Tüm Versiyonu Göster : İki Aile - Bölüm Yorumları/2
Sayfalar :
1
2
3
4
5
[ 6]
7
8
9
10
11
_butterfly_ 10-02-07, 11:21 slmlar iki aile ailesii....;):happy0064 :happy0064
İŞTEE geldim burdayımm=):happy0064 ..aman tanrım ya ne kadar özlemişimm... aksilik üstünee aksilik sanki kadar yazamıycağım diyoo(ahh eda ablaa ya bak şimdi aklıma getiridm o konuşmanıı olurmu hiç ölee şeyy kader sizi aynı köşkdee kyduysa bir bildği vardır tabikidee;)...
evet kısaca başladım yorumlara...
tatlı ve bir türlü kavuşamayan aşıklarımızı:Her geçen zamndaa gözlerinde ki o aşkı daha fazl hisediyor ya bu nası bir oyunculuktr değilmii...zatenn 33 haftdann beri hep söyleğdimiz söylemektende bıkmadığımız birşeyy..;)...ama hep aksilik üstüne eakisilik.. bazen yanlış anlamalarr,bazenn türlü türlü oyunlar bazende şansızlık.... ama onlar o küçük zman dilimlerinde bile aşklarını doyasıya yaşamsını çok iyi biliyorlar....nee 404ler aladık yaa buda gelir geçer..ama yanlızz bu seferki eskiyee dayanıyorr işte... kopmaz bir bağmı diyim yanee eda'nın içinde olan biriydi!!!...oğuza söylemesi gereirdi evt ama korktu sonuçtaa yanee söylese ne olur..ama şimdi bölee öğrenmeside kötü oldu....edayıda hep birşeyler saklamaklaa suçladı..bu ilişkilerine bir zarar vermez.. dediğim gibi sadece senaryoyu uzatır:D(ayysss=)..neysee ati bu dava sürecinde karşımzda olcak tıpkı tarığın reklam sürecnd eolduğu gibi... (amann bak yinee sinirm tepeme çıktı.. ne güNlerdi ama dimii:)..ama ben hep şunu diyorumki aralarıdna ne geçerse geçsin onlar hiç bir zman ayrılamzlarkii..sadece engel olarak çocukları görüyorum ben açıkcası.. ama onlarda zamnlaa anlayacklar..ceren'nin tepkisini görüdkk...damla'nında... ama merve?? merve eda ile ne kadar güzel uyudular öle..yanee anne sevgisini dmmde yanee o sıcaklığı eda da bulduu...damla'Da iyikdie gördü ztae tepkisi pek fazla değldii.....yinee başa dönceğimöizden eminim damla ile eda konusunda.. yaene ferit ile yaşadıkları aşkı anlayınca babasınnı tavrını oda eda ve oğuza hak verecek ayda bir başkaa büyükk nebilimm muhtar yadaa o aşkı yaşamış yada kavuşamamış olanlardan biriyule ekonuşcakk..hani hep öyle eoluryaa...olaylarr böylee gidecektir eminim...şimdiki bölümdede zaten fragmanda görüdk oğuz efe'ye hep bir adım daha yaklaşıyor...yane onu anlaıyorr hiç değilse...yakınındaa!!!..bu çocklar mevzusuu bayabrir kötü geçecğeni zaten başıdnan beri biliyordukk bakalım nasıl atlatacağız... ama en çok merak etiğim davanın sonucu..... ne zman bu dava yaa..:)..başlarına gelmedik kalmıyacakk bu sayede... reklam süreci gibi.. davadan sonra ne olcka acaba??:)evet tatlı şaıklarıız her zmna tatlılar..her zmna o içlerindkei aşkı bize çok ii yansıtıyorlar.... helede aşk dolu baktıkları zmankli seyree doyum olmuyorr valahhii....
ferit hakındada birşey diyecem..kısırdöngü oldu vallahi ya..yinee başa döndük.. şimdi nolcakk damla bunu öğrenecek yine araları bozulcak.. hopppp 12 bölüm boyunca konuşmayackalr.... (yokk yaa bu sadece birr düzmece senaristlermiz bölee birşey yapmaz umarımm:s:s..YOK YOK yapmazlar=)...sabutay gitikçeee bir canavara adönüşmeye başladı zatenn herşey bu kadar kötü olamaz yane... salk 1 ve 2 ye edavranışlarıı..vay bee ynee.... polat alemdar biel aynındaa dhaa skain kalırr=)..
yinee kısa bir yorum oldu maalesefff..alışmıştım bend euuzn uzun analizz yapmayı... ama merak etmeyinn artık nee engel olursa olsun yazacam okadr=)...
herkersede tekradaan çok teşekürler ilk defa bu yorumların dışında olarak okudum yorumlarınızın hepisni gerçektende ne kdar içtenlik sıcaklık.. samimiyet var en önemlisi... iki aile ailesi bambaşkaa... vee APAYRII;)
not:hayri nerelerdeisn yahu..yaa ufff gel artık ama yaaa=(çokk özledikk....=(
hoşbulduk emre;)
Herkese Selamlar Ve Sevgiler...
Yeni Başlığımız Hayırlı olsun diyelim öncelikle...Sonra burada kimleri görüyorum diyeyim...Ecem hoşgeldin...Sefalar Getirdin...Yeni başlığımızda yorumn ile parlamışsın adeta..."_butterfly_" en son yorum yapmış...Görür görmez hemen heyecanla okudum...Valla özlemişiz Ecem...Köşkümüzü ihmal etme...İnanıyorum her aksilikleri sen halledersin...Geldin şeytanın bacığını kırdın...Devamı gelir artık...Ayrıca hikayemizin üstünden şöyle usul usul bir süzülmüşsün...İyide yapmışsın...Bir toparlama çekmişsin kısacası...Dediğin gibi hikayemizde nekadar 404 olsada,Eski "Gönül ilişkileri" Cirit atsada bu aşk artık bozulmaz...Hatırlıyorsumun hep korkuyorduk...Aşklar itiraf edildikten sonra...Şimdi ne olacak diye...Küs-Barış klişesimi başlıyacak diye...Eminim hatırlıyorsundur...Ama ne oldu Senarsitlerimiz en doğru yolu seçti...Herşeye rağmen birlikte mücadele yolunu seçtiler...En büyük küslüğü bir kalça darbesi ile bitirmeyi seçtiler...Ve bu ufak küslüklerden bile Meyhane gibi büyük bir eğlence çıkarmayı bildiler...Kısacası Sevgiyi seçtiler...Tam istediğimiz,hep beklediğimiz ve özlediğimiz gibi değilmi Ecem...Senarsitlerimiz ilk uzun soluklu projelerinin altından nasıl kalktıklarını gördük hep beraber...Ve Sana birkez daha hoşlgedin diyor Fragman yorumuna geçiyorum...Geçelim bakalım...Fragmanı defalarca televizyondada izledim zaten...Star tv hakkını veriyor yani...Takip edemeyenlerin içi rahat olsun...Dizimiz emin ellerde...Nerede kalmıştık konu girdi araya...Bir methiye düzerken fragman yorumunu unuttum...
Öncelikle Fragmanımız üzerindeki Ölü toprağını bir kenara atmış cıvıl cıvıl klasik düzene dönmüş...Bunda bizlerin etkisi varmıdır,yokmudur bilemiyorum...Hadi ucundan vardır diyelim kendimize bir pay çıkaralım...Fragmanımız canımız Safiye ablamızın yanık sesi ile başlıyor...Kadıncağıza yine afaganlar bastı sanırım...Yine köşkü inletiyordu...Elinde gelinlik,takmış yüzüne kocaman bir hüznü Oğuzun katını çınlatmakla meşguldü...Bir insana gelinlik,evlilik nasip olmuyorsa olmuyor...Safiyede bunlardan bir tanesi...Kadına gelinliği giyip salınmak nasip olmadı...Kader gelinliği ona Hastane köşelerinde giydirmeyi layık gördü...Diyecek söz yok...Bu 40 yıllık bilmece bir 40 yıl daha geçse çözülmeyecek bence...Safiye Ne Muhtarından,nede Numanından vazgeçemez...Harcıyamaz yani bouzk para gibi...En önemlisi bu 40 yıl süre içinde Dostluk var,emekleri var...Safiye böyle gözyaşları dökmeye devam edecek sanırım...Fragmanın devam yorumları gelecek Az sonra...Burada yarım kesmek zorundayım...Birkaç dakika sonra görüşürüz...
Tekrardan Selamlar...Ve Yeniden Buradayım...
Fragmanımızı yorumlamaya devam edelim...Safiyede kalmıştık...Safiye Gelinliği Kesiyormu,yoksa yakıyormu ben çözemedim...Zaten Safiyenin ruh halini az önce yazmıştım...Güzel bir sahne olacak kesin...İşte Yaş ne olursa olsun Aşk insanı böyle inletiyor demekki...Gördüğümüz gibi...Valla köşkümüz ne aşklara şahit oluyor...Genç Aşıklar...Orta Yaş Aşıklar ve Yaşını almış aşıklar...Yani minevi Small,Medium,Large beden aşıklar oluyor...Neyse biz devam edelim...Geçen onca yıl Safiyenin derdine derman olmamış...Benim şurada yazdığım 5-10 satır ne yapsın...
Ve Tahmin ettiğimiz gibi Telefonlada olsa bir Atilla Oğuz konuşmasına şahit olacağız...Valla böyle bir Sahne bekliyordum zaten...Telefonlada olsa,Belki yüzyüze Atilla Oğuz'a bir açıklama yapacak...Görüyorsunuz değilmi...Atilla yanlış anlamaya sebep olacak herşeyi bir bir ortadan kaldırıyor...Atilla'nın kişiliği sağlam olmasaydı bunu bir fırsat olarak değerlendirir...Üstlerine üstlerine giderdi...Ufacık ateşe gaz dökerdi...Ben sırf bu hareketinden bile Atilla'nın adam gibi adam olduğunu görebiliyorum...Ve içim rahatlıyor...Atilla bir tehlike teşkil etmyecek kadar bilinçli çıktı...Ne diyelim bizim dizimizede bu yakışır diyelim tam olsun...
Ve Fragmanın en beğendiğim sahnesine gelebilirim...Oğuz'un köşkün kapısının önündeki hali...Valla senarsitlerimiz bu didişme özlemimizi gideriyorlar bol bol...Oğuz nasıl durumunu anlatıyor ama...Şarkıyı bile söylüyor...Eee işte örnekli anlatım diye ben buna derim...Ruh hali ancak bukadar güzel anlatılabilirdi...Valla Emre Kınay'ın performansı şu 50 saniyelik fragmanda bile parladı ya...Artık birşey demem...Durum ortada...Çok büyük bir sır açığa çıksa bile Senarsitlerimiz bu durumu "İki Aile'CE" işlemeye karar vermişler...Böyle bir tür oluştu artık...Şimdi bu malzeme başka kalemlerde sündürülürde sündürülürdü...Off aklıma geldikçe bir garip oluyorum...Bizim Senarsitlerimiz tüm tadlardan veriyorlar bize...Ben daha ne diyeyim...Valla bu fragman benim içimi kıpır kıpır yapmayı başardı...Yorumlarken bile zevk duyuyorum...Umarım bu hislerimi cümleye dökebiliyorumdur...Şimdi fragmana dönelim tekrar...Köşkün hemen kapısının önünde kalmıştık...Evet bu sahne burada bitmez...Sizlerinde tahmini gibi bu gecenin devamı kesinlikle var...Eda'nın yatma sorunu...Yani Hırsız korkusu devam ediyor...Timur'da yukarıda uyuduysa...Hadi bakalım...Üst kata doluşma vaktidir...Umarım bu didişmeler devam eder...Ben büyük bir zevk ile izliyorum...Tabiki bu didişmelerin,birde gönül alma kısmı var...Onada az sonra geleceğim...Siz bunları okurken bende fragmanın üzerinden birkez daha geçip geliyorum...
Yeniden Selamlar...Ailemiz Cumartesi gününü Gezerek geçiriyorlar Sanırım...Bende forumumuzu boş bırakmıyayim...Fragman yorumumun devamı ile geldim...Bol bol didikledikten sonra buradayım...O zaman lafı daha fazla uzatmadan devam edelim bakalım...
Şimdi Gelelim Dış sesin Tabiri ile "Birbirine Kabaran İki Horoz'a" Valla güzel laf etmiş dış sesimiz...Bu hafta o canlı ve heyecanlı sesine kavuştuğuna sevindim...Haklıda...Timur burada oyunculuğunu konuşturuyor...Bizim kendi küçük,yeteneği büyük Timurumuz ilk defa en zor rolünü oynuyor bence...Sami'nin dediği gibi Birkaç hafta önce "Ceren"...Geçen Hafta "Damla" bu haftada parlama sırası Timur'a gelmiş gibi gözüküyor...Bölümü izlemeden net konuşmayayim ama görünüş öyle gözüküyor...Timur'un artık bardağı dolup taşıyor ve abisine feci şekilde patlıyor...Hemde ne cevaplarla...Ben bundan sonra eminim...Olurda iş mahkeme salonuna kalırsa Timur'un cevabı belli...Timur annesinin hep yanında,onun üzüntüsünü,sevincini çok iyi anlıyabiliyor artık...En önemlisi Timur tamamiyle Eda'nın terbiyesini almış...En önemliside bu zaten...Yaşı küçük olduğu için ve şu atasözünden yola çıkarsak "Ağaç Yaşken Eğilir" Timur tamamen böyle...Ve doğruyu yanlışı net görüyor...Ve artık dile getirmeye bile başladı...Efe ise geç kalınmış bir kurban diyorum ben...Yaman'ın kurbanı...Hırsına,nefretine ve kişiliksizliğine alet ettiği bir kurban...Tüm hırçınlığı,kızgınlığının sebebide bu zaten Efe'nin...Bu belki çocukluğundan beri bitmesini beklediği "Geçiş Dönemi" ve Yaman olduğu sürece bu geçiş dönemi daha zor bitecek...Ama bugün abisine diklenen Timur,Yıllar sonra babasının karşısına geçip "Baba neden annemle,bizle uğraşıyorsun,bizimle ne derdin var" dediğinde korkarım Yaman cevap veremeyecek...Şimdi bugüne dönelim...Bence Efe'de buna benzer bir hayrkırşla karşılaşacak...Ve yapacağı son şey olan Tokata başvuracak...Timur'a helal olsun diyorum ben...Tek kelime ile etkileyici bir sahne olacağına eminim...Tabiki Senarsitlerimiz bu durumu en iyi şekilde kullanacağına eminim...Ve Emre Kınay'ın bugün eklenen röportajında şu cümlelere dikkatinizi çekiyorum...
Ve her şeyden önemlisi elime son 10 yılda gelen en detaylı snopsisti. Karakterin her şeyi yazılmıştı. Psikolojik halinden burcuna kadar titizlikle anlatılmıştı. Çok etkilendim. Çünkü ben her senaryoda karakterimin bir gününü okuduğumda bir gün önce ne yaptığını sorarım. Sağlam bir karakter için önemli bir ipucudur bu. Yazarlarımız Saygın Delibaş ve Fethi Kantarcı çok iyi yazıyorlar diziyi.
Daha söyleyecek birşey yok sanırım...Dizi dediğin,karakter dediğin böyle çıkartılır...Bizde böyle uzun uzun konuşabiliriz böylece...(Gerçek Karakterleri...)...
Merhabalar...Devam edebiliriz fragman yorumlarıma...Nerede kalmıştık....Tamam hatırladım...Timur ve Efe'de kalmıştık...Devam edelim...
Öncelikle Sami'ye Gözün Aydın diyorum...Derin bir Ohh be çekebilirsin Sami...Bende kendi adıma sonunda diyorum...Oğuz'u Efe ile konuşurken göreceğiz...Efe belliki bu tokatın yükünü kaldıramayacak...Pişman olacak...Ve bizim köşkümüzde bir kişinin sorunu herkesin sorunu olduğu için,yine gözlerde hüzün değil mutluluk olması için ve gerçek bir Aile olmanın yolu tüm bunlardan geçtiği için Oğuz Efe'nin yanına ve bahçeye gidecek...Sanırım Efe ile dertleşecek...Ona bir arkadaş,dost gibi yaklaşacak...Efe'nin içindekileri görmeye,okumaya çalışacak...Bu sahneyide merak ile bekliyorum...Diyalogların çok güzel olacağına eminim...Tabiki bu sahnenin devamıda çok güzel olacak...Efe Köşke girecek...Ama Fenerbahçe Tezaruhatı yüzünden değil istediği için...Ve Kardeşinden belki özür dileyecek...Bizim Dünyalar masumu Timurumuzda bu işi uzatmaz ve o gece olay tatlıya bağlanır bence...Eda'da Oğuz'a şöyle bir gülücük atar...Teşekkür amaçlı iş tamam...Aynı Adile Naşit'in Yaşar ustaya attıklarından...Tamam ben yine Eski Yeşilçam filmlerine ve o usta oyunculara dalmayayim ve bu konuyu kapatayim...(Bu arada Oğuz-Efe bahçe konuşmasındaki kamera açısını çok beğendim...)...Parantezden çıkayim söyleyeceklerim uzun...Köşkümüz şöyle tsblo gibi göz atıyor bizlere...Diyorki merak etmeyin...Biraz sonra iş tatlıya bağlanacak...Benden ne kurtulur diyor...Benim Sevgi oyunlarım ile İki Aile'yi öyle bir harmanlarımki diyor...Daha yaptıklarım yapacaklarımın teyminatıdır diyor...Bende size bu İki Aile Tek Aile yapmassam bana 40 Yıllık Tarihi köşk demesinler diyor...Bizde Selamlıyoruz köşkümüzü...Arkandayız diyoruz...:happy0064 :img-yes: :happy0064
Ve Geldik Serpil-Oğuz'un ofisteki sahnesine...Öncelikle Serpil yaka paça dışarı atılmadığı için şanslıymış...Oğuz'un yine efendiliği tuttu...Bir mikroba yapılacak en iyi şeyi yapıyor..."Görmezden Geliyor" bundan iyi ceza varmı...Bence yok...Tahminlerimiz doğrultusunda zevk ile Eda-Ati(ESKİ) Aşkını yetiştirmeye gelmiş...Ama hevesi kursağında kalacak...O hayal ettiğimiz bozulmasına an ve an şahit olacağız...
Veeeeeeeeeeeeee işte iki üç sonra….yine aranızdayım…..veeee beni çok mutlu eden bir..haber…çünkü…gerçekten çok merak emiştim…
Nilgün´cüm…hoşgeldin….ne güzel beyaz gelinciğimizi yine aramızda görmek…anlatamam….umarım…yine tamamen iyileşmişindir….
Veee dediğim…gibi…bazı nedenlerden dolayı…ailem den uzak kaldım….ama yine ve hep söyleyeceğim bunu…yorumların hepsi gerçekten olağan üstü…hiç biriniz eksik olmayın…bu ailemiz….hiç…parçalanmasın….bunları neden yazdın derseniz eğer…..içimden geldi…nedeni yok….:img-yes:
Veee gelelim…benim….değinmek istediğim…noktalara….hangisine değineceğime inanın şaşırdım….çok zor gerçekten….neyse ama önce….
„Allah okuyana kolaylık versin ;-))“
Nilgün´ cüm tekrar hoşgeldin….gerçekten özlettin kendini…herkes çok güzel yorumlar yapmış….ama sen yapmamıştın…hiç sensiz olurmuydu…tabiiki hayır…bu eksikliği ben hissettim…eminim sadece ben değil….ve hemen senin o güzel yorumlarınlan başlayayım ben….
Öncelikle….sen geldin ya….seller bassa da…hiç fark etmez…yani su…ne olacak…şekerden değiliz…ne de olsa….
Veee Buğra´nın da dediği gibi….Nilgün…gerçekten…şaşırdım….eh sonra normal dedim…kız baya bir yoktu aramızda…ve başladım…yani bölüm özetini….en-lerin içine saklamışsin..çoook beyendim…..büyük bir keyifle okudum….ellerine sağlık….bak ben neleri ele aldım….
Veee yine benim yorumumla örtüşüyor senin fikirlerin len…çok güzel…çok haklısın…mutfağın dili olsada konuşsa…..veee benim de dediğim..gibi….ama sen çok daha güzel ifade etmişsin….gerçekten bu haftaki barışma sahnesi…bu da sanki her hafta kavga ve ardından barışma gibi oldu ;-)) …tamamen repliksiz di…vücut dilleri…mimikler…harekete geçti…ve ancak bu kadar güzel olurdu….veee senin ifade tarzı nı…alıntı yapmak istiyorum…çooooooook beğendim…..
ask böyle yasanir iste...konusmadan, sevdiginin gözünün icine dalip derinlerde kaybolarak yasanir ask, yada bir bakis da ne yapmak istedigini yada ne hissetigini anlamaktir ask...bizim tatli asiklarimiz hic bir konusma olmadan, sadece hareketlerle ve bakislarla, nasil barisilirmis izleyenlerin gözlerine sokarak gösterdiler resmen.
Veee biraz şaşırdım…demek avukatları pek sevmiyorsun …..vee avukat tiplerini anlıyormuşsun….:img-hyste bu na güldüm valla…nasıl mış bu tipler….umarım…sema hanım gibileri kastediyorsun…bak bu konuda arkandayım…çok haklısın…..
veee Ati ye „ısınmışsın“…demek senin tiplemlerinin dışında….çok sevindim…bu konuda hemfikriz…zira Ati…gayet sağlam bir karaktere sahip olan bir adam…
bence de Ati nin tatlı aşıklarımızın arasında ayak bağı olmaz….aşkını…duygularını bastıracaktır….tüyolar da gelmeye başladı zaten…Ati….ev sahibi olarak Oğuz u bizzat davet etti…bu da onun Oğuzu Eda nın yanında kabullendiğini gösterir….veeee senin de dediğin gibi her avukat böyle değildir….ama bu bir gerçek…böyle insanlık duygusunu yitirmemiş avukatlardan henüz daha çok var…umarım böyle kalır…veee Ati sayesinde….avukatları sevmeye başlamana ayrıca sevindim tabii…..
ve geldik 404'lerin en sinir bozucu sahnelerine....yaman-serpil-sema ayni mekanda...iste avukat dedigin böyle olur (aysun sen anladin onu ) sema hanim gibi olur...bir dava icin....ve onu kazanmak icin yapamiyacagi pislik yoktur bu tür avukatlarin...hele oduna ne demeli...cocuklarinin annesini hakaretlerle sucluyor, sanki hakliymis gibi...bence yaman bu velayet davasi mahkemede sonuclanmadan bitecek...yoksa durumu hic iyi görmüyorum...serpil zaten bir hirz ugruna, anne ve cocuklarini ayirmak icin ugrasiyor ya pes diyorum baska da bir sey demiyorum...böyle insanlarda var hayatta iste, kendi mutsuzlugunu baska insanlarin huzurunu, mutlugununu bozarak bastirmaya calisiyor...ama allah isini her zaman öteki tarafa birakmaz..
Bu Sema hanıma inan bende akıl sır erdiremiyorum…yani o da bir hanım neticede…kadının gözü hiç bir duygu….vs….görmüyor sanırım artık….yani kalbi ölmüş adeta..ruhsuz birşey…dediğin gibi…ne pahasına olursa olsun…kazanmak..onun için önemli…
ama bende bu noktada…yaman´ın davayı kazanamayacağını inanıyorum…çeşitli nedenler olabilir tabii…birincisi…Serpil artık yaman´ın "bankası" olmak istemez….bıkar…artık….çocuklar babalarından bir şekilde soğarlar….gördük..nasıl en ufak bir yalan da….yaman takip edemedi…yaaaa ah ah….timur u nasıl da azarladı….veya….hepimizin istediği olur….ama formalite ama değil….evlilik…ve dava böylece düşer….veyaaa….Ati iyi bir performans sergiler…..Damla inandırırcı bir şahit olur…ve dava bileğın hakkı ile kazanılır…..benim aklıma gelenler bundan ibaret….
Buğra´cım…öncelikle…dün bir bir konuk etmişsin bizleri programında:img-hyste ….beni de çağırdığın için çok sağol…sana yakışmış bu tarz bir yorum…neden acaba……veee senin yazdıklarına…..
Ve Aysun...İkinci konuğumda sen oldun...Hoşgeldin...Yorumumun tam ortasına...Önce seni şöyle bir kutlayarak başlıyayim...100.Yorumun Hayırlı Uğurlu olsun...Bizlere daha nice 100 Yorumlar yapman dileği ile...Zaten senin bu yüz yorumun yaklaşık 200 yoruma denk geliyor...Ee bukadar uzun olunca...Görünmeyeni var birde...
Çoooook sağol…..sen de biliyorsun….hiç sanmazdım….veee görünmeyenlerini ayrı bir zevkle yazıyorum….;-))
veee dediğim gibi…en-klasikleri benim en keyfi aldığım köşe…..yazarken güldüğüm için…sana da yansıyor demek….eh ben daha ne isterim ki…..
yaaa gerçekten haklısın meğer Seda abla benim için ne kadar önemlimiş….eksikliğini bu hafta çok hissettim…..umarım kadıncağızı küstürmemişimdir…gelir ya gelir….küstüğüsede…ben alırım onun gönlünü….ama ne biliyorsun…belki bizi çok şaşırtacak….yani gidişi…sessiz…oldu….dönüşü neden muhteşem olmasınki…bence hepimizi utandıracak…:happy0064
O yüzgeçler hırsıza ne yapmayı planlıyordu Oğuz ben onu çözemedim..
Veee işte arka plan buna derim ben….valla ben gerçekten dikkat etmedim….
eh normal…Eda´nın elindeki vazoya…kafaya takınca..olucağı buydu….önce anlayamadım..süzgeç de nerde….sonra..bir kahkaha…:img-hyste
offf Buğra….vallahi bilmiyorum…hırzıza ne yapmayı planlıyordu…
ama bak aklıma geldi….hırsızlar…biliyorsun…tanılmasınlar diye..genelde kadın çorabı geçirirler kafalarına….bu da yüzlerini resmen deforme eder….çok komik bir görüntü oluşur….burun falan sıkışır…gerisini düşün işte:img-hyste …
ben diyorum ki…Oğuz süzgeçi kafasına geçirir….neden mi….eh tanınmamak için…tut ki gerçekten mutfağa bir hırsız girdi…Oğuz…der ki…ah siz de mi iş mekanı olarak bu köşkü seçtiniz…bir şey söyleyim mi….hiç bir şey yok bu köşkte….ben de sizin tarafınızdayım….gelin çıkalım…kendimize başka bir çalışma ortamı bulalim…der…veee gerçek hırsız buna inanır…baya saf mış:img-hyste
….veee çıkarken der ki….ya arkadaşım…nerden aldın o maskeyi…süzgeç olduğuna karanlıkta fark etmez…abi yaaa….bu çorap çok kaşıntı yapıyor….hiç kullanışlı…değil…..offf Buğra…bak nasıl da şacmaladım…ama silmedim….de…..;-))
Yine yoldaki o bol didişmeden sonra Eda köşke önden hızlıca bir giriş yapacak...Arkada Oğuz...Ve seninde dediğin gibi üst kata doluşurlar tekrardan...Ben Ati'den dönüşte böyle sahneler izleyeceğimizi düşünüyorum...Zaten ya o gece,yada sabahına köşkün herhangib bir yerinde yine barışırlar...Belki Oğuz dayanamaz gece gece Eda'yı kaldırır...Senarsitlerimiz Şeker tadında sahneler yazmışlardır zaten...Ve böylece Atilla sırrı ortadan kalkmış olur...Bizde derin bir Ohh çekeriz...
Hemde ne Oh çekeriz….bu da konuştuğumuz o kaç…kovala oyununa benzer…gerçekten özledik…böyle sahneleri…ne güzel olur…
dediğin gibi…yine barışırlar bir şekilde…sanırım…bu barışma zaten hemen olacak…çünkü Oğuz da aynı durumda…Serpil konusunu diyorum…şimdi ise itiraf sırası Eda da….Oğuz anlayacaktır….ve ikisi böyle kartlarını açtıktan sonra….sorun kalmayacak….ama buraya gelene kadar….özlediğimiz çaça Eda yı….ve durmadan kıskançlık krizleri yaşayan bir Oğuz bey görebiliriz….
zaten kapımız ile başladılar bile…untumadan…aaaa Buğra´cım…kapı açık olsa bile…telefon ne güne duruyor….lütfen yani….vee haklısın…tuhaf sesler…olmayan hırsızlar….bizim tatlı aşıklarımıza vız gelir…ve alt katta buluşurlar…..çok güzel….:img-hyste
Veeeee bu noktada bir özete değineyim….Pelin…ve sen de yazmışsınız zaten…evet yeni yüzük meselesi…benim fikrim de aynı bu konuda…yani…Damla Ceren çaktırmaz olayı…ama Ceren in tepkisi üzerine….yüzüğün Eda ya ait olduğunu anlar….tepkisini henüz kestiremiyorum…belki fragman bu yönde bir kaç tüyo verir…bilmiyorum…
Ama neden olmasın….eski yüzük yine Eda nın parmağında yer alana kadar….Oğuz….Eda ya bir sürpriz yapabilir..bir yeni yüzük alabilir…
Veee pes yani….önce….son detayına kadar….tatile giderken…arabada nasıl otururlar diye planlar yapıyorlar….şimdi de…köşk ten nasıl kaçılır….demişsin….veee çok haklısın….gece kaçan….sabah koşudan gelen bir Eda dan bahsediyoruz burada…:img-hyste
hadi diyeceğım…çocukları…hafta sonları yaptıkları gibi…yine Ferit le postalarlar….ama maalesef…Ferit te "meşgul" ;-))….olmaz yani böyle bir plan….
safiye abla da olmaz tabii…eh bu durumda benim aklıma şöyle birşey geldi…tekrar diyorum….Damla ders çalışmaya gider…Ferit i de Babası çağırır…melahat ile barış yemeğini…böylece Damla ile Ferit durumu kurtarırlar….
veee gelelim tatlı aşıklarımıza….ikiside giyinirler…çünkü Eda Oya ile buluşmak ister …Oğuz da Ergin ile….yani çocuklara öyle söylerler….veeee Eda nın aklına yine…boyun çıkarma gelir…derki….ay Oğuz….birsey söyleyeceğım..ne? der…Eda: ya boynunu mu çıkarsak yine…yani yalancıktan:img-hyste …kızlar senin marka olmuş…parfüm sürüş tarzını…biliyorlar…nasılda tehlikeli dalıyorsun..öyle parfüm tanecikleri yağmurun altına ;-))…işte tam orada yere yığıl…merve ve Ceren koşacaktır…biraz inandırıcı bağır….sonra merve aşağı incektir..beni çağırmaya..böylece yine boynuna havluyu ve atkıyı sardıktan sonra…arabanın anahtarlarını bana verirsin…veee karşıdaki otobüs durağına kadar…(yine geçmişe bir selam)..ben kullanırım…sonra değişiriz…..ne dersin…???:img-hyste
Yani Buğra´cım…bu kadar hayal gücümü pes….itiraf edeyim…olasılık oldukça düşük farkındayım….
Veeee Pelin´cim..valla alıştırdın bizleri böyle güzel yorumlarına….okul açılınca bile..devam derim ben….geceler ne güne duruyor öyle değilmi…lütfen yani….
Veee çoooooooook güldüm…..demek alarm…hmmm
Valla çok matrak….vee Buğra´nın da dediği gibi…. gizli aşıklarımız alarm yüzünden deşifre tehlikesi geçirebilirler….off offf üstelik Oğuz un kendisinin taktırdığı cihaz ile..ne komik sahneler olurdu…gerçekten….düşünsene…bizim aşıklarımız…yine soluğu bahçede almak zorunda kalıyorlar…tam çıkacaklar….ama alarm devrede….kapı açılır….ve birden bir siren sesi…off offf. Kaçamak suya düşer….aşıklarımız ise…sudan çıkmış balığa dönerler….çocuklar…aşağı inerler…veee Ferit….aaa dinlemiyorsunuz ki….canım…beni…ben diyorum…iki dört nöbetini ben tutayım diye…offf offf ne bu yaaa her gece…;-))
...
Mutfak demişken valla o mutfak nedir öyle, çok güzel bir mutfak ya.. Bayıldım.. Ayrıca ofisi de çok güzel, şömine de harika (Aysun ve Şule ne dersiniz? )
Vallah ofise bende bittim…çok lüks….veee tam avukatlık….yani…mobilyalar….falan harika….şömineye hiç girme…muhteşem..çok beğendim….Nilgün´cüm..gördüğün gibi….böyle “iyi“ ve kişilikli bir avukatın ancak böyle bir mutfağı…evi olabilir…kimbilir…sema hanımın eve nasıl…aslında tahmin edebiliyorum…simsiyah duvarlar…siyah koltuklar…siyah halılar…kendi gibi yani…
Veee gelelim dişi kasırgamıza….yine döktürmüşsün…..süperrrrrrrrr!!!
Evet canım…geçmişe selam çakmak en çok zevk aldığım bir nokta…veee fareler aklıma böyle geldi zaten…veee Oğuzun diyecelerine kulağımı verdim tabii…
Oğuz: Aa Aysun ne ne ne korkması fobi yaa alla alla yavv niye korkucakmışım da ben bal gibiymişte yok fareymişte alla alla ya alla alla yani…
Valla uyarmama kalmadan Oğuz abinin cevabı geldi Aysuncumm… Cevabını sen ver bakalım
verecegim de...izin cikmadi...neden acaba...reklam arasi vermeden...geciyorum hemen ikinci...bölüme....:img-hyste
veee iste gelelim benim cevabima....sule´cim
Buarada Oğuz korkudan pardon fobiden… çok afedersin Oğuz abi fobi diycektim dilim sürçtü… Eheh işte eline ne alıcağını bilemiyor… Fareleri su tabancasıyla kaçıran Oğuzun hırsızı süzgeç ile yakalama çabalarına hiç şaşmadım doğrusu… E Oğuz bu……
Şulecim sen zaten süper bir cevap vermişsin….cok beğendim…
Ben ne cevap verirdim acaba…..al bakalım…
Aaaa Oğuz abi…şimdi ben şöyle bir güzel rica edeceğim:img-hyste …ayol bir sandalyeye çıkmadığın kaldı…son anda kurtardın paçayı….valla….Allahtan Ergin ve ….sadece..gönül ilişkisi yaşadığın Serpil dalmışlardı….hatırlarsın…yani onlar gelmeseydi…eminim değil Eda nın o güzelim beyaz…sandalyelerine….valla masanın üzerine çıkardın mazallah….ama tabii canım korktuğun için değil….fareleri daha iyi görmek için….yani…bakış açısı….kuş bakışı:img-hyste …aa ama yeter bak bende saçmaladım şimdi...ayrica...panik atak yasadigin...ortada...erginle sari ciyani bile korkudan...timur un su tabancasi ile islattin...bu na ne demeli....ama iyi de oldu..sari ciyan...böyle...:img-hyste
Valla Sulecim…bu uzun cevapla…Oğuz abi…kala kaldı inan….
Oğuz abi…iyimisin..ne oldu…dedim…senin için yapacağım birşey varmı dedim….ama Sulecim…tık yok:img-hyste ….birşey söyle dedim….korkutma beni dedim….
Aysun…boynunumu çıkardım…dedi….offf yaa Oğuz abi yine mi…yaa:img-hyste …ah tabii haklısın…..Eda abla yok….eh bu durumda psikolojik değil…off yaaa vaktim de yok….seni de böyle bırakamam…neyse …hadi ver arabanın anahtarını….ben seni hastaneye götüreyim….
Offf Sulecim…yaa gördügün gibi bende sacmalamaya başladım…neyse…..bakalım…benim bu cevabımı beğenecekmisin….vee bu ara ben yine geçmişe selam mı çaktım…hmmm….bilemedim….
Evet görüldüğü üzre tıpta yeni bir çağ daha açıldı… Hemde öncüsü daha doğrusu tedavi yöntemi yine Eda=)) Maşallah Eda ablamız ne kekemelik bıraktı ne boyun ağrısı… Şifalı insan
Ben Yine duramam kendimi katarım bu duruma:
- Eda abla bi okuyup üfler misin yaa… Biraz başım ağrıyorda belki iyi gelir senin her derde derman olduğunu duydum hadi bu şifadan beni mahrum etme…
Eheh Eda’nın cevabı kulaklarımda hissettim şöyle yüksek desibelli bir “alla alaaa ya” eheh hatta “fesuphanallah” =)) Valla ne dese haklı bunun üstüne… Ayy şimdi sapıtıcam biraz ama siz alışkınsınız nede olsa… Başlıyorum hemenn oyüzden=))
Düşünsenize ertesi gün olmuş;
Kapıda bir kalabalık bir kalabalık… Köşk sakinlerinin hiç tanımadığı insanlar toplanmış bahçeye… Bazıları bahçedeki ağaçlara bezler bağlıyor, bazıları mumlar yakıyor, bazıları dua ediyor, bazıları köşkün susuz havuzuna para atıyor, hepsi kendine bir uğraş belirlemiş bu sayede dileklerini diliyorlar…
Aa aynı zamanda da birbirlerine filancanın oğlu sakattı yürümeye başladı ne yürümesi birden bire koştu, filancanın kızı yok kekemeydi; yok kötürümdü… Diyerek kulaktan duyma saçmalıklarla dedikodu yapıyorlar…
Tabi köşktekiler bu duruma anlam veremez Eda olaya el koymak için tüm çaçalığıyla beraber bahçeye çıkar… (ilk bölümlerde birinci ve ikinci salağı terlikle kovalayışını düşünün=)) Ordan eli ayağı zor tutan, gördüğümüz zaman ne işin var teyze buralarda diyeceğimiz türden bir bayan;
- kızım buralarda her derde deva bir Eda Hanım varmış gördün mü acaba?
Diye sorar… Eda ablamızın cevap;
- teyzecim doğru bildin buralarda bir Eda var ama her derde deva olduğunu ilk defa senden duyuyorum…
- aa kızım tövbe de çarpılırsın Ee sen tanıyor musun bu Eda Hanımı
- Alla alla çattık yaa sabah sabah…
- Nasıl?
- hiçç tanıyorum… yani benim…
- Hii sen misin kızımmm sen ne mübarek insansın… Allah rızası için şu torunuma bir şifa bul…
- ben mi??
- Tabi sen… Aç yavrumun şu doğuştan kör olan gözlerini!...
- Nasıl açiyim yaa?
Anahtarla eheh tamam tamam Gördüğünüz gibi iyice zıvanadan çıkmadan ben yorumuma geri döniyim… Eheh konu nerden nereye yalnız yaa… Aysuncum merak ediyorum acaba bu cümleleri yazarken benden böyle bir cevap geliceğini tahmin etmişmiydin?=))
Yani Sulecim….ne diyeceğimi bilmiyorum…coooooooooooook güzel…..:img-hyste
veeee beni nasıl da güldürdün….yaaa offff valla tam sen….süpersin….nerden de aklına geldi….hayal gücün müthiş….Böyle bir cevapı hic tahmin etmezdim…
ama Sule kendine has bir cevap verir demistim….ve hicte yanilmamamisim…valla Buğra haklı….bizim o seref tribünü saklayan bahçemiz…demek türbe olmuş…..off offf….hafızamda çok güzel canlandı…çok matrak….Oğuz köpürür herhalde…yani bilmiyorum…hatırlarsan…
Eda çocuk yuvası için…kaydıraklar….salıncaklar falan getirtmişti….bahçemize….evet ikisinin bahçesi…veee Oğuz o şoklan…gitmişti…kızlarla….en güzel bahçe mobilyalarından almıştı…bu durumda acaba..
hadi Eda türbe falan yaptır……Oğuz da ceşme mi….ay şu an nasıl gülüyorum….vallah..tahmin edemezsin….:img-hyste
Aklıma geldi…ya Buğracım….Eda abla üfürükçü….bunu anladık….eh kurşun döktürme işi yine sana mı kaldı….ne dersin….:img-hyste
Vallahi Eda ozaman nasıl heycanla dolaştırdı lafları… Bence Eda birkaç gün daha kalma niyetinde aslında Oğuzunda işine gelir bu… valla yazık olur mu Oğuza? Hiç sanmıyorum o psikolojik olarak pek rahat… İki metre ilerde Eda uyuyor… Aslında gönül isterki… (anladın sen : ))
Hemde nasıl anlamdım…valla bilmiyorum…Nilgün de bende sende…hâlâ ümitliyiz…o an gelecek…belki sandığımızdan da erken…yeni bölümde…olur tabii….ama en geç bence….sevgililer günü….bence buna kısa da... üstü kapalı da olsa…değinirler….veee Oğuz böylece…hem bizim görmek istediğimiz sahne için…çabalar…başarır….hemde Eda ya bu güne kadar söylemediği….cümleyi söyler…bence bu cümle „seni seviyorum“ olabilir…eh şaşırmamak lâzım…hemen pat diye evlilik teklifi gelince….böyle bir cümleye haliyle fırsat kalmamıştı….
O lakaba benim gibi sende bitmişsin anlaşılan… Devletin hukuğu kanunu… Gerçi sen benden daha çok bitmişsindir ee benim nickim “hukukcine” değil nede olsa=))
Ahaha cidden yaa Ati için güzel ama Eda için çook güzel… Bizim için çoook çook güzel… Oğuz için nasıl acaba??=))
Oğuz için nasıl eveeeeet…..bence Oğuz çok köşeye sıkışık hissetti kendini…çok sıkıcı bir durum…tabii…..ama Oğuz abi…Eda yine "trafo":img-hyste gibi olmadan…sen bu işi düzelt…..ne mi yapacaksın…ay ne bileyim….ben…..gerçi yeni bölüm de bol bol…fırsat olacak…çünkü bu kez Eda aynı durumda….şimdi o köşeye sıkışacak…ne bu yaaaa…..birine olan ötekine de oluyor…siyam ikizler…tamam tamam….geçmişe yine ufaktan selam çaktım….:img-hyste
Ayrıca…nickim…evet öyle….bana uzun bir zaman önce….takılan bir lakab….evet devletin hukuğu kanunu tabirini çok beğendim….
Off Aysuncum sen okadar güzel ve güzel oldugu kadar uzun bir yorum yapmışsın ki bende yorumla yorumla bitmedi… Ne kadar uzun bir yorum yorumu oldu cnm bu böyle=)) Ve son olarak ellerine sağlık diyorum! Aa buarada sen yazıyorsun ya böyle Allah okuyana kolaylık versin diye…
Valla senin yorumların için; Allah okuyana kolaylık, okumayanada “akıl fikir versin” diyorum benn=)))
Veeee bu sözleri sana aynen iyade etmek istiyorum….hemde sevgilerime yollayarak….böyle uzaktan….kabul et……veeee tekrar yorumların…için çooooooooooook sağol…eh boşuna demiyorum ben dişi kasırga….haklıyım…eh sende beğenmişsin…mesele yok yani….;-))
Emmre….paylaştığın haber den dolayı sana çok teşekkür ederim…gerçekten biraz üzüldüm…çünkü Oya kilit karakterlerinden biriydi…geçen bölümler evet…bende fark ettim…gittikçe azalıyor….bilmiyorum…ne olur…ama sanki..doldururlar yerini….bu çok zor olsa bile….çünkü Ergin..ne olacak…yaaaa…ondan yani…
Sami…valla sende fırtına gibisin…diyecek hiç bir lafım yok…her zaman ki gibi…analizlerin fikirlerin…çoooooook güzel….ve mantıklı….ve dizimize çok uyuyor…..süper…..bende bir şıklarından seçeyim izninlen…..:happy0064
1. Önce yüzük ile ilgili bir soru. İki kısımdan oluşuyor. Özet garip burada ama özete göre Damla hem Ceren,hem Merve'nin önünde yüzüğün Oğuz'un Ergin için aldığı yüzük olduğunu öğreniyor. Ve direk Oğuz'un Eda'ya aldığından şüpheleniyor. Peki Damla Ceren&Merve'den nasıl öğrenecek ve Ceren&Merve'de şüphelenecekler mi Eda'dan?
Damla'nın öğrenişi:
a.Damla Ceren ve Merve'yi çağırıp, yüzüğü gösterip direk soracak bu yüzüğü buldum, tanıdık mı diye. Ceren tanıyacak hemen.
Bence….Ceren yüzüğü tanıyacak….ama birşey belli emeyecek…
Ceren&Merve'nin tepkisi:
c. Damla yine hemen bir bahane uyduracak. Merve inanacak ve yüzüğü unutacak. Ama zaten hem sabahlığı gören, hem ufaktan şüphelenmeye başlayan Ceren tam inanmayacak, sorgulamasada, aklının bir köşesine not edecek ve Eda&Oğuz ilişkisine şüphesi artacak.
Vee işte bu da benim fikrim….bence de Damla durumu anladıktan sonra..Ceren de senin dediğin gibi…ablasında habersiz….şüphelerinin doğrultusunda…kendi çapında araştırmalara başlayacaktır….sessizce…belki Ferit ile paylaşir..bilemedim…
2.Gelelim ikinci soruya: Ne olacak bu Ferit'in durumu? Ferit kumara kendini iyice kaptırdı, bu bölüm veya ileri bölümlere kaybetmeye başlayacak iyice. Bu kesin, dizimiz kumarda kazanmayı övmez. Adanalı arkadaşı uyarsada kar etmeyecek. Tüm parasını kaybedecek kesin gibi buda. İleride ne olacak Ferit'e
b. Damla öğrenecek ve Eda'dan yardım isteyecek. Beraber kurtaracaklar Ferit'i. Arkasından Eda çok kızsada affedecek ama Damla ilişkisini kesecek.
e. Durumu Oğuz veya Eda öğrenecek. Beraber Ferit'i kurtaracaklar kumardan. İkiside çok kızsada susacaklar. Damla hiç bir şey bilmeyecek.
bu iki şık ın arasında kaldım…ama kesin olarak…Ferit in tekrar kumar…batağına saplanması…öğrenilecek…eminim…ama sonrası için bu iki alternatif te çok mantıklı…tabii bir yandan Eda ve Damlanın arasında buzlar erimeye başladı….veee Eda biliyor..ilişkilerini…öte yandan…Oğuz öğrenirse…bir şekilde duyarsa….ikisi birlik olup…Feriti kurtarmaya çalışabilirler…çünkü ikiside Damla nın üzülmesini kesinlikle istememzler….
Nurdan´cım…sende hoşgeldin…
Evet arkadaşlar..bölüm analizimde bitti..ohh rahatladım valla..gerçi hrekes özet yorumunu yapıp çoktan 34.bölüme geçti ama bende kendi çapımda naapıyım içim rahat etmedi..İnşallah 32.bölümün sizlerin gözünde şöyle bi film şeridi gibi geçmesini sağlayabilmişimdir..
Hemde nasıl geçti…yine bütün detaylara değinmişsin…zevkle okudum…hiç olurmu öyle şey senden de gelecekti bölüm yorumu….çünkü seninde kendine ait bir tarzın var..bu da çoooooook güzel….tekrar ellerine sağlık
Veee arkadaşlar….aslında dün gece koyacaktım yazımı…ama olmadı…bu gün bakın erkenden geldim…hepimizin tekrar ellerine sağlık…yeni bölüme hızla yaklaşmaktayız…beni yavaş heyecan basıyor…gerçekten…kendinize çooooooook iyi bakın….akşama görüşmek üzere…bye
Herkese merhabalar,
Evet Buğra, doğru tahmin etmişsin, İstanbul'da hava acayip güzel, gezmelerdeydim ben. Büyük ihtimal İstanbul'un %90'ınıda, her taraf tıklım tıklım, inanılmaz bir trafik.
Önce Buğra, hepimiz gözü aydın, Oğuz konuşuyor ama bana rastlantı gibi geldi. Fragman yorumumumda da (eski bölüm yorumlarının sonunda kaldı) söylediğim gibi, Oğuz dışarıdan geliyor bence, hafif sarhoş gibi, konuşmasından öyle anladım. Dışarıdaki Efe'ye rastlayacak. Valla konuşsunda isterse rastlantı olsun.
Ati'ye gelince, gittikce seviyorum bu adamı. Ben 33.bölüm tahminlerinde ofisine gelir konuşurlar demiştim ama telefon bile fazlasıyla yeter. Cidden bunlar Oğuz'la dost olacaklar gibi ileride. Ati iyi adam :) Sorun çıkartmaz bize asla... Ciddi bir şekilde kalıcı oyuncu olmasını istiyorum artık, gitmesin velayetten sonra derim.
Emre Kınay yazısını okudum, bizim senaristler cidden psikoloji işini biliyorlar ve belli ediyorlar bize. Efe'ye gelince, tokatın sebebide psikolojik olarak açıklanır rahatca. Şöyle anlatayım. İnsanlar kendi yaptıkları hatalar yüzlerine direk söylenince ve özellikle bunlar doğruysa kendilerini çok kötü durumda hissederler, küçülmüş görürler ve hiç bir insan o durumda evet haklısın demez, tam tersi ne yapıp edip hemen o durumdan kurtulmak ister, kaçmak ister. Haklısın, ben hatalıyım kabülü bir süre sonra gelir. İnsan ilk başta hatasını asla kabul etmez. Bu genellemedir, herkes için geçerlidir. Ef'de aynen. Ben derim ki Efe Timur'un annesi hakkında söylediklerinden kendi hatasını anladı ama asla kendinden küçük kardeşi karşısında haklısın demez, hemen en kolayını yaptı tokatı bastı, kaçtı. Orada bahçede otururken zaten Timur'un sözlerini düşünmüş, annesine hak vermiş durumda. Gerçekci düşünelim, Timur öyle bağıra bağıra doğruda olsa abisine bir şeyler anlatacak, abiside haklısın kardeşim deyip sarılacak. Olur mu böyle şey, çok saçma bir sahne olurdu. Dizimiz gerçek hayatta oalcak şekliyle gidiyor, her kadeş birbirine kaç kere vurmuştur kimbilir? Bu tokat işinin getireceği şey, Efe'ye bir şok ile babasının gerçek halini görmesi olacak. Bundan sonra yavaş yavaş Efe annesinin yanında yer alacaktır.
Senaristlerimiz daha önce bir sürü kere böyle psikolojik oyunlar oynadılar, en son resim olayı mesela, bence senaristlerimiz gene psikolojik oyunlarla Efe'nin annesine yaklaşımını hazırlıyorlar. Benim tahmini bu.
Fragman yorumumun son ayağına geldik...Bu hafta Fragmanı zevk ile yorumluyorum valla...Düşünün artık nekadar beğendiğimi...Şimdi devam edebiliriz...Bakalım bu son parçada nelere rastlayacağız...
Ooo Son parçada harika bir Sahne bana göz attı...Hemen sizlerlede paylaşayim...Eda ile Ferit yine meşhur yerlerindeler...Abla kardeşinde konuşma mekanı oldu...Mutfak kapısı...Şimdi burada Ferit diyorki..."Merdivenlere Halı kaplatacağım"...Benim fragmanda belli olmuyor ama Televizyondan izlediğimde farkettim devamını...Geceleri ayak sesleriniz duyulmaz tarzında birşey söylüyor...Benimde hemen kafamda bir ampul yanıyor...Düşünün...Ferit Merdivenlerde bir olay olmasa...Daha doğrusu kaçamak olmasa bu sözü neden söylesin...Anlaşılan gece gece Eda ile Oğuz yeni bir kaçamak operasyonu gerçekleştirmişler...Ve bu operasyona Merdiven sesleri köstek olmuş...Sizinde geçmiş yorumlarınızla birleştireyim...İki Aile üst katta kalmaya devam ediyorsa bizim tatlı aşıklar boş olan Alt katta bir operasyon düzenliyorlar...Eee Köşkümüzde Asansör sistemi olmadığı için doğal olarak Merdivenleri kullanıyorlar...Anaşılan yine bir falso veriyorlar ve yakalanma tehlikesi atlatıyorlar...Tüm Suç Merdivenlerin Sesi...O zaman Ferit bu espriyi yapmaya hak kazanıyor...Eminim yine çok çok eğlenceli bir sahne olacaktır...Ahh Köşkümüzün Merdivenlerinde bile hatıralar çoğalıyor...Ne Köşkmüş...Ne Aşkmış demek kalıyor bizlerede...
Hadi o zaman hep beraber..."Ne Köşkmüş...Ne Aşkmış...":happy0064 :good: :happy0064
Şimdi Damla ile Ferit'in üst katta şeker gibi bir sahnesi var...Damla'nın formu yerinde...Bizim Doktor Hanım sanki naz yapıyor gibi geliyor...Güzel ve eğlenceli bir sahne olduğu belli...Bunlarda bir kaçamak yapmış olabilirler...Onun sabahı kaçamak yorumları...Aaa Bakın aklıma ne geldi...Şimdi diyeceklerimi gözlerinizde bir canlandırın...
Yine gece Yarısı...Ve Köşkümüzü gösteriyor kamera...Biz derin derin iç çekerken kameramız harekete geçiyor...Hayırdır inşallah derken Bizim Şeref Tribününe yaklaşıyor...(Aysun...)...Biz yine Eda-Oğuz kaçamağı diye gülümserken birde ne görelim...Bizim Aşk havuzumuzun ziyaretçileri farklı...Damla ile Ferit...Oan hepimizin yüz ifadesi aynı olur herhalde...Hem yönetmenimizin,hemde senarsitlerimizin izleyiciye güzel ve komik bir sürprizi olur...Valla bu fikri çok beğendim...:good: :good:
Ve Fragmanımızın son sahnesi...Hemde ne Sahne...Ben yine gözlerinin için Aşk ile Sevgi ile parlayan iki insan gördüm...Favori sahnemden bir taneside bu oldu...(Tabiki Fragman dahilinde...)...Ve Sami...Haklı olabilirsin...Eda'dan gelen bu hediye Sevgililer Günü ile ilgili olabilir...Eee o zaman bunun devamında Oğuz'dan bir hediye ve sürpriz bekleriz bizde...Ama biz elimizdekiler göre konuşacak olursak Eda'nın hediyesi çok anlamlı...Geçenlerde bu soru sorulmuştu forumumuzda...Bende Demiştimki Eda'nın alacağı en iyi hediye Oğuza Taş plak olur demiştim...Ve Yanlış görmediysen hediye Taş plak...Hemde onların şarkısı...Unutulmaz ve içimize işleyen şarkıları...O zaman konu şarkılardan,sözlerden açılmışken şöyle diyelim...Tam yeri geldi bu sözün...
:happy0064 :happy0064 "ONLARIN ŞARKILARI YENİ BAŞLIYOR...":happy0064 :happy0064
Gördüğünüz gibi içime işleyen sımsıcacık,konuşmaya,yorumlanmaya doyulmayacak bir fragman ile karşı karşıyayız...Anasına bak kızını al sözünü uyarmı bilmem ama Fragmanına bakarak bölümün çok güzel olacağını söylüyebilirim...
NOT: Hayri...İnatla seni unutmayacağım...İnatla yorumlarımın sonunda 10 tanede başlık değişse benimle beraber geleceksin...Sen olmasan bile forumda ismin hep var olacak...Taki sen gelene kadar...Arkadaşlıklar,dostluklar kolay oluşmadığı gibi kolayda unutulmaz Hayri...Hemde hiç...
Pelin...Senide merak ediyorum...Ama tahminimce düğün hazırlıkları içindesin...Bu yüzden gelemiyorsun...Bekliyoruz Senide Pelin...
Şule...Senide göremedik dünden beri...Güzel bir fragman yorumu patlatırsın artık...O kendine has cümlelerin ile...:img-yes: :img-yes:
Herkese Slmlar;
İlk olarak yeni başlığımız hayırlı;uğurluolsun....Nice yeni başlıklara diyip yorumuma geçiyim....
Bu hafta fragmanımız çok güzel....Bir çok değişik sahneler var....
Bunlar atiden döndüler kapıda didiştiler....Eh bir gece ve sabah küs kaldılar....Eda hanım dayanamadı ve ertesi gün oğuza bir taş plak alarak ofise gitti ve ofiste barıştılar....Barışmanın şerefinede akşam merdivenlerde buluştular:)O gece damla - ferit ikiliside buluşmaya kalktılar fakat ferit eda ve oğuznda beraber olduğunu gördü ve damlayı köşkün başka bir bölümüne götürdü....Ertesi günde dışarıda edayla olan konuşmasında söyledi....
Efe timur kavgasına mervede şahit oluyor....
Safiye artık umudunu yitirdi ve gelinliği yırtmaya kadar geldi iş....
Serpil aklı sıra edanın sırrını ortaya çıkarıcak ama ne demişler misafir umduğunu değil bulduğunu yer....Serpil geçen hafta edadan yedi fırçayı bu hafta oğuz onu yine fırçalıycak....Atiyle olan durumu serpil söylemeden ağzına tıkar....
Atiyi sevdim şimdi....Ben dost kazandığımı düşündüm fln diyor....
Tekrar oğuzun ofisine dönersek eda oğuza hediyeyi götürdükten sonra beraber atinin ofisine gider ve ati damla olayını söyler....
Aysun....Hoşgelmişsin...Sefalar Getirmişsin...Erken erken seni burada görmek beni çok çok mutlu etti...Yine yapacağını yapmışsın Aysun...Ortada ne limit kalmış,nede sınır kalmış...İyi yaptın güzel bir cumartesi günü bu yazını eklemekle...Dikkat edersen yazını diyorum...Köşe yazısı muhamelesi ediyorum...Bundan çıkacak sonuç çok çok beğendiğim...Kısaca çok beğendim demek istemedim Aysun...Lafı şöyle bir uzattım...Bu yazına layık olsun diye...Aysun yine İki Aile Ailesini şöyle eline bir almışsın...Çekmişsin,çevirmişsin,İki Aile sosu dökmüşsün ve bize servise sunmuşsun...Büyük bir zevkle okudum...Bende yorum yapmaktan yorulmuştum...Ellerim dinlendi senin bu "Uzun" yorumunu okuduktan sonra...
32.Bölümle ilgili son düşüncelerinide paylaşmışsın Aysun...Haklısında Fragmanmızda gelince pabucu yavaş yavaş dama atılmaya başlıyacak...Tabiki Gönlümüzdeki yeri hiçbir zaman değişmeyecek...
Aysun...Programıma konuk olduğuna memnun olmana çok sevindim...Bir daha beklerim Aysun...Sen böyle güzel yorumlar yaptıktan sonra daha çook çıkarsın bana konuk olarak...
ama bak aklıma geldi….hırsızlar…biliyorsun…tanılmasınlar diye..genelde kadın çorabı geçirirler kafalarına….bu da yüzlerini resmen deforme eder….çok komik bir görüntü oluşur….burun falan sıkışır…gerisini düşün işte …
ben diyorum ki…Oğuz süzgeçi kafasına geçirir….neden mi….eh tanınmamak için…tut ki gerçekten mutfağa bir hırsız girdi…Oğuz…der ki…ah siz de mi iş mekanı olarak bu köşkü seçtiniz…bir şey söyleyim mi….hiç bir şey yok bu köşkte….ben de sizin tarafınızdayım….gelin çıkalım…kendimize başka bir çalışma ortamı bulalim…der…veee gerçek hırsız buna inanır…baya saf mış
….veee çıkarken der ki….ya arkadaşım…nerden aldın o maskeyi…süzgeç olduğuna karanlıkta fark etmez…abi yaaa….bu çorap çok kaşıntı yapıyor….hiç kullanışlı…değil…..
:img-hyste :img-hyste Bak nasıl güldürdün beni Aysun...Valla süzgeçten bukadar diyalog,hikaye çıkacağını kırk yık düşünsem aklıma gelmezdi...(40 yıl deyince aklıma safiye geldi yine...)...Gerçekten Bravo sana...Topu topu "6" harflik bir objeden harika bir hikaye çıkarmışsın Aysun...İşte işin içinde İki Aile olunca bir süzgeç bile büyük anlamlar kazanıyor...Teşekkürler bu güzel hikayen için...
Valla sende bu Sevgililer Gün kaçamağının içinden çıkamamışsın Aysun...Haklısında...Genç Aşıklar için çözüm buluyoruz ama bizimkilerin işi zor...Sanırım Pelin'inde dediği gibi oturacaklar oturdukları yere...Kutlayacaklarsada geceyi bekleyecekler...Artık çocuklar uyusun diye gözlerinin içine bakarlar...Esnemeler falan...Ama o günde demiştim...Bu Sevgililer günü ile ilgili en kötü olasılığı düşünelim Sürpriz olsun...:img-yes: :img-yes: Senin boyun çıkarma operasyonunu beğendim Aysun...
Ve Senin o güzel Yazındaki birkaç noktayı paylaştım...Umarım nekadar beğendiğimi ifade edebilmişimdir...Bir bukadarda içimde var Aysun...Sağol...Öğlen öğlen forumumuzu şenlendirdiğin ve İkindi kuşu olduğun için...:good: :good:
Sami...Şimdi sana gelelim...Yine aklıma gelmeyen bir olasılık getirmişsin...Hiç böyle düşünmemiştim Sami...Haklı olabilirsin...Bu konuşma tesadüfen gerçekleşebilir...Hep beraber göreceğiz...Ama Oğuz inadıyla Efe'yi illaki köşke sokmayı başarır...
Ve harika bir Analiz yapmışsın yine Sami...Çok haklısın...Efe bir anlık ve normal tepki ile atacak tokatı...Ama daha sonra o tokat içine taş gibi oturacak buda bir gerçek...Ama bu işte en hayırlı ve verimli şekilde kullanılacaktır...Bundan eminim...Dediğin gibi Senarsitlerimiz psikolojik oyunlar ile Efe'yi annesinden tarafa çekecek olabilirler...Her ne olursa olsun bu tokat bizim hayırımıza...
Merhaba, Aysun hoşgeldin ve fragmanın net versiyonu için teşekkürler.
Burada net halini seyredip sesleri dinleyebilince iki şey farkettim.
1.Buğra, haklısın, Ferit merdivenlere kırmızı halı sereceğim dedikten sonra ayak sesleriniz duyulmasın diye türünden bir şeyler diyor. Tahminimiz gibi bunlar toplu halde gene üst katta yatacaklar Ati dönüşü, Oğuz&Eda küslüğe dayanamayacak aşağı inecekler, konuşup barışacaklar gece yarısı, gene mutfakta büyük ihitmal. Yukarı dönüşte merdiven sesine tüm çocuklar hırsız diye ayağa kalkacak derim. Valla tüm çocuklar merdiven başında, ellerinde vazolar, bunlar beraber yukarı çıkıyorlar. Nasıl açıklayacaklar bilmiyorum ama müthiş sahneler çıkacak. Ferit büyük ihtimal bundan bahsediyor dediğin gibi.
2. Timur-Efe kavgası. Ben hep Timur'a hak verdim, ama sesleri dinleyebilince geri alıyorum verdiğim hakkı. Timur abisine çok dikleniyor ve bir şeyler söylüyor ki Efe orada uyarısını çekiyor, "Bak terbiyesizlik yapma, patlatırım kafanı". Timur üstüne gidiyor "Patlatda görelim lan!". Hem de lan'lı bir şekilde cevap, bundan sonra Efe söylediği lafdan dönemez, tokatı yer Timur. Valla normal bir hareket. Tabii ki tokat asla güzel değil ama benim o yaşlarımdaki halim dahil herhangi bir 15-16 yaşındaki erkek çocuğuna kendinden küçük kardeşi böyle dayılanacak sonrada terbiyesizlik yapma diye uyarınca lan'lı cevap verecek, tokatı atar bütün 15-16'lık erkekler. Burada Efe'ye kızmamak gerek, Timur daha düzgün konuşsa büyümezdi olay. Neyse, bütün erkek kardeşler girmiştir birbirine kaç kere. Sorun olmaz aralarında, artı Efe'yi Eda'ya davranışları hakkında düşünmeye iter, dizimize artısı bu olacak.
Sami...Hoşgeldin...Sende farkettin demek...Valla Ferit yine kinayeli kinayeli konuşmaya başladığına göre bir gece önce bir kaçamak krizi yaşandığı ortada...Ama senin dediğinde süper fikir...Bizimkiler aşağıda kaçamak yaparken Hırsız gerçeğini unutup giderler...Fakat çocuklar en ufak bir tıkırtıda zaten köşkü birbirine katmaya hazırlar...Eda ile Oğuz barışacağım diye yine köşkte hareketli bir gece geçirecekler...Kimbilir o merdivenlerde neler yapacaklar...Düşüceklermi,ayaklarımı takılacak ne olacağını tahmimn edemiyorum fakat "AHŞAP" köşkümüzde çıtırdamaya dünden razı zaten...Daha sonra Ferit'te dahil bu kargaşada olanları görecekler...Eda ile Oğuz gece yarısı yine aşağıdalar...İlk aklıma gelen yalan bir tıkırtı duydukları bu yüzden kontrol için aşağıya indikleri...Hırsız korkusu dolu gecelerde en mantıklı yalan Hırsız yalanı olur herhalde...Tüm köşk bu yalanı yutsada yutmayan tek kişi Ferit olacak...Zaten gördüğümüz gibi sabahına başlıyor...Formunun zirvesinde gözüküyor...Damla ile şakalaşıyor...İniyor Eda ablasına takılıyor...Gidiyor kumar oynuyor...Son saydığım bu performansını yerle bir edecek ama yapıyor ne yapalım...Huylu huyundan vazgeçmezmiş...Ben yine kumar konusuna girmeyeceğim ama Ferit'in keyfi yerinde belli...Gider Melehat'ın elinide öper...Tam olur...:img-yes: :img-yes:
İkinci takıldığın noktaya gelelim Sami...Timur'un tokat yemesinde haddini aşmasınında payı var diyorsun...Haklısında Sami...Abisine ne söyleyecekse söylesin ama ileri gitmiş biraz...Bende tekrar izleyince daha net net gördüm bu olayı...Ama öncesinde ve sonrasında ne geçti bilemediğim için yorum yapamıyorum...Ama "lan" kelimesini abisine karşı kullanması o tokatı yemesinin büyük sebebi...Doğru diyorsun...Ama yinede tokat yanlış...Bunuda Efe'nin pişmanlığı ile göreceğiz...Eminim...
Bende gelebildim sonunda yine döktürmüşsünüz yorumlarınızlar. buğra sanada teşkür ederim fragman için..
Fragmana gelince valla beklediğimden güzeldi oğuz yine çok hoştu onun sıkıntısını heycanını anlatmaya dili yetmiyor bütün vücudunu seferber ediyor kapıdaki o canlandırması ne güzeldi öle :)... dediğiniz gibi en çok feritin keyfi yerinde gibi ama kumar başında patlıycak bakalım bu bölüm mü fragmanda neşeli görsekta özette hatırladığğım kadarıyla kumar işinden bahsedioyordu.neysem edayla oğuz dediğiniz gibi gece mutfak olaylarına döncekler gibi :) özlemiştim zaten...herşey her zamnki gibi uzamadan tatlıya bağlanmış. efenin timura tokatıda oğuz efe arasındaki yakınlaşmayı biraz daha pekiştirmiş gbi geldi zatn aralarından su sızmıyordu o ayrı işte tokata ii tarafından bakmaya çalışıyorum. timur da affeder abisiini hemn ve efede annesine yaptıklarını düşünmeye başlıcaktır artık.(umarım tabi)ne kadr timur sert çıksada annesi konusunda haklı bi yerde.. yüzük olayına hiç girmemişler merakla bekliyorum .. iii akşamlar herkese ve gel pazartesi gel diyorum.. okulda başlıcak gerçi ama olsun yinede gel :D
BeyazGelincik1980 10-02-07, 20:36 selam iki aile ailesi...öncelikle yeni baslik hayirli ugurlu olsun...yeni bölüm öncesi yeni baskil cok güzel oldu...
sonra bugra'ya fragman icin ve sami'ye de fragman anlatimi icin cok tesekkürler...sayenizde birazdan fragman yorumum gelecek...cünkü müthis bir fragman izledim haftalar sonra...
fragman yorumumdan önce bakalim iki aile ailesi benden sonra neler yapmis bir göz atalim...:img-wink:
öncelikle gecmis olsun dileklerini ileten herkese sonsuz tesekkürler...
bugra, enlerimi beyendigne cok sevindim...eee bütün bir 2 hafta yorum yazamayinca ortaya böyle bir sonuc cikti bende inanamadim ya sonunda kendime...demek enler enler olali böyle bir yorum görmedi...tesekkürler...
dogru diyorsun ailemizden birimiz eksik olsa yarim gibi oluyoruz...zaten özetle fragman yorumumu bütünlestircem...bakalim ne kadar becerebilecegim...ayirca seninde fragman yorumum kademe kademe gelmis...cok güzel anlatmissin duygularini...fragman güzel olunca duygularda tavan yapiyor bizde...:happy0064
gözde, sende ailene hosgeldin...seni de cok özledik vallahi...umarim tatilin iyi gecmistir...yorumuna gelince...su repliklere bayildim...hemen alinti yaparak...
oğuz:"eda hani ben sana tatildeyken bişey söyleyecektimde çocuklara yakalanmıştık ya"
eda:"aa evet bişey diycektin merak ettim ne diycektin"
öncee uzun birr bakışma olurr ardınan oğuz
oğuz"sss....SENİ ÇOK SEVıYORUM diycektim"
sonra yineee edadannn o meşhur bakış gelirrr
sonra oğuz yüzüğü çıkarar
eda"bu nedir"
oğuz"küçük bir hediye..artık kader bize mani olamıycakkk"
veeeee işte mahşerin üç atlısının beklediği sahneee
bu mahserin üc atlisindan bir üyesi bende olduguma göre...eee gelsin artik bizim istedigimiz sahne...cok beklettiler canim...:img-in_lo
ecem, seni de cok özledik, sende hosgeldim...hemde harika bir yorumla gelmissin...kendine has tarzinla...artik bundan sonra uzun uzun yazarsin yorumlarini...33. bölüm sonu bekliyoruz...:img-wink:
ve sira geldin aysun'uma...her zaman ki gibi "allah okuyana kolaylik vesin" diye baslayan yorumun müthis...evet beyaz gelinciginiz tekrar aranizda bir daha kaybolmamak üzere (söz vermiyeyimde, insanin basina ne gelecegi bilinmez)...
enlerimi de beyenmissin...ohh ohh cok iyi, tesekkürler o güzel yorumun icin aysun...uzun bir aranin patlamasi diyelim biz bu yorumlara, hehe...
Veee yine benim yorumumla örtüşüyor senin fikirlerin len...çok güzel...çok haklısın...mutfağın dili olsada konuşsa...veee benim de dediğim...gibi...ama sen çok daha güzel ifade etmişsin?.gerçekten bu haftaki barışma sahnesi?bu da sanki her hafta kavga ve ardından barışma gibi oldu ;-)) ...tamamen repliksiz di...vücut dilleri...mimikler...harekete geçti...ve ancak bu kadar güzel olurdu...veee senin ifade tarzı nı...alıntı yapmak istiyorum...çooooooook beğendim...
böyle devam ederse o mutfak yakindir konusur aysun:img-hyste ...ne mutfakmis ama...mutfaklar mutfak olali böyle bir ask görmemislerdir...zaten o seker tadinda didismeleri ve ardindan barismalari beni bitiriyor...keske herkesin ask yasami böyle olsa dedirten cinsten onlarin yasadigi ask...off off daha neler yazabilirim ben bu konuda...ama her hafta o mutfak sahneleri mutlaka olacak...olmasi gerekiyor...alistirdilar bizi bir kere...yadirgiyoruz sonra bir bölüm göremesek demi...
Veee biraz şaşırdım...demek avukatları pek sevmiyorsun...vee avukat tiplerini anlıyormuşsun...bu na güldüm valla...nasıl mış bu tipler...umarım...sema hanım gibileri kastediyorsun...bak bu konuda arkandayım...çok haklısın...
sen benim kastettigim avukat tiplerine dahil degilsin aysun'cum:img-wink: ...yani sema gibi diyelim...sen ati gibi avukat tiplerine ancak dahil olabilirsin...sema gibilerini ben sip diye tanirim...fazlasiyla kedilerini belli ediyorlar canim...:img-yes:
veee Ati ye "ısınmışsın"...demek senin tiplemlerinin dışında...çok sevindim...bu konuda hemfikriz...zira Ati...gayet sağlam bir karaktere sahip olan bir adam...
iste bende bunu diyordum...sen anlatmissin bile benim beyendigim tipleri...simdi biz bunlari böyle yazdik...allah allah diyecekler bu dizide avukat tiplerimi arastiriliyor...alemiz vallahi...ama ati'yi gercekten cok sevdim...ve bugün fragmani izledim...sevgim bin kata daha da artti...eda-oguz askina cok desdek olacak...bir de oguz'la kanki oldu mu :happy0064 ...
ailemizden yorumlar bu kadar...simdi fragman yorumlari :img-blush
BeyazGelincik1980 10-02-07, 20:42 tekrar merhaba...simdi sira fragman yorumunda...eee böyle güzel bir fragman güzel bir yorumu hak ediyor dogrusu...:happy0064
basta sunu söylemek istiyorum...haftalar sonra izledigim en güzel, en etkilyeci, en heyecanli fragman...demek bizim elestirilerimizi dikkate almislar...belki 34. bölümüm fragmani daha da güzel olabilir...
fragmani söyle bölmek istiyorum...belki daha rahat yorumlaya bilirim...
a) safiyenin isyani ve gelinligi aglaya aglaya kesmesi...
b) ati-oguz konusmasi "ben bir dost kazandigimi sanmistim"...
c) eda-oguz kapi önü didismesi...
d) efe-timur kavgasi, yalniz tokat olayi yok (keske bu sahneyi de gösterselerdi kisacik, daha merak uyandirirdi)...
e) ve sonunda haftalarca istedigimiz bir sahne gerceklesti...oguz konusuyor, hemde efeyle...:happy0064
f) serpil-oguz sahnesi...
g) eda-ferit sahnesi "merdivenlere kirmizi hali döseyecegim"...
h) ferit-damla sahnesi...
i) ve beklenen an, eda'nin oguz'a anlamli hediyesi...:img-in_lo
öncelike su üste siraladigim listeye baslamadan önce...yeni bir sarkimiz daha var fonda, hemde cok anlamli "kader ayirsa bile biz ayrilamayiz"...tam eda ve oguz icin secilmis bir sarki...ve hatta gecen bölüm eda'nin yüzügü calindigi anda ki söyledigi sözlere cevap gibi olmus "sanki kader asla siz birlesemezsiniz diyor" ve "kadar ayirsa bile biz ayrilamayiz"...
ve geldik benin upuzun fragman listeme...
a
off off safiye'nin yine o köskü inleten sesiyle basbasayiz...kadincagiz artik kaderine isyan etmis...gelinligi kesmeye baslamis...hemde ne kesme...hem kesiyor...hem aliyor...hemde o gür sesiyle bütün köskü inletiyor...kadina su gelinligi 40 yil sonra olsada söyle rahat rahat giymek nasip olmadi...tam 40 yil sonra muradina erecek sanirken...kendini hastene köselerinde buldu o güzelim gelinlikle...o da bunlara isyan edip almis eline makasi kesip bicmeye baslamis gelinligi, canim beni ya...ahh ahh safiye abla gitti güzelim gelinlik...bakalim merve ve ceren onu durdurabilecekler mi...hic sanmiyorum ya...gelinlik kesildi bir kere
b
su ati'ye bir kez daha hayran kaldim yahu...iste aysun ben böyle avukatlari severim (anladin sen onu:img-wink: )...böyle bir konusmayi gercekten bekliyordum ben ati'den oguz'a karsi...kimbilir oguz o davetde neler yapti...yada ne sözler sarfetti agizinda ki ati onu arama geregi duymus...yada hic bir söylemeden ciktilar eda'la ikisi oradan...sonra ati durumu anladigi icin oguz'u aradi ve oguz da tabi yine sert konusmustur, ati de "bir dos kazandigimi" düsünerek oguz'a anlamli sözler söyledi...aslinda ati oguz'un cok iyi bir dostu olabilir...ve ben diyorum ki olacaktirda...eda'yi cok iyi taniyor, nede olsa ilk aski...onun nelerden hoslanabilecegini...ne gibi bir beklentileri olabilecegini oguz'a söyleyebilir...amac oguz'la eda'nin iliskisini daha da derinlestirmek...birbirlerinden hic kopmamak üzere saglam tüyolar olabilir bunlar...zaten onlar birbirlerinden hic kopmayacaklar biz bunu biliyoruz da...ben ati'nin rolünü uzatmak amaciyla oguz'la iyi bir dost olmalarini cok isterim...kimbilir belki sonra ati'ye de bir asik cikar...oguz bakalim bu sözlerden sonra nasil davranacak ati'ye...belki daha ilimli yaklasabilir ama icinde o kiskancilik herzaman olacaktir...oguz eda'yi erkek sinekten bile kiskanir...o kadar kiskanc bir yapisi var...iyiki de var...ben onun o hallerini zevkten dört köse olarak izliyorum ekran basinda...
c
bunlar yine bizleri mest etmeye basladilar olaganüstü didismeleriyle...birbirine deliler gibi asik insan anca bu kadar tatli didisebilir...ve bu didismelerde bu kadar bu askin bir simgesi olabilir...oguz'un o kiskanc halleri...hareketleri...sarki söylemeleri...daha dogrusu davette söyledigi sarkiyi taklit ediyor...sacini basini yolmalar...kek gibi benzetmeler...cok seker...eda susmus, utangac utangac, boynu bükük oguz'u dinliyor...peki eve girisleri nasil olacak acaba...alt katta yatma korkusu var eda da...tabi timur coktan üst katta uyumustur bile...yine üst kata dolusma maceralini izleyecegiz...bu sahnelerde hemen bir barisma bekliyorum ben...bir bakis bile olsa yeter bize...onlar zaten herseyi o bakislarla fazlasiyla anlatiyorlar bizlere...askin tadi, sevgisi, sicakligi, tutkusu o bakislarda gizli...ay ben yine daldim ask mevzularina...en iyisi diger konuya gecmek...
d
"birbirine kabaran iki horoza"...:img-hyste
bu dis sesin tabirlerine, benzetmelerine cok gülüyorum ben...
gercekten timur-efe horoz gibi olmuslar...yanlarina herseye sahit merve gözüküyor...acaba ceren de orda mi?...timur yine devlesti benim gözümde...o bir kac saniyelik fragman bölümünde simdiye kadar sergilemis oldugu en iyi oyunculuk performansini gösterdi bana...bravo...horoz gibi diklenmek böyle olur iste...bir de o dedikleri cok seker...ben bu sahneden sunu anladim ki timur her daim hep annesinin yaninda olacak...bu da beni velayet davasi icin ümitlendiriyor...efe'ye gelecek olursak...o attigi tokatla...agzindan sarf ettigi sözcükler icin cok pisman olacak...onun bu davranislarini ben sadece suna bagliyorum...timur hakli...kendide bunun farkinda...ve kendine yediremiyor...sonrada tokadi kücük kardesine patlatiyor...kisacasi haksizken kücük kardesinin hakliligini kendine yediremiyor...senaristler bu horozlanmayi bosuna islemediler bu bölüm...amac efey'i eda'ya yakinlastirmak...bu olacak...hemde en kisa zamanda...
e
oguz'la efey'i o halde gördüm ya...artik baska da bir sey istemem...gerci benim isteklerim bitmez ama...oguz ciddi ciddi konusuyor efey'le...disardan geldigide belli...herhalde biraz kafasida yerinde...eda'yi kiskanip icmisdir yine...efe'yi de ölye ügzün görünce bir konusma gerceklesir aralarinda....insallah oguz fragmanda ki kadar konusmuyordu efeyle...bunun önceside olsun...sonrasida...sonra elele eve girsinler...eda onlari o halde görsün...yüzünde gülücükler acsin...en sirininde...sonra bunun üstüne timur'la baristirsin...kardes kavgasida böylelikle tatliya baglansin...bu bölüm oguz'un damla ile aralarinda da bir konusma gerceklesirse bu hafta bayram haftamiz olsun...:happy0064
f
oguz'un ofisinde ki sahne...bu serpil ne kadar gurursuz, vicdansiz bir kadin...kadinin yüzsüzlügüne bak..ofise gelmis...anlamli anlami kelimler dükülüyor dudaklarinda...oguz'un kulagini, saclarini oksamalar..saniyelik sahneyi izlerken bile cok sinirlendim...bölümü hic düsünemiyorum artik...oguz'un görmezden gelmeleri cok güzel...hic yokmus gibi davraniyor...ve bu karsindaki o insana yapilacak en büyük hakarettir bence...serpil simdi ati-eda eski askini aciklamaya geldi ofise ama havasini alacak...en siddetlisinden hemde...bu ilk aski oguz'un eda'dan ögrenmesi iyi oldu...hadi bakalim sari cadi sen yavas yavas bu dünyada göreceksin cezani hemde en kisa zamanda...
g
eda-ferit sahnesi cok sirin...hele ferit'in söyledikleri cok seker...kirmizi halilar serecekmis eda ablasi icin merdivenlere...acaba neden...belki eda yine sinirlenmistir ferit'e...belki damla yüzünden...eve hep gec vakitlerde geliyor ya...ferit de bu sirin sinirlilige dayanamayip seriyor kirmizi halilari...yada bugra'nin bir fikride cok hosuma gitti...okurken yüzümde gülücükler eksik olmadi...kacamak icin düsünmüs olabilir...eee bizim tatli asiklarimiz gece gece kacamak yaptiklari icin...köskün icide cok sessiz....birde bu aralar üst kata dolusuyorlar....merdivenlerde asigiya inip cikmasi baya bir sesli olur...hali ses yapmaz...ferit'in akila bak...akil küpü maasallah...o akli birazcik da kendine kullansa...bugra olur mu olur vallahi...cok beyendim fikrini...:good:
h
geldik ferit-damla sahnesine...cok sirinler gercekten...damla naz yapmaya baslamis bile...ferit'de de diz cökmeler falan...peki bu sahneyi nereye bagliyalim...damla telefonlara cikmamaktan bahsediyor galiba, eger yalnis anlamadiysam...herhalde damla yine telefon etti ferit'e...eee ferit'in isleri de bu aralar basindan askin...kumar masasinda kalkamadigi icin belki telefona bakmamistir...yada konusmayi kisa kesmistir tam damla'nin lafi bitmeden...bu yüzden de bizim doktor hanim naz yapiyordur...baska bir yere bagliyamadim burayi...izleyip görecegiz artik...
i
veee geldik fragmanda beyendigim en güzel sahneye..."onlarin sarkilari daha yeni basliyor" diye bir sloganimiz vardi bir zamanlar bizim...iste o geldi sanki...gerci o an o müthis dans sahnesinden sonra baslamisti ama bu sahneyle birlikte kanitladi...eda sevgisini oguz kadar göstermiyor deniliyordu, alin bu da size kapak olsun...sevgililer gününde alinmis bir hediye olabilir, yada bir özür hediyesi olabilir...ben sevgililer gününü tercih ederim...oguz'un yüzünde güller bitiyordu hediyeyi gördügü anda...kekemelik basladi yine...kelimelerle ifade edemez artik duygularini...oguz'dan da süpriz bir hediye bekleriz demi...yeni bir yüzük mesela...o bilir isini...zaten hep romantik takiliyor...ama gercekten cok güzel bir sahne...birbirini seven iki insan birbirlerine yine askla sevgiyle bakiyorkar...ve hic bir sey bu aski sevgiyi, bu kader bile olsa bozamiyacak...
simdilik bende bu kadar...belki gece yarisi perdeyi yeniden acabilirim...
herkese slm lar öncelikle yeni başlığımız hayırlı uğurlu olsun...harika yorumlarla süslenmeye başlanmış bu sayfalarda ..herbirinizin yorumunu yüzümde kocaman gülümseme ve bazende kahkalarla okudum..çok keyifliydi..şimdi fragman hakkında bi kaç bişide ben yazim..aklımda ne kaldıysa tabi..siz baya şanslısınız televizyonda çok görmüşsünbüz ama ben nedense göremedimn hiç hatta bir ara nie vermiyolar die sitem ediyodum demek sorun bendeymiş..ama olsun yinede yazıcm bikaç bişi..
öncelikle fragman çığlıklarla başlıyor..walla safiyeden beklenen tepkiydi bence..40 yılın hıncını çıkarıyor gelinlikten ..eee safişimizde haklı ..sabır sabır da bir yere kadar ..onu bu noktaya ne getirdi acaba ..muhtarla son bi konuşma gerçekleşti galiba..yada muhtar ona numana rağmen evlenemeyis ikimisinde kaç yıllık dostu ..gibilerinden bişi söler vede safiş de kabul eder bu durumu..eve gelincede partlar tabi..gerçi ikisinin evlenememe konusuna üzülmemişitm ben ..en başından berii numan la birbirlerini seviyolar sanmıştım..evlilik konusunda hep ikisini hayal etmiştim ama olmadı..zaten muhtarlada olmuyo..üzüldüm bak şimdi..ikisine ..eda ve oğuzda öle olmasaalr bar..düşünsenize..bunlar yaşlanırmış ..ikiside köşkte..ellerinde bastonlar..ayakta zor sduruyolar ve tabi hala evlenememişler(allah korusun))
eda==oğuz bey size kaç defa dedim konuşun kızlarınızla die ama siz hiç oralı bile olmadın.ız.bakın halimize şimdi..geldik 50 yaşına .artık evlensek ne fayda..
oğuz== allah allah eda hanım ya nie sizli bizli olduk gene şimdi..sanki szi konuştunuz..hem çaçalığınız,, inadınız olmasaydı çoktan evlenmiştik..allah allah yaw..allah allah...:)
walla birden ne kadar komik olacakları geldi aklıma..saçlar beyaz..yüzler kırışmış..bizim tatlı vede yaşlı aşıklar..hala didişme halindeler..bağartmaya kuvvetleride yok..:img-hyste
aman aman..sakın bu kadar beklemek zorunda kalmayalımda ..walla benim kalbim dayanmaz onlardan önce kalpten giderim herhalde..
gelelim..olmazza olmazımıza oğuz eda &show her pazartesi..köşk bahçesinde halka açıktır ...
yer==bahçe mutfak çatı katı..salon vs..
show bizden kahkalar sizden..
ama ne kadar yakışlıyo dimi onlara kavga etmek..bayılıyorum oğuz bağırırkenki eda nın o masum ve suskun hallerine ..kızdırmak istemiyo..e haksız olduğunuda biliyo..eee napsın..çekecek oğuzu..çaçalık hep ona ait değilde..oğuzda ynında kala kala bulaştı zawallıma ..üzüm üzüme baka baka kaararırmış..:img-hyste
bizimkilerde aynen öle..uğuz yine yoluyor saçlarını..çatı katında bizim ailede saçı seyrek olan yok benimkilerde gür die övünüyodu ama..oğuz abimizde bu gidişlker saç maç kalmıcak benden sölemesi..boyun gidicek ..walla bu sefer nereye çarptım nasıl yaptım der damlaya orası meçhul..ama özettende anlıcağımız kadarıyla barışıyorlar..bu barışma sevgililer günün ile birleşince hediye falan sanırım hep istediğim gibi eda dan gelio bu sefer atılım ..ve barışma sağlanıyo..
biras fragmanı didkletikten sonra tekrara döneceğim :img-yes:
eevet..kavga sahnemizide çeçtikten sonra önemli gördüğüm olaylardan birine geliyor sıra
efe timur kavgası..ve sonundan feden gelen tokat..
walla ben artık bu efe fazla oluyor diyorum..siz ne düşünüyorsunuz bilmiyorumama ..sonuçta timur bir çocuk .lan diyo demişsiniz ben duymadım o kadar ayrıntılarına girmedim ama ..hernemdemiş olursa olsun o daha bir çocuk..ne sölemiş olabilirde tokat gelmiş olabilir efeden..ayrıca çocuk yaşına rağmen abisine göre gerçekleri daha olgunlukla görüyor..ve abisin yapması gerekeni o yapıyor..annesine her durumda tam destek..üztelik ,timur efe abisi gibi babasının annesine zamanında ne yaptığınıda bilmiyor..ona rağmen görebiliyor annesinin hakılılığını ..ona rağmen görebiliyor..abisinin haksızlığına annesine olanb anlamsız vede kaba tavrını...
işte tam bu noktada efe tam timurun davranması gerektiği gibi davranıoyor..çocukça
hiç birşeyden haberi olmayn küçük nazlı bir çocuk sanki..annesi ve babası arasında kalan ytalnız o değil..timur da alet oldu tüm bu olanlara ..tamam efe daha çok yüklendi bu durumu ama ..işi tokat noktasına asla ve asla getirmemeliydi..
hatasını anlıyormu bilemem..bahçede şöle kendi kendine kalıyor..galibna inşallah bir düşünür..ne kadar saçmnaladığını..ona bu konuda oğuz yardım..etiyo galiba ..şöle en hakikisinden bir baba oğul gibi konuşma bekliyorum ikisinde..oğuzdan nasihat dolu güsel sözllerle bu durumu halletmesini bekliyorum..hadi hayırlısı bakalım nasıl yapck bu işi...
ve oğuz_ati konuşması..bayılıyorum şu atiye ..:happy0064
her geçen gün dahada kanım ısınmaya başladı..o kadar olgun ve kişiliği yerine oturmuş bir insanki..kendisini burdan tebrik ediyorum..eda yı hala sevdiği bal gibi ortada ona rağmen dygularını bastırmak için büyük gayret gösterdiği yetmiyormuş gibi ..oğuzu arıyor ve eda ile aralarındaki durumdan bahsediyor galiba..ben dost kazandığımı sanmıştım lafı ilede ne kadar büyük ödüleri hakediyor bende..anlatmakla bitmez..ilk başlarda 404 lerden biri daha hadi başa çık çıkabilirsen demiştim içimden ama..hiçde öle dediğim gibi çıkmadı..walla helal olsun..bizimkilerin..durup duruken aşka geleceği yok illa başkaları tarafından gerçekleşecek ii veya kötü şeyler ilerletiyor onların aşkını..birileri itmese olmuyor..biliyorsunuz her güsel şey bir kötü olayın ardından gelmişti..neyse..ben yinede eda yı anlatmama konusunda haksz bulsamda bir on için olsa bile serpilinmösjında yazdığını eda için oğuzun kısa bir an düşünmesi benim canımı çok sıktı..
ve o noktada şu geldi aklıma..tüm bölümler boyunca.hep aşklarının giderek sağlamlaştığını söledik..birbirlerinden kopamıcaklrını artık kenetlendiklerini söleyip durduk..peki..bunca şeye rağmen aşkları birbirlerine olan güvenleri bu kadar kopukmu ki nefret edilen bir insanın msjı dikkate alınıyor..ve içlerde şüphe yaratıyor..ikilinin aşkı bu kadar kopukmuki..birbirlerine eski davaları anlatamıyorlar.. anlatıerlarsa tavırlarının ne olcağını kestirememelleri sizce aşkjın boyutundanmı kaynaklanıyor..
wee..size bir şey sormak istiyorum..sizce oğuz ve eda birbirlerini yeterince ii tanıyorlarmı...?????hala ufak konular bile tartışma yaratıyorsa sizce nerde bu büyük aşkın olgunluğu..sadece sizin ne düşündüğünüzü çok merak ediyorum ben cvp bulamadım çünkü...
_seboist_s 10-02-07, 22:26 Selamlar iki aile ailesi… Keyifleri soralım önce bir… Ailem nasılmış bakalım bugün=))
Birazcık, azıcık, ufacık hihih aradan sonra aranızdayım yine… benim tatilim birkaç gün öncesinden bitti Cumadan başladı derslerim:S O yüzden yoğun günlere döndüm yine… Ama tabee aileyi ihmal etmek olur mu? Olmaz… Yakışır mı yakışmaz=)) Tabii artık daha az iştirak edeceğim o güzel sohbetlerinize… Ama hep söylüyorum yine söyleyeceğim her an kalbimdesiniz… (Sizi ve iki aileyi ansıyınca en sıkıcı fizik derslerinde bile yüzüm gülüyor…) E daha ne olsun… Daha fazlası Köşkte kayısı ahaha:D Neyse mesajımın silinme ihtimalini daha fazla yükseltmeden giriş bölümünü bitirip gelişmeye geçeyim…
Evet arkadaşlar öncelikle okuyup yorum yazamadığım… sizlerin yorumlarına değineyim bir… Zaten eminim o sırada bütün söylemek istediklerimi söylemiş olacağım ve başka söz kalmayacak… Neyse artık start verelim… Yalnız çok merak ediyorum; acaba bu yorumda ne kadar saçmalayacağım… Hade hayırlısı…
Öncelikle Nilgün gelmiş… Bir hoş geldin diyelim giriş yapalım…En’ler süper, yorumlar süper ellerine sağlık… Nilgün abla başın ağrıyormuş… Çok geçmiş olsun… Eda ablaya götüreyim istersen seni bir, öğrencimdir bu üfürük konularında kırmaz bizi=)) Hem beklenen buluşmada olur İclal Aydın fanları olarak kavuşmuş oluruz… Aman neyse bu üfürükçü konusunu uzatmayalım maazallah ciddiye alınır falan düşünsenize köşke bir baskın… Polisler sıkı takipte tabe ne olur ne olmaz forumumuzu takip ediyorlar… Bu yazılanları okuyorlar falan denetlemeye gidiyorlar… Biliyorum bunu yapmamalıyım ama kendime hakim olamıyorum reflex oldu bu bende;
Memur Bey: Bu bir baskındır silahları yere bırakın…
Eda: Ne silahı yahu
Memur: Ne silahı silah mı dedim ben… yani şu arkanızdaki bayan…
Safiye: Ben mi?
Memur: Evet siz… Ne var elinizde sizin?
Safiye: Ne olacak ayol çamaşır suyu…
Memur: muska niyetine mi?
Safiye: töbee töbee
Eda: Aa ne muskası canım… Tutturmuş herkes kaç gündür muskada muska muskada muska…
Memur: Öyle mi… Siz üfürükçü Eda Hanım mısınız?
Eda: ayy Allah’ım sabır… Üfürükçü Eda değil sadece EDA
Memur: Komiserim üfürükçü Eda Hanımı buldum… (telsizle söyler)
Eda: Bak hala üfürükçü diyor üfürecem ben seni bi…
Memur: Devletin polisini üfürmek haaa…
Eda: Hasbin Allah velivel vekil (alla alla kesmez bu sefer Edayı)
Memur: Komiserim koşun okumaya başladı… Büyü yapacak galiba… (telsizle söylemeye devam der)
Eda: aa ne büyüsü kardeşim
Memur: Valla ben anlamam öyle büyü falan çeşitlerini pek bilmiyorum… Ama bizim balsız ilgilenirdi bir aralar… Gerçi o kadar abartılacak cinsten değil bir nazar büyüsü falan o tür şeyler yani…
Safiye: Aa nazar büyüsü (safiyenin kafasındaki ampül yanar) Eda kızım gel inat etme biz bi yaptıralım şu nazar büyüsünü baksanıza başınıza gelmedik kalmadı…
Eda: abla ne diyorsun bari sen yapma…
Memur: Hii komiserim büyü yaptıklarını ağzından kaçırdı şu arkadaki teyze…
Safiye: Ne teyzesi bee yok nine
Komiser: Afedersin abla ağız alışkanlığı işte… Siz asistansınız galiba… Bu arada kaça yapıyorsunuz büyüleri ben bi baldıza iletiyim…
Eda: Alla Alla alla alla hayy senin o büyüler kadar başına taş düşsün emii…
Komiser en sonunda yetişir…Komiser: Eda Hanım hanginiz?
Eda: Hayret üfürükçü demediniz… Normal bi insana hasret kalmıştık valla…:D Ehhe yani Eda benim…
Komiser: Sizsiniz demek… Bizimle karakola kadar geliyorsunuz… Arkadaşlar sizde köşkü arayın… Gidene kadar söyleyeceğiniz her şey aleyhinizde delil olarak kullanılabilir Konuşmama hakkına sahipsiniz!…
Oğuz: (birden aşağıya iner) Kim konuşmuyo Eda mı? Ahahah yok artık… Eda konuşmuycakmış pehhh çaça:D
Evet bugünde gırgır durumumu ortaya döktükten sonra… Diğer yorumlara geçiş yapayım…
Vee Sami; yine harika ve meraktan çatlatan=) sorularını sormuşsunuz… Benim cevaım aslında ondan bundan hepsinden eheh karar veremedim ne doyumsuzum…
1.Soruya cevabım Damla açısından B şıkkıdır… Aslında çok düşündüm tarttım bu taraf ucu ucuna geçti…
"b.Damla Ceren&Merve'ye sormayacak, kızlar odada kaza eseri veya Damla'nın bulunan kolyesine bakarken görecekler ve Ceren "Aaaa Ergin abinin yüzüğü diyecek". Damla şok olacak, hemen aklına Eda gelecek."
Ceren ve Mervenin tepkisine gelince (ki ben hala sizler gibi Merve ne alaka?? Diye düşünmekteyim) C diyorum Ben… Damla bir bahane uyduracaktır. Ceren tam anlam veremesede aklına yerleşicektir…
"c. Damla yine hemen bir bahane uyduracak. Merve inanacak ve yüzüğü unutacak. Ama zaten hem sabahlığı gören, hem ufaktan şüphelenmeye başlayan Ceren tam inanmayacak, sorgulamasada, aklının bir köşesine not edecek ve Eda&Oğuz ilişkisine şüphesi artacak."
2.Soruya cevabım ise gönlümden h geçiyor.. Ancak sanki D olacak gibi hissettim… bilemiyorum:S:S
"d. Damla öğrenip Eda'dan yardım isteyecek. Beraber Ferit'i kurtaracaklar. Arkasından Damla ilişkisini kesecek. Eda bu kızı üzersen seni yakarım demiştim diyecek ve o da ilişkisini kesecek. Ferit hem Damla'yı, hem Eda'yı, hem köşkteki yerini kaybedecek."
"h. Damla ve Eda beraberce Ferit'le uğraşacaklar ve kurtaracaklar.
Arkasından Ferit'in hatasını anladığını kabul edip tepki vermeyecekler, aynen devam edecek ilişkiler."
İznin ile şıklarıda hatırlattım… Vee seni hayal gücünden dolayı tebrik ederim… Bu E ve İ şıkları nedir böyle… Vallahi bunun içinde bol şamata soslu tütsülenmiş (!) geyik yapardım ama… Sen zaten harika yazmışsın ekleyecek bir şey kalmamış… Ellerine sağlık!!!
Bu arada fragmanı anlatmışsın forumda süper bir şekilde onun içinde sana kocaman bir teşekkür…=)) Ve dee Timurla ilgili bir şeyler yazmışsın onlarıda yorumlayalım bakalım…
Timur’un lan demesine takmışsın. NE yalan söyleyeyim duyunca bende şaşırdım… Hayır beni şaşırtan Timur’un ağzından duymak bunu… Dedim ne oluyoruz… Hatta annem gülmeye başladı Timur’a bak sen diye… Şimdi ben bu durumu şuna bağlıyorum birazda…
Timur öyle bir çocuk ki çocuk demeye dili varmıyor insanın… Bu kadar olgun bir çocuk görmedim ben… Dizinin başından beri ne Eda ne Yaman (ki onu hesaba bile katmamak gerek) ne de Efe Timur kadar anlayışlı olamadılar…
Efe; Timurdan kaç yaş büyük hala boşanma olayını atlatamadı… Sürekli sorunlar çıkarıyor… Yamanı hiç hesaba katmıyorum zaten… Eda ya gelince her zaman olgun her zaman düşünceli… Amma onun bile taştığı dakikalar oluyor… Bağırıyor, çağırıyor, ağlıyor bir şekil deşarj oluyor. Ama Timur o küçücük yaşına rağmen aşırı derecede tepkisiz. Ki onun tepki verme yaşı… Hep içine atıyor çocukcağız… Annesinin haklı oldugunu görüyor ama babasına da dayanamıyor… Ve her şey birikti onun için. Annesinin üzülmesini gördü geçen bölüm ve babasından azar işitti. Bence Timurun bardağı daha fazla bu duruma dayanamadı ve taştı… Efeye patlamasının ne denide budur. Bardağı taşıran son Damla Efeden geldi… Bir lan sözünü bukadar abartmaya gerek yok… Timur yeteri kadar anlayışlı oldu zaten herkese karşı… Şimdi birazda o anlayış görsün çevresinden… Efe küçücük çocuğun küçücük lafına ve çaresizce söylenmiş lafına büyük tepki gösterdi. (Tabi oda kendi yapısına göre sinirle aniden bir tepki verdi onada bir şey demiyorum) Ama keşke Timurun aylardır gösterdiği sabrı Efe “bir dakika” sadece bir dakika için gösterseydi… Bence bunu kardeşine borç bilmeliydi… Böyle düşününce her şeye açıklık geliyor bence. Tabi sizin bakış açılarınız farklı biz burada fikirlerle birbirimizi besliyoruz. Bu konudaki yorumlarınızı çok merak ediyorum…
Geçelim Nurdana… Nurdamcımm cnm cumadan analiz hee valla bitirdin beni lütfen rica ediyorum birdaha bu kadar erken yazma eheh şaka tabi arkadaşım geç olunca daha bir merakla okuyoruz (meraklı raziye konuştu=))
Yine eğlenceli bir analizle gelmişsin… Nediyim ellerine sağlık. Dershane falanda yok galiba buaralar maşşala forumla arandan su sızmıyor (o nası oluyor abii:D)
_seboist_s 10-02-07, 22:27 Vee gelelim Aysuna!!!
Yine kendine özgü analizinle hatta iki bölümlük analizinle gelmişsin… Coşmuşsun diyelim tabir yerindeyse… Hadi ufak ufak yorumlayim bakalım…
“Veee gelelim dişi kasırgamıza….yine döktürmüşsün…..süperrrrrrrrr!!!
Evet canım…geçmişe selam çakmak en çok zevk aldığım bir nokta…veee fareler aklıma böyle geldi zaten…veee Oğuzun diyecelerine kulağımı verdim tabii…”
Ahh cnmm tamamdır lakap yerine oturdu : P (yüzsüzlük damarlarım kabardı yaa:D) Şımarırım şimdi eheh=))
Vallahi Aysuncum Sen geçmişe hep selam çak… Çoook hoşuma gidiyor… Böyle içim kımıl kımıl kıpır kıpır oluyor =)) Bayılıyorum vallahi… Günümüzle geçmiş arasındaki bağlantıları pat diye buluyosun… Valla çözdün sen bu geçmişle gelecek arasında köprü kurma işini… (ayy bi zamanlarki halimiz geldi aklıma hatırlarmısınız tüm iki aile ailesinin dudaklarından şu sözler dökülüoyrdu “köprü deme bana köprü deme” eheh hatırlayın bakalım hani fragman yakalamaya çalışıyorduk…:-))
Off Oğuz abiye öyle bir cevap vermişsinki pes dedim doğrusu… Burayada copy paste yapamadım baya bir uzun… Merak eden açıp okusun hıhhh… ahaha… Ne diyim ben sana ağzına sağlık vallahi… oğuz abiye kal gelmiş… Baksana her yorumuma karışan Oğuz Bey… Muhakkak yorum ekjleyen Oğuz Bey… Ya da zılgıt atan oğuz bey… karışamıyor artık yorumuma=))
EDA: hehhh anlaşıldı şimdi Oğuzun şu son hali… Ayol naptınız adama? Yemez içmez oldu… tek kelime etmiyor… Maçosun diyorum krosun diyorum başını önüne eğiyor… Tarık diyorum Yaman diyorum Ati diyorum… Hıı hıı diyip geçiyor… Yok vallahi gitti gül gibi adam ayol… Yani aşk olsun ya…
Aman Allah’ım demokraside cidden çareler tükenmiyormuş… oğuz abi karışamıyor yorumuma diye sevinirken tak diye Eda girdi araya bak şu işe=)) Aysuncum yalnız dikkatini çekerim… Eda abla isyanlarda aşkımı geri isterim diyo yani=)) Çok yüklenmişsin yahu sende o cevapla eheh:D Al sen bi Eda Hanımın gönlünü artık üfürür müsün? Püfürür müsün bilemiycem…:D Aa belkide yokmu bu memleketin parfümerisi kozmetikçisi (hukuğu kanunu eheh) dersin ve ufak bir hediyeyle gönlünü alırsın ne dersin:D
Gördüğün gibi ben yine sapıttım… Ve durum şudur ki… Herkese geçiyor bu durumum yani… Senide kendime benzettim ya bu konuda…
Bu arada şunuda söylemek istiyorum… Yorumumun arasına ufak replikler sokuyorum böyle Eda olsun oğuz olsun… Özelliklede size laf atıyorlar ahaha… :img-hyste Bilmem hoş oluyormu… Ben çok eğleniyorum oyüzden yapıyorum bunu:D
Aysuncum üfürükçü Eda senide güldürmüş… Süper çok sevindim… Bu hafta ne çok şeye taktık yahu… Kılıçlar, gizli özneler üfürükçüler… Töbe töbee=)) Sen benden böyle bir cevap geliceğini düşünmüşsün ee düşünmez mi insan kaç aydır buradayız aile olmuşuz… Tanıyoruz artık birbirimizi değil mi… Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmiyor cnm aa=))
“Veeee bu sözleri sana aynen iyade etmek istiyorum….hemde sevgilerime yollayarak….böyle uzaktan….kabul et……veeee tekrar yorumların…için çooooooooooook sağol…eh boşuna demiyorum ben dişi kasırga….haklıyım…eh sende beğenmişsin…mesele yok yani….;-))”
Çok teşekkür ederim cnmm yaa kabul etmez miyim hiç? büyük bir onurdur benim için… Aa beğenmez miyim bak nasılda sahiplendim… Neyse dişi kasırga yorumlarına devam etsin bakalım… Bir estirelim şöylee: P
İclalllllll; Çok teşekkür ederim sana sende takmışsın üfürükçü olayına Allah’ım bu olay coştu yalnız örtmek gerek bir an önce ahaha… Buarada yorumların harika ellerine sağlık büyük zevk ile okuyorum bende…
Twins of 404 to two family! (yazana kadar canım çıktı çaktırmayınız eheh) hoş gelmişsin bidanesii eheh sefalar getirmişsin gözümüz yollarda kaldı… Ohh artık diyosunki kader ayırsa bile bir ayrılamayız! Tabee en güzeli… Yine yorumun zevk neş’e keyif kattı günüme=)) Ellerine sağlık diyorum vee şöyle pembe bir imza atıyorum altına ihihih…
Neyse gelelim Buğra’ya; busefer sona buğra kaldı kapanış yapalım Buğrayla… Aman buğra hangi yorumundan bahsedeyim maşallah yazdıkça yazmışsın… Acaba yanında Oya abla Seda abla veyahut ta Ergin abi mi var? Hayır yane bir hızla yazmışsın dedim… Basmışsın “gaza”… Ohh ohh süper… Ben şöyle yorumlayamadığım ilk yorumundan başlıyayım devamı gelir nasıl olsa…
“Valla dün geceye zaten Şule ile Pelin damgasını vurmuş...Nasıl yorumlardır onlar öyle...Valla ancak bu kadar gülebilirdim herhalde...Yok işin kötüsü alışkanlık olacak her gece isteyeceğim ondan sonra...Ellerinize Sağlık ikinizinde...”
Ahh Buğra sen iste biz her gece böyle sohbet ederiz… Hatta sende katılırsın… Yalnız forumdaki ciddiyet kaybolmasın ehehe üzüm üzüme baka baka kararır. Aman ortalığı derleyecek toplayacak ciddi insanlarda lazım… öbür türlü düşünemiyorum halimizi… Yalnız şunu yazarken aklıma direk Hayri geldi yaaa… Sende hatırlarsın bana diyordu ya bazen çok ciddi bazende çok geyik yorumlar yapıyosun diye… Eheh hatta bazen çok yaşlı bazende küçük çocuk gibi oluyomuşum=)) Ahh ahh hüzün bastı yaaa… Neyse devam…
“Özellikle Eda'yı Üfürükçü yapmışsın ya Şule...Valla ben sana ne diyeyim...Güzelim Köşkümüzün bahçesini türbe yapmışsın... Ama sana yakışır bir Senaryocuk olmuş...Bir gece önce gizli özne avı...Dün gecede üfürkçü Eda...Ama seni kutluyorum Şule...Bu ilginç ve absürd olayı bile o repliklerinle neredeyse inandıracaktın...Buda senin dizimizi ve karakterlerimizi nekadar tanıdığını gösteriyor...Eee tanımayacaksında ne yapacaksın...Koskoca 32 Hafta Geçti Şule...33'ten gün aldık yani...Valla 32 derken bile şöyle bir gururla yazıyorum...Ve Nice 32'lere diyeyim bari...Şule kısacası dün gece Performansın zirve yapmış...Diyecek söz yok sen en iyisi şu yanda zıplayan simgeye bak...”
Buğra gerçekten öyle bukadar zamandır karakterleri teker teker tanıdık. Hemde çok iyi tanıdığımıza inanıyorum… Yani bu durumda hiç düşünmeden sözcükler dökülüveriyor… Hatta o kadar hayatımıza girdiler ki… Kendim gibi düşünürken bir yandan onlar gibi düşünüyorum… Ufkum açıldı desem yeridir… Beni çok iyi anladığınızı biliyorum. Çünkü şu anda ortak hislerimizi yazıyorum gibi geliyor bana… Buarada teşekkür ederim Buğra… Teşekkürsüz olur mu hiç? Yok uymaz bize…=))
Buğra fragman yorumlarınada bayıldım daha doğrusu bayılmak üzereyim… Şu yorumu bitireyim bir sonra bayılırım=))
“Valla Emre Kınay'ın performansı şu 50 saniyelik fragmanda bile parladı ya...Artık birşey demem...Durum ortada...Çok büyük bir sır açığa çıksa bile Senarsitlerimiz bu durumu "İki Aile'CE" işlemeye karar vermişler...Böyle bir tür oluştu artık...Şimdi bu malzeme başka kalemlerde sündürülürde sündürülürdü...”
Buğra bak yine imza atılacak bir söz ile karşımdasın… İzninle tabi imzamı atıyorum şipşak… Hemde ayrı ayrı iki imza… Hem Emre Kınay için hemde Senristlerimiz için söylediklerin harika… Yani ben buradan onları çok çok tebrik ediyorum… Diyoruz yaa emeklerin karşılığı falan diye… Yaa aslında emeğin karşılığı budur be arkadaşım… Gönüllere taht kurdular... Vallahi billahi budur karşılığı!
“Valla bu fragman benim içimi kıpır kıpır yapmayı başardı...Yorumlarken bile zevk duyuyorum...Umarım bu hislerimi cümleye dökebiliyorumdur...”
Buğra hislerini cümleye dökmekle kalmıyorsun inan buna… Sen hissettiklerini bizede hissettiriyorsun… Ve Fragman hakkında söylediklerine gelince; seninle kesinlikle aynı fikri paylaşıyorum… Bende emin değilim bizim bir etkimiz var mıdır bu durumla ama okadar güzel bir fragmanki böyle heycan basıyo insana… Bak demekki oluyormuş heycan… Bakalım bu haftadan ratinglere yansır mı bu… Aman neyse rating orucuna gircem şimdi eheh… Birde Stara attığımız mailler işe yaradı galiba… Şahsen bana gelen cevap öylesine yazılmıştır diye düşünmüştüm. Amaa demekki seyirciye hakkını veriyorlar. Fragman durdurak bilmeden dönüyor…
“Şimdi Gelelim Dış sesin Tabiri ile "Birbirine Kabaran İki Horoz'a" Valla güzel laf etmiş dış sesimiz...Bu hafta o canlı ve heyecanlı sesine kavuştuğuna sevindim...Haklıda...”
Buğra dışsese odaklandım bende… Oda eski keyfini bulmuş… Demekki daha “zevke veda neşeye de veda” etmemişler… Ohh yaradı bize=))
Dış ses sen bizim herşeyümüzsün… Verelim gazı dimi… Birbirine kabaran iki horoz… Eheheh Denizlinin horozu ahh seni kimler doğurdu:D (ha silifkenin yoğurdu ha denizlinin horozu… nolcak) Dış ses hafif horoz dövüşü ortamı kurmuş… Ferit olsa direk üstlerinden bahse girerdi… İnanmıyorum Sabutay gibi konuştum:S:S:S ama napiyim bozuldum feritin kumara başlamasına bozulmak ne kelime yaa sinir kaptım…
Neyse Ben şunu bilir şunu söylerim dış seste, fragmanda bu hafta harikaydı…
“Ama bugün abisine diklenen Timur,Yıllar sonra babasının karşısına geçip "Baba neden annemle,bizle uğraşıyorsun,bizimle ne derdin var" dediğinde korkarım Yaman cevap veremeyecek...”
Bencede Timur ozamanlar her şeyin bilincinde olur yani… Efenin yapamadığını yapar… Ve tabi Yamanda Timurun sorusuna cevap bulamaz… Aman Buğra ne korkuyosun cevap bulamaz diye bırak ne hali varsa gördün odun… Boş ver sen… Bak hazır deminden kalma şarkımız var göbek atılacak durum tam… “denizlinin horozu ahh seni kimler doğurdu… “ ohhh ohh… Ben zaten bu hışımla 15 yörenin halk oyununu oynar üstünede İsmail-Yk parçasında lirik dans yaparım… O biçim yani…. (off oıfff durdurun beniii saçmalıyorum busefer fena hemde heheh)
Ferit merdivenlere halı kaplatıyormuş Edayla oğuz aşk yolunda sessiz ve derinden ilerlesin diye Allah’ım ben bu çocuğa bi kızıyorum bi dayanamıyorum yaa… Ama cidden çocuk daha valla büyümemiş=)) Acaba nerden çıktı bu söz?? Ya buarada aşk deyince aklıma geldi… Sevgililer günü sinyalleri aldım sanki ne dersiniz?? Yalnız benim aklıma şöyle bir fikir geldi olur mu bilemem ama olursa komedi olur… Oğuz yapıcağı sürpriz için feritten yardım istese… Feritin cevaplar filan süper…
OĞUZ: hişştt Ferit
FERİT: Efendim abi
OĞUZ: Bi gelsene sen
FERİT: Ben mi?
OĞUZ: Yok arkandaki (Nurdancım bu sana tanıdık geliyor mu canım??)
FERİT: Kapı mı? Ee ozaman ben çekiliyim aradan siz konuşun kapıyla… (zaten bu sıralar Oğuz ağabeymiz kapısına pek bir düşkün eheh)
OĞUZ: Alla alla Ferit cıvıtma yine cıvıtma…
ŞULE: Biri cıvıtmak mı dedi??
OĞUZ: Hehh Bi sen eksiktin… gözümüzaydın...
İKİ AİLE AİLESİ: Yaa kızım dalma her konuya dur en heycanlı yerinde pat daldın hee... Pardon Oğuz abi...
OĞUZ: Töbe estafurullah töbe estafurullah…
FERİT: E abi sen nediycektin??
OĞUZ: Ya ben şeyy günü yaklaştı hani
FERİT: Ne günü altın günü mü:D
OĞUZ: Şeyy günü işte cnmm yani Edanın günü yaa şeyy hani sürpriz hediye falan baş başa kutlama
FERİT: ahahah sevgililer günü
OĞUZ: Yani… ee şey diycektim ben ya bi süpriz yapıcam amaa seninde biraz el atman gerekiyo
FERİT: Vayy abii atmam mı atmam mı… Yaa sen senn ne mübarek adamsın yaa ya ver elini öpücem…
OĞUZ: Fe… (daha Ferit diyemeden Ferit girer araya)
FERİT: Abi sen varya sen yani nediyim ben sana… İHihi çakal seni…
OĞUZ: bana bak Ferit
FERİT: Abi bakiyim ama sus falan dersen şimdi susamam yani yapı meselesi…:D
OĞUZ: Öyle mi Ferit ozaman ben sana iki seçenek sunuyim sen seç… Birincisi susma Ferit gereksiz gereksiz konuş… Ama sonunda ben senin çeneni öyle bir kapiyimki ömrü billah konuşama… Kii büyük zevk alıcam bu şıkkı seçersen… İkincisi adam akıllı sus beni deli etme… 10a kadar vaktin var… 1,2…
FERİT: Ya abii ama
OĞUZ: 3,4…
FERİT: Oğuz Abi bi Dakka dururmusun
OĞUZ: 5,6
FERİT: Bak hala… Tamam sustum ne öyle ıvır zıvır konuşucam zaten çok gereksiz…
OĞUZ: Ya varya Ferit sen çok şeysin…
FERİT: Şapşirik:D
OĞUZ: Yüzsüz:D
Neyse ben birde Safiyenin gelinliği kesmesine değineyim ayy cnmm safişim yaa… Nasılda çaresiz ne yardan ne serden… Olmuyor tabii… Ama yaa nolcak ki bunun sonu… Bir kırk yıl daha mı? Üstelik o kırk yıl şimdiki gibi olamaz… Bir nasip olmadı beyaz gelinliği giymek Safiye ablamıza… Melek gbi kadın ama kader… Yaa buarada Safişe buradan bir şarkı gönderiyim moral olsun onadaa eheh… Ufacıksın tefeciksin tombul meleğim:D
Başka kaldımı konuşmadığım diye düşünüyorum… Eda-Oğuz olayını zaten kaç gündür konuşuyoruz… Serpil cadısıda dediğimizi yapıyo… tam tutmuş yaa… Buğra nasıl bir tahmindir bu pat diye oluverdi bak… Aa Efe Oğuz konuşmasıda öyle… Bir düşündümde baya konu varmış neyse onlarda başka zaman… Yine gelirim bir kahvenizi içmeye ozamanda onların sohbetini yaparız=))
İcom_ vallahi yorumunu şimdi gördüm... Onada yarın güzel bir değinirim... Ayrıca bir soru sormuşsun üstünden kısaca geçiyim şimdi sonra dahada açarım... Valla Edayla Oğuz birbirlerini bayabir tanıdılar çünkü aylardır aynı evde yaşıyorlar... Bu onlar için harika bir fırsat... Ama her geçen gün birbirleri hakkında yeni şeyler öğreniceklerdir. Bu zamanla olur... yeni evliler bile birbirlerini zamanlar tanırlar yani... Daha doğrusu Zamanla daha iyi tanırlar... Bence on senelik evlilerin bile birbirlerinde keşfedicekleri yönleri vardır... Yani bunlar çok genel konular... Sadece durum şu büyük bir aşk görüyoruz... Tamam kavga ediyorlar ama onların kavgaları farklı kavgalar... Ufak tatlı didişmeler... Sen bu kavgaları izlerken gülümsüyor musun? ben gülümsüyorum... Eminim sende gülümsüyorsundur... İşte biz oradaki aşka gülümsüyoruz... Birbirinden kin duyarcasına nefret eden iki kişinin kavgasını gülümseyerek izleyebilir misin? ben izleyemem... işte cevap burada gizli! Ve aşkın olgunluğu nerde demişsin... Aslında bence bunun cevabını sende biliyorsun ama bizi bir tartmak istedin=)) Barışmalarını hatırla... Birbirlerin gönüllerini almalarını... Hatalı olduklarında susmayı biliyorlar... Ama kendi düşüncelerinin doğru olduguna inandıklarında ise köpürüyorlar sonrada pişman oluyorlar... Ve bir kalça darbesiyle birbirlerinin gönüllerini alıyorlar... işte olgunluk birazda budur konuşmadan gözlerle, hatta yeri gelince bir kalça vurmakla gönül almaktır!
Şimdilik bukadar arkadaşlar... böyle devam yorumlara harikasınız!!!
Veee arkadaslar yine aranizda olmanin mutlulugunu yasiyorum…henüz bir kac saat oldu….ama yine döktürmüsünüz….kasirgalar bile…onlar kendinlerini biliyorlar….gecmis….;-))
Hazir fragman varken…özet i de birlestirip bir yorum yapayim dedim…ama ne mümkün…bazi yazilanlarana deginmeden…olmaz…yapamam…bu da bende böyle bir reflex oldu…sule´cim….:img-hyste
„Allah okuyana kolaylık versin ;-))“
Iste buyrun…kasirgamiz in biri…Bugra´cim…bir taraftan klip…bir taraftan yorumlar…valla ne diyecegimi….bilemedim..süpersin…..yine büyük bir keyifle okudum….hikayemi begendigine sevindim…valla haklisin bir süzgecten…bir özneden…vs….neler cikardik…bu hafta…pes….güzel yorumlarin icin cok sagol….yetmezmi…bu da soru mu….hadi rica edeyim….:img-hyste
Veee bak sana bir sürprizim var…bunlari okuduktan sonra….ne geldi aklima…tamam az sonra…önce bir iki kelime yazayim….:img-hyste
bak simdi artik sahneler sana göz atiyor demek….cok matrak….:img-hyste
veee daha bölümü izlemeden sen hemen arka plan taramalarina baslamissin..bile bu ne hiz böyle….ama valla cok haklisin…düsündüklerin cok mantikli..bence aynen böyle olmustur…
yani demek tatli asiklarimiz…geceleri tuhaf sesler cikaran hinzir köskümüze aldirmayip…yine merdivenlerde…almislar solugu…eveeet gercekten öyle birsey diyor Ferit…bende tam olarak anlamasamda….
Ferit….halilari kaplaticagim diyor…Eda neden diye sorunca..cünkü aska dogru sessis ve derinden ilerleyebilesiniz diyor..sanirim…
ve iste burada senin dedigin cikiyor, kafandaki ampul devreye geciyor ;-)) …mutlaka yine bir olay yasandi ki…yani Ferit yine birlerini yakaldi…eminim….
vee ertesi gün tabii hic kacirirmi…yine malzeme yapip…Eda la dalga gecmeye kalkiyor….
veee buna da deginmeden…gecemeyecegim Bugra cim…yani kacamaklar gercekten bir operasyon haline geldiler…yakinda bizimkiler artik planlar falan yapmaya baslarlar….
Oguz eve gelir…mesela….Eda bir kahve yapar….otururlar salonda….cocuklarin hepsi odalarina cekilmislerdir…Eda cikarir kagit kalemi…ve baslarlar…ne yemi..eh plan yapmaya bugra cim...kolay mi böyle operasyonlar:img-hyste
yaa Oguz bu gece bahce de bulusamayiz….her gece Ferit e yakalaniyoruz zaten..biliyorsun gec dönüyor eve…Oguz tamam o zaman…mutfakta bulusuruz..yine..tamam öyle yapariz….
bununlan yetinmezler ama….cünkü gercek bir operasyon hazirliyorlar yaa…..iste bir B plani:img-hyste sart oluyor bu durumda….bu da söyle olabilir….Oguz…ya cocuklar inerse…o zaman mutfaktaki kapidan cikariz…arabaya dogru gideriz….ama arka arkaya…cocular sanmasin biz arabaya beraber biniyoruz diye….
valla Bugra cim…bu nasil birsey oldu böyle bilmiyorum….kendi kendine olustu…:img-hyste
..Ahh Köşkümüzün Merdivenlerinde bile hatıralar çoğalıyor...Ne Köşkmüş...Ne Aşkmış demek kalıyor bizlerede...
Hadi o zaman hep beraber..."Ne Köşkmüş...Ne Aşkmış..."
bu cümlelerine aynen katiliyorum…vee bak iste simdi sürpriz…..
bir zamanlar "duyduklarim" dosyama aktarmistim….hatirladinmi…kim yazmisti bunlari…hmm…ben unuttum da…belki sen biliyorsun diye…;-))
Ahh O merdivenlerin dili olsada konuşsa...İki Aşık ve İki Aile arasında köprü görevi görüyor...Eda ile Oğuz'un gönül merdiveni diyorum...Tüm aşıklar birbirlerine buluşmak için yollar aşarlarken onlar merdivenler aşıyorlar..
Tam yeri geldi bu sözün...
"ONLARIN ŞARKILARI YENİ BAŞLIYOR..."
Iste günün cümlesi….slogan i desem daha yeridir..oh oh…cosmusun sen gercekten…süper…bizleri de gece gece costurdun….süper
Veee Nilgün´cüm…
Iste buna cok sevindim….güzel sözlerin icin sagol…ama bunu kastetmiyorum….benim gözüm….bu altini cizdigim cümleye takildi…off offf….süper…desene artik seni kimse tutamaz…süper…
ve sira geldin aysun'uma...her zaman ki gibi "allah okuyana kolaylik vesin" diye baslayan yorumun müthis...evet beyaz gelinciginiz tekrar aranizda bir daha kaybolmamak üzere (söz vermiyeyimde, insanin basina ne gelecegi bilinmez)...
sen benim kastettigim avukat tiplerine dahil degilsin aysun'cum ...yani sema gibi diyelim...sen ati gibi avukat tiplerine ancak dahil olabilirsin...sema gibilerini ben sip diye tanirim...fazlasiyla kedilerini belli ediyorlar canim..
ay ay cok sagol canim….umarim degilimdir….cok canim degilim gercekten…sema artik insanliktan cikmis….hemde nasil belli ediyorlar….hemde nasil…
veee fragman i sana yakisir bir sekilde didik didik etmissin…vallahi bravo…üstelik…ufak parcalara bölmüssün….bu ara bir fragman ancak 1 dk falan sürüyor…bakarmisin bizler..ne destanlar cikariyoruz….bilmiyorum simdi fragman mi basarili..yoksa bizlerin hayal gücü…mü…tabii ki bizlerin hayalgücü…ve biz dizimizi sadece seyretmekle kalmiyoruz…adeta yasiyoruz….;-))
Veeeee….iste disi kasirga, lakab gercekten yerine oturdu
…Sulemiz…yine kendini asmis…olagan üstü bir yorumla gelmis…yorumda degil…ne bu…offf tabir bulamiyorum…sulenin kösesi mi desem bilmiyorum…valla pes sulecim…nerden buluyorsun bu enerjiyi yaaa…sastim kaldim…resmen…veee nasil güldüm okurken…anlatamam….belliki sen takmissin…üfürükcü eda ya:img-hyste …ayrica o repliklere resmen bittim…offf yani….vee ne olur sacmalamaga devam et….:happy0064
Ya gercekten sulecim….Eda hemen kayirmis Oguz unu bize karsi….hemen araya girmis..caca Eda miz….baska nasil olabilirdiki zaten…
Ama biz de hic asagida kalirmiyiz…lütfen yani…:img-hyste
Eda cim …valla birsey yapmadik biz….sadece…fareden korkuyor dedik…yani korkularini hattirlattik…eh Oguz abi de biraz fazla panik atak yasadi..hem sende yoktun…yani psikolojik de degildi..biz ne yapalim..ki….sende Oguz abi nin yaninda olsaydin…allah allah yaa…
ayrica…sen demiyormuydun hep…dengesiz bu adam diye…bak iste dengesini bulmus…ne istiyorsunki….adamcagiz hep basini egiyor iste…hic olmazsa..hep ayni hareket…dengeli bir adam oldu iste….cok güzel….
Tamam hadi..seni mi kiracagim..aliriz tabii bir parfüm…ne olacak…ama ben yine diyorum…Oguz abi farelerden korkuyor….üfürükcü de fayda etmez….artik maalesef…cok gecmis olsun diyoruz….veee fareler geri gelmesin diye…..köskümüzü lüften temiz tutunuz….:img-hyste
Veeee iste simdi geleyim benim nacizane yorumuma….
Valla Safiye bizi son iki bölüm cigliklara karsiliyor (Bugra)…ama ben üzüldüm..gercekten…safis ablamiz…belliki morali bozulmus…bunun nedeni tabii yine sır…ama baya koymuski safis ablamiza…onun icin belki en önemli..en özlem duydugu..ve cok istedigi evlilik olayini…sanki artik kalbinden cikaracak mis gibi bir his uyandirdi…umarim öyle degildir...
Vee gelelim bir sonraki konuya…yeni bir dostluk görünüyor ufukta…hemde cok güzel bir dostluk..daha son bölümde Ati Oguz bey derken…simdi „inan bana senin gibi bir dost kazandigim icin cok mutluyum“ gibi seyler diyor telefonda…
vee Nilgün´cüm umarim Ati bizleri hayal kirikligina ugratmaz…ben sanmiyorum..senin gibi düsünüyorum…Ati bence Eda Oguz iliskisini tamamen kabul etti…vee gelecekte onlarin en büyük destecisi olabilir…dikkatimi cekti Oguz bu telefon konusmasi esnasinda…baya bir sasiriyor…veee bu da sanirim…buzlari eritmeye yeter de artar bile…;-))
Veee iste bizim hepimizin cok özledigi sahneler…tatli asiklarimiz sevgili olduklari zamandan beri…fazla didismeler izleyemedik…ama gel gelim..iste kapimizin önünde yine kiskanclik krizi yasayan..sacini basini yolan vee bu arada sarki söyleyen…kek gibi kalan oguz sahnede…süper…:img-hyste
Eda ise hic bir sey söylemiyor…Oguzu izliyor..sadece…süper…eh bir hanim olarak tabii…Oguzun kiskanclik krizinin tadini cikariyor…öyle…
Veeee iste bunu zaten bekliyordum ben…bizim findigimiz Timur bu hafta patliyor…cokta hakli…Efe kac zamandir alet ediyor kardesini o oyunlarina…annesini üzmek icin elinden geleni yapiyor…
vee Timur büyümüste annesine sahip cikiyor…bakarmisiniz…cok sevdigi…örnek aldigi abisine bile dikleniyor…
veee aklima birsey geldi…genelde kahvalti masasinda oluyor bu tür konusmalar…Efe yine kötü kötü kelimeler ögretiyor Timur a….veee bakin bu kez isine yariyor…Timur abisine dikleniyor…veee o cümleyi söylüyür…siz anlamisinizdir zaten…yazmama gerek yok…
Veee bence bu tartismanin ardindan…Eda cok üzülecek…Efe hava almak icin disariya cikacak…o sirada Oguz inecek tam Eda Efenin pesinden gitmek üzere iken…Oguz Eda yi durduracak..ve kendisi gidecek…iste yine tek aile muhabbeti baslayacak Oguz ve Efenin arasinda….Eda tabii yine cok mutlu olacak…
Vee kesin olarak…yine bol bol gece operasyonlari izleyecegiz…Eda ve Oguz..ama Ferit ve Damla cephesindende…
Bugra´cim ben de dedigim gibi senin fikrindeyim…cakal ferit bosuna böyle birsey demez…mutlaka yine bizim tatli asiklarimizi yakalamistir…offf valla cok güzel ve komik sahneler bizi bekliyor…süper...
vee Ferit sabah edaya hali sohbeti yapiyor…ah ferit baklalim senin sohbetin ne zaman yapilacak…Ferit in durumunu hic iyi görmüyorum…ne olacak bilmiyorum…belki foyasi meydana cikar…ne de olsa…köskümüzde cok zeki bir hanim var…eveeet Eda…
Veee yine final sahnesi…bayildim…Eda dan bence bir hediye geliyor…Oguza…sanirim Edanin ilk hediyesi…ama nasil da kiymetli öyle degilmi..süper…cok yerinde bir hediye…belki sevgililer günü hediyesi dir…bilemedim…olmasa da fark etmez…zaten…iste yine fragman sanki bir tüyo veriyor bugra´cim…evet onlarin sarkisi daha yeni basliyor…off off…
Veee gicik oldugum bir sahne…Serpil in bu kadar düsecegini hic zannetmezdim..Serpil hanim resmen yüzsüz cikti…bu nasil bir harekettir…ataga gecti…sanki….
Serpil hanim…demek gönül isleri…insanin parasin puluna mevkine…kariyerine bakmiyormus…demek ki..iki cocuklu issiz ve dul ama iki ayaklarinin üzerinde dimdik duran bir kadin dan yana secimini yapti Oguz…sana yakisan..artik nedir….söyleyeyim hemen…cep telefonundaki „ayse teyzeyi“ sil vee Eda hanim yaz…böylece daha fazla düsme…gözümüzde…sana bu yakisir…
oh be rahatladim...bu ne yaaaa...;-))
Veee arkadaslar…benden böyle bir son yorum geldi bu gece…zaten sizler özeti fragmani didik didik etmisiniz bile…ama sizler de fark etmissiniz..bende öyle….fragman bu hafta daha güzel…sanki daha bir net mi desem…yani yine puzzle de..ama karmakarisik degil…özet le ise yine fazla örtüsmüyor….
ama bence bunu kesin olarak söylebiliriz sanirim…
yine sahane bir bölüm bekliyor bizleri….yeni dostluklara olusacak…tatli didismelere veee seker tadinda barismalara, gece operasyonlarina…Bugra´cim gördügün gibi dilimden düsmüyor bu senin operasyonlarin….sahit olacagiz…beni simdiden heyecan basti…az kaldi….;-))
Neyse benden bu gecelik bu kadar…bu gün de yine süper yorumlara imza atildi….vallahi ne diyeyim…hafta sonuma ayri bir nese katti…ve yarin da devam edecek..yok aslinda bugün..gece yarisini gecmisiz bile..pazar u söyle bir selamliyorum…olsun…zaten gece kusuyum….kendinize cok iyi bakin…yeni bölüme sadece bir gün kaldi…nasil da hizli gecti..bu hafta hic anlamadim…neden acaba….yarin yine ayni sahneyi paylasmak üzere…simdilik ayriliyorum…hepinize iyi geceler…
Herkese Selamlar Ve Kucak Dolusu Sevgiler...
Güneşli bir günle beraber sesleniyorum sizlere...Valla harika bir gün...Nedendir bilinmez...Pazar olmasındanmı,güneşli olmasındanmı...Yoksa yarın bizi sürprizlerle dolu yeni bölümün beklemesinden dolayımı çözemedim...Ben bu yorumu bitirir bitirmez yeni klibimizde posta kutularınızda olacak...Bakalım beğenecekmisiniz...Neyse şimdi önce Aile'mizden notlar diyelim...Böyle bir başlangıç yapalım...
İlk sıraya dün geceki son yorum olan Aysun'un yorumu ile başlıyorum...Eee biz boşuna gece kuşu demiyoruz...Gece gece bizlere harika bir yorum ile selamlar çakan yattığımız yerde kulaklarımızı çınlatan Aysun arkadaşımız fragman ve özeti birleiştirip harika bir yorum yapmış...Bugün Movie maker ile didişirken beni bayağı dinlendirdi bu güzel yorum...
Aysun...Öncelikle yeni gece kaçamağı tahminimi beğenmene sevindim...Gerçekten dilinden düşürmemişsin...Ama Ferit'in sözlerindende bu sonuç çıkıyor...Harika olur dediğin gibi...Aahh Aysun merdiven kaçamağı deyince benim haftalar önce paylaştığım sözlerimi getirmişsin...Gerçekten beni çok mutlu ettin Aysun...Senin o özel dosyandan tekrar çıktı demek o sözler...Sağol Aysun...Görünce çok mutlu oldum valla...Ama yine diyorum...Her zaman diyeceğim...Köşkümüzün ne kapısı var,ne asansörü...Onları birbirine,seveni sevene götüren tek şey o merdivenler...Nasıl özel olmasınki bizler için...Bu yorumunu okumadan bende klibimde merdivenlere yer vermiştim Aysun...Sence piştimi olduk ne...Bana öyle geliyor...Sen Merdivenlerimizi sözlere dökerken bende görüntülere dökmüşüm...Efekt vermekle meşgulmuşüm...
Aysun o özel sloganımızı paylaştığın için teşekkür ederim...Ben çok seviyorum o sözleri...Dışsesimiz bir söyledi görüldüğü gibi haftalar geçmesine rağmen bizler unutmadık...Aynen öyle...Onların şarkısı yeni başlıyor...Aşklarının,sevgilerinin şarkısı yeni başlıyor...Kolay kolayda biteceğe benzemiyor bu şarkı...Gerçekten bu sözü tekrar vurguladığın ve günün sözü olarak afişe ettiğin için Sağol Aysun...Bak Aysun...Sana bir sürü Rica ederim diyebileceğin teşekkür ettim...Ayrıca dün gece yorumlarımla ben sizlerin içini coşturduysam ne mutlu bana...Fragmana yakışır yorum yapmak istedik...Sende öğlen öğlen benim içimi coşturdun Aysun...
Serpil hanim…demek gönül isleri…insanin parasin puluna mevkine…kariyerine bakmiyormus…demek ki..iki cocuklu issiz ve dul ama iki ayaklarinin üzerinde dimdik duran bir kadin dan yana secimini yapti Oguz…sana yakisan..artik nedir….söyleyeyim hemen…cep telefonundaki „ayse teyzeyi“ sil vee Eda hanim yaz…böylece daha fazla düsme…gözümüzde…sana bu yakisir…
Aysun...Bu sözün üstüne daha ne denilebilirki...Gerçekten çok beğendim...Dediğin gibi gönül işleri kariyere,paraya pula bakmıyor...Gönül işleri sımsıcacık gülen iki göze bakıyor...
Valla Serpil'e yakışanı ne güzel yazmışsın Aysun...Bende Ek olarak diyorumki..."Yar Saçların lüle lüle Serpil sana Güle Güle..."...Yeri gelmişti dayanamadım...
veee aklima birsey geldi…genelde kahvalti masasinda oluyor bu tür konusmalar…Efe yine kötü kötü kelimeler ögretiyor Timur a….veee bakin bu kez isine yariyor…Timur abisine dikleniyor…veee o cümleyi söylüyür…siz anlamisinizdir zaten…yazmama gerek yok…
Çok değişik bir yaklaşım Aysun..."Aysun'CA" olmuş yine...Hiç böyle düşünmemiştim Aysun...Bu arada gözümden kaçmadı...Sen yine arada geçmişe selamını çakmışsın Aysun...İyide yapıyorsun...Bende hatırlarım o sahneleri...Eda doğru konuş kardeşinle diye başlardı söze...:img-hyste :img-hyste
Neyse Aysun...Senin yorumlarına,sözlerine doyum olmuyor...Neredeyse tüm yorumunu alıp elden geçireceğim...Gece gece bu güzel yorumların için teşekkürler Aysun...Öğlen öğlen zevkle okudum...
Şule...Gelelim sana...Şu sıralar büyük ihtimal dersler ile uğraşıyorsundur...Kolay gelsin Şule...Başarı dileklerimi ilettikten sonra o eğlenceli yorumuna geçebilirim artık...Dün gece okumuştum çıkmadan önce yüzümü güldürdün Şule...Sende bu şeker gibi hediyeni bırakıp gitmişsin...Sağol...
Oooo Yine yeni bir diyalog gelmiş...Şule her yazdığın bir öncekinden daha komik oluyor valla...Kendini sürekli aşıyorsun...Konumuz yine Üfürükçülük...Ama bu sefer Üfürükçü Eda deşifre olmuş...Ooo Safiyede hikayede var tam oldu...Valla nasıl güldüm...
Memur: Ne silahı silah mı dedim ben… yani şu arkanızdaki bayan…
Safiye: Ben mi?
Memur: Evet siz… Ne var elinizde sizin?
Safiye: Ne olacak ayol çamaşır suyu…
Memur: muska niyetine mi?
:img-hyste :img-hyste Böyle bir diyalog olamaz...Harikasın Şule...Ooo Yeni karakter yaratmada'da üstüne yok...Sen elimizdeki hazır karaketerlere yeni bir polis karakteri eklemişsin...Hemde en komiğinden...Yok ben cümlelere dökemiyorum bu güzel diyaloglarını...
Memur: Hii komiserim büyü yaptıklarını ağzından kaçırdı şu arkadaki teyze…
Safiye: Ne teyzesi bee yok nine
:img-hyste Bak Şule yavaş yavaş tüm replikleri alacağım neredeyse...Harikasın Şule...Diyecek söz yok sana...Çok çok beğendim...
Şimdi bu komik diyaloglardan yorumlara geçelim bakalım ne çıkacak...
Ve Şule...Benimle bir kapanış yapmışsın dün gece...Benim fragman yorumlarımı ve genel yorumlarımı yorumlamışsın...
Ahh Buğra sen iste biz her gece böyle sohbet ederiz… Hatta sende katılırsın… Yalnız forumdaki ciddiyet kaybolmasın ehehe üzüm üzüme baka baka kararır. Aman ortalığı derleyecek toplayacak ciddi insanlarda lazım… öbür türlü düşünemiyorum halimizi… Yalnız şunu yazarken aklıma direk Hayri geldi yaaa… Sende hatırlarsın bana diyordu ya bazen çok ciddi bazende çok geyik yorumlar yapıyosun diye… Eheh hatta bazen çok yaşlı bazende küçük çocuk gibi oluyomuşum=)) Ahh ahh hüzün bastı yaaa… Neyse devam…
Hatırlamaz olurmuyum Şule...Daha dün gibi hatırlıyorum o konuşmayı...Sen yine Hayri ile didişmeye başlamıştın bu sözlerden sonra...Neyseki sonradan tatlıya bağlanmıştı...Aynen benide hüzün bastı Şule...Hayri'yi çok özledik bu anlaşılıyor...İnşallah yakın zamanda gelir...Artık diyecek sözlerde tükendi...Çok çok merak ediyorum...Bu kadar uzun olacağını hiç tahmin etmemiştim...Beklemedeyiz...Yapacağız başka birşey yok...
Demek "Bayıldın" Şule...Fragman yorumlarına...Tabiki çok sevindim...Çok doğru sözylemişsin Şule...Emeklerinin karşılığı bizim gönüllerimize kurduklar taht...Çok doğru söyledin...Bizi böyle saatlerce konuşturuyorlarsa,yorumlar,diyaloglar yaptırıyorlarsa zaten amaçlarına ulaşmışlar demektir...Ayrıca senin klasik lafını tekrar hatırlatayim..."Pazartesi Sendromuna birebir" Bizim dizimiz...Ohh yarın pazartesi...Yine Jenerikle beraber heyecanımız tavan yapacak...Ee Daha ne olsun...
Dış ses sen bizim herşeyümüzsün… Verelim gazı dimi… Birbirine kabaran iki horoz… Eheheh Denizlinin horozu ahh seni kimler doğurdu (ha silifkenin yoğurdu ha denizlinin horozu… nolcak)
:img-hyste Valla buda uymuş Şule...Ha Silifkenin yoğurdu,ha denizlinin horozu...Kafiye uyuyormu uyuyor...Gerisi önemli değil...:img-hyste
Şule...Sanada bu güzel gece yorumundan dolayı kutluyorum...Ellerine Sağlık...Yüzümüzü yine güldürmeyi başardın...Hadi devam edelim...Bakalım sırada kimler varmış...
Ve Nilgün...Hoşgeldin Tekrardan Nilgün...Sende yine kendine has o özel yorumların ile dönüş yapmışsın...Fragman içinse Rica Ederim Nilgün...Lafı bile olmaz...Önce yakaladım fragmanı sonra bir güzel didikledim...Seninde yorumlarımı beğenmene çok sevindim...Sende Özet ile fragmanı almışsın...Şöyle bir güzel harmanlamışsın...Ve ortaya bu güzel yorumlar gelmiş...Nilgün...Fragmanı Alfabenin ilk 9 harfine bölmekle çok iyi yapmışsın...Konu başlıklarını belirleyince yorum yapması kesinlikle daha kolay olmuştur...
Öncelikle seni |