Tüm Versiyonu Göster : Oylum Ökten


Freddie
21-06-07, 19:33
Star TV'nin güzellik yarışmasında aldığı dereceden sonra Fırtınalar kadrosunda yer aldı İlk çıkışı öyle büyük oldu ki ismini bilmeyen kalmadı Kanal 6'nın meşlhur magazin programı Top Secret'ı sundu Ardından Marmara Üniversitesi'nde Tekstil ve Tasarım bölümünü 2. olarak bitirdi ve 2000 yılında Mimar sevgilisi Erhan İşözen'le evlendi Kendisi tamamiyle kayboldu gitti diye korkarken en son haberini Mayıs 2006'da aldım Bir moda tasarımcısı olan Oylum, Palyaçolar adını verdiği bir sergi açmış

Bir Aşk Hikayesi 2000
Gittiğin O Gün 2000
Deli Yürek Feraye 1999
Bizim Aile 1996
Fırtınalar Çiğdem 1995

Bizim Aile:
http://img527.imageshack.us/img527/7268/lv08bmpqf3.jpg (http://imageshack.us)

Fırtınalar:
http://img527.imageshack.us/img527/5474/lv32bmprd9.jpg (http://imageshack.us)

Forumda da bi kaç arakadaş gördüm onu unutmayan, soran ve çok seven Bu başlığı gönderim dedim

Freddie
22-06-07, 10:21
Artık ‘Han’ sahibi

http://img529.imageshack.us/img529/2264/oylum3ts7.jpg (http://imageshack.us)

Tescilli güzellerden Oylum Öktem: “Eşim, ‘Hanımız hamamımız yok’ dedi. Biz de han sahibi olmak için oğlumuzun adını ‘Han’ koyduk"



SERKAN DUYGU



Bir dönem podyumların ve televizyon dünyasının aranılan isimleri arasında geliyordu. Blendax güzeli seçildikten sonra kendine iyi bir kariyer edinen Oylum Öktem, mimar sevgilisi Erhan İşözen’le evlendikten sonra her şeyden elini eteğini çekti. Şimdilerde annelik görevini yerine getiren tescilli güzel Öktem ilk defa bir yaşındaki oğlu Han’la Milliyet 2000 objek-tiflerinin karşısına geçti.

Mutluluk pozları
Eşi ve çocuğuyla mutluluk pozları veren Öktem, eşininin “Hanımız hamamımız yoktu bari bir ‘Han’ımız olsun" demesi üzerine Han ismini tercih ettiklerini belirtti. Ablası olduğu için kardeşlik duygusunu çok iyi bildiğini anlatan Öktem, eşine bir de kız çocuğu vermek istediğini vurguladı. Eşi- nin aslında her erkek gibi bir futbol takımı kurma niyetinde olduğunu anlatan tescilli güzel, “Erhan’ın ailesinde hiç kız torun yok. Biz bir ilke imza atmak istiyoruz" diye konuştu.

Kameradan soğudum
Televizyon sektörünün çok acımasız olduğunu vurgulayan Öktem, evlendikten sonra kimsenin kendisini arayıp sormamasından yakındı. Yine de bu durumdan hiç rahatsız olmadığını söyleyen Öktem, “Tekrar kamera karşısına geçip oyunculuk yapayım diye bir amacım yok. Zaten dizi çevirmeyi düşünmüyorum fakat iyi bir sinema filminde oynamayı isterim" dedi.
Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil bölümü mezunu olan Oylum Öktem şu sıralar Devlet Tiyatroları’nın kostüm tasarımcılığını yapıyor. Görsel sanatlara karşı aileden gelen yeteneğe sahip olduğunu söyleyen Öktem’in en büyük hedefi, ilerde tekstil ve moda sektöründe söz sahibi olmak.

Douglaslar’ın Türkiye şubesi
Bir erkek çocuğa sahip olacağını hamileliğinin beşince ayında öğrenen Öktem, tıpkı Douglas ailesi gibi dört kuşaktır çukur çeneli olduklarını söyledi. Öktem, eşinin ailesinin de çukur çeneli olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Kirk ve Michael Douglas gibi biz de aynı yapıya sahibiz. Han’ımız da böyle olunca sevinçten havalara uçtuk."
Mesleğinin zirvesindeyken evlenen ve genç yaşta çocuk sahibi olan Öktem, bu durumdan hiç pişman olmadığını söyledi. “Anne olmak benim için her şeyin üzerinde bir duyguydu" diyen Öktem şöyle konuştu:

Karşılıksız sevgi
“Tatlı bir aileden geliyorum çok büyük bir sevgiyle büyütüldüm, aynı sevgiyi çocuğuma ve eşime verebileceğimi düşündüğüm için evlilik kararı aldım. Şimdi hiç kimse beni sevmese de, beni karşılıksız sevecek bir erkek coçuk sahibiyim."

24 Kasım 2000 Cuma

Freddie
22-06-07, 10:25
'Vücuduna güvenen dekolte giymeli'

http://img256.imageshack.us/img256/4999/oylum2vt6.jpg (http://imageshack.us)

Dilek SANCILI

* Neler giymekten hoşlanırsın?
Normalde çok spor giyiyorum. Ama jean değil. Kıyafetlerimin üzerime oturmasına dikkat ederim. Özel gecelerde giydiğim kıyafetlerde ise dekoltenin sınırına dikkat ediyorum. Bir kadının vücudu güzelse, kendine güveniyorsa dekolte giymeli. Sınırı aşmamalı çünkü aşarsa basitliğe kaçıyor. Dekolte olarak da en çok sırt dekoltesi severim.
* Nerelerden giyiniyorsun?
Marka merakım çok yoktur. Ama Vakkorama ve Cena Collection üzerime tam oturuyor. Kıyafetlerimi kişiliğimle bütünleştirerek giyiyorum.
* Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi son sınıf öğrencisisin. Neden böyle bir bölümü seçtin?
Benim bütün ailem sanatçı. Babam heykeltıraş. Ben de bu yolda başarılı olmak istiyor ve iki seçeneğim olduğuna inanıyorum. Ya gidip bir modacının yanında mesleğin ceremesini çekecek ve Avrupa'ya uzanacağım ya da Türkiye şartlarında bir modacı olacağım.
* İleride seni ağırlıklı olarak oyuncu mu, manken mi, yoksa modacı kimliğinle mi göreceğiz?
Hepsini birarada götürebilirim diyorum. Çünkü her şeyi organize edebilme yeteneğine sahibim. Okuduğum okul ve bölüm de aslında işimin bir parçası. Bir de ben yaptığım her işi severek yaparım. Her işin sonucunda da verdiğim sevgi kadar sevgi isterim.
* Kendin için bir şeyler çiziyor musun?
Etrafıma çok fazla şey yapmadım ama kendime geçen yıl İnterstar'ın güzellik yarışması için bir kıyafet çizdim. Kendi adıma çizdiğim ilk gece kıyafetiydi. O zaman çok büyük ilgi çekti.
* Beğendiğin modacılar var mı?
Özellikle bir trende takılmıyorum. İşin gerçeğini öğrendikten sonra herkes birbirinden etkileniyor. Artık herkes endüstriyel, para kazanma amaçlı çalışıyor. Belki de çalışmak zorunda. Ama biz şimdi okulda para kazanma sorunumuz olmadan hayal gücümüzü rahatlıkla kullanabiliyoruz. Mesela 18. yüzyılda yaşayan bir adamın eldiveninden ayakkabısına kadar bir sürü şeyinden etkilenip çizimler yaptık.
* Katıldığın yarışmalar oldu mu?
Akay Gelinlik Tasarım Yarışması'nda finalist oldum. İlk üçe giremedim ama ilk yarışmamdı ve 3000 kişi arasında finalist olmak da bir başarıydı. Daha sonra Eczacıbaşı Nivea makyaj ürünlerini tanıtmak amacıyla bir proje yarışması açtı. Benim projemi kabul ettiler. O defilede sunumunu da yaptığım 9 tane kıyafetim vardı. Çizimlerim oldukça beğenildi ve dikkat çekti.
* Mankenlik ve tasarımcılık işinin ikisini birden yapmandan dolayı herhalde insanların giydikleri senin dikkatini çekiyordur...
Evet. Kıyafet seçerken önemli olan gidip bir yerden bir şey almak değil. Kıyafet seçiminden önce kendini tanımalı, hangi renkler yakışır onu bulmalı. Bu anlamda Esin Maraşlıoğlu'nun giyimini çok beğeniyorum. Kendine özgü buluyorum.
* Kendi markanı yaratacak olsan hedef kitlen ne olurdu?
36 - 40 beden arası çalışmak isterdim. Gençliğin ne giymek istediğini biliyorum. Çünkü onlarla birlikte yaşıyorum. Hayalimdeki şey bu. Oylum Öktem imzasını görüp insanların gelmesini istiyorum. Kumaşıyla, dikimiyle gerçekten senelerce giyilebilecek şeyler hayal ediyorum. Her şeyden tek çalışmak istiyorum. Çünkü bir yerden aldığınız bir kıyafeti bir davette başkasının da üstünde görmenin ne demek olduğunu biliyorum.
* Katıldığın güzellik yarışmasında Blendax Güzeli seçilmiştin. Saçların hala çok güzel görünüyor. Bunun için ekstra bir bakım uyguluyor musun?
Kerastese şampuanlarını kullanıyorum. Arada bir bakım da yaptırıyorum.
* Akşamları çıktığında nerelere gidersin?
Çok fazla gece yaşantım yok. Sadece çok nezih ortamlarda yemek yemeyi seviyorum. Şamdan ve Havana'ya gidiyoruz. Eğlence anlamında house müzik tarzı yerlerden nefret ediyorum. Latin müziği çalan yerler çok hoşuma gider.

ALIŞVERİŞ NOTLARI
Parfüm: Givenchy "Extra Vagance".
Bakım ürünü: Estee Lauder ve Lancome.
Film: "Mesajınız Var".
Kitap: "Nöbet", Dean Koontz.
Otomobil: Toyota.

20 - 26 Şubat 1999 Milliyet Vitrin

Freddie
22-06-07, 10:29
Okul bitti, sıra oyunculukta

15 Temmuz 1999 Perşembe

Hayatının en mutlu dönemini yaşıyor Oylum Öktem. Eğitim gördüğü Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Bölümü'nü hiç sınıfta kalmadan bitirdi. Hem de diploma ikincisi olarak...


Mankenlik, fotomodellik, sunuculuk, oyunculuk ve okul! Genelikle mankenlik uğruna eğitimler yarıda bırakılırken nasıl oldu da Öktem hepsini bir arada yürüttü? ‘‘Okulumu bitirmeye başından beri kararlıydım. Ne kadar yoğun olursam olayım kararımdan dönemezdim. Seneye master için yurtdışına gitmeyi planlıyordum. Ancak burada moda desinatörü olarak bir sene çalışıp tecrübe edineceğim’’ diyor.


Üç ay boyunca Top Secret'ı sunan Oylum Öktem'in bu işe canı çok sıkılmış. ‘‘Çalışmalarımız çok keyifliydi. Ama Kanal 6'da yaşanan iç huzursuzluklar ekibimizi dağıttı. Yalnız programın başka kanala satılması ihtimali var. Sunucusu yine ben olacağım’’ diyen genç manken yeni projelerde yer almayı sabırsızlıkla bekliyor.


Daha önce Fırtınalar, Bizim Aile, Deli Yürek gibi dizilerle, başrolü Kaan Girgin'le paylaştığı Bir Aşk Hikayesi adlı televizyon filminde oynayan Öktem: ‘‘Oyunculuk çok keyifli. Özellikle Deli Yürek'te devam etseydim, şimdi çok farklı yerlerde olurdum. Ama ben sevgiyle büyümüş biriyim. Sevgisiz insanlarla aynı ortamda çalışmayı hazmedemedim. Ancak ne olursa olsun beğendiğim senaryolarda zevkle rol alırım’’ diyor. 23 yaşındaki Öktem sabırsızlıkla eylül ayını bekliyor. Çünkü ANS'nin yapacağı bir yarışma programında tam istediği gibi sunucu değil oyuncu olarak yer alacak...

15 Temmuz 1999 Perşembe

Freddie
22-06-07, 10:34
Oylum Öktem İşözen’in ilk heykel sergisi ‘Palyaçolar’, 2 Mayıs Salı günü saat 18.00’de Nişantaşı Dirimart Galeri’de açılıyor.Sergi, 20 Mayıs’a kadar, Pazar günleri dışında her gün saat 10.00-19.00 saatleri arasında görülebilir.

http://img120.imageshack.us/img120/9617/img44572a54445d9nr6.jpg (http://imageshack.us)

Oylum Öktem İşözen, ‘Palyaçolar’ adını taşıyan ilk heykel sergisini şöyle anlatıyor:

“Doğduğumdan beri, içinde yaşadığım bir atölye ama farkına varmadan... Senelerce her köşeye çizmişim ama denemeden... Gözler beyne öyle bir hapsediyor ki, genler öyle bir bağlıyor ki zamanı geldiğinde; o zaman aldım elime babamın çamurunu. Ellerim durmuyor, gözlerim hiçbir yere bakmıyor, yüreğim palyaçoları dokuyor. Bir tane, bir tane daha... Durup düşünüyorum neden palyaço? Çocukluk resimlerim, senelerce hep kostümler giydik, neden ben hep palyaço oldum? Beş yaş isteklerimle şimdiki yüreğim neden hala aynı şeyi hissediyor? Çünkü duygularım, insanlarca maske ardından keşfedilmek. Gülen ben, ağlayan ben, duyguları taşan ben, palyaço ben. Palyaço’yu anlatmak değil derdim, sergim aslında biz. …Biraz komik - biraz acıklı - çok hayattan bir palyaço.”

OYLUM ÖKTEM İŞÖZEN
* 1976 : İstanbul’da doğdu.
* 1995-1999 : Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü’nden mezun oldu.
* 2001-2003 : Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarımı’nda yüksek lisans yaptı; kostüm tasarımı dersleri aldı.
* 2001-2004 : Devlet Tiyatroları Atatürk Kültür Merkezi’nde kostüm tasarımcısı olarak görev yaptı.
* 2004 - : Club Beymen’de tasarım yetkilisi olarak başladığı görevini sürdürmektedir.
Mimar Erhan İşözen’le evli, Han adında bir oğlu var.


“Oylum’un eserlerini gördüğümde ‘fantastik’ dedim. Değişik, hiç kimsenin yaptıklarına benzemeyen, kitlelerin birbiri ile uyumlu olduğu, kendi dilini konuşabilen kişilikli heykeller yapmış. Bir başkasının etkisi yok. Kendine has içgüdüleri ile hareket etmiş. İçinden fışkıran duyguları ile çalışmış. Yaptıkları figüratif değil. Yarattıklarını hisleri ve beyniyle ortaya koymuş. Eserlerini tabiatı kopya etmeden, çağdaş ve modern olarak tanımlanabilecek biçimde bitirmiş.”
[Prof. Dr. Hakkı Karayiğitoğlu - Heykeltıraş]

Oylum Öktem İşözen
“PALYAÇOLAR”
[2 - 20 Mayıs 2006]

Açılış: 2 Mayıs Salı, Saat: 18.00

Freddie
22-06-07, 10:36
'Bu sergiyi ağlaya ağlaya bekledim'

http://img505.imageshack.us/img505/6628/193palyacosergiboo4.jpg

Bir dönem TV dizilerinden tanıdığımız, "Palyaçolar" isimli ilk heykel sergisini açmaya hazırlanan Oylum Öktem İşözen: "Hiçbir şey için bu kadar heyecanlanmamıştım. Heykel hayatımın anlamı oldu"


1 Mayıs 2006 Pazartesi
YAPRAK ARAS - Milliyet Pazar

Oylum Öktem İşözen'i yıllar önce yayınlanan "Fırtınalar" dizisinden Ebru Gündeş'in kız kardeşi olarak hatırlayabilirsiniz. Ya da "Deli Yürek"te Kenan İmirzalıoğlu'nun kız arkadaşı olarak. Aslında o bir moda tasarımcısı. Kısa süren oyunculuk macerasının ardından Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü'nü bitirip üzerine aynı bölümde bir de yüksek lisans yaptı. Bu arada evlendi, çocuk sahibi oldu. Halen Beymen Club'da tasarım yetkilisi olarak çalışıyor.

İşözen'le bir araya gelme nedenimiz ise 2 Mayıs'ta Nişantaşı'ndaki Dirimart'ta sergilenmeye başlanacak olan heykelleri. "Palyaçolar" isimli sergi İşözen'in 30 palyaço heykelinden oluşuyor. Tespih çeken Anadolulu palyaçodan futbolculara, cazcı palyaçodan gitarist palyaçoya kadar hepsi farklı bir hikayeyi, duyguyu anlatıyor. Heykellerinin bir kısmının babasının atölyesinde çıkan yangından kurtarıldığını da belirtelim. Atatürk heykelleri yapan İşözen'in babasının atölyesinin ikinci kundaklanmasıymış bu.

http://img261.imageshack.us/img261/5874/paz011jn7.jpg

Oyunculuğu neden bıraktınız?
Aslında oyunculuk performansımı çok iyi buluyorlardı ama dizi çekimlerinin çok düzensiz bir saat akışı var. Beni giderek yormaya başlamıştı. O sırada okuluma devam etmeye ve mesleğim olan şeyi yapmaya karar verdim.

Moda tasarımı eğitimi almışsınız ama şimdi bir heykel sergisiyle karşımıza çıkıyorsunuz.
Enteresan bir aileden geliyorum. Anneannem piyano, keman çalardı; hem de heykelde mansiyonları vardı. Babam Marmara Üniversitesi'nde hoca. Rahmetli dayım, heykeltıraş Haluk Tezonar. Sanatın içinde büyüdüm, hep atölyenin içindeydim. Heykele dair ne varsa yaşadım ama çamuru alıp bir şey yapmaya cesaretlendirmedim kendimi. Belki de babamın çok yetenekli olmasından korkmuş olabilirim.

Heykeltıraş bir baba çocuğunu heykele teşvik etmez mi?
Sanırım etmedi. Sanatçı bir yanım olduğunu biliyordu ama kaderimi yönlendirmek istemedi belki de. Hayat bir yere geldikten sonra, bir gün durup dururken babamdan çamur istedim.

Nasıl?
Denemek istedim. Ve heykeli bir gün içinde bitirdim. Babam geldiğinde çok koktum çünkü çok kırılgan bir insanım. Beğenmediğini hissetseydim, ikinciyi yapmazdım. "Bir şey söyle" dedim. "Hiçbir şey söylemeyeceğim çünkü seni bozmayacağım. Öğrencilerimi yıllarca eğittikten sonra kendileri olmalarını istiyorum ve bu sende var" dedi. Sadece heykeli kısa sürede bitirdiğim için kendisinin de hocası olan Hakkı hocanın kızacağını söyledi. Hakkı hoca ise çok beğendi.

"Hayatı anlattım"

Sizi sergi açmaya iten bu övgüler mü oldu?
Aynı yaz, babamın yanına Süleyman Saim Tekcan ve Mustafa Plevneli geldi. "Bu bir yarışmada bize gelseydi, kafadan birincilik verirdik" dediler. Tüm bu övgüleri alınca da "Bu işi yapmalıyım" dedim. Heykel yapmaya başlayalı üç yıl oldu. Hayatımda hiçbir şey için bu kadar heyecanlanmamıştım. Sergiyi ağlaya ağlaya bekledim. Gerçekten açmam gerekiyordu. Çünkü o yaptığım şeyin duygusunu sevdim, yaptıklarıma baktıkça daha da çok sevdim.

Neden palyaço teması üzerine gittiniz?
Nedense palyaço yapmaya karar verdim. İlk heykeli yaptıktan sonra eski fotoğraf albümlerine baktım ve çocukluk fotoğraflarımda hep palyaço olduğumu gördüm. Demek ki içimdeki duygu bu. Palyaço aslında etrafına mutlu, güler yüzlü ama içinde hüzünlüdür. Ben de bir çiçeği görünce ağlayabiliyorum.

Palyaçoları sirk dışında, alışık olmadığımız şekillerde de tasvir etmişsiniz. Bunun nedeni nedir?
Sirkteki palyaçoyu değil, bizi anlatmak istedim. Hayatı anlatıyorum.

Sabah dokuz-akşam altı çalıştığınız bir işiniz ve bir de oğlunuz var. Heykel yapmaya nasıl vakit buluyorsunuz?
Oğlum Fransız okuluna gidiyor, hafta sonları da onun için Fransızca kursuna gidiyorum. Evimin altında küçük bir atölyem var. Hafta sonlarında çalışıyorum genelde. İnsan vaktini iyi ayarlayabilirse, her şeyi yapabilir.

Oğlunuz ilgi duyuyor mu yaptıklarınıza?
Heykelleri yaparken Han 3 yaşındaydı ve saygısından bir kere bile dokunmaya kalkışmadı.

Devam edecek misiniz heykel yapmaya?
Kesinlikle. Heykeli gerçekten hayatımın anlamı haline getirdim. Bu benim doğamda varmış, benmişim.

Heykelle ilgili bir eğitim almayı düşünüyor musunuz?
Babam sayesinde eğitimin içindeyim zaten. Danışmak istediğim, sormak istediğim her şeyi ona soruyorum.

Sanat çevrelerinden eleştiri almaya hazır mısınız?
Sanatın eleştirisi mutlaka olacaktır. Buna alışığım. Ama doğru yolda olduğuma inanırsam yürümeye devam edeceğim.

Freddie
22-06-07, 10:39
29 Aralık 1997, Pazartesi




Fuat, güzellerin kuşatması altında
Bayram AYDIN

İstanbulspor'un tecrübeli futbolcusu Fuat Buruk, Tüyap Ayakkabı Fuarı'nda ünlü mankenlerimizden Esin Moralıoğlu, Ella Mengi ve Oylum Öktem'in tanıtım yaptığı Kinetix ve Diadora ayakkabı standını gezdi. Mankenlerle birlikte Diadora ve Kinetix'in spor ayakkabılarını fuarın ziyaretçilerine tanıtan Fuat bu arada bol bol imza dağıttı.

Freddie
22-06-07, 10:47
ROTARACTLARIN KONUĞU ÖKTEMLER OLDU

27 Şubat 2007

Gemlik Rotaract Kulübü tarafından organize edilen gecede ünlü Heykeltıraş Tankut Öktem’in yanı sıra sinema oyuncusu, manken ve babası gibi heykeltıraş olan Oylum Öktem İşözen mesleklerinin püf noktalarını anlattılar. Atamer Turistik Tesislerinde düzenlenen geceye Bursa, Osmangazi, Nilüfer ve Yıldırım Beyazıt Rotaract Kulüpleri yöneticileri de katıldı. Gemlik Rotaract Kulübü Başkanı Pelin Aslan, mesleklerinde zirveye çıkmış değerli sanatçı ve sanatkarları ağırlamaktan onur duyduklarını dile getirerek, Gemlik Rotaract Kulübü olarak bu tür geceleri periyodik hale getireceklerini anlattı.

Ünlü Heykeltıraş ve Devlet Sanatçısı Prof. Dr. Tankut Öktem’de, babasının kendisinin heykeltıraş olmasını istemediğini, iktisadi ilimler fakültesini bitirmesine rağmen heykeltıraş olduğunu vurgulayarak, geldiği noktanın 160 devlet sanatçısı içinde Avrupa’nın ilk on en iyi heykeltıraşı olma başarısını sağladığını kaydetti. Heykel sanatı üzerine de bilgiler veren Tankut Öktem, bu sanata gönül verenlere her türlü desteği sağlayacağı sözünü verdi. Tankmut Öktem’in, oyuncu ve manken kızı Oylum Öktem İşözen’de, tekstil işinin yanı sıra baba mesleği olan heykeltıraşlığı sürdürdüğünü vurgulayarak, ilk sergisini geçen yıl İstanbul’da açtığını hatırlattı. Şu an Çingene Sanatı üzerine on beşin üzerinde eser tamamladığını ve çalışmalara devam ettiğini savunan Oylum Öktem İşözen, heykeltıraşlıkta babasının baskısı olmadığını kendi içinden gelerek, dünya çapında bir insanın tecrübelerinden de yararlanarak heykeltıraşlığı hobi olarak sürdürdüğünü anlattı.

Gemlik Rotaract Kulübü yönetimi Pelin Aslan, Ali Berker Akıncı, Nilüfer Toprakçı ve Anıl Zana geceye katılımlarından dolayı Öktemlere teşekkür belgesi takdim ettiler.




İşte bu fotoğraf oylum 4 ay önceki hali Çok değişmemiş di mi Ama eskisi gibi genç görünmüyor zaman oyluma da etki etmemiş Ama güzelliğinden hiç birşey almamış
http://img120.imageshack.us/img120/5838/rotaractlar2zg3.jpg (http://imageshack.us)

Freddie
22-06-07, 10:54
Şampiyon gelinlik


Türkiye'de ilk kez düzenlenen ‘‘Gelinlik Tasarım Yarışması’’ önceki gün Ortaköy Nyx Bar'da düzenlenen bir organizasyonla gerçekleşti. 23 modelin katıldığı yarışmada Arzu Yıldırım, kaz tüyü işlemeli gelinliğiyle birinciliği kazandı. Abajur gelinliğiyle Esra Uyman ikinci olurken Nagihan Bakay da üçüncülük ödülünü kazandı.


Yarışmada manken Oylum Öktem'in de bir tasarımı yarıştı. Dereceye giremeyen Öktem, üçüncü seçilen gelinliği giyerek davetlilere sundu. Marmara Üniversitesi Tekstil Bölümü 4'üncü sınıf öğrencisi olan Öktem, tasarım konusunda iddialı olduğunu söyledi. Yarışma gelinliklerini Julia Nitu, Ella Mengi, Sevcan Zabit, Oylum Öktem, Nefise Karatay, Şenay Akay gibi ünlü mankenler sundu. Yarışma sonunda birinciye 2500 dolar, ikinciye 1500 dolar, üçüncüye ise 1000 dolar ödül verildi. Dereceye giren yarışmacılar, aynı zamanda Kemer Holiday Club ve Side Aspendos Hotel'de bir hafta süreyle tatil de kazandılar.


Akay Maison de Couture tarafından organize edilen yarışmanın her yıl daha da geliştirilerek geleneksel hale getirilmesi planlanıyor. Gelinlik tasarım yarışması, Türk gelinlik sektörünün Avrupa pazarında hak ettiği yere kısa zamanda ulaşması sağlamak, genç tasarımcıları cesaretlendirmek, desteklemek ve sektöre genç yetenekler kazandırmak amacıyla düzenleniyor.


Üç binin üzerinde modelin arasından elenerek finale kalan 23 model, tasarımcılarının gözetiminde Akay Gelinlik atölyelerinde deneyimli terziler tarafından dikildi.



10 Eylül 1998

Freddie
22-06-07, 11:01
Elimde bu kadar fotoğrafı var başka olan varsa lütfen ekleyebilir mi..

Bu resimde yanındaki çocuğu hatırladınız mı:)
http://img246.imageshack.us/img246/2010/12c97cc80vc9.jpg

http://img151.imageshack.us/img151/8093/12ca648e0fb2.jpg

http://img261.imageshack.us/img261/4377/12cb5ac80cy0.jpg

Freddie
22-06-07, 11:03
OYLUM ÖKTEM'I TANIYALIM
Boy: 1,73

Beden: 36

Jean: 27-32

Bacak: 80

Ölçüler: 88-60-87

Ayak: 37

Saç: Kumral Göz: Ela

Spor: Kayak, bisiklet

Özellik: Mayo, yüz, göz, dudak

Sanat: Oyunculuk
* 1976 : Istanbul’da dogdu.
* 1995-1999 : Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarimi Bölümü’nden mezun oldu.
* 2001-2003 : Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarimi’nda yüksek lisans yapti; kostüm tasarimi dersleri aldi.
* 2001-2004 : Devlet Tiyatrolari Atatürk Kültür Merkezi’nde kostüm tasarimcisi olarak görev yapti.
* 2004 - : Club Beymen’de tasarim yetkilisi olarak basladigi görevini sürdürmektedir.
Mimar Erhan Isözen’le evli, Han adinda bir oglu var.

Gül Tuna
22-06-07, 11:05
Oylum ökten firtinalar dizisiyle taniyip begendim bir isimdi deli yürek tede rol almisti sanirim ama o dizisini izlememistim birde gittigin o gün isimli bir tv filminde oynamisti daha önce firtinalar dizisindeki enistesiyle nisanyildi (murat ilker) o filmde film hakkinda yorum yapmayim cünkü güzel seyler söyleyemeyecegim

Gül Tuna
22-06-07, 11:08
Bu resimde yanındaki çocuğu hatırladınız mı:)
http://img246.imageshack.us/img246/2010/12c97cc80vc9.jpg



Evet bu Cengiz degilmi , gercek ismini hatirlamiyorum

Freddie
22-06-07, 11:32
Oylum ökten firtinalar dizisiyle taniyip begendim bir isimdi deli yürek tede rol almisti sanirim ama o dizisini izlememistim birde gittigin o gün isimli bir tv filminde oynamisti daha önce firtinalar dizisindeki enistesiyle nisanyildi (murat ilker) o filmde film hakkinda yorum yapmayim cünkü güzel seyler söyleyemeyecegim

deli yüreki ben de izlmedim ama ilk 10 bölümünde oynamış Evet o film hakkında ben de konuşmak istemiyorum Hani bir film arabesk olur bir saf anadolu delikanlısını ele alır biz de severek izleriz ama bu kadar da rezil olmaz :D Sırf murat ilker ve oylum öktem için bakmıştım

Evet bu Cengiz degilmi , gercek ismini hatirlamiyorum

evet cengiz hatta ben ismini de unutmuş saol sölediğin için

~duygu~
22-06-07, 14:31
Ne güzel sonunda başlık açılmış :) oylum öktemi ben de fırtınalar dizisinden beri çok seviyorum bizim aile ve deliyürekte de severek izlemiştim deliyürekten ayrıldığına üzülmüştüm ama bu sayede zeynebi tanımıştık :img-yes:

o bahsettiğiniz arabesk filmi ben de oylum öktem var diye merak edip izlemiştim ama başroldeki erkek oyuncunun oyunculuğu berbattı zaten ilk ve son oyunculuğu oldu sanırım :img-hyste

~duygu~
27-06-07, 22:09
oylum öktemin deliyürekten resimleri de benden :img-yes:

http://img.cjb.hu/7/1183070275.jpg

http://img.cjb.hu/7/1182998205.jpg

http://img.cjb.hu/7/1183022707.jpg

~duygu~
27-06-07, 22:14
http://img.cjb.hu/7/1183020393.jpg

http://img.cjb.hu/7/1183073512.jpg

http://img.cjb.hu/7/1183051492.jpg

~duygu~
27-06-07, 22:23
http://img.cjb.hu/7/1183055877.jpg

http://img.cjb.hu/7/1183059909.jpg

http://img.cjb.hu/7/1183042970.jpg

lampard
27-06-07, 22:28
Birden geçmişi andım seni unutmayacağız Oylum abla

~duygu~
27-06-07, 22:31
http://img.cjb.hu/7/1183004497.jpg

http://img.cjb.hu/7/1182988220.jpg

http://img.cjb.hu/7/1183015364.jpg

~duygu~
27-06-07, 22:36
http://img.cjb.hu/7/1183014975.jpg

http://img.cjb.hu/7/1183007214.jpg

http://img.cjb.hu/7/1183048643.jpg

~duygu~
27-06-07, 22:44
http://img.cjb.hu/7/1183077636.jpg

http://img.cjb.hu/7/1183055540.jpg

http://img.cjb.hu/7/1183079319.jpg

~duygu~
27-06-07, 22:48
http://img.cjb.hu/7/1183076479.jpg

http://img.cjb.hu/7/1183006283.jpg

http://img.cjb.hu/7/1183037096.jpg

~duygu~
27-06-07, 22:51
http://img.cjb.hu/7/1183033390.jpg

http://img.cjb.hu/7/1183074122.jpg

http://img.cjb.hu/7/1183020177.jpg

~duygu~
27-06-07, 22:54
http://img.cjb.hu/7/1183014662.jpg

http://img.cjb.hu/7/1183048436.jpg

http://img.cjb.hu/7/1183055049.jpg

~duygu~
27-06-07, 22:59
http://img.cjb.hu/7/1183029889.jpg

http://img.cjb.hu/7/1183026008.jpg

http://img.cjb.hu/7/1183030412.jpg

~duygu~
27-06-07, 23:05
http://img.cjb.hu/7/1182996732.jpg

http://img.cjb.hu/7/1183012937.jpg

~duygu~
27-06-07, 23:12
http://img.cjb.hu/7/1183041938.png

http://img.cjb.hu/7/1182995710.jpg

bu kadar :)

Freddie
28-06-07, 09:06
Merak ettim dizide kenan imirzalioğlunun neyini oynuyodu ve diziden nasıl çıktı :)

fatima
28-06-07, 09:32
Merak ettim dizide kenan imirzalioğlunun neyini oynuyodu ve diziden nasıl çıktı :)

kenanın sevgilisiydi zaten ilk bölümlerde birakç bölüm oynamıştı yanılmıyorsam:img-yes: :img-yes:

lovablebuterfly
02-07-07, 09:18
(bkz: gittiğin o gün)
(bkz: ertuğrul polat)
(gauche, 12.05.2003 20:14)#2801312 !?

90ların başında çekilen abuk dizilerdeki "mağdur kız" rollerinin değişmez aktristi. esmerdir.
(holden caulfield, 12.05.2003 20:17 ~ 20:18)#2801320 !?

(bkz: gömeç)öktem
(zorba, 30.05.2003 23:27)#2890682 !?

temiz yüzlü bir kızcagızdı ebru gündeşle aynı dizide oynadı bir süre sonra ne yaptı ne etti bilinmez
(bkz: karabatak)
(pekmezzz, 30.05.2003 23:34)#2890721 !?

evlenip, evinin hanımı olmuş dolayısıyla artık ortalarda görünmeyen eski güzellik kraliçesi.
(la stella, 31.05.2003 00:10)#2890890 !?

şiir de yazardı bu "oylum oylum selvi boylum" dedirten kişilik.. sanırsam güzellik yarışmalarına katılan hatunlar içinde ağzının içinde dili olan bir kaç kişiden biriydi (bu laf yılmaz erdoğan'a aittir)..
(hayirsiz adam, 31.05.2003 00:16)#2890915 !?

deli yurek dizisinde feraye rolunu oynuyodu.sonra ayrılcam dedi ben diyim sekiz-on bolum oynadıktan sonra ayrıldı.hata yaptım dizinin bu kadar tutcagını tahmin etmedim falan dediydi.bide yanlıs hatırlamıyosam bi kac ay once cekilmis fotografını gorduydum.hamileydi,kocasıda vardı bi kırk kırkbes yaslarında.
(the one, 20.11.2003 05:58)#3600067 !?

sirketin koridorlarında gordukden sonra once "ben bu kızı bir yerlerden tanıyorum" devamında kendisine oylum diye seslenildikden sonra "ene oylum oktem bu, ne isi var buralarda" dedirten varlıgını yeni fark ettigim mesai arkadası.
(ulku, 06.10.2004 16:55)#5965811 !?

semiha şakir lisesinin en tatlı kızlarındandı. üniversiteden mezun olduktan sonra birden bire evlendi, en son han isminde bir oğlu olduğunu öğrendik.
(barbee, 13.02.2005 05:17)#6856905 !?

star tv'nin güzellik yarışmasında aldığı dereceden sonra fırtınalar adlı dizide ebru gündeş 'in uyuz kardeşi rolünde oynamış, sonra deliyürek dizisinde bir görünüp bir kaybolmuş hanım hanımcık anne kişisidir.
(janjanli, 05.04.2005 15:22)#7248673 !?

kendisi su siralar palyacolar isimli bir heykel sergisi acmis..

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=187412
(perfect blue, 16.05.2006 13:04)#9546602 !?


--------------------------------------------------------------------------------

dunyammm
07-12-07, 07:56
Tankut Öktem Oylumun babası.dün haberlerde izledim.kazada hayatını kaybetmiş Tankut bey.Oylum feryad ediyordu babasının başında:icon_sorr okadar acıklıydı ki içim parçalandı
Tankut beye Allahtan rahmet ailesine de sabır diliyorum
:icon_sorr

>>miray<<
07-12-07, 18:44
oylumu bende firtanalar dizisinde izlemistim ilk olarak sanirim,
acikcasi tankut öktem hocamizin adini barisin heykelini yapicagini duymadan önce bir bilgim yoktu kendisiyle ilgili, sonradan bilgi sahibi olduydum, ama oylumun babasi olucagi hic mi hic aklima gelmemisti....ne acidirki böyle bir olayda ögrenmis bulundum

hocamiza allahran rahmet, oyluma ve diger yakinlarina sabir diliyorum

Freddy
07-12-07, 20:11
Tankut Öktem Oylumun babası.dün haberlerde izledim.kazada hayatını kaybetmiş Tankut bey.Oylum feryad ediyordu babasının başında:icon_sorr okadar acıklıydı ki içim parçalandı
Tankut beye Allahtan rahmet ailesine de sabır diliyorum
:icon_sorr

Tankut Öktem öldü mü gerçekten çok şaşırdım ve üzüldüm Yazık hem de bir kazada kaybetmiş hayatını :( KEndisine allahtan rahmet, sevenlerine sabır dilerim Türkiye önemli bir heykeltraşını kaybetti



Heykeltraş Tankut Öktem trafik kazasında öldü
Üsküdar’da meydana gelen trafik kazasında ünlü heykeltıraş Prof Dr. Tankut Öktem öldü, kızı ve eşi yaralandı. Öktem, Atlasjet uçağının Isparta’da düştüğü yer olan Türbetepe’ye, kazada ölen 57 kişinin anısı için anıt mezar yapmak istediğini açıklamıştı.

AA
Güncelleme: 18:20 TSİ 07 Aralık 2007 Cuma

http://img509.imageshack.us/img509/7883/277188kq0.jpg (http://imageshack.us)

İSTANBUL - D-100 karayolu Harem yol ayrımında meydana gelen kazaya bir kamyon neden oldu. Haydarpaşa sapağını kaçıran kamyon, otoyolda durarak geri geri gitmeye kalkışınca, Prof Dr. Tankut Öktem’i taşıyan otomobil, kamyona arkadan çarptı.
Haberin devamı

Kazada, otomobilde bulunan Prof. Dr. Öktem ile aynı araçtaki eşi Semra Öktem ve kızı Pınar Doğan araçta sıkıştı. Olay yerine gelen itfaiye ekiplerince sıkıştığı yerden çıkartılan Prof. Dr. Öktem’in hayatını kaybettiği anlaşıldı.

Yaralanan kızı Doğan ile eşi Semra Öktem ise kaldırıldığı Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki ilk müdahalenin ardından Kozyatağı’ndaki Özel Acıbadem Hastanesine sevk edildi.

Yaralılardan Semra Öktem’in yoğun bakımda olduğu, kızı Pınar Doğan’ın ise genel sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

TÜRBETEPE’YE ANIT YAPMAK İSTİYORDU
Atlasjet uçağının Isparta’nın Keçiborlu ilçesi yakınlarındaki Türbetepe’de düşmesinin ardından, kaza yerine anıt mezar yapılmasına karar verilmişti.
Öktem Türbetepe’ye anıt mezar yapmak istiyor

Son röportajını Anadolu Ajansı’na yapan Prof. Dr. Öktem ise yaptığı açıklamada, anıt mezarı kendisinin yapmasının istenmesi halinde “emeğini bağışlayacağını”, masraflar dışında hiçbir ücret talep etmeyeceğini söylemişti.
Otobüs bozulunca, heykeltraş oldu


DEVLETE SİTEM ETMİŞTİ
“Devlet büyüklerinin ilgisizliğinden” yakınan Öktem, “Anıt mezar önerisinin güme gitmemesi için” bu açıklamalarının daha sonra yazılmasını istemişti.
Tankut Öktem kimdir?

Öktem, Bursa’nın Gemlik ilçesine bağlı Küçükkumla beldesindeki atölyesinin 6 Mart 2006 tarihinde yandığını anımsatmış, “Atölyem yandıktan sonra devletin çeşitli kademelerinden bir geçmiş olsun dileği bekledim. Bu, Bursa Valiliği dahil bir tek kişinin bile aklına gelmedi. Türkiye’de 100 şehitliğin 90’ını ben yapmışım, böyle bir kişiye bir jestte bulunmak ‘geçmiş olsun hoca’ demek, 30 torba çimento gönderip jest yapmak bu kadar zor bir şey mi” demişti.







Öktem’in son yolculuğunda kızı Oylum dedi ki..
Trafik kazasında ölen heykelıtraş Tankut Öktem için Marmara Üniversitesi’nde düzenlenen törende kızının söyledikleri dinleyenleri ağlattı: “Benim babam köpeklerden kurttur, balıklardan Japon, masallardan Polyanna, doğadan çamur...”

Öktem'in kızları... Kazada yaralan Pınar'la (önde) Oylum, babalarını uğurlarken fenalık geçirdiler.

AA
Güncelleme: 17:47 TSİ 07 Aralık 2007 Cuma

http://img507.imageshack.us/img507/1989/277313nb1.jpg (http://imageshack.us)
Pınar önde, Oylum arkada

İSTANBUL - Üsküdar’da geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden Devlet Sanatçısı Heykeltıraş Prof. Dr. Tankut Öktem için öğretim üyesi olduğu Marmara Üniversitesi (MÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Konferans Salonu’nda ve Selimiye Camii’nde düzenlenen törenlerden sonra Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verildi.


Haberin devamı

Fakültede düzenlenen törende Tankut Öktem’ın kızı Oylum Öktem İşözen babasını anlattı, çevresindekileri ağlattı: “Benim babam köpeklerden kurttur, balıklardan Japon balığı, kuşlardan kanarya, son günlerde biraz muhabbet kuşu, masallardan Polyanna, duygulardan sevgi, danslardan vals, enerjilerden hiperaktif, doğadan çamur, semtlerden Kumla, yeteneklerden heykeldi, onun adı. Babaların babası şirin babam, sevgi dolu, yaşam dolu yetenekli babam benim. Ben ve ablam, sadece babamızı değil, sevgilimizi, haylaz oğlumuzu, gururumuzu, tutunduğumuz en büyük yaşam dalımızı kaybettik. Üretken, çalışkan tanrısal elleri çamuru profesyonelce yoğurmaya başladığında 7 yaşındaymış babam. Soyut heykelle başladığı sanat hayatında 160 heykeltıraş arasında ilk 10’a girerek Seul Olimpiyat Salonu’nun önüne dikilen sevgi heykeliyle soyut heykeldeki başarısını da kanıtladı. Cumhuriyet döneminin Atatürkçü aydın çocuğu olarak her zaman askerin, okulların, devletin işleri neredeyse bilabedel yaptı. Eğitimle geçen hayatın cehalete yetik gitti. Seni seviyorum. Tonton babam sevgilim benim.”

Öktem’in aynı kazada yaralanan kızı Pınar Doğan da “O dünyanın en mükemmel insanıydı, mükemmel bir babaydı. Onu her şeyden çok seviyorum. Türkiyemiz çok büyük bir değerini kaybetti. Çok seviyorum babamı, canım benim” dedi. Doğan, cenazede renkli elbise giymesinin sebebini de, “Babam rengi çok severdi. Hiçbir zaman siyahı, griyi, kahverengiyi değil, kırmızı, moru, sarıyı severdi. Onun için bunu giydim. Kırmızılarla geldim” sözleriyle açıkladı.

Törende bir dakikalık saygı duruşunun ardından konuşan Rektör Prof.Dr. Necla Pur, “Gerçekten acımızın büyüklüğü, onun hakkında konuşmamızı engelliyor. Hocam çok özel, insani değerleri çok yüksek, sanat anlamında bir harika çocuk, bir efsaneydi. Çok büyük bir sanatçıydı. Ben onun özellikle insani değerlerine, güzel bakışlarına, sevgi dolu sözlerine hayran kalmıştım, aşık olmuştum” dedi. Türk ulusuna ve Öktem ailesine baş sağlığı dileyen Pur, “Işıklar içinde yat hocam” diyerek Prof. Dr. Tankut Öktem’in tabutu başında saygı duruşunda bulundu.

GERÇEK BİR YURTSEVERİ KAYBETTİK
Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Nazan Erkmen de, “Gerçek bir yurtseveri, yeri doldurulamayacak bir sanatçıyı, gerçek bir dostu kaybettik. O üstün nitelikli bir insan, mükemmel bir baba, bir eş, can dost olarak hepimize ışıklar saçtı. Hiçbir zaman bizi kırmadı, her zaman gülen yüzü ve yaşama olumlu bakan gözleriyle hepimizin dostu oldu. O ürettikleriyle yaşayan bir efsaneydi. Ansızın aramızdan ayrıldı. O Türk ulusunun tarihini canlandırmak gibi çok önemli bir misyonu yerine getirdi. Yarattığı eserler ve yetiştirdiği sanatçılarla ulusuna büyük armağanlar vererek aramızdan ayrıldı. Ruhu şad olsun, ulusumuzun başı sağı olsun” diye konuştu.

Genelkurmay Başkanlığı Sanat Danışmanı Mehmet Özel de Öktem’in çok yakın dostu olduğunu söylediği Genelkurmay Başkanı orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın baş sağlığı dileklerini iletti. Törene, Öktem’in çalışma arkadaşları, öğrencileri, ailesi ve yakınları katıldı. Bu arada, tören öncesinde öğrencileri de Prof. Dr. Tankut Öktem’in tabutu başında saygı nöbeti tuttular. Tören boyunca sinir krizleri geçiren Prof. Dr. Öktem’in kızı Oylum Öktem İşözen’i ablası Pınar Doğan teselli etti. İki kardeş babalarının tabutuna sarılarak uzun süre ağladılar.

Törene, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Egemen Bağış da baş sağlığı telgrafı yolladılar. Marmara Üniversitesi (MÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi’nde düzenlenen törenin ardından, Selimiye Camii’ne getirildi. Prof. Dr. Öktem’in cenazesinin başında tören giysili iki polis nöbet tuttu. Öktem’in kızları Pınar Doğan ve Oylum Öktem İşözen, başta İstanbul Valisi Muammer Güler olmak üzere törene katılanların taziyelerini kabul etti.

Tankut Öktem’in cenazesi, ikindi vakti kılınan cenaze namazından sonra Karacaahmet Mezarlığı gasilhanesine götürüldü. Bu sırada, kızları Pınar ve Oylum, bir süre cenaze arabasının arkasından yürüdü. Törene, Öktem’in ailesi ve yakınları, askeri erkan, öğretim üyeleri ile meslektaşları ve öğrencileri katıldı. Törende, gazetecilerin sorularını yanıtlayan Vali Güler, büyük bir değeri kaybettiklerini ve çok üzüntülü olduğunu söyledi. Prof. Dr. Öktem’in geriye çok büyük eserler bıraktığını ifade eden Güler, peş peşe gelen kazalarda sanatçı ve bilim adamının hayatının kaybetmesinden üzüntü duyduğunu bildirdi. Prof. Dr. Tankut Öktem’in cenazesi, yarın Gemlik Küçükkumla’daki aile kabristanlığında toprağa verilecek.

ÖKTEM’İN YAŞAMI
Prof. Dr. Tankut Öktem, 1940 yılında Konya’da doğdu. 1965 yılında bitirdiği İstanbul Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu (İDTGSYO) Seramik Bölümü’ne 1966 yılında asistan seçilen Prof. Öktem, 1970 yılında aynı okulun öğretim üyeliğine geçti. 1974-1975 yılları arasında Seramik Bölüm Başkanlığı, 1980-1982 yılları arasında İDTGSYO Müdürlüğü yapan Prof. Öktem, 1983-1985 yılları arasında Tatbiki Güzel Sanatlar’ın Marmara Üniversitesi oluşundan sonra Heykel Bölümünü kurdu ve ilk başkanı oldu. 1986’dan bu yana profesör olarak öğretim üyeliğini sürdüren Tankut Öktem, 1993-1996 yılları arasında Marmara Üniversitesi Seramik-Cam Bölümü Başkanlığını, 1999’a kadar Fakülte Senatörlüğünü ve YÖK Sanat Milli Komitesi Marmara Üniversitesi Temsilciliğini yaptı. Çok sayıda eseri ve ödülü bulunan Prof. Öktem, 1999 yılında “Devlet Sanatçısı” seçildi.

1973 yılına kadar modern heykeller yapan, 1970’li yıllarda figüratif çalışmalara başlayan ünlü heykeltıraş Öktem, daha sonra çok figürlü anıtlar yapmaya yöneldi. Anıtlarında Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ve Milli Mücadele yıllarını konu edinen Prof. Öktem’in eserleri arasında, dünyanın en yüksek üçüncü anıtı olan Kuvayi Milliye ve Atatürk Anıtı, Atatürk ve Harbiyeli Anıtı, Çanakkale Şehitliği’nde yer alan Yaralı Asker Anıtı, Amasya Tamimi Anıtı, Zonguldak Maden İşçileri Anıtı, Kastamonu Türk Kadınları Anıtı, Balkan Savaşı Anıtı, Magosa Büyük Özgürlük Anıtı, Atatürk-İnönü-Fevzi Çakmak Anıtı, Nazım Hikmet Heykeli, Uğur Mumcu Anıtı, Deniz Kızı Heykeli, Piyade Atatürk Anıtı ve Seul’de bulunan Sevgi Anıtı da bulunuyor.


Kaynak: ntvmsnbc

ilkay_33
08-12-07, 19:25
dün izledim haberlerde gerçekten gözlerim doldu kendimi tuttum
yüce allahım en başta ailesine ve sevenlerine sabır versin
mekanı cennet olsun,allah rahmet eylesin
ve oylum öktemi görünce gerçektende çok üzüldüm bağırışı TONTON BABAM deyişi kulaklarmdan gitmiyor sabır versin allahım...

~duygu~
11-12-07, 21:54
Birkaç ay önce bu başlığa yazmıştım oylum öktemin babası barışın heykelini yapıyor düşünceli davranışından dolayı çok teşekkür ediyorum diye ama silinmiş nerden bilebilirdik ki tankut beyi de bir trafik kazasında böyle acı bir şekilde kaybedeceğimizi :icon_sorr Bu nasıl bir kaderdir hala anlayamıyorum Allah oylum ökteme ve yakınlarına sabır versin mekanını cennet eylesin :icon_sorr