PDA

Tüm Versiyonu Göster : Yabancı Damat - Haberler


foreverozgur
24-12-04, 18:18
Sarışın Yunan da olur

-Sizi bir müzik yarışmasıyla tanıdık.Kaset beklerken,dizi ile çıktınız karşımıza.Nasıl buralara sürüklendiniz?

Ben de "Hangi yol ayırımına girdim de buraya geldim diye düşünüyorum.Akademi Türkiye'ye girmeden,orada sıyrılmama,albüm çalışmasına yoğunlaşırken "Yabancı Damat" dizisinde yer almama kadar her şey kısmetle oldu.
-Akademi'nin romantik müzisyeninden nasıl 'Yabancı damat'oldnunuz?

Türker İnanoğlu beni aradı ve böyle bir dizi projelerinin olduğunu,Niko rolü için de beni düşündüklerini söyledi.Hemen deneme çekimine katıldım ve oldu.
-Akademi'de müzik eğitimi aldınız,bu oyunculuk için bir eğitim sayılabilir mi?

Olmaz mı,tabii ayrıca oyunculuk eğitimine başladım.Ama sette öğrendiklerimin haddi hesabı yok.Zaten Nehir'le sürekli karşılıklı oynuyoruz.Onun dışında Erdal Özyağcılar,Zeki Alasya çok yardımcı oluyorlar.Çoğunlunlukla uyarıları o nyaptığım rolle ilgili olmuyor,oyunculukta ne yapmam gerektiğini anlatıyorlar bana.
-'Yabancı Damat'ın en çok eleştirilen yanı Yunan'a benzememeniz ve diksiyonunuz.Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Bir defa ben sarışın Yunan gördüm.Ayrıca dizide yunan arkadaşlar var ve içlerinde sarışın olanlar da var.Özgür sarışın,avrupai bi tipi olduğu için mi Özgür seçildi diye düşünebilir insanlar.Ama bunun dışında tavır çok önemli.Niko,zengin ama gösterişi sevmeyen,outdoor yaşayan,kafası çalışan,babasının yaptığı işi devam ettirmekten mutlu olmayan,babasının adıyla bir yere gelmek istemeyen bir adam.Aynı zamanda alaycı,biraz ukala ve sevimli.Kastta fizikten önce değerlendirilen benim Niko'nun karakterini ne kadar verebileceğimdi.Diksiyona gelince,ben bir sürü Rum'la konuştum.Bu insanların hiçbiri diğer dizilerdeki kadar bozuk Türkçe ile konuşmuyor.Türkçe'mi daha fazla bozmak benim için daha kolay olur.Hatta o zaman ne yaparsam yapayım şivemin bozukluğuna verilirdi.Nasıl ki salağı oynarsın,sahnede gerçekten takılıp düşsen bile insanlar güler.Biz bunun ortasını bulmaya çalışıyoruz.
-Niko ile örtüşüyor musunuz?

Benzer noktalarımız var.Zaten her karakterin oyuncusuyla benzer noktaları vardır ama benim Niko'yla daha çok.
-Nehir Erdoğan çok gelecek vaat eden,son zamanlarda üzerine çok fazla yatırılan bir oyuncu.Siz nasıl bir ikili oldunuz?

Bence rol arkadaşın çok önemli,oyunu sana ne kadar iyi verirse o kadar iyi gidersin.Bu işe yeni başlayan biri olarak,bugün bir şeyler yapabiliosam bunda oyuncuların,yönetmenin ve partnerinin çok büyük payı var.En önemlisi Nehir çok iyi oyun veriyor ve çok iyi bir partner.
-Ciddi bir müzik aşkınız var,şu anda ne yapıyorsunuz müzik adına?

Geçenlerde Gaziantep dönüşünde,ekipten en az 3 kişi " Bu gitarla gidip gelmekzor olmuyor mu" diye sordu.Çok zor,çünkü bir elinde valiz,bir elinde gitar.Haydi valizi veriyorsun kargoya ama gitara kıyamıyorsun.Onu sürekli taşıyorsun,bacaklarının arasında bi gitarla gidip geliyorsun.Ama bir yere gittiğimde yanımda olmasını istiyorum.Belki 1 kere çalıyorum 1 hafta boyunca ama o anda gitar çalmayı o kadar arzuluyorum ki,çalamazsamkendimi kötü hissediyorum.Aşeriyorum resmen.
-Ne zaman 1 albüm yapacaksınız?

Ben bu işi sindirerek yapacağım ve istediğim şey çıkacak ortaya.3 sene bile sürse bile-ki kalmaz bu sene çıkar bence-içime sinen,benden bir şeyler taşıyan bir albüm olacak.Ticari düşünülen,gelip geçici bir albüm değil.Bülent Ortaçgil,Doğan Canku gibi kalıcı olsun isterim.Bu nedenle zaman vermiyorum.Birçok insan çıkıyor ve "Akıntıyla birlikte bir albüm yapayım" diye düşünüyorlar.Sonuçta ortaya kötü şeyler çıkıyor.
-Dizinin müzikleri Gökhan Kırdar'a ait.Bir müzisyen olarak,müzikleri kendiniz yapmak ister miydiniz?

Gökhan Kırdar'ın yerine değilde onunla çalışmak isterdim.Çünkü Gökhan Kırdar'ın o duyguyu yakaladığını düşünüyorum.Ayrıca dizi müziğini yaptıktan sonra vokal yapmam için beni çağırdı.Büyük bir jestti bu.Giriş müziğimize vokal yaptım.
-Müzik,oyunculuk,felsefe...Ne yöne gitmek istediğinize karar verdiniz mi?

Aslında çok yönlü olmak bir yanda iyi.Ama hiçbirinde ciddi anlamda hakimiyeti sağlayamadığın için de kötü.Kafamda kurduğum bir ifade tarzım var.Ne anlatmak istediğimi biliyorum ve hangi yolla anlattığım çok da önemli değil.Benim önüme hepsi bir anda sunuldu.Şu an üçünü de yuvarlıyorum ve birleştirmeye çalışıyorum.Bugün zorluk çekiyorum belki ama bundan sonra daha da kolaylaştıracağım bu işi.
-Yeni yılda neler bekliyorsunuz?

Öncelikle sağlık.Aşk,sevgi gibi bir beklentim yok.Ama 2005'te bir albüm yapabilirim.

foreverozgur
28-12-04, 10:54
http://www.abonet.net/images/hulya.gif
Herkes Onu Akademi Türkiye yarışması ve yarışmacılardan Pınar ile yaşadığı aşkla tanıdı.Yarışma sonrası tam albümü bekleniyordu ki,dizi oyuncusu olarak karşımıza çıktı ve bizi bir kez daha şaşırttı.Şimdilerde oyunculuk dersi alan,genç kızlrın yeni gözdesi Özgür Çevik ile müzikten Pınar ile yaşadığı aşka,oyunculuktan yeni dizisi "Yabancı Damat'a kadar herşeyi konuştuk.

-Herkes seni Akademi Türkiye ile tanıdı.Yarışma öncesi neler yapıyordun?
İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü öğrencisiyim.İstanbul'a okumaya geldim.Taksim'de bar ve ve öğrenci kafelerinde gitar ile program yapıyordum.Katılım formunuda annem göndermiş.Hiçbir fikrim yoktu konuyla ilgili.

-Yarışmadan sonra bu kadar popüler olacağını biliyor mudun?
İnanın hiç düşünmemiştim.Herşey kendiliğinden gelişti ve arkası da geldi.

-Akademi Türkiye'de iyi bir derece ve hayran kitlesi elde ettin.Herkes senin albümünü bekliyordu ki,sen dizi oyunculuğu ile herkesi şaşırttın.Neden albüm değil de oyunculuk?
Akademi Türkiye dalgasıyla bir albüm yapmak istemedim.Mesela Tarık'ın albümü...Bence Tarık çok iyi bir müzisyen,yarışma sonrası yaptığı albüm çok başarılı oldu fakat 2.albümde aynı başarıyı yakalayamadı.Ben de piyasa şarkılarından oluşan 1 albüm yapabilirdim.Fakat bende şarkılarımı yapmak istiyorum.Albümüm çıktığı zaman satmasa bile "Bu benim albümüm"diyebilmeliyim.Satsın diye de ekstradan bir şey yapmak,albümün benliğini yok eder diye düşünüyorum.Zaten sözleşme ile ilgili problemler de vardı.Tam bu sırada İlker İnanoğlu'undan "Yabancı Damat" için çok iyi bir teklif geldi.Yapabileceğimi düşündüğüm,inandım ve girdim.

-Oyunculuk teklifi nasıl geldi?Seni Akademi Türkiye'de izleyip,"Bu çocuktan iş çıkar" mı demişler?
Bilmem.Türvak'ın müdürü Meliha Varol aradı beni ve Türkey bey ile görüşmeye çağrıldım.Deneme çekiminin ardından 1-2 gün içinde karar verdiler ve kabul edildim.

-Peki sen hiçbir eğitim almadan pat diye oyuncu olmayı doğru buluyor musun?
Akademi Türkiye'de kameraların bizi çektiğinin sürekli farkında olmamızı istiyorlardı.Biz de ona göre hareket ediyorduk.Dizide ise kameraların çekim yaptığının farkında olmadan rol yapmak gerekiyor.Hem önceki deneyimimi üstümden atmak,hem de gerçekten başarılı olmak için oyuncu Levent Can'dan oyunculuk dersleri alıyorum.Levent Bey,sete gidip gelen birisi değil.Senaryo üzerinde tartışıyoruz,bilgi alıiverişinde bulunuyoruz,bana ne yapmam gerektiğini söylemiyor.Aydınlanmak ve bilgilenmek için ders alıyorum o kadar.

-Eğitimi almadan oyunculuk yapan manken,şarkıcı gibi birçok kişinin koçu var.Sen neden bir koçla çalışmıyorsun?
Koçluğa karşıyım.Yapım gereği direkt kontrol edilmektense,bireysel olarak yönlendirilmeyi tercih ederim. "Şunu yaparsan daha iyi olur"gibi sözler bana çok abes geliyor.Yapacaklarım kötü de olsa altında kendi imzamın olmasını isterim.

-Bu kadar kolay kabul edildiğine göre içinde gizli bir yetenek varmış demek ki...
Gizli yetenek demiyelim de samimiyet desek daha doğru olur.Türker İnanoğlu gibi büyük bir ismin karşısında gerilmediğim,samimi ve kendim olduğum için bu iş oldu.

-Şanslı olduğunu inkar etmemek gerek.
Hem de çok....Şansın yanında çok da kısmetliyim.Umarım hep böyle gider.

-İlk oyunculuk deneyiminde bir Yunanı canlandırmak zor olmadı mı?"Bu işi kıvırabilirmiyim" diye düşünmedin mi?
Eğer çok fazla düşünseydim,irdeleseydim bu rolün üstesinden gelemezdim.Önceleri epey tedirgin oldum.Koray Candemir'in askerlikle ilgili problemleri çıkınca bana teklif geldi ve dizinin başlamasına da çok az bir zaman kalmıştı.Yunanca konuşacağım söylendiğinde,"başarabilir miyim?" diye endişelendim açıkcası.Çekimler,iki gün boyunca Rumca dersi aldıktan sonra başladı.

-Tüm bunları göğüslemeyi göze aldığına göre mücadelicisin.
Gizli mücadeleyicimdir.Asla iddialı konuşmalar ve tavırlarda bulunmam.Ama kendi içimde yaşadığım gizli bir mücadele vardır hayata karşı.

-Peki hırslı mısın?
Çok büyük hırslarım yoktur.Hatta bazen hırslanmam gerektiği durumlarda hırslanmadığım için kendime kızdığım çok olur.

-Dizinin fragmanında seni sirtaki yaparken izledik.Nasıl öğrendin bu dansı,ders mi aldın?
Sirtaki dersleri aldım,hatta bazen dans hocam da diziye dahil edildi.Zaten Akademi Türkiye'de de dans dersleri almıştık.Sirtaki bizim harmandalına çok benziyor.Yalnızca biraz daha hareketli bir dans.Babam Aydınlı,annem Nazillili.Sirtaki öğretmenim de bana dans kalıpları öğretmedi,içimden gelenleri yapmamı söyledi.Ben de öyle yaptım.

-Erdal Özyağcılar,Zeki Alasya ve Sumru Yavrucuk gibi isimlerle çalışıyorsun.Ustaların gen oyunculara bakışları nasıl?
Zeki Alasya ve Erdal Özyağcılar gibi 2 usta oyuncu ile çalışmak benim için gerçekten büyük şans.Setim olmadığı zamanlarda bile gidip çekimleri izliyorum.Onların söylediği her söz benim için altın değerinde.Daha yolun çok başındayım ve onlardan öğreneceğim çok şey var.

-Gelelim aşk hayatına...Akademi Türkiye evinde Pınar ile yaşadığın aşkın ikinizin de popularitesini arttırdığı bir gerçek.Bu kadar göz önündeyken bir ilişki yaşamak sence doğru mu?
Akıl karı değildi.İlişkiye başlamadan çok fazla düşünmedim.Asla pişman değilim ama çok irdeleseydim olmazdı.

-Hatta Pınar'ın senin oylarınla eve geri döndüğü söylendi.Bu gerçek mi?
Eğer popüler olmak veya reyting almak gibi bir amacımız olsaydı,yarışma sonrasında hemen ayrılırdık.Fakat yarışmadan 6 ay sonra ayrıldık.Eğer orada da bu ilişkiyle ilgili hesaplar yapsaydım zaten olmazdı.Ben ona karşı neler hissettiysem,onun da bana karşı aynı yoğunlukta duygular yaşadığına eminim.Ama bitti.Kariyer döneminde aşk yaşamak çok zor.Nedenini sorgulamamak lazım.

-Pınar çok güzel ve alımlı bir kız.Güzellik senin için bir kriter mi?
Güzellikten çok,gözlerden aldığım elektrik benim için çok önemli.Dünya güzeli olmuş,gözlerinin ışığı olmamış neye yarar? Bir de galiba ben güzel saçlı kadınları seviyorum.Size 1 tarif veremem,çünkü o anda beni etkiler.

-Kıskanç mısındır?Yarışmacı kızların söyledikleri şarkılar kadar giydikleri kıyafetler de çok konuşuldu.Hiç kıskanmadın mı Pınar'ı?
Çok kıskancımdır.Biz orada bir şov yapıyorduk.Giyilen kostümler de bu şovun bir parçasıydı.O yüzden rahatsızlık duymadım.Ama dışarıda giyilseydi,o zaman tabi rahatsız olurdum.

-O da yeni bir diziye başlamış.Akademi Türkiye Yarışmacılarının kaderi mi dizi oyuncusu olmak,yoksa albüm öncesi izlenen bir strateji mi gündemde olmak adına?
Diziler renkli yüzleri arıyorlar.Akademi Türkiye benzer yarışmalar arasında en kalitelisi olanıydı.Oradaki yüzler de ekrana yakışan,renkli yüzlerdi.Dizi piyasası da oldukça geniş ve çok fazla dizi çekiliyor.Benim işim promosyon değil.Asla bir promosyon kaygısı gütmedim.

"Müzik benim en büyük tutkum.Ama bundan sonra "Müzisyen ve oyuncu Özgür Çevik "olarak anılmak istiyorum.Akademi Özgür ölsün artık."

-Bu dizi olmasaydı ,muhtemelen albüm çalışmasında olacaktın ve bu dönemde de ortalarda görünmeyecektin.Belki de unutulucaktın...
Promosyon olmuyor demiyorum.Bir şekilde tabii ki promosyonumuz oluyor.Ama bu promosyon için yapılmış bir şey değil.Müziğin yanında oyunculuk da yapsam düşüncesi.Bu iş ciddi bir vaktimi ve emeğimi alıyor.Promosyon olsa ben niçin oyunculuk derslerine başlayayım ki?Bu işi başarmak ve ilerlemek için oyunculuğa başladım.

foreverozgur
28-12-04, 10:58
http://www.abonet.net/images/cosmopolitan.gif

"Akademi Türkiye"nin dikkat çeken yarışmacısı,"Yabancı Damat" dizisiyle oyunculuğa adım attı.

HAYALPEREST ÖZGÜR ÇEVİK

Müzik onun hayatı

Dizi koşuşturmasından vakit buldukça yakında çıkaracağı soft rock tarzındaki albümü için hazırlanıyor.Müzik hayatı lisedeyken başlamış.Önce klavye çalmış,sonra da gitar.İlhan İrem'in melankolisini seviyor.Başkalarından parça almak yerine kendi parçalarıyla kendisini ifade etmek istiyor.


Set Arkası

Dizi teklifi geldiğinde yapıp yapamayacağını bilmiyormuş ama bu onu yıldırmamış: "Oyunculuk,beni zorladığı için çok büyük haz alıyorum." diyor Özgür.Olumlu tepkiler aldığından dolayı iyi şeyler yaptığını düşünüyor.İşin duayenleriyle çalışmasının bir şans olduğunu söylüyor.Dizide Rum aksanıyla konuşması günlük diline de yansımış,bazen farkında omadan bu aksanla konuşuyor.


Hayal Gücü Renkli ve Kuvvetli

Yaptığı şeyler çok renkli değilmiş,ama düşünceleri hep renkliymiş Özgür'ün.Konuştuğu zaman hiç susmuyor ve gözlem yapmayı seviyor.Hayalperest olduğunu da yeni fark etmiş.Çocukken güçlü olup,sevdiği kızı kurtarmayı hayal edermiş.Görünmez olmayı,zamanı dondurmayı da çok hayal etmiş.

Özgür Çevik kimdir?

Doğum yeri ve tarihi: Ankara,27 Mayıs 1981
Eğitimi: İstanbul Üniversitesi Felsefe bölümü son sınıf öğrencisi
Nasıl Dikkat Çekti?: "Akademi Türkiye" adlı yarışmaya annesi sayesinde katıldı.
Sporla arası nasıldı?: İlkokulda atletizm yaptı,ortaokulda basketbol oynadı.
İlgi duyduğu şeyler: Hayal dünyasını kitaplar süslüyor.Yalnız yürümekten hoşlanıyor.Ev yaşantısını seviyor.

foreverozgur
04-01-05, 10:04
http://img.photobucket.com/albums/v327/ehlena/th_HPIM0782c.jpghttp://img.photobucket.com/albums/v327/ehlena/th_HPIM0787a.jpg GÜLÜMSE DERGİ http://img.photobucket.com/albums/v327/ehlena/th_HPIM0783b.jpghttp://img.photobucket.com/albums/v327/ehlena/th_HPIM0784a.jpghttp://img.photobucket.com/albums/v327/ehlena/th_HPIM0785a.jpg
Kısmetli bir adamım

Son günlerde Yabancı Damat dizisinin Yakışıklı Niko'su olarak karşımıza çıkan Özgür Çevik,polis memuru bir anne ve asker emeklisi bie babanın oğlu.Hayatın kendisine fırsat tanıma konsunda eli açık davrandığını söyleyen,hatta şanslı olduğunu açık açık dile getiren genç oyuncu,aşktan yana biraz dertli.

Özgür Çevik'in yoğun çekim programı nedeniyle randevumuzu tam 3 kez ertelemiştik.En sonunda sabahın erken saatlerinde Ortaköy'de buluşmayı kararlaştırdık.Söyleşimizi henüz kimselerin sahile inmediği sakin 1 ortamda gerçekleştirdik.Yeni dizisini sorarak başladık sohbetimize.

-Bir yarışmaya girdiniz ve çıktıktan sonra Yabancı Damat adlı dizide başrol oynamaya başladınız.Şanslı olduğunuzu düşünüyor musunuz?
Kısmetli bir adamım.Gerçekten çok şanslıyım.

-Oyunculuk eğitiminiz var mıydı?
Yoktu.Türker İnanoğlu'nun sahibi olduğu TÜRVAK'ın müdürü Meliha Varol beni aradı."Bir proje var.Türker Bey sizinle görüşmek istiyor.Müsaitseniz hemen bugün gelin" dedi.Ben de atlayıp gittim.Türker Bey ve yönetmenlerle biraraya geldik.Ertesi gün de deneme çekimine girdim.2 gün sonra askerlik ve pasaportla ilgili sorunup olup olmadığı soruldu.Olmadığını söyleyince çekimlere başladık.

-Hiç tecrübeniz yok.Nasıl cesaret ettiniz.
Aslında bildiğim konularda bile kendimetam güvenmem.Ama tecribesiz olduğum işlere deli cesareti ile atlayabiliyorum.

-Hazırlanmanız için önününüzde ne kadar süre vardı?
Sadece 2 gün.Yönetmenler uzaydan gelenbir yaratıkmışım gibi baktı bana. "Özgür,işin zor değil,çok zor" demişlerdi.Çok umutsuzlardı.Çünkü ne beni tanıyorlardı ne de yeteneğimi biliyorlardı.

-Askerlik sorunu yaşamasaydı Koray Candemir,Niko rolünü oynayacaktı.2.tercih olmak sizi olumsuz etkilemedi mi?
Asla.Koray'ı müzisyen olarak çok beğenirim.Bu proje için 2 ay çalışmış,onun adına üzüldüm.

-Dizide pek çok usta oyuncu var.Onların yaklaşımı nasıl oldu?
Hepsi tebrik etti beni.Erdal Özyağcılar ve Zeki Alasya "Bu işe yeni başladın,iyi gidiyosun.Devam et" dediler bana.Hiçbiri bu kadarını beklemiomuş.

-Eğitim almayı düşünüyor musunuz?
Levent Can'dan ders alıyorum.Senaryo üzerinde oturup tartışıyoruz.Hareket göstermiyor,duygu akışını konuşuyoruz.

Sinyal Gönderirim

-Akademi Türkiye yarışmasından ötürü kameralara alışkınsınız zaten...
Bunun pek faydası olmadı.Kameranın farkında olmak bende gerilim yaratıyor.Sadece açımı tutturmak açısından faydası oldu.Doğal tepki verebilmem için kamerayı ve bulunduğum ortamı unutmam gerekiyor.

-Yunancayı öğrendiniz mi?
Aksanlı konuşmakta çok zorlanıyorum.Ama annemin Selanik göçmeni,babamın da Aydınlı oması bana büyük kolaylık sağladı.Fakat 1 yunan gibi davranmak çok güç.Rum arkadaşlar edindim,onların hangi durumda nasıl reaksiyonlar verdiğini gözlemliyor,oynarken öyle davranmaya çalışıyorum.

-Sirtaki yaparken zorlandınız mı?
2 gün ders aldım.Robot gibiydim.Her şeyi kısa sürede öğrendim.Zeybek'e benzemesi kolaylık sağladı.

-Yunan halkının sizlere bakışı nasıldı?
Çok yardımcı oldular.Bize çok benziyorlar,sadece dinlerimiz farklı.Politik amaçlar yüzünden halka yanlış şeyler empze edildiğini düşünüyorum.

-Dizide 1 Türk kızı Yunan gence aşık oluyor.Ama 2 ülke arasındaki arasındaki srunlar yüzünden biraraya gelemiyorlar.Sizce aşk engel tanır mı?
Tanır.Sanatla uğraşan kişilerde bir ego oluşur.Egosu yüksek insanlar da aşkta kendini tam olarak karşısındakine açamaz.O güveni verebilecek bir kıza rastlar mıyım,bilemiyorum.

-Yani ilk adımı karşı taraftan bekliyor sunuz?
Çok fazla sinyal gönderirim,anlamak isterse anlar.

-Engelleri aşmak için uğraşır msınız?
Tünel kazarım ya da üstünden atlarım.Duvarı yıkmama gerek yok.O sağlam kalır.Ben karşıya geçerim.

-Siz Yunan bir kıza aşık olursanız aileniz ne tepki verir?
Bana çok güvenirler.O konuda geniştirler.Birlikte olacağım insan için ister istemez bir şey söylerler.Fakat son sözü bana bırakırlar.

-Sokağa çıktığınızda tanınmaktan memnun musunuz?
Tepkiler çok güzel.Oyunculuk için verdiğim çabanın amacına ulaştığını görüyorum.Genç kızlar fotoğraf çektirmek istiyor,çığlık atıyor.Telefonda evlenme teklif eden bile var.Bunlar çok enterasan.Ama Akademi Türkiye evinden ilk çıktığımda çoz zorlanışmıştım.
Evin içindeyken ünlü olduğunuzu bilmiyorsunuz,dışarıda insanlar beni tanıyınca çok şaşırmıştım.Ama önümde daha çok yol var.

-Şöhretin en kötü yanı nedir size göre?
Kız arkadaşın olduğu zaman rahat olamıyorsun,gönlünce gezemiyorsun.İlişkin yüzünden,emek verdiğin iş ikinci plana atılıyor.6 gün deli gibi çalışıyor,sevgilinle 1 gece dışarı çıkıyorsun.Gazeteciler kız arkadaşınla fotoğraflarını çekiyor ve sadece birliktelikle ilgili soru soruyor.Bu çok acı.

-Akademi Türkiye'ye girmeye nasıl karar vermiştiniz?
Benim fikrim değildi.Annem formu doldurmuş ve göndermiş."Yarışmaya katılacaksın" dedi.Bana seçenek sunarsanız,seçmekte çok zorlanırım.Kararsız 1 yapım var.

-Tercih şansınız pek yoktur."Keşke yarışmaya girmeseydim" diyor musunuz?
Yok.Ama çıktıktan sonra annem "Keşke seni sokmasaydım" dedi.Çünkü 3,5 ay bir evde kapalı kaldım.Dışarı çıktığımda insanlara alışamadım,kalabalık içine giremedim.Psikolojim bozulmuştu.İnsanlardan kaçıyordum.Hani hapiste kimseyi görmeye görmeye vahşileşirler ya öyle olmuştum.

-Psikolojik yardım aldınız mı?
Almadım.Alsaydım belki daha hızlı toparlanırdım.Kendime gelmem 2 ay sürdü.

-Yarişmalarda yetenekten çok kavgalar konuşulur oldu.Bilinçli mi yapılıyor bu ,yoksa sinirler hakkaten geriliyor
mu?
İster istemez snirleniyorsun.Birbirini tanımayan 16 insan 3 ay aynı evin içinde.1 tane tuvalet.3 dakikada bir "çık" diye kapı çalıyor...Kavga olmaması imkansız.

-Reklam kavgası yaşanıyor mu?
Tabii.Ani çıkışlar yapıyorlar.Ama o baskı altında herşey makbul.

NEHİR ERDOĞAN ÇOK İYİ 1 PARTNER

-Puan almak için bu kavgaların içinde yer almayı düşündünüz mü?
Hiç ihtiyacım olmadı.Oylamalarda ilk 3'teydim.Sinirlenince sakinleşmeye çalıştım.

-Üst sıralarda yer almak için aşkı kullandığınız iddia edilmişti...
Asla unutamayacağım bi aşktı.Kapalı bir evde,bir sürü kameranın önünde bir kıza aşık oldum.Böyle bir durumda herşeyi unutuyorsun.Diğer yarışmacılar sıkılıyor ve elenmek istiyordu.Ama benim orada bulunmam için 1 nedenim vardı.Bu duygu beni motive ediyordu.

-Gerçekten aşk mıydı?
Şimdiye kadar hiçbir ilişkimin adını koymadım.Ama güçlü bir şeydi.

-İkinizde finale kalsaydınız kimin 1.olmasını isterdiniz?
Kendimin.Ama çok şey değişmezdi.

-Hala görüşüyor musunuz?
İlişkimiz sona erdi.

-Nedenini öğrenebilir miyiz?
Hayatımızın en önemli döneminde birlikte ağır bi yük kaldırdık.Sürekli aşkmızı ispat etmemiz istendi.Dışarı çıkınca zorluklar yaşamaya başladık ve birbirimize daha fazla zarar vermemek için bitirme kararı aldık.

-Kıskançlıkların da etkisi oldu mu bunda?
Onun da etkisi var.Üzermizideki sorumluluklar ve yükler bizi bitirdi.

-Pınar Hanım'ın,Nehir Erdoğan'ı kıskandığı söylenmişti...
Öyle bir kıskançlık oldu.Ama bitme nedeni bu değildi.Bir adamı seviyosan,karşı cinsten birinin samimi hareketlerini,o hareketler rol icabı da olsa kıskanabilirsin.

-Nehir Erdoğan'la aranızda bir aşk başladığı dedikoduları var...
Nehir Erdoğan oyuncu olarak çok iyi 1 partner.Onun dışında benim için çok iyi 1 arkadaş.Zaten aşka vaktim yok.

-Diziye başlamanız da ayrılık nedenlerinden biri olarak gösterilmişti.Aşk hayatınızın oyunculuğunuzun önüne geçmemesi için...
Bir ilişkiye başlamanın nasıl bir nedeni olmazsa,bitmesinin de olmaz.Yolun bir sonu vardır.

-Şöhretin bir etkisi oldu mu ayrılığınızda?
Zannetmiyorum.Yakın zamanda onun da albümü çıkacak.Ayrıca ben yaptığı işi çok beğeniyorum.

-Dönüşü var mı bu aşkın?
Bunu düşünürsem bir şey yapamam.Kimseyi de umutlandırmak istemem.

-Dost kalmayı başarabildiniz mi?
Benim için 1 dönem özel olan kişi,sonrasında da özeldir.Yaptığı her işi desteklerim.Ayrıldık diye kötü şeyler söylemem.Kimseye de söyletmem.

-Okul konusuna gelelim.İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde okuyorsunuz.
Felsefe bölümünü seçmem ve orada okumam tesadüg değil.Ciddi bir altyapı ve birikimim var.Okulda öğrendiklerimi müzik ve oyunculukla birleştirerek anlatmak istiyorum aslında.

-Kaçıncı sınıftasınız?
6.yılım.Ama bilerek uzattım.4.sınıftayken,öğretmenlik yapmayacağım diye formasyon dersleri almamıştım.5.sınıfta bu kararımı değiştirdim ama Akademi Türkiye yarışmasına katılınca derslere giremedim.Şu anda 4 dersim var.Bitirmezsem atacaklar.

-Artık tanınan bir yüz olmanız hocalarınız üzerinde sempati yaratır belki...
Antipati evet.Ama sempati asla.

-Yarışma okuldan daha mı önemliydi?
Son dönemlerde okulu çok ihmal etmiştim.Çünkü haftanın 5 günü Taksim'de program yapıyordum.3 sene boyunca Taksim,Beyazıt,Merter,Bahçelievler gibi yerlerde,kafe ve bar tarzı mekanlarda şarkı söylüyordum.Sahneden çok geç iniyordum.O yüzden sabahları uyanıp okula gidemiyordum.Çok ağır 1 dönem geçirmiştim.Ailem de bu durumdan hoşnut değildi.En sonunda annem "Madem seni şarkı söylemekten caydıramıyoruz,hiç olmazsa şu yarışmaya gir de işi ciddi ciddi yap" dedi.

DİSİPLİNİ KIRMAK İÇİN HER ŞEYİ YAPTIM

-Babanız ne dedi annenizin bu kararına?
Babam beni her zaman destekler.Bu konuda da öyle davrandı.Her işime koştu.Çok farklı 1 insandır.

-Ne iş yapıyor babanız?
Asker emeklisi.Annem de polis emeklisi.

-Disiplinli 1 çocukluk yaşadınız galiba...
Hem de nasıl.O disiplini kırmak için her şeyi yaptım.Gece dışarı çıkmamam gerekiyordu çıktım.Favori uzatmamalıydım,uzattım.Saçlarımı kısa kestirmeliydim,kestirmedim.Küpe takmamalıydım,taktım.

-Peki trafik cezası falan aldığınızda anneniz size yardımcı oluyor muydu?
Nerede! Mesela daha geçen gün trafik cezası aldım.Takır takır ödedim 41 milyonu.

-Çocukluk anılarını konuşuyorduk,var mı o yıllara ait sizi çok etkileyen hikayeler?
Asker çocuğu olduğum için Türkiye'nin her yerini dolaştık.İlkokulu Amasra'da, ortaokulu Lüleburgaz ve Bingöl'de,liseyi ise İzmit Değirmendere'de okudum.

-Deprem olduğunda Değirmendere'de miydiniz?
Evet.Üniversiteyi kazandığım yıl.Garip 1 dönemdi.Hemen İstanbul'a taşındık.

GİTAR ÇALMAYI KENDİ KENDİME ÖĞRENDİM

-Peki müzik ne zaman eklendi hayatınıza?
Bingöl'de yaşarken babam 1 klavye getirmişti.Onu çalarak başladım.Sonra dayım İstanbul'dan gitar gönderdi.Çalmayı kendi kendime öğrendim.İzmit'te işi iyice geliştirdim.İstanbul'a geldiğimde baktım piyasada böyle bir müzik işi var.Bir gireyim dedim ve Taksim'de işe başladım.

-Albümü ne zaman çıkaracaksınız?
Çok yakın zamanda okumalara başlayacağım.Ama acele etmeyeceğim.Sindire,sindire,içimden gelen bir şey yapmak istiyorum.Rock sound'unda olacak.Asla popüler insanlardan bir şeyler alıp imaj albümü yapmayacağım. "Çocuk kaliteli bir albüm yapmış ama satmadı" desinler.Yeter ki o başarıyı yakalayayım.

-Rock deyince akla Teoman,Haluk Levent ve Kıraç geliyor.Bu üçlünün arasına girip kare ası tamamlayabilecek misiniz?
Tarzım onlardan biraz farklı.Elektronik-senfonik rock yapmak istiyorum.

-Kalıcı olacağınıza da inanıyor musunuz?
Hiç şüphem yok.Kendime güveniyorum.Eğer emek veriyorsan kalıcı olmak o kadar da zor değil.

-Oyunculuğu ve müziği birlikte mi yürüteceksiniz?
Öyle olsun istiyorum.Oyunculuk beni çok zorladı.Ama zorlandığım işlerden büyük haz alıyorum.Kaliteli işlere imza atacağıma inanıyorum.

-Peki ya evlilik?Dizide damatlığın provasını yapıyorsunuz...
Çok uzak görünüyor.İlişkilerimde tek eşliyimdir.Sevdiğim kadına sadık kalırım.Hiçbir zaman birini bırakıp diğerine geçmedim.Zaman zaman karmaşık duygular yaşadım. "Acaba" dedim,ama o kadar.Buna karşın çok aldatıldım.Direkt yakalamadım ama önce hissettim,sonra da öğrendim.Zaten aldatılmayan insan yoktur.Aldatılmadım diyorsa da gururundan öle söylüyordur.

:arrow: Dergiler ve fotoğraflar için ehlena ve melise teşekkürler.......

yalniz_kurt
05-01-05, 14:50
http://www.gecce.com/web/images/haber/nehirerdogannatalia.jpg

YABANCI DAMAT’ DİZİSİNDE BAŞROL OYNAYAN NEHİR ERDOĞAN İLE YUNANLI ŞARKICI NATALİA, AYNI GENCE AŞIK OLAN İKİ GENÇ KIZI CANLANDIRIYOR...
Yağmur-Durul Taylan kardeşlerin çektiği, Nilgün Öneş’in senaryosunu yazdığı, Erdal Özyağcılar, Sumru Yavrucuk, Nehir Erdoğan, Özgür Çevik, Natalia Doussopoulos, İlker Aksum, Mübeccel Vardar, Binnur Kaya, Arif Erkin Güzelbeyoğlu, Engin Akyürek, Şinasi Yurtseven ve Zeki Alasya’nın başrolleri paylaştığı ‘Yabancı Damat’, önümüzdeki hafta Kanal D’de ekrana gelecek.

Türk kızı Nazlı ile Yunanlı genç Niko’nun zorlu aşk hikayesinin anlatıldığı dizide başrol oynayan Nehir Erdoğan ile Yunanlı şarkıcı Natalia, aynı gence aşık olan iki genç kızı canlandırıyor. Dizide pek birbirlerini sevmeyen Erdoğan ile Natalia, gerçek hayatta çok iyi dostlar. Simi adasındaki çekimlerde birbirlerini daha da seven iki genç yetenek, Kelebek’in sorularına yanıt verdi...

NEHİR ERDOĞAN

Amerika’da ders aldım

- Rol gereği de olsa Simi’ye aşk yaşamak için geldin...

Burada büyülendim. Kim görse büyülenir zaten. Ahh keşke gerçek bir aşk olsa da burada yaşayabilsem. En azından rol gereği bunu yaşıyoruz işte.

- Geçtiğimiz aylarda Amerika’ya gittin. Neler yaptın orada?

İngilizce öğrenmek için gittim. Süper lisede İngilizce okuduğum için alt yapım var ama orada yaşayarak öğrenmek başka... Ben de madem gidiyoruz, o zaman Eric Morris’i bulalım dedim.

- Kimdir Eric Morris?

Jack Nicholson ve birçok oyuncunun hocası. Zaten Türkiye’de Türkçeye çevrilmiş kitapları var. ‘Fütursuz Oyunculuk’ ve ‘Rol Yapmayın Lütfen’ en sevdiğim kitapları arasında. Bana Eric Morris’i, Lale Mansur tavsiye etti. Kendisi klasik metodun yani Stanislavski metodunun karşısında duruyor. Ben okulunu okumadığım için elimden geldiği kadar kitapları okuyarak, böyle insanları gidip bularak, yardım isteyerek oyunculuğumu geliştirmeye çalışıyorum.

- Sanki popülizme kaymak istemiyor gibisin?

Ben popülizme ve popüler kültüre karşı değilim. Onu doğru kullandığımız zaman hiçbir kötü tarafı yok. Sistemin ve çarkın içinde kavrulup yok olmaktansa, arada dışarı çıkmak lazım. Yoksa aynı tekrarlar oluyor. Allah’tan benim yapımda bu yok. Ben çok çabuk sıkılırım. - Simha seçmelerine Amerika’dan sonra mı katıldın?

Evet, döndükten bir hafta sonra. Şu an ortada bir şey yok. Yaşıyorum işte. Geçen yıl iki filmim vizyona girdi. Keyfini çıkarmam gerekirken huzursuzdum... Kendi kendime kalmalıyım paniğine girmiştim. Şimdi onun keyfini de çok güzel çıkarıyorum. Şunu düşünmek gerek, eğlence işi yapıyoruz. Kıbrıs sorununu ele almıyoruz, orada başkanlık seçimlerine katılmıyoruz. Biz gönlümüzü güzel tutalım ki, insanlara da güzel şeyleri sunalım.

- Aşk olaylarına adının karışması seni nasıl etkiledi peki...

Beni bunalttı tabii. Ama bu da bu işin parçasıymış. Ve zaman içinde herkesi yerli yerine oturtacaklarına inanıyorum.

NATALIA

Yalın’la arkadaşız

- Mustafa Sandal’la yaptığın ‘Hatırla Beni’ ve ‘Aşka Yürek Gerek’ düetlerinin ardından şimdi de ‘Natalia Ola T’alla’ adlı ilk albümünü Türkiye’de çıkardın...

Mustafa Sandal’la Türkiye ve Yunanistan arasında barışı sağlamak, iki ülke müziğini birleştirmek adına birlikte düet yaptık. Ben de Türkiye için teşekkür adına burada bir albüm yapmak istedim. 4 yıldır, ‘Ne zaman albüm yapacaksın’ sorusuyla karşılaşıyordum. Dolayısıyla ilk albümümün burada olmasından dolayı çok mutluyum.

- Ailenin Türk-Yunan ilişkilerine bakışı nasıl?

Benim anneannem İstanbul’da yaşadı. Ben ise Atina’da doğup büyüdükten sonra İngiltere’ye gittim ve bu konuda hiç konuşmamız olmadı. Zaten ben bu düşmanlığı oldum olası anlamamıştım. Şimdi her şey düzeldi ve mutluyum.

- İki kültür arasındaki benzerlikler ya da farklılıklar neler?

16 yaşında Türkiye’ye ilk geldiğimde farklı bir ülke ve insan göreceğimi sanmıştım. Ama el hareketleri, yemek tarzı, giyim tarzı olsun herşeyimizle aynıyız.

- Kadınca kıskançlıklar yaşayacaksın dizide...

Evet normal hayatımda hiç kıskanç değilim ama dizide ister istemez bunu yaşayacağım.

- Magazin dünyasında Mustafa Sandal’la başlayan aşk hikayen şimdi de Yalın’la devam ediyor...

Mustafa ile ilgili konuşmak istemiyorum, çok iyi arkadaşız. Yalın’la da aramızda hiçbir şey olmadı. Sadece iyi arkadaş olduk.

- Özel hayatınla ilgili haberlerden sıkılıyor musun?

Yunanistan’da ne kadar ünlü olursan ol, bir restorandan ya da bir mekandan çıkarken asla bir kameraman beklemez. Ama burada gittiğim yerlerden çıkarken çok yoğun bir ilgi var. İstanbul’da çok ciddi bir kariyer yapmak istiyorum. 21 yaşındayım ve tek başına burada yaşamaya çalışıyorum. O yüzden hakkımda kötü bir şey yazılmasını istemiyorum ve özel hayatıma dikkat ediyorum.

- Bir Türk erkeği ile evlilik yapmak ister misin?

Olabilir tabii. Zaten, ne demişler, hiçbir zaman hayır deme! Allah’ın neyi kısmet edeceğini bilemeyiz.

- Baban ne iş yapıyor?

Afrika’da, Angola’da fahri büyükelçi... Aynı zamanda yağ ithalat-ihracatı ve deniz ticareti yapıyor. Benim de bu işi sürdürmemi çok istedi. Ama mutlu olamayacağıma inandığım için şarkı söylemeye karar verdim. Şimdi babam beni zevkle dinliyor.

- Hiç Angola’ya babanın yanına gittin mi?

Hayır gitmedim. Ne yazık ki oradaki hastalıklardan ötürü testler ve aşılar yaptırmam gerekiyor. Ancak bir gün mutlaka bunları yaptırıp gideceğim. Babamın ticaret yaptığı bu ülkeyi tabii ki merak ediyorum.

YABANCI DAMAT’IN İKİ GÜZELİ

Türker İnanoğlu yapımı ‘Yabancı Damat’ın Bodrum’da başlayan çekimleri, 2500 nüfuslu Yunan adası Simi’de devam etti. Türk kızı Nazlı ile Yunanlı genç Niko’nun zorlu aşk hikayesinin anlatıldığı dizide oynayan Nehir Erdoğan ile Yunanlı şarkıcı Natalia, Simi’deki çekimlerde Kelebek’e çok özel açıklamalarda bulundu.

yalniz_kurt
05-01-05, 15:01
http://www.milliyet.com.tr/2004/12/10/tv/resim/ekran1.jpg

Taylanlar'a hayran

Nehir Erdoğan, "Yabancı Damat"ın yönetmenleri Taylan Biraderler'le başka projelerde de çalışmak istediğini söylüyor

İLKNUR GÜLMEZ


Bir Türk kızı ile Yunanlı gencin aşk öyküsünü anlatan "Yabancı Damat"ın başrol oyuncularından Nehir Erdoğan, daha önce "Okul" filminde de Taylan Biraderler'in yönetmenliğinde kamera karşısına geçtiğini, dizinin kastında onların adını gördüğünde çığlık attığını söylüyor.
Erdoğan "Yağmur ve Durul normal yönetmenler gibi değiller. Oyuncuyu çok iyi yönlendiriyorlar ve gözleri çok iyi. Bir sahne hakkında birlikte tartışıp karar veriyor ve standartın ötesine çıkıyoruz. Sürekli yeni şeyler araştırıp öğreniyoruz. Oyunculuğum adına beni çok geliştirdiler. Taylan Biraderler'le, Quentin Tarantino ve Uma Thurman gibi sürekli çalışmayı çok isterim. Çünkü hayatım boyunca değişken bir şekilde onlarla gelişeceğime inanıyorum" diyor...

yalniz_kurt
05-01-05, 15:06
http://www.tempodergisi.com.tr/life_style/07080/imperiaflex_0_6_0.jpg

Nehir Erdoğan ilk defa kendini bir projede çok beğeniyor. Kanal D'de yayımlanan 'Yabancı Damat' için, "Bu, benim işim olmasa da diziyi seyrederdim diye düşünüyorum" diyen Erdoğan, oyunculukta yüz basamak atladığını düşünüyor.
----------------------------------------------------


- İnsanlar Türkiye'de genellikle önce televizyonla veya reklamlarla tanınır. Oysa siz bir sinema filmiyle son zamanların en çok aranılan genç oyuncuları arasına girdiniz. Kendinizi bu noktada nasıl hissediyorsunuz?

'Okul' filmindeki bütün oyuncular olarak bizim yaşadığımız gerçekten Türkiye'de bir ilk. Hepimiz isimsiz insanlardık ve 'Okul' bu anlamda çok büyük bir başarı yakaladı. Bu ilgi, çekici bir şey, hatta bence radyo, televizyon, sinema eğitimi alanların ilgilenmesi gereken bir konu.

- Sinema ile keşfedilmiş olmak size gelen tekliflerin yönünü de değiştirdi mi?
Bu piyasada çok aranmak veya teklif almak değil, kimler tarafından istenildiğin ve ne için aranıldığın önemli. Sinema filmi sayesinde tanındığım için, farklılık yaşamadım maalesef. Çünkü insanlara hangi işlerde olup, hangi işlerde yer almayacağını ancak zaman içinde anlatabiliyorsun. Mesela klipte oynamayacağımı, magazin programı sunmayacağımı hâlâ anlamayanlar var. O işler kötü diye söylemiyorum. Sadece gitmek istediğim yol, kariyer farklı. Bu beklentilerin ne kadarına cevap verebildiğin de önemli. Ben altı boş bir yükselme yaşamak istemiyorum. Dolayısıyla kayıplarımı kapatmaya çalışıyorum.

- Bu kayıplar yer aldığınız projelerden mi, yoksa sizden kaynaklanan şeyler mi?
Tamamen benden kaynaklanan şeyler. Mesela bir oyuncu olarak film izlemeye vakit bulamıyorum. Bu, önemli bir eksiklik benim için. Sonuçta okuduğumuz kitaplar, izlediğimiz filmler bizim en büyük sermayemiz.

- Televizyonun sizin için ayrı bir yeri olduğunu söylemiştiniz, hatta televizyona destek çıkmıştınız. Bu düşüncelerinizde değişiklik oldu mu?
Hâlâ aynı görüşteyim. Ben televizyon açısından pozitif, keyif veren işlerde olmayı tercih ediyorum. Bir kere biz televizyon çocuklarıyız ve televizyon hâlâ çağımızın en önemli iletişim araçlarından biri. Önemli olan da bu aracı doğru kullanmak. Mesela ben lisedeyken, sıkıntılarımdan 'Kara Melek' izleyerek kurtuluyordum. Düşünsenize, bir de ne tür sıkıntılar yaşayan insanlarımız var. Akşam evlerine geldiklerinde sıkıntılarını, kafalarına takılanları televizyon izleyerek atıyorlar.

- 'Yabancı Damat' dizisine nasıl dahil oldunuz?
Teklif geldiğinde Amerika'daydım ve kendime yeni hedefler belirlememiştim. Sadece orayı yaşamak istiyordum. Dolayısıyla yeni iş tekliflerine kendimi kapatmıştım. Ama bunları söylerken, menajerim, "Okumak zorundasın" diyerek bana dizinin sinopsisini gönderdi. İki, üç gün direndikten sonra hikâyeyi okudum ve okur okumaz da tamam dedim.

- Neydi bu kadar çarpıcı olan peki?
Beni neyin bu kadar heyecanlandırdığını tam olarak bilemiyorum ama ilk defa işlenen, farklı bir konu olması beni etkiledi. Oyuncusundan senaryosuna, yapımcısından yönetmenine kadar yanlış veya eksik olan hiçbir şey bulamıyorum bu projede. Bu anlamda kendimi inanılmaz şanslı görüyorum. İlk okuduğum andan itibaren kafamda sanal bir fotoğraf oluşturdum ve bu anlamda ortaya ne kadar iyi bir iş çıkacağını biliyordum. Tabii kabul etmemin biraz ilahi bir yanı da var.

- Nazlı karakterinin sizi en çok etkileyen yanı neydi?
Nazlı'yı seviyorum, hem sevmesem ve onaylamasam bu kadar doğallıkla canlandıramam. Onun hayata karşı sağlam duruşuna, özgüvenine ve başına buyruk olmasına hayranım. Başına buyrukluktan kastım; asarım, keserim, dağıtırım gibi bir şey değil. Bir tarafta âşık olduğu insan, bir tarafta ailesi. Değerlerini yıkmadan, kendi sevgisine ve aşkına sahip çıkmaya çalışıyor. Bütün bunları da bir denge içinde yapıyor. Ara ara çocukluk yapsa da çok olgun bir karakter. Ve bütün o kaçışlarının, yaptığı çocuklukların anlamı var.

- Nazlı ile örtüştüğünüz noktalar var mı?
Karakteri kendimle örtüştürmemeye çalışıyorum. Çünkü oyunculuk kariyerim anlamında böyle bir noktadayım. Kendimden çok şey kullanmak istemiyorum. Belki iki sene sonra farklı düşüneceğim ama bu sene cepten yememeye karar verdim. Her karakter için farklı bir kıyafet giymeyi düşünüyorum ve dizi bittiğinde de o kıyafeti çıkarmak istiyorum. Bunun nedeni ise malzememden tüketmeden bu işi uzun yıllar yapabilmek. Tabii bir yandan da oyunculuğun tadını çıkarmak.

- Diziyi objektif bir gözle izleme şansınız oluyor mu? Oluyorsa Nazlı ile Niko'nun aşkını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ne kadar uğraşırsam uğraşayım, objektif olmayı çok başaramıyorum. Ama ilk defa filmlerimde bile hissetmediğim bir şeyi yaşadım 'Yabancı Damat'ta. Ben hep kendimi çok eleştiririm ve genellikle beğenmem. Belki kendini beğenmişlik gibi görünecek ama ilk defa kendimi bir projede çok beğendim. Bu, benim işim olmasa da diziyi seyrederdim diye düşünüyorum.

- 'Yabancı Damat'ta oyunculuk anlamında büyüdüğünüzü, bir basamak daha yukarıya çıktığınızı mı görüyorsunuz?
Ne bir basamağı, bence yüz basamak falan atladım. Artık mesleğime ciddi anlamda kafa patlatmaya başladım. Profesyonel çalışmanın ne demek olduğunu daha iyi anladım. Yaş olarak hâlâ küçüğüm, bu nedenle tabii ki gelişimim devam edecek. Mesela şu aralar TRT'de yayıklanan 'Koçum Benim' dizisini seyrediyorum ve orada kendime tahammül edemiyorum. Bende o zamanlar cahil cesareti varmış. Hiçbir eğitimim olmadan, "Oyunculuğu seviyorum, yeteneğim de var" diyerek başlamışım. Üstelik de o zamanlar kendimi bayıla bayıla izliyordum. Şimdi oyunculuğun salt yetenekle yapılacak bir iş olmadığını görüyorum. Oysa, çok uzun değil, sadece iki sene öncesinin projesi. Ama bu kısa sürede ne kadar geliştiğimi görmek çok güzel. En azından yerimizde saymıyoruz. Ayrıca bu işi yapmanın temelinde, insanlara mutluluk vermek olduğunu düşünüyorum. Böyle bir misyonumuz var. Tabii sadece işimizi yaparken. Onun dışında asla insanlara öğüt vermek, topluma örnek olmak, yol göstermek gibi misyonlarımız olduğunu düşünmüyorum. Sonuçta ben de daha 24 yaşındayım.

- Proje başta sizinle Koray Candemir üzerine kurulmuştu. Özgür'ün gelişi bir bocalamaya neden oldu mu?
Koray'ın askerlik problemi çıktığı için, yani mecburi olarak yapılan bir değişikti bu. Ama önemli olan değişikliklere uyum sağlamak. Zaten böyle bir şey zor geliyorsa, işini iyi yapmıyorsun demektir. Çünkü orada Koray'la veya Özgür'le oynamıyorsun. Sen Nazlı karakterini giyerek Niko'yla oynuyorsun. Tabii iki sene önceki cahil cesaretiyle yapıyor olsaydım bu işi, bin tane zorluk çıkarabilirdim.

- Gerek dizide gerekse beraber yaptığımız çekimlerde Özgür'le müthiş bir uyum sergilediniz. Sizin için geleceğin aranılan ikilisi denilebilir mi?
Nasıl bir ikili olduğumuzu zaman gösterecek. Ama bu proje içinde, işimizin gerektirdiği gibi bir uyumumuz var. Sonuçta Özgür benim dediklerimi dinliyor, ben de onun sözlerine önem gösteriyorum. Birbirimizin dilinden anlıyoruz. İletişimimiz iyi. Bu da uyumlu bir çift olmak için en önemli şeylerden biri. Ama ilerleyen zamanlarda ne olur bilmiyorum.

Yeni yıl için beklentileriniz neler?
Aşk ve iş. Yeni projeler olsun, hızlı bir tempoda çalışayım ve bir adım daha ileriye gideyim istiyorum
---

yalniz_kurt
05-01-05, 15:07
http://www.sabah.com.tr/2004/12/05/gny/im/9F96067C35B76148AB23D280b.jpg

Erdal Özyağcılar'la oynayamıyorum

Pek çok usta oyuncunun yer aldığı 'Yabarcı Damat' dizisinde 'Nazlı' isimli genç bir kızı canlandıran Nehir Erdoğan Erdal Özyağcılar karşısında oyununu oynayamadığını söylüyor: Karşısında donup kalıyorum, sürekli onu izliyorum.

Daha birkaç sene oldu 'Nehir' hayatımıza gireli. Önce program sunucusu oldu, sonra dizilerin aranılan oyuncularından biri. Şimdilerde ise 'Yabancı Damat' dizisinde Gaziantepli 'Nazlı' kız olarak karşımıza çıkıyor. Dizi çekimleri, program sunuculuğu derken çok yoğun günler geçiren Nehir Erdoğan, rahatlamak içinse geometri problemleri çözdüğünü söylüyor. Film ve dizi tekliflerini kendi dublajını yapma şartıyla kabul eden Erdoğan, yılların oyuncusu Erdal Özyağcılar'ın karşısında da oynayamadığını söylüyor.

* Güçlü bir oyuncu kadrosu var 'Yabancı Damat'ın. Karşısında ter döktüğünüz biri var mı? Erdal Özyağcılar'la oynayamıyorum. Çünkü donup kalıyorum. O oyununu oynarken ben sürekli onu izliyorum. Bir Erdal Ağabey'de böyleyim, bir de Sumru Yavrucuk'ta. Lütfen bir gün gelin ve böyle bir kadının sette bir anda Antepli bir kadına nasıl dönüştüğünü görün. Bazen inanamıyorum. Çok atletik bir vücudu var Sumru Abla'nın. Yüzücüymüş zaten. Omuzlarını düşürüşü, yürüyüşü inanılmaz. Yapışıyorum yakasına zaten bana da senaryo çalışmasını öğret diye.

* Gaziantep aksanıyla konuşmak zor mu? Dizinin ilk okuma provalarına çok önem verdik bu yüzden. Yani ben inanamadım mesela. Antep'in içinde bile birçok farklı aksanda konuşuluyor. Ama yönetmenlerimiz de, biz de bu konuda çok titiz davrandık. Aslında ben de çok uzak sayılmam. Annem İzmirli ama babam Malatyalı. Mesela Antepliler de bize çok teşekkür ettiler. Aksanımız şimdiye kadar hiçbir dizide bu kadar doğru kullanılmamıştı dediler.

* Çekim araları nasıl geçiyor ? Ben set aralarında akıl oyunları dergisinden mantık soruları çözüyorum. Ama öyle çengel bulmaca gibi sorular değil bunlar. Oldukça zorlayan mantık sorunları. Zaten bunalımdayken de kendimi geometri çözerken buluyorum. Kafamı dağıtmamda acayip yardımı oluyor.

* Dizideki gibi aşık olsaydınız siz de ailenizi karşınıza alır mıydınız? Aşkı yakalaması o kadar zor ki... Kanser ettik dünyayı, o da en güzel şeyi alıyor elimizden. Dünya bence aşkı alıyor elimizden, acı çekelim diye. İnanılmaz zor aşık olurum ben. Ama eğer aşık olsaydım, ne sevgimden vazgeçerdim ne de ailemden. Ben aileme çok bağlıyım. Allem eder, kallem eder onları bir araya getirir, barıştırırdım.

* Herkese, hemen güvenir misiniz? Evet, çok çabuk güvenirim insanlara. Ben böyle mutluyum. Bunun için ilişkilerimden mahrum bırakamam kendimi. Kazık yemiyorum demiyordum tabii. Mesela 'ben kadınlarla arkadaş olamam, onları anlayamıyorum' diyen kadınlara şaşırıyorum. Evet, kadınlar hindir. Pandoranın kutusu açılmıştır. Ama sen de bir kadınsın.

* Ekranla nasıl tanıştınız peki? Evrim Akın İzmir'den yakın arkadaşım. Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde okuyordu. Bir gün telefon açtı. "TRT'de bir program başlıyormuş, sunucu arıyorlar. Bir dene, sadece görüşmeye git" dedi. Gittim ve sunucu oldum. Yine orada çalışan bir arkadaşımdan 'Koçum Benim' dizisi için oyuncu aradıklarını öğrendim. Böylelikle ilk dizimi çekmiş oldum. Benim için en önemli şey dublajımı kendim yapmak. Ücret konuşmak için telefonla aradıklarında "Para falan önemli değil, benim için tek şart, kendi dublajımı kendim yapacağım. Yoksa oynamam" dedim. Onlar da kabul ettiler. Yanlış anlaşılmasın, bu tamamen benim kendi kararımdı. Benim için şart buydu. Sonra da zaten 'Okul' ve 'Hababam Sınıfı Merhaba' geldi. Şimdi de 'Yabancı Damat'.

* Son dönemde en çok hangi filmlerden etkilediniz? Ben Uğur Yücel'in oyunculuğuna da, oyuncu yönetimine de hayranım. Ama açıkçası 'Yazı Tura' duygu olarak beni çok hırpaladı. Aslında onun da yapmak istediği buydu. Ama yine de pozitif filmleri daha çok seviyorum.

yalniz_kurt
05-01-05, 15:09
http://www.gazetevatan.com/pics/news/43297000.jpg

Kahraman Bey Nazlı'yı uçurdu!
Gaziantep Kültür ve Eğitim Derneği tarafından her yıl düzenlenen şehrin düşman işgalinden kurtuluş günü kutlaması, önceki gece Dedeman Otel'de yapıldı


27/12/2004



Gaziantep Kültür ve Eğitim Derneği tarafından her yıl düzenlenen şehrin düşman işgalinden kurtuluş günü kutlaması, önceki gece Dedeman Otel'de yapıldı. Geceye senaryosu Gaziantep'te geçen Yabancı Damat dizisinin oyuncuları da davetliydi. Dizide Kahraman Bey'i oynayan Erdal Özyağcılar kızı Nazlı rolündeki Nehir Erdoğan'ı dansa kaldırdı. İlerleyen yaşına rağmen Özyağcılar pistte harikalar yarattı. Ancak genç oyuncu onun bu kıvraklığına ayak uyduramayarak masasına döndü. Erdoğan "Erdal Abi adeta beni uçurdu. Söyleyecek söz bulamıyorum. Mükemmel dans ediyor" diye konuştu.

Haber : Deniz KARAKAŞ

shenaie
06-01-05, 09:22
Hayata karşı gizli bir mücadelem var (Kaynak: www.sabah.com.tr)


Akademi Türkiye'nin yarışmacılarından olan Özgür, yarışma süresince yaşadığı aşkla çok konuşuldu... Herkes onun albüm çıkarmasını beklerken; o Erdal Özyağcılar, Zeki Alasya ve Sumru Yavrucuk ile 'Yabancı Damat' adlı dizide bir dizi oyuncusu olarak karşımıza çıkıp herkesi şaşırttı. Hülya dergisinin ocak sayısına konuşan Özgür, müziğini, oyunculuğunu ve yaşadığı aşkı tüm samimiyetiyle dile getirdi...


***


* İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü öğrencisiyim. İstanbul'a okumaya geldim. Taksim'de bar ve öğrenci kafelerinde gitar ile program yapıyordum. Akademi Türkiye için yarışma formunu annem göndermiş. Hiçbir fikrim yoktu bu konuyla ilgili...
* Yarışmadan sonra bu kadar popüler olacağımı hiç düşünmemiştim. Her şey kendiliğinden gelişti ve arkası da geldi.
* Akademi Türkiye dalgasıyla bir albüm yapmak istemedim. Mesela Tarık'ın albümü... Tarık bence çok iyi bir müzisyen, yarışma sonrası yaptığı albüm çok başarılı oldu. Fakat ikinci albümde aynı başarıyı yakalamadı. Ben de piyasa şarkılarından oluşan bir albüm yapabilirdim. Fakat ben kendi şarkılarımı yapmak istiyorum. Albümüm çıktığında satmasa bile benim albümüm' diyebilmeliyim. Tam bu sırada İlker İnanoğlu'ndan Yabancı Damat' dizisi için teklif
geldi, yapabileceğimi düşündüm, inandım, güvendim ve girdim.
* Gerçekten başarılı olmak için Levent Can'dan oyunculuk dersleri alıyorum. Senaryo üzerinde tartışıyoruz, bilgi alışverişinde bulunuyoruz, bana ne yapmam gerektiğini söylemiyor. Aydınlanmak ve bilgilenmek için ders alıyorum, o kadar.
* Koçluğa kesinlikle karşıyım. Yapım gereği direk kontrol edilmektense, bireysel olarak yönlendirilmeyi tercih ederim. "Şunu yaparsan daha iyi olur" gibi sözlerbana çok abes geliyor. Yapacaklarım kötü de olsa, altında kendi imzam olmasını isterim.
* İçimde samimiyet var. Türker İnanoğlu gibi büyük bir ismin karşısında gerilmediğim, samimi ve kendim olduğum için bu iş oldu. Şanslıyım, hem de çok... Şansın yanında çok da kısmetliyim, umarım hep böyle gider...
* Bir Yunan'ı canlandırmak konusunda bu işi kıvırabilir miyim' gibi çok fazla düşünüp irdeleseydim, bu rolün üstesinden gelemezdim. Önceleri epey tedirgin oldum. Yunanca konuşmam gerektiğini öğrendiğimde 'başarabilir miyim' diye endişelendim açıkçası. Çekimler, iki gün boyunca Rum bir öğretmenden Rumca dersleri aldıktan sonra başladı.
* Dizi için sirtaki dersleri aldım. Hatta sonra dans hocam da diziye dahil edildi. Zaten Akademi Türkiye evinde de dans dersleri almıştık. Sirtaki bizim harmandalına çok benziyor. Yalnızca biraz daha hareketli bir dans. Sirtaki öğretmenim bana ders kalıpları öğretmedi, aksine içimden geldiği gibi davranmamı söyledi.
* Zeki Alasya, Sumru Yavrucuk ve Erdal Özyağcılar gibi usta isimlerle çalışmak benim için gerçekten büyük bir şans. Setim olmadığı zamanlarda bile gidip çekimleri izliyorum. Onların her sözü benim için altın değerinde.

'Güzel saç beni etkiler'

* Pınar'ın giyim tarzından rahatsız olmadım çünkü orada bir şovun parçasıydık. Ama dışarıda giyilseydi, o zaman tabii rahatsız olurdum. Çünkü ben çok kıskancımdır.
* Bir kadında beni en çok çeken, güzellikten çok gözlerinden aldığım elektriktir. Dünya güzeli olmuş, gözlerinin ışığı olmamış neye yarar? Bir de galiba ben güzel saçlı kadınları seviyorum.
* Akademi Türkiye'de o kadar göz önündeyken aşk yaşamak akıl kârı değildi. İlişkiye başlamadan çok fazla düşünmedim. Ama asla pişman değilim. Eğer reyting almak ya da popülerlik gibi bir derdimiz olsaydı, yarışma sonrasında hemen ayrılırdık. Biz yarışmadan altı ay sonra ayrıldık. Ben ona karşı neler hissettiysem, onun da bana aynı şeyleri hissettiğine eminim. Ama bitti. Kariyer döneminde aşk yaşamak çok zor.
* Akademi Türkiye'de kameraların bizi çektiğinin sürekli farkında olmamızı istiyorlardı. Biz de ona göre hareket ediyorduk. Dizide ise kameraların çekim yaptığının farkında olmadan rol yapmak gerekiyor.
* İddialı konuşmalar ve tavırlarda bulunmam. Ama kendi içimde yaşadığım gizli bir mücadele vardır hayata karşı.


http://www.sabah.com.tr/2005/01/06/gny/im/635B18AD61853944852073B3b.jpg

http://www.sabah.com.tr/2005/01/06/gny/im/50B954D830A1D14D8D458557b.jpg

yalniz_kurt
10-01-05, 12:21
http://www.milliyet.com.tr/2004/11/23/pazar/resim/axpaz01.jpg

http://www.milliyet.com.tr/2004/11/23/pazar/resim/axpaz012.jpg


"Yunanlı damat olabilmek için Yunanca ve sirtaki öğreniyorum"

"Yabancı Damat"ta Yunanlı Niko karakterini canlandıran Özgür Çevik: "Yunancayı tam olarak öğrenmem mümkün değil. Ama artık aksanımda nasıl bir değişiklik yapmam gerektiğini biliyorum. Sirtakiyi öğrenmekte zorlanmadım. Çünkü harmandalına benziyor "

ELİF BERKÖZ

Geçtiğimiz hafta Kanal D'de yayınlanmaya başlayan "Yabancı Damat" Yunanlı Niko ile Gaziantepli Nazlı'nın aşk hikayesini anlatan bir dizi. Bu romantik komedide Niko'yu İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü son sınıf öğrencisi Özgür Çevik (22) canlandırıyor. Çevik aslında müzisyen. Onu "Akademi Türkiye" yarışmasından hatırlıyor olabilirsiniz.
Niko dizide hayatını Türkiye'de sürdüren bir Rum. İşi nedeniyle İstanbul'da ama ailesi Atina'da yaşıyor. Zaten dizinin gelecek bölümlerinin bir kısmı Atina'da çekilecek. Nehir Erdoğan'ın canlandırdığı Nazlı ile Niko aralarında zaman zaman İngilizce zaman zaman da Türkçe konuşuyor. Ancak Çevik dizi boyunca sık sık Yunanca da konuşacak. Yunanca konuşmalar dizide altyazı ile Türkçeye çevriliyor. Çevik "Yunanca öğrendiğim için aksanım değişti. Türkçem yamuldu" diyor.
Ailesi Selanik göçmeni olan Çevik "Teklifi aldığımda herhalde bir şeyler çekti diye düşünmüştüm" diyor.

"Yabancı Damat"ta oynama teklifini nasıl aldınız?
Türvak'ın müdürü Meliha hanım beni aradı ve "Türker İnanoğlu seninle görüşmek istiyor, hemen atlayıp gelsene" dedi. Türker bey konuşmama ve yürüyüşüme baktı. Ardından deneme çekimine çağrıldım ve rolü aldım.

"Akademi Türkiye"de yarışmacıydınız. Sonra oyunculuk teklifi aldınız. Teklifi alınca şaşırmadınız mı?
Hiç şaşırmadım. Türker bey diziyi anlatana kadar aklımda soru işaretleri vardı ama o konuşmaya başlayınca hiçbiri kalmadı, rahatladım.

"Dizideki Rum arkadaşlarım yardım etmeseydi çok zorlanırdım"
İlk oyunculuk deneyiminizde bir Yunanı canlandırmak zor olmadı mı? İlk başlarda "Bu işi kıvırabilir miyim acaba?" diye düşünmediniz mi?
Önceleri epey tedirgin oldum. Benden önce bu rolü Koray Candemir oynayacaktı. Ama askerlik sorunu nedeniyle vize alamadı. O rol alamayınca bana teklif geldi. Rol teklifini aldığımda çekimlerin başlamasına çok az zaman kalmıştı. "Yunanca konuşacaksın" dediklerinde "Başarabilir miyim?" diye endişelendim açıkçası. Çekimler, iki gün boyunca Rum bir öğretmenden Rumca dersi aldıktan sonra başladı. Yakında da bir oyuncu koçum olacak ve bana oyunculuk dersi verecek. Çünkü "Akademi Türkiye"de kameraların bizi çektiğinin sürekli farkında olmamızı istiyorlardı. Biz de ona göre hareket ediyorduk. Dizide ise kameraların çekim yaptığının farkında olmadan, onları yok sayarak rol yapmak gerekiyor. Hem önceki deneyimimi üstümden atmak hem de gerçekten başarılı olmak için bir oyuncudan ders almam gerektiğini düşünüyorum.

Dil probleminizi nasıl çözüyorsunuz?
Evet, Yunanca çok zor bir dil. Çekimler yaklaşık bir aydır sürüyor ve ben şu an hiçe yakın Yunanca biliyorum. Şimdi "Git Yunanistan'a, derdini anlat" deseler anlatamam. Ama aksanımda nasıl bir değişiklik yapmam gerektiğini biliyorum. En azından dilim Yunancaya dönüyor. Zaten aksanımın hiçbir zaman bir Rum kadar iyi olması mümkün değil. Söylediklerimin anlamlarını ezberliyorum ama dilin kökenine inmedim. Çünkü bölümleri çekebilmek için önce Yunancayı kıvırabilmem gerekiyordu. Bu yüzden en pratik yollara gitmek zorunda kaldık. Dizide oynayan Rum arkadaşlar yardımcı olmasaydı eminim çok zorlanırdım.

Tarih kitaplarınıza bakıp o yıllarda Türkler ve Yunanlılar arasında neler olmuş diye bilgi tazelediniz mi?
Konuyla ilgili tarih kitaplarını okumak istiyorum ama fırsatım olmadı ne yazık ki. Gerçi felsefe okuduğum için Yunan mitolojisiyle iç içeyim. Bundan sonra Yunan kültürünü inceleyip Niko karakterini oturtacağım.

"Dizi eğer Türkiye'de tutarsa belki Yunanistan'da da yayınlanır"
"İlk konserimin Türk-Yunan dostluğu konseri olması enteresan bir tesadüftü"
İlk konseriniz Türk-Yunan dostluğu konseriymiş. Bu bir tesadüf müydü?
Evet, enteresan bir tesadüf. Bu konserde "Akademi Türkiye" yarışmacılarından sadece beni çağırmışlardı. Yunanlı bir gruptan sonra sahne aldım. Konser bitiminde Türk-Yunan dostluğuna yaptığım katkıdan dolayı bana belge de vermişlerdi. Şimdi bu diziyle Türk-Yunan dostluğuna daha büyük bir katkı sağlayacağız.

Niko'yla Nazlı arasında Türk ve Yunan olmalarından dolayı sürtüşme olacak mı?
Niko mübadele yüzünden Türklere kırgın. Ama başına olmadık bir şey geliyor ve bir Türk kızına aşık oluyor. İleriki bölümlerde Nazlı sayesinde Türkleri tanıyacak. Ama bu sırada aralarında atışmalar da olacak tabii.

Dizinin çekimleri nerede yapılıyor?
Simi Adası ve Bodrum'da. Antep'te de çekim yapılıyor. Daha sonra Atina'ya da gideceğiz.

Simi Adası'ndaki çekimlerde halk size nasıl davrandı?
Simi Adası'na ilk kez gittim. Üç gün kaldık. Tüm çekimlerde Rumca konuşuldu. Simi masal gibi bir yer. Yunan Başkonsolosluğu'nun da haberi var bu projeden ve bize çok yardımcı oldular. Adadaki Yunan polisi de bize kolaylık sağladı. Simi Adası'nda Türk-Yunan çekişmelerinden eser kalmadığını gördüm. Ada halkı bize süper davrandı. Hatta Türk olduğumuz için bize ekstra iyi davrandılar. Bir İngiliz turiste bu kadar iyi davranmıyorlardır bana kalırsa. Türkler ve Yunanlılar birbirine çok benzeyen iki millet. Mesela kahvehaneleri bizimkilerin aynısı. Tek fark onlarda içki de satılıyor.

Rum rol arkadaşlarınızdan Rumcanın dışında başka hangi konuda yardım aldınız?
Simi Adası'ndaki çekimlerde İstanbul'da yaşayan Rumlar rol aldı. Dizinin ileriki bölümlerinde de Rum oyuncular olacak. Yunancayı onlar olmasa da kıvırırdım ama çok daha zor olurdu benim için. Çünkü gerektiğinde Türkçe açıklamalar yaptılar bana. İleriki bölümlerde de Rum oyuncular rol alacak dizide. Onlardan bir Rumun nasıl yaşadığını, nasıl davrandığını öğrenmeye çalışıyorum. Mesela Rumlar Türklerden her konuda daha rahat. Ayrıca çok fazla el kol hareketi yapıyor ve çok mimik kullanıyorlar. Ama izlenimlerim sırasında gördüm ki onları bizden ayıran sadece ufak ayrıntılar.

"Şu sıralar Yunanca parçalar dinlediğim için çıkaracağım albüme Rumca bir şarkı da eklemeyi düşünüyorum"
Yunanistan'da Yunan oyuncuların Türkleri canlandırdığı Yunan dizileri son dönemde çok popüler oldu. Sizin bundan haberiniz var mı? Bu dizileri izleyebildiniz mi?
Bu dizileri Simi Adası'ndaki bir Yunanlıdan duydum. Çekim sırasında yanımıza gelip "Ne çekiyorsunuz?" diye sordu. Hikayeyi anlatınca o da bize, orada da içinde Türk kahramanların bulunduğu dizilerin çok iyi reyting aldığından bahsetti. "Yabancı Damat" eğer Türkiye'de tutarsa belki Yunanistan'da da yayınlanır. Çünkü Yunanistan'da da bu tip diziler bizimle paralel gidiyor ve böyle bir dizi çektiğimizden haberleri var.

Dizinin fragmanında sirtaki yapıyorsunuz. Kimden, nasıl öğrendiniz bu dansı?
Bana sirtaki dersi vermek için Rum olan bir Türk vatandaşı ayarlandı. Hatta sonra dans hocamı da dizi ekibine dahil ettik. Zaten "Akademi Türkiye"de dans dersleri almıştık, onun dışında da dansla ilgileniyordum. Sirtaki bizim harmandalına çok benziyor. Yalnızca biraz daha hareketli bir dans. Babam Aydın, Nazillili. Bu yüzden bu dansa göz aşinalığım var. Sirtaki öğretmenim de bana dans kalıpları öğretmedi. İçimden gelenleri yapmamı söyledi. Çekim sırasında bazı sirtaki hareketlerine uydum, geri kalanı da içimden gelerek yaptığım hareketler.

Şimdi oyunculuk yapıyorsunuz ama aslında şarkı söylüyorsunuz. İleride albüm projesi var mı?
Elbette. Hazır promosyon varken hemen albüm çıkarayım gibi bir derdim yok. Zaten dizide de benim müzisyen kimliğim yer almıyor. Şu an oyunculuğu deniyorum. Albümün ne kadar zaman sonra çıkacağını bilmiyorum. Çünkü sindire sindire yapılan bir albüm olmasını istiyorum.

Hazır Yunanca öğreniyorken albümünüze belki bir de Rumca parça koyarsınız.
Belki eklerim. Simi'den birkaç Yunan müziği albümü aldım. Şu sıralar onları dinliyorum. Zaten bu müziği dinlediğim için albümümde Yunan müziğinden etkiler görülecektir. n

Yunanlı Niko ve Nazlı'nın aşkı
"Yabancı Damat" nasıl bir hikaye üzerine kurulu?
Nazlı (Nehir Erdoğan) Antepli bir ailenin üniversiteyi yeni bitiren kızı. Ailesi tarafından beşik kertmesiyle evlendirilmek isteniyor. Bunun üzerine Bodrum'a arkadaşının yanına kaçıyor. Niko'nun ailesi 1965'te mübadele sırasında İstanbul'dan Yunanistan'a gönderilmiş. Gemi yapıp sattıkları için Niko'nun bir ayağı sürekli Türkiye'de. Sık sık İstanbul'a ve Bodrum'a geliyor. Niko ve Nazlı Bodrum'da karşılaşıyor ve aşkları başlıyor. Niko'nun bir de sevgilisi var. Onu da şarkıcı Natalia canlandırıyor. Niko, Nazlı ile birlikte Antep'e gidince olaylar karışacak. Kızın ailesinde, Niko Yunan olduğu için ona karşı bir önyargı var çünkü. Ama Niko'nun da ailesinin mübadele sırasında Atina'ya dönmesi nedeniyle içten içe Türklere karşı bir önyargısı var.

yalniz_kurt
10-01-05, 12:22
Yunan televizyonlarında Türk kahramanlı diziler reyting savaşında

Yunanistan'da da yerli diziler aynı bizim ülkemizde olduğu gibi reyting yarışlarında en önemli yeri kaplıyor. Özellikle içinde Türk kahramanların bulunduğu, Türk genciyle Yunanlı kızın aşkını anlatanlar üst sıralarda. Türkleri Yunanlı oyuncular canlandırıyor, rolleri için Türkçe öğreniyor, abdest alıyor, namaz kılıyor, türban takıyorlar...
YORGO KIRBAKİ - ATİNA

Yunanistan'da ülke çapında yayın yapan dört büyük özel televizyon kanalı Mega, Antena, Alpha ve Alter amansız bir reyting yarışı içinde. Devlet televizyonları ET ve NET de ünlü Yunanlı yazarların eserlerini dizi haline dönüştürüp "Bu yarışta biz de varız" diyor.
Özellikle yerli diziler bu yarışın vazgeçilmez parçası. Ana haber bültenlerinden sonra saat 21.00'de başlayan yerli dizi kuşağı geceyarısına kadar sürüyor. Önce komedi, sonra dram.
Yunanlı yapımcıların dizilerdeki "sihirli" formülü ilginç aşklar, karmaşık ilişkiler, entrikalar.
Bu yıl ise moda Türkler. Yunanlı yapımcılar başarının formülünü "komşuda", "suyun öte yanında" aradılar. Türk kahramanların olduğu diziler Ege'nin iki yakasında 5 yıldır yaşanan yakınlaşma sürecinin bir kanıtı sayılabilir. Çünkü dizilerdeki Türkler kötü karakterleri değil, iyi ve dost insanları canlandırıyorlar. Türk kahramanlar dizilerde birkaç cümle Türkçe de konuşuyorlar. Bu konuşmaların Yunanca tercümesi ise altyazı ile yapılıyor.

"Çekimlerden önce defalarca Trakya'ya gidip geldim"
Manusos Manusakis "Bana Elveda Deme"nin yönetmeni
Uzun zamandır İslam dini ile ilgilenmek istiyordum. Bu dinin geleneklerini, inançlarını öğrenmek istiyordum. Anastasia Kalioci'nin "Bana Elveda Deme" adlı kitabını okuduktan sonra Trakya'ya gittim ve araştırmalar başladı.
Çekimlere kadar defalarca Trakya'ya gittim. Orada insanları hiç bıkmadan, usanmadan dinledim. Çok kişiyle dost oldum. Beni düğünlerine çağırdılar, evlerini açtılar. Türkçe dil sorununu, gelenek ve göreneklerle ilgili detayları asistanlarımdan öğrendim.
Tanıdığım kadarıyla Türkler insan odaklı, dinlerine bağlı. Büyüklere saygılı, çocukları da çok seven insanlar.

"Din farklılığı yüzünden insanlar ayrılmamalı"
Memos Begnis "Bana Elveda Deme"nin Murat'ı
Oynadığım Murat çok terbiyeli, ailesine, geleneklerine, dinine bağlı bir genç. Melek'i seviyor ama kalbini Hristina'ya kaptırıyor.
Çekimler sırasında Trakya'daki azınlığı daha iyi tanıma fırsatı buldum. Dindar insanlar ama genç nesil modern. Genelde kapalı bir toplum. İslama yabancı değilim. Çocukluk yıllarımda bir süre Kahire'de yaşadım.
Öğrendiğim kadarıyla Trakya'da benzer aşklar yaşanmış. Din farklılığı insanları ayırmamalı.
Her gün evde saatlerce Türkçe çalışıyorum. Anlamıyorum ama alfabesi ile yazmayı öğrendim.
İstanbul'u ziyaret ettim ve halklar arasında bir değişiklik olmadığını orada anladım.

"Fırsat bulursam İstanbul'u ziyaret etmek istiyorum"
Anna Tsukala "Bana Elveda Deme"nin Melek'i
Melek iyi bir kız. Utangaç, saygılı, dürüst. Gümülcine'deki çekimler sırasında pek çok Melek gördüm. Melek gibi yaşayanları sevdim. Melek rolü bana bilmediğim şeyleri öğretti. Eğer Melek gibi büyüseydim bugün Melek gibi yaşamak isterdim. Mutlu da olurdum.
Babamın işi gereği yedi yıl Birleşik Arap Emirlikleri'nde yaşadım. Türbana da, İslamın dini inançlarına da yabancı değildim. Türbanı da çok sevdim. Çekimler sırasında türbansız dolaşmaz hale geldim.
Türkçe mükemmel bir dil. Dizinin çekimleri bittiğinde ders almaya başlayacağım. Yılbaşından önce de fırsatını bulup İstanbul'u ziyaret etmek istiyorum.
Benim hayat felsefemde azınlık yoktur. Herkes eşittir. Benim için Nikos ne ise Hasan, Ayşe de aynıdır.

"Ülkem Yunanistan'da böyle kişilerin yaşadığını bilmiyordum"
Thalia Matika "Bana Elveda Deme"nin Hristina'sı
Batı Trakya'daki azınlığın çok farklı dünyaları var. Toplumun yapısı farklı. Hıristiyanlar ve Müslümanlar uyum içinde yaşıyorlar ama dünyaları değişik. Ülkem Yunanistan'da böyle insanların yaşadığını bilmiyordum.
Murat ile Hristina aşkı çok zor. Belki istisnalar vardır ama kaideyi bozmaz. Ama eğer benim yaşam tarzıma uygun olursa ben de bir Türke aşık olabilirim.


Baba-oğul aynı Kürt kızına tutulunca
Pazartesi geceleri Alpha TV'de gösterilen "Aşipel" (Açık Deniz) Midilli Adası'nda geçiyor. Stratis (Yorgos Voyacis), Midilli ile Ayvalık arasında turist taşıyan bir teknenin sahibi. Çok sevdiği karısının ölümünden sonra delikanlılık çağındaki iki oğlu ile birlikte yaşamakta. Stratis bir gün Irak'tan Türkiye'ye geçtikten sonra Yunanistan'a kaçmaya çalışan Seyda (Nina Loçari) adlı bir Kürt kızıyla tanışıyor. Seyda, Stratis'in ölen karısına son derece benziyor. Stratis ona aşık oluyor. Büyük oğlu Teodoros da Seyda'ya aşık olunca bir aile dramı yaşanıyor.
"Aşipel" Alpha TV'nin en çok izlenen dizisi. Tüm sıralamada ise en çok izlenen 10 dizinin içinde.

Müstehcen sahneler Batı Trakya Türklerini rahatsız ediyor
Geçtiğimiz günlerde Yunanistan'da bu diziyle ilgili bir olay patlak verdi. "Aşipel" dizisinde Despina Miru, Türk görgü tanıklarının ifadelerine göre geçen salı günü Batı Trakya'da İskeçe'nin Şahin köyündeki üç camiden birisinde "iç çamaşırlarının üzerine önü açık bir palto giyerek" dolaştı. Şahin köyünde yaşayan Batı Trakyalı Türkler buna tepki gösterdi. Miru ise uygunsuz kıyafet giymediğini, camiiye girmediğini ileri sürdü. Gerek "Aşipel"de gerekse "Bana Elveda Deme"de konu edilen aşkların sık sık müstehcen sahnelerle gösterilmesi Batı Trakya Türkleri tarafından hoşnutsuzlukla karşılanıyor.

Türk öğretmen Yunanlı genç kıza aşık oluyor
Cuma akşamları Antena TV'de gösterilen "Bana Elveda Deme" Batı Trakya'da Türk azınlığın yoğun olarak yaşadığı Gümülcine'de bir Türk öğretmen ile üniversite öğrencisi bir Yunanlı genç kızın aşkını konu ediyor. Murat (Memos Begnis) Gümülcine'nin bir kasabasındaki azınlık okuluna yeni atanmış genç bir öğretmendir. Öğrencilerine Türkçenin yanı sıra Yunanca da öğretiyor. Fenerbahçeli olduğunu söyleyen bir öğrencisini Olimpiakos'u da desteklemesi için teşvik ediyor. Ailesi son derece muhafazakar ve dindar olan Murat uzun zamandır sevdiği Melek (Anna Tsukala) ile evlilik hazırlıkları yapıyor. Türbanlı Melek de tipik bir Batı Trakya Türk ailesinin kızı. Murat bir gece arkadaşı ile birlikte Yunan müziğinin çaldığı bir bara gidiyor ve gördüğü rebetiko oynayan genç kıza aşık oluyor. Murat'ın beynini, kalbini delik deşik eden Hristina (Thalia Matika) hukuk öğrenimi görmek için Atina'dan Gümülcine'ye gelen bir Yunan kızı. İki farklı dünyanın insanları Murat ile Hristina'nın aşkı başlıyor. Hristina ilk cinsel ilişkisini Murat ile yaşıyor. Ama aileler, sevgililer, din farkı, millet farklılığı bu aşka karşı çıkıyor.

Yunanlı aktörler rol gereği abdest alıyor, camide namaz kılıyor
"Bana Elveda Deme"nin Türk kahramanlarını Yunanlılar canlandırıyor. Yunanlı aktörler rol gereği camiye girip namaz kılıyor, abdest alıyorlar. Dizi bu yıl çekilen diziler arasında en çok izleneni.


Türkçe öğrenmek için dört ay kursa gitti
Devlet televizyonu Net'te, uzun yıllar Abdi İpekçi Barış ve Dostluk Ödülü'nün Yunanistan Komitesi başkanlığını yapan Atina Akademisi üyesi Tasos Athanasiadis'in "best seller" kitabından uyarlanan "Niovi'nin Çocukları" gösteriliyor.
Yaklaşık iki yıl süren araştırmalardan sonra çekimlerine başlanan dizi 1917-1922 yılları arasında Salihli'de geçiyor. Ancak Salihli'de dönemi hatırlatan bir mimari kalmadığından çekimler Yunanistan'ın İskeçe ve Dedeağaç ile Bulgaristan'ın Filibe şehirlerinde yapılıyor.
Dizinin kahramanı Yunanlı bir banker (Grigoris Valtinos) ve ailesi. Salihli'nin ağası Eşref bey (Yorgos Mutsios), karakol komutanı Yılmaz Daykal (Andonis Frangakis) ile yardımcısı İsmet dizinin "Türk" kahramanları. Oyunculardan Andonis Frangakis bu rolü için Türkçe öğrenmek üzere dört ay kursa gitmiş.
Dizinin ilk bölümlerinde, İzmir'in Yunanlılar tarafından işgalinden önce Salihli'de Türkler ile Yunanlıların nasıl uyum içinde yaşadıkları anlatılıyor.
İlerleyen bölümlerinde ise Kurtuluş Savaşı ve Yunanlıların Küçük Asya'dan büyük göçü... Yunanistan'da o dönem ile ilgili genel görüşler göz önüne alındığında hayli tarafsız bir yaklaşımla olaylara bakan dizide Türkler, Yunanlı bankere ve ailesine zor günlerinde yardımcı oluyorlar.
"Niovi'nin Çocukları" Yunan devlet televizyonlarındaki diğer dizilerden iki misli fazla izleyici topluyor.

yalniz_kurt
10-01-05, 12:24
Yabancı Damat birinci oldu

KANAL D’nin başrollerinde Nehir Erdoğan, Özgür Çevik, Erdal Özyağcılar, Zeki Alasya ve Sumru Yavrucuk’un yer aldığı sevilen dizisi ‘Yabancı Damat’ cuma günü yayınlanan bölümü ile A/B Sosyo Ekonomik Statü’de yüzde 9.6 reyting ve yüzde 25.8 izlenme payı ile birinci oldu.

Zirve Kanal D’nin

Perşembe gecesi A/B Sosyo Ekonomik Statü Prime Time’da birinci olan Kanal D yine farkını ortaya koydu. Cuma günü A/B Sosyo Ekonomik Statü Tüm Gün’de yüzde 17.70 izlenme payı ile, A/B Sosyo Ekonomik Statü Prime Time’da ise yüzde 20.70 izlenme payı ile rakiplerine büyük fark atarak günün en çok izlenen kanal oldu.

yalniz_kurt
10-01-05, 12:30
Yunanlı damadı bağrımıza bastık

Kanal D’de yayınlanan bir dizi, Türk toplumundaki fikri dönüşümün bir aynası gibi. Sözünü ettiğim dizi ‘Yabancı Damat’. Şener Şen’in ‘İkinci Bahar’ adlı dizisi tadında bir yapım. Bu dizi projesi önümüze geldiğinde ben kendi adıma itiraz ettim.

Bir Türk kızı, Türk ve Müslüman olmayan bir çocuğa áşık oluyor ve bunun için ailesiyle karşı karşıya geliyordu. Ben dizinin adını değiştirmeyi ve ‘Yabancı Gelin’ yapmayı önerdim. Çünkü bizde damat değil, gelin yabancı olurdu. Bir Türk kızının, bir yabancı, üstelik de bir Yunanlı için mücadele etmesi çok kabul edilebilir değildi. Biz yabancıları gelin olarak alırdık, vermezdik. Ayşe’ler Yorgo’ya varmazdı, biz Eleni’yi alırdık. Ancak benim itirazım geçerli olmadı. Dizi ‘Yabancı Damat’ olarak çekildi. Ve görüyorum ki, hiçbir sorun çıkmadı. AB’ye girmeye hazırlanan Türk milleti, Yabancı Damat’ı, Yunanlı Damat’ı bağrına bastı.

Bu ilginç sosyolojik değişimin nasıl olduğunu umarım Ertuğrul Özkök’ün bir pazar yazısında görürüz.[/b]

yalniz_kurt
10-01-05, 12:33
http://www.yeniasir.com.tr/a/imgs2/yazarlar-oncel2.gif

Arada kaynamasın!

Maşallah dediğim pek yaşamaz ama yazmadan edemeyeceğim.
Kanal D'de cuma akşamları yayınlanan Yabancı Damat'a bayılıyorum.
Yağmur-Durul Taylan Kardeşlerin elinden çıkmış hakikaten 'temiz' bir iş..
Erdal Özyağcılar bir kez daha devleşmiş.
Partneri Sumru Yavrucuk en az O'nun kadar müthiş bir oyunculuk çıkarıyor.
Darılmasın ama hiç bir zaman sempatik bulamadığım, oyunculuğuna da bir türlü pek sıcak bakamadığım Zeki Alasya bile bu dizide rolüne cuk oturmuş.
Nehir ve Özgür'ün yaşadığı aşksa insana, "Aaaah keşke o yaşlarda olsam" dedirtiyor.
Binnur Kaya her zamanki gibi komik olmaya çalışmadan çok komik.
Kısacası "televizyon dizileri tarihinde" en kaliteli yapımlardan biri; Yabancı Damat.
Umarım her kaliteli iş gibi bu dizinin de ömrü kısa olmaz.
Kınalı Kar, Berivan gibi facialar yıllarca izlenirken Taylan Biraderler gibi dahilerin yapımları nal toplayabiliyor..
Daha doğrusu reyting canavarına kurban edilebiliyor.
Lütfen bu kez olmasın..
Her cuma Antep'e gitmeye bayılıyorum çünkü!

yalniz_kurt
10-01-05, 12:39
http://www.elele.com.tr/roportaj/00277/images/imperiaflex_0_0_0.jpg
http://www.elele.com.tr/roportaj/00277/imperiaflex_0_8_0.jpg

Onu ilk kez Mustafa Sandal'la yaptığı vokalle tanıdık. Daha sonra çıkardığı single'la sesini tüm Türkiye'ye duyurdu. Aynı zamanda piyano çalıp beste de yapan Yunan Natalia şu günlerde ''Yabancı Damat'' dizisiyle karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. ''Kafama koyduğumu yaparım'' diyecek kadar kararlı komşu kızının en büyük düşü bir gün güçlü bir soul şarkıcısı olmak.





Norah Jones Bodrum barlarında şarkı söylemişti. Pavarotti ''sesi yetersiz'' olduğu gerekçesiyle Ankara Devlet Opera ve Balesi tarafından geri çevrilmişti. Spice Girl Geri Halliwell Türkiye televizyonlarında yayınlanan bir yarışma programında hosteslik yapmıştı... Belki Yunan Natalia'nın da çok değil, 5-10 yıl sonra anlatacak bu tür bir hikayesi olacak. Kendi adını taşıyan ilk single'ını Türkiye'de çıkaran Natalia artık bizden biri gibi, ama gözünü çok yükseklere dikmiş. Bir dünya starı olmayı kafasına koyan güzel şarkıcı o kadar kararlı ki, insan onunla konuşunca adını Maria Callas'ınkinin yanına yazdıracağına ikna oluyor. ''O da olmazsa, neden Shakira'nın başardığını ben yapamayayım ki?'' diyor...

Sonunda bir televizyon dizisinde de rol aldınız...
''Yabancı Damat'' adlı dizide Nehir Erdoğan'ın birlikte olduğu Yunan delikanlının Anna adlı eski kız arkadaşını canlandırıyorum. Çekimler Yunanistan'ın Simi Adası ve Bodrum'da yapılıyor. Rolü, dizinin yapımcısı Türker İnanoğlu teklif etti. Türk-Yunan komedisi olduğu için ilgimi çekti. Biliyorsunuz bu tür projeler pek fazla hayata geçirilemiyor, o yüzden çok heyecanlandım ve kabul ettim. Dizide özellikle aile büyükleri arasında geçen çok komik sahneler var. Simi'deki çekimlerde ekibe epey yardımcı oldum. Ayrıca başroldeki erkek oyuncunun Yunan aksanıyla konuşmasına da yardım ettim.
Oyunculuk mu, şarkıcılık mı desem...
Tabii ki şarkıcılık, ama oyunculuğa çok da uzak bir iş değil. Video klipleri, fotoğraf çekimleri falan, bir şekilde kameraya alışık oluyorsunuz. Tabii ki oyunculuk bundan çok daha karmaşık, ama temeli aynı.
Ne zamandır Türkiye'de yaşıyorsunuz?
Neredeyse bir yıla yakın bir süredir İstanbul'da yalnız yaşıyorum. Yunan ve Türk insanının birbirine ne kadar benzedikleri hep söylenirdi, doğruymuş. Burada insanların bana yaklaşımları çok pozitif oldu. Herkes çok tatlı davranıyor. Hemen hiç yabancılık çekmediğimi söyleyebilirim. Burada Yunanistan'ı ve Yunan insanını tanıtıyorum, Yunanistan'a gidince de aynı şeyi Türkiye için yapıyorum.
Bence başta yemekler olmak üzere her şeyimiz çok, ama çok benziyor. Müzik zaten hemen hemen aynı, Türk müziğinde yaylılar biraz daha fazla kullanılıyor, o kadar. Giyim tarzları bile benziyor. İki millet arasındaki tek fark din.
Çok az Türkçe konuşabiliyorum, ama konuşulanların çoğunu anlıyorum. Hayatımın sonuna kadar burada yaşayacağımı sanmıyorum, ama Türkiye hep hayatımda olsun istiyorum. Yakın bir zamanda Bebek?e taşındım, şu an evin içini düzenliyorum. Ustalar biraz delirtiyor, ama olsun.





İlk kez ne zaman geldiniz?
Türkiye'ye ilk kez 16 yaşında geldim. Mustafa Sandal'ın ''Hatırla Beni'' şarkısı için düet yapmıştım ve birlikte bir video klip çekmiştik. Bu buluşma ve işbirliği ortak arkadaşlarımız aracılığıyla gerçekleşti. Çok olumlu tepkiler aldık. Çok mutlu oldum, çünkü büyük beklentilerim yoktu, sadece bir deneme diye düşünmüştüm. O zaman Londra'da lise son sınıfta okuyordum.
Sonra ne oldu?
Aradan üç yıl geçti ve New York'a gittim. Oraya gitmekteki amacım müzik çalışmalarım için bağlantılar kurmak ve görüşmeler yapmaktı. Barselona'da MTV Müzik Ödülleri Töreni'ne katılmıştım. Orada bazı insanlarla tanıştım ve New York'a gitme fikri şekillendi. ABD'de ağırlıklı olarak gelecekteki müzik kariyerim için çalıştığımı söyleyebilirim. Birçok müzik şirketini dolaştım, demo albümümü bıraktım.

aliyeaynalar
22-01-05, 13:21
Antepliler kıza gı der mi, Rum aksanıyla nasıl Türkçe konuşulur?

Gaziantep’in ünlü baklavacısı Kahraman Usta’nın (Erdal Özyağcılar) kızı Nazlı (Nehir Erdoğan) İstanbul’dan Atina’ya göç etmiş Niko (Özgür Çevik) adında bir Yunanlı’ya aşık olursa ne olur? Neler olabileceğini cuma akşamları Kanal D ekranlarında yayınlanan ‘Yabancı Damat’ adlı dizide izliyoruz.

Gaziantepli ve Rum ailelerin evlerine konuk olup onların hayatlarına dair birçok şey öğreniyoruz. Ne yiyip ne içtiklerine, nasıl evlerde oturduklarına şahit oluyoruz. Peki nasıl oluyor da bu dizi birbirinden çok farklı iki ayrı kültürü eksiksiz olarak ekrana yansıtıyor? Çünkü yapımcı, senarist ve yönetmen her konuda işin uzmanına danışıyor. Antep şivesini Eyüp Leblebicioğlu, Rumca’yı Sava Panayotidis öğretiyor. Antep evlerinin dekorasyonu konusunda Yaşar Kartoğlu ve Yavuz Çelenk’e danışılıyor. Sofra düzeni ve çeyiz hakkındaki her türlü detay Antepli bir ev kadını olan Fatoş Özekşi’ye soruluyor. Baklava ustası Kahraman (Erdal Özyağcılar) ve Ökkeş (Zeki Alasya) işin inceliklerini Köşkeroğlu Baklava’nın sahipleri Süleyman Köşkeroğlu ve Cengiz Köşkeroğlu’ndan öğreniyor.

Eyüp Leblebicioğlu (55) Antep Şivesi Danışmanı

Sumru Yavrucuk tıpkı Antep avradı

Asıl mesleği eczacılık. 32 yıldır İstanbul’da yaşıyor ama hálá Gaziantep şivesiyle konuşuyor. Yabancı Damat dizisi yapımcıları onu Antep Eğitim ve Kültür Derneği vasıtasıyla bulmuş. Dernek başkanı Salim Erdem ‘Bu işi yapsa yapsa Eyüp yapar’ demiş. Daha önce dernek bünyesinde amatör tiyatro oyunları oynadığı, bu işlere uzak olmadığı için önerdiklerini düşünüyor. Eyüp Bey Antep şivesi ile konuşmanın hiç kolay olmadığı görüşünde. Onlar a,e,ı gibi harfleri kapalı söylerlermiş. ‘Şivenin bütün inceliklerini öğretmedim. Mesela biz Antep’de maydanoza bahdeniz deriz. Ama dizide bahdeniz diyemeyiz, kimse anlamazdı. Yüklemlere özen gösteriyorum. İşin sırrı bu! Antepliler yapacaksığız, gidicik, gelicik diye konuşur.’ Eyüp Beyi’in en iyi öğrencisi Erdal Özyağcılar’mış. Öve öve bitiremiyor. Bir kere göstermesi yetiyormuş. Şıp diye anlayıp, uyguluyormuş. ‘Erdal Bey, Ömer Asım Aksoy’un Gaziantep dili hakkında yazdığı kitapları okuyor. İşine çok saygılı. Zeki Alasya’nın da Erdal Özyağcılar’dan kalır yanı yok. Babayı oynayan Arif Erkin hakkında bir şey söylemek bize düşmez. O zaten Antepli.’ Antepli izleyiciler Sumru Yavrucuk’u kendilerine çok yakın buluyorlarmış. Aynen Antepli gibi konuşup, Antep’li gibi hareket ediyormuş. Eyüp Bey ‘Yemek yemesi bile bizim avratlara benziyor’ diyor.

Yaşar Kartoğlu (38)- Yavuz Çelenk (35) Dekor-Kostüm danışmanları

Antep evi demek gömme dolap sedef kaplamalı mobilya demektir

Siz Yabancı Damat dizisi Gaziantep’te çekiliyor zannediyorsunuz değil mi? Oysa ki dizi İstanbul, Mahmutbey TEM stüdyolarında çekiliyor. Yaşar Kartoğlu ve Yavuz Çelenk Antep’deki evin içini, baklava dükkanını, hatta çarşıyı stüdyoya kurmuşlar. İstedikleri büyüklükte bir ev bulamayınca evi stüdyoya kurdular. O kadar gerçekçi oldu ki herkes diziyi Antep’te çektiklerini zannediyor. Çelenk ve Kartoğlu Gaziantep’te onlarca ev gezip, Antep evi nasıl oluyor diye incelemişler. ‘Her evde gömme dolap olduğunu gördük. Dört duvarlı bir evse bir duvarını mutlaka gömme dolap yapıyorlar. İçine süs eşyalarını ve bardakları koyuyorlar.’ Dizideki dolaplar çalışır vaziyetteymiş. Oyuncu arada sırada açıp içinden bir şeyler çıkartıyormuş. Evdeki mobilyaların çoğu sedef kaplamalı. Yemek yedikleri masa aslan bacaklı. Sehpaların üzerinde danteller kaplı... Kadın oyuncuların kostümleri gösterişli, çünkü Antep kadınları gösterişli giyinmeyi, takıp takıştırmayı seviyor. ‘Kadın oyuncuları üst üste giydiriyoruz. Erkeklerin diğer yöre erkeklerinden pek farkı yok. Kasket takıp sokağa çıkıyorlar.’

Süleyman Köşkeroğlu (48), Cengiz Köşkeroğlu (39) Baklava danışmanları

Baklava hamuru nasıl açılır şerbet nasıl dökülür

Köşkeroğlu Baklava’nın sahibi olan Süleyman ve Cengiz Köşkeroğlu çocukluklarından beri baklavacılık yapıyorlar. Babaları ilk dükkanını 1946’da Gaziantep’te açmış. İki kardeş 86’da İstanbul Karaköy kat otoparkının üstünde ilk şubeyi açmışlar. ‘Hamur nasıl açılır, şerbet nasıl dökülür, fıstık nasıl serpilir hepsini tek tek gösterdik. Bizimle imalathaneye gelip, birebir her şeyi gözlemlediler. Zeki Alasya ve Erdal Özyağcılar bu işi iyice öğrendiler. Artık tek başlarına baklava yapabiliyorlar.

Sava Panayotidis (25) Rumca danışmanı

Rum ile Türk aşkı artık çok normal

Aslında beden öğretmeni. Yabancı Damat dizisine dans öğretmeni olarak başlamış. Rum olduğunu öğrendikten sonra danışmanlık istemişler. ‘Rum aksanı ile Türkçe konuşmayı öğretiyorum. Nerelerde vurgu yapılacağını gösteriyorum. Yunanca’da ş harfi yoktur. C harfleri Ç diye okunur. Dikkat edilmesi gereken nokta bu. Ama tabii çok da basit değil. Telefonumu 24 saat açık tutuyorum. Oyuncular takıldıklarında arayıp şu nasıl söylenir diye soruyorlar.’ Sava Panayotidis, hiç Rumca bilmemesine rağmen Nilgün Belgün’ün çok başarılı olduğunu düşünüyor. ‘Sizin cemaat Rum bir erkekle, Antepli bir kızın aşkına nasıl bakıyor’ diyorum. ‘Günümüzde çok normal böyle şeyler. Bu dizi 10 yıl önce çevrilseydi daha enteresan olurdu’ diyor.

Fatoş Özekşi (35) Antep Yemekleri danışmanı

Sofradan turşu ve pul biber eksik olmaz

İstanbul’da yaşayan, Antep doğumlu bir ev kadını. Dizinin yemek ve çeyiz konuları ona danışılıyor: ‘Yuvalama, şiveydiz, içli köfte, kebap gibi yemekler pişirmeleri gerektiğini söyledim. Şiveydiz pırasa ile yapılan bir yemek. Pişirmesi zor olduğu için ben evde yapıp getiriyorum. Yuvalama et ve pirinç karışımı bir hamuru küçük küçük yuvarlayarak hazırlanıyor. Onun nasıl hazırlandığını gösterdim. Kendileri yuvarlıyorlar.’ Fatoş Hanım, Antep sofralarında turşu ve pul biberin eksik olmadığını söylüyor. Yemek yenilen sahnelerde sofrada ne olup ne olmaması gerektiğini bir bir anlatmış. Gelin bohçası nasıl hazırlanır, onu da öğretmiş

daybreak
26-01-05, 14:19
BEHİÇ AK'IN OYUNU BERLİN'DEYDİ

Dostlar Tiyatrosu, karikatürcü Behiç Ak’ın kaleme aldığı “Fay Hattı”nı Berlin’de sergiledi. Genco Erkal, Sumru Yavrucuk ve Erdem Akakçe’nin rol aldığı oyun büyük ilgi gördü. Berlin’de faaliyetlerini sürdüren Tiyatrom’un 20. kuruluş yıldönümü etkinlikleri çerçevesinde sergilenen Fay Hattı’nda, İstanbul’da yaşanması olası bir deprem ekseninde yaşanılan gülünçlükler, çelişkiler, iç hesaplaşmalar mizahi bir dilde anlatılıyor.

Yazı ve fotoğraflar: Hayati Boyacıoğlu
http://www.siyah-beyaz.com/gnc.jpg

foreverozgur
08-02-05, 12:00
Yabancı Damat'In senaristi Sulhi Dülek ile Yapılan röportaj.
Sizin dizilerinizde ilk oyunculuk tecrübesini yaşayan gençlerin yolu açık oluyor. Bu dizideki Özgür Çevik içn ne düşünüyorsunuz?......

Ozan Güven'i biliyoyorum mesela.Yetenekli çocuklar zaten.Verilen fırsatlarda sıçrama tahtası oluyor.Ama Özgür diziden önce de meşhurmuş.Onun hayranları varmış.Ben Türker İnanoğlu'na "bu çocuk kaldırabilecek mi bu rolü"dediğimde o söyledi.Sonradan çok yetenekli çıktı.,iyi de oynuyor.Çok yetenekli gençlr var ama başlangıç yakalamak önemli.

İkinci Bahar çok uzun sürmemişti Yabancı Damat nekadar sürecek?
Tadında bırakmak lazım.Bir de belli bir noktadan sonra tekrarlar başlıyor. Bu diziyi 26 bölüm olarak düşünüyoduk fakat kanaldan en azından bu sezon bitene kadar devam etmesi için teklif geldi.35 bölüm olacak herhalde.
Niko ile Nazlı evlendikten sonra ne olacak?
Ben de onu kara kara düşünüyorum.İki ailenin çekişmesiyle falan devam ettireceğiz herhalde.

:idea: :arrow: Röportaj için ÖZGÜRKARDEŞLİĞİ,ne TEŞEKKÜRLER...

foreverozgur
17-03-05, 15:35
http://img.photobucket.com/albums/v224/ozgurkardesligi/antep.jpg

:idea: :arrow: Kendime ve ÖZGÜRKARDEŞLİĞİNE teşekkürler :P

foreverozgur
17-03-05, 15:40
Gaziantep Life Dergisi'nde Özgür Çevik ile yapılan röportaj ....

Yerli damat,yabancı damat ve Kahraman Usta...
Birer hayal kahramanı...
Ama onlara can verenler sanatçılar...
Onlar hayatın kendisi gibi gerçek....

Gazianteplilerin damadı olmak nasıl bir şey?

Vallahi çok güzel bir şey inanamıyorum antepliler yunan,ı bu kadar sevdi hayret ediyorum vallahi...Bende gaziantep,e ilk olarak diziyle gelenlerdenim...Herkes çok sıcak ve samimi davranıyorlar...

Yunanca ders mi aldın,konuşmaları nasıl yapıyorsun?

Çok kısa ders aldım aslında hala uğraşıyorum üzerinde konuşabilmek için...

Oyunculukla ilgili özel bir çalışman var mı?Biraz önce ilker senden övgüyle bahsetti...

Ders almadım,işte onların yardımı ile yapıyorum,çalışma arkadaşlarımla çok güzel bir yardınlaşma var onların sayesinde bence bu başarı herkes çok yardımcı oluyor...

Dizi ile ilgili ne söylersin?

Senaryo süper diğer dizilere bakıyorum senaryolar komik yani bizimki çok sıcak bir senaryo ve gerçek hayattan kesitler var gibi,aslında ne gerçek hayattan uzak nede gerçek hayatın tam içerisinde daha ,böyle olayların masalsı bir tarafını anlatan ,zekice hazırlanmış senaryo dizi çok başarılı seyircinin tepkisi çok iyi gaziantepli seyircinin tepkisi daha da iyi...çok çok iyi ben ona şaşıyorum birazda bir yunanlıyı bu kadar net sever bir insan bu sıcaklık anteplilerin yapısından kaynaklanıyor sanırım...

:idea: :arrow: Kendime ve ÖZGÜRKARDEŞLĞİ ne çok teşekkürler :P :P

shenaie
21-03-05, 09:12
Dede, Yunan damadı Atina’da protesto etti


Kanal D’nin ilgiyle izlenen dizisi ‘Yabancı Damat’ın Yunanistan’daki çekimlerinde, Türk kızı Nazlı ile Yunanlı sevgilisi Niko’nun evlenmesine karşı çıkan Memik Dede, Yunan Parlamentosu önünde eylem yaptı.

KANAL D’nin reyting rekortmeni dizisi ‘Yabancı Damat’ın yeni bölümlerinin çekimleri Yunanistan’da sürüyor. Dizide, Türk ailenin büyüğü Memik Dede (Arif Erkin Güzelbeyoğlu), evliliğe karşı çıkıyor ve engellemek için her yolu deniyor. Türkiye’deki çekimlerde kendisini Atatürk heykelinin önündeki banka zincirleyerek eylem yapan Memik Dede, Yunanistan’daki çekimlerde de boş durmadı ve Yunan Parlamentosu önünde sözlü eylem yaparak ülkeye savaş ilan etti. Eylem sonunda Yunan polisi, Memik Dede’yi yaka paça karakola götürdü. Erdal Özyağcılar, Zeki Alasya, Sumru Yavrucuk, Nehir Erdoğan ve Özgür Çevik’in başrollerini oynadığı ‘Yabancı Damat’, cuma akşamları Kanal D izleyicileriyle buluşuyor. Dizinin başrol oyuncuları kadar, Arif Erkin Güzelbeyoğlu’nun canlandırdığı Memik Dede karakteri de izleyicileri gülmekten kırıp geçiriyor.

YUNAN POLİSİ DEDEYİ YAKA PAÇA GÖTÜRDÜ

Memik Dede’nin parlamento önündeki protesto gösterisi, Yunan polisinin müdahalesiyle son buluyor.

http://www.hurriyetim.com.tr/displayimage/0,,182779,00.jpg

Kaynak : Hürriyet

shenaie
22-03-05, 11:35
Sinema krize girdi ben de TV'yi seçtim

'Yabancı Damat' dizisinde canlandırdığı karakter ile büyük beğeni toplayan Erdal Özyağcılar, bu projede yer almaktan dolayı çok mutlu. Sinemada, televizyonda olduğu gibi başrol oynamamış olmanın burukluğunu taşımadığını söyleyen Özyağcılar, "Oynadığım roller sinemada beni başrole taşımak üzereyken sinemada büyük düşüş olmuştu" diyor '.

Televizyonun son 15 yılına pek çok dizide canlandırdığı unutulmaz rollerle damga vurdu Erdal Özyağcılar... Şener Şen ve Kemal Sunal'la birlikte rol aldığı komedi filmlerinde unutulmaz karakterler çizse de, sinemada hiç başrol oynamadı başarılı aktör. Kendisi bunu, başrol oynama sırası ona geldiği zaman sinemanın krize girmesine ve 'Bizimkiler', 'Şehnaz Tango' gibi uzun soluklu dizilerin kadrolarında uzun yıllar yer almasına bağlıyor. Şu an 'Yabancı Damat' adlı dizide Gaziantepli bir aile reisi rolünü canlandıran Özyağcılar, oyunculuğu ile her zaman olduğu gibi büyük beğeni topluyor...

'BU DÖRT DÖRTLÜK BİR DİZİ'
* Yabancı Damat'ın oynadığınız diğer dizilerden farkı nedir size göre?
Bu dizi belden aşağı vurmayan, çok anlaşılır bir konuya sahip. Bir baklavacının kızı ve Yunanlı armatörün oğlunun aşkını anlatan düz bir hikâye. Senaryosunu okurken o karakterler canlandı gözümde. Bir de Yunanlı erkeğe aşık bir Türk kızı vardı. Benzer hikâyelerde hep tersi olur, damat Türk olurdu. Bence dört dörtlük bir dizi oldu. Bütün arkadaşlar ayrı bir zenginlik getirdi. Dizide işlediğimiz 'sevgi her şeyin üzerindedir' fikri Türk halkından büyük ilgi gördü.

* Oynadığınız her karakterin farklı olması için özellikle çaba harcıyor musunuz?
Özellikle istemiyorum. Ama bir dizide bıraktığım rolü de başka bir dizide oynamak istemiyorum. Mesela 'Bizimkiler' dizisini 9 sene sonra bırakıp Şehnaz Tango'da Muhsin Bey diye çok farklı bir tipi oynadım. Şükrü Bey'in zıttı olan Muhsin; barda çalışan, at yarışı oynayan, karısından ayrılmış, zampara bir adamdı. Bizimkiler'den sonra hep baba rolleri geldi ama istemedim. 'Delikanlı' diye bir dizide oynadım. 'Sevdakondu'da bir pehlivanı oynadım. 'Karakolda Ayna Var'da bekçi, 'Mihriban'da fırıldak, üç kağıtçıyı oynadım. 'Beşik Kertmesi'nde Aydede'yi severek oynadım.

* Nazlı ile Niko'nun aşkına karşı çıkan Kahraman Usta önce kızarıyor, kızınca da morarıyor. Herkes bunu nasıl yaptığınız merak ediyor...
O aslında bir yetenek değil. Bilimsel bir açıklaması var. Normal yaşamımda da yüzüm kırmızıdır. Doktor önce kanımın fazla olduğunu söyledi. Sonra 'böbrek' dedi. En son bir doktor kılcal damarlarımın yüzüme çok yakın olduğunu söyledi. Bu rol için benim bu farklı yüz yapım çok avantaj oldu. Diğer dizilerin hepsinde yüzüm için makyajın altına 7 numara kapatıcı kullanırdım.

* Televizyonda canlandırdığınız başroller hep akılda kaldı, sinemada da öyle... Züğürt Ağa'daki Kekeş Salman'dan Almancı Damat'a kadar. Sinemada televizyondaki gibi başrol oynamamış olmanın burukluğu var mı?
Hayır yok. Rol roldür. Hepsinin tadı ayrı. Ama sinemada oynadığım roller beni bir başrole taşımak üzereyken Türk sinemasında büyük bir düşüş oldu. Sendeledi sinema. Tam o dönem toparlanmaya başlamışken de benim televizyon sevdam başladı. Bilge Olgaç ile bir çalışmamız olmuştu. 'Arabesk' filminde Uğur Yücel'in oynadığı rol benim olacaktı. Ertem Ağabey bana teklif etmişti ama tam o dönemde benim 'Bizimkiler' projesi çıktı. Oynayamadım ve çok üzüldüm. Bir karar vermem gerekiyordu. Tiyatro da vardı o zaman. Tiyatro ve dizi mi, yoksa bunları bırakıp sinemaya yoğunlaşmak mı? Ben de tiyatro ve dizi çalışmalarına ağırlık verdim. Sonra tiyatroyu da bırakıp dizilere yoğunlaştım.

'BANA TEKLİF GELMEDİ Kİ...
* Sinema sektörü bir durgunluğa girdi demiştiniz ama sonra canlandı...
Ama ben artık 'Bizimkiler'e başlamıştım. Program olarak tüm haftamızı alıyordu. Ondan sonra 'Şehnaz Tango'ya başladım. 3 gün Bizimkiler'de, 3 gün Şehnaz Tango'daydım. Sinema kenara itildi. Bir de sinema öyle dışarıda dizi yapanlara açık değildi. Ne zaman olarak, ne de kafa olarak böyle bir mücadeleye giremezdim.

* Sinema TV'ye göre daha kalıcı değil mi?
Tabii ama pişmanlık duymuyorum. Ama bir şeye karar vermek gerekiyordu. Beni yol oraya götürdü. Bizimkiler gibi tutmuş bir diziyi bırakamazdım. Oraya verdiğim enerjinin bir kısmını sinemaya aktaramazdım. Sonra bir baktım zaten 9 yıl geçmiş.

* Hiç televizyondaki başarınızı görüp sinema teklifinde bulunan yönetmen olmadı mı?
Açık konuşmak gerekirse böyle bir teklif gelmedi. Hani geldi de ben kabul etmemiş de değilim. Benim yoğun olmamın da etkisi var bunda. Sinema kıskanç bir sevgili. Başka sevgili istemiyor.

* Siz biraz ehli keyf çalışmayı seviyorsunuz galiba, insan ilişkileriyle bir yerleri zorlamak istemiyorsunuz?
Tam öyle! O insan beni oyunculuğum için alacaksa alır. Beni seyrediyorsa bir yapımcı seyrediyor... 15 yıldır televizyondayım. Beni görmemelerine imkan yok. Benim reyting almamış dizilerimin bile hepsinin kalitesi var. Oyunculuğum ortada. Bir telefon yeterdi. Sekreterim, menajerim yok. Arayan herkes ulaşır...

* Hiç orada da oynayayım, şuraya da çıkayım gibi mesleki hırsınız yok mu?
Benim hiç mesleki hırsım olmadı. Hep beni buldular. Ben bir de olaya sanat tamam da, meslek olarak bakıyorum. Ne kadar çok Şener Şen, Yıldız Kenter, Tilbe, Güzin, Sumru olursa meslek o kadar sağlıklı olur.

* İş dışında ne yaparsınız, doğa ve ev merakı sürüyor mu? Ben çok evcimenim. Arnavutköy'de Güzin ve çocuklarımla oturuyorum. Bodrum'da yazlığım var. Yazları iş olmadığında oradayız. Teknem var. Balığa meraklıyım. Sarıyer'de balıkçı dostlarım var. Sarıyer'deki bir köyde evim var. "Hadi şuraya gidip bir kadeh içeyim" durumu yok pek.

* Ne zamandır dışarı çıkmıyorsunuz? En son 2 yıl önce Taksim Sanat Evi'ne gitmiştim. Gidenleri eleştirmiyorum. Ama bana göre değil o tarz eğlence. Alışkanlık... Sanat çevresinden de arkadaşlarım var ama ben sade insanlarla, balıkçılarla hoş beş etmeyi seviyorum.

* Çocuklarınız neler yapıyor? Oğlum Emrah'ı evlendirdik. Londra'da yaşıyor. Zeynep 20 yaşında. İ.Ü. Tiyatro Bölümü'ne girdi. İnşallah Yıldız Hanım'ın öğrencisi olacak. Eşim Güzin Şehir Tiyatroları'nda oynuyor. En büyük hayalim oğlumun Türkiye'ye dönmesi. O da burayı seviyor ve dönmek istiyor.

* Yıldız Hanım'ın yaşından dolayı görevine son verildiğini okuduk... Bu durum düzeltilecekmiş. Ona bir formül bulunacakmış. Yıldız Kenter'den faydalanmak lazım.

http://www.sabah.com.tr/2005/03/22/gny/im/84438EE5349B524C88B8713Eb.jpg

Kaynak: Sabah

EZGİ1
13-07-05, 15:36
Yabancı Damat Yunan izleyicisinin gönlünü fethetti


Dizimizin, yayına girdiği ilk gün izlenme oranı % 31.7, ikinci gün ise izlenme oranı % 33.2 oldu ve "Yabancı Damat" Yunan reyting listelerine en tepeden girdi.. Kadın seyircilerde bu oran % 53.4'e kadar çıktı.. Yunan gazeteleri dizimizin oyuncu ve yönetmenleriyle röportaj yapmak için birbiriyle yarışıyor..


www.yabancidamat.tv

shenaie
14-07-05, 08:24
'Yabancı Damat' komşuda zirvede

Yunan Mega TV, Türk-Yunan aşkını konu alan dizinin ilk bölümüyle diğer kanalları geride bıraktı

MAGAZİN SERVİSİ

Kanal D'nin Yunanistan'a sattığı 'Yabancı Damat' dizisinin ilk bölümü, komşuda da en çok izlenen program oldu.

Adı 'Sevginin Sınırları'
Başrollerini Erdal Özyağcılar, Sumru Yavrucuk, Nehir Erdoğan ve Özgür Çevik'in paylaştığı dizi, Yunan kanalı Mega TV'de "Sevginin Sınırları" ismiyle ekrana geldi.
Gaziantepli baklavacı 'Kahraman Usta'nın kızı 'Nazlı' ile 'Niko' adlı Yunan gencin aşkının anlatıldığı dizinin ilk bölümü, 11 Temmuz Pazartesi akşamı yayımlandı. Mega TV'de her gece saat 23.00'te yayımlanan diziyi geçen pazartesi 850 bin Yunanlı izledi.
Dizi, Yunan televizyonlarındaki tüm programları geride bırakarak zirveye yerleşti.

Türkçe'ye altyazı
Böylece ilk kez bir Türk dizisi yurtdışında böylesine büyük bir başarı elde etti.
Mega TV, dizideki Türk karakterlerin diyaloglarını Yunanca altyazıyla, Yunan karakterlerin diyaloglarını da Yunanca dublajla ekrana getirdi.

didarbeyza
13-08-05, 00:33
"Yabancı Damat" dizisi gerçek oldu


Önce Türk televizyonunda sonra Yunanistan'ın MEGA televizyonunda yayınlanan "Yabancı damat" isimli dizinin senaryosu bu sefer Midilli adasında gerçek oldu.


Dimitris Demrcis isimli Yunanlı, Uşaklı Feride Ceren Arslan ile Midilli adasında yapılan tören ile dünya evine girdiler. Midilli adası Belediye Başkanlığı binasında yapılan törene iki tarafın yakın dostları kızın babası ve annesi de yer aldılar ve "Yabancı damat" dizisindeki gibi bu düğüne karşı çıkmadılar. Nikahı Midilli Belediye Başkan yardımcısı kıydı. Bu düğünün bir ilginç yanı da nikah şahidinin Kıbrıslı Rum Fedon Hacisavas'ın olması idi. Böylece bir düğünde Yunanlı, Kıbrıslı Rum ve Türk kesimi bir araya geldiler. Midilli adasında antika dükkanı bulunan Dimitri Demircis aşkın her tür engeli aştığını gösterdiklerini belirtti ve bu düğünle Ege'nin iki tarafına dostluk mesajı verdiklerini söyledi. Gelinin düğün öncesi ve sonrası çok heyecanlı olduğu gözlendi.


Yeni evli çift nikah töreninden sonra Midillideki evlerine gitti. Yunan gazetesi Elefterotipia bu nikah hakkına, "Türk-Yunan düğününde Kıbrıslı Rum nikah şahidi oldu" başlığını kullanarak Dimitris ile Feride'nin aşkın sınırının olmadığını gösterdiklerini yazdı.

didarbeyza
29-08-05, 22:15
Tüm rekorları kırdı!

'Yabancı Damat' Yunanistan'da en çok izlenen dizi

Yunanistan'da temmuz ayında yayınlanmaya başlanan ''Yabancı Damat'' dizisinin, en yüksek izlenme oranını elinde bulundurduğu öğrenildi. Yunanistan'ın Mega televizyonunda yayınlanan bölümleriyle tüm programları geride bırakan ''Yabancı Damat'', yayımlanmaya başladığı tarihten bu yana elde ettiği ortalama yüzde 42 izlenme payıyla en yüksek izlenme oranına ulaştığı kaydedildi. Yunan basını, ''Yabancı Damat'' dizisinin ilk belirlemelere göre, 10 milyon nüfuslu Yunanistan'da yaklaşık 1 milyon 230 bin evde izlendiğini, Yunan Milli takımının karşılaşmalarından da fazla ilgi gördüğünü yazdı

kaynak:tercüman gazetesi

cnsfb
15-10-05, 16:13
1 Yabanci Damat [net] Kand 8,70 23,70
2 Buyuk Yalan [net] Atv 8,50 23,50
3 Hayat Bilgisi [net] Show 7,50 20,50
4 Ihlamurlar Altinda [net] Kand 6,60 21,50
5 Capkin [net] Show 5,90 19,10
6 Yabanci Damat (ozet) [net] Kand 5,20 15,30

niko+nazlı
21-10-05, 22:40
oradaki resim.

http://img481.imageshack.us/img481/56/bitmap97tg.jpg (http://imageshack.us)

NASIL DA YAKINLAR BENCEDE AŞKLARINI AÇIKLIYO OLABİLİRLER.

adviş
29-10-05, 11:59
Türk-Yunan maçı 'Yabancı Damat'ta



Kanal D'nin sevilen dizisi 'Yabancı Damat'ta, Türk ve Yunan kültürlerinin çatışmasının ardından şimdi de Ülker-Panathinaikos basketbol maçının gerilimi yaşanacak. Dizide Nazlı ile Niko, maça gidip kendi ülkelerinin takımlarına destek verecek. Pazartesi oynanacak maç öncesi antrenmanı izleyen Nehir Erdoğan, basketbolcularla küçük bir maç da yaptı. Erdoğan'ın basketbolda başarılı bir oyuncu olduğunu söyleyen Ülkersporlular, oyuncunun ayakkabı seçimini yanlış buldu.

adviş
29-10-05, 12:10
Nazlı topu tut koş Mirsad koş
Yabancı Damat ekibi pazartesi yapılacak Ülker-Panathinaikos maçını izlemeye gidecek. Hazır gitmişken dizi için de bir sahne çekecekler


29.10.2005



Tabii Nazlı, Ülkerspor'u damadımız Niko da Yunanlı takımı destekleyecek. Yine kıyamet kopacak. Dizinin Nazlı'sı Nehir Erdoğan ve Memik Dede, Arif Erkin, Ülker'e maç öncesi moral ziyareti yaptı.

adviş
30-10-05, 20:27
Yarın yani 31.10.2005 te saat 20.00 da Abdi İpekçide ki maçta yabancı damat kadrosu hazır bulunup çekim yapacaklarmış.CNNTÜRK spor haberlerinde Ülkersporun menajerinin ifadesine göre nazlı ve ailesi Ülkerspor tişörtleriyle pota arkasında olacaklar, niko ve aileside yine pota arkasında Panathinaikos'u destekleyeceklermiş.yabancı damat ekibini projektörle teker teker tanıtacaklarmış.ayrıca maç öncesi anadolu ateşi gösteriside varmış.İSTANBUL DA OTURANLAR ÇOK ŞANSLISINIZ BU ŞÖLEN KAÇMAZ.GİDİN DE GÖRDÜKLERİNİZİ BİZEDE ANLATIN.

gurbetci
01-11-05, 01:25
‘Yabancı Damat’ Abdi İpekçi’de http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/639872.jpg

Kanal D’nin cuma akşamları reyting rekoru kıran dizisi ‘Yabancı Damat’ta aileler arasındaki çekişme basketbola sıçradı. Abdi İpekçi Spor Salonu’nda dün akşam Ülkerspor ile Yunanistan’ın Panathinaikos takımları arasında yapılan karşılaşmanın seyircileri arasında dizinin oyuncuları da vardı. Kahraman (Erdal Özyağcılar) Feride (Sumru Yavrucuk) Nazlı (Nehir Erdoğan), Memik Dede (Arif Erkin Güzelbeyoğlu) ve Nazire (Binnur Kaya) ellerinde Türk bayraklarıyla Ülkerspor desteklediler.
Niko (Özgür Çevik), Eftelya Hanım (Tülin Oral), Katina Hala (Nilgün Belgün), Eleni (Ayla Karaca) Stavro (Mazlum Kiper) ve Stella ise ellerinde Yunan bayraklarıyla Panathinaikos’u desteklediler. Yunanistan’da da ilgiyle izlenen dizinin çekimleri bu coşku arasında yapıldı. Daha önce Panathinakikos’ta da forma giyen Ülker’li İbrahim Kutluay ise sanatçılarla fotoğraf çektirdi.

kaynak:www.hurriyet.com.tr

ozsun
05-11-05, 15:24
TOTAL" GRUBU
1-Büyük Yalan Atv...7.70 rating, 29.20 share...
2-Çat Kapı Show Tv... 6.60 rating, 22.90 share...
3-Yabancı Damat Kanal D... 6.60 rating, 20.00 share...

“AB” GRUBU
1-Yabancı Damat Kanal D... 6.10 rating, 25.60 share...
2-Çat Kapı Show Tv... 6.10 rating, 24.50 share...
3-Yine de Aşığım Atv... 5.50 rating, 21.30 share...

sbuffy
07-11-05, 09:45
'Süper Baba'', ''İkinci bahar'', ''Unutma Beni'' ve ''Yabancı Damat'' gibi dizilerin senaristi Sulhi Dölek vefat etti!


Tanınmış yazar ve senarist Sulhi Dölek İstanbul'da hayata veda etti. Dölek bir süredir Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Beyin Cerrahisi Bölümü'nde tedavi görüyordu. Senaryolarıyla birçok ödül kazanan tanınmış senaristin çok sayıda romanı bulunuyor. Medyafaresi.com Dölek'e Allah'tan rahmet, yakınlarına ve ailesine başsağlığı diliyor!

20 eylül 1948'de İstanbul'da doğan Dölek, Deniz Harp Okulu'nu ve daha sonra Michigan Üniversitesi'ni bitirdi. 1989'a kadar, gemi inşa yüksek mühendisi olarak Deniz Kuvvetleri'nde çeşitli görevlerde bulundu, daha sonra senaristliğe adım attı.

İlk öykülerinden biri 1969 Varlık Yıllığı'nda yayımlandı. Aynı yıl, 'Dünya Dönmüyor Artık' adlı tek perdelik bir oyunla Yusuf Ziya Ortaç Armağanı'nı kazanarak 'Akbaba' yazarları arasına katıldı.

Sonraki yıllarda öykü ve roman çalışmalarının yanı sıra, dönem dönem, Milliyet, Cumhuriyet gibi gazetelerle Çivi, Nokta, Tempo ve Diyojen gibi haftalık dergilerde, Varlık'ta ve diğer edebiyat dergilerinde mizahi bakışlı yazılar yazdı.

1979'da 'Yeşil Bayır' romanıyla Kültür Bakanlığı Çocuk Romanları Yarışması'nda birinci olan Dölek'in başlıca eserleri arasında 'Korugan', 'Geç Başlayan Yargılama', 'Vidalar', 'Kiracı', 'Teslim Ol Küçük', 'Truva Katırı', 'Aynalar', 'Kirpi' ve 'Habis'in Serüvenleri' sayılabilir.

Dölek'in ayrıca 'İçimizdeki Yasakçı' adıyla kitaplaşan bir incelemesi, 'Üçüncü Kattaki At', 'Yeşil Bayır', 'Arkadaşım Dede', 'Kestane Şekeri', 'Her Şeyi Bilen Çocuk', 'Küçük Çalgıcılar', 'Kahkaha Tarlası' ve 'Hayvanlar Alfabesi' adlı çocuk kitapları bulunuyor.

Çok sayıda tiyatro, radyo ve televizyon oyunu bulunan Dölek, Ambrose Bierce'in 'Fantastic Fables' adlı kitabını 'Karanlığın Kahkahası' adıyla dilimize kazandırdı, 'Kiracı' adlı romanı 1987'de sinemaya uyarlandı.

'Süper Baba', 'Külyutmaz', 'İkinci Bahar', 'Unutma Beni', 'Yabancı Damat' gibi televizyon dizilerinin yanı sıra, 'Truva Katırı' romanından televizyona uyarladığı 'Koltuk Sevdası' adlı politik hiciv dizisinin de senaryosunu yazdı.

medyafaresi.com

ierem
07-11-05, 16:05
Geçen sezon olduğu gibi bu sezon da televizyonun en çok konuşulan yapımları yerli diziler. Ve o yerli diziler ki, en çok aşklarıyla gündeme geliyor. Kimi iki ülke halkını yakınlaştıracak kadar güçlü, kimi gözyaşı döktürecek kadar duygulu. Kimi tutkulu, kimi nefretle karışık... Ekranda her telden aşk var. İşte en çok konuşulan 10’u...

YABANCI DAMAT

Nazlı-Niko

Komşu ile ilişkileri yumuşatan aşk

Geçen sezonun en çok konuşulan, sadece kalpleri değil, Türk-Yunan ilişkilerini bile yumuşatan aşkı. Türk kızı Nazlı’yla Yunan delikanlısı Niko’nun aşkı sadece bizde değil Yunanistan’da da büyük ilgi gördü. Dizi gösterildiği Yunan kanalı Mega TV’de de en çok izlenen yapım oldu. Türk-Yunan ilişkilerinde son bir yılda en çok gündeme gelen konulardan olan Yabancı Damat’ta Nazlı-Niko aşkı kadar ilgi çeken bir başka ilişki daha var. Her ikisi de aşırı milliyetçi olan Memik Dede ve Eftelya’nın aşkı. Memik Dede, hastanede Eftelya’yı çiçeklerle ziyaret edecek kadar duygularına yenilirken, Eftalya, basket maçında Panatinaykos’a, Ülker’i yenmesi için 1 milyon Euro verecek kadar hálá sert! Dizinin asıl aşkını ise Özgür Çevik ve Nehir Erdoğan canlandırıyor. :cool:

ierem
07-11-05, 16:30
Yabancı Damat komşuda kitapçık oldu

Yorgo KIRBAKİ / ATİNA

Yunanistan’da ‘Yabancı Damat’ sevgisi durulmuyor. Son reyting ölçümlerine göre her gece neredeyse Yunanlıların yarısının izlediği ve ‘Sevginin Sınırları’ adıyla Mega televizyonunda yayınlanan ‘Yabancı Damat’ dizisi için 36 sayfalık bir de kitapçık yayımlandı.

Magazin ağırlıklı Espresso gazetesi, bu kitapçıkta çok sayıda fotoğrafın eşliğinde Nehir Erdoğan ile Özgür Çevik’in biyografilerine yer verdi. Yunan televizyonları ise ‘Nazlı’ ile ‘Niko’yu konuk etmek için kesenin ağzını açtılar. :cool:

eleya
08-11-05, 16:29
8/11/2005 15:51




Sulhi Dölek’in vefatının ardından herkes “Yabancı Damat”ın senaryosunun akıbetinin ne olacağını merak ediyordu...


Uçankuş dizinin yapımcılarıyla yaptığı görüşme sonrası senaryonun aksamadan devam edeceğini öğrendi...

Dölek’in yerine “Yabancı Damat”ın senaryosunu kızı Suna Dölek’in önderliğindeki Erler Film Öykü Grubu üstlenecek...
http://www.ucankus.com/haberic.asp?pw=19344

sumisali
18-11-05, 13:20
ya bu sabah kanaldede haberlerde bizim memikle eftelya vardı izleyen oldumu gelecek bölümlerde bayağı bişeyler olacak galiba pek bişey demediler ama memik dede sadece ilerki sahnelerde soruyormuş bu eftelya ne olcak yazık gibilerden ama fazla detay vermediler torunuda sen eftelyayoı sevmezdin falan diyormuş bu arada memik dede gerçekten antepliymiş

EZGİ1
01-12-05, 09:30
Cenker TEZEL
Konsolos eşi Yabancı Damat hayranı


Yunanistan Konsolosu Alexis Alexandris’in geleneksel olarak düzenlediği davetin konukları arasında Kanal D’nin ilgiyle izlenen dizisi ‘Yabancı Damat’ın oyuncuları da vardı.

Yunanistan Büyükelçisi George ve eşi Atina Yemnimates’in himayesinde gerçekleşen davette, Yunanistan Konsolosu Alexis Alexandiris ve eşi Louis Alexandiris ile bir araya gelen oyunculardan Sumru Yavrucuk, Nehir Erdoğan, Özgür Çevik ve Erdal Özyağcılar geceboyu neşeli tavırlarıyla dikkat çekti. Türkiye Ermenileri Patriği Mesrob Mutafyan, Emekli Orgeneral Çevik Bir, işadamı Şarık Tara’nın da katıldığı davette konsolos eşi Atina Elexandiris dizinin hiçbir bölümünü kaçırmadığını ve Yunanistan’da olduğu dönemlerde de diziyi yunan kanallarından takip ettiğini söyledi.

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/3585497.asp?yazarid=124

adviş
03-12-05, 14:55
2 Aralık Cuma’nın rating sonuçları

“TOTAL” GRUBU

1-Büyük Yalan Atv... 10.60 rating, 25.40 share...
2-Ihlamurlar Altında Kanal D... 9.60 rating, 27.70 share...
3-Yabancı Damat Kanal D... 9.10 rating, 21.40 share...
4-Ya Şundadır Ya Bunda (final) Atv... 9.00 rating, 28.70 share...
5-Hayat Bilgisi Show Tv... 8.00 rating, 19.20 share...
6-Atv Spor Haberleri Atv... 6.90 rating, 18.40 share...
7-Atv Ana Haber Atv... 6.50 rating, 19.30 share...
8-Yabancı Damat (özet) Kanal D... 6.10 rating, 15.30 share...
9-Show Ana Haber Show Tv... 5.80 rating, 17.40 share...
10-Star Ana Haber Show Tv... 5.50 rating, 16.40 share...


“AB” GRUBU
1-Ihlamurlar Altında Kanal D... 10.80 rating, 34.50 share...
2-Yabancı Damat Kanal D... 9.20 rating, 26.30 share...
3-Büyük Yalan Atv... 7.80 rating, 22.70 share...
4-Ya Şundadır Ya Bunda (final) Atv... 7.40 rating, 30.00 share...
5-Atv Ana Haber Atv... 6.70 rating, 24.00 share...
6-Hayat Bilgisi Show Tv... 6.70 rating, 19.20 share...
7-Yabancı Damat (özet) Kanal D... 6.50 rating, 19.70 share...
8-Atv Spor Haberleri Atv... 6.30 rating, 20.50 share...
9-Stadyum (özel) TRT1... 5.30 rating, 16.30 share...
10-Çat Kapı Show Tv... 4.30 rating, 14.00 share...

adviş
03-12-05, 17:42
gecce.com.

3 ARALIK 2005 Cumartesi 15:07
ÖNCE GEÇEN YIL YUNAN TELEVİZYONUNDA 'YABANCI DAMAT ' ADLI DİZİ GÖSTERİLDİ. DİZİNİN BÜYÜK BEĞENİ TOPLAMASIYLA BİRLİKTE ART ARDA LÜKS TÜRK LOKANTALARI AÇILDI

TÜRK TRENDİ OLUŞTU
Geçen yaz Yunan televizyonunda gösterilen ilk Türk dizi filmi olan 'Yabancı Damat' büyük beğeni toplayıp; dizide yapılan baklavalar 'ağız sulandırınca' Güllüoğlu'nun Atina ve Selanik'te açtığı baklavacılara gösterilen ilgi de yeniden arttı. Atina'nın en seçkin semtlerinden olan Kifisia'da açılan lüks kebapçı salonu 'Tike' ve Sirkeci Restoran-Bar'ın beğenilmesi ve yeni açılan gece kulüplerine Türk ismi verilmesi; Yunanistan'da bazı tabuların yıkıldığını ve bir Türk trendinin oluştuğunu gösteriyor. Bu da Türkiye ile Yunanistan arasındaki siyasi anlaşmazlıklar sürmesine rağmen; Türk ve Yunan halkının birbirini daha yakından tanımaya ve bu sorunları el ele vererek birlikte çözmeye kararlı olduğunu gösteriyor.

adviş
10-12-05, 14:27
--------------------------------------------------------------------------------

TELE - BAROMETRE
9 ARALIK 2005 CUMA
No Program Adı Kanal Rating (%) Share (%)

1 BUYUK YALAN [NET] ATV 11,00 25,50
2 YABANCI DAMAT [NET] KAND 10,40 24,00
3 IHLAMURLAR ALTINDA [NET] KAND 10,30 27,90
4 YA SUNDADIR YA BUNDA (FINAL) [NET] ATV 8,80 27,80
5 HAYAT BILGISI [NET] SHOW 8,20 19,10
6 RENKLI HAYATLAR. [NET] STAR 7,80 30,60
7 HA BABAM DE BABAM STAR 6,70 15,70
8 CAT KAPI. [NET] SHOW 6,60 18,40
9 RENKLI HAYATLAR.(EXTRA) [NET] STAR 6,60 17,80
10 YABANCI DAMAT (OZET) [NET] KAND 6,60 16,50
11 SHOW TV ANA HABER BULTENI [NET] SHOW

TELE - BAROMETRE
HEDEF KİTLE : A/B
9 ARALIK 2005 CUMA
No Program Adı Kanal Rating (%) Share (%)

1 IHLAMURLAR ALTINDA [NET] KAND 11,80 34,00
2 YABANCI DAMAT [NET] KAND 10,70 30,70
3 BUYUK YALAN [NET] ATV 9,20 26,80
4 YA SUNDADIR YA BUNDA (FINAL) [NET] ATV 7,00 27,70
5 RENKLI HAYATLAR. [NET] STAR 6,80 26,20
6 CAT KAPI. [NET] SHOW 6,40 18,40
7 HAYAT BILGISI [NET] SHOW 6,40 18,20
8 ATV ANA HABER BULTENI [NET] ATV 6,20 21,40
9 YABANCI DAMAT (OZET) [NET] KAND 5,80 18,70

niko+nazlı
19-12-05, 16:50
bende videosuda var.konuklar: erkekler masası: özgür çevik, ıhlamurlar altındaki erkek oyuncu,ilker aksum. kızlar masasındakiler: nehir erdoğan,ıhlamurlar altındaki kadın oyuncu- billur kaya

anlatayım: serdar o. nehir e şarkı yazdığını fln söyedi. sonra serdar ortaç nehirin yanında durdu. özgür öyle bi baktı ki. serdar dediki ' abi böyle duruyorum die kızmıyosun di mi?'' özgür de güldü. sonra serdar kızlar masasına kör sözcüğünü verdi. bizimkiler 'söz sana yemin sana söz. kör olayım yalansa. deymedi değmez gözüme başka renkte iki göz'' şarksını buldular. renk sözcüğündebıraktılar. özgür de 'duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini' şarkısını nehire bakarak söyledi. erkekler kızlara taş sözcüğünü bıraktılar. kızlar 'bu gala taşlı gala' şakısını söylediler. gala da bıraktılar. erkekler bulamadı. böyle bitti.

adviş
28-12-05, 21:08
Eş olarak hiç uygun değiller!

Nehir Erdoğan ve Özgür Çevik'in dizideki evlilikleri gerçek hayata da uygun; eş olarak birbirlerine hiç uygun değiller!
11.12.2005 (İstanbul Life)

Sabah bir buçuk ve akşam iki saat olmak üzere toplam üç buçuk saat trafikte
kaldım. Biraz önce eve vardığımda akşam dokuzdu. Oğlumu uyutup yazı makinesinin başına geçtim ve İstanbul Life dergisine yazacağımı hatırladım. İstanbul'da yaşamaya yaşamak diyorsanız hemen röportajımıza geçelim ama bence hiç gerek yok; yani bu şehirde yaşadıktan sonra ister röportaj yazmışsın, ister dizide oynamış para pul yapmışsın, ister şanına şeref meref eklemişsin; ne işe yarar; onca saat trafikte durduktan sonra varacağın yer yine bir göz odadır.

Nehir ve Özgür'ün umutları var (ay çok komik oldu; umut lafını en son Ertürk Yöntem'de duymuştum). İkisi de çok düzgün çocuklar. Üstelik dizideki evlilikleri gerçek hayata da gayet uygun; eş olarak birbirlerine hiç uygun değiller! Dizi başladığında araları hiç iyi değilmiş; merhaba bile demezlermiş önceleri. Şimdi bunu söyleyebilecek kadar tanımış ve oldukları gibi kabul etmişler birbirlerini.

Nehir Erdoğan kendine güveni tam, halk kızı takılıp türkü dinleyen, bunun da güzel bir ayrıcalık olduğunu bilen, dürüst bir kız. "Şunu yazma bunu yazma" demeyi aklına bile getirmeyecek kadar serin. Özgür Çevik biraz daha rahatsız. Babası asker, annesi polis. Beni ilk başta hiç sevmediğini ama röportajın sonuna doğru sevdiğini itiraf edeçek kadar da köpürgen gönüllü. Oysa ne röportajın başında gıcık olunacak, ne de sonunda sevilecek bir şey yapmıştım. O öyle bir senaryoyu uygun görmüş besbelli. İkisi de kulağa çok genç gelen seksenli yılların çocukları; oysa düşününce artık doksanda doğanlar bile onbeşinde.

Özgür 81, Nehir 80'li. Özgür'ü 'Akademi Türkiye'deki şarkıcı rakçı çocuk olarak tanıdık. "O yarışmaya çıkmaktan utandın mı" diye sorunca "Evet, ilk başlarda utanıyordum ama bir yerlerden başlamak için bunları yapmak gerekiyor" diyor. Nehir o sırada çekimler için saç ve makyaj yaptırıyor, arada birbirlerine ciddi olduğunu sandığım sataşmalar yapıyorlar ama Nehir'in yüzündeki hınzır ifadeden şaka olduğunu sanıyorum. Özgür'se hep ciddi.

"Sevgilileriniz sizi birbirinizden kıskandı mı?" diye soruyorum, Nehir "Benim erkek arkadaşım hiç kıskanmadı"; Özgür ise "Benim kız arkadaşım kıskanırdı" diyor. "Şimdi alıştı mı" diye soruyorum Özgür'e "Ayrıldık, uzun zaman oldu" diyor, gülünüyor.

Kısa bir süre sonra Nehir'in makyajı bitiyor. Makyözün numarasını alıyorum; sanıyorum ki bütün maharet makyözde; Nehir'se çok güzel. Delikanlı bir kız. Marmara İşletme'yi bitirmiş. Aslında çocukluğundan beri gönlünde yatan aslan konservatuvarda tiyatro okumakmış ama babası karşı çıkınca işletme okumak zorunda kalmış; belli ki çalışkan da. Ama lise yıllarında (İzmir'de geçiyor) devlet opera ve balesine girip dört yıl tiyatro yapıp, istediğini koparıyor. Özgür İstanbul Üniversitesi'nde felsefe okumuş ama okulda en son Platon'a kadar geldiklerinden sanırım, en çok onu seviyor. Alttan dersleri var ama bitirmek istiyor. Mart'ta da albümü çıkıyor; hay Allah, yine bitmeyecek bu okul. Diploma sahibi olmak için bitirmek istemiyorsa da na şuraya yazıyorum.

"Özgür'e her zaman böyle gergin ve asık suratlı mısın" diye sorunca "İlk tanıştığım zaman genellikle böyle olurum" diyor, utanıyorum çünkü haklı olan o. İkisi de bazen haftanın yedi günü, en iyi ihtimalle altı günü setteler: Yoğun tempodan şikayetçi değiller ama bayılmıyorlar da. Özgür aktif şarkıcılığa geçince bu işleri bırakacak gibi. Albümü soft rock olacakmış. Türkiye'nin rock müzikte devrim yaşadığını söylüyor; işte Mor ve Ötesi, keza Şebnem Ferah... Rock'ın bir tür hayat tarzı olduğunu düşünüyor ve kendini en iyi o yolla ifade edebildiğini söylüyor. Güzel laflar konuşuyor. Düşünmeden ama sanki düşünerek söylenmiş gibi oturaklı. Nehir de öyle. Nehir daha doğal ama. O da güzel konuşuyor ama daha duvarsız. Yanına yaklaşmak Özgür kadar zor değil. Yani röportaj için gitmiş olmasak "Yavrucum derdin nedir senin, koridorda gürültü yapmayın bakiyim" diye bağırır insan ama kabuğuna çekilmiş, ürkütmemeli. Aslında ürkse de sessiz kalacak biri değil Özgür. İki çift laf eder, suya götürür susuz getirir çünkü inanarak yaşıyor; değerleri var. Nehir daha geniş. Onun da değerleri var ama mesela evinde türkü dinlemek, akşamları gezip ruh yorgunluğu yaşamamak filan... Özgür'se Mojo'ya, Hayal Kahvesi'ne filan gidiyor ve sık sık gidiyor.

Gece çıkacakları vakitlerde Nehir'lerde buluşulup öyle çıkılıyor settekilerle birlikte çünkü bütün sosyal çevreleri set olmuş; geceli gündüzlü yedi gün çalışınca... Genellikle Nehir onlara katılmıyor. O daha halk işi aktiviteleri tercih ediyor; erkek arkadaşıyla Şile yolundaki gözlemecilerde kahvaltı yapmak, pikniklere gitmek gibi.

"Bu şan şöhret müessesesi adamı bozar; şakşakçılar, hayatın bu set ve diziden ibaret olduğunu sanmak gibi; bundan nasıl korunuyorsunuz?" diye sorunca ikisi de bunun son derece bilincinde "Evet bu çok doğru; pek kulak asmıyoruz" diyorlar.

Yoğun tempo sizi bunaltmıyor mu; depresyona filan girmek gibi lüksleriniz olmuyor mu" deyince Nehir "Depresyon yaşadığımı, o dönemi yaşadıktan sonra anlıyorum. Ve anladım ki, ben bu dönemleri kolay atlatıyorum. Set arkadaşlarım şefkatli insanlar; bunaltıcı zamanlarımızda bize güzel davranıyorlar, yönetmenimiz de iyi biri, sinirli filan değil."

Nehir'in 'Koçum Benim' dizisinden sonra dizi yıldızı parlamış. TRT'de 'Tele Pazar' programını sunmuş. 'Okul' filminde ve 'Hababam Sınıfı'nda oynamış. İlk öpüşme sahnesini 'Okul' filminde çekmişler, üç gün bunalım geçirmiş; yapamayacağını
düşünmüş ama sonunda yönetmenler filan derken iş olmuş bitmiş fakat onca uğraşı ve bunalımı boşa gitmiş çünkü o bölüm yayınlanmamış, iyi de olmuşmuş.

Bu dizide de artık evlendikleri için öpüşme sahneleri oluyormuş. Evet kolay geçmiyormuş ama zaten set o kadar kalabalık, ışıkçısı, suflecisi filan, zaten romantik ortam olmadığı için de zor olmuyarmuş. Özgür bunu böyle anlatınca gülmem geldi; yani bu kalabalık olmasa zor mu olacak, ne yani... Nehir bu öpüşme meselesine Özgür'den daha rahat yaklaşıyor ve hatta "Bu öpüşme bölümlerini yazmasanız iyi olur" dediğinde Nehir
de ben de güldük. Erkekler ne kadar komik canlılar değil mi?

Yılbaşı için henüz planlar yapılmamış ama herhalde setten arkadaşlarıyla kutlarlar. Ve hatta yılbaşı gecesi bile çekimleri olabilir.

Ha, sahi 'Yabancı Damat' dizisinde bu sene ağırlık Yunan tarafının... Yunanistan'dakiler de heyecanla dizi gününü bekliyor olmuşlar, Özgür'e sordum; yabancı bir kız bulsan ailen ne der diye "Biraz karşı çıkabilirler. Aslında yabancı oluşuna değil de, karakterine daha çok dikkat ederler" dedi. Nehir ne dedi hatırlamıyorum ama sanıyorum bir şey demezler.

Nehir'in baba tarafı Malatyalı ama o hiç gitmemiş oralara. Belki türkülere yakın oluşu oradan geliyordur diye düşünüyor. Özgür'se Ankaralı.

Evet; iki tane birbirinden pırlanta, bozulmamış, dünya efendi ve hanımefendisi insanlar. Haklarında bir tek burç bilgilerini ve ıssız adaya düşseler yanlarına alacakları şeyleri yazmadık; artık İstanbul gecelerinde rastlarsanız kendiniz sorarsınız. Hepinize şimdiden mutlu, sağlıklı günler ve akıcı trafikli yollar.


Ayça Şen

ozsun
06-01-06, 10:31
6 Ocak 2006

Yunan bakandan teşekkür mektubu

Yorgo KIRBAKİ / ATİNA

Yunanistan Turizm Bakanı Dimitrios Avramopulos, Türker İnanoğlu’na bir mektup yazarak, hem Türkiye hem Yunanistan’da çok sevi