Tüm Versiyonu Göster : İki Aile - Bölüm Yorumları/2
Sayfalar :
1
2
3
4
5
6
7
8
9
[ 10]
11
daha sonra doktorda farkedince bu depremi önlemlerini aldı..hiçbir doktor hayatında bir hastasını (hastalarını) bu kadar çabucak taburcu etmek istememiştir herhalde...eee buda bizimkilerin fardı dimi amaaa...
eda krizlerde oğuz daha da krizlerde..alın biran önce beni bu adamın yanında diyor...enişteyede sıkı tembih..enişte masrafları sen de oğuz bey ödemwsin sinirlerim kalkmasın benim yine...(oğuzun benim bulunduğum hastanede kimse masrafları ödeyemes demesini falan bekliyor herhalde..eee alışkanlık yapmış bunlarda masraf ödeme cnm:))
weee..nihayetinde eve geliyorlar..sabah kahvaltısında oğuz yine mutfak yapıyo yukarı...sen yapsan bile ayrılabilrimisin edndan..bir bahane bulur inersin yine aşağı..
neyse bu arada feritinden iice atiye kıl oılmaya başladığını gördük ii oldu..herkesin ii bilidği birinin saman altından su yürütmesi daha sinir bozucudur çünkü...
eda salonda yatrken ayağına dikkat çetik..war...çok hoşuma gitti bnim bu ayrıntı ..bilmiyorum ama kimsenin ayağında görmemiştim ..yani oyuncularının hiçbrinin ayağınba böle bişi giydiğini görmemiştim...böle ayrıntılar zaten filmiiz<i güsel kılan değilmi...atide edanın yanındA ..ferit sözde dergi okuyo..
alttan alttanda gözü atide..laf sokuyo yinee..helal olsun..iice sinir olmaya başladım zaten şu atiye...
gerçi kabahatı işeyen oğuzmuş gibi edanında fırsattan istifade atinin koluna oğuza nazire yapar gibi girmesi daha bir sinir etti beni ama neyse...oda anlasın hatasını artık cnm...bu sözden sonra opğuz vermedi beklediğim tepkiyi..belki yaşananlardan fırsat bulamadı ama ...nasılki eda oğuzu affetiğinde bile iğneli laflarla belli etti o söz karşısındaki üzüntüsünü oğuzunda ne olursa olsun bu lafın ondan açtığı yarayı eda ya belli etmesi gerekiyor..bu sözünde üstünden böle geiceklerinide sanmıyorum ben zaten..bişekilde yine taş gediğine uturacaktır....
geleim serpil eda sahnesine...
allah bu dünyanın işini öteki tarafa bırakmaz hele bir annenin ahını aldıysan hiç bırakmaz...
ve nitekim bırakmıyoda...
biras acı oluyo ama yinede oluyo..ama bunun ucu yine bizim tatlı aşıklarımıza dokunuyo...neyse özete geçiş yapmadan son bikaç bişi daha sölücemm
arkadaşlarımız eda ve oğuz ayrılıüğının gidişatını uzatmamalrından bahsetmiş bende bişiler sölemek istiyorum..
bencede artık gidişatı değiştirsinler...yani şöleki hemen barışsınlar demiyorum..aksine hemen barışmasınlar zaten..ama ben tüm bu olanların sözde olduğunu hissedemiyorum...her ayrılıklarında oğuzun özlemini hisswetmeme rağmen eda da aynı şeyleri hissedemiyorum...sanki oğuz seviyor ama eda sevmiyor gibi oluyor..
ben yanındayken bile dokunamamanın verdiği acıyı hsstmek istiyorum...
tığpki meyhane sahnelerinde oğuzu eda yı öpmek isteyipte kendi kendimi frenlemesi gibi..edanın birden yumuşaması ve oğuzun karşısında eriyip btmesi gibi..birbirleini teselli ederken omsuna bile dokunup dokunamamanın verdiği tereddüt gibi...
bize aslında birbirlerini çok sevdiklerini ama böle olmak zorunda olduğunu göstersinler..ben didşme görmek tabiki istiyorum..onlar olmadan olmuyo..ama birbirine aşık iki insanın didişmesini görmek istiyorum..bu daha tatlı ve heyecan verici oluyor.....
inşallah ilerleyen bölümlerde bu aşkı dahada yıpratmadan aradaki saygı sınırlarını dahada aşmadan..bu iki aşık tekrar geri döner..barışmasalarda biribrlerinin göslerin içinde ikisini görsek yeter...
Valla güzel bölümdü ne yalan söyleyeyim... Hastane sahnelerinde koptum... Ama ayrılık konusu bence de çok uzadı. Artık barışmalı Eda ve Oğuz...
Herkese Selamlar...
Yoğun ve Yorucu bir Günün ardından tekrar buradayım...Dün gece bıraktığımdan bu yana az'da olsa güzel yorumlar gelmiş...Onları okumakla dinlenme seanslarına başladım...Akşamın ilerleyen saatlerinde birde Pazar klibimimizin montajına girersem,tamamdır benim işim...Yarın Yepyeni Güne hazırım demektir...Zaten günler hızla akıp gitmeye devam ediyor...Yine geldi Cuma Günü...İnsanı şaşkınlığa uğratıyor bu hız...Ama önemli olan Günlerimi mutluluk içinde ve istediğimiz gibi geçirmemiz...Hayat içindeki yorgunluklardan kendimize zevkler çıkarmamız...
Neyse Konu dışı mesaja fazla kaymayayim ben...Tekrar O büyülü hikayenin içine girme vaktidir...İlk önce Pelin'in son yorumuna değinerek başlıyayim...
Pelin...Merhabalar...Bugün forumumuzda yeni gün senin yorumunla başlamış...Anlatmak istediklerini çok iyi anladım Pelin...Fikirlerimizin kesiştiğinide gördüm şu son yorumunda...Satırlarına sonuna kadar katılıyorum...Seninde,benimde tüm Ailemizin'de aslında Tek endişesi bu aşktaki büyünün yok olması ve sırandanlaşması...Bunca zamandır izlediğimiz,bezende izlemek zorunda olduğumuz Klişe ve tipik aşk hikayelerine dönüşmesindendir korkumuz...Sen aşkların yıpranmamasını savunurken bende farklı bir açıdan bakarak evliliğin getirdiği montonluktan endişeliyim...Aslında seninde dediğin gibi tamamen kesişiyoruz...Bize bunca bölümdür özel bir aşk anlatıldı...Seninde,benimde endişelerimizin sebebi tamamen budur...Biz istiyoruzki sözde ayrı olsalarda gözde aşklarını doyasıya yaşasınlar...Bize sunulan küçük tüyolarla bu ayrılığın yürek burkan tarafını hissetmek istiyoruz...En basite indirgersek,Aynı çatı altındaki uzaklığı ve bunun etkilerini görmek istiyoruz...Bu ayrılığın sebebinin dış etkenler olması en çokta beni raahtsız eder...Dış etkenler herzaman yanlış anlamayı getirir...İki tarafın arasında kapanması zor uçurumlar açar...Şöyle bir toparlayacak olursam didişeceklerse birbirlerinden ayrı olmanın getirdiği hırçınlıktan didişsinler...
Pelin...Tamamdır Şimdi...İkimizde açığa kavuştuk...Bak Tosinka nekadar güzel açıklamış bu durumu...Bu ayrılık çocuklarıda kıvama getiriyor...Son bölümdeki bir sahneye dikkat çekmek istiyorum...Oğuz yine kızları ile sohbet ederken konu kristal Elmaya geldi...Eda'nın şekerlik sanmasına...Ceren'de Oğuz ile dalga geçtikten sonra Oğuz şöyle der..."Görüyorum konu Eda hanım olunca böyle bir yumuşama ve babayla dalga geçme seziyorum..."
Damla'da ardından imalı imalı şöyle Der..."Eee Baba Dana ne istiyorsun"
İşte budur...Küçücük bir ayrıntıydı...Kimbilir belki birçok izleyici bu sahnedeki verilen mesajı farketmedi...Ama kızların gün geçtikçe Eda ablalarına yakınlaşması çok ince ince işleniyor...Ben şöyle diyorum öyle bir zaman gelecekki çocuklar bu ilişkinin olmasını isteyecekler...Sonuçta Damla'nın bölümler önce verilen tepkisi izleyiciyi doyurdu...Tekrarında hiçbir faydası yok...Yine kızların Eda ablalarına tepki vereceğini düşünmüyorum...Resmen hikayenin kendini tekrarı olur...Bu yüzden hikaye bu kanaldan akarsa dizimizin farkı ortaya çıkar...Hemde iyi,hoş sahneler izleme şerefine erişiriz diye düşünüyorum...Tosinka işte böyle...Katılıyorum sana...
Eveet Diğer yorum yapan arkadaşlarımızında Ellerine Sağlık...O komedi yorumuyla Zeynep ve uzun uzun yorumları ile Nur yorumlarınızı büyük zevkle okudum...
İşte böyle İki Aile Ailesi...Ben Hala 41.Bölüm yorumlarımı bitiremiyorum...Sebep çok beğendiğimden belki...Hakkını fazlası ile teslim etmek isteğimden belkide...Bu Tür insana Dair,Hayata dair bölümler çok hoşuma gidiyor...Tabiki dizi dediğinde Abartıda olacak...İzleyiciyi cezbedecek ve günlük yaşamdan koparacak bir hikaye olması gerekiyor...Şöyle diyeyim...Çevremizdeki Eda Ablaların...Oğuz Abilerin...Tahir dedelerin..Süslenmiş halini izliyoruz...Tabiki Hayat'tan ve gerçekçilikten hiç kopmadan...
AZ SONRA 41.BÖLÜM TEŞEKKÜR TÖRENİM BAŞLIYOR...
Tekrardan Merhabalar...Şimdi Sıra geldi Emek Sahiplerine Haklarını teslim etmeye..O zaman beklemeden yorumlarımı aktarmaya geçiyorum...Hadi Bakalım...
OYUNCULARIMIZ...
İclal Aydın...: İclal Aydın bizim dizimizin Anne Yüzü...Saf,çaçaron,aşık bir Anne'nin ideal karışımı olarak görüyorum İclal Aydın'ı...Bugünlerde yine kliplerle uğraşırken bir görüntü seçeyim diye izlemeye başlıyorum...Bir bakıyorum dalmışım gitmiş...İclal Aydın'ın oyunculukta ve duygu aktarımında nasılda çıta atladığının en büyük göstergesi...Gerçek oyuncu kendini geliştirebilen oyuncudur...Bu işe gönül verendir bana göre oyuncu...Tıplı İclal Aydın gibi Yıllar sonra bile arayı kapatandır...O kağıtta yazan repliklere anlam katandır,can katandır...Uzun maratonun 41.Haftasıda kariyer için başarılarla dolu,dolu dolu bir haftaydı benim yorumumca...Bu bölüm bir oyuncunun yeteneklerini göstermesi tabiri yerindeyse Döktürmesi için ideal bir bölümdü...Gerek Hikaye akışı gerekse oyuncularımızın yoldaşı senaryo harikaydı...Yönetmenimizin isteği olan doğallıkta tüm bölüm boyunca bize kendini hissettirip göz kırptı durdu...Ben dahil Ailemizin favori sahnelerinin arasına giren Hastane Sahnelerinde İclal Aydın'a sinirli ve komik bir çaçaron tiplemesi düşmüştü...Bu sahneler duygusal sahnelerin aksine enerji gerektiriyordu...Hayattan kopma replikleri tonlama ve vurgulamalar ile yansıtmaları gerekiyordu...Aksi taktirde o diyaloglar boşa gidecekti...Yüz mimikleriyle tamamladı İclal Aydın...Ortada Abartılı ve günlük yaşamda rastlanmayan bir sahne vardı...Bu sahnede hem komik olacaksın fakat abartıya kaçarsan ilerleyen sahnelerdeki inandırıcılıkta gidecekti...İclal Aydın bunun formülünü iyi tutturmuştu....Şöyle demem gerekirse bu sahnelerin ardından ağızda hoş bir tat bıraktı diyebilirim...Eda karakterini İclal Aydın'ı yorumuyla izlemek bana her hafta büyük bir zevk veriyor...Kocaman kocaman Tebrik ve Teşekkürlerimi gönderiyorum İclal Aydun'a...Selamlar benden olsun...
Emre Kınay...: Gelelim dizimizin Direk Taşı Oğuz karakterine...Kimi zaman çocuk...Kimi zaman aşık...Bolca zaman bir babadır bizim Oğuz...Bu rol Emre Kınay'ın yuğuracağı ve şekilde şekile sokacağı bir oyun hamuru gibi...Emre Kınay gibi çok yönlü bir oyuncunun her bölüm giydiği farklı farklı bir kostüm gibi...Tek düzelikten uzak ve karakter...Bu bölümde'de Elindeki malzemeyi en iyi şekilde kullandı...Hastane sahnelerindeki sinirli halleri ve sesinin çatlaması ile birlikteki eşsiz mimikleri taktire değerdi...Emre Kınay'ın üstüne söyleyecek fazla söz yok aslında...41.Bölümde gerek yaralanmanın getirdiği inlemeleri...Off'lamaları gerekse kıskançlık bakışları çok başarılıydı...Emre Kınay'ı alkışlayarak uğurluyorum...:img-yes: :img-yes:
SENARİSTLERİMİZ...
Fethi Kantarcı ve Saygın Delibaş...Her zaman dediğim gibi bizim Sıradışı Senaristlerimiz...Kimi zaman klişe hikayeleri bile bambaşka anlattılar bize...Çokça zaman yaptıkları sürprizlerle,defalarca söz verdirttiler bizlere...(Bir daha kesin konuşmayacağım diye...)...Ama en çokta şaşkınlığın getirdiği hoşnutluğu yaşattılar...Hüznün bittiği yerde inceden komediye,komedinin ortasında tekrar aşka sürüklediler bizleri...Az önce dediğim gibi Uzun maratonun 41.ayağında izleyici yormadan,sıkmadan dinamik kalemleri ile kalplerimize dokunmaya devam ettiler...Hiçbir zaman İki Aile'nin Aynı Köşkte yaşadığı gerçeğini unutturmadılar...Kimi zaman çocuklar için aşka ara verdiler...Kimi zaman ise çocuklar için sımsıkı Tek bir Aile oldular...Hikayenin genel akışı bu haftada yerindeydi...İzleyiciyi hiçbir zaman hüzne boğmuyorlar...Araya giren hoş sahneler ile izleyicinin yüzünü güldürmeyi çok iyi biliyorlar...Önceki yorumlarımda'da bol bol konuştuğumuz gibi Eda-Oğuz aşkının gidişi ve ilerisi ile kafamızda soru işaretleri olsada inanıyorumki senarsitlerimiz bize hiçbir zaman klasik bir aşk hikayesi izletitrmeyeceklerdir...Şöyle Eda-Oğuz aşkı diye bir akım yaratacaklardır...Ben buna inanıyorum...Onlar ayrılsa bile hala sevgililer...Didişselerde sevgililer...Ufak tefek aşk bakışmaları ve kaderin oyunları ile herzaman onların aşkları özel olacak...Bu bölümdeki gerek Komedi sahnelerinde...(Hastane sahneleri...)...Gerekse Hayatın içinden Sevgi sahnelerinde senaristlerimiz yine kalemlerini konuşturdular...Hepiniz adına Teşekkürlerimi yoluuyorum tez elden...
YÖNETMENİMİZ...
Metin Günay...Her Hafta Sürprizlerle ekranlarımızı şenlendiren ve duygu aktarımında ekol olmuş yönetmenimiz bizim...Aslında dün bol bol bahsettim Metin Günay'ın farklı çekimlerinden...Büyüğünden küçüğüne her sahnedeki özeni,titizliği gerçekten bir izleyici olarak beni çok mutlu ediyor...En önemlisi dizimizin simgelerinin başında gelen Köşkümüzü bize hissettirebilmesi...O mekan her dizide kullanılan sıradan bir mekan değil çünkü...Cansız,bir anlam ifade etmeyen bir dekor olarak görmüyorum ben orayı...Aksine her santimetresinde yaşanmışlık olan...Bağrışların,kahkahaların,gözyaşlarının kısacası Hayatın insanlara getirdiği her sürprizin tek ortağı olarak görüyorum...Şunuda unutmamak gerekiyorki bu yaşanmışlıklar görünüşte altlı üstlü oturan İki Ailenin başından geçenler...Bu zorunlu durum ve herzaman birlikte yaşamak zorunluluğunun yanstılması çok hoşuma gidiyor...Aslında bu hislere kapılmamda Senarsitlerimizinde payı çok büyük...Dediğim gibi herşey kağıtta durduğu gibi durmuyor...Gönül vermek,emek vermek ve bir miktarda tecrübe istiyor...Yönetmenimizin başarılarının devamını diliyorum...
Eveet Görünen kahramanlardan bir kaçına değindikten sonra gizli kahramanlarımıza gelelim...Gece'den Sabah'a...Sabah'tan geceye bu yapımda emeği geçen Tüm Set ve Montaj ekibimize Teşekkürlerimi gönderiyorum...Başarılarının devamını diliyorum...
İyi akşamlarr İki Aile Ailesiiiiiii:)
İyisiniz inşallah!!Beni sorarsanız ben karmaşık duygular içindeyimmm...Size müjdeli haberim varr bu haftalık sınavlarım bittii yarın evdeyimm ve bütün gün başınıza bela olabilirmm nihahaha!!!!!Ay neyse,kötü haber için de önümüzdeki sınavlara bakıcazz diyim siz anlayınn:img-hyste
Günlük hayatımdan raporumu sunduktan sonra artıkk İki Aile'yle ilgili bişeyler yazmanın vakti geldi kanımcaa....
Pelinden başlayalım bakalımm...Güzell güzel sorular hazırlamışş bize,cevap vermemek olmaz dimii????
***Eda Serpil’in hastaneye kaldırıldığını nasıl öğreniyor?Oğuz Eda’yı arayıp haber mi veriyor yoksa başkasından mı duyuyor Eda? Yoksa Oğuz eve gelince mi söylüyor, Eda sonraki günlerde mi gidiyor??
Bence önce Oğuz Eda'ya söylemekten çekinirr bü yüzden de Eda'yı arayıp haber vermezz...Zaten ayrı olmasalar derimm belkii Eda'yı arayıp yanlış anlaşılma olmasın diye haber verebilirdi ama şimdii sözde de olsa ayrı oldukları için bence aramazz...Eda'nın nasıl öğreniceğine gelincee bencee Damla kafenin açılışına yetişememesinin sebebini sormak için Oğuz'u arar,Oğuz da Damla'ya hastanede olduğunu söyler.Biraz daha ayrıntıya girmek gerekirse;
Oğuz Damla'ya panikle sadece "hastanedeyim" der.Damla da panik olur ve "Ne hastanesi!" falan derr...O sırada Eda duyarr,Oğuz Damla'ya açıklamaya çalışırken Eda telefonu Damla'nın elinden alır,"Noluyo Oğuz Bey neyiniz var "falan derken bi yandan da didişirlerr:
-Yok bişeyim yaww,müsade edersiniz anlatıcammm!
-Ay madem bişeyiniz yok,ne hastanesi,koskoca adam,hiç böyle şakalar yakışıyo mu Oğuz Bey,aşkolsun yaniii,yüreğim ağzıma geldii ....
-Eda Hanım,Eda Hanım!Bi susunn,şaka falan yapmıyorum efendim ben!Serpil kaza yaptıı onu hastaneye getirdikk herhaldee!
Böyle öğrenebilir bencee:)
***Eda’nın son sözleri, Oğuz’a yaptıklarından pişman olduğunu ve Oğuz’un sabrını zorladığını farkettiğini gösterdi... Eda Oğuz’a nasıl yaklaşacak? Ya da hala yaklaşmayacak mı? Oğuz Eda’ya ne tepki verecek? Eda’nın söylediği sözler elbette havada kalmayacak...
Bence bunun için iki seçenek var:
Birincisi;ya Eda bu yukarda bahsettiğim Serpil olayını öğrendikten sonra Oğuz'a hoşgörülü davranarakk yumuşadığını belli edicek!
İkincisi;tam tersi olarakk Serpil yüzünden Oğuz'u kıskandığını belli ederek sözlerinin arkasında olmadığını ima edicek...
Oğuz'un tepkisi hakkındaysa hiç birr fikrim yokk hiç bilmiyorum vallaa,ya zaten hiç bilmiyoruzz daa yani,benim tahminim de yok bu konudaa!!Anca saçmalarım yanii!Ama bugünkü saçmalama limidimi sınavda doldurduğum içinn şu anda saçmalayamıycamm:img-hyste
***Serpil felç mi olacak? Ve olacaksa eğer, felç olması neler getirecek?
Evet sanırım Serpil felç olacak:icon_sorr Serpil'in felç olmasıı her ne kadar klasik olsa da bencee şöyle bişey olabilir yanii Eda ve Oğuz ikisi birden vicdan azabı çektikleri içinn Serpil'i evlerine alırlarr,ona evlerinde bakmaya başlarlarr hele bi de bu felç geçici bi felçse eğer(böyle bişey olabilir mi bilmiyorum ama!)Eda ve Oğuz'un Serpil'i eve alıp bakmalarıı ihtimali daha da artarr...Tamam yok artık diyosunuz ama Eda'nın vicdan azabının büyüklüğüneü de unutmayınn vicdanını rahatlatmak için böyle bişey yapabilir:)Daha sonra ise Serpil köşk hayatını böyle ayrıntılarıyla görünce o bile,bizim gibi,kendisini köşk ahalisi sevdalısı olarak bulabilirr.Böylece de Serpill,kendisinin deyimiyle,Eda'ya karşı neden kaybettiğini daha iyi anlarr...Bu durumda tatlı aşıklarımızın arkasında ilerde hatırladıklarındaa onları üzecek bir hatıra kalmazz.Çünkü ne demişler(ki bence çok doğru bi laf) başkalarının hüznü üstüne mutluluk kurulmazz(ya da böyle bişey iştee anladınız sizz:))
***Efe-Yaman ikilisi arasında neler olacak? Efe ne zaman ve nasıl köşke dönecek? Yoksa uzun süre babasında mı kalacak?
Hımm işte zor bi soru daha valla bu konuda da hiç bi tahminim yokk boş bırakıyorumm:)
***Bu bölüm Eda-Oğuz yakınlaşması olur mu? Olursa nasıl gelişir?
Bana nedensee bu bölüm Eda Oğuz yakınlaşması Serpil yüzünden olucakmış gibi geliyo,inanması çokk zor ama...Birbirlerini suçlu olmadıklarına dair ikna etmeye çalışacakalarrr böylece yakınlaşma olabilir...Ayrıca kız isteme olayı da onların tatlı tatlı didişmelerinin yanında,bir de Oğuz'un Damla'nın çocukluğunu düşünmesine neden olur bu da Eda ve Oğuz'un çatıda hoş bir, çocuklarının anıları sohbeti yapmasını sağlayabilir:)
***Bölüm sonu ne olacak? İpucu yok..
Hakkaten hiç ipucu yokk yaa valla...Eğer özete güvenerekk hareket edersekk (ki pek tavsiye etmem:))o zman bölüm sonu;Oğuz'un kız isteme hususunda fikrini açıklaması,ya da açıklama üzere olmasıdırr...Açıklamak üzere olması değildir sanmıyorum çünkü senaristlerimiz bu yöntemi tercih etmiyorlarr,daha çokk açıkladıktan sonraa eyvah napıcaz diye bizi meraktan merağa salıyorlarrr:)
Evettt uzun zamandan sonra bir usturuplu tahminle daha aranızda oldumm,bi iki saat sonraa enlerle birlikte aranızda olucammbye
41 Kere maşallah nazar değmez dizimize inşallah…:happy0064
Merhaba arkadaşlar keyifler nasıl umarım herkes iyidir?Tek derdi yoğun geçen okul hayatı ve dersleridir…Ben birkaç gün bakamadım ve de yorum yazamadım ..
Valla yorum yazacağım ama söze nereden başlayacağımı bilemiyorum..En iyisi en başta yaşanan komik ama yine de üzücü kazadan başlayayım…Evet evin neşeli rengi Ferit kendini feda edecekti Eda ve Oğuz birbirlerine girmesin diye…Merdivenlerde Oğuz beyin arkasından sessizce “Oğuz bey” demesi ve Oğuz’un arkasını dönüp Ferit’i görmesi Ferit’in “Abi ne haber” Oğuz “ Senin ne işin var burada?” ve o anda Ferit’in hop Oğuz beyin üzerine devrilmesi Oğuz’unda Eda’nın üstüne düşmesi :img-hyste bağırışlar çığlıklar .Ferit’in bir ara Damla’ya nasılsın demesi yerde acı çekerken…Oğuz’un “ Sana ne ondan "diye söze girmesi ve hastane sahnesi…Kameraların bir Eda’ya bir Oğuz’a bir de Ferit’e gidip gelmesi orada yaşanan tartışmalar atışmalar gerçekten çok komikti:img-hyste ….Ferit’in yatış şekli yani…Valla o kadar güldüm ki ama hemen arkasından Efe’nin evden ayrılma sahnesine gözlerim doldu..Daha öncede dediğim gibi gözlerim hep Timur’un üzerindeydi…Ağlaması ve mutfağa gidip abisinin adını silmek istemesi göz yaşlarımı tutamadım ve ağladım…:((Bravo Akçahan bana bu duyguları yaşatıp Müge ablanı ağlatıpın için)
Sonrağıma Serpil’i es geçiyorum gerçekten yaptıklarını artık umursamıyorum ben onu çoktan gönderdim uzaya…:)
Gelelim Merve ve Ceren’e evet o kadar güzel plan yaptılar ki tebrik ediyorum onları Eda’yı kısa sürede olsa mutlu ettiler…Hele Eda’nın ablası Eda’yı cafeye getirmek için söylediği yalan. “ Cafenin su boruları patlamış” Eda’nın panik olduğu an…Ve cafeye girdiğinde yüzündeki tatlı şaşkın ifadesi :)…İzlerken içimden bir ah çektim…Böyle abla ve böyle komşu çocukları var mıdır acaba komşularını mutlu etmek için elinden geleni yapan…(Bravo Merve ve Ceren)…Tahir ağanın cafeye aldığı plazma televizyona ne demeli....
Of Serpil ve Oğuz’un yemek sahnesine hiç dokunmak istemiyorum gerçekten sinir bozucuydu..Serpil’in Oğuz’un arkasından yaptığı..Final…Serpil’e yine de kötü bir şey olmasın derim çünkü o dizinin cadısı pek sevmesek de ölmesin ..:
Evet arkadaşlarım benden şimdilik bu kadar ben isterim ki sizler gibi uzun uzun yorumlar yazıp yazdıklarınıza ortak olayım of of….Şimdi yorumlarınızı okudum …Öncelikle…Pelin..
Alemsin sen biliyor musun?Yorumlarını okurken çok gülüyorum…Eda ve Oğuz ayrılığından söz etmisin ben de üzülüyorum ama Buğra’nın da dediği gibi bu dizimizin ömrünü uzatır…
Ama ne yalan söyleyeyim fazlası da beni sıkar..Yine de bizim dizide ayrılıklar bizi ve beni fazla sıkmıyor Ferit gibi birisi olduğu sürece….(Allahım bana da Ferit gibi birini nasip et..Amin…):img-hyste
Nerde kalmıştım ? Ecem’de ben de merak ediyordum valla nerelerde diyordum hatta aynı semtte oturduğumuz halde yolda bile karşılaşamadığımız Ecem derslerinden fırsat bulup ta gelip yorum yazmış…Nuray’ın yorumları ah ah bak hala gülüyorum Nuray ..Pelin ve senin yorumlarına bitiyorum.....:good:
Sevgili Murat (sondakika) seni diğer dizideki yorumlarından tanıyorum ve hayırlı teskereler diyorum…Beş ay su gibi gelip geçsin…Of geç kaldım galiba ben bu yazıyı yazarken Murat askere gitti bile…Özür dilerim
Merve canım hayırlı olsun dershanen derslerini iyi çalış ve sınıfını geç..yorumunu beğendim..Ha bu arada..Tiyatro kursunda hayırlı olsun…:img-wink:
Nur’cum yorumların ve yazdıkların için ellerine sağlık canım..İnşallah ikimiz sete gideriz ve sana dediğim gibi oradaki havayı ben de alırım..Gerçekten çok merak ediyorum..
Tosinka gerçekten çocuklar için ne güzel şeyler demisin öyle…Evet mesala kızılötesi babasına “babacım sen neden Eda abla ile evlenmiyorsun?ben Efe’yi abim Timur’u da kardeşim gibi görüyorum..babacım babacım lütfen Eda benim annem olsun.”Ah artık Oğuz bey bu lafın sonunda Merve’ye ne der acaba?.. Tosinka valla çok teşekkürler…Çok güzel bir hayale kapıldım…
Nuray tekrardan hoş geldin..:happy0064
Evet birazdan sevgili Buğra’nın enleri ile tekrardan burada olacağım..bye
dilara-1905 12-04-07, 19:46 ferit sonunda köşke geri döndüüüü ollleeeyyyyyyyyyyyyy
çok komikmti ya feritin merdivenelrden dşüşü o hastanedeki kavgalarıııı oğuz değnekle ferite vuruooo eda oğuza su atıoo :D:D
Merhabalarr geri döndümm tekrar vee bu haftanın acısını çıkarmaya devam ediyoruzzz hadi bakalımmmm!!!
İKİ AİLE 41.BÖLÜM EN'LERİ...
1-EN Beğendiğiniz Sahne...?...3-EN Güldüğünüz Sahne...?...
Vallaa bu ikisi içinn aynıı sahne benim için kesinlikleeee, tabii kii hastane sahnesi...Ya bu kadar muhteşem bi sahne olabilir mii yawww!!!Buğra'nın da dediği gibi favori sahnelerim arasına girdi...Kesinliklee hala hatrıladıüğımda gülüyorum yaa!!Böyle çılgın bi hasta topluluğu görmemişlerdirr herhaldee...Yazık adamlar da korktuu valla doktora acıdımm yanii...Mesleği bırakıcaktı nerdeysee...
-Adam delii galibaa!!
-Kadın çok farklıı sankiiii....
Heleee Eda ve Oğuz Allah Allah ile Allah Allah yaww arasındaki farkıı tartışırkennn Ferit'in "Yaa ne kadddar saçma bişey tartıştığınızı farkında mısnızz????" demesine koptummm sonunda biri bunu onlara söyledi yawww:img-hyste
2-EN Beğenmediğiniz Sahne...?...
Bu bölüm en beğenmediğim sahne Eda'nın Atinin koluna girmesii...Yani o sahnede hiç bir mantık yoktuu,tavır yapması gerekn Eda diil Oğuz'du ikincisi isee Eda Ati'nin niyetini artık anlamıştı açık açıkkk....Bilmiyorum sadece o sahne açısından düşünürsekk eğleceliydi ama konu bütünlüğü açısından gariptiii...Belki Oğuz'un Eda'yı daha da merak etmesini sağlamak maksatlı olabilir ama yine dee alakasızdı yanii....
4-EN Duygulandığınız Sahne...?...
Tabii ki Timur'un duvardaki "Efe "yazısını silmeye çalışmasıııı...Gerçekten müthiş bi sahneydii Akçahanı da tebrik ediyoum tekrar,çok başarılııydıı..Yüzünü buruşturması falann hiç "bayağı" değildii...Süper yaww vallaa:img-yes:
İKİ AİLE 41.BÖLÜM ŞIK-RÜKÜŞ...
1-EN Şık Bayan...?...Hımm bu bölüm en şık bayann Damla'ydıı objektif olma gerekirsee...Gerçi Eda'nın daa çok amaçlı tacını göz ardı edemeyizzz...Tac sektöründe yeni bi çığır açtı maşallahh!!!
Tac sadece saça mı takılırrr,hıh ,cahil insanlar nolucakk ,siz ne anlarsınız bi de Oğuz Bey'i yıldırma gücü olarak kullanılabilirr ,hıhıh ama siz nerden biliceksinizz !!!!:img-hyste
2-EN Rüküş Bayan...?...
Sanırım Seda diycemmm herkes farketmiştir herhaldee Efe'ye sarılırken ojelerini falannn...Anın duygusallığını bozduu o derece yanii :)
3-EN Şık Bay...?...
Oğuzzz!!...Eee Ferit'in de dediği gibi:
-Abii siyah çokk yakışmışş böylee sportif...atletikk...güzıl ..olm...yaniii...
4-EN Rüküş Bay...?...
Rüküş bay yok galibaa yaww yoksa ben mi bulamıyorumm şimdiye kadar herhalde bi iki hafta anca yazmışımdırr rüküş bayyy neysee:)
Evett şimdi de birazz konuyu değiştirelim:
Buğra Hayri'nin haberini getirdiğin için sağol valla ben de merak etmeye başlmaıştımm hatta sordum galibaa ama ya da sorduğumu zannediyorummm cevap alamadım galibaa :)İyi oldu öğrendiğimm inşallahh bi daha bu kadar ayrı kalmak zorunda olmayızzz Hayri'dennn...
Ve Mügee Hoşbuldumm:)Evett forum ahalisi hep birlikteee Aminnnnn diyoruzzz Müge içinnn...İnşallah bulursun Ferit gibi birinii biz senin arkandayızz(ne demeksee???)
kissorkill 13-04-07, 11:44 Dün rüyamda gördüm iki aileyi ama değişik biçim de.
Mahkemeden sonraa zmn geçiyo herkez büyüyo çocuklar felan.sonraa efe arabasıyla geziyo zmn geçtikten sonra ilk onu görüyorum.sonra birden önüme resim çıktı.efe ve timur büyümüş.ceren ve merve büyümüş oğuz ile eda önlerinde duruyodu .
sonra rüyamda ağlamaya başladım izlerken .
Çok Kötüydü yaaa...
Selam Herkese ...
Sonunda cuma gününe geldik ve ben rahat rahat oturabildim bilgisayarın başına...Özetede sıra geldi sonunda;
Kazadan dolayı kendini suçlayan Oğuz hastanede Serpil’in yanındadır.Ancak Serpil’in durumu iyi değildir.Hayati tehlikeyi atlatsa bile felç olma ihtimali vardır.
Beklenen bir gelişmeydi zaten ama çok klişe olmuş yaw. Burada kötülere hiç bir şey olmazı bize kanıtlasalardı daha iyiydi:)Daha az zaman kaybı olurdu Eda oğuz için...
Kaza haberini duyan Eda’da hastaneye gelir, oda Serpil’e ettiği beddualar yüzünden vicdan azabı çekmektedir.
E tabi ne olursa ne yaparsa yapsın üzülüncek bir durum normal bir tepki edadan, ama iyi tarafınan bakmak lazım Eda da oğuzda hastanede birlikte:)
Eda oğlu Efe’nin yokluğunu biraz olsun doldurabilmek için kendi yeni açtığı cafe’ye verir.
Evt artık kafeli bölümlerimiz başlıyor…Bu kafe daha nelere şahit olacak merak ediyorum:)
Ferit’in Damla ile olan birlikteliğine resmiyet kazandırmak için Tahir Ağa harekete geçer.Damla’yı Oğuz’dan istemeye karar verir ve köşke haber gönderir.Bunu duyan Oğuz fena köpürür.Eda ve Damla onu bir türlü sakinleştiremezler.Kara kara ne yapacaklarını düşünürlerken Oğuz gelmelerini kabul eder.Bunu ani karar değişikliği şüphe uyandırır.
Masallah bu ne hız…Damladan habersiz mi haber gönderildi köşke acaba:) damla izin vermezdi.Ama komik dakikalar bizi bekliyor bu sahnelerde…Artı Eda damla koalasyonu olcak ve şok karar oğuz gelmelerni kabul eder ne düşünüyor acaba oğuzun bir planı var ama yorum yok:)
Hastaneden ise iyi haber gelir.Serpil hayati tehlikeyi atlatmıştır ama henüz hastanın bilmediği kazanın getirdiği kötü bir süpriz vardır.Bu da Oğuz’un bir an önce hayatından çıkarmak istediği Serpil’den kolay kolay kurtulamayacağının göstergesidir. Ahh Ahh nazar değdirdim senaristlere ,klasik oldu burası biraz sanki… Serpilin oğuza ihtiyacı var oğuz vicdan azabı çekiyor eda vicdan azabı çekiyor en azından beraberce:) Neyse sonra Eda oğuzn mecburi serpille ilgilenişine ses çıkaramıyor falan filan ama serpilin tehlikesi yok artık.Atilla asıl tehlike:(
Tahir Ağalar Damla’yı sonunda istemeye gelir.Herkes Oğuz’un vereceği cevabı nefeslerini tutarak beklemektedirler. Sanırım bölüm sonu burasıdır .Nefeslerimizi bir hafta tutarız .oğuz hayır diycekte kuru kuru denmez yanında ne yapıcak ne kuruyor kafasında kocamn bir soru işareti…
Pelinin sorularınıda yanıtlamaya çalışiim biraz...
***Eda Serpil’in hastaneye kaldırıldığını nasıl öğreniyor?Oğuz Eda’yı arayıp haber mi veriyor yoksa başkasından mı duyuyor Eda? Yoksa Oğuz eve gelince mi söylüyor, Eda sonraki günlerde mi gidiyor?Bence biraz vakit geçince damla babasını arar nerde kaldın?diye .Oğuz da söyler böyle böyle kaza oldu diye eda damlanın suratından anlar bir şey olduğunu ısrar eder ve damla edaya söyler .Eda da hastaneyi öğrenip gider….yine eda kafedeyken öğrenip ama oğuzun şimdi gelme demesiyle daha sonrada gidebilir..
***Eda’nın son sözleri, Oğuz’a yaptıklarından pişman olduğunu ve Oğuz’un sabrını zorladığını farkettiğini gösterdi.. Eda Oğuz’a nasıl yaklaşacak? Ya da hala yaklaşmayacak mı? Oğuz Eda’ya ne tepki verecek? Eda’nın söylediği sözler elbette havada kalmayacak..
Bence hastanede yakınlaşcaklar tekrardan iki kişininde kendini suçlamasıyla.Bu hastane olayından fırsat buldukları ilk an Eda özür diliycektir. Çünkü gerçekten pişman oldu özür dilemesinin gecikmesi olaylara bağlı bence kendisinden bi problem çıkmaz.
***Serpil felç mi olacak? Ve olacaksa eğer, felç olması neler getirecek?
Serpil temelli felç melç olmaz bence sadece kısa süreli olur ne olcaksa.yoksa sürekli oğuz onun yanında bitmek zorunda ve dizi böyle fazla güzel ilerlemez. Gerçi Serpil iyileşince bile bu durumu kullancaktır eminim.
***Efe-Yaman ikilisi arasında neler olacak? Efe ne zaman ve nasıl köşke dönecek? Yoksa uzun süre babasında mı kalacak?Oğuzla Edanın arası düzelinceye kadar Efe gelmez bence.Babasıyla bir süre devam eder yaman kendini düzeltmeye çalışıor zaten … Bir yerde patlak verecektir ama bu köşkteki olayların düzene girmesiyle olur…
***Bu bölüm Eda-Oğuz yakınlaşması olur mu? Olursa nasıl gelişir?
Olur Bence dediğim gibi hastanede olcak bence Eda kendini suçlu hissedicek söylediği sözlerden dolayı ve yine her şeye rağmen oğuz desteği olacak…Bundan önce Eda özürde dilerse lokum gibi olur:)
***Bölüm sonu ne olacak?
Bölüm sonu ağzımız açık oğuzun ne diyeceğini yada ne yapacağını bekliycez tabiî kide damla ferit konusunda:)
Harfler kelimeler biraz karıştı ama gözüm kayıyor artık düzeltemedim:)
Arkadaşlar fragmanı gördüm :happy0064
Bu hafta güzel şeyler olacak evet...Damla'yı istemeye geliyorlar....Oğuz çok şaşırdı ve şok oldu...Eda yine Damla'ya destek oluyordu...Serpil'i filan göremedim ama bu hafta Damla ve Ferit umarım birbirlerine kavuşurlar..Oğuz Damla'yı Ferit'e verir...:happy0064
Herkese iyi geceler...Forum çok sessiz kalmış bugün...Herkes nerde?Umarım iyisinizdir....bye
biraz önce fragmanı verdiler. kısa bir fragmandı. 25 sn kadar. kayıt ettim ve ilgili siteye yükledim.
ferit, ve ailesi damlayı istemek için yüzük almışlar. ferit damlaya evlenme teklifi etmiş. önce eda ya söylüyo. eda babanın haberi var mı diyo. eda ve oğuz tartışırlarken damla onları susturuyo ve "baba bu akşam beni istemeye geliyolar" diyo.
fragman dış sesi
"iki ailede heyecanlı günler. sonunda tahir ağa duruma el koyuyor. ve kçşke gidip damlayı istemeye karar veriyor."
YerçekimliKaranfil 14-04-07, 00:57 Gecenin En Koyu Olduğu Bir Saatteyiz ve bne en sonunda 41. bölüm yorumumu yazacağım hadi bakalım :)
Öncelikle Gelenecği Bozmayı 41 KERE MAŞALLAH demek istiyorum
Herseyiyle çok dinamik çok renkli tamda bahar günlerine yaraşır 41in özelliğine yaraşır süper bir bölümdü.Geçen Bölümden kalan durgunluk Ve Yorgunluk silinivermişti.Ben neler hayal ederken ne buldum karşımda.Enn son Edayı çatı katında bırakmıştık o saçma ve anlamsız söleriyle ve bomba gibi başladı bölüm tam kavga başlayacakken ilkyardım ferit koştu bu aşkın imdadına bir yara daha almadan ufak sıyrıklarla atlatıldı neyseki.ufak değime bakmayın edanın üstüne 2 tane panda düştü o ayrı :img-hyste Of Of köşk çığlık çığlığa bir yandan birinin ayağı ezilmiş diğer yanda birinin kolu boynu ve tabiki kuyruksokumuzade ferit çok eylenceli sahnelerdi. : D
Hastaneye zor yetiştirdiler aman allahım oda ne üçünüde yanyana yatırmışlar :img-hyste durmadan birbirleriyle uğraşıyorlar o havada neler uçuşmadıki gelişleri gibi gidişleride olaydı doktor bile illalah çekti valla :img-hyste yanlız burda ferit beni kırdı gülmekten kuyruk sokumu yüzünden ters binmiş sandalyeyi birde o nebiçim yüz ifadesidir ya komiklk akıyor resmen yüzüden :img-hyste
olaylı bir günün ardından neyseki sabah oldu.Kardeşlerin birbirlerine son kez sarılıp uyumaları çok duygusal ve ince bir ayrıntıydı :img-in_lo
herkes üzgün efe köşten ayrılıyor .bu arada atide hemen bitmiş yahu orda bir ilgi bir ilgi edada mahsus yapıyor valla kızmaya başladım :icon_sorr kollarına girmeler filan noluyooo :D
en duygusal sahnelerden biri ise efenin köşten ayrılışı özellikle cerenin çok içten üzülmesi gözlerimi doldurdu :icon_sorr gerçek bir kardeş oldular artık onlar fakat eda yok ortada oğlun köşkten gitsin sen git atiyle kahve iç : D
şaka bir yana bir anne için katlanılması zor bişiy edaya buurda hak veriyorum
gelelim kızların moral verme operasyonuna ceren çk iyi düşündü ve herkes el birliğiyle bu günü organize ettiler .sedanın edayı "borular patladı"yalanı süperdi oyunculuğu tavan yaptı diyebilirim :img-hyste
"ay bari bir ruj sürseydin" :img-hyste
hey allahım birde ruju elinde taşımış gidekadar rujda ruj :img-hyste neyseki eda sürdüde rahatladı.ama çok iyi geldi bu açılış edaya.cerenin sponsorları açıklaması edanın o anlamlı konuşması. okadar bol malzeme vardıki konuş konuş bitmez bu böülümdü.
hı birde "beyaz gül" tabi nasıl unutulur edada mest oldu zaten ya romantik adam oğuz bilio işini :=)
Oğuz ve Serpil cephesindede durumlar baya karışıktı serpilin gönderdiği vurucu hediye ve ondanda vurucu bir not
Bazıları Düşürür Kırar Bazıları Yerine Yenisini Koyar
süper söz ama...Ne yazıkki oğuzun zaaflarını bilmesi hiçte iyi değil.
oğuz son kez buluşmaya çağırdı.ben heran oğuza birsey olacak diye belkerken serpil buldu cezasını.ilahi adalet işte.
oğuzun beyaz sarap yerine light cola içmesinide takdir ettim ayrıntı yine müthişti.serpilin yapmaya calıştığı aklınca kadınlık(bnce tam bir salaklık) çalışmaları işe yaramadı. Didem Uzele bayıldım yanlız lokanta sahnelerinde döktürdü.
vee o güzlim arabaya acıdım desem yeridir serpile hiç üzülmedim herkes ne kerese onu biçer keşke toptan bitirseydi ya işini şimdik sakat kalacak al belayı.
İŞte bukadar enlerr de sabaha artık baya bir geç oldu. Herkese Tekrar iyi geceler
Herkese Selamlar ve Sevgiler...
Güzel bir Cumartesi gününden Merhabalar...Boş vaktimi fırsat bilerek tekrar buradayım...Büyük ihtimal bu akşam giremeyeceğim için biraz erken geldim...Bu arada Pazar klibimizin montajı tamamlandı...Bilgisayarımda onun için hazırladığım özel bir klasörde sizlerin huzuruna çıkmayı bekliyor...Kimbilir belki bu gecede sizlere gönderebilirim...Neyse klibi geçelim fragmanımıza gelelim...İlk olarak Tarık_Naz arkadaşımızın sayesinde izledim...Cuma cuma izlemekte ayrı bir zevkmiş...Birkaç dakika öncesi ise Bir Pelin-Nuray işbirliği ile yeni ve uzun fragmanımızı izleme şerefine erişmiş bulunmaktayım...Yapım için Nuray'a...Yayın için Pelin'e kocaman kocaman Teşekkürlerimi göderiyorum...
Eee izlediğime göre şöyle bir yorumlamadan olmaz...Son bir kaç haftanın aksine insanın içini cıvıl cıvıl eden..İki Aile tadında bir fragman izledim...
KÖYÜMDE ŞENLİK VAR...KÖYÜMDE DÜĞÜN...
Eveet Fragmanımız Ferit'in bu güzel nağmeleri ile karşılıyor bizi...Bu güzel notaları nereden tanıyorum diye düşünürken kafamda bir şimşek patladı...Zaman tüneli aldı beni 10.Bölüm'e götürdü...Timur'un sünnet sabahı araba turundan önce Ferit bu notalar ile Köşkü inletmekle meşguldu...
42.Bölümde tekrar karşımıza çıkıyor...Bizim Ferit bastonla birlikte güzelce mutluluğunu paylaşıyor...Zaten Tahir ağa uzun zamandır bu müjdeyi bekliyordu...Dünden razıydı köşke gidip Damla'yı istemeye...Bu bölüme damgasını vuracağına eminim...Neşeli bir girişten sonra devam ediyorum...Şunuda söylemeden geçemeyeceğim Fragmanın başındaki Köşk ve Bahçe sahnesini çok beğendim...Havuzumuz su dolmuş...Rüzgar gülü dönmekte...İki Aile'deki hareketli günlere adeta şahitlik ediyor bizim tarihi köşkümüz...
KÖŞKTE NABIZ YOKLANIYOR...
Bizim Dillere Destan,Akıllara zarar Köşkümüzde hareketli ve Bereketli Günler başlar yeniden...Bu İsteme bombası adeta kopacak kıyametlerin,çığlıkların,kahkahaların ve bol didişmenin habercisi olarak sızmıştır köşkümüze...Damla'nın Eda ablası ile paylaşması ile herşey başlar...(Havucuda görmezden gelmeyelim lütfen...)...Benim en çok hoşuma giden durum komedisi bu andan itibaren başlar...Senaryo yazarlarımızın İki Aile-Tek Köşk Gerçeğini hiçbir zaman unutmamaları benim çok hoşuma gidiyor...Bu malzemenin getirdiği tezatlıklar ve zorundalıklar dizimizin en büyük silahı...Bizim Aşk merdivenleri-Aşk basamakları ismini verdiğimiz o tarihi basamaklarda güzel replikler var...Eda'nın Oğuz'la konuşması gerekiyor...
AŞAĞI OLMAZ...YUKARI HİÇ OLMAZ...EN İYİSİ TARAFSIZ BÖLGE...
Eveet ufacık ama şeker tadında bir inatlaşmaya şahit olacak bu gözler...İkiside birbirinden inatçı olduğu için edilecek bir söz bile nerelere gidebiliyor...Ama Fragmanın sonuna bakacak olursak Eda galip geliyor...Bizim Oğuz tıpış tıpış Eda'sının koltuklarına kuruluyor...
Ama Yine Ateşle Barut yanyana durmuyor ve kavga başlıyor...:happy0064 Ben daha ne isterimki...Bu didişmeler benim favori sahnelerim...Hepiniz biliyorsunuz...Ne kapıymış be...Ne kapıymış paylaşılamıyor...Her didişme...Her kavga geliyor Kapıda bitiyor...Bir Oğuz'un sinirlerine takılıyor birde bu kapıda...Kimbilir Oğuz'un en güzel çocukluk anılarının şahidi olduğu içindir belki...Ama Ne Demişti Bahar...Oğuz didişebileceği...Eğlenebileceği birini seçmiştir...O Bahar gerçekten kocasını tanıyormuş...Eda Asla varlığı ve yokluğu bir silik bir karakter değil...Oğuz'un başka versiyonu diyebiliriz...Geçen haftalara rağmen karakterlerimizin bu kadar tutarlı oldukları için senaryo ekibimize selam ve teşekkürlerimi göndermeyi bir borç bilirim...
Devam Edeceğim...AZ SONRA...
YerçekimliKaranfil 14-04-07, 13:08 Herkese iyi haftasonları :happy0064
hemen kaldığım yerden devam edelim ve "En"lerimize geçelim
En Beğendiğim Sahne
Hastane sahnelerini çok çok beğendim iki aile tarihinin en komik sahnelrine yerleşti zaten birçok arkadasımda benim gibi düşüyordu.hastane hastane olalı böyle hastalar görmemiştir heralde :img-hyste
Birde kılzarın moral organizasyonları ve mutlu finalle bitirme sahnelerindi eda ablalarının yüzünü güldürdüler tabi benimde bu sahnelerinde çok beğendim doğrusu :img-yes:
En Beğenmediğim Sahne
eda ve atiyi yanyana gördüğüm hiçbir kare hoşuma gitmedi özellikle cafede elini tutmaya çalışmasıı edanın koluna girmesi..ah bu kadınlar hep aynı taktik kullanıyorlar"kıskandırmak" :img-hyste
En Güldüğüm Sahne
bu bölümde okadar çok vardıki ama şöyle bir sıralama yaparsak ben en çok su ruj muabbetine takıldım :img-hyste
ay bari bir ruj sürseydin :img-hyste
En Duygulandığım Sahne
Efenin evden ayrılışıydı galiba çocuklarla devalaşması en çokta cerenle kucaklaşmaları bn bi garip oldum izlerken :icon_sorr
timurun abisinin ardından dışarı çıkmaması ve mutfaktaki yazıyı silmeye çalışması :icon_sorr
Şıklar Rüküşler
En Şık BaYan -Bu hafta Sıralamamda bir değişilik oldu neredeyse bölüm boyunca o mor geceliğiyle gördüğüm edayı ne yazıkki şık seçemiycem.bu haftanın en şıkı bence damlaydı özellikle cafedeki kıayfeti saçı ona çok yakışmıştıı :)
En RüKüŞ BaYaN- Galiba seda ablamız. artık su hep aynı modeli verdiği saçlarından bir an önce vazgeçmeli edayı rujda ruj diuye tutturacağına kendi sürsün daha güzel olur :img-hyste
En ŞıK BaY-Oğuz çok şıktı o boyundaki ve kolundaki sargıda çok şık aksesuarlardı :img-hyste
En Rüküş Bay- Yok galiba bulamadım bn :icon_whis
Birkez Daha Selamları gönderdikten sonra Fragmandan inciler yorumuma devam edebilirim...Dün Gece'nin aksine eklenen bayağı bir görüntü var...Fakat birşey dikkatimi çekti Serpil'in bu büyük kazası yok fragmanda...Kazayı geçtim kaza sonrası yaşananlar...Pişmanlıklar ve hayatın buna göre şekillenişini göremedim...Fakat bu durumdan hiçte şikayetçi değilim...Böyle Neşeli sahnelerin toplanması hem yeni izleyicileri çeker...Hemde Merak içindeki izleyicileri körükler...Vardır bir bildikleri dedikten sonra alıyorum elime büyütecimi tutuyorum Nuray'ın fragmanına...Gördüklerimide sıcağı sıcağına sizlerle paylaşıyorum...
Şimdi ufukta bücürlerimizin gergin dakikaları var...Eminim kendileri gibi ufak bir zamanda çözülecektir bir gerginlik...Dikkatimi çeken olayın Efe'nin seçimine kadar varması...Sebebi tam anlayamasamda ilk yürüttüğüm tahmin Timur'un tepkilerinin devam etmesi ve Merve ile arkadaşlıklarına kadar sıçraması...Timur2un yaşı tüm yaşananları net bir şekilde idrak edecek kadar büyük olmadığı için vermesi gereken normal tepkileri veriyor kesinlikle...Eee Kolaymı o güvendiği kale...Her bir metresi harç olarak sevgi,taş olarak güvenle örülmüş bu kalenin yıkıldığını düşünüyor...Abisinin kendisini sattığını düşünüyor...Çocuk aklı olay akışını böyle yorumluyor işte...,Asıl dikkatimi çeken o sahnedeki Efe'nin bakışları...Bir yeri inşaa edeyim derken diğer tarafı yıktığının farkına varıyor...Bundan sonra süregelen pişmanlıkları ve tamiri izleyeceğimizi düşünüyorum bu patlamadan sonra...Ne demişer Yağmurun sonu Güneş...Gecenin sonu gündüz...
TEKRAR KÖŞK'E SÜZÜLÜYORUZ...
Köşkümüzün kapısından içeri girer girmez yine bağrıltılar karşıladı beni...Eda ile Oğuz vitesi sona almışlar tam gaz devam ediyorlar didişmeye...Maşallah gözleri hiçbirşeyde görmüyor...Yemek yer gibi...Televizyon izler gibi...Hatta Kola içer gibi didişiyorlar...Öyle didişiyorlarki Damla'yı unuttular...Ta kii...Damla'nın ağzından dökülen ve bundan sonra yaşanacakların habercisi o söze kadar...:good: :good:
BU AKŞAM BENİ İSTEMEYE GELİYORLAR...
Offf offf Köşkümüzün Gürültüsü,patırtısı azmış gibi yeni bir bomba gümbür gümbür gelmekte...Eda'nın Ağzını açık bırakan...Oğuz'un gözlerinin boyutunu büyüten bu sözlerle fragmanımız sonlanıyor...Özete güvenecek olursak bölüm sonumuzda daha büyük olaylar bizi bekliyor....
Ferit...İlk önce Oğuz'un hayatına Sahtekar Ferit olarak girdi...Bağırdı,Çağırdı sonra kabullendi...Yada kabullenmek zorunda kaldı...(Eda hanım sağolsun...)...Şimdi'de Bu Sahtekar Ferit oluyor Damat Ferit...Herzaman Oğuz'unda dediği gibi "Her iş dönüyor,aolaşıyor Ferit'te bitiyor..."
Valla Ne diyeyim...Eğlencesi garanti...Duygusu ve Neşesi bizden Sevgisi,Enerjisi dağlara,taşlara sığmayan bir bölüm bizi bekliyor...Hep beraber yaslanacağız arkamıza bölümün keyifini çıkartacağız...Pazartesi sendromuna birebir...(Şule'ye Selamlar...)...
ay inanmiom simdi fragmani gördüm (nuraycim tskkler) ve saskina ugradimm.... Ferit damlaya evlenme tekliff edicekk!!! ve damlayi istemeye geliceklerrr..... Oguz kesin hayir dicek! :(
apple-core 15-04-07, 00:52 oh oh ne güsel herkes fragmanı görmüş bi ben göremedim sanırımmm:icon_sorr neyse bende az sonra tv nin başına geçip beklemeyi düşünüyordum:icon_whis bu hafta çok eğleneceğiz cnm çookk orası kesin ztn.yazdıklarınızı okuyunca iyice heycanlandım walla...off çabuk gelse ptesi yaaaa.gerçi okullarda açılıcak ama gelmese mi ne:img-hyste
Merhabalarrr İki Aile Ailesiii:)
İki gündür buralarda olmama rağmen hiç bi yorum yazmadığımı farketmemden ötürü dedimm "Eh artık yazıyıym bişeylerr":img-yes:
E tabii ki napıyoruzz öncelikle rica ediyoruzzz...Rica ederim arkadaşlarr ne demek Pelin'in üstün yardımlarıyla bugünlere geldikk...Pelin'e de bi alkışş lütfennnn:happy0064
Şimdi artık fragman yorumuza geçebilirizzz...Hadi bismillahh!!!(Ay Ferit'in "kendini yakması"aklıma geldi:img-hyste )
İlk sahnemizden başlayalımmm...İki hafta önce olduğu gibi bu hafta da Ferit'in neşeli sesiyle fragmanımızın açılışını yapıyoruzzz...Köyümdeeee şenlikk vaaarrr köyümdeee düüğünnn:happy0064 Hadi kalkın kalkın oturmaya mı geldik aa!!!Tağerr dede de coştuu Allaaahhh!!!Daha ne isterizzz!
Acaba bu konuma nasıl gelyiolar yaww..Daha geçen hafta küstü bunlarr...Herhalde Ferit kendisini affettirmek için "Ya ben onu demek istemedim sadece en azından babanla bi konuşıyım sözlenelim bi bişey olsun demk istt..yanii..." böyle bişey derr sonra da ipin ucu gelir zati...
Daha sonraki sahnmizz Ferit'in bir yüzüğee bakmasıı..Ama nası bakması bilmiyorum çünkü çözemedimm sinirli gibi ama sinirli olması saçma sanki birazzzi...Ciddi diyelim biz ona o zman...Biraz da eski tarz bi yüzük gibi sankii acaba Tağer dede vermiş olabilir mii "Al gelin kızıma bunu tak" diyerek,olabilir sanırım o zman bu bakışı da anlam kazanıyoo ciddi bi bakış atıyo çünküü hem şaşırıyo hem de duygulanıyoo...Tabir-i caizse "Kal geliyoo!":img-hyste
Ardından da Eda ve Damla'nın "Ferit" diye bağırmasıı vee Damla'nın "Ferit bana evlenme teklif etti" demesii...Bu sahne de muhtemelen Ferit yüzüğü verdikten sonraa Damla önce Eda'ya yüzüğü gösteriyo,muhtemelen de "Bil bakalım kim verdi" gibi bir muhabbet olur burdaa..Tabi böyle basit bi cümleyle değil ama bunu gibi bişey yanii:)
Veee dınınınımm işte toz pembe hayallerin bi anda uçup gittiği ann: "Damla bu durumdan babanın haberi var mıı????"
Sonra da söyleme çabalarına sıra geliyoo tabii kii..."Bi aşağı gelsenize konuşmamız lazımm!" ortada buluşalım da süper yaa koptummm,şaka mı yapıyo ciddi mi acaba????Herhalde Oğuz "Yok artık çocuklar gibi" deyip aşağı inmiştirr...
Şimdi ardındaki sahnede kafamıza bi soru işareti takılıyo...Neden,çünkü bunlarr kız istemeden bahsetmeleri gerekriken nasıl olup da kapı önünde didişmeye başlıyolar...Çözebilmiş değilimm ...Konunun Ferit'le alakasını kurmaya çalıştım ve "İstediğimi de içeri alırım" lafından Ferit'i kimin içeri aldığı hususunda tartıştıklarını anlayabiliriz..Yine de pek emin olmamak lazım çünkü tatlı aşıklar bi didişmeye başladılar mıı lafın neresinden girip neresinden çıkacakları pek belli olmuyoo...Mesela yemeğin tuzlu olup olmadığından çıkan bir tartışmada kendimizi birden çatı katında Ferit'in yaşamasına kimin izin verdiği tartışmasında bulabiliriz...O yüzden temkinli olmak lazımm:img-hyste
Ve yine kendilerini böyle bir tartışmaya kaptırmışken Damla bombayı patlatıyoo (o sırada eline dikkat sağ elini üstündekiyle(artık neyse tam anlamadım) kapatmaya çalışmışş sanırım yüzük takılıı(ay ben de yüzüğe taktım eheuehu... ))
"Baba bu akşam beni istemeye geliyolarr" Daha kimin istiyceğini bile bilmeden Oğuz'un yüzündeki dehşete dikkat,bi de müstakbel damat Ferit oluncaa...Halini düşünemiyorumm;)
Şimdi de ufaklıklara gelelim Timur'un isyanı devam ediyo tabiiii,Yazık iki küçükk kavga etmişlerr Ceren de Efe'yi suçluyoo ...Bu suçlamalar devam ederse Efe'nin Ceren'e durumu anlatması yakındırr...Bu da nedense Efe'nin annesine dönmesini Ceren sağlıycakmış gibi bi izlenim uyandırıyoo bende ama bilemiyorum yine de hayırlısı diyelim;)
Evett fragman yorumumuzu da tamamladıkk,artık gönül rahatlığyla ders çalışabilirizz:) Kolay gelsin hepinizeebye
arkadaşlar oya nerde ya ben bişilermi kaçırdım onu göremiyorum bi kaç bölümdür.bilgilendirirseniz sevinirim
dilara-1905 15-04-07, 16:17 vayy be damla ve ferit ewlenioooooooo tab oğuzz ewt derse:D:D ama demessee damla ile başı fecii derde girer oğuzun inş. bi zorluk çıkarmassssss süper bi haber bu yaa:D:D
ya bu serpilde ne yapışkanmış abi kurtulamıozz bi türlü çiyandan bu sefer durumu ağır tabiii ama ossun rahat bırakmıoki bir türlü :( umarım ii çıkar hastaneden aam oğuz ve edayıda rahat bırakır ama özete göre ölee olmicakk
timur ve merve neden kafga etti acaba yaaa timur bilmio tabi efenin neden babsını seçtini abisine asıl abim beni sattı diodu yani merveye dioduda efede arkasındaydı merve ağliodu neden tartıştılar acaba yaaa ? :( ? :S cerende efeyi kızıodu seçimin küçücük çocukları ne hale getirdi diee aslında efe cereen sölese tmm merve ve timura olmass ama cerene söleyebilir bnceee eda ve damlanın fragmandaki tepkileri çok komikti yaa:D:D
oğuzu merdivende çağırması hele ortada buluşalım filann çok güldümm :D :D
arkadaşlar oya nerde ya ben bişilermi kaçırdım onu göremiyorum bi kaç bölümdür.bilgilendirirseniz sevinirim
oya diziden ayrıldı bi programdada sölemişti zaten çıkıcanı yerini sedaya bıraktıı oyanın çıkkmasına bende üsüldüm aslında nekadar ii arklarda eda:img-blush oğuz aşkınada az yardım etmedi yani hem erginde yalnız kaldııı :(
YerçekimliKaranfil 15-04-07, 22:52 Herkese İyi geceler gece kuşunuz ben yine herzamanki saatimde burda olmanın haklı sevincini yaşıyorum :happy0064 :happy0064
öncelikle nuraycım fragman için çok teşekkürler :img-wink:
FRAGMANIMIZA GELECEK OLURSAK
Şenlik Var Şenlik Var Bizim Köşkte Şenlik var :img-hyste çok eylenceli bir fragman olmuş ne diyeyim hazırlayanın ellerine sağlık.
Bizim damat ferit sonunda evlilik yapıyor damlaya iyi yapmadıyor bence ama olsun.Çok erken olduğunu düşünüyorum ben zaten daha o kumar olayı patlayacak sorunlar diz boyu.En büyük sorunu unutmayalım oğuz ! :img-hyste
damla heyecanını ve mutluluğunu eda ablasıyla paylaşıyor iyi güzelde oğuza nasıl diycekler bu haberi zaten tahir ağa o biçim çoşmuş durumda kaç aydır istediği şeydi sonunda muradına erecek.:)
eda ve oğuza dönecek olursak bunları iki dakika boş bırakmaya gelmiyo yine didişme yine didişme biri diyor yukarda konuşalım diğeri aşağıda aslında ortası en güzeli olurdu ama :img-hyste Neyseki Yer sorunu atlatıldı ama o da ne bu seferde kapı :img-hyste o kapının bir dili olsada konuşsa ne kavgalar ne tartışmalar edildi o kapı yüzünden :img-hyste tam olarak niye olduğunu anlamadım ama çok güzel ve bol bol güleceğimiz sahneler :img-yes:
Ve fragmanın sonu damlanın baba beni istemeye geliyorlar demesiyle oğuzun şaşkın edanın korku dolu yüzleriyle fragman sona eriyor :img-hyste
fragman aslınnda çok kısır olmuş sadece isteme olayı üzerinde durulmuş ben en çok serpili merak ediyordum neyse buda güzel olmuş galiba meraklansınlar diye yaptılar bunu :)
Merhabalar:happy0064
Bugün büyük gün....Herkes bu bölümü merak ediyor biliyorum...Tabi ki ben de...Bugün aslında Damla'nın günü...Bu bölüm de Allahın izni Peygamberin Kavliyle ile ersinler muradına..Oğuz bir şey yapmasın..İçimden bir ses Damla ve Ferit'in isteme olayı vasıtası ile Eda ve Oğuz'da arası düzelecek gibi diyor ama bakalım..
Zaman sayacı: 2 saat :happy0064
paçiii_melos 16-04-07, 16:28 Merhabalar arkadaşlar
Bakıyorum da bugün burda hiç kimsecikler yok. Dizimizin yeni bölümünü gerçekten çok merak ediyorum. Çok az kaldı ama sabırsızlanıyorum. Serpil'in kazası hariç bizi çok komik bir bölüm bekliyor. Bir de Kız isteme olayı olunca Oğuz'un kız babası olarak tavırlarını çok merak ediyorum. Zaten fragman da çok komik olucağı belli :)
Zaman Sayacı : 1 Saat 30 Dakika
BeyazGelincik1980 16-04-07, 17:07 allahim buraya da bugün yorum yazmak nasipmis ya, cok mutluyum...
bu bölüm gercekten cok güzel olacak...cünkü...
:happy0064 Köyümde şenlik var Köyümde düğün :happy0064
insallah bu isteme töreni kazasiz belasiz atlatilir...malum asabiyet su anlar köskde diz boyu...hele oguz'un siniri yeri gögü inletiyor vallahi...
yine bir kapi didismemiz var :img-hyste...fragmadan izledigimde cok güldüm izlerken herhalde daha bir gülerim...kapida ne kapiymis be...o kapinin daha cok cekecegi var bizim tatli asiklarimizdan...:img-hyste
bende bu isteme töreninde Müge'nin düsüncelerine katiliyorum...benim de icime dogdu sanki...bu olay bizim tatli asiklarimizi yeniden birlestirecek gibi geldi...insallah hislerimizde yanilmayiz Müge'cim...izleyip görecegiz artik...
heyecan yine doruklarda...herkes dizi saatini bekliyor, benim gibi...o zaman gelsin artik vakit, degil mi :img-wink:
herkese iyi segirler diliyorum bye
Herkese Merhabalar...Yepyeni bir Hafta'dan Selamlar...
Günler su misali akarken hayatımızdan,yine geldi çattı güzel bir Pazartesi...Kimimiz yoğun bir başlangıç yaptık dinlenmek için koştuk buraya...Kimimizde Güzel geçen bir günün ardından mutluluk saçmak için çaldı forumumuzun kapısını...Tüm Arkadaşlarımıza Mutlu Haftalar diledikten sonra biraz da günün anlam ve önemine uygun satırlara geçmek istiyorum...
Aslında bölüne dair söylenecek pekte birşey kalmadı...Artık söz sırası saat 20.00 sularında Startv'de...Fakat son yorumlar diyelim bir daha süzülelim hikayemizin üzerine...
Şunu söyleyeyim bugün Fragmanı Televizyondan izleme fırsatına ulaştım...Fragman başındaki Köşk Sahnesinde birşey dikkatimi çekti...Bizim dillere destan havuzumuza fiskiye takmışlar...Su doldurmuşlar...Sanki yazdan kalma güzel bir gün gibi...Çok hoşuma gitti sizlerle paylaşmak istedim...Birde Ayak sesleri yavaş yavaş duyulan bahar aylarına selamları iletmek istedim bu vesileyle...Kollarımızı açtık bekliyoruz valla...
Kıyafetlerimizin ağırlığı azaldıkça heyecanımız yükselmekte...:good: :good:
Neyse Fragmanda yer almayan önemli bir olay Serpil'in akıbeti...Özeti okuduktan sonra tüm bölümün bu eksende şekilleneceğini düşünmüştüm...İtiraf edeyim bu durumda rahatsız etmişti beni...Fakat fragmanı izledikten sonra görüyorumki Köşkte haraketli günler bizimde içimizi kıpır kıpır edecek...Gerginliğin yanına komediyi ve sıcaklığıda eklemeyi biliyor bizim senaristlerimiz...:good: :good:
Eda-Oğuz aşkının cephesinden bakacak olursam bu hafta her ikisindende bir hamle beklemekteyim...Yoksa bizim forumumuz dahil kısık gelen sesler yükselmeye başlıyacaktır...Didişmelerin yanına aşkıda yoldaş edeceklerine eminim bu hafta...Tabi o kapı önü didişmesinin değeri benim gözümde ayrıca büyük...Fakat aşktan sapılmaması gerekiyor...
Fragman ve Özetimiz dar olduğu için tahminlerde kıt geliyor farkındayım...Forumumuzdaki bu birkaç günlük sakinliğin sebebinide buna bağlıyorum...Fakat içimizdeki heyecan dakikalar eridikçe büyüyor...Şimdilik benden bu kadar...Dizi sonrasıda tekrar burada olacağım...Sıcağı sıcağına yorumlarımı paylaşacağım sizlerle...Şimdi Zaman Sayacına bağlanıyoruz...(Zaman Sayacı sizdeyiz...)...
Zaman Sayacı: Son 45 Dakika...
_seboist_s 16-04-07, 17:19 Merhabalar iki aile ailesi nasılız bakalım?? =))
Sorumun cevabını biliyorum ya neysee heheh... Yahu iki aile olurda bozuk moral kalır mı hiç? bugün benim canım çok sıkkındı valla tek ilacım tabikii ??? İki aile:D
Yine yeni bölüm öncesi birşeyler yazayım dedim.
Öncelikle bir mail paylaşmak istiyorum sizinle... Pelincim (tiçırım:D) Sende bilirsin Aslı Başar'a bir mail attım. İki ailenin tatilinin ne zaman olacağını sordum... Malumunuz sadece bir ay tatil olacak diye biliyorduk ama gelen mail biraz kafamı karıştırdı... Sizlerle paylaşayım yorumlarınızı da alalım... (maili demin okudum bende cevap gelmiş tiçır:D)
"15 Haziran son yayın.1 ay tatil var.Eylül yeni bölümler...."
Valla ben hiç birşey anlayamadım... Haziranda tatile giriyormuş. Bir ay tatil varmış ama yeni bölümler eylüldeymiş... Nasıl olacak ki bu? Bir ay tatil varsa 15 temmuz olması gerekiyor yeni bölümlerin.... Acaba tekrarları mı izletecekler yazın?? Ya da Eylülde yeni bölümler denmesinin amacı, "Yazın da yeni bölümler var, Eylülde de yeni bölümler var" demek mi? Ben açıkçası anlayamadım... Galiba bir mail daha atıcaz bu gidişle:D
Neyse arkadaşlar fikirlerinizi bekliyorum sizlerinde hatta sizde mail atında tam anlayalım durumu yoksa artık bana cvp yazmayacaklar eheh sürekli mail atıyorum yahu... =))
Son bir saatimiz bekliyoruz valla... Geçen haftaki bölüm süperdi yine öyle bir bölüm olsun istiyorum... Ama geçen hafta beğenmediğim şey Eda ve Oğuzun Küs Olarak Sürekli Didişmesi... ben onların artık barışmasını istiyorum öyle didişmeler daha tatlı oluyor bence... Umarım bu bölüm düzelir öyle bir ümitle izleyeceğim (aslında ümitlerim suya düşcek gibi amma nesee)... Senaristlerimize saygılarımla birlikte bu görüşlerimi de iletiyorum;)
Ayy arkadaşlar dün başıma ne geldi bilseniz... İki defa merdivenlerden düştüm...:D Bu kadar mı olur yahu?? Bende ayağımı incilttim topallıyorum:D (eda 2) Bugün okulda takılıyor arkadaşlar... İki ailenin bu kadar etkisinde kalma yahu diye... Eheh ayy ne diyaloglar vardı bilseniz durun birini yazayım hemen...
Annem: Kızım sen izleme artık bu diziyi EdaN merdivenlerden yuvarlandı diye sende mi yuvarlanmak zorundasın ya:D
Ben: Ayy anne ne alakası var şimdi?
Annem: tesadüfün bu kadarı yani... Bak işte televizyon nasıl etkiliyor günümüz insanını (Öyle bir dalga geçiyor ki anlatamam)
Arkadaş1: Üstüne iki tane panda da düştü mü bari??
Ben: Yok ya eheh... ben zaten baktım iki tane panda düşmedi, ben iki defa panda gibi düştüm :img-hyste
Arkadaş2: Şule, hani şu iki aile başlamadan önce bir işaret çıkıyor ya her yaştan izleyici izleyebilir diye...
Ben: ee?
Arkadaş2: İşte oraya not etmeleri lazım Şule hariç...:D Abi kız çok etkisinde kalıyo ben napiyim...
Ben: Alla alla yaa
Arkadaş2: Bakınız şekil bir işte alla allahmış...
Ben: Alla alla değil bikerem o alla alla ya...
Arkadaş2: Ayy amann afedersin nasıl unutmuşum:D
Ben: Yok yok ben karar aldım...
Arkadaş3: Ne kararıymış o?
Ben: bundan sonra öyle merdivenden düşmek gibi tehlikeli sahneler olursa söyliycem "evde denemeyiniz yazsınlar" çoluğu var çocuğu var, evde deneyeni var eheh
Arkadaş3 : Hehh şöyle yola gel
Ben: neden be?
Arkadaş3: Kendinle dalga geçmeye başladın bakıyorum e tabi doğruları kabulleneceksin ...
Ayy daha neler neler varda bukadarı yeter eheh... Yazdımda yazdım yavv hiç özel kalmadı eheh... Neyse arkadaşlar ben daha fazla uzatmadan gireyim mevzuya eheh Allah'ın emri :D Şaka şaka...
TÜM İZLEYİCİLERİ İYİ SEYİRLER; BOL EĞLENCELER DİLİYORUM!!
"15 Haziran son yayın.1 ay tatil var.Eylül yeni bölümler...."
Tekrardan Merhabalar...Bakın Şule'nin şu son mesajını okuduktan sonra tekrar yazmam kaçınılmaz oldu...Şule bu bilgi için Çok Sağol...
Ben hemen kendi fikrimi söyleyeyim Şule...Şimdi 15 Haziran Son Yayın...(Bu arada 15 Haziran'da Cuma'ya geliyor...)...Neyse orasını karıştırmayalım...15 Haziran'dan sonra dizimiz tatile girecek...Oyuncularımız 1 ay tatil yapacaklar...15 Temmuz'da çekimler yeniden başlayacak...Fakat o çekilen bölümler Eylül Ayında yayınlanmaya başlıyacak...Kısacası yüklü bir Stok çekim yapacaklar Yaz ayında...O bölümler tükendikten sonra Yeni Yayın döneminde çekimler kaldığı yerden devam edecektir...Bu arada Eylül ayı gibi yoğun bir ayda çekimler olmadığı için oyuncularımız özel işlerini halledecekler...Ör:Kitap çalışmaları...Tiyatro çalışmalar Vb...
Şule işte benim kafamda böyle bir tablo oluştu...Mantıklı geldi...Bilmem ne dersin...Böyle olması aslında en mantıklısı...Hem izleyici hem oyuncular açısından...Biz yine o yazın güzel günlerindeki sıcacık çekimleri izleyeceğiz...Onlarda yoğun yeni yayın dönemini rahat rahat kullanabilecekler...
Bu arada Geçmiş olsun...Dikkat et Şule...Valla bu yaşadıklarına nasıl güldüm...Paylaştığın için Teşekkürler...:good: :good: (Valla iyi Senaryo yazarsın...Arkadaş1...Arkadaş2...Arkadaş3)...:good : :good:
Zaman Sayacı: Son 15 Dakika...
Merhabalarrrr...Oh ohh bütün gün boşmuş burası akşam akşam coşturmuşsunuzzz bundan bölüm sonrasıı burasıı coşucak anlamını çıkarabilir miyiz acaba????Neşemizi bulucaz desenizee:happy0064
Hımm nerden girelim lafa Şule'nin sorusundan girelimm:
"15 Haziran son yayın.1 ay tatil var.Eylül yeni bölümler...."
Evet gerçekten ilginçç...Acaba e-maili atan arkadaş forumdan haberdar da böylee çetrefilli bişey yazıyım, bunlar forumda kafa patlatsın demiş olabilir mi kendi kendine...Ben de okur eğlenirim falann....:img-hyste Olabilri yanii sudoku gibi mübarekk nereye çekersen gelir yanii...Buğra'nın dediği en mantıklısıı,ben de katılıyorumm vee e-maili atan arkadaşın tuzağına düşmüyorumm:img-hyste
Şimdi efendim bölümden öncee son bi kez aklımıza gelenleri sıralayalım bakalımm...Herhalde bu bölümde Serpil dışında bi hüzün olmıycakkk,(Serpil'e de üzülen birini bulursam alnından öperimm ya da öpmem canım banane,üzülmeye yer aramayın o kadar aaa!!)Onun dışında full komedi bir bölüm izliycezzz:img-hyste Ve bu yüzden de son sahne ne yazık ki hüzün olucakk bizi yine sinirlendirecek bi sahne olucak galibaaa:icon_sorr Bu da muhtemelen Oğuz'un kız istemeye cevabıı..Bunda bizi acayip bi sürpriz bekliyo ama hadi hayırlısıı...
Evett 10 dakkada anca bu kadar kusura bakmayınn...
Zaman Sayacı: İyi seyirlerrr
sen şimdi yandın eda :img-hyste
ya harika bir bölümdü.gülmekten çatladım.serpile hiç üzülemedim nedense.çünkü asıl şimdi bela olacak :img-yes: Oğuz un iki arada kalma macerası yeni başlıyor.bu bölümde bol bol eda oğuz atışması izledik.onlar kadar güzel kavga eden bir çift daha yok.harikalar ya.oğuzun kapı takıntısı,eda nın kıskançlıkları...vs bu bölümün espirisi eda dan geldi bence :
oğuz : kim istemeye geliyo ?
eda : seferoğulları
:img-hyste :img-hyste
en beğendiğim repliklerden biri de oğuz un odasında geçti.en son cümle süperdi : "sen çabuk unutulacak kadın mısın ? " :img-wink: :happy0064 ve orada da oğuz un çıplak yakalanışı çok komikti :img-hyste
ve daha bir çok detay.aklıma geldikçe yorumlıycam.
Ferit in evlenme teklifi tıp tarihine geçecek cinsten :img-hyste
ama oğuz un vermemesi çok kötü oldu.zaten belliydi ama o da çok inatçı ya.gerçi sonunda kabul edecektir ama Damla nın kalbini kırdı bir kere.:img-in_lo
İYİ AkŞAMlAR ...
:)Çok güzel bir bölümdü ya sonunu saymazsak tabe ,yine son yine son bi atraksiyon yaratmasalar olmuyor yani...Eda yapma etme dedim tabi duyulmuyor neyse...Edanın suçu yok Atiyi ortadan kaldırmak lazım Oğuz acayip sinir olcak ...İşler almış başını yürümüş Eda hanım alla alla diyip gider valla.Neyse akşam akşam girmiyim buralara çıkamam gerçekten güzel bir bölümdü bol tartışmalı ama şeker tartışmalı bir bölümdü.Damlaya üzüldüm bide ama babasını tanımıyor mu dellenir dellenir hayır mayır der sonuçta kıramaz kızını bu kişi Ferit olsa bile...Teklifte süperdi reddetcek kapı bırakmamış Ferit ama şimdilik askıda kaldı...
Kahve sahnesi olsun ,Edanın oğuzu iğnemeleri olsun daha neyi kıskanıyorsa :) çok hoştu neyse bu gecelik kısa bi geçeyim dedim :)
Herkese Merhabalar...Eveet Bomba gibi bir bölümün ardından Tekrar buradayım...Ama lafın gelişi falan değil gerçekten bomba gibi bir bölümdü...Her saniyesi dolu dolu,içeriği ise yüz güldüren sıcacık bir bölüm izledik...Ben Çok Beğendim...Ayrıca süre olarakta geçen haftalara nazaran daha uzundu bu hafta...
Öyle komik sahneler vardıki bu hafta...Tabiki sizinde tahmin ettiğiniz gibi Köşkteki İsteme töreni o kadar komiktiki...Valla bölümdeki favori sahnelerim oldular....O türk kahvesinin kitabını yazdı Oğuz ile Tahir ağa...(Pes doğrusu ben böyle bir höpürdeme duymamıştım...)...Tüm sahnelere ayrıntılı bir şekilde değineceğim...
Serpil'in kaza sonucu sakat kalmamasına çok sevindim...Çok büyük klişeye düşerdi dizimiz...Neyseki endişelerimiz yersiz çıktı...Yüzünün parçalanması felçliğe göre daha orjinal bir akış olduğu kanısındayım...Sağolsun diğer yerli diziler bu tür hikayeler ile bünyemizi fena halde sarstıkları için hikayenin bu yöne kayması çok hoşuma gitti...
SEN KOLAY UNUTULACAK KADINMISIN...
Oğuz'un isteme gecesinin ardından Yatak odasında Eda ile yaptığı kavga'da çok hoştu...Tüm replikleri çok beğendim..."Sen kolay unutulacak kadınmısın" lafından sonra Eda'nın yüz ifadesine ve yürüyüşüne dikkatinizi çekerim...Yağ gibi eridi adeta...
Bu senaristlerin attığı ilk adımdı...Yavaş yavaş aralarındaki buzlar eriyor...Zaten tüm bölüm içine yerleştirilen didişmeler beni çok güldürdü...Hastanede başladı...Köşkte alevlendi...Oğuz'un odasında son buldu...Hastanede hemşirenin kavga etmelerinden endişelenip güvenliği çağırması beni çok güldürdü...Maşallah tüm hastaneye yayıldı ünleri...:good: :good: :good:
Bir diğer dikkatimi çeken sahne ise Köşkün içinde Eda ile Oğuz'un...Köşkün dışında Merve ile Timurun didişmeleriydi...Bu sahne kurgu olarak çok güzel düşünülmüştü...Ortaya traji komik bir portre çıktı...Valla kapı önündeki o didişmeyi çok beğendim...
Bölüme dair tek bir eleştirim var...Oda geçen haftalarda bahsettiğimiz o canlı renkleri ben bu bölüm maalesef göremedim...Işığı bu hafta yetersiz buldum...Umarım tek haftaya mahsus bir aksaklıktır...Güneşli hava'nın avantajları bahçe çekimlerinde çok iyi kullanıldı fakat köşk içi sahnelerde aynı başarıyı göremedim...
Yorumlara devam edeceğim...
Tekrardan Merhabalar...Bölüm yorumlarına tam gaz devam ediyorum...Bölümdeki enerji sanırım bana geçti...Bölümümüzün hakkını vermek istiyorum...
Diğer dizilere inat yaparcasına işlediler Hastane sahnesini...Dram'ında...Komedinin'de tek yönlü işlenmeyeceğini göstren ender yapımlardan bir tanesi İki Aile...
Ani bir hamle ile Ferit-Damla ve Eda'nın yolunu hastaneye düşürdüler...Asıl sebep kaderin bir oyunuydu zaten...Eda ile Oğuz Hastanede'de olsa bir geceyi dipdibe geçirdiler...Oğuz Eda'nın üstünü örttü...Desteğini aldı...Ve suçluluk duygusundan bir nebze olsun kurtuldu...Aslında o gece birçok hesaplaşmanın yapıldığı özel bir geceydi...
Biz şunu gördüm...Bir annenin ahı alındıktan sonra ilahi adalet cezayı 24 saat vermeden kesiyordu bile...Tabiki bu hızlandırılmış bir örnekti...Ama verilmesi gereken mesaj nasılda tetris kutucukları gibi yerine oturmuştu...Eda öyle bir karakterki kendi ettiği beddua'dan üzülecek kadar düzgün bir karakter...Eda'nın Anası dermiş...Nekadarda doğaldı o sahnede...
Neyse konuyu dağıtmadan hesaplaşma gecesine biraz daha değineyim...Oğuz'da o gece vicdanı ile hesaplaştı...Kavga ettikten sonra bunların yaşanması kafasındaki "NEDEN"..."ACABA" sorularını gündeme getirdi...Ama Ergininde dediği gibi onun ilacı yine Eda'ydı...
Özellikle bir sahne vardıki Hastanede...Burada yönetmenimizi tebrik etmek istiyorum...Serpil gece yarısı sedye ile çıkarken Eda uyuyordu...Yönetmenimizin açısı ile uyuyan Eda'yı ve yüzü parçalanmış Serpil'i aynı kadrajda gördük...Burada Yönetmenimiz diyalogsuzda bazı duyguların verilebileceğini gösterdi...
Benim çıkardığım anlam...İnsan ne yaparsa kendisine yapar...orada sandalyede uyuyanda olabilirsiniz...Sedyede yatanda...
Seçim tamamen bize verilmişti...
O Gecenin sonunda doğan yeni gün edilecek evlenme teklifine...Havalarda uçuşacak atışma repliklerine ve bol höpürtülü bir türk kahvesine şahitlik edecekti...
Kahvaltı sofrasında Eda'nın Ferit'e sarılması çok doğaldı yine..."Gel ablam ben sarılayim sana" işte doğallık budur...Senaristlerimiz kavgada son sözü kimin söyleyeceğine birkaç haftadır odaklandılar...Benimde çok hoşuma gidiyor...
NOT:Nuray...En Güldüğün Yerleri Bekliyorum...
Serpil'in geçirdiği kaza ve ameliyata rağmen çok eğlenceli ve komik bir bölümdü. Bu kötü durumu çabuk kapattı senaristlerimiz. Yani felç olmayacağı çabuk anlaşıldı. Serpil'in yüzündeki izler Oğuz'a bela olacak biraz ama bu durumuda uzatmazlar diye düşünüyorum.
İclal Hanım'ın yüzündeki üzgün ifade gülmesi gereken bölümlerde kendisine engel oldu. Birkaç bölüm önce özel hayatındaki gelgitlerin de desteğiyle çatıda Oğuz'dan ayrılma sahnelerini ne kadar gerçekçi oynamıştı. Bu bölümde bazen gülerken zorlandığını hissettim. Kötü günleri çabuk atmasını diliyorum.
Gelelim karakedi Atilla'ya. Bölüm yine döndü dolaştı karakedi Ati'ye dayandı, dönüyor dolaşıyor Ati'ye dayanıyor.:img-haha:
Atilla'nın paketi erken geldi ama bikaç dakika sonra da Oğuz'un paketi kapıdan girecek bence. Atlayacak ya herşeye Oğuz'dan önce. Duramadı yine Ati Bey. Pes de etmiyor gıcık. :fighting2
Merhabalaaarrr bu haftaa önce yorum yapmak yerine ilk En Çok Güldüğüm Yerleri yazıyım dedimmm..Malum yetişmeyebilirrr eheueue...Gerçi ben yine didişmelerii tam olarakk yazamıycam ama olsun yine de oldukça fazla....
İşteee Enn Çokkk Güldüğümm Yerlerrr...
Bu hafta Ferit'in breakdans yaparken sakatlanmasıyla başlıyoruzzz...Ya keşke biz de görebilseydik yaa ama düşünmesi bile beni yeterincee güldürdü yanii...
Sonra da Tağer dedenin haykırışlarıı:
-Lan hödük,hödük" altı seneye kim öle kim kala" böyle şey denir mii???
İşte Tağer dededen bir inci daha:
-Atı o kadar çok sevdi ki kendini hala beygir zannediyo,kişniyo arada!!!!!
Hastanede:(Bu arada Eda'nın Serpil'in hastanede olduğunu öğrenmesi için de çok orjinal bi fikir bulmuş senaristlerimizz tebrik ediyorum:happy0064 )
Hemşire: Eyvahhh!!! Hepsi bir araya gelmişlerrr!!!
Adam(kim olduğunu anlamadımm) Napçazz??
Hemşire: Biz nolur nolmaz güvenliği çağıralımm!!!
Daha sonra bölümümüzün ilk didişmesii( Eh be hemşire abla şom ağızlı mısın nesinn????)
Oğuz: Evime de siz aldınız zaten Eda Hanım!!
Eda: Evime değil evimize...Hem ayrıca başkalarına gelince sabahlara kadar hastanelerde beklemelerr,Ferit'e gelince kara vicdanlıı!!!!
Burda Ferit'i itip çekmeleri de süperdiiii:img-hyste
Ertesi sabah:
Ceren:Ferit abi ailemizin dolandırıcısı her köşke lazımmm!!!!
Daha sonra Oğuz'un başta Ferit'e iyi davranmasıı ama sonunda yavaş yavaş değişmesii ya bi konuşma" teşekkür ederim"den "Ya da kimseye sarılma Yunanistan'a gol mü attıkkk Allah Allah yaa!!!" noktasına nasıl gelirrr ben çözemedimm..O yüzden şu anda da arayı dolduramıyorummm:img-hyste
Sonra da Ferit'in Tahir Ağa'nın evine gitmesi vee Melahat'in cıngar çıkarmasından sonra:
Tağer dede: Sen Damla'nın peşinden gittin Oğuz da seni bu hale getirdii!!!!
Ferit:Yok yaww ayağım bertildii(Yaw bizim böyle bi hoca varr biz de diyoz ne demek acaba,bu anlama geliyomuş demek kii:img-hyste )
Ardından:
Ferit: Açık söylemek gerekirseeben hala Damla'ya evlenme teklif etmedimm!!
Tağer dede: Çüşşşş!!!!!(Süperdi yaaa burasıı koptummm:img-hyste )
Sonra da Seda'nın hint usûlü yemeğe yorumu: (Gerçi ben de bilmiyorum ama :img-hyste )Bam kaşarr huştt!!!
Ve iştee günün bombasıı huzurlarınızdaa dınınınımm: Uzmanımız Feritttt
-Ee merhaba arkadaşlarr sizz bu kutsal meslekkte olduğunuzz içinnn ...Hepinizee sayg..Ben bugün sizee vücüdümüzün bağırsak dalak böbrekk kıl tüyy saççç....Bunların en önemlisi hepsinin olduğu needir oo!!Bedenimiz diimi???Evet BEEE-DEENNN!!!!Bedenden daha öenemli ne var bedenin tamalayann nee ruhhh!İsteyen not alabilirrr(Bazılarının defterlerini çıkarmasıı çok komiktii:img-hyste )Evett ruhh!!!Ruh gibi ruh ikizi de önemlidirrr:happy0064
Ve ardından evlenme teklifii vayy be Ferit helal olsunnn!!!!!!
Hoca da süperdi yaa!!:Damla'cım bi cevap versene dersin uygulamalı kısmını aksatıyosunnn!!!!
Sonra evdee:
Oğuz'un geldiğini görünce Damla'nın çığlığı çok komiktii yaaa:img-hyste
Oğuz eve girdikten sonraa ilk didişmede en çok koptuğum yerr:
-Bak bak kibarlığa bak kesin altından bişey çıkacakk!
Ondan sonraki sinir hastası muhabbeti nasıldı ama???
-Ay sinir hastasısınız sizz-siz sinir hastası ettiniz benii-siz doğuştan sinir hastasısınızz--tabi tabi...(bunu bi benzeri sinir deliyle yer değiştirerek gece de yaşandıı:img-hyste
Devamı az sonraa!!!!
merve_gülben 16-04-07, 21:10 herkese iyi geceler.. nasılsınız bakalım.. ben çok iyiyim çok güldüm kendime geldim.. göbeğim çatladı hatta abartmıyorum bir ara kendimi yerde buldum:img-hyste :happy0064 çok ciddiyim.. o kadar çok güldüm.. o isteme anından ve oğuzun vermemesine kadar kendimi bir o kanepeden bir o kanapeye zıpladım.. acaba ne diyecek vericek mi_? bir ara bir baktım çekytaın üstündeyim televizyon aşağımda kalmışş.. :img-hyste :happy0064 kaybettim diyorum ya sizi kendimi kaybettim... haketen annem diyo ki seninde oğuz gibi kafana bir huni alıp dolaşman lazım.. ne bu hal diyor diziden sonra.. yorumlar yapıyoruz.. ama çok güldüm yaahele şurda;
Oğuz:kim geliyor istemeye?
EDA:SEFEROĞULLARI..:img-hyste :img-hyste :img-hyste
ayy yaa bu nasıl bir cevaptır... gülmemek elde değil..oğuzun da gerçekten bir kız babası gibi hayır vermem,açmam kapıyı demesi.. babamıda cesaretlendirdi.. ekranda ohh çok iyi yaptı demez mi ben asla vermem.. şaştım kaldım ya.. oğuzunda dediği gibi geçen bölümlerde(30.blmde) ee yavrum ben kız babasıyım öyle kolay kolay kız vermem köşkün önüne hendek kazarım deve ile atlatırım kız veriyoruz kasasıylaportakal vermiyoruz herlade... :):img-hyste neyse bu gecelik bu kadar ayrıntılara yarın inş. giricem...görüşmek Üzere..
NOT:BUĞRA valla çabuk bekliyoruz özeti.. ebn sabırsızlandım yaww.. o güzel sahneleri tekrar izlemek için can atıyorum.. kolay gelsin valla sanada zor yaa.. neyse sen zaten biz demeden bitiriyorsun işi.. evelallah:D:D bekliyorum şahsım adına söyleyeyimde..:img-hyste iyi geceler...
Birkez Daha Selamlar...Yorumlara Devam Ediyorum...Hemen Ferit'in Evlenme Teklifi öncesi kareleri gözlerimde canlanıyor...
Tahir ağa ve Melehat bu sahnede çok başarılılardı...Tahir Ağa'nın o manevi değeri trilyonlarla ölçülmeyen yüzüğü Ferit'e vermesi eminim sizlerinde yüreğinizi titretmiştir...Melehat'ın biz imam nikahı kıydık demesi sevginin...Gerçek sevginin yalnızca kağıt üzerinde olmadığının en büyük ispatıydı...Ferit Rahmetli Annesinin'de gücünü,yüzüğünü alarak fırtına gibi operasyon'a başladı...Damla'nın sınıf ortamınada ilk defa şahit olduk...Hoca'yıda kafalayan Ferit sahneye çıkar ve gösteriye başlar...Beden,Ruh ve Ruh ikizine bir güzel getirir konuyu...Tabiki Damla'nın kabul etmesi çok normal o ortamda...Resmen arkadaşlarının yanında gururu okşandı...Hoşuna giden bir jest oldu...Ferit bu işleri çok iyi biliyor valla...Ben Hoca'yıda çok sevdim...Bölüm oyuncusunu çok güzel seçmişler...Bravo...O içten gülümsemesi yine bana o eski türk filmlerindeki sısacık yardımcı karaktlarleri anımsattı...:good: :img-yes: :good:
İşin en zor kısmını bilmem söylememe gerek vardı...
KÖŞKTE KIZILCA KIYAMET KOPAR...
Offf Kopmaz olurmu...Eda o kadar söz vermesine rağmen her fırsatta Oğuz'la kapıştı...Onların yaşam biçimi olmuş sanırım..."Arka" Kapı önünde başlayan didişme "Ön" kapıda bir güzel sonlandı...(Ama nasıl sonlandı...)...Köşkte geçen bu sahneler çok hoşuma gidiyor...Tam merdivenlerin ortasında buluşan Eda ile Oğuz'un didişmesi uzunca bir süre devam eder...Tabiki o bomba sözler dökülene kadar...:good: :good:
İşte kesinlikle asıl eğlence buradan sonra başladı zaten...O konu yine döndü dolaştı tarihi kapıya takıldı...Yine kendini kaybetti her ikiside...Bu sahneler gerçekten çok güzel yazılmış sahnelerdi...Büyük bir keyif ile izledim...
Bu bölüm Timur'da döktürdü bence...Önce okuldaki tepkisi...Ardından Oğuz'a verdiği ders benim çok hoşuma gitti...Saç stilide çok yakışmış...Oğuz'un çocukluğundaki mutlu günlere kadar getirdi olayı...Pes valla...Fakat kesinlikle Timur karakteri o köşkteki olaylara yaklaşım olarak en farklı bakan karakter...Küçük yaşına rağmen herkesi bir güzel silkeliyor...
Kapı önü kavgasına bağlayacak olursam yine Haklı taraftaydı...:img-yes: :good: :img-yes: Zaferi Kazanan Ferit Taraftarlarının Oğuz'un arkasından bakışları bana şu sözü hatırlattı..."Son Gülen iyi Güler"...
Harika bir bölümdü.Sınavlarım dolayısıyla geçen hafta izleyememiştim. Ama bu hafta ki bölüm değdi ...Süperdi...En çok da Damla'nın istendiği zaman güzeldi.Tahir Ağa ile Oğuzumun kahve höpürdetişleri:img-hyste Bardakların devrilmesi, Oğuzun Edaya yaptığı kompliman ( SEN UNUTULACAK KADIN MISIN?)
En en en en en en beğendiğim sahne tabiki de Ferit'in Damlaya evlenme teklif anıydı...Nerde öyle cesur erkek ve nerde öyle anlayışlı hoca....:img-hyste
Ben pek yorum yazamıyorum.Sizin yorumları okumak güzel oluyor (hazıra mı konuyorum ne...:img-yes: )
punk princess 16-04-07, 21:32 Beklediğimize değen bi bölüm oldu bence:
*Bi kere ferit'in evlenme teklifi süperdi valla o sahnelerin gizlikahramnını da unutmayalım :hocamız:img-hyste
*Timur akçahan 2 bölümdür süper oyunculuk çıkarıyor oğuz'a :Sen küçükken burda gerçekten mutlu muydun?Şimdi herkes mutsuz demesi çok güzeldi orada oğuza verilebilecek en güzel cevaptı.
*oğuzun edaya sen unutulacak kadın mısın demesi
*cerenin dolandırızımız ferit her köşke lazım demesi
*kız isteme sahnelerine söz yok ama ayıp ettin oğuz demek istiyorum sen hiç usul erkan(:img-hyste )bilmez misin hiç öyle söylenir mi tahir ağaya
*tahir ağanın ferit'i azarlaması:img-hyste
*serpilin felç kalmayacağını tahmin etmiştim ama ilk defa da bu bölüm serpil'e acıdım gerçi hasta yatağında hala oğuz nereye gidiosun falan dedi ama hadi hasta diyelim fazla üstüne gitmeyelim:icon_whis
*ve bölümümüzün kara kedisi ati bitiş sahnesinde çok kötü bir bakıştı o ya:icon_whis
*ve tabi ferit'in müthiş müzik şöleni köyümde şenlik var.....:happy0064 :happy0064 :happy0064
YİNE HER ZAMANKİ GİBİ SÜPER BİR BÖLÜM İZLEDİK SİZLERDE BENİM GİBİ BU BÖLÜME HAYRAN KALMIŞINIZ YİNE TÜM AİLEMLE BERABER YENİ BÖLÜMÜ SEYREDERKEN EVDE MİSAFİRİMİZ BUNDAN 25 YIL ÖNCE ONUNDA ABLASINI İSTEMEYE GELECEKLERİNİ BABASI DUYDUĞUNDA AYNI TEPKİLERİ VERDİĞİNİ DİZİYİ İZLERKEN KENDİSİNİ BUNDAN 25 SENE ÖNCESİNİ HATIRLAYIP TEKRAR O ANLARI YAŞADIĞINI BİZLERE ANLATTI.BENİM SİZLERE BUNU ANLATMAMIN NEDENİ DİZİMİZİN DOĞAL GERCEKÇİ VEDE YAŞADIĞIMIZ HAYATLAR SUNDUĞUNU SİZLERE GÖSTERMEKTİ AMACIM . DEMEKKİ DİZİMİZİN BAŞARISI BU AYRINTILARDA SAKLI !!!!!!!!!!!!!!!!:img-wink: SEVGİLERİMLE İYİ AKŞAMLAR
Merhabalar...Birkaç Dakika Mola'dan sonra parmaklarımı çalıştırmaya devam ediyorum...
Bu yorumumda Atilla'dan bahsetmek istiyorum...Nedendir bilinmez son iki haftadır bende Atilla Antipatisi oluşmaya başladı...Hatırlarsanız bu kadar haftadır hep onu savundum...Her bakışına ve davranışına bir kılıf buldum...Fakat bu haftadan sonra ben birşey diyemiyorum...Aşk'tada bir gurur olmalı...Nekadar seversen sev,ne yaşanmışsa yaşansın artık bundan sonrası yüzsüzlüğe girer diye düşünüyorum...Eda'nın hayatında hala Oğuz'un olduğunu bile bile neden kendinede bir yer edinmek için uğraşır hiç anlamıyorum...Bundan sonra dost olamayacakları belli...Tek bir sebep kalıyor sönen külleri alavlendirme çabasıdır bundan sonrası...
Umarım çocuklarının gelmesini ve bundan sonraki yaşamınıda bu umudun peşinden sürüklemez...Bilmiyorum Senaristlerimiz Atilla karakteri üzerinden nereye gitmeye çalışıyorlar...O farklı bir karakter olarak girdi dizimize...Hatta davranışlarından,kişiliğinden ötürü Atilla Hayranları oluştu bizim Ailemiz'dede...Bu yüzden tez zamanda bir çekidüzen vermelerini bekliyorum...
Neyse birkaç Haftadır Atilla düşüncelerimi biriktirmiştim...Bu hafta sizlerle paylaşmak istedim...:img-yes: :img-yes:
Şimdi Köşkteki o güzel başlayan geceye gelmek istiyorum...Bu Köşkte yaşanan herşey bir başka tad veriyor bana...İlk olarak Köşk ahalisinin hazırlanmaları,her odaya girerek o atmosferi hissetmemizi sağladı...Süslü kızların heyecanı...Eda'nın hazırlığı...Oğuz'un yeni saç modeli...Timur'un küçük robot üzerindeki elbiselerini alışı yüz gülümseten karalerdi...Bu tür ayrıntıları karakterlerle paylaşmak duygularını daha net anlamamızı sağlıyor...Ceren ile Merve'nin Damla'ya desteği çok hoşuma gitti...Aynanın karşısından ayrılmadılar maşallah...Ardından Damla'nın annesinin resmine bakarak şans istemeside komedinin içine küçük bir hüznün yerleştirilmesiydi adeta...Emre Kınay'ın röportajlarında dediği gibi karakterlerin kişiliği çok net çizilmiş...Kalın kalemlerle çizildiğini düşünüyorum...Damla diğer kızlara nazaran annesine çok daha düşkün...Hiçbir şartta unutmuyor...Nasıl güzel bir ayrıntıdır bu...Tebrik ederim...
Birde kapı çalınca köşk içi haraket çok güzel yansıtıldı...Şunu söyleyeyim Eda bu tür gecelerde kapı çalınca fena halde telaşlanıyor...Muhtar geldiğindede aynı telaşı östetmişti...Bu seferde üst kata kadar fırladı...
Oğuz Eda'yı...Eda Oğuz'u gördüğü andaki müziğin değişmesi ve bakışmalar harikaydı...Yine ufak çaplı bir elektiriklenme oldu...Eee Yaşananlar kolay unutulurmu...
Az sonra Devam edeceğim...
Nuray...En Güldüğün yerlere bende çok güldüm...Sağol Valla...İkinci parçasınıda bekliyorum...Belki ben bu satırları yazana kadar çoktan göndermişsindir...
Zeynep...Video özet konusunda içini rahat tut...Posta kutunda bil...:good: :good:
YİNE HER ZAMANKİ GİBİ SÜPER BİR BÖLÜM İZLEDİK SİZLERDE BENİM GİBİ BU BÖLÜME HAYRAN KALMIŞINIZ YİNE TÜM AİLEMLE BERABER YENİ BÖLÜMÜ SEYREDERKEN EVDE MİSAFİRİMİZ BUNDAN 25 YIL ÖNCE ONUNDA ABLASINI İSTEMEYE GELECEKLERİNİ BABASI DUYDUĞUNDA AYNI TEPKİLERİ VERDİĞİNİ DİZİYİ İZLERKEN KENDİSİNİ BUNDAN 25 SENE ÖNCESİNİ HATIRLAYIP TEKRAR O ANLARI YAŞADIĞINI BİZLERE ANLATTI.BENİM SİZLERE BUNU ANLATMAMIN NEDENİ DİZİMİZİN DOĞAL GERCEKÇİ VEDE YAŞADIĞIMIZ HAYATLAR SUNDUĞUNU SİZLERE GÖSTERMEKTİ AMACIM . DEMEKKİ DİZİMİZİN BAŞARISI BU AYRINTILARDA SAKLI !!!!!!!!!!!!!!!!:img-wink: SEVGİLERİMLE İYİ AKŞAMLAR
Cyrus Merhaba...Öyle güzel bir konuya büyüteç tuttunki şimdi...Benimde bölümde en çok hoşuma giden sahnelerden bahsetmişsin...Bu sahneler aslında çok derindi...Birkaç açıdan bakabiliriz...
İlk olarak Damla'nın cephesinden Şöyle bir bakalım...Genç olmanın verdiği heyecan ile kalbi pır pır attı tüm gece...Babasının dudaklarından çıkacak iki cümleye baktı...Kahve yaparkenki heyecanı...Süslenmesi...Kızlardan destek istemesi yine öyle doğal tepkilerdiki...Hiçbirindede büyük abartılar yoktu...Sevmenin verdiği cesaret ile Gözü kararmış ama sonuca ulaşamamış bir Damla izledik...
Oğuz'un açısından bakacak olursak...O zaten ayrı bir konu...Geçmişte yaşananlarda onun hafızasının en tehlikeli odasında duruyordu...Tabi bundan önce Kız babası olmanın gerektirdiği tepkileri bir güzel hissettirdi bize...Aslında Oğuz akıllılık yaptı...Baştan kabul etmeseydi tepkisinin bukadar kesin olduğuna inandıramazdı...İşi son hamleye bırakıp tüm köşk sakinlerini ters köşeye yatırdı...Onunda tepkileri bir yere kadar haklı aslında...Ne diyeyim...Kız babası işte...
Tahir ağa cephesi ise en üzücü cepheydi...Ağa'lığın getirdiği büyüklük sebebiyle boyun eğemezdi...Gereken tepkiyi verdi ve geldiği gibi dimdik çekti gitti oradan...Onuda çok iyi anlıyorum...Oğlunun böyle bir evlilik yapmasını çok istiyor...Eski karısının anısını vermeside bu işteki duygusallığının göstergesiydi...Fakat pes ettiğini düşünmüyorum...
Timur ise son noktayı sakin sakin koydu bana göre...Sen küçükken burda gerçekten mutlu muydun...?...Şimdi herkes mutsuz... Bu durum bu kadar saygılı ve bukadar etkili ancak bu cümleler ile ifade edilebilirdi...Tam yaşına uygun bir mantık kurdu...(Senaristler harika bu konuda...)...
Şöyle toparlamam gerekirse sanki Ailemizden biri istenmeye geliyormuş gibi heyecanlandık...Sanki Evimizin büyüğü vermemiş gibi sinirlendik ama her türlü o ortamın içine girdik bizlerde...Ne doğallıktır bu...Sade replik ve olaylarla ancak izleyici bukadar etkilenebilir...:good: :good:
Şimdi de Oğuz'un çayı karıştırmasından devam edelim bakalımmm nerden çıkıcazz!!!!!
Damla: Eda ablaaa!! Babaaa!
Oğuz: Ne varr!!
Damla: Bu akşam beni istemeye geliyolarrrrr!!
Oğuz: Hıı!!!Ki kimm geliyoo???
Eda: Seferoğullarııı!!!
Oğuz: Yüreğime inicek şimdii...
Damla: Feritler...
Oğuz: Hııı...İndii,yüreğime indii...Kolum uyuşuyo benimmm!!!Vermem, söyle gelmesinler vermem ,açmam kapıyı açmam vallahi de açmam billahi de açmamm...
Eda: Aa Oğuz Beyy görücüye kapı açılırr,her işin bi yolu yordamı var...Biz bi düşünelim falan denir en azındann...
Oğuz: Ben onu bile demem..Ben açmam kapıyııı...
Eda: Adam iyiniyetli olduğunu göstermeye çalışıyoo...
Oğuz. Ne diyosun o adam beni dolandırdı ne diyosunn????
Eda: Beni de dolandırdı...
Oğuz: Evett
Eda: Sen ne inat adammışınn yaa, ne küt adamsınn senn,Oğuz Bey sizz odunsunuzz odunnn...
Oğuz: Eda hanım siz de maşalah yani pek bi rahatsınızzz...
Sonraa kapı önünde:
Oğuz: Kapıyı da açmam,içeri de almam...
Eda: Ya sen ne kapı takıntılı bi adam çıktınnn!!!!Yok söktürmem,yok açtırmam,yok taktırmam..Bi kere bu kapı benim kapımm,istediğim zaman açarımm istediğimi de içeri alırımm...
Oğuz: Alamazsınızz,alamazsınız bu köşkte tek başınıza yaşamıyosunuzz...Ayrıca aldınız diy..Ne vereceksinizz???Kız benim kızımm ne vereceksinizz???
Daha sonra çocukların gelmesii...
Oğuz: Hem siz niye bu kapıdan giriyosunuzz???
Çocuklardan biri:):E sabah sen de girdin baba!!!
Oğuz: sabah Serpil ablanız yüzünden burdan girdim benn...
Merve: O bizim ablamız diil bi keree!!!!
Eda: Evett!!(Burda çok tatlıydı yaaa:))
Vee akşamm(Ay bu arada birbirlerinii süslü püslü görünce bakışları nasıldı amaaa çokk tatlılar yaaa:img-yes: :happy0064 )
Eda'nın ortalıkta koşuşturup "Tek başına açmam uygun olmaz falan" demesii..
Sonra Oğuz: Monte Kristo Kontu Hoşgeldinnn:img-hyste (Süper benzetme yaa bayıldımmm...)
Vee tabii ki karşılıklı kahve höpürdetmelerr...(Babam diyo kii böyle yaparak biri "vermem" diyomuşş biri de "verirsin verirsinn" diyomuşşş:img-hyste )
Merve: Eee havalar da bi garip dimi böyle bi sıcak bi soğukkk!!
Eda: Merveee!
Mervee: Ya kimse konuşmuyo çokk sıkıldımmm:img-hyste (Çok tatlııı yaa)
Sonra Eda'nın Oğuz'un odasına hesap sormaya dalmasııı,süperdii yaa..Oğuzz meraklısı değil Eda hanım aaa dönebilirsnizz giyindii...Oğuz'un Yatağın üstünden sıçraması da süperdiii....
Bu arada bi de şu laflar komediydii:
Oğuz: Çakal da derim sırtlan da derim ardından "Ayı"yı da yapıştırırımmm...
Eda: İyi o zman kızınıza anlatırsınız artıkk nasıl unutması gerektiğinii....Siz çok iyi biliyosunuz yaa!!
Oğuz: Ben hiç bişeyi çabuk unutmuyorummm...Sen çabuk unutulacak kadın mısınn????(Bravooo Oğuz Beyyy ohhhh bir didişme sonunda son sözü söyledinzzz ama pek umduğunuz gibi olmadı galibaa:img-hyste )
Oğuz: Ne dedim ben bu böyle havalara girdii????
Son olarak daa Tahir Ağa'nın Ferit'i azarlamasıı vee:
-Açlıktan adam ölmez ama dayaktan ölürr...Ye şunuu!!!
Evettt bu akşamlık en çok güldüğüm yerler bu kadar hepinizee iyi gecelerrr....
Müthişti... Dün akşam gerçekten de harika bir bölüm izledik. Ben güleceğimizi tahmin ediyordum ama bu kadarını asla... Eda-Oğuz didişmeleri harikaydı. Ferit'in Damla'ya evlenme teklif etmesi ve kız isteme sahneleri süperdi. Bölümün sonu hakkında pek bir şey demiyorum. Attila'nın artık diziden ayrılması gerektiğini düşünüyorum... Bilmiyorum bana katılır mısınız ama iyiden iyiye Eda'ya sarmaya başladı...
daha fragmandan çok neşeli,zevkli ve komik bir bölüm olacağı belliydi. çünkü kız isteme olacaktı. daha önceden muhtara kız verme olayını gördükten sonra :) bu kız verme olayının da çok komik olacağı aşikardı. özellikle de oğuz yine muziplikleri ile kırdı geçirdi. ama damla'nın haklı veya haksız gönlünü kırması biraz olsun üzdü beni. sonuçta oğuz da bi bakıma haklı ama birbirini seven iki kişiyi ayırıyosun. ferit "ben çok değiştim" dese de demek ki bu değişikliği oğuz'un gözüne sokması için biraz daha çaba sarfetmek zorunda kalacak. damla'nın önce çok sevinip, ardından o yatağa uzanıp hçıkıra hıçkıra ağlaması bölümün en duygusal sahnesiydi. çok üzüldüm orda. en romantik sahne ise şüphesiz prof.dr ferit'in, ders sırasında doktor adayı damla'ya evlenme teklifi etmesiydi. güzel düşünülmüş bu evlenme teklifi. senaristleri kutlamak lazım.
eda-oğuz didişmeleri biraz sert ama hem komik hem de tam karı-koca didişmesi şeklinde.yavaş yavaş evlilik provalarını yapmaya başladılar. hele "sen unutulacak kadın mısın" sözü asla unutulmaz heralde. orda eda'nın tavırları çok güzeldi. nazlana nazlana, içi kıpır kıpır çıktı odadan, daha oğuza kızacağı varsa da o laftan sonra hepsi uçuverdi aklından.
son sahne hakkında ise. ben tam anlamadım orayı, bi yanlış anlaşılma oldu sanırım. büyük bi kutu gördüm ama, o kutuyu "atilla mı gönderdi, eda da oğuz mu aldı sandı" anlamadım. heralde yanlış anlama oldu orda.
yorumumu yazarken reytingler de gelmiş
total
5 IKI AILE [NET] STAR 5,40 13,80
a/b
4 IKI AILE [NET] STAR 7,20 19,80
sihirlisinema 17-04-07, 10:43 .
SEVGİYLE VAROLMAK
- bu yazı, sevgili iclal aydın'a ithaf edilmiştir-
aslolan; "sevgiyle varolmaktır",
yoksa nedir ki başka, hayatın anlamı?
aşk'la yaratılmış, aşk üzere varedilmiş bir kainatta, bir dünyada yaşayan bizler, o "öz"den ayrı olamazdık ki zaten; aşkla, sevgiyle yaşayabilirdik ancak ve ancak!
peki ya sevgisizler, bütün hayatını nefretle, asık yüzler ve asık kalplerle yaşayanlar? "o zaman onlar yaşamıyor mu yani?" derseniz; onlar "yaşayan ölüler"dir... kalp leşleriyle yaşarlar...
işte görüyorsunuz; bir televizyon dizisi bize ne edebiyat parçalatıyor! :happy0064
demek ki olabiliyormuş bu! bir tv senaryosu,bir dizi film, kalplere dokunmayı başarabiliyormuş....
hikayecimize, senaristlerimize ve "muzipaşık" yönetmenimiz metin hoca'ya sevgilerimi ve teşekkürlerimi yolluyorum; belki de, çoğumuzun eskimiş, bi kenarda tozlanmış duygularımızı üflediniz, cilaladınız...
sevgi dolu bir öpücük kondurdunuz yüreklerimize!
sağolun, varolun!
biz sevginizi, aşkınızı, iki aile hayalinizi paylaştık ve sevgiyle varolduk çünkü!
dün geceki bölümde yine çok farklı duygular yaşadık! ferit'in tıp laboratuarındaki evlenme teklifi çok güzel düşünülmüş, dünya liginde bir sahneydi...
istenmeye gelineceğini söyleme, kız isteme sahnelerindeki ince ve başarılı mizah duygusu ve mükemmel planlar da senarist ve oyuncular kadar, yönetmenin de ne kadar muzipaşık, hınzırkomik olduklarını ortaya koydu!
hele, eday'la oğuz'un müthiş güzel, komik ve "reyting avcısı:img-hyste " kavgalarına doyamadık yine! (biz de mi bir acayiplik var, anlayamadım:img-hyste )
kavga ederken bile aşkını haykıran oğuz'a (inanılmaz vurgularıyla emre kınay'a) ve bu aşk haykırmasına inanılmaz muzip bir tepki veren eda'ya (muhteşem ve zeki oyunculuğu için iclal aydın'a) teşekkür ediyoruz...
sevgiye boyamışlar bu hikayeyi bize sunmuşlar; o yüzden, biz müthiş sevdik bu diziyi ve tam bir tatmin duygusuyla, mutlulukla kalkıyoruz her hafta,
aslında bir aptal kutusu olan tv'nin başından...
izlediğimiz film; normal bir "tv seyrinden" çıkıp, "bir gerçekliğe" dönüşüyor sanki,
kalbimizde karşılığını buluyor
ve bizi sevgimizle varediyor çünkü.. (tuhaf.)
hüzün / sevgi harmanı bir bölüm daha geçti...
en gerçek aşk, en deli aşk; "serpil'in aşkıdır!" bunu gördük!
duymak hoşumuza gitmese de, sevmesek de, bu böyle! ve ondan alınacak derslerimiz var!
sevdiğini en ufak bir sebeple yalnız bırakanlar, terkedenler ve üzenler düşünsünler bir kez daha!
gerçek aşk nedir? nasıl sevgiyle ayakta tutar insan kendini, nasıl sevgiyle varolur ve sevgiyle nefret nasıl aynı zamanda, birlikte aşk'ı oluşturur, vareder?
______________
iclal aydın'ın
zor bir hafta geçirdiğini biliyoruz ama kendisini bu bölümde çok moralsiz ve bakımsız gördük..:icon_sorr
çabucak toparlanıp; bu güç günleri, sevenlerinin sevgisi ve dostluğuyla:good: güzellikler içinde, tez zamanda atlatmasını diliyor,
onun, 'sanatına sarıldıkça' bu dönemi de harika üretimlerle,
avantaja dönüştüreceğine olan inancımızı belirtiyor ve sevgilerimizi yolluyoruz...:happy0064 :img-wink:
bye
.
Iki Aile'yi Ilk Bölümünden Itibaren Hiç Aksatmadan Izleyenlerdenim.fakat Dün Akşamki Bölümde Heyecanlandiğim Kadar Hiçbir Zaman Heyecanlanmadim.oğuz'un Yaptiği Hinzirliklar çok Keyifliydi.eda Anaçliğini üst Seviyede Tuttu.tabi Son Andaki Pot Fenaydi Ama çok Güzel Bir Bölümdü...
selamlarrr.:happy0064
bu haftaki bölüm de geçen haftaki bölüm gibi çok komikti.eda ve oğuz'un atışmaları çok zevkli oluyor.evlenmemeleri iyi mi oldu acaba?:img-grin2 oğuz'un damla'yı vermeyeceği belliydi zaten.ben olsam ben de vermem.:img-hyste ferit onu dolandıran biri sonuçta.kahve içme faslını çok uzattılar sanki.:img-blush damla çok üzüldü.bu kadar da tepki göstereceğini düşünmemiştim.yataklara kapanarak ağlamak hiç ona göre değildi.:img-blush
atilla eda'ya yanaşmaya çalışıyor.eda'nın oğuz'u sevdiğini biliyor bu çaba niye acaba?hala bir umudu var anlaşılan.:img-blush
serpil'in durumu oğuz'u zorlayacak.hastalığını kullanarak oğuz'u daha çok yanında tutmak isteyecek.bu da eda'yla yine atışacak demektir.:img-grin2
buğra klipler,fragmanlar için çok teşekkürler.eline sağlık.:good:
Herkese Merhabalar...Yoğun ve Yorgun bir günün ardından Tekrar buradayım...Sizlere Selamlarımı göndererek başlamak istiyorum bugünkü yorumuma...:good: :img-yes: :good:
Eveet bugünde ilk olarak SihirliSinema'nın o güzel yorumuyla başlamak istiyorum...
SEVGİYLE VAROLMAK
Sihirlisinema bugünkü bölüm yorumunu herzamanki gibi çok beğendim...Senin yorumlarını özlemişim...Sen yine İki Aile'yi "Bahane" ederek öyle güzel noktalara değinmişsinki...Sevginin...Sevgisizliğin ve Aşk'ın kesişimlerini bizlerle paylaşmışsın...İki Aile'nin Sevgiyi anlattığı bir gerçek...Kimi zaman Aşk'ı...Kimi zaman Hastalıklı Aşk'ı ama en çokta Sevgiyi anlatıyor...Bu güzel mesajın için Tekrar Sağol...
sevgiye boyamışlar bu hikayeyi bize sunmuşlar; o yüzden, biz müthiş sevdik bu diziyi ve tam bir tatmin duygusuyla, mutlulukla kalkıyoruz her hafta,
aslında bir aptal kutusu olan tv'nin başından...
Daha ne denilebilirki...Bravo...:good: :good:
Eveet Sihirlisinama'nın satırlarına konuk olduktan sonra yorumlara devam edebiliriz...
Dün Geceki bölüm yine Başrolde Komedi vardı...Köşkümüzde Bağrış çağrış hiç eksik olmadı...Serpil'in kazasına rağmen fazla sıram sağmak istemedi Senarsitlerimiz...Buda bizim dizimizin özelliği olsa gerek...Damla gözyaşları içinde ağlarken Eda'da Hesap sormak için Oğuz'un odasına dalar...Bir posta daha didişmeden sonra Sen kolay unutulacak kadınmısın sözleri suların ters tarafa akmasına sebep olur...Eda'nın odaya girişi ile çıkışı arasındaki 10 farkı bulmak hiçte zor değil aslında...Perran kutman tarzı bir hoşlukla odadan çıktı...
Ben bu andan itiabaren Aşıkların arasındaki buzların eriyeceğini düşünüyorum...Önümüzdeki bölüm kesinlikle çok eğlenceli olacak...Oğuz hediyenin Atilla'dan geldiğini anlarsa kıyamet kopacaktır kesinlikle...İkinci Şampiyon macerasına hazırlıklı olalım derin...Tabiki Eda Oğuz'un hediyesini görünce yine Teşekkür etmek için kapısını çalacaktır...Bu sahnelerde büyük ihtimal yakınlaşacaklar...Olayların akışı çok hoşuma gidiyor dizimizde...Sabutay çıktıktan sonra Aile sıcaklığı arttığından bahsetmiştim...Mahkemenin sonlanmasıda daha fazla gerilmeyeceğimizin göstergesi...Her zamanki gibi bol bol didişecekler...İkiside farketmese bile yine birbirlerinin gözlerine,gönüllerine konuk olacaklar...
Dün geceki bölümde isteme töreni sahneleri büyük özenle yazılmış ve çekilmiş sahnelerdi...Yine İki Aile Tek kata toplanarak büyük hazırlık ve karmaşadan sonra Kahveler gelir...Sonra herkes susar kahve höpürtüleri sohbet eder...Valla daha ben ne diyeyim senarist ve yönetmenimizi kutluyorum...
merve_gülben 17-04-07, 18:42 herkese iyi akşamlarr.. derslerden ancak zaman bulabildim.. malum öss telaşı.. daha 2 senem var ama sıkı tutmak lazım.. neyse ben ders konusunda konuşup hem sizin hemde kendi canımı sıkmak istemiyorum..hemen bölüm yorumuma devam ediyorum.. herkes gibi bende çok beğendim bu bölümü.. çok güldüm ama biraz da hüzünlendim ama çok güldüm.. tahir ağanın ferite annesinin yüzüğü verme anında çok hüzünlendim.. onun dışında hep güldüm..özlemişim eda-oğuz didişmelerini.. meşhur oldu zaten.. annem babamda öyle bir kendilerini kaptırdıklar ki bazen ufak ufak atışırken annem diyor kii tamam yaa eda-oğuza döndük.. nasıl etkilemişse eee evde tabi izleyen olunca hemde hayranı.. aşırı derecede.. evde iki aile başlarken herkesi susturuyorum ondan sonra.. çıt çıkmıyor gerçekten..bitene kadar yorum da yaptırmıyorum.. belki reklamalarda.. öyle bir kaptırıyorum ki kendimi çok iyi izliyorum.. aradaki replikleri kaçırmiyim diye.. sanki pürdikkat bir ders dinlersiniz yaa iyi anlamak için dersi.. bende iki aileyi izlerken öyle yani.. annem konuşuyor mesela hemen hiçbir zaman böyle karşı gelemem aslında karşı gelmek değil ama biraz kırıcı olarak sus anne izliyim şunu bi ondan sonra konuşursun diyorum.. annemde yani kadıncağızzda bildiği için hiç sesini çıkarmıyor.. ama biliyor benim o an ki ruh halimi çünkü sadece anneme o zaman biraz sesim yükseliyor.. diğer konularda büyüğüm asla saygısızlığım olmazz.. haklı olsam bile.. sonuçta aile terbiyesi.. yanii benim ailmein verdiği terbiyeden.. o yüzden kadın yazık sesini çıkarmıyor.. aaa daldım ben aile konularına memleket meselelerine yorum kaynadı.. pardon hemen dönüyorum.. eda-oğuz çatışması diyorduk.. tatlı çatışma.. çok iyiydi iclal aydın ve emre kınay.. emre kınayın sanki gerçekten kendi kızını istiyorlarda vermiyormuş gibi.. onunda zamanı gelicek eminim napar gerçekten emre kınay bilmem tabi(!) ama bize hissetirdi onu yanii.. açmam kapıyı falan demesi yani.. çok güzeldi.. ailece ekranda katıldık gülmekten.. harika bir bölümdü.. yoruma gerek yok pek zaten siz hepsini söylemişsiniz.. seferoğulları off yaa bu söz aklıma geldikçe çok gülüyorum.. taktım zaten ben bu söze.. hatta eğer sıkmıcaksam bir anımı anlatiyim bugün oldu..pek anı sayılmaz ama kesin anı olucak.. yeni oldu yani anı sayılmaz ama..şimdi bugün biz psikolojiden ders işliyoruz.. konu anlatıyor hoca.. bende işte dinliyorum.. bir ara daldım heralde.. kafam gitti bir yerlere tam hatırlayamıyorum.. bir konu açılmış işte ders dışıbiri birini istiyormuş kim anladım bende.. hemen konuya girdi arkadaşım kim diye bende dizinin etkisinden hala kurtulamadığım için SEFEROĞULLARI diye çıktım böyle..:img-hyste :img-hyste millet başladı gülmeye.. hoca şaşırdı.. seferoğulları kim ya dedi.. arkadaşımda o da sayemde iki aileinin hayranı çok yakından takip ediyor.. hocam dedi arkadaşımız hala dizinin etkisinden çıkamadı.. onu anca bakırköy paklar dedi.. hemen atıldım bende hoppd edim ora biizm mekan laf atma.. hafife alma dedim belli olmaz kimin gideceği diye çıktım işte.. tamam yaww dedi.. sakin ol bişiy demedik.. hoca tabi hala birşey anlamamış afedersiniz ama öyle bakıyor.. yani boş boş.. çok afedersiniz.. arkadaşımda tamam hocam biz hallettik aramızda derse devam dedi.. derse devam ettik ama benim aklım öyle birden nasıl çıktım orda kaldım ben..etkiside kaldığım için her pazartesi salı günleri beni hoş görüyorlar.. sağolsunlar.. kantinci abla bile 5 milyon verdim ama para üstünü almadım.. gidiyorum.. aşık mısın ddedi yok yaa dedim ne aşkı.. kafam başka yerde ondan.. düşünsenize kantini milyarder yapıcam yani.. 4milyon kar edicekler..:img-hyste sayemde.. herkes böyle yapsa ooo köşeyi dönerler.. neyse bakın gene saptım.. işte böyle.. bu bölüm beni bayaaaaaaaaa ama bayaaaa etkiledi yani.. kısacası.. pek kısa olmadı ama.. neyse daha çok konuşurum olmaz susmam lazım.. ödevler bekliyor.. iyi akşamlar hepinize..
dilara-1905 17-04-07, 18:55 oğuz beni uyuzzz etti yaaaaaaa bölüm komikti ama sonlarrr cidden köpürdüm yaaa nassııı vermess damlayı yaaaaaaaaaaaaaaaa !
Merhabalar Iki Aile Ailesi
Oncelikle size tesekkur etmek istiyorum. Sevgili dostum pinkzone mudahale etti mi bilmiyorum ama siteye yeni bolumu izlemeden bakmama kararim sebebiyle bakamadigim 10 gun icindeki mesajlardan bu baslikta sadece gecerliligi kalmamis bir mesaj sildim, boyle bir basligin aile uyesi ve sorumlusu oldugum icin gurur duyuyorum. alkislarim size :happy0064
Oncelikle gecikmis ve kisa bir 41 bolum yorumu yapmak istiyorum. 41 kere masallah sloganina uygun olarak 40. bolumdeki durgun hava gitmisti, oyunculuklar cok daha iyiydi ve de ozellikle hastane sahnesi bence son 10 bolumdur izledigim en komik sahneydi.
Ferit'in kendini feda ederek bowling topu gibi yuvarlanmasi ve iki pandanin Eda'nin ustune dusmesi ile baslayan sahneler gecen bolumun bitiminde hepimizde ister istemez olusan karamsar havayi dagitti. Hastanede yaptiklari ise degme komedi filmlerinin en eglenceli sahnelerinden bile daha komikti. Koskoca adam serum firlatmaya calisiyor, yanindaki kadin ona ilac firlatiyor, Ferit desen alttan alta laf sokma pesinde. Tam bir curcunaydi ve de hastaneden taburcu olma rekoru kiran bu uclunun koskteki maceralari da ayni sinirin devami seklinde surdu gitti. Son derece komikti bu durum. Eda ve Oguz'un 42. bolumde iyice ayyuka cikan ne tam ayri, ne de tam barisik halleri iyice devam etti. Hanimlar beyler ozellikle sinirli olunan sahnelerde atildi, 'Eda' ve 'Oguz' oldu. Konu Serpil ve Eda'nin soyledikleri olmasina ragmen olmayacak ufacik detaylarda kavga cikti ve sonunda genelde kabak Ferit'in basina patladi. Son derece neseli, son derece dinamik bir bolumdu kosk acisindan.
Eda'nin Atilla'nin koluna nispet icin girmesinin sonuclarini da yeni bolumde hep beraber gorduk. O hareketin Ati'yi umutlandiracagi gun gibi ortadaydi ve de bir de cocuklari geri getirme konusu ortaya cikinca Ati daha once yazdigim yalnizliginin is disindaki yasaminin bosluguna cozum buldu ve de bunun da kahramanini 'Eda' yapti. Eda o itiraf geldikten sonra Ati'ye karsi davranislarinda daha dikkatli olmaliydi, Serpil'e hadi neyse de, kafeye acaba Ati ile birlikte mi gitmeliydi. Ati de bos umutlara kapildi 41. bolumde nispetin sonucunda. Ati'yi savunmuyorum, yeni bolumu seyredince onda da elestirilecek cok yan buldum, yanlis anlasilmasin ama Eda'nin da bu konudaki dusuncesizligini de gozardi etmek biraz haksizlik olur. Tarik Bey'e bence en ufak bir taviz vermemisti Eda, oysa Ati konusunda rahat ve kesin bir sinir koymayan bir tavri var. Serpil'e Oguz tavir koymadigi icin yapiyor ama sonucta olan kendi iliskisini daha beter cikmaza sokmaktan baska ise yaramiyor.
Efe'den ayrilmanin Timur icin ne kadar zor oldugunu fragmanda da gordugumuz sahne zirveye ulastirdi. Bu kadar guzel dusunulmus bir sahne zor bulunur. Boyu yetissin diye sandalyeye cikiyor ve hirsla belki cikar umudu ile silgiyle Efe'nin ismini silmeye calisiyor. Gozlerim doldu o sahnede. Eda da kafeye gitti vedalara dayanamadigi icin ama Efe'nin ne kadar uzulecegini dusunemedi. Acikcasi nostalji bolumlerinde Efe'nin Edirne icin vedaya geldigini gordukten sonra Eda'nin da artik neden secim yaptigini bildikten sonra babasinin evine gidisini ugurlamasi gerekiyordu. Sonucta dava baslamadan onceki sozlerinin hic de inandirici olmadigi konusunda Efe iyice ikna olmus oldu. Zaten bunu da acik acik soyledi, 'ben sizi anlamiyorum' dedi anne ve babasi icin. Keske o da kisasa kisas uygulamasaydi ama ergenlik cagindaki bir cocuktan bunu beklemek biraz hayal olurdu aslina bakarsaniz. Sonucta bu dizi komedi agirlikli da olsa 'gercek ve hatali kahramanlar'in dizisi.
Kafe icin yapilan surpriz cok guzeldi. Herkesin tum gucuyle Eda icin 'aile olarak' calismasi cok anlamliydi. Orada ozellikle Tahir Aga'nin konusmasi bana iste Tekin Akmansoy'un klasi dedirtti. Halit Akcatepe son zamanlarda cok geri plana atildi, bundan sikayetciyim acikcasi. O da kisacik sahnesiyle beni yine hayran birakti. Oglu icin sozde kizma ile gurur duyma arasinda yasadigi ikilemi cok iyi yansitti, Eda'nin 'bana ugur getiriyorsunuz' sozlerine bakisi da cok replige bedeldi. Oguz'un gulleri gercekten de Eda'yi sevindirdi ama yine de hem oglunun, hem de olgu icin feda etmeye hazir oldugunu soyledigi sevdigi adamin yaninda olmamasi Eda'yi gercekten uzdu ve de iki bolumun en sonunda bir hata itirafi geldi Eda'dan. Bu sahne beni cok rahatlatti cunku yaptigi herseye 'kurban psikolojisini' bahane etmesinden ciddi anlamda hoslanmiyordum.
Damla'nin Ferit'in '6 yilda kim ole kim kala' potundan sonra laf sokmalari da cok gercekciydi. Nasil Oguz ve Eda gibi yuksek sesle didisen ciftler varsa, Damla gibi sessiz fakat daha derinden izler birakan kizlar da var. Itiraf ediyorum ben ikinci tipe daha yakinim. Belki de bu yuzden Eda ve Oguz'u izlemek daha eglenceli ve daha surprizli geliyor bana. Oner Erkan'in duygusal sahnelerde de cok basarili oldugunu bir kez daha yinelemek istiyorum.
Serpil yani Didem Uzel dizinin surpriziydi oyunculuk acisindan. Her gecen hafta iyiye gidiyordu ama bu kadar iyi olabilecegini itiraf ediyorum dusunmemistim. O odulu sarip sarmalarken gercekten de planinin basariya ulasacagini sanmasi, kendine bu bolumde de belirtilen anlasilmaz guveni cok hakimdi sozlerinde. Eda'nin sozleriyle biraz sarsildiysa da sonra kendini toparladi, bunu kendisini kiskanan bir kadinin uydurmasi veya Oguz'un Eda'ya soyledigi bir avutma taktigi oldugunu sandi. Hele Oguz sakince konusalim deyince iyice umutlandi. Ben genel olarak hastane sahnelerinde kahkahalarla gulduysem de bence bolumun repligi Oguz'un Ergin'e (veya tam tersi) 'Pakette bomba falan olmasin' repligi idi. Cok guldum :img-hyste Oguz gercekleri anlatmaya calistikca Serpil'in once inanmak istememesi sonra da delirmesi kavga etmesi, sonra da bunu 'seven kadin' olmaya baglamasi bize ruh durumu hakkinda cok iyi bilgi verdi. Oguz'un kaza sahnesinde yaralanmadigini zaten tahmin ettim ben, kadin kendine gore Oguz'a asik oldugu icin ona zarar vermeyecekti, kendine zarar vermeyi secti cinnet aninda.
Ozet olarak 41. bolum ozellikle ilk basiyla ama genel olarak da cok sevdigim bir bolum oldu. Oguz'un insiyatif almaya karar vermesi ve de kesin ve net bir tavir almasi buyuk bir faciaya yol actiysa da, dogru karari veren bir kahraman olmasi nedeniyle ben onu takdir ettim :good:
42. Bolum de cok farkli bir sekilde islenebilecekken cogu konuda kliselere kacilmadan Iki Aile dizisi farkinin cok iyi hissedildigi bir bolumdu.
Kavga-Didisme Sahneleri:
Oguz ve Eda birbirlerine olan kirginliklarini yine mumkun olan her firsatta kavga ederek cikarmaya devam ettiler. Sonucta ayni evde ve bu kadar cok olay gelisirken kus kalamayacaklarina gore, icinde ofke biriktirip bunlari sonradan buyuk bir patlamayla cikarmak yerine bazen dozaji kacsa da didismeyle cikarmaya devam ettiler. Bu bolumde ayrilmis birer eski sevgili degil de, sanki birbirlerine darilmis birer kari koca gibiydiler. Bu kadar yasanmisliktan sonra bu ciftin kopamayacagi belliydi.
Hastanede yine muhtesem uclu biraraya geldiklerinde hemsireler guvenlik cagiralim deyince ben koptum. O zaman sakin gozukseler de birdenbire parlayacaklarini hepimiz biliyorduk ve itiraf edelim bekliyorduk. Bu tip kavgalardan zevk aldigimizi itiraf ediyorum ama inanin bizim sadistligimizden degil, onlar rahatliyor biz de guluyoruz fena mi oldu sayin senaristler :) Yalniz bu sefer kadrolu sakat Ferit'in mimikler ve artik kavga etmeyin diyen mimikleri de harikaydi. Kan arama icin Ferit'e basvurulmasi da ayrica ilginc oldu. Tesekkur sonrasinda 'kizlarima sarilma' sahnesi de harikaydi. En sonunda Eda inadindan Ferit'e sarildi, harika dusunulmus ve yazilmis sahnelerdi.
Tabi bir de kiz isteme konusu acilacakken 'Serpil'in guzelligi bozulacak diye uzuldugu dusunulen' oguz yeni bir kavgaya yol acti. Sonrasinda da 'sinirlenirim, sinirlenmem' konusu da ayri bir tartismaya yol acti. Olan da heyecanla konunun acilmasini bekleyen Damla'ya oldu elbette. Cok guldum cok. Eda da ortaligi yumusatmak icin 'Seferogullari' dediginde buyuk bir kahkaha attim :img-hyste Kavgaya yeni elemanlar yani cocuklar da katilinca iyice ortalik senlendi. Orada Eda bence bolumun en komik repligini soyledi 'Kapi takintili bir adam ciktin, kapim da kapim' Sonrasinda Oguz bakti ki cocuklar da Eda'dan yana (Timur da tarafsizmis ;)) o da isi kendine gore halletmeye karar verdi. O anda herhalde hepimiz Oguz'un firtina oncesi sessizlige girdigini anladik ama kosk ahalisi dogal olarak olayi yeni kavramis olmasina verdi bunu.
Kiz isteme toreninden sonra Eda'nin kendini kaybedip Oguz'un odasina soyunurken dalmasi cok komikti. Hersey bir yana sadece ikilinin mimikleri de harikaydi. Oguz giyindikten sonra Eda'nin israrla donmemesi, 'sanki ben cok merakliydim' demesi de ayri bir kavga konusu olabilecekken arada bir de Eda'nin Oguz'un kabaligindan dem vururken bir de Oguz'un diksiyon dersi vermeye kalkmasi ise tuz biber ekti. O sahnede Oguz'un 'Cakal da derim, sirtlan da derim, ustune bir de ayi yavrusu derim' repligine bayildim. 'Beni delirttin' "Artik bundan sonra huni takip dolasalim' da yabana atilmayacak repliklerdi. :img-hyste Sonrasinda da konu dondu dolasti iliskilerine geldi ve de Oguz hic de farkinda olmadan cok dogal bir iltifatta bulundu. 'Sen Unutulacak kadin misin?' Orada Bugra yazmis Perran Kutman'vari bir tavirla Iclal Aydin yumusamis demis. Perran Kutman'in oyunculuguna neredeyse tapan ben bu benzetmeye bayildim, cok haklisin Bugra. O gecisleri Perran Kutman kadar iyi yapan kadin oyuncu sayisi azdir Turkiye'de. Bunu Iclal Aydin'da gormek benim de hosuma gitti. Tabi ki orada Emre Kinay'in 'Niye havalara girdi ki bu? Unutulacak kadin degilsin dedim, dogru ne var ki bunda?' demesindeki anlamaz tavri da cok dogaldi. Hep derler ya erkekler kadinlari bir turlu anlayamaz diye. Iste tam bunu gorduk bu sahnede.
Son sahnede bu iltifatin da etkisiyle zaten biraz yumusayan Eda hepimizin tahmin ettigi gibi isimsiz hediyenin gece soylenenleri de dusununce Oguz'dan geldigini sandi. Yumusamasi, gayet ciddi bir konudan konusurken hatta kabul edememem derken bile cilve yapmasi (bu arada bu da Perran Kutmanvariydi) de bu askin sinirinin biraz yukarida gecen didismelerle atilmasi ile ilgili idi. Oguz'un orada yine ayni anlasilmaz ifadeyi takinmasi da guzeldi. Yine bilmeden gonlunu alan birsey yaptigini sandi ve bozuntuya da vermedi. Bunu tutarlilik acisindan da cok basarili buldum.
Kiz Isteme Sahnesi
Kiz isteme sahnesinden once Eda ve Oguz'un birbirlerine bakip begenmeleri de sirin bir detaydi. Eee tabi suslenilecek, ailenin buyuk kizi istenecek :) Bu bolum onlarin nasil aile olduklarini gorduk iyice, Eda ve Timur'un da (bunalimda olmasina ragmen) heyecanla hazirlanmalari cok anlamliydi. Damla'nin annesi nasil Eda olduysa, bir kizin annesine haber verisi gibiydi Eda'ya evlilik teklifini soylemesi, ayni sekilde Ferit'in annesi de Melahat olmustu. Zaten sakatlik konusunda da endiseli bir anne gibiydi Ferit'e neler oldugunu sorarken. Sonrasinda Ferit'e ogut verirken babasinin hakli oldugunu da anlatirken de bir anne gibiydi, her iki tarafi da hakli bulan ve aralarini bulmaya calisan. Koske gelisleri ve karsilanislari da bu havayi iyice pekistirdi. sonra anne ve kiz kahveleri yapmaya gittiler mutfaga, valla cok sevdigim bir akrabamin kiz isteme olayinda kahveleri ben yapmistim. Sonucta o heyecanla kahveleri dokmeden getirebilmesi bir basari oluyor bence ;) Tabi bu kiz istemeden hic memnun olmayan Oguz normal aile rutini bozdu ve sonrasinda final sahnesini hazirlayan carpisma gerceklesti. Anne babayi azarladiktan sonra mutfakta ne isin var diye, kiz isteme sahnesine gecildi.
Neyse, kiz isteme sahnesi de sadece kahve hopurtmeyle de oyunculuk yapilabilir dersiydi adeta. Gittikce meydan okumaya dogru giden ve yukselen sesler, digerlerinin de gayet normal tepkileri (cocuklarin gulmesi, genc ciftin iyice heyecanlanmasi, Eda'nin Oguz'a giderek sinirlenmesi, Melahat'in olaylara anlam verememesi) hersey cok dozundaydi. Oguz'un gecmisi hatirlayip vermemesinde nostalji yaptik (forum okunmus herhalde ;)) Saka bir tarafa, Oguz'un tereddutlerini ve emrivakiye verdigi tavri anliyorum anlamasina da sonucta bu isi cok daha guzellikle halledebilirdi Eda'nin da dedigi gibi. Ikna olamiyorum derdi, Ferit kanitlasin degistigini derdi, birseyler bulurdu yani. Gerci sonucta kizinin uzulmesine Oguz dayanamayacak ama biraz inletecek asiklari belli oldu. Her neyse, o sahnede Oguz'un reddetmesini hic beklemeyen Tahir Aga, Ferit'in degistigine inanmiyorum sozunden sonra buna karsi soyleyecek soz bulamamanin da agirligiyla hemen kalkti gitti basini hic egmeden. Ferit degisti diyemedi cunku basta da soyledigi gibi kendisi de tam olarak emin olamiyordu ki oglundan. Kiz isteme sahnesinin bitisindeki Timur- Oguz bakismasi da harikaydi, sonrasinda soylenen sozler de oyle 'Artik herkes mutsuz da' Hem kendi basina gelenlerden, hem de son yasanan olaylar karsisindaki Timur'un guzel bir tepkisiydi.
O sahneden sonra Damla'ya kizlarin destegi ve sonrasinda Tahir Aga'nin ogluna destegi gozlerimde yaslar birikmesine neden olan cok guzel sahnelerdi. Cok begendim hem cekimlerini (ozellikle kizlarin sahnesinin) hem de oradaki samimi ve icten suslu sozlerle bezenmemis destekleri.
Atilla:
Deminki yorumumda yazdim, gecen bolum Eda'nin inat ugruna umit vermesi sonucu Atilla'ya ben yine cok kizamamistim. Kendini kandirdigi icin kizmistim daha cok. Tipki Oguz'un Serpil icin soyledigi 'yalnizlik ne kadar zor' sozunun Ati'ye uydugunu dusunuyordum. Ancak bu bolum cok da iyi basladigi ve artik akillaniyor mu ne dedigim anda birdenbire kendini ortaliga ativerdi. Cocuklari icin planlar yapmasini buyuk yalnizligindan kurtulmasi icin cok olumlu buldum; Sezen Aksu konseri, cedlerini gosterme istegi ona Eda'dan baska kisiler icin de yasama umudu vermis dedim. Ustune ustluk 'Ben senin yasamini degistiremedim ama sen benimkini degistirdin' gibi minnet dolu ama olayi kabullenmis bir soylemde de bulundu. Sonra ne oldu da birden fikir degistirdi iste onu anlayamadim. Tam senaristler kliseyi toparliyor derken klisenin en buyugu cikti ortaya. Atilla'nin usta bir gurme oldugunu, mutfaktaki becerisini daha once gostermislerdi, o acidan icat ettiler diyemem ama yine de bolum basiyla ortasindan itibaren tutarsiz davranislari beni cok rahatsiz etti. Eda'nin kafesine gelisinde Eda bile onu her zamanki gibi karsilamadi, bu da nereden cikti der gibiydiler hepsi. Elbette klas bir jestti ama Eda'nin tavrindaki degisiklikten de mi hicbirsey cikarmadi Atilla gibi akilli bir adam?? Hadi Serpil ciddi sorunlar yasiyor, Atilla kesinlikle oyle birisi degil ki!! Tavalari kirip dokunce de yenilemek istemesi de dusunceli bir davranis; iyi hos da abartmasi gereksizdi o soguk karsilamadan sonra. Bu degimi israrla farketmemenin aciklamasi da ancak soyle olabilir; 'sevdigin kisinin hayatinda somut olarak birisi olmayinca umut bitmiyor'. Umuyorum ama ne yazik ki sanmiyorum Ati Eda'nin Oguz'dan ayrilmis bile olsa nasil baktigini son sahnenin devaminda farkeder de kendi kendine havalara girmekten vazgecer. Yoksa ben ayni olaylarin tekrarlanmasini hele Kursat Bey gibi cok da iyi bir oyuncu varken ellerinde istemiyorum. Bu oyuncunun farkli oykulere acilimlarinin cok daha iyi olacagini dusunuyorum. Cocuklarinin gelmesi kliseyi kirmalari icin bir firsat bence, ama isin en kotu yani da Bugra'nin da dedigi gibi Eda'nin ilgilenmesi ile daha da buyuk bir klise yaratilabilir |