PDA

Tüm Versiyonu Göster : Basında çıkan haberler...!


yakupoglu61
16-05-07, 14:37
Dizimizle ilgili Basında çıkan haberleri buraya koyalım...!

FBemel
16-05-07, 18:21
vallahi dizimizle ilgili çokça haber çıkmıyor basında ama eskilerden birkaç tane koyalım...bu haberler için de Cansu'ya teşekkür ederim...:)


BERABERLİKLERİ CİDDİ

DİZİ AŞKI GERÇEK OLDU

http://img174.imageshack.us/img174/1497/firtina1eylullm9.jpg (http://imageshack.us)

KANAL D EKRANLARINDA YAYINLANAN ‘FIRTINA’ DİZİSİNİN AŞIKLARI ALİ VE ZEYNEP YANİ MURAT YILDIRIM VE BURÇİN TERZİOĞLU GERÇEK HAYATTA DA CİDDİ BİR BERABERLİK YAŞIYORLAR.

tipex
16-05-07, 19:04
Bende eskilerdende olsa birkaç haber eklerim buraya. İşte bunlardan biri:


Fırtına Esti

Kanal D ekranlarında yayınlanan "Fırtına" dizisinin oyuncuları önceki akşam başarılarını kutladılar.

Kanal D ekranlarında yayınlanan "Fırtına" dizisinin oyuncuları ve teknik ekibi önceki akşam Beyoğlu Kallavi restaurantta başarılarını kutladılar. Tüm ekibin katıldığı gecede dizinin hem 39.bölüme gelmesi hemde ilk günden beri başarılı bir grafik çizmesini pasta keserek kutladılar. Dizinin başrol oyuncularından Murat Yıldırım dizi için "yaklaşık bir yıldır devam eden bu projede çok fazla çalışmamıza ve yorulmamıza rağmen doğru bir ekiple çalıştığımız için herşey çok güzel gitti ve tüm yorgunluğumuza değdiUmarım daha nice 39.bölümleri kutlarız" dedi. Dizinin diğer başyrol oyuncularından Burçin Terzioğlu, "Doğru yönetmen,doğru yapım şirketi,doğru oyuncular doğru ekiple buralara gelindi.Her zaman işler yolunda gitti.Ekibin enerjisi çok yüksek dolasıyla nasıl geçtiğini anlamadık" dedi. Dizinin başarısını neye bağlıyorsun sorusuna dizinin oyuncularından Ayşen Gruda, "Amerika'ya bağlıyorum.Amerikalılar ve özellikle Bush'un bizim dizimizi severek takip ediyor" demesi kahkahalara sebeb oldu.

tipex
16-05-07, 19:20
Yine eskilerden Murat Yıldırım-Burçin Terzioğlu röportajı:


FIRTINA AŞK

KANAL D'nin iddialı dizisi "Fırtına"nın başrol oyuncuları Burçin Terzioğlu ve Murat Yıldırım, hem diziyi hem de canlandırdıkları karakterleri anlattı.

Karadeniz’den İstanbul’a yelken açan Fırtına’nın başrol oyuncuları Burçin Terzioğlu ve Murat Yıldırım ile hem diziyi hem de oynadıkları karakterleri konuştuk. Senaryo gereği kesilen saçları için üç gün ağladığın anlatan Terzioğlu; "Küçük gösterdiğim için kendimi kadın gibi görünmeye zorluyorum" dedi. Yıldırım ise "Bence gayet hoş bir kadınsın" diyerek rol arkadaşına övgüler yağdırdı.

Burçin Hanım röportaja başlamadan önce 30 yaşıma gelmek istiyorum dediniz. Ne oluyor 30 yaşına gelince?

Burçin Terzioğlu: 30 yaş kadının en kadın olduğu, en güzel yaşlarının başlangıcıdır derler. Ben küçük gösterdiğim için kendimi kadın gibi görünmeye zorluyorum. Makyaj ve saçımla kadın gibi olmaya çalışıyorum.

Murat Yıldırım:Bence gayet hoş bir kadınsın. Fransız kadınları gibisin.

B.T: Sizin için efendim (gülüyor)... Zeynep, Ali’ye kendini beğendirmek için saçlarını kestirdi. Ama saçlarımı ilk kez bu kadar kısa kestiriyorum. Kesilen saçlarımın ardından üç gün ağladım.

Reytingler sizin için ne kadar önemli?

M.Y: Ben halkın tepkisinin doğru olduğunu düşünürüm hep. Bir de oyuncu olarak reyting ile ilgilenmek çok hoş bir şey değil. Ama bu bir sistem ve ister istemez dahil oluyorsunuz.

B.T: Reytingler gidişatımızı belirliyor. Üç hafta kötü reyting alırsan dördüncü hafta ekranda olup olmayacağın belli oluyor. Allah’a çok şükür iyi gidiyoruz. Metin Balekoğlu ilk yönetmenlik tecrübesini yaşıyor. Murat ve ben ilk kez başrol oynuyoruz. Herkes elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor.

Karadeniz’den İstanbul’a geldiniz. Bu izleyiciye ulaşmak adına sizi tedirgin etmedi mi ?

M.Y: Dizide Karadeniz insanının duygusallığını, zekasını, komik taraflarını yansıtıyoruz. Karadeniz insanı diziye sahip çıktı. Aslında her şeyi kabul etmiyorlar. Yanlışlara takıldıklarını da biliyoruz. Çok da haklılar... Ama sonuç olarak herkesin beğeneceği bir şeyi yapmaya çalışıyoruz. Bu dizi başka bir yerde çekilseydi yine sevilirdi. Fırtına ne kadar Karadeniz dizisi gibi gözükse de Türk insanının duygu ve değerlerini ekrana taşıyor.

B.T:İstanbul’a geldikten sonra Karadenizli insanlar bize "Gitmeyin!" dediler ama son iki bölümde reyting kaybı yaşamadık. Yöre halkı sadece keşke kalsaydınız durumunu yaşattı bize.

Günlük yaşantınızda Murat, Ali’nin, Burçin, Zeynep’in yerine geçiyor mu?

B.T: Çekimler bittikten sonra bende rolü üzerimden atamama gibi bir kaptırma durumu yok.

M.Y: Hayatın içinden bazı şeyleri araklayıp o rolün içine onları yüklüyorsan, eğer kendim gibi sevinip, kendim gibi üzüleceksem o karakterin bir anlamı yok demektir.

Kavga ediyor musunuz?

B.T:Altı aydır birlikte çalışıyoruz. Belki sahne üzerinde atıştığımız şeyler vardır ama oyuncularla ya da teknik ekiple hiç tartışmamız olmadı.

ARAF’I İYİ ANLATAMADIK

Partneriniz Murat’ın Araf filmini nasıl buldunuz?

B.T: İyi ya da kötü film tartışması yapmak istemiyorum. Önemli olan daha fazla sinema filminin çekilmesi. Ancak ben şansımı iyi filmden yana kullanmak isterim.

M.Y: Ben filmi anlatamadığımızı düşünenlerdenim. Belki bu anlatamama durumunda oyuncu olarak bizim de payımız vardır. Ancak Araf’ta oynadığıma pişman değilim. Gişede 100 bin seyirciye ulaştık, bu iyi bir rakam.

Evlenmeyi düşünmüyor musunuz?

B.T: 26 yaşındayım, yaşıtlarımın ilkokula giden çocukları var. Ama şu anda işimle yoğunlaşmam gerektiğini düşünüyorum. 4-5 yıl daha evliliği düşünmüyorum.

M.Y: Çok mükemmeliyetçiyim. Evlendiğimde her şey iyi gitsin, garantili olsun istiyorum. Şu an 27 yaşındayım. Kendimi hazır hissettiğim zaman evleneceğim.

Normal hayatta da süründürürüm

Peki Ali’de Murat’ın en çok hoşuna giden özellik nedir?

M.Y: Samimi ve dürüst olması. Ben de hayatımda o şekilde olmaya özen gösteririm. Bu röportajı bile nasıl samimi yapabilirim düşüncesindeyim. Yanlış anlaşılmak istemem hiçbir konuda. Ama hayattaki sınırlar ve kurallar bazen seni sinir edebiliyor.

B.T: Zeynep’in bir damarı var ve Burçin de öyledir. Çok dediğim dediktir. Bilse ki yanlış, yine de yola çıkmıştır ve dönmez. Kötü bir özellik ama böyle. Kaç bölümdür çocuğu süründürüyor, normal hayatta da süründürürüm. Hayattaki prensiplerimden ödün vermem. Beni tarzımdan vazgeçiremezler.

Kaynak: Hürriyet

ctcc
16-05-07, 20:15
"Fırtına"da iki sevgiliyi oynayan Burçin Terzioğlu ve Murat Yıldırım teklif gelince, yaptiklari tum planlari rafa kaldirip, sete kosmuslar

Burçin Terzioğlu, Murat Yıldırım, Erkan Can, Zerrin Sumer, Salih Kalyon, Goncagul Sunar'in oynadigi "Fırtına"nin, en cok izlenen ilk yuz program arasinda Almanya-İtalya macinin ardindan ikinci olan ilk bolumu tekrarlaniyor. Karadeniz'de kucuk bir koyde yasanan ask hikâyesini anlatan dizide iki sevgili rolu Murat Yıldırım ve Burçin Terzioğlu'nun. İki genc oyuncu, yazin calismayi dusunmediklerini, ancak bu projeyi gorunce kararlarindan donduklerini soyluyor.

Son olarak "Büyük Yalan"da Okan'i canlandiran Murat Yıldırım, "İlk dizim 'Ölumsuz Ask'ta, Demet Akbag ve Yılmaz Erdoğan'la calistim. Onlarla yine calismak istiyordum. Ancak yaz aylarinda calismak aklimdan gecmiyordu" diyor. Yildirim, BKM'den teklif gelince "hayir" diyememis.

Burçin Terzioğlu da "Kadin İsterse"nin ardindan bu yaz calismayi dusunmuyormus. Dinlenip, yeni sezona hazirlanmak niyetindeymis ancak senaryoyu gorunce o da bu kararindan donmus, "Bu teklifi reddedip calismamak bence cok ayip olurdu" diyor.

Kaynak : MİLLİYET
( çok eski bir haber ama :img-in_lo )
( bu arada salsada da murat ve burçinin beraber olduğu konusunda haberler çıkmış :) buraya yazmadan edemiycem :):))

tipex
17-05-07, 12:45
Murat Yıldırım: Jön İle Oyuncuyu Harmanlıyorum

Kanal D'nin sevilen dizisi Fırtına'da Ali karakterini canlandıran Murat Yıldırım, başrol havasına girmediğini, jönlük ile oyunculuğu harmanlamaya çalıştığını bildiriyor.

Kanal D'de yayınlanan Fırtına dizisi yaz dizileri arasından sıyrılarak izleyici kitlesini günden güne artırmaya devam ediyor. Çoğu eleştirmenden geçer not alan dizi oyuncu kadrosuyla da dikkat çekiyor. İki Karadenizli gencin birbiriyle yaşadıkları aşkı ve çevrelerinde gelişen olayları konu alan dizinin başrollerini Murat Yıldırım ve Burçin Terzioğlu üstleniyor. İstanbul'a makine mühendisliği okumaya gelen fakat üniversite tiyatrosunda amatörce başladığı tiyatroyu bırakamayan Murat Yıldırım, kadrosu ve senaryosuna ek olarak Beşiktaş Kültür Merkezi yapımı olduğu için Fırtına'da rol almayı tereddütsüz kabul ettiğini belirtiyor.


Murat Yıldırım, "Yazın çalışmayı düşünmüyordum ama bu senaryo bana gelince okudum ve tutulacağını bildiğim için kabul ettim. BKM'deki herkesi tanıyordum kabul etmemdeki en önemli nedenlerden biri de bu" diyor.İlk olarak Demet Akbağ ile Ölümsüz Aşk dizisinde rol alan Yıldırım daha sonra yine Kanal D'de yayınlanan Bütün Çocuklarım dizisinde topal bir genci canlandırmıştı. Dizi oyunculuğuna Büyük Yalan'la devam eden oyuncu şu sıralar hem Fırtına dizisini çekiyor hem de vizyona girecek olan Araf filmiyle ilgileniyor.

BAŞROL HAVASINA GİRMEDİM

Dizinin yazlık bir dizi olmadığının başından beri belli olduğunu söyleyen Yıldırım, ilk defa başrol oynadığını ancak başrol havasına girmediğini belirtiyor. Yıldırım, “Diğer dizilerde nasıl oynadıysam burada da öyle oynuyorum. Başrol şöyle durur başrol şöyle oynar diye bir tutum sergilemiyorum. Jön ile oyunculuk arasında bir çizgi vardır ben bu ikisini harmanlamaya çalışıyorum" şeklinde konuşuyor. Yıldırım, dizide gençlerin lazca konuşmamasını eleştirenlere de "Gidin oradaki evlere konuk olun, gençlerin nasıl konuştuklarını görün ve öyle eleştirin" şeklinde cevap veriyor. "Çok fazla şive yaptığımızda insanlar bu konuştuklarımızı anlamayabilirler" diyen oyuncu "Biz oradaki yaşamı birebir yansıtıyoruz. Hatta Karadenizliler şiveye dikkat ettiğimiz için bize teşekkür ediyorlar" diye de ekliyor.

karanlık86
20-05-07, 03:34
BURÇİN TERZİOĞLU

Oyunculuğa küçük yaşlarda başlayan Burçin Terzioğlu, son olarak “Fırtına” adlı dizide rol alıyor. Bu dizi genç oyuncunun ilk başrolü. Daha önce “Kadın İsterse”, “Kınalı Kar” ve “Aliye” gibi dizilerle birlikte, henüz 26 yaşında olmasına rağmen, 33 yapımda rol aldı. Son 4 aydır “Fırtına”nın çekildiği Karadeniz bölgesinde yaşayan Burçin Terzioğlu ile dününü ve bugününü konuştuk.

Siz çocuk yaşlardan bu yana oyunculuk yapıyorsunuz? Nasıl başladınız oyunculuğa?

Babam sinema sektöründe olduğu için benim de bu sektörün dışında kalmam söz konusu olmadı. İlk filmim Zeki Alasya ve Metin Akpınar’ın “Patron Duymasın”ı oldu. Küçük bir oyuncu arıyorlarmış. Babam da beni önermiş.
Yapımcı kabul etmiş. Babam sete götürdü.
Bu filmde rol aldım ve öylece başladım.

Küçük yaşlarda setleri nasıl algılıyordunuz?

O zamanlar çok küçüktüm. Aklımda oyunculuk veya başka bir mesleği yapmak yoktu. “İmparator”dan sonra birkaç filmde daha kameranın karşısına geçtim. Filmlerde rol almak bana oyun gibi geliyordu. Her çocuk gibi ben de oyun oynamaktan büyük keyif alıyordum. Hatta o zamanlar kendimi çok fazla önemsiyordum büyük abiler ablalar da benimle oyun oynuyorlar diye.

Oyunculuktan başka bir meslek düşünmediniz mi?

Büyüdükçe oyunculuğun anlamını kavradım. Çocuk yaşlardan bu yana setlerde kameraya aşina olduğum için oyunculuk benim için bir tutku haline gelmişti. Sanki başka bir iş yapamazmışım gibi hissediyordum. Aslında başka bir iş de yapmak istemiyordum. Bütün planlarımı oyunculuk üzerine yaptım.

Başrol oynamak sizde nasıl duygular yarattı?

Başrol almak o kadar kolay olmadı benim için. Zaten hiç kimse için de kolay olmamalı. Başrol oynamak büyük sorumluluk gerektiriyor. Bir projenin sorumluluğunu herkes bir ölçüde sırtında taşır ama başrol oyuncuları daha fazla. Bu nedenle kanımca bir oyuncu, oyunculuğun bütün kademelerinde yer almalı.
Ama hiçbir zaman hayıflanmadım, isyan etmedim. Çünkü çalışırsam bir gün başrol de oynayacağımı biliyordum. Belki babamın sinemacı olmasından belki de küçük yaşlarda setlerde olmamdan dolayı sabretme yetisini kazandım.



Reyting stresi sizde nasıl etkiler bırakıyor?

Henüz çok gencim ama çalışma hayatında kendimi oldukça yaşlı hissediyorum. Şu sıralar başrol oynadığım “Fırtına”nın reytingleri oldukça başarılı. İzlenme payımızın yüksek olması dizinin bütün çalışanlarına oldukça moral kazandırıyor. Her hafta ‘Daha iyi olmamız lazım, daha iyi oynamamız lazım’ diye diye mutlak başarıyı yakalamaya çalışıyoruz.

“Fırtına”nın seti eğlenceli mi, stresli mi?

Set içinde oldukça huzurlu bir çalışma ortamına sahibiz. Yönetmenimiz ve bütün oyuncular karşılıklı anlayış ve iyi niyetle hem çalışıyoruz hem de eğleniyoruz.

Daha önce Karadeniz’de çalışmış mıydınız?

Karadeniz’e daha önce gitmiştim ama hiç bu kadar uzun süre oralarda yaşamamıştım. Önceleri başka bir ülkede olduğumu hissettim. Karadeniz halkı gerçekten çok sıcak kanlı ve misafirperver insanlar. O kadar çok şey öğreniyorum ki. Öğrendiğim bir çok şeyi neden bu yaşa kadar öğrenmemiş olduğuma şaşırıyorum.



Karadeniz yemekleriyle aranız nasıl?

Elbette bir oyuncu için en büyük sorun formunu korumak. Karadeniz’in yemekleri de güzel olunca benim için bu sorun daha büyük boyutlara ulaştı. O kadar lezzetli yemekler yapılıyor ki yemesen olmaz. Az yesen de olmaz. Tadını aldın mı önüne konulanın hepsini yemek istiyorsun. Bu nedenle kilo konusunda büyük sorun yaşayacağımı düşündüm ama çok şükür korktuğum başıma gelmedi.

Formunuzun formülü nedir?

Karadeniz’in temiz havasından oldukça iyi yararlandığımı söyleyebilirim. Evet, temiz hava insanın iştahını açıyor ama spor da yapıyorum. İstanbul’da spor merkezlerinde form tutmaya çalışırken, Karadeniz’de açık havada spor yapıyorum. Kendimi kuş gibi hafif hissediyorum.

İstanbul dışında çalışmak sosyal etkinliklerinizi sekteye uğrattı mı?

Bu sezon birçok Türk filmi gösterime girdi ve girmeye devam ediyor. Ama ne yazık ki ben o filmleri izleyemiyorum. Haftada bir gün İstanbul’a geliyorum. O gün de özel işlerimi halletmek ve ailemle hasret gidermekle geçiyor. Sokağa çıkıp gezmek, sinemaya, tiyatroya gitmek, bir yerlere gidip arkadaşlarımla sohbet etmek için ne yazık ki hiç vaktim olmuyor.

Özel zevkleriniz neler?

En büyük zevkim otomobil kullanmak. Otomobille gezmeye bayılıyorum açıkçası. Evde ablam Buket ile film izlemekten de çok zevk alırım. Gece hayatım fazla yok. Belki ayda yılda bir özel bir günde arkadaşlarımla bir yerlere çıkarım o kadar. Bütün bu etkinlikleri yapamadığım için kendimi kitap okumaya verdim. Çekim aralarında ve geceleri bol bol kitap okuyorum. Sanıyorum bu konuda oldukça büyük bir açığımı kapatma olanağım oldu.

En çok görmek istediğiniz yer neresi?

Dünyadaki bütün ülkeleri görmek istiyorum. Ama en başta Hindistan, Tibet ve Madagaskar’ı görmek istiyorum. Bir de kutupları görmeyi çok istiyorum. Gemi yolculuğunu çok seviyorum ama zaman bulamıyorum. İnşallah ileriki yaşlarımda bir gemiye atlayıp dünya turu yapmak istiyorum.

Mutfakla aranız nasıl? Yemek pişirir misiniz?

Mutfakla aram hiçbir zaman iyi olmadı. Yemek yapma konusunda hiçbir zaman meraklı ve istekli olmadım. Yemeyi çok seviyorum ama yapmayı sevmiyorum. Mutfak işini tamamen annemin üzerine yıktık iki kız kardeş. Ablam Buket ile zaman zaman mutfağa girip kek, jöle, puding gibi basit yapımlarda bulunduk ama o kadar.

Sağlıklı beslenme konusunda özenli misiniz?

Sağlıklı beslenmek istiyorum ama istemekle yapmak farklı. Doğal olmayan yiyeceklerden, fast food alışkanlığından ve asitli içeceklerden uzak durmaya çalışıyorum. Uzak kalıyorum demiyorum. Sadece, uzak kalmak için yoğun bir çaba harcıyorum. Karadeniz’de çalışmak özellikle beni fast food alışkanlığından uzak tuttu ama İstanbul’a geldiğim günler açıkçası kendimi bir anda bir fast food satış noktasında buluyorum.

Tatlı, pasta ve çikolata?

Tatlı, çikolata ve pasta... Beni en hassas yerimden vurdunuz. Yiyorum, hem de çok fazla. Ne yapabilirim? Ben yiyorum ama yakıyorum da. Bu nedenle benim için bir sorun teşkil etmiyorlar. Ama abur cubur şeklinde yememeye özen gösteriyorum.

karanlık86
20-05-07, 03:41
röportajlar çok eski ama yine de eklemek istedim.

Vildan Atasever ve Burçin Terzioğlu, 'Kadin İsterse' dizisinde birbirine ters karakterdeki iki kiz kardesi canlandiriyor. Sinemaci aileden gelen Terzioğlu, cocukken basladigi oyunculuktaki basari citasini yukseltmeye kararli. Atasever de oynadigi diziler ve henuz gosterilmemis iki sinema filmiyle parlayan yildizini sondurmek istemiyor

Vildan Atasever

* TÜRVAK'ta oyunculuk egitimi aldim. 'Kurtlar Vadisi' dizisinde Husrev Aga'nın kizi olarak ekranlara geldim. Reklam filmlerinde oynadim. Sinan Çetin'in 'Plajda Kiz Tavlama Kilavuzu', digeri de Kutlu Ataman'in 'İki Genc Kiz' adli sinema filmlerinde oynadim. Önumuzdeki aylarda gosterime girecek. Şimdi de 'Kadin İsterse' ile TRT'deki 'Azize' dizisinde rol aliyorum. l'Kadin İsterse' icin bizi iki uc defa cagirip denediler. Bir suru guzel kiz vardi ama aralarindan ikimiz secildik. Tabii bir de birbirimize benzememiz ve Hülya Hanim'a benzememizin etkisi olmustur. Onun disinda yetenekli olmamiz gerekliydi. Birol Guven'in kafasindaki karaktere uymaliydik, 100 kisinin icinden secildik.

* Evli oldugumu duyanlar sasiriyor ama ben bir oyuncuyum. 'Buket'i de oynarim baska bir karakteri de. Roller insanın ustunde bu kadar kalmamali. Ben su an sevdigim isi yapiyorum, kendimi gelistiriyorum bir taraftan da sevdigim insanla beraber yasiyorum. Çok mutluyum. Bu karakterlerle ozdeslestirilmek bana cok anlamsiz geliyor. O rol oyle diye ben oyle yasayamam ki... Oyunculukta onemli olan gozlem, burada o one cikiyor.

* Gecen bir alisveris merkezinde yasli bir amca geldi, bize "Kizim annenizi uzmeyin, onun sozunu dinleyin. Sen hele niye o kadar aksisin" dedi. Ama ondan once de biri gelip, 'Aferin kizim cok guzel oynuyorsunuz' dedi.

* Hülya Avşar cok pozitif bir insan. Bizim bir sey soylememiz gerekmez ki, o Huya Avsar. Bilindiginden daha iyi ve kaliteli bir insan zaten. Bize hep destek olan, yardimseverlik yapan biri.

* Ben oyunculuk cizgimin hep bu sekilde devam etmesini istiyorum. İki tane sinema filmim var gosterime girecek, onlari bekliyorum. Yine guzel filmlerde oynamak istiyorum. Benim de bir sinema filmi projem var; onu hayata gecirmek istiyorum. Tiyatro yapmak istiyorum, basarimin devamini diliyorum...

Burçin Terzioğlu

*Benim babam produksiyon amiri, abim goruntu yonetmeni, ablam, yonetmen asistani. Sinemanın icinde dogup buyudum. Çocuk oyuncu olarak basladim, bugune kadar 20 filmde oynadim. 'Mahallenin Muhtarlari', 'Çicek Taksi', 'Sirilsiklam', 'Guz Gulleri', 'Kinali Kar' dizilerinde oynadim. Şu anda da 'Kadin İsterse' ve 'Melekler Adasi' dizilerinde oynuyorum.

* Hic torpil gormedim ben. Ailem bu ise baslamama vesile oldu sadece. Torpil icin yapimcinın sevgilisi olman gerekiyor bu ulkede. Biz ayni sette ailemden biriyle birkac kez birlikte calismisizdir. Zaten tercih de etmiyoruz.

* Dizideki kardeslerin birbiriyle hic ilgisi yok. Vildan'in canlandirdigi 'Buket' cok hareketli, agzina ne gelirse soyluyor. Hiperaktif, okulla hic alakasi olmayan biri. Benim canlandirdigim 'Demet' ise tersine duzgun yasantiyi seven, hukuk okuyan biri. Demet baslarda biraz bakimsiz bir kizdi, daha inek bir kizdi. Guzelligi onemsemeyen biriydi ama annesinin istegiyle bakimli olmaya basladi.

* Hülya Avşar ile calismak super... İlk zamanlar bir tedirginlik vardi. Bir seye takiliriz, kadinın zamani cok degerli. Öyle ama yani marka olmus kadin. İyi ya da kotu oyuncu olsun isim sonucta. İlk bir iki hafta gergin gecirdikten sonra baktim ki serbet... Bu kadar tatli bir kadin olamaz. Zor calismak diye bir sey yok. Sadece calisma saatlerinin belli olmasini istiyor ve sette karsilikli saygi istiyor.

* Ben bu sene icinde cok iyi bir sinema filmi yapmak istiyorum. İsleri sezonluk yaptigimiz icin onumuzu cok goremiyoruz ama bundan sonra ne yaparsam yapayim, 'Kadin İsterse'deki cizgimden asagi dusmeyecegim. Yapimcilar, senaristler az cok beni tanidi. Ona gore teklif gelecektir bir... İkincisi bu teklifleri ona gore sececegim. Basrol beklemiyorum, olursa iyi olur ama saplantim yok. Artik goruyoruz ki, iyi bir rol ve iyi bir oyunculuk daha cok dikkat cekiyor filmlerde.

Kaynak : SABAH


Kadin İsterse'de Hülya Avşar'in 'akli basinda' kizini canlandiran Burçin Terzioğlu, bebekliginden beri setlerde oldugunu soyluyor. Kendi dogumgunu partilerine bile cekimleri yuzunden katilamayan Terzioğlu'nun hayali, 'kara melek' bir rol ustlenmek.

Burçin Terzioğlu, 4 yasindan bu yana televizyon dunyasinin icinde. Sinemaci bir ailenin kizi olan Terzioğlu, bugune kadar 'Çiplak Vatandas', 'İki Milyarlik Bilet', 'Menekse Koyu' ve 'Fazilet'in de aralarinda oldugu 12 filmde rol almis. Ayrica 'Doktorlar', 'Kavak Ailesi', 'Mahallenin Muhtarlari', 'Yasemince', 'Üzgunum Leyla', 'Kinali Kar', 'Aliye' ve 'Melekler Adasi' gibi 15 ayri dizide de rol almis. 1989 yilinda 'Fazilet' filminde Hülya Avşar'in kizini canlandiran 24 yasindaki genc oyuncu, 16 sene sonra bugun 'Kadin İsterse' adli dizide tekrar Hülya Avşar'in kizi rolunde...

4 YAŞINDAN BERİ...

* Ailemde herkes sinemayla ugrasiyor. Babam Yesilcam'da produksiyon amiri, agabeyim goruntu yonetmeni, ablam yonetmen yardimcisi, dayim produksiyon amiri, amcam ise Devekusu Kabare'de oyuncuydu. Durum boyle olunca benim de bu islere bulasmamam mumkun degildi. İlk kez 4 yasindayken setlerle tanistim. 'Aman Patron Duymasin' ilk gorundugum filmdi. Çunku kucakta bir kapidan girdim, diger kapidan ciktim. Ortaokul donemine kadar devam ettim. Sonra ara verdim. Ve simdi dizilerle devam ediyorum.

* Filmlerde oynamaktan bazen zevk aliyorum bazen de mutsuz oluyorum. Beni en cok uzen sey ise 10 yasima girdigim dogum gunumde evde parti verilmisti. Ve ben o partide sadece bir saat kalabilmistim. Çunku o gun sette olmam gerekiyordu. Tabii sette daha sonra cok aglamistim. Oyunculugun sevmedigim tek yani bu. Oyun oynayacak yaslarimdayken calismak zorundaydim. Bunun iyi taraflari da vardi tabi. Arkadaslarim arasinda populerdim, insanlar beni taniyordu. Şimdi 'iyi ki bu isi yapiyorum' diyorum.

* Oyunculuk egitimi almadim. Ama yetenekliyim. Ailem bu isin icinde oldugu icin buradayim. Ve iyi ki de olmusum. İsimi cok severek yapiyoruum. Haftanin 7 gunu calismama ragmen isimi yaparken her seyi unutuyorum.

* Dizi ve sinema filminin yeri gonlumde cok ayri. Dizi filminden ayri, sinemadan ayri zevk aliyorum. Dizi cekerken haftanin 7 gunu calismama ragmen isimi hic yorulmadan yapiyorum. Dizileri fast food beslenmeye benzetiyorum ben. Haftanin 7 gunu calisiyorsunuz, ama butun bu emek televizyonda 1 saat gosteriliyor sonra da unutuluyor. Sinema filmi ise oyle degil. Buyusu hic bozulmuyor. Çok uzun yillar bile unutulmuyor.

Kaynak : SABAH

bentanem
23-05-07, 22:56
TÖRE KORKUSUNDAN KAÇAN GENÇ KIZ... VE ‘EKSTRA’YA GİDEN ‘HOCA’... ‘FIRTINA’ İŞİ BİRAZ HAFİFE Mİ ALDI?
--------------------------------------------------------------------------------


Adını aldığı Karadeniz’deki ‘Fırtına Vadisi’nden ağır hava koşulları nedeniyle İstanbul’a taşınmak zorunda kalan ‘Fırtına’ dizisi her ne kadar ilk başlarda ‘büyüsünü’ kaybettiyse de toparlanmakta gecikmedi... Hükümetin ‘enerji santrali’ kurmak için direttiği vadi, vadiliğini kaybetmeden dileriz yapımcı BKM, senaristlere ‘bir yolunu’ buldurur ve çekimler yeniden Fırtına’ya taşınır...

Dizinin bu haftaki bölümünde gündemi işgal eden dört konu vardı:
1-Evden kaçan kızların töre korkusu
2-Hamilelik
3-Anneler Günü
4-‘Ekstra’ya giden hocalar

‘Töre’... Uzun yıllardır Türkiye’nin kâbusu haline gelen ‘töre’ uğruna bugüne kadar az can yanmadı... Bu kez de Ali’nin [Murat Yıldırım] arabasına gizlice binen Şirin, Urfa’da aile baskısından kaçtığını söyleyerek, kendini zorla Ali`lere misafir etti... 1.5 aylık hamile olan Zeynep’e de [Burçin Terzioğlu] bu ‘davetsiz misafir’i kabullenmek kaldı... Ev halkına ve de Ali’nin iş arkadaşlarına da “Urfa’ya dönersem, babam, abim hele ki hapisten yeni çıkan amcam beni yaşatmazlar” diyen Şirin, belli ki yalanlarına herkesi inandırdı...

Şirin’in durumu acaba onca genç kızımıza ‘kötü örnek’ olmadı mı? Dizi boyunca yaptıkları ‘uyanıklıklar’la ‘zeki’ birer Karadeniz kadını olduklarını kanıtlayan Sakine [Zerrin Sümer] ile Emine [Jale Aylanç] nasıl oldu da 60’larından sonra kendilerini ve kocalarını hamile olduklarına inandırdı hayret! Bu konuda son sözü doktor söyledi: “Bu yaştan sonra hamile kalamazsınız...” Melahat [Deniz Erözen] ise hamile olmadığı anlaşılacak diye yine her tür numaraya yattı... Emrah’ın dizisi ‘Kınalı Kar’da da ‘saf’ kızı oynayan Erözen, bu dizide de tıpa tıp aynı rolde... Erözen, üçüncü dizisinde de böyle bir rolle seyirci karşısına çıkarsa, artık ömür boyu seyircinin kafasında aynı imajla kalacak..

Gelelim Anneler Günü’ne.. Yayın günü itibariyle ‘Anneler Günü’nden bir gün önce ekrana gelen ‘Fırtına’da anneler unutulmadı... Pekalâ tek ‘taş pırlanta’ olmadan da annelerimizin gönlünün alınabileceği öyle güzel anlatıldı ki...

‘Vizontele’de ‘kekeme Kuran Kursu Hocası’nı oynayan Erkan Can, malûmunuz bu dizide de ‘hoca’... Bu kez bir ‘mevlit’ teklifi aldı... “Allah rızası için gider okuruz” dedi... Ancaaaak;
1-Mevlit’ten ‘ekstra’ diye sözedilmesi ne kadar doğruydu? Nitekim Erkan Can da tepkisini “Ne yani Kıbrıs’a gidip, sahneye mi çıkacağız?” diye dile getirdi...

2-Mevlit sonrası, hocanın cebine gizlice para sıkıştırılması, hocanın da bunu ancak yolda fark etmesi hiç de ‘abartılı’ değildi... Ancak Diyanet bu işe ne diyecekti? Hocaların evlere özel olarak gidip, para karşılığı Kuran-ı Kerim okuması yasak değil mi?

3-Bir gün sonra hocanın bir ‘ekstra’ teklifi daha alması, sevgilisini çıldırttı... Hangi imam karısı [ya da sevgilisi] eşinin, bir mevlit için
çağrı almasını garip karşılayabilir ki!

Bir de ‘define haritası’ konusu var ki, değinmeden geçmek mümkün değil... Hasan [Salih Kalyon] ve Fevzi [Münir Canar] kendi hazırladıkları ‘sahte’ bir define haritasını satmak için kendi deyimleriyle bir ‘sazan’ ararken, tam ‘sazan’ oldular...

Yıllar önce ‘on yüz milyon bin baloncuk’ lafını belleklerimize kazıyan bir reklâm vardı. Şimdi de ‘on yüz milyon bin’ Simit Evi veya Simit House, İstanbul’un dört bir yanını örümcek ağı gibi sarmışken, bunu kaçırmayan ‘senaristler’ de diziye geçenlerde bir Hamsi House kattılar... Ama ne yazık ki; ‘halka beyaz un yerine beyaz et’ sunmayı bir türlü akıl edemeyen bir kişi çıkıp da gerçek bir ‘Hamsi House’ açmadı... Belki de açtı da bizim haberimiz olmadı...

Tamara’ya yani Nihan Büyükağaç’a gelince... Eminiz ki gerçek bir Gürcü kızı, bir Gürcü’yü bu kadar güzel oynayamazdı... Bravo Tamara’ya pardon Nihan’a...

Son bir hatırlatma... 25 Haziran yaklaşıyor.. .Yani, Laz Rock’ın unutulmaz yorumcusu Kazım Koyuncu’nun ikinci ölüm yıldönümü... Dizinin ilk bölümlerinde sıkça Kazım şarkıları çalan yapımcılar, Karadeniz Sahil yolu’na, Fırtına Vadisi’ne santral kurulmasına sürekli karşı çıkan ama 25 yaşında Çernobil kurbanı olan Kazım’ı umarız bir kez daha hatırlar ve hatırlatırlar...


kaynak:gezentilki

chimeneyes
02-06-07, 12:02
arkadaşlar çok üzücü bir haber ama bilmiyorum haberiniz varmıytdı ekliyim istedim..... milliyette çıktı bugün ;
Kanal D'nin sevilen dizisi "Fırtına"da "Melahat" karakterini canlandıran Deniz Erözen, geçirdiği trafik kazasında ağır yaralandı. Erözen, dün evine gitmek için bindiği minibüsten İstanbul Bostancı'daki ışıklarda inmek istedi. Minibüs, Erözen araçtan henüz tam inmemişken hareket edince sanatçı yaralandı ve hastaneye kaldırıldı. Vücudunda birçok kırık bulunan Erözen'in 6 saat süren ameliyatının başarılı geçtiği belirtildi. Dizinin yapımcısı Nermin Eroğlu "Kazayı duyunca inanamadık. Minibüs şoförünün dikkatsizliği sonucu meydana gelen kaza ekip olarak hepimizi çok üzdü" dedi.(alıntı)

ctcc
02-06-07, 12:33
buraya da ekliyorum:img-wink:

arkadaşlar çok mutluyum:happy0064
milliyet televizyon ekine çıkmışız:happy0064
söz okurun da yazımız var.. hemde hepimizin adı ve soyadını yazmışlar

Gülşah Kaya,Onur Ersever,Burcu Sarsu,Betül Akkaş,Kadir Kavrı,Cansu Çetinbaş,Duygu İçören,Sude Ertem,Gamze Çiçekoğlu,Itır Burgutoğlu:

Fırtına Devam Etsin
"Fırtına" dizisinin izleyicisi olarak sizden yardım istiyoruz. Dizimizin 48.bölümde bitecekmiş.Dizinin aniden bitmesini izleyiciye saygısızlık olarak görüyoruz.Kanal ve yapımcı da ayrı ayrı konuştuğu için sizden yardım istiyoruz.Son beş haftadır diken üzerindeyiz.Önce Fırtına'yı Kanal D, reklam gelirleri düşük olduğu gerekçesiyle bitirme kararı aldı. Seyirciden gelen şikayetler üzerine dizinin devam edeceği söylendi. Yapım şirketi BKM de kanalın diziyi 48.bölümde bitireceğini söyledi. Yani şimdi üç bölüm sonra dizinin biteceğini öğrendik. Tabii ki her şeyin bir ömrü var ama bizim dizimizin ömrü bu kadar olmamalı. Biz Fırtına'nın oyuncularına çok alıştık ve hepsini çok sevdik. Dizinin daha uzun süre devam etmesini istiyoruz. Bırakın da Fırtına esmeye devam etsin.

haber özel olarak kutucuğa alınmış ve fırtınayla ilgili bir yorum daha var. milliyet alıp okuyabilirsiniz:happy0064

free232
04-06-07, 15:16
Kaynak.
http://www.nethaber.com/NewsDetails.aspx?id=23780

'Fırtına'nın yıldızı minibüs altında kaldı


Kanal D'nin sevilen dizisi "Fırtına"da "Melahat" karakterini canlandıran Deniz Erözen, geçirdiği trafik kazasında ağır yaralandı.

Erözen, dün evine gitmek için bindiği minibüsten İstanbul Bostancı'daki ışıklarda inmek istedi. Minibüs, Erözen araçtan henüz tam inmemişken hareket edince sanatçı yaralandı ve hastaneye kaldırıldı. Vücudunda birçok kırık bulunan Erözen'in 6 saat süren ameliyatının başarılı geçtiği belirtildi. Dizinin yapımcısı Nermin Eroğlu "Kazayı duyunca inanamadık. Minibüs şoförünün dikkatsizliği sonucu meydana gelen kaza ekip olarak hepimizi çok üzdü" dedi.

Kendisine geçmiş olsun der. Acil şifalar dilerim.

FBemel
06-06-07, 00:45
bu yazı da Mesut Yar'ın Fırtına için yazdığı yazı...tabi bizim maillerimize istinaden...

Fırtına dizisinin hayranlarından gelen yüzlerce maile yanıt veremediğimi yazmıştım.ama hepsi beklediği haberi aldı.EVET,FIRTINA BİTİYOR... 48.bölümüyle birlikte ekrana veda edecek dizinin bitirilme nedeni konusunda bir netlik yok ama.bana göre DEVRİNİ TAMAMLAYAN ONLARCA DİZİ YANINDA DAHA SOLUKLU DURUYORDU BU YAPIM... hem söyleyecek sözü,hem de gülderecek yüzü vardı yani.EKRANDA AZ GÖRÜLEN BİR KARADENİZ FIRTINASI YARATAN FIRTINA EKİBİNE YENİ İŞLERDE GÖRÜŞMEK ÜZERE DİYORUM... elbette sevenlerine de GEÇMİŞ OLSUN diyerek.hakikaten ben de üzüldüm çünkü!!

POSTA GAZETESİ MESUT YAR

artık yorum yapmıyorum.........!!!!!!!

delfin23
07-06-07, 13:51
Ayça Erman, gelenek haline getirdiği Altın Zakkum’dan sonra şimdi de Altın Mozaik ödülü dağıtmaya başladı. Doğrusu, ilginç bulduk:

“Oscar ödüllerinin habercisi nasıl ki Altın Küre ise Altın Zakkum’un habercisi de Altın Mozaik ödülleri olacak. Bu ismi, RTÜK’ün ekranlarda uygulama zorunluluğu getirdiği başarısız girişimi olan mozaikten alıyor. Yerli dizilerde bazen bu kadar olmaz, saçmalamışlar dediğimiz anlar oluyor. İşte basit hikayeler ve birbirine benzeyen dizilerin başarısızlığı mozaik kavramıyla özdeşleştirildi. İşte 2007’nin Altın Mozaik Ödülü’nü kazananlar:

1- Ihlamurlar Altında (İlk bölümlerden itibaren hastaneye düşmeyen karakter kalmadı. Hep gözyaşı ve keder var. Yanlış anlamalar ve sevdalıların kavuşamaması; Yılmaz ve Filiz’in ayrı oldukları dönemlerde karşılaştıklarında birbirlerine anlamsız bakışları).

2- Elveda Derken (Lale’nin hastalığıyla, ailesiyle mücadele etmek varken bu durumu saklaması ve eşini aldatan kötü kadın durumuna düşmesi, yapmacık bir hikayesi olduğu konusunda seyirciler hemfikir).

3- Fırtına (Ali ve Zeynep’in ilk bölümlerden itibaren yanlış anlamalar yüzünden ayrılması ile evlenmelerine rağmen bu ikilinin aynı durumlar yüzünden kavga etmesi; onların babalarının eşlerini sürekli genç kadınlarla aldatmaya çalışmaları).

4- İki Yabancı (Keremcem’i, köyüne hizmet etmeye gelmiş idealist doktor rolüne seyirci bir türlü yakıştıramadı. Bir köylü kızına âşık olması, Yaralı Yürek’e bir anlamda benzetilmesi).

5- Yaralı Yürek (Beyaz ve Bulut’un kafasına her bölümde silah dayanması ve Beyaz’ın kaçırılmaya çalışılması. Beyaz’ın her bölümde ölümden kurtulması).

6- Yabancı Damat (Asmalı Konak’ta olduğu gibi esas kızın hastalığa yakalanması ve ilik arayışına girilmesi. Hastane kapıları ve My Big Fat-Greek Wedding (Kalbinin Sesini Dinle) filminin bir uyarlaması olması).

7- Kader (Aşkın Peşinde fanatikleri bu diziye hiç sıcak bakmıyor. Dizinin inanılmaz abartılı olduğu konusuna herkes katılıyor).

8- Sıla (Töre mağdurlarının üzerinden reyting elde etmeye çalışan ama töreden çok zengin kızın acılarını anlatmaya çalışması, izleyiciyi bu diziden soğuttu).

9- Acı Hayat (Mehmet ve Nermin’in kaç kez ölümden dönmeleri. Kediler gibi dokuz canlılar).

10- Binbir Gece (İlk başladığında hikaye ilginç gelmiş. Ancak mafya, silahlar, hastane, kötü gelin, kötü kaynanalar, kötü kayınbaba gibi faktörler).

Görüldüğü üzere yerli dizi senaristlerinin çok çalışması gerek. Yabancı dizi senaristleri gibi özgün ve gerçekçi hikâyeler üretebilmeleri için kırk fırın ekmek yemeleri şart. Hâlâ 70’li yılların Türk filmlerinin hikayelerinde kalmışlar”.

yabancıdamat
14-06-07, 15:35
kanal d de cumartesi akşamları yayınlanan "fırtına" bu hafta final bölümüyle ekranda... başrol oyuncuları burçin terzioğlu ve murat yıldırım, son bölümünde fırıtına kopacağını söyledi:"seyircinin beklediği olacak ve finalde son bir fırtına kopacak"

14.06.2007 hürriyet kelebek

clevergirl
20-06-07, 15:37
Bu aşk senaryo dışı

http://img.takvim.com.tr/2007/06/20/im/2140BF693F15754C86DDDE93b.jpg

Dizi aşklarını gerçeğe taşıyan ünlü isimlere bir yenisi daha eklendi. 'Fırtına' dizisinde birlikte kamera karşısına geçen Burçin Terzioğlu ile Murat Yıldırım, Bodrum'da baş başa tatil yaparken objektiflere yakalandı. Terzioğlu ile Yıldırım'ın samimi görüntüleri, objektiflere böyle yansıdı.

Halil ÇİLİNGİR

kaynak: takvim

bu haber eklenmismiydi bilmiyorum..ama artik her gazete ilan ediyor :happy0064

karanlık86
25-06-07, 01:19
Ratingi iyi olan 10 dizi 'senaryo' tükendiği için ekranlara veda etti! Kanal D'de 4, Show TV'de 4 ve atv'de 3 dizi gelecek sezon ekranlara gelmeyecek
İSTANBUL - 18.06.2007 09:30:00


Televizyon dünyası yaz tatili için gün sayarken, yıllardır beğeniyle izlenen 10 dizi ekranlara veda ediyor. Bu dev yapımlar reyting aldıkları halde senaryosu tükendiği için yeni sezonda seyircisiyle buluşmayacak.


YABANCI DAMAT
Kanal D'de yayınlanan ve Türkiye ile Yunanistan arasında sıcak rüzgarlar estiren 'Yabancı Damat' 107'nci bölümüyle geçtiğimiz hafta bitti. Nehir Erdoğan'ın canlandırdığı 'Nazlı' karakteri kanseri yendi. Aile fertleri barıştı. Diziyi müdavimleri çok özleyecek.

EMRET KOMUTANIM
'O Şimdi Asker' sinema filminden sonra hazırlanan ve Show TV'de yayınlanan 'Emret Komutanım' çok seviliyordu. Ancak senarist, konu bulmakta güçlük çektiği için dizi 80'inci bölümde sona erdi.

FIRTINA
Burçin Terzioğlu ve Murat Yıldırım'ın Karadeniz'de başlayıp İstanbul'da devam eden aşklarını anlatan 'Fırtına' 48'inci bölümde Kanal D ekranlarına veda etti.

GÜMÜŞ
Kıvanç Tatlıtuğ'un ilk oyunculuk deneyimi olan ve Songül Öden ile başrolü paylaştığı 'Gümüş' uzun zamandır Kanal D ekranlarında yayınlanıyordu. Dizi 100'üncü bölümde ekrana veda etti.

YARALI YÜREK
Urfa'da çekilen töre dizisi Show TV'de yayınlanıyor. Vildan Atasever'in başrolünde oynadığı dizi bu çarşamba sona erecek. Dizi, benzer töre yapımları nedeniyle yeni sezonda yer almayacak.

CENNET MAHALLESİ
Türker İnanoğlu'nun yapımcılığını üstlendiği dizi dört yıldır Show TV'nin en çok gelir sağlayan yapımlarından biriydi. Ancak, seneryo tükendi. Çağla Şıkel, Melek Baykal, Müjdat Gezen ve Alişan'ın başrollerini paylaştığı dizi 119'uncu bölümüyle sona erdi.

ACI HAYAT
1962 yapımı 'Acı Hayat' filminden uyarlanan, Kenan İmirzalıoğlu ve Selin Demiratar'ın oynadığı dizi müthiş bir finalle bugün bitiyor. Show TV'nin reyting rekortmeni dizisi yeni sezonda olmayacak.

BEYAZ GELİNCİK
Erkan Petekkaya ve Sezin Akbaşoğulları'nın oynadığı, atv'de yayınlanan dizi 74'üncü bölümde final yaptı. İlgiyle izlenen dizi mutlu sonla bitti.

ŞÖHRET
Ahu Türkpençe, Murat Ünalmış’ın başrollerini paylaştığı 'Şöhret' sürpriz bir finalle 71'inci bölümde sona erecek. Dizi atv'de iki yıldır ekrana geliyordu.

IHLAMURLAR ALTINDA
İmkansız bir aşkı anlatan Ihlamurlar Altında, hem özgün senaryosu hem de müzikleriyle büyük bir hayran kitlesi yaratmıştı. Başrollerde Tuba Üstün ve Bülent İnal'ın oynadığı Kanal D'nin dizisi üç bölüm sonra bitiyor.

karanlık86
27-06-07, 11:58
DÖRT YAŞINDA BAŞLAMIŞ.

Bugüne kadar 30 dizi ve filmde rol alan 27 yaşındaki Burçin Terzioğlu, hatırlayamadığı oyunculuğa 4 yaşında başlamış. Onun çocukluğu ve gençliği hep setlerde geçmiş...


27 yaşında ama kısacık yaşamına 30'u aşkın sinema ve dizi film sığdırmış. Bir süre önce sona eren 'Fırtına' adlı dizinin başrol oyuncusu Burçin Terzioğlu, Kadın İsterse, Melekler Adası, Aliye, Mahallenin Muhtarları, Perihan Abla gibi dizilerde de rol aldı. Güzel oyuncuyla hoş bir sohbet gerçekleştirdik...

Oyunculuk macerası nasıl başladı?

Vallaha, 4 yaşında başlamış! Başlamış diyorum çünkü ilk oyunculuk deneyimimden bir şey hatırlamıyorum. Zaten bir kapıdan kucakta giriyormuşum, sahne bundan ibar etmiş. Setlerde büyümüşüm. Ortaokula başlayınca oyunculuğa ara verdim. Sonra Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde bu işin eğitimini aldım. Çocukluğum gibi gençliğim de setlerde geçti.

SETTE DOĞUM GÜNÜ

4 yaşında setlerle tanışmak, o zorlu şartları yaşamak. Yaşadığınız duyguları biraz anlatır mısınız?

Hiçbir şeyin kendi kontrolüm altında olmadığını daha 7-8 yaşlarında anladım. Doğum günlerimi setlerde olacağım için kutlayamadım. Ama mutluydum. Çünkü arkadaşlarım etrafımda pervane oluyordu.

Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde oyunculuk eğitimi aldınız. Çok küçük yaşlarda bu işe başlayan birisi için gerekli miydi?

Öyle demeyin, tabii ki gerekliydi. Çocuk olduğum için doğaçlama yapmak konusunda diğer oyunculardan daha özgürdüm. Yaş ilerledikçe kendimi geliştirmem gerektiğini kavradım. Oyunculuğun püf noktalarını Müjdat abinin okulunda öğreneceğime inandım. Ve haklı çıktım.

Çocuklukta mı, şimdi mi oyunculuk kolay?

Kesinlikle şimdi... O zamanlar ilk hedefim okumaktı. Oyunculuk benim için hobiydi. Ama şimdi, çok mutluyum. Kendi verdiğim karar doğrultusunda işimi yapıyorum ve bu işten büyük zevk alıyorum.

BEN ADAMI SÜRÜNDÜRÜRÜM

Fırtına dizisi gerçekten çok sevildi. Herkes Zeynep ve Ali'nin aşklarını konuştu. Karadeniz günleriniz nasıl geçti?

Çok güzeldi. Dizinin çok büyük bölümünü Trabzon'da çektik. Yöre insanı diziye sahip çıktı. Bu kadar içten ve sevgi dolu insanlarla hayatı paylaşmak çok hoş bir duyguydu. Ve her güzel şeyin bir sonu vardır hayatta, 'Fırtına' gibi...

Burçin Terzioğlu, nasıl bir insandır, prensipleri var mıdır, dediğim dedik midir?

Dizide canlandırdığım Zeynep'in bir damarı vardı. Ben de öyleyim. Çok dediğim dediktir. Bilse ki yanlış, yine de yola çıkmıştır ve dönmez. Kötü bir özellik ama böyle. Kaç bölümdür çocuğu süründürdü, normal hayatta da adamı süründürürüm. Kolay kolay evet demem. Beni elde ve ikna etmek çok zordur. Hayattaki prensiplerimden ödün vermem.

Evlenmeyi düşünmüyor musunuz?

Yaşıtlarımın ilkokula giden çocukları var. Şu an işimde yoğunlaşmam gerektiğini düşünüyorum. 4-5 yıl daha evliliği düşünmüyorum.

Kaynak:Bugün gazetesi

$ewim
30-06-07, 12:41
Ali'sinden ayrılamıyor

Fırtına dizisinde ailelerinin karşı çıkmasına rağmen evlenen Zeynep ve Ali karakterlerini canlandıran Murat Yıldırım ile Burçin Terzioğlu,arkadaşlıklarını özel yaşamda da sürdürüyor.Ekrana veda eden dizinin aşıkları,geçen hafta Kenan Doğulu konserini birlikte izledi ve samimiyetleriyle dikkat çekti.

Kadir_Reis
11-07-07, 12:54
Karadeniz'de yeni fırtına

Kapanın elinde kalıyor denir ya hani, öyle bir durum söz konusu aslında ama erken uyanmasını bilene... Karadeniz'i, Karadenizliler'i aşkla komediyi harmanlayarak gayet kıvamında bir diziye dönüştüren "Fırtına"nın ekranlardan zamansız ayrılığı belli bir boşluk yarattı. Show TV de elini çabuk tutup o boşluğu yakında yayınlanmaya başlayacak "Nazlı Yarim"le doldurmayı akıl etti. "Fırtına"nın neden sona erdiği bir muamma, beri yandan "Nazlı Yarim"in "Fırtına"nın izleyici kitlesini yakalayıp yakalayamayacağı da öyle... Ancak Zeynep Beşerler, Fırat Doğruluoğlu gibi isimler var kadroda ve yine Trabzon yolları da sonuna kadar açık. İlk adım kayda değer yani.

Kadir_Reis
11-07-07, 14:30
dediklerine harfiyen takılıyorum bunu takvim gazetesi televizyon yazarı sayın Ahu Hanım yazmıs

Brittle
27-08-07, 23:40
arkadaşlar size bugün milliyet gazetesinin eki olan cafe milliyette çıkmış küçük ama bizim için çok değerli bir haberi yazmak istiyorum.
aslında gündüzden yazacaktım fakat gündüz siteye bir türlü giremedim, her halde yoğunluktan.



Dizideki aşkları gerçek oldu
BORA BAĞCIBAŞI
http://www.milliyet.com.tr/2007/08/27/cafe/resim/caf11.jpg
KANAL D’nin başarılı dizisi ''Fırtına''da birbirine âşık bir çifti canlandıran Burçin Terzioğlu ve Murat Yıldırım, setteki aşkı gerçek hayata taşıdı. Terzioğlu ve Yıldırım çifti önceki gece Bebek’te köpekleri Suşi’yi gezdirirken objektiflere yakalandı.

FBemel
28-08-07, 16:30
Sahil turu
"Fırtına" dizisinin oyuncuları, Burçin Terzioğlu ile Murat Yıldırım’ın ilişkileri sessiz sakin devam ediyor.

İkili, önceki gece Bebek’te köpekleri Suşhi’yi gezdirirken objektiflere yakalandı. Hayli mutlu gözüken Terzioğlu, "Köpeğimiz Suşhi’yi akşam gezmesine çıkardık. Her şey çok güzel gidiyor" dedi.

Kelebek

http://img254.imageshack.us/img254/1820/bm1ja3.jpg

harika bir haber bu...:happy0064 çok mutlu oldum onları böyle yan yana ve mutlu görünce...:happy0064 ama çok yakışıyorlar yahu...:img-in_lo

ayrıca Seda'cım eklediğin haber için teşekkürler cnm...:img-wink:

karanlık86
03-09-07, 01:57
Bizimkisi 13 bölümlük aşklardan değil

Çocuk yaşlarından beri oyunculuğun içinde olan Burçin Terzioğlu son dizisi 'Fırtınalar'da rol arkadaşı Murat Yıldırım ile aniden başlayan aşkını anlattı. Yaşadığının, günümüzde çok rastlanan bir 'dizi aşkı' olmadığının altını çizen genç oyuncu dizinin bittiğini ama aşklarının devam ettiğini söylüyor.. Dizi aşkları neden gerçeğe dönüşür? Ve dizi bitince aşk neden sona erer? Özellikle şehir dışında çekilen dizilerde oyuncuların birbirlerine aşık olduğunu ve ilişkiye başladıklarını sık sık duyuyoruz. Bunu 'Fırtına' dizisi için 11 ay Trabzon'da yaşayan ve çekimlerin bitmesine iki ay kala dizideki sevgilisi Murat Yıldırım'la bir birlikteliğe başlayan oyuncu Burçin Terzioğlu da yaşadı. Onların aşkı diziyle birlikte bitmedi ama Murat Yıldırım yeni bir dizi için önümüzdeki sezon Antakya'da yaşayacak. Terzioğlu dizi oyuncularının aşklarını tehdit eden bu ayrılık durumunu bir test olarak görüyor: "Biz de diğer insanlar gibi hasret çekebiliriz" diyor ve 'dizi aşıkları' olup olmadıklarını anlatıyor...

* Uzun zamandır sinema ve televizyonun içindesiniz ama sizi tanımamız 'Kadın İsterse' ve 'Fırtına' dizisiyle oldu. Geç kalmış bir şöhret değil mi bu?
Babam filmciydi onun sayesinde 4-5 yaşlarındayken oyunculuğa başladım. Ortaokulda bunu sevdiğimi ve meslek olarak yapacağımı hissettim. 'Mahallenin Muhtarları'yla bugüne geldim. Hiç boş sezon geçirmeden liseden beri oyunculuk yapıyorum. Daha önce gelen başrol tekliflerini kendim istemedim. Hazır değildim, yüklenemezdim.

* 'Fazilet' filminde Hülya Avşar'ın kızı olarak oyunculuğa başlayıp yıllar sonra yine Hülya Avşar'ın kızı rolüyle 'Kadın İsterse' dizisinde şöhret oldunuz. Avşar sizin hayatınızda dönüm noktası gibi?
Evet böyle denebilir. Benim oynadığım bir çok iş var ama 'Kadın İsterse' beni en çok tanıtan dizi oldu. 'Fırtına' ise başrolde kendi başıma kaldığım ve başarılı olan bir diziydi. Bu yüzden o da çok önemli.

* Şimdi çok dizi var ve eğer istenilen sonuç alınmazsa hemen yayından kaldırılabiliniyor. Oyuncu için korkutucu değil mi bu?
Gerilim yaratıyor ama benim oynadığım hiçbir iş yayından kalkmadı. 'Kınalı Kar' 90 bölüm, 'Kadın İsterse' iki sezon, 'Fırtına' 48 bölüm devam etti. Bu konuda ballıyım! 'Fırtına' 13 bölümlük yaz dizisi olarak yola çıkmıştı. Çok sevilince 48 bölüm yayınlandı. Diziden çok mutlu ayrıldım.

* Bu diziden mutlu ayrılmanızın başka nedeni olabilir mi?
Ne demek istediğinizi anlıyorum ama benim demek istediğim; bu dizi benim oyunculuğuma ivme kazandırdı. Beni bir kademe yukarı yükseltti diye düşünüyorum.

* Sevgiliyi oynayan iki karakterin aşkı gerçeğe dönüştü. Peki Murat Yıldırım ile aşkınız diziyle birlikte bitti mi?
Bitmedi tabii. Aslında çok ilginçtir, aşkımız diziyle başlamadı. Hep öyle yakıştırmalar oldu, haberler çıktı. O haberlere oturup gülüyorduk. 'Bak bize de yaptılar' diye... İlişkimiz dizinin bitmesine 2 ay kala başladı ve çok güzel biçimde devam ediyor. 13 bölümlük aşklardan değildi bizimki. Kalpte pazarlık olmaz.

PAYLAŞMAK YAKINLAŞTIRIYOR

* Sinema değil ama dizi aşklarının gerçeğe dönüşmesi çok yaygın, sizce neden?
Harvard Üniversitesi araştırmış, sonuçları da şöyle şöyle, demek isterdim ama gerçekten bilmiyorum. Şu olabilir, gerçekten diziler uzun soluklu olduğu için oyuncuların çok fazla birlikte zaman geçirme şansı oluyor, birbirini tanıyor. Bizim bir ilişkiye başlayacağımıza settekiler hiç ihtimal vermiyordu, biz bile inanmıyorduk çünkü çok iyi arkadaş olmuştuk. Başlayınca biz de herkes kadar şaşırdık. Neredeyse 7-24 beraberdik. Ama birlikte çalışıp aşık olmayan çok oyuncu da var. Daha iyi tanıma fırsatı mı buluyorsun, daha çok şey paylaştığın için daha mı çok yakınlaşıyorsun bilmiyorum.

* Dizi bitince ilişkiler de bitiyor genelde! Neden öyle bilmiyorum. Yani sevginin derecesiyle ilgili olabilir. 'Dizi bitti yapı paydos' tarzında da olabilir. Belki bizimkinin farkı, dizinin finaline yakın başlaması.

* İki dizi yıldızının beraberliği nasıl oluyor peki, birbirinizin reytingini, hayranlarınızı kıskanıyor musunuz mesela?
Murat'ın kadın hayranları yanımıza geldiği zaman fotoğraf makinesini alıp onların fotoğraflarını ben çekiyorum. Başka mesleklerdeki insanlarla ilişki yaşayanlar daha zor anlayabilir bizi. İki aynı mesleği yapanın bu şekilde kıskanması mümkün değil. Zaten internet forumlarında birbirimize çok yakıştırıyorlardı. Bir şeyin karşılığında düzgün tepki almak insanı mutlu ediyor.

* Sevgiliniz Murat Yıldırım şimdi Tuba Büyüküstün ile başrol oynayacağı 'Asi' adlı dizi için Antakya'ya gitti. Bu sizi korkutmuyor mu?
Evet, zorlukları var bunun. O zorlukları nasıl kendine doğru çevirirsin o önemli. Benim bu sezon netleşen bir işim yok. Ben de başka bir şehre çekime gidebilirim. İlişkimizin sağlam olduğunu düşünüyorum, mesafenin bizi daha çok yakınlaştıracağını düşünüyorum. Belki ilişkinin sağlamlığının testi bu ayrılık olacak... İşimiz ne gerektiriyorsa, nerede olmamız lazımsa yapacağız. O işi kabul edip, gitmesi için yüreklendiren benim. Bu işi yapan çok az kişi vardır herhalde. Kimse istemez sevdiği insandan uzaklaşmayı.

ÜNLÜLER DE HASRET ÇEKEBİLİR

* Kendinizi, ekmek parası için eşini Almanya'ya yollayan kadınlar gibi mi hissediyor sunuz?
Tabii olabilir yani herkes ayrı kalıyor. Asker eşleri bir yıl ayrı kalıyor. Biz ünlüler müthiş bir konfor içinde sürdürmüyoruz hayatımızı. Bizim hayatımızda da zorluklar var. Herkes kadar ayrılığı, hasreti biz de çekeceğiz. Ünlüler de hasret çekebilir. Onun işi iyi çıksın, karşılığını görelim. Aynı işte olmamıza rağmen aramızda fesatlık yok. Birbirimizi her zaman iş konusunda yüreklendiriyoruz.

* Bu boş döneminizde yurtdışına gitmeyi, oralara açılmayı siz neden düşünmüyorsunuz?
Bu da ne yalandır ne hırstır ya! Kariyeri için çabalayanlara saygı duyuyorum. Ben yurtdışını gezmek için tercih edip Türkiye'de yerimi sağlamlaştırmak istiyorum. Yabancılar için ben bir şey ifade ediyorsam, teklif gelirse severek oynarım tabii. Şu andaki derdim çok zor ve çaba sarfederek geldiğim bu yerde ilerlemek.
Burada iş yapmayıp yurtdışına gitmek zaman kaybı değil mi biraz?
Kendimi geliştirmek için giderim tabii ama bir ajansa yazılıp acaba rol gelir mi diye beklemem. Ya da ben o kadar hırslı değilim. Çaba harcayan arkadaşlarım keşke oynasa, severek alkışlarım.

* Siz de televizyon izlemeyen televizyon oyuncularından mısınız?
O konuyu da anlamıyorum. Dizi izlemiyorum, diyorlar. Hayır kardeşim, ben dizilerin hepsini izliyorum. Çünkü bu benim işim. Hangi kanalda kim neyi oynuyor, kaç reyting almış, kim çekmiş? Bunları bilmem gerekiyor. TV seyretmiyorum diyen insanlar ne izliyor? Hep belgesel mi, sanmam. Ben de 'Lost' izliyorum diğer kaliteli yabancı dizileri takip ediyorum. Ama dizileri de, magazini de izlerim.

* Buralara zor geldim derken hangi zorluklardan bahsettiniz? Bizim piyasada o kadar çok insan ve o kadar çok talep var ki... Ben de onların içindeyim. Çok rakibimiz var. Oyunculuk anlamında kendimizi geliştirmeliyiz. Evde oturarak iş beklenmez. Özel hayatıma çok dikkat etmeye çalışıyorum. Bazen, patlayacağımı bildiğim işlerde kendim için iyi olmayacağını düşünüp vazgeçiyorum. Sihirli değnekle bir yere gelmedim. Mesela dört sene önce de başrol teklifi geldi ama sindirerek ilerlemek için kabul etmedim. Hiçbir zaman kolay yolu seçmedim. Her zaman her yerde olmayanların kalıcı olduğunu görüyoruz.

Sabah Gazetesi



Belitim arkadaşımıza çok teşşekür ederim...ben de bu güzel röportajı fırtına başlığına taşımak istedim...:img-wink:

__________________

Barıs,Kazım ve Deniz’ler ÖlmezSadeceBirazUzağaDüşerler.!

fırtınamm
13-09-07, 06:21
Karşıma çıkacak jön yok

"Fırtına" dizisindeki rolüyle dikkat çeken Burçin Terzioğlu, yapımcıların karşısına çıkaracak jön bulamadığını iddia etti.

Dizi setlerine yaklaşık 20 yıl önce adım atan bir dönemin çocuk oyuncusu Burçin Terzioğlu, piyasada kendisine uygun partner bulunmamasından yakındı. Genç oyuncu, "Yapımcılar karşıma iyi oynayacak jön çıkaramıyorlar. Çünkü adaylar ya isimsiz ya da sadece yakışıklı oluyor" dedi.

Siz Karadeniz’den döneli ne kadar oldu? "Fırtına" duruldu artık değil mi?

- Evet duruldu hatta dindi. 3 buçuk ay oldu döneli. Dizinin hakkını aldık ve de verdik. Doğru zamanda bitti.

n Yeni projeler geldiğini ve birkaç tanesinde size eşlek edecek jön bulamadıklarını söylediniz. Öyle mi gerçekten?

- Evet, iki proje için görüşmüştüm. Birinde özellikle jön bulunamadı karşıma. Bir tanesi olamadı ama tanıtımı şu anda dönüyor ve senaryosu başarılıydı. Ben kabul etmedim çünkü jönle ilgili bir sıkıntı vardı görüştüğüm anda. Bana da soruyorlar mesela jön. Benim de aklıma gelmiyor. Ya yeni başlamış ya isimsiz oluyorlar ya da sadece yakışıklı. Ama yapımcılar iyi oynamasını aynı zamanda yakışıklı ve genç olmasını istiyorlar projelerini emanet etmek için. Hülya Avşar çok haklıymış "Jön yok" derken... Oyunculuk yapacak kişi manav da olabilir. Yapabiliyorsa ve oyunculuğa çaba gösterip, destek alıyorsa neden olmasın?.. Bir dönem yarışmalar yapıldı ve çok beğendiğim Beren Saat ve Özgür Çevik çıktı. Keşke öyle yarışmalar yapılsa da iyi isimler olsa böyle.

n "Fırtına" dizisinde başrol oynadınız. Şimdiki kıstaslarınız sizi teklifleri değerlendirirken zorluyor mu?

- Evet her şey daha zor benim için. Önceden senaryoya ve yapım şirketine bakıp, içimdeki sese kulak verirdim. Doğru ve uzun süreli seçimlerdi. Şimdi "Kim oynuyor" diye değil, "Benimle kim oynuyor" diye bakıyorum. Biraz daha seçici olup, biraz daha iyi iş yapma zorunluluğu oluyor ister istemez.

n Sizi hayatta en çok ne korkutur?

- Sağlıkla ilgili problemler. Benim düsturum, ailem, işim ve eşimdir.

n Ne tür teklifler alıyorsunuz?

- Fırtına’dan sonra gelen teklifler başrol oldu. "Kadın İsterse" komediydi, "Fırtına" ise hem komedi hem drama ağırlıklı... Gelen teklifler de karma. Hem komedi hem drama ağırlıklıydı. İki tarzın olması da benim için iyi oldu.

Gelen tekliflerin içinde sivri olmayan tipler var ama genel olarak benim tercihim oyunculuğum açısından sivri karakterler. Şunu biliyorum ki ekrandan vizöründen iyi bir elektrilikle seyirciye ulaşıyorum. Çok güzel insanlar çok iyi biliyorum ki ekrandan iyi elektrikle geçemiyorlar. Ben karakterin içine girip o vizörden iyi geçiyorum.

Aşkta büyük konuşmuşum

- Önceleri reddettiniz ama Fırtına dizisindeki rol arkadaşınız Murat Yıldırım ile birliktelik yaşıyorsunuz?

Aslında "Fırtına" sonrasına denk düşüyor bu. Dizinin son haftalarında oldu olan. Herkes ilk günden beri yakıştırıyordu bizi, hep yazılıyorduk ve biz ekipçe bunları okuyup gülüyorduk, "Vay be yine yazmışlar" diye eğleniyorduk. Hatta aramızda bir aşk ilişkisi başlayınca "İnsanlar, ’Bak, biz demiştik’ diyecekler" diye düşündük. Ama oldu işte... Ben büyük konuşmuşum. "Sette ilişki yaşamayacaksın, olmaz!" derken oldu. Ama biz hiç göz önünde olmadık. Böyle sağlıklı gidiyor.