Tüm Versiyonu Göster : Binnur Kaya
çok sevdigim bir oyuncu..özellikle yabancı damat ve babam ve oglum da cok basarılıydı.. :)
URL=http://imageshack.us]http://img66.imageshack.us/img66/6506/dsc00247pg.jpg[/URL]
yd hastası 31-01-06, 11:42 Gerçekten çok sempatik çok tatlı ve çok doğal ve tabiki harika bir oyuncu :img-thumb
Gerçekten çok sempatik çok tatlı ve çok doğal ve tabiki harika bir oyuncu :img-thumb
e daha ne diyim..aynen katılıyorum..Bir de kendisi zaman zaman heyecanlanınca dili dolaşmaktadır..zira babam ve oğlum vizyona girmeden bir gün önce bizim okula geldiklerinde rolünü anlatırken bir an heyecanlanmış ve "ben yetkin'in kocasını oynuyorum" diyerek herkesi gülme krizine sokmuştur..kendisi de o krizden nasibini aldığı için de rolünün anlatamayıp sıradaki oyuncuya devretmiştir...Ama çok çok şirin bir kişilik kendisi..
*zeynep!!!* 31-01-06, 19:14 e daha ne diyim..aynen katılıyorum..Bir de kendisi zaman zaman heyecanlanınca dili dolaşmaktadır..zira babam ve oğlum vizyona girmeden bir gün önce bizim okula geldiklerinde rolünü anlatırken bir an heyecanlanmış ve "ben yetkin'in kocasını oynuyorum" diyerek herkesi gülme krizine sokmuştur..kendisi de o krizden nasibini aldığı için de rolünün anlatamayıp sıradaki oyuncuya devretmiştir...Ama çok çok şirin bir kişilik kendisi..
ya bayılıyorum bu kadına yaa siz sölicenizi demişsiniz diyecek daha söz bulamıyorum zaten SÜPER ya.. :img-thumb :good:
ya ben bu kadını coook seviom...sirin bi kisiliği var...
MiSz_CaniSi 04-02-06, 18:36 cok tatli sekerrr cok komik
bayiliyoruzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzz NAZIREEEEEE :p
Çok kaliteli bir oyuncu.Beni en çok şaşırtan yönüde genç ve güzel bir kadın olmasına rağmen hiç estetik kaygısının olmaması.Çirkin gözükürüm itici gözükürüm diye düşünmeden her şekle her role bürünüyor.Ayrıca çok sevimli şirin ve sıcak onu çok seviyorum.
super, sempatik bir. karakterleri hep (gordugum kadariyla) cilgin biri! cok tatli biri :icon_ange
http://img140.imageshack.us/img140/2041/program1018600017md17rj.jpg (http://imageshack.us)
çoook komik kadın
http://www.4x10.com/insanlar/1546.4x10
Tv Makinası izleyicilerinin seçtiği "TV Makinası'nın en sempatik konuğu kimdi?" konulu ankette sıralama;
1. Sırada: Özgü Namal
2. Sırada: Erol Günaydın
3. Sırada: Binnur Kaya
4. Sırada: Özgür Çevik
5. Sırada: Hadise
:img-grin2 :img-clapp :happy0064
ya ben çok seviyorum bu kadını çok tatlı biri. ayrıca çok ta iyi bir oyuncu.
Acayip komik kadinn yaa!!Super rol yapiyor gulmekten oluyoruz annemle:))
melis_krmcm 13-06-06, 09:55 evt ya acaip sempatik, sıcak ve komik biri ya oyunculuğu da süper babam ve oğlum da onun sahnelerinde kopmuştum zaten çok beğeniyorum ben bu kadını ya çok şeker:img-grin2
first lady 13-06-06, 19:15 vallla ben kaynanalar filminden beri gülmekten ölüyorum binnur kayayı izleyince.süper ya nazire bi harika,babam ve oğlumdaki hallerini hatirladıkça hala gülüyorum.bence türkiyedeki en başarılı oyuncululardan birisi:img-grin2
özgür_keremcem 16-06-06, 09:53 resimler için sağolun
ben bu kadının oyunculuğunu çooooookk beğeniyorum yabancı damatta konuşması hareketleri falan o karakteri yansıtıyo seyirciye bence çok komik birisi dizide
babam ve oğlundada öyleydi tam ağlicam derken bir söz etti ve gülme krizine tutuldum
gerçekten çoookkkkkkkkkkk ii bir oyuncu:):)
berk_hastası 16-06-06, 11:37 gerçkten muhteşem bi oyuncu ya
hepiniz haklisiniz bende ailemde begenerek izliyoruz binnur kayayi
ve ayrica cok sicak kanli okan bayülgende cok begenmistim onu
Başarili Ve Acayip Komik....insana Kahkaha Attirabiliyor...ama Dramlari O Kadar Güzel Oynayamiyor
10 üzerinden 7
Başarilar
çok sevdigim bir oyuncu..özellikle yabancı damat ve babam ve oglum da cok basarılıydı.. :)
URL=http://imageshack.us]http://img66.imageshack.us/img66/6506/dsc00247pg.jpg[/URL]
bu resimde cok tatli cikmis:img-grin2
hastayım bu kadına ben yaa. bu kadar doğal bu kadar komik nassı olunur:) ölüyoruz annemle gülmekten. çok da çılgın biriymiş normalde okan bayülgen söyledi. çok tatlı biri başarılar dilerim
özgür_keremcem 01-07-06, 14:13 Dünkü Bölümde Her Bölümde Olduğu Gibi çok Başariliydi O Ağlama Sahnelerinde Bile Izleyiciyi Güldürmeyi Başardi Ya Helal Olsunnnn
Her hali çok komik.Babam ve Oğlumda çok komikti.Rolü de çok komikti zaten...Dramada da çok iyi olacağından eminim ama...:img-nyam:
sizlere bir binnur kaya röp.
Binnur Kaya: En çok mutluyken şükrederim
H. SALİH ZENGİN
Doğal komikliği, şen kahkahaları ve ilginç mimikleriyle izleyiciye şapka çıkartan oyuncu Binnur Kaya, rol aldığı film ve dizilerde olduğu gibi gerçek hayatta da kelimenin tam anlamıyla çılgın biri. Okyanus bilimci olmak isteyecek kadar denizi çok seven Kaya, Ankara’dan İstanbul’a sırf denizi görmek için gelmiş. Yabancı Damat dizisinde üçüzlerin annesi rolünü başarıyla oynayan Kaya, buna alışmış olacak ki, “Eğer çocuk yapacak olursam üç taneden az yapmak istemem.” diyor. Yaratılmış olan her şeyi büyük bir hayranlıkla izlediğini söyleyen Kaya, hayatı teslim olmak ve şükretmekle formüle ediyor: “Ben sadece dara düştüğümüz zaman Yaradan’ın adını anmaktan hoşlanmıyorum. Mutlu olduğum an, en çok şükrettiğim zamandır.”
Sabahları kahvaltıda et ve ciğer yiyen birisinin balık yerken vicdani sebeplerle balığın gözüne ot koyması tam da Binnur Kaya’lık bir iş doğrusu. Böyle düşünmemin sebebi, tamamen kendisidir. Zira çılgınlıklarına bizi alıştıran bizzat kendisi. Dış Kapının Mandalları, Çarli, Bir Demet Tiyatro, Yabancı Damat, Abuzer Kadayıf, İnşaat, Babam ve Oğlum gibi bilumum tiyatro, dizi ve sinema filmlerinden tanıdığımız Kaya, üstün komiklik performansıyla iki çenemizin birbirine değmesine müsaade etmiyor. Bir araya gelince çenemiz iyice açılmış olacak ki, üç röportajlık konuşma yaptık. Size bir tanesini sunabiliyoruz.
Sizce komik kadın mı bakımlı kadın mı daha gerçek?
İkisi de. Çünkü bir insan komik de, bakımlı da olabilir. Ama bence insanlar yataktan makyajlı kalkan kadınlar görmek istemiyor artık. Bu bir problem ve gerçek değil. Yani bakımlı olmak illaki makyaj yapmak demek değil. Saçını taramak da bakımlı olmak, temiz giyinmek de. Komik insanlar da var hayatta.
Kadın komikse bir arızası aranıyor genel olarak. Sizde bizim göremediğimiz bir arıza var mı?
Herkes kadar hasta, herkes kadar sağlıklıyım. İşimi yapıyorum sadece. Ekstra bir şeye ihtiyaç duymuyorum; çünkü aklıma gelmiyor.
Tanınmak sizi rahatsız ediyor anlaşılan. Benim bildiğim oyuncu tanınmak için oyunculuk yapmaz mı?
Evet, bu iş egoya dayalı bir iş. Oyunculukta aşılması gereken ilk kural egoyu aşağı çekebilmek. Ayrıca tanınmak gerçekten hoş bir şey değil. Ama tabii saygı ya da sevgi ile verilmiş bir selam, o selamın alınması, bunlar çok hoş şeyler. Yolda yürüyen insanların bana bakmasından rahatsız oluyorum. “Nazire hanım sizi çok beğeniyoruz” diyorlar mesela. Benim adım Nazire değil ki, bu kadar hayransınız bir zahmet edemediniz mi jeneriğe bakmaya? Böyle bir şey düşünmem çok mu yanlış?
Peki çocukken güldüren ve gülen bir çocuk muydunuz?
Ben galiba erkek olduğumu zannediyordum küçükken! Bir kız çetemiz vardı, erkeklere üstünlük taslardık. Bir de saçım kısa, sesim kalındı. Hep ‘Kız mısın, erkek mi?’ diye sorarlardı. “Erkeğim” derdim. (Gülüşmeler) Afacan Beşler kitapları vardı. Onları okuyup okuyup coşardık. Oyunla geçti ve oyunla devam ediyor.
En çok neye gülersiniz, kendinize mi?
Hafıza problemim var, o hallerime gülüyorum. Bu yüzden bazen mahcup durumlara da düşebiliyorum. Bir de durum komiği dediğimiz hallere gülüyorum.
Yapamam dediğiniz bir rol var mı?
Her rolü yapamayabilirim. Hiçbir rolü de yapamayabilirim. Gerçekten iddiam yok. Hep şunu derdim: Aman hamile kalmayayım bir dizide, doğurmayayım. (Gülüyor) Ama Yabancı Damat’ta 3 tane birden doğurdum. Bir sinema filminde hamilesin, işte doğum sancısı var deseler oynamazdım. Çünkü o rolü yapmak bana çok zor geliyor. Korkutuyor. Nasıl bir acı olduğunu, doğuranın nasıl hissettiğini canlandıramıyorum kafamda.
Yabancı Damat dizisinde üç çocuklu bir annesiniz. Herhalde bu sizin başınıza gerçekten gelse ‘Kâbusnâme yazabilirdiniz. Annenin bu kadar kutsallığı da fazla mı dedirtir insana?
(Gülüşmeler) Dizideki üçüzlerin gerçek anneleri bence müthiş, henüz çıldırmamış. Bu konudaki fikrimi yıktı o anne ve baba. O anneyi hiç ‘çocuklara bakmaktan kendime hiçbir şey yapamadım’ haliyle görmedim. Çok sabırlı. Ben o kadar sabırlı olabilir miydim bilmiyorum. Ama benden iyi bir anne olur, hakkımı yemek istemem.
Kendinizi anaç görüyorsunuz yani?
Maalesef evet. Bu zararlı; çünkü çok rahat bırakamıyorsunuz karşı tarafı. Üşüdün mü? Acıktın mı? Susadın mı? O yüzden maalesef biraz fazla anaç olabilirim. Eğer çocuk yapacak olursam, yani iyi bir baba olur da Allah izin verirse, 3 taneden az yapmak istemem. (Gülüyor)
Üç çocuk, annelik duygusunu arttırır mı köreltir mi?
Bence arttırır. Bu üçüzlerin annesinde gözlemlemeye çalıştığım bir şey aslında. Hangi birine nasıl bakacağını şaşırıyor mesela. Ki üçünden biri öksürürse öbürü de öksürüyor, biri uyursa öbürü de uyuyor.
“Deniz olmayan şehirde yaşanmaz.” Bu itirafı hiçbir Ankaralı yapamaz. Sizdeki bu deli cesareti nereden geliyor?
Denizi, yunusları çok seviyordum ve okyanus bilimci olmak istiyordum. Yürürken deniz kokusu duymak istiyor insan. Ama şimdi sorsanız günde kaç kere denizi görüyorsun? Koşturmaca içinde varlığını unuttuğum bile oluyor. Hâlbuki ben İstanbul’a tiyatro, televizyon için gelmedim. İstanbul’u sevmek ve deniz için geldim. İstanbul’a geldiğimde köprüden geçerken el salladığımı hatırlıyorum.
Şu anki eviniz deniz görüyor mu?
Hayır. Cinangir’deyim. Ama 100 yıllık, yüksek tavanlı 3 katlı bir ev. Bu sefer de bunu seviyorum.
Okyanus bilimci olunca ne olacaktı? Yüzme biliyor musunuz?
Kaptan Cousteau ile çalışmak isterdim. Yunuslarla, foklarla ilgilenmek istiyordum. Yüzme biliyorum ve yüzerken uyuyabilirim. Bir de açık denizde olma düşüncesi içimi ferahlatıyor.
Peki Van Gölü gibi kapalı bir iç denizde yüzemez misiniz?
(Gülüyor) Yani o kadar düşünmediğim sorularla karşıma çıktınız ki! Nasıl gelir aklınıza bu sorular? Yani yüzerdim herhalde, bilmiyorum.
Okyanus için şimdi oyunculuğu bırakabilir misiniz?
Tabii ki bırakırım. Yani eğer faydalı bir şeyler yapacaksam tabii ki.
Oyunculuk faydasız bir şey mi?
Hayır öncelikler var hayatta, mesela beyaz foklar için çok az bir zaman kaldı ve ben hiçbir şey yapamıyorum. Dünyanın ciğeri hastalandı, fidan dikeceğiz 1 yıl boyunca, teklifine bile bırakırım. Doğada bir kıyamet var. Ne kadar çok eziyet ediyoruz, içimizdeki merhamet ne kadar çok azalmış, bu kıyametin kendisi zaten benim için.
Dizi Antep’te geçince, aklımıza hemen mutfağı geliyor. Siz nasılsınız mutfakta, yuvalama, içli köfte yapar mısınız?
Yaparım. İçli köfteyi yeni tutturdum. Aslen Adanalıyım. Balık da çok seviyorum, ama mesela balığın gözüne bir ot koyuyorum mesela.
Neden, Adanalı bir vejetaryen misiniz yoksa?
Keşke vejetaryen olsak yani, bir yıl hiç et yemediğim oldu. Sabah kahvaltıda kebap yiyen bir insanken, tamamen vicdani sebeplerden et yemedim, çünkü yüzleri vardı.
Ama bu Allah’ın insana verdiği bir nimet, köpek yemiyoruz ki!
Yiyen var, biz yemiyoruz. Bu insan yemeye kadar gider. İnsan otla da doyurabilir karnını.
Yemeyip besleyelim mi yani canım, size katılmak mümkün değil. Bir Adanalı kalkmış ota talim edelim diyor yani...
Evet. Bir doktor demiş ki, “İnsanın en büyük trajedisidir yemek yemek”. Doğru. Bütün hastalıkların başı kolesterol.
Ama beyaz ette kolesterol yok!..
Ama vicdanen... Sadece bir yıl et yemedim, şimdi et yiyorum evet. Maalesef zevk alıyorum. Al işte insanım yani, ne diyeyim? Buna diyecek bir şeyim yok.
Hiç tanımadığınız şehirde uyanma idealiniz varmış. Bu insana nasıl etki eder, psikolojik sorunlardan başka?
(Gülüyor) Benim için bir şeyden sıkılmamak büyük bir psikolojik sorun. Yıllarca saçını kestirmeyen arkadaşlarımın nasıl sıkılmadıklarını anlamıyorum mesela. Ben onlardan sıkılıyorum. Başka bir yerde uyanma düşüncesi, yaratılmış olan her yeri görme amacıyla söylenmiş bir şey. Ömrümüz çalışmakla, fatura ödemekle geçiyor. Ama yaşamak böyle bir şey olmamalı. Çünkü bu beraberinde şükretmeyi de getiriyor. Yaradılmış olan her şey bende hayranlık uyandırıyor. Şuraya kapağı atayım, burada bir evim olsun, bir arabam olsun, hayatımı garantiye alayım demem. Bir saniye sonramızın garantisi yok ki! Her gün derim ki: “Yaşamış olan, şu an yaşayan ve yaşayacak olan her varlık için olsun bu selam.” Çünkü ben dara düştüğümüz zaman Yaradan’ın adını anmaktan hoşlanmıyorum. Mutlu olduğum an, en çok şükrettiğim zamandır. Bir dert de bilirim ki şifasıyla gelecektir. Derim ki buna da şükür. Çaresiziz. Teslim olmak ve şükretmekten başka çaremiz yok.
En çok nereyi görmek istiyorsunuz?
Norveç fiyortlarını görmek istiyorum. Orada mutlak bir sessizlik olduğunu düşünüyorum. Sadece yaradılmış olanı dinlemek...
Tefekkür yani...
Evet evet, haddim olmaz diye söylemedim. Benim oraya gidişim başka güzel şeylere vesile olacaksa, lütfen olsun.
‘Benimle ilgili olmayan şeylere burnumu sokmayı vazife bilirim’
Kaç kardeşsiniz? Annenizle ilişkiniz nasıl?
İki kız kardeşiz, bir ablam var. Ankara’da yaşıyorlar. Ailemle olan ilişkimin bir buluşma olduğunu düşünüyorum. Bir tane köpeğim var, adı Pide.
Susamlı mı?
Herkes kıymalı mı, peynirli mi diye soruyor. Susamlı mı, çok güzel, evet bol susamlı.
Ailenizle buluşma dediniz, bu bir kader mi, tesadüf mü?
Tesadüflere inanmıyorum hiç. Tesadüf denilen şeyin alın yazısı olduğunu düşünüyorum.
Anneniz ateşinizi sesinizden ölçecek kadar hassas, temizlikçi gelmeden evin tozunu alacak kadar titiz ya da çocuğu yere düşünce kaldırmayacak kadar rahat mıydı?
Rahat değildi. Yere düştüğüm zaman kulağımdan kaldırıldığımı hatırlarım yani. (Gülüşmeler) Ama insan büyüyünce anlıyor ki çaresizlikten o anki tepki, ona engel olamayışından. Temizlikçi gelmeden toz alan biriydi, ben de öyleyim maalesef. Toz almakla bitse, evi bir yıkamadığım kalıyor. Sabah 9’da gelecekse ben 6’ya kadar evi temizlemiş oluyorum. Çok yorulmasın, aman ayıp olmasın diye. Böyle hayatı zorlaştıran yanlarım var. O arıza dediklerinizden biri bu.
Simetri hastalığı da var mı?
Hayır yok. Dağınıklığı seviyorum. Dağınık ama temiz. Çok düzgün bir yeri 10 dakikada yeni taşınmışım gibi dağıtacak bir yeteneğim var. Bu da öbür arızam diyebiliriz. (Gülüyor) 10 yıldır İstanbul’dayım, 15 ev değiştirdim neredeyse. Sonra sessiz kalmayı başarıp düşündüğümde diyorum ki ‘ben bunu seviyorum’. Her yerde oturmak istiyorum.
“Babam ve Oğlum” filminde gelin Hanife rolündeki gibi hayatta da âşık olduğu bir adamı idare edecek bir kadın mısınız?
Evet öyleyim. Biraz ağır zekaya sahip biri orada kocam. Gerçek hayatta olsa aynı derecede seçer ve kollarım. Aslında ben bunun dışında hayatta çok adil biriyim. Benimle ilgili olmayan şeylere burnumu sokacak kadar.
Bundan dolayı başınıza iş açılır mı?
Açılmaz mı? Sokakta arıza görsem müdahale ederim. Allah karşılaştırmasın, bir zulüm varsa nasıl engel olabilirim kendime bilmiyorum. Bir şey yapmak için en yakınımızın ya da sizin başınıza gelmesini mi beklemek gerekiyor? Savunan adam suçluya zarar verdi diye hapse giriyor, bir sürü çoluk çocuk falan öldürmüş yaralamış adam çıkıyor. Kul hakkı nerede o zaman? Adalet nerede
'Gidersem dönmem'
"Yabancı Damat"ta evin büyük kızı Nazire'yi oynayan tiyatro sanatçısı Binnur Kaya, dizi bittikten sonra uzaklarda yeni yerler keşfetmeyi istiyor
NİHAN UÇAR
Yabancı Damat'ta üçüzlerin annesi Nazire'yi canlandıran Binnur Kaya, çekimlerin hayatının büyük bir kısmını kapsadığını söylüyor. Setin olmadığı zamanlarda evde köpeğiyle vakit geçirdiğini belirten Kaya, en büyük idealinin bilmediği bir şehirde uyanmak olduğunu belirtiyor. Kaya sözlerini şöyle sürdürüyor: "Dizi bittikten sonra bir yerlere gitmeyi, yeni yerler keşfetmeyi istiyorum. Gemi ya da tren yolcuğu yaparak, o anın tadını çıkartmayı hedefliyorum. Eğer gidersem dönmeyebilirim."
cyprus_hsn 02-07-06, 22:49 muhteşem bir oyuncu.. tiyatro kökenli olması başarısını kanıtlıyor zaten. ben de biraz bilgi vereyim...
Doğumu
1972 - Ankara
Eğitimi
Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Bölümü
rol aldığı dizi ve filmler
Babam ve Oğlum
Yabancı Damat
Bekarlar
İnşaat
Hadi Uç Bakalım
Benimle Evlenir Misin
Abuzer Kadayıf
Muhallebicinin Oğlu
Güneş Yanıkları
Baba Evi
Dış Kapının Mandalları
Bir Demet Tiyatro
YELDA DENİZ 03-07-06, 08:57 En çok babam ve oğlumdaki oyunculuğunu beğenmiştim.orda da acayip komikti.
yaa bu kadın insan olamaz daha üstünde bir warlık!! ne kadar samimi ne kadar doğal yani idollerimden biri binnur kaya diğeri sumru yavrucuk! muhteşem insanlar ikiside!:img-nyam: :img-nyam: :img-nyam:
binnuru ben ilk kez muhallebicinin oğlunda görmüştüm ordada saf bir kızı oynuyordu ama konuşması falan aynı yabancı damattaki gibiydi bayılıyorum bu kadına! ilerde bir gün inşallah tanışma fırsatı yakalarım zaten bir gün dalıcam yabancı damatın setine!:img-grin2 :img-grin2 :img-grin2 :img-grin2
binnur kayaya bayılıyorum daha doğrusu bayılıyoruz hani derler ya ailecek sizi çok seviyoruz diye kesinlikle bizdede binnur kaya için aynı şey geçerli.çok tatlı çok sempatik ve kesinlikle çok iyi bir oyuncu ben özellikle sesine ve tonlamalarına bayılıyorum.röportajını şimdi okudum ve çok beğendim(röportajı ekleyen arkadaşa teşekkürler)kendisine olan sevgim daha çok arttı dizi dışında gerçek binnur kayayı öğrenince.inşallah istediği gibi olur ve bigün başka bi evde hiç tanımadığı insanlarla beraber uyanır:img-grin2 (ya bunekadar güzel ve kişiye özel bi istektir.herkes gibi olmanın çok dışındalıktır ve bunu sadece gerçekten böyle olmasını istediği aman insanlar benimle ilgili böyle düşünsün diye söylememektir bayıldım ben bu röportaja daha doğrusu binnur kayaya)
mükemmel ötesi harika biri eh daha ne diyim canım?
arkadaşlar nedense usta oyuncular pek değer görmüyor...:icon_evil ama neyse ben şahsen yabancı damatın final bölümünde bir kez daha hayran kaldım çok iyi bir oyuncu:img-grin2
sude-elvin 13-07-06, 00:20 süper biri ya bi insan bukadar süper rol yapabilirmi gülmekten öldürüyo beni.
bu resmi googleden buldum ekliyeyim dedim...
http://www.zaman.com.tr/2006/01/15/t-binnur-kaya.jpg
ya çok şeker valla rolünü çok iyi yapıyor bide bağırdığı yada seslendiği zaman sesi çok komik çıkıyo:)
çok iyi bi oyuncu binnur kaya..
hele babam ve oğlumda hayran kalmıştım.. çok komikti..:):)
bencede çok iyi bir oyuncu,bayılıyorum kendisine:good:
umuttaciri 09-08-06, 17:56 Değerinin ne zaman anlaşılacağını merak ettiğim(bu ülkede asla anlaşılmaz ancak ölünce Allah uzun ömür versin)Türkiye'de yetişmiş dünya çapında bir oyuncu, sanatçı, hanımefendi birisi.Tıpkı Türkan Şoray gibi çok çegingen ve mahçup birinin sıra rol yapmaya gelince nasıl bambaşka bir kişiliğe büründüğü ok şaşırtıcı.Sadece mimikleriyle bile ben böylede rol yaparım dedirten muhteşem insan.İnşallah yapımcılarımız yönetmenlerimiz biraz daha hakkı olan roller verirler kendisine
zeynep nazli 09-08-06, 19:19 http://img414.imageshack.us/img414/994/tjf8.png
apple-core 09-08-06, 20:33 acayip sewdiğim bi insandır.mükemmel bi oyuncu olduğunu sölememe gerek bile yok sanırım.......tek kelimeyle harika bi insannnnnnn
zeynep nazli 09-08-06, 20:51 evet ben onu için resim yaptı resim nasıl olmuş acaba
Kendisine Baktat reklamlarindan beri bayiliyorum. Yabanci Damat'la daha da begendim, super bir kadin ..
Cok seviyorum onu, rolunun hakkini sonuna kadar veren isimler arasinda ;)
KIRMIZIGÜL 01-09-06, 11:12 aynen katılıyorum arkadaşlar size çok başarılı ve çok komik bir kadın hele yabancı damatta onu izlerken gülmekten kırılıyom.çok kutluyorum binnur kayayı.çok güzel rol yapıyo.
sude-elvin 03-09-06, 11:10 http://img233.imageshack.us/img233/4291/nsgzs6.png
http://img122.imageshack.us/img122/1279/527wb7.png
http://img49.imageshack.us/img49/8183/jtzzl4.png
cok seker yaa hem de iyi oyuncu boyle devam etsin;)
BUSE-KRMCM 23-09-06, 14:50 KADIN AŞIRI KOMİK YA:img-haha: :img-hyste :img-pilot :dance:
melis_krmcm 23-09-06, 15:07 samimi, doğal, sempatik, komik..süper biri ya..başka ne diyebilirim ki onun için..umarım hep mutlu ve başarılı olur..çok seviyorum onu :):happy0064
bahar_krmcm 23-09-06, 16:40 ya benim annem yabanci damatda bakinca kadin gulmekten öluyor bu binnur kaya'ya..bende cok seviyorum cok iyi bir oyunuc bence ve tabiki cok KOMIK.ve ben en cok babam ve ogulumda guldum
bütün oynadığı yapımlarda kendini belli etmesini bilmiştir.muhteşem bir oyuncu bunun yanında gerçek bir sanatçı.yabancı damatta çok iyi ama babam ve oğlumda çok sevmiştim ben onu.çok komikti.özellikle telsiz sahnesinde.ve değerinin hiçbir zaman tam olarak anlaşılamayacağını düşündüğüm oyunculardan.
ekşi sözlükten yorumlar:
1)takdire şayan performansını her yapımda görebildiğimiz, çatlak insan.
2)geleceği parlak tiyatrocu insan. kaynanalardan charlieye, dis kapinin mandallarindan baba evine oynadigi her rolde akilda kalmayi basarabilmiş ilginç mimik insani.
3)en komik kadınlar sıralaması yapılsa hayli iyi bir derece elde edebilecek insan. o yüz, o ses ...
4)baba evi ve benimle evlenir misin'de de oynamis, bu dizilere de degisik tatlar katmistir.
5)1996'da hho'da bahar noktası adlı oyundaki rol arkadaşım müzeyyen, şu anda çarli'yi seyrederken aklıma gelen özlenilesi sıcacık şahsiyet.
6)1995 bilkent üniversitesi müzik ve sahne sanatları fakültesi tiyatro bölümü mezunu olup inşaat ilk sinema filmidir.
7)mükemmel bir oyuncu.şu sıralar yabancı damat isimli dizide oynuyor.gerçekten hayranlıkla izliyorum.
8)melekler dizisinde bizi gülmekten yerlere yatıran geleceği parlak oyuncu. bir de dış kapının mandalları dizisinde özenti kız tiplemesiyle harikalar yarattı. hep takip ediyorum.
9)kendisini es zamanli olarak ilk kez bana bir seyhler oluyor ve yabanci damat'da kesfettim, kizdim da sonra nasil daha once fark etmedim diye. ben simdilerde ortalikta olmayan gunay karacaoglu'nu o komik kiz alaninda tek zannediyordum, degilmis meger, bir tane daha varmis...
10)karin kaslarima mekikten daha iyi gelen kişi....o mimikler..o bakislar.. öldürüyor gulmekten.....el ustunde tutulmasi gereken bir oyuncu kesinlikle....
11)enerjisi yüksek bir oyuncu.
oynarken rolü giyiniyor.
"ben bu kişi olsaydım n'apardım?" demiyor, o kişi oluyor.
mizah dergisi okurken bile kaşlarını çatan bendenize yüksek sesle kahkaha attırdı yahu.
12)türkiyenin en komik, en rol kesmeyen kadını. oynadığı hiçbişiyi kaçırdığımı sanmıyorum. hele şu son dizideki hallerini görünce negatif sadako olup tv nin içine girmek yanaklarını mıncıklamak istiyorum.
favorim, bir demet tiyatroda pencere güzelini canlandırışıdır (gelene geçene yoğurt fırlatan). o beyaz çoraplara kötü espirilere "aaayyy" derdi ben hayranlıkla gözlerimi açar ona bakardım. hala evde taklid ederim onun ayyy'larını. süper.
13)durup dururken yanına gidip tanıştığım ilk meşhur insan. bir diğer hasta olduğum oyuncu devin özgür çınar'la beraber çok sevinmişler, şeker şeker konuşmuşlardı. hepimiz biraz sarhoştuk ama pek memnun olmuştum.
alçakgönüllü, kendi süperliğinin farkında olmayan biri işte.
14)dünya tatlısı insan. bursa açık hava tiyatrosu nda bana bir şeyhler oluyor oyununu en önden izlememi sağlamış, samimiyeti ve alçak gönüllülüğüyle bir karıcayı bile incitmeyeceğini düşündüğünüz kişi bir espri yapıyor piyasadaki bütün karıncalar gülmekten ölüyor. (bkz: ben)
15)çarlideki hijyen karakteriyle gönlümde tahta kurmuş, her dizide oynadığı birbirine yakın tiplemeleriyle beni yerlere yatıran, gayet komik oyuncu.
16)en son babam ve oğlum'da saf bir kocaya* katmerli saf ve deli dolu eş tiplemesi giyinmiş nefis oyuncu. içine içine gülüşü, tuhaf tuhaf bakışı, ses tonu ve tüm edasıyla sahnesini dolduran güzel insan. keyifle izleniyor.
17)hadi uç bakalım adlı dizi de engin günaydın ile birlikte oynamıştı kısa bir dönem. bu ikili birbirlerine çok yakışıyor ve birbirlerini mükemmelce tamamlıyorlar. başka projelerde de bir arada olsalar ortalığı kırar geçirirler sanıyorum.
18)dün gece televizyon makinesinde okan bayülgen'inde sık sık vurguladığı gibi çok ama çok tatlı bir oyuncu ve çok başarılı. son olarak babam ve oğlum da izlediğim beni fazlasıyla güldüren, yetenek timsali insan.
19)sanirim dunyadaki en sirin insanlardan biri.. o bakislar, o sevecenlik, o saflik... ay ay ay.. yok yani baska kimsede.. onu dusunmek bile icime boyle bir sicaklik dolduruyor..
20)bana bir seyhler oluyor isimli oyunda "annea bi dekka bakar mısııın" repliği ve repliğe eşlik eden vücut kıvrımlanmalarıyla gülmekten yuvarlandıran oyuncu, yıllar önce ilk kez dış kapının mandalları dizisi ile kendine hayran bırakmıştı...
21)sanatçı. oyunculuğu ile ilgili başka bir şey söylemeye gerek olduğunu sanmıyorum. asıl anlatılması, söz edilmesi gereken binnur kaya'nın insan yönü. çok mütevazi, çok insancıl, çok hanımefendi (evet, hanımefendi dedim), inanılmaz iyi niyetli, olduğu gibi bir insan olması. o hiç bir zaman bir yıldız olamayacak çünkü o yıldız olmak istemiyor. binnur kaya işini çok iyi yapan iyi bir oyuncu, gerçek sanatçı. hep böyle kalmasını diliyorum.
22)benim de birçok kişi gibi dış kapının mandalları dizisi ile keşfettiğim oyuncu. saçları kısacıktı, "ama aşkııım" derdi hep hatta. ciddi rollerde bile mimikleri ile güldürüyor, o kadar başarılı ki söyleyecek söz bulamıyorum, hep izlesem bıkmam, o derece bir keyif veriyor izlerken. bu kadar mı güzel oynanır, bu kadar mı komik olunur ya..
23)nacizane fikrimce toni collette'in türkiye şubesi ama kesinlikle ne kopyası, ne de ucundan kenarından esinlenmiş. hatta belki toni collette'e binnur kaya'nın avustralya şubesi denilebilir.
sanatçının önde gideni.
24)"babam ve oglum"daki roluyle (de) cok begendigim kisi. (bazi) oyuncularin hep soyledigi bir sey vardir: "x kadin (erkek) roluyle ozdeslesmek istemedim bu yuzden bircok teklifi kabul etmedim. y kadini (erkegi) oynamak istiyorum" diye. boyle bir ozdeslesmenin cok da kotu olduguna inanmiyorum artik, o kadar iyi ki.
25)harika bir oyuncu bu.gerçek hayatta da çok tatlı biri olduğu belli*. ablam olmasını istediğim kişilerden.
26)her rolünde mimiklerine kadar içten oynayan, genelde saf ve sevimli rollerde bulunan bilkent'ten mezun olup en iyi oyunculuk yapan sanatçıların başında geliyor. her hareketi ayrı şirin ayrı komik...
27)çok çok iyi bir oyuncu olduğuna emin olduğum insan. fakat şimdiye kadar kendisini gördüğümüz her yerde çok benzer rollerdeydi. oyunculuk gücünü farklı rollerde görmek istiyor, sevgiyle selam ediyoruz.
28)ara cafeyi mesken edinmis harika insan. gozlerinin ici guluyor. hayir o kadar tanidik ki birgun gidip masasina oturup "aa naber abi, ac misin, balkan kofte yesek mi" diyecegimden korkuyorum.
29)kalbinizin kapilarini actiginiz vakit ayni sekilde bir tepkiyi gorebileceginiz dunyanin en guzel insani..
30)insanlarla sadece karşılaşmaktan bile heyecan duyan; güleryüzlü, içten insan. oluşum tiyatrosu günlerinden beri, çok iyi bir oyuncu olacağından emindim. kötücül bir karakteri canlandırabilir mi merak ediyorum. bakalım.
31)kötü kadın karakterini oynarsa ne kadar inanırım die düşündüren şeker tatlısı insan
32)son "yoğurt reklamı"nda ilgiyle takip ettiğim performans sanatçısı, aktrist. kesinlikle taklitten uzak, kendine has bir oyun kurma stili var ve sanırsam oynadığı rollere hayat verme konusunda türkiye top 10'e girmiştir bile.
34)bugün izlediğim billur rengi programında telefonlarla aldığı iltifatlar üzerine girdiği şekillere,mahçupluğuna,utangaçlığına inanılmaz şaşırdığım kişi.
icra ettiği rolle tamamen uç noktada davranışları olan,hayatımda izlediğim en doğal oyunculardan bir tanesi.
aldığı her iltifatta ağlayacak gibi oluyor ve her fırsatta bu iltifatlardan çok mahçup olduğunu belirtiyor.
kısacası bir sohbet programında da görünce en şeker,en sevimli bulduğum oyunculardan bir tanesi.
35)abuk subuk rol yapma özürlü insanlara bölüm başı milyarlar dökenlerin, oynadığı bölüm başına milyon dolarlar dökmesini dilediğim kadın.
Biyografisi:
1972 yılında Ankara'da doğdu. 1995'de Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Bölümü'nü bitirdi. Ankara Sahnesi ve Karatahta isimli çocuk tiyatroları ve Bakırköy Belediye Tiyatrosu'nda çalıştı. Üç yıl boyunca birçok organizasyonda profesyonel animatörlük yaptı. "Hülya Avşar Show", "Kaynanalar", "Çarli" ve "Baba Evi" gibi televizyon yapımlarında oyuncu olarak görev yaptı. Ekim 2000'de "Sen Hiç Ateşböceği Gördün mü?" oyunuyla BKM Oyuncuları' na katıldıktan sonra, "Bir Demet Tiyatro" ve "Bekarlar" dizilerinde ve "Bana Bir Şeyhler Oluyor" oyununda rol aldı.
bende beğenerek izliyor ve çok seviyorum.Babam ve oğlumda Yabancı damatta izledim.kendime kızıyorum daha önce farketmedim diye.tv.daha önce adı geçen(oynadığı )dizileri izlememiştim.
iki tane küçük resim buldum eklemek istedim ama öyle küçükler ki:
http://img213.imageshack.us/img213/4329/binnurkayaly3.jpg (http://imageshack.us)
http://img213.imageshack.us/img213/3599/binnurkayarz2.jpg (http://imageshack.us)
http://img155.imageshack.us/img155/9767/vi343665ab882250ch7.jpg (http://imageshack.us)
http://img213.imageshack.us/img213/9388/binnurkaya150mi9.jpg (http://imageshack.us)
"Çekimler sırasında bir ay Ayvalık'taydık Her gece Cunda'da çilingir sofrası kurduk"
http://img122.imageshack.us/img122/3853/adszip6.png (http://imageshack.us)
Sibel ARNA
Çağan Irmak'ın yeni filmi ‘Babam ve Oğlum' vizyonda. Film sessiz, sakin ve derinden ilerliyor. İnsanlar birbirine fısıltıyla söylemeye başladı filmin çok güzel olduğunu. Filmin üç oyuncusuyla Şerif Sezer, Binnur Kaya ve Yetkin Dikinciler'le Ahırkapı'daki Giritli'de buluştuk. Sohbet öylesine sıcaktı ki, sık sık yüksek sesle şükrettiler. Babam ve Oğlum filminde oynadıkları için ve birbirlerini buldukları için. Ben de içimden üçünü tanıdığım için ve Türkiye'de Çağan Irmak gibi bir yönetmen olduğu için şükrettim.
İkisini de aynı gün yaptım. Filmi aynı gün izledim, onlarla aynı gün buluştum. 16.30 matinesine Çemberlitaş Sineması'ndan bilet aldım ve oyuncularla saat 19.00'da Ahırkapı'da buluşmak için randevulaştım.
İçeri girdiğimde sofra mezelerle donatılmış, rakılar kadehlere akmıştı. Saçı başı dağılmış, makyajı akmış, gözleri ağlamaktan pancarlaşmış beni karşılarında görünce biraz telaşlandılar. Başıma bir şey gelip gelmediğini sordular. Gelmişti. Dünyanın en güzel şeyi benim başıma gelmişti. Ağlamak mutlu etmişti. Üstelik film hiç bitmemişti. İki lokma yiyip, iki yudum içtikten sonra ancak kendime gelebildim ve filme nasıl dahil olduklarını sorarak konuya girdim.
EVİN EN ÇATLAĞINI ŞERİF SEZER OYNUYOR
Anlatmaya Binnur Kaya başladı:
‘Çağan'la daha önce Baba Evi dizisinde birlikte çalışmıştım. Tanıyorduk birbirimizi. Bir gün Yabancı Damat'ın setindeyken aradı. Saf amca Sadık'ın karısı Hanife rolünü teklif etti. Benim hemen içim aktı. Tabii tabii dedim. Senaryoyu okuduktan sonra çok etkilendim. Ama hemen aramadım Çağan'ı. Hevesli genç gibi gözükmeyeyim diye kendimi bir süre demlemeye aldım. Ve buluştuk. Ve mutluyduk.'
Şerif Sezer Çağan Irmak'a çok yakın bir oyuncu olduğu için, senaryoyu daha yazılış aşamasından beri takip ediyormuş. Ama bir baba-oğul hikayesi olduğu için bu senaryodan kendine bir rol çıkmayacağını düşünüyormuş. Sonra bir gün Çağan Irmak gelip, ‘Bir ev dolusu çatlak kadın yazdım' demiş. İşte o an Şerif Sezer'in kafasında bir ışık yanmış: ‘Acaba o kadınlardan biri ben olabilir miyim?'
Senaryo tamamlandığında Çağan Irmak iki öneriyle çıkagelmiş: ‘Sütanneyi mi yoksa Gülbeyaz teyzeyi mi oynamak istersin?' ‘Okumayı bitirir bitirmez, Çağan Irmak'a Gülbeyaz diye mesaj attım. Evin en çatlak kadınını seçtim.
Karakterlerin birçoğu gibi Gülbeyaz teyze de gerçekte var olan bir kişilik. Adı Ayla'ymış ve Çağan'ın çocukluğunda Seferihisar'daki herkes ona Artist Ayla dermiş. Köyün yarısıyla tapu meselesi yüzünden mahkemelikmiş.'
Yetkin Dikinciler filmde Fikret Kuşkan'ın saf kardeşini oynuyor. Bu rol onun bugüne kadar canlandırdığı hiçbir karaktere benzemiyor. Dikinciler, Çağan Irmak'la nasıl buluştuğunu şöyle anlatıyor:
‘Türkiye'nin en çok tiyatro izleyen yönetmeni belki de Çağan. Ben şehir tiyatroları oyuncusuyum. İki yıl Antalya, dört yıl Diyarbakır şehir tiyatrolarında oynadım. Piyasadan beni tanımasına imkan yok. Sahnede görmüş olmalı. Bugüne kadar oynadığım hiçbir oyunda, bu filmdeki karakterin ipuçlarını vermedim. O, bende bunu gördü. Ben de kendimi ona emanet ettim. İyi ki de ettim. Çünkü bu filmde rol almamak günah olurdu.'
SEFERİHİSAR HALKI IRMAK'IN AKRABASI
Babam ve Oğlum'un çekimlerine 24 Temmuz'da başlamışlar. Çağan Irmak ilk kez 24 Temmuz'da motor demiş. Ayvalık ve Seferihisar'da gerçekleşen çekimler tam bir ay sürmüş. On gün de İstanbul'da çalışmışlar, film tamamlanmış.
Seferihisar Çağan Irmak'ın memleketi. Anne ve babası hálá orada yaşıyor. Irmak, sokak sahnelerinin tamamını orada çekmiş. Filmdeki bakkal çocukluğunda gazoz içtiği bakkal, kahve babasının yıllardır gittiği kahve. Yollara toprak döktürmüş, gereken yerleri boyatmış. Binnur Kaya izlenimlerini şöyle aktarıyor:
SERKESİN AKRABASI BİZİM ÇAĞAYAN
‘Kasabalı Çağan Irmak'a o kadar saygılı ve sevgili davrandı ki. Bunun bir formülü yok işte. Milyarlar saçsanız yapamazsınız. Çağan iki sokak ötedeki komşularını bile akrabası olarak görüyordu. Bizim burada ahbap yoktur, herkes akrabadır dedi bize.' Şerif Sezer ekliyor: ‘O Seferihisar'la bağlarını hiç koparmadı ki. Fırsat bulunca soluğu hep orada aldı. Kimse ona Çağan Bey falan demez orda. Çağayan derler, bizim Çağayan!'
BİNNUR KAYA
Tekir rakı; rakı tekir
Binnur Kaya'nın rakı içebilmesi için tek bir şartın yerine gelmesi gerekiyor. O da tekirler tavada kızartılacak. Nedenini şöyle anlatıyor: ‘Beşiktaş'ta ‘Turgut'un Yeri' diye bir meyhane var. Ben ilk rakımı orda içtim, yanında da tekir yedim. Ve bu işi öyle belledim. Tekir rakı; rakı tekir. Şimdi ikisi bir araya gelmeden rakı içmiyorum. İç diyenlere de tekir-rakı ruhuna sadakatsizlik yapamayacağımı söylüyorum.' Ama Kaya içkiye karşı fazla dayanıklı değil ve bunu genetik olduğunu düşünüyor: ‘Benim babam eski gazeteci. Onun da bünyesi içkiyi kabul etmezdi. İş çıkışı arkadaşlarıyla gittiği barda ayıp olmasın diye bir kadeh viski içer, onu da yutamadığı için ağzının kenarından sızdırmak suretiyle gömleğine dökerdi.'
ŞERİF SEZER
Araba yoksa iki kadeh rakı var
Şerif Sezer'in rakıyla arası hiç fena değil. Araba kullanma derdi olmadığı zaman iki kadeh içtiğini söylüyor. Ama Kadıköy yakasında oturduğu için arabasından vazgeçmiyor. Bu durum da filmdeki kız kardeşi Hümeyra'yı kızdırıyormuş. Şu arabanı almadan gel, rahat rahat içelim, diyormuş.
YETKİN DİKİNCİLER
Güneş batınca hava rakı kokardı
Yetkin Dikinciler rakıyı içkilerin şahı diye tanımlıyor. Gece kulübü, bar dışındaki ortamlarda sürekli rakı içiyormuş. ‘Tuhaf durmasa barda da rakı içeceğim ama olmuyor. Rakı ve meze ikilisine kolay kolay hayır demem. Akşam olunca bazen burnuma rakı kokusu geliyor. Eğer o gün çok içmemem gerekiyorsa yemek öncesi aperatif olarak bir kadeh içiyorum, o bana yetiyor.' Çoğu erkek gibi o da rakı içmeyi babasından öğrenmiş: ‘Ben anason kokusuyla büyüdüm. Akşam yemeklerinde rakı içmek normaldi bizim evde. Yasaklanan ya da ayıplanan bir şey olmadığı için de ben de normal bir rakı içicisi oldum. Bu işi adabıyla yapmayı biliyorum.'
ANNE VE BABAYI ANLAMAK
Her ne kadar filmin adı Babam ve Oğlum olsa da, filmde büyük bir ailenin tüm bireyleriyle ilgili çok şey anlatılıyor. Hal böyle olunca sohbet dönüp dolaşıp kendi ailelerimize geldi. 19 yaşında, dünyalar güzeli bir kız annesi olan Şerif Sezer konuya şöyle girdi: ‘Kızım Deniz, benim de bir zamanlar 19 yaşında olduğumu unutuyor. Zannediyor ki ben dünyaya anne olarak geldim. Birkaç yıl sonra düzelecek.'
Binnur Kaya ekliyor: ‘Birkaç yıl sonra sizi anlayacak. Size gençliğinizle ilgili daha çok soru soracak. Hatta sizi annesi olarak değil de Şerif adında bir kadın olarak tanımaya çalışacak. Ben yaptım. Bir-iki yıl önce bu insanlar benim annem babam olmanın dışında kimler acaba diye düşünüp, inceledim. Ve onları bir kez daha sevdim. İşte o zaman bir aile olmamız tesadüf değil gibi hissettim. On yıldır anne ve babamdan ayrıyım. Onlar Ankara'da, ben İstanbul'dayım. Sürekli aklımdalar. Çok fazla taksiye bindiğimde bile annemi düşünüyorum. Aklımda bir soru beliriyor: Acaba annem hayatı boyunca kaç kez taksiye binmiştir?'
Bu soruyu Yetkin Dikinciler cevaplıyor: ‘Çok az, belki de hiç. Benim babam geçen sene Taksim Sahnesi'nde oynadığım bir oyunu izlemeye geldi. Topkapı'da oturuyorlar. Çıkışta taksiye bindirmek istedim, itiraz etti. Birlikte otobüs durağına yürüdük. Bizim evin oraya direkt giden hattı bekledik. Bindi, gitti. Hangimizin bunu yapmaya sabrı var. Soğuk, gece, geç deriz ve hemen sarılara el ederiz.'
Dikinciler'in benim babamla ilişkim kötü ya da kötüydü deyip bu filmi izlemekten kaçınanlara mesajı var: ‘Bu film ayağınıza kadar gelmiş bir fırsattır. Birçok şeyle hesaplaşabilirsiniz.' Çağan Irmak şöyle diyor: ‘Bu film izleyicisine ‘Ben bir babamı arayayım' dedirtebilirse... Bu bile benim için çok şeydir.'
bu yazı daha önce eklenmiş olabilir ama ben yine de ekleyeyim dedim:
'Gidersem dönmem'
"Yabancı Damat"ta evin büyük kızı Nazire'yi oynayan tiyatro sanatçısı Binnur Kaya, dizi bittikten sonra uzaklarda yeni yerler keşfetmeyi istiyor
NİHAN UÇAR
Yabancı Damat'ta üçüzlerin annesi Nazire'yi canlandıran Binnur Kaya, çekimlerin hayatının büyük bir kısmını kapsadığını söylüyor. Setin olmadığı zamanlarda evde köpeğiyle vakit geçirdiğini belirten Kaya, en büyük idealinin bilmediği bir şehirde uyanmak olduğunu belirtiyor. Kaya sözlerini şöyle sürdürüyor: "Dizi bittikten sonra bir yerlere gitmeyi, yeni yerler keşfetmeyi istiyorum. Gemi ya da tren yolcuğu yaparak, o anın tadını çıkartmayı hedefliyorum. Eğer gidersem dönmeyebilirim."
http://img243.imageshack.us/img243/2931/ekran11um7.jpg (http://imageshack.us)
Can Doğan Babam ve Oğlum filmi hakkında yorum yapmış ve de filmin oyuncuları hakkında ben de binnur kaya hakkındaki yorumu ekliyorum:
Binnur Kaya... Ağlatmakla ün yapmış bir filmin komiklerinden biri olmak ne zordur kimbilir... Ama bu zorun altından çok iyi kalkmışsın...
"BABAM VE OĞLUM"UN SEVİMLİ GELİNİ BİNNUR KAYA SORUYOR:
"Ne yapıyorum da komik oluyorum?"
Ödül zengini 'Babam ve Oğlum' filmindeki komik gelin rolüyle büyük beğeni toplayan Binnur Kaya: "Hayat bana çok acımasız geliyor. Komedi bu acıyı hafifletmek için işe yarıyor"
Çocukluk yıllarında İlhan İrem ve Sakıp Sabancı taklitleri yaparak yakınlarını güldüren Binnur Kaya, şimdilerde canlandırdığı karakterlerle kariyerinin zirvesine yükseldi. Eli ayağına birbirine dolaşan, saf ve her durumda güleryüzlü tavırlarıyla sempati toplayan genç oyuncu; kişilik yapısını, hedeflerini ve hayattan beklentilerini Hülya Dergisi'nin yeni sayısına anlattı:
TİYATRO EĞİTİMİ...
-Önce sizi tanısak..
"1995'te Bilkent Üniversitesi Tiyatro Bölümü'nü bitirip İstanbul'a geldim. Televizyondaki iş işim 'Hülya Avşar Show'du. Ondan önce tiyatro yapmıştım, sonra diziler başladı. BKM ekibiyle 'Sen Hiç Ateşböceği Gördün mü' ve 'Bana Bir Şeyhler Oluyor' oyunlarında rol aldım. Ardından Tunç Başaran'la 'Kaçıklık Diploması' ile 'Abuzer Kadayıf', Ömer Vargı'yla 'İnşaat' ve 'Çağan Irmak'la Babam ve Oğlum' geldi."
'YAN FLÜT ÇALACAKTIM'
- Küçüklük hayaliniz miydi oyunculuk?
"Okul bittikten sonra 3 yıl Bodrum'da animatörlük yaptım. Aslında oyunculukla hiç alakam yoktu. Ortaokulda yan flüt çalmak istiyordum. Liseye doğru ise okyanus bilimci olmaya karar verdim. Bir gün bir komşumuz bana 'tiyatroyu düşünsene' demişti. Her şey ondan sonra gelişti. Lisedeyken bir gün gazete ilanında amatör tiyatroya sınavla oyuncu alınacağı yazıyordu. Herkes Shakespeare'yle hazırlanmış, bense Shekaspeare'nin kim olduğunu bile bilmiyordum. Kendi yazdığım bir oyunla üzerimde lise formam, sırtımda çantamla gittim sınava. Durum hoşuma gitti, devam etmek istedim."
'EGOLARIMI KIRIYORUM'
- Saühnede odlmak nasıl bir duygu?
"Şu anda hiçbir idealim yok. Okurken bir ideal uğruna yaşadığını zannediyorsun ama hayatta her şey bir bütün. Biz de bir bütünün parçasıyız diye düşünüyorum şimdi. Yarın ne olacağını bilmediğimize göre idealler manasız oluyor. Egolarımı kırmaya çalışıyorum. Sahnede olup, kendimi göstermek mi; yoksa sahne üzerinde egomu sıfırlayıp hep beraber bir şeyler paylaşmak mı? Seyirci bizi alkışlarken ben de onları alkışlamak istiyorum, saatlerce oturup seyrettikleri için.
Hayat bana çok acımasız geliyor. Komedi belki bu acıyı biraz daha hafifletmek için işe yarıyor. Benim işlerimin iyi gitmesi, üşümüyor ve tok olmam, o günü iyi geçirmem için yeterli değil."
'İSTANBUL'LA BULUŞTUM'
- Her zaman komik miydiniz?
"Okul yıllarında yakınlarım komik biri olduğumu düşünürdü. İnsanlar içinde bulundukları birçok durumda komik görünüyor. Ben bunu dile getirince komik olarak algılanıyorum. Aslında komik olmak için yapmıyorum. Ne yapıyorum da komik oluyor, anlamış değilim. Deniz tutkusu yüzünden İstanbul'a geldim. Başka bir yere de gidebilirdim ama buluşalım istedim İstanbul'la. Gece gündüz açık denizlerde olmak, sonumuzu bilmeden gitmek isterdim."
'HAYAT İÇİNDEKİ BAŞROL'
- Televizyon mu, tiyatro mu?
"Ben keşfedilmeye inanmam. Kim kimi keşfediyor? Bunu küstahlık olarak söylemiyorum. İyi bir şey yapıyorsam bu görülüyordur. Yaptığım işlerden yana çok şanslıyım. Arkamda hep iyi bir ekip oldu. Şu anda seyredilen işlerin içinde olduğum için adım geçiyor. Bitince ne olur bilmiyorum. Şöhret sevdasına kapılmış değilim.
'Tiyatro okudum, tiyatrodan başka bir şey yapmam' diyordum. Sert bir düşünceymiş. Hatta televizyona çıktığım için üzüldüğüm zamanlar oldu. Aslında bu hayat içindeki başrolün senin olduğunu zannetmekle ilgili bir şey. Merkezden kendini biraz alman gerekiyor."
'KARAKTERLER BENZİYOR'
- Rolledreki karakterleri mi yaratıyorsunuz?
"Canlandırdığım karakterlerin birçok yönüyle birbirine benzediği söyleniyor. Evet biraz öyle. Bir de ben o karakteri canlandırırken bu malzemeyi kullanıyorum. Bu ses, bu vücut! O yüzden verdiğim tepkilerde ister istemez benzerlikler oluyor. Farklı rollerin de elimden geldiğince üstesinden gelmeye çalışıyorum. Çeşit güzeldir. İdealim olmadığı için paniğe kapılmıyorum. Unutulmak önemli değil, yarın başka bir iş de yapabilirim. Evimdeki eşyalar dahil, her şeyden vazgeçebilirim. Bu çok büyük bir özgürlük. Bana güven veriyor."
"İnadım bir eşeği sollar"
Öncelikle "Komik kadın çirkindir, bu yüzden de kadınlar komik olmayı istemez" diye bir genelleme var ama ben buna inanmıyorum. İnsanlar botoksla, ameliyatla hayatlarını bile gizliyor. Aslında yaşadığın her şey yüzünde! Ne kadar değerli o kırışıklıklar, gözaltı morlukları.
Benim de güzellik kaygılarım oluyor tabii ki. Ama kendi adıma da yanlış buluyorum. Yenik düştüğüm durumun farkındayım en azından. Güzellik sadece fiziksel değildir, tanıdıkça güzelleşir insan. O yüzden takılmıyorum çok güzellik konusuna.
n Eşeklere taş çıkartacak bir inadım var. İnat uğruna her şeyi mahvedebilirim. Şu an onunla cebelleşiyorum. Ama kabullenmeyi öğrendim. Bu beraberinde teslim olmayı da getiriyor, sabırsızlığıma panzehir oluyor.
Oynamaktan sıkılmıyor
Binnur Kaya, oyunculukla tesadüfen, İstanbul'la deniz tutkusu sayesinde tanışmış. Her şeyden çabucak sıkılıyor, ama oyunculuk için "Hayatta istikrarlı olduğum tek şey" diyor. Şimdi bu çabasını "Babam ve Oğlum" filminde sürdürüyor.
Onu pek çok diziden hatırlayabilirsiniz: Çarli, Kaynanalar, Baba Evi, Dış Kapının Mandalları, Yabancı Damat. Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?, Bana Bir Şeyhler Oluyor gibi tiyatro oyunlarında da izlemiş olabilirsiniz... Binnur Kaya'yı herhalükârda canlandırdığı komik, bilmiş, delidolu ya da saf karakterlerle tanıyoruz. Kaya şimdi de "Babam ve Oğlum" filmindeki rolüyle güldürüyor. Benzer rolleri oynamaktan memnun değil, ama bu, komediyi sevmediği anlamına gelmiyor. Komik kadının çirkin, kilolu ve bakımsız algılanmasına, yani kalıplara karşı çıkıyor. Bu tavrı, oyunculuk için de geçerli. "Oyunculuk yapabileceğim bütün alanlarda varım" diyor.
-Tanıdık ama hakkında pek de bir şey bilmediğimiz birisiniz. Kimdir Binnur Kaya?
Evet, ama bu benim hoşuma gidiyor. Çünkü diğer türlüsü, yani iş dışında tanınmak, beni rahatsız ediyor. İnsanların nasıl şaşırdığımı, utandığımı mesleğimden dolayı bilmesi, mahremimi açığa vurmak gibi geliyor.
-O zaman hem böyle düşünüp hem de oyunculuk yapmak zor olsa gerek...
Zor olduğunu bilseniz de oynarken bunu düşünmüyorsunuz. Dikkatini pek toplayabilen biri değilimdir, çabuk sıkılırım, algım dağınıktır ama hayatta sürekli yapabildiğim, istikrarlı olduğum tek şey oyunculuk.
DENİZ YÜZÜNDEN...
-Peki, nasıl düştü aklınıza oyunculuk?
Derin bir açıklaması yok aslında. Hani, "Çocukluğumdan beri oyunculuğa hevesliydim, aynanın karşısında rol yapardım" derler ya, pek öyle olduğunu söyleyemeyeceğim. Lise yıllarında komşumuz Gülay Teyze, "Tiyatroyu düşünmelisin" demişti. Birkaç yıl üst üste sınavlara girdim ve sonra Bilkent Üniversitesi'nde tiyatro okudum. Oysa lise bittiğinde Ankara'da doğmuş büyümüş biri olarak okyanusbilimi okumak istiyordum...
- Ankara'dan İstanbul'a gelişiniz...
Yine deniz yüzünden... Tiyatro yapayım, televizyonda çalışayım diye değil. Nâzım Hikmet, Orhan Veli şiirleriyle tanıştığım yıllarda, ranzamın tavanında asılı deniz resimlerine bakar, "Denizi olmayan şehirde yaşanmaz" derdim. Ankara'da animasyon yaptığım grupla, barlarda şov yapmak için İstanbul'a geldik. Gerisi kendiliğinden geldi...
-"Babam ve Oğlum" ekibine nasıl dahil oldunuz?
Çağan Irmak'la daha önceden tanışıyorduk, beni Hanife rolü için düşündüğünü söylediğinde, filme zaten duygusal olarak dahil olmuştum. Hemen coşan bir tip değilimdir, ama bu film beni daha çekilmeden heyecanlandırdı.
-Film, 80 dönemini anlatmasının yanı sıra farklı kuşaktan insanları içine alan bir aile filmi aynı zamanda. Set ortamına da yansıdı mı bu durum?
Evet. Sette herkes beraber çalışmaktan, birbirleri için çaba harcamaktan çok zevk aldı. Çok iyi bir kan uyuşması vardı. Bunu yakalamamızı sağlayanen başta Çağan Irmak'tı. Filmin samimiyetle ve inançla yapıldığı için de bu başarıyı yakaladığını düşünüyorum.
-12 Eylül, size ne anlatıyor?
O dönemde acı çekmiş, tahribat görmüş ve hâlâ tahribatın izlerini taşıyan birçok insan var. 12 Eylül'ü bütün ağırlığıyla yaşayanların yanında bana çok da söz düşmez elbette. Ama biz de sonrasında tedirgin edici bir ortamda, bir sürü tembihle büyütüldük. Bugün bir üniversite öğrencisi "En sevdiğim ressam Kenan Evren" diyebiliyorsa, bu bile tek başına gençlerin üzerinde nasıl bir etki bıraktığını göstermeye yeter. 1972 doğumluyum. Darbe olduğunda ilkokula gidiyordum. Mesela 1 Mayıs mitinglerinden kanlı gömleklerle dönen insanlar hatırlıyorum. Bir de annemlerin "Okulda sağcı mısın, solcu musun diye sorarlarsa Atatürkçüyüm de" dediğini...
GÜLMEK VE AĞLAMAK...
- Sizi hep komik, saf kadın rollerinde görüyoruz. Bu, "Babam ve Oğlum"da canlandırdığınız karakter için de geçerli... Bu durum sizi rahatsız ediyor mu?
Evet. Tek bir şeyi oynayabilirmişim gibi yaklaşılmasına elbette üzülüyorum. Düşünsenize; bir sürü renk varken, size sadece sarı olmanızı söylüyorlar. Ama bu, Hülya Avşar Show'la başladı ve benim dışımda gelişti. Bir de nedense çoğumuz oyunculuğun dram olduğunu sanıyoruz, öyle öğretiliyor. Bir kalıp var, o kalıba uygun davranırsanız oyuncu olduğunuzu zannediyorsunuz.
- Komik bir karakteri canlandırmanın zorlukları neler?
Gülmek de, ağlamak gibi yoğun bir duygu, ama nedense ağlatmak maharet gibi algılanıyor. Oysa komedide güldürmeye, komik olmaya çalışan durumuna düşebilirsiniz. Bu da çok bıçak sırtı bir nokta.
-Sizce neden "kadın komedyen" olmak tercih edilmez?
Çünkü komik kadın; çirkin, kilolu ve bakımsızdır. Oyunculuk, egoya dayalı bir iş. Bu yüzden pek çok insan kaşımdı, gözümdü diyerek dudağını, burnunu, dişlerini yaptırıyor. Komik kadın, bunlardan mahrum olan kişi gibi algılanıyor ve sadece komik olması yeterli geliyor. Ama ben buna bayılıyorum, çünkü çok gerçek.
HAYAT VE KLİŞELER
- Televizyonla nasıl tanıştınız?
Hülya Avşar Show'la. Hem televizyondaki ilk işim olması hem de Hülya Avşar'la çalışmak açısından benim için çok öğreticiydi.
- Neler öğrendiniz?
Başlangıçta tiyatro bölümünden mezun olmuş biri olarak, orada olduğum için üzülüyordum. Ama daha sonra böyle düşündüğüm için kendimden utandım. Çünkü okulda da, hayatta da bize öğretilen pek çok klişe var. Mesela bazı isimleri "iyi oyuncu" adı altında kutsallaştırıyoruz. Ama neyin ulvileştirildiğine, neye samimi denildiğine bakınca yanılabiliyorsunuz da. Bu yüzden bence, nerede olursanız olun, yaptığınız işe verdiğiniz değer önemli.
- Televizyon, sinema, tiyatro... Bu alanlara bir öncelik sırası vermiyor musunuz?
Hiçbirini diğerinden ayırmıyorum. Mesela pek bilinmez ama, sinemada "Kaçıklık Diploması", "Abuzer Kadayıf", "İnşaat" filmlerinde de oynadım. Rollerin küçük ya da büyük olması da pek fark etmiyor benim için. Televizyon da bir kitle iletişim aracı olarak önemli bir role sahip. Bence orada da içinde bulunduğumuz kötü şartlara rağmen, elimizden gelenin en iyisini yapmamız gerekiyor.
- Oyunculuğa dair idealleriniz yok mu?
Hiçbir idealim yok. Etrafımda iyi şartlarda olmayan bir sürü insan varken, ideallerim de olamaz. En fazla, mahcup ve muhtaç olmamak, sevdiklerimi onurlandırarak yaşamak gibi bir dileğim olabilir.
Yüksel Altuğ'un bir yazısından sadece binnur kayayla ilgili olan kısmı aldım:
Nazire'ye bayılıyorum
Yahu bir oyuncu ekranda, sinema perdesinde bu kadar mı gerçek durur? "Yabancı Damat" dizisini severek izlememde başlıca etkenlerden biri olan "Nazire" tiplemesini başarıyla canlandıran Binnur Kaya'yı, "Babam ve Oğlum" filmindeki "fedakâr yenge" rolünde de büyük bir keyifle izlemiştim. İşin ilginç yanı ben galada yanına gidip, kendisini tebrik ettiğimde, gözyaşlarına boğulmuştu. O anda işine nasıl sevgiyle, tutkuyla bağlı olduğunu anladım. Paradan, puldan, şöhretten önce gelen beklentisinin "takdir edilmek" olduğunu görünce, sanatının yanısıra bu "farklı duruşuna" da hayran oldum.
Bizim "Nazire" son günlerde Ülker İçim Doğal Yoğurt'un reklamlarında da tek kelime ile "döktürüyor." Marketten aldığı yoğurdu, lokantadaki müşterilerine gerçek köy yoğurduymuş gibi ballandıra ballandıra bir anlatışı var ki, her izleyişte kahkahalarla gülüyorum. Bir tebrik de sevgili Türker İnanoğlu'na. "Yabancı Damat" ile Özgür Çevik'in yanı sıra Binnur Kaya gibi bir oyuncuyu sektöre kazandırdığı için...
http://img149.imageshack.us/img149/2347/27ab9464b394314789979f68bhi8.jpg (http://imageshack.us)
http://img103.imageshack.us/img103/6318/9586cb6d6047084c94cca670bpb4.jpg (http://imageshack.us)
Filmi dört kez mide kasılmalarıyla izledim
Ekin Türkantos'un Binnur Kaya ve Yetkin Dikinciler ile röportajı...
http://img156.imageshack.us/img156/5647/rqw3.jpg (http://imageshack.us)
Son 15 gündür herkes onları konuşuyor... Her birinin performansı ayrı ayrı takdire değer. ‘Babam ve Oğlum’ filmini eğlenceli olduğu kadar duygusal sahnelere boğan ‘Hanife’ ve ‘Salim’ ikilisiyle bir araya geldik. Binnur Kaya’nın filmle ilgili yorumu zaten her şeyi kısaca özetlemeye yetti: “Bu işte partnerime, yönetmenime, giydiğim kostüme inandım. Bu, samimiyeti de beraberinde getirdi. İnanç ve sevgi vardı. İş mi yapıyorduk, ibadet mi ediyorduk anlamadık.” Partneri Yetkin Dikinciler’i tanımış olmaktan da büyük mutluluk duyduğunu söyleyen Kaya “Kendime oyun arkadaşı buldum” derken Dikinciler ise şöyle dedi: “Senaryo o kadar netti ki, oyuncuya onu sadakatle oynamaktan başka bir şey kalmadı. Bir de buna partnerinizin desteğini eklerseniz; ki o da karım Hanife’dir.”
‘Babam ve Oğlum’ filmindeki karakterlerinizi kabul etmenizde ne etkili oldu?
Yetkin Dikiciler: Çağan Irmak çok sevdiğim ve uzaktan izleyip beğendiğim bir yönetmendi. Bu role beni önermesi etkili oldu tabii ki. Ayrıca rol farklıydı. Korkularım vardı başta. Çünkü daha önce benden beklenen rollerle bir ilgisi yoktu, bu kez benden istenenin. “Çağan bana bu rolü uygun görüyorsa doğrudur” diye düşündüm. Senaryonun çok iyi olması ve Çağan’la çalışacak olmam ‘Evet’ demekten başka bir çare bırakmadı bana.
Binnur Kaya: Çağan bana telefon ettiğinde, zaten işi yapan o olduğu için duygusal olarak kabul etmiştim bile.
SENARYO ÇOK NETTİ
Yetkin Bey siz uzun zamandır Devlet Tiyatroları’nda görev alıyorsunuz. Sizce bu geç gelmiş bir teklif değil mi?
Y.D: Ben hep kendi yolculuğumu yaptım. Mimar Sinan Üniversitesi’nde okudum. Müşfik Kenter’in öğrencisiyim. Antalya ve Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’nda çalıştım. Bunlar benim oyuncu olarak varolma çabalarımdı. İstanbul’dan uzak olmamın da bunda etkisi var. Diyarbakır’da hangi yönetmen gelip sizi bulacak? Benim için hiç önemli değil.
Filmdeki ‘Salim’ karakteri bana Nötr Dame’ın Kamburu filmini anımsattı...
Y.D: Orada mutsuzluktan doğan bir öykü vardı. Burada her şey çok mutlu. Sadece saflığı ve aklının farklılığı aynı olabilir. Bu ülkede benim ailemde birebir olmasa da, bu insanların varlığını zaman zaman hatırlıyorum. Kendi saf bir yanım da var. Senaryo o kadar netti ki; oyuncuya onu sadakatle oynamaktan başka bir şey bırakmamıştı. Bir de buna partnerinizin desteğini de eklerseniz; ki o da karım Hanife’dir.
Binnur Hanım siz de genelde neşeli rollerle oynuyorsunuz değil mi?
B.D: Evet, genelde öyle. Bir insan sadece komiktir diye bir şey olmaz aslında. Oyunculuk bana göre çok zor bir meslek. Şansınız varsa bu işi hamaratça yapan senaristlerle çalışma şansınız olur. Bu filmde de Hanife taşkın, coşkun bir Ege kadını. Baskın tarafı o gibi gözüküyor. Ama bence sahiplenici olması, duygusallığı daha baskın. Hanife ile haşır neşir olurken, Yetkin’in oynadığı Salim karakterinden yola çıktım.
Y.D: Binnur’un yaptığı yalnız kendi rolünü düşünmeyen, “Karı-koca olarak nasıl bir çift olunur?”un izini süren bir oyunculuktur; ki bu bana çok sağlıklı bir bakış açısı geliyor.
B.K: Çünkü aile olmaya oradan gidiyorsunuz. Çocuklardan başlamam gerekirdi belki ama kocamdan yola çıktım. Çünkü çocuklar da kocamdan dolayı vardı.
Filmin setindeyken en unutamadığınız anı ne oldu?
B.K: Hümeyra’nın bir sahnesi geliyor hemen aklıma. Ege okula giderken birden çantasını fırlatıyor. Hümeyra da peşinden koşup, onunla konuşmaya başlıyor. Hepimizin yer aldığı bir sahne olmasına rağmen onun işi çok zordu ve bence o Hümeyra’nın sahnesiydi. Orada yaşadığımız duygu yoğunluğunu anlatmam mümkün değil.
Bütün oyuncular çok hissederek oynadığı için mi bu kadar kişi filmden ağlayarak çıktı sizce?
B.K: Bu tip durumlarda aklıma önce inanç geliyor. Yaptığınız işe inanmak. Partnerime, yönetmenime, giydiğim kostüme her şeye inandım. Bu, samimiyeti de beraberinde getirdi. İnanç ve sevgi vardı. İş mi yapıyorduk ibadet mi ediyorduk, anlamadık. Aşk, sevgi de bir ibadet. Bazen çok hızlı işlerin içerisinde yer alıyorsunuz ve inanmadığınız bir projede yer alıyorsunuz. O zaman başarısız olma hakkımı kullanıyorum!
Y.D: Bütün karakterler çok inandırıcıydı ve hayatın içinden geldi bana. Arkadaşlarımın hiçbir sahnesini unutamadığım gibi kendi sahnelerimi hatırlamıyorum.
HELALLEŞTİK
Yetkin Bey sizin Çetin Tekindor’u yıkıp geçtiğiniz sahnede biz ‘Dağ gibi adamı yıktı geçti’ yorumunda bulunduk. Siz ne hissettiniz o an?
Y.D: Çetin Bey dağ gibi bir adam, değil öyle vurmak, insanın temas etmesi bile zordur. Öyle de bir Çetin Bey’dir yani. Ne güzel ki biz aynı zamanda sahne arkadaşıyız. Daha önce ‘Müfettiş’ adlı oyunda birlikte oynadık. Önceden buluşmuş olmamız bir avantajdır. Bunun bir rahatlığı vardı. Kimlik olarak da öyle biri. Ama zor bir sahne olduğu için prova yaptık ve helalleştik. Nasıl biz başkalarının öykülerini sizinki yapmaya çalışıyorsak, oyuncunun da görevi budur zaten. Bu nedenle sahici oldu. Orada babamı yıkıp geçmek durumunda kaldım!
Filmde tiyatrocuların olması, başarısında önemli bir etken mi?
B.K: Bu tip projelerde tabii ki tiyatrocu görmek istiyorum. Sadece iyi fotoğraf veren insanları görmek istemiyorum. Çünkü onları da bu işe emek vermiş tiyatrocu ya da seslendirme sanatçısı arkadaşlarım konuşuyor. Bu nedenle herkes işini yapsın istiyorum. Ama bu işe gönül vermiş, emek vermiş birçok insan okumuşlara oranla çok iyi yapıyor. Bunu da gözardı etmem.
Y.D: Binnur çok güzel konuştu. Ben de başkalarının hayatlarını prova ettim. “Bu benim mesleğim, yanaşmayın” demem kimseye. Aksine baksınlar ve anlasınlar ne kadar zor olduğunu. Bu seçkin insanlar mesleği değil. Kendini bırakmış, hayatta başkalarının öyküsünü kendi öyküsü yapabilmiş insanların mesleği.
B.K: Yönetmen oyuncuyu rezil de edebiliyor, vezir de edebiliyor. Montaj ekibi de bu anlamda önemli bir rol üstleniyor. Bu film için çok güzel bir ilişki yaşıyoruz seyirciyle. Bu nedenle çok güzel bir ilişki filmidir bu.
Filmde sizi en çok etkileyen karakter hangisi?
Y.D: Ben Şerif Sezer’in rolünü oynamak isterdim. Kendi karakterimden de çok etkilendiğimi itiraf etmeliyim.
B.K: Şerif Sezer’in rolü Gülbeyaz çok güzeldi. Ve ellerine sağlık. Bilge Şen’in oynadığı karakter de genzimi yaktı benim.
Sizce insanların duygusal anlamda aile bağlarını güçlendirmeye ihtiyacı mı vardı?
Y.D: ‘O kadar sıkılıyoruz ki komediye ihtiyacımız var’ diyenlere inanmıyorum. Gerçekten sıkılıyorsanız neye ağlamanız gerektiğiyle yüzleşmiyorsunuz anlamına geliyor. İnsanların sıkıntılarıyla güzel anlamda da yüzleşmeye, arınmaya ihtiyacı var. Bu anlamda film bir yerlere dokundu. Herkes kendi öyküsüyle yüzleşti. İnsanların neye ağlayacağını bilmeye de ihtiyacı var.
B.K: İnsanların samimi olan şeylere, özene, naifliğe ihtiyacı var. Bu filmde de bunlar var.
Oyuncu olarak gurur duyduk
Filmin Eşkıya’dan sonraki en iyi film olduğu konuşuluyor. Öte yandan sinema eleştirmenlerinin “Türkiye’de iyi işler yapılmıyor” söylemleri var. Bu film onlara iyi bir cevap olacak mı?
Y.D: Her şeyi bir arada gösteren değil, yaşamın içindeki bir anın filmine ihtiyaç var.
B.K: Bu filmde eleştirmen ve köşe yazarları aynı paydada buluştu. Oyuncu olarak gurur verici bir şey.
Filmi izlerken siz de ağladınız mı?
Y.D: Çekimler sırasında kendimi tutamadığım zamanlar oldu. Dördüncü kez izlediğimde yine küçücük anlar yüreğime dokundu. Yani ben hâlâ mide kasılmalarıyla izliyorum filmi.
B.K: Senaryoyu okuduğumda da, çekimler sırasında da tutamadım kendimi ve ağladım.
Ekin Türkantos
07.12.2005
Richter ölçeği Taylanlara emanet
Durul ve Yağmur Taylan kardeşler bu kez dehşet ve komedi gibi unsurlardan uzak duran bir 'psikolojik gerilim' filmi çekecek.
'Okul'la korku türünün önünü açan Taylan biraderler yeni filmleri 'Küçük Kıyamet'te içimizdeki deprem korkusunu anlatacak. Senaryosunu Doğu Yücel'in yazdığı filmde Başak Köklükaya, İlker Aksum ve Binnur Kaya rol alacak
15/07/2006
OLKAN ÖZYURT (Arşivi)
İSTANBUL - Türk sinemasının korku türüyle arasının olmadığı bir dönemde 'Okul'la çıkageldi Taylan (Yağmur-Durul) biraderler. İlhamını öğrencilerin hayatını kabusa çeviren üniversite sınavlarından alan, komedi unsurlarına da yer veren bu gençlik filmi, bir tür milat oldu. Çünkü yapımcılar korku filmlerinin gişede başarılı olduğunu anladılar ve bu tür yapımlara yöneldiler. Korku sinemasının farklı alttürlerinin bileşenleri olan 'Büyü', 'Gen', 'Beyza'nın Kadınları' ve 'Dabbe'yi büyük ihtimalle bu sayede izledik. Yeni sezonda da Tan Tolga Demirci'nin 'Gomeda'sını izleyeceğiz. Ama sadece bu kadar değil.
Yakın gelecekte bir gün...
Taylan biraderlerler uzun zamandır üzerinde çalıştıkları 'Küçük Kıyamet'i çekmeye başlıyor. Onlar bu sefer içimizdeki deprem korkusundan yola çıkıp, doğa karşısında insanın acizliğini anlatacak. Ama film karamsar değil; çünkü umudu hiç elden bırakmamak gerektiğini işleyecek film. Yapımcılığı Limon Yapım'ın üstlendiği filmde Başak Köklükaya, İlker Aksum ve Binnur Kaya'nın rol alacağı şimdiden belli.
Film ismini, İstanbul'da 1509'da yaşanan depremden alıyor. Büyük hasar veren depreme o dönem halk 'Küçük kıyamet' adını takmış. Taylan biraderler İstanbul'da yaşanması muhtemel bir büyük depreme karşı topluca hissettiğimiz çaresizlik halini anlatacaklar.
Yakın bir gelecekte İstanbul'da yavaş yavaş sallantılar olmaya başlayınca orta sınıf bir aile, güneye tatile gidiyor. Ama içlerindeki deprem korkusunu da yanlarında götürüyorlar. Taylan biraderler bu filmde de 'Okul' ekibiyle çalışıyor. 'Okul'u bilindiği gibi Doğu Yücel kendi yazdığı 'Hayalet Kitap'tan sinemaya uyarlamıştı. Yeni filmin senaryosu da Doğu Yücel'e emanet. Aynı birliktelik görüntü yönetmeni Soykut Turan için de geçerli. 'Okul'un müziğini yapan Dream Theater'ın eski keyboard'çusu olarak tanınan, Kevin Moore 'Küçük Kıyamet' için de stüdyosuna kapanacak.
Yağmur Taylan 'Küçük Kıyamet'in içinde komedi veya vahşet gibi atmosferi dağıtan unsurlar bulunmadığını, psikolojik unsurları barındıran bir gerilim filmi olacağını söylüyor. 'Korku filmi izlenmez' önyargısının kırıldığını söyleyen Doğu Yücel, şimdi daha özgün hikâyelerle seyircinin karşısına çıkılması gerektiği düşüncesinde. "Hayal gücümüzü' zorlamamız gerekiyor" diyen Yücel, 'Küçük Kıyamet'in klişelerden uzak olacağını söylüyor. Çekimler eylülün ortasında tamamlanacak. Filmin 2007 başında gösterilmesi planlanıyor. Yeni 2007 itibarıyla deprem korkumuzla tekrar yüzleşip bol bol deprem konuşacağız...
Yoğurdun sırrı bulundu!
Şehirden uzakta, yeşillikler içinde bir kır lokantası... Gökyüzü pırıl pırıl, uzaklardan gelen su sesi... Tüm bu planlar Ülker İçim Yoğurt’un reklam filminin ilk kareleri... Şehirli bir adam, işte böyle bir lokantada enfes bir yoğurt yiyor. Bu lezzete akıl sır erdiremiyor ve soruyor: “Nasıl yapıyorsunuz bu yoğurdu yahu?”
http://img177.imageshack.us/img177/6831/5399ok2.jpg (http://imageshack.us)
Reklam filmindeki bu soru cümlesi aynı zamanda kampanyanın da briefini oluşturuyor olmalı ki tüm kampanya yoğurdun sırrı üzerine kurgulandırılmış. Üstelik kampanyanın başrolü için de Yabancı Damat dizisinden tanınan Binnur Kaya seçilmiş. İyi bir karakter oyuncusunun seçilmesi, en azından reklamdan ünlü kullanımının beraberinde getirdiği sorunlara ket vurmuş görünüyor.
Binnur Kaya: En çok mutluyken şükrederim
http://img156.imageshack.us/img156/9159/tbinnurkayapl9.jpg (http://imageshack.us)
Doğal komikliği, şen kahkahaları ve ilginç mimikleriyle izleyiciye şapka çıkartan oyuncu Binnur Kaya, rol aldığı film ve dizilerde olduğu gibi gerçek hayatta da kelimenin tam anlamıyla çılgın biri. Okyanus bilimci olmak isteyecek kadar denizi çok seven Kaya, Ankara’dan İstanbul’a sırf denizi görmek için gelmiş. Yabancı Damat dizisinde üçüzlerin annesi rolünü başarıyla oynayan Kaya, buna alışmış olacak ki, “Eğer çocuk yapacak olursam üç taneden az yapmak istemem.” diyor. Yaratılmış olan her şeyi büyük bir hayranlıkla izlediğini söyleyen Kaya, hayatı teslim olmak ve şükretmekle formüle ediyor: “Ben sadece dara düştüğümüz zaman Yaradan’ın adını anmaktan hoşlanmıyorum. Mutlu olduğum an, en çok şükrettiğim zamandır.”
Sabahları kahvaltıda et ve ciğer yiyen birisinin balık yerken vicdani sebeplerle balığın gözüne ot koyması tam da Binnur Kaya’lık bir iş doğrusu. Böyle düşünmemin sebebi, tamamen kendisidir. Zira çılgınlıklarına bizi alıştıran bizzat kendisi. Dış Kapının Mandalları, Çarli, Bir Demet Tiyatro, Yabancı Damat, Abuzer Kadayıf, İnşaat, Babam ve Oğlum gibi bilumum tiyatro, dizi ve sinema filmlerinden tanıdığımız Kaya, üstün komiklik performansıyla iki çenemizin birbirine değmesine müsaade etmiyor. Bir araya gelince çenemiz iyice açılmış olacak ki, üç röportajlık konuşma yaptık. Size bir tanesini sunabiliyoruz.
Sizce komik kadın mı bakımlı kadın mı daha gerçek?
İkisi de. Çünkü bir insan komik de, bakımlı da olabilir. Ama bence insanlar yataktan makyajlı kalkan kadınlar görmek istemiyor artık. Bu bir problem ve gerçek değil. Yani bakımlı olmak illaki makyaj yapmak demek değil. Saçını taramak da bakımlı olmak, temiz giyinmek de. Komik insanlar da var hayatta.
Kadın komikse bir arızası aranıyor genel olarak. Sizde bizim göremediğimiz bir arıza var mı?
Herkes kadar hasta, herkes kadar sağlıklıyım. İşimi yapıyorum sadece. Ekstra bir şeye ihtiyaç duymuyorum; çünkü aklıma gelmiyor.
Tanınmak sizi rahatsız ediyor anlaşılan. Benim bildiğim oyuncu tanınmak için oyunculuk yapmaz mı?
Evet, bu iş egoya dayalı bir iş. Oyunculukta aşılması gereken ilk kural egoyu aşağı çekebilmek. Ayrıca tanınmak gerçekten hoş bir şey değil. Ama tabii saygı ya da sevgi ile verilmiş bir selam, o selamın alınması, bunlar çok hoş şeyler. Yolda yürüyen insanların bana bakmasından rahatsız oluyorum. “Nazire hanım sizi çok beğeniyoruz” diyorlar mesela. Benim adım Nazire değil ki, bu kadar hayransınız bir zahmet edemediniz mi jeneriğe bakmaya? Böyle bir şey düşünmem çok mu yanlış?
Peki çocukken güldüren ve gülen bir çocuk muydunuz?
Ben galiba erkek olduğumu zannediyordum küçükken! Bir kız çetemiz vardı, erkeklere üstünlük taslardık. Bir de saçım kısa, sesim kalındı. Hep ‘Kız mısın, erkek mi?’ diye sorarlardı. “Erkeğim” derdim. (Gülüşmeler) Afacan Beşler kitapları vardı. Onları okuyup okuyup coşardık. Oyunla geçti ve oyunla devam ediyor.
En çok neye gülersiniz, kendinize mi?
Hafıza problemim var, o hallerime gülüyorum. Bu yüzden bazen mahcup durumlara da düşebiliyorum. Bir de durum komiği dediğimiz hallere gülüyorum.
Yapamam dediğiniz bir rol var mı?
Her rolü yapamayabilirim. Hiçbir rolü de yapamayabilirim. Gerçekten iddiam yok. Hep şunu derdim: Aman hamile kalmayayım bir dizide, doğurmayayım. (Gülüyor) Ama Yabancı Damat’ta 3 tane birden doğurdum. Bir sinema filminde hamilesin, işte doğum sancısı var deseler oynamazdım. Çünkü o rolü yapmak bana çok zor geliyor. Korkutuyor. Nasıl bir acı olduğunu, doğuranın nasıl hissettiğini canlandıramıyorum kafamda.
Yabancı Damat dizisinde üç çocuklu bir annesiniz. Herhalde bu sizin başınıza gerçekten gelse ‘Kâbusnâme yazabilirdiniz. Annenin bu kadar kutsallığı da fazla mı dedirtir insana?
(Gülüşmeler) Dizideki üçüzlerin gerçek anneleri bence müthiş, henüz çıldırmamış. Bu konudaki fikrimi yıktı o anne ve baba. O anneyi hiç ‘çocuklara bakmaktan kendime hiçbir şey yapamadım’ haliyle görmedim. Çok sabırlı. Ben o kadar sabırlı olabilir miydim bilmiyorum. Ama benden iyi bir anne olur, hakkımı yemek istemem.
Kendinizi anaç görüyorsunuz yani?
Maalesef evet. Bu zararlı; çünkü çok rahat bırakamıyorsunuz karşı tarafı. Üşüdün mü? Acıktın mı? Susadın mı? O yüzden maalesef biraz fazla anaç olabilirim. Eğer çocuk yapacak olursam, yani iyi bir baba olur da Allah izin verirse, 3 taneden az yapmak istemem. (Gülüyor)
Üç çocuk, annelik duygusunu arttırır mı köreltir mi?
Bence arttırır. Bu üçüzlerin annesinde gözlemlemeye çalıştığım bir şey aslında. Hangi birine nasıl bakacağını şaşırıyor mesela. Ki üçünden biri öksürürse öbürü de öksürüyor, biri uyursa öbürü de uyuyor.
“Deniz olmayan şehirde yaşanmaz.” Bu itirafı hiçbir Ankaralı yapamaz. Sizdeki bu deli cesareti nereden geliyor?
Denizi, yunusları çok seviyordum ve okyanus bilimci olmak istiyordum. Yürürken deniz kokusu duymak istiyor insan. Ama şimdi sorsanız günde kaç kere denizi görüyorsun? Koşturmaca içinde varlığını unuttuğum bile oluyor. Hâlbuki ben İstanbul’a tiyatro, televizyon için gelmedim. İstanbul’u sevmek ve deniz için geldim. İstanbul’a geldiğimde köprüden geçerken el salladığımı hatırlıyorum.
Şu anki eviniz deniz görüyor mu?
Hayır. Cinangir’deyim. Ama 100 yıllık, yüksek tavanlı 3 katlı bir ev. Bu sefer de bunu seviyorum.
Okyanus bilimci olunca ne olacaktı? Yüzme biliyor musunuz?
Kaptan Cousteau ile çalışmak isterdim. Yunuslarla, foklarla ilgilenmek istiyordum. Yüzme biliyorum ve yüzerken uyuyabilirim. Bir de açık denizde olma düşüncesi içimi ferahlatıyor.
Peki Van Gölü gibi kapalı bir iç denizde yüzemez misiniz?
(Gülüyor) Yani o kadar düşünmediğim sorularla karşıma çıktınız ki! Nasıl gelir aklınıza bu sorular? Yani yüzerdim herhalde, bilmiyorum.
Okyanus için şimdi oyunculuğu bırakabilir misiniz?
Tabii ki bırakırım. Yani eğer faydalı bir şeyler yapacaksam tabii ki.
Oyunculuk faydasız bir şey mi?
Hayır öncelikler var hayatta, mesela beyaz foklar için çok az bir zaman kaldı ve ben hiçbir şey yapamıyorum. Dünyanın ciğeri hastalandı, fidan dikeceğiz 1 yıl boyunca, teklifine bile bırakırım. Doğada bir kıyamet var. Ne kadar çok eziyet ediyoruz, içimizdeki merhamet ne kadar çok azalmış, bu kıyametin kendisi zaten benim için.
Dizi Antep’te geçince, aklımıza hemen mutfağı geliyor. Siz nasılsınız mutfakta, yuvalama, içli köfte yapar mısınız?
Yaparım. İçli köfteyi yeni tutturdum. Aslen Adanalıyım. Balık da çok seviyorum, ama mesela balığın gözüne bir ot koyuyorum mesela.
Neden, Adanalı bir vejetaryen misiniz yoksa?
Keşke vejetaryen olsak yani, bir yıl hiç et yemediğim oldu. Sabah kahvaltıda kebap yiyen bir insanken, tamamen vicdani sebeplerden et yemedim, çünkü yüzleri vardı.
Ama bu Allah’ın insana verdiği bir nimet, köpek yemiyoruz ki!
Yiyen var, biz yemiyoruz. Bu insan yemeye kadar gider. İnsan otla da doyurabilir karnını.
Yemeyip besleyelim mi yani canım, size katılmak mümkün değil. Bir Adanalı kalkmış ota talim edelim diyor yani...
Evet. Bir doktor demiş ki, “İnsanın en büyük trajedisidir yemek yemek”. Doğru. Bütün hastalıkların başı kolesterol.
Ama beyaz ette kolesterol yok!..
Ama vicdanen... Sadece bir yıl et yemedim, şimdi et yiyorum evet. Maalesef zevk alıyorum. Al işte insanım yani, ne diyeyim? Buna diyecek bir şeyim yok.
Hiç tanımadığınız şehirde uyanma idealiniz varmış. Bu insana nasıl etki eder, psikolojik sorunlardan başka?
(Gülüyor) Benim için bir şeyden sıkılmamak büyük bir psikolojik sorun. Yıllarca saçını kestirmeyen arkadaşlarımın nasıl sıkılmadıklarını anlamıyorum mesela. Ben onlardan sıkılıyorum. Başka bir yerde uyanma düşüncesi, yaratılmış olan her yeri görme amacıyla söylenmiş bir şey. Ömrümüz çalışmakla, fatura ödemekle geçiyor. Ama yaşamak böyle bir şey olmamalı. Çünkü bu beraberinde şükretmeyi de getiriyor. Yaradılmış olan her şey bende hayranlık uyandırıyor. Şuraya kapağı atayım, burada bir evim olsun, bir arabam olsun, hayatımı garantiye alayım demem. Bir saniye sonramızın garantisi yok ki! Her gün derim ki: “Yaşamış olan, şu an yaşayan ve yaşayacak olan her varlık için olsun bu selam.” Çünkü ben dara düştüğümüz zaman Yaradan’ın adını anmaktan hoşlanmıyorum. Mutlu olduğum an, en çok şükrettiğim zamandır. Bir dert de bilirim ki şifasıyla gelecektir. Derim ki buna da şükür. Çaresiziz. Teslim olmak ve şükretmekten başka çaremiz yok.
röportajın devamı
En çok nereyi görmek istiyorsunuz?
Norveç fiyortlarını görmek istiyorum. Orada mutlak bir sessizlik olduğunu düşünüyorum. Sadece yaradılmış olanı dinlemek...
Tefekkür yani...
Evet evet, haddim olmaz diye söylemedim. Benim oraya gidişim başka güzel şeylere vesile olacaksa, lütfen olsun.
‘Benimle ilgili olmayan şeylere burnumu sokmayı vazife bilirim’
Kaç kardeşsiniz? Annenizle ilişkiniz nasıl?
İki kız kardeşiz, bir ablam var. Ankara’da yaşıyorlar. Ailemle olan ilişkimin bir buluşma olduğunu düşünüyorum. Bir tane köpeğim var, adı Pide.
Susamlı mı?
Herkes kıymalı mı, peynirli mi diye soruyor. Susamlı mı, çok güzel, evet bol susamlı.
Ailenizle buluşma dediniz, bu bir kader mi, tesadüf mü?
Tesadüflere inanmıyorum hiç. Tesadüf denilen şeyin alın yazısı olduğunu düşünüyorum.
Anneniz ateşinizi sesinizden ölçecek kadar hassas, temizlikçi gelmeden evin tozunu alacak kadar titiz ya da çocuğu yere düşünce kaldırmayacak kadar rahat mıydı?
Rahat değildi. Yere düştüğüm zaman kulağımdan kaldırıldığımı hatırlarım yani. (Gülüşmeler) Ama insan büyüyünce anlıyor ki çaresizlikten o anki tepki, ona engel olamayışından. Temizlikçi gelmeden toz alan biriydi, ben de öyleyim maalesef. Toz almakla bitse, evi bir yıkamadığım kalıyor. Sabah 9’da gelecekse ben 6’ya kadar evi temizlemiş oluyorum. Çok yorulmasın, aman ayıp olmasın diye. Böyle hayatı zorlaştıran yanlarım var. O arıza dediklerinizden biri bu.
Simetri hastalığı da var mı?
Hayır yok. Dağınıklığı seviyorum. Dağınık ama temiz. Çok düzgün bir yeri 10 dakikada yeni taşınmışım gibi dağıtacak bir yeteneğim var. Bu da öbür arızam diyebiliriz. (Gülüyor) 10 yıldır İstanbul’dayım, 15 ev değiştirdim neredeyse. Sonra sessiz kalmayı başarıp düşündüğümde diyorum ki ‘ben bunu seviyorum’. Her yerde oturmak istiyorum.
“Babam ve Oğlum” filminde gelin Hanife rolündeki gibi hayatta da âşık olduğu bir adamı idare edecek bir kadın mısınız?
Evet öyleyim. Biraz ağır zekaya sahip biri orada kocam. Gerçek hayatta olsa aynı derecede seçer ve kollarım. Aslında ben bunun dışında hayatta çok adil biriyim. Benimle ilgili olmayan şeylere burnumu sokacak kadar.
Bundan dolayı başınıza iş açılır mı?
Açılmaz mı? Sokakta arıza görsem müdahale ederim. Allah karşılaştırmasın, bir zulüm varsa nasıl engel olabilirim kendime bilmiyorum. Bir şey yapmak için en yakınımızın ya da sizin başınıza gelmesini mi beklemek gerekiyor? Savunan adam suçluya zarar verdi diye hapse giriyor, bir sürü çoluk çocuk falan öldürmüş yaralamış adam çıkıyor. Kul hakkı nerede o zaman? Adalet nerede?
daha önce eklendiyse kusura bakmayın
Bana Bir Şeyhler Oluyor:
http://img116.imageshack.us/img116/2687/banabirseyh02bre8.jpg (http://imageshack.us)
http://img116.imageshack.us/img116/8923/banabirseyh01bh7.jpg (http://imageshack.us)
http://img116.imageshack.us/img116/2527/banabirseyh02vp9.jpg (http://imageshack.us)
Pamuk şekeri
'DoĞal Yoğurt nasıl anlatılır? Eminim Babam ve Oğlum ile Yabancı Damat'ın başarılı oyuncusu Binnur Kaya'nın oynadığı Ülker İçim Doğal Yoğurt reklamından söz ettiğimi anladınız. Binnur Kaya zaten gönüllerde taht kurmuş bir oyuncu, reklamdaki doğal hareketleri ve sempatik anlatım şekliyle Ülker İçim Yoğurt'un doğallığı konusunda hedef kitleyi davet ediyor. Doğal yani homojenize yoğurt pazarının lideri Danone, arkadan Sütaş geliyor. Ülker pazara daha çok yeni girdi, çok az farkla Sütaş'ın arkasından üçüncü sırada yer alıyor. Ülker İçim Yoğurt, Türk halkına bu kadar yakın ve sıcak iletişim stratejisine devam ederse doğal yoğurt pazarının yeni durumu ne olacak merak ediyorum.
Küçük Kıyamet
Gösterim Tarihi: 22 Aralık 2006
Dağıtım: Medyavizyon
Yapım: ?????
Yönetmen: Durul Taylan, Yağmur Taylan
Senaryo: Doğu Yücel
Oyuncular:
Başak Köklükaya,
Cansel Elçin,
Binnur Kaya,
İlker Aksum
Konu
İstanbul’da ardarda yaşanan sarsıntılar, annesini depremde kaybeden Bilge üzerinde psikolojik rahatsızlıklar yaratmakta ve genç kadının ciddi travmalar yaşamasına neden olmaktadır. İki küçük çocuğu, eşi ve yeğenleriyle şehri terk ederek, olası İstanbul Depremi’nden kaçıp bu “Küçük Kıyamet”ten kurtulmaya çalışan aile, gittikleri başka bir güney kasabasında bu kez başlarına gelen esrarengiz olaylar nedeniyle yine korkularıyla yüzleşirler.
binnur kaya yok ama film h akkında iki gazete haberi buldum:
http://img171.imageshack.us/img171/3935/2368078517d7f39467eoxh8.jpg (http://imageshack.us)
http://img181.imageshack.us/img181/4778/2368086748e65ea14f3ojl6.jpg (http://imageshack.us)
bahar_krmcm 24-09-06, 08:43 arkadaslar bu kadin evli mi????
bildiğim kadarıyla evli değil...
son reklamını gördünüzmü?doğus çay.
yine konusturmus oyunculuğunu:)
CANSEL_Tugce 19-11-06, 00:12 oldukça mutavazi,ve çok sevdiğim bir oyuncu.Gerçekten süperr.kendisini baba evinden ve bir demet tiyatroda vardı sanırım takip ediyorumm
hattori ha 19-11-06, 10:42 Ya tek kelimeyle muhteşem bir oyuncu ve harika bir insan. Dün makina programında onu izlerken gülmekten yerlere yattım. yarıldım resmen. bir kez daha binnur kayaya bayıldım. "faik" beyle muhabbetleri süperdi.
Dun aksam Makina'yi izleme sebebim kendisi.
Inanilmaz oyuncu performans'i beni yine buyuledi , superdi ya .. :img-icecr
Gercek bir oyuncu oldugunu gosterdi , canli yayinda hic bir sey caktirmadi.
Bu da "oyuncu" diye ortalarda gezenlere kapak olsun :img-polic
~ topiqq ~ 19-11-06, 20:26 dün makina'da süper ötesiydi tam anlamıyla..faik'e ciddi ciddi yutturdu yani :) süperdi muhteşemdi en çok ona güldüm dün!
tanrıverdi 19-11-06, 21:06 Hayatimda Gördüğüm En Tatli En şeker En Mütevazi En Başarili En Profösyenel En Komik En Duygusal En...en....en....off Say Say Bitmez Hastasiyim Bu Kadin Dün Makinada Tek Kelimeyle Hayran Kaldim..herşeyine Hele O En Son çağrildiiinda Okdar Bekletlmesine Rağmen Genede O Hiç Dinmeyen Gülen şirin Yüzünden Taviz Vermedi...onun Seyrcilere Olan Saygisi.konuklar Dahil Seyercilerine Olan Saygisini O Güzel Yüüzyle Göztermesi Bnm Binnu Kayaaya Olan Sevgimi Kat Kat Arttirmiştir...ayrica Yabanci Damat Dizisine Bağimli Olmamdaki Ve Yabanci Damati Seyrederken Onun çikmasini Sabisizlikla Beklediğim(tabi Sumru Yavrucuk'uda Unutmayayim)tek Insan..bayiliorum Ona..başarilarini Devamini Diliorum..onu Hep Görmek Dileğiyle....
Binnur Kaya Sen Biytanesinnnn!!!!
_CALIKUSU_ 20-11-06, 19:01 Bende izledim makinayi. Gercekten tek kelimeyle süperdi. Cok basarili bir oyuncu kendisi. Yabanci Damatta en cok güldügüm isimlerden biri, birde su dans edisi yokmu muhtesem. Aslinda en güzel sahnelerinden biri yemek yemesi. Abvrupa kanallarinda yayinlanan reklamlardada cok basarili idi...
mükmmel bi insan binnur kaya ya!! bitiyorum gülüşüne, tavrına, hareketlerine...
ben hayatımda kimseye böyle gülmedim ya, o derece!!
candy girl 29-11-06, 22:35 Çok iyi bi oyuncu yaa
Komedi alanında en iyi kadın oyunculardan biri Çok beğeniyorum ...:img-yes:
sweetjulia 30-11-06, 13:43 http://img213.imageshack.us/img213/8511/5ae6.jpg
Ben Bayılıyorum Bu Kadına "Yabancı Damat"dizisini İzleme Sebeplerimden biri bile diyebilirim.Babam ve Oğlum filmimde Gülmekten Kopmama neden olan oyuncu Kendisi,Çok başarılı ve sempatik başarılarının devamını diliyorum...
sweetjulia 07-12-06, 20:09 http://img294.imageshack.us/img294/9937/image01220246tv1241ve1.jpg
http://img74.imageshack.us/img74/7971/image01220252tv124tp5.jpg
sweetjulia 07-12-06, 20:11 http://img20.imageshack.us/img20/5679/image01220254tv124ia3.jpg
http://img49.imageshack.us/img49/4850/image01220253tv1241na7.jpg
sweetjulia 07-12-06, 20:12 http://img61.imageshack.us/img61/986/image01220252tv1241iv4.jpg
ben de izledim programı çok tatlıydı gerçekten. okan o gerçek sanatçı dediği zaman nasıl eli ayağına dolaştı.hayır yok öyle bir şey falan dedi ya çok hoşuma gitti o tavırları.iki günlük mankenden şarkıcıdan bozma oyuncular bile kendilerine sanatçı derken binnur kayanın kendisini sanatçı olarak nitelendirmemesi şaşırtıcı aslında. çok mütevazi bir insan. bir de giderken okan şimdi gidemez de gibilerinden bir şey dedi ya çok güldüm orada. gerçek bir sanatçı o:img-yes:
bu arada arkadaşlar begüm birgörenin de resimlerini çektiniz mi? eğer çektiyseniz sayfasına eklermisiniz
http://img66.imageshack.us/img66/1421/bscap05595hu.jpg
http://img66.imageshack.us/img66/6950/bscap05639mt.jpg
http://img66.imageshack.us/img66/7901/bscap05705pp.jpg
http://img95.imageshack.us/img95/6703/bscap06308qi.jpg
sweetjulia 15-12-06, 17:28 nasıl şeker çıkmış pembe pembe :happy0064 çok tatlı,mütevazi,şahsına münasır bir insan...(resimler için teşekkürler:img-wink: )
http://img290.imageshack.us/img290/756/image01301714tv98ii1.jpg
http://img291.imageshack.us/img291/9472/image01301715tv98lp0.jpg
Bayılıyorum bu kadına ve sırf Binnur Kaya için Küçük Kıyamet'e gidicem. "Ana Gudurucuyn(Kudurucam)" repliğini hatırladıkça da yüzümde ister istemez bi gülümseme (belki de sırıtma) oluşur.
inanılmazzz beyeniyorum bu kadını kemal sunalın erkek versiyonu adeta :)
Küçük Kıyamet filmindeki performansını merakla bekliyorum.
çok iyi bi oyuncu tv makinasında konuk olduğu zaman acayip gülmüştüm ayrıca geçenlerde engin günaydınla oynadığı br diziye denk geldim izmir tv de hadi uç bakalım diye bir dizi her projesinde inanılmaz oynuyor çok sempatik :)
Babam ve Oğlum 'daki performansını unutamadığım, tv. makinesinde canlandırdığı yazar karakterine hayran kaldığım Binnur KAYA,, sadece 5-10 dk.'lık rolü ile koskoca ''Hayatımın Kadınısın'' filmine apayrı lezzet katmayı başarabilmiş muhteşem bir kişilik....
Son derece sade, mütevazı ve doğal bir hali var.
Güldürürken korumayı başardığı serinkanlı, dağılmamış hali bende ayrıca hayranlık uyandırmıştır. (tv makina)
Bana bir Şeyhler oluyor 'da kendisini canlı izleme fırsatım da olmuştu.
Yüksek sesli, yetenekli, yeni çağın komik kadını....
Bana göre,, her türlü karakter rolünün altından kalkabilecek lokomotif bir oyuncu.
Yolu açık olsun.
çok şeker bi kadın yaa.iyi ki yıldızı parladı da tanıdık böyle yetenekli bir oyuncuyu.
sweetjulia 19-12-06, 17:44 http://img100.imageshack.us/img100/3636/image02031718tv98ga5.jpg
http://img100.imageshack.us/img100/9258/image02031718tv985tz9.jpg
sweetjulia 19-12-06, 17:47 http://img245.imageshack.us/img245/5213/image02031719tv98sj6.jpg
http://img245.imageshack.us/img245/6757/image02031719tv983ni0.jpg
sweetjulia 19-12-06, 17:49 http://img91.imageshack.us/img91/7561/image02031719tv984qu0.jpg
http://img245.imageshack.us/img245/9858/image02031721tv98wz1.jpg
sweetjulia 19-12-06, 21:43 http://img242.imageshack.us/img242/4188/svb6.jpg
http://img242.imageshack.us/img242/3517/untitled1os2.jpg
Küçük Kıyamet filmindeki performansını merakla bekliyorum.
Bende senin gibi merakla bekliyorum zaten beni o filme çeken tek şey Binnur Kaya ve asla hayal kırıklığına uğratmayacaktır.İnşallah bu filmle film festivallerinden ödül alır Babam ve Oğlum'Da hakkı yendi :icon_sorr
sweetjulia 20-12-06, 16:44 http://img144.imageshack.us/img144/6043/image02041727tv98mb0.jpg
http://img291.imageshack.us/img291/9384/image02041745tv98fb9.jpg
sweetjulia 20-12-06, 16:46 http://img148.imageshack.us/img148/8255/image02041804tv9811ay5.jpg
http://img291.imageshack.us/img291/4932/image02041805tv986vy8.jpg
sweetjulia 20-12-06, 16:46 http://img144.imageshack.us/img144/245/image02041805tv981je4.jpg
sweetjulia 20-12-06, 16:47 http://img291.imageshack.us/img291/2479/image02041805tv9810ty3.jpg
sweetjulia 20-12-06, 19:16 http://img125.imageshack.us/img125/742/untitled1de1.jpg
inanmıyorum adına billur yazmışım:img-blush :img-blush :icon_sorr :img-blush
Çok başarılı buluyorum. Gerçek yaşamda nasıl birisi merak ediyorum. Çoğu zaman rol mu gerçek mi insan kendini kaptırıp gidiyor..
özgür_keremcem 22-12-06, 11:05 çok sıcakkanlı bir insan ya mu8hteşem birisi dün özgürün konserindeki arkadaşların söylediğine göre çokta sevecen birisi oturup konuşmuşlar:)
oyunculşuk açısındNDA MUHteşem biri ya ailecek binnura bayılıyoruz oyunculuğu sözlerle anlatılmaz:)
tuğba filiz 22-12-06, 14:44 binnur kaya dün gece özgürün konserine gitmiş süper arkadaşlık bu işte her zaman nehir ve özgürün yanında oluyor süper bi oyuncu gülüp geçiriyo herkesi
tuğba filiz 23-12-06, 17:02 vatan gazetesinde binnur kayanın röportajı var çok güzel cevaplar vermiş bayıldım çok güldürdü bizi dün gece
tuğba filiz 23-12-06, 20:18 Binnur Kaya röportajı
--------------------------------------------------------------------------------
Komedi bıçak sırtındadır büyük ciddiyet gerektirir
Tiyatro dünyasından ekrana geçen okullu oyunculardan Binnur Kaya... Yabancı Damat dizisinin Nazire’si, komedi, oyun ve gerçek hayat arasında, Ankara’dan İstanbul’a uzanan tek kişilik yolculuğunu ve yaşadıklarını anlattı
Binnur Kaya 1972 yılında babası spor muhabiri Mustafa Kaya yılın en iyi gazeteci ödülünü aldığı sırada doğmuş ve evin uğuru sayılarak büyümüş. “Çocukluğumun bütün kokuları Ankara’da” diyor. Bilkent Üniversitesi tiyatro bölümünü bitirdikten sonra İstanbul’a gelmesinin sebebi ise aşk! İstanbul’a öyle aşık ki Ankara’dan, “İstanbul’un saçlarını taramak için” geldiğini söylediğinde gözleri buğulanıyor. İşte Binnur Kaya’nın 1995 yılında başlayan, tiyatro ve dizilerle devam eden oyunculuk ve İstanbul macerası...
- Ekranda izleyenlerini güldüren bir kadınsınız... Peki hayatta durum nasıl?
Komedinin çıkışı bu duygusallıkmış gibi geliyor bana. Komedi ciddi bir iştir. İzleyenler için öyle görünmeyebilir ama... Uymak zorunda olduğumuz bir senaryo, bizden ortaya konması beklenen şeyler var. Dolayısıyla kamera karşısına geçip kafamıza göre komiklik yapmıyoruz. Çok fazla disiplin gerektiren bir iş yapıyoruz. Komik olacağım derken komik duruma düşmek de var. O yüzden bıçak sırtında bir iştir. Büyük ciddiyet gerektirir.
- Ağlatan olmak daha mı zor?
Oynadığım karakterlerden memnunum, ayrıca seçenekler benim elimde değil. Benim en büyük lüksüm bana sunulanların içinden seçim yapmak. Bana oyna dendiğinde, işimi yapar oynarım. Hangi mesleği yapıyor olursam olayım, bizi kurtaracak şey çalışmaktır; bunu biliyorum. Yalnızlığımızı da dağıtacak şey budur. Ancak başarısız olma hakkım da var, her insan gibi. Farklı bir karakter oynayıp başarısız da olabilirim, bu benim için sorun teşkil etmez. Bu işi severek yapıyorum, ayakta kalabilmek için hırsla çalışıyorum. Başarı büyük bir lükstür severek yaptığınız işte... Başarısızlık da deneyimi getirir, o yüzden korkunç bir şey değildir.
İSTANBUL SOKAKLARINDA YOLUMU ZOR BULURDUM
- İlk iş deneyiminiz nasıl oldu?
Bakırköy Belediye Tiyatrosu’na girmiştim. Bir süre orada çalıştım ve tesadüfen bir arkadaşımın önerisiyle Hülya Avşar Show’da Asiye karakteriyle çıktım televizyona. İlk dizim de Kaynanalar oldu. Benim için ayrı bir önemi vardır. Çünkü o diziyi ailecek oturup seyrederdik. Daha sonra Engin Günaydın’ın yazıp yönettiği Dış Kapının Mandalları dizisinde oynadım. Keyifli günlerdi.
- Neden İstanbul’a geldiniz?
İstanbul’la aramdaki özel mesele için geldim... Gerçek bir İstanbul aşığıyım. İstanbul’un saçlarını taramak, ona dokunmak istedim. Küçük bir animasyon işi vardı, kalacağımı hiç düşünmezdim.
- İstanbul sizi en çok nasıl zorladı?
Karşıdan karşıya geçme sorunu yaşıyorum hâlâ... Paniğe kapılırım çok araba karşısında. Ama en çok adresleri bulamama sorunu yaşadım. Her şey o kadar karışık geliyordu ki... İlk geldiğim zamanlar çok taşındım; evi bilen arkadaşlarım olmasa, ertesi gün evin yolunu bulamıyordum. Ankara’yı özlediğim zamanlar çok oluyor. Neticede çocukluğumun bütün kokuları Ankara’da...
- İstanbul senin için ne ifade ediyor?
İstanbul kadın gibi bence. Bu kentin henüz kimsenin bilmediği, İstanbul’un da anlatmak istemediği anıları var. Burada yaşarken onları keşfe çıkabiliyor, şanslıysanız görebiliyorsunuz. Acıklı bir durumu da var bunun yanı sıra. Geçmişteki tüm gösterişli hayatından sonra, hoyrat kullanılmış sanki. Taşı toprağı altın mı bilmiyorum ama, altın gibi bir kalbi var İstanbul’un. Deprem haberlerini duyduğumda en çok İstanbul’a bir şey olur mu acaba diye tedirgin olurum. İnsanlar ve anılar yok olacak diye korkarım.
Engin Günaydın’la ev arkadaşıydık
- Yeni projeler var mı?
Engin’in yazdığı “Hücreler” adında bir oyuna hazırlanıyoruz. Engin kazandığı tüm parayı bu oyuna ayırıyor. Her şeyini kendisi yapıyor, yazıyor, yönetiyor, dekorunu kendisi hazırlıyor. Özellikle dekora çok çok para harcadı. Bununla rahat rahat iki ev satın alabilirdi.
- Engin Günaydın’ınla samimi bir arkadaşsınız anladığım kadarıyla...
Evet, ev arkadaşıydık bir dönem... O da Ankara’dan geldi. Ben İstanbul’a yerleştikten sonra samimi olduk. Anadolu yakasında oturuyordum ve tiyatro için Bakırköy’e geçmek zorunda kalıyordum. Bir süre sonra çok yorucu olmaya başladı. Engin, Beşiktaş Kültür Merkezi’ndeydi o sıralar. Eh normal olanı aynı evi paylaşmaktı. İstanbul’a geldiğimde bana çok büyük hediye oldu Engin. Engin, Emre Kınay, Tolga Çevik. İstanbul’un en güzel hediyesidir bu arkadaşlarım.
- Nasıl yaşıyordunuz?
Hayatımın en güzel ve özel dönemlerindendi. Çok zorluk yaşadık ama kahkahalarla karşıladık. Öyle çok güldük ki... Bazı dönemler hiç para kazanamadık. Ama mutsuz olmadık.
- Geleceği düşünüyor muydunuz?
Şimdi olduğumuz yerlere gelmeyi o zamanlar kendimiz için hiç düşlememiştik. Birbirimiz hakkında başarı öyküleri çiziyorduk.
- Bugün sizi sokakta tanıyorlar mı?
Evet ama hep Nazire diyorlar. Keşke beğendikleri oyuncunun ismini iki dakika ayırıp öğrenseler. Gerçekten çok seviniriz.
23.12.2006
Haber: Zeynep BAKIR
Vatan
an itibari ile okan bayulgen makina programında kendisi.
yeni cekilen kucuk kıyamet filminde oynadıgından cagrılmıs.
filmin diger oyuncuları da programda.
Güleryüzlü
http://img147.imageshack.us/img147/1953/binnurxw3.jpg
Ve
http://img147.imageshack.us/img147/3905/binuurrrruc7.jpg
Çok cnayakın bir İnsan ..
çk sewiyorum kendisini
sadece_ozge 24-12-06, 12:12 benım en guldudum bır ınsan bu santcı kelımesını dolurara doldura hakedıyo. cok mütevazi yaa bayılıyorum ona been kabiliyet akarmı ınsandan bu kdar ınsanlıgı hele bambaska bır varlık bu yaa ınsan gıbı ınsan ve sanatcı gıbı sanatcı o boyle yetenek ve ınsan cok az canımsın keske tanıyabılsem senı :)
çok mütevazı ve utangaç, konuşurken çok tutuk. Ama çok tatlı ve işini de çok iyi yapıyor.
Dün makina da gördüm kendisini...Çok tatlı bi kadın ama çok utangaç...Çok sevimli ;)
süper bir insan bence....hali tavrı çok doğal....süslenmemişti bile dün gece....konuşmalarına da bayılıyorum....içinden geldiği gibi...:good: oyunculuğuna da söylenecek söz yok:happy0064
tuğba filiz 24-12-06, 18:11 çok şeker bi kadın ya bayılıyorum insanları acayip güldürüyo özellikle son bölümdeki hareketleri çok şekerdi
(ÖZ)gü+lem 01-01-07, 10:18 en sevdiğim dizinin en sevdiğim ve güldüğüm oyuncusu çook komik ve başarılı bi kadın...
ozge yeşim 01-01-07, 15:57 http://img165.imageshack.us/img165/4498/resim6kb6.jpg (http://imageshack.us)
harika şahane bir oyuncu ,çok tatlı ya,çok şeker. süper bir oyuncu:img-yes:
candy girl 02-01-07, 11:15 bitiyorm binnur kaya'ya.bi insana bu kdr yakışır süpr walla tebrik etmek lazm:)
valla benim sevdigim binnur kayadır çok bayıllıyorum valla çok şeker valla rolünü çok iyi yapıyor bi de bağırdığı yada seslendiği zaman sesi çok komik çıkıyo gülmekten öldürüyo beni.
KIRMIZIGÜL 09-01-07, 16:38 ben bu kadına bayılıyorum.diziyi izlerken gğlmekten öldürüyor insanı.gerçekten bravo süper rol yapıyor
ya ben binnur kayayi cok seviyorum yabanci damata favorim dir kendi o ve feride:)
havin-sevgisi 14-01-07, 22:02 çok başarılı bir oyuncu
Arkadaşlar ben bu sayfaya ilk giriyorum ve gerçekten binnur kayaya bayılıyorum tek bakışına bile saatlerce gülebilirim daha fazla sinema filminde görmek isterim tabi televizyon makinesindede...
ben binnur kayaya bitiorum çok iii bi oyuncu çok komik müthiş bi insan inş istediği yerlerde yerini alır başarılar diliorum
*özgürkız* 06-02-07, 21:23 harika bir kadın ya rolünün hakkını çok iyi veriyor
sevimli.girl 10-02-07, 10:50 bence çok müthiş bir oyuncu. dizide halinin tam aksi normal hayaındaki hali. yani okan mayülgene geldiğinde ezilip büzülmüştü. ama çok seviyorum ve ruşenle acayip yakışıyorlar. ve bence çok güzel ve tatlı biri.:img-wink:
Binnur Kaya'nın, Engin Günaydın'la kankiliği çok hoşuma gidio. Zaten aynı dizide oynadıkları zamanda müthiştiler. Züperlerrrrrrrrrr..........
yabancı_damat 15-02-07, 14:59 harika bir kadın ya rolünün hakkını çok iyi veriyor
evet ya çok komik süperrrrrrrr
http://img120.imageshack.us/img120/6623/foto1ox9ze1.jpg
http://img401.imageshack.us/img401/3247/foto2gj6vt3.jpg
http://img401.imageshack.us/img401/7592/foto14bn1uj6.jpg
http://img401.imageshack.us/img401/3755/foto10wc3fh0.jpg
http://img401.imageshack.us/img401/1032/foto12ep7kn1.jpg
http://img291.imageshack.us/img291/4190/foto13zz7gm0.jpg
yabancı_damat 15-02-07, 15:02 http://img120.imageshack.us/img120/8189/untitled3kq4.png+http://img175.imageshack.us/img175/1966/untitled4dt2.png+http://img120.imageshack.us/img120/336/untitled5qy8.png
çok komik ve çok ii bi oyuncu onu çok seviyorum...
Kaçıklık Diploması'nda küçücük rolü ile kocaman bir oyunculuk sergilemiş
tuğba filiz 18-03-07, 20:43 her hafta güllmekten öldürüyo bizleri süper ya bayılıyorum
hastasıyım binnur ablamın yaaa müthiş oyuncudur kendisi başarılarının devamı dileiğiyle...
çok şeker gerçekten.dizi bitince umarım yeni sezonda yeniden çıkar tv ye
paçiii_melos 24-03-07, 10:47 Merhabalar Arkadaşlar
Binnur Kaya'nın oynamış olduğu tüm Türkiye'yi ağlatan film Babam ve Oğlum Yarın Akşam yani Pazar günü 19:40'da Fox Tv ekranlarında....
Filmi sakın kaçırmayın....
Çok yetenekli bir oyuncu..
Şahane mimikleri var, hele Yabancı Damat'ta yemek yerken o hareketleri yok mu! çok güldürüyor beni :img-hyste
Bu kareler başkası tarafından eklendimi billmiyorum:
http://img411.imageshack.us/img411/623/yb1gr9.png (http://imageshack.us)
http://img69.imageshack.us/img69/8342/yb3rx6.png (http://imageshack.us)
http://img251.imageshack.us/img251/8695/yb2zs3.png (http://imageshack.us)
çoook süper oyuncu .çok seviyorum .
cook tatli birigulmekten yerlere yatiyorum en sevdigim sahne gecen bolum buydu iste:):)
cook komik biri
http://img363.imageshack.us/img363/1978/ydmm1.jpg
http://img62.imageshack.us/img62/6183/yd2ij6.jpg
http://img66.imageshack.us/img66/1421/bscap05595hu.jpg
http://img66.imageshack.us/img66/6950/bscap05639mt.jpg
http://img66.imageshack.us/img66/7901/bscap05705pp.jpg
http://img92.imageshack.us/img92/8944/bscap05722fi.jpg
http://img66.imageshack.us/img66/7659/bscap05742ie.jpg
http://img92.imageshack.us/img92/6348/bscap05893yj.jpg
harika bi insan..bir insan bu kadar mı doğal olur yahu :img-grin2 süper bi yetenek , süper bi yüz...ailecek bayılıoruz kendilerine..:img-pilot
dün gece makinayı bana daha bi şevkle izlettiren harika insan..yabancıdamatta bitti inşallah yeni bi projeye başlarda sık sık görürüz onu..
çok tatlı biri ya gülmekten kırıp geçirio dün makinada süperdi sırf onun için isledim:)
61MERVE61 imzalar çok güzel sağol çok hoşuma gitti:img-yes:
ben bayılıyorum bu kadına harika bir oyuncu:img-yes: dün gece makinada çok komikti.bu kadar mütavazi olduğunu bilmiyordum çok utangaç birisi daha da sevdim şimdi başka kimseye benzemiyor:img-yes:
makinada gene süperdi ya.büyün gce ona bin kat daha hayran oldum.bnce daha fazla övgü hakedio
özgür_keremcem 03-07-07, 08:32 61merve61 imzaların süper
bende makinayı biraz izledimsüper birisi ya çok doğal içten çok sewiyorum binnuru
süper bi oyuncu ya gerçek bi oyuncu işte
bende çok seviyom onu;):D
geçen televizyon makinasında seyrettim sırf onun için çok utangaç falan bide okan onun için işte gerçek oyuncu falan diyince hiç konuşamadı utandı sakındı
resimler için hepinize teşekkürler
çalışmalarda harika ellerinize sağlık;)
Ağlicağı zamanlardaki ses tonu beni bitiriyor yaa Ya bi insan bu kadar mı yetenekli olur Aklıma geldikçe yatıyorum yerlere Özellikle çarli'de afakan'la (ilker aksum) olan sahnelerde kopuyorum
hattori ha 08-07-07, 09:46 Peki yeni isimler katılacak mı kadroya?
- Evet, büyük bomba var!
- Kim?
- Söylesem mi, hadi söyleyeyim... Binnur Kaya!
- Sizin ekibe çok yakışır...
- Bence de. Çok iyi bir oyuncu ve müthiş bir insan gerçekten.
- Hangi rolde olacak peki, Burhan'ın kız kardeşi mi yoksa?
- Hayır. Bambaşka, çok ters köşe bir rolde olacak. Bu kadarını söyleyeyim yeter.
Acayip sevindim yaa. Dizi artık çok daha eğlenceli olacak, daha ne kadar eğlenceli olacaksa... :) Süpeeeer... :happy0064 Binnur Kaya gerçekten muhteşem bir oyuncu harika bir insan...
YağmursenA 08-07-07, 10:20 Bencede süper bi insan :happy0064 makbule ile belki akraba olabilir bana öyle geliyo kanımca :img-wink: ya da yeni komşu :) süper bi sezon bizi bekliyor galiba :img-yes:
river_smyy 08-07-07, 10:38 yha çok iiyi çok güzel bi insan avrupa yakasına katılırsa varya süper olur çok iyi bi oyuncu zaten yeni sezonda yine bizleri güldürcek:Dçook ii yhaa:D
özgür_keremcem 08-07-07, 11:04 avrupa yakasında binnur harika olur ya daha bir komedi olucak binnuru çok sewiyorum çok iyi bir oyuncu:)
süper bi oyuncu hatta en iyi kadın tiyatrocular arasında çok önemli yeri var yabancı damadı kendisi için izlerdim ruşeeeennn:)bayılıyorum ona başarılar
Binnur Kaya'da Avrupa Yakası ekibine katılıyormuş tüm çatlaklar bir arada oldu çok güzel ya bayılıyorum Binnur Kaya'ya :D
oleyyyy...
bınnur kayada katılıyo a.y ye buna gercekten cok sevındım kendısı cok super bı oyuncu...:)
Gerçekten süper bir oyuncu, Avrupa Yakasında harikalar yaratacağına inanıyorum:happy0064
sırf o avrupa yakasında harıkalar yaratmıycak avrupa yakası da harıkalar yaratıcak...:)
harika bi oyuncu ve gerçekten çok iyi oynayıp insanlaeı güldürebiliyo:img-yes: Bu sezon Avrupa Yakasına katılmasına çok sevindim.Zaten renkli bi diziydi .Onu da bu dizi de görmek çok güzel:)
binnur kayanın en başından beri bu diziye katılmasını istemiştim sonunda gerçekleşti mimiklerine ve gülüşüne bayılıyorum çok ii bir oyuncu ve avrupa yakasına çok yakışıcak
Süper bir oyuncu. Onu cok seviyorum. O olmasaydi Yabanci damata bu kadar severek bakmazdim. Umarim yeni bir projede basrold |