Tüm Versiyonu Göster : Ezo Gelin - Basında Çıkan Haberler
Tuna Serim'in Yazısı
Nurgül’ün büyük kusuru!
NURGÜL Yeşilçay, Türk sinemasının son yıllarda yetiştirdiği en iyi, en başarılı oyunculardan biri, ama hataları var! Kimsenin gölgesine girmiyor, kimseden himaye istemiyor, ekranları dolduran sıra kızlarına benzemiyor; o bir asi... Cannes Film Festivali’nde oyunculuğu ile yarıştı, araya kürtaj savunucuları ve politik nedenler girmeseydi birinciliği alabilirdi, alamadı, bu iş başka bir zamana ertelendi... Türk medyası Nurgül’ü hedef haline getirdi, neden ayakkabıları modern değilmiş, neden kıyafetini falan modacı hazırlamamış diye! Nurgül oyunuyla yarışıyor, kıyafetiyle değil; öyle olsaydı o filmde bir manken oynardı, festivale de o kızımız giderdi... Türk medyasının beğendiği türde kızlar da Cannes’a katılıyorlar, ama salonda değil sahilde; yarışma konuları da soyunmak oluyor!
Ünlü oyuncu Nurgül Yeşilçay, `Asmalı Konak`ın gelini Bahar rolüyle popüler olmuştu. Ardından Atıf Yılmaz`ın son filminde `Eğreti Gelin` geldi ve genç oyuncu şimdi de `Ezo Gelin` olmaya hazırlanıyor. Pastel Film, yedi yıl önce Orhan Elmas`tan film haklarını satın aldığı `Ezo Gelin`i dizi olarak çekmeye karar verdi. Türk Sineması`nda Fatma Girik`le özdeşleşen Ezo Gelin karakterinin yeni yüzü kesinleşince, senaryosunu Ahmet Yurdakul`un yazdığı dizi için diğer oyuncuların arayışı başladı.
ÖNCE PAHALI GELDİ
Şimdilerde `Belalı Baldız` dizisinde oynayan Nurgül Yeşilçay, Pastel Film`in teklifine olumlu yaklaştı. Ancak, oyuncunun istediği ücret yapımcı firmaya önce yüksek geldi. Ezo Gelin rolü için başka isimlerin arayışına giren Pastel Film, daha sonra Yeşilçay`la çalışmaya karar verdi. Dizinin Genel Koordinatörü Ömhur Kaynak, "3 hafta boyunca başka alternatifler üzerinde durduk. Türkiye`de Ezo Gelin`i taşıyabilecek başka isim yoktu. Bu rolü Nurgül Yeşilçay`dan başkası oynayamazdı. Biz de şartlarını kabul ettik" dedi.
ŞANLIURFA’NIN İMAJINI ÇİZEN GURBET KADINI ADLI DİZİDEN SONRA, GAZİANTEP’İN ÜNLÜ EZO GELİN’İ, YAKINDA SHOW TV’DE YAYINLANACAK. GAZİANTEPLİLER, DİZİNİN GAZİANTEP’E ÇOK OLUMLU KATKILAR SUNMASINI BEKLİYOR.
--------------------------------------------------------------------------------
Gaziantep’i tüm dünyaya tanıtacak olan Ezo Gelin adlı dizi film, yakında SHOW TV ekranlarında yayınlanacak.
Pastel Film’in Dolphin Ajans’ın katkılarıyla hazırladığı “Ezo Gelin” adlı yerli dizi, çekimlerden önce ses getirdiği kadar, Show Tv ekranlarındaki tanıtımıyla da daha sık duyulmaya başladı.
Televizyon duyurularında, “yakında” denmesiyle, heyecanı daha da artan dizinin kahramanı Nurgül Yeşilçay’ın canlandıracağı Ezo Gelin karakterinin, çok isabetli bir seçim olduğu söylenirken, erkek oyuncunun ismi ise sır gibi saklanıyor.
Yayını için Show Tv ve ATV’nin büyük rekabete girdi filme, Gaziantep Valisi Süleyman Kamçı, eski Gaziantep Valisi (Şimdiki İstanbul Valisi) Muammer Güler başta olmak üzere, Gaziantep Belediye Başkanı Asım Güzelbey, OSB Başkanı Cahit Nakipoğlu, Emniyet Müdürü Dr. Ali Yılmaz, tüm oda başkanları ve Gaziantepli sanayiciler dizi projesinin arkasında olduklarını ve desteklerinin devam edeceğini söylüyorlar.
Gaziantep’in modern yüzünü Türkiye ve Avrupa’ya tanıtma açısından çok önemli bir fırsat olan “Ezo Gelin” dizisinin merak edilen senaryosunu ise Ahmet Yurdakul hazırladı.
Kaynak : HM
TELE - BAROMETRE
HEDEF KİTLE : A/B
12 HAZİRAN 2007 SALI
NO PROGRAM ADı KANAL RATING (%) SHARE (%)
1 BINBIR GECE [NET] KAND 24,40 62,50
2 ARKA SOKAKLAR [NET] KAND 8,10 29,20
3 BINBIR GECE (OZEL) [NET] KAND 5,00 21,50
4 EZO GELIN [NET] SHOW 4,10 13,30
5 KANAL D ANA HABER BULTENI [NET] KAND 3,20 17,50
6 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 3,00 16,20
7 GARFIELD (Y.S) [NET] ATV 3,00 10,90
8 MISS TURKEY 2007 (GALA) [NET] STAR 3,00 9,20
9 AVRUPA YAKASI (TKR)-OPT [NET] ATV 2,80 22,40
10 SELENA (TKR) [NET] ATV 2,30 6,00
12 HAZİRAN 2007 SALI
NO PROGRAM ADı KANAL RATING (%) SHARE (%)
1 BINBIR GECE [NET] KAND 16,80 49,40
2 ARKA SOKAKLAR [NET] KAND 8,50 29,70
3 EZO GELIN [NET] SHOW 7,00 22,20
4 BINBIR GECE (OZEL) [NET] KAND 3,60 21,30
5 SELENA (TKR) [NET] ATV 3,20 9,40
6 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 3,00 17,10
7 GARFIELD (Y.S) [NET] ATV 2,90 10,20
8 SABAHLARIN SULTANI [NET] KAND 2,60 20,70
9 SIRLAR DUNYASI [NET] STV 2,60 8,20
Tele - Barometre
Hedef Kitle : A/b
19 Haziran 2007 Sali
No Program Adı Kanal Rating (%) Share (%)
1 Binbir Gece [net] Kand 21,90 64,40
2 Arka Sokaklar [net] Kand 7,30 30,70
3 Atv Ana Haber Bulteni [net] Atv 4,70 27,30
4 Binbir Gece (ozel) [net] Kand 4,40 23,40
5 Ezo Gelin [net] Show 3,70 14,20
"Ezo Gelin"
Ezo Gaziantep'e elveda mı diyecek?
Ezo (Nurgül Yeşilçay) şüphelerinde haklı çıktı. Çünkü Ömer (Erkan Sever) ile evli olan Fatma'nın (Yağmur Kaşifoğlu) bebeğinin başkasının olduğu anlaşıldı. Bu düğüm İkbal ve onun cep telefonundaki numaraların aranmasıyla çözüldü. İkbal (Feria Eyüboğlu) ve Bozan'ın (Caner Candarlı) bebeği Halime (Şahan Torgut) ve Mehmet'ten (Erkan Meriç) çaldığı anlaşıldı.
Günlerce gözyaşı döken Halime, Ezo'nun sayesinde bebeğine kavuştu. Bunun sonucunda Fatma, İkbal ve Bozan hapse atıldı.
Ömer tüm olanlara şaşırmasına ve üzülmesine rağmen olanlardan sanki Ezo suçluymuş gibi davrandı. Ezo bu duruma çok kırıldı ve bir daha hiçbir şeye karışmayacağına karar verdi. Ve artık Gaziantep'te kalamayacağını düşündü.
Kaynak : Milliyet
first lady 04-09-07, 14:04 Dizi-toto başladı
BU aralar dizi tiryakilerini tatlı bir heyecan sardı. Geçen sezon en "kritik" anda sezon finali yapan dizilerin akıbetleri için kafa yorup, duruyorlar. Binbir Gece'de Şehrazat, Onur ile evlenebilecek mi? Kerem, büyük aşkından vazgeçecek mi? Hatırla Sevgili'de yaralı bıraktığımız Deniz yaşayacak mı? Rüya'nın kendi kızı olduğunu öğrenen Ahmet, öz evladından ayrı geçen yılların acısını Yasemin'den çıkartacak mı? Necdet, Yasemin'i terk edecek mi? Yersiz Yurtsuz'da hamile olduğu ortaya çıkan Suna'yı ailesinin şerrinden korumak için İshak nasıl bir taktik uygulayacak? Yoksa gönlünü ağa kızına mı kaptıracak? Avrupa Yakası'nda Burhan'ı seçmiş gibi görünen ayran gönüllü Makbule, yeniden İzzet'e dönecek mi? Patlama ile final yapan Arka Sokaklar'da "kalan sağlar" kim olacak? Yine bir patlama ile sezona veda eden Kurtlar Vadisi: Pusu, hangi karakterlerle yoluna devam edecek? Yaprak Dökümü'nde Ali Rıza Bey, Adapazarı'na gidip, Fikret'i geri döndürecek mi? Gelin hanım, kötü yola mı düşecek? İki Aile'de balayı, Eda ve Oğuz'a mutluluk getirecek mi? Ferit ile Damla vuslata erecek mi? Bir başka "patlamalı final"in ardından Doktorlar'ın ekibi eksilecek mi? Selena'nın büyük sırrı ortaya çıkacak mı? Gaziantep'e veda edip, İstanbul yollarına düşen Ezo Gelin'e 7 tepeli şehir, mutluluk getirecek mi? Maçların hepsi de "üç ihtimalli" sonuç vaat ediyor!.. Var mısınız dizi-toto oynamaya? Görünen o ki, geçim sıkıntısı, işsizlik, darbe korkusu, deprem beklentisi ve daha nice önemli memleket meselesi "bir sezon daha" evdeki gündemin ötesine savrulacak...
kaynak:sabah
Yeni fragmanlar
Önce "Oğlum İçin" ağdalı acılardan bunalmış bir müzik. Ardından "Ezo Gelin" fragmanı, yine aynı durum. Arka arkaya bu iki diziyi izleyen psikolojik olarak ne hale gelir? Bakışlar, o duruşlar, o ağlamalar, o haykırmalar hepsi aynı filmin kopyası şeklinde. Ama bizim millet içinin bayılmasından pek bir hoşnut olur. Şimdi mendil durumu da olacak tabii ki.
Sina Koloğlu / Milliyet
Ezo Gelin Dizisinin Jeneratör Aracı Yandı
Çekimleri Gaziantep'te Devam Eden 'Ezo Gelin' Dizisinin Jeneratör Aracı, Henüz Belirlenemeyen Bir Sebeple Yanarak Kullanılamaz Hale Geldi.
Çekimleri Gaziantep'te devam eden 'Ezo Gelin' dizisinin jeneratör aracı, henüz belirlenemeyen bir sebeple yanarak kullanılamaz hale geldi.
Dizi çekimleri için gece geç saatlerde Gaziantep'e dönen jeneratör aracı, Düğmeci Mahallesi'nde bir otoparka çekildi. Park edildikten 2 saat sonra araçtan duman yükseldiğini gören otopark görevlileri durumu polise ve itfaiyeye bildirdi. İhbar üzerine gelen itfaiye ekipleri, araçta çıkan yangını söndürdü. Çıkan yangın sebebiyle araç kullanılamaz hale geldi.
Ezo Gelin dizisi Yapım Koordinatörü Veli Selman, araçtaki yangının haber verilmesi üzerine hemen otoparka geldiklerini belirtti. Geldiklerinde aracın itfaiye tarafından söndürüldüğünü gördüklerini kaydeden Selman, "Yangının kundaklama veya teknik bir arızadan dolayı çıkıp çıkmadığı yapılan araştırma sonucu ortaya çıkacak. İtfaiye ekipleri ve polis gerekli incelemeyi yaptı. Sanırım sonuç 2- 3 gün içerisinde ortaya çıkar" dedi.
Selman, yanan jeneratör aracı sebebiyle çekimlerin aksadığını ancak ekip olarak çalışmaları sürdürdüklerini ve İstanbul'dan yeni bir jeneratör aracı beklediklerini ifade etti.
http://resimler.haberler.com/haber/637/ezo-gelin-dizisinin-jenerator-araci-yandi_o.jpg
Nurgül Yeşilçay'ın dizisi Ezo Gelin'de jön değişti haberiniz var mı? Serhat Tutumluer'i kadroya dahil etmişler, cuk oturmuş!
Geçen sezon Nurgül diziye başlarken 'Ne olacak kara yağız bir adam bulup koysunlar işte diziye' demişti, Erkan Sever'i bulmuşlardı.
Dizi tuttu ama ben o jönü bir türlü tutamadım!
Dizinin konusunu bilecek kadar izledim ama sevemedim bir türlü...
Demek ki herkes herkese yakışmıyormuş; Serhat Tutumluer'le dizi izlenecek kıvama geldi diyorum...
.................................................. ...........................................Şirin Sever - Sabah Gazetesi...
...
Hadi bir de dizi hikayesi anlatayım da çeşitlilik tamam olsun. Yer tarihi Kadırga semti. Olay `Ezo Gelin ` dizisinin setinde geçiyor. Öğlen saatinde sıkıla sıkıla beklemekte olan oyunculara yemek servisinin başladığı söyleniyor. Oyunculardan biri hemen seğirtip bir önceki gün yemek yedikleri parkta kurulu büfeye yanaşıyor, tepsisini alıp masaya oturuyor ve köfteleri atıştırmaya başlıyor. Ama aktris bakıyor ki arkadaşları gelmemiş. O arada bir oyuncu arkadaşını görüyor, `ah canım, sen de mi Ezo Gelin `e girdin, hiç haberim yoktu` deyince adam `yo , ben Gökhan Özen `in dizisi `Yalan Dünya `da oynuyorum` cevabını alıyor ve anlıyor ki `yan sete geçmiş`. Bu şaşkınlığın aktrisin iştahından kaynaklandığını hiç sanmıyorum; bu hikaye bana Yeşilçam `ın o güzel yıllarını anımsattı. Hani Çamlıca tepesinde yan yana setlerde birbirinin aynı aşk filmlerinin çekildiği o mutlu yıllar. Eh şimdi de İstanbul `un tarihi mahallelerinde yan yana dizilmiş setlerde ha bire mahalle dizileri çekiliyor. Bu sayede de oyuncuların ileride anlatacak böyle tatlı anıları oluyor.
Kaynak : Radikal Gazetesi
“Yaşamın Kıyısında” adlı sinema filmiyle iki ay önce Cannes’a giden Nurgül Yeşilçay, güzelliği ve başarısıyla büyük ses getirmişti.
Şu günlerde “Ezo Gelin” dizisini çeken Yeşilçay, hayatından oldukça memnun. Eşi Cem Özer’le ayrılacakları yönündeki iddiaları yalanlayan güzel oyuncu, “Cem’i ve ailemi çok seviyorum!” diyerek bu iddiaları yalanladı.
Yeşilçay, “Ezo Gelin” dizisindeki performansıyla da oldukça gündemde. Bu dizinin setinde Nurgül’ün kardeşi Tuğtekin Yeşilçay da çalışıyor. Ayrıca Cem Özer’in kızı Cemre’de “Ezo Gelin”de rol aldı. Nurgül bu konuyla ilgili, “Kardeşim yıllardır kamera arkasında. Yönetmenimiz Yasemin Türkmenli ile birlikte çalışıyor. Cem’in kızı dizide oyuncu olarak başladı. Bir süre benimle beraber çalışacak!” dedi.
Nurgül Yeşilcay, bu davranışıyla ailesine ne kadar önem verdiğini de dosta düşmana göstermiş oldu.
rhetbutler 20-09-07, 07:13 Tüm röportaj bu kadar değil.Sadece diziyle ilgili olan yerleri ekledim.
Cannes’a giden ve giydiği kıyafetlerle gündemi meşgul eden Nurgül Yeşilçay, Haftasonu dergisine konuştu.
Rol aldığınız "Ezo Gelin" dizisi İstanbul’a geldi. Galiba Ezo Gelin’i oldukça zor günler bekliyor...
- Evet, bekliyor. Senaryoyu tam olarak bilmiyorum ama görünen o...
n Sinemaya adım atmadan önce siz de bu tip zorluklar çektiniz mi?
- Ben konservatuvar bitirdim ve hiçbir zaman bu kadar zorluk çekmedim. Ama tabii ki hayatın kendisi zor. İyi bir oyuncu olmak için çok çabaladım.
n Dizide Gaziantep faslı kapandı. Bundan sonra neler olacak?
- İstanbul zorlu... Ezo bir şekilde ev buldu, sonra iş bulacak. Bir otel sahibine aşık olacak ama onun bir manken sevgilisi var ve onunla mücadeleye girişecek.n Gaziantep’te geçen günleriniz için neler söyleyeceksiniz?
- Gaziantep, gelişmiş ekonomisi olan, çok güzel bir kent... Bizim çalıştığımız köy de çok güzeldi. Ben onları çok sevdim, onlar da beni ve tüm ekibi... Uzun bir süre kaldık o köyde. Zaman zaman onlarla birlikte oturduk, bizi evlerine davet ettiler. Yemekleri harika. Biraz daha kalsam kesin kilo alırdım. Kadınlarla aramızda sıcak bir bağ kuruldu. Telefonlarımı verdim, onlarınkini aldım. Daha şimdiden beni özlemişler, arıyorlar, konuşuyoruz.
n Gaziantep’te yemeklerin çok iyi olduğunu söylediniz. Siz yemek yapmasını sever misiniz?
- Tabii ki severim, ama bu kadar güzel yemek yapmayı bilmiyordum. Şimdi onlardan öğrendiğim yemekleri yapıyorum evde. Ama yağlı oldukları için fazla da kaçırmamaya çalışıyorum. Örneğin, güveç yapmayı öğrendim onlardan. Benim kadar Cem de bayılıyor yeni yemeklerime...
n Köyde kadınlarla yemekten başka neler konuşuyordunuz? Mesela kuma olan ya da kuması olan kadınlara bunun ne kadar yanlış bir şey olduğunu anlatma yoluna gittiniz mi?
- Tabii ki söyledim ama onlar kendi hayatlarını seviyorlar. Hepsi de mutlu. Öyle çok çocuk sahibi olan kişiler değiller. İkinci kadın olmayı kabullenerek, isteyerek gitmişler. Hepsi altına meraklı, kolları, boyunları altınla dolu. Düğünlerde bir geline altın kemer takılmadı mı çok ayıplıyorlar, ama gönülleri de çok zengin insanlar.
n "Ezo Gelin"in setinde kardeşiniz Tuğtekin Yeşilçay da var. Cem Özer’in kızı Cemre oyuncu olmuş, o da dizide. Aile dizide nasıl toplandı?
- Kardeşim yıllardır kamera arkasında... Yönetmenimiz Yasemin Türkmenli ile birlikte çalışıyor. Cem’in kızı da dizide oyuncu olarak başladı. Şimdilik oyunculuğun ucundan tuttu, bakalım... Bir süre mutlaka benimle çalışacak.
Röportaj: Yaşar ÇAKMAK
burhan ayeri-19 eylül 2007
* * *
İki diziye özetle değineceğiz. Binbir Gece hız kesse de, yine ilgi alanı. Yeni sezonun ikinci bölümü, ilkine göre daha sakindi. Sanırız esas kıyamet önümüzdeki hafta kopacak. Ezo Gelin, adeta Nurgül Yeşilçay’ın şovuna dönüştü. Sanki Kül Kedisi Masalı’nın yeni uyarlaması. ‘Köyden Şehire’ seyircinin istediği gibi. Bu tip senaryolarda Fatma Girik, Türkan Şoray gibi isimleri çok gördük. Nurgül’ün onlardan eksiği yok. Hatta fazlası var.
* * *
Bu, Ezo farklı
EZO Gelin yeni sezonda kente taşındı, Nurgül Yeşilçay da yavaş yavaş kentli kadınlara benzemeye başladı, üstelik yeni aşklara yelken açarak... Nurgül, son yıllarda yetişen en iyi, en dikkat çekici oyunculardan biri, kendine güveniyor, girdiği kılık ne olursa olsun güzelliğinden bir şey kaybolmuyor. Ben kentli Ezo’yu daha beğendim.
TV dünyasının ara transferleri
Futbolda, ilk yarı bitip de ara verildiğinde takımlar, ara transferde aksayan mevkilerine oyuncu alırlar. Hafta Sonu, yeni yayın dönemine ara transfer takviyesiyle giren TV dizilerinden bazılarını derledi...
Serhat Tutumluer
''Sahra'' ve ''Erkekler Ağlamaz'' dizilerinden tanınan Serhat Tutumluer, yeni yayın döneminde İstanbul’a taşınan ''Ezo Gelin''de otel sahibi Kadim olarak ekrana geliyor. İstanbul’a gelen Ezo’nun, çalıştığı otelin sahibi olan Kadim’le yıldızı hiç barışmıyor.
Özgür Özberk
''Ezo Gelin''in ara transferlerinden birisi de Özgür Özberk. Özberk, geçen yayın döneminde ''Kod Adı''nda Komiser Can’dı. Genç oyuncu ''Ezo Gelin''de Kadim’in kardeşi Nedim olarak ekrana geliyor.
‘EZO’YA AŞIK OLDU
NURGÜL YEŞİLÇAY’IN BAŞROLDE YER ALDIĞI EZO GELİN’E TRANSFER OLAN SERHAT TUTUMLUER, DİZİYE HEMEN ISINDI..
Yeni sezon çekimleri İstanbul’da süren Ezo Gelin isimli dizi heyecan dolu bölümleriyle sürüyor. Otel sahibi Kadim rolüyle karşımıza çıkan Serhat Tutumluer, Nurgül Yeşilçay ile başarılı bir oyun sergiliyorlar..
Bu listede yoksa hiç şansı yok
Çünkü haftada yedi gün var. Ve her akşam sadece 2 dizi ilk iki sırayı paylaşıyor. Bu nedenle upuzun listelere artık bir son veriyorum. Her pazartesi yayımladığım haftanın reytinglerdeki en başarılı dizileri listesindeki yapım sayısını 14’e indiriyorum. Bir de 15. dizi olarak bir joker ekleyip, diziler liginin reytingleri işini bundan sonra sadece her iki kategorinin ilk 15 dizisini vererek devam ettiriyorum. Biliyorsunuz, ne yazık ki her iki listeden birine, yani ilk 15’in içine giremeyenlerin ekranda uzun süre var olması çok zor. Ben de onların döktüğü ecel terlerine, çektikleri reyting stresine bu listeleri uzun tutarak fazladan gerilim eklemeyelim diyorum.
Bambaşka bir sıralama
Bu hafta Binbir Gece’nin tekrar bölümü vardı. Bu yüzden dizinin alıştığımız o yüksek reytingleri azaldı. Ama Binbir Gece, tekrar bölümüyle de olsa her iki reyting kategorisinde birden yüze yakın dizi arasından sıyrılıp haftanın en yüksek seyirci toplayan ilk 15 yapımı arasında yer almayı başardı. Binbir Gece’nin tekrarının yayınlandığı haftada, yine en büyük rakibi Yaprak Dökümü zirveye tırmandı. Diğer basamaklarda ise sıralama bambaşka sıralandı. İki seyirci grubu, farklı farklı dizilere odaklandı. Örneğin Bıçak Sırtı AB Grubu’nda 3., Hatırla Sevgili 7., İki Aile 9., Sevgili Dünürüm 10., Elveda Derken 15. sırada çıkarken, bu dizilerin hiçbiri Tüm Kişiler’de yer alamadı.
Aynı durum öteki grupta da yaşandı. Tüm Kişiler’de ilk 15’e giren Ezo Gelin, Eşref Saati, Pusat, Genco ve Menekşe ile Halil, AB Grubu’nda ilk 15’in içinde yer bulamadı. Her iki kategoride birden ilk 15 dizinin arasına girmeyi başaran yapımlar ise Binbir Gece, Yaprak Dökümü, Kurtlar Vadisi Pusu, Avrupa Yakası, Annem, Kavak Yelleri, Sıla, Arka Sokaklar, Doktorlar ve Asi olarak sıralandı. Sanırım bu açıklamayla, geçen gün yazdığım ekranın en kıymetli 10 dizisi yazısını da hangi kriterlere göre, nasıl kaleme aldığım konusu da aydınlandı.
Toparlayalım. Geçen yıldan devam eden Binbir Gece, Yaprak Dökümü, Kurtlar Vadisi Pusu, Avrupa Yakası, Sıla, Arka Sokaklar ve Doktorlar bu sezonda da iddialarını sürdürmeye devam ediyorlar. Bıçak Sırtı, Hatırla Sevgili, İki Aile, Elveda Derken ve Sevgili Dünürüm için AB Grubu’nda işler yolunda giderken, Ezo Gelin, Pusat, Eşref Saati, Genco ve Menekşe ile Halil de iddialarını Tüm Kişiler’de sürdürüyor. Bu yazıda toplam yirmi diziden bahsediliyor.
Geri sayım sürüyor...
Gerisi için o acımasız geri sayım, bütün ürkütücülüğü ve üzücülüğüyle devam ediyor. Daha şimdiden Ertelenmiş Hayatlar, Komiser Nevzat ve Oyun Bitti gitti. Bakalım önümüzdeki pazartesi günü kaç dizinin daha ekrana veda ettiğini yazacağız? Bakalım bu amansız dizi rekabeti yüzünden daha kaç güzelim diziyi ikinci, üçüncü bölümünde çöpe atacağız?..
http://www9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=29.10.2007&Newsid=144182&Categoryid=4&wid=132
AYNI gece iki sevilen dizi karşılıklı yayına giriyor, biri Bergüzar Korel’li Binbir Gece, diğeri Nurgül Yeşilçay’lı Ezo Gelin. İki oyuncu birbirinden çok farklı, onların oyunları dizileri de farklılaştırıyor. Nurgül, ateş gibi, ne yapsa hızlı yapıyor, konuşması da, çalışması da... Bergüzar Korel, ağır takılanlardan, bu hafta Onur’un iş yerine gitti, merdivenleri o kadar yavaş çıktı ki, sıkıntıdan başka kanala geçtim.
Tuna Serim / Tercüman
Son dönemde oynayan dizilerdeki kadın başrol oyuncularına bir bakın; koyu renk uzun saçları, iri gözleri ve sade güzellikleriyle hepsi birbirine benziyor. Peki, ama bu yıldızların birbiri ardına parlamasının ve dizilerde hep bu tiplerin tercih edilmesinin bir nedeni var mı yoksa sadece tesadüf mü? Artık sarışınların ve frapan kadınların devri kapandı mı? Doğal güzellik değer mi kazandı? Yapımcılara ve TV eleştirmenlerine sorduk
Özgü Namal, Ahu Türkpençe, Nehir Erdoğan, Arzum Onan, Sezin Akbaşoğulları, Tuba Büyüküstün, Melisa Sözen, Sedef Avcı, Bergüzar Korel… Son dönemin ‘popüler’, daha doğrusu ‘tutan’ dizilerin başrol oyuncularından bazıları… Hepsini şöyle bir gözünüzün önünden geçirin; esmer, koyu renk uzun saçlı, iri gözlü ve sade bir güzelliğe sahip kadınlar… İsimlerini art arda sıralayınca belki onları siz de karıştırmış olabilirsiniz, ‘o hangi dizide oynuyordu, bu o muydu’ gibi soru işaretleri belirebilir kafanızda, çünkü hepsi de birbirine benziyor! Özellikle ‘Menekşe ile Halil’ dizisinin Menekşe’si Sedef Avcı ile ‘Binbir Gece’nin Şehrazat’ı Bergüzar Korel’in benzerliği herkesin dikkatini çekiyor.
Son 4-5 yıldır dizilerle birlikte yıldızı parlayan bu genç kadın oyuncuların esmer ve sade bir güzelliğe sahip olması, ‘acaba Türk halkının güzellik anlayışı bu mu, yoksa bu bir trend mi?’ sorusunu akla getiriyor. Zira bundan birkaç yıl öncesine kadar televizyon dizilerinde ve sinema filmlerinde frapan, sarışın kadınlar daha çok aranan yıldızlardı. Günümüzde yapımcıların tercihi daha sade yıldızlardan yana…
ZAYIF VE UZUN BOYLULAR
Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Hülya Uğur Tanrıöver, günümüzde televizyon ve sinemada frapan kadınlardan vazgeçilip daha sade oyuncuların tercih edildiğini düşünse de dizilerde Türk kadınının genelini yansıtmayan çok zayıf ve uzun boylu kadınların ön plana çıkarıldığını söylüyor. Tanrıöver’e göre fizikte bir seçicilik söz konusu…
Yapımcıların tercihlerini neden esmer ve sade bir güzelliğe sahip bu tiplerden yana kullandığını ve bunun bir trend mi yoksa Türk halkının genel beğenisi mi olduğunu, televizyon dünyasını çok yakından takip eden televizyon eleştirmenlerine ve yapımcılara sorduk.
İşte yanıtlar…
TV eleştirmenleri ne diyor?
Bu da bir trend; gelip geçer
Burhan Ayeri-AKŞAM Gazetesi yazarı
Dİzİlerde esmer başrol oyuncularına dönüş, Erol Avcı’nın yapımcılığını üstlendiği ‘Bir İstanbul Masalı’ ile başladı. Esmerlik bizim yapımızda var. Orta Asya’dan gelmişiz Anadolu’ya daha sonra Balkanlar’dan göçle karışmışız. Sinemada ilk sarışınımız Filiz Akın’dır, o da göçmendir. Aslında o da kumraldır. Erol Avcı’nın dizilerindeki tiplere bakın; hep bizim klasik, atalarımızın köklerine dayanan tiplerdir. Bu diziler de tuttu. O, bu işi iyi biliyor. Yeni dizilerde de aynı şeyi görüyoruz. Türkiye’de esmerden vazgeçilmez.
Filmlere bakarsak Türkiye’de egemen en büyük isim Türkan Şoray’dır. Ondan vazgeçemedik. Bu eskiye dönüştür, erkekler de daha çok esmerleri beğeniyor. Sarışınlar aradan sıyrılıyor bazen ama sabun köpüğü gibi yok oluyorlar. Ancak bu da bir trend; gelir geçer. İyi bir sarışın bulurlar bu dönem de biter. Bir de şu açıdan bakmak gerek, dünya nüfusun 5’te 4’ü esmer.
O kadar sarışını nerede bulacaksınız?
Memed Güler-VATAN Gazetesi yazarı
Dİzİlerde başrollerin esmerlere verilmesini, dizilerin kalitesinin ve çeşitliliğinin artmasıyla birlikte gerçek tiplere yönelme ihtiyacına bağlayabiliriz. ‘Yaprak Dökümü’nde ailenin üç kızı var; hepsi ‘normal’ tipler. Bir sarışın kadınla reytingler yükselmiyor artık, dönem değişti. Son 5 yılın bir gerçeği; seyirciyi ikna etmek zor. Eskiden ‘Sibel Can, Hülya Avşar dizisi’ diye bir şey vardı, şimdi yok. Kalabalık kastlar söz konusu, kadroda bir sürü kadın olması lazım, bir sarışın kadın etrafına kurulu işler yürümüyor. Ayrıca bundan 5 sene önce televizyonda 20 dizi vardı, bugün 100’e yakın dizi oynuyor. Sokakta kaç sarışın kadın var ki, bu dizilerde oynatacak sarışın başrol oyuncusu bulunsun?
‘Şehrazat’tan sonra durum değişti
Yüksel Aytuğ-Sabah Gazetesi yazarı
Uzun düz siyah saçlı, renkli gözlü, yuvarlak yüzlü pek de dolu dolu bakmayan kadın tipleri, özellikle bu sezon yapımcıların gözdesi. Bunun bir araştırmayla mı tespit edildiğini yoksa tesadüf mü olduğunu bilemiyorum. Ancak ‘Şehrazat’ karakterinin çok tutmasının bunda etkili olduğunu düşünüyorum. Türk halkının benimsediği yıldızlar genellikle esmerlerdir, sarışınlara çok fazla itibar edilmez. Aslında bundan birkaç yıl önce yapılan bir TV araştırmasında, reklamlarda rol alan kadınların neredeyse tamamının açık kumral ya da sarışınlardan oluştuğu, Türk halkının bunları daha inandırıcı bulduğu tespit edilmişti. Ama son dönemde yerli dizilerle beraber reklamlarda da koyu renk saçlı kadınların ürün tanıttıklarına görüyoruz. Türk halkının bu konudaki karakteristiği hızla değişmiş. Ayrıca Özgü Namal, Nurgül Yeşilçay’ın yer aldığı dizi ve filmlerin tutması da bu trendin fitilini ateşlemiş olabilir.
Yapımcılar ne diyor?
Yıllardır süren bir eğilimin göstergesi
Erol Avcı - Yapımcı
TV dizileri tüm topluma hitap eder, çoğunluğun güzellik anlayışının uzağında olmaması gerekir. Dolayısıyla, başroldeki kadın oyuncunun, role uygun olmasının yanı sıra, genel bir güzellik anlayışının temsilcisi olması izleyiciyi memnun ediyor. Türkiye’de öteden beri sıcak ifadeli, sade bir güzelliğe sahip kadınlar halk tarafından daha çok beğenildi. Türkan Şoray buna iyi bir örnektir. Her açıdan Türk kadınını temsil eder. Soğuk ifadeli sarışın kadınları, istisnaları olmakla birlikte, halkın yıldızları arasında pek görmedik. Dolayısıyla bu, bir trendden çok, uzun yıllardır süren bir eğilimin göstergesi. Ancak frapanlıktan uzaklaşıldığı doğru. Günümüz seyircisi frapan kadından ve abartılı gösterişten hoşlanmıyor, bu sadece diziler için geçerli değil. Gündelik hayatta da güzellik anlayışında sadelik, tarz sahibi olmak öne çıktı. Bunun dizilere yansıması kaçınılmaz.
Gözleriyle öne çıkıyorlar
Abdullah Oğuz - Yapımcı
AçIk renk saçlı ve açık renk gözlü yıldızlar ben bildim bileli TV’de kabul görmüyor. İstisnalar var tabii, ama çok zor sarışınların star olması; sinema bir derece ama TV kabul etmiyor. Son dönemdeki kadın başrol oyuncularının bir de şöyle bir benzer yanları var; gözleriyle öne çıkıyorlar. Melisa’nın (Sözen) da Bergüzar’ın da (Korel) gözleri büyük. Bir ortak özellikleri de Bergüzar’ı bilmiyorum ama Melisa da Nurgül de oyunculuktan geliyor. Özellikle TV’de küçük ekran olduğu için göz oyuncu için avantaj. Büyük gözlü oyuncular başlangıçta bir artıyla geliyorlar ama oyunculuk şart. Bence bu bir trend değil, bir tesadüf. Yapımcılar artık neyin ne olduğunun farkına varıyor, gözlerin önemli olduğunu fark ettikleri için kastlarını yaparken böyle seçiyorlar. Türk halkı diğerlerini kabul etmediği için Türkan Şoray gibi tipler yeni jenerasyonda da öne çıkıyor.
Akşam Gazetesi
TELEVİZYONA TEPEDEN BAKIŞ
25/11/2007
AB grubunun A'sI
Ezo Gelin, Karayılan, haber kanalları
Kadınlar için
Televizyon dizilerin en önemli hedef kitlesi tabii ki kadınlar ve her dizi çeşitli dozlarda bunu deniyor. Ama kimi diziler için bu doz en tepede. Örnek mi? Yaprak Dökümü (Kanal D) ve özellikle Ezo Gelin (Show TV). Yaprak Dökümü daha muhafazakâr ve erkeklerinin dramını da (Halil Ergün, Caner Kurtaran, Ahmet Saraçoğlu) zaman zaman belli oranda öne çıkarıyor. Ezo Gelin ise damardan bir kadın kahramanlar dizisi. Nurgül Yeşilçay karakteri hem abartısız hem de dezavantajlarına rağmen ayaklarını yere basabilen bir kadın. Geçen hafta Meryem (Nihan Okutucu) kendini aldatan evli sevgilisini mafya usulü ayağından vurunca birlikte seyrettiğimiz kadınlar (aralarında barışçı feministler de vardı) neredeyse alkışlayacaklardı. Bir ara ortadan kaybolan mahalleli kadınların da yeniden devreye girmesi dizinin lehine olmuş. A grubuna, bu diziye ve Nur El Hayat'ı oynayan Sezen Aray'a bir gözatmalarını öneririz. Özetle Ezo Gelin bu kategorinin Vahide Gördüm'lü 'Anne'siyle başa güreşiyor ama izleyicinin ağır tercihi bir fenomene dönüşen Yaprak Dökümü'nden yana (Kaynanada Güler Ökten döktürüyor).
Ben oyunculukta zor olan yolu seçtim
http://www.aksam.com.tr/foto/2007/11/25/z7.jpg
Ezo Gelin dizisinin setinde Nurgül Yeşilçay’la sadece diziyi değil hayatı, oyunculuğu, evliliği ve anneliği konuştuk…
Sade bir kadın ekranda nasıl devleşir, nasıl daha da güzelleşir, cevabı Nurgül Yeşilçay’da
Sete gitmek başta zor geldi bana ama bir oyuncuyu gözlemlemek için daha doğru bir yer olabilir mi? Kendi mekanında, kendi işini yaparken görmek; günlük hayatta nasıl yaşadığını keşfetmekten daha zevkli bence. Sokakta kot pantolonu ve basic tişörtü ile oğlunu sırtına almış Nurgül Yeşilçay sıradan bir genç kadın gibi görünebilir ama kamera karşısında nasıl devleştiğine şahit olmak eşsiz bir deneyim. Basın Danışmanı -çok sevgili arkadaşım- Gülistan “aman özel hayat konuşmayın, aman şöyle aman böyle” dediyse de, biz çok keyifli sohbetleştik; özel hayatı da deştik, Cem Özer’in de kulağını çınlattık… Gülistan da bize katıldı üstelik, Ezo Gelin bakın neler anlattı…
Melekler Adası’nda mı tanıştınız Cem Özer’le ve nasıl aşık oldunuz en çok merak ettiğim şey bu? Vallahi oturup kalkarken oldu. Set Bursa’daydı. Takıla takıla âşık olduk, başta birbirimize söyleyemedik ama oldu işte.
Anneliği veya evlilik hayatını hayal ediyor muydun, planlanır bir şey mi bu?
Hayattaki tesadüflerden biri de bu. Cem’le tanıştım, “ben bu insanla yaşamak istiyorum” dedim, daha önce hiç hissetmediğim bir şeydi. Sonra evlendik sonra da Nejat oldu.
Sana hayatta da antrenör mü lazım peki?
(Gülüyor) Bana hayatta da öyle biri lazım. O yüzden Cem’le hâlâ şahane gidiyor. Cem’e bana lütfen ne yapacağımı söyle derim. Çok üşengecim. “Kalk maillerine bak” demezse bakmam, tembel değilim ama üşengecim işte.
ÜŞENGECİM
Benzemiyorsunuz yani?
O dağınık biri değildir mesela, benim hem kafam dağınık hem evde de öyleyim. Çocuktan önce de öyleydim, sonra da öyle, yapı meselesi. “Kalk giyin geç kalacaksın” der bana, beş dakika vardır sete gitmeye. Son ana kadar otururum beş dakika kala kalkar ve hemen hazırlanırım. Zırt diye evden çıkarım. O zamana kadar kımıldamam. Kendime üşengecim ama etrafımdakiler için öyle değilim.
İyi bir anne misin?
Anne olmak çok kolay bir şey açıkçası. Başta düşünmezdim bile ama oldu, gayet de iyi oldu. İyi ki olmuş. Bana bir sarılıyor dünya duruyor.
Çok tatlı ve ciddi bir çocuk, bir tane daha çocuk yapacak mısınız? Kardeşe ihtiyacı yok mu Nejat’ın?
Yok düşünmüyoruz. Kardeşi var zaten, Cemre.
İkinci Bahar’dan Ezo Gelin’e geçen zamanda Nurgül çok değişti mi?
Daha içten gelerek oynadığımı hissediyorum. Oyunculukta daha teknik kullanarak oynamak lazım. İlk zamanlarda o kadar farkında değildik. İkinci Bahar’daki genç oyuncuları kastederek söylüyorum. Daha üçüncü sınıftaydım, biraz “ben burada ne yapıyorum” hissiyatındaydım. Korkular, endişeler ve şaşkınlık oyundan belli oluyor bakınca. Hayal bile edemeyeceğin bir yerdesin. Başladım ama “çok kaptırmamayım” diyordum kendime. Türkan Şoray ve Şener Şen ile oynuyordum, muhteşemdi! Bütün iyiler bir aradaydı. O açıdan çok korkunçtu. Bitince acaba böyle devam edecek mi diye korkuyordum.
Her meslekte olur ama korkular? En çok neden korktun?
Bu kadar iyi başlamak bir açıdan korkutucuydu. İkinci Bahar ‘öte’ bir iş. Hâlâ onun gibi bir dizi yapılamadı. O kalitede, o sıcaklıkta senaryo yazılamadı, öyle bir kadro da yapılamadı. Rekor hâlâ Asmalı’da ama o çizgide başka dizi olamadı. Düşünsene ben o işin içindeyim ve ilk işimdi.
Oyunculuk çocukluk düşün müydü?
Ressam olmayı isterdim, bir tiyatrocudan hoşlandım ve tiyatroyla ilgilenmeye başladım, gireyim dedim sınava ve kazandım. Tesadüfler işte.
Ben buraya aitim diye hissediyor musun?
İyi ki bir şekilde bunu seçmişim. Benim hayatta yapabileceğim tek meslek.
Resim ne oldu?
Yapıyorum ama boş zaman lazım. Mekan da lazım. Atölye kurmak lazım.
Nejat’la uğraşırken zor olmuyor mu?
Çok zor, “ah çocuğum yapma bırak” derken tam anlamıyla elleyemedim iki yıldır...
90 DAKİKA ÇOK UZUN
Dizi sektörü seni oyuncu olarak tatmin ediyor mu?
Diziler doksan dakika oldu, İkinci Bahar’ı çekerken 45 dakikaydı. İki kat arttı. Çektiğimiz süre aynı, beş-altı günde 90 dakikalık bir film çekiyoruz. Çok zor ve imkansız. Teknik ekip için de imkansız. Yönetmen için de, senarist için de çok zor. Oyuncu da tam tadında oynayamıyor. Seyirci de “ilk bölümler iyiydi ama sonra bozuldu” diyor. Çok normal tabii. İlk bölümler on günde çekiliyor ama sonrası çok zahmetli. Buna acil önlem alınmalı. Bundan sonraki işlerde buna dikkat edeceğim. Dizinin bana çok büyük getirisi oldu. İlk baştan beri iyi kadrolarla, iyi işlerde çalıştım. İkinci Bahar’dan öğrendiklerim çok fazladır. Bunun farkında değildim ilk başlarda. Bunu şimdi anladım diyorum. Asmalı’da yer almak müthişti; Melekler Adası da, Belalı Baldız da iyiydi.
Belalı Baldız’daki rölü kabul etmek risk değil miydi, fettan çılgın bir sarışın oluvermiştin?
Olmaz dediler ama bir sene devam etti, çok cesurcaydı. Dizilerde şöyle bir imkanın var. Devam ettiği için prova yapma şansın var. Benim yapımdan da kaynaklanıyor, her şeyden kendime kâr çıkartırım. Bana getirisi ne olur diye düşünüyorum, çok yararını görüyorum. Sıcağı sıcağına denediğin şeyi görüyorsun. Olmadı mı, başka şey deniyorum. Oyunculuğun temel adımlarını çok kolay yapar hale geliyorsun. Sonra üzerine karakter bindiriyorsun. Oyunun pratikleşmesi lazım daha sonra kendi karakterinle ilgileniyorsun, sürekli kendini ve oyununu deneyerek buluyorsun.
Kendini şöhretten nasıl korudun, Asmalı’daki şöhretten sonra sıradan biri nasıl oldun?
Ben de şöhret sarhoşluğunu yaşadım. Öğrencilikten yeni çıkmıştım, düşünsene diziyle reyting rekorları kırıyorsun. Köylülerle oturup dizi çekerken, bir anda insanlar otobüslerle gelip seni görmek istiyorlar. Kendini tanrıça gibi hissediyorsun. Fotoğraf çektirmeye geliyorlardı, o ihtişama inanamazsın. İnsanların yarattığı bir şey, “ben olmasam sektör mahvolur” falan diyorsun, “küresel ısınma büyür” falan. Andy Warhol demiş ya, “herkes beş dakika bile olsa şöhret olacak”. Geçenlerde internette bir şey gördüm bir kız “ben ünlü olmayı seviyorum” diyordu. Ben kolay atlattım açıkçası.
ÇOK CESURUM BEN
Nasıl atlattın, destek aldın mı?
Terapiste gittim. Sebep şu; “ben şöyle bir dönem yaşıyorum nasıl atlatacağım” diye gittim. Yerde bir kilim gösterdi, “bu sana ne hatırlatıyor” dedi. Ben de “iyi” falan dedim “renkleri güzel”. Adam “daha geri git” diyor, benim dediklerimden tatmin olmadı. Ben de ağlamaya başladım, bitsin şu saçma sapan süreç diye dua ediyordum içimden. “Annem babama kilim almıştı, ööö” falan diye saçmaladım. Sonra dışarı çıktım ve “ne yapıyorum” dedim kendi kendime.
Destek alma ihtiyacı duyacak kadar farkındaysan belki de ihtiyacın yoktur?
Adama hayatının oyunu oynadım, adam açısından iyi bir deneyim odu. Sonra baktım çok abartılacak bir şey değil ünlü olma meselesi. Ben ne yapmalıyım dedim. Ya Asmalı’nın bana bindirdiği şeye binip gidecektim, ki benim en kolay oynadığım roldü. İnsanlar çok beğendi, Bahar şöyle Bahar böyle. Onun üzerine sadece öyle roller oynayıp devam edebilirdim. O da olabilirdi, o da bir yoldu bence. Dünyada da böyle işte Meg Ryan var Sandra Bullock var. Bunlar hep aynı tipi oynarlar ve çok başarılılar. Sonra farklı şeyleri deneyeyim dedim ve Asmalı’dan sonra kendimi denedim.
Peki aynı başarıyı kazanamamak korkusu?
Zaten cesur bir insanım. Baktım eğer yapamıyorsam zaten kötüyümdür. Kötüysem de kötü bir şekilde bu piyasanın içinde olmanın alemi yok. Bahar’da çıktım kendimi oynadım, kimseyi kandıramam. Öyle bir karakter yaratmak falan yoktu. Bana göre gelişti karakter. O yolu da seçebilirdim. Eğer beceremeseydim bırakacaktım. Ben öyle bir şöhreti istemiyorum.
Zorlandığın rol olur mu, nasıl hazırlanırsın?
(Bu arada yönetmen Yasemin Türkmenli giriyor lafa ve “Kamerayı ve oyunu bu kadar çabuk kavrayan bir oyuncu daha görmedim” diyor) Karakteri yaratırken hazır değilsem hayır derim ama öyle şey çıkmadı Allah’tan. Bir oyuncunun çok iyi mantığı olmalı, matematik zekası olmalı. Senaryoda yazanlar da var, yazmayanlar da... Az replik vardır mesela, o karakterin az konuşan biri olduğunu hayal edersin ve nasıl oturup kalktığını keşfedersin. Hazırlığı yaptıktan sonra eksikleri tamamlarsın.
Oyuncu zeki olmalı yani?
Hem zeki olacak hem de hayata farklı bakacak, herkesten bir şeyler kapmak lazım.
Yeni projeler var mı?
Erden Kıral’la bir film yapacağız, buluşup çalışıyoruz. Bir konsomatristi canlandıracağım. Beraber okuyor ve çalışıyoruz. Süper bir insan, bu kadar özgüveni olan birini görmedim. Bazı senaristler ‘tek bir replik’ değişsin istemezler. Ama sen de önerilerini söylersin, o senin karakterin ne de olsa. Erden Abi’yle biz bu çalışmayı yaparken, koskoca yönetmen hâlâ beni dinliyor ve aklına yatan şeyleri değiştiriyor. İyi yönetmenlerin kendine özgüveni oluyor. Fatih Akın da öyledir.
Çıtayı yükseltirsek seyirciyi etkileriz
Serhat Tutumluer:
“İstanbul’da yeni bir karakter eklenecekti diziye, nasıl biri olduğuna baktım. Çok sert ve zeki bir adam, kendi çarpık ilişkilerinden kaynaklanan sert bir yapısı var. Oyunculara bakınca bu dizide çalışabilirim diye inandım. ‘Oyunun Oyunu’ adlı oyunumuz başladı bu arada, yoğun bir tempo ama tiyatro her zaman vakit ayıracağım işim benim. Seyirci geliyor oyuna, iyi oyun ve iyi oyuncular her zaman seyirciyi bulur. Aksanat Tiyatro ile çalıştım üç yıldır ve doldu her zaman, yönetmenlerin ve oyuncuların inandığı bir şeydir. Ben bir kriterden bahsediyorum işin kriteri şudur, iyi oyun! İzleyen de kapı komşusuna söyler. Avrupa Tiyatrosu ile Türkiye tiyatrosu arasında elbette fark var. Sanat faaliyetlerini takip etme alışkanlığından okuma yazmaya kadar bir dolu fark var seyirci açısından. Son beş yıldır dizilerde görülüyorum, düşüncelerimi daha büyük kitlelere ulaştırıyor ve tiyatroya devam ederek kendimden de oyunculuğumdan da ödün vermemiş oluyorum. Mehmet Ergen çok değerli bir yönetmendir Londra’da çalışır, Oyunun Oyunu’nda beraber çalışıyoruz, başka projelerimiz de var. Samimiyetin tiyatro sahnesinden geçtiğine inanıyorum, er meydanı sahnedir derler ve öyledir de. Çıtayı oyunculuğumla yükseltebilirsem seyirciyi etkilerim. Riskleri göze alır ve zor oyunları tercih ederseniz, kendinizi geliştirirsiniz.”
25.11.2007 Akşam
Televizyon dizilerin en önemli hedef kitlesi tabii ki kadınlar ve her dizi çeşitli dozlarda bunu deniyor. Ama kimi diziler için bu doz en tepede. Örnek mi? Yaprak Dökümü (Kanal D) ve özellikle Ezo Gelin (Show TV). Yaprak Dökümü daha muhafazakâr ve erkeklerinin dramını da (Halil Ergün, Caner Kurtaran, Ahmet Saraçoğlu) zaman zaman belli oranda öne çıkarıyor. Ezo Gelin ise damardan bir kadın kahramanlar dizisi. Nurgül Yeşilçay karakteri hem abartısız hem de dezavantajlarına rağmen ayaklarını yere basabilen bir kadın. Geçen hafta Meryem (Nihan Okutucu) kendini aldatan evli sevgilisini mafya usulü ayağından vurunca birlikte seyrettiğimiz kadınlar (aralarında barışçı feministler de vardı) neredeyse alkışlayacaklardı. Bir ara ortadan kaybolan mahalleli kadınların da yeniden devreye girmesi dizinin lehine olmuş. A grubuna, bu diziye ve Nur El Hayat'ı oynayan Sezen Aray'a bir gözatmalarını öneririz. Özetle Ezo Gelin bu kategorinin Vahide Gördüm'lü 'Anne'siyle başa güreşiyor ama izleyicinin ağır tercihi bir fenomene dönüşen Yaprak Dökümü'nden yana (Kaynanada Güler Ökten döktürüyor).
radikal
OYNADIĞI DİZİDEN BÖLÜM BAŞINA 60 BİN YTL ALAN NURGÜL YEŞİLÇAY, DIŞA AÇILIP BUNDAN SONRA HOLLYWOOD VE AVRUPA FİLMLERİNDE ROL ALACAK
Yaklaşık 10 yıldır TV dizisi yapan Nurgül Yeşilçay, bu sezon sonu ekrana veda ediyor. Başrolünü oynadığı Ezo Gelin dizisi Haziran ayında bitecek olan sanatçı, tamamen sinema filmlerine yönelecek. Ancak oyuncu, bu kararıyla küçük bir serveti de elinin tersiyle itmiş olacak. Bölüm başına 60 bin YTL alan Yeşilçay, teklif edilen dizininin 60 bölüm süreceği göz önüne alındığında yaklaşık 3 milyon 600 bin YTL'yi de geri tepecek.
Yaz aylarından itibaren sinema filmlerine start verecek olan Yeşilçay, şu günlerde ABD'nin en ünlü oyuncularından olan Harvey Keitel'la temasta... Keitel'in yeni filmi için başrol oyuncusu olarak düşündüğü sanatçı, Ocak ayında Los Angeles'a giderek aktörle görüşme yapacak. Diğer yandan İtalyanlar'ın büyük ilgi gösterdiği Nurgül, dönüşte de hemen bu ülkeye gidecek. Yaz başında da Fatih Akın ve Erden Kıral'la art arda iki film çekecek.
(Gecce.com) 8 dakika önce..
Bir serveti elinin tersiyle itti
Fatih Akın'ın Yaşamın Kıyısında adlı filminde rol aldıktan sonra kariyerinde büyük bir çıkış yakalayan Nurgül Yeşilçay radikal bir karar verdi ve...
Fatih Akın'ın Yaşamın Kıyısında adlı filminde rol aldıktan sonra adını uluslararası alanda da duyuran Nurgül Yeşilçay bundan böyle televizyon dizilerinde rol almayacak. Yaklaşık 10 yıldır çeşitli TV dizilerinde oynayan Yeşilçay gözünü yurtdışına dikti.
Vatan gazetesinin haberine göre, güzel yıldız, şu sıralar rol aldığı Ezo Gelin dizisi bittikten sonra ünlü aktör Harvey Keitel ile görüşmek üzere Los Angeles'a gidecek. Yeşilçay'ın Keitel'la aynı filmde başrol paylaşacağı konuşuluyor.
CanneS Film Festivali'nde gördüğü ilgiden sonra İtalyan sinemacıların da çalışmak için can attığı Nurgül Yeşilçay, Los Angeles dönüşü de bu ülkeye gidecek.
Sanatçı yaz aylarında da Fatih Akın ve Erden Kıral'ın yöneteceği iki filmde rol alacak.
Oynadığı televizyon dizilerinde bölüm başına 60 bin YTL aldığı söyleyen Yeşilçay basit bir hesapla 60 bölüm sürecek bir diziden kazanacağı 3 milyon 600 Bin YTL'yi kariyerinde yeni bir başlangıç yapmak için elinin tersiyle itti.
Bu kararının ne kadar doğru olduğunu ise zaman gösterecek.
HÜRRİYET 13/12/2007
Kadınlar aşk sahnelerimdeki samimiyeti seviyor
http://img.sabah.com.tr/i2/sp.gif
BUGE CANKAT / GÜNAYDIN
http://img.sabah.com.tr/i2/sp.gif
http://img.sabah.com.tr/i2/sp.gif
Dizi setinden çıkıp tiyatro sahnesine koşturan Serhat Tutumluer oyunculuktaki başarısı kadar karizmasıyla da kadınların gözdesi haline geldi. Bu ilgiden rahatsız olmayan oyuncu konuya açıklık getirdi: Aşk sahnelerinde samimiyim, kadınların ihtiyacı da bu!..
http://img.sabah.com.tr/i2/sp.gif
Yakışıklılığı ve oyunculuk başarısıyla son günlerin en çok konuşulan ismi Serhat Tutumluer... Etrafımdaki çoğu kadın için ismi dile geldiği zaman akan sular duruyor. Röportaja gideceğim zaman 'n'olur beni de götür' diye yalvaranı da oldu, röportaj sonrası 'nasıl biri gerçekte, anlatsana' diye sıkıştıranı da... Peki bu gencinden olgununa her yaştan kadının hayran olduğu, 'Ezo Gelin'in 'Kadim'i, BKM'de sahnelenen 'Oyunun Oyunu' isimli tiyatronun 'Eddie'si, Türkiye'nin yeni jönü Tutumluer kimdir, nasıl biridir? Evli midi? Kadınlar onda ne buluyor? Ne yiyor, ne içiyor? Nasıl yaşıyor? Oyunculuk sektörüne ve dizilere nasıl bakıyor?
* Konservatuvara girmeden önce sosyoloji eğitimi alıyormuşsunuz... Doğru mu?
Evet bir yıl sosyoloji okudum, sonra konservatuvara girdim. Aslında bu benim hayatımda yaptığım küçük hatalardan bir tanesi. Keşke bitirseydim sonra konservatuvara gitseydim...
* Bu merak nedir sosyolojiye?
Benim insanla ilgili çok derdim vardı çünkü. İnsanın yönetim biçimiyle ilgili çok düşünürüm. Toprak, su, hava var, ama insan neden mutsuz... Bu şifreleri çözmek için sosyoloji okumam gerekiyordu. Bir baktım ki Pandora'nın kutusu, açtıkça daha beter şeyler çıktı karşıma....
* 35 yaşındasınız. 10 yılı geçkin bir tiyatro geçmişiniz var. Ama dizilerden sonra tanınmaya başladınız. Keşke daha önce dizi sektörüne geçseydim, dediğiniz oldu mu?
Aslında benim dizilerde oynamak gibi bir niyetim yoktu. TV'de bir dizide oynama fikri İzmit Şehir Tiyatrosu'nda beş yılımı bitirdikten sonra gelişti. Oyunculukta belli bir olgunluğa eriştikçe sinema oyunculuğunu da deneyimlemek, kendimi test etmek istedim. Ve ardından 'Cenneti Beklerken' adlı sinema filmini çektim.
DİZİLERİN KALİTESİ DÜŞTÜ
* Bir röportajınızda "Keşke her TV kanalında iki günde bir dizi yayınlansa" demişsiniz. Dizilere karşı mısınız?
Dizilerin kalitesi düşüyor ve halk üzerinde bağımlılık yaratmaya başladı. Yayın akışını 90 dakikadan oluşan iki diziyle kilitliyorsunuz. 90 dakika olunca da yetiştirmek için çok zorlanıyorsunuz. Bu da yüzde 100 kalite kaybına sebep oluyor. Dizilerin süresini 45 dakikaya indirmek gerekiyor.
*Peki sizin rol aldığınız 'Ezo Gelin'de durum nasıl?
Benim içinde bulunduğum set gerçekten en güzel setlerden biri ama sonuç değişmez. O da 90 dakika çünkü....
* O zaman, karşı olduğunuz bir sistemin içinde mi yer alıyorsunuz?
90 dakika olması ve günde iki dizi olması iyi değil, sadece maddiyatçı bir düşünce. Yoksa iyi bir dizinin çekilmesi, halkın topyekün bu diziyi izliyor olması, bayram şenliği gibi...
* Kalitesizlikten yakınıyorsunuz. Oysa ki artık dizilerin çoğu, gerek kalitesi gerek oyuncuları ile belli bir çıtanın üstünde...
Yanlış olan bu değerli insanların oynaması değil, zaten olması gereken buydu. Ama o kadar çok değerli oyuncumuz var ki, onların hepsine birer dizi yapalım mantığı doğru değil.
TÜRKİYE'DE ÇOK JÖN VAR
* Dizilerde oynamak sizin kariyerinize çok şey kattı değil mi?
Hiç yumuşak cümleler kurmaya gerek yok. Dizide oynamanın en büyük getirisi maddidir. Yüksek bir tempoda çalıştığınız için götürüsü de fazla, çok yoruluyorsunuz.
* Size 'Türkiye'nin yeni jönü' dedikleri zaman gülüp geçiyormuşsunuz... Nereye koyuyorsunuz kendinizi?
Ben sadece bir oyuncuyum... Beni jönlüğe yakıştırıyorlarsa teşekkür ederim.
* Sizce Türkiye'de jön eksiği var mı?
Yok, hatta çok jön var... Kadir İnanır hâlâ oynuyor işte... (gülüyor) Ben aslında o jönlüğün kriterlerini de bilmiyorum. Çünkü benim bir ayağım, bir kolum, hatta yarımdan fazlası hâlâ tiyatro sahnesinde.
* Yakışıklılığınızın oyunculuğunuzun önüne geçtiğini düşündüğünüz oluyor mu?
Hayır, oyuncunun malzemeleridir tüm bunlar. Fiziği enstrümanlarından biridir. Ama insan, bu vücudun içinde bulundurduğu ruhu da yansıtmalıdır.
* Soğuk ve ciddi bir havanız var ekranda ama hiç öyle değilmişsiniz...
Çocuksu filanım değil mi? (gülüyor) Bence hiçbir oyuncunun içinde o çocuk ölmemiştir. Televizyondaki duruşum rol gereği olabilir mi acaba? Eğer rolün gereği fazla kaçtıysa, o benim hatamdır.
* 30'lu yaşları geçtikten sonra şöhret oldunuz, tanındınız. Geç gelen şöhret daha mı kalıcı oluyor?
İnanın benim şöhretle, ünle ilgili hiçbir düşüncem yok. Buna ben sadece 'tanınmışlık' diyorum. Oyuncu bence bunlarla ilgilenmemeli, ben de ilgilenmiyorum. Eskişehir'de doğdum, karasal iklimde büyüdüm, bir yanım köyde büyüdü, yetişti; toprağın, ürünün içinde... Ne ünü, ne şöhreti? Bu bir hedef olamaz benim için.
DALIŞ TUTKUNUYUM
* Ortalarda görünmüyorsunuz...
Görünmenize gerek yok sizi buluyorlar zaten... Çok da çirkin bir durum... Özel hayatı insanlar merak ediyor zihniyeti yanlış.
* Peki nasıl bir hayatınız var, nerelere gider, nasıl yaşarsınız?
Dalış tutkunuyum, yamaç paraşütü yapmayı çok severim. Klasik müzik dinlerim. Sohbet ederek eğlenirim. Dünyada en çok sevdiğim şey konuşmaktır. İstanbul'da nerede blues ve caz çalıyorsa beni oralarda bulabilirsiniz.
* 'Oyunun Oyunu' komik ve temposu yüksek bir oyun. Oyun bittikten sonra sizi kan ter içinde görüyoruz. Çok yoruluyor musunuz oyun sırasında?
Evet, ama bayılıyorum o duruma. Oyunun içinde biz oynarken de tıptı o hikayedeki gibi aksilikler oluyor. Benim en çok zevk aldığım noktalar da işte o anlar...
ALKIŞ SADECE GÖSTERGEDİR
* Oyunun sonunda izleyenleri selamlama faslını diğer oyunculara nazaran çok kısa kesip hemen kaçıyorsunuz. Bu bir tarz mı?
Evet, 10 senedir sahnedeyim, hep öyle selam veriyorum ben.
* Utangaçlık yüzünden mi?
Oyuncu sahnede bir sırdır ve sır olmayı becermelidir. Seyircinin alkışladığı şey oyuncunun performansı olabilir ama bundan övünç çıkarmak kimin haddine? Bundan sadece belli ölçülerde övünç çıkarılır. Ben de o ölçüde selamımı veriyorum. Seyirci asıl övgüyü alkışlarken vermez aslında, sizi takip ederek, size tepki vererek, gülerek verir ve asıl övgü budur benim için. Finaldeki alkış son bir göstergedir.
* Türk seyircisi aslında iyiyi de kötüyü de alkışlıyor, öyle değil mi?
Evet, yurtdışında gerçekten beğenmedikleri zaman alkışlamıyor halk, kalkıp gidiyor. Böyle bir seyircinin karşısında daha uzun selam vereceğime şimdiden söz veriyorum.
* 'Tiyatro bir yaşam biçimidir asla ihaneti kabul etmez' yazıyor internet sitenizde. Dizilerde oynayarak ihanet etmiş oluyor musunuz tiyatroya?
Eğer, oyun yerine bir diziyi tercih ediyorsanız, bu bir ihanettir. Ama asıl demek istediğim: Tiyatro bir yaşam biçimidir. Oyuncu gibi yaşamak gerekir.
Nurgül'ü merak ediyordum
* 'Ezo Gelin' gibi oturmuş bir diziye sonradan dahil olmak riskli değil miydi?
Ama şöyle bir şey var; 'Ezo Gelin' eski 'Ezo Gelin' değil ki. Her şey değişti; senaryo, cast vs... İsmi devam ediyor olsa da aslında yeni bir işti benim için.
* İzleyici kitlesi de sanki siz diziye dahil olduktan sonra değişti?
Evet, izleyici yelpazesi genişledi. Zaten reytingler de bunu gösteriyor.
* Nurgül Yeşilçay'la karşılıklı sahneleriniz var. Aranız nasıl?
Nurgül benim hep merak ettiğim bir oyuncuydu. Onunla çalışmayı istediğim için biraz da 'Ezo Gelin'e girdim. Onun hakkında benim yorum yapmama gerek yok, zaten kendini kanıtlamış bir oyuncu.
Eşim benim için çok ünlü bir oyuncu
* Gün geçtikçe artan bir hayran kitleniz var. Ama bu 'genç kızların sevgilisi' durumu değil. Siz de bu ilginin farkında mısınız?
Evet, torundan anneanneye kadar var. (gülüyor) Bir gün bir anneanne torununun elini tutmuş yanıma geldi ve "Biliyor musunuz torunuma sizin olduğunuz sahneleri izlettirmiyorum çünkü kıskanıyorum" dedi. Gerçekten bu anı birkaç kere yaşadım. Çok hoş bir duygu.
* Kadınlar ne buluyor sizde?
Aşk sahnelerini samimi oynamaya çalışıyorum. Sanırım onların ihtiyaç duyduğu şey de bu, samimiyetime inanıyorlar. Benim bu cevabı vermem doğru olmaz, onlara sormak daha doğru.
* Yoruluyor musunuz peki bu ilgiden?
Kadınların ilgisinden, samimi oldukları sürece yorulmam.
* Ama uygun olmayan zamanlarda öpmek veya konuşmak isteyebilirler... Hiç terslemiyor musunuz?
Niye tersleyeyim ki, hemen öperim, konuşurum.
* Bu yoğun ilgi bir oyuncu için ne ifade ediyor? Bir çeşit ego tatmini mi?
Zaten benim amacım insanlara ulaşmak değil mi? Onlara ulaşabilmek için oyunculuk yapıyorum. Seyirci olmazsa oyunculuğun anlamı yok. Yaptığınız şeyin karşılığını böyle güzel alıyorsanız, daha değerli bir şey yok.
* Evli olduğunuz doğru mu?
Evet. Yaklaşık bir yıllık evliyim.
* Bu aşırı ilgi kıskançlıklara yol açıyor mu peki?
Hayır, çünkü eşim de oyuncu, bu yüzden çok anlayışlı.
* Tanıdığımız biri mi?
Çoooook ünlü birisi benim için... Sizin için değil, o yüzden önemi yok... (kahkahalar)
UÇANKUŞ GEÇEN HAFTA YAZMIŞTI! ACELE İŞE ŞEYTAN KARIŞIR 85-90 DAKİKALIK DİZİLERİ YETİŞTİRECEĞİZ DİYEN DİZİ YAPIMCILARI NE MANTIK HATALARI YAPIYOR NE MANTIK HATALARI DİYE! İŞTE MANŞETLERE ÇIKAN, İNTERNET FORMLARINDA MAIL MAIL DOLAŞAN VE SON BİR HAFTAYA DAMGASINI VURAN DİZİLERDEKİ YENİ ÇEKİM HATALARI, SEYİRCİNİN KAFASINI KARIŞTIRAN MANTIK HATALARI!...
29/1/2008 11:06
Dizilerin süreleri 90 dakikaya çıkınca çekim ekipleri de adeta sette yaşamaya başladı. Bu durum bazı sahnelerde gülünesi mantık hatalarına yol açmaya başladı.
İşte size birkaç örnek...
http://img401.imageshack.us/img401/9327/dekozopv2.jpg (http://imageshack.us)
EZO GELİN
Nurgül Yeşilçay'ın başrolünü oynadığı dizinin bir bölümünde hava daha aydınlıkken iftar topu patladı. İftardan sonra bahçeye çıktıklarında ise hâlâ günlük güneşlik bir hava vardı...
http://img238.imageshack.us/img238/6201/kops2td5.jpg (http://imageshack.us)
KÖPRÜ
Dizide komutan, askerle konuştuktan sonra emir veriyor. Kafasında kep bulunan asker ise başını eğip uzaklaşıyor. Oysa kafada kep varken el ile selam verilmesi askerlik kuralıdır.
BIÇAK SIRTI
Dizinin bir bölümünde Murat'ın öğretmeni iftara davet ediliyor. Oysa hava daha aydınlık. Daha da komiği iftar dönüşü öğretmen eve bırakılırken havanın hâlâ aydınlık olması.
KURTLAR VADİSİ
Polat, sırtına saplanan tırtıllı bıçağı on saniyelik bir hamleyle kapı aralığına sıkıştırıp çıkarttı. Ardından sırtından ameliyat olan Polat, hastaneden kaçırılırken sırtüstü sedyede taşındı.
BİNBİR GECE
Şehrazat'la Bennu'nun sabah kahvaltısı yaptıkları dakikalarda eş zamanlı olarak Onur Aksal'ın yasak aşkı Yasemin'le akşam yemeği yemesi gözlerden kaçmadı. Bir başka çekim hatası da Yasemin'in kaza sahnesiydi. Yasemin aracıyla bir hayvana çarptı. Arabanın farı bile kırılmadı.
http://img238.imageshack.us/img238/2194/doks2mi9.jpg (http://imageshack.us)
DOKTORLAR
Doktor Zenan alt katta, Doktor Suat üst katta hastanenin camından dışarıya bakıyorken kamera aşağıdan yukarı çekim yapıyordu. Ancak bu sırada kamerayı çeken vincin gölgesi de aynen ekrana yansıdı.
HATIRLA SEVGİLİ
Rüya 1 9 6 1 ' d e doğmuştu. Dizi şimdilerde 1969'u anlatıyor. Ancak Rüya'nın hâlâ Ahmet ile Yasemin'in 1966'daki tren yolculuğunda karşılaştığı günkü gibi olması yani hiç değişmemesi dikkat çekiyor
KAVAK YELLERİ
Efe, sevgilisi Su ile tartışırken "Adını bile benden sakladın" diye bağırdı. Diziyi kaçırmayanlar Su ile Efe'nin ilk tanışmalarında "Adım aslında Sultan, Su isim olarak daha iyi oluyor" dediğini de çok iyi biliyor.
SESSİZ FIRTINA
Erkan Petekkaya ile Arzum Onan'ın oynadığı dizide sürekli telefonlar dinleniyor. Oysa, telefon dinleme mahkeme kararıyla en çok üç ay için yapılabiliyor. Ama dizide mahkeme kararına ihtiyaç duymadan sürekli telefon dinleniyor.
MENEKŞE İLE HALİL
Dizinin 3'üncü bölümünde, ağabeyi ve kocası tarafından Menekşe'nin elleri önden bağlanıyor. Elleri rahatça hareket ettiğine göre ağzındaki bez parçasını çıkarıp, neden yardım istemediği ise hâlâ merak konusu.
Uçankuş
gülündikeni 18-02-08, 13:20 http://img.takvim.com.tr/2008/02/17/im/CE60BFA3F6CC9546BE1E06CAb.jpg
En küçük oyuncu
Nurgül Yeşilçay, oğlunu da kendisine benzetti. Eşi Cem Özer'in de ısrarlarına dayanamayan Nurgül, rol aldığı dizide oğlu Osman Nejat'ı oynattı. Annesi ve dizinin diğer oyuncusu Serhat Tutumluer ile kamera karşısına geçen Osman Nejat, rahatlığıyla dikkat çekti.
http://www.takvim.com.tr/2008/02/17/yas106.html
Ezo Gelin, Pars’a yakıştı
SHOW TV, programların yerlerini değiştirdi, Ezo Gelin’i pazartesiye, Pars Narkoterör’ün hemen arkasına aldı. Bu devamlılık bence yakıştı, ikisinde de bu ülkenin gerçekleri var, birinde narkotik konusu, uyuşturucunun PKK ve terörle bağlantısı, diğerinde Ezo Gelin’in kimliğinde Anadolu kızlarının, savaşçı ruhları, kentle uyumları... Fazla değişim zararlıdır, ama duyuru iyi yapılırsa gün kabullenilir, Anadolu izleyicisi Ezo Gelin’i çok sevdiğine göre...
tercüman gazetesi
tuna serim
http://img401.imageshack.us/img401/1782/5097cb9ca57669498fb262fcg9.jpg (http://imageshack.us)
Cem Özer makyajla Cemil İpekçi oldu!
İlker GEZİCİ/ MAGAZİN
Eşi Nurgül Yeşilçay'ın rol aldığı 'Ezo Gelin' adlı diziye konuk olan Cem Özer, makyajla modacı Cemil İpekçi'ye benzetildi..
Cem Özer makyajla Cemil İpekçi oldu!
Daha önce 'Melekler Adası' adlı dizide ve 'Adem'in Trenleri' adlı sinema filminde birlikte rol alan Nurgül Yeşilçay-Cem Özer çifti bu kez de 'Ezo Gelin' adlı dizi için birlikte kamera karşısına geçti. Başrolünde Yeşilçay'ın rol aldığı dizide konuk oyuncu olarak boy gösteren Cem Özer, kendisine yapılan makyaj sonucunda ünlü modacı Cemil İpekçi'ye benzedi.
OĞLUM 'ANNE' DERDİ
Görüntüsüyle herkesi şaşırtan Özer, "Amacım Cemil İpekçi'ye benzemek değildi. Makyajdan sonra ortaya bu görüntü çıktı" diye konuştu. Ünlü oyuncu sözlerini, "Oğlum beni böyle görseydi, bana 'baba' yerine 'anne' derdi. Nurgül yerine Kenan İmirzalioğlu ile oynamak istiyorum" diyerek sürdürdü. Yeşilçay ise, "Ben kesmem artık Cem'i" diye konuştu.
KADIN ROLÜYDÜ
Özer bu rolü canlandırmaya nasıl karar verdiğini ise şu sözlerle anlattı: "Bu rol Nurgül'ün bana kazığıdır. Evde senaryoyu okuyordu ve bu rol esasında kadındı. Nurgül, 'Kadın modacı olmaz, başka bir cins olmalı' dedi. Ben de, 'Bu rolü ben oynamalıyım' diyerek espri yaptım. Ardından beni setten aradılar ve çekim saatimi söylediler. Yüzümde makyajımla sete gelene kadar, yolda herkes beni Cemil İpekçi zannetti."
http://img401.imageshack.us/img401/904/feddf1e3eaf1d4468afec44xe0.jpg (http://imageshack.us)
Gelinlik giymeyi hiçbir zaman hayal etmedim
Cem Özer ile evlendiği zaman gelinlik giymeyen Nurgül Yeşilçay, dizide rol gereği gelinlik giydi. Gelinlik giymeyi sevmediğini belirten güzel oyuncu şöyle konuştu: "Benim hiçbir zaman gelinlik hayalim olmadı; hala da yok. Gelinlik giymeyi rahatsız olduğu için, kabarık olduğu için sevmiyorum. Ama giyenlere de saygı duyuyorum. Evliliğim apar topar olmasaydı bile, normal, beyaz bir kıyafet giymeyi gelinlik giymeye tercih ederdim. Altına da topuklu değil spor ayakkabı giyerdim çünkü düğünümde rahatça oynamak ve döktürmek isterdim."
Kaynak: Sabah.com.tr
zeyneptalu 25-02-08, 12:12 Show TV ekranlarında yayınlanan ‘Ezo Gelin’ dizisine konuk oyuncu olarak katılan Cem Özer makyajı ve kıyafeti ile modacı Cemil İpekçi'ye tıpatıp benzedi
İLGİYLE izlenen 'Ezo Gelin' dizisinde, Nurgül Yeşilçay'ın oğlu Osman Nejat'ın konuk oyuncu olmasının ardından eşi Cem Özer de rol aldı. Özer, muhafazakar ve gay bir modacı rolünü canlandırdı. Yapılan makyajın ardından Cemil İpekçi'nin tıpatıp aynısına benzeyen Cem Özer, "Amacımız Cemil İpekçi'ye benzemek değildi. Tamamen tesadüf. Makyaj bittikten sonra baktık ki ona benzemişiz" dedi.
Fikir, Nurgül'den çıktı
Eşi Nurgül Yeşilçay'ın, "Böyle bir şey beklemiyordum. Çok şaşırdım" demesi üzerine Özer, "Nurgül'ün bana kazığı oldu bu. Evde senaryoyu okuyordu ve bu rol esasında kadındı. Nurgül dedi ki, 'Kadın olmaz modacı başka bir cins olmalı' dedi. Ben de 'Ben oynayayım' diyerek espri yaptım ve geçtim. Ardından bana bir telefon geldi setten çekim saatini söylediler" diyen Cem Özer, "Buraya gelene kadar herkes yolda Cemil İpekçi diyerek inandılar. Benim buradan bir Türk Hava Yolları'na gidip ihale almam lazım. Bu halle kesin ihale alırım" diyerek Cemil İpekçi'ye göndermede bulundu.
Espiri bombardımanı
Cemil İpekçi'ye olan benzerliği ile herkesi şaşkına çeviren Özer, esprileri ile settekileri kahkaya boğdu. Oğlu Osman Nejat'ın kendisini böyle görmesi ile birlikte kendisine 'Anne' diyeceğini belirten Cem Özer, "Bekir ile Boğaz'da yemek yemek isterim" dedi. Özer, Nurgül Yeşilçay yerine Kenan İmirzalıoğlu ile birlikte kamera karşısına geçmek istediğini söyleyerek espri yapınca ise Nurgül Yeşilçay, "Ben kesmem onu artık" diyerek espri yaptı.
Gelinlik sevmiyorum
Cem Özer ile evlendiği zaman gelinlik giymeyen Nurgül Yeşilçay, dizide rol gereği gelinlik giydi. Gelinlik giymeyi sevmediğini belirten Yeşilçay, "Benim gelinlik hayalim hiçbir zaman olmadı. Hâlâ da yok. Ama olanlara da saygı duyuyorum. Gelinlik giymeyi rahatsız olduğu için, kabarık olduğu için sevmiyorum. Evliliğim apar topar olmasaydı bile normal beyaz bir kıyafeti tercih ederdim" dedi.
Ömer KARAHAN
KAYNAK:TERCÜMAN
http://www.tercuman.com.tr/v1/haber.asp?id=76730&baslik=Taklit%20modacıdan%20iğneli%20mesaj&katid=8
Bugünkü Milliyet Gürgen Öz'ün röpörtajından...
‘Starların bile dizileri tutmuyor’
-“Makina”dan sonra kariyenizdeki yükseliş seyirci gözüyle baktığımızda biraz düştü gibi, sizce de öyle mi?
Biraz öyle oldu. Çünkü geçen yıl müthiş bir rüzgâr vardı. Bir yerden sonra sizin yeteneğiniz, fiziğiniz çok önemli değil. İçinde bulunduğunuz projenin de çok gündemde olması, sizin bir süre sonra seyirci algısında psikolojik olarak yüksek kalmanızı sağlıyor. Mesela bakarsınız Nurgül Yeşilçay’ın “Asmalı Konak”ta müthiş bir rüzgârı vardı sonra oynadığı “Ezo Gelin” de tutan bir dizi oldu ama o kadar patlamadı. Bir sessizlik dönemi oldu, film yaptı Cannes’a gitti, tekrar gündeme geldi. Bizim işimiz de inişleri çıkışları olan bir iş. Kariyerimin de sarsıldığını düşünmüyorum. Sakin bir dönem yaşıyorum. Çok iyi starların bile tutmayan dizileri oluyor zamanında. Bu iş böyle birazcık. Çileli yani...
http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=501480&Date=04.03.2008&ver=13
Oyunculuk için her şeyi yaparım
Ezo Gelin dizisinde Nur karakterini canlandıran Nesrin Akdağ, Büro Yönetimi okumasına rağmen oyunculuk aşkının ağır bastığını söyleyerek 'Oyunculuk için her şeyi yaparım' dedi.
Show TV'de Nurgül Yeşilçay'ın başrolde oynadığı Ezo Gelin dizisinde 'Nur'u canlandıran Nesrin Akdağ, rolü için araştırmalar yapıp, Araplar'la biraraya geldiğini ve şivelerini öğrendiğini anlattı.
Mesleğine tutkuyla bağlı olduğunu söyleyen Akdağ, "Hiç bir şeye bu kadar aşık olduğumu ve kendimi bu kadar kaptırdığımı hatırlamıyorum. Oyunculuk benim için vazgeçilmez ve çüok önemli. Hacettepe üniversitesi Büro Yönetimi'ni okudum. Ama benim içimde hep tiyatro vardı. Annemin engellemeye çalışmasına rağmen Ankara Sanat Tiyatrosu'na girdim. Oyunculuk için her şeyi göze alan biriyim ve de aldım. Acayip bir aşk ve körlükle işime tutkuluyum" diye konuştu.
Milliyet/Televizyon
"Nurgül'e Hayranım"
http://resimler.haberler.com/haber/632/nurgul-e-hayranim_b.jpg
Türkan Şoray, Veliahtı Olarak İlan Ettiği Nurgül Yeşilçay'la 27. Uluslararası İstanbul Film Festivali'nin Gala Geccesinde Bir Araya Geldi
Geccenin onur konuğu olan Şoray, "Nurgül'e hayranım" diyerek birlikte poz verdi.Yeşilçay da Türkan Şoray'ı çok sevdiğini söyledi. Genç sanatçının hem oyunculuğunu hem de güzelliğini öven Türkan Sultan, şu sıralar ekranda Nurgül'ün rol aldığı 'Ezo Gelin'i izlediğini belirterek, "Onu büyük bir keyifle takip ediyorum" dedi.
Haber Yayın Tarihi: 05 Nisan 2008 Cumartesi
!! Elyf !! 06-04-08, 00:17 Gaf Kürsüsü
Okurumuz Handan Birsen, Ezo Gelin dizisindeki bir ayrıntıya takılmış: Dizide Kadim Bey yatakta Ezo'ya bir kitap okuyor. Aradan 2 ay geçiyor ama Kadim Bey'in elinde hâlâ aynı kitap var. Ya Ezo'cuğun anlaması kıt ya da Kadim Bey her sayfayı sindirerek okuyor!
Kaynak : Sabah Gazetesi - Yüksel Aytuğ
gülündikeni 06-04-08, 00:49 http://img.sabah.com.tr/2008/04/06/gny/im/80837ABF6DE669449040296Cy.jpg
Deniz'in sesini dinlemek
Ülkemizde mankenlik mesleğinin "yüz akı" olan Deniz Pulaş, oyunculuk işinden de yüzünün akıyla çıkmayı başardı. Pulaş, konuk oyuncu olarak bir kaç sahnesinde göründüğü Ezo Gelin dizisine renk katarken, yapımcı ve yönetmenlere de adeta "Ben buradayım" mesajı verdi. Her zaman tevazusu ile takdir gören Pulaş o her zamanki sevimliliğiyle "Oyunculuğun en zor dönemi ilk 35 senedir derler. Bu durumda ben 75'imde harika bir oyuncu olacağım" diyor. Deniz Pulaş bir de dublaj (seslendirme) tecrübesi yaşamış. Stüdyoda kendini seslendirmek istemiş ama pek başarılı olamamış. Bunun üzerine istemeye istemeye de olsa bir başkasının kendini seslendirmesine razı olmuş. Deniz bu tecrübesinin ışığında, "Dublaj da en az oyunculuk kadar zor bir meslek" diyor ve ekliyor: "Eskiden yabancı dizi ve filmlerin sonunda seslendirme sanatçılarının da ismi jenerikte akardı. Bu uygulama mutlaka yeniden başlamalı." Bu köşe pek çok zaman seslendirme sanatçılarının "sesi" oldu. Dizilerin ve dizi karakterlerinin tutmasında büyük payı olan dublaj sanatçıları hem maddi hem de manevi açıdan fena halde ihmal ediliyor. Deniz vesile oldu, bir kez daha altını çizdik.
Yüksel Aytug
http://www.sabah.com.tr/gny/haber,3286CD8E28244E26A056E8CF6CB78068.html
saraygözlüm 20-04-08, 19:30 Show TV‘nin 3. yılını dolduran sosyal sorumluluk projesi
SİYASET MEYDANI - YAŞASIN OKULUMUZ
Show TV‘nin 3. yılını dolduran sosyal sorumluluk projesi “Yaşasın Okulumuz” Kampanyası yararına Show Tv Haber Dairesi Başkanı Ali Kırca yönetiminde gerçekleştirilecek olan “Yaşasın Okulumuz Siyaset Meydanı Özel” canlı yayın programında daha çok okul onarmak ve çocuklarıa modern eğitim imkanı sunmak için yeniden iş başında.
Ulusal Dayanışma Ruhu ile yola çıktığımız bu özel geceye Show TV’nin en sevilen dizileri; Kurtlar Vadisi Pusu, Ezo Gelin, Dudaktan Kalbe, Doktorlar, Pars Narkoterör, Eşref Saati’nin oyuncularının yanı sıra yarışma ve eğlence programlarının sevilen sunucuları; Acun Ilıcalı, Behzat-Süheyl Uygur çocuklar için canlı yayında olacak.
Funda Arar, Yavuz Bingöl, Burcu Güneş ve Öykü-Berk, Ahmet Özden yönetimindeki orkestra eşliğinde canlı performanslarını sergileyecekler.
Siyaset Meydanı Yaşasın Okulumuz Özel kampanyasına yapılan her bağış ve atılan her SMS’le daha fazla köy okulu onarılacak. Show TV, tüm Türkiye’yi ekran başına davet ediyor.
Show (20.04.2008 - 22:30)
|
|