazat yaygara koparmakta haklı demektir.

Şehrazat’ın kendisini sevdiğine ve evet diyeceğine emin olabilir, bunu Kerem’e falan da söyleyebilir ama karşısına geçip sırıtarak Şehrazat’a söylemese iyi olur. (Bu arada bu sahnede Halit Ergenç’in oyunculuğunu tekrar tebrik etmek zorundayım. O kadar kısa bir zaman zarfında o kendinden emin kocaman gülümseme nasıl da kaybolup yerini o allak bullak ifadeye bırakıverdi? :img-hi:) Bu sahneyi de yeniden izlemem gerek. Onur Şehrazat’ın para konusunda mı gurur yaptığını düşünüyor yoksa evlenme teklifine evet deme konusunda mı? Konuşmanın gidişatından hatırladığım kadarıyla evlenme teklifi gibi. Ama bu konuda gurur yapması neden Onur’un hoşuna gitsin ki? Burda da yeniden izlememin sorularımı azaltacağını umuyorum.

Onur’un bu noktadaki kendinden emin ve kendi kendine gelin güvey olma tavrı itici de olsa iyi niyetli olduğu aşikar. Zaten tek sunduğu şey de parası değil. Adam şimdiden bir ebeveynin sorumluluklarını hisssederek gitmiş araştırmış. Tavrı sen bul ben öderim değil. Zaten Şehrazat Kaan’ın iyi bir okulda okuması için her şeyi yapmayacağını söylediğinde cevabı buna işaret ediyordu: “Şehrazat beni kırdığının farkında mısın? Ben sana bir ömür birliktelik teklif ediyorum”. Şehrazat’ın “Para karşılığında mı?”sı gerçekten iftira. Adam paradan önce sevgisini sundu. Belki de Şehrazat’ın kaçıp tuvalette ağlaması Onur’un “Ne ilgisi var parayla?” demesiyle yaptığı hatayı farkedişindendir.

Onur yine her zamanki gibi işi uzatmadı, akşamına eve damladı. Üstelik elinde yoğurtla!!! :img-hyste Yemek saati kalkmış gene çatkapı gelmiş (kızkardeşim bir kere de arayıp gelse artık dedi :)) sonra davet edilince istemem yan cebime koy tavrına inanmadık tabi. Şehrazat onunla şakalaşınca sorun kalmadığını gördü, ve yemekte ne kadar mutluydu, Şehrazat’la vurulmasını konuştuğu zaman sözünü ettiği bir ailesi varmış hissini o anda duyduğu ve bunun onu çok mutlu ettiği nasıl da belliydi.

Kaan’a atı vermesinin elinin kulağında olduğunu söylemiştim. Kaan’ın almak isteyip annesine sorması ve bunun üzerine Şehrazat ve Onur’un bakışmaları güzeldi. Dediğim gibi ben bunu bir tür nişan olarak görüyorum. Şehrazat’ın cevap vermeden önceki tereddütü ve Onur’un takib eden sevinci bu yüzden. Çok sembolik anlamlar yüklü o oyuncakta. Nitekim bunun ardından sonunda istediğimiz bazı gelişmeleri görmeye başladık: Şehrazat ve Onur’un başbaşa bir yerlere gitmeleri gibi... Onur’un hafta sonları birbirlerini göreceklerine kesin gözüyle bakmasj gibi, Şehrazat’ın “Onur” demese bile “sen” demeye başlaması gibi.... (Bu arada arada cumartesiyi yediler mi Onur Şehrazat’ın evine cumartesi akşamı mı geldi anlamadım)

Onur’un sonunda Şehrazat’ın yanında olduğuna inanamaması, uzaklığı nedeniyle sevgisinden şüpheye düşüp endişelenmesi çok güzel verildi. Şehrazat’ın “Acaba kurbanın celladına duyduğun aşk mı” sözcükleri uzun uzun üzerinde düşünülmeye değer. Acaba ne demek istedi? Şu an hiç bir fikrim yok. Bütün bölümü yeniden izleyip sindirmem gerek bunu anlamlandırmak için. Tamamını izleyince bu sahnede de aynı çiftlikte Onur yürümesine yardım ederken aralarında oluşan elektriği hissettim ama Onur çok istemesine rağmen Şehrazat’ın henüz buna hazır olmadığını anladı ve kendini kontrol etti. :img-in_lo

Bu arada bu adamın her hafta evlenme teklifini yinelemek için kullandığı sıradışı cümleler beni bitiriyor: “Ben sana bir ömür birliktelik teklif ediyorum”, “Umarım bir gün en sevdiğin yer bizim evimiz olur”.:img-blush

Onur’un pazar sabahı arayıp gayet doğal “Bu gün ne yapıyoruz?” demesine bayıldım. Nasıl da hayal kırıklığına uğradı garibim: “Bi hafta sonumuz var. Onda da görüşemeyecek miyiz?” Hani işte hiç görüşmüyorlar ya. :img-hyste Aynı telefon görüşmesinde Şehrazat’ın tekrar “siz” diye hitap etmesine itiraz edip onu sen demeye itmesi de hoşuma gitti. Komik bir durum tabi bir taraf sürekli sen, sen, sen öbür taraf siz.... Neyse sonunda kızımız iki konudaki ısrara da dayanamayarak o gün ziyarete gelecek olan Nadide’den için “Erken giderse seni ararım” dedi.. Ama en güzeli telefonu kapatınca omlet istediği Firdevs’in “Kaldınız mı benim kahvaltıma?” diye dalga geçmesiydi. :img-hyste :img-hyste Geçen haftaki yokluğundan sonra bu hafta da çok az göründü ama değdi. :good:

Onur’un dayanamayıp tekrar arayacağı belliydi. Hele huysuz çocuklar gibi “Gitsin artık. Gün bitti nerdeyse” demesi çok komikti. Allah’tan Şehrazat onun “Bir bahane uydur” tarzı çılgın sözlerini anlayışla karşıladı: “Önemli değil. Beni bu günlük affet olmaz mı?” Onur da abarttığını anladı zaten.

Bütün olarak son derece hoştu aralarındaki sahneler ve gelişmeler, çok şirinlerdi. Öpüşmemişler, Şehrazat “Onur” dememiş hiç umurumda olmadı doğrusu. Aşkını itiraf etti daha ne olsun??? :happy0064 İş dışında düzenli olarak görüşmeye başladılar. :happy0064 Gerisi çok yakında gelecektir nasılsa. Onur’un yakında yine “canım” demesini bekliyorum ona göre. Tek eksiklik Şehrazat’ın döndüğünün ertesi sabahı göstermemiş olmalarıydı bence.

moonbeam
21-03-07, 01:26
Moonbeam,

Demek Onur henüz evrilmemiş hımmm:img-hyste
Böylesini bulmak lazım demekki:img-yes:
Evrilmişi çok mu sıradan oluyor??:img-hyste
Nerden buldun bu devşirme lafı şimdi ben takarım buna yok evrildiydi evrilmediydi:img-hyste
İyi uyduramadığım için anlaşılmamış bu laf. :) Sen Onur'dan için nasıl bir tür bu gibi bir şey dedin ya, ben de bu tür daha evrilmedi (yani ortaya çıkmadı), ondan bulunamıyor demek istedim. Mutasyon bu Onur mutasyon. :img-hyste (Böyle mutasyona da can kurban bu arada :img-hyste)

Önce nesli tükendi demek geçti içimden ama sonra farkettim ki o nesil henüz dünya yüzünde hiç yaşamamış. :img-hyste :img-hyste :img-hyste Bu lafı nerden bulduğumu da açıklıyor bu.

Senden recam eğer mümkün olur ise müsait olduğun bir zamanda Kerem-Dekolte dialoğunu yazabilir misin??
Çok etkilendim yavv, hatta dumur oldum diyebilirim.
Elimde kayıt yok ki. Tüpün altı yanmadan yazamam. Zaten artık kaçmam gerek... Yarın akşama ancak devam ederim ben. Herkese iyi geceler. bye

PS: İnci ve Gözde, başınız sağolsun ve Gözde geçmiş olsun...

eylül87
21-03-07, 06:50
off yaa dün misafir geldi vırvır bi susmadılar yaaa repliklerden hiç bişi anlayamadım sadeece
kerem:bana bakınca ne görüosun
bennu:aşk
kerem:aşkmı ne zamandan beri
burasını bide onur at verdi falan orasını offyaa off tekrarıda yok nerden izleyebilirim bilen varmı:icon_sorr :icon_sorr :sad53: :sad53:

Ceyla
21-03-07, 07:27
Her bölümün ertesinde yaptığımız gibi geleneksel bölüm yorumumu yapayım. Bölüm kaldığımız yerden başladı başlamasınada keşke daha fazlası olabilseydi. Beraber yapılan kahvaltı ve beraber evden çıkılan sahneler. Sürekli aynı durumla karşılaşıyoruz olayların ortasında buluyoruz kendimizi. Bir baktım Kaan şirkette. Sabah nasıl uyandılar, Şiraz ve Onur ne konuştular, evden nasıl ayrıldılar v.s.

Okul mevzuunda Onur'un emrivakisi ve bunun üzerine gelişen tartışma beklediğimiz bir durum olsada ben enazından Peride'nin de etkisi olan bir durum olduğunu düşünmüştüm hiç alakası yokmuş meğer. Şehrazat ve Onur arasındaki gerginlikte kendinden fazlasıyla emin bir Onur vardı hernekadar Şehrazat o an kızmış olsada sonrasında fazla tepki verdiğinin gayet bilincinde olsa gerek yine çat kapı evine gelen Onur'a karşı ve beraber dışarı çıktıkları süreçte var olan davranışları verdiği tepkideki hatasındandı.Bu sahnelerdeki Onur ise nasıl bir karakter ki kendinden bu kadar emin ve ona göre sözünü ve davranışlarını esirgemeden herşeyi bariz ortaya döküveriyor. Sende beni seviyorsun Şehrazat diyebilmeside zaten herşeyin açık göstergesi.

Şehrazat-Onur ormanda ve ata binmişler. Rüya herhalde gece vakti orada ne işleri olsa ki demiştim.Bu dizide hiçbirşeye şaşırmamak lazım galiba.

Hakan karakteri ileride biryerde çıkabilir yada Hakan'a borcu var o ne olacak gibi çeşitli tartışmalar yapmıştık forumlarda bundan sonra Hakan'ı unutun dedi senaristler ve Hakan doğru Sibirya'ya.

Mihriban olayı ise; daha otobüs yolculuğunda gözüm tutmamıştı yanındaki bayanı ve isabet oldu. Beklemediğimiz, hiç aklımızdan geçmeyen konuları öylesine güzel sokuyorlar ki diziye biran ne olduğunu ne izlediğimi şaşırıyorum. Nadide hanım sayesinde çok geç olmadan pasaportunun alındığı fark etti allahtan ya günler sonra fark etmiş olsaydı. Enazından şuan tanıkları ve erkenden hareket edebileceği bir durum sözkonusu. Yanlız değindikleri konuda yine toplumumuzda var olan derin bir konu ve derinliği genişleyen bir konu bu açıdan senaristleri tekrar kutlamak gerekiyor.

Kerem'in geçmişinde var olan derin bir problemin olduğunu ve bugünki boşluğun ve hataların onun seyri olduğunu geçen bölüm sonundaki yorumlarımda yazmıştım.Onur'a göre daha mutlu ve güzel bir geçmişten geliyor gibi gözütsede Onur'dan daha zor koşulları olmuş Kerem'in demiştim. Nitekim dünkü bölümde bu problemde başından beri etken olan kardeş konusunda yanılmadık. Tabiki kardeşin rahatsızlığı olduğunu ve onun sonuçlarının Kerem üzerindeki etkilerini düne kadar tahmin edememiştik. Aksine ağbisini, kariyerini v.s. kıskanan bir kardeş beklemiştim ben tam aksine kardeşini kıskanan bir Kerem varmış meğer. Annesi ise senelerdir hiçbirşeyin farkında olmadan yaşamış. Bu arada yelkenlisine bile adı verilen anneannenin hayatındaki yerini daha iyi anlamış bulunduk.Burak karakterinin diziye gelmesi yakındır. Melek'i aratmayacak problem bir karakter olacağı kesin o da şirkette işe başlarsa off off neyseki Melek'e de bir eş çıkmış oldu.Melek'in ablası hakkında onun ilişkiler konusunda yeteneksiz olduğunu dile getirir gibi ablam şirketin patronu ile beraber ama fazla tutamaz elindeki sözleri tam Melek'likti. Sen öyle san bu sefer senin düşündüğün gibi olmayacak ablana kul köle olacak o zengin patron.

Ayşen'in karakterini birkez daha canlı canlı gören Kerem için bu durum iyi oldu ileride var olabilecek herhangi bir kötülük içinde Kerem Ayşen'in bunda etkisini ölçüp,tartabilecek.Enazından patronlardan birinin şirketteki kötü karakterlerden haberi olabilmeliydi.

Bennu ve Kerem herşey çok çabuk ve garip bir şekilde gelişmekle beraber birden bire var olan bir birliktelik oluverdi. Oysaki Onur haftalardır uğraşıyor bunun için bu Kerem cidden işini biliyor :) Zeynep ne olursa olsun Kerem için tehdit bu işi kolay kapatmayacağı kesin ve bu ilişkiyi öğrenen Bennu'nun hüsranı ise çok zor olacak. Bu güne kadar suskun bekleyen Bennu'nun ilk tanıdığım günden beri aşk görüyorum cümleleleri ise hep geride kalmış Bennu için bütün kapıları açıverdi. Madem bu ilişki bu kadar kolay olacaktı enbaşından senaristler söyletselerdi Bennu'ya bu sözleri. Kerem başından beri görülen aşk cümlesine karşın hemen ne kadar aptal olduğunu gözünün önündekini görmediğini belirtip elini tutup yeni bir ilişkiye başlayıverdi.Bu arada Kerem'in Zeynep' e yaptığı konuşmada süperdi.

Cansel-Füsun-Ali Kemal cephesine gelince Cansel ve Ali Kemal'in dükkan için yaptıkları son düzenlemeyi görünce gülmekten kendimi alamadım malum o düzenleme uzun soluklu olmayacağı için.

Nadide hanımın oğlu hakkındaki ısrarına karşılık duyduğu iki söz onun alt üst olmasına yetti.Biri Burhan beyin tapuları aldığını belirttiği diğeri ise Şehrazat'ın cenazeye gelen Ali Kemal'in sarf ettiği sözleri söylemesi.

Birde patlak veren bir dergi mevzuu var. O haberi yayınlayan her kimse bir de o çıkacak tekrardan karşımıza galiba. Bu kadar tepkiye herhalde altından birini yada birşeyleri çıkartacaklardır.

Yazılacak çok şey vardır daha ama dün geceden akılda kalanlar şimdilik bunlar ilerleyen günlerde her sahnesi en ince ayrıntısına kadar irdelenmiş olur nasılsa bu sayfalarda.

blackmees
21-03-07, 07:35
dergıyı gordukten sonra ne oldu

tatli_dilli
21-03-07, 07:46
sanki o dergide melegin payi var gibi geliyor bana, olamazmi?

gemini7
21-03-07, 07:55
Dün çok uykum gelince yorum yazamadım şimdi fırsatını bulmuşken yazıyorum...

Kaan ve Onur'u birbirlerine çok benzetiyorum sanki onur kaanın gerçek
babası gibi Şehrazat'ta bu duruma çok sevindi üzerlerini örtüp onları izlemesi de çok güzeldi. Mihriban o kadınla konuşurken ben anladım kesin
kötü işler yapıyor bu kadın dedim ki öyle çıktı tipinden belliydi zaten
çok üzüldüm kadının başına gelmeyen kalmadı umarım Burhan bey
bir hal çaresini bulur. Şu holdingdeki kadın çok iki yüzlü ben keremin yerinde olsam o söylediklerinden sonra iyi bir bozardım bir de keremi görünce diyor ya
"Ayy ne tatlı canım benim" diye bu kadarına pes. Keremin içeri sırtında
Kaan ile girmesi çok güzeldi bence Onur yine fena kıskandı hele Keremin
biz Kaan ile balığa gideceğiz demesi Onur'u fena etti ben artık Kerem'in
Şehrazatı sildiğini unuttuğunu düşünmüştüm ama Kaan biz Onur abiyle
makarna yaptık biliyor musun? dedikten sonra Kerem'in yüzünün hali ben şüphelendirdi.. Gelelim Hakan olayına ben şahsen Hakanı ilk defa görüyorum
ilk bölümlerde kaçırdım sanırm Hakan'lı sahneleri bence Hakan Şehrazat'a aşık gibi beyki ilk bölümlerde de aşıktı bilemiyorum çünkü bakışları öyle.. Bence Onur'un kıskançlıkları çok saçma bilmiyorum Kerem'den kıskanması neyse de
böyle tanımadığı kişilerden yani erkek arkadaşı da mı olamaz bilmiyorum.. Okul konusunu bence Şehrazat biraz büyüttü Onur iyi niyetiyle, Kaan için en iyisini istediği için böyle birşey yaptı. Bennu ile Kerem'e çok sevindim Kerem bu sayede hem Şehrazat'ı tamamen unutur hem de güzel bir birlikteliği olur.
Ben Meleği de çözemedim hem iyi gibi davranıyor hem de ablası için
çok kötü konuşuyor Bennu'ya üzülüyorum çünkü hiçbir şeyin farkında değil umarım aralarına biri girmez de mutlu olurlar. Onur'un eve geldiğinde Kaan'ın Onur abi geldi diye sarılması, atı alıp yastığına koyması bunlar çok güzeldi yani çok güzel bir aile olabilirler. Sonra Şehrazat ile arabadaki ve at çiftliğideki halleri de çok güzeldi.. Bayağı yorum yaptım sanırım benden bu kadar yine çok güzel bir bölümdü.

gemini7
21-03-07, 07:57
sanki o dergide melegin payi var gibi geliyor bana, olamazmi?

Bana göre fotoğrafı çeken adam hep Şehrazatı çekiyordu
hatta Şerazat rahatsız oldu bu kadar yeter mi dedi o adam
Şehrazatı çok beyendi ve böyle bör haber yapılmasını istedi bence..

YETER ÖZHAL
21-03-07, 08:19
dımtııs dımtıss oleyyy beee.bu bölüm beklediğimden de süper geçti.nihayet dolu dolu bir bölüm izledim yyaa dünya varmış.öncelikle dizinin başlama sahnesi kaldığı yerden devam etti,valla bravo bu ayrıntıyı atlamadılar sonunda ama sonrasında sabah aniden şirkette belirmeleri absürd oldu buna üzüldüm.neyse şiraz'ın onur'un üzerini örtmesi ve ardından sandalyeye oturup manzarayı izlemesi süperdi ama orada ahmet'in resmine bakışları da vardı,kaçmadı gözlerden.en önemlisi de bizim iddiaya tutuştuğumuz konuların bu bölümde gerçekleşmiş olmasıydı.17.bölümde atı verir demiştim ama son anda bu düşüncemi değiştirip iddiaya girmiştim,olsun yine de kafamdaki oldu ya boşver.onur atı kaan'a verince şiraz ne kadar mutlu oldu.resmen yüzünde güller açtı,orada onur'la birbirlerine bakıp gülümsemeleri artık kaan meselesini hallettiklerinden dolayı rahatlamış göründüler.

onur'un okul konusunda kendine aşırı güven duyan tavırları biraz sinir bozucuydu gerçekten.şiraz da bana kalırsa çok aşırı tepki verdi ama sonra hatasını anladı.

bunların yanında artık şiraz onur'a ismiyle hitap ediyoooooor.bundandan kurtulduk.bunu hiç duyamayacağım zannetmiştim bir ara ama gördüm ya artık gam yemem.artık onur şiraz'ı öpmese de olur,bu istediğimden vazgeçiyorum.böyle daha doğru oldu.öpseydi daja yalap şalap bişey olurdu ama daha emin adımlarla ilerlediklerini görünce içime su serpildi resmen.

şiraz'ın akşam onur'la at çiftliğine gittikleri sahne süperdi.oradaki konuşmaları hele bitirdi beni,burada da tahminlerimiz tuttu.

devamı var.

mojo
21-03-07, 08:24
Çok sevdiğim dizim,
Çok yavaşladı bu bölüm bayağı.

Şehrazat'ın tavırlarını göstermeme konusunda inatçı bizim senaristimiz yönetmenimiz.Bana örnek sahneler gösterebilecek olanlar vardır ama onlar yetersiz ve yine Onur'un nezaretinde oldu.

Akşam ki sahneyi geçiştirmeleri büyük talihsizlikti.

Okul konusunda Onur'un maydonoz olmasını ne kadar sevmeyip Şiraz'a hak versem de tepkisini çok abartılı buldum.Aynı şekilde dergiye verdiği tepkiyi de yerinde ama ölçüsü kaçmış olarak.
Onur da gördüğünde pek hoşlanmadı,o fotoğrafçının işsiz kalması an meselesidir derim.

Şiraz'ı da Burhan Be'le görüştürmenin yolunu buldular,Mihriban'ın pasaportu...

Bölümün en güzel sahneleri Onur'un Şehrazat'ın evine geldiği birlikte yemek yediği sahne,tek kelime ile içimi ısıttı gülümsetti,tüm oyunculara tebrikler...
Ve tabii Kaan'ın ONur abi ile makarna yaptık dediği zaman ki Kerem'in yüz ifadesi...

Çok uzatmayacağım arkadaşlar uzun uzadıya analiz etmişlerdir,
Ama benim için tam anlamı ile geçiş bölümü oldu.
Dişe dokunur bir gelişme olmadı,geçen haftanın iki iddia konusu bu bölümde yanıtlanmış oldu,Şiraz zorlukla siz demeyi bıraktı,paşa oyuncak atı hediye etti.

At çiftliğinde dikkatimi çeken diğer bir şey Şiraz'ın aşk kelimesini kullanması idi.
'Aşığım ama şüpheliyim acaba celladıma mı aşık oldum diye..' gibi bir mana çıkıyor.

Ne diyeyim,inşallah tez elden hızlandırırlar dizimizi,
Şiraz'ın belirsizliği sürdükçe ve bunu bizlere yansıtamadıkça daha çok geçiş bölümü olur böyle...

fragmana gelince,
Öbür tarafta yazacağım :)

andromeasiren
21-03-07, 08:28
Her bölümün ertesinde yaptığımız gibi geleneksel bölüm yorumumu yapayım. Bölüm kaldığımız yerden başladı başlamasınada keşke daha fazlası olabilseydi. Beraber yapılan kahvaltı ve beraber evden çıkılan sahneler. Sürekli aynı durumla karşılaşıyoruz olayların ortasında buluyoruz kendimizi. Bir baktım Kaan şirkette. Sabah nasıl uyandılar, Şiraz ve Onur ne konuştular, evden nasıl ayrıldılar v.s..

haklısın bende o sahneleri merak ettim..Onur uyanınca Şirazla ne konuştular,evin dağınıklığını ne yaptılar:icon_whis .Nasıl geldiler?Şiraz arabasıyla mı geldi?


Mihriban olayına gelirsek,rus kadından kuşkulanmıştım zaten,hatta eve o adamlar gelip,sakallı adam sende bizden sayılırsın azerisin falan deyince, tamam dedim Mihriban gitti(ne karamsarım yaa:img-wink: )Sonra apar topar çıkınca içim rahatladı..
Doğrusu eve gelince ve olayı anlatınca pasaport olayı ortaya çıktı ya hemen Nadide Hanım Burhan Beyi aramak istedi..Şiraz da hiç karşı çıkmadı..Sonuçta Onur'un da tanıdıkları vardır.Ayrıca Burhan Bey gibi akşam yatıp yarın düşünürüz,sorarız demeden, olayı hemen araştırırdı ama malum Şiraz Onurdan birşey istemez..

Şehrazat Onura çok gereksiz çıktı,siyah geceyi falan hatırlattı(oğlumun yaşaması için hayatımın en zor anlarını yaşadım diyerek..)Onur bu kadar iyi davranırken bin kere özür dilemişken..hem kendisiyle,hem oğluyla,hem mihribanla ilgilenirken..Şiraz kabul etmese de onlar bi aile zaten..ama benim en çok şikayetçi olduğum şey Şiraz ve Onur'un tek muhabbeti
ilişkileri,kaan ve masal(masalları mı demeliyim:img-blush )Oysa Bennu ve Kerem her konudan konuşabiliyorlar..Şiraz bunca olaydan sonra daha sıcak davranmalı çünkü Nadide Hanıma davranışını görüyorum,Hakan'a,Bennu'ya (tamam onlar arkadaşı ama..)isteyince sıcak olabiliyor.. ama hep kendini frenliyor onura karşı

Bennu ve Kereme gelirsek!! ne kolay oldu be??çat diye sende aşk görüyorum dedi Bennu, Kerem de geç kaldım dedi,körmüşüm dedi..daha sabah Onurun kaanla kaldığını öğrenince suratı değişen Kerem akşam Bennuyla yakınlaştı..Sabah gezmeye başladılar..:img-yes: tabiki mutlu oldum onların ilişkisi çok tatlı,içten ama bunca zaman uzattı senaristler farklı bi açılma beklerdim Bennu'dan..

Alemale cephesine gelince ben Füsun Canseli gebertir sanıyordum..fragmanda Cansel Füsunu gebertiyor:img-hyste (biraz gelecek bölümlere kaçtı ama..)Nadide Hanım hep iyi düşündüğü için Şiraz Alemalin ona cenazede söydiği lafı söyleyince beyninden vurulmuşa döndü..acıyorum bu kadına yaa kocası bi dert çocuklarını reddedip duruyor,gelini bi dert sürekli gıcıklık,oğlu bi dert saf ,ailesini terketmiş,hayatı boyunca tek bir başarısı olmamış...hepsini idare ediyor Nadide Hanım.

Melek buda uzun sürmez dedi ya Kerem ve Bennunun ilişkisi hakkında..sanki sürdüremeyen Bennuymuş gibi..sen git ablanın sevgililerini ayart sonra buda sürmez de..bu araya yazıyorum bir şeyler çıkacak o kızdan..

Şu Burağı çok merak ettim ya..Hep pohpohlanan çocuğu heralde evin,Kerem çok kıskanmış belli..Gelsede görsek..kim oynıycak bilen var mı??

Genel olarak yorumlarsak diğer bölümlere göre daha çok olayın olduğu bir bölümdü..Aşklar üzerine yoğunlaşıldı ve bence iyi yapıldı..:good:

andromeasiren
21-03-07, 08:34
Ayrıca unuttuğum bişe var Onur o atı evlilik teklif ederken yüzük yerine vermişti,şimdi kaan alınca ve anne alabilirmiyim deyip Şiraz da evet deyince,Onur teklifimi kabul etti düşüncesine düşmüş olabilir kaan atı alınca gülümsedi..ama Şiraz'ın böyle bir düşüncesinin olduğunu sanmıyorum..(Şiraz'ın evinde temek yedikleri sahne çok tatlıydı..(onlar artık aile:img-blush )

shemaran
21-03-07, 08:50
Tuba çok karamsar gördüm seni:icon_sorr
neden beğenmedin
benim bile evdeki daha önce belirttiğim sebeplerden dolayı çok dikkatli izleyemesemde hoşuma gitti

arkadaşlar genel yorum yapmışlar bir şey kalmamış
tüpün altını yakmam lazım bölümü tam izlemem lazım ki bende yorum yapayım
aklıma takılanlar
Keremin Zeyneple yaptığı konuşma
söylediklerinde belki haklıydı ama çok ağır konuştu
bir gece olsaydı bu konuşmanın bir anlamı olurdu
ama iki gece yaşandı
Bennu olmasa daha kaç gece yaşınırdı belli değil
Kerem sütten çıkmış ak kaşık gibi kendini bir kenara koydu aklım almıyor
hemcinslerimin erkekler karşısında kendilerini bu duruma sokmalarına dayanamıyorum
kendimi çok Duygu Asena gördüm:icon_whis
Zeynep in bundan sonraki tavrı nasıl olacak merak ediyorum

unagi
21-03-07, 09:06
kerem konusuna aynen katılıyorum. kadının yanlış yaptığını söylüyor açıkça ve aşağılayarak. ama bu eylem iki kişilik bir eylem ve her ikisi de aynı derecede aşağılık oluyor bu durumda. zeynep çok klas bir kadın değil kabul ama kadın da tecavüz etmedi sonuçta kereme.

Ceyla
21-03-07, 09:08
Keremin Zeyneple yaptığı konuşma
söylediklerinde belki haklıydı ama çok ağır konuştu
bir gece olsaydı bu konuşmanın bir anlamı olurdu
ama iki gece yaşandı
Bennu olmasa daha kaç gece yaşınırdı belli değil
Kerem sütten çıkmış ak kaşık gibi kendini bir kenara koydu aklım almıyor
hemcinslerimin erkekler karşısında kendilerini bu duruma sokmalarına dayanamıyorum
kendimi çok Duygu Asena gördüm:icon_whis
Zeynep in bundan sonraki tavrı nasıl olacak merak ediyorum

Aybanu, Kerem'in söyledikleri yerinde ve güzel bir şekilde ifade edilmiş olsada dediğin gibi ee madem böyle düşünüyordun neden iki gece birde Bennu yetişmese daha kaç gece :)
Ayrıca Bennu ve Kerem arasındaki ilişkiyi o kadar kolay başlattılarki hiç bir anlamı kalmadı o kadar çektiğimiz eziyetin.Bennu aşk görüyorum hemde ilk günden beri dedi aa ben nasıl fark edemedim, ne kadar körmüşüm dedi Kerem efendi olduda bitti maşallah gibi oldu el ele yahu madem bir aşk kelimesi ve tek cümle ile olacaktı araları zamanında yapsaydınız ya çok basit kaçtı o kadar olayın üzerine.

incredible
21-03-07, 09:27
Aybanu, Kerem'in söyledikleri yerinde ve güzel bir şekilde ifade edilmiş olsada dediğin gibi ee madem böyle düşünüyordun neden iki gece birde Bennu yetişmese daha kaç gece :)
Ayrıca Bennu ve Kerem arasındaki ilişkiyi o kadar kolay başlattılarki hiç bir anlamı kalmadı o kadar çektiğimiz eziyetin.Bennu aşk görüyorum hemde ilk günden beri dedi aa ben nasıl fark edemedim, ne kadar körmüşüm dedi Kerem efendi olduda bitti maşallah gibi oldu el ele yahu madem bir aşk kelimesi ve tek cümle ile olacaktı araları zamanında yapsaydınız ya çok basit kaçtı o kadar olayın üzerine.

slm arkadaşalr....

ceyla çok güzel bi konuya değmişin..bencede bu kadar basit bişi değilki hemen bi kelimede çıkmaya başladılar...kerem'i pat die attılar benunn önüne biraz daha bişiler katabilirlerdi iki arasında...aşkları çok alal ecele verilmiş birşey olmuş.....yani ben izlediğimde bu sahnede o kadar çokda heycanladığımı zannetmiyorum....onur ve şehrazat aşklarını ön planda tutmaya çalışırlarken die çiftlerin aşklarını önemsiz gibi böle yapmaları bana biraz saçma geldi...:img-blush
ama iş işden geçti:icon_whis
ama bu bölümde onur ve şehrazat aşkları tam rayına oturdu diyebilirz...şehrazat ewt deme noktasına geldi....
arkadaşlar dikkat ettinizmi?onur ve şehrazat ne zaman buluşsalar çok kısa kısa gösteriolar sahneleri....yani ayrıntılı göstermiolar....
arka safyadada okuduğum gibi aralarındaki sahneler çok kısa olmuş...:img-blush :icon_whis

YETER ÖZHAL
21-03-07, 10:05
şiraz'ın at çiftiğindeki söleri çok hoşuma gitti doğrusu.''şehrazat'ın celladına olan aşkı''benzetmesi gerçekten ilginç geldi bana,onur'da zaten hemen alınarak ''ben senin celladın mıyım?''diye sorunca şiraz hemen ''sen şahşehriyar değil misin,ben de şehrazat'ım,sonuçta şahşehryar şehrazat'ın celladı değil miydi?''diye cevapladı.ya da böyleydi tam hatırlamıyorum da,ama çok mesajlı bişeydi valla süper oldu.

bu bölümde gerçekten dananın kuyruğu kopar demiştim gerçekten de çıktı.kerem ve bennu dolu dizgin aşka yelken açtılar ama maşallah hiç vakit kaybetmiyorlar nedir bu acelecilik anlayamadım.hemen sevgili oluverdiler,şaştım kaldım ama kerem'den de beklerdim doğrusu..neyse onların aşkı beni pek ilgilendirmiyor,mesut bahtiyar olsunlar ne diyim.

bir de onur'un şiraz'a çiçek almasını bekledik durduk ama paşamız akşam eve gelirken yoğurtla beraber geldi:img-hyste çiçek olarak kabul edemeyiz bunu,elinde bir buket çiçek olsaydı hiç de fena olmazdı hani.bu arada yemekte onur ve kaan ölümüne kankayız modundaydılar:img-hyste lapa şeklinde pişirilen makarna yüzlerine vurulunca nasıl da birlik oldular bizimkiler:img-hyste

kaan onur'a ABİ dedi.bence olması gerekende buydu.amca falan olmazdı yaa.sonra fragmana bakıp kerem'e kızmıştım,ne ya bu çocuğun yine zihnini çeliyor demiştim ama orda kaan kankasına toz kondurmadı bravvo kaan'a be.ben bu bücürüğü gitgide sevmeye başladım arkadaşlar,ne kadar tatlıydı değil mi dün.oyy oyy yirim ben seni,o gülüşü o bakışı o duruşu paşa paşa maşallah tüü tüüü tüü,tahtalara vurun:img-hyste

YETER ÖZHAL
21-03-07, 10:13
dün diziyi izlerken kız kardeşim ilk defa benimle birlikte diziyi izlemeye başladı.binbir gece ilk başladığında benden çok hevesliydi,sonra araya bayram girip dizi iki hafta ertelenince ben izlemeyeceğim diyip bıraktım(sinirlendim,pretosto:img-hyste )sonra ne olduysa kardeşim bıraktı izlemeyi ben hastası oldum ama dün inadını kırıp benimle birlikte izledi gerçekten çok keyifli izledi ve ben de çok mutlu oldum.onlar sessiz sakin izlerken dizideki gelişmelerden dört köşe olduğum için arada sevinç nidaları falan atmışım farkında olmadan,herkes şaştı kaldı.çok komikti.bugün çok yoğunum arkadaşlar,yine toplantıya girmem lazım.sonra tekrar uğrayacağım.

b.i.g.
21-03-07, 10:18
selam arkadaslar,

ya ben dün sonuna kadar bakamadim ama iyiki siz varsiniz. ayrintilariyla anlatmisiniz.

demek bennu ve kerem birlikte. ama bence zeynepi de bosuna sokmadilar diziye. mutlaka aralarina giricektir. bir parazitlik olucaktir. yani yoksa bu kadar cabukta kerem ve bennu yu birlestirmezlerdi. demekki senaryoda bir konu yogunlugu var. daha o zeynep neler neler yapicak kimbilir. o da garibim bir kere de iyi bir rol verseler kizcagiza ya. hep ara bozan, aldatan es falan.........

ARIMAYA
21-03-07, 11:06
Ben Onur ve Şehrazat sahnelerini mest olmuş bi halde izlerken ve dahasını beklerken bi baktım bölüm sonu !! Dedim ne çabuk bitti.
Onur çok hoş doğrusu nasılda güzel bi sevgidir bu... ( Halit Ergeç'in oyunculuğuna alkış lütfen ) , Kaan ve Onur cephesi çok tatlıydı haftayı yine sabırsızlıkla beklemeye devam...

begümm888
21-03-07, 11:31
dünkü bölüm heyecanlıydı,zevkliydi o yüzden dizi çok çabuk geçti bitti itiraf edeyim ki bu diziyi izlerken bazı bölümlerde vakit geçmek bilmiyor ama dünkü bölüm çok güzeldi:img-yes: en başta ben bennu ve keremin ilişkisine çok sevindim nihayet şükür yani.yalnız her zaman keremin karşısında aşkından ölen bir bennu görürken adam beklenmedik bir şekilde aniden hoşlandığını itiraf ediyor ama bennuyu gayet sakin ,soğukkanlı görüyoruz.bu kız değil miydi kendini içkilere vuran,keremden yana son derece umutsuz olan?ya insan biraz heyecan yapar hatta bennunun aşkını gözönüne alırsak bayılır falan dimi ama:img-wink: ama bennu sanki bunu biliyormuş gibi hiç şaşırmadı daha da komik olan yer kerem bennunun aşkını öğrenince bennudan daha çok heyecan yaptı senaristler sanırım gene biraz feministlik yapmışlar kızlar değil erkekler aşkından ölür modunda:)çok yakışıyorlar bennuyla kerem senaristler tabiki onların ilişkisini bozacaklar ama umarım fazla abartmazlar durumu.şehrazat ve onur da gayet iyi gidiyorlar yalnız hala şehrazatın abartılı gururundan kaynaklı yanlış anlamaları onuru fıtık ediyor.neyse ki eskisi gibi değil şehrazat ani tepkiler gösterse de sonradan abarttığını farkediyor.aralarındaki gerginlik çabucak bitiyor.dizide en çok ilgimi çeken yerlerden biri kerem onca lafı zeynepe söylerken kendi yaptığını neden hiç dikkate almıyor zeynep o lafları hakediyor olabilir ama kerem sanki kendisinin hiç suçu yokmuş gibi konuşuyor ben açıkçası biraz fazla ağır buldum söylediklerini.zeynep tek gecelik ilişkiler yaşayan bir kadınsa o da tek gecelik ilişkiler yaşayan bir adam ne diye nutuk atıp duruyor ki kıza...en fazla görüşmeyelim artık deyip başından salabilirdi.kaanla onurun arasının düzelmesine çok sevinsem de nasıl kaanın tepki gösterme olayını biraz ani bulduysam birden bire onur delisi olmasını da biraz abartılı buldum ama onur son derece güzel yaklaşıyor kaana.tavladı sonunda çocuğu.kerem hala belirsiz bir durumda bir yandan bennuyla yakınlaşıyor bir yandan da şehrazatı kıskanıyor onurdan.eskisi kadar olmasa da hala şehrazatla ilgileniyor.zaten fragmanda da ne işleri vardı kerem ve şehrazat neden başbaşa gezmeye gidiyorlardı?yok tam birşey düzeldi diyoruz gene bulurlar bizi sinir decek bir şeyi.ama ben sürpriz bir şekilde keremin bu sefer onuru şehrazata övebileceğini düşünüyorum ve bennuyla ilişkisinden bahsedebilir şehrazata yoksa şehrazat kereme yaklaşmaz.hem onur açısından hem de bennu açısından.üstelik bennu ve kerem artık resmen birlikteler:)

RODYA
21-03-07, 11:51
Selam arkadaşlar.Dün gece giremedim ,şimdi kısmet oldu.

Muhteşem bir bölüm izledik.Özellikle replikler tadına doyulmaz güzellikteydi.Onur-şehrazat sahnelerini izlerken mest oldum:good:

Bennu-kerem aşkının başlaması çok güzeldi.Biraz ağır bulsamsa,bayan dekolteye verilen ayar güzeldi.Bence bu onun iyiliğine.Tabi anlarsa.

Burhan bey,şehrazat barışı yakındır.Şu pasaport olay sayesinde.

Kereminb burak takıntısının nedenini öğrendik.

Füsun dükkanı buldu.Bakalım o ikilinin müthiş düellosunda neler yaşanacak:img-yes:

meltem_keremcem
21-03-07, 12:00
dünkü bölüm çpok güseldi

aama of ya bi şunların öpüştüklerini göremcikemiyiz tam yakınlaşıyolar olmuyo gene olmuyoo ya şimdi keremle bennu çıkıyomu ne cabuk oldu ya analamaıdm bişeyh bennuda hemen söledi sevdiğini sevinirm onların daına ama bence kerem fragmandan anlaşıldığı lehraztı seviyoo

Bommer
21-03-07, 12:55
Düzenli ve kapsamlı bir bölüm yorumu yapma yeteneğine sahip olmadığım için (bunu Moonbeam layıkıyla yapıyor) aklıma gelenleri bölük pörçük yazmak zorundayım.

Öncelikle bölümün çok çok güzel olduğunu söyleyebilirim. 16. bölümdeki Evliyaoğlu hakimiyetinden sonra bu bölüm dengeli olmuş.

Herkes gibi ilk sahne biraz daha uzun olsa hoş olurdu. En azından bir kahvaltı yapsalardı. Sonra Onur “Şiraz ceketim bulamıyorum, çayım demli olmuş biraz açar mısın?, şurdan ekmeği uzatıver, çoraplarım nerde” ve Şiraz “Onur bey hadi sabah oldu çabuk yüzünüzü yıkayıp kahvaltıya gelin, saçlarınızı iyi taramamışsınız(çok var ya), çorabınızın ucunda delik vardı yama yaptım, geç kalacağız son lokmayı da yemeyiverin, ben çantamı alayım siz Kaan’ı kucaklayın, kapıyı kitlemeyi unutmayın” :img-blush gibi replikler izleyebilseydik keşke.

Geçen hafta konuştuğumuz gibi Kaan, Onur’un en ufak bir müdahalesi bile olmadan Kerem’i mahvetti. “Bizde” dediği an Onur’daki zevkten dört köşe olma hali ve Kerem’deki yutkunma görülmeye değerdi. Ama neden Şiraz biraz şaşkınlık ve utanma yaşamadı anlamadım. Çocuğu dün gece bizdeydi ve makarna yaptık diyor, ama annesi hiçbir tepki vermiyor. Bu konulardaki hassasiyetinden şüphe duymadığımız Şiraz’ın bunu doğal karşılaması (tepki vermemesi) beni şaşırttı.

Onur’un Hakan’ı soruş tarzı çok hoş ve doğaldı. Öyle yersiz kıskançlıklar gösteren, sinirlenmiş bir hali yoktu. “Senin hakkında en ufak bir şey öğrenmeme izin vermiyorsun” diyerek aslında Şiraz’ı tanımak istediğini gösteriyordu. Şiraz da bundan hoşlanmış olacak ki naz yaparak ve şımararak ve biraz da Onur’u kızdırmak için sorusunu geçiştirdi. Onur tam çıkacaktı ki “tamam bu kadar eğlendim artık adamın meraktan öldürmeyeyim” diye sorusunu yanıtladı. Benim anlamadığım, bu kadar güzel giden bir diyaloğu, neden siyah geceye vurgu yaparak ve Onur’u inciterek bitirdi. Şiraz’ın o an işgüzarlık yaptığını düşünüyorum. Onur gittikten sonraki iç çekişini Şiraz’ın sözünden dolayı biraz pişman olduğuna yormak istiyorum.

Okul kavgasına gelince. Onur’un da Şiraz’ın da haklı ve haksız olduğu yerler var. Onur’un biraz patavatsız bir şekilde pahalı okulu kendisinin karşılayacağını ima etmesi haklı olarak Şiraz’ı kızdırdı. Hiçbir kadın –hele ki Şiraz- böyle bir şeyi kabul etmez. Ancak Onur’un böyle fevri davranmasının sebebini yine aşkına yoruyorum. Hani derler ya “aşkın gözü kördür” diye. Adam o kadar çok seviyor ki bazı durumlara olaylara objektif bakması mümkün olmuyor. Olaya dışardan baksa aslında Şiraz’ın bu teklifi kabul etmemekte ne kadar haklı olduğunu görecek. Ama dediğim gibi adamın gözlerine aşk(Şiraz) inmiş. Ancak Onur o kadar doğal yaptı ki bunu teklifi, “evet”e zorlayacak ya da art niyet aranacak hiçbir şey yoktu. Sadece patavatsızlığına kızılabilirdi. Gelelim Şiraz’a: Şiraz’ın tepkisinin haklı fakat fazlasıyla sert olduğunu düşünüyorum. Şiraz hala Onur’un para ile kendisini ikna etmeye çalıştığını düşünüyorsa yuh derim O’na. “Ben sana bir ömür boyu birliktelik teklif ediyorum” sözünün karşılığı “para karşılığında mı” olmamalıydı. Ben çok bozuldum açıkçası. Bugüne kadar bir tablo almak haricinde (o tablo da değerli olduğu için değil, Şiraz onu sevdiği için alınmıştı. Şiraz tablo yerine Japon pazarında bir toka beğenseydi, hediye toka olacaktı) pahalı hiç bir şey vermemişti. Üstelik “ne ilgisi var parayla” sözü ile de okul konusunda niyetinin ne kadar masum olduğunu belli etti. Adamın aklının ucunda para geçmiyordu ki. Dahası Şiraz “ben hayatımın en zor anlarını……” ile bir kez daha siyah geceye vurgu yaparak bel altında vurdu. Sahnenin sonunda kızgınlıkla ordan ayrılanın Onur olmasını bekliyordum ama tam tersi oldu. Burada senaristlere eleştirim var. Bazen kantarın topuzunu kaçırıyorlar ve Onur’u Şiraz karşısında çok silik ve mağdur gösteriyorlar. Adam işgüzarlıkla ama tamamen iyiniyeti ile bir teklifte bulundu. Karşılığında “para karşılığında aşk ve evlilik satın almaya çalışan” ve siyah gecesi yüzüne vurulan bir adam olarak oradan ayrıldı. (Pardon ayrılan yine Şiraz oldu, O arkasında Şiraz, Şiraz diye bağırmak zorunda kaldı)

dizidizidiziler
21-03-07, 12:56
Dün Şiraz Onur'la kavga ediyor. Onur kavga etmiyor hala şımarıklık modunda. Çok şirindi ya.

Şiraz diyor ki, ben evlilik teklifinize evet demedim.
Onur: Ama diyeceksin :)
Şiraz kızıyor odadan çıkıyor. Onur koskoca şirketin patronu odadan bağırıyor.

ŞEHRAZAAAAAT! ŞEHRAZAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAT!

Çok komikti. Ben bu adam sinirlenince sadece Şiraz'ın ismini söyleyerek sinirlenmesine bayılıyorum.

Sonra bir de evde kapı çaldı. mihriban kapıcı yoğurdu getirdi diyince ben Müslüm geldi sandım. Mihroş Müslüm aşkının başlangıcını görücez sandım :)
Meğer gelen Onurmuş. Kaan da aynen Kerem'in kucağına atladığı gibi Onur'un kucağına atlayıverdi...

Bommer
21-03-07, 12:58
Ben Mojo’nun dediği gibi artık böyle tartışmaların sonunda Şiraz’dan da küçük adımlar bekliyorum. Ama maşallah Onur aynı azim ve kararlılıkla gece yine Şiraz’ın kapısında bitti. Fakat artık sinir olmaya başladım.:img-cool2 Tamam Onur telefon etmeden çat kapı geliyor ve ilk gelişlerinde Şiraz Onur’dan nefret ediyordu. Ama şimdi niye kapıya dikiyorsun adamı. Onur yine “girebilir miyim” demek zorunda kaldı.:icon_sorr

Onur’un atı veriş biçimi gerçekten çok özeldi. Onur atı verirken kendi çocukluğundan ve o atı babasının verdiğinden bahsederek aslında o atın sıradan bir oyuncak olmadığına vurgu yaptı. Dahası içine çocuksu hayaller katması (yastık altı ve rüyada ata binme), o atı Kaan’ın gözünde de en sevdiği oyuncak yapacaktır. Onur basit bişeymiş gibi “bak sana at aldım” deseydi ve birden Kaan için o at çok özel bir oyuncak olsaydı, istisnasız hepimiz bunu saçma bulurduk. Ama Onur'un sunumundan sonra Kaan’ın en sevdiği oyuncağın o at olmamasına şaşırırım ben. Kaan “alabilir miyim” deyip annesine bakması ve Şiraz cevabı Moonbeam’in dediği gibi tam bir nişanlanma oldu. Üstelik “alabilirsin” dedikten sonra o kadar sevgi dolu ve uzun uzun baktı ki Onur’a, o an bölümün finali bu olsun dedim içimden.

Arabada Şiraz kendini Onur’a bakmaktan alamıyordu. Haa bi ağzını toplayamıyordu. Bir ayrıntı vereyim, üşenmedim hesapladım tam 34 saniye sürüyor araba sahnesi ve sadece son iki saniye yola bakıyor Şiraz. Yani tam 32 saniye boyunca kesintisiz Onur’a bakıyor(hem de sürekli tebessüm ederek) Hey gidi günler dedim. Daha on bölüm önce aynı arabaya binmekten çekiniyordu ve buruk bir bakışını esirgiyordu. Nerden nerelere geldik, şimdi gözlerini alamıyor Paşadan.

Çiftlik sahnesi ise kelimenin tam anlamıyla büyülü idi. O kadar sıcak, anlamlı ve tutkulu idi ki. İzlerken gözlerimi bile kırpmaya korktum. Onur’un aşk itirafı gerek mekan gerekse replikler bakımından göz kamaştırıcı idi. Şiraz’ınki ise “masalsı” oldu. “Ben de şüpheye düşüyorum” dediğinde tamam dedim muhteşem bişey geliyor. Sonra “acaba kurbanın celladına duyduğu aşk mı diyorum “ sözüyle “kahretsin yine mi siyah gece, diye haykırdım. Onur da korkmuş olmalı ki “celladın mıyım ben senin” dedi. Ama sonrasındaki tebessüm ve “ŞahŞehriyar değil misiniz, ŞahŞehriyar’ın da amacı sabah olduğunda Şehrazat’ın boynunu vurdurmak değil miydi” cevabı o kadar nefisti ki kendimi bir anda masalda hissettim. Hele “O benim de masalım” sözü, artık o masalı birlikte yaşayacağız demenin başka bir şekilde söylenişiydi. Bence Şiraz’ın aşk itirafı Onur’unkini bile geçti (ki ben Onur’u hiç kimsenin geçebileceğine inanmazdım)

Çok çok beğendim bu bölümü. Benim için önemli olan olayların hızlı hızlı akması, bir an önce öpüşmeleri, evlenmeleri, çocuk sahibi olmaları, sorunlarla birlikte boğuşmaları değil, böyle sahneleri görmek. Sonuçta bu bölümdeki birden fazla sahne dizinin unutulmazları arasına girdi.

YETER ÖZHAL
21-03-07, 13:58
sevgili bommer o kadar güzel tasvirler yapmışsınki yazılarını büyük bir keyifle okudum.bence de bu bölüm süperdi,söylenecek fazla bir söz yok aslında.seninde belirttiğin gibi ve benim daha önce yazdığım gibi artık onur şiraz'ı öpmesede olur.ben duymak istediğimi duydum çok şükür.nihayet şiraz'ın da onur'a olan aşkını gördük,duyduk ve biz de mesuduz.kaan meselesini de onur sabırla beklemesi ve yerinde kullandığı cümlelerle bitirmiş oldu.çocuk resmen onur'a hayran kaldı sanki,hele yatmadan önce kaan'ın yastığının altına oyuncak etı koyması süperdi.demek ki çocuk çok etkilenmiş onur'un söylediklerinden.sonra zaten kaan şiraz şahşehriyarla ilgili soru sordu.''anne onur abinin atı ne güzel dimi?''şiraz artık bize aşık olduğunu ispatladı,biz yemeyiz zaten katakullileri falan,hemen farkederiz:img-hyste

ama okul meselesinde bence de her iki tarafta hatalıydı.şiraz bazen çok kırıcı oluyor ama onur'da onu bu raddeye getirmeyi başarıyor ne yazıkki!sonuçta onur gerçekten masumca bir şey yaptı ama sözlerine keşke biraz daha dikkat etseydi.burada senaristlerin yazdığı repliklerin ne kadar vurucu olup olmayacağını kestirmeleri daha iyi olur.

kerem kaan konusunda onur'a yine bir çelme takma peşindeyken çelmelenen kendisi olunca nasıl da bir anda bakışları değişti,suratının ifadesi farklılaştı.adam nedense onur'dan böyle şeyler beklemiyormuş gibi davranıyor,sanki en romantik şeyleri bir tek o bilirmiş,en düşünceli kendisiymiş gibi tavırlar takınıyor bazen sinir oluyorum.ama onunda geçmişinde hayatında yaşadığı kötü günleri öğrenince,haaaaa dedim kendi kendime.demek o yüzden böle dengesiz.

yanlız bayan dekolteyi nası yaptı o öyle yaa,resmen ben kadınlığımdan utandım.kerem öyle cümleler kurdu ki,ben o kadının yerinde olsaydım(Allah göstermesin)kesin hemen kendimi 52.kattan atardım.bu lafları nasıl da yedi yaladı yahu,valla kerem'e de hayret ettim.ne kadar acımasız biriymiş böyle!gerçi karşısındaki de hak ediyor ama,o cümleler yenilir yutulur cinsten değildi yani.hani zafer duysa bu kadını kendi elleriyle 52.kattan atabilirdi sanırım:img-hyste

şahşehriyar ve şehrazat'ın hikayesi işte.biri mahkum,diğeri cellat.biri aşk mahkumu,diğeri ne oluyor o zaman:img-hyste
yani ne bileyim işte...celladın mahkumuna duyduğu aşk desem?

__gozde__
21-03-07, 14:55
bu bölüm keremle bennu çok tatlılardı.ama ben bu kerem nasıl oldu da bennuyu farketti anlamadım.kızda değişen bişey yok.ama keremin bakışları birdenbire değişti.bi yandan daa hala şehrazat ve oğluyla ilgileniyo.ufff bu keremi çözemiyorum ben.keremi çözen biri varsa anlatsın bana.bi mantığı varmı bu yaptıklarının???:img-help:

Kiyara
21-03-07, 15:11
Onur ve Şehrazat arasında bu bölümde yaşanan çatışmaları da izlemek çok keyifliydi.

Henüz birbirini gerçekten pek çok yönüyle tanımayan ama evlenme teklifiyle hayatlarını birleştirme ihtimali olan (ki bu Şehrazata göre ihtimal, Onura göre kesin:img-grin2) çiftimiz geçmişte yaşadıkları olağandışı deneyimin de derin izleriyle dialoglarında ciddi çatışmalar yaşıyorlar.


İlk çatışma:

Şehrazat'ı odasından hasbel kader koridora çıktığında bir adamla öpüşürken gören Onur o anda şaşkınlıktan ne yapacağını bilemeden eli ayağına kısa süreli dolanarak tornistan yapıp derhal odasına geri döndü.
Odada pencereden dışarı bakarken aslında hayatına dair pek çok şeyi bilmediği ama bilmek için içinin gittiği aşkının hayatına ne kadar yabancı olduğu endişesiyle bir süre durdu.
Endişe ve huzursuzluğu atmış bir vaziyette Şehrazat'ın yanına geldi.
Arkadaşın gitti galiba diye başladığı söze istinaden Şehrazat Onurun onu takip ettiği ve şimdide ağız aramak için geldiği fikrine kapıldı. Aslında çok da haksız sayılmazdı ama birkaç farkla onlar da Onurun onu istemeyerek gözlemlemiş olması ama gördüğü şey hakkında da içtenlikle bir açıklama beklemesi. Şehrazat bu noktada hafif alaycı biraz da cilveli bir yaklaşım da bulundu. Bu durum hem hoşuna gitti karşısında bilgi almak için içi giden Onuru görünce hem de oyun oynamak istedi. Fakat bir taraftan da kontrol edilmekten hiç hoşlanmadığını belli bir terslikle ve mesafeyle de belirtti.
Kaç tane duygu ve niyet birarada bravo yani. Bu dizide devam eden bir sahnede çok kısa aralıklarla değişen farklı duygular ve tutumlar veriliyor, hepsini ayrı ayrı ama aynı zamanda bir bütün olarak izlerken hissetmek çok keyifli.
Onurun seni anlamıyorum, senin hakkında birşeyler öğrenmeme neden izin vermiyosun, neyse boşver sormamış olayım diyerek ve bozularak arkasını dönüp gitmesi çok hoştu. Küstüm işte der gibi bir durum.
Sonrasında Hakanın kim olduğunu ve Kaan hastayken arabasını satacak kadar yakın arkadaşı olduğunu söyleyen Şehrazat'a duyduklarının yine dönüp dolaşıp aynı karanlık noktaya vardığını anlayan ve bundan rahatsız olan Onur arkasına dönüp de bakamadan gitti.

İkinci çatışma:

Daha önce de belirttim okul konusu ilk açıldığı anda Onurun Kaan için en iyisi neyse ona veririz tarzında yaptığı konuşma Şehrazatı memnun etmemişti ama Şehrazat o anda konunun üzerine gitmek istemedi zira bu konuyu fazla uzamadan kendisinin halledeceğinden emindi bence. Onur da Şehrazatın memnuniyetsizliğini anlamadı çünkü kendisi o sırada iyi niyetinin, aşkının, ailesine sahip çıkma motivasyonunun dışında birşeyi gözü görmüyordu.

Derken aşk ve sahiplenme efendisi Onur bey, elinde bilgisayar çıktılarıyla Şehrazat'ın odasına geldi. Öyle memnun öyle mutlu ki, çocuğu için en doğrusunu bulmuş bir ebeveyn edasıyla ve huzuruyla ve tüm iyi niyetiyle araştırma sonucunu Şehrazatın önüne koydu. En iyisi bu, ben araştırdım, müdür bizi bekliyor dedi. Kulaklarıma inanamadım. Ama yüzündeki iyi niyeti görmemek için geçekten bazı yargılara sahip olmak lazım ki bu yargılarda Şehrazatta fazlasıyla mevcut. Ben de en iyisi olduğunu biliyorum ama oraya vermeyi düşünmüyorum çünkü benim gücümü aşar diyen Şehrazata senin bir bu konuda bir engelin yok diyen Onur işte o ondan sonrasında Şehrazatın en müthiş zaafına istemeyerek ulaşmış oldu. Hala da iyi niyetiyle ötesini berisini aklına getirmeyen Onur aile içinde paranın sözü mü olura kadar getirdi düşüncelerini. Ben sizinle evlenince para sıkıntım kalmayacak öyle mi diye hiddetlenen Şehrazat henüz evet demediğini hatırlattı, ama biliyorum diyeceksin diyen Onurun kendinden emin tavrı yarı şımarık yarı aşk dolu kendini gösterdi yine. Şehrazat burada ona iyi niyetiyle aşık olan adamı görmekten çok para konusunu evlilikle çözüme kavuşturmayı da aklından geçiren, Şehrazata evliliğin bu yönünü de bariz bir şekilde göstermeye çalışan siyah gecenin karanlık prensi Onur olarak gözüktü. Hiddetle siz beni daha tanıyamamışsınzı dedi ama Onur hala aynı gülümseme ve anlayışla seni anlıyorum gurur yapıyorsun çok da hoşuma gidiyor ama Kaan'ın iyiliği için diyerek Şehrazatı istemeden son raddede tahrik etti. Onur hala Şehrazatın yargı noktasını göremedi bu noktada. İşte orda film koptu ve bildiğimiz kelimeler döküldü Şehrazatın dudaklarından. Kaan için neyi nereye kadar yapacağını öfkeyle Onurun yüzüne vuran Şehrazat Onurun kırıldığını söylemesiyle bile tınmadı, Onur bir ömür boyu birlikte olmak istiyorum derken Şehrazat orada en acımasız kelimelerle konuşmaya son verdi ve hırsla, hızla çıktı odadan.

RODYA
21-03-07, 15:38
Onur ve Şehrazat arasında bu bölümde yaşanan çatışmaları da izlemek çok keyifliydi.

Henüz birbirini gerçekten pek çok yönüyle tanımayan ama evlenme teklifiyle hayatlarını birleştirme ihtimali olan (ki bu Şehrazata göre ihtimal, Onura göre kesin:img-grin2) çiftimiz geçmişte yaşadıkları olağandışı deneyimin de derin izleriyle dialoglarında ciddi çatışmalar yaşıyorlar.


İlk çatışma:

Şehrazat'ı odasından hasbel kader koridora çıktığında bir adamla öpüşürken gören Onur o anda şaşkınlıktan ne yapacağını bilemeden eli ayağına kısa süreli dolanarak tornistan yapıp derhal odasına geri döndü.
Odada pencereden dışarı bakarken aslında hayatına dair pek çok şeyi bilmediği ama bilmek için içinin gittiği aşkının hayatına ne kadar yabancı olduğu endişesiyle bir süre durdu.
Endişe ve huzursuzluğu atmış bir vaziyette Şehrazat'ın yanına geldi.
Arkadaşın gitti galiba diye başladığı söze istinaden Şehrazat Onurun onu takip ettiği ve şimdide ağız aramak için geldiği fikrine kapıldı. Aslında çok da haksız sayılmazdı ama birkaç farkla onlar da Onurun onu istemeyerek gözlemlemiş olması ama gördüğü şey hakkında da içtenlikle bir açıklama beklemesi. Şehrazat bu noktada hafif alaycı biraz da cilveli bir yaklaşım da bulundu. Bu durum hem hoşuna gitti karşısında bilgi almak için içi giden Onuru görünce hem de oyun oynamak istedi. Fakat bir taraftan da kontrol edilmekten hiç hoşlanmadığını belli bir terslikle ve mesafeyle de belirtti.
Kaç tane duygu ve niyet birarada bravo yani. Bu dizide devam eden bir sahnede çok kısa aralıklarla değişen farklı duygular ve tutumlar veriliyor, hepsini ayrı ayrı ama aynı zamanda bir bütün olarak izlerken hissetmek çok keyifli.
Onurun seni anlamıyorum, senin hakkında birşeyler öğrenmeme neden izin vermiyosun, neyse boşver sormamış olayım diyerek ve bozularak arkasını dönüp gitmesi çok hoştu. Küstüm işte der gibi bir durum.
Sonrasında Hakanın kim olduğunu ve Kaan hastayken arabasını satacak kadar yakın arkadaşı olduğunu söyleyen Şehrazat'a duyduklarının yine dönüp dolaşıp aynı karanlık noktaya vardığını anlayan ve bundan rahatsız olan Onur dönüp de bakamadan gitti.

İkinci çatışma:

Daha önce de belirttim okul konusu ilk açıldığı anda Onurun Kaan için en iyisi neyse ona veririz tarzında yaptığı konuşma Şehrazatı memnun etmemişti ama Şehrazat o anda konunun üzerine gitmek istemedi zira bu konuyu fazla uzamadan kendisinin halledeceğinden emindi bence. Onur da Şehrazatın memnuniyetsizliğini anlamadı çünkü kendisi o sırada iyi niyetinin, aşkının, ailesine sahip çıkma motivasyonunun dışında birşeyi gözü görmüyordu.

Derken aşk ve sahiplenme efendisi Onur bey, elinde bilgisayar çıktılarıyla Şehrazat'ın odasına geldi. Öyle memnun öyle mutlu ki, çocuğu için en doğrusunu bulmuş bir ebeveyn edasıyla ve huzuruyla ve tüm iyi niyetiyle araştırma sonucunu Şehrazatın önüne koydu. En iyisi bu, ben araştırdım, müdür bizi bekliyor dedi. Kulaklarıma inanamadım. Ama yüzündeki iyi niyeti görmemek için geçekten bazı yargılara sahip olmak lazım ki bu yargılarda Şehrazatta fazlasıyla mevcut. Ben de en iyisi olduğunu biliyorum ama oraya vermeyi düşünmüyorum çünkü benim gücümü aşar diyen Şehrazata senin bir bu konuda bir engelin yok diyen Onur işte o ondan sonrasında Şehrazatın en müthiş zaafına istemeyerek ulaşmış oldu. Hala da iyi niyetiyle ötesini berisini aklına getirmeyen Onur aile içinde paranın sözü mü olura kadar getirdi düşüncelerini. Ben sizinle evlenince para sıkıntım kalmayacak öyle mi diye hiddetlenen Şehrazat henüz evet demediğini hatırlattı, ama biliyorum diyeceksin diyen Onurun kendinden emin tavrı yarı şımarık yarı aşk dolu kendini gösterdi yine. Şehrazat burada ona iyi niyetiyle aşık olan adamı görmekten çok para konusunu evlilikle çözüme kavuşturmayı da aklından geçiren, Şehrazata evliliğin bu yönünü de bariz bir şekilde göstermeye çalışan siyah gecenin karanlık prensi Onur olarak gözüktü. Hiddetle siz beni daha tanıyamamışsınzı dedi ama Onur hala aynı gülümseme ve anlayışla seni anlıyorum gurur yapıyorsun çok da hoşuma gidiyor ama Kaan'ın iyiliği için diyerek Şehrazatı istemeden son raddede tahrik etti. Onur hala Şehrazatın yargı noktasını göremedi bu noktada. İşte orda film koptu ve bildiğimiz kelimeler döküldü Şehrazatın dudaklarından. Kaan için neyi nereye kadar yapacağını öfkeyle Onurun yüzüne vuran Şehrazat Onurun kırıldığını söylemesiyle bile tınmadı, Onur bir ömür boyu birlikte olmak istiyorum derken Şehrazat orada en acımasız kelimelerle konuşmaya son verdi ve hırsla, hızla çıktı odadan.

Kiyaracım,onur-şehrazat sahnelerini çok güzel analiz etmişsin.Bu bölüm tüm o-ş sahneleri harikaydı.Çiftlikteki sahneler,yoğutla eve geldiği sahne ve devamı... Oyuculuk,reji,anlatım olaak o kadar güzel veriyorlar ki bu sahneleri bizlere,izlemeye doyum olmuyor.Hiç bir dizide bu kadar hoş bir anlatımı görmedim şimdiye kadar.

Gozde,hala aşk acısı var keremin bu doğal,aradan pek zaman geçmedi ki.Ama artık bennuyu keşfediyor,haftaya artık kesin oalrak benu-kerem aşkının başlayacağına inanıyorum.

Bommer abi,yorumun harika.Mütevazı davranmışsın ama gayet güzel analiz etmişsin bölümü:img-yes:

RODYA
21-03-07, 15:43
Çiftlik sahnesi ise kelimenin tam anlamıyla büyülü idi. O kadar sıcak, anlamlı ve tutkulu idi ki. İzlerken gözlerimi bile kırpmaya korktum. Onur’un aşk itirafı gerek mekan gerekse replikler bakımından göz kamaştırıcı idi. Şiraz’ınki ise “masalsı” oldu. “Ben de şüpheye düşüyorum” dediğinde tamam dedim muhteşem bişey geliyor. Sonra “acaba kurbanın celladına duyduğu aşk mı diyorum “ sözüyle “kahretsin yine mi siyah gece, diye haykırdım. Onur da korkmuş olmalı ki “celladın mıyım ben senin” dedi. Ama sonrasındaki tebessüm ve “ŞahŞehriyar değil misiniz, ŞahŞehriyar’ın da amacı sabah olduğunda Şehrazat’ın boynunu vurdurmak değil miydi” cevabı o kadar nefisti ki kendimi bir anda masalda hissettim. Hele “O benim de masalım” sözü, artık o masalı birlikte yaşayacağız demenin başka bir şekilde söylenişiydi. Bence Şiraz’ın aşk itirafı Onur’unkini bile geçti (ki ben Onur’u hiç kimsenin geçebileceğine inanmazdım)

Çok çok beğendim bu bölümü. Benim için önemli olan olayların hızlı hızlı akması, bir an önce öpüşmeleri, evlenmeleri, çocuk sahibi olmaları, sorunlarla birlikte boğuşmaları değil, böyle sahneleri görmek. Sonuçta bu bölümdeki birden fazla sahne dizinin unutulmazları arasına girdi.

Bommer abi,replikler enfesdi dediğin gibi,ben övecek keline bulamazken sen masalda hissettim kendimi diyerek son noktayı koymuşsun.Tüm dizi senaristlerine ders olsun,replik nasıl yazılır,nasıl ekran karşısındakiler çarpılmışa döner,görsünler..Özellikle belirttiğin gibi,çiftlik sahnesibdeki replikler...

Çok çok beğendim bu bölümü. Benim için önemli olan olayların hızlı hızlı akması, bir an önce öpüşmeleri, evlenmeleri, çocuk sahibi olmaları, sorunlarla birlikte boğuşmaları değil, böyle sahneleri görmek

Aynen abi,önemli olan şu şu olsun değil,böyle sahneler izleyelim bırakın konu biraz yavaş ilerlesin.Tabi ölçüyü kaçırmasınlar:img-wink:

Hirotaro
21-03-07, 22:23
kerem konusuna aynen katılıyorum. kadının yanlış yaptığını söylüyor açıkça ve aşağılayarak. ama bu eylem iki kişilik bir eylem ve her ikisi de aynı derecede aşağılık oluyor bu durumda. zeynep çok klas bir kadın değil kabul ama kadın da tecavüz etmedi sonuçta kereme.

Aslında zaten Kerem'de hatasını anlıyor,birnevi kendini aşağılamak uğruna hata yaptığını anlıyor.ve sonunda doğru yola girmeye çalışıyor.
Bu arada bu bölümün yorumu beklemediğim kadar az niyeyse :icon_whis

fibulamim
22-03-07, 06:31
Herkes gibi ilk sahne biraz daha uzun olsa hoş olurdu. En azından bir kahvaltı yapsalardı. Sonra Onur “Şiraz ceketim bulamıyorum, çayım demli olmuş biraz açar mısın?, şurdan ekmeği uzatıver, çoraplarım nerde” ve Şiraz “Onur bey hadi sabah oldu çabuk yüzünüzü yıkayıp kahvaltıya gelin, saçlarınızı iyi taramamışsınız(çok var ya), çorabınızın ucunda delik vardı yama yaptım, geç kalacağız son lokmayı da yemeyiverin, ben çantamı alayım siz Kaan’ı kucaklayın, kapıyı kitlemeyi unutmayın” :img-blush gibi replikler izleyebilseydik keşke.



arkadaşlar diziyi en fazla 4 kere seyrettim.az çok nelero lduğunu biliyorum.ve artik sadece forumdan takip edebiliyorum diziyi.ama sizin yorumlarinizdaki şiraz'İ çözemedim o kim?şiraz kim.öyle biri yoktuki dizide.hani şu onur beyin yaninda kalan onun yardimcisi bir bayan var.o mudur şiraz??

ozde-01
22-03-07, 07:19
arkadaşlar diziyi en fazla 4 kere seyrettim.az çok nelero lduğunu biliyorum.ve artik sadece forumdan takip edebiliyorum diziyi.ama sizin yorumlarinizdaki şiraz'İ çözemedim o kim?şiraz kim.öyle biri yoktuki dizide.hani şu onur beyin yaninda kalan onun yardimcisi bir bayan var.o mudur şiraz??

Şiraz, Bir Demet Tiyatro'da Binbir geceyi hicvederken Şehrazat yerine kullanılan isim. Forumda bazı arkadaşlar bu nedenle Şehrazat yerine Şiraz'ı kullanıyorlar.

unagi
22-03-07, 07:42
günaydın herkese,
dün akşam diziyi tekrar netten seyrettim. birşey dikkatimi çekti. şimdi mihriban bu valentinanın evine cumartesi davetliydi. yani onur şehrazat tel görüşmeleri, nadide hn, beni bugünlük affetler hep cumartesi oldu. sonra da iş yerini gösterdiler. e pazar günü var arada. pazarı niye atlıyorlar, o gün buluşamazlar mıydı? kaan şah şehriyarı görmek isteseydi filan.
dün akşam izlerken kızdım senaristlere kendi kendime. paylaşim dedim.

shemaran
22-03-07, 08:38
günaydın herkese,
dün akşam diziyi tekrar netten seyrettim. birşey dikkatimi çekti. şimdi mihriban bu valentinanın evine cumartesi davetliydi. yani onur şehrazat tel görüşmeleri, nadide hn, beni bugünlük affetler hep cumartesi oldu. sonra da iş yerini gösterdiler. e pazar günü var arada. pazarı niye atlıyorlar, o gün buluşamazlar mıydı? kaan şah şehriyarı görmek isteseydi filan.
dün akşam izlerken kızdım senaristlere kendi kendime. paylaşim dedim.

bende şaşırmıştım ama cumartesi davet etti Mihriban pazar gitti herhalde diye düşündüm sonra.
çünkü Şehrazatın evde olduğu gün Nadide Hn geldiği gün pazar günü

rain_man
22-03-07, 09:16
bence geçen bölümün en güzel sahneleri şirazla onurun akşam vakti çiftliğe gitmesi ve birde onurun şirazı kıskanıp hakanla ilgili bilgi almak istemesi güzel sahnelerdi hakikaten ikiside ii oynuyor bu sahneleri aslında ben bergüzarın mehmet aslantuğ la bir film yapmasını isterdim

fable
22-03-07, 12:57
araba sahnesi de çok güzeldi şehrazat onura doğru oturmuş dürekli onuru izliyodu. aralarında geçen konuşmalar falann off ne güzeldi bee

guilty
22-03-07, 14:00
Çok güzel bir bölüm daha izledik yine bu hafta bölümden sonra da fragman vermelerine çok seviniyorum başka diziler için bir hafta fragman bekliyorum neyse bölümü yorumlayayım.. Mihriban ablaya çok üzüldüm ne kötü insanlar var hayatta.. Ali Kemal'e hem acıyorum hem de sinir oluyorum... Kerem ve Bennu ikilisi de çok yakışıyor birbirlerine:) Kardeşi yine bir hainlik peşinde Bennu'nun asıl kişiler için söylenicek söz bulamıyorum harikalar yaniii..:)

Hirotaro
22-03-07, 16:33
Onur'un gözleride ,ölümüne bir aşkın ve sevginin parıltılarını görüyorum.Dünya umrunda değil Onur'un,onun için sadece Şehrazat'lı yada Şehrazat'sız bir dünya var.Onur'da Şehroş'suz Dünyayı asla istemiyor.Helal Onur'a,şimdi fragmanların hepsini izledimde.Fragmanlar bile güzelmiş

.:princesse:.
22-03-07, 17:07
bn izlerken cok gülüyorum birisi bişey söylüyo 20 dk müzk çalıyo senaryo fln gercekten brz sacma [mesela bu hafta sehrazat onura tawır koydu akşam ewine aldı at binmeye gitti salakmı bu yoksa gündüz olanları hatırlamayacak kdr bunak mı] ama izleyenlere saygı duyarım ... :)

MardiGras
22-03-07, 19:06
16 nin kaldigi yerden aynen devam etmeleri, Sehrazatin duygularini gozlemlememiz icin taninan cok guzel bir firsat oldu. Onlari izlerken Ahmetin resmine bakmasi, gozlerinin dolmasi .. sahne cok uzun degildi ancak bence anlattiklari bakimindan zengin bir sahne idi.

Fusuncugum benim sirret Fusuncugum. Yonca Cevher in fazlasiyla hakettigi tezahurat ve ovguyu her defasinda dile getirmekten vazgecmeyecegim. Bu sezon basinda izlenme oranlarina kurban giden “Gozyasi Cetesi” ndeki Guzin karakterine beni inandirmisti. Oysa simdi onun Fusun olduguna yemin bile edebilirim !!! Iyi oyunculuk sifati ile kastettigim sey benim icin budur. Oyuncu, beni canlandirdigi karaktere inandirabilmeli, gozumde, yazilmis bir kurgudan otesine gecebilmelidir. Zaten eger oyuncularin canlandirdiklari karakterlerin gercek hayata yapmayi basardiklari atiflar olmasa, izlediklerimizde gercek hayatin kendisinden izler gormesek bizim burada isimiz olamazdi degil mi ? Cunku o durumda, kurgu oldugunu bildigimiz hayali karakterler uzerine sayfalar dolusu yazi yazmamiz akil ve mantikla aciklanamazdi. Fusun da boyle bir karakter. Aslinda bu dizideki pekcok karakter icin ayni sey rahatlikla soylenebilir. Fusunu benim icin one cikartan Yonca Cevher in gercekten yalin ve cok basarili oyunculugu.

Nadide hanimcigimla cocuklari yolcu ettikten sonra yaptigi konusma, Ali Kemal vasitasi ile lafi Sehrazata getirip, tasi gedigine koymasina bittim :img-yes: Sen bir tatli cadisin Fusuncugum.

Keremcigimin “eceli gelen Finansman Muduru” ne delen gecen bakislarini cok tuttum. Aysen miydi neydi bu hanimin adi, butun isyerlerinde en az bir tane olan o “ofis kumkuma” larindan. Ama bu defa cok fena yakalandi Aysen, oyle Keremi gorunce “ay canim cok tatli gercekten” filan demeler ancak yine benim kargalarin agactan dusmelerine neden olur. Bir sekilde basina bir is gelecek. Kerem de gizli kalmis bir sadizm potansiyeli mevcut izlediklerimden anladigim kadari ile. O nedenle Aysene de hakettigini verecegine eminim :img-yes:

Ah Keremcigim, Onurun cigerinin ucunu tutusturmakta comertce ve basari ile kullandigin “Kankam Kaan ve Maceralarimiz” hikayesinin bu sekilde hem de Kankan tarafindan bitirilmesi cok uzucu oldu. O sahnede midene yumruk yemis gibi duran yuz ifaden beni sahiden uzdu. Kerem gercekten aci cekiyor. Izleyenin gozunu de kalbini de en cok uzen acilardan birisi ask acisi olunca, onu oyle gormek beni sevindirip “oh olsun sana” dememe neden oluyor diyemeyecegim. Onur, ikinizi oyle gorunce yine “Solucan dansina” baslayacak ve kivrim kivrim kivranacak sinirinden oturdugu yerde derken, Kaan aldi sazi eline . Eeeee biz buyuklerden iyi bilecek degiliz ya “Cocuktan al haberi” iste. Yalniz Kaan sahiden cok guzel, cok sevimli cok cok cok bir cocuk. Gorundugu her sahnede onu isirma istegine kapiliyorum. Cok kisinin de benzer sekillerde dusundugunu zannederim. Forumdaslarimiz icinde Kaana Onura karsi olan tavri nedeni ile kizan dostlarimizin da bu sahneyi izledikten sonra Kaani yeniden sevmeye basladiklarina eminim :img-yes:

MardiGras
22-03-07, 19:09
Ben size demedim mi arkadaslar “Ali Kemali’in gururu kirilmistir bu havasi tafrasi ondandir” diye. Hayir izlerken sinirden midem agriyor ama dusununce de gulmekten gozlerimden yas geliyor. Haysiyetsiz, serefsiz bir insanin gururu mu olurmus ? Ama oluyor iste, boyle karaktersizler oyle oyle oylesine sifirin altindalar ki insanlik skalasinda, islerine geldiginde kullanmayacaklari hicbir insani sifat ve deger yok. Kim inanir ? Kadir Inanir Ali Kemal !!! Gururu kirilmis vah vahhhhh tez zamanda kafanin da kirildigini gormekten baska bir dilegim yok Ali Kemal. Ben maalesef “ama insanlari hatalari ile kabul etmeliyiz, kimse kusursuz degildir” genis, soyut bu manada anlamsiz onermesi ile hareket edenlerden degilim. Elbette kimse kusursuz degil ve elbette herkesi hatalari ile kabul etmeliyiz. Ancak bu kavramlari somustlastirirken nitelik ve niceligi de gozardi edemeyiz. Bu manada Bennu nun Kereme karsi olan zaafina “kusur” diyebilirsek de mesela Melegin hayasizligina “kusur” diyemeyiz. Yani deriz ama bu kabul etmemiz/hosgorebilmemiz gerekliligine isaret etmez, edemez. Ama hangi harekete kim nasil etiket takacak dersek, bunun icin insan hayatini duzenleyen, ahlak kurallarindan hukuk kurallarina zaten mevcut kurallar oldugunu hatirlatirim.

Sehrazata yavas yavas gicik olacagima dair icimde bir his uyaniyor. Simdi surada anarsist feministler haric, elini vicdanina koydugu zaman, sevgilisinin yaninda ilk kez gordugu bir insan icin, sevgilisine “kimdi o” demeyecek bir kisi var mi aramizda ? bakin elinizi vicdaniniza koyun da soyleyin dedim. Yahu hicbir sey olmasa basit meraktir bu. Hesap sormak ile ne alakasi var. O halde soyle olsun, onumuzdeki bolumlerde Sehrazat Onuru daha once kendisinin hic gormedigi bir kadina sarilirken gorsun. Ama madem “kimdi o” demek hesap sormak , soramasin Onura, ben de bu defa onun “solucan dansi” ni izleyeyim. Nasil Kadirizme karsiysam, Amazonizme de oyle karsiyim. Bir kadin ve bir erkegi icerdigi icin en basindan tanimi geregi pek cok yapisal sorun iceren, mutlu sona ulastirmasi ve o sonu bir omur boyu yasanacak bir “mutlu hayata” donusturmesi zaten zor olan askin, romantik iliskilerin icine boyle zorlama “guc/iktidar gosteri”lerinin sokulmasindan hoslanmiyorum. O sahnede Sehrazatin sozlerinin sigligina ve tavrinin bilmisligine ictenlikle “gicik” oldum. Hele sonunda lafi yine “hastaliga ve paraya” getirmesi uzerine Onurun omuzlari dusuk donup gitmesi icimi burktu.

Cok basit Sehrazat ya affedersin ya da affetmezsin. Ama bir seye karar vermelisin. Boyle “ne sis yansin ne kebap” tavri sergilemek ama canin her istediginde “Demokles in Kilici” ile Onuru yaralamak seni en azindan benim gozumde hic iyi bir noktaya getirmez, acik soyleyeyim. 30 yasinda bir kadindan bahsediyoruz, ne demek istedigimi 30 yas civari ve ustundeki butun arkadaslarimiz kolaylikla ve dogal olarak anlayacaktir, buna eminim.

Mihriban in basina gelenler herhalde yavas yavas Burhan beyi Sehrazatin hayatina sokmak icin dusunulmus bir hikayecik diye dusunuyorum. Eh zamanidir da, Sehrazatin Burhan beyi tamamen affetmesi mumkun gorunmese de en azindan Kaan in ailesini tanimasi ve onlarla kaynasmasi bakimindan, medeni bir iliskinin varligini elbette cok gerekli goruyorum.

Ben gecen bolum yorumunda Keremi Zeynep’e olan tavri icin kinamistim, ancak goruyorum ki benim asina olmadigim birtakim iliskiler ve o iliskilerin kurallar mevcutmus ve bu durum karsisinda gecen haftaki sozlerimi geri aliyorum. Ben, sosyal hayatin, insan iliskilerinin, her nevi degerlerin “bir gun = bir yil” hizi ile yozlastigi gunumuzun takvimi ile kayitlara gore 33 yasinda olsam da parantez icindeki formulle yaklasik 1000 yasinda filan bir kisiyim. Dolayisi ile Zeynep ile Kerem in aralarindakine benzer “iliskicikler” benim algilamamin disinda kaliyor. Ancak Keremcigim sagolsun o iliski turunun “raconunu” ve “jargonunu” oyle yalin ve acik anlatti ki, olaylari o “racon” un kurallari cercevesinde degerlendirince, Kereme kizilacak bir sey olmadigini anladim. Ancak sunu da anladim, bu tur iliskicikler hayatinin “norm” u gibi duran Zeynep, onceki iliskiciklerinden farkli olarak Kerem den gercekten hoslandi. Ancak sunu hatirlamak zorunda ki; bir iliski hangi zeminde ne tur kurallar baz alinarak basladi ise o kurallarin ve o zeminin gosterdigi sekilde gelisir. Anladigim kadari ile bu turden iliskilerin taraflari kurallari bilerek bu “oyunu” oynuyorlar, ve simdi sen donup “ama ben baska kurallarla baska bir oyun oynamak istiyorum” diyemezsin. Yani goruyoruz dersin de bu istegine olumlu bir cevap alma sansin dusuktur.

MardiGras
22-03-07, 19:13
Kadirizm /Amazonizm deyince gelelim Onurun “veresiye isteme benden buz gibi sogurum senden” sozundeki “buz” gibi soguklugu aniden ona karsi hissetmeme neden olan sozlerine. “Anladim gurur yapiyorsun, hosuma da gidiyor ….” cumlesine. Yuzunde bazen “agzi kulaklarinda” dememe yolacan bazen de “smirk-siritma (ama hic iyi manada olmayan turden)” dedigim o gulumseme ile bu cumleyi soyleyince sirtim buz gibi oldu. Biz berbat olaylarin gelisimine sebebiyet veren teklifinden ve akabindeki “cengelkoy salataligi” hassasiyetindeki hareketlerinden olesiye pisman oldugun sonucuna erken mi vardik acaba Onur? O cumle agzindan oyle cikti ama sozlerinin butunu ve yuzundeki tekrar ediyorum o sinir bozan ifade ile kastettiginin “naz yapiyorsun anliyorum” demek oldugu anlasiliyordu. Hos Sehrazatin siyah gece icin onca soylediklerinden sonra arada sirada sergiledigi "demokles kilici gosterileri" disinda seninle yakinlasmasi nedeni ile “ya aslinda fena mi oldu bak o gece vesile oldu” havasina girmen cok da anlamsiz degil ama yine de hikayenin selameti bakimindan Sehrazatin sergiledigini “varsaydigimiz” gururunu “naz yapmak” olarak gormen olabileceklerin en kotusudur bana gore. Kaldi ki, bu konudaki tavrin genel olarak yanlisti. Kadinlarin zengin erkeklerle evlenmeleri ve hayatlarini “bos kafali alisveris meraklisi umutsuz evkadinlari (desperate housewives)” olarak gecirmelerinin kendileri icin en iyisi olacaginin “iluzyonu” nun her vesile ile genc zihinlere yerlestirildigi gunumuzde bu turden bir cumleye ekstradan ihtiyac oldugunu sanmiyorum. Ufff aklima gelince yine sirtim sogudu, ne berbat bir cumle ve ne berbat bir yaklasim !!!

Tamam bu kadar “Onur kizginligi” yeter biraz da guzel seylerden bahsedelim. “Sizma harekati” na basari ile devam ediyor yukaridaki kucuk istisnalar disinda Onur. Ailenin aksam yemegine dahil olmakla kalmadi “baba sandalyesi” ni de kapti masada kasla goz arasinda. “Ben size rahatsizlik vermeyeyim” diyorsun ya Onurcugum ya karsindaki mesela benim gibi lanetin birisi olsa da “ya sahiden aksam aksam sicak soframizda aile yemegi yiyecegiz sizin o masada isiniz ne sahiden, hadi sizinle yarin ofiste gorusuruz” dese ve kapiyi gosterse halin nicolur sorarim sana :img-yes: Ah su aslinda aklimizdan gecenle dilimizden dokulen arasina gerdigimiz, genlerimize islemis oldugunu sandigim “perdeler, perdeler”. Buraya cok alistim diye mi bilemiyorum ama su surekli “pretend – mış gibi yapma” larimizin omrumuzden ne cok caldigini gorebiliyorum bu mesafeden bakinca bunu soylemek zorundayim.

Tabii bunu soylemem, Onurun masadaki “aile tablosu” na bakarken agzinin kulaklarina vardigini gormemi engellemiyor. Bakin o gulumseme yine nitelik degistirdi. Neden? cunku icinde gerceklestigi durum, vaziyet belirliyor niteligini de ondan.

Kucuk bir parantez acarak, gunduz ofiste verdigi tepkinin buyuklugu dusunulunce, Sehrazatin aksam yemekte ve devamindaki at gezintisindeki halini acikcasi anlayamadigimi soylemem lazim. Ilk kez ikili ile ilgili bir olayda iki sahne arasinda olmasi gerekenler atlandi gibime geldi ve boyle olunca ne bileyim bir seyler benim icime sinmedi.

Gorgusuz Melek “bilardo masasi bile var” oyle mi ? Ha haaa, yahu Cebeci deki ogrenci kahvelerinde bilardo masalari vardi biz gencken ki yani nereden baksan bir 150-200 sene olmustur !!!! Ayrik otu masallah, gerek olmayan her yerde bitiveriyor. Arkadasina telefonda “yok ben artik ablaminkilere yazilmam” igrenc-otesi cumlesini soylemesinden bu defa Bennu ya Keremi “bahşedecegi” sonucunu cikartabilirsek de kulupteki bakislar yine “yilan bakisi” idi. Boylesinin hicbir lafina da inanilmayacagina gore, ben yine de temkinli olmak lazim diyorum.

MardiGras
22-03-07, 19:16
Barda, Keremin Bennu ya soyledikleri cok durust ve ictendi. Aralarinda cok guzel seyler yasanabilir bence. Hatta basladigini da gorduk. “Soyu taaaa 8. Selime dayanan” Seval in Bennu nun seceresine itirazi olacagini da sanmiyorum. Gobek bagi faktoru engel olmayacagina gore herhalde Keremin yakasindan kolayca dusecek gibi gorunmeyen Zeynep ile asagilik sey Melek bu biraz urkek, biraz saskin ama sicacik askin onune engel olarak dikilen faktorler olacaklar.

Bennu yu da medeni cesaretinden dolayi tebrik ederim. “Ask” dedi Keremin sorusuna. Benim diyen kolayca diyemez o kadar acikca. Ustelik zamanlamasi bu kadar denk dusecek sekilde ve bu kadar zarif bir bicimde. Iste zerafet de bir insanda ya olan ya da olmayan bir sey. Zeynebi “zarif” dusunebilir misiniz ? Komik degil mi ama Bennu yapisal/icsel olarak “zarif” bir insan ve bu her hareketine her sozune aynen yansiyor.

Keremcigim sen hic sasirmadin ya kardesinin yedigi haltlara, inan bana ben de hic sasirmadim neden acaba !!! Ya Seval in haline ne demeli? Kerem evlat degil sanki kasa sorumlusu. Keremin butun soyledikleri dogru, ancak bu sekilde yanlis anne baba terbiyesi ile buyutulmus cocuklar, belli bir yastan sonra adam olamazlar. Bakiniz Ali Kemal, bakiniz Melek, bakiniz kendi hayatinizdaki ornekler. Keremcigim, hayatindan tamamen cikartamadigin surece