Tüm Versiyonu Göster : Kurtlar Vadisi Pusu-Haberler


Sayfalar : 1 [2] 3

!! Elyf !!
27-01-08, 01:25
9 canlı Polat

KURTLAR Vadisi'nin Polat Alemdar'ı Terminatör'e taş çıkartan bir dayanıklılık örneği gösteriyor. Bugüne kadar sayısız badire atlatan, defalarca yaralanan, hatta bir kaç bölüm önce, yanında mayın patlatılmasına rağmen burnu bile kanamayan kahramanımız bu kez de iki kürek kemiğinin ortasına saplanan 25 santimlik avcı bıçağına "Bana mısın?" demeden, hayatta kalmayı başardı. Polat, tırtıklı bıçağı, kapı yardımıyla sırtından çıkartıp, bir de kilometrelerce otomobil sürerek, merhum aşkının mezarına kadar gitti. Doktorların ameliyat sırasındaki konuşmalarından anladığım kadarıyla, saldırgan bıçağı bir "cerrah titizliğinde" saplamıştı. Ne ciğerler, ne kalp, ne omurilik ne de hayati damarlar, sapına kadar saplanan bıçaktan zarar görmemişti. Sırtından yaralı Polat, ameliyattan sonra hastaneden kaçırılırken sedyeye "sırtüstü" yatırılmasına ve onca kan kaybetmesine rağmen yine de hayatta kalmayı başardı. Ne diyeyim? Öldürmeyen Allah öldürmüyor işte...


Kaynak : Sabah Gazetesi

hekimoglu64
28-01-08, 13:16
« Önceki Haber
Sonraki Haber »



Polat vuruldu, fanatikler isyanda...
Kurtlar Vadisi sevgisi engel tanımıyıor. Kurtlar Vadisi fanatikiği Polat Alemdar'ın vurulması ve en yakındaki adamlarının kaçırılmasını www.kurtlarvadisi.com sitesini hack'leyerek protesto etti.
Kurtlar Vadisi dizisinin son bölümünde hayranlarını büyük bir sürpriz bekliyordu. Polat Alemdar derin devletin içindeki bir çetenin hedefi haline geldi ve ona ihanet eden yanındaki çaycı tarafından sırtından bıçaklanarak yaralandı.
Polat Alemdar'ın adamları da istihbarat elemanları tarafından kaçırıldı.
Bu durum Kurtlar Vadisi fanatikları arasında büyük tepki yarattı. Fanatikler dizinin yapımcı şirketi ve yayınlandığı TV kanalına protesto mailleri yağdırmaya başladı.
Fanatiklerden biri de Kurtlar Vadisi'nin sitesini çökertip bir not bıraktı.
Siteye bir de not bırakan protestocu şunları yazdı:
Necati Abi, uzun zamandır ulaşmaya çalışıorduk vallahi. Kısmet bugüneymiş. Tüm pana film çalışanları ve Kurtlar Vadisi kadrosuna bizleri asosyal ortamdan kurtarıp içimizi dışımızı action ile doldurduğu için teşekkür ederiz."

kaynak milliyet.com.tr

aysegülll
29-01-08, 11:44
'Hack'lemeye hacet yok Polat yaşıyor
Kurtlar Vadisi fanatikleri 'Polat ölmesin' diye dizinin internet sitesini hackledi. Yapımcı firma Pana Film, telaşa mahal olmadığını söylüyor


AYSEL YAŞA
Kurtlar Vadisi aşkı sınır tanımıyor. Dizinin ilk yayınlandığı zamanlarda Çakır'ın ölümüyle yıkılan 'hassas' izleyici son olarak Polat Alemdar'ın derin devletin içindeki bir çetenin hedefi haline gelmesi ve ona ihanet eden yanındaki çaycı tarafından sırtından bıçaklanarak yaralanmasını kabul edemedi. Polat Alemdar'ın adamları da istihbarat elemanları tarafından kaçırılınca daha fazla dayanamayan Kurtlar Vadisi sevenler harekete geçti. Fanatik izleyiciler www.kurtlarvadisi.com sitesini hack'leyerek Polat'ın yaralanmasını protesto etti. Fanatikler dizinin yapımcı şirketi ve yayınlandığı TV kanalına protesto mailleri yağdırmaya başladı. Bu konuda görüşlerini aldığımız yapımcı firma Pana Film yetkilileri de olayı doğruladı. Yetkililer 15-20 dakika süresince izleyiciden gelen yazının sitenin ana sayfasında yer aldığını belirtti. Olay fark edilir edilmez gerekli düzeltmeler yapıldı.
Öte yandan bugüne kadarki pek çok saldırıyı bertaraf eden Polat bu ve benzeri olaylardan da kolayca sıyrılacağa benziyor. Kısacası izleyenlerin tedirgin olmasına gerek yok. Çünkü Polat Alemdar Terminatör'e taş çıkartan bir dayanıklılık örneği gösteriyor. Polat bu yaralanmadan kurtulduğu gibi bundan sonra başına gelecek olası saldırılardan da alnının akıyla çıkacaktır. Telaşa mahal yok!



29.01.2008
Yeni Şafak

aysegülll
29-01-08, 12:09
Kurtlar Vadisi bilir
MEDYA dünyası, Kurtlar Vadisi’ni konuşuyor, dizi nereden bildi de anlattı diye. Malum, Ergenekon Operasyonu ile gazetelere yansıyan olayları, birkaç haftadır bu dizide izliyorduk, sahne sahne... Vatana sahip çıkıyoruz diye farklı yollar deneyen hatta çaycıyı, Polat’ı öldürmek için gönderenlerle, ortaya çıkanlar örtüşüyor, neredeyse bire bir... Kurtlar Vadisi gündeme tanıklık yapıyor, bir dönem de “Çuvalcı”ları anlatmış, başı derde girmişti, o dönem politikası Amerika’ya söz söylenmesini istemiyordu, şimdi anlatılanlar o filmdeki kadar sivri, ama güncel politikaya uyuyor.

Tuna Serim Tercüman Gazetesi

sarıseren
29-01-08, 16:21
Dizilerin süreleri 90 dakikaya çıkınca çekim ekipleri de adeta sette yaşamaya başladı. Bu durum bazı sahnelerde gülünesi mantık hatalarına yol açmaya başladı.

-Kurtlar Vadisi Pusu-

Polat, sırtına saplanan tırtıllı bıçağı on saniyelik bir hamleyle kapı aralığına sıkıştırıp çıkarttı. Ardından sırtından ameliyat olan Polat, hastaneden kaçırılırken sırtüstü sedyede taşındı.

Kaynak:Uçankuş

sarıseren
31-01-08, 01:35
Mafya dizilerinde polisler nerede?

Haftalardır Kurtlar Vadisi'ni izliyorum. Onca çatışma, cinayet, adam kaçırma, işkence, gasp, yaralama olayı yaşanıyor. Hatta şehrin ortasında mayınlar patlatılıyor. Ama ne üniformalı ne de resmi, bir tek polise dizide rastlamak mümkün değil. Geçen hafta final yapan Kuzey Rüzgarı da mafya ve derin devlet ekseninde bir senaryoya sahipti ve orada da çok sayıda çatışma yaşandı. Ama gelin görün ki yine polise rastlamak mümkün olmadı. Son olarak mafyanın, okullara sızma çabasına dikkat çeken Sınıf adlı dizide de mafya, okulları adeta kendine mesken tutarken ortalıkta polis göremedim... Bu durum beni fena halde rahatsız etmeye başladı. Emniyet güçlerinin hem terör, hem narkotik, hem de derin devlet ile mücadelede üstün başarıların altına imza attığı şu günlerde "polisi yok saymak" büyük haksızlık. Arka Sokaklar, Pars: Narkoterör, Köprü ve Sessiz Fırtına'da bolca rastladığımız polis görüntüleri ise tamamen mecburiyetten. Zira bu dizilerin "omurgasını" polis kahramanlar oluşturuyor. Ama konusunu mafya ve derin devletten alan, "sıradan" insanların kahramana dönüştüğü diğer dizilerde ise "ilaç için" bir tek polis yok!.. Emniyet teşkilatına en fazla güvenmemiz ve destek olmamız gereken günlerde, polisi yok sayan dizilerin, toplum üzerinde yaratacağı olumsuz havanın, güvensizlik ve istikrarsızlık arayanların ekmeğine yağ süreceğini görmek için dürbünle bakmaya gerek yok. Lütfen biraz daha hassasiyet!..

Yüksel Aytuğ/Sabah

yalcinersonmez
01-02-08, 00:29
Kurtlar Vadisi Pusu'nun nefesleri kesen 24. bölümünde, Polat Alemdar, Vural'la birlikte ölüme uçtu...

Ekibindeki bütün adamları Vural ve Hakan tarafından esir alındıktan sonra Vural'la karşı karşıya gelen Polat Alemdar, "Birlikte öleceğiz" diyerek Vural'la ölüme uçtu...

Polat Alemdar nasıl kurtulacak? 25. bölümde neler olacak?

KAYNAK: Resmi Site

sarıseren
01-02-08, 11:30
Polat Alemdar uçtu!

Televizyonların reyting rekortmeni dizisi Kurtlar Vadisi Pusu dün akşam yine "merak dolu" bir sonla bitti. Alemdar, teşkilatın başındaki Vural'a öyle bir sürpriz yaptı ki...

http://www.televizyongazetesi.com/img/haber/manset/polatucuyor.jpg

Tüm adamlarını kurtarmak isteyen Polat Alemdar "teşkilat" ile pazarlığa girişiyor.

Silahsız ve adamları olmadan Vural'ın karşısına çıkan Polat Alemdar, Vural'ın "vurun öldürün bunu" emrini "öleceksek beraber öleceğiz" diyerek yanıtlayıp hayranlarını 1 hafta boyunca meraka sokacak o adımı atıyor.

kaynak:televizyongazetesi

sarıseren
03-02-08, 00:57
Polat Alemdar nasıl kurtulur?

Kurtlar Vadisi fanatikleri panikte: Son bölümde düşmanı Vural'a sarılıp, 10 katlı binanın çatısından aşağıya atlayan Polat Alemdar'ın akıbeti ne olacak? Mayından, sayısız kurşunlamadan, iki kürek kemiğinin arasına saplanan avcı bıçağından kurtulan Polat'a 10 kat yükseklik ne yapar ki? Peki "mucize kurtuluş" nasıl gerçekleşecek? Aklıma gelen alternatifler şunlar: 1. Polat, hasmını altında tuttuğu için, düştüklerinde Vural, "itfaiye yastığı" işlevi görecek. 2. Eski Türk filmlerinde intihara kalkışan kadın, inşaattan atladığında hep kum tepesinin üstüne düşüp, kurtulurdu. Belki böyle bir şans, Polat'a da nasip olacak. 3. Polat, son dönemde kendisini sırtından vuran delikanlıyı bile affedecek kadar iyiliksever oldu. Belki de beşinci kata gelmeden kanatlanıp, melek olacak! 4. Polat, ustaca gizlediği (!) bungee jumping halatı sayesinde boşlukta asılı kalacak. Ya da uçurumdan düşen James Bond gibi paraşüt açacak! 5. Tesadüfen yoldan geçen pamuk yüklü kamyonun üstüne düşecek. 6. Verilmiş sadakası olacak. 7. Öldürmeyen Allah öldürmeyecek... Polat Alemdar nasıl kurtulur?

Yüksel Aytuğ/Sabah

MeRvİsHh
05-02-08, 19:36
Polat Alemdar bu sefer ölüyor mu?


Kurtlar Vadisi'nin son bölümü müthiş finalle bitti. Polat ölüme atlarken dizi bitti. Şimdi ne olacak peki? Yoksa efsane bitiyor mu? Fanatik izleyiciler sabah akşam bunu tartışıyor:



Ersin ÇELİK'in haberi...

Milyonları ekrana kilitleyen Kurtlar Vadisi Pusu'nun 24. bölümü müthiş bir sahneyle sonlandı. Dizinin kahramanı Polat Alemdar, derin devletin başındaki Vural ile birlikte yüksek bir binanın tepesinden ölüme atladı. Polat'ın bu atlayışı akılara 'Yoka dizi bitiyor mu?' sorusunu getirdi.

Bu zamana kadar sayısız çatışmaya giren, Irak'ta yüzlerce Amerikan askerini haşamat eden, adım attığı yerde mayın patlayan, kurşunların ortak hedefi haline dönen ve en son kürek kemiğinin ortasına yediği bıçak darbesiyle ölmeyen Polat’ın bu atlayıştan kurtulamaycağı söylentileri dizinin izleyicilerini harekete geçirdi.

Derin ilişkilerin 'derin dizisi' Kurtlar Vadisi'nde işler iyice arapsaçına döndü. Her bölümü bir bilmeceyle sonlanan dizinin son bölümünün final sahnesi ise birçok tartışmayı beraberinde getirdi.

BRANDA VE KAMYONET

Derin devletin elinde olan adamlarını kurtarmak için hasmı Vural ile buluşan Polat’ın, teslim olmaktansa ölmeyi seçmesi dizinin fanatik izleyicileri arasında da ‘derin’ tartışmalar çıkardı.
Vural’a sarılıp 10 katlı bir binadan ölüme atlayan Polat’ın sonunun ne olacağını dizinin web sitesinde harıl harıl tartışan izleyiciler, senaryoya destek çıkacak nitelikte yorumlar yapıyor.

Bu zamana kadar sayısız çatışmaya giren, adım attığı yerde mayın patlayan, kurşunların ortak hedefi haline dönen ve en son kürek kemiğinin ortasına yediği bıçak darbesiyle ölmeyen Polat’ın bu sefer de ölmeyeceğini düşünen izleyiciler birbirinden ilginç senaryolar üretiyor…



HAVA YASTIĞI VURAL

Binadan atlama sonucunda Vural’ın yüzde yüz öleceğine emin olan izleyici, Polat’ın sağ kurtulmasını da Vural’a bağlıyor. Binadan atlarken Polat’ın üstte olmasına dikkat çeken izleyiciler, Vural’ın Polat’a ‘hava yastığı’ olacağı düşüncesinde.

Kahramanları Polat’ın baş düşmanı olan Vural’ı kurtarıcı yastık olarak gören izleyicinin bir üstünde mutabık olduğu tek şey ise Branda. Polat’ın binaya tek başına çıkmasını gözden kaçırmayanlar, Polat ile birlikte yola çıkan Abdülhey ve Hüsnü’nün binanın tepesinde olmamasına dikkat çekerek, bu ikilinin aşağıda branda açacağını iddia ediyorlar.

Vural'ın "vurun öldürün bunu" talimatına, "öleceksek beraber öleceğiz" diyerek Vural’ı da altına alan Polat’ın aslında plan yaptığını ileri sürenler ise binanın dibinde görünen bir kamyonete dikkat çekiyor. Polat ile Vural’ın, binanın dibindeki beyaz kasalı kamyonetin kasasına düşeceğini ifade eden okurlar, bu tahminlerini daha da ileri sürerek kamyonetin kasasında kauçuk tarzı yumuşak maddelerin yüklü olabileceğine de değiniyorlar.

Bu kadar ciddi tahmin ve yorumun arasında bu sahneyi alaya alıp Polat’ın uçacağını ve Hollywood’un uçan kahramanı Süpermen’in tahtını elinden alacağını söyleyenler de yok değil.

Dizinin Perşembe günü yayınlanacak olan 25. bölümünü iple çektiklerini belirten izleyicilerin gelecek bölüm için yaptığı bazı yorumlar şöyle:



* Vural’ı altına alan Polat aşağıda duran kamyonetin üstüne düşecek.

* Abdülhey ve Hüsnü aşağıda çadır kurdular. Polat ve Vural çadıra düşecek

* Dikkat ettiyseniz orada bir kamyonet vardı. Polat, Vural’ı oraya çekti. Onun içine atlayacaklar.

* Yere düşerler. Vural, Polat'ın altında. Vural yere yapışır, Polat'ta onun üstüne düşer. Vural tost olur Polat kurtulur.

* Merak etmeyin bir şey olamayacak. Vural da ölmeyecek Polat da… Göreceksiniz r çöplük gibi bir yere düşecekler.

* Polat ve Vural’ın arkasından bakan Hakan’ı Abdülhey alacak ve akla gelmeyecek işkenceler yapıp sonrada kafasına sıkacak

*Âdem’in Memati’ye verdiği bıçak sayesinde Memati herkesi çözüp orayı mezbahaya çevirecek.

* Kurtulsunlar da nasıl olursa olsun! Beynimi yiyorum üzüntüden ağlayacağım…

* Polat işini sağlama almadan oraya gitmez. Bahsettiğimiz adam her şeyi çok kapsamlı düşünebilen bir karakter. Bence aşağıda kamyon ya da benzeri bir yere düşecek…

* Hakan ve Vural ölecek. İskender gelecek, Muro da ölür yakında. Ekip tekrar bir araya toplanır, güzel bölüm bekliyor bizi…

Hayat kahramanları olarak gördükleri Polat'ın ölmesini istemeyen izleyicilerin bir anlamda iyi niyet temennisi olarak yazdığı bu yorumların altında, 'Ya Polat ölürse korkusu' yatsa da, otoriteler Şaşmaz ailesinin reyting rekorlarını alt üst edip, reklam verenlerin sıraya girdiği ve bu yolla darphane gibi para basan diziyi bitirmek gibi bir niyetlerinin olmadığını belirtiyorlar...

Haber 7

MeRvİsHh
05-02-08, 19:38
HANGİ ÜLKEDE TÜRK DİZİLERİ HİNT FİLMLERİNİN PAPUCUNU DAMA ATTI?
TÜRKİYE’DE YAYINDA OLAN HANGİ DİZİ BU ENTERESAN ÜLKEDE RATİNG REKORLARI KIRIYOR? VE HANGİ TÜRK DİZİLERİ BU ÜLKE HALKINI SABAHLARA KADAR UYKUSUZ BIRAKIYOR? İŞTE TÜRK DİZİLERİ “BİZİM ÖRF VE ADETLERİMİZİ YANSITIYOR, HİNT FİLMLERİ HALKIMIZIN AHLAKINI BOZUYOR” DİYEN O ÜLKENİN ÖYKÜSÜ!…

5/2/2008 13:24

Türk dizileri nihayet dünyaya açıldı…
Kazakistan’da şu aralar Türk dizi furyası fena esiyor…

Bir süredir atakta olan Kazak TV’leri Türkiye’de gösterimi sona ermiş pek çok diziyi ilk bölümünden itibaren yayınlamaya başladı…

Kazak İzleyicilerin en çok izlediği dizi şu aralar Kurtlar Vadisi’nin ilk bölümleri.

Ayrıca beş sene önce sona eren Deli Yürek, altı sene önce sona eren Asmalı Konak ve Kınalı Kar da şu aralar Kazakiztan TV’lerinin gözdesi durumunda…

Kazak’ların Türk yapımcılardan satın alıp gösterime soktuğu diğer diziler arasında Acı Hayat, Zerda., Berivan da yer alıyor.

Ve yine ilginç bir detay...

Bir süredir Hint filmleriyle ayakta duran Kazakistan televizyonları şu aralar sadece ve sadece Türk dizilerini yayınlıyor. Bunun da gerekçesi Türk dizilerinin Kazak halkının örf ve adetlerine çok daha yakın olması, Hint filmlerinin Kazak halkının genel ahlak anlayışına ters düşüyor olması…

Uçankus

HG_GUMUS
06-02-08, 16:01
Polat Alemdar nasıl kurtuluyor?

Kurtlar Vadisi'nin son bölümünde 10 katlı bir binanın tepesinden atlayarak hayranlarının yüreklerini ağzına getiren Polat'ın nasıl kurtulduğu belli oldu. İşte Polat'ın kurtuluşu:
06 Şubat 2008 15:25
Yazı boyutunu büyütmek için
Kurtlar Vadisi Pusu'nun geçen hafta yayınlanan son bölümün finalinde, kendisini öldürmek isteyen Vural ile birlikte ölüme atlayan Polat Alemdar'ın nasıl kurtulduğu belli oldu.

"Yoksa Polat ölüyor ve dizi de bitiyor" söylentilerinin çıkmasına sebep olarak Polat hayranlarını tedirgin eden, bu nefes kesen sahnenin nasıl sonlanacağı dizinin bu hafta yayınlacak olan bölümün fragmanında ortaya çıktı.

Polat nasıl kurtuluyor?

Vural'ın elemanlarına verdiği "vurun bunu gebertin" talimatına, "öleceksek beraber öleceğiz" diyerek cevap verip, Vural ile birlikte 10 katlı binanın tepesinden ölüme atlayan Polat'ı aşağıda bekleyen sürpriz ise; bir kamyon...

Büyük İskender Kim?

Konuyla ilgili pazartesi günü yapmış olduğumuz Polat Alemdar bu sefer ölüyor mu? başlıklı haberde, haber7 okucusunun da dikkat çektiği kamyonun kasasına düşen Polat ve Vural'ı olay yerinden kaçıran Abdülhey, Hakan'ı büyük hayal kırıklığına uğratıyor. Perşembe günü yayınlanacak olan dizinin fragmanında, Memati'nin Hakan'ın adamlarının elinden kurtulduğu görülürken, geçen bölümde akıllarda soru işareti bırakan Büyük İskender de ortaya çıkıyor.


haber7

-Dena-
07-02-08, 01:21
Vadi'nin yeni belalısı: İskender Büyük
'Kurtlar Vadisi Pusu' geçtiğimiz hafta, Polat Alemdar ile Vural altıncı kattan düşerken bitmişti. Dizinin bu bölümünde Polat ve Vural'ı aşağıda sürpriz beklemektedir.



Polat Alemdar'ın ve adamlarının, Hakan'ın elinden kurtulup kurtulamayacağı belirsizliğini korurken, herkes 'belalı' İskender Büyük'ü konuşmaktadır. Show TV / 21.15

Zaman

MeRvİsHh
07-02-08, 14:01
İlk yayınlandığında konusu ile dikkat çeken Kurtlar Vadisi, altı bölümün durgunluğundan sonra seyirciyi ekrana kitlemiş ve bir fenomen olarak Türk Televizyon tarihine adını altın harflerle yazdırmıştı. Yayınlandığı dönemde her hafta fırtınalar estiren ve ölenlere cenaze töreni bile düzenlenip mevlitler okunan dizi reytingleri altüst edip milli maçlarla aynı reytingi alıyordu. Kurtlar Vadisi günü, Kurtlar Vadisi saatinde sloganı ile fan siteleri kurulmuş, yurt içinde ve yurt dışında birçok kurtlar vadisi fanatiği oluşmuştu. Dizi yayınlandıktan sonra bilinen fakat pek tanınmayan birçok oyuncunun önünü açtı. Birçok bilinmeyen, tanınmayan hatta oyuncu olmayan birçok kişiyi de oyuncu yaptı.

Bir ekol haline gelen dizi rekorları kırarken, bir çok yapımcı ve kanal benzer dizilerle(köpek, hacı vs.) pastadan pay almak istedi. Ancak taklitler aslını yaşatır sözünü hatırlatırcasına bu diziler kurtlar vadisinin önünü kesmek bir yana dursun seyredilme kitlesini iyice arttırdı.

Her hafta soluksuz izlenen dizi, finalini sinema filmiyle noktaladı. Bu sinema filmi ki içinde pek çok ilkleri barındırıyordu. En önemli özelliği ise bugüne kadar yapılan Türk filmleri içinde gelmiş geçmiş en fazla seyredilen bir film olmasıydı.

Filmin ve Dizinin yapımcıları muhtemeldir ki dizinin devamının çekilip çekilmeme kararsızlığını çok yaşamışlar ve sonunda devamı çekilmesi yönünde fikir birliğine varmışlardı. Uzun bir aradan sonra yayına başlayan “Kurtlar vadisi Terör” ilginç bir gerekçeyle Terör gerekçesiyle yayından kaldırıldı. Ve aynı gerekçeyle yayınlanmayan ikinci bölümü de tekrar yayınlandı. Yapımcılar yılmadılar ve “Kurtlar vadisi pusu” adı ile tekrar televizyonlarımıza konuk oldular.

İlk iki bölümden sonra eski tadında değildi. Fanatikleri fan sitelerinde tartışmaya ve diziye sorgulamaya başladı. Dizi böylesine tartışılırken bile benzeri diziler (Kuzey Rüzgârı vb.)reyting alamıyor ve yayından kaldırılıyordu. Bir öncü olmuş ve Pirime Time da, share de reyting rekorları kıran diziye yeni reytingleri hiç yakışmadı. Belki Diziyi yayınlayan kanal beklide yapımcılar kendi içinde çelişkiye düşmeye başladı ve sürekli kolâjlı bölümler ile geçiş dönemi oluştu. Son iki haftadır yeni bölümleri yayınlanmaya başlayan dizi fırtına gibi başladı. Uzun süredir konuşulan tartışılan dizi eski haline döndü. Her dakikası duygu dolu ve heyecanlıydı.

Dizi sanki merhaba ben geldim diyordu. Reytinglere bakılırsa seyircide “ Hoş Geldin Kurtlar Vadisi “diyor.



Osman YİĞİTOĞLU
resmi siteden alıntı

sarıseren
07-02-08, 21:14
Polat böyle kurtuldu

Kurtlar Vadisi’nin kahramanı Polat Alemdar, bir kez daha ölümden kurtuldu. Nasıl mı?

Kurtlar Vadisi Pusu’nun 24. haftasının son karesinde Vural’la birlikte bir apartmanın çatı katından düşen Polat Alemdar’ın akibeti yeni bölümde ortaya çıktı.

Polat ve Vural birlikte Abdülhey’in kullandığı ve içi yumuşak maddeler ve bezlerle dolu kamyonun içine düştüler.

http://www.internethaber.com/images/other/polat-kurtulma.jpg

İkisinin düşme anından sonra Abdülhey, kamyonu kullanırken, Vural’ın belinden silahı alan Polat, istihbarat başkanını rehin aldı.


Vadi’nin yeni karakteri

Kurtlar Vadisi’nin daha önceki bölümlerinde adı geçen fakat kendisi görünmeyen karakteri İskender Büyük 25. bölümde ortayı çıktı.


http://www.internethaber.com/images/news/55953.jpg

İstihbarat biriminin üstünde olduğu anlaşılan İskender Büyük, ilk olarak Hakan’ın hayatını kurtardı.

internethaber

aysegülll
11-02-08, 08:42
Vatan Gazetesi - Memet Guler

Milli maçı geçebilen üç dizi var


Onları da hepiniz ezbere sayarsınız değil mi? Elbette Binbir Gece, Yaprak Dökümü ve Kurtlar Vadisi Pusu. Bu üç dizi bütün rakiplerinin en büyük kabusu. Bu hafta milli maç falan demediler, reytinglerde ay-yıldızlı 11’imizi de geçtiler. Ekrandaki dizi savaşlarında bu üç yapım rakiplerinden belirgin şekilde öne çıkıyor. Onların arasına katılabilmek içinse neredeyse yüze yakın dizi kapışıyor. Bu üçlüye illa birini dahil edeceksek Arka Sokaklar’ın ismini zikredelim.

Çünkü Arka Sokaklar da gerek yayın gününde, gerek haftanın diğer günlerinde verilen tekrar bölümlerinde sürekli ilk beşin içinde yer alıyor. Dönelim geçen haftanın analizine. Zirvede değişen bir şey yok. Binbir Gece, son andaki Kerem’in annesi kimdi bilmecesiyle haftalardan beri gerisinde kaldığı Yaprak Dökümü’nü AB Grubu’nda altına aldı. Ancak aynı dizi Tüm Kişiler’de bu hafta da yine Kurtlar’ın gerisinde kaldı. Haftanın en belirgin yükselişi Pars Nartoterör’de, en büyük düşüşü ise Sıla’da yaşandı. Reyting listelerinin zirvesinin önemli ortaklarından Sıla, bu hafta listede yer alamadı. Bıçak Sırtı’nda da yüreğimi ferahlatan bir çıkış hissediliyor. Asi’nin seyircisi de artık oturdu; o da hemen onların ardı sıra geliyor

çağla7
11-02-08, 09:34
Show TV'de ekrana gelen 'Kurtlar Vadisi Pusu' dizisi tehlikeli oynuyor. Güncel olayları senaryolaştıran dizi ulusalcıları deşifre ederek bu çevreyi ciddi şekilde rahatsız ediyor.




Kurtlar Vadisi'nde Polat Alemdar'ı zor anlar bekliyor. Dizinin 25. bölümünde 'İskender Büyük' karakteri ortaya çıktı. İstihbarat servislerinin bile korktuğu bu isim kim? Diziye çok sükseli bir giriş yapan İskender Büyük hakkında spekülasyonlar başladı?

VELİ KÜÇÜK MÜ?

Bilindiği gibi dizi, güncel olayları başarıyla sahneye uyarlıyor. Kurtlar Vadisi Pusu ulusalcı yapılanmayı deşifre ediyor. Bu yapılanmanın başındaki ismin emekli paşa Veli Küçük olduğu iddia ediliyor. İskender Büyük isminin Veli Küçük ismini çağrıştırması da başka bir rastlantı.

KIRMIZI KİTABIN SIRRI

Vadideki ilk icraatı istihbaratlar başkanını ortadan kaldırmak olan Büyük İskender, Hakan ve köstebek Cengiz’le birlikte Polat’a yeni pusular hazırlayacak. Büyük İskender, 25. bölümün finalinde Polat’ın eline geçmesini istemediği önemli bir belgeden söz etti. Kurtlar Vadisi Pusu izleyicileri, kırmızı kitap kod adlı bu belgenin sırrının çözülmesini merakla bekliyor…

Gazeteport

televizyongazetesi.com

delfin23
11-02-08, 12:43
Polat'ın aşkı dönecek mi?

KURTLAR Vadisi izleyicileri soruyor; Nefise Karatay dönüyor mu diye... Hani Polat'ın sevgilisi olmaya aday Nefise Karatay, güvenlik gerekçesiyle yurt dışına gönderilmişti... O dönemde bu gidiş bir aşka bağlanmış, Nefise'nin Cüneyt Özdemir'le yaşadığı aşk nedeniyle kadro dışı kaldığı yazılmıştı... Nefise'nin fotoğrafı ve adı jenerikten hiç çıkmadı ve iki hafta önce ölümle burun buruna gelen Polat ölmek için Elif'in mezarına gitti... Son bölümdeyse Polat'ın babası, oğluna öğüt verdi, mezarlara gitme, kendine yeni bir yaşam kur, sev diye... Şimdi herkes bu gelişmeyi soruyor, bir araya gelecekler mi diye... Kadınlar, "Polat aşksız kaldı, çok yalnız" diye üzülüyorlar. Yazanların çoğu ikiliyi birbirlerine yakıştırmışlar; erkek maço, kız narin ve kibar, bu tezat yakışıyor diyorlar! Öncelikle bu konuda hiçbir bilgim olmadığını hatırlatmam gerekir; diziyi televizyonda görüyor, ona göre yazıyorum. Yakışma konusunda ise şüpheliyim...

Tuna Serim / Tercüman

delfin23
13-02-08, 07:19
Anlatıcılar

Terörü işleyen dizilerin içinde mutlaka "anlatıcı" konumunda bir karakter oluyor. "Kurtlar Vadisi"nde Selçuk Yöntem'in oynadığı "Aslan Bey" böyle bir karakterdi. Sonra tabii ki bu görevi Polat üstlendi. ATV'deki "Gazi" dizisinde benzer rolde bir yüzbaşı var. "Pars Narkoterör"de de böyle bir karakter ortaya çıktı.
"Anlatıcılar" mesajları verir. Dizi kendi halinde devam ederken birden ortaya çıkıp siyasi gündem ve tartışılan başlıklarla ilgili ve hatta yakın tarihimize de değinerek büyük laflar ederler.
"Pars Narkoterör"deki anlatıcının adı Haydar. Haydar dizinin kahramanına tarih dersleri veriyor. Daha sonra da günümüz olaylarına geçiyor. Jetlerin Kandil'i bombalaması üzerine yorumlar yapıyor; "Kandil'in dibi delik, istediğin kadar bombala" diyor.
O zaman haberlerde bizim izlediğimiz görüntüler ve anlatılanlar hikaye... Haydar Bey bu konuda bilir kişi olduğuna göre durum böyle. "Yoksa siz derin devlet misiniz? Göreviniz nedir?" sorusuna "Bizzat devletin görev verdiği nasıl derin devlet olur?" diye cevap veriyor.
"Kurtlar Vadisi" olsun, "Köprü" olsun (mesela son bölümde şehirlerdeki kundaklama olaylarına gönderme yaptı), şimdi "Pars Narkoterör" olsun gündeme ilişkin göndermeler, stratejik konularda yorumlar yapılıyor.
Yabancı dizilerde de bu öğeler çokça kullanılıyor. Örneğin "24" dizisi. Bizde gerçek ile hayal birbirine karıştırıldığı için anlatıcı konumundaki karakterlere millet inanıyor.
Polat Alemdar'ın bu ülkeyi yönettiğine, söylediklerinin gerçek hayattaki siyasi ilişkilerde geçerli olduğunu zannediyor. Haydar karakterinin de söylediklerine vatandaşın inandığına eminim.
Senaryolar bir yerde köşe yazıları gibi olmaya başladı. Bir gazetenin siyasi yorumcusu, televizyon dizilerinin senaristleri...

Sinan Koloğlu / Milliyet

sarıseren
13-02-08, 08:33
PKK'lı Muro eskiden ülkücüymüş (!)

Türkmax, 12 Eylül dönemini anlatan Zincirbozan filmini dizi halinde yayınlamaya başladığında, Kurtlar Vadisi tiryakileri şoke oldu. Zira, Vadi'deki PKK'nın şehir sorumlusu Muro, Zincirbozan'da sıkı bir ülkücü olarak ekrana geliyordu. Filmin başlarında bir arkadaşıyla kahvehanede sohbet eden Muro, "Belli ki artık Ülkü Ocakları'ndan hayır gelmeyecek. Bari biz işimizi kendi başımıza halledelim" diyor ve solculara karşı harekete geçiyor. Oyunculuk, sürprizlerle dolu bir meslek. Kısa aralıklarla birbirine zıt karakterleri başarıyla canlandırabiliyor ve izleyiciyi buna inandırabiliyorsanız, "makbul" bir oyuncusunuz demektir. Muro'yu, yani gerçek ismiyle Mustafa Üstündağ'ı kutluyorum. Tabii ki sadece setteki başarısı için!..

Yüksel Aytuğ/Sabah

blackeagle
13-02-08, 10:42
Türkiye'nin gerçek gündemi dizilerde


Türkiye'nin suni gündemi, "türban tartışmalarına" kilitlenmişken, memleketin hayati meselelerini tartışma ve kamuoyuna duyurma görevi ise televizyon dizilerine düştü. İşte sözde "senaryolar" ve anlattıkları:

Vadi'deki İskender Büyük, Veli Küçük mü?
Devlet içinde yuvalanan yasadışı örgütlenmelere karşı büyük bir operasyonun başlatıldığı şu günlerde Show TV'deki Kurtlar Vadisi: Pusu dizisi de gündeme kayıtsız kalmadı. Dizinin son bölümünde birdenbire ortaya çıkan olan "İskender Büyük" adlı karakterin isminin "Veli Küçük"ü çağrıştırması dikkatlerden kaçmadı. İskender Büyük'ün ilk icraatı ise "Başkan" olarak bilinen istihbarat biriminin başındaki yetkiliyi etkisiz hale getirmesiydi. Görünen o ki, Büyük İskender, Hakan ve Köstebek Cengiz ile birlikte Polat Alemdar'ın başına yeni çoraplar örmeye çalışacak. Bu arada Kurtlar Vadisi izleyicileri; "Kırmızı Kitap" kod adlı belgenin içinde ne olduğunu da merak ediyorlar. İskender Büyük'ün, Polat'ın eline geçmemesi için azami çaba harcadığı bu belge, önemli sırlara ışık tutacağa benziyor. Bakalım, Kurtlar Vadisi daha önce olduğu gibi yine "fincancı katırlarını" ürkütecek mi?


yüksel aytuğ/sabah

blue ivy
14-02-08, 23:28
Aşk bitti Ahu gitti


Aşk bitti Nefise karatay gitti…..
Necati Şaşmaz Nefise Karatay aşkının bitmesi ve Nefise Karatay’ın Soner Yalçını ortağı 5n1k sunucusu Cüneyit Özdemir ile aşk yaşamaya başlaması ahu’nun ( nefise Karatay) kalemini kırılmasına neden oldu önceki bölümlerde Avrupa’ya gönderilen ahu karakteri için iki seçenek vardı ya Avrupa dan dönmeyecek yada havalı bir şekilde ölerek diziye renk katacaktı .İkinci seçenek gerçekleşti.26. bölüm de alel acele ve anlamsız bir şekilde öldürüldü.

Gönderen editor zaman

sarıseren
15-02-08, 09:25
Polat için kendini havaya uçurdu

Kurtlar Vadisi'nde Ahu karakterini canlandıran Nefise Karatay, diziden ayrıldığı söylentilerine karşın geri dönmüştü. Ancak, bu dönüş uzun sürmedi ve Ahu, Polat için kendisini feda etti.


Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin bu haftaki bölümü yine nefesleri kesti.

Uzun bir süre diziden ayrı kalan ve kadrodan çıkartıldığı söylentileri yayılan Nefise Karatay, diziden bir daha dönmemek üzere ayrıldı.

PKK adına uyuşturucu işi yapan Muro, Polat'ı öldürmek için Ahu'yu kullanmak istedi. Polis olduğunu söyleyerek Ahu'yu kandıran Muro'nun adamı, onu ilaçla etkisiz hale getirdi ve Polat'ı öldürmek için üzerine bomba bağladı. Bebek İskelesi'ne çağrılan Polat, parkta Ahu'yu gördü ve yanına yaklaşırken Ahu, üzerindeki bombayı patlatarak Polat Alemdar'ın hayatını kurtardı.

Ahu karakterini canlandıran Nefise Karatay bu sahne ile birlikte diziden tamamen çıkartılmış oldu.

İşte o sahneler:

http://www.televizyongazetesi.com/img/haber/buyuk/ahubomba.jpg


http://www.televizyongazetesi.com/img/haber/buyuk/ahubomba1.jpg


http://www.televizyongazetesi.com/img/haber/buyuk/ahubomba2.jpg


http://www.televizyongazetesi.com/img/haber/buyuk/ahubomba3.jpg

kaynak:televizyongazetesi

delfin23
16-02-08, 08:01
Polat bir türlü ölmüyor

Öldürmeyen Allah öldürmüyor. Tabii bu arada Hakan, Muro ve daha adını sayamayacağım birçok düşman da ne hikmetse bir türlü Polat'ı öldüremiyor. Son bölümde "Diziye döndü", "Dönecek", "Dönüyor" diye merakla beklediğimiz Nefise Karatay geri dönmüştü.

AHU PARAMPARÇA
Tam da Kurtlar Vadisi'nin 'aşklar vadisi'ne dönüşmesini takiben Nefise Karatay yani Ahu Toros arzı endam etmişti. Elif'in ardından Polat'ın yeni bir aşka yelken açmasını beklerken, Ahu canlı bomba olarak çıktı karşımıza. Bölücü güçlerin eline geçen Ahu, Polat'ı avlamak için yem oldu. Buraya kadar her şey normal! Normal dediysem, 'Vadi'de olabilecek bir gelişme... Ancak Polat'ın Ahu'yu kurtarmak için parka geldiği sahnelere gelince, işte komedi burada başlıyor. Ahu, iki eliyle bombayı gösteriyor. Tabii iğneyle uyuşturulduğu için yerinden kalkamıyor. Bu arada Hakan ve Muro onları uzaktan izliyor. Ahu patlıyor, param parça... Polat hâlâ orada ama ne Hakan ne de Mur o gerçek hedefe bir kurşun bile sıkamıyor. Asıl amaç Ahu Toros'u ortadan kaldırmaktı herhalde, kimbilir?

Nilgün K. Tahmaz / Takvim

delfin23
16-02-08, 08:03
Polat'ın bombalı intikamı



Nefise Karatay, Necati Şaşmaz'dan ayrıldı. Cüneyt Özdemir'le aşk yaşamayabaşladı. Polat'ın intikamı acı oldu. Nefise'yi Kurtlar Vadisi'nin son yayınlanan bölümüne döndürdü. Sonra canlı bomba yapıp ortadan kaldırdı.


Polat'ın intikamı 'bomba' gibi oldu!

Nefise Karatay ile Necati Şaşmaz aşkı bitti. Ayrılık Kurtlar Vadisi Pusu'ya da yansıdı. Nefise projeden ihraç edildi... Nefise Karatay ile Necati Şaşmaz aşkı bitti. Ayrılık Kurtlar Vadisi Pusu'ya da yansıdı. Nefise projeden ihraç edildi....

Necati Şaşmaz, bir süredir manken Nefise Karatay'la aşk yaşıyordu. Hatta güzel mankenin bu ilişki sayesinde Kurtlar Vadisi Pusu'da rol aldığı da iddia edildi. Ancak geçtiğimiz ay, Necati Şaşmaz ile Nefise'nin beraberliğinin bittiğine dair haberler çıktı. Buna gerekçe olarak ise Nefise Karatay'ın gazeteci Cüneyt Özdemir'le olan aşkı gösterildi. Özdemir ile Karatay ilişkisinin basına yansımasının ardından, Nefise Kurtlar Vadisi'ndeki rolü gereği diziden uzaklaştırıldı. 'Ahu Toros'u canlandıran Nefise Karatay, rol icabı Amerika'ya gönderildi.

YALANLAMIŞTI
Bu da "Şaşmaz, Nefise'den ayrılınca onu dizi kadrosundan çıkarttı" yorumlarına yol açtı. Necati Şaşmaz, yani nam-ı diğer Polat ise bu haberleri yalanlayarak Nefise'nin kadroda olduğunu belirtti. Ancak Kurtlar Vadisi Pusu'nun pazartesi akşam yayınlanan bölümü, Şaşmaz'ın sözlerini yalanlar nitelikteydi. Senaryo gereği Amerika'dan dönen Ahu Toros, Polat'ın hayatını kurtarmak için kendisini feda etti. Ahu ölünce de Nefise'nin Kurtlar Vadisi macerası son buldu.

Aydın HAMZA / Takvim

delfin23
16-02-08, 08:05
Polat evde kalacak!

KURTLAR Vadisi son bölümüyle şok etti; ilk sevgilisi Elif’i kötü adamlara kurban veren Polat, bu bölümde de Ahu’yu kaybetti... Ahu’yu Polat’a karşı kullanmak isteyen PKK, kızı uyuşturdu, canlı bomba haline getirdi... Kız, Polat’ı kurtarmak için kendini patlattı, onun gözlerinin önünde havaya uçtu. Korkunç bir sondu, ama diziye şekil vereceğe benziyordu! Nefise Karatay uzun süre önce Avrupa’ya gitti denerek diziden uzaklaştırılmıştı, bu hafta havaya uçtu ve diziyle ilişkisi tamamen kesildi. İlk aşkının mezarına giden Polat, bundan sonra Nefise’yi de ziyaret eder, ama en önemlisi bir daha âşık olamaz, korkar...

Tuna Serim / Tercüman

angel eyes
16-02-08, 10:26
Nefise çok üzgün
Nefise Karatay, Kurtlar Vadisi Pusu dizisine veda etmenin kendisini çok üzdüğünü söyledi
ilişkisinin ortaya çıkmasından sonra Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin kadrosundan çıkartılan Nefise Karatay, senaryo gereği yurt dışına gitmişti. Pana Film, Karatay'ın döneceğini söylese de ünlü manken sadece 1 bölüm oynayabildi. Dizinin son bölümünde Nefise Karatay, Polat Alemdar'ın hayatını kurtarmak için üzerindeki bombayı patlatmıştı.

Çekim günü ekiple buluştuğunda, sadece bir bölüm oynayacağını ve öldüreleceğini öğrenince büyük bir üzüntü yaşayan Karatay, "Üzgünüm ama artık yapılacak bir şey yok. Ben bir oyuncuyum ve yeni projelere bakacağım. Bana tekrar çağrıldığım zaman öldürüleceğim söylendi ama ilk bölümde olacağını bilmiyordum" dedi.

kaynak:televizyon gazetesi

sarıseren
17-02-08, 01:02
Zap'tiye

Kurtlar Vadisi'nin son bölümünde Memati, Sevgililer Günü münasebetiyle sevgilisine kocaman bir çiçek gönderdi. Vallahi rüyamda görsem, inanmazdım. Memati ve çiçek... Ancak cenazede bir araya gelebilecek iki obje... Vadi, aksiyon dizisi olarak başladı, "bilim/kurgu" tadında devam ediyor!..

Yüksel Aytuğ/Sabah

ZeRReN
17-02-08, 07:37
Ve Nefise'yi öldürdüler

Özgü Namal'ın yerine "Kurtlar Vadisi-Pusu" dizisine dahil olan Nefise Karatay'ın diziyle ilişkisi tamamen kesildi.


Geçtiğimiz sezon Özgü Namal'ın yerine "Kurtlar Vadisi-Pusu" dizisinin kadrosuna dahil olan Nefise Karatay'ın diziyle ilişkisi tamamen kesildi. Karatay, dizinin önceki akşam yayınlanan bölümünde senaryo gereği öldürüldü. Karatay, bir süre önce televizyoncu Cüneyt Özdemir'le ilişkisinin ortaya çıkmasının ardından senaryo gereği yurtdışına gönderilmiş,ardından da dizinin kadrosundan çıkarıldığı yazılmıştı. O dönem yapımcı firma Pana Film, Karatay'la hiçbir problemlerinin olmadığını, genç oyuncunun çok yakında diziye geri döneceğini söylemişti. Ancak senaryo gereği yurtdışından dönen Karatay, ilk bölümde öldürüldü. Çekim günü ekiple buluştuğunda, sadece bir bölüm oynayacağını ve öldüreleceğini öğrenince büyük bir üzüntü yaşayan Karatay, "Üzgünüm ama artık yapılacak bir şey yok. Ben bir oyuncuyum ve yeni projelere bakacağım. Bana tekrar çağrıldığım zaman öldürüleceğim söylendi ama ilk bölümde olacağını bilmiyordum" dedi.

Hürriyet

NiliWerda
18-02-08, 11:04
'Kurtlar Vadisi' senaristleri ihaneti affetmedi
Ali'ce

Sadece şov dünyasında olmuyor böyle şeyler... Her sektörde oluyor...
"Aşk"la "iş"i birbirine karıştırınca insanlar, kaçınılmaz oluyor böyle "son"lar...
Pana Film ekibi ne kadar inkâr ederse etsin Nefise Karatay "Kurtlar Vadisi Pusu"ya "gönül kontenjanı"ndan girmişti.
O dönem gerçek hayatta Necati Şaşmaz'ın sevgilisi olduğu yazılan Nefise Karatay, dizide de onun canlandırdığı "Polat Alemdar"ın aşkı rolünü üstlenmişti.
Ve "Polat Alemdar" fanatikleri Karatay'ın canlandırdığı "Ahu Toros"u, "Polat Abi"lerine yakıştıramamışlardı.
Onlara göre "Polat"ın, "Elif"in üstüne gül koklaması yanlıştı. O nedenle de "Ahu"nun gidişine müthiş sevindiler.
Ancak "Ahu Toros"un "Kurtlar Vadisi Pusu"dan gitmesine sebep olan şey "seyirci baskısı" değil, "gönül kayması" oldu.
Herkesin Necati Şaşmaz'ın sevgilisi olarak bildiği Nefise Karatay'ın Cüneyt Özdemir'le aşk yaşamaya başladığı medyaya yansıyınca "Kurtlar Vadisi Pusu"nun senaristleri "Ahu"yu önce sürgüne gönderdi.
Sonrası malum...
"Ahu"yu sürgünden çağırıp canlı bomba yaptılar ve aynı bölümde bombanın pimini çekip onu havaya uçurdular...
Nefise Karatay, ne denli güzelse o denli saf bir yıldız...
Karatay'ın daha önceki aşklarını ve yaşadığı hüsranları bilenler niye böyle düşündüğümü daha iyi anlar...
Karatay patlatılarak "Kurtlar Vadisi Pusu"dan çıkarıldıktan sonra, "Üzgünüm ama yapılacak bir şey yok... Beni tekrar diziye çağırdıkları zaman Ahu'nun öldürüleceği söylendi ama ilk bölümde olacağını bilmiyordum" şeklindeki açıklaması da saflığının bir göstergesi...
"Aşk"la "iş"i karıştıranları bekleyen kaçınılmaz bir son bu... Çünkü "aşk"la paralel başlayan tüm ilişkiler aşkla birlikte biter...

Kaynak: Milliyet

sarıseren
19-02-08, 00:28
Polat'ı seven ölür!

Kurtlar Vadisi'nde Polat'a gönlünü kaptıran Avukat Elif (Özgü Namal) yaşamını yitirmişti. Kurtlar Vadisi: Irak'ta Polat'a aşık olan Arap kızı Leyla da (Bergüzar Korel) mutlu olmayı beklerken Azrail ile tanışmıştı. Ve son olarak Kurtlar Vadisi: Pusu'da Polat'a abayı yakan Ahu (Nefise Karatay) canından oldu. Hem de Polat'ı yaşatmak uğruna bombayla paramparça olarak... Kurtlar Vadisi'nde Polat'a yakın duran tüm kadınların ölmesi çok ilginç. Daha önce de dizide Çakır'ın karısı, baldızı ve kız kardeşi ölmüştü. Kadınlara tavsiyem, Polat Alemdar'ı gördükleri yerden hemen uzaklaşmaları!.. Bu arada 14 Şubat'a denk gelen geçen haftaki bölüm adeta sevgililere adanmış gibiydi. Bundan birkaç ay önce bu sütunlarda Kurtlar Vadisi erkekleri hakkındaki şüphelerimizi dile getirip, "Neden bu dizide hiç aşk yok?" diye sorduğumuz günden itibaren Vadi, adeta Kelebekler Vadisi'ne döndü. Öyle bir aşk rüzgarı esmeye başladı ki, en kaba saba tipler bile iflah olmaz birer romantik kesildi. Hele Sevgililer Günü'nde Memati'nin sevgilisine bir aşk tarifi vardı ki, kitaplara geçecek cinstendi. Sevgilisi, kendisine sürekli "Kadınım" diye hitap eden Memati'ye sordu: "Neden kadınım diyorsun da sevgilim demiyorsun?" Memati bir kaşını kaldırıp, felsefe yaptı: "Sevgili hafif bir şeydir. Sevgiliyi terk edersin, sevgili tarafından terk edilirsin. Yani daha liseli bir şeydir. Ama 'kadınım' ömür boyudur. Ancak ölüm ayırır!.." Ee, burası Kurtlar Vadisi... Aşkın bile içinden ölüm geçeni makbul!..

Yüksel Aytuğ/Sabah

LİSA
20-02-08, 21:06
Polat'ı şaşırtan gerçekler
20 Şubat 2008 Çarşamba 19:32
Ahu'ya kurulan korkunç komployu araştıran Polat gerçeklerle yüzleşir.. Şaşıran sadece o değil..Kurtlar Vadisi Pusu'nun 27. bölümü yine nefesleri kesecek. Polat Alemdar, Ahu’nun ölümünün ardından, bu korkunç komployu kuranları öğrenmek için harekete geçer.

Jülide’den öğrendikleri, Polat kadar Davut Tataroğlu’nu da şaşırtacaktır. Ancak Tataroğlu’nu şaşırtacak tek gerçek bu değildir. Büyük İskender’in yaptığı teklifi reddetmek, Davut Tataroğlu’na pahalıya patlayacaktır.

Öte yandan Memati, ortağı Bulut’un limandan uyuşturucu kaçırdığını öğrenir.

Hüsnü’nün kırmızı ışıkta çarptığı arabadan çıkan sürpriz isim ise Polat’ı Hakan’a bir adım daha yaklaştıracaktır.

LİSA
20-02-08, 21:27
En çok reklamı Polat mı aldı yoksa Burhan abi mi? İşte reklam rekortmeni diziler!!!
Medya Takip Merkezi’nin (MTM), düzenli olarak hazırladığı “haftanın en çok reklam alan yerli dizileri” araştırmasına göre, reklamverenin bu haftaki gözdesi... devamı için tıklayınız...

Medya Takip Merkezi'nin (MTM), düzenli olarak hazırladığı "haftanın en çok reklam alan yerli dizileri" araştırmasına göre, reklamverenin bu haftaki gözdesi Avrupa Yakası'ydı. Dizi, 71 markanın reklam spotunu, 47 dakikaya yakın süreyle izleyicileriyle buluşturdu. Bu diziyi en çok tercih eden markalar ise Pınar, İş Bankası ve Pepsi Cola oldular. Dizinin reklamlarında çarpıcı bir artış gözlendi.

Kurtlar Vadisi Pusu, yeniden zirveyi zorladı…

Bir dönemin reklam rekortmeni Kurtlar Vadisi Pusu, verdiği kısa aradan sonra reklamverenin ilgisini yeniden çekmekte zorlanmıştı. İzleyicilerin en beğendiği yapımlar arasındaki yerini hep koruyan dizi, bu hafta reklam kulvarında da yeniden atağa geçerek, listenin ikinci sırasına yükseldi.

Dizi, 62 markanın reklamını 37 dakikaya yakın süreyle izleyicisine sundu. Kurtlar Vadisi Pusu'ya en çok reklamı ise Kosla, Calgon ve Turkcell verdiler.

http://www.medyafaresi.com/haber_resimx/dizirey.jpg

!! Elyf !!
21-02-08, 02:06
Genel müdüre yağlama

Kurtlar Vadisi'nin son bölümünü izleyenler, Türk Televizyon Tarihi'nde bir "ilk"e şahit oldular. Polat Alemdar'ın adamlarından Nevzat, tek ideali bir albüm çıkartmak olan fizyoterapistine vaatte bulunuyordu: "Sen beni yürüt, kasetin benden... Bütün bar-pavyon sahipleri arkadaşımdır. Ayrıca Show TV de emrimize amade. Zaten 10 numara bir genel müdürleri var!.." Böylece Türk Televizyon Tarihi'nde ilk kez bir kanalın genel müdürü, aynı kanaldaki dizinin içinde övülmüş oluyordu. Ama siz benim başlıkta espri olarak kullandığım "yağlama" sözüne aldırmayın. Show TV'nin genel müdürü Saner Ayar, tüm engellere rağmen dizinin Show TV ekranlarında varlığını sürdürebilmesi için inanılmaz bir savaş vermişti. Sanırım Vadi'ciler de bunu karşılıksız bırakmamak için genel müdüre küçük bir "jest" yapmayı uygun gördüler.

Kaynak : Sabah Gazetesi - Yüksel Aytuğ

zeyneptalu
23-02-08, 10:58
Ne İskender’miş ama...

KURTLAR Vadisi’nde İskender tipi öne fırladı, Polat’ı bile sildi süpürdü... Öyle farklı bir tip ki; konuşmasıyla, yaptıklarıyla yakın geleceğin en parlak ismi olacak. İskender katil, İskender acımasız, İskender soğukkanlı, hem de buz gibi... Televizyon yeni bir tip kazandı, bundan böyle ondan söz edilecek, bence İskender şimdiye kadarki bütün Vadi tiplerini sildi süpürdü...

KAYNAK:TERCÜMAN
TUNA SERİM
http://www.tercuman.com.tr/v1/yazaryazi.asp?id=15

KARAMAY
23-02-08, 12:36
Kurtlar Vadisi'nin Yeni Trendi 23 Şubat 2008 11:50


Muro karakteri Kurtlar Vadisi'nde çok tuttu. İşte seçmeler...

Kurtlar Vadisi Pusu'da Muro fırtınası esiyor. Muro karakterini başarıyla canlandıran Mustafa Üstündağ diziye renk getirdi.

Dizi fanatikleri bile Muro'nun ölmesini istemiyor. Forum sitelerinde ön plana çıkıyor. Diziye sonradan katılmasına rağmen neredeyse asıl oyuncular kadar ilgi çekiyor.

Muro'nun Çeto, Bulut ve Hakan'la replikleri harika.. Sol terimleri yerel şiveyle birleştirek sunması izleyicilerden tam not alıyor. Mimikleri de hayli gerçekçi..

Muro'nun bu performansı dizi yapımcılarını düşünceye sevketti.. Onlar da bu karakterin bu kadar tutacağını tahmin etmiyorlardı.

Senaristler onu dizide uzun yaşatmak zorunda kalacak. Polat'ın can düşmanı da olsa reyting için yaşatılacak gibi görünüyor.

Aktifhaber

sarıseren
25-02-08, 09:34
Ne Demiş?
Kurtlar Vadisi'nde mafya babası Davut Tataroğlu, yardımcısı Yıldız Bey'e Jülide ile evlenmesini öğütlerken şöyle dedi: "Bir kadını susturmanın iki yolu vardır: Ya öldüreceksin, ya evleneceksin..." Eh, Kurtlar Vadisi usulü mürüvvet de ancak bu kadar olur!..

Yüksel Aytuğ/Sabah

sarıseren
25-02-08, 09:37
Necati’ye babasından öğüt

Kurtlar Vadisi’nin kahramanı Polat Alemdar’ı canlandıran Necati Şaşmaz, babasının kendisine verdiği öğüdü hiç aklından çıkarmıyor. İşte o öğüt...


Zaman Gazetesi’nden Nuriye Akman’ın Necati Şaşmaz ile yaptığı röportajda oldukça dikkat çeken bir detay bulunuyor.

Necati Şaşmaz, babasının kendisine yaptığı bir telkini şöyle anlattı:

"Diyor ki: İnsanların sevgisine layık olmaya çalış. Hiç kimseyi hor görme. Sana gelen bir insan, imza almak için olsun, fotoğraf çekmek için olsun, gülümsemeye çalış. O insanların içlerinde birer melek taşıdığını, o meleğin sana selam verdiğini düşün. Birisi seni göklere çıkarıyor, diğeri seni aşağılıyorsa ikisi de aynıdır oğlum. Bunlara aldanma. Hepimiz ölümlüyüz. Hepimiz topraktan yaratıldık. Ve nihayetinde bize üflenmiş olan ruhumuz aslına dönecek. Övdüğümüz de yerdiğimiz de topraktır aslında. Asıl övgüye layık olan, bize üflenen o nefestir. Kimse övülmekle bir kazanım elde etmez. Yerilmekle de bir şey kaybetmez. Biz neysek oyuz. Değişen bir şey olmayacak."

Necati Şaşmaz, "Polat, Necati’nin rol modeli mi?" sorusu üzerine, "Polat ailesinden, sevdiği her şeyden vazgeçip bu görevi yaptı. O noktada evet rol modelim. Ama ben bunu yapabilir miydim bilmiyorum" dedi.

Şaşmaz, Polat’tan nefret eden kişiler de bulunduğunu belirterek, "Polat’tan nefret eden, bu milletin ahlaki değerlerini omuzlamış bir insandan nefret ediyor. Ayrıca sevilmenin getirdiği sıkıntılar da olabiliyor" diye konuştu.

Kaynak:Televizyongazetesi

gülendam83
25-02-08, 10:25
[Necati Şaşmaz] Kadına hak ettiğinden fazlasını vermem

http://img352.imageshack.us/img352/2193/240602iv0.jpg

Necati Şaşmaz'dan söyleşi randevusu alınca düşündüm. Acaba canlandırdığı karakteri, dolayısıyla Kurtlar Vadisi'ni mi konuşsam, yoksa kendisini mi? İkisine dair merak ettiğim soruları hazırladım. Ama konuşmaya başlayınca gördüm ki Necati, Polat'ı inanılmaz bir şekilde sarıp sarmalıyor, Polat Alemdar markasına zarar vereceğini düşündüğü soruları cevaplamıyor. Diziye kim neden girmiş kim neden çıkmış; ser veriyor sır vermiyor.

Aslolanla hayali ayrıştırmak yerine, gerilim vaat eden Necati-Polat ikileminde derinleşeyim bari dedim. Necati, Polat olmadan önceki dünyasına yaslanarak gerilimi iyi yönetti. Magazin kuyusuna düşmeden, kurt ulumasından da, kuzu melemesinden de ötelerde bir yerde lafı bağladık. Şaşmaz'ın meramını anlatırken kullandığı kadın teşbihleri tartışmaya değer bir soru olarak havada asılı kaldı: Söyleyin bakalım kadın nedir? Katı mıdır, sıvı mı? Helva mıdır, su mu?

Polat, Necati'nin rol modeli mi?
Polat ailesinden, sevdiği her şeyden vazgeçip bu görevi yaptı. O noktada evet rol modelim. Ama ben bunu yapabilir miydim bilmiyorum.

İçinizdeki gizli kurtarıcı olma arzusunu mu hayata geçirdiniz Polat ile?
Kurtarıcı olma yönüyle değil de, sevilen olma yönüyle evet.

Sevilmeye o kadar mı hasrettiniz?
Sevilmeye alışkınım aslında. Polat bunu pekiştirdi.

Ama aynı zamanda da çok nefret edilen biri. Bu zıtlığı nasıl yönetiyorsunuz?
Polat'tan nefret eden, bu milletin ahlaki değerlerini omuzlamış bir insandan nefret ediyor. Ayrıca sevilmenin getirdiği sıkıntılar da olabiliyor.

Ama siz sevilmiyorsunuz ki, Polat seviliyor. Dolayısıyla o sahte sevgi...
Yoo. Polat'a duydukları sevgiye karşılık verdiğim için Necati de seviliyor.

Bazı gazeteciler Polat için "Abdullah Çatlı ile Rambo kırması dandik bir kahraman" diye yazmışlardı. Ve siz onları mahkemeye vermiştiniz. Demek ki Necati, Polat'la tamamen özdeşleşmiş durumda.
Öyle bir karışıklıktan bahsediyoruz ki mahkeme bile bu işin içinden çıkamadı. Ben sadece bir karakter ile tanındım. O da Polat. Benim resmimi koyup Polat Alemdar diye istediğiniz hakareti yapamazsınız. Ki Polat bizim markamız, şirket olarak ona zarar gelmesini istemeyiz.

Bu arada çatışmanın kralını yaşarsınız.
Neden?

Çünkü Polat'ın marka değerini koruyan Necati, şiirlerinde "Deniz olmuş akşamlar. Ne susar ne konuşur" diye yazabiliyor. Bir sufinin gece hayatını mı anlatıyor bu dizeler?
(Gülüyor) Sufinin gece hayatı derken yanlış anlaşılma olmasın.

Sufinin gece hayatında, aşk denizine dalıp, dilsiz ve dudaksız konuşmak yok mudur?
Ve gökteki ay gibi ayaksız yürümek... Ama işte gece hayatı denince...

Korkmayın o kadar canım. Gece ikiden sonra başlayıp, gün ağarana kadar geçen süre işte...
Evet. Şiirlerimin çoğunu o saatlerde yazmıştım. 16-20 yaşları arasında yazdım onları. Artık yazamıyorum.

Çünkü o "gece hayatınız" bitti, başka bir gece hayatı başladı.
Evet. Geceleri çekim yapıyoruz, gündüz yatıyoruz.

Merak etmeyin, gecenin çekimden sonraki kısmını sormayacağım. Şov dünyasına gelinceye kadar baba ve dede evinde bambaşka bir hava solumuşsunuz. Polat olduktan sonraki referans noktanız artık reyting mi?
Hayır. Referansım, geldiğim ata evi, dizide Ömer babada vücut buluyor.

Ama o sözler Polat'ın eylemleriyle örtüşmüyor ki.
Ama Polat sufi değil ki.

Ya Necati?
Necati bir muhib. Ben Allah'ı unutmadım. Kendime sufi diyebilmek çok büyük bir iddia olur. Aşılacak çok merhale var.

Şundan dolayı mı? Sufi, nefsinin perdelediği hakiki benliğini bulmak için kendisini soyar durmadan. Ama bir aktör tam tersini yapar. Kisve üstüne kisve giyer.
Çıkardığım her kisve, oynadığım, karakterlere giydirebileceğim kostümler olarak geri döndü. O yüzden sufilik için zorluk sağlayan o deri çıkartma, oyunculuk için kolaylık sağlar.

HİÇ ÂŞIK OLMADIM
Röportajlarınızı okuduğumda aşktan korkan, kadınların onu güçsüz bıraktığını düşünen bir insan gördüm. Size bu güçlü olma arzusunu aşılayan Polat mı?
Polat aşk konusunda çok güçsüz aslında. Aşkın insanların kimyasını bozduğunu söylemeye çalıştım. Ve hiç âşık olmadım. Bu kimyanın bozulmasını istemediğim için güçlü kalmayı tercih ediyorum.

Allah'a giden yol bir insana duyulan aşktan geçmez mi?
Şöyle anlatayım: Nuh devri zamanlarında insanlar seyahatler için helva yaparlarmış. Yolda tapınma ihtiyacı olur, helvadan put yapar ona tapınmaya başlarlarmış. Acıktıkları zaman da onu yerlermiş. Şimdi ben kadına hak ettiğinden fazlasını vermenin yanlış olduğu noktasındayım. Yani helvayı alıp put yapıyorsun. Sonra ona tapıyorsun. Acıkınca yiyorsun. Bunu yapma. Ama helvaya değer ver, senin nimetin o. Şimdi yanlış anlaşılmasın, kadını helvaya benzetiyormuşum gibi de olmasın.

Tamam olmasın. Kadın helva değilse nedir size göre?
Kadınlar sıvıdır, likittir yani. Erkekler kap gibidir biraz. Ve kadın erkeğin kabını alıyor. Öyle bir bütünleşiyor ki, erkek kendini kaybediyor. Her ne kadar kadın egemen değil desek de muhakkak kadın egemen. Çünkü kadın daha likit bir şey.

O ilahi şiirleri yazan adamın aşkı bir kazanma ve kaybetme olarak görmesi ne tuhaf.
İlahi aşka hiçbir sözüm yok. Kadının ilahi aşka aracı olmasına da bir şey diyemem. Ama ilahi aşkı yaşayacağım diye mecazi aşk yaşanmaz.

Bu güçlü olma, paçayı kadına kaptırmama korkusunu ne besledi?
Aslında ben bir aşk çocuğuyum. Annem babam ilk gördükleri andan itibaren birbirlerine âşıklar. Halen de öyleler. Etrafımda çok âşık olmuş insan vardı. Nihayetinde bir kopma oluyor. İki tarafın birbirine eziyeti, kendilerini ve birbirlerini üzmeleri beni çok rahatsız etti. Ben bu konuma düşmek istemiyorum. Ama ben hiç âşık olmayacağım demedim.

Bence olamazsınız siz.
Neden?

Bir röportajınızda diyorsunuz ki, "Direktifler veririm kendime âşık olmamak için. Âşık olmaya meyledersem hemen karşımdakinin kusurlarını sayarım, vazgeçerim aşktan". Bu patolojik bir durum değil mi?
Patolojik olabilir. Ama aşkın gözü kördür. Eğer ben kusur görebiliyorsam zaten âşık olamayacağım demektir. Eğer ben âşık olmuşsam zaten ne kusur göreceğim, ne bir şey. O direktifler de bana bir şey yapmayacak o zaman.

Kendinizi böyle programladıysanız hep kusur göreceksiniz.
Çabuk teslim olmamak içindir o. Bu kale değerli bir kaledir.

Kendinizi bu kadar mı seviyorsunuz?
Kendimi değil, gönlümü çok seviyorum. Gönlümün meylini niye alsın mecazi bir şey? Alacaksa değerli bir şey olmalı.

O zaman mantıken ilişkiden de kaçınmış olmanız lazım.
İlişkinin beni çok zedeleyebilecek kötüsünden evet kaçınırım. Beni odağımdan, hedefimden şaşırtmayan bir şey olabilirse olur. İnsan sevmeli. Aşk şimşek çakması gibi gerilim içerir. Hemen peşinden yağmurlar gelse de...İşte bu o yağmur sevgidir, huzur verir.

Neden Polat'ın âşık olduğu bütün kadınlar ölüyor? Necati huzur bulsun diye mi?
Yoo. Takdir-i senaryodan. (Kahkahalar) Aşk imkânsız olandır. Kavuşabilecek duruma gelince, senaryonun gerilimi bitiyor.

Polat'a sizce nasıl bir aşk lazım?
Polat'ın kafasında Elif'ten başka bir şey yok. O yüzden önce kabının Elif'ten boşalıp, içinin temizlenip sonra doldurulması gerek. Polat'ın kim olduğunu bilmeyen ya da umursamayan birisiyle bir tanışma gerçekleşebilir. Senaristlerimiz düşünüyor bu konuda.

Gerçek hayatta Polat'ın karşılığının olduğunu düşünüyor musunuz?
İnşallah vardır.

Ama kurtlar, denetimsiz bir şekilde adam öldüren insanlar...
Denetimsiz değil. Kurguya baktığınız zaman Polat, Kamu Güvenliği Teşkilatı'nın başkanı.

Ama sonuçta kendisi veriyor öldürme kararını.
Bazı durumlarda zaten yargılamadan infaz olabiliyor. Bir mafya üyesine sizin bana sorduğunuz gibi soramazsınız. Resmî bir ifade alma yönteminin böyle olduğunu ima etmiyor bizim dizimiz. Ama gayri resmî bir şekilde nasıl ifade alındığını KGT bağlamında gösteriyor.

Oyunculuğunuz ile ilgili özeleştiride bulunuyor musunuz?
Ben kendimi eleştiriyorum ama size söylemeyeyim isterseniz. Herkesin diline sakız olur sonra.

Duygularını göstermeyen bir poker face oluşunuz bir tercih mi, yoksa yeteneksiz misiniz?
Seyirci poker face istiyor. Oyuncu koçlarım da bu duruşu bozma diyorlar bana. Önceden bilmediğim birçok tekniği öğrendikten sonra, bunları Polat'a eklememek bana zor geliyor. İnşallah başka bir karakterde kullanırım.

Beni virüslerden babam koruyor

Her türlü eleştiriden Polat'ı koruyorsunuz.
Polat, şirketimizin görünen yüzü olduğu için onu sadece ben değil, bütün ekibimiz; hatta izleyicimiz koruyor. O kadar çetrefil bir durum var ki, ikisi birbirine girmiş. Necati çözümlendiği zaman Polat da çözülür diye korkuluyor.

Polat, putunuz mu sizin?
Polat asla tapındığımız bir şey değil. Sadece yolumuzun devamında lokomotif görevi yapıyor.

Yani kurduğunuz hayaller yaşasın diye kendi hakikatinizden kaçıyorsunuz. Ya bu arada virüsler benliğinizi tamamen işgal eder ve sizi aslınızı göremeyecek kadar körleştirirse?
Polat'ı korurken elbette Necati'ye zarar gelsin istemem. Ben kendimi görebilmek istediğimde bana ayna görevi yapan babama giderim. Hani aynanın karşısına geçtiğinizde kendinize çekidüzen verirsiniz ya... Psikolojik, ruhsal, gönül ve görüş tedavimi babam yapar benim.

Babanız virüslerden nasıl koruyor?
En önemlisi, beni dinliyor. Şöhretin getirdiği zorluklardan bahsediyorum. Bana güzel ikazlar ve telkinlerde bulunuyor.

Ne diyor mesela?
Diyor ki: İnsanların sevgisine layık olmaya çalış. Hiç kimseyi hor görme. Sana gelen bir insan, imza almak için olsun, fotoğraf çekmek için olsun, gülümsemeye çalış. O insanların içlerinde birer melek taşıdığını, o meleğin sana selam verdiğini düşün. Birisi seni göklere çıkarıyor, diğeri seni aşağılıyorsa ikisi de aynıdır oğlum. Bunlara aldanma. Hepimiz ölümlüyüz. Hepimiz topraktan yaratıldık. Ve nihayetinde bize üflenmiş olan ruhumuz aslına dönecek. Övdüğümüz de yerdiğimiz de topraktır aslında. Asıl övgüye layık olan, bize üflenen o nefestir. Kimse övülmekle bir kazanım elde etmez. Yerilmekle de bir şey kaybetmez. Biz neysek oyuz. Değişen bir şey olmayacak.

Eh artık ben ne desem boş. Babanız demiş diyeceğini. Yalnız Necati Bey, aklıma takıldı kaldı teşbihleriniz. Kadın katı bir şey miydi sizin için, yoksa sıvı bir şey mi? Yani helva mı, su mudur kadın?
Teşbihte hata ettiysek affola. Helva da, su da nimettir. İkisinin de sahibi, onu bize bahşedendir Nuriye Hanım.

NURİYE AKMAN
24 Şubat 2008, Pazar Zaman Gazetesi...

sarıseren
28-02-08, 07:48
Kurtlar Vadisi: 2 PKK: 0

Mehmetçik, Kuzey Irak dağlarında eşkıyaya inlerini dar ederken, Kurtlar Vadisi: Pusu da "kendi yöntemleriyle" örgüte yönelik bir "hava indirme" harekatı sürdürüyor. Bir kaç haftadır Vadi'de gözüm PKK'nın şehir sorumlusu Muro ile yardımcısı Çeto'nun üzerinde. Haftalar geçtikçe bu ikilinin arasındaki gülünç diyaloglar, örgütün imajını çökertmeye yönelik bir "psikolojik harekat" halini aldı. Muro, eskimiş devrimci klişelerini, o sığ entel ağzında ıslattıkça daha da gülünç bir hale geliyor. Yardımcısı Çeto üzerinde kurmaya çalıştığı zorba egemenliği ve Çeto'nun "yarım aklıyla" buna direnişi ise örgüt içindeki çözülme ve başkaldırıyı simgeliyor. Muro'nun kullandığı tüm sosyalist (!) argümana karşılık, eroin ticaretinden beslenmesi ve lüks otomobillerle gezmesi ise PKK'nın artık "sınıf ideolojisini" değil, cebini düşündüğünü ve kapitalizme boyun eğdiğini belgeleyen bir yafta olarak ekrana yapıştırılıyor. Bugün gözüm yine Muro ile Çeto'nun üzerinde olacak. Tek kaygım; Vadi'cilerin ikiliyi gülünç duruma düşürmek isterken, eli kanlı eşkıyaya Lorel-Hardi sempatisi kazandıracak bir çizgi aşımına doğru hızla ilerliyor olmaları...

Yüksel Aytuğ/Sabah

SEYFİ
29-02-08, 10:20
Kurtlar Vadisi'nde sürpriz isim
"Kurtlar Vadisi" dizisi, yakında yaptığı yeni transferle çok konuşulacağa benziyor. Arabesk müziğin "baba"sı Müslüm Gürses'in dizide rol almak üzere yapımcılarla el sıkıştığı öğrenildi. 2005 yılındaki sezon finalinde dünyaca ünlü iki starın, Sharon Stone ile Andy Garcia'nın konuk oyuncu olarak rol aldığı "Kurtlar Vadisi"nin son sürprizi Müslüm Gürses oldu. Gürses'in yakında dizide rol almaya başlanacağı öğrenildi. Yıllar önce birkaç sinema filminde rol alan, son olarak da bir reklam filminde kendini gösteren sanatçının, "Kurtlar Vadisi"nde Avrupa'dan Türkiye'ye gelen bir mafya babasını canlandıracağı konuşuluyor. Senaryo yazarlarından Raci Şaşmaz'ın projeye Gürses'i çok eklediği ve onun rolünü yazmaya başladığı da gelen haberler arasında. Ancak bu gelişmelere rağmen, sürpriz transfer şimdilik sır gibi saklanıyor.

zeyneptalu
01-03-08, 11:00
Baba Vadi'ye iniyor
Kurtlar Vadisi" dizisi, yakında yaptığı yeni transferle konuşulmaya başlanacak.


Arabesk müziğin "baba"sı Müslüm Gürses'in dizide rol almak üzere yapımcılarla el sıkıştığı öğrenildi. 2005 yılındaki sezon finalinde dünyaca ünlü iki starın, Sharon Stone ile Andy Garcia'nın konuk oyuncu olarak rol aldığı "Kurtlar Vadisi"nin son sürprizi Müslüm Gürses oldu. Gürses'in yakında dizide rol almaya başlanacağı öğrenildi. Yıllar önce birkaç sinema filminde rol alan, son olarak da bir reklam filminde kendini gösteren sanatçının, "Kurtlar Vadisi"nde Avrupa'dan Türkiye'ye gelen bir mafya babasını canlandıracağı konuşuluyor. Senaryo yazarlarından Raci Şaşmaz'ın projeye Gürses'i çok eklediği ve onun rolünü yazmaya başladığı da gelen haberler arasında. Ancak bu gelişmelere rağmen, sürpriz transfer şimdilik sır gibi saklanıyor.



KAYNAK:HÜRRİYET
http://www.hurriyet.com.tr/magazin/anasayfa/8341182.asp?gid=222&sz=98701

sarıseren
02-03-08, 01:03
http://img.sabah.com.tr/2008/03/02/gny/im/0A1E77F7753075418ACFFAF1y.jpg

Nerede bu devlet?

Tuzla tersanelerindeki ölümler, kamuoyunu ayağa kaldırmış, gazeteler günlerce konuyu manşetlerinden indirmemişlerdi. Gerçekten de tersane ve liman işçilerinin zor çalışma koşulları dayanılacak gibi değildi. Dikkatimi çeken ise mafya dizilerinde tersane ve limanların son zamanlarda sıklıkla fon olarak kullanılması. Acı Hayat'tan başlayıp, Pars: Narkoterör ve Kurtlar Vadisi: Pusu ile devam eden süreçte tersane ve limanlar hep "mafyanın yuvalandığı yerler" olarak ekrana taşınıyor. Kurtlar Vadisi'nin son bölümünde de terör örgütleri ve mafyanın üs olarak kullandığı liman başroldeydi. Ama gelin görün ki, tersane işçilerini gösteri yaptıkları zaman dayak kötek gözaltına alan polisler, dakikalarca süren, 8-10 kişinin öldüğü silahlı çatışmaya rağmen ortalıkta yoktular. Zaten Kurtlar Vadisi'nde bir tane üniformalı polis görsem, dişimi kıracağım. Bu arada tersane ve limanlarda "görevli" mafyanın da mesai saatlerinin Çalışma Bakanlığı tarafından düzenlenmesi gerekiyor. Zira Memati, yemek sözü verdiği sevgilisini, limandaki "operasyon" nedeniyle ancak gece yarısından sonra işkembeciye götürebildi!.. Bence mafyanın liman ve tersanelerdeki mesaisi 08.00-18.00 saatleri ile sınırlandırılsın. Yoksa, Memati ve arkadaşlarına fazla mesai ücreti verilsin!.. Kurtlar Vadisi: Pusu, Danıştay saldırısını da "şip şak" çözüverdi. Daha önce Kahramanmaraş ve Sivas olaylarını da çıkarttığını ima eden derin devletin başındaki isim Büyük İskender, Danıştay'a katliam için bir avukatı göndermesinin nedenini şu sözlerle açıkladı: "Bu ülkede bir avukat cinayet işliyorsa, halk diyecek ki bu ülkede güvenilir kurum kalmamış. Vatandaşın kendi adaletini sağlamasına gerek yok. Onlar oy versin, yeter..." Bu arada Vadi'nin jeneriğinde iri harflerle "Söz konusu olaylar ve kişiler hayalidir" yazıyor. Ama son bölümde PKK'lı Muro, SKY Türk ekranlarından Kuzey Irak operasyonunu izliyordu. Hırant Dink cinayeti de Vadi'de, Danıştay baskını da, Kuzey Irak operasyonu da... Peki bunun neresi hayal?

Yüksel Aytuğ/Sabah

zeyneptalu
02-03-08, 16:05
Polat AKP'nin adamı mı? Kurtlar Vadisi'nde Danıştay saldırısı için ne söylendi?
Polat Alemdar aslında AKP'ye mi çalışıyor?

İddia, Yeniçağ yazarı Sebahattin Önkibar'a ait. Önkibar Kurtlar Vadisi'nin son bölümündeki Danıştay saldırısını sert bir dille eleştirdi

Show TV'nin reyting rekortmeni dizilerinden Kurtlar Vadisi Pusu'da bu hafta danıştay saldırısı ele alındı. Yeniçağ yazarı Sabahattin Önkibar Kurtlar Vadisi Rezaleti ve Rtük! başlığıyla yazdığı yazısında bu sahneleri sert bir dille eleştirdi ve RTÜK'ü göreve davet çağırdı.

İŞTE O YAZI

Kurtlar Vadisi Rezaleti ve Rtük!

Show TV'de adı Kurtlar Vadisi olan çok izlenen bir dizi var.

Bu dizide siyasi konularda güncel atıflar da yapılıyor.

Neredeyse her hafta sıcak konularla ilgili mesajlar serpiştiriliyor.

Önceki akşam yayınlanan bölümde de ilginç atıf ya da benzetmeler vardı.

Dizi de devlet içinde yasadışı örgütlenen çete liderinin Danıştay saldırısı için tetikçiye vur emrini verdiği sahneleniyor.

Tam bir dehşet fotoğrafı.

Öyle ya Danıştay saldırısının faili belli.
Şuçu işleyenin tutumu ortada.

Dahası, tetikçinin babasının tavırları da kamuoyunun malumu.

En önemlisi son mercii olan yargının hükmü de sarih.

Buna göre suçu işleyen bir meczup ya da siyasal islamcı bir militan.

Hal bu iken Türkiye'nin en çok izlenen kanalının en çok seyredilen programında her şey alt-üst edilerek zihinlere kara çalınıyor.

Neymiş efendim, Danıştay saldırısı devletteki bir çetenin işiymiş!

Neymiş efendim, yakalanıp suçu sabit görülen kimliği ailesi ile sabit tetikçi derin devletin adamıymış!

Sorarım size, bunun adı dezenformasyon değil de nedir?

Sorarım size, bunun adı hedef saptırma ve bir yerlere yaranma değil de nedir?

Kim hangi cüretle yargı hükmünü bu biçimde ters-yüz edebilir?

Yoksa bu Kurtlar Vadisi dizisi dezenformasyon için yayına sokulan bir proje midir?

Sorarım size, yargı hükmüne rağmen hedef saptırıcı yayın yapan RTÜK için ne diyor acaba?
O RTÜK ki Kurtlar Vadisi'nde PKK terörünün işlendiği bölüm seçim ortamında AKP'yi olumsuz etkilemesin diye dolaylı etkilerle programı yayından çektirmişti.

RTÜK'e çağrımızdır, yargı kararına rağmen böyle bir saptırma yapan bu dizi için ne düşünüyorsunuz?
Yoksa RTÜK için önemli olan yargı kararı ve kamu menfatı değil de AKP'nın çıkarı mıdır?
Biz böyle bir şeye inanmak istemeyiz.

RTÜK durma gereğini yap..

Bu arada Kurtlar Vadisi izleyicilerine bir notumuz var:
Görülmüştür ki bu dizi artık AKP'nin psikolojik harekatlarına hizmet eder bir kimliğe bürünmüştür, ona göre izleyin

SEBAHATTİN ÖNKİBAR-YENİÇAĞ

KAYNAK:MEDYA FARESİ
http://www.medyafaresi.com/?hid=11635&cid=8

zeyneptalu
04-03-08, 11:52
Polat'a Darth Vader maskesi
"Aşk insanların kimyasını bozuyor... Hiç aşık olmadım... Bu kimyanın bozulmasını istemediğim için güçlü kalmayı tercih ediyorum... Ben kadına hak ettiğinden fazlasını vermenin yanlış olduğu kanısındayım" demiş Necati Şaşmaz. Reha Muhtar önceki gün Vatan gazetesindeki köşesinde güzelce haşlamış zaten. "Ne büyük laflar bunlar. Tam Polat Alemdar arkadaş... Anlaşılan çocuk rolüne fazla kaptırmış kendisini... Dizi setinde oynuyor sanki hayatta... Sana bir sır vereyim Polat kardeş: Bir erkek aşık olduğunda gücünden güç yitirmez... Bir erkek yaşadığı aşklardan gerekli donanımlarla çıkarsa, gücüne güç katar... Esas o zaman karizmaya karizma katar..."

Oyuncakçılarda bulunur
Dedim ya, Reha abi biz kadınların söylemesini gereken her şeyi söylemiş. Ancak; çekimler bitip de kameralar kapandıktan sonra da günlük hayatına 'Polat Alemdar' olarak devam etmek isteyen Necati Şaşmaz'a hayatını çok kolaylaştıracak bir tavsiyem var. Malum, Necati Şaşmaz dizide kendisini seslendirmiyor. Dolayısıyla günlük hayatta kullandığı konuşma sesi, 'Polat Efendi' karizmasına uygun görülmemiş olmalı. Günlük hayatta bu açığı kapatabilmesi için kendisine bir adet Darth Vader ses değiştirici başlık öneriyorum. 'Star Wars' serisindeki kötü karakterin sesine kavuşmak isteyen hayranlar için özel üretilmiş ve her oyuncakçıda bulunabiliyor.

Rahatça ahkam kesebilir
Eminim ki bir yazılımcı bu cihazı, Polat sesine programlayacaktır. Sistem de muhakkak cebe girecek boyuta getirilebilir. Böylece Necati Şaşmaz, günlük hayatta da Polat Alemdar ahkamını rahatça kesebilecek ve karizmasında olası bir eksiklik yaşanmayacaktır. Verdiği haberi güncelleyen, hamur gibi kulak memesi kıvamına getiren not: Yazarımız, bu kültür hizmeti için herhangi bir telif hakkı talep etmemekte sadece Necati Şaşmaz'ın 'aşk' gibi çok da hakkında bilgi sahibi olmadığını anladığımız bir konuda daha ölçülü konuşmasını rica etmektedir...



KAYNAK:SABAH
RAHŞAN GÜLŞAN
http://www.sabah.com.tr/2008/02/28/gny/haber,9F6B20F41E1C4BF2A7922BD381B59A16.html

zeyneptalu
05-03-08, 20:55
Terör, mafya ve derin devlet ilişkileri yeni dönem dizilerinin vazgeçilmez konusu haline geldi. Kurtlar Vadisi: Pusu, Pars: Narkoterör, Gazi, Köprü, Sessiz Fırtına ve Tek Türkiye'ye FOX'un yeni dizisi Ateşten Koltuk da eklendi. Kiminde TMSF binası bombalanıyor, kiminde canlı bombalar metropollere saldırıyor... Peki ya haber bültenlerinin ve haber programlarının konu etmesi gereken bu tür "hassas" konuların dizi senaryolarına dahil edilmesi ne denli doğru? Zaten içi kararan, korkan, panikleyen, ruhu daralan insanlara bu kabusu bir de televizyon dizilerinde yaşatmak, hangi amaca hizmet eder? Yoksa üstü örtülü ülke gerçeklerini en iyi ifade etme şekli, onları dizi senaryosuna karıştırıp, "deri altından" topluma zerk etmek mi? Sanırım televizyon dünyasının yeni gündemi bu tartışma olacak.

YÜKSEL AYTUĞ
Yayın tarihi: 5 Mart 2008, Çarşamba
Web adresi: http://www.sabah.com.tr/2008/03/05/g...F7338C438.html

sarıseren
07-03-08, 07:13
Vadi’de Polat’ın başı dertte

Kurtlar Vadisi Pusu’nun yeni bölümü yine nefesleri kesti. En heyecanlı anlar ise son kareler oldu... Çünkü Polat Alemdar, namlunun ucunda...

http://www.televizyongazetesi.com/img/haber/manset/kurtlar_polatsilah.jpg

Show TV’de ekrana gelen Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin yeni karakterlerinden Büyük İskender, Polat Alemdar’ı ortadan kaldırmaya kararlı...

Büyük İskender, bu hedefine ulaşmak için de en önemli fırsatı eline geçirdi. Dizinin bu haftaki bölümünde son anlar oldukça dikkat çekiciydi... Polat, bir türlü buluşamadığı ’gizemli ihtiyarlar’la bir araya gelmek için bir taka ile Kız Kulesi’ne doğru yola çıktı... Tam bu sırada 3 araba ile kıyıya gelen Büyük İskender, Polat’ın Elif’le birlikte aşkını yaşadığı banka oturdu ve hiçbir şeyden habersiz, ihtiyarlarla buluşmaya giden Polat’a bakarak hem onu hem de ihtiyarları ortadan kaldıracağını söyledi.

http://www.televizyongazetesi.com/img/haber/manset/buyukiskender.jpg

Büyük İskender’in adamlarının birisinde büyükçe bir füze atan ölüm silahı vardı. Usul usul Boğaz’ın sularında ilerlerken ihtiyarlarla buluşma heyecanı yaşayan Polat Alemdar, bir kaç yüz metre gerisinde onu ortadan kaldırmaya yemin etmiş Büyük İskenderden habersiz...

Bakalım Polat Alemdar, bu sefer Büyük İskender’in hışmından nasıl kurtulacak?

Kaynak:Televizyongazetesi

N.Şaşmazfan
07-03-08, 10:54
PKK Kurtlar Vadisi'ni izliyor

PKK çözülüyor. Teröristler ilginç itiraflarda bulunuyor. PKK'lıların Türk kanalları ve Kurtlar Vadisi'ni izlediğini açıkladılar.

Siirt'in Pervari İlçesi kırsalındaki Herekol Dağı'nda 7 teröristin öldürüldüğü çatışmada yakalanan 1'i İran, 1'i Suriye uyruklu 4 PKK'lı hakkında ömür boyu hapis istemiyle dava açıldı.

Teröristlerden 3'ü önemli itiraflarda bulunurken, örgütün sözde özel kuvvetler sorumlusu olan Z.Y. adlı kadın terörist jandarma, savcılık ve nöbetçi hakimliğine ifade vermeyip tutanaklara imza atmadı. Sadece parmak izi alınan Z.Y. savunmasını mahkemede yapacağını söyledi.

KUZEY IRAK'TA TÜRK KANALLARI İZLENİYOR

Kuzey Irak'taki kamplarda genellikle Türk kanalları izlenir. Ben TV izleyen biri değilim, ancak Kuzey Irak'tayken Kurtlar Vadisi adlı dizi, arkadaşlarım tarafından izleniyordu.

KARA HAREKATINI PKK İSTİYORDU

Yakalanan PKK'lılardan C.K., Avrupa'ya gönderileceği vaadiyle 5 yıl önce kandırılıp İran üzerinden dağ kadrosuna götürüldüğünü söyledi. C.K., şunları anlattı:

"Yolda örgüt kampına götürüldüğümü anlayınca geri dönmek istedim, bana `Seni gönderirsek bizi ihbar edersin. Sonra kullandığımız yol deşifre olur' diyerek kabul etmediler. İran'da beni aslen Samsunlu `Tarık' kod adlı bir PKK'lıya teslim ettiler.

Hakurk Kampı iki kısıma ayrılmış, Türkçe ve Kürtçe konuşanlar gruplar halinde yaşıyordu. Çünkü Suriye, İran ve Iraklılar Türkçe bilmedikleri için sıkıntılar yaşanıyordu. Askeri eğitimlerde birinci olduğum için beni ödüllendirip Kani Kreje Kampı'na gönderdiler. Sonra Zap Kampı'ndaki lojistik takımındayken 11 kişilik bir grupla Botan Eyaleti adı verilen Pervari kırsalına gönderildim. Ben Zap kampındayken PKK'lılar, güvenlik güçlerinin kara harekatı yapmasını çok istiyordu. Çünkü askerlerin çok kayıp vereceğini hesaplıyor ve buna göre tedbir alıyorlardı. Amerika, İsrail ve Irak menşeili çok sayıda silah ile Stinger marka füzeler Zap'ta mevcut. Ayrıca Kuzey Irak'taki kamplarda yerin 7 metre altında savunma sığınakları var. Bu sığınaklar Kobra helikopterler ile uçakların bombalanmasına karşı yapıldı. Örgüt yeni döneme ilişkin Siirt- Şırnak kırsalı olan Botan eyaletini 2 cepheye ayırdı. Bunlar Mava ve Besta cepheleridir"

KIŞ BOYUNCA SIĞINAKLARDA KALIYORUZ

PKK'nın özel kuvvetler biriminde görev alanların hatıra fotoğrafı çektirmelerinin örgüt tarafından yasaklandığını, tüm faaliyetlerinin ise diğer PKK'lılardan ayrı ve gizli tutulduğunu belirten C.K., şunları söyledi:

"Çünkü bunlar şehir merkezlerinde sabotaj, suikast eylemleri yaptıkları için deşifre olmamaları gerekiyor. Tümü profesyonel mayıncı ve patlayıcı uzmanıdır. Askeri alanda yoğunlaşmış teknik eğitim almışlardır. Yurt içindeki bölgelerde kış üslenmesi yapıldığında, güvenlik nedeniyle daireler çizdirerek sığınaklara giriyoruz. Bahara kadar çıkmak yasaktır. Bütün ihtiyaçlarımızı sığınakta gideriyoruz. İçinde koridor ve bölmeler var. Sığınaktan çıkarken de aynı şekilde gece karanlığında daireler çizerek alandan uzaklaştırılıyoruz. Kış üstlenmesi yapılan yerlere güvenlik güçlerinin yapacağı operasyonları önceden haber alıyorduk. Pervari'nin Osyan Köyü korucuları bölgeye geldiğinde ateş yakıp, havaya ateş açıyorlardı. Biz de operasyondan haberdar oluyorduk. Bir defasında korucu ile karşı karşıya kaldık. Korucu elini ağzına götürüp bana sus işareti yaptı. Yerimiz tespit edilmesin diye ben de sustum. Sonra gittiler. Korucularla görüşmeleri üst düzeyler yapıyor."

ASFALT KESİLEREK BOMBA DÖŞENDİ

Terörist C.K., termal kameralardan korunmak için alüminyum bir sac levhayı alarak kameranın bulunduğu alana 50 metre yaklaştığını, daha sonra silahını çapraz şekilde asarak vücudunu ıslatıp termal kameranın bulunduğu tepeye yaklaştığını söyledi. C.K, şöyle devam etti:

"Tepeye yaklaştığımda beni kimse fark etmedi. Bunu deneme amaçlı yaptım. Ayrıca askerlerin telsiz muhaberelerinde yoğunluk olunca, top atışları olacağını anlayıp ormanlık alana dağılıyorduk. Siirt'in Şirvan İlçesi'nde asfalt yol daire şeklinde kesilerek, içine uzaktan kumandalı bomba yerleştirildi. Kesilen asfalt parçası tekrar eski yerine yapıştırıldı, kesik yerlerin izleri ise dikkat çekmesin diye zift dökülerek mıcır ile desteklendi. Asfalt yol dikkat çekmeyecek duruma gelince, `Çekdar' ve `Agir' kod adlı teröristler bombayı patlattı, BTR aracında bulunan 2'si rütbeli, 2'si er 4 güvenlik görevlisi öldü.

KOBRA SESLERİYLE UYANDIK

Sığınakta uyurken Kobra sesleri ve silah sesleriyle uyandık. Operasyon olduğunu anladım. Çatışma çıktı ve 7 kişi öldü, ben ve bir arkadaşım kayalıkların arasına saklandık, sabah ise askerlere teslim olduk. Teslim olduğumda İranlı M.C.İ.'nin de bizden önce teslim olduğunu görünce grubun yerini onun gösterdiğini anladım. Sürekli teslim olmak istiyordum, ancak karakola yaklaşmaya korkuyordum ve askerin bana ateş açacağını düşünüyordum. Çünkü bize `teslim olanların helikopterlerden atıldığı' şeklinde propaganda yapılıyordu. Kaçma teşebbüsündü bulunanlar ise el ve ayakları bağlanarak aylarca hapis cezası diye sığınaklarda tutuluyor."

ROJ TV MUHABİRİ DE GRUPTAYDI

Terörist C.K. 7 PKK'lının öldüğü, kendisiyle birlikte 4 kişinin yakalandığı çatışmadan Roj TV muhabiri Halil Uysal'ın kaçarak kurtulduğunu söyledi. C.K, şunları söyledi:

"Halil Uysal, Tunceli kırsalına gidecek gruptaydı. Örgütün film yönetmenidir. Ropörtaj yapar ve PKK'lılarla ilgili belgesel hazırlar. Kendi yazdığı kitapları var, aynı zamanda gazete yazarlığı yapmaktadır. Bizimle bulunma nedeni Karadeniz bölgesinde faaliyet yürüten gruplarla ropörtaj yaparak yaşamlarını belgesel haline getirmekti. Örgütteki dönemi hayatımdan silip, devletimin beni affederek sahip çıkmasını istiyorum."


İnternetHaber

delfin23
08-03-08, 07:01
lTehlike çanları Muro için çalıyor

“Kurtlar Vadisi Pusu”nun senaristleri diziye birçok yeni karakter kattı...
Ama bu karakterlerden hiçbiri “Muro” kadar sevilmedi...
“Kurtlar Vadisi Pusu”yu yazanlar belli ki “Muro”ya diyalog yazarken müthiş eğleniyor...
Mustafa Üstündağ da rolünün hakkını veriyor...
“Moru”, bölücü terör örgütü yöneticisi, uyuşturucu kaçakçısı ve seri katil...
Adamda her türlü melanet var... Her diziye lazım bir kötü adam o...
Ancak söylemleri “Muro”nun o “hain” yanını unutturuyor ve onu aynı zamanda sempatik bir adam haline getiriyor...
İşte sırf bu nedenle Pana Film’e “Terör örgütü üyelerini böylesine sempatik göstermeyin” diye gelen tepkiler “Muro”nun suyunu ısıtıyor...
Şu sıralar “Kurtlar Vadisi Pusu”nun “en ilgi çeken karakteri” olan “Muro”, her an öldürülebilir...

Ali Eyyüpoğlu / Milliyet

N.Şaşmazfan
09-03-08, 10:21
Vadi'den modaya katkı: Burjuva Donu




Televizyon dizileri moda dünyasında "marka" yaratıyor. Adeta her dizi ya da program, kendi moda trendi ile anılıyor. Gaffur pijaması, Sümbül Hanım eşarbı, Sıla tokası, Acun havai gömleği, Ahmet Çakar bikinisi, Polat kostümü gibi... Kurtlar Vadisi'nin son bölümü de "televizyon modasına" yeni bir yön vereceğe benziyor. PKK'nın şehir sorumlusu Muro, uyuşturucu taşıtacağı zavallı gencin beline silah sokarken, mavi boxer şort giydiğini görüp, irkiliyor: "Bu mavi don da ne böyle?" Çocuk utana sıkıla yanıt veriyor: "Başka donum yok başkanım!" Muro hemen yardımcısı Çeto'ya talimat veriyor: "Bundan sonra örgüt içinde burjuva donu giyilmeyecek!.." Önümüzdeki günlerde iç çamaşırı mağazalarının vitrininde "Burjuva donu gelmiştir" yazıları görürseniz, şaşırmayın!

9 MART 2008

Yüksel ALTUĞ


SABAH

N.Şaşmazfan
09-03-08, 10:23
Bir PKK'lı bu kadar sempatik olur mu?


“Kurtlar Vadisi Pusu”nun senaristleri “Muro” için harekete geçti

“Kurtlar Vadisi Pusu”nun senaristleri diziye birçok yeni karakter kattı...
Ama bu karakterlerden hiçbiri “Muro” kadar sevilmedi...
“Kurtlar Vadisi Pusu”yu yazanlar belli ki “Muro”ya diyalog yazarken müthiş eğleniyor...
Mustafa Üstündağ da rolünün hakkını veriyor...
“Moru”, bölücü terör örgütü yöneticisi, uyuşturucu kaçakçısı ve seri katil...
Adamda her türlü melanet var... Her diziye lazım bir kötü adam o...
Ancak söylemleri “Muro”nun o “hain” yanını unutturuyor ve onu aynı zamanda sempatik bir adam haline getiriyor...
İşte sırf bu nedenle Pana Film’e “Terör örgütü üyelerini böylesine sempatik göstermeyin” diye gelen tepkiler “Muro”nun suyunu ısıtıyor...
Şu sıralar “Kurtlar Vadisi Pusu”nun “en ilgi çeken karakteri” olan “Muro”, her an öldürülebilir...

(Ali Eyüboğlu / Milliyet)

N.Şaşmazfan
09-03-08, 10:25
'Kurtlar Vadisi Irak', son sekiz yılda en çok izlenen 100 film arasında; 4 milyon 256 bin 567 kişilik bilet sayısıyla birinci!..

Türk Sineması'nda yaşanan hareketlilik, Hollywood yapımlarının pabucunu gişede dama attı. Gişe hasılatlarına bakılarak yapılan değerlendirmelere göre; aralarında 'Babam ve Oğlum', 'G.O.R.A' ve 'Kurtlar Vadisi-Irak' filminin de bulunduğu yerli yapımlar, iddialı rakiplerinden fazla izlendi.

BİLETTE YABANCILARI SOLLADIK
Son sekiz yıl içinde gösterime giren filmler arasında birinci sırada 4 milyon 256 bin 567 izleyiciyle 'Kurtlar Vadisi-Irak' yer aldı. En çok izlenen yabancı film ise 1 milyon 757 bin 224 adet biletle 'Yüzüklerin Efendisi' oldu. 2000 ile 2008 yılları arasında en çok izlenen 100 filmden ilk 11'ini yerli yapımlar oluşturdu.

Sekiz yılın tablosu
Son sekiz yıl içinde gişe hasılatı ile ilk 15'egiren yerli filmler şöyle sıralandı :
* Kurtlar Vadisi Irak: 4.256.567
* G.O.R.A: 3.932.315
* Babam ve Oğlum: 3.831.567
* Vizontele: 3.263.639
* Vizontele Tuuba: 2.894.802
* Hababam Sınıfı Askerde: 2.586.636
* Organize İşler: 2.582.056
* Hababam Sınıfı 3.5: 2.067.661
* Kabadayı: 1.981.955
* Beyaz Melek: 1.919.058
* Asmalı Konak Hayat: 1.774.769
* Hokkabaz: 1.686.177
* O Şimdi Asker: 1.657.051
* Hababam Sınıfı Merhaba: 1.580.535
* Recep İvedik: 1.530.889 (Hâlâ gösterimde)

Sabah
Mehmet ÇALIŞKAN

N.Şaşmazfan
09-03-08, 10:27
Can pazarı mı, dizi mi?


AKSİYON filmlerinin en büyük özelliği durmadan can pazarı yaratmalarıdır, tehlikeler kapıya dayanır, ölüm geldi derken, kahramanlar kurtulurlar, zaten onları kahraman yapan da korkusuzluklarıdır. Son yıllarda aksiyon filmleri tutmuyor, çünkü yeterli heyecanı toparlayamıyorlar, iyi kahraman derseniz o hiç kalmadı. Televizyonlar bu görevi üstelendiler; herkes Lost dizisinden söz ediyor, ama benim için kuralları sonuna kadar zorlayan iki dizi var; biri 24, diğeri Kurtlar Vadisi... 24, bu yıl yok, yazarlar grevinin kurbanı oldu, Kurtlar Vadisi sürüyor. Geçen haftalarda finaller, ölümlerle birleşti, Nefise Karatay’ı bombayla parçaladılar, Abdülhey’a işkence yapıldı, hem de en şiddetlisinden, bu hafta Büyük İskender, ihtiyarları ve Polat’ı öldürmek, hepsini Kız Kulesiyle birlikte havaya uçurmak için emir verdi... Bu kadar tehlike ve hepsinden tozlanmadan çıkan bir Polat; bunu nasıl başarıyorlar?

9 MART 2008

Tuna SERİM

TERCÜMAN

N.Şaşmazfan
10-03-08, 04:56
Türk televizyonlarındaki dizilerin aile olgusunu yok ettiğini belirten senaryo yazarı Ömer Lütfü Mete, bu dizilerden ailesini korumak için dizi saatinde çocuklarına film izlettiğini açıkladı.

Türk televizyonlarında yayınlanan dizilerdeki kalitesizliğin halkın bir dramada araması gereken estetik düzeyini düşürdüğünü belirten Mete, dizilerin aile kavramını da bozduğunu ifade etti.
Türkiye'deki medyanın 'aile' diye bir derdi olmadığını, yayınlanan dizilerde kullanılan dilin sokak dilinden bile aşağı olduğunu aktaran Mete, "Türkiye'de aileyi kaybediyoruz. Eğer siz kendinizi ifade edemezseniz, başkalarının yapımlarına bakar sonra da hiç farkında olmadan dönüşürsünüz" dedi.
"Bana göre dünyanın en dayanıklı milleti bizim milletimizdir" diyen Mete, "Fakat bu diziler ile yetişen gençlerin kuracağı aileler nasıl olacak kuşku içindeyim. Bizim ailemizi özel yapan diğergam yani fedakâr oluşudur. Batı'daki bencillik henüz gelmedi. Fakat bu diziler ile yetişen gençler en azından bir çocuğun getireceği sorumluluğu taşıyacak güçte görünmüyor. Bir diğeri karı koca arasındaki dırdıra tahammül edemez. Türkiye'de patlama yapan boşanmaların sebebinde biraz da bunlar aranmalı" şeklinde konuştu.
Kendisinin ilkokuldan üniversite çağına kadar 4 çocuk sahibi olduğunu aktaran Mete, "Bunu izlemeyin demenin de çare olmadığını gördüm. Ben dizilerin yıkıcı etkisinden ailemi korumak için o saatlerde oğlum-kızım gelin şu filmi beraber izleyelim diyorum öyle de yapıyorum. Herkes bunu yapabilir mi, bu imkânı var mı onda da bir şey diyemem" diye konuştu.
Dizi çılgınlığının kalitesizliği ortaya çıkardığını ve bunun aile yaşantısını olumsuz etkilediğini ifade eden Mete, "Bir program dahilinde Türk halkının estetik düzeyi düşürülüyor. Sanki halkın kalitesini düşürmek planına göre hareket ediliyor. Sokaktaki adamın kullanmadığı dili kullanan televizyon dizileriyle karşı karşıyayız. Türkiye'de artan boşanma sayısında bu dizilerin önemli bir rolü vardır. Çünkü bizdeki dizilerin aile diye bir derdi yok" dedi.
Haftada bir yayınlanan televizyon dizilerin normal süresinin ortalama 80 dakika olduğunu, bu 80 dakikalık diziyi ortaya çıkarmak için ortalama 80 sayfalık bir senaryo yazılması gerektiği düşünüldüğünde olayın ortaya çıktığını belirten Mete, şöyle dedi:
"Haftada bir yayınlanan 80 dakikalık dizi dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir ilkelliktir. 80 dakikalık dizinin senaryosunun 80 sayfa olduğunu düşünün. Bu 80 sayfalık senaryonun 6,5 günde hazırlanıp dizinin ortaya çıkarılması mümkün değildir. Ama kaliteden feda ederseniz hazırlanır. Baktığınızda yaptıkları tek şey 'bla, bla, bla' konuşmak. Başka bir şey değil. Bu yapımlar Türkiye'nin yüzkarasıdır."
Türk dizilerinde 5-10 yıl öncesine kadar Yeşilçam filmlerinde olduğu gibi öpüşme sahnesi olmadığını aktaran Mete, "Bugün ise bizim yaptığımız Kurtlar Vadisi ve Eşref Saati gibi birkaç dizi dışında öpüşme sahnesi olmayan dizi yok gibi. Bu nereye kadar gidecek, biz yarın öbür gün ensest ilişkiyi de mi normal göreceğiz ya da gösterilecek bize" diye sordu. (Cihan Haber Ajansı)

N.Şaşmazfan
10-03-08, 16:12
Halil Öz
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
Bir Fenomen Olarak Sinema, TV ve Kurtlar Vadisi

Fenomen algılanabilir gözlemlenebilir varlık olay ve süreçlerin nesnel gerçekliğini ifade eder. Fenomeni inceleyen felsefe dalı da fenomenoloji olarak adlandırılır. Fenomenoloji, her şeyden önce, fenomeni, yani dolaysız olarak verilmiş olanı betimlemeye dayanan bir yöntemdir[1]Fenomenoloji görüneni inceleme yoluna giderken gerçekliği ve gerçeklik hakkında bildiklerimizi bir tarafa bırakarak fenomenin özüne inmeyi hedefler.

Bir toplumsal olay sırf kendisi olmaktan çıkar ve kendinden daha fazla şeyler ifade edecek çapa erişirse sosyal bir fenomen olarak adlandırılmayı hak eder. Kolların, bacakların, gövdenin, kafanın bir araya gelip kendileri olmanın ötesinde bir canlı bedenini ya da bir yaşam formunu ifade etmesi gibi bir şeydir bu da.

Bugün, toplumsal yaşamı değer yargıları, insanlar arası ilişkiler, üretim-tüketim alışkanlıkları ve çok çeşitli davranış kalıpları yönünden etkileme, yönlendirme ve dönüştürme gücüne sahip sinema filmleri, televizyon dizileri ve bu diziler arasında işlevsel açıdan ayrıcalıklı bir yeri olan Kurtlar Vadisi adlı diziyi de fenomen olarak adlandırabiliriz. Şüphesiz ki televizyon ve sinema tarihi içerisinde yeni bir durum değildir bu.

Gösterildikleri dönemlerde eğlence dünyasının olağan seyirlik unsurları olmanın ötesinde anlamlar kazanarak toplumsal yapı üzerinde derin etkiler bırakan ve birer kült olan birçok televizyon ve sinema filmi söz konusudur. Clark Gable’nin Vivien Leigh ile baş rollerini paylaştığı Rüzgar Gibi Geçti adlı film sinema tarihi içerisinde böyle bir etkiye sahiptir. Clark Gable’ın 1934 tarihli It Happened One Night filminde gömleğini çıkartıp, iç çamaşırı giymediğini gösteren çıplak göğsünün göründüğü sahneden sonra, iç çamaşırı satışları Amerika’da ulusal çapta düşmüştür. Bu düşüş sinemadaki bir görüntünün tüketicilerin tutum ve satın alma davranışları üzerindeki etkisini göstermesi açısından önemli bir gösterge olmuştur. [2]

1980’li yıllarda tüm dünyayla birlikte Türkiye’de de yayınlanan Dallas adlı dizinin toplumsal hayat üzerindeki etkisini o döneme yetişenler çok iyi hatırlarlar. “80'li yıllarda Southfork Çiftliği'nde yaşayan petrol milyarderi ataerkil ailenin hayatını konu alan "Dallas" hepimizi ekran başına mıhlayıp uluslararası bir fenomen haline geldi. Türkiye'de televizyon tek kanallıydı ve hayatımızın ona endeksli olduğu darbe ertesi yıllarda "Dallas" bizi de çok etkiledi. Dizinin yayınlandığı pazar geceleri sosyal hayat dururdu.”[3]

Türk sinemacılığında da fenomene dönüşmüş film, tip ve karakter örnekleri sıralamak mümkündür. Kemal Sunal’ın canlandırdığı “Şaban” tiplemesi, Erol Taş’ın yarattığı kötü adam karakteri, Aliye Ranalar; Hülya Koçyiğitler, Türkan Şoraylar vs.

Günümüzde artık özel sektör anlamında bir Türk televizyonculuğundan da söz edebilmekteyiz.1990’lı yıllarda Turgut Özal’ın estirdiği Liberalizm, Serbest Piyasa Ekonomisi sloganlarıyla bayraklaştırılan amerikan tarzı yaşam projesinin uygulamalarının en önemli adımı olarak özel televizyonculuğa geçilir. Amerikan sisteminin küresel hâkimiyeti için amerikan yaşam tarzının(sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel anlamda)yaygınlaştırılmasına, Amerikan yaşam tarzının yaygınlaştırılması için de televizyona ihtiyaç duyulmaktaydı. Kültürel egemenlik Amerikanın küresel gücünün yeterince takdir edilmemiş yüzüdür. Estetik değerleri hakkında ne düşünülürse düşünülsün, Amerikanın kitlesel kültürü, özellikle dünya gençliği üzerinde manyetik bir çekim gücüne sahiptir. Cazibesi, yansıttığı hazza dayalı yaşam biçimine dayandırılabilir, ama küresel cazibesi inkâr edilemez. Amerikan televizyon programları ve filmleri küresel pazarın dörtte üçünü kapsar. Amerikan tutkuları, yeme alışkanları ve hatta giysileri dünyada gittikçe daha çok taklit edilirken, Amerikan popüler müziği de aynı şekilde baskındır.[4] Brzezinski’nin bahsettiği bu kültürün dünya çapındaki taşıyıcısı ve yayıcısı televizyon ve sinemadır.

Türk televizyonculuğu 90’lardan günümüze gelinceye kadar bir eğlence sektörü olarak spor, müzik, magazin, yarışma programları ve diziler anlamında popüler kültürün tüm unsurlarıyla harmanlanmış olan kendi geleneğini oluşturmayı da başarır. Bugün bu gelenekten kaynaklanan tecrübe, güven, cesaret ve aymazlıkla toplumun inanç ve değer sistemini hiçe sayan programlar yapılmakta adeta bilinçli olarak bizi biz yapan tüm değerler bombardımana tabi tutulmaktadır. Bu yönüyle televizyon ve sinema Küresel sistemin egemenlerinin hegemonyaları için gerekli olan tüketim ve eğlenceye dayalı kültür yayıcılığının bu coğrafyadaki gönüllü temsilcisi durumundadır.

Sosyal hayat mı sinema ve televizyon filmlerinin içeriğini belirlemekte ya da televizyon ve sinema filmleri mi sosyal hayatı dönüştürmekte türünden sorulara verilebilecek cevaplar oldukça karmaşık görünmektedir. İkisi arasındaki karşılıklı etkileşimi göz ardı etmeden verilecek cevaplar daha tatmin edici olmaktadır. Sosyal yaşama ait unsurlar kurgulanıp bir televizyon ya da sinema filmi tekniği ile izleyenlere servis edilirken, bu kurgunun daha sonra toplum üzerinde son derece etkili olduğu gözlemlenmektedir. Kurgusal gerçeklik reel gerçekliğin yerine geçmekte, film kahramanları birer rol modeli olarak insanların yaşamlarında gerçekleştirdikleri sosyal ilişkilerin ve davranış kalıplarının temel belirleyeni olmaktadırlar

Son zamanlarda yukarıdaki denklemi en iyi açıklayabilecek bir örnek olduğuna inandığımız Kurtlar Vadisi adlı dizi Türk televizyonculuğunun fenomen yaratma kabiliyetini de gözler önüne sermektedir(!)

Derin devlet, mafya, siyaset, bürokrasi, sermaye, iş ve sanat dünyasının kimin eli kimin cebinde belli olmayan türünden ilişkilerini konu alan ve bunu romantik milliyetçilik ile dizide bol bol söylenen türkülerin sembolize ettiği azıcık poplaştırılmış Anadolu kültürüyle kurgulayan dizi, kısa sürede geniş yığınları arkasından sürükleyen bir kült olmayı başardı. Dizinin başkahramanı Polat Alemdar ferman padişahınsa dağlar bizimdir diye haykıran modern bir Köroğlu tiplemesiydi adeta. Mekânı dağlar olan Köroğlu’nun aksine Polat’ın mekânı şehirlerdi. Köroğlu’nun “Tüfenk icad oldu mertlik bozuldu.” diyerek silahı kalleşliğin sembolü ilan etmesinin aksine patrimonyal ilişkiler ağının egemen olduğu bir toplumda Polat Alemdar silahı kahramanlığın, erkekliğin sembolü olarak filmin her karesinde adeta gözlerimizin içine sokarcasına kullanıyordu.

İyi niyetle, vatanperverlik gibi ulvi gayelerle adam öldürmek, yasa dışı işler yapmak, yargının sağlayamadığı adaleti kendi yöntemleriyle sağlamaya çalışmak gibi mesajlar üzerinden mafyanın iyi ve faydalı olanının(!) televizyonlar üzerinden reklâmı yapılıyordu. Bilgi Üniversitesi öğretim üyelerinden Murat Paker de dizinin derin devleti meşrulaştırıcı yanını vurgulayarak diziyi şöyle değerlendirir: "Kurtlar Vadisi, Susurluk'un bir beraat talebidir. Bu toplumda öteden beri yapılan pis işler var. Bu pis işler, devlet içindeki birilerinin yapılmasını gerekli gördüğü ama yasal çerçevede yapamadığı işler. Bunlar çoğunluk tarafından bilinmiyordu. Ama Susurluk'la, 'derin devlet' denildiğinde aklımıza ne geliyorsa açıkça ortaya çıktı. Toplum bunu gördü ve devlete ve yöneticilerine ilişkin kuşkuları arttı. Kendisini devletin asıl sahibi görenlerin saygınlığı azaldı. Ama toplum bir temizlik de yapamadı. Olay kapatıldı ve Kurtlar Vadisi sayesinde, toplumun bir kesiminde Susurluk beraat etti. Kurtlar Vadisi, gayet güzel bir ideolojik, psikolojik manipülasyonla katili kahramana çevirdi.[5]

İş kurgusal olanla sınırlı kalsa belki kimse itiraz etmeyecekti. Ama kurgunun televizyonlardan taşıp evlerimizi, sokaklarımızı, şehirlerimizi; adım adım tüm toplumu ele geçirmeye başlamasıyla itirazlar da yükselmeye başladı. Dizi ve diziyi takip eden filmler sadece yoğun izlenme oranıyla değil, aynı zamanda şiddet kültürünü ve derin devleti meşrulaştıran içeriğiyle de gündeme geldi. Böylesi bir temanın bu kadar geniş bir izleyici kitlesine ulaşması, diziyi toplumsal bilimlerle uğraşanların farklı başlıklarla ele aldıkları sosyolojik bir olguya dönüştürdü. Dizi hakkında hukuki süreç başlatılmasından yana olan Yahya Berman'a göre "Kurtlar Vadisi, faili meçhul cinayetlerin, işkencenin ve kölelik ilişkileri üzerinden yükselen erkek ergenliğinin popüler kültür kültü haline getirmesine aşırı bir örnektir[6]

Okullarda konseyler kuruluyor, emirlere itaat etmeyen öğrencilerin konseyde kalemi kırılıyordu. Yani çeteleşme okullara kadar inmişti. Kendilerine model olarak Polat’ı seçenler Polat gibi adam öldürmeye başlamışlardı. Karadeniz Sahil Yolu'na karşı verdiği çevreci mücadeleyle bilinen avukat Cihan Eren'in öldürülmesinden sonra yakalanarak tutuklanan 25 yaşındaki Serhat Karadeniz'in "Kurtlar Vadisi dizisindeki Polat Alemdar'a özeniyordum. Ünlü birini vurmam lazımdı. Fındıklı'daki en ünlü kişi de Cihan Eren olduğu için onu vurdum şeklindeki açıklaması, dizinin şiddeti özendirici özelliğini bir kez daha tartışma konusu yaptı [7]

Dizinin gündelik hayattaki ilişkiler ağına yansıması kara mizah örneği sayılacak türdendi. Gündelik hayatın rekabete dayalı ilişkiler sarmalında kendilerini görece biraz daha zeki sananlar diziyi rakiplerini alt etmek için Bizans entrikalarında tecrübe kazanma adına seyrediyorlardı. Kalleşliğin ayak oyunlarının öğrenildiği görsel bir ayine dönüştürülüyordu film. Bu sakat mantık düşmanın silahıyla silahlanmak argümanıyla da meşrulaştırılabiliyordu. Kurtlar Vadisinde gezinenler çıkış yolunun çakallar vadisine açıldığını görmezden geliyorlardı. Bilmiyorlardı ki çakallaşmanın tarihi kurtlaşmaya karar vermekle başlıyordu

Reel gerçeklikle kurgusal gerçeklik arasındaki sınırların aşındığı hatta bunların yer değiştirdiği toplumsal bir anomali durumuydu yaşananlar. Sanal kahramanlar giyim-kuşam,yeme-içme alışkanlıkları yaşam tarzları ile gerçek hayata hükmediyorlardı artık.Bir bakıma yaşananlar gerçeğin sanallaşması gibi bir sonucu da çıkarıyordu ortaya. Artık mafyalar,çeteler, bu topraklar üzerinde derin emelleri bulunan emperyalist güçler diziler ve filmlerle sinir sistemleri alınarak pasifize edilmiş insanların yaşadığı bu coğrafyada çok daha rahat at koşturabilirler

Bir fenomen olarak sinema, televizyon ve diziler toplumların kaderi üzerinde köleleştirici bir silah olarak işlev görmekte. Bu anlamda meydan şimdilik Hollywood yapımcılarına ve onların gönüllü kullarına bırakılmış gibi görünmektedir.

sunay34
10-03-08, 17:59
Bu olay gerçektir.
Kurtlar Vadisi dizisinin PALA ve o dönemki otel senaryoları iznsiz kullanılmış senaryo ERGİN BOROBEY adlı senariste ait.Bu bir iddia değil.BOROBEY Osman sınavla görüşmelerinden sonra dizide kullanıldığını tesbit ettiğini kendi sitesinde açıklamış.önceleri basında üç beş yerde vardı bu haber doğruluğu konusunda ergin borobey açıklama yapmamıştı.

Bu açıklamayı okumak için: www.erginborobey.com/osmansinav.htm



"KURTLAR VADİSİ dizisi içerisinde 2004 yılında şahsıma ait projenin bazı bölümleri ve karakterleri bilgim olmadan ve iznim olmadan kullanılmıştır.Bu konu hakkında 2004 yılından beri çeşitli yorumlar yapılmış bunların hiçbirine cevap vermemiştim.Özellikle Medyada tanınan bir Dizi üzerinden kişisel propaganda algılanması ve sosyal hayatımın zarar göreceği endişesi ile olayıkapatma gereği duymuştum.O yıllarda geçen zaman süresince çalışma arkadaşlarımı ve birikimlerimi kaybettim.OSMAN SINAV ile 2004 Yılında yaptığım 2 görüşme sonucunda ortaya olumlu bir konsept çıkmadığı için görüşmeler dondurulmuştu.Ayrıca Osman SINAV’ın Arkadaşlarımile çalışma teklifini reddettiğim günlerde arkadaşlarımda konu ile ilgili takipte idiler.

Kanlı yemin projesinin bazı bölümlerinin Dizide kullanıldığı hem arkadaşlarım hem de kendi kişisel tespitlerimle sabittir.Bu olaydan sonra arkadaşlarımdan ayrılmak zorunda kaldım.Öyle ki; Bu projenin izinsiz kullanıldığını da ilk bizzat çalışma arkadaşlarımdan öğrenmiş oldum.Kısacası Projeyi Osman SINAV’a para karşılığında sattığımı düşünmeleri ve bu süreçte onlar ile olan ilişkilerimin zayıflaması en önemli etken idi.Çalışma arkadaşlarımı ve bütün birikimlerimi kaybetmemin tek nedeni bu olaydır.Bu olay ile ilgili bilgi ve belgeler mevcuttur dileyen basın mensubu arkadaşlarımız bunları isteyebilir ve ayrıca syn OSMAN SINAV ile konu hakkında bilgi alabilirler.

KURTLAR VADİSİ Dizisinde “PALA” adlı karakter ve ayrıca bölümlerde geçen OTEL patlama senaryoları ve bu karakterler üzerinden geçen birçok bölüm karıştırılmış olarak tamamen KANLI YEMİN projesinden alındığı doğrudur.Konu hakkında OSMAN SINAV ile görüşme çabalarıma rağmen olumlu bir sonuç alamadım.Kendisi bir şekilde görüşmeleri red etmiş bu konu ile ilgili bir açıklama beklememe rağmen herhangi bir izahatta bulunmadığı kişisel tespitimdir.

Konu hakkında şimdiye kadar yorum yapmamamın yegane sebebi sosyal hayatım ve ayrıca syn OSMAN SINAV’a olan sevgim ve saygımdı.O dönemde arkadaşlarım basına yakın kişilerle diyaloğa geçip TV Programları düzenlemeleri gerektiğini ve konuyu kamuoyuna duyuracaklarını bizzat bana söylemişler ancak ben bu yanlış durumu engellemişimdir.Geçen zaman içerisinde özellikle son dönemlerde yakın insanlardan duyduklarımdan sonra bu açıklamayı yapma gereği duydum.Yıllarca konuyu içime attım ve bir açıklama bekledim.Yanlış sonsuz şekillere girebilir, doğru ise yalnız bir türlü olabilir.Yıllardır gündemde olan ve milyonlarca kişinin izlediği bir dizi üzerinden rant sağlayan bir insan konumuna düşmekten ve en önemlisi Osman SINAV ile olan görüşmemize sadık kalma açısından hep sustum.Zaman birçok örtüyü kaldırdı.Burada en önemli husus şu ki OSMAN SINAV’ın arkadaşları ile çalışma teklifini reddettiğim halde bu projeyi kullananların yine arkadaşları olması idi.Uzun zaman görüşme çabalarıma ve bir açıklama beklememe olumsuz yanıt veren syn SINAV’a hitaben yapılan bu tip şeylerin yanlış olduğu ve başkalarının sırtından başkalarının düşüncelerinden ancak buraya kadar yol alınabileceğini kendisinin görmesidir.Açıkça belirtmeliyim ki bu süre zarfında syn SINAV’ın beni aramasını beklemiş en azından bu projeyi kullanabileceğini öğrenmek istemiştim.

Gerçek sanat el emeği ve düşüncenin haklı şekilde alınıp toplum yararına en bilgili şekilde değerlendirilmesidir.Sonuç olarak yapılan bu yanlışa karşı yıllarımı hayallerimi verdiğim bu sektörde aptal yerine konmanın verdiği vicdan azabı muhasebesi sonucunda ortaya çıkan durum bundan ibarettir…





Konuyu kamuoyuna sunuyorum…


ERGİN BOROBEY
Senarist/Oyuncu

Makay53
12-03-08, 08:03
ABD Başkan aday adaylarından Hillary Clinton, Türk danışmanı Mehmet Çelebi’nin görevine son verdi. ABC’nin haberine göre, Hillary Clinton, Amerikan ve Yahudi karşıtı olarak gösterilen ‘Kurtlar Vadisi Irak’ filmine parasal destek sağladığı ortaya çıkan Çelebi’yi bu nedenle görevden aldı.


New York Post gazetesi de Çelebi’nin en pahalı Türk filmi olarak gösterilen ‘Kurtlar Vadisi Irak’ filmine destek verdiğini belirterek, filmde Yahudi bir doktorun işkenceyle ünlenen Ebu Greyb hapishanesindeki Iraklılar'ın organlarını çalarak Tel Aviv, Londra ve New York’ta müşterilerine sattığı, filmin ayrıca Amerikan karşıtı olduğunu yazdı.

Bu haberin ardından Yahudiler’den tepki alan Clinton ise çareyi Çelebi’yi yanından uzaklaştırmakta buldu. Clinton’ın Kampanya Danışmanı Ann Lewis,

“Çelebi’nin filmle bağlantısı olduğunu bilmiyorduk. Kesinlikle onunla aynı fikirde değiliz. Bundan sonra kampanyamızda para toplayamayacak” dedi.

Ancak bir Musevi gazetesi, Clinton’ın Çelebi’nin filmle olan ilgisini haberin New York Post gazetesinde yayınlanmasından bir ay önce bildiğini iddia etti. ABC’ye konuşan kampanya sorumluları olayı söz konusu gazeteden öğrendiklerini duyurdu.

Clinton için 100 bin Dolar topladığı belirtilen Çelebi’nin, şu günlerde Türkiye’de olduğu öğrenildi.

Kaynak:www.kurtlar-vadisi-pusu.net

Makay53
12-03-08, 08:50
Muro'nun devrimci ruhu filizlenecek. Memati ve Hikmet'in aşklarında sürpriz. Asıl darbeyi Büyük İskender vuracak.

Kurtlar Vadisi Pusu, bu hafta 30. bölümüyle yine izleyenleri soluksuz bırakacak.

Polat Alemdar, İskender Büyük’ün füze pususundan nasıl kurtulacak? İhtiyarlar Heyeti’nin Polat Alemdar’la buluşması gerçekleşebilecek mi? Tataroğlu ailesini karıştıracak ittifakın tohumlarını kim atacak?

Örgüt içindeki hangi gelişme Muro’nun “devrimci devreleri”ni yeniden yakacak? Vadinin aşıkları Hikmet ve Memati’yi bekleyen sürprizler ne? Ve nefesleri kesecek final sahnesinde Büyük İskender’in, Polat’ın ekibine vuracağı büyük darbe ne olacak?

Kaynak:www.kurtlar-vadisi-pusu.net

Makay53
12-03-08, 08:53
ABD Başkan aday adaylarından Hillary Clinton, Amerikan ve Yahudi karşıtı olarak gösterilen ‘Kurtlar Vadisi Irak’ filmine parasal destek sağladığı ortaya çıkan Türk danışmanı Mehmet Çelebi’yi görevden aldı.

ABD Başkan aday adaylarından Hillary Clinton, Türk danışmanı Mehmet Çelebi’nin görevine son verdi. ABC’nin haberine göre, Hillary Clinton, Amerikan ve Yahudi karşıtı olarak gösterilen ‘Kurtlar Vadisi Irak’ filmine parasal destek sağladığı ortaya çıkan Çelebi’yi bu nedenle görevden aldı.

New York Post gazetesi Çelebi’nin en pahalı Türk filmi olarak gösterilen ‘Kurtlar Vadisi Irak’ filmine destek verdiğini belirterek, filmde Yahudi bir doktorun işkenceyle ünlenen Ebu Greyb hapishanesindeki Iraklılar'ın organlarını çalarak Tel Aviv, Londra ve New York’ta müşterilerine sattığı, filmin ayrıca Amerikan karşıtı olduğunu yazdı.

Bu haberin ardından Yahudiler’den tepki alan Clinton ise çareyi Çelebi’yi yanından uzaklaştırmakta buldu. Clinton’ın Kampanya Danışmanı Ann Lewis, “Çelebi’nin filmle bağlantısı olduğunu bilmiyorduk. Kesinlikle onunla aynı fikirde değiliz. Bundan sonra kampanyamızda para toplayamayacak” dedi.

'En pahalı Türk filmi' ünvanına sahip 2006 tarihli Kurtlar Vadisi Irak, hem Amerikan hem de Ebu Garib'te bir Yahudi doktorun Iraklıların organlarını çalıp Tel Aviv, Londra, New York'taki müşterilerine satmasına atıfla Yahudi karşıtı olarak algılanmıştı. ABC'ye konuşan Hillary'nin kampanyasının başdanışmanı Ann Lewis, Çelebi için "Filme desteğinden haberimiz yoktu. Kesinlikle hoş karşılamıyoruz. Artık kampanyamız için bağış toplamıyor" dedi. Bazı muhalifler, eski first lady'nin en azından New York Post'un Çelebi'yi sorguladığı bir ay önceki haberinden durumu bilmesi gerektiğine işaret etti.

Hillary bağışı iade eder mi?

Geçen ay Kurdish Media web sitesi, Illinois eyaletinden Demokrat delege seçildiğine dikkat çektiği Çelebi için "Aşırı milliyetçi, Amerikan, Ermeni, Yahudi ve Kürt karşıtı projeleri finanse ediyor. Clinton yönetiminin tarihteki en Türk yanlısı ABD yönetimi olduğu hatırlanırsa, şaşırtıcı değil" diye yazmıştı. Bunun üzerine atlayan Cumhuriyetçi sitelerinde, "Mide bulandırıcı propagandanın yapımcılarıyla çalışan bir Amerikalı görmek beni çılgına çevirdi. Demokratlar ülkemizin her düşmanını seve seve buyur eder. Dünyadaki tüm komünistler ve İslami Naziler, Beyaz Saray'da bir Demokrat görmek istiyor" gibisinden yorumlar çıkmıştı.
BMH Worldwide prodüksiyon şirketinin sahiplerinden olup Sharon Stone ve Andy Garcia'nın, Kurtlar Vadisi'nde rol almasını sağlamış Çelebi'nin kampanyasına yaptığı 100 bin dolarlık bağışı Hillary'nin iade edip etmeyeceği de merak konusu.


Kaynak:www.kurtlar-vadisi-pusu.net

Makay53
12-03-08, 08:56
Kurtlar Vadisi Pusu, bu hafta 30. bölümünün final sahnesinde, İskender, Polat'ın adamlarına büyük darbe vuruyor.

Polat Alemdar, İskender Büyük’ün füze pususundan nasıl kurtulacak?

İhtiyarlar Heyeti’nin Polat Alemdar’la buluşması gerçekleşebilecek mi?

Tataroğlu ailesini karıştıracak ittifakın tohumlarını kim atacak?

Örgüt içindeki hangi gelişme Muro’nun “devrimci devreleri”ni yeniden yakacak?

Vadinin aşıkları Hikmet ve Memati’yi bekleyen sürprizler ne?

Final sahnesinde Büyük İskender’in, Polat’ın ekibine vuracağı büyük darbe ne olacak?

Kaynak:www.kurtlar-vadisi-pusu.net

N.Şaşmazfan
12-03-08, 17:26
Türk danışmanı ’Kurtlar’ yedi

Nafiz ALBAYRAK/(DHA)

Türk danışmanı ’Kurtlar’ yedi
Mehmet Çelebi ’Kurtlar Vadisi- Irak filmine parasal destek sağladığı için Clinton’un kampanyasından uzaklaştırıldı.

ABD Başkan aday adaylarından Hillary Clinton, Türk danışmanı Mehmet Çelebi’nin görevine son verdi. ABC’nin haberine göre, Clinton, Amerikan ve Yahudi karşıtı olarak gösterilen ’Kurtlar Vadisi Irak’ filmine parasal destek sağladığı ortaya çıkan Çelebi’yi bu nedenle görevden aldı. New York Post Gazetesi de Çelebi’nin en pahalı Türk filmi olarak gösterilen ’Kurtlar Vadisi Irak’ filmine destek verdiğini belirterek, filmde Yahudi bir doktorun işkenceyle ünlenen Ebu Greyb hapishanesindeki Iraklılar’ın organlarını çalarak Tel Aviv, Londra ve New York’ta müşterilerine sattığı, filmin ayrıca Amerikan karşıtı olduğunu yazdı. Bu haberin ardından Yahudiler’den tepki alan Clinton, çareyi Çelebi’yi yanından uzaklaştırmakta buldu. Clinton’ın Kampanya Danışmanı Ann Lewis, "Çelebi’nin filmle bağlantısı olduğunu bilmiyorduk. Kesinlikle onunla aynı fikirde değiliz. Bundan sonra kampanyamızda para toplayamayacak" dedi.

Hürriyet

N.Şaşmazfan
12-03-08, 17:28
Kurtlar Vadisi, Türk danışmanı işinden etti


Yahudi lobisi o sahneyi unutmadı. Hillary, Türk danışmanın işine son verdi.


12 Mart 2008 / 12:51
ABC’nin haberine göre, Hillary Clinton, Amerikan ve Yahudi karşıtı olarak gösterilen ‘Kurtlar Vadisi Irak’ filmine parasal destek sağladığı ortaya çıkan Çelebi’yi bu nedenle görevden aldı.

YAHUDİ LOBİSİ O SAHNEYİ UNUTMADI
New York Post gazetesi Çelebi’nin en pahalı Türk filmi olarak gösterilen ‘Kurtlar Vadisi Irak’ filmine destek verdiğini belirterek, filmde Yahudi bir doktorun işkenceyle ünlenen Ebu Greyb hapishanesindeki Iraklılar'ın organlarını çalarak Tel Aviv, Londra ve New York’ta müşterilerine sattığı, filmin ayrıca Amerikan karşıtı olduğunu yazdı.



KESİNLİKLE AYNI FİKİRDE DEĞİLİZ AÇIKLAMASI
Bu haberin ardından Yahudiler’den tepki alan Clinton ise çareyi Çelebi’yi yanından uzaklaştırmakta buldu. Clinton’ın Kampanya Danışmanı Ann Lewis, “Çelebi’nin filmle bağlantısı olduğunu bilmiyorduk. Kesinlikle onunla aynı fikirde değiliz. Bundan sonra kampanyamızda para toplayamayacak” dedi.

YAHUDİ KARŞITI FİLM OLARAK BİLİNİYOR
'En pahalı Türk filmi' ünvanına sahip 2006 tarihli Kurtlar Vadisi Irak, hem Amerikan hem de Ebu Garib'te bir Yahudi doktorun Iraklıların organlarını çalıp Tel Aviv, Londra, New York'taki müşterilerine satmasına atıfla Yahudi karşıtı olarak algılanmıştı. ABC'ye konuşan Hillary'nin kampanyasının başdanışmanı Ann Lewis, Çelebi için "Filme desteğinden haberimiz yoktu. Kesinlikle hoş karşılamıyoruz. Artık kampanyamız için bağış toplamıyor" dedi. Bazı muhalifler, eski first lady'nin en azından New York Post'un Çelebi'yi sorguladığı bir ay önceki haberinden durumu bilmesi gerektiğine işaret etti.

HİLLARY BAĞIŞI İADE EDER Mİ?
Geçen ay Kurdish Media web sitesi, Illinois eyaletinden Demokrat delege seçildiğine dikkat çektiği Çelebi için "Aşırı milliyetçi, Amerikan, Ermeni, Yahudi ve Kürt karşıtı projeleri finanse ediyor. Clinton yönetiminin tarihteki en Türk yanlısı ABD yönetimi olduğu hatırlanırsa, şaşırtıcı değil" diye yazmıştı. Bunun üzerine atlayan Cumhuriyetçi sitelerinde, "Mide bulandırıcı propagandanın yapımcılarıyla çalışan bir Amerikalı görmek beni çılgına çevirdi. Demokratlar ülkemizin her düşmanını seve seve buyur eder. Dünyadaki tüm komünistler ve İslami Naziler, Beyaz Saray'da bir Demokrat görmek istiyor" gibisinden yorumlar çıkmıştı.

BMH Worldwide prodüksiyon şirketinin sahiplerinden olup Sharon Stone ve Andy Garcia'nın, Kurtlar Vadisi'nde rol almasını sağlamış Çelebi'nin kampanyasına yaptığı 100 bin dolarlık bağışı Hillary'nin iade edip etmeyeceği de merak konusu.

ENSONHABER

N.Şaşmazfan
12-03-08, 17:30
PANAFİLM'DEN BASIN ve KAMUOYUNA ;

12 Mart 2008 tarihinde bazı gazetelerde yer alan ve Kurtlar Vadisi Irak filminin adının geçtiği haberler üzerine, filmin yapımcısı Pana Film olarak açıklama yapma gereği duyuyoruz.

Haberlerde adı “Hillary Clinton’un danışmanı” olarak geçen Mehmet Çelebi’nin, Kurtlar Vadisi Irak filmine maddi destek sağlamış olduğu iddiaları gerçek dışıdır. Kurtlar Vadisi Irak filminin tüm finansmanı, yapımcı firma Pana Film tarafından sağlanmıştır.

Mehmet Çelebi’nin ortakları arasında olduğu BMH Worldwide Entertainment şirketi ile Pana Film arasında, herhangi iki firma arasında olabilecek bir ticari anlaşma gerçekleşmiş ve BMH şirketinden filmin yabancı oyuncuları konusunda menajerlik hizmeti alınmıştır.

Kurtlar Vadisi Irak filmi ile Mehmet Çelebi arasındaki ilişki, bu menajerlik hizmeti ile sınırlıdır.


12 Mart 2008

N.Şaşmazfan
12-03-08, 17:33
Kurtlar Vadisi Dizisi Sosyolojik olarak "VİKİPEDYA" sitesinde değerlendirilmiş ve ortaya aşağıda görmüş olduğunuz yazı metni ortaya çıkmıştır.

Nedir bu Vikipedya?
Wikipedia özgür ansiklopedi projesinin, 2003'te hayata geçen Türkçe koludur. Kurulduğu günden itibaren, İnternetin en geniş kaynak sitesi olma yönünde ilerlemektedir. Vikipedi, içeriği dünyanın her köşesinden gönüllü insanlar tarafından imece usulü ile hazırlanan açık ve özgür bir ansiklopedidir. Bu site bir wikidir, yani dünya üzerinde İnternet'e bağlı bilgisayarı olan herhangi bir kişi, tüm sayfalarda ekleme, çıkartma, düzenleme yapabilir.

Yazının detayları için ilgili siteyi ziyaret edebilir, sizler de araştırmalarınız sonucu söz konusu başlığa eklemeler yapabilirsiniz. Tabi ki site editörünün onayı ile..

Kolay gelsin..
.................................................. .......
Dizi ve diziyi takip eden filmler sadece yoğun izlenme oranıyla değil, aynı zamanda şiddet kültürünü ve derin devleti meşrulaştıran içeriğiyle de gündeme geldi. Böylesi bir temanın bu kadar geniş bir izleyici kitlesine ulaşması, diziyi toplumsal bilimlerle uğraşanların farklı başlıklarla ele aldıkları sosyolojik bir olguya dönüştürdü. Dizi hakkında hukuki süreç başlatılmasından yana olan Yahya Berman'a göre "Kurtlar Vadisi, faili meçhul cinayetlerin, işkencenin ve kölelik ilişkileri üzerinden yükselen erkek ergenliğinin popüler kültür kültü haline getirmesiyle aşırı bir örnektir" Dizinin yasaklanması talebini yanlış bulan Murathan Mungan, bununla birlikte ""Kurtlar Vadisi" ekibinin, apaçık bir biçimde şoven milliyetçilik, ırkçılık yaptığını; hukuk dışılığı savunduğunu; her çeşit çeteleşmeyi, mafyalaşmayı özendirdiğini; benzerine Hitler Almanyası, Mussolini İtalyasında rastlanabilecek bir süreçle kimlik arayışındaki gençlere, şiddet yanlısı rol modelleri önerdiğini" düşündüğünü belirtir.

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden Yrd. Doç. Dr. Sevilay Çelenk de dizinin yayınının durdurulmasıyla ilgili kararı şöyle değerlendiriyor:

"Yasa'nın Yayın İlkeleri başlığı altında 4. madde (v) bendinin ihlali olarak değerlendirebilecek bir durum söz konusudur bu dizide, hem de ilk bölümünden başlayarak, bunu da hatırlamakta yarar var ( 4. Madde v) (Değişik : 03/08/2002-4771/8) Yayınların şiddet kullanımını özendirici veya ırkçı nefret duygularını kışkırtıcı nitelikte olmaması.)... Irkçı nefret duygularını kışkırtan nitelikteki yayınları dünyanın hiçbir "demokratik" ülkesinde oturma odalarına sokamazsınız. Daha dizinin ilk bölümü yayınlanır yayınlanmaz, önyargı ile itiraz edildi deniyorsa, Kurtlar Vadisi'nin ilk versiyonundan miras bıraktığı sivil itirazı hatırlamak gerekir. O versiyonun finalinde, bir suç örgütünün eli kanlı üyeleri alkışlar arasında beraat ettirilmiş, kahraman ilan edilmişti. İzleyici burada böyle bir finalin gerçekleşmesinden -haklı olarak- gereğinden fazla kaygı duymuş olabilir. Çünkü "Terör" versiyonu daha hassas bir konudan giriş yaptı. Hem de toplumsal bir barışa çok ihtiyaç duyulan, bu yönde çabaların yoğunlaştığı bir dönemde yaptı bunu."

Dizinin şiddet içeriği sayısal olarak gösterilebilir niteliktedir. Dizinin 55 bölümü üzerine yapılan bir araştırmaya göre "55 bölümdeki örtülü şiddetin görsel ve sözel kullanımında 296 bağırma, 145 küfür ve hakaret, 131 dolaylı küfür, 174 tehdit, 149 dolaylı tehdit, 161 baskı, 119 dolaylı baskı, 111 dışlama, 127 ilgisizlik, 124 aşağılama, 122 alay, 149 ima ve 113 yerme var. Açık şiddet yöntemlerinin dağılımı da şöyle: Silah kullanma 145, silah gösterme 226, çatışma 111, öldürme 411, yaralama 152, saldırı 137, dayak 147, tokat 155, kavga 175, işkence 110, tecavüz üç, taciz 191, bombalama üç, adam kaçırma dört. Milliyetçiliğin simgeleri de görsel ve sözel olarak kullanılıyor. 55 bölümde vatan kelimesi 128, millet 142, bayrak 240, kan 13, feda olmak, canını vermek, uğrunda ölmek 144, ülke 164, onur, gurur 123, asker, ordu 255, harita 313, din 299, onlar (dazlak, Yahudi, Amerikalı, Kürt vs.) 513, hilal 117 kez geçiyor."

Diziye ilişkin eleştiriler ve dizinin mesleki ahlak ilkeleriyle çeliştiğine dair iddialar bir kaç başlık altında toplanabilir:


Derin devletin meşrulaştırılması ve yayılmacılık
Dizi senaristlerinden Bahadır Özdener'in Irak'ta Türk askerlerinin ABD birliklerince başlarına çuval geçirilerek gözaltına alınmalarından sonra yaptığı "Polat Alemdar iki sene sonra bunların intikamını alacak", "devlet adına çalışan illegal bir adam, olmayan bir adam olarak Irak'a gidecek"... açıklaması özellikle dizinin ve filmin derin devleti meşrulaştıran bir özelliğe sahip olduğu ve Polat Alemdar karakterinin Abdullah Çatlı ve benzeri isimlerden esinlenilerek oluşturulduğu iddialarını gündeme getirdi. Üstelik "Kurtlar Vadisi - Irak" filminin vizyona gi