PDA

Tüm Versiyonu Göster : The X Files (Özel Bölümler)


sudem
25-05-07, 14:57
02x20 Humbug

Yazan: Darin Morgan
Yönetmen: Kim Manners
İlk Gösterim Tarihi: 31.03.1995


Mulder ve Scully, Gibsonton, Florida’ya emekli sirk göstericilerinin bulunduğu yerdeki Jerald Glazebrook’ın ölümünü araştırmaya giderler. Kendilerine davayla ilgili bilgi veren Şerif Hamilton ile görüşürler. Burada birçok sirk karakteriyle tanışırlar. Bu arada Şerif Hamilton'un köpek suratlı çocuk Jim-Jim olduğunu keşfederler.

Konuk Oyuncular: Jim Rose (Dr Blockhead), Wayne Grace (Şerif James Hamilton), George Tipple (Hepcat Helm), Alex Diakun (Müdür), John Payne (II) (Jerald Glazebrook), Alvin Law (Peder), Blair Slater (Yaşlı Glazebrook Child), Devin Walker (Genç Glazebrook Child), Debis Simpson (Garson), Michael J. Anderson (Bay Nutt), The Enigma (The Conundrum), Vincent Schiavelli (Lanny)

Dizi 27 Mayıs saat 22.00'dan itibaren Cnbc-e'de

duyki
25-05-07, 21:36
kaynak: CNBC-e dergisi


EN İYİ ON BÖLÜM

"The X Filesın bitmesine üzülenlere müjde! Hazirandan itibaren her pazar 22:00'da kült olmuş 10 bölüm yeniden CNBC-e ekranlarında...

On yıla yaklaşan yayın hayatıyla tüm dünya üzerinde fanatik hayranlar yaratan X-Files televizyonun unutulmazları arasına adını çoktan altın harflerle yazdırdı. Dizi sona erdi ermesine,ama takipçileri hala dizinin üzerine yazmayı,çizmeyi,çeşitli forum sitelerinde tartışmayı devam ettiriyorlar.

Sinemaseverlerin internet üzerinde uğramadan edemedikleri IMDb.com sitesi,kullanıcılarının oylarıyla The X-Filesın gelmiş geçmiş en iyi on bölümünü seçti. Önümüz yaz,sıcaklar bastırmak üzere. Mevsimin o boğucu havasında CNBC-e izleyicileri için bir sürprizimiz var. The X-Files on hafta boyunca sondan başa doğru,listede yer alan en unutulmaz bölümleriyle yeniden ekrandaki yerini alacak. İşte IMDb.com kulanıcılarının oylarıyla seçilen en iyi on bölümden ilk üçünün ayrıntılı açıklaması ve diğerleri:

duyki
25-05-07, 21:47
1.Clyde Brucksman's Final Repose: 3. sezonun bu 4. bölümü daha birçok ankette sadece The X-Files ın değil, tüm dizi yapımlarının içinde televizyon tarihinin en iyisi seçilmişti. Senaryosu Darin Morgan tarafından yazılan bölümde, Clyde Brucksman aslı, insanların ne zaman öleceğini bilebilen bir sigorta satıcısı ve tarot bakan falcıları öldüren bir seri katil vardı. Polisiye dozu yüksek bölümde Scully dayanamayarak kendi ölümünün ne zaman gerçekleşeceğini öğrenmeye kalkıyordu.

2. Jose Chung's "From Outer Space" : Dizinin en şenlikli,en matrak bölümü. İlk başta çok karışık gibi görünse de olaylar en sonunda gayet güzel yerli yerine oturuyor. Kendisiyle dalga geçtiği bölüm olarak görülür.

3.Small Potatoes: İlginçtir,bu bölümde The X-Filesın eğlenceli bölümleri arasında gösteriliyor. Bazı eleştirmenler tarafından dizinin en iyi bölümü olarak seçilmişliği de var. Star Wars gibi filmlerle hafiften kafa yapması, kahkaha dozunun yüksekliği, Small Potatoes u vazgeçilmez bölümler arasına sokmuştu.

duyki
25-05-07, 21:54
Geriye kalan yedi bölümse şöyle sıralanıyor:

4. Paper Clip ( 3.sezon 2. bölüm)

5.Paper Hearts (4.sezon 10. bölüm)

6.Monday (6.sezon 14. bölüm)

7.Anasazi (2.sezon 25. bölüm)

8.The Erlenmayer Flask (1.sezon 24. bölüm)

9.Ascension (2. sezon 6. bölüm)

10.Bad Blood ( 5. sezon 12. bölüm)

nfl
27-05-07, 22:26
ya bu aksam sok oldum yayınlancanı bılmıyodum ıyı oldu ama:img-polic

sanat
28-05-07, 04:02
Yaklaşık olarak bir aylık zamandan sonra ekranıma, Pazar günlerime tekrar hoş geldin The X-Files...Hep varolman dileğiyle…………………….

Bu bölüm o kadar tuhaf ve ilginç bir bölümdür ki, ilk izlediğimde kendime ne anladığımı sorup durduğumu hatırlıyorum. Tekrarları izleyince her ne kadar beynimde anlamlandırsamda, bölüm benim için vauv diyebileceğim, müthiş bir bölüm olmamıştır her zaman. Bilemiyorum belki de X-Files’a komik gözüyle bakamadığımdan yani Bad Blood gibi ve birkaç tane daha sayabileceğim bölümlere pek sıcak bakamıyorum, çünkü ajanlarımız böyle konuların genelinde saflıkların tavanında seyir ederler, alışkın olduğumuz Mulder ve Scully yoktur karşımızda…

Bölüm boyunca bir “ucube” lafıdır gider ve gerçekten ajanlarımızın dışındakilerin hepsi birer ucubeden oluşan eski sirk maymunlarıdır. Bir yaratık bu ucubelere saldırıyor ve bölüm boyunca konusu bahsedilen fijili denizkızı üzerinde izleyiciyi toplarken son sahnelerde alışkın olduğumuz gibi dumura uğrarız garip bir şekilde…

İlk öldürülen adamın yüzünü ve vücudunu görünce insan biraz tuhaf oluyor, Scully’nin dediği gibi; “Bütün hayatını böyle görünerek düşün" gerçekten de öyle; ama adamın etrafındaki herkes kendisi gibi olunca normal geliyor sanırım...

Cenaze töreninde her şey olması gerektiği gibi, ölüye dua yapan bir peder, konuklar, sonra ajanlarımızın geldiği andan itibaren orada oturan insanların genelinin anormal olduğunu görüyoruz hele ki peder sayfayı ayak parmağıyla çevirdiğini görmek, ölen adamın karısının uzunca sakalları, tabutun birden hareket etmeye başlaması, toprağı aşarak yeryüzüne gelen bir adam, herkesin nedendir anlamadığım bu durum karşısında kaçındıkları, bir ucube çıktı kendileri gibi ve kalbine demir çaktı, acıya ne kadar da dayanıklı bu adam, vücudu delik deşik olmuştur az değil irili ufaklı her tür çiviyi çakıyor...

Geceyi geçirmek için bir yer tutmaya gittiklerinde orada ucube cücenin alıngan ve aşalandığını düşünerek peşin sıra sıraladığı onca laflarla Mulder’ı mat etmesi, beğendiğim pek alışkın olmadığımız sahnelerdir…Scully’nin bir yüzü normal diğeri anormal olan bir adamla konuşurken köpek suratlı çocuk Jim-Jim’in şerif olduğunu anlaması; ama daha öncesinde bahsedilen bitişik ikizler hikayesinde birinin uyandığında, yanındakinin öldüğünü görmesi ve sonrada kendisinin ölmesi aslında ölenin beyin kanamasından ölürken diğerinin korkudan ölmesi bana ilginç geldi, birazda finale ipucu verir gibiydi. Asıl bu sahnenin sonrasında çift yüzlü adamın daha fazlasını öğrenmek istiyorsan 2 şartım var dediğinde, biri bundan kimseye bahsetmeyeceksin, öbüründe ücret isteyip Scully’i bir odadaki sandığa yönlendirmesi ve Scully’nin sandığı açtığında Exit yazısı yanarak dış kapının açılması ve sonrasında yüz ifadesi güldürdü beni, çok zekiceydi…En komiğiyse gecenin bir yarısı Mulder ve Scully’nin şerifi gözetlemeleri ve şerifin gittiğinde ne yaptığına bakarken suçüstü yakalandıklarındaki halleri müthiş komikti…..

En tiksintisi ise sabah koşusuna çıkan Mulder’ın tüm vücudunu puzzle dövmesiyle dolduran adamın sudan çıkarak çiğ balığı yemesi çok ilkel bir görüntü; ama en iğrenci ayaklarından asılı adamın ordan kurtulduktan sonra ajanlarımızla konuşurken burnuna çivi çakması içimi bir hoş etti ve sonrasında adamın çiviyi çaktığı yerden çıkartamayınca Mulder’ın yardım ederken ki yüz halleri… ve yine puzzle adamın ne varsa her şeyi çiğ yediğini anlatırken ağzına böcekleri vermesi, sonra Scully’e uzattığında bizim hatunun normal bir yiyecek gibi alıp ağzına atması (numaradan) ve Mulder’daki şaşkın ifade müthiş güldüren sahnelerdi…

Scully’nin karavanının altında tesisatı kontrol eden bücür ucubenin Mulder’la olan konuşmada, ona boyun posunla bazen her kadının bakmayacağını falan söylemesi Mulder’ın ise seni ne kadar erkeğin cazip bulduğunu bilsen şaşırırdın diye karşılık vermesi, harikaydı…

Herkese saldırıp duran canavar kılıklı gibi gözüken kişinin aslında içki içen adamın bedeninde yaşayan bir kardeş olması, istediğinde de ondan ayrılması garipti; ama en güzeli bu kez ucubenin kendinden büyük aç bir ucubeye saldırması ve ne derler; “Büyük balık küçük balığı yuttu” ve karnını ovuşladı, lezzetliydi demek…
Tabi Mulder ve Scully’nin ufaklığı ararken korku tünelinde geçenler ve Scully’nin önüne Mulder’ın kayarak gelmesi güzel sahnelerdi…

Kardeşlerden biri puzzle olan adamın midesinde, diğeri de tıpkı başta bahsedilen bitişik ikizler gibi kısa sürede ölmesi… En çok son sahneyi beğendiğim, her yerine çivi çakan adamın eşyalarını toplarken Scully’e “ Ben geleceği gördüm ve aynen ona benziyordu” dediği sözden sonra kamera merdiven başında, elleri belinde ileri doğru bakarak poz veren Mulder’da belirir ve sonra Scully’e bakar, hala gözümün önüne geliyor çok komikti yaaa insan ırkının geleceği Mulder demek….
Ve puzzle adamın uykulu hallerini son yediğim yemektendir dedikten sonra ajanların birbirlerine bakmaları…

The X-Files’ın sürüveninde ilk kez işlenen komik içerikli konu olması yanında ajanların sönük kaldıkları bir bölüm…Bu arada çalan müzik felaket ötesiydi, ne o öyle at kişner gibi ve de şarkıyı söyleyenin sesi müthiş kabaydı, kulak tırmalayan cinstendi…

Ayrıca bu bölümü izleyince Scully’nin ayaklarına kadar uzanan, büyük beden ve genişçe valtkalı paltosunu görünce yine sinirledim, bu kadının ilk 4 sezondaki giyimini sevmiyorum…O dönemlerde yıl 94‘te olsa moda değildi….

Şah-Rû
28-05-07, 11:47
Yav açıkçası benim için ufak bi aradan sonra The X Files' ı izlemek kadar bu diziyle ilgili keyifli olan birşey varsa o da ertesi gün gelip Aynur' un müthiş yorumunu okumaktır kesinlikle.
Şunu söylemeliyim ki izlerken gülümsemek istedim ama açıkçası gözlerimin yaşardığını da hissettim. 1 aydır izlemediğime inanamıyorum. 9 yıl dile kolay.
The X Files' ın zaman zaman sinir bozuculuğa ulaşan light bölümleri aslında sezon aralarına serpildiğinde bayağı eğlenceli oluyordu. Yeter ki 9. sezon gibi peşpeşe dizilmesinler. Humbug saç baş yolduran cinsten değildi en azından, merakla eğlenceyi harmanlayabilen dahası zaten sezon boyunca gerim gerim gerildiğimizden rahatlatan bir bölümdü. Scully ve Mulder' ın nispeten iyi anlaştıkları yine de ufaktan birbirlerine fark atmaya çalıştıkları zamanlar. Ucubelerin durumu gerçekten içler acısıydı. Kardeşinden ayrılıp kendine başka kardeş arayan gelişememiş ikizin durumu daha da kötüydü. Çiğ gıdayla beslenen arkadaş nasıl yuttu onu öyle. Scully' nin böcek nuramarası ilk izlediğimde beni bayağı şaşırtmıştı. Ciddi bilim kadını Scully den böyle bi atak beklememiştim. Tabi bu bölümler Aynur' un dediği gibi ajanlarımızın süregelen davranış şekillerinden uzak, bölümün kendisi gibi light takıldıkları bölümler olduğundan aslında şaşırmamam gerekti ama o zamanlar henüz 2. sezondaydık. Bölümün müziği beni çok güldürüyor hakikaten kişneme gibi. Aslında absürdlükle dolu bir ortama da ancak öyle bir müzik gidebilirdi. Scully' nin giyim tarzı ilk 4 sezon beni delirtmişti ama düşününce 90 lar zaten böyle değil miydi? Aslında biraz 80 sonu izleri bile bulunabilir en azında vatkalar olmasaydı diye çok eseflenmişliğim vardır. Sonuçta 1 aylık aradan sonra The X Files' ı izleyebilmiş olmaktan çok memnunum.

kaptan jack
28-05-07, 12:33
bu böümü ilk izledigimde bende tuhaf duygular uyandırmıştı.....dizinin gerilimini yakışır bir bölüm oldugunu söyleyemem....tabi bazı şeyler ikinci izledigimde daha iyi oturdu.....ilk izledigimde dvd sinde türkçe altyazı olmadıgı için ingilizce alt yazıyla izlemek zorunda kalmıştım.....dün akşam bazı kaçırdıgım kesitleride kafamda birleştirmiş oldugum için mutluyum.....the x files sayesinde ingilizcem gittik.e gelişiyor ve bu konusda gerçekten mutluyum....birdev şu konuya deginmek isterim ki 2. sezonda gerilim dozu yüksek onca bölüm varken neden bu bölümün seçildigini anlamış degilim....kötü oldugundan söylemiyorum ama madem bu bir hatırlatma en vuruıcu bölümlerin olmasını isterdim....mesela bir little green men dün akşam süper olurdu yani......:img-wink:

duyki
28-05-07, 13:08
Dün akşam 1 aylık aradan sonra tekrar dizimize kavuştuk Her ne kadar istediğimiz bölümleri yayınlamasalar da Mulder ile Scully yi birarada görmek beni fazlasıyla mutlu etti Son sezonlardaki Mulder krizimizi göz ardı etmemeliyiz değil mi arkadaşlar

Aslında güldüğüm o kadar sahne var ki Aynurum çok güzel açıklamış zaten Başta her şey normal giderken peder ,arkada Scullye gülümseyen cüce ,adamın sakallı karısı, yapışık ikizler(ayakkabı çok şekerdi)... ne oluyor dedim Şurda bir tek Mulderla Scully mi normal insanlar Son anda yalnız kaldıkları sahne de çok güzeldi Bölüm boyunca böyle donup kaldılar zaten

Şerifin bahçesinde patates buldukları sahne ve şerifin "soruşturma pek iyi gitmiyoır galiba " demesi hoştu Bir de kendi aralarında konuşuyorlar Acaba doğru mu yapıyoruz yoksa bir ipucu elde edebilir miyiz diye Ne oldu ajanlarımız durur mu tam gaz devam ettiler kazıya

Ben bu cüceyi çok sevdim Kaldığı yer de çok güzeldi Onun yanında olup oyuncak gibi oynamak isterdim onla Böyle çayını hazırlarım yatağını düzeltriim ... Kanımca çocukluğuma döndüğümü hissediyorsunuz Neyse cücenin sözleri güzeldi ama sonunda Mulderın FBI ajanıyım zaten demesi çok güzeldiş Scullynin de alttan alttan bakıp gülmesini engellemeye çalışması güzel bir ayrıntıydı

O iki suratlı adamın ve de fijili denizkızı muhabbettinin pek anlamadım Scullynin adama para yağdırdığı sahne çok güzeldi Sandık=exit Dışarı çıkabilirsin bayan entellektüel

İkizin (küçüğünün) cinayetleri biraz anlamsızdı Abisi dönceğinden pek emindi ama onu da kaybetti Gerçi yeni sahibiyle mutlu mesut yaşarlar artık Demek ki pullu adam çiğ et de yiyormuş

Böcek yeme sahnesi çivi çalma sahneleri çok güzeldi Ordaki mimiklerin resimleri mutlaka eklenmeli Çalışma yapmak istiyorum Demek ki orda bütün amcalar amatör illüzyonistmiş

O çivileri orasına burasına batıran adama da çok sinir oldum Sonunda bir güzel söz söyledi ki keşke gerçek olsaydı Mulder ın o karavan önündeki duruşu neydi öyle Aslında çok güldüm ama dikkatle bakınca ve adamın dediklerini düşündükçe geleceğimizin Mulder ırkından olacağı ... Yok dayanamam ben bu düşünceye

Sonunda o pullu adamın yediğim bir şeydendir dediği sahne çok güzeldi Tipik Mulder- Scully bakışması Keşek yanımda siz olsaydınız da ben de size böyle bakabilseydim Ya arkadaşlar imkanımız olsa da hep beraber izlesek şu bölümleri Düşünsenize ne güzel olurdu

sudem
02-06-07, 16:12
5.12 Bad Blood

Yazan: Vince Gilligan
Yönetmen: Clifford Bole
İlk Gösterim Tarihi: 22.02.1998

Scully, Mulder'ın takip ettiği kendini vampire zanneden genç adamın azı dişlerinin sahte olduğunu fark eder. Hata yaptıklarının fark ettikleri için DC'ye geri dönderler ve Skinner'a yaşadıkları davayı anlatırlar.

Konuk Oyuncular: Mitch Pileggi (Walter Skinner), Arlene Pileggi (Skinner'ın Asistanı)

Forbes Angus (Funeral Director), Brent Butt (Coroner), Luke Wilson (Şerif Lucius Hartwell), Patrick Renna (Ronnie Strickland)


Not: sanat'a teşekkürler.

Şah-Rû
04-06-07, 11:44
Benim özellikle bakış açılarının farklılığını vurgulamak istediğimde tavsiye ettiğim bölüm. Scully ve Mulder' ın aynı olayı neredeyse bambaşka şekillerde anlatması gerilim içinde geçen bir sezonda beni çok güldürmüştü. Özellikle Mulder' ın şerifi dişlek yapması süperdi. Scully' nin otopsideki duygusuz halleri de bölümün eğlenceli kısımlarındandı. Bu bölümlerin yani burada light adını verdiğimiz bölümlerin müzikleri de light oluyor.
Bu bölümlerin peşpeşe geliyor olması 9. sezonu bolca hatırlatsa ve bu "10 kült" bölümü seçenleri bolca anmama neden olsa da yeniden The X Files izliyor olmaktan çok memnunum. Ayrıca önce Aynur' un mesajını okuyup şuanda aklıma gelmeyen yerleri de onun sayesinde hatırlayıp sanki hepsini aklımda tutmuşta yazmış gibi havalı bir şekilde mesaj yazma şansını bu haftalık kaybetmiş bulundum. Aynurcuğum yorumunu bekliyorum.:img-wink:

duyki
04-06-07, 14:18
Ay Nesli öldüm gülmekten Aramızda kalsın ama ben de aynı şeyi yapıyordum Aynurum nerdesin Yorumlarını dört gözle bekliyoruz:img-hyste

Valla ne olursa olsun ben bu bölümde çok güldüm Hikayeye başlayış şekillerinden tutun sonuna kadar yaşanan veya yaşanmayan olaylar hakkında görüşlerine kadar gülmekten yerimde oturamadım

Harika bir sahneyle başladı Scullynin bakışı:img-fear2 ,Mulderın:img-polic hava atması ,Scullynin takma dişi alması:butch: ve Mulderın o halisofa Böyle başlayan bir bölüm nasıl sürdürebilirdi ki zaten :img-hyste

Sonra ofisteki konuşmaları Muldeırn Scullyi konuşturmaması çöp tenekesinin canını çıkarması:img-hyste sonra da Scullyi ikna çabaları görülmeye değer sahnelerdi

duyki
04-06-07, 14:25
Sıra geldi hikayeyi dinlemeye Scullynin anlattıkları daha doğru geldi bana Her iki durumda da ortak bir nokta vardı Scullynin şerife olan bakışları:icon_redf
Neslinin de dediği gibi olayı iki farklı açıdan izlemek çok hoşuma gitti Böyle oldu Hayır böyle olmadı Sözümü daha ne kadar keseceksin Dana mı Sana Dana mı dedi:img-hyste İşte budur

En çok güldüğüm sahne Scullynin gözünden izlediğimiz Mulderın masajlı yatakta güldüğü sahneydi O ne gülmedir Nasıl sinir bozucu bir durum Scully de melek ya hiç sesini çıkarmıyor ama Mulderın gözünde o sahne hiç de öyle değildi Scully ağzına geleni sayıyor Mulder da süt dökmüş kedi gibi köşede masum masum bakıyor:img-hyste

Şerif&Scully bakışmaları Şerifin Scullyi onaylaması Garibim Mulderın olaya konsantre olmaya çalışması ...

Sculynin otopsi yapması Lezzetli bir pizzaya benziyormuş demesi:img-eat: Sanki mideden onları alcak yiyecekmiş gibi geldi bir an bana:img-beee:

Sonra Skinnerın iki deliyi karşıma almışım konuşturuyorum bakışları imgdrag Yazık bu adama da az çekmedi ajanlardan Bir de olayı anlattıktan sonra kendileri de inanmadı Gerçekten böyle mi oldu der gibi bakıyorlardı:img-hyste

Neyse çok uzattım Aynurum devamını da sen yazarsın artık Bu sefer başlangıç bizden


yorumumu kabul etmedi mesaj İkiye böldüm bu yüzden:img-hyste

sanat
04-06-07, 17:18
En iyi 10 kült bölüm için gönlümüzde neler arzulasakta, yadsınamaz bir gerçekte var, oda Bad Blood’un bu sıralamayı hak ettiğidir. Komik bölümler olması X-Files olarak bakamasamda, bu bölüm en ince detayına kadar, her kare, her replik önem teşkil ediyordu, son sezonlarda alıştığımız başına buyruluğa, özellikle bu bölümde rastlanılamaz bile. Mükemmel bir bölüm, müthiş derecede komik olması yanında, izlerken altında başka vurgular yatmakta…

Boyunlarında iki delik olarak bulunan ceset-ler ajanlarımızın eline ulaşıp araştırmaya başlarlar ve bulgularını rapor olarak Skinner’a sunmak için ofise gelirler. Mulder ve Scully, bu zamana kadar Skinner’a verdikleri raporlar hep farklıdır hatta bazen aynı olduğunda Skinner bile şaşırır. İkisininde olaylara bakış açıları farklıdır; ama bu olayda ikisinin de anlattıkları birbirinden tamamen zıttıdır, olayda buradadır. Birbirlerine ne olduğunu sırayla anlattıklarında konu Mulder’ın tabiriyle vampir de olsa bu benim için bölümde 2. planda kalmakta…

Ajanlarımızın birbirlerine, kendilerince yaşanılanları anlatırken hiçbir benzerliği olmayıp, ikisinin de bunu kabul etmeyişi X-Files’ta bu iki ana karekter üzerine kurulu düzeni çok güzel yansıtmakta…Gelelim anlatılanlara;

Scully; bir doktor ve bilim adamı işini ne şartlarda olursa olsun en iyi bir şekilde yapmaya çalışan ajanımız, bu bölümde açlığı o kadar çok depreşmiş ki pizza da pizza, yiyemedi de gitti…Bulguları bir bir inceleyip, tüm organları terazide tartarken bir yandan da yüzündeki bıkkınlık ifadesi görülmeye değerdi, organları tartarken bir yandan da aç ve yorgun olduğunu söylerken, mideyi delip içerdeki pizza kalıntılarını görüp canının daha çok pizza istemesi iğrençti, özellikle tartıda ki bağırsaklar yedi bitirdi beni bu bölüm, terazi kefesine nasıl koymaktır öyle…Otel odasına gelip kendi yatağında parayla çalışan titrek yatakta sakinlerken birden Mulder geliyor, üstü başı kir pas içinde, Scully otopside bulduğu sonuçta kurbanların önce verilen bir ilaçla uytulduğunu söylemesi ve Mulder’da yeni bir ceset daha var demesi, Scully ise zaten ötekini senin için yapmıştım şimdi tekrar mı otopsi yapmamı istiyorsun, daha yeni para atmıştım dediğinde Mulder’ın merak etme ben yatarım deyip kendini atması, Scully’nın çıkarken yatağımı çamurlama derken Mulder’ın titreyen yataktaki kahkahaları beni güldürmekten beter etti, sonra pizzacı geldi Scully parayı içerdeki verecek deyip gidişi. Otopsi yaparken Scully’nın bulduğu pizza kalıntılarıyla olayı çakması hemen otel odasına gelmesi, yalnız olayı fark ettiğindeki ifadesi eski zaman Amerikan filmlerindeki gibi sakin, masumane ve de zekice bir tavırdı. Mulder ise üzerini değiştirirken pizzacı çocuğun gelip parasını istemesi, sonrasında Mulder’ın titreyen yatakta pizzayı yemeye çalışması hahaaa bitirdi beni, sonra kendindeki durumu fark edip ilaçlı olduğunu anlaması, yataktan yere düştüğü zaman Scully’nin içeri girip 5-6 el ateş etmiş de biri denk gelmiş dediğine göre sonra Mulder’ın yanına gittiğinde söylediği sözler ve Mulder’ın “Ben öyle şey söylemedim” deyişi……Scully’nin anlattıkları bunlar; ama olayları anlatırken öyle bıkkın ve bezgin bir haldeki, ayrıca bu zamana kadar başından ne geçsede asla otopsi yapmaktan bıkacak bir kadın değil; ama bu ölüm sanki zorla yaptırılıyor, sanki aaa yeter artık ben bırakıyorum diyecek gibi ve enteresandır bu bölümde abartı göze ne kadar batsa da gerçekte Scully’e öznel olarak bakıldığında sanki Mulder onun düşüncelerine değer vermeyen, dinleme zahmetinde bile bulunmayan, hor görülüyor ve sürekli olarak Mulder tarafından ordan oraya sürüklenip duran bir kimse olarak görüyor kendini, gerçekten de bu bölümde ilk defa Mulder Scully’nin düşüncelerini aşalar bir tavır almıştır. Scully’nin daha ilk baştan beri vampirleri kabul etmeyişi ve hayretler içinde izlediğin şerifle karşılıklı kurları, böyle bir kadının böyle bir adamdan hoşlanabileceği akıl erecek iş değil. Ama şöyle de bir durum var şerif Scully için çok kibar, saygılı, efendi biri yani Mulder gibi onu görmemezlikten gelmiyor, Scully’nin işine saygı duyuyor, şerifte Scully’e “Sizin geleceğinizi duyduğumdan kimseye dokundurmadım” demesi bile Scully’nin yüzünde oluşan mutluluk….Evet Scully kendi içinde Mulder’dan saygı bekliyor…

Mulder’ın neden gerçeği söylemiyorsun benim gibi adının Spooky’ e çıkmasından mı korkuyorsun derken, peki o zaman sen anlat dedikten sonra Mulder başlar…Anlattıklarında Mulder bizim bildiğimiz kişi değildir, ofiste Scully’e olayı anlatırken kendinden emin, kararlı kişi yok, korkak bir Mulder vardır, Scully’e slaytta inekleri gösterirken, boyunlarında delik var diyip göstermeye çalışırken bir türlü o karenin gelmeyişi ve Mulder’ın Scully’nin suratına korkmuş gibi, acınacak bir şekilde bakarken enteresandır Scully müthiş kızgın, Mulder’ın dişlere verdiği tepkiler ---“3dişi dışarıda”, Scully “Hiç de değil”---seninde ne düşündüğünü bilmek isterim, saygı duyarım deyişi ve şerifin yanında vampirler ile ilgili bildiklerini sayarken şerifin anlamadığı halde anlıyormuş tavırları Scully’nin esnememek için kendini zor tutup Mulder’a karşı çok kabaca sadede gel der gibi alaycı tavırlar, otel odasında Scully’nin titreyen yatakta Mulder’ı bekleyişi ve Mulder’ın bir otopsi istemesine karşın Scully’nin kızgınlık ve öfkeyle arka arkaya o kadar laf sayarken Mulder’ın hiç tepki vermeyişi….Evet Mulder olayı anlatırken kendisi o kadar saf, o kadar masum ki, Scully ise Mulder için özde hep bağıran, çağıran, Mulder’a hep kızan, fikirlerini aşalayan, hep kendini haklı çıkarmaya çalışan, ona inanmayan bir kimse. Scully’nin anlattığında pizzacı çocuk kaçarken, Mulder’da Scully’nin ateş etmesiyle vurulup, uçarak kaçıyor tezatlıklar ne kadar ilginç. Birinde pizzacıyı Scully kovalıyor, birinde Mulder ve kalbine kazığı saplıyor…

Otopside, doktorun kazığı çıkardıktan sonra pizzacı çocuğun kendine gelip adama saldırırken dişlerini diliyle yoklayıp saldırması…Mulder’ın mezarlığa çekirdekler saçması, otel odasında pizzacı çocuğa da atıp, çocuğun bunu neden yaptın deyip bir bir yerden toplaması, ayakkabı bağcıklarıyla oynaması, Mulder’ın aslında vampirlerin uzun dişleri yoktur bu insanların uydurmasıdır demesi…Pizzacı çocuğu tabutta yakaladığında “Ne oldu, uykumu tutmadı” demesi ve tabutun üzerine oturup o sallantıda “ Konuşmama hakkına sahipsin….” demeye çalışması, dişlek şerifi taklidi…Daire çizerek giden otobüse şerifle o kadar ateş etmelerine rağmen isabet ettirememeleri ve Mulder’ın otobüse atlayışı….Her sahne, her replik öyle dopdolu ve gülmekten karını ağrıtan kelimelerdi ki…Mulder’ın gece Scully ile birlikte mezarlıkta beklerken şerifin gelmesi ve Mulder’ın onları yalnız bırakması, giderken “ Artık sana hiç iyilik yapmadığımı söyleyemezsin” demesi…Tek kelimeyle harikaydı….

5 yıl boyunca ortaklıktan çıkıp, aralarındaki bağın ne kadar ileri olduğunu bilsekte, bu bölüm sanki aradaki derin bağların da ötesinde iki karı koca gibiydi sanki. Skinner’a rapor etmek için dışarıda koltukta ikiside masumane otururken Scully’nin Mulder’ın kravatını düzeltmeye çalışması, Mulder’ın verdiği tepki harikaydı;
Scully: Sadece ona sana ilaç verildiğini söyle
Mulder: Kes şunu
Scully: Söylesen ne çıkar
Skinner:…..
Mulder birden ayağa kalkıp “Bana ilaç vermişlerdi”…Mükemmel bir sahneydi, hala deli gibi gülüyorum bu sahneye…

Son sahnede ikisininde Skinner’a söyleyecek bir şey bulamayıp birbirlerinin anlattıklarını bilmediklerini çünkü ilaçlı olduklarını söylerken ki halleri yauvv dizimi seviyorum….

Olay iki ajanın ağzından anlatılmış ve izleyici de birini seçmekle baş başa bırakılmıştır yine…Benim için Scully hayalinde yine bildiğimiz biriyken Mulder gerçek ve hayalindekiyle uyuşmuyor. Spooky Mulder’ın yeri geldiğinde ukalalık tacını takan yeri geldiğinde umursamaz kişiden çok farklı bir Mulder var, sakin, saf, acınacak halde. Sanırım burada Mulder’ın geçmişi, yetiştirilişi geliyor, kendini dışarıya çok farklı biri olarak sergiliyor yada kanıtlama derdiyle uğraşırken kendini kandırıyor, kendisinde tam olarak bir şeylerin oturmadığını görüyoruz tabiki yalanların içinde büyüyen bir adamın normal olması beklenemez…

M&S’nin arası gerçekten müthiş bir bağla bağlı, bu bağ öyle bir derinki kaç yıldır şahitleri bizleriz. Birbirlerine çok güvenmeleri, sırdaş, yoldaş en yakın tek kişiyken bir o kadar da uzaklar. Çünkü Scully çok sert Mulder’ın bu bölümdeki tepkileri de bu yüzden, öyle sert ki bir noktada çevresine ördüğü bir duvar var, kimseyi yaklaştırmıyor. Bazen Mulder bunu aşsada en ufak şeyde bu duvar öncekinden daha da yükseliyor. Mulder bu yüzden çekimser kalıyor. Scully’nin incitilmekten korktukça kendini kilitle sakladıkça aralarındaki bağ ne kadar güçlü olursa olsun bu nokta ikisini çok uzaklara itiyor, ortam geriliyor ve platonik takılmayı tercih ediyorlar….

Not: Arkadaşlar teşekkür ederim; ama yapmayın böyle, çok utandırıyorsunuz beni...Yorum için özür dilerim, geceden beri elektrikler yoktu, yazamadım..

kaptan jack
04-06-07, 19:48
bu bölümü çok begendim the x files ı izlerken hiç bu kadar güldügümü hatırlamıyorum...her sahne o kadar hoştu ki hangisine deginecegimi şaşırdım....mulder ve scully in olaylara bakış açısı o kadar farklıymış ki o kadar olur yani...
mulder ın scully den bir otopsi daha yapmasını istemisi ve kendini o hareketi, yataga atması ve kıkır kıkır gülmesi beni gülmekten öldürdü....
birde mulder ın ilacın etkisindeyken scully yi araması ve birşeyler söylemeye çalışması bunun üzerine scully nin sapık deyip yüzüne telefonu kapaması komik sahnlerden birisiydi....
scully nin otopsi sahneside üzer,inde konuşulacak sahnelerden birisiysi tabi....iç organlar kavun karpuz tartar gibi tartması,kurbanın midesindeki pizza kalıntıları görüp güzel bir pizzaymış demesi çok komikti...
scully nin pizza olayını çözdükten sonra otele gelip mulderı yarı baygın halde buldugunde mulder ın zırvaladıgu şeyler acayip komikti....tabi birde bunları ben söylemedim demesi....:img-hyste
mulder ın pizzacı çocugu tabutun içinde görüp,tabutun üstüne çıkıp konuşmama hakkına sahipsin demesi ayrı bir sahneydi birde başka vampirlerin ona dogru geldigini görüp eline iki çubuk kraker alıp haç işareti yapması beni gülmekten öldürdü...

sanat
04-06-07, 21:46
Duygucum bende Mulder’ın kağıt toplarından bir türlü basket yapamayınca kalkıp çöp kutusunu tekmelemesi hala en çok güldüğüm sahnelerden bir tanesi. Aslında Mulder’ın bu davranışı hayatımızda da kendimizin bile yaptığı bir savunma mekanizmasıdır. İsabet ettirememe nedenini çöp kutusundan kaynaklandığını düşünürek suçu üzerinden atar. Aynı birinden laf eşittiğimizde o kişiye diyemeyip başkasından çıkarmak gibi yada gol yiyen kalecinin kale direğini tekmelemesi gibi…

Şu pizzacı çocuğun diliyle vampir dişlerini araması, olmamasına rağmen yinede ısırmaya çalışma azmini takdir ediyorum. Ben bu zamana kadar izlediğim vampir filmlerinde hiç gözlerinin parladığını hatırlamıyorum. Ayrıca hep gece dışarı çıktıklarını, gündüz ışığının zarar verdiğini bilirdim filmlerden öyle değilmiş demek ve meşhur dişleri…

Sana Dana mı dedi olayı benimde hem komiğime hem de tuhafıma gitmekte. Acaba Mulder kıskanıyor mu diye aklıma geliyor. Kendisi çok duygusal olduğunda yani ikisinin çok yakın olduklarında Mulder Dana diye hitap eder, bu da o kadar azdır ki, acaba Mulder bu yüzden hayalinde şerifi dişlek olarak düşünmek istemiş olabilir mi?...Ayrıca birbirlerine olayı anlatma sahnesi bitmesine rağmen yani Mulder ve Scully’nin gece mezarlıkta kalbinden kazığın çıkarılmasından sonra kaçmış pizzacı çocuk için bizimkiler vampir avına çıkmışken şerif gelmişti, orda da hala dişlekti…

Scully desen ayrı Mulder yanında iken bir adamdan etkileniyor, son kez olsa da hiç alışkın olduğumuz şeyler değildi….

duyki
05-06-07, 00:14
Aynurum ya çok güzel yazmışsın Hem de bir mesajda kabul edilmiş Neden benimkisi olmadı anlamadım

Canım çöp tenekesi olayına katılıyorum Savunma mekanizmalarına çok güzel örnekler vermişsin Anlaşılan eğitim bilimlerinden çok iyi puan alacaksın:img-wink: O anda Mulder öyle kızdı ki zaten tamam dedim Scullye dalacak ama çöpe gitti Ona kızacağına aklını çalıştır be canım Kazığı çaktın adama hala daha kağıtlarla uğraşıyorsun

Evet ince bir ayrıntı daha Gözler çok etkileyici olmuş Yeşil yeşil parladılar Ah canım X Files ta her şey değişiyor biliyorsun Neler öğrenmedik ki 9 sezon boyunca

Bence kıskandı bizimki Mulder ara sıra Dana diyordu ama Scullynin Fox dediğini duydunuz mu hiç İşe bu yönden baktığımızda senin dediklerin de doğru çıkar Scully her zaman bir duvar örmüştür kendine Mulder atak yapar ara sıra da başarılı olur ama sonuç yine değişmez Ta ki 8.sezon finaline kadar Demek çözüm Williamdaymış:img-hyste

Yani Mulderın anlattıkları mı doğru demek istiyorsun Şerifin dişlerine dikkat etmemiştim zaten kravat bağlama sahnesini de kaçırdım Tekrardan izlesem iyi olacak Öyle bir anlattılar ki kafamız karıştı

Duygum o sapık sahnesinde ben de koptum Mulder: Iıı mııı dıı hııı Scully: Sapık

Bir de Mulderın yerde yatarken dediklerini anladınız mı Scully de nasıl aklında tuttu onca saçmalığı hayret ettim E önemsiyor Mulderı ama bilmem kaç sezon boyunca önemsemekle kaldı Hem aslan gibi delikanlı varken orda Şerife bakman yakıştı mı Scully Ondan sonra Mulder bir şey dese suçlu o olur

Şah-Rû
05-06-07, 10:59
Aynurcuğum hiç utanma yorum dediğin işte böyle olur, bak okudukça neleri atladığımı görüyorum.
Mulder' ın çöp kovasını haşat etmesi sinir patlamasındandı herhalde. Yazması gereken rapora ne yazacağını daha doğrusu aklındakini nasıl yazacağını bilememenin sıkıntısı. Skinner' ın ona yedittirmeyeceği bir rapor olmalı değil mi?:img-hyste
Şerif dişlek değildi galiba çünkü tekrar kasabaya gittiklerinde ve şerif onları karşıladığında yani olayı ajanlardan birinin gözünden değil direk olarak izlediğimiz sahnelerde Scully Mulder' a dişlerini işaret ederek alaycı bir şekilde güldü. Yani "hani dişlekti" ifadesi olarak algıladım ben o kısmı.
Ayrıca bu arkadaşlar evrim geçirmiş vampirler, günümüze ayak uydurmuşlar. O yüzden Mulder gibi francalayı haç yaparak ya da kalbine kazık saplayarak kurtulmak pek mümkün olmuyor. Aslında hafiften bir kurt adamlıkta yok değil yani, gözler pek bi efsunluydu. :img-hyste
Ve olay iki farklı açıdan anlatılmış olsa da iki hikayeyi bir araya getirerek olayı çözebiliyorsunuz. Bu açıdan da özel bir bölüm oluyor. Ve tabi ajanlarımızın birbirlerine bakış açılarını da görmüş oluyoruz. Tabi o zamanlar henüz 5. sezondu ve ajanlarımız hâlâ zaman zaman birbirlerine güven problemi yaşayabiliyorlardı.

sanat
05-06-07, 12:07
Duygucum mesajını kabul etmemesi simgelerden kaynaklanıyor. Bende resimler bölümüne yorum yazmış kabul etmemişti 12 simgeyi geçmemesi gerekiyor :img-wink:

Dana muhabbeti benimde kafamı kurculuyor, Scully Mulder’a Fox hiç diyemez çünkü bir kez deme gafletinde bulunduğunda, Mulder çok kötü bir şekilde terslemişti hatta Scully kaçırılıp geri getirildiğinde hastanede kendisine gelmiş, Mulder ziyaretine geldiğinde Scully’nin annesi Fox demişti de Scully o halde Fox değil Mulder diye annesini düzeltmişti yani o kadar tesir etmiş...

Arkadaşım keramet William bebekte mi diyorsun sen şimdi, aklıma Triangle bölümü geliyor orda Mulder belki bir rüya yada gerçek (bana göre rüya) geçmişe gitmiş orada o dönemin Scully'si ile karşılaşmıştı, son sahnelerde bir şeyler yapmasını gelecekte hiç karşılaşamayacklarını söylüyordu tabi bizim hatun o dönemlerde ne diyon sen der gibi bakıp dursada Mulder belki gelecekte bir araya gelemeyecek ihtimaliyle Scully'i öpmüştü ve sağdan okkalı bir yumruk yemişti Mulder "Ben sol bekliyordum" demişti, burda bile Mulder Scully'e yaklaşırsa böyle bir tepki alıp her şeyin darmadağın olmasından korkuyor tabi kimin yüzünden...Bölümün sonunda kendine gelip Scully'e seni seviyorum bile demiş bizim hatun ooo tabi diyip ciddiye almamıştı...7.sezon Millenium bölümünde tv deki görüntülerden etkilenmişte olsa bu büyük bir ilerlemedir. Ama yine çekincelerini görürüz Mulder'ın sonra Dünya'nın sonu gelmedi diyerek Scully'den tepki beklemiş gelmeyince kaç sezonluk gerilim yumuşamaya başlamış duvarlar çıktıkları yerden aşaya inişe geçmiştir...Aslında ikiside birlikte çalışmaya başladıklarından beri çok şeyi birlikte paylaştılar bir bütün oldular belki de bunun bozulmasından korktular ve kendi içlerinde platonik takılmayı tercih ettiler. Tabi burda Mulder'ın kadınlar üzerindeki yeteneksizliği de var sanki o değilde tüm kadınlar ona gelmiş, hiç yorulmamış kolay kadınlarla olmuş, belki de sadece kız kardeşiyle ilgilenmekten köreldi ne bileyim...Scully'nin de ondan aşa kalır yanı yok, asker bir babanın olması onu bu kadar disiplinli biri yaptı, belki hep başarması gerekti yada ailenin sonuncu çocuğu olması, bir bölümde Scully geçmişe gittiğinde çocukluğunda abisinin ona yaklaşımlarını ve Scully'nin o zamanlar biraz tombul ve dişlerinde tel takılı olarak hatırlıyorum belki bunlar, daha o dönemlerden kendisini koruma yoluna gidip çok güçlü olup bu kadar yüksek duvarlar örmesine neden olmuş olabilir. Gerçekten Scully çok güçlü bir karektere sahip hastalığında bile annesi yanında olacakken o annesini sakinleştirmiştir. Mulder çok güçlü bir karektere sahip değil hatta gelir gider akıllı bile diyebiliriz, kaç kez kendini öldürme aşamasına gelecek kadar içinde ruhsal çöküntüler yaşayan biri, belki Scully'nin böyle olması karşısında kendini zayıf, güçsüz hissedip yaklaşmaya çekinmiş de olabilir yaaa bilemiyorum bunların durumlarını düşünmek benim kafayı yoruyor ne biliyim Mulder'ın hayalinde Diana'nın olduğu evlenip çocukları olduğu sahne bile Scully'nin güçlü karekteri ve gerçeklerden hiç şaşmayan kişiliği Mulder'ı Diana'ya itmiştir...Valla bilemiyorum bu ikisi kafamı çok kurcalıyor içinden çıkamıyorum zaten William'a hamilelik zamanı bile o kadar kafamı kurcalamıştır...Neyse kalsın burda...

Ben sadece Mulder değil de ikisininde anlattıklarını kabul ediyorum; ama bir yere kadar o yerde muallakta çünkü bölümü yazanlar bile bunu aldıkları ilaça bağlamışlar. Ama yine de birinin anlattığında ayakakbı bağcığı anlatılırken diğerinde olmayışı ne bilim gerçeklik olarak Scullyninkini alırım kadın anlattıklarında bile gerçekçi dürüstbildiğimiz gibi, uyuşmama durumu da Scully'nin vampir olaylarına inanmamasından kaynaklanıyor. Mulder'ın o kadar hipotezlerini Scully kabul etmese de gözüyle görmeden inanmadı hatta gördü kanıt olmayınca kabul etmedi yada o an ki durumu doktorluk tecrübesiyle geçiştirdi...Mulder zaten anlattıklarıyla gerçeği arasında çok fark var bu yüzden düşünceler Scully'de odaklanıyor, bir de Mulder pizzayı yerken ilacı aldı Scully son sahnelerde şerifin verdiği içecekle almıştı yani Mulder ilaçlı iken Scully değildi bu yüzden Scully'nin anlattıkları daha mantıklı ve doğru; ama ikisinin de anlattıklarında çok fark yok zaten sadece Mulder'ın ki biraz daha garip...İlaçtan olsa gerek :img-wink: :img-hyste

sanat
05-06-07, 20:50
Şerif dişlek değildi galiba çünkü tekrar kasabaya gittiklerinde ve şerif onları karşıladığında yani olayı ajanlardan birinin gözünden değil direk olarak izlediğimiz sahnelerde Scully Mulder' a dişlerini işaret ederek alaycı bir şekilde güldü. Yani "hani dişlekti" ifadesi olarak algıladım ben o kısmı.

Neslicim umarım dediğin gibidir arkadaşım, kaç siteye girdim resim bulabilirmiyim diye; ama bulamadım, nedense öyle anımsıyorum ( Mulder beni de mi etkiledi ne :img-hyste ) inşallah yanılıyorumdur ve kafamda oluşan sorularda gider...Felaket bir şey ya Mulder'ın Scully'nin zevk anlayışıyla alaycı tavrı daha sonra pes edip aradan çekilişi...

duyki
05-06-07, 21:30
Aynurcuğum sen yazınca hatırladım az çok Scullynin annesinin Fox demesini Sanki adın o değil Niye gocunuyosun ki

Triangle bölümünün sonu harikaydı ya Mulder bir hevesle Scullynin yüzüne bakar ve Seni Seviyorum der Scully de ya tabii tabii edasını takınır ve gider Mulder eli yanağında öylece ortada kalır

Ama ben bu durumdan hiç rahatsız olmadım Onların bu ilişkisini sevdim ben Arada bir birkaç sahne izlettiriyorlardı bize ama onlar da olmasaydı büyük eksiklik duymazdım Çünkü dizinin başlangıç konusu bu değildi ki Sonunda kavuştular ama çocuk yok bir sürü soru işareti... Keşke devam etseydi de yine aynı çekişmeleri ,o zıt düşünceleri ,birbirlerine olan o eşsiz seviyi ve bağlanmayı izleyebilseydik

sudem
09-06-07, 16:14
2.06 Ascension

Yazan: Paul Brown
Yönetmen: Michael Lange
İlk Gösterim Tarihi: 21.10.1194

Mulder, Scully’nin Duane Barry tarafından kaçırıldığını öğrenir ve onu bulmak için Krycek ile Skyland Dağı'na gider.


Konuk Oyuncular: William B. Davis (CSM), Mitch Pileggi (Walter Skinner), Sheila Larken (Margaret Scully), Michael David Simms (FBI Ajanı), Steven Williams (X)

Steve Railsback (Duane Barry), Meredith Bain Woodward (Dr. Ruth Slaughter), Peter LaCroix (Dwight), Steve Makaj (Patrolman), Peter Lapres (Video Teknisyeni), Bobby L. Stewart (Güvenlikçi), Nicholas Lea (Ajan Alex Krycek)


Not: Bu bölümde 2.05 Duane Barry (1) bölümünün finalidir.

sanat
11-06-07, 04:25
Bölüm harika ötesiydi. The X-Files denildiğinde ilk akla gelen, olmazsa olmazı her kim varsa hepsi mevcuttu nerdeyse. X-Files’ta onları bir arada görmeyi özlemiştim…Ancak bölüm kendisinden önceki bölümün devamı olmasından dolayı bölüm başlarken en azından bir hatırlatma yapmalarını beklerdim. İzlemeyen bir çok arkadaş biraz şaşkına uğramıştır…Duane Barry, Ascension, One Breath üçlemesinin bir parçasıdır, eğer önceden Duane Barry’i izlediyseniz bu bölümdeki bazı konuşmalardan da bölümü çıkartabilirsiniz; ama hiç izlemediyseniz bu bölümü anlayabilmek için kesin izlemelisiniz…

Ascension bölümü X-Files’ın dönüm noktasıdır. GA’nın gerçek hayatta ki özel durumundan dolayı (hamilelik) dizi de başlamadan önce oluşturulan kurgu değiştirilmiş ve GA’nın doğum dönemlerinde olamayacağı için bu kaçırılma sahnesi uyarlanmış (benim çok kızdığım geniş valtkalı paltoların giyilme nedeninden biri) sonuçta daha da büyük bir ivme kazanarak, özel neden dizinin atar damarı konumuna gelirken, ilerleyen mitolojinin de beslendiği bir kaynak durumuna gelmiştir…

Mulder’ın telesekreterdeki Scully’nin konuşmaları ve ardından duyulan bağrışmalar ve sonrasında Mulder’ın Scully’nin evine gittiğinde etrafa bakarken bir yandan telesekreterdeki sözlerle olanları ayrı ayrı canlandırması dizi de en beğendiğim sahnelerden biriydi…FBI binasında kaçırılma ile ilgili toplantıda beni en mutlu eden arkada oturan, elinden hiç düşürmediği sigarasını içine çekip duran tiryakilik CSM’yi görmekti, özledim yauv…Birde Krycek tabi (Kabaca hatırlatma yaparsak; M&S bir konu üzerinde gerçeğe çok yaklaşmış ancak yine ellerinden kanıtlar yok edilmiştir, yalnız gerçeğe çok yaklaşmaları birilerini korkutmuş X-Files kapatılmış, Scully başka yere gönderilmiş, Mulder’a yeni ortak Krycek verilmiştir)……Skinner tarafından Mulder’ın olaya karışılmaması istenmesine rağmen adamım durur mu…Duane’nin kendini durduran polisi öldürüp, bagajda sakladığı Scully’e bakarken polis arabasının kamerasından Mulder’ın Scully’i bulması, Duane’nin kasete alınan konuşmalarından nereye gidebileceğini geri sarıp tekrar tekrar dinleyerek bulmaya çalışması, Mulder kaçırılma olayı yüzünden hiç uyumadan çıktığı yolculukta anlık uyuması karşısında Krycek’in bir çok olayın uykusuzluktan kaynaklandığını söylerken ve uykusunu açmaya çalışırken Mulder’ın bunları anlatırken dinleyenin de uykusu gelebilir diye verdiği karşılık, işte Spooky Mulder…

Ayrıca Mulder’ın Krycek ile birlikte Duane’yi bulmaya giderken Krycek’in CSM’ye muhbirliğini izlerken nasıl hasret kalmışım bu sahnelere, gözlerim yaşlı izledim…

Mulder’ın teleferiğe binip bir an evvel karşıya varmak için son sürat giderken, muhbir Krycek Mulder’ı nasıl oyalayacağının hesabı içindeyken görevli adamı öldürüp düğmeleri kapatarak çözüm bulsa da, hiç vazgeçmeyen Mulder bir çözüm yolunu buldu düşebilecek olmasına rağmen (baya da heyecanlı anlardı), Krycek’in teleferiği tekrar çalıştırmasıyla karşıya varır. Ancak vardığında araba bomboştur, bagajta ise emanet haç bulunmayı bekliyordur. Gerçekten GA hamileliğin son zamanlarında olmasına rağmen bagaja nasıl girebildi acaba…Duane Barry kendisinin artık tekrar kaçırılmaması için yerine biri verilirse kurtulacağına inanıyordu, önceki bölümde de doktorunu rehin almış ancak vurulduğu için başaramamıştır. Daha sonra hastaneden kaçarak, kim olduğu bilinmeyen kimseler tarafından değiş tokuş için Scully’e yollanmış, kendisi karşılığında ajanımızı vermiştir, Barry’de artık kaçırılmaktan kurtulduğunu düşünürek mutluluk sarhoşu içindeyken Mulder yetişir…

Mulder’ın, Duane’yi sorgularken bölüm başından beridir sergilediği sakinlik gitmiş, Duane’nin bilekliğindeki kılları görünce birden patlayan Mulder: “Onu incittin mi?” diyerek boğazına sarıldığı sahnelerde kendisi için Scully’nin ne kadar da çok değerli olduğunu ve kayıbından yaşadığı endişe ve korkuyu öfkeyle yansıtırken kendini durdurması, Duane’nin: “Üzgünüm…Umarım testlerde canını çok yakmazlar” dediğinde Mulder’ın yüzündeki ifade harikaydı…Mulder’ın camdan dışarı bakarken Scully’i hayali neydi öyle, Scully’nin karnını nasıl da hemen şişirdiler, hamile gibi….Duane’yi anladığım kadarıyla Krycek bir şey verdi de öldü yada adamın yarasını pansuman ederken içirdikleri suda bir şey olabilir; ama adam öldü baya da acınacak haldeydi, Scully’i ellere teslim etmesine rağmen acıdım…

Krycek’in gizlice CSM ile konuşmasında Gerçeği anlat, Mulder’ın güvenini sağlamalısın derken, Krycek: “Mulder bu kadar tehditse neden öldürülmüyor”…CSM: “Bir kişilik, bir din haçlı seferine dönüşür” diyen ve çekindikleri Mulder’ı durdurmak için Scully’i ortadan kaldırmayı planlamaları…FBI daki toplandıda Duane’yi boğmakla suçlanan Mulder’a Krycek’in arka çıkması (emir üzerine)…Mulder’ın Barry’nin otopsisinin tam olarak bildirilmediğini, bunu ordunun gizlediğini söylerken adamlardan birinin “Neden paranoyaksın Mulder” diye hor görürken, adamım “Bilmiyorum. Belki de kimseye güvenmediğim içindir” diye her şeyi özetliyiverdi…

Bu bölüm de en özlenilen bir karekterde Mr. X’tir.
M: Bana cevap ver….Kim?...Hükümet mi?
Mr.X: Sana söyleyecek cevapları yok…Onların bir tek politikası var “Her Şeyi İnkar Et”…Kanıtlara o kadar yaklaşıp son anda ellerinden alınıp her şeyin örtbas edilerek kapanması...Sonuçta gerçek oralarda bir yerlerde…

Mulder’ın arabada bulduğu sigara izmaritleriyle Krycek’ten şüphelenmesine karşın adamın birden bire ortadan kaybolması…

Ve Skinner, seni koruyamam; ama….”Şuandan itibaren X-Files’ı tekrar açıyorum. En çok korktukları şey budur”…Arayış kaldığı yerden devam eder…

Bölüm buram buram Mulder’ın izleriyle dolu, ağırlığınca tüm yükü kendinde toplamış ve üstesinden de gelmiş. Dizinin müzikleri de ayrıca mükemmeldi…Layığıyla yerini hak etmiş bir bölümdür…

Şah-Rû
13-06-07, 11:27
Evet bu hafta izleyemedim ama ne farkeder zaten hepsi zihnimizde kayıtlı değil mi? :img-wink:
Aynurcuğum bu 10 kült bölüme kafadan itiraz etmemin başlıca sebeplerinden biriydi Ascension. Tamam şu saatten sonra tanıtım yapma yeni izleyici çekme derdinde değiliz zaten. Bizler için, mevcut izleyiciler içindi bu itirazım. Şimdi en azından Duanne Barry olmadan tadı çıktı mı bu bölümün?
Mulder' ın Scully' e ne kadar önem verdiğini kendisinin de daha iyi farkettiği bir bölümdü. Denetimini tamamen yitirdiğini, özellikle sorgu esnasında her zamanki soğukkanlı, çoğunlukla alaycı Mulder' ın nasıl çıldırdığını görünce daha iyi anlıyorsunuz. Krycek karakterinin tüm kurnazlığı ve üçkağıtçılığıyla arzı endam eylemişti. Mulder' ın yine de pes etmemesi teleferikten karşıya uçması bölümün aksiyonlu sahnelerindendi. Derin Gırtlak işine geldiği gibi hareket etse de severdim ben onu. CSM, yahu adam vapur bacası gibi hiç durmuyor. Krycek ile konuşmalarında gırtlağını sıkası geliyordu insanın. Ve Skinner' ın cesareti. Zaman zaman beni kızdırsa da herzaman çok iyi bir denge kurdu. Ne pahasına olursa olsun yetkisi elverdiği sürece bölümü açık tutarak aslında dizinin gizli kahramanlığını üstlenmişti. Bunu en iyi belli ettiği bölümlerden biriydi Ascension. Özetle birçok kilit karakterin yer aldığı, bol aksiyonlu ve Mulder' ın sadece mimikleriyle bile diziyi sırtlayıp götürdüğü bir bölüm diyebiliriz.

sanat
13-06-07, 16:48
10 en iyi kült bölümlere sevindiğimiz kadar, listedeki bölümlerde insanı ister istemez düşündürüyor. Evet kanal sağolsun bizlere çok büyük bir jest yaptı bu 10+1 bölümle; ama yine de insan bir şeyler demeden duramıyor...Bu anket düzenlenirken 10 en iyi bölümü seçinde bizde tv'lerde gösterelim düşüncesiyle yapılmamış, bu yüzden oy kullananlara bir şey demek olmaz. Yazılarımda gönlümde geçen bölümleri de yazsam da bu bölümleri kötü bulduğumdan değildi, sadece komik olması ve bu bölümlerde ajanların sergiledikleri tavırlardı. Ama listeye bakıldığında gerçekten oy kullanlar, bu diziyi yakından takip ettikleri ortada, 10'dan sonraki sıralamayı bilmiyoruz, kısmen belki 11. sırada Humbug vardı; ama diğerleri kaç oy aldı bilmiyoruz, eminim bizlerin arzu ettiği bölümlerde bu aradadır. Yalnız bu 10 bölüm yenilir yutulur bölümler değil, komik olan bölümler öyle bir ustalıkla ve ince hesaplar edilerek, karekterleri öyle bir analiz etmişlerki ve her sahne üzerinde müthiş özen gösterilmiş. Bad Boold'u aklıma getirdikçe beynim daldıkça dalıyor, her replik bir anlam taşıyor, hiçbir sahne boş değildi. Zaten komik olan her şeyin altında yatan maksat başka değilmidir. Bir Small Potatoes mesela, hele listede yukarıda olanlar eleştirmenlerin mükemmel diye nitelendirdiği bölümler, bazıları üstüne ne bölüm ne de dizi tanıyorlar...Neslim itirazını çok iyi anlıyorum, başından beri bunu dile getiriyoruz zaten, bur da sorumlu olan cnbc-e'den başkası değil. Listedeki bir kaç bölüm, devam niteliğinde olanlardı, en azından bir hatırlatma yapmalarını bekledim yapmadılar, belki diğerlerinde yaparlar diye ümit ediyorum...Bölüm yorumumu yazarken az biraz Duane Barry'den bahsetmeye çalıştım, Skinner X-Files dosyasını tekrar açtı, neden olduğunu az biraz anlatmaya çalıştım; ama yine yeterli değildi...Ama şöyle de düşünmek gerekir, kanalın ne kadar hatırlatma yapmaları gerek desem de, bunu yapmak zorunda da değiller…cnbc-e özellikle belirtmiş fanlar için yapıyoruz diye, ben eminim ki bir çok kimse bu bölümleri çok iyi biliyordur, hatırlayamıyorsa bile izlerken anımsayacaktır diye düşünüyorum...Zaten önceden izlemiş olan resimlere baksa bile hemen hatırlayacaktır. Adı üstünde fan, tam olmasa da anımsadıklarından eminim, çünkü kolay unutulacak bölümler değil…

sudem
16-06-07, 13:54
1.24 The Erlenmeyen Flask

Yazan: Chris Carter
Yönetmen: R.W. Goodwin
İlk Gösterim Tarihi: 13.05.1194

Deep Throat’un sunduğu belirsiz bir ipucunu izleyen Mulder ve Scully, şifreli adı “Purity Control” (Saflık Kontrolu) olan gizli bir hükümet projesini ortaya çıkarır ve projenin insan deneklerini bulurlar. İlgisiz görünen bir araba kovalamacası onları bir sır üzerine kurulu bilim laboratuvarına götürür. Ancak, bilimsel deneyle bağıntılı insanlar öldürülmektedir. İki ajan kendilerini güvenceye almak zorunda kalır. Bir yanılgıyı da düzeltelim: Buradaki Erlenmeyer Şişesi, uzaylı cenini içeren metal taşıyıcı değil, Dr. Terrance Allen Berube’nin laboratuvarında bulunan ve içinde kırmızı bir sıvı olan cam şişe.


Konuk Oyuncular: Jerry Hardin (Deep Throat), William B. Davis (Cigarette Smoking Man)

Lindsey Ginter (Crew-Cut Man), Anne DeSalvo (Dr Anne Carpenter), Simon Webb (Dr Secare), Jim Leard (Captain Lacerio), Ken Kramer (Dr. Berube), Phillip MacKenzie (Medic), Jaylene Hamilton (Reporter), Mike Mitchell (1st Uniformed Cop), John Payne (II) (Guard)

sanat
18-06-07, 12:30
Bu bölümü her izlediğimde ne kadar şanslı olduğumu düşünürüm, X-Fles’ın en güzel sezon finallerinden bir tanesi olup, dizinin teması olan mitolojinin cesurca işlenilmeye başlanan adımların belki de başlangıcı…İleriki sezonları izleyip, karmaşa yaşayanlar için bir fırsattır bu bölüm. Konuların nasıl başladığını açıkça önümüze serildiği bu bölümde sadece 1. sezon olmasına rağmen ajanımıza dosyaları gönderen Deep Throat’ın gözlerini kaparken 9 yıl boyunca hep süre gelecek Trust No One sözüyle dünyadan göç etmesi. Belki o dönemlerde dizinin ne kadar süreceği tam olarak kesin olmasa da Deep Throat hep çok sevilen karekterler arasında yerini almıştır…

Dur ihbarına karşı durmayarak polislerden kaçıp, vurularak denize atlayan ancak onca aramalara rağmen bulunamayan Dr. Secare ile başlayan basit bir arama ajanlarımıza gizli bilgileri de beraberinde getirir…Mulder’ın ısrarla olmayan bir durumdan ipuçları çıkarmaya çalışması ve sonuçta Scully’ninde yardımıyla arabada bulunan sadece doktorların kullanmaya tercih ettikleri bir işaret ile Dr. Berube’nin izini bulurlar. Bu adamın dizi boyunca ettiği laf: “İşim çok, zamanım yok” ve kimliği meçhul kimseler tarafından öldürülmesi…

Scully’nin Mulder’a: “Eğer bu bir maymun idrarıysa tek başınasın” diyerek Dr. Berube’nin laboratuarından aldıkları şişeyi incelemeye başladığı sıvının hücrelerinin (bakteri-virüs) çok farklı olması sonucunda bunun dünya dışı olduğu neticesinde Scully’nin kalıplaşmış bilimsel olaylar dışındaki her şeyi kabul etmeyişi ve hep şüpheci tavırlarından kendini sıyırmaya çalışarak inanma yoluna yöneldiği öyleki Mulder’a her zaman bilimsel kanıtlara inanarak onun içgüdülerine inanmayıp haksızlık yaptığını anlatırken bir nevi günah çıkartırken, sanırım bizlerde biraz olsun oh be dediğimiz anlardı. Scully’nin kolay kolay ileride pek dile getirmeyip şüpheciliğin doruklarında delirtsede, dizide olması gerekende buydu hep birbirlerini tamamlayan iki kimse olabilmeleri için…

Mulder’ın Dr. Berube’nin evine gizlice girerek tel. numaralarından Zeus Depolama Tesislerine gittiğinde gördüğü manzara karşısında garip şaşkın bir ifadeyle bakarken çekim, çalan müzik ve ortam şahaneydi. Daha sonra tesisten çıkarken Mulder’ın bazı kimseler tarafından kovalanması, eve geldiğinde Scully ile konuşup tekrar Zeus Depolama Tesisine geldiklerinde her zaman olduğu gibi kanıtlar ustaca ortadan kaldırılmış yerinde yerler esmekte. Deep Throat’ın ordan buradan az biraz ipucu vermek yerine her şeyi aleni olarak, ölümü pahasına ajanlarımıza anlatır. Çünkü gerçeği bir tek onların bulabileceğine inanmaktadır. 6 tane ölmek üzere kanserli insan bulunur ve 1947 yılında ellerine geçen bir doku bunlara yapılır. Dr. Secare’nin ilk uzaylı+ insan melezi olduğunu, Dr.Berube’nin ise bu araştırmada çok başarı olduğu içinde öldürüldüğünü öğreniriz. Mulder’ı kovalayanların bunu ustaca yapmaları için bizzat eğitildiklerini öğreniriz. Ayrıca bu ilk insan+uzaylı melezinin suyun altında yaşayabildiğini ve kanının zehirli yeşil renkli sıvısı insanlar için bir tehlike olduğu...Telefon kulübesinde fenalaşarak ambulansa bindirilen, üzerine yapılan iğne ile çıkan gazla etrafında bulunanları zehirlemesi…

Mulder’ın Dr. William Secare’yi bulmak için tekrar gittiği Dr. Berube’nin evinde Secare’yi bulurken gizli adamların, Secare ateş ederek bedeninden çıkan gazla Mulder’ında zehirlenmesi…

Scully’nin Mulder’ı bulmaya çalışırken Deep Throat’ın onu bulmak için elinde bir kanıt olmalı diyerek gönderdiği labarotuvarda Scully ilk orjinal doku ile karşılaşır ve bu doku ile Mulder takas edilecektir…

Köprünün ortasında takas için bekleyen Scully Deep Throat ile güven ve şüphe üzerine münakaşa yaparken, adamımın kendini kanıtlamak için 1987 yılında çocuklara yapılan aşının bile bunun bir parçası olduğunu bunu bir tek ikisinin durdurabileceğine inandığını söyleyip kanıtı Scully’den aldıktan sonra adamların gelmesi ve Deep Throat’ı öldürüp, Mulder’ı bırakmaları…

Scully’nin arabasından çıkıp koşarak önce Mulder’a sonra Deep Throat’ın yanına gittiğinde ağzından kendini zorlayarak iki kelime çıkar “Kimseye Güvenme”…Acaba kendisi kime güvenmişti demeden duramıyor insan…

Son sahne;
Gece saat: 11.21 Scully telefonunu cevaplar arayan Mulderdır, az önce Skinner kendisini arayarak üst birimlerdeki kimselerin X-Files’ı kapattığını ve kendilerinin başka birimlere verileceğini söyler…

Mulder: Pes etmeyeceğim. Edemem…

Mulder: Gerçek oralarda olduğu sürece pes edemem…

Son olarak CSM’nin bir sürü kat kat rafların olduğu bir yerde orijinal dokuyu gayet soğukkanlılıkla diğerlerinin yanına koyar ve kapıda yazan Pentagon'dur….

sanat
24-06-07, 21:25
02x25 / Anasazi / 24.06.2007

Yazan: Chris Carter
Hikaye: David Duchovny & Chris Carter
Yönetmen: RW. Goodwin
İlk Gösterim Tarihi: 19.05.1995

Mulder, “The Thinker” (Düşünen Adam) denen bir bilgisayar hacker’ı sayesinde, şifreli bir disket elde eder. Bu disket, özgün ve sansürlenmemiş MJ belgelerini içeriyor olabilir. Yani, hükümetin dünya dışında hayat ve UFO’ların dünyaya inişi hakkında bilgi sahibi olduğuna ilişkin belgeler. Disketteki kanıtlar, Mulder ile babası arasında rahatsızlık verici bir yeniden buluşmaya da yol açar. Sigara İçen Adam yine ortaya çıkar. Düşmanları Mulder’a, her bilginin bir faturası olduğunu öğretir. Senaryosunu The X-Files’ın yaratıcısı Chris Carter ile yıldızı David Duchovny’nin yazdığı bu bölümde Carter da kıdemli ajanların üçüncüsünü oynuyor.

Konuk Oyuncular:
Mitch Pileggi: Müdür Yardımcısı Walter Skinner
William B.Davis: Sigara İçen Adam (CSM)
Peter Donat: William Mulder
Nicholas Lea: Alex Krycek
Tom Braidwood: Frohik
Dan Haglund: Langly
Bruce Harwood: Byers
Chris Carter: Third Senior Agent (3. kıdemli ajan)

sanat
25-06-07, 04:24
Ah Anasazi ah ne yaptın beni böyle, sanki ilk kez işlemiş gibiyim hala kendime gelemedim, kaç kez izlemişimdir; ama hala beni bu kadar derinden etkileyebiliyor. Bu X-Files manyaklığım yüzünden deliricem yakında, yauv nasıl bir bölümdür, izlerken hiçbir saniyesinde temponun hiç düşmeden içine alıp serüveninde bizi de sürüklerken bir anda ortam kararıp yazılar çıktığında ancak bittiğini anlıyorsun sonra; ama daha bitemez Mulder’a noldu adam içerde kaldı diyorsun…Tgrt de gösterilirken eylül ayını nasıl bekledim acaba diye düşünüyorum, şuan ne olduğunu bilsemde o zamanlar teknolojiden uzaktık, kanalın elindeydik, çıkacakta izleyeceksin, o günlerde başkaydı gerçi hala anabildiğime göre…

Tek kelimeyle mükemmel bir 2.sezon finaliydi, genelde X-Files’ın sezon finalleri hep iyi olmuştur, benim için ilk sırada 4.sezon finali ve sonra Anasazi gelir. Bazen sıralamaya bile sokmak istemiyorum sanki diğer bölümlere haksızlık yapıyormuşum gibi hissederim ya neyse….Bu arada bölüm sonunda “devam edecek” dedi ya ne diyim, valla yazıya kanıp haftaya devam bölümü beklemeyin söyliyim, kanalın yine dikkatsiz ve önemsizliğinden kaynaklanan bir durumdur…

Anasazi “eski uzaylılar”, şimdi tüm sezonları izlediğimize göre bir değerlendirme yaparsak, CC gerçekten bu bölümü yazarken finali biliyordu galiba hatırlayın Truth bölümünü CSM neler demişti, ilk uzaylı gemisi 1947’de Anasazi bölgesinde düşmüştü hem de “magnetit” yüzünden ve hükümetinde uzaylılardan böyle haberleri olmuştu, geçen bölümü hatırlayın Erlenmeyer Flask’ta Scully’nin ilk orijinal dokuya ulaştığı sahneyi ve Sendika’nın atalarının Anasazi bölgesinde 600 yıl önce yaşayan Kızılderililer olduğunu. Bu bölümde de bunlardan bolca bahsedildi, bilmiyorum belki CC son sezonlarda köşeye sıkıştığı için bağlantıyı böyle tamamladı; ama düşününce zekice bir bağlam olduğunu şimdi bir kez daha idrak ettim, tökezlemeden, kaçışlarda çok açık vermemeye çalışmış, gerçeği yine başladığı yerde yeniden başlatmış…Ayrıca bu bölümü CC ve DD birlikte yazmışlar gerçekten DD’nin elinin değdiği belli oluyor, iyi iş yapmışlar; ama bu yeteneğini sadece X-Files’ta yapabilmiş sinema filmlerinde hala bir başarısı yok DD’nin…

Bilgisayarda öylesine internette Savunma Bakanlığının bilgilerine ulaşma ümidi bile yokken birden bilgilere ulaşan bir gencin LGM nin aracılığıyla Mulder’a ulaştırmak istemesi ve gencin Hükümetin tüm pisliklerini bilmesine rağmen (bilmek derken Mulderca desek doğru olur) sonra yok oldu, sadece bölümün başında olmak yerine hep olsaydı keşke, LGM gibi yardımcı olurdu yeri geldiğinde…Bölüm boyunca Mulder paranoyaklığın zirvesindeydi, neye kime güveneceğini bilmeyen çaresiz bir karekterdi yani hep bildiğimiz Mulder. Oturduğu apartmanın içeçek suyuna koydukları ilaç bile bu herifin o kadar paranoyaklığına rağmen bazı kimseler tarafından ne kadar büyük bir tehdit oluşturuyor. Uykusuzluk ve içme suyundan aldığı ilaç ile iyice çekilmez bir Mulder vardı karşımızda, adam Skinner’ı bir güzel patakladı ya, durduk yerde yumruğu attı Skinner noluyo derken Mulder’da kendine anlam veremezken ya izleyici ne yapsın…Tabi bir yandan da Scully, bu kadın nasıl bu kadar güçlü olabiliyor böyle şaşıyorum, son sezonlarda ben eski Scully mi istiyorum derken bu Scully’den bahsediyordum işte. Kadın müthiş ya soğuk kanlılığını hiç bozmadı ve bu deli herifin o kadar agresif hallerine rağmen hep güvendi ve yanında oldu, Scully olmasaydı kendisine kurulan komplodan biraz zor kurtarırdı kendini Mulder…Bölümler tazeyken Bad Blood’a dönmek istiyorum gerçi 5.sezon ama, orda bile hayalde geçenlerde bile karekterler kendini nasılda belli ediyordu. Bu adam şuan kendini öldürmediyse bu Scully’nin ne pahasına olursa olsun hep yanında olmasındandır…

Mulder’ın elindeki kasetten çıkan şifreli yazılara şaka derken Scully’nin baba mesleğinden bunun 2. Dünya S. bulunan bir şifre (Navajo) olduğunu fark eder, Japonlar bir tek bu şifreyi çözemiyormuş ne garip bu Amerikalılar az fena değil hani, orda ki şifreyi burada da kullan ah CC…Skinner’a attığı yumruktan dolayı toplantıya çağrılan Scully geleceği pahasına Mulder için yalan söylemek zorunda kaldı, masada oturanlardan biri de CC idi tanıyanınız var mı?...ve William Bill Mulder, adamın oğluyla arası pek parlak değildi; ama yine de oğluna yaptıkları adamı içten içe hep vicdan azabı çekmesine neden olmuş. Her pis işin içinde W. Mulder’da var ve her şeye bile bile göz yummuş ve CSM çalınan bilgilerin Mulder’ın elinde olabileceğini duyduğunda içinde kendi ismininde olduğundan nasılda endişelendi. Benim anlamadığım bu mj “mallar” dosyaları çok eski dönemlere aitmiş CSM nin dediğine göre ve yok edilmemiş ise nasıl oluyorda Scully’e ait bilgilerde içinde yer alıyor? CSM, W.Mulder’ı bile ayakta uyutmuş galiba…Pislik herif adamı da iyi tanıyormuş Mulder’a her şeyi anlatacağını anladı. Alex Krycek artık sadece adam öldürmek için ortaya çıkacak, ilki de W. Mulder, adam çok sert biri de olsa ölürken oğluna en azından beni affet diyebildi. Mulder’ın acısı izlerken beni de etkiledi gerçek babası olmasa da (o zamanlar bilmiyor tabi), hayatını zehir etse de baba sonuçta…CSM ile W.Mulder konuşurken dediğini yaptım, onu hep korudum dedi, anlaşmaya bak, ne için…Bu arada W. Mulder oğluna hep Fox diye hitap etti, belki bu yüzden Mulder kendisine Fox denilmesini hiç istemiyor, ailesi içinde dönen yalanlardan ve babasının ona gösterdiği ilgiden beklide…

W. Mulder’ın öldürülmesinden sonra Scully’i arayan Mulder ve evine gittiğinde birbirlerine sarılmaları, Scully’nin onun için endişelenmesi ve onu bu işten kurtarmak için silahını alıp balistikte inceletirken bizim Mulder sa dosyalarım sende, silahım sende bir de güvenimi isteme benden diyebiliyor. Hala aralarında tam olarak güvenin oluşmadığı belli…Babasının evine tekrar geri dönen Mulder karaltıda gören bir kimseyi takip ettiğinde karşısına Krycek çıkar boğuşmada silahını alır (adamı da iyi benzetti ama) öldürmeye çalışırken Scully’nin gelmesi ve hiç şüphe bile duymadan hatun tetiği çekti ooouvv nasıl bir karekterdir bu kadın Mulder'ı, ortağını vurdu ve bunu kaç kişi yapabilir…Kendine geldiğinde -New Meksiko-daki Albert’ın evinde kendisine yapılan komploları Scully’den öğrenir, neyseki yanında olduğu için teşekkür etti, etmese gebertirdim valla Scully sayesinde yakasını kurtardı, Albert’ta “Scully iyi nişancıymış” dedi ya hahaha…

Albert, Mulder’ın geleceğini önceden biliyormuş, ona göre gerçeği öğrenmek için kendini feda edebilecek insan, gördüklerini kabullenir ve “hiçbir şey iz bırakmadan kaybolmaz” işte bölümün özetidir. Ne yazık ki bunu CSM’de söylüyor; sonrada “her şeyi inkar et” politikası güdüyor nasıl bir inandırıcılıksa artık…

Mulder bölgeye vardığında CSM’nin arayıp tel. aldığı koordinatlarla izini bulması, Mulder’ın gördükleri, bunlar insan değil Scully uzaylı ve kollarında bulunan aşı izleri. Keşke devam bölümünü izlesek bu konu Samantha’ya kadar varıyor ama elimizdekiyle yetinicez artık…CSM oraya vardığında Mulder nerde diye gence sorarken hiçbir şey dememesi de ilginç ve Mulder içindeyken havaya uçurdular çocuk hiç tepki vermedi…

Anasazi müthiş bir bölüm, X-Files belgeselini izlediğimde o bölgeye gitmek yerine oraya benzeyen bir yer bulup benzetmeye çalışmışlar ve nasıl çalıştıklarını göstermişlerdi, uğraşılara değmişde…Konusuyla, dinmeyen heyecanıyla, gerilimiyle, çekimleriyle, oyuncuların mükemmel performansıyla, Scully’nin göz alıcı güzelliğiyle (daha da beliren mavi gözleri) hele müziğiyle kusursuz bir bölümdü…

Şah-Rû
25-06-07, 11:04
Bu 10 "kült" bölümü fanlar mı seçmişti? Sezon finallerini işkence olsun diye seçmişler herhalde. Şimdi bilmeyenler Mulder' a noldu diye kurdeşen döküyorlardır. Son sezonlara itirazımızın temel nedeni bu işte, ilk sezonların şu temposuna, insanı gergef misali gerişine bakarak dertleniyorduk. Ayrıca söylemeden edemeyeceğim Anasazi sezon finali olmasına karşılık finalden kat kat heyecanlı ve çarpıcıdır.
Mulder' ın aksilik abisesi olarak dolaşması ve önüne gelene çatması özellikle öyle gösterilmeye çalışılmasının eseriydi. Amerikada komplo kuracaksanız olay basit, direk şebeke suyunu kurcalayacaksınız arkadaşlar. Aslında böyle tekrar izleyince aradaki sıkıntılara, sancılara rağmen The X Files' ın genelde bütünlük içerisinde ilerlediğini görebiliyoruz.
Scully' nin şu halleri en çok özlediğim sahneler. Mulder'ı korumak uğruna onu vurmakta bile tereddüt etmedi. Mulder o silahla Krycek' i vursaydı babasını öldürmediğini asla kanıtlayamazdı.
Şu vagon olayını ilk izlediğimde o kadar ters anlamıştım ki. Çocuk elindekiyle yerleri süpürdükçe beyazlıkların artmasını, toprağın altındaki cismin ortaya çıkması olarak değil de oraya yayılmış bir tozun silindikçe yokolması gerekirken arttığı şeklinde yorumlamıştım. :img-hyste Hatta Mulder gelene kadar anlamamıştım. Gece yarısı izleyince insan daha yaratıcı fantasyalar üretiyor tabi. :img-hyste
Aynurcuğum Chris Carter bu bölümleri yazarken finali zaten aklında hazırlamış mıydı yoksa Sendikanın dağılmasından sonra ekipte dağılmaya başlayınca bu konuya geri mi sığındı bilemeyiz. Mulder' ın babasının adının da bulunduğu bu çok eski dosyalarda Scully' nin isminin ne aradığını sormuşsun ya. Scully son bölümlerde kendi adının geçtiğini söylemişti. O zaman iki ihtimal var, dosyalarda Mulder' ın babasının adı geçtiğine göre ondan da sonraki kısımlarda Scully' den bahsedilmiş olabilir. Henüz küçük bir çocukken seçilmiş kişi olarak ismi geçiyor olabilir. Samantha da feda edildiğinde küçücük bir çocuktu. Ama daha mantıklı olanı benim ilk izlediğimde de düşündüğüm şey. Söz konusu dosyaların yokedilmediği gibi, hiç kapanmadığını CSM sayesinde düzenli olarak yazılmaya devam ettiği ve baba Mulder' a sağlam bi kazık atıldığı yönünde.

kaptan jack
25-06-07, 18:53
bu bölümü ilk kez izledigimde neslihan ablanın dedigi gibi mulder a ne olucak diyerekten kendimi yiyip bitirmiştim....gelecek bölümleri bilmeyenler için oldukça kötü bir durum....ama ne olursa olsun yinede ilk 10 arasın yer almayı fazlasıyla hak ediyor bu bölüm.....

mulder ın etrafta sinir küpü şeklnde dolaşması ve herşeye ragmen scully nin yanında olması onu kurtarabilmek için vurmaktan bile çekinmemesi çok hoştu....tabi birde mulder ın babasının öldürülmesi üzerine mulder ın davranışları üzüntüsü görülmeye degerdi...........:img-yes:

nfl
01-07-07, 10:31
bu hafta deyıl bıdakı haftaya dızının yayın saatı 19 alındı 22 de 24 olcak

sanat
01-07-07, 21:22
06x15 / Monday / 01. 07.2007

Yazan: Vince Gilligan & John Shiban
Yönetmen: Kim Manners
İlk Gösterim Tarihi: 28.02.1999

Her şeyin ama her şeyin ters gittiği pazartesi sabahlarından birini yaşadınız mı? Mulder ve Scully’nin başına, 28 Şubat, 1999’da işte bu gelir. Üstelik, felaket, görünürde sonu gelmez bir çevrimle, sürekli tekrarlanmaya başlar. Bir kadın, sevgilisinin bir banka soygunu girişimi sırasında Mulder ile Scully’i öldürmesini önlemek için aynı günü tekrar tekrar yaşamak zorunda bırakılır. Olaylar her seferinde yeniden başlayınca, Mulder’ın “deja-vu” duygusu güçlenir.

Konuk Oyuncular:
Darren Burrowz: Bernard Oates
Monigue Edward: Head Teller
Carrie Hamilton: Pam
Arlene Pileggi: Skinner'ın yardımcısı
Mitch Pileggi: Müdür Yardımcısı Walter Skinner

Not: The X-Files 8 Temmuzdan itibaren saat: 19.00'da (????) yayınlanacak, gece tekrarı yine saat: 02.30'da...

Şah-Rû
02-07-07, 13:17
Aynurcuğum bu durumda "Yaptın bir hayır, tut bacağından ayır" şeklindeki güzel özdeyişimizi kullanabiliriz değil mi? The X Files için 22:00 bile erken biz bunu anlatamıyoruz.
Özet için teşekkürler. Monday' i ilk izlediğimde o ilk patlamada şok olmuştum. Kapıya el bombası atar gibi atılan gazeteler, Mulder' ın orada ne aradığını açıklayamadığı su yatağının patlayarak alt kata kadar su sızdırması, bozulan dijital saati, fazla su içmiş cep telefonu, ödenmesi gereken maaş çeki ve o bankaya gitmek sabit olaylar ha tabi birde FBI tarihinin en uzun (ve sonuçsuz) toplantısı yüzünden daral gelmiş Scully' nin intihar etmek istermiş gibi ifadesi. Arada değişen ayrıntılar var. Ama bankaya gitmek kaçınılmaz. Düşününce dünyada cehennemi yaşamak gibi birşey olsa gerek. Takılmış bir günü defalarca yaşamak, sonucu değiştirememek. Hatun kişinin ölmesi gerekirken bir sebepten bu atlatılmış ve bir kırılmaya yol açılmış. Uyarıları bir tek Mulder' ın dikkate alıp farketmesi algılarının açıklığının kanıtıdır. Scully' nin bölüm sonunda rapor hakkında sorduğu soru ve yorumu da son dönemlerde özlediğimiz kuşkuculuğunun kanıtıdır. Bölümün temposu hiç düşmeden, heyecan içinde devam ederken ajanlarla birlikte sizde olayı sonlardırmak için neyin gerektiğini bulmaya çalışıyorsunuz. Bir de bomba anında en az Mulder kadar çırpındığımı hatırlıyorum. (Gece yarısı daha bir heyecanlı oluyor tabi). Tekrar hatırlamakta iyi geldi.

sanat
03-07-07, 16:15
Sürekli aynı güne kalkmak, aynı olayları, aynı sözleri sonucunu bilerek tekrar tekrar yaşayıp bir güne sıkışıp kalmak. Yaşamın akıp geçmesi gerekirken sürekli yerinde sayıp duran bir günü bir türlü atlayamayıp hep aynı güne Pazartesiye uyanmak ve bu zaman sıkışmasını Pam gibi bilerek yaşıyorsanız çıldırmamak elde değil... Monday bölümünü izleyince sanırım bir çoğumuz Salı gününün ne kadar değerli olduğunu düşünmeden edememişizdir, gerçektende aynı şeyleri bilerek yaşamak felaket bir şey olsa gerek bir de hayatımızın monotonluğundan yakınırız yada çalışanların sabah-öğle-akşam muhabbetlerinden hayıflanırız ya böyle bir durumla karşılaşsaydık yine de söylenirmiydik acaba??....

Dizinin en etkileyici bölümü jenerikten önceki giriş kısmıdır, Mulder kanlar içinde Scully’nin kucağında yatarken bir eliyle kanayan yara üzerine eline koymuş bir yandan da Bernard’a endişeyle bakıp “hayııırrr” diye çığırırken bankanın havaya uçması mükemmel bir başlangıçtı. Daha sonra Mulder’ın kapısına atılan gazete sesinin yaydığı şiddetli sese uyanması, valla nasıl bir fırlatmadır böyle tok tok aslında hiç gerek yok yani uyanmak için saat kurmaya falan kim olsa uyanır yani bu sese. Mark Snow’un ortama uyan müzik eşliğinde, Mulder’ın lanet bir güne uyandığında su yatağının patladığını, çalar saatinin bozulduğunu, cep telefonunu almaya çalışırken gölet haline gelen yere düşürüp devre dışı kalması ve tabi Mulder’ın her defasında ilki yüzün kapak sonra sırtüstü düşüşleri en komiğiydi ve alt kattan gelen şikayet telefonları…Telefondaki kişi bir su yatağı mı aldınız sorusuna Mulder bir an düşünüp “Galiba bana hediye edilmişti” diye yanıtlaması ve Scully ile konuşmalarında Scully’nin ne zaman su yatağı aldın dediğinde Mulder’ın bir cevap verememesi…Evet Morris’in marifetleri, Dremland I-II bölümünde Mulder ve Morris yer değiştirmişti, Mulder’ın evinde yatak odası olmadığı için bir su yatağı almış ve Scully’i eve davet etmişti, o bölümü izleyenler anımsamıştır, her şey normale döndüğünde kimse olanları hatırlamıyordu bu yüzden Mulder ve Scully su yatağının nerden geldiğini bilmiyorlar…

Toplantıya geç kalan Mulder’ın zararı ödemek için yazacağı çekin karşılıksız çıkmaması için bir an evvel bankaya gitmesi gereklimiydi acaba yani toplantıdan sonra olsa ne olur, bu çekin bir süresi mi var bir iki saat sonra olsa ne olur diye düşünmeden edemiyorum. Zaten toplantının da ne olduğu hakkında bir bilgi yok, toplantıda adam bir şeyler anlatıp duruyor; ama ne olduğunu anlayamadım yalnız Mulder’ın cinayetler konusunda tahmin raporunu sunması gerektiğini anladım o kadar yani çok mu mühim bir toplantı ara verecek kadar pek anlayamadım açıkcası bir boşluk vardı konuda…

Aynı günü tekrar yaşamak aslında izleyici içinde biraz sıkısı olabiliyor, her patlama ardından kapıya atılan gazete ve Mulder’ın yatak sahnelerini izlemek. Tabi ki tam olarak da aynı değil yaşananlar en başta Mulder’ın düşüş şekilleri, ilkinde kendisi bankaya, sonrakinde Scully’nin, tekrar bankaya giden Scully’nin peşinden Mulder’ın gitmesi yada Pam’in dediği gibi hergün o yoldan bir iki dakika geç gitmesi, bakması gibi farklılıklar sıkıntılık hissini değiştiriyor heyecan duygusunu geri getiriyordu. İki ajanında zaman sıkışmasında aynı şeyleri yaşarken bir gün önce söyledikleri, yaptıkları davranışlar süreklilik sonrasında kendileri bile fark etmeden, sözler hareketten önce gelir hale gelmişti. Mulder’ın evinde alt kattan geleceğini bilmiş gibi tel. açar açmaz evet suyun aşağıya kadar indiğini biliyorum yada Scully’nin toplantıya ara verilen süreyi Mulder’a hep saate bakıp söylerken artık bakmadan önce söylemesi gibi…

Zamanda sıkışmış kalan günün tekrarları Mulder’da bunu daha önce yaşamış gibiyiz demeleriyle meşhur deja-vusu ile Mulder’ın kurtları hafiften hareketlilik göstermeye başladılar…Bölümün en güzel sahnelerinden biri ise Scully ile Mulder’ın kader, özgürlük ve deja-vu hakkındaki konuşmalar dizinin konusu üzerine yapılan çok güzel enstanelerdi…Tabi Scully’nin Mulder’a olay hakkındaki raporunu çok merak ettiğini söylediği sahneyi de unutmamak gerekir…

Pam, bilerek aynı günü tekrar yaşarken, bu durumdan kurtulmak için de çok uğraştığı belli, ajanlarımızın adını bilmesi, tel. araması, Mulder’la 50’den fazla konuşmuş bankaya gitmemesi için; ama soygun olduğunu duyunca Mulder yardıma gitmiş, Skinner’ı uyarmaları, FBI binasına gidip Scully’e anlatmaya çalışması, Bernard’ı bu soygundan vazgeçirmeye çalışmış ama bir türlü başaramayıp aynı şeyleri yaşayıp durmuş. Bernard’ın neden bankayı soymak istediği hakkında da bir bilgi yoktu sadece soygundan sonraki gün her şey çok güzel olacağın dışında…Pam kendince bu sıkışmanın Mulder’ın bankaya gitmesinden kaynaklığını düşünüyordu, eğer gitmezse zamanın atlayacağını sanıyordu yada buna inanıyordu. Mulder’a sürekli anlatmaya çalışmasaydı acaba Mulder bu kadar kolay çözebilirmiydi, 50’den fazladır aynı konuşmayı yapmak ve sonrasında Mulder’ın sizi tanıyormuyum demesi…Bankaya Scully’i bulmak için gittiğinde Bernard’ın son kez bombayı çekmeden önce Mulder’ın bunu hatırlamak için “Bu bir bomba…Üzerinde bomba var” sözlerini sürekli tekrar edip durdu. Ertesi gün ise tekrar bankaya gittiğinde Bernard’ı gördüğünde bir gün önce sürekli olarak söylediği “Bu bir bomba…Üzerinde bomba var” sözlerini söylemeye başlar, işte bizim paranormal Mulder’dan da bu beklenir Deja-vuuu…Olayda kilit noktanın Pam olduğunu anlamıştı…Monday’ı ilk izlediğimde kilit kişinin Bernard olduğunu düşünmüştüm çünkü sürekli “Patron sensin…Kontrol senin elinde” denip duruyordu, Pam olduğunu görünce epey şaşırmıştım…

Güzel bir bölümdü; ama demeden edemiyeceğim yauv bu Scully ne güzeldi dimi, bu saç şekli çok yakışıyor hatuna zaten 6.sezondaki güzelliği apayrıdır. Mulder için, adamın görüntüsüne mi, kıvrak zekasına mı hayran olunmalı, her haliyle Spooky işte…

10 kült bölümler içinde en çok Monday bölümüne şaşırmıştım, bir kaç aksaklık haricinde iyi bir bölümdür; ama 6.sıra olması gereken yer midir diye insanı düşündürüyor hele ki alttaki bölümleri düşündükçe…

Not: cnbc-e’nin saat değişikliği için ne demeliyim bilemiyorum. Bu dizinin yayın saatinin çok geç bir saatte olması gerektiğini bilmelerine rağmen 19.00 almayı anlayamıyorum. Yerine konan dizi de 24 dizisinin sezon tekrarı…Bu 10 kült bölüm X-Files fanları için yapıldı diyen kanalın bu saat değişikliğiyle ne kadar ilişkilidir acaba???...Neden bir değişikliğe gidildiğinde bu The X-Files olmak zorunda kalıyor anlamıyorum, başka gün, başka saat mi yok???

Kaçımız, yaz gününde. daha hava bile kararmazken 19.00 izleyebilecek???

sanat
08-07-07, 13:54
4x08 / Paper Hearts / 08.07.2007

Yazan: Vince Gilligan
Yönetmen: Rob Bowman
İlk Gösterim Tarihi: 15.12.1996

Mulder bir rüyada ona malum olan ipuçlarından yararlanarak küçük bir kızın cesedini bulur. Bu olay, onun Şiddet Suçları Birimi’ndeki eski dosyalarından birinin açılmasına neden olur. Mulder, yakaladığı seri katil John Lee Roche’un sanıldığından fazla kurbanı kaçırdığını düşünmeye başlar. Ancak Roche, tutukluyken bile FBI ajanını garip bir şekilde etkiler. Mulder direnebileceği halde direnmez. Çünkü kız kardeşinin esrarının anahtarı, Roche’un elindedir.

Konuk Oyuncular:
Tom Noonan: John Lee Roche
Vanessa Morley: Samantha Mulder
Edward Diaz: El Camino Owner
Carly McKillip: Caitlin Ross
Rebecca Toolan: Teena Mulder
Mitch Pileggi: Müdür Yardımcısı Walter Skinner

Şah-Rû
09-07-07, 12:27
Vee evet olan oldu ve ben saat 20:30 da elime geçen bir iş için Heroes' tan sonra The X Files' ı izler öyle hallerim diye plan yaparkene aklımdan dannnnn flaş flaş flaş haber The X Files bu hafta erkene alındı ve yarım saat önce de nihayete erdi alt yazısı geçti. İş mi bu şimdi yani hem de kapı gibi bir bölümde.
Aklımda kalanlarla bi yorum yapmaya çalışırsam (ki detaylar eksik kalacak doğal olarak) kült bölümün hakkını veren bir bölümdür Paper Hearts. Aslında tek cümleyle Mulder' ın bölümüdür. Mulder' ın deliliğin eşiğine geldiği ve Scully' nin onu zaptetmeye ve olayları dengelemeye çalıştığı bölümlerden biri. Ayrıca bölümün yarısından fazlası mitolojiye aykırı gider. Samantha' nın durumu netleşince daha doğrusu otopsi yapılan ceset için Scully' den gelen onayla soru işaretleri o davadan ayrılarak kendi konusunda varolmaya devam eder. Mulder' ın kabusları gerilimi had safhaya çıkarırken, kumaş kalpler ve bunların belirlenmesi müthiş bir heyecanla bir sonraki sahneyi iple çektiren, reklam arasına bile sırası mı şimdi dedirtten, çok çok iyi bir bölüm. Ve kesinlikle 19:00 da yayınlanmayacak bir bölüm.

sanat
11-07-07, 14:29
Diziyi izlememe rağmen ne yazacağımı tam olarak bilmiyor gibi hissediyorum ve bu durumum böyle bir diziyi 19.00 gibi bir saatte izlemek zorunda kalmam. Hava tam olarak kararmamış, dizi zaten normalde biraz karanlık, yaz günü aydınlık bir hava, perdeleri kapatarak izlemeye çalışsam da yine de ışığın tv. ekranına yansımasını engelleyemediğim ve bu yüzden müthiş sinirli bir şekilde böyle baba bir bölüme konsantre bile olamadan izlememe neden oldu, ayrıca gece 02.30 gibi tekrarlarının verilmesi gerekirken yarım saat geç başlaması, uzayan bir programdan kaynaklansa neyse; ama adamlar bu saate çizgi film koymuşlar ne demeliyim bilemiyorum, böyle bir kanalın hangi programı ne zaman yayınlayacağını bilemiyor olmasına bir anlam veremiyorum. Neslicim önceden 21.00 gibi gösterilirken ne diyorduk, en azından 20.00’da yayınlamıyorlar yada 19.00 olursa diye yazışırken oda oldu sanki başka gün, saat yok. Zaten kaç bölüm kalmış bitmesine, bari fanlar için yaptık diye laf ediyorsunuz, bu iş nedir 9.sezon sonuna doğruda oldu hadi tamam dedik; ama sen bunu fan için yapıyorum diyip bir de o saate başka dizinin tekrarını koyup böyle bir değişme yapıyorsan burada bir fan düşünüldüğünü sorgularım, herkes saat konusunda hep şikayetçi olmasına ve bunu bilmelerine rağmen de bu yapılabiliyorsa….İçim acıyor resmen, üst sıralardaki bölümlere geldikçe, en baba bölümleri ne eziyetlerle izleyeceğimi, bu dizinin memleketimde yaşadıklarını düşündükçe daha çok üzülüyorum, hala anlaşılamamış bir diziyi izliyoruz; ama bilenler en iyi kült bölümler diye anketler yapıyor, ödüller alıyor, son yüzyılın en iyi 2. dizisi seçiliyor, bazı bölümlerin üstüne dizi tanınmıyor; ama benim memleketimde neler yaşıyor…

Her şeye rağmen bu haftaki bölüme gelince; Paper Hearts, The X-Files’ın en iyi bölümlerinden biridir, en iyi kült sıralamasında da haklı yerindedir. Konusu itibariyle bilindik Samantha ile ilgili kaçırılma muhabbetleri hiç beklemediğimiz bir şekilde, çok farklı ele alınmış. Bu bölümü izleyen kimseler neden Mulder’da Mulder denildiğine hak vermişlerdir, özellikle dişi Reyes diyenlerin bu bölümle kıyasladıklarında farkı çok daha iyi kavrayıp kenarından bile geçmediğini görecektir. Mulder bu bölümde onca duygu yoğunluğuna rağmen kıvrak zekasını ne derece ustalıkla hiç tereddütsüz ve kendinden emindir, DD bu bölümde rolünü hakkıyla vermiş ve bu bölümdeki performansıyla ödül almıştır…
Gerçekten bölüm tam bir Mulder bölümüdür, benim gibi Mulder hayranı olanlar bu bölümü tekrar izledikçe hayranlığınız tavan yapmıştır, mükemmeldi…Tam olarak kapanmamış eski bir dosyanın tekrar Mulder’ın rüyalarından gerçeğe kadar varan ve bu dosyanın hiç tahmin bile edilemezken Mulder’ın bam telinde sonuçlanmasıyla bölüm bir ajanın geçmişten beridir kanayan yarasını izleyiciye farklı bir konusuyla yordamıştır…

Elektrik süpürgesi satıcısı Roche küçük kız çocuklarını kaçırıp, giysilerinden aldığı kalp şeklindeki kumaş parçları saklayıp, öldüren adam Mulder’ın profili sayesinde 13 kız çocuğunu öldürmekten ömür boyu hapis cezasına çaptırılmıştır…Mulder rüyalarında gördüğü kırmızı ışığı takip sonucunda gerçekte de ortaya çıkan başka bir ceset ile ajanlarımız davayı tekrar incelemeye başlar…Mulder ve Scully, Roche ile görüşmeye gittiğinde Roche’nin ortağın değişmiş dediğinde önceki ortağının kim olduğunu anlamışsınızdır…Otopsi sonucunda kız çocuğunun Roche’nin işlediği suçlardan daha da önce bir tarihte olması aynı zamanda Roche’nin Mulder’ın bir zaafını yakalayıp imalı konuşmaları ile Mulder’ın rüyalarını Samantha’da yoğunlaştırmasını sağlar. Kardeşinin daha önceden uzaylılar tarafından kaçırıldığına inanan Mulder bu yeni durumla olay daha hassas bir durum almış, konuyu kendi tarafından daha da içselleştirirken Scully her zaman olduğu gibi Mulder’ı dengeleyen taraf olmuştur. Gerçekten Scully, Mulder’ın benliğindeki ego gibi, ilkel dediğimiz id’te mantık yoktur, düşünceler hemen olmasını eğer olmazsa saldırgan biri olur; ama ego id’i kontrol altına alarak dengeyi, olayların mantıklı bir yoldan ele almamızı sağlar. Mulder içinde Scully aynı durumda çünkü söz konusu özellikle Samantha olduğu zaman Mulder çok farklı bir kimse oluyor, bu durumda olan birini çok çabuk kandırabilirsiniz hele ki kaybedecek bir şeyi olmadığını düşünen, kendini ölümü pahasına tehlikeye sokan Mulder için Scully tutunacağı bir dal gibi. Kaldı ki Scully bunu çok iyi biliyor her ne kadar başından beri Samantha’nın kaçırılmasıyla ilgili fikirlerine hiçbir zaman inanmasada hep yanında olmuştur, destek çıkmıştır. Mulder’ın Roche’ye attığı yumruk sonucunda Skinner’ın davadan almasına karşın Scully Mulder’a arka çıkarak yanında olmuştur. Her ne kadar Mulder’ın Roche’ye attığı yumruğu Skinner’a söyleyenin Scully olduğunu zanneder gibi baksada güven konusunda Scully hep daha öndeydir bana göre…

Mulder’ın gördüğü rüyalar ile bulduğu Alies Harikalar Diyarındaki kitapta 13+1 ile toplam 18 tane kalpli kumaş parçası vardır. Roche’nin Mulder hakkında edindiği bilgiler ile üzerinde etkisi daha yoğunlaşmış Mulder artık kızkardeşinin Roche tarafından kaçırıldığına inanmaktadır, Teena Mulder’ın evinde bulduğu elektrik süpürgesiyle de emin olmuştur. Bulunan diğer cesete bakmak için yanına giden Mulder bakıp bakmamak arasında giden, müthiş endişeli ve korkuyla Samantha’nın küçükken geçirdiği kaza sonucu kırılan köprücük kemiğine bakarkenki hali tek kelimeyle harikaydı DD çok iyi bir iş çıkarmış, bu sahne öyle bir etkileyiciydi ki, kardeşi olmadığını öğrendiğindeki tavırları her şeyiyle harikaydı…

Geriye kalan iki kalp bez parçasından birini Roche itiraf edince bir tane kalan bez parçası ile iyice karmaşık duygular içinde olan Mulder bir nakil işlemiyle Roche’yi hapisten çıkarır. Kendi evlerine götürdüğünde Roche Samantha’yı nasıl kaçırdığı anı anlatırken Mulder’da bu kez Roche’yi buna inandırarak kandırmış, aslında ailesinin boşandıktan sonraki evlerine götürmüş (müthiş bir adam yauv, ne ara düşündün ) içindeki bulanıklığı azaltmıştır…Mulder’ın tekrar gördüğü rüya ile de Roche’yi elinden kaçırdı. Adamsa uçakta gördüğü kızın peşindedir…Mulder kendi içindeki sorular ile verdiği ani kararlar ne kadar doğru da olsa bu hareketinden dolayı az kalsın bir kız çocuğunun ölümüne neden olacaktı…

En beğendiğim sahnelerden biri de Mulder’ın Scully’e en başından beri haklı olduğunu söylemesiydi…Roche’yi başından vurarak öldüren Mulder bir tane kalan bez parçasının kime ait olduğunu öğrenemediler ve yine yarım kalan bir dava olarak diğerlerinin arasına katıldı, acabalar ile…

Mulder ve Scully’nin son sahnedeki konuşmaları, benim bu hatunda duymaktan nefret ettiğim bir söz: “Eve git Mulder ve uyumaya çalış” bu söz ile Scully’nin ne demek istediğini bilsemde bu sözler o sahneye uyan kelimeler değil bana göre, özellikle Samantha ile ilgili bölümlerde bu sözü çok kullandırıyorlar ve Mulder’da bu lafa gülüyor. Aslında ikisinin de bu durumunu anlayabiliyor olsamda böyle bu söz bana duygusuzca geliyor...Bir ara izlerken Doggett'ın oğlu ile ilgili bölüm aklıma geldi, başkasına geldimi bilmiyorum yada bana mı öyle geldi, neyse artık...

10 kült bölüm ile umutlarım vardı; ama şu değişiklik moralimi çok bozdu. Ama bu diziden aldığım zevke dokunamadı…

Şah-Rû
11-07-07, 15:04
Aynurcuğum sağolasın izlemiş kadar oldum, aklıma gelmeyen detayları da sayende yakaladım.
Evet Mulder' ın Roche' u diğer eve götürmesi hem de o ruh halindeyken insanda hayranlık uyandırıyor. Samantha konusunda sınırını kaybetse de yine de en cesur adımları atmasını biliyor, Mulder' ı Mulder yapan da bu. Tıpkı "eve git uyumaya çalış" cümlesinin Scully' yi Scully yaptığı gibi. Genelde Scully duygusuz ve katı olarak algılanır hele ki ilk sezonlarda. Aslında alakası olmadığı gibi bu cümleyi kullanmasının en temel sebeplerinden biri de Mulder' ı idare etmektir. Evet hernekadar kader yoldaşlığı yapmış olsalarda sonuçta Scully ilk başta Mulder' ı denetleme hatta zaptetme göreviyle gelmişti X Files' a. Bu yüzden ilk yaptığı işlerden biri de Mulder' ı iyi çözümleyip onu idare etmekti. Buradan kalma bir alışkanlık tüm maceralar boyunca Scully' nin işine yaramış, bir çok olayın çığrından çıkmasını önlemiştir. Yine de Scully' nin en beğendiğim yanı da bu soğukkanlılığıdır.
Aynurcuğum izleyebilseyim belki Doggett' ın oğlu aklıma gelirdi ama ben izlediğim zamanlar Doggett' ın ihtimali bile yoktu. Tıpkı The X Files' ın günün birinde 19:00 da yayınlanma ihtimalinin olmadığı gibi.

sanat
11-07-07, 16:12
Neslicim öncelikle teşekkür ederim canım...Benim bu bölümde Doggett'ın oğlu ile ilgili bölümü anımsadım dememi aslında çok önce yazmıştım buralara. DD diziden ayrılınca yerini dolduracak biri olarak Doggett düşünüldü, geçmişindeki bazı benzerlikler yani birinin kardeşi birinin oğluda olsa ikisininde bir şekilde nedensiz, nasıl olduğu bilinmeden, bir sonuca ulaşamamış kaçırılmalar. İkisi de bu acı kayıplarında sergiledikleri tavırlar ile CC'ye kızmış 2. bir fenomen oluşturmaya çalışıyor demiştim...9. sezondaki konu sıkıntıları, mitolojide varılan noktalar, stand-alone konuları geçmişte işlenilen konuların bir benzeri yada devamı oldu, burada da yazdığımı hatırlıyorum. Paper Hearts bölümünü izlerken kaçırılan çocuklar ve tecavüzler tam olarak olmasa da bir şekilde ucu başı bu bölümden esinlemiş olduğunu düşünmüş olmam. Bu bölüm 4. sezona ait aradan geçen zamanla tam olarak hatırlayamadım belki Doggett'ın oğlu ile ilgili bölümü izlerken; ama bu bölümü izlerken CC'nin Paper Hearts bölümünü biraz kopyalama yaptığını düşündüm, zaten bu yapmadığı şeyde değildi. Doggett'ı bu diziye sokarken kafasında geçenler her ne kadar Mulder'ın yerine geçirmemek olsada 2. bir fenomen yapma düşüncesi vardı, başarısız olduğu için Reyes devreye girdi...

Açıkcası Mulder her ne kadar kıvrak zekaya sahip olsada Samantha konusu onun en zayıf halkası olduğundan hata yapabiliyor, bu kıvrak zeka daha ileriyi düşünmeliydi, şansı yaver gitmeseydi yaptığı işin sonucu küçük bir kızın ölümüyle sonuçlanırdı. Adamın numara yaptığını bilmesine rağmen uykuya dalıp tekrar oyuna gelmiş olması dahiliğine gölge düşürmekte...Zamanında kızkardeşi ile ilgili geçmişte olanları öğrenmek için ölümü pahasına vücuduna iğne yaptırması ve hatta neticenin ağzına dayadığı silahla sonuçlanması gibi. Mulder kardeşi söz konusu olduğunda her şey duruyor, duyguları aklı ve mantığından önce geliyor...

Scully'nin duygusuzluğu konusu bilemiyorum ilk sezonda Mulder'ın kendisini ele vereceğini söyleyip durup hiç güvenmemesi, boyu ile ilgili konuşmaları, kendine bildik kararlar alıp Scully'e söylememesi, aile içinde doktorluğu bırakıp FBI geçmiş bir kadın, babası ile bile konuşamadan kaybedip acaba babam benim için ne düşünüyordu sorularıyla başbaşa kalmış, hayatını kendince ördüğü dört duvar içinde yaşamayı tercih etmiş ve buna alışmış bir Scully'di, 9 sezon boyunca da tam olarak çözümlendiğini düşünmediğim bir karekter...Samantha konusunda Mulder'a hep sert olmasına karşın bu bölümde çok anlayışlı davrandı. Ama yine de "Evine git Mulder uyu" cümlesi yerine farklı bir cümle kullanılabilirdi, aslında Mulder'ı çok düşünsede bu cümle onu duygusuz, durumu anlamayan biri gibi gösteriyor, hani bir muhabbet içinde gereksiz bir laf söylendiğinde ne alaka dediğimiz gibi. Belki daha önce söylenilen cümlelerde olduğu gibi. Bazı replikler anlamın dışına çıkabiliyor. Aslında orda ne demek istediğini bilsemde ki Mulder'da biliyor olduğunu düşünsemde bu söz bana garip geldi işte. Belki bu yüzden Scully'e duygusuz sıfatı yakıştırılmış olabilir tıpkı Mulder'a da denildiği gibi (ama adam hakediyor) :img-wink:

sanat
15-07-07, 01:32
3x02 / Paper Clip / 15.07.2007

Yazan: Chris Carter
Yönetmen: Rob Bowman
İlk Gösterim Tarihi: 29.09.1995

Paper Clip, ikinci sezonun çok heyecanlı bölümü Anasazi ile başlayan üç parçalı bir The X-Files hikâyesinin son bölümü. Bir patlamada yaralanan Mulder iyileşirken babasının ölümü ve büyük çaplı hükümet operasyonu “Operation Paper Clip" arasında bir bağlantı kurmaya başlıyor. Ancak, FBI direktör yardımcısının, yani kendi patronları Skinner’ın da, meraklı ajanı susturmakla görevlendirilmiş olması mümkün. Scully ile ikisi bir madenin içindeki gizli mahzene gidince, Mulder’in kızkardeşinin belki de ilk kaçırılan kişi olmadığına işaret eden tıbbi kayıtlar buluyorlar. Bu arada Skinner da onların güvenliği için Sigara İçen Adam’la uğraşıyor.

Konuk Oyuncular:
Frohike: Tom Braidwood
Langly: Dean Haglund
Byers: Bruce Harwood
Sigara İçen Adam-CSM: William B Davis
Alex Krycek: Nicholas Lea
Margaret Scully: Sheila Larken
Melissa Scully: Melinda McGraw
Müdür Yardımcısı Walter Skinner: Mitch Pileggi
Teena Mulder: Rebecca Toolan
Victor Klemper: Walter Gotell
WMM: John Neville
Albert Hosteen:Floyd 'Red Crow' Westerman

Şah-Rû
16-07-07, 13:28
Hani 19.00 da yayınlandığı yetmiyormuş gibi bi de böyle birbirinden kopuk bir sırada verilince bu yaz sıcağında insanı kaşıntı basıyor yav.
Hareketli, gerilimli, acabaların, soru işaretlerinin akıllarda uçuştuğu bir bölüm. Ve yorum yapmakta zorlandığım bir bölüm. Çünkü bu bölümleri tekrar izleyince bir de finali, hikayenin gidişatını düşündükçe kelimelerim tükeniyor. Mulder' ın babasının bulaştığı işleri çözme çabaları bunun için herşeyi feda etmeye hazır olması ama bu aşamada bile seçimi Scully' ye bırakması düşündürücü. Sanırım dünyada Mulder' ı anlayan tek insan Scully' dir. Skinner' ın en şüpheli zamanlarıydı bunlar. İtiraf edeyim bende 4 sezon boyunca hiç tam olarak güvenemedim bu adama. Hep bir yanılma payı bırakmakla beraber temkinli yaklaştım. Krycek' in gözünün açıldığı bölüm ayrıca bundan sonra da hep 4 ayağının üstüne düşmesi insanı sinir ediyor. Scully ve Mulder' ın hastanedeki konuşmaları çok güzeldi, uzun zaman sürdü cevapları aramak buldular mı o da şüpheli. Birde sarıldıklarında ilk izlediğim zamanlar geldi aklıma Scully&Mulder sevdası diye tutturmadığımdan sıcak bir dostluk, kader yoldaşlığı adına çok hoşuma gitmişti. O günleri anımsadım ve yine gülümsedim.

sanat
18-07-07, 11:42
Anasazi ile başlayan The Blessing Way ve Paper Clip ile sonlanan üçlemede Savunma Bakanlığının sitesinden çalınan mj ( mallar) dosyaları, komplolar, çiçek aşısı, Bill Mulder’ın öldürülmesi, Mulder’ın dairesinde içme suyuna katılan ilaç, tuzağa düşürülmek istenip öldürülmeye çalışılması hem de baba Mulder’a koruyacağına dair söz veren CSM tarafından, Scully’nin onca inkar ettiği her şeye birebir şahit olması, Mulder için çabaları ve kendisi öldürülmek istenirken yanlışlıkla öldürülen Melissa, Skinner’ın ne tarafta olduğu bilinemezken içten içe eline geçecek kozu bekleyip Mulder ve Scully’i koruma yolları araması ve daha onca olaylar bu üçlemeyle soluksuz bir macera tadında izlenirken keşke The Blessing Way bölümünü de izleyebilseydik. Cnbc-e en azından bu 2 bölümden hatırlatma yapmış sağolsun; ama bir de şu 19.00 olmasa, gündüz vakti hiç zevk alamıyorum, izlerken kendimi veremiyorum bu da X-Files olunca kendimce üzülüyorum. Neyse ki gece tekrarı var söylenen saatten geç çıkıp, gözümden uyku akarak izlesemde beklemeye değer…

Paper Clip X-Files’ın mitolojisi olarak çok önemli bir noktasıdır. Öyleki 1947 yılından beri süre gelen bir bir içine girmiş komplolar, hatayı kabul etmeyen, bir kişinin bile öğrenmesi dahilinde gözünü bile kırpmadan öldüren bir Sendikanın bu üçlemeyle tesadüfen ellerinden çalınan mj dosyalarıyla köşeye sıkışmaları. Sendika birbirlerine ne kadar bağlılar ise bir o kadar de birbirlerinden nefret ediyorlar (yalnız konuşmalarına hayranım, birbirleriyle açıklama bile yapmadan az ve öz konuşuyorlar hani leb demeden leblebiyi anlıyorlar.Aralarında sanki şifreli bir konuşma var, disiplinliler ve de korkusuzlar, Sendika X-Files’ın bel kemiği). Bill Mulder, Klemper gibi üst düzey adamlar bunlar için zamanında kilit isimler olup, bir çok şey yapmış olmalarına rağmen Sendikadan nefret ediyorlar, Klemper WMM ile yaptığı telefon konuşmasında alaycılığa kadar varan konuşmasında bile. Sendika kendi çıkarı için her şeyi yapmaktan geri kalmıyor, bir ağacın dalları gibi her yerde kolları var, çıkarları kendi hayatlarını kurtarmak bunun içinde masum insanlar üzerinde yaptıkları deneyler ve bu deneyleri yapan Klemper nasıl oldu da bu kadar nefret dolu, hayatı bir sır açıklamasına bağlı olduğunu bilmesine rağmen neden WMM’yi arayıp Mulder’ın onu ziyaret ettiğini söyledi ve de öldürüldü…

Skinner bu adam bazen insanı tongaya yatırmıyor değil, sonra insan bu kadar kızdığı için vicdan azabı çekiyor, onca kızdır sonra ne yap. Mulder ve Scully kendisine silah çekerken haklı olsalar da Skinner başından beri bir şeylerin peşindeydi. Emri altında olduğu kimselerin nasıl biri olduğunu biliyordu; ama ne tarafta olduğunu kestirmek zordu. Skinner’da komploları ortaya çıkaracak kişilerin Mulder ve .Scully olduğunu biliyor, onları korumanın bir yolunu bulup eline geçecek kozu bekliyormuş demek ki. Kasetin kendisinde kalması gerektiğini iyi ki M&S inandırdı, onlar tam olarak kendisine güvenmese de Skinner elinden geleni yaptı. Kaset için anlaşma yapmalıyız dediğinde Scully, Skinner’ın tarafında oldu, çünkü kaçarak bir şey elde edemeyeceklerini biliyordu, Mulder’sa her şeyi göze almış ne pahasına olursa olsun babasının neden öldürüldüğünü bulmak isterken bir kez daha Scully için “Karar senin” diyerek vazgeçti. Scully’i kızkardeşinin üzüntüsü etkilesede, Mulder bunu bilerek büyük bir kanıttan vazgeçti. Skinner’ın elindeki kasetle artık daha güçlü önceden sesini çıkaramazken şimdi şaha kalkmış bir Skinner var, CSM’ye: “Şimdi dudaklarını büzüp popomu öpeceksin” derken ki kendine güveni, CSM’nin köşeye sıkışmış ne yapacağını bilemeyen, Sendikaya işin hallolduğu yalanının altında bir de Skinner’ın eline düşmüşlüğü, yüzünde birazcık beliren korku ve endişe karışık anlık ifadeye rağmen yine de ezilmemeye çalışan bir CSM, artık eskisi gibi tehdit savuracağı biri yok karşısında; ama adam yine de sigarasıyla havasını atıp gidiyor, artık kozlar Skinner’ın elinde…

Alex Krycek emir altında her denileni yapan bir maşa; ama emir verenler hatayı kabul etmiyor yanlışlıkla vurduğu Melissa için kendisine de ölüm fermanı verildi, ancak yine şans ondan yanaydı. Ama artık Krycek bundan sonra kendi çıkarları için iki tarafta da oynayan bir kimse olacak, sadece kendisi için çalışan biri: “Seni ünlü biri yapacağım” dediği CSM’nin uğraşması gereken biri daha…

Sendika içinde bir çok komploları birlikte yapmalarına rağmen içlerinde çürük elma WMM’dir. Birbirlerinden tiksinselerde arkalarından iş çevirmiyorlar; ama WMM mj dosyaları için olan biten her şeyi Mulder’a anlattı, bunun nedeni belki de bir kaç kişi gibi Mulder’a inananlardan biri olması yada hala kendi çıkarını güdmesi…WMM’nin anlattıklarından sonra bu kadar mı diyen Mulder’a: “Bildiğinden daha fazlası var” diyince insan ilerisini bilse de yine de ürperiyor…Mulder ve Scully madene gittiklerinde karşılaştıkları onca dosyalar, hepsi doğum yıllarına göre ayrılmış üzerinde doku örnekleri bulunan kişisel dosyalar ve hepsinin de kaçırılanlara ait olması. Ölümleri pahasına da olsa yine gitmeyi göze aldıkları madende uzaylı dostlarıyla da karşılaştılar. Scully ortam karanlıkta olsa yanından geçen uzaylıları bir şekilde gördü, hissetmesine rağmen yine de ileri ki bölümlerde inkar edeceğini bilmek bu kadar gördüklerine rağmen insanı deli ediyor. İyi ki fazladan bir çıkış kapısı varmış yoksa maden mezarları olacaktı…

Albert bu bölümde gerilerde olsa da jenerik öncesi bahsettikleri müthişti. Melissa’ya dua yapmak için gönderildiğini söylerken ki mütevaziliği, yakınlığı yauv ben bu adamı çok sevdim. Melissa’nın başında dua ederken söylediği: “Birinin yaşaması için diğerinin yaşamının feda edilmesi” çok acı bir söz yani Samantha, baba Mulder ve Melissa’nın kayıpları olmasa M&S davalarında bu kadar kararlı, azimli olmayacaklardı demek mi gerek, nasıl ağır bir yüktür…

Son sahne için ne söylenebilir ki, ajanlar bir çok olay yaşarken bizi de peşlerinde sürükledikleri gibi, her olay ile aralarında oluşan derin ve özel bağa hepimiz birlikte şahit olduk. Bu öyle bir bağ ki herkesin öldüğüne inandığı Mulder’a Scully’nin: “Geri döneceğini biliyordum” –Nasıl? sorusuna- “Biliyordum işte” sözlerindeki gibi…Hastane odasında boş yatağa bakan Scully’e katılan Mulder ve aralarındaki konuşma bu özel bağı daha da kuvvetlendiren bir sahneydi. İkisininde kayıpları, acıları var. Kızkardeşi kaçırılmış, uzun süre haber alınamamış, hayatını kardeşini bulmaya adayan Mulder babasınında bu işin merkezinde olduğunu öğrenirken beklenmedik bir şekilde öldürülmesi, daha sonra babasının neden öldürüldüğünü bulmaya çalışırken bir çok komplolar ve bu uğurda ölen kimselerin sorumlularından biri olması ve madende Samantha’ya ait dosyanın aslında kendisi için hazırlandığını öğrenmesi…Scully ise farklı bir yol için girdiği FBI’da kendi alışılmışlığın dışında açıklanamayan bir çok olayı kabullenmeme yada kendi içindeki gerçekle yüzleşmeye korktuğundan gördüğünü inkar etmeyi seçip şüpheci takılırken araştırdığı dosyaların içinde kendisi bir dosya oluyor, geriye getirildiğindeki kayıpları, nedeni bilinmeyen sorular ve kendi öldürülmek istenirken kazayla ablası Melissa, Scully zannedilerek öldürülüyor…Acılarla kalmak yerine bir an evvel işe dönmek isteyen Scully tıpkı babasının ölümünde olduğu gibi, acılardan kaçmak değil sadece acının kaynağını bulmak için. İkisininde kayıpların verdiği acı çok taze ve ikisi de sorularına bir cevap bulmak istiyorlar, Scully’nin: “ Gerçeği gördüm Mulder, şimdi istediğim cevaplar” dediği o son sahne ikisininde arayışlarını ortak kıldığı, birlikte daha iyi ve daha güvenli bir şekilde yollarına devam etmek için birbirlerinden kuvvet alacakları temelinin atıldığı ve bulunacak cevapların bir olduğunu bilerek birbirlerine sarılırıp, acılarını dindirmeye çalışırken içlerinde: “Neden ben değil de o” sorularını geçirerek baktıkları boş yatak…

Mükemmel, harika, şahane ne denir de böyle bir bölüme yeter bir kelime bulunur ve her izlediğimde bir kez daha izlemek istiyorum demekle kalmam...

nfl
19-07-07, 14:59
nereye yazcamı bılemedım mıllet mujdeeeeeeee ntv de xfılesın 2.fılmıyle ılgılı haber cıktı bu yaz vızyona gırmesı planlanıyomus :happy0064 :happy0064 vıdeo yu ısteyenler om atsın

sanat
19-07-07, 17:13
“Gizli Dosyalar” tekrar açılıyor!

http://img475.imageshack.us/img475/6205/clipimage001oh8.jpg ‘X-Files’ hayranlarına müjde! X-Files’ın yeni sinema filmi için düğmeye basıldı.

1993-2002 yılları arasında yayınlanan, dokuz sezonluk popüler dizi X-Files, tekrar beyazperde de hayranlarıyla buluşmaya hazırlanıyor. Paranormal olayları konu alan dizi ilk 1998 yılında sinemaya uyarlanmıştı.

Dizide ajan Fox Mulder’ı canlandıran David Duchovny’ın Hollywood Reporter’a yaptığı açıklamaya göre; aktör yeni filmde de Ajan Mulder’ı oynamaya devam edecek. Ajan Dana Scully tarafında da değişen bir şey olmayacak. Kızıl saçlı ajan rolünde gene Gillian Anderson'ı izleyeceğiz.

Dizinin yaratıcısı Chris Carter filmin hem senaristliğini, hem de yönetmenliğini üstleniyor.

Not: Bütün internet sayfalarında aynı haber geçiyor, heveslenmelimiyim bilemiyorum, sanırım kamera, motor demeden inanamayacağım galiba, kaç sene bekleyince insana şaka gibi geliyor...
Dip Not: Umarım resmi eklememde bir kural dışılık yoktur...

nfl
19-07-07, 17:25
oyle ama tv de vermemıstı hıc cnbce dızılerınden dıye basladı ıns

sanat
19-07-07, 18:08
Sezencim canım özür dilerim; ama yazından hiçbir şey anlamadım güzelim, biraz açık yazarmısın. İlk mesajında tv'den bahsetmişsin ben izlemedim, nette tesadüfen küçük bir DD resmi görüp tıkladım sonra başka sitelere girdim aynı şey yazıyordu. Bir kaç gün önce CC'nin senaryoyu bitirdiğini okumuştum; ama pek inanmadım kaç yıldır aynı hikaye diyordum sonra bu haber ile karşılaştım. Bakalım haber bir sonuca varıp iyi bir iş çıkacak mı? :img-wink:

nfl
19-07-07, 18:27
Sezencim canım özür dilerim; ama yazından hiçbir şey anlamadım güzelim, biraz açık yazarmısın. İlk mesajında tv'den bahsetmişsin ben izlemedim, nette tesadüfen küçük bir DD resmi görüp tıkladım sonra başka sitelere girdim aynı şey yazıyordu. Bir kaç gün önce CC'nin senaryoyu bitirdiğini okumuştum; ama pek inanmadım kaç yıldır aynı hikaye diyordum sonra bu haber ile karşılaştım. Bakalım haber bir sonuca varıp iyi bir iş çıkacak mı? :img-wink:

sabah ntv de cıktı haberlerde xfıles 2 cekılıcek dıye davıd haftaya seneryoyu okucakmıs

thesals
19-07-07, 18:37
sabah ntv de cıktı haberlerde xfıles 2 cekılıcek dıye davıd haftaya seneryoyu okucakmıs

nasıl yani xfılesin yenisimi çekilcekmiş????:img-polic :img-polic (bu arada burdada karşılaştık orti:img-wink: :img-wink: )Tam nasıl olcakmış bir anlatın lütfen!!!!:img-polic :img-polic

sanat
19-07-07, 18:46
sabah ntv de cıktı haberlerde xfıles 2 cekılıcek dıye davıd haftaya seneryoyu okucakmıs

Sezencim bu haberleri bir kaç gün önce netten okumuştum, senaryonun bittiğini, CC'nin DD'yi arayıp senaryoya bir göz atmasını istemiş. DD 2. film için çok heyecanlıymış, tekrar Mulder karekterini oynamayı çok özlemiş ve tüm ekibi gibi yazılar okumuştum...Bilemiyorum birden bu haberlerle karşılaşınca insanın inanası gelmiyor, onca yıl aynı lafları et dur, nabız yokla şimdi iş ciddiyete biniyor gibi, hadi hayırlısı...

Not: Hepimizin kandili mübarek olsun...

kaptan jack
19-07-07, 19:49
çok sevindim bu habere...hoş senelerdir aynı şey söyleniyor ama bakalım....hadi hayırlısı.............:img-blush yanlız sezen bu yaz vizyona giremez herhalde sanırım gelecek yaza........:icon_whis

nfl
19-07-07, 22:38
ya bende okudum nette dolasan haberlerı benı umutlandıran tv de cıkmıs olması ntv de sabah haberlerınde yanı nebılıyım ınsan sevınıyo :img-wink:

sanat
19-07-07, 23:52
Sorma Sezencim bende çok şaşırdım, X-Files neymiş böyle en önemli sitelerden, en dandik sitelere kadar hepsinde de haber yer alıyordu, ayrıca pekte met etmişler...

cave
20-07-07, 00:05
duyguya ve aynur ablaya katılıyorum......her sene bu haberi duyuyoruz ama inşallah bu sene doğrudur....

2008 yazında gircekmiş

sanat
22-07-07, 22:41
4x20 / Small Potatoes / 22.07.2007

Yazan: Vince Gilligan
Yönetmen: Cliff Bole
İlk Gösterim Tarihi: 20.04.1997

Küçük bir kasabada beş kadın, küçük kuyrukları olan beş çocuk doğurur. Baş zanlı ise istediği şekle girebilen bir adamdır. Small Potatoes, bazı eleştirmenlere göre, dizinin en iyi bölümü. Yazarı, Vince Gilligan. Kimilerine göre The X-Files’ın en iyi oynanmış bölümü. Özellikle David Duchovny komedi yeteneğini kanıtlıyor. Mulder yerine geçen Eddie Van Blundht olarak oynadığı her sahne kusursuz. Karakterin diyalogları ve tavırlarında da yaratıcı davranmış. Gillian Anderson’ın son derece ciddi oyunu onunla bir tezat oluşturarak bölümü büsbütün komik hale getiriyor.

Konuk Oyuncular:
Edward Van Blundht Jr: Darin Morgan
Edward Van Blundht Sr: Lee de Broux
İkinci Hemşire: Monica Gemmer
Dr. Alton Pugh: Robert Rozen
Görevli Hemşire: Carrie Cain Sparks
Frohike:Tom Braidwood
Langly: Dean Haglund
Müdür Yardımcısı Walter Skinner: Mitch Pileggi
Amanda Nelligan: Christine Cavanaugh

sanat
25-07-07, 21:46
10 kült bölümde peşpeşe sıralanmış bu komik bölümler X-Files profilinden başka bir bakış açısıyla izleyiciye sundukları bu bölümlerde, karakterler olduğundan farklı bir tavır içinde olsalar da bu adamlar her şeyi başarabilecek yeteneğe nasıl sahip olduklarını, izlerken izleyicinin gözlerini parlatan ve hayranlıklarını bir o kadar arttıran, mükemmel performanslarıyla The X-Files aradan ne kadar zaman geçse de, yıl kaç olursa olsun biricikliğini her zaman koruyacaktır…

Small Potatoes’i ilk izlediğimde bana hiç cazip bir bölüm gelmemişti, hatta kuyruk muhabbetini ben ortaokulda iken gazetelerde böyle haberler olduğunu hatırlıyorum. Tekrarlarını izledikçe bu şekilde düşündüğüm için kendime şimdi bile hala çok kızıyorum. Bölüm müthiş bir yaratıcılık örneği, nasıl bir oyunculuk özellikle DD bu bölümde oyunculuğunu konuşturmuş. Hem Mulder, hemde Eddie karakterini öyle ustalıkla oynamış ve komedi yeteneğinin de olduğunu o mükemmel mimikleriyle şahane bir bölüm çıkmış. DD’yi tebrik etmeden olmaz…

Küçük bir kasabada birkaç ay süreyle kuyruklu bebekler dünyaya gelmiş, babasının uzaylı olduğunu söyleyen bir kadının (Amanda) dergideki haberiyle ajanlarımız soluğu kasabada alır. M&S Amanda ile görüşmeye gittiklerinde Mulder bebek ile ilgili konuşmaları en çok güldüğüm sahnelerdendi. Mulder’ın: “Kaçırıldın mı?”, Amanda: “ Ha???....hayır hayır bir gün kapıma geldi”, Mulder ısrarla: “Ama bebeğin babası bir uzaylı” deyip Amanda’nın aslında bahsettiğinin Star Wars’taki Luke Skywalker olması hahahhaa bunu duyan Mulder’daki hayalkırıklığıyla arkasına yaslanıp göz ucuyla Scully’e bakmaya çalışması, Scully’nin: “Işın kılıcıda varmıydı?”, Amanda: “ Hayır getirmemişti” ay karnıma gülmekten ağrılar girdi, bunları duyan Mulder kendini hemen dışarıya attı, Scully ise gülmemek için kendini zor tutuyordu. Kadın 387 kez izlemiş yauv bu nasıl bir deliliktir bir de 400 yapmaya çalışıyormuş. Mulder’ın bebeklere bakarkenki hali hele bebeğin sallanan kuyruğu çok tatlıydı yauv…

Bebeklerden alınan sonuçlarda hepsinin aynı babaya ait olması ve tüm kadınların aynı jinekoluğa gitmeleriyle doktora giderler işin garibi orda ki kalabalık bizim ajanları evli çift sanıp aynı sorundan bulunduklarını sanmaları, sonunda Mulder’da kartını çıkartır, ilginç bir sahneydi yere kadar uzun paltolu bir eş…Mulder’ın etrafta dolanırken tamir eden Eddie’nin ( Darin Morgan kendisi X-Files komik bölümlerini yazan ve bundan sonraki 2 bölümünde yazarı) ameliyatla alınan izi görür ancak Eddie kaçar, Mulder’daki yüz ifadesi off yine mi cinsten bir bakışla peşinden koşar, yakalar ve kayarak kalabalığın önünde dururlar. Eddie’nin soruşturmada onlar çocuk istiyordu, istedikleri oldu herkes mutlu tarzında konuşması, Scully’nin tüm kadınlar adına Mulder’a yaptığı konuşma için Scully'e teşekkür etmezsek olmaz…

Eddie polise kimliği hakkında bilgiler verirken sürekli “H” harfini düzeltmeye çalışması gerçekte David Duchovny’e göndermedir. Çünkü Duchovny okunurken h harfinin okunmaması gerekmekte; ama bir çok kimse David’in soyadını yanlış söylenmekte bu da dizi de bir ayrıntı olarak yer almış…

Eddie’nin polis memurunun kılığına bürünerek kaçması ile M&S Edward Van Bluntht’nin evine gider. Babası kılığına bürünen Eddie ajanlar ile birlikte konuşurken bir afişteki resmi gören Mulder bu sizmisiniz diyip, Edward'ın, evet görmek istermisiniz diyip pantolonunu indirmeye çalışırken Mulder evet yanıtıyla, Scully sertçe hayır diye çok güzel payladı Mulder’ı güldüğüm sahnelerden biriydi, bir çocuğu azarlar gibiydi Scully…Bay Mulder deyişiyle yakayı ele veren Eddie yine ellerinden kaçar ve en iğrenci de evli çiftin lavobasından Mulder’a benzemiş bir şekilde çıkması ve Amanda’yı ziyarete gitmesi ona duygulu bir şekilde gül vermesi iyyy. Amanda’nın kendisi hakkında söyledikleri sözlere üzülürken Mulder’daki mimikler harikaydı. Daha sonra gerçek Mulder içeri girer; ama ne çok güldüm bu sahneye: “Burada tıpkı bana benzeyen bir adam vardı, nereye gitti” hahaaa bitirdi beni bu sözler…

Tekrar Eddie’nin evine giden M&S evi ararken üst kata çıkan Mulder bir kapı açınca çıkan gürültüye: “Ben iyiyim” diye Scully bağırması ilginç bir replikti efem. Çatıya bakarken düşen baba Edward Van Bluntht’ın üzerinde otopsi yapan Scully vücudunun tamamının çizgili kaslarla kaplı olması yani bu demek oluyorki istediği zaman birine dönüşebiliyor olması, istemesi yeterli sonuçta…Burada da en koptuğum sahne Mulder’ın cesete dokunurken kuyruğun kopması, bir yandan yerine takmaya çalışırken Scully ile konuşması yüzüne taktığı ifade çok komikti…

Skinner'ın odasında olayla ilgili rapor verirken Skinner FBI yanlış yazmışsın diyip Eddie’nin daktilodan diyince; ama 2 kez aynı hatayı yapmışsın hahaa çok güldüm ya o nasıl marur bakmaktır öyle, nasıl oturacağını bilemeyip Scully bakarak onun gibi oturmaya çalışmaktır…
Eddie’nin (Mulder) X-files ofisindeki halleride çok komikti hele o sandalyeye oturup ayaklarını masanın üzerine koymaya çalışırken az kalsın düşüyordu David mükemmel iş çıkarmış yauv. Evine gittiğinde yatacak oda araması da dizide küçük ayrıntılardan biridir, bilindiği üzere (ama o zamanlar tarafımızca bilinmemekteydi) Mulder’ın bir yatak odası yok kanepede uyuyan biri. Eddie’nin aynaya bakarak F. B. I diyişinden, silahını belinden almaya çalışan halleri yine müthişti…

Son sahneye gelince; Eddie’nin (Mulder) zili çalıp, o mükemmel görüntüsüyle kitaplarından kalkıp kapıya yönelen Scully delikten baktığında 32 dişi birden sırıtan Mulder’ı görüp o şaşkınlıkla kapıyı açması. Sanırım S.P denildiğinde ilk akla gelen bu sırıtma olsa gerek, büyük bir baş ve aşağıya doğru incelen bir bedende sırıtan bir Mulder (Eddie) ve elinde şarap. Scully pat diye gelen Mulder’ı beklemediği gibi şampanyayı hiç beklemediğinden bu kime diyor zavallım. Eddie’nin (M), Scully’e kendisiyle neden hiç özel hayatları ile ilgili konuşmadıklarını soruyor (ilk izlediğimde Scully’e çok kızmıştım sonra tekrar izledikçe mimiklerden olayı farklı görmeye başladım). Gerçekten bu kadar iyi ortağın, birbirlerini tamamlayan, sadece kendilerine güvenen ve bir o kadar değer vermelerine, aralarındaki güçlü bağa rağmen birbirlerine çok uzaklar. Belki de bu değerin ve arkadaşlığın bozulmasından korktuklarından birbirlerine yaklaşamadılar ve hatta bana göre o ana kadar birbirleri için tam olarak duygusal anlamda akıllarında düşünce barındırmadıklarından. Özellikle Mulder için hayat bir tek iş olduğu için kafasını kaldırıp etrafında kimlerin olduğunu anlamayacak kadar işine saplantılıyken. Scully’nin önceki sezonlarda Mulder’a karşı bazı duyguları içindeydi; ama yaşanılanlar ile bu duygu ikisi içinde çok güçlü bir bağla arkadaşlığa dönüştü… Açıkçası Mulder, Scully'i bir kadın gibi bu zamana kadar düşündüğünü sanmıyorum. Öyle ki olaydan sonra Scully’nin yüzüne bakamayacak kadar çok utanıyordu. Mulder’ın işine saplantıları ile bu durumdalar, belki de Mulder nasıl yaklaşacağını bilemedi yada bazı şeylerin değişmesinden, varolan bir dostluğu tamamen kaybetmekten korktu. Tamamen Mulder kaynaklıda değil, Scully’nin tavırları, soğukluğu da nedenler arasında. Sonuçta bir şekilde aradaki çekimi göz ardı ettikleri…

Scully ile Mulder’a (Eddie): “Senin hiç bu yönünü görmemiştim” derken nasılda o kişinin Mulder olmadığını anlamazsın diye kızmıyor değilim. Demek ki Scully bir şarap ve iki güzel söz ile kendini hemen verebilecek, hatun bir de ilk aşkını anlattı. İzlerken ne kadar garip geldi, benliğimize oturttuğumuz bilinen Scully bu değil, burada başka biri vardı. X-Files için duygusallığın çok geride kalmasının hatta ileriki sezonlarda bile aralarında birebir bize izletilmeyip bir iki öpücükle geçiştirilmesinin ne kadar doğru bir karar olduğunu burada bir kez daha idrak etmek mümkün…

Şarabı içtikçe yumuşayıp ortam sıcaklaştıkça Eddie’nin Scully’e yaklaşıp öpmeye çalışması, Scully’nin olanları anlayamayıp bir kaşını havaya kaldırıp öylece kalsa da görünen öpüşme eğer gerçekleşseydi bu tek taraflı olacaktı çünkü Scully duruma tepki vermekten öte Mulder’dan böyle bir davranışı hiç beklemediğinden öylece kalakaldı. Mulder’ın kapıyı kırarak içeriye girmesiyle Scully şaşırıp yerinden sıçraması mükemmeldi ve Mulder’ın direk Scully’nin evine gitmeyi nasıl akıl etti diye düşünmeden edemiyorum…

Eddie kendine özgüveni olmayan, kişiliği oturmamış doğuştan zavallı biri. Ona göre Mulder uzun boylu, çok yakışıklı, her kadının ona hayır diyemeyeceği, mükemmel güzellikte bir ortağa ve iyi bir işe sahip. Onun gibi birinin yerinde olmayı kim istemez diye düşünen Eddie, Mulder’ın hiçbir zaman yapamayacağı cüretkar bir hareketi bir anda Scully’e yaptı. İkisinin arasında bu zamana kadar neler yaşandığını, ne paylaştıklarını bilmeden…Mulder ile görüşmek isteyen Eddie’nin söylediği: “Ben doğuştan zavallıyım; ama sen kendin seçmişsin”…”Kendine bir iyilik yap. Hayatı yaşa”…”Ben olsaydım çoktan yapmıştım” dediği sözler ile düşünceli bir şekilde Mulder hücre odasından çıkıp Scully’nın yanına gittiğinde: “Mulder söylemeye gerek yok; ama sen beceriksiz değilsin” diye moral vermeye çalışan Scully’e Mulder: “Ama Eddie de değilim” diyerek sözler tesir etmiş olmalı ki kendine de kızıyor. Hayatını yaşamadığı ve bir işkolik olduğu için…

S.P bazı eleştirmenler tarafından en iyi bölüm olarak gösteriliyor. Gerçektende konusuyla olsun, DD’nin mükemmel performansıyla olsun gülmekten beter eden sahneleriyle şanına yakışır bir sırada, haklı yerindedir…

sanat
29-07-07, 01:43
3x20 / Jose Chung's "From Outer Space" / 29.07.2007

Yazan: Darin Morgan
Yönetmen: Rob Bowman
İlk Gösterim Tarihi: 12.04.1996

İki yeniyetmenin uzaylılar tarafından kaçırılması, bir bilimkurgu romancısının ilgisini çeker. Tıpkı Rashomon’da olduğu gibi her kafadan bir ses çıkmaktadır, rivayet muhteliftir. Romancı Jose Chung, bu olay üzerine bir kitap yazmaya karar verir. Ancak hiç kimse ona hikâyenin bütününü doğru dürüst anlatamaz. Kendi yorumunu anlatsın diye Scully’e de danışır...

Konuk Oyuncular:
Jose Chung: Charles Nelson Reilly
Chrissy Georgio: Sarah Sawatsky
Lord Kimbo: Tony Morelli
Binbaşı Robert Vallee: Terry Arrowsmith
Dr Fingers: Alex Diakun
Sergeant Hynek: Michael Dobson
Harold: Jason Gaffney
Roky Crickenson: William Lucking
Dr Hand: Mina E Mina

sanat
31-07-07, 16:32
Bu hafta izlediğimiz bölüm bilindik X-Files’tan bambaşka bir bölümdü. Komik bölümleri bile bu kadar ciddi temaya sahip bir dizinin kalıbına, izlerken ne kadar çok gülsem de yine X-Files olarak bakamamıştım, konudan çok karakterler ön planda idi. Ama yine de bir şekilde X-Files’ın uzandığı dalların köklerini beslediği harika bölümlerdi…Bu bölüme bir mitoloji gözüyle bakan yoktur umarım, bölüm stand-alone’dur; ama bana göre çok daha farklı bir yerde o ayrı. Darin Morgan’nın X-Files için son kez yazdığı bölümde değindiği konular dizinin temasının tam zıttı, kendi kendiyle alay eden, uzun zamandır uzaylılar konusunda bilindik, uçuk fikirler ve bunlar için yapılan sahte uzaylı fosilleri, uzay gemileri, fotoğraflar topluma gösterilir ki bizim memleketimizde bu hala süregelir; ama Morgan o yıllarda bunu çok güzel ti’ye almış. Öyle bir şekilde irdelemiş ki uzaylılar aslında bizden biri Amerikalısı için İngilizce konuşuyor, belki biz karşılaşsak Tü