ena
11-04-07, 07:03
Bir önceki başlık 1250 mesajı geçtiği için kapatılmıştır. Senaryo ve repliklere buradan devam edebilirsiniz.
|
Tüm Versiyonu Göster : Doktorlar- Senaryolar ena 11-04-07, 07:03 Bir önceki başlık 1250 mesajı geçtiği için kapatılmıştır. Senaryo ve repliklere buradan devam edebilirsiniz. seyda_dl 11-04-07, 10:00 ilk senaryo benden olsun dedim umarım uzun uzun senaryolar görürüz. benimki kısa ama:icon_whis Bu arada dışarıdan gelen sesler duyulur. H: neler oluyor E: bi bakalım Dışarı çıktıklarında bilge ağlıyor levent ise ha bire bağırıyordu. Haldun bey müdahale etmek zorunda kaldı. H: neler oluyor levent. Bilge hamile nasıl böyle davranırsın L: sorunda buya zaten beni ve hepimizi kandırmış hamile filan değil H: nee Bilge Haldun beye döner. B: çok sevdiğim için yaptım. Yemin ederim.çok sevdiğim için, L: sevgi böyle kazanılmaz anladın mı? Yüzünü bile görmek istemiyorum. Çık hayatımdan. Yalanlarınla birlikte çık git. Ela bilgenin bu haline çok üzülmüştür. E: levent yeter. Görmüyor musun ne halde. L: ela E: tamam. Bilge hadi benimle gel Ela bilgenin yanına giderek koluna girip götürmek ister L:ela bırak onu Ela şaşırmıştır. Levente bakar L: hemen E: levent sen iyi misin? L:evet hem de hiç olmadığım kadar iyim. Onun bana yaşattıklarını asla unutamam. Şimdi ne sen nede ben ona yakın olacağız. Böyle bir konuda yalan söyleyen birinin yüzüne bakmam ben E: levent L: yeter ela şimdi benimle geliyorsun. Levent bunu söyler söylemez elayı kolundan tutmuş götürüyordur. Arkasında ise yere çökmüş ağlamaktan şişmiş gözleriyle bilge onlara bakıyordur. B: levent lütfen yaşadıklarımız üzerine yemin ederim… Bilgenin bu sözüyle levent dayanamaz ve hemen arkasını döner. Elanın kolunu tutmayan diğer eliyle baş parmağını bilgeye yöneltir L: sakın sakın olmayan şeyler üzerine yemin etme. Her şey bitti bilge seni artık görmek istemiyorum. Hem de hiç. Ayrıldığımızda sana saygı duyuyordum en azından şimdi ise nefret ediyorum. Duyuyor musun beni yalnızca nefret. Bilge başını yere eğer ve ağlmaya devam eder. Son bir umutla Haldun beyden medet ummayı deneyecektir. Belki o onu bu içinde bulunduğu durumdan kurtara bilirdi ama o bu yardımı kabul eder miydi? B:Haldun bey ben… H: bilge sen bu yalanla gözümden çok düştün.mümkünse hemen toparlan ve işinin başına dön. Haldun arkasını döner ve gider. Etraftaki hiç kimse bilgeyi umursamıyordur. Herkes leventin elaya olan aşını biliyordur ve bilgenin bu mutluluğu bozduğunun farkındadırlar. Üstelik elanın onun yüzünden yaşadıkları akıllarına geldikçe iyice bilgeye tavır alıyorlardır. begum_melek93 11-04-07, 11:27 PART 52 N: ben…elanın yerini öğrendim… L: neee … ne dedin sen…nasıl yaptın bunu N: nasıl olduğunu boşver .. her şeyi anlatıcam şimdi elayı kurtarmalıyız… L: tamam hemen harekete geçelimm…. N: durduğumuz kabahat hadi… L: ya harekete geçmesine geçelim dee nerde bunlar önce onu söyle N: ya aslında tam olarak bende bilmiyorum…tek bildiğim uğurun gebzedeki evinde oldukları…evin yerinide ailesi biliyormuş… L: o zaman hemen ailesine ulaşalım… N: ulaşalımda…bakalım oğullarının yerini söylemek isticekler mi L: bir şekilde söyleticez işte…şimdi bunu düşünmenin zamanı değil… N: haklısın … hadi gidip ailesini bulalım Levent ve Neslihan gidip uğurun ailesini bulurlar… U.A: hoş geldiniz evladım…kime bakmıştınız… N: siz uğurun ailesi misiniz??? U.A: evet…evet…hayrola evladım…bir mesele mi vardı??? N: evet efendim … bizim acilen uğuru bulmamız gerekiyor… U.A: ne yapacaksınız uğuru ??? N: oğlunuz…levent neslihanın sözünü bitirmesine izin vermez… L: durumu ağır bir hasta varda … onun için arıyoruz…ama bir türlü ulaşamadık..tek bildiğimiz gebzedeki evinde kaldığı ama evin yerini bilmiyoruz…söylerseniz çok mutlu oluruz… U.A: tabi evladım … der ve adresi verir… N: çok teşekkürler…şeyy sizden bir isteğim daha olucaktı… U.A: nedir evladım… N: uğur buraya geldiğimizi bilmesin… U.A: nedenini anlayamadım ama tamam söylemem… L: tekrar teşekkürler…der ve elayı kurtarmak için yola çıkarlar… Zorda olsa evi bulmuşlardır… Ela evin içinde bir köşeye sinmiş katıla katıla ağlıyordur… Levent kapıyı çalar…uğur kaıyı açtığında gördükleri karşısında resmen dumur olur(ohh mustaak sana) U: sizz… buradaa…bu nasıl olur ya??? L: oyun bitti uğur…buraya kadarmış…çocukça bir oyun oynadın ama oyunun uzun sürmedi…. Uğur zorluk çıkaracak mı ??? Leventin Elaya tepkisi ne olacak ??? Neslihan bildiklerini anlatacak mı ??? zeynomm 11-04-07, 11:58 bu haber tüm hastanede jet hızıyla yayılır..zavallı zenanın başı hiç yerden kalkmamaktadır..aslında yaptığı bişey yoktur ama yinede yüzünde o utanğaç ifadeyle dolanmaktadır.. f: o zenan hanım .. nasılsınız..yanığınız nasıl..gerçi dün gece suat bey ilk müdahaleyi yapmış ama :) b:keşke benimde öyle bir doktorum olsa.. f:burak :)senın farklı eğilimlerin var galiba b: yok fikret hanım sizde herşeyi yanlış anlıyosunuz.. e:aman be sizde çok abarttınız .. ne olmuş yanı suat beyde kaldıysa.. evine hırsız girmiş kızın. k: burak ne anlar ..hemen herşeyi yanlış anlayacak .. tabi kişi herkezi kendi gibi bilirmiş.. tüm bu konuşmalar sırasında zenan ağzını bile açmamıştır..sadece burağa senı boğmak istiyorum nidasında bir bakış fırlamıştır.. fakat zenan öyle zor bir durumdadırkı tansiyonu düşer..ve bayılır.. e&kr: zenan.. zenan iyimisin.. burak: suat beyde amma hızlıymış kızlar teyze oluyosunuz hadi gözünüz aydın.. e&k:buraaakkkk.. saçmalamayı kesermisin.. b: tamam tamam sustum .. zenanı hemen acile alırlar.. tansiyonu düşmüştür..haber suata ulaşır.. koşarak gelir acile.. s: zenan iyimisin .. z:bittin sen suat senın yüzünden hastanenın diline düştüm.. s:sen bu halde hala onlarımı düşünüyosun inanamıyorum sana.. z:artık ömrümün sonuna kadar dosyalarla ilgilenmek zorunda kalacam.. fikret hanım bana ameliyathanenın yüzünü göstermez s: o okadar kolay değil bitanem.. zenan akşama kadar acilde yatar ..akşam olduğunda suat gelir onu almaya.. s: hadi gidiyoruz.. z: nereye .. s: eve.. z: hangi eve.. s:tabiki benim evime.. z. ölürümde gelmem.. s: sen öyle san.. z: suat .. suat bırakırmısın lütfen..suat tüm hastaneye rezil oluyoruz.. suat hiç dinlemez zenanı kucakladığı gibi arabaya doğru gider..zenan ne kadar çırpınsada kendini suatın kaslı kollarından kurtaramaz.. eve gelirler. suat zenanı yukarıya kendi odasına çıkarır..zenan melül melül bakmaktadır.. s: sen bıraz dinlen ben geliyorum şimdi yiyecek birşeyler hazırlayayım.. z: iyiyim ben suat abartma bende yardım edeyim sana.. s:hayır !! bu akşam sevgilime hızmet etmek istiyorum.. z: :) s: şunları giyebilirsin.. z: bunlar ne suat..senın evinde ne işleri var.. s: hemen çoşma ya .. onlar kardeşimin .. arada bana kalmaya gelir.. z: hıı öyle desene.. s: sen ne anlamıştın hanımefendi... z: sen anladın benım ne anladığımı.. s: napacam ben senınle z: bilmem valla sen kaşındın s. tamam hadı sen giyin ben geliyorum şimdi.. biraz sonra suat elinde bir tepsiyle gelir..tepside birde gül vardır..akşamın o saatı o gülü nerden buldu demeyin bende bilmiyorum ..ama dizilerde hep oluyor.. galiba bu erkekler ne olur ne olmaz diye dipfrizde gül saklıyolar z: oo sen baya iyimişsin bu işlerde.. s: aman bişeyede kulp bulmasan olmaz zaten.. z: şaka yapıyorum .. şımartıyorsun benı.. s: e bitanecik sevgilimiz var azcık şıratmalım dimi.. z: :) s: hadi aç ağzını bakalım.. z: hıımm.. pekte güzel yapmışsın.. yemeklerini yerler..suat tepsiyi mutfaga götürmek için odadan çıkar.. birazdan suat gelir artık oda pjamalıdır..zenanın gözleri parlar.. z: hayırdır suat.. s: ne olmuş.. z: bilmem.. sende burdamı kalacaksın.. s: kalamammı.?. o yatağımızdanda kovuluyoruz.. z: ne ilgiisi var . istersen ben kanepede yatayım.. s: hayır ikimizde burda yatıyoruz..bu gece sevgilime sarılarak uyumak istiyorum.. hem zeynommda verem oldu bizim yüzümüzden.. birkerecik sarılalım diye hergün senaristlere yalvarıyor... z: zeynom kim.. s :aman boş ver şimdi... der ve yataga gider.. zenana sokulur iyice.. z: ay .. !!! s: ne oldu.. z: ayakların buz gibi.. s: ee ısıt azcık ozaman ... hem çok üşüdüm ben.. z: :) s: :) zenan ve suat yuzleri birbirlerine dönük halde başlarını yastığa koyarlar.. s: seni seviyorum zenan.. hemde hiç kimseyi hiç bir şeyi sevmediğim kadar.. z: bende senı seviyorum.. derken önce dudaklar birleşir.. zenan ve suatın o ateş fışkıran öpüşmelerinden birini daha izleriz..+18.. devamı sonra azcık merak edein.. istem_metsi 11-04-07, 12:45 özet: HASAN VE DEMET DOLAŞIRKEN H:eee anlatsana biraz nerde yaşarsın ailen felan D:aslında bursada yaşıyorduk yani oralıyız ama ben burda çalışmaya başlıyınca buraya taşınmak zorunda kaldık H: hmmm D: (şaşkın bi şekilde)inanmıyorum bu olamaz H: demet noldu neden şaşırdın D: ben tam bi aptalım __________________________________________________ _ D: (şaşkın bi şekilde)inanmıyorum bu olamaz H: demet noldu neden şaşırdın D: ben tam bi aptalım H: demet ne olduğunu söylücekmisin bana D: (demetin şaşırdığı konu:erkek arkadaşını bi kızla çok samimi bir şekilde görmüştür hemen bi paniğe kapılmak istemez ama )şurdakini görüyormusun işte o benim erkek arkadaşım H:ama o D:birşey deme hasan lütfen (hemen erkek arkadaşını ara yanındaki kız için birşey söyleyip söylemiyeceğini merak eder ve erkek arkadaşı şu anda hala çalıştığını belirtir) H: (demet telefonu kapatır) noldu ne dedi D: hala çalıştığını söyledi H:inanmıyorum ya bu kadarda olmaz...istersen yanlarına gidelim ve ona ağzının payını ver D: hayır hasan o daha öncede beni aldatmıştı ama ben salak onu affetmiştim hiçbirşey söylemek istemiyorum ona yüzünü bile görmek istemiyorum artık H:bu çok ani oldu ama D: farketmez ya şimdi yada başka gün ne farketcek hadi lütfen gidelim şimdi burdan H:sen nasıl istersen ELA VE LEVENT SİNEMADAN ÇIKMIŞ ELELE BİR ŞEKİLDE YÜRÜYORLARDIR VE BİR ARA LEVENTİN Bİ ARKADAŞINA RASLARLAR sinem: Ooo meraba levent (sarılır) L:meraba S:hiç arayıp sormuyorsun artık unutuldukmu ne yoksa L:yoo ne unutulması ünv. arkadaşları unutulurmu hiç S:bilmiyorum artık hiç arayıp sormuyorsunda.....yanındaki bayan kim tanıştırmıcakmısın beni L:aa evet....ela bak bu sinem benim ünv.arkadaşım....sinem buda ela kendisi hem sevgilim olur hemde asistanım E:memnun oldum S:bende.......demek sizde cerrahsınız yani E:evet tam sayılmaz ama S:neyse ben sizi çok tutmuyum.....(levente tekrar sarılır)hadi canım sonra görüşürüz..ara beni sonra L:görüşürüz ELA VE LEVENT YÜRÜMEYE BAŞLARLAR E:levent kimdi o deli kız L:aa ela ne deli diyorsun arkadaşıma E: delide ondan deli diyorum...kim o L: dedimya ünv. arkadaşım E:bana pek öyle gelmedi ama L:nasıl yani E:ne bileyim sanki ünv. deyken onla başka birşeymişiniz gibi geldi bana L:nerden anladın E:neee L:şaka şaka....kıskançlık yapıyorsun ela yine hem ne fark etcekki bundan sonra neyse neydi E:yani gerçekten kız arkadaşındı L:aslında evet bi zamanlar öyleydi E:yaaaa demek öyleydi L:evet E:levent telefonunu versene bi L:neden hayatım noldu birden E:ya ver sen L: (verir)al...napcaksın E:görürsün şimdi (ela telefondan sinem diye isim görür ve)bu o sinemmi L: evet o napıyorsun ela anlamadım E: (ela numarayı siler)ara beni demişti ama çok bekler:img-hyste :img-hyste L: aaa ela napıyorsun sen ya E:siliyorum hayatım L:ah ela ah napcam ben seninle bilmiyorum E:bende bilmiyorum napcağını L:çekiceğim var senin gibi deli bi kızdan E:evet hayatım çok çekiceksin bu daha başlangıç yol yakınken dön istersen L:yok olurmu öyle şey ne çekersem çekeyim ölümüne çekerim senin için E:bende senin için...seni seviyorum BURAKLA KADER,BURAĞIN EVİNDE OTURUYORLARDIR K:ya hep böyle oturcazmı B:napalım ki K:dışarı çıkalım dolaşalım ne biliyim ben B: hiç canım istemiyor ama K:ya sanada dışardan bakılınca gözü hep dşarda biri ama için ise eve kapanık biri seni bir türlü anlamıyorum B:peki hadi birşey söylede ou yapalım K:söylemekle olmuyor....görüyorsun elaları felan birbirlerine ne güzel süprizler yapıyorlar sen bana hiç birşey yapıyormusun hep ya bizde yada burda oturup duyoruz sıkılıyorum ama artık B:yoksa sen K:hayır kıskandığım felan yok sadece bende dışarı çıkıp eğlenmek istiyorum B:hadi çıkalım öyleyse K:ben söyleyincemi B:kader ne yapmaya çalışıyorsun işte çıkalım diyorum K:vazgeçtim ben söyledikten sonra B:üfffffff ===SON=== (yorum bekliyorum kısa oldu bu sefer ama) dizicibonus 11-04-07, 12:58 --------------------------------------devaaam------------------------- Es:....... FAsistanlara dönerek)Siz dışarı çıkın. Hiçbiri çıkmamıştı. L:Evet çıkın. Hepsi yavaş yavaş en arkadan zenan olarak dışarı çıktılar. L:Ne oldu tam olarak? Es:Hastanede işi varmış ylda gidiyordu.Bende bende seninle geleyim dedim.Tamam dedi.Yolu tamamen kapayan hareketsiz bir kamyon vardı.Suat ta aşağı indi bakmak için inince de silah sesi duyuldu.Kim olduğunu göremedim ne yazıkki. F:Esra hanım siz ameliyata hazırlanın. Es:Kıyafetlerimi giymeme zaman var mı? F:Hızlı olursanız evet. Esra kıyafetlerini giymişti.Levent,esra ve fikret ameliyattaydı. L:Bi tahminiz var mıkimin vurduğuna dair? Es:Evet var. F:Sanırım benimde var. L:kim? F:Şu zenanın zorla evlenmek üzere olduğu adam. Es:Ömer. L:Tabii ya nasıl aklıma gelmedi. Es:Sanırım sussak iyi olur.Ameliyat zor. Herkes yukarıdan ameliyatı izliyordu.Herkesin yüreği ağzındaydı.Bu sırada ameliyathanede olanları bilmiyorlardı tabi. Es:Girdiğim her ameliyatta hastamın kalbi durmak zorunda mı? F:Elektro şoku verin.Ayarlayın.Çekilin. Üç kez denediler.Dördüncüyü deniyorlardı. Löndü. Eshh..Tepsiyi getirin. F:Sanırım ayarlasa bu kadar tehlikeli bir yere denk getiremezdi. L:Bence de.Bu arada suatın kalp sorunu var mı? Fosyalarına göre var. Es:Ameliyattan sonra kalp krizi riski çok yüksek.Benim dışımda kalp damar cerrahları hazır olmalı bence. Ameliyat bitmişti.Hala ameliyathanedelerdi. F:Siz varken neden? Es:Eee..YAni belki benden iyi cerrahlarla işimizi garantiye almış oluruz. Suatı odaya almışlardı. Z:Esra ne oldu nasıl geçti yukarıdan hiçbişey anlaşılmadı görebilirmiyiz? K:İyi mi risk var mı? Es:YAvaş olun teker teker.Görebilirsin. Hepsihh.. Fuymadınız heralde.Görebilirsin.Yani sadece zenan. L:Arkadaşlar hepiniz doktorsunuz ve böyle bir durumda birbirimize hastane kurallarını öğretmeyelim. F:Levent bey ömeri nereden bulabiliriz bir fikriniz var mı? L:Hayır yok.Sanırım evlerini sadece suat biliyor.Zaten suat konuşabilecek durumda olsa bunu sormazdık. F:Haklısınız. Bu esnada suatın odası................................... Zenan hiçbişey demeden suatı seyrediyordu.Diyecek hali yoktu zaten..Onu bu halde görmenin iğrenç bir duygu olduğunu düşünüyordu.En çok ta suata ne olduğunu merak ediyordu.Bunu enindesonunda öğrenecekti. Bu:Sen değil miydin hastalarınızın önünde ağlamayın diyen? Es:Çok ruhsuzsun burak. Beğilim tabiki.Ortamı yumuşatmaya çalışmıştım ama anlaşılan işe yaramadı. K:Bu ortamda yaramaz zaten. Es:Sen de gelinlikle kaldın.Gerçi hepimiz kaldık. O sırada zenan odadan çıktı. K:Nasıl? Z:Sadece bizim yönümüzden yani doktorlaın yönünden iyi. Es:Ben bir suata bakayım. ----------------------------------------------------------------------- Alp:ne oldu ömer? Ö:Tamamdır. Ah birinden kurtulduk.Sıra levent denen o salakta.Elimden gelse leventin beynini parçalayabilirim. Ö:Nihayet zenanla ben evleneceğim.O cerrah bozuntusuna kaptıramazdım öyle değilmi?O cerrahsa bende ömerim. A:Çak ortak.Ama sende leventte bana yardım edeceksin. Ö:Tabiki yeterki mutlu olalım ve o bozuntulardan kurtulalım. ----------------------------------------------------------------------- Esra suatın odasına girdi içeride levent vardı. L:NE oldu? Es:Kontrole geldim.(Kontrol ettikten sonra)şimdilik normal görünüyor. L:umarım kalp krizine neden olmaz ameliyat.Esra Es:Ben...Geliyorum birazdan. L:YA ne oluyor ki anlamıyorum.Suat? S:Le..levent L:Konuşma yoruluyosan S:Çok yorgunum. L:Uyu o zaman.şükürler olsun uyandın. S:Herkese iyi olduğumu söyle. Es:kiminle konuşuyorsun? L:uyandı suat. Es:ay inanmıyorum... S:levent sen biraz çıkar mısın? L:Tabi ki. Es:nooldu? S:sen iyimisin? Es:Tabiki.Sen iyi ol yeter.BOşversene beni.Hadi uyu.Ya bakma bana öyle.Hmmm...Zenanı çağırayımmı ister misin? Slabilir.Esra iy.............. Es:Leventi bulsun biri bana. L:Efendim? Es:Kalbi durdu. L:Neden müdahale etmiyorsun? Es:Nefes alamıyorum levent al şu elektro şoku.. Z:Yine bişey oldu.Yine kalbi durdu.. B:Sakin ol zenan.Eminim kurtaracaklardır.Ağlama. Ela:Levent ne oluyor? L:kalbi durdu ama döndü merak etme.bu arada esraya ne oluyor? E:fikret hanım yanına gitti. ------------------------------------------------------------------------- Esra odasındaydı.Kalbindeki sorunu kimseye söyleyemezdi.Şuanda suat çok daha önemliydi.bu nedenle dolabından çıkardığı pansumanı eline sarıverdi.Tesadüfen tam bitirince fikret hanım odaya girdi. F:Esra hanım bişeyiniz mi var? Es:Yo hayır fikret hanım.Suat..Bişey olmadı değilmi? F:Yo hayır.Geri döndü. Es:Artık tehlikesi geçti.Geçti.Uyanınca geçicek değilmi? F:Evet.Elinize ne oldu? Es:Şey az önce kestim yani sıyrıldı. F:Küçük bir sıyrığa neden pansuman yaptınız? Es:Küçük değildi fikret hanım.Bayağı büyüktü. F:Bakmamı ister misiniz? Es:Yo hayır gerek yok zaten hergün görüyorsunuz yarıklar çizikler sıyrıklar.Ben suatın yanına gideyim. F:Levent bey haklı kesin bişey var. L:Elaaa E:Efendim? L:Seni çok seviyorum. E:NE alaka şimdi? L:Zenanın haline baksana(ikisi de zenana döndü aynı anda zenan ağlıyordu)Ya orda yatan sen olsaydın tabi allah korusun.. E:Bende düşünüyorum tabiki canım.Kendine dikkat et olur mu? L:Sen de et.Sensiz ben yaşayamam. Es:Levent yeni gelen kadın doğum uzmanıyla görüşecekmişsin. L:Sen de gelsene. Es:Ben neden geliyorum? L:Kesin kadındır şimdi yanlız görüşmeyeyim. Es:İyi. Görevli:Levent bey odanızda bekliyor . L:Tamam. Bi:MEraba levent. Es:Bilge? B:O esra da burdaymış. L:Senin ne işin var burada? B:Az önce söylemediler mi göeve geldim tabiki.Hem şef olmuşsun tebrikler. (Bu arada hemen telaşlanmayın ufak bir senaryo değişikliği yaparak bilgeyi özgürün eşi yapıorum.Tabi esra bilgenin leventi tanıdığından haberi yok) Es:Siz tanışıyor musunuz? L:Bende tam sana onu soracaktım. Es:Özgürün eşi.Tabiki tanıyorum. L:Benim de arkadaşım ama hiç tanışmamıştım özgürle. B:Seninle arkadaş olduğumuz yıllar evli değildim.Neyse artık kıyafetimi falan alabilirmiyim odamı? L:Tabi.(Görevliyi çağırır)Bilge hanıma odasını göster. Es:Of sinir.Ben gidiyorum.Saol sıfır moralimi eksilere düşürdüğün için. K:Fikret hanım suatı suat beyi görebilirmiyiz? F:Görebilirsiniz. Bu:Hepimiz mi? F:evet.Ama daha uyanmadı. Özge:Olsun görsek yeter zaten. K:Uyanırsa artık tehlikesi kalmiycak değil mi? Z:Evet. Be: O konuştun zenan. Bu:Tabi gördü neşesi yerine geldi. Z:Ne neşesi burak?Hem daha tam geçmedi ki.. Özge:Umarım geçer.Özgürü göreniniz var mı? Es:Bilgenin yanında. Ö:Bilge burdamı? Be:Ay inanmıyorum havası bozuldu hastanenin. Bu:Bilge kim ya?Güzelmi bari? Es:Bilge burakçım özgürün eşi. H:Yengemiz yani. Ö:YAnlız pek seveceğinizi düşünmüyorum. F:Hadi sohbet yaptınız iyice.Yeter bu kadar gördüğünüz. Es:Fikret hanım ben biraz daha kalacağım. F:siz bilirsiniz. S:Bilge mi geldi? Es:Suat çok kötüsün!Deminden beri uyanıkmıydın?? S:Yaklaşık yarım saattir. Es:Çok gıcıksın.Ceza veriyorum sana herkese söylüyorum uyandığını B:Geçmiş olsun suat. Es:Bilgecim bir işe yarayıp ta içeridekilere suatın uyandığını söyler misin? S: Sinir.. Hepsi:Suaaat! Es:YAvaş biraz. Özgür:Geçmiş olsun dostum ya.Kusura bakma gelemedim. S: Sorun değil.(İmalı imalı)Sen eşinle ilgilen. Bilge gıcık gıcık gülümsemişti.O sırada içeri levent girdi. L:Arkadaşlar bu olaydan sonra hepimiz kalp kontrolüne giricez. Es:Ben de mi? L:Tabiki. Es:Benim kalbimde hiçbir sorun yok.doktorum suat.İsterseniz size sonra gösteririm.Değil mi suat? S:(Zorla)Evet. L:İyi madem. ----------------------bikaç hafta sonra------------------------------- Suat iyileşmişti artık nihayet hastaneden çıkmıştı.Özgür de suatın evinden ayrılmış,bilgenin ısrarlarıyla yeni ev tutmuşlardı.Bu akşam herkes birden yemeğe çıkacaklardı.Hazırlanıyorlardı. K:O gıcık için neden bu kadar hazırlanıyoruz ki? Z:O gıcık için hazırlanmıyoruz her yemeğe giderken hazırlanıyoruz. Ela:Ay esra özgüre inanamıyorum seni bu süpürge için mi bıraktı? Es:Aynen öyle.Hadi hazırsanız gidiyoruz.Begüüm özgee! B&Ö:Geldiik! --------------------------Yemek------------------------------------- Herkes anlatıyordu bilgeye birşeyleri.Aslında sohbet olarak yemek DIŞTAN güzel görünüyordu.Tabi dışardan görenler sohbetin içini bilmiyorlardı. Bi:Vay demek sen de evleniyorsun esra Es:Evet.Bu sefer yoluma çıkan birileri olmaz umarım. Suat,begüm ve özge ellerinde olmadan güldüler.Tabi bilge sinir olmuştu.Lafı geri atmak istedi. Bi:Biz özgürle evlenirken kimse çıkmamıştı. Es:TAbi çıkmaz çünkü sen çıkmıştın zaten. S:Sen çıkınca da önünüze çıkacak biri kalmadı.. H:Meraba. Es:Hasan nerede kaldın ya? H:Yol çok kalabalıktı anca geldik özgürle. özgür yolda esrayla hasanın evleneceğini öğrenmişti.Bilgenin yanına gidip oturdu.esraya bakıyordu ama kendine baktığına hiç rastlamamıştı..Herkes kendininkiyle ilgileniyordu sanki yalnızdı... bi:hayatım iyi misin? -------------------------------------------------------------------- Bilge çok şe değiştirecek hastanede... iyi yönde mi oluyor kötü yönde mi? Bilgenin olduğu ortam iyi olabilir mi? mirank 11-04-07, 13:50 Z- Ela ne yapıcaz? E- Banyoya çabuk! L- Yine mi banyo ya! Ben çocukken bile bu kadar çok banyoya gitmedim!!! :img-hyste E- Levent hadi!!! (Banyoya saklandılar.) D- Nerdesiniz ya? K- Ne yapıyorsunuz burda? E/Z- Hiiççç!!! K- Hadi aşağıya gelin. Size önemli bir haberimiz var. Z- Tamam. (Merdvenlerden inmeye başladılar. Ela en arkadaydı. İnerken Levent ve Suata baktı.) E- Çabuk benim odama. L- Tamam canım. SALON... B- Nerdesiniz ya? Kayboldunuz sandım! Z- Ha ha! E- Çok komik. B- Ela zaten gergindi Zenanda bi yukarı çıktı geldi oda gerilmiş. E/Z- Burak!!! B- Sustum! Z- Siz ne diyecektiniz? B- Nişan tarihine karar verdik. E- Ne zaman? K- Haftaya bu gün! E- Ne! Z- Yuh! D- Bende öyle diyorum ama... E- Nasıl hazırlanıcaz? K- Hazırlanırız. Z- İyi mağdem. E- Mecburen. H- İyi. Siz oturun ben bir duş aliyim. K- Tamam. (Hasan yukarı çıktı. Zenanla Ela yeni anlamışlardı.) E- Zenan! Z- Ela! Banyo! E- Bornozlar! E/Z- Eyvahhh!!! (Hasan şaşkın bir şekilde geri geldi.) H- Ya benim bornozlarımı gören var mı??? B- Ben gördğm. Ankara otobüsüne bindiler. H- Ne? B- Belkide Leventle Suat giymiştir. E/Z- (Aynı anda) Ne alakası var ya! B- (Damağını kaldırdı.) Ne oluyor ya! Z- Yok bir şey. E- (Hasana) Sende otur şuraya. Gece gece ne banyosu bu ya! H- Tamam kızma Ela. (Elayla Zenan merdivenlere yöneldiler.) K- Nereye? E/Z- Size ne ya!!! (Yukarı çıktılar.) H- Neyi var bunların? B- Menapoza mı girdiler ne! :img-hyste D/H/K- Yuh!!! ELANIN ODASı... E- Alın kıyafetlerinizi. Bir an önce hazırlanında bitsin bu komedi. Z- Bencede. S- Levent sana ne oldu? L- Ya Elanın musluğu bozukmuş bende tamir ediyim dedim ama Ela Hanım vanayı açık unutunca bende bu hale geldim. E- (Levente)- Yuh yani. Söylediğin yalanda bile bveni suçlu yaptın ya. Bravo! L- E mağdem ben uydurucam bırakta istediğim gibi uyduriyim. E- Sonra görüşücez seninle. L- Ne zaman istersen! E- Suat sana ne oldu? S- Zenan Hanım sağolsun. Tüm kahveyi üstüme dökünce bende bu hale geldim! E- Neyse. Hadi acale edin. Z- Evet. Yoksa yakalanıcaz. SALON... B- Bunlar kesin gömü falan buldular yukarda. H- Ya cidden nerde bunlar? D- Bir şeyler çeviriyorlar ama neyse. K- Bizene. D- Siz uçtunuz zaten. B- Evet. Tutmayın bizi. H- Aman tutan yok zaten! :img-hyste D- Hadi Hasan gidip şunlara bi bakalım. H- Tamam. KOLİDOR.... (Levent Ela Suat ve Zenan kolidora çıktılar. Deryala Hasan merdivenlerdeydi.) E- Derya! Z- Hasan! E- Çabuk saklanın. (Levent Hasanın, Suat Kaderin odasına girdi.) H- Nerdesiniz ya! D- Ne yapıyorsunuz? E- Hiç! D- Hiç??? Z- Hiç! (Kader aşağıdan seslendi.) K- Derya gelirken hırkamı da getirir misin? D- Tamam canım. H- Bende telefonumu aliyim. E/Z- Eyvahhh! H- Annneee!!! Levent Bey??? L- Hasan!!! H- Sizin benim odamda ne işiniz var? L- Şey Elanın muslıkları bozukmuş, onları yapıyordum. Hazır bakarken seninkilerde bakiyim dedim. DF- Ne zaman geldiniz? Hiç duymadık! L- Biraz önce. H- İyi. D- Ayyy!!! Suat Bey??? S- Aşk olsun Derya ben o kadar korkunç muyum? D- Hayır da. Karanlıktan öyle Fredinin kabusu gibi çıkınca ister istemez korktum. S- Teşekkür ederim yani. D- Peki siz ne yapıyorsunuz? S- Prizlerde arza varmış onlara bakıyorum. H- Bunlardan benim niye haberim yık! E- Ne biliyim ben! D- İyide siz neyle bakıyorsunuz? Elinizde hiç alet yok! L- Yandık! S- Zeki kız tabi. Z- Onlar öylesine bakıyordu. D- Öylesine??? E- Evet Derya ya! (Kaderle Burak geldi.) B- Ana! Bunlar çoğalmışlar! K- Siz ne zaman geldiniz? E/Z- Az önce! B- Neyse ben gidiyim. K- Kalsaydın. B- Yok. Bu evde bu gün tuaf şeyler oluyor. Ben en iyisi gidiyim. D- Bende gidiyim. Ama bu arada buarza hikayelerini yediğimi sanmayın! L- Bende gidiyim! S- Bende! Z- Ben... E- Sen kal! Z- Evet. Ben kaliyim! S- Tamam canım. (Herkes gittikten sonra.) Z- Zor bir gündü! E- Kesinlikle! Z- Hadi gel biraz kaynatalım. E- Bana uyar. Z- Ne gündü ama. E- Ömrümden 10 yıl gitti. Z- Yakında da nişan var. E- Evet. Anlaşılan bizi daha baya bi hareketli günler bekliyor. Z -Bencede! (Gülüştüler.) 26. BÖLÜM SONU.....:img-wink: rabia bilici 11-04-07, 14:38 evet arkadaşlar yeni senaryom kusura bakmayın daha erken yollayacaktım ama elektrikler kesilince yollayamadım. 1.bölüm hastanede yeni bir gün başlar.herkes gelmiştir.fikret görev dağılımı yapıyordur.istemeyerkte olsa elayı bilgenin yanına yollar.bilge daha gelmediği için ela beklemek zorundadır.leventse bütün gece hastanede kalmıştır.dinlenme odasındadır.elada bilgeyi beklemek için oraya gider. leventi görünce şaşırı birden ama belli etmez. e:günaydın levent bey l:günaydın ela e:eee ben kahve alıp çıkıcaktım. l:tamam ela kahveyi alıp çıkar hastanenin en sakin yerine gider.oturur.o sırada bilge ve pelin gelir.levent yanlarına gider. l:bilge bilgeee b:aaaa hayatım günaydın. l:hııı günaydın. p:günaydın enişte l:sanada(içinden of ya ben mecburmuyum bunlara her sabah günaydın demeye der.)sonra l:bilge bugün beraber ultrasona girelim bilge ve pelin şaşırırlar. b:aa tabi canım gireriz girmesine de nerden çıktı bu l:bi yerden çıkmadı zaten hep vardı ben bugün bebeğimi görücem yoksa bunada mı hakkım yok b.aaa olurmu öyle şey tabi var.bu sırada ela gelir yanlarına e:bilge hanım özür dilerim konuşmanızı böldüm ben bugün sizinle çalışıcakmışım b:tamam sen git bugünkü bakacağımız hastanın dosyasını getir.der palinide alıp odasına gider.elada hemen peşlerinden tam kapıyı tıklatıcakken kapının aralık olduğunu fark eder ve bilgeyle pelinin konuştuklarınıda p:abla daha ne kadar uzucak bu oyun eniştem elinde sonunda öğrenicek hamile olmadığını b:eğer sen bişey söylemezsen öğrenmez hem böyle ulu ortada konuşma ela bütün konuşulanları duymuştu ağlayarak inlenme odasına gitti.koltuğa uzandı.ağlamaya devam etti.hıçkıra hıçkıra ağladı.zenan geldi yanına konuşmaya çalıştı ama olmadı ela hep ağladı cevap bile vermedi.bütün asistanlar denedi elayla konuşmayı ama olmadı ela hiç cevap vermiyordu sadece ağlıyordu.kader sonra fikreti çağırdı.fikret gelip elayla konuşmaya çalıştı tabi önce herkesi yolluyarak f:ela anlat bana ne oldu e:.......... f:hadi ela e:ela ağlayarak fikretin boynuna sarıldı.bütün olanları ağlayarak anlattı. f:şaşırmadım ela ondan bekledim bunu ama benim anlamadığım sen niye ağlıyosun ne güzel işte sen leventle tekrar birlikte olucaksın bende sana bu yüzden kızıp dosyaları vericem.ela ağlamayla gülme karışık bir pozisyondadır.artık sonra e:ben bunu levente söyleyemem o bebeği çok istiyo.ona bilgenin hamile olmadığını söylersem hayal kırıklığına uğrar yapamam ben f:evet levent bi çocuk istiyo ama bunu o bilgeden değil senden istiyo söylemelisin ela hadi. e:tamam söylücem ama nasıl?? fikrat elaya bir dosya uzatır. f:al bu levente götürülücek içine bir not bırak bir yerde buluşup konuşun.bende bilgeye başka bi asistan yolluyayım.tamam mı. e:tamam der tam çıkıcakken. f:ela birazdan sizi yakalamaya gelicem haberin olsun der ikiside gülüşürler.sonra ela levente not yazar.arka bahçeye gel diye.levente götürür. e:levent bey girebilirmiyim?? l:aa ela tabi gel e:eeee bu dosyayı size vermem lazımmış l:evet der dosyayı alır ve ela çıkar dosyayı açtığında içinde notu görür. devamı gelcek arkadaşlar ben pek beğenmedim ama umarım beğenirsiniz.....bakalım levent ve ela ne konuşacaklar.......... Roberta Y Diego 11-04-07, 14:39 Kader: Sen de kimsin? Cem: Adım Cem... Fikret Hanım’ın kardeşiyim. Onu ziyarete geldim ama kendileri çok meşul.. dedi gülerek.. Kader: Memnun oldum. Bende cerrahi asistanı Kader Denizhan... Cem: Asistanların bu kadar güzel olduğunu bilseydim Cerrah olurdum. Kader: Tesekkür ederim Cem Bey... Cem: Bey’i kaldıralım bence Kader.. Kader: Ama... Tam bu sırada Burak odaya gelir ve Kader ile Cem’i görür. Burak: Kader.. Bu kim? Kader: Cem.. yani Cem Bey.. Fikret Hanım’ın kardeşiymiş hayatım.. Cem: Hayatım? Erkek arkadaşın mı Kader? Dedi üzülerek.. Burak: Evet. Erkek arkadaşıyım. Adım Burak.. Cem: (İsteksiz bir şekilde) Memnun oldum.. Burak: Hıı belli.. Cem: Efendim? Burak: Yok bişey.. Hadi Kader yemeğe götürmeye geldim seni.. Kader: Tamam canım gidelim. İyi günler Cem Bey... Cem: Sanada.. -------------------------------------- Burak: Kendini beyenmiş sinir şey.. Kader: Ne söyleniyorsun Burak? Burak: Yok bişey! Kader: Bana bağırma Burak! Burak: Tamam afedersin. O Cem denen kıla sinirlendim sadece.. Özür dilerim. Kader: Tamam sorun değil. Ama böyle davranma... Burak: Elimde değil Kader. Seni çok sevdiğim için çok ta kıskanıyorum... Kader: Bende seni çok seviyorum... ------------------------------------- Cem: Hiç gelmeseydin abla... Ben meyve vermeye başlamıştım. Fikret Hanım: Başlama yinee.. Hastalar beklemez. Cem: Ama Cem bekler.. Ahh ahh ne talihsiz insanım.. Fikret Hanım: Cem! Cem: Tamam yaa hemen kızma... Abla.. Fikret Hanım: Efendim? Cem: Kader... Bana onu anlatsana biraz.. Fikret Hanım: Cem sakın o kıza sarkim deme seni parçalarım. Cem: Ya ne sarkması sadece çok tatlı bir kız.. Fikret Hanım: O tatlı kızın bir de sevgilisi var ama... Cem: Burak denen şımarık biliyorum. Fikret Hanım: Asistanlarım hakkında böyle konuşmana izin vermem! Kardeşim olsan bile! Cem: Amma da değerliymiş asistanların abla.. Fikret Hanım: Evet öyleler küçük bey. Cem: Aman iyi.. Ben gidiyorum. Belki yine gelirim hem artık gelmek için başka nedenlerim de var.. dedi sırıtarak... Fikret Hanım: Ceemm... Cem: Hadi ben gittim... -------------------------------------- Zenan: Patlıycam burda yaa... Hayat denen birşey yok bu evde! T.V’yi açsam bir ton kadın programı... Bu insanların işi gücü yok mu ya? Milyonlarca kişinin önünde sorunlarını anlatınca ellerine ne geçiyor ki? Çok gereksiz ve saçma.. Zenaaann sen iyice kafayı yedin kızım! Kendi kendine konuşana ne derler bilirsin... Deli... Off ooof -------------------------------------- Ela: Leveentt Bey!! Levent: Ela noldu? Ela: Acilde... Acilde size ihtiyacımız var dedi nefes nefese kalmış bir biçimde.. Levent: Tamam sakin ol gidelim hemen.. --------------------------------------- Fikret Hanım: Ela hastanın hikayesi ne? Ela: 20 yaşında bayan.. 3. kattan atlamış, intihar vakası.. Beyninin üzerine düşmüş ve durumu çok ciddi.. Levent: Fazla zamanımız yok. Ela hemen ameliyathaneyi hazırlat. Ameliyata alıyoruz. Ela: Peki Levent Bey.. ---------------------------------- Ela ameliyathaneyi hazırlatmış ve ameliyat başlamıştı... Zor bir ameliyattı ve hastanın fazla şansı da yoktu... Levent: Kalbi durdu, elektro-şok’u hazırlayın. 200’e çıkartın. Ela: Hazır. Levent: Çekilin. Olmuyor.. Bir daha 250 yap Ela: Hazır. Levent: Allah kahretsin işe yaramıyor. Ela 300’e şarj et.. Ela: Hazır Levent Bey... Levent: Olmuyor... Fikret Hanım: Levent Bey! Hastayı kaybettik.. Ela: Ama... Fikret Hanım: Ela! Hasta öldü! Ela başını öne eğdi ve hiçbir şey söylemedi... --------------------------------- Levent, Ela ve Fikret Hanım ameliyathaneden çıkmışlardı. Ela üzgündü. Ölümlere hala alışamamıştı... Koridorda ilerlerken ölen kızın annesi koşarak Ela’nın yanına geldi.. H.A: Doktor hanım, kızım.. kızım nasıl? Lütfen bişey söyleyin kızıma ne oldu? Dedi bağırarak ve ağlıyarak Ela: Benn.. Biz.. Kurtaramadık.. Üzgünüm.. Kadın yere çökmüştü ve hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.. H.A: Yavruumm... Kızım... Nasıl olur.. Daha çok gençti, yaşamayı çok severdi nasıl yaptı bunu kendisine? Ela kadını kolundan tutup kaldırdı ve bekleme salonua götürüp bir koltuğa oturttu.. Ela: Lütfen dayanıklı olun. Biliyorum ne desem boş ama kendinizi bırakmamanız gerekiyor. H.A: O benim tek evladımdı.. Gözüm gibi bakardım ona herşeyimdi.. Ela daha fazla dayanamadı ve ağlayarak bahçeye çıktı.. ------------------------------------- Levent: Ela nerdesin ya sabahtan beri seni arıyorum Ela: (Boşluğa bakarak) Buradayım işte.. Levent: Ela senin neyin var? Ela: Levent.. Ben.. Annem.. Yani annemi çok özledim. Dedi ağlayarak.. Levent: (Ela’ya sarılarak) Bitanem benim sakın ağlama.. Senin gözünden akan bir damla yaş benim sonum olur Ela... Hayatta her istediğimiz olmuyor malesef.. Ama ben hep senin yanındayım merak etme..Seni asla bırakmam. Ela: (Levent’e daha sıkı sarılarak) Seni çok seviyorum Levent.. Levent: Bende bitanemm bende... ------------------------------------ Hasan: Yasemin ya çıldırtma beni! Yasemin: Hayır efendim o kazak giyilicek! Hasan: Yasemin bu sıcakta kazak mı giyilir? Yasemin: Senin kanın sıcak. Havayı görmüyor musun? Buz gibi Hasan: Oooff offf annemler giderken seni tembih felan mı ettiler? Yasemin: Hasaann.. Hasan: Tamam yaa tamam! Allah’ım ben ne günah işledim ya? Yasemin: Söylenme! Hasan: -_- -------------------------------------- ASM’de yine akşam olmuştu.. Herkes Ela’nın evine gitmek için hazırlanıyordu. Suat’ın ise Zenan’a bir süprizi vardı... piper66 11-04-07, 15:15 buyrun benden.. Özet: Ela ve Ozan yemektedirler.. Ela Ozan’a Levent’le nasil ve nerde tanistiklarini anlatir ve bunun üzerine bol bol gülerler.. sonra Ozan Ela’yi eve getirir.. ikiside hafif sarhostur.. tam Ozan gidecekken Ela’yi kendine ceker ve dudaklarina yapisir.. ---------------------------------------28.Bölüm------------------------------------ Ela o saskinlikla gözlerini simsiki kapatir.. ne düsünecegini bilemiyordu.. suan o kadar sinirliydi ki ne yapacagini, nasil tepki verecegini bile bilemiyordu.. hic birsey duymuyordu sanki.. yanindaki Ozan’in sesi bile sanki bir kac kilometre uzakliktan geliyordu.. O: Ela??.. Elaaaaaa Ela birden gözlerini acti.. karsisinda Ozan vardi.. ve deminki olayin üzerine ilk tepki olarak ona okkali bir tokat yapistirdi.. Ozan neye ugradini anlayamamisti... E: seni utanmaz ahlaksiz.. O: Ela noluyor? E: sen ne yaptigini zannediyorsun? O: ne yapmisim ki? E: Allahim ya cildircam.. bide ne yaptim ki diyor.. O: Ela neyden bahsettigin konusunda hic bir fikrim yok.. E: neyden olacak.. deminki terbiyesizliginden.. O. Elaaa.. Allah askina tokat yiyecek naptim ki? Arabada uyuya kalmissin, bende seni uyandirmak icin sadece kolundan dürttüm.. yani bunun icin tokat yemem gerekmiyodu dimi? E: hii?? O: bu tokati diyorum.. hic haketmedim.. bunu hic unutmucam Ela.. E: ne yani? Ben uyuyordum ve sende.. Ela etrafina bakindi.. Ozan hakliydi.. daha evin önüne yeni gelmislerdi ve arabanin icindelerdi.. peki ya deminki olay.. ne yani? hepsi bir rüya miydi? E(kendi duyacagi bi sekilde): Ah Ela ahh.. naptin sen? Ama o kadar gercekciydi ki.. O: bisey mi dedin? E: seyy.. özür diledim.. gercekten kusura bakma.. seni birden karsimda öyle görünce.. ya salagin biriyim ben.. O: önemli diil ama elinde amma agirmis yani.. E: ya off nasil utaniyorum bi bilsen.. cok acidi mi? (elini Ozan’in yüzüne götürür) O(Ela’nin elini tutarak): biraz acidi ama simdi dokununca gecti.. hem senin vurdugun yerde gül biter.. E(utanarak elini geri ceker ve önüne dönerek): seyy... eve gelmissik.. O: evet geldik.. Arabadan inerler.. kapinin önüne gelince Ela’nin aklina rüyasi gelir.. rüyasinin gercege dönüsmemesi icin icinden dua eder.. E: hersey icin tesekkürler Ozan.. O: rica ederim.. böyle aksamlari daha cok yapalim olur mu? E: tamam.. zaten Levent’de bugün gelemedigi icin cok üzgündü.. bi dahakine o da gelir daha iyi olur.. O: yaa.. öyle.. E: o zaman ben iceri geciyorum.. sana iyi geceler.. O: sanada.. Ela kapidan iceri girer ve kapiya sirtini dayiyarak derin bir “Oh” ceker.. rüyasi gerceklesmemisti.. birden kapi calindi.. Ozan’in birsey unuttugunu düsünerek kapiyi acti hemen.. ama karsisindaki kisi Ozan degil Levent’di.. Levent’i görünce hemen onun boynuna atildi.. Levent ilk basta bu ani harekete sasirsada sonradan bu onunda hosuna gitti ve o da Ela’ya simsiki sarildi.. ikiside digerini cok özlemisti.. halbuki sunun surasinda görüsmeyeli sadece üc dört saat olmustu.. ama yinede özlemislerdi birbirlerinin kokusunu.. Ela istemeyerekde olsa Levent’den kendini geri cekti ve onun elinden tutarak iceri aldi.. ikiside kapiyi tamamen unutmuslardi.. E: iyiki geldin.. L: Ela bisey mi oldu? E: hayir.. ne olacak ki? Sadece seni cok özledim o kadar.. L: emin misin? E: evet.. hem seni özlemem icin bisey mi olmasi lazim? L: hayir canim ama ne biliyim.. sen birden öyle sarilinca.. neyse bosver.. E: evet bosverelim.. bu ani bozmayalim.. L: bencede.. Levent Ela’ya yine öyle bakmaya baslamisti.. yine o bakislar.. o gülüs.. Ela utanmisti.. kafasini önüne egdi.. E: yine öyle bakiyorsun.. L: nasil? E: öyle iste.. L: hep bu cevabi veriyorsun.. nasil baktigimi bende merak ediyorum dogrusu.. bi anlatsana nasil bakiyorum.. (hala gülümsüyordur) E(kafasini kaldirir ve Levent’in gözlerinin icine bakar): sanki o bakislarinla aklimdan, kalbimden gecen herseyi okuyormussun gibi geliyor bana.. öyle derin, öyle etkileyici bakiyorsun ki bazen o bakislarla birgün baskasinada bakarsin diye o gözlerini oyasim geliyor.. L(kendini tutamaz ve kahkaha atar): nee?? Yani sirf kiskancligindan benim su güzelim gözlerimi oymak mi istiyorsun? E: gülmee!! Evet napiyim.. baskasinada öyle bakarsin diye korkuyorum.. L: sen suna kiskaniyorum desene.. E: evet kiskaniyorum.. hem sen ilk önce kendine bak.. L: niyeymis o? Ben seni kiskanmiyorum ki.. E: hah güleyimde bosa gitmesin.. beni Ozan’dan kiskanan kimdi peki? L: o baska!! E: nesi baska?? L: Ozan’in sana nasil baktigini görünce napiyim dayanamadim.. E: kiskandin iste.. L: evet kiskandim.. hem seven adam kiskanir.. ve bende seni cok seviyorum anladin mi? E: anladim bitanem.. bende zaten onu demek istedim.. kiskanmakta serbestsin ama bunu fazla asiri yapma olur mu? L: nasil asiri? E: yani beni bunaltma.. L: bunaltacak kadar kiskanmam tamam ama baska birsey icin söz veremem (sinsi sinsi güler) E(Levent’in neyi kastedigini anlamamistir): nasil yani? L: gel gösteriyim.. Levent Ela bisey diyemeden onu kendine ceker ve öper.. o kadar uzun öper ki Ela nefessiz kalmistir adeta.. Ela kendini Levent’in kollarindan zorla kurtarir ve hizli hizli nefes almaya baslar.. bi taraftanda Levent’e kiziyordur.. E: beni öldürmeye niyetin varsa bunu baska yollardanda halledebilirsin.. L: yok ben bu yolu tercih ederim.. (güler) E: gülme yaa.. cidden nefessiz kaldim.. L: ayy kiyamam benim askima.. Ela’nin bu halleri onun cok hosuna gidiyordur.. Ela’yi kizdirmaya bayiliyordu Levent.. kizinca Ela daha bi baska güzel oluyordu.. o kizinca ona hayran kaliyordu resmen.. gözlerini üzerinden alamiyordu.. dalip gidiyordu.. yine öyle olmustu.. dalip gitmisti Ela’ya bakarken.. bu dalginligi Ela farketmisti ve birden sustu.. sesini biraz daha kisarak konustu bu sefer.. E: ne düsünüyorsun? L: deminki kaldigimiz yerden devam etmeyi düsünüyordum.. E(utanmis bir sekilde gözlerini kacirir): demin nerde kaldik ki? Ben hatirlamiyorum.. L: sana hatirlamanda yardimci olabilirim.. E: Istemem, saol.. L: yok ben israr ediyorum.. sana yardim etmek benim görevim.. E: peki sen öyle diyorsan.. Ela daha fazla Levent’e karsi koyamamisti.. aslinda bunu hemen hemen hic bir zaman yapamiyordu.. Levent’e hayir diyemiyordu.. karsi koyamiyordu.. onun o gözlerine bakinca tamamen kendini kaybediyordu.. bu seferde yine karsi koyamamisti ve kendini Levent’in kollarina birakmisti.. Levent Ela’yi kendine cekti ve onu öpmeye basladi.. ilk önce tutkulu bir sekilde dudaklarindan öptü.. sonra yavas yavas boynundan öpmeye basladi.. Ela kendini tamamen kaptirmisti.. Levent’in üstündeki ceketini cikardi.. Levent’de onun üzerindeki mont’u.. ikiside o anin büyüsüne kapilmislardi.. hic birseyi görmez olmuslardi.. tabi unuttuklari birsey vardi.. kapi acikti.. ------------------------------------28.Bölüm sonu------------------------------- pessimist_angel 11-04-07, 16:13 11. parça.sayfa değiştiği için son replik... __________________________________________________ __________ Zenan birden sinirlendi... Zenan: acımı anlıyomusun? Güldürme beni... nasıl anlayabilirsin ki... anlamadığını biliyorum da yorum da yapma olur mu. Suat: tamam zenan istediğin gibi olsun. __________________________________________________ ___ Der ve gider... zenan kafasını dizlerine yaslayıp ağlamaya başlar. Hasan: zenan ona haksızlık ettin. O yanında olmaya çalışıyordu. Neden böyle davrandın ki. Zenan: offf bilmiyorum hasan. Sadece 2 gündür boş teselli sözlerinden yoruldum artık... Hasan: anladım ama onu da kırmamalıydın.. Zenan: hele berfin şu ameliyattan bi çıksın gider gönlünü alırım. Hasan: Tamam. Hadi şimdi dinlenme odasına gidelim. Burda bişey yapamayız. Sen de toparlan biraz. Zenan: tamam... Hasan ve zenan birlikte dinlenme odasına gittiler. Ameliyatın başlamasına yarım saat kalmıştı. Zenan gerilmiş odayı baştan başa turluyordu. Rafa gitti. Beyin cerrahisini anlatan kitabı açtı. Kanepenin yanına çöküp okumaya başladı. Hasan irkilmişti. En yakını, en sevdiği ameliyattayken dahi cerrahi kitabı okuyan biri... onu ürkütmüştü... ama biraz düşününce hak verdi. Bu güne kadar yalnızca kitap okuyarak rahatlamıştı zenan. Ne ağlamak, ne bişeyler kırmak ne de bağırmak... hiçbirşeyin onu kitap kadar rahatlatamayacağını biliyordu. Üstelik şimdi beyin sapı tümörlerine dair bir kitap okuyordu ve bu da ameliyatı beyninde yaşayacağı anlamına geliyordu. Rahatlamasının tek yolu buydu. Hasan onu rahat bırakıp çıktı.. suatı bulmalıydı. Onları konuşturmalıydı. Ama önce... Ameliyathanenin kapısında hummalı bir koşuşturmaca vardı. Berfin burak ve kader tarafından içeri alınmıştı. Ela ve fikret içerde son hazırlıkları tamamlarken levent kader ve burağa yapacaklarını anlatıyordu. Bu ameliyat için hemşireler özel olarak seçilmişti. Herkes işini en iyi şekilde yapmaya odaklanmıştı. Ameliyat zaten yeterince zor ve riskliydi. Hata payı olmamalıydı. Hasan bütün bunları kapıdan izledi. Elbette arada levent ve elanın birbirlerine güç vermek için kaçamak bakışlarını da görüyordu. Yıkılmamaya çalışıyordu... ameliyatın başlamasına çok az kalmıştı. Hasan herşeyin yolunda olduğundan emin olunca ayrıldı oradan. Suatı pencere önünde buldu. (meşhur pencere.boydan boya denizi gören hani..) Hasan: suat bey. Zenanın şimdi en çok size itiyacı var. Konuşmasanız bile aynı odada olmanız dahi yeterince direnç kaynağı onun için. Hata yaptığını biliyor ve sizi yanında istiyor. İnat etmeyin bence.. Suat: inat değil hasan. Yalnızca onun bana ne kadar değer verdiğini bilmediğim için yanında değilim. Onu anlamaya çalışmama, ona yardım etme çabalarıma izin vermiyor. Hasan: suat bey yaşadığı kimse için kolay değil. Onun yerinde başkası olsaydı değil sizi gözü dünyayı görmezdi. O en dayanıklılardan. Şimdi anlayış gösterin ve duygularını bu umutsuz zamanında değerlendirmeyin. Berfin o masadan kalkınca herşey eskisinden daha güzel olacak. Siz ona en büyük desteği verdiniz. Bunu daha sonra kavrayacak. Suat: haklısın hasan... saol. Hadi şimdi yanına gidelim. Hasan bir çifti birleştirmenin mutluğunu yaşıyordu. Hasan: peki suat bey.. Bütün bunlar olurken bilge adi planlarına devam ediyordu. Hakanla bir buluşma daha ayarlamıştı. Herşey yolunda giderse amacına ulaşacaktı...bu sefer biraz risk almıştı. İstanbulda bir otelde buluşacaklardı.. korkmuyor değildi. Ama yapacak da birşeyi yoktu... Ameliyat sürüp giderken zenan suatla konuşmuştu.tek söylediği; Zenan: afedersin suat. Yanımda olmana çok ihtiyacım var. Suat: tamam canım.. Bu konuşma aslında binlerce özüre bedeldi. Sonrasında zenan suatın omzunda uyuyakalmıştı. Uzun bir ameliyat olacaktı.. hasan hastanenin içinde dört dönüyordu. Diğer 4 asistanın yokluğunda bütün işler ona yıkılmıştı. Allahtan gestapo da ameliyatta diye düşündü. Her boşluğunda ameliyathanenin önünde buluyordu kendini. O orada otururken dinlenme odasında beklenmedik bir misafir vardı... pessimist_angel 11-04-07, 16:23 12.parça. Haldun, hastanedeki sitemlerden dolayı suatı uyarmak için odaya gelmişti. Zenanın kuzeni geldiğinden beri bu hırslı cerrah işleri tamamen unutmuştu. 2 gündür doğru dürüst 2 ameliyata bile girmemişti. Bütün işi diğer cerrahlar yıkıp her fırsatta zenanın yanına gidiyordu. Tamam anlayış göstermişti ama abartmamalıydı. İçeride onları uyurken görünce önce konuşmak istemedi. Sonra birden durumun vehametini kavradı ve suatı yavaşça uyandırdı. Haldun: suat biraz konuşmalıyız. gelirmisin . Suat: peki haldun bey zenanı yatırıp geliyorum. Suat yavaşça zenanın kafasını kanepeye koydu. Üzerine battaniyeyi örtüp çıktı. Haldunun yanına geldi. Haldun: suat neler oluyor. Neden kontrolünü kaybettin? 2 gündür doğru dürüst çalışmadın hiç. Diğer cerrahlar da bu durumdan rahatsız. Hadi hemen toparlanıp işinin başına dön. Suat: haldun bey. Şu an zenan çok zor ve kötü bir durumda. Onun yanında olmam şart. Anlayışınıza teşekkürler. Bu zamana kadar buna sığındım bundan sonra da hastane kurallarını ihlal hakkımı kullanıcam. Ayrıca siz bu duruma çare bulursunuz. Bana zaten en hayati tehlikesi olan 2 hasta geldi. İkisini de kurtardım. Artık biraz diğer cerrahlar da işlerini yapsınlar. Haldun: suat sınırlarını aşıyorsun... bu yalnızca bir kerelik bir müsamaha. Bunun tekrarlanmayacağını biliyorsun. Artık senden umduğum şekilde davran. Ortada bir hastalık durumu olmasaydı buna izin vermezdim. Der ve gider... Zaman akıyordu.. ameliyat başlayalı 5 saat olmuştu. Hasan kapıda oturuyordu 2 saattir. Zenan hala uyanmamıştı. Haldunla olan konuşmadan sonra suat zenanın karşısıda oturuyordu. Hastane de bu gerginliğe ortak olurcasına sakindi. Ameliyathanede ise şimdilik herşey yolundaydı. Ancak tümöre ulaşmak ciddi şekilde zaman almıştı. burak aspirasyonu yapıyor, kader ve fikret leventin doğru sinirleri bulmasında yardım ediyor, doğru yeri açmasını sağlıyor, ela ise hem kameradan istikameti bildiriyor hem de nabız ve tansiyonu kontrol ediyorlardı. Levent nihayet tümöre ulaştı. Levent: ela ? doğru yer mi? Ela: evet. Şu an beyin sapının ve tümörün başlangıcındasınız. Yalnız beklediğimizden daha büyük. Fikret: levent bey işinize karışıyorum ama... çok yaşamsal sinirlere basıyor. Nası alıcaz. Burak: ufak bir titreşim hayatına mal olabilir. Kader: levent bey. İzin verirseniz bi fikrim var. Levent: evet kader? Kader: tümörü başından değil sonundan alıcaz. Levent: anlamadım. Şimdi orayı kapat alttan yeniden gir mi diyorsun? Ela söze girer. Ela: aynen öyle.. şu an baktığım yerden kesmeye kalkarsak kesinlikle kurtulamaz. Fikret: ela ve kader haklı galiba. Levent düşünür bir süre. umutsuzluğa kapılmaya başlamıştı. Levent: haklısınız hepiniz. Ama kapatırsak çok zaman kaybederiz. Neşter! Burak: tümüyle açmayacaksınız herhalde. Levent: tümüyle açacağım. Bu kadar kanı boşuna kaybetmiş olmamalı. Ela: nabızz. Nabız zayıfladı. Kader: tansiyon düşüyor. 70 e 50. Fikret: levent bey komplikas... Levent: yapma fikret. Yılların doktorusun. Buna dayanamaz mı? Fikret e güven gelmiştir. Bi an aklından uçmuştu bütün olumsuzluklar. Fikret: dayanır... dayanır levent bey. Levent de kendinden emin şekilde işine devam etti. Levent: ela. Nabız sabit mi? Ela: evet şu an sabit. Levent: güzel. Sabit kalsın. birazdan kurtulacak. Bu arada bi ünite daha kan verin. Yaklaşık 20 dakika içinde bir tümörümüz olacak. Kader: kan işini ben halledeyim. Herşey yolunda görünüyordu. Levent tümörün boyu uzunluğunda bir yer açmıştı. Bütün kitle gözlerinin önündeydi. Büyük bir ustalıkla alttan itibaren tümörü almaya başladı. Ortalara geldiğinde o çok değerli sinirlerle karşılaşmıştı. Bir an duraksadı. Elaya baktı. Güç almak ister gibiydi. Ela, saliselik sürede gözlerinin içine baktı. Bütün güzel duyguları gözlerine akıttı leventin. Bunu harika bir gülümsemeyle noktaladı ve işine döndü. Levent huzur dolmuştu. Elanın hala ona böyle bakıyor olması bütün kötü şeyleri yok ediyordu. Rahatladı. Yine büyük bir özenle aldı tümörü. Bitmişti.... bu kadardı... Burak, kader, ela, fikret, levent, herkes gülüyordu. Bu kadardı işte. İlk kendine gelen burak oldu. Levent ve ela transta gibiydiler. Gözleri kilitlenmişti. Burağın sesiyle kendilerine geldiler. Burak: eeee. Tümörü aldık. Gidelim mi artık. Diksek diyorum.... Fikret: burak bey madem isteklisiniz dikin o zaman siz. Olur mu levent bey. Levent: hı? Hmm eveeet şey. Diksin. Yani dikin siz. Olur olur. Fikret: bence siz de kalın levent bey. Ben kader le çıkayım. Siz ve ela, burak dikerken bakarsınız. Yani kontrol edersiniz. Levent: ıhm . tamam benim kalmam en doğrusu. Kader ve fikret çıktılar. Burak içerde berfini dikmeye çalışıyordu. Levent sık sık müdahale ediyordu. Sonunda kazasız belasız atlattılar. __________________________________________________ __ pessimist_angel 11-04-07, 16:29 13. parça... büyük ihtimalle son parça.. deniz ablacım ve diğer levent ela cılar. ela levent sahnelerinin başlangıcı. umarım hayal kırıklığı yaşamazsınız. ______________________________________________ Fikret direk lavaboya gitmişti. Normale dönmeliydi biraz. Kader ise dinlenme odasına yönelmişti. Zenana bir an önce güzel haberi vermeliydi. Burak ameliyattan çıkıp kendini dışarı attı. En sona levent ve ela kalmıştı. İkisi de çıkmak istemiyor gibi yavaş hareket ediyorlardı. çıktıklarında anın büyüsü bozulacak gibiydi. Gözlerini bir saniye ayırmadan ellerini yıkadılar. Uzun koridor boyunca birbirlerine bakarak ama tek kelime etmeden yürüdüler. Ela ameliyathaneden çıkar çıkmaz eski ela oldu. Leventten kaçan ela. Ama leventin bu sefer onu bırakmaya hiç niyeti yoktu. Ela uzaklaşırken leventin yanına gelmiş olan hasan, zamanın ve elanın kaybolmasına neden oldu. Hasan: levent bey. Nasıldı? Kurtuldu değil mi. Levent: evet hasan. Şimdi izninle. Ayrıntıları buraktan öğrenirsin. Gitmeliyim. Hasan anlamıştı elanın arkasından gittiğini. Hasan: ama levent bey... Levent: yeter hasan. Duymak istiyorsan söyleyeyim. Elanın arkasından gidiyorum. Rahat bırak şimdi. Arkasına bakmadan gitti. Aklına tek bir yer geliyordu... Ela herzaman oturdukları yerde sırtını duvara yaslamış ağlıyordu. Bu ameliyatta olanlar ve zenanın yaşadıkları, babasıyla yaşadıklarına çok benziyordu. O da babasını kaybettiğini sanmış, asla onunla gerçekten baba kız olamamıştı. Sonra son aylar.. onu çok yıpratmıştı. Anlamak istemese de kavradı... leventin yanında yöresinde olmak en büyük acıydı. Üstelik başkasının olduğunu bilerek. Dayanamıyordu artık. Levent geldi. Eliyle gözyaşlarını sildi. Karşısına oturdu ve konuşmaya başladı. Levent: ela.. elam... yaşananların sana acı verdiğini biliyorum ama senin yaşadığın acıyı inan ben de yaşıyorum. Seni severken, seni deli gibi özlerken bu kadar yakınındayken, nefretim olan insanla olmak kolay mı? Senin her gün benden uzaklaştığını görmek dünyayı yaşanılmaz hale getiriyor. (gözlerinde yaşlar parıldıyordu.elanın da durumu farklı değildi.) bak bitanem. Bebeğim doğduktan sonra tek saniye bile kalmayacağım onunla. Seninle hiç ama hiç ayrılmadan yaşayacağız. Ela: nasıl levent? Biz küçücük bir bebeğin mutsuzluğu üzerinde nasıl mutluluk kuracağız? Anla artık seninle ortak bir geleceğimiz yok. Sen çocuğunun yanında olmalısın. Ve karının... Levent: ela.. niye anlamıyorsun. Çocuğumun yanında olacağım elbette ama o benim karım değil! Anlasana! Bizim seninle yaşadıklarımız, duygularımız, kalplerimiz herşey bizi bağlıyor. Onunla asla oluşamayacak bir bağ bu. Ela bu sözleri yanlış anlamıştı. Kendini suçladı. Ela: kahretsin.. bunun olmasından korkuyordum. Seninle çocuğunun, ailenin arasına giremem levent. Sana ne söylemiştim hatırlıyor musun? Sadece sensizliğe alışacaktım. Ama artık olmaz. Seninle çocuğunun arasına giremem. Bunu içimde bitirmek kolay olmayacak. Hem de hiç. Ama başarmak zorundayım. Şimdi bana daha fazla acı vermek istemiyorsan lütfen uzak dur. İlişkimiz profesyonellik sınırlarında kalsın. Bunları söylerken leventin yüzünü görmemek için yere bakıyordu. Biliyordu. Gözlerine bakarak ondan ayrılamazdı. Tıpkı konuşurken yaptığı gibi leventin gözlerine bakmadan arkasını döndü ve uzaklaştı. Koşmaya direnci yoktu. Yavaş yavaş yürürken gözlerinin karardığını hissetti. Döndü. Levente tutunmak için elini uzattı. Levent bu harekette ters bişeyler olduğunu anlamıştı. Yerinden kalkıp elanın yanına gidene kadar ela yere yığıldı. Levent panikle, elayı kucağına alıp acile doğru hızla yürümeye başladı. Bir yandan konuşuyordu: Levent: ela... bitanem. Ağır geleceğini biliyordum. Bana da çok ağır geliyor. Bütün bunları yaşamak zorunda değiliz inan. Seni çok seviyorum. Hadi aç gözlerini.. Acile geldiklerinde gruptan hiç asistan olmamasına rağmen fikret ordaydı. Fikret: levent bey?! (Kendi kendine söylenerek) allah allah. Dejavu dedikleri böyle bişey galiba... ____________________________________________ seyda_dl 11-04-07, 16:43 E: levent L: yeter ela şimdi benimle geliyorsun. Levent bunu söyler söylemez elayı kolundan tutmuş götürüyordur. Arkasında ise yere çökmüş ağlamaktan şişmiş gözleriyle bilge onlara bakıyordur. B: levent lütfen yaşadıklarımız üzerine yemin ederim… Bilgenin bu sözüyle levent dayanamaz ve hemen arkasını döner. Elanın kolunu tutmayan diğer eliyle baş parmağını bilgeye yöneltir L: sakın sakın olmayan şeyler üzerine yemin etme. Her şey bitti bilge seni artık görmek istemiyorum. Hem de hiç. Ayrıldığımızda sana saygı duyuyordum en azından şimdi ise nefret ediyorum. Duyuyor musun beni yalnızca nefret. Bilge başını yere eğer ve ağlmaya devam eder. Son bir umutla Haldun beyden medet ummayı deneyecektir. Belki o onu bu içinde bulunduğu durumdan kurtara bilirdi ama o bu yardımı kabul eder miydi? B:Haldun bey ben… H: bilge sen bu yalanla gözümden çok düştün.mümkünse hemen toparlan ve işinin başına dön. Haldun arkasını döner ve gider. Etraftaki hiç kimse bilgeyi umursamıyordur. Herkes leventin elaya olan aşını biliyordur ve bilgenin bu mutluluğu bozduğunun farkındadırlar. Üstelik elanın onun yüzünden yaşadıkları akıllarına geldikçe iyice bilgeye tavır alıyorlardır. E: levent dursana artık L: neden ona yardım ediyorsun yaptıklarını ne çabuk unuttun E: unutmadım ve unutmayacağım ama çok kötü görünüyordu sence fazla değil mi bu kadarı L: sana inanmıyorum ela demek ki bu konuda benim kadar üzülmemişsin E: sen nasıl böyle bir şey düşünürsün anlamıyorum Ela kapıdan çıkar ve karşısında annesini görür. E: anne N: kızım seni çok özledim E: bende annem bende Sıkıca birbirlerine sarılırlar. Karşıdan gelen arkadaşlarını görünce iyice keyfi yerine gelir elanın. Annesinden ayrılır. Arkadaşlarına doğru gider. Herkes birbirine bakıyordur. İlk zenan ve ela sarılır birbirlerine. Sonra hepsinde bir gülüşme ve sevinç gösterisi alır ortalığı. Levent odadan çıkmıştı. Bilge ise bugün için haldundan izin alıp gitmeye hazırlanıyordu. Koridorda göz göze geldiler levent tüm nefretini gözlerinden kusuyordu sanki. Ela bilgeyi gördü. Duraksadığını farkedip arkasına baktı. Levent elaya dönmüş bakıyordu. Leventin sinirli hali gözlerinden ve duruşundan belli oluyordu. K: ay ne olmuş buna H: duymadın mı bilge hamile değilmiş Z:inanmıyorum B:sen kendi aşkından başkasını görecek durumda değilsin ki inanasın Z:Burak B: iyi ya doğruyu söyleyen dokuz köyden kovulurmuş Bu arada suatta onlara doğru geliyordu B: işte seninki de geldi Z:buraaakkk S: ela hoş geldin nasılsın E: teşekkür ederim çok iyiyim siz nasılsınız S: seni burada gördük daha iyi olduk. (zenana bakarak) arkadaşlarını teselli etmek zor oluyor. Z:suat B: bugün herhalde isimlerimizi aklında tutmaya çalışıyor K:Burak B:al bir tane daha E: neyse ben gitmeliyim eve uğrayacağım oradan tekrar gelirim hastaneye N: kızım biliyorsun tahlil filan yapılman lazım erken gel olur mu? E: sen merak etme anne Ela hastaneden çıktı. Levente bakındı ama bir türlü göremedi hiçbir yerde. Eve gitmeye karar verdi. Evinin kapısının önüne gelmişti. Gittiği günü hatırladı. Yokuşu aşağı inişini, son vedasını evet işte evindeydi artık. İçeriye girdi. Yukarıya çıkıp odasına girdi. Her şey derli topluydu. Sanki hiç değişmemiş, hiç gitmemiş gibi. Bir anda asıl gitmenin bedenen mi yoksa ruhenmi olduğunu düşündü. Sonra kararını verdi ikisini de alıp gidemiyorsan aslında gidemiyorsundur. Üf diye başından attı bu düşünceleri. Soyunup duşunu aldı. Üstünü değiştirdi. Bir elbise giyinmeyi tercih etmişti. Sanki elbide daha hat-yat dolu gösterecekti onu. Kel olan başını bir tülle bandaj gibi kapattı. Hafif bir makyaj yapıyordu ki kapı çalındı. Oda şaşırdı kimseyi beklemiyordu. Merdivenlerden hızlıca indi. Kapı üst üste çok ısrarlı bir şekilde çalınıyordu. E: geldim Kapıyı açtı yasemin_gökhan 11-04-07, 17:12 hastahaneye giderler levent elaya bi teklifte bulunacaktır hastahaneyi güzelce hazırlar.ve elaya l:ela sana bi süprizim var e:neymiş o süpriz l:adı üstünde süpriz o yüzden gözlerini kapatabilirmiyim e.:peki der ogün elanın doğum günüdür ama ela son yaşadıklarından sonra doğum günü aklına gelmez oyüzden levent güzel bi doğum günü partisi hazırlar ama tek doğum günü değil başka bi süprizide vardır elanın gözlerini kapatır ve hastaneye çıkarlar levent elanın gözlerini açar ve herkez iyiki doğdun ela demeye başlarlar ela şaşkındır ne diyeceğini bilemez e:levent bugün benim doğum günümmüydü l:evet ela bugün senin doğum günündü ama ben sana hediye almadım hediyeden daha güzel bişi elanın önüne eğilir veeeeeeeeeee l:ela benimle evlenirmisin der e:neeeeeee ya inanmıyorum l:inanmıyorum değilya evet ya hyr diceksin e:leventttt l:bişimi oldu e:seni çok seviyorum l:bu şimdi ebvet mi demek oluyo e:evettttttttttttttt sonra elanın doğum gününü kutlarlar pasta keserler elayla levent dans ederler ve bi kaç saat sonra işlerinin başına dönerler elayla levent izinlidir beraber yemeğe çıkarlar levent elayı güzel bi yere götürür l:bugün çok mutluyum anlatamıyacağım kadar hemde e:bende çok mutluyum l:bugün kalpten gidiyodum e:nedenki l:sana benimle velenirmisin dedim bana leventt dedin bi an bişi oldu ve kabul etmiyceksin sandım e:saçmalama sen evlenme teklif ediceksin ben kabul etmiycem salak seni deliler gibi seviyorum hala anlamadınmı l:anladım der ve elayı dansa kaldırır ve bian olsun gözlerini eladan ayırmaz e:ya bakma öle l:napıyım öle güzelsinki gözlerimi allamıyorum e:biliyomusun l.neyi e:hala inanamıyorum senle ben karı koca olucaz l:evet bende ama gerçek sen benim karım olucaksın bende senin kocan e:evet şimdi sen gece horlarsın l:hiçte bile ben horlamam e:tmm aşkım hemen kızma seni kızdırmak için elayı yanına çeker vee öperrrrrrrrrrrr herkes onlara bakar e:levent herkes bize bakıyo l:baksınlar der ve ordan çıkarlar yasemin_gökhan 11-04-07, 17:32 hastahaneye giderler levent elaya bi teklifte bulunacaktır hastahaneyi güzelce hazırlar.ve elaya l:ela sana bi süprizim var e:neymiş o süpriz l:adı üstünde süpriz o yüzden gözlerini kapatabilirmiyim e.:peki der ogün elanın doğum günüdür ama ela son yaşadıklarından sonra doğum günü aklına gelmez oyüzden levent güzel bi doğum günü partisi hazırlar ama tek doğum günü değil başka bi süprizide vardır elanın gözlerini kapatır ve hastaneye çıkarlar levent elanın gözlerini açar ve herkez iyiki doğdun ela demeye başlarlar ela şaşkındır ne diyeceğini bilemez e:levent bugün benim doğum günümmüydü l:evet ela bugün senin doğum günündü ama ben sana hediye almadım hediyeden daha güzel bişi elanın önüne eğilir veeeeeeeeeee l:ela benimle evlenirmisin der e:neeeeeee ya inanmıyorum l:inanmıyorum değilya evet ya hyr diceksin e:leventttt l:bişimi oldu e:seni çok seviyorum l:bu şimdi ebvet mi demek oluyo e:evettttttttttttttt sonra elanın doğum gününü kutlarlar pasta keserler elayla levent dans ederler ve bi kaç saat sonra işlerinin başına dönerler elayla levent izinlidir beraber yemeğe çıkarlar levent elayı güzel bi yere götürür l:bugün çok mutluyum anlatamıyacağım kadar hemde e:bende çok mutluyum l:bugün kalpten gidiyodum e:nedenki l:sana benimle velenirmisin dedim bana leventt dedin bi an bişi oldu ve kabul etmiyceksin sandım e:saçmalama sen evlenme teklif ediceksin ben kabul etmiycem salak seni deliler gibi seviyorum hala anlamadınmı l:anladım der ve elayı dansa kaldırır ve bian olsun gözlerini eladan ayırmaz e:ya bakma öle l:napıyım öle güzelsinki gözlerimi allamıyorum e:biliyomusun l.neyi e:hala inanamıyorum senle ben karı koca olucaz l:evet bende ama gerçek sen benim karım olucaksın bende senin kocan e:evet şimdi sen gece horlarsın l:hiçte bile ben horlamam e:tmm aşkım hemen kızma seni kızdırmak için elayı yanına çeker vee öperrrrrrrrrrrr herkes onlara bakar e:levent herkes bize bakıyo l:baksınlar der ve ordan çıkarlar levent elayla birlikte sahile dolaşmaya giderler ve bi oturağa otururlar l:hep bugünü düşledim e:hangi günü l:seninle birlikte olmayı sana karıcım diyebilmeyi e:evet bende senile yatıp seninle uyanmayı der ela titrer l:üşüdünmü e:evet biraz levent hemen ceketini çıkarır ve elaya veriri sonra eve giderler levent grş seni seviyorum l:grş aşkım bende seni sabah alırım haldun beyden izin aldım yrn düğün hazırlıkalrına başlıyoruz alışverişe çıkıcaz e:ne çabuk l:ben biran öönce seni yanında uyumayı istiyorum e:leventttttt neyse hadi by der ve ela gider hasansa elanın evlenme teklifini kabul etmesi üzerine kendini içkiye vermiştir ela içeri girer e:hasan ne bu hal sen içki içmişsin h:evet içtim rahatsızmı oldun e:hasan sen sarhoşsun gel seni yatırıyım ela hasanı yatapına yatırır e:niye bukadar içtin h:seni seviyorum ulan!!!! e:neeeeee ela şaşırmıştır sonra oda yumuştur sabah olur levent elayı almaya gelir levent zili çalar ela kapıyı açar l:günaydın prenses e:günaydın cnm l:hadi kahvaltıya gidiyoruz e:tamam sen bekle ben üstümü değiştiriyim l:tmm ela üstünü değiştirir ve kahvaltıya giderler kehvaltılarıı yaptıktan sonra alışverişe başlarlar ilk önce elaya gelinlik bakarlar ela bi türlü beğenemez okadar güzeldirki hepsi l:bi daha seninle alışverişe gelmiycem e:yokya karı koca olduğumuz zaman beraber alışverişe çıkıcaz der l:yandık desene ela güzel bir gelinlik seçer sonra levente geçerler arkadaşlar biliyorum kısa oldu acil bi işim çıktı bukadar yazabildim devamı gelcek yorumlarınızı bekliyorum!!! seker1 11-04-07, 17:55 35. bölüm o gün ela&levent,zenan&suat,kader&burak 3 lü nikah yapmışlardı :n.memuru:siz levent atahanlı ela altındağı eş olarak kabul ediyo musunuz levent:evet evet evet tabiki de n.memuru:ya siz ela hanım ela:evet n.m:siz zenan parlar suat birtanı eş olarak kabul ediyormusunuz z:evet n.m:ya siz suat bey s:evet daha sonrada aynı işlem kader ve burağa yapıldı kadınlar evlilik cüzdanlarını aldılar ve giderlerken l:hayırlı olsun suat hayırlı olsun burak b:sağolun levent bey s:sağol kanka sanada daha sonra hepsi evlerine gittiler. ertesi gün ela ve levent balayına çıktılar suatla zenan ise bir türlü çıkamadılar zenanın işler uzadı suat bunalmıştı s:burakla kader bile balayına çıktılar biz hala evde oturuyoruz z:tamam suat gidicez s:nereye z:nereye olucak ninemin yanına s:ne sen ona balayı mı diyosun ya z:ne var beyenemedin mi s:yooo çok beğendim hiç beyenmezmiyim z:iyi sevindim ertesi gün zenan ve suat ninenin yanına giderler nine onları karşılayamaz çünkü çok hastadır ama zenan onun hasta olduğunu bilmiyordur oraya gittiğinde nineyi hasta görünce bozulur z:suat görüyomusun iyiki gelmişiz ninemde hataymış zaten biraz durur ona bakarız ne güzel balayı işte s:heee bakarız zenan tamam tabi canım balayı süper hafta geçer nine iyileşmez. s:ne zaman gitcez zenan z:onu böyle bırakıp gidemem s:offf yaaa!!!! z:tamam ya yarın gideriz s:oh be yarın gelir bunlar eve dönerler ela ve leventle karşılaşırlar onlarda balayılarından dönmüşlerdir ela yanmıştır ve zenana zorar e:aaa zenan sizde mi döndünüz balayınızdan z:evet döndük süperdi suat mırıldanır ne demessin süperdi ya z:ne dedin canım s:yok bişey l:gelsene suat biz senle şöyle bi dolaşalım kızlarda konuşsunlar dimi ela e: tabi olur gel zenan gidelim hepsi giderler zenan çok mutlu görünür fakat suat tam tersi l:noldu suat nasıl geçti balayınız s:ne balayı ya biz balayına falan gitmedikki l:ama zenan s:boşver zenanı o hep öyledir beni balayına diye ninesinin yanına götürdü tamam nineyi seviyorum ama balayındada onun yanına gidilirmi l:aaa ne kötü bizde maldivlere gittik süperdi walla oluum s:biz bide gitmeyi bırak üstüne nineye bakıcılık yaptık yaa o sırada ela ve zenan konuşuyorlardı e:eee nasıl geçti balayııı z:süperdi köye gittik ninemin yanına ohhh temiz hava ninemde hastaymış gitmişken onada baktık. bence süperdi e:heee anladım z:ya siz nereye gittiniz e:biz maldivleree gittik orası da süperdi bence keşke sizde gelseydiniz z:ay bence köy havası daha iyi ohhhhhhh serin serin ne güzel e:suat pek öle düşünmüyo galiba yüz ifadesine bakılınca z:yok aslında oda çok sevdi de buraları özledi benim gibi hastaneyi falan özledide ondan öle olduğuna bakma e:hee tamam ela leventi arar ve onu almaya gelmesini söyler levent gelir ve onlar eve giderler l:suatın halini gördün mü ela e: gördüm ama zenan çok mutluydu l:ama suat hiçde mutlu değildi e:evet öle görünüyodu zaten bende sana sorcaktım zenan onu mutlu zannediyoda l:neyse napalım bu da suatın kaderi belki onlarda seneye giderler e:belki sabah olur hepsi hastaneye gelirler zenan öğrenir suatın asıl ne kadar üzüldüğünü ve ona bir süprüz yapmak ister z:meraba ben zenan birtan otelinizde yer var mı iki kişilik kral dairesi olursa iyi olur otel müdürü:tabikide isimlerinizi alıyım lütfen z:suat birtan ve zenan birtan o.m:peki zenan hanım hemen kaydediyorum akşam eve gidince zenan bavulları hazırlamıştır ve suata z:suat suat hemen gitmeliyiz ninem çok hastalanmış der s:peki zenan der ve giderler s:yanlış yoldan gitmedik mi deyince z:yoooooo diye gülümser s: tekrar sorar zenan z:tamam söylüyorum tatile gidiyoruz z:işte geldik haldun beyden 1haftalık izin aldımda s:güler ve sarılır sonra bütün haftayı süper geçirirler ve mutlu bir şekilde eve dönerler herkez çok sevinir ve böylece hikayemde biter oznur:) 11-04-07, 18:11 Arkadaşlar senaryonun birönceki bölümü için diğer sayfaya bakabilirisinzi!!! Özet;Levnete telefon gelir.morga intihar etmiş olarak bir kız getirilir.ela olma ihtimali vardır.herkes morga gider.....levent ve suat morgdan içeri girerler... 16.Bölüm; Levent ve suat içeri girerler. Görevli:Hazırsanız örtüyü kaldırıcam…. Levent derin bir nefes alır. L:Evet açabilirsiniz…… Ve işte o an suat kendini çok kötü hissediyordu…içinden durmadan dua ediyordu ..tabi herkes dua ediyordu bu çok kötü bi durumdu.Günde bir sürü hayat kurtarırken eğer çarşafın altındaki ela ise hiç bişey yapamıcaklardı….çaresizlik çok kötü bir şey….. Vee işteeeee örtü açıldı………Levent artık dayanamadı ve tekrar ağlayordu odadan çıkınca…inanılmaz şey ki suatta ağlıyordu..herkes soru soran gözlerle bakıyordu.onlarda anlamıştı durumu ama inanmak istemiyorlardı….suat ve levent birbirlerine sarılmış deli gibi ağlıyordu.bu durumu anlamak için yeterliydi zenan için..evet ela ölmüştü…zenan ve diğerleri böyle düşünüyordu..o artık yoktu zenan şok oldu ne yapıcanı bilemedi nasıl olurdu…….Öte yanda suat ve leventte hiç tepki yoktu hiç bir şey söylemiyorlardı sadece ağlama……… Sonunda suat kendine geldi arkadaşlarını daha fazla meraklandırmak istemiyordu… S:Çok şükür ki o kız ela değilmiş.ilk defa bir ölü gördüğüme seviniyorum…… Bunu duyan herkes çığlık atmaya başladı..çok sevinmişlerdi hem de çok. morgun önünde şenlik vardı adeta. birbirlerine sarılıp kutladılar ama az kalsın suat ve levent yüzünden elanın öldüğünü düşünüyorlardı…Tabi suat ve levent napsın onlarda çok gerilmişti çarşafın altındaki ela olabilirdi….Bu gece yaşadıkları hepsine özellikle levente çok ağır gelmişti.kaybetmek korkusu çok ama çok ağır gelmişti….sevdiği olmadan nefes alamamak…… L:Elayı bulmadığımıza çok sevindim..hala yaşıyor olmasını bilmek harika….yanımda olmasa bile en azından yaşadığına dair bir umut var içimde…Peki ela nerde nerde??? Z:Hadi gidelim levent daha fazla burada kalmayalım daha kötü olcak…. K:Levent eve bakma aklımıza gelmedi belki eve gitmiştir ya da ben merak etmiyim diye belki evi arar bize gidelimmm…… S:Doğru kader haklı hadi eve gidelim…. Eve girerler……..Kapıdan içeri girer girmez kader elanın odasına koşar içeri girer….. K:Aman Allahımmm diye çığlık atar. Sesi duyan herkes odaya koşar……ve gördükleri karşısında şok olurlar… L:Allah kahretmesin niye daha önce eve bakmak aklımıza gelmedi.daha erke gelsek elaya yetişebilirdik….. S:Bütün eşyalarını toplamış mı kader…? K:Evet her şeyini almış ve gitmiş peki ama nereye gider bu kız yaaa…. L:Nereye gider Allah kahretmesinnn..der ve etrafa saçılı eşyaları iyice dağıtır ve elanın aynasına bir yumruk atar..eli kan içinde kalırrr…. Z:OF levent sakin olurmusun lütfennn…hadi gel elini saralım ..Suat hayatım sizde bakın bakalım not falan bırakmış mı nereye gittiğine dair…. S:Tamam sizde aşağı inin….Levente de bir sakinleştirici versene ya böyle olmucak her şeyi yıkmaya başladı..tabi kaldıramadı kolay değil bu gece yaşadıkları…. Levent ve zenan aşagı iner….Zenan elini sarar leventin ve ona sakinleştirici verip uyumasını sağlar…..En azından levent sabaha kadar dinlenmiş olur…elada hiçbir not bırakmamıştır..sabaha kadar beklerler ama hiçbir haber yoktur….. Sabah olur .Berkay gelir… B:Günaydın zenan.Kader anlattı dün gece çok kötü şeyler yaşamışsınız…. Z:Hoş geldin Berkay.sorma ya tabir yerindeyse dün gece öldük öldük dirildik.Çok korktuk.. B:Haklısın çok yıpranmışsınızdır.kolay mı morg kapılarında beklemek…En çokta levent yıpranmıştır..nasıl iyi mi şimdi? Z:Sakinleştirici verip uyuttuk onu başka türlü dayanamazdı..yıktı geçirdi ortalığı kendisine bişey yapmasın diye uyuttuk..daha fazla dayanamazdı… S:Sen bişeyler bulabildin mi berkay..??Biz hayatından endişe ederken ela eşyalarını toplayıp gitmiş.belliki bir yere gitmiş hemde uzun süreliğine ama nereye gider ki? Senin bildiğin bir akraba falan var mı.onun bütün tanıdıkları İstanbul da diye biliyoruz..tek başına nereye gider? B:Haklısın suat tek başına nereye gider…bütün gece onu aradım gidebileceği heryere baktım ama yok işte hiçbir yerde yokk…Küçükkende saklambaç oynardık bir saklanırdı..saatlerce arar bulamazdım.en sonunda oyunu bırakırdım öyle çıkardı ortaya çok inatçıdır…Belikli yalnız kalmak istiyor.bana bile haber vermediğine göre uzun bir süre gelmicek…Ve şunu söyleyebilriim ki eğer kimsenin ondan haber almasını nerde olduğunu bilmemizi istemiyorsa asla öğrenemeyiz.en olmadık en beklemediğimiz yerden çıkıcak emin olun..kafasını topladığı zaman dönücektir… L:Ah berkay eşke bende senin kadar umut dolu olabilsem..ben kendine bişey yapmasından korkuorum hemde çok… B:Günaydın levent!!!ama korkun yersiz ela ne olursa olsun hayatından vazgeçmez .pes etse çok daha önce annesi terk ettiğinde yada babası onu bize bırakıp yurtdışına gezilere gittiği zaman pes ederdi..o çok hayat dolu.sadece zamana ihtiyacı var..bir süre sonra karşımızda yepyeni bir ela olarak çıkıcaktır.içiniz rahat olsun ebn onu çok iyi tanıyorum… L:Beni biraz olsun rahatlattın iyi ki varsın berkay…. Z:Hadi hastaneye gidelim…Bizi bekleyen hastalarımız var hem kafamız dağılır..belkide eladan bir haber vardır….. Hep beraber hastaneye gelirler. Fikret hanım kapıdan girer girmez hepsine merakla bakar…. F:Nerdesiniz siz ela nerde? Niye bana haber vermiyosunuz bir sürü olay olmuş……hemen hepiniz Haldun beyin yanına gidiyorsunuz acilen sizi çağırdı hemen..suat ve levent bey sizde… Haldun beyin odasına girerler.. H:Oooo!!! Çocuklar size çok kızgınım.neden bana haber vermediniz? Ben asıl o oğlumu bulursam mahvedicem..o kadar haber olmuş ama yinede benim ela kızım hayırlı çıktı o verdi haberleri.. L:Neee!!1eladan haber mi var?? H:Evet anlatıcam hadi oturun hepiniz bakiyim..telaşlanmayın gayet iyimiş…..Oğlım nerde benim? Z:Haldun bey eve gitti bütün gece uyumamış ya. H:Peki o zman öncelikle her şeyi elanın niye gittiğini her şeyi biliyorum.Bu yüzden özlemi senin yanından alıyorum levent.Sanırım sende onunla çalışmak istemezsin.çünkü diğer ayrıntıları da hasan anlattı bana. L:Evet Haldun bey kesinlikle görmek bile istemiyorum… H:Peki gelelim elanın sabah elime ulaşan mektubuna.gitmeden önce bana da mektup yazmış….Size okumamam yazıyor ama meraktan ölmüşsünüz morga kadar giden bir serüven yaşamışsınız ondan daha fazla meraklanmayın diye sizede okuyorum…. Mektup şöyledir; Haldun amca bu satırları yazarken ağlıyorum.kağıdım da ıslanıyor maalesef tutamıyorum göz yaşlarımı….Bana hiç bişey için ağlamaya değmez demiştin annem beni terk ettiğinde…sen de ilerde anne olucaksın yavrum o zaman annenin sana veremediklerini sen çocuklarına verirsin çocuklarına sarılırsın..hem bizde senin aileniz yanındayız dediğin için sana ve Neriman teyzeme bu mektubu yazıyorum.yokluğumda beni merak etmeyin diye…. Aslına bakarsan ne yazıcağımı bilemiyorum kafam çok karışık duygularım dizginlerini kopardı onları yönetemiyorum…Haldun amca ya ben hayatta kimseye güvenemicek miyim…leventte beni hayal kırıklığına uğrattı…o da diğerleri gibi bana yalan söyledi…..o da annemin babamı aldattığı gibi beni ALDATTII.Ne yapıcağımı bilemedim.ama levent diğerlerinden farklıydı.ben ona aşık oldum hem de deliler gibi.bundan sonra hayatımda olmasını isteyebileceğim biriydi. Benim için çok özeldi..Hatta çocuklarımın babası olabilirdi…anne şefkatini yaşayıp annesizlik özlemini giderebileceğim çocuklarımın babası.Ama yine olmadı yine başaramadım..her zamanki gibi hayal kırıklığına uğradım..ama levent farklıydı diğerleri gibi değildi o.Bunların artık hiçbir önemli yok.. Başta intihar et ela kurtul.bu hayat sana acıdan başka bir şey vermedi dedim kendi kendime ama yapamadım düşündüm ama yapamadım..O kadar insanın hayatını kurtarırken kendi hayatımdan vazgeçemedim.hem böyle bişey yapsam beni kurtarırdın ve ben senin yüzüne babamın yüzüne bakamazdım.en önemlisi mesleğimin en güzel yıllarında hastalarımdan vazgeçemezdim.. Kafamı toplamam bu düşüncelerden ayrılmam için gidiyorum.herşeyimi topladım gidiyorum.benden bu mektup dışında başka haber almanızı istemiyorum.tek bilmeniz gereken ela iyi daha doğrusu iyi olucam ve karşınıza çok iyi bir şekilde dönücem…eskisi gibi kahkahalar atıp neşe saçabilmem için bu gidişe ihtiyacım var.umarım biran önce toparlanırım.bu sefer zaman alıcak çünkü çok yıprandım…Haldun amaca senden isteğim şu ki benim istifamı kabul et çünkü ne zaman döneceğimi bilmiyorum belki de hiç dönmeM.Biliyorum istifamı kabul etmezsin o yüzden büyük bir ihtimalle izinli göstericeksin.Sen en iyisini düşünürsün…. diyorum ya ben artık sağlıklı karar veremiyorum bu kararı bu nedenle sana bırakıyorum.Neriman teyzem Berkay beni merak etmesinler….tabi kader burak suat zenan hasan zeren de merak etmesinler onlardan çok özür diliyorum meraklandırmış olabilirim hepsini… Levente gelince onun merak edip etmemesi umurumda bile değil.Ne yaparsa yapsın umurumda değil….artık hayatımda yok.kalbimden atabilmek için gidiyorum.eğer dönersem büyük ihtimalle kalbimden atmış olarak dönücem.ve o da hiçbir beklenti içine girmesin.çünkü döndüğümde ela leventi tanımıyor olacak!!!!! Haldun amcacım her şeyin için teşekkürler.bu mektuptan kimseye yani hastanedekilere haber vermezsen çok iyi olur.sadece merak etmesinler beni bunu bilmeleri yeter. NOT:Umarım görüşürüz…. Ela ALTINDAĞ Levent mektubu gçz yaşları içinde dinledi . L:Neden benden bu kadar nefret ediyor.ben onsuz napıcam ben onsuz yaşayamam…. H:Leventçim zaman en iyi ilaçtır.Ela dönücektir…O seni çok seviyor ama zamana ihtiyacı var bu olayları hazmetmesi zaman alıcak.kolay değil onuda anlamaya çalış… L:Ama ben onu aldatmadım kiiii!!!!!Ona öyle bir şeyi nasıl yaparım Haldun abi nasıl yaparım…. H:Biz gerçeği biliyoruz ama o bilmiyor levent zamana bırak kendini yıpratma döneceği günü bekle fazla uzun sürmücektir.O zaman geçer karşısına her şeyi anlatırsın…şimdi onu rahat bırak kafasını toplasın…. Levent bir şey söylemez oda dan çıkar gider…herkes görevinin başına döner… ………………………………………………………………………………………………. Gelelim Elanın nereye gittiğine…….. Ela anne ve babası bir aradayken geçirdikleri son mutlu yaz tatilinin olduğu tatil kasabasına gitti..Babasının iyileştirdi hastalardan birinin yazlığı vardı orada.onlara gitmek çok iyi bir fikirdi.hem anıları canlanacak hem de burada kimse onu bulmazdı.rahat rahat kafasını dinlerdi.Remzi bey ve remziye hanım onu uzun zamandır görememişlerdi.Geleceğini duyunca çok mutlu oldular.Ela gece Şarköy e vardı.Gittiği yerin adı şarköydü.Burası yazın çok kalabalık olan bir tatil beldesiydi.Çok güzel bir yerdi ela o zamanlar hayal meyal de olsa yaşadıklarını hatırlıyodu..Remzi bey ve remziye hanımla konuşup bütün olanları anlattıktan sonra yatmaya çekildi.ertesi gün burada bulunan sağlık ocağına gidicekti.bundan sonra oarada vakit geçiricekti.çünkü remzi bey bu sağlık ocağının baş doktoruydu…ve sağlık ocağı çok yoğundu elada kafası dağılır diye burada vakit geçiricekti… Sabah olduğunda mektubun okunduğu sırada elada sağlık ocağının kapısının içerisinden girdi.. Beyaz önlüklü neredeyse elanın yaşlarında çok yakışıklı bir doktor vardı.elayı remzi beyin yanında görünce onun ela olduğunu anladı.. A:Merhaba sen ela olmalısın ben da Alp… E:Merhaba tanıştığımıza memnun oldum.Burda mı çalışıyorsun..?? R:Hayır elacım alp kalp ve damar cerrahı amerikadan yeni döndü çok başarılı bir cerrahtır.O burada kısa bir süre kalıcak bir araştırma yapıyor da.Bur da ki hastalara ihtiyacı vardı…. E:Aaa!!! Ne güzel araştırmanızın konusu ne ben de yardımcı olabilirim!!! A:Aaa buna çok sevinirim benimde başarılı ve güzel bir yardımcıya ihtiyacım vardı zaten!!! R:Çocuklar ben odama gidiyorum alp sen elaya yardımcı ol….. A:Pekala remzi abi ben elayla ilgilenirim…Elaya gülümser……Bu gülümseme elanın içini ısıtır.buradaki insanların hepsi çok sıcaktı… A:Hadi ela gel odama gidelim araştırmam hakkında bilgi veriyim sana…sen de bana seni buraya hangi aşk rüzgarının attığından bahset… Ela şaşırır. E:Aşk rüzgarı olduğunu da nerden çıkardın?? A:Bunu anlamak için o güzel gözlerinde ki hüzünü görmek yeterliii….Bir süre öyle bakışırlar ve sonra odaya geçerler…. ......................................son......... ............................................... Yorumlarınızı bekliyorum arkadaşlar!!!!!!! Roberta Y Diego 11-04-07, 18:46 Ela: Biz geldikk.. Zenan nerdesin? Levent: Kaçmış olmasın? Burak: Fazla uzaklaşmış olamaz. Kader: Abartmayın ya... Ela: Ya Zenan nerdesin? Hasan: Ela bu evin arka kapısı var mı? Kader&Ela&Yasemin: Hasan! Hasan: Tamam yaa tamam.. Bu sırada Suat'ta yeni geliyordu. Suat: Noluyo? Niye hepiniz kapının önünde toplandınız? Levent: İp ucu arıyoruz. Yere basmaaaaa!! Suat: (Korkarak) Niyeee Levent: Ayak izi olabilir. Suat: Kimin? Levent: Zenan'ın! Suat: Noldu ki Zenan'a? Burak: Evden kaçtı.. Hasan: Bence gazeteye ilan verelim. Bulana 1000 YTL Suat: Ne diyorsunuz yaa Zenan... Bişey mi oldu yoksa ona? Levent: Abi kız kaçmış diyoruz sen bişey mi oldu diyorsun? Bu sırada Zenan arkalarındaki koltuktan başını kaşıyarak kafasını uzattı.. Zenan: Noluyo ya? Niye bağrıyorsunuz? İki dakika uyutmadınız.. dedi esneyerek E&L&H&Y&K&B&S: Zenan? Zenan: Ne yaa? Suat: Ödümüzü koparttın Zenan nerdesin sen? Zenan: Atın beni buraya sonra da nerdesin diye sorun ohh yaa.. Suat: Kaçtın sandık? Zenan: Manyak mıyım ben Suat niye kaçayım ya? Ela: Hepsi Levent'in başının altından çıktı Zenan Suat Bey'e kızma.. Levent: Hayydaa ben naptım ya? Burak: Kaçma fikrini aklımıza sokan sizdiniz Levent Bey Levent: Burraakk! Biraz daha konuşursan ameliyathaneye anca trafik kazası geçirirsen girersin. Burak: Anca tehdit edin zaten. Bende insanım yaa.. Kader sarıl bana kendimi çok yalnız hissediyorum. Kader: Abartma Burak... Burak: Tabii sende vur bi tekme.. Zenan sana sarılabilir miyim? Zenan: Hiç heveslenme Burak.. Zenan lafını tamamlayıp ayağa kalkmaya yeltindi. Aynı anda da geri oturdu.. Başı dönmüştü ve ayakta durmakta güçlük çekiyordu... Suat: Zenan.. Noldu iyi misin? Ela: Zenan bir yerin mi ağrıyor? Hasan: Hastaneye gidelim mi? Nasıl hissediyorsun kendini? Burak: Ya bi rahat bırakın kızı! Zenan su ister misin? Zenan: Tamam sakin olun yok bişeyim. Sadece başım döndü... Burak: Yoksaaa.... Zenan: Burak ağzını yırtarım senin! Kapa çeneni! Suat: Buraakkk! Burak: Tamam yaa ben sadece olasılık yürüttüm.. Zenan: Sen bişey yapma Burak.. Daha sonra seni süs olarak kullanırız. Ya senin sessiz versiyonun yok mu? Onla değiştirsek seni? Burak: Çok esprilisin Zenan... Zenan: Aman efendim sizin yanınızda lafımız mı olur? Herkes onların bu atışmasına gülüyordu... Daha sonra onların güldüklerini fark ettiler.. Burak&Zenan: Nee?? Suat: Zenan benim sana bir süprizim var aslında... Benimle yukarıya gelir misin? Burak: Tabii canım gidin siz gidin.. Biz merak etmiyoruz dimii? E&L&H&Y&K: Tabii canımmm... Suat: Hadi canım.. ---------------------------------------- Suat ve Zenan onun odasına gitmişlerdi. Suat Zenan'ı yatağa oturttu ve oda yanına oturdu.. Suat: Zenan... Ben bugun bişey yaptım.. Zenan: Ne yaptın? Suat: Şey yaptım. Zenan: Neeeee! Naptın naptın dedi ayağa kalkarak.. Suat: Yaa dur yanlış anladın otur şuraya. dedi Zenan'ı oturtarak.. Ben belediye ye gittim. Zenan: Niye? Çöpçü olmaya mı karar verdin? Suat: Saçmalama Zenan ya.. Gün aldım.. Zenan: Ne günü? Suat: Altın günü.. Zenan ne günü alınır belediyeden? Zenan: Yoksaa... Nikah günü mü? Suat: Evet. Zenan: Tabii beni götürme gereği duyma canım ben kimim ki? Alt tarafı gelin.. Suat: Ya Zenan özür dilerim sana süpriz yapmak istedim... Zenan: (Uzun uzun Suat'a baktıktan sonra) Tamam tamam... Ne zaman peki? Suat: 3 hafta sonra.. Zenan: Neeeeeeeee? Aşağıdakilerde bu sesi duyup hemen yukarıya koşmuşlardı. Zaten Allah'tan da böyle bişey bekliyorlardı.. Ama içeriye giremediler.. Levent ve Burak eğilip kapıyı dinlemeye başladılar.. Diğerleri onların üstünde bişeyler duymaya çalışıyorlardı.. Zenan: 3 hafta mı? Nasıl hazırlanıcaz Suat bu kadar kısa zamanda? Burak: 3 hafta dedi duydum. Levent: Susta biz de duyalım Burak Suat: Hazırlanırız hayatım ne var bunda? Levent: Aha bunlar bişeye hazırlanıyor... Zenan: Tamam hadi aşağıdakilerede haber verelim... Suat: Tamam. Levent: Tamam dedi... Tam bu sırada Zenan kapıyı açtı ve aynı anda Levent'le Burak Zenan'ın ayağına düştüler.. Tabii diğerleri de onların üstüne... Zenan&Suat: Siz bizi mi dinliyorsunuz? Levent: Onu da nerden çıkarttın. Burak: Biz sadece kapının deliği var mı yok mu ona bakıyorduk. Suat: Olmasa yaptırıcak mıydınız? Töbee yarabbim yaa Levent: Merak ettik napalım.. Zenan: Kızlar sizde mi? Kader: Hep bunların kışkırtması. Burak: Sat hemen Kader. Hasan: Onu bırakın da 3 hafta sonra ne olucak? Ela: Evet evet ne olucak? Zenan&Suat: Biz evlenicez... E&L&H&Y&K&B: Neeee?? pessimist_angel 11-04-07, 19:26 yazmayacaktım ama dayanamadım.14. parça... afiyet olsun. umarım beğenrisiniz. __________________________________________________ _ levent: fikret hanım yardım edin. Ela.. ona birşeyler oldu. Konuşuyorduk birden yere yığıldı. Dedi ve ışıkla gözlerine ve nabzına bakmaya başladı. Fikret: levent bey. Bu ikinci vakanız. Uzak durun şimdi. Ben neler olduğunu anlayınca haber veririm size... Levent bu sefer denileni yaptı. Acil kapısının dışında camdan olanları izlemeye başladı. Bu kadar rahat davranmasında nabzının ve tansiyonunun normal olmasının da etkisi vardı. Fikret ela yı kontrol ediyordu. Bir hemşireye seslendi. Fikret: kan tahlili istiyorum ayrıca tüm rutinleri de. Yarım saat içinde elimde olsunlar. Bu sırada ela uyanmaya başladı. Ela: neler oldu? Ben iyiyim. Bişeyim yok. Ameliyat öncesi bişey yememiştim ondan olsa gerek. Gerçekten. Fikret hanım gidebilirim. Fikret: ela! Bu yatakta olduğun sürece hastasın. Bildiğin bir iki formalite muayeneyi yapıp göndericem seni. Ama biraz sabırlı ve uysal ol. elanın uyandığını gören levent büyük ölçüde rahatlamıştı. Şimdi tek isteği rutinlerin de temiz çıkması ve bu bayılmanın basit bir sebebinin olmasıydı. Bu sırada berfin yoğun bakıma alınmıştı. Zenan, suat, kader, burak ve hasan yanındaydılar. Zenan ameliyatın çok iyi geçtiğini ve tümörün hasarsızca alındığını öğrenince bir parça rahatlamıştı. Kurtulamaz dedikleri kardeşi, dostu, şimdi sağlıklı bir şekilde uyanmayı bekliyordu. Kan tahlillerinin temiz çıkması ve baygınlığın sebebinin kan şekerinin düşük olması anlaşılan ela da elinde bisküvisiyle onlara katıldı. Şimdi sabırla berfinin uyanmasını bekleyeceklerdi. Bu sırada levent geldi. Elayla kısa bir bakışmadan sonra berfini kontrol için odaya girdi. Herşey yolundaydı. Merakla onu bekleyen kalabalığın yanına geldi. Levent: merak edilecek birşey yok. Herşey yolunda giderse sabaha uyanır. Zenan: ohh.. levent bey size nası teşekkür edeceğimi bilemiyorum. Tabi ela kader ve burak sizlere de. Burak: zenan.. onu kutarmak bizim görevimizdi. Sen dayandığı ve pes etmediği için ona teşekkür etmelisin. Levent: burak haklı. Biz elimizden geleni yaptık o da çaba gösterdi ve bak işte sapasağlam. Neyse benim gitmem gerek. İyi akşamlar. Ayrılır. Şimdi aklında fikretin sözleri vardı. Aslında 3 ya da 4 gün olmuştu onları söyleyeli ama ancak şimdi fırsatı vardı. Bilgenin odasına yöneldi.. Berfinin odasının önü.. Kader: hadi zenan kaç saattir ayaktasın. Gidelim birşeyler ye. Zenan: ya olmaz. Zaten ameliyat sırasında uyuyakalmışım. Suat: hadi zenan inat etme. Sen onlarla olursan ben de içim rahat bi şekilde hastalarıma dönerim. Zenan: evet. Çok ihmal ettin işini. Kaç gündür tek bir hastaya bile bakmadın. Suat: yok canım. Acil olan 2 hastamı kurtardım.diğer hastaları da diğer cerrahlara havale ettim. Ama artık berfin iyi olduğuna göre biraz ilgilenmeliyim. Zenan: evet işte ben de onu diyorum hadi git artık sen. Burak: tamam suat bey gerisini biz hallederiz. Zenan şimdi bizimle gelecek. Bir güzel yemek yiyeceğiz. Sonra akşam da elaların evine bırakacağım ben üç kızı. Zenan: yok artık. Tabi ki hastanede kalıcam gece. Suat: zenan. Hadi şimdi bi yemek ye. Biraz dinlen. Onu akşama düşünürüz. Zenan: tamam. Suat ayrılır. Burak kader zenan ve ela cafeye iniyorlardır. Kader: ela seni de unuttum sanma. Nası kalırsın 11 saat aç yaa. Sabahtan da mı bişey yememiştin?. Ela: ya unuttum işte. O stresle gelmedi aklıma yemek falan Burak: heh gördük işte sonunu. Bayılmalar ... kan şekerlerinin düşmesi... elaa kendine iyi davran biraz. Yıpranma bu kadar. Zenan: burak haklı. Hadi hemen bir şeyler yiyelim. Sonra berfinin yanına geliriz. Kader: hadi hasan.. Hasan: siz gidin. Ben gelmicem. Biraz burda kalırım sonra da halletmem gereken işler var. K&E&B&Z: tamam. herkese bu durum tuhaf gelse de aldırmadılar. pessimist_angel 11-04-07, 19:36 15. ve bugünün son parçası..... ______________________________________________ Hasan odanın önünde, içerde yatan ve onu derinden etkileyen kıza bakıyordu. o elanın düşüncesini aklından çıkarmıştı. O ameliyatta yaşam mücadelesi verirken hasanın dışarda gözleri dolmuştu. Hasan karşı koyamayacağı biçimde çekiliyordu ona karşı. Şu an elanın leventle olmasının ya da levente bir kaç gün öncesinde söylediği sözlerin önemi kalmamıştı. Şaşırtıcıydı. Herşey kontrolü dışında gelişiyordu. Her boş anında onu düşündüğünü farkediyordu. Aşık mı olmuştu? Peki ya ela? “Demek ki” dedi içinden. “demek ki elaya duyduğum aşk değil hayranlıkmış. Ya da asla benim olamayacağını bildiğim bişeye duyulan özlem, tutku..” “Seninle ne yapacağım ben?” dedi sessizce. “ oradan kalktığında ne yapacağım?” “tek bildiğim bu aşkın umutsuz olmasına izin vermeyeceğim.. hadi çabuk iyileş de güzel gözlerine bakayım. Hadi berfin..” bunları içinden tekrarlarken gözleri dolmuştu. Herşeyin hatta hislerinin bile uzağında olmak sarsmıştı onu. Diğerleri yemekten kalkıp yanlarına gelene kadar orada berfini seyretti. Kızlar ve burak yemeklerini yemiş odaya gelmişlerdi. Baktılar ki hasan hala orda. Hasan onların geldiklerini farketmemişti. Burak: hasan hayırdır? Gönüllü hemşirelik durumu mu var? Kader burağın bu lafından sonra gece olanların hayal olduğunu düşünmeye başladı. Burakta hiçbir değişme yoktu. En azından kader böyle düşünüyordu. Hasan: burak saçmalama. İşlerimi hallettim ve burda olmak istedim. Burak: burda olmak istediğini farkettik zaten. Zenan: ıhm ıhm kapatalım mı bu konuyu. Kader: şşşş uyanıyor galiba. H&B&Z&E: neee? Hasan: ama daha çok erken. Zenan: bir terslik mi var acaba. Burak: bekleyin ben levent beyi bulup geleyim. _____________________________________________ sadece hasanın durumuna açıklık olsun diye ekledim denilebiliir bir anlamda. günü son parçasıydı keyifli okumalar. tatlı_cadı624 11-04-07, 19:45 4.Bölüm L:Nasıl yani G:Evet artık bu hastanede çalışacağım.Özel bir araştırma için L:Öyle mi?Peki nedir bu araştırma? Gökhan tam cevap verecekken Suat ortamdaki gerginliği fark edip Leventi uyarır. S:Levent….Telefonun L:Aa..unutmuşum….İZNİNİZLE Levent dışarıya çıkıp tlfona bakmıştır.İçeride ise Ela mutlu gibidir….Leventi kıskandırıp onun canını yakınca mutlu olacağını sanmıştır.Ama değildir işte…Onunda canı yanmıştır.Bu düşüncelere dalmışken Gökhan onu uyarır. G:Ela E:…. G:Elaaa E:ha…ha efendim G:Araştırma için hastanın yanına gitmeliyiz….unuttun mu? E:a doğru…hadi bize müsaade der ve çıkarlar G:Ela iyimisin? E:Evet..(zoraki bir gülümsemeyle)gayet iyiyim. G:Elaa….tamam seni çok uzun süre tanımıyorum…ama senin dostunum değimli? E:Elbette dostumsun…sen benim hayatımı kurtardın G:O zaman bana yalan söyleme E:Yalan söylemyorum….(Gökhan inanmamış bir şekilde bakar)….Tamam….yalan söyledim G:Hah..şimdi oldu..konuş bakalım… E:Ya Leventin beni senden kıskandığını fark ettin heralde G:Fark edilmeyecek gibi değildi E:Sorun da bu zaten..Onu kıskandırınca canını yakınca mutlu olmam gerekiyordu…Ama değilim G:Tabiî ki olamazsın(Ellerini Elanın omzuna koydu.Ona biraz daha yaklaştı) Çünkü sen başkalarının acılarından kendine mutluluk payı çıkarmayacak kadar iyisin….Biliyormusun sen insan değilsin (Elanın kulağına doğru)Sen meleksin….saf,temiz ve de çok güzel bir melek Ela belli belirsiz gülümsedi….Mutlu olmuştu.O başkalrını üzerken mutlu olmayacak kadar insandı.O Bilge gibi değildi.Belkide Levent onu bu yüzden sevmişti.Bilgeden farklı olduğu için….Bu onu mutlu etmişti. Ama bu sahneleri uzaktan gören biri için aynı şeyler söylenemezdi….Levent…. Ela ve Gökhan uzaktan iki iyi dost gibi değilde iki aşık gibi görünüyordu.Levent artık anlamıştı…Elasını tamamen kaybetmişti. Haldun ve Fikret’te Ela ve Gökhanı görmüştü. Hal:En sonunda doğru yolu buldu…Levent onun için tam bir hataydı..Levent ile birlikte olması çok yanlış olurdu…O Bilge’ya ait F:İlk defa size katılmıyorum…Belki bu yüzden bana kızabilirsiniz.Ama AşKa ÇıKaN HiÇbİr YoL yAnLıŞ DeĞiLdİr. Fikret uzaklaştı.Haldun ise hala kendisini haklı sayıyordu. Levent ise hemen ordan uzaklaştı.Yalnız kalmak istiyorudu.Ela’dan ayrıldı ayrılalı zaten boşluktaydı….Şimdi olanlar ona daha da acı veriyordu.Kendi kendine düşüncelere daldı.Neden ben diye kendine soruyordu.Ne istemişti ki hayattan…sadece mutluluk…..İyi bir eş…mutlu bir yuva….sadece Mutluluk…Belki bunlar olmasa Elayla evlenecekti…Çocukları olacaktı….MUTLU olacaktı…Şimdi ise sonunu bilmediği bir yolda…nefret ettiği bir kadınla ilerleyordu….Sanki Bilge’ye zorla kelepçelenmişti….Bu hayatta onu mutlu edebilecek…yalan olmadığını düşündüğü tek şey bebeğiydi….halbuki bunun nasıl bir yalan olduğunu yakında anlayacaktı.Hemde çok yakında…… Umarım beğenirsiniz.Acele ile yazdım…bu sizi biraz idare etsin…çok yakında bomba gibi bir bölüm yazcam…çok yakında….(Magazin bültenleri gibi oldu. :img-hyste) Yorumlarınızı ve eleştirilerinizi bekliyorum Roberta Y Diego 11-04-07, 20:02 Burak: Sezdimdi de konduramadım dı... Levent: Bizden öncee haaa.. nasıl yaptınız böyle bişeyi? Suat: Duygu sömürüsü yapmayın boşuna artık çok geç.Tarih bile alındı. Levent: Nİşanda önce davranır düğünde önce davranır... Ama merak etme ilk bebeği ben yapıcam. Ela: Hee sen doğurcan dimi aşkım... Levent: Yoo sen. Ela: O zaman çok beklersin. Levent: Ela ya Suat'ı bu konuda geçmemiz lazım. Zenan: Suat bu konuda sizi geçemiycek merak etmeyin. Suat: Sen öyle san! Burak: Hoopp hoop bu sefer öncelik bizim. Tam 5 tane çocuk yapıcaz. Kader: Yuh! 5 az gelir Burak biz 10 - 15 tane yapalım. Burak: O kadarına bakamayız ki hayatım. Kader: Hey Allah'ım yaaa! Suat: Boşuna birbirinizi yemeyin. İlk bizim çocuğumuz olucak. Zenan: Sen yaparsan neden olamsın? Suat: Zenaaannn! Zenan: Ben kariyer yapıcam canım çocuk değil! Suat: Merak etme. Sen çocukta yaparsın kariyerde... Levent: Senin çocuk bekliycek Suat biraz önce biz yapıcaz. Suat: Önce evlenicek olan kim? Ben.. Doğal olarak önce biz yapıcaz. Levent: Ela hemen yarın gidip gün alıyoruz. Ela: Yaa Levent... Suat Bey şunu kışkırtmayın ya olan bana oluyor. Burak: Kimse bizden önce evlenemez. Bu sefer biz evlencez! Suat: 3 hafta sonra görücez Burak'cım. dedi gülerek... Hasan: Burak, Levent Bey bence artık ısrar etmeyin olan oldu.. der gülerek L&B: Hasan!! Yasemin: Şu çeneni bi tut Hasan! Hasan: Tamam sustum... Bütün gece önce ben doğurucam muhabbetiyle geçmişti... Suat kendinden emindi. Önce onların çocuğu olucaktı. Ama Zenan hiç oralı değildi... ------------------------------------ Ertesi Sabah; Ela: Hadi hazırsanız çıkalım artık. K&Z: Hazırız. Ela: Zenan sen nereye? Zenan: Hiç öyle bakmayın. Suat bugun başlayabileceğimi söyledi.. Kader: Emir büyük yerden desene.. Ela: Bencede.. Hadi gidelim yoksa Gestapo bizi öldürücek! Hasan: Durun yaa beni unuttunuz! Z&K&E: Afedersin Hasan... ^^ -------------------------------- Hastanede; Fikret Hanım: (Zenan'ı göstererek) Bunun ne işi var burda? Ela: Iıııı şeeyy... Fikret Hanım: Yine Suat Beyy!! Suat: Beni mi çağırdınız Fikret Hanım? Fikret Hanım: Yoo ben sadece kendi kendime söyleniyordum. Suat: Hıı iyi. Zenan benim asistanım. Beninle geliyor. Fikret Hanım: Peki Suat Bey.. Zenan Suat Bey'i duydun.. Hadi işinin başına Zenan: Peki efendim.. Zenan ve Suat koridorda ilerlediler... Zenan'ın yüzünde çalışmanın verdiği mutluluk, Suat'ın yüzünde ise Zenan'ın ona verdiği mutluluk vardı... Fikret Hanım: Ela sen bugun Levent Bey'e yardım et. Kader ve Burak siz acile. Hasan sen katlara, Yasemin sana da dosyalar kaldı.. Yasemin: Merak etmeyin ben kendimi bu sona alıştırmıştım. Fikret Hanım: Efendim? Yasemin: Hiiç yok bişey.. Fikret Hanım: Hadi işlerinizin başına... E&K&B&H&Y: Peki efendim.... --------------------------------------------- Ela: (Levent'in odasının kapısını açarak) Gelebilir miyim? Levent: Bir de soruyor musun? Ela: Bugunku asistanın benim. Levent: Biliyorum. Ela: Nasıl? Levent: Özel olarak seni istedim.. dedi ve Ela'ya yaklaştı... Ela: Hmmm demek öylee... Levent: En son bu odada neler olmuştu hatırlıyor musun? dedi muzipçe gülerek. Ela: Yooo hatırlamıyorum... dedi aynı şekilde karşılık vererek Levent: Hatırlatiyim o zaman... Ela'yı belinden tutup kendine doğru çekti ve uzun uzun öptü.. Ela istemiyerekte olsa geri çekildi... Ela: Tamam hatırladım şimdii.. Levent: Yok yok sen tam hatırlamamışsındır. Biraz daha hatırlatayım ben sana.. diyerek tekrar öptü ------------------------------------- Hasan: Hanfendi hep beni mi bulmak zorundasınız yaa!! H.Y.: Aaa ne var bunda oğlum. Bak kızım çok tatlıdır. Sende çok sevimlisin... Gelin tatlıya bağlıyalım şu işi.. Hasan: Többe Yarabbim yaa. Benim zaten bi sevgilim var... Hatta sözlüyüz! H.Y: Olsun atarsın sözü... Hasan: Deliricem yaa valla deliricem. Biri sevgilimi ister biri beni ister. Nedir bu yaa.. H.Y: Amma söylendin be evladım. Hasan: Ben gidiyorum hanfendi. Kendinize başka bir damat bulun. Çattık yaa... diyerek sinirli sinirli oradan uzaklaştı... ----------------------------------- Burak: Kader.. Kader: Efendim canım? Burak: 3 çocuk bize yeter mi? Kader: Sen hala orda mısın Burak ya?? Burak: Kader bari çocuğu önce biz yapalım yaa. Delikanlılık alemine rezil oldum valla. Kader: Aman ne büyük bir kayıp. Hemşire: Kader Hanım dinlenme odasında sizi görmek isteyen biri var. Kader: Kimmiş? Hemşire: Cem Bey. Fikret Hanım'ın kardeşiymiş... Bu sözlerin üzerine Burak ve Kader gözgöze geldiler... Burak'ın gözlerinden ne kadar sinirli olduğu çok net bir şekilde anlaşılabiliyordu.... begum_melek93 11-04-07, 20:06 PART 53 Levent kapıyı çalar…uğur kaıyı açtığında gördükleri karşısında resmen dumur olur(ohh mustaak sana) U: sizz… buradaa…bu nasıl olur ya??? L: oyun bitti uğur…buraya kadarmış…çocukça bir oyun oynadın ama oyunun uzun sürmedi…. U: sana öyle geliyor … der ve kapıyı mkapatmaya çalışır ama levent son anda kapıyı tutmuştur… Uğur kapıyı kapatmak için ne kadar uğraşsa da nafile bir türlü kapatamamıştır… En sonunda açmak zorunda kalır kapıyı … L: sakın…sakın bir daha aynı şeyi deneme…ne olursa olsun bu evden elayı almadan çıkmicam şimdi söyle o nerdeee ??? U: ela burada değil(yuhh nasıl deill…yalancı) N: doğru söyle elanın burada olduğunu biliyoruz… U: ela burada değil dedim size… L: bizde burada olduğunu biliyoruz dedik sana… Levent içeri girmeye çalışır… U: içeri girmene izin vermem… L: izin isteyen yok zaten … der ve uğurun yüzüne bir yumruk indirir(ohhh eline sağlık levooo…) Uğur canının acısıyla uğraşırken levent içeri girer…elanın ağlama sesini duyar…merdivenlerden yukarı çıkar…elanın olduğu odayı bulur … kapıyı açıp odaya girer ela duvarın dibinde hıçkıra hıçkıra ağlıyordur…ela kafasını kaldırıp kimin geldiğine bakmıyordur…uğurun geldiğini sanıyordur…levent elaya yaklaşır…uzun uzun sevdiği kadına bakar…ona bir ömür gibi gelen şu kısacık zamanda ne kadarda çökmüştür ela…ne kadar bitkin olduğu ve gittiği zamandan beri ağladığı her halinden belliydi…levent elanın hala kafasını kaldırıp bakmamasına dikkat etmiştir…kendini belli etmek ister…her şeyi unutup en yumuşak sesiyle L: elaaa Bu ses…elanın beyninde yankılanıyordur…ela birden kafasını kaldırır…önünde duran leventi görünce birden ayağa kalkar ve içine sokmak istercesine sıkı sarılır… E: leventttt…biliyodum…beni kurtarıcaanı…bu pisliğe bırakmicaanı biliyordum… Ela levente öyle sıkı sarılmıştır ki levent nerdeyse nefes alamicak duruma gelmiştir… L: tamam ela sakin ol hadi gidelim … der vee zorda olsa kendini elanın kollarından çekip neslihanın yanına gitmek için hamle yapar… Ela leventin bu soğuk tavrına bir anlam verememiştir…sarılınca da hiç tepki vermemişti levent…oysa ela onu ne kadar çok özlemişti…leventse kendini çekmeyi tercih etmişti…beraber aşağıya indiler…uğur kapıda öylece durmuştur… U: bunu ödeticem…size bunu ödeticem …diye tekrarlıyordu… Neslihan uğura yaklaştı vee… N: burada olduğunuzu söylediğim gibi diğer yaptıklarını da şimdi burada söylememi istemiyorsan hayatına sağlıklı bir insan olarak devam etmek istiyorsan sussss… Der ve sışarı çıkarlar…ela leventin elini tutmak istemiştir ama levent elini geri çeker…arabaya binmek için hamle yapar ama ela onu durdurur… E: neler oluyor levent….neden böyle davranıyorsun… L: nasıl davranıyorum… E: soğuk…yani bu tavırlarının sebebini anlayamadım… L: anlayamadın mı…o zaman gitde sevgilin ömer anlatsın sana E: ne sevgilisi…ne ömeri …o kim yaa…levent neler diyorsun… L: bilmiyorum ela aklım öyle karışık ki ne dediğimi bilmiyorum … bir yandan elam yapmaz öyle şey diyorum diğer yandan…diğer yandan o ömer denilen adamın gelip elanın sevgilisiyim dediği an kulaklarımda yankılanıyor… Der ve arabaya biner…ela ne olduğunu anlayamamıştır…o da arabaya biner…ela arabaya biner binmez levent gaza basmıştır… Neslihan şaşkın bir şekilde onu burada bırakıp giden ela ve leventin arkasından bakakalır… N: ahh ahh deli aşıklar…beni de burada unuttunuz…offf nasıl açıklicam ben şimdi olup biteni size…ama ben sizi bulacağım yeri biliyorum der…yoldan bir taksi çevirir ve gideceği yerin adresini verir… begum_melek93 11-04-07, 20:36 PART 54 N: ahh ahh deli aşıklar…beni de burada unuttunuz…offf nasıl açıklicam ben şimdi olup biteni size…ama ben sizi bulacağım yeri biliyorum der…yoldan bir taksi çevirir ve gideceği yerin adresini verir… Ela ve levent bir evin önünde durmuşlardır…levent hiçbir şey demeden arabadan iner…arkasından elada iner beraber eve girerler…uzun bir sessizliğin ardından : E: levent burası neresi… L: konuşabiliceğimiz tek yer…çiftlik evi…. E: levent neler olduğunu açıklar mısın ??? O sırada kapı sesi duyulur içeri Neslihan girer… N: ben açıkliyim istersen… E: noluyor yaaa…kim açıklarsa açıklasın yeter ki biliyim ..kim bu ömerrr…. N: ömer uğur seni kaçırdıktan sonra geldi…senin sevgilin olduğunu uzun süredir görüşmediğinizi seni çok özlediğini söyledi… E: neeee….. N: ela dinle lütfen…sonra levent bunları duyunca yıkıldı…inanmak istemedi…ama inanmaktan zorunda kaldı çünkü bu olayın gerçekliğini öğrenebileceği tek kişi olan sen yoktun…sonra ben bir odanın önünden geçerken duydum her şeyi…ömer uğurun adamıymış…leventi yaralamak sizi ayırmak için böyle bir plan yapmış…ben bu olnları duymasaydım başarılıda olabilirdi büyük ihtimalle… L: ne yani hepsi bir oyun muydu…olanlar gerçek değil mi??? N: hayır değil… L: biliyordum…elanın beni sevdiğini böyle bir şey ypmayacağını biliyordum der ve elaya sıkıca sarılır… Ela leventten ayrılır… E: (gözleri yaşlı) ne olursa olsun böyle bir şeyi sana yapabiliceğimi nasıl düşünürsün levent…ben seni her şeyden çok sevdim…seviyorum…sen benim hayatımsın … yaşama sebebimsin…nasıl inanmazsın sevgime…nasıl seni aldatıcamı düşünürsün… L: ela ben … özür dilerim…ama kafam allak bullak olmuştu…seni kaybettiğimi düşünüyordum…uğur seni bende alıp götürdüğünde her şey karardı…hiçbirşeyin anlamı kalmadı…ben bende değildim…ruhum seninleydi…aklım düşüncelerim…sadece bedenen buradaydım…ne düşündüğümü yada düşüneceğimi bilmiyordum…affet beni lütfen…biliyorum yanlıştı … böyle bir şeyi düşünmem bir hataydı… E: neden…neden ne olursa olsun…ne yaparsan yap sana kızamıyorum… L: çünkü beni seviyorsun…der ve elanın dudaklarına yapışır… Neslihan barışmış olmalarına sevinmiştir…ama kendini belli etmesi gerektiğini düşünür….hafifçe öksürür N: öhö öhö…aile var arkadaşlar lütfen… Levent ve ela birden toparlanırlar… E: pardon yaa… N: önemli deil tamam…alıştım artık beni unutmanıza… L: aşk olsun kuzen … hiç unuturmuyuz seni … N: tabii hiç unutmazsınız…ben unuturum hep…uğurun evinin önünde ben seni bıraktım geldim zaten buraya… E: sahiden…sen nerden anladın burada olduğumuzu… N: aşk olsun yenge…biz leventle ne zaman bişey konuşucak olsak hep buraya geliriz…aslında bu aile genelinde böyledir…önemli şeyleri hep burada konuşuruz…bir nevi aile meclisidir bu ev… E: benimle ne alakası varr… N: olur mu öyle şey…sende artık ailedensin…bundan sonra tüm öenmli kararlar öenmli meseleler bu evde konuşulucak…der ela gülümser bu olaya… E: gerçekten böyle mi düşünüyorsunuz…der L: tabii ki hayatım … öyle düşünmesek burada ne işin var… havin+10baran 12-04-07, 08:33 [COLOR="DarkGreen"] BÖLÜM 73: Sabah olmustur ilk önce levent uyanir sonra suati,hasani ve buragi uyandirir. L: beyler Bayanlarin gönlünü almaliyiz..Bize baya kizdilar dün aksam…Aslinda haklilardi… S: ya ne yaptikki??Sadece güldük.. B: suattttttttt L: evet suattttttttt burak hakli biraz ileri gittik galiba.. H: ne yapicaz peki? L: bence güzel bir kahvalti hazirliyalim… B: iyi fikir H: evet iyi L: ozaman burak sen benimle gel biz kahvalti hazirliyalim.. Suat sende hasanla git pogaca,börek, filan al…Ha sakin ekmeyi unutmayin..evde hic ekmek yok… S: tamam hadi hasan H: geldim.. L: hadi burak B: tamam.. Levent ve burak once cay koyarlar sonra kahvaltlik lari cikaririlar..Sofrayi kurarlar..Cok güzel bir kahvalti hazirlamislardir…Bua rada suat ve hasan gelir…Bir sürü pogaca,börek almislardir… L: suat ya abartmaniza gerek yoktu… S: olsun olsun..Bir sey olmaz..Hastahaneye götürürüz orda yeriz kalirsa… B: iyi hadi bayanlari uyandirarim artik… L: hadi Yukarida: L: askim hadi kalk.Bak sabah oldu… E: günaydin..(biraz soguk bir sekilde) L: hala kizginmisin bana? E: evet.. L: ama azsonra gececek merak etme… E: nasil?? L: bir sey sorma hadi sabahligini giy assagiya iniyoruz… S: canim hadi kalk sabah oldu.. Z: yok ya biraz daha uyuyalim..lütfen S: hayir olmaz..Sana bir sürprizim var… Z: neymis? S: sürpriz..hadi kalkta assagiya inelim.. Z: offfffffff ya tamam B: askim hadi kalk.(yanagina bir öpücük kondurur) K: ………. B: kader uyanik oldugunu bilmiyorum…Bak gidiklarim K: offff ya ne olur biraz daha uyusak……… B: kader elalardayizz…Hadi kalkta elaya yardim edelim..Beraber kahvalkti hazirliyalim… K: tamam kalktim.. H: gizem hadi askim uyan… G: tamam kalktim H: siiiiiiii dur hemen kalkma…Gözlerini kapaticam.. G: niye? H: sana bir sürprizim var da ondan… G: neymis? H: sürpriz askim G: iyi ya söyleme… Herkes assagiya iner..hepsi bir birleriyle merdivende karsilasmistir..levent,suat,burak ve hasan sevgililerinin gözlerini elleriyle kapatmislardir… ve yavas yavas son merdivenleri inerler… E: burasi cok güzel kokuyor… G: evet..ya ben bir saatten beri tikirtilar duduyorum sizde duydunuzmu kizlar? Z: yo ben bir sey duymadim.. K: bende E: bende valla L: üc deyince aciyoruz H&S&B: tamam L: bir…………..iki………………üc(kizlarin gözlerini acarlar) E: siz………..(hepsi sok ilmuslardi…hele dün aksamdan sonra böyle bir seyi kesinlikle beklemiyorlardi).. Z: suat……… K:……….. G: demekki sesler bunlardi… H: hihi K: bunlar bizim icinmi simdi? S: evet hayatimizdaki hek varliklarimiza…Tek sevdigimiz insana L: bizim ve bebeklerimizin yasamasini saglayan insana… B: size…Hepsi size… H: ayrica dün aksam icin cok özür dileriz..Kalbinizi kirdik.. Z: ne diyecegimizi bilmiyoruz E&K&G: hihi (Elanin beline arkadan levent sarilir ve boynuna bir öpücük kondurur) L: özür dilerim karicim..Dün aksam üstüne gittim.. E: önemli deyil..bende özür dilerim..böyle davranmamaliydim. L: neyse gecti artik..bebeklerimizin karni acikmadimi??? E: hemde cok acikti… L: eeeeeee hadi oturalim sofraya ozaman… (Suatta zenana sarilir ve elini zenanin karnina koyar). S: tskl ederim..beni bukadar mutlu ettigin icin..inana bana bunun üstesindende gelicez..Hic bir korku kalmiyacak üzerinde..hiccccccccccccccc Z: biliyorum-…seni cok seviyorum S: bende bende seni cok seviyorum……..EEEEEEE bebegimizin karni acikmadimi? Z: hemde cok acikti babasi… B: hadi askim acikmadinmi sofraya oturalim.. (burak sofra dogru yönelirken kader kolundan tutar) K: seni cok seviyorum.. B: bende bende seni cok seviyorum K: iyiki hayatima girdin…iyiki yanimdasin..Iyiki kocamsin.. B: herzaman bana htiyacin oldugu zaman,yada sadece beni görmek istedigin zaman burdayim..hep burda..Birde burdasim bunu untumustum..Tam burda( kalbine tutar).. K: sende hep burdasin hep burda..Ölüm bile seni burdan cikarmayacak…(kendi kalbini eller..gözünden iki damla yas süzülür).. B: siiiiiiii yapma bak ne güzel bir sabah..sakin aglama..CÜnkü sen aglayinca ben dayanamiyorum… K: tamam hadi kahvaltiya oturalim..Ben cok aciktim.. Hasan ve gizem ise sevgilerini bakislariyla anlatirlar…Sadec bakisirlar..ve sonra kahvaltiya oturular.. K: bu kim fikriydi??? Z: evet bu kimin fikriydi??? Beyler levente bakarlar.. H: leventin fikriydi… E: gercektenmi?? L: eeeeee dün aksam bana öyle baktinki Böyle bir sey olmasaydi beni afetmen cok zordu….Hem birde icimden geldi..sana coktamndir kahgvalti hazirlamamistim… E: askim benim..Hayir hazirlamistin hani kavga ettigimiz günvarya..Iki gün önce… L: ela hatirlartma o sabahi bana lütfen…Ama aksami hatirlata bilirsin… S: aaaaaaaaa aile var burda ya L: ay ne dedim ya..Aksami hatirlata bilirsin dedim..Siz bir görseydiniz bu sofrayi |