Tüm Versiyonu Göster : Aşk ve Gurur (Pride and Prejudice)
Aşk ve Gurur
Pride & Prejudice
Filmin Künyesi
Yönetmen: Joe Wright
Senaryo: Deborah Moggach (Jane Austen’in aynı adlı klasik yapıtından)
Görüntü Yönetmeni: Roman Osin
Kurgu: Paul Tothill
Prodüksiyon Tasarımı: Sarah Greenwood
Kostüm Tasarımı: Jacqueline Durran
Yapımcılar: Tim Bevan, Eric Fellner, Paul Webster
Sanat Yönetimi: Nick Gottschalk
Müzik: Dario Marianelli
Universal Pictures / UIP Filmcilik
Oyuncular:
Keira Knightley, Matthew MacFadyen, Brenda Blethyn, Donald Sutherland, Tom Hollander, Rosamund Pike, Jena Malone, Judi Dench, Carey Mulligan, Talulah Riley, Tamzin Merchant
Başroldeki Keira Knightley’e, Akademi tarihinde En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar ödülüne aday gösterilen en genç üçüncü aktris unvanını getiren Aşk ve Gurur (Pride & Prejudice), Altın Küre ödül töreni sırasında Emma Thompson’ın da çok eğlenceli bir sunumla belirttiği gibi, gencecik bir film.
5 kız kardeş, ebeveynleri ve duygusal ilişkileri çevresinde dönen öykü, bir türlü bir araya gelemeyen güçlü ve başına buyruk Elizabeth ile yakışıklı ve aşırı kontrollü beyefendi Darcy üzerine odaklanır. Sosyal statülerin, ekonomik ilişkilerin ve çevrenin, yazık ki duygusal ilişkilerin gidişatı üzerinde de belirleyici olduğu bir dönem anlatılmaktadır.
http://img445.imageshack.us/img445/7518/1118prideali16wj.jpg (http://imageshack.us)
İlk filmini çeken, televizyon kökenli yönetmen Joe Wright’ın yorumuyla Aşk ve Gurur, günümüze ait bir gençlik filminden sadece dekor ve kostümleriyle ayrılıyor. Ama kostümlü filmlerde hakim olabilen o mesafeli ve belirgin bir şekilde geçmişe ait hava burada yok. Genç oyuncular bizim de paylaştığımız motivasyonlarla hareket ediyorlar. Her şeyden belirleyici olansa, dil. Kelimelerin seçimi ve kullanılış biçimleri zaten filmin amacını dışa vuruyor: Ağırbaşlı bir edebiyat uyarlaması değil, bugünün perspektifinden, genç bir film yapmak.
Wright’ın sinema dili de bunu doğruluyor. Yer yer kendine fazla dikkat çekmekle eleştirilen yönetmen, kamera kullanımı ve mizansen anlayışıyla o denli dinamik bir iş çıkarmış ki, kendisini gönül rahatlığıyla son dönemin en umut verici keşiflerinden biri olarak nitelendirebiliriz. Zaman aşımlarında kullanılan kimi mizansen ve kurgu taktikleri göz dolduruyor.
Bu projenin en büyük çıkmazı, romandan 1995 yılında BBC televizyonu için yapılan çok başarılı bir dizi uyarlamasının bulunmasıydı. Karşılaştırmalar kaçınılmazdı. Herhalde en ağır yük de Darcy rolündeki Matthew Macfadyen’ın omuzlarındaydı. Çünkü bahsi geçen TV dizisinde, Colin Firth adeta kendisi için yaratılmış olan bu karaktere kusursuz bir şekilde can vermişti. Öyle ki Firth, kariyerinin sonraki adımlarında, Bridget Jones serisi gibi farklı projelerde de birebir aynı karakterin versiyonlarını canlandırır oldu. Macfadyen da Firth’ün izinde, çok akılda kalıcı bir performans vererek bu işten alnının akıyla çıkmayı başarmış.
Bugüne kadar popüler filmlerde oynayıp oyunculuğuyla çok ciddiye alınmamış olan, henüz 20 yaşındaki Keira Knighley ise (Hayatımın Çalımı Beckham, Karayip Korsanları: Siyah İnci'nin Laneti, Aşk Her Yerde) omuzlarında başarıyla taşıdığı bu filmle iyiden iyiye yıldız statüsüne yükselmiş oldu.
Filmin yan kadrosundaysa, yakın gelecekte isimlerini çok daha sık duyacağımız başka başarılı genç oyuncular da var. Elizabeth’in kız kardeşlerinden en büyüğü Jane rolünde Rosamund Pike ve Jane’in mutluluğunun önünde duran bir karakteri canlandıran, yakın zamanda Mrs. Henderson Presents gibi başka büyük filmlerde de izleyeceğimiz Kelly Reilly’e dikkat çekmek gerek. Herhalde ekibin en büyük sürprizi de, küçük kız kardeş rolünde karşımıza çıkan, Donnie Darko’dan hatırladığımız Jena Malone.
http://img432.imageshack.us/img432/9292/1118prideali22ve.jpg (http://imageshack.us)
Aşk ve Gurur, genç ve dinamik bir film; nefes alan bir film. Hepsinden önemlisi de gerçekten romantik olmayı başarabilen bir film. Beklenmedik gişe geliri ve son olarak 4 dalda Oscar adaylığı da filmin başarısının karşılığı oldu. Dario Marianelli’nin sizi alıp götüren özgün müziklerini ve Roman Oshin’in sade ama şık görüntü çalışmasını da ayrıca belirtmeliyiz.
Arkadaşlar gösterime 3 Şubat'ta giren film ile ilgili başlık olmadığı için kısa bir bilgi ile başlığı açtım. Henüz filme gitme fırsatım olmadı ama çok güzel olduğuna eminim. En azından kitaptan aldığım tadı bozmayacak kadar güzeldir. Yukarıdan bahsedilen Dracy karakterinin karşılaştırmasını yapmak için de sabırsızım çünkü BBC'deki dizinin bir kısmında Colin Firth'ü izledim ve gerçekten sanki o düşünülerek yazılmış gibi uyuyordu. Dahası şimdiden kitaptan dolayı merak ettiğim sahneler var umarım beklediğime değer.
“Yalnızca geçmişi hatırla, çünkü onu hatırlamak zevk verir.”
[“AŞK VE GURUR” romanından]
Ölümsüz aşkın ve yanlış anlaşılmadan doğan karmaşaların anlatıldığı bu klasik yapıtta, hikaye, 18.yüzyıl sonlarında, sınıf bilincinin hakim olduğu İngiltere’de geçer.
http://img133.imageshack.us/img133/5124/2205949wz.jpg (http://imageshack.us)
Beş kız kardeş olan Bennet’lar - Elizabeth veya Lizzie (Keira Knightley), Jane (Rosamund Pike), Lydia (Jena Malone), Mary (Talulah Riley) ve Kitty (Carey Mulligan), annelerinin (Brenda Blethyn) iyi bir koca bulup geleceklerini güvence altina alma hayalleriyle büyütülmüşlerdir. Fakat, neşeli ve zeki bir mizaca sahip olan Elizabeth, kendisine düşkün olan babasının da (Donald Sutherland) desteğiyle hayatını daha farklı ve dolu dolu yaşamak için çabalamaktadır.
Boston Film Eleştirmenleri Derneği üyeleri tarafından Yılın En İyi Yönetmeni Ödülü’ne, Satellite Ödülleri’nde de Yılın En İyi Giysi Tasarımı Ödülü’ne layık bulundu.
Yazarlar Birliği tarafından, bütün zamanların en romantik romanı seçilen, Jane Austen’in ölümsüz başyapıtı 65 yıl aradan sonra sinemaseverlerle buluşuyor.
http://img133.imageshack.us/img133/606/2205959fa.jpg (http://imageshack.us)
Romanın yazıldığı dönemde miras yasaları kadınlara miras alma hakkını vermiyordu. Aileler zengin bile olsalar kızlarına miras bırakamıyordu. O nedenle de genç kızların zengin koca bulmaları için büyük mücadeleler veriliyordu.
Jane Austen’in görkemli dünyası, aşklarıyla, ince esprileriyle ve tüm duygusallığıyla sonunda beyaz perdeye geri dönüyor. 65 yıl sonra ilk kez filme alınan “Pride and Prejudice - Aşk ve Gurur”da, mekan ve dönemin atmosferine sadık kalındığı gibi tüm çekimler İngiltere’de gerçekleştirildi.
YAPIM NOTLARI
Jane Austen’in klasik romanı “Pride and Prejudice - Aşk ve Gurur” bugüne kadar defalarca televizyon dizisi olarak dramatize edildiği halde (1938, 1952, 1967, 1980 ve 1995), bu romandan sadece bir kez sinema filmi yapıldı.
http://img133.imageshack.us/img133/2725/2205977ly.jpg (http://imageshack.us)
Robert Z. Leonard’ın yönettiği ve başrollerinde Laurence Olivier ile Greer Garson’ın oynadığı 1940 yapımı o filmin 65 yıl sonrasında “Pride and Prejudice”in en büyük geri dönüşü, Working Title Film sayesinde gerçekleşiyor.
ÇEKİMLER GERÇEK MEKANLARDA YAPILDI
“Pride and Prejudice - Aşk ve Gurur”un yapımcıları, filmin çekimlerinin tamamının İngiltere’de gerçek mekanlarda yapılmasına karar verdiler. Böylece film kameraları iç ve dış mekanları rahatça tarama lüksüne sahip olacak, karakterleri içeride ve dışarıda kolayca izleyebilecekti.
11 haftalık çekim takvimi hazırlandı. Bennet’lerin yaşadığı Longbourn malikanesi olarak da 17. yüzyıldan günümüze kalan Groombridge malikanesi seçildi.
Aşk ve Gurur (Pride and Prejudice)
Londra Film Eleştirmenleri Derneği ödüllerine sekiz dalda, Altın Küre ödülüne ise "En İyi Film" ve "En İyi Kadın Oyuncu(Keira Knightley )" dallarında aday gösterilen filmden bazı kareler.
http://img155.imageshack.us/img155/5117/a32ejpg3mo.jpg (http://imageshack.us)
http://img133.imageshack.us/img133/7711/a42ejpg5jc.jpg (http://imageshack.us)
Mr. Darcy ve Mr. Bingley
http://img155.imageshack.us/img155/7553/a4c2ejpg1wi.jpg (http://imageshack.us)
Mr. Darcy
http://img155.imageshack.us/img155/1246/a4d2ejpg8hs.jpg (http://imageshack.us)
Elizabeth Bennet
Bende sinemada fragmanını gördüm ,ve merak ediyorum bu filmi ,romanı okumadım ,Yaşamdan Dakikalarda Hıncal Uluç'da övgüyle bahsetti filmden.Bir de ingilizce adından türkçeye aşk ve gurur olarak cevrilmiş ama asıl çeviri gurur ve önyargı oluyor,ve bu ismin daha çok uyduğunu söyledi Hıncal Uluç .Özellikle filmde Keira Knightley 'in performansını merak ediyorum.
Pride & Prejudice, Jane Austen in en cok bilinen, tv ye en cok uyarlanan eseri. Film, sinematografisi, muzigi, oyunculugu bakimindan bence cok iyi bir uyarlama. 1995 teki bbc uyarlamasi dizi versiyonunun fanatikleri tarafindan cok siddetle elestirilmis olsa da, romanin bu sinema versiyonu buyuk capli bir izleyiciye kendini sevdirmeyi basardi. Filmin bana gore tek handikapi sure bakimindan 2 saat 15 dakika gibi cok kisitli bir zaman diliminde hikayesini anlatmaya calisiyor olmasi. Bu nedenle romani ya da dizi versiyonu hic bilmeden filmi izleyenlerin oykuyu tam olarak anlamalari zor. Bu arada siz Turkiyede hangi versiyonu izleyeceksiniz cok merak ediyorum. Filmin Ingiltere, Avusturalya, Yeni Zelanda da baska, ABD ve Kanada da farkli sekillerde bitirildigini soylemem lazim. Bunu ancak izleyenler buraya sonunu yazarlarsa anlayabilecegiz.
Yonetmen zaman bakimindan bir parca daha bonkor olsaydi film hikayesini anlatmasi bakimindan cok daha doyurucu olabilirdi diye dusunuyorum.
Colin Firth u kadinlarin olumsuz kahramani haline getiren Mr.Darcy rolunde Matthew MacFadyen bence cok basarili. Colin Firth un kibirli ve gururlu Darcy sinin aksine gururlu ama cok daha duygusal bir Darcy kompozisyonu ciziyor. Romanda Darcy nin butun karakteristiklerini okuyabilmek mumkun iken dizi ve film versiyonlarinda senarist ve yonetmenin sectigi yonleri ile yetinmek zorunda kaliyoruz. Ben, 1995 versiyonunun ve ozellikle Colin Firth un cok buyuk bir hayrani olmama ragmen Matthew MacFadyen in Darcy sini daha cok begendigimi soylemek zorundayim.
Keira Knightly, sofistike, zeki, hazircevap, cagina gore sivri dilli , guzel Elizabeth rolundeki performansi ile bence sinifi geciyor. Bu rolu ile en iyi kadin oyuncu dalinda oscar odulune aday oldugunu hatirlatalim.
Mr.Bennet rolunde Donald Sutherland, Lady Catherine de Burgh rolunde Judi Dench, sure bakimindan karakterleri yeterince islenememis olsa da guclu oyunculuklari ile zaman engeline takilmaksizin hayranlarina bir oyunculuk ziyafeti cekiyorlar.
Film bence bu turu sevenlerin izlemesi gereken bir eser. Tek sorunu yeniden soylemek gerekirse yetersiz zaman diye dusunuyorum.
Askin gercekten ask oldugu bir hikayeyi izlemek isteyenlere ben hararetle oneriyorum. Gunumuzde, her anlamda fast food anlayisina uygun olarak hoyratca ve sabirsizlikla tuketilen, hicbir derinligi olmayan sozde asklara inat butun ihtisami ve guzelligi ile yuzyillardir kitleleri kendine hayran birakmis olan bu ask hikayesinin, simdiye kadar kendisini kesfetmemis olanlarin zihninde aska dair yeni bir pencere acmasini diliyorum.
Sevgiyle Kalin ...
Bu arada siz Turkiyede hangi versiyonu izleyeceksiniz cok merak ediyorum. Filmin Ingiltere, Avusturalya, Yeni Zelanda da baska, ABD ve Kanada da farkli sekillerde bitirildigini soylemem lazim. Bunu ancak izleyenler buraya sonunu yazarlarsa anlayabilecegiz.
Yonetmen zaman bakimindan bir parca daha bonkor olsaydi film hikayesini anlatmasi bakimindan cok daha doyurucu olabilirdi diye dusunuyorum.
Zaman bakımından ben de daha gitmeden aynı şeyi düşünüyorum zaten kitap uyarmalarında genelde bir daraltılmış hissine kapılırım. Bakalım bu ufak önyargıma rağmen çıkınca ne düşünüyor olacağım. Bir de sonunun farklı olması olayının nasıl olacağını merak ettim yani kitaptan uyarlanan bir filmin sonunun neden farklılıklar gösterdiğini...Neyse gelince izlediğim sonu da yazarım. Gerçi diğer sonları izleyemedikten sonra bununla yetinmek zorunda kalırım hem zaten gidişata göre de beğeneceğim bir şey olur herhalde. Neyse bugün izleyeceğim sonunda ve gelince de yazarım. Ben daha gitmeden herkese tavsiye ediyorum...
Filme gitme fırsatı buldum ve çok beğendim.gerçekten harika bir film olmuş. Özelliikle Matthew Mcfadyen'in (Mr. Darcy) oyunculuğuna hayran kaldım. Diğerleride son derece başarılı bir performans sergilemiş. Kısacası herkese tavsiye ederim.
Bu arada filmin farklı ülkelerde farklı sonlanması gibi birşey olabilir mi? MardiGras böyle yazmış ama.. Türkiye'de film tabiki kitapta da olduğu gibi mutlu sonla bitiyor. Aksi düşünülemezdi zaten..
Filmi aksiliklerle izlemeye başlamış olmakla birlikte kafamda kitabı okuduğumda oluşanları çoğunlukla bulamadım. Bu zaten gerçekleşebilecek en doğal sonuç. Ama kitaba bu kadar bağlı kalmış bir uyarlama da görmem mümkün olmaz sanırım. Konuşmalardaki cümlelerin çoğu birebir aynıydı. Dış mekanlar harikaydı.Seçilen görüntüler, zaman atlamalar ve birleştirilen sahneler çok yerindeydi kesinlikle. Yine de bana kitaptaki aşkı tattıramadı. Eve gelince elime kitabı alıp bazı yerleri okuma gereği duyduğumu söylemekten kaçınmayacağım. Kitabı okumayan birisinin neler hissedebileceğini düşünemiyorum bu durumda.
Colin Firht'ü çok kısa da olsa izleme fırsatım olmuştu ve rolü ona çok yakıştırmıştım. MardiGras'ın dediği gibi Matthew Mcfadyen'in (Mr. Darcy) duygusal yanı daha ön planda ve bu da olmasa sanırım daha iyi olmazdı bu nedenle bu yönünü daha çok kullanmaları şartmış gibi geliyor. Farklı yönleri ağır bastığı için de seçmek için karşılaştırma yapmaktan vazgeçtim.
Elizabeth Bennet (Keira Knightly), Karakterin bütün özelliklerini taşıyor bence. Sanırım aday olduğu ödülü alırsa şaşıran olmaz.
Benim için tek sorunum filmin süresinden kaynaklanan kısıtlamalarla beklentilerimin de gerçekleşmediğini görerek ufak bir hayal kırıklığı ile salonu terk etmiş olmam ama kafamda tartıkça "daha ne kadarını yapabilirler ki" de diyorum.
Filmin Türkiye'deki sonu ise Bay Bennet'ın Elizabeth ile konuştuktan sonra kitaptaki gibi " diğerlerini de isteyen varsa gönderin iyi günümdeyim kendimi mutlu hissediyorum..." cümlelerinin ardından gülüşünü göstererek son buluyor.Diğer sonların nasıl olduğunu merak ediyorum ve eğer Amerika'da farklıysa bu konuda beni bilgilendirirsen sevinirim,MardiGras.
Filmin müziklerine değinmeden geçmek büyük ayıp olur. Piyano zaten film ve benim için vazgeçilmez olduğu için duyduğum her sesle mest oldum. Müzik olduğu her yerde duyguyu yansıtacak şekilde biçimlendirilerek çok başarılı bir iş çıkarıldığı kabul edilmek zorunda.
Sonuç olarak kitabın ve filmin yerinin farklı olduğunu vurgulamak gereği hissetsem bile filmin kesinlikle izlenilmesi gerektiğini söyleyebilirim. Mutlaka aşka bugünkünden farklı bakmanızı sağlayacağı için bu filme vakit ayırın bence...
Film burada su sekilde bitti : Mr. Bennet in 'kizlarimla evlenmek isteyenleri gonderin " manasindaki konusmasindan sonra ekrana Pemberley geldi. Mr.Darcy ve Elizabeth i "ev kiyafetleri" :))) icinde gorduk, aralarinda cok hos bir diyalog gecti ve nihayet film bir opucukle sona erdi . Ingilizler, "bu tam amerikalilara gore bir son, bir parca peri masali" gibi demis olsalar da bu hikaye Fitzwilliam ile Elizabeth in hikayesi oldugu icin ben bu sekilde bir sonu daha romantik ve hos buldum. Farkli iki sonu var derken ben bu final sahnesini kastetmistim. Avrupada cikan DVD sinde bu farkli sonun da oldugunu okudum. Burada 28 subatta cikacak dvdde de obur final mi alternate ending olarak yeralacak, bunu merak ediyorum ote yandan.
Madem Pride & Prejudice i begeniyorsunuz , size BBC yapimi 95 dizisinin tamamini izlemenizi oneririm.
Handan saol bu başlığı açtığın için.Kitabını okumuştum ama vizyona girdiğini bilmiyordum filmin.
Mardigras bilgiler için teşekkürler....
Film burada su sekilde bitti : Mr. Bennet in 'kizlarimla evlenmek isteyenleri gonderin " manasindaki konusmasindan sonra ekrana Pemberley geldi. Mr.Darcy ve Elizabeth i "ev kiyafetleri" :))) icinde gorduk, aralarinda cok hos bir diyalog gecti ve nihayet film bir opucukle sona erdi . Ingilizler, "bu tam amerikalilara gore bir son, bir parca peri masali" gibi demis olsalar da bu hikaye Fitzwilliam ile Elizabeth in hikayesi oldugu icin ben bu sekilde bir sonu daha romantik ve hos buldum. Farkli iki sonu var derken ben bu final sahnesini kastetmistim. Avrupada cikan DVD sinde bu farkli sonun da oldugunu okudum. Burada 28 subatta cikacak dvdde de obur final mi alternate ending olarak yeralacak, bunu merak ediyorum ote yandan.
Madem Pride & Prejudice i begeniyorsunuz , size BBC yapimi 95 dizisinin tamamini izlemenizi oneririm.
Bize neden böyle bir son izletmediler anlayamadım. Biz daha mı az romantik bir milletiz? Üstelik çıkarken en azından Elizabeth'in babasıyla konuştuktan sonra Darcy'nin yanına gittiğini bari görebilseydim diye yalvarıyordum. Çok üzüldüm doğrusu. Dvd de acaba bu farklı sonu burada da verirler mi? Umarım verirler. Gerçi çok geç çıkar dvd ama yeterki iki farklı son olsun içinde beklerim. Bu arada bilgi için teşekkür ederim. Bir de BBC'de bu yaz rastladığım birkaç bölümü izleyebildim daha sonra da hiç görmedim dizinin tamamını bulabileceğim bir yol biliyorsan söyler misin? Bunun için de şimdiden teşekkürler.
Handan saol bu başlığı açtığın için.Kitabını okumuştum ama vizyona girdiğini bilmiyordum filmin.
Mardigras bilgiler için teşekkürler.....
Reyhan, canım ben de geç açtım ama sen görüp gideceksin ya çok sevindim. Bu arada haberin yoksa "çalıntı gözler" başlığına da uğra derim. Ülkemin garipliği sadece İstanbul'da 4 sinemada gösterime girmiş. Ben gidemiyorum sen belki düşünürsen diye bak dedim...
Saol Handancım sayende gördüm.En kısa zamanda gitmeye çalışıcam.Dediğin filme baktım konusu çok enteresan dikkatimi çekti.Malesef Türkiye işte.. Bu imkanın sadece İstanbullulara verilmesi haksızlık.
Ayrıca arıyordum bulamadım ki zaten öyle bir sahne yokmuş kitapta.Neden kuzenlerinden Elizabeth'i seçtiğini göstermenin yolunu bulmuşlar.Bay Collins ve anneleri Bayan Bennet'ın hangi kızı seçeceği ile ilgili konuşma hatta Bay Collins Jane'in nişanlanma ihtimali olduğunu duyunca Elizabeth için de " güzel bir alternetif " dedi ve ben onu boğamadım ne yazık ki ne cümle yaaa... Ama doğrusu karaktere uygun bir Bay Collins seçtiklerini de söylemek gerek...
Uyarlamalarda, kitabin ruhuna uygun bazi eklemeler ya da farkli duzenlemeler yapiliyor. O nedenle kitaptaki karakter ve olaylara yonetmen ve senaristlerin bakis acisi onem kazaniyor her uyarlamada. BBC yapimindaki Mr Collins aslinda cok daha iyi bir secimdi. Tom Hollander - bu filmdeki collins - yeteri kadar itici degildi bence.
Kurallarimiz geregi baska sitelerin reklamini yapmak yasak ancak sunu soylemek herhalde kurallara aykiri olmaz. Internetteki arama motorlarindan birine pride and prejudice yazin o kadar cok bilgi cikacak ki sasiracaksiniz. Bir de alisveris sitelerinden bbc yapimi dizinin dvd sini satin alabilirsiniz. Buyuk sehirlerde yasayan arkadaslar temin etmekte muhakkak daha avantajli olacaklardir.
ABD ndeki son, kitapta olmasa bile bence kitabin ruhuna uygundu, burada film kasimda vizyona girdi simdi subat 28 de dvd si cikiyor. Belki sizde de erken cikar. Bu iki farkli son tartismasi aylardir internette tum hizi ile devam ediyor. Ama madem size avrupadaki sonu veriyorlar, o halde mutlaka dvd versiyonunda bu daha romantik sahneyi alternatif son olarak vereceklerdir.
Uyarlamalarda, kitabin ruhuna uygun bazi eklemeler ya da duzenlemeler yapiliyor. O nedenle kitaptaki karakter ve olaylara yonetmen ve senaristlerin bakis acisi onem kazaniyor her uyarlamada. BBC yapimindaki Mr Collins aslinda cok daha iyi bir secimdi. Tom Hollander - bu filmdeki collins - yeteri kadar itici degildi bence.
Kurallarimiz geregi baska sitelerin reklamini yapmak yasak ancak sunu soylemek herhalde kurallara aykiri olmaz. Internetteki arama motorlarindan birine pride and prejudice yazin o kadar cok bilgi cikacak ki sasiracaksiniz. Bir de alisveris sitelerinden bbc yapimi dizinin dvd sini satin alabilirsiniz. Buyuk sehirlerde yasayan arkadaslar temin etmekte muhakkak daha avantajli olacaklardir.
ABD ndeki son, kitapta olmasa bile bence kitabin ruhuna uygundu, burada film kasimda vizyona girdi simdi subat 28 de dvd si cikiyor. Belki sizde de erken cikar. Bu iki farkli son tartismasi aylardir internette tum hizi ile devam ediyor. Ama madem size avrupadaki sonu veriyorlar, o halde mutlaka dvd versiyonunda bu daha romantik sahneyi alternatif son olarak vereceklerdir.
Dizideki Collins hakkında bir bilgim yok ama ben bu eklenen replikle yeteri kadar sinir oldum. Daha fazlası da sakıncalı değil ki dizidekini de merak ediyorum.
Diziye ulaşmam için verdiğin bilgiler için teşekkür ederim.Sanırım vermediğin site isimlerine ihtiyacım olamadan da bulurum. Sağ ol...
Bahsettiğin son bence de kitabın ruhuna uyuyor ben de bu nedenle daha başka bir son isteyerek çıktım böyle bir ekleme istetiyor aslında. Umarım bir güzellik yapıp hem sizinle aynı zamanda oldukça erken bu ülkeye ters ama hem de iki farklı sonla dvdyi elde ederim...
Desktop wallpaper filmin resmi sitesinde var. Yine internetten arama yapmak sureti ile ilgili siteye ulasabilirsin.
Bu son meselesi o kadar buyuk tartisma yaratti ki buradaki sonun verilmedigi butun ulkelerde dvd versiyonunda bu sona yer verilecek zannediyorum. Dusununce bence hos da olmustu yani :)
Desktop wallpaper filmin resmi sitesinde var. Yine internetten arama yapmak sureti ile ilgili siteye ulasabilirsin.
Bu son meselesi o kadar buyuk tartisma yaratti ki buradaki sonun verilmedigi butun ulkelerde dvd versiyonunda bu sona yer verilecek zannediyorum. Dusununce bence hos da olmustu yani :)
Resmi siteye imza ve avatarım için fotoğraf ararken göz atmıştım ama görmedim sanırım tekrar bakarım.
Bu arada son meselesiyle beni kıskandırıyorsun ama hayalimde sadece evdeki gördüğüm hangi odada oldukları - karar veremedim tabi göremediğim şart olan bir oda da var- bir de konuşmaları eksik. Hani onlar da olsa ben o sonu da gördüm derim :icon_ange
MardiGras, yorumunu merak ettiğim için bir sorum var. Bay Bennet ile konuşmadan önceki Elizabeth ve Darcy konuşmasında onca güzel söz duyduktan sonra Elizabeth'in "ellerin üşümüş" demesine ne diyorsun? Aslında karaktere uygun bir davranış gibi geliyor ama nedense Darcy'nin de bu kabul şekliyle sevinçten çok şaşkınlık içinde olduğunu gördüğümden sahnenin başlangıcındaki etkisi devam edemedi ve ben bakakaldım. Üstelik bunu telafi etmek için o güzel sonu da izletmediler. Ayrıca aynı sahnede Elizabeth, Darcy'nin yaptıklarına kitaptaki kadar mahcup olarak teşekkür edemedi sanki. Neyse bu karşılaştırmaya girince filmin tadı kaçar ben bırakayım en iyisi. :img-elvis
Ulaştığım bilgilere göre de 4 sene kadar önce TRT BBC'deki diziyi yayınlamış. Gerçi yabancı yapımların yayınlaması anlaşmasına göre tekrar sözleşme yapmaları gerektiği için zaman geçtikten sonra ellerinde olsa da yayınlayamıyorlar ama ben mail gönderip şansımı deneyeceğim. Belki çok kısa bir sürede ekranda izlerim 5 bölümü birden. :icon_ange
Bu arada aldığım cevap olabilir şeklinde bir cevap olursa sizden mail göndermenizi rica ederek buraya bilgi eklerim.:)
Film burada su sekilde bitti : Mr. Bennet in 'kizlarimla evlenmek isteyenleri gonderin " manasindaki konusmasindan sonra ekrana Pemberley geldi. Mr.Darcy ve Elizabeth i "ev kiyafetleri" :))) icinde gorduk, aralarinda cok hos bir diyalog gecti ve nihayet film bir opucukle sona erdi . Ingilizler, "bu tam amerikalilara gore bir son, bir parca peri masali" gibi demis olsalar da bu hikaye Fitzwilliam ile Elizabeth in hikayesi oldugu icin ben bu sekilde bir sonu daha romantik ve hos buldum. Farkli iki sonu var derken ben bu final sahnesini kastetmistim. Avrupada cikan DVD sinde bu farkli sonun da oldugunu okudum. Burada 28 subatta cikacak dvdde de obur final mi alternate ending olarak yeralacak, bunu merak ediyorum ote yandan.
Madem Pride & Prejudice i begeniyorsunuz , size BBC yapimi 95 dizisinin tamamini izlemenizi oneririm.
Çok merak ettim şimdi U.S.A'de gösterilen finali. Çünkü ben de filmin biraz daha devam etmesi gerektiğini düşünmüştüm filmi izlerken. Çok şanslı olduğunu bilmelisin.
Sevgili Akbel23,
Erkeklerin gercek birer centilmen, bayanlarin kuskusuz birer hanimefendi olduklari, pirenin berber devenin tellal oldugu victoria donemi ingilteresinde :img-lady: bir erkegin bir kadina evlenme teklifi , bu filmde darcy de ve buna benzer diger tum donem dramalarinda gordugumuz gibi " do me the honor accepting my hand in marriage" ya da buna cok benzer bir cumle ile gerceklesiyordu. Iste bu son sahnede Elizabeth "your hands are cold" derken Darcy nin ellerini tutup opuyor. Yani bence bu daha onceki evlenme teklifine verilen gecikmeli bir evet. Ellerini tutarak kabul ettigini gosterdigini dusunuyorum. Darcy nin sahnenin devaminda mutluluktan saskin hali bu dusuncemi destekliyor. Bu tur yapimlardaki bu siirsel anlatimlar benim gibi ture duskun olanlar icin cok ozel ve guzel.
Tesekkur sahnesinde Keira Knightly fena degildi diye dusunuyorum. Elizabeth in icinde bulundugu yogun ve karmakarisik ruh halini biraz utangac, biraz heyecanli, cokca bastiramadigi bir rahatlama ve sevinc dolu ifadesi ile yansitmakta fena degildi diyorum.
Bu turu sevenler icin Jane Austen in diger uyarlamalarini onermedigimi farkettim.
Sense and Sensibility
Persuasion
Emma
Akbel seninle bilahare konustugumuz Elizabeth Gaskell in North and South unu da bir kere daha diger arkadaslara duyurmak adina buyuk bir mutlulukla bu listeye ilave ediyorum.
Fzk86,
Sansli oldugumu kabul etmem lazim. Bu konuda filmin hayranlari tam anlami ile ikiye bolunmus olsalar dahi ben yine de amerikan versiyonu sonun daha romantik oldugunu dusunuyorum. Evet bir parca "fazla romantik" olabilir ama neticede bu film tamamen kadinlara hitap eden bir film olduguna gore, kadinlar icin de cok romantik diye bir sey olmadigina gore, bence dunyanin hicbir yerinde kadinlar bu sondan mahrum birakilmamaliydilar diyorum. Dvd versiyonunda bu sonun oldugunu kesinlikle biliyorum, eger sizlere bir parca teselli olabilirse ...
Sevgili Akbel23,
Erkeklerin gercek birer centilmen, bayanlarin kuskusuz birer hanimefendi olduklari, pirenin berber devenin tellal oldugu victoria donemi ingilteresinde :img-lady: bir erkegin bir kadina evlenme teklifi , bu filmde darcy de ve buna benzer diger tum donem dramalarinda gordugumuz gibi " do me the honor accepting my hand in marriage" ya da buna cok benzer bir cumle ile gerceklesiyordu. Iste bu son sahnede Elizabeth "your hands are cold" derken Darcy nin ellerini tutup opuyor. Yani bence bu daha onceki evlenme teklifine verilen gecikmeli bir evet. Ellerini tutarak kabul ettigini gosterdigini dusunuyorum. Darcy nin sahnenin devaminda mutluluktan saskin hali bu dusuncemi destekliyor. Bu tur yapimlardaki bu siirsel anlatimlar benim gibi ture duskun olanlar icin cok ozel ve guzel.
Tesekkur sahnesinde Keira Knightly fena degildi diye dusunuyorum. Elizabeth in icinde bulundugu yogun ve karmakarisik ruh halini biraz utangac, biraz heyecanli, cokca bastiramadigi bir rahatlama ve sevinc dolu ifadesi ile yansitmakta fena degildi diyorum.
Bu turu sevenler icin Jane Austen in diger uyarlamalarini onermedigimi farkettim.
Sense and Sensibility
Persuasion
Emma
Akbel seninle bilahare konustugumuz Elizabeth Gaskell in North and South unu da bir kere daha diger arkadaslara duyurmak adina buyuk bir mutlulukla bu listeye ilave ediyorum.
Yorumla birlikte verdiğin bilgiler için teşekkürler, MardiGras. Ben cevabınla fark ettim ki orada replik olmadan sadece ellerini öpüyor olsa daha romantik olacağını düşünmüştüm. Dahası bu durumu romanı okumayanların nasıl değerlendireceğini de merak ediyorum.Neyse konuyu fazla uzatmayayım. Tekrar sağ ol... :icon_ange
Bu arada Emma'yı okudum sinema filmini de yakında izleyeceğim. Diğer Jane Austen romanlarını yavaş yavaş raflarıma yerleştiriyorum. Elizabeth Gaskell'in romanına gelince sanırım çeviren olmamış henüz yaptığım arama sonucunda burada bir şeye ulaşamadım. Ama e-book olarak ingilizce buldum zamanı alacağı kesin olsa da bir ara bilgisayarıma indirip okumaya çalışmayı planlıyorum. Bakalım merak bana neler yaptırabilecek. :img-elvis
Son olarak umarım dediğin gibi her iki sonu da görürüz dvdde ben bunu hak ettiğimi düşünüyorum. Hakkımı yemesinler n'olur... :img-icecr
ben de bu güzel filmi dün izleme şansını yaşadım.zaten romantik yaradılışlı olduğum için bu tür romantik-komedi filmlerini kaçırmam hele de böyle dönem filmleriyse.filmi genel olarak çok beğendim.hele matthew macfadyeni çok beğendim.ingiliz aksanını da çok beğendiğim için kendisine bayıldım diyebilirim.ancak filmin sonu bana ve birlikte izlediğim arkadaşıma da eksik geldi.film elizabethin babasıyla biterken biz arkadaşımla şoktaydık.herkes sinemadan ayrılmak için ayaklandığında biz akadaşımla bitti mi,bu kadar mı,bi sarılma,bi öpüşme,bi babam evlenmemize izin verdi yaşasın gibi cümleler duymayı bekliyoduk hala.burda okuduğum gibi başka ülkelerde daha güzel sonlarla bitiyosa içimde kalır o sahneleri izleyememek.kitabı maalesef okumadım ama okumayı çok istiyorum.dizi uyarlamalarını da maalesef bilmiyorum-ama mr.darcy rolünü colin firth oynamışsa eminim mükemmeldir çünkü o da çok karizmatik-ama diziler için yapabileceğim bişey yok.keşke cnbc-e yayınlasa diyebilirim sadece.çünkü sadece cnbc-eye yakışır bu tür diziler bence....
ben de bu güzel filmi dün izleme şansını yaşadım.zaten romantik yaradılışlı olduğum için bu tür romantik-komedi filmlerini kaçırmam hele de böyle dönem filmleriyse.filmi genel olarak çok beğendim.hele matthew macfadyeni çok beğendim.ingiliz aksanını da çok beğendiğim için kendisine bayıldım diyebilirim.ancak filmin sonu bana ve birlikte izlediğim arkadaşıma da eksik geldi.film elizabethin babasıyla biterken biz arkadaşımla şoktaydık.herkes sinemadan ayrılmak için ayaklandığında biz akadaşımla bitti mi,bu kadar mı,bi sarılma,bi öpüşme,bi babam evlenmemize izin verdi yaşasın gibi cümleler duymayı bekliyoduk hala.burda okuduğum gibi başka ülkelerde daha güzel sonlarla bitiyosa içimde kalır o sahneleri izleyememek.kitabı maalesef okumadım ama okumayı çok istiyorum.dizi uyarlamalarını da maalesef bilmiyorum-ama mr.darcy rolünü colin firth oynamışsa eminim mükemmeldir çünkü o da çok karizmatik-ama diziler için yapabileceğim bişey yok.keşke cnbc-e yayınlasa diyebilirim sadece.çünkü sadece cnbc-eye yakışır bu tür diziler bence....
Bu işaretlediğim kısım tam benim durumumu açıklamış. Ama sen kitabı okumadığın halde böyle düşünmüşsün.Demek ki aradığım sonu bulamadığımda kitabı okuyan biri olarak hakılıymışım. Sana şiddetle okumanı tavsiye ederim. Filmdeki bütünüyle yer verilemeyen her duyguyu bulacaksın.Filmi beğendiğine göre kitap da hoşuna gider eminim. Diziye gelince BBC'deki dizi sadece 5 bölüm cnbc-e'nin de diziyi yayınlama ihtimali aklıma bile gelmedi hiç sanmıyorum. Ben zaten TRT'ye sordum anlaşmanın yenilenmesi gerektiğini bu nedenle de mümkün olmadığını söylediler. Ama ara sıra BBC'de rastlıyorum. En son iki gün önce çok geç bir saatte en son sahnelerini izleyebildim. Aklında olursa belki rastladığında izleme fırsatın olur diye yazmak istedim. Neyse umarım MardiGras'ın dediği gibi dvdde her iki sonunu da verirler de rahatlarız...:)
Aşk ve Gurur gerçekten hoş bir filmdi.Ama herkesin belirttiği gibi zaman kısaydı ve romandaki ayrıntılar verilemedi.Kitabı okuyan biri tam olarak tatmin olmaz filmden. Dizi ise bu bakımdan kitaba daha sadıktır.Ben edebiyat uyarlamalarında okuduğum kitaba sadık kalınmazsa çok büyük hayal kırıklığına uğruyorum.Aşk ve Gurur da yıllar önce ilk okuduğumdan beri çok sevdiğim bir kitap.Yalnız filmin bu süre içinde iyi toparladığını söylemek gerek.Önemli olayların hepsi yansıtılmış..Son ise kötüydü, çünkü birdenbire bitirilmiş gibi oldu, sanki devam etmesi gerekiyordu hissi veren bir sondu.Burada başka bir son olduğunu okuyunca çok şaşırdım.Neden bizde gösterilmedi ki? Anladığım kadarıyla o, filme uygun bir sonmuş..Evet kitapta böyle bir sahne yok ama Darcy ve Elizabeth in evlendikten sonraki hayatlarıyla ilgili bilgi veriliyor.Yönetmen de bu şekilde yorumlamış olurdu, biz de görseydik iyi olurdu..
BBC dizisi ise oyuncularıyla, görkemli mekanlarıyla, kitaba sadık kalmasıyla, her ayrıntıyı vermesiyle çok kaliteli ve iyi bir yapımdır.Benim için dizi önde geliyor, filmi sevdiğim halde.Colin Firth ve Elizabeth rolündeki Jeninfer Ehle harikaydılar..C.F. kitaptaki Darcy ye daha çok oturmuştu bence.Ama filmdeki oyuncuyu da beğendim.Dizideki Elizabeth ise olağanüstü sevimli, canlı, neşeliydi ve kitabı okumuş olan biri gerçekten,” evet işte Elizabeth “ derdi rahatlıkla..Keira Knightley ide beğendim ama ben diziyi önce seyrettiğim için pek tarafsız olamıyorum bu konuda.Diğer tipler de iyiydi.Ama bence dizideki Bay Collins in yerini kimse alamaz.O nev’i şahsına münhasır bir yaratık:)..Hele kızların annesini oynayan oyuncu müthişti dizide, filmdekini o kadar iyi bulmadım.
Bu arada dizi 5 değil, 6 bölümlüktür..Ben 4 kere seyretme fırsatı buldum..5, 6 yıl önce BBC de, ondan bir süre sonra TRT 2 de, yine bir süre sonra TRT 3 te, en son da 2-3 yıl önce yine BBC de.. BBC gerçekten de tekrar ediyor, ben de geçenlerde rastladım ama çok geç bir saatti, takip edemedim, hangi gün olduğunu da hatırlamıyorum.Ben TRT tekrar verir diye düşünüyordum, demek anlaşma gerekiyormuş..Ama diziyi seyretmenizi kesinlikle tavsiye ederim.
Jane Austen in diğer eserleri de çok güzeldir.Fakat erkekler pek sevmeyebilirler, romantizm, kadınların bakış açısı var sonuçta..Emma yı da çok severim.Mesela onun filmini çok beğenmiştim.Gwenyht Paltrow ve Jeremy Northam oynamıştı.TRT de 2 kere yayınlandı.Bir de Kate Beckinsale in oynadığı bir versiyon vardı ama onu pek sevmedim.Diğer kitapları Sağduyu ve Duyarlılık (yeni çeviride Kül ve Ateş), Persuasion( dilimize İnanç olarak çevrilmiş) da güzeldir.Bunun da dizisi vardı.Okumadığım Mansfield Park ve Northanger Manastırı var.Mansfield Park ın filmini de, dizisini de seyrettim, epey zaman önce.Diğer kitap hakkında bir bilgim yok..
Filmin en önemli açmazı zaman benim fikrimce, bunun dışında mekanlar çok gerçekçiydi, bunu beğendim.Fakat kitaptan farklı bir yorum vardı, o bana değişik geldi:Elizabeth in, Darcy e önceden beri bir şeyler hissettiği ima edildi.Balo sahnesinde etrafın boşalması, evlilik teklifi sahnesinde neredeyse öpüşecek gibi yaklaşmaları..Oysa kitabı okuyanlar bilir ki, Elizabeth önceleri Darcy den hiç hoşlanmamaktadır ve onun hakkında çok kötü fikirleri vardır.Sadece görüntüde değil, içinden de böyle düşünür.Nerdeyse Wickham a aşık olacaktı...Filmde Wickham ın da rolü çok azdı bu arada..Elizabeth in Darcy e olan duyguları, gerçekleri açıklayan mektubunu okuduğunda değişir, Pemberley de geçirilen günlerde ise aşka dönüşür.Tabii o günler filmdeki gibi kısa değildi.Kitaptaki bu “tanıdıkça aşık olma” anlatımının, filmde değiştirildiğini düşünüyorum..Sonuç olarak film güzeldi ama kısaydı. Sonunu da diğer şekilde görmeyi tercih ederdim.Dizideki sonda ise düğün töreni vardı ve çok hoştu..
Saba,
Kitabı okuyanlar hemen hemen aynı hayal kırıklığını yaşamış filmde. Evet, zaman kısıtlı olduğu için ben her şeyi veremediklerine katılıyorum. Sonunun devam gerektirdiğini de düşündüm. ( Bu arada bu bitişten sonra sinemada yanında oturan iki kişinin konuşması ilgimi çekti aktarmak istiyorum. Kitabı okumadıkları yorumlarından belli oluyor ki filmim devam filmi olarak ikincisi gelir diyerek çıktılar. Yani bu son çok yarım bırakıyor insanı.)
Elizabeth'in daha önce aşık olduğunu kitabı okumayanlar için düşündürmek zorundalar. Ben de bunu yapmak zorunda kaldıkları için aslında çok önemli olduğunu düşündüğüm bazı duyguları aktaramadıklarını düşünüyorum.
Diziyi 5 bölüm olarak biliyordum, doğrusunu öğrendiğim iyi oldu. Sağ ol. Dizideki Bay Collins'i düğün sahnesinde sanırım gördüm. Ama başka sahnede görmediğim için merak ediyorum.Doğrusu Elizabeth'in filmdeki halini romandan sonraki hayalime daha yakın buldum. Hatta filmdeki Elizabeth ve babasının konuşması dizidekinden daha duygusal. Elizabeth o sahnede göremediklerini daha iyi ifade ederek sonradan aşık olduğu hissini bulmamı sağladı.Konuyu daha fazla uzatmayayım.
Emma'yı ben de okudum ve filmini henüz izleyemedim. Ama Kate Beckinsale in oynadığı bir versiyonunu hiç duymamıştım. Bir de İnanç ve Mansfield Park'ın dizilerini nerede izlediğini söylersen sevinirim.Bu arada aklıma gelmişken Emma için de başlık açmadan filmi izleyenlerin fikirleri merak ettiğim için buraya yazan olursa çok memnun olurum.
Yorum için teşekkürler. Böyle yazılar okumak zevkli oluyor.:)
Merhaba..Ben de yazımı okuduğun için teşekkür ederim.Ben de sizin yorumlarınızı zevkle okudum.Burayı okumasaydım, filmin başka bir sonu olduğunu bilemeyecektim.Bir de senin yanında oturanların devam filmi beklemelerine çok güldüm.Jane Austen devamını yazmış olsaydı çekilirdi belki.:).
Sanırım dizinin bazı bölümlerini yakalamışsın.Belki BBC daha uygun bir saatte de verir..TRT yayınlayabilseydi keşke..Seslendirme de bir harikaydı TRT de.. O kadar uygun sesler bulmuşlardı ki, sanki oyuncular kendileri konuşuyor zannetmiştim:)..Ben de filmdeki Elizabeth i beğendim ama bilmiyorum, diziyi daha önce seyretmemden dolayı mı, bana daha yakın geliyor dizideki Elizabeth..
Emma yı seyredeli bir kaç yıl oldu.Kate Beckinsale li versiyon da kitaba sadıktı aslında, ama sanırım ben oyuncuları pek beğenmedim. Gwenyht P. ve Jeremy Northam ın olduğu filmi ise çok beğenmiştim... Tabii orada da kısa tutulan yerler vardı ama bence iyi kurgulanmıştı. Gerçi o kadar iyi hatırlamıyorum..Ama mesela Emma ve B. Knigtley nin Harriet ile ilgili kavga ettikleri sahne, B. Knightley nin Emma yı fakir komşuyla alay ettiği için azarladığı sahne ve son olarak B. Knightley nin Emma ya açıldığı sahne kitaba uygundu ve çok hoştu.Keşke daha fazla hatırlayabilseydim ama dediğim gibi epey zaman geçti. TRT de yayınlandı bu filmler..
İnanç ve Mansfield Park ın dizilerini ise çok daha eskiden izledim.Küçüktüm o zaman...TRT o zaman BBC dizilerini hep yayınlardı.Mansfield Park ın filmini ise bir kaç yıl önce, sanırım Cine 5 te seyretmiştim.Kitabı okumadığım için sadık kalıp kalmadığını bilmiyorum ama diziyle aynı paraleldeydi.Yalnız bazı eklemeler vardı, o günlerde İngiltere deki kölelikle ilgili bazı acı hikayeler...Bu, kitapta var mı bilmiyorum ama pek sanmıyorum çünkü Jane Austen böyle konulara asla girmez.Kitaba sadık kalma konusunda BBC dizileri çok dikkatlidir.Ama filmler de daha gerçekçi oluyor tabii..
Yazabileceklerim bu kadar..Sorduklarına cevap olabildiyse sevinirim..
İyi akşamlar..
Saba,
Öncelikle verdiğin cevaplar için teşekkür ederim.TRT'de izlediğinin seslendirmesini dahası diziyi çok merak ediyorum. Ama bulduğum dvdleri almak henüz kısmet olmadı. TRT'yi de bu konuda ikna edemedim. Diğer dizileri de aynı kanalda izlemene acaba başka kanal olsa bir şansım olur muydu? diye düşündüğümden üzüldüm. Zaten karar veremedim bu kadar beğenilen diziler olduğuna seviniyorum ama izleyemediğime de üzülüyorum :img-elvis
Emma'yı vizyondayken izleyememiştim. Bu bilgilerle hemen bulup izlerim zaten istiyorum. En önemli konuları kitaba sadık kalarak ele aldıklarına göre beğenmemem söz konusu olmaz herhalde.
Bu başlık sayesinde öğrendiklerime eklediklerin için tekrar sağ ol... :icon_ange
yorumlar gerçekten harika ve ben de kitabı okuyan birisi olarak filmin sonunun daha farklı bitmesini isterdim tadı damağımızda kaldı...diğer farklı sonu kesinlikle görmek lazım;) ama genel olarak bakılınca film zaten muhteşemdi ki keira knightley'nin duru güzelliğine ve oyunculuğuna hayran kaldım...matthew macfadyen de keza öyle...
bu arada filmin soundtracki de var ama Türkiye'de nereden tedarik edebileceğim hakkında bir fikrim yok yani bu konuda yardımcı olabilecek biri var mı? :icon_roll
Öncelikle Mardigras, Akbel ve Saba verdiğiniz bilgiler için saolun.
TRT bize bir iyilik yapıp diziyi izleyemeyen bizler için tekrar yayınlar umarım.
Aksilikler sebebiyle filmi bu hafta sonu izleyebilme şansına sahip olabildim. Kitabı okuyan biri olarak bende sonunun çok zayıf kaldığını düşündüm. İkinci konuşmalarını da izlemek isterdim, bence ilki kadar güzeldi. Sinemadaki herkes kitabı okuyanlarda,(arada yapılan yorumlardan anladığım kadarıyla) okumayanlarda filmin bu şekilde bitmesine şaşırdı. Bende Mardigras'ın anlattığı sonu izlemek isterdim bunun için DVD'nin çıkmasını bekleyeceğiz mecburen.
Dizi filmini izlemedim ama kitabı okuduğum zaman benimde Bay Darcy olarak düşünebildiğim Colin Firth olmuştu bu nedenle filme giderken biraz tedirgindim ama Matthew Macfadyen'i izleyince bu tedirginliğimin gereksiz olduğu düşündüm. Colin Firth'la bu kadar özdeşleşmiş bir karakteri canlandırması hem çok büyük bir cesaret, hem oyun gücünü göstermesi açısından büyük bir şans olmuş. Matthew Macfadyen, bay Darcy'i daha duygusal, kırılgan oynamış. Mümkünse bundan sonrada başka kimse Bay Darcy olmasın. Keira Knightley içinde birşey söylemek gerekir heralde bence oda rolünde çok iyi. Bunuda Oscar'a aday olarak kanıtladı zaten.
Genellikle kitap uyarlaması filmlerde hep hayalkırıklığı yaşadım ama bu filmde bu hayal kırıklığım fazla olmadı. Filmin kısa olması dolayısıyla bir çok ayrıntı atlanmıştı normal olarak. Bunlardan Meyton daki teyzelerinden hiç bahsetmemeleri, Bay Wickham'ın yeterince yer vermemeleri de geliyor. Kitabı okuyanlar bilirlerki Elizabeth bay Wickham'dan çok hoşlanmaktadır.
Filmdeki bir çok repliğin kitaptan birebir alınmasına da ilginçti. Bay Colins'in evlenme teklifinden sonra babası ve annesiyle yaptığı konuşma buna örnek olarak gösterilebilir.
Filminde en çok şaşırdığım nokta, ilk evlenme teklifinde Bay Darcy ve Elizebeth'in neredeyse öpüşecek olmaları. Aslında kitapta en can alıcı noktalardan birisidir bu evlenme teklifi, Elizabeth o zamanlar bay Darcy'den, Jane ve Wickham sebebiyle nefret ediyordur ve bunu bay Darcy'nin yüzüne neredeyse haykırarak söyler. Filmi kitabı okumayanlar için biraz değiştirmek istemişler. Sanki Elizabeth'in o zamanlar bile bay Darcy'e karşı duyguları varmış gibi gösterilmiş, olmamış. Elizabeth'in Bay Darcy hakkındaki düşünceleri mektubu okuduktan sonra yavaş yavaş değişir, Pemberlyde karşılaştıklarında da ondaki değişimleri farkettikçe aşka dönüşür.
Filmin açılış sahnesi çok beğendim, kuş sesleri, güneşin doğuşu harikaydı. Filmin en çok beğendiğim sahnelerinden biride Bay Darcy'in Elizabeth'in elinden tutup arabaya binmesine yardım ettiği sahne ve Bay Darcy'in eline yapılan yakın plan çekimdi. İkinci evlilik teklifi, üç defa I Love You deyişi süperdi.
En büyük hayal kırıklığımı Pemberleydeki karşılaşmalarında yaşadım ben burada kitaba sadık kalınmasından yanaydım. Kitaptaki karşılaşma harikaydı. Keşke dediğim sahne olarak kaldı.
Güldüğüm yerlerse Elizabeth'e Jane'den gelen mektubu okuyup odanın içinde ağlayıp, bir gözüküp bir kaybolduğu sahnede onu her gördüğünde ayağa fırlayan Bay Darcy'nin hali, (benim hatam dediği sahne çok duygusaldı o başka)
Bay Bingley ve Bay Darcy'nin Jane'nin yanına geldiklerinde Bayan Bennet ve kızların evi toplama telaşıda güldüren yanlarıydı.
Kısaca arkadaşlar ben kitabına hayrandım, filmini de sevdim ve dört gözle dvd sinin çıkmasını bekliyorum. Filmi izledikten sonra Bay Darcy diye sayıklamam da yanıma kar kaldı:))
Ayrıca verdiğiniz kitap tavsiyeleri içinde saolun aramaya başladım bile.
mizrak_tutucu 20-02-06, 11:51 Arkadaşlar,
Farkında degilsiniz sanırım ama geçen sene TRT 2 BBC yapımı Aşk ve Gurur dizisini yayınladı. Hem de iki kere. Ama TRT 2'nin bütün yayınlarında oldugu gibi tanıtım vs. yapılmadıgı için ancak dizinin farkında olanlar bu muhteşem diziyi izleme fırsatını yakaladılar.
Ben henüz filmi görmedim ama İngiliz arkadaşlarım filmin aşırı derecede sulandırılmış ve Amerikanlaştırılmış olmasından şikayet ettiler. Filmin BBC yapımı dizi ile karşılaştırılamayacağını söylediler. Hatta filmle dalga geçip, Dame Judie Dench'in filmde yer aldıgı icin utanç duydugundan olsa gerek fazla ortada görünmedigini söyleyip, dalga geçtiler.
Ben Mr. Darcy rolündeki Mathew McFayden'i Colin Firth ile karşılaştıramasam da çok güzel bir BBC dizisi olan Spooks'ta tanıyıp sevmiştim. İyi bir oyuncudur ama bu tür filmlerin Amerikan versiyonları yerine BBC versiyonlarını her zaman tercih ederim.
Bende filmi 2 gün önce izledim fazla duygusal olduğumdan mıdır bilinmez yer yer bazı sahnelerde ağladım ama filmin sonu bahsettiğiniz gibi biraz abes bir şekilde bitti...
Bulabilirsem en kısa zamanda kitabını alıp okuyacağım kitap ve film kesinlikle bir olmuyor çünkü....
En beğendiğim 3 sahne...
http://img138.imageshack.us/img138/3688/bscap0016nb.jpg
http://img138.imageshack.us/img138/373/bscap0006cv.jpg
http://img86.imageshack.us/img86/3888/bscap0072wh.jpg
Öncelikle Mardigras, Akbel ve Saba verdiğiniz bilgiler için saolun.
TRT bize bir iyilik yapıp diziyi izleyemeyen bizler için tekrar yayınlar umarım.
Genellikle kitap uyarlaması filmlerde hep hayalkırıklığı yaşadım ama bu filmde bu hayal kırıklığım fazla olmadı. Filmin kısa olması dolayısıyla bir çok ayrıntı atlanmıştı normal olarak. Bunlardan Meyton daki teyzelerinden hiç bahsetmemeleri, Bay Wickham'ın yeterince yer vermemeleri de geliyor. Kitabı okuyanlar bilirlerki Elizabeth bay Wickham'dan çok hoşlanmaktadır.
Filminde en çok şaşırdığım nokta, ilk evlenme teklifinde Bay Darcy ve Elizebeth'in neredeyse öpüşecek olmaları. Aslında kitapta en can alıcı noktalardan birisidir bu evlenme teklifi, Elizabeth o zamanlar bay Darcy'den, Jane ve Wickham sebebiyle nefret ediyordur ve bunu bay Darcy'nin yüzüne neredeyse haykırarak söyler. Filmi kitabı okumayanlar için biraz değiştirmek istemişler. Sanki Elizabeth'in o zamanlar bile bay Darcy'e karşı duyguları varmış gibi gösterilmiş, olmamış. Elizabeth'in Bay Darcy hakkındaki düşünceleri mektubu okuduktan sonra yavaş yavaş değişir, Pemberlyde karşılaştıklarında da ondaki değişimleri farkettikçe aşka dönüşür.
Filmin açılış sahnesi çok beğendim, kuş sesleri, güneşin doğuşu harikaydı. Filmin en çok beğendiğim sahnelerinden biride Bay Darcy'in Elizabeth'in elinden tutup arabaya binmesine yardım ettiği sahne ve Bay Darcy'in eline yapılan yakın plan çekimdi. İkinci evlilik teklifi, üç defa I Love You deyişi süperdi.
En büyük hayal kırıklığımı Pemberleydeki karşılaşmalarında yaşadım ben burada kitaba sadık kalınmasından yanaydım. Kitaptaki karşılaşma harikaydı. Keşke dediğim sahne olarak kaldı.
Güldüğüm yerlerse Elizabeth'e Jane'den gelen mektubu okuyup odanın içinde ağlayıp, bir gözüküp bir kaybolduğu sahnede onu her gördüğünde ayağa fırlayan Bay Darcy'nin hali, (benim hatam dediği sahne çok duygusaldı o başka)
Bay Bingley ve Bay Darcy'nin Jane'nin yanına geldiklerinde Bayan Bennet ve kızların evi toplama telaşıda güldüren yanlarıydı.
Kısaca arkadaşlar ben kitabına hayrandım, filmini de sevdim ve dört gözle dvd sinin çıkmasını bekliyorum. Filmi izledikten sonra Bay Darcy diye sayıklamam da yanıma kar kaldı:))
Ayrıca verdiğiniz kitap tavsiyeleri içinde saolun aramaya başladım bile.
Yazdıkların için ben de sana teşekkür ederim. Burada hem kitap hem de film hakkında yeni bir mesaj görmek beni çok sevindiriyor. Sağ ol...İşaretlediğim yerlere değinmek istiyorum.
Öncelikle TRT diziyi yayınlamayacak zaman farklarıyla yayınlamış aslında ama en son mailime BBC ile tekrar anlaşma yapmadan yayınlayamayacakları cevabını aldım. Umarım birgün yayınlarlar...
Filmdeki kurdela almaya gittikleri sahnede teyzeleri yerine Bay Wickham'ın tercih edilmesi benim de dikkatimi çekti. Kitapta olanlar olmadığı gibi Wickham ile kardeşinin bulundukları duruma nasıl geldikleri de pek anlaşılmadı. Filmin başında Wickham'la konuşan Elizabeth iken sonunda kardeşinin onunla kaçtığını gördük. Tabi bunu daha çok kitabı okumayanlar için garip bir durum olarak düşünüyorum. Elizabeth Wickham yakınlaşmasını daha çok Darcy hakkındaki fikirlerinin olumsuzluğunu gösterecek şekilde ele almışlar sanki.Bu da tam olarak kitabı yansıtmıyor.
İlk evlenme teklifindeki hallerine güldüm doğrusu. Düşününce kitaptan çok uzak bir durumdaydılar o sahnede. Ama bu da kitabı bilmeyenler için yapılmış olmalı. Tıpkı Elizabeth'in çok daha önce bazı hisslerinin olduğunu düşündürmeleri gibi.
Beğendiğin ikinci sahne benim favorim. Darcy açısından bakınca harika düşünülmüş ve çok güzel çekilmişti. 3 kez I love you demesi bana fazla geldi nedense.
Pemberleydeki karşılaşmayı kardeşiyle tanışma sahnesiyle beraber toparlamışlar ama ben de eve gelince kitaptaki o kısımı okudum zaten kitabın tadı başka...
Seninkilerin haricinde beni güldüren bir yer daha vardı Bay Bingley ve Bay Darcy'nin eve ilk gidişlerinden sonra çalışma yaptıklarını gösteren sahne ki her ikisi de hayalimdekine uymuyordu. Bir de evi hep beraber evi yoparlamalarında ilk defa kalabalık olmalarının işe yaradığını düşünerek daha çok güldüm.
Üzerinde ne kadar konuşup kitabın yerini vurgularsam vurgulayayım izlemek gerekli diye düşünüyorum ben de dvdsini sabırsızlıkla bekliyorum...
Adaptasyonlarda benim aradigim ozellik, kitabin ruhuna sadik kalmak, ben, ozu koruyabildigi surece kitaba mot a mot sekilde bir baglilik aramiyorum. Her senarist ve yonetmenin, kahramanlarin -oze bagli kalmak sarti ile- farkli yonlerini on plana cikartmalarindan cok hoslandigimi bile soyleyebilirim. Boyle oldugu icin ayni kitabin birden cok adaptasyonunu her birinden farkli bir tad alarak izleyebiliyorum.
2005 Pride and Prejudice adaptasyonu benim zaman acisindan kucuk itirazim disinda -ki bazi karakterlerin dogrudan disarida birakilmasi ve Wickham gibi kritik karakterlerin karikatur boyutunda kalmalarini sonucladigi icin aslinda onemli sonuclari olan bir itiraz -bu acidan basarili bir adaptasyondu diye dusunuyorum.
Bu adaptasyonun kacinilmaz ve tehlikeli bir sekilde BBC adaptasyonu ile kiyaslanmasi bence bu produksiyonun bir talihsizligi. Yine de bu versiyona haksizlik edilmemesi gerektigini dusunuyorum. Ingilizlerin haughtiness and arrogance karisimi elestirileri , ortaya koyduklari birbirinden basarili adaptasyonlar gozonune alininca tamamen temelsiz degilse de Amerikalilarin Ingilizlerle kaynagini hepimizin bildigi tarihten alan kedi-kopek , dusman kardesler turundeki birbirlerini kiyasiya elestirme karakteristiklerinin bu karsilikli elestirilerde dikkate alinmasi gereken bir faktor oldugua inaniyorum. Ingilizler onca sert elestirmelerine ragmen bu hafta sonu dagitilan 2005 BAFTA odullerinde "The Carl Foreman Award for Special Achievement by a British Director, Writer or Producer in their First Feature Film " odulune filmin yonetmeni Joe Wright i layik gorduler.
Ingilizlerin, Amerikalilara yoneltmeye bayildigi "fairy tale lovers" "sugar-coated moviemakers" suclamalarina gelince, sahsen romantic genre da kesinlikle mutlu sonlari tercih ediyorum. Zaten konu itibari ile gercek hayatta varolmayan turden “ever lasting love” dedigimiz peri masali asklarini konu alan bu tur filmlerde eger bir son tercih edilmek durumunda ise bu neden izlemesi buyuk keyif veren mutlu son yerine , aci ve gozyasi ihtiva eden “gercekci son” olsun ki diye dusunuyorum. Bu anlamda Amerikalilarin cogunlugunun da bu fikirde oldugu muhakkak. Ingilizler bunu elestiri icin bolca kullansalar da benim izlemeye bayildigim BBC adaptasyonlari da aslinda cok da farkli bitmiyor !!!!
Bu versiyonun Ingilizlerce en cok elestiriye ugrayan tarafi olan “kitaba sadakat” olgusuna gelince , belki de Ingilizlere “ilk tasi atanin gunahsiz olmasi gerektigini” hatirlatmak lazim. BBC versiyonundaki meshur gole dalis- islak kiyafetler icinde Lizzie ile karsilasma sahnesinin de kitapta yeralmadigini ve sahnenin icerdigi karsilasma sartlari dusunulunce bu sahnenin donem Ingilteresi icin son derece uygunsuz, bu anlamda gercekdisi oldugunu hatirlatmaya bilmem gerek var mi ?
2005 versiyonunda Lizzie ile Darcy arasinda gozle gorulur bir sekilde ifadesini bulan “fiziksel cekime” iliskin sahneleri ben begendigimi soylemek zorundayim. Pemberley den ayrilis sahnesinde Darcy Lizzie ye arabaya binmesi icin yardim ettiginde , bir anlik temasin ikisinin yuzunde yarattigi sok ifadesi ve akabinde Darcy nin 5000 volt akima tutulmusda bundan kurtulmaya calisiyormuscasina elini acip adeta silkeledigi o sahne, forumlarimizda gerekliligi sikca tartisilan “asiklar , inandiricilik icin birakiniz opussunler birakiniz yakinlassinlar !!!!!” sahnelerine inat, gercekten varolan bir cekimin, gorunuste sartlar ne derece imkansiz olursa olsun saklanmak bir yana son derece yogun bir sekilde ifade edilebilecegine bir ornekti. Benzer sekilde balodaki dans sahnesinde birbirlerine irkiltici bir “aclik” ile bakarken etraflarindaki herkesin ve herseyin gozden kaybolmasi da yine bu sembolizme dayali bir ifadeydi diye dusunuyorum. Ilk evlilik teklifi sahnesindeki yakinlasma da bu anlamda degerlendirilmeli. Yoksa bu sahnede anakronizm aranacak olursa bunu opusecek kadar yakinlasma sahnesinden once bulunduklari ortamda aramak lazim. Chaperon esligi olmaksizin birbirine yabanci iki genc insanin o ortamda yalniz bulunmalari, donemi bilenler icin gercege cok daha buyuk bir aykirilik teskil ediyor olmali. Doneme iliskin roman ve filmlerde her neviden diyaloglara evsahipligi eden meshur “drawing room” larin islevinin bu versiyonda tamamen disarida birakilmasi belki daha dogru bir elestiri olabilirse de bu filmin sinematografisini bir goz ziyafetine ceviren de yine bu acik mekan cekimleri idi bunu da hatirda tutmakta fayda var. Sonuc olarak ben “tutku” yu sahte paravanlarla saklamadan ama gozumuzun icine de sokmadan yogun ve etkileyici yukarida bahsettigim sahnelerle veren yonetmeni bu acidan da cok basarili buldum.
ColinFirth hayrani olmama ragmen “dark chocolate voice - deep pale blue eyes” Matthew MacFadyen in gururlu oldugu kadar kirilgan Darcy kompozisyonunu cok begendigimi daha once de soylemistim. Jennifer Ehle nin cok basarili oyunculuguna ragmen yas ve dolayisi ile yasin gerektirdigi genclik hissini vermek acisindan Keira Knightly nin belki daha uygun bir tercih oldugunu da soylemek lazim. Cok guzel kadinlarin laneti geregi Keira Knightly ye yapilan haddinden fazla sert elestirilere en guzel cevap da herhalde bu rolle gelen Oscar adayligi olsa gerek.
Sonun eksik kaldigini dusunenlere , Ingilizlerin gozunde “sugar-coated” son isteyenlerden olduklarini hatirlattiktan sonra benim kesinlikle bu grupta yeraldigimi onceden belirttigimi ekleyeyim. Bu sonu dvd cikinca izleme sansina sahip olacaginizi bilmek umarim hayalkirikliginiza bir nebze teseli olacaktir. Ben “mutlu son” u izleyenlerden birisi olarak yine de dvd nin buradaki cikis tarihi olan 28 subat i sabirsizlikla bekliyorum. Neden o zaman derseniz fazla darcy goz cikarmaz diyorum :img-fullm
BBC adaptasyonlarinin fanatik hayrani olarak sizlere buyuk bir mutlulukla bu sene icinde BBC nin “Emma” “ Sense and Sensibility” “Mansfield Park” i yeni produksiyonlarla dizi olarak ekranlara getirmeye hazirlandigini soylemek isterim. Emma Thompson imzali senaryosu ile olaganustu basarili 1995 yapimi “Sense and Sensibility” yi yeniden cevirmeye hazirlanan BBC ye Colonel Brandon i Alan Rickman dan daha yogun bir duygu ile oynayacak oyuncuyu arama – bulma konusuda bol bol bol bol bol !!! sanslar dilemenin disinda bu isten karli cikacagimizin bilincinde olarak yeni versiyonlari heyecanla bekledigimi de eklemek istiyorum.
Sevgiyle Kalin …
BBC adaptasyonlarinin fanatik hayrani olarak sizlere buyuk bir mutlulukla bu sene icinde BBC nin “Emma” “ Sense and Sensibility” “Mansfield Park” i yeni produksiyonlarla dizi olarak ekranlara getirmeye hazirlandigini soylemek isterim. Emma Thompson imzali senaryosu ile olaganustu basarili 1995 yapimi “Sense and Sensibility” yi yeniden cevirmeye hazirlanan BBC ye Colonel Brandon i Alan Rickman dan daha yogun bir duygu ile oynayacak oyuncuyu arama – bulma konusuda bol bol bol bol bol !!! sanslar dilemenin disinda bu isten karli cikacagimizin bilincinde olarak yeni versiyonlari heyecanla bekledigimi de eklemek istiyorum.
Sevgiyle Kalin …
MardiGras sen var ya, bak bu hale geldim bu kısımı okuyunca :img-hyste Sayende ne çok şeyden haberdar oldum çok çok çok sağ ol...
Ayrıca BBC'yi de şimdiden tebrik edelim... :happy0064
Bir de yağmur sahnesi yorumuyla farklı bir bakış açısı kazandırdığın için de güzel yorumlarına teşekkürler...Ah bugün bir kez daha sevindim bu başlığın olduğuna iyi ki var... :icon_ange
Sevgili Akbel23,
10 yasimda bu turu ilk kez izlemis olmama vesile olan Timothy Dalton li "Jane Eyre" ile baslayan ve yillar icinde tartismasiz en sevdigim tur haline gelen "donem drama" larina ilgi duyan genc arkadaslarimizin burada ilgili basligi acacak ve yorumlari ile sayfayi besleyecek sayida olduklarini gormek, asil benim icin bir umut ve samimi bir sevinc kaynagi.
Yeni BBC adaptasyonlari ve bu turun onceki cesitli versiyonlarini izleme olanaginiz oldukca buna benzer basliklarin cogalacagini gormek dilegimle ...
Sevgili Akbel23,
10 yasimda bu turu ilk kez izlemis olmama vesile olan Timothy Dalton li "Jane Eyre" ile baslayan ve yillar icinde tartismasiz en sevdigim tur haline gelen "donem drama" larina ilgi duyan genc arkadaslarimizin burada ilgili basligi acacak ve yorumlari ile sayfayi besleyecek sayida olduklarini gormek, asil benim icin bir umut ve samimi bir sevinc kaynagi.
Yeni BBC adaptasyonlari ve bu turun onceki cesitli versiyonlarini izleme olanaginiz oldukca buna benzer basliklarin cogalacagini gormek dilegimle ...
Sen her seferinde bana teşekkür ettirecek bir şey yazıyorsun.Ben o genç arkadaşlardan mı oluyorum? Ne mutlu bana çok sağ ol...(Soruyu sordum cevaplamışsın gibi de teşekkür ettim :blush: )
Bu arada bir de "Jane Eyre" araştıracak başka bir şey buldum. Utanarak söylemeliyim okumadım. :blush: Bunun neleri var? Gerçi soruyorum ama sadece birikiyorlar bildiklerim ne izleyebildim ne de yeni kitaba başladım.( Yeni nesil hevesli ama tembel :icon_whis ) Neyse bunun için de teşekkürler...
Çok mutlu olduğumu bir kez daha tekrarlayayım. :icon_ange
Jane Eyre, Charlotte Bronte - Bronte Kardeslerin gorece en sohretlisi - ya ait, turun basyapitlari icinde kabul edilen bir eseridir. Kahramani Mr.Rochester, edebiyat tarihinde kendi basina bir sinif olusturan "brooding/dark sided" diye tarif edilebilecek, benim cevirisinden basarisiz kaldigim , ancak belki "icindeki seytanlara sozgecirmekte zorlanan/ karanlik yonleri cekiciliklerinin yadsinamaz parcasi olan erkek tipi" diye tarif edebilecegim, BBC cevriminde Timothy Dalton tarafindan basari ile canlandirilan karakterdir. Jane Austen yapitlarindaki gorece "light" problemlere gore daha ciddi sorunlari ve gecmise dair yukleri sirtinda tasiyan iki karakterin engel tanimaz askini anlatan benim en sevdigim romanlardan birisidir. Romani okumani tavsiye edecegim gibi pek cok cevrimi icinde 1983 BBC yapimi Timothy Dalton - Zelah Clarke li versiyonunu seyretmeni de hararetle tavsiye ederim.
Jane Eyre, Charlotte Bronte - Bronte Kardeslerin gorece en sohretlisi - ya ait, turun basyapitlari icinde kabul edilen bir eseridir. Kahramani Mr.Rochester, edebiyat tarihinde kendi basina bir sinif olusturan "brooding/dark sided" diye tarif edilebilecek, benim cevirisinden basarisiz kaldigim , ancak belki "icindeki seytanlara sozgecirmekte zorlanan/ karanlik yonleri cekiciliklerinin yadsinamaz parcasi olan erkek tipi" diye tarif edebilecegim, BBC cevriminde Timothy Dalton tarafindan basari ile canlandirilan karakterdir. Jane Austen yapitlarindaki gorece "light" problemlere gore daha ciddi sorunlari ve gecmise dair yukleri sirtinda tasiyan iki karakterin engel tanimaz askini anlatan benim en sevdigim romanlardan birisidir. Romani okumani tavsiye edecegim gibi pek cok cevrimi icinde 1983 BBC yapimi Timothy Dalton - Zelah Clarke li versiyonunu seyretmeni de hararetle tavsiye ederim.
Efendim, tekrar teşekkürler. Notlarımı aldım bir film ve bir kitabım daha listeme eklendi sabırsızlıkla zevkli dakikalarının gelmesi için elime geçmeyi bekleyecekler. Sonunda da eminim bu kadar çok beğenildiklerine sevinecekler. Tekrar sağ ol...
Ve sen de bu konuda tanıdığım en iyi uzmansın :img-fullm
[QUOTE=MardiGras
BBC adaptasyonlarinin fanatik hayrani olarak sizlere buyuk bir mutlulukla bu sene icinde BBC nin “Emma” “ Sense and Sensibility” “Mansfield Park” i yeni produksiyonlarla dizi olarak ekranlara getirmeye hazirlandigini soylemek isterim. Emma Thompson imzali senaryosu ile olaganustu basarili 1995 yapimi “Sense and Sensibility” yi yeniden cevirmeye hazirlanan BBC ye Colonel Brandon i Alan Rickman dan daha yogun bir duygu ile oynayacak oyuncuyu arama – bulma konusuda bol bol bol bol bol !!! sanslar dilemenin disinda bu isten karli cikacagimizin bilincinde olarak yeni versiyonlari heyecanla bekledigimi de eklemek istiyorum.
QUOTE]
Bu habere ben de çok sevindim.Genellikle BBC de kendime uygun bir sizi bulamamaktan şikayet ediyordum.Emma,Sense and Sensibility ve Pride and Prejeduce kitaplarını okumuştum fakat uzun bi zaman oldu okuyalı ve ne yazık ki şu an hatırlayamıyorum net bir şekilde özellikle karakterleri :blush: Hafızam bu konuda kötü malesef.Ama şöyle bi göz atsam hatırlayacağımı sanıyorum.
Aşk ve gurur u çok severek okumuştum ama filminden önce kitabı tekrardan okumak istedim hatta aradım ama bulamadım.Bu gidişle okuyamadan gideceğim filme sanırım.Ama bu karşılaştırmayı da yapmak istiyordum.Neyse umarım izleyince olayları hatırlayabilirim.
Reyhancığım, kitabın "bordo ve siyah" yayınlarını eminim bulabilrsin. Hani yayın adı verirsem kolay olur diye düşündüm. Öyle ki burada köşe başında bile bulunuyor. Telaşla bulmanı istediğim için yazıyorum çünkü izlemeden okumasan çıkınca bakmak istersin eminim. Kolay gelsin şimdiden de hem okurken hem izlerken keyifler...
Sevgili Akbel23,
Uzmanliktan cok uzak olsam da , turun fanatik bir izleyicisi ve okuyucusu olarak , icinde bulundugumuz bu yozlasmis donemde bu ture ilgi gostererek karamsarligimi azaltan genclerle bilgilerimi paylasmaktan dolayi cok memnunum. Ayrica akilli insanlarin onceden soyledikleri gibi "bilgi paylasilirsa bilgidir, degerlidir"
Seni bu ture tamamen asik etmek icin nacizane bir izleme listesi onerisi yapmak istiyorum :
1.North and South - daha once bilgilerini sana ulastirdim -
2. 1995 Sense and Sensibility - Emma Thopmson , Kate Winslet , Hugh Grant, Alan Rickman in basrollerde olduklari Ang Lee versiyonu -
3. Pride and Prejudice - meshur 1995 BBC versiyonu-
4. Persuasion - Jane Austen , 1995 BBC yapimi , Amanda Root , Ciaran Hinds in basrolundeki versiyonu -
5. Mansfield Park - 2005 P&P versiyonu gibi bolca elestiri almis olsa da benim sinifi gecer buldugum ancak yeni versiyonu da merakla bekledigim Frances O'Connor - Jonny Lee Miller in basrolde olduklari 1999 Patricia Rozema versiyonu -
6. Az once bahsettigimiz Jane Eyre
Turkiyede maalesef bu turun filmlerine ulasmak cok kolay olmasa da sana daha once tavsiye ettigim sekillerde ulasabilmek daha kolay olacaktir diye dusunuyorum. Ote yandan Sense and Sensibility nin dvd sinin Turkiye de - en azindan Istanbul da- satildigini kesin olarak biliyorum.
Bu turde daha pek cok basarili eserler mevcut. Bunlar ilk aklima gelen ve biraz da sahsi favorilerim sayilabilecek olanlar.
Reyhancığım, kitabın "bordo ve siyah" yayınlarını eminim bulabilrsin. Hani yayın adı verirsem kolay olur diye düşündüm. Öyle ki burada köşe başında bile bulunuyor. Telaşla bulmanı istediğim için yazıyorum çünkü izlemeden okumasan çıkınca bakmak istersin eminim. Kolay gelsin şimdiden de hem okurken hem izlerken keyifler...
Çok saol Handan açıkçası filmi bilinçsizce izlemek istemiyordum.Aslında ingilizcesini okumak istedim bir ara ama onun roman halini bulmak daha da zormuş sanırım.Bu yayın evini biliyorum alacağım tekrar teşekkürler...
Başlığı görünce ben de birkaç şey yazmadan geçemeyeceğim çünkü ben de bir Aşk ve Gurur hayranıyım. Bu tür tarihsel dramaları gerçekten çok seviyorum ama Aşk ve Gururun ben de ayrı bir yeri var. BBC yapımı diziyi ilk izlediğimde o kadar etkilendim ki sonra en az 5 kere seyrettim. Genellikle film uyarlamalarını izlediğim zaman hayal kırıklığına uğradığım için filmi biraz önyargıyla izledim açıkçası ama birkaç şey dışında filmi de beğendim ama tabii ki 6 bölümlük dizideki tadı alamadım ve Colin Firth ve Jennifer Ehle'nin de ben de ayrı bir yeri olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Fakat sonuçta film olduğu için kısa bir süreye sıkıştırılması gerekiyordu bu yüzden beklediğimden daha başarılı buldum filmi. Tabii ki son sahnenin zayıf kaldığına ben de katılıyorum. Şimdi dört gözle DVDsinin çıkmasını ve diğer sonu izlemeyi bekliyorum. Bu arada ben de Sense and Sensibility, Emma gibi uyarlamaları izlemeyenlere ve özellikle bu tarzı sevenlere izlemelerini tavsiye ediyorum. Onları da eminim beğeneceksiniz.
mizrak_tutucu 20-02-06, 22:52 Istanbul'da veya Ankara'da oturuyorsanız Alkım yayınevinde Pride and Prejudice'in İngilizce orijinalini bulabilirsiniz. Penguin World Classics dizisinin kitaplarını tanesi 4 YTL gibi gayet ucuz bir fiyattan satıyorlar.
Sevgili Akbel23,
Uzmanliktan cok uzak olsam da , turun fanatik bir izleyicisi ve okuyucusu olarak , icinde bulundugumuz bu yozlasmis donemde bu ture ilgi gostererek karamsarligimi azaltan genclerle bilgilerimi paylasmaktan dolayi cok memnunum. Ayrica akilli insanlarin onceden soyledikleri gibi "bilgi paylasilirsa bilgidir, degerlidir" ...
Kendine haksızlık etme gönüllü olmak hele bu kadar istekli bence daha iyi uzman olunamaz.
Tabi bir de alışkanlık edindiğim gibi tekrar teşekkürler.Bu listeyi kopyaladım hemen dediğim gib zamanla da hepsine ulaşmaya çalışacağım.Sayende İstanbul'a ziyaret sebebim de oldu. Her şey için sağ ol...
Bu arada Reyhan mizrak_tutucu yazmış. İngilizceleri mevcut diyecektim ben de tam. Umarım bulursub.Tekrar keyifler...
Sevgili Akbel23,
Nedense Istanbulda yasadigini dusundum, ancak Ankarada isen, Ankarada da bu dvd lerin en azindan bir kismina ulasabilecegine eminim. Simdi burada adini soylemenin reklam yasagi kuralina girebilecegini dusundugum o dev alisveris merkezlerindeki muzik marketlerini, ciddi kitabevlerini oncelikle kontrol etmen zamandan kazanmana yolacabilir.
Ingilizce bilenlere bu romanlari ingilizce orijinalinden okumalarini siddetle oneririm. Ingilizce bilmeyen arkadaslarin bu vesile ile ture heveslerini azaltmamak lazim , o nedenle iyi yapilan ceviriler de bu konuda basvurulacak yeterli kaynaklardir diye dusunuyorum.
Evet, Anakara'dayım ama İstanbul'a sık gidebilen şanslı biriyim:) Tabi burada da bahsetmediğin yerleri kontrol etmeye başladım. ( çok da tembel değilim sanırım:) )
Ben de çeviri okuyacaklara az önce bahsettiğim yayını "bordo ve siyah"ı önerebilirim. Hatta filmde ve dizide rastladığım birçok yeri aynıydı.Tabi bu çevirisinin iyi olduğunu göstermez ama tadı yerinde desem yanlış olmaz sanırım...
Mardigras verdiğin bilgiler için teşekkürler. Aşk ve Gurur'un BBC versiyonunu çok merak ediyorum. İngilizcemde çok iyi değil o yüzden TRT'den beklemek zorunda kalacağım içinde çok üzgünüm.
Benim ilk okuduğum kitaplardan biridir Jane Eyre ve en özel kitabımdır, okumaktan sayfaları yıpranmışta olsa. Jane Eyre'den bahsettiğini görüncede dayanamadım. Burada bunları konuşabileceğim birilerini bulmak beni çok sevindirdi.
Akbel bende haddim olmayarak kesinlikle Jane Eyre kitabını okumanı tavsiye ediyorum. Aşk ve Gurur kadar seveceğinden eminim.
Önerdiğiniz kitaplardan "Emma" " Sense and Sensibility" henüz bulamadım. “Mansfield Park” buldum. Haftaya elimde olacak bir aksilik olmazsa.
Tekrar teşekkürler arkadaşlar
Sevgili Ceva,
Eger dvd sine ulasma imkaniniz varsa mutlaka turkce altyazisi vardir diye dusunuyorum. Bu dusuncem konustugumuz tum filmler icin gecerli. Bence bir kontrol etmeden vazgecmeyin .
Iyi Dileklerimle,
Istanbul'da veya Ankara'da oturuyorsanız Alkım yayınevinde Pride and Prejudice'in İngilizce orijinalini bulabilirsiniz. Penguin World Classics dizisinin kitaplarını tanesi 4 YTL gibi gayet ucuz bir fiyattan satıyorlar.
Çok saol mızrak_tutucu ve Handan..
Ama bu bahsettiğin ince ve şu stage li olanlardan değil dimi?Çünkü ben önceden okudum ve bu defa daha kapsamlısını okumak istiyorum kitabın.Ben kitabı bulamayınca yakınımda, başka bi kitap aldım ama sanırım rafta bekleyecek o şimdilik :)
mizrak_tutucu 21-02-06, 09:10 Sözünü ettigim kitap aşamalı olanlardan degil, kısaltılmamış metinleri içeren (unabridged) versiyonlardır. Ayrıca Beyoglu Caddesi üzerinde Robinson ve Pandora kitapçılarında veya Akmerkez Remzi'de bu tür klasik kitapları bulabilirsin. Penguin yayınlarının birden fazla serisi var.
Filmi az önce seyrettim.Kitaba tekrardan bakamadan seyrettim fakat.Dayanamadım açıkçası.
İzledim ve sıcağı sıcağına yazdıklarınızı okudum.Bir çoğunuz gibi ben de filmin sonundan hiç ama hiç memnun kalmadım.Çok aniden bitti şaştım kaldım.Hiç değilse Bay Darcy nin yanına gidip müjdeli haberi verseydi de ardından bir sarılmayla bitseydi bu film.Bu yönden içimde kaldı hele de Amerika da bunun farklı bir sonla bitirildiğini duyunca daha da bi üzüldüm.Asıl hak ettiğimiz bitiş bu şekilde olmalıydı bence.
Hem tebessüm ettim,hem duygulandım bu filmle.Bay darcy nin Elizabeth ingirmesiyle sürekli ayağa kalıkıp oturması , evlilik teklifi provası ve babanın söyledi son söz beni gülümsetti.
Sahneler ve manzara şahaneydi.Müzikleri de beğendim.
Oyuncuların performansları da doyurucuydu bence.
Yanlız filme bence aşk ve gururdan ziyade gurur ve ön yargı daha çok
uyuyor.Aslında böyle çevrilse daha hoş olurdu bence.Ama tabi estetik açıdan diğeri kulağa daha bi hoş geliyor. :img-fullm
Diğer sonu da izlemek istiyorum bakalım dvd si ne zaman çıkacak..
Herkese teşekkürler..
yorumlarınızı okudukça şu diziyi daha da çok merak ettim yani.sıkı da bi colin firth hayranı olduğumdan(o karizma ve mükemmel ingiliz aksanı biaraya gelince hayran olmamak elde değil)çok kıskandım sizleri izlediğiniz için.bu arada jane eyreden bahsedilmiş, dünya klasikleri arasında en sevdiğim diyebilirim.
arkadaşlar bu filmi 5 gün önce izledim ve çok etkilendim.o kadar ki o gün gidip cd sini alıp evde bir kere daha izledim.ve geçen 5 gün boyuncada yine izledim.Mr. darcy rolündeki Matthew Macfadyen mükemmel bir oyunculuk çıkarmış.filmi izledikten sonra o gün kitabını da alıp okudup .Matthew Macfadyen mr. darcye çok duygusal bir yön katmış.elizabethe seni seviyorum derken çok etkilendim.ilk evlenme teklif ettiği yağmurlu sahne çok ama çok güzeldi.ama filmin sonunu biraz eksik buldum.ben elzabeth ve mr. darc yi evlenirken de izlemek isterdim.ya da elizabethin annesinin bu evliliğe tepkisini vs. daha çok detaylı izlemek isterdim.
arkadaşalr aşk ve gururun internette dizi cd si satılıyormuş.o adresi bilen bana mesaj atıp söyleyebilir mi?hemen almak isitiyorum
arkadaşlar bu başlığı görünce hemen yazdım.yorumlarınızı okuyamadım bile.bende günlerdir bu konu hakkında yazcak birilerini arıyordumbende filmini geçen hafta izledim.filmden o kadar çok etkilendimki gidip kitabını aldım ve okudum.kitabı okuduktan sonra gördümki film biraz daha farklı.filmde elizabeth en baştan beri Mr. Darcy e karşı birşeyler hissediyor gibi yansıtılmış ama kitapta böyle değil..ve o yağmur altında yapılan evlenme teklifi kitaptakinden çok daha güzel yansıtılmış.mR DARC rolünü oynayan Matthew Macfadyen kitaptakinden çok daha duygusal mr. darcy yaratmış.ben bbc de yayınlanan dizisinide çok izlemek istiyorum(dizideki mr. darcy bu kadar iyi mi onu bilmiyorum) .internetten bunu edinebilirmiyim?bana yardımcı olursanız çok sevinirim.film o kadar ani bittiki filmden çıkınca tekrar tekrar izlemek istedim.bide duyduğum kadarıyla filmin farklı ülkelerde gösterilen farklı sonu varmış.doğru mu bu?
Evet, yine ben. :) Bugün filmi tekrar izledim. Öncekine göre beklentilerim daha az olduğu için çok mutlu ayrıldım salondan.İlkinde en çok merak ettiğim Darcy ve Elizabeth olduğundan bu kadar dikkat edememiştim diğerlerine. Yanımdaki arkadaşlarım da kitabı okumamış olduklarından çıkınca yaptığımız konuşmada Bayan Bennet, ve iki küçük kızın karakterlerinin kitabı okumayanlar için fazlasıyla yansıtılabildiğini düşünüyorum. Dahası bu sefer sonu bana ilki kadar eksik gelmedi. Babası ile konuşmadan önceki seher vakti sahnesinden gerisini varsaymayarak kocaman bir gülümseme yerleştirebildim yüzüme. Kitabı okumayanlar için de yeterli olduğunu gördüm. Ama söyleyince herkes diğer sonu merakediyor ve daha uygun buluyor.Neyse bu sefer daha mutlu olduğumu ve çok zevk alarak izlediğimi yani sevincimi paylaşmak istedim. Önceden mutlaka izleyin diyordum. Şimdi tutmasalar diğer seansa gideceğimi hissettiğim için tekrar tekrar seyredin diyorum...
Kitabı hatırlayamadığım kadar çok okumuş, diziyi ise en az 5 kere izlemiş biri olarak, filmi idare eder buldum.
Fillm 2 saatten kısa bir süreye sığdırıldığı için, tabi ki dizinin verdiği tadı veremiyor.
Dizide oynayan oyuncular (tabi ki Colin Firth dışında) çok güzel ve yakışıklı oyuncular değillerdi. Bu bakımdan filmde daha güzel insanların oynadığı söylenebilir.
Ama gerek kostüm gerekse mekan seçimlerinde, dizi kesinlikle filmden çok daha üstündü.
Yine de Pride&Prejudice fanları için hoş bir seyirlik.
geçen gün izledim ve çok etkilendim.yalnzı son sahneleri pek kısa tutulmuş. mr. darcy ve elizabethi daha çok izlemek isterdim.yada elizabethin annesinin,mr. darcy nin teyzesinin tepkilerini görmek isterdim.film o kadar aniden bittiki benim için filmi tekrar tekrar izlemek istedim ve izledim.sanırım 10 kere izledim.daha sonra kitabını aldım ve okudum.ben filmi daha çok beğendim.filmdeki mr.darcyi daha çok sevdim..filmde elizabetth en baştan beri mr. darc ye ilgi duyuyor,bu da çok güzeldi.filmdeki karşılaşmalar kitaptan daha etkileyiciydi.belki önce filmi zilediğim için öyle düşünüyor olabilirim.filmi beğenmemde Matthew Macfadyen rolü çok büyük.onun yansıttığı duygular sayesinde filmi çok sevdim.Matthew Macfadyen filmde ilk gördüğümde pek beğenmemiştim ama film biterken "mr. darcy" diye söylene söylene çıktım ve o an benim gözümde Matthew Macfadyen dünyadaki en çekici kişiydi.oyunculuk budur diyorum.bence elizabeth rolündeki bayandan çok daha iyiyidi.hatta filmi alt yazı ve ses olmadan izledim o durumda Matthew Macfadyen oyunculuğu çok daha iyi anlaşılıyor.o bakışları,ses tonu gerçekten çok iyiyidi.
evet kitaptan çok daha farklıydı film.filmde mr. darcy çok duygusaldı.kitaptada öyle olacağını ummuştum ama o kadar duygusal değildi.bence bu filmin en iyisi
Matthew Macfadyen.çok etkilendim ondan
Arkadaşlar,
Filmi izleyebilme şansını yakalayabilmenize çok sevindim.Ben,taşrada yaşadığım için maalesef bu imkanı henüz bulamadım.
Ancak kitabı kaç kere okuduğumu hatırlamıyorum bile.Hala yatağımın başucundan ayırmadığım ve fırsat buldukça tekrar tekrar okuduğum bir kitap.
Zannedersem kitap, geçtiğimiz yıl, tüm zamanların en iyi aşk romanı seçilmiş idi.
Bazı arkadaşlar filmin finalini yetersiz bulmuş,ama bildiğim kadarıyla kitapta da Elizabeth ve Darcy'nin evlenmelerinden sonraki hayatından pek bahsedilmemişti.Bu durum, belki de hikayenin aslına sadık kalabilmek için düşünülmüştür.
En kısa zamanda filmi izlemeyi ümid ediyor, hatta bunun için sabırsızlanıyorum. Bu arada Aşk Oyunu formunda Akbel arkadaşın imzasını her gördüğümde bu isteğim ve heyecanım daha da artıyor.
Sevgilerimle....
ben de bir imzaya takılıp buraya geldim (teşekkürler akbel23) ve sayenizde çok güzel yorumlar okudum. daha sonra geniş bir yorum yapacağım umarım ama dvd'ler gelene kadar alternatif sonun en azından resimlerini görmek isteyenleriniz olursa diye bir tavsiyede bulunmak istiyorum. bildiğim kadarıyla başka bir sitenin linkini vermek yasak ama ben şöyle bir yol deneyeceğim:
eğer her zamanki arama motoruyla "pride and prejudice fan fiction site" şeklinde tırnak içinde bir arama yapıp karşınıza ilk çıkan sitede gallery bölümüne giderseniz birbirinden güzel resimler sizi bekliyor olacak, girmişken sitenin diğer bölümlerine de bakmanızı öneririm.
ben siteyle karşılaşınca öyle hoşuma gitti ki sizlerle paylaşmak istedim,bu şekliyle de kuralları ihlal ettimse şimdiden özür diliyorum
iyi geceler
Jane Austen in bu eseri tum dunyada kendisine cok buyuk bir hayran kitlesi yaratmis durumda. Kitabin dizi ya da sinema filmi olarak her yeni cevrimi bu hayranligi bir adim ileriye tasiyacak ve hayran sayisini da arttiracaktir diye dusunuyorum. Ulkemizde kitabin amerikan kolejlerinde turun baska eserleri ile birlikte baslibasina bir inceleme olarak olarak okutuldugunu biliyorum. Bunun disinda ulkemizde yazarin ve eserlerinin cok fazla taninmadigi da bir gercek. Buna ragmen genc arkadaslarin bu kitabi defalarca okuduklarini duymak dogrusu cok hos. Gercek edebiyata duyulan bu ilgi cok umit verici, cok hos.
Kitapta evliliklerine dair bir bolum yok zaten. Cok konustugumuz 95 serisi , cifte nikahtan sonra yeni evliler yeni hayatlarinin baslangicinda dururken Darcy ile Lizzie nin opucuklerine tanik olmamizla bitiyordu. Kitabin puriten taraftarlari bu turden opucuk sahnelerine, yasanilan zamana aykiriligi nedeni ile her zaman karsi olduklarindan o opucuge de karsi cikmislardi. Ayni elestiri zamaninda persuasion, simdi north and south icinde yapiliyor. Ben mutlu sonlarin, yasanilan "bu" zamana bir miktar adapte edilmesinde buyuk sorun yasamiyorum.
Sevgili Akbel 23, senin bu turun sadik hayrani olma yolunun sonuna geldigin asikar. O nedenle kidemli bir fanatik olarak seni de turun genc fanatiklerinden biri olarak ilan etmenin zamani geldi diye dusunuyorum :img-fullm Hayirli olsun :icon_ange
Haftaya sali - 28 inde - burada dvd si cikiyor, nihayet ... yey :img-fullm
ben de bir imzaya takılıp buraya geldim (teşekkürler akbel23)
Ben sana çok teşekkür etmeliyim. Verdiğin bilgiden sonra şu anda sitenin sadece ilk sayfasını görmek bile beni deli gibi mutlu etti çok sağ ol...Yorumlarını da bekliyorum...
Sevgili Akbel 23, senin bu turun sadik hayrani olma yolunun sonuna geldigin asikar. O nedenle kidemli bir fanatik olarak seni de turun genc fanatiklerinden biri olarak ilan etmenin zamani geldi diye dusunuyorum Hayirli olsun
Bu söylediklerine -ki sen uzmansın- çok sevinsem de karşı çıkmak zorundayım. Henüz bir yazarın bile tüm romanlarını okumamışken nasıl yolun sonu olur. Daha her seferinde elime alınca bile deliye döneceğim okuyup gözümde canlandıracak ardından da tarifsiz duygulara kapılacağım ne çok kitap ve izleyeceğim film/dizi var. Bunlardan sonra umarım kıdemli olabilme hakkım hala olur.
Bu arada bugün benimle izleyen arkadaşlarıma kitaplarını aldırdım. Onlarda en yakın zamanda okuyacaklar. :icon_ange
Efendim, sakıncası olmadığını düşünerek bulduğum farklı son olduğunu düşündüğüm ve yanı sıra beğendiğim fotoğrafları ekliyorum...
http://img108.imageshack.us/img108/7136/pp29va.jpg (http://imageshack.us)
http://img108.imageshack.us/img108/5537/nosekiss21lj.jpg (http://imageshack.us)
http://img108.imageshack.us/img108/1689/pemberley12rz.jpg (http://imageshack.us)
http://img108.imageshack.us/img108/6838/ppkiss208oc.jpg (http://imageshack.us)
http://img108.imageshack.us/img108/6715/trailer20screencap9bb.jpg (http://imageshack.us)
http://img108.imageshack.us/img108/1079/perfect20fit3rb.jpg (http://imageshack.us)
http://img108.imageshack.us/img108/5645/frame2052gm.jpg (http://imageshack.us)
http://img108.imageshack.us/img108/4493/keirapride58tg8wz.jpg (http://imageshack.us)
http://img108.imageshack.us/img108/9945/mattkeira4fc.jpg (http://imageshack.us)
http://img108.imageshack.us/img108/2935/photo045uo.jpg (http://imageshack.us)
Son olarak işte aşkın adresi...
http://img108.imageshack.us/img108/1660/adsz3338kh.png (http://imageshack.us)
Bu da en güzel sahne benim için... Kapıdan girerken arkasında onu görünce benim kalbim duracak sandım...
http://img108.imageshack.us/img108/3497/0154cv.jpg (http://imageshack.us)
Akbel23,
Evet ekledigin basbasa sahneler final sahnesi. Ingilizler, "amerikalilar icin eklenmis sugar-coated son" deyip burun kivirmis olsalar da, bu finalin dvd de alternate ending olarak yeralmasi icin muthis kampanyalar duzenleyenler de yine Ingilizler oldu. Konu boyle asklar olunca bence bu turden sahneler icin sugar-coated demek cok anlamli degil, elbette bu benim gorusum.
Bu arada Darcy nin Lizzie nin kucagina uzandigi banktaki o pozlarini senin sayende ilk kez gordum. Cok guzel bir resim, herhalde filmin promosyonu ile ilgiliydi yine de nasil hicbir yerde rastlamamisim hayret.
Sevgili Ceva,
Eger dvd sine ulasma imkaniniz varsa mutlaka turkce altyazisi vardir diye dusunuyorum. Bu dusuncem konustugumuz tum filmler icin gecerli. Bence bir kontrol etmeden vazgecmeyin .
Iyi Dileklerimle,
MardiGras verdiğin bilgiler için yine teşekkür ederim, bir ricam daha var.
Uzman olarak senden ve Akbel23 den yardım almak istiyorum. Benim bir türlü bulamadığım bir tane kitap kaldı (sense and sensibility) Kitabını okumadan filmini izlemek istemiyorum. Yardımcı olabilirseniz sevinirim.
Aşk ve Gurur dizisinin alt yazılısını aramaya çalışmalarım da devam ediyor. TRT yi ikna edebilirsek ne iyi olurdu. Aslında bu aralar yabancı dizilere ağırlık vermiş durumda. Sefiller, Balzac, Cengiz Han, Denizler hakimi adlı dizileri veriyor sırayla belki terar anlaşırlar BBC ile. Mail atmaya devam mı etsek acaba.
Akbel filmi tekrar izlemek isteyen biri olarak seni ne kadar kıskandığımı söylemek istiyorum. Bir aksilik olmazsa bu hafta sonu tekrar izleme fırsatı bulacağım içinde seviniyorum. İzleyemeyen arkadaşlarımız olduğunu görmek üzücü ama DVD side 28 Şubatta çıkıyor, en azından belki onu edinip, izleme şansına sahip olabilirler.
Milde verdiğin bilgi için teşekkür ederim. Akbel23 ile birlikte sabahımı aydınlattınız. Yüzümde kocaman bir gülümseme ile çalışmaya başladım.
MardiGras verdiğin bilgiler için yine teşekkür ederim, bir ricam daha var.
Uzman olarak senden ve Akbel23 den yardım almak istiyorum. Benim bir türlü bulamadığım bir tane kitap kaldı (sense and sensibility) Kitabını okumadan filmini izlemek istemiyorum. Yardımcı olabilirseniz sevinirim.
Aşk ve Gurur dizisinin alt yazılısını aramaya çalışmalarım da devam ediyor. TRT yi ikna edebilirsek ne iyi olurdu. Aslında bu aralar yabancı dizilere ağırlık vermiş durumda. Sefiller, Balzac, Cengiz Han, Denizler hakimi adlı dizileri veriyor sırayla belki terar anlaşırlar BBC ile. Mail atmaya devam mı etsek acaba.
Akbel filmi tekrar izlemek isteyen biri olarak seni ne kadar kıskandığımı söylemek istiyorum. Bir aksilik olmazsa bu hafta sonu tekrar izleme fırsatı bulacağım içinde seviniyorum. İzleyemeyen arkadaşlarımız olduğunu görmek üzücü ama DVD side 28 Şubatta çıkıyor, en azından belki onu edinip, izleme şansına sahip olabilirler.
Milde verdiğin bilgi için teşekkür ederim. Akbel23 ile birlikte sabahımı aydınlattınız. Yüzümde kocaman bir gülümseme ile çalışmaya başladım.
Sevgili Ceva,
Söylediğin güzel sözlerle sabahımı mutlu başlattığın için ben de sana teşekkür ederim.
Kitap konusunda ayrıca yardımcı olmaya çalışırım.Ben de henüz okumadım ama ulaşmak isteyenler için elimden geleni yaparım...
TRT'nin yayınlamasında ise diğer yayınladığı diziler de eski BBC dizisi ise -ki sadece Balzac'ı rastlayıp izledim ama araştırmadım- bir mail yağmuru ile anlaşmalarını yenilemelerini isteyelim ama şunu da belirtmeliyim daha önce başka bir program için denedim yapmadılar ne yazık ki.Umarım BBC'de yayınlanırken karşılaşacağım.
Filmi tekrar izlemek benim için doğrusu pek de abartabileceğim bir şey değil. Az filme sinemada gider sevdiğimi tekrar tekrar izlerim... Garip olan bu sefer çok da memnun kalmadığı halde -önceki yorumlarımda görülüyordur- arkadaşlarımın gitmesini ve çıktığımızda konuşmayı istediğim için ama nedense ilkinden daha heyecanlı izledim. Neyse ben filmin Türkiye'de de 28'inde çıkacağını bilmiyordum. Kesin bir bilgimi. Tabi sen de buradaysan...
filme zoraki gittim.ama filmden çıkarken konuşmakta bile güçlük çekiyorrdum.ben hep zaten milenyum insanı olmadığı iddia ediyordum bu filmi izledikten sonra iyice emin oldum.filmden çöıkınca 3 saat filmin etkisinden kurtulamadım.filmin sonu hiç tatmin edici değildi.o ikisinin romantik sahnelerini daha çok görmeyi isterdim.o gün film çıkşı kitabını aldım. o sabah kitabı bitirmiştim.hiç uyumadan okudum.sonra gidip filmin cd sini aldım ve defalrca tekrar tekrar izledim.sanırım delirdim.her filmi izleyişimde farklı ayrınıtlar keşfettim.bence filmde Matthew Macfadyen çok ama çok başarılı.filmi bu kadar güzel kılan Mr. Darcynin bu duygusal hali bence...hayatımda izlediğim en romantik sahnelerdi.en son Mr. dARCY seni...seni...seni.... seviyorum diyor ya orda koptum işte.elizabethe bakışları,mimkleri,ses tonu herşeyi çok ama çok gerçekçiydi.
Film romantizmin yansıtılması konusunda kitaptan çok daha başarılı.yönetmenin farklı bir bakış açısı bu..ve ben bu bakış açısını çok sevdim.elbette film kitap kadar ayrıntılı değil ve filmde boşluklar bayağı var.bence oscara Matthew Macfadyen aday olmalıydı.kendisine hayran kaldığımı belirmeliyim
arkadaşalr bbc yapımı olan diziyi izlemedim ben ve meraktan ineternetten o diziyle ilgili bilgi aradım ve resimler buldum.resimlerden Mr. Dracy hakkında hayal kırıklığına uğradığımı söylemeliyim.bana bu filmi Mr. Darcy ROLÜNDEKİ Matthew Macfadyen sevdirdiği için dizideki Mr. Darcy nin beni hayal kırıklığına uğratmasından kokuyorum.dizide ki mr. darcy ile filmdeki mr. darcy arasındaki farklılkları anlatabilecek biri var mı acaba?
Eskimeyen bir öykü http://img521.imageshack.us/img521/5017/askgurursin23dw.jpg (http://imageshack.us)
Joe Wright, Jane Austen'in "Aşk ve Gurur"una öyle bir sahicilik vermiş ki yapıtın çağları aşan çağdaşlığını billur gibi görüyoruz.
Eskimeyen, uyarlandıkça yenilenen bir roman "Aşk ve Gurur". Jane Austen'ın zamanını ve insanını gözlemleyip anlatmadaki benzersiz duyarlılığı yönetmenlere öyle bir esin veriyor ki ortaya hep iyi filmler çıkıyor. İki kısa filmden sonra televizyon dizileri yöneten Joe Wright, ilk uzun metrajlı filmi "Aşk ve Gurur"dan alnı açık, yapıtın adındaki duygularla çıkıyor. Hatta Ang Lee'nin Altın Ayı ödüllü "Aşk ve Gurur"uyla rahatlıkla yarışabilir!
Güzelliğe kurban edilmiyor
Wright'ın filminde sanat yönetiminden oyunculuğa öyle bir sahicilik var ki, "Aşk ve Gurur"un çağları aşan çağdaşlığını billur gibi görüyorsunuz. Sanki ortada bir kurmaca, oyuncular vb. yok da o dönemde yaşanan olayların belgeselini çekmişler. Sinemada "belgesel gibi"den anlaşılan yalınlık ve gerçeğe en az müdahaleyle bir konunun aktarılmasının tam tersi üslupta gerçekleştirilmiş bir dönem filminde bu kadar sahicilik insanı şaşırtıyor. Balolar, çay saatleri, uzun yürüyüşler, ilan-ı aşklar içinde danteller, bukleler gibi ayrıntılarla boğulan; bütün bunları yaratmanın keyfiyle mekan ve kostümün güzelliğine kurban edilen uyarlamalardan değil "Aşk ve Gurur". Tek kusuru Keira Knightley'nin Jane Austen'ın biraz da kendinden esinlenerek tanımladığı Elizabeth Bennet karakteri için fazla güzel olması. Güzelliğiyle dikkat çeken kız kardeşi Jane rolündeki Rosamund Pike'tan daha güzel değilse de daha çekici!
Medeni kanunların henüz o kadar medeni olmadığı Viktorya dönemi İngiltere'sinde Bennet ailesinin kızlarının aşk ve evlilik maceraları çerçevesinde toplum kurallarının yüzeyselliğini, yapmacıklığını, insanların katı ahlakçı bir yaklaşım içinde ikiyüzlülüğünü, şekilciliğini anlatır "Aşk ve Gurur". Bayan Bennet, babaları ölünce kızlarının beş parasız kalacağını bildiği için onları evlendirme telaşına düşmüş farfaracı bir küçük burjuva kadındır. Zeki ve kültürlü Elizabeth, güzel ve iyi huylu Jane, akılları bir karış havada Lydia ve Kitty, kitap okumaya, piyano çalmaya ne kadar da gayret etse kapasitesi sınırlı Mary için yaşadıkları dar çevrede "uygun kısmet" sınırlıdır. Ancak yakınlardaki malikaneyi kiralayan Bay Bingley ve arkadaşı Bay Darcy gerek büyük servetleri gerek toplumsal konumlarıyla her genç kız için "büyük balık"tır. Jane'in Bay Bingley ile beklenen ilişkisi, Elizabeth'in Bay Darcy ile sürpriz aşkı ve aileyi etkileyen başka olaylar tarafların karşılıklı önyargılarından kaynaklanan yanlış anlamalar, kalp kırıklıkları, toplumsal skandallarla örselenir.
Joe Wright ev içi hallerinden kılık kıyafete, katı kurallarla belirlenmiş davranış kalıplarından aşkın ifadesine öylesine coşkulu bir Viktoryen gerçeklik yaratıyor ki konuyu ezbere bilsek de merakla, heyecanla, duygulanarak izliyoruz "Aşk ve Gurur"u.
Oyuncular çok başarılı
Filmografisi Emily Bronte uyarlaması "Uğultulu Tepeler"in televizyon versiyonuyla başlayan Matthew MacFadyen, Colin Firth kadar çarpıcı bir Bay Darcy değil belki ama bu karaktere kendine özgü bir kırılganlık katıyor. Onu Michael Apted'ın "Enigma"sındaki yardımcı rolünden, geçen yıl İstanbul Film Festivali'nde gösterilen "In My Father's Den"deki başrolünden anımsayabilirsiniz.
"Karayip Korsanları"nın yıldızı Keira Knightley ise ağırbaşlı ama sözünü sakınmayan Elizabeth'e gençlik aşısı yapmış. Anarşist ruhlu, yerinde duramayan bir genç kız kompozisyonu çizmiş. Brenda Blethyn doğası itibarıyla karikatürize bir anne olan Bayan Bennet'ta, Donald Sutherland kütüphanesine kapanıp gürültücü kadınlardan oluşan ailesini sineye çeken Bay Bennet'ta mükemmel birer oyun çıkarıyor.
03.02.2006 (Alin Taşçıyan / Milliyet)
arkadaşalr bbc yapımı olan diziyi izlemedim ben ve meraktan ineternetten o diziyle ilgili bilgi aradım ve resimler buldum.resimlerden Mr. Dracy hakkında hayal kırıklığına uğradığımı söylemeliyim.bana bu filmi Mr. Darcy ROLÜNDEKİ Matthew Macfadyen sevdirdiği için dizideki Mr. Darcy nin beni hayal kırıklığına uğratmasından kokuyorum.dizide ki mr. darcy ile filmdeki mr. darcy arasındaki farklılkları anlatabilecek biri var mı acaba?
Öncelikle bu başlığa hoş geldin diyeyim. Burada yeni yorumlar görmek beni çok mutlu ediyor.
Film ve kitap yorumundan anladığım kadarıyla filmdeki duygusal Darcy yorumuyla Matthew MacFadyen'ı çok beğenmişsin. Dahası kitabı okuyunca da bu yorum kitaptakine göre daha çok hoşuna gitmiş. Ben diziyi tamamen izleyebilmiş şanslılardan değilim. Ama bildiğim dizinin kitaba sadık kalarak çekildiği ve Darcy'nin de kitaptaki kadar kibirli, mesafeli ve sonunda da filmde gördüğümden daha aşık olduğunu biliyorum. Sanırım şimdilik mesajını görünce yazdıklarım sana yeterli olur. Eminim aramızda diziyi izleyenler sana daha çok bilgi vereceklerdir.
esmerralda 24-02-06, 10:42 arkadaşalr bende bu filmi izleyip etkisinden kurtulamayanlardanım.bu saçmalık belkide delilik biliyorum ama filmi defalarca izledim.en sonunda kitabınıda aldım okudum.bende filmi kitaptan daha etkileyici(yansıtılan romantizm açısından) bulanlardanım.gerçi film görsel bir şey kitaptan daha etkileyici olması beklenebilir...ben de filmi daha çok Matthew Macfadyennin Mr. DARCsi yüzünden bu kadar çok sevdim.filmi izledikten sonra kitaapta da mR. darcyi bu kadar duygu dolu bekledim .ve bu konuda hayal kırkıklığı yaşadım.bbc dizindeki versiyonunu bilmiyorum ama Matthew Macfadyen çok iyiydi.Mr Darcy hem kibirli,hem çok duygusal ve kırılgandı.ben bu darcyi daha çok sevdim.bbc dizisinide izlemek isitiyorum umarım ordaki Mr. Darcy beni hayal kırıklığına uğratmaz.filmi izledikten sonra çoğu kişi bu filmi çok beğenmişti.ve en çok etkilendikleri karakter elizabeth değil mr. darcydi.Matthew Macfadyen oyunculuğundan,kimsenin oyunculuğundan hiç etkilenmediğim kadar etkilendim
arkadaşalr bbc yapımı olan diziyi izlemedim ben ve meraktan ineternetten o diziyle ilgili bilgi aradım ve resimler buldum.resimlerden Mr. Dracy hakkında hayal kırıklığına uğradığımı söylemeliyim.bana bu filmi Mr. Darcy ROLÜNDEKİ Matthew Macfadyen sevdirdiği için dizideki Mr. Darcy nin beni hayal kırıklığına uğratmasından kokuyorum.dizide ki mr. darcy ile filmdeki mr. darcy arasındaki farklılkları anlatabilecek biri var mı acaba?
evet ebnde senin mesajını görerek meraktan aradım.elbette fotoğraflardan bakılıarak karar vermek yanlış olur ama bende bbc yapımındaki Mr. Darc yi pek beğenmedim.Matthew MacFadyenin performasıdır bu filmi çok sevmeme etken..bu yüzden onun dışında olan mr. darcyı yadırgadımı sanıyorum.yinede en kısa sürede ineternet bbc yapımı diziyi edinmek ve izlemek isitiyorum
sevgili akbel23 koyduğun resimler çok ama çok güzel teşekkür ederim.ben de bir tane bulmuştum işte..
bu da Matthew Macfadyen ve Keira Knightley den bir fotoğraf.sanırım londrada filmin galasından
Kimse üzerine alınmasın ama söylemeden edemeyeceğim. Filmi önce izleyip kitabı sonra okuyanların duygularını etkilediği için duygusal bir Darcy ortaya çıkardıkları için çok kızgınım.Çünkü, öncelikle kitaba aşık olan benim gibi biri için bu hiç de hoş değil. Kitapta bence en önemli kişi tabi ki Elizabeth ben ona ve kitaptaki yaşadığı değişimle Darcy'ye hayranım. Bu karakteri kitaptaki gibi sevdiğim içinde ne kadar azını izlemiş olsam da Matthew Macfadyen'in duygusal yorumunu beğenmiş olsam da dizideki Colin Firth'ün yerini alamaz. Zaten farklı oldukları için de karşılaştırmamak gerekir diye düşünüyorum.
Başta da söyledğim gibi kimse üzerine alınmasın herkesin beğenisi ayrıdır ama filmdeki Darcy'nin dizidekinin daha da önemlisi kitaptakinin beğenilmesini etkilemesi beni üzüyor.İzlediğimde sorun olmadığını söyledğim halde şimdi çok kızdım :img-beee:
esmerralda 24-02-06, 11:08 Kimse üzerine alınmasın ama söylemeden edemeyeceğim. Filmi önce izleyip kitabı sonra okuyanların duygularını etkilediği için duygusal bir Darcy ortaya çıkardıkları için çok kızgınım.Çünkü, öncelikle kitaba aşık olan benim gibi biri için bu hiç de hoş değil. Kitapta bence en önemli kişi tabi ki Elizabeth ben ona ve kitaptaki yaşadığı değişimle Darcy'ye hayranım. Bu karakteri kitaptaki gibi sevdiğim içinde ne kadar azını izlemiş olsam da Matthew Macfadyen'in duygusal yorumunu beğenmiş olsam da dizideki Colin Firth'ün yerini alamaz. Zaten farklı oldukları için de karşılaştırmamak gerekir diye düşünüyorum.
Başta da söyledğim gibi kimse üzerine alınmasın herkesin beğenisi ayrıdır ama filmdeki Darcy'nin dizidekinin daha da önemlisi kitaptakinin beğenilmesini etkilemesi beni üzüyor.İzlediğimde sorun olmadığını söyledğim halde şimdi çok kızdım :img-beee:
bence haklısın...şöyleki ben filmi izleyip okudum kitabı ve kitapta büyük hayal kırıklığı yaşadım.çünkü filmden kaynaklı benim beklediğim Mr. Darcy çok daha farklıydı.film elizabethden çok Mr. DARCY i etkileyici kılıyor.ama aslında olaylar elizabethin etrafında gelişiyor.
en çok sevdiğim Mr. Dracy fotoğrafları...
bu forumda bu başlığı görünce çok sevindim arkadaşlar.bende filmi geçen hafat izledim ve çok beğendim.filmiz izledikten sonra kitabını okudum ve bende bazı arkadaşlarım gibi kitapta çok büyük hayal kırıklığı yaşadım.filmde elizabeth en baştan beri mr. darc ye ilgi duyuyor.ama kitapta öyle değil.subay vardı ya unuttum ,elizabeth kitapta ona ilgi duyuor bir dönem...kitabı okyunca çok şaşırdım.ama en çok şaşırdığım duygusal Mr. Darcy nin kitapta olmayışı...diğer ayrıntıları anlayabilirm çünkü sinemada kitapta olduğu gibi konuların ayrıntılı işlenemesi beklenemez.bende filmde Mr. Darcynin Elizabethden daha etkileyici olduğunu düşünüyorum.filmden bu kadar çok etkilenmemi sağlayan Mr. Darcy karakteridir.filmi izledikten sonra Matthew Macfadyen'in hayranı oldum.
Kimse üzerine alınmasın ama söylemeden edemeyeceğim. Filmi önce izleyip kitabı sonra okuyanların duygularını etkilediği için duygusal bir Darcy ortaya çıkardıkları için çok kızgınım.Çünkü, öncelikle kitaba aşık olan benim gibi biri için bu hiç de hoş değil. Kitapta bence en önemli kişi tabi ki Elizabeth ben ona ve kitaptaki yaşadığı değişimle Darcy'ye hayranım. Bu karakteri kitaptaki gibi sevdiğim içinde ne kadar azını izlemiş olsam da Matthew Macfadyen'in duygusal yorumunu beğenmiş olsam da dizideki Colin Firth'ün yerini alamaz. Zaten farklı oldukları için de karşılaştırmamak gerekir diye düşünüyorum.
Başta da söyledğim gibi kimse üzerine alınmasın herkesin beğenisi ayrıdır ama filmdeki Darcy'nin dizidekinin daha da önemlisi kitaptakinin beğenilmesini etkilemesi beni üzüyor.İzlediğimde sorun olmadığını söyledğim halde şimdi çok kızdım :img-beee:
buda sizin bakış açınız ..doğrudur belkide..filmi önceden izleyen biri olarak kitapta mr.darcy i farklı okumak beni çok şaşırttı.filmden dolayı bekelntilerim çok farklıydı.filmde mr.darcy rolündeki Matthew Macfadyen çok iyi bir oyuncu ve mr.darcye farklı bir yorum katmış(diğer darcy bilmiyorum ama okuduklarımdan anladığım bu).şunu söyleyebilirim filmdeki Mr. Darcyinin duygusal ve kırılganlığı insanları çok etkiledi .arkadaiaşrımla filmden çıkınca herkes Mr. DARCY diye söylenip duruyordu.bu yüzden elizabeth karakteri ikinci planda kaldı
arkadaşalr tesadüfen gördüm başlığı ve şu na çok mutluyum bu yüzden.bende bu film sayesinde Matthew Macfadyen'in sıkı bir hayranı olmuş durumdayım.bence Oscara o aday olmalıydı.sanırım çoğu kişi benim gibi Matthew Macfadyen'nden çok etkilenmiş.bende filmden sonra hemen dost kiatbevine koşup kitabını aldım ve bir güne okudum.ama filmi daha çok beğendiğimi beliretmeliyim.filmdeki Mr. Darcy çok ama daha iyiydi.hatta ben filmdeki Mr.Darcyi o kadar sevdimki bbc dizini izleyebilirmiyim bilmiyorum.çünkü bu filmi iyi kılan Matthew Macfadyen...
bir ara bilgisayarımın ses sirteminde sorun vardı filmi sessiz izledim ve Matthew Macfadyen'in oyunculuğunun ne kadar iyi olduğunu böylece daha iyi anladım.Matthew Macfadyen'in bakışları duruşu hereşeyi yeterince anlatacak kadar net.Matthew Macfadyen'in ses tonunuda çok beğendiğimi belirtmeliyim.kuzenlertim ve ben bu filmden çok etkilendik.Matthew Macfadyen gerçekten mükemmel bir oyuncu
Filmin ilk giriş sahnesi hala gözümün önüne geliyor.o her yerinde sadelik kokan sanki rüzgarın kulağına bişiler fısıldadığı o sahne.... Gerçekten gurur aşkı engelleyebilir mi? buna gücü yetebilir mi? ben hiç sanmıyorum bu kadar yoğun bir hissi yere sereceğine. zaten bunu filmi izleyen herkes de anlar aşkın ne kadar bi özveri gerektirdiğini. burada önemli olanın tek taraflı değilde karşılıklı yaşanılacağını. başrol karakterlerinin bi süre ayrı kaldıklarındaki hiç konuşmadan verdikleri, gönül sözü edası ile, o sadakat inanın görülmeye değerdi. nefretle başlayan bi aşk, dinmek bilmeyen bi tutkuya dönüşünceki o verdiği acı ; rahatça oturduğunuz o sinema koltuklarında sizi biran yakalayı veriyor. . son olarak oyuncuların(özellikleMatthew Macfadyen) gerçek yaşam gibi gerçekçi oynamaları da çok büyük önem taşıyor. belki de filmden etkilenmenizin bi nedeni de budur nedersiniz?
Matthew Macfadyen ve Kiera filmin galasında
Kimse üzerine alınmasın ama söylemeden edemeyeceğim. Filmi önce izleyip kitabı sonra okuyanların duygularını etkilediği için duygusal bir Darcy ortaya çıkardıkları için çok kızgınım.Çünkü, öncelikle kitaba aşık olan benim gibi biri için bu hiç de hoş değil. Kitapta bence en önemli kişi tabi ki Elizabeth ben ona ve kitaptaki yaşadığı değişimle Darcy'ye hayranım. Bu karakteri kitaptaki gibi sevdiğim içinde ne kadar azını izlemiş olsam da Matthew Macfadyen'in duygusal yorumunu beğenmiş olsam da dizideki Colin Firth'ün yerini alamaz. Zaten farklı oldukları için de karşılaştırmamak gerekir diye düşünüyorum.
Başta da söyledğim gibi kimse üzerine alınmasın herkesin beğenisi ayrıdır ama filmdeki Darcy'nin dizidekinin daha da önemlisi kitaptakinin beğenilmesini etkilemesi beni üzüyor.İzlediğimde sorun olmadığını söyledğim halde şimdi çok kızdım :img-beee:
eleştirlerini anlayabiliyorum...ama bunun tek suçlusu Matthew Macfadyenin çok iyi oyunculuğu:)filmi izledikten sonra kitap beni de hiç mutlu etmedi.orjinali kitap değilde film gibi geliyor bana..belki kızacaksınız böyle yazdığım için ama böyle düşünüyorum.belkide önce kitabı okuyup sonra filmi zileseydim film yetersiz gelecekti ve gerçek M.r.Darcyi bildiğim için asla duygusal Mr.Darcy den bu kadar etkilenmeyecektim.Ama şu an bana bu dneli dıygusal ve kırılgan olmayan bir Mr.Darcy çok yabancı geliyor
bir Mr. DARCYDEbenden..
arkadaşlar ençok sevdiğim Mr. DARCY fotoğrafı işte...filmi az öce tekrar seyrettim ..kaç kez izlediğmi bilmiyorum ama halen sıkılmış değilim.hızımı alamadım bbc dizisinide satın alacağım
mr darcynin kibirli tavırları, elizabethin yürüyerek janenin yanına gittiğinde aniden çok duygusallaşıyor.elizabethe bakışları çok güzel.insanları bu filmde Mr.Dracyin daha çok etkilemesinin nedeni olayların elizabeth tarafından çok fazla vurgulanmaması.kuzenime görede mr.darcyinin çok duygusal olması.sebep ne tam olarak bilmiyorum ama bu filmi (kitabı okumayanlar için) bu kadar farklı kılan mr.darcynin duygusallığı.bu film benim için bir kalisk oldu.hayatımda beni bu denli etkileyen 2. bir film yok.sizin içinde öylemi arkadaşlar?
mr darcynin kibirli tavırları, elizabethin yürüyerek janenin yanına gittiğinde aniden çok duygusallaşıyor.elizabethe bakışları çok güzel.insanları bu filmde Mr.Dracyin daha çok etkilemesinin nedeni olayların elizabeth tarafından çok fazla vurgulanmaması.kuzenime görede mr.darcyinin çok duygusal olması.sebep ne tam olarak bilmiyorum ama bu filmi (kitabı okumayanlar için) bu kadar farklı kılan mr.darcynin duygusallığı.bu film benim için bir kalisk oldu.hayatımda beni bu denli etkileyen 2. bir film yok.sizin içinde öylemi arkadaşlar?
evet kesinlikle benim içinde bu film klasik oldu.Matthew Macfadyeni sanıyorum
bundan sonra daha birsürü projede görebileceğiz..izleyemeyenlere söyleyeceğim tekşey Sırf Matthew Mcfadyen için izlenir. Dayanılmaz cazibe...
inasının Filmden çıkınca ankaranın gürültüsü karı çamuru daha bi çekilmez oluyo. Alıp başını gitmek, tarlalarda çiftliklerde yaşamak geliyo... Tanrım neden!!
Dünya gözüyle bir kez aşk ne menem bir şeymiş bunu gösteren bir film.izlerken içim titredi çoğu zaman.film romantizmi tamamen yansıtıyor ancak kitabı okuduktan sonra filmde çok eksik bulduğum bir yön oldu.Sanırım sınıfsal farklılıklar üzerine bir söylem i olmayınca sosyolojik meseleler arka planda kalmış.belkide haksız yere eleştiriyotum bilmiyorum
aslında filmin şöyle kötübir etkisi var..Filmin son derece asil,duygulu, saygılı ve de tutkulu aşkından sonra gerçek hayatın soğukluğuna dönmek yere çakılmak gibi birşey..Sonra o kadar bağır ki ben bir tane Darcy istiyorum diye, kim duyar seni?
ben filmi izledikten sonra kitabı okudum ve kitabı daha çok beğendim açıkçası ama filmdeki liz kitaptakinden daha iyi bir karekter çiziyor filmi izlerken darcy kıza evlenme teklif edrken kız aşıkmış ama gururu yüzünden kabül etmiyormuş gibiydi oysa kitapta liz darcy nin evine görünce aşka geldi diyebiliriz bunun yanı sıra kitapta ki darcy de filmdekinden daha iyi gibiydi bence kitabının okumadıysanız okuyun ben hızımı kesemeyip emma yıda okudum
Sevgili Arkadaslar,
Bugune dek Pride and Prejudice in ekrana/beyazperdeye aktarilmis versiyonlari.
1938 Pride and Prejudice (TV) Curigwen Lewis - Andrew Osborn
1940 Pride and Prejudice (Sinema) Greer Garson - Lawrence Olivier
1952 Pride and Prejudice (TV) Daphne Slater - Peter Cushing
1958 Pride and Prejudice (TV) Jane Downs - Alan Badel
1967 Pride and Prejudice (TV) Celia Bannerman - Lewis Fiander
1980 Pride and Prejudice (TV) Elizabeth Garvie - David Rintoul
1995 Pride and Prejudice (TV) Jennifer Ehle - Colin Firth
2005 Pride and Prejudice (Sinema) Keira Knightly - Matthew MacFadyen
Bu listeyi yazmamin sebebi basitce soyle ozetlenebilir : Jane Austen in yuzyillara yenilmemesinin otesinde, zaman ilerledikce hayran kitlesini genisleten bu eserinin cesitli tv ve sinema uyarlamalari olmustur ve olmaya da devam edecektir. Her uyarlamada yonetmen ve senarist farkli bir bakis acisi ortaya koymakta, esere ozunde bagli kalmakla beraber her uyarlamada kahramanlarin degisik yonlerine vurgu yapmaktadirlar. Oyuncularin da bireysel katkisi ile bu kahramanlarin ozde ayni nuanslarda farkli karakterler olarak cizilmeleri kacinilmazdir. Kitap tek adaptasyonlar cok olunca, onemli olanin kitabi, konusu ve karakterleri ile sindirmek , adaptasyonlari da ekrana getirdikleri farkliliklari bir zenginlik olarak algilayarak seyretmek oldugunu dusunuyorum.
kuş cılvıltaları ile başlaması, o doğal güzellikler insanın içine huzur doğmasına neden oluryor.filmde en çok beğendiğim sahneler(sanırım tüm sahneleri çok beğeniyorum)
1.Mr.Dracynin kendisi için “yüzüne bakılmayacak kzı değil hani ama beni dansa heveslendirecek kadar güzel de değil” dedikten sonra elizabethin üzülmüyor gibi görünmesi ama oldukça içerlemesi.Mr. DARCYnin ilk balo olduğu zamanki kibirli ,sıkılgan tavırları(ben bundan sonraki sahnelerde Mr. DARCYyi pek de kibirli bulmadım.ortaya duygusal darcy çıkıyor)
2.elizabeth jane hastalandığı için mr. Bingleyin konağına gittiği zamnaki Mr.DARCYİN tavırları.o andan itibaren Mr. DARCY duygusallaşıyor.
3.elbette elizabeth faytona binerken mr.darcy nin elizabethin elini tutması ve doğan elektrikten Mr. DARCYnin o el haraeketini yapması.
4.ve sonra Mr.bingleyin düzenlemiş olduğu baloda elizabeth mr.wickhamı ararken , Mr. DARCYnin
onu görmesi ve ona arkadan bakışı. Mr. DARCYnin elizabethin birden önüne çıkıp “bir sonraki dansı bana bahşedermisniz”demesi….ve o ikisi dans ederken herkesin ortadan kaybolması…
5.ve sonra elizabetle Rosings konağında karşılaşmalrı.elizabeth piyano çalarken Mr. DARCYnin ona “tanımadığım insanlarla rahatça sohbete girilme yeteneği yoktur” derken ki hali, tavr,ı bakışları….çok güzeldi
6.ve elizabethin jane mektup yazrken Mr. DARCYnin aniden oraya gelip sıkılgan tavırlar sergilemesi..konuşamaması ve eldiveniyle sürekli oynaması..
7.elizabethin kilisede Mr. DARCY nin jane nin mutluluğunu engellediğini anlayıp aniden kiliseden çıkması ve yağmur altında köprüyü koşu gitmesi..
8.en çok beğendiğim sahne şimdi.. Mr. DARCYnin elizabethin arkasından gidip “gurumla savaş vermekteyim ama buna artık daha fazla dayanamayacağım.son ayların benim için işkenceden farkı yoktu.rosingse sadece sizi görme umudu getirdi beni.mantığımla,ailemin beklentileriyle ,benden alt tabakada olmanızla ve kendi mevkiimle çarpıştım.bunları bir kenara bırakacağım ve sizden ızdırabımı sonlandırmanızı isteyeceğim” dediği andaki Mr. DARCY çok ama çok duygusaldı.hele “seni seviyorum” deme şekli beni nerdeyse ağlattı.”annenizin,kardeşlerinizin hatta bazen babanızın tavırlarındaki görgü eksikliği” derken kibirli Mr. DARCY geri dönmüştü.o sahneyi izlerken içimde ne denli fırtınalar doğdu anlatamam.hele en son nerdeyse öpüşecek kadar yakınlaşmalrı. Mr. DARCYnin o an elizabethe karşı hissettiği çekim ekrana çok iyi yansımıştı.sonrada”bu kadar vaktinizi aldığım için affedin beni” deyip gitmesi çok ama çok etkileyiciydi.
8.daha sonra pemberleyde karşılaşmaları… Mr. DARCY nin”evet yürümeyiçok sevdiğinizi biliyorum” derken ki bakışları,duruşu….gerçektençok etkileyiciydi.
9.elizabethin, janeden Lydia nın kaçtığınıa dair mektup aldığında her odaya girişinde Mr. DARCYnin sürekli ayağa kalkmaısı..ki çok tatlıydı …
10,ve sonra Mr. DARCY ve mr. Bingleyin ,bennetlerin evine geldiğinde Mr. DARCYnin elizabethe kaçamak (bir o kadarda utangaç,mahçup) bakışları…
11.ve en son günağarırken Mr. DARCYnin
salına salına gelip elizabethe “seni..seni..seni seviyorum demesi….
O ses tonunu, bakışlarını ömür boyu untacağımı sanmıyorum
Filmden çıktıktan sonra düşündüm ve anladımki filmden bu denli etkilenmemin en büyük nedeni o duygusal(gerektiğinde kibirli olabilen)Mr. DARCY karakteri…daha sonra kitabı okuyunca biraz hayal kırıklığı yaşadığımı belirmeliyim.çünkü kitapta ne elizabeth ilk başta Mr. DARCYye ilgi duyuyordu ne de Mr. DARCY filmdeki kadar duygusaldı.özellikle Mr. DARCYnin kitapta daha az duygusal olması çok üzdü beni..
Ve bence en son elizabethin Mr. DARCYye” nasıl oldu da beni sevdin?güzelliğimi ilk gecede yadsımıştın..ilk başlangıcı nasıl oldu bu işin?bir kez aşık olduktan sonra beni sevmekte devam edişini çok iyi anlayabiliyorum ama ilk başta seni bu aşka düşüren ne olabilir?”sorusuna karşılık Mr. DARCYnin” aşkımın temelini oluşturan saati,dakikayı ,yeri ,olayı ,sözü,bakışı kesin olarak bilemeyceğim.çok zaman geçti aradan.zaten ben işin farkına varıncaya dek bir de baktım ki yolun yarısına ulaşmışım”cevabı filmde muhakkak olmalıydı.düğünlerini görmeliydik..en azından bir kere öpüştüklerinide görmeliydik
Sevgili Ceva,
Ben yurtdisinda bulundugum icin bu kitaplarin Turkiyede en kolay nasil bulabilecegin konusunda akbel23 sana daha cok yardimci olabilir diye dusunuyorum. Mizraktutucu nun da kitaplari temin konusunda mesajlari oldugunu hatirliyorum. Sense and Sensibility nin 1995 Emma Thompson - senaryo ve Ang Lee - yonetmen versiyonunu izlersen hicbir hayalkirikligina ugramayacagini da garant |